Page 1

Dünden Bugüne Türkçe PROF. DR. HAMZA ZÜLFİKAR

T

126

ürkçenin söz varlığı ile ilgili Türkçeleştirme çalışmalarının başladığı yıllardan bu yana üzerinde durulmamış, zihinlerde bir sorun, bir çelişki olarak kalan konularından biri kelimede, özellikle terim türetmede -ım (-im, -um, -üm) ile -ma (-me) eklerinden birinin seçimi konusudur. Bugün de ilgililer Türkçe bir terim türetirken bu iki ekten hangisinin kullanılmasının daha doğru olacağı konusunu merak eder ve bu sorunu ilgililere yöneltirler. -m (-ım -im, -um, -üm) ekinin -ma (-me) eki ile getirildikleri kelimeye kattıkları anlam açısından benzerlik ve aykırılık durumu bugüne kadar üzerinde durulmamış bir araştırma konusudur. Bir kelime veya terim türetirken -m (-ım -im, -um, -üm) eki mi, -ma (-me) eki mi tercih edilmeli? Kelimeye yeni bir anlam kazandırmada bu iki yapım ekinin arasında bir fark var mı? Böyle bir tereddüde daha önceki yıllarda -m (-ım -im, -um, -üm) ekinin yerine -ma (-me) ekinin kullanılması gerektiği hususunda görüşlerin bulunmasıdır. Örnek olarak yaşam kelimesi ortaya atıldığı zaman bunun yerine yaşama veya yaşayış sözlerinin kullanılması gerektiği konusunda tartışmalar yapılmış, yazılar çıkmıştı. Bu eğilim biraz da Türkçeleştirme çalışmalarının başladığı yıllarda daha çok -ma (-me) ekinin tercih edilmesinden kaynaklanmaktadır. Örneği tıp alanından verelim. 1932 yılında Hakimiyet-i Milliye’nin 9 Kasım tarihli nüshasında Muallim Dr. Muhmut Sadi imzasıyla yayımlanan “Istılah İşinde Genç Hekimlerimizden Birinin Düşünceleri” başlıklı yazıda Osmanlı Türkçesinde kullanılan birtakım tıp terimlerine karşılıklar öneriliyor. Bunların arasında -m (-ım -im, -um, -üm) ekiyle kurulmuş örnekler bulunmamakta; -ma (-me) eki getirilerek yapılmış şu örnekler bulunmaktadır: Örülme (intisaç), dallanma (teşa’up), kanama (nazif), kabuklanma (tekaşşür), tıkanma (insidat) vb. Çok kimse çarpma bölme, toplama, çıkarma örneklerine de bakarak ilk yıllarda -ma (-me) fiilden isim yapma ekiyle kurulu biçimlere yöneliş ve -ma (-me) ekinin tercih etmişlerdir. Böyle bir eğilimde -ma (me) ile yapılmış kelimelerin


Prof. Dr. Hamza Zülfikar

TÜRK DİLİ

yalnızca fiilin isim biçimleri olduğuna dikkat edilmemiştir. Sorun, -m (-ım -im, -um, -üm) eki ile -ma (-me) ekinin işlevlerinin kelimelere kattıkları anlam inceliklerinin iyi bilinmemesinden kaynaklanmıştır. Başlangıçta istikrarlı bir yol çizilemediğinden pek çok örneğin bugün -ma (-me) ile yapılmış biçimleri yanında -m (-ım -im, -um, -üm) ile kurulu biçimleri de yer almaktadır. “İnkişaf ” karşılığı gelişme yanında gelişim de var. “Tehavvül”ün karşılığı değişme mi değişim mi ya da dönüşüm mü dönüşme mi? Sözlüklerin gelişim için verdikleri karşılık gelişme’dir. Gelişme’nin de gelişim’in de Osmanlı Türkçesindeki karşılığı sözlüklerde “inkişaf ” olarak yer alır. Yani “inkişaf ” bir yandan gelişim bir yandan da gelişme’dir. Hâlbuki “münakale” karşılığı -ım ekiyle türetilmiş olan ulaşım ile -ma ekini taşıyan ulaşma arasında anlam farklılığı bulunmaktadır. Bu iki ek eklendikleri kelimeye ayrı ayrı anlamlar kazandırmıştır. Daha açık bir farklılığı bölme ile bölüm arasında görebiliriz. Bu örneklere karşılık “tevzi” karşılığı dağıtım ile dağıtma arasında kullanımda pek fark yoktur. Aslında sözlük çalışmalarında -m (-ım -im, -um, -üm) ekiyle kurulmuş bu tür biçimleri -ma (-me) ile kurulmuş biçimlerle karşılaştırıp aralarındaki anlam inceliklerini çıkarıp ayrı ayrı örnekler vererek tanımlamamız gerekir. Bu da yoğun bir mesai gerektirir. Aynı işlem -ş (-ış, -iş, -uş, -üş) ile -ma (-me) arasında da yapılabilir. Görev ve işlev bakımından birbirine yakın olan bu tür eklerin kelimelere kattıkları anlam incelikleri dikkate alınarak tanımlama yapılmalıdır. İşleme ile işlem örneğinde olduğu gibi bugün bu iki söz anlamca birbirinden oldukça ayrılmış ve belirginleşmiştir. İşleme sözlüklerde “işleme eylemi” diye değil, Türkçede kazandığı öteki anlamlarıyla verilmektedir. Bunun gibi “muamele” karşılığı önerilmiş olan işlem de Türkçede yan ve mecaz anlamlar kazanmıştır. Dolayısıyla -m (-ım -im, -um, -üm); -ma (-me) ve -ş (-ış, -iş, -uş, -üş) ekleriyle kurulmuş kelimelerin karşılaştırmalı olarak kazandıkları anlamlara açıklık getirilmelidir. Burada şu birkaç örnekte de görüldüğü gibi öteden beri bir sorun olarak karşımızda duran konu, -m (-ım -im, -um, -üm) ile -ma (-me) eklerinden hanginin terim türetmede tercih edilmesi meselesidir. Tarihî dönemlerden beri kullanılagelen asma, yazma, burma, dokuma, dolama, inme, sıtma (<ısıtma) gibi örnekler Cumhuriyet Döneminde türetilenlere kaynaklık etmiş ve bu tür örneklere bakılarak yeni türetmeler yapılmıştır. İlk yıllarda -m (-ım -im, -um, -üm) ekinden çok -ma (-me) ekinin tercih edildiği bir gerçektir. Bu gelişmenin yanı sıra -m (-ım -im, -um, -üm) ekiyle kurulu örneklere de ilk yıllarda rastlanmakla birlikte daha sonraki yıllarda -m (-ım -im, -um, -üm) eki öne çıkmıştır. Doğrudan bir eylemin bir oluşumun geniş anlamda adlandırılması söz konusu olduğunda -ma (-me) ekinin tercih edilmesi doğal bir durumdur. Bu durum her fiil için geçerlidir. Sözlükler bir fiili tanımlayıp

127


TÜRK DİLİ

128

Dünden Bugüne Türkçe

anlamlarını sıraladıktan sonra onun ad olarak ifadesini kurmak-kurma örneğinde olduğu gibi -ma (-me) ile verirler. Hatta her fiil için -ş (-ış, -iş, -uş, -üş) ekiyle kurulmuş biçimlerin de sözlüklerde bulunması gerekir. Başlangıçta terim yapmada -ma (-me) ekinin kullanılması ve daha sonraki yıllarda giderek yerini -m (-ım -im, -um, -üm) ekine bırakması sebepsiz değildir. Öğrenme ile öğrenim bu konuyu anlatmaya değer bir örnektir. Öğrenim çağı örneğinde olduğu gibi -m (-ım -im, -um, -üm) eki bu kelimeye bir zaman ve durum açısından sınırlama getirilmiştir. -m (-ım -im, -um, -üm) ekindeki daralma, özelleşme -ma (-me) ekinde bulunmaz. Örnek olarak akmak’tan akım, almak’tan alım, satmak’tan satım, atılmak’tan atılım bölmek’ten bölüm örneklerinde bir defalık, bir anlık durum, eylemin belirlediği işte bir daralma bulunmakta ve terim türetmeye daha elverişli bir ek olarak görülmektedir. Aslında görev bakımından ma (-me) eki -ım (-im, -um, -üm) ekine bir yerde benzemektedir. Ancak söz konusu ettiğimiz daralma, özleşme -ma (-me)’de yoktur. Burada bundan böyle bütün terimler -ım ile yapılsın demek istemiyoruz. Kanama sözü -ma ile kurulmuş tıp alanında yaygın bir terimdir. Buradaki amacımız -ım (-im, -um, -üm) ekinin özelliğini belirtmek ve ek seçiminde tereddüdü ortadan kaldırmaktadır. “Bir anlık, kısa sürede, bir defada oluşan veya yapılan” biçiminde bir anlam inceliğini taşıyan -m (-ım -im, -um, -üm) eki olup bitmiş bir hareketi veya durumu açıklamaya elverişli olması bakımından terim türetmeye -ma (-me) ekinden daha elverişlidir. Kullanımdaki her fiilin -ma (-me) biçimi yapılabilir. Bu genel durum, -ma(-me) ekini -ım (-im, -um, -üm) ekinden ayıran bir başka özelliktir. -ma (-me) ile yapılmış biçimler gerektiğinde dolma kalem, yapma bebek, işleme eser örneklerinde olduğu gibi sıfat olarak da kullanılır. Ama -ım ile kurulu biçimler daha çok isimdir. Fiilin bildirdiği hareketin, olayın veya durumun ad olarak -ma (-me) ile ifadesi geniş anlamda bir adlandırma olup genel niteliklidir. -ma(-me) ekindeki kapsamlı ve geniş anlam -ım (-im, -um, -üm) ekinde daralmış ve özelleşmiştir. Burada belirttiğimiz bu incelik yıllardır hissedilir ama açıklanamamış, dile getirilememiştir. Örneklerin tamamı bir araya getirildiğinde böyle bir sonuç ortaya çıkmıştır. Bu özelliği ile -ım (-im, -um, -üm) ekinden yapılmış terim sayısı bugün yaklaşık dokuz yüz ve bu ekten çok daha fazla yararlanılmıştır. Türk Dil Kurumunca son yıllarda kurulmuş olan Eczacılık Terimleri, Tıp Terimleri Çalışma gruplarında -m (-ım -im, -um, -üm) ekini Batıdan gelen terimlerin Türkçeleştirilmesinde yoğun bir biçimde kullanılmaktadır. Pek çok terimde geçen accommodation sözü uyum kelimesiyle karşılanmıştır. Konumuz olan -m (-ım,-im, -um, -üm) ekiyle yapılmış eski ve yeni örnekler aşağıda alfabetik sırada verilmiştir. -ım ile yapılan ve başka türevler içinde geçen biçimler de aşağıdadır:


TÜRK DİLİ

Prof. Dr. Hamza Zülfikar

açık durum açık giyim açık oturum açık öğretim açık rejim açık sayım açık toplum açılım açım açınım açı ölçüm adım adım adım adi adım adlandırım aerobik solunum ağım ağır çekim akım akım ölçümü akım trafosu aktarım ak yem alaşım alçak gerilim alım alım çalım alım satım alım satım bürosu alım satım ofisi alt bölüm alternatif akım alt gerilim alt kavuşum alt takım ana bilim dalı anlam aykırılığı anlam bayağılaşması anlam bilimci anlam bilimi anlam bilimsel anlam daralması anlam değişmesi anlam genişlemesi anlam iyileşmesi anlam kayması anlam kötüleşmesi anlatım anlatım bilimi

anlatım bilimsel anlatım tonu anma gerilim ara seçim arıtım aritmetik işlem artçı deprem artım artırım art yetişim asım asım takım astasım aşım aşınım aşırı akım aşırı gerilim atılım atım ayrı basım ayrım ayrışım bağdaşım bağım bağımlı akım kaynağı bağımsız bölüm bağlam bağlanım bağlaşım bakım bakım yurdu bakışım basım basınç ölçüm bastırım başarım başkalaşım belirlenim benzeşim benzeşim oranı benzetim bırakım biçem bilimci biçem bilimi biçim biçim bilimi biçim birimi bildirim bildirim ödencesi

bildirişim bileşim bilgi işlem bilgileşim bilim bilim adamı bilim dışı bilim dışılık, -ğı bilim insanı bilim kadını bilim kuramı bilim kurgu bilim kurgucu bilim kurguculuk, -ğu bilim kurgusal bilişim bilişim ağı bilişim teknolojisi bilumum bindirim bireşim bir gıdım birikim biriktirim birim birim tüketimi birleşik oturum birleşim birtakım bir tutam bir yudum bitim bitirim bitirim yeri boğum boğum boğum boşalım boşaltım boşaltım organı boylam boylam ölçeği boylam yıldızı bozum bozum havası bozunum bölüm bölüm başkanı bölüşüm bunalım

129


TÜRK DİLİ

130

burum burum büklüm büklüm büklüm büküm bürüm bürüm canlandırım cebirsel deyim coşum çağırım çağrım çağrışım çakım çalım çalışım çarpım çarpım cetveli çarpım tablosu çekim çekim eki çelim çevirim çevirim senaryosu çevrim çevrim dışı çevrim içi çıkarım çıtkırıldım çizim çoğaltım çoklu gösterim çöküm çözülüm çözüm çözüm yolu dağılım dağıtım dağıtım bürosu dalgalı akım dalgalı akım üreteci damıtım davranım dayanım dayanım ömrü değim değişim değişim yönetimi değişinim değiştirim denetim

Dünden Bugüne Türkçe

denetim kurulu denetim noktası denetim pulu deneyim dengelem denklem deprem deprem bilimci deprem bilimi deprem bölgesi deprem konteyneri deprem kuşağı deprem merkezi deprem ocağı deprem ortası derişim derlem devim devim bilimi devinim devrim devşirim deyim dış alım dışa vurum dış başkalaşım dış satım dış vurum didişim diferansiyel denklem dikim dilim dilim dilim dilinim direnim dirim dirim bilimci dirim bilimi dirim bilimsel dirim konisi dirim kurgu dirim kurgusal dirim suyu dizem dizi eylem dizim dizim dizim doğrulum doğum

doğum günü doğum ilmühaberi doğum izni doğum kontrolü doğum odası doğum oranı doğum sancısı doğum tarihi doğum yeri dokunum dolanım dolanım hızı dolaşım dolaşım ortaklığı dolum donanım donanım kilidi donatım doyum doyum noktası döküm dönem dönüm dönüm noktası dönüştürüm dönüşüm dört işlem durum durum eki durum ortacı durum ulacı durum vaziyeti duygulanım duyum duyum eşiği duyum ikiliği duyum yitimi duyurum düğüm düğüm düğüm düğüm noktası dürüm dürüm dürüm dürüm ekmeği düşey düzlem düşlem düşünüm düşürüm düzeltim


TÜRK DİLİ

Prof. Dr. Hamza Zülfikar

düzenleşim düzenleyim düzlem düzlem geometri düzlem küre düzüm düzüm edim edim bilimi edinim eğik düzlem eğilim eğim eğitim eğitim alanı eğitim bilimi eğitim dönemi eğitim enstitüsü eğitim fakültesi eğitim kurumu eğitim programı eğrim ek eylem ekim eklem eklem bacaklılar ekliptik düzlem ekolojik ortam ekolojik tarım ek oylum engelleyim enlem enlem dairesi erim erim erim erişim erteletim esim eş anlam eş biçim eş deprem eş güdüm eşlem eş ölçüm eş yapım etkileşim etkin öğretim evirtim evrim eylem

eylem planı eytişim ezim ezim fason üretim faturalı yaşam geciktirim geçerli durum geçim geçim derdi geçim dünyası geçim kapısı geçim sıkıntısı geçim yolu geçim zorluğu geçinim geçirim geçişim gelişim geliştirim genel görünüm geometrik çizim gereksinim gerektirim geri bildirim geri dönüşüm gerilim gerilim ölçümü gerim gerim gerim getirim girim girişim girişim ölçme giyim giyim gösterisi giyim kuşam gizli oturum göçüm gönderim görsel-işitsel çağrışım görsel-işitsel eğitim görüm görünüm gösterim götürüm gözetim güdüm güdüm bilimi güne doğrulum

hamam takımı ıklım tıklım ışığa doğrulum ışığa göçüm ışık göçüm ışınım ışınım akısı ışınım alıcısı ışınım basıncı ışınım dengesi ışıtım iç başkalaşım iç görüm içim iç itim içlem iki büklüm ikileşim iklim iklim bilimci iklim bilimi iletim iletişim iletişim ağı iletişim araçları iletişim merkezi iletişim ortamı ilişim ilk adım ilkel toplum ilköğrenim ilköğretim ilk tasarım ilk yardım im bilimi imgelem ince ayrım ince kesim indirim indirim merkezi indirim saatleri informel eğitim iri kıyım isim çekimi isim durumu istem istenmeyen durum işbaşında eğitim işitim

131


TÜRK DİLİ

132

işlem işlem hacmi işleyim izlem izlenim kabuk yönetim kadife devrim kakım kaldırım kaldırım işçisi kaldırım yosması kalım kalıtım kalıtım bilimi kapalı oturum kapalı toplum karışım karma eğitim karşı devrim karşı düşürüm karşı gelim karşı olum katılım katılım belgesi katım kavuşum kavuşum dönemi kayıtım kaza kırım kaza kırım ekibi kazanım kentsel dönüşüm kesim kestirim kırım kırım kırım kırınım kırıtım kırıtım kırıtım kırkım kısaltım kısım kısmi seçim kıvılcım kıvrım kıvrım kıvrım kıyım kıyım kıyım koşum

Dünden Bugüne Türkçe

koşum atı koşum hayvanı koşum takımı kullanım kurtarım kurum kuru tarım millî eğitim millî takım nazım birimi olumlu eylem olumsuz eylem oluşum onarım ortak yapım ortak yönetim ortak yüklem ortam ortaöğrenim ortaöğretim orta terim oturtum oturum oylum oylum oylum oynatım ozon ölçüm ödem öğrenim öğrenim belgesi öğrenim düzeyi öğretim öğretim bilgisi öğretim elemanı öğretim görevlisi öğretim programı öğretim üyesi öğretim yardımcılığı öğretim yardımcısı öğretim yılı ölçüm öldürüm ölü doğum ölüm ölüm cezası ölüm dirim ölüm döşeği ölüm emri ölüm fermanı

ölüm kâğıdı ölüm korkusu ölüm oranı ölüm orucu ölüm sessizliği ölüm sigortası ölüm sükûtu ölüm tazminatı ölü yatırım ön alım ön alım hakkı ön denetim ön gösterim önlem ön seçim ön tasım ön uyum örgün eğitim örneklem örüm öz belirtim öz denetim öz devim öz devinim özel girişim özel kesim özel yaşam özlem öz öğrenim öz yaşam öz yaşam öyküsü öz yönetim paylaşım paytak adım pişim pişirim popüler bilim renkli devrim ruhsal gerilim sağaltım sağım sağım makinesi sağistem sağlıklı yaşam sakınım salınım saptanım sarım sarsım


TÜRK DİLİ

Prof. Dr. Hamza Zülfikar

satım savaşım sayım sayım bilimi sayım vergisi seçim seçim bölgesi seçim çevresi seçim kampanyası seçim sandığı seçim tutanağı seçim yasağı seferî durum seğirdim seğirdim yolu serim sesçil yazım seslem sesletim sevim sıkı denetim sıkım sıkıyönetim sızım sızım sindirim sindirim aygıtı sindirim bilimci sindirim bilimi sindirim organları sindirim sistemi sivil toplum sivil toplum kuruluşu sivil toplum örgütü sivil yönetim solunum solunum aygıtı solunum sistemi sorulu görünüm sorum sosyal bilim sosyal konum sosyal oluşum sosyal yaşam soya çekim soykırım söküm sönüm sönüm ayrımı söylem

spot alım spot satım sulu tarım suni solunum sunum suvarım sürdürüm süredurum sürer durum sürüm sürüm sürüm süzüm süzüm tadım takım erki takım oyunu takım takım takım taklavat takim tam bakım tam bakım merkezi tanım tanıtıcı reklam tanıtım tanıtım gösterisi tarım tarım coğrafyası tartım tasar çizim tasarım tasım taşım teknik eğitim teknik öğretim temel eğitim temel öğretim terim tıkım tıklım tıklım tıpkıbasım tıpkıçekim ticari tüketim titrem titreşim titreşim önleyici toplam toplu çalışım toplum toplum bilimci toplum bilimi

toplum bilimsel toplum dışı toplum dışılama toplum dışılamak toplum felsefesi toplum polisi toplumsal bilim toplumsal bunalım toplumsal yardım toplum yapısı tutulum tutum tüketim tümdengelim tümel kavram tümevarım türüm uçurum ulam ulam ulam ulaşım uyarım uygulamalı toplum bilimi uygulayım uygulayım bilimi uygun adım uylaşım uyum uyuşum uza devim uza duyum uzam uzanım uzatım uz iletişim uzlaşım üç adım üç durum yasası üleştirim ünlem ünlem işareti üretim üretim araçları üretim artığı üretim biçimi üretim güçleri üretim ilişkileri üretim kooperatifi üstlenim

133


TÜRK DİLİ

134

üstün yapım varsayım verim yakım yaklaşım yalın durum yalıtım yankılanım yansılanım yansıtım aygıtı yapay solunum yapım yapım eki yaptırım yaptırım gücü yaratım yardımcı eylem yardım sandığı yarım yarım adam yarım ağız yarım ağızla yarım akıllı yarım altın yarım asalak, -ğı yarım ay yarım ayak, -ğı yarım baş ağrısı yarım boy yarım daire yarım daire kanalları yarım doğru yarım gün yarım kafiye yarım kanatlılar yarım kubbe yarım küre yarım mesai yarım pabuçlu yarım pansiyon yarım porsiyon yarım seren yarım tarife yarım uyak, -ğı yarım yamalak yarım yırtık yarışım yaşam yaşam biçimi

Dünden Bugüne Türkçe

yaşam bilimleri yaşam düzeyi yaşam felsefesi yaşam güvencesi yaşam koşulları yaşam öyküsel yaşam öyküsü yaşam savaşı yaşam sigortası yaşam standardı yaş kesim yatım yatırım yatırım bankası yatırım fonu yaygın eğitim yaygın öğretim yayılım yayım yayınım yaylım yaylım ateş yaylım ateşi yazdırım yazılı bildirim yazılım yazılım dizgesi yazılım paketi yazılım sistemi yazım yazım yanlışı yem yem borusu yem torbası yem verimi yenileşim yere doğrulum yerel yönetim yere yönelim yerinden yönetim yerleşim yerleşim alanı yerleşim merkezi yetişim yetiştirim yetkilendirim yığılım yığışım yıkım

yırtım yitim yiyim yoğaltım yoğrum yoğun bakım yol yordam yordam yorum yönelim yöneltim yönetim yönetim gideri yönetim kurulu yönetim yeri yönetişim yöneylem yöneylem araştırması yöntem yöntem bilgisi yöntem bilimi yöntem bilimsel yudum yudum yudum yutum yücelim yüklem yüklem birliği yüklem grubu yüklem öbeği yüksek gerilim yükseköğrenim yükseköğretim yükselim yüküm yürütüm

Ağustos 2008 Sayı 680  

Dünden Bu Güne

Advertisement