İşçi-Köylü Sayı 7

Page 1

YENİ DEMOKRASİ YOLUNDA

işçi-köylü

www.iscikoylu.org

7

*Y›l:1 *25 Nisan-8 May›s 2003 *Fiyat›: 500 000 TL ISSN:1303-9350

Ma y›s›n k›z›ll›¤›yla emper y alist iflg ale

k arfl› dur al›m

Emperyalist sald›rganl›¤›n artt›¤› bu süreçte 1 May›s’ta alanlarda olmak; emperyalist haydutlara ve iflgalci korsanlara karfl› dünya halklar›n›n kardeflli¤ini hayk›rmak ve sald›r›lara yan›t olmakt›r. ABD ve ‹ngiliz emperyalistleri Irak’› iflgal ederek dünya halklar› nezdinde bir kez daha emperyalizmin gerçek yüzünü gösterdiler. Bir kez daha amaçlar›n›n “sonsuz özgürlük” de¤il, ya¤ma ve talan oldu¤unu gözler önüne serdiler. Bu amaçlar›na varmak için Irak’› yerle bir eden emperyalistler ve uflaklar› flimdi de “insani yard›m” naralar› atarak i¤renç bir f›rsatç›l›k içinde “Irak’› yeniden infla etmeye” çal›fl›yor.

Emperyalizm kendi sonunu haz›rl›yor

1 May›s meydan okuma günüdür 2003 y›l› 1 May›s’›na insanl›k düflmanlar›yla hesaplaflman›n k›z›flt›¤› günlerde giriyoruz. Böyle bir süreçte 1 May›s, emperyalizme karfl› savafl and›m›z› tekrarlaman›n, zafer tutkumuzu yenilemenin, umudu büyütmenin, Irak halk›na yönelik giriflilen katliama yan›t olman›n ad›d›r.

Irak direnifli ve devrimci iradenin rolü Bugün Irak’› iflgal eden ABD emperyalistleri, Irak’ta halka önderlik eden devrimci bir iradeyle karfl›laflmad›klar› için, halk›n kendili¤indenci ve örgütsüz direnifliyle karfl›laflt›lar. Ama ayn› ABD emperyalistleri devrimci, anti-emperyalist önderliklerin kolektif bir güzergahta, irade birli¤i temelinde örgütledi¤i nice halklar›n direniflinde ise a¤›r yenilgiler tatt›lar. Bunlar›n içinde Vietnam halk›n›n karfl›s›nda u¤rad›klar› yenilgi, bugüne de¤in belki de tarihlerinin en a¤›r yenilgisidir. Sayfa 8

Irak’taki petrol rezervlerine sahip olan emperyalistler, sözkonusu sald›r›lar›n›n Irak’la s›n›rl› kalmayaca¤›n› da belirtiyorlar. Sa¤lad›klar› askeri üstünlü¤ün zafer sarhofllu¤u ile dünya halklar›na yönelik daha aç›k tehditler savuran emperyalistler, ayn› zamanda kendilerinin sonunu haz›rlayan kin ve nefretin de tohumlar›n› at›yorlar.

ÇIKTI

Say›: 2003-07

Umut Yay›mc›l›k Bürolar›nda

Fikret Baflkaya

SÖYLEfi‹ Her fleyden önce Irak’a yap›lan müdahale bir savafl de¤il bir fetih ve sald›r› hareketidir. Dolay›s› ile bu müdahale karfl›s›nda Ortado¤u halklar› taraf›ndan ciddi bir anti-emperyalist duruflun sergilenece¤ini görmek gerekiyor. Sayfa 20-21

DER‹ ‹fiÇ‹LER‹ PATRONLARI UYARDI Tuzla Deri Organize Sanayi’de çal›flan Deri-‹fl Sendikas› üyesi iflçiler, sözleflme görüflmelerinin t›kanmas› üzerine yapt›klar› eylemde sözleflmenin imzalanmamas› halinde üretimi durduracaklar›n› söylediler. Sayfa 22

‹flçi-köylü’den EMPERYAL‹ZM‹N VE UfiAKLARININ SALDIRILARINA KARfiI 1 MAYIS’TA 1 MAYIS ALANINA Emperyalizmin Özgürlü¤ü: Ya¤malama! Sayfa 30


25 Nisan-8 Mayıs 2003

6

2

1 MAYIS’TA EMPERYAL‹ST SAVAfiLARA, ‹fiGALLERE VE KATL‹AMLARA KARfiI ALANLARDA OLALIM

KAZANILMIfi HAKLARIMIZA DOKUNULMAMASI, TAfiERON F‹RMALARLA KÖLECE ÇALIfiMAYA SON VER‹LMES‹, PARASI OLANA SA⁄LIK POL‹T‹KASININ KALDIRILMASI ‹Ç‹N 1 MAYIS’TA SES‹M‹Z‹ YÜKSELTEL‹M IRAK’I YAKIP YIKANLAR fi‹MD‹ DE IRAK’I YEN‹DEN ‹NfiA ETMEK ‹ST‹YORLARMIfi(!) 1 May›s’ta bütün dünyada eme¤in temsilcileri bir kez daha alanlarda. Din, dil, cins ve renk ayr›m› yapmadan emekçiler kol kola 1 May›s’› kutlayacaklard›r. Bu 1 May›s’›n ayr›t edici özelli¤i, bafl›n› ABD ve ‹ngiliz emperyalistlerinin çekti¤i sald›rganl›k savafl›yla Irak halk›n›n üzerine ya¤an bombalar›n, binlerce insan›n ölümü, yaralanmas›, yüz binlerce insan›n yerlerinden edilmesi ve y›k›lm›fl flehirlere neden olmas›d›r. Irak’a ‘özgürlük’ ad› alt›nda bafllat›lan bu vahflice sald›r›da, ABD ve ‹ngiltere’nin esas hedefinin Irak’›n zengin petrollerine sahip olmalar› gelmektedir. Irak’›n nas›l paylafl›laca¤›, kimin hangi bölgelere sahip olaca¤›, ABD ve ‹ngiliz firmalar›n›n y›k›lan Irak’› yeniden inflada birinci s›rda yer alaca¤›n› ve bu operasyona kat›lmayanlar›n Irak’tan pay almayacaklar›n› ilan eden ABD ve ‹ngiltere’ye karfl›n, Fransa, Almanya ve Rusya buna itiraz ederek Irak’a

insani yard›m ald› alt›na kendi firmalar›n›n da Irak’a girmeleri gerekti¤ini aç›klayarak pay istemeyi ihmal etmediler. 11 Eylül’le tüm dünyada bafllat›lan bu emperyalist sald›rganl›kla, halklara karfl› bir sald›r› bafllat›ld›. ABD dünya’n›n tek jandarmas› oldu¤unu ilan ederek herkesi kendisinden yana tav›r almaya zorlad›. Afganistan iflgaliyle korku ve gözda¤› verilmeye baflland›. Irak’a sald›rmaya karfl› olduklar›n› aç›klayan Almanya, Fransa ve Rusya Afganistan operasyonunda en aktif görevleri üstlenerek sald›r›ya kat›ld›lar. Irak’a sald›r›ya karfl›y›z demeleri inand›r›c› gelmiyor. Bafl›n› ABD’nin çekti¤i bu emperyalist sald›rganl›k savafl› Irak’la s›n›rl› de¤ildir. Daha flimdiden Suriye ve ‹ran’› tehdit etmeye bafllamalar› Ortado¤u’da yeni savafllar›n ç›kmas›n›n habercisidir. Bu emperyalist sald›rganl›k savafl›n› durdurmak ve karfl›

ç›kmak için her alanda sesimizi yükseltelim. SAVAfiIN FATURASINI NEDEN B‹Z ÖDEYEL‹M Afganistan savafl›nda, savafl›n faturas› çal›flanlara ç›kart›ld›. Hükümetler sözüm ona Afganistan’›n yeniden inflas› için her fleye zam yapt›, benzin ve sigara baflta olmak üzere yap›lan zamlar biz çal›flanlardan s›rt›na yüklenerek, Afganistan’da ifl yapan büyük firmalara verildi. fiimdi s›rada Irak var. Savafl› ç›karan yak›p y›kan onlar, paras›n› ödeyen ise bizleriz. Buna müsaade etmeyelim. Emekçilerin bu savafltan hiçbir ç›karlar› yoktur. Tüm dünyada bu savafl›n durdurulmas› için sokaklara döküldüler. ABD ve ‹ngiltere tüm bu karfl› ç›k›fllara ve uluslararas› hukuku tan›madan Irak’a sald›rd›lar. Bunun faturas›n› ödeyecek olan bizler de¤il, ABD ve ‹ngiltere’dir.

işçi-köylü senin sesin!

‹NSANLAR GELECE⁄‹NDEN EM‹N DE⁄‹L Avrupa Birli¤i içinde yer alan tüm ülkelerde emekçileri büyük sorunlar bekliyor. ‹flsizli¤in 20 milyona dayand›¤› Avrupa Birli¤inde sosyal haklar her geçen gün daha da gerilere çekilmektedir. Merkezi bir politika izleyen Avrupa Birli¤i hükümetleri, ayn› anda ve benzer kararlar alarak yürürlü¤e koyduklar› politikalarla sosyal devlet anlay›fl›n›n art›k ortadan kald›r›lmas› için zaman›n geldi¤i üzerinde çal›flmalar yapmaktad›rlar. Zorunlu ek emeklilik sigortas›n›n getirilmesi, iflten ç›kartmalar›n kolaylaflt›r›lmas›, iflsizlik paras› süresinin düflürülmesi, tedavilerde hastalara paran›n bir k›sm›n›n ödettirilmesi, az ücretle Tafleron firmalarda çal›flmaya zorlama ve vergilerin yükseltilmesi emekçileri zor günlerin bekledi¤inin

ABONEL‹K fiARTLARI 6 AYLIK: 10.200.000 1 YILLIK: 20.400.000

OKU-OKUT! ABONE OL! ABONE BUL!

NOT: ‹stedi¤iniz süreye denk gelen oranda paray› hesap numaralar›m›za yat›rarak banka dekontunu yay›nevimize fakslay›n›z ya da postalay›n›z. Abonelik ücretine posta masraflar› dahildir.

habercisidir. ‹flverenler iflsizli¤i ve ekonomik durgulu¤u öne sürerek toplu ifl görüflmelerinde s›f›r ücret, yada %2 ücret art›fl›yla bu durumu kendi lehlerine kullanmak istiyorlar. Hayat pahal›l›¤› ve getirilen ek ödenekler ve kesintileri hiç hesaba katmadan emekçiler yaflamaya mahkum edilmektedir. Üreten biz, kâr eden, s›rt›m›zdan büyük kazançlar elde edenler ise büyük tekellerdir. - YAfiASIN 1 MAYIS - ABD VE ‹NG‹L‹Z EMPERYAL‹ST GÜÇLER‹ ELLER‹N‹Z‹ ORTADO⁄U’DAN ÇEK‹N YAfiASIN PROLETARYA ENTERNASYONAL‹ZM‹ AT‹K Avrupa Türkiyeli ‹flçiler Konfederasyonu www.atik-online.org

Yurtd›fl› Hesap Numaralar› Sema Gül Euro Hesab› Ziraat Bankas› ‹stanbul Aksaray fiubesi: 0 751 00 38 65 97 00 00 009 Emlak-Halk Bankas› Atatürt Bulvar› fiubesi: 00 238 041 Vak›f Bank Valide Sultan fiubesi: 401 20 35


7

3

25 Nisan-8 Mayıs 2003

ABD’nin sald›r›da Türkiye’ye biçti¤i rol “KEND‹ P‹SL‹KLER‹N‹ TEM‹ZLETME ”

ABD’nin Irak’a yönelik sald›r›s›n›n fiili iflgal ile sürdü¤ü bugünlerde farkl› tart›flmalar toplumun gündemini meflgul ediyor, bir yandan da Türk egemen s›n›flar›n›n lefl kargalar› gibi Irak’a çullanan firmalardan biri olma kayg›lar› sürüyor. Ama bu süreçte en çok öne ç›kan aç›klama sald›r› öncesi, ABD’nin Türkiye’nin dört bir yan›n› kendi askeri ve silah› ile donatmas›na ra¤men bu anlamda çok kullanmamas›n›n da etkisi ile ortaya ç›kan “Türkiye savaflta rol almad›” anlay›fl›. Bu anlay›fl devlet ve uflak medya arac›l›¤› ile sürekli dillendirilerek bo¤az›na kadar pisli¤e batm›fl hükümeti biraz daha ayakta tutmak çabas›ndan kaynaklan›yor. Ancak hükümetin bafl›ndan itibaren savafl karfl›t› bir tutum tak›nd›¤›n› ve hala da bunu

sürdürdü¤ünü iddia edenler pislikle u¤raflanlar›n üzerlerine bu kokunun sinece¤ini asla unutmamal›d›rlar. Türkiye aç›s›ndan da durum tam anlam› ile budur. Türkiye bu sald›r›da efendisi ABD’nin istedi¤i kulvarda hareket etmifl, bu anlamda ezilen halklar›n karfl›s›nda ve ABD emperyalizminin yan›nda yer ald›¤›n› göstermifltir. Yani deyim yerinde ise pislikle u¤raflm›flt›r ve her ne kadar bunu inkar ederek saklanmaya çal›flsa da bu koku onu her yerde ele vermektedir/verecektir. Yap›lan sözde k›namalar ya da bar›fl dilekleri oyunun bir parças›ndan baflka bir fley de¤ildir. Türkiye’nin ABD’nin bir askeri üssü gibi donat›lmas›n›n ard›ndan bu silahlar görünürde Irak halk›n›n üzerine ya¤mam›fl olsa da, Türkiye’den

kalkan uçaklar Irak üzerine bomba ya¤d›rmasa da ABD Türkiye’yi bir geçifl üssü olarak kullanm›fl ve hala da kullanmaktad›r. Türkiye topraklar›ndan Irak’a giren ABD tanklar›, silahlar› Irak halk›n›n üzerine ölüm kusmufltur. Bu aç›dan egemenler her ne kadar savafla karfl› olduklar› görüntüsünü çizmeye çal›flsalar da asl›nda Irak’ta katledilen her insan›n ölümünden sorumludurlar. Üstelikte afla¤›l›k bir uflak olarak. Daha fazlas› de¤il. Zaten Türkiye’nin ABD’nin has uflaklar›ndan biri oldu¤u hat›rlanacak olursa bu yaflananlar›n hiç de flafl›lacak olaylar olmad›¤› ve uflak-efendi iliflkisinin bir sonucu oldu¤u görülebilir. Kald› ki savafla destek olmaktan sadece askeri anlamda destek olmay› anlayanlar için de görülebilecek destekler oldukça çoktur. Türk egemenleri art›k bütün enerjilerini akan kan üzerinden para kazanmaya endekslemifl durumdad›rlar. Sürekli yap›lan aç›klamalar ABD ve ‹ngiliz bombard›manlar› ile y›k›lan, talan edilen Irak’›n yeniden inflas›nda rol alabilmek için ayarlanm›fl durumda. Savafl medyas› olma rolünü oldukça iyi oynayan ve neredeyse kraldan çok kralc› kesilen Star gazetesinde geçti¤imiz günlerde at›lan manflet egemenlerin bu konuda verdikleri çaban›n ve gerçek amaçlar›n›n kay›ts›z flarts›z, her koflul alt›nda kâr etmek oldu¤unun kan›t›d›r. “Tafleron bile olamad›k” bafll›¤› ile Türk firmalar›n›n Irak’›n yeniden inflas›nda rol alamayaca¤› haberini üzüntüyle yay›nlayan Star gazetesi akan insan kan› üzerinden para kazanma telafl›nda olan tüm patronlar›n sesi adeta. Bu konuda elbette ki ilk öncelik yine ABD firmalar›na ait ol-

sa da di¤er emperyalist ülkelerden de bu “adaletsiz” da¤›t›ma tepkiler geliyor. Söz konusu bu ya¤mac› firmalar aras›nda kimler yok ki. Bunlardan sadece bir tanesi Bechtel firmas›. Saddam yönetimi ile ba¤lar› Körfez Savafl› s›ras›nda kopan firma, ABD’nin Irak’a sald›r›s›nda bahane olarak kulland›¤› kimyasal tesislerin yap›m›nda rol almas› ile ad›n› duyurmufltu. Önce ev ev, sokak sokak yerleflim yeri, okul, hastane vb. demeden y›kan, yakan, ya¤malayan ABD flimdi ise “yap›yor, yeniden infla ediyor.” Adeta Ortado¤u halklar›n›n inan›fl›nda oldu¤u gibi ölümcül bir hastal›¤› olan ve sürekli baflka insanlar›n kan›, can› ile hayatta kalan zalim diktatör Dehak gibi ABD de bir kan emici. Irak’›n elektrik flebekesinden, su tesisatlar›na, iletifliminden ulafl›m›na kadar birçok alanda yeniden yap›land›r›lmas› için birçok firma s›raya girmifl durumda. Bu noktada efendilerinden afla¤› kalmayan Türk firmalar› da kendilerini öne ç›karmak için her fleyi yap›yor. Konu ile ilgili bir aç›klama yapan Konya Sanayi Odas› Baflkan› Ahmet fiekero¤lu yüzsüzce Irak’la Türkiye’nin “komflu” oldu¤unu dahi kullanarak “bu yüzden biz de bu ya¤madan pay alabilmeliyiz” demektedir. Bu konuyla ilgili en yüzsüz aç›klama ise her zaman oldu¤u gibi yine Sak›p Sabanc›’dan geldi. “Omuzumuza talih kuflu konmufltur. Talih kuflunu k›flk›fllad›k. Bundan sonra görüflmeleri görüyoruz. Polonya 200 asker göndermifl, falan memleket 1000 asker göndermifl gibi laflar› gazetede takip ediyorum. Onlar› okuyunca ‘vah vah’ diyorum. Kaçm›fl f›rsat›n geri gelmesi kolay de¤ildir.” Lefl kargal›¤›n›n bu kadar›insana pes dedirtecek cinsten.

Bunun d›fl›nda ABD t›pk› daha önce Afganistan’da yapt›¤› gibi iflgalinin ard›ndan pis ifllerini yapt›rmak için dünyadan asker toplamaya bafllad› bile. Bu kapsamda Türkiye’den de asker talep eden ABD dün Afganistan’da yapt›klar›n›n ayn›s›n› bugün de Irak’ta yapmak istiyor. Türkiye’nin d›fl›nda ayr›ca Almanya, Fransa ve Belçika’dan da asker talep eden ABD etrafa s›çratt›¤› kanlar› temizleyecek, yak›p y›kt›¤› Irak’ta enkaz temizleyecek ordu aray›fl›n› sürdürüyor. Bu konu ile ilgili bir aç›klama yapan Milli Savunma Bakan› Vecdi Gönül ABD’den Türkiye’ye bu yönlü resmi olmayan bir aç›klama geldi¤ine de¤inerek ABD’nin isteklerini flöyle anlatt›; “Buraya ne kadar asker gönderebilirsiniz? T›bbi yard›m, patlay›c› uzman› gönderebilir misiniz? Arapça bilen nükleer uzman gönderebilir misiniz?” Gönül’ün anlat›mlar›na bak›larak bunlar›n gerçekten insani yard›m ve y›k›m içindeki insanlara yönelik istemler oldu¤u zannedilse de Afganistan örne¤i bize göstermifltir ki ABD’nin tek amac› yapt›¤› pis ifllerin süpürülerek has›r alt› edilmesi, delik deflik edilmifl, yanm›fl cesetlerin birileri taraf›ndan toplanarak toplu mezarlarda gömülmesi, böylece tarihe geçecek bu katliam›n tüm kan›tlar›n›n da kaybedilmesidir. ABD’nin Türkiye ile iyi dostluk iliflkileri oldu¤u vb. yalanlar da asl›nda bu flekilde ortaya ç›km›fl oluyor. Bir kez daha: ABD ile Türkiye aras›ndaki iliflki dostluk de¤il gerçek anlam› ile uflak efendi iliflkisidir. Bu konu ile ilgili Türkiye’den istenen de efendisinin ç›karlar› icab› giriflti¤i bu katliam hareketinin ard›ndan pisliklerini temizleme görevidir. ABD Türkiye’ye iflte bunu lay›k görmüfltür.

TÜS‹AD’dan hükümete uyar›; “‹fiS‹ZL‹K FAfi‹ZM‹ ARTIRIR” TÜS‹AD raporunda iflsizlikten kaynakl› toplumsal sorunlar›n artaca¤› ve hükümetin buna uygun önlemler almas› gerekti¤i önerisinde bulunurken bu süreci Hitler’in Almanya’da örgütlendi¤i koflullara benzetiyor. 1933 y›l›nda her 4 Alman vatandafl›ndan birinin iflsiz oldu¤una ve Hitler’in iktidara gelmesinde bunun önemli oldu¤una vurgu yapan TÜS‹AD’›n as›l korkusunun bu olmad›¤› ise görünen bir gerçek. ABD’nin Irak sald›r›s›n› iflgal ile devam ettirdi¤i süreçte Türk egemen s›n›flar› da bir yandan bu sald›r› ve iflgal hareketinden pay kapmak için efendisinin eteklerinden dökülenleri yalarken bir yandan da bu sayede gizli kapakl› yap›lan zamlar, getirilen ek vergiler, yap›lan özellefltirmeler, ç›kart›lan ve ceremesini sonradan çekece¤imiz yasalar ç›kartarak emekçileri daha da sefalete sürükleyecek kararlar›n alt›na imza

at›yor. Ancak bu hem onlar›n istedi¤i bir fley olurken hem de ebedi korkular›n› daha da perçinliyor. Bu korkunun bir ifadesi de geçti¤imiz hafta TÜS‹AD taraf›ndan haz›rlanan ve hükümete de gönderilen raporda görüldü. Baflbakan Recep Tayyip Erdo¤an’a da gönderilen rapor, egemenlerin sürekli korkusu olan halk›n öfkesinin sürekli olarak ak›llar›n› meflgul etti¤ini ve buna uygun politikalar üretmek için

çabalad›klar›n› gösteriyor. TÜS‹AD’›n haz›rlad›¤› bu rapora göre Türkiye’de artan iflsizlik faflizmi art›racak boyutlara varm›fl durumda. TÜS‹AD’›n haz›rlad›¤› ve 174 sayfa olan raporuna göre iflsizli¤in artmas›nda geçti¤imiz 12 y›l oldukça önemli ve bu sorunun giderek daha da boyutlanmas› beraberinde toplumsal sorunlar› da getiriyor. TÜS‹AD asl›nda haz›rlad›¤› bu raporla bir yandan Türkiye’deki iflsiz-

li¤in bir 盤 gibi büyüdü¤ünü ve bunun sebebinin de devletin politikalar› oldu¤unu kabul ediyor. Y›llard›r uygulanan özellefltirme politikalar› sonucu yüzlerce insan›n iflsiz kald›¤› bilinen bir gerçek. Ve devlet bir yandan bu politikan›n sonuçlar›n›n yarataca¤› etkiden çekinirken bir yandan da yeni yeni yasalarla iflsizler ordusunu art›rmay› hedefliyor. Bunun en son örne¤ini hat›rlamak için çok gerilere gitmeye

gerek yok. 2003 y›l› içinde özellefltirme kapsam›na al›nan kamu kurumlar›na bakt›¤›m›zda da ayn› sonuçlar›n kap›da oldu¤unu görebiliriz. Bu y›l içinde hükümet 2 Nisan’da PETK‹M’den bafllayarak TÜPRAfi, THY, TÜGAfi, TÜGSAfi, ‹GSAfi, ESGAZ, BURSAGAZ, SEKA, TEKEL gibi ülkenin en önemli iktisadi teflebbüslerini sat›fla ç›kar›yor. Bundan önceki tüm özellefltirme örneklerinde yafland›¤›


25 Nisan-8 Mayıs 2003 gibi önce halk›n s›rt›nda bir kambur olarak gösterilen kurumlar çal›flt›r›lm›yor, sonra da özellefltirme hayata geçirilerek yüzlerce iflçi kap› d›flar› ediliyor. Buna bir de son olarak ç›kart›lmaya çal›fl›lan yasalar da eklenince iflsizli¤in korkunç boyutlara vard›¤› görülen bir gerçek. Örne¤in henüz ifl güvencesi yasa tasar›s› uygulanmaya bafllanmadan 1-14 Mart tarihleri aras›nda Türk-‹fl üyesi 10 bin 327 iflçinin ifline son verildi. Yine bu araflt›rmaya göre en çok iflten atma tekstil, deri, otel ve lokanta ifl kollar›nda gerçekleflti. Ayr›ca bu araflt›rmaya göre ayn› y›l›n fiubat ve Mart aylar›nda sendikalar›n örgütlü olmad›¤› ifl yerlerinde de toplam 100 bin iflçinin ifline son verildi¤i aç›klan›yor. TÜS‹AD raporunda iflsizlikten kaynakl› toplumsal sorunlar›n artaca¤› ve hükümetin buna uygun önlemler almas› gerekti¤i önerisinde bulunurken bu süreci Hitler’in Almanya’da örgütlendi¤i koflullara benzetiyor. 1933 y›l›nda her 4 Alman vatandafl›ndan birinin iflsiz oldu¤una ve Hitler’in iktidara gelmesinde bunun önemli oldu¤una vurgu yapan TÜS‹AD’›n as›l korkusunun bu ol-

mad›¤› ise görünen bir gerçek. Bu korkunun gerçek kayna¤›n› ise T‹SK Baflkan› Refik Baydur Recep Tayyip Erdo¤an’›n baflkanl›k etti¤i bir ESK toplant›s›nda daha cesur dile getirebiliyor. Baydur hükümete yönelik bir darbe olabilece¤i endiflesinden bahsederek hükümeti haz›rl›kl› olmaya ça¤›r›rken bir

S›n›fsal Bak›fl EMPERYAL B‹R HAK KATEGOR‹S‹: YA⁄MALAMA ÖZGÜRLÜ⁄Ü ‹flgal edilen Irak kentlerinde emperyalist ordularla birlikte, onlar›n kontrol ve denetiminde bir grup çapulcu eliyle gerçeklefltirilen ya¤malama eylemleri, Donald Rumsfeld taraf›ndan “özgürlü¤ün” kan›t› olarak gösterilip, “Özgür insanlar hata yapabilir, suç iflleyebilir, kötü fleyler yapabilir. Ayn› zamanda; hayatlar›n› özgürce sürdürebilir ve mükemmel fleyler de yapabilirler. Anarfli ve kanunsuzluk gibi sözcükler, Irak’taki durumu anlatm›yor ve kesinlikle kötü niyetle seçilen laflar.” (12.04.03) fleklindeki cümlelerle savunulmufltu. Emperyalistlerin bugünkü önde gelen gücünün temsilcilerinin a¤z›ndan yap›lan bu ifflaatlar, son derece özellikli oldu¤u gibi, çok da ö¤retici anlamlarla yüklüdür. Gerçeklikleri, baz› durumlarda, düflmanlar›m›z›n a¤z›ndan dökülen kimi cümleler çok çarp›c› biçimde kan›tlayabilmektedir. Aç›k itiraf niteli¤indeki bu yorumlar, hem yaflananlar› deflifre etmekte hem de hareket tarz›na yön veren felsefeyi a盤a ç›kar›c› bir rol oynamaktad›r. Ya¤malama/talan etme olgusunun “özgürlük” kavram› ve “özgür insan” tan›m› ile iliflkilendirilmesi; emperyalizmin, içini boflaltarak, anlam›n› bozarak kulland›¤› tüm de¤erlerle kurdu¤u iliflkiyi anlatmakta, bu ve benzeri kavramlar›n yozlaflt›r›lmas›n›n pratik sonuçlar›n› ortaya koymakta, karfl›-devrimcilerin süreçteki amaç ve hedeflerini daha net

7

4

gösterebilmemize veriler sunmaktad›r. “D›fl etkenlerle belirlenmeyen bir iradeyle davranabilme” olarak tan›mlayabilece¤imiz, özgür hareket edebilme olgusunun anlam kazanabilmesi, öncelikle bunun bilincine sahip olmay› gerektirir. Bu bilinç; toplumsal üretim iliflkileri ve ona ba¤l› oluflan siyasal, sosyal ve kültürel dokunun ürünü olarak flekillenir. Özgürleflme serüveni olarak da adland›rabilece¤imiz, toplumsal dönüflümler ve tarihin ileriye do¤ru ak›fl› sürerken, kiflinin bu süreçten soyutlanabilmesi mümkün de¤ildir. Emperyalist-kapitalist sistemin ac›mas›zca ö¤üttü¤ü dünya nüfusunun ezici ço¤unlu¤u, kendisine dayat›lan, kölelik, tutsakl›k, k›s›tl›l›k, ba¤›ml›l›k, engellenmifllik içinde “özgür” kimli¤i tafl›mayan bireyler olarak yaflamaktad›rlar. Bireysel irade serbestisi, bir baflka ifadeyle özgür davranabilme yetene¤i, toplumsal iradenin durumu ile yak›ndan ilintilidir. Ezilen s›n›flar, tarih boyunca iradelerini yitirmifl bir konumda tutulduklar› içindir ki kurulu düzenin hak ve özgürlüklerinin ancak bir bölümünü, s›n›rl› bir biçimde ve kuflat›lm›fll›k içinde kullanabilmifllerdir. Sosyalist ülke pratikleri d›fl›nda, s›n›f mücadelesinin geniflletti¤i veya kazand›¤› hak ve özgürlükler, ya k›sa sürede gasp edilmifl ya da biçimsel bir kategoriye indirilerek ifllevsizlefltirilmifllerdir.

yandan da “ihtilali ordular de¤il, iflsizler yapar. Bu en büyük tehlike. Bunu engelleyin” diyerek de as›l egemenlerin as›l korkular›n› aç›k etti. Evet egemenlerin gerçek korkusunu her dönem için sistemlerinden hoflnutsuz olan kitlelerin ayaklanmas› oluflturmaktad›r. Ve bu korku onlar› bir yandan y›k›m poliEmperyalizm ve proleter devrimleri ça¤›n›n bir asra yak›n bir zaman dilimini geride b›rakarak eriflti¤i günümüzde, özgürlüklerin kullan›m› ile özgür bireylerin varl›¤› “sanal” bir içerik tafl›maktad›r. Sömürülen, ezilen, bask› alt›nda tutulan s›n›flara ait bireylerin “kulland›¤›” yasal hak ve özgürlüklerin listesine bak›p, onlar›n özgür bir irade tafl›d›klar›ndan, özgür bireyler olarak yaflad›klar›ndan söz edilemez. Halk s›n›flar›n›n açl›k ve yoksullu¤un pençesinde k›vrand›¤› koflullarda, temel öneme sahip bir dizi hak ve özgürlü¤ün kullan›m›n›n fiilen imkans›z hale geldi¤i; sistemi de¤ifltirmeye ve zorlamaya yönelik bütün giriflim, eylem ve çabalar›n her türlü hakk›n ihlali, özgürlü¤ün k›s›tlanmas› ve yok edilmesiyle yan›tland›¤› bir dünya panoramas›, burjuvazinin “liberalizm”(efl anlam›: özgürlükçülük) safsatas›n›n ipli¤ini bütünüyle pazara ç›karm›flt›r. Emperyalizm/Kapitalizm, insanl›¤›n aleyhine iflleyen bir sistem olmas› nedeniyle do¤al olarak insani de¤erlere de yabanc›d›r. Öyle ki, dünya egemenli¤i için gelifltirdi¤i bütün hamleler/eylemler, do¤ay› ve kültürel varl›klar› tahrip etmekte, kirletmekte ve tüketmektedir. ‹nsanl›¤a reva gördü¤ü günümüz dünyas›, özgürlüklerin, de¤il toplumsal, bireysel olarak da kullan›lmas›na uygun bir iklime sahip bulunmamaktad›r. Dünya halklar›n›n bireyleri; yaflama, can güvenli¤i, iflkence ve eziyet görmeme, sa¤l›k, e¤itim, çal›flma, düflüncelerini ifade etme, örgütlenme, savunma, direnme, korunma, bar›nma vb. bir dizi hak ve özgürlü¤ü fiilen kullanamamaktad›r. Emperyalist-kapitalist ülkelerden sömürge ve yar›-sömürgelere kadar günümüzdeki bütün kurulu sistemler, bir baflka ifadeyle burjuva de-

tikalar› uygularken bir yandan da kitlelerin “onay›n›” almaya zorlamaktad›r. Daha do¤rusu insanlara en kötüsünü göstererek di¤erine raz› etme, zor kullanma ve yalan haberler ile kitlelerin kafas›n› kar›flt›rma. Örne¤in çok uzun y›llard›r özellefltirme politikalar›n› uygulamaya çal›flan devlet her seferinde mokrasisinden, gerici ve faflist yönetimlere kadar bütün ülke rejimleri, baz› istisna ve bir tak›m farkl›l›klara ra¤men, ka¤›t üzerinde, insan hak ve özgürlüklerine sayg›l›, demokrasiye ba¤l›, eflitlik ve adaletten yana geçinmektedirler. Sömürgeciler, “medeniyet götürme”yi dillerine dolam›fl, uluslar› kölelefltirme, halklar› katletmeye bu k›l›f› geçirmifllerdi. Onlar›n torunlar› ise bugünlerde hem Afganistan’a hem de Irak’a “özgürlük” götürme peflinde kofluyorlar. Afganistan; “ebedi/kal›c› özgürlük” operasyonunun ard›ndan bugün, kuzey ittifak›n›n savafl a¤alar› ile uyuflturucu tüccarlar›n›n at oynatt›¤›, birbiriyle dalaflt›¤›, iflgal birlikleri ile kukla yönetimin Kabil’in d›fl›na ad›m atamad›¤›, halk›n eskisinden de beter koflullar içerisinde bulundu¤u bir enkaz y›¤›n› halindedir. Irak halk›n› ve ülkesini nelerin bekledi¤ini tahmin etmek ise hiç de zor olmasa gerek. Yaflananlar ve yaflanmakta olanlar flimdiden yeterli veriler sunmaktad›r. ‹nsanl›¤›n bütün birikimlerini, ülkelerin yer alt› ve yerüstü zenginliklerini, do¤an›n canl› ve cans›z bütün varl›klar›n› ya¤malamay› bafll›ca hareket tarz› olarak belleyen ve bugüne kadarki prati¤ini bunun üzerine infla eden emperyalizm; insanl›¤›n Irak topraklar›nda yaratt›klar› de¤erlerin kültür soyk›r›m›na u¤rat›lmas› için k›flk›rtt›¤› ve yönlendirdi¤i bir avuç lefl kargas›n›n eylemlerini, “halk›n tavr›” diye çarp›tmakla kalmay›p, bu talan etme olaylar›n› “özgürlü¤e açl›¤›n patlamas›” olarak nitelendirip övgüler dizmektedir. Ya¤mac›l›¤›n özgürlükle iliflkilendirilmesindeki amaç, emperyalizmin karakteristik özelli¤ini meflrulaflt›rmakt›r. Özgürlü¤ün mücadele, direnifl, halk savafl› ve devrim-

bunu farkl› flekillerde göstermeye çal›flm›fl ve göreceli de olsa baflar› sa¤lam›flt›r. Örne¤in bir yandan neredeyse soludu¤umuz havaya kadar vergilendiren devlet bir yandan da çok büyük bir iyilik yapm›fl edalar› ile vergi bar›fl›n› gündeme getirmektedir. Kafl›kla verip kepçe ile alman›n en güzel örne¤i olan bu uygulama devletin bu konuya bak›fl›n› da ortaya koymaktad›r. Bu aç›klaman›n bir baflka önemli yan› ise iflsizli¤in toplumsal olaylar› tetikledi¤inden bahsederken bir yandan da sanki flu an faflizm koflullar› yokmufl gibi davranarak “iflsizlik faflizmi yükseltir” belirlemesini yap›yor olmas›. Evet do¤ru, devlet kendi politikalar› sonucu iflsizli¤i art›r›yor. Ve iflsizlik artt›kça kitlelerde bununla beraber di¤er sorunlarla birlikte ortaya ç›kan hoflnutsuzluk da artar. Ancak faflizm devletin sadece bu koflullarda kulland›¤› bir ayakta kalma yöntemi de¤ildir. Özellikle Türkiye koflullar›nda faflizm, sistemin kendini ayakta tutabilmek için kulland›¤› sürekli bir yöntemdir. Bunun gibi egemenlerin korkular› da süreklidir. ler yoluyla elde edilen bir de¤er olmay›p, ancak emperyalistler eliyle getirilebilece¤i vurgulan›rken, özgürlükten anlafl›lmas› gereken de “ya¤malaman›n meflruiyeti”, “art›kla yetinme” olarak aç›klanmaktad›r. ABD emperyalizmi, insanl›¤a ve halklara karfl› her türden suçun seri üretim merkezi haline gelmifltir. Gerek uluslararas› hukuk gerekse de evrensel hukuk kurallar›n› yeniden tan›mlamakta, kapitalizmin ahlaks›z temelinin flekillendirdi¤i kültürle toplumu ve bireyleri yabanc›laflman›n ötesinde daha da soysuzlaflt›rman›n ad›mlar›n› atmaktad›r. Ezilen ve sömürülen y›¤›nlar›n gösterdi¤i direnç ve direnifl karfl›s›nda bir yandan fliddeti s›n›rs›z ve alabildi¤ine keyfi ölçülerde kullan›rken, bir yandan da insanl›¤›n bütün pozitif de¤er ve kazan›mlar›n› yok etmeye çal›flarak kimliksizlefltirme ve kifliliksizlefltirmeyi dayatmaktad›r. 11 Eylül sürecinin bafl›ndan itibaren “özgürlük” kavram›yla bu kadar ilgilenmesi ve bunu her vesileyle dile getirmesinin arka plan›nda, kelimenin karfl›t anlam›yla “kölelefltirme” ve “tam teslimiyet” sa¤lama hedefleri yatmaktad›r. Irak halk›, “özgürlük” palavralar›na karn›n›n tok oldu¤unu; özgürlü¤ü, ithal edilemeyecek, bahfledilemeyecek, sat›n al›namayacak bir de¤er olarak kabul etti¤ini, direnifliyle de, iflgal ordular›na minnet etmeyifli, kucak açmay›fl›yla da, giderek kabaran öfke ve protestosuyla da göstermeye devam ediyor. Ayn› mesaj› dosta ve düflmana, dünyan›n dört bir yan›nda, her zamankinden daha da güçlü vermek zorunday›z. 2003 1 May›s’›nda bütün meydanlar Ba¤dat’a akmal›; Ba¤dat’tan, Washington’a, New York’a, Londra’ya uzanmal›d›r!


7

5

25 Nisan-8 Mayıs 2003

ABD’nin Irak’a sald›r›s› gölgesinde patronlar›n NSB sab›rs›zl›¤› ABD’nin Irak’a yönelik iflgali sürerken, temeli B. Ecevit’in baflbakanl›¤› döneminde at›lan Nitelikli Sanayi Bölgeleri Anlaflmalar› konusunda emperyalistlerin ve uflak patronlar›n saman alt›ndan su yürütme çabalar› da sürüyor. ABD ile Türkiye aras›ndaki ekonomik ortakl›k anlaflmalar›n›n yeni bir sayfas› olan konuy-

ilk önerdi¤i (karar ald›¤›) bölgelerden biri de hat›rlanaca¤› üzere Türkiye Kürdistan›’yd›. Gerek komprador patronlar gerekse de ABD, bunu bölgenin geliflmesi iste¤i olarak aç›klasa da as›l olan bölgenin Ortado¤u’ya geçifl hatt› olmas›n›n ve bölgede TC’nin yabanc› sermayeyi yerlefltirme amac›d›r. ABD’nin Irak’a yönelik sal-

düfltü¤ü” haberlerini veren, bölgenin yerel gazetelerinden Erzurum Gazetesi bölge patronlar›na tercüman oluyor. DASB Müdürü Adil Hortoo¤lu’nun aç›klamalar›na yer veren gazetenin haberi ile az önce de ifllevini anlatt›¤›m›z NSB’nin reklam› yap›lmaktad›r. Gazetenin, ABD’nin Irak sald›r›s›na start vermesinden

la ilgili taslak, ilk olarak 2002 A¤ustos ay›nda ABD kongresine sunulmufl ve 7 Ekim 2002’de ABD Temsilciler Meclisi’nde kabul ettirilerek Senato’ya gönderilmiflti. ABD’nin Ortado¤u’ya yönelik planlar›nda uflakl›ktaki tavr›nda koçbafl› tavr›n› doru¤a ulaflt›ran TC bir yandan da NSB anlaflmalar›n›n temelini atmaktad›r. ‹lerleyen süreçte de görece¤iz ki bugün sezdirmeden koflullar› oluflturulan NSB, asl›nda ekonomik bir anlaflmadan çok öte ABD’nin Türkiye’yi dünden daha çok kumanda etmesinin, ba¤›ml›laflt›rmas›n›n arac›d›r. Gazetemizde daha önce de ele ald›¤›m›z NSB’ye iliflkin de¤erlendirmelerden de hat›rlanaca¤› üzere NSB, Organize Sanayi Bölgeleri, Serbest Bölge ve Endüstri Bölgesi kavramlar›ndan daha a¤›r bir sömürünün habercisidir. ‹flgücünün daha rahat sömürülmesi için patronlara her türlü imkanlar›n sunuldu¤u bu bölgeler, patronlar için tam bir sömürü cennetidir. Hangi bölgelerde ve hangi alanlarda olaca¤› ABD taraf›ndan belirlenecek olan NSB’ye dair ABD’nin

d›r›lar›yla tam bir bunal›m ortam›na sokulan T. Kürdistan›’nda bölge halk› bu emperyalist sald›r›ya katk› sunulan topraklarda olman›n utanc› ve endiflesini yaflarken bölgenin komprador patronlar›n›n da kâr h›rs›yla etekleri tutuflmaktad›r. Gerek emperyalist sald›rganl›k öncesi, gerek sald›r› sürerken; savafl›n bölge ticaretiniekonomisini etkiledi¤ine dem vuran, aç›klama yapan bölge patronlar› ve kurumlar› samimiyetsiz bir savafl karfl›tl›¤› rolünü üstlenmifltir. Öyle ki bu samimiyetsizlik rolleri NSB’ye iliflkin beklenti ve çabalar›yla aç›k bir tezatl›k oluflturmaktad›r. Bir yandan “savafl olmasa daha iyi olurdu” derken di¤er yandan ABD ile tam bir bütünleflme beklentilerini dile getirenler biraz daha cesur! olsalar “ABD, Irak meselesini bir an önce çözse de biz de onun öncülü¤ünde Ortado¤u’daki pazarda pay›m›za düflen k›r›nt›lar› kapsak” diyecekler. ABD’nin Irak’a yönelik sald›r›lar›nda ve neticesinde iflgalinde bölgenin içine düfltü¤ü durumdan kaynakl› Do¤u Anadolu Serbest Bölgesi’nin (DASB) “adeta ölüm döfle¤ine

önce yapt›¤› habere göre DASB Müdürü Adil Hortoo¤lu flu aç›klamalar› yapm›fl; “Kurulmas› düflünülen Nitelikli Endüstri Bölgelerinde üretilen mallar ABD’ye kotas›z ve gümrüksüz sat›labilecek. E¤er iki devlet aras›nda süren görüflmelerde anlaflma sa¤lan›rsa, DASB’nin Do¤u Anadolu Nitelikli Sanayi Serbest Bölgesi’ne dönüfltürülerek, bölgenin kendili¤inden ticaret erbab›n›n ve yat›r›mc›lar›n›n cazibe merkezi haline gelmesi sa¤lanacakt›r.” DASB Müdürü Adil Hortoo¤lu’nun aç›klamalar›nda savafl tellall›¤› yapan medyaya da elefltiriler ya¤›yor. Yat›r›m ve ticaretin en önemli unsurlar›ndan birinin “güven” unsuru oldu¤unu belirten Hortoo¤lu, savafl durumunda hatta bunun söylentilerinin bile ticaret erbab›n› ve yat›r›mc›y› ürküttü¤ünü, ticaret ve yat›r›mdan kaç›rd›¤›n› belirtiyor. Medyan›n bu gerçekli¤i bilmesine karfl›n felaket tellall›¤› yapt›¤›n›, “mevcut nazik ortam›” daha da berbat hale getirmek için birbiriyle yar›flt›¤›n› söyleyen Hortoo¤lu oldu¤u yerden, temsil etti¤i s›n›f›n penceresinden topa tutu-

yor medyay›. ABD’nin Irak’a yönelik bu emperyalist sald›rganl›¤›n› flaflaal› ve alk›fl tutar manfletlerle veren medyan›n adeta bu vahflete ortak oluflundan, Irak halk›n›n y›k›lan evlerinden, bombalarla öldürülen sivillerinden ziyade “koyun can, kasap et derdinde” misali kâr peflinde koflan Hortoo¤lu’nun savafl› bölge ekonomisine darbe olarak nitelemesi elbette onun savafl karfl›tl›¤›n›n ifadesi de¤ildir. Hortoo¤lu emin olmal›d›r ki TC’nin zaten üs durumunda olan bölgeyi bu sald›r›larda aktif hale getirmesi patronlar›n ifltahla bekledi¤i NSB ile ABD’li patronlar›n bölgeye yo¤unlaflmas›n›n kofluludur. DASB Müdürü Adil Hortoo¤lu’nun endiflesi bölgedeki kritik durumdan kaynaklan›yorsa bunun alt›nda yatan da, ABD bu sald›rganl›k sonras› yenilgi al›rsa, bölgede flekillenecek yeni durumun belirsizli¤idir. Hortoo¤lu ve “ticaret erbab›-yat›r›mc›lar›n›n” as›l endifle etmesi gereken durum budur. ABD’li efendilerinin uzun

vadedeki ç›karlar›n›n söz konusu oldu¤u sald›r›lar sürerken, “efendilerinin ç›karlar›yla tezat” aç›klamalar yapan T. Kürdistan›’ndaki patronlar›n “savafl karfl›t›ym›flças›na” yapt›klar› bu aç›klamalar›na diyece¤imiz fludur; “‹çiniz rahat olsun. TC bu savafl esnas›nda koçbafl› rolünü en iyi flekilde oynarken NSB’lere darbe olmaz, bilakis önü daha da aç›l›r. Ancak bir noktada içinizin rahat olmamas›n› sal›k veririz; bugün ABD’nin son teknolojik silahlar›na, bombalar›na direnen Irak halk› savafl›n lefl kargalar› olan siz komprador patronlar› asla unutmayacakt›r. Ve t›pk› Vietnam’da oldu¤u gibi emperyalizme karfl› direnen halklardan okkal› bir tokat yiyen ABD er-geç Ortado¤u halklar›n›n tokad›n› yiyecektir. Çünkü; emperyalistlerin son ç›rp›n›fllar›n› yaflad›¤› bu sald›rganl›k karfl›s›nda tüm dünyada ABD emperyalizmine karfl› geliflen muhalefet bu kan› dökenlerden, ortak olanlardan intikam›n› alacak hamuru mayalamaktad›r.” (Turhal)

Jandarma’dan köylülere sald›r› 5 Nisan günü Van Baflkale’de askerlerin att›¤› roket sonucu 13 yafl›ndaki Nihat Çeri ve 14 yafl›ndaki Dafltan Korkmaz yaflamlar›n› yitirdi. Atefl hatt›ndan kaçan 16 yafl›ndaki görgü tan›¤› F.Ç. yaflad›klar›n› savc›ya flöyle anlatt›; “Biz o gün Dafltan ve Nihat ile birlikte koyunlar›m›z› otlat›yorduk. Saat 15:30 s›ralar›yd›. 150 metre uzakl›¤›m›zda bulunan askeri mevziden bir asker eline boru alm›fl ve bize do¤ru tutuyordu. Ard›ndan patlama sesi geldi, ben kaçt›m. Arkamdan 3 el atefl açt›, kayal›klar›n arkas›na saklanarak köye haber verdim.” Ölen Dafltan Korkmaz’›n babas› korucubafl› M. Beflir ise; “15 y›ld›r devlete hizmet veriyorum olmas› gereken bu muydu? Zaten Üste¤men Hüsnü

Bozkurt bizi ölümle tehdit ediyordu ve de öldürdü” dedi. Köylüler konuyla ilgili Meclise baflvurdular. ‹ddialara göre çocuklar›n kaçakç› oldu¤u söyleniyor. Ama ma¤dur avukat› Nejdet Edemen iddialar›n yalan oldu¤unu söyledi. Bu olay›n ard›ndan 10 Nisan günü fi›rnak’›n Uludere ilçesine ba¤l› Andaç Köyünde koyunlar›n› aramaya ç›kan Hac› Ölmez de jandarma taraf›ndan öldürüldü. Saat 17.00 s›ralar›nda kaybolan koyunlar›n› aramak için köyden uzaklaflan 37 yafl›ndaki Hac› Ölmez ve kuzeni Mevlüt Ölmez’e Andaç Jandarma Taburundan a¤›r silahlarla atefl aç›ld›. Hac› Ölmez aç›lan atefl sonucu ölürken yaral› olarak kurtulan Mevlüt Ölmez ise jandarma taraf›ndan gözalt›na al›nd›. (Mersin)


25 Nisan-8 Mayıs 2003

7

6

15 bin kifli özellefltirmeye hay›r dedi

19 Nisan Cumartesi günü Alia¤a Demokrasi Meydan›’nda 15 bin kifli AKP hükümetinin özellefltirme politikalar›n› protesto amaçl› “Özellefltirmeye hay›r” mitinginde biraraya geldi. Petrol-Kimya Sektörü’nün yo¤un oldu¤u ‹zmir’in Alia¤a ilçesinde sabah saatlerinde Rafineri Kav-

fla¤›nda toplanan sendikalar, siyasi partiler ve demokratik kitle örgütleri ellerinde pankartlarla Alia¤a fiubesi’ne do¤ru oradan da toplu halde meydana yürüdüler. Miting sadece Petkim ve Tüprafl çal›flanlar›n›n kat›l›m›yla gerçekleflmedi. Mitinge çeflitli illerden de destek geldi. Petrol-‹fl ‹zmir, Ankara, ‹stanbul, Kütahya, Band›rma vb. flubeleriyle, Tez Koop-‹fl, Tar›m-‹fl, Kristal-‹fl, Deri-‹fl, Belediye-‹fl Alia¤a flubeleri Genel Maden-‹fl Zonguldak fiubeleri ve siyasi partiler de destek verdi. Petrol-‹fl Genel Baflkan› Mustafa Öztaflk›n miting alan›nda bir aç›klama yapt›. Aç›klamas›nda Irak’›n petrol konusunda ya¤maland›¤›n›, bunun da özellefltirme ad›na yap›ld›¤›n› söyledi. fiimdi de ülkemizde bir sald›r› var. Bu sald›r› kamu kurulufllar›n›n özellefltirilmesi için yap›l›yor. Irak’ta oldu¤u gibi birfleyde yan›l›yorlar. Bu halk teslim olmayacak. Petrol-‹fl Alia¤a fiube Baflkan› ise “bizi hiçbir barikat durduramayacak, bu barikat› y›kaca¤›z” dedi. (‹zmir)

Emekçinin Gündemi EMPERYAL‹ST SALDIRGANLI⁄A KARfiI MÜCADELEY‹ 1 MAYIS’TA ALANLARA TAfiIYAL IM! Emperyalizmin dünya halklar›n› teslim almak amac›yla sürdürdü¤ü çok yönlü sald›rganl›¤›n Irak’› iflgale dönüfltü¤ü bu günlerde, gözler yeniden kitle hareketlerine çevrildi. Kitlelerin önemi yeniden ve herkes taraf›ndan dillendirilir oldu. Tüm dünyada soka¤a dönük eylemlerde giderek bir art›fl meydana gelmektedir Bu eylemlere bafllang›çta kay›ts›z gibi görünen, küçümseyen egemen güçler, çareyi yine kendileri için ciddi bir tehdit oluflturmaya bafllad›¤›n› düflündükleri bu hareketlere sald›rmakta bulmufllard›r. Bu tüm dünyada oldu¤u gibi ülkemizde de böyledir. Dünyadaki eylemliliklerle k›yasland›¤›nda c›l›z denebilecek eylemler, t›pk› 1 May›s, 8 Mart vb. mücadele günlerinde oldu¤u gibi sald›r›larla karfl›laflmaya bafllam›flt›r. Egemen s›n›flar›n emekçi s›n›flara karfl› uygulamaya koydu¤u/koyaca¤› s›n›f karfl›t› politikalar›na en iyi yan›t, emekçi s›n›flar›n çeflitli kesimlerinin seslerinin yan yana geldi¤i eylemliliklerle tepki göstermek, talepleri ortak sesle sokaklarda hayk›rmak, bu sesleri dünya halklar›n›n tüm dünyada yükselen emperyalist sald›rganl›k karfl›t› sesleriyle ortaklaflt›rmak olacakt›r. Bizler için sorun da burada bafllamaktad›r. ‹flçi s›n›f› ve emekçi kitleleri soka¤a nas›l tafl›yaca¤›z? Yukar›da da belirtti¤imiz gi-

bi, ülkemizdeki kitle hareketleri, bugün dünyada gerçekleflen kitle hareketlerinin yan›nda oldukça c›l›z kalmaktad›r. Bu durumun flüphesiz bizden ba¤›ms›z oldu¤unu varsayabilece¤imiz nedenleri vard›r. Kitle hareketlerinin en yo¤un oldu¤u ülkelere bakt›¤›m›zda, bu ülkelerdeki hak alma mücadelesi gelene¤inin bizdekinden çok eskiye dayand›¤›n›, bu ülkelerdeki iflçi s›n›f› ve emekçi halklar›n bir çok demokratik haklar›n› uzun mücadeleler sonucu, kan ve can bedeli elde etti¤ini, uzun mücadeleler sonucu kazand›klar› bu haklar› da kolay kolay geri vermek istemediklerini görürüz. Ülkemizde ise hak alma mücadelesi bafl›ndan itibaren Kemalist Faflist Diktatörlü¤ün bask›lar›na, sald›r›lar›na maruz kalm›fl, kazan›lm›fl k›smi demokratik haklar Faflist Askeri darbelerle geri al›nm›fl, tüm emekçi kesimler türlü yöntemlerle bast›r›l›p sindirilerek ve terörize edilerek hak alma mücadelelerinin önü kesilmifl ya da kesilmek istenmifltir. 12 Eylül darbesinden bafllayarak toplumun tüm kesimleri yoz kültür bombard›man›na tabi tutulmufl, kitlelerin apolitikleflmesi, bencil, kendi sorunlar›ndan bihaber bir insan y›¤›n› yarat›lmak için tüm yöntemler kullan›lm›flt›r. Var olan demokratik kurumlar, baflta sendikalar ve dernekler olmak üzere yasad›fl› ilan edilmifl, toplumsal muhalefeti örgütlemenin tüm araçlar› ortadan

kald›r›lm›flt›r. Toplumlar›n de¤iflim-dönüflüm yasas› gere¤i bu bask›lar karfl›s›nda gerçekleflen baflkald›r›lar sonucu 90’l› y›llara yaklafl›l›rken k›smi demokratik haklar yeniden kazan›lmaya bafllanm›flt›r. Bu dönem yükselen kitle hareketleri toplumsal muhalefetin toparlanmas›nda ve örgütlenmesinde önemli bir rol oynam›flt›r. Ancak bu geliflmenin karfl›s›nda bofl durmayan egemenler, özellikle Sosyal Emperyalizmin çöküflü ile birlikte “Küreselleflme” ad›n› alan emperyalizm, dünya halklar›n› teslim almaya yönelik uzun y›llard›r sürdürdü¤ü sald›r›lar›n› daha da art›rm›flt›r. Kürt ulusal hareketinin yükselmesi karfl›s›nda faili meçhuller, gözalt›nda kaybetmeler, iflkencehanelerde ve yarg›s›z infazlarda katletmeler sistemin temel politikas› halini alm›flt›r. Emek cephesinde ise hak gasplar› sar› sendikac›lar›n devletle ve patronlarla sürdürdükleri uzlaflmac› çizgisi nedeniyle art›fl göstermifl, iflçi s›n›f›n›n örgütü olan ve s›n›f›n temsilcisi olmas› gereken sendikalar adeta sistemin devam›n› sa¤layan, sisteme payanda olan, tabandan kopuk, iflçi s›n›f›na s›rt›n› dönen ve dolay›s›yla sermayenin ç›karlar›n› kollayan örgütlenmelere dönüflmüfltür. Bugün sendikalar kitle eylemlerine güçlerini tafl›yamamaktad›r. ‹flçi s›n›f›n›n sar› sendikalara güvenleri kalmam›flt›r. Sar› sendikac›lar›n mücadele diye, haklar› korumak diye bir dertleri yoktur. Onlar durumlar›n› ve konumlar›n› korumakla s›n›rl› bir sendikac›l›k yapmaktad›rlar. Onlar›n bu tarz bir çizgi izlemesi Devrimci Demokratik Sendikal güçlere daha fazla görev yüklemektedir. ‹flçi s›n›f›n›n ekonomik, demokratik ve siyasal haklar›n›n gasp edilmesine

Tekel iflçilerinden eylem TEKEL iflçileri ile birlik- karara daha farkl› eylemlerle te Tek G›da-‹fl Sendikas› Orta tepki göstereceklerini belirttiKaradeniz Bölge fiubesi ler. Yönetim Kurulu üyeleri Tek G›da-‹fl SenTEKEL fabrikalar›n›n dikas› Orta Karadeözellefltirilmesine “TEKEL niz Bölge fiubesi karfl› eylem yapt›. Mustafa bizimdir Baflkan› 14 Nisan PaBaflarmak özelbizim zartesi günü AKP lefltirme karar›Parti ‹l Binas› n› elefltirerek kalacak” önünde toplanan “herkese ifl ve sloganlar›n› afl vaadi ile ikiflçiler “TEKEL bizimdir bizim tidar olanlar, atan iflçiler kalacak” flekmilyonlarca linde sloganlar özellefltirmeye iflsize yüzbinatt›. Ö‹B’nin leri ekleyerek karfl› TEKEL fabrikaIMF patronlar tepkilerini lar›n›n blok sat›fl klübüne ve yöntemiyle özelABD çiftçisine dile lefltirme karar›na ekonomimizi tepki gösteren TE- getirdiler. peflkefl çekmek isKEL iflçileri önümüztemektedirler” dedi. deki günlerde al›nan bu (Samsun)

yönelik egemen s›n›f politikalar›na karfl› iflçi s›n›f›n›n öfkesini örgütlemeli ve bunu mücadele alanlar›na tafl›mal›y›z. Mücadele alanlar›n›n bir yönü de aç›k kitle eylemleridir. Yani miting alanlar›d›r, bas›n aç›klamalar›, toplant›lar›d›r. Devrimci Demokratik Sendikal Birlik aktivistleri iliflkide bulunduklar› her iflçiyi kendisinin de dahil oldu¤u kitle eylemliliklerine tafl›mal›d›r. Yaln›z kendini tafl›mak de¤il, yan›na yeni bir iflçiyi alarak alanlara gelmelidir. E¤er bu yap›lm›yorsa, yap›lan eylemlili¤in bizim aktivistlerimizin kafas›nda bile meflru ve hakl› görülmedi¤i gibi bir sonuç ç›kar›labilir. Kald› ki, bugüne kadar gözlemlenen, bizim bileflenlerimiz de dahil kendini meflru ve hakl› bir davan›n sürdürücüsü görmeme gibi bir haleti ruhiyenin egemen oldu¤u fleklindedir. Yan› bafl›m›zda bizimle çal›flan bir iflçiye, emekçiye davam›z› anlatam›yor ve eylemlerimize katam›yorsak, kafam›z›n yeterince aç›k olmad›¤› ve kendi davam›za inanmad›¤›m›z gibi bir sonuç ç›kar ortaya. Kendisini meflru görmeyen, yan›ndakini inand›rmakta zorluk çeker. Bütün dünyada yasal ve meflru bir zemini olan 1 May›s, 8 Mart ve Emperyalist sald›rganl›k ve iflgale karfl› yap›lan kitle gösterilerine en s›radan iflçileri dahi katabilme koflullar›na sahibiz. Yeter ki bunun yöntemini ve dilini do¤ru yakalayabilelim. Önümüzde 1 May›s kutlamalar› vard›r. 1 May›s kutlamalar›n›n görkemli geçmesi için kollar› bugünden s›vamal› ve iflçileri, iflsizleri, kamu çal›flanlar›n›, ev kad›nlar›n›, gençleri, velhas›l çevremizdeki tüm kitleleri, yani emekçi halk›m›z› 1 May›s gösterilerinde Devrimci Demokratik Sendikal

güçlerin kortejlerinde yer almalar› için azami çabay› göstermeliyiz. Bugün dünyada ve ülkemizde yaflanan geliflmeler kitle hareketlerinin genifllemesi ve soka¤a taflmas› için uygundur. Yeter ki bu süreci iyi de¤erlendirebilelim. Giderek yoksullaflan halk kitleleri patlamaya haz›r bir bomba gibi. Egemen s›n›flar bile s›k s›k sosyal patlama tehlikesinden söz eder oldular. (Bu nedenle 2001 fiubat krizinde IMF-Dünya Bankas› sosyal patlamalar› önlemek için Türk Hükümetine 500 milyon dolar yard›mda bulunmufl ve bunu yoksullara da¤›tmak için sosyal kurumlara aktarm›flt›.) Devletin korktu¤u ‘sosyal patlama’ bir türlü gerçekleflmiyorsa, bu tamamen kitlelerin örgütsüzlü¤ünden kaynaklanmaktad›r. E¤er onlara yoksulluklar›n›n, ezilmiflliklerinin, iflsizli¤inin, açl›¤›n›n, sa¤l›k ve e¤itim olanaklar›ndan mahrum oluflunun nedenlerini do¤ru bir flekilde anlat›p kavratamazsak, bu sorunlar›n›n çözümü için mücadele alanlar›na da çekemeyiz. Milyonlarca iflçinin, emekçinin yaflad›¤› bir ülkede biz hala yüzlerle, binlerle kendimizi ifade ediyorsak, bu birazda bizim eksikli¤imizdir. Ülkemizde milyonlarca iflçi, emekçi ve ailesi yaflamaktad›r. Biz bu milyonlar›n içinde kök salmal›y›z. 1 May›s’›n bütün k›z›ll›¤›yla anti-emperyalist mücadeleyi yükseltelim ve alanlar› doldurmak için y›¤›nlar› örgütlemeye h›z verelim. Bunun için gerekli olan siyasal ve ideolojik hazineye sahibiz. Yeter ki bu hazineden gerekli donan›m› sa¤layal›m ve bunu do¤ru zeminde ve do¤ru hedefler seçerek kullanmas›n› bilelim.


7

7

25 Nisan-8 Mayıs 2003

Savafl karfl›tlar›na tahammülsüzlük

Diyarbak›r’›n Bismil ilçesinde halka Amerikan sigaralar›n› boykot ça¤r›s› yapan Tekel Yaprak Tütün ‹flletme Müdürü Metin Sar›çam ‹s-

tanbul’a “tayin” edildi. Bismil’deki görevine yaklafl›k iki ay önce “üç ayl›k geçici görev” için atanan Sar›çam, daha görev süresi dolmadan

apar-topar ‹stanbul’a geri ça¤r›ld›. Metin Sar›çam, ABD’nin Irak’› iflgal etmesi üzerine, önce belediye hoparlöründen, ard›ndan da kahve-

lerde el ilanlar› da¤›tarak yapt›¤› boykot ça¤r›s›yla dikkatleri çekmiflti. Sar›çam’›n yapt›¤› boykot ça¤r›s›yla kentte yabanc› sigara sat›fllar›nda ciddi bir düflüfl yaflanm›flt›. Sar›çam’›n görevine devam etmesi için devreye giren AKP Milletvekili Ali Merdano¤lu, yapt›¤› çabalar›n sonuçsuz kald›¤›n› söyleyerek “emrin büyük yerden geldi¤ini bu durumun kendilerini aflt›¤›n›” ifade etti. Yine Tek G›da-‹fl fiube Baflkan› Cemal Do¤rul Metin Sar›çam’›n ‹stanbul’a ça¤r›lmas›nda sigara tekellerinin parma¤› oldu¤unu belirterek, “Sar›çam’›n görevi üç ayd›. Görevi bitmeden geri al›nd›. Tabii ki yapt›¤› anonslar›n etkisi vard›” diye aç›klad›. TEKEL’‹N B‹LD‹R‹S‹ Metin Sar›çam’›n Bismil’de da¤›tt›¤› bildiriden k›-

sa bir al›nt› “Tütün üreticilerine ve Bismillilere duyurulur. Bilinmelidir ki,Tekel tütünümüzü almazsa Bismil, y›ll›k 1 trilyon lira gelir kayb›na u¤rar. Bu yüzden Bismil’de sigara içen herkesin kendi tütünlerinden yap›lan sigaralar› tercih etmeleri ekmek kap›lar›n›n kapanmamas› için zorunludur. Ayr›ca kimyasal maddeler kat›larak içenlerde ba¤›ml›l›k yaratan Amerikan sigaralar›n›n daha zararl› oldu¤unu ve bu sigaralara verilen paralar›n, bugün Irak’ta oldu¤u gibi dünyan›n baz› yerlerinde bomba olarak halklar›n bafl›na ya¤d›¤›n› unutmayal›m! Verdi¤imiz parayla bir gün bizim bafl›m›za da bomba ya¤d›r›lmamas› için sigara alan herkesi kendi tütünlerinden yap›lan sigaralar› almaya ve yabanc› sigaralar› boykot etmeye ça¤›r›yoruz!.” (H. Merkezi)

Lice hapishanesinde intihar

Lice Kapal› Cezaevi’nde ‘intihar etti’ denilerek ailesine teslim edilen ‘flizofren’ hastas› M. Galip Y›ld›r›m’›n, hapishane yetkililerinin ihmali sonucu öldü¤ü ileri sürüldü. Y›ld›r›m’a ölmeden 4 gün önce verilen doktor raporunda, “fiahs›n intihar tehlikesi bulundu¤u, bu nedenle Diyarbak›r Devlet Hastanesi Psikiyatri Poliklini¤i’ne sevk edilmesi gerekti¤i” belirtilmesine ra¤men hapishane idaresinin, raporu dikkate almad›¤› kaydedildi. Geçti¤imiz y›l ‹zmir Narl›dere’de askerlik yapan Y›ld›r›m (23), psikolojik sorunlar yaflad›¤› gerekçesiyle terhis edildi. Y›ld›r›m, terhis edilmeden

önce ‘askerden firar’ etti¤i gerekçesiyle, Askeri Mahkeme taraf›ndan 5 ay hapis cezas›na çarpt›r›ld›¤› için, 8 Ocak 2003 tarihinde gözalt›na al›narak, Lice Cumhuriyet Savc›l›¤›’na ç›kar›ld›. Savc›l›k taraf›ndan serbest b›rak›lan Y›ld›r›m, 18 Mart 2003 tarihinde tekrar gözalt›na al›narak, kesinleflmifl cezas› için Lice Kapal› Hapishanesi’ne gönderildi. Hapishaneye girdi¤i 6. gününde, Y›ld›r›m’›n elektrik kablosuyla intihar etti¤i ileri sürülerek, cenazesi ailesine teslim edildi.

savc›l›¤›’n›n da 21 Mart tarihinde Y›ld›r›m’›n Diyarbak›r’a sevk edilmesi için Lice ‹lçe Jandarma Komutanl›¤› ve Lice Kapal› Cezaevi Müdürlü¤ü’ne yaz› yaz›lmas› istemiyle Diyarbak›r Cumhuriyet Baflsavc›l›¤›’na not yazd›¤› ö¤renildi. Yaz›da, Y›ld›r›m’›n hasta oldu¤unun doktor raporuyla tespit edildi¤i, bu nedenle sevkinin yap›lmas›n›n uygun olaca¤› kaydedildi. Ancak, doktor raporu ve savc›l›¤›n talebine ra¤men, Y›ld›r›m’›n sevkinin gerçeklefltirilmedi¤i kaydedildi.

ASKER‹ HASTANEDEN RAPORLU Y›ld›r›m’›n, intihar etti¤i belirtilen 24 Mart tarihinden 4 gün önce rahats›zl›¤› nedeniyle Lice Devlet Hastanesi’ne götürüldü¤ü ve kendisini muayene eden Dr. Seher fiahin’in, ‘flizofren’ teflhisini do¤rulayarak, “Hayati zorunluluk var. ‹ntihar tehlikesi var. Diyarbak›r Devlet Hastanesi Psikiyatri Poliklini¤i’ne sevki uygundur” fleklinde rapor verdi¤i ortaya ç›kt›.

BABA YILDIRIM’IN ÇABALARI SONUÇSUZ D‹HA’ya geliflmeleri anlatan Y›ld›r›m’›n babas› Abdulhadi Y›ld›r›m, hasta o¤lunun serbest b›rak›lmas› için defalarca giriflimde bulundu¤unu söyledi. Hasta oldu¤una dair raporlar ile jandarma, savc›l›k ve cezaevi yönetimine baflvurularda bulundu¤unu aktaran Y›ld›r›m, flunlar› söyledi: “‹lk gözalt›na al›nd›¤› tarihten itibaren sürekli bir çaba içerisinde oldum. Karakoldan tutal›m, ‹lçe Jandarma Komutanl›¤›, savc›l›k, cezaevi yönetimi dahil her tarafa baflvurdum ve o¤lumun hasta oldu¤unu, akli dengesinin yerinde olmad›¤›na dair raporla-

SAVCI DA SEVK‹N‹ ‹STED‹ Doktor taraf›ndan rapor verilmesinin ard›ndan Lice Cumhuriyet Bafl-

r› oldu¤unu, bu nedenle serbest b›rak›lmas› gerekti¤ini veya hasataneye kald›r›lmas› gerekti¤ini söyledim. Tüm çabalar›ma ra¤men bir sonuç alamad›m.” ÖLÜM KUfiKULARLA DOLU Y›ld›r›m’›n ölümünden sonra Baba Y›ld›r›m’›n baflvurusu üzerine konu hakk›nda inceleme bafllatan ‹HD Diyarbak›r fiube Baflkan› Av. Selahattin Demirtafl, incelemelerini tamamlad›ktan sonra sorumlular hakk›nda suç duyurusunda bulunacaklar›n› kaydetti. Y›ld›r›m’›n ölüm olay›n›n kuflkularla dolu oldu¤unu savunan Demirtafl, “Baba Y›ld›r›m, o¤lunun psikolojik sorunlar› oldu¤unu defalarca söylemesine ra¤men kimse onu dikkate almaz. Di¤er yandan ocak ay›nda gözalt›na al›nan Y›ld›r›m’›n neden serbest b›rak›ld›¤›, üzerinde durulmas› gereken bir konudur. Madem cezas› vard› o zaman cezaevine konulmas› gerekiyordu. Di¤er yandan hasta oldu¤una dair rapor olmas›na ve baban›n da bunu flifaen yetkililere bildirmesine ra¤men savc›l›k ve di¤er yetkililerin bu konuya duyars›z kalmas› düflündürücüdür” diye konufltu. (D‹HA)


25 Nisan-8 Mayıs 2003

7

8

“Mobil Santrale Hay›r” mitinginde öfke taflt›

13 Nisan Pazar günü Mobil Santralin kurulu bulundu¤u Samsun’un Tekkeköy ilçesinde “Santrale hay›r” mitingi düzenlendi. Samsun merkezden giden demokratik kitle örgütlerinin de içinde bulundu¤u Samsun Çevre Birlikteli¤i ile yo¤un olarak santrale yak›n belde ve ilçelerde yaflayan yöre halk›n›n kat›l›m sa¤lad›¤› mitinge yaklafl›k olarak 10 bin kifli kat›ld›. Miting tertip komitesi taraf›ndan haz›rlanan programda Samsun milletvekilleri ile Çarflamba, Kutlukent ve Tekkeköy belediye baflkanlar› da birer konuflma yapt›. Konuflmalar yap›l›rken kitle s›k s›k “Mobil Santral kanl› sermaye”, “Bu halk bu ülke sat›l›k de¤il”, “Emperyalist ufla¤› Tekkeköy’den defol”, “Zehir solumak istemiyoruz”, “fialterler insin mobil dursun” vb. sloganlar att›. Mitingde ayr›ca bir konuflma yapmaya çal›flan ve Mobil Santralin Samsun’da kurulmas›nda en etkili isim olan Büyükflehir Belediye Bafl-

kan› Yusuf Ziya Y›lmaz’›n yuhlanmas› halk›n duydu¤u tepkinin en yal›n göstergesi oldu. Mitingde bir konuflma yapan Elektrik Mühendisleri Odas› Samsun fiube Baflkan› Metin Telatar; “Samsun’un her yan›nda barajlar bulunurken böyle bir santralin kurulmas›na bir anlam veremiyorum. Ne do¤al gazla ne de baflka bir yak›tla çal›flmas›n› istemiyoruz” diyerek tepkisini dile getirdi. At›lan sloganlar›n yan›nda halk taraf›ndan haz›rlanan Mobil Santralin kirletti¤i Karadeniz’de ölen yunus ve kufllar›n tafl›nd›¤› tahtalar da insanlar aras›nda oldukça ilgi çekti. SAMSUN ORDU KARAYOLU TRAF‹⁄E KAPATILDI Mitingin tertip komitesi taraf›ndan sona erdirilmesinin ard›ndan kitle bununla yetinmeyerek Mobil Santrale do¤ru sloganlar ile yürüyüfle geçti. Yo¤un ve öfkeli kalabal›k Samsun-Ordu karayolunu bir süre trafi¤e kapatt›ktan sonra jandarma-

n›n müdahalesi ile karfl›laflt›. Bunun üzerine binlerce insandan oluflan kitle yolun kenar›ndan yürüyerek Mobil santrale ulaflmaya çal›flt›. Burada da polis ve jandarman›n müdahalesi ile karfl›laflan kitle buna ra¤men batakl›k araziyi geçerek Mobil Santrale ulaflmay› baflard›. Burada sloganlar atarak, santralin etraf›ndaki otlar› yakt›. Santrali tafl ya¤muruna tutarak öfkelerini dile getiren kitleye karfl› jandarma ve polis santrali korumak için etten bir duvar oluflturdu. Ancak buna ra¤men halk mobil santrale girmeyi baflard›. Bu arada panzerlerle kitleye sald›ran polis gözyaflart›c› gaz ve su s›karak kitleyi da¤›tmaya çal›flt›. Bir türlü kitlenin öfkesini dindiremeyen polis ayr›ca sürekli polis panzerlerinden “devlet mal›na zarar vermekten mahkemeye verileceksiniz” gibi anonslar da yaparak eyleme engel olmaya çal›flt›. Bu sald›rlar s›ras›nda polis 8 kifliyi gözalt›na ald›. Bu 8 kifliden Ahmet Do¤an isimli genç d›fl›ndakiler alanda serbest b›rak›l›rken, Do¤an ifadesinin al›nmas›n›n ard›ndan bir gece sonra serbest b›rak›ld›. SALDIRIYA TEPK‹LER SÜRÜYOR Yaflanan olaylar›n ard›ndan bir aç›klama yapan SDP Samsun ‹l Baflkan› ‹brahim Kelefl yap›lan bu mitingle Samsun halk›n›n bu santrali istemedi¤ini ortaya koydu¤unu belirterek; “bofluna provokatör aramay›n. Buraya bu pisli¤i getirenleri sorgulay›n. Toplumun örgütlü gücünden korkanlar›n mitingi karalama

girifliminde bulunmalar› do¤ald›r. Ama bu emekçilerin mücadelesidir. Bu bir yaflam mücadelesidir. Santral sökülünceye kadar da sürecektir” dedi. Mitingin bitirilmesinin ard›ndan kitlenin kendili¤inden ortaya ç›kan bir durumda santrale do¤ru yürüyüfle geçmesinin ard›ndan provokasyon iddialar›n›n ortaya at›lmas› karfl›s›nda KESK Dönem Sözcüsü ve ESM Samsun fiube Baflkan› Yusuf ‹nci de bir aç›klama yapt›. ‹nci “bu miting bugüne kadar Samsun’da gerçeklefltirilen ve yediden yetmifle herkesin destek verdi¤i en genifl halk kat›l›ml› miting olmufltur. Mitinge kat›lan her yaflta insan hakl› ve demokratik tepkilerini ortaya koymufl ve bu santrali istemedi¤ini yetkililere tek vücut olarak hayk›rm›flt›r” dedi. DEVLETTEN PROVOKASYON BAHANES‹ Halk›n bu örgütlü öfkesinden çekinen Tekkeköy kaymakam› ve emniyet müdürü ve de onlarla birlikte hareket eden Mobil Santral yap›mc› firmas› CEKAA.fi. yetkilileri mitingin bu boyuta gelmesinin sebebi olarak “k›flk›rt›c›l›¤›” göstermeye çal›flt›lar. Emniyet Müdürü Tekin Ak›n bir aç›klama yaparak bu bölgeyi “Kritik bölge” ilan etmiflti ve ard›ndan da flu aç›klamay› yapm›flt›: “Biz bu olaylar s›ras›nda çok so¤ukkanl› davrand›k. Onlar›n taflk›nl›k yapmamas›n› istedik. Tabi ki mobil santrale zarar verilmemesi için de çok

önemli boyutlarda olmamak üzere kuvvet kullanmak zorunda kald›k. Ancak halk›m›z flunu bilmeli ki karfl› koyduklar› onlar›n polisi, tafllad›klar› polis onlar›n polisi. Olaylar karfl›s›nda provoke olmamalar› gerekir.” Ak›n ayr›ca emniyet müdürlü¤ü uzmanlar› taraf›ndan çekilen kamera kay›tlar›n›n incelenerek k›flk›rt›c›l›k yapt›klar› belirlenen kiflileri gözlem alt›na alacaklar›n› da sözlerine ekledi. Yine bir aç›klama yapan CEKA A.fi. fiantiye müdürü Erdo¤an Erek ise santralin %50 hissesinin devletin oldu¤unu söyleyerek olaylar›n ç›kmas›na neden olan kiflilerin devlet mal›na zarar verdi¤ini iddia etti. Toplam 300 milyar zararlar› oldu¤unu belirten Erek bununla ilgili gerekli makamlara baflvurduklar› bilgisini de verdi. Yap›lan aç›klamalardan biri de Tekkeköy Kaymakam› Kamil K›c›ro¤lu’ndan geldi. K›c›ro¤lu “Herfley güzel gidiyordu. Korktu¤umuz bafl›m›za geldi. Önce Samsun Ordu karayolu üzerinde eylemler bafllad›. Sonra Mobil Santralin bulundu¤u yere do¤ru polis barikatlar›n› aflan eylemciler santrale do¤ru koflmaya bafllad›” dedi. Tüm bu eylemlerin ard›ndan telafla kap›lan devlet, bu gözda¤› yöntemlerinin d›fl›nda bir de tören düzenleyerek eylemcileri polisten özür dilemifl gibi göstermeye çal›flsa da halk›n santrale ve onu koruyanlara olan öfkesi dinecek gibi görünmüyor. (Samsun)

TEKEL’in özellefltirilmesine izin vermeyelim

AKP hükümetinin, 2003 y›l› özellefltirme kapsam›na ald›¤› TEKEL için emperyalist flirketler çal›flmalar›n› h›zland›rd›. Yüzde 60’› aflan pazar pay› ve sahip oldu¤u markalar dolay›s›yla her zaman çok uluslu flirketlerin ifltah›n› kabartan TEKEL’in malvarl›¤› ve de¤erli arazileri de ifltah kabartan bir di¤er durum. IMF ve DB taraf›n-

dan dayat›lan politikalarla özellefltirme program›na al›nan TEKEL için flu anda Phillip Morris (PM) ve British American Tabacco isimli emperyalist flirketler aday durumda. AKP hükümeti de bu flirketlerin uflakl›¤›n› yaparak TEKEL’i bir önce peflkefl çekmek için çal›flmalar›n› h›zland›rd›. TEKEL’in süreciyle ilgili bas›n

toplant›s› düzenleyen Maliye Bakan› Kemal Unak›tan, TEKEL’i Haziran 2003’te sigara ve içki üretim birimlerinin blok olarak sat›lmas› için ihaleye ç›karaca¤›n› bildirerek flöyle konufltu; “Çal›flmalar›m›z bunu daha da erken tarihe çekmektir. Onun için çal›fl›yoruz. Belki de bunu May›s sonlar›nda yapaca¤›z.” TEKEL’in özellefltirme sürecinde tütün üreticisinin ve sektör çal›flanlar›n›n zarar görmemesi için azami dikkat ve gayreti sarf edeceklerini iddia eden Unak›tan’›n, çal›flanlar›n ve üreticilerin nas›l korunaca¤›na iliflkin sorulara sadece, “elimizden geleni yapaca¤›z” demesi, çal›flanlar ve üreticiler için hiçbir fley yap›lmayaca¤› anlam›na gelmektedir. Daha önceki özellefltirmelerde üreticiler ve çal›flanlar›n zarar görmemesi için hiçbir önlem al›nmamas›, bu özellefltirme sonunda da böyle olaca¤›n›n göstergesidir. AKP hükümeti di¤er hükümetler gibi emperyalist

flirketlerin daha fazla kâr yapmas› için çal›flmaktad›r. Bu yüzden Türkiye ekonomisi için önemli bir yer tutan TEKEL’i bir an önce satmak istemektedir. Emperyalist ülkelerde üretilen üretim fazlas› tütünler, özellefltirmeyle birlikte TEKEL’de ifllenecektir. Bu durum özellefltirmede en büyük darbelerden birini de Türkiyeli tütün üreticisinin alaca¤›n›n bir göstergesidir. Zaten IMF ve DB politikalar›yla üretimden vazgeçirilmeye çal›fl›lan Türkiyeli tütün üreticileri, özellefltirme sonunda tamamen üretemez hale gelecektir. TEKEL’in özellefltirilmesinden sonra binlerce iflçi ya iflten at›lacak ya da hiçbir sosyal güvenli¤i olmadan çal›flmaya devam edecektir. Yine özellefltirmeyle birlikte birçok fabrika kapat›lacakt›r. Sadece T. Kürdistan›’nda özellefltirme sonras› tütün üretiminde 1,5 milyon kifli açl›k ve beraberinde göçle karfl› karfl›ya kalacakt›r. TE-

KEL’in özellefltirilmesinden sonra ortaya ç›kacak zararlar bunlarla s›n›rl› de¤ildir. Olay›n bir di¤er boyutunda emperyalist flirketler taraf›ndan üretilecek içki ve sigara ürünlerinden kaynakl› sa¤l›k sorunlar› artacakt›r. Emperyalist flirketlerin daha fazla kâr için sigara üretiminde nikotinin ba¤›ml›l›k yap›c› etkisini art›ran ürünleri piyasaya sürdükleri bilinen bir gerçektir. Ayn› durum TEKEL’in di¤er ürünleri için de geçerlidir. Bu durum bize gösteriyor ki, üreticisinden tüketicisine kadar milyonlarca insan› etkileyecek olan TEKEL’in özellefltirilmesine karfl› verilecek mücadele çok önemlidir. Özellikle bu ifl kolunda çal›flan iflçilerin eylemleri daha fazla güçlendirilmeli ve üretici köylülerin de bu eylemlere kat›lmas› sa¤lanmal›d›r. Verilecek bu ortak mücadeleyle birlikte birçok kazan›m›n geri al›nmas› mümkündür. (H. Merkezi)


7

9

25 Nisan-8 Mayıs 2003

Cargill-Ziraat bankas› ayn› masada; Köylü yine tasada fiimdilerde AKP’nin start›n› verdi¤i sözleflmeli çiftçili¤i uygulan›r k›lmak ve yayg›nlaflt›rmak için kredilerin köylüye yerli ve yabanc› tekellerce verilmesi sal›k verilmekte. AKP’nin, hükümete gelir gelmez büyük bir heyecanla dillendirdi¤i Acil Eylem Plan› istikrars›zl›¤›n› sürdürüyor. Ancak hükümete geldi¤i günden bugüne yapaca¤›z/edece¤iz vaatlerinin büyük bir k›sm› havada kalan AKP hükümetinin elbette ki tutarl› oldu¤u pratikler de olmufltur. Örne¤in 3 Kas›m seçimleri öncesinde de vaadedilen özellefltirmeler, IMF ile samimiyet ötesi iliflkiler vb. birçok konuda AKP hükümeti istikrarl› davranm›flt›r. DSP-MHP-ANAP döneminde tar›m› destekleme politikalar› olarak sübvansiyonlar kesilmifl, yüksek faizli krediler sunulmufltur. Onun ard›l› olan AKP hükümeti de tutars›zl›¤›n› sürdürüyor. DSP-MHP-ANAP hükümeti döneminin DGD paralar›n›n büyük k›sm› flantaj misali seçim sonras›na ertelenirken henüz ödenmifl de¤il. AKP’nin hükümete geldi¤i günden bugüne geçen sürede köylü dev-

letten baflka vurgunlar da yemifltir. Tarihi oldukça eski olan “sözleflmeli çiftçili¤in” yeniden hortlat›lmas› ile köylünün yerli yabanc› flirketlerin insaf›na b›rak›ld›¤› bilinirken bu durumda yüzü gülecek olan›n da tabi ki emperyalistler ve yerli patronlar oldu¤unu da birçok kez ifade ettik. Geçmifl dönemlerde emperyalist tekeller üretti¤i mallar›n köylüler taraf›ndan al›nabilmesi için IMF kanal› ile köylüye verilecek kredilerin Ziraat Bankas› taraf›ndan sa¤lanmas›n› telkin ediyordu. fiimdilerde AKP’nin start›n› verdi¤i sözleflmeli çiftçili¤i uygulan›r k›lmak ve yayg›nlaflt›rmak için kredilerin köylüye yerli ve yabanc› tekellerce verilmesi sal›k verilmekte. Kredilerin yan›s›ra di¤er üretim girdilerinin de bu tekellerce verilmesi fleklinde uygulanan sözleflmeli çiftçilik modelinde köylüye hiçbir söz

F›nd›¤›n alternatifi olmaz

Karadeniz Teknik Üniversitesi Ordu Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Ö¤retim Üyesi Dr. Ali ‹slam, f›nd›¤›n alternatifinin olmayaca¤›n› belirterek, Karadeniz’de f›nd›¤a alternatif ürün arama çal›flmalar›n›n yersiz ve gereksiz oldu¤unu söyledi. KTÜ Ordu Ziraat Fakültesi Ö¤retim Üyesi Dr. Ali ‹slam, alternatif ürün çal›flmas›n›n bir ürünü kald›r›p yerine yeni bir ürün ikame etmek olarak tan›mland›¤›n›, bunun gerçekleflmesi halinde f›nd›k üretiminin baltalanaca¤›n› ve Türkiye’nin dünya f›nd›k üretimindeki yerinin sars›laca¤›n› söyledi. F›nd›k alanlar›n›n s›n›rland›r›lmas›na iliflkin 2844 say›l› kanunun uygulanmas› veya yenilenmesi gerekti¤ine iflaret eden Dr. ‹slam, alternatif ürün projesi çal›flmalar›n›n da anlafl›lmaz oldu¤unu belirtti. (H. Merkezi)

hakk› tan›nmazken patronlar›n pay›na düflen ise dolu dolu keseler oluyor. Yerli ve yabanc› tekellerin tar›m ve hayvanc›l›k alan›nda üretimden tüketime de¤in her aflamaya hakim olmas› da sözleflmeli çiftçilik modelinin di¤er ad›. Bu konu ile ilgili AKP dönemindeki ad›mlardan biri 3 Nisan 2003 tarihinde at›ld›. Dünyan›n en büyük g›da üreticilerinden olan Cargill, Ziraat bankas› ile anlaflarak köylülere kredi sa¤lama karar› ald›. Sözleflmeli çiftçilik modelinin tan›t›m›n›n da yap›ld›¤› Bursa Karacabey’deki toplant›da Cargill Türkiye ‹fl Gelifltirme Müdürü Ender Usulo¤lu anlaflma hakk›nda bilgi verdi. ZiraatCargill aras›nda imzalanan protokole göre köylüler alt›, yedi ayl›k sözleflmeler imzalayacak. Kredilerin faizlerinin köylüleri ma¤dur etmemek için sabit tutulaca¤›n› ifade eden Usulo¤lu kredi faizleri kabuslar› gören, yarg›lanan,

tutuklanan köylünün bugünkü hali ile krediye güvenecek halinin kalmad›¤›ndan elbette ki söz etmedi. Sözleflmeli çiftçilik ile hedeflenenin befl y›lda 40 bin dönüme ulaflmak oldu¤unu vurgulayan Usulo¤lu bu yöntemle m›s›r üretiminin 5 milyon tona kadar ç›kaca¤›n› da belirtti. Ülkemizin sahip oldu¤u bereketli topraklarda tarlalar ifllenirse elbette bu mümkündür. Ancak iflin cefas›n› çekecek olan köylü s›kbo¤az edilip alt›nda ezildi¤i borç, zam, kota-

ADANA TEKEL ÖZELLEfiT‹R‹L‹YOR Devletin IMF politikalar› do¤rultusunda bafllatt›¤› özellefltirme çal›flmalar› gün geçtikçe h›zlan›yor. Birçok kurum flu anda özellefltirme kapsam› içerisinde. Bunlardan biri olan TEKEL Adana sigara fabrikas›nda çal›flan ve özellefltirmeye karfl› olan iflçiler 9 Nisan’da özellefltirme dairesi baflkan› ve sat›fl ihalesine kat›lacak yabanc› bir sigara tekelinin yetkilisini görüflmek için geldikleri fabrika içerisine hapsettiler. Özellefltirmecilerin fabrikaya girdi¤i s›rada toplanan yaklafl›k 200 iflçi bir saat boyunca yetkililerin d›flar› ç›kmas›na izin vermedi. ‹flçiler, bu arada s›k s›k “‹stanbul’dan gelenler defolun”, “‹stanbul’dan gelenler TEKEL’i terk etsin”, “Direne direne kazanaca¤›z”, “IMF’nin itleri satt›ramaz K‹T’leri” sloganlar›n› att›lar. Eylem s›ras›nda iflçiler ad›na bir konuflma yapan Tek G›da-‹fl Sendikas› Güney Anadolu Bölge temsilcisi Gürsel Diliç›k›k Tekel’in y›ll›k kâr›n›n 5 milyar dolar oldu¤unu, fakat bu kurumun 2.5 milyar dolara özellefltirilmek istendi¤ini vurgulad›. Diliç›k›k ayr›ca Adana TEKEL iflçilerinin eylemlerinin di¤er iflçileri de etkileyece¤ini ve önümüzdeki günlerde daha etkin eylemler olaca¤›n› ve iflçilerin buna haz›r olmas› gerekti¤ini belirtti. (Mersin)

lar ile patronlara daha fazla sefa çektiremez hale gelmifltir. Bugüne kadarki pratikleri ile kendi taban›na dahi “elllerim k›r›lsayd› da oy vermeseydim” dedirten AKP hükümetinin hortlatt›¤› sözleflmeli çiftçilik modeli de duvara çarpacakt›r. ‹flte bu noktada devlet, daha geçti¤imiz hafta yap›lan M‹T toplant›s›nda ifade edilen-uyar› verilen sosyal patlamalar›n öznesi olacak olan yoksul, aç köylü ile de burun buruna gelecektir. (Turhal)

DEVLET‹N KÜRTÇE FOB‹S‹ DEVAM ED‹YOR AB’ye uyum yasalar› çerçevesinde Kürtçe ile ilgili yap›lan yasal düzenlemelerle Kürtçe yay›n, özel kurslar›n aç›lmas› vb. haklar tan›nm›flt›. Ancak tan›nan bu haklar›n hiçbiri pratikteki yerini bulmad›/bulmuyor. Yine eskiden oldu¤u gibi hak ihlalleri devam ediyor. Buna en son örnek ise Siirt’te Kürtçe kaset dinledikleri için tutuklanan Alaaddin Mergen ile ‹lhan Yi¤it. Siirt’e ba¤l› Kurtalan ilçesinde KurtalanBatman aras› servis yapan minibüs floförü Alaaddin Mergen 17 Nisan Perflembe günü Batman’dan Kurtalan’a yolcu tafl›rken Kürtçe kaset çald›. Arabada bulunan sivil polis Mergen’den Kürtçe kaseti de¤ifltirmesini istedi. Kasedi de¤ifltirmeyen Mergen polisin yumruklar›na maruz kal›rken minibüs Kurtalan’a geldikten sonra minibüs floförü Alaattin Mergen ile muavin ‹lhan Yi¤it Terörle Mücadele fiubesi polisleri taraf›ndan gözalt›na al›nd›. 2 gün sorguland›ktan sonra Siirt Adliyesi’ne getirilen Mergen ile Yi¤it Cumhuriyet Savc›l›¤› taraf›ndan KADEK propagandas› yapt›klar› gerekçesiyle tutuklanarak Siirt E Tipi Kapal› Hapishanesi’ne götürüldüler. (Malatya)


25 Nisan-8 Mayıs 2003

7

10

‹flkence davalar› sürüyor ‹flkence Türkiye’nin AB’ye girmesindeki en büyük engel olarak görülüyor. AB’ye girebilmek ve Kopenhag kriterlerine uyum sa¤layabilmek amac›yla yap›lan yasa de¤ifliklikleri, savc›lar› iflkence davalar›n›n aç›lmas› yönünde ad›m atmaya zorluyor. Manisa Davas›nda iflkenceci polislerin ceza almas›n›n ard›ndan aç›lan iflkence davalar›nda da bir art›fl gözleniyor. ‹flkence Türkiye’nin AB’ye girmesindeki en büyük engel olarak görülüyor. AB’ye girebilmek ve Kopenhag kriterlerine uyum sa¤layabilmek amac›yla yap›lan yasa de¤ifliklikleri, savc›lar› iflkence davalar›n›n aç›lmas› yönünde ad›m atmaya zorluyor. Son 20 günde aç›lan davalardan biri de olay›n üzerinden 2 y›l geçmesine ra¤men TKP/ML dava tutsaklar›n›n açt›klar› dava. 2001 Nisan ay›nda “Güdümlü füze” olay›ndan gözalt›na al›nan ve yo¤un iflkencelere maruz kalan Cengiz Kahraman, Fevzi O¤uz Arslan ve Erol ‹ldem’in Haseki E¤itim ve Araflt›rma Hastanesi Baflhekimli¤ince haz›rlanan raporu ile Adli T›p Kurumunun haz›rlad›¤› iflken-

ce raporunun oldu¤u halde iflkence baflvurular› ile ilgili ancak flimdi dava aç›labildi. ‹st a n b u l

Cumhuriyet Savc›s› Kemal Çal›flkan taraf›ndan haz›rlanan iddianamede san›klar›n adli t›p kurumunda verdikleri ifadeye göre Terörle Mücadele fiubesinde görevli 2’si komiser 7 polisin, “suçlar›n›” söyletmek için üzerine so¤uk su dökme, ç›plak vaziyette ›slat›p rüzgarda ve so¤uk kliman›n alt›nda bekletme, haya s›kma, saçlar›n› çekip yerde sürükleme, ayakta uykusuz b›rakma ve kaba dayak gibi iflkence yöntemleri uygulad›¤› belirtiliyor. Yine iddi-

anameye göre müfltekiler hakk›nda düzenlenen adli tabiplik raporlar›nda 7’fler gün iflgücünden kalacak flekilde yaraland›klar› da vurgulan›yor. Siyasi fiube’de görevli polisler Seyfi Do¤an ve Hakan ‹çöz ile ayn› yerde görevli polis memurlar› Nevzat Zengin, Mehmet Sait Ya¤abasan, Metin Öztürk, Bayram Gümüfl, ve Haflim Düzer hakk›nda “Birlikte suçunu söyletmek için iflkence yapmak” suçundan TCK 64, 243/1 maddesi gere¤ince 3 kez, 8’er y›la kadar a¤›r hapis cezalar› istendi. Bunun d›fl›nda PKK-KADEK üyesi olduklar› gerekçesiyle Sunay Yeflilda¤ ve Naciye Ço¤altay’›n 23 Eylül 2002

At›l›m okurlar› ve çal›flanlar› tutukland› At›l›m gazetesi yaflanan bu bask›lar›n ard›ndan Yüksel Caddesi’nde bir aç›klama yaparak polisin bu tutumunu k›nad›.

7 Nisan tarihinde Ankara’da Adliye binas›n›n yak›nlar›nda meydana gelen patlamalar›n ard›ndan 8 Nisan tarihli Milliyet gazetesinde “eylemin MLKP’nin alt organ› Ezilenlerin Sosyalist Platformu taraf›ndan yap›ld›¤›” yönlü aç›klamalar yay›nland›. Bunun üzerine At›l›m okurlar›na ve çal›flanlar›na yönelik bask›lar gerek Ankara’da gerekse ‹stanbul’da art›r›ld›. Ankara Yeni Mahalle semtinde oturan At›l›m okurla-

r›na yönelik operasyon bafllatan polis, toplam 11 kifliyi gözalt›na ald›. Gözalt›na al›nanlar aras›nda bulunan Birgül Uzun, Musa Ar› ve ‹smail Korkmaz 12 Nisan tarihinde ç›kar›ld›klar› mahkeme taraf›ndan tutuklanarak Ulucanlar Hapishanesi’ne konuldular. At›l›m gazetesi yaflanan bu bask›lar›n ard›ndan Yüksel Caddesi’nde bir aç›klama yaparak polisin bu tutumunu k›nad›. Yine ‹stanbul’da da At›-

l›m çal›flanlar›ndan Necati Abay, 13 Nisan günü ö¤le saatlerinde evine yap›lan bir bask›nla gözalt›na al›nd›. Siyasi fiube polislerince evi da¤›t›larak evde bulunan bilgisayar, telefon rehberi gibi özel eflyalar›na el konuldu. Necati Abay 4 günlük gözalt› süresinin ard›ndan ç›kar›ld›¤› DGM hakimli¤i taraf›ndan serbest b›rak›ld›. Ancak Savc›l›¤›n DGM’nin karar›na itiraz etmesi üzerine ayn› gün akflam saatlerinde tekrar gözalt›na al›nd› ve ertesi gün tutuklanarak Bayrampafla Özel Tip Hapishanesi’ne konuldu. At›l›m gazetesi konuyla ilgili olarak yapt›¤› aç›klamada bask›nlar›n DGM ve polis iflbirli¤i sonucu geliflti¤ine dikkat çekerek “Arkadafl›m›z Necati Abay flahs›nda gazetemize yönelen bu sald›r› ne ilktir ne de son olacakt›r. Tüm duyarl›, ilerici, demokrat kifli ve kurumlar› polis ve DGM iflbirli¤iyle haz›rlanm›fl bu komployu protesto etmeye ça¤›r›yoruz” denildi.

tarihinde ‹stanbul Siyasi fiubede baflta cinsel taciz olmak üzere gördükleri a¤›r iflkencelerle ilgili iflkenceci polisler hakk›nda ‹stanbul Cumhuriyet Baflsavc›l›¤›nca dava aç›ld›. Yine ‹stanbul Cumhuriyet Savc›s› Kemal Çal›flkan’›n ayn› günde haz›rlad›¤› ikinci olayla ilgili iflkence iddianamesi ise adli tutuklularla ilgili. Organize Suçlar fiube Müdürlü¤ü’nde gözalt›nda tutulan Mehmet fiahin ve

Asayifl fiube Müdürlü¤ü’nde gasp suçundan gözalt›na al›nan Yavuz Güngör ile Ali Dost adl› kiflilere iflkence yapan polisler hakk›nda 8 y›la kadar a¤›r hapis cezas› istendi. ‹flkence davalar›n›n aç›lmas›yla ilgili bir aç›klama yapan Ça¤dafl Hu-

kukçular Derne¤i (ÇHD) ‹stanbul fiube Baflkan› Avukat Several Demir, dava aç›lmas›ndaki hassasiyetin yarg›lama sürecinde de gösterilmesi gerekti¤ini söyledi. ‹HD D‹YARBAKIR fiUBES‹’N‹N 2002 HAK ‹HLALLER‹ RAPORU ‹HD Diyarbak›r fiubesi yapt›¤› aç›klamada 2002 y›l›nda 221 kifliye iflkence yap›ld›¤›n›, 24 kiflinin patlay›c› madde nedeniyle yaflam›n› yitirdi¤ini, 45 kiflinin de yaraland›¤›n› aç›klad›. OHAL süresince kamu çal›flanlar›n›n maruz kald›¤› ihlaller ise raporda flu flekilde aç›kland›: Faili meçhul ve sald›r›larda yaflam›n› yitirenler 33, yaralananlar 17, gözalt›na al›nanlar 259, tutuklananlar 16, a盤a al›nanlariflten ç›kar›lanlar 39, sürgün edilenler 265, adli ve idari soruflturmaya tabi tutulanlar 2585, idari soruflturmada ceza alanlar 20.

TAYAD’l›lardan suçduyurusu

● Emperyalist sald›rganl›¤a karfl› 6 Nisan’da fiiflli’de yap›lan mitingin ard›ndan baz› TAYAD üyelerinin evleri bas›larak Yönetim Kurulu Üyesi Orhan Eski ve üyeler Fadik Ad›yaman ve Mehmet Kocalar’›n gözalt›na al›nmas› ve gözalt›nda kötü muamele görmeleri üzerine TAYAD’l›lar gözalt›nda yap›lan kötü muameleyi protesto etmek için suç duyurusunda bulunmak istediler. ‹stanbul Adliyesinde biraraya gelen TAYAD’l›lar arkadafllar›n›n “Hastaneyi tafllayan kifliler” olarak gösterildi¤ini ve üç gün boyunca gözalt›nda psikolojik iflkence gördüklerini belirterek “Arkadafllar›m›z›n bu suçu ifllemedikleri anlafl›ld› ve serbest b›rak›ld›lar” dediler. Aç›klaman›n ard›ndan suç duyurusu savc›l›k taraf›ndan kabul edilmedi. Bunun üzerine TAYAD’l› aileler Fatih Adliyesine gittiler. Bu arada H›d›r Gül isimli kifli polis taraf›ndan gözalt›na al›nd›.


11

7

25 Nisan-8 Mayıs 2003

F›r›nda piflen yaflamlar Herkes uyurken onlar çal›fl›r, herkes çal›fl›r onlar uyur. Sanki ters orant›l›d›r yaflamlar› d›flar›s› ile. Pencere aralar›ndan gözlerler güneflin do¤uflunu ve her sabah bir bardak s›cak çay içerler sabah›n ayaz›nda. Kendilerinin olmad›¤› gündüz yaflam›n›n, canl›l›¤›n›n devam› ve “ekmek” paralar› için yo¤ururlar hamuru bütün gece. Ortal›k sessizdir, heryer karanl›kt›r onlar ifllerine bafllad›¤›nda. Ço¤u insan için günün yorgunlu¤unu güzel bir uyku ile atman›n vaktidir mesai saatleri. Herkes uyurken onlar çal›fl›r, herkes çal›fl›r onlar uyur. Sanki ters orant›l›d›r yaflamlar› d›flar›s› ile. Pencere aralar›ndan gözlerler güneflin do¤uflunu ve her sabah bir bardak s›cak çay içerler sabah›n ayaz›nda. Kendilerinin olmad›¤› gündüz yaflam›n›n, canl›l›¤›n›n devam› ve “ekmek” paralar› için yo¤ururlar hamuru bütün gece. Bir haftan›n 7 gecesi beyaza bulanm›fl bir halde çal›flmakla geçer. D›flar›dan ses gelmez pek birkaç köpek havlamas› veya hastaneye do¤ru h›zla yol alan birkaç araba d›fl›nda. Günefl do¤ar, sabah olur ve birikir kap›s›na f›r›n›n. Ekmek isteyenler. Onlar dinç, canl› yeni bir güne bafllayanlar, f›r›n›n bafl›nda ise yorgun, gözleri k›zarm›fl günün sonuna gelenler. ‹flte burda çözümlenir dü¤üm. Görev de¤iflimi yap›lmaya bafllanm›flt›r

art›k. Yollar yavafl yavafl ayr›lmaya bafllar. Birine can veren ›s›tan günefltir. Ötekine ise 10 voltluk bir ampül. Birisi sönmüfl di¤eri yanm›flt›r flimdi. Ertesi gün yeniden sofraya girebilmesi için ekme¤in, uyumak ve dinlenmek gereklidir. Ancak bu flekilde sürer herkesin bir parças›n› oluflturdu¤u yaflam. Kimisi elindeki hamur ile ilgilenir sohbet koyulaflt›kça, kimisi ise biraz daha ileri gitme cüretini göstererek ülke meselelerine el atar. Geceleri ampül ›fl›¤›nda önlükler beyaz, eller hamurlu bir halde yap›lan çay sohbetlerine de girer halklar›n k›y›m›.

Farkl›

ele alsalar da hepsi hemfikir, yap›lan›n katliam ve iflgal

oldu¤una. Yüreklerini ac›t›r kollar› kopuk a¤layan Irakl› çocuklar. Kulaklar›nda ç›nlar çaresiz annelerin yard›m 盤l›klar›. ‹syan ederler zulme ve haks›zl›¤a. Buna ra¤men bulamazlar kurtuluflun yolunu. Ve ço¤unlukta öteki dünyaya havale ederler zalimleri. Evet iflgal vard›r, zulüm vard›r. Peki ya buradaki iflgal ve zulüm. Kopuk mudur birbirinden? Göremezler Irak’tan önce bombalar›n ülkemize düfltü¤ünü. Hissederler ceplerindeki paran›n azald›¤›n› ancak alg›layamazlar meclisten 15 günde geçen 15 Tomahavak füzesini. Sofralar›m›za düflen yüksek tesirli kölelik yasas›n›. ‹mzal› misket bombalar›n›. Kap›s›n› parçalayarak evine giren IMF patentli Abraham tanklar›n›. ‹flte bu yüzden söylerler Recep Tayyip Erdo¤an’›n ve silahl› kuvvetlerin tavr›n›n do¤ru oldu¤unu, Türkiye’nin Irak’›n iflgalinden yana olmad›¤›n›. Oysa 200 gram› 125 bin liraya sat›lan halk ekmek kuyruklar›nda birbirlerine girenler hemen iki sokak üsttedir. ‹ki ekmek

Amerika Saddam’a sald›r›yor. Amerika’n›n amac› Saddam’› y›kmak de¤il, petrole ulaflmak için Saddam’› y›kmas› gerekiyor. Türkiye istese de istemese de Amerika bu ifli yapacakt›. fabrikas›n›n bütün bir flehri doyurabilecek kapasitede oldu¤u günümüzde insanlar aç hala. Gözlerine bir sis perdesi çekilmifltir, yoktur ellerinde do¤ruyu gösterecek bir ›fl›k. Pefline tak›ld›klar› fenerin sahibi kurtarmak yerine onlar› ac›dan mahkum eder iyice karanl›¤a. Televizyondur, radyodur, reklamd›r yaflamlar›n› hücreye çeviren parmakl›klar. Ancak herfleye ra¤men yaflam asla teslim olmaz karanl›¤a ve do¤acakt›r f›r›n ateflinin k›v›lc›mlar› dünyalar›na. ☞


13

7

25 Nisan-8 Mayıs 2003

Dersim halk› devletin oyunlar›n› BOfiA ÇIKARACAKTIR

Dersim varoldu olal› Dersimliler devlet taraf›ndan sürekli bask›, zulüm ve katliamlarla bast›r›lmaya çal›fl›lm›fllard›r. 1938 Dersim katliam›nda genç, yafll›, çoluk, çocuk, kad›n demeden devlet 60 bin Dersimliyi katletmifltir. Daha sonraki süreçlerde de devletin Dersim üzerindeki politikalar› de¤iflmemifl Dersim tamamen yok edilmeye çal›fl›lm›fl, tüm direnifller kanla bast›r›lm›fl, insanlar› zorla göçettirilmifltir. Özellikle 1993-94 döneminde gerilla mücadelesinin yükseldi¤i dönemlerde Dersim’de birçok köy yak›lm›fl, insanlar gözalt›nda kaybe-

dilmifl, zorla göçettirilmifltir. Devletin buradaki amac› denizi kurutarak bal›¤› yoketmekti. Mesela o dönem Pülümür’e ba¤l› 49 köy varken flimdi 7 köy var. Ovac›k’a ba¤l› 36 köy vard› flimdi Ovac›k’a ba¤l› 16 köy var. O dönem Dersim nüfusu 180 bin iken günümüzde 80 binlere düflmüfltür. Yine birçok köyde art›k genç kalmam›flt›r. Her bask›, zulüm ve katliama karfl› Dersim halk› yi¤itçe direnmifl, gerillay› ba¤r›nda saklayarak beslemifltir. Gerilla mücadelesinin oldu¤u dönemlerde halka her türlü bask› ve fliddeti yapan devlet,

PKK’nin girdi¤i teslimiyet süreciyle de ilintili olarak maskesini de¤ifltirerek sald›r› takti¤ini de¤ifltirdi. Bask› ve fliddetle halk› sindiremeyece¤ini anlayan devlet, Dersimlilere farkl› taktikler uygulamaya bafllad›. Özellikle gerilla mücadelesinin yo¤un olarak verildi¤i, gerillan›n daha çok sahiplenildi¤i ilçelere, köylere daha yo¤un sald›rmaya bafllad›. Daha önceleri halk› fliddet, katliam, zorla göçettirme politikalar›yla sindirmeye çal›flan devlet, bunda baflar›l› olamay›nca ideolojik yani denizi zehirleme sald›r›lar›na h›z verdi. Devletin Dersim’deki yeni politikas› fuhuflu yaymak ve uyuflturucu kullan›m›n› art›rmak. Hat›rlarsak geçen y›l nisan ay›nda birahanelerde çal›flan kad›nlar yüzünden kavga ç›km›fl, bu kavgada bir genç ölmüfltü. Daha sonra Dersim halk› ayaklanarak birahanelerde çal›flan kad›nlar› flehir d›fl›na ç›karm›fllard›. Olaylar›n yat›flmas›ndan k›sa bir süre sonra birahanelerde tekrar kad›n çal›flt›r›lmaya baflland›. fiu an Dersim Merkezde en az 31 tane birahane

var ve hemen hemen hepsinde kad›n çal›flt›r›l›yor. Bunun d›fl›nda, genç k›zlar özendirilerek, kand›r›larak fuhufla teflvik ediliyor. Yine devlet taraf›ndan kendi eliyle Dersim’e uyuflturucu sokularak gençler uyuflturucu batakl›¤›na sürükleniyor. Yak›n bir zamanda ismini ö¤renemedi¤imiz bir flah›s Ovac›k’ta 6 kg esrarla yakaland›. ‹lk önce 6 kg esrar›n Ovac›k’a nas›l sokuldu¤unu ve Ovac›k’ta ne iflinin oldu¤unu sormak laz›m. Kaç tane arama noktas›ndan geçilerek Ovac›k’a giriliyor. Bu arada esrar› yakalatan flahs›n birkaç hafta içinde serbest kald›¤› da biliniyor. Esrar bilindi¤i gibi bir uyuflturucu maddesidir. Esrar, kullanan kiflide ba¤›ml›l›k yapar. Esrar› kullanan kifli çeflitli hayallere dalar, gerçeklerden uzaklafl›r. Sebepsiz mutluluklar yaflar. Kendini bir bofllukta buluverir. Sorgulamaz, araflt›rmaz, yan›nda olan biten onu hiç ilgilendirmez. Bu nedenleri s›ralad›ktan sonra Ovac›k’a sokulan esrar›n, Ovac›k’taki gençli¤i yok etmeyi, araflt›rmayan, sorgulamayan,

kendi yaratt›klar› de¤erleri hiçe sayan birer kiflilik yaratmak oldu¤unu rahatl›kla söyleyebiliriz. Egemenler böylece bölgede kendi saltanatlar›n› daha rahat sürdürürken Dersim halk›na kendi yoz kültürünü afl›layarak halk›n asi kimli¤inden, baflkald›r› ruhundan, direngenli¤inden ar›nd›rarak istedi¤i kiflilikleri yaratabilecek. Ancak y›llarca mücadeleye, direnmeye, devrimcilik anlay›fl›na aktif kat›lan, devrim mücadelesine destek veren Dersim’in gözde yöresi Ovac›k bir zamanlar devrim mücadelesinin k›z›flt›¤› ana merkez, nice flehitleri ve direniflleriyle, flehitleri sahiplenifliyle ad›n› duyurmufltur. Bu de¤erleri Ovac›k halk› kolay kazanmad›. Bu de¤erler y›llarca verilen mücadeleler ve bedeller sonras›nda ortaya ç›kt›. Buna karfl›l›k egemen s›n›flar yöre halk›na türlü türlü metodlar denedi ama hiçbiri halk› birbirinden koparmaya yetmedi. Egemenlerin bundan önceki oyunlar›n› bertaraf eden Dersim halk›, bundan sonra oynanacak oyunlar› da bertaraf etmesini bilecektir. (Malatya)

Gerilla mezarlar›na soruflturma aç›ld›

Dersim Asri Mezarl›¤›’nda T‹KKO, DHKP-C ve PKK/KADEK gerillalar›na ait mezarlara yaz›lan fliirler ve sözler nedeniyle Tunceli Cumhuriyet Savc›l›¤› yaklafl›k 20 aile hakk›nda soruflturma açt›. Soruflturma aç›lan yaz›lar aras›nda, Enternasyonal Marfl Çawbella’n›n “Günefl do¤acak/Açacak

çiçek/Gelip geçenler diyecek merhaba/Merhaba ey güzel çiçek” dizelerinin yan›nda “Bir 盤l›¤›m›z vard›, yürekten tafl›d›k/Bir sözümüz vard›, günefle ulaflt›rd›k/Bir de ömrümüz vard›, ülkeye tohumlad›k/U¤runa yedi düvel ile savaflt›k” fliiri ve “Dedim ya bozar›m bensiz bütün haritalar›n büyüsünü”, “Kavgan bir

destand›r. Yeni de¤il bu 盤l›k/Sen Dersim da¤lar›n›n/Y›k›lmaz direniflçi kalesi/Sen ki karanl›k içinde yükselen özgürlük meflalesi” vb. var. Tunceli Cumhuriyet Savc›l›¤›, Asri Mezarl›kta yapt›¤› incelemelerde, devletin kolluk güçleriyle girdikleri çat›flmalarda flehit düflen T‹KKO, DHKP-C ve

PKK/KADEK gerillalar›na ait mezar tafllar› üzerindeki yaz›lara yönelik inceleme bafllat›rken, bu s›rada yaz›lar ve fliirlerin bulundu¤u mezarlar›n foto¤raflar› çekildi. Cumhuriyet Savc›l›¤› yapt›¤› incelemelerin ard›ndan Metin Baba, Cihan Taçy›ld›z, Haydar Ayd›n, Hüsniye Ayd›n, Nuray Yeflil, Ayd›n Çetin Sürgeç, Berivan Alparslan, Haydar Alparslan, Haydar Beyaz, Fatma Ersoy, Adalet Y›ld›r›m, Gülseren Beyaz, Edip Ekinci, Hüseyin Y›ld›r›m ile Cemil Koçak’a ait mezarlarda bulunan fliir ve sözlere iliflkin yaklafl›k 20 aile hakk›nda soruflturma bafllatt› ve 1 Nisan 2003 tarihinden itibaren flehit ailelerinin ifadelerini almaya bafllad›. Baba, Y›ld›r›m ve Alparslan aileleri, savc›n›n kendilerine “Mezarlar› siz mi yapt›rd›n›z? Yaz›lar› siz mi yazd›n›z? Yoksa birileri mi size yazd›rd›? Rahmetlinin vasiyeti miydi?” fleklinde sorular soruldu¤unu söylediler. Çocuklar›n›n ölümünden sonra böyle bir soruflturman›n anlams›z oldu¤unu belirten aileler, soruflturma aç›lmas›n›n ölü-

lere sayg›s›zl›k oldu¤unu belirttiler. Çocuklar›n›n mezarlar›n›n tahrip edilmesinden endifle duyan aileler “her insan gibi çocuklar›m›z›n mezarlar›n› yapt›rd›k. Dersim’de onca sorun varken mezar tafllar› ile u¤rafl›yorlar. Bu konuda soruflturma aç›lmas› insan›n kafas›nda soru iflaretleri uyand›r›yor. Bu insanlar› birbirinden uzaklaflt›racak bir soruflturmad›r” dediler. Devletin flehit gerillalara yapt›¤› sald›r›lar yeni de¤il. Gerillan›n varl›klar›ndan, isimlerinden korktuklar› gibi cenazelerinden de korkanlar, daha önceleri de flehit düflen gerillalara iflkenceler yapm›fl, cenazeleri ç›r›lç›plak soyarak köylerde dolaflt›rm›fl, mezarlar›nda bulunan resimleri, fliirleri tahrip ederek sald›rganl›klar›n› gizleme gere¤i bile duymam›flt›. Bu sald›r›larla halka gözda¤› vermeye çal›flan, halk› gerilladan koparmak isteyenler unutmamal›d›r mezarlara, cenazelere yap›lan sald›r›lar halk›n zaten var olan öfkesini, nefretini daha da körüklüyor ve büyütüyor. (Malatya)


25 Nisan-8 Mayıs 2003 Onlar Ankara Mamak Belediyesi’ne ba¤l› Mutlu, fiirintepe ve Tuzluçay›r mahallelerinde yaflamlar›n› “f›r›nda pifliren” emekçilerden sadece birkaç›. Hasan Do¤an: (Arkadafl Ekmek Fabrikas›’nda kapakça, yani hamur dizer) Burda en zor ifl gece gelmek. Aras›ra gece 23:00’de gelirken insanlar balkonda oturuyor, bak›yorsun. Baflka bir alternatifin yok, kafandan at›yorsun. 13-14 yafl›mdan beri f›r›nc›y›m. Ayr›ca benim toza karfl› alerjim var, bana zarar veriyor. Ben de gazeteci olmak isterdim. Buraya geldi¤imizde haber dinliyoruz. Amerika’n›n bence 11 Eylül’den sonra prestiji kayboldu. Bunu kurtarmak için bir güç gösterisi yapmak istedi. Bu da Saddam’a denk geldi. fiirketlerin adamlar› seçim harcamalar› için para verdi. Bu paray› almak için de Irak’a sald›rd›. Geçen gün televizyonda gördük, bomba stoklar› bitmifl. Yeni siparifl vermifller, bunlar zincir gibi birbirini takip ediyor. fiimdi de Suriye’yi ‹srail’e bir tehdit gördü¤ü için sald›r›yor, harc›yor. Türkiye zaten ABD’ye ba¤›ml›. 80 öncesinde Ecevit delikanl›l›k yapmaya çal›flt›, her yerde k›tl›k oldu. Bektafl Akkaya: (Ekmek Teknesi Unlu Mamulleri) fiimdi 300 gr ekmek 400

7

12 bin lira. Daha önce 150 gr ekmek 200 bin lira idi. 8 kiflilik bir aile günde 20 ekmek tüketse 8 milyon yapar. 30 günde 240 milyon para veriyor. Bu adam›n en az 1.5-2 milyar ayl›k almas› laz›m. Biz ekmek bafl›na 50-100 bin aras›nda para al›yoruz. Günümüz flartlar›nda unun çuval›n› 40 milyona al›rsan ekme¤i de 400 bin liraya satars›n. Köylü gübre atam›yor. Köylü bu¤day üretmeyince fabrika da una zam yapacak, f›r›nc› da ekme¤e. Tarla 1’e 10 veriyorsa gübre atmay›nca 1’e 5 verir. Bu¤day’›n fiyat› 500 bin, mazotun litresi 1,5 milyon. Ben köylünün hiç bu¤day vermemesini istiyorum. Hükümetin köylüleri desteklemesi gerekir. Haks›z olan tek yer yönetim. Ofisler tefeciden beter. Bu da üreticinin belini k›r›yor. Bu yüzden ekme¤in fiyat› artarken gramaj› düflüyor. Ben 18 y›ld›r bu iflin içindeyim. Bu

Burhan Özdemir: (Arkadafl Ekmek Fabrikas›’nda ay›r›c›) Gece 12:00’de geliyoruz. S›cak bir çaydan sonra bafll›yoruz. Hamurlar› makinenin terazisinde tek tek tart›yoruz. 370 gram tart›l›yor, pifltikten sonra 300 grama düflüyor. Haftan›n 7 günü çal›fl›yoruz, iznimiz yok. Günde 22 bin ekmek ç›karabiliyoruz. Buradan K›z›lay, Çankaya’ya kadar ekmek gönderiyoruz. Krizden sonra ekmek sat›fllar› düfltü. Art›k insanlar evlerde ekmek yap›yor. Irak savafl› sat›fllar›m›z› etkilemedi. Saddam yanl›fl yapt›. Herfleyi kendisi için kulland›. Amerika’n›n as›l gayesi bence petrol. Saddam bahane. Amerika’n›n Irak’ta ç›kar› var ki giriyor. Türkiye’nin savafltan bir zarar› olmad›. Baflbakan›n tavr› gayet güzel.

ifli

anlamak için taban›n› iyi araflt›rmak yani köylüyü üreticiyi iyi anlamak laz›m.

fiimdi 300 gr ekmek 400 bin lira. Daha önce 150 gr ekmek 200 bin lira idi. 8 kiflilik bir aile günde 20 ekmek tüketse 8 milyon yapar. 30 günde 240 milyon para veriyor. Bu adam›n en az 1.5-2 milyar ayl›k almas› laz›m.

Recep Ayd›n: (F›r›n iflçisi) Biz de bu ülkede iflçiyiz, asker 20 y›lda emekli oluyor. Biz senenin 365 günü çal›fl›yoruz, bir garantimiz yok, emekli olmak için mücadele ediyoruz. Geceleri genelde uykusuz kal›yoruz, tabii ifl kazalar› geçirme durumu oluyor. 21 y›ld›r bu ifli yap›yorum. Lise mezunuyum. Bu ülkede herkes çal›fl›yor, bana yöneticileri sor. Amerika Saddam’a sald›r›yor. Amerika’n›n amac› Saddam’› y›kmak de¤il, petrole ulaflmak için Saddam’› y›kmas› gerekiyor. Türkiye istese de istemese de Amerika bu ifli yapacakt›. Zaten biz Amerika’ya ba¤›ml› bir ülkeyiz bu yüzden söylediklerini yapmak zorunda. Türkiye en büyük zarar› Körfez savafl›nda gördü. Kerkük boru hatt› bize akacakt›, savafl ç›k›nca ondan da olduk. (Ankara)


25 Nisan-8 Mayıs 2003

7

14

Kendi gücümüze ve kitlelerin gücüne güvenelim

Örgütlenelim Örgütleyelim Bizlerin y›llardan beridir s›k›nt›s›n› çekti¤imiz, dönem dönem canlanan, ancak genelde yetersiz olan yay›nlar›m›z›n kitlelelere ulaflt›r›lmas› sorunu çal›flmalar›m›zda öncelikle aflmam›z gereken sorunlar›m›zdand›r. Yay›nlar›m›z›n meflrulu¤unu bilince ç›karamayan faaliyetçilerimizde “herkes kendi iflini yaps›n, gazeteyi de gazeteciler da¤›ts›n” anlay›fl› gelifliyor, ki bu da bizlerin asla savunamayaca¤› yanl›fl bir anlay›flt›r. Bugün, içinde bulundu¤umuz süreçte hakim s›n›flar taraf›ndan çaresizlefltirilmifl, iradesi zay›flat›lm›fl, teslim al›nm›fl bir halk yarat›lmak isteniyor. Yine devrimci ve komünist harekete, ilerici güçlere yönelik gelifltirilen tasfiyecilik sald›r›s›yla dizginsiz sömürünün ve egemenli¤in önündeki engeller bertaraf edilmeye çal›fl›l›yor. Devrimci ve komünist mücadele, ideolojik, siyasal ve örgütsel alanda sistem içi mecraya çekilmeye, etkisizlefltirilmeye çal›fl›l›yor. Kitlelerin devrime karfl› duydu¤u sempati, devrimci mücadeleyle varolan organik ba¤lar› yokedilerek azg›n sömürü ve yo¤un sefalet karfl›s›nda çaresizce boyun e¤meleri isteniyor. Devrimci ve komünist hareketteki görece zay›fl›k ise kitlelerdeki bu gidiflata yön vermedeki en büyük dezavantaj› oluflturmaktad›r. Kendisini kucaklayacak alternatif bir güç bulamayan kitleler, sistemin yürüttü¤ü ideolojik bombard›man›n ve politikalar›n etkisiyle yeniden sitemin dümen suyuna akarak sistem için bir kald›raç vazifesi görmektedir. Sald›r›lar›n kapsam› ve yo¤unlu¤u düflünüldü¤ünde hakim s›n›flar›n, sapland›klar› batakl›¤›n derinliklerine do¤ru h›zla kulaç att›klar›n› görmek mümkün. Tüm bu gerçeklikler bize ezilenlerin mücadelesini sahiplenmeyi ve onlar› sorunlar› etraf›nda örgütlemeyi dayat›yor. ‹çinde bulundu¤umuz bahar aylar›, Türkiye emekçi halklar› aç›s›ndan önemli tarihsel süreçleri içinde bar›nd›rmaktad›r. 24 Nisan, Proletarya Partisi’nin kuruluflu; 1 May›s iflçi s›n›f›n›n birlik, mücadele ve dayan›flma günü, 6 May›s Deniz Gezmifl ve yoldafllar›n›n idam edildi¤i gün; 18 May›s, Komünist önder ‹brahim Kaypakkaya’n›n iflkencede katledildi¤i gün... Önümüzdeki bu günler kendi içlerinde do¤all›¤›nda birer siyasal mesaj tafl›maktad›r ve birbirinden ba¤›ms›z de¤ildir. Böylesi günlerde yapaca¤›m›z kitle çal›flmalar› da elbette birbirinden ba¤›ms›z ele al›namaz. Egemenlerin bugün daha kapsaml› yürüttükleri sald›r›lar karfl›s›nda bizlerin bu mücadele günlerini ele al›fl›m›z ve onlar› örgütleme tarz›m›z da bu siyasal mesajlar›n içeri¤ine uygun olmak zorun-

dad›r. Emperyalist sald›rganl›¤a karfl› tüm dünyada ve ülkemizde varolan tepkiler her geçen gün daha da büyürken bizlerin görevi halkta varolan bu kendili¤inden tepkiyi bütünlüklü bir flekilde ele alarak örgütlü tepkiye dönüfltürmek olmal›d›r. Bu süreçte yüklendi¤imiz misyonu yerine getirmenin, politikalar›m›z› kitleler taraf›ndan sahiplenir hale getirmenin, bu süreçten somut kazan›mlarla ç›kman›n tek yolu onlarla kuraca-

lara hangi araçlarla gidiyoruz, politikalar›m›z› m› götürüyoruz yoksa onlar› eylemden eyleme mi hat›rl›yoruz? Asl›nda do¤ru politikalara sahip oldu¤umuz halde kitlelerle neden güçlü ba¤lar kuramay›fl›m›z›n nedenleri bu sorulara verece¤imiz cevaplarda gizli. Burada kitlelere giderken kullanaca¤›m›z örgütlenme araçlar› devreye girmektedir. Örne¤in faaliyet yürüttü¤ümüz bir alanda kitle yay›n organ› olan gazete ya da der-

r›n›n gittikçe t›rmand›r›ld›¤›; ideolojik, siyasi ve ekonomik alanda y›k›m›n dayat›ld›¤› bir süreçte bu önem daha da artmaktad›r. Hakim s›n›flarla çürümüfl bu batakl›¤a sürüklenmek istemeyen, kurtuluflunu devrimde ve mücadelede gören kitlelerle birleflmemiz dünden daha acil bir görev olarak önümüzde duruyor. Bugün ilk elden ulaflaca¤›m›z, ilk ilden temas sa¤layaca¤›m›z kesimler bunlard›r.

bask›lar› sonucu kitlelerin kafas›nda yarat›lm›fl olan “yasad›fl›” alg›lay›fla düflmüfl oluruz. fiuras› aç›k ki kitle yay›n organ›n›n her koflul alt›nda ç›kar›lmas›, kitlelere ulaflt›r›lmas› zorunludur. Her faaliyetçi aç›s›ndan kitle faaliyetinde baflvuraca¤› en önemli araçt›r yay›nlar. Oysa bizlerin y›llardan beridir s›k›nt›s›n› çekti¤imiz, dönem dönem canlanan, ancak genelde yetersiz olan yay›nlar›m›z›n kitlelelere ulaflt›r›lmas› sorunu çal›flmalar›m›zda öncelikle aflma-

‹flin önemli bir halkas›n› ise kitlelerin gündemini oluflturan sorunlarla kendi gündemimizin ba¤›n› kurabilme ve kitlelere do¤ru bir politik anlay›flla ortak çözümün adresini gösterebilmek oluflturmaktad›r. ¤›m›z ba¤lardan geçmektedir. Faaliyetimizi bu bütünsellik içerisinde kavramad›¤›m›z durumda kitlelere ulaflma ad›na yapaca¤›m›z bütün çal›flmalar›n önemli bir aya¤› sakat kalacakt›r. Burada vurgulamak istedi¤imiz, soyut bir kitle faaliyeti de¤il somut hedefleri olan/olmas› gereken kitle faaliyetidir. Bunu biraz açmakta yarar var; örne¤in piknikten pikni¤e ya da eylemden eyleme gitti¤imiz ve siyasal olarak çok fazla birfley vermedi¤imiz kitleler neden bir süre sonra bizlerle ba¤lar›n› kopar›yor? Ya da sistemin yo¤un sömürüsü alt›nda ezilen bu kitleyi neden kendi sorunlar›na sahip ç›kar hale getiremiyoruz? Burada kitlelerle kurdu¤umuz ba¤lar›n hangi temelde ya da ne düzeyde oldu¤unu sorgulamak gerekiyor. Kitlelere giderken on-

gimizin kitlelere ulaflt›r›lmas› o faaliyetin süreklili¤i aç›s›ndan çok önemlidir. “Gazete sadece kolektif bir propagandist ve kolektif bir ajitatör de¤il, ayn› zamanda kolektif bir örgütçüdür de. Bu aç›dan infla halindeki bir binan›n çevresine kurulan bir iskeleyle k›yaslanabilir; binan›n krokisini gösterir, tek tek inflaat iflçileri aras›nda irtibat› kolaylaflt›r›r, iflbölümü yapmalar›na ve örgütlü çal›flma sayesinde ulafl›lm›fl olan genel sonuçlar› görmelerine yard›mc› olur.” Lenin yoldafltan yapt›¤›m›z bu al›nt›da gazetenin örgütleyici misyonunun önemi oldukça çarp›c› bir flekilde ortaya konulmaktad›r. Özellikle emperyalizmin ve faflizmin devrimcilere, komünistlere, halka yönelik sald›r›la-

Çok iyi ajitatör, çok iyi propagandist olabiliriz ancak süreci bütünlüklü olarak ele alamad›¤›m›z, kolektif olarak baflvurdu¤umuz örgütlenme araçlar›n› kullanmad›¤›m›z zaman bir aya¤›m›z eksik kalacakt›r. Yerine göre kullanaca¤›m›z bildiriler, afifller, e¤itim yaz›lar›, kitle yay›n organlar› politikalar›m›z› kitlelere götürmede en önemli kolektif örgütçümüz olmak zorundad›r. Bunu yapmak için de öncelikle kulland›¤›m›z örgütleme araçlar›n›n (gazete, bildiri, afifl vb.) meflrulu¤unu bilince ç›karmam›z gerekmektedir. Meflrulu¤unu bilince ç›karamad›¤›m›z bir gazeteyi ya da bildiriyi kitlelerle buluflturmakta bir hayli zorlanaca¤›m›z› görmek zor olmasa gerek. Tam da bu noktada devletin ideolojik sald›r›lar› ve

m›z gereken sorunlar›m›zdand›r. Yay›nlar›m›z›n meflrulu¤unu bilince ç›karamayan faaliyetçilerimizde “herkes kendi iflini yaps›n, gazeteyi de gazeteciler da¤›ts›n” anlay›fl› gelifliyor, ki bu da bizlerin asla savunamayaca¤› yanl›fl bir anlay›flt›r. Gazetemiz meflrudur ve her koflul alt›nda meflrulu¤unun savunulmas› gerekmektedir. Bir militan, bir faaliyetçi, yürüttü¤ü faaliyetinde kitle iliflkisine kendi siyasal düflüncelerini ifade eden gazetesini götürmüyorsa neyi götürüyor? sormak gerekir. Çünkü bizlerin söyleyece¤inin kat kat fazlas› o gazetede yer almaktad›r. Yine Lenin yoldafl›n sözünden hareket edecek olursak gazete tek tek kitlelerin yaflad›¤› sorunlar aras›nda bir ba¤ kurup onlar›n geneli görmelerini sa¤lamaktad›r.


15

7 Her alan mutlaka kendi önüne özellikle de böylesi kitlelerin duyarl›l›¤›n›n artt›¤› dönemlerde somut hedefler koymak zorundad›r. Faaliyet yürüttü¤ü bir bölgede e¤er 50 gazete da¤›t›yorsa bu süreçte onu ikiye katlamay› hedeflemelidir. Ya da bir bölgede iki tane komite kurmufl ve faaliyeti bu komiteler arac›l›¤›yla yürütüyorsa bu sürecin sonunda bu komitelerin say›s› en az üç olmal›d›r. Faaliyetimizi bir bütün olarak ele ald›¤›m›za göre bu sürecin sonunda yapaca¤›m›z de¤erlendirmeye göre; hedeflerimiz ne kadar yaflam bulduysa faaliyetimizin baflar›s› da o kadar olacakt›r. Burada flunu vurgulamak gerekir ki bir alan›m›z›n baflar›s› bütünün de baflar›s›d›r. Ya da bir alan›n baflar›s›zl›¤› bütünün de baflar›s›zl›¤› demektir. Yoksa bir alan çok iyi, di¤er alanlar kötüyse o faaliyet olumlu olarak de¤erlendirilemez. Varolan olumsuzluklardan her alan sorumludur. ‹flin önemli bir halkas›n› ise kitlelerin gündemini oluflturan sorunlarla kendi gündemimizin ba¤›n› kurabilme ve kitlelere do¤ru bir politik anlay›flla ortak

çözümün adresini gösterebilmek oluflturmaktad›r. Bu nokta oldukça önemlidir. Ciddiyetle kitlelerin sorunlar›na e¤ildi¤imizde, güven ve sayg›nl›k yaratarak onlarla kucaklaflt›¤›m›zda kitleler, yöneltti¤imiz örgütlenme ça¤r›m›z› yan›ts›z b›rakmayacakt›r. Biz e¤er kitlelerin hassas olduklar› noktalarda sadece sorunlar› tespit etmekle s›n›rl› bir yaklafl›m sergilersek; biz bir yanda, kitleler bir yanda duracakt›r. Ancak duyarl›l›¤› tespitin de ilerisine tafl›yarak, onlarla birlikte sorunlar›na çözümler üretir ve bunu da yay›n organlar›m›zla onlara ulaflt›r›r ve onlarla dayan›flma içerisinde tart›fl›r, iliflki ve dialog gelifltirirsek yeni bilgi ve materyallerle bu duyarl›l›¤›m›z› ve iliflki a¤›n› süreklilefltirirsek genifl bir kitleye kavuflmam›z›n önünde hiçbir engel kalmayacakt›r. Yürüttü¤ümüz kitle çal›flmas› bu noktada oldukça önem kazanmaktad›r. Özellikle faaliyetçilerimiz kitlelerle kurulan köprü vazifesi görmektedir. Politikan›n, siyasetin kitlelere akt›¤› kanal görevi, rolü oynamaktad›rlar. Bu politikalar›n kit-

lelere maledilmesinde, kitlelerde yaratt›¤›m›z uyan›fl›, etkiyi yeniden kolektife tafl›yarak de¤erlendirilmesini sa¤layan bir mekanizma ifllevi görmektedirler. Bu anlamda faaliyetçilerimizin kitlelere gidifli, kitle içindeki davran›fllar› çok önemlidir. Öncelikle faaliyetçiler temsil ettikleri misyonu kavrayarak gittikleri kitle iliflkilerinde bu misyonun gere¤ine uygun davranmal›d›r. Kitleler bizlerin davran›fl›n›, olaylara yaklafl›m›n› çok önemsemektedirler. Ne kitlelerle iliflkilerimizi gere¤inden fazla resmi tutarak onlarla aram›za ulafl›lmaz mesafeler koymal›y›z ne de iliflkileri laçkalaflt›rarak güvenilirli¤imizi sorgulat›r düzeye getirmeliyiz. Kitlelerin önemle üzerinde durdu¤u noktalardan birisi de faaliyetin süreklili¤i. Bir bölgede kesintilerle ya da sürekli d›flardan birilerinin gelmesiyle, (gazete da¤›t›m›n›, afifl çal›flmas›n›, bildiri da¤›t›m›n›, kitle çal›flmas›n› bölge d›fl›ndan gelen birilerinin yapmas›yla) yürütece¤imiz bir faaliyetten alaca¤›m›z verim de kesintili olacakt›r. Bunu önlemenin tek yolu bu tür faaliyetleri

PUSULA IRAK ‹fiGAL‹N‹N Ö⁄RETT‹KLER‹ ‘Irak’› kitle imha silahlar›ndan ar›nd›rma’ amaçl› ‘özgürlük hareketinin’ gerçek yüzü bir ayl›k iflgal süresince ortaya ç›kt›. Ne kitle imha silahlar› bulundu, ne de Saddam yakalan›p, yarg›land›. ‹flgalci emperyalist güçlerin Afganistan’› iflgali de benzer gerekçelerle gerçekleflmiflti. El Kaide terör örgütünün elebafl› olan Usame bin Ladin’in yakalan›p yarg›lanmas› için gerçekleflen iflgal sonucu ne Usame bin Ladin yakaland›, ne de dünya bu ‘terörist’ tehlikeden kurtar›ld›. Afganistan ve Irak’›n iflgali ve bu iki ülkeye yap›lan sald›r› gerekçelerinin benzerli¤i emperyalist iflgalcilerin gerçek niyetlerini ele vermektedir. Kapitalist-emperyalist güçler dünya halklar›n›n gözlerine sis perdesi çekip, beyinlerini iflgal etmeye çal›flmadan herhangi bir sald›r›y› bafllat›p, iflgale giriflmez. Yanl›fl bilgilendirme ve yanl›fl bilgilendirmeyle birlikte yanl›fl yönlendirme, egemen s›n›flar›n baflvurduklar› vazgeçilmez yön-

temdir. Gerçek amaç gizlenirken, amac› hakl› k›lacak yönlendirmeye giriflilir. Bundand›r ki emperyalist iflgalciler Somali’de, Yugoslavya’da, Afganistan’da, Irak’ta benzer argümanlarla kamuoyu yaratmaya çal›fl›p, sald›r› ve iflgali gerçeklefltirdi. ‹fade edilen gerekçeler, iflgalcilerin gerçek amac›n› gizlemeye yetmiyor. Mazlum halklar›n yaflad›klar› ac›, y›k›m ve gözyafl› karfl›s›nda söylenen her fley bir yalan olarak kalmaktan kurtulam›yor. Halklar yaflad›klar› ac› tecrübeyle ö¤rendikleri, emperyalistlerin sözle ö¤retmeye çal›flt›klar›ndan daha güçlüdür. Hiçbir yalan ve uyduruk gerekçe Irak halk›n›n yaflad›klar› ac›, y›k›m ve gözyafl›n› ortadan kald›ramaz. Gerçekler ortadan kalkmad›kça halklar›n ba¤›ms›zl›k ve özgürlük talebi devrim iradesine dönüflme gücünü tafl›yacakt›r. Bu güç, bir örgütlenmeye dönüflerek, kölelik zincirlerini parçalama kavgas›yla özgürleflecektir. Kapitalist sistem demagojik

25 Nisan-8 Mayıs 2003

yerel iliflkiler üzerinden yaflama geçirmek olmal›d›r. Faaliyete katabilece¤imizi düflündü¤ümüz, ileri olarak de¤erlendirdi¤imiz kiflilerle örgütlülü¤ü ihtiyaç olarak görmelerini sa¤layacak tarzda iliflkiler gelifltirmeliyiz. ‹çinde bulundu¤umuz süreçte yürüttü¤ümüz çal›flmalarda flu nokta gözden kaç›r›lmamal›d›r. Bir bölgede ya da alanda çal›flma yürütülürken hedefimiz sadece örgütlü insanlar›m›z› harekete geçirmek olmamal›d›r. Çeflitli nedenlerle, flu veya bu biçimde örgütlü mücadeleden kopmufl, Proletarya Partisi’ne sempati duyan, birfleyler yapmak isteyen bütün iliflkiler harekete geçirilmeli, herkese yapacak bir ifl verilmelidir. Faaliyetimiz sadece dar bir kadro çal›flmas› halini almamal›, çevremizde bulunan bize en yak›n kitleler de harekete geçirilmelidir. Tabiri caizse bu iliflkiler çeflitli biçim ve ad alt›nda örgütlenmeli, bu örgütlenmeler kurulufl itibar›yla “ilkel” denilebilecek örgütlenmeler olmakla birlikte, bu faaliyet süreklileflti¤i oranda bu örgütlenmeler nitelik olarak s›çrama yaratacakt›r. fiu an yürütülmekte olan

sald›r› ve yanl›fl yönlendirmeyle sömürü ve hegemonya amac›n› daha kolayl›kla gerçeklefltiriyor. Çünkü kapitalizmin varl›k zemini art› de¤er üzerine, afl›r› kâr üzerine kurulu oldukça ve bu gerekçeler ortadan kalkmad›kça, gericilik hegemonya ve savafl politikas› ortadan kalkmayacakt›r. Hegemonya için iflgal ve sald›r›lar bitmeyecektir. Emperyalist ç›karlar ve kapitalist sistemin iç zorunlulu¤u Irak’a sald›r› ve iflgal için neden olmufltur. Kapitalist sistem afl›r› üretim krizine çözüm bulam›yor, bu çözümsüzlük onu savafllara iten zorunluluk olarak ortaya koyuyor. Kapitalist sistemin vazgeçilmez g›das› olan enerji kaynaklar›na sahip olma ve buna ulaflan yollar› ele geçirip denetleme, bölgeyi yeniden ABD patentli “demokrasiye” göre biçimlendirme ihtiyac›d›r, Irak’›n iflgal nedeni. ABD emperyalistleri bölgedeki ç›karlar›n› garanti alt›na al›p, denetimini art›r›rken ayn› zamanda rakibi olan emperyalist devletlerin etki gücünü azaltmay› ve enerji ihtiyaçlar›n› karfl›lamada kendisine ba¤›ml› hale getirmeyi hedefliyor. 11 Eylül sald›r›lar› sonras› egemenlik alanlar›n› ‘teröre karfl› uzun süreli savafl’ üzerinden geniflletmek isteyen ABD emperyalistleri bu stratejisini gerçeklefl-

faaliyette gözard› edilmeyecek olan bir husus da; kitleleri örgütlerken, harekete geçirirken, kendimizi de örgütlememizdir. Bir bölgede ya da alanda faaliyet sürdüren komitelerimiz, bu faaliyette öne ç›kan iliflkileri, komitelerinde ya da daha altta komitelefltirmeli, bu faaliyetimizde örgütlülü¤ümüzün nicelik ve nitelik olarak s›çrat›lmas› sa¤lanmal›d›r. Faaliyetimizin verimli olup olmad›¤›, baflar›l› ya da baflar›s›zl›¤› komitelerimizin süreç sonucundaki de¤erlendirmesiyle ortaya ç›kacakt›r. Yo¤unlaflm›fl bir flekilde sürdürülecek bu çal›flma ele al›nacak gündemler itibar›yla, kendi do¤all›¤›nda, kendi içinde siyasal mesajlar› da oldukça net tafl›maktad›r. Geride b›rakt›¤›m›z 24 Nisan tarihi Proletarya Partisi’nin kuruluflunun y›ldönümüdür. 1 May›s, 18 May›s tarihleri, ülkemiz devrim tarihinde oldukça önemli günlerdir. Bu günler vesilesiyle harekete geçirilecek kitleler, az önce de belirtti¤imiz gibi komitelefltirilerek ele al›nmal›, bu komitelerin önüne pratik faaliyet olarak afifl, bildiri da¤›t›m›, kitle toplant›lar›, ev toplant›lar› vb.

tirmek için Ortado¤u’da hedef olarak gösterdikleri ülkelere sald›r› için gerekçe bulmakta zorlanmamaktad›r. ABD emperyalistlerinin tek amac› Irak petrollerini ele geçirmek de¤ildir, ayn› zamanda bölgede ve dünyada kendi egemenli¤ini güçlendirmek, dünyada tek hakim güç olmakt›r. Amaçlar›na varmak için Irakla bafllayan sürecini Suriye, ‹ran, Kuzey Kore, Suudi Arabistan, M›s›r, Libya, Sudan gibi birçok ülkede kendine uflakl›k edecek de¤iflikliklere gitmekle sürdürecektir. Bir k›sm›n› iflgal ve sald›r›yla, bir k›sm›na da bask› ve tehditle istedi¤i biçimlendirmeye sokmaya çal›flacakt›r. Kapitalist-emperyalist sistemin petrol, silah ve medya patronlar› el ele vererek çal›flmaktad›r. Petrol, silah, ve dezenformasyon yani yalan, vazgeçilmez üçlü kapitalist-emperyalist sistemin yaflam suyudur. Irak iflgalinde bu üçlü, etkin bir flekilde çal›flt›. Bundand›r ki Amerikan medyas›n›n d›fl›ndaki gazetecilere yönelik imha amaçl› sald›r›lar gerçekleflti. Bilgi ve haberin meta olarak kullan›ld›¤› kapitalist sistemde, bunu denetimlerine almak isteyen medya tekellerinin çal›flmalar›n› ‘engelleyen’ gazetecilerin hedef al›narak korku ve gözda¤› vermek amaçl› sald›r›lar kapitalist siste-

konulmal›d›r. Yo¤unlaflm›fl faaliyetimizin odak noktas›na oturmas› gereken somut olarak örgütlenmelerin ortaya ç›kart›lmas›d›r. Bu yaklafl›m›m›z Proletarya Partisi’nin 7. Oturumunda ortaya koydu¤u “örgütlenin” ça¤r›s›yla birebir örtüflmektedir. Nerede olursak olal›m, hangi alanda faaliyet sürdürürsek sürdürelim, ilk hedefimiz ba¤l› bulundu¤umuz, faaliyet sürdürdü¤ümüz alanlardaki komitelerimizin nitelik ve niceli¤ini bir üst aflamaya s›çratmal›y›z. Aç›kt›r ki bu faaliyetimiz -baz› özel örgütlenmeler hariç- kitle faaliyetimizle birlikte ele al›nmal›d›r. Örgütlülüklerimizin nitel ve nicel s›çrama yaratabilmesi ancak ve ancak bu örgütlülüklerimizin kitle faaliyeti sürdürmesiyle olabilir. Kitle faaliyetimiz de, kendili¤indenci bir tarzda de¤il, mutlaka ama mutlaka örgütlülüklerimizin nicel ve nitel olarak güçlendirilmesi perspektifiyle ele al›nmal›d›r. Herkese ama herkese mutlaka yapabilece¤i ifl verilmeli ve bu çal›flman›n örgütlü bir çal›flma olmas›na özen gösterilmesidir.

min zorunluluk nedenidir. Kapitalist sistem dezenformasyona ve yanl›fl yönlendirmeye silah kadar ihtiyaç duymaktad›r. Irak iflgali boyunca yanl›fl bilgilendirmeye, yanl›fl yönlendirmeye en fazla ihtiyac› olan ABD ve ‹ngiliz emperyalistleri olmufltur. Kapitalist-emperyalistler bilginin, gerçe¤in düflman› oldu¤unu, Irak iflgaliyle bir kez daha gösterdi. ‹flgal boyunca yanl›fl bilgilendirmeden, yanl›fl yönlendirmeden hiç vazgeçmediler, bütün bu çarp›tmalar› ‘hür bas›n’, ‘hür dünya’ ad›na yapt›lar. Irak iflgalinde en fazla sald›r›ya maruz kalanlar›n savunmas›z çocuklar, kad›nlar ve gazetecilerin olmas› kapitalist sistemin dokusunu kavramak için yeterli verilerdir. Bugün Irak’› kurtarmak ve özgürlefltirmek için proletarya önderli¤inde gerçekleflecek olan demokratik halk devriminden baflka yol yoktur. Dövüflmeye kararl› ve dövüflmesini iyi bilen ve do¤ru bir önderli¤e sahip cesur bir halk, modern donan›ml› say›ca kalabal›k iflgalci ve sald›rgan güçleri yener. Ortado¤u’da yaflanan geliflmeler ezilen dünya halklar›na cesaretli ve kararl› bir flekilde savaflmay› ö¤renmeyi ve daha da önemlisi do¤ru bir önderli¤in yarat›lmas›n› dayat›yor.


25 Nisan-8 Mayıs 2003

7

16

Halklar hesap sormaya devam ediyor

‹fiGALC‹LER ORTADO⁄U’DAN DEFOLUN ABD ve ‹ngiliz emperyalistlerinin 20 Mart’ta bafllatt›klar› sald›r› ve Irak’›n iflgaline karfl› tüm dünyada oldu¤u gibi ülkemizde de protesto gösterileri sürüyor. Türkiye halk› çeflitli illerde yapt›klar› eylemlerde Irak’›n iflgaline hay›r diyor. ni Erdal Do¤an okudu; “Biz çocuk mahkemelerinde küçüklerin yarar›n› sa¤lamaya çabalayan avukatlar ve hukukçular olarak; hukuk tan›maz ABD’yi protesto ediyoruz. Ve kendilerine hat›rlat›r›z ki att›¤›n›z bombalarla ekti¤iniz kin ve nefret tohumlar›yla çocuklar rüyalar›n›zda dahi iki yakan›zda olacaklard›r” dedi. Bas›n aç›klamas› yap›l›rken polisin genifl önlem ald›¤› görüldü. Aç›klama alk›fllarla sona erdi.

‹STANBUL * ‹stanbul Barosu’na kay›tl› avukatlar 10 Nisan günü saat 13:00’de Taksim Tepebafl›’nda bir araya gelerek ABD Konsoloslu¤una yürüdüler. Avukatlar burada bir bas›n aç›klamas› yapt›. Bas›n metnini okuyan Gülçin Çayl›gil “unutulmamal›d›r ki, iflgalciler ve savafl suçuna bulaflanlar, insanl›¤›n vicdan›nda flimdiden mahkum olmufltur. ‹flgalin sorumlular›n› elbette yarg› önüne ç›kartaca¤›z, savafl suçlular› flimdiden teflhir edilmeli, yarg›lanmaktan kurtulamayacaklar› hat›rlat›lmal›d›r” dedi. Avukatlar “Katil ABD Irak’tan Defol” slogan›n› att›lar. Daha sonra 3 avukat üzeri petrole boyanm›fl “Savafla Hay›r-No War” yaz›l› çelengi ABD Baflkonsoloslu¤u önüne b›rakt›. * Okmeydan› Savafl Karfl›t› Birlik 12 Nisan 2003 tarihinde saat 20:00’de Mercan Dü¤ün Salonu’nda “Irak Sorunu” bafll›kl› bir panel gerçeklefltirdi. Panele Erdo¤an Ayd›n (araflt›rmac› yazar), Rüstem Batum (TV porgramc›s›) ve Sennur Sezer (flair-yazar) ka-

t›ld›. Panele mahalle halk›ndan yo¤un bir ilgi oldu. Panelde sözü ilk olarak Erdo¤an Ayd›n ald›. Ayd›n konuflmas›nda “Fedailer ortada yok, Saddam ortada yok. Direniflle karfl›laflmayan ABD Ba¤dat’› iflgal etti. 11 Eylül’den sonra bütün her yere sald›ran ABD ve iflbirlikçileri sald›rmadan önce ‘terör var’ bahanesiyle halk› kand›r›yor. As›l terörist ABD’dir” dedi. Ard›ndan Rüstem Batum sözü ald› ve “Direnifl olaca¤›n› düflünüyorum. Tonlarca bomba at›ld›. Kimsede y›lg›nl›k olmamal›. Kitle imha silahlar›n› bulamad›lar ama petrol için birçok çocu¤un kan›n› döktüler. Bu bir savafl de¤il sald›rganl›kt›r. Yar›n ‹ran’a, Kore’ye, Suriye’ye ve son olarak bize sald›racaklar. Medya Irak sald›r›s›na yo¤unlafl›nca Filistin’de katliamlar›n daha da artt›” dedi. Son olarak sözü alan Sennur Sezer ise fliirleriyle Irak halk›n›n yan›nda oldu¤unu gösterdi. Konuflmalar›n ard›ndan soru cevap bölümüne geçildi. Panelin ard›ndan Grup Yank› sahne ald› ve söylenen türkülere efllik edilip halaylar çekildi. Grup Yank›’n›n ard›ndan son olarak

Grup Tav›r türkülerini söyledi. Etkinlik saat 23:00’de sona erdi. * 13 Nisan günü Taksim’de iki eylem vard›. ‹lk olarak Odabafl›’nda toplanarak ABD Konsoloslu¤una yürümek isteyen Özgür Gençlik üyelerine polis göz yaflart›c› gaz kullanarak gençleri gözalt›na ald›. Grup polise yumurta ve tafllarla karfl›l›k verdi, bunun üzerine k›sa süreli bir arbede yafland›. Polis 20 kifliyi feci flekilde döverek gözalt›na al›rken 3 kifli ise Taksim ‹lk Yard›m Hastanesine kald›r›ld›. ‹kinci eylemde ise TÜYAP önünde toplanan Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i burada bir bas›n aç›klamas› yapt›. Bas›n aç›klamas› s›ras›nda “Kahrolsun ABD, iflbirlikçi AKP” vb. sloganlar att›lar. Bas›n aç›klamas›n›n ard›ndan ABD bayra¤› yak›larak eylem bitirildi. *Özgür Gençlik okurlar›n›n ABD’nin Irak sald›r›s›n› protesto etmek için ABD Konsoloslu¤u önünde yapt›klar› eyleme polis sald›rm›fl ve çok say›da kifliyi gözalt›na alm›flt›. Buna iliflkin 9 Nisan günü ‹HD’de

bir bas›n aç›klamas› düzenleyen Özgür Gençlik okurlar› polisin bu tutumunu k›nad›lar. Bas›n metnini okuyan Güler Ünal gözalt›nda sözlü tacizlere ve tehditlere maruz kald›klar›n› belirtti. Özgür Gençlik okurlar›n›n aç›klamalar›n›n ard›ndan Mücadele Birli¤i okurlar› da afifl asarken polis taraf›ndan zorla gözalt›na al›nd›klar› için bir bas›n aç›klamas› yapt›lar. Aç›klamay› yapan fienol Budak “polis bizden izin belgelerimizi istedi, biz de gösterdik ama zorla tartaklanarak gözalt›na al›nd›k. Gözalt›nda sürekli olarak psikolojik bask›ya ve küfürlere maruz kald›k. Bizleri hiç uyutmad›lar, pencereden atmakla, öldürmekle tehdit ettiler. ‹stanbul Emniyet Müdürlü¤ü’nde 4 gün bekletildik. Gözalt›ndan ç›kt›ktan sonra elimiz aya¤›m›z tutmuyordu” dedi. * 16 Nisan’da CMUK Çocuklar› Avukatlar› Irak’taki çocuklar›n öldürülmesini protesto etmek için ‹stanbul Gülhane Çocuk Mahkemesi önünde bir araya gelerek bir bas›n aç›klamas› yapt›lar. Avukatlar›n cüppeleriyle kat›ld›¤› bas›n metni-

ANKARA *Ankara Sa¤l›k Platformu bileflenleri (Difl Hekimleri Odas›, Eczac›lar Odas›, Sa¤l›k ve Sosyal Hizmetler Sendikas›, Tabipler Odas›, Veteriner Hekimleri Odas›) 16 Nisan Çarflamba günü ABD Büyükelçili¤ine giderek bir bas›n aç›klamas› yapt›. Yap›lan aç›klamada “21. yüzy›l›n en büyük ay›b›na aday olacak flekilde bu iflgal ortam›n› yaratarak bugünü ve dünü ya¤malayanlar›n özgür gelece¤in kurucusu olaca¤›na inanmam›z beklenemez. Bu iflgali sonland›rmak ve ABD ve ‹ngiltere yönetimlerinin açt›¤› yaralar›n sar›lmas› için gereken herfleyi yapaca¤›z” diyen sa¤l›k emekçileri Yüksel Caddesi’nde “‹flgali durdurun, Ortado¤u’dan defolun”, “Yoksullu¤a hay›r”, “Savafla hay›r, sa¤l›¤a bütçe” vb. sloganlar ile ABD konsoloslu¤u önüne yürüdüler. Burada haz›rlad›klar› aç›k mektubu içeri atan kitle sloganlar ile da¤›ld›. * Savafl karfl›tlar› her cuma günü Sakarya Caddesi’nde biraraya gelerek emperyalizme karfl› tepkilerini dile getiriyorlar. 18 Nisan günü Özgürlük An›t› önünde toplanan bir grup “‹flgalci ABD Ortado¤u’dan defol”, “Biji B›ratiya Gelan” sloganlar› atarak bir bas›n aç›klamas› okudu. Kültür hazinelerinin, saraylar›n ya¤maland›¤›, Petrol Bakanl›¤›’na ise dokunulmad›¤› belirtilen aç›klamada Savunma Bakan› Donald Rumsfeld’in “Ya¤ma Özgürlüktür” sözlerine de de¤inilerek “Özgürlük bu ise demokrasi de ya¤ma, katliam ve sömürgeciliktir” denildi. * Yüksel Caddesinde arala-


17

7 r›nda çocuklar›n da bulundu¤u savafl karfl›tlar› ABD iflgalini protesto ettiler. Her cumartesi günü 12:30’da yap›lan eyleme bu defa çocuklar da gitarlar›, sazlar› ve davullar› ile kat›ld›. “Ortado¤u ABD’ye mezar olacak” sloganlar›n›n at›ld›¤› eylemde çocuklar›n yazd›¤› bas›n aç›klamas›n› yine çocuklar okudu. “Bütün yetiflkinlere sesleniyoruz; Birbirinizden neden bu kadar nefret ediyorsunuz?” diyerek tepkilerini dile getiren çocuklar, generalleri affetmeyeceklerini söyleyerek herkesi Irakl› çocuklara yard›m etmeye ça¤›rd›. Güne Umut ad›yla oluflturduklar› müzik grubu ile Naz›m Hikmet’in “Hiroflima” fliirini seslendiren çocuklar eylemcilerden yo¤un ilgi gördü. Çocuklar dünyan›n bütün çocuklar›n›n kardefl oldu¤unu hayk›rarak; “Çocuklar ölmesin savafl› durdurun” ça¤r›s› yapt›lar. ‹ZM‹R ‹çerisinde Yeni Demokrat Gençlik’in de oldu¤u Savafl Karfl›t› Gençlik Platformu 11 Nisan Cuma günü ‹zmir ‹HD önünde 57. ve 58. hükümetler ad›na suç duyurusunda bulunmak için biraraya geldi. ‹HD önünden Adliye’ye gitmek isteyen gençlere polis izin vermedi. Polisin ablukas› alt›nda bas›n aç›klamas› yapan platform üyeleri “Ö¤renciye de¤il ABD’ye barikat”, “Irak halk› yaln›z de¤ildir”, “Kahrolsun ABD emperyalizmi” vb. sloganlarla barikata tepki gösterdiler. Polisin “da¤›l›n” uyar›s›na gençler da¤›lmamakta kararl› olduklar›n› söyleyerek harekete geçmek istediler. Bunun üzerine polis eylemcilere çok sert müdahale etti. Müdahale s›ras›nda çok say›da genç yaraland›. Sald›r› s›ras›nda gazetecilerle halk da polisten dayak yedi. Polisle gençler aras›nda k›sa bir kovalamaca yafland›. Polisten kaçan bir grup genç AKP Konak ‹lçe binas›na girdiler. Grubun binaya girmesi ile birlikte bina çok say›da sivil ve çevik polis taraf›ndan abluka alt›na al›nd›. ‹HD yöneticileriyle uzun bir görüflme yapan gençler polisin de gözalt›na almayaca¤› sözü üzerine binay› terkederek bina önünde bir aç›klama yapt›lar. Yap›lan aç›klamada polisin bu tavr› k›nand›. Daha sonra belediye otobüsüne bindirilen gençlerle polis aras›nda yine arbede yafland›. Bu arada arabulucu olarak gelen ‹HD ‹zmir fiube Baflkan› Mustafa Rollas, ‹HD yöneticileri ve Oktay Konyar da gözalt›na al›nd›lar. Bu geliflmeler üzerine

18:00’de ‹HD bina önünde bir aç›klama yaparak polisin tutumunu k›nad›. BURSA * Uluda¤ Üniversitesi ö¤rencileri, üniversite içerisinde savafl karfl›t› bir dizi eylem yap›yor. 8 Nisan günü “Savafla hay›r” kokartlar› takan ö¤renciler yaklafl›k 1500 kokart› da üniversite içerisinde ö¤rencilere da¤›tt›lar. * 9 Nisan günü ise üniversite içerisinde bulunan MedikoSosyal önünde saat 12:30’da befl dakika oturma eylemi yapan ö¤renciler türküler de söylediler. Ard›ndan ö¤renciler ad›na Yakup Karabacak adl› ö¤renci bas›na yapt›¤› sözlü aç›klamada; savafl›n tüm etkilerini ezilenlerin yaflad›¤›n›, ülkemizde de IMF’nin savafl ekonomisiyle ezilenlerin yaflam›n› çekilmez hale getirdi¤ini, bunun ö¤rencilere son süreçte ulafl›ma ve yurt ücretlerine yap›lan zamlar olarak yans›d›¤›n› belirtti. Ö¤renciler eylem s›ras›nda ABD bayra¤›n›n bulundu¤u ve kan lekelerinin oldu¤u savafla hay›r yaz›l› pankart açarak, s›k s›k “Emperyalistler, iflbirlikçiler 6. Filo’yu unutmay›n”, “YÖK kalkacak-asker gidecek üniversiteler bizimle özgürleflecek”, “Savafla hay›r” vb. sloganlar›n› att›lar. Eylemin ard›ndan ö¤renciler kortej halinde Mühendislik kantini önüne kadar alk›fl ve slogan atarak yürüdüler. Jandarman›n yo¤un oldu¤u ve yürüyüfl s›ras›nda da ö¤rencilerin sa¤ ve solunda yürüyerek kantin önüne gelerek burada bir süre bekledi¤i de gözlendi. Ö¤renciler kantin önünde de türkülerle halaylar çektiler ve bu eylemlerini sürdüreceklerini belirterek eylemi sona erdirdiler. Eyleme yaklafl›k 150 ö¤renci kat›l›rken, çevredeki ö¤rencilerin de alk›fllarla destek verdi¤i gözlendi. Ö⁄RENC‹LERE JANDARMA SALDIRISI ‹flgale karfl› eylem yapmak isteyen Bursa Uluda¤ Üniversitesi ö¤rencilerine jandarma sald›rd›. 17 Nisan günü saat 12:30’da Mediko Sosyal Tesisleri önünde toplanan ö¤rencilere daha önce kampüsü iflgal eden yüzlerce jandarma sald›rd›. Toplanan ö¤renciler alk›fllarla oturma eylemi yapmak üzereyken jandarma yerde oturan ö¤rencileri yerlerde sürükleyerek gözalt›na almaya bafllad›. Arabalar›n içinde ve karakolda jandarma güçleri taraf›n-

25 Nisan-8 Mayıs 2003

dan joplarla, tekmelerle hatta silahlar›n kabzalar› ile ö¤rencilere sald›r›larak onlarca ö¤renci feci flekilde yaraland›. Gece saat 12:00’de sa¤l›k kontrolüne götürülen ö¤renciler darp izlerinden rapor ald›lar. Gözalt›na al›nan 26 ö¤renci gece saat 03:00’te Savc›l›k’tan serbest b›rak›ld›lar. * Uluda¤ Üniversitesi ö¤rencileri jandarman›n gözalt› ve sald›r›s›n› ayn› gün saat 18:00’de ‹HD Bursa fiubesi’nde toplanarak bir bas›n aç›klamas› ile protesto ettiler. Aç›klamay› ‹HD ad›na Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Camk›ran okudu. Camk›ran Jandarman›n sald›rgan tutumunu protesto ederek her konuda ö¤rencilerin yan›nda olduklar›n› ifade etti. E¤itim-Sen Yönetim Kurulu’ndan bir kifli de jandarman›n sald›rgan tutumunu protesto etti. E¤itim-Sen, SDP, ‹HD, Halkevleri, Tunceli Derne¤i, ‹flçi-köylü, At›l›m, Ekmek ve Adalet ve birçok kurum aç›klamaya destek verdi. TUNCEL‹ Tunceli Savafl Karfl›t› Platform 14 Nisan’da Tunceli Yeralt› Çarfl›s› üzerinde bir bas›n aç›klamas› yapt›. Bas›n aç›klamas›nda s›k s›k “Katil ABD Ortado¤u’dan Defol”, “Kahrolsun ABD Emperyalizmi” vb. sloganlar at›ld›. Platform ad›na Emek Platformu Dönem Sözcüsü H›d›r Tangobay bir aç›klama yapt›. Tangobay yapt›¤› aç›klamada “ABD’nin insan cesetleri üzerine basarak iflgali sürdürdü¤ünü” dile getirdi. Ay-

r›c› Amerikan mallar›n› da boykot etmeye ça¤›rd›. Eylem alk›fllarla sona erdi. MARD‹N Mardin Organize Sanayi Bölgesinde bulunan ABD’ye ait askeri mallar› ‹skendurun’a

tafl›yan askerlere gençler taraf›ndan tafl at›ld›. Gençler ayr›ca savafl karfl›t› sloganlar da att›. T›rlar›n camlar› k›r›l›rken olay yerine gelen polis gençlere müdahale ederek t›rlar geçene kadar genifl güvenlik önlemleri ald›.

Koordinasyon’dan iflgale karfl› eylem Irak’ta Savafla Hay›r Koordinasyonu 30 Nisan’da ABD emperyalizminin Irak halk›na sald›rmas›n›n 1. ay›nda Taksim TÜYAP önünde bir bas›n aç›klamas› yapt›. Saat 13:00’de bafllayan bas›n aç›klamas›na kitle örgütleri, dernekler, partiler, dergi çevreleri ve ILPS kat›ld›. Pankartlarla gruplar halinde alana giren kitle polisin yo¤un güvenlik önlemi alt›nda s›k s›k “Irak halk› yaln›z de¤ildir”, “Susma hayk›r iflgali durdur”, “Gün gelecek devran dönecek ABD halklara hesap verecek” vb. sloganlar att›. Koordinasyon ad›na bas›n metnini okuyan Ayfle Y›lmaz; “ABD ve ‹ngiltere, kitle imha silahlar› kullanarak Irak’› iflgal etti. Petrol Bakanl›¤› binas› ile Petrol rafineleri hariç, y›k›lmad›k ev kalmad›. Ülkelerine 30 y›ld›r u¤ramam›fl Irakl› iflbirlikçilerle bir sömürge yönetim kurmak istiyor. Ancak Irak halk› direniyor. ‘Ne ABD, ne Saddam, Özgür Irak’ diye hayk›r›yorlar. Irak’ta Savafla Hay›r Koordinasyonu da tüm iflgalciler bütün silahlar›n› ve uflaklar›n› al›p Ortado¤u’dan gidinceye kadar susmayaca¤›z” dedi. Ayr›ca eylemde Koordinasyon herkesi 1 May›s’ta Ça¤layan Meydan›’na ça¤›rd›. At›lan sloganlarla, çekilen z›lg›tlarla, söylenen marfllarla Irakl›lara selamlar iletildi. (‹stanbul)


25 Nisan-8 Mayıs 2003

18

7

Irak direnifli ve devrimci iradenin rolü Emperyalizme karfl› gerçek mücadele devrimci iradelerle mümkün olur. Çünkü ancak devrimci, anti-emperyalist iradeler emperyalizmin gerçek yüzünü görürler. Onun sömürüde, vahflette, barbarl›kta, y›k›mda ifadesini bulan emperyalist emellerini gören çelikten bir irade hakl›l›¤›na ve meflrulu¤una inan›r. Onu çelikten k›lan da emperyalist haydutlar karfl›s›ndaki hakl›l›¤› ve meflrulu¤udur. Dolay›s›yla emperyalizme karfl› yürütülen mücadelelerde kal›c› zafer ve baflar›lar ancak devrimci iradelerle sa¤lan›r.

ABD ve ‹ngiliz emperyalistleri Irak’› iflgal ederek, dünya halklar› nezdinde emperyalizmin gerçek yüzünü bir kez daha gösterdiler. Bir kez daha amaçlar›n›n geri kalm›fl ülkelerin enerji kaynaklar›n› talan ve ya¤ma etmek oldu¤unu gözler önüne sermifl oldular. Bu u¤urda, Irak’› iflgal eden emperyalistler ezici ço¤unlu¤u sivil halk olmak üzere, binlerce kifliyi katledip, baflta Ba¤dat olmak üzere birçok flehir ve yerleflim alan›n› da yerle bir ettiler. Emperyalistlerin temsilcileri bu vesileyle bir taraftan zafer naralar› atarken, di¤er taraftan da yapmay› tasarlad›klar› yeni sald›r›lar›n tehditlerini daha yüksek tonda dile getiriyorlar. Irak’taki direnifli k›rarak, askeri bir üstünlük sa¤laman›n zafer sarhofllu¤uyla dünya halklar›n› daha aç›k bir flekilde tehdit ediyorlar. Ama di¤er taraftan da kendi emperyalist emellerini ve yüzlerini dünya halklar›n›n tan›mas›na, kendilerine yönelik giderek büyüyen derin öfke ve nefretin oluflmas›na da zemin yarat›yorlar. Bu kin, nefret, öfke kitlelerin içinde giderek kök salacak ve Irak’taki direniflin aksine, güçlü iradi önderliklerle daha güçlü anti-emperyalist mücadelelere evrilecektir. Irak’taki direnifli bu aç›dan ele ald›¤›m›zda en büyük eksikli¤in bükülmez bir iradeyle donan›ml› devrimci bir önderlikten yoksun oldu¤u görülecektir. Ama bu eksiklik, bir halk›n emperyalist bir iflgale karfl› verdi¤i bir direniflte mihenk tafl›d›r, direniflin sonucunu tayin eden bir olgudur. IRAK HALKI SADDAM’A RA⁄MEN D‹RENM‹fiT‹R Irak halk›n›n, ABD ve ‹ngiliz emperyalistlerine karfl› verdi¤i mücadele ve gösterdi¤i direnifl

hakl› ve meflrudur. Emperyalistlerin beklentisinin aksine onlar› çiçeklerle karfl›lamam›fl, ba¤›rlar›na basmam›fllard›r. Tersine ülkelerini savunmaya çal›flm›fl, emperyalist iflgale karfl› kendili¤inden de olsa bir direniflle yan›t vermifllerdir. Bu direnifl iktidardaki Saddam rejimi koflullar›nda, Saddam’a ra¤men verilmifltir. ‹flbafl›na geldi¤inden beri çeflitli emperyalist güçlerin güdümünde hareket eden ve uflakl›¤›n› yapan ve onlarca y›l katmerli bir flekilde ezen bir diktatörlük rejimi aç›kt›r ki, tutarl› anti-emperyalist bir nitelik tafl›maktan uzakt›r. Dolay›s›yla emperyalist bir iflgalde ulusal anti-emperyalist bir direnifl için önkoflul olan devrimci bir irade ruhundan da yoksundur. Nitekim Saddam’›n bu savaflta oynad›¤› rol ülkesi ve halk›n ç›karlar›n› temsil etmek ve savunmak de¤ildi. Kendisi ve s›rt›n› dayad›¤› di¤er emperyalist güçlerin ç›karlar›n› temsil etmekti. Bu nedenle, Irak halk›n›n gösterdi¤i direnifl Saddam rejimine ra¤men verilmifl ve Saddam rejimini aflan, onun ilerisinde olan bir direnifltir. ‹ktidardaki monarflist diktatörlü¤ün s›n›f karakteri ve ideolojik-politik yap›s› gere¤i, emperyalist iflgalde gerekli ve zorunlu olan antiemperyalist bir önderli¤in bofllu¤u sözkonusu olmufltur. Bu zeminde Irak halk›n›n verdi¤i mücadele, gösterdi¤i direnifl pratikte iradi olarak birbirinden kopuk, yerel alanlarda kendili¤inden verilen direnifller olarak gözükmüfltür. Sonuçta Irak halk›n›n mücadelesi ve direnifli mevcut anda askeri olarak esasta bast›r›lm›flt›r. Ama bu Irak halk›n›n Amerikan ve ‹ngiliz emperyalistlerine karfl› verdi¤i direniflin küçümsenmesi anlam›na da gelmemeli. Ve yine Irak halk›n›n

verdi¤i mücadelenin hakl› zeminini de ortadan kald›rmaz. Zafer sarhofllu¤u içindeki emperyalistler ve medyas› Irak halk›n›n mücadelesini küçümsemekte, yapt›¤› demagoji ve çarp›tmalarla Irak halk›n›n hakl›l›¤›n› dünya kamuoyundan gizlemeye çal›flmaktad›r. Özellikle Ba¤dat’a girdikleri ilk günlerde bizzat kendilerinin örgütledikleri, zemin yaratt›klar› ya¤ma olaylar›yla Irak halk›n› “ilkel” ve “onursuz” kliflelerle dünyaya lanse etmekte, küçük göstermeye çal›flmaktad›rlar. Oysa yans›tt›klar› o görüntüleri gerçekte kendileri örgütlemifllerdir ve Irak halk›n›n genel iradesini de yans›tmamaktad›r. Nitekim Irak halk› iflgal flartlar›nda da olsa, giderek artan bir flekilde yapt›klar› gösterilerle emperyalist iflgalcilere olan tepkilerini dile getirmekte, ya¤ma olaylar›na karfl› da kendili¤inden örgütlü tav›r alarak emperyalistleri tekzip etmektedirler. ANT‹-EMPERYAL‹ST MÜCADELEDE BAfiARI ANCAK DEVR‹MC‹ ‹RADE ‹LE SA⁄LANIR Ama Irak halk›n›n direnifli bir Stalingrad’la, bir Vietnam’la da ayn›laflt›r›lamaz. Özellikle direniflin ilk günlerinde Irak direniflini Stalingrad’la, Vietnam’la vb. direnifllerle özdefl tutan anlay›fl ve yorumlar mevcuttu. Bu anlay›fllar Stalingrad ve Vietnam’daki savafl›n mihenk tafl›n› göz önünde bulundurmayan bir yaklafl›m› içermektedir. Böylesi bir yaklafl›m kendi içinde anti-emperyalist mücadelelerde temel koflul olan devrimci iradeyi ve kararl›l›¤› ve subjektif ö¤enin rolünü küçümseyen anlay›fllar bar›nd›r›r. Tarihteki emperyalizme karfl› verilen tüm direnifl ve savafllarda bu çok net bir flekilde kendisini gösterir. Stalingrad ve Vietnam’›n d›fl›nda emperyalistler Çin’de, Kore’de, ikinci paylafl›m savafl›nda, Balkanlar’da, Laos’ta, Kamboçya’da proletaryan›n devrimci iradesi karfl›s›nda yenilgiye u¤rayarak, tarihlerindeki en canal›c› darbeleri ald›lar. Ve yine Küba, Nikaragua, El Salvador vb. ülkelerde gerçeklefltirdikleri iflgal hareketleri de, devrimci irade ve kararl›l›kta kendisini ifade eden direnifllerle yenilgiye u¤rat›ld›. Ve yine Libya, Cezayir’le simgeleflen ulusal burjuvazinin iradeleri de, emperyalistleri iflgal ettikleri ülkelerden kov-

mufltur. Emperyalizme karfl› gerçek mücadele devrimci iradelerle mümkün olur. Çünkü ancak devrimci, anti-emperyalist iradeler emperyalizmin gerçek yüzünü görürler. Onun sömürüde, vahflette, barbarl›kta, y›k›mda ifadesini bulan emperyalist emellerini gören çelikten bir irade hakl›l›¤›na ve meflrulu¤una inan›r. Onu çelikten k›lan da emperyalist haydutlar karfl›s›ndaki hakl›l›¤› ve meflrulu¤udur. Dolay›s›yla emperyalizme karfl› yürütülen mücadelelerde kal›c› zafer ve baflar›lar ancak devrimci iradelerle sa¤lan›r. Bu irade, o mücadeleye önderlik eden Öncüde somutlafl›r. Emperyalizmle aras›na derin hatlar çeken bir önderlik ancak böylesi bir iradeyi ba¤r›nda tafl›r. Tarihin emperyalizmi ve tüm gerici uzant›lar›n› yads›d›¤› ve kendisinin durdu¤u hakl› ve meflru zemine inanarak o do¤rultuda mücadele verir. Bugün Irak’› iflgal eden ABD emperyalistleri Irak’ta halka önderlik eden devrimci bir iradeyle karfl›laflmad›klar› için, halk›n kendili¤indenci ve örgütsüz direnifliyle karfl›laflt›lar. Ama ayn› ABD emperyalistleri devrimci, anti-emperyalist önderliklerin kolektif bir güzergahta, irade birli¤i temelinde örgütledi¤i nice halklar›n direniflinde ise a¤›r yenilgiler tatt›lar. Bunlar›n içinde Vietnam halk›n›n karfl›s›nda u¤rad›klar› yenilgi bugüne de¤in belki de tarihlerinin en a¤›r yenilgisidir. Burjuva stratejistleri Vietnam halk›n›n Amerikan emperyalistlerini nas›l yenilgiye u¤ratt›¤›na bugün bile hayret ederler. Son derece yoksul bir halk›n, silah ve askeri güç bak›m›ndan kendisinden çok güçlü bir düflmana, çok

a¤›r kay›plar pahas›na da olsa büyük bir yenilgi tatt›rmas›n›n ard›ndaki s›rr› hala çözebilmifl de¤illerdir. Onlar, uygulanan savafl stratejisi ve taktikleriyle, Vietnam halk›n›n kahramanl›¤›yla, co¤rafi ve arazi yap›s›yla, Frans›z ve Amerikan emperyalistlerinin yanl›fl stratejileriyle aç›klamaya çal›flm›fllard›r. Vietnam Halk Ordusunun Baflkomutan› Giap, Frans›z ve ABD emperyalistlerine karfl› elde ettikleri eflsiz zaferlerde elbette bu faktörlerin de rol oynad›¤›n› belirtir. Ama Giap esas faktörün Vietnam ‹flçi Partisinin önderli¤inde verilen halk savafl› ve Vietnam halk›n›n da bu savafla kat›lmas›nda yatt›¤›n› belirtir. Devrimci ve bükülmez bir iradenin önderli¤inde, Vietnam halk›n›n da irade birli¤i temelinde örgütlü olarak emperyalistlere karfl› topyekün mücadelesinde görür. Gerçekten de, hakl› ve meflrulu¤una inanm›fl devrimci bir önderlik, do¤as›nda tafl›d›¤› devrimci iradeyi halka da mal ederek, anti-emperyalist mücadele ve direnifllere halk y›¤›nlar›n› seferber edebilir. Güçlü ve halk y›¤›nlar›n› kucaklamayan devrimci bir iradenin önderli¤inden muaf halk›n, emperyalist iflgal karfl›s›ndaki direnifli örgütsüz, stratejiden ve taktikten yoksun, kendili¤inden bir mücadele olur. Hatta bu durumlarda halklar›n iflgale karfl› direniflini ço¤u kez, yar›-sömürgeci, statükocu güçler kendi potalar›na çeker, direniflin önderli¤ini ele geçirirler. Dolay›s›yla devrimci iradeye sahip, kitleler üzerinde devrimci otorite kurmufl olan önderliklerin varl›¤›, rolü ve önemi, anti-emperyalist direnifllerin yönelimi aç›s›ndan tayin edici bir öneme sahiptir.


19

7 K‹TLELER‹ HAREKETE GEÇ‹REN DEVR‹MC‹ ‹RADE VE KARARLILIK EMPERYAL‹STLER‹ YEN‹LG‹YE U⁄RATAB‹L‹R 17 Ekim Devrimi ile birlikte, ça¤›m›z Lenin’in engin öngörü ve tespitleriyle ifade etti¤i gibi, “emperyalizm ve proleter devrimleri ça¤›”na girmifltir. Bu ça¤›n karakteristik özelli¤i gericileflen burjuvazinin klasik sömürgecili¤inin yerini, yeni sömürgecili¤e b›rakmas› ve proletarya önderli¤indeki devrimlerin ça¤a damgas›n› vurmas›d›r. Askeri ve siyasi ilhaklarla ekonomik ilhaklar›n gerçeklefltirildi¤i sömürgecilik aflamas›nda, durmadan ulusal hareketlerle karfl›laflan emperyalist burjuvazi, tek tek pazarlar›n bir dünya pazar› haline gelmesiyle, yeni sömürgecilik üzerinden pazarlar› ekonomik olarak ilhak etmifltir. Pazarlarda oluflturdu¤u uflak ve kukla yönetimler üzerinden ulusal burjuvaziyi kendine ba¤›ml› komprador burjuvaziye dönüfltürmüfltür. Göreli siyasal ba¤›ms›zl›kla da ulusal duygular›, uflak yönetimleri üzerinden köreltmifl ve kontrolü alt›na alm›flt›r. Ama emperyalistlerin iflgal flartlar›nda kitlelerin çarp›t›lm›fl ve köreltilmifl duygular›, emperyalizme yönelik tepki, nefret, kini bar›nd›ran kendili¤indenci ulusalc› ve yurtsever duygulara b›rak›r. Elbette ki bunun boyutlar› her özgülde farkl›l›klar içerir. Farkl› biçimler al›r. Burada önemli olan devrimci iradenin kitlelerin emperyalist ilhaka yönelik tepki ve öfkesini örgütlemesi ve maddi bir güç haline geti-

25 Nisan-8 Mayıs 2003

Irak halk›n›n gösterdi¤i direnifl Saddam rejimine ra¤men verilmifl ve Saddam rejimini aflan, onun ilerisinde olan bir direnifltir. ‹ktidardaki monarflist diktatörlü¤ün s›n›f karakteri ve ideolojik-politik yap›s› gere¤i, emperyalist iflgalde gerekli ve zorunlu olan antiemperyalist bir önderli¤in bofllu¤u sözkonusu olmufltur. rerek, emperyalizme karfl› kanalize edebilmesidir. Vietnam devriminin askeri önderi Giap kendi ülkesi somutunda ABD emperyalizminin ilhak› ve barbarl›¤› karfl›s›nda, Vietnam halk›nda oluflan tepki ve nefretin, parti taraf›ndan nas›l örgütlü bir güce dönüfltürüldü¤ünü flöyle belirliyor. “Geçen y›llarda Güney Vietnam halk› duyulmam›fl y›rt›c›l›kta bir düflmana karfl› mücadele etmifltir. Afl›r› derecede reaksiyoner, zalim ve insanl›k d›fl› bir karakterde olan Amerikan emperyalistleri ile kukla yönetimi halk›m›za birçok güçlükler ç›karm›fl ve onu pek çok kay›plara u¤ratm›fllard›r; buna karfl›l›k olarak ona düflman›n gerçek yüzünü görme imkan›n› vermifller ve sald›rganlara karfl› bir kin yaratm›fllard›r. Savaflta düflmana karfl› duyulan mücadele iste¤i

ile nefret, sonsuz büyüklükte bir güç teflkil ederler. Bunun içindir ki Amerikan emperyalistlerinin tepkili helikopterleri, amfibi tanklar›, büyük bir h›za sahip mitralyözler, alev makinalar›, kendili¤inden güdümlü may›nlar›, kimyasal zehirli maddeleri, batmaz ç›karma tekneleri ve bütün modern silahlar› kukla orduyu birbiri arkas›na bozguna u¤ramaktan kurtaramam›fllard›r. Aksine olarak elinde mütevazi bir ekipmandan baflka bir fleyi olmayan Kurtulufl Ordusu, bunlara ra¤men zafer üstüne zafer kazanmay› baflarmaktad›r; bu, çok yüksek bir savafl kabiliyetine sahip oluflundand›r. fiimdilik Güney Vietnam’da Devrim Savafl› henüz çeflitli güçlüklerle karfl›laflmaktad›r; fakat vatandafllar›m›z kahramanl›k ve savafl ka-

biliyetleri sayesinde, gerek Güney’de ve gerekse Kurtulufl Ordusu’nda parlak zaferler kazanm›fl ve stratejinin sa¤lam faktörleri haline gelmifllerdir. Halk›n politik güçleri gitgide daha çok büyümekte, Devrimin Silahl› Kuvvetleri günden güne geliflmekte, serbest bölgeler durmadan genifllemektedir. Güney Vietnam halk› zaaf›n› kuvvet haline sokmaktad›r ve Güney Vietnam’daki Kurtulufl Savafl›n›n baflar›l› bir flekilde geliflmesi, aç›kça gösteriyor ki savaflta, sonucu tayin eden faktör insand›r, her fleyde karar› veren fley politik faktör ile kuvvettir, yani kesinlikle halk kitleleridir.” Görüldü¤ü gibi, Vietnam somutunda ortaya konuldu¤u gibi, devrimci bir önderlik kitlelerin tepkilerini devrimci bir irade etraf›nda birlefltirir, örgütler ve anti-emperyalist sa-

Bugünkü boyutuyla Irak halk›n›n direnifli tüm hakl›l›¤›na ra¤men Vietnam vb. direnifllerle ayn›laflt›r›lamaz. Birinde ABD emperyalizmine a¤›r bir yenilginin tatt›r›ld›¤›, di¤erinde ise emperyalistler taraf›ndan k›r›lan iki direnifl aras›ndaki fark görülmelidir.

vafla sevkeder. Güçlü bir düflmana karfl› savafl›n strateji ve taktiklerini, kurum ve örgütlerini yarat›r. Kendi dünya görüflünden hareket ederek bilinçli bir mücadeleyle, son tahlilde belirleyici olan kitleleri harekete geçiren devrimci irade ve kararl›l›k emperyalistleri yenilgiye u¤ratabilir. Oysa kendili¤inden mücadeleler bu vas›flardan yoksundur. Emperyalist ilhaka karfl› hakl› ve demokratik bir muhteva tafl›r. Lakin, öncüden yoksun oldu¤u için mücadelenin ihtiyac›n› teflkil eden araç ve kurumlar›, strateji ve taktikleri yaratamaz ve kitleleri örgütlü bir direnifle sevk edemez. Bugünkü boyutuyla Irak halk›n›n direnifli tüm hakl›l›¤›na ra¤men Vietnam vb. direnifllerle ayn›laflt›r›lamaz. Birinde ABD emperyalizmine a¤›r bir yenilginin tatt›r›ld›¤›, di¤erinde ise emperyalistler taraf›ndan k›r›lan iki direnifl aras›ndaki fark görülmelidir. Elbette ki bu direniflin niteli¤i ve ona ba¤l› olarak sonuçlar› aç›s›ndan böyledir. Emperyalistlerin her iki ülkeye gerçeklefltirdikleri iflgal aç›s›ndan tabi ki bir fark yoktur. Elbette ki, Irak’› iflgal eden ABD ve ‹ngiliz emperyalistlerinin bu tahakkümü sonsuz de¤ildir. Irak halk› da, di¤er halklar gibi tepkilerini ve mücadelelerini gelifltireceklerdir. Eninde sonunda, bu mücadelenin içinden ç›kacak devrimci bir iradenin önderli¤inde, ülkelerini emperyalist iblislerden ve uflaklar›ndan köklü bir flekilde ar›nd›racaklard›r.


25 Nisan-8 Mayıs 2003

7

20

Mücadele etmeye kararl› olan bir halk› yenemezsiniz Emperyalist haydut ABD’nin Irak’a yönelik sald›r›s› iflgale dönüflmüfl bulunuyor. Ancak sald›rganl›¤›n bununla s›n›rl› kalmayaca¤› ABD emperyalizminin baflta Suriye olmak üzere ‹ran’› da tehdit etmeye bafllamas› ve bu noktadaki haz›rl›klar›n› h›zland›rmas›yla birlikte bir kez daha gözler önüne serilmifl bulunuyor. Ancak özelde Ortado¤u’nun genelde de dünyadaki geliflmelerin eskisine oranla daha h›zl› seyir izleyece¤i aç›kt›r. Gerek Irak iflgali gerekse de emperyalistlerin Ortado¤u’daki yönelimleri ile ilgili olarak Doç. Dr. Fikret Baflkaya ile söylefli yapt›k.

ABD’nin Suriye üzerine yürümek istemesi emperyalizmin kalesi olan yap›y› güçlendirmeyi amaçlamas›d›r. Kald› ki ABD’nin oraya yerleflmifl olmas› ‹srail aç›s›ndan büyük bir avantaj yaratm›fl durumda. Bu nedenle ‹srail’in en sorunlu oldu¤u ülke Suriye oldu¤una göre oklar›n neden bu ülkeye yöneldi¤i ortadad›r. -Irak’a yönelik sald›r›ya bitti gözüyle bakabilir miyiz? Irak’› nas›l bir gelecek bekliyor? Savafl denilince genellikle silahl› çat›flma anlafl›l›yor. Oysa bizim anlad›¤›m›z çerçevede as›l savafl s›n›f savafl›m›d›r. S›n›flar varoldu¤u sürece de bu savafl devam edecektir. Bu aç›dan Irak’ta savafl›n bitirilmesi mümkün de¤ildir. Belki bafllad›¤›n› söyleyebiliriz. Önemli olan bundan sonraki sürecin hem Irak hem de bölge ülkeleri aç›s›ndan nas›l bir rotaya evrilece¤idir. Bu durumu flimdiden öngörmek mümkün de¤ildir. Her fleyden önce Irak’a yap›lan müdahale bir savafl de¤il bir fetih ve sald›r› hareketidir. Dolay›s› ile bu müdahale karfl›s›nda

Ortado¤u halklar› taraf›ndan ciddi bir anti-emperyalist duruflun sergilenece¤ini görmek gerekiyor. Ancak burada bir noktaya aç›kl›k getirmek istiyorum. Bir fleye karfl› olmak yeterli de¤il. Birçok insan çeflitli nedenlerle birçok fleye karfl› ç›kabilir. Burada sorun niçin karfl› olundu¤u ve karfl› olunan fleye ne tür bir alternatif getirildi¤idir. ‹lk planda ABD düflmanl›¤› artabilir. Ancak bu durum bizim anlad›¤›m›z flekilde antiemperyalist bir rotaya geldi¤i anlam›na gelmez. Zira kapitalist sisteme kökten karfl› ç›kmadan gerçek bir anti emperyalist mücadele yürütmek olanakl› de¤ildir. Kan›mca oradaki savafl›n yaln›zca Ortado¤u ile s›n›rl› kalmayaca¤›n›, tüm dünya çap›nda anti emperyalist, anti kapitalist mücadeleye ivme kazand›raca¤›n› söyleyebiliriz. -ABD emperyalizminin geçici de olsa Irak’ta ve Ortado¤u’da istikrar› yakalayabildi¤ini söyleyebilir miyiz? ABD Irak’ta istikrar› sa¤lamak için gelmiyor. Bölgeye tümden yerleflmek için geliyor. Bu geliflin birçok nedeni var. Bunlar›n içinde önemli say›labileceklerden birisi de ‹srail’in konumunu takviye etmektir. Dolay›s› ile b›rak›n istikrar›n sa¤lanmas›n› ikinci bir Filistin olma riski hayli yüksektir. Bundan dolay› bir istikrars›zl›ktan söz edebiliriz. -Irak’a sald›r› özgülünde emperyalistler aras› çeliflkiler daha net bir flekilde su yüzüne ç›kmaya bafllad›. Emperyalist sistemin düne nazaran sonun bafllang›c›na geldi¤ini söylemek mümkün mü? Geçen yüzy›la bakt›¤›m›zda belli bafll› üç çeliflkinin varl›¤›n› görürüz. Birincisi emperyalist devletler aras›ndaki çeliflkiler. Ki bunun sonucu olarak 1. ve 2. dünya savafllar› gerçekleflmifltir. 2. Dünya Savafl› sonras› tart›flmas›z tek güç olan ABD emperyalizminin di¤er emperyalistler karfl›s›ndaki üstünlü¤ü ve aradaki uçurum oldukça büyüktü ve gittikçe de aç›lma e¤ilimi gösteriyordu. Ancak bu ABD hegemonyas›n›

sorunsuzmufl gibi gösteren etken Sovyetler Birli¤i’nin varl›¤› idi. Sovyetler Birli¤i’nin da¤›lmas› ile di¤er emperyalist devletlerin ABD’ye mahkum gibi görünen yap›s›n›n zemini ortadan kalkt›. Ve bu büyük güçler aras›nda çeliflkiler daha net görülmeye baflland›. Burada bir noktan›n üzerinde önemle durmak gerekiyor. ABD emperyalizminin esas gücünü silah sektörü oluflturmaktad›r. Di¤er sektörler de ciddi anlamda di¤er emperyalist güçler karfl›s›nda önemli say›labilecek zaafiyetler tafl›maktad›r. Bu yüzden ABD silah gücüyle bu zaafiyetleri aflma çabas› içine girmifl bulunuyor. Bunun süreklilik kazanmas› di¤er emperyalist güçlerin ellerinin armut toplamas›na ba¤l›. Böyle bir fley olmayaca¤›na göre bundan sonra ABD ile di¤er emperyalistler aras›ndaki çeliflkinin daha da keskinleflece¤ini söyleyebiliriz. Irak sald›r›s›n› bu sürecin önemli bir bafllang›c› olarak görmek san›r›m yanl›fl olmaz. Özellikle Çin, Rusya, Hindistan gibi ülkelerin (bunlar›n aras›nda Brezilya da say›labilir) ABD ile olan iliflkilerinde önemli say›labilecek gerilimler yaflanabilir. -Sözünü etti¤iniz gibi ABD emperyalizminin askeri üstünlü¤üne karfl› di¤er emperyalist güçlerin belli ad›mlar att›-

¤›n› görüyoruz. Zira yaln›zca ekonomik ve sosyal alanda ABD’ye karfl› üstünlük yeterli olmuyor. Bunun için Avrupa Ordusu gündeme getirilmekte. Bütün bu geliflmeler daha yo¤unluklu bir çat›flman›n ya da 3. Dünya Savafl›n›n bir yönelimin habercisi olabilir mi? Teorik olarak flunu söyleyebiliriz. Kapitalist sistem üretti¤i sermayenin bir k›sm›n› yok etmeden yoluna devam edemiyor. Bu yok etmenin çeflitli mekanizmalar› var. Rekabetle, reklamla ve krizle yok ediyor. Bütün bu mekanizmalar yeterli olmad›¤› zaman savaflla yok etmeye çal›fl›yor. Savafl en kapsaml› yok etme araçlar›ndan birisidir. Dikkat ederseniz 2. Dünya Savafl› büyük bir tahribat yaratt›. Ancak o tahribat üzerinden uzun say›labilecek bir geniflleme dönemi yaflad›. Dolay›s› ile kapitalist sistem iki fley üretiyor. Birisi emperyalizm ikincisi ise savafl. Bu nedenle kapitalizm varoldu¤u sürece savafllar süreklilik arz edecektir. Buradan hareketle 3. Dünya Savafl›n›n ç›kmas› ihtimal d›fl› de¤il ama böylesi bir savafl›n görünen bir zamanda ortaya ç›kabilece¤ini öngörmek de o kadar kolay de¤il. Ancak kapitalizmin tarihine bakt›¤›m›zda sald›r›lar›n yo¤unlaflt›¤› dönemler ayn› zamanda halklar›n buna karfl› tep-

kilerinin de yo¤unlaflt›¤› ve artt›¤›n›n somut göstergesi olarak karfl›m›za ç›k›yor. Bu aç›dan emperyalizmin bugünkü yo¤un sald›r›lar› mutlaka karfl›l›¤›n› bulacakt›r. Bu durumun nas›l bir seyir izleyece¤ini flimdiden söylemek oldukça zor. -ABD emperyalizminin “fler ekseni” olarak ilan etti¤i Irak, ‹ran ve Kuzey Kore üçlüsünden Irak’›n iflgali sürerken ‹ran ve Kuzey Kore’den daha önce hileli bir flekilde Suriye’nin hedef tahtas›na yat›r›ld›¤›n› görüyoruz. Bu durumun ‹srail ile bir ba¤lant›s› kurulabilir mi? Bu durumun esas halkas›n› ‹srail ba¤lant›s› oluflturuyor. Bildi¤imiz üzere ‹srail bir bölge devleti de¤ildir. Emperyalizmin Ortado¤u’daki uzant›s›d›r. ‹srail’in bölgede sürekli sorun ç›karmas›n›n nedeni de bir doku uyuflmazl›¤›ndan kaynaklan›yor. Dolay›s› ile ‹srail’den söz ederken onun bir Avrupa devleti ya da ABD’nin bölgedeki uzant›s›ndan ba¤›ms›z söz edemeyiz. Dolay›s› ile sorun bölgedeki devletlerin emperyalizme ba¤l›, gerici komprador rejimle yönetilmesi ve siyonizme karfl› anti emperyalist bir liderlikten yoksun olmas›d›r. Bu aç›dan ABD’nin Suriye üzerine yürümek istemesi emperyalizmin kalesi olan yap›y› güçlendirmeyi amaçlamas›d›r.


7

21

Kald› ki ABD’nin oraya yerleflmifl olmas› ‹srail aç›s›ndan büyük bir avantaj yaratm›fl durumda. Bu nedenle ‹srail’in en sorunlu oldu¤u ülke Suriye oldu¤una göre oklar›n neden bu ülkeye yöneldi¤i ortadad›r. -‹ran için ne söylenebilir? Elbette ki ABD ‹ran’a da girebilir. Fakat hiç beklemedi¤i bir flekilde yenilgiye de u¤rayabilir. Dolay›s› ile böyle bir beklenti oldu¤u için oraya öyle kolay giremez. Bir tehditte de bulunamaz. fiimdi bak›n. Afganistan’a kolay girdiler. Niçin? 1970’lerden beri savafl halinde harap olmufl bir ülke. Irak’a da kolay girdiler say›l›r. Çünkü o da ‘80’lerden beri savaflta ancak 90’lardan beri harap edilmifl. Gerek 1. Körfez

bölgenin yeniden flekillendirilmesi düzleminde PKK/KADEK’in dahil edilmesi düflünülebilir mi? Türkiye böyle bir durumda nas›l bir tav›r sergiler? Son süreçte Mehmet A¤ar gibi tescilli Kürt düflman› olan birisinin Kürt politikas›n›n gözden geçirilmesi do¤rultusundaki sözleri de dikkate al›nd›¤›nda Kürt sorunu süreç içerisinde nas›l bir seyir izleyebilir? Son 100-150 y›ll›k Kürt tarihine bakt›¤›m›zda Kürt önderliklerinde tespit edebilece¤imiz önemli hususlar var. Bu Kürt önderlikleri önlerine ç›kan tarihsel f›rsatlar› de¤erlendirememek, kendi gücüne güvenmemek, dünyadaki jeo-politik, jeo-stratejik dengeleri de¤erlendirememek, düflman›-

aç›s›ndan tamam› ile ihanet oldu¤unu düflünüyorum. Dünyada emperyalizm sayesinde bir fley kazanan görülmemifltir. Zaten böyle bir fley yaflam›n tabiat›na ayk›r›d›r. Ben KADEK’in bu ikiliye kat›laca¤›n› düflünmüyorum. Baflta Talabani ve Barzani’nin buna karfl› ç›kaca¤› kesin. ABD’nin de bu aflamada Türkiye ile iliflkilerini daha da gerginlefltirece¤i söz konusu olamaz. Bu aç›dan KADEK’in böyle bir sürece dahil edilmesi olanakl› görünmüyor. A¤ar’›n söylediklerine gelince. Öncelikle flu tespiti yaparak yan›tlamak gerekir. Türkiye’deki rejim sürekli sorun yaratan ama hiçbir flekilde de bu sorunlara çözüm üretemeyen bir niteli¤e sahiptir. Ancak d›fl

Savafl› gerek ABD ambargosu. Ordusu y›prat›lm›fl, halk sefalete mahkum edilmifl. Üstelik bir diktatör var. Halk buna karfl› gelebilirdi. Biliyorsunuz ki mücadele etmekte kararl› bir halk› yenemezsiniz. Öldürürsünüz, toplu katliam yapars›n›z. Tüm bunlara ra¤men Irak halk› savaflmaya kararl› olsayd› yenemezlerdi. Nihayetinde müthifl bir kay›p verdirebilirlerdi. Toplu katliam yapabilirler. Nitekim böyle bir planlar› var. Biliyorsunuz Özgür Üniversite program› son say›s›nda Samir Amin’den bir yaz› çevirdik. Samir Amin diyor ki; “Bu Amerika petrol flirketlerinin 30 milyon dolar daha afl›r› kar edebilmeleri için 300 milyon insan› pekala gözden ç›karabilecek durumdad›r.” -Irak sald›r›s›nda Barzani ve Talabani önderli¤i ABD emperyalizminin yedek gücü olarak ifllev gördü. Bu ikiliye

m›n düflman› benim dostumdur anlay›fl›n› benimsemek, çözümü emperyalistlerden beklemek, her zaman uzlaflmaya haz›r olmak gibi yani bir önderli¤in sahip olmamas› gereken ne kadar olumsuzluk varsa bünyesinde bulundurmakta. Böyle oldu¤u için de itilip kak›la geldiler. Son y›llardaki manzaray› görüyorsunuz. Dolay›s› ile bu önderliklerin gerçekten Kürt halk›n›n kurtuluflunu sa¤lama flanslar› yoktur. Nitekim Irak bombard›man›n›n bafllamas›ndan k›sa bir süre sonra Celal Talabani’nin bir aç›klamas› oldu. “Kürtlerin ulusal kurtulufl hareketi bafllam›flt›r” dedi. Bunu söylemesi için bir adam›n ya hain olmas› gerekir ya da dünyada olup bitenlerden bihaber olmas›. Bunlar de¤ilse demek ki bu ihanet oluyor. Dolay›s› ile bu önderliklerin Kürt hareketi ve Kürt halk›n›n kurtulufl

dinamiklerin zorlamas› ile büyük çapta olmasa da k›smi ad›mlar atabilirler. Ancak mevcut politikalardan köklü

25 Nisan-8 Mayıs 2003 bir flekilde taviz vermeleri olanakl› görünmüyor. -ABD emperyalizminin sald›rganl›¤›na yönelik dünya halklar› taraf›ndan önemli ve anlaml› olan tepkiler yükseldi ve yükselmeye devam ediyor. Bu tablodan hareketle dünya çap›nda devrim dalgas›n›n yükselme rotas›na girebilece¤ini söyleyebilir miyiz? Dünya halklar›n›n emperyalist sald›rganl›¤a yönelik yo¤un tepkilerinin yaln›zca bu sald›rganl›kla s›n›rl› olmad›¤›n› rahatl›kla söyleyebiliriz. Kapitalizmin 500 y›ll›k tarihine bakt›¤›m›zda sald›r›lar›n yo¤unlaflt›¤› dönemlerde her zaman halklar›n karfl› duruflu da artm›flt›r. K›z›lderililerin katliam›, Afrika’n›n kölelefltirilmesi ve buna yükselen isyanlar süreklilik kazanm›flt›r. Sanayi devrimine karfl› say›s›z direnifllerin yaflanmas› Paris Komünü’ne zemin haz›rlam›flt›r. 1917 Ekim Devrimi ard›ndan Çin Devrimi, sömürge ve yar› sömürge ülkelerde yükselen ulusal ve sosyal kurtulufl mücadeleleri bu yo¤unlaflan sald›r›lara bir yan›t olarak ç›km›flt›r. Emperyalist-kapitalist sistemin bu son sald›r›s›na karfl› da yo¤un tepkiler söz konusu idi. Savaflla birlikte bu tepkiler doru¤a ulaflt›. Bu eylemliliklerin kan›mca en büyük göstergesi kitlelerin art›k sorunlar›n kayna¤›nda emperyalist-kapitalist sistemin oldu¤unu görmeleridir. Bu durum dünya çap›ndaki tepkiyi de küresellefltirdi. Bu aç›dan önümüzdeki dönem anti kapitalist, anti emperyalist mücadelenin kabaraca¤› bir dönem olacakt›r.

Kapitalizmin 500 y›ll›k tarihine bakt›¤›m›zda sald›r›lar›n yo¤unlaflt›¤› dönemlerde her zaman halklar›n karfl› duruflu da artm›flt›r. K›z›lderililerin katliam›, Afrika’n›n kölelefltirilmesi ve buna yükselen isyanlar süreklilik kazanm›flt›r. Sanayi devrimine karfl› say›s›z direnifllerin yaflanmas› Paris Komünü’ne zemin haz›rlam›flt›r. 1917 Ekim Devrimi ard›ndan Çin Devrimi, sömürge ve yar›sömürge ülkelerde yükselen ulusal ve sosyal kurtulufl mücadeleleri bu yo¤unlaflan sald›r›lara bir yan›t olarak ç›km›flt›r. Emperyalistkapitalist sistemin bu son sald›r›s›na karfl› da yo¤un tepkiler söz konusu idi. Savaflla birlikte bu tepkiler doru¤a ulaflt›.


25 Nisan-8 Mayıs 2003

22

7

‹stanbul Sendikalar Birli¤i:

1 May›s’ta alanlarday›z

‹stanbul Sendikalar Birli¤i (‹SB) 12 Mart’ta ilk temsilciler toplant›s›n› yaparak, emekçilerin haklar›n› alma, mücadele konusundaki samimiyet ve prati¤ini göstereceklerinin ad›mlar›n› att›lar. ‹stanbul yerelinde D‹SK, TÜRK-‹fi ve KESK’e ba¤l› sendikalar›n “sald›r›lar› püskürtmek, kazan›lm›fl haklar›n› korumak, gelifltirmek ve savafl› durdurabilmek amac›yla oluflturduklar› ‹SB emekçilerin sorunlar›na iliflkin konular›n tart›fl›ld›¤› ve kararlar›n al›nd›¤› toplant›lar düzenleyerek bunlar›n pratikte ileriki süreçlerde alanlarda gösterilece¤ini belirtiyor. “Konfederasyonlara de¤il, ama mücadeleye alternatif olacaklar›n›” belirten ve amaçlar›n› “‹stanbul yerelinde emek güçlerinin mücadelesine ivme kazand›rmak, ortak iradeyi güçlendirmek” olarak ifade eden ‹SB, son toplant›s›n› Osmanbey’deki La Bella Salonunda saat 13.00’de yapt›. ‹SB Sekretaryas› ad›na aç›l›fl konuflmas›n› yapan Dönem Sözcüsü E¤itim-Sen 3 No’lu fiube Baflkan› Ekber Ifl›k emekçilere kapsaml› bir sald›r›n›n oldu¤u ve bundan kaynakl› olarak da bu tür birlikteliklerin mücadele noktas›nda önemli oldu¤unu belirtti. Toplant›ya kat›lan 500’e yak›n sendika baflkan› ve iflyeri temsilcileri ayn› karal›l›kla 1 May›s’ta kararl› ve militan bir flekilde alanlarda olacaklar›n›, taleplerini hayk›racaklar›n› belirttiler. Sendikal mücadeledeki bu birlik iflçiler cephesinden de olumlulukla karfl›land›. (‹stanbul)

Tekstil iflçilerine haks›z uygulama ‹zmir’in Tire ilçesinde bulunan Güçbirli¤i Tekstil çal›flanlar› 14 Mart 2003 tarihinde patron taraf›ndan “iflveren keyfi bir durumda hiçbir aç›klama gere¤i bile duymadan çal›flanlar› iflten atabilir” yaz›l› bir sözleflmeyi imzalatmaya zorland›. Toplam 210 kiflinin çal›flt›¤› atölyede bu sözleflmeye 170 iflçi, haklar›na ayk›r› oldu¤u gerekçesiyle karfl› ç›kt› ve imzalamad›. Bunun üzerine patron taraf›ndan iflçilere sözlefl-

oldular. Ancak üyelik iflmeyi imzalalemleri tamamlanmamalar› nokTire’de dan iflçiler iflten at›ltas›nda bulunan d›. Patronun keyfi bask› uyGüçbirli¤i Tekstil ve haks›z tutumunguland›. çal›flanlar› sendikaya dan kaynakl›, geSözleflçinmekte zorlanan m e y i üye olma sürecinde iflçilerden Osman imzalaifllerinden at›ld›lar. Özatay iflten at›lmayan ‹fllerinden d›ktan sonra ekoiflçiler at›lan iflçiler haklar›n› nomik olarak çok haklar›geri al›ncaya kadar zor koflullarda oldun› ara¤unu ve her yere mak için direneceklerini borçland›¤›n› ve evin Tekstil Senifade etiler. tek çal›flan› oldu¤unu dikas›’na üye

söylüyor. Funda Dinçel adl› iflçi ise Güçbirli¤i Tekstil’in Personel Müdürü Ulvi Tarl›’n›n kendisini telefonla rahats›z edip tehditler savurdu¤unu ifade etti. ‹flçiler Tire’de sendikal bir örgütlenme olmad›¤›n›, kendi örgütlenmelerinin patronu korkuttu¤unu ve verdikleri karardan asla geri dönmeyeceklerini, haklar›n› elde edinceye kadar direneceklerini ve gerekli yasal yerlere baflvurduklar›n› ifade ettiler. (‹zmir)

Tuzla deri iflçileri T‹S’i t›kayan deri patronlar›n› uyard› Tuzla Deri Organize Sanayi’de çal›flan Deri-‹fl Sendikas› üyesi iflçiler, sözleflme görüflmelerinin t›kanmas› üzerine yapt›klar› eylemde sözleflmenin imzalanmamas› halinde üretimi durduracaklar›n› söylediler. 4-16 Nisan 2003 tarihinde Tuzla Deri Organize Sanayi’de çal›flan Deri-‹fl Sendikas› üyesi iflçiler, sözleflme görüflmelerinin t›kanmas› üzerine yapt›klar› eylemde sözleflmenin imzalanmamas› halinde üretimi durduracaklar›n› söylediler. Yap›lan eylemde konuflan Deri ‹fl Sendikas› Tuzla fiube Baflkan› Hasan Sonkaya, AKP hükümetinin IMF politikalar›n› uygulamay› sürdürdü¤ünü ve bu nedenle emekçilerin haklar›na yönelik sald›r›lar›n artt›¤›n› belirtti. Sonkaya; “T‹S’lerin t›kanmas›n›n nedeni biz de¤il ifl verendir” dedi ve konuflma-

s›n› flöyle sürdürdü; “biz asla tafleron çal›flmay› kabul etmeyiz. Patronlar›n ‘tafleron iflçi çal›flt›r›lamaz’ maddesini kabul etmemesinin nedeni ilerde bu uygulamay› hayata geçirmek istemeleridir.” Deri-‹fl Genel Baflkan Vekili Musa Servi ise “biz özellefltirmeye, tafleronlaflt›rmaya karfl› durmal›y›z yoksa yak›nda bu uygulamalar bizim ya da arkadafllar›m›z›n çal›flt›¤› iflyerlerine sokulacakt›r” diyerek patronlar›n gerçek amac›n›n sendikan›n yetkisini düflürmek oldu¤unu belirtti ve tüm iflçileri yaklaflan 1 May›s’a

kat›lmaya ça¤›rd›. Servi ayr›ca bu eylemin bir uyar› oldu¤unu söyleyerek patronlar uzlaflmaz

tutumunu sürdürürse eylemlerin devam edece¤ini de belirtti. (Kartal)

“SEKA’yI sattIrmayaca⁄Iz” Bal›kesir’de özellefltirme listesine giren SEKA Ka¤›t Fabrikas›’n›n iflçileri fabrikalar›n›n sat›fl›n› engellemek için bafllat›lan “SEKA’daki peflkefli durdurun kampanyas›”nda toplanan 15 bin imzay› AKP ve CHP Genel Merkezlerine fakslad›. Konuya iliflkin aç›klama yapan Selüloz-‹fl fiube Baflkan› ‹smail Deniz SEKA’n›n peflkefl çekilmemesi için elimizden geleni yapmaya, karfl› durmaya kararl›y›z. Ve toplanm›fl olan 15 bin imza da küçümsenemez. SEKA devletin elinde olmadan çal›flmaz. 1 y›l çal›flsa daha kârl› duruma gelir” dedi. (‹zmir)

H‹LTON’DA GREV Birçok ifl yerinde toplu ifl görüflmelerinin sürdü¤ü bugünlerde Ankara’da Hilton Otel’de örgütlü OLEY‹S Sendikas› ile ifl yeri sahibi aras›ndaki görüflmelerin t›kanmas› üzerine 10 Nisan günü ifl yerine grev karar› as›ld›. Ö¤len saatlerinde otelin önünde toplanan çal›flanlar alk›fl ve sloganlar ile patronu protesto ettiler. Otelde çal›flan 300 iflçi ad›na yürütülen görüflmelerde sendika brüt 550 milyon lira olan ücretlerine %60 zam yap›lmas›n› talep ederken patron ise %16 oran›nda zam öneriyor. (Ankara)


7

23

25 Nisan-8 Mayıs 2003

AT‹K 16. KONGRES‹N‹ BAfiARI ‹LE GERÇEKLEfiT‹RD‹

17. mücadele y›l›n› geride b›rakan AT‹K gerçeklefltirdi¤i 16. kongresiyle tarihi bir imza daha att›. 4 Federasyon ve 10’un üzerinde komitesini temsilen 120 delegenin kat›l›m›yla gerçeklefltirilen kongrede bir çok karar alarak yeni faaliyet döneminin ana hatlar›n› belirleyen Atik bir kez daha mücadeledeki kararl›l›¤›n› vurgulam›fl oldu. Faflizme ve her türlü gericili¤e karfl› mücadelede yitirilenlerin an›s›na yap›lan sayg› durufluyla bafllayan, delege tespiti ve aç›l›fl konuflmas›yla devam eden

kongre de daha sonra “anti emperyalist mücadelenin tarihi ve görevlerimiz” taslak yaz›s›n›n tart›fl›lmas›na geçildi. Kongrenin aç›l›fl konuflmas›n› 15. dönem konsey ad›na baflkan Metin Atak yapt›. Atak konuflmas›nda kongrenin Türkiye’de ve dünyada önemli geliflmelere tan›kl›k eden bir süreçte yap›l›yor olmas›na ve bu aç›dan da oldukça önemli oldu¤una de¤inerek ABD’nin 11 Eylül sonras› yo¤unlaflan sald›r›lar› üzerinde durdu. Son olarak ABD’nin Irak’a sald›rmas› ile

birlikte emperyalistler aras› çeliflkilerin daha da gün yüzüne ç›kt›¤›na de¤inen Atak “flimdi Irak’ta ne olacakt›r? ABD ve ‹ngiliz emperyalistleri iflgal ettikleri bu topraklardan art›k ç›kamayacaklard›r. Irak’ta kendi istedi¤i bir kukla hükümeti iflbafl›na getirdikten sonra ABD ve ‹ngiliz emperyalistleri petrol yataklar›n› denetimlerine alacak ve Ortado¤u’da kendileri ile uzlaflmayan di¤er ülkelere, Suriye ve ‹ran’a yönelecektir” dedi. Son olarak geliflen bu durum-

dan Avrupa’da yaflayan göçmenlerin de fazlas› ile etkilenece¤ini sözlerine ekleyen Atak “iflte tüm bu geliflmelerin yafland›¤› bir dönemde toplanan kongremizin bu sorunlar› tart›fl›p sonuçlar ç›kartmas› bir zorunluluktur. Sebep ve sonuçlar önemlidir. Tart›flmak plan yapmakt›r, plan ise yönelim demektir. Konfederasyon olarak önümüzdeki çal›flmalar› bu geliflmeler ›fl›¤›nda belirlemek durumunday›z.Kongremizin sorunlar›n üzerinden atlamadan bu geliflmeleri tart›flaca¤›na inan›yoruz. Kongremizin baflar›l› geçmesini diliyor, çal›flmalar›n›zda baflar›lar diliyorum” diyerek sözlerine son verdi.Yo¤un ve oldukça genifl bir flekilde ele al›n›p tart›fl›lan “anti emperyalist mücadeleni tarihi ve görevlerimiz” maddesi oylamaya sunulmadan önce, Türkiye’den kongreye davetli olarak kat›lan Aç›l›m Hukuk Bürosu avukatlar›ndan Hakan Karakufl kürsüye gelerek, ABD’nin Irak’a yapt›¤› sald›r› ve iflgali hukuksal yönüyle ele alarak aç›klamalarda bulundu. Bir y›l boyunca yürütülen faaliyetler ve eksikler üzerinde de durulan kongre, önümüzdeki dönem faaliyetlerini de belirterek faaliyet raporunu ve ard›ndan sunulan mali raporu onaylayarak, seçimlere geçti. Yeni konseyi ve denetim kurulunu seçen kongre, tüm gündemleri bitirerek kongreyi sonuçland›rd›. 16. Atik Kongresinin Faaliyet Yürüttü¤ü Avrupa Ülkelerindeki Ekonomik Ve Siyasal Duruma ‹liflkin Tespitleri Ve Önüne Koydu¤u Çal›flmalar Faaliyet yürüttü¤ü alanlara iliflken de çeflitli de¤erlendirmelerin yap›ld›¤› kongrede Almanya, Avusturya, Fransa, Hollanda, ‹ngiltere, ‹sviçre vb. ülkelerdeki somut geliflmeler ve çal›flmalar üzerine de tart›flmalar yap›ld›. Bu ülkelerde yap›lan seçimler, emperyalist sald›rganl›k karfl›s›ndaki durufllar›, emperyalistler aras› çeliflkilerden kaynakl› ortaya ç›kan durumlar de¤erlendirildi. Bu bölümün sonuç yerine haz›rlanan k›sm›nda ise “tüm bu geliflme-

ler ve tahliller bize flunu gösteriyor ki, Avrupa Birli¤i içinde yer alan tek tek ülkelerdeki bu geliflmeler, bütünlüklü ve efl güdüm içinde ele al›narak genel bir politika olarak uygulanmaktad›r. Rapor içinde geçen ülkelerdeki sosyal haklar›n k›s›tlanmas› tesadüfü olmayan genel bir politika olarak ele al›nmakta ve uygulanmaktad›r. Sigortalar›n art›r›lmas›, iflsizlik paralar›n›n düflürülmesi, iflten ç›kartmalar›n kolaylaflt›r›lmas›, paras› olana sa¤l›k, paras› olana ö¤renim, özellefltirmeler, Tafleron firmalar›n ço¤almas›, göçmen haklar›na s›n›rlama vb tüm bu uygulamalar Avrupa Birli¤i devletleri hükümetlerinin perde arkas›nda ald›klar› karalar olarak tek tek ülkelerde uygulanmaktad›r. Konfederasyon olarak önümüzdeki dönemde, yerli iflçi s›n›f›yla birlikte bunlara karfl› bir durufl sergilemek, kazan›lm›fl sosyal haklar›n geri al›nmas›, için mücadele etmek gibi bir görevimizin oldu¤unu aç›k olarak belirtmeliyiz. Sendikalar›n devre d›fl› b›rak›lmaya çal›fl›ld›¤› aç›kt›r. Sendikal mücadelenin iflyerlerinde önemli bir örgütlenme oldu¤unu unutmadan bu alanda da bu örgütlülüklerin yaflat›lmas›, sendikalara girme, aktif çal›flma, üye olmay› politik bir yönelim olarak benimsemeliyiz” denildi. Bunun yan›s›ra Halklar›n Uluslar aras› Mücadele Ligi çal›flmas›na gereken önemin verilmesi, tüm federasyonlar›n bulunduklar› ülkelerde L‹G komitelerini oluflturmalar›, farkl› kitle örgütleri ve anti faflist, anti emperyalist kurumlar›n L‹G çat›s› alt›nda toplanmalar› için bir kampanya yürütülmesi kararlar› al›nd›. Oldukça coflkulu geçen kongre s›ras›nda ayr›c› kongreye gelen mesajlarda okundu. Partizan, ‹flçi-köylü ve Yeni Demokrat Gençlik ve Tohum Kültür Merkezi imzal› mesajlar›nda okundu¤u kongre coflkulu bir flekilde son buldu.


25 Nisan-8 Mayıs 2003

7

24

Emperyalist iflgale hay›r Irak’ta ABD ve ‹ngiliz emperyalistlerinin bafllatt›¤› sald›rganl›k Ba¤dat’›n düflüflüyle yerini iflgale b›rakm›fl bulunuyor. Sald›rganl›ktan önce ve Irak’a sald›r› sürer-

öncesinde yap›lan haz›rl›klarda üç gün ard arda 4500 adet yürüyüfl ça¤r›s› yap›ld›. Ayn› zamanda AT‹K’in Almanca ve Türkçe bildirileri da¤›t›ld›. Yürüyüfl s›ras›nda “Emperyalist sald›rgan-

ken susmayan ve ABD ve ‹ngiliz emperyalistlerini lanetleyen dünya halklar›, iflgale de karfl› koyuyor ve emperyalist güçlerin bölgeyi terk etmesini istiyor. ULM Emperyalist sald›rganl›¤a karfl› Ulm’de 05 Nisan 2003 tarihinde bir miting ve yürüyüfl düzenlendi. Eylem

l›¤a hay›r, terörist Amerika” vb. gündeme damgas›n› vuran sloganlar eflli¤inde miting alan›na gelindi. Alanda AT‹F, Ulm Tohum Kültür Merkezi ve Ulm YDG Komitesi ad›na birer konuflma yap›ld›. Konuflmalarda bu savafl›n haks›z savafl, emperyalist sald›r›, ayn› zamanda ABD’nin dünyan›n en büyük teröristi, amac›n›n da bir

Dünyadan Notlar ‘A⁄AÇ SÜKUNETTEN HOfiLANAB‹L‹R, ANCAK FIRTINA ASLA D‹NMEYECEKT‹R’

Irak, emperyalist güçler taraf›ndan iflgal edildi, ancak emperyalistlerin ‘Saddam kitle imha silahlar›na sahiptir’ iddialar›n› do¤rulayacak hiçbir bulguya rastlanmad›. Irak’ta yaflanan istikrars›zl›k ve kaosun gerçek yarat›c›lar›n›n emperyalist iflgalciler oldu¤u bir kez daha ortaya ç›kt›. Irak’a emperyalistler taraf›ndan götürülenin özgürlük de¤il katliam, y›k›m ve ac› oldu¤una Irak halk›yla birlikte dünya halklar› bir kez daha tan›kl›k etti. Emperyalist haydutlar›n Irak’›n sadece yeralt› zenginliklerini ya¤ma ve talan etmeyece¤ini ayn› zamanda yerüstü zenginliklerini ve tarihi zenginliklerini de ya¤ma ve yok edeceklerini daha önceki yaz›lar›m›zda belirtmifltik. Nitekim öyle oldu. Irak petrollerinin güvenli¤i ve korumas› en üst düzeyde donan›mla sa¤lan›rken, Irak’›n tarihi zenginlikleri, uygarl›k miras› olan müzelerin, tarihi yerlerin, e¤itim ve kültür binalar›n›n bombalanarak yak›l›p y›k›l›rken geriye kalanlar›n da ya¤ma edilmesine seyirci kal›narak, yok edilmesine aç›kça destek sunmufltur. Irak halk›n›n tarihine ve zenginli¤ine ait ne varsa bütün de¤erlerin yok edilmesi, ya¤ma ve imha edilmesi emperyalist iflgalcilerin suçlar›n›n niteli¤ini ortaya koymaktad›r. Emperyalist iflgalciler yaln›zca insanl›¤›n düflman› de¤ildir, onlar ayn› zamanda uygarl›¤›n, tarihin ve kültürün de düflman›d›rlar. Irak’›n tarihsel zenginli¤ine, uygarl›k miras›na yap›lan sald›r› geç-

mifle ait tüm de¤erlerin, zengin miras›n imha ve y›k›m›n› sa¤layarak, her fleyi kendileriyle bafllatmak ve bu emperyalist kültürü egemen k›lmak amaçl› tarihsel belle¤i yok etmek istemektedirler. Amerika k›tas›n› ilk iflgal eden sömürgeci atalar› gibi yapt›lar. Nas›l ki, k›z›lderililere ait uygarl›k ve tarihsel kültürel de¤erleri yok edip, ortadan kald›rd›ysalar, bugün de benzer fleyi Irak’ta yapmaktad›rlar. Emperyalizm, kendisine ait olmayan kültürün ve halklar›n uygarl›k miras›n›n düflman›d›r. ‹nsanl›k düflmanlar›, tarihin, kültürün ve uygarl›¤›n dostu olamazlar. Saddam’›n suçlar›, Irak topraklar›nda ölüm saçarak petrol ve tarihi zenginlikleri gaspedenlerin suçlar›n›n yan›nda zay›f kal›r. ‹fiGAL, IRAK’I YAPILANDIRMA PROGRAMIYLA KALICILAfiIYOR Kapitalist-emperyalist ülkeler aras›nda görüfl farkl›l›klar› ve kutuplaflmalar iflgal öncesi gibi Irak’›n yeniden yap›land›r›lmas› program›nda da devam etmektedir. ABD emperyalistleri Irak’› yeniden yap›land›rma sürecine ‹ngilizleri de yan›na alarak sürece katarken, bu ifle BM’nin de dahil edilmesini isteyen Almanya, Fransa ve yan›na ald›klar› Rusya aras›nda görüfl farkl›l›klar› sürmektedir. Irak’› iflgal ederken her taraf› yak›p y›kan emperyalist iflgalciler, ‘infla ederken’ de faturay› Irak halk›na ç›karacakt›r.

diktatörü devirmekten oraya özgürlükler getirmekten ziyade oraya hakim olma, do¤al kaynaklar› kendi hizmetine sokma ve Ortado¤u’yu kontrollerine alma oldu¤u gibi ortak noktalarda birlefliliyordu. ‹SPANYA ‹spanya’da Genel ‹flçi Sendikalar› Konfederasyonu (CGT)’nin ça¤r›s›yla 10 Nisan’da yap›lan 2 saatlik greve %80 oran›nda kat›l›m oldu. Irak’›n iflgalini protesto amac›yla örgütlenen eylemi CNT Sendikas›, bar›fl örgütleri ve sol partiler de destekledi. Grev dolay›s›yla ülkenin birçok kentinde on binlerce kiflinin kat›ld›¤› büyük gösteriler de yap›ld›. YUNAN‹STAN Yunan Sosyal Forumu, ABD ve NATO’nun Avrupa’daki en büyük deniz ve hava üssünde 5 Nisan’da protesto gösterisi düzenledi. Irak’ta bulunan 6. Filo ve askeri güçlerin ihtiyaçlar›n›n karfl›lanmas›nda merkezi bir öneme sahip. Savafl karfl›t› hareket ve Yunan Sosyal Forumu Suda’da bulunan üssün kapat›lmas›n› ve Yunan devletinin ABD ve ‹ngiltere’ye askeri kolayl›k sa¤lamaya son vermesini istedi. Atina’da 16 Nisan’da düzenlenen

AB Zirvesinde 10 ülke törenle Birli¤e üyelik anlaflmas› imzalarken küreselleflme ve savafl karfl›tlar› gün boyu gösteri yapt›. 11 bin polisin önlem ald›¤› eylemin hedefi ‹ngiltere Baflbakan› Blair, ‹spanya Baflbakan› Aznar ve ‹talya Baflbakan› Berlusconi idi. Say›lar› 6 bini bulan ve “Kasaplar: Blair, Berlusconi, Aznar” yaz›l› pankart tafl›yan göstericilere sald›ran polis, gözyaflart›c› bomba kulland›. Buna ra¤men protestocular Amerikan Büyükelçili¤ine kadar yürüdü. Sabah saatlerinde ise 100 kifli Atina’daki British Airways bürosunu iflgal etti. ROMA “Savafl› Durdural›m Komitesi” taraf›ndan organize edilen yürüyüfle, iflçi sendikalar›, küreselleflme karfl›t› gruplar, Katolik dernekleri, ö¤renciler, çevreciler ve muhalefet milletvekilleri kat›ld›. Yürüyüfl için, otobüs ve trenlerle Roma d›fl›ndan da birçok kiflinin geldi¤i aç›kland›. Baz› gençler, Amerikan bankalar›n›n flubelerini tafllarken, göstericilerin ABD ve ‹ngiltere konsolosluklar› önüne gitmesine izin verilmedi. Kendilerine “‹taatsizler” ad›n› veren küreselleflme karfl›t› gruplar, Amerikan petrol flirketi Esso’yu protesto amac›yla, bu flirketin bayili¤ini

yapan baz› benzin istasyonlar›n›n ç›k›fllar›n› kapatt› ve sembolik iflgal eylemleri yapt›. KIBRIS Savafl Karfl›t› Ö¤renci Giriflimi 10 Nisan günü Gazimagosa’da ikinci kez “Savafla Hay›r” slogan›yla yürüyüfl eylemi yapt›. Yürüyüfl s›ras›nda savafl ve ABD karfl›t› sloganlar atan ve pankart tafl›yan eylemciler, BM Bar›fl Gücü Kamp› önünde de ›sl›kl› ve alk›fll› protesto gerçeklefltirdiler. Yürüyüflün ard›ndan DAÜ Girifl kap›s› önünde oturma eylemi ve ard›ndan Türkçe, ‹ngilizce ve Arapça okunan bildirilerle tamamland›. Türkçe bildiriyi okuyan Savafl Karfl›t› Ö¤renci Giriflimi Sözcüsü, K›br›s Sosyalist Partisi’nden Ediz Kanatl›, Irak halk›n›n 12 y›ld›r ABD ve BM taraf›ndan uygulanan ambargolar nedeniyle yeterli g›da ve ilaç bulunamad›¤› için ölüme terk edildi¤ini, bu yetmezmifl gibi flimdi de ABD ve ‹ngilizlerin bombalar›na maruz kald›¤›n› söyledi. Savafla destek veren ülkelerin de Irak’ta ifllenen suça ortak olduklar›n› ifade eden Kanatl›, hava sahas›n› ABD’ye açan ülkeleri protesto etmek amac›yla imza kampanyas› bafllatacaklar›n› söyledi.

Emperyalistlerin yak›p y›karken, ‘infla ederken’ kâr sa¤lamaktan, ç›karlar›n› korumak ve garanti alt›na almaktan baflka bir politikalar› yoktur. Her fley daha yüksek kâr ve hegemonya içindir. Bunu gerçeklefltirmek için de daha fazla ‘özgürlük ve insan haklar›’ yalan›na baflvurmakt›r. ‹flgalci emperyalist güçlerin, Irak’›n ‘yeniden yap›land›rma’ program› içinde oluflturulacak yeni bir kukla hükümet plan› vard›r. Ancak yeni bir Irak hükümeti nas›l bir bileflimle olursa olsun ABD emperyalizminin ufla¤› kukla bir yönetim olma karakterini ortadan kald›ramayacak, oluflturulacak yeni uflak yönetim Irak halk›n›n afla¤›lanmas›ndan da kurtulamayacakt›r. Yeni bir uflak yönetim meflru ve adil olamayaca¤› gibi iflgalci güçlerin ufla¤› olma hizmetinden baflka halka verecek hiçbir fleyleri de olamayacakt›r. Saddam diktatörlü¤ünün yerine oluflturulacak iktidar komprador ve feodal gericilerin iktidar› olacakt›r ve faflist bir diktatörlük karakteri tafl›yacakt›r. Yeni oluflturulacak iktidar, esasta ABD ve ‹ngiliz emperyalistlerinin bölgesel ve dönemsel ç›karlar›n› korumay› garanti alt›na alacakt›r. Emperyalist iflgalci güçler bombalar›n›n, k›y›c› silahlar›n›n yan›nda bir k›s›m yönetici uflaklar›n› da getirmeyi ihmal etmediler. ‹flgal ve müdahale ettikleri birçok ülkede yapt›klar›n›n benzerini burada da yapacaklar. Bundan farkl› fley yapmalar› beklenemezdi. Farkl› fley yapmalar› mümkün de¤ildir. Kapitalist-Emperyalist sistem kendi ülkelerinde yaflad›klar› süre¤en krizi yar›sömürge ülkelere tafl›yarak bu ülkelerde yaflanan istikrars›zl›k ve kaosu derinlefltirmekten baflka bir fley yapamayacaklard›r. Onlar›n özgürlük dedikleri fleyin ne anlama geldi¤ini Irak halk› yaflad›¤› katliam, iflgal ve y›k›mla gördü. Irak’ta yaflanan istikrars›zl›k ve kaos ka-

pitalist–emperyalist sistemin istikrars›zl›k ve kaosundan farkl› de¤ildir. Nas›l ki kapitalist-emperyalist sistem süre¤en ekonomik krizden kurtulam›yorsa yar›sömürge ülkelerin de istikrars›zl›k ve kaostan kurtulmas› mümkün de¤ildir. Irak’ta istikrar ve güven ortam› asla hakim olmayacakt›r. Daha fazla istikrars›zl›k ve daha fazla kaos yaflanmaya devam edecektir. Toplumsal huzur ve güven ortam›n› emperyalistler ve onlar›n uflaklar› yaratamaz. Irakl› çocu¤un kolunu kanad›n› yok eden özgürlük düflmanlar›, Irak’›n özgürlü¤ünün de kolunu kanad›n› k›rd›. Emperyalistlerin iflgal ve müdahalesini yaflayan Somali, Yugoslavya, Afganistan vb. hangi ülkede bar›fl ve demokrasi gelmifltir ki Irak’ta istikrar gelsin demokrasi ve bar›fl ortam› yarat›ls›n. Irak halk›n›n gelece¤ini ancak Arap, Kürt, Türkmen, Asuri, Yezidi vb halklar›n demokratik iradesi belirler. Irak halk›n›n iradesini, emperyalistlerin ç›karlar›n› teminat alan Ahmet Çelebi ve benzeri uflaklar temsil edemez. Halk›n özgür iradesini emperyalizmin uflaklar› belirleyemez. Yeni atanacak uflaklar yeni Saddam olmaktan kurtulamayacaklar. Irak halk›n›n yeni Saddam adaylar›na ihtiyac› yoktur. Irak halk›n›n ba¤›ms›zl›k ve özgürlü¤e, yoksulluk ve cehaletin ortadan kald›r›ld›¤› demokratik halk iktidar›na ihtiyac› vard›r. Irak’ta istikrarl› bir yönetim oluflturmak kolay olmayacakt›r. ‘Telkin’, ‘ikna’ ile kurulacak yönetim kendi iç bütünlü¤ünü sa¤lamakta zorlanacakt›r. Ulusaldinsel-mezhepsel farkl›l›k ve tarih boyunca devam eden sürtüflme ve çat›flmalar, istikrarl› yönetimin oluflturulmas›na engel olan önemli toplumsal etkenlerdir. Irak halk› ne iflgalci emperyalistler

güçleri ne de onlar›n atad›klar› yeni uflak yöneticileri kabul etmiyor. Dün Saddam’› Irak halk›n›n bafl›na bela edenler bugün yeni Saddamlar atayarak Irak halk›n›n bafl›na yeni belalar sarmak istemektedir. Ba¤dat, Musul, Basra’da ve Irak’›n birçok yerinde Irak halk› sokaklara dökülerek öfke ve tepkilerini, kin ve intikam duygular›n› dile getirerek, gösteriler yapmaktad›r. Irak halk› nas›l ki iflgalci emperyalist güçleri kabul etmeyerek direndiyse bugün de onlar›n atad›klar› uflaklar› kabul etmeyerek, direnmeye devam edecektir. Emperyalistler geçici olarak ‘güvenli¤i’sa¤lasa bile Irak halk›n›n iflgalci güçlere ve uflaklar›na olan tepki ve öfkesi asla dinmeyecektir, karfl› koyufllar devam edecektir. Irak’ta istikrars›zl›k ve çat›flmalar sürecektir. Bugün Irak halk›n›n hayk›rd›¤› ‘Ne Amerika Ne Saddam’slogan›, Irak halk›n›n ba¤›ms›zl›k ve özgürlük iradesinin en aç›k ifadesidir. Bu istem hakl› ve meflrudur. Meflru ve hakl› olmayanlar iflgalci emperyalist güçler ve onlar›n bir avuç uflaklar›d›r. Irak halk› er ya da geç ba¤›ms›zl›k ve özgürlük iradelerini örgütleyerek bu istemlerini demokratik halk devrimiyle ifadelendirecektir. Ezilen dünya halklar› özgürlük ve ba¤›ms›zl›k istemlerini ifade edecek devrimci iradelerini ortaya koyacakt›r. Devrimci örgütlenmelerini yaratarak güçlü silahlar›na kavuflacakt›r. Bunun zemini güçlüdür. Irak halk›, ba¤›ms›zl›k ve özgürlüklerini gasp edenlerin kendilerine yoksulluk ve ac›y› yaflatan ayn› sömürücü s›n›flar olduklar›n› görüp devrimci savafl›m için örgütlenmeyi ö¤renecektir. Fille kar›nca aras›ndaki savaflta yenilen, teslim olan, kaybeden Irak halk› de¤ildir. Kaybeden Saddam’›n gerici diktatörlü¤üdür. Kaybedecek olan iflgalci emperyalistler olacakt›r.


7

25

25 Nisan-8 Mayıs 2003

‹flgalin gölgesinde Filistinli çocuklar Ülkelerinin üzerine karabasan gibi çöken iflgalci ‹srail devletinin fliddetine maruz kalan Filistinli çocuklar›n ço¤unlu¤u kendileri için bir gelecek göremiyor ve derin bir güvensizlik içinde yaflamlar›n› sürdürmeye çal›fl›yor.

“Sabahlar› pencereden d›flar›ya bakarak soka¤a ç›kma yasa¤›n›n olup olmad›¤›n› ve dolay›s›yla okula gidip gidemeyeceklerini anlama al›flkanl›¤›, çocuklar›n günlük yaflamlar›n›n bir parças› olmufltur. Televizyonun karfl›s›nda geçen ev günleri uzun ve s›k›c› olmaktad›r. Okula gidebildikleri günlerde onlar› en çok telaflland›ran olay, daha evlerine ulaflamadan soka¤a ç›kma yasa¤›n›n bafllayacak olmas›d›r. Okula gidifl veya okuldan dönüfl yollar›, bazen bu okul çocuklar›na niflan alan veya hatta atefl eden ‹srail ordusu askerleri taraf›ndan s›k s›k kesilmekte, zaman zaman okul çantalar› aran-

maktad›r.” Bu sözler on y›llard›r iflgalin, katliam›n, afla¤›lanman›n günlük yaflam›n bir parças› haline geldi¤i bir ülkede do¤an ve büyüyen çocuklar için, Filistinli çocuklar için ‹sveç ve ‹ngiliz Çocuk Esirgeme Kurumlar› taraf›ndan Ocak ve fiubat 2003’te 380 Filistinli çocukla yapt›klar› görüflmelerden yola ç›karak haz›rlanan rapordan al›nt›. Ülkelerinin üzerine karabasan gibi çöken iflgalci ‹srail devletinin fliddetine maruz kalan Filistinli çocuklar›n ço¤unlu¤u kendileri için bir gelecek göremiyor ve derin bir güvensizlik içinde yaflamlar›n› sürdürmeye çal›fl›yor.

Çal›fl›yor diyoruz; zira yaln›zca Eylül 2000’de bafllayan 2. ‹ntifadan bu yana 400’ü aflk›n Filistinli çocuk ‹srail ordusu taraf›ndan katledildi, 500’ü sakat b›rak›ld›. 200 civar›nda çocuk da ‹srail hapishanelerinde tutuluyor. Filistinli çocuklar›n içinde bulunduklar› duruma bir örnek 8 Nisan’da Bat› fieria’n›n kuzeyinde Cenin yak›nlar›ndaki El Cabir’de yafland›. Bir okulda meydana gelen patlamada 29 Filistinli ö¤renci yaraland›. Patlamay› “Bebek katliamc›lar›” adl› katil bir Yahudi grup üstlendi.

ti, son y›llar›n en büyük askeri operasyonu olarak de¤erlendirilen bir iflgal harekat›n› bafllatt›. ‹srail ordusu gece Filistin yönetimindeki Bat› fieria’n›n kuzeyindeki Cenin ve Gazze’nin Refah kentlerine tanklarla girdi. 20 kadar z›rhl› araç ve cip eflli¤inde Cenin’e giren ‹srail askerleri kentte plastik mermilerle “uyar›” atefli açt›. Yine 35’ten fazla tank, z›rhl› araç ve sald›r› helikopterleri deste¤iyle girdi¤i Refah mülteci kamp›nda da ç›kan çat›flmalarda 1 Filistin-

VE ‹fiGAL SÜRÜYOR... Filistin topraklar›nda çocuklar bunlar› yaflarken ‹srail devleti iflgal ve katliamlar›n› da sürdürüyor. 8 Nisan’da gece Gazze kentine füze sald›r›s› düzenleyen ‹srail ordusu 10 Filistinliyi öldürdü, 54’ünü yaralad›. Yine ayn› gün Salfit kasabas›nda bir kahvehanede sivil giyimli ‹srail askerlerinden kaçmak isteyen Bedir Yasin adl› Filistinli vurularak katledildi. 19 Nisan’da ise Siyonist ‹srail Devle-

RACHEL VE TOM’UN RUHUYLA HAYKIR: YAfiASIN HALKLARIN KARDEfiL‹⁄‹!

11 Nisan günü Gazze fieridi’ndeki Filistinli çocuklar› ‹srail askerlerinin açt›klar› ateflten kurtarmak isterken bir bar›fl eylemcisi, Uluslararas› Dayan›flma hareketi üyesi Tom Hurdnall bafl›ndan vurularak öldürüldü. Yine ayn› Hareket’in üyesi Rachel Corrie geçen ay Refah bölgesinde ‹srail buldozerlerince çi¤nenerek öldürülmüfltü. Hareket’in Amerikal› üyesi Brian Every ise Cenin kentinde ‹srail askerlerince vurularak öldürülmüfltü.

li yaflam›n› yitirdi, 10’u yaraland›. 19 Nisan’da ‹srail askerleri, Nablus kentine bask›n düzenledi. Nablus eski flehir bölgesinde direnen Filistinlilerle girdi¤i çat›flmada bir Filistinli kameraman› katletti. Nazeh Darwazi’nin öldürüldü¤ü çat›flmada onlarca Filistinli yaraland›. Gençler bu sald›r›ya tafllarla yan›t verdi. Darwazi’nin Nablus’ta yap›lan cenazesine kat›lan 5 bin Filistinli, ‹srail devletini bir kez daha lanetledi.

ILPS Türkiye Seksiyonu Tom Hurndall’›n öldürülmesiyle ilgili olarak 12 Nisan’da yapt›¤› bas›n aç›klamas›nda flu görüfllere yer verdi: “Tom’un yaflam›n› yitirifl biçimi emperyalist haydutlar›n o bildik çirkin yüzünü de ortaya koymaktad›r. Tom Hurdnall ve grubu M›s›r s›n›r›na yak›n Refah bölgesinde ‹srail askerlerinin yo¤un sald›r›s› alt›nda olan bir mülteci kamp›nda nöbet tutarlarken ayn› bölgede en büyükleri 10 yafl›nda olan 20 çocuk, ‹srail askerleri-

nin sürekli atefli alt›nda oyun oynuyordu. ‹srail tanklar› ise çocuklar›n yan›na yaklaflmaktad›r. Kendileri yabanc› olduklar› için ‹srail askerlerinin atefl açmayaca¤›n› düflünen Tom ve arkadafllar› çocuklar› kurtarmaya çal›fl›rken, son olarak kalan iki çocu¤u almaya giden Tom Hurdnall, ‹srail askerlerinin bafl›na s›kt›klar› kurflunla yaflam›n› yitirdi. T›pk› di¤er aktivistler gibi Tom da portakal rengi ceket giyiyordu. Bu, onlar›n Bar›fl Aktivisti oldu¤unu aç›kça gösteren bir iflaretti. Ancak daha minicik çocuklar›, kuca¤›nda bebe¤iyle anneleri, babalar› öldürenler Tom’un ceketini de dikkate almayacakt› elbette. Biz ILPS Türkiye Seksiyonu olarak bu vahfleti k›n›yoruz. Emperyalizm, iflbirlikçileri ve yerli uflaklar› art›k hiçbir s›n›r tan›madan sald›r›yor. Ama asla kazanamayacaklar. Emperyalist sald›rganl›¤a karfl› bar›fl› savunan, dünyay› de¤ifltirmek isteyen ve ezilen halklar›n mücadelesi içinde yer alan insanlar› katledebilirler. Ama onlar›n de¤erlerini ve insanl›¤a olan inançlar›n› kimse; ne bir panzer ne de bir kurflun yok edemez.”

✔ BARGUT‹’DEN MAHKEMEYE RED! Filistinli lider Mervan Barguti, ‹srail’in baflkenti Tel Aviv’de 6 Nisan’da görülen mahkemesinde ‹srailli hakimin kendisini yarg›lama yetkisinin bulunmad›¤›n› belirterek savunma yapmay› reddetti. “Bu mahkeme sadece ‹srail iflgalini temsil ediyor. Bu kirli yalan mahkemesinde konuflmayaca¤›m” diyen Barguti aleyhine tan›kl›k yapmas› istenen Filistinliler de mahkemeyi protesto etti. Barguti gibi Filistin Meclisi’nin 2 üyesi de mahkemede savunma yapmay› reddetti. El Aksa fiehitleri Tugay› üyesi oldu¤u belirtilen Nas›r Ebu Hameid mahkeme salonunda kulaklar›n› kapat›rken, ‹smail Ghadaida ise kendisine teslim edilen bir belgeyi y›rtarak mahkemeyi protesto etti. ✔ N‹JERYA’DA KANLI SEÇ‹MLER Nijerya’da 19 Nisan günü yap›lan Devlet Baflkanl›¤› seçimlerinde kan akt›. Okoroba kentinde oy verme merkezinde, muhalefet yandafl› olduklar› belirtilen ve merkezden ayr›lmak istemeyen gençlerin üzerine atefl açan askerler 6 kifliyi öldürdüler. Devlet baflkan› Olusegun Obasanjo’nun 12 Nisan’da yap›lan parlamento seçimlerine hile kar›flt›rd›¤›n› söyleyen Nijerya muhalefeti, halka seçimleri boykot ça¤r›s› yapm›flt›. Yolsuzluk iddialar› ve fliddet olaylar›n›n gölgesinde yap›lan seçimler, görev süresi dolan dolan Devlet Baflkan› ile emekli general Muhammadu Buhari aras›nda geçiyor. Dünyan›n 8. büyük petrol üreticisi olan Nijerya’da Obasanjo 15 y›ll›k askeri yönetimin ard›ndan yap›lan seçimler sonucunda 1999’da hükümete seçilmiflti.


25 Nisan-8 Mayıs 2003

7

26

Sen gittin aram›zdan günefl gülüfllü k›z “Sen gittin aram›zdan. Günefl gülüfllü k›z 11 Nisan sabah› Günefl do¤arken K›z›ll›¤›n› senden al›yordu Evet senden al›yordu K›z›ll›¤›n› ona devrediyordun Ölesiye insani duygularla beslendin ki Tereddüt etmedin verirken k›z›ll›¤›n› günefle Katiliydin içindeki bencilli¤in Sende ben kavram› yoktu, bizim kavram› yerleflmiflti bilincine Öylesine sevdin ki insanlar› Bu hayvanca yaflam yerine Seçtin ölümü, onurlu bir yaflamd› istedi¤in ‹stedin ki çocuklar a¤lamas›n, gülsünler hep. Padiflah›n ferman›n› y›rt›p Yat›rd›n bedenini ölüme Ölümü taç yap›p takt›n bafl›na Tam da gelinlik ça¤›nda.”

19 Aral›k katliam›ndan sonra bafllad›¤› Ölüm Orucu direniflinin, 123. gününde ölümsüzlü¤e u¤urlanan Nergiz Gülmez, ölümsüzlü¤ünün 2. y›l›nda ailesi ve yoldafllar› taraf›ndan Sar›gazi mezarl›¤›nda an›ld›. 11 Nisan 2003 tarihinde saat 13:00’de bafllayan anma, tüm Parti ve Devrim flehitleri için 1 dakikal›k sayg› durufluyla bafllad›. Burada “Devrim

flehitleri ölümsüzdür”, “Nergiz Gülmez ölümsüzdür” sloganlar› at›ld›. Daha sonra k›sa bir konuflma yapan Seza Mis Horuz, Nergiz’i ve parti flehitlerini anman›n onlar›n bizlere b›rakt›¤› miras› yaflatmak oldu¤unu belirterek; “bugün onlar›n tanklar›, toplar› olabilir bizlerin ise halk› için yaflam›n› feda etmekten çekinmeyen k›zlar›m›z, o¤ullar›m›z var. Bugün onlar›n b›rakt›¤› bu onurlu kavgay› yaflam›n her alan›nda yaflatmak zorunda oldu¤umuzun bilincinde olal›m ve Nergiz’e sad›k kalal›m” dedi. Ard›ndan Ankara liseli YDG’nin gönderdi¤i mesaj okundu. “Nergiz’in gülüflüyle Muharrem’in direngenli¤iyle merhaba” diye bafllayan mesaj flöyle devam etti; “Onlar bu sistemin çarklar›n›n dönmesini engelleyen birer demir parçalar›yd›. Onlar s›cak bir gülüfl, Onlar insanl›¤›n en güzel parças›yd›. Onlar ölmediler belki fiziksel olarak yan›m›zda de¤iller ama Onlar toplad›klar› her bir çiçekle aram›zdalar. Bilinçlendirdikleri her bir canla aram›zdalar.” Daha sonra Nergiz Gülmez ve Sar›gazi mezarl›¤›nda bulunan parti flehitlerinin mezarlar› getirilen çiçeklerle süslendi. Ard›ndan yoldafllar› taraf›ndan Nergiz’in sevdi¤i flark›lar söylendi, fliirler okundu. Ailesi taraf›ndan getirilen yemek da¤›t›ld›ktan sonra anma bitirildi. Anma sonunda “Yaflas›n Partimiz TKP/ML” sloganlar› at›ld›. (Kartal)

Bir o¤ul bir ana

Ac›n›n, direniflin, onurun ve ilkelere ba¤l›l›¤›n bütünlefltirdi¤i iki olgu. Duru bir su, berrak bir gökyüzü, YALIN B‹R DESTAN gibi. Henüz yeterince yaz›lamayan, sorgulanamayan, dersler ç›kar›lamayan ve henüz tarih olmayan bir olgu. 2000 y›l›n›n sonunda bafllayan ve hala devam ettirilen Ölüm Oruçlar›. 18 Nisan 2001’de direniflinin 181. gününde flehit düflen Endercan Y›ld›z’› anlatmak istiyoruz burada. 1984 y›l›nda TKP(ML) T‹KKO saflar›nda mücadele ederken tutsak düflen Endercan Y›ld›z, 1987 ayr›l›¤›nda DABK saflar›nda mücadelesini sürdürdü. Malatya’da daha lise ö¤rencisiyken halk›n sorunlar›na karfl› duyarl›l›¤›

kendini göstermeye bafllay›nca 80 öncesi babas›, Endercan’›n bafl›na ifl gelmesin diye aileyi al›p ‹stanbul’a geldi. Ama yaflam her yerde, kavga her yerdedir. Annesinden Endercan Y›ld›z’› anlatmas›n› istedik. -Ana, bize Endercan’› ve onunla olan iliflkilerini anlat›r m›s›n? Hanife Y›ld›z: Ben o¤lumla cezaevini asl›nda birlikte yatt›k. O nereye gittiyse ben de peflinden gittim. Malatya Cezaevinde kald›¤›nda bile sakat aya¤›mla 15 saatlik yolu gider gelirdim. Benimle herfleyini paylafl›rd›. -Daha önce de hapishanede kalm›fl m›yd›? Tabi. 84 y›l›nda tutukland›. 13.5 y›l ceza ald›. 91 y›l›nda Çanakkale Cezaevinden tahliye oldu. 2 ay yan›m›zda kald›ktan sonra gitti. 5 y›l gerilla mücadelesi verdikten sonra tekrar tutukland› ve müebbet ald›. -12 Eylül sürecinde aileler olarak neler yaflad›n›z? Zulüm sadece evlatlar›m›za yönelik de¤ildi. Bizler iki kat ac›yla yo¤ruluyorduk. Ama yine de cezaevleri kap›lar›n› asla terketmiyorduk. O zaman aileler aras›nda daha bir dayan›flma vard›... -Endercan insan olarak nas›l biriydi? Ziyarete gitti¤imde benden çok çevresiyle ilgilenirdi. Herkese koflard›. Ben bazen k›zard›m “o¤lum bu sakat aya¤›mla koflup sana geliyorum ama do¤ru dürüst konuflam›yoruz

bile” o da “ana gurban olam sana onlarla da ilgilenmek zorunday›m” derdi. Arkadafl canl›s›, dost canl›s› biriydi. Yar›m ekme¤ini 40 kifliyle paylafl›rd›. -Endercan’›n Ölüm Orucu sürecinde yaflad›klar›n› anlat›r m›s›n? 19 Aral›k sald›r›s› di¤er cezaevlerinde oldu¤u gibi orda da vahflice uyguland›. Evlatlar›m›z yar› ç›plak halde içi su dolu ringlerle sevk edildiler. Ölüm Orucu’na girecekleri gün Endercan kendisi ve arkadafllar› için bir dizi fley ›smarlad›. “Ana bu uzun soluklu bir direnifl olacak” diyordu... Hastaneye kald›r›ld›¤›nda ben ve k›z›m bir ay hastane kap›s›nda tafl›n üzerinde oturduk, sabah 8’den akflam 8’e kadar. Haftada bir 20 dakikal›k görüfl izni veriyordu savc›. Son 15 günde refakatçi ald›lar. Ben ve k›z›m s›ras›yla girdik yan›na. O haldeyken aya¤›ndan yata¤a zincirle ba¤lad›lar. Ortal›¤› birbirine katt›m, savc›ya ç›kt›m, zinciri açt›lar. O¤lum gün gün elimde eriyordu... O yine kendi havas›ndayd›. Dersim’de Munzurlarda geziyordu. Bir gün ona “herkes b›rakt›” demifller. “Ana bana do¤ruyu söyle herkes b›rakt› m›? E¤er yalan söylersen burac›kta kafam› betona vurup ölürüm” dedi. Ben de “yok evlad›m direnifl devam ediyor” dedim. O eylemini sonuna kadar ilkelerine ba¤l› kalarak götürdü. Bir gün bana “anne benim flerefimle ölmemi mi istersin yoksa flerefsizce yaflamam›

m›?” diye sordu. Ona flerefsizlik yak›flmazd›. “fierefinle ölmeni”dedim. “Anne biz ölece¤iz ama bizden sonrakiler kurtulacak” diyordu hep. Devlet bile bile yok etti evlatlar›m›z›. Son gün Endercan’› sedye ile götürdüler. Dönüflte sedye bofltu. Ordaki askerlerin yakas›na yap›flt›m. “ulan beni de öldürün, beni de öldürün” diye. ENDERCAN YILDIZ MEZARI BAfiINDA ANILDI Endercan Y›ld›z, flehit düflüflünün ikinci y›l›nda yoldafllar›, dostlar› ve ailesi taraf›ndan mezar› bafl›nda an›ld›. Tüm devrim flehitleri için bir dakikal›k sayg› duruflunun ard›ndan bir yoldafl› konuflma yaparak; “Endercan yoldafl, sürdürdü¤ü uzun yürüyüflüyle aram›zdan ayr›ld›. Bizlere b›rakt›klar› miras› omuzlar›m›za almas›n› bilmeliyiz” dedi. Bir devrimci dostu da aileler ad›na konuflma yaparak; “Kendisini devrime aday›p flehit düflenler ölmeyecekler, yolumuza rehber olacaklar. Hedefledi¤i yolda ilerleyerek Onu bir kez daha an›yoruz” dedi. Y›ld›z’›n mezar›na çiçek b›rak›ld›ktan sonra alk›fllarla anma bitirildi. Sar›gazi jandarmas› yo¤un güvenlik önlemi alarak mezarl›¤a giren herkese arama yapt›. ‹flçi-köylü okurlar›n›n da kat›ld›¤› anman›n ard›ndan Endercan Y›ld›z’›n ailesi taraf›ndan Sar›gazi Cemevi’nde yemek verildi. (Kartal)

Tarihten Notlar... 1 May›s 1886: fiikago’da ilk iflçi grevi gerçekleflti. 5 May›s 1818: Karl Marks dünyaya geldi. 25 Nisan 1915: ‹ttihat ve Terakki iktidar›, yüzbinlerce Ermeni’nin öldürülmesiyle sonuçlanan ünlü Tehcir (göçettirme) yasas›n› yürürlü¤e koydu. 6 May›s 1921: Koçgiri isyan› bafllad›. 8 May›s 1921: Romanya Komünist Partisi kuruldu. 27 Nisan 1937: ‹talya Komünist Partisi’nin kurucular›ndan Antonio Gramsci, Mussolini’nin zindanlar›nda öldü. 30 Nisan 1977: THKP-C/ML önderlerinden Tamer Saatçio¤lu MHP’li faflistlerce katledildi. 1 May›s 1977: 1 May›s kutlamalar›na polisin açt›¤› atefl sonucu aralar›nda Bayram Eyi’nin de oldu¤u 31 emekçi katledildi. 1 May›s 1989: Dev-Sol militan› M. Akif Dalc›, 1 May›s direniflçilerine aç›lan atefl sonucu flehit düfltü. 1 May›s 1990: 1 May›s kutlamalar› için ‹stanbul Harbiye’den yürüyüfle geçen Partizan güçlere polisin sald›r›s› sonucu Gülay Beceren’in belden afla¤›s› felç oldu. 1990 1 May›s’› tarihe Harbiye Direnifli olarak geçti. 28 Nisan 1960: Turan Emeksiz öldürüldü. 30 Nisan 1975: Vietnam direnifli zafere ulaflt›. 26 Nisan 1980: Gaziantep/O¤uzeli ilçesi Karadibek köylüleri toprak iflgali yapt›lar. 5 May›s 1981: Bobby Sands ‹rlanda zindanlar›nda tecrite karfl› sürdürülen ölüm oruçlar›nda flehit düfltü. 4 May›s 1989: Çin’de Tienanmen olaylar› patlak verdi. 8 May›s 1992: MLPD’nin kurucusu Willi Dickhut öldü. 6 May›s 1972: Deniz Gezmifl Yusuf Aslan. Hüseyin ‹nan idam edildi.


7

27

25 Nisan-8 Mayıs 2003

“Yüce gönüllü insanlar, yüce da¤lar›n yamac›nda yaflarlar”

24 Nisan 2000 Mercan Vadisi flehitlerinden Fehiman Bozgurt’u kardeflinin kaleminden ö¤renelim. “Bilmem ne demeli nas›l bafllamal›; bu cümle galiba bu gibi durumlar için söylenmifl olsa gerek, yani çok sevdi¤iniz, de¤er verdi¤iniz, nitelikli güzel bir insan› kelime da¤arc›¤›n›z›n yetti¤i kadar›yla anlatma becerisi gösterebilmek. Anlatmak istedi¤im, iflin en ac› veren yan› ise anlatt›¤›n›z güzelli¤in fiziken aram›zda olmamas›. ‹flte bu noktada insan t›kan›yor. Ve anlatmak istediklerini anlatamaman›n ac›s›n› yüre¤inde duyumsuyor. Dostlar burada kardeflimi, yoldafl›m›, sevdi¤im, sayg› duydu¤um, cesaretine ve kararl›l›¤›na hayran oldu¤um kardefli-

mi, Fehiman’› anlatmak; benim aç›mdan bir parça olsun ona karfl› sorumlulu¤umu yerine getirme f›rsat› olacak. Fehiman gibi ayn› kararl›l›¤› ve cesareti gösterebilmifl tüm insanlar› da burada Fehiman huzurunda sayg›yla selamlam›fl oluyorum. Yeni bir dünyaya gözlerinizi açt›¤›n›zda, nas›l bir dünyaya ad›m ataca¤›n›z› kendi iradenizle belirleyemezsiniz. Siyah derili, Musevi, zengin ya da yoksul, kurak ya da yemyeflil, esaretli bir dünyaya gözlerinizi açabilirsiniz. Bunlar atalar›m›zdan bize b›rak›lan miraslard›r. Biz de yoksul bir aile ortam›nda dünyayla tan›flt›k. Ailemiz yaflad›¤› koflullar dolay›s›yla e¤itimsizdi. Ve tahmin edebilece¤iniz birçok sorun. Fehiman

benden iki yafl küçüktü. Daha o y›llarda sanki koflullar›n dayatt›¤› sorumlulu¤u omuzlar›nda hissedebilen bir insan karakteri tafl›yordu. Benden küçük olmas›na ra¤men bize ablal›k yapard›. Köyümüzde yaflayan insanlar kendi çocuklar›na örnek verirken Fehiman’dan bahsederlerdi. Tarlada çal›fl›r, eve yard›m eder, gücünün yetebilece¤i her durum için duyarl› davran›rd›, hiç düflünmeden koflufltururdu(...) Fehiman politikleflme sürecinde çevresindeki insanlardan yard›m almad› diyebilirim. O yürüyece¤i yolu bafl›ndan seçmiflti. Koflullar ona de¤il o koflullara hükmedecekti. Zoru seçmiflti. Sürekli düflünür ve okurdu. Köyden büyük flehre göç, onun politikleflme sürecinin bafllang›c›yd› diyebilirim. Çünkü büyük flehirdeki yaflam, daha hareketli ve zordu. Ayn› zamanda, çeliflkilerinin ana eksenini oluflturan, insanlar aras›ndaki eflitsiz gelir da¤›l›m›n› daha yak›ndan ve bizzat yaflayarak görebilme olana¤› vard›. Ve yaflam içinde edilgen olmaktansa atik olma yolunu seçti. De¤ifltirme dönüfltürme ifline giriflmifl bir insan kendi kaderini, özgürlü¤ünü ellerine alm›fl bir insand›r. O özgürlü¤ünü seçti. Ve karar›nda sonuna kadar kararl› bir insand›. Birkaç defa evin büyükleri onu yolundan döndürmek için komplo teorilerini hayata geçirmeye çal›fl-

“Devrimcilik ayd›nl›kt›r”

26 Nisan 1980’de Adana’da sosyal faflistler taraf›ndan katledilen Nurettin Gül’ün efli Fatma Gül ile k›sa bir söylefli yapt›k. -Nurettin Gül’ü bize anlat›r m›s›n›z, iliflkileriniz nas›ld›? Eflim çok sayg›l› bir insand›. Bana hiçbir zaman kötü davranmad›. Çevresi onun için sinirli derdi. Ama ben onun sinirli oldu¤u zaman› görmedim. Karfl›l›kl›yd› bu sayg›m›z. fiehit düfltü¤ünde 15 ya da 20 y›ll›k evliydik. Evlili¤imiz boyunca tek bir kötü sözü-

nü duymad›m. Benim çocuklar›m da devrimci. ‹ki çocu¤um da Ölüm Orucu direnifline kat›ld›. Biri 96 y›l›nda biri de son Ölüm Orucu eyleminde üç ay kald›. Onlar›n peflinden koflturdum hep. Sahip ç›kmaya çal›flt›m. Hapishane kap›lar›nda o yollarda çok fley ö¤rendik. Gencecik p›r›l p›r›l insanlar› tek kiflilik hücrelere soktular zorla. O katliam emrini verenler nas›l uyuyorlar bilmiyorum. Katliam zaman› hep a¤l›yordum. Hücredeki çocuklar›m akl›ma geldikçe hala da a¤lar›m. A¤lamamam gerekti¤ini biliyorum ama yine de a¤l›yorum. Ben hep flunu diyorum kimin çocu¤u varsa inflallah devrimci olur. Çünkü devrimcilik ayd›nl›kt›r, sevgidir, özgürlüktür, birlik beraberliktir. Ben devrimcilerin hepsine sayg› duyuyorum ve hepsini seviyorum. -Bize Nurettin’in flehit düfltü¤ü zaman› ve olay› anlatabilir misiniz? “Cuma günüydü. Ben pazara gitmifltim, eflim de çarfl›dan gelmiflti. O zaman çocuklar›m daha küçüktü. Eflim akflam ifle gidecek-

ti diye uzanm›flt›. Onunla ayn› olayda a¤›r yaralanan ve sakat kalan arkadafl› geldi. Ben onu ilk defa görüyordum. Nurettin’i sordu. Ben de uyudu¤unu, akflam ifle gidece¤ini söyledim. Eflim bu konuflmalar› duyunca kalk›p geldi. Bakt›m arkamda duruyor. Ben “uyu, akflam ifle gideceksin” dedim. “Yok” dedi. “Befl dakka kahveye u¤ray›p gelece¤im” deyip arkadafl›yla birlikte ç›kt›. Onlar gittikten az zaman sonra ben çocu¤umu emziriyordum. Bir tan›d›k kap›ya vurup “yenge Nurettin abi nerde” diye sordu. Ben de “yok” deyip “bir fley mi oldu” diye sordum. “Yok yok yenge korkma bir fley olmad›” dedi. Ben “mutlaka bir fley oldu” deyip kuca¤›mdaki çocu¤umu divan›n üzerine at›p d›flar› ç›kt›m. O benim önümde kofluyor, ben arkas›nda kofluyordum. Kahvelerin oldu¤u yere gittik. Çok kalabal›k vard›. Kalabal›ktan biri “siyah ceketli bey çok a¤›r” deyince ben bay›lma durumuna geldim. Sonra hastaneye kofltuk. Kan kaybetmiflti ben kan vermek istedim doktor “olmaz”dedi. “Kan ver-

t› ama baflar›l› olamad›lar. Duruflu çok netti. ‹stanbul’da gazetede (Özgür Gelecek gazetesi) çal›flt›¤› y›llarda babam ölmüfltü. ‹stanbul’a gittim ve onu görür görmez; “babam öldü hadi gidelim” dedim. O an benim ona yalan söyleyip eski yaflam›na döndürmek istedi¤imi düflünerek benimle konuflmam›flt›. Karanl›ktan ve yaln›z bafl›na bir yerlere gitmekten korkard›. Bir keresinde köyde tarlada çal›fl›yoruz, bir olaydan dolay› dedeme ve bana k›zd› ve tarladan köye tek bafl›na gitti. Oysa bir saatlik yoldu. Dedemle flafl›p kalm›flt›k. Ben büyük olmama ra¤men o yoldan tek bafl›ma gitmeye korkard›m. Ve o an Onu biraz daha tan›d›m. Kararl›yd› ve fikirlerinin do¤ru oldu¤una inand›¤›nda sonuna kadar direnirdi. fiuna inan›yorum ki, insan kendine bir yol çizdi¤inde e¤er gerçekten içinde hissediyor ve yapt›¤› fleye inan›yorsa o insana hiçbir fley engel olamaz ve engelleri aflacak gücü yüre¤inde hisseder. O kararl›l›¤› gösterir. Bunun örne¤ini ben Fehiman’da yaflad›m(...) Hep “a¤bi bir gün ölebilirim bu yolda. Bu ifl dünyan›n en zor ifli, bir insan› de¤il bir dünyay› de¤ifltirmek bizim iflimiz” derdi. Yapt›¤› iflin bilincinde ve o sorumlulu¤u tafl›yacak olgunlu¤a sahipti. Ve “elbet bir gün öldü¤ümde sen beni alacaks›n.” Bunu söylemiflti ve yapaca¤›m› biliyordu.

24 Nisan 2000 Mercan vadisi, Munzur, Dersim, 7 can, 7 yi¤it insan, bedenlerini sevgilileri için, inançlar› için, çocuklar›n gözlerini özgür bir dünyaya açmas› için topra¤a sunmufllard›, bir an bile tereddüt etmeden. Duydu¤umda içimden ›l›k bir fleyler akt› sanki, görmüyor, duymuyor, konuflam›yordum. Ama o benim küçük kar›ncamd›, onun hikayesini duymal›yd› tüm sevenler. Yaflam›nda hislerime hakim olamad›¤›m tek and›. Bir an önce gitmek, küçük kar›ncam› görmek, almak, koklamak istiyordum. Dersim’e oradan Ovac›k’a gittik. Yolda giderken Munzur’lara bak›yorum. Akl›ma düflüyor; yüce gönüllü insanlar, yüce da¤lar›n yamac›nda yaflarlar. Hep istemiflti “Munzur’a gidece¤im abi” demiflti. Ovac›k’taki güzel insanlara teflekkürlerimi sunuyorum. Fehiman ve Hasan Akyol, Mercan vadisinde kalm›flt›. Asker onlar› almam›fl, bir daha oraya gitme cesareti gösterememiflti. Ovac›k’›n güzel insanlar›yla gittik Mercan’›n ba¤r›na. Güzel kar›ncam flimdi Munzur’un gölgesinde yat›yor. Her fleye inanabilirsiniz. Yeter ki bir fleylere inan›n. ‹çinizde hissedin. Hisseden insan gerçek bir aktivisttir. En baflta kendinize inan›n. Dünyada milyarlarca insan var ve bu insanlar içinde gerçekten övgüye de¤er olanlar ise bir fleylere inanan ve yürüyenlerdir.

mek isteyen çok insan var” dedi. Adana’da Balcal› Hastanesi kalabal›ktan kilitlendi. Olay› duyan herkes hastaneye gelmiflti. Yan›ndaki yaral› arkadafl› “korkma abla Nurettin kurtulacak” dedi. K›sa bir süre sonra Nurettin’i ameliyata ald›lar. Hastanede eflimin flehit düfltü¤ünü söylediklerinde düflüp bay›lm›fl›m. Sonra biz büyük bir kalabal›kla cenazeyi Dersim’e götürdük. Orda da büyük bir kalaba-

l›k bekliyordu bizi. Askerler cenazenin köye geldi¤ini ö¤renince civar köylere bask›n düzenlediler önce. Sonra cenazenin oldu¤u bizim köye geldiler. Kalabal›¤a sald›rd›lar. Biz ne oldu¤unu anlamad›k. Nurettin’i topra¤a veriyorduk. Cenazeye gelenlerin hepsi jandarmaya karfl› koyup direndiler. Ama o gün olaylar biraz daha büyüseydi çok insan ölürdü. (Mersin)

Parti ve devrim flehitleri ölüm süzdür Mehmet Kocada¤: 1 May›s 1976’da 1 May›s kutlamalar› sonras›nda katledildi. Elif Atakl›: 26 Nisan 1981’de Almanya’da geçirdi¤i bir kaza sonucu yaflam›n› yitirdi. Bahar Y›ld›z: 1 May›s 1982’de 1 May›s öncesi yap›lan operasyonlarda ‹stanbul’da katledildi. Dursun Adabafl: 1 May›s 1996’da ‹stanbul Kad›köy’de 1 May›s kutlamalar› s›ras›nda Yalç›n Levent ve Hasan Albayrak ile birlikte flehit düfltü. Mercan fiehitleri: 25 Nisan 2000’de Dersim Mercan Vadisinde devlet güçlerinin att›¤› pusu sonucu ç›kan çat›flmada Yusuf Ayata, Hasan Akyol, Umut ‹l, Fehiman Bozgurt, Fikret Vural, Mustafa Toptafl ve Zeynel Erdo¤an flehit düfltü.


25 Nisan-8 Mayıs 2003

7

28

Roman kad›nlar k›s›rlaflt›r›l›yor 28 fiubat 2003 tarihinde New York ve Slovakya’daki ‹nsan Haklar› savunucular›n›n aç›klad›klar› rapora göre Do¤u Slovakya’da yaflayan Roman kad›nlar, 1989’dan bu yana 110 k›s›rlaflt›rma operasyonuna maruz kald›. Birbirlerinden yal›t›lm›fl bir flekilde sa¤l›k merkezlerinde tutulan Roman kad›nlar, ayn› zamanda fliddete de maruz kal›yorlar. “Bir hemflire geldi, ellerimi ellerinin aras›na ald› ve üzerine birfleyler iflaretledi. Ne yazd›¤›n› anlayamad›m çünkü okuma yazmam yok. Tek bildi¤im ad›m› iflaretledi¤i. Hastaneden ç›kt›¤›mda bana söylenen fludur: Bir daha asla çocu¤um olmayacakm›fl.” Yukardaki bu sözler ilk bak›flta bize bir süre önce T. Kürdistan›’nda Türkçe dahi bilmeyen kad›nlar›n kendi bilgileri dahi olmadan “Kürt nüfusunun artmas›” endiflesiyle k›s›rlaflt›r›lan Kürt kad›nlar›n› an›msat›yor. Oysa bu sözler kendi izni al›nmadan k›s›rlaflt›r›lan bir Roman kad›n›na ait. Amaç ayn›. Az›nl›k nüfusun ço¤almas›n› engelleyerek yoketmek, yokedemedi¤ini de asimile ederek sindirmek. Türkiye topraklar›nda sadece 2002 y›l›nda 900’e yak›n Kürt kad›n› çeflitli yöntemlerle izinleri dahi al›nmadan k›s›rlaflt›r›lm›flt›. Romanlar da yaflad›klar› ülkelerde (Macaristan, Bulgaristan, ve Romanya’da vb.) yo¤un bask›,

fliddet ve ›rkç› uygulamalara maruz kal›yorlar. Yap›lan araflt›rmalara göre her 6 Roman’dan biri aç ve her 5 Roman’dan ancak biri düzenli ifle gidiyor, Romanlar›n ayr›ca anadillerinde ve kendi kültürlerinde e¤itim almalar› engelleniyor. Birleflmifl Milletler’in haz›rlad›¤› bir rapora göre Avrupa’da yaflayan baz› Romanlar›n Sahra Çölü’nde yaflayan en yoksul Afrikal›lar düzeyinde yaflam koflullar›na sahip oldu¤u belirtiliyor. 28 fiubat 2003 tarihinde New York ve Slovakya’daki ‹nsan Haklar› savunucular›n›n aç›klad›klar› rapora göre Do¤u Slovakya’da yaflayan Roman kad›nlar, 1989’dan bu yana 110 k›s›rlaflt›rma operasyonuna maruz kald›. Birbirlerinden yal›t›lm›fl bir flekilde sa¤l›k merkezlerinde tutulan Roman kad›nlar, ayn› zamanda fliddete de maruz kal›yorlar. Raporun 28 fiubat’ta aç›klanmas›ndan bu yana kendi izinleri olmadan k›s›rlaflt›r›ld›klar›n›

aç›klayan kad›nlar, Slovak polisi taraf›ndan sürekli rahats›z edilerek hapis cezas›na çarpt›r›lacaklar› yönünde tehdit edilmekteler. Yine Roman kad›nlar›n k›s›rlaflt›r›lmas›na dikkat çeken bir baflka rapor ise “Vücut ve Ruh, Zorunlu K›s›rlaflt›rma ve Romanlar›n Üreme Özgürlü¤üne Yönelik Sald›r›lar” ad›n› tafl›yor. Bu rapor da 40 roman yerleflim biriminde yap›lan 230 röportaj ekseninde haz›rlanm›fl. Raporda Sa¤l›k merkezlerinin illegal çal›flt›r›ld›klar›na dikkat çekilerek Slovak Sa¤l›k Sistemi’nin de ›rkç› bir flekilde kirletildi¤i vurgulan›yor. Bugün faflizm kendi varl›¤› için tehlike olarak gördü¤ü herfleyi yok etmeyi hedefliyor bunun için de her yola baflvuruyor. Roman kad›nlar›n›n da Kürt kad›nlar›n›n da yaflad›klar› bu i¤renç sald›r› asl›nda genel olarak tüm ezilen s›n›f ve milliyetlere yap›l›yor. Sald›r›n›n özü ayn›, de¤iflen sadece milliyetler...

tirmeyi ve iflleri tamamen kad›nlara devretmeyi hedeflediklerini belirterek flunlar› söyledi; “Çok ortakl› fakat tamamen kad›nlar›n yürütece¤i ve söz sahibi oldu¤u küçük üretim gruplar› kurmay› he-

defliyoruz. Yöresel, Diyarbak›r’›n kendi kültürünü tafl›yan ürünleri pazarlamay› düflünüyoruz. Diyarbak›r Kad›n Sorunlar›n› Araflt›rma Merkezi ile birlikte yürüttü¤ümüz aplike kursumuz var. Çocuk yu-

valar›na iliflkin atölyeleri daha fazla önemsiyoruz. 4 ö¤retmen ile 106 çocu¤a hizmet vermeye çal›fl›yoruz. Alternatif bir e¤itim program› ile daha fazla çocu¤a ulaflmak istiyoruz.”

Mum üreticisi kad›nlar Kooperatifleflmeye gidiyor Diyarbak›r’da iki y›ldan beri mum üretimi yapan kad›nlar may›s ay›n›n sonuna kadar kooperatifleflmeye gideceklerini ancak kaynak s›k›nt›s› çektiklerini aç›klad›lar. Kad›n Eme¤ini De¤erlendirme Vakf› (KEDV), Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK)’nun birlikte yürüttü¤ü ve Avrupa Birli¤i taraf›ndan desteklenen “Türkiye’de yerel kalk›nmada kad›n eme¤inin desteklenmesi” projesini Diyarbak›r Valili¤i ve Diyarbak›r Belediyesi de destekliyor. Proje, yerel kaynaklar› kullanarak kad›nlar›n üretime kat›lmas›n›, kendi aralar›ndaki iletiflimin güçlenmesini ve at›l ifl gücünü üretime dönüfltürmeyi hedefliyor. D‹HA’ya çal›flmalar›yla ilgili bilgi veren Kad›n Eme¤ini De¤erlendirme Vakf› Diyarbak›r

sorumlusu Naflide Buluttekin, Diyarbak›r’da mum sektörü olmad›¤› için mum ürettiklerini, ancak Diyarbak›r’da insanlar›n sadece elektrik gidince mum yakt›klar›n›, bunun için de pazar s›k›nt›s› yaflad›klar›n› belirtti. Di¤er yandan çal›flmalar›nda alternatif kad›n gruplar› oluflturmay› da hedeflediklerini söyleyen Buluttekin, “Hem Huzurevleri hem de Fatihpafla grubumuzdan iki kifli Diyarbak›r Kad›n Platformu’nun çal›flma grubunda yer al›yor. Ayr›ca kad›nlara düzenli olarak e¤itim veriyoruz. ‹stanbul’dan her 15 günde bir gelen e¤itim koordinatörümüzün yan›nda her hafta ben e¤itim veriyorum” dedi. Kooperatif’in en demokratik yap›lanma oldu¤unu ifade eden Buluttekin, projeyle kendi ayaklar› üzerinde duran gruplar› kooperatiflefl-


7

29

25 Nisan-8 Mayıs 2003

8. ‹zmir Kitap Fuar› yap›ld› Çeflitli yay›nevlerinin kitaplar›n› sergiledi¤i fuarda Umut Yay›mc›l›k da stand›yla ve çeflitli etkinliklerle yerini ald›. 8 gün süren fuar boyunca geçen y›llara göre okuyucunun ilgisinin azald›¤› göze çarpan bir durumdu. Bunun nedeninin ise Irak sald›r›s› ve getirdi¤i s›k›nt›lar olarak belirtildi¤i fuara çok say›da gazeteci, yazar ve flair kat›ld›. sözlerine son verdi. Demirer ise “yazma ve yay›nlama noktas›nda keflke burada toplanmasayd›k. Bu ülkede hala bunlar tart›fl›l›yor. ‹brahim Kaypakkaya iyi derseniz kötü olursunuz ama onlara zarar vermeyecek bir fley söylerseniz onlar›n düzenlerini beslersiniz” dedi. “Türkiye hukuk devleti diyenler yalan söylüyor. Asl›nda yalan da say›lmaz. Hitler’in de, Pinocet’in de bir hukuku vard›. Bunlar›nki de onlar›n hukukundan” dedi. Soru ve cevap bölümünden sonra U¤ur

8. ‹zmir Kitap Fuar› 12 Nisan Cumartesi sabah saat 11:00’de kitapseverlere aç›ld›. K›sa bir aç›l›fl kokteylinden sonra kitapseverler standlar› gezmeye bafllad›. Çeflitli yay›nevlerinin kitaplar›n› sergiledi¤i fuarda Umut Yay›mc›l›k da stand›yla ve çeflitli etkinliklerle yerini ald›. 8 gün süren fuar boyunca geçen y›llara göre okuyucunun ilgisinin azald›¤› göze çarpan bir durumdu. Bunun nedeninin ise Irak sald›r›s› ve getirdi¤i s›k›nt›lar olarak belirtildi¤i fuara çok say›da gazeteci, yazar ve flair kat›ld›. Bunlardan Haluk Gerger, Rag›p Zarakolu, Hasan K›yafet, Sunay

Ak›n, Nihat Behram, Temel Demirer, Nevzat Çelik, Ayd›n Öztürk ilgi çekenlerdi. 14 Nisan Pazartesi saat 16:00-17:00 aras›nda Umut Yay›mc›l›k taraf›ndan “Yazma ve Yay›nlama Özgürlü¤ü” ad›nda bir panel düzenlendi. Umut Yay›mc›l›k ad›na U¤ur Parlak’›n yönetti¤i panele Rag›p Zarakolu ve Temel Demirer kat›ld›. Parlak panelin içeri¤ini anlatarak sözü ilk önce Rag›p Zarakolu’na verdi. Konuflmas›na “Türkiye’de yasaklama her zaman vard› ve devam ediyor” diyerek bafllayan Zarakolu “141. ve 142. madde kalkt› bundan sonra Kürtçe yazma serbest dediler ama

bundan sonra 5 kitab›m›z yarg›land›; bunun nedeni ise o maddeler yerine 8. madde geldi yani Terörle Mücadele Yasas›. Biz de düflünce suçlusu olmaktan kurtulduk, terörist olduk” dedi. Zarakolu, “‹brahim Kaypakkaya ile ilgili kitap Umut Yay›mc›l›k taraf›ndan ç›kar›ld›. Benim ve Onu tan›yanlar›n yazm›fl oldu¤u bir kitap, Saklanmaya Çal›fl›lan Bir Meflale adl› kitap flu anda DGM’de mahkemelik” dedi. Yapmad›¤› bir röportajdan dolay› “ya yapm›flsa” denilerek tutuklanan Memik Horuz davas›n› tarihi bir olay olarak de¤erlendiren Zarakolu “iflte onlar›n özgürlü¤ü bu” diyerek

HAYKIR ACINI EY HALK Partizan Dergisi, ‹zmir Ada Kültür Merkezi’nde 19 Nisan Cumartesi günü “Hayk›r Ac›n› Ey Halk fiiir Dinletisi” düzenledi. Sunuculu¤unu ‹lkay Tamtürk’ün yapt›¤› etkinlik tüm devrim flehitleri ad›na bir dakikal›k sayg› duruflu ile bafllad›. Sayg› duruflu esnas›nda bir kifli “Vartinik’te bir köm” fliirini okudu. Ard›ndan sunucu aç›l›fl konuflmas› yapt›. Konuflmada genelde yaflad›¤›m›z sürece iliflkin konulara de¤inildi. Sahneyi ilk “Su Damlas› Halk Sahnesi” adl› tiyatro grubu ald›. Grup, ‹brahim’in Destan›n› coflkulu bir flekilde dillendirdi. Grubun ard›ndan fliirlerini seslendiren Nihat Behram kitleye hofl dakikalar yaflatt›. Genelde sohbet tarz›nda geçen Behram’›n program› kitle taraf›ndan oldukça be¤enildi. Behram’›n ard›ndan sahneye Ada Kültür Merkezi Müzik Grubu ç›kt›. Grup Türkçe ve Kürtçe ezgilerini dillendirirken gençler de halay çekti. Etkinlikte son olarak 1 May›s için ça¤r› yapan sunucu “Bizler Partizan olarak bu y›l 1 May›s ateflini merkezi olarak ‹stanbul’da harmanlayaca¤›z. Tüm dostlar davetlidir” diyerek program› bitirdi. (‹zmir)

Parlak Ölüm Orucu’nda konulan yay›nlama yasaklar›, anadilde e¤itim isteyenlere karfl› soruflturmalara de¤inerek “genelde devrimci yay›nlara özelde de Umut Yay›mc›l›k’a bir bask› vard›r” diyerek paneli sonland›rd›. Yine fuar etkinlikleri çerçevesi içerisinde çeflitli konularda paneller düzenlendi. Ayr›ca baz› yazarlar da standlarda kitaplar›n› imzalad›. fiair, yazar Nihat Behram kitaplar›n› imzalad›. Stand›m›za yo¤un ilginin oldu¤u Kitap Fuar› 20 Nisan’da sona erdi. (‹zmir)

TÜRKÜLER BERAAT ETT‹ 6 May›s 1972’de idam edilen Deniz Gezmifl’e a¤›t olarak 30 y›ld›r söylenen “fiark›flla” ve “Dalga Dalga” adl› türküleri yay›nlad›¤› için Ankara’da yay›n yapan Özgür Radyo DJ’i ve Genel Yay›n Yönetmeni mahkemelik oldu. DGM’lik olan türkü, söz yazar› belli olmad›¤› için kay›tlarda “anonim” eserler aras›nda gösteriliyor. Ayn› türküden dolay› geçmiflte Ali Ekber Eren de orduya hakaret etti¤i gerekçesiyle yarg›lanm›fl ve beraat etmiflti. Söz konusu parçalar› “halk› düflmanl›¤a sevketmek” için yay›nlad›¤› iddias› ile Ankara 2 No’lu

DGM’de yarg›lanan radyo çal›flanlar› ve türküler beraat etti. Özgür Radyo Genel Yay›n Yönetmeni Üstün Alpay ve Gece Sorumlusu Bar›fl Ali Alkan duruflmada yaz›l› ve sözlü savunma yaparak yay›nlanan türkülerin yasak olmad›¤›n›, yine bu parçalar›n yer ald›¤› Grup Yorum kasetlerinin Kültür Bakanl›¤› bandrollerini tafl›d›klar›n› söylediler. Özgür Radyo’nun bar›fl ve demokrasi çizgisini tafl›d›¤›n› da ifade eden çal›flanlar halk türkülerinin ve özgün müzi¤in ayr› bir yeri oldu¤unu da vurgulad›lar. (Ankara)


25 Nisan-8 Mayıs 2003

‹flçi-köylü’den EMPERYAL‹ZM‹N VE UfiAKLARININ SALDIRILARINA KARfiI 1 MAYIS’TA 1 MAYIS ALANINA EMPERYAL‹ZM‹N ÖZGÜRLÜ⁄Ü: YA⁄MALAMA! ABD emperyalizminin, yan›na “müttefiki” ‹ngiltere’yi de alarak Irak’a sald›rmas›n›n ve bu sald›r›s›n› emperyalist bir iflgale dönüfltürmesi bir ay› geçmifl bulunuyor. Emperyalist sald›rganl›¤›n ve iflgalin vahfli ve katliamc› yüzü her geçen gün çeflitli vesilelerle a盤a ç›k›yor. Emperyalizm Irak halk›na “özgürlük” götürme ad›na giriflti¤i sald›r›da ve iflgalde Irak halk›n› kölelefltirmenin en ç›plak yöntemlerini kullan›yor. Irak’› iflgal etmek için binlerce sivil ve masum insan› katletmekten çekinmeyen emperyalist “koalisyon” güçleri, bu s›ralarda ise dünya halklar›na yönelik ideolojik manipülasyonlar›n› art›rm›fl durumdalar. Dünya halklar›na bir yandan “direnirseniz sonunuz iflte böyle olur” anlam›na gelecek görüntülerle propaganda yap›l›rken; öte yandan bu “özgürlü¤ün” bile Irak halk›na çok geldi¤i anlam›nda da yay›nlar yapmaya, yalan ve çarp›tma haberlerle Irak’taki varl›klar›n› ve iflgali sürdürmelerini hakl› göstermeye çal›fl›yorlar. “Koalisyon” güçlerinin bu çabalar›nda en öne ç›kan unsur, ya¤malama olaylar›n›n gerçekleflmesi oldu. Üstelik bu ya¤malama olaylar›n› bütün halka mal ederek, bilinçli bir biçimde bu ya¤malaman›n kendileri taraf›ndan da desteklenen bir grup çapulcu taraf›ndan de¤il de Irakl›lar taraf›ndan gerçeklefltirildi¤i mesaj›n› vermeye çal›flt›lar. Üstelik bunu da Irak halk›n›n kendilerine verilen “özgürlü¤ün” kullan›lmas› olarak propaganda etmeye bafllad›lar.

7

30

Ne diyor ABD Savunma Bakan› Donald Rumsfeld; “Özgür insanlar, suç ifllemekte özgürdür. fiimdi orada düzensizlik var. Savafl ile özgürlük aras›ndaki düzensizlik. Zaten özgürlük, düzensiz bir fleydir. Ve özgür insanlar hata yapmakta, suç ifllemekte, kötü fleyler yapmakta özgürdür...” ‹flte emperyalistlerin “özgürlü¤ü!” ‹flte tam da bu yüzden emperyalistler özgür davran›yorlar! Dünya halklar›na yönelik ve somutta da Irak halk›na yönelik s›n›r tan›maz bir biçimde katliam gerçeklefltirdiler. Bunu özgürlük ad›na yapt›lar! T›pk› ABD emperyalizminin K›z›lderililere bahfletti¤i “özgürlük” gibi, ard›ndan gelen Latin Amerika’da, Asya’daki katliamlar gibi. Emperyalistlerin özgürlükten anlad›¤›: Ya¤ma, talan, katliam, vahflet. Ve bu “özgürlü¤ün” dünya halklar›na yans›mas› ise ortadad›r. Milyonlarca ölüm, ac› ve gözyafl›. Emperyalistler kendi özgürlüklerini yaflarken, dünya halklar›na onursuzlu¤u, teslimiyeti, ac›y› ve savafllar› dayat›yorlar. Dünya halklar› emperyalistlerin bu “özgürlü¤ü”ne geçmiflte kendi cephelerinden yan›tlar› vermifllerdi. Kendilerinin anlad›¤› özgürlü¤ün, hiç de emperyalistlerin anlad›¤› bir biçimde olmad›¤›n› Vietnam’da, Çin’de vb. emperyalistlere onlarca kez gösterdiler. Özgürlü¤ün ulusal ba¤›ms›zl›ktan, onurdan ve insanca yaflamaktan geçti¤ini, bunu gerçeklefltirecek olanlar›n da ancak ve ancak ezilen halklar›n kendileri oldu-

¤unu, d›flar›dan götürülecek bir “özgürlü¤ün” gerçek anlamda onlar› kölelefltirme amac›n› tafl›d›¤›n› yüzlerce örnekte yaflad›lar. Emperyalistler bugün Irak sald›r›s› ve iflgaliyle gerçek niyetlerini ve amaçlar›n› hayata geçiriyorlar. Ama yine yalanlarla, çarp›tmalarla. Onlar gerçek niyetlerini hiçbir zaman aç›k aç›k söyleyemezler. Çünkü onlar iflçi s›n›f›n›n ve dünyan›n ezilen mazlum halklar›n›n düflman›d›rlar. Ve bu yüzden onlar her zaman gerçek niyet ve amaçlar›n› gizlemek için yalanlara, aldatmalara ve çarp›tmalara ihtiyaç duyarlar. Bugün Irak flahs›nda tam da 11 Eylül sonras›nda s›kl›kla dillendirdikleri “medeniyetler çat›flmas›”n› hayata geçiriyorlar. Kendileri “uygar”, Irak halk› ise götürdükleri “özgürlü¤ü” bile hak etmeyen, ya da “özgürlü¤ünü” böyle kullanan “barbarlar”, “çapulcular”, “befl para etmezler”. “Eh özgürlü¤ünü böyle kullanan bir halk› da bafl›bofl b›rakmamak laz›m!” Asl›nda Irak halk› flahs›nda yap›lmak istenen, ya da hedeflenen çok aç›k; emperyalistler Irak halk› flahs›nda dünyan›n ezilen, mazlum halklar›na flu mesaj› veriyorlar: Irak halk› kendilerine “bahfledilen özgürlü¤ü” kullanacak kapasitede de¤il. Bu özgürlü¤ü en iyi biz onlara yard›m edersek yaflayabilirler anlam›na gelen bir mesaj bu. Bunun alt›nda yatan neden ise hiç kuflkusuz ki emperyalistlerin bölgede denetimlerini süreklilefltirmek için kal›c› olmak istemeleri. Böylelikle petrol de dahil, enerji kaynaklar›n› ve en önemlisi bölgeyi denetim alt›na alm›fl oluylorlar. Medeniyetler çat›flmas› safsatas›yla yap›lan, bir yanda “uygarl›k” öte yanda “barbar”lar, bir yanda dünyan›n “iyi”leri, öte yanda dünyan›n “kötü”leri, bir yanda dünyan›n “efendileri”, öte yanda dünyan›n “köleleri”, bir yanda dünyan›n “sahipleri” emperyalistler, öte yanda dünyan›n gerçek sa-

hipleri ezilen mazlum halklar. Bir yanda ezenler, öte yanda ezilenler. Yani iki s›n›f. ‹ki farkl› dünya görüflü. TÜRK HAK‹M SINIFLARININ UfiAKLI⁄I B‹R KEZ DAHA TESC‹LLEND‹ Ülkemiz hakim s›n›flar› da ezilen mazlum Irak halk›na yap›lan sald›r›da efendilerinin yan›nda yer ald›lar. Efendilerinin Irak halk›n› bombalamas› için ülkemizin hava sahas›n› kulland›lar. Koalisyon güçlerinin Irak halk›na yaflatt›¤› katliama hiç s›k›lmadan “biz de koalisyon orta¤›y›z” diyerek ortak oldular. Ancak her f›rsatta bu sald›r› ve iflgale destek vermediklerini ilan ettiler. Bu yalanlar› Kerkük ve Musul’a Kürt peflmergelerin girmesiyle daha bir aç›kl›k kazand›. Dizginsiz bir hiddetle savurduklar› tehditler havada as›l› kald›. Musul ve Kerkük’e Kürtler girerse biz de gireriz söyleminin ne kadar kof bir yalan oldu¤u ve Türk hakim s›n›flar›n›n emperyalizm karfl›s›nda hiçbir iradesinin olmad›¤› ve yap›ld›¤› söylenen pazarl›klar›n nas›l pazarl›klar oldu¤u daha net a盤a ç›kt›. ‹flte o dönemin Baflbakan›n›n sözleri: “‹nsanlar, biz Musul ve Kerkük’e tezkere geçmedi¤i için gidemiyoruz, diyor. Tezkere geçse bile girme diye bir konu yoktu. Bir aflamada konufluldu ama ABD istemedi.” Görülece¤i üzere süreçte Türk hakim s›n›flar› emperyalist efendileri nas›l istiyorsa öyle davranm›flt›r. Türk hakim s›n›flar›n›n Irak sald›r›s›nda fiili olarak yer almamas›n›n nedeni “tezkere”nin meclisten geçip geçmemesi de¤ildir. ABD bu sald›r›da Türk hakim s›n›flar›n›n fiili olarak yer almas›na ihtiyaç duymam›flt›r. Emperyalizm, tercihini uflak Türk hakim s›n›flar›ndan de¤il de, uflak Kürtlerden yana kullanm›flt›r. Böylelikle Türk hakim s›n›flar› ne kadar “stratejik müttefik” diye propaganda ederlerse etsinler, kendilerinin

konumunun emperyalizm karfl›s›nda “stratejik uflak” olmaktan öteye bir anlam› olmad›¤› bir kez daha a盤a ç›kmaktad›r. Kendileri emperyalizm için bölgede kullan›lan bir mafladan, piyondan ibarettirler. Ve bu gerçekli¤i hiçbir çarp›tma, yalan ve demagoji gizleyemez. EMPERYAL‹ZM‹N VE UfiAKLARININ SALDIRILARINA DUR D‹YEL‹M Emperyalizmin gerek dünya üzerindeki ve gerekse de ülkemizdeki sald›r›lar›n› art›rd›¤› bir süreçte kutluyoruz, iflçi s›n›f›n›n birlik, dayan›flma ve mücadele günü olan 1 May›s’›. 2003 y›l›n›n 1 May›s’› tüm dünyada iflçi s›n›f› ve ezilen emekçi halklar›n emperyalizme karfl› artan öfkesinin somut olarak alanlarda dile geldi¤i, enternasyonal dayan›flman›n bayra¤›n›n yükseltildi¤i bir 1 May›s olacak. ‹flte tam da bu yüzden bizler de emperyalizmin somutta Irak halk›na yönelik genelde ise dünya halklar›na yönelik sald›r›lar›n› ve bu sald›r›n›n ülkemizdeki uflaklar› taraf›ndan çeflitli biçimlerde uygulanmas›n› protesto etmeliyiz. 1 May›s alan› Irak halk›yla dayan›flmam›z›n somut bir ifadesi ve ayn› zamanda ülkemizde emperyalizme göbekten ba¤›ml› Türk hakim s›n›flar›n›n iflçi s›n›f›na dayatt›¤› “ifl güvencesi!” yasas›yla, özellefltirmelerle iflsizli¤i, Kürt halk›na uygulad›¤› bask› ve yok sayma politikalar›n›, halk gençli¤ine empoze etmeye çal›flt›¤› emperyalizm güdümlü yoz kültürü, köylülü¤e dayatt›¤› tar›m›n imhas›n› vb. sald›r›lara karfl› 1 May›s’ta Partizan Öfkemizi ‹stanbul’da 1 May›s alan›nda gösterelim. Unutmayal›m biz sustukça onlar daha da azg›nlaflacak, kendi özgürlüklerini bizim üzerimizde hayata geçirmeye çal›flacaklard›r. Buna izin vermemek için 1 May›s’ta 1 May›s’›n k›z›ll›¤›n› kuflanal›m.


Bafltaraf› Sayfa 32”de

1 May›s, komünizm yolunda geride b›rakt›¤›m›z her y›l›n birikimlerinin ve getirdiklerinin s›n›f mücadelesine katt›klar› ve kazand›rd›klar›n›n, karfl›-devrimci bütün güçlerle hesaplaflma ad›na dillendirilmesiyle yarat›lan coflkunun d›flavurumunu temsil etmektedir. ve çat›flmalar›n biricik kayna¤› olan emperyalist-kapitalist sistem, teflhir olunmufllu¤u, tarihi boyunca ilk kez bu kadar yo¤un yaflamaktad›r. Bunun en ileri göstergesi, istatistiksel veriler de¤il, on milyonlar›n prati¤e dökülen eylemleri ve bu eylemlerde dillendirdikleri sloganlard›r. Etki-tepki yasas›n›n seri biçimde iflledi¤i günümüz koflullar›nda, emperyalizmin do¤rudan hedef haline gelmesinin flartlar› daha h›zl› oluflmaktad›r. Örgütsüz ve önderliksiz y›¤›nlar›n bu devrimci potansiyelinin do¤ru kanallardan ak›t›lmas› ve kal›c› mevziler elde ederek ilerlemesi, isyan›n ve öfkenin kurumsallaflarak siyasi iktidar› hedeflemesi için bütün ülkelerin komünistleri acil görevlerle karfl› karfl›yad›rlar. DÜNYA ‹fiÇ‹LER‹, EMEKÇ‹LER‹ VE EZ‹LENLER‹ ADINA; 1 MAYIS MEYDAN OKUMA GÜNÜMÜZDÜR! EMPERYAL‹ZM SAVAfiA DAVET ED‹YOR B‹Z‹; DAVET‹ KABULÜMÜZDÜR! 2003 y›l›n›n 1 May›s’›na insanl›k düflmanlar›yla hesaplaflman›n k›z›flt›¤› koflullarda giriyoruz. S›n›f mücadelesi artan bir fliddette sürerken, fliddeti ça¤›r›yor, fliddeti do¤uruyor, fliddeti yaflat›yor. Düflmanlar›m›z, zora dayal› sistemlerini yaflatmak için daha fazla zor kullanma, daha çok kan dökme, daha büyük zulümlere ve katliamlara imza

25 Nisan-8 Mayıs 2003

31

7 atma yolunu seçiyorlar. Savafl ilan ediyor, savafl› bütün ülke topraklar›na tafl›yacaklar›ndan söz ediyorlar. Korkunun imparatorlu¤unu yaratt›lar. Korkaklar›n sald›rganl›¤›, korkaklar›n aczi ile hareket ediyorlar. Gerçeklerle yüzleflmekten kaçarak, gerçeklerden kendilerini uzaklaflt›rmaya çal›flarak, gerçekleri de¤ifltirmeye yeltenerek çaresizli¤i oynuyorlar. “BM denetimleri” tezgah›yla, ev ev haritas›n› ç›kard›klar›, girmedik bina, incelemedik köfle b›rakmad›klar›; silahl› silahs›z bütün direnç noktalar›n›, 1991’deki savafl›n ard›ndan kesintisiz sürdürdükleri bombard›man, g›da ve ilaç ambargosu, ekonomik yapt›r›mlarla çökerttikleri bir ülkeye, onbinlerce füze ve tonlarca bombayla yüklenip harabeye çevirdikten sonra “hakim”olmay›, “zafer” olarak sunuyorlar. Irak halk›n›n ilk haftalardaki “beklenmedik” kahramanca direnifli karfl›s›nda nas›l afallad›klar›na, o “muhteflem” ölüm makinelerinin halk›n ç›plak direnci karfl›s›nda nas›l da aciz kald›¤›na ve ger-

ya çal›fl›yorlar. Haydutluk ve korsanl›¤›n ça¤›m›zdaki en büyük temsilcisi ABD emperyalizmi, dünyay› ya¤malama peflindedir. Irak flehirleri ve kasabalar›nda, bizzat iflgalcilerin teflviki ve gözetiminde ya¤ma ve talan gerçeklefltiren, yang›n ve y›k›mlarla e¤lenenlerin eylemleri, katliam flefleri taraf›ndan “özgürlük tutkusunun d›flavurumu” olarak övülüyor ve destekleniyor. Emperyalist haydutlar, istila ve iflgalciliklerini, halk düflman› sürüngenlerin eylemleri flahs›nda meflrulaflt›rmaya çal›fl›yorlar. DÜNYANIN BÜTÜN EZ‹LENLER‹, EMPERYAL‹ZM 1 MAYIS’TA YANITIMIZI BEKL‹YOR! 1 May›s, komünizm yolunda geride b›rakt›¤›m›z her y›l›n birikimlerinin ve getirdiklerinin s›n›f mücadelesine katt›klar› ve kazand›rd›klar›n›n, karfl›-devrimci bütün güçlerle hesaplaflma ad›na dillendirilmesiyle yarat›lan coflkunun d›flavurumunu temsil etmektedir. 1 May›s, emperyalizme karfl› savafl and›m›z› tekrarlaman›n, zafere olan tut-

ni yükselteceklerinin, emperyalizmin duvarlar›na döne döne çivilenen ilan›d›r. 1 May›s, “de¤iflti”, “demokratikleflti”, “insanileflti” diyen her renkten burjuva ak›ldanelerin ucuz yalanlar›n›n aksine, de¤iflmedi¤i ve eskisinden daha da vahflileflti¤ini her gün yeni kanl› örneklerle ispatlayan emperyalizmin korkusunu büyütme ad›na, kararl›l›¤›m›z› ispat gösterisi olmal›d›r. 1 May›s, “tarihin sonu geldi”, “ideolojiler tükendi”, “devrimler bitti”, “sosyalizm iflas etti”, “komünizm öldü” diyerek niyetlerini maddi gerçeklerin yerine getirmeye çal›flanlar›n, emperyalizmin kesin zaferini ilan etmeye kalk›flanlar›n, fena halde yan›ld›klar›n›, bir kez daha göstermenin vesilesi olmal›d›r. 1 May›s, suyla atefl yak›lmayaca¤› gibi emperyalizmle demokrasi ve özgürlük gelmeyece¤ini, bu kavram ve de¤erlere en büyük düflman›n bizzat emperyalizm oldu¤unu, onu t›pk› öncelleri olan bütün zulüm ve sömürü sistemleri gibi tarihe gömme görevinin bilincinde oldu¤umuzu, daha güçlü hayk›rma platformu olmal›-

1 May›s, dünya proletaryas›n›n, emperyalistlerin savafl ilan›na yan›t› olmal›d›r. 1 May›s, emperyalist haydutlar›n bomba ve füzelerine, halklar› katletmek için ürettikleri ve kulland›klar› on milyonlarca dolarl›k “savafl oyuncaklar›na” yan›t olmal›d›r. çek gücün yaln›zca halklar›n iradesi oldu¤una bütün dünya bir kez daha tan›k oldu. Karfl› koyma gücü ve niyeti olmayan, kimli¤inde yurtseverlik yazmayan emperyalist art›¤› bir dikta rejiminin aldatt›¤›, yaln›z ve çaresiz b›rakt›¤›, önderliksiz ve örgütsüz bir halk›n direnme gücünü bo¤mufl olmay› “galibiyet” say›yorlar. “Kahredici” ilan ettikleri güçlerinin, erken “zafer” türküleri söyledikleri Irak topraklar›nda da halk› kölelefltirmeye yetmeyece¤ini pek yak›nda görecekler. Bunun kan›tlar›n›, arkadan hançerlenmeden önce gerçeklefltirdi¤i direnifliyle Irak halk› zaten sunmufl bulunuyor. Tam bir teslimiyet sa¤lamak için; iflgalciye kucak açma onursuzlu¤unu reddeden mazlum bir halk›n bütün de¤erlerini, kimli¤i ve onurunu, birkaç yüz çapulcuyla birlikte ya¤malama-

kumuzu yenilemenin, halklar›n kurtuluflu umudunu büyütmenin, mücadele azmimizi ço¤altman›n ad›d›r. 1 May›s, iflçi s›n›f› önderli¤inde bütün yoksullar›n ve ezilenlerin, dünyay› bütün asalaklardan, eme¤in düflmanlar›ndan, kan içici sürüngenlerden, karfl› devrimci bütün zümre ve s›n›flardan temizleyece¤ine olan inanc›m›z›n yüksek perdeden hayk›r›ld›¤› gündür. 1 May›s, tarihi yaratan, insanl›¤›n bütün de¤erlerini üreten biricik güç olan ezilen ve sömürülen kitlelerin, dünya nüfusunun tamam›na yak›n›n› oluflturan yoksul y›¤›nlar›n kaderlerini ele alma ad›na girifltikleri kavgada birlik ve dayan›flma sembolüdür. 1 May›s, proletarya öncülü¤ünde bütün halk s›n›flar›n›n, ezilen uluslar›n, halk demokrasisi, ba¤›ms›zl›k ve sosyalizm mücadelesinin ivmesi-

d›r. 1 May›s, dünya proletaryas›n›n, emperyalistlerin savafl ilan›na yan›t› olmal›d›r. 1 May›s, emperyalist haydutlar›n bomba ve füzelerine, halklar› katletmek için ürettikleri ve kulland›klar› on milyonlarca dolarl›k “savafl oyuncaklar›na” yan›t olmal›d›r. 1 May›s, onbinlerce ölüsü ve yaral›s›yla, y›k›lan ve ya¤malanan tarihi de¤erleriyle, harabeye çevrilen kentleri ve kasabalar›yla Irak halk›na karfl› giriflilen katliama yan›t olmal›d›r. 1 May›s, “Ba¤dat düfltü” diye zafer 盤l›klar› atan zorbalara, onlar›n afla¤›l›k yandafllar›na, “herkes aya¤›n› denk als›n” diye pervas›zca tehdit savuranlara yan›t olmal›d›r. 1 May›s; Irak halk›n›n onurunu kurtaran, çat›flan ve direnen evlatlar›na; tepesine

yanarda¤ ak›t›l›p atefle bo¤uldu¤u halde “aman dilemeyen”, düflürüldü¤ü tuzakta direnifl gösterememenin ezikli¤ini vakur ve sessiz bir duruflla içine ak›t›p öfkesini biriktirerek iflgal ordular›na minnet göstermeyen Irak halk›na, sayg› ve destek mesaj› olmal›d›r. 1 May›s, emperyalist haydutlara ve iflgalci korsanlara, “hevesiniz kursa¤›n›zda kalacak”, “sevinciniz surat›n›zda donacak” mesaj› göndermelidir. 1 May›s, zapt edilecek meydanlarda ve sokaklarda, isyan oca¤› haline getirilecek fabrikalarda, savafl› yayaca¤›m›z k›rlarda ve da¤larda, devrim için yakt›¤›m›z atefli alevlendirmenin ad› olsun! 1 May›s, kitlelerin k›z›l bayrak etraf›nda toplanmas›na ça¤r› olsun! 1 May›s, Marksizm-Leninizm-Maoizm bayra¤›n› daha yükseklere kald›rd›¤›m›z gün olsun! 1 May›s, emperyalizme karfl› savafl manifestosu olsun! Yaflas›n 1 May›s! Kahrolsun emperyalizm, faflizm ve her türden gericilik! Yaflas›n dünya halklar›n›n emperyalist sald›rganl›¤a karfl› barikat örme mücadelesi! Yaflas›n Marksizm-Leninizm-Maoizm! Yaflas›n proletarya enternasyonalizmi! Yaflas›n halk savafl›! Nisan 2003 Türkiye Komünist Partisi/ Marksist-Leninist Merkez KomiteSiyasi Büro

1 May›s, zapt edilecek meydanlarda ve sokaklarda, isyan oca¤› haline getirilecek fabrikalarda, savafl› yayaca¤›m›z k›rlarda ve da¤larda, devrim için yakt›¤›m›z atefli alevlendirmenin ad› olsun!


BÜROLAR

YEN‹ DEMOKRAS‹ YOLUNDA

B‹Z HALKIZ GELECEK ELLER‹M‹ZDED‹R

UMUT YAYIMCILIK VE BASIM SANAY‹ LTD. fiT‹ Yönetim yeri: Gureba Hüseyin A¤a Mah. ‹mam Murat Sok. No:14/1 Aksaray-Fatih/‹STANBUL. Tel: (0212) 521 34 30, 531 48 53 FAKS: (0212)621 61 33 Sahibi ve Yaz›iflleri Müdürü: Beflir KASAP Bask›: Gün Matbaac›l›k Genel Da¤›t›m: YAY-SAT @mail: umutyayimcilik@superonline.com

➧ KARTAL: HAMAM SOK. DEM‹RL‹ ‹fiHANI NO: 57/14 KARTAL, TELEFAKS: (0216) 306 16 02 Cep: 0 544 521 34 30 ➧ ANKARA: MEfiRUT‹YET MAH. KONUR SOK. NO: 14/24 KIZILAY/ANKARA TEL: (0312) 418 25 26 Cep: 0 535 562 33 72 ➧ ‹ZM‹R: GAZ‹OSMANPAfiA BULVARI, KOÇAfi ‹fiHANI NO: 87, DA‹RE:318 KONAK, TELEFAKS: (0232) 441 93 09 Cep: 0535 310 31 84 ➧ MALATYA: DABAKHANE MAHALLES‹, BOZTEPE CAD., BABACAN ‹fiHANI NO:9 KAT:1/16 MALATYA TEL: (0422) 325 78 13 Cep: 0 536 558 45 04 ➧ BURSA: GÜMÜfiÇEKEN CAD. ERKMEN ‹fiHANI, NO:7/21, HEYKEL, TEL: (0224) 224 09 98 Cep: 0 536 612 81 98 ➧ SAMSUN: KALE MAH., YUSUF KEFEL‹ ‹fiHANI, KAT: 6 NO: 9 , TEL: (0362) 435 64 57 Cep: 0535 454 22 50 ➧ TURHAL: YAVUZ SULTAN SEL‹M MAH. TANRI-VERD‹ SOK. 19/15 2. NOTER YANI TURHAL/TOKAT TEL: 0356 276 37 20 Cep: 0533 414 65 54 ➧ MERS‹N: ÇANKAYA MAH. S‹L‹FKE CAD. ÜZÜM ‹fiHANI KAT :1 NO: 47 MERS‹N CEP: 0543 434 12 53 ➧ AVRUPA MERKEZ BÜRO: WESELER STR 93 47169 DUISBURG-DEUTSCHLAND TEL: 0049 203 40 60 958 FAKS: 0049 203 40 60 959

1 MAYIS’TA ‹LAN EDECE⁄‹Z: EMPERYAL‹ZM‹ DÖRT B‹R YANDAN KUfiATTIK! KAVGAYI BÜYÜTECE⁄‹Z; DÜNYANIN BÜTÜN fiEH‹RLER‹ BA⁄DAT’TIR ARTIK!

Bütün ülkelerin iflçileri, emekçi halklar› ve ezilen uluslar›na ça¤r›m›zd›r Elimize posta kanal›yla ulaflan afla¤›daki aç›klamay› haber niteli¤i tafl›d›¤›ndan oldu¤u gibi yay›nl›yoruz.

‹nsanl›¤›n kendi kaderine hükmedece¤i, eme¤in bütün dünyay› ele geçirece¤i, üretenin yöneten olaca¤› bir dünyaya yol al›fl›m›z›n giderek h›zland›¤› bir süreci yafl›yoruz. Bunun h›z›n› kesmek için bütün birikimleri ve güçlerini kullananlar›n nafile çabalar›, yang›na benzin dökmekten baflka bir sonuç vermemektedir. 6 milyar› aflk›n dünya nüfusunun ancak birkaç milyonla ifade edilebilecek çok küçük bir az›nl›¤›n›n ç›kar›na iflleyen sömürü, bask› ve zulüm sisteminin ad› olan emperyalizm; çöküflten kurtulma ç›rp›n›fllar› içinde daha da azg›nlaflmakta, kesintisiz bir savafl, sald›r›, katliam ve iflgal dizisi içinde saltanat›n› korumaya çal›flmaktad›r.

Gerek bütün bir emperyalist sistem ad›na kurtar›c›l›¤a soyunan, gerekse de bu sistem içindeki di¤er güçlerle olan çeliflki ve çat›flmas›nda, elde etti¤i flu anki konumunu korumak ve daha da güçlendirmek ad›na hareket eden ABD emperyalizmi; “terörizme karfl› savafl” ad› alt›nda dünyan›n anti-emperyalist, antifaflist tüm güçlerine, çeflitli renklerden sistem muhaliflerine karfl› sindirme ve yok etme operasyonuna giriflmifl bulunuyor. Dünya çap›ndaki ezme ve imha hedefli bu sald›r› ve savafl program›, kimi zaman di¤er emperyalistlerin, faflistlerin ve gericilerin iflbirli¤i, kimi zaman da s›n›rl› say›da güç ve odaklarla kurulan ittifaklarla birlikte yürütülmekte; terörize edilen bir atmosferde herkese, her fleye ve her yere müdahale “hak” bellenerek

hareket edilmektedir. Bu sürece uygun olarak da önceki dönemlerin ürünü olarak ifllev gören bütün kurum ve kurallar revizyona tabi tutulmakta ya da la¤vedilmektedir. Dikiflleri tutmaz hale gelen, isyan› ve öfkeyi büyüterek devrimleri olgunlaflt›ran sistemin ayakta tutulmas›n›n ancak daha fazla fliddeti ve bask›y› gerektirdi¤inden hareketle öteden beri haz›rlanan “önlemler ve önlemeler stratejisi”, yeniden paylafl›m ve düzenleme ile üslenme ve tahkim çerçevesinde iflletilmeye çal›fl›lmaktad›r. Bugünler için yap›lan haz›rl›klar›n, “bilimsel” ve “teknolojik” çal›flmalar›n, endüstriyel ve kültürel faaliyetlerin tümü devreye sokulmakta, topyekün bir seferberlikle dünya halklar›na yönelinilmektedir. Bu programla iflbafl›na ge-

len silah ve petrol tekellerinin do¤rudan temsilcisi konumundaki savafl kli¤inin yön verdi¤i ABD emperyalizmi; 11 Eylül’ü milat haline getirerek dü¤meye basm›fl, Asya’da stratejik bir konum elde etmek amac›yla Afganistan’›, Ortado¤u’yu bütünüyle ele geçirme plan›n›n ilk ad›m› olarak da Irak’› iflgal etmifltir. “S›radaki”nin dillendirilmesi ile “önlenemez”, “her fleye kadir” bir konum elde etmeye çal›flmakta, gösteriye dönüfltürdü¤ü iflgal, sald›r› ve katliamlar vas›tas›yla bütün dünyaya “teslim ol” ça¤r›s› yapmaktad›r. Direnen de¤il dilenenlerin, baflkald›ran de¤il yalvaranlar›n, isyan eden de¤il diz çökenlerin, hakk›n› arayan de¤il boyun e¤enlerin, mücadele eden de¤il uzlaflanlar›n, karfl› koyan de¤il itaat edenlerin, savaflan de¤il s›v›flanlar›n ya-

flam flans› bulaca¤› bir dünya düzeninde; sömürüyü s›n›rs›z, zulmü dizginsiz bir zorbal›kla egemen k›lmak derdinde olan emperyalizm; bu hedefinden her geçen gün daha fazla uzaklaflman›n öfkesiyle yüklenmektedir. Yüklendikçe makas aç›lmakta, iflçi s›n›f› ve ezilen halklar›n tepkisi büyümekte, tepki yükseldikçe direnme gücü artmakta, direnifller yayg›nlaflt›kça bu düzenden kurtulma aray›fllar› somutlanmaktad›r. Düne kadar emperyalist-kapitalist sistemin sonuçlar›yla u¤raflanlar›n her geçen gün daha fazla nedenleri sorgulad›klar›, meselelerin kayna¤›na inme do¤rultusunda yönelim içine girdikleri görülmektedir. Bütün olumsuzluklar›n ve kötülüklerin, her türden hastal›k ve y›k›m›n, açl›k, yoksulluk ve ölümün, savafllar›n Devam› 31’de