Page 1

Angelina Jolie’ye kayısı dopİngİ...

SEKSİ GARSONLAR ... R İYO İR T T E R Â K

AK Parti Malatya Milletvekili Ömer Faruk Öz, ameliyatla göğüslerini aldıran ABD’li sinema yıldızı Angelina Jolie’ye “şifa olması temennisiyle” kayısı gönderdi. » 2’DE

27 Mayıs 2013 Pazartesi YIL 1 • SAYI 2 HAFTALIK ÜCRETSİZ

“HAYDARPAŞA’YA TALİBİM”

» 16’DA

e f li

Parasız gençler için en ideal ABD şehirleri n Amerika’da ekonomik krizden bu yana on binlerce genç işsiz kaldı. Ancak New York gibi iş bulmanın çok zor olduğu büyük kentlerin dışında hem ucuz hem de iş imkanı sunan şehirler de var. İşte bu şehirleri sizin için araştırdık. » 3’TE

O çocukluk hayallerinin kolleksiyoncusu bir şair. İstanbul’da açtığı Oyuncak Müzesi’nden sonra şimdi de gözünü Anadolu yolcularının hayallerine çeviren Sunay Akın, Haydarpaşa Garı’nı müze yapmak istiyor.

Vizyon... Haftanın filmleri... HALDUN ARMAĞAN n 10’DA

Kendi silahını kendin yap » 4’TE

n “Tarihi eserlerini lokanta yapan bir milletin geleceği olamaz” diye Akın, Kız Kulesi’nin, Galata Kulesi’nin heba edilişine isyan ediyor. Akın’a göre Dolmabahçe Sarayı Çırağa’a göre çok şanslı... » MEHVEŞ KOÇAK’IN RÖPORTAJI 9’DA

‘İSLAM’DA YERİ YOK’ POSTA 212’nin ilk sayısında yayınlanan ABD’de 200 bin kadın sünnetli” başlıklı haber, özellikle Türkiye’deki ulusal basın ve yayın organlarında da oldukça geniş yer buldu. Haberimizin ses getirmesi üzerine biz de konuyu İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT) Birleşmiş Milletler’deki Temsilcisi Ufuk Gökçen’e sorduk. Gökçen, ‘kadın sünneti’ diye bir şeyin İslamiyetle ilgili olmadığını belirterek sorularımızı içtenlikle yanıtladı… » 6’DA

Hani!.. ARZU KAYA URANLI n 8’DE

Osmanlı milyonerinin malikanesi satılıyor... CEMİL ÖZYURT n 5’TE

Türkiye bir konuda ABD ile yarışıyor BARBAROS SAYILGAN n 3’TE

Amerikalı ‘soccer’dan ne anlar? ADNAN ONARAN n 13’TE

New York’ta coşkulu Türk Günü Yürüyüşü...

n Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu tarafından 32’ncisi düzenlenen New York Türk Günü Yürüyüşü yapıldı.

Brooklyn’de Türk Festivali

n ABD’de bu yıl 32’ncisi düzenlenen Türk Günü Yürüyüş ve Festivali etkinlikleri kapsamındaki Brooklyn Türk Festivali, kırmızı ve beyaz renkli ışıklarla aydınlatılan belediye binasında yapıldı.

» BÜTÜN AYRINTILAR SAYFA 14-15’TE

ABD’nin Mütevazi Milyarderleri

n Dünyadaki bazı zenginler, milyarlarca dolara hükmetmelerine karşın, orta halli bir çalışan gibi hayatlarını sürdürmeye devam ediyorlar. Mütevazı dolar milyarderlerinden Warren Buffett, 50 yıl önce aldığı evde oturuyor. IKEA’nın sahibi Ingvar Kamprad da işe hala belediye otobüsü ile gidiyor. » 3’TE

Genç Eczacıbaşı’dan el sanatları girişimi » 10’DA

2013 GELİNLERİ

n Kadınlar için evlenmenin belki de en güzel taraflarından bir tanesi gelinlik giymektir hatta sırf gelinlik giymek için evlenmek isteyen arkadaşlarım var. » BEGÜM YÜCEL ÇABAKÇOR’UN YAZISI 2’DE


2

Yaşam Toplum

27 Mayıs 2013 Pazartesi

A M E Rİ K A ’ D A K İ

T Ü R K L E RİN

G A Z E T E Sİ

AK Partili Ö. Faruk Öz’den Angelina Jolie’ye kayısı AK Parti Malatya Milletvekili Ömer Faruk Öz, BRCA1 geni taşıdığı için ameliyatla göğüslerini aldıran ABD’li sinema yıldızı Angelina Jolie’ye “şifa olması temennisiyle” kayısı gönderdi

Yaz sezonunun resmi açılışı: Memorial Day

(ANKARA-ANKA) AK Parti Malatya Milletvekili Ömer Faruk Öz, BRCA1 geni taşıdığı için ameliyatla göğüslerini aldıran ABD’li sinema yıldızı Angelina Jolie’ye “şifa olması temennisiyle” kayısı gönderdi. Konuya ilişkin bir açıklama yapan Öz, “Dünyaca ünlü Amerikalı aktrist ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komisyonu iyi niyet elçisi Angelina Jolie’nin meme ve yumurtalık kanseri riskini artıran BRCA1 adlı anormal gene sahip olduğunu ve bu yüzden ameliyat geçirdiğini basından öğrenmiş bulunmaktayım” diyerek şöyle devam etti: “Kayısı tüketiminin kanser, karaciğer yetmezliği ve kalp krizi gibi birçok hastalık riskini önemli oranda azalttığı bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır. En son İnönü Üniversitesi

ABD’de orduda görev yaparken ölen tüm askerleri anmak için kutlanan Memorial Day, aynı zamanda eylül ayının ilk pazartesine kadar sürecek yaz sezonunun da resmi başlangıcı sayılıyor

Plajların açılış haftası: New York plajları 25 Mayıs-2 Eylül tarihleri arasında 10:00-18:00 saatleri açık kalacak. Yaz akşam üstlerinde insanları seyretmek istiyorsanız Coney Island, sörf yapmak istiyorsanız Rockaway Beach, doğal yaşamı da plaj keyfiyle beraber görmek istiyorsanız Orchard Beach öncelikli alternatifleriniz. New York Akvaryumu yeniden açıldı: Sandy Kasırgası’nda hasar gördükten sonra 7 ay kapalı kalan ünlü akvaryum, 25 Mayıs’tan itibaren yeniden kapılarını açtı. Sergi: PUNK: Chaos to Couture Metropolitan Müzesi’nin gelenekselleşen kostüm enstitüsü enstalasyonlarının bu yazki sergisi, Punk Müziğin ve kültürün doğduğu 1970’lerden günümüze moda üzerindeki etkilerini konu ediniyor. Christopher Kane, Rei Kawakubo, Karl Lagerfeld, Helmut Lang, Gianni Versace ve Vivienne Westwood gibi moanın dev isimlerinin Punk etkisindeki tasarımlarının sergisini, Punk müzğin devleri Ramones, Sex Pistols ve The Clash’ın müzikleri eşliğinde gezmek mümkün. 9 Ağustos’ta açılan sergi, 14 Ağustos’a kadar açık kalacak. New York Bale Baharı 2013 18 bestecinin müzikleri eşliğinde 26 bale gösterisinin yer aldığı geleneksel bahar balesi performansları 9 Haziran’a kadar sürecek. Etkinliğin önde gelen bale gösterileri arasında WhoCares (müzik: George Gershwin), Ivesiana (müzik: Charles Ives), Stars and Stripes (müzik: John Philip Sousa) ve Fancy Free (müzik: Leonard Bernstein) de var. Terasta Film Yaz Serisi New York şehir merkezinin farklı bölgelerindeki birçok terasta yaz akşamları film gösterimi başladı. 6 Eylül’e kadar süren etkinlik boyunca Manhattan, Brooklyn ve Queens’teki değişik binaların teraslarında film gösteriminden sonra da DJ ve parti var. Film programı ve adresler konusunda detaylı bilgiye rooftopfilms.com adresinden ulaşılabilir.

HABER OLMAK İÇİN...

haber@posta212.com

Yıldızların yaşamları kadar bıraktıkları mirasları da olaylı Miras davaları tüm zengin aileler için bir dert. Ancak asıl problemler ünlülerin miras davalarında yaşanıyor. Telif haklarının tartışıldığı, plak ve film şirketlerinin araya girdiği davalarda olaylar yılan hikayesine dönüyor. İşte yakın tarihten yıldızlar dünyasındaki iki miras davası (NEW YORK-POSTA212) Medyanın gündemi en çok meşgul eden dava halen gündemini koruyor. Müzik dünyasının unutulmaz ismi Elvis Presley’in mirasçıları sanatçının ölümünden sonra telif haklarının çok ucuza verildiğini iddia ediyor ve Münih Eyalet Mahkemesi’nde açılan davada, Sony Music Entertainment şirketinden tekrar telif hakkı istiyor. Davanın gerekçesi şöyle: Presley şarkılarının telif hakkını 23 Şubat 1973 tarihinde o zamanki müzik şirketi RCA Records firmasına sattı. RCA müzik şirketi daha sonra bugün Sony’ye ait olan Arista Müzik Şirketi’ne dönüştü. Sanatçı bin parçasının telif hakkı karşılığında 5.4 milyon dolar aldı. Bunun yarısını menajeri Tom Parker’e verdi. Presley’nin eline vergileri düştükten sonra 1.35 milyon dolar geçti. Şarkıların değerinin 130 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor. Davacı şirket, şarkıların telif hakkının çok ucuza alındığını, bugün mirasçıların da bu haktan yoksun kaldığını savunuyor. Almanya’da telif hakları yasası, telif hakkını satın alan şirketin oransız para kazanması duru-

Begüm Yücel Çabakçor

n (NEW YORK-POSTA 212) ABD’de, her Mayıs ayının son Pazartesi günü Ulusal Anı Günü (Memorial Day) olarak kutlanıyor. Bu günde Wall Street başta olmak üzere ABD’deki tüm banka ve piyasalar kapalı. Federal ve yerel resmi kurumlar ve okullar tatil yapıyor. Plajlar bu hafta sonunda sezonu açarken, müzeler ve parklar ise açık. İlk defa New York eyaletinin Waterloo kasabasında 1866 yılında kutlanan Memorial Day, ülkedeki iç savaşta (Kuzey-Güney Savaşı) ölenleri anmak için yaygınlaştı. Daha sonraları ise, askerlik hizmetini yaparken ölen tüm ordu mensuplarını anmak için, her yıl mayıs ayının son pazartesi gününde kutlanan federal bir bayrama dönüştü. Uzunca bir süre “Decoration Day” adıyla anılan bu ulusal günde, ülkenin her yerinde askeri geçit törenleri yapılmakta, askeri mezarlıklarda ve eğitim kurumlarında törenler düzenlenmekte. Öğlen saatine kadar bayraklar yarıya çekilirken, öğleden sonra gönderlerin tepesine çekiliyor. Bu kutlamaların en yoğunlaştığı yer ise, başkent Washington’ın, ülkenin kalbi olan kurumların etrafında dizildiği National Mall olarak adlandırılan parkı. Burada her yıl Ulusal Konser düzenleniyor. Bu haftadan itibaren New York’ta gerçekleşmekte olan bazı etkinlikler

tarafından yapılan bir araştırma, kayısı ve acı kayısı çekirdeğindeki kanser önleyici madde olarak bilinen Amigdalin ve Vitamin B17 adlı maddenin bulunduğunu ortaya koymuştur. Amigdalin Amerika’da kanser önleyici madde olarak yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Bilindiği gibi ekolojik özelliklerinin uygunluğundan renk, tat, koku ve aroma özellikleriyle dünyanın en ünlü kayısı çeşitleri Malatya’da üretilmektedir. Son yıllarda sanat faaliyetlerinde olduğu kadar adını insani yardım faaliyetleriyle de duyuran BM iyi niyet elçisi Jolie’ye şifa olması temennisiyle kendisine iletilmek üzere ABD Los Angeles Başkonsolosluğumuza Malatya Kayısısı gönderdim. Bu vesileyle sağlıklı yaşam adına doğal sebze ve meyve tüketiminin önemine dikkat çekmek isterim.”

munda, karşı tarafa para ödenmesini öngörüyor.

» 30 Milyon Dolar Miras

Popun ilahı Michael Jackson hayata veda ettiği vakit herkesin beklediği gibi milyon dolarlık bir miras değil, geride kalanlara yüklüce bir borç bıraktığı medyada yer almıştı. Hatta Jackson’ın ölmediği ve borçlarından dolayı ortadan kaybolduğu iddiaları bile çıkmıştı. Fakat iki yıl önce kalbine yenilen pop müziğin kralı Michael Jackson’ın 30 milyon dolar miras bıraktığı ortaya çıktı. İngiliz The Sun Gazetesi’nde yer alan habere göre para, Jackson’ın 81 yaşındaki annesi Katherine ile çocukları Prince (14), Paris (13) ve Blanket (9) arasında paylaştırılacak. Aile adına açıklama yapan avukat 2009 yılının Haziran ayında ölen Jackson’ın 310 milyon dolarlık borcunun ödendiğini, bu yüzden servetinden geriye sadece 30 milyon dolar kaldığını belirtti. Bugüne kadar 750 milyon albüm satışıyla en fazla kazanan sanatçılar listesinde Elvis Presley ve Beatles ile birlikte anılan Jackson, borçları

nedeniyle mahallesindeki eczaneyle bile mahkemelik olmuştu. Jackson , bu borçları ödemek için gerçekleştireceği Londra konserlerini veremeden kalbine yenilmişti. Oysa Jackson’ın mal varlığı tüm borçlarını ödemeye ve mirasçılarına 30 milyon dolar bırakmaya yetti.

2013 GELİNLERİ

Mayıs ayının benim hayatımdaki önemi ayrıdır.. Geçtiğimiz sene bu zamanlar düğün hazırlığı yapıyordum. Yani Mayıs geliniyim. Özellikle bu ay olsun istemiştim çünkü baharda herkes kıpır kıpır olur, yaz neşesi gelir üzerimize. Kadınlar için evlenmenin belki de en güzel taraflarından bir tanesi gelinlik giymektir hatta sırf gelinlik giymek için evlenmek isteyen arkadaşlarım var. Erkekler ise bu işin ne derece ciddi bir iş olduğunu pek anlamazlar halbuki doğru gelinliği bulmak çok önemlidir. Çocukluktan bu yana hayalini kurduğumuz belki de kafamızda tasarladığımız en özel giysidir. Sizde benim gibi Mayıs gelini olacaksanız veya düğün hazırlığı içerisindeyseniz bir kaç tüyo vermek isterim. Doğru gelinliği bulana kadar gezmediğim mağaza kalmamıştı hatta işi bir tık ileri götürüp New York’a kadar gitmişliğim bile var. New York denince ilk akla gelen gelinlik markası Vera Wang oluyor. Ama New York’a kadar yorulmanıza gerek yok çünkü Vakko Wedding

Vera Wang’ın tüm modellerini getiriyor. Özellikle sade, çok kabarık olmayan model arıyorsanız Vera Wang’da mutlaka beğeneceğiniz gelinliği rahatlıkla bulabilirsiniz. Biraz daha farklı, tasarım bir şey istiyorsanız Marchesa’yı denemenizi öneririm. Ama benim gibi daha taşlı, kabarık modellerden hoşlanıyorsanız Zuhair Murad doğru tercihlerden biri olacaktır. Zuhair Murad koleksiyonlarının büyük bir hayranı olmasam da gelinlik tasarımlarını kesinlikle ayrı tutuyorum. Zuhair Murad’ın kardeş markası Ellie Saab içinde hislerim benzer nede olsa Araplık var kökenlerinde. E malum biz de bayılıyoruz işlemeye, taşa, suse o yüzden kan çekiyor olsa gerek. Ellie saab’ın bu sezon Houte Couture gelinliği tek kelime ile muhteşem. Tabii onu bulmanız pek mümkün değil, Beyrut’a gidip 100 bin euro karşılığında özel diktirmeniz gerekiyor. Vakko Wedding dışında Beymen Bridal’da bir çok markayı bizlerle buluşturuyor. Fiyat aralıkları da gayet makul, yani Beymen deyince gözünüz korkmasın.

Hem sizi çok rahat ettirtiyorlar hem de birbirinden farklı bir çok tasarımı deneme imkanınız oluyor. Benim en çok beğendiklerim arasında Romona Keveza ve Peter Langner yer alıyor. Romantik gelinler için muhteşem modelleri var. En güzeli bütün gelinleri deneyip o anın tadını çıkarmaktır. Hayatta bir kez yaşanacak güzelliklerin stresle telaşla geçip gitmesine izin vermeyin. Ben hepsini deneyip sonrasında kafamdaki modeli diktirmiştim, siz de üzerinize yaskışanı bulup kendi yorumunuzu katip diktirebilirsiniz.

Serdar Ortaç indirimi kaptı

n (NEW YORK-POSTA 212) Kerem Göğüş ve ‘Öyle Bir Geçer Zaman Ki’ dizisinde Caroline rolünü oynayan Wilma Elles çifti, Kerem Göğüş’ün sahibi olduğu Trend Residence projelerinin geçen hafta New York’da gerçekleşen lansmanına damgalarını vurdu. Türk Günü Yürüyüşü Balosu kapsamında dünyaca ünlü Times Square meydanındaki Marriott Marquis Otel’de gerçekleşen lansmanın tanıtım standında hayranlarıyla fotoğraf çektiren Wilma Elles Türk ve Amerikali davetlilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Geceye sevgilisi Chole Loughnan ile katılan Serdar Ortaç, Kerem Göğüş’den Trend Residence projesiyle ilgili bilgi alarak satın almak istediği daire için pazarlık yaptı. Pazarlığın sonunda Kerem Göğüş’den 100 bin TL’lik indirimi kapan Ortaç’a Wilma Elles ‘’Artık evini de iPhone ile yönetirsin’’ diyerek espri yaptı.


Yaşam Toplum

27 Mayıs 2013 Pazartesi

3

Barbaros Sayılgan barbarossayilgan@posta212.com

Türkiye bir konuda ABD ile yarışıyor

Gençlere iş imkanı sunan ABD kentleri

New York gibi büyük kentlerin dışında yaşamayı göze alırsanız hem ucuz bir yaşam hem de bir iş edinebilirsiniz. New York’ta bir odalı ev için ayda en az bin dolar öderken, aynı nitelikteki ev Austin’de 400-500 dolar arası. Ucuz yaşayabileceğiniz ve iş de bulma şansınızın yüksek olduğu ABD kentlerini sizin için araştırdık (NEW YORK-POSTA212) Hepimiz biliyoruz ki ekonomi kötü... Ancak ekonominin kötülüğü New York’ta farklı, San Francisco’da farklı, Nashville’de farklı hissedilir… Bazı Amerikan şehirleri, yaşam maliyetlerinin düşüklüğü, çalışma imkanları ve

genç-dostu olması nedeniyle, diğerlerine göre daha iyi imkanlar sağlıyor. Eğer yaşadığınız şehirde dibe vurduysanız ve en azından ekonomik kriz geçene kadar taşınmayı düşünüyorsanız işte size bazı alternatifler:

Artistik, ucuz ve liberal adalar arıyorsanız Büyük metropollere yakın ucuz alternatif arıyorsanız

Philadelphia

n Ucuz bir şehirde yaşayıp, büyük metropollere araba sürümü mesafesinde olmak istiyorsanız Philadelphia gayet güzel bir alternatif. New York şehri ile Washington DC’nin tam ortasında. Her ikisine de yaklaşık 1,5 saatte ulaşabilirsiniz. Yaşam maliyeti ise her iki şehirden de oldukça ucuz. Durumunuz düzelince New York’a geri taşınırsınız. O vakte kadar niye aylık kirası 350 dolar olan barınma imkanları bulabileceğiniz Philadelphia’da yaşamayasanız ki..? Diğer metropol yakını ucuz alternatifler: Oakland, Jersey City, Milwaukee, Baltimore.

İlgi bekleyen ultra-ucuz endüstri şehirleri

detroıt

n Yüksek işsizlik oranı, batmakta olan endüstriyel yatırımlarıyla Detroit ilk etapta kulağınıza tuhaf gelebilir. Ama inanın, gelecek kariyeriniz için olmasa da bu aralar ucuz yaşam için en ideal şehirlerden biri. Batan her fabrikaya karşı, şehrin ölmesine izin vermemeye kararlı genç sivil inisiyatiflerin kurduğu yeni sosyal çevreler yükseliyor. Artizan ve genç kültür için oldukça renkli bir sosyal çevre yaratıyor bu inisiyatifler. İki odalı bir evin kirası ise sadece 450 dolar. İlgi bekleyen diğer ultra-ucuz endüstri şehirleri: Pittsburgh, Newark

İşsizlik oranı düşük genç nüfus şehirleri

washıngton dc

n Washington DC ucuz bir şehir değil ama diğer birçok şehrin sahip olmadığı bir şeye sahip: iş olanağı. Yüzde 4.2’lik işsizlik oranıyla yüzde 9’un üzerindeki Amerikan ortalamasının çok altında. Şehirde federal kurumların dışında iş olanağı sağlayan 4 binden fazla kar amacı gütmeyen kuruluş da var. Şehrin göbeği biraz pahalı da olsa, örneğin Eckington’da 600-900 dolara oda, 1000-1200 dolara bir oda salon ev kiralamak mümkün. Bloomingdale ve H Street NE tarafları da gençler için ideal yaşam çevreleri sunuyor. Diğer işsizlik oranı düşük genç nüfus şehirleri: Seattle.

austın

n Texas? Evet, yanlış okumadınız. Teksas’ın başkenti, gençler için en ucuz şehirler listesinin tartışmasız lideri. Bisiklet,müzik, iş imkanları, SXWX başta olmak üzere festivaller… Şehrin nüfusunun üçte biri 18-34 yaş grubundan. Bu kadar genci bu şehre çeken ne? Muhafazakar güneyin tam kalbinde liberal, özgürlükçü, kültürel bir ada olması. Şehirdeki güçlü medya, yenilenebilir enerji ve sanat sektörü de nitelikli gençler için çok sayıda iş olanağı sağlıyor. Şehrin işsizlik oranı ABD ortalamasını çok altında. Bir oda bir salon evlerin ortalama kirası 500-700 dolar civarında. ABD’de istihdam oranı en hızlı artan şehir. Austin benzeri diğer artistik, ucuz ve liberal adalar: New Orleans, Omaha, Kansas City, Nashville, Tucson.

Mütevazi milyarderler İş gereği dünyanın en ünlü lokantalarında ara sıra boy gösterseler de mütevazı milyarderler, orta halli bir aile gibi yaşamaya devam ediyorlar. Aralarında hamburgerle beslenip, çocuklarını yaz çalışma kamplarına gönderenler bile var… (NEW YORK-POSTA 212) Hadi itiraf edelim, hayatımızda en az bir kere belki de her gün, çok paramız olduğunu hayal etmişizdir. Peki milyarlarca dolarımız olsaydı ne yapardık? Nasıl yaşardık? Milyarder deyince hepimizin aklına belli bir yaşam tarzı geliyor ancak ister inanın

Ingvar Kamprad

n İsveç’in dünyaca ünlü mobilya satış zinciri IKEA’nın kurucusu Ingvar Kamprad da mütevazı yaşamıyla bilinen bir başka milyarder. Ikea’nın çalışanları, lüks otomobillere binemez ve lüks otellerde kalamaz kuralına en başta kendisi uyuyor. Uçak seyahatlerini ucuz tarifeli koltuklarda yapıyor. Yaşadığı şehirde ise ya belediye otobüsü ya da emektar Volvo’sunu kullanıyor.

ister inanmayın, milyarder olduğu halde sokaktaki insan gibi ortalama alelade bir yaşam sürdürenler de var. Dünyanın bazı milyarderlerinin başarısının en büyük sırrı, bir milyarder gibi yaşamaya eğilimli olmamaları.  İşte dünyanın en mütevazı milyarderleri:

Carlos Slim

n Birkaç yıldır dünyanın en zengin kişisi unvanının sahibi olmasına rağmen, dünyada örneğin Bill Gates kadar tanınmıyor. 70 milyar dolar civarındaki kişisel servetiyle dünyanın en zengini olan Meksikalı iş adamı, bu para ile yaşayabileceği hayatın çok uzağında durmayı tercih ediyor. Carlos Slim, 40 yıldır aynı evde yaşıyor. 

Warren Buffett

n Dünyanın en popüler zenginlerinden biri. Milyonlarca insan, zenginliğin yollarını öğrenmek için onun kitaplarını okuyor. Şirketi Berkshire Hathaway’in her hareketini takip ediyor. Ancak Buffet’ın asıl sırrı belki de normalden kopmayan yaşam tarzında. 2012 Eylül ayı itibarı ile net 46 milyar dolar serveti olan Buffet, bu zenginliğine rağmen gösterişli evlerden ve diğer lükslerden sakınıyor kendini. Hala, Nebraska’nın Omaha şehrinde 50 yıl önce 31 bin 500 dolara satın aldığı evde oturuyor. Elbette iş icabı dünyanın en iyi restoranlarında yemek yediği çok oluyor ama kendi halinde olduğu günlerde tercihi, iyi bir hamburger, patates kızartması ve vişneli kola. ‘Neden hala kendine bir yat satın almadın?’ sorusuna, ‘Oyuncakların hepsi baş belasıdır’ cevabı veriyor.

Chuck Feeney

n Büyük Buhran yıllarında İrlanda kökenli bir Amerikalı olarak büyümenin, Chuck Feeney’nin mütevazı yaşam tarzında etkisi olabilir. Duty Free Shop’ların kurucu ortağı olan Feeney, işletmesinin başarılı olup hızla dünyaya yayılmasıyla sessizce bir anda milyarderler ligine girdi. Ancak yine elde ettiği milyarlarca dolarlık serveti yine gizlice bağış ve hayır işlerinde kullanıyor. Çok az kişinin ona ait olduğunu bildiği Atlantic Philanthropies adlı vakfı, okullara, araştırma enstitülerine ve hastanelere 6.2 milyar dolar bağışta bulundu. İşe gidip gelirken toplu taşıma aracı kullanan Feeney, uçak seferlerinde de ekonomi sınıfında uçuyor. Giysilerini, AVM’lerdeki perakende mağazalarından sadece ihtiyacı olduğunda gidip satın alan milyarder işadamı, ‘’Bir kerede sadece bir çift ayakkabı giyebilirsiniz’’ diye konuşuyor. Feeney’nin çocukları da diğer bütün yaşıtları gibi tatillerinde para karşılığı yaz işlerinde çalışıyor.   

abd bireysel silahlanma konusunda dünyanın lider ülkelerinden biri. ABD yasaları, insanları silahlandırarak koruyor. Rakamlar şaşırtıcı: Ülkede her 100 kişiye 85 silah düşüyor. ABD’de birçok vatandaş, silahlanmayı anayasal bir hak olarak görüyor ve “kurucu babalarının” onlara verdiği bu hakkın ellerinden alınması düşüncesinden hoşlanmıyorlar. Hiçbir silahlanma yasağı, Anayasa Mahkemesi’nin önünde duramıyor. @GunDeaths adlı Twitter hesabı ve Slate işbirliği içinde, geçtiğimiz 14 Aralık’ta 20 ilkokul çocuğunun öldüğü Newtown saldırısından bu yana, ateşli silahlarla öldürülenlerin sayısını kayıt altına alıyorlar. Sonuç şok edici: Aradan geçen 5 ay içinde ABD’de 4294 kişi ateşli silahlar nedeniyle hayatını kaybetmiş. Ama bu, ABD’ye özgü bir sorun değil. Türkiye’de Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKE) verilerine göre, 2012 yılında silah ve mermi harcaması bir önceki yıla göre yüzde 54 artmış. 2011 yılında Türkiye’de satılan silah sayısı 19.575 iken, 2012’de bu sayı 30.207’ye yükselmiş. Geçen yıl toplam gelirin 57.8 milyon TL’si tabanca satışlarından elde edilmiş. Ayrıca 58,4 milyon TL değerinde yaklaşık 59 bin adet mermi de satılmış. Yükseliş korkutucu. Geçtiğimiz ayın yoğun gündeminde gözünüzden kaçmış olabilir: Türkiye’de Emniyet Genel Müdürlüğü, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’da köklü değişiklikler öngören bir yasa taslağı hazırladı. Bugünlerde alt komisyonda bulunan bu taslakla, 2009 yılında kabul edilen ve neredeyse liseli çocukların bile rahatça silah ruhsatı alabilmelerini sağlayan vahim yasadaki bazı hatalardan geri dönülüyor. Örneğin, ruhsat yaşı 18’den 21’e çıkıyor, ruhsat alamayacak kişiye artık valilik kararıyla silah ruhsatı verilemiyor. Ama tasarı yine insanları silahsızlandırmaktan ziyade, varolan silahları kayıt altına almayı, ruhsatsız silah kullanımını önlemeyi hedefliyor. Oysa sorun ortada: Bugün Türkiye’de yılda 3000 kişi ateşli silahlarla ölüyor, 700’ü ise yaralanıyor. Cinayetlerin %60’ında ateşli silah kullanılıyor. Her 10 kişiden 1’inde, her 3 evden 1’inde ateşli silah var. Umut Vakfı verilerine göre ülkede 17 milyon ruhsatsız silah var ve toplam silah sayısı daha az olsa da Türkiye’deki bir silah ABD’deki bir silahtan 3 kat daha ölümcül. Ama yeni yasa bunlara gerçek bir çözüm getirmediğinden, 2013 yılında silah sayısı ve silaha harcanan para artmaya devam edecek. Beraberinde suç, şiddet ve cinayetler de öyle. Çünkü Emniyet’in yasa tasarısı, suçu olmadan önlemek yerine, olan olduktan sonra, suçluya ulaşılmasını kolaylaştırıyor. Silahlanmayı ise teşvik ediyor. Daha çok silahlanma, daha çok güvenlik değil, suç oranının yükselmesi ve hepimizin hayatının tehlikede olması demek. Önümüzde bir örnek de var: Avustralya. 1996’da saldırı silahlarını yasaklayan ve toplayan ülkede silahla adam öldürme vakaları yarı yarıya azalmış. İzinden gidilmesi gereken örnek budur.

Hazal Kaya’ya ABD vizesi şoku n Yaklaşık 4 aydır Amerika için vize almaya çalıştığını söyleyen genç oyuncu Hazal Kaya, ‘Vize almak için o kadar uğraştım ki size anlatamam. Telafuzdan kaynaklanan bir hata yüzünden aranan biriyle adım karışmış ve vizemi vermediler. Daha sonra doğru olan anlaşılanca vize talebime olumlu yönde cevapladılar. Amerika’ya eğitim almaya gidiyorum ve uzun bir süre orada kalacağım diyerek objektiflerimize poz verdi. » İTALYAN LİSESİ YIKILACAK MI? İtalyan Lisesi’nin satılıp, yıkılacağı gibi dedikodulara çok üzüldüğünü belirten Kaya, gerçeği okul yetkileleriyle konuşup öğrendiğini ve bu olayın dedikodudan ibaret olduğunu öğrenince çok mutlu olduğunu söyleyen ünlü oyuncu şu açıklamaları yaptı; ‘Benim 14 yaşından itibaren toplam 5 senem burada geçti. Ergenlik dönemim burada geçti. Benim burada aldığım kaliteli eğitim sayesinde çok iyi bir oyuncu oldum. Burada gördüğüm edebiyat dersleri oyunculuğuma büyük katkılar sağladı’ (Emrah AKÇAAY-Akşam)

HABER OLMAK İÇİN...

haber@posta212.com


4

Teknoloji

27 Mayıs 2013 Pazartesi

A M E R İ K A’ D A K İ

TÜRKLERİN

GAZETESİ

Üç boyutlu yazıcı ile üretilen silahlara büyük tepki

Kendi silahını kendin yap

Teknolojik gelişmenin geldiği son noktada 3 boyutlu yazıcı ile evde silah yapmak bile mümkün. Silah satmanın yasak ancak üretmenin serbest olduğu Amerika’da teknolojinin geldiği bu son nokta hükümeti çaresiz bıraktı

Yahoo’dan Tumblr’a 1,1 milyar dolar n (NEW YORK-ANKA) Yahoo, New York merkezli blog servisi Tumblr’ı satın almak için 1,1 milyar dolar ödemeyi kabul etti. Yahoo’nun genel müdürü Marissa Mayer, blog servisinin bağımsız biçimde yönetileceğini açıkladı.Tumblr’ın CEO’su David Karp, görevini sürdürecek. Mayer satın alma konusunda “Yahoo ve Tumblr birçok açıdan daha farklı olamazlardı, ama aynı zamanda birbirlerini bundan iyi tamamlayamazlardı” açıklamasını yaptı. Tumblr’ın yüzde 25 hissesine sahip olan ve şirketi 2007 yılında Marco Arment ile birlikte kuran 26 yaşındaki David Karp ise Yahoo’nun desteğini almaktan çok mutlu olduğunu dile getirdi. “Artık daha fazla kaynağı olan Tumblr daha da hızlanacak” diyen Karp, satın alma nedeniyle ekipte hiçbir değişiklik olmayacağını da vurguladı. Bloglarla sosyal medyanın niteliklerini bir araya getiren Tumblr, basit tasarımıyla kurulduğundan beri milyonlarca kullanıcıya ulaştı. Bugün 208 milyon bloğu ve 50,7 milyar gönderiyi barındıran ve mobil cihazlarda da varlık gösteren şirket, reklam almayı reddettiği için para kazanmakta zorlanıyordu. 2012 yılında yalnızca 13 milyon dolar gelir elde eden şirket, özel yatırımcılardan para topladığı dönemde şirketin değerini 800 milyon dolar olarak açıklamıştı. Uzmanlar, Yahoo’nun Tumblr’ı satın alarak özellikle gençler arasında eski saygınlığını yeniden kazanmayı hedeflediğini düşünüyorlar.

Yahoo, Times Meydanı’na yerleşiyor n (NEW YORK-POSTA 212) Sosyal medyanın önde gelen mikroblog sitelerinden New York merkezli Tumblr’ı 1,1 milyar dolara satın alarak büyük sükse yapan Yahoo, New York’ta bir başka büyük hamlesiyle de ses getirdi. Yahoo’nun, New York’taki varlığını yüzde 60 artırma kararı aldığı ve bu çerçevede 2008’e kadar on yıllarca New York Times gazetesine ev sahipliği yapan tarihi binaya yerleşeceği açıklandı. Açıklamayı Yahoo’nun CEO’su Marissa Mayer ile New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg, Times Meydanı’nda düzenledikleri basın toplantısında birlikte gerçekleştirdiler. Yahoo’nun yeni satın aldığı Tumblr ise Flatiron Binası’ndaki merkezinde kalmaya devam edecek. Yahoo, West 43rd 229 numaradaki tarihi binanın şimdilik dört katına yerleşecek. Kiralanan 4 kat ‘mühendis’ ekibine tahsis edilecek.

(LOS ANGELES-POSTA212) Kaliforniya Eyaleti Senatörü Leland Yee, geçtiğimiz günlerde ilk defa 3 boyutlu yazıcılar ile üretilen silahları yasaklamayı hedeflediğini duyurdu. Teknoloji dünyasından, dijital dosyalar ile yasal teknolojinin birleşmesinden olan bir ürünü ortadan kaldırmaya çalıştığı için büyük tepki aldı.

» SATMAK YASAK ama..

ABD’de federal kanunlar silah satın almayı yasaklayıp, üretmek konusunda her hangi bir sınırlama getirmezken, Defense Distributed adlı bir grup, geçen hafta küçük ateşleme pimi haricinde tamamen plastikten oluşan üç boyutlu silahlar üretti.

bot ve Solidoodle gibi şirketlerin üç boyutlu yazıcı fiyatlarını 500 dolara düşürdüğü haberi geldi. Forbes Dergisi “Metal silah üretmek bir bilgi ve yetenek gerektirirken, yazıcı ile silah üretmek, kullanıcıda “yazdır” tuşuna basabilmek dışında her hangi bir özellik gerektirmeyecek. Üç boyutlu yazıcı ile silah üretmekte kullanılan spesifik CAD dosyası ise şu anda kadar yüz bin kere internetten indirildi bile..” yorumunu yaptı.

» ‘PAYLAŞIm DURDURULAMAZ’

Kaliforniya Eyalet Senatörü Yee’nin bu teknolojiyi engellemede ne kadar başarılı olacağı bilinmezken, Amerika Kayıt Endüstrisi Birliği dijital dosyaların paylaşılmasının durdurulmasını hemen hemen imkansız olduğunu açıkladı.

» YAZICILARIN FİYATI DÜŞTÜ

» TASARI HAZIRLANIYOR

Bir tane metal silah üretmek için binlerce dolar harcanırken, aynı parayla bir üç boyutlu yazıcı alınabileceği ve böylece silah üretiminin maliyetinin çok fazla düşeceği basında tartışılması üzerine Maker-

Üç boyutlu yazıcılar ile üretilen silahların yasaklanması konusunda kanun tasarısı şu an Senatör Yee tarafından hazırlanmakta olup, tasarının detayları önümüzdeki günlerde açıklanacak.

ABD’de pilotluk eğitimi almak artık hayal değil (NEW YORK-POSTA212) Avrupa ve Türkiye’deki birçok okulda pilotluk eğitimi almak oldukça büyük maddi yükümlülükleri doğuruyor. Kimileri hobi amaçlı kimileri ise yeni bir meslek kazanmak adına bu eğitimlere katılmak istiyor. Bu nedenle de ABD’deki pilotluk okullarının popüleritesi gün geçtikçe artıyor. İşte ABD’de pilotluk eğitimi almak ve bu eğitim sürecinin detayları… ABD’nin özellikle California ve Florida gibi güneşli eyaletlerinde yoğunlaşmış olan havacılık okullarında pilotluk eğitimleri 2 ile 3 hafta arasında değişen periyodlarda verilir. Seçtiğiniz okul vize işlemleri, konaklama ve ulaşım gibi birçok konuda size ücretsiz danışmanlık verir. Sınıflar daha çok uluslararası öğrencilerle doludur. Sertifikalar iki genel başlıkta toplanmıştır:

» PIRAVATE PILOT LISANCE (PPL)

Bu en temel pilotluk eğitimi size tek motorlu kişisel uçakları uçurma imkanı verir. 17 yaşından büyük herkes bu eğitime katılabilir. Temel uçuş eğitimi olan PPL eğitiminde ilk olarak uçağı tanırsınız. Uçağın naviagsyon sistemi ve tüm bilgisayar donanımı ile gösterge dillerini, meteoroloji terimlerini bu program boyunca görürsünüz. Ardından yukarı-aşağı-sağa ve sola manevraları gibi temel hareketleri teorik olarak öğrenirsiniz.

Bu sürecin ardından ise kalkış ve iniş, haberleşme kuralları ile bunun teknik olarak nasıl gerçekletirileceğine dair eğitim alırsınız. Acil durum manevraları, sert dönüşler gibi başlangıç düzeyinde temel metodları öğrenirsiniz.

» YEDİ AŞAMALI SINAV

Gece uçuşu yetkisini sertifikanıza eklemeniz için ise gece uçuş şartlarına göre oluşturulmuş bir eğitim sürecini programınıza dahil ederek bu hakkı da sertfikanıza ekleyebilirsiniz. Ardından medikal testleri geçmeniz ve eğitmeninizin sizi hazır görmesiyle ‘solo’ uçuş deneyimini yapmak üzere eğitmeninizle ilk uçuşunuza başlayabilirsiniz.Tabi eğer 7 aşamadan oluşan yazılı teroik sınavını geçtiyseniz. 45 saatlik uçuş eğitimi, 150 millik ‘cross-country’ uçuşu ve 7 sınavı başarıyla geçmenizin ardından sertifikayı almaya hak kazanırsınız. Tüm kursu 21 günde bitirebilirsiniz. PPL sertifikası ile uçağınıza dünyanın her yerinde yolcu olabilir ama ticari amaçlı yük taşıyamaz ve yolcu taşımacılığından para kazanamazsınız.

alabilmeniz için ilk olarak PPL almanız ve bu sertifikayla en az 150 saat bizzat pilot olarak uçmuş olmanız gerekir. Eğitim sürecinde, genel pilotluk, uçuş planlama, operasyon prosedürleri, navigasyon, radyo ve telsiz kullanımı, uçuş ekipmanlarının kullanımı, çok motorlu uçak kullanımı, digital motor kullanIm sistemi eğitimi, elektronik uçak ekipman kullanım eğitimi alırsınız. Bu sertifikayı alabilmek için CPL ve ATPL (genel havacılık bilgileri ) sınavlarından geçmek, en az 5 saatlik gece uçuş eğitimi almak ve en az 5 gece iniş ve kalkışı bizzat pilot olarak yapmış olmanız gerekir. Tüm kursu 14 günde tamamlayabilirsiniz.

» COMMERCIAL PILOT LICENCE

CPL ticari amaçla, havayolu ve kargo şirketlerinde pilot olarak çalışmanızı sağlayacak bir sertifikadır. Bu eğitime katılabilmek için en az 18 yaşında olmanız mecburidir. CPL sertifikasını

SOSYAL MEDYAYI MARKAM İÇİN NASIL KULLANABİLİRİM? ARDA SAYINER

(NEW YORK-POSTA212) Sosyal medya kanallarının iş ve sosyal hayatımıza her geçen gün daha çok hakim olmaya başlaması kaçınılmaz bir gerçek. Peki, iş hayatımızda bu kanalları nasıl daha aktif kullanabilir ve markama bilinirlik katabilirim? Satışlarımı nasıl artırabilirim? İşte bize bu soruların cevabını verecek ve bu hafta mercek altına alacağımız sosyal medya platformumuz milyonların tutkusu Facebook. En popüler sosyal medya kanalı olan Facebook’un ABD’de 159 milyon kullanıcısı bulunmakta. Dolayısıyla birçok farklı kesimden tüketiciyle iletişim kurmanız için size birçok farklı teknik imkan sunan en büyük platfrom Facebook.

» wallmart birinci

Şu an ABD’de en çok takip edilen Facebook sayfalarını 27 milyon ile Wallmart birinci, 20 milyon ile Target ve 17 milyon ile Amazon markaları oluşturuyor. Facebook’da ilk dikkat edilmesi gereken konu şirket hesabınızı nasıl açtığınız. En çok yapılan hata şirket hesaplarını kişi profili ya da grup olarak açmaktır. Oysaki şirket hesaplarınının sayfa (page) olarak açılması sayfanızın diğer üyeler tarafından bulunması, kullanılması ve paylaşılması adına daha farklı teknik avantajlara sahiptir. Şirket hesabınızı “sayfa’’ olarak açtıktan sonra zaman tünelinde “cover photo’’ denilen en yukarıdaki büyük imajı seçmek gerekecektir. Dikkat edilmesi gereken nokta Facebook kuralları gereği bu bölümdeki imaja herhangi bir kampanya ya da indirim duyurusu koymamaktır. Sayfanız böyle

durumlarda kapatılabilir. Buraya şirketinizin fotoğrafı ve logosundan oluşan bir dizaynda yüksek çözünürlükte (en az 72 dpi ) bir görsel yerleştirmek en doğru olanıdır. Bununla beraber şirket logonuzu ise profil picture olarak yükleyebilirsiniz. Burada cover photo ile profil picture arasındaki renk ve tarz uyumuna dikkat etmek gerekir.

» sekmeler önemli

Bunların ardından Facebook altında tüm iletişim ve şirket hakkındaki genel bilgileri girin. Tüm bu temel hazırlığın ardından Facebook’da “tab (sekme)’’ dediğimiz özel bölümler büyük önem arz etmektedir. Eğer Facebook’da profesyonel anlamda yüksek hedefleriniz varsa ‘’tab’’ kurma konularında sosyal medya ajanslarından teknik destek almanız gerekir. Keza büyük markaların yürütttüğü yarışma, interkatif kampanya veya oyun gibi uygulamaları ancak ajanslar yoluyla veya yazılım alanında uzman kişiler istihdam ederek yapabilirsiniz. Kampanyaların ve yarışmaların en önemli getirisi sayfanızı yeni üyeler çekmek ve sayfayı dinamik kılmaktır. Fotoğraf yarışması, oyunlar ya da eğleneceli testler sonucunda vereceğiniz ufak bir ödülle bile sayfanızın kitlelerce paylaşılmasını sağlayabilir yarışma veya kampanyaya katılan kullanıcıların iletişim bilgilerini toplayabilir ve bunu diğer pazarlama çalışmalarınızda kolayca kullanabilirsiniz. Ama bunlar dışında da kullanıcılarla iletişim haline geçeceğiniz imkanlar mevcuttur. İçerikleri paylaştığınız bölümlerdeki ‘’anket’’ bölümünde markanız ve markanızın dünyasıyla alakalı bir soru kullanıcılara sorabilirsi-

niz. Ya da markanız ile ilgili bir soru sorarak bu soruyu ilk doğru cevaplayana ufak bir hediye verebilirsiniz. Tabii bu bahsettiklerimiz yukarıda yazdığımız yarışma ve kampanyaların yanında çok daha düşük profilde kalmaktadır. Anketler ve ufak kampanyalar dışında ise günlük içerikler oluşturmak en önemli konulardan biridir. Günde en fazla 2 içerik paylaşımı öneriyoruz. İçerikleri oluştururken de 8’e 2 kuralını ön görmenizi tavsiye ediyoruz.

» ORTALAMA 103 ARKADAŞ

Yani eğer 2 tane bizzat kendi ürün veya markama dair bir bilgi, haber ya da duyuru paylaşacaksam 8 tane de markamın bulunduğu sektöre yönelik ama direkt benim markamı ön plana çıkarmayan, eğitici, bilgilendirici ve yeri gelince eğlendirici bilgiler paylaşmalıyım. Unutmayın ki Facebook’da binlerce marka kullanıcılara ulaşmaya çalışıyor ve birçok içerik gönderiyor. Kullanıcılar ise bu binlerce içerikten sadece faydalı ve eğlendirici olanları seçiyor. Bu yüzden öncelike kullanıcılara kendi sektörünüze dair bir fayda sağlamalı sonrasında kendi reklamınızı yapmalısınız. İşte bu durumda hem kullanıcılar sayfanızı beğenir hem de sayfanızda uzun süre kalır. Ayrıca paylaşım saati olarak

yüksek bir görünürlük sağlamak için sabah 07:00 - 08:00, akşam ise 19:00 – 22:00 arası önerilmektedir. İçerikler ne kadar kısa ve ilgi çekici olursa o kadar çok okunur ve paylaşılır. İçerik oluştururken asıl amaç ‘’paylaşılacak’’ içerik oluşturmaktadır. Eğer bu kaliteyi tutturursanız bir kişi üzerinden birçok kişiye ulaşabilirsiniz. Türkiye’deki her bir Facebook kullanıcısının ortalama 103 arkadaşı olduğunu düşünürsek bunun önemli bir potansiyel kitle olduğu ve kaliteli içerikle kar topu misali bu kullanıcılara ulaşılabileceği aşikardır. İçerikler paylaşıldıktan sonra hesabınızı kontrol etmeli, gelen sorulara cevap, yorumlara karşılık vermelisiniz. Unutmayın Facebook aynı bir bebek gibidir. Bir bebeği nasıl 7/24 kontrol etmeniz gerekirse Facebook sayfanız yaşayan bir organizma gibi bakım ve koruma ister.

» Facebook Reklamları

Sosyal medya kanallarının en önemli avantajı yaptığınız pazarlama çalışmalarının ölçümlenebilir ve demografik olarak raporlanabilir olmasıdır. Sayfanızı kimlerin, hangi şehirlerden beğendiğini, en çok hangi içeriklerinizin paylaşıldığını, beğenen sayısından çok bu içeriklerin toplamda paylaşımlar üzerinden kaç kişiye ulaştığınız, sayfanızın ne kadar konuşulduğunu bu raporlardan görebilir ve buna göre yeni içerik ve kampanya stratejisi belirleyebilirsiniz. Facebook altındaki tüm üyelerin bilgileri Facebook yönetimi altında bulunmakta ve reklam verenlerin bu bilgiler ışığında hedefledikleri kitleye ulaşabilmesi sağlanabilmektedir. Reklam metinleri en fazla 90 karakter

uzunluğunda olabilmektedir. Facebook reklamları olarak adlandırdığımız ve ekranınızın sol bölümünde resimli ilanlar şeklinde çıkan bu reklamlar kullanıcıların Facebook hesapları altında yazdıkları bilgiye göre çıkmaktadır. Örneğin reklam veren bir firma Facebook reklam yönetimi sayfasında İstanbul’da yaşayan, 21-30 yaş arası, kadın, fotoğrafçılıkla ilgilenen, universite öğrencisi bir kiteleyi hedefleyebilir ve sadece bu kriterlere sahip kullanıcıların ekranlarında gözükür.

» AYLIK BÜTÇE 100 İLE 10 BİN TL ARASI

Bu kişiler o reklama tıklarlarsa da belirlenen tıklama başına maliyeti reklam veren Facebook’a öder. Reklam bütçeleriniz aylık 100 TL olabileceği gibi 10.000 TL’de olabilir. Önemli olan ne kadar bütçe ayırdığınız değil nasıl bir hedef kitle seçimi yaptığınızdır. Tıklama başına ödeyeceğiniz fiyatı belirleyen seçtiğiniz kitlenin özellikleridir. Her bir kriter eklemesinde fiyatı değişen bu reklam kurgusunu yapmak için profesyonel bir yardım almanız gerekebilir. Özetle Facebook’da iyi bir başlangıç yapabilmek için: • Şirket sayfanızı “page’’ olarak kurun • Firma imajınızla uyacak bir dizayn yapın • Kaliteli ve öğretici içerikleri uygun zaman dilimlerinde paylaşın • Yaratıcı ödüllü kampanya ve yarışmalar yürütün • Geri bildirimleri kontrol edin • Facebook raporlarınızı inceleyin ve buna göre strateji belirleyin • Facebook reklamlarına bütçe ayırın, hedef kitle odaklı çalışın


Yaşam Toplum

27 Mayıs 2013 Pazartesi

5

TÜRK AVENUE

Cemil Özyurt @cmlzyrtcemil@turkofamerica.com

Kalbine pil takılanlar Ipad’e dikkat edin

Morris Şinasi’nin vasiyeti üzerine yaptırılan Manisa Çocuk Hastanesi’nin açılış töreni.

n (NEW YORK-POSTA 212) ABD’de 14 yaşındaki bir genç araştırmacının ve arkadaşlarının yaptığı bir bilimsel çalışma sonunda kalbine pil takılan kişilerin iPad kullanmalarının riskli olduğunu tespit edildi. Ipad tarafından yayılan manyetik dalgaların kalp cihazlarının çalışmasına engel olduğu ve ayarlarını bozduğunu ortaya çıkaran araştırmacılar, iPad 2’nin ve onun Akıllı Kılıf’ıın tehlikeli olduğu sonucuna vardı. Göğsun ya da sol köprücük kemiğinin aşağısında cilt altına yerleştirilen kalp cihazlarının ayarını manyetik dalgalarıyla bozan iPadi’n kişide kalp krizine neden olabileceği ortaya çıktı. iPad göğsündeyken hastanın uyuya kalmasının çok riskli bir hareket olduğunu söyleyen araştırmacılar, kişinin iPad’ı günlük hayatta kullanmalarında her hangi bir risk olup olmadığı konusunda henüz bir sonuca varamadılar.

Amerika’nın ilk Osmanlı milyonerinin malikanesi satılıyor Manisa’yı terk ettiğinde okuma yazması olmayan, mezarlıklarda bekçilik yapan biriydi. Önce İskenderiye’ye sonra New York’a uzanan öyküsü onu 20. yüzyılın başında tütün işinden milyoner yaptı. Şehrin en gözde malikanelerinden birini yaptırdı. İşte Morris Şinasi ve malikanesinin hikayesi

15

yaşındayken doğduğu Manisa’dan Mısır İskenderiye’ye ardında da New York’a göç eden ve tütün işinden kazandığı paralarla milyoner olan Sefarad Türkü Morris Şinasi’nin New york’taki ünlü malikanesi satışa çıkarıldı. 1907 yılında dünyaca ünlü Carnegie Hall konser salonunun da mimarı William Tuthill’e yaptırılan malikane Corcoran emlak şirketince 13.5 milyon dolara satışa çıkarıldı. Ev en son 2011 yılında 14.9 milyon dolara Corcoran tarafından satış listesine konmuştu. Riverside Drive ve 107. Cadde üzerinde adresindeki malikane Morris Şinasi’ye 180 bin dolara mal olmuştu. (Bugünün 4.4 milyon dolar civarında) Morris Şinasi’nin ölümünden iki yıl sonra 1930’da ailesi mansiyonu Semple Realty Corporation’a 200 bin dolara satmıştı. Rosa Gunter Semple mansiyona taşındı ve kızları yetiştirmek üzere The Semple School for Girls adında bir okul kurdu. Semple, 93 yaşında binadaki odasında 10 Ekim 1956’da öldü. Bina 1960 yılından itibaren ‘The Children Mansion’ adıyla Columbia University tarafından günlük bakım merkezi olarak kullanılmaya başlandı. 1974 yılında mansiyon New York’un tarihi eserlerinden biri olarak kabul edildi. 1979 yılında satışa çıkarılan evi bisiklet sürerken gören Columbia Hukuk Fakültesi profesörlerinden Hans Smit ve eşi Beverly 325 bin dolara satın aldı. Smit evde hiç yaşamadı ancak kiraya verdi. Woody Allen’in filmi ‘’Bullets Over Broadway’’ bu evde çekildi. Smit, yaklaşık 30 yıl sürecek restorasyon çalışmalarına o yıllarda başladı. Oyulmuş meşeden yapılan ananas ve tütün yaprak motifleriyle süslü merdivenler, Mısır’dan getirilen mermerler içine elle işlenen tavan süslemeleri, parke zeminler, mozaik duvar detayları 1909 görünümüne geri döndü. Ancak Hudson Nehri’ne ulaşımı olan tünel kapalı kaldı. Smit’in avukat oğlu Robert okuldan mezun olduktan sonra 1980’li yılların başından itibaren iki kızıyla evde yaşamaya başladı. 2006 yılında Smit çifti mansiyonu 31 milyon dolardan satışa çıkardı. Bir süre markette kalan mansiyon 2011 yılında

24.9 milyon dolardan satış İş yaptığı bir listesine kondu. Uzun yıllar işadamının kızı ile evlenen Şinasi, satış listesinde alıcı bekleyen eşiyle birlikte. ev, 2011 yılında 24.9 milyon dolara tekrar satış listesine kondu. Müteahhit Charles T. Wills tarafından Fransız rönasans stilinde yapılan mansiyon, 1909 yılında tamamlandı. Ev dönemin ünlü tasarımcıları tarafından dizayn edildi. Oryantal halı kaplı salonlar, Hindistan’dan ithal edilen Hint meşesinden oyma panellerle süslenen kütüphane, süslü oymalı mobilyalar, mermer mozaikler, piyano, Mısır’dan ithal mermer kaplamalar evi o yılların en gözde evlerinden biri yaptı. Evin alt katında Hudson Nehri’ne erişimi olan bir tünel de bulunuyor. Dönemin mimarları malikaneyi övse de, Şinasi yapılan işten memnun kalmadı. 1911 yılında Şinasi kardeşler 2 sigara fabrikası sahibiydi ancak Şinasi, mimar Tuthill’e ödeme yapmayı reddetti. Tuthill, Şinasi’ye 5655 dolar alacağı için dava açtı. Çevrelerinde cömert işadamları olarak henüz 15 yaşlarında Garaffolo isimli bir tanınan Şinasi kardeşlerin mimara parasını tütün tüccarının yanında işe girdi. Kısa ödememesi enteresan karşılandı. Nitekim zamanda patronunun gözüne giren Morris Şinasi kardeşler çevrelerinde bulunan gösterdiği başarıdan dolayı patronu Yahudi ve Hristiyan vakıflara yardımda tarafından Mısır’a götürüldü. Amerika’da bulunuyordu. La America dergisi Şinasi şansını denemek üzere patronundan aldığı kardeşlerin çalışanları için sık sık kurban borçla 1890 yılında yola koyuldu. kestiğini yazıyordu. Ayrıca yanında şoför 500. Yıl Vakfı Başkanı araştırmacı olarak çalışan ve Cumhuriyet ilan edilince yazar Naim Güleryüz’ün izini New York’ta Türkiye’ye dönmeye karar veren Hamdi, da sürdüğü ve hakkında makale yazdığı yol parasını ve harçlığını Şinasi’den aldı. Şinasi’nin yıldızı 1893 yılında Chicago’da Morris Şinasi, 1855 yılında Manisa’da gerçekleştirilen uluslararası fuarda ilk Sefarad Yahudilerinden fakir bir ailenin patentli sigara sarma makinesini tanıtmadört çocuğundan biri olarak dünyaya gelsıyla parladı. Chicago’daki fuarın ardından di. On beş yaşına gelince ailesine yardım New York’a dönen ve kardeşi Solomon ile etmek için Yahudi mezarlığında bekçi ‘’Schinasi Brothers’’ şirketini kuran Morris olarak işe girdi. Okuma yazması olmadıŞinasi, Türkiye’den ithal ettikleri tütünü ğından bir mezar yerini gösteremediği için 1904 yılında açtıkları Broadway 120. işten atıldı. İş arayan Şinasi 1870 yılında Cadde’deki fabrikalarında işleyerek sigara

Kalp hastalIklarIndan korunmak için dikkat edilmesi gereken

Morris Şinasi, Başarıları tarafından Sultan 2. Abdülhamid tarafından özel nişanla ödüllendirildi.

Riverside Drive üzerinde yapılan malikanenin iç dekoru için Mısır’dan ve Türkiye’den pek çok el işi ürün getirilmişti.

üretimine geçti. Fabrikada 200’e yakın Manisalı Yahudi çalışıyordu. Bir paket sigara 35 sente satılıyordu. Fabrikasında çalışanlardan kendi işini kuranlar da oldu. Sam Benaderet adında Türkiyeli bir Yahudi Şinasi Biraderler’de ustabaşı olarak çalıştı. Sam Benaderet daha sonra 1915 yılında San Fransisco’ya yerleşti ve kendi sigara fabrikasını kurdu. Bu fabrika 1980 yılının Mart ayına kadar faal kaldı. Virginia tütününe alışık Amerikalılar ilk kez Türk tütünü ile tanıştı ve Şinasi kardeşler ‘’Natural’’, ‘’Egyptian Prettiest’’ ve ‘’Royal’’ markalarıyla ürettikleri sigarayla Amerika’da kısa sürede tanındı. Sigaralar, Osmanlı motifleri ile süslü açık yeşil, sarı ve kırmızı renkte kutularda satışa sunuldu. ‘’Musa’nın Evlatları Cumhuriyet’in Yurttaşları’’ kitabının yazarı Rıfat N.Benli’nin araştırmasında, Morris Şinasi’nin asıl adının Musa Eskinazi olduğu, ABD’ye geldikten sonra adını değiştirdiği bilgisine yer veriliyor.

» II. ABDÜLHAMİD’DEN NİŞAN ALDI

Yaptığı çalışmalar ve tütün endüstrisine katkıları nedeniyle 2. Abdülhamid tarafından 1906 yılında Dördüncü Dereceden Osmanlı nişanı ile ödüllendirilen Şinasi, 1928 yılında öldü. Eşi Laurette, Morris Şinasi’nin vasiyeti üzerine ölümünden sonra

Manisa’ya gidip yapımı tamamlanan Manisa Çocuk Hastanesi’nin açılışını kocasının doğum gününde yaptı. Halen faaliyette olan hastane, New York’ta bir banka tarafından kontrol ediliyor. 1903 yılında iş için gittiği Selanik’te iş arkadaşı olan Jozef Ben Rubi’nin kızı Laurette ile tanışıp evlendi. Morris ve Laurette Şinasi çiftinin üç kızları, bir oğlu dünyaya geldi. Victoria, Altina, Juliette ve Leon. Altina daha sonra Amerika’nın tanınmış heykeltraş ve dizaynırlarından biri oldu. Özellikle 1939’da Amerika’da bir çılgınlığa dönüşen Harlequin stili (kedi gözü stili) gözlüklerin tasarımcısı olarak ün yaptı. Lord & Taylor için yaptığı gözlük tasarımı nedeniyle 1000 dolarlık ödüle layık görüldü.

» 8.5 MİLYON DOLAR SERVET

1916 yılında şirketinin tüm haklarını Amerikan Tabacco Company’e satan Morris Şinasi 10 Eylül 1928 yılında öldüğünde geride 8.5 milyon dolar servet bıraktı. Vasiyetinde bağışta bulunduğu yerler arasında Manisa’da yapılacak Morris Şinasi Çocuk Hastanesi inşaatı da vardı. Yaklaşık 1 milyon doları bu hastanenin inşaatı ve sonraki yıllarda işletmesi için ayırdı. Chemical Bank Of New York’u da mutemet tayin etti.

4 ALTIN FORMÜL

Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Tuba Bilsel, kalp hastalıklarından korunmak için sigarayı bırakmak, sağlıklı beslenmek, düzenli yürüyüş yapmak, olumlu, seven ve sevilen bir kişi olmak için çaba sarf etmek gerektiğini belirtti (ANKARA-ANKA) Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Tuba Bilsel, kalp hastalıklarından korunmak için sigarayı bırakmak, sağlıklı beslenmek, düzenli yürüyüş yapmak, olumlu, seven ve sevilen bir kişi olmak için çaba sarf etmek gerektiğini belirtti. Bilsel, yaptığı açıklamada, dünyada bir numaralı ölüm nedeninin Dünya Sağlık Örgütü tarafından koroner arter hastalıkları olarak ilan edildiğini hatırlatarak, 75 yaşından önce kadınlarda yüzde 42, erkeklerde yüzde 38 ölüm sebebinin koroner arter hastalıkları olduğuna dikkat çekti. Kişilerin hayat tarzı değişik-

liği yapması, sağlıklı hayat tarzını benimsemesi ve uymasının koroner arter hastalıklarını büyük oranda önlediğini dile getiren Bilsel, kalp hastalıklarından korunmak için şu önerilerde bulundu: Sigarayı bırakın ve dumansız bir ortamda yaşayın: Avrupa’da genç popülasyonda kalp damar hastalıklarının en fazla olduğu ülke Türkiye. Bunda en önemli sebep sigara kullanma sıklığının Türkiye’de daha fazla olması. Pasif içicilerde de risk yüzde 30 artmakta. 40 yaşından önce sigarayı bırakanlarda ortalama ömür 5 yıl uzar.

Sağlıklı beslenin: Akdeniz mutfağının kalp sağlığını koruduğu bilinmektedir. Özellikle doymuş yağ yerine doymamış olan bitkisel yağları kullanın. Günde 5 gramdan az tuz, 200 gram taze meyve ve sebze tüketin. Haftada 2 kez balık yiyin. Beyaz un ve şeker yerine tam tahıllı gıdalarla beslenin. Düzenli yürüyüş yapın: İdeali haftanın 7 günü, günde 30 dakika tempolu yürüyüş yapmaktır. Ayda yılda bir yapılan halı saha maçı kalp krizi riskini 2 kat, nadir yapılan kondisyonsuz ağır egzersiz ise ani ölüm riskini 20 kat artırır.

Perşembe günü Kalp Ritmi Topluluğu’nun Denver’daki yıllık toplantısında lise öğrencisi Gianna Chien tarafından sunulan araştırmada Chien, kalp doktoru olan babasıyla Kalifornia’daki Central Valley Arrhythmia Hastanesi’ndeki hastaları test ederek bu sonuca vardığını açıkladı. Cep telefonu gibi diğer manyetik cihazların da kalp ritmi cihazlarını kötü bir şekilde etkilediğini belirten Chien, bu alanda henüz bir deney yapmadığını ekledi.Bu problemin tablet bilgisayarların tasarımı değişmedikçe devam edeceğini düşünen lise öğrencisi Chien, “Nüfusun yaşlanmasıyla beraber kalp pili kullanımında daha çok artış olacak. 100 milyon iPadın satıldığını düşünürsek, ne kadar büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kaldığımızın farkına varırız” dedi. Cushing Neuroscience Hastanesi beyin ve sinir cerrahı Salvotore Insinga, doktorların teknolojik cihazların her hangi bir implant cihazı etkileyip etkilemeyeceği konusunda hastalarını uyarması ve onları bu çerçevede kontrol altında tutması gerektiğinin altını çizdi.

Olumlu, seven ve sevilen bir kişi olmak için çaba sarf edin: Huzur, olumlu duygular kalbe faydalı ve kalp hastalıklarından koruyucudur. Yalnızlık, sosyal izolasyon, destek görmemek, işte ve aile hayatında stres altında olmak, depresyon, anksiyete, öfke dolu olmak kalp krizi riskini belirgin olarak artırır.”

27 Mayıs 2013 Pazartesi YIL: 1 SAYI: 2

SAHİBİ POSTA 212 PUPLISHING LLC ADINA

EKMEL ANDA

MEDYA GRUP BAŞKANI

CAN KAMİLOĞLU GENEL YAYIN YÖNETMENİ

YILMAZ SOYTÜRK YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ

AHMET RAVALI

HABER KOORDİNATÖRÜ

HALDUN ARMAĞAN

GÖRSEL YÖNETMEN SÜLEYMAN PEROL

EDİTÖRLER GÜNCEL CEMAL TUNÇDEMİR

HABER – ARAŞTIRMA

BARBAROS SAYILGAN

TURKISH LIFE NEWS BİNGÜL SEVİMLİ - TUFAN SEVİMLİ

TOPLUM ZEYNEP ÖZ SPOR ADNAN ONARAN FİNANS ESEN ÜNAL

DIŞ HABERLER ESİN EŞKİNAT İŞ DÜNYASI ARDA SAYINER

WEB

EMRE EMİRGİL

REKLAM VE PAZARLAMA MÜDÜRÜ SURHAN ÜNAL

Adres 31 – 00 47th Ave. Long Island City, NY 11101 TELEFON 718 732 08 57 ABONE SERVİSİ abone@posta212.com REKLAM SERVİSİ reklam@posta212.com SERİ İLAN seriilan@posta212.com HABER MERKEZİ haber@posta212.com DAĞITIM dagitim@posta212.com

POSTA 212 GAZETESİ ANKA HABER AJANSI ABONESİDİR


6

Sağlık

27 Mayıs 2013 Pazartesi

A M E R İ K A’ D A K İ

TÜRKLERİN

GAZETESİ

POSTA212’nin ‘kadın sünneti’ haberİ ses getİrdİ, İslam İşbİrlİğİ Teşkİlatı açıkladı

‘İSLAM’DA YERİ YOK’

POSTA 212’nin ilk sayısında yayınlanan ABD’de 200 bin kadın sünnetli” başlıklı haber, özellikle Türkiye’deki ulusal basın ve yayın organlarında da oldukça geniş yer buldu. Haberimizin ses getirmesi üzerine biz de konuyu İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT) Birleşmiş Milletler’deki Temsilcisi Ufuk Gökçen’e sorduk. Gökçen, ‘kadın sünneti’ diye bir şeyin İslamiyetle ilgili olmadığını belirterek sorularımızı içtenlikle yanıtladı… ZEYNEP ÖZ NEW YORK

n Kadın sünnetinin genellikle İslam ile ilişkilendirilmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterliği kadın sünnetinin sona erdirilmesi çabalarında uluslararası topluma destek vermekte, bu uygulamanın İslamiyetle bir ilgisi olmadığı gerçeğini anlatmaya çalışmaktadır .Genel Sekreter Ekmeleddin İhsanoğlu konuşmalarında kadın sünnetinin islamiyetle bir ilgisi bulunmadığının altını çizerek, bu uygulamanın kaldırılması çağrısında bulunmuştur. Genel Sekreter İhsanoğlu, kadın konusunda düzenlenen uluslararası toplantılarda, kadınların ve kızların fiziki ve ruhi sağlıklarına zarar veren bu uygulamanın aynı zamanda onların insan haklarına yönelik bir ihlal olduğunu da belirtmektedir. Bu uygulamanın hala devam ediyor olması kabile geleneklerinin yerel düzeyde ve göçmen toplumlarda hala yaşatılıyor olmasıyla açıklanabilir. n ABD’de kadın sünnetinin sonra ermesi amacıyla ne gibi yasal uygulamalar yapılmaktadır?

ABD’de 1996 yılında kadın sünneti uygulamasını yasaklayan Federal Yasa, Aralık 2002 tarihli yeni bir yasayla güçlendirilmiş, artık kızların kadın sünneti operasyonunu başka ülkelerde geçirilmeleri amacıyla ABD sınırları dışına çıkarılmaları ve gönderilmeleri de yasaklanmıştır. ABD bakımından ana sorun, özellikle Afrika ve Ortadoğu kökenli ailelerin ABD’de yapılması mümkün olmadığı için kızlarını anavatanlarına bu operasyon maksadıyla götürmeleriydi. Artık bu da federal bir suç haline gelmiştir. n Bu konuda Birleşmiş Milletler ne gibi adımlar atmakta? Birleşmiş Milletler kuruluşları özellkle de Dünya Sağlık Teşkilatı ve Nüfus Fonu kadın sünneti meselesini ciddi bir sağlık ve kadına karşı şiddet meselesi olarak ele almaktadırlar. BM Genel Kurulu 2012 yılında ilk defa kadın sünnetinin sona erdirilmesi amacıyla bir karar kabul ederek, 6 Şubat tarihini Kadın Sünnetine Karşı Sıfır Hoşgörü Uluslararası Günü olarak tayin etmiştir. Kadın sünnetine karşı mücadelenin BM desteği kazanması anlamına gelen bu gelişme, kadın sünnetinin zararları hakkında ka-

muoyunun bilinçlendirilmesi bakımından da önemli bir adım oluşturmuştur. n Bu uygulamayı ortadan kaldırmak için nasıl bir yol izlenmesi gerekmektedir? Kadın sünnetini tamamen ortadan kaldırmak gerek yerel toplumlarda gerek ABD’deki gibi göçmen toplumlarda kanaat ve dini liderlerinin, uygulamanın zararları konusunda bilgilendirilmesiyle, onların da toplumlarının üyelerini aydınlatmalarıyla mümkün olabilir. Kadın sivil toplum kuruluşları da, kadın sünnetine maruz kalan toplumlardaki kadınlarla yerel düzeyde temas kurarak ve alanda aydınlatma toplantıları düzenleyerek önemli bir rol oynayabilirler.

LÜZUMLU TELEFONLAR... LÜZUMLU TELEFONLAR... LÜZUMLU TELEFONLAR... LÜZUMLU TELEFONLAR... LÜZUMLU TELEFONLAR... Amerika Birleşik Devletleri’dEki Başkonsolosluklar T.C. ATLANTA FAHRİ BAŞKONSOLOSLUĞU Telefon +1 (404) 848-9600 Faks +1 404 848 9600 e-Posta mdiamond@honturkishconsulga.org Adres Chairperson, The American Turkish Friendship Council 1266 West Paces Ferry Rd. NW Suite 257 Atlanta, GA 30327 Web sitesi www.honturkishconsulga.org T.C. BALTİMORE FAHRİ BAŞKONSOLOSLUĞU Telefon +1 (410) 889-0697 Faks +1 (410) 889-0697 e-Posta czkiratli@bcpl.net Adres 313 Wendover Road, Baltimore, MD 21218 T.C. BOSTON BAŞKONSOLOSLUĞU Telefon +1 857 250 47 00 e-Posta consulate.boston@mfa.gov.tr Adres 31 Saint James Avenue,Suite #840, Boston, MA 02116 Web sitesi boston.bk.mfa.gov.tr T.C. DETROİT FAHRİ BAŞKONSOLOSLUĞU Telefon +1 (248) 701-1050 Faks +1 (248) 626-8279 e-Posta nurten@turkishconsulategeneral.us Adres P.O. Box 986, Farmington, MI 48332-0986 T.C. FLOWOOD FAHRİ BAŞKONSOLOSLUĞU Telefon +1 (601) 936-3666 x128 Faks +1 (601) 939-5685 e-Posta ejones@mmiemail.com Adres 1000 Red Fern Place, Flowood, MS 39232 T.C. HOUSTON BAŞKONSOLOSLUĞU Telefon +1 713-622 58 49 +1 713-622 03 24 +1 713-622 32 05 +1 713-622 32 76 Faks +1 713-623 66 39 e-Posta consulate.houston@mfa.gov.tr Adres 1990 Post Oak Boulevard Suite 1300, Houston, Texas 77056-3813 U.S.A Web sitesi http://houston.bk.mfa.gov.tr

T.C.KANSAS FAHRİ BAŞKONSOLOSLUĞU Telefon +1 (816) 415-8325 Faks +1 (816) 415-8325 e-Posta emruerten@gmail.com Adres 812 N. Woodridge Lane, Liberty. MO 64068 T.C.LOS ANGELES BAŞKONSOLOSLUĞU Telefon +1 (323) 655-8832 +1 (323) 655-8039 +1 (323) 655-8056 +1 (323) 655-8329 Faks +1 (323) 655-8681 e-Posta consulate.losangeles@mfa.gov.tr Adres 6300 Wilshire Blvd.,Suite 2010, Los Angeles, CA 90048 Web sitesi losangeles.bk.mfa.gov.tr T.C.NEW YORK BAŞKONSOLOSLUĞU Telefon +1 (646) 430-6560 +1 (646) 430-6590 (Konsolosluk Çağrı Merkezine 1-888-566-76-56 numaralı telefondan 7 gün 24 saat ulaşılabilmektedir) Acil Sağlık konuları için: Prof.Dr.Adnan Çinal E-mail:acinal@gmail.com Faks +1 (212) 983-1293 e-Posta consulate.newyork@mfa.gov.tr Adres 825 3rd Avenue, 28th Floor, New York, NY 10022 Web sitesi newyork.bk.mfa.gov.tr T.C.SAN FRANCİSCO FAHRİ BAŞKONSOLOSLUĞU Telefon +1 (707) 939-1437 Faks +1 (707) 939-1433 e-Posta bonnie@kaslan.com Adres 1281 Oak Creek Drive, Suite A, Sonoma, CA 95476 T.C.SEATTLE FAHRİ BAŞKONSOLOSLUĞU Telefon +1 (206) 662-8234 Faks +1 (425) 739-6722 e-Posta john.gokcen@boeing.com Adres 12328 NE 97th Street, Kirkland, WA 98033

T.C.ŞİKAGO BAŞKONSOLOSLUĞU Telefon +1 312 263 06 44 +1 312 263 12 95 Faks +1 312 263 14 49 e-Posta consulate.chicago@mfa.gov.tr Adres 455 N. Cityfront Plaza Dr., (NBC Tower), Suite:2900, Chicago, IL 60611 - USA Web sitesi sikago.bk.mfa.gov.tr Bağlı Birimler Basın Müşavirliği Telefon (202) 612.6807 Faks (202) 319.1087 e-Posta trpressoffice@verizon.net Din Hizmetleri Müşavirliği Telefon 202-612-6816 Faks 202-332-1841 Eğitim Müşavirliği Telefon (202) 612-6810 Faks (202) 319-1538 e-Posta education@turkishembassy.org egitim@turkishembassy.org Ekonomi Müşavirliği Telefon (202) 612.6790 Faks (202) 238.0627 e-Posta washingtoneco@verizon.net Emniyet Müşavirliği Telefon 202-612-6809 e-Posta washington@egm.gov.tr Gümrük Müşavirliği Telefon 202 612 6794 Faks 202 518 4116 e-Posta gtbusa@gtb.gov.tr Kültür Tanıtma Müşavirliği Telefon (202) 612.6800 Toll free: (877) FOR TURKEY Faks (202) 319.7446 e-Posta dc@tourismturkey.org Silahlı Kuvvetler Ataşeliği Telefon (202) 612.6770 Faks (202) 238.0623 e-Posta adminattache@wtska.com defensesec@wtska.com wska@wtska.com milattache@wtska.com navalattache@wtska.com Ticaret Müşavirliği Telefon (202) 612.6780 Faks (202) 238.0629 e-Posta vasington@dtm.gov.tr dtvas@verizon.ne

HAVAYOLLARI Türk Hava Yolları Telefon 1-800-874 8875 Web sitesi www.turkishairlines.com Delta Havayolları Telefon 800-221-1212 Web Sitesi http://www.delta.com United AIrlInes Telefon 1-800-864-8331 Web Sitesi http://www.united.com

ACİL TELEFON VE YARDIM HATLARI Yangın İhbar Polis İmdat Ambulans Zehirlenme Kontrol Merkezi Tecavüz Kriz Merkezi Adsız Narkotikler Adsız Alkolikler Aile İçi Şiddet Yardım Hattı Kriz Hattı Kayıp Ve İstismar Edilen Çocuklar Ulusal Merkezi

911

(212) 7647667 (212) 267-7273 (212) 929-7117 (212) 647-1680 (800) 621-4673 (212) 219-5599 (800) 843-5678

DEVLET KURUMLARI ABD Vergi İdaresi (IRS) Sosyal Güvenlik İdaresi (SSA) Federal Soruşturma Bürosu (FBI)

(800) 829-1040 (800) 772-1213 (212) 384-1000

ULAŞIM REHBERİ Amtrak Demiryolu New York La Guardia Havaalanı Uluslararası Newark Havaalanı Uluslararası New York J.F.K. Havaalanı (JFK) Metropolitan Ulaşım İdaresi (MTA)

(800) 872-7245 (718) 533-3400 (973) 961-6000 (718) 244-4444 (866)743-3682


Seri İlanlar

27 Mayıs 2013 Pazartesi

S e r i İ l a n l a r ı n ı z ı seriilan@posta212.com y a z ı n ü c r e t s i z y a y ı n l a y a l ı m ALIM / SATIM SATILIK YATAK Eyalet değişikliğinden ucuza full size yatak, boxspring frame. Telefon: 201 926 79 56 E-mail: underrain2525@hotmail.com KESİN DÖNÜŞ SEBEBIYLE SATILIK EV EŞYALARI Mayıs ayı sonunda Türkiye’ye kesin dönüş yapacağımdan evimdeki tüm eşyalar satılıktır. Aşağıda detaylarını görebilirsiniz. İlgilenenler mesaj ya da e-mail yoluyla irtibata geçebilir. Telefon: 516 353 80 53 E-mail: armanmerd@gmail.com 1 Ikea bench : 50$ (uzunluk:62” – genişlik:14” – yükseklik:17”) 
1 queen size ikea bed frame : 150$ (uzunluk:85” – genişlik :86”) 
1 Ikea lamba : 5$
1 4 çekmeceli komidin: 50$ (uzunluk:31” – derinlik:18” – yükseklik:39”) 
1 siyah deri 3lu koltuk : 200$ (widthgenişlik:38” – uzunluk:95”)
 1 Vizio vo370m lcd tv : 350$
 1 yuvarlak mutfak masası ve 4 sandalye : 75$ (genişlik:45”- yükseklik:29”) 
1 ayakkabı rafı : 5$
1 coffee table : 10$ (uzunluk:47” – genişlik :30”) SATILIK DONDURMA ARABASI Permitli satılık dondurma arabası. İş değişikliği sebebiyle satılmaktadır. Telefon: 347 750 93 48 E-mail: HAS7333@hotmail.com SATILIK RESTAURANT Halen çalışmakta olan Türk restaurantı satılıktır. İlgilenler 631 384 9503 numaradan bana ulaşabilirler. AMERİKA’DAKİ ONLINE TESETTÜR MAĞAZANIZ Eğer Amerika’da yaşayan ve tesettür kıyafetleri bulamayanlardan iseniz, sizleri uygun fiyat, kalite ve zengin ürün çeşitlerinin buluştuğu adrese davet ediyoruz. Uzun etek çeşitleri, parduse, kap, ferace, bluz, gömlek çeşitleri, bone, eşarp, sal, elbise, takım, pantolon etek, kolluk, boyunluk gibi tüm ürünleri www.bestturkishscarves.com adresinden temin edebilirsiniz. Ayrıca Facebook sayfamızdan bizi takip edebilir, ürün ve fiyatlardan herkesten önce haberdar olabilirsiniz. Sitemizde bulabileceğiniz bazı markalar: NEVA STYLE, ARMİNE, AKER, KARACA, STREMS, ARMANDA… E-mail: info@bestturkishscarves.com Web adresi: www.bestturkishscarves.com ÇOK ACIL SATILIK TÜRK RESTAURANTI- 28.000.00$ New Jersey’deki Türk restaurantı acil satılıktır. 60 kişilik salon, 40 kişilik bahçe, yazın nargile koymaya çok müsait. Türkiye’ye kesin dönüş nedeniyle çok acil bir şekilde satılıktır. Fiyat 28.000.00$.Telefon: 201 667 8031 E-mail: Kazımbayram1982@hotmail.com SAHİBİNDEN SATILIK TIR ŞİRKETİ Şirketi büyütebilecek gücüm olmadığından satıyorum. Alana, işi öğretinceye kadar yardımcı olurum. Ya da isterse şirket de sürekli statüde çalışmaya devam da edebilirim. Telefon: 888 968 83 71 E-mail: raymwall@gmail.com Web adresi: www. winartllc.com PHILADELPHIA’DA DEVREN SATILIK TÜRK RESTORANI Philadelphia’da bulunan Türk restoranımız sağlık sebebiyle devredilecektir. Faal ve işler durumdadır. İrtibat: Nick 215 687 00 80

KİRALIK ODA VE DAİRE BROOKLYN’DE YAZ BOYUNCA KİRALIK ODA Brooklyn Kings Highway’de Haziran-Eylül ayları arası için odamı kiralıyorum. Ev N trenine 2 dakika yürüme mesafesinde. Ayrıca D, F ve Q trenlerine de ulaşım mümkün. Otobüs, laundry, Türk market ve restaurantlara yakın. Manhattan’a tek tren ile ulaşım mevcut.Sadece bir adet hanım için kiralıktır. Oda aile için ve baylar için uygun değildir. Düzenli ödeme yapabilecek,evdeki 2 bayanla uyum sağlayabilecek bir kiracı bakıyoruz.Odanın aylık kira ücreti 400$ olup artı faturalar (yaklaşık 50$) vardır. Oda eşyalıdır, yalnızca gelecek kişinin kendi nevresim takımını getirmesi gerekmektedir. İlgilenenler başak_taylan@yahoo.com adresinden bana ulaşabilirler. BLVD EAST’TE, MANHATTAN’A 15 DAKİKALIK MESAFEDE ÖZEL ODA Blvd East’te, Manhattan manzaralı evimizde bir odamız boştur. İnternet, elektrik, gaz tüm giderler dahil kira 600$ + deposit 600$. Evin hemen yanında Türk marketi bulunmaktadır. Otobüs durağı evin hemen önündedir. Evin karşısında park bulunmaktadır. Uzun ya da kısa süreli düşünülebilir.Telefon: 646 387 24 70 E-mail: Bunyamin034@gmail.com FORT LEE, NJ YAKININDA BAYAN ROOMMATE ARANIYOR Fort Lee’ye yakın ( Fort Lee Road üzerinde ) ‘Single Family’ evimizde “pencereli” ve ayrı girişi olan iki (2) odalı ve banyolu basementimize bayan roommate arıyoruz. Yeni modern inşatı yapılmış, çok temiz ve private, oda ölçüleri ; 15”X14” Oturma odası ve 12”X8.5” Yatak odası. Yatak odasında Queen Size yatak ve Oturma odasında iki kişilik koltuk ve tekli koltuk, çalışma masası ve birkaç kullanışlı eşya dahildir. High speed Fios internet, şu, elektrik, ısıtma dahildir. Modern (eat-ın) mutfak ortak kullanılcaktır, mutfak eşyasını kullanabilirsniz. Bosch Washer&Dryer kullanımı dahildir. Bir arabalık park yerimiz müsayıttır veya sokakta park vardır. Arka bahçemiz çok temiz, müstakildir ve roommatın kullanımına açıktır. Şehire ulaşım için NJTransit #182 numaralı otobüs yarım block ötededir (Bu NJT bus GW Bridge’e 15 dakikada gider ve A Subway’e transfer olunur). Ya da 3 block ötede NJ Transit #166 Express otobüs Port Autorite’ye gider. Edgewater Ferry’e 10 dakika uzaklıktadır. Whole Foods, Trader Joe’s ve diğer shopping centerlara çok yakındır. Cliffside Park’taki iki Türk bakkalına arabayla 10 dk mesafededir. Yürüme mesafesinde; post office, food shopping, CVS Pharmacy vardır.Biz evli bir çiftiz ve çocuğumuz yoktur. Evimiz ve mahallemiz çok temiz, sakin ve güvenlidir. Referans sorulacaktır. Ev içinde sigara içilmez! Hayvan kabul edilmez. At Least 6 month commitment required.Ücret $825.İlgilenenler fy8822@ yahoo.com adresinden bana ulaşabilir. EV ARKADAŞI Evimizin 2. katına odalardan biri için arkadaş aranıyor. Geniş bilgi için 516 459 96 68’den görüşebiliriz.Telefon: 516 459 96 68 E-mail: captus@ optonline.net BROOKLYN’DE 3 AYLIK ODA ARIYORUM Brooklyn’de sahile yakın oda arıyorum. 22 yaşında, temiz, kötü alışkanlığı olmayan üniversite öğrencisiyim. Work&Travel programı ile 14 Haziran’da Brooklyn’de olacağım.Güvenebileceğim, dürüst ve temiz biriyle kalmak isterim. Mail veya telefon ile (whatsapp vs) iletişime geçebiliriz. Şimdiden teşekkür ederim.Telefon: +90 531 792 99 12 E-mail: ahmetcuneytersoy@ gmail.com NEW YORK’TA AYLIK $350 Brooklyn’deki büyük bir odamızı diğer arkadaş ile paylaşacak bir arkadaş arıyoruz. Oda resimde gördüğünüz gibi büyük ve eşyalıdır. Ev çok güvenli ve sakin bir mahllededir. Q treninin Avenue M durağına 5 dakika mesafede, Kıngs Higway durağına 8 dakika mesafededir. Tren ile Manhattan’a uzaklık yarım saattir. Ev düzenli ve temiz olduğu için gelen arkadaşın da temiz, düzenli ve anlayışlı olması önemlidir. Evde kesinlikle sigara içilmesi yasaktır. Evde internet mevcuttur. Oda 6 Haziran’da taşınmaya müsaittir.Teşekkürler,Serdar. Telefon: 347 631 10 12 E-mail: srdr23@hotmail.com ASTORIA’DA BAYANA KİRALIK ODA Bayan roommate arıyorum. 25-30 yaş arası ilgilenenlerin mail atması rica

olunur. E-mail: handeyilmaz144@gmail.com HUZURLU DERS ÇALIŞABİLECEĞİM BİR ODA ARIYORUM Merhaba. Doktorum, 28 yaşımdayım, USML’ye hazırlanıyorum. Huzurlu, sessiz ders çalışabileceğim bir ev arıyorum. 400-800 dolar arası bir oda arıyorum. WİFİ, çamaşır makinesi vs olursa daha iyi olur. Kısa süreli kira da olabilir. 2-3 ay için de olur, 1 yıla kadar da. Sıkıcı biri değilim, para sıkıntım yok, kiranızı zamanında alırsınız. Haziran ortasından itibaren New York’tayim. Önce mail atın ya da Skype’tan görüşebiliriz.Skype adı: jesaurai Uygun eve 800 dolara kadar verebilirim. E-posta:ja@istanbul.com 3 HAFTALIK KİRALIK ODA 27 Haziran-16 Temmuz aylarında 11 yaşındaki oğlumla kalacağımız, 3 haftalık kiralık oda bakıyorum. Ben bayanım. Gezmek amaçlı geldiğimizden; çok evde olmayacağız. Sadece yatmadan yatmaya… Eğer ilgilenirseniz bana mail atabilir misiniz? Teşekkürler sulalp@hotmail.com QUEENS’DE KİRALIK ODA Queens Sunnyside’da, Manhattan’a 20 dakika uzaklıkta olan evimin odasını kiralıyorum. Herşey dahil $850.00. Telefon: 646 675 96 13. BROOKLYN, BAY RIDGE, BATH BEACH’TE YANIMA ODA ARKADAŞI Merhaba. Brooklyn, Bay Ridge’de stüdyo daireyi benimle paylaşacak oda arkadaşı arıyorum. Kötü alışkanlığı olmayan, sigara içmeyen, dürüst arkadaş arıyorum. Ev trenlere, D trenine, alışveriş merkezlerine ve denize çok çok yakın. Fiyatı herşey içinde $400.00. Kira +250 deposit. Ev private, böceksiz olup ayrı mutfak ve banyosu mevcuttur. Sessiz, sakin, arka bahçeye bakar. 2. kat, evde extra yatak var. Arayın konuşalım 347 682 96 48. E-mail: kondakci@ymail.com KİRALIK ODA Cliffside Park Anderson Avenue üzerinde, konumu oldukça merkezi olan evimin 1 odası kiralıktır. Ev Manhattan’a giden otobüslerin durağına 2 dk mesafede, ve Manhattan’a varış da 25 dk sürmektedir. Türk mekanları da dahil, kafe, market, restoran ve alışveriş merkezlerine yürüme mesafesindeyiz. Evde bulaşık, çamaşır, kurutma makineleri ve tüm gerekli eşyalar mevcuttur. Kontak numarası 201 367 8265. Yoğun çalışma tempomdan dolayı aramanıza cevap veremeyebilirim, o durumda lütfen mesaj bırakın. En kısa sürede dönüş yapılacaktır.Kısa süreli kalımlar için de müsaittir. Telefon: 201 367 8265 E-mail: dolphin1903@gmail.com MANHATTAN MANZARALI ODA Manhattan’a 15 dakika mesafede. Otobüs durağı ve Türk marketi apartmanın hemen yanında. Laundry mevcuttur. Oda eşyasız olup kısa ya da uzun dönem kalmaya müsaittir. Kira + deposito $1200. Oda Manhattan manzaralı olup normal oda boyutundan daha geniştir. Detaylar için arayın.Telefon: 646 387 24 70 E-mail: bunyamin034@gmail.com ÇOK ACİL BAYAN ROOMMATE ARANIYOR Çok ACİL bayan roommate arıyorum. Ararsanız sevinirim. Emine. Telefon: 347 424 66 83 KİRALIK STUDIO Tek kişilik, ayrı girişi, mutfağı, düşü olan studio daire kiralıktır. Telefon: 201 914 4242 E-mail: Mgungen@aol.com BROOKLYN’DE KİRALIK DAİRE Bensonhurst (BayParkway and 62nd Str) Brooklyn’de 1 yatak odalı daire kiralıktır. Private evin giriş katı. F ve N trenine yürüyerek 5 dk mesafedir. Mesafe içersinde çevresinde alışveriş, laundry, deli, günlük ihtiyaç duyabilceğiniz her türlü imkan mevcuttur. Kiralama şartları: Kira bedeli $1,100 Security Deposit:$ Bir aylık kira Contanct Info: Fikri Bey 646 734 79 86 E-mail: fozgun8896@gmail.com ASTORIA’DA KİRALIK DAİRE Eyalet değiştirme nedeniyle Astoria’da, parka ve tren istasyonuna yakın, 1+1 dairemi Lease’i ile birlikte devrediyorum. Daire Temmuz başından itibaren müsait. Rent controlü olan, temiz, sessiz ve düzenli muhitteki daire management firmasına aittir ve aile için çok uygundur. Daire, bina ve çevre bakımları düzenli olarak yapılmaktadır. Detay ve iletişim için: alpernyc76@gmail.com

KİRALIK EV VEYA ODA ARAYANLAR KİRALIK EV ARIYORUM Merhabalar. Haziran başı itibariyle 1 ila 3 ay kalabileceğim, merkezi, eşyalı bir daire arıyorum. Ceyhun Mengiroğlu Telefon: 0542 403 77 91 E-mail: ceyhun.mengir@gmail.com MANHATTAN’A YAKIN KİRALIK DAİRE ARIYORUZ 15-29 Mayıs tarihleri arasında Manhattan’a yakın, güvenli bir bölgede, eşyalı, temiz kiralık daire arıyoruz. Kiralık odalar da olabilir. 4 bayan, 1 çocuk tatil için geleceğiz. E-mail:yasemin1110@hotmail.com AİLE İÇİN MANHATTAN’A YAKIN KIRALIK DAİRE ARIYORUM $1500-2000 Haziran – Eylül ayları arasında eşim ve 3 yaşındaki çocuğum ile kalabileceğimiz bir daire arıyorum. Columbia Üniversitesi’ne ulaşımı kolay olmasını, güvenli bir bölgede olmasını tercih ederim.E-mail: oguzbasokcu@gmail.com KİRALIK STUDIO ARIYORUM Brooklyn ,Queens, Astoria bölgelerinde temiz, modern kiralık studio arıyorum. Haziran ayı itibarı ile taşınmayı planlıyorum. Fakat iyi bir yer çıkması halinde hemen kiralıyabilirim. achilles59@hotmail.com adresinden bana ulaşabilirsiniz. Lütfen resim ekleyin. Teşekkürler.

EVLİLİK / ARKADAŞLIK MUTLU OLMAK Merhaba. Adım James. 23 yıldır Long Island’da yaşıyorum. 53 yaşımdayım. Yaşıma uygun, dürüst, sevecen bir hanımefendi ile tanışıp, evlilik yapmayı istiyorum. Eğer mümkünse bir resminizi rica ediyorum. Teşekkürler! Telefon: 631 352 65 10 E-mail: Princealexny54@ gmail.com LOOKING FOR RELATIONSHIP Merhaba; 2 yıldır Amerika’da bulunmaktayım. North Bergen, New Jersey’de yaşıyorum. 22 yaşındayım. Bayan arkadaş arıyorum. Belki daha ciddi olabilir. Açık fikirli ve dürüst biriyim. Hayatımın geri kalanını geçirebileceğim dürüst bir bayanla tanışmak isterim. Telefon: 757 553 06 24. Resimleri paylaşabiliriz kendi aramızda. Teşekkürler. MUTLU BİR BERABERLİK Merhaba ben Erdal. Yaşım 32, boyum 185. Giyimine ve görünümüne önem veren bireyim. Amerika’da yaşayan, karşılıklı birbirimizi anlayabileceğimiz, kendine ve çevresine önem veren bayan arkadaşla tanışmak istiyorum.E-mail: amdathlon2500@yahoo.com BİR YUDUM MUTLULUK Herkese selam, bol şanslar diliyorum. Uzun yıllardır USA’da yaşıyorum. Gerçek manada düşünen, 34 ile 40 yaş arasında, kendini bilen, hayatı bilen, saygılı ve dürüst bir bayan ile tanışıp evlilik yapmayı düşünüyorum.E-mail: atlanticcty@hotmail.com MUTLU BİR BERABERLİK Herkese Merhaba,
 ben 48 yaşında bir beyim. New Jersey’de uzun

zamandır (11 yıl) yalnız yaşıyorum, iyi bir isim var, bu hayati paylaşacak bir arkadaşa bir sevgiliye ihtiyacım var, hayata pozitif bakabilen, gülmeyi başarabilmiş, yaşamaktan zevk alan, bakımlı, şişman olmayan, sigara kullanmayan, güler yüzlü bir bayanla birlikte yaşamak istiyorum, birbirimizden hoşlanırsak evlenip bir ömür birlikte yaşamak ve birlikte yaslanmak istiyorum, mutlu olmaya ve mutlu etmeye hazırım diyorsanız ben Harun, 201 887 3655 cell numaram arayabilir ya da text atabilirsiniz, teşekkür eder saygılar sunarım. E-mail: royall.class@hotmail.com YALNIZ PRENS Ahmet ben, New York Manhattan. Ciddi, seviyeli, ne istediğini bilen aklı selim gönüllüler... E-mail: mnockelin@gmail.com SEVGİ, SAYGI, SADAKAT… Sevmek ve sevilmeyi özledim, aşık olup elele dolaşmayı özledim. Gurbet zor, üstüne bir de yanlızlık eklenince daha da zor. Zaman çabuk geçiyor, insan bunu hayat koşuşturmacası içerisinde anlamıyor. Ben de en güzel yıllarımı yanlız geçirmemek için diğer yarımı tamamlayacağına inandığım ruh ikizimin arayışı içerisindeyim. Başından kısa süreli mutsuz bir evlilik geçmiş, çocuk sorunu olmayan, 14 yıldır New York’ta yaşayan, oldukça güzel, çok hoş ve bakımlı, düzgün fiziğe sahip, temiz-titiz-düzenli, ikinci üniversite eğitimini alan genç bir bayanım. Dünya görüşümün ve hayat felsefemin aynı güzergahta buluştuğu, demokrat, ufku geniş, kadın ruhuna hitap etmesini bilen, sorumluluk sahibi, evliliğin temel taşları olan sevgi, saygı ve sadakat kavramlarının bilincinde, üniversite mezunu, uzun boylu, fiziği düzgün, kibar, sigara, alkol ve kumar gibi kötü alışkınlıkları olmayan 35-45 yaş arası bir beyefendi ile evlenip mutlu bir yuva kurma arzusu içindeyim. Ciddi olarak ilgilenen beylerin lütfen, resimli e-mailerini naz-li2000@hotmail.com adresine göndermelerini rica ederim. Teşekkürler. EVLİLİK Amerikan vatandaşıyım. Evlilik için 23-33 yaş arası bayan arkadaş arıyorum. Maddi olararak hiç sorunum yok. Amerika’da yaşayan ya da Türkiye’de bayan arıyorum. Lütfen Bulgaristan, Yunanistan, Romanya’dan hiç bir bayan mesaj atmasın.E-mail: milanos57@gmail.com NEW YORK’TA YAŞIYORUM, BAYAN ARKADAŞ ARIYORUM Merhabalar.
Ben 29 yaşında, 1.80 boyunda, buğday tenli, koyu kahve gözlüyüm. New York’ta küçük bir ticaret isim var. Green Card’im var. Kültürlü, eğitimli biriyim, eğlenceyi severim. New York veya civarından arkadaşlarla tanışmak isterim.E-mail: turan-ist@live.com

İŞ VERENLER BAYAN GARSON VE BUSBOYLAR ARANIYOR Edgewater’da yeni açtığımız Türk restaurantımıza bayan garsonlar, busboylar ve bulaşık-temizlik personeli arıyoruz. Adres: 820 River Road Edgewatr, NJ Telefon: 201 688 98 98 KASİYER ARANIYOR Long Island Bay Shore`da bulunan Gulf Gas Station`a Cumartesi ve Pazar geceleri çalışacak kasiyer arıyoruz. Ekstra gün ya da saat istek dahilinde verilebilir.Telefon: 631 951 0125 AŞÇI ARANIYOR Kosher restoran mutfağında çalışacak aşçı veya aşçı yardımcısı aranıyor. Güvenilir, işine saatinde gelip giden, düzenli eleman lazım. Telefon: 917 704 00 69 MANHATTAN’DA PART TIME BABYSITTER ARANIYOR İki çocuğumu öğleden sonra okullarından alıp eve getirecek, akşam yemeklerini hazırlayacak, gerektiğinde çocukları okuldan sonra aktivitelere götürebilecek, New York’u bilen ve metroyla yolculuk konusunda rahat, tecrübeli, iyi referanslı, güvenilir, part time bir bakıcı arıyoruz. Çocukların biri 5 yaşında, biri 20 aylık. Haftada 15-20 saat. Haziran sonuna doğru başlamak üzere. Manhattan’da oturanlar tercih edilir. E-mail: Minusss@ gmail.com ELEMAN ARANIYOR Dondurma arabalarında çalışacak bay, bayan şoförler aranmaktadır. Ücret dolgundur.Telefon: 516 987 74 08 E-mail: freshpointfarm@gmail.com AŞCI, DÖNER & KEBAB USTASI, YÖNETİCiLER ARANIYOR Hızla büyümekte olan gourmet süpermarketler zincirimize siz de katılın. Mevcut ve yeni açılacak olan süpermarketlerimizde çalışacak kebab ustaları, aşçılar, döner ustaları, servis elemanları, ofiste çalışacak bayan elemanlar ve üst düzey yöneticiler aranıyor. Firmamız Türk ve yabancı ortaklıdır. Bizimle uzun süre çalışacak üst düzey ve tecrübeli elemanlar arıyoruz. E-mail:tugce@shopdelight.com GİYİM MAĞAZASINDA ÇALIŞACAK ELEMANLAR ARANIYOR Bize katılacak, istikbalini Amerika’da düşünen elemanlara moda sektöründe büyük şans.Satış danışmanı, elektrik-bilgisayar-muhasebe konularında az ve çok tecrübeli elemanlar. Bize gelin birlikte yükselelim. İletişim: 97 Spring Street, Manhattan, New York İlgilenen arkadaşlar lütfen iletişim bilgileri ile birlikte CV’lerini aşağıda ki email adresine göndersinler. E-mail: Socialmedia4poccoparadiso@gmail.com OFFICE & WAREHOUSE MANAGERS AND TECHNICIANS We are seeking office manager, warehouse manager and field service technicians Houston, TX USA branch. Our main office and factory is based in İstanbul. - Must reside in Houston, Katy TX area - Must speak fluent English and excellent writing skills - Pleasant, responsible and hardworking - Office manager must have excellent office programs experience (Outlook, Word, Excel, Powerpoint) , including some knowledge of accounting (Quickbooks) - Warehouse manager must have shipping and receiving experience, attentive and sharp thinking skills - Field service technicians must be able to use tools such aş drilling machine, some electrical and electronic technical background. Clean driving record. Able to climb the ladder up high, and work on dropped ceilings, and work with HVAC, Air handling units etc. Please apply via email with your resume, your photo and desired salary, send to : tolga@scentlinq.com Telefon: 1 832 202 69 00 Web adresi: http://www.scentlinqusa.com TÜRK HEMŞİRE ARANIYOR Çok acil, yatılı ya da yatısız Türk bayan hemşire aranıyor. Telefon: 516 581 48 48 E-mail: cananekin@hotmail.com IT ELEMANI ARANIYOR Üniversitelerin ilgili veya dengi bölümlerinden mezun, web sayfası dizaynı ve kullanıcı dostu ekran tasarlama konusunda deneyimli ve yaratıcı olan, kreatif bakış açısı olan ve ekip çalışmasına uyumlu, özgün tasarımı ile farkını ortaya koyabilecek, web sitesi ve site tasarım ve altyapısına ilişkin her türlü görsel ve teknik konuları yönetebilecek,geçmiş çalışmalarından örnekler sunabilen, takım çalışmasına yatkın, insan ilişkilerinde başarılı ve listedeki özelliklere sahip, Manhattan’da merkezi yerde bulunan ofisimizde çalışacak eleman aranmaktadır. Özellikler • Develop new features, applications and maintain existing applications • Full life-cycle development inçluding requirements gathering, implementatıon, testing and maintenance • Web Development in C# and ASP.NET 4.0 and MVC 3.0 • SQL Server development, TSQL, stored procedüres, functions • Client side programming using Javascript and Jquery • HTML and CSS • Web Services and WCF development • Strong knowledge of Object Oriented principles • Experience using C# and the .NET Framework a plus • Experience with web development and ASP.NET a plus • Experience with SQL Server development a plus.

E-mail: hr@shipnex.com KASİYERLER ARANIYOR New York Long Island Nassau bölgesinde Gas Station/Convenience Store’da çalışacak kasiyerler aranmaktadır. Full-time ve part-time ise başvurmak için lütfen 516 439 64 46 numaralı telefonu arayınız. JEWELRY, TAKI VE BASKI İŞİNDE ÇALIŞACAK ELEMANLAR ARANIYOR Colorado eyaletinde ikamet edebilecek ve su an Amerika’da yaşayan veya Amerika için vizesi olan, taki kiosklarında ya da dükkanda şapka ve tişört basım işinde çalışacak, dinamik, azimli, çalışkan ve sorumluluk sahibi elemanlar aranmaktadır. Dükkan işi için bilgisayar kullanabilen kişiler öncelikli tercihtir. Şu an 4 elamana ihtiyaç vardır. Başlangıç seviyesinde İngilizce yeterlidir. Detaylı bilgi için verilen numarayı arayabilir ya da e-mail atabilirsiniz. Tel: 720 378 13 59 E-mail: simsek516@yahoo.com ÇOCUK BAKIMI 2 yaşındaki çocuğumuza bakacak, tecrübeli ve Amerika’da oturma izni olan bakıcı aranmaktadır. E-mail: nyfamily@hotmail.com OFFICE MEMBER ARANIYOR North Bergen’de bulunan ofis için eleman aranmaktadır. Çalışma saatleri 8-6, 6 gündür. Veri Girişi ve Kontrolü, Banka Hesap kontrolü, Günlük raporlama, Quickbooks bilgisi ve iyi derecede İngilizce bilgisi gerekmektedir.Ödeme $ 8.5 normal ve $ 12.75 overtime’dir. Yasal çalışma izni şarttır. İlgilenenler, CV’lerini 1-201866-9006 fax veya mehmet.njpo@gmail.com email yolu ile iletebilirler. LIMOUSINE ŞOFÖRÜ ARANIYOR New Jersey Ehliyetli, - Vatandaş veya Green Card sahibi, - Bergen County ve civar havaalanlarını bilen, - İyi derecede İngilizce konuşabilen,- İş disiplinine sahip, Telefon: 201 880 76 58 E-mail: cab@rochellecab.com Web adresi: http://www.rochellelimo.com/ ORCHARD MALL CHICAGO Old Orchard Açık Mall’da telefon aksesuarları ve body jevelryde part time ya da full time çalışacak eleman arıyoruz. Aranan elemanda yeterli derecede İngilizce ve telefonlar hakkında bilgi sahibi olmaları ilk tercihimizdir. İlgilenenler e-mail ile kontak kurabilirler.Telefon: 317 645 86 98 E-mail: kansunehir@msn.com GİYİM MAĞAZASINA ERKEK ELEMAN ARANIYOR Midtown Manhattan’da bayan giyim mağazasına iyi derecede İngilizce bilen, insan ilişkileri iyi, presentable, erkek eleman aranıyor. Haftada 5-6 gün, çalışma saatleri 9:30am-8pm. Telefon: 917 574 32 82 E-mail: bulenta66@hotmail.com INDIANAPOLIS’TE ACİL AŞÇI ARANIYOR Indianapolis’te bulunan Türk restoranında çalışmak üzere kebap işlerinden anlayan, grillde çalışacak usta aranmaktadır. İlgilenenlerin 203 501 53 46 numaralı telefonla irtibata geçmeleri rica olunur. Telefon: 203 501 5346 E-mail: fexx67@hotmail.com CDL A LİSANSLI AUTO TRANSPORT ŞOFÖRLERI ARANIYOR Yeni model araçlarımızda eyaletler arası çalışacak CDL A lisansına sahip uzun yol şoförleri aranmaktadır. Telefon: 407 409 13 54 E-mail: bensonauto@outlook.com BUSBOY (KOMİ) ARANIYOR Restaurantımıza tecrübeli bay busboylar (komi) aranmaktadır. Telefon: 212 888 86 22 SERAMİK & MERMER FİRMAMIZ İÇİN PERSONELLER ARANIYOR Moonachie NJ’de yeralan toptan mermer, traverten ve seramik işleri yapan firmamıza, kalifiye arkadaşlar aramaktayız. Firmamızda açık olan 3 farklı pozisyon var; depo sorumlusu, satış ve pazarlama sorumlusu ve firma aracıyla dağıtım sorumlusu. Bizimle çalışmak isteyenler, bize iletişim bilgilerimizden ulaşabilirler. Telefon: 201 372 18 72 E-mail: ahmet@aimtilestone.com 3D MÜCEVHER TASARIMCISI ARANIYOR (CAD-CAM) Mücevher tasarımı alanında kariyer yapmayı hedefleyen, Rhinoceros ve Matrix programlarına hakim, yaratıcılık yönü güçlü, araştırmacı,yenilikçi, ufku geniş, dikkatli ve özenli,New York ve civarında ikamet eden. İlgilenenlerin CV’lerini murat@jcastings.com mail adresine göndermeleri rica olunur.Web adresi: http://jrcastings.com/ TEMİZLİKÇİ BAYAN ARANIYOR Haftada bir gün olmak üzere, sürekli gelebilecek, ulaşım sorunu olmayan temizlikçi bayan aranmaktadır.Telefon: 201 328 65 48 EN UYGUN FİYATLA KİRALIK PEDICABLER Ehliyetinizi aldıktan sonra en uygun fiyatlı pedicableri almak için mutlaka bizi arayınız. Telefon: 347 856 77 03 E-mail: galantir@hotmail.com TÜRK RESTORANINA TECRÜBELİ BAYAN GARSON ARANIYOR Türk restoranına hafta sonu, Cumartesi – Pazar 11:00 am 11:00 pm saatleri arasında çalışabilecek tecrübeli bayan garson alınacaktır. İlgilenenler 347 967 28 44 numaralı telefondan ulaşabilirler. NEW YORK PEDICAB ŞOFÖRÜ ARANIYOR New York’ta pedicab (bisiklet taksi) işi yapmak isteyenler benimle irtibata geçebilirler. Bu işi yapmak için Türk ya da Amerikan ehliyetine ihtiyacınız vardır. Türk veya Amerikan ehliyeti ile pedicab ehliyeti lisansına başvurmanız gerekir. Pedicab ehliyeti lisansı almak ortalama 1 hafta sürmektedir. Türk ehliyetiniz varsa yapmanız gereken işlemler: 1- Türk Konsolosluğuna gidip ehliyetinizin çevirisini almalısınız. Konsolosluk adresi: 825 3rd Avenue, 28th Floor, New York, NY 10022 (East 50th Street between 3rd Avenue and 2nd Avenue) 2- Ehliyetinizin orjinali ve konsolosluktan aldığınız çeviri ile NYC Department of Consumer Affairs’e gidiyorsunuz. NYC Department of Consumer Affairs adresi: 42 Broadway, 5th Floor, New York, NY 10004. Burada “Pedicab Driver License” formunu dolduruyorsunuz, ortalama 1 hafta içinde adresinize pedicab ehliyeti lisansınızı yolluyorlar.Pedicab’ı kiraladıktan sonra kazandığınız para size kalır. Çalışma saatlerini kendiniz belirlersiniz.Kazancınız 5 günlük çalışma ile haftalık ortalama $300 ile $600 arası değişir.Daha fazla bilgi için (212) 961-7435 no’lu telefonu arayabilirsiniz veya mesaj atabilirsiniz. E-mail: ibrahimdonmez1983@ yahoo.com FULL TIME VEYA PART TIME ÇALIŞACAK ARKADAŞLARA İHTİYACIMIZ VAR Alışveriş merkezindeki yerlerimizde çalışacak arkadaşlara ihtiyacımız var. Ev, araba vs gibi konularda yardımcı oluyoruz. Öğrenci ve part time çalışırım diyorsanız, dil kursu vs. konusunda da yardımcı oluruz. İngilziçe’nin orta seviyede olması yeterli. Biz eğitim veriyoruz. Eğer TR’den turist vizesi ile geliyorsanız bizde çalışabilirsiniz. Her iki taraf da memnun kalırsa vize konusunda yardımcı oluruz. E-mail: sam.erciyas@ gcpinvestments.com DONDURMA ARABASINDA ÇALIŞACAK ELEMAN ARANIYOR Food Vendor License ve ehliyetli dondurma trağında çalışacak eleman aranmaktadır. Ücret tatminkardır. Telefon: 347 750 93 48 E-mail: has7333@hotmail.com SALESPERSON ARANIYOR NJ bölgesinde halihazırda müşterilerimiz olan süpermarket, discount store ve eczanelere kozmetik ve temizlik ürünleri satışı yapacak, satış ko-

7 POSTA212 Seri İlan Sayfaları usailan.com ile ortak hazırlanmaktadır...

nusunda tecrübeli, çok iyi derecede İngilizce bilen, kendi aracı olan satış elemanına ihtiyacımız var. Merkezimiz Lodi, NJ’dedir.ABD’de yasal olarak bulunmanız şarttır.İlgilenenler lütfen mike@sunsettrading.us’e resumenizi email atınız. Web adresi: http://www.sunsettrading.us HALI YIKAMADA ÇALIŞACAK ELEMAN ARANIYOR Halı yıkama işinde çalışacak, full time eleman aranıyor. Tecrübe aranmamaktadır, az seviyede İngilizce yeterlidir. E-mail: alpny@yahoo. com ELEMAN ARANIYOR Mahwah’da bulunan gas station için eleman aranmaktadır. Başvurularınız için 203 450 28 04 numaralı telefonu arayınız. Lütfen saat 8 pm ve 11 pm aralarında arayınız. Diğer zamanlarda yapılan aramalara cevap verilmeyecektir. Rüştü Coşkun. E-mail: rst_coskun@hotmail.com AYZA WINE & CHOCOLATE BAR AYZA Midtown için Pazartesi’den Cumartesi’ye 9:30AM – 4:00PM arası, haftada 6 gün çalışacak komi (busboy) aranıyor. Lütfen CV’niz ile birlikte Pazartesi’den – Cuma’ya saat 2:00 PM ile 4:00 PM arasında AYZA Midtown’a uğrayınız ve Murat Baybaş ile görüşünüz. Telefon: 212 714 29 92 E-mail: baybas@ayzanyc.com Web adresi: http://www.ayzanyc.com

İŞ ARAYANLAR EV MANTISI Hijyen kurallarına uygun, helal kıymadan ev mantısı yapılmaktadır. Kişisel veya restaurantlara pound hesabı ev mantısı yapılır. Telefon: 201 470 09 58 E-mail: njmanticis@hotmail.com TECRÜBELİ BEBEK BAKICISI Belli bir yaşta, tecrübeli anneyim. Bebekleri çok seviyorum. Amerika’da yasalım. Yatılı bebek bakıcılığı işi arıyorum. Daha önce çalıştığım yerlerden kefil verebilirim. Memnun kalacağınızı garanti ederim. İsteyenler telefon ya da mail ile bana ulaşabilirler. Telefon: 561 396 83 99 E-mail: nermin4614@hotmail.com ACİL İŞ ARIYORUM Paterson civarında oturuyorum. New York’ta öğrenciyim. Büsboy veya herhangi bir işte çalışmak istiyorum. Telefon: 862 621 77 38 E-mail: tolga313131@hotmail.com BEBEK VE ÇOCUK BAKIMI Merhaba, Amerika’ya profesyonel çocuk bakıcısı olarak bir acenta vasıtasıyla geldim, CPR dahil çocuk bakımı hakkında eğitimler aldım. 0-14 yaş arası birçok tecrübem var. Yaklaşık 2 yıldır bir aile ile birlikte çalışıyoruz. Çocukların okula başlaması sebebiyle Haziran 2013 itibariyle full time ya da part time yeni iş arıyorum. 28 yaşındayım, Green Card sahibiyim ve sigara kullanmıyorum. Detaylar hakkında konuşmak için bana 201 927 92 72 numaralı telefonumdan ulaşabilirsiniz. Teşekkürler, Pınar Fazlıoğlu. BABYSITTER Bebek ve çocuk bakıcılığı işi arıyorum. 0-3 yaş arası tecrübem var. New Jersey çevresinde ve New York yakınlarında olabilir. Telefon: 862 888 29 37 OTİZM YAŞAM KOÇLUĞU Türkiye Sakarya Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu Rekreasyon bölümü mezunuyum. Uzmanlık alanım 2. kademe yüzme ve rekreatik sağlık terapi. Otizmli bireylere günlük hayatlarını idame edecek alanda eğitim vererek spor yardımıyla sosyalleşyırıp kişideki gelişim sürecine katkı sağlamaktayım. Yüzme öğreterek otizmli bireye üzerindeki hiperaktifliği bu şekilde alabilmekle beraberinde çeşitli denge sporlarıylada yaşamında çok yönlü bir değişikliğe adım atması için eğitim veriyorum. Türkiye’de otizm kuruluşlarında bu alanda yaklaşık olarak 4 sene çalıştım. Şimdilerde ise deneyimlerimi ve tecrübelerimi bir kuruluşa bağlı olmadan vermekteyim. Emin olun çocuğunuz ya da otizmli bir bireyiniz artık ayakkabısını bağlayabilecek, dikkat dalgınlığı, objelere takılma, ansızın sinirlenmeler yerini zamanla iyi bir gelişime bırakacaktır. Bu arada Green Kartım var. İlgilenenler bana mailden ulaşabilir. Daha detaylı konuşabiliriz ve de isterseniz size çok sağlam referanslarımı da sunabilirim. Otizm bir hastalık değildir diyorum ve herkese sabır diliyorum. Telefon: 0554 658 42 97 E-mail:yusuffural@gmail.com PROFESYONEL BEBEK ODASI DUVAR BOYAMASI Çocuk odanızın, profesyonel şu bazlı duvar boyaları ile sağlıkla süslenmesine ne dersiniz? Telefon: 201 755 2634 E-mail: goksu.art@gmail.com FULL-TIME VE DONANIMLI BABYSITTER Full time (Cumartesi günleri de dahil olabilir ) çocuk bakımı ve eğitimi de dahil olmak üzere iş arıyorum. Ressam ve müzisyen olmakla beraber, Türkiye’de birçok anaokulunda resim eğitmenliği yaptım. Çocuğunuzla ilgilenirken aynı zamanda resim ya da müzik eğitimi de almasını istemez misiniz? Derslerinde de yardımcı olabilirim. Çocuğunuza hem bir abla hem de bir arkadaş. İsterseniz bana telefon ve mail yoluyla ulaşabilirsiniz. Referanslarım mevcut. Telefon: 201 755 26 34 E-mail: goksu.art@gmail. com YATILI İŞ ARIYORUM ABD’de yasalım. Daha önce yatılı, yatısız çocuk bakma deneyimim var. Güvenilirim, temizim, hijyene çok dikkat ederim. İstekliler telefon ya da mail ile ulaşabilirler.Telefon: 561 396 83 99 E-mail: nermin4614@hotmail. com MANHATTAN’DA İŞ ARIYORUM Manhattan ve Brooklyn’de ev temizliği iş arıyorum. İlgililenler telefon ile ulaşabilirler. Telefon: 347 424 66 83 HILTON’DAN TECRÜBELI HOUSEKEEPING 25 yaşındayım. Hilton İstanbul’da housekeeping departmanında 5 yıl çalıştım ve 2 yıldır da Amerika’da yaşıyorum. Ev işlerinize yardımcı arıyorsanız size yardımcı olmakdan mutluluk duyarım.Telefon: 201 647 00 62 E-mail: sule_tttopal@hotmail.com LONG ISLAND VE CİVARINDA İŞ ARIYORUM Long Island civarı acil iş arıyorum. 5 yıllık store ve istasyon deneyimim var. E-mail: mnockelin@gmail.com 6 AY NEW YORK’TA IŞ BAKIYORUM Ekim’e kadar New York’ta kalacağım. Gece de çalışabileceğim Part-time iş bakıyorum. 20 yaşındayım ve upper-intermediate kurunda bir İngilizce kursundayım. Okulum 5th Avenue 33rd St’de. Teşekkürler. E-mail: hkmet_ogutgen@hotmail.com EV TEMİZLİĞİ Manhattan ve Brooklyn’de ev temizliği iş arıyorum. İlgililenler telefon ile ulaşabilirler. Telefon: 347 424 66 83 İŞ ARIYORUM Merhaba, benim adım Şuray. Ben 19 yaşındayım. Part time iş arıyorum. Türkçe, İngilizce, Rusça, Türkmence konuşup, yazabiliyorum. Daha önce büsgirl, garson ve temizlik görevlisi olarak çalıştım. Brooklyn’de veya Manhattan’da iş arıyorum. İlgilenenler mailime mesaj atabilirler. Ulaşmak isterseniz telefon numaram. İyi günler! Telefon: 917 285 59 72 E-mail: suray.melikova@gmail.com


8

Yaşam

27 Mayıs 2013 Pazartesi

Arzu Kaya

Uranlı twitter@arzukayauranli

Hani!...

H

ani, büyük bir bahar temizliğiyle, aklını karıştıran ne varsa bir bir temizleyecektin bu bahar? Hani, kapı önlerinde yıkanan halılar misali bütün kuşkularından, sıkıntılarından, endişelerinden arındıracaktın onu ve bir daha hiç mi hiç izin vermeyecektin onlara bulanmasına? Hani, yüreğinin derinliklerinde, naftalinlerle sandıklara kaldırdığın her şeyi gözden geçirecektin? Seni sen yapan tüm yaşanmışlarınla barışacaktın ve en kötüsünün bile sevgiyle tozunu alıp, tecrübelerin yanında, özenle, emin bir yere kaldıracaktın?… Hani, kırıldığın herkesi affedecektin ama en başta kendini? Dünya yüzeyinde hiç kimseyle küs kalmayacaktın; gizli bahçendeki renk renk, çeşit çeşit, irili ufaklı, mis kokularla açan çiçeklerin hiç birinin solmasına izin vermeyecektin?… Sonra pişmanlıklarını bir bir inceleyecektin ve iyiliğe, güzellliğe, neşeye yer açmak için değistiremeyeceğinden emin olduğun “keşke”lerin her birini tek tek askılarından çıkartıp eskiciye verecektin bir kaç naylon leğen ya da mandal karşılığı? Hani, geceleri sarılıp yattığın yalnızlığın ıslak bir elbise gibi soğukca vücuduna her değdiğinde titreyip irkilerek uyanmayacaktın artık; yüreğinin sıcaklığı onu bile dize getirecekti? Hani, mutluluğun hedef değil; yol olduğunu öğrenmiştin; büyük beklentilerin olmayacaktı hayattan; ödünç değil, kalıcı olacaktı mutlulukların; hüzün bulaşmış yarım yamalak sevinçlerden kurtulacaktın? Yamuk duran hiç bir tablo, bundan böyle rahatsız etmeyecekti seni; her birini beyninde düzeltecektin, hem de yeni bir tek çivi çakmadan!.. Hani, ikinci baharın olacaktı bu senin ve sen yaşadıkça sürecekti; artık hiç sonbahar olmayacaktı hayatında?.. Yepyeni bir sayfa açıyordun; hiç yarın yokmuş gibi ertelemeden, geciktirmeden, esirgemeden cıvıl cıvıl bir coşkuyla yalnız günü yaşayacaktın? Acabasız, provasız, hesapsız olacaktı yarınlar? Hani, geleceğe yönelik tüm endişelerini, kaygılarını, tasayı kitlediğin bütün odalarını boşaltacaktın yüreğinin; ve yerine sadece umut dolduracaktın? Hani?.. Yaz geldi….

A M E R İ K A’ D A K İ

(NEW YORK-POSTA212) ABD’de yayınlanan prestijli haber dergisi The Atlantic, ilginç bir araştırma sonunda New York’luların en çok nefret ettiği davranışları tespit etti. “Her New York’luyu 38 saniyede nasıl çileden çıkarırsınız? Başlıklı bir video yayınlayan The Atlantic, okuyucuların bir kez daha ilgisini çekmeyi başardı. İşte The Atlantic’e göre New York’luların başkalarının yapmasından en çok nefret ettikleri davranışlar: 1. Taksi bekleyen birinin önüne geçerek taksi beklemek. 2.Yürüyen merdivenleri sabit bir şekilde durarak çıkmak. 3. Metro da en az iki kişilik yer işgal etmek. 4. Sokaktan geçenlerden imza toplamaya çalışmak. 5. New York’a hak ettiğindan fazla değer verildiğini söylemek. 6. Metro kartını nasıl kullanıcağını bilmemek. 7. Times Meydanı’nda her hangi bir aktivitede bulunmak. 8. Başkalarının gazetelerini çalmak. 9. Metro hareket etmeye başlayınca vagonun ortasında durarak her hangi bir duyuruda bulunmak. 10. Bir başkası yetişmeye çalışırken asansörün kapasını tutmamak. 11. Bisiklet sürücülerinin yolunda durmak.

Markaları isimleri sanıyoruz Günlük hayatımızda bazı eşyalar için kullandığımız genel isimlerin aslında birer marka olduğunu çoğu zaman bilmeyiz. ‘Eroin’ bile aslında genel bir isim değil, aslında bir marka adı. Bu yaygın yanlışın Türkiye’deki en popüler örneği ‘selpak’tır. Kağıt mendil yaşamımıza Selpak markasıyla girdiği için, ‘selpak’ artık kağıt mendillerin tamamı için kullanılıyor » VazelIn

» Jöle (Jell-O)

Robert Chesebroug tarafından icat edilen Vaseline, Unilever firmasının tescilli markasıdır. Anc ak tüm dünya kaygan kremleri vazalin olarak adlandırmaktadır.

1899 yılında Pearle Wait, hazırladığı jelatin tatlının tarifini Orator Woodward’a 450 dolara sattı. ‘Jell-O’ adı verilen ve bize ‘jöle’ olarak geçen jelatin tatlının 1902 yılında satışı 250 bin dolar civarındaydı. Günümüzde ‘jöle (Jell-O) markası gıda devi Kraft’ın müseccel markası.

» PIng Pong

n ABD’nin en önemli gazetelerinden New York Times, bugün seyahat sayfalarında Türkiye’deki semt pazarlarına yer verdi. New York Times’da Robyn Eckhardt imzalı yazıda, Marmaris’ten Urla’ya Ege Bölgesi’ndeki birçok semt pazarından izlenimler aktarılıyor. New York’ta eğitim görmüş Türk aşçı Didem Şenol’un “Aegean Flavours” (Ege Tatları) isimli yemek kitabından ilham alarak yola çıkan Eckhardt’ın fotoğraflarla süslü yazısında enginardan şevketi bostana, zeytinyağından kırmızı karidese, Bergama peynirinden çağla bademe Türkiye’nin dört bir yanında zevkle tüketilen Ege lezzetlerine yer verilmiş.

GAZETESİ

NEW YORK’LULAR EN ÇOK NEDEN NEFRET EDİYOR?

İşte ABD’de ve dolayısıyla dünyada genel isme dönüşmüş ünlü bazı marka adları:

Türkiye’nin semt pazarları New York Times’da

TÜRKLERİN

» Jet SkI Sürdüğünüz şeyin bir ‘Jet Ski’ olduğunu sanabilirsiniz ama eğer Kawasaki tarafından üretilmemişse sadece bir su motorudur, Jet Ski değildir.

Masa tenisinde topun masaya değerken çıkardığı sesten esinlenen bir üreticinin, ürettiği tennis masalarına 1901 yılında verdiği markadır.

» PowerPoInt

» JakuzI

» ChapstIck

Jakuzi markasıyla sadece küvet ve banyo ürünleri değil, yatak ve tuvalet ürünleri de var.

Aslında ilaç firması Pfizer’ın ürettiği dudak nemlendiricisinin markası olan Chapstick, ABD’de bir genel isim olarak tüm dudak nemlendiricileri için kullanılıyor.

» Termos

İlk defa 1892 yılında icat edilen ürüne verilen Thermos adı aslında müseccel bir markadır, genel isim değildir.

Microsoft, Web sitesinde diyor ki ancak kendi ürünlerini kullanıyorsanız PowerPoint’tir. Aksi halde sıradan bir grafik sunum programıdır.

» Q-TIps

ABD’de kulak pamuğu yerine kullanılan Q-Tips, ilk üretildiğinde piyasaya ‘Baby Gays’ olarak sunulmuş. 1926 yılında Q-Tips olarak değiştirilmiş markanın adı. Q, Quality’nin (kalite) baş harfi. Birçok firmadan sonra halen Unilever firması sahip bu markaya.

» Rollerblade Tekerlekli paten için kullanılan Rollerblade ismi de aslında bir marka. 1980’lerin ortasına kadar sadece Rollerblade firması tekerlekli paten ürettiği için bu adla biliniyor.

» Scotch tape

Bizim selobant dediğimiz yapışkan banta Amerikalılar Scotch tape (İskoç bandı) diyor. Efsane o ki, 3M’in ürününden memnun olmayan bir müşteri bir gün işyerini basmış ve, ‘’Alın bunu İskoç yöneticilerinize verin de biraz daha yapıştırıcı eklesinler’’ diye bağırmış. Scotch tape, dünyada sadece Minnesota eyaletinin Hutchinson kentinde üretiliyor.

» Band-AIds

Johnson & Johnson bezz ve yapıştırıcı bantı ayrı ayrı üretiyordu. Ta ki Earle Dickinson adlı firma uzmanı, ‘’Yahu biz bunları birleştirsek kime ne zararımız olacak?’’ diye sorana kadar. Dickinson’un durmadan bir yerlerini yaralayan sakar karısı için tasarladığı ürüne Band-Aids markası verildi. O günden beri de ABD’de yara bantı yerine bu marka genel isim gibi kullanılmakta.

» Taser

Türkiye’dekiler daha çok ‘Biber gazı’ ile müşerref olduğu için pek bilmez. Elektrik silahı demek olan taser, ABD’de polislerin ‘sakinleştirmek için elektro şok yaptıkları’ büyükçe silahın adı. “Thomas A. Swift’s Electric Rifle (Thomas A. Swift’in Elektrik Tüfeği)’’ kalıbının baş harflerinden adını alıyor.


Yaşam Röportaj

27 Mayıs 2013 Pazartesi

9

‘Haydarpaşa müze olsun’ MEHVEŞ KOÇAK

Çocukluk hayallerinin kolleksiyoncusu şair Sunay Akın, İstanbul’da açtığı Oyuncak Müzesi’nden sonra şimdi de gözünü Anadolu yolcularının hayallerine çevirdi. Sunay Akın, yıllardır Anadolu insanın hayallarine ev sahipliği yapan tarihi Haydarpaşa Garı’nı, müzeye çevirmek istiyor. Akın, New York’taki Özgürlük Anıtı’nın da aslında Türklere ait olduğunu söylüyor İstanbul Göztepe’deki ‘Oyuncak Müzesi’

Yazarımız Mehveş Koçak’ın Radyo Türküm’de yayınlanan “Amerikan Salatası” söyleşi programından derlenmiştir.

Tarihi Haydarpaşa Garı...

Şair, yazar, araştırmacı, oyuncu, yorumcu ve daha bir çok özelliği ile bilinen Sunay Akın, İstanbul Göztepe’de ailesinden kalma konağı 2005 yılında Oyuncak Müzesi’ne çevirdi. Türkiye’de ilk defa açılan müze, Avrupa Müze Akedemisi tarafından 9 aday ülkeyi geride bırakarak “En iyi Oyuncak Müzesi” ödülünü kazandı. Yerli yabancı ziyaretçilerle dolup taşan müzede dünyanın dört bir yanından toplanan paha biçilmez oyuncaklar sergileniyor. Oyuncak kolleksiyoncularından oyuncak bakmak ve almak için çok sık Amerika’ya gelen Sunay Akın, hayalleri ile Türkiye’de Müzecilikte devrim yaratmaya hazırlıyor. Sunay Akın, İstanbul’daki tarihi mekanları farklı bir kimlikte müzeye dönüştürmek istiyor. İşte Sunay Akın’ın samimi söyleşisinden önemli detaylar... n Oyuncak merakı nasıl başladı? Asıl oyuncağı tanımam 20 yıl önce bir edebiyat etkinliği için Almanya’nın Naumberg kentine davetli gitmemle başladı. Bir günü kendime ayırdım, önemli müzeleri gezeceğim. Kaldığım otelde bir broşür buldum baktım şaşırdım oyuncak müzesi yazıyor. Oyuncağın müzesi mi olur dedim. Dedim ki burdan başlayalım bir saat kalırım sonra diğerlerine geçerim . Sabah saat onda müzenin kapısından içeri girdim, Alman görevli yanıma geldi dedi ki “beyfendi kapatıyoruz” Akşam saat beş olmuş. Bütün günüm orda geçti inanamadım. Şunu gördüm oyuncakların tarihi düşlerin tarihi olmuş. İnsan önce hayal etti sonra onu gerçekleştirdi. Sonra Oyuncak müzesi tarihine çalıştım. 5 yıl bunları öğrendim sonra TV programlarından, kitaplarımdan gösterilerden kazandığım parayı müzeye yatırdım

» “OYUNCAK YAPAN, AYA gitti “

n Neden Oyuncak Müzesi Açtınız? İlk uzay temalı oyuncaklar 1920’de Amerika’da çocukların önüne konuldu. ABD, İlk aya giden millet oldu ve bayrağını koydu. Buna rastlantı mı diyeceğiz ? Aya kim gidip bayrağını dikecekti düşünsenize? Aya bayrağını, 1920’de Çocukların önlerine, hayallerine, oyunlarına, uzay oyuncakları koyan bir millet mi dikecek ti yoksa çocukların önüne oyuncak diye misket, topaç, kaynana zırıtlısı alan bizim gibi bir milletler mi gidekti ? Hayıflandım, benim ülkem bunu bilmiyor dedim ve Oyuncak Müzesi’ni açtım.

n Müzecilik Zor mu? Ne yazık ki ülkemizde özel müzecilik yeterli olmadığı için vergi ödüyoruz. Dünyada para kazanan müze yok, müze ayakta duruyor, niye? Sunay Akın koşturuyor, gösterilere çıkıyor kazandığı parayla oyuncak kolleksiyonunu yeniliyorum. Oyuncak müzesine alacağınız küçük bir araba, araba galerisinden alacağınız sıfır km bir araba fiyatıyla aynıdır. Galerileride araba çok ama oyuncağını bulamazsınız . Koleksiyonerlerden oyuncağı, kız istemeğe gider gibi istiyorsunuz. Vermez ki sana satacak ama sana niye satsın ? Hiç kolay değil, çocuğu gibi değer veriyorlar, o oyuncakların arkasında ne göz yaşı var.

» “VERİN HAYDARPAŞA’YI BANA” n En büyük hayaliniz nedir ? Haydarpaşa Garı’nı müze yapmak istiyorum. Hayadarpaşa Garı İstanbul’un Gardrobu. Bak İstanbul biliyor ki kendini tarih boyunca vaar eden hep Anadolu olmuştur. İstanbul biliyor ki Anadolu olmasaydı, kendi yoktu. İstanbul, Anadolu’yu hep el üstünde tutar neden mi ? Bu yüzden İstanbul’a tren ile gelen bir Anadolululu Haydarpaş Garı’ndan indiğinde İstabul’a merdiven çıkarak değil merdivenden inerek ulaşır.Bu yüzden İstanbul Anadolu’yu el üstünde tutar. Haydarpaşa otel yapılmak isteniyor, kongre merkezi yapılmak isteniyor Ben diyorum ki “Hayır Haydarpaşa Garın’ni Müze” yapın. n Bunun için bir girişimde bulundunuz mu ? Söylüyorum bunu ben, karar merci Kültür Bakanlığı. Verin Haydarpaşa Garini bana, görün ne oluyor. Hodri meydan açık açık söylüyorum. n Nasıl bir müze düşünüyorsunuz? Haydarpaşa Islak mendiller Müzesi. Kavuşmaların ayrılıkların canlandırıldığı bir müze.

» TARİHİ ESERden LOKANTA

n Sadece Haydarpaşa mı başka müze fikriniz var mı? Kız Kulesi’ni, istedim vermediler. 1992 yılında Kız Kulesi’ni Şiir Cumhuriyeti Müzesi yapmak istedim. Vermediler, lokanta yaptılar ne oldu gözünüz aydın tarihi eserlerini lokanta yapan bir milletin geleceği olabilir mi ? Olamaz. n Galata Kulesi’ne ne demeli ! Galata Kulesi’nin merdivenleri dünyada hiçbir yerde yok . Hazerfan Ahmet Çelebi uçmak için

sırtında kanatlarda o merdivenleri çıktı. Bir an durdu yukarı baktı basamaklar önünde gidiyor uçup uçmayacağından emin değil, bir an geriye baktı işte bundan emin o basamakları yürüyerek inmeyecek. İşte bu böyle bu basamaklar nerde var böyle merdiven? Görmesini bilene. Orayı öyle bir müzeye dönüştürürüm ki orası Japondan geçilmez . İşte sana İstanbul, İşte sana bellek. Biz bunları görmüyoruz ticari rant olarak görüyoruz.

» DOLMABAHÇE SARAYI ŞANSLI

Ya Paris’te Dorsey Garı kapatılır kapatılmaz müze yapıldı. Biz tarihi yerlerimizi otel, kongre merkezi yapıyoruz. Atatürk Dolmabahçe Sarayı’nda ölmeseydi biz orayı müze değil otel yapardık. Yalan mı ? n Çırağan Sarayı gibi mi ? Bravo, Çırağan ne oldu? Çırağan Sarayı Otel mi olmalıydı yoksa İstanbul’u anlatan Boğaziçi Müzesi

mi olmalıydı ? Dünyada iki boğaz var ikisi de bizde gerçek anlamda Çanakkale ile İstanbul neden müze yapmayalım

İstanbul’dan yola çıkan o vapurun kazanındaki ateş tutuşturdu bu ateşi. Ekmek yediğiniz tekneye pislemeyin.

Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nı Ankara Garı’ndaki direkiyon binasından yönetti . Ordunun başına geçmek için ordan ayrılıyor, merdivenlerden iniyor bir anda duruyor. “Bir dakika diyor bir şey unuttum” yukarı çıkıyor evrak imzalamaya “Gidipte dönmemek var” diyor. Evrağı imzalıyor ve çekmecesine koyuyor. Ne imzaladı biliyor musun ? Daha hiçbirşey belli değil ülkenin bağımsızlığına kavuşup kavuşmayacağı. Ama o evrakta Ankara’ya bir Etnografya Müzesi yapılması kararı var. O büyük medeniyet Anadolu’yu ateşledi. Herkes aile albümünü geri çevirsin baksın. Anasının babasının tahsili neydi. İşte 16 Mayıs 1919’da

Düşünce özgürlüğünden yanayız. Herkes benim gibi düşünecek değil. Bizi biz yapan aydınlanma anlamında genlerimize hakaret etmeyeceğiz. Türkiyedeki bu Cumhuriyeti kuranların genlerine hakeret ediyorsak biz Frenkenştayn yaratırız, canavar yaratırız. İnsan, eğer doğasını bozarsa canavar yaratır. Eğer biz Anadolu’yu vaad eden DNA’ları bozarsak işte canavar haberleri izleriz sonunda. Bir bomba patlıyor rakamı bile belli değil. İşte canavar. Genç bir çocuk bir takımın formasını giyen bir çocuk “şisst” dedi diye öldürülüyorsa işte sana canavar. Genlerimizi inkar etmeyeceğiz.

» ATATÜRK NEYİ İMZALADI ?

» “CANAVAR YARATIRIZ “

“ÖZGÜRLÜK HEYKELİ BİZİM”

n Amerikadaki Türklere mesajınız var mı? ABD özgürlük anıtı bizim. Bunu ben araştırıp buldum Fransa’nın Kolmar kentinde Önce Albullaziz düşündü sonra Abdülmecit devam ettirdi. Heykeltraş Bartholdi’ye siparis ettiler. İskender limanına konulacaktı Özgürlük Anıtı. Ben Bartholdi’nin arşivine girdim maketlerini gördüm. Bu heykelin sırtı doğuya, yüzü batıya bakıyor. Anlamı da şu “Hey batı unutma ki sadece güneş değil uygarlığın ateşi de doğudan yükselir. “İki taksit parasını biz ödedik. Biz alacaklıyız. New York’taki Türkler birleşin ABD’den bunun parasını alın. Vermezlerse borçtan düşsünler ama 150 yıllık faizini hesap edin alırken.


10

Kültür Sanat

27 Mayıs 2013 Pazartesi

AFTER EARTH

VİZYON

n Büyük beğeniyle karşılanan “Altıncı His” filmi sayesinde her sinemaseverin hafızasında yeretmeyi başaran yönetmen Night Sylamalan bu kez dev bütçeli bir yapımla yaz sezonuna iddialı giriyor. “After Earth” uzak bir gelecekte, kurgusal bir dünyada geçiyor. Dünya yaşanacak bir gezegen olmaktan çıkmış ve insanlar artık başka gezegenlerde varlıklarını sürdürmeye başlamıştır. Dünyaya yapılan yolculuk sırasında uzay gemileri arızalanan küçük Kitai ile babası Jack’i bazı yaratıklarla dolu gerilimli saatler beklemektedir. Filmin başrollerinde gerçek hayat ile sinema birbirine karışıyor, çünkü Will Smith ile oğlu Jaden Smith oynuyor. Vizyon Tarihi: 31 Mayıs

New York’lu yönetmen Hakkı Subentekin Avrasya Film Festivali’ni anlattı

TÜRKLERİN

GAZETESİ

MAN OF STEEL

Dünya: Yeni Bir Başlangıç

HALDUN ARMAĞAN

n (NEW YORK-POSTA212) Brooklyn St. Francis Koleji’nin sponsorluğunda New Yorkta 20-24 Mayıs tarihleri arasında İkinci Avrasya Film Festivali düzenlendi. Türkiye’den “Zerre”, “Elveda Katya” ve “Yün Bebek” filmlerinin sinemaseverlerle buluştuğu Festival’in kurucusu Hakkı Subentekin, Posta212 muhabirine konuştu. Festival’in ilkini 2010 yılında organize eden Hakkı Subentekin, İkinci Avrasya Film Festivali kapsamında gösterilen filmlerin ABD’de ilk defa gösterime giriyor olmasına özellikle dikkat ettiğini belirtti. Festivalde Kazakistan, Özbekistan, Tacikistan, Kırgızistan, Bulgaristan, Rusya ve Polonya’dan 25 filmin gösterileceğini söyleyen Subentekin, “ Göstermiş olduğumuz filmler daha önce bir çok fesivalde ödüller aldı” diye kaydetti. Festivale ev sahipliği ve aynı zamanda sponsorluğunu üstlenen St. Francis Koleji’nin katkısı sayesinde halka açık bedava bir gösterim yapabiliyoruz” diye ekledi. 12 senedir New York’ta yaşayan Hakkı Subentekin St. Francis College’in Sinema Bölümü’nden mezun oldu. Türkiye’de ve New York’ta bir çok projede yer almasının yanı sıra, 2007 yılında “Rising Sun” filmiyle Connecticut’taki Kent Film Festival’inde En İyi Film Ödülü’ne, 2009 yılındaki 7. Queens Uluslararası Film Festivali’nde ise “Alicia” filmiyle En iyi Kısa Film Ödülü’ne layık görüldü. Tarzını tanımlarken “Olağan işlerden hoşlanmıyorum” diye ifade eden yönetmen, New York’un çok kültürlü yapısının çalışmalarına büyük ölçüde katkı sağladığını düşünüyor. Türk ve Amerikan basınının büyük ölçüde ilgi gösterdiği İkinci Avrasya Film Festivali’nin kurucusu Hakkı Subentekin, aynı zamanda 2014 yılında gösterime girecek olan Türk- Amerikan ortak yapımı bir filmin senaryosunu yazıyor.

A M E R İ K A’ D A K İ

n Yeni Süperman “Çelik Adam”: Bir diziye dönüşen Süperman serisinin en son filmi 2006 yılında “Süperman Dönüyor” adıyla Bryan Singer tarafından yönetilmiş ve teknolojik destekli görsel efektleriyle eskisi kadar ilgi toplamıştı. Şimdi “Man of Steel” filmi ile Süperman kavramına yeni bir bakış ve içerik kazandırılıyor. Bu nedenle “Süperman” yerine ilk kez “Çelik Adam” kavramı tercih ediliyor. Popüler kültürün en meşhur çizgi roman kahramanlarının başında gelen Süperman karakterini öykünün en başına döndürerek işleyen ve hikayesiyle farklı bir bakış açısı sunan filmin yönetmeni Zack Snyder. İngiliz oyuncu Henry Cavill, Clark Kent/Süperman rolünde; hikayenin kötü adamı olan General Zod karakteri ise Michael Shannon tarafından canlandırılıyor. Ancak kadrodaki diğer isimler de diğerleri kadar çarpıcı: Russell Crowe, Kevin Costner, Amy Adams ve Diane Lane. Vizyon Tarihi: 14 Haziran

WORLD WAR-Z

n Dünya Savaşı-Z: İnsanlar ile zombiler arasında geçen bir dünya savaşını izlemeye hazır mısınız? “Dünya Savaşı-Zombi” popüler bir roman uyarlaması olmanın yanı sıra gişede yılın en iddialı filmlerinden biri. Brad Pitt eşi ve iki kızıyla mutlu bir hayatı olan aile babası Gerry Lane rolünde. Ancak zombilerin başlattığı savaşta Gerry birdenbire hem ailesini hem dünyayı kurtarma görevini üstleniveriyor! Vizyon Tarihi: 21 Haziran

NEW YORK’TAN DÖNDÜ SOSYAL PROJE İÇİN KOLLARI SIVADI

Genç Eczacıbaşıdan el sanatları girişimi Eczacıbaşı ailesinin dördüncü nesli Emre Eczacıbaşı’nın ortağı olduğu Bootstrap Project, el sanatlarıyla uğraşanlara destek olurken, bu otantik ürünlerin meraklılarına ulaşmasını da sağlıyor

Doors’un klavyecisi Manzarek öldü n (NEW YORK-ANKA) Efsanevi Doors grubunun klavyecisi Ray Manzarek, 74 yaşında yaşamını yitirdi. 1965 yılında Los Angeles’ta kurulan Doors grubu 1971 yılında solist Jim Morrison’un ölümüyle dağılmış olsada, Manzarek dönemin simgelerinden birine dönüşmüştü. Oliver Stone’un 1991 yılında çektiği The doors filminde oyuncu Kyle McLachlan’ın canlandırdığı Manzarek, safra kesesi kanseriyle savaşıyordu.

HABER OLMAK İÇİN...

haber@posta212.com

(İSTANBUL-POSTA212) www.thebootstrapproject.com adresinde Gaziantepli kadınların kutnu kumaşından ürettikleri eşarplar, Van’da dokunmuş kilimler, Taciklerin ikat kumaşından yastıklar, suzani tekstilleri, Zambiya’da üretilmiş para çantaları satıyorlar. Satın aldığınız el yapımı ürünü üreten kişiyi tanıyor, böylece seri üretimin aksine el emeğinin insanları bir araya getiren yönünü hatırlıyorsunuz. Bootstrap Project’in amacı da tam olarak bu: Kaybolan el sanatlarını canlandırmak ve zanaatkarların sevdikleri işi yaparak geçimlerini sağlamalarına yardımcı olmak.

» SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA

Bootstrap Project, Eczacıbaşı Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı’nın oğlu Emre Eczacıbaşı’nın projesi. Yakın zamanda New York’tan Türkiye’ye dönüş yapan ve holdingde çalışmaya hazırlanan dördüncü kuşak Eczacıbaşı, Amerika’da yaşadığı dönemde başlattığı bu sosyal girişimcilik projesine devam ediyor. Bootstrap Project’in temelinde, sürdürülebilir kalkınma hedefine hibe politikaları yerine, yerel girişimlere fırsat veren ticari politikalarla ulaşılabileceği fikri yatıyor. Emre Eczacıbaşı, sürdürülebilir kalkınmanın anahtarının yerel halkın ihtiyaçları ve yetkinliklerini yakından tanıyan yerel girişimciler olduğuna inandığını söylüyor. “Üniversite eğitimim sırasında bu

odaklanıyoruz ve el işi ürünlere öncelik veriyoruz,” diye anlatıyor Emre Eczacıbaşı, zanaatkârlara ulaşma sürecini. “Amacımız sitemizin kullanıcılarını sattığımız ürünün yapılma süreci ve parçası olduğu kültürel zenginlik konusunda bilinçlendirmek ve kaybolma riski ile karşı karşıya olan zanaatlara karşı bir duyarlılık yaratmak.”

» YÜRÜTTÜKLERİ İKİ PROJE VAR

ESİN EŞKİNAT İSTANBUL

tezi destekleyen ekonomik araştırma projelerinde yer aldım,” diyen Eczacıbaşı, projedeki ortağı Maxine Kaye ile 2011’de New York’ta tanışmış.

» SEVEREK YAPTIKLARI İŞ

“Maxine, Birleşmiş Milletler’deki kariyeri süresince, yerel girişimcilerin sermaye yaratmasını destekleyen kalkınma politikalarının hibe politikalarına nazaran çok daha etkili olduğuna tanık olmuş. Gelişmekte olan ülkelerde yaşayan ve kaybolmaya yüz tutmuş sanatlarla uğraşan zanaatkarların ürünlerinin satıldığı bir online platform yaratma fikrini konuştuk. İkimiz de bu tür ürünlere Amerika’dan ciddi bir talep olabileceğine inanıyorduk. Bu satışlardan elde edilen karı tekrar zanaatkârları destekleyecek mikrofinans projelerine aktararak bölge halkının yetkin olduğu

ve onların değerlerini yansıtan, severek yaptıkları bir işten geçimlerini sağlamalarına öncülük etmek istedik.”

» KUTNU KUMAŞINDAN EŞARP

Bootstrap Project kapsamında, sitelerinde zanaatkârları tanıtarak ürünlerini satıyorlar. Ardından satıştan gelen gelirin bir kısmı aracı kurum yoluyla yöre halkının zanaat eğitimi almasını sağlayan programlara harcanıyor. Böylece, yeni ustalar yetiştirerek o zanaatın yaşaması sağlanıyor. ”Sürdürülebilir kalkınma ihtiyacının en yüksek olduğu, küreselleşmeden en negatif şekilde etkilenen bölgelerde kaybolma riski yüksek, ama aynı zamanda toplumun değer ve geleneklerini en iyi yansıttığına inandığımız zanaatlara

Şu anda Türkiye’den yürüttükleri iki proje var. Güneydoğu Anadolu projesi kapsamında Antep’te kutnu kumaşından yapılan eşarpları sitelerinden satıyorlar Bu satışların gelirleriyle Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ve GAP’ın kadınları kalkındırma projesi kapsamında Güneydoğu Anadolu’daki Çok Amaçlı Toplum Merkezi kadınlara iş ve zanaat eğitimi veriliyor. Van’da ise Hisar Anadolu Destek Derneği (HADD) ile birlikte, kilim uzmanı Enver Özkahraman’ın atölyelerinde eğitim alan kadınların kilimlerini satarak Van’da daha fazla kadının zanaat eğitimi almasına ve geçimini bu yolla sağlamasına katkıda bulunuyorlar. Sırada Antep

işi, şalşapik ve ehram kumaşlarıyla yapılmış ürünler var. “ Gittiğimiz bölgelerde geleneksel sanatlara çok büyük bir heyecanla sahip çıkıldığını gördük,” diye anlatıyor Eczacıbaşı. “Bu yolla geçim sağlama fikri birçok insan için sevdiği işi yaparak, yüzyıllardır süregelen bir aile geleneğini sürdürebilme anlamına geliyor. Ancak ilk aşamada emekleri karşılayacak, özellikle yurtdışından gelen bir talebin varlığı sorgulanıyor ve böyle bir projenin gerçekçi olmadığına dair bir kanı oluşabiliyor. Ciddi bir talep olduğu görüldüğünde ise bu kanının yerini zanaatını ilerleterek yeni nesillere aktarma arzusu alıyor.”

» MARKA DEĞERİ YARATMAK

Emre Eczacıbaşı, yüksek kalitede ürünler üreten zanaatkârlarla çalışmayı sürdürerek bir marka değeri yaratmak istiyor. Ayrıca proje yürüttükleri bölgelerde yöre halkının kalkınma göstergelerine etkilerini ölçen akademik bir çalışma yapmak için Columbia Üniversitesi’nin Ekonomi Departmanıyla görüştüklerini anlatıyor. “Hedefimiz sitemizdeki ürünlerin satışının artması ve bu yolla markamızın tanınması. Ürünler satıldıkça daha kapsamlı projelerle geleneksel değerlerin korunması ve yoksul bölgelerin sürdürülebilir bir şekilde kalkınmasına daha anlamlı katkılarda bulunabiliriz.” www.thebootstrapproject.com


Yaşam Yazı Dizisi

27 Mayıs 2013 Pazartesi

11

Paterson BARBAROS SAYILGAN

New Jersey’deki küçük İstanbul

YAZI DİZİSİ 2

New Jersey’de Türklerin en yoğun yaşadığı bölgelerden olan Paterson sokaklarında Türk varlığı hala hissedilse de, 90’larda artan Türk nüfus ve açılan işyerleri, ekonomik krizle birlikte düşüşe geçmiş Endüstri devriminin lokomotiflerinden olan New Jersey’nin Paterson kenti, Türkler arasında ABD’deki en büyük Türk topluluğuna ev sahipliği yapmasıyla tanınıyor. “New Jersey’deki küçük İstanbul”, gerçekten de bir Türk’ün kendisini fazla yabancı hissetmeyeceği bir yer. Türklerle konuştuğunuzda hikayelerinde ortaklıklar göze çarpıyor. Birçoğu Amerika’ya yerleşmeyi birkaç kez denemiş, sonra Türkiye’ye dönmüş, döndüklerinde ise Türkiye’de 90’larda ve 2001’de üst üste yaşanan krizler nedeniyle yeniden dümeni Amerika’ya kırmışlar. Amerika’daki ekonomik krizlerden sonra ise Paterson’da yaşayan Türklerin sayısı önemli ölçüde azalmış. Birçok Türk, Türkiye’ye geri dönmüş.

» KİRALAR UCUZ

Paterson’un tercih edilme nedenleri arasında en önemlisi kira ve yiyecek fiyatlarının uygun olması. Çevre şehirlerde tutacağınız evi buraya neredeyse yarı fiyatına tutmak mümkün. Paterson’ın Türkiyeli görüntüsünün de bu krizlerle birlikte 90’ların ikinci yarısında ortaya çıktığı seziliyor. 48 yaşındaki Mustafa Bey aslen Rizeli. Kendisi Huzur Restaurant’ın sahibi. Paterson’a 93 yılının sonunda yük gemisinde çalışırken kaçak olarak gelmiş. “Ben buraya geldiğimde Türklerin ve Karaçaylıların az işyeri vardı. Türk lokantası yoktu. Burada kahveler vardı. İlk geldiğimde iki Türk polisle karşılaşıp şaşırmıştım, onlar da Karaçaylıydı. Şimdi çok polis var,” diyor. “İlk iki yıl hiç uyum sağlayamasam da Türkiye’de durum çok kötüydü. Çiller dönemiydi. Küçük kardeşime de söyledim, o da buraya geldi.” Kardeşi 6 sene önce geri dönmüş, ama kendisi kalmış. Geçtiğimiz

yıl Amerikan vatandaşı da olmuş. “Eskiden daha çok para kazanma şansı vardı ve paranın değeri de Türkiye’ye göre çok yüksekti. 94’te İstanbul’da taksi plakası 3040 bin dolardı. Şimdi 600 bin dolar. Abimle haftada 1100 dolar kazanıyorduk, senede 60 bin dolar ediyordu. Ama o yaşlarda bir şey yapamadık. Şimdi bütün paranı biriktirsen de Türkiye’de bir şey yapamazsın,” diyor.

» TÜRKLERİN SAYISI AZALDI

47 yaşındaki Nasuh Bey de 1993 yılında gemiyle Pennsylvania’ya gelmiş. “93’den önce de birçok kez geldim ABD’ye ama o yıla kadar kaçmayı düşünmemiştim. 93 yılında üç arkadaş burada kalmaya karar verdik. 25 yaşındaydım fırtına gibiydim ama şimdi olsa ABD’de kalmazdım,” diye anlatıyor. “Çünkü tek başımayım. Benim geldiğim zamanlarda Türk fazla yoktu. Paterson’da iki tane kahve vardı, iki de restoran. Türklerin çoğunu bayramdan bayrama camide görüyordum,” diyor. “Gemiden atladığımda cebimde hiç param yoktu. Louisiana’dan Newark’a kadar otobüsle geldim. Bize iş verecek kişiler (Türkler) bizi aldılar. Elimde onların telefonu vardı. Onlar da Trabzonlu ve Niğdeli iki Türktü. O zamanlar burada işveren Türkler buraya gelen kaçak Türklerin gözlerinin açılmasını istemiyorlardı. 250 dolar haftalıkla, haftanın altı günü günde 16 saat çalışıyordum. Sonra onların yanından ayrılıp bir kaynak firmasında kaynakçılık yapmaya başladım Amerikalılarla. “İki kez Türkiye’ye dönüş yapmış, ikisinde de finansal açıdan zorlanarak Amerika’ya dönmüş. Şimdi tırla araba taşıdığını, kazancından da memnun olduğunu söylüyor. Paterson’da karşıma bir videocu da çıkıyor. İsmi Türkiyem. İçinde

hala betamax ve VHS kasetler var, ama artık daha çok DVD kiralıyorlar. Sahibi Melahat Şahan, Ordu’dan Paterson’a evlenerek 1996 yılında gitmiş. 1997 yılında bu videocuyu açan eşini 2009 yılında kaybetmiş. “Paterson’daki ilk telefon bayisiydik. Videocu olarak ikinci dükkandık” diyor. “Ben geldiğimde çok daha fazla Türk vardı. Şimdi Türklerin sayısı azaldı. Bir zamanlar burada çok kaçak Türk vardı. Şu anda eskiye nazaran ekonomi bayağı kötü. Bazı Türkler iş bulamadıkları için Türkiye’ye geri dönmek zorunda kaldı. Eskiden raflarım Türkçe CD doluydu” diyor. Paterson’da 50 yıllık dükkanların kepenk kapatmaya başladığını, kendi dükkanının da 3 hafta önce soyulduğunu anlatıyor.

» ÖRGÜTLÜ DEĞİLLER

Buradaki Türk işyerlerinin tek müşterileri Türkler değil elbette, ama krizle birlikte Türk sayısının azalmasından etkileniyorlar. Birçok Türkün hala yasal statüsü yok. Belki biraz da bu nedenle, seçimlerde bir araya gelip, ortak hareket ederek bir güç oluşturamadıklarından şikayetçiler. Anlaşılan, her yerde olduğu gibi buradaki Türklerin de ortak sorunu bir araya gelip, örgütlenememek. Amerika’da karşınıza çıkan her Türk Paterson’u bilir. Ya adını duymuştur ya da yolu mutlaka oradan geçmiştir. Kimisi burayı basamak olarak kullanıp ardından başka yerlerde yaşamaya başlamış. Kimilerinin hiç hoşlanmadığı, kimilerinin tebessümle andığı, kimilerinin ise hala orada yaşam savaşı verdiği Paterson için söylenecek tek şey, ABD’deki krizin ardından buranın eskisi kadar parlak olmadığı. Yine de Paterson’un ABD’de de yaşayan bazı Türklerin hayatına vurduğu damga. -BİTTİ-


12

Spor

27 Mayıs 2013 Pazartesi

A M E R İ K A’ D A K İ

Güreş imkansızı başardı...

» Kurallar hızla değişti

Öncelikle Uluslararası Güreş Federasyonu (FILA) olağanüstü toplanarak yeni başkanını seçti. Geçici görevle başkan olan Nenad Lalovic daha sonrasında oy birliğiyle FILA’nın yeni başkanı oldu. Lalovic’in göreve başlamasıyla da ivedilikle değişiklikler yaşandı.

GAZETESİ

2700 yıllık bir gelenek n Güreş, atletizmle beraber en eski Olimpik spor. M.Ö 708 yılına kadar giden kökleri Atina’da şimdiki Olimpiyatları’nın atası olan Antik Oyunlar’da boy göstermişti. O zamanlarda insan yaşamında makina ve diğer araçlar yer almadığı için, güreş iki insan arasındaki en saf güç gösterisiydi bir anlamda. Modern oyunlarla birlikte iki insana ek olarak minderi katan Güreş, şu ana kadarki 27 Yaz Olimpiyatları’nda yer aldı. Güreş sadece 1900 yılındaki Paris’te oyunlar dışında kalmıştı.

ABD, Rusya ve İran’ı birleştirdi Ata sporumuz güreşe Olimpik müjde... Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin (IOC), geçtiğimiz Şubat ayındaki toplantısında, güreşin 2020 Olimpiyat Oyunları itibariyle 26 ana branş içinde yer almayacağını açıklamıştı. Kararın ardından adeta seferberlik ilan eden güreş dünyası, 3 ayda önemli değişikliklere imza attı.

TÜRKLERİN

Hem Ata sporumuz, hem yüz akımız Güreş Dünyası, Olimpiyat’a tutunmak için kenetlendi. 2020 Yaz Oyunları’yla birlikte 26 ana branş arasından çıkartılan ata sporumuz için ‘Düşman Kardeşler’ bir araya geldi. Güreşin Olimpik kaderi önümüzdeki Eylül ayındaki IOC toplantısında belli olacak

Bunlardan en temel ve önemli olanlarıysa şunlar; güreşçiler artık 2’şer dakikalık 3 devre yerine, 3’er dakikalık 2 devre halinde mücadele edecekler. Puan sistemini de revize eden FILA, puanlamayı izleyici açısından daha anlaşılır bir hale getirdi. FILA ayrica yönetim perspektifinde de çağa ayak uyduracak. Güreşçiler Birliği oluşturulmasını öneren IOC, yönetim kurulunda asbaşkanlık görevinde en az bir kadın yöneticinin de bulunmasını şart koşmuştu.

» İran, ABD’yi ezdi, geçti

FILA, son olarak Dünya’da güreşin en ileride gelen ülkeleri olan İran, ABD ve Rusya’dan güreşçileri New York’ta bir araya getirdi. Poli-

tik platformda birbirlerine tahammülü olmayan bu 3 ülkenin spocuları Olimpiyat ruhuyla “Güreş’i kurtarmak için” birleşti. Birleşmiş Milletler ziyaretinin ardından Amerikalı ve İranlı güreşçiler ‘Grand Central Terminal’da gösteri maçları yaptılar. Müsabakaları İran Takımı 6-1 kazanırken New York sokaklarında gün boyu İran Bayraklar’ı dalgalandı.

» IOC’den umut ışığı

Bu hamlelerin ardından IOC Başkanı Jacques Rogge, 29-31 Mayıs tarihlerinde yapılacak IOC toplantısı öncesinde atılan adımları değerlendirdi; güreşseverlere umut verdi: “FILA’nın kural değişiklikleri ve attığı adımlar oldukça olumlu. Biz bu kararı alırken

güreşle ilgili endişelerimizi dile getirmiştik ve yapılanlar bu konuda ne kadar haklı olduğumuzu ortaya koydu. Ancak karar yetkisi hala komitede. Herhangi bir garanti veremem ancak güreşle alakalı düşünceler olumlu yönde ilerliyor.”

» Karar Eylül’de verilecek

İstanbul’un da aday olduğu 2020 Yaz Olimpiyatları’nın nerede yapılacağı ve 26 ana branş konusundaki karar 7-10 Eylül 2013 tarihlerinde Buenos Aires’te (Arjantin) yapılacak toplantıda verilecek. Güreş oyunlarda yer almak için beyzbol-softbol, karate, paten sporları, dağcılık, squash, wakeboard ve wushu gibi sporlarla mücadele edecek.

n Güreş ata sporumuzdur. Ata sporumuzdur da nedeni pek bilinmez... Aslında kitaplara geçmiş kesin bir gerekçesi de yoktur. Ama yaygın kanı göçebe toplumun bir mirası olduğu. Hep hareket halinde olan insanların kendini sürekli zinde ve kuvvetli bulundurma durumu olarak değerlendirilebilir. Ne de olsa canımız sıkıldığında bile birbirimize el-ense çeken insanlar değil miyiz! Öte yandan Yağlı Güreş tam anlamıyla literatürde bir Türk klasiğidir.

» Olimpiyatlar’da 28 altın

Güreşle her ne kadar ‘ata sporumuz’ olduğu için övünsek de modern zamanlarda da hiçbir sporda ulaşamadığımız başarıları yakaladık minderde. Yaz Olimpiyatları’nda şu ana kadar kazandığımız 37 altın madalyanın 28’ini güreşçilerimizden. FILA yönetiminde de söz sahibi olan Türkiye’nin iki kurul üyesi bulunuyor. Aşbaşkan Ahmet Ayık ve FILA Yönetim Kurulu’nun iki kadın üyesinden biri olan Rodika Yakşi, IOC’nin istediği son modernleşme çalışmalarında önemli katkılarda bulunan isimlerin başında geliyorlar.

ROLAND GARROS BAŞLIYOR n Her Grand Slam’de olduğu gibi Fransa Açık’I da kazanmak zordur ama Roland Garros bazı efsanevi yıldızların kariyerleri boyunca kabusu oldu. Kariyerlerinde toplam 32 Grand Slam şampiyonluğu yaşayan Pete Sampras (14), Jimmy Connors (8), Boris Becker (6), Stefan Edberg (4) gibi efsanelerin kariyerlerinde tek bir Fransa Açık şampiyonluğu yok. n Roland Garros 2013 öncesinde Pete Sampras’a; kariyerinde hiç kazanamadığı Fransa Açık soruldu: “Hayatımda pişmanlığın yeri çok yoktur ancak geriye dönüp baktığımda Fransa Açık’ı kazanamamak üzüntü veriyor. Daha iyisini yapabilirdim sanki, daha büyük bir raket kullanabilirdim, daha çok çalışabilirdim. Çok çalıştım ama Roland Garros’un bazı anlarını tekrardan yaşamak ve hatalarımı giderip kazanmak isterdim. n Bir başka unutulmaz isim Boris Becker ise Fransa Açık’la ilgili hissettiklerini şöyle dile getirdi: “Toprak zeminin kendine has karakteristiği var. Ben atak bir oyuncuydum ve toprak zeminin de bunu ödüllendirdiğini pek söyleyemem. Ama kazanmak için elimden geleni yaptım fakat yeteri kadar iyi değildim. 3 kez yarı final oynadım bir tanesini bile kazanamadım. Buna şanssızlık demek doğru olmaz.”

Teniste sezonun 2. Grand Slam’i bugün başlıyor. Fransa Açık’ta 7 şampiyonluğu bulunan Rafael Nadal bu sefer de kazanırsa ‘4 büyük turnuva’dan birini 8 kez kazanan ilk raket olup tarihe geçecek Kuzey Yarım Küre’de yaşıyor ve spor izlemeyi seviyorsanız dahası bir de tenis düşkünüyseniz Roland Garros’un müjdelediği yaz mevsiminin havasına girmek üzeresiniz demektir... Tenis sezonunun 2. Grand Slam’ı olan Fransa Açık, ana tablo müsabakalarının başlayacağı bugün itibariyle start alacak ve 2 hafta sürecek. Ve bu iki hafta süresince gözler en çok İspanyol tenisçi Rafael Nadal’ın üzerinde olacak. Futbol için hep efsanevi İngiliz golcü Gary Lineker’in “22 kişinin oynadığı ve sonuçta Almanlar’ın kazandığı bir oyundur” sözü referans gösterilir. Almanlar’ın yeniden futbolda zirveye yaklaştığı kesin ama Lineker’in sözlerini “Roland Garros, 64 tenisçinin ana tabloda mücadeleye başladığı ve sonunda Rafael Nadal’ın kazandığı bir oyundur” şeklinde değiştirirsek deyişin tam karşılığını bulduğundan emin olabiliriz. Rafael Nadal 2005’ten bu yana 8 turnuvanın 7’sinde şampiyonluğa ulaştı. Roland Garros kariyerinde tam 53 maça çıkan İspanyol raket yalnız 1 kez yenildi. Ve bu süreçte sadece ama sadece 7 set kaybetti. 2013 Roland Garros’un önemiyse; eğer Rafael Nadal bu sene de şampiyonluğa ulaşırsa tenis tarihinde bir Grand Slam Turnuvası’nı toplamda 8 kez kazanmayı başaran ilk tenisçi olacak. Nadal, bu unvanı şu anda Wimbledon’ı 7’şer kez kazanan Roger Federer ve Pete Sampras ile birlikte paylaşıyor.

DÜNYANIN SPOR TAKVİMİ GÜN 26-9 Haziran 27-2 Haziran 27-2 Haziran 27-2 Haziran 27-2 Haziran 27-2 Haziran 29-31 MayIs 31-2 Haziran 31-21 Temmuz 2 Haziran

BRANS Tenis Basketbol Hokey Beyzbol Futbol Basketbol Dalış Motorspor Voleybol Motorspor

YARIŞMA Roland Garros NBA Konferans Finalleri NHL Stanley Kupası MLB Normal Sezon MLS Normal Sezon WNBA Normal Sezon FINA Dalış Dünya Serisi WRC Akropolis Rallisi Erkekler World League NASCAR FedEx 400 Serisi

TV YAYINI (ABD Doğu Saati) ESPN, NBC (ABD), NTVSpor TNT, ESPN, ABC (ABD), CNNTurk, SmartSpor NBC, TSN FOX, TBS, ESPN ESPN, NBCSports ESPN2, NBATV FINA.com FoxSports FIVB.com FOXSports

Fransa Açık klasik bir toprak kort karakteristiği gereği savunma oyununu benimseyen tenisçilere daha fazla getiri sağlıyor. Servis oyununa veya ‘servis-vole’ oyununa sırtını dayamış ya da atak oynamayı seven birçok tenisçi Roland Garros’un toprak kortunda büyük başarılar yakalayamadılar. Toprak kortun savunma oyunu dışında sabırlı ve dengeli oyunu da ödüllendirdiği söylenebilir. Kariyerinde ilk kez kazandığı 2005 yılından sonra Fransa Açık’ta ilk kez ilk iki sıra dışında başlayacak Nadal’ın tarihe geçme mücadelesınde önündeki en büyük engel Dünya’nın 1 numarası Novak Djokoviç. Djokoviç’in de amacı yukarıda ismi geçen efsanelerin arasında bulunduğu listeden çıkmak. Avustralya Açık’ı 4, Wimbledon ve US Open’ı da 1’er kez kazanan Djokoviç geçtiğimiz sene finalde Nadal’a 3-1 kaybetmişti. Kadınlarda ise mücadele erkeklere oran-

lar oldukça açık. Williams Kardeşler’in üst üste yaşadıkları sakatlıklar Henin, Hingis ve Clijters gibi yıldızların sakatlanması, Maria Sharapova’nın da bir türlü form tutamaması nedeniyle kadınlarda Grand Slam şampiyonluk unvanı sık sık el değiştiriyor. 2011’den bu yana geride kalan 11 Grand Slam’i 7 farklı kadın tenisçi kazandı. Bu süreçte 1’den fazla turnuva kazanan iki isim Belarus’lu Victoria Azeranka ile ABD’li Serena Williams oldu. Serena Williams, turnuvaya her ne kadar 1 numaralı seribaşı olarak girecekse de güce dayalı oyun karakterinin Roland Garros’ta pek ödüllendirilmediğinden söz etmiştik. Geçtiğimiz yılın şampiyonu Sharapova ise oyun ve turnuva içerisinde mental kırılmalar yaşamazsa unvanını korumak için güçlü bir aday. Ancak son yıllardaki gibi bir sürpriz olması ihtimal dışında değil. Erkeklerde ise şampiyonluğun ‘4 Silahşor’ dışına çıkması zor gibi gözüküyor.

Kim kaç kez kazandı tablosu Tenisçi Rafael Nadal Bjorn Borg Mats Wilander Ivan Lendl Gustavo Kuerten

Ülke Şampiyonluk İspanya 7 İsveç 6 İsveç 3 Çek Cum. 3 Brezilya 3

Tenisçi Chris Evert Steffi Graf Justine Henin Margaret Court Aranxta Sanchez

Ülke Şampiyonluk ABD 7 Almanya 6 Belçika 4 Avustralya 3 İspanya 3

UEFA’dan ırkçılığa 10 maç ceza

Golfte Perez-Woods Rekabetinde tatsız olay

n UEFA Avrupa Futbolu’nda son yıllarda yeniden hortlayan ırkçılığa karşı topyekun savaş açtı. Her fırsatta ırkçılık konusundaki hassasiyetini dile getiren Avrupa Futbol Federasyonu, son yaptığı toplantının ardından radikal kararlar aldı. Bundan böyle saha içinde yaşanacak herhangi bir ırkçı söylemde futbolculara, antrenörlere hatta hakemlere 10 maç ceza verileceği bildirildi. UEFA, ayrıca tribünlerden yapılacak ırkçı tezahüratlara karşı ceza paketini de açıkladı. Buna göre ilk suçta stadın belli bölgelerine seyirci alınmayacak tekrarında ise saha kapatma cezası gelecek.

n Golfte sezonun formda iki ismi Sergio Perez ile Tiger Woods arasında sular durulmuyor. 2 hafta önceki ‘Players Championship’te Woods’un yaptığı kural hatası nedeniyle karşı karşıya gelen ikiliden İspanyol Perez’in, İngiliz gazeteci Ewan Murray’in “Tiger Woods’la yemek yer misiniz” sorusuna verdiği “Onu her akşam görüyorum her akşam kızarmış tavuk servis ediyor” cevabı ipleri kopma noktasına getirdi. “Köle” benzetmesi nedeniyle röportajın ardından Woods’dan hemen özür dileyen Perez, sakanın dozunu kaçırdığını kabul etti. Tiger Woods ise konuyla alakalı sitemini “Kırıcı ve uygunsuz bir ifade” diye tweet atarak ifade etti.

Roland Garros kim?

n Roland Garros ne bir eski tenisçi ne eski tenis federasyonu başkanı ne de tenis kompleksinin önüne hayrat yaptırmış bir yardımsever. Roland Garros; savaş kahramanı bir pilot. Amatör bir uçuş sevdalısı olan Roland Garros henüz daha 23 yasındayken Akdeniz’İ non-stop geçen ilk pilot unvanını alıyor. Daha sonar orduda görev alan Garros, uçuş tarihinde uçaktan yere silahla mermi gönderen de ilk isim. Ancak seferlerin bir tanesinde uçağı vuruluyor ve Garros düşman hatlarına zorunlu iniş yapıyor. Esir kampına gönderilen genç asker, 4. denemesinde kaçmayı başarıp pilotluğa geri dönüyor. Düşman menzillerine saldırılar düzenleyen Garros savaşın sonlanmasına 1 ay kala vurularak hayatını kaybediyor. Peki tenisle ne alakası var diyeceksiniz? Şu anda Roland Garros Stadı’nın inşaa edildiği nokta asker Garros’un küçüklüğünde dini eğitim alırken tenis oynadığı yer.

Yankees ile Manchester City ortak oldu: New York City FC n Premier Lig’in köklü takımlarından Manchester City, ABD’ye açıldı. Arap sermayesinin dahil olmasıyla geçtiğimiz sezon Premier Lig’de 44 yıl aradan sonra şampiyonluğa uzanan City, New York’ta yeni bir takımın ortağı oldu. New York City FC adıyla 2015 yılından itibaren MLS’te boy göstermeye başlayacak kulübün diğer ortağıysa beyzbolun devi New York Yankees. Yankees ile birlike toplam 100 milyon $’lık yatırım yapan Manchester City, yeni takımın lansmanı nedeniyle tam takım olarak geçtiğimiz hafta ABD’deydi. Chelsea ile St. Louis’de özel bir maç yapan City’li. oyuncular NFL takımlarından New York Giants ile de Amerikan Futbolu idmanına çıktılar.


13 FUTBOL NASIL SOCCER OLDU Spor

Adnan Onaran Amerikalı ‘soccer’dan ne anlar?

İ

ngiliz tarihçi Eric Hobsbawm, “20’nci yüzyıl her açıdan tam bir Amerikan yüzyılıydı. Futbol hariç” diyor. Hollywood’a rağmen ne beyzbol, ne basketbol ne de Amerikan futbolu, futbol kadar küreselleşebildi. Amerika, futbolu hep ‘yabancı bir kültür’ olarak görüp direndi. ABD’de futbol son yıllara kadar kitlesel bir spor olamadı. Maçları seyreden seyirci sayısı baz alındığında, bütün dünyada ilk sırada yer alan futbol, ABD’de ilk 5’e bile giremiyor. Beyzbol, Amerikan futbolu, basketbol ve buz hokeyinin ilk dörtte yer aldığı popüler sporlar listesinde futbol, ‘tazı yarışı’ndan hemen önce 9. sırada yer alıyor. Ancak Amerikan medyası ve entelektüelleri de her 4 yılda bir, dünyanın en büyük spor organizasyonu olan dünya futbol kupasının, kürede estirdiği fırtınayı gördükçe, Amerikalının futbola neden mesafeli olduğunu tartışıyor. Bu tartışmalarda gerekçe olarak birçok farklı teori dile getirliyor. Futbolda, istatistiki olarak, beraberlikle biten futbol maçı sayısı, taraflardan birinin kazandığı maç sayısından çok fazla. İşte bazı Amerikalılara göre, ‘kazanma’ saiki üzerine kurulu Amerikan kültürel altyapısında, çoğunlukla beraberlikle sonuçlanma ihtimali bulunan bir oyun ilgi görmüyor. “Amerikalı skoru seviyor, durmadan skor görmek istiyor seyrettiği oyunda” iddiasında bu görüştekiler. Biz dünyalıların, 90 dakika boyunca tek bir gol olmasa da maçı heyecanla seyredebilmemize şaşırıyorlar. Bazılarına göre ise asıl neden, futbolda ellerin kullanılmaması. Futbol diğer bütün takım sporlarından farklı olarak, ‘göz–el’ koordinasyonuna değil, ‘göz–ayak’ koordinasyonuna bağlı tek spor. Çalışmayı, ellerini kullanmayı çok önemseyen 19’ncu yüzyıl püritan kültürü, ellerini kullanmamayı hem spor felsefesine, hem de doğal olana aykırı görüyormuş. Ortalama Amerikalının futbolla ilişkisinin “harbi futbolsevere” tuhaf gelecek yönleri bununla bitse iyi. Ülkenin büyük bölümünde sosyal olarak bakıldığında, futbolu bir kadın sporu sanabilirsiniz. Bayan futbol ligi, kadın spor liglerinin en popüler olanı. Ve ABD genelinde lisanslı kadın futbolcu sayısı, erkek futbolcudan fazla. Dahası, futbol, ABD’de milyonlarca insanın dikkatini hayatlarında ilk kez 1999 yılında, ABD bayan milli futbol takımının dünya kupasını kazandığı final maçıyla çekti. ABD bayan milli takımının efsanevi futbolcusu Brandi Chastain, penaltılara kalan finalde kupayı getirecek son penaltıyı kullanıp gole çevirdiğinde sevinçten mi şaşkınlıktan mı bilinmez formasını çıkardı. Bu görüntünün, o hafta, Time’dan Newsweek’e kadar bütün önde gelen dergilerin kapağına yerleştiğini söylememe gerek var mı bilmiyorum. 1990’lı yılların en ünlü fotoğraflarından biri olarak kabul ediliyor. Doğal olarak herkes Chastain’in göğüslerini ve futbolu konuştu uzun süre.

» Lüks banliyöde futbol sevgisi gelişir mi?

Dünyanın tersine ABD’de futbol, göçmenleri bir yana bırakırsak entelektüel sporu. ABD’nin iç kesimlerinde futbol oynamak, “dünyayla bağı olduğu” , “dünyalı” olduğunu iddia etmek gibi sosyopolitik bir de mesaj içeriyor aslında. Eğitim seviyesi yüksek kesimlerde, üniversite kampüslerinde ilgilisi daha çok. Belki de bu elit ilgi tetikledi bilinmez, 90’lı yılların başında yeni bir trend gelişti. Şehirlerin hemen dışında orta sınıfın yaşadığı ‘suburb’lerde, çocuklu ailelerin futbola ilgisi yükselmeye başladı. Bu banliyöler, birçok ülkenin profesyonel liglerinin bile sahip olmadığı kalitede çim futbol sahaları ile dolu artık. Çocuklarını, arabaya doldurup, bu sahalara futbol oynamaya götüren “suburban” anneleri için kullanılan “soccer mom (futbol annesi)” deyimi günlük literatüre bile girdi. Peki nasıl oluyor da bu kadar güzel sahalarda futbol oynayan çocuklar, biraz büyüyünce, futbola sadık kalamıyor, hemen beyzbola, Amerikan futboluna yöneliyor? Bugüne kadar hem Time, hem Newsweek hem de Ecomist’in yayın yönetmenliğini yapmış tek isim olan gazeteci Michaell Elliot, lüks banliyölerin çimlerinde futbol öğrenilebileceğinden şüpheli olanlardan biri. Elliot, Washington Post gazetesinde yayınlanan, “Banliyöde futbol öğrenemezsin” başlıklı makalesinde şöyle özetliyor: Suburb’lerde futbol öğrenemezsin. Genç yaşına kadar çim sahada oynamamalısın. Futbol şehir sporudur. Glasgow, Liverpool, Sao Paolo ya da Madrit’in daracık sokaklarında arabaların arasında, asfaltta, toprakta koşturan burnu sümüklü çocukların oyunudur. Washington DC’nin steril ‘suburb’lerinde yapamazsın bunu. İster spor yazarı olsun, ister tv yorumcusu, futbolu sevmene yardım edemez. Bunu ancak yaşayarak kendiliğinden öğrenirsin. Futbol dünyanın en demokratik oyunu. Zengin fakir, dileyen herkes oynayabilir. Oynamak için özel sahaya, tesise, potaya, ağa gerek yok. Diğer bütün takım sporlarının aksine ekstra ekipmana da ihtiyaç yok futbol oynamak için. Kask, omuzluk, ağ, sopa, özel ayakkabılar şart değil. Dünyanın çoğu fakir ülkesinde çocuklar top bile olmadan, otlardan, çoraplardan yaptıkları yumaklarla oynuyor. Futbol için, uzun boylu, kısa boylu, adaleli, iri yarı, şişman, zayıf, hızlı olmanız gerekmiyor. Diyeceğim o ki, dünyanın yaşayan en eski demokrasisi olmakla övünen bir ülkenin, dünyanın en demokratik sporuna mesafesinin, ikna edici olmasa da en azından bazı açıklamaları var. Ancak bunların hiçbiri futbola hala ‘soccer’ demenin gerekçesi olamaz. Bu sporun adı Amerika’da da ‘futbol’ olmalı. Dünyanın her yerinde olduğu gibi…

REKLAM VERMEK İÇİN...

reklam@posta212.com

27 Mayıs 2013 Pazartesi

Futbolun ABD’deki hikayesi oldukça acıklıdır aslında. Bilinen, tahmin edilen, atfedilen doğru/yanlış sayısız sebep yüklenir futbolun ABD’de bir türlü tutmamasına. Kimisi ‘Soccer’ diye anılmasını sebep gösterir, kimisiyse kültürel nedenlere bağlar. Futbolun, televizyon yayıncılığına uygunluğu konuşulur, ABD halkının futbolu sevmediği ve tutuculuğuna da dem vurulur (ADNAN ONARAN-POSTA212) ABD’yi sadece büyük şehirlerden oluşan bir bütün olarak düşünmemek de fayda var. ABD’de kararları hala küçük eyaletlerin küçük şehirlerindeki halkın verdiğini unutmamak gerek. Son 4 seçimi araştırırsanız seçimin galibini büyük eyaletlerin değil, kararsız kalan ve oyunu, aldığı hizmet ya da o anki konjonktüre göre son anda belirleyen ya da değiştiren, herkesin ismini daha az duyduğu eyaletler ve şehirlerin belirlediğini görürsünüz. Yani ‘Average Joe’yu kazanan büyük pastadan dilim alır. Konumuza geri dönersek sporda da durum budur. Amerikan Futbolu rakipsizdir, Kolej Futboluyla birlikte ülkenin her noktasında karşılık bulur. Daha sonrasında coğrafyaya göre değişen sıralamada kolej basketbolu ve MLB, ardından da NBA, NHL ve diğerleri gelir. Tabiatiyle tüm köşeler kapıldığı için bizim ‘Futbol’ profesyonel anlamda yer bulmakta zorlanır Amerikan medyası ve halkı nazarında. Anlayacağınız futbol çok çetrefilli ve detayları olan bir vaka ABD’de… POSTA212 okuları için futbolun ABD’deki yaşam mücadelesini ve Soccer’a nasıl dönüştüğünü analiz ettik:

» 24.5 MİLYON FUTBOLCU

Bilinenin aksine futbol aslında ABD’de oldukça popüler bir spor. FIFA’nın 2007 yılında yayınladığı “Big Count” araştırmasında ABD, aktif olarak futbol oynayan kişi sayısında Çin’in ardından (24.5 milyon kişiyle) 2. sırada. Lisanslı oyuncu sayısında rakam gerilese de sonuç aynı, ABD bu kez Almanya’nın ardından (toplam 4.1 milyon;

2.5 milyon erkek, 1.6 milyon kadın) 2. sırada.* Ayrıca Amerikan hanelerinin %30’unda en az bir kişi futbol oynamış ya da hala oynamakta, bu rakam beyzboldan sadece %1 daha az…. Peki çekirdek seviyeyede neredeyse beyzbol kadar popüler olan futbol, neden en üst seviyede bir türlü tutmuyor?

» SORUN PROFESYONELLİĞE GEÇİŞTE

Esas sorun profesyonelliğe geçişte. Bunun içine birbirine bağlı birçok neden sayabiliriz; Alt yaş gruplarından yetişen oyuncuların uzun yıllar boyunca kariyerlerini devam ettirmek için tek şansları ABD dışına (Avrupa ya da Latin Amerika) çıkmaktı. Ancak ABD’lilerin özellikle de gençken ülke sınırları dışına çıkma konusuna şüpheci yaklaşmaları bu ihtimali de ortadan kaldırmıştı. Yıllarca üst seviye mücadele etme şansı bulamayan yetenekli birçok jenerasyonun böyle harcandığını düşünebiliriz. Ancak 1996’da kurulan Major League Soccer (MLS) ile işin rengi değişmeye başladı. Artık kolejden mezun olan yetenekli oyuncuların kendilerini gösterebilecekleri bir ortam oluşuyor.*

» DEĞİL PELE ‘COSMOS’ KURTARAMADI

Bir diğer sebep de medya etkisi; Aslında dediğimiz gibi tüm nedenleri birbirleriyle bağlantılı düşünmek gerek. Spor medyası, kendine yıldızlar ve yıldızların başarı ya da başarısızlığı üzerinden pay çıkartır. Futbolda ABD’nin dünya ça-

pında yıldızlar çıkartamaması halk ve medyanın spora karşı olan ilgisini limitlemişti. Hatta ABD’de Futbolun ayaklanması için sırf bu yüzden yıldız asıları yapılmıştı. Pele, Beckenbauer, Chinaglia, Carlos Alberto gibi zamanın en büyük yıldızları New York Cosmos için bir araya gelmiş ve ‘Soccer’ 1977’de zirve yapmıştı. Ancak kendi yeteneklerini çıkartamayan ABD Futbolu, dünya yıldızlarının ayrılmasının ardından medya ve halk önünde ilgisini kaybetti.

» ‘FOOTBALL’U FUTBOLCULAR BİTİRDİ Yıldız likiditesindeki

azalma, futbolun karanlık günlere ilk yolculuğu değildi. Tarihte Futbolun eline birçok fırsat geçti ABD’de ancak tüm bunlar bu spora emek veren insanlarca ellerinin tersiyle itildi. Futbolun oldukça eski bir tarihi var Amerika’da. 1862’ye dek gittiği, hatta Britanya dışında ilk Futbol Kulübü’nün Boston menşeili Oneida Futbol Kulübü olduğu söylenir.Amerikan Futbolu’yla da aynı köklere sahiptir bildiğimiz futbol. Her ikisi de Rugby’den devşirilmiştir. Sonrasında takımların kuruluşu ve liglerin başlamasıyla popülaritesi artan futbola ilk darbe Federasyon içerisinde yaşanan anlaşmazlıklarla gelir. Anlaşmazlıklar 18991907 arasında liglerin ara verilmesiyle sonuçlanır. Böylelikle kendini zaten Amerikan Futbolu ve Beyzbol ile özdeşleştirmeye başlayan Amerikan halkına bu ‘İngiliz İcadı’ndan uzaklaşması için ilk fırsat tanınmış olur. Ve bu; Futbol adamlarının ne ilk ne de son anlaşmazlığı. 1920’lerde çatışmalar yine hortlar, ligler ayrılır, sporu çekici kılan rekabetler kaybolur ve sonunda azalan ilgi ve 30’larda ekonomik krizle profesyonel liglere bir ara daha verilir. ‘Büyük Depresyon’un ardından gelen II. Dünya Savaşı’yla da sekteye uğrayan profesyonel futbolun bu arası yaklaşık 30 yıl sürer ve bu da ABD’de futbolun tam anlamıyla kaybettiği zamandır.

» SOCCER İLK KEZ 1919’DA İşte o karanlık yılların

“Futbol popülerleşiyor” Futbolu, yani ABD’lilerin ‘Soccer’ını konuşurken konunun en yetkili kurulu ABD Futbol Federasyonu’na söz hakkı doğdu. POSTA 212 ekibi olarak ABD’de Soccer’ın geçmişinden günümüze gelişimini ABD Futbol Federasyonu Basın Sözcüsü ve İletişim Sorumlusu Neil Buethe ile konuştuk n MLS’in son yıllardaki ilerlemesinde müthiş bir yönetim başarısı gündemde. Öncelikle bu çalışmalar POSTA212 ekibi olarak sizleri kutluyoruz. Futbolun yani ‘Soccer’ın son durumunu siz nasıl değerlendiriyorsunuz? ABD Futbolu son yıllarda büyük bir hızla gelişiyor… Statlara bakıldığında MLS %80 doluluk oranı ve seyirci sayısıyla NHL ve NBA’yı geçmiş durumda. n Peki yıllardır Futbolun ABD’de popüler olmasını engelleyen neydi? Ve şu anda bu ilerlemedeki ana etken ne? Geçmişte ilerlemeyi engelleyen nedenlerden çok şu andaki gelişime neler katkı sağlıyor onlardan bahsetmek gerek. Öncelikle sürekliliği olan profesyonel yapıdaki bir ligin varlığı çok önemli. Artık futbol severler her gün televizyonlarda hem ulusal hem de uluslararası birçok maçı takip edebiliyor. Ve gençler yıldızları izledikçe kendilerini nasıl bir geleceğin beklediğini görebiliyorlar. Geçmişte durum farklıydı. Futbol televizyonda yayınlanmıyor-

du… İnternet yoktu, profesyonel bir lig bile yoktu. Futbola gönül veren küçük çocukların medyada kendilerini örnek alabileceği yıldızlar yoktu. Sadece beyzbol, Amerikan Futbolu, basketbol ve hokey yıldızları gündemdeydi. n Futbol bakıldığında 4-12 yaş arasında ABD’deki en popüler iki spordan biri. Peki ne değişiyor da o yaş grubunun ardından üst seviye oyuncu çıkartmakta zorlanıyor? Bu noktada ne gibi bir sorun oluyor? Genç yaş seviyesinde-

ki ilgi çok uzun yıllardır hep yüksek seviyede. Artık geçmişe oranla tek bir fark önceki soruda yanıtladığım gibi artık onların önünde yetişen ve televizyonlarda internette görebilecekleri yıldızlar var. Ve onlar da artık bu isimlerin ilerlediği yolları takip edebilecekler. n ABD’deki Futbol ile alakalı kafalarda iki önemli soru

var? İlki play-off sisteminin uygulandığı tek yer olması. Bunun Futbolun ruhuna aykırı olduğu konuşuluyor? ‘Play-off’ sistemi şu anda ligin isteklerine karşılık veriyor ve bunun değişmesi gibi bir şey gündemde yok. n Birbaşka nokta ise ‘Draft’ sistemi. Draft sisteminin neden önemli olduğunu kısaca özetler misiniz? . ‘Draft’ler takımlara derinlik katma ve yetenekli üniversiteli sporcuları bulma açısından çok önemli. Bu konuda kesinlikle bir değişimi düşünmüyoruz. Ancak üniversiteye gitmek dışında farklı yollar seçen oyuncuların sayısı arttıkça buna göre düzenlemeler yapılabilir. n Maurice Edu; 2007 Draft’lerinin 1 numarası, geçtiğimiz sezonu Türkiye’de tamamladı ve ABD Milli Takımı’nın önemli bir oyuncusu. Ayrıca Jozy Altıdore da önceki yıl Türkiye’de top koşturmuştu. Bu iki oyuncuyla Türkiye’yle ilgili olarak hiç konuştunuz mu? Jozy ve Maurice ile konuştuğumuzda Türkiye’de oynamaktan dolayı duydukları memnuyeti dile getirmişlerdi ancak sezon daha yeni bittiği için de pek detaylı olarak da konuşamadık.

getirisidir ‘Soccer’. ABD’de oynanan oyunun adı uzun yıllar ‘Futbol’du. Ayrıca bilinenin aksine; Soccer, Amerikalılar’ın uydurduğu bir ‘element’ de değil, aksine kelime Futbolu bulan İngilizler’e ait… Ama verilen ara ve o sırada Amerikan Futbolu’nun profesyonelleşmesi ayrıca herkes tarafından kabul görmesi Amerikan Futbolu’nu Futbol’a, Futbol’u da Soccer’a çevirdi… ‘Soccer’ adı ABD’de ilk olarak 1919 yılında geçmeye başladı. Çünkü futbol adamlarının aralarında yaşadıkları anlaşmazlıklar sırasında Amerikan Futbolu çoktan Amerika’nın sporu olmuştu… 1945’e kadar resmi federasyon Soccer ismini kullanmadı. Ancak o yıl federasyonun adı -United States of America Football Association- iken -US Soccer Football Associationolarak değiştirildi. Federasyon 1974’te; Amerikan Futbol Lig’i (NFL)’in Amerikan Futbol Ligi’yle (AFL) birleşmesinin 3 yıl sonrasında tüm anlaşmazlıkları ortadan kaldırmak için adındaki ‘Football’ sözcüğünü atıp şu anki ‘US Soccer Federation’ ismini aldı. Dünya’nın en büyük küresel gücünden ikisi Futbol ve ABD. Ve bu ikili arasındaki çekişme uzun zamandır da sürmekte. Futbolun ABD’ye sızıntısının debisi her geçen gün artıyor. ABD’ninse kendi kurallarını ‘Soccer’a kabul ettirme şansı neredeyse hiç yok. Dünyanın dört bir yanından gelen göçmen nüfusunun artmasıyla, belki de ABD, kendi şartlarını kabul etmeyecek bir ‘süper güç’e boyun eğmek zorunda kalacak. Adı varsın ‘Soccer’ olsun… * Türkiye, bu listede lisanslı oyuncu sayısında 197 binle 36., futbol oynayan kişi sayısında ise 2.7 milyon kişiyle 21.

Erkeklerde Indiana kadınlarda North Carolina n ABD’de futbolcu yetiştirmede de lokomotif görevi tıpkı diğer branşlarda olduğu gibi okullara ait. Lise eğitimlerini tamamlayan futbolcu öğrenciler bu kolejlere girmek için can atıyor. İşte ABD’nin en iyi ‘Soccer’ Üniversiteleri. Erkeklerde son 40 yıldır şampiyonluk yaşayamamış olsa da St. Louis Üniversitesi, ilk 15 turnuvada 10 kez mutlu sona ulaşmıştı. Son yıllarda hakimiyetini artıran Indiana Üniversitesi NCAA Turnuvası’nda şu ana kadar 8 kere şampiyonluk yaşadı. Virginia Üniversitesi de 6 kez kupayı kaldırıken, San Francisco ile UCLA’in 4’er Maryland’ın 3, Connecticut, Michigan State, Clemson ve North Carolina’nın (UNC) ise 2 kupası bulunmakta. ‘Soccer’ programı göze batan diğer okullarsa Louisville ile Akron. Kadınlarda ise rekabetten eser yok. Şu ana kadar düzenlenen 31 turnuvanın 21’ini UNC kazandı. Hatta 1 kereden fazla şampiyonluk yaşayan sadece iki okul var biri Notre Dame diğeriyse Portland Üniversitesi. Son 5 yılda 3 kez final oynayıp 1’ini kazanan Stanford Üniversitesi de ‘Soccer’in iddialı okullarından. FUTBOLDA EN BAŞARILI ÜNİVERSİTELER ERKEKLER Üniversite Şampiyonluk St. Louis 10 Indiana 8 Virginia 6 Maryland 3 N.Carolina 2 KADINLAR Üniversite Şampiyonluk N.Carolina 21 Notre Dame 3 Portland 2 Santa Clara 1 Stanford 1


14

27 Mayıs 2013 Pazartesi

A M E R İ K A’ D A K İ

TÜRKLERİN

GAZETESİ

New York'ta coşkulu

Türk Günü Yürüyüşü

Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu tarafından 32'ncisi düzenlenen New York Türk Günü Yürüyüşü yapıldı. Yürüyüşte Manhattan sokakları kırmızı-beyaza büründü

Türk Dünyası Madison Caddesi’nde Buluştu... n Bu yıl 32’incisi gerçekleşen New York Türk Günü Yürüyüşü’nde Türk Dünyası’nın Temsilcileri ve Türkiye’den gelen Bürokratların katılımı ve ilgisi büyüktü. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı İrsen Küçük, AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ve eşi Beyhan Bağış, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu, Türk Amerikan Dernekleri Fedrasyonu Başkanı Ali Çınar, adeta kortejin lokomotifi oldular.

FOTOĞRAFLAR: M.Serhan Aydemİr - Engİn Tufan Sevİmlİ

(NEW YORK-POSTA212) Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu (TADF) tarafından 32'ncisi düzenlenen New York Türk Günü Yürüyüşüne AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ve eşi Beyhan Bağış, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı İrsen Küçük, AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, TürkiyeABD Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Halit Çevik, New York Başkonsolosu M.Levent Bilgen ve eşi Ayşe Bilgen, TADF Başkanı Ali Çınar'ın yanı sıra Türkiye, KKTC ve Azerbaycan'dan çok sayıda milletvekili, Bursa Büyükşehir

Belediyesi Mehter Takımı, TSK Mızıka Bando Takımı, 4 büyük futbol takımın ABD dernekleri, Türkiye ve KKTC'den çeşitli kurum ve kuruluşların temsilcileri, sanatçı ve vatandaşlar katıldı.

» TÜRKİYE’NİN GÜCÜ

Bağış, etkinliğin en önemli özelliklerinden birinin Türk dünyasının bütün renklerinin ve zenginliklerinin temsil edilmesi olduğunu dile getirdi. Bağış, "Bu etkinlik Türkiye'nin gücünün bir göstergesi, bir kültürel gövde gösterisi. Bizden hazzetmeyen Türkiye aleyhtarı birtakım gruplar için de adeta bir uyarıcı nitelikte. Bizim birlikteliğimizi görüp ayaklarını denk

Yürüyüşe katılan tiyatro sanatçısı Uğur Uğural Nasrettin Hoca kıyafetiyle ilgi odağı oldu...

AK Parti’li Bürokratların yoğun ilgi gösterdikleri 32’inci Türk Günü Yürüyüşü’nde Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı İrsen Küçük ve eşi Gülin Küçük, AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli ve eşi Hatice Canikli, BM Daimi Temsilcisi Halit Çevik’de kortejde hazır bulundu.

Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva New York Başkonsolos Yardımcısı Ayten Eler

Amerika Azerbaycan Derneği Başkanı Tomris Azeri

“En Büyük Türk Atatürk"

7’den 70’e Kırmızı Beyaz

n Sabahın erken saatlerinden itibaren, Madison Caddesini dolduran Türk vatandaşları, 7’den 70’e aynı coşkuyu paylaştı.

“Atatürk’ü Özledim”

n Bu yıl yapılan Türk Günü Yürüyüşü’nün Amerika’da yaşayan Türkler için, Atatürk ve bayrak temasına verdikleri önem dikkat çekiyordu. Vatan sevgisini elindeki

bayrağı ve Atatürk portresi ile ifade etmeye çalışan yaşlı bir Türk kadınının gururlu ve özlem dolu duruşu, Madison Caddesi’ndeki önemli karelerden biri oldu.

n New York Atatürk Okulu Öğretmenleri ve öğrencileri 32. Türk Günü Yürüyüşü öncesi büyük sabırsızlıkla yürüyüş sıralarının gelmesini beklediler. Her yıl olduğu gibi kırmızı beyaz kostümleri ile Türk Günü’nün adeta yıldızları gibiydiler. Yürüyüş boyunca ‘En Büyük Türk Atatürk, En büyük Türkiye’ sloganları ile Madison Caddesi’ni çınlatan minikler protokol ve çevredeki vatandaşlar tarafından uzun süre alkışlandılar.

almaları için de bir vesile oluyor. ABD'de yaşayan bütün kardeşlerimin bu çoşkusunu paylaşıyorum, onları kutluyorum, emekleri için de teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu. Bağış, etkinliğin 32 yıldır bütün Türk dünyasının katılımıyla gerçekleştirildiğini dile getirerek, Karaçay, Azerbaycan, Kırım, Türkmenistan, KKTC gibi birçok farklı yerden katılımcıların Anadolu Türküyle yürüdüğünü vurguladı. Yürüyüşün ardından Dag Hammarskjöld Plaza Park'ta yapılan konuşmaların ardından sahne alan sanatçı ve grupların gösterilerinin ardından Serdar Ortaç konseri ile festival sona erdi.


27 Mayıs 2013 Pazartesi

15

Renklerine gönül veren taraftar da oradaydı... (NEW YORK-POSTA212) Amerika’da kurulu dört büyük kulübün dernek üyeleri, 32’inci Türk Günü Yürüyüşü’nde yerlerini aldılar. Geçtiğimiz günlerde Fenerbahçeli taraftar Burak Yıldırım’ın, maç sonrası öldürülmesini protesto eden Amerika’da kurulu futbol kulüblerinin dernekleri, futbolun kardeşlik ve centilmenlik sınırları içinde yapılabileceğine örnek oldular. New York’ta kurulu Fenerbahçe USA ve Galatasaray USA dernekleri, ikişer temsilci ile 19 yaşında öldürülen Burak Yıldırım için ”Formalardan Ter Aksın, Kan Değil,

Spor Kardeşliktir” pankartıyla birlikte yürüdüler. Galatasaray USA’nın öncülüğünde Amerika’da taraftar dernekleri bulunan Fenerbahçe USA, Beşiktaş USA, Trabzon USA, Karşıyaka USA, Eskişehir USA ”Sporda şiddet, provokasyon ve ırkçılığa karşıyız. Dostluk ve samimiyetin taraftarıyız” pankartı açtılar. Galatasaray taraftarı olan New York Başkonsolosu Levent Bilgen, protokol platformundan inerek Galatasaraylı taraftarları ve dernek yöneticilerini şampiyonluklarından dolayı kutladı.

Amerika’da taraftarlar birleşti.

Futbol fanatizminin kurbanı olan Fenerbahçe taraftarı Burak Yıldırım, Türk Günü Yürüyüşü’nde unutulmadı.

Tarihi Brooklyn Belediye Binası New York

Brooklyn’de Türk Festivali

‘Yağmura Rağmen’ n Yürüyüşün ardından Dag Hammarskjöld Plaza Park’ta bir araya gelen vatandaşlar, yağan yağmura rağmen sahneye çıkan müzik, dans gruplarını ve Serdar Ortaç konserini coşkuyla izledi.

Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu İcra Kurulu Üyeleri

Times Meydanı’nda Muhteşem Gala...

Ankara Folklor Topluluğu dansları ile büyüledi

Serdar Ortaç gecenin sürpriz konuğu oldu

n Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu tarafından düzenlenen New York Türk Günü Yürüyüş ve Festivali Galası New York Times Meydanındaki Marriott Marquis Otel’de gerçekleşti. Galaya, Başmüzakereci Egemen Bağış eşi Beyhan Bağış, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı İrsen Küçük, KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Hamza Ersan Saner, Turizm ve Kültür Bakanı Ünal Üstel, Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Halit Çevik, New York Başkonsolosu Levent Bilgen ve eşi Ayşe Bilgen, TADF Başkanı Ali Çınar’ın yanı sıra Türkiye, KKTC ve Azerbaycan’dan çok sayıda milletvekili ve çok sayıda davetli katıldı. Türk yemeklerinin servis edildiği galada, Serdar Ortaç, Gypsy Allstars, Bülent Kayabaş ve Ankara Büyükşehir Belediyesi Folklor Grubu sahne aldı.

(BROOKLYN-POSTA212) ABD’de Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu tarafından bu yıl 32’ncisi düzenlenen Türk Günü Yürüyüş ve Festivali etkinlikleri kapsamındaki Brooklyn Türk Festivali, kırmızı ve beyaz renkli ışıklarla aydınlatılan belediye binasında yapıldı. Festival nedeniyle Türk bayrakları ve Atatürk resimleriyle süslenen tarihi belediye binasının dış cephesi gece boyunca kırmızı ve beyaz renkli ışıklarla aydınlatıldı. Türk yemeklerinin servis edildiği etkinlik renkli görüntülere sahne oldu. Türk müziklerinden örneklerin seslendirildiği konserle başlayan program, Türk Silahlı Kuvvetleri Armoni Mızıkası, Bursa Mehteran Takımı ve Ankara Belediyesi

Folklor Grubu’nun gösterileriyle devam etti. TSK Armoni Mızıkası Bandosu, iki ülkenin milli marşlarıyla, Türk Marşlarından oluşan bir konser verdiler. Bursa Mehter Takımı’nın performansı ayakta alkışlanırken, Ankara Belediyesi Folklor Grubu ise programlarını seyircilerle halay çekerek tamamladı. Festivale Brooklyn Belediye Başkanı Marty Markowitz’in yanı sıra AK Parti Erzurum Milletvekili Cengiz Yavilioğlu, AK Parti Elazığ Milletvekili Faruk Septioğlu, CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça, MHP Ankara Milletvekili Zühal Topçu, New York Başkonsolosu Levent Bilgen, New York Eyalet Senatörü Eric Adams ve TADF Başkanı Ali Çınar ile çok sayıda Türk ve yabancı davetli katıldı.


4 yaşında ama Belediye Başkanı Gün geçmiyor ki demokrasinin yeni bir başarısına tanık olmayalım. Demokrasi bu kez de şapkasından 4 yaşında seçim kazanan ve belediye başkanı olan bir çocuğu çıkardı (MINNESOTA-POSTA 212) ABD, Minnesota eyaletinin Dorset adlı küçük kasabasının belediye başkanını konuşuyor. Geleneksel olarak her yıl bir kez belediye başkanını seçen yaklaşık 30 nüfuslu kasabanın belediye başkanlığı seçim yöntemi de son derece demokratik. 1 Dolar adaylık ücretini ödeyen herkes aday olabilir. Seçmenler, başkan olmasını istediği kişinin adını bir kağıda yazıp şapkanın içine atıyor. Şapkadan çekilen isim

belediye başkanı oluyor. Aktif bir çocuk olan Robert Tufts, seçimi şansa bırakmayıp, dükkan dükkan gezerek rozetini dağıttı. Emeği boşa gitmedi ve şapkadan yine onun adı çıktı. İlk işi koşarak öğrencisi olduğu anaokuluna giderek arkadaşlarına müjde vermek oldu. Sonsuza kadar Dorset Belediye başkanı olarak kalacağını da belirterek. Duygu olarak diğer seçilmişlerden farklı olmadığını bu iddiasıyla da gösterdi. Belediye başkanı-

nın sözcüsü anne Emma Tufts, başkan beyin günlerini genelde ana okulunda kız arkadaşlarıyla ‘laklakla’ geçirdiğini belirtiyor.

» FIRST LADY SOPHIA!

Göreve ikinci kez seçilen Robert Tufts, medyaya, adı Sophia olan bir kız arkadaşı olduğunu da açıkladı. Ancak First Lady’nin, kasabanın yeni belediye başkanının kalbini çaldığından haberi olup olmadığı öğrenilemedi. Yerel medya, belediye başkanının şarkı söylemeyi ve dans etmeyi

sevdiğini de belirtiyor. En büyük hobisi ise balık tutmak. 100 yıl önce demiryolunun geçmesiyle kurulan ve büyüyen Dorset, yıllar içinde nüfusunun önemli bir kısmını kaybetti. Kasabanın kendini ‘dünyanın restoran başkenti’ olarak ilan etmesinin nedeni ise ‘kişi başına düşen restoran sayısının dünyada en fazla olduğu yer olması’. Bu, 30 nüfuslu kasabanın sadece demokraside değil, istatistik biliminde de çok geliştiğinin göstergesi. www.amerikabulteni.com

il fe

27 Mayıs 2013 Pazartesi YIL 1 • SAYI 2 HAFTALIK ÜCRETSİZ

Restaurantlar ‘out’, ‘breastaurantlar ‘ın’!

Hem göze hem mideye Amerika’da 2008 kriziyle birlikte pek çok sektörde olduğu gibi geleneksel restoran zincirlerinin de ciroları iyice düştü. Ancak kriz, birbirinden seksi garsonların hizmet ettiği ‘göğüs’ restoranları krizden etkilenmek bir yana cirolarını katlayarak büyütüyor

CIRCIR BÖCEĞİ ALARMI! ABD’nin kuzeydoğusu 17 yıl aradan sonra ‘cırcır’ gürültüsü bol günlere hazırlanıyor. 17 yıl toprak altında kuluçkada kaldıktan sonra bugünlerde yer üstüne çıkmaya başlayan bir tür Ağustos böceği olan ‘cicadas’ların kesin sayısını kimse bilmiyor.

(NEW YORK-POSTA 212) En iyi tahminle sayının 30 milyarı geçeceği belirtiliyor. Ancak Smithsonian Enstitüsü’nden araştırmacı Gary Hevel, sayının bir trilyona kadar çıkabileceğini açıkladı. Eğer sayıları iyimser tahminle 30 milyar olsa bile, sıraya girdiklerinde Ay’a gidip gelen bir kuyruk oluşturabilecek kadar kalabalık olacaklar. Cicadas cırcır böcekleri, 17 yıl toprak altında yaşadıktan sonra toprak üstüne çıkıyor ve sadece 5-6 hafta kadar yaşayıp ölüyor. Cicadaslar, toprak zeminin sıcaklığı 64 F dereceyi geçtiğinde yer üstne çıkmaya başlıyor. South Carolina’dan Connecticut’a kadar uzanan Atlantik yakası, bugünlerde görünmeye başlayan ‘Cicadas’ların haziran sonuna doğru ölünceye kadar sesleriyle yankılanacak. Ölen cicadasların geride bırakacağı yumurtalardan çıkacak yavruları, Haziran sonu gibi yer altına girecek ve 2030 yılına kadar orada kalacak. Bugünlerde yer üstüne çıkan cicadaslar, birkaç gün içinde kanatlarının sertleşmesiyle uçmaya da başlayacak. Derken erkek cırcır böcekleri ‘çağrı merkezi’ denen kongreler oluşturup topluca ‘ötecek’. Böylece, dişi cicadasları kendilerine çekecekler. Çiftleşip yumurtlamalarını sağlayacaklar. Sonrada hayatlarının geri kalan birkaç haftasını ağaçlarda ‘şarkı söyleyip temebellikle’ geçirecekler.

» KADIN DERNEKLERİ TEPKİLİ

(NEW YORK-POSTA 212) 2008’de ortaya çıkan ekonomik krizle birlikte, ABD’deki geleneksel restoran zincirlerinin gelirlerinde büyük düşüşler yaşanırken, farklı servis anlayışına sahip ‘breastaurant’ların gelirisi ise artıyor. Dekolte ya da seksi giyimli kadın garsonları nedeniyle ‘breast (göğüs)’ ve ‘restaurant’ kelimelerinin karışımından oluşan bir isimle anılan restoranlardan en ünlüsü olan Hooters’ın yıllık geliri geçen yıl itibarı ile 1 milyar dolar eşiğini aştı. Amerika Bülteni’nin haberine göre, sektörün bir başka önde gelen ismi Tilted Kilt ise, daha 7’nci yılında ABD çapında 80 restoranlık bir zincire ulaştı. Twin Peaks, Show-Me ve Hearth Attack Grill sektördeki diğer ünlü bazı zincirler. Texas merkezli Bikinis Sports Bar and Grill zinciri ise, ‘breastaurant’ markasını kendi adına tescil ettirmeyi başardı.

» SEKSİ GARSONLAR

1983 yılında ABD’nin Midwestern bölgesinden 6 erkek girişimcinin, ‘’daha çok erkeklere hitap edecek, seksi garsonları olan, bira içilip yemek yenilebilecek bir mekan konsepti’’ni 1 Nisan 1983 günü Florida’nın Clearwater şehrinde açtıkları Hooter ile hayata geçirmesiyle restorancılık dünyasın-

Sektörün devi Hooters ise hizmet temasını yitirmeden ana akımlaşma çabasında. Hooters zinciri, bu yıl anneler gününde, oğulları tarafından restorana yemek yemeye getirilen hiçbir anneden ücret almadı. Ancak bu kadın derneklerinin tepkisini yine de azaltmıyor. ‘’National Organization for Women’’ adlı kadın örgütünün San Francisco temsilcisi Mona Lisa Wallace, ‘’Bu tür mekanlar yetişkin (adult) eğlence merkezi olarak tanımlanırsa sorun yok. Ancak restoran olarak tanımlanmaları ve çocukların da götürülmesi yanlış. Çocukların zihninde kadının objeleşmesine yol açıyorlar’’ eleştirisinde bulunuyor.

» GARSONLAR DAHA DA AÇILACAK

da bu konsept doğdu. 30 yıl sonra Hooters artık, 24 ülkede şubeler açmış uluslararası bir restoran zinciri konumunda. Sadece ABD’de 460 şubesi var. ABD’de geleneksel restoran sektörü, 2008 krizinden beri büyük bir gerileme yaşıyor. Sadece 2009-2010 periyodunda ülke çapında 5 bin 550 restoran, yani toplam restoranların yüzde 1’i kapılarını kapatmak zorunda kaldı. Ancak ‘breastaurant’lar ekonomik krizinden etkilen-

İşte ABD’de en popüler isimler

Kızlarda Sophia ve erkeklerde Jacob Amerikalıların bebekleri için tercih ettiği isimlerin başında geliyor. (NEW YORK-POSTA 212) ABD Sosyal Güvenlik Kurumu, 2012 yılında bebeklere en çok verilen isimlerin listesini yayınladı. Buna göre erkek bebekler için en fazla Jacob ismi tercih edilirken, kız bebekler için favori isim ise Sophia oldu. En popüler 10 erkek ismi sırasıyla şöyle: Jacob, Mason, Ethan, Noah, William, Liam, Jayden, Michael, Alexander, Aiden.

En popüler 10 kadın ismi sırasıyla şöyle: Sophia, Emma, Isabella, Olivia, Ava, Emily, Abigail, Mia, Madison, Elizabeth. Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine göre son100 yılın en popüler erkek adı tam 44 yıl liste birincisi olan Michael. Kadınlarda ise 43 yıl birinci sırada yer alan Mary son 100 yılın en popüler adı oldu.

mek bir yana daha da büyümeye devam ettiler. Peki neden? Twin Peaks zincirinin sahibi Randy DeWitt, en büyük sırlarının çoğunluğu yetişkin erkeklerden oluşan müşteriye kendisini özel hissettirmek olduğunu söyleyerek, ‘midesinden önce egosunu doyuruyoruz’ diye açıklıyor. Twin Peaks’in, ‘’Twin Peaks is about you, `cause you’re the man! (Twin Peaks sizin için var, Çünkü siz adamsınız)’ şeklindeki sloganı da bu konsepte işaret ediyor.

Bu tepkilere rağmen sektör hızla büyümeye devam ediyor. Breastaurant sektöründeki canlılık keskin bir rekabeti de beraberinde getiriyor. Bazı breastaurant zincirleri, garson kızların kıyafetlerindeki dekolteleri daha da açarak rekabette öne çıkmaya çalışıyor. Twin Peaks zincirinin garson kızların giydiği kıyafetlerin yüzey alanını daha da eksiltmesi tartışmaları da beraberinde getirdi. Breastaurantlardaki ‘açılma’ nereye kadar gidecek? Bazı sosyal kritiklere göre, ‘açılım süreci’ sonunda ‘breastaurant’lar ‘strip club’ sayılacakları bir noktaya ulaşacaklar ve tartışma da bitecek.


POSTA212 - SAYI 2 EK  

27 Mayıs 2013, Pazartesi

Advertisement
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you