Issuu on Google+

TÜRK DİZİLERİNİ DÜNYA İZLİYOR

Aman nazar değmesin ■ Türkiye genelinde binden fazla kişiyle yüz yüze yapılan bir ankete göre; her 100 kişiden 80’inin batıl inanç sahibi olduğu ortaya çıktı. En çok inanılan batıl inanç ise, tahtaya iki üç defa tıklatmak. » 3’TE

Bir zamanlar Brezilya ve ABD dizileri Türk kanallarında rüzgâr gibi esiyordu. Şimdi ise İzzet Pinto sayesinde, ‘Muhteşem Yüzyıl’ ve ‘Aşk-ı Memnu’ gibi Türk dizileri dünyada fırtınalar estiriyor. » 9’DA

3 Haziran 2013 Pazartesi YIL 1 • SAYI 3 HAFTALIK ÜCRETSİZ

FACEBOOK’UN YENİ FENOMENİ

ÇİN ÇİNLİLERİ VURDU

■ Golden Retriever cinsi 6 aylık görme engelli Ray isimli köpek, hayranları tarafından dünyanın en sevimli köpeği ilan edildi. Ray’in Facebook’ta 6 bin 400’den fazla takipçisi var. » 2’DE

‘‘Hot Dog’’lı fahişe YİNE YAKALANDI! ■ New York’ta "Hot dog'lu fahişe" olarak bilinen Catherine Scalia, bu kez East Garden City'deki bir motelde masaj yaptırmak isteyen bir polis memuruna yakalandı. » 11’DE

NY AKVARYUMUNA NİHAYET KAVUŞTU! ■ Coney Island bölgesini de şiddetle vuran Sandy Kasırgası'ndan sonra ziyarete kapatılan New York Akvaryumu, aradan geçen 7 ay sonunda kapılarını tekrar açtı. Akvaryumun bir kısmı ise 2016’da açılacak. » 16’DA

Bir zamanlar Batı’nın en kalabalık Çin nüfusuna sahip olan New York’taki Çin Mahallesi, şimdilerde eski günlerini adeta mum ile arıyor. Ekonomisini, hediyelik eşya ve restoran endüstrileri üzerine kuran ve özellikle Çinli kadınların yıllarca kötü şartlarda

düşük ücretlere çalışarak üretime katkıda bulunmasıyla ayakta kalan mahalle, sonunda Çin’in üretim gücüne yenik düştü. Artık bu tarihi öneme de sahip mahallede kapanan üretimhanelerin yerine lüks oteller yükseliyor. » 8’DE

Kadınların tercihi değişti Her geçen gün daha da yaygınlaşan ve yaşantımızın ayrılmaz parçası haline gelen cep telefonları insanları giderek ‘teknoloji bağımlısı’ hale de getiriyor. Yakın zamanda yapılan bir anket de ABD’deki kadınların erkeklerden daha fazla ‘cep telefonuna bağımlı’ olduğunu ortaya çıkardı. Çoğunluğunu kadınların oluşturduğu bu anketin sonuçları oldukça şaşırtıcıydı. Kadınlara ‘bir haftalığına seks yaşantılarından mı yoksa cep telefonlarından mı’ vazgeçebilecekleri soruldu. Kadınların çoğunluğu cep telefonunu tercih etti. » 11’DE

Google gözlüğü bekleyen tehlike! ■ Teknoloji harikası Google gözlüklerine dosya aktarım özelliği geliyor. New York Post, yetişkin video görüntülerinin paylaşılmasının yaratacağı endişeye dikkat çekti. » 4’TE

Daha az ye tok kalk

Manhattan’ın 2 milyar dolarlık müteahhidi CEMİL ÖZYURT ■ 5’TE

Türk erkekleri fazla anneci!

Sızlanmayı bırakıp yeni Türk Mutfağı’nı yaratalım AHMET BUĞDAYCI ■ 6’DA

Ah güzel İstanbul Özlemiştim seni... ARZU KAYA URANLI ■ 8’DE

‘Hızlı ve Öfkeli’ gişede rekor hız yaptı HALDUN ARMAĞAN ■ 10’DA

Huzur şehri NEW YORK

■ Belediye Başkanı Bloomberg, “Bizim güvenliğimiz uğruna, her gün canlarını ortaya koyan NYPD görevlilerinin sıkı çalışması ve kararlılığı sayesinde New York artık Amerika'nın en güvenli büyük şehri" diyor. » 3’TE

■ Tesadüfen kazandığı bir tatil promosyonu sayesinde Marmaris’e giden ve o günden beri bir Türkle evli olan Natalie, Posta 212’ye konuştu. » 16’DA

■ Klasik diyetler çoğu insanı ‘mutluluk’ ile ‘fit görünme’ arasında bir tercihe zorluyor. Ancak ‘fit’ olmak istiyorsanız sürekli kendinizle mücadele etmeniz gerekiyor. Oysa, yemek yemenin zevkini çıkartarak kilo vermenin yolları da var. » 6’DA


2

3 Haziran 2013 Pazartesi

Yaşam Toplum

A M E R İ K A’ D A K İ

TÜRKLERİN

GAZETESİ

Sanal dünyanın Yeni fenomeni... Facebook’ta 6 bin hayranı var

Golden Retriever cinsindeki Ray, geçtiğimiz aralık ayında görme engelli olarak dünyaya geldi. Hayranları tarafından dünyanın en sevimli köpeği olduğu iddia edilen Ray, sanal alemde bir fenomene dönüştü (BOSTON-POSTA 212) Görme engelli sevimli köpek Ray’ın Facebook’ta 6 bin 400’den fazla takipçisi var. Sahibinin Facebook’ta Ray adına açtığı bir hesap üzerinden yaptığı “Benim için üzülmeyin. Görmüyor olabilirim ama koşmak ve oyun oynamak gibi bir köpeğin yapabileceği her şey yapabiliyorum” tarzındaki güncellemeler Ray fanlarının ilgisinini daha da çok arttırdı. Doğduğunda veteriner tarafından görme engelli olduğu anlaşılan Ray’ı sahiplenen Bostonlu aile sevimli köpeğin profiline “Babam çok geç olmadan beni bulduğu ve hayatımı kurtardığı için çok şanslıyım. Şu anda Boston’da harika bir evde yaşıyorum. Harley ve Jack adında iki abim ve Maggie adında bir ablam var” diye yazdı. Geçtiğimiz ay Modern Dog Dergisi’nin okuyucuları bir oylama yaparak Ray’ı “en tatlı köpek” seçtiler. Şimdi de, Bostonlu buz hokeyi takımı The Boston Bruins, Ray’e sahip çıktı. Buz hokeyi takımının

maçlarında taraftarlar sevimli köpek Ray için de slogan atıyor.Takımın taraftarları, Ray’e sempati duyanların ipetitions.com’ adlı sitede Ray için başlatılan imza kampanyasına katılmalarını istiyor. Boston Bruins takımının oyuncuları

da “Ray Charles görmüyor olabilir, fakat biz ona bizim için ne anlama geldiğini hala gösterebiliriz” çağrısı yapıyor. Sevimli köpek Ray için başlatılan kampanyada şu ana kadar 500 imza toplandı.

AKKİRAZ ABD’DE YAŞAYAN TÜRKLERDEN DESTEK İSTEDİ Türk Halk Müziği sanatçısı ve CHP İstanbul Milletvekili Sabahat Akkiraz, geçtiğimiz hafta New York’a geldi. Alevi dernekleriyle ortak olarak CHP’nin yurtdışı yapılanması çalışmalarını yürüten Akkiraz, gelecek seçimler için ABD’de yaşayan Türklerden destek istedi

Rihanna İstanbul’u felç etti Yaptığı her albüm ile müzik piyasasını alt üst etmeyi başaran Rihanna, Diamonds Dünya Turnesi kapsamında Türkiye’deki konserini İnönü Stadyumu’nda verdi. Birbirinden güzel şarkıları ile İstanbul İnönü Stadyumu’nu dolduran hayranlarına müzik ziyafeti çekti. Konsere bilet bulamayan Rihanna hayranlarından bazıları beleşçi tepeyi doldururken, konsere girecek olanlar, Rihannayı görecekleri için çok mutlu olduklarını söyledi. Alanya’dan gelen bir hayranı ise, “Rihannayı çok seviyoruz, uzun süredir bekliyorduk, sonunda geldi” dedi. Konsere bir çok ünlü isim de geldi.

» TRAFİK FELÇ

Konser için Rihanna hayranları erken saatlerde stadın etrafını doldurdu. Bu sırada iş çıkışıyla birlikte stadın çevresinde trafik, konsere bir kaç saat kala durma noktasına geldi. Bir otobüs şoförü yaklaşık 1 buçuk saattir trafikte olduğunu belirtirken, “Yazık günah değil mi bize, bir Rihanna geliyor diye biz bu eziyeti çekmek zorundamıyız? Yolcular şikayetçi” derken, bir taksici ise ‘İstanbul’da trafik tamamen felç olmuş durumda. Kıpırdayamıyoruz bile” diye konuştu.

Posta 212’ye konuşan Sabahat Akkiraz, Amerika’daki Türk sayısının az olmasına karşın CHP’nin bu insanları önemsediğine dikkat çekti. Akkiraz, “Buradaki insanların entelektüel tarafları da var. Biz yan yana yürüyeceğimiz insan modelini artırıyoruz. AK Parti ve diğerlerinin dışladığı okumuş ve kendinden farklı insanları kucaklamak zorundayız. Aynı zamanda fakir insanları da kucaklamak zorundayız. Ben kendi kişiliğimle, sanatımla ve sesimle o insanları kazanmaya çalışıyorum” dedi.

» GEZİ PARKI EYLEMİNE KATILACAĞIM

Almanya’da büyüdüğünü hatırlatan Akkiraz, “Almanya’da sokaktaki ağacı kesmek istedikleri zaman apartmandan onu yıllarca seyreden bir vatandaş tepki verdi. Belki ağaç hastaydı, belki kesilmek zorundaydı ama

kadın “Bu benim kişilik hakkım, bu ağaç benim gözümün önündeydi sen bunu kesemezsin” dedi. Yani böyle bir şey gördükten sonra, şimdi ben Gezi’de yaşananlara ne diyeyim? İstanbul’un göbeğinde, İstanbulluların parkında bunu yapmaları sözün bittiği yerdir. Bizim de vekillerimiz oradalar. Her akşam bir milletvekili orada oluyor. Ben de 5 Haziran’da Gezi Parkı’nda olacağım. Direneceğiz, tepkimizi göstereceğiz. Çözüm için ne gerekiyorsa onu yapacağız” diye konuştu.

» KOMŞULARINLA İYİ GEÇİN

Suriye konusuna da değinen Sabahat Akkiraz, şöyle konuştu: “Bir başkasının iç işlerine karışmak doğru değildir. Bundan kimse hoşlanmaz. Belki Suriye’deki barış sürecine katkıda bulunmak mümkündür. Kendimizden bir örnek vereyim: Bizim Aleviler olarak kendi ülkemizde ibadethanelerimiz yok. Ama biz bu sorunu bir başkasının çözmesini ve başkalarının bizim işimize karışmasını istemeyiz. Biz kendi ülkemizde kendi insanlarımızla bu sorunu çözeceğimize inanıyoruz ve bunun mücadelesini veriyoruz. Her ülke böyledir.”


A M E R İ K A’ D A K İ

TÜRKLERİN

Yaşam Toplum

GAZETESİ

NY artık huzur dolu ‘ASLA UYUMAYAN ŞEHİR’ NEW YORK’TA DAHA RAHAT UYUYABİLİRSİNİZ

New York Polis Departmanı’nın 1963’ten beri tuttuğu kayıtlara göre, kentte 2012 yılında toplam 414 cinayet işlendi. Bu rakam 50 yıl içinde New York’ta işlenen cinayetler arasındaki en düşük oran

NYPD MÜDÜRÜ RAYMOND KELLY

(NEW YORK-POSTA 212) New York Belediye Başkanı Bloomberg, New York polisini kastederek "Bizim güvenliğimiz uğruna, her gün canlarını ortaya koyan bu kadınların ve erkeklerin sıkı çalışmasının ve kararlılığının sonucunda, Amerika'nın en büyük şehri şimdi daha güvenli" diye açıklama yaptı. Konu ile ilgili basın açıklaması yapan New York Emniyet Müdürü Raymond Kelly ise "Her yıl insanların birbirlerine ateş etmesini engellmek için 800 tanesi yasa dışı olmak üzere 8 bin silaha el koyuyoruz. Birisi öldürülmeden ve diğer kişi katil olduğu için hapse atılmadan önce, cinayeti engellemek için elimizden geleni sonuna kadar yapıyoruz" diye konuştu.

TÜSİAV tarafından yaptırılan ‘Türkiye’de batıl inançlar’ konulu anketten ilginç sonuçlar çıktı. Bu ankete göre her 100 kişiden 80’i ‘Şeytan def etmek için dağlara taşlara” diye tahtayı üç defa tıklatıyor. Bu hareket Orta Asya’daki Şaman inancından geliyor

» TAHTAYA VURUNCA RAHATLIYORUZ

Taşçı, “Sevindirici bir haberde veya üzücü bir konu açıldığında, tahtaya vurmak adetten oldu. Orta Asya’da Şaman inancında, ‘şeytan def etmek, dağlara taşlara’ diye tahtayı iki üç defa tıklatmak, her yüz kişiden 80’i tahtaya vurduklarını söylüyorlar. Eh ne yalan söyleyeyim genelde bende tahtaya vuranlardan olmakla beraber, çoğu zaman da dua okurum” dedi. Tahtaya neden vurduklarının da sorulduğu ankette, katılımcılar sırasıyla şu yanıtları verdi: “- Vurunca rahatlıyorum, - Şeytanı kovuyorum, - Vurmazsam boşluk hissediyorum, - Çok rahatlıyorum, - Elim otomatik olarak gidiyor, - Eh işte adet olmuş, - Şeytanı def ediyorum, - Batılsız insan olur mu? - İhtiyaç olmuş.”

ABD’de yayınlan bir rapor, FBI’nın 5 binden fazla sübyancıyı yakalamak amacıyla, Nebraska’da çocuk pornosu dağıtımı yapan bir internet sitesine engel olmadığını ortaya çıkardı

tesinin kapatıldığı tarihe kadar geçen zamanda 5 bin 600'den fazla kullanıcı sayısının olduğunu, 10 binden fazla çocuğun tecavüze uğrarken ve taciz edilirken çekilen fotoğraflarının gösterildiğini söyleyen muhabir, bu vahşetin karşısında kimsenin ceza almadığını, sadece Washington'daki bir evde

Türkiye’nin yüzde 80’inde batıl inanç var...

ANKARA (ANKA) TÜSİAV’ın Türkiye genelinde bin 10 kişiyle yüz yüze görüşerek yaptığı anketin sonuçlarına göre, ankete katılan her 100 kişiden 80’i batıl inanç sahibi. İnsanların en çok inandığı batıl inanç ise, “şeytan def etmek ve dağlara taşlara” diye tahtayı iki üç defa tıklatmak. Türk Sanayici ve İş Adamları Vakfı (TÜSİAV) Anket Sorumlusu Salim Taşcı, ülke genelinde çeşitli meslek gruplarından 600’ü kadın, 410’u erkek toplam bin 10 kişiyle yüz yüze yaptıkları anket çalışmasının sonuçlarını açıkladı. Ankete göre, kadınların daha çok batıl inançları olduğu tespit edilirken, ankete katılan 490 kadının tahtaya vurduğu, 15’nin içinden uğur kabul ettiği sayıyı saydığı, 12’sinin dua okuduğu, 10 kadının ise söylerse uğurunun kaçacağını belirttikleri ve 33 kadının da hiç cevap vermediği tespit edildi. Ankete katılan erkeklerde ise 362 kişinin tahtaya vurduğu, 12 kişinin şükür çektiği, 16’sının dua okuduğu, 18 kişinin cevap vermediği, 2 kişinin “uğurum bozulur” dediklerine rastlandı.

FBI’DAN ÇOCUK PORNOSU TUZAĞI (NEW YORK-POSTA 212) Seattle Post muhabiri, Federal görevlilerin kasım ayında porno dağıtımı yapan bir çeteye baskın düzenlendiğini, fakat görüntülerin dağıtıldığı internet sitesinin devam etmesini 2 Aralık tarihine kadar engellemediğini iddia etti. Sözü geçen internet si-

3

3 Haziran 2013 Pazartesi

3 Haziran 2013 Pazartesi

YIL: 1 SAYI: 3

SAHİBİ POSTA 212 PUPLISHING LLC ADINA

EKMEL ANDA

arama yapıldığını açıkladı. ABD basınından bu iddia ile ilgili, "FBI'nın sübyancılarla savaşma kapsamında yeni stratejisi çocuk pornosu dağıtımına yardımcı olmak" tarzında eleştiriler geldi. Federal görevliler daha önceden bu tarz internet sitelerinin kullanıcıları gibi davranarak, ahlaksız fotoğrafları dağıtan kişileri tespit etmeye çalışmışlardı.

MEDYA GRUP BAŞKANI

CAN KAMİLOĞLU GENEL YAYIN YÖNETMENİ

Daha önce de internet sitelerinin kullanıcıları gibi davranarak, ahlaksız fotoğrafları dağıtan kişileri tespit etmeye çalışan Federal görevliler, rapordaki iddialar hakkında soruşturmanın gizliliği nedeniyle yorum yapmamayı tercih ediyor. Ne kadar ahlaksız fotoğrafın yayınlandığı ve paylaşıldığı ise bilinmiyor.

YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ

AHMET RAVALI

HABER KOORDİNATÖRÜ HALDUN ARMAĞAN

GÖRSEL YÖNETMEN SÜLEYMAN PEROL

EDİTÖRLER

» FBI SUSKUN

İddia hakkında FBI yorum yapmamayı tercih ederken, kaç adet ahlaksız fotoğrafın yayınlandığı ve paylaşıldığı gizliliğini koruyor. FBI Omaha Bölgesi temsilcisi, haberi yapan muhabire " Bu halen devam eden bir soruşturma, Adalet Bakanlığı ve yerel mahkemeler şu anda size daha fazla bilgi vermemi yasaklıyor" diye yanıt verdi. "Her hangi bir şekilde bu tarz suç işleyenler mutlaka cezalarını çekerler" diye ekledi. Washington mahkemesinde Seattle merkezli bir FBI ajanın ifadesiyle ortaya çıkan bu suçlamada, sözü geçen ajan, "Sübyancıların kimliklerinin ortaya çıkarılmasının tek yolu, bu internet sitesinin işlemesine izin vermekti" diye konuşmuştu.

YILMAZ SOYTÜRK

MEHVEŞ KOÇAK ADNAN ONARAN ESEN ÜNAL ARDA SAYINER BİNGÜL SEVİMLİ TUFAN SEVİMLİ WEB EMRE EMİRGİL İDARİ MÜDÜR

MEHVEŞ SÖNMEZ REKLAM VE PAZARLAMA MÜDÜRÜ

SURHAN ÜNAL ADRES 31 – 00 47th Ave. Long Island City, NY 11101 TELEFON 718 732 08 57 ABONE SERVİSİ REKLAM SERVİSİ SERİ İLAN HABER MERKEZİ DAĞITIM

Geçtiğimiz kasım ayında bir porna dağıtım şirketine baskın düzenleyen FBI’ın binlerce çocuk pornocusuna ulaşmak için dağıtım yapan şirkete ve sitesine engel olmadığı ortaya çıktı.

abone@posta212.com reklam@posta212.com seriilan@posta212.com haber@posta212.com dagitim@posta212.com

POSTA 212 GAZETESİ ANKA HABER AJANSI ABONESİDİR


4

Teknoloji

3 Haziran 2013 Pazartesi

A M E R İ K A’ D A K İ

TÜRKLERİN

GAZETESİ

Google gözlük ile porno Facebook, kimlik doğrulamaya başladı Facebook önemli kişi ve kuruluşların hesaplarının gerçek olup olmadığının anlaşılması için yeni bir uygulama başlattı. Bu yeni uygulamada, gerçek hesapların yanında mavi onay işareti olacak (NEW YORK-POSTA 212) Facebook’ta beğendiğiniz ya da listenize aldığınız ünlülerin hesabı gerçek mi? Bunu yakında öğreneceğiz. Çünkü Facebook da önemli kişi ve kuruluşların sayfalarını doğrulamaya başladığını açıkladı. Yayınladığı basın bülteniyle ‘verified pages’ uygulamasına başladığını duyuran Facebook, bu sayfaların başlığındaki isimlerin yanında mavi bir onay işareti olacağını duyurdu. Twitter “müzik, sinema, moda, siyaset, din, basın, medya, reklam, iş ve diğer temel ilgi alanlarından” sıkça aranan ünlülerin hesaplarının gerçekten o kişilere ait olduğunu doğruluyor. Pinterest yalnızca ünlülerin kimliğini değil, sahipleri ünlü olmasalar da hesaplara bağlı olan web sitelerini doğruluyor.

(NEW YORK-POSTA 212 ) ‘Google gözlük’ projesi hakkında geçtiğimiz hafta ilginç bir bilgi ortaya atıldı. ZDNet isimli teknoloji sitesinin haberine göre, Android sistemiyle çalışacak olan Google gözlüklerde MiKandı isimli bir uygulma geliyor. MiKandı'nin kurucu ortaklarından Jennifer McEewen, Google gözlükün kullanılmasındaki en açık neden olan, fotoğraf ve video kaydetme özelliğini geliştirmek için çalıştıklarını onayladı.

» "ANI YAŞAYIN"

Kişinin elleri serbestken kullanabileceği Google gözlükün diğer benzer aygıtlardan çok açık farklılıkların olduğunu söyleyerek konuşmasına devam eden McEwen, "Gözlerinize gördüklerinizi aynı anda kaydettiğinizi düşünün" diyerek Google gözlükün son derece naturel olduğunu belirtti. "Teknolojik bir cihaz kullandığınızı unutun ve sadece o anı yaşayın" dedi.

» "PORNO” YORUMU

Bu haberi konu alan New York Post Gazetesi, Google gözlük ile kaydedilen POV yetişkin video görüntülerin kullanıcılar arasında paylaşılmasının büyük bir endişeye neden olduğuna değindi. “Google gözlükle yürüdüğünüz bir anda, gözlüğünüze gelen bir uyarıyla arkadaşınızın çektiği bir pornonun size gönderildiğini hayal edin” dedi. Yetişkinler için Google gözlük uygulaması üreten MiKanfi'nin de “Amacı da bu zaten! Uygulamanın tanıtım videosuna bakarsanız ne demek istediğimizi anlarsınız" tarzında bir yorum yaptı.

LÜZUMLU TELEFONLAR... LÜZUMLU TELEFONLAR... LÜZUMLU TELEFONLAR... LÜZUMLU TELEFONLAR... LÜZUMLU TELEFONLAR... AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’DEKİ BAŞKONSOLOSLUKLAR T.C. ATLANTA FAHRİ BAŞKONSOLOSLUĞU Telefon Faks e-Posta Adres

+1 (404) 848-9600 +1 404 848 9600 mdiamond@honturkishconsulga.org Chairperson, The American Turkish Friendship Council 1266 West Paces Ferry Rd. NW Suite 257 Atlanta, GA 30327 Web sitesi www.honturkishconsulga.org T.C. BALTİMORE FAHRİ BAŞKONSOLOSLUĞU Telefon Faks e-Posta Adres

+1 (410) 889-0697 +1 (410) 889-0697 czkiratli@bcpl.net 313 Wendover Road, Baltimore, MD 21218

T.C. BOSTON BAŞKONSOLOSLUĞU Telefon e-Posta Adres

+1 857 250 47 00 consulate.boston@mfa.gov.tr 31 Saint James Avenue,Suite #840, Boston, MA 02116 Web sitesi boston.bk.mfa.gov.tr T.C. DETROİT FAHRİ BAŞKONSOLOSLUĞU Telefon Faks e-Posta Adres

+1 (248) 701-1050 +1 (248) 626-8279 nurten@turkishconsulategeneral.us P.O. Box 986, Farmington, MI 48332-0986

T.C. FLOWOOD FAHRİ BAŞKONSOLOSLUĞU Telefon Faks e-Posta Adres

+1 (601) 936-3666 x128 +1 (601) 939-5685 ejones@mmiemail.com 1000 Red Fern Place, Flowood, MS 39232

T.C. HOUSTON BAŞKONSOLOSLUĞU Telefon

+1 713-622 58 49 +1 713-622 03 24 +1 713-622 32 05 +1 713-622 32 76 Faks +1 713-623 66 39 e-Posta consulate.houston@mfa.gov.tr Adres 1990 Post Oak Boulevard Suite 1300, Houston, Texas 77056-3813 U.S.A Web sitesi http://houston.bk.mfa.gov.tr

T.C.KANSAS FAHRİ BAŞKONSOLOSLUĞU Telefon Faks e-Posta Adres

+1 (816) 415-8325 +1 (816) 415-8325 emruerten@gmail.com 812 N. Woodridge Lane, Liberty. MO 64068

T.C.LOS ANGELES BAŞKONSOLOSLUĞU Telefon

+1 (323) 655-8832 +1 (323) 655-8039 +1 (323) 655-8056 +1 (323) 655-8329 Faks +1 (323) 655-8681 e-Posta consulate.losangeles@mfa.gov.tr Adres 6300 Wilshire Blvd.,Suite 2010, Los Angeles, CA 90048 Web sitesi losangeles.bk.mfa.gov.tr T.C.NEW YORK BAŞKONSOLOSLUĞU Telefon

+1 (646) 430-6560 +1 (646) 430-6590 (Konsolosluk Çağrı Merkezine 1-888-566-76-56 numaralı telefondan 7 gün 24 saat ulaşılabilmektedir) Acil Sağlık konuları için: Prof.Dr.Adnan Çinal E-mail:acinal@gmail.com Faks +1 (212) 983-1293 e-Posta consulate.newyork@mfa.gov.tr Adres 825 3rd Avenue, 28th Floor, New York, NY 10022 Web sitesi newyork.bk.mfa.gov.tr T.C.SAN FRANCİSCO FAHRİ BAŞKONSOLOSLUĞU Telefon Faks e-Posta Adres

+1 (707) 939-1437 +1 (707) 939-1433 bonnie@kaslan.com 1281 Oak Creek Drive, Suite A, Sonoma, CA 95476

T.C.SEATTLE FAHRİ BAŞKONSOLOSLUĞU Telefon Faks e-Posta Adres

+1 (206) 662-8234 +1 (425) 739-6722 john.gokcen@boeing.com 12328 NE 97th Street, Kirkland, WA 98033

T.C.ŞİKAGO BAŞKONSOLOSLUĞU Telefon

+1 312 263 06 44 +1 312 263 12 95 Faks +1 312 263 14 49 e-Posta consulate.chicago@mfa.gov.tr Adres 455 N. Cityfront Plaza Dr., (NBC Tower), Suite:2900, Chicago, IL 60611 - USA Web sitesi sikago.bk.mfa.gov.tr BAĞLI BİRİMLER BASIN MÜŞAVİRLİĞİ Telefon (202) 612.6807 Faks (202) 319.1087 e-Posta trpressoffice@verizon.net DİN HİZMETLERİ MÜŞAVİRLİĞİ Telefon 202-612-6816 Faks 202-332-1841 EĞİTİM MÜŞAVİRLİĞİ Telefon (202) 612-6810 Faks (202) 319-1538 e-Posta education@turkishembassy.org egitim@turkishembassy.org EKONOMİ MÜŞAVİRLİĞİ Telefon (202) 612.6790 Faks (202) 238.0627 e-Posta washingtoneco@verizon.net EMNİYET MÜŞAVİRLİĞİ Telefon 202-612-6809 e-Posta washington@egm.gov.tr GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ Telefon 202 612 6794 Faks 202 518 4116 e-Posta gtbusa@gtb.gov.tr KÜLTÜR TANITMA MÜŞAVİRLİĞİ Telefon (202) 612.6800 Toll free: (877) FOR TURKEY Faks (202) 319.7446 e-Posta dc@tourismturkey.org SİLAHLI KUVVETLER ATAŞELİĞİ Telefon (202) 612.6770 Faks (202) 238.0623 e-Posta adminattache@wtska.com defensesec@wtska.com wska@wtska.com milattache@wtska.com navalattache@wtska.com TİCARET MÜŞAVİRLİĞİ Telefon (202) 612.6780 Faks (202) 238.0629 e-Posta vasington@dtm.gov.tr dtvas@verizon.ne

HAVAYOLLARI TÜRK HAVA YOLLARI Telefon 1-800-874 8875 Web sitesi www.turkishairlines.com DELTA HAVAYOLLARI Telefon 800-221-1212 Web Sitesi http://www.delta.com UNİTED AIRLINES Telefon 1-800-864-8331 Web Sitesi http://www.united.com

ACİL TELEFON VE YARDIM HATLARI Yangın İhbar Polis İmdat Ambulans Zehirlenme Kontrol Merkezi Tecavüz Kriz Merkezi Adsız Narkotikler Adsız Alkolikler Aile İçi Şiddet Yardım Hattı Kriz Hattı Kayıp Ve İstismar Edilen Çocuklar Ulusal Merkezi

911

(212) 7647667 (212) 267-7273 (212) 929-7117 (212) 647-1680 (800) 621-4673 (212) 219-5599 (800) 843-5678

DEVLET KURUMLARI ABD Vergi İdaresi (IRS) Sosyal Güvenlik İdaresi (SSA) Federal Soruşturma Bürosu (FBI)

(800) 829-1040 (800) 772-1213 (212) 384-1000

ULAŞIM REHBERİ Amtrak Demiryolu New York La Guardia Havaalanı Uluslararası Newark Havaalanı Uluslararası New York J.F.K. Havaalanı (JFK) Metropolitan Ulaşım İdaresi (MTA)

(800) 872-7245 (718) 533-3400 (973) 961-6000 (718) 244-4444 (866)743-3682


A M E R İ K A’ D A K İ

TÜRKLERİN

Yaşam

GAZETESİ

TÜRK AVENUE

Cemil Özyurt @cmlzyrtcemil@turkofamerica.com

3 Haziran 2013 Pazartesi

5

Manhattan’ın 2 milyar dolarlık müteahhidi Alexico Group Yönetim Kurulu Başkanı İzak Şenbahar, geçtiğimiz ocak ayında finansmanını sağladığı Manhattan’ın Tribeca bölgesinde 350 milyon dolarlık 60 katlı kondo projesiyle portföyündeki inşaat toplamı 2 milyar dolara ulaştı

M

ANHATTAN’DAKİ lüks kondolardan Grand Beekman (51. Cadde), 165 Charles Street, The Laurel (67. Cadde), Mark Hotel projelerinin de sahibi olan İzak Şenbahar, 1977 yılında 17 yaşındayken ABD’ye geldi. Washington, DC’deki Catholic University’de mekanik mühendisliği okuduktan sonra New York University’de master’ını yapan Şenbahar, okul sonrası Fransız emtia şirketi Sucre et Denrees’te değerli metaller bölümünde ilk iş deneyimini yaşadı.

» İLK BİNAYI 1992’DE İNŞAA ETTİ

26 yaşında ilk emlak işine ABD’deki en eski Türk inşaat şirketlerinden Kiska’da başlayan Şenbahar, Kiska’nın Manhattan’da inşaa ettiği The Marmara Manhattan projesinde görev yaptı. Hiç bir deneyimi olmaksızın New York’u bilen bir yönetici olarak başladığı Kiska’daki kariyerinden kendi şirketini kurarak ayrıldı. İlk projesini de 353 Central Park West adresinde 1992 yılında inşaa etti. Bu çalışmayı 94. Cadde ve 2. Avenue’deki the Huntington (The Marmara Manhattan) binası takip etti.

den oluşan bina The Vikas Group dizayn edildi. ● 353 CENTRAL PARK WEST - 95th Street New York, NY 10025 19 katlı rezidans olarak hizmet veren bina Yorgancioglu Associates tarafından dizayn edildi. ● ELEKTRA - 290 Third Avenue at 22nd Street New York, NY 10010 Gramercy Park bölgesinde 32 katlı inşaa edilen bina Avinash Malhotra tarafından dizayn edildi. ● THE ALEX HOTEL - 205 East 45th Street New York, NY 10017

» EKONOMİK KRİZİ ATLATTI

Spor yaparken tanıştığı Simon Elias ile ortaklık kuran ve pek çok projeye imza atan Şenbahar, sahibi olduğu Alex Hotel ve Flatotel’i yaşanan son mortgage krizinde kaybetti. Halen Tribeca’daki 56 Leonard projesi üzerinde çalışan Şenbahar, binanın New York’un ‘’landmark’’larından biri olacağını söylüyor. Alexi and Oliver isminde iki çocuğu olan Şenbahar’ın evi Fifth Avenue’de Guggenheim Müzesi’ne komşu.

» ŞENBAHAR’IN NEW YORK’TAKİ PROJELERİ

● THE HUNTINGTON - Second Avenue at Tribeca’daki 56 Leonard projesi üzerinde çalışan Şenbahar, binanın New York’un ‘’landmark’’larından biri olacağını söylüyor.

94th Street New York, NY 11014 Bugün The Marmara Manhattan olarak hizmet veren 32 katlı bina, 1992 yılında açıldı. 108 ünite-

16 katlı cam ve beyaz metal işlemeden yapılan kondo olarak inşaa edilen bina, ünlü mimar Richard Meier’in rezidans olarak tasarladığı ilk bina olarak biliniyor.

33 katlı 203 odalı The Alex Hotel, Manhattan’da midtown bölgesinde yer alıyor. David Rockwell’in dizayn ettiği oteli, Şenbahar finansman sağlayan bankayla yaşadığı anlaşmazlıktan ötürü son mortgage krizi döneminde elden çıkardı. ● THE MARK HOTEL - 25 East 77th Street at Madison Ave. New York, NY 10021 New York’taki efsane tarihi binalardan biri olan The Mark Hotel, Jacques Grange tarafından tasarlandı. ● THE LAUREL - 400 East 67th Street New York, NY Manhattan’ın Upper East Side olarak bilinen lüks bölgesinde bulunan The Laurel Condominium 31 katlı. Ödüllü mimarlık şirketi Costas Kondylis & Partners tarafından dizayn edilen bina, LEED sertifakalı. ● 165 CHARLES STREET - at West Street New York, NY 10004 16 katlı cam ve beyaz metal işlemeden yapılan condo olarak inşaa edilen bina, ünlü mimar Richard Meier’in rezidans olarak tasarladığı ilk bina olarak biliniyor. Bina ünlü yıldızların, sosyetenin ilgi gösterdiği binalardan biri olarak biliniyor. ● THE GRAND BEEKMAN - 400 E 51st St at First Avenue, New York, NY 10022 Yine Costas Kondylis & Partners tarafından mimarisi tasarlanan Grand Beekman, 32 katlı ve 89 üniteden oluşuyor. 2003 yılında tamamlanarak satışa çıkarılan The Grand Beekman, sunuldu. Alexico Management’in yanı sıra Türkiye’den Gama Holding’in de yatırımcı olarak yer aldığı projede, ● 56 LEONARD - Tribeca New York, NY 10013 Manhattan Downtown’da Tribeca Historic District’te inşaa edile mimari bir şaheser olarak tanımlanan ve İsveçli Herzog & de Meuron tarafından dizayn edilen 56 Leonard, 145 birbirinden farklı apartman dairesinden oluşuyor. Projede 10 adet de penthouse yer alıyor.

Gramercy Park bölgesinde 32 katlı inşaa edilen bina Avinash Malhotra tarafından dizayn edildi.

The Marmara Manhattan olarak hizmet veren 32 katlı bina, 1992 yılında açıldı.


6

Sağlık

3 Haziran 2013 Pazartesi

DAHA Yİ AZ YEMEDEN E HİSSETM ANIN BAŞARM

10 YOLU

A M E R İ K A’ D A K İ

“Foodist: Using Real Food and Real Science to Lose Weight Without Dieting’’ kitabının yazarı nörolog Darya Pino Rose

gözlerinin önündeyse, görünür yerdeyse daha çok yiyor. Yiyecek, gözünüzün önünde değilse, nerde olduğunu bilseniz bile daha az yiyorsunuz. Eğer, yiyeceği almanız yürümek gibi esktra efor gerektirirse, buna üşeneceksinizdir. Esktra efor, size ‘şimdi değecek mi onca zahmete’ sorusunu sorduracak ve sizi sonradan pişman olacağınız eylemden vazgeçirecektir. ■ HEMEN YUTMAYIN ÇİĞNEYİN: Yeme hızınıza dikkat ettikçe farketmekte gecikmeyeceksiniz: İnsanların çoğu yemeği çiğneden yutuyor. Eğer, yemeği

ahmetbug@gmail.com

Sızlanmayı bırakıp yeni Türk Mutfağı’nı yaratalım

H yeterince çiğnemeden uyutup diğer çatalı tabağınıza götürüyorsanız, aşırı yemek yersiniz. Yavaşlayın, her lokmayı çiğneyin (Çiğneme sayınızı saymak alışkanlığı kazanmanıza yardım eder). Daha az kalori ile doyduğunuzu farkedeceksiniz. ■ PAKETTEN ASLA YİYECEK YEMEYİN: Paketten yiyorsanız ne kadar yediğinizi asla bilemezsiniz. Tabak, kase ya da temiz bir peçeteye yiyeceğiniz miktarı dökün, gözlerinizle görün ve sadece onu yiyin. ■ TV KARŞISINDA BİRŞEY YEMEYİN: Yemekten dikkatimizi çeken herşey çok yememize yardım eder. Eğer, programın ya da dizinin sonu yemeğinizin sonu olacaksa, yemeğiniz gereğinden çok uzun sürüyor demektir. ■ ‘SAĞLIKLI ÜRÜN’ ‘ORGANİK ÜRÜN’ SİZİ BAŞTAN ÇIKARMASIN: Ürünlerin çoğunun üzerindeki, ‘sağlıklı’, ‘organik’ gibi iddiaların bir etiketten başka birşey olmadığını unutmayın. Sağlıklı ve organik diye abanmayın. İnsanların sağlıklı ya da organic olduğunu düşündüğü şeyleri daha çok yemeye eğilimli olduğu biliniyor. Buna, ‘health halo’ deniyor. Gerçek sağlık için üzerinde hiçbir etiket olmayan mütevazı gıdalara yönelin.

Ünlülere ‘çiğ yemeyi’ öğretti

ŞİMDİ SIRA TÜRKİYE’DE... ARDA SAYINER

Tom Jones gibi klasik damak lezzeti olan bir artiste ‘’Raw Food’’ alanında eğitim veren sağlık danışmanı ve çiğ yemek uzmanı Elçin Oflaz, ABD’deki deneyimlerini artık Türkiye ve diğer Avrupa ülkelerinde de sunuyor. Sağlıklı beslenmenin en trend yöntemlerinden Raw Food kültürünü anlatan Oflaz ile ABD ve Türk yemek kültürünü karşılaştırdık. Raw Food dünyasını tanıdık.

■ Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz? Elçin Oflaz ''Raw Food'' alanında tüm bu başarı ve çalışmalara nasıl ulaştı? Uzun yıllar Amerika’da yaşayarak sağlık danışmanı ve çiğ yemek uzmanı olarak çalıştım. Aynı zamanda 10 yıla yakın yoga terapisti olarak danışmanlık yaptım. 2011’de Türkiye’ye dönerek, workshop ve eğitimlerimi LifeCo İstanbul Detox Center’dan sonra Acarkent Aristoda devam ettirdim. Son olarak Sosa restoranlarından aldığım bir teklif üzerine Nişantaşı Citys’de Mahallede Sosa ile ortaklaşa Organik Raw Mutfa’ğı açtım. Amacım İstanbullulara, bilhassa sağlıklı yemek isteyen gluten alerjisi olan ya da insulin direnci olan yoğun yaşayan şehirlilere sağlıklı ve lezzetli yemekler yiyebileceği bir mekan sunmak. Yaz süresi boyunca da, detox tatilleri ve workshoplara devam etmekteyim. Bu workshoplar çiğ yemek öğrenimi (raw food classes) olmakla kalmayıp aynı zamanda sağlıklı yaşam yoga ve super foods gibi anti aging tarifleri ve eğitimini içermekte. Kanser, diyabet, yüksek tansiyon gibi günümüzde sayıları gittikçe artan kronik; ancak önlenebilir hastalıklardan yoga yaparak ve canlı, yüksek enzimli yiyecekler tüketerek nasıl korunabileceğimizi ve kendimizi nasıl iyileştireceğimize dair bilgiler vermekteyim. ■ Bu kapsamda ABD'de ünlü isimlere eğitim verdiğinizi duyduk. Bu doğru mu? Evet. ABD’de ve Türkiye’de workshoplar ve davetler vermeye devam ediyoruz. ABD’de Demi Moore’un çok özel bir davetini düzenledim. William Sonoma da Workshop yaptım. Ilk raw cheftım. Birçok celebrity ve sanatçıyı ağırladım. Bunun dışında Molly Hixon, Cristina Casteneda, Semramis Pekkan, Merve Kalpakçıoğlu, Gönül Nuhoğlu gibi sanatçılar ve bir çok diğer sağlık severlerle düzenlediğim davet ve eğitimlerde çalıştım. Aynı zamanda danışmanlık yapıyo-

ROPÖRTAJ rum. Bunların içinde Sevil Sanaflarla ilişki içine girmelerini sağlaması bancı’nın binicilik klubü, Girne açısından, bu daha saf ve basitlikçi yaşam Rocks Hotel ve şu anda Sosa Restorantarzı daha az ve daha dikkatli tüketime neları’nda organik Raw Food'u kültürünü den olacaktır. Önümüzdeki 30 sene içinde oturtmaya calışıyorum. Son 3 aydır ilk defa herşeyi tüketirsek, bu dengeye dikkat etİstanbul’un göbeğinde, Teşvikiye’de Mamesek yeni nesilin durumu ne olur? Bize hallede yiyebiliyorlar bu yemekleri. demezler mi herşeyi yaşarken tükettiniz ve Bunun yanında kişisel diet danışmanbizi düşünmediniz ? lıkları da veriyorum. Bu bağlamda birçok ■ Raw Food kültürüne entegrasyon ve gecatering yaptım. Young President YPO orçişi nasıl kolaylaştırabiliriz? ganizasyonu bunlardan en onemlisiydi. İlk etapta kişilerin bu yönde beslenmeİstanbul’un önemli iş adamı ve is kadınye odaklanmaları yani istemeleri önemlarına Raw Food yemek ikram ederek bu li. Yavaş yavaş unu, şekeri ve hayvansal kültürü tanıttık. Türkiye’de bir ilk oldu. ürünleri azaltıp daha saf ve temiz sebze■ 'Raw Foof'' kültürünü bize tam olarak ler ve meyveler, kuruyemişler yiyebilirler. anlatabilir misiniz? Raw food dünyası haCiltlerindeki ve enerjilerindeki değisikliği yatımıza ne gibi faydalar sunmayı vaad görünce kendileri de buna hak verecekediyor? ler ve Raw Food hakkında daha Raw Food Amerika’da bilinmekle fazla bilgi sahibi olmak isteyebirlikte, Avrupa’da ve diğer ülkelerde cekler. Bu seferde daha fazla yeni yeni yayılmakta. Avrupa’dan varyasyonda gurme yemekbyük ilgi görmekte. Geçen sene ler yapabilecekler. Az zaMoskova’ya bile davet edildim. Bu man alan çok lezzetli tatlıda Row Food kültürünün giderek lar, atıştırmalıklar. Bu geçiş yayıldığını gösteriyor. Hem orsürecinde yapılan yemekganik tarımı desteklemek, hem ler kusursuz olmak zorunekolojiyi korumak, çevremize, da aslında değil. Eğlenmesuya, organik tarıma duyarlerine bakmalılar bunları lı olmak açısından bu besyaparken keyif alınmalenme tarz çok önemli. lı. Mis gibi kokan rengaHastalıklar arttıkça bu renk meyveler ve sebzetarz sebze ağırlıklı beslenlerle oynarken, mutfak me de artıcaktır. İnsanlar robotu, katı meyve sıyedikleri , düşündükleri ve kacağı ve de iyi bir blenhava ve suyla olan ilişkileder almak şart. Aletler ve rinin kendi aralarında ne kahaftalık alınmış organik dar doğru bağlantıda olduğuürünler varken bu sürece nu değerlendirmeleri gerekir. entregre olmak daha kolay Bu ilişki zincirine değer verdikolacaktır. leri ve hayatlarındaki farklılık■ Türk yemek kültürüyları gördükleri vakit bu konule ABD yemek alışkanlıkya ne kadar duyarlı yaşamaları larını karşılaştırdığınızda Elçin Oflas gerektiğini göreceklerdir. Sebze ortaya ne gibi avantaj ve ürünlerini aldıkları çiftçilerle, esdezavantajlar çıkıyor ?

GAZETESİ

Ahmet Buğdaycı

Klasik diyetlerin çoğu insanı ‘mutluluk’ ile ‘fit görünme’ arasında bir tercihe zorluyor. Fit olmak istiyorsanız sürekli kendinizle mücadele içinde olacaksınız. Oysa, yemenin zevkini tam terk etmeden de kilo vermenin yolları var (NEW YORK-POSTA 212) “Foodist: Using Real Food and Real Science to Lose Weight Without Dieting’’ kitabının yazarı Nörolog Darya Pino Rose, daha az yemeyi, açlık hissetmeden başarmanın 10 yolunu şöyle anlatıyor: ■ KÜÇÜK TABAKLAR KULLANIN: Beynimiz, yemeğin ne kadar olduğundan çok tabağın dolu olup olmadığının sinyalini alır. Dolu tabak, tam yemek yedim hissi verir. Küçük ve dolu tabak işe yarar. ■ YÜZDE 20 AZ YEMEK KOYUN: Her hangi bir öğün için yüzde 20 az yemek beynimizin sorun etmediği bir orandır. Normalde yediğinizin yüzde 80 ile de doyarsınız ve biri size ‘az almışsın’ demedikçe de eskiklik hissetmezsiniz. ■ UZUN BARDAKLAR KULLANIN: Daha az yemeğin daha küçük tabakta tam yemek görünmesi gibi yükseklik, sıvıları genişlikten daha büyük gösterir. Sıvılardan aldığınız kaloriyi, kısa ya da şişman bardaklardan aldıklarınızdan daha fazla kesersin. ■ ABUR CUBURU GÖZÜNÜZDEN DE MÜMKÜNSE BİNANIZDAN DA UZAK TUTUN: Sayısız bilimsel araştırma göstermiştir ki insanlar yiyecek

TÜRKLERİN

ABD’de yemek kültürü iki ayrı uçlarda. Ya çok sağlıklı besleniliyor ya da çok sağlıksız. En büyük farkımız yaşam tarzlarımızdan doğan yemek alışkanlıkları. ABD’de çocuklar belirli bir yaştan sonra ailelerinin yanından ayrıldıkları için doğal ev yemeklerinden uzaklar. Lakin Türk mutfağında ise aşırı bir yağ kullanım oranı ve tuz, şeker, un ve et tüketimi var. Keza tatlılarımız ABD’nin kalorili yiyecekleriyle yarışır nitelikte. Bir diğer önemli konu ise tüketim saatleri. Türkiye’de yemekleri daha geç yiyoruz ve salata gibi iştah kesici yan unsurları ABD’de olduğu gibi yemekten önce değil yemek esnasında yiyoruz. Bu dolayısıyla doyma sinyalinin beyine gitme süresini uzatıyor. Geç tüketilen yemeklerin vücutta yakılma oranı düşüyor. ABD bu yönde yemek alışkanlığı anlamında çok daha şanslı. Lakin ABD’de sağlıklı beslenen insanlar Türkiye’ye kıyasla daha fazla spor yapıyor. Türkiye’de de sağlıklı beslenen bir kesim var ama onların spora ayırdıkları oran ne yazıkki ABD’dekine yakın bile değil. Bizde sağlıklı ve zayıf olmak sadece light beslenmek olarak görülüyor. Spor ihmal ediliyor. Keza hafif ve sağlıklı beslenmek diyet değil spor eşliğinde doğal ve yeşil ürünlerden geçiyor. Kültürel farklılıklar dışında yiyeceklerin bulunurluğuna değinecek olursak, Amerika’da çig kakao ve doğal maya gibi ürünler bulmak daha kolay. Ancak bazı ürünler artık Türkiye’de var. Daha önemlisi Türkiye o kadar zengin ki taze ürünler açısında Bamesela Cacao’nun yerine keçiboynuzu tozu kullanılabilir. Agave yerine doğal pekmez ya da bal uygun. Birçok alternatif var ülkemizde. Mutfak aletleri ilk etapta pahalı olabilir ancak hayat boyu nerdeyse kullanılabiliniyor bu aletler. İnanin bana hastalanmak çok daha pahalı uzun vadede. Saglıklı kalmak daha ucuz hastane masraflarına kıyasla.

ER şey Dr. Mehmet Öz’ün Türk kahvesini Yunan kahvesi olarak sunmasıyla başladı. Kahve cezveden taştı, sinir uçlarımızı yaktı. Ortalık birbirine girdi. Diğer yandan Türk yoğurdu zaten Yunan yoğurdu olmuş, Antep baklavası, Türk lokumu da gitti gidiyor... Aslında zaten kıt olan kültürel sermayemizin simgelerinin aşırılmasına isyan ediyoruz. Kültürel simgelerden soyulmuş bir kimlikle Amerika’da, Avrupa’da kendimizi nasıl tanımlayacağız, nasıl ifade edeceğiz. Çıkan gürültünün anlamı bu. ★★★ Gelin daha geniş bir perpektiften bakalım. Yıllardır hepimiz Avrupa’nın Amerika’nın her köşesinde karşımıza çıkan “Döner, şiş kebap” dükkanlarının artık Türk mutfağının dünyada “simgesi” haline gelişinden sürekli şikayet ederiz, değil mi? Şimdi şikayeti bırakıp neler yapabileceğimizi konuşmanın tam zamanı. Üzerinde oturduğumuz coğrafyanın iç içe geçmiş sayısız kültürün mirasçısı olduğunu pas geçtik bu oyunda, sadece “modern görünmenin” peşine düştük. Geçtiğimiz on yılda İstanbul’un yemek sahnesi yabancı şeflerin elindeydi. Mozeralla, sezar salata yiyor, creme brule’ye bayılıyor, ama Erzincan, Bergama tulum peynirini, Antakya’nın kirece yatırılmış kıtır kabak tatlısını bilmiyor, kuru domatesi, kuru patlıcanı, Kars kaşarını, kazını, Diyarbakır burma kadayıfını, Afyon kaymağını, sucuğunu, binbir otla yapılan Ege yemeklerini köylülerle paylaşılan samimi anlar olarak değerlendiriyorduk sadece. Türk mutfağı yabancı şeflerin elinde genel, bulanık bir Akdeniz mutfağı olarak sunuluyordu. ★★★ Diğer yandan İtalyan, Fransız mutfaklarına bakıldığında sürekli bir yorumlama çabasını, yenilenme akımlarını görüyoruz. Oysa tencere yemeklerine dayalı Anadolu Türk yemekleri hep aynı, hiç değişmiyor: Bu tür esnaf lokantası mantığında çalışan lokantalar hem Avrupa’da hem Amerika’da çoğalıyor. Ama bu restaurantlar bir “cuisin”, bir yeme anlayışı yaratmıyor. Bize yeni bir Türk mutfağı lazım. Ben buna “çok kültürlü Türk mutfağı” diyorum. Türkmen, Rum, Ermeni, Süryani, Arap, Boşnak, Çerkes, Azeri, Kafkas, Kürt... ★★★ Evet, yemek bu kültürleri birleştirdi yüzyıllarca. İç içe geçtiler, kaynaştılar, birbirlerine zenginliklerini sundular. İstanbul, tüm imparatorluğun en rafine yemek kültürlerinin buluştuğu, biribiri içinde eridiği, birbirinden beslendiği bir çekim merkezi oldu.. Hepsi bir üst kimlikte buluştu. Şimdi hiçbir kompleks duymadan “çok kültürlü Türk Yemek coğrafyasına” yeni bir gözle bakalım. Bugün Ege kıyılarında pişirilen binbir türlü ot, zeytinyağı ağırlıklı yemekleri, kıyıdan çıplak gözle görülen Yunan adalarında pişen yemeklerden ayırmak ne denli mümkün... Ya da Hatay’ın zahterini, kebabını, hamur işlerini burnumuzun dibindeki Beyrut’tan kadim Ortadoğu yemek kültüründen ayırmak... Peki, ya Halep’le Şam’la ortak kültürel coğrafyayı paylaşan, başıbaşına zengin bir mutfak olan Antep... ★★★ Herkes bir arada, paylaşarak yaşıyordu. Gün geldi, sınırlar cetvelle, masa başında bölündü. Peki damaklar, tatlar, kültürler de bölündü mü. Elbette hayır. Yunan’ın kahvesi de bir Türk’ün kahvesi de bir. Dolayısıyla çok da hayıflanmamıza gerek yok, Türk mutfağının tüm kültürel temelleriyle, her biri biribirinden farklılıklar arz eden bölgesel yemekleriyle yeniden tanımını yapabilmek yeterli. Golabal bir vizyonla bu üst kimliği yeniden yorumlayarak, malzemeleriyle, kaybolan tatlarıyla, sağlıklı menüleriyle dünya yemek sahnesine yepyeni bir soluk verecek bir enerjiyi ateşleme üzerine kafa yoralım. Şimdi dünyaya bu kadim coğrafyanın taşıdığı kültürel mirası yeni, yaratıcı bir yorumla, çok kütürlü, sağlıklı Türk mutfağı olarak sunmanın tam zamanı değil mi... ★★★ Şeflerimiz arasından kendi Gordon Ramsay’lerimizi, Alain Ducasse’larımızı çıkardığımızı düşünün bir kez. Tanımı koyduktan sonra gerisi hayal değil. Kısacası sızlanma kültüründen çıkıp, proaktif davranalım, Türkiye’nin dünyaya sunacağı en somut marka değeri taşıyan, başıbaşına bir sağlık iksiri olan “Yeni Türk Mutfağı”nı inşa edelim, bunun Türkiye’nin uluslararası tanıtımına yapacağı devasa katkısının, ekonomik potansiyelinin farkına varalım. Amerika’da Fransız, İtalyan restaurant’larının sayısı binlerle ifade ediliyor. Bu dev pazardan neden payımızı almayalım. Önce vizyonu doğru tespit edelim sonra da bu yolda çalışıp, biraz yorulalım. Hatta bu vizyonu Dr. Mehmet Öz’e götürelim, eminim o da heyecanlanacaktır; kendi sağlık bilgilerini de katarak bu konsepti milyonlarca Amerikalı’ya ulaştıralım. Üstüne, de beş kuşaktır adalı Büyükada’daki Rum komşum, Bayan Maria’nın elinden bir keyif kahvesi içelim, falı da diğer komşumuz Emel Hn.’a baktıralım.

SERİ İLAN seriilan@posta212.com VERMEK İÇİN...


A M E R İ K A’ D A K İ

TÜRKLERİN

Seri İlanlar

GAZETESİ

3 Haziran 2013 Pazartesi

S e r i İ l a n l a r ı n ı z ı seriilan@posta212.com y a z ı n ü c r e t s i z y a y ı n l a y a l ı m ALIM / SATIM SATILIK RESTAURANT Halen çalışmakta olan Türk Restaurantı özel sebeblerden dolayı satılıktır. Full bar, 20 kişilik private bölüm, permitli patio ve Pazar günleri dahil içeride ve dışarıda içki satma permiti mevcuttur. İlgilenler ve daha fazla bilgi almak isteyenler 631 384 95 03 numaradan bana ulaşabilirler.E-mail: E-mail: info@shishkebabgrill.com Web adresi: www.shishkebabgrill.com PORTATİF ELEKTRİKLİ KURUTMA MAKİNESİ Portatif elektrikli Avanti marka kurutma makinemi satıyorum. Daha 2 ay kullandım. Yeni taşınacağım evde mevcut olduğundan satıyorum. Adreste teslim edebilirim. Telefon: 347 989 77 87 E-mail: esraselen2005@hotmail. com SATILIK YATAK Eyalet değişikliğinden ucuza full size yatak boxspring frame.Telefon: 201 926 79 56 E-mail: underrain2525@hotmail.com KESİN DÖNÜŞ SEBEBIYLE SATILIK EV EŞYALARI Mayıs ayı sonunda Türkiye’ye kesin dönüş yapacağımdan evimdeki tüm eşyalar satılıktır. Aşağıda detaylarını görebilirsiniz. İlgilenenler mesaj ya da e-mail yoluyla irtibata geçebilir. Telefon: 516 353 80 53 E-mail: armanmerd@gmail.com 1 Ikea bench : 50$ (uzunluk:62” – genişlik:14” – yükseklik:17”) 1 queen size ikea bed frame : 150$ (uzunluk:85” – genişlik :86”) 1 Ikea lamba : 5$ 1 4 çekmeceli komidin: 50$ (uzunluk:31” – derinlik:18” – yükseklik:39”) 1 siyah deri 3lu koltuk : 200$ (widthgenişlik:38”– uzunluk:95”) 1 Vizio vo370m lcd tv : 350$ 1 yuvarlak mutfak masası ve 4 sandalye : 75$ (genişlik:45”- yükseklik:29”) 1 ayakkabı rafı : 5$ 1 coffee table : 10$ (uzunluk:47” – genişlik :30”) SATILIK DONDURMA ARABASI Permitli satılık dondurma arabası. İş değişikliği sebebiyle satılmaktadır. Telefon: 347 750 93 48 E-mail: HAS7333@hotmail.com SATILIK RESTAURANT Halen çalışmakta olan Türk restaurantı satılıktır. İlgilenler 631 384 9503 numaradan bana ulaşabilirler. AMERİKA’DAKİ ONLINE TESETTÜR MAĞAZANIZ Eğer Amerika’da yaşayan ve tesettür kıyafetleri bulamayanlardan iseniz, sizleri uygun fiyat, kalite ve zengin ürün çeşitlerinin buluştuğu adrese davet ediyoruz. Uzun etek çeşitleri, parduse, kap, ferace, bluz, gömlek çeşitleri, bone, eşarp, sal, elbise, takım, pantolon etek, kolluk, boyunluk gibi tüm ürünleri www.bestturkishscarves.com adresinden temin edebilirsiniz. Ayrıca Facebook sayfamızdan bizi takip edebilir, ürün ve fiyatlardan herkesten önce haberdar olabilirsiniz. Sitemizde bulabileceğiniz bazı markalar: NEVA STYLE, ARMİNE, AKER, KARACA, STREMS, ARMANDA… E-mail: info@bestturkishscarves.com Web adresi: www.bestturkishscarves.com

KİRALIK ODA VE DAİRE ROOMMATE ARIYORUM 2 Temmuz itibariyle ben ve abim olmak üzere 2 kişinin konaklayabileceği kiralık oda bakmaktayız. New York-New Jersey civarında olabilir. E-mail: atialp_@hotmail.com MANHATTAN’A 12 DAKİKA UZAKLIKTA KİRALIK EV Manhattan’a metroyla 12 dakika uzaklıktaki evimi kısa dönem 1-30 Ağustos tarihleri arasında bir aileye kiralık vermek istiyorum. Evim 2 oda 1 salondan ibaret Queens’te merkezi bir yerdedir. Evin olduğu yerde 24 saat ulaşabileceğiniz market ve eczane bulunmaktadır. Bana mail adresimden ulaşabilirsiniz. E-mail: ocean28ist@hotmail.com SATILIK FAAL YATIRIMCI VİZESINE UYGUN RESTAURANT Satılık faal Türk restaurantı. 170 kişilik kapalı ve açık bahçeli, kirası çok uygundur. Hazır kaliteli müşterisi, içki lisansı ve bari mevcuttur. Ortaklık düşünülebilir ya da ödeme kolaylığı sağlanır. Training verilebilir.Telefon: 631 384 9503 E-mail: mt.karahan07@gmail.com MANHATTAN’DA KİRALIK SALON Manhattan Upper East Side’daki evimizin salonu bir kaç aylığına geçici olarak kiralıktır, yaz sonuna kadar olabilir. Work&Travel ya da dil okuluna gelen arkadaşlar için uygundur. Ev çok nezih bir muhitte ve ulaşımı çok rahat. Aylık $500. Telefon: 347 622 67 68 Gamze. MANHATTAN’A 30 DAKİKA MESAFEDE KİRALIK ODA Cliffside Park, Anderson Avenue üzerinde, konumu oldukça merkezi olan evimin 1 odası kiralıktır. Oda full eşyalıdır. Ev Manhattan’a giden otobüslerin durağına 2 dakika mesafede ve Manhattan’a varış da 25 dakika sürmektedir. Türk mekanları da dahil, kafe, market, restoran ve alışveriş merkezlerine yürüme mesafesindeyiz. Evde bulaşık, çamaşır, kurutma makineleri ve tüm gerekli eşyalar mevcuttur. Kontak numarası 201 367 82 65. Yoğun çalışma tempomdan dolayı aramanıza cevap veremeyebilirim, o durumda lütfen mesaj bırakın. En kısa sürede dönüş yapılacaktır. Oda full eşyalıdır. E-mail: dolphin1903@gmail.com KİRALIK ODA New Jersey Dickinson Üniversitesi’ne eğitim için geleceğim. Teaneck’de okula yakın bölgede kiralık oda arıyorum. E-mail: jonathanatalay95@ hotmail.com MANHATTAN’A 10 DAKİKA MESAFEDE FULL EŞYALI EV 7/24 Manhattan’a ulaşım bulunan, Manhattan manzaralı evime bayan ev arkadaşı arıyorum. Oda paylaşımlı kalınacaktır. Kira faturalar dahil $500’dir ve $500 depozitodur. 7/24 açık olan süper markete ve Türk restaurant ve marketine yürüme mesafesindedir. Detaylar için pinarfazlioglu@hotmail.com’dan ulaşabilirsiniz. Teşekkürler. ROOMMATE ARIYORUM Florida’da temiz bir muhitte, güvenilir semt, yenilenmiş ev, temiz oda kiralıktır. Kirası $450. Türkiye’den gelenlere de verilebilir. Güvence verebilecek biri olmalı. Çünkü yalnız yaşayan bir bayanım. İstekliler telefon ya da mail ile bana ulaşabilir. E-mail: sya4614@hotmail.com CLIFFSIDE PARK, NJ’DE BAYAN ROOMMATE ARANIYOR Evimizin bir odası için bayan roommate bakıyoruz. Kira $470, depozito $350, faturalar paylaşılıyor. Telefon: 516 749 81 16 E-mail: celalkandemir24@hotmail.com İSTANBUL RESTAURANT & BAR İş yerimizi 6 ay evvel açtık. 4000 SQ FT. Kirası $4,000 (Triple cam inçluded) 2 katlı 2 full bar. (4COP SRX)150 kişilik. Aylık averaj satış $35,000-$40,000 Telefon: 813-748-2694 E-mail: leventcilek5@gmail.com WORK AND TRAVEL ÖĞRENCİLERİNE, MANHATTAN’A 10 DAKİKA MESAFEDE KİRALIK ODA Roommate veya tek kişilik! İlgilenen arkadaşlar bana maille ulaşabilirler. Telefon: 201 668 5018 E-mail: onur_ozdemir_ist@hotmail.com WEST NEW YORK’TA FULL EŞYALI KİRALIK ODA West New York’ta; kiraya heat, hot water ve wifi dahil, mobilyalı ve eşyalı oda kiralıktır. Ps&g (electric) paylaşılacaktır. Evde bulaşık makinesi ve la-

undry vardır. Otobüsle 15 dakkikada Manhattan’a ulaşabilirsiniz. Detaylar icin lutfen blouvardeast@yahoo.com adresine e-mail atiniz. PATERSON’DA ACIL 3. BAYAN EV ARKADAŞI ARIYORUZ! Merhaba, Paterson Main Street’deki 3+1 evimize temiz ve sorumluluk sahibi 3. bayan arkadaş arıyoruz. ACİL!! Oda geniş ve eşyalıdır. Aylık $350 kira+bill, ayrıca girerken $300 depozit istemekteyiz. İlginenler bana 862 290 57 83 numarali telefondan ulaşabilirler. EV ARKADAŞI ARIYORUM Paterson Main Street’teki evime bayan ev arkadaşı arıyorum. Kira 300 dolar ve faturalar. İlgilenenler lütfen beni 609 529 31 00’dan arasın. Oda eşyalıdır. İsterseniz kendi eşyanızı da getirebilirsiniz. KİRALIK ODA Öğrenci için, Türk aile yanında kiralık oda. Haftada 200 dolar. Çevrede Türk restaurantlar ve alışveriş yerleri mevcut. Otobüs durağına yakın. Telefon: 1-917- 244 1766 E-mail: rayandroll@gmx.com PATERSON’DA KİRALIK ODA Yeni apartman dairesi, 2. kat, ortak tuvalet, banyo, mutfak, odada yatak, masa, gardrop var. Buzdolabı ve mutfak dolapları var. Evin içi yenilendi. Wireless var. Manhattan’a giden otobüsler evin önünden geçiyor. Kiraya herşey dahildir. İrtibat için 201 300 50 30 numaralı telefondan Çelebi’yi arayabilirsiniz. KİRALIK EŞYALI ODA Queens Sunnyside’da çok merkezi bir yerde kiralık eşyalı oda oda. Trene 2 blok, Manhattan’a 15 dakika. Oda eşyalı olup kira bedeli $750’dir. Kiraya herşey dahildir. Odada ınternet vardır. Oda Haziran sonu taşınmaya müsait. Diğer detaylar için lütfen Türkiyem Marmeket’ten Muzaffer Bey ile telefonla irtibat kurunuz. Telefon: 718 937 34 56 BALTIMORE’DA KİRALIK ODA Mount Washington’da yüzme havuzlu site içindeki apartmanın bir odası bayana kiralıktır. Toplu taşıma ve tren istasyonuna yakındır. Telefon: 443 839 68 78 E-mail: kyenigul@yahoo.com QUEENS SUNNYSİDE’DA KİRALIK DAİRE Büyük 1 bedroom daire kiralıktır. Yer Sunnyside Queens. Çok merkezi ve Manhattan’a çok yakın bir nokta. Kira 1 kişi için $1500, iki kişi için $1600. Kiraya herşey dahil; gaz, elektrik, şu, işi, jaküzzi, laundry. Ev 7 trenine 3 blok, Manhattan’a ise 5 dakika uzaklıktadır. Diğer detaylar için lütfen telefonla kontak kurunuz. Telefon: 917 915 71 71

KİRALIK EV VEYA ODA ARAYANLAR KİRALIK ODA New Jersey Dickinson Üniversitesi’ne egitim için gelecegim. Teaneck’de okula yakın bölgede kiralık oda arıyorum.E-mail: jonathanatalay95@ hotmail.com ROOMMATE ARIYORUM Florida’da temiz bir muhitte, güvenilir semt, yenilenmiş ev, temiz oda kiralıktır. Kirası $450. Türkiye’den gelenlere de verilebilir. Güvence verebilecek biri olmalı. Çünkü yalnız yaşayan bir bayanım. İstekliler telefon ya da mail ile bana ulaşabilir. Telefon: 561 396 83 99 E-mail: sya4614@hotmail.com AİLE İÇİN MANHATTAN’A YAKIN KIRALIK DAİRE ARIYORUM $1500-2000 Haziran – Eylül ayları arasında eşim ve 3 yaşındaki çocuğum ile kalabileceğimiz bir daire arıyorum. Columbia Üniversitesi’ne ulaşımı kolay olmasını, güvenli bir bölgede olmasını tercih ederim.E-mail: oguzbasokcu@gmail.com KİRALIK STUDIO ARIYORUM Brooklyn ,Queens, Astoria bölgelerinde temiz, modern kiralık studio arıyorum. Haziran ayı itibarı ile taşınmayı planlıyorum. Fakat iyi bir yer çıkması halinde hemen kiralıyabilirim. achilles59@hotmail.com adresinden bana ulaşabilirsiniz. Lütfen resim ekleyin. Teşekkürler.

EVLİLİK / ARKADAŞLIK TANIŞALIM 40 yasında, New York’ta yaşayan, düzenli bir işi olan, giyimine ve görünüşüne özen gösteren biriym. 30 ile 40 yaşları arasında, Amerika’da yaşayan, sevmek ve sevilmeyi özleyen, kötü alışkanlıkları olmayan, dürüst bir bayanla arkadaş amaçlı veya ileriye yönelik tanışmak isterim. Not: Amerika dışından mesaj göndermeyiniz. E-mail: yyuiop39@yahoo.com MUTLU OLMAK Merhaba. Adım James. 23 yıldır Long Island’da yaşıyorum. 53 yaşımdayım. Yaşıma uygun, dürüst, sevecen bir hanımefendi ile tanışıp, evlilik yapmayı istiyorum. Eğer mümkünse bir resminizi rica ediyorum. Teşekkürler! Telefon: (631)3526510 E-mail: Princealexny54@ gmail.com LOOKING FOR RELATIONSHIP Merhaba; 2 yıldır Amerika’da bulunmaktayım. North Bergen, New Jersey’de yaşıyorum. 22 yaşındayım. Bayan arkadaş arıyorum. Belki daha ciddi olabilir. Açık fikirli ve dürüst biriyim. Hayatımın geri kalanını geçirebileceğim dürüst bir bayanla tanışmak isterim. Telefon: 757 553 06 24. Resimleri paylaşabiliriz kendi aramızda. Teşekkürler. MUTLU BİR BERABERLİK Merhaba ben Erdal. Yaşım 32, boyum 185. Giyimine ve görünümüne önem veren bireyim. Amerika’da yaşayan, karşılıklı birbirimizi anlayabileceğimiz, kendine ve çevresine önem veren bayan arkadaşla tanışmak istiyorum.E-mail: amdathlon2500@yahoo.com BİR YUDUM MUTLULUK Herkese selam, bol şanslar diliyorum. Uzun yıllardır USA’da yaşıyorum. Gerçek manada düşünen, 34 ile 40 yaş arasında, kendini bilen, hayatı bilen, saygılı ve dürüst bir bayan ile tanışıp evlilik yapmayı düşünüyorum.Email: atlanticcty@hotmail.com MUTLU BİR BERABERLİK Herkese Merhaba, ben 48 yaşında bir beyim. New Jersey’de uzun zamandır (11 yıl) yalnız yaşıyorum, iyi bir isim var, bu hayati paylaşacak bir arkadaşa bir sevgiliye ihtiyacım var, hayata pozitif bakabilen, gülmeyi başarabilmiş, yaşamaktan zevk alan, bakımlı, şişman olmayan, sigara kullanmayan, güler yüzlü bir bayanla birlikte yaşamak istiyorum, birbirimizden hoşlanırsak evlenip bir ömür birlikte yaşamak ve birlikte yaslanmak istiyorum, mutlu olmaya ve mutlu etmeye hazırım diyorsanız ben Harun, 201 887 3655 cell numaram arayabilir ya da text atabilirsiniz, teşekkür eder saygılar sunarım. E-mail: royall.class@hotmail.com YALNIZ PRENS Ahmet ben, New York Manhattan. Ciddi, seviyeli, ne istediğini bilen aklı selim gönüllüler... E-mail: mnockelin@gmail.com SEVGİ, SAYGI, SADAKAT… Sevmek ve sevilmeyi özledim, aşık olup elele dolaşmayı özledim. Gurbet zor, üstüne bir de yanlızlık eklenince daha da zor. Zaman çabuk geçiyor, insan bunu hayat koşuşturmacası içerisinde anlamıyor. Ben de en güzel yıllarımı yanlız geçirmemek için diğer yarımı tamamlayacağına inandığım ruh ikizimin arayışı içerisindeyim. Başından kısa süreli mutsuz bir evlilik

geçmiş, çocuk sorunu olmayan, 14 yıldır New York’ta yaşayan, oldukça güzel, çok hoş ve bakımlı, düzgün fiziğe sahip, temiz-titiz-düzenli, ikinci üniversite eğitimini alan genç bir bayanım. Dünya görüşümün ve hayat felsefemin aynı güzergahta buluştuğu, demokrat, ufku geniş, kadın ruhuna hitap etmesini bilen, sorumluluk sahibi, evliliğin temel taşları olan sevgi, saygı ve sadakat kavramlarının bilincinde, üniversite mezunu, uzun boylu, fiziği düzgün, kibar, sigara, alkol ve kumar gibi kötü alışkınlıkları olmayan 35-45 yaş arası bir beyefendi ile evlenip mutlu bir yuva kurma arzusu içindeyim. Ciddi olarak ilgilenen beylerin lütfen, resimli e-mailerini naz-li2000@hotmail.com adresine göndermelerini rica ederim. Teşekkürler. EVLİLİK Amerikan vatandaşıyım. Evlilik için 23-33 yaş arası bayan arkadaş arıyorum. Maddi olararak hiç sorunum yok. Amerika’da yaşayan ya da Türkiye’de bayan arıyorum. Lütfen Bulgaristan, Yunanistan, Romanya’dan hiç bir bayan mesaj atmasın.E-mail: milanos57@gmail.com NEW YORK’TA YAŞIYORUM, BAYAN ARKADAŞ ARIYORUM Merhabalar. Ben 29 yaşında, 1.80 boyunda, buğday tenli, koyu kahve gözlüyüm. New York’ta küçük bir ticaret isim var. Green Card’im var. Kültürlü, eğitimli biriyim, eğlenceyi severim. New York veya civarından arkadaşlarla tanışmak isterim.E-mail: turan-ist@live.com

İŞ VERENLER OFFICE MANAGER We are looking for a pleasant, professional, punctual and reliable office manager for our busy medical office located at Brooklyn, NY. Qualification Requirements: College Diploma, Full Fluency in English is a must (oral and written), ability to multi-task and handle many incoming calls or patients at once. Excellent computer skills, efficient and accurate data-entry skills. Sponsorship Part-time/full-time. Please fax your resume to 718 265 23 06 or email at prime.care@live.com. AĞUSTOS VE EYLÜL AYLARI İÇİN TECRÜBELİ ÇOCUK BAKICISI ARIYORUZ Mevcut bayanın Türkiye’ye tatil amaçlı gideceğinden 20 aylık olan kızımıza Temmuz sonunda başlamak üzere Ekim’in başına kadar bakıcılık yapacak, aynı zamanda hafif ev işleri ve yemek yapımıyla da ilgilenecek, güvenilir, 40 ile 55 yaş arası yatılı bayan arıyoruz. Evimiz müsait olup kendisine kaldığı süre içerisinde özel oda ve banyo, tuvalet verilecektir. Eşimin Amerikalı olması nedeniyle az da olsa İngilizce bilmesi önemlidir. İlgilenenler lütfen bana 973 769 87 66 numaralı telefondan ulaşsınlar. Teşekkürler. SOĞUTMADAN ANLAYAN ELEMAN ARANIYOR Soğutma işinden anlayan ve aynı zamanda elektrik işine yatkın, elektrik şemalarını okuyabilen, soğutma işinde tecrübeli, doğabilecek ağrızaları giderebilecek, seyahat etme sorunu olamayan, sertifikası olan kalifiye elemena ihtiyaç vardır.Servise gidildiğinde müşteri ile anlaşabilecek kadar İngilizcesinin olması gerekir. İş ile ilgili gerekli tüm eğitimler kendisine verilecektir. Irtibat telefonu: 917 288 28 61 E-mail: cebellihazel@ hotmail.com ELEMAN ARANIYOR Kitchen & bath showroom dukkanimizda calisacak bayan eleman araniyor Telefon: (516) 316 55 26 E-mail: sunrisehome21@optimum.net AVAILABLE FOR WORK I am a student and available for any kind of work. My specialties are math tutoring but I am also open for baby sitting. Telefon: 914-888-4362 E-mail: eylem.grbz@yahoo.com LOOKING FOR WAITERS/BUSBOY/RUNNERS Looking for waiters/busboys/runners for Turkish restaurant located in Sunnyside Queens. Telefon: 516 325 52 72 E-mail: statusa1@aim.com Web adresi: http://grill43turkishcuisine.com NEED FEMALE PERSONAL ASSITANT I am looking for someone to work home office.You can start immdiately. Experience is not necessary.Students are welcome to work.Knowledge of craigslist posting, etc. Microsoft series. must be General Computer knowledge .full or part time housekeeping Include information, location, Reliable and friendly,Good personality is a plus If you are interested, please send me an email so we can discuss you. E-mail: nilgunates85@hotmail.com DELI / CAFE STORE ELEMANI ARANIYOR Manhattan / New York’ta bulunan Deli / Cafe işyerimize sandwich yapımı ve store işlerinde görev alacak ekip arkadaşları arıyoruz. İlgilenenlerin gündüz 13:00 sonrası 212 – 663 56 90 numaralı işyeri telefonundan Hakan Bey’i aramaları veya CV bilgilerini basrihakan@yahoo.com adresine göndermelerini rica ederiz. Telefon: 212 - 663 56 90 E-mail: basrihakan@ yahoo.com İŞ ARIYORUM Öğrenciyim ve iş arıyorum. Olabilecek iş seçeneklerine açığım. Çalışma saati sıkıntım yok. 2 yıldır Amerika’dayım. Bu süre içerisinde 1’er yıl iki ayrı çocuklu aile ile birlikte yaşadım. Ev temizliği, çocuk bakımı yaptım. Yemek yapabiliyorum, bahçe bakımı yapabiliyorum. 2012 yılında hafta sonları bir Türk restaurantında garsonluk da yapmıştım. Newportta Kiosk standında RC Helikopter sattım 2012 yazı boyunca. Web sitesi dizaynı yapabiliyorum. Bilgisayar bilgim iyi derecededir. Şuanda Cincinnatı’de yaşıyorum. Social Security Number SSN, arabam ve Amerikan ehliyetim var. Kalacak yer temin edilirse OHIO dışındaki statelerde çalışabilirim. Telefon: 5133761500 E-mail: demirciogluhasan@yahoo.com MASAJ SALONU İÇİN BAYAN ELEMAN Masaj salonunda görevlendirilmek üzere, esnek saatlerde çalışabilecek bayan eleman ithiyacı vardır. İlgi duyanlar e-mail adresimizden ulaşabilir ve detaylı bilgi edinebilirler. Teşekkürler. E-mail: aprilmellisa@gmail.com İNŞAAT MÜHENDİSİYİM, İŞ ARIYORUM (CIVIL ENGIERING) İnşaat mühendisiyim, 1 yıl Amerika’da, 1 yıl da Türkiye’de deneyime sahibim. Suan Washington, D.C.’de yaşıyorum ancak New York’ta da yaşayabilirim. F1 vizem olduğundan dolayı SSN’im ve çalışma iznim yok. İrtibat: 757 351 96 46 DELIVERY YAPACAK TECRUBELİ ELEMAN ARANMAKTA Brooklyn’de bulunmakta olan restaurantta delivery olarak çalışacak bay ya da bayan aranmaktadır. Telefon: 1-917-364-9418 E-mail: hürriyetmakak@yahoo.com Web adresi: www.woodspoon.net TECRÜBELİ BAY&BAYAN GARSON ARANMAKTADIR Manhattan Midtown’da bulunmakata olan Wine bar için haftanın en az 5 ya da 6 günü öğleden sonra çalışacak, tecrübeli bay ya da bayan garson aranmaktadır. İlgililerin saat 3pm ile 5pm arası 212 755 5684 numaralı telefonu aramaları rica olunur.Web adresi: www.pierrelotiwinebar.com EV İŞLERİNDE YARDIMCI ARANIYOR Anaheim Hills’de yaşayan dört kişilik bir aileyiz. Ev işlerinde ve yemek konusunda yardımcı olabilecek eleman aramaktayız. Tecrübe ve referanslar tercih sebebidir. Telefon: 949 412 82 88 E-mail: tubaoten@yahoo.com

7 POSTA212 Seri İlan Sayfaları usailan.com ile ortak hazırlanmaktadır...

HAFTANIN 4-5 GÜNÜ YEMEK VE EV TOPARLAMA İŞİ New Jersey’de haftanın 4 ya da 5 günü, sürekli gelecek, yemek ve ev işlerinde yardımcı tecrübeli bayan aranıyor. Telefon: 201 965 99 69

ve Türkiye olmak üzere referanslarım mevcuttur. Yatılı olabilir. Temiz, düzenli, bakımlı, sigara, alkol hiç bir zaman kullanmamış, Türkçe’yi güzel konuşan biriyim. İş arıyorum. Saygılar. E-mail: dilekb@gmail.com

TAXI-LIMO DRIVER ARANIYOR Tecrübeli ya da tecrübesiz taxi-limo driver olarak çalışabilecek arkadaşlar 201-673-2272 numarisindan bize ulaşabilirler. E-mail: goparkave@gmail. com Web adresi: http://www.goparkave.com/

İŞSİZ ÖĞRETMEN Merhaba, ben Ahmet. Amerika’da Green Card ile yaşıyorum. 4 yıldır Amerika’dayım. Daha önce bir eğitim şirketinde öğretmen olarak çalışıyordum ama şirketim küçülmeye gitti ve bazı öğretmen arkadaşlarla beni isden çıkardı. Evliyim ve iş bulmam lazım. Arizona’da yaşıyorum ama iş bulacağım eyalete iş verenimle öngörüşme yaptıktan sonra taşınabilirim. Yapabileceğim işler; Öğretmenlik – Türkçe, İngilizce öğretmenlikleri, Office elemanı, Depo sorumlusu, Şoförlük, Mağaza personeli, Mall’de muhtelif işler etc. Umarım bir iş bulabilirim. Okuduğunuz için teşekkür ediyorum. E-mail: somut_adım@yahoo.com.tr

BAYAN GARSON VE BUSBOYLAR ARANIYOR Edgewater’da yeni açtığımız Türk restaurantımıza bayan garsonlar, busboylar ve bulaşık-temizlik personeli arıyoruz. Adres: 820 River Road Edgewatr, NJ Telefon: 201 688 98 98 KASİYER ARANIYOR Long Island Bay Shore`da bulunan Gulf Gas Station`a Cumartesi ve Pazar geceleri çalışacak kasiyer arıyoruz. Ekstra gün ya da saat istek dahilinde verilebilir.Telefon: 631 951 0125 AŞÇI ARANIYOR Kosher restoran mutfağında çalışacak aşçı veya aşçı yardımcısı aranıyor. Güvenilir, işine saatinde gelip giden, düzenli eleman lazım. Telefon: 917 704 00 69 MANHATTAN’DA PART TIME BABYSITTER ARANIYOR İki çocuğumu öğleden sonra okullarından alıp eve getirecek, akşam yemeklerini hazırlayacak, gerektiğinde çocukları okuldan sonra aktivitelere götürebilecek, New York’u bilen ve metroyla yolculuk konusunda rahat, tecrübeli, iyi referanslı, güvenilir, part time bir bakıcı arıyoruz. Çocukların biri 5 yaşında, biri 20 aylık. Haftada 15-20 saat. Haziran sonuna doğru başlamak üzere. Manhattan’da oturanlar tercih edilir. E-mail: Minusss@gmail.com ELEMAN ARANIYOR Dondurma arabalarında çalışacak bay, bayan şoförler aranmaktadır. Ücret dolgundur.Telefon: 516 987 74 08 E-mail: freshpointfarm@gmail.com AŞCI, DÖNER & KEBAB USTASI, YÖNETİCİLER ARANIYOR Hızla büyümekte olan gourmet süpermarketler zincirimize siz de katılın. Mevcut ve yeni açılacak olan süpermarketlerimizde çalışacak kebab ustaları, aşçılar, döner ustaları, servis elemanları, ofiste çalışacak bayan elemanlar ve üst düzey yöneticiler aranıyor. Firmamız Türk ve yabancı ortaklıdır. Bizimle uzun süre çalışacak üst düzey ve tecrübeli elemanlar arıyoruz. E-mail:tugce@shopdelight.com GİYİM MAĞAZASINDA ÇALIŞACAK ELEMANLAR ARANIYOR Bize katılacak, istikbalini Amerika’da düşünen elemanlara moda sektöründe büyük şans.Satış danışmanı, elektrik-bilgisayar-muhasebe konularında az ve çok tecrübeli elemanlar. Bize gelin birlikte yükselelim. İletişim: 97 Spring Street, Manhattan, New York İlgilenen arkadaşlar lütfen iletişim bilgileri ile birlikte CV’lerini aşağıda ki email adresine göndersinler. E-mail: Socialmedia4poccoparadiso@gmail.com OFFICE & WAREHOUSE MANAGERS AND TECHNICIANS We are seeking office manager, warehouse manager and field service technicians Houston, TX USA branch. Our main office and factory is based in İstanbul. - Must reside in Houston, Katy TX area - Must speak fluent English and excellent writing skills - Pleasant, responsible and hardworking - Office manager must have excellent office programs experience (Outlook, Word, Excel, Powerpoint) , including some knowledge of accounting (Quickbooks) - Warehouse manager must have shipping and receiving experience, attentive and sharp thinking skills - Field service technicians must be able to use tools such aş drilling machine, some electrical and electronic technical background. Clean driving record. Able to climb the ladder up high, and work on dropped ceilings, and work with HVAC, Air handling units etc. Please apply via email with your resume, your photo and desired salary, send to : tolga@scentlinq.com Telefon: 1 832 202 69 00 Web adresi: http://www.scentlinqusa.com TÜRK HEMŞİRE ARANIYOR Çok acil, yatılı ya da yatısız Türk bayan hemşire aranıyor. Telefon: 516 581 48 48 E-mail: cananekin@hotmail.com IT ELEMANI ARANIYOR Üniversitelerin ilgili veya dengi bölümlerinden mezun, web sayfası dizaynı ve kullanıcı dostu ekran tasarlama konusunda deneyimli ve yaratıcı olan, kreatif bakış açısı olan ve ekip çalışmasına uyumlu, özgün tasarımı ile farkını ortaya koyabilecek, web sitesi ve site tasarım ve altyapısına ilişkin her türlü görsel ve teknik konuları yönetebilecek,geçmiş çalışmalarından örnekler sunabilen, takım çalışmasına yatkın, insan ilişkilerinde başarılı ve listedeki özelliklere sahip, Manhattan’da merkezi yerde bulunan ofisimizde çalışacak eleman aranmaktadır. Özellikler • Develop new features, applications and maintain existing applications • Full life-cycle development inçluding requirements gathering, implementatıon, testing and maintenance • Web Development in C# and ASP.NET 4.0 and MVC 3.0 • SQL Server development, TSQL, stored procedüres, functions • Client side programming using Javascript and Jquery • HTML and CSS • Web Services and WCF development • Strong knowledge of Object Oriented principles • Experience using C# and the .NET Framework a plus • Experience with web development and ASP.NET a plus • Experience with SQL Server development a plus. E-mail: hr@shipnex.com KASİYERLER ARANIYOR New York Long Island Nassau bölgesinde Gas Station/Convenience Store’da çalışacak kasiyerler aranmaktadır. Full-time ve part-time ise başvurmak için lütfen 516 439 64 46 numaralı telefonu arayınız. JEWELRY, TAKI VE BASKI İŞİNDE ÇALIŞACAK ELEMANLAR ARANIYOR Colorado eyaletinde ikamet edebilecek ve su an Amerika’da yaşayan veya Amerika için vizesi olan, taki kiosklarında ya da dükkanda şapka ve tişört basım işinde çalışacak, dinamik, azimli, çalışkan ve sorumluluk sahibi elemanlar aranmaktadır. Dükkan işi için bilgisayar kullanabilen kişiler öncelikli tercihtir. Şu an 4 elamana ihtiyaç vardır. Başlangıç seviyesinde İngilizce yeterlidir. Detaylı bilgi için verilen numarayı arayabilir ya da e-mail atabilirsiniz. Tel: 720 378 13 59 E-mail: simsek516@yahoo.com

İŞ ARAYANLAR İŞ ARIYORUM Öğrenciyim ve iş arıyorum. Olabilecek iş seçeneklerine açığım. Çalışma saati sıkıntım yok. 2 yıldır Amerika’dayım. Bu süre içerisinde 1’er yıl iki ayrı çocuklu aile ile birlikte yaşadım. Ev temizliği, çocuk bakımı yaptım. Yemek yapabiliyorum, bahçe bakımı yapabiliyorum. 2012 yılında hafta sonları bir Türk restaurantında garsonluk da yapmıştım. Newportta Kiosk standında RC Helikopter sattım 2012 yazı boyunca. Web sitesi dizaynı yapabiliyorum. Bilgisayar bilgim iyi derecededir. Şuanda Cincinnatı’de yaşıyorum. Social Security Number SSN, arabam ve Amerikan ehliyetim var. Kalacak yer temin edilirse OHİO dışındaki statelerde çalışabilirim. Telefon: 513 376 15 00 E-mail: demirciogluhasan@yahoo.com İŞ ARIYORUM Çok temiz bir bayanım. Amerika’da yasalım. İşin durumuna göre yatılı da olabilir. Daha önce çalıştığım yerlerden güvence verebilirim. İstekliler telefon ile ulaşabilir. Telefon: 561 396 83 99 E-mail: nimetcakmak1@hotmail.com ÇOCUK&HASTA BAKIMI 0-14 yaş arası, 10 seneden fazla olmak üzere çocuk bakımı tecrübem var. Eczacıbaşı Sağlık Hizmetleri Yaşlı&Hasta bakımı sertifikam var. Amerika

İŞ ARIYORUM 3 aydır New Yorkta’yım. İngilizce seviyem intermediate. Busboy olarak ya da babysitter olarak çalışabileceğim bir iş arıyorum. Queens civarında oturuyorum. E-mail: canan_cebeci@msn.com ÇOCUK YA DA HASTA BAKILIR Merhaba, 45 yasinda, bir cocuk annesiyim. Son bir aydir Amerika’dayim. Full time ya da part time calisma saatleri duzenli uzun sureli cocuk bakimi ya da hasta bakim is ariyorum. Cok enerjik, hareketli, neseli, titiz ve duzenliyimdir. Cocuk ve hasta bakimi konusunda yeterli tecrubeye sahibim. Istenildiginde referans verebilirim. Kontak: fethiye_410@hotmail. com Telefon: 201 667 13 92, E-mail: fethiye_410@hotmail.com EV MANTISI Hijyen kurallarına uygun, helal kıymadan ev mantısı yapılmaktadır. Kişisel veya restaurantlara pound hesabı ev mantısı yapılır. Telefon: 201 470 09 58 E-mail: njmanticis@hotmail.com TECRÜBELİ BEBEK BAKICISI Belli bir yaşta, tecrübeli anneyim. Bebekleri çok seviyorum. Amerika’da yasalım. Yatılı bebek bakıcılığı işi arıyorum. Daha önce çalıştığım yerlerden kefil verebilirim. Memnun kalacağınızı garanti ederim. İsteyenler telefon ya da mail ile bana ulaşabilirler. Telefon: 561 396 83 99 E-mail: nermin4614@hotmail.com ACİL İŞ ARIYORUM Paterson civarında oturuyorum. New York’ta öğrenciyim. Büsboy veya herhangi bir işte çalışmak istiyorum. Telefon: 862 621 77 38 E-mail: tolga313131@hotmail.com BEBEK VE ÇOCUK BAKIMI Merhaba, Amerika’ya profesyonel çocuk bakıcısı olarak bir acenta vasıtasıyla geldim, CPR dahil çocuk bakımı hakkında eğitimler aldım. 0-14 yaş arası birçok tecrübem var. Yaklaşık 2 yıldır bir aile ile birlikte çalışıyoruz. Çocukların okula başlaması sebebiyle Haziran 2013 itibariyle full time ya da part time yeni iş arıyorum. 28 yaşındayım, Green Card sahibiyim ve sigara kullanmıyorum. Detaylar hakkında konuşmak için bana 201 927 92 72 numaralı telefonumdan ulaşabilirsiniz. Teşekkürler, Pınar Fazlıoğlu. BABYSITTER Bebek ve çocuk bakıcılığı işi arıyorum. 0-3 yaş arası tecrübem var. New Jersey çevresinde ve New York yakınlarında olabilir. Telefon: 862 888 29 37 OTİZM YAŞAM KOÇLUĞU Türkiye Sakarya Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu Rekreasyon bölümü mezunuyum. Uzmanlık alanım 2. kademe yüzme ve rekreatik sağlık terapi. Otizmli bireylere günlük hayatlarını idame edecek alanda eğitim vererek spor yardımıyla sosyalleşyırıp kişideki gelişim sürecine katkı sağlamaktayım. Yüzme öğreterek otizmli bireye üzerindeki hiperaktifliği bu şekilde alabilmekle beraberinde çeşitli denge sporlarıylada yaşamında çok yönlü bir değişikliğe adım atması için eğitim veriyorum. Türkiye’de otizm kuruluşlarında bu alanda yaklaşık olarak 4 sene çalıştım. Şimdilerde ise deneyimlerimi ve tecrübelerimi bir kuruluşa bağlı olmadan vermekteyim. Emin olun çocuğunuz ya da otizmli bir bireyiniz artık ayakkabısını bağlayabilecek, dikkat dalgınlığı, objelere takılma, ansızın sinirlenmeler yerini zamanla iyi bir gelişime bırakacaktır. Bu arada Green Kartım var. İlgilenenler bana mailden ulaşabilir. Daha detaylı konuşabiliriz ve de isterseniz size çok sağlam referanslarımı da sunabilirim. Otizm bir hastalık değildir diyorum ve herkese sabır diliyorum. Telefon: 0554 658 42 97 E-mail:yusuffural@gmail.com PROFESYONEL BEBEK ODASI DUVAR BOYAMASI Çocuk odanızın, profesyonel şu bazlı duvar boyaları ile sağlıkla süslenmesine ne dersiniz? Telefon: 201 755 2634 E-mail: goksu.art@gmail.com FULL-TIME VE DONANIMLI BABYSITTER Full time (Cumartesi günleri de dahil olabilir ) çocuk bakımı ve eğitimi de dahil olmak üzere iş arıyorum. Ressam ve müzisyen olmakla beraber, Türkiye’de birçok anaokulunda resim eğitmenliği yaptım. Çocuğunuzla ilgilenirken aynı zamanda resim ya da müzik eğitimi de almasını istemez misiniz? Derslerinde de yardımcı olabilirim. Çocuğunuza hem bir abla hem de bir arkadaş. İsterseniz bana telefon ve mail yoluyla ulaşabilirsiniz. Referanslarım mevcut. Telefon: 201 755 26 34 E-mail: goksu.art@gmail.com YATILI İŞ ARIYORUM ABD’de yasalım. Daha önce yatılı, yatısız çocuk bakma deneyimim var. Güvenilirim, temizim, hijyene çok dikkat ederim. İstekliler telefon ya da mail ile ulaşabilirler.Telefon: 561 396 83 99 E-mail: nermin4614@hotmail.com MANHATTAN’DA İŞ ARIYORUM Manhattan ve Brooklyn’de ev temizliği iş arıyorum. İlgililenler telefon ile ulaşabilirler. Telefon: 347 424 66 83 HILTON’DAN TECRÜBELI HOUSEKEEPING 25 yaşındayım. Hilton İstanbul’da housekeeping departmanında 5 yıl çalıştım ve 2 yıldır da Amerika’da yaşıyorum. Ev işlerinize yardımcı arıyorsanız size yardımcı olmakdan mutluluk duyarım.Telefon: 201 647 00 62 E-mail: sule_tttopal@hotmail.com LONG ISLAND VE CİVARINDA İŞ ARIYORUM Long Island civarı acil iş arıyorum. 5 yıllık store ve istasyon deneyimim var. E-mail: mnockelin@gmail.com 6 AY NEW YORK’TA IŞ BAKIYORUM Ekim’e kadar New York’ta kalacağım. Gece de çalışabileceğim Part-time iş bakıyorum. 20 yaşındayım ve upper-intermediate kurunda bir İngilizce kursundayım. Okulum 5th Avenue 33rd St’de. Teşekkürler. E-mail: hkmet_ogutgen@hotmail.com EV TEMİZLİĞİ Manhattan ve Brooklyn’de ev temizliği iş arıyorum. İlgililenler telefon ile ulaşabilirler. Telefon: 347 424 66 83 İŞ ARIYORUM Merhaba, benim adım Şuray. Ben 19 yaşındayım. Part time iş arıyorum. Türkçe, İngilizce, Rusça, Türkmence konuşup, yazabiliyorum. Daha önce büsgirl, garson ve temizlik görevlisi olarak çalıştım. Brooklyn’de veya Manhattan’da iş arıyorum. İlgilenenler mailime mesaj atabilirler. Ulaşmak isterseniz telefon numaram. İyi günler! Telefon: 917 285 59 72 E-mail: suray.melikova@gmail.com


8

Yazı Dizisi

3 Haziran 2013 Pazartesi

A M E R İ K A’ D A K İ

TÜRKLERİN

GAZETESİ

Arzu Kaya

Uranlı twitter@arzukayauranli

Ah güzel İstanbul Özlemiştim seni...

G

ÖRÜNCE boynuna atılıvereceğimi bilmenin sevinci kanımı kaynatıyor içimi ısıtıyordu… Sana öyle bir sarılacaktım ki, o anda New York’un soğunu, pusunu, silip götürüverecekti sıcaklığın!… Sana kavusacağım anı her düşündüğümde, kalp atışlarımın hızlandığını farkediyor; heyecanımı hissettikçe daha da heyecanlanıyordum. Her şey mükemmel olacaktı! Romantik beklentiler içerisindeydim: Mekanda bitmeyen bir duygu seli; oyuncularda vecde varan bir coşku… Sahneden alabildiğince uzanan bir ışıltı… “Öyle bir havada geliyordum ki, vazgeçmek mümkün olmayacaktı.” Birbirimizi önce gözlerimizle kucaklayacaktık. Sen, “Hiç değişmemişsin” diyecektin okşayan sesinle!.. Ben… Güzelliğinle kamaşan gözlerimi utangaçça kaçırırken “Sen de öyle” diye fısıldayacaktım kulaklağına!.. Oracıkta bir sincap gibi boynuna atlayıp mis kokunu içime dolduracaktım. Ellerimde sıcacık ellerinin yumuşaklığı, öylece seni seyre dalacaktım.. Kokun tam anımsadığım gibi olacaktı!. Esintili, baş döndürücü, kışkırtıcı.. Her nefeste biraz daha sen dolacaktım…. Sen kokacaktım…. Sen olacaktım..… Dilime dudağıma özlediğim tadın bulaşacaktı: Taze, gevrek bir simit çıtırtısında ya da özenle demlenmiş bir çay kıvamında… Kulaklarıma neşeli kahkahaların dolacaktı cıvıl cıvıl.. Ben de kıkır kıkır coşacaktım. Fıkır fıkır olacaktım… Öyle mi oldu ya? Sen olduğunu bilmesem tanıyamayacaktım seni! Hayal edemeyeceğim kadar değişmiştin! Yüzüne, gözüne hep bildiğim, ama bu denlisini hiç görmediğim telaşlar hakim olmuştu!… Yine kıpır kıpırdın ama cıvıltın yoktu! Oysa mevsim bahardı! “Öylesine bir havada gelmiştim ki; vazgeçmek mümkün olmamalydı!” Yine de atladım boynuna beni yorgun kollarınla sarıp sarmala diye… Hayalimdeki gibi içime mis kokunu dolduracağımı sanırken kesif bir sigara ve egzoz kokusu doldu ciğerlerime! Nefes alamayacağım sandım! Gözlerim yaşardı ama sevinç göz yaşları değildi döktüğüm! Fakat, yine de hala mutluydum… Ne de olsa sana kavuşmuştum!. Kargacık, burgacık yollarından o saatte umulmayacak bir trafik yoğunluğunda geçtim. “Artık günün her vakti böyle” diyordu söför! Seni çekiştirmesine içim elvermedi. Daha fazlasına kapattım kulaklarımı… Sustum!.. Çünkü…Yine de umudum vardı!.. Az sonra, Queens Boro Köprüsü’nden her geçtiğimde seni anımsayarak cız eden kalbim, kendini, Boğaz Köprüsü’nden geçeceğimi bilmenin sevincine bırakacaktı….’Ankara’nın en çok nesini seversiniz?’ sorusuna ‘Istanbul’a dönüşünü’ diye cevap veren Yahya Kemal’in “Aziz Istanbul” şiirini, yıllardır dilime tesbih eden ben, işte şimdi vuslata ermiştim! Zaman kutlama zamanıydı! “Sana dün bir tepeden baktım aziz Istanbul! “ diyecektim köprüyü geçerken ve tüm güzelliğini kare kare zihnime kazıyacaktım yeniden! Sen ki, şairin ‘Sade bir semtini sevmenin bile bir ömre değer’ bulduğu kenttin!… Sonra?…. “Seni dinleyecektim gözlerim kapalı!”.. Ve belki ‘uzaklardan sucuların dinmek bitmeyen çıngıraklarını’ duyacaktım!’… Oysa sesin ahengini yitirmişti!…Ard arda ne dediğini anlayamadığım naralar korna seslerine karışıyor; herkes konuşuyor ama kimse dinlemiyordu! Üstelik sen kaba saba olmuştun! İtip kakan bir tavrın vardı. Sıkıntılıydın… Hırçındın… Çaresizdin.. İçimdeki çocuk tırsmıştı!.. Ağlıyordu!.. Susturamıyordum!.. Mahzundum…. Yorgundum… Şaşkındım… Ah güzel Istanbul, sen boyle mi olacaktın?

Çin Mahallesi, Çin’e yenildi Bir zamanlar Batı’nın en kalabalık Çin nüfusuna ev sahipliği yapan Çin Mahallesi, Çin’in rekabetine dayanamadı. Kapanan üretimhanelerin yerini lüks otellere bıraktığı mahalle, yine de tarihi önemi nedeniyle ziyaret edilmeyi ve korunmayı hakkediyor

(HABER MERKEZİ-POSTA 212) MANHATTAN’DAKİ Çin mahallesine gidip bu yazıyı yazmaya karar verdiğimde aklıma yıllar önce izlediğim “Big Trouble In Little China-Küçük Çin’de Büyük Bela” filmi geldi. Filmde Kurt Russell’ın canlandırdığı kamyon şoförü Jack’in Çin Mahallesi’ndeki bir çetenin elinden arkadaşının sevgilisini kurtarmak için atıldığı macera anlatılıyordu. 1986 yapımı bu film, benim 15 yaşındayken beyazperdede Çin Mahallesiyle tanışmamı sağlamıştı.

» ÇİN’İN FENDİ…

Bizim memlekette olmasa da, dünyanın birçok ülkesinde Çin mahallelerine rastlarsınız. Daha iyi bir yaşam beklentisiyle ülkelerinden ayrılan Çinlilerin gittikleri ülkelerde yerleştikleri ve bir etnik cemaat oluşturdukları mahallelere Çin Mahallesi deniyor. Böyle bir cemaat, ekonomik ve sosyal anlamda güç demek. Manhattan’daki Çin Mahallesi, 2000’li yıllara kadar kentin en büyük Çinli nüfusuna ev sahipliği yapıyordu. Sonra nüfusunun önemli bir bölümünü Sunset Park, Brooklyn ve Flushing, Queens’deki Çin mahallelerine kaptırdı. Ama yine de burası Asya dışında yerleştikleri en eski yerleşim yerlerinden biri. Buranın ekonomisi, hediyelik eşya ve restoran endüstrileri üzeri-

ne kurulmuş. Çinli kadınlar yıllarca kötü şartlarda ve düşük ücretlere çalışarak hediyelik eşyalar üretmişler. Her şeye rağmen, buradaki üretim, Çin’le rekabet edemeyince, üretimhaneler bir bir kapanmış. İnsanlar işlerini kaybederken kriz, Çin Mahallesindeki tüm işyerlerini vurmuş. Bir yandan yatırımcılar, Çinlilerin New York’a göç etmeye devam etmesini talep artışı olarak görüp spekülasyonlarla kiraların fırlamasına neden olmuşlar. 90’ların sonundan itibaren de Çin Mahallesi’nin Manhattan’da özgün karakterini koruyan, yani ‘soylulaştırılmamış’ tek yer olduğu fark edilmiş. Eski işyerleri ve üretimhaneler lüks otellere, ofislere ve rezidanslara dönüşünce, Çin Mahallesinin eski sakinleri, çevredeki başka mahallelere dağılmış. Geriye, bu turistik Çin Mahallesi kalmış. Manhattan’daki Çin Mahallesi’nde yürümeye başladığınızda ilk olarak karşınıza, Çin karakterini yansıtan özgün ürünler değil, ünlü markaların sahtelerini (imitasyon) satmaya çalışan Çinlilerin çıkmasının nedeni de bu. Elbette ABD yasalarına göre bir ürünün sahtesini satmak yasak. O yüzden New York polisi sahte ürünle mücadele etme konusunda denetimini asla azaltmıyor. Siz yürürken yanınıza sokulan Çinli

sessizce “Saat, çanta ister misiniz?” diye soruyor. Eğer ‘tamam’ derseniz cebinden çıkardığı renkli fotokopilerden istediğiniz saati ya da çantayı beğeniyorsunuz ve 100 dolar karşılığında bu saati veya çantayı hemen alabiliyorsunuz. Saati başka bir Çinli getiriyor. Alışveriş tamam!

» PEKİ AMA İLK ÇİNLİLER NEW YORK’A NE ZAMAN GELMİŞ?

Yazar Alvin Harlow’a göre New York’a ilk Çinli 1858 yılında gelmiş. Adı Ah Ken. Ah Ken bugünkü Çin Mahallesi’nin bulunduğu ana caddede yaşamaya başlamış. Ardından bir puro dükkanı açmış ve ticarete başlamış. Zamanla Manhattan’daki Çin nüfusu gelen göçmenlerle hızla artmaya başlamış ve burada bir getto oluşmuş. Gerisini, Hunter College’da Şehir Planlama ve Asya Araştırmaları uzmanı olan Peter Kwong anlatıyor: “1960’lara gelindiğinde Çin Mahallesi Mott, Bayard, Pell, Doyer ve Elizabeth caddelerinden ibaret, sayıları 5 bini geçmeyen yaşlı ve bekar erkeğin çoğunlukta olduğu bir topluluktu.” Çin Mahallesi için 1965 yılı bir dönüm noktası. O yıl Göçmen Yasası’nın kabulüyle birlikte Çin’den hem işçiler, hem de cebinde yatırım yapacak parası bulunanlar buraya akın etmiş. Uzun zaman önce bölgeden taşınan İtalyan ve Yahudi ailelerin bıraktığı boşluğu Çinliler doldurmuş. Yatırım yapanlar, işçilere iş sağlamış. Ardından İngilizce bilen çalışanların da hizmet ve ticaret ihtiyaçlarını karşılamasıyla burada kendi kendine yeten bir “küçük Çin” oluşmuş. Ve tıpkı Çin’de olduğu gibi, ucuza çalışmaya talip işçilerin sayısı arttıkça, burada iş kuran Çinli yatırımcıların sayısı da artmış. 90’lardaysa, SoHo, East Village ve Lower East Side gibi çevre mahallelerde fiyatların fırlamasıyla Çin mahallesinin genişlemesi durmuş.

» ÇİN MAHALLESİ DİRENİYOR

Çin Mahallesi’ni büyük bir turizm merkezine dönüştürerek canlandırma girişimleri, bu bölgede yaşayanların altından kalkamaya-

cağı büyülükte bir sermaye gerektirdiğinden devreye büyük yatırımcılar girince, halk bölgeden yavaş yavaş uzaklaşmış. Elbette Çin Mahallesi’nin tüm orijinalliğini yitirdiğini söylemek zor. Hala özgün yemekler, objeler, insanlar, adetlerle karşılaşmak mümkün. Dükkanlardaki yazılar, sokakta masaj yapan Çinliler, kulağınıza gelen müzik, sokak müzisyenleri, enstrümanlar, ilaçlar, meyveler, sebzeler… Hala Çin’den göç sürüyor ve burada yakınları olan, İngilizceyi de bilmeyen Çinliler, bu mahalleye yerleşip, yatakhane tarzı evlerde kalmaya devam ediyorlar. Konuşmaya çalıştığım çoğu Çinli ya İngilizce bilmediğinden ya da konuşmaktan hoşlanmadığından iletişim kuramıyorum. Belki de “soylulaştırma” girişimlerinden hoşlanmadıkları için bu tavır. Son dönemlerde Çin Mahallesi için yeni bir yerleşim planı hazırlanarak buranın eski sakinlerinin evlerini terk etmek zorunda kalmasını önlemeye çalışan girişimler var.

Ama sakinlerinin çoğunun yıllık kazancının 20 bin doları bulmadığı bu mahalleyi, Manhattan’ın ortasında korumak için özel önlemler alınması gerekiyor. Çinliler mahallelerinde bir taraftan kendi kültürlerini yaşatırken diğer taraftan bizlerinde o kültürü tanımamızı sağlıyor. O yüzden yabancısı olduğumuz kültürlerin hakkıyla yaşadığı ve yaşatıldığı bu mahalleler bizler için oldukça önemli. Buranın, orijinal Çin Mahallesi’nin kötü bir taklidi olan lüks ve pahalı bir Çin Disneyland’ine dönüşmesi, her şeyden önce New York’un kaybı olur. Çin Mahallesi’nde dolaşmaya devam ederken 2600 yıl önce Çin’de yaşamış olan büyük bilge Konfiçyüs’ün şu sözü aklıma geliyor, sanırım bu yazıyı böyle bitirmek en doğrusu; “Bir ülkede adaletin varlığı kişinin kendini özgürce ifade etmesinden anlaşılır. Bir ülkede adaletsizliğin varlığı ise kişilerin başına buyruk davranışından anlaşılır. İyi insanlar sorunları önlemek için çaba sarf ederler.”


TÜRKLERİN

Yaşam Röportaj

GAZETESİ

3 Haziran 2013 Pazartesi

9

Türk dizilerini dünyaya satıyor Türkiye’de kısa süre öncesine kadar Brezilya ve ABD TV dizileri her kanalda rüzgâr gibi esiyordu. Şimdi ise Global Agency şirketinin sahibi İzzet Pinto sayesinde Türk dizileri dünyanın her tarafına satılıyor. İzzet Pinto’nun dünyaya pazarladığı diziler arasında başta ‘Muhteşem Yüzyıl’ olmak üzere ‘Binbir Gece’, ‘Aşk-ı Memnu’ ve daha onlarcası var

ARDA SAYINER

A M E R İ K A’ D A K İ

ROPÖRTAJ

Borç para ile kurduğu Global Agency, sektöründe dünyanın en hızlı büyüyen şirketi olma ünvanını koruyor. Yapımcı İzzet Pinto sadece Türk dizileri ve yarışma formatlarını değil, Türkiye’yi ve Türk kültürünü milyonlara tanıtıyor. ■ Sizin için Türkiye’de özel televizyonların hayata geçmesiyle başlayan format ithalatını tersine çeviren kişi diyebilir miyiz? Sektörde yıllar içinde ne gibi değişimler gözlemlediniz? Aslında evet. Türkiye’nin uluslararası TV formatı dünyasına girişi bizimle oldu. Brezilya ve ABD dizilerinin her kanalda rüzgar gibi estiği Türkiye artık kendi dizilerini ihraç eden bir ülke haline geldi. Ya-

rın mecrası olarak en marjinal, en çılgın ve en prestijli olanları tercih ettik. Sektörü şaşırttık. Bu yaklaşımımız ilgi çekti. Merak uyandırdı. Bunun üzerine pazarladığımız TV formatlarının ve dizilerin kalitesi de iyi olunca yıllık %150 büyüyen bir şirket olduk. Asıl büyümemizi 1001 Gece dizisi ile yaşadık. Bunun ardından yaşanan en büyük sıçrama ise Muhteşem Yüzyıl dizisi ile oldu. Bizim aracılığımızla bu dev yapım 47 ülkede milyonlarca izleyiciye ulaştı. ■ Türk dizilerinin bu kadar başarılı olmasının sebebi nedir? Türk dizilerinin Ortadoğu ve Balkanlarda başarılı olmasının en büyük sebebi bizim senaryolarımız-

gururu ve popülerliği Türk dizilerinin yayınlandığı ülkelerde her geçen gün yükseliyor. ■ Türkiye ABD’deki dizi ve yarışma formatı pazarına ne zaman girebilir? Bu açıkçası zorlu bir süreç. Özellikle diziler için. Amerikalılar dublaj sevmiyor, dizide altyazı istemiyor. Ayrıca bizim dizilerimiz ile olan kültürel uyuşum Ortadoğu ve Balkanlarda olduğu kadar güçlü değil. Lakin bunun yanında Türkiye’de ‘’Gelinim Olur musun?’’ isimli yarışma programımız ABD’deki İspanyol kanallarında ‘’Perfect

yacak derecede. Bu işin Türkiye’de daha önce olmayan bir sektörünü oluşturduk. Sadece Global Agency olarak kazanmadık, bizle bu yolda var olanlara da kazandırdık. Şimdi ise en son geliştirdiğimiz Talent Hunters isimli yeni bir yarışma formatı üzerinde çalışıyoruz. Çok yeni olmasına rağmen Bosna Hersek, Çin, Sırbistan ve Makedonya’da Eylül ayında yayına başlayacak. Sektöre çok hızlı bir giriş yaptı. Şimdiden bu ülkelerdeki TV’lerle anlaşmalarımızı tamamladık. Bu sayı tabii hızla artacak. ■ Global Agency’nin bundan sonraki hedefleri neler? Hedefimiz, ürettiğimiz formatların, pazarladığımız dizilerin ve

yı seviyorum. Galiba ben en iyi bundan anlıyorum. Dolayısıyla başarı anahtarların en önemlisini anladığınız ve zevk aldığınız işi yapmak olarak tanımlayabilirim. Benim işim bir fikri paketleyip satmak. Biz bir hayali paketleyip satıyoruz. Lise eğitimimden sonra üniversiteyi kazanmama rağmen iş hayatına atılmayı tercih ettim. Türkiye’deki çeşitli deneyimlerimin ardından Bangkok’da borç para ile açtığım işporta tezgahını bir mağazalar zincirine çevirdim. Daha sonra Avrupa tekstil pazarınınn Uzakdoğu pazarındaki hakimiyetinden, yani benim kontrolüm dışında olan gelişmelerden dolayı tekstil ve mağazacılık işini bırakarak şimdi

pılan son uluslararası araştırmalara göre de dünyada formatları en çok merak edilen ilk üç ülke arasında. Diğer ülkeler İsrail ve Breziya. İlk başladığımız yıllar herkes Türkiye’ye ön yargıyla bakıyordu. ‘’Türkiye’den format mı alınır?’’ şeklinde bir algı vardı. Global Agency’nin maddi kazanımlarından öte değer verdiği esas başarı bu algıyı yıkmak oldu. Yıllar süren yorucu çalışmaların sonunda Türkiye’ye kaliteli yapım ve formatlar üreten ülke prestijini nihayet son bir yılda kazandırdık. Bu algı ve konumlandırma için çok agresif ,reklam kampanyaları yürüttük. Uluslararası birçok fuarda en yaratıcı, en göz alıcı, en merak uyandırıcı nitelikte tanıtımlar yaparken bu reklamla-

da yansıttığımız kültürün bu ülkelere çok yakın olması. Dizilerimiz konservatist, aile ve kadına önem veren, aşkın ve duyguların hakim olduğu nitelikte. Ayrıca muhteşem bir oyunculuk ve teknik anlamda çok yüksek bir prodüksüyon kalitemiz var. Komşu ülkeler arasında bu nitelikte dizi üretebilecek başka bir ülke yok. Bu anlamda bölgedeki liderliğimiz gurur verici. Ayrıca bu diziler sayesinde Türk insanının değerinin, ülke ve kültür zenginliklerimizin çok daha iyi anlaşıldığını düşünüyorum. Birçok nesil nasıl ABD halkını ve ABD’yi Hollywood yapımı filmlerden olumlu nitelikte tanıdıysa, Türk dizileri de Türk insanını ve ülkemizi daha yüksek bir imaj ile tanıtıyor. Türk olmanın

Bride’’ olarak İspanyolca yayınlandı. Yine Global Agency olarak bizim geliştirdiğimiz Match Me If You Can, Cath The Answer ve Shopping Monster programlarımız ABD’deki İspanyol kanallarında İngilizce olarak yayına girecek. ■ Peki sizce iyi format nedir? İki cümle ile anlatılabilecek basitlikte olan format iyi formattır. İnsanları gülümseten, ilk görüşte seyircide hayranlık yaratan. Aynen ilk görüşte aşk gibi. Sormadan, çok düşünmeden sizi mutlu eden format iyidir. Bunun yanında öncekilerden farklı olması ve merak uyandırması çok önemli. Bu anlamda çok iyi bir ekiple çalışıyoruz. Ülkemizdeki format yazarlarına olan desteğimiz kesinlikle yadsınama-

hepimizin bildiği o güzel Türkiye ve Türk insanı imajının daha geniş coğrafyalarda bilinmesi. Adımız ‘’Global’’. Bu adı koymamız bile aslında vizyonumuzu ve hedeflerimiz ortaya koyuyor. Yabancı yatırımcılar tarafından sürekli satın alınmak istiyoruz. Lakin böyle bir niyetimiz yok. Tam tersine Global Agency olarak yabancı kurumları bünyemize katmak ve yurtdışındaki medya kuruluşlarını Türkiye’ye getirmek istiyoruz. Ki şu an dünyanın en büyük medya gruplarından biri için bu girişimi tamamladık. Türkiye’de bu dev markanın faaliyete geçmesi için gün sayıyoruz. ■ Başarının anahtarı sizin için nedir? Her zaman farklı şeyler yapma-

yürütttüğüm iş modelini kurdum. O vakit Asya’lıların ilgisini çeken kıyafetleri tanıtmak, anlatmak ve satmaktan anlıyordum ve bu alanda başarılıydım. Aslında şimdiki ile aynı işi yapıyordum. Sadece ürünüm, fark ettiğim fırsat ve bulunduğum coğrafya farklıydı. Yani konu yine dönemsel fırsatları yakalamak ve kendi yeteneklerinizi o işe entegre etmeye geliyor. Globak Agency borç para ile başladığım bir işti. 6,5 yıl oldu. Şirketimizi 2 kişi kurmuştuk. Şimdi ise 22 kişiyiz ki bu rakam prodüksüyon yapmayan, tamamen fikir ve pazarlama odaklı bir şirket için gayet geniş ve güçlü bir ekip. Başarının bir diğer anahtarı ise işte bu nitelikli ekip ve o ekibi en iyi şekilde yönetebilmek.


10

Kültür Sanat

3 Haziran 2013 Pazartesi

A M E R İ K A’ D A K İ

“Hızlı ve Öfkeli” gişede rekor hız yaptı İÇİNDE bulunduğumuz yaz sezonunda en büyük sürpriz “Hızlı ve Öfkeli” serisinin altıncı filminden geldi. Amerika’da üç günlük tatile denk gelen 25-27 Mayıs haftasını 317 milyon dolarlık hasılatla kapatan “Fast and Furious 6” böylece Memorial Day bayramı haftasına ilişkin bugüne dek kırılmış rekorları da altüst etmiş oldu. Büyük umutlarla gösterime giren “Hangover” se-

New York Metrosu’nda istenmeyen sanatçı (NEW YORK – POSTA 212) New York metrosunun haritalarının üzerine çeşitli illustrasyonlar yapan sanatçı Enrico Miguel Thomas, Metropoliten Ulaşım Otoritesi’ne (MTA) karşı kendisine düzenli olarak rahatsızlık verildiği gerekçesiyle yasal işlem başlatmaya hazırlanıyor. Yaklaşık iki ay önce New York metrosunun Grand Central istasyonunda metro haritalarının üzerine yaptığı çizimlerle yolculara şov yapan sanatçı Enrico, eşyalarını bir kaç adım ötede bırakınca olanlar oldu. Beş dakikadan daha uzun bir süre sahipsiz bir şekilde duran çantayı ve diğer malzemeleri gören polis memurları, Enrico’nun eşyalarını içlerinde bomba olması ihtimaline karşı K-9 köpekleriyle aradı. Başına gelenler karşısında şaşkına dönen Enrico, bir polis memurunun da ahlak kurallarına karşı bir davranışta bulunması yüzünden kendisine ceza vermesi karşısında şoke oldu.

Son on yılını New York metrosunda illustrasyon yaparak geçiren sanatçı Enrico, 2010’da metroya binmek isteyen yolcuların hareket etmesini engellediği gerekçesiyle MTA tarafından suçlanmıştı. Bir süre sonra da, ilginç bir şekilde, MTA Transit Müzesi tarafından New York metrosunun en çok tanınan sanatçılarından biri olduğu gerekçesiyle çocuklara workshop vermesi için çağrılmıştı. Son zamanlarda MTA tarafından haksız yere sık sık rahatsız edildiğini öne süren sanatçı Enrico, avukatıyla birlekte kendisine karşı başlatılan bu hukuki süreçte sonuna kadar hakkını savunacağını açıkladı.

risinin üçüncü ve şimdilik kaydıyla son bölümü ise yaklaşık 82 milyon dolarlık gişesiyle yapımcılarının yüzünü güldürmeyi başardı. Böylece animasyon da dahil bütün devam filmlerinin seyirci garantisi sağladığı birkez daha ortaya çıktı. Önümüzdeki haftalarda sinemalar yine iddialı gişe filmleriyle göz doldurmaya devam ediyor. İşte bunlardan bazıları:

■ Sevimli Canavarlar Üniversitesi: Birbirinden sevimli “canavarları” önce “Montser Inc.” filmiyle tanıdık. Bu çizgi filmin iki ana karakteri Mike ve Sully, Sevimli Canavarlar Üniversitsi ile yeniden beyazperdeye geliyor. Hikaye bu kez ilk maceranın öncesine, ikilinin üniversite günlerine gidiyor. Henüz sıkı dost olmayan Mike ve Sully hem çılgınca eğleniyor, hem de seyirciye bol bol kahkaha vaadediyor. Pixar stüdyolarında hazırlanan bu animasyonda seslendirmeyi Billy Crystal, John Goodman ve Steve Buscemi gibi ünlü isimler yapıyor. VİZYON TARİHİ: 21 HAZİRAN

OLMAK İÇİN...

haber@posta212.com

■ Maskeli Süvari: Son yılların en sevilen ve en fazla iş yapan serisi “Karayip Korsanları” filmlerinin yapımcısı Jerry Bruckheimer ve yönetmeni Gore Vebrinski’den yine bir gişe sineması: Maskeli Süvari, 250 milyon doları aşan bütçesi ve başrolünde Johnny Depp ile sezonun eğlenceli aksiyon filmlerinden biri olmaya aday. Ünlü karakter “Maskeli Süvari”ye yeni bir ruh kazandırmayı amaçlayan filmin öyküsü ana hatlarıyla şöyle: Kızılderili Tonto ve hukuk adamı John Reid birbirine zıt iki karakter olsa da, tesadüfler sonucu kanunsuzluk ve yolsuzlukla savaşmak için biraraya gelmek zorunda kalır. VİZYON TARİHİ: 3 TEMMUZ

WHITE HOUSE DOWN ■ Beyaz Saray Düştü: Daha çok uzaylıların Washington’u istilası veya doğal afetler gibi felaket filmleriyle tanınan Roland Emmerich’in yönetmenliğini yaptığı “White House Down-Beyaz Saray Düştü” filminin senaryosu “Zodiac” ve “The Amazing Spiderman” senaryolarını yazan James Vanderbilt’e ait. Başkanlık koruması görevi için Beyaz Saray’a başvuran gizli servis elemanı aldığı olumsuz yanıt karşısında morali bozulmuşken, gelişen olaylar beklemediği bir anda onu kahramanlığa iter. Paramiliter bir grup asker, Beyaz Saray’ı işgal etmiştir. Üstelik Amerş,ikan Başkanı, eşi ve çocuklarının hayatı tehlikededir! Filmin kadrosunda Channing Tatum, Jamie Foxx ve Maggie Gyllenhaal gibi ünlüler var. VİZYON TARİHİ: 28 HAZİRAN

GAZETESİ

VİZYON HALDUN ARMAĞAN

THE WOLVERINE ■ X-Man: The Wolverine: X-Man çizgi roman olarak 1982’de yayınlandı ve 2000 yılındaki ilk sinema versiyonundan bu yana düzenli olarak devamı çekiliyor; seyircisi de eksik olmuyor. Bu kez ana kahramanlardan Wolverine gerçek aşkı Mariko’ya kavuşmak uğruna Japonya’ya giderek samuraylarla savaşıyor. Filmin başrol kadrosunda yine Hugh Jackman var, kendisine Japon asıllı oyuncular Will Yun Lee ve Tao Okamoto eşlik ediyor. “Wolverine” ile macera sona ermiş değil; çünk, 2014 yılında gösterime girmek üzere “X-Men: Days of Furue Past” çekimleri Bryan Singer yönetiminde halen devam ediyor! “The Wolverine” filminin yönetmeni ise James Mangold. VİZYON TARİHİ: 26 TEMMUZ

New York’ta Türk Filmleri RÜZGÂRI ESECEK... Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı (TÜRSAK) tarafından düzenlenen New York Türk Filmleri Günleri, 6 Haziran’da gerçekleşecek kokteyl ve film gösterimiyle başlayacak (NEW YORK-POSTA 1212) “Türk Filmleri Günleri” için New York’ta geri sayım başladı. 6-9 Haziran tarihleri arasında Village East Sinemalarında gerçekleşecek olan Türk Filmleri Günleri, Türkiye kültürünün sinema odağında yansımalarını New Yorklularla paylaşmayı hedefliyor. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı katkılarıyla TÜRSAK (Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı) tarafından düzenlenen New York Türk Filmleri Günleri, 6 Temmuz akşamı Village East Sinemaları’nda kokteyl ve film gösterimiyle start alacak. Açılışa yönetmen Osman Sınav, Tayanç Ayaydın, Ezgi Aşaroğlu katılırken, Burcu Kara ve Murat Şeker filmlerinin gösteriminden sonra seyircilerle buluşacak.

» “AMERİKALILARA DA ULAŞMAK İSTİYORUZ”

HABER

THE LONE RANGER

MONSTERS UNIVERSITY

TÜRKLERİN

TÜRSAK Müdürü Esra Even, Posta 212’e verdiği demeçte, 2009 yılında düzenledikleri Türk Filmleri Günleri’ni dört yıl sonra tekrar New York’a getirebilmenin heyecanını yaşadığını dile getirdi. “O zaman aldığımız tepkilerden, bu projenin

mutlaka devam etmesi gerektiğine karar vermiştik” diye konuştu. “Uygun ödeneğin bulunmasıyla bu seneye kısmet oldu “ diye belirten TÜRSAK Müdürü, Festival’i New York’ta düzenlemelerinin nedenini şöyle açıkladı: “Bu festivalin sadece Türklere değil, Amerikalılara da ulaşmasını istiyoruz. Bu çerçevede, New York’un en uygun şehir olduğunu düşündük.” Festival’de, Türkiye’de gişede başarılı olmuş filmlerin yanı sıra , yurtdışındaki festivallerde ödül almış filmlerin de gösterileceğinin altını çizen Even, “Amacımız New York’taki festivalin devamlılığını sağlamak ve ABD’deki başka şehirlere yayılmak dedi. Festival’i Washington’a ve Chicago’ya taşımaları için teklif aldığını söyledi. “Bütçemizle alakalı olduğu için, öncelikle New York’ta devamlılığımızı sağlamalıyız” diye ekledi.

Nurgül Yeşilçay, Tayanç Ayaydın ve Ezgi Asaroğlu’nun başrollerini paylaştığı Aşk Kırmızı filmi görücüye çıkacak.

Türk Filmi Günleri’nin programı şöyle: 6 Haziran Perşembe 20:30 Aşk Kırmızı 7 Haziran Cuma 19:00 Küf 7 Haziran Cuma 21:00 Romantik Komedi: Bekarlığa Veda 8 Haziran Cumartesi 21:00 Çakallarla Dans 8 Haziran Cumartesi 21:00 Çakallarla Dans 2 9 Haziran Pazar 17:00 Yeraltı 9 Haziran Pazar 19:00 Jin


A M E R İ K A’ D A K İ

TÜRKLERİN

GAZETESİ

Yaşam Toplum

3 Haziran 2013 Pazartesi

HOT DOG’LU FUHUŞ!

11

New York’ta “Hot dog’lu fahişe” olarak adlandırılan Catherine Scalia, bir kez daha fuhuş yaptığı gerekçesiyle polis tarafından yakalandı (NEW YORK-POSTA 212) Nassau bölgesi polislerinin yaptığı açıklamaya göre, bir polis memurunun East Garden City'deki motelde masöz araması sonucunda, karşısına hot dogcu Catherine çıktı. Polise konuşan bir kaynak, hot dog kamyonuyla motele gelen Catherie'in masözlük yapmak yerine, para karşılığı seks yaptığını söyledi. Psikolojik test için Nassau Üniversitesi Sağlık Merkezi'ne götürülen Catherine mahkemeye çıkarıldı. "Beni haksız yere suçluyorlar!" diye yargıca yalvaran Catharine, "Para karşılığında seks yapmadım, bedavaya yaptım" dedi. Genç kadın, 10 bin dolar kefalet karşılığında serbest bırakılmasına karar verildiğinde ise "Hiç param yok, iş-

sizim" diye ağladı. Konu hakkında Huffington Post Sitesi, "Nasıl bir kaplan çizgilerinden, bir leopar beneklerinden vazgeçemiyorsa, Hot Dog'lu fahişe de fuhuş yapma alışkanlığından vazgeçemez. Olayın en ilginç kısmı Catherine'in bedavaya seks yaptığını iddia ederek kendini savunma şekli, ‘Kusura bakmayım memur bey ama, ben hayat kadını değilim. Bedavaya bu işi yapıyorum’ demesi. Umarım, bu yalana inanacak bir yargıç bulur! " diye yorum yaptı. 47 yasındaki Catherine, geçtiğimiz yıl da müşterileriyle fuhuş yaparken yakalanmış ve 7 gün hapis cezasına çarptırılmıştı.

Kadınların tercihi değişti! Gün geçtikçe daha çok yaygınlaşan akıllı cep telefonları hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olurken, son zamanlarda yapılan bir araştırma, ABD'deki kadınların erkeklerden daha fazla ‘teknoloji bağımlısı’ olduğunu ortaya çıkardı (NEW YORK-POSTA 212) AVG Teknolojileri Kuruluşu’nun yaptığı ankete katılan kadınların çoğu, bir haftalığına cinsel hayatlarından vazgeçmeyi göze aldıklarını, akıllı telefonlarından ise asla vazgeçemeyeceklerini belirtti.

» ÖNCE CEP TELEFONU GELİYOR

ABD, Kanada, Brezilya ve İngiltere’den 4 bin kadının soruları yanıtladığı ankette, ABD’deki kadınların yüzde 57'si cep telefonlarını cinsel hayatlarına tercih ettiklerini açıkladı.

» İLİŞKİLERİNE VERDİKLERİ DEĞER AZALIYOR

Anketin sonunda kadınların duygusal ilişkilerine eskisi kadar önem vermedikleri, onların günlük hayatının önceliğinin akıllı telefonlardan ve tabletlerden oluştuğu anlaşıldı.

» BİR SMS YETİYOR

AVG Teknolojileri anketinin ilginç bir yanı da, kadınların yüzde 50'sinden çoğunun duygusal ilişkisini telefonda konuşarak, yüzde 25'inin ise sadece bir mesajla bitirebileceğini söylemesi oldu. ABD’deki kadınların en çok Facebook gibi sosyal medya sitelerinde hoşlandıkları kişileri takip etmek amacıyla akıllı telefonlarını kullandığını belirleyen anket, Brezilyalı kadınların yüzde 61'inin Facebook üzerinden elde ettiği bir bilgiden dolayı ilişkisini bitirebileceğini ortaya çıkardı.


12

Spor

3 Haziran 2013 Pazartesi

A M E R İ K A’ D A K İ

NFL Mİ SUÇLU YOKSA ABD Mİ?

TÜRKLERİN

GAZETESİ

Minnesota’nın tam 40 oyuncusu tutuklandı ■ NFL’de suç haritasına bakıldığında düşünülenin aksine farklı bir tablo ortaya çıkıyor. ABD’de suç oranının en yüksek olduğu şehirlerden Baltıomore, St.Louis, Washington, New York listenin alt sıralarında yer alıyor. Minnesota, Denver ve Cincinnatı ise en çok ‘suçlu’ barındıran takımlar. İşte 2000 yılından bu yana NFL’de tutuklanan oyuncuların takımlara göre sayısı.

TAKIM Arizona Atlanta Baltimore Buffalo Carolina San Diego Chicago Cincinnati Cleveland Dallas Denver Detroit Packers Houston Indianapolis Jacksonville Kansas City Miami Minnesota NY Giants NY Jets New England New Orleans Oakland Philadelphia Pittsburgh San Fransisco Seattle St. Louis Tampa Bay Tennessee Washington

NFL geride kalan sezonda iki büyük skandalla gündemdeydi. Olayların ardından zaten sürekli beraber anılan NFL ve suç kelimeleri yeniden yan yana geldi. POSTA 212 olarak NFL’deki ‘suç’u araştırdık JOSH BRENT ve Jovan Belcher. İki Amerikan Futbolu oyuncusu… Geçtiğimiz sezon, biri Dallas Cowboys, diğeri ise Kansas City Chiefs adına oynuyordu. Biri takım arkadaşıyla saatte 45 mil hız limiti olan yolda alkollü olarak 134 mil hızla giderken kaza yaptı, arkadaşının diri diri araba içinde yanarak can vermesine neden oldu. Diğeriyse; önce tartıştığı kız arkadaşını silahını çekerek öldürdü, sonrasında ise kendisine ait bir başka silahla hayatına kulüp binası önünde son verdi… NFL’de geçtiğimiz sezonun en çok ses getiren iki olayıydı bu ikisi… Ancak bu kriminal vakalar ne ilk ne de son. ABD’de en popüler spor olan NFL’in suç dosyası oldukça kabarık ve bu olaylarla gündeme gelmesi de çok büyük sürpriz değil… 2000 yılından bu yana ligde yer alan toplam 653 oyuncu ya

hüküm giydi ya da mahkeme karşısına çıktı. Dahası medyayı takip ettiğinizde yıl içerisinde skandallara imza atan profesyonel sporcu sayısının oldukça fazla oldugunu da düşünebilirsiniz. Peki bu Amerikan Futbolu’nu ve oynayanları ‘suçlu’ ya da ‘vahşi’ olarak yaftalamayı gerektirir mi?

» SUÇ VECEZA

Amerikan Futbolu, bilmeyenler ve pek ilgilenmeyenler için ‘koca koca’ adamların çarpıştığı, vahşi doğası olan bir spor olarak gözükebilir. Ve bu açıdan bakıldığında suç ve suça yatkın bir spor olarak görülebilir. Ama istatistiki veriler onların sıradan bir vatandaştan kötü durumda olmadıklarını, hatta daha iyi bir istatistiğe sahip olduklarını kanıtlar nitelikte; FBI’ın açıkladığı son verilere göre (2012 rakamla-

rı henüz açıklanmadı) 2011 yılında ABD’de 12 milyon 400 bin tutuklama yaşanmış. Yani nüfusa oranland ığında her 26 kişiden biri suç işlemiş… NFL’deki tabloya baktığımızda ise rakam oldukça düşük. 2000 yılından beri yaşanan suç olaylarında her 45 NFL oyuncusundan 1’i tutuklanm ış, yani oran %2.2… Bu da ülke ortalamasının neredeyse %2 daha altında demek. Ancak suçun detaylarına girildiğinde oyuncuların çok da s ütten çıkmış ak kaşık olmadıkları görülüyor. Tutuklanma ve gözaltı olaylarının %32’si alkollü araç kullanmaktan, %21’i kavga ve orantısız gü ç kullanmak nedeniyle, %17’si -ve en önemlisi- de kadına şiddetten. Geri kalan suçlar ise %17 uyuşturucu kullanımı, %13 yasalara aykırı olarak silah ta şınması ve kullanımıyla alakalı.

NFL’in suçluları

Ünlü oldukları için mi yaptıkları göz önünde yoksa yaptıkları yüzünden mi? İşte kariyerleri boyunca kanunla başı belaya girmiş önemli NFL oyuncuları;

Lawrance Taylor NY Giants ve NFL tarihinin gelmiş geçmiş en iyi defans oyuncusu olarak da gösterilen Taylor, kariyerinde yasadışı ilaç kullanımı suçlamalarıyla sık sık karşı karşıya kaldı. Ancak iddialar sonunda hiç ceza almadı. Kariyerini bitirdikten sonra hayat kadınlarıyla yaptığı bir partide 16 yasındaki bir kadınla ilişkiye girmesi onu zorda bıraktı. Ancak haberi olmadığı gerekçesiyle yine ceza almadan kurtuldu.

Keith Wright (234 yıl) Keith Wright hüküm giydiğinde ne bir NFL oyuncusuydu ne de yıllarını bu lige vermiş bir isimdi. O sadece işlediği suçlar nedeniyle 234 yıl 8 ay ceza aldığında meslek hanesinde eski NFL oyuncusu yazan bir kişi. Profesyonel spor tarihinin en ağır cezasına çarptırılan ismi olan Wright’ın suç özgeçmişinde tam 19 ayrı dava bulunuyor. Bunların hepsinden hüküm giyen Wright’ın belli başlı suçları ise şunlar; cinsel taciz, adam kaçırma, silahlı soygun, haksız tutuklatma vs. 2012 yılında hapse giren Wright’ın tüm hayatı hapiste geçecek.

DÜNYANIN SPOR TAKVİMİ GÜN 2-9 Haziran 3-9 Haziran 6 Haziran 3-10 Haziran 3-10 Haziran 3-10 Haziran 3-10 Haziran 8 Haziran 9 Haziran 31-21 Temmuz

BRANS Bisiklet Tenis Basketbol Hokey Beyzbol Futbol Basketbol Motorspor Motorspor Voleybol

YARIŞMA Criterium de Dauphine Roland Garros NBA Finalleri 2013 NHL Stanley Kupası MLB Normal Sezon MLS Normal Sezon WNBA Normal Sezon Sprint Cup Party in the Poconos, PA Kanada Grand Prix Erkekler World League

TV YAYINI (ABD Doğu Saati) Universal Sports (ABD), EurosportTR ESPN, NBC (ABD), NTVSpor ABC (ABD), CNNTurk (TR) NBC, TSN FOX, TBS, ESPN ESPN, NBCSports ESPN2, NBATV FoxSports NBCSports (ABD), SmartSpor (TR) FIVB.com

» KADINA ŞİDDET SORUNU Yüzde 17’lik bölümü kapsayan ‘kadına şiddet’ konusu NFL Y önetimi’nin üzerinde en çok durduğu ancak bir türlü sonlandıramadığı en sıkıntılı konu. NFL Komisyoneri Roger Goodell’in göreve geldiği 2006 yılından bu yana NFL’de suç işleme oranı %40 civarında düşerken, kadına şiddet konusunda ise ilerleme ortalamanın altında kaldı. Verilen para ve disiplin cezaları, dahası eğitim seminerleriyle oyuncuları suçtan uzaklaştırmaya çalışan NFL Yönetimi’ne bazı takımlar da kendi kurallarını koyarak yardımcı olmaya başladı. Mesela San Fransisco 49’ers koçu Jim Harbaugh, iki yıl önce göreve geldiğindeki ilk toplantısında oyuncularına kadına şiddet konusunda ‘0’ tolerans göstereceğini belirtti. Harba-

ugh, oyuncularına ‘Kadına şiddet’i tek affedilmeyecek disiplin suçu olarak açıkladı. NFL’deki suç oranının ABD ortalamasının altında kalmasının bir başka nedeni olarak da bazı olayların mahkemeye ya da kriminal kayıtlara taşınmadan kapatılması gösteriliyor. Kayıtlara yansıyan olayların %68’inde oyuncular çeşitli cezalar alırken, %26’lık bir payda oyuncular ceza almadan kurtuldu. Sadece ama sadece %6 ’lık bir kesimse yönetilen suçlamalardan tam anlamıyla aklanarak ayrılabildi. ‘America’s Game’ denir Amerikan Futbolu için.. Rakamlara bakıldığında Amerikan halkının suç konusunda tüm bu saydığımız vakalara rağmen Amerikan Futbolu’ndan bile öğreneceği çok şey varsa ABD’deki tablonun çok parlak olduğu söylenemez.

Ray Lewis

Michael Irvin

Ray Lewis kariyeri boyunca birçok olaya karışıp ceza almadan kurtulan isimlerden. Ravens ile iki şampiyonluk yaşayan ve NFL tarihinin en önemli savunma oyuncularından biri olarak gösterilen Lewis’in en önemli olayı 2000 yılında Atlanta’daki 34. Super Bowl’un ardından yapılan partide yaşadıkları. Arkadaşlarıyla kavgaya karıştığı iddia edilen Lewis bir kişiyi öldürmekle suçlandı. Ancak mahkemede Lewis hakkında hiçbir kanıt bulunamadı. Lewis’in ne o gece giydiği beyaz elbise bulunabildi ne de olay yerinde herhangi bir parmak izi ya da DNA’sı. Sanki o gece hiç orada değilmişçesine beraat etti Lewis.

Kariyerinin tamamını Dallas Cowboys’ta geçiren şimdilerin televizyon yıldızı Michael Irvin’in başı birçok kez kanunla belaya girdi. Kariyeri boyunca uyuşturucu kullanımıyla ilgili yaşadığı sıkıntılar futbolculuk hayatını noktaladıktan sonra da peşini bırakmadı. 4 defa hü-

küm giymenin ucundan dönen Irvin, tüm iddialara rağmen tek bir gün bile olsa hapis yatmadı.

TUTUKLANMA VAKASI (2000’den bu yana)

11 17 17 14 17 25 23 39 25 14 35 17 17 9 23 28 27 28 40 13 11 14 19 19 11 19 13 20 9 26 32 18

O.J. Simpson

Michael Vick (23 ay)

(9 yıldan 33 yıla kadar)

NFL’de belki de QB’lerin genetiğini değiştiren isim olan Michael Vick, kariyerinin zirve yıllarını hapiste geçirdi. Sebebiyse; kanunsuz yollarla köpek dövüşlerine katılmak, düzenlemek ve gelir elde etmek. Atlanta’da kariyerinin en iyi sezonunu geçirdiği 2006’nın ardından hakkında soruşturma başlatılan Vick, suçlu bulundu ve hapse girdi. 23 ay boyunca cezaevinde kalan Vick Amerikan Futbolu’na 2010’da geri döndü.

OJ Simpson, NFL tarihinin en göz alıcı oyuncularından olmasının dışında tarihteki en ilginç suç geçmişine sahip isim. 70’lerin yıldızı, futbolculuk kariyerinin ardından ekranların yıldızı olarak kaldı. 14 filmde rol olan Simpson’ın kaderi eski eşi Nicole Brown’ın, evinde ölü bulunmasıyla değişti. Suçlanan Simpson’ın davasını ABD halkının yarısından fazlası izledi. Hakkında birçok delil ve itiraf ortaya sürülse de Simpson cinayetten beraat etti. Ancak maddi sıkıntı içerisine giren Simpson, son olarak L.Vegas’taki bir silahlı soygun nedeniyle suçlu bulundu ve 33 yıla kadar ceza aldı.

Bayern Münih üçlemeyi tamamladı

Süper Lig’in yabancıları da ‘Taksim Gezi’ için birleşti

Japon Basını 2020 için ‘favori İstanbul’ dedi

■ Bayern Munih geçtiğimiz hafta Borussia Dortmund’u 2-1 yenerek kazandığı Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunun ardından geçtiğimiz hafta sonu da Almanya Kupası’nı kazanarak sezonu 3’lemeyle tamamladı. Bayern Munih Almanya Ligi’ni bitime 8 hafta kala kazanmayi garantileyerek bu alanda kendi rekorunu geliştirmişti.

■ Beşiktaş’ın yıldız futbolcusu Manuel Fernandes ve Galatasaraylı Felipe Melo, Taksim’deki Gezi Parkı için birlik olan taraftarlara destek verdi. Portekizli yıldız, resmi twitter hesabından gece saatlerinde İngilizce, “My Heart is with you” (kalbim sizinle) mesajı yolladı. Fernandes’in bu mesajı taraftarlar tarafından büyük ilgi gördü ve Portekizli’ye olumlu tepkiler geldi. Fernandes’in ardından Felipe Melo’da twitter hesabından Türkçe olarak “Taksim olaylarında hayatını kaybedenler için çok üzgünüm umarım biran önce herşey yoluna girer,bunun için bütün kalbimle dua edeceğim..” tweetin attı. Üç büyüklerden konuyla ilgili destek veren tek yerli ise F.Bahçe’nin genç futbolcusu Recep Niyaz oldu. Öte yandan futbol yaşantısına İngiltere’de devam eden Andre Moritz de konuyla ilgili bir mesaj yayınladı.

■ 2020 Olimpiyatları yolunda dünkü sunumun ardından Japon basınına göre Tokyo kaybetti İstanbul kazandı. “Tokyo densizlikten kaybetti, İstanbul kazandı.” Bu manşet Japon basınına ait. 2020 Olimpiyat Oyunları adaylarından Tokyo’nun şansı giderek azalırken İstanbul’un olimpiyatlara ev sahipliği yapma ihtimali artıyordu,en azından son Gezi Parkı olaylarında polisin orantısız gücüne kadar. Adaylardan İstanbul, Madrid ve Tokyo’nun önceki gün Rusya’nın St. Petersburg kentindeki tanıtım toplantısını yorumlayan Japan Times ve Japan Today gibi gazeteler, “Tokyo’nun olimpiyat adaylığı zorda. Bunun nedeni Tokyo’nun yetersizliği değil yöneticilerinin densizliği” yorumunda bulundu. Hatırlanacağı gibi, Tokyo Belediye Başkanı Naoki Inose Turkler birbirleriyle sürekli kavga ediyorlar. İstanbul’un maddi imkanları ve ulaşım sistemi yetersiz’ şeklinde konuşmuştu.


A M E R İ K A’ D A K İ

TÜRKLERİN

Spor

GAZETESİ

3 Haziran 2013 Pazartesi

13

SPURS’UN TUHAF HİKAYESİ 2013 NBA Finalleri 6 Haziran Perşembe günü start alacak. Finalin ilk takımı 3 ana rol oyuncusunun yaş ortalaması 34 olan San Antonio Spurs. İşte o Spurs’ün ve yıllardır takımın yüzü olan 37 yaşındaki Tim Duncan’ın her yıl ilginçleşen öyküsü “Artık yaşlandılar” denildiğinde 2007 şampiyonluğunu daha yeni kazanmıştı Spurs. San Antononio, yükselen genç yıldız LeBron James’in takımı Cleveland’ı 4-0 ile süpürerek NBA şampiyonu olmuştu.. Ancak şampiyon Spurs’ten çok, LeBron’un geleceği nasıl da domine edeceği konuşuluyordu. Yıl 2013… Spurs o ‘yaşlı’ isimlerle 6 yıl aradan sonra yeniden NBA Finalleri’nde. San Antonio son şampiyon olduğunda, takımın 3 ana rol oyuncusu; Duncan 31, Ginobili 28, Parker ise 26 yaşındaydı… Yani kariyerlerinin pek de sonlarında değildiler. Şimdiyse yolun sonu Duncan ve Ginobili için çok daha yakın. Ve belki de son bir yürüyüş için Spurs’ün 2013 Finalleri’ndeki yeri hazır.

FİNALİN 2. TAKIMI BELLİ OLUYOR

2013 NBA Finalleri’nde San Antoni Spurs’ün rakibi 3 Haziran Pazartesi (bugün) belli oluyor. Miami’de oynanacak 7. maç sonunda NBA Finalleri’nin takvimi de kesinleşecek. 6 Haziran’da başlayacak olan finaller seri uzarsa 20’sine kadar sürecek. Doğu Konferansı şampiyonu eğer Miami olursa; finallerde saha avantajı Heat’te olacak. Ancak Indiana NBA Finalleri’ne ulaşırsa ev sahibi avantajı San Antonio Spurs’e geçecek.

» HİÇ FAVORİ DEĞİLDİLER

Normal sezonu 58 maç kazanarak geçtiler yetmedi, ilk turda Lakers’i 4-0 geçtiler yine kimseyi ikna olmadı. Sonra Golden State karşısında ilk maçı iki uzatma sonunda kazandılar, favori Warriors oldu. Üstüne ikinci maçı da sahalarında kaybedince; “Artık buraya kadar” dendi… Saha avantajını geri aldılar yine de kimseyi fikrinden döndüremediler. 6. maçta seriyi bitirdiler, bu kez yeni rakip Memphis Grizzliess’e karşı zayıf rakip olarak gösterildiler. Seriyi 4-0’la bir çırpıda sonlandırdılar ve 6 Haziran’a kadar tatile girdiler, yine değişen bir şey yok. 27 Mayıs’tan beri rakiplerini bekliyorlar hem de rakip Indiana veya Miami olsa da yine ‘favori’ olmayacaklarını bilerek… Peki nedir bu yaşlandıkça gençleşen San Antonio Spurs’ün ‘tuhaf’ hikayesi… Hikayenin başlangıç noktası bir dibe vuruş aslında, NBA’in en iyi uzunlarından olan David Robinson’ın sakatlanıp sezonu kapatması sonucu Spurs 1996-97 sezonunda sadece 20 maç kazanabildi. Bunun iki getirisi oldu Spurs adına. İlki sezon ortasında Gregg Popovich’in baş antrenörlüğe getirilmesi,

ikincisiyse felaket geçen sezonun ardından Spurs’ün 1997 draft’inde 1 numaralı seçim hakkını kazanmasıydı.

» 16 YILDA 888 GALİBİYET

San Antonio, 1997 draft’inde ilk sırada Tim Duncan’ı seçti ve bugünlere gelen maceranın temelleri atıldı. Popovich ile Duncan 50 galibiyetin altına hiç düşmedi ve 4 kez NBA Finalleri’ne çıkıp hepsini kazandılar. (199899 sezonunda NBA’deki lokavt nedeniyle takımlar 50 maç yaptılar, Spurs bunların 37’sini kazandı) Duncan-Popovich ikilisi 16 sezonda 888 normal sezon galibiyetiyle NBA tarihinde en fazla galibiyet kazanan ‘oyuncukoç’ unvanına sahipler. Onların sorunu basketbolun doğrularını yapan sade ve basit bir oyun oynamaları. Bütün o “Yaşlandılar”, “Bu sene artık son”, “Play-off’ta bir şey olmazlar”ın arkasındaki sebep de o. Sadeliğin çoğu kişi tarafından sıkıcı olarak tanımlandığı bir zamanda yaşıyo-

ruz artık. Basketbol da şov dünyasının bir figürü olduktan sonra artık basitlik kar etmez oldu. Ama bu oyunu en sade ve en etkili oynayan takım Spurs. Duncan’ın ana rolden bir adım geri çekilmesiyle bayrağı teslim ettiği isim Tony Parker oldu. 2001 yılında Spurs tarafından seçilen Fransız oyuncu 2003 ve 2005 yılındaki şampiyonluklardan öğrendiklerini, başrolü kaptığı 2007 Finalleri’nde uyguladı ve finallerin MVP’si oldu. O zamandan beri de takımın ‘esas adamı’ o. Bu sezon da final yolunda masaya yumruğunu vuran isim Parker.

» TAKIM KİMYASI

Ginobili ise ihtiyarlar kulübünün bir diğer ismi. Avrupa kariyeri oldukça parlak olan Arjantinli isim basketbol tarihinde NBA, Eurolig ve Olimpiyat şampiyonluğu yaşamış tek isim. Yaşlandıkça oynadığı süre azalsa da verimi hiç düşmeyen Ginobili finallerde yine dikkat edilmesi gereken bir isim.

Kulüp yönetimi ve koç Gregg Popovich’in de etkisi oldukça fazla bu istikrar abidesi takımda. Draft edilen oyuncular, yapılan takaslar hep kulüp kimyasına uygun olarak hallediliyor. Takımın içinde yer aldıkça bu kültür herkesi sarıyor ve ortaya isimler değişse de işi aynı ciddiyette yapan bir takım kalıyor. Tabii bunda en önemli pay ‘yıldız’ denilen oyuncularınızın bu düzeni benimsemesi. Mesela 37 yaşındaki Tim Duncan geçtiğimiz sezonun bitiminden hemen sonra dizleri ve vücuduna daha az yük binmesi için 10 kilo verdi. Ginobili birçok takımda ilk 5 oynayıp daha fazla paralar kazanabilecekken Spurs’te daha az süre alıp daha mütvazı istatistiklere ikna olup 33 yaşından sonra kariyerini yeniden şekillendirdi. Bu ve bunun gibi daha birçok örnek Spurs’ün yaşlandıkça gençleşen takımının ‘Benjamin Button’vari ilginç hikayesini oluşturuyor.

Şampiyonluğun tek eksiği destek NEW YORK

n Fenerbahçe USA Futbol Takımı'yla ne kadar süredir birliktesiniz? Takımın nasıl kuruldu? Amerika’ya 1985 yılında geldim. Futbolu çok seviyordum ve ilk başlarda arkadaş arasında maçlar organize etmeye başladık. Pazar günleri buluşup top oynuyorduk. Daha sonrasında Fenerbahçeliler biraraya gelerek Fenerbahçe USA Derneği’ni kurduk. Futbol oynamaya devam ettik ve bu süreçte yeni kişiler katkıda bulunmaya başladı ve turnuvalara katılmaya başladık, kadromuzu giderek güçlendirdik sonrasında da şampiyonluklar kazanmaya başladık.

» PRO LİSANS VAR, HEDEF USL

n Takım her sene şampiyonluğa oynuyor ve son 4 yıldır da kazanıyor. Öncelikle şampiyon olmak bu kadar kolay mı? Son 4 yıldır şampiyon oluyoruz diye sanmayın ki lig kuvvetsiz. Aksine çok iddialı takımlar var. New York Eyaleti’nin Şampiyonlar Ligi Turnuvasını kazandık biz. Burada ABD’nin futbolda başarılı okullarından burs alan genç oyuncularla karşı karşıya geliyoruz. Elde edilen başarı az-buz bir şey değil… Şu anda amatör seviyeden profesyonel seviyeye çıkma grubundayız. Ve elde ettiğimiz başarılar sayesinde de USL Pro’da mücadele etme hakkımız ve lisansımız var. Ancak orada ayakta kalmak için maddi gücünüz ve sponsorla-

rınızın olması gerekiyor. Maalesef şu anda biz de o güç yok. Saha içinde güçlüyüz ancak saha dışında henüz üst seviyede değiliz. USL Pro Lisansımız’ın süresi gelecek yıl doluyor eğer bu hakkımızı kullanamazsak iptal edilecek ve sonrasında geri kazanmak için yeniden aynı başarıları yakalamamız gerekecek. Hedefimiz USL Pro’nun da üstü, hayal değil ancak büyük destek gerek. n Oyuncularınızı nasıl seçiyorsunuz ve bu süreç nasıl gerçekleşiyor? Ve oyuncu profilinizi biraz anlatır mısınız? Kaç Türk oyuncunuz var mesela?

Takımın kuruluş aşamasında futbolcularımızı tavsiyeler üzerine bulduk. Daha sonraları olaya biz el attik. Yardımcım var Barbados’lu, onun büyük katkısı oluyor oyuncu bulma aşamasında. İnanın çok kuvvetli bir ligde mücadele ediyoruz, şöyle örnek vereyim bize “Bursaspor’un A2 Takımı’nda oynadım”, “Gümüşhanespor’da kalecilik yaptım” diye gelenler oluyor ama maalesef bu seviye için yetersiz kalıyorlar… Takımımızda toplamda 4 Türk oyuncu var. Hepsi gelecek vadeden isimler. İleride onları değerlendireceğiz ve umarım daha büyük başarıları Türk oyuncularımızla elde ederiz.

n Oyuncularınızdan bazılarının Türkiye Ligi'nde bile oynamaya hazır olduğunu belirmiştiniz, kaç oyuncunuz hazır o seviye için? Şimdi mental olarak hepsinin profesyonel seviyeyi kaldıracağına inancım tam. Ancak işin farklı boyutları da var. Mesela Barbados A Milli Takımı’nın as kalecisi ve defans oyuncusu bizim takımımızda. Kaleci Andre Wilkinson ligin en iyi oyuncusu seçildi. Mesela o Türkiye’de tepedeki takımlar dışında hepsinde oynayabilir. Onun dışındaki oyuncularımızsa Türkiye’de 2. Lig seviyesinde mücadele edebilirler. n NY ve NJ'deki Türk halkından

n 2011 NBA Draft’inde Utah Jazz tarafından 1. tur 3. sıradan seçilen Enes Kanter yaz aylarını NBA’in efsanevi oyuncularından Karl Malone ile çalışarak geçirecek. Bu, Derek Favors ile birlikte takımın geleceği olarak görülen Enes için büyük bir şans. Bilindiği gibi Enes geçtiğimiz yıl ve bu sene kendi gelişimine zaman ayıracağını bildirip Milli Takım’dan affını istemişti. ‘Postacı’ lakaplı Malone, 18 sezon geçirdiği NBA’de tam 14 kez All-Star seçildi ve attığı 36,928 sayıyla da lig tarihinin Kareem-Abdül Jabbar’dan sonra en fazla skor üreten oyuncusu. Geçtiğimiz sezonu 7 sayı, 4 ribaunt ortalamalarıyla tamamlayan Enes henüz 21 yasında ve Jazz’in gelecek beklentilerinde çok önemli bir yere sahip. Utah Jazz tarafından yapılan açıklamada Karlo Malone’un genç oyunculara hem saha içi hem de saha dışında mentörlük görevini üsteleneceği bildirildi. Jazz CEO’su Greg Miller tarafından yapılan açıklamada “Karl Malone NBA tarihinin gördüğü en önemli uzun oyunculardan. Ve Enes Kanter ile Derek Favors gibi çok yetenekli iki oyuncunun bir üst seviyeye çıkmasına katkıda bulunacak” ifadeleri yer aldı.

Fenerbahçe USA’dan ‘Kocaman’ destek

Onlar şampiyon, onlar rakipsiz, onlar son 4 sezondur NY eyaletinin en güçlü ligi olan Long Island Futbol Ligi’ni kazanan Fenerbahçe USA. ABD’de en üst düzeyde mücadele veren Türk Futbol Takımı olan Fenerbahçe USA’nin sportif koordinatörü Şuayip Tiyaloğlu ile kazanılan zaferleri ve hedefleri konuştuk ADNAN ONARAN

Jazz’in Türk yıldızı Enes Kanter ‘Postacı’ oluyor

ne düzeyde bir destek alıyorsunuz? Hani en başta söz ettim ya her anlamda desteğe ihtiyacımız var diye. En büyük eksiğimiz taraftarımız, neredeyse hiç yok. Şampiyonlukları kazandık ama maçlarımızı 10-15 kişiye oynuyoruz. Mesela Amerikan Lig Kupası’nda yarı final oynadık ve kazansaydık New York Red Bull ile karşılaşacaktık tribünlerde bizim tarafımızda kimse yoktu ama karşı tarafta 200-300 seyirci vardı. Önümüzde New York State Kupası finali var. 23 Haziran’da çoğunluğunu Hırvatlar’ın oluşturduğu NY Polet takımıyla oynayacağız. Maç NY Tech Ünivesitesi’nde 1:00PM’de. Tüm Türkler’i maçımıza bekliyoruz. Fenerbahçe USA, ABD’de en üst seviyede mücadele eden Türk takımı herkesin destek olması gerek.” Fenerbahçe USA Sportif Direktörü Şuayip Tiyaloğlu’nun takımına saha içinde güveni tam. Ancak saha dışında destek bekliyor. Hem maddi hem de manevi boyutta. Desteğin önemini anlamak için konuyu Fenerbahçe ya da Galatasaray olarak düşünmemek gerek. Buna en güzel örnek de Şuayıp Hoca’nın giderayak verdiği detaya: “Galatasaraylı iki kardeş var takımımızda oynuyorlar. Maçlara üstlerinde sarı-kırmızı formayla geliyorlar. Soyunma odasında Fenerbahçe USA formasını giyip sahada ellerinden geleni yaptıktan sonra maç bitince duşlarını alarak tekrar Galatasaray formasıyla ev-

Amerika’daki Fenerbahçeliler Derneği (Fenerbahçe USA) Fenerbahçe Kulübü sportif direktör ve teknik sorumlu görevinde ayrılan Aykut Kocaman için bir veda mesajı yayınladı.

n Fenerbahçe’ye hizmet etmiş herkesin değerli olduğunu belirten Fenerbahçe USA Başkanı Ömer Ekinci, ‘’İnsanların emeklerini, alın terlerini değersizleştirmeden vefa göstermek, teşekkür etmek toplumsal bir kültür olmalı,’’ diye konuştu. Dernek yayınladığı mesajda şu sözlere yer verildi: ‘’Fenerbahçe’nin şampiyonluğu kazandığı 1995-1996 sezonunda unutulmaz Trabzonspor maçı sonrası yaptığı açıklamalarla ‘’sportmenlik nedir’’ dersi veren bir insandı Aykut Kocaman. Teri bile soğumadan şampiyonluğu kaybeden rakip takım arkadaşları için empati yapabilecek olgunlukta ve bilgelikte bir futbolcuydu. Ekseriyet futbolcuların ‘’Önümüzdeki maçlara bakacağız’’ tekerlemesinden de öte bir şeyler söyleyebileceğini, topluma mesaj verebileceğini gösteren adamdı. Yokluklar içinde çalıştırdığı, paraları ödenmediği için sıkıntı yaşayan İstanbulsporlu futbolcularla gazete kağıdından kurulan sofrada peynir, ekmek yerken de, Ankaraspor’da, Malatya’da, Konya’da çalışırken de adamlığından ödün vermedi. Arkasında 25 milyon taraftarı olan bir kulubün bu gücünü hiç bir zaman istismar etmedi. Taktikleri, saha dizilişleri, kadro seçimleri eleştirildi ama hiç kimse adamlığına laf edemedi. Kulübün üzerine çöken kabusların, afakanların, yıldırımların paratoneri oldu. Kimselerin kafasını dışarı çıkarmaya cesaret edemediği bir dönemde, tek başına bir kulubün kaderini savundu. Milyonların ‘’Kocaman Umudu’’ oldu. Fenerbahçeliliğin sadece kupa kazanmak ve şampiyonluk olmak anlamı taşımadığı bilincinde olan bizler, Aykut Kocaman’ın değerini aldığı kupalarla ölçmeyeceğiz. Hızla kirlenen, bayağılaşan, sıradanlaşan futbol endüstrisine ‘’Adamlık’’ müessesini kazandıran bir insanın başarı ölçütü kupa olamaz. Dünya nüfusunun hızla artmasına karşın insan sayısının azaldığı bir dönemde, Aykut Kocaman gibi adamlara hem Türk futbolunun hem de Türk toplumunun her dönem ihtiyacı olacaktır. Güle güle Aykut Kocaman, başka bir hayatta, başka bir ortamda, başka bir macerada karşılaşmak dileğiyle.


14

3 Haziran 2013 Pazartesi

A M E R İ K A’ D A K İ

TÜRKLERİN

GAZETESİ

Ezgi ile Tolga muradına erdi... New York Türkevi’nde yapılan görkemli bir düğün töreni ile dünya evine giren Ezgi Çıldır ve Tolga Kurtkardeş’in nikahını, New York Başkonsolosu M. Levent Bilgen kıyarken, gelinin nikah şahitliğini, Eski BM Daimi Temsilcisi ve Dışişleri Müsteşarı Büyükelçi Ertuğrul Apakan, damadın şahitliğini ise BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Y. Halit Çevik yaptı FOTOĞRAFLAR: BİNGÜL SEVİMLİ

(NEW YORK-POSTA212) BM Nezdinde T.C. Daimi Temsilciliği’nde Daimi Temsilci yardımcı asistanı Ezgi Çıldır ile Başkonsolsoluk teknisyeni Tolga Kurtkardeş, Türkevi’nde düzenlenen bir törenle hayatlarını birleştirdiler. 2007 yılının yazında New York Başkonsolosluğu’nda staj yaparken tanışan genç çift,

2012 yılında evlenme kararı alarak nişanlandılar. 300 konuğun katıldığı düğün töreninde, Türk mutfağından oluşan menü ikram edilirken, Hasan Isakkut, Bülent Kayabaş ve DJ Alper’in birbirinden hareketli ve eğlenceli parçalarıyla davetliler gecenin tadını çıkarttılar.

New York Başkonsolosu M.Levent Bilgen, Ezgi Çıldır ve Tolga Kurtkardeş, Eski BM Daimi Temsilcisi ve Dışişleri Müsteşarı Büyükelçi Ertuğrul Apakan, BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Y. Halit Çevik.

Ezgi Çıldır ve Tolga Kurtkardeş’in 2007 yazında başlayan arkadaşlıklarında mutlu son

New York Başkonsolos’luğu, BM Daimi Temsilciliği ve Yabancı Misyon çalışanları da Kurtkardeş çiftini gece boyu yanlız bırakmadılar.

Geçtiğimiz yıl görev süresi dolarak, emeklilik öncesi Ankara’ya dönen, Büyükelçi Ertuğrul Apakan ve eşi, nikah töreni için Türkiye’den New York’a gelerek genç çifte büyük sürpriz yaptı. Türkiye’nin Kıbrıs politikalarına damgasını vuran, en uzun süre Ankara’da görev yapan diplomatı Ertuğrul Apakan ve eşi Lale Apakan; New York’taki dostları ile yeniden birarada olmaktan duydukları mutluluk gözlerden kaçmadı...

BM Daimi Temsilci Yardımcısı Levent Eler, New York Başkonsolos Yardımcısı Ayten Eler çiftin mutluluğunu paylaştılar.

Ahmet Kurtkardeş, Suat Tümen ve Eşi, Hülya Kurtkardeş, Kemal - Süheyla Kurun ve kızları.

New York Başkonsolosu M.Levent Bilgen eşi Ayşe Bilgen ve çocukları...

Konsolos Turgay Yurtsever eşi Jackline Yurtsever ve kızları Selin Yurtsever geceyi doyasıya yaşadılar

Niyazi Özmen, Merve Özmen Esra Çıldır, Serpil Özmen ve Kurtkardeş çifti

Kurtkardeş ve Çıldır ailelerinin mutlu anı.

Esra Çıldır ve Ezgi Çıldır

New York Tanıtma Müşaviri Ebru Ejder, Konsolos Erhan Kolbaşı ve eşi Fatma Kolbaşı


A M E R İ K A’ D A K İ

TÜRKLERİN

15

3 Haziran 2013 Pazartesi

GAZETESİ

Bingül Sevimli bingulsevimli@radyoturkum.com

Ayşe Hanımın Çay Daveti Amerika Türk Kadınlar Birliği üyeleri ve Atatürk Okulu Öğretmenleri Ayşe Bilgen ile 5 çayında...

Bu hafta hepimizin sevdiği, gençlik yıllarımızın onun romantik şarkılarıyla geçtiği, aşkları ve ayrılıkları gitariyla anlatan Ege DROM’da sahne aldı.

Sıcak bir yaz günü New York’tan merhabalar

A

MERİKA’DAKİ Türklerin Gazetesi Posta 212’nin ‘Amerika’da Yaşam Sayfaları’nda sizlerle her hafta birlikte olacağım. Renklerin cümbüşünü bu sayfalarda görebilecek, bu büyük aile fotoğrafının içinde kendinizi farkedip hissedeceksiniz. Zaman zaman Radyo Türküm konuklarını zaman zaman da içimizden birilerini sayfalarımıza taşıyacağım. İlginç konuları özgün ve tüm doğal haliyle paylaşacağım.

AYŞE HANIMIN ÇAY DAVETİ

New York Başkonsolosu Levent Bilgen’in eşi Ayşe Bilgen hanımefendi bu hafta Amerika Türk Kadınlar Birliği üyelerine ve Atatürk Okulu öğretmenlerine bir çay daveti verdi. Bende bu davete katıldım. Ayşe Hanım her zamanki asil duruşu ve sevecenliği ile bizleri karşıladı. Lezziz ikramların yanında çok güzel sohbet etme şansımız oldu. En son Türk kahvelerimizi içtik ve fallarımıza da bakmayı ihmal etmedik.

TÜRKEVİ’NDE ‘TÜRK DÜĞÜNÜ’

Drom’da Ege Rüzgarı Nice Güzel Yaşlara Ekmel Anda

Cumartesi günü kendimi erkenden kuaförde buldum. Çünkü bugün Ezgi ve Tolga’nın en mutlu günleriydi. Evleniyorlardı. Ezgi çok heyecanlıydı. Gelin başı yapılıp duvağı takılırken ben de kendi düğün günümü hatırladım. Ardından evde küçük bir tören ile aileler bir araya geldi. Evden cıkışta duygusal anlar yaşandı. Özellikle Ezginin İtalyan ev sahibinin Ezgiye olan ilgisi gerçekten gorülmeye değerdi. Gün boyu gelin ve damat ile birlikte olduk. New York’un güzelliklerini kötü bir havada hep beraber dolaşarak fotoğraflar çekildik. Akşam da Türk evinde kalabalık bir davetli grubun katıldığı, düğün töreninde BM Daimi Temsilcimiz eski Büyükelçimiz Sayın Ertuğrul Apakan ve eşi Lale Apakan’ın Ezgi’nin nikah şahidi olarak düğüne katılmaları herkese gecenin sürprizi oldu.

İKİNCİ SÜRPRİZ BANA...

Ezgi’nin düğün günü bende bir sürpriz yaşadım. 22 yıl önce gelin başımı yapan, Bursa’daki kuaförüm Ramazan’ı New York’ta görmekten çok mutlu oldum. Görüşmeyeli büyük basarılara imza atan Ramazan ile sohbet etme fırsatı buldum. Ramazan başarılarını gelecek hafta Perşembe günü ‘Amerikan Salatası’nda Mehveş Koçak’a anlatacak, nasıl Dünya Birincisi bir kuaför oldu. Nasıl Sanatçı vizesi ile Amerika’ya geldi, hüzünleri ve sevinçleri ile geçen 22 yılını Radyo Türküm dinleyicileri ve sizler için paylaşacak. Bu başarı hikayesini sakın kaçırmayın diyorum...

Amerika’daki Türk’lerin ağabeyi, Ekmel Anda bir yaşına daha girdi.

“meowtropolis” Tekat ailesi New York’a veda ediyor

Bir çok çocuk yetişkin ve şehir plancıları (şehir mimarları) New York’ta minyatür kedi şehri tasarladı.

Dört yıldır Türkiye Cumhuriyeti BM Daimi Temsilciliği’ndeki görevini başarıyla bitiren Oğuz Tekat Ankara’ya dönüyor

Gökçe Tekat, Esen Tekat, Oğuz Tekat

2009 yılından bu yana New York’ta görev yapan Oğuz Tekat Dışişleri Bakanlığı’ndaki görevini Ankara’da devam edecek. Sosyal ve kültürel etkinliklerde görmeye alıştığımız Tekat ailesini tanımaktan memnun olduk, yeni yaşam ve görevlerinde başarılar diliyoruz.

DROM’DA EGE RÜZGARI ESTİ... Ekmel Anda, Ege, Enver Yücel

New York - Proje Kitty Şehri diye adlandırıldı. 1 Haziran’da açılış kurdelesi kesilerek New Yorklularla tanıştı. Bu proje ile binlerce sahipsiz kedi sıcak bir yuvaya kavuştu ve evlat edinmek isteyen yeni sahipleri ile buluştu. Şehir Flux Factory Queens’de, güç yaratma amaçlı ve şehir doğası ile ilgili düşüncelere meydan okumak amacıyla yapıldı. Meowtroplis adı verilen Kedi Şehrinde binalar parklar su taşıma araçları, evler, ticari binalar ve kültürel alanlar ve doğal ‘Kedi Tarihi Muzesi’ de bulunmakta. Flux Factory Queens aktivitelerini takip etmek isteyenler için adresi: 39-31 29th Street, Long Island City, NY 11101

DROM her zamanki gibi Türk toplumunu sevilen sanatçılarla buluşturmaya devam ediyor. Bu hafta hepimizin sevdiği, gençlik yıllarımızın onun romantik şarkılarıyla geçtiği, aşkları ve ayrılıkları gitariyla anlatan Ege DROM’da sahne aldı. Konser sabah 3’lere kadar devam etti. Ayrıca bir ilk de yaşandı. Ege çok yeni bir şarkısını ilk defa New York’ta söyledi. ‘Yalan’ adlı şarkının uzun bir yolculuk hikayesi var ve tabiki anısıda.. Ege New York dinleyicileriyle birlikte olmaktan çok mutluydu, tabiki bizde...

“SİZ OLMASAYDINIZ BEN DE OLMAZDIM”

Amerika’daki Türk’lerin ağabeyi, Ekmel Anda bir yaşına daha girdi. DROM’da yapılan sürpriz doğum günü partisi Ekmel Anda’ya duygu dolu dakikalar yaşattı. Eşi Aslı ve biricik kızı Elif ve oğlu Emir’inde bulunduğu bu özel doğum günü partisinde tüm iş arkadaşları ve sevdikleriyle çok güzel ve unutulmaz bir gece yaşandı. Ekmel Anda’yı yanlız bırakmayan ve onun için sahne alan DJ Serhan Aydemir, New York Gypsy All Stars ve Ege oldu. Ekmel’in 47. doğum gününde bizde onunla beraber bu mutluluğu paylaştık. Nice güzel yaşlara...

RADYO TÜRKÜM FOTOĞRAF YARIŞMASI SONUÇLANDI

Radyo Türküm’de Selin Yurtsever’in sunduğu ‘Mini Stüdyo Programı’nda 5-14 yaş çocuklar arasında düzenlediğimiz fotoğraf yarışması sonuçlandı. Gönderilen birçok fotoğraf arasından seçim yapmakta zorlanan ekibimiz, sonuçları pazartesi günü Mini Stüdyo programında açıklayacağız, ayrıca haftaya POSTA 212’de yayınlayacağız. Bundan böyle eğitsel ve görsel yarışmalarımıza devam edeceğiz. Radyo Türküm dinlemeye devam ediyorsunuz. Başarılar çocuklar...

Efendim, bu haftalık bu kadar diyorum, haftaya farklı konu ve konuklarla yeniden sizlerle birlikte olacağım, eğer bana ulaşmak istiyorsanız bingulsevimli@radyoturkum. com adresine yazabilirsiniz. Güzel bir hafta dilerim... Sevgilerimle

32. Türk Günü Festivali etkinlikleri çerçevesinde, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı...

GEMİ GEZİSİ Ayşe Keşir, Gönül Özbey

New York - Türk Amerikan Toplumu Merkezi, New Jersey Türk Kıbrıs Kültür Derneği, Türk Hars Birliği, Türk Amerikan Kadınlar Birliği, ODTÜ Mezunlar Derneği, New York Türk Haftası etkinlikleri dolayısıyla 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik Bayramı Manhattan Adası ve Hürriyet Anıtı etrafında yemekli ve müzikli gemi gezisi düzenledi. New Jersey Hoboken’dan başlayan geziye katılanlar arasında, 26.dömen İzmir milletvekili Muharrem Toprak Türk Amerikan Toplumu Merkezi Başkanı Mehmet Reyhan, Eski Başkan Dr. Ata Erim, eşi Aynur Erim, eski Federasyon Baskani Atilla Pak, Has Birligi baskani Hamit Demirkan, Amerika Türk Kadınlar Birliği Derneği Başkanı Sermin Özçilingir, Atatürk Okulu Müdüresi Tülay Taşkent ve Öğretmenleri, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Siyasi Danışmanı Ayşe Keşir, Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Hediye Yüksel, Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu adına Sayman Tulga Tekman ve eşi Ebru Tekman, Ankara Folklor grubu ve sanatçı Nur Yoldaş’ın yanı sıra çok sayıda davetli katıldı.

ODTÜ USA Mezunları Derneği Başkanı Feray Girgin

Özgürlük anıtı ve Manhattan yarım adası etrafında gerçekleşen gemi gezisi, yağmurlu ve puslu bir havaya rağmen üç saat boyunca katılanlara keyifli bir pazar günü geçirmelerine neden oldu.

Atatürk Okulu Öğretmenleri, Neriman Yılmaz, Tülay Taşkent, Ayşeli Turgut, Amerika Türk Kadınlar Birliği Derneği Başkanı Sermin Özçilingir, Feyza Özçilingir, Banu Özçilingir.

Sanatçı Nur Yoldaş Türk Amerikan Toplumu Merkezi Başkanı Mehmet Reyhan

Lütfi Özbey, Gönül Özbey, Mehmet Reyhan, Aynur Erim, Dr. Ata Erim, Osman Gebizlioğlu, Pam Gebizlioğlu, Yunus Kelmendi, Güliz İzgördü, Zeki İzgördü.


New York akvaryumuna yeniden kavuştu!

Geçtiğimiz kasım ayında Atlantik Okyanusu'nda oluşan ve kayıtlara geçen en büyük kasırga olan Sandy, her yıl binlerce ziyaretçinin akınına uğrayan New York Akvaryumu'na da büyük zarar vermişti. Coney Island bölgesini şiddetle vuran Sandy Kasırgası'nın ardından ziyaretçilere kapanan Akvaryum, geçtiğimiz cumartesi günü tekrar kapılarını açtı

(NEW YORK-POSTA 212 ) Yaklaşık 7 ay boyunca kapalı kalan New York Akvaryumu'nun sadece bir bölümünü ziyaretçilere açan Wildlife Conversation Society, ziyaretçilerin denizayılarının,fokların, diğer memeli hayvanların, Afrika ve Belize başta olmak üzere dünyanın bir çok bölgesinden dev tanklarla getirilen balıkların ve deniz canlılarının, denizanalarının ve deniz atlarının bulunduğu havuzları gezilebileceğini, Akvaryum'un geri kalan kısmının 2016 yılına kadar kapalı kalacağını açıkladı. New York Akvaryumu'unda şu ana kadar yapılan tamiratlar yaklaşık 65 milyon dolara mal olurken, bir bölümünü dolaşabilecek olan ziyaretçiler, eskisine göre daha düşük bir ücret ödeyecekler. Akvaryum'un müdürü Jon Forrest Dohlin, konu ile ilgili yaptığı açıklamada "Sandy Kasırgası'nın ertesinde yaşadığımız baskının aynısını yaşamamak için farklı önlemler alıyoruz. Bu yüzden en değerli ve önemli donanımların yerlerini değiştirmek mecburiyetindeyiz. Kar-zarar analizi yaparak yaptığımız planlamada, büyük zorluklar yaşadık. Fakat, şu ana kadar yaptığımız ve bundan sonra yapmaya devam edeceğimiz tamiratlar sonunda, Akvaryum eskisine göre çok sağlam bir yapıya sahip olacak" diye konuştu.

3 Haziran 2013 Pazartesi YIL 1 • SAYI 3 HAFTALIK ÜCRETSİZ

İNGİLİZ GELİN NATALİE

Türk erkekleri annelerine fazla bağlılar! Tesadüfen karşısına çıkan bir tatil promosyonu sayesinde yıllar önce Marmaris’e gitme fırsatı bulan İngiliz Natalie, 11 senedir Türkiye’de yaşıyor ve bir Türkle evli. Trabzon’dan Mardin’e, Kars’tan Nevşehir’e karış karış gezdiği yerler hakkında yazdığı gezi notlarını “TurkishTravel” adlı blogunda paylaşıyor

(NEW YORK POSTA 212) Gezi yazılarının yanı sıra, Türkiye’nin turistler için güvenli bir ülke olup olmadığı gibi konular hakkında da okuyucularını bilgilendiren ve Türklere karşı dünyada var olan yanlış önyargıların kırılması için kendi blogunda büyük bir savaş veren Natalie ile Türkiye macerasından, gezi notlarından, Türkiye’nin dünyadaki imajından ve Türk erkeklerinden konuştuk.. ■ İlk olarak, Türkiye maceranın nasıl başladığını anlatır mısın? 2001 yılının yazında, son anda karşıma çıkan bir tatil promosyonu sayesinde Marmaris’e geldim ve burada gördüğüm her şeye hayran kaldım. İngiltere’ye döndüğümde oradaki işimden istifa ettim ve Marmaris’te tatil danışmanı olarak çalışmaya başladım. 5 sene sonra şu anki eşimle evlendim ve böylece geleceğimin nasıl şekilleneceği az çok belli oldu. Başka bir ülkeye taşındığınız zaman, oradaki başarınızın o ülkenin geleneklerini tarihinin kültürünü çok iyi bilmenizle doğru orantılı olduğunu düşünüyorum. Türk bir ailenin üyesi olduğum için, bu ülkeyi ve insanlarını tanımak benim önceliğimdi diyebilirim. Şehirleri kasabaları ve köyleri karış karış dolaşma isteğim de böyle başladı. ■ Gezdiğin şehirler arasında şu ana kadar sende en çok nereler iz bıraktı? Beni en çok etkileyen Trabzon, Kars, Mardin, Gaziantep, Urfa, Nevsehir, Antalya, İzmir and Fethiye gezilerimdi. Ama favori şehrimi soracak olursanız, İstanbul derim! İstanbu’lu keşfetmekten hiç bir zaman sıkılmayacağım. ■ Bu yaz Türkiye’ye tatile gelmek isteyen bir turiste ne gibi tavsiyelerde bulunursun? Kişinin tatilden ne beklediği çok önemli. Eğer tatilini deniz kenarında bir yerde geçirmek istiyorsa Kaş’ı Ölü

Deniz’i veya Ciralı’yı, tarihi yerleri gezmek istiyorsa Efes Myra ve Tlos antik kentlerini tavsiye ederim. Kısa bir şehir tatlili tercih ediyorsa da, tabi ki İstanbul’u öneririm.

» KARS’A HAKSIZLIK YAPILIYOR

■ Popüler olmadığı için tercih edilmeyen fakat mutlaka gidilmesi gereken nereler var diyebiliriz? İlk aklıma gelen şehir Kars. Tarihi ve kültürel olarak bu kadar zengin bir şehir turizm piyasası tarafından tamamen görmezden geliniyor. Rus yönetiminden kalan eski binaların ve Erme-

nistan sınırındaki Ani harebelerinin muazzam çekiciliği benim bu şehre olan hayranlığımın başlıca sebepleri diyebilirim.

» TÜRKİYE TEHLİKELİ DEĞİL

■ Türkiye’nin turistler için güvenli bir ülke olduğunu düşünüyor musun? Güvenlik açısından sıkıntı yaşadığın bir tecrüben oldu mu ? Kendi ülkenizde uyduğunuz kurallar gibi, bu ülkenin de kurallarına uyduğunuz ve etrafa karşı sağduyulu bir şekilde yaklaştığınız sürece Türkiye’nin herkes için çok güvenli bir ülke olduğunu düşünüyorum. 11 yıldır bu ülkede yaşıyorum ve bir çok yer gezdim. Şu anda kadar sadece bir kötü

tecrübem oldu, onda da anında polis olaya müdahil oldu ve sorun çözüldü. ■ İngiltere’deyken aklında nasıl bir Türkiye resmi vardı? İlk gözlemlerine dayanarak, Türk insanı konusunda seni en çok ne şaşırttı diyebiliriz? Ve sence, Türkiye dışarıdan nasıl tanınıyor? Öncelikle şunu söyleyebilirim ki, Türkiye’yi çok kurak bir ülke olarak hayal ediyordum. Yeşil alanlardan yoksun parkların ormanların olmadığı bir yer olarak resmediyordum. Fakat buraya gelince kesinlikle yanıldı-

ğımı farkettim. Ayrıca, Türklerin bu kadar sıcak kanlı olduğunu bilmiyordum! İngiltere içine kapanık insanların olduğu bir ülke, dolayısıyla ben de bu şekilde yaşamaya alışmıştım. Burada birbirini hiç tanımayan insanların aniden dialoga girebildiğini gördüm ve bu duruma alışmak benim için biraz zaman aldı.

» TÜRKİYE’Yİ ÜÇÜNCÜ DÜNYA

ÜLKESİ SANIYORLAR

İnsanlar genellikle Türkiye hakkında 2 şeyi yanlış biliyorlar. ilk olarak, Türkiyenin çok fakir bir üçüncü dünya ülkesi olduğunu düşünüyorlar. Ayrıca Türkiye’nin Batı’dan nefret eden Müslümanlardan oluşan bir

ülke olduğunu söylüyorlar. Bulunduğum ortamlarda birisi böyle bir iddiada bulunduğu zaman, o kişiye “Sadece 2 haftalığına Türkiye’ye gittiğinde, bütün tahminlerinin yanlış olduğunu göreceksin” diyorum. Kendi okuyucularımın çoğu Türkiye’de bulunduğu için, bu konuda her hangi bir ön yargı taşımıyorlar ama diğer internet sitelerinden de takip ettiğim kadar şunu söyleyebilirim ki; Türk kadınının durumu hakkında kalıplaşmış bir yargı var. Kadınların bu ülkede şiddete, na-

mus cinayetine maruz kaldıkları ve kendilerine yeterince eğitim fırsatı verilmediği, evlerinin dışına çıktıkları anda özgürlüklerinin kısıtlandığı düşünülüyor. Bu tarz konular konuşulduğunda çok müdahil olmak istemiyorum çünkü bunlar çok ciddi meseleler.

» ERKEKLER ÇOK KORUMACI

■ 5 senedir bir Türkle evlisin. Türk erkelerini nasıl tanımlarsın? Türk erkeklerinin ortak özellikleri olarak şunu söyleyebilirim ki, kadınlarına karşı çok korumacı bir tavır içindeler ve annelerine biraz fazla bağlılar. Aile kavramı Türk erkekleri için çok önemli. Ayrıca eve ekmek ge-

tirme rolü ailede çoğunlukla onlara düştüğü için, çok çalışkan olduklarını düşünüyorum. İngiliz erkekleriyle kıyaslama yaparsam, çoğu İngiliz, eşinin veya karısının üstsüz bir şekilde güneşlenmesini umursamazken, aynı rahatlığı burada gösterebilecek bir tane Türk erkeği tanımıyorum.

» İNGİLİZ KIZLARINI YATAĞA ATMAK KOLAY SANIYORLAR

■ Peki Türk erkeklerin İngiliz kızlarına yaklaşımını nasıl değerlendirirsin? Malesef Türk erkeklerinin çoğu İngiliz kızlarını kolayca yatağa atabile-

ceğini düşünürken, onlar evlenilecek veya çocuklarının annesi olacak bir profilde görmüyorlar.

» EN ÇOK SORULAN SORU: TÜRKİYE GÜVENLİ Mİ?

■ Okurlarından sana çok ilginç sorularla gelenler oluyor mu? Beni şaşırtan, en çok sorulan sorunun “Türkiye de seyahat etmek güvenli mi? “ olması. İlk başta bu sorunun çok aptalca olduğunu düşündüm fakat, Amerikalılar ve Kanadalılar olmak üzere, o kadar çok insan aynı şeyi sordu ki, dış basında bu ülkenin nasıl tanıtıldığını merak etmeye başladım. Diğer yandan şu da bir gerçek ki, bir ülke sıkıntılı günler geçiriyorsa insan-

ların kafasında bu tarz sorular oluşmaya başlar. 2011 yılındaki Libya da sivil savaş çıktığı dönem gibi.. Şu anda Suriye’nin durumu, insanları Türkiye hakkında endişelendiriyor. İstanbul gezilerini iptal edip etmeyi düşünen bir çok turist benden tavsiye istedi. Ben de onlara Suriye ile İstabul arasında binlerce kilometre uzaklık olduğunu söyledim. Umarım planlarını iptal etmemişlerdir.

» BÜTÜN HİNTLİLER TÜRKİYE’DE ÇALIŞMAK İSTİYOR

■ Blogunda okuyucuların sana sık sık Türkiye’deki iş fırsatları hakkında soru sorduğunu yazmışşın.. Evet! Çok fazla okuyucum onlara Türkiye’de iş bulmamı istiyor. Özellikle Hintlilier.. Sanki hepsi buraya taşınmak istiyor. Bence bu kadar çok yabancının Türkiye’de çalışmak istemesinin nedeni son yıllarda ülkenin ekonomisinde ve dış ticarette yaşanan büyük gelişmedir. ■ Türkiyenin dünyadaki tanıtımında ve yanlış imajının yıkılmasında büyük bir rol oynuyorsun. Turizm Bakanlığı’ndan her hangi bir destek alıyor musun? Benim gibi Türkiye hakkında yazı yazan bir kaç bloger var. Hepimiz Turizm Bakanlığı’na ulaşmaya çalıştık fakat yanıt olarak bizimle çalışmak istemediklerini söylediler. Sanırım hükümet turizmin geliştirilmesi projelerini ihaleye sunuyor ve başka bir üçüncü bir taraf bu hakkı kazanıyor. ■ Son olarak, gelecekteki planlarından bahseder misin? Bu yıl Bodrumda resim kursuna katılarak tatil yapacağım. Aynı zamanda, Dalyan’daki Dekamer isimli Karetta Karetta Rehabilitasyon Merkezi’nde gönüllü çalışmayı planlıyorum. Daha sonra da, Ege kıyısını tamamen keşfetmeyi ve bir kaç gün teknede keyif yapmayı istiyorum.


POSTA212 - SAYI 3 EK