Page 1

sayı 25

.

bülten

.

.

TMMOB Sehir Plancıları Odası Istanbul Subesi

,Şişli Endüstri Meslek

Lisesi Arazisinde İkinci Kez İPTAL!

Meslektaş Ziyareti: Fatma Gül Eryıldız Röportajı Üye Kimlik Kartları Yenileniyor

MART / 2017


TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi Adres: Cihannüma Mah. Akdoğan Sk. Başar Apt. No: 30 D:6-7 Beşiktaş/İstanbul Telefon: 0212 275 43 67 - 0212 288 99 60 Faks: 0212 272 91 19 e-posta: spoist@spoist.org.tr - spoistanbul@spo.org.tr Web adresi: www.spoist.org.tr - www.spo.org.tr


şubemizden şişli teknik ve endüstri meslek lisesi arazisinde ikinci kez iptal kararı verildi!........5 fatma gül eryıldız röportajı........6

şubemizde satranç turnuvası gerçekleşti......11

toplumsal cinsiyet ve kent-mekan sempozyumu günlüğü......12

kent gündemi eyüp ilçesi, çırçır mahallesi’nde yapılan plan değişikliğine itiraz edildi......14 eyüp ilçesinde park alanını da içeren plan değişikliğine itiraz edildi......15 ibb 2017 yılı ücret tarifesi ilaveleri yargıya taşındı......16

parkorman tabiat parkı’na ilişkin plan değişiklikleri yargıya taşındı......17 kuzey marmara otoyolu’na ilişkin imar planları yargıya taşındı......18

duyurular odamız kimlik kartları yenileniyor......19

bilgisayar destekli tasarım programları eğitimleri başlıyor!......19 yeni üyelerimiz......21


4 SPO . bülteni . istanbul sube

Şubemizin Mart ayı haber bülteni ile siz değerli meslektaşlarımızı selamlıyoruz. *** Şişli Endüstri ve Meslek Lisesi arazisinin AVM ve rezidans olarak dönüşümünü mümkün kılan imar planlarına karşı verdiğimiz hukuk mücadelesinde haklılığımız bir kez daha tescillenirken, bilimsel yaklaşım, şehircilik ilkeleri ve elbette kentimiz kazandı. Yetkililerin mahkeme kararını bu kez dikkate almalarını İstanbul’un en köklü eğitim kurumlarından biri olan Şişli Endüstri ve Meslek Lisesi’nin yerinde yaşatılmasını temenni ediyoruz. Konuya dair geçtiğimiz ay yayınladığımız basın açıklamasını bültenimiz içeriğinde bulabilirsiniz. *** Meslektaş ziyaretlerimize bu ayki bültenimizle de devam ediyoruz. Bu sayımızda genç meslektaşımız Fatma Gül Eryıldız ile bülten editörümüz Bilge Martan’ın söyleşisini okuyabilirsiniz. Barış imzacısı olması sebebiyle 1 Eylül 2016’da yayınlanan Kanun Hükmünde Kararname ile görevinden hukuksuz bir şekilde ihraç edilen meslektaşımızın dile getirdikleri içinden geçtiğimiz baskıcı dönemin koşullarına dair çarpıcı bir not düşerken bizlere mesleki dayanışmanın önemini bir kez daha hatırlatıyor. *** Odamız ve İstanbul Teknik Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi arasında imzalanan protokol kapsamında gerçekleştirilecek olan Bilgisayar Destekli Tasarım Programları eğitimleri için kayıtlar başladı. Söz konusu protokol sayesinde üyelerimiz %30 öğrenci üyelerimiz ise %40 oranında ücret indirimlerinden yararlanarak eğitim programlarından faydalanabilecek. Sizlerden gelecek olan öneri ve geri bildirimler doğrultusunda yeni eğitim programlarını da takvimlendireceğimizi belirtir, görüşlerinizi iletmenizi dileriz. *** İstanbul Buluşmaları 2017 için hazırlıklarda yavaş yavaş sona yaklaşılıyor. Bu yıl iki ayrı gün olarak gerçekleşecek etkinlik 5 Mayıs’ta Sarıyer Yaşal Kemal Kültür Merkezi’nde, 6 Mayıs’ta ise Kartal Soğanlık Kültür Merkezinde İstanbullularla buluşacak. Etkinlik kapsamında yapılan Öğrenci Atölyesi ise hem Sarıyer İlçesine hem de Kartal İlçesine yönelik alan çalışmalarıyla devam ediyor. “Huzursuz Kentin Geçici Halleri” başlığıyla gerçekleşecek 11. buluşmaların programını ise en kısa zamanda ilan edeceğiz. *** Giriş yazımızı noktalarken bültenimizin her türlü katkınıza açık olduğunu bir kez daha vurgulamak isteriz. Mesleki konularda ya da çalışma hayatınıza ilişkin görüş yazılarınızı, haberlerinizi, çalışmalarınızı, fotoğraflarınızı bültenimize göndererek içeriği zenginleştirmemize her zaman katkıda bulunabilirsiniz. Acılardan uzak, bol güneşli günler dileriz. TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu


SPO . bülteni . istanbul sube

ŞİŞLİ TEKNİK VE ENDÜSTRİ MESLEK LİSESİ ARAZİSİNDE İKİNCİ KEZ İPTAL KARARI VERİLDİ Şişli Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi`nin bulunduğu arazi üzerinde AVM ve rezidans gibi fonksiyonlarla yoğun bir yapılaşma öngören imar planlarının yürütmesi İstanbul 3. İdare Mahkemesi`nin 27.03.2017 tarihli kararıyla ikinci kez İPTAL edildi. Söz konusu eğitim alanına ilişkin daha önce 02.10.2013 tarihinde de ayrıcalıklı imar planı değişiklikleri onaylanmış, dava konusu edilmişti. Şubemiz tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı`na karşı açılan ve İstanbul 8. İdare Mahkemesi`nde 2014/174 Esas numarasıyla görülen söz konusu davada mahkeme tarafından 20.03.2014 tarihinde verilen kararla planın yürütmesi durdurulmuş, ve 31.10.2014 tarihinde verilen 2014/1582 sayılı karar ile iptal edilmişti. Alınan mahkeme kararına rağmen iptal gerekçelerini oluşturan itirazlarımızın aynen korunduğu yeni planlar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yeniden onaylanarak yürürlüğe girmiş, planların yürütmesi İstanbul 3. İdare Mahkemesi’nin kararıyla durdurulmuş ve davalının itirazı neticesinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi tarafından bu karar bozularak mahkemeye geri gönderilmiş; mahkeme konuyu tekrar görüşerek, 11.01.2017 tarihinde dava konusu işlemin hukuka aykırılığının açık olduğu gerekçesiyle tekrar yürütmeyi durdurma kararı vermişti. Kentsel donatı alanları bakımından oldukça yetersiz olduğu bilinen bir konumda, üzerinde tarihi Sanayi-i Nefise Mektebi’ne kadar giden Türkiye’nin en köklü ve önemli meslek liselerinden biri olan Şişli Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi’nin bulunduğu “Meslek Lisesi Alanı” olarak ayrılmış bir alanın, özel proje alanı ilan edilerek 3,00 emsal değeri ile “Ticaret + Konut Alanı”na dönüştürülmesinin kamu yararına aykırı bir işlem teşkil ettiği, yeniden hukuken de tescil edilmiştir. İmar planları aracılığıyla kamuya ait olan değerlerin ayrıcalıklı imar hakları ile kamu elinden çıkartılmasına karşı TMMOB Şehir Plancıları Odası olarak, kamu yararından yana mücadelemizi sürdüreceğimizi bir kez daha belirtiyor; yargı kararlarıyla kanunlara aykırı olduğu tescillenmiş işlemleri tekrarlamakta ısrarcı olan, plan onay yetkisine sahip kamu kurumlarını kamu yararı çerçevesinde davranmaya davet ediyoruz. Saygılarımızla, TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu

5


6 SPO . bülteni . istanbul sube

MESLEKTAŞ ZİYARETİ FATMA GÜL ERYILDIZ Hangi okuldan, kaç yılında mezun oldunuz? 2012 yılı Ocak ayında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nden mezun oldum. Daha sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Bölge Planlama Bölümü’nde yüksek lisans eğitimime başladım ve 2016 Ocak ayında tamamladım; aynı üniversitenin Şehir ve Bölge Planlama bölümünde doktoraya başladım. Mezun olduktan sonraki çalışma hayatınızdan, akademiye girene kadar yaptığınız/ bulunduğunuz işlerden kısaca bahseder misiniz? Mezun olduktan sonra, planlama alanında çalışmak istememe rağmen bir süre iş bulamadım ve gayrimenkul sektöründe çalıştım. Orada ekspertiz yaptım, belediyeler için kamulaştırma bedelleri hesapladım. Ardından yüksek lisansa başladım ve akademisyen olmak istediğime karar verip ÖYP’ye başvurdum. Neden akademide devam etmek istediniz? Bölümü okuduğunuzdan beri aklınızda akademik kariyer var mıydı? Aslında akademisyen olmak kafamın bir yerinde vardı. Çünkü yaptığım planların gerçekten uygulanacağına inanmıyordum, gerçekten inansam akademisyen olmak istemeyebilirdim. Çünkü yaptığımız planın uygulanabilirliğini görmek çok keyif verici. Bunun mümkün olamadığını gördüğümde akademide olup bilgi üretmek ve bunu aktarmak istedim. Aynı zamanda özel büroda çalışırken yüksek lisans ve doktora yapmamın çok zor olduğunu


SPO . bülteni . istanbul sube

gördüm; işyerleri izin vermiyorlardı, yoğun çalışıyordunuz. Kadro çok az açılıyordu, ÖYP ile Anadolu’nun başka yerlerinde görev yapmak ve orada toplumdan yana öğrenciler yetiştirme fikri beni heyecanlandırıyordu. Devamlı öğrendiğim, kendimi yenilediğim bir sürecin içinde olmak istedim. Bu yüzden akademisyenliği seçtim. Niğde Üniversitesi’ne kabul aldım, orada kadrom bulunmasına rağmen yüksek lisans ve doktora eğitim boyunca İTÜ’de araştırma görevlisi olarak çalışacaktım. YÖK çağırdı, Niğde’ye dönmek durumunda kaldım. 1 Eylül 2016’da yayınlanan KHK ile üniversiteden ihraç edildim. Bu süreçte nasıl zorluklarla karşılaştınız? Üniversitede yaşadığınız sorunlardan ve sonrasında yaşanan ihraç sürecinden bahseder misiniz? Doktoram bittikten sonra da Yardımcı Doçentlik kadrosunda Niğde Üniversitesi’nde devam etmeyi planlıyordum. Daha sonra, master tezimi bitirdiğim dönemde, 2016 yılı Ocak ayında “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlığı ile dolaşan imza metni yayılmaya başladı. O dönem metni görmemiştim, imzalayamamıştım. Bildiğiniz üzere akademisyenler bu metinden sonra ciddi bir baskı gördüler, evleri basıldı, vakıf üniversitelerinde işsiz kalma süreçleri başladı. Ben de bu konuda diğer akademisyen arkadaşlarımın yanında olmak, aynı zamanda ülkede barışın gelmesini dileyen bir metne destek olmak amacıyla hem akademisyen kimliğim ile hem de sivil vatandaş kimliğim ile imza attım. İmza attıktan sonra aynı üniversitede doktoraya başladım ama bu sırada YÖK, İTÜ yönetimi ve Niğde Üniversitesi’nin sistematik bir baskısıyla karşılaştım. Öncesinde YÖK, ÖYP Yönetmeliği’ndeki bir maddeyi değiştirerek dedi ki: “ders dönemini geçen, tez dönemine gelen araştırma görevlileri ihtiyaç halinde kadrosunun bulunduğu üniversitelere geri dönecektir.” Ben önce, ders döneminde olduğum için çağrılmayacağımı düşündüm ama sonradan gördük ki bu yönetmelik sadece, söz konusu metne imza atan ÖYP’li akademisyenlere yönelik çıkarılan bir madde. İmza atan arkadaşlarımız, acil ihtiyaç sebebiyle kadrolarının bulunduğu yere çağırıldılar. Ben de doktoraya yeni başlamış olmama ve kadromun bulunduğu okulda henüz bölüm kurulmamış olmasına rağmen, öğrenci alımı başlamamasına rağmen Niğde Üniversitesi’ne çağırıldım, YÖK de bunu onayladı. Niğde’ye gitmem gerekti eğitimimi yarıda bırakarak, ben de bu hukuksuzluğa karşı dava açtım. Dava sürecinde önce geçici yürütmeyi durdurma, sonra da yürütmeyi durdurma kararı alındı. Biz plancılar iyi biliriz, bir plana dava açarız, o davayı kazanırız da ama onay kurumu mahkeme kararını uygulamamak için yeni bir plan askıya çıkarır ve aldığımız karar geçersiz olur. Benim sürecim de buna benzer oldu, daha rahat edeceğimi düşündüğüm sırada ama YÖK mahkeme kararını uygulamamak için doktoramın üzerinden altı ay geçmesine rağmen “doktorasının devamını uygun bulmuyorum, üstün kamu yararı gereğince görev yerine gidecek” dedi. Ben kamu hizmetini elbette ihtiyaç olan her yerde yaparım, ama Niğde’de henüz öğrenci dahi yokken ve orada doktora eğitimime devam edemeyecekken nasıl bir kamu yararı olabilir? Halbuki İTÜ’de derslere, projelere giriyordum, eğitim alıyordum ve yetişmiş bir akademisyen olma yolunda ilerliyordum; doktoramın devamının uygun bulunmaması için hiçbir sebep yoktu. Niğde Üniversitesi’nde yalnızlaştırıldım ve eğitimden uzak bırakmak, cezalandırmak için böyle bir karar verdiklerini düşünüyorum. Bu durumu dava konusu ettim ama 15 Temmuz sonrasına denk geldi, çok fazla hakim görevden alındığı için davanın görülme süreci çok uzadı. Bu yüzden de Niğde’ye gitmek zorunda kaldım. Niğde’ye gittiğimde bana ihtiyaç olmadığını görmüş oldum. Sabah 9’dan akşama dek üniversitede oluyordum ama hiçbir iş yaptırılmıyordu, teknik ekipman verilmiyordu. Personel kimliğim dahi verilmedi, sadece okula gidip gitmediğim gözetleniyordu. Memurlar dilekçelerimi işleme

7


8 SPO . bülteni . istanbul sube almıyordu ve ben orada geleceğim belirsiz şekilde bulunuyordum; doktorama devam edip edemeyeceğim dahi belirsizdi. Sonrasında ben doktorama nasıl devam edeceğimi rektör yardımcısına sorduğum zaman “seni KHK listesine aldık, zaten işten atılacaksın; gidip bu şekilde doktorana devam edebilirsin” dedi. Yazılı evrak istedim, “yazılı evrak vermek zorunda değiliz ve vermeyeceğiz, YÖK’te tanıdığın varsa gider erişirsin” dediler. Ben de kendilerine herhangi bir soruşturmam olmadığını, neye dair işten atılacağımı sordum ve sebebin barış metnine imza atmam olduğunu, bu şekilde beni üniversitede barındırmak istemediklerini söylediler. Ben zaten 1 Eylül gecesi, ilk KHK ile de atıldım. Ertesi gün okula gittim, zaten odamız kilitlenmişti. Odamı açtırdım, eşyalarımı aldım ve İstanbul’a döndüm. İhraç sonrasında nerede ve nasıl mesleki faaliyetlerinize devam ediyorsunuz? Şu an ilgilendiğiniz, üzerine çalıştığınız konular nelerdir? Şu an, ihraç sürecimden sonra, mesleki faaliyetime devam edemiyorum ama doktora yaptığım için bir şekilde akademinin içindeyim. Zaten akademisyenlik bir meslek değil, bizlerin akademisyen olarak araştırmaların içinde olmaya sürekli olarak devam etmemiz gerekiyor. İhraç olmam ve doktoramın devam ediyor olması sebebiyle piyasadaki iş olanaklarım kısıtlandı. Yüksek lisansımı bölge planlama bölümünde yaptım, kalkınma ve bölgesel eşitsizliklere yönelik çalışmalar yapıyordum. Bana göre kalkınmanın yalnızca ekonomik boyutu yoktu, sosyal kalkınmanın da gözetilmesi gerekiyordu ve bu yüzden de yoksulluğu azaltma stratejileri üzerine çalışmak istedim. Dünya Bankası’nın Gelişmekte Olan Ülkelere çizdiği yön doğrultusunda, merkezi yönetimin yaptığı sosyal yardım projelerini; ve daha özele inerek İstanbul’da yerel yönetimlerin sosyal yardım verme perspektifini, bunun yoksulluğu ne kadar etkilediğini ve yoksulluğu azaltıp azaltmadığına dair bir çalışmaydı. Doktoramda ise yakıcı bir gündem olan Suriyeli göçmen konusu üzerine çalışıyorum. Göçmenleri hesaba katmadan bir planlama yapılacağını düşünmüyorum çünkü göçmenlerin çoğu, ileride kendi ülkesine dönmeyip Türkiye’de kalmaya devam edecekler. Bu yüzden de kent yaşamına uyum süreci ve çok kültürlü bir kent hayatı oluşturulması konusunda yenilikçi bir model üretmeye yönelik bir doktora projesi hedefliyorum. Meslek yaşamınızda sizi en çok şaşırtan ve mutlu eden olay neydi? Belki şaşırmamam lazım gerçi ama mega projelerin hala uygulanıyor olması beni şaşırtıyor. Üçüncü Köprü’ye, Kanal İstanbul’a bu kadar meslek odası, bu kadar uzmanın karşı çıkmasına, planlama ilkelerinin hiçbir ilkesine uymaması, ne topluma, ne kente yararı olmamasına rağmen uygulanıyor olması beni hala şaşırtıyor. En mutlu olduğum olaya gelince; aslında hayallerim yarım kaldı. Gelecekte üniversitede ders verip, öğretmenin etken, öğrencinin edil konumdan çıkıp bir arada üretim yapabilecekleri bir model üretmeyi çok istiyordum. Beni de mesleki anlamda en mutlu eden olay Toplumcu Meclis çalışmalarıyla beraber kentsel dönüşüm yapılan mahallelere gittiğimde, mesleğimin insan hayatını ne kadar etkilediğini görüp orada yaşayan mahalleliyle birlikte mücadele etmek, onların dertlerine ortak olmak ve öğrencilerime bu birikimi aktarabilme fırsatı bulmak olduğunu söyleyebilirim.


SPO . bülteni . istanbul sube

Hangi mahallelerde çalışma yaptınız? Fikirtepe’de, Gaziosmanpaşa’daki mahallelerde, Sancaktepe’de çalışmalar yaptım ve gördüm ki aslında mesleğimiz hiç soyut değil. Daha yaşanabilir kentler, mahalleler yaratmak için mücadele etmek bana keyif veriyor. İstanbul’un kent planlamasını dünya örnekleri ile kıyaslayacak olsak neler söylerdiniz? Avrupa örnekleriyle karşılaştırdığımız zaman çok fazla sorun söyleyebilirim ama geç kapitalistleşmiş ülkelerin büyük metropollerinin çoğu İstanbul ile aynı sorunları yaşıyorlar. İstanbul’un planlaması katılımdan uzak olması, plan tadilatları ile yama şekline dönüşmesi, bütünlüklü bir planın olmaması… Aslında plan dediğimiz 20 yıllık vizyon belirler, geleceğe meydan okumaktır plan. Ama devamlı plan revizyonları ile 5 yıl sonrasını dahi göremeyen bir kentten bahsediyoruz. İstanbul Çevre Düzeni Planı için “İstanbul’un Anayasası” demişlerdi, “daha da budur” dediler ama onun üstüne Üçüncü Köprü yapılıyor Çevre Düzeni Planı’nda olmamasına rağmen; pek çok proje yapılıyor… En büyük sorunlardan biri kamusal mekan ve yeşil alanın azlığı. Kamusal mekan olması insanları bir araya getirir, örgütler, birbirleriyle uyum sağlamasına imkan tanır ama İstanbul’da bu çok eksik. Onun dışında küçücük bir sahil kullanımı var. Avrupa örneklerine baktığımızda, genellikle Avrupa kentlerinin ortasından nehir geçiyor ve iyi bir su kullanımı var. İnsanlar onun kenarlarını kamusal mekan olarak kullanıyor. İstanbul’da su kenarını kullanabileceğimiz rekreasyon alanı bulunmuyor. Ayrıca deniz ulaşımının çok önemli olduğunu düşünüyorum. İstanbul gibi bir boğaz kentinde, su kentinde çok fazla otomobile dayalı ulaşım var. Aslında yatay, paralel olarak ulaşım şeklinin çizilmesi, karşıdan buraya farklı çeşitlilikte geçiş sağlanması gerekiyor. Deniz ulaşımına daha fazla önem verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Dediğim gibi, Güney Amerika’da, Afrika’da, Asya’da aynı şekilde çok fazla kent yoksulluğunun olduğu, kentsel ayrışmanın olduğu çok fazla kent görmek mümkün. Avrupa örneklerine baktığımızda ise İstanbul’un çok geride kaldığını görebiliyoruz. Odamıza dahil olduğunuz zamanlardan bugüne, Oda çalışmaları hakkında ne düşünüyorsunuz? Ben öğrencilikten itibaren Oda ile ilişki içindeyim aslında. Öğrenciyken Odada staj yapmıştım, Odada birlik olmanın, örgütlü olmanın önemli olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda, Odanın bütünleştirici bir etki yarattığını; akademisyenleri, özel sektörde çalışan meslektaşlarımı ve öğrencileri buluşturduğunu düşünüyorum. Özellikle İstanbul Buluşmaları’nın çok güncel ve öğrenci, akademisyen ve özel sektör çalışanı meslektaşları bir araya getirdiği bir aktivite olduğunu düşünüyorum. Ayrıca, Odanın açtığı davalar sayesinde İstanbul’da ne olup bittiğini takip edebiliyoruz. Bizim plancı olarak değil plancı olmasaydık da karşı çıkmak istediğimiz projelere Oda kurumsal kimliği ile dava açma imkanı bulabiliyor. Odanın eksikleri dersek, belki de denetim mekanizmasının çok olmamasından mı bilemiyorum; özel sektörde çalışan meslektaşlarımızın düşük ücretle, uzun saatler çalışmasına ve çeşitli baskılar görmesine yaptırımı olamıyor. Ya da bilemiyorum, belki de şikayet edilmiyor Odaya. Tabi Odaya verilen yetkiler de yetersiz kalıyor; daha fazla yetkisinin olması lazım. Odanın çıkardığı yayınlar da gayet özgün ve ufuk açıcı. Mesleki haklarımızın neler olduğuna dair bir eğitim semineri verilmesi de güzel olabilir.

9


10 SPO . bülteni . istanbul sube Bildiğiniz üzere, üyelerimizin ilgi alanlarına göre oluşturdukları/ dahil oldukları ve katılımları ile beslenen çalışma komisyonlarımız var. Odamızda çalıştığınız komisyon oldu mu, (varsa) nelerdir? Meslek hayatına yeni başladığım için bugüne kadar fırsat bulamadım, bundan sonraki süreçlerde komisyonlarda yer almak istiyorum. Meslektaş adaylarımıza ve yeni mezun olan meslektaşlarımıza önerileriniz var mı? Öncelikle planlama rantın yüksek olduğu bir alan, aynı zamanda politik de bir alan. Çıkar gruplarının işin içinde olduğu bir alan. Bu alanda meslek etiğini korumak çok zor ama yeni mezun olan arkadaşlara ne olursa olsun meslek etiğini ve meslek onurunu korumalarını tavsiye ediyorum. Çünkü meslek etiğini korumadığımız zaman insanlar evsiz kalabiliyorlar, kentlerimiz yok oluyor, geri dönülemez bir yere gidiliyor; bunun için elimizden ne geliyorsa yapmamız gerekiyor. Onun dışında, planlama çoklu disiplinlerin bir arada olduğu bir bölüm. Biz planlama okurken farklı disiplinlerden de bir şeyler öğreniyoruz ama o disiplinlere daha fazla hakim olmamız gerekiyor. Örneğin ben sosyoloji ve iktisatın planlama için çok önemli olduğunu düşünüyorum. Başka alanlardan; coğrafya, sosyoloji, iktisat vb alanlarda yapılan güncel yayınların takip edilmesi gerekiyor. Meslek odaları olur, mahalle dernekleri olur, pek çok yerde meslektaşlarıyla ve kentlilerle bir araya gelip kenti daha iyiye götürme sorusu etrafında bir eylemsellik oluşturmak gerekiyor. Çok teşekkür ederiz. Ben teşekkür ederim.


SPO . bülteni . istanbul sube

ŞUBEMİZDE SATRANÇ TURNUVASI GERÇEKLEŞTİ Şubemiz XIV. Dönem çalışma programında yer alan ve üyelerimizin bir araya gelmesini sağlamak üzere düzenlenecek sosyal etkinlikler başlığı kapsamında, 18 Mart Cumartesi günü TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi Satranç Turnuvası gerçekleştirildi. Turnuvaya, meslektaşlarımızın ve öğrenci üyelerimizin yanı sıra çeşitli meslek gruplarından da katılım gerçekleşti. Rota Proje & Mühendislik katkılarıyla ve İstanbul Satranç Derneği işbirliğiyle düzenlenen tek günlük turnuva sonunda dereceye katılımcılara ödüllerini ve katılım belgelerini yönetim kurulu sekreterimiz Akif Burak ATLAR takdim etti. Sunduğu destek ile turnuvanın gerçekleşmesine önemli katkı sağlayan Rota Proje & Mühendislik büromuza ve meslektaşımız Okan BAL’a teşekkür ederiz.

11


12 SPO . bülteni . istanbul sube

TOPLUMSAL CİNSİYET VE KENT-MEKAN SEMPOZYUMU GÜNLÜĞÜ TMMOB Şehir Plancıları Odası Kadın Komisyonu Sekreteryası tarafından “Toplumsal Cinsiyet ve Kent-Mekan” temalı sempozyum Ankara Barosu Eğitim Merkezi’nde, 11- 12 Mart tarihlerinde gerçekleştirildi. Etkinliğe Şube Yönetim Kurulu Üyelerimiz Filiz Deveci ve Nuray Çolak tarafından katılım gösterildi. 11 Mart Cumartesi günü Kumru Çılgın`nın açılış konuşmasıyla başlayan sempozyum, Filiz Hekimoğlu`nun hazırladığı sunum gösteriminin ardından “Cinsiyet-Kent-Mekan” temalı oturumla devam etti. Dr. Yonca Altındal`ın hazırlayıp sunduğu “Mış Gibi Politikalarla Kamusalda Görümezliği Korunan Sessiz Yığınlar: Kadınlar, Burcu Tüm`ün hazırlayıp sunduğu “Kadınların Kamusal Mekan Talebi: Bacaklarını Topla Örneği” , Doç. Dr. Mercan Efe Güney ve Arş. Gör. Senem Tezcan`ın hazırladığı Doç. Dr. Mercan Efe Güney`in sunmuş olduğu “Şehir Planlama Mevzuatında Kadına Verilen Yer ve Değer”, Dr. Gülçin Tunç`un hazırlayıp sunduğu “Kesişimsellik Yaklaşımının Kent Çalışmaları ve Planlamaya Katkıları Üzerine Düşünmek” konulu sunumlar 1. Oturumun temasında gerçekleştirildi. İlk gün öğleden sonra devam eden “Hizmet Sunumu- Cinsiyet- Mekan” temalı 2. Oturumun Kolaylaştırıcılığını Doç. Dr. Kübra Cihangir Çamur yaptı. Arş. Gör. Ayşem Sezer Şanlı ve Arş. Gör. Duygu Yıldız Karakoç`un hazırlayıp Arş. Gör. Ayşem Sezer Şanlı`nın sunmuş olduğu “Türkiye`de Özel ve Kamusal Alan İkiliğinden Hareketle Feminist Hareketlere Bakmak” , Doç. Dr. Sebahat Açıksöz`ün hazırlayıp sunduğu “Toplumsal Cinsiyet Eşit(Siz)liğinin Dış Mekana Yansımaları ve Toplumsal Cinsiyete Dayalı Bütçeleme” , Arş. Gör. Zeynep Arslan`nın hazırlayıp sunduğu “Kadının Toplumsal Kimliğinin ve Rolünün İnşasında Büyükşehir Belediyelerinin Rolü”, Ayşe Sargın`ın hazırlayıp sunmuş olduğu “Kadınlara Özel Kentsel Ulaşım Uygulamaları: Feminist Bir Bakışla Değerlendirme” konulu sunumlar 2. Oturumun temasında gerçekleştirildi. İlk günün son oturumu olan “Zaman-Mekan-Emek Süreçleri” temalı 3. Oturumun Kolaylaştırıcılığını Dr. Gül Tüzün yaptı. Arş. Gör. Yeşim Akın Yalçın`ın hazırlayıp sunduğu “Emeğin Savunusundan Kentin Savunusuna: Kadın Direnişlerinde Beden Emek-Kent Dialektiği”, Yrd. Doç. Dr. Selda Tuncer`in hazırlayıp sunduğu “Geçmişten Öğrenmek: 195080 Dönemi Ankara`sından Kadınların Kent Deneyimleri Bize Ne Anlatıyor?” , Araş. Gör. Dr. Elif S. Uyar Mura`nın hazırlayıp sunduğu “Tarımda Ücretli İşlerin Örgütlendiği Mekanlar Olarak Göçmen-İşçi Mahalleleri: Adapazarı Örneği” konulu sunumlar gerçekleştirildi. İlk gün, Azra Deniz Okyay`ın yönetmenliğini yaptığı ‘Sulukule Mon Amour‘ film gösterimiile sona erdi. 12 Mart Pazar günü, “Cinsiyet-Kent ve Mekan Deneyimi” temalı oturumla başladı. Doç. Dr. Kübra Cihangir Çamur ve Doç. Dr. Burcu Özüduru`nun hazırlayıp sunduğu “Kentsel Mekan, Planlama ve Kadın: Ankara Üzerinden Bir Değerlendirme” , Araş. Gör. Elif Ertem`in hazırlayıp sunduğu “Gecekondu ve Apartmanda Kadın Deneyimleri: Ankara Akşemsettin Mahallesi Örneği” sunumları 4. Oturumun temasında gerçekleştirildi. “Cinsiyete Duyarlı Kentler” temalı 5. Oturum; Dr. Gözde Keçeci`nin hazırlayıp sunduğu “Toplumsal Cinsiyet ve Kent-Mekan İlişkisinde Kadın Dostu Kentler Projesi Örneği” , Araş. Gör. Ece Yoltay`ın hazırlayıp sunduğu “Kadın veya Lgbti Dostu Mekan Politikaları ve Uygulamalarının İkircikli


SPO . bülteni . istanbul sube

Yapısı”, Hale Kargın Kaynak, Ceyda Söğüt, Çilem Sarı ve Merve Kas`ın hazırlayıp Hale Kargın Kaynak`ın sunduğu “Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin Kent/Mekan Çalışmalarında Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Entegre Süreci” konulu sunumlarla gerçekleşti. “Mekanın Felsefesi” temalı 6. Oturum; Ferit Karaca`nın hazırlayıp sunmuş olduğu “Erkeklik ve Mekan Bağlamında Fuhuş Pazarında Erkek Müşteri Olmak” , Banu Topaktaş`ın, Nihal Evirgen`nin, Fatıma Erol`un, Dilan Elveren`in, Gizem Balyemez`in, Elif Türk`ün, Hatice Bulut`un hazırlayıp Banu Topaktaş`ın sunduğu “Dinci İdeolojinin Toplumsal Yeniden Üretiminde Kamusal Mekan-Kadın Bedeni İlişkisi”, Dr. Olkan Senemoğlu`nun hazırlayıp sunduğu “Komünist Toplumun Mekan Kurgusu Toplumsal Cinsiyet Açısından Ne İfade Ediyor” konulu sunumlarla gerçekleşti. Mezra Öner ve Yıldız Tahtacı`nın hazırlayıp Yıldız Tahtacı`nın sunmuş olduğu “Savaş ve Göç Sonrası Oluşan Mekanlarda Kadın İnisiyatifi İle İnşa Edilen Müşterek Alan Pratikleri” , Arş. Gör. Nergis Denli ve Arş. Gör. Zeynep Baykal`ın hazırlayıp sunmuş olduğu “İdeal Yaşamın Gizli Öznesi: Güvenlikli-Korunaklı Konut Sitelerinin Reklam Filmlerinde Kadın İmgesinin Yeniden İnşası”, Doç. Dr. Savaş Zafer Şahin`in hazırlayıp sunduğu “Ata Mirası Mı Ana Yadigarı Mı: Dünya Miras Alanlarının Belirlenmesi ve Korunmasında Toplumsal Cinsiyetin Rolü”, Yrd. Doç. Dr. Gökçe Şimşek`in hazırlayıp sunmuş olduğu “Kültürel Mirasın Korunmasında Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Yaklaşımının Yerini Anlamak “ konulu sunumlar 7. Oturumun temasında gerçekleştiririldi. Dr. Ümit Özcan`ın kolaylaştırıcılığında gerçekleştirilen “Forum” bölümü ile etkinlik sona erdi.

13


14 SPO . bülteni . istanbul sube

EYÜP İLÇESİ, ÇIRÇIR MAHALLESİ, AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN KAPSAMINDA RİSKLİ YAPI OLARAK BELİRLENEN ALANDAKİ PLAN DEĞİŞİKLİĞİNE İTİRAZ EDİLDİ Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanarak 15.02.2017 – 16.03.2017 tarihleri arasında askıya çıkarılan Eyüp İlçesi, Çırçır Mahallesi, 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun Kapsamında Riskli Yapı Olarak Belirlenen Binaların Yer Aldığı, 179 Ada, 2 Parsele İlişkin 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanarak 15.02.2017 – 16.03.2017 tarihleri arasında askıya çıkarılmış olup Şubemizce itiraz edildi. Söz konusu imar planı değişikliği ile plan notu değiştirilerek; daha önce aynı alanda askıya çıkarılan ve itirazımıza konu edilen imar planı değişikliğinde belirtilen Ticaret + Konut Alanı’nın emsal değeri arttırılmıştır. Yapılan plan notu değişikliği ile gerçekleştirilen emsal değeri artışı yönetmelik maddelerine aykırıdır. Plan değişikliğinde, emsal hesabının brüt parsel üzerinde yapılacağı belirtilerek ayrıcalıklı imar hakkı tanımaktadır. 19.08.2005 onanlı Alibeyköy Uygulama İmar Planı’nda yapılaşma koşulları en fazla beş kat iken alanda 13 katlı yapılaşma öngörülmüş; bununla birlikte, plan değişikliği ile getirilen yoğunluk artışına istinaden donatı artışı yapılmamıştır. Söz konusu imar planı değişikliği ile deprem riski öne sürülerek sağlıksız bir yapılaşma önerilmektedir. Bakanlık tarafından hazırlanarak yürürlüğe giren ve yönetmeliğe aykırı hususlar içeren Eyüp İlçesi, Çırçır Mahallesi, 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun Kapsamında Riskli Yapı Olarak Belirlenen Binaların Yer Aldığı, 179 Ada, 2 Parsele İlişkin 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği’ne 16.03.2017 tarihinde Şubemizce itiraz edildi.


SPO . bülteni . istanbul sube

EYÜP İLÇESİ, AKŞEMSETTİN MAHALLESİ’NDE PARK ALANINI DA İÇEREN PLAN DEĞİŞİKLİĞİNE İTİRAZ EDİLDİ İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından onaylanarak 10.02.2017-13.03.2017 tarihleri arasında askıya çıkarılan Eyüp İlçesi, Akşemsettin Mahallesi, 854 ada, 1 parsel ile 122 ada, 413 parsel ve park alanının bir kısmını içeren 1/5000 Ölçekli NİP ve 1/1000 Ölçekli UİP Değişikliği’ne Şubemizce itiraz edildi. Söz konusu imar planı değişiklikleri ile 122 Ada 413 Parselin doğusunda bulunan yeşil alan konut alanına çevrilmiş, parselin kuzeyindeki konut alanı ise park alanına çevrilmiş; plan üzerinde alansal olarak korunmaya çalışılan park alanı yaklaşık %7’lik eğime sahip bir alandan yaklaşık %38’lik eğime sahip olan başka bir alana taşınmıştır. Bir başka deyişle, konut alanının inşaat faaliyetlere görece elverişli olmayan kısmı park alanına ayrılarak, inşaat yapmaya görece daha uygun olan park alanı konut alanına dönüştürülmüştür. İtiraza konu edilen 1/5000 imar planı değişikliğinde mevcut konut alanı lejandı üstüne Taban Alanı Katsayısı ve Emsal gösterimleri getirilmiş, plan notlarında bu koşullar tekrarlanmış ve ayrıca çekme mesafeleri ile otoparklara ilişkin ibarelere yer verilmiştir. Söz konusu işlem Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’ne aykırılık içermektedir. Ayrıca ile alandaki inşaat alanı ve yoğunluk arttırılmış olup; artması öngörülen nüfusa yönelik donatı artışı yapılmamıştır. Yukarıda bahsedilen hususlar çerçevesinde, Eyüp İlçesi, Akşemsettin Mahallesi, 854 ada, 1 parsel ile 122 ada, 413 parsel ve park alanının bir kısmını içeren 1/5000 Ölçekli NİP ve 1/1000 Ölçekli UİP Değişikliği’ne imar mevzuatına, şehircilik ilke ve esaslarına, kamu yararına aykırı olduğu gerekçesiyle Şubemizce itiraz edildi.

15


16 SPO . bülteni . istanbul sube

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ TARAFINDAN UYGULANAN 2017 YILI ÜCRET TARİFESİ İLAVELERİ YARGIYA TAŞINDI İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın 16.12.2016 tarih ve 2248 sayılı kararı ile kabul edilen 2017 yılı ücret tarifelerine “1. Plan Ücretleri” ve “2. Nazım İmar Planı – Plan Değişikliği Teklifi Teknik İnceleme Ücreti” ilaveleri Şubemizce dava konusu edildi. Dava konusu uygulama meclis kararının eki olup; plan ücretleri kapsamında, çevre düzeni planı ve çeşitli ölçeklerdeki nazım imar planlarına yönelik ücret belirlenmiştir. Ayrıca plan değişikliklerinde sunulan paftaların da teknik olarak incelenmesi bir ücrete tabi kılınmıştır. Uygulama 2011, 2012 ve 2013 yıllarında da Şubemizce yargıya taşınmış ve üç davada da mahkeme, işlemlerin iptaline karar vermiştir. İBB, önceki üç mahkeme kararının konusu olan ücret tarifesi ile aynı içerikte 2016 ücret tarifesini kabul etmiş olup uygulama Şubemizce yargı süreci devam etmektedir. Dava konusu tarifelere konu olan imar planı değişikliklerine ait onay işlemleri, 3194 Sayılı İmar Kanunu’nun 8’inci maddesinde belirlenen özel hükümler uyarınca belediyelerin asli görevleri arasındadır. İmar planı ve plan değişiklik tekliflerinin onayı ya da reddine ilişkin belediye meclis kararlarının alınması “idari işlem”dir. Burada belediyenin asli görevleri dışında kalan herhangi bir “hizmet” söz konusu değildir. Belediyelerin asli görevleri ile ilgili ayrıca ücret talep edemeyeceği konusunda Danıştay kararları da bulunmaktadır. İmar planı ve plan değişikliklerinin ilgilisinden alınacak ücrete bağlı hale getirilmesi, imar planı değişikliklerinde gerekli olan bilimsel ve teknik gerekçeler ile kamu yararı koşulunu geçersiz kılacaktır. Bu durumda, imar planı değişikliğinin yaratacağı değer artışı karşılığında hesaplanan ücret yükümlülüğünü yerine getiren ilgililerin talepleri yerine getirilebilecek iken, bu yükümlülüğü çeşitli nedenlerle yerine getiremeyenlerin talepleri, kamu yararı zorunlu kılsa bile reddedilecektir. Bu nedenle dava konusu belediye meclis kararları imar mevzuatına açıkça aykırıdır. Bahsedilen hususlar çerçevesinde kabul edilen 2017 yılı ücret tarifelerine “1. Plan Ücretleri” ve “2. Nazım İmar Planı – Plan Değişikliği Teklifi Teknik İnceleme Ücreti” ilaveleri, yürütülmesinin durdurulması ve takiben iptali istemiyle yargıya taşındı.


SPO . bülteni . istanbul sube

PARKORMAN TABİAT PARKI’NA İLİŞKİN PLAN DEĞİŞİKLİKLERİ YARGIYA TAŞINDI Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanarak 11.01.2017 tarihinde 30 gün süreyle askıya çıkarılan “Parkorman Tabiat Parkı’na ilişkin 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği” ile bu değişikliğe dayanak olan “Uzun Devreli Gelişme Planı” kamu yararı, şehircilik ilke ve esaslarına aykırı hükümler içermesi nedeniyle Şubemiz ve Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi tarafından yargıya taşındı. Belgrad Ormanı’nın bir parçası olan Fatih Ormanı’nda yer alan Park Orman Tabiat Parkı’na ilişkin hazırlanan Nazım ve Uygulama imar planı değişikliği ile inşaat alanını arttıran ve bölgenin Tabiat Parkı niteliğini tahrip edecek kullanım kararlarına dair hükümler getirilmektedir. Üstelik bu hükümlerde muğlak ifadelere yer verilmiş olup, planın uygulamaya yönelik net-anlaşılır olma ilkesi ve kesinlik ilkesi göz ardı edilmiştir. Davaya konu plan ve onun dayanağı olan diğer planlar; milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanlarına dair ilgili yasa ve bağlı yönetmelikleri bağlamında incelendiğinde sözü geçen mevzuata aykırı olduğu görülmektedir. Yukarıdaki hususlar çerçevesinde; Parkorman Tabiat Parkı’na ilişkin 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği” ile bu değişikliğe dayanak olan “Uzun Devreli Gelişme Planı” Şubemiz ve Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi tarafından yargıya taşındı.

17


18 SPO . bülteni . istanbul sube

KUZEY MARMARA OTOYOLU’NA İLİŞKİN İMAR PLANLARI YARGIYA TAŞINDI TC. Karayolları Genel Müdürlüğü 1. Bölge Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan “1/25000 Ölçekli İstanbul İli Kuzey Marmara Otoyolu İlave Nazım İmar Planı”, “1/5000 ölçekli Kuzey Marmara Otoyolu İstanbul İli Çekmeköy İlçesi Ömerli-Hüseyinli Geçişi (Hüseyinli-Şile Bağlantı Yolu) İlave-Revizyonu” ve “1/1000 ölçekli Kuzey Marmara Otoyolu İstanbul İli Çekmeköy İlçesi Ömerli-Hüseyinli Geçişi (Hüseyinli-Şile Bağlantı Yolu) İlave-Revizyon Uygulama İmar Planı” Şubemiz ve Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi tarafından dava konusu edildi. Söz konusu planlar ile İstanbul’daki transit trafiğin şehir dışına alınması amacıyla tasarlanan Kuzey Marmara Otoyoluna, orman alanlarının tahribatını artıracak biçimde ilave bağlantı yolu açılmıştır. Planlar, 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı’nın kentin kuzeyinde yer alan ekolojik sistemin korunması, kırsal yerleşim alanlarının gelişiminin kontrol edilmesi ilkelerine aykırı olarak hazırlanmıştır. Dava konusu 1/25.000 ölçekli ilave nazım imar planı, imar mevzuatı ile belirlenmiş olan nazım imar planı tanımına uygun olarak hazırlanmamıştır. Kentin bütününü etkileyecek olan bir karayolu projesine göre hazırlanan ilave nazım imar planının mevcut imar planları ile ilişkisi, köy yerleşik alanlarına etkisine dair herhangi bir ifade yer almamaktadır. Plan onama sınırları içindeki doğal sit alanları ve tabiat parkı sınırı planda gösterilmemiş, yol güzergâhının bu alandan geçmesini zorunlu kılan nedenler açıklanmamış ve etkisine ilişkin bir çalışma yapılmamıştır. Nazım imar planı, güzergah üzerindeki sit alanı ve tabiat parkını kapsamamaktadır; dolayısıyla plan bütünlüğünün sağlanmadığı görülmektedir. 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı incelendiğinde, ölçeğinin gerektirdiği detay düzeyinde hazırlanmadıkları, birbirinin küçültülmüş kopyası olduğu görülmektedir. 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının plan açıklama raporları birebir aynıdır. Bu durum, planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırıdır. Yukarıdaki hususlar çerçevesinde; söz konusu planların, 3194 sayılı İmar Kanunu ve Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği, kamu yararı, şehircilik ilke ve esaslarına aykırı hükümler içermesi, 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunu 19. maddesine göre ilgili İdarelere gönderilmeksizin Karayolları Genel Müdürlüğünce hazırlanarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca onaylanması nedeniyle, yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle yargıya taşındı.

ODAMIZ ÜYE KİMLİK KARTLARI YENİLENİYOR! Odamızca oluşturulan 5 adet öneri üye kimlik kartı, siz üyelerimizin görüş ve önerilerine sunulmuştur. Kartımızın son haline karar vermek amacıyla oluşturduğumuz ankete buradan ulaşabilirsiniz.


SPO . bülteni . istanbul sube

BİLGİSAYAR DESTEKLİ TASARIM PROGRAMLARI EĞİTİMLERİ BAŞLIYOR! Odamız ve İstanbul Teknik Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi arasında imzalanan protokol kapsamında gerçekleştirilecek olan ArcGIS, AutoCAD, 3Ds Max, Illustrator, Photoshop ve Sketch Up eğitimlerinin tarihleri ve detaylı bilgileri aşağıda yer almaktadır. Eğitimler İTÜ Taşkışla Kampüsü Çevre ve Şehircilik Uygulama Araştırma Merkezi`nde gerçekleştirilecektir. Eğitim sonrasında Odamız ve İTÜSEM onaylı sertifika verilecek olup, kayıt işlemleri için Şubemizle iletişime geçebilirsiniz. ArcGIS (Başlangıç Seviyesi) – Toplam 40 Saat 24 Nisan – 25 Mayıs Pazartesi ve Perşembe Günleri, Saat: 18:0022.00 Üye: 735 TL + KDV Öğrenci Üye: 630 TL + KDV ArcGIS (İleri Seviye) – Toplam 40 Saat 24 Nisan – 25 Mayıs Pazartesi ve Perşembe Günleri, Saat: 18:0022.00 Üye: 910 TL + KDV Öğrenci Üye: 780 TL + KDV AutoCAD – Toplam 48 Saat 26 Nisan – 2 Haziran Çarşamba ve Cuma Günleri, Saat: 18:0022.00 Üye: 805 TL + KDV Öğrenci Üye: 690 TL + KDV 3Ds Max Design – Toplam 48 Saat 29 Nisan – 4 Haziran Cumartesi ve Pazar Günleri, Saat: 09:3013:30 Üye: 805 TL + KDV Öğrenci Üye: 690 TL + KDV

Illustrator – Toplam 24 Saat 25 Nisan – 30 Mayıs Salı Günleri, Saat: 18:00-22.00 Üye: 490 TL + KDV Öğrenci Üye: 420 TL + KDV Photoshop – Toplam 24 Saat 29 Nisan – 14 Mayıs Cumartesi ve Pazar Günleri, Saat: 14:0018:00 Üye: 490 TL + KDV Öğrenci Üye: 420 TL + KDV Sketch Up – Toplam 24 Saat 24 Nisan – 11 Mayıs Pazartesi ve Perşembe Günleri, Saat: 18:0022.00 Üye: 490 TL + KDV Öğrenci Üye: 420 TL + KDV Ödeme Bilgileri İTÜ Döner Sermaye Saymanlığı Türkiye Vakıflar Bankası TAO Maslak Şubesi Hesap No: 401 – 00158007301406721 IBAN: TR 4400 0150 0158 0073 0140 6721

19


20 SPO . bĂźlteni . istanbul sube


SPO . bülteni . istanbul sube

YENİ ÜYELERİMİZ Geçtiğimiz ay içerisinde Şubemize üye olan meslektaşlarımız: Burak Şimşek (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, 2016) Gökçe Şahin (İstanbul Teknik Üniversitesi, 2016) Ezgi Güler (İstanbul Teknik Üniversitesi, 2016) Bilge Yılmaz (Dokuz Eylül Üniversitesi, 2017) Bahattin Altıntaş (İstanbul Teknik Üniversitesi, 2011) Samettin Murat Ayan (İstanbul Teknik Üniversitesi, 2013) Gizem Özbaba (Yıldız Teknik Üniversitesi, 2014) Önder Özcan (Yıldız Teknik Üniversitesi, 2005) Hilal Törk (İstanbul Teknik Üniversitesi, 2016) Meslektaşlarımızı tebrik eder, çalışma hayatlarında başarılar dileriz.

21


MART / 2017

TMMOB ŞPO İstanbul Şubesi Mart / 2017 Bülteni  

Chamber of Urban Planners İstanbul Branch March / 2017 Bulletin

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you