Demokratik Halk İktidarı İçin İşçi-Köylü Sayı 22

Page 1

iflflççi-köylü Demokratik Halk ‹ktidar› ‹çin

I ÇIKT

www.iscikoylu.org umutyayimcilik@ttmail.com

Say›: 22

*Y›l:1* 25 Temmuz-7 A¤ustos 2008 *Fiyat›: 1 YTL *ISSN: 1307-878X

Halk›n kendi gündemi var! 8

‹flçinin halinden iflçi anlar

Sömürücü, bask›c›, asimilasyoncu egemenlerin, yaflad›klar› ekonomik ve siyasi krizlerinin bir sonucu olarak ortaya daha fliddetli bir flekilde yay›lan çat›flmalar›n›n d›fl›nda halk›n kendi sorunlar› ve gündemleri var.

Halk›n gündeminde, ‹stanbul’da coplanan belediye iflçileri gibi insanca yaflayacak bir ücret talebi var. Halk›n gündeminde, Rantsal Dönüflümün yeni u¤rak yeri ‹zmir-Kuruçeflme’de evlerinin bafl›nda barikat kurup nöbet tutan halk gibi bar›nma hakk› var. Halk›n gündeminde, Nazi döneminin sald›r›lar›na benzer sald›r›larla yüz yüze olan Kürt ulusunun talepleri var. Halk›n gündeminde, her gün ya¤mur gibi ya¤an zam gündemi var.... 8 Egemenlerin bizlere verdi¤i teflhir olana¤›n› iyi kullanarak, halk›n gündemlerine yo¤unlaflal›m. Emekçi halk›m›z›n güvenini ancak böyle sa¤layabiliriz.

8

Unilever iflçileriyle direniflin 52. gününde görüfltük ve gidiflata iliflkin bilgi almaya çal›flt›k. Gebze’nin hemen ç›k›fl›ndaki Muallimköy kavfla¤›nda bulunan Unilever iflçileri, 26 May›s’tan bu yana, fabrika önüne kurduklar› çad›rda direniflteler. Patronlar›n örgütsüzlefltirme sald›r›lar›ndan biri de Unilever’de yaflanm›fl ve örgütlendikleri için iflten at›lan 70 kifli, direnifle geçmiflti. Unilever iflçileriyle direniflin 52. gününde görüfltük ve gidiflata iliflkin bilgi almaya çal›flt›k. ❐Sayfa 4

Tutsak yak›nlar›na arama ad› alt›nda iflkence Hapishaneler sadece tutsaklar için de¤il, tutsak yak›nlar› için de iflkencehane durumunda. ‹zmir Tire B Tipi Kapal› Hapishanesi’nde yaflanan arama iflkencesinin ard›ndan K›r›klar F Tipi Hapishanesi’nde de benzer bir olay yafland›. at›rlanaca¤› üzere ‹zmir Tire B Tipi Kapal› Hapishanesi’ndeki Mehmet Deste’yi ziyarete giden k›z› Derya Deste’nin ç›r›lç›plak soyularak, genital bölgesi bile aranm›flt›. Konuyla ilgili ‹C‹’ye bir mektup yazan Mehmet Deste olay›, “4 Temmuz 2008 tarihinde k›z›m

H

gerillalardan ortak eylem erel kaynaklardan edinilen bilgilere göre Dersim’in Çemiflgezek ilçesi Emniyet Mü dürlü¤ü’ne yönelik a¤›r silahlarla yap›lan eyle mi YJA STAR ile TKP/ML-T‹KKO kad›n geril lalar› üstlendi. Yine yerel kaynaklar›n verdi¤i bilgilere göre kad›n gerillalar taraf›ndan ortak örgütlenen eylemde, 3 polis ile 8 asker öldü. ❐ Sayfa 6

Y

Saflar›m›z› do¤ru belirleyelim!

terli görülmedi¤i için, cinsel organlara bak›l›yor ve çömelip kalkmalar› söyleniyor. Bir kad›n›n aranmas› tam yar›m saat sürüyor. Bu uygulamaya sadece k›z›m de¤il, di¤er mahkumlar›n eflleri ve 60-70 yafllar›ndaki anneler de maruz kal›yor” fleklinde anlatm›flt›. ❐ Sayfa 7

ziyaretime geldi. Nizamiye kap›s›nda bayan polis memurunun, arama ad› alt›nda yapt›¤› uygulamay› anlat›nca dehflete kap›ld›m. Bayan polis memuru s›rayla kad›nlar› bir odaya al›yor. ‹ç çamafl›rlar da dahil olmak üzere tüm giysiler ç›kar›l›yor. Giysilerin ç›kar›lmas› ye-

Nepal’de burjuvazinin ihaneti 19

Kad›n

‹flçi köylü’den

Karadeniz toplama kamp›

Ülkemizde s›n›f mücadelesinin k›zg›nl›¤› yaz›n s›cakl›¤› ile yar›fl›yor. Gerek ezilenlerle ezenler aras›nda gerekse de ezenlerin kendi aralar›ndaki çat›flmalar h›z›n› kaybetmiyor.

Sayfa 2

Temmuz’da gerekli oy say›s›na ulaflamamas› nedeniyle 21 Temmuz tarihinde ikinci kez yap›lan devlet baflkanl›¤› seçiminde Nepal Kongresi’nin aday› Dr. Yadav 308 oy alarak Nepal Cumhuriyeti’nin ilk baflkan› seçildi. Maoist aday Singh 282 oy alabildi. Konuyla ilgili aç›klama yapan Prachanda yoldafl, seçimden 1 saat önce kurulan ittifak›n “fleytani ve do¤al olmayan bir ittifak” oldu¤unu ve bunun bar›fl sürecini tehlikeye düflürdü¤ünü belirtti. Partileri

ittifak› bozmalar› konusunda uyaran Prachanda bu yeni geliflmeden sonra kurulacak yeni

hükümetin liderli¤ini al›p almamay› yeniden gözden geçireceklerini aç›klad›. ❐ Sayfa 10

Tar›m iflçileri aç›s›ndan her y›l yaflanan manzaran›n benzerleri sezonun aç›lmas› ile birlikte tekrar televizyon ekranlar›na yans›maya, gazete sayfalar›na düflmeye bafllad›. Yaflamlar›n› devam ettirebilmek için kamyon kasalar›nda yollara düflen iflçilerin sorunlar› sadece düflük ücretler, day›bafl› bask›s›, trafik kazalar› ile s›n›rl› de¤il. Karadeniz’in baz› illerinde oldu¤u gibi kimi yerlerde kalacak yer s›k›nt›s› ve gittikleri yerlere al›nmama gibi sorunlarla da karfl› karfl›ya kal›yorlar. ❐Sayfa 5

S›n›fsal Yaklaflfl››m

Emekçinin Gündemi

‹ç hesaplaflmadan, halkla hesaplaflmaya do¤ru

Darbe gürültüsüyle emekçilere yönelen sald›r›lar› do¤ru anlayal›m

Sayfa 3

Tar›m iflçileri düflük ücret, day›bafl› bask›s› d›fl›nda flovenist sald›r›larla da karfl› karfl›ya.

Sayfa 4

Evrensel Bak›fl

Pusula Nereden bafllayaca¤›z?

Sayfa 11

Çöküfl h›zlan›yor!

Sayfa 13


İşçi-köylü 2

Yaşamın İçinden

Bar›nma hakk›m›z engellenemez! ›k›m› protesto eden halk, Buca Belediyesi önünde bir bas›n aç›klamas› yapt›. 16 Temmuz 2008 Çarflamba günü Buca Belediyesi önünde yap›lan aç›klamas›nda metni Necla Özdemir Canen okudu. Canen uzun y›llardan beri bu evlerde ikamet ettiklerini, faturalar›n› ödediklerini, vergilerini verdiklerini, hiç kimseden sadaka istemediklerini söyledi ve uygulanabilir bir çözüm beklediklerini belirtti. Canen, “Bizlere y›k›mla gelen de¤il, projeler ile gelen bir Buca Belediyesi görmek istiyoruz, y›k›m de¤il çözüm istiyoruz” dedi. Bas›n aç›klamas› s›ras›nda s›k s›k “Kuruçeflme’de y›k›mlara son”, “Kuruçeflme burada, baflkan nerede?”, “Direne direne kazanaca¤›z” sloganlar› at›ld›.

Y

‹zmir’in Buca ilçesine hemen hemen ayn› sebeplerden dolay› göç etmifl ço¤unlu¤u Kürt ulusuna mensup Dereboyu Mahallesi halk› son süreçte devletin y›k›m sald›r›s› ile karfl› karfl›ya. Kuruçeflme Mahallesi’nin otoban kenar›nda tüm olanaks›zl›klarla 25 y›l önce bafllayan bu zorunlu ve de zorlu yaflam› 62 hane halk›n› biraraya getirmifl. Yaflad›¤› s›k›nt›lar›n sebebi olan mevcut sistem do¤ald›r ki bu halk›n sorunlar›na çözüm olmam›flt›r. Zaman zaman “çözümü” insanlar› yerlerinden etmek olarak görse de bunda da pek baflar›l› oldu¤u söylenemez. En son 2002 y›l›nda denedi¤i bu giriflimini flimdi yine denemek istemektedir. Mahalleye girildi¤inde s›vas› olmayan evler, sokakta oynayan çocuklar, evlerin pencerelerinden bakan birkaç ürkek göz, mahallenin yoksullu¤unu ve insanlar›n yaflananlardan kaynakl› mahalleye gelen insanlardan ürktü¤ünü çok bariz gösteriyor. Mahalleye, y›k›m ekiplerinin giremedi¤i günün hemen ertesi günü röportaj yapmak üzere gidiyoruz. Bizleri uzaktan tan›maya çal›flan bak›fllarla karfl›lafl›yoruz. Yaklaflt›¤›m›zda bizlerin bir gün önceki barikat bafl›nda omuz omuza verdikleri gençler oldu¤umuzu fark ettiklerinde yüzlerindeki o mutlu ›fl›ldama görülmeye de¤er. S›cak bir merhaba ve sar›lmalar›n ard›ndan niçin geldi¤imizi ve

gazetemizin k›sa bir tan›t›m›n› yap›p röportaj yapmak üzere çal›flmalara bafll›yoruz. Ve ilk olarak fiehmus abimize sözü veriyoruz:

“Sadaka de¤il, hakk›m›z› istiyoruz” “Yaklafl›k 1987 y›l›ndan beri Kuruçeflme’deyim. O tarihten günümüze kadar defalarca y›k›m tehlikesiyle karfl› karfl›ya kald›k ama her defas›nda direniflle bertaraf ettik. Dereboyu halk› olarak 24 y›ll›k bir tarihimiz var. Seçim dönemleri geldi¤i zaman bize vaatlerde bulunuyorlar. ‘Elektri¤inizi, suyunuzu verece¤iz’ diyorlar ama hangisi iktidara gelse ilk olarak evlerimizi y›kmakla u¤rafl›yor. Bütün bunlar› da buralar› sermaye babalar›na peflkefl çekmek için yap›yorlar. Dereboyu Mahallesi halk› olarak hiçbir zaman buralar› hiç kimseye peflkefl çektirmeyece¤iz. Kesinlikle ve kesinlikle kararl›y›z. Ya yerlerimizi bizlere satacaklar, ya bu halka iki tane blok dikecekler, onlar› satacaklar ya da bize

Kuruçeflme’de “Kentsel Dönüflüm” Kentsel Dönüflüm Projesi ile bir rant alan› olan emekçi semtleri yine y›k›mlarla gündeme geliyor. Birçok yerde y›k›m giriflimleri devam ediyor. Bunlardan bir tanesi de ‹zmir’in Buca ilçesinin Kuruçeflme Mahallesinde gerçeklefltirilmeye çal›fl›l›yor. Mahallenin dere bölgesinde oturan 62 evin y›k›lma karar› daha önce oldu¤u gibi Buca Belediyesi’ne ba¤l› zab›ta ekipleri taraf›ndan arabalardan yap›lan anonslarla duyuruldu. Tapusuz oldu¤u gerekçe gösterilerek ve hiçbir çözüm sunulmadan evleri y›karak insanlar› sokakta kalmaya iten bu y›k›m yoksul emekçi ve ço¤unlu¤unu Kürt halk›n›n oluflturdu¤u mahalle sakinlerinin tepkisine yol açt›. Bu temelde örgütlenen halk ilk olarak Kuruçeflme Mahallesi Dere Bölgesi Halk ‹nisiyatifi’ni kurdu. Böylelikle bafllayan y›k›m süreci sonras› ‹nisiyatif ad›na seçilen iki kifli Ankara’ya AKP ile görüflmek üzere gittiler, ama sonuç alamadan geri döndüler. Bu arada mahalle halk› bildiri yazarak Kuruçeflme halk›n› duyarl› olmaya ça¤›rmak için da¤›tt›. Bununla birlikte her akflam da mahalle halk›n›n inisiyatifinden kifliler ve devrimci kurum temsilcileri ile beraber toplant›lar yap›ld›. Ayn› zamanda bu toplant›lar sonucunda oluflan kararlar› duyurmak için genifl halk toplant›lar› örgütlenerek al›nan kararlar› daha do¤rusu önerileri paylaflarak halk›n onay› al›nd›. Ayr›ca ‹zmir’de devrimci ve demokrat kurumlar gezilerek destek istendi. Bu esnada 16 Haziran günü ise ‹zmir’deki AKP il baflkanl›¤› ile de görüflüldü ama bir sonuç al›namad›. Halk 16 Haziran Perflembe akflam› son toplant›s›n› yaparak, bütün yollar› denediklerini ama bütün kap›lar›n yüz-

lerine kapand›¤›n› ve son olarak meflru bir hak olan direnmenin kald›¤›n› belirterek son sözler alk›fllar ve z›lg›tlar eflli¤inde söylendi. Ve mahalle halk› ve devrimciler o gece saat 03:00’den itibaren barikatlar› kurmaya ve çeflitli haz›rl›klar› yapmaya bafllad›. Buradaki direniflin öznesi olan halk barikatlarda yerini ald›. En önde çocuklar, arkalar›nda kad›nlar ve s›ras›yla bizler. Bu al›nan bir karard› ve gece boyunca düzenin kolluk kuvvetlerinin “mahallede terör örgütleri var” propagandas›n› k›rmak için bilinçli bir davran›flt›. Ama yapt›klar› propaganda pek baflar›l› olmam›flt›r. Sabah saatlerinde 8 otobüs, 5 panzer ve say›s›n› hesaplayamad›¤›m›z sivil kolluk kuvvetleri y›¤›nak yapmaya bafllam›flt›. Barikatlar›n bafllar›nda beklerken görüflmelere kat›lmak üzere ‹HD ve Oktay Konyar gelmifllerdi. Kitlenin kararl›l›¤›n› gören devlet pazarl›k yapmaya yanaflm›fl, yap›lan görüflme sonucu k›smi olarak baflar› sa¤lanm›flt›r. Partizan olarak de¤inmek istedi¤imiz bir konu ise pazarl›k esnas›nda daha önce konuflulmamas›na karfl›n halk ad›na 15 gün pazarl›¤› yapan Oktay Konyar’›n tutumudur. Çünkü bizim tasarlad›¤›m›z gibi olsayd› ve ‹HD’nin avukatlar› dinlenseydi bu süreç yasalarla beraber 8 ay gibi bir zamana yay›lacakt›. Bu noktada halk›n büyük bir tepkisi söz konusu. Yani halk 15 gün daha diken üstünde yaflayacaklar. Ama bizler aç›s›ndan da 15 gün sonras› için deneyimler kazanmam›za ve eksikliklerimizi görmemize neden oldu. Önümüzdeki günlerde de y›k›m ekipleri geldi¤inde örgütlü gücümüzle bu y›k›m› engelleyebilece¤imize olan inanc›m›z tamd›r.

herhangi bir yer gösterip oran›n alt yap›s›n› haz›rlay›p yine bize satacaklar. Biz sadaka istemiyoruz, hakk›m›z› istiyoruz. Çünkü biz buralara kendi iste¤imizle gelmedik. Ama bizleri yerimizden ç›karmak istiyorlarsa Dereboyu Mahallesi halk› olarak bu zamana kadar nas›l direndiysek bundan sonra da direnece¤iz ve ne gerekiyorsa yapaca¤›z. Buralar› hiç kimseye peflkefl çektirmeyece¤iz. fiu anda söyleyeceklerim bu kadar, teflekkür ederim.”

“Y›k›m haricinde bir çözüm istiyoruz!” “Ad›m Nejla, Buca Kuruçeflme’ de oturuyorum. 20 y›la yak›nd›r Buca’n›n en ücra köflesinde suyu olmayan, birçok fleyden mahrum yafl›yoruz. 7 y›la yak›nd›r sürekli y›k›mla karfl› karfl›yay›z. Hemen hemen 60’a yak›n ev var burada. Bu da 200-300’e yak›n insan

ise herhalde Buca Belediye Baflkan› Cemil beyin buradan rant elde etmek istemesidir. Yoksa bu kadar zamand›r buralar› ›srarla y›kmak istemezler. Biz hiçbir zaman ba¤l› oldu¤umuz davadan vazgeçmifl de¤iliz, geçmeyece¤iz de. Biz bu mücadeleyi yapmak zorunday›z. Bir kufl bile yuvas› y›k›ld›¤›nda ç›rp›n›r, bir dala konar ve yuva aramaya bafllar. Biz kufl de¤iliz. Biz Buca Belediye Baflkan›n› padiflah olarak ilan ettik. Bizden oy isterken dilencilik yapmas›n› çok iyi baflard›. Onun y›k›m fermanlar› bize sökmez. Biz onun babas› say›l›r›z, babalar o¤ullar›na dünyay› ba¤›fllar ama o bize bir çöpü bile çok gördü. Bize oturdu¤umuz yerin arsas›n› versin, ya bu hanelerin yerine kooperatif yap›ls›n, bize sat›ls›n ya da bu yerler milli emlaktan belediye taraf›ndan sat›n al›n›p imar› yap›l›p verilsin. Bu üç flart›m›zdan muhakkak birisinin kabul edilmesini istiyoruz. Bu konuda hiçbir tavizimiz yoktur. Her zaman için mücadelemizden y›lmayaca¤›z. Sonuna kadar direnece¤iz. Bunun ucunda ölüm dahi olsa, ister bizden ister karfl›dan olsun biz zaten ölmüflüz. Öleceksek sonuna kadar onurluca mücadele edip ölelim. Ya Cemil fieboy gidecek ya da biz gidece¤iz.”

“Y›k›m geldi mi, ya ölüm ya kal›m”

demek. ‹nsanlar› soka¤a atarak bu ifli çözmeye çal›fl›yorlar. Ama biz de 7 y›l boyunca direndik. Çözüm üretilmeden, insanlar›n bar›nma sorunu çözülmeden hiçbir flekilde yerimizi terk etmeyece¤iz. Bu nedenle 7 y›ld›r her y›k›mda da direndik. Ve y›k›m› geri gönderdik. fiimdi bu durumla yine karfl› karfl›yay›z. Bize bir duyuru yap›ld›. ‘Evlerinizi boflalt›n Cuma günü y›k›ma gelece¤iz’ dediler. Tabii ki biz bu hafta içerisinde baflvurabilece¤imiz her yere baflvurduk. Ama bir çözüm bulamad›k. Tek söyledikleri fley bu evleri boflaltacaks›n›z ve sokakta yaflayacaks›n›z. Bütün yollar› denedikten sonra geriye sadece kendi gücümüz kald›. Onlar bize çözüm üretmedi¤i için kendi gücümüzü kullanarak bu evleri y›kt›rmayaca¤›z dedik. Nitekim y›k›m geldi. Destek sunan kurumlar ve siyasetlerle mahallede bir örgütlenme yap›ld›. Ve bu örgütlenme sonunda y›k›m geri çevrildi.”

“Öleceksek onurluca ölelim!” Celal amca anlat›yor bir de yaflananlar›: “15 y›ld›r Kuruçeflme Mahallesi sakinlerindeniz. Bütün alt yap› bedellerini ödedi¤imiz halde, oylar›m›z› Buca Belediye Baflkan›’na verdi¤imiz halde bu tav›rdan bir fley ç›karamad›k. Bizi buradan ç›karmak istemelerinin sebebi

Sohbetimize K›ymet anam›zla devam ediyoruz: “Evlendik evlenmedik böyle fakirlik yaflad›k. Dedik ‹zmir’e ç›kal›m. Bir parça ekmek, bir köflede yeriz. Biz buraya yine gariban geldik, parayla ald›k. Tabii ki temel yoktu, iki üç kere bozduk yapt›k. Bana bu da¤dan gelmifl dediler. Sabah 5.00’te ifle gidip gece 12.00’de iflten gelip bir de üstüne evde çal›fl›yordum. Kap›m›z yoktu, suyumuz halen yok. Çok eziyet çektik burada. Bir sene komfludan ald›m elektri¤i. Sonra konufltular, ceyran serbest oldu. Yemedik-içmedik, gittik onu ba¤latt›k. Ondan sonra da her türlü vergiyi verdik. ‹ki gözlü gecekondumuza göz koymufllar. Bize diyorlar köye gidin. Biz

“Biz kendi yerimizi istiyoruz” Emine Abla: “20 sened ir buraday›m. Üç tane çocu¤um var. Zaten tek kifli çal›fl›yor. O da asgari ücretle. Biliyorsunuz ekmek bile kaç para oldu. (‹zmir’de ekmek 0,7 5 kurufl) Ne yapaca¤›m›, nereye gid ece¤imi flafl›rd›m. Biz kendi yer imizi istiyoruz, taksite ba¤las›nla r, ödeyelim. Bir iflte çal›flmay› dü flünüyorum ama ifl de yok, keflke çal›flsayd›m da yard›mc› olabils eydim. Geçen sene bana vergi ka¤›d› geldi. Bir hafta içinde öd emezsen icra getiriyorum dedile r. Bir hafta geçti ben götürdü m yat›rd›m. 52 milyon benden faiz ald›lar. Buras› madem benim yerim de¤il, beni sahiplenmi yorsun benden niye vergi al›y orsun? Sen o zaman bana ceyran niye sat›yorsun? Ben onu anl am›yorum. Y›k›m›n 15 gün ert elenmesine (pazarl›k sonucu ) hiç raz› de¤ilim. Yine korku içinde yafl›yorum.”

köye gittik mi ne yapaca¤›z? Valla y›k›m geldi mi ya ölüm ya kal›m.” Halk›n bu kararl›l›¤›n› gördükten sonra, y›k›m ekiplerinin iflinin zor oldu¤unu bir kez daha anl›yoruz. (‹zmir ‹K okurlar›)

25 Temmuz-7 Ağustos 2008

işçi-köylü’den Saf›m›z› do¤ru belirleyelim! Ülkemizde s›n›f mücadelesinin k›zg›nl›¤› yaz›n s›cakl›¤› ile yar›fl›yor. Gerek ezilenlerle ezenler aras›nda gerekse de ezenlerin kendi aralar›ndaki çat›flmalar h›z›n› kaybetmiyor. Devrimci güçler için önemli olanaklar›n ortaya ç›kt›¤› bu dönemi anlamak, do¤ru yerde saf tutmak ve emekçi halk›m›z› gerçek sorunlar› temelinde örgütlemek önemli bir görev olarak önümüzde duruyor. ‹flçi s›n›f›n›n mücadelesi birçok fabrikada gerçekleflen irili ufakl› grevlerle, örgütlenen eylemlerle devam ediyor. ‹flçi s›n›f›n›n öfkesi ve yükselen tepkisi ne sar›-sendikal bürokrat önderliklerce ne de devletin gaz›-copu-bombas› ile sindirilebilecek durumda de¤ildi. 1 May›s’ta iflçi s›n›f›n›n uluslararas› birlik-mücadele ve dayan›flma gününü engellemek için uygulanan yo¤un devlet terörüne, at›lan yüzlerce gaz bombas›na, on binlerce polise, binlerce askere ra¤men emekçiler, devrimci ve demokratik güçler nas›l direnerek 1 May›s’ta militanca taleplerini hayk›rm›flsa; devletin benzer politikas› sendikalar› öncülü¤ünde haklar› ve insanca bir yaflam için mücadele eden belediye iflçilerinin grev karar›n› asmas›na ve taleplerini dillendirmesine de engel olamamaktad›r. ‹stanbul Büyükflehir Belediyesi baflta olmak üzere birçok ilçe belediyesinde patronun kabulü mümkün olmayan dayatmalar›na karfl› grev karar› alan binlerce belediye iflçisinin eylemine polisin azg›nca sald›rmas›na karfl› iflçilerin direnmesi ve Belediye önünde toplanarak grev karar›n› asmakta ›srar etmesi hem sistemin iflçi düflman› yüzünü göstermekte hem de iflçilerin öfke ve direngenli¤inin böylesi sald›r›larla yok edilemeyece¤ini kan›tlamaktad›r. Baflta k›dem tazminat› olmak üzere kazan›lm›fl haklara yönelik yeni sald›r› paketlerinin gündeme gelmesi kitlesel mücadeleleri daha da öne ç›karacakt›r. Emperyalizmin derinleflen krizini yar›-sömürgesi ülkeler üzerinde sömürü ve bask›s›n› artt›rarak ertelemeye çal›flmas› bizimki gibi ülkelerde petrol ve g›da fiyatlar› baflta olmak üzere temel ihtiyaçlara yönelik yo¤un bir zam ya¤murunu, artan sömürüyü, yükselen enflasyonu ve iflsizli¤i tetiklemektedir. Yaflam flartlar›n›n her geçen gün zorlaflt›¤›, yoksullu¤un artt›¤› bu dönemde bunlar yetmezmifl gibi birçok flehirde y›k›m sald›r›lar› da yine gündeme gelmektedir. Emekçilerin al›n terleriyle elde etti¤i evlerin zorla y›karak yerine zenginler için villa-lüks daire yaparak büyük rantlar›n peflinde koflanlar bu düzenin kendi düzenleri oldu¤unun gayet bilincindedir. Bu düzenin emekçilerin düzeni olmad›¤›n› emekçilere anlatmak, bar›nma hakk›m›z için emekçilerle birlikte y›k›mlara karfl› direnmek önemlidir ve ‹stanbul, ‹zmir, Mersin, Ankara gibi kentlerde yap›lan çal›flmalar oldukça de¤erlidir. Halka yönelik sald›r›larda ortaklaflanlar›n kendi içlerinde ç›kar çat›flmalar›na-iktidar kavgalar›na girmesi de sistemin giderek derinleflen ekonomik-siyasi krizinin sonucudur. ABD ve AB emperyalistlerinin do¤rudan müdahalesi ile devam eden süreçte AKP’nin kapatma davas› karfl›l›¤›nda gerekli merkezlerden icazet alamayan ve daha görevleri esnas›nda tasfiye edilen emekli askerlere yönelik yap›lan Ergenekon Operasyonu kopar›lan onca gürültüye ra¤men ne iddia edildi¤i gibi temiz eller operasyonudur ne de darbecili¤e karfl› mücadeledir. ABD emperyalizminin bölgedeki manevralar›na da uygun flekilde konumlanmak amac›yla sürdürülen ve pazarl›k ifllevi gören “gizli” belge ya¤muru ve bilgi kirlili¤i gerekli ifllevi yerine getirdikten sonra rafa kald›r›lacak, da¤ yine fare do¤uracakt›r. Halk düflmanl›¤› tescilli faflist AKP kadrolar›n›n, TSK’n›n sessiz kalarak destek sundu¤u bir ortamda reklam› yap›lan çapta bir harekata giriflmesi zaten mümkün olmad›¤› gibi devletin iflledi¤i her suçun devlet içindeki “küçük kötü niyetli bir çeteye” aktar›larak devletin kendini temize ç›karmas›na da izin vermemeliyiz. Demokrat yurtsever kitlelerin ›srarla taraf olmaya ça¤r›ld›¤› bu dönemde ezilenlerin gerçek sorunlar› temelinde örgütlenmesi ve faflizme karfl› halk demokrasisi, özgürlük mücadelesi veren gerçek saflar›nda yer almas› için oldukça fazla olanak vard›r. Bu dönemde gerek halk›m›z›n giderek artan tepkisi gerekse de egemenlerin kendi içlerindeki ç›kar çat›flmalar› sonucu ortaya dökülen sistemin pisli¤i kitle çal›flmas›nda bize önemli olanaklar sunmaktad›r. Özellikle A¤ustos ay›n›n bafl›nda sekizincisi örgütlenecek olan Munzur Festivali’nde sosyal y›k›ma, devlet terörüne, askeri operasyonlara, imha-inkar-asimilasyon sald›r›lar›na, barajlara ve do¤a katliam›na, en temel insani hak ve taleplerimizin yok say›lmas›na ve yoksullu¤a karfl› birleflmenin, örgütlenmenin ve bu kirli düzeni y›k›p özgür, demokratik bir düzen için mücadele etmenin, devrimci saflarda yer alman›n gereklili¤ini anlatabilmek oldukça önemlidir. Bu nedenle baflta Munzur Festivali olmak üzere yaz ay› boyunca kitlelerle iç içe olmak, sürece yan›t olmak için harekete geçmek için karfl›m›za ç›kan her f›rsat› de¤erlendirelim, faflizmin yaratt›¤› bilgi kirlili¤i ile kitleleri yan›na çekmesine karfl› ç›kal›m.


İşçi-köylü 3

25 Temmuz -7 Ağustos 2008

Çöken çeteler de¤il, sistemin kendisidir! Egemen s›n›f klikleri aras›nda süren çat›flmalar, ülke gündemini meflgul etmeyi sürdürüyor. Çat›flmalar›n seyrine iliflkin hemen her cepheden çeflitli yorumlar yap›l›yor, yorumlar›n da ötesinde, birçok kesimde çat›flmalar ba¤lam›nda kimi beklentilerin oldu¤u ortaya ç›k›yor. Bu beklentilerin bafl›nda ise, iktidar klikleri aras›ndaki çat›flman›n son evresini oluflturan Ergenekon’un gidiflat›na ve bu gidiflat›n getirece¤i sonuca dair beklentiler geliyor denebilir. Oysa sadece yüzeysel olarak, ç›plak gözle bak›ld›¤›nda bile, bu dalafltan kimlerin kârl› ç›kaca¤›, daha do¤rusu oyunu kazanan›n kimler olaca¤› aç›k ve net bir biçimde görülmektedir. fiunu peflinen söylemekte yarar var ki, kazanan›n-kazananlar›n iflçi-emekçi y›¤›nlar olmayaca¤› kesinden de öte bir durumdur. Egemen s›n›flar aras›ndaki son dönem çat›flmalar›n›n gösterdi¤i bir konuya da yine hemen yaz›n›n bafl›nda dikkat çekmek gerekiyor. Bu süreç, kendine “ilerici”, “devrimci”, “demokrat” vb. misyonlar yükleyen, kendini bu kesimin güçleri aras›nda gören kimilerinin, gerçekte durduklar› noktay› da göstermifltir. Geçti¤imiz y›l yap›lan genel seçimler öncesinde “e-Muht›ra” ile h›zlanan, toplumu kamplara bölme sürecinin bir versiyonu olan bu süreç, anlafl›lan kimileri taraf›ndan çok da iyi okunamamaktad›r. Ancak “esen rüzgarla” sokaklara dökülenler öyle görünüyor ki, oldukça büyük bir hayal k›r›kl›¤›n› da beraberinde yaflamaktalar. Laf› daha fazla döndürüp-dolaflt›rmadan, aç›kça koymak gerekirse; Ergenekon’la birlikte beklentiye girenlerin hayalleri, Ergenekon dava dosyas›n›n aç›klanmas›n›n akabinde, suya düflmüfl görünüyor.

Tüm polisler ABD’ye feda olsun! Bafl döndürücü bir h›zla ak›p giden ülke gündemi “büyük temizlik”le meflgul olmay› sürdürürken, k›sa bir süre önce yaflanan önemli bir geliflme, bomba gibi düfltü¤ü gündemden, yine ayn› h›zla kalk›verdi. Söz konusu geliflme 9 Temmuz günü ABD ‹stanbul Konsoloslu¤u’na yönelik düzenlenen sald›r›yd›. Yap›l›fl biçiminden yapanlar›n siciline kadar “bir gariplik” görülen bu eyleme iliflkin kopart›lan gürültü de yine, ne oldu¤u, nas›l oldu¤u anlafl›lmadan yerini sessizli¤e b›rakt›. ABD’de gerçekleflen 11 Eylül sald›r›lar›n›n ard›ndan a盤a ç›kan bir dizi bulgu ve belgenin tümü, nas›l ki sald›r›n›n en iyi niyetle yönlendirme oldu¤una, birilerinin parma¤›na iflaret ediyorduysa, anlafl›lan ‹stanbul’daki sald›r›da da benzer “izlere” ve “parmaklara” rastlanm›flt›. Fazla “kurcalanmas›” da herhalde bu veya benzer nedenlerle uygun görülmedi ve tart›flmalar, sald›r›da ölen polislerin “flehit” say›l›p say›lmayaca¤› etraf›nda döndü durdu ve kapand› denebilir. “Kartal yuvas›” olarak adland›r›lan, en son teknolojiyle donat›ld›¤› ve binan›n inflas›ndaki tüm malzemelerin ABD’den getirtildi¤i söylenen konsolosluk binas›na “pompal› tüfekle” sald›rman›n bile tek bafl›na safl›ktan öte olarak aç›klanaca¤› bu sald›r›n›n, egemen s›n›flar ve onlar›n güdümündeki medyada nas›l yer buldu¤una da burada k›saca vurgu yapmak gerekiyor. Bu vurgu ayn› zamanda emperyalizme uflakl›k derecesinin hangi safhaya vard›¤›n›n da vurgusu olmakta. Sald›r› s›ras›ndaki en çarp›c› ayr›nt›, yaral› polisin konsoloslu¤a girme çabas› ve ABD’li görevlilerin kap›y› açmamas› olarak yans›d› kamuoyuna.

S›n›fsal Yaklafl›m ‹Ç HESAPLAfi fiM MADAN HALKLA HESAPLAfi fiM MAYA DO⁄RU Son sürecin çok de¤iflik boyutlar› büyük bir kaos ve karmafla içerisinde tart›fl›la dursun, egemen s›n›f ideologlar› inceden inceye çok önemli bir mesaj› kitlelere yaymaya bafllad›lar: rejim en ciddi krizleri bile demokratik usullerle atlatacak olgunlu¤a eriflmifltir ve her seferinde daha da güçlenerek ç›kacakt›r! Burada kast edilen kriz, hiç kuflkusuz hem ekonomik hem de siyasi kapsamda ele al›nmaktad›r. Üstelik, zam ya¤murlar›n›n yoksulluk felaketini büyüttü¤ü ülkemizde, geçenlerde yapt›¤› konuflmada Tayyip Erdo¤an, “Ne krizi kardeflim, kriz mriz yok” türünden klasik inkarc›l›¤›n› sürdürürken… Finansal ve ekonomik kriz bütün dünyada kabul görmüfl ve esas f›rt›na/fatura merkezi olarak yar›-sömürgeler belirlenmifl, bunun çok geçmeden ilk dalgas› May›s-Haziran derken Temmuz’la beraber ülkemizi etki alt›na alm›flken, hala hormonlu ve çarp›t›lm›fl rakamlarla demagoji yapmaya çal›flan Tayyip Erdo¤an yerine, bunun di¤er sorunlarla beraber siyasal alandaki görüngüsü karfl›s›nda bambaflka bir strateji gelifltirenlere kulak vermek ve meseleyi bir de buradan tart›flmak daha ak›lc› olacakt›r. Evet, emperyalistlerin ekonomik ve siyasi politikalar›n›n uygulanmas›, mevcut projelerine uygun konumda hareket tarz›n›n tutturulmas›, ülkedeki s›n›f mücadelesinin seyri, temel sorunlar aç›s›ndan kendini dayatan bir müdahale ihtiyac› vb. birçok parametreye bak›ld›¤›nda ülkemizde “askeri darbe” koflullar› bugün

için yoktur. Kastetti¤imiz, emir-komuta zincirine hâkim bir darbedir. 1960, 1971,1980 gibi. Bu, ayn› zamanda TSK’n›n ba¤›ms›z bir hareket tarz› tutturamayaca¤› anlam›na gelmektedir. Bu zincirin d›fl›nda çeflitli giriflimler her zaman için olabilecektir ve olmufltur. Dolay›s›yla, 12 Eylül’den bu yana 28 y›l geçmifl olmas›ndan yola ç›karak, “Art›k Türkiye’de darbeler dönemi geride kald›, olsa olsa 28 fiubat gibi post-modern biçimleri olur ya da en fazla 27 Nisan gibi e-muht›ralar gündeme gelebilir” diyenler, kitleleri faflist rejimin karakteristik flekillenifli konusunda yanl›fl biçimde e¤itmeye çal›fl›yor. Burada, örtülü biçimde TSK’nin darbeci kimli¤inden s›yr›ld›¤› ve demokratikleflti¤i mesaj› verilmeye çal›fl›lmakta, yar›n bu kimli¤i kullanmak durumunda kald›¤›nda yeniden destek sa¤lamas›n›n yollar› döflenmektedir. Ergenekon vesilesiyle emekli baz› generallerin AKP’nin ihtiyac›na binaen “eski darbe” dosyas› ile beraber paspas edilmesinde TSK’n›n en büyük kâr› bu olmufltur. Hâkim s›n›f klikleri aras›ndaki çat›flmay›, önce “TC tarihinin en büyük krizi”, “rejim tehlikede” vb. sözlerle niteleyen, “k›l›çlar çekildi”, “k›yamet kopacak” sözleriyle duyuranlar; ilk flok ve heyecan dalgas›n›n ard›ndan flimdi yavafl yavafl sistemin, devletin kudreti ve meziyetleri üzerinde durmaya bafllad›lar. Kamplaflma ve yedekleme ifllemi elbette ki sürmektedir ama dikkat çekici olan her iki kesimin de benzer ifadelerle faflist diktatörlü¤e sahip ç›kan bir söylem

‹flte uflakl›¤›n ne dereceye vard›¤›, bir kez daha, hem de oldukça aleni bir biçimde, bu geliflmenin akabinde d›fla vuruyordu. Polislere, “kendini emperyalistlere siper etme”, gerekirse, “onlar›n yerine ölme” görevini verenler, bu görevi “hakk›yla” yerine getiren polislerine de sahip ç›km›yordu. Yaral› polisin “beni içeri almad›lar” minvalinde söylediklerini “düzeltme”ye dönük, bununla da yetinmeyip, kap›n›n aç›lmamas›n› hakl› gösteren (ABD’nin aç›klamalar›yla bile çeliflen) aç›klamalar yap›yorlard›. Bir kez daha kraldan çok kralc› kesilmede sak›nca görmüyorlard›. Çünkü uflakl›k s›n›r tan›mazd›! Yaral› polis ad›na özür dileme mahiyetindeki aç›klamalara, egemen güdümlü medyan›n da elinden gelen katk›y› sunmas›, elbette kaç›n›lmaz bir “zorunluluk” olarak kendini gösterecekti. ABD konsolosunun, polisi hastanede ziyaret etmeye çal›flmas›, ancak polisin ne konsolosu ne de elindeki çiçe¤i kabul etmemesi, anlafl›lan en çok da sahibinin sesi medyan›n önde gelen isimlerini “üzmüfltü”. Bunun içindir ki, bu isimlerin en bildik olan›, her devrin adam›, Mehmet Ali Birand, bu “densiz davran›fl›” affettirmek için flekilden flekile giriyordu. Ancak normal koflullarda da ne dedi¤i pek anlafl›lamayan, cümlenin bafl›n›-sonunu toparlamakta güçlük çeken Birand, yüzündeki “büyüklük sizde kals›n” ifadesiyle, “yaral› oldu¤u için ne dedi¤ini, ne yapt›-

tutturmas›d›r. Yine dikkatlerin toplanmas› gereken husus, bu çat›flmadan her iki kli¤in de öldürücü darbeler almadan s›yr›laca¤›n›n flimdiden ortaya ç›kt›¤›d›r. Sistemin temel çizgilerini oluflturan ve devletin esas kurumlar›nda örgütlü bulunan kliklerin birbirlerine öldürücü darbeler indirmesini bekleyenler büyük bir yan›lg› içerisindedir. Yine, bu çat›flma vesilesiyle darbecilerin yarg›lanaca¤›, kitleler nezdinde teflhir olan kimi örgütlenmelerin (kontr-gerilla/gladio vd.) da¤›t›laca¤›, halka karfl› ifllenen suçlar›n ayd›nlat›laca¤› (katliamlar, faili belli cinayetler, kay›plar vb.), halk düflmanlar›ndan hesap sorulaca¤›, faflist diktatörlü¤ün flifrelerinin çözülece¤ine dair beklenti içerisinde olanlar da, e¤er bilinçli bir çarp›tma içerisinde de¤illerse, büyük bir aymazl›k yaflamaktad›r. Taraf gazetesi vas›tas›yla 20.06.08’de kamuoyuna servis edilen TSK’ya ait Eylül 2007 tarihli “Bilgi Destek Faaliyetleri Eylem Plan›” AKP’nin yeniden hükümet olmas›ndan sonraki süreci kapsamaktayd›. TSK, yapt›¤› aç›klamada “Komuta Kat›’nda onaylanm›fl böyle bir plan bulunmamaktad›r” diyordu. Ulusal Hareket’e, yurtsever, demokrat, devrimci bütün muhalif güçlere yönelik azg›n bir faflist terör kampanyas›n›n merkezi olarak örgütlenmesini içeren bu plan›n nas›l pratiklefltirildi¤ini burada anlatmak herhalde gereksiz olacakt›r. Bu, ayn› zamanda AKP’nin de ortak oldu¤u bir pland›. Nitekim, bu plan›n gere¤i olarak hükümet taraf›ndan ç›kar›lan di¤er uygulama yönergeleri ve talimatlara iliflkin (valiliklere gönderilen) belgeleri de birkaç gün sonra Gelecek Gazetesi yay›mlam›flt›. AKP, TSK ile iflbirli¤i/mutabakat›n› görmek istemeyen gözlere “kör gözüm parma¤›na” m› yapmak istemektedir, yoksa TSK içerisindeki hesaplaflma sonucu mu bu ve benzeri

¤›n› bilmiyor, siz onun kusuruna bakmay›n” gibilerinden bir fleyler geveliyor, sanki “birkaç polisin laf› m› olur, tüm polisler size feda olsun” demeye getiriyordu.

Çeteler ve darbeciler devletten ba¤›ms›z de¤ildir Tekrar AKP’nin kapat›lmas› davas›yla da yak›ndan ilintili oldu¤u kesin olan “çete” veya kendi deyimleriyle “Ergenekon terör örgütü” operasyonuna ve bu gündeme iliflkin gelinen son aflamaya dönecek olursak. Geçti¤imiz günlerde, bu operasyon kapsam›nda tutuklanan emekli generallerden Tolon’un, kendilerinin okyanusta sadece birer damla oldu¤u yönlü bir imas› yans›d› gündeme. Ayr›ca kendilerinin “örgütün bafl›na” monte edildi¤ini de söylüyordu Tolon. Bu noktadan bak›ld›¤›nda, asl›nda çok da yanl›fl söylemiyor. Evet, “darbecilere karfl›” olarak getirilen, sözde “devletin içindeki çeteleri çökertmeye” dönük olarak lanse edilen bu operasyonla, ne çeteler çökertilmek, ne kontra faaliyetler a盤a ç›kar›lmak, ne de bunlar›n bafl› deflifre edilmek istenmektedir. Çünkü ne çeteler ne de darbeciler, faflist TC devletinden özellikle de hizmetinde olduklar› ve sürecin d›fl›ndaym›fl izlenimi yaratmaya özen gösteren, emperyalist odaklardan ba¤›ms›z de¤ildir. Devletin tüm kademeleri hem çeteci hem de darbecidir. Kendilerini yok etmeye dönük bir operasyon

belgeler s›zmaktad›r bilinmez ama döne döne vurgulamak istedi¤imiz gerçek; ABD-AB emperyalistlerinin tam deste¤i ile yol alan AKP’nin temsil etti¤i klik ile Kemalist klik aras›ndaki çat›flmada TSK belli bir süredir AKP’nin yan›nda saf tutmaktad›r. Bu konuda baflka senaryolar yazmaya kalkanlar, sözü kar›flt›r›p, doland›r›p kitlelerin kafas›n› buland›rmaya çal›flanlar büyük bir hata yap›yorlar! TSK’n›n tarihi sürecini söylem ve biçim üzerinden yanl›fl okuyanlar›n, emperyalizm ve devlet tahlili konusunda da ciddi ölçüde sorunlar› bulunmaktad›r. Özal’dan Demirel’e, Tansu Çiller’den Tayyip Erdo¤an’a uzanan bir hatta emperyalizmin bölge ve ülkemizdeki ekonomik ve siyasi politikalar›n›n gere¤i olarak TSK emre amade bir konumdad›r. Bunun böyle olmas› da çok do¤ald›r. TSK’n›n ülkedeki konumunu oldu¤undan çok fazla abartan tahlillerde bulunmak; sermayenin ve bütün kurumlar›n üstünde tayin edici rol biçmek, son derece yan›lt›c›d›r. Kemalist kli¤in bürokrasideki etkinlik alan› TSK’dan ibaret de¤ildir. Yarg›, e¤itim, d›fliflleri vd. merkezi devlet kadrolar› içerisinde de belli bir etkinlik sahibidir. A¤›rl›kl› olarak CHP’de politik temsilini bulan Kemalist kli¤in TSK’n›n komuta kademesine karfl› reaksiyonlar› devam etmektedir. 18.06.08’de medyadaki kimi yaz›lar üzerine yay›mlanan ve Tayyip Erdo¤an’›n destek verdi¤i, “TSK’ye yöneltilen sald›r›lara karfl› yüce Türk milletinin de yasal ve demokratik tepki göstermesi do¤al bir beklentidir” fleklinde ifadeler içeren TSK bildirisini CHP Genel Sayman› Mustafa Özyürek, “fiimdi halk›n buna sahip ç›kmas› nas›l olacak, orada bir aç›kl›k yok. (…) Eski komutanlar› tutuklayanlar, beni haydi haydi tutuklar diyebilirler. Bu yönde genel bir korku var. TSK, bu korkuyu da¤›tma yönünde bir durufl sergileme-

Politika gündem da yapamayacaklar›na göre, mevcut operasyonun, deflifre olmufl kifliliklerle s›n›rl› kalmas› kaç›n›lmazd›r. Bu unsurlar›n ayn› zamanda ulusalc› denilen cephede yer ald›klar›na, aç›k AKP karfl›tl›klar›na bak›ld›¤›nda ise, neden hedef seçildikleri de zaten daha iyi anlafl›lacakt›r. Bir kez daha vurgulamak gerekirse, yaflananlar iki faflist-gerici egemen kli¤in (emperyalistlerden ba¤›ms›z olmayan) hegemonya kavgas›d›r. Yeri gelmiflken; bu operasyon, yaz›n›n giriflinde gönderme yapt›¤›m›z “esen rüzgara kap›lan” kesimlerin baz›lar›n›n yaklafl›m›yla, ‹talya’daki “temiz eller” operasyonuyla bile uzaktan yak›ndan benzerlik tafl›mamaktad›r. Bu arada ‹talya’da gerçeklefltirilen “temiz eller” operasyonunun da öyle sömürü ve talan sistemini yerinden oynatmaya dönük olmad›¤›n›, sadece süreç içinde ihtiyaç olmaktan ve böylelikle de denetimden ç›kan, kontra güçleri da¤›tmaya ve de¤iflen dünya koflullar›na uygun yeni bir kontra yap›lanmaya gitmeye dönük oldu¤unu da, bu vesileyle söylemek gerekiyor. AKP’nin kapatma davas›na karfl› koz olarak kulland›¤› bu operasyonun iddianamesine bak›ld›¤›nda, bunun AKP’nin polis içindeki hâkimiyetini ordu içinde de sa¤lama çabas› oldu¤u kadar, kapatma davas›na dönük pazarl›klar›n devam› oldu¤u da bir kez daha anlafl›lacakt›r.

Sistem çöküyor, fatura emekçilere ç›kar›lmak isteniyor Son olarak ise, tüm bu yaflanan geliflmelerin, faflist-gerici egemen s›n›f klikleri aras›ndaki tüm çat›flmalar›n, dünya ekonomik-siyasal sistemindeki çöküfle paralel geliflti¤ini de vurgulamak gerekmekte. Egemen s›n›flar›n, tüm inkarlar›na ve yok sayma çabalar›na karfl›n, ülkedeki ekonomik krizin boyutu, siyasal krizle birlikte had safhaya ulaflm›fl bulunmaktad›r ve bu durum dünya ekonomik-siyasal sistemindeki çöküflün do¤rudan yans›mas›ndan baflka bir fley de¤ildir. Filler tepiflirken, altta ezilenlerin çimenler olaca¤› da bir o kadar görülmek durumundad›r. Evet, tüm dünyada oldu¤u gibi, ülkemizde de krizin faturas› emekçi y›¤›nlara ç›kar›lmak istenmektedir. Bunun içindir ki, hak arama mücadelelerine dönük sald›r›lar da, egemenler aras› kavgaya paralel olarak t›rman›fla geçmifltir. Ancak görülen o ki, iflçiemekçi y›¤›nlar art›k önlerine konulmaya çal›fl›lan faturay› ödememekte kararl›lar. Her geçen gün say›lar› artan grev vb. direnifller bu kararl›l›¤›n bir ifadesi olarak okunmak durumundad›r. Bu kararl›l›¤›, s›n›fsal zemine çekerek, örgütlü bir güce dönüfltürmek ise, devrimci ve komünistlerin bu süreçteki en acil görevidir!

Gazi halk› katliamc›lar›n yakas›n› b›rakmayacak! Ergenekon ad› verilen operasyonla Gazi katliam›n› düzenleyenlerin bas›na yans›mas› üzerine devrimci ilerici kurumlar taraf›ndan bir bas›n aç›klamas› gerçeklefltirilerek Gazi halk› hesap sormaya ça¤›r›ld›. 19 Temmuz akflam› bir araya gelen Partizan, ESP, DTP, EMEP, SDP ve TÖP son geliflmelerle birlikte Gazi katliam›n›n devlet taraf›ndan gerçeklefltirildi¤inin bir kez daha a盤a ç›kt›¤›n› dile getirdi. Eski karakol önünde toplanan kitle

di…” (19.07.08) sözleriyle karfl›lam›flt›r. ÖDP’nin “Ergenekon davas›”na sar›lma tutumu, “darbecili¤e darbe” hevesi ile EMEP vb. çevrelerin “kontr-gerilla a盤a ç›kar›ls›n” talebini yükselterek davan›n sonuna kadar götürülmesi istemiyle harekete geçilmesi önerisi ayn› kap›ya ç›kmaktad›r. “AKP’den ya da davadan bir fley beklemiyoruz, düzenin teflhiri amac›yla böyle bir kampanya yürütülmelidir” tezi, kitlelerin aldat›lmas› ve oyalanmas›na hizmet eden, sistemin de bafl›ndan beri üzerinde yat›r›m yapt›¤› tezlerden birisi olagelmifltir. Davan›n bir biçimde etkisiz/sonuçsuz kalaca¤›n› faflist rejimin efendileri bilmemekte midir? Susurluk vb. bütün davalarda ayn› fley olmam›fl m›d›r? Birileri göstermelik “ceza”lar ile harcanacak, (zaten ›skartaya ç›km›fl olan) birileri aklanacak ve dosya planland›¤› üzere kapat›lacakt›r! Ergenekoncular›n yan›nda saf tutan Kemalist cephenin savunucular›na gelince, bunlar›n tutumundan öte bunlara flafl›ranlar›n durumu enteresand›r. Konu edilen S‹P-TKP’dir. AKP’ye karfl› olma görünümüyle ama asl›nda yürekten ve cansiperane biçimde general eskilerinin, katiller sürüsünün, bilumum ›rkç› faflist güruhun avukatl›¤›na soyunan S‹PTKP’yi elefltirme zahmetine giren EMEP ve At›l›m’›n çabas› flafl›rt›c›d›r! M. Suphi yoldafltan sonraki süreçte h›zla karfl›-devrimin saflar›na koflan, SSCB’deki geri dönüfl sürecine paralel sosyal-faflist bir kimlik edinen TKP miras›, S‹P-TKP’de yaflat›lmaktad›r. Bunlar›n, Kemalist kimli¤ini yeni keflfedenlere diyece¤imiz yok. Ulusal sorunla ilgili flovenist politikalar›n› takip edemeyenler için, Ergenekon operasyonunda gözalt›na al›nan ve tutuklanan askerlere neden sahip ç›kt›klar›n› anlamalar›na da yard›m edecek flu sözler anlaml›d›r: “Ergenekon soruflturmas›n›n amac› belli… Bütün ömrünü te-

buradan Gazi Cemevine do¤ru “Kahrolsun M‹T, CIA Kontr-gerilla”, “Faflizme karfl› omuz omuza” sloganlar›n› hayk›rarak yürüyüfle geçti. Marafl, Çorum ve Sivas’ta yaflanan katliamlar› hat›rlatan kitle kontrgerillan›n da¤›t›lmas›n› istedi. Cemevi önünde yap›lan bas›n aç›klamas›nda; Gazi halk›n›n katliam›n hesab›n› sormak üzere harekete geçmesi gerekti¤i ifade edildi. Bas›n aç›klamas› sloganlarla sona erdi. (‹stanbul)

rörle mücadeleye hasretmifl iki yüksek rütbeli komutan› terörist diye yarg›lamak ne demek? Evet, bu sorunun da yan›t› sorunun içinde ve içeri¤indedir…” (‹lhan Selçuk, 08.07.08) Daha önce de yazd›k, belirttik; hâkim s›n›f klikleri aras›ndaki dalaflta istihbarat, medya ve yarg› kurumlar› eliyle kozlar oynanmaktad›r. Uzun bir dönemdir ifllenen darbe ve fleriat “tehlikeleri”ni/temalar›n› görünür k›lan ad›mlar at›lmaya çal›fl›lmaktad›r. Esasen her iki kli¤in de fleriat ve darbe gibi olgularla sorunu yoktur. Kemalistler, özünde fleriatla her zaman iliflki içerisinde olmufllard›r. Gerçek manada laik de¤illerdir. Hakeza AKP’nin temsil etti¤i gelene¤in darbelere, darbecili¤e karfl› olmas› söz konusu bile de¤ildir. Darbe anayasas› ve yasalar› sayesinde hükümettedir. Darbecilere dokunmamaktad›r. Nitekim bu olayda bile darbecilere gerçek manada bir yönelim yoktur (Özden Örnek’in günlükleri soruflturma d›fl›, Hilmi Özkök aç›ktan darbeyi teyit eden konuflmalar yap›yor ancak ifadesini alan yok vb.!). Olay kendi ç›karlar› ile iliflkili biçimde gündemlefltirilmektedir. Bu dalafl, ekonomik ve sosyal kriz dalgas›n›n üzerinde geliflmekte, ulusal sorunun ald›¤› boyut ve s›n›f mücadelesinin kazand›¤› ivmeye paralel hâkim s›n›flar› köfleye s›k›flt›rmaktad›r. Gelinen aflamada, belli bir uzlafl›yla süreçten ç›kacak ve asli ifllerine daha büyük bir ifltahla koyulacaklar›na dair iflaret verdikleri de görülmektedir. Buna mecbur ve zorunlu olduklar› da muhakkakt›r. Kitleleri oyalama arac›na dönüflen bu tuza¤› bozmak ve gerçek gündem üzerinde yo¤unlaflmak durumunday›z. Sistemin süreçten yenilenerek ç›kaca¤›na dair beklenti ve gayretlerini bofla ç›karman›n yolu, son süreçte yarat›lan sis bulutunun da¤›t›lmas›ndan geçmektedir.


İşçi-köylü 4

İşçi/köylü

25 Temmuz-7 Ağustos 2008

Umutlar beklemede…

‹hmalkarl›k ve ölümler devam ediyor Madenlerden ard› ard›na göçük haberleri geliyor. Türkiye Tafl Kömürü (TTK) Kozlu Müessesesi’ne ba¤l› madende yaflanan ve 1 iflçinin yaflam›n› yitirdi¤i göçü¤ün ard›ndan Ayd›n’da da göçük meydana geldi. Baltaköy mevkiinde bulunan Ayd›n Linyit ‹flletmesi’ne ait maden oca¤›nda yaflanan olayda 1 iflçi yaflam›n› yitirdi. Yaral› olarak hastaneye kald›r›lan di¤er iflçinin durumu ise ciddi. Çal›flma Bakanl›¤› müfettifllerinin raporu ise bu kazalar›n tesadüf olmad›¤›n› aç›kça gösteriyor. Geçti¤imiz aylarda 50 ildeki 1.372 madende yap›lan denetim sonuçlar›nda tam 12.717 eksiklik bulunmufltu. Ard› ard›na yaflanan ölümler ise bu eksikliklerin giderilmesi yönünde hiçbir ad›m at›lmad›¤›n› gösteriyor. Maden ‹flletmelerinde ‹fl Sa¤l›¤› ve Güvenli¤i Teftifl Projesi kapsam›nda haz›rlanan rapor için 200’ü kömür oca¤›, 106’s› metal madeni ve 1066’s› endüstriyel hammadde oca¤› olmak üzere 62 bin 26 iflçinin çal›flt›¤› toplam 1372 maden denetlendi. Projenin de¤erlendirme raporuna göre kurma izni ve iflletme belgesi olmas› gereken 1087 madenden sadece 35’i kurma iznine, 218’i iflletme belgesine sahip.

Dört ifl kazas› daha Geçti¤imiz aylarda 50 ildeki 1.372 madende yap›lan denetim sonuçlar›nda tam 12.717 eksiklik bulunmufltu. Ard› ard›na yaflanan ölümler ise bu eksikliklerin giderilmesi için ad›m at›lmad›¤›n› gösteriyor. Öte yandan, 50 ve daha fazla iflçi çal›flt›r›lan 202 iflyerinden 36’s›nda ifl güvenli¤i ile görevli mühendis veya teknik eleman, 63’ünde iflyeri hekimi istihdam edilmedi¤i, 68’inde ise ifl sa¤l›¤› ve güvenli¤i kurulu oluflturulmad›¤› belirlendi. Denetimlerde 1.372 madende toplam 12.717 eksiklik belirlendi. Eksikliklerin 2.317’sinin sa¤l›k gözetimine, 1.801’inin organizasyona, 1662’sinin genel çal›flma flartlar›na, 3.447’sinin mekanik ve elektrik ekipman ve tesislere, 115’inin tahkimata, 153’ünün havaland›rma-

ya, 414’ünün yang›n ve patlamaya, 177’sinin ulafl›m yollar›na, 969’unun kurtarma ve tahliyeye, 167’sinin nakliyata, 792’sinin sosyal tesislere, 703’ünün kiflisel koruyucu donan›mlara iliflkin oldu¤u kaydedildi. ‹fl kazalar›n› önlemede bir baflka önemli unsur olan kiflisel koruyucu donan›m konusunda da önemli oranda eksiklik bulundu¤u görülüyor. ‹flyerlerinden yaklafl›k dörtte birinde (305) kiflisel koruyucu donan›m kullan›m› konusundaki gerekliliklerin yeterince yerine getirilmedi¤i belirtiliyor.

“‹flçinin halinden ancak iflçi anlar” Sosyal y›k›m sald›r›lar›na paralel olarak geliflen iflçi-emekçi eylemleri yükseliflini sürdürüyor. Çok say›da iflyerinde, baflta örgütsüzlefltirme sald›r›lar› olmak üzere, hak gasp›na u¤rayarak, iflten at›lan iflçilerin grev ve direniflleri birbirini tetikleyerek, art›yor. Kocaeli Üniversitesi bünyesinde çal›fl›rken iflten ç›kar›lan, OLEY‹S üyesi iflçilerin,

Praktiker’de sendika düflmanl›¤› Uluslararas› yap› marketi zincirlerinden Praktiker’de sendikalaflt›klar› için iflten at›lan iflçilerin sendikal örgütlenmeye dönük bask›lara karfl› mücadeleleri sürüyor. 12 Temmuz Cumartesi günü saat 13.30’da iflten atmalar› ve bask›lar› protesto etmek isteyen Türk-‹fl’e ba¤l› Koop-‹fl ve di¤er sendikalar Ankara Etlik’teki Praktiker önünde bir bas›n aç›klamas› gerçeklefltirdiler. Türk-‹fl Bölge Temsilcisi Fahri Y›ld›r›m burada yapt›¤› aç›klamada iflçilerin sendikaya üye olmalar›n›n engellendi¤ini ve iflten at›ld›¤›n›, sendikal faaliyet içinde bulunanlar›n yaflad›klar› illerden baflka illerdeki flubelere gönderilerek çal›flmaya zorland›klar›n›, ifle iadeleri verilen iflçilerin geri al›nmad›¤›n› belirtti. Sendika Genel Baflkan› Eyüp Alemdar da iflçilerin yaklafl›k üç y›l önce sendikalaflmalar›yla bafllayan süreçte patronun 70 iflçiyi iflten att›¤›n›, keyfi bask› ve tehditlerle sendikal örgütlenmenin önüne geçmeye çal›flt›¤›n› söyledi. Eyleme kat›lan Türk-‹fl’e üye yaklafl›k 500 iflçi “Bask›lar bizi y›ld›ramaz”, “‹fl, ekmek yoksa bar›fl da yok”, “Praktiker iflçisi yaln›z de¤ildir” sloganlar›n› att›. (Ankara)

200’lü günleri geçen direnifli gibi, kimi direnifller aylar boyu kararl›l›¤›ndan hiçbir fley yitirmeden sürerken, kimi iflyerlerinde hak gasp›na u¤rayan iflçiler haftalard›r kavgas›na sahip ç›k›yor. Bu direnifllerden biri de Unilever iflçilerinin direnifli. Gebze’nin hemen ç›k›fl›ndaki Muallimköy kavfla¤›nda bulunan Unilever iflçileri, 26 May›s’tan bu yana, fabrika önüne kurduklar› çad›rda direniflteler. Patronlar›n örgütsüzlefltirme sald›r›lar›ndan biri de Unilever’de yaflanm›fl ve örgütlendikleri için iflten at›lan 70 kifli, direnifle geçmiflti. Unilever iflçileriyle direniflin 52. gününde görüfltük ve gidiflata iliflkin bilgi almaya çal›flt›k. Toplam 500 iflçinin çal›flt›¤› Unilever’de, fiimflek ve Çipe adl› iki ayr› tafleron flirket bulunuyor. Sendikal örgütlenme çal›flmalar›na ilk olarak fiimflek iflçileri bafllam›fl ve 18 fiubat 2008 itibariyle ço¤unlu¤u sa¤lam›fllar. Örgütlendikleri sendika TÜM-T‹S. Sendikal örgütlenme çal›flmalar› belli bir aflamaya gelen, baz› kazan›mlar elde eden iflçiler, örgütlenme çal›flmalar›n› di¤er flirkette, Çipe’de de bafllatm›fllar. Bu süre içinde sendikal faaliyet patron taraf›ndan duyulmufl ve duyuldu¤u gün 1 kifli, daha sonraki günlerde ise 6 kifli iflten ç›kar›lm›fl.

c›l›¤›” olmam›fl bu bask›lar›n. ‹flçiler yasalar›n sermayeden yana iflledi¤ini de kavram›fllar bu süreçte. Diyorlar ki: “Patron baflka yerlerden (devlet kastediliyor) destek al›yor. Mesela bir ifl kazas› olsa patrona bir fley olmuyor, ama bir iflçi en küçük bir fley yapsa, hemen mahkemelik oluyor, iflten at›l›yor.” Unilever iflçilerinin birço¤u ilk kez kat›l›yor böylesi bir direnifle ve bu direniflin onlara ne katt›¤›n› soruyoruz. Ald›¤›m›z cevap flu oluyor: “Damdan düflenin halinden damdan düflen anlar. ‹flçinin halinden de ancak iflçi anlar. Önceden bir iflçi direnifli gördü¤ümüzde ilgilenmiyorduk bile. Ancak bundan sonra böyle olmayacak!” (Kartal)

Tersanelerde yaflanan ifl cinayetleriyle birlikte oluflan kamuoyu tepkisi, göstermelik “önlemlerle” yat›flt›r›lmaya çal›fl›l›yor. Bu “önlemler” aras›nda, tersane kapatma ve de iflçilere güvenlik e¤itim verme gibi giriflimler bulunuyor. Ancak 14 Temmuz’da kapat›lan 3 tersanenin, tersanelerdeki ölümlerin bafll›ca sorumlular›ndan olan G‹SB‹R üyesi olmamas› bile tek bafl›na bu “önlemlerin” göstermelik oldu¤unu göstermeye yetiyor. Böylelikle

Darbe gürültüsüye emekçilere yönelen sald›r›lar› do¤ru anlayal›m! le bugün yaflanan bu çat›flma sadece AKP ile TSK aras›ndaki bir kap›flmadan ibaret de¤ildir. Emperyalistlerin özellikle de ABD emperyalizminin Ortado¤u politikalar› ekseninde ele ald›¤›m›zda ülkemizin önemini daha rahat görmek ve Ergenekon Operasyonu da dahil yaflananlar›n bu sürecin bir parças› oldu¤unu aç›k ve net olarak görebiliriz. Bir yanda siyasi olarak bunlar yaflan›rken di¤er yandan ekonomik olarak da yaflanan krizin tüm

‹flçiler yan›yor, yetkililer seyrediyor! amanda¤ Belediyesi y›llard›r kendilerine tam maafl vermedi¤i için çocuklar›na bakamaz hale geldiklerini belirten 1’i emekli 8 belediye iflçisi, üzerlerine benzin dökerek kendilerini yakmak istedi. Aylard›r maafl alamad›klar› için çocuklar›na bakamaz hale geldiklerini söyleyen iflçiler, “Aç›z, art›k bugüne kadar defalarca eylem yapt›k, son çare kendimizi yakmak olacak” dediler. Aç›klamalar›n›n ard›ndan üzerlerine benzin döken 8 iflçi kendilerini yakmak istedi. Eylemi haber alan aileler ve sendika yöneticileri iflçilerin yan›na gelerek, kendilerini yakmalar›n› engelledi. Burada aç›klama yapan Hatay Genel-‹fl fiube Baflkan› Mehmet Güleryüz, “Bu ay ‹ller Bankas›, Samanda¤ Belediyesi’ne net 523 bin YTL aktarm›flt›r. ‹flçinin cari net alaca¤› ayl›k olarak yaklafl›k 217 bin YTL’dir. Zaten Belediye’ye az ödenek ayr›ld›¤›ndan, maafl›m›za bu flekilde yans›yor. Bizim istedi¤imiz bordro üzerinden tam maafl ödeme yap›lmas›d›r” dedi. Bu konuda bir gün önce Belediye ile 4 saatlik bir tart›flma sonucunda taleplerini ilettiklerini ifade eden Güleryüz, “Belediye bu iste¤imize kesin bir cevap vermedi. fiu anda iflçilerle beraber bafllatt›¤›m›z eylem, isteklerimiz verilene kadar devam edecektir” fleklinde konufltu. (Mersin)

S

Bilton Beton iflçileri ödenmeyen alacaklar› için direniflte üleburgaz’a ba¤l› Büyükkar›flt›ran Beldesi’nde faaliyet gösteren Bilton Beton A. fi.’de çal›flan 21 iflçi, iki ayd›r ücretlerini alamad›klar› için direnifle geçti. ‹flçiler, 4 Temmuz’da fabrika müdürü Sebahattin Davuto¤lu’ndan alacaklar›n›n ödenmesini istediler. Müdürün, ücretlerin ödenmeyece¤ini ve ›srar edenlerin iflten at›laca¤›n› söylemesi üzerine, 10 Temmuz’da direnifl bafllad›. ‹flçilerden Vahit Beyter, jandarman›n kendilerini fabrikadan ç›karmak istedi¤ini ancak haklar›n› alana kadar fabrikadan ayr›lmayacaklar›n› ifade etti. Sabah 08.00’de ifle bafllad›klar›na, ancak mesai bitiminin belli olmad›¤›na dikkat çeken iflçiler, kimi zamanlar gece 24.00’e kadar çal›flt›klar›n› söylediler. Çimento ve kumun içinde çal›flt›klar› halde kask, eldiven, gözlük, maske gibi koruyucu malzemelerin verilmedi¤ini anlatan iflçiler, y›ll›k izin verilmedi¤ini, buna karfl›n izin ücreti de ödenmedi¤ini belirttiler. Aylard›r zor flartlarda ifl güvenli¤inden yoksun olarak çal›flt›klar›n› belirten iflçiler, yapt›klar› fedakârl›klar›n karfl›l›¤›n› istediklerini ifade ettiler. (H. Merkezi)

L

Tersanelerde göstermelik “önlemler”

Emekçinin Gündemi

“Ergenekon Operasyonu”nun ard›ndan egemenler aras›nda ivmesi artan dalaflmalar›n genifl iflçi ve emekçi kesimlerin bilinçlerde belli bir bulan›kl›k yaratm›fl oldu¤u görülmektedir. Bu bulan›kl›¤› gidermek için öncelikle süreci do¤ru anlamam›z ve ülkemizdeki siyasal geliflmelerle iliflkisini do¤ru tan›mlamam›z gerekmektedir. ‹lk olarak, bu süreci emperyalist politikalardan ba¤›ms›z ele alamayaca¤›m›z›n alt›n› çizmek durumunday›z. Bu neden-

‹flten ç›karmalar, çal›flan sendikal› iflçiler taraf›ndan ifl yavafllatma eylemiyle yan›tlanm›fl. Ve ifl yavafllatma eyleminin ard›ndan 70 kifli daha iflten at›lm›fl. Burada da patronun grev k›rma çabalar› gündeme gelmifl ve yeni ifle al›nanlar olmufl. Bu çabalar› engellemeye çal›flt›klar›nda ise, patronun oyalama takti¤i gündeme gelmifl. Direniflteki iflçiler seslerini yurtd›fl›na kadar tafl›maya çal›flm›fllar. Yabanc› ortakl› firmaya, yurtd›fl›ndan da bask›lar gelmeye bafllam›fl, ancak patron aç›s›ndan hiçbir “cayd›r›-

Ege Gübre Fabrikas›’nda mal boflaltmak isteyen TIR, çuvallar›n aras›nda uyuyan 32 yafl›ndaki nakliye iflçisi Hikmet Ekinci’yi ezdi. A¤›r yaralanan Ekinci, hayat›n› kaybetti. ‹kinci kaza ise Petkim Bak›m Onar›m Atölyesi’nde meydana geldi. Atölyede altyap› onar›m iflçisi olarak çal›flan Hüseyin Onan, biriken pis suyu tahliye etmek için girdi¤i kanalizasyonda ayd›nlatma lambas› olarak çekti¤i elektri¤in kaçak yapmas› sonucu gerilime kap›ld›. Kanalizasyondan a¤›r yaral› ç›kar›lan Onan kurtar›lamad›. Alia¤a Karaköy’de ise bir fabrikan›n bahçesinde traktörle sulama yapan Mustafa Tutufl ise sa¤ aya¤›n› tankerin pompa mailine kapt›rd›. Sa¤ aya¤› kopma noktas›na gelen Tutufl, Alia¤a Devlet Hastanesi’nde tedavi alt›na al›nd›. Zonguldak’ta da bir maden oca¤›nda meydana gelen göçükte 1 iflçi hayat›n› kaybetti, 2 iflçi de yaraland›. Kozlu Müessese Müdürlü¤ü’ne ait kömür oca¤›nda tavan çökmesi sonucu göçük olufltu. Göçükteki iflçilerden 31 yafl›ndaki Hasan Çiren hayat›n› kaybetti. (H. Merkezi)

abrika yönetiminden kaynakl› sorunlar nedeniyle 4 ayd›r maafl alamayan Uzel iflçileri, zor günler geçiriyor. Maafllar›n› alamayan iflçiler, her geçen gün daha ma¤dur oluyor. Yaflad›klar› sorunlara iliflkin bir dönem çeflitli eylemler yaparak dikkat çekmeye çal›flan iflçiler, halen sorunlar›n›n çözülmesini bekliyor. Ba¤l› bulunduklar› Türk Metal Sendikas›ndan da flikayetçi olan iflçiler, yaflad›klar› ma¤duriyeti dile getirerek kamuoyunu duyarl› olmaya ça¤›rd›. (H. Merkezi)

F

G‹SB‹R’in sorumlulu¤u azalt›lmaya çal›fl›l›yor. Ölümlerin s›kça yafland›¤› tersanelerden biri olan Selah Tersanesi de yine geçti¤imiz aylarda kapat›lm›fl, ancak birkaç gün gibi k›sa bir süre içinde, “istenen koflullar› yerine getirdi¤i” gerekçesiyle, tekrar aç›lm›flt›. 14 Temmuz’da fiahin Teknecilik, Mengi-Yay Yatç›l›k ve GESA Gemi tersanelerinin kapat›lmas›na iliflkin bir aç›klama yapan Limter-‹fl Sendikas›, konuya iliflkin tepkisini flu sözlerle dile getirdi: “Kapatmalarla

faturas› iflçi ve emekçilere ç›kart›lmaktad›r. Bugün bu fatura emekçilere sadece son üç ayda % 30 oran›nda zam ile yans›m›flt›r. Ve devam da edecektir. Bir yandan zamlar yap›l›rken di¤er yandan iflçi ve emekçilerin tüm demokratik haklar›na yönelik bask› ve fliddet de giderek artmaktad›r. Tüm grev ve direnifller fliddet ve gözalt›lar ile bast›r›lmak istenmektedir. Sadece son üç ayda Deri-‹fl’e ba¤l› DESA, Bas›n-‹fl’e ba¤l› E Kart, TÜMT‹S’e ba¤l› Unilever, Nakliyat-‹fl’e ba¤l› Arçelik, Tek G›da ‹fl’e ba¤l› Yörsan iflçilerin örgütlenmesinin engellenmesi süreçteki yönelimi göstermeye yetmektedir. Örgütlenmelere karfl›

hem ölümlerin kayna¤›n› gizliyorlar, hem de tersane iflçilerini iflsizlikle tehdit ediyorlar. Bir tek ikilem öneriyorlar: Ya iflsizlik ya ölüm?” Tersaneler özgülünde kamuoyuna yans›yan bir di¤er geliflme ise, tersane iflçilerine Tuzla’daki bir okulda güvenlik e¤itimi dersleri verildi¤i, ancak yüzeysel olarak ele al›nan bu e¤itimlerin, bundan böyle yaflanacak ifl cinayetlerinin sorumlulu¤unu patronlardan almaya dönük oldu¤u yönünde. (Kartal)

bunlar yap›l›rken, di¤er yandan da en demokratik haklar›n dahi kullan›lmas› engellenmektedir. Son günlerde ‹stanbul Büyükflehir ve ilçe belediyelerindeki grev kararlar› ile Liman-‹fl’e ba¤l› Ambar iflçilerinin direnifllerine yönelik giderek artan polis ve jandarma bask›s› egemenlerin yaklafl›m›n›n bir özeti niteli¤indedir. Bu, ayn› zamanda yeni süreçte giderek daha çok bask›n›n ve fliddetin olaca¤›n› göstermektedir. Bugün art›k toplumun tüm kesimlerine karfl› artan bir fliddet söz konusudur. Öyle ki, iflçilere karfl› bunlar olurken kamu çal›flanlar›n›n grevli toplu sözleflme haklar›n›n verilmesi mücadelesine de, ö¤rencilerin sendika-

laflmalar›na yönelik mücadeleye de ayn› oranda fliddet kullan›lmaktad›r. Tüm bu sald›r›lar›n as›l hedefi derinleflerek ve a¤›rlaflarak büyüyen krize karfl› geliflebilecek mücadeleyi henüz alt noktalarda ayr› ayr› bask› alt›nda tutmak, da¤›tmak ve de etkisizlefltirmektir. Çünkü sürecin s›cakl›¤› giderek daha büyük krizlerin kap›da bekledi¤ini göstermektedir. Bu nedenle egemenler bu süreçten daha fazla y›pranmadan ç›kman›n hesab›n› yapmak istemektedirler. Onlar da biliyorlar ki, bu sürecin en tehlikeli yan› bugün tek tek mücadelelerin giderek birleflmesidir. Bu nedenle sürecin bafl›ndan itibaren müdahale ede-

rek etkisizlefltirmek istemektedirler. Sald›r›lar› elbette yaln›zca bunlarla aç›klayamay›z. Ancak aç›kça görülen bir nokta var ki; o da s›n›f harekenin da¤›n›kl›¤›n›n bir an önce örgütlenmesinin sa¤lanmas› gerekti¤idir. DDSB’liler olarak içinden geçti¤imiz süreci böyle kavramal› ve faaliyetlerimizde yo¤unlaflmal›y›z. Bunun için sürece yönelik tavr›m›z› daha kapsay›c› ve bütünlüklü olarak ele almal›y›z. ‹htiyaç bellidir! Parça parca yaflanan direnifller ile grevlerin birlefltirilmesi ve bu birleflik güçle daha ileri mevziler yaratabilmek…


İşçi-köylü 5

25 Temmuz-7 Ağustos 2008

İşçi/köylü

Belediye iflçileri polis sald›r›s›na ra¤men yürüdü! Belediye-‹fl Sendikas› ile ‹stanbul Büyükflehir Belediyesi aras›nda devam eden ve binlerce iflçiyi ilgilendiren Toplu ‹fl Sözleflmelerinin t›kanmas› üzerine grev karar› as›ld›. 17 Temmuz Perflembe günü sabah saatlerinde Edirnekap›’da biraraya gelen yaklafl›k 4 bin Belediye iflçisi, insanca yaflanacak bir ücret için Büyükflehir Belediyesi’nin önüne yürümek istedi. Davul-zurna eflli¤inde halaylar çeken iflçilerin önüne barikat kuran polis yürüyüfle izin vermedi. Uzun süre devam eden görüflmelerin sonuçsuz kalmas› üzerine iflçiler, polis barikat›n› aflarak yolu trafi¤e kapatt›. ‹flçilerin sloganlarla barikata yüklenmesi ile polis tazyikli su, biber gaz› ve coplarla kitleye sald›rd›. Sald›r›s› s›ras›nda iflçiler ve eyleme birlikte kat›ld›klar› aileleri yaraland›. Polis sald›r›s›na karfl› direnen iflçiler s›k s›k “Hükümet istifa” sloganlar›n› hayk›rd›. Yaflanan bu ilk çat›flman›n ard›ndan iflçiler topland›klar› yere geri döndü. Burada Belediye-‹fl Sendikas› ad›na yap›lan aç›klamada polis sald›r›s› k›nan›rken grev karar›n› as-

Sa¤l›kta büyük bafl›boflluk Aile hekimli¤i uygulamas› 2. y›l›nda Eskiflehir’de protesto edildi. 17 Temmuz Perflembe günü Adalar-Migros önünde biraraya gelen D‹SK, KESK, EBTO, TMMOB, ESMMMO, STKB üyeleri sloganlar eflli¤inde ‹l Sa¤l›k Müdürlü¤ü önüne kadar yürüdü. ‹l Sa¤l›k Müdürlü¤ü önüne gelen grup Müdürlük binas› önüne siyah çelenk b›rakarak aç›klamada bulundular. EBTO-SES Yönetimi ad›na aç›klamada bulunan Dr. Muharrem fienel, aile hekimli¤i pilot uygulamas›n›n bugün itibari ile ikinci y›l›n› doldurdu¤unu kaydederek “Aile Hekimli¤i sa¤l›kta büyük bir bafl›boflluk yaratt›” dedi. (Eskiflehir’den bir ‹K okuru)

Siirt’te su protestosu Siirt’te mahallelerine su verilmedi¤i için halk soka¤a döküldü. Su s›k›nt›s› yaflayan birçok mahalle sakini Kooperatif Mahallesi’nde yolu tafllarla trafi¤e kapatarak, susuzlu¤u protesto etti. Karayolunu trafi¤e kapatan halk, belediyeden su sorunlar›n›n çözülmesini istedi. Saatlerce süren yol kapatma eylemini bölgeye gelen polislerin engellemeye çal›flt› ancak giriflimleri bofla ç›kart›ld›. ‹l Emniyet Müdür Vekili’nin de devreye girdi¤i engelleme çal›flmas›nda k›sa süreli arbede yaflan›rken halk belediyeleri protesto eylemini olay ç›kmas›na f›rsat vermeden sonland›rd›. (H. Merkezi)

ma konusundaki kararl›l›k dile getirildi. ‹flçiler bunun üzerine yürüyerek Büyükflehir Belediyesi’nin yak›n›ndaki parkta topland›. Kitlenin yürümesine burada da izin vermeyen polis iflçileri tekrar çembere ald›. Yap›lan görüflmeler sonucunda iflçiler “Zafer direnen emekçinin olacak” sloganlar› ile Belediye önüne kadar yürüdü. Burada bas›n aç›klamas›n› okuyan 2 No’lu fiube

Baflkan› Hasan Gülüm, iflçilere yüzde 8’lik zam verildi¤ine, oysa elektrikten suya, do¤algaza kadar birçok gidere yüzde 30’lar› aflan zam yap›ld›¤›na dikkat çekerek insanca yaflanacak bir ücret istediklerini dile getirdi. ‹flçilerin laik, antilaik ikilemine sokulmak istendi¤ini de belirten Gülüm, bu tart›flmalar s›ras›nda SSGSS’nin ç›kart›ld›¤›n› hat›rlatt›. Aç›klaman›n ard›ndan ifl-

çiler ad›na bir heyet Belediye binas›n›n kap›s›na grev karar› ast›. Eylemin çekilen halaylarla sona ermesinin ard›ndan Çapa T›p Fakültesi’nde iflten at›lan ve haklar› için direnifle geçen iflçiler ziyaret edildi. Birçok sendika yöneticisinin destek verdi¤i eylemde iflçilere azg›nca sald›ran polisin tutumu büyük tepki çekti. Saatler süren eylemde iflçilerin polise, Büyükflehir Belediye Baflkan› Kadir Topbafl’a ve AKP’ye karfl› oldukça öfkeli olmalar› dikkat çekti. Eyleme DDSB’li iflçiler “Birlik-mücadelezafer” yaz›l› pankart ile kat›l›rken birçok devrimci kurum da destek verdi. ‹flçilere gelinen aflamaya dair düflüncelerini sorduk. ‹rfan Küpeli: Büyükflehir Belediyesi’nde çal›flan iflçilere verilen zam yüzde 8, oysa elektri¤e suya yüzde 20 zam yap›ld›. Yüzde 8’lik zam çiklet paras› bile yapm›yor. Veysel Alp: 5 ayd›r toplu görüflme arifesindeyiz. Hakk›m›z› alamad›¤›m›z için ‹stanbul Büyükflehir Belediyesi’ne grev karar› asaca¤›z. Biz insanca yaflamak istiyoruz. Ücretlerimizin iyilefltirilmesini istiyo-

Belediye iflçiler polis terörünü protesto etti Polis terörünü protesto etmek amac›yla 21 Temmuz Pazartesi günü Belediye-‹fl Sendikas› önünde bir araya gelen kitle buradan Büyükflehir Belediyesi önüne kadar yürüdü. ‹flçiler Belediye-‹fl pankart› açarak sloganlarla yolun bir fleridini trafi¤e kapatarak belediye önüne geldi. Burada yap›lan bas›n aç›klamas›nda polisin hukuksuz bir flekilde yap›lmak istenen bas›n aç›klamas›na sald›rd›¤› dile getirilerek sorumlular›n yarg›lanmas› istendi. Aç›klamada polis sald›r›s› s›ras›nda bir iflçinin yaraland›¤› ve hastaneye kald›r›ld›¤›, as›lan grev karar›n›n kap›dan söküldü¤ü bunun da suç teflkil etti¤i ifade edildi.

Belediye iflflççileri haklar› için grevde kararl›! Üyelerinin insanca yaflan›las› bir ücret almas› için T‹S masas›na oturan sendikalardan biri de Genel-‹fl Sendikas›. Genel-‹fl Sendikas›, 6 fiubat 2008 tarihinden bu yana sürdürülen T‹S görüflmelerinden istenilen sonucun elde edilememesiyle birlikte, grev karar› ald›. Greve giden süreci, daha önceki günlerde Genel-‹fl 3. Bölge, 1 Nolu fiube Baflkan› fiahan ‹lseven ile görüfltü¤ümüzde, aylard›r süren görüflmelerde, idari noktalarda anlaflma sa¤land›¤›n›, ancak ücretler noktas›nda istenilen sonucun henüz al›namad›¤›n› söylüyor ve T‹S görüflmelerinin gelinen noktada t›kand›¤›n› belirtiyordu. ‹lseven talep ettikleri ücretin öyle çok da astronomik olmad›¤›n› söylüyor ve ülke koflullar›na göre ortalama bir ücret oldu¤unun alt›n› çiziyor ve greve gitme noktas›ndaki kararl›l›klar›n› vurgulayarak, iflçilerin de bu karar› sahiplendi¤inin alt›n› çiziyor. Genel-‹fl Sendikas›, bu grev karar›n›, 21 Temmuz Pazartesi günü, Kartal-Esentepe’de bulunan, Kartal Belediyesi’ne ba¤l› ek hizmet birimlerinden bafllayan bir yürüyüflle, Kartal Belediyesi’ne ast›. Sabah›n erken saatlerinden itibaren, ek hizmet biriminde toplanmaya bafllayan Be-

lediye iflçileri, saat 10:15’de yürüyüfle geçtiler. Daha bu eylemden birkaç gün önce, Belediye‹fl’e ba¤l› iflçilerin eylemine tazyikli su ve gaz bombalar›yla sald›ran polis, Kartal Belediyesi iflçilerinin eylemine de yo¤un bir y›¤›nak yapm›fl, çok say›da polisin yan› s›ra, panzerler, su s›kma araçlar› vb. silahlar›n› bölgeye y›¤m›flt›. Ancak Belediye çal›flanlar›, tüm bu polis ablukas›na karfl›n, pankartlar›n› açarak, “Yaflas›n örgütlü mücadelemiz”, “‹flçiyiz hakl›y›z kazanaca¤›z”, “Direne direne kazanaca¤›z” gibi sloganlar eflli¤inde, kararl› bir biçimde yürüyüfle geçtiler. Esentepe ve Karl›ktepe üzerinden, caddenin tek fleridini trafi¤e kapatarak gerçeklefltirilen yürüyüfl boyunca, çevrede bulunan halka ve esnafa dönük propaganda konuflmalar› yap›ld›, eylemin gerekçeleri ve hakl›l›¤› anlat›ld›.

Emekçiye de¤il çetelere barikat! Kartal Merkez’deki, Ahmet fiimflek Koleji’nin yan›nda bulunan Belediye Hizmet Binas›’na yaklafl›ld›¤›nda, polis iflçilerin önünü keserek, Belediye önüne gidilmesine, böylelikle de grev karar›n›n as›lmas›na engel olmaya çal›flt›.

yere gidebilecek. Ço¤unlukla Antep, Urfa, Mardin, Batman, Amed, Siirt ve Mufl gibi illerden Karadeniz’e tar›m iflçisi olarak giden Kürtlere yönelik bu ›rkç› uygulama daha önceki y›llarda da gündeme gelmiflti. Mevsimlik tar›m iflçilerinin yollara düflmesinin ard›ndan geçti¤imiz günlerde Ordu Valisi Ali Kaban’›n talimat›yla oluflturulan ve baflkanl›¤›n›, yard›mc›s› Âdem Y›lmaz’›n yapt›¤› bir komisyon, “mevsimlik tar›m iflçisi olarak Kürtlere karfl› al›nacak önlemleri” görüfltü. Buna göre, f›nd›k toplamak için gelecek tar›m iflçilerinin kente girmeden önce kimlikleri polis ya da jandarmaya verilerek GBT sorgulamas› yap›lacak. ‹flçiler çal›flacaklar› yeri ‹l Tar›m Müdürlü¤ü ve Ziraat Odas› Baflkanl›¤›’na da bildirecek. Ayr›ca iflçilerin hangi bölgeye gidecekleri, kaç gün kalacaklar› da tutana¤a ifllenecek. “fiüpheli ve hastal›kl› görülen iflçi” derhal po-

Mersin’in Gülnar ilçesine ba¤l› Kavakoluk ve Korucuk köylerinde 7 Temmuz’da bafllayan ve 3 gün süren yang›nda, iki kifli yaflam›n› yitirdi, yüzü aflk›n ev yand›, yüzlerce kifli yan›k ve duman zehirlenmesinden dolay› yaraland› ve oldukça büyük bir alan yang›ndan etkilendi. Toplam 4 köy boflalt›ld›. Kavakoluk ve Delikkaya köyleri tamamen yand›. Köylülerin sert tepkileriyle gündeme gelen ihmalkârl›k, di¤er yang›n olan yerlerde de kendini gösterdi. Köylüler s›k s›k tekrar ederek gündeme gelen müdahalenin yetersizli¤ini flöyle aç›klad›lar: “Bu ormanlar› flimdiye kadar biz koruduk. Yang›na 36 saat sonra acemi bir flekilde müdahale edildi. Yoksa bu yang›n bu kadar hasara neden olmazd›. Evlerimizi kurtarmak için yapt›¤›m›z giriflimler de askerler taraf›ndan engellendi”. (Mersin)

Zam protestolar› devam ediyor ‹zmir KESK ‹zmir fiubeler Platformu, kamu emekçilerinin maafllar›na yap›lan zamm› protesto etti. Kamu emekçileri, insanca bir yaflam için insanca ücret talepleriyle 15 Temmuz 2008 Sal› günü saat 12.30’da Konak Sümerbank önünde bir bas›n aç›klamas› yapt› ve maafllar›na yap›lan enflasyon fark› dahil % 3.9’luk zamm› protesto etmek için maafl bordrolar›n› yakt›.

Eskiflehir

Polisle sendikac›lar aras›nda süren tart›flmalar›n ard›ndan oturma eylemi gerçeklefltiren iflçiler, bir yandan da, “Bask›lar bizi y›ld›r›maz”, “Emekçiye de¤il çetelere barikat” sloganlar›n› hayk›rarak, polisin bu keyfi-hukuksuz tutumunu protesto ettiler. ‹flçileri gözalt›na almakla tehdit eden polis, bir yandan da sald›r› haz›rl›¤›n› bafllat›rken, iflçiler de geri ad›m atmamakta kararl› olduklar›n› hayk›rmaya devam ettiler. ‹flçilerin bu kararl› tutumu karfl›s›nda geri ad›m atmak zorunda kalan polis güçleri, barikat› açmak zorunda kald› ve iflçiler grev karar›n› asmak üzere Belediye önüne yürüdü. Ancak, Bele-

“Karadeniz Toplama Kamp›...” Tar›m iflçileri aç›s›ndan her y›l yaflanan manzaran›n benzerleri sezonun aç›lmas› ile birlikte tekrar televizyon ekranlar›na yans›maya, gazete sayfalar›na düflmeye bafllad›. Yaflamlar›n› devam ettirebilmek için kamyon kasalar›nda yollara düflen iflçilerin sorunlar› sadece düflük ücretler, day›bafl› bask›s›, trafik kazalar› ile s›n›rl› de¤il. Karadeniz’in baz› illerinde oldu¤u gibi kimi yerlerde kalacak yer s›k›nt›s› ve gittikleri yerlere al›nmama gibi sorunlarla da karfl› karfl›ya kal›yorlar. F›nd›k toplamak amac›yla Karadeniz Bölgesi’ne giden mevsimlik tar›m iflçisi Kürtlerin, Ordu ve Trabzon ile ilçelerine girifli yine yasakland›. Valili¤in karar›na göre, Genel Bilgi Taramas› (GBT) taramas›n› geçebilen ve çal›flma karnesi olan iflçiler herhangi bir yerde toplanmadan ve kent merkezlerine girmeden do¤rudan çal›flmak üzere anlaflma yapt›¤›

ruz. Büyükflehir yüzde 8 veriyor, biz ise son zamlar›n üzerinde bir ücret istiyoruz. Polis önümüze barikat kurarak yürümemizi engelledi, ancak bu bizim yasal hakk›m›z. (‹stanbul)

Önlem yok, ihmal var!

lis ve jandarmaya bildirilerek, hakk›nda yasal ifllem yap›lmas› sa¤lanacak. ‹flçi temsilcileri bu kurumlardan alacaklar› çal›flma belgesi karfl›l›¤›nda iflçi getirebilecekler. Gelen iflçiler de herhangi bir yerde toplanmadan do¤rudan çal›flmak üzere anlaflma yapt›¤› yere gidecek. Valili¤in ald›¤› karara göre iflçilerin kent ve ilçe merkezlerine girmesi de yasak. ‹flçiler, daha önce topland›klar› ve konaklad›klar› Melet Irma¤› ile Organize Sanayi Bölgesi’nde de kalamayacak. Bu ›rkç› uygulamalar sadece Ordu ile s›n›rl› da de¤il. Trabzon Valili¤i de benzer önlemler ald›. Valilik yapt›¤› aç›klamada, iflverenlerin çal›flt›rd›klar› iflçiler ile il d›fl›ndan gelen iflçilere ait kimlik bilgileri muhtarl›klar arac›l›¤›yla en yak›n güvenlik birimlerine bildirmelerini, kimli¤i bulunmayan kiflilere ise ifl verilmemesini dayat›yor. (H. Merkezi)

diye önünde de barikat kurarak, iflçileri Belediye önüne yaklaflt›rmak istemeyen polis, iflçilerin barikata yüklenmesiyle kenara çekilmek zorunda kald›. Grev karar›n› asma eylemi, polisin tutumunu k›nayan ve eylemin hakl›l›¤›n› ve meflrulu¤unu anlatan konuflmalar›n ard›ndan, Genel-‹fl 3 Nolu fiube Baflkan› fiahan ‹lseven’in yapt›¤› bas›n aç›klamas› ve belediyeye girilerek, grev karar›n›n as›lmas›yla son buldu. Eyleme, Emekli-Sen, Limter‹fl, Harb-‹fl, Deri-‹fl, EMEP, ‹flçi Gazetesi ve çok say›da sendika ve kurumun yan› s›ra, ‹flçi Köylü okurlar› da kat›larak, destek verdi. (Kartal)

Eskiflehir Vardar ‹fl Merkezi önünde 16 Temmuz günü toplanan KESK fiubeler Platformu üyeleri, kamu çal›flanlar›n›n 2008 y›l›n›n ikinci 6 ay› için verilen 3.9’luk zamm›, maafl bordrolar›n› yakarak protesto etti. fiubeler Platformu ad›na aç›klamada bulunan SES fiube Baflkan› Bülent Naz›m Y›lmaz, “Türkiye’deki 2 milyonu aflk›n kamu emekçisi dün sözde zaml› maafllar›n› ald›lar. AKP hükümeti, kamu emekçilerine y›l›n ikinci alt› ay› için enflasyon fark› dâhil yüzde 3.9’luk zamm› uygun gördü. Bu oran, en düflük derecedeki kamu çal›flan›n›n bordrosuna 30 YTL olarak yans›m›flt›r. AKP hükümeti, kamu çal›flanlar›na ‘2 simit paras›’ zam vermifltir” dedi. (Eskiflehir’den bir ‹K okuru)

Ankara KESK Ankara fiubeler Platformu insanca yaflayabilecekleri ücretler için 10 Temmuz 2008 tarihinde bir eylem gerçeklefltirdi. Saat 12.30’da YKM önünde toplanan 100’ü aflk›n kamu emekçisi buradan Baflbakanl›k binas›na do¤ru yürüyerek Güvenpark’›n Baflbakanl›k ç›k›nda bir bas›n aç›klamas› gerçeklefltirdiler. KESK pankart› arkas›nda yürüyen emekçiler ve onlara destek veren kitle örgütleri ile siyasi parti temsilcileri sloganlarla AKP’nin politikalar›n› protesto ettiler.

E-Kart grevcileri: “‹nsan oldu¤umuzu anlad›k!” Bas›n-‹fl Sendikas›’na üye olduklar› için iflten at›lan E-Kart iflçileri, 15 Haziran’da bafllatt›klar› grevlerini kararl›l›kla sürdürüyorlar. Bu kararl›l›k, geçti¤imiz günlerde ‹fl Mahkemesi taraf›ndan verilen grevin yasal oldu¤u yönlü kararla birlikte, daha da pekiflmifl görünüyor. Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan E-Kart Fabrikas› iflçileri, sendikalaflma çal›flmalar›n› bundan iki y›l önce bafllatm›fllar ve hemen k›sa süre sonra, 2006 y›l›nda, yeterli say› olan 64 kifliyle yetki kazanm›fllar. Daha sonraki geliflmeleri ve greve götüren süreci, grevin 33. gününde ziyarete gitti¤imiz E-Kart iflçileriyle görüfltük. 15 kifliyi kapsayan grev dönüflümlü olarak sürdürülüyor. Bizim ziyarete gitti¤imiz gün nöbet s›ras› Mehmet Kibar ve ‹dris Y›ld›-

r›m’dayd›. Her iki grevci iflçi dönüflümlü olarak söz alarak, süreçlerini aktar›yorlar bize. Yetki al›nd›ktan sonraki süreci flöyle aktar›yorlar: “Tam yetkiyi ald›k, patron iki gün sonra bask› uygulamaya, iflçileri sendikadan istifa etmeye zorlamaya bafllad› ve 40 kifli bask›lar karfl›s›nda istifa etti, 24 kifli ise iflten at›ld›. Ancak 4 sendikal› iflçi daha vard› ve bunlar yeniden örgütlenme bafllatt›.” Bu süreçte iflten at›lanlar da mahkemeyi kazanm›fllar ve May›s ay›nda ise grev karar›n› asm›fllar. 15 Haziran’da grev fiili olarak bafllat›lm›fl. Gevin kamuoyunda yank› bulmas› patronlar› rahats›z etmifl ve bunun göstergelerinden biri de, toplu ziyaretleri engelleme çabalar› olmufl. Geçti¤imiz günlerde D‹SK ‹stanbul fiubeler Platformu ve daha

birçok sendika taraf›ndan gerçeklefltirilen ziyaret, daha Organize Sanayinin kap›s›nda engellenmeye çal›fl›lm›fl ve kolluk güçleri devreye sokularak, ziyaretçiler içeri sokulmak istenmemifl. ‹ki iflçinin de ilk direnifliymifl bu grev. Bunun kendilerinde nas›l bir etki yaratt›¤›n› soruyoruz. “Her fleyden önce insan oldu¤umuz anlad›k. Hak arama bilinci kazand›k” diyorlar. (Kartal)


İşçi-köylü 6

Dengê azadî

DTP II. Ola¤an Kongresi gerçekleflti

Yaklafl›k iki hafta önce Diyarbak›r’da bir konferans örgütleyen Demokratik Toplum Partisi “Birlikte Yaflam, Birlikte Çözüm” fliar›yla 20 Temmuz’da II. Ola¤an Kongresini gerçeklefltirdi. Özellikle Ahmet Türk’ün Meclis Grup Baflkanl›¤›ndan istifas›yla su yüzüne ç›kan, yine Türk’ün Irak Kürdistan›’nda silahl› mücadeleye iliflkin yapt›¤› konuflma ile daha da belirginleflen fikir ayr›l›klar›, söz konusu konferansa da kongreye de damgas›n› vurdu. Öncelikle konferansta bu fikirsel ayr›flmalar, birlik mesajlar›yla kapat›lmak istense de, ayr›flman›n, tart›flmalar›n suni gündemden ibaret oldu¤u söylense de parti olarak buna bizzat neden olundu¤u da özelefltiri olarak ifade edildi. Konferansta öne ç›kan baz› mad-

delerin bafll›klar›n› flöyle s›ralayabiliriz: - “Edî Bese” hamlesiyle güçlü bir kitle hareketlili¤i yakalanm›fl, ancak bu, somut örgütlü bir güce dönüfltürülememifltir. Önümüzdeki süreç hareketin s›k› bir örgütlü güce dönüfltürülmesi sürecidir. Nitekim ikinci hamle çal›flmalar› sürmektedir. - Türkiye’de geliflen siyasi krizin yaratt›¤› bofllu¤u doldurma ba¤lam›nda DTP kendisini yeterince hissettirememifltir. Özellikle Ergenekon’la belirginleflen klikler savafl› tablosunda, DTP’nin üçüncü yol olma misyonunu yeteri kadar yerine getiremedi¤i kabul edildi. Yine önümüzdeki süreçte bunun afl›lmas› gerekti¤i ifade edildi. (Bu aç›dan bak›ld›¤›nda kimi “sol” etiketli siyasi çevrelerin Ergenekoncular karfl›s›nda AKP’ye yedeklenme-

Geri dönüfl yok! Bingöl’ün Genç ilçesine ba¤l› Sa¤göze köyünde geceyar›s› helikopterlerin köyün bulundu¤u tepeyi rastgele kurflun ya¤muruna tutmas› s›ras›nda köyde bulunan bir eve havan topu isabet etti. 1992 y›l›nda yak›l›p y›k›lan ve A‹HM’de Türkiye’nin mahkûm edilmesine neden olan Bahri Mentefl’e ait ev, yine hedef oldu. 7 kiflinin yaflad›¤› evde tesadüfen can kayb› yaflanmad›. Bingöl’de 1993 y›l›nda askerlerin bask›s›yla boflalt›lan Sa¤göze (Rîs) köyü sakinleri, 2000 y›l›ndan itibaren k›smi olarak köye geri dönmeye bafllad›. Ancak bölgede çat›flmalar›n bafllamas›yla birlikte köylüler yeniden endifleli günlere döndüler. Genelkurmay Baflkanl›¤›’na ait oldu¤u belirtilen ve bölgede operasyonlarla, tacizlerle vatandafllar› rahats›z etmeyi hedefleyen eylem plan›ndaki uygulamalar› and›ran uygulamalar, özellikle Kulp, Lice, Dicle, Hani ve Genç’te yo¤unlaflmaya bafllad›. (H. Merkezi)

Köylülere katliam tehdidi Türkiye Kürdistan›’nda artan operasyonlar ve çat›flmalarla birlikte askerlerin köylüler üzerindeki bask›lar› da giderek art›yor. Bahar aylar›yla birlikte J‹TEM elemanlar›n›n da aralar›nda bulundu¤u birlikler Dicle, Kulp, Lice, Hani, Dersim bölgesinde bask›lar›n› art›rmaya bafllad›. Son olarak Diyarbak›r’›n Lice ilçesinde operasyona ç›kan askeri birlikler Bamitnê köyüne ba¤l› Reflan mezras›nda çobanlarla büyük bafl hayvanlar› uzun namlulu silahlarla tarad›. Olayda 2 büyük bafl hayvan telef olurken, askerler köylülere “derhal köyü terk edin, yoksa Atatürk zaman›n› uygular›z” diyerek fieyh Sait döneminde uygulanan katliam› uygulayacaklar› tehdidinde bulundular. Son olaylarla birlikte artan bask› terörü ’90’l› y›llarda binlerce köyün yak›l›p-y›k›ld›¤›, milyonlarca insan›n zorunlu göçe tabi tutuldu¤u bölgede yeniden köy yakma ve boflaltma yöntemi devreye sokulmaya çal›fl›l›yor. (H. Merkezi)

Roj TV kapatmas›na protesto DTP ‹zmir ‹l Örgütü Almanya’n›n Roj TV’yi yasaklamas›n› protesto etmek amac›yla 12 Temmuz 2008 Cumartesi günü Konak Sümerbank önünde bir bas›n aç›klamas› yapt›. DTP ad›na bas›n aç›klamas›n› okuyan Nametullah Epözdemir Almanya’n›n hiçbir yarg› karar› olmaks›z›n Kürtlerin tek iletiflim kayna¤› olan Roj TV’yi yasaklama karar›n›n, tamamen siyasi ve hukuk d›fl› oldu¤unu söyledi. Al›nan bu karar ile Almanya’da yaflayan Kürtlerin en temel hakk› olan, kendi kimlik ve kültürleri ile yaflama hakk›n›n engellendi¤ini söyleyen Epözdemir, Kürt halk›na yönelik bu haks›z ve yasakç› uygulamalar›n son bulmas›n› istediklerini belirtti. DTP’liler Almanya’n›n Kürt halk›na dönük bu tutumu devam etti¤i sürece Alman ürünlerini boykot etme ça¤r›s› yapt›lar ve getirdikleri Alman mal› olan bir televizyonu eylem alan›na b›rakt›lar. Eyleme Partizan, ESP, SDP ve ‹HD’ de destek verdi. (‹zmir)

sine DTP cephesinden verilen yan›t oldukça önemlidir. Hem konferansta hem de kongrede bu iki kli¤in de devletin bir parças› oldu¤unun alt› çizilmifl, hükümetin sözde darbe karfl›tl›¤› belirtilmifl, kontrgerillan›n bölgede gerçeklefltirdi¤i katliamlar›n soruflturmaya konu olmamas›n›n AKP’nin gerçek yüzünü aç›k etti¤ine de¤inilmifltir.) - Parti içinde güçlü bir teorik üretimin son süreçte geliflti¤i ancak somut politikalara dönüfltürülemedi¤i, bunun afl›lacak baflka bir mesele oldu¤u belirtilmifltir. - Klasik devletçi, iktidarc›, erkek egemenli¤ine dayanan parti anlay›fl›n›n afl›lmas›nda ciddi bir ilerlemegerçeklefltirilememifltir. - Yerel seçim çal›flmalar› erkenden bafllat›lmal› ve bu çal›flmalar Çat› Partisi projesiyle beraber hayata geçirilmelidir. Çat› Partisi projesine mümkün oldu¤unca sol-demokratik güçler dahil edilmelidir. - Halk›n beklentilerine cevap olmamakla beraber Meclis Grubu ve birinci-ikinci hamle çal›flmalar›m›z harekete belli bir ivme kazand›rm›flt›r. Önümüzdeki süreçte daha güçlü bir birlik ruhuyla hareket edilecektir. Konferanstaki ana konu bafll›klar›n› böyle s›ralayabiliriz. Yine konferans ve Kongre do¤al olarak Kürt ulusal sorununu Türkiye’de di¤er sorunlar›n kayna¤› olarak kabul eden bir anlay›fl üzerine temellenmifltir. Bu do¤all›¤›nda böyledir ki, hareketin varl›k sebebi budur. Ancak burada bir noktaya de¤inmekte fayda vard›r; Hat›rlanaca¤› gibi DTP seçim sonras› verdi¤i öze-

lefltirisinde halk›n sosyal ve ekonomik sorunlar›ndan kopuk bir siyaset hatt› izledi¤i, bunun da beraberinde halktan uzaklaflmaya yol açt›¤› sonucuna varm›flt›. Geldi¤imiz aflamada gerek bu özelefltirinin bir devam› olarak, gerekse de geliflen ekonomik talepli hareketlilik DTP’nin bu yönde geliflen kitle eylemlerine dahil olmas›n› yer yer de bu tarz eylemler örgütlemesini getirmiflti. (Bak›n›z 2008 1 May›s’› ve T. Kürdistan›’ndaki kurakl›k mitingleri vs.) DTP’nin bu yöne e¤ilmesi eksiklikleriyle beraber önemlidir. Sonuç almak aç›s›ndan etkin bir güç sergilenemese de kitlelerin dikkatini ulusal sorun d›fl›ndaki di¤er sorunlara çekmesi, bu yönde bir hareketlili¤in nüvelerini yaratmas› önemlidir. Baflka bir nokta da DTP gibi bir gücün bu sorunlar karfl›s›nda yarat›lacak birlikteli¤in bir bilefleni olmas›n›n ad›mlar› olarak okunabilmelidir. Ancak ne var ki ne Konferans ne de Kongre sosyal ve ekonomik sorunlara de¤inmemifl, hatta tabiri caizse halk›n bu sorunlar› DTP içi fikir çat›flmalar›n›n giderilmesine kurban gitmifltir. Oysa, devrimci ve demokrat saflarda duran bir hareketin kendi içinde birli¤i yakalayabilmesi halk›n sorunlar›na yaklaflmas›yla, hatta daha do¤ru bir ifadeyle halkla daha s›k› bütünleflebilmesiyle mümkün olabilir. Parti içi fikir ayr›l›klar›n›n sürekli olmas› bir yana; halk›n öz sorunlar›ndan uzaklaflan her harekette halk›n gerçek gündemleri d›fl›nda ayr›l›klar›n geliflmesi, derinleflmesi ola¤and›r. Hem DTP’liler de bunlar suni gündem derlerken asl›nda bu gerçe¤e iflaret etmiyorlar m› biraz da?

25 Temmuz-7 Ağustos 2008

Kad›n gerillalardan ortak eylem Yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre Dersim’in Çemiflgezek ilçesi Emniyet Müdürlü¤ü’ne yönelik a¤›r silahlarla yap›lan eylemi YJA STAR ile TKPML-T‹KKO kad›n gerillalar› üstlendi. Yine yerel kaynaklar›n verdi¤i bilgilere göre kad›n gerillalar taraf›ndan ortak örgütlenen eylemde, 3 polis ile 8 asker öldü. HPG Bas›n ‹rtibat Merkezi taraf›ndan yap›lan aç›klamada ise flöyle denildi; “8 Temmuz günü YJA-STAR ve TKPML-T‹KKO kad›n gerillalar› taraf›ndan Çemiflgezek ilçe merkezinde bulunan polis kontrol kulübesi, ilçe Emniyet Müdürlü¤ü ve ilçe tabur tepesine yönelik olarak 3 koldan eylemler gerçeklefltirilmifltir.” Aç›klamada ayr›ca saat 22.40’ta polis kontrol kulübesinin roketatarlarla vuruldu¤u kaydedilerek, burada 2 polisin öldü¤ü birçok askerin de yaraland›¤› bildirildi. Gerillalar›n ilçe emniyet müdürlü¤ü, emniyet lojmanlar› ve tabur tepesini de a¤›r silahlarla atefl alt›na ald›¤›n› belirten B‹M, çat›flmalar›n 45 dakika sürdü¤ünü ve 1 polisin öldü¤ünü, say›s› netlefltirilemeyen birçok polisin de yaraland›¤›n› aktard›. B‹M, yapt›¤› aç›klamada ayr›ca flehir merkezindeki eylemlere müdahale etmek isteyen bir askeri konvoyun da kad›n gerillalar taraf›ndan pusuya düflürüldü¤ünü belirterek, 1 panzerin büyük oranda tahrip edildi¤ini ifade etti. Panzerde bulunan 2 askerin öldü¤ünü, 3 askerin de yaraland›¤›n› duyuran B‹M, eylem sonras› Çemiflgezek ilçe merkezine girifl ç›k›fllar›n tümden yasakland›¤›n› ve operasyon bafllat›ld›¤›n› aç›klad›. 9 Temmuz’da ise Çemiflgezek yak›nlar›nda operasyon güçlerinin konumland›¤› tepeye eylem düzenlendi¤ini bildiren B‹M, 20 dakika boyunca fliddetli çat›flmalar›n yafland›¤›n› kaydetti. B‹M, “Çat›flman›n ard›ndan 4 düflman askeri öldürülürken, gerillalar›m›z hiçbir kay›p vermemifltir” denildi.

Engellere ra¤men “Say›n Öcalan”! Diyarbak›r ve ‹stanbul’dan “Say›n Öcalan” ihbar kampanyas›na kitlesel kat›l›mlar sürüyor. Diyarbak›r’›n Bismil ilçesinde Savc›l›¤›n kabul etmedi¤i 300 dilekçe posta yoluyla gönderilirken, ‹stanbul’da ise kampanyaya yönelik sald›r›n›n ard›ndan polisler hakk›nda yap›lan Kürtçe suç duyurusu da kabul edilmedi. “E¤er say›n olarak hitap etmek suç ise ben de ‘Say›n Abdullah Öcalan’ diyorum ve bu suçu iflleyip kendimi ihbar ediyorum” kampanyas› çerçevesinde, DTP Bismil ilçe binas›nda biraraya gelen yüzlerce kifli de dilekçeleriyle Türkçe ve Kürtçe “Say›n Öcalan” slogan›n› atarak Bismil Adliyesi’ne yürüdü. Adliye önünde DTP Bismil ‹lçe Baflkan› Garip Kandemir’in yapt›¤› aç›klamadan sonra oluflturulan heyet taraf›ndan savc›l›¤a sunulmak istenen 300 dilekçe kabul edilmedi. Dilekçelerin kabul edilmemesine tepki gösteren kitle, dilekçeleri posta yoluyla Savc›l›¤a gönderdi. ‹stanbul’da da yap›lan bir eyleme yönelik sald›-

Bingöl’de mezra bask›n› Bingöl’ün Genç ilçesine ba¤l› Yayla (Warê Mêrg) köyünün Eski köy (Dewa Xiraf) mezras›nda 19 Temmuz günü yaflanan sald›r›da 4 kifli yaflam›n› yitirirken 2’si a¤›r 7 kiflide yaraland›. Akflam saatlerin de mezraya yap›lan bask›nla sald›r›ya u¤rayan köylüler kurflun ya¤muruna tutuldular. Kurflunlara hedef olan fiefik Ak, Aziz Ak, Hamit Ak ve F›rat Bayram olay yerinde hayat›n› kaybetti. Gazete ve televizyonlara “PKK Genç ilçesinde mezraya bask›n düzenledi” fleklinde yans›t›lan haber aradan birkaç gün geçtikten sonra “köylüler aras›nda ki toprak sorunu” olarak olarak verildi.

r›n›n ard›ndan polisler hakk›nda DTP Fatih ‹lçe Baflkan› Mehdi Tanr›kulu’nun Kürtçe yapt›¤› suç duyurusunu ‹stanbul Cumhuriyet Baflsavc›l›¤›, “Kürtçe resmi dil olmad›¤›” gerekçesiyle kabul etmedi.

“Say›n Öcalan” dilekçeleri ‹zmir’de de verildi

söyledi. Bas›n aç›klamas›n›n ard›ndan Konak Postanesi’ne kadar yürüyen kitle burada haz›rlad›klar› dilekçeleri Cumhuriyet Baflsavc›l›¤›’na gönderdi.

Kürtlere Nazi yöntemi ile sald›r›

DTP, MKM ‹zmir fiubesi, Bar›fl Anneleri ‹nisiyatifi, SDP, ESP, EMEP ve ‹HD gibi çeflitli kurum ve partilerin temsilcileri “Say›n Öcalan” diyerek kendilerini ihbar ettiler. Kurum temsilcileri ve üyeleri “Abdullah Öcalan’a ‘Say›n Öcalan’ diye hitap etmek suç ise ben de bu suçu iflliyorum ve kendimi ihbar ediyorum” yaz›l› dilekçeleri, yapt›klar› bir bas›n aç›klamas› ile Cumhuriyet Baflsavc›l›¤›’na göndererek kendilerini ihbar ettiler. 15 Temmuz Sal› günü saat 13:30’da Konak Sümerbank önünde biraraya gelen kitle ad›na konuflmay› DTP ‹zmir ‹l Baflkan› Nametullah Epözdemir yapt›. Kürtlerin yarg› k›skac›nca oldu¤unu belirten Epözdemir, Abdullah Öcalan’a “Say›n” olarak hitap edilmesine karfl› yap›lanlar›n tahammülsüzlük oldu¤unu, bugüne kadar birçok kiflinin bu yüzden ceza ald›¤›n›, e¤er bu suç ise “Say›n Abdullah Öcalan” diyerek bu suçu iflledi¤ini ve kendisini ihbar etti¤ini

Son dönemlerde artan bask› ve terör furyas› Kürt iflçilere yönelik olarak devam ediyor. Sakarya’da Ahmet Kaya tiflörtü giydi¤i gerekçesiyle iki Kürt iflçinin sokak ortas›nda linç edilmek istenmesinin ve Silivri’de Kürtçe konuflan inflaat iflçilerine polis daya¤›n›n ard›ndan bu kez ‹stanbul’da Toplu Konut ‹daresi’nin (TOK‹) ‹kitelli’de yapt›rd›¤› inflaatta çal›flan K›rflehirli iflçiler, ayn› yerde çal›flan Kürt iflçilere sald›rd›. Olay yerine gelen polislerin ise, sald›r›da bulunan iflçileri gözalt›na almak yerine, polis arabas›n› Kürt iflçilerin üzerine sürdü. Çevik Kuvvet ekipleri de Kürt iflçilere coplarla sald›rd›. Sald›r› s›ras›nda üzerine ya¤ varilinin düflmesi nedeniyle omurga kemi¤i k›r›lan Sevinç Sever (23), Siirt’ten Aral›k ay›nda gelmifl ve akrabalar›yla birlikte Kuzu ‹nflaat’ta çal›flmaya bafllam›flt›. Sald›r›ya u¤rayan iflçiler Kürt olduklar› için bu sald›r›lara maruz kald›klar›n› aç›klad›lar. Olay yerine giden DTP yöneticisi Salih Baykal ise, polisin görevinin, Kürt iflçilere varili atanlar hakk›nda yasal ifllem yapmak oldu¤unu ifade ederek, “oysa polis burada tam tersini yaparak Kürt iflçileri provoke etmeye çal›flm›flt›r” dedi. (H. Merkezi)

Hastaneye kald›r›lan yaral›lar›n dile getirdikleri ise televizyon ve gazetelerin iddia etti¤i gibi bir arazi kavgas› olmad›¤›n› ortaya koyuyor. Sald›r›dan yaral› kurtulan Hakim Ak, olay›n bir arazi kavgas› olmad›¤›n›, kimse ile böyle bir sorunlar› bulunmad›¤›n›, mezra taran›rken karakola 3 defa haber verdiklerini, karakolun çok yak›n olmas›na ra¤men kimsenin gelmedi¤ini dile getirdi. Mezrada av tüfe¤i kullan›ld›¤›nda helikopterlerle askerlerin geldi¤ini ifade eden Hakim Ak, mezran›n yar›m saat boyunca tarand›¤›n› buna ra¤men askerin gelmemsinin dikkat çekici oldu¤unu söyledi. Öte yandan Genç Devlet Hastanesi önünde bir aç›klama yapan Bingöl Valisi ‹rfan Balkanl›o¤lu olay›n iki aile aras›ndaki arazi kavgas›ndan ç›kt›¤›n› söyledi. Daha önce de birçok defa tan›k oldu¤umuz bu tablo bölgede faaliyet sürdüren J‹TEM gerçekli¤ini gündeme getiriyor. Olay›n hemen ard›ndan sald›r›n›n PKK’ye mal edilmesi, ard›ndan arazi kavgas› ola-

rak üstünün kapat›lmaya çal›fl›lmas› köylülerin J‹TEM taraf›ndan kurflunlanm›fl olabilece¤i kuflkusunu güçlendiriyor. Hat›rlanaca¤› üzere k›sa bir süre önce bir minibüs J‹TEM taraf›ndan taraf›ndan taranm›fl ve birçok insan hayat›n› kaybetmiflti. Sald›r›n›n PKK taraf›ndan gerçeklefltirildi¤i iddia edilmiflti. Konuya iliflkin Meclis araflt›rma komisyonu kurulmufl ve komisyon yapt›¤› araflt›rma sonucunda olay›n J‹TEM taraf›ndan gerçeklefltirildi¤ini a盤a ç›kmas›na ra¤men bunu ret ederek sald›r›y› PKK’nin yapt›¤›n› ileri sürmüfltü. Bölgede yürütülen gerilla savafl› karfl›s›nda çaresiz kalan devlet J‹TEM gibi Kontr-gerilla örgütlenmeleri ile terör estirmektedir. Köyleri basarak halk› katleden minibüsleri kurflunlayan köyleri yakan ve daha birçok insan haklar› ihlalinin alt›na imza atan J‹TEM son operasyonlarda genifl kamuoyuna yans›d›¤› gibi bizzat devlet taraf›ndan kurulmufltur. (H. Merkezi)


İşçi-köylü 7

25 Temmuz-7 Ağustos 2008

Halkın gündemi

Hapishanelerde aflç› yok, doktor yok, su yok, yatak yok! apishanelerde her gün yeni bir uygulaman›n alt›na imza atan devlet yetkilileri ayn› zamanda trajikomik aç›klamalar da yaparak kendilerini komik duruma düflürüyorlar. Aflç›, doktor ve yatacak yerin bulunmad›¤› Bingöl M Tipi Hapishanesi ile ilgili DTP Diyarbak›r Milletvekili Selahattin Demirtafl taraf›ndan verilen soru önergesini cevapland›ran Adalet Bakan› Mehmet Ali fiahin de bunlardan biri. fiahin; “Yemekleri tutuklular yap›yor, ama vitaminlidir, hastaneden belli günlerde doktor geliyor ama s›k›nt›m›z yok” diyerek devletin bak›fl aç›s›n› ortaya serdi. Yine Çanakkale Bayramiç K Tipi Hapishanesi’nde kalan tutsaklara günde 2 ö¤ün yemek verildi¤i, tutsaklar›n bu durumu müfettifllere bildirdiklerinde “devlet bu kadar vermeyi uygun görmüfl, siz de idare edin” fleklinde ilginç ö¤ütler ald›klar› ö¤renildi.

H

SORUN DA YOK!

Tutsaklar›n sa¤l›k durumlar›na karfl› duyarl›l›k ça¤r›s› ‹HD ‹stanbul fiubesi, TUAD ve TUYAB 16 Temmuz günü bir aç›k-

lama yaparak hapishanelerdeki sa¤l›ks›z yaflam koflullar›na dikkat çekti ve hasta tutsaklar›n tedavilerinin sa¤lanmas›, hapishanede yaflamlar›n› sürdüremeyecek duruma gelenlerin ise

tahliye edilmesi için gerekli giriflimlerde bulunulmas›n› talep etti. Toplant›ya kat›lan kurumlar ad›na aç›klama yapan Özgür Ertürk, hapishanelerdeki sa¤l›k koflullar›n›n yaflam hakk›n› ihlal etme noktas›na geldi¤ini, ancak devletin hiçbir ad›m atmad›¤›n› belirtti. Hapishanede tutulmamas› gerekti¤i yönünde doktor raporlar› olup da Adalet Bakanl›¤› taraf›ndan ›srarla tahliye edilmeyen çok say›da tutsa¤›n bulundu¤una dikkat çeken Ertük, “En kutsal hak olan yaflam hakk›n›n önceli¤i görmezden gelinerek yaflamlar› tehlikeye at›lmaktad›r” dedi. Abdullah Öcalan’›n 1999 y›l›ndan bu yana “askeri yasak bölge” kapsam›nda tutulan bir adada, tek kiflilik bir hapishanede a¤›r tecrit koflullar›nda yaflamak zorunda b›rak›ld›¤›n› hat›rlatan Ertürk, “buna ba¤l› olarak kronik anjin, faranjit, sinüzit, geceleri uyuyamama flikâyetle-

ri bulunmaktad›r. Yine saç örneklerinde rastlanan krom ve stronyum maddeleri yaflam›na iliflkin ciddi flüpheler uyand›rmaktad›r” dedi. Erol Zavar’›n mesane kanseri oldu¤unu da dile getiren Ertürk, “bugüne kadar 30’a yak›n ameliyat geçirdi. Hapishane koflullar›nda hastal›¤› ölümcül boyuta gelmesine ra¤men tahliye edilmiyor, halen Sincan F Tipi Hapishanesi’nde bulunuyor” diye konufltu. ‹leri derecede flizofren olan Mesut Deniz’in de F tipi hapishanede tutulmamas› gerekti¤i yönünde doktor raporu olmas›na ra¤men halen Sincan F tipi Hapishanesi’nde tutuldu¤una dikkat çeken Ertük, “üstelik tek kiflilik hücrede tutuluyor” dedi. Ertürk, ayr›ca ileri derecede Hepatit B hastas› olan Yaflar ‹nce’nin de Sincan F Tipi Hapishanesi’nde tutuldu¤unu belirtti. Hükümlü Mehmet Ali Çelebi’nin Bolu F Tipi Hapishanesi’nde tu-

Tutsak yak›nlar›na arama ad› alt›nda iflkence “Cezaevlerinde kad›nlara yönelik yap›lan ayr›mc› uygulamalar›n yan›nda, duruflmalara götürülürken çift kelepçe uygulamas›, nakiller s›ras›nda yaflanan hak ihlalleri, süngerli oda uygulamalar›n› bunun yan›nda sayabiliriz.” apishaneler sadece tutsaklar için de¤il, tutsak yak›nlar› için de iflkencehane durumunda. ‹zmir Tire B Tipi Kapal› Hapishanesi’nde yaflanan arama iflkencesinin ard›ndan K›r›klar F Tipi Hapishanesi’nde de benzer bir olay yafland›. Hat›rlanaca¤› üzere ‹zmir Tire B Tipi Kapal› Hapishanesi’ndeki Mehmet Deste’yi ziyarete giden k›z› Derya Deste’nin ç›r›lç›plak soyularak, genital bölgesi bile aranm›flt›. Konuyla ilgili ‹C‹’ye bir mektup yazan Mehmet Deste olay›, “4 Temmuz 2008 tarihinde k›z›m ziyaretime geldi. Nizamiye kap›s›nda bayan polis memurunun, arama ad› alt›nda yapt›¤› uygulamay› anlat›nca dehflete

H

“Erol Zavar serbest b›rak›ls›n!” rol Zavara Yaflama Hakk› Koordinasyonu” gerçeklefltirdi¤i bir eylem ile mesane kanseri olan Erol Zavar’›n serbest b›rak›lmas›n› istedi. 13 Temmuz Pazar günü Galatasaray Meydan›nda bir araya gelen kitle “Tecrite son, tutsaklara özgürlük” yaz›l› bir pankart açt›. “Hasta tutsaklar serbest b›rak›ls›n”, “‹çerde d›flar›da hücreleri parçala” sloganlar›n› atan kitle hapishanelerde tutuklu bulunan hasta tutsaklar›n isimlerini okudu. Hasta tutsaklar›n isimlerinin yaz›l› oldu¤u tiflörtler giyen kitlenin coflkusu dikkat çekti. Eylemde yap›lan bas›n aç›klamas›nda Ergenekon Operasyonu kapsam›nda gözalt›na al›narak tutuklanan Kuddisi Okk›r’›n kanser hastal›¤› nedeni ile serbest b›rak›lmas›na de¤inilerek Kuddisi Okk›r’dan daha onlarca tutsa¤›n hapishanelerde tutuldu¤una dikkat çekildi. Eylem sloganlarla sona erdi. (‹stanbul)

“E

Tekirda¤ 1 No’lu F Tipi’nde 2 Temmuz anmas› ekirda¤ 1 Nolu F Tipi Hapishanesi’nde bulunan tutsak Partizanlar, yapt›klar› bir etkinlikle 2 Temmuz’u and›klar›n› duyurdular. Tutsak Partizanlar yazd›klar› mektupta “etkinli¤imiz hapishanedeki tüm bloklarda gerçekleflti. Alk›fllarla bafllayarak, baflta katliamda flehit düflenler olmak üzere tüm devrim flehitleri için sayg› durufluna ça¤›ran metnin okunmas›n›n ard›ndan türkü ve marfllarla etkinlik sona erdi” dediler.

T

kap›ld›m. Bayan polis memuru s›rayla kad›nlar› bir odaya al›yor. ‹ç çamafl›rlar da dahil olmak üzere tüm giysiler ç›kar›l›yor. Giysilerin ç›kar›lmas› yeterli görülmedi¤i için, cinsel organlara bak›l›yor ve çömelip kalkmalar› söyleniyor. Bir kad›n›n aranmas› tam yar›m saat sürüyor. Bu uygulamaya sadece k›z›m de¤il, di¤er mahkumlar›n eflleri ve 60-70 yafllar›ndaki anneler de maruz kal›yor” fleklinde anlatm›flt›. Bu insanl›k d›fl› uygulamaya flimdi Buca K›r›klar F Tipi Hapishanesi eklendi. Burada tutuklu bulunan Zana Yatk›n’›n teyzesi Nispet Üzri ziyarete gitti¤i görevliler taraf›ndan

onur k›r›c› bir aramadan geçirildiklerini, kad›nlar›n regl döneminde olmas›na ra¤men üst aramas› ad› alt›nda iç çamafl›rlar›na kadar soyularak, pedlerinin bile arand›¤›n› belirtti. Kad›n ziyaretçilere yönelik böyle bir uygulaman›n yap›lmas›n›n psikolojik olarak kendisini rahats›z etti¤ini ve kendini afla¤›lanm›fl hissetti¤ini dile getiren Üzri, flunlar› kaydetti: “ Geçen hafta ziyarete gitti¤imde üzerimdeki elbiseleri yukar›ya s›y›r›p iç çamafl›rlar›m›za kadar arad›lar. Çok utanç verici bir durum. Cezaevi ç›k›fl›nda di¤er tutuklu yak›nlar› ile konufltum, baflka bir kad›n da regl oldu¤unu söyledi¤i halde pedini bile ç›kararak kontrol edildi¤ini söyledi.

“‹nce arama için hakim izni gerekiyor” Yaflananlar› gündemine alan ÇHD ‹zmir fiubesi Cinsiyetçili¤e Karfl› Kad›n Çal›flma Gurubu’ndan Av. Züleyha K›l›ç, kiflinin cinsel bütünlü¤üne yönelik arama yapma hakk›n› hiçbir görevlinin hiçbir kanun maddesine s›¤d›ramayaca¤›n› belirterek, “ince arama”n›n ancak flüphe üzerine ve hakim izniyle yap›labilece¤ini, bunun için de x-›fl›n› cihaz› ya da detektör gibi teknolojilerden yararlan›lmas› gerekti¤ini söyledi. ÇHD ‹zmir fiube Sekreteri Nazan Sakall› da, güvenlik gerekçesiyle kifli haklar›n›n hiçe say›ld›¤›na

dikkat çekerek, tutsak yak›nlar›n›n cezaland›r›ld›¤›n› belirtti. Devletin güvenli¤i gerekçe yap›larak ço¤u zaman kifli hak ve özgürlüklerinin hiçe say›ld›¤›na dikkat çeken Sakall›, “cezaevlerinde kad›nlara yönelik yap›lan bu ayr›mc› uygulamalar›n yan›nda, duruflmalara götürülürken çift kelepçe uygulamas›n›, nakiller s›ras›nda yaflanan hak ihlallerini, süngerli oda uygulamalar›n› bunun yan›nda sayabiliriz. Cezaevinde tutuklu ve hükümlüyseniz ya da bir yak›n›n›z cezaevindeyse yetkililer size bu flekilde davranma hakk›n› kendinde görüyor” diye konufltu. (H. Merkezi)

19 Aral›k katliam› asla zamanafl›m›na u¤rayamayacak! 19-22 Aral›k 2000 tarihinde hapishanelerde 28 devrimci tutsa¤›n flehit düfltü¤ü “Hayata Dönüfl” operasyonlar›yla ilgili davan›n “zaman afl›m›” gerekçesiyle düflürülmesinin ard›ndan Bayrampafla Hapishanesi’ndeki 167 tutsak hakk›nda 7 y›ld›r devam eden ve bugüne kadar 25 hakimin de¤iflti¤i davan›n son duruflmas›nda, jandarma mahkeme heyetine müdahale etti, savc› san›k avukatlar›na “sesinizi kesin, susun lan” diyerek hakaret etti ve savc›n›n talebi üzerine polis mahkeme salonuna girdi. Ayr›ca avukatlar›n tüm müdahalelerine ra¤men yaflananlar zapta geçirilmedi. 167 tutsak hakk›nda “Cezaevine karfl› silahl› ve toplu isyan etmek” iddias›yla aç›lan davan›n duruflmas›nda san›klardan Kenan Günyel, “katliamc›lar›n ifadeleri al›nmadan dava zaman afl›m›ndan düflürüldü. Katliam›n as›l sorumlular› cezas›z b›rak›ld›” dedi. Di¤er tutuklu san›k Serdar Karaçelik ise, “zaman afl›m›na düfltü¤ü için bu dava utanç davas›d›r. Bizim davam›z›n da zaman afl›m›na u¤ramas›n› istemiyoruz, maddi gerçeklerin a盤a ç›kmas›n› istiyoruz” fleklinde konufltu. San›k avukatlar›ndan Oya Arslan, taleplerinin sürekli karar alt›na al›nd›¤›na ancak mahkeme baflkan›n›n sürekli de¤iflmesi nedeniyle taleplerinin yerine getirilmedi¤ine dikkat çekerek, “kararlar›n yerine getirilmemesi

suçtur” dedi. Duruflma s›ras›nda salonda bulunan tutsaklar› mahkemeye getiren jandarma, san›k avukatlar›n›n müvekkilleri ile duruflma esnas›nda konufltuklar›n› iddia ederek, mahkeme heyetinin avukatlara müdahale etmesini istedi. Jandarman›n san›k avukatlar›na sert ç›k›fl›na ve müdahalesine mahkeme heyeti sessiz kald›. Yetkinin mahkemede oldu¤unu ve hakimin jandarmaya sessiz kalmas›n› söy-

maya kal›nan yerden devam edildi. San›k avukatlar›ndan Ball›kaya, 7 y›ld›r süren dava hakk›nda beyanlarda bulunarak, “gerçek deliller, devletin elindedir. Bu delillerin tamam› toplan›rsa dava ayd›nl›¤a kavuflabilir” fleklinde konufltu. Ard›ndan mahkeme ara karar verdi. Ara karar›n ard›ndan iddia makam›, iddianameye konu olan silahlar›n kim taraf›ndan kullan›ld›¤›n›n tespit edilememesi durumunda suçun 304/1,2 maddeleri gere¤ince zaman afl›m› yönünden incelenmeye al›nmas›n› talep etti. Talep üzerine söz alan san›k avukat› Ömer Kavili, iddianamenin özensiz haz›rland›¤›n› belirterek, iddianameyi haz›rlayan savc›n›n

meslek etik kurallar›n› çi¤neyerek görevini kötüye kulland›¤›n› belirtti. Kavil, müvekkilleri hakk›nda beraat karar› verilmesini talep ederek, mütalaaya kat›lmad›¤›n› belirtti. Mahkeme Baflkan›, davay› 28 Nisan 2009 tarihine erteledi. Hat›rlanaca¤› gibi 12 tutsa¤›n katledildi¤i, 55’inin de yaraland›¤› operasyonda, jandarma hakk›nda “Görevi kötüye kullanma” suçlamas› ile aç›lan dava zaman afl›m›na u¤rad›¤› gerekçesiyle düflürülmüfltü. Bu durumu k›namak için birçok demokratik kitle örgütü geçti¤imiz haftalarda aç›klamalar yaparak 19 Aral›k katliam›n›n belleklerimizde asla zaman afl›m›na u¤ramayaca¤›n›n alt›n› çizmiflti.

‹zmir lemesini isteyen san›k avukatlar›na tepki gösteren Savc› Demir, bulundu¤u kürsüden aya¤a kalkarak san›k avukatlar›na, “kes sesini ulan!” fleklinde ba¤›rarak, polisleri duruflma salonuna ça¤›rd›. Demir ayr›ca, Mahkeme Baflkan› Ali Belen’e, san›k avukatlar›n› göstererek, “d›flar› at›n bunlar›” diye ba¤›rd›. Mahkeme Baflkan› ise bu duruma da sessiz kald›. San›k avukatlar›ndan Several Ball›kaya, savc›n›n meslektafllar›na “ulan” demesinin, askerlerin mahkemeye müdahale etmesinin ve polisin duruflma salonuna davet edilmesinin zapta geçirilmesini istedi. Ancak yaflananlar zapta geçirilmedi. Tart›flmalar›n ard›ndan durufl-

‹HD ‹zmir fiubesi ve TAYDDER, 19 Aral›k katliam›ndan sonra 1.460 kamu görevlisinin “görevi kötüye kullanma” ve “kötü muamele yapma” suçu ile yarg›land›klar› davan›n zaman afl›m›ndan dolay› düflürülmesini protesto etti. 12 Temmuz Cumartesi günü Konak Sümerbank önünde biraraya gelen kitle ad›na bas›n aç›klamas›n› Alp Ayan okudu. Ayan verilen bu “zaman afl›m›” karar›n›n, Türkiye hapishanelerinde çeflitli dönemlerde denenen ve hala yaflanan tecrit ve izolasyon politikalar›n›n parças› olarak yaflama geçirildi¤ini ve bu karar›n bir devlet politikas› olarak belirlendi¤inin de belgesi oldu¤unu söyledi. 19 Aral›k’ta tüm toplumun gözünün içine bakarak gerçeklefltirilen bu katli-

am›n asla belleklerde “zaman afl›m›”na u¤ramayaca¤›n› söyleyen Ayan, bu karar›n katliamc›lar› aklayamayaca¤›n› da belirtti. “19 Aral›k katliam› belleklerimizde asla ‘zaman afl›m›’na u¤ramayacakt›r, unutmad›k, unutturmayaca¤›z” pankart›n›n aç›ld›¤› eylemde s›k s›k “‹nsanl›k onuru iflkenceyi yenecek”, “Zindanlar y›k›ls›n, tutsaklara özgürlük” sloganlar› at›ld›. (‹zmir)

tuldu¤unu dile getiren Ertürk, “Uzun y›llard›r cezaevinde. fiu an Wernicke Korsakoff ve flizofren hastal›klar› var. Kendi ihtiyaçlar›n› bile karfl›layamayacak durumda. Tahliye edilmesi gerekti¤i halde bu yönlü talebinin içinde bulundu¤u dosyas› sürüncemeye b›rak›lm›fl, aylard›r kendisine ve ailesine konu ile ilgili herhangi bir yan›t verilmiyor” fleklinde konufltu. Ertürk, Wernicke Korsakoff hastas› Hatice Bolat’›n Gebze M Tipi Hapishanesi’nde, ileri derecede kanser hastas› ‹nayet Mete’nin de Siirt E Tipi Hapishanesi’nde tutuldu¤unu belirtti. Ertürk ayr›ca, hapishanelerdeki sa¤l›k koflullar›n›n düzeltilmesi ve sa¤l›k durumu hapishanede kalmaya elveriflli olmayan tutsaklar›n tahliye edilmesi talebi ile Adalet Bakanl›¤›, Ceza ve Tevkif Evleri Müdürlü¤ü ve TBMM ‹nsan Haklar› Komisyonu’na mektup göndereceklerini söyledi. (‹stanbul)

A‹HM’in Ali Gülmez Karar› Mart 2000’den beri TKP/ML T‹KKO davas›ndan tutsak bulunan Ali Gülmez’in, avukat› Gül Altay arac›l›¤›yla A‹HM’ne yapm›fl oldu¤u baflvuru karara ba¤land›. Bilindi¤i üzere 19 Aral›k 2000 hapishaneler katliam› sonras›nda siyasi tutsaklar F tipi hapishanelere nakledilerek a¤›r tecrit ve tretman alt›na al›nm›fllard›.19 Aral›k’la hapishanelerdeki hak gasplar› artarak ço¤alm›fl bulunmaktad›r. Ali Gülmez 24 Aral›k 2000’de F tiplerini ve katliam› protesto etmek için hücresindeki havaland›rma tertibat›n› k›rmak ve daha sonraki süreçte avukat görüflü sonras› ayakkab› ç›kartma dayatmas›na direnmek ve çeflitli zamanlarda slogan atmak nedeniyle farkl› farkl› zamanlarda yaklafl›k bir y›l görüfl yasa¤› alm›flt›. Konuyla ilgili uluslararas› mevzuatlarda flunlar ifade edilmektedir: “1. Herkes özel hayat›na, aile hayat›na, konutuna ve haberleflmesine sayg› gösterilmesi hakk›na sahiptir. 2. Bu hakk›n kullan›lmas›na bir kamu otoritesinin müdahalesi, ancak ulusal güvenlik, kamu emniyeti, ülkenin ekonomik refah›, dirlik ve düzenin korunmas›, suç ifllenmesinin önlenmesi, sa¤l›¤›n veya ahlak›n veya baflkalar›n›n hak ve özgürlüklerinin korunmas› için, demokratik bir toplumda zorunlu olan ölçüde ve yasayla öngörülmüfl olmak kofluluyla söz konusu olabilir.” Bu iki maddeyi göz önünde bulunduran A‹HM, baflvurucu Ali Gülmez lehine karar vermifltir. Bir y›ll›k görüfl yasa¤›n›n, farkl› eylemlere iliflkin olsa da bir bütün olarak ele al›nmas› gerekti¤ini vurgulam›flt›r. ‹kinci olarak; disiplin soruflturmas›nda karar verilirken gerek ‹nfaz Hâkimli¤i’nin gerekse de itiraza bakan A¤›r Ceza Mahkemesinin, karar› dosya üzerinden vermesinin savunma hakk›n› ihlal etti¤i sonucuna var›ld›. Türkiye’de hapishanelerdeki uygulamalar›, sistemik yap›daki bozuklu¤a yoran mahkeme karar›nda flöyle demektedir: “Tespit edilen sistemik duruma binaen Mahkeme, mevcut karar›n infaz›nda, Sözleflme’nin 6. maddesinde belirtilen garantilerle ba¤lant›l› olarak adil yarg›lanma hakk›n›n etkili bir flekilde korunmas›n› güvence alt›na almak için, ulusal bazda genel önlemler al›nmas›n›n arzu edilir oldu¤u görüflündedir. Bu ba¤lamda sorumlu devlet, mevzuat›n› Avrupa Cezaevi Kurallar› madde 57/2(b) ve 59 (c)’deki ilkelerle uyumlu hale getirmelidir.” Devamla, mahkeme baflvurucu için 1000 Euro manevi tazminat, 1500 Euro da masraflar›n devlet taraf›ndan karfl›lanmas›na hükmetmifltir. Kararda ayr›ca mahkemenin F Tipi hapishaneleri uygun görmesi ve bunlar› sistemik yap›daki bozuklu¤a ba¤lamas› mahkemenin durdu¤u yerle alakal› olsa da verilen karar önemlidir ve gelifltirilmeye aç›kt›r. Zira Sincan F Tipi Hapishanesinde yaflanan bu hak ihlali çeflitli flekillerde tüm F tipi hapishanelerde mevcuttur. (H. Merkezi)


İşçi-köylü 8

Gerilladan...

25 Temmuz-7 Ağustos 2008

TKP/ML T‹KKO gerillalar›yla söylefli...

Atefl k›v›lc›mdan ç›kar... -2ATEfi KIVILCIMDAN ÇIKAR...-2Aç›klama; Elimize e-posta kanal›yla gelen yaz›y› güncelli¤inden ve haber de¤eri tafl›d›¤›ndan dolay› yaz› dizisi halinde yay›ml›yoruz.

Ana birlikle karfl›laflma… Bir günlük zorlu bir yürüyüflten sonra Komutan, Ana Birli¤in bulundu¤u alana geldi¤imizi bildiriyor. Hemen iki gerilla Ana Birlikle irtibat kurmak için yan›m›zdan ayr›l›yor. Gerillan›n gizlili¤e verdi¤i önem çok büyük. Burada illegalite kurallar› en üst seviyede hayata geçiriliyor. Bu, gerillada olmazsa olmaz bir olgu. Geldi¤imiz yol güzergah› bizler taraf›ndan bilinip deflifre olmas›n diye yoldafllar ellerinden geleni yap›yorlar. Her fley tam bir gizlilik içinde ele al›n›yor. Bir süre sonra giden gerillalar, birlikle irtibat kurmufl olarak geri dönüyorlar ve onlar›n da bizi bekledi¤ini ifade ediyorlar. Hemen yola koyuluyoruz ve Ana Birli¤e ulaflana kadar mola vermeden yürüyoruz. Ana Birli¤e ulaflt›¤›m›zda flafak sökmek üzere. Bizim geldi¤imizi ö¤renen baz› gerillalar uyanm›fl ve bizi bekliyor. Onlarla kucaklafl›p hal hat›r soruyoruz. Tüm gerillalar tek tek yolculu¤umuzun nas›l geçti¤ini soruyorlar. Sonra uykudan uyanan di¤er gerillalar ile kucaklafl›p hal hat›r soruyoruz. Tüm gerilla bilefleni peflpefle bizi soru ya¤muruna tutuyor. Kimisi yay›nlar›n son ç›kan say›lar›n› sorarken kimisi de di¤er faaliyet alanlar›ndaki duruma dair sorular soruyor. Yan›m›zda getirdi¤imiz yay›nlar› onlara veriyoruz. Hemen büyük bir ilgiyle okumaya bafll›yorlar. Bu arada birli¤in Siyasi Komiseri de gerillalarla sohbetimize kat›l›yor. Biz sohbet ederken Siyasi Komiser yorgun olabilece¤imizi de düflünerek sohbete ara vermemizi ve dinlenebilece¤imizi söylüyor. O kadar yorgunluktan sonra geri çevirecek durumda olmad›¤›m›z bu teklife hemen evet diyoruz.

2007-2008 TKP/ML T‹KKO Geçici K›fl Üssü Bar›nakta tüm gerilla bilefleni canl› bir flekilde son haz›rl›klar› tamamlamaya çal›fl›yor, her fley son bir kez daha gözden geçiriliyor. Yaklafl›k bir hafta süren bu haz›rl›klar bitti¤inde art›k gerilla tümüyle yer alt›na çekilmifl bulunuyor. Ard›ndan Bölge Parti Komitesi komün, sa¤l›k, teknik, kültür, kütüphane-k›rtasiye gibi komisyonlar› örgütlemek ve k›fl üslenim bar›na¤›n›n ad›n› belirlemek için tüm bileflenin kat›ld›¤› ve önerilerinin al›nd›¤› bir toplant› düzenliyor. Gerillalar bu tür toplant›lar›n demokrasinin bir gere¤i ve örne¤i oldu¤unu belirtiyor. Siyasi Komiser bu konuda bize “gerillada merkezi yan esast›r, ama bunu dogmatik ve mekanik olarak ele alm›yoruz. Biz her fleyden önce Komünist Parti önderli¤inde savaflan bir gücüz. Koflulunu yaratt›¤›m›z her yerde demokrasiyi de en ince ayr›nt›s›na kadar iflletiriz” diyor. Gerillalar kendilerini uygun gördükleri komisyonlara öneriyorlar. Kimileri de bir baflka gerillay› öneriyor. Öneriler tüm ayr›nt›lar›yla al›nd›ktan sonra s›ra Geçici K›fl Üssü’nün ad›n›n belirlenmesine geliyor. En zor olan› da bu. Gerillalar flehitlerin isimlerini söylüyorlar ve neden o flehit ad›yla an›lmas›n› istediklerini aç›kl›yorlar. En çok Dilek Polat ve Mehtap Kara yoldafllar›n ismi telaffuz ediliyor. Devrim yolunun meflalelerinin adlar› yo¤un bir duygu anaforu içinde an›l›yor. Toplant› bitti¤inde bar›nak ismi “TKP/ML T‹KKO-2007-2008 Dilek Polat-Mehtap Kara Geçici K›fl Üssü Alan›” olarak belirleniyor. Ve hemen pankart yap›m haz›rl›klar›na girifliliyor. Bölge Parti Komitesi toplant›da al›nan önerileri de¤erlendirmek ve tüm k›fl süreci boyunca verilecek e¤itimin muhtevas›n› belirlemek için toplant› yap›yor. Toplant› bitti¤inde görev da¤›l›m› yap›lm›fl, komisyonlar örgütlenmifl oluyor. Siyasi Komiser, bileflene kimin hangi görevi ald›¤›n› belirtirken, gerillalar da birbirilerine tak›l›yor. Siyasi Komiser ayr›ca e¤itim tasla¤›n› bileflene sunuyor. Ve önerileri almaya çal›fl›yor. Bu önerilerden sonra teorik-pratik, politik-askeri e¤itim program›na son flekli veriliyor. Bundan sonras› komutanl›k ve komite kademesi örgütlenen komisyonlar›n toplant›lar›yla geçiyor. Her komisyon yapt›¤›

toplant›dan sonra belirledi¤i kural ve anlay›fllar› yaz›l› hale getirerek panoya as›yor. Komün, sa¤l›k, nöbet komisyonlar› bu konulardaki anlay›fl ve kurallar› tüm birli¤e sunumlarla aktar›yor. Her gerilla e¤itim program›nda görev al›yor. Yani herkes hem ö¤renci hem de ö¤retmen oluyor. Gerillan›n e¤itimindeki temel konular 8. Konferans kararlar›, devlet, kitleler, Komünist Parti tarihleri, ‹brahim Kaypakkaya’n›n görüflleri, kad›n sorunu vb. oldukça genifl kapsaml› bir e¤itim program› haz›rlanm›fl. Yine askeri e¤itim çerçevesinde gerilla savafl›, düflman› tan›ma ve hareket tarz›, sabotaj, bask›n, pusu, silah ve patlay›c› e¤itimi gibi oldukça can al›c› konular da plan dahilinde. E¤itimlere bafllama tarihi de saptand›ktan sonra gerillalar har›l har›l e¤itim haz›rl›¤›na bafll›yorlar. Biz de yapaca¤›m›z röportaj›n çerçevesini belirlemek için haz›rl›k yap›yoruz. Tüm bunlar olurken Kültür Komisyonu her gerillan›n düflüncelerini aktaraca¤›, günün anlam ve önemini belirten yaz›lar›n yaz›labilece¤i bir pano haz›rl›yor. Panoya “Özgür Pano” ismi tak›l›yor. Panonun Ocak ay› sonuna kadar slogan› da Mao yoldafl›n “Birlik-dinamizm-ciddilik-canl›l›k” sözü olarak belirleniyor. Sonras› gerillaya kal›yor. Öyle de oluyor. Pano renkli yaz›lara, duygu ve düflüncelerin ifade buldu¤u cümlelere mekan oluyor. K›sa sürede panoda bofl yer kalm›yor. Tabi yaz› asmayan gerillalar da ironik bir dille elefltiriliyor.

Ve y›l›n ilk kar›… “Çay› kardan demliyoruz” Havalar her geçen gün daha da so¤uyor. Ama her fleye ra¤men günefl kendini esirgemiyor gerilladan. Bir sabah güvenlik nöbetçisi gerilla birli¤ini telaflla kald›r›yor. “Kalk›n, kar ya¤›yor!” Gerillalar hemen kendilerini d›flar› at›yor. D›flar›da ola¤anüstü bir görüntü var. Daha dün gri, haki ve boz kar›fl›m› olan do¤a üzerine beyaz bir örtü çekerek, uykuya dalmaya haz›rlan›yor sanki. Art›k gerilla da dar bir alana s›k›flmak zorunda kal›yor. Daha önce kaynaktan getirilen su, art›k kardan temin edilecek. Tenekelere doldurulan kar, sobada eritilerek su ihtiyac› gideriliyor. “Kayna¤›ndan akan ve do¤al mineralleriyle kullan›lan suyla saf su aras›nda fark var m›?” diye sordu¤umuzda, kar suyunun susuzlu¤u yeterince gidermedi¤i, bunun da minerallerden yoksun oluflundan kaynakl› oldu¤u söyleniyor. Ancak gerilla bunu da çözmüfl. Su konulan kaplar›n içine tafl at›larak bu sorun da gideriliyor. Günün komün nöbetçisine yaklafl›yoruz. Nöbetçi çay ve yemek haz›rl›klar›n› yap›yor. Her günün yeme-içme iflleri o günün nöbetçisinden soruluyor. Çay demleme ifllemini soruyorum. Nöbetçi önce bak›yor, sonra hafif bir gülümseme ile “çay› kardan demliyoruz” diyor.

“Devrimin atak, bilgili, fedakâr kadrolar› olal›m!” “B›çak s›rt›nda f›rt›nalar içinde” bir sevdad›r onlar›nki, boranlarla ac›larla bilgeleflir yaflam ve bu havalarda yürümek yürek ister. Özgürlük tutkusudur onlar› f›rt›nalara götüren. Tarih 23 Kas›m 1997… Önce dallarda sararan yapraklar düfltü topra¤a, sonra hain ve kallefl düflman mermilerinin kovanlar›. Karfl›s›nda befl Partizan yürek, befl Partizan bilinç, yanan befl meflale. Karadeniz’in Ese Yaylas›’nda gerçeklerin devrimcili¤inde özünde s›nanm›fl komünist önder Mehmet Demirda¤ ve dört yoldafl›. Tarihin yapraklar› 10 y›l sonras›na gelmifl, her y›l oldu¤u gibi bu y›l da bilenen kavga and›yla an›l›yor komünist önder ve dört yoldafl›; Dilek, Duran, Ümit, Ümit... Gerilla birli¤i komünist önderi anmak için bir etkinlik düzenliyor. Etkinlikte ilk olarak Mehmet Demirda¤’›n Genel Sekreter oldu¤u dönem, partinin toparlanmas›nda belirleyici bir önem tafl›yan çabalar› ve katk›lar› anlat›ld›. Daha sonra gençlik kökenli gerillalar Demirda¤ yoldafl›n gençlik için tafl›d›¤› önemi anlatt›lar ve sözlerini “Devrimin atak, bilgili, fedakâr kadrolar› olal›m!” fliar›yla bitirdiler. Ard›ndan Demirda¤ yoldafl›n sevdi¤i türküler ve marfllar söylenerek, anma etkinli¤i sona erdi.

“Araflt›rma yapmayan›n söz hakk› yoktur…” Teorik e¤itimler bafllam›fl ve tüm yo¤unlu¤uyla sürüyor. Gerilla, e¤itime büyük önem veriyor. K›fl bar›nak süreci, teorikpolitik yo¤unlaflman›n en fazla oldu¤u dönem. TKP/ML’nin yapm›fl oldu¤u 8. Konferans kararlar›, e¤itimlerin merkezinde duruyor. Di¤er konular da bu kararlar do¤rultusunda ele al›nmaya çal›fl›l›yor. Halk Savafl›’n›n gelifltirilmesi, gerillan›n üstlendi¤i misyon, yönelimin temel halkas›n› oluflturuyor. Halk Savafl›’n›n neden istenilen düzeyde gelifltirilemedi¤i, gerilla mücadelesinin motor olma rolünü neden tam olarak oynayamad›¤›, önderlik sorunu gibi temel konular en çok tart›fl›lan, kafa yorulan sorunlar oluyor. Geçmiflte düflülen hatalardan dersler ç›karmak, umutsuzlu¤un de¤il, umudun ad› olmak ve yaflanan güvensizli¤i yok etmek için daha fazla enerji harcamak gerekti¤i bilincini kuflanmaya çal›fl›yor gerilla. Bundan dolay› da “araflt›rma yapmayan›n, bilgi sahibi olmayan›n söz hakk› yoktur” anlay›fl› daha canl› flekilde bilinçlerde yer ediniyor. Her gerilla e¤itimlerde önemli gördü¤ü en ince ayr›nt›y› bile not ediyor. Kitaplar›n sayfalar› daha elefltirel gözlerle çevriliyor. Konular büyük bir özenle, tüm bileflenin anlayabilece¤i flekilde, sade ve yal›n iflleniyor. Günlük yaflamdan somut örneklerle zenginlefltiriliyor. Teorik-politik e¤itim Pa-

zar günleri hariç haftan›n alt› günü günde befl saat sürüyor. Bunun yan›nda her gerilla çeflitli konularda yaz›lar, makaleler yazarak e¤itimini tamaml›yor. Bu çal›flmalar Siyasi Komiserin yönlendiricili¤inde ve denetiminde yap›l›yor. Gerilla yaflam›n›n olmazsa olmazlar›ndan olan askeri e¤itim de ayn› flekilde büyük bir ciddiyetle ele al›n›yor. Savafl ve psikoloji, gerillan›n nitelikleri, düflman kavram› vb. konular komutanlar taraf›ndan savaflç› bileflene anlat›l›yor. Çal›flmalar boyunca özel olarak baz› vurgular yap›l›yor. Savafl›n bir politika yapma biçimi oldu¤u, askeri e¤itimin de, politik e¤itimin önemli bir aya¤› oldu¤u, düflman›n› ve kendini tan›mayan›n yenilmeye mahkum oldu¤u, diyalekti¤i kavramadan savafl› kavraman›n mümkün olmayaca¤› çal›flma boyunca s›kça vurgulanan noktalar oluyor. Keza e¤itimlerin bir parças› olarak on befl günde bir elefltiri-özelefltiri toplant›lar› al›n›yor. Gerillalar›n birbirlerine olan elefltirileri tüm bileflence tart›fl›l›p bir sonuca ba¤lan›yor.

Yeni bir yol, yeni bir kavga y›l›… D›flar›da hafif bir kar ya¤›yor. Kar kal›nl›¤›n›n kimi yerlerde iki metreyi geçti¤ini söylüyor gerillalar. Bizim kald›¤›m›z yerlere k›fl di¤er alanlara nazaran daha erken geliyor, geç gidiyormufl. Gerilla birli¤i de bu harika görüntüden ilham alarak y›lbafl› kutlamas› için haz›rl›klara bafll›yor. Pastalar, çörekler haz›rlan›yor. Gerillan›n mahir elleri olanaks›zl›klar içinde yarat›c›l›¤›n› konuflturuyor. Sab›rs›zl›kla akflam› bekliyoruz. Akflam oldu¤unda y›lbafl› etkinli¤i bafll›yor. Türküler ve fliirler eflli¤inde bu nefleli y›lba-

fl› akflam›n› Kültür Komisyonu organize ediyor. Mizah yönü geliflkin gerillalar çeflitli skeçlerle birli¤i kahkahaya bo¤uyor. Yaflam›n içinden komik anlar, ince elefltiriler hem güldürüyor hem düflündürüyor. Bilgi yar›flmas›nda da birbirinden ilginç sorular ve cevaplar pefli s›ra geliyor. Saatler 24’ü gösterdi¤inde her gerilla yeni y›la dair duygu ve düflüncelerini dile getiriyor. Gözler ve sözler ortaklafl›yor. “Yeni y›lda kavgay› büyütmek, 8. Konferans yönelimini ileriye tafl›mak” … Ve 2008…

“Onlar› yaflatmak, zaferi kazan›p onlara arma¤an etmektir!” Kan ve can bedeli kazan›lan de¤erleri umut ve direniflle örülen bir kavgan›n sönmeyen meflaleleriydi onlar. Onlar ki, gelece¤i ellerinden al›nm›fl bir çocu¤a, gelece¤ini geri kazand›rmak, umudu k›r›lm›fl bir iflçinin umudu olmak, flaltere uzanan el, meydanlardaki ses olmak, bir köylünün al›nteri ile yüzünü döndü¤ü zirveler olmak için bedelini yaflamlar›yla ödemekten çekinmediler. Devrimin harc›, u¤runa flehit düflenlerin kan›yla kar›l›r. Ezilenlerin kurtuluflu ölümle yaflam aras›ndaki o ince çizgide bir ölü gibi yaflamaktansa devrim u¤runda ölerek yaflamak onurlu bir gelece¤in ad› olmakt› onlar›n tercihi. Elbette ki ölüme sevdal› de¤illerdi. En güzel dünyalar› hak etmifllerdi. Ama zulmün saltanat oldu¤u bir dünyada kölece yaflamak zaten ölüm demekti. Bundand›r ki zulmün saltanat›n›n içinde güzel yaflam› yine onlar yaratm›flt›. Kavgayd› onlar›n yaflam›. Bafl e¤mezlik ve özgürlük tutkusu. En fazla onlar hissetmiflti ve arzulam›flt› özgürlü¤ü. Bir insan özgür olmadan insani olan hiçbir fleyi insanca yaflayamazd›. Bunun içindir ki en önünde onlar vard› kavgan›n. Adlar›, ünleri, ›rklar› yoktu. Tek bir adlar› vard› “devrim”. Devrimimizin flehitleriydi onlar. Partimizin beyni, iflçisi, yarat›lan de¤erleriydi. Onlar› yaflatmak, zaferi kazan›p onlara arma¤an etmektir. Ocak ay›n›n son haftas›nday›z. Bilindi¤i üzere TKP/ML 1978’deki 1. Parti Konferans›’nda Ocak ay›n›n son haftas›n› Parti Ve Devrim fiehitleri Haftas› olarak ilan etmiflti. Gerillada flehitler için yap›lan anmalar›n anlam› baflkad›r. Ölüm ile yaflam aras›ndaki o ince çizgi, gerillan›n s›rat köprüsüdür. Savafl, insana dair tüm duygular›n yo¤unlu¤una yafland›¤› arenad›r. Her gerilla, bu arenada s›nan›r ve çelikleflir. Ölümü de yaflam› da ayn› zaman diliminde yaflar. Yan›bafl›nda vurulan bir yoldafl› için yüre¤inde f›rt›nalar koparken, çemberin içinde kalan bir yoldafl›n› kurtarmak için can›n› feda etmekten çekinmez. Yoldafll›k bu ince çizgide s›nan›r. Özgürlük bu arenada kazan›l›r. Bundand›r


İşçi-köylü 9

25 Temmuz-7 Ağustos 2008 ki, bu ince çizgide flehitler çok yo¤un duygu yo¤unlu¤uyla an›l›r, an›msan›r. Bir hafta sürecek anma etkinli¤i için haz›rl›klar tamamland›. Önce pano flehitlerin resimleriyle donat›ld›. Baflta Marks, Engels, Lenin, Stalin ve Mao resimleri as›ld›. Hemen alt›nda TKP/ML’nin kurucu önderi, T‹KKO’nun Baflkomutan› Türkiye proletaryas›n›n kasketli devi ‹brahim Kaypakkaya ve yine TKP/ML’nin flehit düflen genel sekreterleri Süleyman Cihan, Kaz›m Çelik ve Mehmet Demirda¤ panonun tam ortas›nda “Parti Ve Devrim fiehitleri Ölümsüzdür” yaz›s› bulunuyor. Böylece hafta boyunca birçok flehit yoldafl›m›z, bak›fllar›yla, an›lar› ve selamlar›yla bizimle oluyor. ‹lk olarak tüm gerilla birli¤i silah ve tesisatlar›n› kuflanm›fl, flehitlerimiz için sayg› duruflunda bulundu. Ard›ndan haftan›n anlam›na iliflkin konuflmalar yap›ld›. Sonra marfllar, türküler ve fliirler okundu. Son olarak her gerilla tan›d›¤› flehitleri anlatmaya bafllad›. Kinzir Orman›’nda flehit düflen Mehtap Kara yoldafl› tan›yan gerillalar onu anlatt›lar. Anma program›n›n en duygulu anlar›n› bu anlat›mlar oluflturdu. D›flar›da da do¤a anmaya kat›l›rcas›na beyaz örtüsünü yeryüzüne serpiyordu. Lapa lapa ya¤an kar ve milyonlarca kar tanesi flehitleri selaml›yordu adeta. Do¤a ve gerilla bütünleflmifl, gelece¤in k›z›l karanfillerinin karfl›s›nda kavgan›n sloganlar›n› hayk›r›yorlard›. Anma program›n›n ikinci bölümünde Aflk›n Günel’i anlatan bir yaz›n›n okunmas›ndan sonra, yine Mehtap Kara için haz›rlanan ve onun dilinden flehitleri anlatan bir yaz› okundu. Ard›ndan fieyh Bedrettin Destan› adl› tiyatro oyunu ile anma program› sonuçland›. Haftaya yay›lan üçüncü ve son günde ise Parti ve Ordu bayra¤›ndan oluflan rozetler törenle tak›ld›. Silahlar›n huzurunda içilen T‹KKO And› okunurken yeni y›l›n kavga yeminleri ve sözleri gerillalarca hayk›r›ld›.

Cemre düfltü havaya, toprak, su ise beklemede… Art›k yavafl yavafl bahar haz›rl›klar› bafll›yor. fiarjörlerin tafl›nd›¤› kütüklükler dikiliyor, silahlar›n bak›m› yap›l›yor. Bahar aylar› operasyonlar›n en yo¤un yafland›¤› aylar olmas› itibariyle gerillan›n da tetikte oldu¤u aylar. Olas› operasyonlar için çeflitli plan ve haz›rl›klar tamamlan›yor. Bu arada TC ordusunun Irak Kürdistan›’nda PKK’ye karfl› düzenlemifl oldu¤u kara operasyonu günü gününe takip ediliyor. Gündem de¤erlendirilmelerinde konuya dair kapsaml› yorumlar yap›l›yor. TC ordusunun ald›¤› bozgun T‹KKO gerillalar›nca da coflkuyla karfl›lan›yor. ‹lk cemre havaya düfltü¤ünde, bizler de son haz›rl›klar›m›z› yap›yoruz. Karlar erimeye, buzlar çözülmeye bafll›yor. Günler ve haftalar geçiyor. Bar›naktan ç›k›fl tarihi yaklaflt›kça gerillada canl›l›k ve heyecan art›yor. ‹lk kardelenler kar›

delip do¤aya merhaba dedi¤inde gerillan›n sab›rs›zl›¤› daha da art›yor. Bahar›n müjdecisi kufllar›n c›v›lt›s› her geçen gün ço¤al›yor. Bahar›n gelmesinin bir kan›t› da onlar oluyor. Turna katarlar› selama duruyor sonra. Dürbünlere iliflen gözler turna selamlar›n› al›yor. “Art›k, bir hafta on güne kalmaz bar›naktan ç›kar›z” söylemleri yap›lacak ve yap›lmas› gereken görevlere dair sohbetlere dönüyor.

Ayr›l›k vakti... Art›k ayr›l›k vakti. Son haz›rl›klar›m›z› yap›yoruz. Geldi¤imiz gün sanki dün gibi. Her gününü farkl› yaflad›¤›m›z gerilla yaflam›nda; insanla do¤an›n nas›l bütünleflti¤ini özgürlük ve yaflam tutkusunun hangi zorluklara kadir oldu¤unu gördük, yaflad›k, hissettik. Dünyan›n tüm yoksullar› her yerde ayn› ütopya için yürüyorlar gelece¤e. Dünyan›n her yerinde iflçiler, köylüler, yurdu iflgal edilmifl ezilen uluslar kurtulufl için, devrim için, sosyalizm için açl›¤›n ve zulmün ortas›ndan yürümekten çekinmiyor. Çin’de 300 bin kifliye on iki bin km. yürüten de, Rus proletaryas›na saraylar› zapt ettiren de, Nepal’de da¤lar› ve flehirleri isyan atefliyle kas›p kavuran da ve nihayetinde Dersim da¤lar›n› Partizan yüreklere mesken eyleyen de ayn› ütopyad›r. Bar›naktan ç›karak arazinin kamufleli bir noktas›nda konakl›yoruz. Komuta bilefleni, bizi b›rakacak birli¤in kimlerden oluflaca¤›n› tespit etmeye çal›fl›yor. Karanl›k çöktü¤ünde yola ç›kaca¤›z. Ö¤leden sonra bir u¤urlama töreni yap›laca¤› söyleniyor. Heyecanla o saatleri bekliyoruz. Ö¤len yeme¤inde buruk bir sessizlik sar›yor bizi. Aylard›r birlikte oldu¤umuz yoldafllar›m›zdan ayr›lmak ve dile getirilmesi çok zor olsa da bir daha görememe ihtimalinin olmas› yüre¤imizi burkuyor. Her gerillaya daha ayr›nt›l› bak›yor, onlar› beynimize kaz›yoruz. Günefl yavafl yavafl da¤lar›n doruklar›ndan yükselirken, gerilla birli¤i toparlan›yor. Saatler ayr›l›¤a yaklafl›yor. Siyasi Komiserin ve Komutan›n uyar›s›yla gerillalar ellerinde silahlar›yla yar›m bir çember oluflturuyor. Ve veda bafll›yor. Siyasi Komiser bizim buraya gelifl amac›m›z›, birlikte geçirdi¤imiz zaman› k›saca özetliyor; “Mücadelemiz ezilen milyonlar›n özgürlük mücadelesidir. Partimiz TKP/ML ve ordumuz T‹KKO Halk Savafl› ve gerilla savafl› konusunda ›srarl›d›r. Tarihimizle geldi¤imiz aflama aras›nda bir fark olsa da biz bu a盤› kapatmaya kararl›y›z. Bilimsel dünya görüflümüz, silahl› mücadeledeki ›srar›m›z zaferimizin teminat›d›r. Her alanda ve her yerde yüzümüzü savafla çevirmek küçük derecikler de olsak ayn› ›rma¤a

akmak, denize varabilmektir hedefimiz. Bu deniz Demokratik Halk Devrimi’dir, Sosyalizmdir. Ayr›l›k vakti geldi¤inde biz de bir konuflma yap›yoruz ve özetle “kavga sonuna kadar… fiehirlerde, köylerde, fabrikalarda, tarlalarda, sokaklarda ve da¤larda… Özgürlük her yere … Zulüm ve zorbal›k saltanat›, açl›k ve yoksulluk oldukça, ellerde tüfek, dillerde devrimin ezgisi bitmeyecek” diyoruz. Tören bitiyor. S›rayla bizimle gelecek olan gerillalar›n d›fl›ndakilerle vedalafl›yoruz. Karfl›l›kl› duygulu anlar yaflan›yor. Ayn› ütopyan›n ayr› kanallar›nda yer almak, ayn› duygular› yaflaman›n en büyük nedenidir. Ve ayr›l›yoruz. Tüm yol boyunca geride b›rakt›¤›m›z gerillalar› düflünüyoruz. Bizi b›rakan gerillalarla ayr›laca¤›m›z noktaya, sabaha do¤ru ancak var›yoruz. Uzaktan flehrin tek tük yanan ›fl›klar› c›l›z bir flekilde yans›yor. Birazdan günefl do¤acak. Bizim varl›¤›m›zdan

Gerilladan...

çok kimse yok. Bu konuda ne diyeceksiniz? Ünal- Parti ve gerilla savafl›, kopmaz ba¤larla birbirine ba¤l› iki çelik halkad›r. Öncü ve önder güç olan parti olmadan gerilla savafl› var olamaz, geliflip büyüyemez. Partimizi içten ve d›fltan y›kmak, tasfiye etmek isteyen irili ufakl› birçok tasfiyeci grup ç›km›flt›r. Yoldan ç›km›fl, yozlaflm›fl, bozulmufl bu küçük-burjuvalar›n hiçbirinin gücü ve kirli çabas› Partimizi gerilla savafl› rotas›ndan, Halk Savafl› güzergah›ndan sapt›ramam›flt›r. Partimizin tarihi, gerilla savafl›m›z›n tarihinden ba¤›ms›z ve kopuk de¤ildir. Bu tarih ayn› zamanda küçük burjuva anlay›fl ve durufllara karfl› mücadele tarihi ve ileriyle gerinin, devrimci olanla küçük burjuvazi aras›nda kesintisiz bir flekilde devam eden mücadelenin de tarihidir. Son 20 y›ll›k tarihimizde bir dizi çapl› çaps›z irili ufakl› tasfiyeci grup ortaya ç›km›flt›r ve istisnas›z hepsi “parlak, ileri ve iddial›” fleyler söylemifltir. Onlar görünürde baz› do¤-

siz bir bilince sahiptik. Son on y›ll›k gerilla savafl›m›z›n yaratt›¤› de¤erlerle bugün daha ileri ve bütünlüklü bir bilince sahip oldu¤umuzu belirtebilirim. Partimizin baflar›yla gerçeklefltirdi¤i 8. Konferans kararlar› da yolumuzu ayd›nlatmaya devam ediyor. Onun devrimci kararlar› gerilla savafl›m›z› kitleler içinde büyütme kararl›l›¤›d›r. Bu kararl›l›k; son süreçte gerilla savafl›n› gelifltirme iddias›nda yatmaktad›r. Bu kararl›l›k; kitlelerin özgürlük tutkusunda yatmaktad›r. Bugün 8. Konferans kararlar›m›zla daha ileri bir gerilla savafl›, kitle ve Parti bilincine sahibiz. 8. Konferans›m›zla birlikte nitel ve nicel gücümüzde geliflme oldu¤unu söylemeliyim. Ancak bu ad›mlar›n gelifltirilmeye ve güçlendirilmeye ihtiyac› vard›r. Bugün bu ihtiyac› karfl›layacak kararl›l›ktay›z. ‹ddiam›z› ve cüretimizi güçlendiren emekçi halk›m›z ve Partimizdir. Partisiz ve kitlesiz devrim mümkün de¤ilse, bizler Parti ve halk›n özgürlük tutkusu olmak için çabam›z› art›raca¤›z.

- Uzun y›llara ra¤men sizi TKP/ML’den koparmayan ›srar›n ad› nedir?

habersiz uyanacak flehir. Sessizce alacak içine bizi de, kalabal›klara kar›flt›racak, bu davetsiz misafirlere ev sahipli¤i yapacak. Genifl kalabal›klar bizim varl›¤›m›zdan habersiz günün mahmurlu¤undan hayat› yaratacak olan atölyelere, tezgahlar›n›n bafllar›na geçecekler, esnaf kap›s›n›n önünde oturup demli çay›n› yudumlayacak, gazetesini okuyacak. Yaflam onlar›n ellerinde her gün yeniden kal›ba dökülürken, da¤lar›n zirvelerindeki bir grup silahl› insan›n onlar› gözetledi¤inden habersiz bakacaklar zirvelere. Bulundu¤umuz birli¤in komutan› art›k ayr›l›k vaktinin geldi¤ini bildiriyor. Alacakaranl›kta tek tek bak›yoruz birbirimize, kucaklafl›yoruz. Ve ayr›l›yoruz. Bizim yönümüz ›fl›klar›n› gördü¤ümüz flehre do¤ru onlar›nki ise güneflin do¤du¤u zirvelere do¤ru. Yürüyoruz… Kalabal›klara kar›flmak ve onlarla yeniden yürümek için.

“Ve röportaj bafll›yor…” - Merhaba siz ’80’li y›llar›n sonundan bu yana kesintili bir flekilde olsa da gerilla mücadelesi yürütmüfl TKP/ ML’ nin yaflad›¤› önemli dönemlere tan›kl›k etmifl birisiniz. Sizin sürecinizden kalan

ru fleyler söyledilerse de, özde ve bütünde yanl›fl fleyler söyleyerek, yanl›fl yerde durdular ve konufltular. Parti, gerilla savafl› ve kitleler hakk›nda yanl›fl fleyler söyleyerek, bilincimizi ve irademizi darbelemek, buland›rmak istediler. Çok konufltular ama, halk için, özgürlük için hiçbir fley yapmad›lar. Ezici bir bölümü bugün burjuva-feodal düzenin bir eklentisi, silik birer nesnesi durumundad›r. fiimdi onlar›n ço¤unun ad›n› bile hat›rlayan yoktur. Çünkü onlar Parti ve devrim tarihimizde iddias›z ve solgun küçük-burjuva rengin sahibi olarak var oldular. Bizler onlar›n peflinden gitmedik. Partiyle var olduk, Partiyle yaflad›k ve özgürlük tutkumuzu ve gelece¤imizi halk›m›zda ve Partimizde bulduk. Özgürlü¤ü ne düflmanda ne tasfiyecilerde ne de Parti d›fl›nda gördük. Bu topraklarda say›s›z Parti flehidimiz yatmaktad›r. Onlar›n kan ve yüksek emekle yaratt›klar› de¤erleri her bir kar›fl Dersim topra¤›nda görmek mümkündür. Ayn› zamanda Dersim’in her kar›fl topra¤›nda onlar›n derin bilinç ve bitmez tükenmez devrim iddias› vard›r. Bunlar› unutmak kolay m›d›r? Bilinç ve vicdan sahibi olanlar bunlar› unutabilir mi? Geçmiflte gerilla savafl› ve Halk Savafl› hakk›nda daha geri ve yeter-

Ünal: Dünyaya bak›n, ülkemize bak›n! Son yüzy›la ve günümüze bak›n! ‹flçiler, emekçiler ve ezilenler lehine de¤iflen bir fley var m›d›r? Toplumsal yaflam›m›zda emekçiler, ezilenler lehine köklü de¤iflimlerden, iyileflmelerden bahsedilebilir mi? Son yüzy›ll›k insanl›k tarihinde dünya halklar›n›n bafl›na bela olan emperyalizm canavar›n›n yapt›klar›nda bir farkl›laflma var m›? Egemenlerin s›n›fsal niteli¤inde bir de¤iflim var m›d›r? Emperyalizm ve gericilik bir zulüm ve k›y›m makinesi olarak halk›m›z› yoksullaflt›r›p, bask› alt›nda tutmaya, iradesini parçalamaya, özgürlü¤ünü katletmeye devam etmiyor mu? Cumhuriyet tarihinden bu yana emekçilerin yaflam›nda karanl›ktan ve umutsuzluktan baflka var olan nedir? Onlar›n yaflam›nda demokrasi, eflitlik, özgürlük nerede var olmufltur? Yoksulluk ve cehalet dolu bir yaflama mahkum emekçi halk›n özgürlü¤ü bir ihtiyaç olmaya devam etmiyor mu? Bu sorular›n yan›t› yoksullar›n özgürlük ihtiyac›nda yatm›yor mu? Yan›t› “evet” olan bu soruyu ben TKP/ML saflar›nda yan›tlad›m. Çünkü Partimiz; Türkiye emekçi halk›n› kurtulufla götürecek yegane güçtür. Partimiz bu kurtuluflun ancak ve ancak silahl› mücadele ile mümkün olaca¤›nda bir an olsun tereddüt etmemifltir. Bu istikrar bizim partimizle aram›zdaki ba¤›n en kal›n halkas›d›r. Ve bizler, özgürlük savaflç›lar›, T‹KKO gerillalar› olarak halk›n özgürlük bilinci, de¤iflim iradesi, devrim tutkusu olmaya devam edece¤iz. Bu ihtiyac›n gerçekleflmesi onlarca y›l sürme pahas›na, ölüm bizleri affetmezse de da¤lar özgürlük meydanlar› olmaya ve özgürlük savaflç›s› kalmaya devam edece¤iz. Bizler

Yeflile sevdal›d›r her gerilla... Da¤lar beyaz duva¤›n› yüzünden kald›ran bir gelin edas›yla günefli karfl›l›yor. Ve yeflil, gerillan›n en arzulad›¤› renk… Çünkü a¤açlar›n yeflermesi gerillan›n hareket etmesi demektir. ‹flte bu yüzden gerilla yeflile daha bir sevdal›. Düz alanlar› çimenler, nergizler, gelincik çiçekleri kapl›yor. Bir renk cümbüflü adeta. Öte yandan do¤aya ihanet edenler, onun kendisine sundu¤uyla yetinmeyenler kendisini do¤uran do¤a anaya ellerinden gelen tüm kötülükleri yapmaktan

geri durmuyorlar. Gözü aç, kan› doymayan zulmün saltanat›n› tafl›yanlar do¤aya sald›klar› sera gazlar›yla, kimyasal bombalar›yla do¤aya ihanet ediyorlar. Dokunduklar› her yer insana yabanc›lafl›yor, kuruyor. ‹flte gerillan›n, bu zorbalar›n saltanat›na son vermek, do¤aya ve insanl›¤a karfl› ifllenmifl tüm suçlar›n hesab›n› sormak için savaflta yan›nda buldu¤u en büyük müttefiki de yine do¤a oluyor. Yani da¤lar yani ormanlar yani dereler yani vadiler… Do¤a, evlatlar›n› hiç b›rakmayan bir anan›n flefkatiyle sarmal›yor gerillay›.

buna mahkumuz. Kitlelerin en ileri mücadele biçimi olan gerilla savafl›n›n gelifltirilip güçlendirilmesi, çözüm gücü ve silah› olmaya devam ettikçe bizlere de direnmek, savaflmak ve özgürleflmek düfler. Halk›n kurtulufl ihtiyac› var oldukça bu ihtiyac›n yap› tafllar› olan bizlere milyonlar›n özgürlük bilinci ve devrim tutkusu, de¤iflim iradesi olmak düfler.

- Halk›m›za, özelde Dersim halk›na iletece¤iniz bir mesaj›n›z var m›? Ünal: Y›llard›r ac› ve ›st›rap çeken halk›m›z yaflam›na, gelece¤ine ve çocuklar›na sahip ç›kmak için yaflam›n her alan›nda demokrasi ve özgürlük için eflitlik ve adalet için örgütlenmelidir. Kendi ç›karlar› için sömürü ve bask›ya karfl› örgütlenmelidir. Sendikalarda, kooperatiflerde, kitle ve mesleki örgütlerde örgütlenmelidir. Yoksulluk ve cehalet, sömürü ve bask› ancak örgütlenip, mücadele edilerek ortadan kalkar. Kim ki yoksulluktan ve cehaletten flikayet ediyorsa, kim ki yaflam›ndan memnun de¤ilse, kim ki mutsuz ve yaln›z ise özgürlük için mücadele etmelidir. Örgütlenip mücadele etmeden ne ekmek ne özgürlük ne de mutluluk gerçek olmayacakt›r. Çilekefl halk›m›z yüzünü da¤lara çevirsin! Da¤lar›n atefli onlar› ayd›nlatacakt›r. Da¤lar›n özgürlük atefli bütün yoksullar› günahlar›ndan ar›nd›r›p, kirlerinden temizleyip, dertlerinden kurtaracakt›r. Dersim halk› y›llard›r faflist TC devleti taraf›ndan katledilip, sürgün edilmekte, her türlü sömürü ve bask›ya maruz kalmaktad›r. Her fleye ra¤men demokrasi ve özgürlük bilincinden ve düflünden vazgeçmeyen Dersim halk›, bugün daha yo¤un, daha sinsi bask› ve yozlaflt›rma politikas›na maruz kalmaktad›r. Devlet Dersim halk›n›n birlik ve beraberlik içinde yaflamas›n› engellemek için her türlü güvensizli¤i yayarak onlar› birbirine düflman etmekte ve örgütsüzlefltirmeye çal›flmaktad›r. Dün aralar›ndaki birlik ve beraberlik çok daha güçlü iken bugün bu duygular zay›flam›flt›r. Herkes birbirinden flüphelenmekte ve birbirini ajan ve muhbir olarak suçlamaktad›r. Bu durumu yaratan ve devam›ndan yarar gören TC devletidir. Devlet, y›llard›r halk› bölüp parçalamak için içine her türlü fesat ve fitneyi sokarak güvensizlik yaymak için elinden gelen her türlü burjuva-feodal politikaya baflvurmaktad›r. Dersim halk› bu bölünmüfl, parçalanm›fl durumu ortadan kald›rmak için düflmana karfl› durmal›d›r. Bask› ve fliddetle ya da bir parça ekmek k›r›nt›s›yla kendisini sat›n alarak ajanlaflt›rmaya, muhbirlefltirmeye çal›flanlara karfl› örgütlenmelidir. Onur ve flerefine sahip ç›kmal›d›r. fieref ve onurlar›n› bir kafl›k mercime¤e satmamal›d›r. Bu yolu seçenleri yani onur ve flerefini satanlar› d›fllamal›d›r. Ajan ve muhbirleri cezaland›rmal›d›r. Onlar› kendi aralar›na almayarak lanetlemelidir. Gönlü da¤lardan, yüre¤i devrimcilerden, bilinci özgürlükten kopamayan Dersim halk› örgütlenmelidir. Örgütlenmeden, birlik ve beraber olmadan ne bask› ne sömürü ortadan kalkabilir. Örgütlenmeden, birlik ve beraber olmadan ne özgürlük ne ekmek ne de insanca yaflama sahip olabilirler. Yaratan üreten ac› ve ›st›rap çeken Dersim halk›n›n gerçek dostlar› proleter devrimcilerdir. Emekçilerin yoksul köylülerin öncüsü partimiz TKP/ML, onlar› kurtulufla ve özgürlü¤e götürecektir. Dersim halk› Partimiz etraf›nda örgütlenip birleflerek, özgürlük u¤runa mücadele ederek, insanca yaflama sahip olacakt›r. Partimiz, Dersim halk›n›n ac›lar›n› sar›p kucaklayacak ve onu kurtulufla götürecek irade ve kararl›l›¤a sahiptir. (Devam edecek)


İşçi-köylü 10

Enternasyonal

25 Temmuz-7 Ağustos 2008

Nepal’de burjuvazinin ihaneti ‹smi komünist olsa da hakim s›n›f partilerinden olan ve y›llarca Maoistlere karfl› mücadele eden UML’nin son dakikada Maoistlere ihanet ederek yeni bir “kutsal ittifak” kurmas› burjuva siyasetinin yozlu¤unu-masa bafl› oyunlar›n etkisini gösteren bir örnek olmufltur. Nepal’de Kurucu Meclis seçimlerinin ard›ndan yeni hükümetin kurulmas›n› ve meclisin çal›flmaya bafllamas›n› engellemek için 2.5 ay boyunca istifa etmeyen Nepal Kongresi üyesi Baflbakan Koirala’n›n bask›lar sonucu görevinden ayr›lmas›n›n ard›ndan 19 Temmuz tarihinde Devlet Baflkan›, Baflkan Yard›mc›s› ve Meclis Baflkan› seçimleri yap›ld›. Seçimlerden önce 7 maddelik bir anlaflma ile NKP(Maoist) ve UML ittifak kurmufl, devlet baflkan› aday›n› UML’nin ve baflbakan aday›n› ise NKP(Maoist)’in belirlemesini ve devlet baflkanl›¤›na herhangi bir partinin önderinin de¤il, toplum taraf›ndan sayg› duyulan bir kiflinin önerilmesi konusunda anlaflm›fllard›. Ancak seçimlerden 4 gün önce UML, devlet baflkan› aday› olarak seçimden yenilgiyle ç›kan genel sekreterleri Madhav Kumar’› gösterince ittifak y›k›ld›. Bunun üzerine NKP(Maoist) devlet baflkanl›¤›na az›nl›k milliyetten (Madhesi) bir kad›n olarak Ram Raja Prasad Singh’i aday olarak gösterdi ve UML’nin adaylar›n› desteklemesi ça¤r›s›nda bulundu. Seçim gününe kadar pazarl›¤› sürdüren UML, tarihi seçimden 1 saat önce NKP(Ma-

oist)’le ittifak› tamamen bozdu ve Nepal Kongresi ve az›nl›k milliyet Madhesilerin ulusal partisi MJF ile anlaflt›¤›n› duyurdu. Buna göre devlet baflkan› Nepal Kongresi’nden, Meclis Baflkan› UML’den, devlet baflkan› yard›mc›s› ise MJF’den aday gösterildi. Mecliste temsil edilen 5 küçük parti ise seçimleri boykot etti. 19 Temmuz günü yap›lan seçimlerde gerekli olan 298 oya hiçbir aday ulaflamad›¤› için devlet baflkan› seçilemedi. Nepal Kongresi’nin aday› Dr. Yadav 283 oy al›rken Maoist aday ise 270 oy ald›. Devlet baflkanl›¤› seçiminde 25 oy, yard›mc›s›n›n seçiminde ise 24 oy geçersiz say›ld›. 20 Temmuz günü seçimleri boykot eden partilerden 2’si (kraliyet yanl›s› RJM ve NPFN) baflkanl›k seçimine kat›lacaklar›n› ve Yadav’› destekleyeceklerini ilan etti. ‹ki partinin de mecliste 4’er temsilcisi bulunmakta. Devlet baflkan› yard›mc›l›¤› seçiminde ise MJF’nin aday› Paramananda Jha 305 oy alarak Maoist aday› geride b›rakt› ve yard›mc›l›¤a seçildi. Seçimlerin ard›ndan üst düzey bir UML yetkilisi Maoistlerin seçim zaferinden dolay› sarhofllu¤a kap›l-

mamalar›n›, her istediklerini yapamayacaklar›n› belirtirken Nepal Kongresi’nin üst düzey bir yetkilisi de Halk Kurtulufl Ordusu’nun mevcut orduyla birleflmesinin mümkün olmayaca¤›n›, HKO’nun da¤›t›lmas› gerekti¤ini ileri sürdü. ‹smi komünist olsa da hakim s›n›f partilerinden olan ve y›llarca Maoistlere karfl› mücadele eden UML’nin son dakikada Maoistlere ihanet ederek yeni bir “kutsal ittifak” kurmas› burjuva siyasetinin yozlu¤unu-masa bafl› oyunlar›n etkisini gösteren bir örnek olmufltur. Seçimlerden aç›k farkla galip ç›kan ve meclisin % 40’›n› elinde tutan NKP(Maoist)’in seçimler esnas›nda tecrit edilmesi ve anayasan›n yaz›lmas› sürecinde etkisinin azalt›lmaya çal›fl›lmas› en temel burjuva demokrasilerin kurallar›na bile ayk›r› olmas›na ra¤men komprador burjuvazinin ve toprak a¤alar›n›n partilerinin bu kurallara dahi uymamas› gerici partilerin do¤as›n› bilenler aç›s›ndan flafl›rt›c› de¤ildir. Seçimlerden önce ABD, ‹ngiltere ve Hindistan’›n gerek resmi aç›klamalarla gerekse de Nepal’e gönderdi¤i üst düzey bürokratlar› ile seçim hakk›nda görüfl ileriye sürmesi de emperyalistlerin bu seçimlere verdi¤i önemi göster-

Milyonlarca kitleyi ülkenin inflas› için seferber edece¤iz Ülkenin inflas› için gençli¤i harekete geçirmenin önemini vurgulayan Prachanda yoldafl ayn› zamanda yurt d›fl›nda çal›flan-yaflayan milyonlarca Nepallinin de ülkeye gelerek ülkenin yeniden inflas›na katk› sunmalar› için çaba harcayacaklar›n› ifade etti. May›s tarihinde NKP(Maoist) Baflkan› Prachanda yoldafl ile görüflen 2 Bat›l› gazetecinin (Mary Des Chene ve Stephen Mikesell) “Nepal Cumhuriyetinin fiafa¤›nda” bafll›kl› röportaj›nda Baflkan Prachanda devlet baflkanl›¤› seçimlerinde gerçekleflen tabloyu öngören aç›klamalarda bulunmufltu. Parlamenter partilerin Maoistlerin önderli¤inde hükümetin kurulmas›n›n önüne çeflitli engeller ç›kard›¤›n›, buna karfl› partisinin yaklafl›m›n›n sorulmas› üzerine Prachanda yoldafl hükümetin kurulmas›, devletin ve hükümetin bafl› konular›nda çok yo¤un, sert bir mücadelenin sürdü¤ünü, bunlar›n ideolojik ve politik meseleler oldu¤unu ve partilerin s›n›f ç›karlar› ekseninde flekillendi¤ini belirtti. “Parlamenter partiler, özellikle de Nepal Kongresi (NK) ve UML devletin bafl›n›n kendi insanlar› olmas›n› istiyorlar. Partimizin hükümeti kurmas›n› ve devletin bafl›n› almas›n› engellemek, kontrol alt›na almak istiyorlar.” Konsensüse önem verdiklerini ancak devlet baflkan› ve hükümetin kurulmas› konular›nda anlaflabileceklerini düflünmediklerini, o nedenle röportaj›n yap›ld›¤› tarihte anlaflabilecekleri asgari konu olarak cumhuriyetçi sistemin kurulmas›n› öne ç›kard›klar›n› vurgulad›. Gazetecilerin NKP(Maoist)’in seçimlerden sonra da Geçici Hükümet döneminde oldu¤u gibi koalisyon kurulmas› önerisine partiler taraf›ndan NKP(Maoist)’in kabul edemeyece¤i ve anlaflmalara uymayan flartlar getirdiklerini, kendilerinin önderli¤inde böylesi bir koalisyon kurulmamas› halinde bunun nedenini nas›l aç›klad›klar›n› sormalar› üzerine Prachanda yoldafl seçimlerden önce parlamenter partilerin özellikle de NK’n›n seçimlerden Maoistle-

27

rin zaferle ç›kaca¤›n› öngöremedi¤ini, NK’n›n birinci olaca¤›n› tahmin etti¤ini ancak Maoistlerin zaferinin ard›ndan tav›rlar›n› de¤ifltirdiklerini, sözlerine ayk›r› tutumlar sergilediklerini aç›klad›. “Öncesinde, seçimlere kadar, seçimden yenilgi alacaklar›n› beklemiyorlard›. Böylece rahatça örgütsel yap›m›z› parçalayabileceklerini ve HKO’yu kontrol edebileceklerini düflünüyorlard›.” Seçimden yenilgiyle ç›kt›ktan sonra ise HKO’nun da¤›t›lmas› gibi saçma öneriler getirdiklerini belirten Prachanda yoldafl bunun mümkün olmayaca¤›n› ifade etti. Tek bafllar›na hükümeti kurmalar› halinde nas›l bir tabloyla karfl›laflmay› bekledikleri sorusu üzerine Prachanda yoldafl “‹stemezlerse onlar›n yard›m› olmadan hükümeti kuraca¤›z. Onlar 3 ay içinde veya 100 gün içinde –balay›n›n 100 gün sürdü¤ü üzerine bir atasözü vard›r- bizi çevreleyip y›kabileceklerini hesapl›yorlar. Ancak biz hükümeti kurdu¤umuzda halk kitlelerinin, ulusun yarar›na çok say›da önemli kararlar alaca¤›z ve bu kararlar kitle temelimizi geniflletecek ve kesinlikle ileriye do¤ru gitmemize yard›mc› olacakt›r.” Hükümeti kurduktan sonra en önemli görevin ekonomi oldu¤unu ve “ekonomik devrim”den bahsedildi¤ini, “ekonomik devrim” kavram›n› aç›klamas›n› istemeleri üzerine Prachanda yoldafl ekonomik kalk›nma ile bar›fl›n korunmas› aras›nda do¤rudan iliflki oldu¤unu, ülkenin zengin kaynaklar›n›, su potansiyelini, turizmi kullanarak a¤›r sanayiyi kuracaklar›n› belirtti. Demokratik Devrimin henüz tamamlanmad›¤›n›, bu süreci tamamlamak için yeni taktikler gelifltirdiklerini, bu anlamda karma ekonomi uygulayacaklar›n›, bu eko-

nominin ne Yeni Demokrasinin ne de burjuvazinin ekonomi politikas› oldu¤unu, ikisi aras›nda bir yerde oldu¤unu, geçifl niteli¤i tafl›d›¤›n› vurgulad›. Ulusal kapitalistleri sanayiye yat›r›m için destekleyeceklerini, ayn› zamanda kendi kurallar›na uymak flart›yla yabanc› sermayeyi de davet edeceklerini, ama kararlar› art›k Dünya Bankas›’n›n, uluslararas› kurulufllar›n almayaca¤›n›, istihdam yaratmaya önem vereceklerini, k›rsal alanda yaln›zca büyük hidroelektrik santralleri de¤il ayn› zamanda küçük ve orta boy santraller de yapacaklar›n› aç›klad›. Pratik olarak çürümüfl ve a¤›r flekilde borçlu olan bir devletin yönetimine geleceklerini, bu sorunla nas›l bafl edeceklerinin sorulmas› üzerine öncelikle milyonlarca kitleyi ülkenin yeniden inflas› için seferber edeceklerini, bunun baflar›lmas› durumunda her fleyin çözülebilece¤ini belirten Prachanda yoldafl ülkenin ve dünyan›n durumunu, gerçekli¤i aç›kça kitlelere sunacaklar›n›, sorunlar›n kayna¤›n› göstereceklerini, halk›n görüfllerini de alarak devam edeceklerini ve kalk›nma sorununu çö-

zeceklerini vurgulad›. Bu nedenle ilk olarak ülkenin ve dünyan›n durumu üzerine halk›n e¤itilmesi gerekti¤ini, ikinci olarak ulusal kapitalistlerin sürece kat›lmas› için ellerinden gelenin en iyisini yapacaklar›n›, Çin ve Hindistan gibi iki büyüyen ekonominin yan› bafl›nda bunun yarataca¤› imkanlardan da yararlanacaklar›n› anlatt›. Ülkenin inflas› için gençli¤i harekete geçirmenin önemini vurgulayan Prachanda yoldafl ayn› zamanda yurt d›fl›nda çal›flan-yaflayan milyonlarca Nepallinin de ülkeye gelerek ülkenin yeniden inflas›na katk› sunmalar› için çaba harcayacaklar›n› ifade etti. Ekonomiyle ilgili olarak ayr›ca bilimsel toprak reformuna olan ihtiyac› da gösteren Prachanda yoldafl ovalarda, da¤l›k ve tepelik alanlardaki fark› gören, somut ve bütünlüklü planlar yapt›klar›n›, ancak esas yo¤unlaflacaklar› bölgenin oval›k Terai bölgesi oldu¤unu, buradaki a¤alar›n topraklar›n›n köylüye da¤›t›laca¤›n› anlatt›. Yine tar›m›n kalk›nmas› için pazara aç›lmas›n›n önemini vurgulad› ve geleneksel tar›m›n yerine modern yöntemlerin, tar›m temelli sanayilerin öne ç›kar›lmas›n›n gereklili¤ini aç›klad›.

mektedir. Demokratik Cumhuriyet taktik slogan›yla hareket eden Nepalli Maoistlerin devrimi ilerletmek için 1.5 y›la yak›n bir süredir yo¤unlaflt›rd›¤› çabalar ancak halk kitlelerinin sokaklara ç›kmas› ile baflar›ya ulaflm›flt›. Bundan sonra da halk kitlelerinin Maoist öncülerinin saf›nda harekete geçmeleri ile bu son masa bafl› oyun da afl›labilecektir. 19 Temmuz’da gerekli oy say›s›na ulaflamamas› nedeniyle 21 Temmuz tarihinde ikinci kez yap›lan devlet baflkanl›¤› seçiminde Nepal Kongresi’nin aday› Dr. Yadav 308 oy alarak Nepal Cumhuriyeti’nin ilk baflkan› seçildi. Maoist aday Singh 282 oy alabildi. Konuyla ilgili aç›klama yapan Prachanda yoldafl, seçimden 1 saat önce kurulan ittifak›n “fleytani ve do¤al olmayan bir ittifak” oldu¤unu ve bunun bar›fl sürecini tehlikeye düflürdü¤ünü belirtti. Partileri ittifak› bozmalar› konusunda uyaran Prachanda bu yeni geliflmeden sonra kurulacak yeni hükümetin liderli¤ini al›p almamay› yeniden gözden geçireceklerini aç›klad›.

Maoist önderlerden Gajurel yoldafl ise NK, UML ve MJF aras›nda h›zl› flekilde kurulan ittifak›n bar›fl sürecinin önünde engel oldu¤unu, bunun net bir flekilde “kutsal olmayan ve apolitik bir ittifak” oldu¤unu vurgulad› ve partilerinin art›k hükümete girmesi için bir sebebin kalmad›¤›n›, muhalefette kalacaklar›n› belirtti. Baburam yoldafl ise yeni ittifak›n verimsiz ve gerici oldu¤unu, ülkeyi ileri tafl›mayaca¤›n›, hükümetin kurulmas› için partilerinin öncülü¤üne karfl› ç›kmak için kuruldu¤unu ve Kurucu Meclis seçimlerinde ortaya ç›kan halk›n istem ve taleplerine ayk›r› oldu¤unu ifade etti. 90’lar›n ortas›ndaki siyasi oyunlar›n yeniden oynand›¤›n›, o dönemde de ilerici reformlar bekleyen halk›n istemlerine ayk›r› davran›ld›¤›n›, Maoistlerin halka giderek süreç hakk›nda halk› bilgilendirece¤ini ve bu siyasi kumar› teflhir edece¤ini belirtti. Baburam yoldafl di¤er partilerin Maoistlere yönelik hükümete girme ça¤r›lar›na yönelik ise partilerinin bile bile cehenneme girmeyece¤ini söyleyerek cevaplad›.

Nihai sald›r› için haz›rlan›yoruz NKP (Maoist)’in 15 günlük ‹ngilizce yay›n organ› K›z›l Y›ld›z dergisinin 11. say›s›nda devlet baflkanl›¤› seçiminden önce yay›nlanan ve “Günümüzdeki kilitlenme ve görevlerimiz” bafll›kl›, NKP(Maoist) MK üyesi Basanta Yoldafl imzal› yaz›da Nepal’de yeni demokratik devrimin yeni bir aflamaya ulaflt›¤›n›, 240 y›ll›k feodal monarflinin partinin önderli¤indeki halk taraf›ndan y›k›l›p Federal Demokratik Cumhuriyet’in (FDC) kuruldu¤unu, bu de¤iflimin gerçekleflmesinde MLM bilimsel ideolojisini rehber edinen dinamik bir önderli¤in ve kitleleri emperyalizme ve feodalizme karfl› politize eden 10 y›ll›k Halk Savafl›’n›n ve Nisan 2006’daki Halk Hareketinin belirleyici oldu¤unu vurgulamaktad›r. Yar›-feodal yar›-sömürge bir ülke olan Nepal özgünlü¤ünde feodalizm ve emperyalizmin yan› s›ra Hint yay›lmac›l›¤›n›n da toplumsal, ekonomik ve kültürel iliflkilerin radikal de¤ifliminde ve ulusal birli¤in ve halk egemenli¤inin önünde engel oldu¤unu, ancak FDC’nin ard›ndan monarflinin feodal kurumlar›n›n y›k›ld›¤›n›, siyasi alanda feodalizmin zay›flad›¤›n› fakat feodalizme karfl› mücadelenin sona ermedi¤ini aç›klamaktad›r. Kurucu Meclis seçimlerinde s›kça at›lan “Yeni Nepal” slogan›n›n ancak feodalizmi ve emperyalizmi y›karak gerçek olabilece¤ini vurgulayan yaz›da bu de¤iflimin ancak proletaryan›n partisinin önderli¤inde demokratik ve yurtsever güçlerin ortak diktatörlü¤ünün hakim oldu¤u bir devlette mümkün olaca¤› ifade edilmekte, bunun isminin de Yeni Demokrasi oldu¤u eklenmektedir. FDC’nin NKP(Maoist)’in merkezi rol oynad›¤› bir çeflit burjuva demokrasi oldu¤unu ancak Nepal proletaryas›n›n öncüsünün tüm devlet iktidar›n› ele geçiremedi¤ini, bu nedenle stratejik hedef olan Yeni Demokrasiye daha ulafl›lmad›¤›n›, bu nedenle FDC’nin Yeni Demokrasi yolunda taktiksel bir ad›m, proleter devrimin ilk aflamas› oldu¤unu aç›klayan yaz›da devrimin stratejik sald›r› aflamas›nda oldu¤u ancak zaferi daha elde edemedi¤i, karfl›-devrimcilerin iktidar› geri almak için her yolu deneyece¤i vurgulanmaktad›r. Basanta yoldafl, partinin yeni demokratik devrime do¤ru taktiksel ad›m› henüz atmad›¤› bu koflullarda ulusal ve uluslararas› alanda sol-devrimci güçlerde ve parti içinde kayg›lar›n olmas›n›n do¤al oldu¤unu, partilerinin 2001 y›l›nda gerçeklefltirdi¤i ‹kinci Ulusal Konferansta geçici hükümet ve Kurucu Meclis seçiminin siyasi taktik olarak formüle edildi¤ini, 2004 A¤ustos’unda gerçekleflen Merkez Komite toplant›s›nda bu takti¤in demokratik cumhuriyet biçiminde daha da somutlaflt›r›ld›¤›n› ve art›k FDC’nin ilan› ile bu takti¤in sona erdi¤ini aç›klamaktad›r. Art›k partilerinin iktidar› tamamen ele geçirmek için nihai sald›r› için haz›rland›¤›n›, kayg›lar›n buradan kaynakland›¤›n›, bu nedenle günümüzdeki cumhuriyeti Yeni Demokratik Devrim öncesinde stratejik bir aflama olarak de¤erlendirmek gerekti¤ini Basanta yoldafl vurgulamaktad›r. Basanta yoldafl yaz›s›nda ayr›ca halen yar›-feodal yar›-sömürge yap› devam etse de Kurucu Meclis seçimleri ve FDC’nin kuruluflunun ard›ndan s›n›f ve toplumsal iliflkilerde büyük de¤iflimlerin oldu¤unu, monarflinin kalmad›¤›n›, kültürel ve ekonomik aç›dan feodalizm varl›¤›n› korusa da Hint yay›lmac›l›¤›n›n ç›karlar›n› savunan komprador burjuvazinin öne ç›kt›¤›n› belirtmekte ve bu nedenle Yeni Demokratik Devrimin ulusal yönünün demokratik yönüne nazaran a¤›rl›k kazand›¤›n› eklemektedir. Kongre Partisi ve Madhesi partilerinin ittifak›n›n, öncesinde yap›lan anlaflmalara ayk›r› oldu¤una, bunda Hint yay›lmac›l›¤›n›n müdahalelerinin belirleyici oldu¤una ve yeni bir gerici kutuplaflman›n (polarizasyonu) ortaya ç›kt›¤›na de¤inen Basanta yoldafl Hint yay›lmac›l›¤›n›n da demokratik ve yurtsever güçlere yönelik nihai sald›r›ya haz›rland›¤›n› belirterek ulusal egemenli¤in ve toprak bütünlü¤ünün ciddi bir tehdit alt›nda oldu¤u uyar›s›n› yapmaktad›r. Basanta yoldafl yaz›s›n› gerici güçlerin “kutsal (olmayan) ittifak›”na karfl› tüm demokratik ve yurtsever güçlerin güçlü bir birleflik cephe infla ederek iktidar› ele geçirmesi gerekti¤i ça¤r›s›n› yapmakta ve siyasi kilitlenmenin ancak bu flekilde afl›laca¤›n› vurgulamaktad›r.


İşçi-köylü 11

25 Temmuz-7 Ağustos 2008

Kavga okulu

‹nand›klar›n›n öznesi olma çabas› ve azmi; MEHTAP KARA

Kavgada ölümsüzleflenler!

1 A¤ustos’ta Dersim Hozat Kinzir ormanlar›nda flehit düflen TKP/ML T‹KKO gerillas› Mehtap Kara’n›n c›yla yüklenir zamana. Her türden sald›r›lara, engellere ra¤men pusulas› elinde menzile yürüyüflünü sürdürür. Mehtap yoldafl denildi¤inde hat›rlanmas› ve söylenmesi gereken ilk fleyler bunlard›r. 2000 Temmuz’unda Karadeniz’de gerilla saflar›nda yerini alm›flt› Mehtap yoldafl. Gerilla olarak kavgan›n içinde yer alman›n ilk s›k›nt›lar›, güçlükleri, uyumsuzluklar ›

Zorlu yollar›n yolcusuyuz. Bu yollar›n yükü a¤›rd›r. Çünkü özgür gelece¤i yaratman›n düfllerini tafl›r›z omuzlar›m›zda. Ama flunu da biliriz ki, bu düfllerdir bizi yollar›n yolcusu yapan. Yükümüzün a¤›rl›¤› yürüyüflümüzü biçimlendirir. ‹nanc›n, bilincin, özverinin, cesaretin ve azmin ad› oluruz bu kavga yürüyüflünde. Kimi zaman duraksad›¤›m›z da olsa, yeniden koyuluruz yollara. Biliriz ki menzile varmak için, namludan ç›kan bir mermi durmaz, geri dönmez. Düfllerin menziline yürüyenler için de kavga böyledir. Bu yollarda düflmek de var. Ama biliyoruz, gelinen noktadan sonra, düfllerimizi gerçe¤e dönüfltürecek yürekler devam ettirecektir yürüyüflü. Mehtap yoldafl›m›z, Karadeniz’in Hatice’si, Dersim’in Sevda’s›, ölüm haberini duymak tüm a¤›rl›¤›yla yüreklerimize otursa da, onurluyuz, k›vançl›y›z seninle. Dolu dolu geçen bir mücadele yaflam›yla, zihinlerimizdeki yerin her zamanki gibi ayd›nl›k. Devrime, kavgam›za ve yoldafllar›m›za ba¤l›l›¤a adlanm›fl bir kiflilik yaratman›n çabas› ve azmiyle tan›d›k seni. Umudumuzu hiç yitirmedik. Çünkü biliyoruz ki, düflsek de bu yolda, düflenlerimizle tafl›n›r umutlar›m›z. Seninle düflüncelerimizi, umutlar›m›z› tafl›yaca¤›z gelece¤e. Bu bilinçle duygu ile karfl›lad›k ölüm haberini. Devrimcilik, devrime inançla var olur. ‹nanç kuru, soyut bir kavram ya da olgu de¤ildir. Devrim düflüncesine götüren nesnel gerçekli¤i kavramaktan geçer inanç. Devrimci düflüncede ›srar, kararl›l›k ve pratik durufl inanc›n derinli¤iyle do¤rudan ilintilidir. ‹nsan, inand›¤› düflüncelerin öznesi olabildi¤i ölçüde, devrimci mücadelenin öznesi olabilir. Koflullar ne olursa olsun, inanan bir kifli, her daim enerjisini, çabas›n›, kavgas›na harcayarak, kendisini ve kavgan›n eylemini somutlaflt›r›r. Tereddütsüzce partisinin kararl› bir militan› olman›n k›van-

olur. Her gerilla için, yaflad›¤› bir dizi çeliflkiyle savaflma, çat›flma dönemidir ayn› zamanda. Maddi koflullar ve zorunluluklar, insan›n aynas›d›r. Birçok noktada kifli kendi gerçekli¤iyle hesaplaflmak zorundad›r. Bu hesaplaflma do¤ru yönde yap›ld›¤›nda, ileriye dönük ad›mlar at›l›r ve geliflme sa¤lan›r. Gerilla koflullar›n›n kavranmas›, bilince ç›kart›lmas› ve uyumun yakalanmas› önemlidir. Mehtap yoldafl, ö¤renci kökenli oldu¤undan edindi¤i al›flkanl›klar›yla, kad›n olman›n toplumsal özellikleriyle gerilla alan›ndayd›. Do¤al olarak tafl›d›¤› özellikleri ölçüp biçmek, al›flkanl›klar›n› kalburdan geçirip elemek durumundayd›. Gerilla alan›n›n askeri disiplini, disiplinli yaflam› ve yaflamsal zorunluluklar›yla cebelleflti Mehtap yoldafl. Disipline gelmemek olarak tan›mlanabilecek davran›fllar› çoktu. Ama gelifliminin dinami¤i de oradayd›. Yapmas› gerekenle, kendi gerçekli¤i aras›ndaki aç› büyüktü. Bu aç›yla yüzleflti. Zay›f yanlar›n›, eksikliklerini gördü. Amaca ulaflman›n önündeki engellere bakt›¤›nda bir ölçüde kendini gördü ve sanc›l› bu süreçlerden baflar›yla ç›kmas›n› bildi. Co¤rafi koflullar›n a¤›rl›¤› ve insan›n zorlanmas› anlafl›l›r bir durumdur. Mehtap yoldafl, ilk y›llar yollar›n uzunlu¤undan, engebeli zorlu oluflundan, geceleri karanl›ktaki yürüyüflünden, k›fl›n oldukça sert ve so¤uk flartlar›ndan, yaz›n ise bunalt›c› s›caklar›ndan yana zorland›, etkilendi. Ama ›srarc› özelliklerinden dolay› bunlara karfl› durmas›n› bildi ve kazand›. Bu cebelleflme içinde güçlendi, yo¤ruldu. Al›flkanl›klar›n kendinde çizdi¤i s›n›rlar›n fark›na vararak, kendini aflman›n iradesine ulaflmas›n› bildi. Devrimcileflerek devrimin öznesi olunaca¤›n› yaflayarak ö¤rendi. Birçok yoldaflta belli ölçülerde özgüven sorunu vard›r. Her fleyde oldu¤u gibi güven, özgüven de somuttur. Bu noktalarda toplumsal gerçeklikten dolay› kad›nlar daha da zay›f kalmakta-

Pusula Nereden bafllayaca¤›z? Devrimci geliflim ve ilerlemenin önünü t›kayan, onu engelleyen her yerde düzelme ve düzeltmeye bafllayaca¤›z. Peki nereden? Önce devrim biliminin en temel konular› olan devrimci düflüncenin elde edilmesinden, kitle çizgisinin devrimcilefltirilmesinden, hata ve zaaflara karfl› mücadele yönteminden, elefltiri ve özelefltiri silah›n›n do¤ru tarzda kullan›lmas›nda ortaya ç›kan yanl›fl anlay›fllar›n düzeltilmesinden ifle bafllayaca¤›z. Önderlik ve örgüt sorununa ait temel konularda devrimci düflüncenin politik-örgütsel yaflam›n bütününde egemen k›l›nmas›ndan bafllayaca¤›z. Proletarya Partisi ve halkla yürümeyi esas alan prati¤in

örgütlenmesiyle bafllayaca¤›z. Düzelme-düzeltme, de¤iflim ve de¤ifltirme prati¤i önce içimizden yani üstten alta do¤ru, içeriden d›flar›ya do¤ru ele al›nmal›d›r. K›sacas› düzelmeye ve düzeltmeye önce kendimizden bafllayaca¤›z. Önce kendi faaliyet alan›m›zda düzelme ve düzeltmeye koyulaca¤›z. Düzelme ve düzeltme prati¤ini kendisinden, kendi faaliyet alan›ndan, kendi komitesinden bafllatmayan asla baflar›n›n öznesi olamaz. Söz konusu devrimci ad›mlar› kendi d›fl›nda gören ve bu tarzda yaklaflanlar asla geliflimin adresi olamayacak, kitleleri ve örgütü örgütlemenin çekim merkezi haline

d›r. Edilgen, pasif, yer yer karars›zca düflünceler, duygular ve davran›fllar, mevcut durumu kabullenme hali, idare etme gibi bir dizi özelli¤i kad›n yoldafllar›m›zda daha s›k görebiliriz. Bütün bu özellikleri k›r›p parçalayan ve yaflam›n öznesi olan da yine kad›n yoldafllar›m›z olmufltur. Mehtap yoldaflta da önemli denebilecek oranda özgüven sorunu vard›. Birçok eksikli¤ini nas›l aflt›ysa, bu yönlü de güçlenmesini bildi. Bir yanda görev alma iste¤i, di¤er yanda “acaba yapabilir miyim?” düflüncesiyle içten içe yaflanan tereddüt. Baflarabilir miyim diye düflünmesi ya da iç geçirmesi onun aç›kl›¤›yd›. Mütevazili¤i kendini bilmesinden geliyordu. Bu da isteklerinin ve yapacaklar›n›n bilincine iflaret ediyordu. Görev ve sorumluluk bilincini bu çeliflkilerle, süren çat›flmalar içinde gelifltirdi. Ald›¤› her görevi kavrad›¤› ölçüde yapabilen bir düzeyle s›n›rlamad› kendini. Bir ad›m daha ilerisini düflünerek davrand›. Ad›m ad›m kendini de¤ifltirmeyi ve düfllerinin öznesi olmay› baflard› Mehtap yoldafl. Yaflam›n belirleneni olmaktan ç›k›p, belirleyen, öznesi olan bir niteli¤e do¤ru tafl›d› kendini. Çünkü inan›yordu. Ve çabas›n› bu yönde ortaya koyman›n örne¤i oldu. Devrime, Partiye, yoldafllar›na ba¤l›l›ktaki duruflu Mehtap yoldafl›n yaflam›nda önemli bir yere sahipti. Görev bilincini alg›lay›fl› Partinin yönelimine, somut ad›mlar›na göre flekillendi hep. Gerilla birimlerinde görev almakla s›n›rlamad› kendisini. Karadeniz’den Dersim’e uzanan mücadele yürüyüflünde, Partinin belirledi¤i güzergâha göre flekillendi ve ön saflarda yerini ald›. Sürecin geri yanlar›na ra¤men ilk gün gibi gerilla heyecan›yla kavgadaki duruflu korumak ve yaflatmak çok önemliydi. Art›k farkl› bir Mehtap yoldafl vard›. Zincirlerini k›rmak, kabu¤unu de¤ifltirmek, düfllerinin öznesi olmak, zorlu bir sürecin sonunda yaflamsal ö¤elere dönüflmüfltü Mehtap yoldaflta. Kendine güvenini kazanm›fl, karar verirken daha bir kendinden emin, daha zorlu görevleri alma konusunda kararl› ve azimli olmufltu. Düflen yoldafllar›n ard›ndan gözyafllar›na hakim olamazd›. O gözyafllar› yoldafllara ba¤l›l›¤›n, sevginin, onlardaki de¤erlerimizin ad›yd› Mehtap yoldaflta. Düflenleri anlatmak, yoldafllar›na tafl›mak iste¤iyle hemen ka¤›da kaleme sar›lmas› bundand›. Kendisini aflman›n iç rahatl›¤›ndan dolay›, yer yer geriye dönüp, zaman›nda yap›lan yanl›fllar, uygunsuz davran›fllar üzerine konuflmalar yap›ld›¤›nda “neler yapm›fl›z gerçekten” diyerek farkl›laflmay› dillendiriyordu. Kendini aflmak geçmifle bak›fla da bir nitelik kazand›r›r. Kendini daha iyi gören, muhasebesini do¤ru yapan, ö¤renen ve birikim elde edenler oluruz. Mehtap yoldafl belki a¤›r sanc›l› bir süreç geçirdi ama her fleye ra¤men hedefledikleri-

getiremeyecektir. Devrimin temel konular›ndan ve sorunlar›ndan biri olan halka karfl› nas›l yaklafl›l›p, onlarla nas›l devrimci ba¤lar kurulup, hangi politikan›n yön göstericili¤inde örgütleme çal›flmas›n›n süreklilefltirilece¤i konusundan ifle bafllamal›y›z. Yani yak›c› bir flekilde halkla iliflkilerin düzeltilmesi için, devrimcilefltirilmesi için k›r›lma noktalar›n›n düzeltilip devrimcilefltirilmesi gerekmektedir. Kitlelerin kendi sorunlar› etraf›nda, talep ve çeliflkileri temelinde örgütleme prati¤iyle ifle bafllamal›y›z. Kitleleri kendi ç›karlar› etraf›nda örgütleme yerine sadece faaliyet alanlar›n›n ihtiyaçlar›n› karfl›lamay› hedefleyen günübirlik bir tarzda örgütleme anlay›fl› uzun vadede zarar verir. Halk›n sorunlar›n›n, talep ve ihtiyaçlar›n›n neler oldu¤unu ö¤renmeye, anlamaya; halk gerçekli¤ini

ne ulaflmas›n› bildi. Gerilla olmak, gerillaya kat›lmakla olmuyor. Önemli olan onun ruhunu kavramakt›r. Savafla, partinin savafl çizgisine ve siyasetine, gerillan›n Halk Savafl› stratejisi içindeki yerine, önemine, savafl›n yasalar›na, gerilla bölgesinin savafl flartlar›na, kitle gerçekli¤ine, düflmana ve savafl›n özgün durumlar›na kadar bir dizi noktaya dair asgari kavray›fla sahip olmak gerekir. Bunlar zamanla kavranacak fleylerdir. Mehtap yoldafl bu noktalarda eksikliklerinin fark›ndayd›. Gerilla alan›na uyum sorununu çözdükten sonra bu konular üzerine yo¤unlaflm›flt›. Siyasi olarak yetmezliklerini bildi¤i için neyle bafllayaca¤›ndan yana s›k›nt›s› olmad›. Gerilla olman›n sadece gerilla koflullar›na uyum sa¤lamakla s›n›rl› olmad›¤›n›, onun ideolojik-politik özüne ulaflman›n as›l olan oldu¤unu kavr›yordu. Asgari olarak özgüven elde etmesi ve görevler istemesi de gerillay› daha özlüce kavramas›ndand›. Bir zamanlar askeri disiplinle s›k›nt›lar› olan Mehtap yoldafl, denetleyen, sorgulayan, elefltirel davranan olmaya bafllam›flt›. Önemli olan insan›n özgüveni, kararl›l›¤›, azmi ve bunlarla beslenen cesaretidir. Mehtap askeri olarak da kendini geliflti-

ren oldu. Geldi¤i aflama bunun somut göstergesidir. Proletarya Partisi’nin 8. Konferans›yla Halk Savafl›nda, gerilla savafl›nda ›srar›n, kitlelerle bütünleflme fliar›n›n s›cakl›¤›nda oldu¤umuz bir süreçte, gerilla ruhunda yönelime yan›t olanlar›m›zdand› Mehtap yoldafl›m›z. Her türden gericili¤in, tasfiyecili¤in, düflünsel dejenerasyonun, inançs›zl›¤›n yafland›¤› bir dönemde, devrim yolunda inad›na yürümek, savaflmak ve kararl›l›¤› ortaya koymak, en güçlü yan›tt›r düflman s›n›flara. Mehtap yoldafl; inanc›n, kararl›l›¤›n, azmin ve özne olma bilincinin ›fl›¤›nda Halk Savafl›’na ba¤lanmakt›r. Kendini aflarak yenilemenin, bir kad›n olarak köhnemifl zincirleri parçalay›p, devrimci mücadelemizin öncüsü olmay› baflarman›n ad›d›r Mehtap yoldafl. S›n›rlar›n› aflmakt›r, sistemin bedenimize, zihnimize vurdu¤u kabuklar› k›rman›n ad›d›r. Her fleye ra¤men zoru baflarman›n imkans›z olmad›¤›n› ve zoru baflarman›n, alt etmenin içinde geliflimin olabilece¤inin ad›d›r. Mehtap yoldafl, inand›klar›n›n öznesi olmak için inad›na yürümenin, ›srar›n ad›d›r. (Bir yoldafl›)

Partinin hesap soran gür sesine...

Partiye ve ilkelere ba¤l›l›¤›, disiplinli yaflam› ile örnek önder kadrolardan Muharrem Horoz Ölüm Orucu direniflinin 236. gününde ölümsüzler kervan›na kat›ld›. 1967 y›l›nda Sivas-Divri¤i’de dünyaya gelen Muharrem Horoz Proletarya Partisi’nin düflünceleri ile 1989 y›l›nda Trakya Üniversitesi Makine Mühendisli¤i’nde okurken tan›flt›.1992 y›l›nda Komsomol içinde örgütlenen Muharrem Horoz flehit düfltü¤ü tarihe kadar bitmek tükenmez bir enerji ile Partinin gelifltirilmesi, halk kitleleri içinde kök salmas› için çal›flt›. fiehit düfltü¤ünde TKP/ML MK Yedek Üyesi olan Muharrem Horoz ka-

bütün yönleriyle tan›maya çal›flan bir tarz› prati¤imizde egemen k›lmaya çal›flarak düzelme ve düzeltmeye bafllamal›y›z. ‹flçi s›n›f›na ve ezilen emekçilere, s›n›fl› topluma ait sömürü ve bask›ya dayal› gerçekleri gösterip, örgütlenmenin tek ç›kar yol oldu¤unu gösteren pratiklerin alt›na imza at›larak bu süreç örülmelidir. Halk›n yerine, onlara ra¤men, onlar›n olmad›¤› anlay›fllar› mahkûm ederek, süreci tersine çevirme pratik faaliyetine girilmelidir. Tüm faaliyet alanlar›nda iç iliflkilerinin devrimcilefltirilmesini sa¤lamaya çal›flarak, do¤ru bir önderlik ve yönetme prati¤ini esas almaya bafllayarak düzelme ve düzeltmeye baflland›¤›nda baflar›l› olmamak için bir gerekçe olmayacakt›r. Yoldafllar aras› iliflkilerinin devrimcilefltirilmesi sorunu, örgütün birli¤ini sa¤lamlaflt›rma sorunu tüm bunlar birbirine

rarl›l›¤› ve yarat›c›l›¤› ile düflman›n korkulu rüyas› oldu. Ölüm Orucu direnifli s›ras›nda birçok tutsak hastal›klar›ndan dolay› tahliye edilirken devlet onu bilinçli bir flekilde tahliye etmedi. ÖO direnifli s›ras›nda Ankara DGM’ye getirilen Muharrem Horoz’un DGM savc›s›na yönelik; “Sizden de hesap soraca¤›z” sözleri devletin bu tavr›n› da aç›kl›yordu. O, yüz yüze oldu¤u gücün s›n›f düflmanlar› oldu¤unu biliyordu. O, bu bilinci militan, komünist ve savaflç› olarak birçok aktif pratikte s›n›f düflman›yla savaflta, iflkencede ö¤renmiflti. Muharrem Horoz, devrime kat›lmak için Partiye kat›ld›. Tüm yaflam› boyunca ona yön veren temel ilke disiplin oldu. 8 gün kald›¤› iflkencehanelerde “ser verip s›r vermeme” ilkesine ba¤l› kalan Muharrem Horoz düflman› yenilgiye u¤ratt›. Üzerinden ç›kan sahte kimli¤i bile kabul etmeyen Muharrem Horoz’un kimli¤ini tespit etmek için polis gazetelere, televizyonlara ilan vermek zorunda kald›. S›n›f savafl›m›ndaki kararl›l›¤›n› Ölüm Orucu direnifli s›ras›nda da sürdüren Muharrem Horoz, bilinç yitimi yaflad›¤› anlarda bile Partiye,

kopmaz ba¤larla ba¤l›d›r. Ortaya ç›kan sorunlarda, yaflanan hata ve zaaflara karfl› mücadelede izlenmesi gereken yöntemin mücadele ve yard›m etmek oldu¤unu kavramak ve bu yönde örgütlenme çal›flmalar› yapmak bizi ileriye tafl›yacakt›r. Yani yoldafllar› önderlik-örgüt-kitleleri örgütleme vb. ana konularda tafl›nan yanl›fl fikirlerin etkisinden kurtarmak için bir yandan do¤ru tarzda, do¤ru anda ve do¤ru yöntemle mücadele ederken ayn› zamanda örgütlülüklerimizi de gelifltirmifl olaca¤›z. Düzelme ve düzeltme, de¤iflim ve de¤ifltirme yönünde ileri do¤ru ad›mlar›n at›lmas›, tüm faaliyet alanlar›nda yaflanan sorunlar›n çözümüne de büyük katk› ve yarar sa¤layacak, örnek olacakt›r. Kitle çizgisinin devrimcileflmesi demek halka hizmeti esas almak demektir. Halk›n ç›karlar›n› esas

Fethi Özdemir: 1967 Dersim Pertek do¤umlu Fethi Özdemir 1992 y›l›nda Cumhuriyet Üniversitesi ö¤rencisi iken gerillaya kat›lm›flt›r. Devrimcili¤i bofl vakitlerde yap›lan bir u¤rafl olarak de¤il bir yaflam tarz› olarak alg›l›yor ve öyle yafl›yordu. Sanatsal yönü geliflmifl olan Fethi Özdemir (Selim) proleter kültürün gelifltirilmesi amac›yla "Gerillan›n Sesi" isimli gazetenin yay›nlanmas›na öncülük etmifltir. 31 Temmuz 1994 y›l›nda Erzincan K›l›çkaya köyü yak›nlar›nda faflist TC güçlerinin sald›r›s› sonucu Özlem Sürgeç ile birlikte flehit düfltü¤ünde birli¤in komutan› ve siyasi komiseriydi. Özlem Sürgeç: 1991 y›l› sonlar›nda gerillaya kat›lan Özlem Sürgeç emekçi bir ailenin çocu¤u olarak dünyaya geldi. Yaflad›¤› co¤rafyada verilen gerilla savafl›na uzak de¤ildi. Y›ld›z Ayr›ç ile birlikte gittikleri köyde karfl›laflt›klar› gerilladan etkilenerek kat›lmaya karar verdi. 28 Temmuz flehitleri: 28 Temmuz 1986’da Do¤an Mememçil komutas›ndaki 10 kiflilik gerilla birli¤i Sivas-ErzincanDersim’in kesiflti¤i noktaya yak›n bir bölgeden hareket ederek Yeflilyaz›’dan Sö¤ütlüye u¤rar. Mola verdikleri köyün etraf›n› saran düflman› fark eden gerillalar çekilmeye bafllar. Ancak düflman›n kurdu¤u pusu ile çat›flma ç›kar. Çat›flmada Parti üyesi olan Do¤an Memeçil ve ‹smail Kaya, Yusuf Y›ld›r›m, Ali Demir, Cumhur ‹çöz, ‹mam Utan, Yusuf Tosun, Süleyman Kaya ve Cahit O¤uz çat›flarak flehit düfler.

yoldafllar›na olan ba¤l›l›¤›n› bir an bile yitirmedi. Muharrem Horoz Proletarya Partisi’nin hesap sorucu prati¤inin komutan› olarak birçok eylemin de alt›na imzas›n› atm›flt›r. O Proletarya Partisi’nin hesap sorma gelene¤inin savafl›n atefli içinde yo¤rulan önderi oldu o. Mütevaz›, son nefesinde yoldafllar›n› say›klayacak kadar yoldafllar›na ba¤l›, tereddütsüz bir flekilde ölümü kucaklayacak kadar kararl› bir devrim hamal›yd›. Muharrem yoldafl›n biz ard›llar›na b›rakt›¤› kavga ve direnifl bayra¤› daima yükseklerde dalgalanacakt›r. Onu kavgan›n k›zg›n alevinde, da¤ bafllar›nda hesap soran namlular›m›zda yaflataca¤›z. Proletarya Partisi’nin kitlelerin içinde daha fazla kök salmas› için ondan ö¤rendiklerimizle kavgaya at›laca¤›z. Onu anmak devrimci disiplin ve iradenin emretti¤i biçimde görevlerimizi ve sorumluluklar›m›z› yerine getirmekten geçmektedir.

alan çal›flmay› devrimci prati¤in merkezine koymay› esas almak demektir. Kitleleri s›n›f bilinciyle örgütleyip, savaflt›rmak, kendi kaderlerinin ve geleceklerinin sahibi yapmak demektir. Toplumun geliflim yasalar›na, s›n›f savafl›m›n›n ve Proletarya Partisi’nin geliflim gerçekli¤ine uygun olarak düflünce ve çal›flma tarz›m›z› düzeltmek önemlidir. S›n›f bilincimizi sürekli canl› ve diri tutarak, Proletarya Partisi’nin politik kararlar› ve çizgisiyle donanm›fl bir önderlik yarat›lmaya çal›fl›ld›¤› oranda kitleler, devrimci savafl ve gerilla faaliyet alan›nda baflar›lar sa¤lanabilir. Proletarya Partisi’nin son oturumu do¤rultusunda at›lan ileri do¤ru ad›mlar› görmek gerekmektedir. Ancak bu ad›mlar›n güçlendirilmeye ve gelifltirilmeye ihtiyac› oldu¤u da bilinmelidir.


İşçi-köylü 12

Göğün yarısı

‹ran’da kad›n tutsaklar açl›k grevinde

Yafllar› 17 ile 70 aras›nda de¤iflen, Evin Hapishanesi’ndeki 10 kad›n tutsak, hapishanedeki insanl›k d›fl› koflullar› protesto etmek için açl›k grevine bafllad›. Kad›n haklar› aktivisti olan tutsak kad›nlar, Temmuz ay›n›n ilk günlerinde, ‹ran’›n baflkenti

Tahran’da tutuklanm›fllard›. Kad›n tutsaklar›n, kad›nlar› afla¤›layan uygulama ve yasalar›n kald›r›lmas›na dönük imza toplarken tutukland›klar› bildiriliyor. ‹ran’daki gerici molla rejimi, bir süre önce bafllat›lan ve 1 milyon imza-

25 Temmuz-7 Ağustos 2008

y› hedefleyen kampanyay› engellemek için tüm bask› ve y›ld›rma yöntemlerini hayata geçirmekten geri durmuyor. K›sa süre önce de yine 21 yafl›ndaki psikoloji ö¤rencisi Hana Abdi, kampanya çerçevesinde imza toplarken, “ulusal güvenli¤i tehdit etmeye

dönük toplanma ve gizli örgütlenme” iddias› ile tutuklanm›fl ve befl y›l hapis cezas›na çarpt›r›lm›flt›. Hana Abdi’nin tutuklanmas›ndan önceki günlerde de, 22 yafl›ndaki bir erkek, Tahran’da ayn› imza kampanyas› çerçevesinde imza toplarken gö-

T e c a v ü z k a d › n › n d e ¤ i l iflkencecinin i¤rençli¤idir! ‹flkenceciler kad›na, çocuklu¤undan itibaren içsellefltirilmifl de¤er yarg›lar›yla sald›rd›klar›nda daha etkili olaca¤›n› bilmektedir. Örne¤in nas›l Guantanamo’da tutulan ‹slamc› tutsaklara, onlar için önemli olan inanç ve de¤erleri olan Kuran’› tuvalete atarak, yüzlerine kad›n iç çamafl›rlar› geçirerek iflkence yap›l›yorsa, kad›na da onun için (hala önemli bir de¤er olan) cinsel kimli¤i üzerinden sald›rmaktad›r. Yani kim için ne de¤erliyse-etkiliyse onunla sald›r›lmaktad›r.

Toplum içerisinde en fazla ezilmiflli¤i, horlanm›fll›¤›, sömürü ve yoksullu¤u kad›nlar yafl›yor olmas›na ra¤men ne ki bunlara karfl› verilen kurtulufl mücadelelerinde olmas› gereken yerde de¤illerdir. Bunun nedeni, kad›nlar›n, erkek egemen sistem(ler)in biny›llar boyunca alt ve üstyap› kurumlar›yla, töreleriyle, çeflitli bask› yöntemleriyle sisteme daha s›k› bir flekilde ba¤lanm›fl olmalar›d›r. Bu ba¤lar birçok kad›n›n devrimci mücadele ile tan›flmalar›n›n önünde engelken, devrimci mücadele ile tan›flanlar›n da edilgenlefltirip, ileriye do¤ru h›zl› ad›mlar atmas›n› engellemektegeciktirmektedir. Devrimci mücadeleye kat›lan kad›n, çok say›da engelle karfl›lafl›p, bir dizi kayg› yaflamaktad›r. Bu kayg›lardan biri de düflman taraf›ndan ele geçirilme ve gözalt›nda taciz ve tecavüze u¤rama endiflesi ve u¤rad›¤›nda bunun üstesinden gelip gelemeyece¤i çeliflkisidir. Di¤er karfl›lafl›labilecek iflkenceler göze al›nabilirken ayn› rahatl›k taciz ve tecavüz iflkencesi için her zaman gösterilememektedir. Taciz-tecavüz ve bunun alg›lan›fl›na geçmeden önce iflkencenin ne oldu¤unu tan›mlamak gerekmektedir. ‹flkence; egemen olan›n egemenli¤i alt›ndaki ezilenlere boyun e¤dirmek, kendi iradesini kabul ettirmek ve istedi¤ini alarak hedefine ulaflmak için bedenine ve ruhuna eziyet ederek ac› çektirmesidir. Her ne kadar iflkencenin bir yönünün daha a¤›rl›kl› olarak öne ç›kmas›ndan dolay› “fiziki” veya “psikolojik” diye adland›r›lsa da her iki iflkence çeflidi de di¤erini içinde bar›nd›r›r. Örne¤in dayak her ne kadar vücuda ac› veriyorsa da bir o kadar da afla¤›lamay›, küçük düflürmeyi içinde bar›nd›r›r. ‹flkence, zor kullan›larak insan bedenine ve benli¤ine uygulanan fliddettir. Taciz-tecavüz de bu fliddetin en yo¤un hallerinden biridir. ‹çerisinde iflkencenin hem fiziki hem psikolojik boyutunu bar›nd›rarak insan›n hem ruhuna hem bedenine ac› verir. ‹çinde yaflad›¤›m›z toplumda taciz-tecavüzün tahribatlar› çok daha a¤›r olsa da asl›nda özü di¤er iflkencelerden farkl› de¤ildir. Elektrik verilirken de, falakaya çekilirken de,

Gazetelerin 3. sayfa haberleri olarak magazinel boyutuyla ve ma¤durlar› taciz edercesine tafl›d›klar› çeflitli olaylar ayn› zamanda aile içi tecavüz ve ensestin ne kadar yayg›n oldu¤unu gösteriyor. Öykülerin ço¤u dehflet dolu ve toplumun genelinde “olamaz böyle bir fley” denilerek bak›lan olaylar›n “kahramanlar›” her gün, her yerde görebilece¤imiz “s›radan” kiflilikler… Bunun korku yaratarak insanlar›n birbirine karfl› güvensizli¤i körüklemesi için de¤il, toplumsal yozlaflman›n boyutlar›n›n gözler önüne sürülmesi olarak anlamak gerekir. “Ahlak” meselelerine ikiyüzlü bak›fl›n ma¤duru da çok bü-

tecavüz edilirken de amaç ayn›d›r. Hepsinde de devrimci kad›na (ayn› flekilde erke¤e de) ac› çektirilerek insani ve devrimci de¤erlerden ar›nd›rmak, soysuzlaflt›rmak ve kendi iradesini kabul ettirip boyun e¤dirmektir. ‹flkenceciler kad›na, çocuklu¤undan itibaren içsellefltirilmifl de¤er yarg›lar›yla sald›rd›klar›nda daha etkili olaca¤›n› bilmektedir. Örne¤in nas›l Guantanamo’da tutulan ‹slamc› tutsaklara, onlar için önemli olan inanç ve de¤erleri olan Kuran’› tuvalete atarak, yüzlerine kad›n iç çamafl›rlar› geçirerek iflkence yap›l›yorsa, kad›na da onun için (hala önemli bir de¤er olan) cinsel kimli¤i üzerinden sald›rmaktad›r. Yani kim için ne de¤erliyseetkiliyse onunla sald›r›lmaktad›r. Özü di¤er iflkencelerden farkl› olmamas›na ra¤men cinsel sald›r›lar›n di¤erlerinden neden farkl› alg›land›¤›, neden tahribatlar›n›n daha fazla oldu¤u sorusunu sorup nedenleri do¤ru çözümlenirse düflman›n neden bu sald›r›y› daha çok kulland›¤› da görülür. Görüldü¤ü oranda da bu sald›r› etkisizlefltirilip bofla ç›kart›labilir.

Kad›n kendini “temiz” tutmal› Sömürücü sistemlerde, kad›n›n daha fazla sömürü ve bask› alt›nda tutulmas›na dayanan kurallar erkek egemen zihniyet taraf›ndan belirlenir ve “kad›n›n d›fl›na ç›kmamas› gereken” s›n›rlar oluflturulur. Ülkemiz gibi feodalizmin tam olarak tasfiye edilmedi¤i toplumlarda bu kurallar çok daha kat›d›r. Bu kurallar›n bafl›nda da kad›n›n karar ve tasarruf hakk›n›n yok say›lmas› gelir. Kad›n sadece cinsel kimli¤i üzerinden de¤erlendirilir. Toplum içerisinde de bu kimli¤i üzerinden birilerinin “anas›-bac›s›-kar›s›” olarak konumland›r›l›r. Namusunu koruman›n yolu olarak da cinsel organ›n› korumas› ö¤retilir. “Koruyamamak” kirlenmek olarak de¤erlendirilir/benimsetilir. Konulan kurallar, verilen kimlik kad›n taraf›ndan içsellefltirildikçe istenilene göre davranmak, yaflam›n bir parças› haline gelir. Çizilen çerçevenin d›fl›na ç›k›lmas› durumunda ise kad›n›n yaflam›na mal olmaya varana kadar bir dizi bask› ve engellere tan›kt›r

yük ço¤unlukla kad›nlar ve çocuklar oluyor. Toplumun kanayan yaras› olan ve ço¤u kez ma¤dur ve yak›nlar› taraf›ndan utanç duygusuyla saklanan cinsel taciz, tecavüz ve ensest vakalar› Dokuz Eylül Üniversitesi T›p Fakültesi Adli T›p Bilim Dal›’n›n gerçeklefltirdi¤i “Çocuk istismar› ve bütüncül yaklafl›mlar” konulu toplant›da ele al›n›rken, tümüyle önüne geçmenin mümkün olmad›¤› ancak “takip mekanizmalar›n›n” oluflturulabilece¤i vurguland›. Ege Üniversitesi T›p Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi Ana Bilim dal› Baflkan› Prof. Dr. Cahide Ayd›n

ve art›k bu sonuç da kan›ksanm›flt›r. Kad›n toplumda tecavüzle karfl›laflt›¤›nda “kutsal emanet”i koruyamad›¤› gerekçesi ile tecavüzcü de¤il kendisi suçlu ilan edilir. “Kirlendi¤i” inanc› ile

flamdad›r… ‹flkencede gösterilen halk›na, davas›na, yoldafllar›na ba¤l›l›ktad›r…

Proletaryan›n namus anlay›fl› T›pk› iflkencedeki direnifl gibi tecavüz karfl›s›ndaki çözülüp-çözülmeme tavr› da ideolojiktir. Bu fiilin gerçekleflmesi durumunda sonras›nda yaratabilece¤i etki ve travmalara karfl› mücadele de ideolojiktir. Tecavüzle karfl›laflan her devrimci kad›n ideolojik durufluna, geliflkinli¤ine paralel etkilenir. Kimileri bun-

toplumun d›fl›na itilir. Ya da yaflam›na son verilir… Kad›n yaflam› boyunca tan›k oldu¤u ve benimsettirilmifl olan bu gerici de¤er yarg›lar›n›n iliklerine kadar ifllemifl olmas›ndan ve ar›namam›fl olmas›ndan dolay› taciz-tecavüz iflkencesini di¤erlerinden farkl› görmektedir. Burjuva-feodal egemenlerin uygulad›¤› iflkencelerin bafl›nda taciz tecavüz gelmesinin nedeni tam da yukar›da sayd›¤›m›z sebeplerden dolay› kad›n›n benlik duygusunu, kiflili¤ini parçalamak amac›d›r. “Kad›nl›k gururunu” ayaklar alt›na almak, kad›n›n kendini “kirli”, “ifle yaramaz” hissetmesini sa¤lamakt›r. Kad›na yüklenen geleneksel rolleri belli oranda parçalam›fl, sistemin karfl›s›na geçmifl olan devrimci kad›na eski geleneksel “rolleri” hat›rlat›l›p, bunlara geri dönmesi istenir. S›n›f mücadelesinin gereklilikleri bilince ç›kart›l›p egemenlerin niteli¤i ve iflkence yapmas›n›n mant›¤› kavrand›¤› oranda, egemenli¤ini devam ettirebilmesi için yapabilece¤i zulümler iflkenceler de bilinir. Bu bilinçle yaklafl›ld›¤› oranda da gerici de¤er yarg›lar›ndan s›yr›labilir, taciz-tecavüz de di¤er iflkenceler gibi vücudun herhangi bir organ›na yap›lm›fl iflkence olarak alg›lanmaya bafllan›r. Bilinir-görülür ki yüzy›llar boyunca kad›na kabul ettirilmeye çal›fl›lan namus anlay›fl› devrimcilere, proletaryaya ait de¤il. Onlar›n namus anlay›fl›, zulmün önünde e¤ilmeden sürdürülen onurlu ya-

dan kaynakl› çözülebilirken kimileri

d e

direnip, iflkencecilerin acizli¤ini tüm dünya-âleme teflhir edip mücadeleye daha s›k› sar›l›r. Yaflam›n içerisinde iflkence de taciz tecavüze karfl› onlarca duruflla karfl›lafl›labilinir. Bu soruna

Cinsel fliddetin en a¤›r› evlilik içi tecavüz ve ensest

ile birlikte çocuk istismar› izleme ekibi oluflturan ayn› fakültenin Pediatri Ana Bilim Dal› Ö¤retim Üyesi

Prof. Dr. Sad›k Akflit, çocuklarda taciz ve benzeri vakalar› belirlemenin zorluklar›na de¤inerek, bu olgu-

nas›l bakmak gerekti¤i noktas›nda düflündürücü güzel bir örnek Nikaragua Devrimi’nden verebiliriz. Devrim öncesinde Sandinist Ulusal Kurtulufl Cephesi üyesi bir kad›n gözalt›na al›n›yor ve (t›pk› yüzlerce kad›n yoldafl›n›n yaflad›¤› gibi) iflkencede tecavüze u¤ruyor. Tecavüz sonras›nda hamile kal›yor. Bu durum karfl›s›nda yoldafllar›n›n ve kad›n örgütlerinin içerisinde iki farkl› görüfl ortaya ç›k›yor. Bunlardan birincisi; kad›n›n bebe¤i ald›rmak zorunda oldu¤unu, bir katilin çocu¤unu reddetmesi gerekti¤ini savunuyor. ‹kinci görüflse; tam tersini, bebe¤i do¤urmas› gerekti¤ini savunup, çocu¤un mücadelenin sembolü, halk›n savaflç› ruhunun ve direniflin somut göstergesi, kad›n›n mücadelesinde kararl›l›¤›n›n ifadesi oldu¤unu belirtiyor. Aksinin erke¤e ba¤›ml› -soyun babadan geldi¤i anlay›fl›n›n- geri bir düflünüflün oldu¤u ve kabul edilemeyece¤i dile getiriliyor… Gerçekten de kaç devrimci kad›n ve erkek ikinci bak›fl aç›s›n› yakalayabilmektedir? Ancak ikinci bak›fl aç›s› yakalanabildi¤inde tecavüz de di¤er iflkenceler içinde s›radanlafl›r, gerici feodal de¤er yarg›lar›na büyük bir darbe vurulur. Unutulmamal›d›r ki, bu gerici yoz sisteme karfl›, daha ayd›nl›k yar›nlar için mücadeleye tutuflan devrimci kad›n gerici faflist egemenleri daha fazla korkutmaktad›r. Bu korkudan dolay› daha vahfli, daha k›y›c›d›rlar. Kör olan birinin gözlerini açar ›fl›¤a kavuflturursan›z ayn› karanl›¤a tekrar geri dönmek istemez. Egemenler de ›fl›¤› yakalayan kad›n›n tam olarak ar›namad›¤› eski gerici, feodal de¤er yarg›lar›n›, onu vurmak, karanl›¤a çekmek için silaha dönüfltürüyor. Ve biliyoruz ki kad›nla erkek eflit hale getirilemedi¤i sürece egemenler cinselli¤i ve cinsel sald›r›lar› kad›na karfl› kullanmaya devam edeceklerdir. Ancak ideolojik ve politik seviye yükseltilip, gerici de¤er yarg›lar›na, namus anlay›fl›na vurup, bilinçte ve pratikte taciz, tecavüz di¤er iflkenceler gibi s›radanlaflt›r›labildi¤i oranda bu sald›r› silah› iflkencecilerin elinde çal›flmayan bir silah haline dönüflebilir. Ancak o zaman kirletilemeyen yar›nlar yarat›labilir.

lar›n genelde travma fleklinde kendini gösterdi¤ini, ancak istismara u¤rayan çocu¤un ifadesinin temas yoksa mahkemelerce delil olarak kabul edilmedi¤ini söyledi. ‹stismara u¤ram›fl çocuklar› birkaç kez muayene etme gibi s›k›nt›lar yafland›¤›n› anlatan Akflit, adli süreçte de t›bb›n bu konuda tereddütler yaflad›¤›n› anlatt›. Prof. Dr. Sad›k Akflit, cinsel istismar ve tacizin ancak gerçekleflmesinden sonra fark edilebildi¤ini ve ayr›m›na var›ld›ktan sonra da “hoyratça müdahale” edildi¤ini anlatarak, “Çocu¤u sisteme uydurmaya çal›fl›yoruz. O zaman da ma-

zalt›na al›nm›fl ve “devlet düflman› propaganda”dan “suçlu” bulunmufltu. Geçti¤imiz Nisan ay›nda ise, gazeteci ve kad›n haklar› savunucusu Nesrin Afzali ayn› gerekçelerle, alt› ay hapis ve 10 kamç› cezas›na çarpt›r›lm›flt›.

Yorumsuz...

* Antalya’da misafir gitti¤i evin balkon korkuluklar›na t›rmanarak, alt balkonda kocas›yla uyuyan kad›n› taciz etmeye kalk›flan Ramazan A. yakaland›. “H›rs›z koval›yordum” diyen tacizci tutukland›. * ‹fl bulmak için Adana’dan efliyle ‹stanbul’a gelen 16 yafl›ndaki kad›n, akrabas›n›n tecavüz giriflimi karfl›s›nda elini kana bulad›. Beyo¤lu’ndaki olayda D.T. çalan kap›y› açt›¤›nda karfl›s›nda Cebrail Akçabey’i gördü. Kendisine sald›ran adama b›çakla karfl›l›k veren genç kad›n, Akçabey’i öldürdü. * Antalya’n›n Alanya ‹lçesinde 2004 y›l›nda 11 yafl›ndaki Alman Lisa Eder’e tecavüz ederek öldüren B. Gülbay, tutuklu bulundu¤u Karaman’›n Ermenek ‹lçesi’ndeki cezaevinde intihar etti. Alanya Kapal› Hapishanesinde mahkumlar›n linç etmek istemesi üzerine Ermenek M Tipi Kapal› Cezaevi’ne sevk edilen Gülbay, ko¤uflunda intihar etti. * ‹zmir’in Konak ‹lçesi Güzelyal› semtinde köpe¤ini gezdiren Nükhet Erk’e (41) tecavüze yeltenen M.E.’nin tutuksuz yarg›lanmas› sokak sakinlerinin tepkisini çekti. Karar› protesto eden mahalleli, M.K.’nin evinin önünde toplanarak bas›n aç›klamas› yapt› * Konya’da gece yar›s›ndan sonra cep telefonuyla konuflan 9 ayl›k eflinin kendisini aldatt›¤›ndan flüphelenen 23 yafl›ndaki Mehmet Kalem, 20 yafl›ndaki efli Kad›n Kalem’i dövmeye bafllad›. K›skançl›k kavgas›na dayanamay›p kendini balkondan atan kad›n›, kocas› yerde 14 b›çak darbesiyle öldürdü. * Siirt’in Kurtalan ilçesinde Gülten Günbey (25) ad›ndaki genç kad›n›n intihar etti¤i ö¤renildi. Günbey’in gece saat 23.00 s›ralar›nda odas›nda eflarp ile kendini tavana ast›¤› iddia edildi. Anne ve babas› taraf›ndan fark edildi¤i belirtilen Günbey, Kurtalan Devlet Hastanesi’nde yap›lan ilk müdahalenin ard›ndan Batman Devlet Hastanesi’ne götürülürken yolda yaflam›n› yitirdi. * Mardin’in K›z›ltepe ilçesinde 16 yafl›ndaki Nofiya Ça¤r›n (17) adl› genç kad›n›n, Cumhuriyet Mahallesi’ndeki evinde av tüfe¤i ile intihar etti¤i iddia edildi. Ça¤r›n’›n cenazesi otopsi için Diyarbak›r Araflt›rma Hastanesi’ne götürüldü. Olayla ilgili soruflturma bafllat›ld›.

alesef çocu¤u kaybediyoruz” dedi. Sosyal Hizmetler ‹l Müdür Yard›mc›s› Emel Yeflilkayal› da, çocukta ihmal ve istismar› belirlemenin güçlü¤üne de¤inerek, tespit için kapsaml› bilgilere ihtiyaç oldu¤unu ancak bu bilgilerin iddiadan öteye gitmese bile hemen çocu¤un bak›ma al›narak iddialar›n incelenmesi gerekti¤ini anlatt›. Yeflilkayal›, sadece ‹zmir’de 2006 y›l›nda 13-18 yafl aras›nda 323 k›z›n SHÇEK’in k›z sosyal rehabilitasyon merkezinde bak›ma al›nd›¤›n›, bu k›zlardan 46’s›n›n cinsel fliddet, 59’unun fiziksel fliddet nedeniyle tedavisinin yap›ld›¤›n› söyledi.


İşçi-köylü 13

25 Temmuz-7 Ağustos 2008

Dünya

HKP(Maoist) hareketli savafla geçiyor

15 fiubat tarihinde Nayagarh flehrine bask›n düzenleyen 500 gerilla 15 polisi öldürmüfl, 9’unu yaralam›fl ve 600 otomatik silaha el koyarak Partinin hareketli savafla geçiflte ihtiyaç duydu¤u a¤›r silahlar› edinmede önemli bir mesafe kazanmas›n› sa¤lam›flt›.

HKP(Maoist) Ocak 2007’de gerçeklefltirdi¤i 9. Kongre’de Halk Savafl›’n› yükseltme yolunda somut hedefler belirlemifl ve hareketli savafla geçmeyi önüne görev olarak koymufltu. Bu dönemde gerçeklefltirdi¤i büyük ve baflar›l› eylemlerle Maoistlerin bu plan do¤rultusunda önemli ad›mlar att›¤› anlafl›lmaktad›r. 15 fiubat tarihinde Nayagarh flehrine bask›n düzenleyen 500 gerilla 15 polisi öldürmüfl, 9’unu yaralam›fl ve 600 otomatik silaha el koyarak Partinin hareketli savafla geçiflte ihtiyaç

duydu¤u a¤›r silahlar› edinmede önemli bir mesafe kazanmas›n› sa¤lam›flt›. Maoistler buna benzer bir baflka büyük sald›r›y› ise 29 Haziran tarihinde gerçeklefltirdiler. Bat› Hindistan’daki Orissa eyaletindeki Chitrakonda Baraj Gölü’nde devriye gezen polis botuna sald›r› düzenleyen gerillalar, 40 polisi öldürdüler. Söz konusu polislerin özelli¤i Maoist isyana karfl› özel olarak e¤itilen ve halk üzerinde estirdikleri terörle kötü üne sahip olan ve kendilerine “Boztaz›” ad›n› veren polis kuvvetlerine dahil olmalar›d›r. Boztaz›lar›n Andhra Pradesh eyaletinde Maoistlere karfl› mücadelede önemli baflar›lar elde ettikleri ve çok say›da Maoist kadronun flehit düflmesine neden olduklar› için merkezi hükümet taraf›ndan desteklenmifl ve Halk Savafl›’n›n yükseldi¤i di¤er eyaletlerde de benzeri oluflumlara gidilece¤i ilan edilmiflti. Sald›r›n›n ard›ndan Merkezi Askeri Komisyon Sorumlusu Basavaraj yoldaflla Merkez Komitesi Sözcüsü Azad yoldafl yapt›klar› aç›klamada Halk Kurtulufl Gerilla Ordusu’nu, gerçek-

Maoist tutsaklar açl›k grevinde Hastaneye kald›r›lan tutsaklar› ziyarete giden kitle örgütü temsilcileri tutsaklar›n sa¤l›k durumlar›n›n iyi olmad›¤›n›, doktorlar›n kendileriyle ilgilenmedi¤ini yapt›klar› bas›n aç›klamas› ile duyurdular. Hindistan’da Bat› Bengal eyaletindeki Jalpaiguri Hapishanesi’nde tutulan 36 Maoist tutsak 11 Haziran’dan bu yana açl›k grevindeler. Aral›k 2000’de “Kamtapur Operasyonu” ad› alt›nda Rajbangshi halk›n›n mücadelesini sindirmek amac›yla gerçeklefltirilen operasyonun ard›ndan tutuklananlar›n büyük ço¤unlu¤u halen mahkemeye ç›km›fl de¤iller. Mahkeme sürecinin h›zland›r›lmas›, hapishane reformunun gerçeklefltirilmesi ve serbest b›rak›lmalar› için 8 kez açl›k grevine giden tutsaklara her defas›nda sorunlar›n›n çözülece¤i sözleri verilmesine karfl›n koflullarda hiçbir de¤iflim olmam›flt›r. Yak›n zamanda Tapas Dama adl› tutsa¤›n koflullar nedeniyle yaflam›n› yitirmesi üzerine tutsaklar açl›k grevine bafllam›fllar ve ölene kadar sürdüreceklerini ilan etmifllerdi. Ancak açl›k grevinin bafl›ndan bu yana verilen dilekçelere, yap›lan eylemlere ra¤men Bat› Bengal hükümeti 36 tutsa¤›n taleplerine

ilgi göstermemektedir. Hastaneye kald›r›lan tutsaklar› ziyarete giden kitle örgütü temsilcileri tutsaklar›n sa¤l›k durumlar›n›n iyi olmad›¤›n›, doktorlar›n kendileriyle ilgilenmedi¤ini yapt›klar› bas›n aç›klamas› ile duyurdular. Tutsaklara yönelik bu tutum hastaneye kald›r›lmadan önce de sergileniyordu. Açl›k grevinin 27. gününde tecrit hücrelerine konulan tutsaklar›n d›flar› ile ba¤ kurmas›na, ziyaretçi kabul etmesine izin verilmemekte, almalar› gereken diyete uygun g›da tedarik edilmemekte, hücrelerine havaland›rma-klima konulmamaktad›r. Maoist tutsaklar Anti-Naksal Polis Timinin hapishane yönetimine müdahale etti¤i, bu nedenle Maoistlerin di¤er tutsaklar›n yararland›klar› haklar› kullanamad›klar›, koflullar›n›n kötüleflti¤i aç›klamas›n› yapmaktalar. Avukatlar›na düzenli ulaflamad›klar›n›, ziyaretçilere engeller ç›kar›ld›¤›n› da belirtmekteler.

Evrensel Bak›fl Çöküfl h›zlan›yor! Emperyalist-kapitalist sistem, tarihinin en a¤›r krizlerinden birini yafl›yor. Kriz tüm sistem sahiplerini, özellikle de dünyan›n en güçlü olarak tabir edilen devletlerini büyük ölçüde etkileyince, krize dair çözüm üretmede de, daha koordineli bir çal›flma zorunlulu¤u ortaya ç›k›yor. Ancak bu zorunlulu¤a karfl›n, dünyan›n en büyük emperyalist “devlerinin” 7-9 Temmuz aras› gerçeklefltirdi¤i G-8 Zirvesi, bu güçler aras›nda ittifak ve iflbirli¤ini yans›tmaktan çok uzakt›. Zirvedeki görüfl ayr›l›klar› al›nan kararlara da yans›maktayd›. Örne¤in çevre kirlili¤ine iliflkin kulislerde var›lan anlaflmada, ozon tabakas›na sal›nan karbondioksit miktar›n›n 2050 y›l›na kadar % 50 azalt›lmas› öngörülürken, ABD’nin bu anlaflmaya imza atmaya yanaflmamas› nedeniyle, al›nan karar “bu küresel dü-

zeydeki talebe, ancak küresel bir çabayla, özellikle de çok nüfuslu ülkelerin çabas›yla ulafl›labilir” biçiminde de¤ifltiriliyor. “Çok nüfuslu ülkeler”le kastedilenin ise esas olarak, ABD emperyalizminin en diflli rakiplerinden Çin oldu¤u biliniyordu. G-8’de gerçeklefltirilen ekonomik anlaflmalar da en az iklim de¤iflikli¤ine dair al›nan kararlar kadar mu¤lakt›. Bu örgütlenme (G-8) 1973-74 petrol krizinin ard›ndan, 1975 y›l›nda, “ortaya ç›kacak sorunlara iliflkin koordineli bir reaksiyon göstermek üzere” (daha az say›da ülkeyle) oluflturulmufl, ancak kuruluflundan bu yana geçen 35 y›ll›k süreç içinde, bugün dünya ekonomisi büyük buhrandan sonraki en büyük krizi yaflamaktayd›. Ancak zirvede al›nan kararlara bak›ld›¤›nda, ekonomik krize dö-

lefltirdi¤i Chitrakonda Operasyonu nedeniyle kutlad›. Boztaz›lar›n Andhra Pradesh eyaletinde yürüttü¤ü teröre de¤inilen aç›klamada bu faaliyetlerine devam etmeleri halinde kalan Boztaz›lar›n kaderinin ölen arkadafllar›ndan farkl› olmayaca¤› vurgusu yap›ld›. Sald›r›dan k›sa süre önce aç›klama yapan HKP(Maoist) Orissa Komitesi art›k pusu tarz› sald›r›lar›n yan› s›ra “planl› gerilla eylemleri”ni öne ç›karacaklar›n› vurgulam›fl ve 29 Haziran’daki eylem buna örnek teflkil etmifltir. Bu sald›r› ayn› zamanda HKP (Maoist)’in 26 Haziran-2 Temmuz tarihleri aras›nda ilan etti¤i “Bask› Karfl›t› Hafta”n›n 4. gününe denk gelmifltir. Konuyla ilgili aç›klama yapan baz› polis yetkilileri istihbaratta yaflad›klar› eksiklere de¤inirken baz›lar› da bu sald›r›n›n Maoistlerin alana hakimiyetini kan›tlad›¤›n› belirtmifltir. Ayr›ca 9 Temmuz’da Patra’da uluslararas› flirketler için maden cevheri tafl›yan tren bombalanm›fl ve 11 vagon devrilmifltir. 11 Temmuz’da ise Bihar’da polis karakoluna, hükümet binas›na ve tren istasyonuna eflgüdümlü sald›r›lar

Çin’de göçmen ifl flç çilerin isyan› Olimpiyat oyunlar›n›n bafllamas›na k›sa süre kald›¤› günlerde, Çin’in do¤usunda üç günlük göçmen ayaklanmas› gerçekleflti. Ayaklanman›n nedeni, Zhejiang Eyaleti’ndeki Kanmen kentinde, 100 kadar göçmen iflçinin, bir göçmen iflçinin oturma müsaadesi için baflvuru yapt›¤› s›rada güvenlik güçleri taraf›ndan dövülmesine iliflkin polise suç duyurusunda bulunmaya çal›flt›klar› s›rada ortaya ç›kt›. Polis dövülen iflçinin “kendini koflarak duvara çarpt›¤›n›” iddia etmekte. Polisler bu iddiayla birlikte iflçilerin suç

Polis grevdeki ifl flç çilere atefl açt› Pataz Eyaleti’nde bulunan bir alt›n madeninde 30 Haziran’dan bu yana grevde olan iflçilere atefl açan polise ba¤l› komandolar, bir iflçiyi gö¤sünden vurarak katlederken, befl iflçiyi de a¤›r yaralad›. A¤›rl›kl› olarak tafleronda çal›flan iflçilerin bafll›ca talebini, daha yüksek ücret talebi oluflturuyor. ‹flçiler maden tekellerinin yüksek kârlar elde etmesine karfl›n, kendilerine ödenen ücretlerin çok düflük oldu¤unu söylemekteler. Perulu emekçiler sadece maden sektöründe de¤il, di¤er sektörlerde de eylemlerini sürdürüyor. Özellikle de köylülerin ey-

nük de somut bir karar›n olmad›¤› görülmekte. K›sacas›, bu zirvede son y›llarda yap›lan di¤er zirvelerde oldu¤u gibi, ne son y›llarda artan “do¤al afetlerin” de bafll›ca nedenlerinden biri olan, çevre kirlili¤ine, ne g›da krizine ne artan yak›t fiyatlar›na ne de iflgal savafllar›na dönük herhangi bir çözüm getirilmedi¤i gibi, emperyalistler aras› çeliflkiler de iyice a盤a ç›km›fl, dünya hegemonyas›n› ele geçirmeye dönük rekabetin boyutu bir kez daha gözler önüne serilmifltir. Egemen s›n›flar›n sözcüsü medya taraf›ndan “açl›¤a, savafllara ve çevre kirlili¤ine karfl› çözüm üretmeye dönük” olarak lanse edilmeye çal›fl›lan bu zirve sürecinde de “güvenlik önlemleri” had safhaya ç›km›flt›. Tüm bu “önlemler” elbette zirve karfl›tlar›n› hedefliyordu. Ancak tüm bu “önlemlere” karfl›n, binlerce kifli daha günler öncesinden yoksullu¤a ve savafla karfl› Japonya’n›n birçok kentinde sokaklara dökülmüfltü. Japonya’daki bu eylemlere paralel olarak, emperya-

gerçeklefltirilmifltir. Yine özellikle petrol fiyatlar›ndaki art›fl nedeniyle gerillalar›n yo¤un bir ajitasyon çal›flmas› içinde oldu¤u ve zamlar› protesto etmek için silahl› eylemler gerçeklefltirdi¤i de gazetelere yans›maktad›r. Hindistan Baflbakan› Manmohan Singh taraf›ndan ülkedeki en büyük tehdit olarak ilan edilen Maoistler Hindistan’›n 29 eyaletinin yar›s›nda faaliyet yürütmekte, Chattisgarh ve Orissa eyaletlerindeki ormanl›k bölgede yo¤unlaflmaktad›r. 250 milyon insan›n günde 12 rupeeden az gelirle yaflad›¤› Hindistan’da yoksulluk ve sefaletin derinli¤i nedeniyle halk›n ç›karlar›, temel hak ve ihtiyaçlar› temelinde mücadele yürüten Maoistlere halk›n deste¤i yükselmektedir. Özellikle devlet mekanizmas›n›n sorunlara çare üretemedi¤i, adalet sisteminin y›k›ld›¤›, çürümenin yo¤un oldu¤u, toplumsal ayr›mc›l›¤›n ve yoksullu¤un en yo¤un yafland›¤› k›rsal bölgelerde (Dandajaranya, Chattisgarh, Jharkand gibi) Maoistler halk iktidarlar›n› infla etmekteler. Maoistler ayr›ca çok say›da hareketle ittifak halinde zorunlu göçe, konutlar›n y›k›m›na vb. birçok sald›r›ya karfl› güçlü çal›flmalar da örgütlemektedir.

duyurusunu kabul etmeyince, polislerin motorlar›na ve karakolun pencerelerine sald›ran göçmenlerle polis aras›nda çat›flma ç›kt›. Çat›flmalarla birlikte 123 göçmen iflçi gözalt›na al›nd›. Bunun üzerine olay yerine ak›n eden bölgedeki göçmenler, iki polis karakolunu ablukaya ald›lar ve karakol binalar›na yönelik sald›r›lar düzenlediler. Bu ayaklanma son aylarda Çin’de meydana gelen sars›c› isyanlardan sonuncusu olmakta. Çin güvenlik güçleri yaklaflan olimpiyatlar nedeniyle ezilen kesimler üzerindeki bask›lar›n› art›rm›fl olmas›na ra¤men ve ülkede sosyal yönden istikrarl› bir tablo görüntüsü yaratmaya çal›flsa da, her geçen gün artan ayaklanmalar›n önüne geçememekte.

lemleri son günlerde tüm ülkeyi sarsmaya devam ediyor. En son üç köylü örgütü taraf›ndan 8 Temmuz’da gerçeklefltirilen eylemler, ülke genelinde gerçeklefltirilen genel grevden hemen önce yap›ld›. Bölgesel protestolar fleklinde bafllayan eylemleri, genel grev izledi. Peru ‹flçi Konfederasyonu’nun ça¤r›s› ile gerçeklefltirilen genel grev ise, tüm ülkede yaflam› felç etti. Sendika hayat pahal›l›¤›na karfl› maafllara zam yap›lmas›n› talep ediyor. Grev s›ras›nda, özellikle de yoksullu¤un had safhada oldu¤u bölgelerde, bir hükümet binas›, ya¤malan›p, atefle verilirken, polisle kitle aras›nda ç›kan çat›flmalar s›ras›nda, çok say›da gösterici gözalt›na al›nd›.

list ya¤ma ve talana ba¤l› olarak, yoksullu¤un, açl›¤›n en fazla vurdu¤u çok say›da Asya ülkesinde ve de iflçi ve emekçi y›¤›nlara dönük sosyal y›k›m sald›r›lar› her geçen gün artan AB ülkelerinin birçok baflkentinde eylemler gerçeklefltiriliyordu. ABD ile Rusya aras›nda uzunca zamand›r tart›flma nedeni olan, ABD’nin eski do¤u blo¤u ülkelere füze kalkan› kurma projesi, zirve s›ras›nda da iki emperyalist güç aras›nda gerginli¤i t›rmand›ran bafll›ca faktörlerden birini oluflturdu. Rusya, güvenli¤ine dönük do¤rudan bir tehdit olarak alg›lad›¤› füze kalkan› projesine yönelik ç›k›fllar›n›, zirvede de sürdürdü. Çünkü zirvenin sürdü¤ü günlerde ABD ile Çek Cumhuriyeti aras›nda füze kalkan› anlaflmas› imzalan›yordu. Emperyalistler aras› rekabete dönük bu çat›flmalar, halklara dönük sald›r›lar söz konusu oldu¤unda ise, bir kez daha “uzlaflmaya” dönüfltü. Zirveye kat›lan emperyalist güçler, atom enerjisinin “en temiz” enerji oldu¤u yönünde “görüfl birli-

¤i” sa¤lad›lar ve böylece daha çok say›da atom üssü açma çabalar›n› somutlam›fl oldular. Halklara dönük aç›k tehdit oluflturan bu karara ise, emekçiler cephesinden tepkiler gelmekte gecikmedi. Atom projesinin öncülü¤üne soyunan Frans›z emperyalizminin temsilcisi faflist Sarkozy’nin, daha zirve öncesi bafllayan giriflimleri, Fransa sokaklar›n› yang›n yerine çeviren eylemlerle yan›tland›. Sonuçta zirve emperyalistlerin hiçbir derdine çare olamad›. Krizi azaltmaya dönük hiçbir ad›m at›lamad›. Zirve sonras› ABD’de yaflanan geliflmelere bak›ld›¤›nda, krizin ne boyutta oldu¤u da daha net anlafl›lacakt›r. Ayn› günlerde, artan borç yükleri (5.3 trilyon dolar) nedeniyle Fannie Mae and Freddie Mac adl› iki büyük bankaya, bu iki piyasa devine el konuluyor ve halk panikleyerek, bankalar›n önünde uzun kuyruklar oluflturuyordu. Krizin ABD’ye ne derece yans›d›¤›n›n somut göstergesi olan bu

❏ ALMANYA 18 Temmuz 2008 tarihinde Almanya’da tutuklanan ve Türkiye’ye iadesi istenen Önder Dolutafl ve Ömer Berber’in serbest b›rak›lmas› için Stuttgart’ta biraraya gelen AT‹F ve AG‹F faaliyetçileri taraf›ndan Schlossplatz Meydan›’nda ortak bir bas›n aç›klamas› gerçeklefltirildi. Bas›n aç›klamas› Almanca ve Türkçe okundu. Aç›lan stantta Türkiye’ye iadelerin derhal durdurulmas›na yönelik imza toplan›rken, ayn› zamanda yo¤un bir flekilde Almanca ve Türkçe bildiriler da¤›t›ld›. Bas›n aç›klamas› at›lan sloganlarla son buldu.

❏ ALMANYA Almanya’n›n Stuttgart flehrinde Sindelfingen bölgesinde artan ›rkç›l›¤a karfl› 19 Temmuz günü bir yürüyüfl gerçeklefltirildi. Özellikle bu bölgede Alman Milliyetçi Partisi (NPD)’nin belediye seçimlerinde meclise girme çal›flmalar›na karfl› oluflturulan tepkiyle yürüyüfle 600 kifliyi aflk›n kifli kat›ld›. Yürüyüfle çeflitli Alman ve Türkiyeli örgütler kat›l›rken AT‹F taraftarlar› da yürüyüflte yerini ald›. Yürüyüfle bölge halk›n›n ilgisi yo¤undu. Yürüyüfl yer yer yap›lan aç›klamalar ve konuflmalarla devam etti. Irkç›l›k karfl›t› sloganlar›n kitlesel bir flekilde at›ld›¤› yürüyüfl, Marktplatz Meydan›na gelindi¤inde burada yap›lan çeflitli konuflmalarla sonland›r›ld›.

❏ JAPONYA 400 bin Japon bal›kç› 15 Temmuz’da greve gitti. 200 bin bal›kç› teknesiyle gerçeklefltirilen grev, yüksek mazot fiyatlar›na karfl› gerçeklefltirildi. Devlet yard›m› olmadan ayakta kalma flanslar› olmayan bal›kç›lar, mazot fiyatlar›ndaki fiyat art›fl›n›n geri çekilmesinin yan› s›ra, vergi indirimi ve do¤rudan ekonomik yard›m talep diyor.

❏ BREZ‹LYA Berzilyal› petrol tekeli Petrobras’a ait 42 sondaj adas›nda çal›flan iflçiler, 14 Temmuz’dan bafllayarak befl günlük grev gerçeklefltirdiler. ‹flçiler bir gün fazla tatil istemekteler. Bunun anlam› ise, adalardaki sondaj kuyular›ndan ana karaya dönüfl için ihtiyaç duyulan bir günün, ifl günü olarak say›lmas›.

❏ RUSYA Rus medyas›n›n Rusya tarihinin en önemli kiflilikleri üzerine yapt›¤› bir oylamada, gerek karfl› devrimin gerekse reformistlerin tüm karalama kampanyalar›na karfl›n, Stalin 1. s›rada yer al›rken, Lenin de 3. s›rada yer ald›. 1.3 milyon kiflinin kat›ld›¤› “2008’in tarihi seçimi” bafll›kl› oylama, Rossija TV kanal›, tarih enstitüsü ve Toplumsal Görüfl Fonlar› taraf›ndan organize edilmekte. Oylama Eylül ay›na kadar devam edecek.

❏ MACAR‹STAN Maafl art›fl› talepleri kabul edilmeyen Macaristanl› demiryolu iflçileri, 15 Temmuz’dan itibaren süresiz greve ç›kt›. Grev nedeniyle çok say›da tren seferi iptal edilirken, di¤er sektörlerdeki iflçiler de demiryolu çal›flanlar›n›n grevine destek verdi.

durum, ekonomik-siyasal krizin önümüzdeki süreçte dünya ölçe¤inde alaca¤› boyuta da iflaret ediyor. Krizin merkezinde yatan nedenin, çökmekte olan dünya emperyalistkapitalist sistemi ve bu sistemin izledi¤i politikalar oldu¤u da art›k iyice netlik kazan›yor. Bu gerçeklik ise sadece sistem sahipleri taraf›ndan de¤il, halklar nezdinde de giderek daha boyutlu bir biçimde bilince ç›kar›l›yor. Bunun içindir ki, ‹spanya, Fransa, ‹talya, ‹ngiltere gibi emperyalist ülkelerin iflçi emekçilerinin, soysal y›k›m sald›r›lar›na karfl› eylemleri aral›ks›z sürerken, Hindistan, Nepal, Filipinler, Endonezya ve daha bir dizi Asya ülkesi halklar›n›n, mahkum edildikleri açl›¤a ve yoksullu¤a karfl› öfkesi giderek artan biçimde d›fla vuruyor. Bu durum ise, baflta ABD olmak üzere, emperyalist merkezlerdeki pani¤i giderek art›r›yor, böylece sistemin çöküflü h›zlan›yor. Uluslararas› proletaryaya ise, bu çöküfle son darbeyi vurmak kal›yor.


İşçi-köylü 14

Tarihten sayfalar

25 Temmuz-7 Ağustos 2008

ENGELS; Proletaryan›n generali Bilimsel ve felsefi araflt›rmalar›n›n d›fl›nda pratik yaflamdan asla kopmayan Engels, ayn› zamanda büyük bir savafl ustas›d›r. Özellikle 1848 devrimlerinde gösterdi¤i askeri deha onun “proletaryan›n generali” olarak an›lmas›n› getirmiflti. ‹flçi s›n›f›n›n sömürücü zorbalara karfl› verdi¤i amans›z savafl›ma bizzat kat›larak barikatlarda çarp›flan Engels, barikat savafllar› üzerine de birçok fikir gelifltirmifl, silahl› ayaklanmalar›n temel askeri taktiklerine katk›da bulunmufltur. Nas›l bir zeka meflalesi söndü Nas›l bir yürek durdu ‹flçi s›n›f›na kuflat›ld›¤› sömürü ve karanl›ktan kurtulman›n yolunu gösteren büyük ö¤retmenlerden biri olan Friedrich Engels tüm yaflam›n› proletarya davas›na adad›. 28 Kas›m 1820’de Protestan bir ailenin çocu¤u olarak Romanya Barmen’de dünyaya geldi. Genç yafllarda aile koflullar›n›n zorlamas› ile Barmen’deki bir ticarethaneye kâtip olarak girdi. Burada dil konusunda kendisini yetifltirirken devrimci ve liberal yazarlar›n yap›tlar›n› okumaya bafllad›. Ludwing, Börme, Karl Gutakow ve Heinrch Heine gibi Alman hareketine ba¤l› yazarlar›n eserlerini okudu. Bir süre sonra disiplinsiz ve tutars›z buldu¤u bu hareketten ayr›larak Genç Hegelciler’le hareket etmeye bafllad›. H›ristiyanl›¤›n temellerine yönelen bu hareket, Engels’in materyalist düflüncelerinin geliflmesine olanak sa¤lad›. Friedrich Oswold takma ad›yla çeflitli makaleler yazd›.1841’de Barmen’e döndükten sonra gönüllü olarak topçu birli¤ine yaz›ld›. Bu karar onun tüm yaflam›n› etkileyecek as-

kerlik sanat› ile tan›flmas›n› sa¤lad›. Sonraki y›llarda savafl sanat› üzerinde yo¤unlaflarak birçok makale yazd›. Yazd›¤› yaz›larda ortaya koydu¤u savafl dehas›ndan dolay› dostlar› taraf›ndan “general” olarak an›lmaya baflland›. 1842 y›l›nda komünizmi benimsemesinde büyük rol oynayan Moses Hess ile tan›flt›. Hess, Hegel felsefesinin mant›ksal sonucunun komünizm oldu¤unu ileri sürüyordu. Bu tarihlere kadar Hegel’in izleyicisi olan Engels, Hegel’in aksine materyalistti. Engels, iflçi s›n›f› ile çal›flmak için geldi¤i Manchester’de tan›flt›. Kendini çal›flt›¤› büronun duvarlar› ile s›n›rlamayan Engels, iflçi s›n›f›n›n yaflad›¤› korkunç yoksullu¤a bizzat tan›kl›k etti. Ard›ndan “‹ngiltere’de emekçi s›n›f›n durumu” isimli kitab›n› yazd›. Proletaryan›n yaln›zca ac› çeken bir s›n›f olmad›¤›n›, tarihi ileri tafl›yacak yegâne gücün de proletarya oldu¤unu dile getirdi. Engels daha önce yaz›flt›¤› Marks’la Paris’te tan›flt›. Bu buluflma iki büyük ö¤retmenin tüm yaflamlar› boyunca ayn› amaç u¤runa omuz omuza yürümeye bafllamas› için bir dönüm noktas› oldu. Bundan sonra iki dehay› birbirinden ayr› düflün-

mek imkâns›z hale geldi. Birlikte haz›rlad›klar› ilk kitap “Kutsal Aile” oldu. Böylece iflçi s›n›f›n›n ayd›nlat›lmas› ve kurtuluflunu sa¤layacak temel felsefesi u¤runa birlikte kavgaya at›lm›fl oldular. Engels 1845’ten 1847’ye kadar Brüksel ve Paris’teki Alman iflçiler aras›nda pratik faaliyet yürüttü. Bu arada bilimsel çal›flmalar›na da devam etti. Bu s›rada Marks ve Engels gizli “Alman Komünistler Birli¤i” ile iliflki kurdular. Birlik, onlar› sosyalizmin temel ilkelerinin aç›klanmas› ile görevlendirdi. Marks ve Engels’in ünlü “Komünist Parti Manifestosu” iflte böyle do¤du ve 1848’de yay›mland›. Manifesto ile proletarya için komünizmin temel ilkeleri sade, anlafl›l›r, yal›n bir flekilde gün yüzüne ç›kt› ve ‘komünizm hayaleti’ tüm Avrupa’ya yay›ld›. Önce Fransa’da patlak veren, ard›ndan Bat› Avrupa ülkelerine yay›lan 1848 Devrimi ile yeniden Marks’la birlikte Almanya’ya döndü. Burada Marks’la birlikte “Yeni Ren” ad›yla bir gazete ç›karmaya bafllad›. Gerici güçlere karfl›, halk›n özgürlü¤ünü ve ç›karlar›n› savunmada sonuna kadar mücadele ettiler. Sonunda gazete kapat›ld›, Marks s›n›r d›fl› edildi.

Engels ise silahl› ayaklanmaya kat›larak barikatlarda çarp›flt›, özgürlük için dövüfltü. ‹syanc›lar›n yenilgisinden sonra yeniden Manchester’deki fabrikaya çal›flmak üzere döndü. 1870 y›l›na kadar burada kalan Engels bu s›rada birçok eser kaleme ald›: “Ailenin, özel mülkiyetin ve devletin kökeni”, “Ludwing Feuerbarc”, “Anti-Dühring”, “Konut Sorunu üzerine”… 1870’te Londra’ya yerleflen Engels, Marks’la birlikte Kapital üzerine çal›flt›. Marks’›n hayat›n› kaybetmesinin ard›ndan derin bir sevgi ile ba¤land›¤› Marks’›n tamamlayamad›¤› ikinci ve üçüncü cildi tamamlad›. Böylece dünya halklar›na Marks’›n tamamlayamad›¤› büyük bir miras b›rakm›fl oldu. Engels, Marks’la birlikte sadece bilimsel araflt›rmalarla ilgilenmedi. 1864’te Marks’la birlikte “Uluslararas› ‹flçi Birli¤i” yani 1. Enternasyonal’i kurdular. Engels, uluslararas› iflçi hareketi aç›s›ndan son derece önemli olan bu Birlik’te, çok önemli bir rol oynad›. Engels, Marks’›n yaflam›n› yitirmesinin ard›ndan Avrupal› devrimcilerin önderi ve dan›flman› olmay› sürdürdü. Onun ö¤üt ve direktifleri, hüküme-

tin zulmüne karfl›n, hem güçleri h›zla ve durmadan büyüyen Alman sosyalistleri taraf›ndan, hem de ilk ad›mlar›n› iyi düflünmek ve tartmak zorunda olan ‹spanyol, Romanyal› ve Ruslar gibi ülkelerin temsilcileri taraf›ndan büyük de¤er gördü. Engels, Marks’la birlikte “‹flçilerin kurtuluflu, iflçi s›n›f›n›n kendi ifli olmal›d›r” bilimsel tezini durup dinlenmeden iflçi s›n›f›na ö¤retti. ‹kisi aras›ndaki iliflkiyi anlamak için Engels’in büyük bir alçakgönüllülükle sarf etti¤i flu sözleri hat›rlamak yeterlidir. “Bütün hayat›m boyunca yapmaya yatk›n oldu¤um fleyi yapt›m ve ikinci keman olarak kald›m; san›r›m bu ifli oldukça iyi yapt›m. Marks gibi mükemmel bir birinci kemanla oldu¤um –çald›¤›m– için memnunum.” Bilimsel ve felsefi araflt›rmalar›n›n d›fl›nda pratik yaflamdan asla kopmayan Engels, ayn› zamanda büyük bir savafl ustas›d›r. Özellikle

1848 devrimlerinde gösterdi¤i askeri deha onun “proletaryan›n generali” olarak an›lmas›n› getirmiflti. ‹flçi s›n›f›n›n sömürücü zorbalara karfl› verdi¤i amans›z savafl›ma bizzat kat›larak barikatlarda çarp›flan Engels, barikat savafllar› üzerine de birçok fikir gelifltirmifl, silahl› ayaklanmalar›n temel askeri taktiklerine katk›da bulunmufltur. Engels, iflçi s›n›f› mücadelesini baltalamak amac›yla burjuvazi taraf›ndan ortaya at›lan her türlü karfl›-devrimci anlay›flla militan bir flekilde y›lmadan mücadele etmifltir. Do¤a bilimleri konusunda derin ve yetkin bir birikime sahip olan Engels, Marks’la birlikte ortaya koyduklar› felsefi düflüncelerinin do¤rulu¤unu bilimsel yap›tlar› ile kan›tlam›flt›r. Bütün yaflam›n› büyük bir disiplin içinde yaflayan Engels, Marks’la birlikte ortaya koydu¤u yap›tlar›yla uluslararas› iflçi s›n›f›n›n, ezilen dünya halklar›n›n yüre¤inde sonsuza kadar yaflayacakt›r.

Kültür-sanat

Sanata bak›flfl››m›z, sanat›n iflflllevi ya da devrimci bir eleflflttiri olarak sanat S›n›flar›n ortaya ç›kaca¤› ana kadar, eme¤in rolüyle bütünsel bir dünya yarat›labilece¤ini fark etmiflti ilkel insan ve toplumsal flekilleniflin ilk biçimi olan komünal sistem Marks’›n deyimiyle “tecrit edilmiflli¤in” zoruyla örgütlenmiflti. Toplumsal diyalekti¤in ilk evresi olan bu örgütlenme, do¤aya karfl› verilen var olabilme mücadelesinin zorunlulu¤uydu. ‹nsan bu mücadelede baflar› sa¤lamas›n› “emek”e borçludur. Diyalektik Materyalizm, eme¤in tarihsel-toplumsal dönüfltürücülü¤ünün dünyay› bütünlefltiren olgu oldu¤unu söyler. Her nerede olursa olsun insan eme¤i bütünsel bir dünya yarat›r kendine. Bu zorunluluktur da. Avlan›rken, tar›m u¤rafl›nda vs. bütünsel bir dünyay› infla eder. Bu oldukça özel bir iliflki biçimi de yarat›r. Bu iliflkiyi özel k›lan, toplumsal örgütlenme ve ihtiyaçlar›n belirleyici etkisidir. S›n›flar›n ortaya ç›kmas›ndan sonra da bu bütünsel toplumsal iliflki de¤iflmemifl, her toplumsal örgütlenme iliflkiyi eskisinden farkl› biçimlere (yeni biçimlere) sokmufltur. Elbette bu iliflkiyi ilk kurmay› baflarabilen ilkel komünal sistemi örgütleyen ilkel insan olmufltur. Ortaklafla üretim ve ortaklafla tüketim toplumsal›n yasas›yken, vazgeçilemeyen fleylerden biri olarak imge, üretimin her alan›nda etkin bir rol oynam›flt›r. Üretebilme becerisini kazanm›fl bilinçli varl›k olan insan, daha bafltan bir taraft›. Madem ayakta kalabilmek ve tarihsel yolculu¤unu sürdürebilmek için karfl›s›nda olan do¤ayla mücadele etmesi gerekiyordu, o halde bu taraf olufl, onun yolunu açacak yararl›l›k fikrine sahip olmas›n› sa¤lad›. Böyle bir düflünüflün getirisi, temel ihtiyaçlar›n karfl›lanmas› için üretti¤i bar›nak, resim, dokuma, yontma, kesme vb. de¤er ölçülerinin kullan›m alan›ndaki yararl›¤› olmufltur. Bilinçli yaflanm›fl bir süreç olmasa da, alet yapabilme ve kullanabilme yetisine sahip olana kadar bir zorunluluklar zincirinin do¤al sürecinde hem de ama ondan önceki süreçten farkl› olarak alet yapabilme ve kullanabilme yetisini kazand›ktan sonraki süreçte zorunlulu¤un ve gereklili¤in bilinçli-fark›nda olmas›yla yaflamsal anlamda do¤aya karfl› veri-

len mücadelede yararl›l›k vard›. Fakat insan›n –bilinçli varl›¤›n- temel ay›rt edici özelli¤i art›k do¤an›n kendisine sunduklar›na müdahale edebilme bilinç ve becerisine eriflmifl –bunun fark›nda- olmas›yd›. Yararl›l›k fikrinin yatt›¤› nokta da buras›d›r. Do¤aya atalar› gibi sadece uyum sa¤lama de¤il ona müdahale edebilme yetene¤i… Üretimde de¤er ölçüsünün yararl›l›k oluflu, ma¤ara duvar›na yap›lan resimle bar›na¤› (yararl›l›k anlam›nda) farks›z k›l›yordu. Çünkü yap›lan üretimlerden bir beklenti vard›; yap›lan bar›nak onlar› d›fl etken-

lerden korurken çizilen resimler de büyüsel etkisiyle av hayvanlar›na karfl› güçlenmeyi sa¤l›yordu. ‹lkel insanda imge ile gerçeklik aras›ndaki ayr›m çok siliktir. Oklar, baltalar, bar›naklar onlar›, nas›l d›fl do¤al- tehditlerden koruyorsa imgeler de, do¤al güçler kadar “gerçek” olan öteki güçlerden koruyordu. Bunun ifle yaramad›¤›n› kim söyleyebilir? Ma¤ara duvar›na yap›lan resimlerde av hayvan›na ok-m›zrak saplanmas›, insan›n hayvandan daha büyük çizilmesi, bir yandan coflku ve motivasyonu art›r›r, bir yandan olmas› istenen seyrin imgenin de gücüyle olabilece¤ine inan›l›r. Çok mu mant›ks›z ya da ilkel görünmektedir? O halde kendinize flöyle bir soru sorun, çok sevdi¤iniz birinin foto¤raf›n› neden duvar›n›za asars›n›z ya da cüzdan›n›zda tafl›rs›n›z? Ya o resim bir gün kaybolursa ne hissedersiniz? Belki tanr›n›n sizi cezaland›raca¤›n› ya da kötü ruhlara

davetiye olaca¤›n› düflünmezsiniz, ama resmin kaybolufluna duydu¤unuz üzüntü ve s›k›c› durumu, moral bozuklu¤unu neyle aç›klars›n›z? Ma¤ara duvarlar›na çizilen resimler, elbette bizim hissetti¤imizden daha farkl› fleyler sunuyordu o dönem insan›na. O resimler büyüsel bir amaçla yararl›l›k (toplumsal ç›kar) fikrine hizmet ediyordu.

Sanat, toplumsal hareketin parças›d›r Sanat, insanl›¤›n tarihsel gelifliminin her döneminde ama özellikle de toplumsal hareketlerin öne ç›kt›¤›

dönemlerde ona koflut (ondan kopuk de¤il) ve onun bir parças› olarak önemli belirleyicilerinden biri olmufltur. Bu konuda hepimizin ilk akl›na gelen Rönesans (kapitalizmin feodalizme karfl› zafer süreci) Sovyet, Çin devrim süreçlerindeki ifllevleridir. S›n›flar ortaya ç›kal›beri karfl›t güçler aras›ndaki her z›tl›k sanat alan›nda da belirmifl, ezen egemenlerin sanat›yla ezilen halklar›n sanat› (t›pk› toplumsal faaliyetin her alan›nda oldu¤u gibi) çat›flma haline geçmifltir. Sanat faaliyetinde ortaya ç›kan bu çat›flma hali s›n›fsal bir karakter tafl›r, s›n›flar oldu¤u müddetçe de kaç›n›lmaz zorunluluktur. Karfl›t iki kutup aras›ndaki bu çat›flmada baz› dönemlerde sanat›n öne ç›kt›¤› da görülmüfltür. Her iki kutbun da amac› kitlelerdir: Biri kitleleri ileriye do¤ru tafl›mak için gerçe¤e iflaret eder, di¤eri gerçe¤i gizlemek için yalana, korkuya iflaret

eder. Her ikisinin karfl›laflt›¤› alansavafl arenas›- kitlelerin bilincidir. Ezilenlerin sanat› tarihin hemen her döneminde ezenlerin yasaklamalar›yla karfl›laflm›flt›r. Kitaplar toplat›l›p yak›lm›fl, türküleri ve danslar› yasaklanm›fl, say›s›z sanatç› uzun y›llar hapse at›lm›fl, idam edilmifltir. Tüm bunlara karfl›n ortada olan gerçek sanat hep var olmufl, ifllevini daha güçlendirerek de var olaca¤›d›r. Egemenler ezilenlerin sanat›n› yok say›p yasaklamakla yetinmiyor, ayn› araçla karfl›t sald›r›da da bulunuyor ve bu sald›r›lar toplumsal›n di¤er alanlar›ndan kopuk olmuyor. Kitlelerin bilincini, kendi sömürü iktidarlar›n›n ömrünü uzatmak için flekillendiriyorlar. Ne tür bir iktidar olursa olsun ömrü, kitlelerin taleplerinin karfl›lan›p karfl›lanmad›¤›yla do¤ru orant›l›d›r. Bunun fark›nda olarak kitlelerin taleplerini minimize etmek, gerçeklikle ba¤›n› zay›flatmak, kültürü s›¤laflt›r›p yozlaflt›rmak vb. için bilinç bulan›kl›¤› yaratmaya çal›flmaktad›r. Bütün bunlar› yapabilecek en etkili silah olaraksa sanat› görmektedir. Bundan dolay›d›r ki gerici iktidarlarla halklar aras›nda özü s›n›f çeliflkisi olan daimi, amans›z savafl, sanat (ve edebiyat) üzerinden de yürütülür. Toplumsal alanda hiçbir fleyin s›n›flar üstü olmad›¤› gibi sanat ve edebiyat da s›n›flar-üstü olmad›¤›ndan bu alan›n bizi ilgilendirmeyece¤ini, s›n›f mücadelemizden ba¤›ms›z olaca¤›n›, onun kendi bafl›na var oldu¤unu düflünmek s›n›f savafl›m›n› anlamayanlar›n mümkünüdür. Ya da burjuvaziye hizmet edenlerin yalanlar›d›r. fiimdi burada dural›m ve konuyu baflka yönleriyle ama özü ayn› olmak kofluluyla ele almaya çal›flal›m. Ekonomi Politi¤in Elefltirisine Katk›’da Marks flöyle der; “Bütün mitologya do¤a güçlerini hayal gücü içinde ve hayal gücü yoluyla ba¤›ml› k›lar, denetim alt›na al›r ve biçimlendirir. ‹flte bu yüzden de insano¤lu do¤a güçlerini gerçekten egemenli¤i alt›na ald›¤›nda, mitologya ortadan kalkar.” Bu al›nt›y› okudu¤umuzda, ilkel insan›n büyüsel ritüellerini hat›rl›yoruz. ‹mge (büyü) yoluyla do¤ayla kurdu¤u iliflkiyi hat›rl›yoruz. Fakat o kadar eskiye gitmeye gerek var m›? Belki iflin kayna¤›n› bilmek için evet.

Peki ya bugün aç›s›ndan ne demeliyiz? ‹lkel insanlar› çok gerilerde b›rakt›k. Aradan on binlerce y›l geçti. Bilimsel keflifler flafl›rt›c› dereceye ulaflt›. Mitologya hala var. Masallar, efsaneler, dinler, sanat hala var. Neden? Çünkü (insan) toplum-do¤a aras›ndaki çeliflme “gerçekten egemenlik alt›na” al›nmam›flt›r. ‹nsan›n do¤a karfl›s›ndaki güçsüzlü¤ü mitoslar›n gücüyle –elbette düfl dünyas›nda- afl›lmaktad›r. Do¤ayla insan aras›ndaki çeliflmede insan do¤ay› bu yolla kontrol alt›na almaktad›r. “Ne var ki mitoslar belirli koflullarda var olan somut çeliflmeler üzerine kurulmam›fllard›r ve dolay›s›yla da gerçe¤in bilimsel bir yans›mas› de¤ildirler.” (Mao) Sadece ama sadece özneldüflsel tasar›mlard›r. Bilimin geldi¤i noktaya bakarak mitoslar›n varl›¤›n›n anlams›zl›¤›n› düflünebiliriz. Zira ikisi birbirini d›fltalar görünmektedir. Fakat hala ve daha uzun süre boyunca insan mitoslara ihtiyaç duyacakt›r. Bilimin hala cevap olamad›¤› çok soru ve karfl›layamad›¤› çok ihtiyaçlar teker teker afl›lacakt›r ama bugün büyüyü, efsaneleri, masallar› vd. sadece tarih kitaplar›nda bulmuyorsak, hala gündelik yaflam›m›zda çokça, bir yerlerden okuyor, birilerinden duyuyor, tan›k oluyorsak bu bize insanlar›n bilinç flekillenmesi hakk›nda bilgi vermelidir. Nesnel dayanaklardan yoksun bu hikayeler (masallar-efsaneler) bireyin toplumsal yaflam içerisinde davran›fl, düflünüfl s›n›r ve biçimlerini belirler. Toplumsal ahlak kurallar›na göre de üretilen mitoslar bir nevi “terbiye etme” araçlar› olarak kullan›l›r. Bir kültür yarat›r ve bunda da oldukça etkilidir. Hemen akl›m›za gelebildi¤i gibi bu, egemenlerin asla görmezden gelemeyece¤i, sonuna kadar kullanmaktan çekinmeyece¤i güçlü bir silah olmufltur. Bizler devrime önder olan proletaryan›n saf›nday›z-yan›nday›z. O proletarya, kurdu¤u araç olan Komünist Partisi çat›s› alt›nda özgürlü¤e yürüyüflü gerçeklefltirmektedir. Proletaryan›n sadece kendisi için de¤il bütün ezilenler için bafllatt›¤› devrim yürüyüflünde ç›kar› olan köylüler, küçük burjuvazi ve di¤er ezilen emekçiler, yoksullar da proletaryan›n müttefikidirler. Hepsinin ortak amac› kendilerini sömüren ge-

rici iktidar› ortadan kald›r›p kendilerinin sahibi olaca¤› bir iktidar› kurmakt›r. Söylemeye gerek yok ki, y›kmak ve yapmak kavramlar›, mesele toplumsal bir devrimse, söylendi¤i kadar ve söylendi¤i biçimiyle mutlak baflar›y› getirecek ölçüde basit de¤ildir. Tarihsel pratikler göstermifltir ki on y›llara, yüzy›llara yay›lan, can alan ve can veren nesnelli¤e uygun düflen strateji ve onun ekseni içinde çokça takti¤i bar›nd›ran, yar›n› bugünden planlay›p kuran, toplumsal›n her alan›nda sürekli ve kesintisiz olarak eskiyi y›kan ve yeniyi o y›k›nt›lar aras›nda –t›pk› batakl›kta yefleren nilüfer misali- hayat veren bir meseledir. (Devam edecek)

Hatay-Samanda¤ 9. Temmuz Kültür ve Sanat Festivali yap›ld› 11–12–13–14 Temmuz tarihleri aras›nda Hatay’›n Samanda¤ ilçesi sahilinde düzenlenen 9. Evvel-i Temmuz Festivali coflkulu bir flekilde geçti. Festivalde “Tar›m”, “Türkiye’de Aleviler ve Demokrasi”, “Hrant Öncesi ve Hrant Sonras›” gibi birçok önemli ve güncel konular› içeren panel de gerçeklefltirildi. Akflam konserlerinin aç›l›fllar›nda ise Marafl, Çorum ve Sivas’ta katledilen insanlar an›ld›. Partizan olarak stand açt›¤›m›z festivalde “Faflizme, emperyalizme, feodalizme, komprador kapitalizme ve her türden gericili¤e karfl› durmak için ‹flçi köylü okuyal›m-okutal›m!”, “Demokratik Halk Devrimi için ‹flçi köylü okuyal›m-okutal›m!” sloganlar› eflli¤inde ‹flçi köylü gazetesi da¤›t›m› yap›ld› ve Samanda¤ ilçesine ba¤l› Çanakoluk köylülerinin baz istasyonu ile yaflam›fl oldu¤u sorunlar›n çözümü için destek verilmesi yönünde sesli ajitasyonlar yap›ld›. (Hatay ‹K okurlar›)


İşçi-köylü 15

25 Temmuz-7 Ağustos 2008

Yaflama ›fl›k tutan sözler...

* Yeterli zaman›m›z hep vard›r, yeter ki do¤ru kullanal›m. (Gothe)

* Tafl› delen suyun gücü de¤il, süreklili¤idir. (Anonim)

* Sorunsuz insan bulabilece¤iniz tek yer vard›r, o da mezarl›k. (Anonim)

* Gecenin en karanl›k saati sabaha karfl› olur. (‹ngiliz atasözü)

* Al›flkanl›k demirden bir gömlektir. (Çin atasözü)

* Eriflmek istedi¤i bir hedef olmayanlar, çal›flmaktan zevk almazlar. (Emile Rau)

* Hiçbir insan özür bulmada tembel insan kadar baflar›l› olamaz. (Anonim)

* ‹lerlemek kendimize verdi¤imiz bir arma¤and›r. (Joan Rivers)

* Deneyim bafl›n›za gelenler de¤il, bafl›n›za gelenlerle ne yapt›¤›n›zd›r.

‹nsanl›k günümüzden befl bin y›l önce eflitlikçi ilkel topluluktan katmanl› üretici toplulu¤a geçmifltir. Bu geçifl toplumu, ezen ezilen, sömüren sömürülen biçiminde bölmüfl parçalam›flt›r. Toplumun üretici güçlerini (üretim araçlar› ve gasp edilen emek de¤eri) eline geçiren egemenleflen yönetici s›n›f; sömürü ile elde etti¤i zenginli¤i ve “itibar›” koruman›n arac› olarak devlet denilen otorite ayg›t›n› orta-

Engelliler AKP önünde eylemde Egemenlerin emekçi halka yönelik uygulad›klar› hak gasplar› h›z kesmeden devam ediyor. Bu sald›r›lar karfl›s›nda yoksul halk›n baflkald›r›s› ve isyan› da yayg›nlaflarak devam ediyor. Egemenlerin son sald›r› paketlerinden birisi de özel e¤itime ihtiyaç duyan ö¤renci ve ailelerine yönelik haz›rlanan yasa tasar›s› olmufltur. UNESCO deste¤i ile hayata geçirilen e¤itim ve bak›m program› sayesinde fiziksel ve zihinsel engellilerin e¤itimi sa¤lanm›flt›r. Gündeme farkl› flekillerde gelen bu program sayesinde birçok

Ne Okuyal›m?

Da¤dan Kopan Atefl Yaflanm›fl olaylar›, deneyimleri incelemek, deneyim edinmek, olumluluk ve olumsuzluklardan ö¤renmek aç›s›ndan önemlidir. An›lar da daha çok bir kifliye odakl› olmalar›na ra¤men böyledirler. An›lar, bir kifli ekseninde asl›nda kiflileri yani genel olarak insan› anlat›r. Da¤dan Kopan Atefl isimli kitapta bir Sandinist olan Omar Cabezas

engelli e¤itim hakk›na kavuflmufl, birçok bak›ma muhtaç bak›m olana¤›na kavuflmufltur. Halk›m›za sa¤l›k alan›nda dönüflümün meyveleri olarak yans›t›lan bu projenin ömrü çok da uzun sürmemifltir. IMF, Dünya Bankas›, Avrupa Birli¤i gibi emperyalist kurulufllar›n kredi vermek için ön flart koflmas› ve UNESCO’nun finansman deste¤i sunmas› sonucunda uygulamaya giren program, son zamanda haz›rlanan yasa tasar›s›yla yeniden yap›land›r›lmakta, kaynaklar baflka ceplere aktar›lmak istenmektedir. Engellilerin ö¤-

an›lar›n› anlat›yor. Örgütlenmesinden ö¤renci gençlik içindeki faaliyetlerine, ard›ndan zorlu gerilla mücadelesi sürecine ve zorunluluk nedeniyle yeniden flehirlerde faaliyetine; k›sacas› bir kez net karar verdikten sonra mekânlar› de¤iflse de hiç kesintiye u¤ramayan mücadele hayat›n› anlat›yor. Cebazas henüz bir ö¤renciyken Sandinistlerle ba¤ kuruyor. Örgütlü olup olmama konusundaki ilk çeliflkilerini yo¤un bir iç hesaplaflmayla, muhasebeyle çözdükten sonra mücadele etmek konusunda kesin karar›n› veriyor. Ve bu karar› tüm olumsuzluklar›na ve zorluklar›na ra¤men kesintisiz olarak sürdürdü¤ü mücadelesinin ilk ad›m› oluyor… Büyük zannetti¤i örgütün küçük ve zay›f oldu¤unu ö¤rendi¤indeki hayal k›r›kl›¤›, verilen büyük kay›plar, gerilla yaflam›n›n tüm zorluklar›, eflinden ve çocu¤undan ayr› kalmas›, kitlelerle ba¤ kurmadaki sorunlar vb… Hiçbir olumsuzluk karfl›s›nda pes etmiyor. Onda, insan›n sa¤lam ideolojik gücüyle neler baflard›¤›n›

UMUT YAYIMCILIK’TAN 5 YEN‹ K‹TAP

Gorki’nin gitar›

(Aldous Huksley) * Böcek olmay› kabul edenler ezilince flikayet etmemelidirler. (F. Schiller) * Devekuflu yüke gelince ‘kuflum’, uçmaya gelince ‘deveyim’ der. (Türk atasözü)

ve taraflara bölünmüfltür. Her kli¤in demokrasiden uzak kendisine ve bekas›na uygun çeteleri kontrgerilla birimleri mevcuttur. Gündemde yer eden Ergenekon örgütü de bahsetti¤imiz karanl›k iliflkilerden ba¤›ms›z düflünülemez. Bu yap›lanman›n CHP gibi baz› sol maskeli partilerce sahiplenilmesi, mangalda kül b›rakmayan vatan millet savunucusu ulusalc›larla iliflkileri hangi kliklerin karanl›k maflas› oldu¤unun göstergesidir. Genel olarak düflünüldü¤ünde Ergenekon yap›lanmas›n›n ortaya ç›kar›lmas› ve bol rütbeli paflalar›n dahi deflifre edilmesinin ülkede estirilen demokrasi rüzgarlar›yla alakas› yoktur ve olamaz da. Olsa olsa ülkedeki ›l›ml› ‹slam kli¤i ile Kemalist klik aras›ndaki çat›flman›n sonucunda emekli edilmifl sad›k “eski dostlar›n” tasfiyesidir. ‹slamc› kli¤in eline geçirdi¤i sömürü f›rsat›nda derinleflme iste¤i, bunun

karfl›s›nda Kemalist kli¤in elinde kalan kaleleri koruma içgüdüsü sonucunda ortaya ç›kan çeliflkilerin, çat›flmalar›n ve restleflmelerin sonucudur. Bu yap›lanman›n suç dosyas› oldukça kabar›kt›r ve gündemde tart›fl›lanlarla da s›n›rl› de¤ildir. Bugüne kadar birçok devrimci, demokrat, yurtsever, ilerici yap›lanma, örgüt ve kifli bu kontrgerilla faaliyetinden üzerlerine düflen pay› alm›flt›r. Faili meçhul olarak adland›r›lan olaylarda bu yap›lanmalar›n pay› y›llard›r devrimciler taraf›ndan dillendirilmesine ra¤men hâkim s›n›flar taraf›ndan hep üstü kapat›lmaya çal›fl›lm›flt›r. Bu yap›lanman›n deflifre edilmesi ülkedeki çete ve kontrgerilla faaliyetlerinin bitti¤i anlam›na gelmez, sadece bu iflin figüranlar›n›n de¤iflti¤ini gösterir. Ülkemizdeki ve dünyadaki geliflmelere uygun olarak Ergenekon olay›nda ne gibi geliflmeler olaca¤› önümüzdeki günlerde ortaya ç›kacak. Ancak bu olay›n gündem k›z›flt›kça (özellikle ekonomik kriz, si-

yasal kriz ve ezilenlerin baflkald›r›lar›) farkl› yönleriyle kullan›laca¤› aç›kt›r. Ülkemizin komünist, devrimci ve ilericileri baflta olmak kayd›yla halk›m›z›n yaflananlar›n gerçek yönlerini anlama, araflt›rma ve do¤ru yerde saf tutmas› gerekmektedir. Yaflananlara karfl› kay›ts›z kalmak, kendili¤indenci bir tav›r almak gelece¤imizi bir avuç sömürücü ve onlar›n karanl›k eli kanl› cellâtlar›na teslim etmektir. Yaz›m›z› ülkedeki sosyo-ekonomik yap›y› zekice çözümlemeleriyle ortaya koyan devletin niteli¤ini apaç›k teflhir eden önder yoldafl›n sözleriyle bitirmek istiyorum. “Bütün yoldafllar, ülkemizin bütün komünist devrimcileri! Önümüzde çetin ama flanl› mücadele günleri var. S›n›f mücadelesinin denizine bütün varl›¤›m›zla at›lal›m! Bu mücadelede kahraman iflçi s›n›f›m›za fedakâr ve çilekefl köylülerimize, yi¤it gençli¤imize sonsuz bir güven duyal›m.” (Esenler’den bir ‹K okuru)

renim görme süreleri yasayla s›n›rland›r›lmakta, rapor yenileme haklar› yok say›larak kaderlerine terk edilmektedir. Yaflanan bu geliflmeler karfl›s›nda Türkiye Özel E¤itimciler Derne¤i yasa tasar›s›n›n Mecliste görüflülmesinden önce bir eylem plan› oluflturdu ve uygulamaya koydu. Eylem plan› do¤rultusunda ilk olarak ö¤renci velileri bütün siyasi partilere, Plan ve Bütçe Komisyonu’na faks çekerek bu durumu protesto etti. Bunlara ek olarak AKP ilçe baflkanl›klar› önünde eylemler yapt›. Son olarak 08.07.2008 tarihinde ‹stanbul AKP il binas› önünde yaklafl›k 2 bin kiflinin kat›l›m›yla bir protesto eylemi gerçeklefltirildi.

Eyleme çok say›da fiziksel ve zihinsel engelli ö¤renci ve ailesi kat›l›rken bu alanda faaliyet gösteren özel e¤itim merkezleri ö¤retmen ve yöneticileri de kat›ld›. ‹l binas› önünde toplanan kitle kap›lar›n yüzüne kapanmas›ndan sonra ›sl›klar ve sloganlarla bu durumu protesto etti. K›sa sürede gelen Çevik Kuvvet il binas›n› girifli ve çevresinde “güvenlik” önlemi alarak binay› engellilere karfl› korudu. Yaklafl›k iki saatlik bekleyiflin ard›ndan AKP il baflkan› veliler aras›ndan seçilen bir grup temsilciyle görüfl-

meyi kabul etti. Temsilcilere geçifltirme cevaplar veren il yönetiminin tavr› bir bas›n aç›klamas› yap›larak protesto edildi ve eylem sonland›r›ld›. (‹stanbul’dan bir ‹K okuru)

Faflfliizmin karanl›k güçleri, çeteler halka hesap verecek! ya ç›karm›flt›r. Devlet bir s›n›f›n di¤er s›n›f ve katmanlar üzerindeki bask› ve kontrol arac›d›r. Sosyo-ekonomik yap›n›n devaml›l›¤› devletin ve onun bürokratik organ›n›n siyasi-ekonomik ve askeri güçlülü¤üne ve istikrarl› durufluna ba¤l›d›r. Bizim gibi yar›feodal, yar›-sömürge ülkelerde sistem istikrarl› yap› oluflturamaz. Çünkü devlet Osmanl› ‹mparatorlu¤undan devrald›¤› yar›-feodal yap›y› tasfiye etmemifltir. Biçimsel k›smi de¤iflikliklerin ötesine gidememifltir... Sosyo-ekonomik yap›daki ilkellik nedeniyle sistem idaresi bir bütünsellik içerisinde de¤ildir. Devlet idaresi bu nedenle çeflitli kliklere

Gazete/Okur

görüyoruz. “‹flah›n› kesen ölüm korkusu” hisseden bir insan›n “da¤lara sonsuz bir inançla ç›kan” bir insana nas›l dönüfltü¤ünü, bu dönüflümün hesaplaflma ve güç kaynaklar›n› görüyoruz. Büyük bir güç oldu¤una inançla ç›kt›¤› da¤larda, gerilla olman›n tüm zorluklar›n› ve tüm güzelliklerini iç içe yafl›yor, anlat›yor. Açl›k, uykusuzluk, uzun ve zorlu yürüyüfller a¤›r yükler, halk kitlelerinin olumsuz yaklafl›mlar›, operasyonlar, flehitler… Fakat di¤er taraftan diktatörlü¤ün, yaflam›n her yönünü kirletemeyece¤inin kan›t› olan da¤larda da¤›n, çamurun, ya¤murun burjuva pisliklerden insan› ar›nd›rmas›, yo¤un yoldafll›k sevgisi, zay›f yanlar›n›n üzerine gitme, birlik olma ruhu ile mütevazili¤in ve insanc›l de¤erlere ba¤l›l›¤›n artmas›, çelikleflen irade… Yazar, gerilla hayat›n›n özellikle yeni kat›lanlar ve çeliflkilerle dolu oldu¤unu anlat›rken, hep inanca vurgu yap›yor. Bu sa¤lam inanç, kararl›l›k insanlar›n tüm zorluklar› aflmada temel anahtar oldu¤unu, her

zorlu deneyimlerde bunu sorgulad›¤›n› anlat›yor. Bir örnek verirsek; Yeni gerillalar, uzun bir yoldan yiyecek tafl›ma görevine gidiyorlar. Çantalar› da çok a¤›r. Ve hepsi ölesiye yoruluyor. Öyle ki çantalar›n› yerden kald›rmaya dahi güçleri yetmiyor. Fakat gitmeleri de gerekiyor. Aflmalar› gereken yüksek, dik bir tepe var. Bunun üzerine gerilla komutan› flöyle diyor savaflç›lara “yeni insan›n nerede oldu¤unu biliyor musunuz? T›rmand›¤›n›z tepenin üstündedir. Tam oradad›r. Gidin onunla buluflun, onu yakalay›n, aray›n, tutun. Yeni insan normal insan› aflm›flt›r. Yeni insan onda süper gayrettedir. Yeni insan yorgun bacaklar› aflm›flt›r. Ortalama insandan daha çok fley vermeye bafllayan ortalama insan vard›r. Tipik insanlardan fazla veren… Yorgun oldu¤unu unutmaya bafllay›nca kendisini unutunca, bir yana koyunca, yeni insan› bulacaks›n›z. Öyleyse yorgun ve bitkin hissediyorsan›z, bunu unutun ve tepeye t›rman›n. Tepeye ucunda yeni insandan bir parça bulacaks›n›z. Yeni insan› bulmaya tam buradan bafllayaca¤›z. Tam burada yeni insan flekillenecek.” Bunun üzerine yeni savaflç›lar, her zaman daha hafif yükle befl mola vererek ald›klar› yolu, bu defa çok daha a¤›r yüklerle ve yorgunluktan bitkin düflmüflken hiç mola vermeden kat ediyorlar… Geliflim mücadeleyle olur; ancak s›n›rlar›n› zorlayan insanlar geliflip ilerleyebilir, fiziki ve moral olarak güçlenebilir. Yeni bir insan›n do¤ufl sürecine tan›k oluyoruz

Da¤dan Kopan Atefl’te. Yazar inanç ve kararl›l›¤›n› flu ifadeleriyle çarp›c› olarak anlat›yor: “Tamam, binlerce insan ölebilir ama düflman› devirmek için dövüfle devam etmek zorundas›n. Muhaf›zlara karfl› ç›kmak için sen ölebilirsin, gerilla savaflç›s› olmak kesinlikle onurlu bir tutumdur. Ölümün kendi bafl›na bir protestodur… Önemli olan bir yurt için ölmesiydi. Düfllerimizi, umutlar›m›z›, isteklerimizi bir yana koyup da¤lara, bilinmeyene do¤ru gitmeliydik, her fleyin üstünde bu vard›.” Cabezas, sadece inanç ve kararl›l›¤›n› de¤il, tüm duygu ve düflüncelerini, yaflad›klar›n› da olabildi¤ince do¤al ve sade anlatm›fl. Güçlü ve zay›f yanlar›yla, çeliflkiler ve çeliflkileri aflma çabas›yla devrimci yaflamdaki birçok kesiti sunuyor asl›nda an›lar›yla. Zaman ve co¤rafyadan oldukça farkl› olsa da benzer hedefler için mücadele eden insanlar›n aras›ndaki benzerliklerin ayn›l›¤›n› görüyoruz. Bu yönüyle kitap bizlerden ve her birimizden çokça parçalar bulunacak, örnek al›nacak, özellikle de gerilla yaflam›n›n zorluklar› ve bunlar› aflman›n anahtarlar› aç›s›ndan birçok deneyim edinilecek güzel bir kitap. Dipten Gelen Dalga’n›n yüzeye ç›kmas›n›n da¤dan kopan atefllerle olaca¤›n› düflünenlerin ilgiyle okuyaca¤› Omar Cabezas’›n an› tarz›ndaki Da¤dan Kopan Atefl adl› kitab› Belge Yay›nlar› taraf›ndan bas›lm›fl ve 228 sayfadan olufluyor. (Bir ‹K okuru)

Yazar: Mircan Karaali Yay›nevi: Umut Yay›mc›l›k 19 Aral›k 2000’de 20 hapishaneye efl zamanl› düzenlenen operasyonda 28 devrimci tutsak katledilmifl, yüzlercesi yaralanm›flt›. F tipi hapishaneleri yaflama geçirmek amac›yla ’90’l› y›llardan itibaren haz›rl›klara bafllayan devlet, bu amac›na 2000 y›l›nda ulaflt›. Operasyon öncesi F tiplerine karfl› bafllat›lan ölüm orucu direnifli katliam›n ard›ndan daha da büyüyerek sürdü. Yaklafl›k yedi y›ll›k bir zaman dilimini kapsayan ve Türkiye devrim tarihinin önemli dönemeçlerinden birini oluflturan bu süreç F tiplerinde bask› ve zulüm direnifl ve umut ile yol almaya sürdürüyor. Gorki’nin Gitar› dikkatimizi F tipi hapishanelerin Türkiye tarihinden küçük bir kareye çekiyor. Kahramanlar› ise 19 Aral›k katliam›n› yaflam›fl, idealleri u¤runa ortaya koyduklar› irade ile büyük bir direnifl meflalesi yakan devrimci tutsaklar. Yazar›n da ifade etti¤i gibi roman aynadan yans›yanlara bir cümle ekleme kayg›s› tafl›yor. Yazar roman›n yaz›m›na katliamdan 5 y›l sonra bafllam›fl. Bayrampafla Hapishanesi’nin B–4 ko¤uflunda tedavi amac›yla kalan bir tutsa¤›n anlat›mlar›ndan yola ç›kan yazar yaflanan “manzaran›n” bir bölümünü k⤛da dökmüfl. ‹skeletorlar›n ordusuna karfl› halk› için savaflan yürekli büyük komutan Gorki’nin etraf›nda örülen romanda tradeji ile mizah, ac› ve sevinç, yaflam›n renkleri gibi birarada. Gitar›n› elinden düflürmeyen Gorki’den gün boyunca volta atarak radyo dinleyen Resul’e, haf›zas› her gün silinen ve yaflama her sabah yeniden bafllayan Mahir’e kadar birçok tutsa¤›n özgün öyküleri ve daha birço¤u… Her tutsa¤›n zulme karfl› direnifli yarat›lan de¤erlere daha fazla anlam yüklüyor. Korsakof hastal›¤›na yakalanan tutsaklar›n trajik-komik öyküleri ile gülümseyecek, kanser olmas›na ra¤men tahliye edilmeyen Yaflar’la birlikte öfkeniz bilenecek. Yazar halk›n özgürlü¤ü u¤runa yollara düflen bu u¤urda solu¤unu sak›nmayan devrimcilerin direniflini günlük yaflam›n gözeneklerinden yans›t›yor. Estetik ve dil anlam›nda zay›f kalsa da roman dönemin ana renklerini okuyucuya sunmay› baflarm›fl. Yazar›n ilk kitap çal›flmas› olan Gorki’nin Gitar› ça¤dafl prometeuslar› daha yak›ndan tan›mak isteyenler için okunmaya de¤er. Yazar›n hala F tipinde “ikamet etti¤ini” de ekleyelim. (Bir ‹K okuru)

‹LAN GAZETEM‹Z‹N ANKARA ‹RT‹BAT BÜROSU TAfiINMIfiTIR. YEN‹ ADRES: SIHHIYE MAH. SÜLEYMAN SIRRI SOK. YUNT AP. NO: 19/7 ÇANKAYA TEL NO: 430 67 65


±CMYK

iflçi-köylü Demokratik Halk ‹ktidar› ‹çin

www.iscikoylu.org

B‹Z HALKIZ GELECEK ELLER‹M‹ZDED‹R

UMUT YAYIMCILIK VE BASIM SANAY‹ LTD. fiT‹ Yönetim yeri: Gureba Hüseyin A¤a Mah. ‹mam Murat Sok. No:8/1 Aksaray-Fatih/‹STANBUL Tel: (0212) 521 34 30 FAKS: (0212) 621 61 33 Sahibi ve Yaz›iflleri Müdürü: Çilem ÖNSEL Bask›: Gün Matbaac›l›k Beflyol Mah. Telsizler Mevkii Akasya Sk. No:23/A K.Çekmece/‹stanbul Tel: 0212 426 63 30-580 63 80

e-mail: umutyayimcilik@ttmail.com

BÜROLAR KARTAL: ‹STASYON CAD. DÖRTLER APT. NO: 4/2 KARTAL, TELEFAKS: (0216) 306 16 02 Cep: 0 537 270 75 60 ANKARA: SIHHIYE MAH. SÜLEYMAN SIRRI SOK. YUNT AP. NO: 19/7 ÇANKAYA TEL: (0312) 430 67 65 Cep: 0 535 562 33 72 ‹ZM‹R: 856 SOKAK, NO:48/203 KEMERALTI KONAK, TEL: (0232) 446 78 07 Cep: 0 555 561 04 03 MALATYA: DABAKHANE MAH. TURGUT TEMELL‹ CADDES‹ BARIfi ‹fiHANI KAT: 3 NO: 94 ERZ‹NCAN: ORDU CAD. ORDU ‹fiHANI KAT:3 TEL: (0446) 223 67 18 CEP: 0 536 697 94 19 BURSA: SELÇUK HATUN MAH. ÜNLÜ CAD. SÖNMEZ ‹fi SARAYI KAT: 2 NO: 185 HEYKEL, TEL: (0224) 224 09 98 Cep: 0 536 613 81 98 MERS‹N: S‹L‹FKE CAD. ÇAVDARO⁄LU ‹fiHANI KAT: 3 NO: 118 MERS‹N Cep: 0545 685 25 27 AVRUPA MERKEZ BÜRO: WESELER STR 93 47169 AS-DRUCK DUISBURG-ALMANYA TEL: 0049 203 40 60 958 FAKS: 0049 203 40 60 959

“Munzur cand›r, bu cana bir can da sen kat!” ‹nsanlar›n yeniden topraklar›na geri dönmesi, özüne, geleneklerine sahip ç›kmas›, kendini rahat bir flekilde ifade etmesi için Munzur Kültür ve Do¤a Festivali çeflitli DKÖ ve destekleyen ilerici kurumlar taraf›ndan organize edildi. Bir ihtiyac›n ürünü olarak ortaya ç›km›flt›r bugüne kadar yap›lan halktan yana, halk›n sorunlar›na e¤ilen festivaller. Ve yine bir tak›m ihtiyaçlar›n ürünü olarak ortaya ç›kan demokratik kitle örgütleri (baz› güçlerin kendi karanl›k ifllerini görmek için kurduklar›ndan bahsetmiyoruz elbette) öncülü¤ünde halk›n sorunlar›n›, taleplerini dile getirdi¤i, kültürlerini yaflatt›¤› veya icra ettikleri festivallerde uzun y›llard›r birçok yerde yap›lmaktad›r. Yap›lan bu festivallere öncülük eden kurum, kurulufl veya flah›slar›n durumlar›na, politik durufllar›na göre ileri bir muhtevada olanlar veya tamamen geri bir noktada duranlar bulunmaktad›r. Sistem taraf›ndan desteklenen, finanse edilen burjuva-yoz kültürün kendine yaflam buldu¤u; içki vb. su olup akt›¤› festivaller (Rock’›n Coke gibi) bahsetti¤imiz geri noktan›n temsilcileridirler. Bunun yan›nda sanata, sanatç›ya, dillere, farkl› görüfl ve düflüncelere tahammül eden festivaller de (Munzur, Diyarbak›r vb.

festivaller gibi) bulunmaktad›r ülkemizde. ‹lerici ve demokratik bir muhtevaya sahip olsalar da bu festivallerin de elefltirmemiz ve de¤ifltirmemiz gereken birçok yanlar› bulunmaktad›r. Bizler devrimciler olarak elefltirileri, önerileri bir fleyin daha iyiye, güzele, do¤ruya do¤ru gitmesi; kendini yenilemesi ve de¤ifltirmesi için yapar›z. Bunun ötesinde bir amaç ve niyetimiz olamaz. Bu nedenledir ki, yap›lan elefltirilerin ve önerilerin dikkate al›narak üzerinde düflünülmesi ve gerekli derslerin ç›kar›lmas› en sa¤l›kl› olan›d›r. Bu yaz›m›z bu y›l 8.si düzenlenecek olan Munzur Kültür ve Do¤a Festivali’ne iliflkin olacakt›r. Elbette burada yazd›¤›m›z görüfl ve önerilerimizi, elefltirilerimizi gerekli platformlarda dile getirdik, getirmeye de devam etmekteyiz. Afla¤›da Dersim halk›ndan ald›¤›m›z görüfllerde de görece¤iniz gibi, elefltiriler, öneriler hemen hemen ayn› noktada buluflmaktad›r. Bu ne-

denle bir kez daha bu sayfalarda bu düflünceleri dile getirme ihtiyac› duyduk. Uzun y›llar boyunca Dersim’de uygulanan OHAL, g›da ambargolar›, soka¤a ç›kma yasaklar› ve bu uygulamalara paralel olarak da yaflanan, yaflat›lan iflkenceler, katliamlar, bask›lar, köy yakmalar, zorla göç ettirme vb. birçok uygulamayla yüz yüze kald› Dersim halk›. Dersim co¤rafyas› da bu uygulamalardan fazlas›yla nasibini ald›. Ormanlar› yak›ld›, köprüleri y›k›ld›, sular›n›n önüne baraj ad› alt›nda setler çekilerek iklimi de¤ifltirildi. At›lan zehirli bombalarla, zararl› hayvanlarla var olan bitki örtüsü büyük oranda tahrip edildi. Bu sayd›¤›m›z uygulamalar›n hemen hepsi bugünde yaflanmaktad›r Dersim topraklar›nda. Neredeyse Dersim’de yaflayan halk kadar polis, asker, istihbaratç› vs.nin yafland›¤›, iflgal alt›ndaki topraklar› and›ran bir flekilde helikopter seslerinin hiç kesilmedi¤i, sokaklarda sivil araçlardan çok polis arabas›, panzer ve z›rhl› araçlar›n dolaflt›¤› bir yer bugün hala Dersim. ‹flte böylesi bir dönemde insanlar›n yeniden topraklar›na geri dönmesi, özüne, geleneklerine sahip ç›kmas›, kendini rahat bir flekilde ifade etmesi için Munzur Kültür ve Do¤a Festivali çeflitli DKÖ ve destekleyen ilerici kurumlar taraf›ndan organize edildi. Elbette bu-

nun yap›lmas› sistem taraf›ndan hazmedilen, istenilen bir durum olmad›¤› için birçok zorluk ç›kar›ld›. ‹ki festival ertelendi, birçok kifli ve kurum hakk›nda soruflturmalar, davalar aç›ld›. Bu dönemlerde yurtiçi ve yurtd›fl›ndan Dersimliler ve Dersim dostlar› taraf›ndan festival sahiplenilmifl, inad›na yo¤un kat›l›mlar olmufltur. Ancak zamanla festivallerin içeri¤inden tutal›m da, ifllenen temas›na kadar birçok konu özünden uzaklaflmaya, bir siyasal düflüncenin politikas› do¤rultusunda belirlenmeye bafllam›flt›r. Kat›l›m sa¤layan kitleler de istediklerini bulamay›nca festivallere kat›l›mlarda da düflüfller yaflanmaya bafllam›flt›r. (Kat›l›m›n düflmesinde devletin bilinçli olarak yapt›¤› anti-propaganda ve yalan haberlerin etkisini es geçmemek gerekmektedir.) Bütün bunlar›n yan›nda esasta festivalin özünden uzaklaflmaya bafllad›¤› noktas›ndaki elefltiriler üzerinde durmak gerekmektedir. Yap›lan festivaller belirlenen ana temalar do¤rultusunda içeri¤i en iyi flekilde doldurularak yap›lmaya çal›fl›l›r. En geri durumda bulunan anlay›fllar aç›s›ndan bile bu durum böyledir. Ancak Munzur Kültür ve Do¤a Festivali bu noktada ortaya ç›k›fl slogan› ve amac›na uzak pratikler izlemektedir. Dersim dili ve

kültürü özellikle sistemin bilinçli politikalar› nedeniyle yok olmakla karfl› karfl›ya bulunmaktad›r. Ülkemizdeki devrim mücadelesinin tohumlar›n›n ilk at›ld›¤› yerlerden biridir Dersim. Ve bu gelenek ödenen onca bedele ra¤men devam ettirilmektedir. Yüzlerce k›z› ve o¤lu devrim mücadelesinde sonsuzlu¤a u¤urlanm›flt›r. Bu nedenledir sistemin sald›r›lar›. Ancak festivallerde son y›llarda bu kültürü yans›tacak, tan›tacak, yok olmaya yüz tutmufl yönlerini a盤a ç›kartacak bir çal›flma bulunmamaktad›r. Yerelde yetiflmifl birkaç müzisyenin verdi¤i müzik dinletileri ve bir-iki tiyatro oyununun ötesine gitmemektedir bu çal›flmalar. Özellikle Dersim’li halk›n›n elefltirisi ve beklentisi bu yöndedir. Yine ad›nda do¤a olan bu festivalimizde do¤aya dair (son gün yap›lan Munzur yürüyüflü ve bir-iki panelin d›fl›nda) bir fley yap›lmamaktad›r. Örne¤in 2007 y›l›nda yap›lan festival öncesi ve süresince Hozat ilçesine ba¤l› Kinzir ormanlar› ve Pülümür ilçesine ba¤l› ormanlar bir hafta boyunca devlet taraf›ndan yak›ld›. Ancak Festival Tertip Komitesinden bu konuya yönelik herhangi bir tepki, giriflim

ya da aç›klama yap›lmam›flt›r. Devrimci örgütlerin yapt›¤› bir bas›n aç›klamas›n›n ötesinde yap›lan öneriler ve talepler Tertip Komitesi (TUDEF hariç) taraf›ndan reddedilmifltir. Bizim buradan festivalle ilgili Dersim halk›na ça¤r›m›z halk›m›z›n yo¤un bir flekilde kat›l›m sa¤layarak bu çal›flmay› sahiplenmesi, eksikliklerini, elefltirilerini gerekli yerlere sesli bir flekilde ileterek yap›lan yanl›fllar›n düzeltilmesi noktas›nda müdahil olunmas›d›r. Kendi kültürüne, diline, do¤as›na sahip ç›kan, bu do¤rultuda yap›lacak bir çal›flmayla daha genifl kitlelerin kat›l›m› (bu kat›l›m sadece izleyici olmak anlam›nda de¤il, içinde yer alarak çal›flmak anlam›nda) sa¤layan, herkesin kendi özgün düflüncesi ve rengiyle kendini ifade edebilece¤i, düflüncelerini tart›flt›rabilece¤i bir ortam, konserden çok kültürel etkinlikleriyle öne ç›kan; popüler isimlerle de¤il kendi kültürüne uygun çal›flmalar yapan isimlerle ifllenen bir festival istenmekte, özlenmektedir. Yaflad›¤› bütün ac›lara ra¤men ayakta durmay› baflarm›fl, onurlu duruflunu korumufl Dersim’e Munzur’a bir can daha katmak için festivalde buluflal›m.

Festivale iliflkin görüfller... Festivale iliflkin görüfller... Festivale iliflkin görüfller...

Festivalle ilgili belki de en çok söz hakk› olan, ancak ne program›n oluflturulmas›nda, ne öncesinde, ne de sonras›nda fikri sorulmayan Dersim halk›na festivalle ilgili ne düflündüklerini sorduk. Beklentiler, flikayetler, istekler benzer. Festivalin içinin doldurulmas›, bölge kültürünün ve dilinin iyi ifllenmesi, sorunlar›n dile getirilmesidir. Yüksel: Festivalin bafllang›ç amac› burada yaflanan s›k›nt›lar› ka-

ygar: Bence festival tam bir soru iflaretinden ibaret. Munzur diyoruz, hala barajlar devam ediyor. Kültür diyoruz yozlafl›yoruz; do¤a diyoruz her gün ormanlar›m›z yan›yor. Ve biz hala Munzur Kültür ve Do¤a Festivali diyoruz. Ve bütün bu sorunlar› dört gün içinde çözecekmifl gibi davran›yoruz. Ancak 4 günlük süre içinde her gelen bu sorunlara dair bir fleyler söylese de, özüne e¤lence damgas›n› vuruyor. Sorunlar› ifade etmek bunlar› çözmek anlam›na gelmiyor. Bence belki de festival insanlar› daha fazla duyars›zlaflt›r›yor. ‹nsan çevresinde yafla-

U

rum gerekçe olarak öne sürülmektedir. Tüm bunlar›n yaflanmas›n›n nedenlerinden biri de devrimci kurumlar›n yetersiz kalmalar›d›r. Ahmet amca: Ben her sene festivale gidiyorum. Be¤eniyorum ama festivalde bizim dile önem verilmelidir. Dilimizi konuflal›m ki kaybolmas›n. Dilimizde filmler ç›kar›ls›n, gençler dilimizi unutmas›n. Düzgün (Hese M›ste’nin torunu): Festivalin bafllang›c› buradaki göçü duyurmak ve engellemekti. Dersim’i devlet d›fllam›flt›r. Ve insans›zlaflt›rmak için kapsaml› bir politika izliyorlar. Sistemin bu politikas›ndan sadece insanlar zarar görmedi. Dersim’in do¤as› da nasibini ald›. Munzur’un tepelerine, vadilerine kimyasal bombalar b›rak›lmaya baflland›. Ormanlar yak›l›p, köyler yak›lmaya baflland›. Çeflitli barajlar yap›-

larak Dersim do¤as› imha edildi ve edilmeye devam ediyor. Kalan köylere sistemin görevlendirdi¤i Valiler taraf›ndan zorla camiler yapt›r›ld›. Mescitler aç›ld›. Dersim deyince ac›lar, gözmuoyuna yans›tmakt›r. Ancak buyafllar›, kan ve revand›r akl›gün bak›ld›¤›nda özünden uzaklaflt›m›za gelen. Art›k bu bizim ka¤›n›, e¤lence ortam›na dönüfltü¤üderimiz haline gelmifltir. nü hep beraber görüyoruz. ‹limizde yap›lan festival yavafl Dersim’de devletin dayatt›¤› yavafl özünden sapt›r›lmaya çal›fl›l›çeflitli politikalar her zaman oldu¤u yor. Kimileri bir do¤a festivali, kigibi bu halk› sindirmek içindir. Komileri bir flenlik, kimileri gezinti ruculuk bunun bafll›ca örneklerinamaçl› görmektedir. Bana göre dendir. Dersim halk›n›n s›k›nt›lar›ise olanlar› hat›rlama ve görn›n bafl›nda iflsizlik gelmektedir. Ve me festivali olmal›. E¤er bunlar› bugün insanlar›n koruculuk dayatgörmezsek, yeni ac›lar›n her an bamas›n› kabul etmelerinde bu dufl›m›zda olaca¤› bilinmelidir. Bu festival onun için Dersim festivali olmal›d›r. Do¤am›z›, insan›m›z› korunanlardan çok hangi sanatç›n›n gema, sahiplenme festivali olmal›d›r. lece¤ini, o akflam nas›l e¤lenece¤iBen bir de fluna de¤inmeden geçeni düflünüyor. Buna en iyi örnek meyece¤im. Son zamanlarda devgeçen y›lki festivaldir. Hastanede let güçleri yak›lan ormanlar›m›z› bu gerilla cenazeleri, bir yanda yanan sefer de tahrip edip seyreklefltiormanlar, di¤er yanda flaaflal› ortama adapte olrerek yeni isimler alt›nda do¤a mufl bir y›¤›n insan. Ve emed Karer: Festivalde Dersim kültürü ve Za- katliam›n› sürdürmekteler. Yol festival bittikten sonra zaca’ya yeterince yer verilmedi¤i için pek gitmi- boylar›nda sa¤l› sollu 100-150 m konuflulan acaba gelecek yorum. Ben istiyorum ki Zazaca ve Dersim tarihi üze- geniflli¤inde güvenlik amaçl› ory›l hangi sanatç›lar gelerine araflt›rma yapm›fl kiflilerin panelleri olsun. Kürt dil man tahribatlar› düflünülmektecek oluyor. Bence devbilimcileri yerine Zazaca dil bilimcileri de olsun. Halk›n dir. Civardaki orman köyleri yok rimci, demokrat, yurtseda bu yönde flikayeti var. Kendileri ile ilgili pek bir fley edilmeye çal›fl›lmaktad›r. Yani bir ver dostlar›n bu festivale taraftan ormanlar›m›z› katlederbulam›yorlar. Sadece konser olmas›n. sahip ç›kmas› ve özüne ken bir taraftan da devrimcilerle kavuflmas›n› sa¤lamas› gedemokrat köylülerimizi karfl› rekiyor. karfl›ya getirmeye çal›fl›yorlar. Buradan sizin arac›l›¤›n›zla ses-

M

lenmek istiyorum, kimse bu oyuna gelmemelidir. Bize yap›lmak istenen oyunlar›n karfl›s›nda tek vücut olmal›y›z. Çal›flma hayat›n›zda sizlere ve gazete emekçilerine baflar›lar diliyorum. Teflekkür ediyorum. Olcay Demir: Devlet bu bölgeyi yok sayarak yat›r›m yapmad›¤› için, bence insanlar kendi inisiyatiflerini kullanarak buradaki ekonomik darlaflmay› biraz da olsa aflabilmek için festivallere baflvurdu. Bunun d›fl›nda bu festivalin siyasal bir yönü de bulunmaktad›r. Buradaki s›k›nt›lar› duyurmak, çözmek için bir ad›m olarak de¤erlendirildi. Ama bugün buna çok da hizmet etmemektedir. Amaç adeta ekono-

mik yöne kayd›r›lm›flt›r. Bana kal›rsa festival biraz daha halk›n sorunlar›na de¤inen (sa¤l›k, ekonomik, siyasi vs.) bir içerikte olmal›d›r. Bu durumda siyasi yap›lar›n da pay› bulunmaktad›r. Mesela festivalde halka gitmekten ziyade, halk›n onlara gitmesini bekliyorlar. 4 gün boyunca stantlara yo¤unlafl›l›yor. Daha fazla sosyal içerikli etkinlikler, mahalle etkinlikleri düzenlenebilir. Buran›n halk›n› bu etkinliklere katmak gerekmektedir. Festival etkinlikleri oluyor ama halk›n ne istedi¤ini kimse sormuyor. Her kurum kendine yak›n sanatç›lar› ç›karmaya çal›fl›yor. Bu da çok iyi olmuyor.