Page 1

Yıl: 1 Sayı: 1 Aralık 2013

5 TL

Karabağlar’da “engelli dostu” meclis empatik yaşam

Demirsoy ‘dur durak’ bilmiyor Güzelbahçe bacasız sanayinin merkezi olacak Öncel: “Bayraklı’nın sesi olacağız”

Hayatı paylaşmak için engel yok!


Kürüm engellilere bir mutluluk daha yaşattı

Karabağlar Belediyesi, engellilere yönelik çalışmaları ve yardımlarıyla engellileri sevindirmeyi sürdürüyor. İki yıldır engellilere tekerlekli sandalye, beyaz baston, yatak gibi ihtiyaçlarına kavuşturan Karabağlar Belediyesi, Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencilerinin sosyal sorumluluk projesine destek verdi. Karabağlar Belediye Başkanı Sıtkı Kürüm ve eşi Fatma Kürüm, DEÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde düzenlenen organizasyonla 45 engellinin sevincine ortak oldu.

Türkiye’nin en büyük engelli parkı Uzundere’ye Karabağlar Belediyesi’nin prestij projesi Uzundere Rekreasyon Alanı’nda yer alacak sanatsal ve heykel yapılar ile tematik oyun alanlarının yapımı hızla sürüyor. Üst yapısı ile Türkiye’ye örnek, Ege’nin çekim merkezi olmaya aday proje, yılsonuna kadar tamamlanarak, halkın hizmetine sunulacak. Projede ayrıca Türkiye’nin an büyük engelli parkı da bulunuyor.


empatik yaşam

EDİTÖR’DEN Murat PEKDİLBER

Sevgili dostlar, empatik yaşam Empatik Yaşam Aralık 2013 Sayı:1 Empatik Yaşam Kültür Sanat ve Spor Dayanışma Sakatlar Derneği Adına Sahibi

Murad Pekdilber

Sizlerle uzun yıllardır bir aradayız. Merhum babamın tek bacağıyla vermiş olduğu yaşam mücadelesine şahit olmamdan dolayı engelli camiasına çok büyük bir empati ile yaklaştım her zaman. Onlarla kurmuş olduğum iletişim sayesinde şahsımı engelli ailesine kabul ettirmeyi başardım. Onlarla birlikte hayata tutanma yolunda çaba sarfederken zaman geldi mutlu olduk zaman geldi beyin fırtınalara estirerek istişareler yaptık. Ben her zaman engellilerin yaşamlarına sınırların koyulamayacağını savundum. Çünkü onlar bir gün gelecek, Konak meydanında 'Burada Engel Yok' diye bağıracaklar, dedim. Bu sözlerin üzerinde uzun zaman geçti; kimileri buna inandı kimileri inanmadı. Ancak bu sözlerimin doğruluğu yayınladığımız bu dergiyle ortaya çıktı. Mutluyuz, huzuluyuz. Engelli yurttaşların da bu ülkenin bir parçası olduğu gerçeğiyle, bu yayını sizlere hazırladık.

Genel Yayın Yönetmeni Levent Özmen Görsel Yönetmen Cemal Doruk Yayın Sorumlusu Yeşim Yavuzer Yayın Türü Yaygın Süreli Anafartalar Caddesi Salepçioğlu İşhanı No:96 D:301 Konak/İZMİR Tel: (0232) 446 06 65 GSM:(0543) 454 57 35 www.empatikyasam.org

Murat

Pekdilber içindekiler

10

12

05 08

04 05

07

Empatik Yaşam Dergisi'nde yayınlanan yazıların yayın hakkı Empatik Yaşam Kültür Sanat ve Spor Dayanışma Sakatlar Derneği'ne ait olup, kaynak gösterilmeden bir bölümü veya tamamından alıntı yapılamaz.

ARALIK 2013 y EMPATİK YAŞAM

3


empatik yaşam

Karabağlar’da “engelli dostu” meclis Karabağlar Belediyesi’nin, Aralık ayı meclis toplantısının gündemini, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü nedeniyle engelliler oluşturdu. Çok sayıda engellinin de konuk olduğu mecliste, toplantı işaret dili ile konuklara aktarıldı Aralık Dünya Engelliler Günü nedeniyle, özel bir organizasyon ile gerçekleştirilen, Karabağlar Belediyesi’nin Aralık ayı meclis toplantısına, İzmir Sağırları Koruma ve Kalkındırma Derneği ile çeşitli engelli derneklerine üye yaklaşık 60 katılımcı konuk oldu. Meclis toplantısı, özel işaret dili ile izleyicilere aktarıldı. Karabağlar Belediye Başkanı Sıtkı Kürüm, Karabağlar’ın engelli dostu kent olduğunu belirterek, dünyanın en büyük engelsiz parkının Uzundere Rekreasyon Alanı olduğunu söyledi. Projenin önümüzdeki aylarda tamamlanacağını belirten Kürüm, “Bu proje tamamlandığında, tüm engelli vatandaşlarımız, parkta rahatça gezebilecek, tüm imkanlarından rahatlıkla faydalanabilecek” dedi. Göreve geldiklerinden bu yana

3

4 EMPATİK YAŞAM y ARALIK 2013

yeni yapılan tüm binaların, engellilerin kullanımına uygun olması şartını koştuklarını belirten Kürüm, engelilere özel yapılan parklara dikkati çekti. Engelli danışma merkezi kurduklarını ve bu merkezden, bugüne kadar 5010 engelli ve ailesinin danışmanlık hizmeti aldığına dikkati çeken Kürüm, “Engelli vatandaşlarımıza ailelerine spordan, kültürel etkinliklere kadar

onlarca hizmet sunduk. Engelli istihdamına önem verdik. Tekerlekli sandalye, beyaz baston başta olmak üzere engellilerin ihtiyaçlarının karşılanması için çeşitli organizasyonlarla, yüzlerce engelli ve ailenin sevincine ortak olduk. Bunlar da bizim için büyük mutluluk. Biz Karabağlar’da engelsiz bir yaşam için çalışıyoruz” diye konuştu.


empatik yaşam

Hayatı paylaşmak için engel yok! Dünya Engelliler Günü’nde bir araya gelen İzmir'deki engelliler “Sizden farkımız yok; engellenmediğimiz sürece yaşamımızı sizlerle sürdürebiliriz” mesajı verdi Aralık Dünya Engelliler Günü, İzmir'de Celal Atik Spor Salonu'nda kutlandı. Kutlama programına, İzmir Vali Vekili Adem Karahasanoğlu, Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Sırrı Aydoğan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İzmir İl Müdürü Zafer Yıldırım, engelli dernekleri temsilcileri, engelliler ve aileleri katıldı. Tarz Dans Gençlik ve Spor Kulübü'nün dans gösterisi ile Balçova Belediyesi Engelliler Halk Oyunları Ekibi'nin halk oyunları gösterisi izleyicilerden yoğun alkış alırken, bütün konuşmalar konuklara işaret diliyle de aktarıldı. İstiklal Marşı okunurken, Tülay Aktaş İşitme Engelliler İlkokul ve Ortaokulu öğrencileri işaret diliyle marşa eşlik etti.

3

3 Aralık Dünya Engelliler Günü programına, 13 yaşındaki Gizem Ergün'ün konuşması damga vurdu. Aşık Veysel Görme Engelliler Ortaokulu öğrencisi Gizem, “Temeli hazırlanmamış kaynaştırma eğitimi, bizim gibi başarıya ulaşabilecek öğrencilerin kaybedilmesidir” dedi. Gizem, “Sırf engelli kadrosu dolsun

diye herhangi bir işte çalışmak istemiyorum. Ben de memleketime ve insanlara yardım etmek istiyorum. Bizler, sadece engelinden ibaret bireyler değiliz, fırsat verilirse çok şey yapabiliriz. Yaşantımda engellenmediğim sürece ben de yaşamımı sizlerle sürdürebilirim. Gelip engebeyi önümüzden kaldırarak değil, engebeyi nasıl kaldıracağımızı öğrenerek destek olabilirsiniz” diye konuştu. Başkan Vekili Sırrı Aydoğan da konuşmasında, Büyükşehir Belediyesi olarak Türkiye'de ilk kez “Engelsizİzmir Kongresi” düzenlediklerini ve stratejik plan hazırladıklarını söyleyerek, “Her engel grubuna neler yapılabileceğini tespit ettik. Tamamlanmış kentlerde, yollarda bu işleri yapmak zor, ama biz elimizden geleni yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz. Hep destek olmak için birlikte çalışacağız. Bu hususta kimin yapabileceği ne varsa, yapmasını arzuluyorum" dedi. ARALIK 2013 y EMPATİK YAŞAM

5


empatik yaşam

Demirsoy ‘dur durak’ bilmiyor abah otobüs duraklarında ve İzban istasyonlarında başladığı mesaisini kahvehane ve kahvaltı salonlarına konuk olarak sürdüren CHP Gaziemir Belediye Başkan Aday Adayı Yüksel Demirsoy, kendisine Mustafa Kemal Atatürk’ün “hiç dinlenmemek üzere yola çıkanlar asla yorulmazlar” sözünü şiar edindiğini söyledi. Esnaf, otobüs ve İzban durakları, Pazar yerleri, sivil toplum örgütleri ve muhtarları ziyaret eden Demirsoy, akşam saatlerinde de vatandaşlardan gelen talep üzerine evlere konuk oluyor. Gaziemir’in 16 mahallesinin hepsinde onlarca eve konuk olan Demirsoy halkın yoğun ilgili ile karşılaşıyor.

S

7/24 ÇALIŞAN BELEDİYE Göreve geldiği takdirde belediyenin sadece mesai saatlerinde çalışan bir anlayışa sahip olmayacağının altını çizen Demirsoy, “Gaziemirli hemşerilerimizle yıllardır kopmayan bir iletişim

içerisindeyim. Çalışmanın ve hizmet getirmenin zamanı olmaz. Hazırlandığımız projeye göre belediye, 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet verecek. Gezici çözüm

HER ZAMAN YANIMIZDA

not eden Demirsoy’a yoğun İletilen istek ve görüşleri tek tek l Başkan’ı sadece seçim dönem ilgi gösteren vatandaşlar “Yükse yap zda görüyoruz. Gaziemir için lerinde değil, her zaman yanımı disini Gaziemir Belediye Başkan tıklarınızı biliyoruz. Umarız ken ye ğimiz destekle kendisini beledi Adayı olarak görürüz ve verece ı mız ları bizden birisi. İstek ve sıkıntı başkanlığına taşırız. Çünkü O . yok uz a göstereceğinden kuşkum iyi biliyor. Çözmek için çok çab u. ırlı olsun” şeklinde konuşt Aday adaylığı Gaziemir için hay

ekiplerimiz sorunları yerinde tespit edip derhal çözümlenmesi için çalışacak” dedi.

ÇÖZÜLEMEYECEK SORUN YOK Gaziemir’in ihtiyaçlarının sorulması üzerine açıklama yapan Yüksel Demirsoy, “toplumun her kesiminden vatandaşımız ile sürekli ve kopmayan bir iletişim içerisindeyim. Kendi gözlem ve tespitlerim sonucunda ortaya koyduklarımın yanı sıra halkımızın isteklerini ve sıkıntılarını çok iyi biliyorum. 16 mahallemizin ve bu mahallelerin tüm sokaklarının ihtiyaçlarını tespit ettik. İmardan, ulaşıma, çevreden altyapıya, pazaryerlerinden otoparka, sosyal donatı alanlarına, Sarnıç Bölgesi’nin 2-B sorunundan, Aktepe Bölgesi’nin kentsel dönüşüm sürecine, kültürel ihtiyaçlardan esnafımızın sıkıntılarına, işsizlikten, gençlerin isteklerinden emeklilerin, engellilerin ve yaşlı vatandaşlarımızın durumlarına, ev kadınlarının ekonomiye destek olamamalarından öğrenci kardeşlerimizin yaşadığı zorluklara kadar tüm sorunları tespit ettim. Bu sorunların hepsinin çözümü için projelerim hazır. Halkımızın desteği ile çözülemeyecek sorun olmadığına inanıyorum” dedi. ARALIK 2013 y EMPATİK YAŞAM

7


empatik yaşam

Yelekli: Güzelbahçe bacasız sanayinin merkezi olacak CHP’deki 25 yıllık deneyimini Güzelbahçe’ye aktaracak ızla yaklaşan yerel seçimler öncesi belediye başkanlığı için kolları sıvayan aday adayları, seçim çalışmaları kapsamında vatandaş ile bir araya gelirken; geleceğe ilişkin plan ve projelerini onlarla paylaşıyor. CHP'nin İzmir'deki deneyimli isimlerinden biri olan ve 25 yıldır parti içinde hemen tüm görevlerde yer alan Uğur Yelekli, Güzelbahçe'den koyduğu adaylığı sonrası Empatik Yaşam'a konuştu. Kendi açısından bugüne kadar elinden gelen bütün çabayı CHP adına ortaya koyduğunu ifade eden Yelekli, “Kurultay delegeliği, ilçe yöneticiliği, il yöneticiliği, başkan yardımcılığı ya da ilçe başkanlığı gibi CHP içinde birçok noktada görevde bulundum. Bu dönem de hem Büyükşehir hem Karabağlar Meclis üyeliği görevlerimi sürdürüyorum. Aynı zamanda devam ettirdiğim ve çok önemsediğim Karabağlar Kent Konseyi Başkanlığı görevimi de yapıyorum. Yani geride bu kadar görevleri bırakıp CHP’nin her kademesinde görev yapmış, emek vermiş ve bunları yaparken de büyük tecrübe kazanmış biri olarak üstelik 6 yıldır da Güzelbahçe’de oturan biri olarak bu zamanlar bir siyasetçinin önemli günleridir” diye konuştu. Seçim çalışmaları kapsamında hem kendilerini hem de partilerini anlattıklarını ifade eden Yelekli, “Bu sayede halkın da bizlerin tanımasını sağlamış oluyoruz. Bu süreç içinde de ne mutlu ki, ben İzmir’in merkez siyasetçilerinden olduğum için, İzmir’de derneklerce, sivil toplum örgütlerince, sendikalarca tanınan bir Uğur Yelekli portresi çizdim. Sosyal anlamda çalışmalarla öne çıkan bir siyasetçiydim, ne alı-

H

rım değil ne veririm diye düşünen bir siyasetçiydim” ifadesinde bulundu.

BENİM DE PROJELERİM VAR Aday olduğunu açıklayan herkesin kendine göre bir projesinin olabileceğini aktaran Yelekli, “Ben, bunları hayallerim olarak vurguluyorum. Çünkü bir adayın ortaya çıkıp benim pro-

HALKIN BAŞKANI OLMAK Bahsettiği konularda Güzelbahçelilerin de heyecan duyduklarını vurgulayan Yelekli, “Benim en önemli iddiam, ilçeyi halkla beraber yöneteceğimi söylememdir. İki idolüm var. Eski Fatsa Belediye Başkanı Fikri Sönmez ve Gültepe Belediye Başkanı Aydın Erten. Onlar halkıyla beraber yöneterek halkın belediye başkanı oldular. Benim de idealim halkın belediye başkanı olmak. Bunun yolu da halkla yönetmekten geçer. Halkımla beraber ilçemi yönettiğimde başarılı olacağımı düşünüyorum” diye konuştu.

8 EMPATİK YAŞAM y ARALIK 2013


empatik yaşam jem bu deyip halktan oy istediğinde o onun projesi olur. Mutlaka benim kafamda tasarladığım projeler var ama o projeleri halkla paylaşarak bizim projemiz olmasını özellikle istiyorum. Yani sadece benim projem olmasın. Halkın talepleri üzerine kurulu bir proje olsun. O zaman tüm Güzelbahçe’nin projesi olmuş olacak. Güzelbahçe’nin sorunları ne dediğinizde sokaktaki herkesin temel olarak söyleyeceği sorunlar vardır. Herkes söyleyebilir. Ama ben farklılığımı çözüm odaklı olarak ortaya koyuyorum. Eğer sorunu anladığınız zaman; çözümün de nerede olduğunu biliyorsanız, sonuçta başarılı oluyorsunuz. Ben, Güzelbahçe’nin Türkiye’de tanınan bir ilçesi olacağını iddia ediyorum” diye konuştu. Yapı olarak Güzelbahçe’nin doğasıyla deniziyle gerçekten öne çıkmış olan bir ilçe olduğunu vurgulayan Yelekli, “Burası, her zaman yaşamak için tercih edilmiş bir ilçe olmuştur. Kirlenmemiş bir havanın olması, bozulmamış bir doğanın olması Güzelbahçe’nin tercih edilen bir ilçe olmasını sağlamış. Dolayısıyla bizim projelerimizi bunun üzerine kurma durumundayız. Güzelbahçe’de 3 tane bacasız sanayi hayal ediyorum. Biri eğitim turizmi dediğimiz, ki zaten özel okulların olduğu bir Güzelbahçe söz konusu. Bunları çok daha modern çok daha sağlıklı halde teşvik edici olarak çoğaltması ama mutlaka üniversitenin geldiğini hayal ediyorum. Üniversitenin geldiği özel okulların çoğaldığı bir Güzelbahçe’de eğitim turizmiyle ilgili bacasız sanayilerden birini gerçekleştirmiş oluruz” diye konuştu. Yelekli, sözlerini şöyle sürdürdü: “İkinci olarak, Güzelbahçe’nin doğasının yeterince değerlendirilmediğini düşünüyorum. Bir yanda denizden bir yandan dağdan gelen esintinin mutlaka değerlendirilmesi gerekiyor. Bir eko turizmin yani orada tepelerde seyir terasları yapılarak insanların çaylarını yudumlayıp yemeklerini yiyip aynı zamanda Güzelbahçe’nin manzarasını izleyebileceği bir yer yaratmak olanaksız değil. Üçüncü olarak da

FIRSAT EŞİTLİĞİ VERİLMELİ Engelli vatandaşların toplumda önemli sıkıntılar yaşadığını ifade eden Yelekli, “Burada iki önemli nokta var. Birincisi sağlıklı diye tabir ettiğimiz kesimin engelli yurttaşlara nasıl baktığı. Burada yapılması gereken şey, engelli insanlara acıyarak bakmak değil onlara sevgiyle yaklaşmak ve fırsat sunmak. Bunu sağlamak önemli. İkincisi ise insanlar sokakta gördükleri kadar ülkede engelli yurttaş var zannediyor. Halbuki evinden çıkamayan çok büyük bir kesim var. Ya aileleri tarafından çıkılmıyor ya da psikolojik travmalardan dolayı çıkmak istemiyor. Sokağa bir şekilde çıkarılan engelli yaşama tekrardan tutunuyor. Yaşama yeniden tutunan bir engeli aynı zamanda ailesini de mutlu etmiş oluyor. Biz yıllarca bu mantıkla çalıştık ve başarılı olduğumuzu da düşünüyorum. Güzelbahçe’de Belediye Başkanı olduğumda da, geçmişte bu kadar şey yapmış bir insan olarak, diğer ilçelerden çok daha farklı bir engelsiz ilçe yaratmak en büyük görevimiz” ifadesinde bulundu.

ilçede sağlık turizminin yapılabilmesi çok önemli. Hastanesi olmayan Güzelbahçe’nin 30-40 yataklı bir hastaneyle yetinememesi gerektiğini düşünüyorum. Yaşlı bakım merkezlerinin de doğası ve havası itibariyle çok uygun bir alan olduğunu da düşünüyorum. Bu 3 bacasız sanayiyi hayata geçirdiğinizde gençlerimiz için de istihdam alanı yaratmış oluyoruz.” Çünkü maalesef Güzelbahçe’nin gençleri Güzelbahçe’de kalmıyor. Sosyal hayat eksikliği var. bunlar olmadığı için gençlerimiz İzmir’in merkez yerlerine gidiyor. Biz ne olursa olsun Güzelbahçe’de yaratacağımız yerlerin

hem gençlerin fikir toplantılarının yapıldığı aynı zamanda spor kültür alanlarda gençlerimizin Güzelbahçe’de kalması için yarattığımız projeler olacak. Aynı zamanda Güzelbahçe’de gönüllü danışmanların olacağı büyük bir potansiyel söz konusu. Üniversitelerde görev yapan, dünyadaki gelişmeleri takip eden proje üretmeye yeteneği olan o kadar büyük kesim var ki. Ama o kesim maalesef görülmemiş yok sayılmış. Sabah çıkıp akşam evine giden insan profili oluşmuş. Bu bölgedeki insanların sosyalleşmesi için sosyal kültürel merkezler spor alanları yaratarak onların kendi oturdukları sitelerde toplantılar yaparak Güzelbahçelilik ruhu ve aidiyetlik oluşturacağız. Türkiye’nin ve dünyanın tanıyacağı bir Güzelbahçe yaratacağız. O insanlarla birlikte yöneteceğimiz bir belediye anlayışıyla ortaya koyduğumuzda Güzelbahçe’de sonuç alacağımızı düşünüyorum.

BAŞIM DİK OLDU CHP'den Güzelbahçe Belediyesi için aday olduğu zaman kendinden emin ve başının da dik olduğunu aktaran Yelekli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tüm yaşamım boyunca hiçbir zaman insanların yüzünü öne eğecek şeyler yapmadım. Bu benim en büyük sermayelerimden biri diye düşünüyorum. Bir aday adayı da ortaya çıktığında ne olursa olsun geriye doğru da ne yaptığı halkta nasıl izlenim bıraktığı da önemli. Bu geçmiş aday adayı olmamıza en büyük etken. Kendi payıma o konuda eksiğim olmadığından çok rahat bir şekilde başım dik aday adaylığımı sürdürüyorum.” ARALIK 2013 y EMPATİK YAŞAM

9


empatik yaşam

Öncel: “Bayraklı’nın sesi olacağız” Sosyal belediyeciliği savunuyoruz

elecek yıl gerçekleştirilecek olan yerel seçimlerde CHP'den Bayraklı Belediyesi Başkan Aday Adayı Murat Haluk Öncel, seçim çalışmalarını 17 sürdürdüklerini belirterek Bayraklı'nın sesi olacaklarını söyledi. İlçede yaşanan sorunlarla Türkiye'de yaşananlar arasında benzerlik olduğunu ifade eden Öncel, “Kamu istihdamının azalması, özelleştirmeler, yatırımların yüksek kar amaçlı fakat istihdam amacı gütmeyen şekilde oluşması ülkemizde ciddi bir işsizlik sorununu ortaya çıkardı. Özellikle gençleri-

G

10 EMPATİK YAŞAM y ARALIK 2013

miz iş bulamıyor her ne kadar bu merkezi hükümet sorunu gibi görünse de belediyecilik anlayışımız bunu göz ardı edemez. Bu bizleri doğrudan ilgilendiren bir konu halini aldı ve almaya da devam edecek. Biz sosyal bir belediyecilik anlayışı güttüğümüz için istihdam ve paylaşım üreten projeler üretmek zorundayız” dedi. Öncel, “Çalışmalarımızı bu konuda yapabileceğimizin en fazlasını yapabilmek noktasında sıklaştırdık. Teknoloji Kenti Bayraklı bunun sadece bir örneği. Ayrıca birçok akademisyen ve sivil toplum örgütü ile görüşme halindeyiz. Kalkınma platformu adı altında kapsamlı bir çalışma başlatacağız. Bu çalışma birçok konuyu içine alıyor” diye konuştu.Sosyal belediyecilik anlayışını

savunduklarını ifade eden Öncel, “Piyasa ekonomisinin halk üzerinde yaratığı yıpranmayı gidermek amacındayız. Bu noktada bir çok örnek gösteriyor ki yapacaklarımız neoliberal hükümetin ve yüksek rant amacı güden odakların tepkisini çekebilir. Bu noktada örgütlü bir halk desteği çok önemli. Halkımızı yapılanın kendisi için olduğunu bilmek zorunda, politikaların oluşmasında birebir sürecin içinde olmak zorunda, kendi projelerini kendi üretmek ve uygulanma sürecin takip etmesi sağlanmalı. Bu ciddi bir bilinçlenme ve örgütlenme süreci. Sivil toplum koordinasyon merkezimiz ve kalkınma platformumuz işte bu süreci hazırlayacak. Ezilen, yıpranan, gıda yardımına muhtaç bırakılan, ben projeyi hazırladım sen orda yaşa denilen halkımızın sesinin çıkma sürecidir bu anlattıklarım” dedi. Bayraklı'nın yeni bir ilçe olduğunu ve kentleşme konusunda ciddi sorunlar yaşadığını ifade eden Öncel, “ İzmir’in tam ortasında cevher bir ilçemiz ve işlenmesi gerekiyor. Ve bu belirli guruplar sunulacak rant ortamında değil Bayraklı halkının isteği şekilde ve onların faydasına bir


empatik yaşam

İZMİR BAYRAKLI’DA BULUŞACAK

şekilde olmalı. Hükümetin dayattığı kentsel dönüşüm yasaları ile olacak iş değil. Evet, bir değişim yaşanmalı ama buradan zenginleşen uluslar arası sermaye değil, Bayraklı halkı olmalı. Bayraklı halkı ekonomik, kültürel, yaşamsal kalite olarak zenginleşmeli. Daha iyi şartlar da yaşamalı. Kamu arazileri artmalı ve belediye yine buralar-

da halkın yararına hizmetler sunmalı. Bir de denize ulaşım problemimiz var bu kapsamda çözülmesi gereken en önemli konulardan biri. Bahsetmiş olduğum örgütsel ve akademik çalışmalar bu noktada da devreye girecek. Bayraklı halkı kendi geleceğini kendi tayin edecek ve bunu yaparken de gerekli donanıma sahip olabilecek” ifadesinde bulundu.

Toplumsal ve ekonomik gelişme noktasında etkileşimin önemli yer tuttuğunu vurgulayan Öncel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunu en önemli mekanlarından biri de meydanlar dır. Özgürlük ve Demokrasi Meydanı diyoruz çünkü ilçemizde yok. Bu meydan Bayraklı halkının ve İzmir’in buluşma noktası olacak. İçinde birçok öğeyi barındıracak bu meydan Bayraklıya çok şey katacak. Ayrıca taziye evleri projemiz vatandaşın kötü gününde yanında olunan ve kötü günlerimizdeki birlik anlayışımızı yansıtan bir proje. Kapalı Pazar yeri de alışveriş kültürümüzün AVM anlayışının tersine ve kaliteli bir yapıya dönüşmesi açısından önemli. Bir de bu projede halkımızın birçok anlamada bir araya gelebileceği alanlar ve salonlar yaratılacak. Tüm bu alanlarımızda ciddi etkinlikleri yine 'Sivil toplum koordinasyon merkezimiz” ve kalkınma platformumuz' aracılığı ile yapmayı planlıyoruz.”

ARALIK 2013 y EMPATİK YAŞAM

11


empatik yaşam

Engelli vatandaşın yüzü Dost Kapısı’nda gülecek İzmir Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı, Ege-Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, Dost Kapısı Belediyecilik Anlayışı’nın en önemli ayaklarından birinin de engelli vatandaşların kent içi yaşam kalitesini artırmak olduğunu belirtti. Aslan, “ Hedeflerimizden biri hem kent içi yaşamı daha sorunsuz hale getirmek hem de sosyal alan ve donatıları ile istihdam imkanları ile tüm Türkiye’ye örnek olacak Engelli Yaşam Merkezi’ni kurmaktır. Bu bir lütuf değil görevdir” dedi. İzmir’deki engelli derneklerini ziyaret ederek, engelli vatandaşların sorun ve sıkıntılarını her fırsatta paylaşmaya çalışan, bu konudaki duyarlılığı tüm kesimlerce taktir toplayan Aslan, geçtiğimiz günlerde piyasaya çıkan Dost Kapısı Belediye isimli altıncı kitabına atıfta bulunarak, “Bu kitap hemen her yerel yöneticinin başucu kitabı olmalıdır. Burada sosyal belediyeciliğin formülleri yeralıyor” dedi.

400 BİN ENGELLİMİZİ HİÇE SAYAMAYIZ… Dost Kapısı Belediyecilik Anlayışı’nın en önemli ayaklarından birini İzmir’de yaşayan yaklaşık 400

bin engelliye yönelik çalışma ve projelerin oluşturduğunu kaydeden Aslan, “ İzmir’de özellikle fiziksel engeli olan vatandaşlarmız ciddi sorunlarla karşı karşıya maalesef. Kent hizmetleri büyük ölçüde sağlıklı bireylere yönelik düşünülüyor. Bunu anlamak gerçekten güç. Oysa engelli kardeşlerimizin, gündelik sosyal hayata katılabilmesi için her türlü alt yapı yatırımları yapılmalı, onların hesaba katılmadığı tek bir proje gerçekleştirilmemelidir. Dost Kapısı Belediye’de bu vatandaşlarımızı hayatlarını kolaylaştırmak, özellikle en büyük sıkıntıları olan istihdamda ekstra çözümler üretmek bir lütuf değil görevdir” dedi.

EGE-KOOP PROJE MERKEZİ’NİN GÜNDEMİNDE… Teknik kapasitesi yüksek, yurt içi ve yurt dışı geniş tecrübeye sahip, bilgili ve birikimli uzmanlardan oluşan Ege-Koop Proje Merkezi’nin İzmir için hazırladığı 200’ü aşkın projesi ile engelli vatandaşların kent içi yaşam kalitelerini büyük oranda artıracaklarını da dile getirdi. Aslan, “ Bu sadece kent içi yaşamı daha kolay hale getirecek, bugün türlü zorluklar nedeniyle zamanlarının büyük bölümünü evlerinde geçirmek zorunda kalan engelli dostlarımızı aramızda daha sık görme fırsatı sunacak. Ancak bununla yetinmeyeceğiz. Çünkü kent nüfusumuzun beşte biri engelli yurttaşlarımızdan oluşuyor. Bu en az 400 bin insan demek. Engelli yurttaşlarımız, anne ve babalarını yitirdiklerinde ortada kalıyor. EgeKoop Proje Merkezi olarak bunlar da gündemimizde yeralıyor.

SOSYAL KONUT PROJESİ DÜŞÜNÜYORUZ… Bu kapsamda Engelli Yaşam Merkezi Projesi’nin büyük değer

12 EMPATİK YAŞAM y ARALIK 2013

kazandığını da ifade eden Aslan, “ Yerel yönetimler ve hükümetin katkılarıyla bunu gerçekleştirmek zor değil. Bu yaşam merkezinde engelli vatandaşlarımızın hem barınma sorunları giderilebilir, gelecek kaygılarının önüne geçilebilir hem de yaşamsal zorlukları aşmaları sağlanarak, burada kurulacak atölyelerle üretime katılır, aile ve kent ekonomisine katkıda bulundurulur. Özellikle barınma sorunlarının büyük olduğunu biliyoruz. Bunun için uygun ödeme imkanları ile Engellilere yönelik sosyal konut projesi de düşünüyoruz. Bunları yapmak zor değil. Kaldı ki Ege-Koop olarak arsa konusunda da yardımcı olabileceğimizi pek çok kez dile getirdik” diye konuştu.

ULAŞIMDA SORUN KALMAYACAK… Aslan, son olarak ulaşımda da engellilerin önündeki sorunları tamamen ortadan kaldıracaklarını belirtti. Aslan, sözlerini şöyle noktaladı: “ Öncelikle bugün yaşanan sorunları ilk elden çözüme kavuşturacağız. Yürüme yollarından toplum taşıma araçlarına kadar her konuda önceliğimiz engelli vatandaşlarımız olacak. Bunlar boş sözler değil. Açıkladığımız yeni nesil ulaşım sistemlerinde engellilerimizin önceliğimiz olduğunu zaten göstermiştik. Hava treni, deniz otobüsü, yeni metro hatları ve 3 boyutlu tren projelerimizle engelli vatandaşlarımız çok rahat edecek.”


empatik yaşam

“Bir çocuk için annesi ve babası dünyayı temsil eder. Çocuk annesi ve babası nasıl davranıyorsa dünyadaki herkesin aynı şekilde davranacağını düşünür.” M. Scott Peck Özgün KARA

Çocuk yetiştirmede farklı ebeveyn tutumları nne baba olmak, otomatik işleyen bir süreç değildir. Her bireyin biricikliğinden yola çıkarak her anne babanın ebeveynlik rolünün de biricik olduğu söylenebilir. Anne babanın çocukluk yaşantısı boyunca edindiği deneyimler, kendi anne babalarının davranış ve tutumları, anne babalık rolleri ve tutumlarını etkileyecektir. Burada amaç; anne babalık rolüne hazır olmak ve bununla birlikte her çocuğun bireysel özellikleri göz önünde bulundurularak çocuk yetiştirmede etkili tutumları benimsemek ve sergileyebilmektir.

A

1. Aşırı Koruyucu Tutum Bu tutumu benimseyen anne babalar çocuklarını dış dünyanın tüm tehlikelerine karşı korurken; onları dış dünyadan gelen, gelişimlerini sağlayacak her türlü bilgi ve yaşantıya kapattıklarını fark etmezler. Bu tutumla yetiştirilen çocuklar toplumsal gelişimi engellenmiş, kolay sorumluluk almayan, arkadaş ilişkilerinde sorunlar yaşayan kişiler haline gelir.

2. İzin Verici Tutum İhmalkar Tutum: Bu tutuma sahip ebeveynler çocuklarına karşı ilgi ve sevgi göstermeyen, sorumluluk ve

duyarlılıktan yoksun, reddedici davranışlar sergileyen ve çocuklarının davranışlarını denetlemeyen kişilerdir. Bu tutumla ilişki kurmakta zorlanan, özsaygısı düşük, öfkeli ve saldırgan davranışlar göstermeye eğilimli çocuklar yetişir.

Aşırı Hoşgörülü Tutum Bu tutumda anne babalar çocuklarına duygusal olarak yakındırlar, çocuklarına karşı kabul edici bir yaklaşım içindedirler; ancak çocukları üzerindeki denetimleri yetersizdir. Bu tutumla yetişen çocuklar sosyal gelişimi yetersiz, arkadaşları tarafından kabul görmeyen, benlik kontrolü ve iç denetimi yetersiz, akademik başarısı düşük, sorumluluk almayan bireyler haline gelir.

3. Otoriter Tutum Otoriter ebeveynler çocuklarının davranışlarını kendi görüşleri ve katı kuralları doğrultusunda şekillendirir ve onları kontrol altına alır. Çocuğun uyması istenen kurallar katıdır, bu kurallara uyulmadığı takdirde sözel olarak azarlama, küçümseme, fiziksel şiddet gibi cezalar uygulanır. Çocuk anlaşılmadığını ve aşağılandığını hissettiği için öfke duyar. Bu tutumlarla yetişen çocuklarda özgüven gelişimi ve sosyal gelişim yönünden bazı yetersizliklerle karşılaşılır.

4. Demokratik Tutum Demokratik tutum, çocuk yetiştirmede en etkili ebeveyn tutumudur. Bu tutuma sahip ebeveynler çocukların duygu ve düşüncelerini önemser, duygu ve düşünceleri paylaşmaları konusunda onları destekler. Aile tara-

Psikolog KAYNAKÇA Şendil G., Balkan İ.K. (2005). Anne Baba Olmak “Çocuğun Eğitimi Ailede Başlar” (1.Baskı). İstanbul: Morpa Kültür Yayınları

fından ilgi, sevgi ve kabul koşulsuzca çocuğa sunulur, çocuğun hareketleri üzerinde gerekli kontrol sağlanır. Aile içinde belli kurallar vardır, bu kurallar çocuğun fikirleri de dikkate alınarak belirlenir ve uygulamaya konulmadan önce çocuğa bildirilir. Kurallar sadece çocuk tarafından değil, ailenin diğer bireyleri tarafından da uygulanması gereken kaideler olarak ele alınır. Burada önemli olan kuralların çocuk tarafından anlaşılmasını sağlamak ve bu kuralları tutarlı biçimde uygulamaktır. Ebeveynler çocuklarına hata yapma ve hatalarının sonucunu yaşama fırsatı verirler. Çocuğun yaş düzeyine uygun sorumluluklar verilir. Bu çocuklar ilerleyen yaşamlarında problem çözme becerisi gelişmiş, öngörü yeteneği kazanmış bireyler olur. Tüm ebeveyn tutumları değerlendirildiğinde çocuk yetiştirme konusunda en etkili tutumun destekleyici ve sınırlayıcılığı birlikte barındıran demokratik tutum olduğu görülmektedir. Çocuğun tüm özellikleriyle bir birey olarak kabul edildiği, ailede söz sahibi olduğu ve aynı zamanda davranışlarının denetlendiği ailelerde çocukların bağımsız kişilik gelişimleri desteklenmiş olur. Çocuğun duygu ve düşüncelerini ifade etmesine imkan verilmesi, yapılan hatalar karşısında suçlayıcı bir dil yerine aktif bir dinleyici ve yapıcı bir yaklaşım benimsenmesi çocuğun değerli ve anlaşılır olduğunu hissetmesini, olumlu benlik algısı geliştirmesini destekler. Günümüzde her anne baba çocuk yetiştirme konusunda nasıl ve ne zaman davranacağı sorularıyla karşı karşıyadır. Ebeveynler çocuğun eğitiminin anne karnında hatta anne karnına düşmeden başladığını; ancak çocuğun eğitiminden önce anne baba eğitiminin önem taşıdığını unutmamalılardır. ARALIK 2013 y EMPATİK YAŞAM

13


empatik yaşam

Buca geleceğin Hollywood’u olacak Piriştina: “Buca’daki sorunların üstesinden geleceğiz” ünyanın en önemli film endüstrisi olan Hollywood'a rakip, Buca'dan çıkacak. CHP Buca Beledeye Başkan Aday Adayı Levent Piriştina, uluslararası alanda ses getirecek projeler ürettiklerini kaydederek, “Çok heyecan duyduğumuz bir film platosu projemiz var. Türkiye'de film platosu kurmak yaklaşık 4.5 milyar dolar civarında. Antalya’da vardı kapanıyor, İstanbul’da mevcut. Biz, Türk film endüstrisini Buca’ya çekmek istiyoruz. Uluslararası alanda da ev sahipliği yapabiliriz doğru fiziki yapı olursa, doğru işletebilirsek ki o anlamda kendimize güveniyoruz. Buca deyince cezaevi değil de film platosu, sinema, tiyatro, sergi gibi kültürel sanatlar etkinlikler akla gelsin istiyoruz. Bunların ön plana çıkması,

D

gençlerin bunlarla zaman geçirmesi lazım” diye konuştu. Seçim çalışmaları kapsamında günün her saati çalıştıklarını ifade eden Piriştina, “Sendikalar, dernekler

ve birlikler. Buralı sürekli ziyaret ederek öncelikle biz ne düşünüyoruz, sonrasından bizim göremediğimiz, Buca ile ilgili kendi beklentilerini onlardan dinliyoruz. Geri dönüşüm çok olumlu. Siyasetçilerle özellikle seçim arifeleri değil her dönemde birlikte olmak istemeleriyle ilgili bir talepleri var. Birlikte yönetme arzularını görüyoruz. Bunun da devam etmesini özellikle istiyorlar. Kentin geleceğinde söz sahibi olmak istiyorlar. Biz de ziyaretlerin bu amaçla olduğunu; sadece seçime 4 ay kala olmayacağını ve gelecek 5 yıl boyunca da bu ilişkiyi bozmadan artırarak yapacağımızı söylüyoruz. Bu düşüncemiz karşısında onlar da çok mutlu oluyorlar. Geçmişte siyasetçilerden alışık olmadıkları bir yönetim biçimi çünkü bu. Çalışmalarımızı bu şekilde yürütüyoruz” ifadesinde bulundu.

ALTYAPI SORUNLARI VAR İlçede çözülmesi gereken birçok

14 EMPATİK YAŞAM y ARALIK 2013


empatik yaşam sorun olduğuna işaret eden Piriştina, “Buca’nın alt yapı, trafik ve imar sorunları bulunuyor. Diğer bir konu ise vizyon ve kimlik sorununun bulunması. Buca deyince trafik dillerden düşmeyen bir konu. İnsanlar belki de akrabalarını ziyarete bile gelmiyor; sırf Buca'nın trafiğine girmemek için. Onunla ilgili çalışmalarımızı yaptık. Özellikle ana giriş ve meydanlarda alt ve üst geçit ile tek yön uygulamalarına yönelik çalışmalar yapıyoruz, bunların çok faydasını kaçırıyor hem de göreceğiz. Önceistihdamın önünü likle Buca’nın tratıkıyor” dedi. fiğini açmamız lazım. Çünkü BUCA'NIN zlerini şöyle ciddi moralsizlik YENİ KİMLİĞİ Piriştina, sö ki 5 iz önümüzde “B yaratıyor. İnsanlar : ü rd ü rd ü Buca'nın hem , s yan engelliyi anla gidecekleri yerlere ca n yu o b l kimlik hem de vizyı ğil, tüm yetişemiyor” şeklin- sadece 3 Aralık’ta de yon sorunu yaşaizce engelliye de konuştu. İlçede dığına işaret eden görev sürem hepimizin imar anlamında da Piriştina, “Buca’da yakın olan ve ilab irer engelli o ciddi çalışmaların oturmanın, yemepotansiyel b arıal m lış ğiyle ça yapılması gerektiğinin, içmenin, leceği gerçe bir ceğiz. Böyle nin altını çizen giyinmenin ve mızı sürdüre yışımızla Piriştina, “Buca, 26 gezmenin önünü yönetim anla la gelli vatandaş mahallesinde imar tıkayan bir yapı Buca’daki en içe her günü iç sorununu yaşayan rımızla yılın var. Buca deyinora ra sanata, sp en büyük metropol olacak; onla ce akla cezaevi ntkinliklere yö ilçe. Eksikler var ve ve kültürel e geliyor. Hâlbuki i en zerimize düş yapıların yüzde 65’e lendirerek ü ilçeye gelinmeli yakını kaçak. Hem yapacağız.” ve burada geleceği doğru planzaman geçirilmeli. Bu algıyı lamalı hem de mevcut yaratmak için projeler geliştirdik. durumu bu durumdan kurtarmalıyız. Örneğin üniversite nüfusumuzun Bununla ilgili teknik ekip çalıştırıyoruz dışında genç bir grup var. Bu vatanşu an, yönetime geldiğimizde de bele- daşlarımız Buca’da ikamet eden diye bünyesinde imar sorunuyla ilgili Bucalılar. Biz bu nüfusu burada tutmaçalışma yapmamız gerekiyor. lıyız. Bu da Buca’ya kazandıracağımız Yapılmasını planladığımız her adım, yeni kimle sağlanabilir. Kültür ve kendiyle birlikte istidamı getiriyor. İmar sanat konusunda ilçemiz yeterli hizBuca’da kanayan bir yara, bununla metli alabilmiş değil. İlçede sinema, ilgili ciddi bir ekip gerekecek. Bu kaptiyatro, sempozyum, kongre ve sergi samda mevcut arşivi de dijital ortama gibi etkinliklerin yapılabileceği ne fiziktaşımamız lazım. İmarın durumunu sel bir alan var ne de bunu yapacak öğrenmek için 6 ya da 12 ay bekleulusal ya da uluslararası organizasmek gerekiyor. Bu da hem yatırımcıyı yonlar... Bunu çok önemsiyoruz. Hem

ENGELLİ I YURTTAŞLAR HER ZAMAN DÜŞÜNECEĞİZ

SPORA ÖNEM VERİYORUZ Bu noktada sporun da Buca için önemli bir yer edindiğini ifade eden Piriştina, “Buca’nın avantajları var bu konuda. Çünkü ilçede 14 tane amatör spor kulübü bulunuyor ve yaklaşık 6 bin genç buralarda zor şartlarda kendini spor yapmaya çalışıyor. Kötü alışkanlıklardan uzak durup enerjisini sporla eritiyor. Bizim tespitlerimize göre, Buca’da 50 bine yakın daha hiç sporla tanışmamış, mahallede kapakla oynadıkları top dışında, çocuk var. Spor eğitmeni kadrosuyla ücretsiz sporla gençleri sporla tanıştıracağız, enerjilerini sporla attıracağız. Bu sayede onları kötü alışkanlıklardan uzak tutacağız. Bu projeler Buca’ya değil Türkiye’nin geleceğine de ciddi bir katkı olacaktır diye düşünüyorum” ifadesinde bulundu. istihdam hem de ekonomik canlılık sağlayacak 'Gezi Pasajı' öngörümüz var. İnsanların toplu olarak eğlenebileceği, gezebileceği; gençlerin zaman geçirebileceği bir alan yok Buca’da. Bunu çok önemsiyoruz. Gençleri burada tutmak, istihdamı yönetmek istiyoruz. Gezi Pasajı da bu kimliklerden birisi” diye konuştu. ARALIK 2013 y EMPATİK YAŞAM

15


empatik yaşam

Nalbantoğlu’ndan Çocuk Dostu Bornova projesi Kurumlararası işbirliğinde iddialı bir isim: Nalbantoğlu erel seçim çalışmaları kapsamında yurttaşlarla bir araya gelen CHP Bornova Belediye Başkan Aday Adayı Selma Nalbantoğlu, Bornova'nın daha yaşanabilir bir ilçe olması için çalışacaklarını vurgulayarak, Çocuk Dostu Bornova projesinin ilçenin gelişimine önemli katkı sağlanacağılliye na inandıklarını söyledi. Toplumun enge genellikle onu Projenin temel mantıbakış açısının lme şeklinde ğının 12 yaşındaki bir görmezden ge ran çocuğun kent içinde hiç olduğunu akta zlerini şöyle sö , lu kimseye ihtiyaç duymanNalbantoğ bunu ilçemdan güvenli şekilde haresürdürdü: “Ben için uğraşaca ket etmesine dayandığını de kaldırmak rku vi E şam ifade eden Nalbantoğlu, ğım. Engelli Ya . Burası uz or lıy “Benzer bir projenin ilk mayı plan t da kültür sana uygulandığı kent aslında alışverişe ya n ye te is gitmek Kolombiya'nın Bogato kenti. etkinliklerine en ailelere ey m Projenin referans noktası 12 de ancak gi . Çünkü aileyaşındaki bir çocuğun kent hizmet edecek kınlarını içinde güvenli şekilde dolalerin engelli ya cakları bir şabilmesi üzerine kurulu. güvenle bıraka ı hizmete açaAncak burada önemli olan yer yok. Buray f için de nokta, aslında kişinin yaşı rak her iki tara tırıcı bir adım değil. Burada vurguladığımız hayatı kolaylaş Ben İnşaat elli kimse şey, 12 yaşındaki bir çocuk atacağız. Eng an aynı m Mühendisi za i iğ ld bile rahatlıkla kent içinde dolage buraya yatın ha kimliğimle al sy so şabiliyorsa orası yaşanılabilen da zaman . Bu da ak ac bunu çok ol ış m tıl bir yerdir. Çünkü ne çocuğuiçine ka emli rolü ön iyi yapacar ğe di n nuz ne de bir yakınınız için aklızi merke ğımı düşünız kalmıyor. Kent, o şekilde iyi .” olacak nüyorum. tasarlanmış. Bornova'nın da bu Aslında bahsettiğim proje de kentsel şekilde yaşanabilir bir ilçe olmasını dönüşümün bir anlamda sonucu” istiyoruz” diye konuştu. diye konuştu. Bornova'nın kentsel Bu noktada kentsel dönüşümün dönüşüm yapılması gereken ilçelerönemli olduğuna işaret eden den birisi olduğunu kaydeden Nalbantoğlu, “Aslında belediye hizNalbantoğlu, “Bornova'daki öncelikli metlerine daha analitik düşünebilen sorun aslında gecekondu değil; planbir mühendis bakış açısı gerekiyor. sız ve üst üste gerçekleştirilen bir Hukuk, şehir planlaması veya kültür işlerini konusunda uzman kişilere yap- yapılaşma. Burada sosyal donatıları çok az olan yerlerden bahsediyoruz. tırırsınız ancak önemli olan sorunun İşte buraların kentsel dönüşüme uğraölçülebilir değerlerini doğru okumak. ması gerekiyor. Sonuçta Bornova'da Bunun için de mühendis bakışı lazım.

Y

ENGELLİ YAŞAM EVİ

16 EMPATİK YAŞAM y ARALIK 2013

gecekondu var ama diğer ilçelere göre daha az. İlçede çarpık kentleşme sorunu mevcut. Bunun düzeltilmesi gerekiyor” ifadesinde bulundu.

SON SÖZ ANKARA'DA Kentsel dönüşümün ilçe belediyelerin tek başına yapabileceği bir konu olmadığının altını çizen Nalbantoğlu, “Bu konuda hem Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hem de İzmir Büyükşehir Belediyesi ile birlikte, iyi bir diyalog kurularak güzel işler yapılabilir. Tabi ki nihai karar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın. Çünkü Büyükşehir Belediyesi planlamasını yapıp, riskli bölgeleri tespit ettiği zaman, buranın dönüşümü için planları bakanlığa gönderiyor. Yani son sözü Ankara söylü-


empatik yaşam

yor. Peki, bu noktada ne yapılabilir? Büyükşehir Belediyesi bu planlamayı yaparken ilçe belediyesi ile birlikte çalışır. Bu sayede yerel dinamikler harekete geçirilir. Sonuçta vatandaşa ulaşmak ve onların memnuniyetini sağlamak, ilçe belediyesi için daha kolaydır. Bu durum hem bakanlığın hem de Büyükşehir'in elini kolaylaştırır. Benim üzerinde duracağım öncelikle konulardan birisi de bu olacak” dedi.

KURUMLAR ARASI İŞBİRLİĞİNDE İDDİALIYIM Altyapı konusunda ilçe belediyelerine düşün çok fazla görev olmadığın söyleyen Nalbantoğlu, “Örneğin temiz ya da pis suyun getirilmesi ya da kanalizasyon konusunda ilçe belediyesine düşen herhangi bir görev yok. Bunu İZSU gerçekleştiriyor. Yine büyük arterlerde yolların yapımı ya da onarımı, Büyükşehir Belediyesi ya da Karayolları Genel Müdürlüğü'nün görevi. Bu yüzden altyapı noktasında ilçe belediyesine düşen bu kurumlarla işbirliğini artırmak. Ben kurumlar arası işbirliği noktasında iddialıyım” şeklinde konuştu. Yönetim anlayışlarının eşitlik-

KOCAOĞLU İLE ÇALIŞTIM Aday olmanın doğasında bir eleştiri olduğunu aktaran Nalbantoğlu, “Ancak hizmetler üst üste yapılır. İki dönem Bornova'da güzel işler yapıldı. Vatandaşa dokunuldu. Ama her hizmet bugün eksiktir yarın bunu fazlalaştırmak gerekir. Bizim düşüncemiz de budur. Ben CHP'de 14 senedir çok aktifim. Bornova'da 2004 yılında meclis üyesiydim ve Aziz Kocaoğlu'nun Siyasi Başkan Yardımcılığı görevini yaptım. Sonra İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde Kültür ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı yaptım. Dolayısıyla belediye içinde bakış açım oldu. Ben kamuda inşaat mühendisi olarak 2000 yılında emekli oldum. Bir süre daha inşaat işleriyle uğraştım ve 2004 yılında belediyeye girmemle birlikte bu işlerden de ayrıldım” dedi.

çi ve adil bir yaklaşım içinde olduğunu açıklayan Nalbantoğlu, “Bizim düşüncemiz belediyenin ilgi alanına giren her konuda, adil ve eşit davranmak. Bunu yapabildiğiniz ölçüde hedeflerinize ulaşırsınız. Ciddi bir halk meclisine dönüşebilecek, mahalle meclisi ya da komitesi, adına siz ne derseniz bir yapının

olması gerekiyor. Halktan gelecek bilgileri taşıyacak böyle bir mekanizma kuracağız. Belediye bünyesinde kent konseyleri var ancak yeni bir konu olduğu için fazla işler değil” diye konuştu.

NEZAKETTEN ÖDÜN VERMEYİZ Aday adaylığı sürecinden de bahseden Nalbantoğlu, “Mevcut Belediye Başkanı Kamil Bey, bizim dostumuz. Ama adaylık başvurusu öncesinde kendisine de söylediğim gibi, kendimi Bornova'ya karşı görevli hissettim. Böylece yola çıktım. Uzun süre telefonla adaylık çalışmalarımı anlattım. Daha sonra Genel Merkezi ziyaret ettim. Orada bana 'CHP'nin ve kendinizin tanınırlığını artırıcı çalışmalar yapın' dendi. Ben de Ankara'dan döner dönmez çalışmalara başladım. Önce muhtar ve derneklerimizle irtibata geçtim. Zaten birçoğu ile yaklaşık 15 yıldır irtibat halindeydim, onlardan kopmuş değildim. Birdenbire 'merhaba' diyen bir kişi olmadım. Bu çerçevede dostlukları geliştirme şeklinde bir süreç yaşadım ve yaşıyorum. Bornova'da aday adaylarımızın hepsi nezaketli ve duyarlı insanlar. Hepsi CHP'nin kurallarına uyan insanlar. Ortaya bir çelişki çıkmadı. Herkes Sayın Başkan’a başarılar dileyerek yola çıktı. CHP seçim süreci erken başladı. Bu faydalı. Nereye kadar? Adayımız kesinleşip, diğer aday adaylarımız onun arkasında çalışmaya başladığı zamana kadar. Bu şekilde vatandaşın gözünde müthiş bir güven duygusu oluşacağına inanıyorum. Bu nedenle aday adayları birbirlerine nezaket gösteriyor” şeklinde konuştu. ARALIK 2013 y EMPATİK YAŞAM

17


empatik yaşam

Belediyecilik ulvi bir hizmet Halka olan borcumuzu ödeyeceğiz

erel seçimler öncesi seçim çalışmalarını sürdüren CHP Çiğli Belediye Başkan Aday Adayı Birol Soylu, her yaş ve kesimden insan için proje ürettiklerini belirterek, “Biz belediyeciliği ulvi bir hizmet olarak görüyoruz. Belediyeciliği, halka olan borcumuzu ödemeye fırsat haline getirebileceğimiz bir kurum düşünüyoruz. O nedenle belediye başkan adaylığına talip oldum” diye konuştu. Alışılagelmişin dışında bir kampanya yürüttüklerini ifade eden Soylu, ”Bu, bizim aday adaylığı kampanyamızı sanki adaylık kampanyası havasına soktu. Bu da bizi son derece mutlu ediyor” diye konuştu. Seçim çalışma-

Y

18 EMPATİK YAŞAM y ARALIK 2013

ları kapsamında Çiğli’de çalışan minibüslere kendilerini tanıtan ilanlar verdiklerini ve bu şekilde çalışmalara başladıklarını belirten Soylu, “Bu yerel ve ulusal basında yankı uyandırdı. Bu sayede ayda 300 bin kişi taşıyan minibüslerde internet kullanamayan, gazete alamayan, televizyon izleyemeyen, öğrenci, ev kadını, işçi, emekli ve yurttaşlara ulaştık. Çok büyük geri dönüşlerini aldık hatta 40 bin eve, taahhütname gönderdik. Belediye başkanı olduğumuz takdirde neleri yapacağımızı ve neleri yapmayacağımızı anlattık. Büyük kitlesel organizasyonlar yaptık. Şuan Çiğli’deki organizasyonlarımız oradaki halkın talepleriyle olu-

şuyor. Kendiliğinden gelişen toplantılara yetişemiyoruz artık. Projelerimizi İzmir’de sunumunu yapıp halka ve basına tanıtımını yapan tek aday adayıyım” ifadesinde bulundu.

İYİ SABAHLAR ÇİĞLİ Hazırladıkları projeleri görsellerle vatandaşa anlattıklarını ifade eden Soylu, “Esprili çalışmalarımız da oldu. İşine giden, okuluna giden Çiğlilere duraklarda ve istasyonlarda “İyi sabahlar Çiğli” deyip boyoz dağıttık. Bu çok sevimli geldi insanlara. Çevreci anlayışımızla örtüşerek şu anda bütün projelerimizi bir kitap halinde dağıtmıyoruz. Daha fazla ağaç katlia-


empatik yaşam

ENGELLİYE VERİLEN HİZMET LÜTUF OLAMAZ Engelli vatandaşlara yönelik projeler de ürettiklerini hatırlatan Soylu, “Bu kapsamda Çiğli Kasaplar Meydanı’nda engelli kardeşlerimizle açık hava toplantısı yaptık. İzmir ve Çiğli kamuoyuyla engelli kardeşlerimizin o bölgedeki sorunlarını konuştuk. Görmeyen engelliler için 1 metre dahi kılavuz yolumuz yok, sinyalizasyon sistemi yok, diğer engelli arkadaşlarımızın hayatını kolaylaştırabilmek adına yapılan çalışmalar son derece yetersiz. Başkan olduğumuz takdirde bunları yapacağımızı taaddüt ettik. Belediye Meclis Üyeleri arasında muhakkak engelli arkadaşlarımız olacak. Verilen hizmetler engellilere bir lütuf olmayacak. Engelli arkadaşlarımız mecliste kendi haklarını çatır çatır arayacaklar, savunacaklar ve gereğini yerine getirtecekler. Engellilerin sorunlarından engelsiz insanlar sorumlu olmayacak, engelli arkadaşlarımız sorumlu olacak ki kendi sorunlarını ivedilikle çözebilelim” şeklinde konuştu. mına sebebiyet vermemek adına Çiğli’nin anahtarı şeklindeki bir flash bellekle sunumlarımızı gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.

ENGELSİZ YAŞAM MERKEZİ Soylu, engelli yurttaşlara yönelik geliştirdikleri projelerden bahsederek, “Bu kapsamda ürettiğimiz projeler arasında en önemli yeri tutan konu, engelsiz yaşam merkezinin kurulması. Bu merkez engelli vatandaşlarımıza günübirlik sosyal, kültürel etkinliklerini yerine getirebilecekleri alanlar olacak. Ancak asıl konu, bildiğiniz üzere özel huzurevleri dışında, devletin huzur evlerine engelli

İŞ VE AŞ DERDİ VAR İşsizliğin ciddi bir sorun olduğunu ifade eden Soylu, “Herkesin aş ve iş derdi var. İşsizlik sorununun yanında İzmir’in sorunu olan çöp konusunda Çiğli bedel ödemeye devam ediyor. Yine Çiğli istasyon altının, İzban’la birlikte bölünmüşlük sorunu var. Anadolu Caddesi’nin yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Dağ Mahallesi’nde 41 evimizin asra mağdurlarının tapu sorunu bulunuyor. İlçede yaklaşık 200 tekne var fakat balıkçı barınakları yok. Ana sorunlar bunlar” dedi. Soylu, sosyal demokrat belediyecilikte asıl önemli olanın insana dokunmak olduğunu

aktararak, “Hiçbir ayrıcalık gözetmeden insanlara eşit hizmet götürmektir. Ancak ben engelli vatandaşlarımızın lehine ayrımcılık yapmaya talibim. Ne zaman eşit olacaktır engelli vatandaşlarımızla engelsiz vatandaşlarımız, ne zamanki engelli vatandaşlarımızın tüm hayatı kolaylaştırılır ve engelsiz bir yaşam sürmeye devam ederler. O zaman eşit olurlar. Ama şu andaki koşullarda pozitif ayrımcılık yapılacaksa engelliler tarafından yapılmasından yanayım. Eşitlik olması için eşit davranmak değil, adaletli davranmak lazım” diye konuştu.

yurttaşlarımız alınmıyor. Biz bu Engelsiz Yaşam Kompleksi’nin içine Engelsiz Huzurevi yapacağız. Burada bakıma muhtaç engelli arkadaşlarımızın bakımını üstleneceğiz. Bu ulvi bir projemiz. Herkes engelli doğmayabilir ama bir gün herkes engelli olabilir. Bunlar bedensel engeli olan vatandaşlarımız için olan projelerimiz. Bunların yanında, Engelsiz Yaşam Merkezi’nin ünitelerinde zihinsel engelli vatandaşlarımız ve aileleri için bir birim bulunacak. Hem psikolojik destek, hem sosyal destek bağlamında yanlarında olduğumuzu her an hissettirebileceğimiz etkinlikler olacak” dedi. ARALIK 2013 y EMPATİK YAŞAM

19


empatik yaşam

Gönüllerince eğlendiler

ngelsiz bir İzmir” yaratmak için önemli projeleri hayata geçiren İzmir Büyükşehir Belediyesi, “3 Aralık Dünya Engelliler Günü” nedeniyle Engelli Eğitim Merkezi’nde eğitim alan engelliler ve ailelerini ağırladı. Tarihi Havagazı’nda düzenlenen yemekli buluşmaya 250 engelli ve ailesi katıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Sırrı Aydoğan’ın da katıldığı gecede, engelliler ve aileleri doyasıya eğlendi. İnciraltı Engelliler Merkezi “Engelsiz İzmir Dans Grubu”nun halk oyunları, Gangnam Style ve Michael Jackson gösterileri büyük beğeni toplarken, gençlerin coşkusuna aileleri de ortak oldu. Engelliler ve aileleri, gece boyunca İnciraltı Engelliler Merkezi öğretmenleriyle birlikte dans etti.

“E

22 EMPATİK YAŞAM y ARALIK 2013


Empatik yasam 24sayfa  

Mutluyuz, huzuluyuz. Engelli yurttaşların da bu ülkenin bir parçası olduğu gerçeğiyle, bu yayını sizlere hazırladık.

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you