Issuu on Google+

KAYNAK: Ahmet HAKAN / Hürriyet Gazetesi

[09-10-2012 - SALI]

GÜL LE ERDO AN: ANKETLER SAVA I - Haftada bir anket yapt rlar. - Birçok çetrefilli sorunu anketlerle çözerler. - Politikalar anketlere göre gev etirler ya da s la rlar. Do rudan kendilerine ba ara rma irketleri oldu u gibi kendilerine ba olmayan irketlerle de çal rlar. Mesela “ANAR” adl irket, AK Parti’nin resmi ara rma irketi gibi çal r. *** Metropoll Ara rma Merkezi de AK Parti ile iyi ili kileri olan bir irketti. Ba ndaki isim Prof. Özer Sencar, eskiden ANAR’da görev yap yordu. Ancak Metropoll’ün “Türkiye Siyasal Durum Ara rmas –Eylül 2012” anketi, AK Parti’ye yak n ara rma irketlerinin “bar içinde bir arada ya ama çabas na” büyük bir darbe vurdu. Daha do rusu... O anket, Tayyip Erdo an ile Abdullah Gül aras ndaki “anketler sava ”n gün yüzüne ç kard . *** Olay öyle geli ti: Metropoll, son yapt ara rmada “2014’te halkoyuyla seçilecek Cumhurba kanl makam nda kimi görmek istersiniz?” sorusuna yer verdi. Soruya verilen yan tlar ise öyle aç klad : - Tayyip Erdo an: Yüzde 23... - Abdullah Gül: Yüzde 51... Ba bakan Erdo an, bu sonuca fena içerledi... öyle dedi: “Baz lar Abdullah Bey’le aram zda parazit olu turmak istiyorlar”. Bu aç klamayla birlikte... Metropoll töhmet alt nda kald . *** Size bir s r vereyim: Bundan böyle Metropoll’ün yapaca anketler ile ANAR’ n yapaca anketleri yak ndan takip edin... Çünkü... Tayyip Erdo an ile Abdullah Gül aras ndaki sessiz ve derinden giden, gün yüzüne kma ihtimali az olan çeki me, bu iki irketin anketleri üzerinden yürüyecek. Tezkere geri vitesi

1


ÖNCE... - “Tezkere ç kt diye sava a girecek de iliz” dediler. - “Tezkere’nin amac cayd k” dediler. - “Tezkere ç ksa da sava olmayacak” bile dediler. *** Sonra uyar ld lar... Dendi ki: “Tezkere’yi cayd k için ç kard dünya âleme davul-zurnayla ilan ederseniz, caymas gereken cayar m ?” *** Art k öyle diyorlar: - “Gerekirse sava z.” - “Tezkere kullan lmayacak diye bir ey yok.” - “Tezkere süs için ç kar lmam r.” Unutulan adam: Hanefi Avc NE milletvekili yap ld ne de ad na toplant lar düzenlendi. Ne arkada lar var eylem yapacak ne de internette bir sitesi falan... çeridekilerin en sahipsizi, en gariban Hanefi Avc ... *** Devrimci Karargâh Örgütü’ne yönetici olmakla suçlananlar serbest kal rken, örgüte yard m ve yatakl ktan suçlanan Hanefi Avc içeride... Kimsenin g ç km yor. Hakk ndaki suçlamalar n hepsi do ru olsa bile içeride kald süre istenilen cezay kar yor. Kimse “ne i ?” demiyor. Birlikte yarg land ki iler bile kendisiyle yan yana gelmek istemiyor. Kimse “ne tuhaf ey” demiyor. Adam eriyor, hayata küsüyor... Kimse görmüyor. *** O Hanefi Avc ki... Herkesin asker korkusuyla susup p st bir dönemde Susurluk’taki asker parma yi itçe ortaya koymu tu. O Hanefi Avc ki... 28 ubat’ta darbe planlar ortaya ç karm , bu nedenle askeri mahkemelerde yarg lanm . Ne oluyor yahu? Muhafazakâr olmak, vefas z olman n di er ad oldu da haberimiz mi yok? Kadersiz parti: MHP MHP ne kadar hazin bir durumda... *** 2


12 Eylül’den sonra... Partinin kadrolar hapisteydi... Fakat fikirleri iktidardayd . *** Bugün... Parti eriyor ya da yerinde say yor... Fakat fikirlerini kullanan iktidar partisi yükseldikçe yükseliyor. *** MHP’nin makûs talihi de bu olsa gerek. Yine de Alex ille de Alex Ç kimse Fenerbahçe Ba kan ’na... “Alex’i gönderirsen tak m gol atamaz, maç kazanamaz, ba ar zl k kaç lmaz olur” demedi. *** Fenerbahçe Ba kan ’na söylenilen uydu: “Vefa denilen olgunun tad tatm , o olgu sebebiyle hapislerden kurtulmu biri olarak, tak na bunca eme i geçmi futbolcuya kar nadanl k ve sekterlik yapma. Göndereceksen bile do ru dürüst gönder”. *** Sonuç: Hiçbir ba ar ve zafer, vefas zl n lekesini silip atamaz. Do ru mu Samet? aka gibi ALTIN Portakal’ n durumuna bakal m: - Jüri Ba kan : Hülya Av ar... - Konuk sanatç : Ömür Gedik... - Sunucu: clal Ayd n... - Komedyen: Cem Özer... *** Enis Batur’un bir kitab n ad öyleydi: “Amerika büyük bir aka, sevgili Frank, ama ona ne kadar gülebiliriz?” Ben de öyle diyorum: “Alt n Portakal küçük bir aka, sevgili Enis Batur, ama ona ne kadar gülebiliriz?” sa vadeli planlar m - Adnan Hoca’dan dans dersleri almak... - Diyarbak r’a gidip “Da da ölen için de a lam yorsan z insan de ilsiniz” diyen Emniyet Müdürü’ne “a na sa k” demek. - Kaydedilen sekiz Türk dizisini toplam 35 dakikada izlemek. - “Yazd k Bir eyler” isimli bir kitap ç karmak. - Karaköy’de bir cevelan... - Samet’le tan ma... - Bir DOT oyunu izlemek... - Makarna yapmay ö renmek... - Bir dizi setinde inceleme–ara rma gezisi yapmak. - James Bond filmine gitmek için kalabal k bir grup olu turmak... 3


[09-10-2012 - SALI]

KAYNAK: Ahmet YAVUZ / Zaman GAZETES

EMEKL e giri

K

N PR MLER

bildirgesi, sigortal

N ÖDEND

n çal

KONTROL ED N

laca na ili kin bir bildirim niteli inde

olmakla birlikte, dört ayl k dönem bordrosu (ayl k prim ve hizmet belgesi) SGK’ya verilmedi i takdirde söz konusu i e giri bildirgesinin emeklilik aç faydas bulunmuyor. Yarg tay fiilen çal sigortal ktan

bahsedilemeyece ini,

ndan bir

lmad kça ve bu ortaya konulmad kça

hizmet

sigortal k ve emeklilik için yeterli olmad

akdinin

varl

n

tek

ba na

belirtiyor.

Ücretli olarak çal anlar aktif çal ma süresini doldurup, di er artlar da yerine getirdiklerinde, hakl olarak, emekli olmay hayal ediyor. Çal ma süresince ayr nt lar dü ünmeyen belki de bir i

buldu u için sesini

karmamay tercih eden, i çiler emeklilik a amas na geldiklerinde kendileri ile ilgili baz bildirimlerin eksik, hatal yap ld

hatta hiç yap lmad

fark edip

verenlerle ihtilafa dü üyor. Mesela bu kö ede s k s k dile getirdi im sorunlardan birisi, i çilerin sigortas z kay t d

olarak çal

lmas , bu alandaki en büyük

problemlerden birisi. Sigortal

bildirilenler de yar m gün çal yor gibi

gösterilebiliyor. Bundan ba ka fiilen al nan maa üzerinden prim ödenmeyip asgari ücret üzerinden maa al

yor gibi gösterilerek daha dü ük tutarda prim ödemeleri

yap yor. Asgari ücretten vergi almay dü ünmeyen hükümet, bu handikab nas l acak merak ediyorum do rusu. çi ve i veren ili kilerindeki uyu mazl klardan birisi de hizmet tespitleridir.

çiler

bu ihtilaflarda önce idareden ma duriyetlerinin giderilmesini istiyor. dari alanda istediklerini elde edemeyenler de haklar çinin i e ne zaman ba lad

yarg ya ta yarak elde etmeye çal yor.

, kaç y l çal

gibi hususlar ihtilaf konusu

oldu unda bunu çözmek çok kolay de il. Bu yüzden genel olarak bu ihtilaflar mahkemelerde çözülüyor. Hizmet tespitine ili kin yarg ya ta nan bu problemlerde kar la lan durumlardan birisi de sigortal ad na i e giri bildirgesi verilip dönem bordrosu verilmemesidir.

e giri bildirgesi, sigortal

n çal

laca na ili kin bir

bildirim niteli inde olmakla birlikte, dört ayl k dönem bordrosu (yeni ad yla ayl k prim ve hizmet belgesi) SGK’ya verilmedi i takdirde söz konusu i e giri bildirgesinin emeklilik aç hizmet tespiti davalar Baz durumlar d

ndan bir faydas bulunmuyor. SGK Kanunu’nda bu tür

n ispatlanmas yönünde özel bir yöntem öngörülmüyor.

nda resmi belge ve yaz

delillerin bulunmas da çok zor. Bu 1


belge ve deliller bir ekilde temin edilebilirse sigortal say lmas gereken sürelerin tespit edilmesinde güçlü bir delil olarak kullan yor. Ama mahkemeler bu belgelerin

bulunmad

durumlarda

farkl

yollarda

ara

rmalar

yapmak

durumunda kal yor. Yani bu tür delillerin bulunmamas istemin reddine gerekçe te kil etmiyor. Mahkemeler somut bilgilere dayanmalar ve inand

olmalar

art yla bordrolar, ahitler ve i ili kisini bilen veya bilmesi gereken kom u i yeri çal anlar gibi ki ilerin bilgileri ve bunlar destekleyen kimi di er delillerle de sonuca gidilebiliyor. Yarg tay re’sen tespit istiyor Yarg tay, konu ile ilgili olarak verdi i bir kararda; sigortal

n ba lamas için

çal man n gerçekle mi olmas gerekti ini, gerçekten fiilen çal sigortal ktan

bahsedilemeyece ini,

lmad kça ve bu

ortaya

konulmad kça

hizmet

varl

n tek ba na sigortal k ve emeklilik için yeterli olmad

akdinin n alt

çizmi tir. Fiili veya gerçek çal may ortaya koymak için, i e giri bildirgesiyle birlikte sigortal

n gün say

n, kazanç durumunun, çal ma tarihleriyle birlikte

ortaya koyan ayl k sigorta gün bilgilerinin yer ald bordrolar

form ve 4 ayl k prim

gibi kuruma verilmesi zorunlu belgeler delil olarak sunulabilir.

verenlerce düzenlenip süresi içerisinde kuruma verilen i e giri bildirgesi, ki inin e al nm bak

oldu unu gösterirse de fiili çal man n varl

ndan tek ba na yeterli kabul edilemez. Sigortal ktan söz edebilmek için,

fiili çal man n varl

n ispatlanmas gerekir. Zira, sigortal

yönelik her dava sigortal ya

ortaya koymak

k ayl

n ba lang

na

n tespiti istemini de içerir. Aksi takdirde, özellikle

n kabulü için öngörülen sigortal k süresi yönünden çal anlar ile

çal mayanlar aras nda adaletsiz ve haks z bir durum olu ur. Yarg tay, bu yüzden, e giri

bildirgesinin verildi i ancak yasal di er belgelerin bulunmad

durumlarda çal ma olgusunu ortaya koyabilecek inand

ve yeterli delillerin

aranmas gerekti ini, kamu düzenine dayal bu tür davalarda hakimin, görevi gere i do rudan soru turmay olu mad

geni leterek sigortal k ko ullar

n olu up

belirlemesi gerekti ini belirtmi tir.

Sonuç olarak i verenlerce düzenlenip süresi içerisinde kuruma verilen i e giri bildirgesi, ki inin i e al nm ortaya konulmas aç

oldu unu gösterirse de fiili çal man n varl

n

ndan tek ba na yeterli de ildir. Bu nedenle i e giri

bildirgesinin verilip yasal di er belgelerin bulunmad

durumlarda sigortal ktan

söz edebilmek için, çal ma olgusunu ortaya koyabilecek inand

ve yeterli

deliller gerekmektedir. Aksi takdirde sadece i e ba lama bildirimi veren fakat fiilen 2


çal mayan ki ilerin de t pk gece gündüz eme iyle çal an di er çal anlar gibi emekli olmalar ve ya

k ayl

almalar söz konusu olacakt r ki, bu durum

ikinciler aleyhine haks zl a sebep olacakt r. ki maa olabilir mi? Soru: Babam Zonguldak’ta maden oca nda çal yordu. Kanser oldu. Malulen SSK’dan emekli oldu. 1992’de vefat etti. Annem onun maa

almaya devam

ediyor. Babamdan sonra annemin babas da vefat etti. Dedem de Ba -Kur emeklisiydi. Maa

anneannem al yordu. O da vefat etti. (2001 y yd yanl

hat rlam yorsam). Annem, dedemin emekli maa anneannemin vefat ndan itibaren almad

da alabilir mi? Alabiliyorsa,

maa lar da alabiliyor mu?

Cevap: Anneniz e inden dolay SSK’dan, babas ndan dolay da Ba -Kur’dan emekli maa alabilir. Çünkü iki maa farkl sosyal güvenlik kurumlar ndan (SSK, Ba -Kur) ba lanm . Annenizin babas ndan maa

alabilmesi için SGK’ya ba vurmas

gerekiyor. Ba vuru yap lmad ysa anneannenizin vefat tarihinden sonraki maa lar alamazs

z.

3


[09-10-2012 - SALI]

KAYNAK: Asaf Sava AKAT / Vatan GAZETES

DÖV Z KURU NEDEN KIPIRDAMIYOR? Almanya Ba bakan Merkel bugün Atina’y ziyaret ediyor. Çok hareketli ve heyecanl geçece i kesindir. Euro krizinde gelece e kaçma olanaklar bitiyor. Yunanistan’ n durumu yeni y la kalmadan aç a kavu ur. “Mutlu son” olur mu? Dü ük ihtimaldir. ABD’de seçim kampanyas k

yor. General Electric’i dünyan n en büyük irketi

yapan eski CEO Jack Welch hükümeti i sizlik oran

dü ük göstermekle suçlad .

Galiba ABD bize benzemeye ba lad . Neyse ki ciddiye alan az. Kavga özellikle iktisat politikalar nda yo unla yor. Keynes’çiler Obama’dan, Keynes kar tlar Romney’den yana tav r ald . Türkiye’de bütçenin s be enenlerin tercihini merak ediyorum. Tutarl k Romney’ci olmalar

lmas

gerektirir.

De il mi? Merkez Bankas

stanbul’da zorunlu kar

üzerine bir toplant düzenledi. Aç

klar ve makro-ihtiyati politikalar

mesle in ustalar ndan Charles Goodhart

yapt . Enflasyon hedeflemesinin mucididir. Yeni politikalar destekledi. ustos sanayi üretimi bugün aç klan yor. Üçüncü çeyrek için önemli bir öncü göstergedir. Piyasa geçen y la göre yüzde 2.2 art Son iki ay civar Mali k

öngörüyor. Bana dü ük geldi.

(yüzde 3 ve art ) daha makul buluyorum.

lganl k azald

Suriye ile çat maya mali piyasa tepkisinin s

rl kalmas insanlar

rtm .

Çevremden gelen sorulardan anl yorum. Do al olarak öncelikle döviz kuru izleniyor. Malum, Türkiye’de kriz kurun t rmanmas ile tan mlan r. 2003 Mart sonuna bakt m. Türkiye Irak sava na taraf de ildi. Ona ra men sepet kur derhal 1.70 TL’den 1.80 TL’ye yükselmi (10 kuru ). Bu kez 2.05 TL’den ancak 2.07 TL’ye ç kt (2 kuru ). Nedeni aç kt r. Arada geçen süre içinde Türkiye’nin mali k lganl azalm

ciddi ekilde

r. Kamuoyu kabullenmekte zorlan yor. Ama mali piyasa profesyonelleri

bu gerçe i çoktan ö rendi. TL’yi “güvenli liman” görmeye bile ba lad . lk neden sa

kl kamu maliyesidir. Büyük ülkeler aras nda en dü ük net borç

oran Türkiye’dedir. Art yor denen bütçe aç

büyük ülke ortalamas

n çok

alt ndad r. Bu ko ullarda ülke riskinin dü ük olmas do ald r. 1


Di eri konjonktür politikalar

r. Maliye politikas s

ld . Para politikas gev ek

de il. Neticede d aç k daral yor. Büyüme yava yor. Vatanda için kötü haberdir. Ama mali piyasa bay r. Aradaki ç kar z tl

na dikkat çekerim.

Reel ekonomi tekliyor Dolay

ile sorunlar reel ekonomide birikiyor. Eski ezberleri art k b rakal m. Bir

ekonomi mali çalkant olmadan pekâlâ yava layabilir, i sizlik yükselebilir. Alt çiziyorum: Resesyonun tek nedeni mali istikrars zl k de ildir. Suriye ile gerginli in reel ekonomiye olumsuz etkileri belirsizlik ortam ndan kaynaklan yor. Güvensizlik iç talebi dü ürüyor. Tüketim ve yat m harcamalar yor. Zaten tekleyen ekonomi iyice yava yor. Benzer bir mekanizma d talebi zorluyor. Çat ma uzay p sertle tikçe hem ihracata hem turizme ciddi darbe vuracakt r. Sava riski olan bir ülkeye mal almaya ya da tatil yapmaya kim gelir? Velhas l mali piyasa sükunetine aldanmay n; reel ekonomiyi s

nt

günler

bekliyor.

2


[09-10-2012 - SALI]

KAYNAK: Deniz GÖKÇE / Ak am GAZETES

BANKA BELASI

N ÇE

TL REÇETELER YAZILIYOR

Dün Avrupa'da bankac k sektöründe reform konusuna girizgah yapt k. Bilindi i gibi tüm geli mi ülkeler bankac k sektörü kökenli finansal sorunlar ya amakta ve global ortamda, hemen her ülkede bankac k sektöründe yeni reform giri imleri bekleniyor. Bankac k reformu denince ilk akla gelen geni kapsaml düzenleme 1933 y nda kart lan ve FDIC denen ABD Mevduat Sigortas otoritesini de kuran bankac k kanunudur. Bu kanunun en önemli hükümleri ticari bankalar ile menkul k ymet irketleri aras ndaki ili kileri düzenleyen 4 ayr ve önemli maddesidir. Teknik bir tabirle bu kanun ticari bankac k ile yat m bankac

birbirinden ay rm

ve

aralar na bir duvar çekmi tir. Ancak 1999 y nda Gramm-Leach-Bliley taraf ndan kart lan yeni kanunlarla Glass Steagall Act'in en önemli maddeleri yumu at ld ve birçok kimse bunun ABD'de 2008 krizinin ç kmas na önemli ölçüde yol açt gündeme getirdiler. 2008 finansal krizinden sonra ABD'de bankac k konusunda en önemli reform giri imi 2010 tarihli Dodd-Frank önerisi 'Wall Street Reform and Consumer Protection Act' olmu

ve Glass Steagal kanununi düzenlemelerinin ruhu bu

düzenlemelerle yeniden gündeme gelmi tir. LK ÖNER VOLCKER RULE Bugün bankac k sistemi reformu denildi i anda dünyada Glass-Steagall düzenlemelerinden önemli ölçüde etkilenen üç ayr güncel rapor ve tavsiye ön plana ç kmaktad r. Eski Merkez Bankas Ba kan 'n n ad

ta yan 'P. Volcker Rule' adl öneri genel

olarak konut ipote i, seküritizasyon ve trading faaliyetlerini bankadan ayr bir kurum

eklindeki

banka

eklinde

bankac k

finansal kurumlara

irketlere mevduat

ile yat m bankac

görülebilir. Tabii ki bu tür bir yakla

aktarmak sigortas

ve

sadece

sa lamak,

dar

kapsaml

böylece

ticari

hizmetlerini birbirinden ay rmak olarak n bir maliyeti de vard r: Mesela mevduata

daha az getiri sa lanmas , ortalama kredi maliyetlerinin artmas ve kredi arz daralmas

gibi sorunlar ve sistemik riskin kat

n

regülasyona tabi bankac k

kesiminden d ar ya itilmesi gibi. Volcker Rule bankalar n kendilerine kar sa lamak için yapt klar 'proprietary trading' faaliyetlerini de korunan bankalara yasaklanm olmaktad r. 1


Böylece bankalarda riskli olanla, riskli olmayan ayr lm TAB

bir koruyucu duvar ile

olmaktad r. B R DE BASEL III VAR

ngiltere'de 2011 y

eylül ay nda aç klanan ve Sir John Vickers taraf ndan

yönetilen Independent Comission on Banking taraf ndan Cabinet Committee on Banking reformun çerçevesinde yönetilen raporda tavsiye edilen ilkelere de Vickers Rule denmektedir. Buna göre perakende mevduatlar ve küçük ve orta çapl irketlerin mevduatlar korunmaya al nacak ve bir bahçe duvar yani 'Ringfence' ile tüm riskli faaliyetlerden korunacakt r. Yat m bankac

aktiviteleri, türev ürün

lemleri, borç ve hisse senedi underwriting faaliyetleri ve hisse senedi ticareti türü lemler duvar n öbür tarf nda ayr tutulacakt r. Bankalar riskli varl klar 10

kadar na

e de er

en

üst

kalitede

sermaye

n yüzde

bulunduracaklard r.

Son kural ise 2 Ekim 2012'de aç klanan ve E.Liikanen adl Finlandiya Merkez Bankas Ba kan taraf ndan yönetilen geni bir komitenin haz rlad

ve Liikanen

Rule ad konan tavsiyeler olmu tur. BLiikanen Grubu da bankalar n riskli i leri için ayr ve yeterli büyüklükte sermaye tutmalar gerekti ini vurgulam bankac k ile yat m bankac tavsiyelerine

göre

bulundurulmal

riskli

ve perakende

ay rmay tavsiye etmi bulunuyor. Liikanen

i lerin

kar

olmak

üzere

yüksek

sermaye

r. Bu sermaye gerektiren riskli i ler aras nda Volcker Rule

taraf ndan önem verilen bankalar n kendi hesaplar na yapt klar trading faaliyetleri ile Vickers Rule taraf ndan riskli bulunan belli boyuttaki türev ürün aktiviteleri de bulunmaktad r. Liikanen önerileri Avrupa Komisyonu taraf ndan incelenmeye ba land ve tabii bir de sviçre'den f

ran Basel 3 yakla

gündemde. Avrupa Komisyonu, di er

tarftan da, Avrupa için bir Bankalar Birli i ve yeni sermaye yeterlili i standartlar konusunu incelemekte! Yar n Basel 3 ve di er yakla m önerilerini regülasyon ne boyutta olmal , kompleks ve

geni

kapsaml

m,

yoksa

ndan

inceleyece iz. Bu yaz

pragmatik

ve

dizisinde tart

s

rl

say da

m

kriteri

lan konular n ülkemizi de

etkileyece ini de dü ünmek zorunday z!

2


[09-10-2012 - SALI]

KAYNAK: Fatih ALTAYLI / Habertürk Gazetesi

KAL TES ZL

MUHAFAZAKÂRLIK D YE YUTTURMAY

MURAT Bardakç dün bir durum tespiti yapm . “Türkiye muhafazakârla mad . Anadolu zaten muhafazakârd . imdi Anadolu’daki muhafazakârlar kentlere geldiler. Dahas bir de ortaya ç kmaya, sosyal ya ama kat lmaya ba lad lar. Görünür oldular” demi yaz nda. smen do ru bir tespit olmakla beraber, ayn oranda yan lt

da.

Evet, Anadolu muhafazakârd . llar önce rahmetli Metin Oktay’la Malatya’dayd k. Melita Restoran’da ak am yeme indeyiz. Malatya’n n o dönem en k lokantas . Mü teriler aras nda tek bir kad n yok.

çerisi h ncah nç dolu. Ama ilginç.

Metin Oktay, garsonu ça rd , “O lum, bu lokantaya hiç kad n gelmez mi?” diye sordu. Garson, “Abi Malatya’da gece soka a de il kad n di i sinek bile ç kmaz” yan verdi. Murat Bardakç ’n n kast buysa, evet do ru. Ama kaz n aya

asl nda böyle de il.

Habertürk’te rahmetli Berkant’ n hayat Berkant, Ankara’da bir orkestrada çal

anlatan bir belgesel vard geçenlerde. günleri anlat yor ve öyle diyordu:

“O zaman Ankara’da pek çok dancing vard . Mecburen çok geni bir repertuvar çalard k. Caz n her türlüsü, rumba, çaça, tango... Çünkü Ankara’da hem gençler hem de bu dans kulüplerine gelenler çok farkl danslar çok iyi icra ederlerdi.” Bahsetti i y llar 50’lerin sonu 60’lar. Acaba Ankara’da imdi bir tane dancing var m ? Bo ver Ankara’y , stanbul’da var m ? Evde zaman zaman aile albümlerini kar

rd m çocukken.

Annemle babam n balolarda çekilmi foto raflar ç kard arada. stanbul’da de il Van’da. Kamu kurumlar na ait salonlarda düzenlenen balolarda çekilmi , foto raflar . 60’lar n ilk yar nda.

k insanlar n

imdi gidin Van’a, “Balo var m ?” deyin, size “Alo” derler. 1


Anadolu’nun pek çok yerinde durum farkl de ildi. Evet muhafazakârd Anadolu insan , Türk insan , Türkiye insan . Ama muhafazakârl

muhafaza ederek modernle me çabas içindeydi.

Daha fakirdi Türkiye ama fakirli ine oranla ya am kalitesi daha yüksekti. Bugün olmayan bir kalite aray Türkiye’nin sorunu kalitesizle mekte. Hakl m

m, haks z m

vard .

muhafazakârla makta

de il

Türkiye’nin

sorunu

m?

YASET bilimci bir dostum arad . “Yaz na hiç ama hiç kat lm yorum” diyerek. Kastetti i yaz , “ stikrar n formülü” ba ta yan ve Türkiye’de geni kitlelerin “dü ünmedi ini, dü ünme i ini ba kalar na ihale edip pe ine tak ld ” söyledi im yaz m. “Nesine kat lm yorsun?” dedim. “Do rudur. Geni kitleler dü ünme i ini ba kas na havale ederler. Zaten temsili demokrasinin de özü budur. Sizden daha fazla bilgiye ve veriye sahip insanlara güvenip ülke gelece ini dü ünme i ini onlara havale etmeye ve sonuçlar ndan memnun oldu un sürece bu i i sürdürmeye demokrasi denir” dedi. “Buna itiraz m yok ama en temel ilkelerde sapmalar meydana geldi i zaman bile dü ünmemeye devam edersen demokrasi nas l i leyecek” diye terslendim. “Bunda hakl n ama geni kitleler sonuçlara bakar. Olaylar senin kadar, benim kadar yak ndan izlemez. Sonucu hayat na dokunmaya ba lad zaman dü ünür. Demek ki, senin dikkatini çeken sorunlar sonuç itibar yla onlar n hayatlar na dokunmam ve belki de dokunmadan geçecek. Onlar da dü ünme vekâletlerini vermeye devam edecekler. Dokunursa zaten o aksiyonlar yapanlar bedelini siyasi olarak ödeyecek” dedi. Konu mas ndan anlad m ki, yazd klar ele tiri olarak alg lam .

AK Parti’ye oy verenlere yönelik bir

“Kastetti im sadece AK Parti seçmeni de il. Türkiye’de genel olarak tav r bu. Kendini sol olarak tan mlayan seçmen, CHP’nin dünyan n hiçbir yerinde sol bir parti taraf ndan benimsenmeyecek tavr na sonuna kadar sahip ç yor. Çünkü dü ünmüyor. ‘Sol böyle mi olur’ demiyor. Ayn ey hepsi için geçerli. BDP için de, MHP için de. BDP’nin seçmeni fa ist politikalar , rkç politikalar yutuyor. MHP biraz daha tutarl ama onlarda da ayn durum söz konusu” dedim. “Yan yorsun, dünyan n her yerinde seçmen böyledir. Derine inmez. nemez. Demokrasi geli tikçe tam aksine seçmen iyice uzakla r dü ünmekten” dedi. 2


Ben de son sözümü söyledim: “Evet, demokrasi geli ince bu tav r normal ve kabul edilebilir, zarars z olabilir. Ama demokrasi geli meden bu tav r geli irse demokrasi asla gelmez.” En kaliteli yabanc ALEX’i dinledikçe kendisine olan hayranl

m biraz daha artt .

Ve bir eye karar verdim. “8 y l Türkiye’de kalmas mucize.” Bas n toplant nda gördü üm derinli e, birikime, kültüre, özgüvene, mant a sahip bir futbolcuya Türkiye’de bir kulübün 8 sene tahammül etmesi mucizedir. De il Fenerbahçe, hiçbir kulüp edemezdi. Zaten Alex’in de söyledi i gibi, son 4 senesi kâbus gibi geçmi . Adama ciddi bir mobbing uygulanm . Özellikle de Ali Y ld m taraf ndan. Buna ra men ba sonu belli cümleler, k rmadan dökmeden, hakaret etmeden çok net biçimde anlat lan meram. Bu bas n toplant izledikten sonra rahatl kla söyleyebilirim ki, Alex Türkiye’ye gelmi “en kaliteli” yabanc futbolcudur. Fenerbahçe’ye ve Aziz Y ld m’a, bize böyle bir futbolcuyu tan ma f rsat verdikleri için te ekkür etmek laz m. NE ZAMAN ADAM OLURUZ? Aç

emniyet müdürleri de il parlamento yapt

zaman

3


KAYNAK: Fikret B LA / Milliyet Gazetesi

[09-10-2012 - SALI]

SUR YE 2 TANK DAHA KAYBETT Suriye’nin Türk taraf na dü en top mermileri nedeniyle u rad her geçen gün art yor. Türk topçu birli inin kar 5’e ç kt .

askeri kay plar

top at lar nedeniyle Suriye’nin kaybetti i tank say

Akçakale’de 2’si kad n, 3’ü çocuk, 5 ki inin ya am yitirmesine neden olan top mermisi nedeniyle Türk topçusunun yapt at lar sonucunda Suriye birli i 3 tank, 2 z rhl araç ve bir top kaybetmi ti. Önceki gün yine Suriye taraf ndan at lan top mermilerinin Akçakale’de Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) bahçesine dü mesi nedeniyle Türk topçusu kar ate açt . Yerel kaynaklardan teyit edilen bilgilere göre Türk taraf , önceki gün Türkiye’ye at yap lan mevzileri 155’lik obüslerle ate alt na ald . Suriye’de belirlenen hedeflere 8 top at yap ld . Türk taraf n ate i sonucunda Suriye’nin 2 tank n, 1 Doçka uçaksavar topunun ve cephane yüklü bir askeri arac n daha tahrip oldu u anla ld . r boyunca kar

k verilecek

Angajman kurallar n de mesi nedeniyle Suriye’den yap lan ve Türk taraf na dü en her mermi, bu merminin ate lendi i mevziye ate le kar k vermesi devam edecek. Türk Silahl Kuvvetleri (TSK), Suriye s boyunca kar ate açabilecek biçimde yerle mi durumda. Urfa, Mardin ili içindeki s r boylar nda oldu u gibi Hatay bölgesinde de Türk taraf na dü en her top mermisine ate le kar k veriliyor. Yenisi geliyor Suriye taraf , vurulan toplar n ve tanklar n yerine yenilerini getiriyor. Suriye ordusu, sabit mevzileri kulland gibi toplar hareket ettirerek de muhaliflere ate aç yor. mha edilen top ve tanklar n yerine yenilerini getirerek, muhalifler üzerindeki bask sürdürmeye çal yor. rt na henüz kullan lmad 1


Türk topçu birlikleri, Türk taraf na dü en mermilere kar k verirken 155 ve 205’lik obüsleri kullan yor. Bunlar n menzili 20 kilometreye kadar ula abiliyor. Ancak henüz menzili 40 kilometreyi bulan Türk yap F rt na toplar kullan lmad . Bu menzili gerektirecek bir at ihtiyac duyulmad için menzili daha k sa olan toplar kullan yor. Suriye’nin hedefi Türkiye’nin kar devam ediyor.

ve etkili ate ine ra men Suriye’den yap lan at lar zaman zaman

Suriye’nin, Halep’le Türkiye aras ndaki bölge ile Akçakale kar ndaki Tel Abyad bölgesinde kontrolü yeniden ele geçirmek için çaba gösterdi i, Ankara’ya gelen haberler aras nda. am yönetiminin bu bölgelerde yeniden kontrolü ele geçirmeye stratejik önem atfetti i ve bu nedenle muhaliflere kar at lar sürdürdü ü belirtiliyor. am yönetiminin, birliklerini, Türk taraf na mermi dü memesi için çok dikkatli olmalar ve hava kuvvetlerine de s ra 10 kilometreden fazla yakla mamalar talimat verdi i, buna kar n baz top at lar nda yap lan aç yanl lar nedeniyle Türk taraf na mermi dü tü ü kaydediliyor. Türkiye’nin ise bu mermilerin kasti olarak Türk taraf na at p at lmad na bakmaks n an nda top at yla kar k vermeye devam etti i de vurgulan yor.

2


KAYNAK: Hasan CEMAL / Milliyet Gazetesi

[09-10-2012 - SALI]

AB’DEN TÜRK YE’YE KIRIK NOTLAR... DEMOKRAS

N NCE, UZUN YOLLARI!

Avrupa Birli i’nin demokrasi ve özgürlükler konusunda Türkiye’yi bu y l s navda çakt rd söylenebilir. Yar n yay nlanmas beklenen 2012 lerleme Raporu k k nottan geçilmiyor. Ayr ca, üslup da epeyce sert. Avrupa Birli i’nin demokrasi ve özgürlükler konusunda bu y l Türkiye’yi s navda çakt rd söylenebilir. Yar n yay nlanmas beklenen 2012 lerleme Raporu k k nottan geçilmiyor. Ayr ca üslup epeyce sert. Somut ilerleme sa lanan bir alan bulabilmek hiç de kolay de il. Milliyet’in Brüksel temsilcisi Güven Özalp’in deyi iyle, bunun için raporu bir hayli t rmalamak gerekiyor. Rapordaki k k notlara gelince... fade ve bas n özgürlü ü Reformlar yeterli olmad . fade özgürlü ü ihlallerindeki art Medya özgürlü ü uygulamada k tland .

ciddi endi e kayna .

Hükümet üyeleri, üst düzey devlet yetkilileri ve askerler bas na yüklenerek birçok kez dava açt lar. Hükümeti aç kça ele tiren baz gazeteciler i lerinden oldu. Otosansür, Türk medyas nda yayg n bir fenomen haline geldi. Organize suçlar ve terörle mücadele konusunda yasal çerçeve hâlâ mu lak ve istismar edilmeye aç k tan mlar içeriyor. Bir yaz yazmak ya da konu ma yapmak, terör örgütü üyeli i ve liderli i suçlamas yla dava aç lmas na ve uzun hapis cezalar na yol açabiliyor. nternet sitelerine yönelik orant z yasaklar sürüyor. Ergenekon, Balyoz San k haklar , uzun tutukluluk süreleri ve çok uzun iddianamelerle ilgili endi eler sürdü. Türk demokratik kurumlar n ve hukukun üstünlü ünün iyi i lemesinin güçlendirilmesi aç ndan bir ans sunan davalar, geni kapsamlar ve yarg lamada ya anan eksiklerle ciddi kayg lar n gölgesinde kald . 1


San k haklar n korunmas ve effafl zland lmal .

n hakim olmas aç

ndan yarg süreci

Yarg Deniz Feneri savc lar n görevden al nmas na yönelik karar n yürütmenin bask yla yap ld endi esi var. Üçüncü Yarg Reformu Paketi, Türk ceza adalet sisteminin sorunlu alanlar na ilmekte yetersiz kalmakla birlikte do ru yönde at lm bir ad m. Yarg n ba ms zl ihtiyaç var.

, tarafs zl

ve verimlili i konusunda daha fazla çabaya

Anayasa Yeni anayasa çal malar konusunda olumlu ad mlar at ld . Yeni anayasa demokrasiyi, hukuk devletini, insan haklar ve az nl k haklar n korunup sayg gösterilmesini güvence alt na alan kurumlar n istikrar aç ndan çimento görevi görmeli ve ba ta Kürt sorunu olmak üzere uzun soluklu sorunlara e ilmeli. 2010’da yap lan anayasa de

ikliklerinin uygulanmas s

rl kald .

Hükümet Kürt sorunu konusundaki retorik, söylem, siyasi çözüm amaçl bir ilerlemeye dönü medi. Medyadan ve sivil toplumdan gelen ele tirilere hükümet üyeleri dü manca bir yakla mla tepki verdiler. Parlamento Siyasi partiler aras ndaki sürekli diyalog ve uzla ruhu eksikli i, parlamentonun siyasi reformlar üzerinde çal mas , ana görevlerini yerine getirmesini ve yürütmeyi denetlemesini engelliyor. Dokunulmazl klar n çap geni . Yüzde 10’luk seçim baraj Avrupa Konseyi’nin en yüksek oran olmay sürdürüyor. Siyasi partilerin kapat lmas ya da finanse edilmeleri konusunda Avrupa standartlar na uyumlu hale gelme alan nda ilerleme sa lanmad . Asker-sivil Askerler üzerindeki sivil denetimin konsolidasyonu sürdü. Savunma sektörünün effafl ve hesap verebilirli i s rl kald . Sivil-asker ili kilerinin normalle tirilmesi konusunda çok say da sembolik ad m at ld . Askeri yarg sistemi ve jandarma üzerindeki sivil denetim konusunda daha fazla reform gerekiyor. Uludere 2


Uludere’de bir hava sald nda 34 sivilin öldürülmesi ve olaylarla ilgili effaf bir soru turma yürütülmemesi güveni sarst . Siyasi sorumluluk konusunda tart ma yap lmad . Kürt sorunu Kürt sorunu, Türk demokrasisi aç ndan en önemli zorluklardan biri olmay sürdürüyor. 2009’daki demokratik aç m sürdürülmedi. Terör eylemleri, askeri operasyonlar artt . KCK operasyonlar bas n mensuplar ve insan haklar savunucular da kapsayan ekilde geni ledi. Kültürel haklarda ilerleme sa land . kence Kötü muamele say sürdürüyor.

nda dü

sürdü. A

güç kullan

endi e kayna

olmay

Cezaevi Reformlara devam edildi. Mahkumlarla ilgili kay t yap lmas , hücre hapsine a ba vurulmas , tutuklular n ve ziyaretçilerin a düzeyde aranmas n aralar nda bulundu u kötü muameleler endi e kayna . Aleviler Alevilere yönelik 2009’daki aç olarak görülmüyor.

n devam gelmedi. Cemevleri hâlâ ibadethane

Rapordaki k k notlar böyle. Birinci s

f demokrasiye aç lan yollar bu ülkede hâlâ ince ve uzun...

3


[09-10-2012 - SALI]

KAYNAK: Kadir D KBA / Zaman GAZETES

GÖZÜNÜ DÜNYAYA D KMEK! Dünyada hemen her sektörde ac mas z bir rekabet ya an yor. irketler maliyetleri çekebilmek, büyümek ve sat lar Bu formüllerden biri de yurtd

art rabilmek için farkl formüller pe inde.

na aç lma, yat m yapma.

çilik ve hammadde maliyetlerini dü ürmek, yeni pazarlara ula abilmek için Türkiye d

na yat m yapan pek çok irket var. Bir de gitti i ülkedeki girdi

maliyetlerinin Türkiye’den yüksek olmas na ra men d a aç lan

irketler

bulunuyor. Özellikle de hizmet sektöründe. Almanya’n n Frankfurt kentinde dört ay önce faaliyete geçmi

Dünyagöz

Grubu’nun hastanesini geziyoruz. Buras , bir Türk irketinin Avrupa’da açt hastane. Main nehri k

ilk

nda, kentin en seçkin caddelerinden Schaumainkai

üzerindeki dört katl bir binada, lazer tedavisi, katarakt ve di er göz ameliyatlar yap yor. Ö rendi imize göre, hastalar n yüzde 65’i Alman, geri kalan Almanya’da ya ayan Türkler. Alman sosyal güvenlik kurumuyla da anla mas bulunan hastane, günde 250 göz muayenesi ve 50 ameliyat kapasitesine sahip. Doktorlar aras nda Almanlar yan nda gurbetçi Türk doktorlar da var. Dünyagöz’ün sahibi Trabzonlu i adam Eray Kap

lu. irketin yüzde 30’unu,

2010 y nda, Kuveyt’in en büyük bankas olan National Bank of Kuwait sat n alm . Dünyagöz Yönetim Kurulu Ba kan Eray Kap milyon avro yat m yapt klar

lu, Frankfurt hastanesi için 7

ve ayl k ciro beklentilerinin 1,5 milyon avro

oldu unu söylüyor. “Buras muhakkak para kazanacak ama bizim için esas önemli olan, Almanya’da hastane aç p göz gibi hassas bir bran ta Alman hastalara hizmet verebilmek”

diyen

Kap

lu,

Frankfurt’ta

yap lmas

mümkün

olmayan

ameliyatlar Türkiye’deki hastanelerine yönlendirdiklerini belirtiyor. Almanya’da sa Kap

k yat

yapman n, izin alman n kolay olmad

lu, 2011 y nda aç

tamamlad klar

ve 3-4 ayd r çal

yapmalar na ra men doktor kadrolar klar

yeni

söylüyor.

Dünyagöz cra Kurulu Üyesi Selin Selda Peker de, Türkiye’de sa ba latan ilk grup olduklar

ifade eden

k turizmini

belirterek, ngiltere (Londra), Hollanda (Amsterdam)

ve Almanya’da (Köln) açt klar ön te his klinikleriyle Türkiye’ye Avrupa’dan hasta 1


getirdiklerini, 2011 y nda ise bu i in bir ad m ötesine geçip söz konusu hastaneyi açt klar

belirtiyor.

Evet Dünyagöz, gözlerini dünyaya dikmi , hedefinde yeni ülkeler var. Türkiye’de 14, Avrupa’da bir hastane ve üç ön te his klini i ile hizmet verdiklerini, bu özelli iyle dünyan n en büyük göz hastaneler zinciri olduklar Kap

söyleyen

lu, “Hedefimiz Türkiye’de sahip oldu umuz yayg nl k ve göz alan ndaki

lider konumumuzu dünyaya ta mak” diyor. Grubun s radaki hedefi Ukrayna, ngiltere, Rusya, sveç ve Ortado u ülkeleri. Bu ülke ve bölgelere hastane açmak için ilk çal malar, görü meler ba lat lm . Bu arada Grup, Türkiye’de de gelecek y l içinde 20 milyon dolarl k yat mla Kayseri, Gaziantep ve zmir hastanelerini açmay planl yor. Dünyagöz’ün her pay

eyini SGK’ya ba lamad

, toplam ciro içinde SGK’n n

n sadece yüzde 8,5 oldu unu kaydeden Kap

lu, “E er bu oranla çal

yor

ve ayakta kalabiliyorsak demek ki, do ru i yap yoruz” diye konu uyor. Grup olarak, imdiye kadar toplam 107 ülkeden 350 bin yabanc hastay tedavi etmi ler. Geçen y lki say 30 bin, bu y lki hedefse 40 bin. Hasta çekmede en etkili yolsa doktor tavsiyesi. Ayr ca, sosyal medya ve sekiz dilde haz rlanan web sitesi de önemli bir tan m vas tas olmu . Sa

k gibi hayati bir konuda Avrupa’da hizmet verebilen Türk özel sektörü

dünyan n dört bir yan nda önemli ba ar lara imza atabilir, güçlü markalar karabilir. E itim hizmetlerinde oldu u gibi sa Yeter ki, ad mlar

kta da, di er sektörlerde de...

do ru, dürüst ve sa lam atal m.

2


KAYNAK: Mehmet Ali B RAND / Hürriyet Gazetesi

[09-10-2012 - SALI]

BUNLAR GÜZEL HAREKETLER... Sessiz sedas z baz ad mlar at yor. Örne in, Diyabak r' n yeni Emniyet Müdürünün imdiye kadar hiçbir güvelikçiden duymad z kadar do ru yakla ...Örne in, mahkemelerde Kürtçe yasa n kalkmas ...Örne in, gerilimi dü ürebilmek için at lmaya haz rlanan yeni ad mlar. lk i areti Bülent Ar nç vermi ti, bizde Kanal D Ana Haber'de devrim niteli inde bir ad m at lmaya haz rlan ld duyurmu tuk. Sonra bir de bakt k, sessiz sedas z uygulamaya sokuldu. Hat rlayacaks z, KCK davas nda u ana kadar hiç bir ilerleme sa lanamamas nedeni, san klar n Kürtçe konu malar na izin verilmemesiydi.

n

Asl nda,mahkemelerde Kürtçe yasa yeni de il. Özellikle siyasi nitelikli davalarda, yarg çlar Kürtçeyi yasaklarlar. San klar Türkçe konu maya zorlarlar. çlerinde Türkçe bilenler olsa dahi, insanlar ana dillerini tercih etmelerine yasak getirmek, "hak gasp ’’ndan ba ka bir ey de ildir. Sonunda Adalet Bakanl

do rusunu yapt ve Kürtçe savunmay kabul etti.

Do rusunu yapt . Dikkat ederseniz , Kürt kökenli vatanda lar n Ana Dillerini kullanmalar na getirilen eski k tlamalar giderek kald yor. Daha gidilecek çok yol var, ancak hiç de ilse i in önemi kabul ediliyor. DO RU SÖZE NE DEN R... Hiç al k olmad

zdan dolay

rd k.

Diyarbak r' n yeni Emniyet Müdürü Recep Güven göreve ba lamas yla birlikte, Kürt sorununa ne kadar farkl bir aç dan bakt ortaya koyuverdi. ster Kürt, ister Türk olsun, ölen her gencin arkas ndan a lamam z gerekti ini söyledi. Asl nda çok do ru ve normal bir ey, ancak art k öyle noktalarday z ki, bu kadar dahi nl k yarat yor. imdiye kadar al k...Sadece kafalar n k lmas , inlerinde vurulmalar , gazlanmalar ndan söz edilirdi. Gazlad k, inlerini vurduk, kafalar k rd k, hapishanelere att k, ancak hiçbir sonuç alamad k 1


Demek ki, art k farkl bir yakla m gerekiyormu . nsanlar kucaklamak, çocu unu kaybedenlerin de ac lar payla mak, gençlerin ümitsizlik içinde da lara ç kmalar önlemek...Sadece ak ll bomba , casus uçak, göz ya art gaz, gece gören dürbünlerle bir yere varamayaca anlamak... PKK'ya ra men bu fark getirmeliyiz. Ancak bu ekilde do ru yolu bulabiliriz. BU DEFA OLMADI, AHMET HAKAN... Ahmet Hakan, hemen her konuda fikri olan ve son dönemlerde farkl ve renkli analizleriyle ilgi çeken, benim de keyifle okudu um kö e yazarlar ndan biridir. Böylesine takdir edip, her f rsatta da övebildi iniz bir yazar, sizinle ilgili bir de erlendirme yaparsa daha da dikkatle okursunuz. Pazar günkü yaz

da ayn ilgiyle okudum.

Benim Meclis'teki Darbe Komisyonu'nda 28 ubat sürecinde Genelkurmay Genel Sekreteri Erol Özkasnak ile yapt m kavgay anlatmama de inmi ve ay playarak bir ders niteli indeki mesaj öyle vermi : "...Mehmet Ali Birand bunlar ne zaman anlat yor? Olay n üzerinden 14 y l geçtikten sonra...Yani ortam temizlendi inde, suçlanan ki iler hapse al nd nda, bunlar anlatman n alk la kar land dönemde...E er her faullü dönemin faul öykülerini an nda anlatmak yerine 14 y l sonra anlatmay tercih edersek...Bu memlekette 'faullü dönem' hiç bitmez. E er zorbalar n zorbal klar yla gerçekten hesapla acaksak... Tehlike geçti inde de il, tehlike an nda konu mas bilmeliyiz.Yoksa her ey 14 y l sonra gelir güzel ülkemize..." Asl nda çok do ru bir uyar . i ten geçtikten sonra kahramanl k bir eye yazamaz. Ancak, galiba bu uyar n en son gösterilecek muhatab benimdir. Zira 28 ubat öncesi ve sonras nda- Erol Özkasnak meselesi de dahil- defalarca söyledim ve yazd m. Herhalde Hakan o s ralarda ba ka konularla ilgiliydi. Neyse, gelelim yaz

n içeri ine...

Sevgili Ahmet Hakan galiba, s rf benim fotomontajl o resmimi kullanma evkiyle bu yaz yazm olmal . Veya sözlerinin as l muhataplar olmas gereken meslekta lar , hatta ayn gazetede çal an baz arkada lar rahats z etmemek için, bu mesaj verebilmek amac yla beni seçti ini san yorum.

2


Ben, askerin politikaya kar mamas gerekti ini, kimselerin a n aç lmad dönemde, 26 y l önce yazd m Emret Komutan m kitab mla (merak edenler www.mehmet alibirand.com.tr bulabilir) ba latt m. Ahmet Hakan o dönemleri hat rlar m , bilemem. 1990'larda, bugün kahramanca Asker Ele tiren kitap yazar muhabir- programc -kö e yazar , o dönemlerde Komutana selam dururken, ben yaz lar mla (hepsi ar ivlerdedir), 32.Gün programlar mla sesimi yükselttim, itiraz ettim. Y llar boyunca davalarla bo uxtum, askerin hedefi oldum. Sonunda da, özellikle 28 ubat sürecinde And ç’land m yiyerek, az daha kellem kesiliyordu. Beni en hayret ettiren, o dönemin muhafazakar medyas ndan tek bir ses kmamas yd . B rak n bizleri korumak ad na, kendilerini savunma ad na dahi herhalde korkudan- ortalara ç kamad lar. Bu süreçte Ahmet Hakan ne tepki gösterdi bilemiyorum. Eminim o da yaz lar ve programlar yla kar ç km r. Zaten burada "Ben yapt m, sen ne yapt n?" muhasebesine gerek yok. Ancak imdi kalk p bana "Karde im bizi uyutma, 14 y l sonra her ey kolayla nda kahramanl k taslama" denmesi biraz kan ma dokundu u için bunlar yazd m... Kusuruma bakmay n...

3


KAYNAK: Mehmet BARLAS / Sabah Gazetesi

[09-10-2012 - SALI]

TÜRK YE SUR YE BATAKLI INA ÇEK LEB

RM ?

Devleti yönetenler de önemli bir karar n arifesinde t pk gazete kö e yazarlar yapt gibi, geli meleri kendilerince yorumlarlar.

n

Devleti yönetenlerin yorumlar n gazete kö e yazarlar n yorumlar ndan temel fark , bunlar n daha derin ve kapsaml "Bilgi"lere dayanmalar r. Bu kararlar do ru ve somut bilgiler yerine önyarg lara veya ideolojik saplant lara dayal biçimde olu turuldu u zaman, sonuçlar toplumdaki istikrar ve güven duygusunu zedeler. Bu aç dan devlet ad na yap lan yorumlarda "Bilgi" yan nda "Siyasi risk" de vard r. Yani gazete kö e yazarlar n ta sorumluluktan çok daha fazla sorumluluk gerektirir devlet ad na yorum yapmak. Bu noktada d dünyadaki yorumcular n Türkiye-Suriye ili kilerine nas l bakt klar na göz atal m. ngiliz Guardian gazetesinin Ortado u Editörü Ian Black'un bu konudaki yorumunu, BBC'nin Türkçe servisi dinleyicilerine aktarm . Dramatik ikilem Black, "Analistler, Suriye'yi NATO müttefiklerinin deste ine ra men Türkiye için tehlikeli bir batakl k olarak görüyorlar" derken Amerikan akademisyeni Joshua Landis'in bir televizyon kanal ndaki aç klamalar na da yer vermi ti. Buna göre Joshua Landis'in duruma ili kin yorumu öyleydi: "Türkiye, ulusal onur ile ulusal ç karlar aras nda s . Ulusal onur, Erdo an' n sertlik ve kararl k gösteren ve Suriyelilerin, s r ötesine yönelik yeni eylemlerden sak nmalar sa lamak için gözda veren biçimde cevap vermesini gerektiriyordu. Di er yandan, ulusal ç kar, Suriye'nin d nda kalmakt r. Suriye, Türkiye için potansiyel bir Vietnam'd r, bir batakl kt r. Türkiye'yi yutabilir ve Erdo an'a çok pahal ya mal olabilir." Görüldü ü gibi bu yorumda Türkiye'nin Suriye konusunda "Ulusal Ç kar" ile "Ulusal Onur" ikilemi aras nda kald vurgulanmaktayd . Özgüven bunal

m? 1


ngiliz Times gazetesindeki bir ba ka yorumda da Bilkent Üniversitesi ö retim üyesi Norman Stone "Erdo an' n içerdeki ba ar lar hat say r olsa da, d politikada önce srail ile kavgaya tutu tu; imdi de Suriye ile sava n e ine gelindi" diyor ve yorumunu öyle bitiriyordu: "Türkiye Suriye'deki bu durumun sorumlusu de il ama bu hükümetin de hat say r ba ar lar ndan gelen ani özgüven ba na vurmu durumda. Irak'taki anla mazl kta gösterilen sa duyu ve tereddüt art k yok. Geri dönmeliler." Bu tür gözlemlerin ve Suriye'ye dönük olarak izlenen siyaseti ele tiren yorumlar n Türk bas nda da yer ald klar biliyoruz. Bir de ele tirirken ayn zamanda yol gösteren yorumlar var. Bir örne i Sedat Laçiner'in Star'daki yorumundan al nt lar yaparak verelim: Ak l yerine refleks mi? "- Size dü en her top mermisine kar k verirseniz, birileri de sizin kar k vermenizi istedikleri zamanda size kar k verdirebilirler. Bu, davran lar za dü ünce ve akl n de il reflekslerinizin hâkim olmas anlam na gelir ki bu da istemedi iniz zamanlarda istemedi iniz durumlara dü me tehlikesini getirir. - Güvenlik güçlerimiz s r güvenli ini s rda de il Suriye'nin içlerinde kurmak zorundad r. Bu ise aç ktan çal an birimlerinizle sa lanamaz. E er örtülü operasyon kabiliyetleriniz yeterince bulunmuyorsa, o zaman yand z demektir. Çünkü kendi topraklar zda ya anan çat malarda mutlaka kaybeden taraflardan biri siz olursunuz." Her çe it aç k ve gizli bilgilere sahip olan Ba bakan Erdo an' n yorumlar uygulanan siyasetten ve al nan kararlardan izleyebiliriz.

ise,

2


[09-10-2012 - SALI]

KAYNAK: Meliha OKUR / Sabah GAZETES

SKENDERUN- HAYFA HATTI! Sava

felaket

demektir!

Türkiye'ninOrtado u'ya aç ld tar m ve hayvanc

Sava ta

ilk

darbeyi tar m ve hayvanc k yer.

ana ula m yolu olan Suriye'deki iç sava ülkenin

yok etti. Her gece Yaylada 'ndan kaçak inek, koyun,

kuzuTürkiye'ye geliyor. Dünyay kas p kavuran

da krizi ekmek için darbe yapan

Ortado u'yu etkiliyor. Kriz g dada fiyat art racak. Türkiye, önümüzdeki dönemde bunu "Ortado u avantaj na" çevirebilir. Bölgede oluk oluk kan akarken para konu mak tabii ki ho de il. Suriye yolunun kapanmas

nakliyatç

ve ihracatç

öylesine olumsuz etkiledi ki, Körfez

Ülkeleri'yle Sahra Alt Afrika'ya inmek için binbir takla att k!.. Uçuk maliyete ra men Hatay skenderun, Mersin ve Ta ucu Liman ' günde

bir

skenderun'dan,

devreye soktuk. imdi iki Mersin'den

r'daki Port

Said'e,Ta ucu'ndan Lübnan' n Trablus am liman na Ro-Ro gidiyor. *** Bir

irket

vatanda lar Denizcilik

haftada

ortalama 400

TIR götürüyor.

Hatta

Ro-Ro'larla

Suriye

da ta yoruz. Üç ta ma irketi, Rus ortakl Alcor, Sisa ile Akgünler ran k rana rekabet ediyor. Kriz bereketi bu olsa gerek. Ta ma fiyatlar

kriz öncesi seviyeye indi. Kayseri'den Trablus am'a bir TIR 4 bin ile 3 bin 600 dolara gidip

geliyor.

Bir

TIR' n

Port

Said'e

Peki, kazanan kim? K sa dönemde Türk ihracatç

gidi i

ise 1300

dolar.

gibi görünse de uzun vadede

kazanan Suriyeli ta mac . Kaybeden, bir türlü strateji çizemeyen Türk lojistik sektörü. Sahneye konulan oyun yeni de il! Nakliyatç lar

z ayn oyunu Irak'ta

ya ad . Bir bir öldürüldü oförlerimiz. Güvenlik nedeniyle gitmesi gereken noktaya ula amayan

Türk

TIR'lar

kuran Ba dat ve Erbilliler ta

n

bo altt

. Türk TIR'lar

mal

kendi

lojistik

irketini

kendi pazarlar ndan bu yolla silip

att lar. *** imdi Ürdün ve M

r'a mal götüren TIR'lar

z, güvenlik nedeniyle yüklerini

bo alt p geri dönüyor. Suriye'ye ait TIR'lar ise bo alt lan mallar ülkelerine ta yor. Türkiye'nin kriz öncesi Suriye üzerinden yapt dolard .Bugün zarar

lojisti in cirosu 3 milyar

z 2 milyar 800 milyon dolar. Son günlerde Mersin-Port

Said hatt nda problem ya an yor. 1


Buradan ta ma yapan Alcor Denizcilik sorunlar çözmeye çal yor. Ama bu sorun, merkezi Ro'larla skenderun- M

stanbul'da olan ve Yunanistan'dan kiralad

Ro-

r aras nda çal anSisa'y harekete geçirdi. Geçen cuma

günü yap lan toplant da Sisa, " srail'in Hayfa liman aç lmal " diye bast rd . e bakar m Ticaret s

r tan

z? yor, hele global dünyada hiç tan

yor!

2


KAYNAK: Mümtaz'er TÜRKÖNE / Zaman Gazetesi

[09-10-2012 - SALI]

DEVLET’ N GÖZYA LARI Diyarbak r Emniyet Müdürü’nün sözleri, çok eyin de ti ini ispatl yor. “Da da ölen teröriste a layam yorsan z, insan de ilsiniz” sözü vicdanl bir ayd na de il, do rudan devlete ait bir söz art k. Do rudan devlet gözya döküyor. Devlet, terörle mücadelede kendini kan tlam , ba ar bir polis efini Diyarbak r gibi bir ile emniyet müdürü olarak tayin ediyorsa ve bu adam ç p devlet ad na gözya dökmenin mecburiyetinden bahsediyorsa Türkiye’de gerçekten çok ey de mi demektir. De ti ini hissediyor ve fark ediyorduk; ama bu kadar hayal bile edemiyorduk. Ne güzel, art k hayat na son verdi i insan için gözya dökebilen bir devletimiz var. PKK’n n elan sürdürdü ü topyekün sald lar önlemek için öne ç kan devlet bu sefer farkl yd . PKK, sivil halk n aras na kar yor, ama tek bir sivilin burnu kanam yordu. Polis-asker yo un ate alt nda kald zaman bile, sivillerin zarar görmesi ihtimali söz konusu ise önce kendini feda ediyordu. Beytü ebap’taki görüntüleri hat rlayal m: Üzerine konan PKK bayra ile bir polis arac göstericilerin aras nda s p kalm , ama kimsenin burnu kanamam . Eski konsepte göre, bu görüntüler terörle mücadelede zaaf i aretiydi. Bugün tersine devletin özgüveninin ve terörle usulüne uygun mücadelenin gere i olarak kabul ediliyor. Sonuç? Sonuç, emdinli’de PKK’n n bütün gücünü seferber ederek giri ti i sald larda al nd . PKK kaybetti. Çünkü halk, bu sald larda PKK’y desteklemedi. Neden? Diyarbak r Emniyet Müdürü Recep Güven’in sözlerinde somutla an devletin güvenlik güçlerinin yakla yüzünden. PKK, son sald larda bir duvara toslad . Toslad duvar, güvenlik güçlerinden önce halk n kendisi idi. Diyarbak r Emniyet Müdürü’nün, “ke ke ya anmasayd ” diye özele tiri yaparken söyledi i gibi, devlet y llarca yanl uygulamalar yapt . Köy bo altmak yanl . iddet ve bask ile meseleyi çözmeye kalkmak bütünüyle yanl . Meseleyi güvenlik sorununa indirgeyen perspektif yanl . PKK, bu yanl larda arad ortam buldu; Kürtlerin kültürüne ve geleneklerine taban tabana z t de erlere dayanan marjinal bir Marksist-Stalinist örgüt kitlesel tabana sahip oldu. Devlet GAP TV’de, “ölü ele geçirilen PKK’l lar n görüntüleri” ile i e ba land . Belediyelerin, PKK’l lar n cenazelerine tahsis etti i ambulanslar n çi leri Bakanl taraf ndan pe pe e soru turma konusu yap ld hat rlay n. Evet adam devlete 1


ba kald rm ve öldürülmü . Art k sadece bir annenin kaybetti i ci erparesi, bir baban n gözünden sak nd evlad , birinin ye eni, karde i. Ac sebebi ne olursa olsun, herkes için ayn . O tarihlerde buna benzer eyler yazd m için çok ele tiri alm m. Bu yüzden Diyarbak r Emniyet Müdürü’nün sözlerinde, hay flanmalar n, ke ke devlet art k farkl bir dil kullansa hayallerimin kar buldum. Mesele bu yakla mla terör sorununu çözmek de il. nsan hayat na de er vermek, politik sorunlar çözmenin arac de il, amac r. Ancak böyle bir devlet, ahlakî olarak inand ve ikna edici olabilir. nand ve ikna edicili i insan hayat üstün tutmaya odaklan rsa, kendi de erinin kar o devletin içinde bulan insan da, o devlete güvenir. Çukurca’da Geçimli Karakolu’na, intihar sald yapan 16-17 ya ndaki üç k n otopsi haberi üzerine unlar yazm m: “Devlete ba kald rd için öldürdü ü ki inin ba nda, devlet ad verdi imiz heybetli varl k dizüstü çöküp, ba iki elinin aras na koyup hüngür hüngür a lad zaman, i te o zaman devlet kendisini ya atacak enerjiyi de, gücü de bulmu olur.” Da a ç kan teröristi etkisiz hale getirmekle, kar koydu unda öldürmekle görevli Diyarbak r Emniyet Müdürü Recep Güven i te bunu yap yor. Ac çeken, kim olursa olsun vatanda için gözya döken bir devletimiz var art k. Ne tek tek 75 milyon vatanda n, ne de devletin s rt bundan sonra kimse yere getiremez.

2


[09-10-2012 - SALI]

KAYNAK: Süleyman YA AR / Sabah GAZETES

LYONERLER NASIL YAKALANDI? Zenginler her yerde ayn davran lar gösteriyorlar. Vergi vermemek ya da para harcamamak için akla gelmeyecek yöntemlere ba vuruyorlar. Yunanl baz zenginlerin, sviçre bankalar nda bol s rl paralar oldu u halde kendilerini fakir olarak kaydettirip vergi vermedikleri ortaya ç kar ld . Ayn ekilde ABD Kongresi Ara

rma Servisi de 2 bin 400 milyonerin i sizlik yard

ald

ortaya ç kard . ABD'de

milyonerler

ne

kadar

Kongre'nin verdi i bilgiye göre,

i sizlik

yard

alm lar

derseniz...

ll k geliri bir milyon dolar n üzerinde olan

milyonerler 2008 krizinin ard ndan kendilerini i siz gösterip haftada 300 dolar sizlik yard

alm lar. Böylece krizin etkisinin bir k sm

devlete yükleyerek bütçe aç davran lar yla

gelir

da

paralar oldu u halde

n ço almas na neden olmu lar. Hatta bu n

bozulmas na

da

katk da

bulunmu lar.

Do rusu bu "katk " ABD ekonomisinin genel rakamlar na da yans

. ABD'de aile

gelirleri ikinci dünya sava ndan beri ilk defa geriledi. Bugün Amerikan rüyas neredeyse bir kâbusa dönü mek üzere. Öyle ki gelir da Böylece gelir da

nda adaleti gösteren Gini katsay

nda adaletin oldu u ileri sürülen ABD art k geli mekte olan

ülkelerin kategorisinde yer al yor. Çünkü Gini katsay ülkede gelir da

ABD'de 0.3949 oldu.

s ra do ru yakla

kça, o

nda adaletli bir sosyal ya ama geçildi ini gösteriyor. Oysa

ABD'de tam aksine Gini katsay

s rdan uzakla arak bire do ru yöneliyor.

Peki

gelir

zengin

ülkelerde

da

niye

bozuluyor?

Bozuluyor çünkü finansal kontrollerin azalt lmas , finans piyasalar nda kolay para kazan lmas na neden oluyor. Dahas , kazan lan bu kolay paralar vergi cennetlerine götürülerek vergisi verilmiyor. Bir de özellikle finans kesiminin lobicilik faaliyetleriyle hem bürokratlar hem de siyasetçileri kolayca etkilemeleri, finans piyasalar nda düzenleyici kararlar n sürekli zenginler lehine ç kar lmas

sa

yor.

te bu nedenle ABD'de nüfusun yüzde 1'i ülke servetinin yüzde 60' ederken, nüfusun yüzde 99'u ülke servetinin ancak yüzde 40' edebiliyor. Tabii ki bu adaletsiz servet ve gelir da

kontrol kontrol

sosyal ya am sorunlu hale

getiriyor. 1


Oysa herkes ayn gemide oldu undan, gemi batarsa zenginler de batacaklar. Ama zenginler nedense bunu dü ünmüyorlar. Zenginler kendi menfaatleri için gemiyi yüzdürmek zorundalar. Bunun için de daha çok vergi vererek ve daha çok yat m yaparak fakirle en kesimlere gelir aktar

yapmal lar.

Halk n bu konuda talebi ABD Ba kanl k seçimleri öncesi kamuoyu yoklamalar na da yans yor zaten. Zenginlerden daha fazla vergi alaca Obama, zenginlerin vergilerini azaltaca

vaat eden Barack

söyleyen Mitt Romney'den on puan

önde gidiyor. Demek ki ABD'de de halk adaletsiz gelir da da

düzeltece ini

Bizde de zenginler "kay t d de

tirttikleri

kay t

d

söyleyen

ndan ikâyetçi. Adaletsiz gelir

siyasetçi

daha

fazla

oy

al yor.

var" diyerek halkla alay edeceklerine, yeni TTK'da önleyen

maddeleri

tekrar

kanundaki

yerine

koydursunlar. Aksi halde vatanda art k kand ramayacaklar. Çünkü zenginlere ek vergi uygulamas yeni bir küresel politika olarak h zla yayg nla maya ba lad . Bu dalga yak nda Türkiye'ye de gelecek.

2


KAYNAK: Taha AKYOL / Hürriyet Gazetesi

[09-10-2012 - SALI]

NDARLIK VE MODERNLE ME ELE LER ald m, öyle özetleyebilirim: Reform ya am H ristiyanl k’la, reform ya amam slam ayn sosyolojik dinamiklerle analiz edilebilir mi? Laikli in hâlâ tehlikede oldu undan bahsedenler de vard , “Anadolu’da, varo larda neler oluyor, bir bilseniz” diye endi e belirtenler de... Bu ele tirileri do ru bulmuyorum ama ciddiye al yorum. Madem toplumun bir kesiminde böyle endi eler var, sosyolojik gerçe i ara rmak, tart mak gerekir. ristiyanl k’ta reform Luther’in 16. yüzy ldaki Protestan reformunun yumu ak bir H ristiyanl k yaratt san ve slam’da da birilerinin ç p bunu yapmas beklentisi zaman zaman dile getirilir. Luther’in Protestan reformunun özü, Papa-Kilise otoritesinin reddi ve “do rudan do ruya ncil’e” ba vurulmas inanc r. Papa otoritesinin reddi uzun vadede kilise-devlet ayr (laiklik) kolayla rd fakat do rudan ncil metinlerini yorumsuz uygulamak, müthi bir “fundamentalizm”e yol açt . Nitekim Protestanl n ikinci nesil ruhani lideri olan John Calvin, uzun bir liste olu turan “Kutsal Yönergeler”inde, ncil’de bulunmayan kad n ve erkek yafetlerini, taverna ve tiyatroya gitmeyi bile büyük günah ilan ederek hâkim oldu u kentlerde bunlar s bir ekilde yasaklad . Bugün de Protestan Evanjelikler, bütün Katolik cemaatlerden daha politize ve daha aktivisttir. Protestanl

‘suland lm H ristiyanl k’ sanmak yanl

r.

Modernle me sürecinde Calvinistlerin modernle me tarihindeki büyük rolü, çal arak kazanmay , ticareti ve itimi tam bir imanla kutsam olmalar r. S din kurallar na uyman n kazand rd disiplin ruhuyla “kendilerinin” okullar , irketlerini kurdular. Protestan tarikatlar ndaki bu disipline ve “kutsal esin”e sahip olmayan geleneksel Katoliklerden daha ba ar oldular. Sosyolog Max Weber bunu rakamlarla anlat r.

1


Böylece bir laboratuvar deneyi gibi görüldü ki, dindarl n disiplin ve motivasyonuyla e itime ve ekonomiye yönelmek ekonomik rasyonalizmi ve modernle meyi geli tiriyor! Avrupa tarihinde Protestan tarikatlar yla piyasa ili kilerini inceleyen Weber sosyolojisinin özü budur. slam’da reform? slam’da Papal k ve Katolik kilisesi gibi merkezi ruhani otorite yoktur ki, böyle bir otoriteye kar öyle bir “reform” söz konusu olsun. Hilafet ruhani de il, siyasi ve tarihi bir kurumdu. Nitekim, Papa’n n tam aksine, halifeler hiçbir zaman dini konularda karar vermemi , din bilginlerinden fetva almak zorunda kalm lard . Bu sebepten, modernle me süreci ile Müslüman dindarl aras ndaki ili kileri analiz etmek için “reform” kavram do ru bir araç de ildir. Do ru analiz arac , ya amakta oldu umuz de im dinamiklerine bakmakt r: Bunlar e itim, ehirle me, piyasa ekonomisi, demokrasi gibi modernle me dinamikleri... lk defa Türkiye’de Müslümanlar n kabile, mahalle, kasaba, feodal birim, bürokratik ehir mekânlar nda köylü, esnaf ya da memur olarak ya ad klar “kapal tar m toplumu” ça lar Türkiye için çok geride kald . Bütün slam tarihinde dindarlar ilk defa Türkiye’de e itim, giri im, piyasa, demokrasi gibi modernle me dinamiklerinin içinde ya yorlar. Köylü bir dindarla, dindar bir giri imcinin ve profesyonelin itikat ve ibadeti ayn olabilir ama davran ve zihniyeti ayn olamaz. te büyük de im budur. Bat ’n n modernle me tarihindeki verilere dayal olan Weber sosyolojisi, bu aç dan, Türkiye’deki dindarl k alg n de imini anlamada bize bir perspektif verebilir; özgül artlar n yan nda... Bu aç dan, Türkiye’deki dindarl k ortaça dindarl de ildir, ekonomik rasyonalizme, giri imcili e, profesyonelli e, dünya i lerinde sekülerle meye aç k bir dindarl kt r. Sosyolojik bulgular da bunu do ruluyor zaten. Özetle, bir ey elden gitmiyor, Türkiye “çoklu modernle me” sürecini ya yor.

2


[09-10-2012 - SALI]

KAYNAK: eref O UZ / Sabah GAZETES

TES BÜYÜTME Kentsel dönü ümün, in aat sektöründen ba layarak ekonomiye verece i ivmeyi, "dü ürülen" vitesin, yeniden yükseltilmesi gibi alg lamak mümkün. Beklenti, öngörülenin alt na inen büyümeyi, Orta Vadeli Plan'da zikredilen %5 civar nda tutmak. Bu sayede zaten ait oldu umuz orta-büyük kalk nma h

na sahip

ülkelerden ayr mamak. Peki, kentsel dönü üm tek ba na ekonomideki vites büyütmeyi sa layabilir mi? Hay r ama olumlu yönde katk verece i kesin. Neticede 2013'te büyüme

Türkiye

ekonomisini

oran ...

ekillendirecek dinamiklerden yaln zca

S rada bütçe disiplini, cari

besleyenihracat n katk

aç k yönetimi

ve

biridir

büyümeyi

var.

ABD seçimlerini, daralmay öngören dü üncenin kazanmas halinde, bunun bütün dünya gibi Türkiye'yi de etkilemesi kaç

lmazd r. AB'deki durgunlu un kronik

hal almas , Merkel'in Yunanistan'dan ba lad

ve spanya ile sürece i anla lan

"hükümet komiserli i" freni, ekonomimiz için di er bir d Ortado u'daki siyasal Türkiye'nin

çalkant ve

güneyindeki

sava

ekonomilerin

bar nd yor. Zaten petrol, ba

psikolojisi,

etkeni belirliyor.

süresine

tamam

ba

olarak,

belirleyecek

unsurlar

ba na bir sorun ve varildeki 10 $'l k art

aç a verdi i 5 milyar $ yük, gündemimizdeki ekonomik duyarl

n cari n öteki

boyutunu te kil ediyor. Toplamda unu söylemek mümkün: Gaz m fren mi tart malar çoktan bitmi ve Türkiye tercihini, gaz pedal na daha yak n tutulan ayak ile ortaya koymu tur. imdi,

buna

uygun süreçlerin yönetilmesi gerekiyor

ki bunlar n

ba nda,

bozulanBütçe disiplinini yeniden iyile tirmek vard r. 2011, rekor büyüme y

oldu. 2012'de aya

anlad k. 2013, bu veriler

nda, vitesin (rekor olmasa da) uygun h za getirilmesi

olacakt r. Bütçenin yap anlayaca z. Bizim d

gazdan fazla çekti imizi

gördü ümüzde, uygun vitesin ne oldu unu

zdaki yol durumunun (dünya ekonomisi) belirleyicili ini

hesaba katmak art yla...

1


köşe yazıları flip book