15 - 29 Ocak 2014
MÜCADELE BİRLİĞİ
Bilgisayarın ayarlarıyla oynayacağıma, sokakta federallerle oynarım :)) #DNSyiDeğiliktidarıDeğiştir
u m U
Ekvator Anti-Emperyalist Gençlik Buluşması
Ekvator’da ismi protesto hareketi ile anlam bulan Başkan Correa’nın 2006’da seçilmesinin ardında örgütlenme, direniş ve mücadele dolu yıllar var. Onun seçilmesi neoliberalizmin halkoyuna sunulmasıydı ve Correa kazanarak onun üstesinden geldi. Correa’nın seçilmesinden sonra ABD onu safdışı etmek için çabaladı durdu. Ekvator polisine gaz verdi sonuçta onlar da Correa’yı kaçırdılar. Fakat halk sokaklara döküldü ve o polislere karşı savaşarak başkanlarını kurtardılar ve CIA’in kıçına tekmeyi bastılar. Başkan Correa bir anti-emperyalist koalisyonun lideri. Venezuela’da, Bolivya’da, Nikaragua‘da ve Latin Amerika’nın başka ülkelerinde olanlara benzer şeyler oluyor Ekvator’da. Bu hükümetler ABD, İngiliz, Fransız veya başka yerlerden kapitalistlerin baskılarından kurtulma mücadelesi veren antiemperyalist hükümetler. “Bolivarcı Süreç” denen şey, çalışan sınıftan milyonların yaşamlarında büyük bir ilerlemedir.
Ekvator’da parasız diş sağlığı hizmetlerini gördük. Dişçiler çadırlarda hizmet veriyordu. Herhangi bir diş sorununuz varsa o çadırlara gitmeniz yeterli oluyordu, orada hemen sizi bakıma alıyorlardı. Hiçbir sağlık sigortası olmayan insanlar bugün Kübalı doktorların çalıştığı halk sağlık merkezlerine giderek tedavi olabiliyorlar. Yokluk yüzünden körlüğe mahkum fakirler, Kübalı doktorların yaptığı parasız ameliyatlar sayesinde bugün tekrar görebiliyorlar. Ekvator baskı altındaki ülkelerle ve Rusya, Çin, Küba, Kuzey Kore ve İran ile ticaret yapmakta. Bu ticaret karşılıklı yarar ilkesine dayalı. Ekvator’da kapitalizm varlığını korumaktayken, işçi sınıfı hareketi gelişiyor, emperyalistler geriletiliyor.
Tüm bu hareketler Fidel Kastro ve Che Guevara gibi marksist-leninist devrimci önderlerden ilham alıyor. Dünya Gençlik ve Öğrenci Festivali 1997’de ağırlıklı olarak Kübalılar tarafından tekrar canlandırıldı. O günden beri her dört yılda bir genç komünistler bir hafta süreyle bir araya gelip emperyalizmle savaş ve kapitalizmi alaşağı etme mücadelesini tartıştılar. İşçi Dünyası Partisi1 delegasyonu olarak dünya genelinde 20’den fazla komünist gençlik organizasyonunda gençlerle bir araya geldik. Bunlardan en çok sosyalist ülkelerdeki buluşmalar esin verici oldu. Küba Genç Komünistler Birliği’nin iki üyesi bir hafta boyunca bizimle çalıştı. Bu resmi görüşmelere ek olarak çokça yemek vb. sosyal ortamda bir araya geldik. Küba’da evsiz gençler için durumun ne olduğunu sorduk. Hükümetin, tüm yurttaşların, özellikle de gençliğin asla evsiz olmamasını, yeterli konutlara sahip olmasını garanti altına aldığını öğrendik.
Küba’nın dürüstlüğü esin kaynağı oldu. Küba’da kadın haklarını, lezbiyen, gey, biseksüel ve transseksüel insanların haklarını sorduk. Küba’nın hala ataerkillik ve erkeğin ailenin reisi olduğu düşüncesiyle mücadele ettiğini söylediler. Yakın dönemde LGBT bireyler için eşitlik kampanyası düzenlenmiş, LGBT karşıtı şiddet geriletilmeye ve safdışı edilmekteymiş. [Söylediklerine göre] hala problemler var. Eğer gençler LGBT olur aileleri onları evden kovarsa, Genç Komünistler Birliği olaya müdahale ediyor, aileyle
birlikte çalışarak onların gençleri kabul etmesini sağlıyorlar. Kübalıların ABD’deki eğitime dair soruları oldu. Onlara okullarda polislerin olduğunu ve öğrencileri tutukladıklarını söylediğimizde dehşete düştüler.
Vietnam ve Kore Gençliği ile Görüşmeler Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’nden Kim İl Sung Gençliği ile buluştuk. KDHC delegasyonu gerçekten festivalin yıldızıydı. Çok güzel devrimci Küba ve Kore şarkıları söylediler. Yeryüzünün en mutlu insanları gibi görünüyorlardı. Duyurularını okurken veya duruma dair bilgi verirken çok ciddiydiler. Fakat birbirlerine karşı sevgi ve tutkunluklarını görebilirdiniz. ABD işçilerinden değil, faşist emperyalist ABD hükümetinden nefret ettiklerini söylediler. Vietnam Ho Chi Minh Genç Komünistler Birliği ile özel buluşma bizi çok heyecanlandırdı. İşçi Dünyası Partisi Los Angeles örgütünden Vietnam kökenli bir yoldaş çevirmenlik yaptı. Vietnamlılar onyıllar süren savaşın ülkelerinde yarattığı yıkımın onarılmasının 300 yıldan fazla süreceğini anlattılar. Henüz Küba ve KDHC gibi sosyalist bir ülke olmadıklarını ama sosyalizm doğrultusunda ilerlediklerini söylediler. Gençler Vietnam’da hala kapitalizmin olduğunu ama onu denetleyen, yöneten ve düzenleyenin Parti olduğunu söylediler. Tıpkı Sovyetler Birliği’nde Lenin’in Yeni Ekonomi Politikası‘nda olduğu gibi Parti’nin sosyalist ekonomik altyapısını oluşturmak için kapitalizmden faydalandığını belirttiler. Tüm çocuklara parasız sağlık hizmeti verildiğini ve cehaletin üstesinden gelindiğini ifade ettiler. İşçi Dünyası Partisi olarak, ABD hükümetinin, işlediği suçlardan dolayı Vietnam halkına tazminat ödemesini talep ettiğimizi söyledik Vietnam delegasyonuna. http://workers.org’dan çevrilmiştir
ne ü tG
ş
#DNS’Ý DEÐÝL ÝKTÝDARI DEÐÝÞTÝR
7
Burjuvazi gençlikten intikam alýyor! Hem de öyle büyük bir intikam ki, ayaklanmanýn tüm izlerini silerek ve gençliði sessiz bir kuþa çevirerek rahat bir nefes alabilir burjuvazi. Gençliðe dönük son saldýrý ise internet yasaklarýna yenisini eklemek oldu. Öyle ki internet ortamý gençliðin kendi düþüncelerini (hatta düzen sahipleri dýþýndaki herkesin) özgürce ifade edebileceði, yaratýcýlýklarýný herhangi bir kýsýtlama olmadan gerçekleþtirebileceði en geniþ alan. Ýlk önce üniversiteler polis getirmek istediler (sanki içinde yokmuþ gibi), sonra kýzlý-erkekli ayný evde kalýnmaz dediler ve þimdi de internete gelen yasaklamalar. Bunlar ne anlama geliyor? Ýnternet ortamý sokakta söz söyleyemeyenden tutun da, sokaðýn sesini daha güçlü örgütlemek isteyene kadar hemen herkesin eleþtirilerini korkusuzca ifade ettiði bir alan. Son dönemin bütün büyük gösterilerine, ayaklanmalarýna ve devrimlerine bakýn internetin kullanýlmadýðý bir yer; sosyal paylaþým sitelerinin etkin olmadýðý bir alan var mý? Hele de koþullarýnýn devrimci olduðu ve patlamaya hazýr bir halk, faþizmin bütün baskýsýna ve dayatmalarýna isyan etmiþ bir gençlik var ise... Bu koþullar bizde var ve 31 Mayýs’ta bunun etkisini çok iyi gördük. Bir anda milyonlara varan tweetler, sokaklara insanlarýn dolmasýndan, sokaklarda olan biteni herkese yayan araç da internetti. Modern toplumda iletiþim olanaklarý çok geliþti. Ýnternet bu alanýn baþýný çekiyor. Yýllar önce ilk olarak emperyalistler askeri amaçlar için kullanýlmýþtý, þimdilerde baþka amaçlar için kullanýlýyor... Halkýn kendilerini sömürenlere karþý savaþýnda kullanýlýyor. Kitlelerin ve gençliðin bedel ödeyebileceði tek gerçek savaþ için!.. Bu savaþýn alaný dünyanýn ayak basýlan her topraðýný kapsýyor. Öyle ki yan sokaðýnýzdaki yoldaþlarýnýzla, Yunanistan ya da Þiilideki yoldaþlarýnýz arasýndaki mesafe bir telefon uzaklýðýnda olabiliyor... Mýsýr halký Tahrir’de devrim yapmaya baþladýðýnda, Taksim’in artýk Tahrir olduðunu söyledik. Oldu da, 31 Mayýs’ta baþlayan ayaklanma Tahrir’den ve dünyanýn diðer merkezinden coþkuyla selamlandý. Deneyimler ve dersler aktarýldý. Hem de büyük medya tekellerinin olan biteni göstermemek için verdikleri onca çabaya raðmen. Ýþte bu, bugün burjuvaziye karþý çoðunlukla gençlik tarafýndan çok etkili kullanýlan bir silahla, internetle yapýlýyor. Evet modern sýnýf savaþýmlarýnda en etkili silahlar arasýna internet ve sosyal paylaþým siteleri çoktan girdi bile. Ve burjuvazi dünyanýn her yerinde yükselen devrim hareketini engellemek adýna, internet yasaklarýna daha fazla baþvuruyor. Ama bu önlemler burjuvazinin sonunu engelleyemiyor, engelleyemez de. Çünkü internet bir iletiþim aracý olarak, kitlelerin sanal alemde iliþki kurmasýný saðlýyor. Ama kitleleri sokaða döken nedenler ekonomik ve politiktir. Yasaklar sorunlarý ortadan kaldýrmaz. Çünkü sorunlar canlý yaþamýn içinde apaçýk ortada. Ama bu gerçekler internet aracýlýðýyla en geniþ kitlelere duyuruluyor; kapitalizmin zeka yüklü eleþtirileri yine bu araçla milyonlara ulaþýyor; deyim yerindeyse düzen sahipleri dünya aleme bu araç sayesinde rezil ediliyor. Sonuç internet kýsýtlanýyor. Gerçekler bugünün dünyasýnda artýk daha fazla gizlenemiyor. Ýþte bu nedenle internet yasaklarýna baþvuruyor burjuvazi ama nafile... Zira bu yasaklar normal þartlar altýnda sokaða adýmýný atmayacak bir kitlenin dahi tepkisini çekiyor. Ve sokaða çýkýyorlar. Öyleyse þu an iktidarý sallanan dinci faþist yönetimin, genç beyinlerin kafasýnda uyanan, büyüyen yaratýcý ve devrimci fikirler için “içeride kalsýn” emri de boþa düþmüþ oluyor. Nasýl düþmesin ki, bu fikirlerin maddi bir temeli var ve bu fikirler yaþamda karþýlýk buluyor. Buna karþý gelmeye çalýþmak, bunu engellemeye çalýþmak tam anlamýyla baðnazlýk ve gericiliktir. Dinci faþist iktidarý bu kadar baðnaz ve gerici yapan þey, ona devrimi engelleyecek baþka bir yol görünmeyiþinden de kaynaklýdýr. Her þeye sahip olma, her þeye hakim olma, kendi iradesi dýþýnda bir iradeyi yok saymak baþka türlü açýklanamaz. Bu bir dönemin ve düzenin sonunu ifade etmektedir. Ama o sonu kendi gözlerimizle görmek ve havasýný solumak için yapmamýz gereken çok þey var! Öncelikle bu dinci faþist iktidar ayakta kaldýkça, demokrasi laflarý arasýnda yasaklar birbirini izlemeye devam edecek. Gençlik yozlaþtýrýlmaya ve gericileþtirilmeye çalýþýlacak. (Dindar bir nesil yetiþtireceðiz çýðlýklarý) Ýkincisi; toplumu yönetemeyen burjuvazi ve onun dinci faþist hükümeti yasaklamalarla kontrolü yeniden saðlamak istiyor. Ama bunun iþe yaramadýðýný on yýllardýr süren devrimci mücadele ve 31 Mayýs ayaklanmasý göstermiþtir. Gençlik en son internet yasaklarýna karþý þiarýnda da ne yapýlmasý gerektiðini bildiðini açýk ve net bir þekilde göstermiþtir. Gençliðin þiarý haline gelen #DNS’yiDeðilÝktidarýDeðiþtir hastagý sorunun kaynaðýný ve çözümün yolunu gösteriyor. Sorun bu iktidarda, hem de yalnýzca AKP’de somutlaþan dinci gerici iktidarda deðil, burjuva sýnýfýn iktidarýndadýr. Çözüm de burjuva sýnýfýn iktidarýnýn devrilmesinde, sosyalizmin yani emeðin iktidarýnýn kurulmasýndadýr. Çünkü burjuvazinin demokrasisi, emekçi sýnýflar ve gençlik için bir diktatörlüktür. Oysa sokaðýn en geniþ kitlelere sunduðu özgürlüklerde ise burjuvazi kendi sonunu görüyor. Biz devrimci gençler, tarihin bu en alçak sýnýfýný korktuklarý sonla buluþturalým. Ýþte o gün bizim günümüzdür!