Issuu on Google+

Ayı n Dos yas ı TI BBİGAZSİ STEMLERİ

Me d i k a l T e k n i k

Te mmuz/J ul y2012

Temmuz /Jul y 2012


Başarıya Giden Yol Belli Yıl: 26 Sayı:308 TEMMUZ 2012 GRUP BAŞKANI H. FERRUH IŞIK İLETİŞİM MAGAZİN GAZETECİLİK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. adına İMTİYAZ SAHİBİ MEHMET SÖZTUTAN GENEL MÜDÜR YARDIMCISI AHMET KIZIL ahmet.kizil@ihlasfuar.com SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ YUSUF OKÇU yusuf.okcu@img.com.tr EDİTÖR HÜSEYİN AKARSU huseyin.akarsu@img.com.tr SANAT YÖNETMENİ İSMAİL GÜRBÜZ ismail.gurbuz@img.com.tr CONSEPT TASARIM RECEP ÜNAL recep.unal@img.com.tr REKLAM KOORDİNATÖRÜ AHMET ERASLAN ahmet.eraslan@img.com.tr KURUMSAL İLETİŞİM MÜDÜRÜ EBRU PEKEL ebru.pekel@img.com.tr HABER SERVİSİ AHMET ERASLAN ahmet.eraslan@img.com.tr DIŞ İLİŞKİLER HAKAN KURT hakan.kurt@ihlasfuar.com MUHASEBE MÜDÜRÜ MÜRSEL GÜRLER muhasebe@img.com.tr ABONE MÜZEYYEN YARAN muzeyyen.yaran@img.com.tr CTP • BASKI İHLAS GAZETECİLİK A.Ş. 29 Ekim Cad. No: 23 34530 Yenibosna / İSTANBUL +212 454 30 00 ADRES 29 Ekim Caddesi No:23 34197 Yenibosna / İSTANBUL Tel.:+212 454 25 00 Faks:+212 454 25 98 www.medikalteknik.com.tr e-mail: info@medikalteknik.com.tr Medikal Teknik Dergisinde yer alan makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir. Yayınlanan ilanların sorumluluğu reklam verene aittir. Medikal Teknik Dergisi’nin bütün yayın hakları İletişim Magazin San. ve Tic. A.Ş.’ye aittir. Yazılar kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. aygın süreli bir yayın olan Medikal Teknik Dergisi ayda bir yayınlanır.

Gelişen ve değişen pazar koşullarına uyum sağlamak her geçen gün zorlaşıyor. Böyle bir ortamda birde üstüne sektörel sorunlarla boğuşmak gerçekten zor olsa gerek. İçinde bulunduğumuz medikal sektördeki firmalar birçok sorunla mücadele ediyor. Varolan sorunlarla bireysel olarak mücadele etmek mümkün değil. Çözüm, sektörün tüm bileşenlerinin bir araya geldiği platformlarda aranmalıdır. Bunun için sektörümüzün sivil toplum kuruluşları önemli bir misyon üstlenmiştir. Sivil toplum kuruluşlarına destek vererek, görüş ve düşüncelerimizi paylaşarak içinden çıkılmaz gibi görünen sorunlar kolaylıkla aşılabilir. Yeter ki, birlik içinde hareket etme düşüncesinden taviz verilmesin. Rekabet etik kurallar çerçevesinde mutlaka olacaktır. Rakip ürüne kötü demek yerine, kendi ürünlerinin iyi yönlerini anlatmak gerekir. Kullanıcılar, olumlu veya olumsuz piyasadaki birçok ürün ve marka hakkında bilgiye sahiptir. Önemli olan kullanıcının doğru yatırımı tercih etmesini sağlamak olmalıdır. İşte o zaman etik rekabet koşullarına uyum sağlanmış olur. Kullanıcı taleplerini iyi analiz eden, doğru ürünü doğru zamanda pazara sunmayı başaran firmaların önü her zaman açıktır. Bunun için sağlıkta dönüşüm programı ve yeni Pazar fırsatları gözden geçirilmelidir. Müşterilerin istekleri pazara yön vermektedir. Bu sebeple müşterileri iyi dinlemek ve anlamak gerekir. Bugün bir işletme başarılı ise bunun sebebi mutlak ve mutlak müşteri memnuniyetinden kaynaklanmaktadır. Müşteri ne ister sorusunun yanıtı bulunduğunda başarıya ulaşmak daha kolay olacaktır. Başarı kolay kazanılmaz, kazanıldığında kolay kaybedilmez. Gelecek sayıda buluşmak ümidiyle, Saygılarımızla.


REKLAM INDEKSİ

icindekiler

06

İntern Hekimlere 310 TL Ücret Ödenecek

26

Oluşum Cerrahi Aletler’den Yeni Bir Ürün

10

Kongre İçin Geri Sayım Başladı

28

Röntgen Filmleri Kağıda Basılacak

14

Fujifilm, Medikal Çözümlerde Büyüyecek

32

18

Sonicaid Huntleigh’den Türkiye Tek Distribütörü Do-Pa A.Ş.’ye Ziyaret

Devlet – Sanayici İşbirliğine Güzel Bir Örnek

44

22

Japon Devi AND Mesitaş Güvencesiyle Türkiye’de

“Kamunun Tıbbi Cihazda Toplu Alıma Yönelmesi Tekelleşmeye Yol Açabilir”

AMAZON MEDİKAL....................25 AND OUTDOOR..........................65 AYDERSAN ...........................61-63 BETA MEDİKAL..........................17 BETAKON .............................73-75 BEYBİ .........................................53 BIHE FUAR.................................94 CEYO .....................................11-13 ÇAĞDAŞ ELEKTRONİK..............39 DESOMED EURO .......................19 DİJİKON .....................................67 DOPA ......................Ö.K.-33-35-37 EFORSAN.....................................7

EMS ............................................57 FİLMAT.......................................15 GÖZDE........................A.K.İ.-79-81 İNCEKARALAR.............................9 İSTANBUL EXPO........................93 İHLAS KOLEJİ ............................83 KEYHAN TERCÜME ...................71 KİMEKS .............................Ö.K.İ.-1 KUZULUK...................................91 MES MEDİKAL......................41-43 MESİTAŞ...............................45-47 METİSAFE ..................................29 MULTİKAN............................85-87

58

Truebeam Sistemi’nin Sonuçları Paylaşıldı

60

Olympus’tan Fluo View FV10i

62

Kleeman, Mimari Engellere Çözüm Üretiyor

68

SDÜ Sterilizasyon Cihazı Üretti

72

Atigen-cell Hücre ve Gen Merkezi

NOYA ..........................................21 NOYA ..........................................31 OĞUZ CEVİZLİ ............................77 PLASTİMED ...............................55 S2000..........................................59 SAYED ........................................95 SCA ..........................................A.K. TARTI..........................................69 TRİMPEKS ......................27-49-51 TÜRKİYE GAZETESİ ...................89 ÜZÜMCÜ...................................2-3


AKTÜEL

İntern Hekimlere 310 TL Ücret Ödenecek

Meclis’te görüşülen 208 sıra sayılı ‘Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ kabul edildi.

T

BMM’de kabul edilen kanun teklifi kapsamında Türkiye genelindeki tıp fakültelerinde görev yapan yaklaşık 5 bin 500 intern hekime aylık 310 TL ücret ödeneceği kaydedildi. 28 Haziran 2012 tarihinde Meclis’te görüşülen 208 sıra sayılı ‘Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ kabul edildi. Buna göre tıp fakültesinde 5. yılını tamamlayıp, 6. yılına geçen intern öğrencilerine öğretim üyelerinin koordinasyonu altında yaptıkları işler için 310 TL ücret ödenecek. Ayrıca internlük süresi de emeklilikten sayılacak ve intern ücretlerinin de tıp fakültelerinin bütçelerinden karşılanacağı vurgulandı.

“Kanun 5 Bin 500 Öğrenciyi Yakından İlgilendiriyor”

Konuyla ilgili olarak açıklamalarda bulunan AK Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar, söz konusu kanun değişikliğinin Türkiye genelindeki tıp fakültelerinde akademik eğitim alan yaklaşık 5 bin 500 öğrenciyi yakından ilgilendirdiğine dikkat çekti. Kendisinin de bir hekim olduğunu hatırlatan Ünüvar, bu noktada da tıp fakültesi öğrencilerinin hangi sorun ve sıkıntılarla karşı karşıya kaldığını bildiğini, kendisinin de aynı yollardan geçtiğini anlattı.

“GATA’da Uygulamaya Dahil Edilecek”

Ünüvar, “Bu kanunla tabii ki tıp fakültesi öğrencilerinin sorunlarını tamamen çözmüş değiliz ama onlara bir destek ya da yaralarına bir merhem olma yolunda çok başarılı bir adım olduğunu düşünüyorum” dedi. Kanun teklifinin yasalaşmasında Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın da büyük bir çaba ortaya koyduğunu hatırlatan Ünüvar, “Grupların ortak önergesi ile Türk vatandaşı olup tıp fakültelerinin 5. yılını bitirip, 6. yılına geçen öğrencilere intern eğitimi döneminde; öğretim üyesi rehberliğinde yaptıkları uygulama çalışmaları sonucunda ilgili kurumların bütçelerinden 12 ay süresince ücret ödeyecek. Uygulamaya ‘Gülhane Askeri Tıp Akademisi’ de dahil edilecek” ifadesini kullandı. 6 > TEMMUZ 2012


AKTÜEL

Avuç İçi Damar Okuma Sistemi Konya’da Başladı

S

osyal Güvenlik Kurumu (SGK)’nun“Avuç İçi Damar Okuma” olarak bilinen biyometrik kimlik doğrulama işlemi sistemine 1 Temmuz tarihinden itibaren pilot il olan Konya’da iki özel hastanede geçildi. SGK tarafından 22 Haziran 2012 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Sosyal Güvenlik Kurum Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile hastaların sağlık hizmet sunucularına müracaatında “Avuç İçi Damar Okuma” olarak bilinen biyometrik kimlik doğrulama işlemi sistemine 1 Temmuz tarihinden itibaren pilot il olan Konya’da özel iki hastanede geçildi. SGK Konya İl Müdürü Cem Dinç, 1 Temmuz’da uygulanmaya başlanan “Avuç İçi Damar Okuma” sisteminin tanıtımını özel Farabi ve Mevlana Hastaneleri’nde gerçekleştirdi.

Pilot İlde Uygulamaya Başlandı

1 Temmuz’da uygulamaya başlayan Avuç İçi Damar Okuma Sistemi Pilot ile olan Konya’da iki özel hastaneye uygulamaya başlandı.

SGK Konya İl Müdürü Cem Dinç, “1 Temmuz itibariyle avuç içi damar izi okuma sistemine Türkiye’de ilk defa Konya’da geçmiş bulunmaktayız. Buda bizim için çok önem arz ediyor. Bu konu heyecanlandırdı bizi. Bu sistemle birlikte, vatandaşımızın daha çağdaş hizmet alma yönünde büyük bir atılım atmış olacağız. Daha modern bir sisteme kavuşmuş olacağız. Daha önce 1 Mayıs itibariyle e-reçeteye geçtik. Birbirini entegre eden sistemler bunlar. Vatandaşımızın çağdaş anlamda hizmet almasını sağlayan birbirine entegre sistemleri kavuşturmuş oluyoruz Konya’mızda. Bu sistemde avuç içi okuma damar sistemi vatandaşlarımızın bilgileri, avuçlarını okutacakları sistemden bizim veri ambarımıza kaydolacak. Ve vatandaşımız bundan sonra her hastaneye geldiğinde poliklinik hizmetlerini istediği yerde istediği ilimizde bu hizmetle alabilecek. İlk etapta Farabi ve Mevlana hastanelerinde bu uygulamaya gidildi. Bir ay içerisinde tüm özel hastanelerde bu uygulamaya geçilecektir" dedi.

Bilgilere 1 Saniyede Ulaşılabilecek Özel Farabi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Cevat Özpınar ise, “Avuç içi damar izi okuma yöntemi şu anda dünya genelinde bu kapsamda bu genişlikte uygulanacak ilk hastaneyiz. Bu yöntem sayesinde hem hastanemizin güvenliği hem sosyal güvenlik sistemimizin güvenliği hem de hastamızın güvenliği sağlanmaktadır. Bir diğer değişle bir kişinin sağlık güvence haklarını, sosyal güvenlik haklarını bir diğer kişi kullanamayacaktır. Veri tabanı oluşuncaya kadar başlangıçta bir buçuk dakikalık bir süre oluşuyor ancak veri tabanı oluştuktan sonra kişiler hastanemize geldiğinde bir saniyenin altında daha kısa bir sürede elini uzattığı anda kişiyle ilgili tüm bilgiler ekrana gelecektir” diye konuştu. İlk kez avuç içi damar okuma sistemiyle tanışan vatandaşlardan Ender Kurtulgan, kendisinin öğretmen olduğunu ifade ederek, “Avuç içi uygulamasının inşallah bu gereksiz sağlık giderlerinin kısıtlanması ve tasarruf konusunda faydalı olacağını düşünüyoruz. Konya’nın pilot bir il olduğunu gazetelerden okumuştum. Güzel bir uygulama olacağını düşünüyorum. İnşallah ülkemiz için faydalı olur” şeklinde konuştu. 8 > TEMMUZ 2012


AKTÜEL

Kongre İçin Geri Sayım Başladı

S

ektörün sorunlarını ve çözüm önerilerini değerlendirmek, geleceğe ilişkin hedef ve yaklaşımlar koymak amacıyla, 4. Ulusal Tıbbi Cihaz Üretici ve Tedarikçileri Kongresi, TÜMDEF VE SEİS önderliğinde 2730 Eylül 2012 tarihinde İzmir Çeşme Altın Yunus Oteli’nde gerçekleştirilecek. Sağlık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Kamu İhale Kurumu, Sosyal Güvenlik Kurumu, üniversiteler ve sivil toplum örgütleri yöneticileri başta olmak üzere sektörün tüm kesimlerinin bir araya geleceği kongrede, tıbbi cihaz sektörünün dünü, bugünü ve geleceğe ilişkin projeleri masaya yatırılacak.

Geniş Katılım Bekleniyor

4. Ulusal Tıbbi Cihaz Üretici ve Tedarikçileri Kongresi, TÜMDEF VE SEİS önderliğinde 27-30 Eylül 2012 tarihinde İzmir Çeşme Altın Yunus Oteli’nde gerçekleştirilecek.

TÜMDEF Başkanı Kemal Yaz, ”Hızla gelişen teknoloji, Sağlık Bakanlığımızın yeni yapılanmasının, sektörümüz üzerindeki etkisi, AB uyum süreci çalışmaları, gerek dünyanın gerekse ülkemizin zaman zaman yaşadığı ekonomik krizler; sektörümüzü münferit çözümlerden sıyrılarak, kurumsal ve örgütlü bir yapılanmayla, kriterleri belirlenmiş evrensel çözüm önerileri üretme zorunluluğuna getirmiştir. Bu bağlamda federasyonumuz altında yer alan her derneğin, firmanın ve hatta her çalışanın sıkıntı ve çözüm önerilerine ilişkin düşünceleri bizim için çok önemlidir” dedi. Yaz şöyle devam etti: “Sektörümüzün hak ettiği yere gelmesi amacıyla geniş bir katılımla yeni yol haritaları belirleme arzusundayız. Kongre süresince birbirimizi daha yakından tanıyacak, fikirlerimizi paylaşacak, düşüncelerimizi tartışacak ve yeni açılımlar geliştireceğiz. Bu kongrenin bizim kongremiz olduğunu, yaşadığımız sıkıntıların giderilmesi adına ortak akıl yürütebileceğimiz ve çözüm üretebileceğimiz yegane platformun bu toplantı olduğunu hatırlatmak isterim. TÜMDEF olarak sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyacağız”

Uluslar arası Boyuta Taşındı Ege Tıbbi Malzemeciler Derneği Başkanı N. Recai Arslan da, “İlki 02-05 Şubat 2006 tarihleri arasında Çeşmeİzmir'de yaklaşık üç yüz katılımcı ile toplanmıştır.İkincisi 7-10 Şubat 2008 tarihlerinde Kemer-Antalya'da ve üçüncüsü 17-20 Şubat 2011 tarihlerinde Kundu-Antalya'da gerçekleştirilmiştir. Kongremiz; sektörümüzün içinde bulunduğu durumun değerlendirilmesi ve yaşanan sorunlara çözüm önerilerinin ilgili tarafların katılımı ile tartışılması için uygun bir ortam sağlamaktadır.Tıbbi cihaz sektöründeki üretici, ithalatçı, bayi vb. firmaların temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ile ilgili kamu kurum yetkilileri bir araya gelmektedir; sektörümüzle ilgili son gelişmeler konuların uzmanları tarafından katılımcılara aktarılmakta, sorunlar ve çözüm önerileri tartışılmakta, gelecek için stratejiler değerlendirilmekte ve ilgililere aktarılmaktadır” diye konuştu. Arslan şunları söyledi: “Bu yıl ilk kez uluslararası olarak düzenlenecek kongrede, yurtdışındaki sivil toplum kuruluşu yetkilileri, yabancı firma temsilcileri, uzmanların katılımıyla yurtdışındaki sektörel gelişmeler ve uygulamalar hakkında bilgi aktarımı sağlanacaktır. “diye konuştu. 10 > TEMMUZ 2012


AKTÜEL

Komşu Ülkelerin Sağlık Bakanları İstanbul Health Expo'da Buluşuyor CNR Holding kuruluşu Sine Fuarcılık organizasyonunda gerçekleştirilecek fuarla, sektörün dış ticaretinin artırılması hedefleniyor.

2

023 ihracat hedefi 5 milyar dolar olan medikal sektörü Health Expo İstanbul'da bir araya geliyor. 10-13 Ocak 2013 tarihleri arasında Sağlık Bakanlığı desteğinde CNR Holding kuruluşu Sine Fuarcılık organizasyonunda gerçekleştirilecek fuarla, sektörün dış ticaretinin artırılması hedefleniyor. Health Expo İstanbul; hizmet üreticilerine, müşterilerine ve yatırımcılarına diyalog yolu açıyor. Medikal Ürün, Hastane Donanımları, Sağlık Bilişim ve Teknolojileri, Laboratuar Sistemleri, Evde Bakım Ürünleri ve Sağlık Turizmi Fuarı'nda yatırımcıyı ve daha fazla hizmet alıcısını İstanbul'a çekme doğrultusundaki eylem planı belirlenecek. Fuarda Orta Doğu, Orta Asya, Balkanlar, Avrupa, Kuzey Afrika ve ABD'den gelecek yatırımcı ve iş adamlarıyla karşılıklı yeni iş birliği imkanlarına zemin hazırlanacak.

Başhekim ve Sağlık Yöneticileri İstanbul'a Buluşacak Türkiye'nin yanı sıra dünyanın çeşitli ülkelerinden gelecek sağlık yetkilileri fuara, kongreye ve sempozyumlara katılacak. Ülke genelinden 2 bini aşkın başhekim ve sağlık yöneticisinin yer alacağı etkinliklere, T.C. Sağlık Bakanlığı öncülüğünde yurtdışından da komşu ülkelerin sağlık bakanları davet edilecek. Etkinliklerde, sektördeki sorunlara ve ihtiyaçlara çözüm oluşturabilecek görüş ve öneriler açıklanacak. T.C. Sağlık Bakanlığı, 2011'de yürürlüğe koyduğu “Sağlık Turizmi ve Turistin Sağlığı Kapsamında Sunulacak Sağlık Hizmetleri Genelgesi” ile de sağlık turistinin aldığı hizmetin kalitesinin yükseltilmesini ve ülkemizin bu sektörden aldığı payın artırılmasını hedeflemektedir. Health Expo İstanbul'da sağlık turizmindeki gelişmelere ilişkin detaylar da sektörle paylaşılacak ve Türkiye'nin bu zenginliğinden daha fazla yararlanılmasına ilişkin projeler de sergilenecek.

Ürün Grupları Fuarın ürün grupları arasında ameliyathane cihazları, aletleri ve donanımları, acil ve yoğun bakım ekipmanları, ortopedik cihaz ve protezler, hasta yatakları, hastane mobilyaları, ventilasyon sistemleri, hijyenik klima sistemleri, dezenfektanlar, medikal giysiler, hastane içi haberleşme sistemleri, kalite sertifikasyon sistemleri, ilaç hammaddeleri ve sarf malzemeleri de yer alıyor. 12 > TEMMUZ 2012


AKTÜEL

Fujifilm, Medikal Çözümlerde Büyüyecek Türkiye’deki operasyonlarına başlayan Fujifilm, medikal sektördeki dijitalleşme sayesinde hızlı büyüme hedefliyor.

1

Haziran 2012 tarihinden itibaren Türkiye’deki operasyonlarına başlayan Fujifilm, geleceğe yönelik hedeflerini düzenlediği basın toplantısı ile paylaştı. Bilindiği gibi FUJIFILM Corporation, geçtiğimiz ay, Türkiye'de dijital kamera, fotoğraf baskı ürünleri, medikal ve grafik sistemleri dağıtımcısı olan Filmat Dış Ticaret A.Ş.’nin tüm hisselerini satın aldığını açıklamıştı. FUJIFILM Dış Ticaret A.Ş. Türkiye Başkanı Jun Higuchi, Kurumsal Planlama Genel Müdürü Shinichiro Takeuchi ile Türkiye Grafik ve Medikal Sistemler Genel Müdürü Cengiz Metin’in katılımıyla gerçekleşen basın toplantısında, kurumun global stratejileri ve Türkiye için geliştirdiği iş fırsatlarından bahsedildi. FUJIFILM, dijital kameralar ve fotoğraf baskı ürünleri gibi görüntüleme ürünleri, medikal teşhis cihazları ve medikal görüntüleme ağ sistemlerinin yanı sıra grafik sistemleri alanındaki dijital baskı sistemleri ve çevreye duyarlı baskı kalıpları ile iş fırsatlarını genişletiyor. Pazar ihtiyaçlarını karşılayacak ürünlerin ve çözümlerin sunumunu destekle-

FUJIFILM Türkiye Dünyanın en büyük fotoğrafçılık ve görüntüleme cihazlarının üreticisi olarak bilinen FUJIFILM Grup, 1934 yılından bu yana dünyanın farklı ülkelerinde global olarak hizmet veriyor. Ana merkezi Tokyo’da yer alan FUJIFILM; dijital kamera, fotoğraf baskı ürünleri, medikal ve grafik sistemlerinin dağıtımını gerçekleştiriyor. Yüksek işlevsel malzemeler ve diğer ileri teknoloji alanlarında da yenilikler sunan FUJIFILM’in üretim süreçleri için kalite yönetim sistemi standardı olan ISO 9001 ve çevre yönetimi sistemi standardı olan ISO 14001 sertifikası bulunuyor. Türkiye’de 1989 yılından beri hizmet veren Filmat Dış Ticaret A.Ş.’nin tüm hisseleri satın alınarak kurulan FUJIFILM Dış Ticaret A.Ş, Türkiye’deki sanayi ve kültürel yapının gelişimine katkı sağlamak amacıyla, “Pazar ihtiyaçlarını karşılayacak ürünlerin ve çözümlerin sunumunu” aktif olarak desteklemeyi hedefliyor. FUJIFILM Europe GmbH aracılığıyla Türkiye'de olan FUJIFILM Dış Ticaret A.Ş. ‘nin yaklaşık 21.6 Milyon TL ödenmiş sermayesi bulunuyor.

14 > TEMMUZ 2012


AKTÜEL

(soldan saga) Kurumsal Planlama Genel Müdürü Shinichiro Takeuchi, FUJIFILM Dış Ticaret A.Ş. Türkiye Başkanı Jun Higuchi ile Türkiye Grafik ve Medikal Sistemler Genel Müdürü Cengiz Metin’in katılımıyla gerçekleşen basın toplantısında, kurumun global stratejileri ve Türkiye için geliştirdiği iş fırsatlarından bahsedildi.

meyi hedefleyen FUJIFILM Dış Ticaret A.Ş., 3 yıl içerisinde yüzde 100 büyüme, 2014 yılında ise yüzde 5 net kârla 100 milyon Avro’luk satış elde etmeyi planlıyor.

Medikal Çözümlerde Büyüyecek Fujifilm Dış Ticaret A.Ş. Grafik ve Medikal Sistemler Genel Müdürü Cengiz Metin, “Fujifilm’in, medikal çözümlerdeki dijitalleşme sayesinde geliştirdiği ürünlerle, Türkiye’deki hastaların hizmet kalitesini arttırmak yönünde farklılık oluşturacağına inanıyoruz” dedi. Metin şöyle devam etti: “Türkiye’de 1989 yılından beri çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 1 Haziran 2012 tarihi itibariyle FUJIFILM olarak Türkiye’de direkt operasyonlarımıza başladık. Fujifilm’in iş alanları Görüntüleme Çözümleri, Bilgi Çözümleri ve Doküman Çözümleri oluşturmaktadır. Fujifilm, Dünya Çapında Uyguladığı VISION 80 Politikası ile, Medikal alanında hızlı büyüme sağlamak, Yüksek fonksiyonlu materyal alanındaki çalışmaları ilerletmek, Doküman çözümleri alanındaki çalışmaları ilerletmek ve karlılığını geliştirmek için yoğun bir çalışma içindedir”

Türkiye Pazarına Bakışı Fujifilm’in Türkiye’yi gelecek vadeden bir Pazar olarak gördüğünü anlatan Metin, “Bu doğrultuda Fujifilm, yönetim kaynaklarını doğrudan aktarmak amacıyla Türkiye pazarına giriş yapmıştır. Böylece gelişen pazarlarda satış ve karlılığını artırmayı hedeflemektedir. Bu bağlamda Türkiye pazarına önem vermektedir” dedi. Fujifilm’in geniş kapsamlı hedeflerini de paylaşan Metin şöyle devam etti: “Müşterilerimizin yaşam kalitesini artırmaya yönelik çözümler sağlamak, müşterilerimiz, çalışanlarımız ve toplumumuz için duyarlı olmak, açık, adil ve şef-

16 > TEMMUZ 2012

faf yönetim yaklaşımı ile iş operasyonlarımızı yönetmek Fujifilm’in en önemli hedefleri arasındadır.

2012 Cirosu 22 Milyar Avro Fujifilm Türkiye Başkanı Jun Higuchi de, “Türkiye, yüksek ekonomik büyüme oranlarına ulaşma potansiyeline sahip bir pazar olarak öne çıkıyor ve yıllık olarak yüzde 8’in üzerinde bir ekonomik büyüme kaydediyor. Fujifilm’in Global strateji olarak belirlediği; dijital kamera, fotoğraf baskı ürünleri, medikal ve grafik sistemlerinde hızlı bir büyümeyi gerçekleştirmek Türkiye’deki en önemli hedeflerimizden biri. Fujifilm olarak artık Türk iş ortaklarımıza ve tüketicisine çok daha yakın olarak, onları destekleyeceğiz” şeklinde konuştu. Kurumsal Planlama Genel Müdürü Shinichiro Takeuchi de, Fujifilm’ın 2011 mali yılında global cirosunun yaklaşık 22 Milyar Avro olduğunu belirterek, “Fujifilm olarak Türkiye pazarını iş alanlarını ve ürünlerini geliştirmek anlamında büyük bir potansiyel olarak görüyoruz” dedi. Takeuchi, yeni ürünlerle Türkiye pazarında fark oluşturmayı planladıklarını söyledi.

Fujifilm Müşteri Grupları 1. Grafik Sistemler Bölümü - Gazete ve Ticari Matbaa Müşterileri 2. Medikal Sistemler Bölümü - Devlet, Özel Hastaneler ve Görüntüleme Merkezleri 3. Fotoğraf Baskı Ürünleri Bölümü - Fotoğrafçılık Mağazaları ve Elektronik Perakendeciler 4. Dijital Kamera Ürünleri Bölümü - Elektronik Perakendeciler 5. NDT Endüstriyel Filmler, Mühendislik şirketleri


AKTÜEL

Devlet – Sanayici İşbirliği’ne Güzel Bir Örnek 40 yılı aşan üretim tecrübesi ile Nüve, gelecek nesillerin yetiştirilerek üretime katılmasında üzerine düşeni yapıyor.

Eğitimin Amacı? Geçtiğimiz yıl 21 – 24 Mart 2011 tarihlerinde T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, T.C. Sağlık Bakanlığı, Üniversiteler, Sivil Toplum Kuruluşları ve sektör firmalarının katılımıyla bir çalıştay yapıldı. Biyomedikal Cihaz Teknolojileri Alanı Koordinasyon ve Yürütme Kurulu adlı bu Çalıştayda bir komisyon kuruldu ve özel sektör üretici firma temsilcisi olarak sektörün köklü kuruluşu Nüve bu komisyona seçilmişti. Bu komisyonun çalışmaları kapsamında mesleki eğitimde yer alan eğitimcilerin yeni bilgi ve teknolojilere uyumlarının sağlanması, mesleki bilgilerinin yenilenmesi gibi konular da ele alınmıştı. M.E.B. bu kapsamda, 2012 yılı eğitim programı içinde biyomedikal cihaz teknolojileri alanında görev yapan öğretmenlere Nüve tarafından bir eğitim verilmesini istedi.

18 > TEMMUZ 2012

S

ektörümüzün köklü kuruluşu Nüve, 11 – 15 Haziran 2012 tarihlerinde Biyomedikal Cihaz Teknolojisi alanı Meslek Lisesi öğretmenlerine ve üniversitelerde bu alanda görev yapan akademisyenlere eğitim verdi. T. C. Milli Eğitim Bakanlığı, 2012 yılı hizmetiçi eğitim programında yer verdiği Biyomedikal Cihaz Teknolojileri Eğitimi’nin sektörümüzün güçlü kuruluşu Nüve tarafından verilmesini istedi. 11 – 15 Haziran 2012 tarihlerinde Ankara’da Nüve Fabrika’da yapılan eğitime, yurdumuzun çeşitli illerinde görev yapan Teknik Lise ve E.M.L. Biyomedikal Cihaz Teknolojileri alan öğretmenleri ile üniversitelerin aynı branşta eğitim veren bölümlerinde görevli akademisyenler katıldı.

Eğitim Programı Nüve Fabrikası’nda Gerçekleştirildi Eğitim programının açılışı 11 Haziran 2012 pazartesi günü, saat 09:00’da Nüve Fabrika’da gerçekleşti. Açılış Töreni’nde saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından M.E.B. Hizmetiçi Eğitim Genel Müdürlüğü Grup Başkanı Dr. İbrahim Üzkurt, Nüve Genel Müdürü Birkan İzgin ve Abidinpaşa E.M.L. Müdürü Mustafa Kökçü birer konuşma yaptılar. Konuşmalarda sanayici – devlet işbirliği ve bunun eğitime yansımasından duyulan memnuniyet ifade edilerek, Nüve’de gerçekleşecek bu eğitim programının bu uygulamaya ilk örnek oluşturacağı vurgusu yapıldı. Açılış sonrası Nüve’nin tanıtımı ve fabrika gezisi yapıldı. Mesleki eğitimde görev yapan öğretmenlerimiz, tamamen yerli üretimin gerçekleştiği ve dünya çapında 90 ülkeye ihracat yapılan, kalitesini ispatlamış ürünlerin üretildiği bir fabrikada üretim aşamalarını yakından izlemenin heyecanını ve gururunu yaşadılar. Hafta boyunca süren yoğun eğitim programı içerisinde Nüve’nin üretim alanında yer alan ve öğretmenlerimizin ihtiyaç duyduğu tüm konular Nüve’nin ilgili bölümleri tara-


AKTÜEL

fından teorik ve uygulamalı olarak gerçekleştirildi. İnkübasyon Teorisi, SantrifüjlemeTeorisi, Sterilizasyon, Kan ve Kan Ürünlerinin Saklanması, Mikrobiyolojik Emniyet Kabinleri, Distilasyon ve İklimlendirme Teorisi başlıklı konular, teorik ve cihaz üzerinde uygulamalı olarak aktarıldı. Eğitimin son günü Bakanlığın isteği üzerine bir sınav yapılarak öğretmenlerimizin kazanımları değerlendirildi. Kapanış Töreni’nde M.E.B. yetkilileri, öğretmenlerimize eğitimi başarı ile tamamladıklarını gösteren birer sertifika sundular. Kapanış Töreni’nde M.E.B. yetkilileri Nüve Genel Müdürü Sn. Birkan İzgin’e bu eğitim programı için teşekkürlerini bir plaketle sunarken, eğitimde görev alan Nüve yetkililerine gösterdikleri ilgi ve çaba için teker teker teşekkür ettiler.

20 > TEMMUZ 2012

Nüve’ye Teşekkür Kapanış Töreni’nde öğretmenler adına konuşma yapan İsa Güngör, Nüve’de bir hafta boyunca aldıkları bu eğitimin bu zamana kadar aldıkları hizmetiçi eğitimler arasında diğerleri ile karşılaştırılamayacak nitelikte olduğunu, her bir öğretmenin yoğun geçen bir eğitim yılının ardından buraya yorgun gelmesine rağmen bir haftalık yoğun eğitim programından hiç sıkılmadıklarını, tam tersine bitmesini istemediklerini ifade etti. Güngör, bu bilgileri en iyi şekilde kendi öğrencilerine aktaracaklarını, bu değerli bilgilerin kendileri ile paylaşılması konusunda hiçbir sakınca görmeyen Nüve yetkililerine teşekkür ederek, A’dan Z’ye bir ekip ruhu ile gerçekleşen süreci hayranlıkla izlediklerini, ülkemizde de istenildiğinde çok iyi şeylerin yapılabildiğine bu eğitimle bizzat şahit olduklarını belirttiler.


AKTÜEL MASSİAD Başkanı Kazım Eryaşar:

“Kamunun Tıbbi Cihazda Toplu Alıma Yönelmesi Tekelleşmeye Yol Açabilir” İstanbul Ticaret Odası Tıbbi Aletler Meslek Komitesi Başkanı ve Meclis Üyesi Kazım Eryaşar, kamunun tıbbi cihazda toplu alımlara yönelmesinin sektörde kaygıyla karşılandığını söyledi.

22 > TEMMUZ 2012

T

ıbbi cihaz sektörü, 2011 yılında özellikle ihracatta ciddi bir atılım yaparak, 400 milyon doların üstünde ihracat gerçekleştirdi. Sektörün 2023 yılında ihracat hedeflerini 5 milyar dolara taşıdığını belirten İstanbul Ticaret Odası Tıbbi Aletler Meslek Komitesi Başkanı ve Meclis Üyesi Kazım Eryaşar, bu rakamın ulaşılamayacak, çok iddialı bir rakam olmadığını söyledi. Sektörde ciddi bir dinamizm olduğuna işaret eden Eryaşar, tıbbi cihazda hâlâ pazarın yüzde 85’inin ithalata, yüzde 15’inin de yerli üretime dayalı olduğunu bildirdi. “İç pazarda gidilecek daha çok yol var” diyen Eryaşar, teşvik yasası ve ofset uygulamalarda sektöre verilecek fırsatların bu hedeflere ulaşmayı daha da kolaylaştıracağını ifade etti. 2003’te Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın uygulamaya konulması ile birlikte sektörde büyük değişikliklerin yaşandığını dile getiren Komite Başkanı Kazım Eryaşar, şunları söyledi: “2012 yılındaki beklentiler SGK geri ödeme fiyatlarının güncellenmesi ve iyileştirilmesi yönünde. Bütçe Uygulama Tebliği (BUT) fiyatlarının, tedavi ve hizmet fiyatlarının maliyetini karşılayamaz duruma gelmesi, resmi ve özel sağlık kurumlarıyla birlikte tıbbi cihaz sektörünü de ciddi anlamda olumsuz etkilemektedir. 2 Kasım 2011’de yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı Teşkilat Yasası’na atfen kamu hastane birliklerinin kurulması ve teşkilatlandırmadaki yeni yapılanmanın sektörümüzü ne kadar etkileyeceğini bu yıl yaşayarak göreceğiz. Üniversite hastanelerinin büyük bir kısmının ve Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastanelerin bazılarının tahsilatlarında geçtiğimiz yıl büyük sıkıntılar gündemdeydi. Bu yılın ilk 5 ayında da sıkıntılar büyüyerek devam ediyor.”


Kamunun tıbbi cihazda toplu alımlara yönelmesinin sektörde kaygıyla karşılandığını anlatan Eryaşar, “Bu alımlar küçük ölçekli firmaların yok olmasına ve ileri dönemlerde tekelleşmeye yol açacak. Bunun sonucunda tıbbi cihaz maliyetleri ileride daha da katlanacak” uyarısını yaptı.

Yerli Üretime Destek Verilmeli Günümüzde ileri teknoloji ürünü tıbbi cihazların büyük ve tekel konumundaki firmalar tarafından üretildiğini söyleyen İTO Meclis Üyesi Veysi Cengiz Balçık, “Bu cihazları üreten firmalar aynı zamanda bilgisayar, elektronik ve diğer alanlarda da üretim yapıyor. Bu firmalar araştırma ve geliştirmeye yeterli kaynak ayırarak tüm dünyaya yön veriyorlar” dedi. Türkiye’nin tıbbi cihaz, alet ve sarf malzemesinde büyük oranda dışa bağımlı olduğunun altını çizen Balçık, tıbbi cihazların neredeyse tamamının, tıbbi alet ve sarf malzemelerinin de yaklaşık yüzde 90’ının ithalat yoluyla karşılandığını bildirdi. Balçık, tıbbi cihaz üreticilerine devlet tarafından gerekli desteklerin verilmemesinden yakınarak, “Yerli üreticilerimiz, ameliyathane, yoğun bakım cihazları, tıbbi sarf malzemeleri, cerrahi el aletleri, anestezi ve reanimasyon cihazları, hastane demirbaşları, hasta karyolaları, elektronik hastane sistemleri, laboratuvar ürünleri, ortopedik cerrahi ürünleri, implantlar, ortez ve protez cihazları üretebilmektedir. Bu ürünlerin birçoğu yabancı emsalleriyle aynı kaliteye sahip olup dünyanın birçok ülkesine ihraç edilebilmektedir“ açıklamasını yaptı.

Ödeme Vadeleri Çok Uzun Sektörde ödemelerde dengesizlikler olduğunu ileri süren Komite Başkan Vekili Eyyüp Suavi Kalan, vadelerin uzamasından yakındı. Üniversite hastanelerinin vadeleri 10-18 aya kadar çıkarmalarının sektörü zora soktuğuna dikkat çeken Kalan, “Devlet hastaneleri 4–8 ay gibi vadelerle ödeme yapıyorlar. Özel hastaneler de aynı şekilde vadeleri artırdılar. ‘6 aya peşin’ diyen özel hastaneler var. Bu durum sektördeki irili ufaklı firmaları finansal anlamda zora sokmaktadır. Çünkü ithalat ve imalat yapan firmaların vadeleri maksimum 4 ayı geçmemektedir. Aradaki açığı kapatmak isteyen firmalar da kazandıkları 3 kuruşu bankalara faiz olarak ödemektedirler. Bu yüzden gerek kamu gerekse özel sektördeki kurumların bu duruma hassasiyet göstermesini bekliyoruz” diye konuştu. “KDV ödemelerinin de muhtasar ödemeleri gibi 3 ayda bir yapılması, en azından uzayan vadelerde bizlere can suyu olacak” diyen Kalan, tahsil edilmeyen faturanın KDV’sini ödediklerini kaydetti.

İthalat Baskısı Var Veysi Cengiz Balçık, çözüm bekleyen sorunlarını şöyle sıraladı: - Yeterli sanayi olmadığı için lobi yapılamaması, üreticinin korunamaması. - İthalat baskısının yarattığı sıkıntılar. - Kalitesiz Uzak Doğu ürünleriyle rekabet edememe.

- Teknik Şartname Veri Bankası’nın olmamasından dolayı kamu alımları esnasında yaşanan sıkıntılar. - Sanayi-üniversite ve kamu işbirliğinde yaşanan koordinasyon eksikliği. - Sağlıklı yürütülemeyen piyasa gözetimi-denetimi. - Yürürlükte bulunan ithalat rejimindeki uygulamalar. - AB teknik mevzuat uyum çalışmaları kapsamında yeterli miktarda ulusal onaylanmış kuruluş olmaması. - Enerji maliyetlerinin yüksek oluşu. - KDV’nin yüksek olması ve KDV iadesinde yaşanan gecikmeler. - Ara mal ithalinde yüzde 3 KKDF uygulaması. - Asgari ücret üzerinden alınan prim, vergiler ve işveren hissesi miktarı yüksek. - Peşin vergi sisteminin işletme sermayesini olumsuz etkilemesi. - Kamu alımlarında mal veya hizmet bedeli ödeme süresinin belirli olmaması. - Ticaret ve sanayi odalarında sektörün belirlenmiş bir adının olmaması. 23 > TEMMUZ 2012


AKTÜEL

G

ünümüzde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sanayileşmeye bağlı olarak iş kazaları ve meslek hastalıkları sıklıkla görülüyor. Üstelik mevcut rakamlar oldukça yüksek. Ülkemiz, iş kazaları istatistiklerinde Avrupa'da ilk sırada, dünyada ise 3. sırada yer alıyor. İş kazalarının sebep olduğu hasarların başında ise yaralanmalar geliyor. Bir diğer risk ise bu yaralanmalar sonrası çalışanların sağlığını tehdit eden tetanoz gibi hastalıklar… Bu nedenle çalışanları korumak için alınması gereken önlemlerin arasında mutlaka tetanoz aşısının da yer alması gerekiyor. Tetanoza karşı etkili olan ve erişkinler için özel olarak üretilen Td (erişkin tipi tetanoz ve difteri) Aşısı, Keymen İlaç tarafından ülkemize getirilmiş bulunuyor.

İş kazalarında Avrupa Birincisiyiz…

Keymen İlaç, Td Aşısını Türkiye’ye Getirdi Tetanoza karşı etkili olan ve erişkinler için özel olarak üretilen Td (erişkin tipi tetanoz ve difteri) Aşısı, Keymen İlaç tarafından ülkemize getirildi.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre 2009 yılında ülkemizde toplam 64 bin 316 iş kazası yaşanmış durumda. 2008 yılında ise bu rakam 72 bin 963... İş kazalarının en sık görüldüğü alanlar ise madencilik, metal sanayi, metal, tekstil, gıda, makine ve ekipman üretimi ile inşaatçılık olarak belirtiliyor. Bu durum da özellikle kirli ve toprakla temas eden yaralanmalar nedeniyle gelişen tetanoz gibi hastalıkların görülme riskini artırıyor. Öte yandan ülkemizde tetanoz için 1968 yılında başlayan aşılama programında özellikle 1980 yılına kadar uygulamada yüksek başarı sağlanamadığı için günümüzde birçok erişkin tetanoz aşısı olup olmadığını bilmiyor, bir kısım erişkin de gerçekten hiç tetanoz aşısı olmamış durumda. Bu da tetanozun, erişkin yaş grubundaki kişilerde daha sık görülme olasılığını yükseltiyor.

Tetanozda Ölüm Riski Var Tetanoz hastalığına toprakta yaşayan, kirli ve açık yaralar aracılığıyla insana bulaşan bir bakteri neden oluyor. Bakteri, insana bulaştıktan sonra 3-21 gün içerisinde tetanospazmin denilen bir toksin salgılayarak sinirleri felç ediyor, kaslarda kasılma ve spazmlara yol açarak ölümcül sonuçlara yol açabiliyor. Vakaların ölümle sonuçlanma oranı %10 ile %70 arasında değişirken hastanede bakım, hastanın yaşı ve genel durumu bu oranı etkiliyor. Hastaneye yatırılmayan vakalarda ise ölüm neredeyse kaçınılmaz hale geliyor. Tetanoz hastalığının sadece kırsal kesimde görüldüğüne dair yanlış bir algı bulunsa da hastalık şehir hayatı içinde de görülebiliyor. Tetanozun vücuda etkileri ise kalp sorunları, nefes alamama, sinir felci, akut böbrek yetmezliği ve kas erimesi şeklinde oluyor. Hastalık tedavi edilmezse ve önlem alınmazsa ölüm kaçınılmaz hale geliyor.

Td Aşısı Erişkinler için özel olarak üretilen ve Keymen İlaç tarafından ülkemize getirilen Td Vac Aşısı, tetanozun yanı sıra bulaşıcı bir hastalık olan difteriye karşı da koruma sağlıyor. Damlacık, yakın temas ve deri teması ile insandan insana kolayca bulaşan difteri de halen özellikle çok kişinin bir arada çalıştığı iş yerleri ve fabrikalardaki insanların sağlığı için büyük tehdit oluşturuyor.

24 > TEMMUZ 2012


AKTÜEL

Oluşum Cerrahi Aletler’den Yeni Bir Ürün

T

ürkiye’nin önde gelen cerrahi el aletleri üreticisi olan ve ana satış temsilciliği İstanbul’da, üretim tesisleri ise Samsun’da olan Oluşum Cerrahi Aletler hekimlerle ortak yaptığı AR-GE çalışmaları sonucu ürettiği ürünlere bir yenisini daha ekledi. İstanbul Bezmialem Vakıf Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Erhan Ayşan tarafından tasarlanan ve “Yeni Bir Tiroit İnce İğne Aspirasyon Biopsi Aparatı” ismiyle patenti alınan ürün Oluşum Cerrahi Aletler tarafından yapılan titiz bir Ar-Ge çalışması sonrasında seri üretime geçirildi. Ürün kullanılarak yapılan ilk klinik çalışma ise Türk Cerrahi Derneği tarafından 8-10 Aralık 2011 tarihinde 6.sı düzenlenen “Cerrahi Araştırma Kongresi”nde Klinik Araştırma dalında ödüle layık görüldü. Oluşum Cerrahi Aletler Yönetim Kurul Başkanı Doğan Terzi, firma vizyonlarının temelinde Ar-Ge çalışmalarının bulunduğunu, bu tip yeni tıbbi ürünler için Türk hekimleriyle ortak çalışmalar yapmaktan mutluluk duyduklarını ifade etti.

İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi

Yeni tiroit ince iğne aspirasyon biyopsisi ürünü, 6. Cerrahi Araştırma Kongresi’nde ödül aldı.

26 > TEMMUZ 2012

Prof. Ayşan tarafından ortaya konulan bu ürünün fikir olarak ortaya çıkış amacı; tiroit nodülleri başta olmak üzere biyopsi gerektiren tiroit hastalıklarındaki yanlış negatif tanı ve yetersiz materyal görülme sıklıklarını azaltmaktır. Günümüzde tiroit nodüllerine yaklaşımda altın standart ince iğne aspirasyon biyopsisidir. Ancak, deneyimli ellerde bile bu tekniğin %10’lara varan yanlış negatiflik ve yetersiz materyal görülme oranları vardır. Bu durum çoğu kez nodülün fiziksel yapısından (sert, solid, kalsifiye) veya biyolojisinden (multisentirik tümör) kaynaklanır. Dolayısıyla, biyopsi işlemini yapan hekim ne kadar deneyimli olursa olsun, nodül sert, kalsifiye bir yapıdaysa hücre koparmak imkansız olabilmektedir. Ayrıca, tiroidin en sık görülen kanseri olan papiller kanserlerde multisentrisite özelliği olduğu için doğru bir teknik yaklaşımla, yeterli sayıda hücre alınsa bile sonuç yanlış negatif gelebilmektedir. Yeni tasarlanan biyopsi aparatında, standart sarı uçlu iğne kalınlığındaki kanül içinden geçirilen oldukça ince iki çelik ayak bu kanülün uç kısmında self expansif özellik göstererek aralarında 1cm uzaklık ve 30° açı yapacak şekilde konumlanmakta, aynı zamanda da kendi çevresinde 360° dönebilmektedir. Bu teknik özellikler sayede, nodül içinde en az 1cm²lik alan içinde yer alan her hücreye temas ederek onları bulundukları konumdan koparabilmekte ve iğne ucunda bir hücre havuzcuğu oluşturmaktadır. Rotasyon hareketi sonrası çelik ayaklar lümen içinden tamamen çıkartılmakta ve standart bir enjektör bu kanülün ucuna monte edilerek klasik ince iğne aspirasyon biyopsisinde olduğu gibi kopartılan hücreler aspire edilmektedir. Sonuçta, elde edilen hücre miktarı hem daha fazla, hem de geniş bir alandan örnekleme yapıldığı için nodül içeriğini yansıtmada daha güvenilir olmaktadır.


AKTÜEL

Röntgen Filmleri Kağıda Basılacak Xerox'un Türk iş ortağı Mek Bilgi Teknolojileri’nin geliştirdiği yeni bir teknoloji, tıbbi röntgen görüntülerinin ofis yazıcıları ile kağıda basılmasını sağlıyor.

G

eliştirilen yeni çözüm ile MR, tomografi, ultrason, dijital röntgen gibi radyolojik görüntüler, normal ofis baskı cihazları ile kağıda basılabilecek. Bu teknoloji, kamunun ilgili sağlık harcamalarını ve hastanelerin röntgen filmi maliyetlerini yüzde 75’e varan oranlarda azaltma imkanı veriyor. Dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Xerox’un Türk iş ortağı Mek Bilgi Teknolojileri’nin geliştirdiği yeni bir teknoloji ile röntgen görüntüleri kağıda basılabilecek. Geliştirilen bu teknoloji, örnek uygulama olarak Türkiye'deki bazı hastane ve tıbbi görüntüleme merkezlerinde başarı ile kullanılmaya başlandı. Radyolojik görüntülerin normal ofis baskı cihazları ile özel kağıtlara basılması, mevcut röntgen filmi maliyetlerini yüzde 75’e varan oranlarda azaltma imkanı veriyor. Ayrıca röntgen çıktı cihazları yerine çok daha ucuz olan ofis yazıcılarının kullanılması da, bu iş için gerekli olan donanım yatırımını da azaltıyor.

Net Görüntü ve Baskı Kalitesi Basılan görüntülerin netliği ve kalitesi, yapılan tetkik sonuçların doktorlar tarafından herhangi bir sıkıntı yaşanmadan yorumlanabilmesine imkan veriyor. Röntgen filmleri çevreye zararlı plastik bir malzeme yerine yüzde 100 geri dönüşümlü kağıtlara basıldığından, çevre ile ilgili sorumluluklar da yerine getirilmiş oluyor. Kağıda basılan röntgenler, gün ışığında negatoskopa gerek olmadan rahatlıkla incelenebiliyor.

28 > TEMMUZ 2012


AKTÜEL

Mevcut sistemlerle üretilen medikal görüntüler, gümüş alaşım içeren oldukça pahalı, kalın plastik röntgen filmlerinin üzerine basılıyor. Mek Bilgi tarafından Xerox yazıcılarına entegre edilen baskı çözümü, DICOM (Digital Imaging and Communications in Medicine) standardındaki her görüntünün, Xerox ürünleri ile daha az bir maliyete daha uygun fiyatlı özel kağıtlara basılmasını sağlıyor. Mek Bilgi Teknolojileri Kurucu Ortağı Murat Aydın konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede; “Geliştirdiğimiz teknoloji, Türkiye’de kullanılmaya başladı. Doktorlar son derece memnun. Röntgenlerin baskı kalitesi, teşhis ve tedavide herhangi bir sıkıntı vermeyecek netlik ve kalitede. Bu teknoloji, Türk mühendis ve uzmanlarının başarısıdır. Xerox’a da bize destek verdiği için teşekkür ederiz” dedi.

“Önemli Bir Yenilik” Xerox Türkiye Genel Müdürü Mehmet Sezer ise; “Sağlık harcamalarının çok yüksek olduğu ülkemizde, geliştirdiğimiz DICOM baskı çözümü önemli bir yeniliktir. Bu çözümü hastaneler ve görüntüleme merkezlerinin yaygın kullanımı ile sağlık harcamalarında önemli bir düşüş olacaktır. Yurt dışına örnek olacak böyle bir teknolojiyi geliştiren iş ortaklarımızla birlikte çalışmaktan çok mutluyuz” dedi. DICOM Baskı çözümünü kullanacak firmalar, pahalı röntgen filmleri yerine çeşitli özel kağıt türlerini (şeffaf filmler, parlak kağıtlar, yarısaydam filmler vb.) kullanarak ciddi maliyet avantajları yakalayacak. Mevcut röntgen filmlerini basmaya yarayan ekipmanların, ofis yazıcılarına göre fiyat30 > TEMMUZ 2012

larının oldukça pahalı olması da ayrı maliyet avantajı sağlıyor. Xerox makineleri ile basılan röntgen görüntüleri, uzun yıllar gri ve renkli formalarda bozulmadan saklanabiliyor.

DICOM nedir? DICOM (Digital Imaging and Communications in Medicine) değişik cihazlardan elde edilen medikal görüntülerin, tüm dünyada kullanıldığı standart bilgi formatıdır. DICOM, tıbbi görüntülere ilişkin bilgilerin iletimi için geliştirilmiş ve şu anda en yaygın olarak kullanılan bir endüstri standardı. DICOM veri iletimi ve depolanması için geliştirilen TCP/IP üzerinde kurulu bir ağ protokolü olmasının yanı sıra aynı zamanda bir görüntü formatı olarak çalışıyor. DICOM görüntü formatı, siyah-beyaz görüntüde 65536 (16 bit) gri düzeyi destekleyerek görüntüleme cihazlarından elde edilen görüntünün sağlıklı görüntülenmesini sağlıyor. Bu açıdan, DICOM formatındaki görüntüleri JPEG ya da BMP gibi formatlara çevirmek veri kaybına sebep olacağından, DICOM formatını görüntüleyebilen yazılımlar kullanmak gerekiyor.

Veri Kaybına Son DICOM Baskı çözümü ile gümüş içeren pahalı röntgen filmleri yerine çeşitli kağıt türlerinin üzerine radyolojik görüntülerin basılabilmesi, bu çözümü benzerlerinden farklılaştırıyor. Türkiye’de yeni yeni kullanılmaya başlanan DICOM Baskı çözümü, kurumlara göre özel olarak yeniden yapılandırılabiliyor.


AKTÜEL

Huntleigh/Sonicaid’den Türkiye Tek Yetkili Distribütörü DO-PA A.Ş.’ye Ziyaret

3 gün süren toplantılar süresince ürünlerdeki güncellemeler konusunda personele gerekli eğitimlerin verildiğini belirten Eryaşar sözlerine ; “Üretici firmanın takviminin sıkışık olması nedeniyle ziyaret istediğimizden daha kısa sürdü. Ancak ileri bir tarihte daha uzun süreli yeni bir ziyaret gerçekleştirilmesi konusunda anlaştık. Bir dahaki buluşmamızda bu sefer kısıtlı süre sebebiyle gerçekleştirilemeyen hastane ve bayi ziyaretlerini hayata geçirmeyi düşünüyoruz. Neticede Sonicaid kalitesi tartışılmaz bir dünya markası ve Türkiye Cumhuriyeti sınırlarındaki tüm hekimlerimizin bu kalitenin ayrıcalıklarından faydalanmaya hakkı olduğuna inanıyoruz. Ülkemizin bir ucundan diğerine tüm uzmanlarımız için Sonicaid’in ulaşılabilir olması adına gerekli çalışmaları yapmaya ve bir gün herkese Sonicaid kullandırmaya kararlıyız” şeklinde devam etti.

DO-PA Pazarın Şartlarına Uygun Çözümler Geliştiriyor

H

untleigh / Sonicaid Bölge Sorumlusu Paul Cain ve Küresel Ticaret Direktörü David Dobbs’un katılımıyla DO-PA A.Ş. Genel Müdürü Murat Eryaşar’ın yönetiminde gerçekleştirilen toplantılarda; gündemde olan ve planlanan projeler hakkında fikir alışverişinde bulunuldu. Jinekolojik / vasküler ölçüm ve görüntülemede eşsiz çözümler sunan dünya markası Huntleigh / Sonicaid ürün grubunda, fetal / vasküler el dopplerleri, fetal monitörler, fetal/maternal monitörler, merkezi görüntüleme sistemleri bulunuyor.

Verimli Bir Ziyaret Oldu DO-PA A.Ş. Genel Müdürü Murat Eryaşar, “Ziyaret, şirketimiz ve üretici firma açısından oldukça verimli geçti. Değişen koşullara istinaden Türkiye pazarı için rekabet stratejilerini revize etme fırsatı bulduk. Bununla birlikte, kullanıcılardan gelen önerileri üretici firmaya aktarıp talep edilen güncellemelerle ilgili fikir alışverişinde bulunduk. Ayrıca Huntleigh firmasının ürünler bazında yapmayı düşündüğü Ar-Ge planlamaları ve bunların ülkemiz pazarında karşılaşabileceği olası yansımaları konusunda düşüncelerimizi aktardık. Dolayısıyla hem bizler açısından hem de distribütörü olduğumuz firma açısından verimli bir paylaşım oldu” şeklinde konuştu.

32 > TEMMUZ 2012

DO-PA’nın sektörde yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiğini ifade eden Eryaşar, “Sağlıkta dönüşüm çalışmalarını dikkatle takip etmekteyiz. Bu çerçevede pazarın günümüz koşullarındaki şartlarına uygun çözümler geliştirmeye devam ediyoruz. Bununla birlikte sunduğumuz ürünlerde uzun soluklu çözümler geliştirmekteyiz” dedi. Sonicaid ürünlerinin tanıtımının aslında çok zor olmadığını bildiren Eryaşar, bunu kolay kılan en önemli hususun kullanıcıların memnuniyeti ve yorumları olduğunu bildirdi. Bunu bir örnekle açıklayan Murat Eryaşar ; “Yakın geçmişte ziyaret ettiğimiz bir hocamızın fikirleri bizim için çok kıymetliydi. Kendisi yaklaşık 10 sene önce üretimden kalkan S121 model doplerimizi 20 yılı aşkın süredir kullandığını bize bildirdi. Bu durum ürünlerimizin pahalı olduğuna dair eleştiriyi kendiliğinden çürüten bir anektot oldu bizim için. Hocamız ürünü alırken piyasadaki benzerlerine oranla yüksek bir bedel ödediğini ancak geçen yıllarda bunu fazlasıyla amorti ettiğini bu nedenle markamıza herhangi bir alternatifi aklına dahi getirmediğini belirtti. Bu gibi örnekler çoğaltılabilmekle birlikte kurumlara ürünü sunarken hiçbir rakibimizin göze dahi alamadığı 5 yıl fabrikasyon garanti taahhüdünü rahatlıkla verebilmemizi sağlıyor” dedi. Murat Eryaşar sözlerini ; “Sonicaid ürünlerinin göreceli olarak pahalı sanıldığının farkındayız. Bunun sebebi rakip markaların Sonicaid için standart olarak verdiğimiz tüm özellikleri opsiyonel olarak sunup her bir özelliği ayrı fiyatlandırması ve istenmeyen her bir özelliği de maliyetten düşmesidir. Burada bahsettiğim parametreler üst düzey özelliklerin yanı sıra hekimin ihtiyacı olabilecek asgari fonksiyonları da içermektedir. Örneğin 5 yıl verdiğimiz garanti süresi rakiplerimizde 2 yıl. Kullanıcının istemesi durumunda garanti süresini 5 yıla ücreti mukabili uzatan rakiplerimiz var. Bu üstün biz özelliktir. Bununla birlikte harici bir bilgisayara veri aktarımı ya da merkezi görüntüleme için gerekli olabilecek veri çıkış portu dahi haricen ücretlendirilmekte ve kullanıcıyı maliyet konusunda yanıltmaktadır” şeklinde tamamladı.


AKTÜEL

Aile Hekimleri Kilo Takibi Yapacak

S

ağlık Bakanı Recep Akdağ, obeziteyle mücadelenin az yemek ve çok hareket etmekten geçtiğini belirterek, "Az ama her şeyden yiyerek 10 kilo verdim" dedi. Akdağ, obeziteyle mücadele noktasında aile hekimlerinin kilo takibi yapmasını öngören bir projeyi hayata geçirmek istediklerini anlattı. Sağlık Bakanı Recep Akdağ, 'Obezite ile Mücadele Kampanyası'nın Atatürk Orman Çiftliği'nde düzenlenen açılış toplantısına katıldı. Toplantıda obeziteyle mücadele konusunda detaylı bilgi veren Akdağ, kendisinin de yakın süre öncesine kadar şişmanlıktan obeziteye doğru gittiğini kaydederek, "Az ama her şeyden yiyerek 10 kilo verdim" dedi.

Düzenli Egzersiz Yapılmıyor

Sağlık Bakanlığı Obeziteyle Mücadeleye Start Verdi

Akdağ, sağlık muhabirleri ile bir araya geldiği kahvaltılı toplantıda, şişmanlıkla hareketsizliğin birbirini besleyen iki durum olduğunu söyleyerek, dünyada her yıl 3 milyona yakın insanın şişmanlığa bağlı hastalıklardan hayatını kaybettiğini dile getirdi. Akdağ, vücut kitle indeksinin ölçümüyle insanların kilo farkındalığına ulaşabileceğini belirtti. Vücut kitle indeksi 25'in üzerinde olduğu zaman bir insanın kilolu olarak görüldüğünü ifade eden Akdağ, "İnsanımızın yüzde 68'i düzenli egzersiz yapmıyor. Toplumu 3'e ayırabiliriz. İlk grup kilosu normal olan, yani vücut kitle indeksi 20-25 arası olan. İkinci grup, vücut kitle indeksi 25-30 arası olan kilolu grup. Üçüncü grup ise 30'un üstünde olan obez grup. Hedefimiz, bireylerin kendi vücut kitle indekslerinin farkına varmaları ve şişmanlıktan görüntüleri dolayısıyla yakınan insanların şişmanlığın sağlık açısından da sıkıntı yaratacağını bilmeleri" şeklinde konuştu. Aile hekimlerinin obeziteyle mücadele konusunda yoğun bir şekilde çalıştıklarını söyleyen Akdağ, obeziteyle mücadele konusunda yapılması gerekenlerle ilgili bilgi verdi. Az yemenin önemini vurgulayan Akdağ, "Şeker ve undan yapılan yiyecekleri azaltmalıyız. Acıkmadan sofraya oturmamalıyız. Stresli bir hayat yaşıyorsanız eve gittiğinizde yemek yemek en büyük zevk. Bunu azaltmaya çalışmalıyız" dedi.

Sağlıkta Dönüşüm 2016 Yılında Tamamlanacak Öte yanda, Muğla’da obezite ile mücadele projesinin startını vermek ve bakanlığı ile ilgili incelemelerde bulunmak üzere gelen Sağlık Bakanı Recep Akdağ, 2016 yılının başına kadar Sağlıkta Dönüşüm Projesi’nin tamamlanacağını açıkladı. Muğla Gençlik Hizmetleri ve Spor İl müdürlüğü tarafından organize edilen obezite ile mücadele projesi kapsamında Muğla’da düzenlenen ‘Hareket Ediverin Gari’ yürüyüşünün startını vermek üzere gelen Sağlık Bakan Akdağ, Vali Fatih Şahin'i ziyaret etti. Valilik makamında gazetecilere açıklama yapan Bakan Akdağ, “Sağlık 7’den 70’e değil, doğumdan ölümü kadar devam eden bir süreçtir. Bu projenin bir hayal ürünü olduğunu söylediler. Aradan 10 yıl geçti ve Sağlıkta Dönüşüm Projesi devam ediyor” dedi.

34 > TEMMUZ 2012


AKTÜEL

Alvimedica’ya Sosyol Sorumluluk Ödülü Stent ve stent uygulama ürünlerinde Türkiye’nin tek ve öncü üretici firması olan Alvimedica, Kalp Sağlığı Alanında Sosyal Sorumluluklarını En İyi Yerine Getiren Sağlık Kuruluş Ödülü’ne layık görüldü.

36 > TEMMUZ 2012

S

ağlık Gönüllüleri-Türkiye’nin (SG-T) Kalp Sağlığında Sosyal Sorumluluk Ödülleri’nin 6.ncısı gerçekleşti. Ankara Ramada Plaza Oteli’nde düzenlenen gecede ödüller sahiplerini buldu. Kalp Sağlığı Alanında Sosyal Sorumluluklarını En İyi Yerine Getiren Sağlık Kuruluşu kategorisindeki ödüle, Türkiye’nin yenilikçi medikal teknolojilerde dünya markası Alvimedica layık görüldü.

“Yaşam İçin Stent” Sağlık Bakanlığı, Avrupa ve Türk Kardiyoloji Derneklerinin ortaklaşa gerçekleştirdiği; ambulanslarda ve kalp krizi vakalarına müdahaleler sırasında, acil servislerde sürekli çalışan anjiyo cihazının bulundurulması; bu vakalara acil müdahale için uzman doktor, hemşire ve teknisyenlerin dönüşümlü ama 24 saat sistemiyle çalışmasının sağlanması; konuyla ilgili sağlık ekibinin girişimsel kardiyoloji simülasyon eğitimleri gibi çalışmaları içeren “Yaşam için stent” (Stent For Life) projesine verdiği önemli destekle ödüle layık görülen Alvimedica’nin ödülünü firmanın CEO’su Cem Bozkurt aldı.


AKTÜEL

“Örnek Teşkil Etmesini Diliyoruz” Alvimedica’nın “Kalp sağlığı alanında sosyal sorumluluklarını en iyi yerine getiren sağlık kuruluşu” ödülünü sunan Sağlık Gönüllüleri-Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Engiz de yaptığı konuşmada; “Birçok kurum ve kuruluş kendi alanlarında önemli projeler yürütüyorlar, çalışmalar gerçekleştiriyorlar. Ama ülkemizde özellikle sağlık alanında sosyal sorumluluk projelerinin arttırılmasına çok ciddi bir şekilde ihtiyaç var. Biz bu alanda daha fazla proje üretilmesini teşvik etmek için elimizden geleni yapıyoruz. 2007 yılından beri düzenlediğimiz bu etkinliğimizle bu alandaki projelerin daha çok artırılmasına öncülük etmeyi hedefliyoruz. Bu yıl en önemli sağlık konularından birine dikkat çekmek istedik, ana temamızı 'Kalp Sağlığı' olarak belirledik. Birçok proje geldi. Hepsi çok değerliydi ama hem proje olarak hem de uygulamadaki başarı kriterlerine göre ödül alacak kurum ve kuruluşları, kişileri değerlendirdik. Ödül alan tüm kurum ve kuruluşları, kişileri kutluyor, diğer kurum ve kuruluşlara örnek teşkil etmesini diliyoruz.” dedi.

Sağlık Gönüllüleri Türkiye Derneği’nin Kalp Sağlığı alanında ödül alan diğer kişi ve kuruluşlar ise şöyle: Yaşam Boyu Başarı Ödülü:

Prof. Dr. Aydın Aytaç

Alvimedica CEO’su Cem Bozkurt, ödülü Sağlık Gönüllüleri-Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Engiz’den aldı.

Alvimedica CEO’su Cem Bozkurt ödül töreninde yaptığı konuşmasında, “Sürdürülebilir büyüme ve kurumsal sorumluluk bilincine büyük önem veriyoruz, bu paralelde titizlikle çalışıyoruz. Bu görüş doğrultusunda da, Stent For Life gibi uluslararası projelere destek sağlıyoruz, önemli birliklerde yer alıyoruz. Geçtiğimiz ay, şirketler için bir rehber oluşturması amacıyla, insan hakları, çalışma şartları ve çevre gibi konular etrafında şekillenen 10 temel ilkeyi hayata geçiren Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ni (UN Global Compact) imzaladık. Bu sözleşme ile Alvimedica’nın insan hakları, çalışma şartları, çevre sağlığı dahil tüm sorumluluklarının bilincinde; içinde yaşadığı toplumun gelişimine, değişimine katkı sağlamayı hedefleyen kurumsal kimliğinin altını bir kez daha çizmiş olduk. Bugün aldığımız kalp alanında sosyal sorumluluklarını en iyi yerine getiren sağlık kuruluşu ödülü ile çalışmalarımızın sonucu almaya başladığımızı görüyor ve bundan büyük mutluluk, onur duyuyoruz. Alvimedica olarak bu alanda çalışmalarımızı daima sürdüreceğiz.” dedi.

38 > TEMMUZ 2012

Kalp Sağlığı Alanında Sosyal Sorumluluklarını En İyi Yerine Getiren Kuruluş Kategorisi:

Becel – “Kalbini Sev” Projesi

Kalp Sağlığı Alanında Sosyal Sorumluluklarını En İyi Yerine Getiren Sivil Toplum Örgütü Kategorisi:

Türk Kardiyoloji Derneği Atriyal Fibrilasyon Derneği

Kalp Sağlığı Alanında Sosyal Sorumluluklarını En İyi Yerine Getiren Sağlık Kuruluşu Ödülü Kategorisi:

Alvimedica, Türkiye Servier İlaç Sanofi Türkiye

Kalp Sağlığı Alanında Sosyal Sorumluluk Özel Ödülleri:

Doç. Dr. Yaman Zorlutuna & Doç. Dr. Can Özer (Bayındır Sağlık Grubu) Prof. Dr. Tayyar Sarıoğlu (İstanbul Kalp Cerrahisi Vakfı Başkanı) Prof. Dr. Bingür Sönmez Prof. Dr. Mehmet Öz Prof. Dr. Cevdet Erdöl (TBMM Sağlık, Aile, Çalışma Ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı) Doç. Dr. Oğuz Taşdemir


AKTÜEL

Kalp Hastalıklarının Tanısında Altın Standart: Anjiyo

Hisar Intercontinental Hospital Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Tuba Bilsel.

40 > TEMMUZ 2012

Sigara en yakın yoldaşınızsa, hipertansiyonla da aranız iyiyse; bir de kilonuz varsa kalp hastalıklarının en sık uğradığı duraklardan biri olmaya adaysınız demektir.

S

igara, hipertansiyon ve özellikle göbek çevresindeki yağlanma ile tetiklenen ve hiç belirti vermeden yıllar boyunca ilerleyen koroner arter hastalıkları ve bu hastalıkların teşhisinde altın standart olan anjiyo hakkında merak edilenleri Hisar Intercontinental Hospital Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Tuba Bilsel’e sorduk.

Koroner Arter Hastalığı nedir? Kalp damarlarında ateroskleroz dediğimiz damar sertliği durumu gelişmesidir. Kalp damarlarının iç yüzünü kaplayan endotel dediğimiz koruyucu zarın en önemli özelliği kanın damarlar içinde akışkan şekilde, pıhtı oluşturmadan akmasını sağlamaktır. Sigara, hipertansiyon, özelikle göbek çevresinde yağlanma, şeker hastalığı gibi risk faktörlerinin varlığı endotelde hasar oluşumuna neden olur. Vücudun herhangi bir yerinde oluşan yara nasıl vücudun savunma mekanizmalarıyla kapatılmaya çalışılıyorsa, endotelde oluşan hasar da vücut tarafından onarılmaya çalışılır, ancak bu hem kalp duvarlarında hem de ilerleyen zamanlarda damar içine doğru yer kaplayan istenmeyen doku oluşumuna sebep olur. Damarlardaki darlıklar zamanla tıkanıklıklara yol açar. Tüm bu süreçler koroner arter hastalıkları olarak adlandırılır.


AKTÜEL Belirtileri nelerdir?

Anjiyo sırasında alınan radyasyonun zararı var mıdır?

Hiç belirti vermeden yıllar boyunca ilerleyebileceği gibi, daha önceden olmayan, yeni başlayan çabuk yorulma, eforla gelen ve eforu kısıtlayan göğüs, sırt, kol ağrısı, yeni gelişen eforla alakalı nefes darlığı sık görülen belirtilerdir. Bunun yanı sıra koroner arter hastalığının ilk bulgusu ani gelişen kalp krizi ya da daha şanssız hastalarda ani ölüm olabilir.

Anjiyografi sırasında opak madde damardan geçerken röntgen ile 2-3 saniyelik çekim yapılarak ortalama 6-7 görüntü alınır ve bu miktarda alınan radyasyonun sağlığa zararı yoktur.

Koroner Anjiyografi nedir? Koroner anjiyografi; kalbi besleyen damarların görüntülenmesi yöntemidir. Anjiyo laboratuvarında yapılır. Kalp damarlarının içine röntgende görülen opak madde (kontrast madde) verilerek kalp damarlarının anatomisi gözlenir.

Neden yapılır? Kalp damarlarının kalp kasını beslemede yetersiz kaldığının düşünüldüğü, buna ait deliller olduğu durumlarda yapılır. Eforla ortaya çıkan göğüs ağrısı olan hastalarda ve bu sebeple uygulanan efor testinin anormal olduğu durumlarda ya da son zamanlarda giderek artan ya da istirahatla dahi geçmeyen uzun süren göğüs ağrılarında, ani kalp krizinde tanı ve tedaviyi planlamak için uygulanan eşsiz bir tanı yöntemidir.

Anjiyo ile ulaşılan bilgiler nelerdir? Anjiyoda kalp damarları görüntülenerek; damarların büyüklüğü, çapı, daralma olup olmadığı, daralmışsa ne kadar daraldığı, darlığın nerede olduğu, darlığın uzunluğu, darlıkta kireçlenme olup olmadığı, damarın içinde pıhtı olup olmadığı damarın düz mü kıvrımlı mı olduğu bilgileri alınır. Koroner anjiyografi tamamıyla tanısal bir yöntemdir. Çıkan sonuca göre tedavi (ilaç tedavisi, balon-stent- by-pass) planlanır.

Ne zaman yapılır? Anjiyografi hemen her zaman uygulanabildiği gibi elektif dediğimiz planlı anjiyografi için hastanın 6 saat aç olması istenir. Acil durumlarda ise gerekli önlemler alınarak mümkün olan en kısa zamanda uygulanır.

Riskli Bir Uygulama Mıdır? Anjiyografi girişimsel bir işlemdir. Dolayısıyla da tamamen risksiz bir uygulama değildir. En ciddi riskleri: ölüm, inme ve anjiyografi sırasında kalp krizi geçirme olasılığıdır; ancak bu riskler toplamda 1/1000’den azdır. Bunun dışında daha sık görülen riskler: - Kullanılan opak maddeye bağlı gelişen alerji, - Anjiyo giriş yerindeki damarda gelişen komplikasyonlar (hematom, atardamar ile toplardamar arasında fistül, anevrizma dediğimiz damar duvarında balonlaşma gibi), - Nadiren de bazı hastalarda yine kullanılan opak maddeye bağlı akut böbrek yetmezliğidir.

42 > TEMMUZ 2012

Anjiyografi öncesi nelere dikkat edilmelidir? Planlı vakalarda 6 saatlik açlık gerekir. Anjiyo öncesi kesilmesi gereken bir takım ilaçlar var. Bu konuda hasta doktoru tarafından bilgilendirilecektir. Ayrıca hastanın doktoru tarafından belirtilmedikçe özel bir hazırlığa gerek yoktur.

Anjiyo vücudun hangi bölgelerinden yapılır? Sıklıkla femoral arter dediğimiz kasık bölgesindeki atardamardan ve radial arter denilen el bileği atardamarından uygulanır. Daha nadiren de, eğer bu iki damar uygun değilse, brakial arter dediğimiz dirseğin iç bölgesindeki atardamardan uygulanabilir.

Acılı/ağrılı bir işlem midir? Lokal anestezi altında uygulanan bir işlemdir. Kişinin ağrı eşiğine göre değişkenlik göstermekle beraber genellikle sadece lokal anestezi yapılırken uygulanan iğne acısından fazla bir ağrı hissedilmez.

Anjiyo sırasında kullanılan ilacın zararı var mıdır? Nadiren alerji yapabilir. Bir de bazı riskli hastalarda (bilinen böbrek yetmezliği ya da böbrek yetmezliği riski olanlarda, bazı ilaçları kullanan diyabetiklerde ) böbrek yetmezliği yapabilir.

Kasıktan mı koldan mı yapılması daha sağlıklıdır? Kalp damarlarına ulaştıktan sonra kalp damarları ile ilgili alınan görüntüler ve yorum açısından her iki yoldan yapılan anjiyo arasında bir fark yoktur. Sadece el bileğinden anjiyonun uygulandığı atardamarın (radial arterin) komşuluğunda ven ya da sinir bulunmaz. Ayrıca bu arter daha yüzeyel seyrettiği için anjiyo sonrasında bu damarda kanama kontrolü kasık damarına göre daha kolay sağlanır. El bileğinden uygulanan anjiyoda giriş yerine bağlı komplikasyonlar (kanama, şişme) yok denecek kadar azdır. Eğer hastanın karın ve bacak damarlarında bilinen tıkanıklıklar varsa, özellikle kasık ve karın bölgesi fazla kilolu olan kişilerde koldan anjiyo uygulaması komplikasyonları azaltmak adına daha sağlıklıdır. Bunun yanı sıra el bileği arteri kasık arterine göre daha ince ve spazm dediğimiz işlem sırasında büzüşmeye daha meyillidir. Bu da bu yolla kalp damarlarına ulaşmayı özellikle ince yapılı kişilerde engeller. Bunun yanı sıra el bileği ince dolayısıyla da el bileği damarı ince; olan ufak tefek, zayıf bayanlarda kasık damarından anjiyo uygulamak hem hasta hem de uygulayan hekim için daha kolay ve sağlıklı olacaktır.


AKTÜEL

Japon Devi AND Mesitaş Güvencesiyle Türkiye’de

1

979’dan beri “Güvenebileceğiniz Teknoloji” sloganıyla sağlık sektöründe başta dijital tansiyon aletleri olmak üzere birçok ürün üreten AND, yine alanında öncü firmalardan Mesitaş A.Ş. distribütörlüğünde Türkiye pazarına girdi. Klinikçe onaylı yüksek kalite ve üretim standartlarına sahip tansiyon aletleri hekimlerimizin ve kullanıcıların hizmetinde sunulmuştur, AND tansiyon aletlerin tüm dünyada hekimler tarafından hastalarına önerilmesinin en büyük nedeni hastane ve kliniklerdeki güvenli ölçüm sisteminin eve taşınmasıdır. Evdeki takip de en az hastanedeki kadar önemlidir ve tedavinin bir parçasıdır.

UA-767 Plus Düzensiz Kalp Atışı (IHB) Gösterimi Tansiyon sınıf sonuçlandırması Gösterimi Son Ölçüm Hafızası Rahat Okunabilir 3 Satır Ekran Tek Tuş Özelliği Rahat Manşet

UA-774 Düzensiz Nabız Atışı gösterimi (IHB) Tansiyon Sonuç Sınıflandırması Gösterimi İki Kişilik 30 Hafıza + Averaj Özelliği Rahat Manşet Aydınlatmalı Başlat Tuşu

Sağlık sektöründe başta dijital tansiyon aletleri olmak üzere birçok ürün üreten AND, yine alanında öncü firmalardan Mesitaş A.Ş. distribütörlüğünde Türkiye pazarına girdi.

UA-705 Masa Tipi, Kompakt Düzensiz Nabız Atışı Gösterimi (IHB) Tansiyon Sonuç Sınıflandırması Gösterimi 30 Hafıza + Averaj Özelliği Rahat Manşet AA Pil ile Çalışma Özelliği

UA-787 Plus Kolay ve Hızlı Ölçüm İmkanı Düzensiz Nabız Atışı Gösterimi (IHB) Tansiyon Sonuç Sınıflandırması Gösterimi Tarih ve Saat ile Birlikte 60 Hafıza + Averaj Özelliği Kendinden Kavrayan Yeni Tasarım Ergonomik Manşet Rahat Okunabilir, 3 Satır Ekran Saat Göstergesi ve Alarm Özelliği

UB-351 Basit Tek Tuşla Bilekten Ölçüm Düzensiz Nabız Atışı Gösterimi (IHB) Tansiyon Sonuç Sınıflandırması Gösterimi 90 Hafıza + Averaj Özelliği

UB-511 Ultra Kompakt ve Hafi Tasarım Manşet Şişme Süresi Dahil Hızlı Ölçüm Düzensiz Nabız Atış Gösterimi (IHB) Tansiyon Sonuç Sınıflandırması Gösterimi 30 Hafıza + Averaj Özelliği 44 > TEMMUZ 2012


DOSYA

Ekstremiteye Özel Tomografi Görüntüleme

Planmed Verity, tüm bu özellikleriyle ortopedik ekstremite görüntülemesinde devrim olarak nitelendiriliyor.

T

ürkiye distribütörlüğünü Reproset A.Ş.’nin yaptığı Planmed Verity Ekstremite BT Tarayıcı, Türkiye ve dünyada ilk defa 30 Mayıs – 02 Haziran tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenen Ortopedi ve Travmatoloji Kongresi’nde tanıtıldı. Cihaz “Extremities CT” yani kol ve bacakların tomografisi için az ışın veren bir sistemde geliştirildi. Bununla birlikte, insanların bilhassa tüm beden tomografi cihazlarında karşılaştıkları kapalı alan korkusunu yaşamalarına gerek kalmadan açık bir tomografi sistemi sağlıyor. Sporcuların sürekli olarak karşılaştığı bacak ve kollarındaki hasarları, diğer tüm beden tomografi cihazlarına nispeten az radyasyon veren ve 3 boyutlu görüntüleme ile detaylı teşhis koyabilme imkanı sunuyor.

Özel Ortopedi Görüntülemesi İçin Hastanın ortopedi kliniğini ilk ziyareti sırasında yapılan 2 boyutlu ekstremite radyografi görüntülenmesinde çoğu 46 > TEMMUZ 2012


DOSYA Etkili Teşhis ve Tedavi Planlaması Planmed Verity ile tekrar çekime ihtiyaç duyulmadan istenen görüntü kalitesi sağlanır. Planmed Verity’nin 3 boyutlu görüntüleme yeteneği ile klinisyen teşhis, tedavi planı ve olası cerrahi müdahale gereksinimi ile ilgili kolaylıkla karar alır. MPR yüzey görüntülenmesi çoklu imaj görüntülenmesi ve en kompleks metal implantlarda dahi en ince detayların görünebilirliğini sağlayan ”Metal Artifakt Giderim” algoritmasını sağlar.

Gantri Yüksekliği

zaman çatlaklar teşhis edilemez. Birçok durumda detaylı görüntüleme için BT veya MR görüntülemesine ihtiyaç duyulur. Ne yazık ki, çoğu zaman hasta yoğunluğundan ötürü bu modaliteler o anda hastaya hizmet verebilecek durumda değildir.

Planmed Verity Ekstremite BT Tarayıcı Planmed Verity, ekstremiteler de nispeten daha düşük dozla, yüksek çözünürlüklü hacimli (3 boyutlu) görüntü oluşturmak için CBCT teknolojisi kullanır. Verity, radyalogların, ortopedistlerin ve ekstremite uzmanlarının (el cerrahi, pediatri uzmanı vs.) kullanımına uygun olarak; acil departmanlara, ortopedi klinikleri ve travma merkezleri için dizayn edilmiştir.

Planmed Verity ile Daha İyi Çatlak Teşhisi Üst üste binen yapılarda ince çatlak İzgilerinin 2 boyutlu radyografi ile görülebilirliği çok sınırlıdır. Bu durumda, hasta aylar süren bir iyileşme süreci ile birlikte tekrarlanan grafilerle gereksiz yere yüksek doz almak zorunda kalabilir. Planmed Verity Ekstremite BT Tarayıcı, ilk müdahale sırasında ince ve gizli çatlakların teşhis edilebilmesi için tasarlanmıştır. Sistemin farklı amaçlar için geliştirilmiş özel uygulamaları ve araçları, optimum ekstremite görüntülemeyi sağlar.

Düşük Dozla Yüksek İmaj Kalitesi Flat panel dedektörlü CBCT Teknolojisi, konvansiyonel MDCT teknolojisine göre çok daha düşük oranda düz kullanır. Planmed Verity Ekstremite BT Tarayıcı’nın doz seviyesi, ince çatlakların görülebilmesi için istenen tekrarlanmış radyografi çekimlerindeki doz seviyesi ile aynıdır. Buna karşılık, Planmed Verity, Dozu; bir akciğer grafisi ile veya 1 haftalık çevreden alınan doz ile karşılaştırılabilir. Planmed Ekstremite BT Tarayıcı da çük düşük doz kullanılmasına rağmen, görüntü kalitesi maliyeti yüksek tomografi cihazlarından elde edileceklerden daha iyidir. 48 > TEMMUZ 2012

Olabilecek en iyi ekstremite pozisyonlandırması için, Planmed Verity’nin gantri yüksekliği motorize ayarlanabilir ve tilt yapılabilir. Özel karbon fiber pozisyonlandırıcılar ile hedef bölgenin görüntüleme alanında olması sağlanır. Görüntüleme sırasında hasta, yumuşak ve rahat bir gantri üzerine yaslanır. Böylece görüntü üzerindeki hasta konforsuzluğundan kaynaklı istenmeyen hareket etkileri azalır. Planmed Verity’nin değişken hasta pozisyonlama seçenekleri hasta için en uygun pozisyonda hatta hasta yatağında çekim yapılmasına imkan veriyor. Böylece hem hasta hem teknisyen için daha hızlı ve kolay görüntüleme sağlanmaktadır.

Mobil Dizayn Opsiyonel mobil konfigürasyonu ile Planmed Verity her türlü çekim odasında kullanılabilir. Kısıtlı alanlarda, kullanılmadığı zamanlarda, saklama pozisyonunda tutulabilir. İhtiyaç duyulduğunda çok kısa bir sürede aktif hale getirilebilir. Cihazın kurulumu sırasında ek bir oda hazırlanmasına veya ek bir soğutma sistemine ihtiyaç yoktur. Sistem, sadece güç kablosunun prize takılması ile bilgi sistemine Ethernet bağlantısı ile kurulabilir. Mobil Planmed Verity, bitişik X-Ray odalarında, çekim yapılırken odalar arası yer değiştirilerek kullanılabilir.

Özel Pozisyonlandırma Sistemi Özel dizayn edilmiş pozisyonlandırıcılar ve opsiyonel kamerası ile çekim bölgesinin; görüntüleme alanının merkezinde olması sağlanır. Böylece optimum çatlak görüntülenmesi için doğru anatomik yönlendirme sağlanır ve CBCT görüntülemede optimum görüntü kalitesi elde edilir.

Becerikli Kontrol Arayüzü Planmed Verity’nin becerikli, tek elle kontrol edilebilen gantri ve tepsi hareketleri ile kullanıcı; hastayı kolaylıkla pozisyonlandırır.

Optimum Hedef Görüntülenmesi Genişletilmiş gözyaşı damlası şeklindeki boşluğu ile Planmed Verity, hedef bölgenin en iyi şekilde görüntülenebilmesini sağlar. Bununla birlikte, hastanın alan huzursuzluğunu ve kaygısını azaltır. Görüntülenme alanı


DOSYA Radyoloji Bilgi Sistemi (RBS) ve Görüntü Depolama ve İletim Sistemi (PACS)ne bağlanır.

Bası Altında Tomografi Planmed Verity Ekstremite tarayıcısının en çekici yeni uyglamalarından biri, hastanın çekim süresince gantrinin içerisinde ayakta durduğu bası altında çekim yapabilme opsiyonudur. Bası altında görüntüleme; hastanın kendi ağırlığı yani doğal yükle bilek veya dizin anatomik yapısının görüntülenmesini sağlar. Bu yeni uygulama ile daha önce teşhis edilemeyen birçok sorun tedavi edilebilecektir.

Yumuşak Yüzeyli Gantri Başarılı görüntülemenin anahtarı doğru pozisyonlandırmadır. Çatlaklı bir hasta için görüntüleme süresince sabit durmak kolay olmayabilir. Yumuşak gantri yüzeyi, hastanın kendini rahat hissettiği bir pozisyonda çekim yapılmasını sağlar. Bununla beraber gantri için farklı renk alternatifleri bulunmaktadır. Farklı renk alternatifleri hastanın görüntüleme süresince gevşemesine yardımcı olmaktadır.

Hızlı 3 Boyutlu Görüntü Yapılandırma Planmed Verity Ekstremite tarayıcısı ile görüntül transferinden sonra birkaç dakika içerisinde 3 boyutlu görüntü elde etmek mümkündür. 3 boyutlu yapılandırma işlemi süresince tescilli imaj işleme algoritması ince ayarla kliniğe uygun görüntü işler. İşlenen görüntü; PACS veya radyologun iş istasyonuna DICOM formatında transfer edilebilir.

Büyütülmüş Hacim Gerekli olduğu durumlarda 3 boyutlu görüntü üzerinde büyütme yapılabilir. Opsiyonel birleştirme algoritmasıyla; bitişik iki imaj otomatik olarak tek bir hacim üzerine birleştirilebilir. Bu özellik; nadir görülen uzun çatlaklar için veya büyütülmüş 3 boyutlu görüntüleme gerektiren durumlarda kullanışlıdır. yeşil ve kırmızı lazer ile işaretlenir. Gantri üzerindeki opsiyonel video kamera ve çok fonksiyonlu ekran doğru yerleşimi için kullanılır.

Dokunmatik Ekran ile Kolay İş Akışı Kullanıcı, işlem süresince dokunmatik ve kolay kullanıcı arayüzü ile yönlendirilir. Görüntü işleme, imaj depolama, yüzey görüntülemesi ve daha birçok işlem dokunmatik ekran yazılım araçları ile kolaylıkla yapılır. Dokunmatik ekranın yüksekliği ve açısı çalışma ergonomisine göre ayarlanabilir.

Bağlantı Planmed Verity Manager Yazılımı ile hastane görüntüleme ağına bağlantı kolaydır. DICOM (Dijital Imaging and Communication in Medicine) hasta listesi yönetimi ve imaj iletim protokolleri ile Hastane Bilgi Yönetim Sistemi (HBYS),

50 > TEMMUZ 2012

Antifakt Giderimi Planmed Verity’nin ileri artifakt giderim algoritması; özellikle operasyon sonrası çekimlerde optimum görüntü kalitesi sağlar. Çatlaklarda ve eklem yüzeylerinde çok önemli olan kemik metal çevresinin tüm yüzeylerde detaylı gösterilmesini sağlar.

İleri Uygulamalar Planmed Verity ve CBCT Teknolojisi için, yeni ve ilgi çekici birçok özellik bulunabilir. Örnek olarak, kemik iyileşme süreci alışıla gelmişin tersine alçı çıkarılmadan yapılabilir. Bununla beraber, artrografi veya diğer özel çekimler için kontrastlı çekimler yapılabilir. Bunlar; Planmed Verity Ekstremite Tarayıcı’nın birçok ileri uygulamasından yalnızca birkaç özel örnektir. Düşük doz, kolay erişim ve yüksek kalitede imajın birleşimi olan Planmed Verity, tüm bu özellikleriyle ortopedik ekstremite görüntülemesinde devrim olarak nitelendiriliyor.


DOSYA

Hayata Uyumu Kolaylaştırıyor Merkezde en iyi rehabilitasyon ekiplerinin eşliğinde çağdaş tıbbın en gelişmiş, modern bakım üniteleri ve rehabilitasyona yönelik cihazlarla tedavi yapılıyor.

52 > TEMMUZ 2012

1

863 yılından beri babası hayatta olmayan, maddi durumu yetersiz yetenekli çocuklara kolej seviyesine eğitim fırsatını sunan Darüşşafaka Cemiyeti bünyesinde kurulan Darüşşafaka Ömran ve Yahya Hamuloğlu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi ileri teknoloji donanımı ve uzman ekibiylehizmet vermeye devam ediyor. Bağışçılarla varlığını sürdüren Darüşşafaka Okulları’na kaynak sağlamak ve bağışçılarına en iyi koşullarda tedavi olma imkanı sunmak amacıyla kurulan Rehabilitasyon Merkezi 2005 yılından bu yana modern bakım ünitelerinde bağışçılar dışında da sayısız hastayı hayata döndürüyor.

Konusunda Uzman Ekipler Tarafından Hizmet Veriliyor Merkez mesleğinin en üst seviyesinde olan rehabilitasyon uzmanları, fizyoterapistler, hidroterapistler, psikiyatrist, psikolog, diyetisyenler ve hemşirelerden oluşan uzman bir ekiple hizmet veriyor. Benzer merkezlerden farklı olarak konuşma terapisi hizmeti de veren merkezde hastalar yaşama her yönüyle yeniden uyum sağlayabilecekleri özel bir tedavi sürecinden geçiyor. Son teknolojik gelişmeleri takip ederek Türkiye’ye getiren Darüşşafaka Ömran ve Yahya Hamuloğlu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi, robot sürüşlü yürüme sistemi olan Lokomat, Aqvaterapi tedavi yöntemlerini başarıyla uyguluyor. Türkiye’de ve dünyada sayılı sağlık merkezinde bulunan robot kontrollü ve bilgisayar destekli yürüme aygıtı “Lokomat” beyin omurilik yaralanması, inme, multiple skleroz ,serebral palsi, spinal


DOSYA

gerginliği, spazmı azaltmasından, venöz dönüşü arttırmasından, ağrıyı azaltmasından, rahatlatıcı özelliğinden, basınçlı suyun uyarıcı etkisinden yararlanılarak Romatoid artrit, fibromyalji, yaygın kas gerginliği, donuk omuz, beyin omurilik yaranlaması, inme, multiple skleroz, KOAH, spor yaralanmaları, skolyoz, kireçlenme, bel fıtığı, bel kayması, poliomyelit, serebral palsi gibi hastalıklarda eklem hareket açıklığını germe, kuvvetlendirme, denge koordinasyon, dayanıklılık egzersizleri ile tedavi planlanıyor. Gerekirse su içi traksiyon da uygulanabiliyor. Tüm vücut galvani banyo özellikle yaygın ağrılı durumlarda kullanılıyor. Tüm vücut ve bölgesel girdap banyosu yüzeysel trombofilebit gibi periferik damar hastalıklarında, yara iyileşmesinde, yanıklarda, el rehabilitasyonunda, kireçlenmelerde, uzun süre hareketsiz kalmış hastalarda, tendon, sinirlezyonlarında kullanılıyor.

“Yaşama Uyum Merkezi” ile Sosyal Rehabilitasyon Sağlanıyor

stenoz yürüme güçlüğü denge kaybı oluşturan bir çok nörolojik ve ortopedik hastalıklarda yürüme eğitimi, kondüsyon kazanma, yeniden öğrenme ve rehabilitasyonda kullanılıyor. Aquvaterapi bölümde ARJO havuzda suyun kaldırma kuvvetinden, kas, tendon ve bağ dokularındaki

54 > TEMMUZ 2012

Merkezin en önemli ünitelerinden birisini kuşkusuz “Yaşama Uyum Ünitesi” oluşturuyor. Merkezde tedavi gören hastalara taburcu edilmeden önce ev ve çevre yaşantısına uyum sağlayabilmeleri için özel olarak hazırlanmış ev ve gündelik yaşam alanlarından oluşan ünitede eğitim veriliyor. “Yaşama Uyum Ünitesi”nde ev içindeki günlük yaşam aktiviteleri bunlar; mutfağı kullanma giyinme, banyo yapma, ev içindeki transferler, hobiler, ev dışında kaldırımda ve farklı zeminlerde yürüme, otomobile inme – binme, para çekme ve market alışverişi gibi gündelik hayata dair eylemlerle ilgili uzmanlar eşliğinde pratik yapılabiliyor. Hastalar böylece başkalarına ihtiyaç duymadan veya en az bağımlılık seviyesinde yaşayabilme becerilerini yeniden kazanabiliyor.


DOSYA

CBÜ, Ege Bölgesi’nde İlk Defa Robotik Kemoterapi Sistemini Başlattı

CBÜ Hafsa Sultan Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü'ne bağlı Kemoterapi Uygulama Ünitesi hizmete girdi. Yeni sistemde hastaların ilaçları insan eli değmeden robotik olarak hazırlanacak.

E

ge Bölgesi’nin ilk robotik sistem kemoterapi hazırlama ve uygulama ünitesi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Hafsa Sultan Hastanesi’nde hizmete girdi. CBÜ Hafsa Sultan Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü'ne bağlı Kemoterapi Uygulama Ünitesi hizmete girdi. Yeni sistemde hastaların ilaçları insan eli değmeden robotik olarak hazırlanacak. Tamamen steril şartlar ve en doğru dozlarda hazırlanan ilaçlar, personelin sağlığına hiçbir tehdit oluşturmayacak şekilde ve çok kısa sürede hazırlanacak. Ünitenin açılışı, Manisa Valisi Halil İbrahim Daşöz, CBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Pakdemirli, CBÜ Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Var, doktorlar ve hastane çalışanlarının katılımı ile gerçekleştirildi.

Açılışı yapılan ünitenin hem Manisa hem de Ege için ilk olduğunu kaydeden CBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Pakdemirli, üniversite adına gurur duyduklarını söyledi. Pakdemirli, “Bu merkez Manisa’da bir ilk. Aynı zamanda da Ege Bölgesi’nde de bir ilk. Henüz Ege Üniversitesi bile bu merkezi yapmış değil. Tamamen onkoloji hastalarımıza el değmeden kemoterapi ilaçları hazırlanıyor” dedi. Hastane çalışanlarını ve doktorları kutlayan Vali Daşöz ise Ege için bir ilk gerçekleştirmekten dolayı Manisa’nın gurur duyması gerektiğini ifade etti.

Ege’de İlk Ve Tek Robotik İlaç Hazırlama Sistemi Açılışta yeni ünite hakkında bilgi veren Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Gamze Göksel, Ege Bölgesi'nin ilk ve tek robotik sistem kullanılan Kemoterapi Uygulama Ünitesi olduklarını söyledi. Göksel, ''Kemoterapi ilaçları bu ünitede el değmeden, steril bir ortamda hazırlanıyor. İlaçların biyolojik güvenlik kabinleri bulunan odada hazırlanması personelimizin sağlığını da koruyor. Hassas doz ayarını mümkün kılan robotik sistem sayesinde ilaç israfı da önlenerek ülke ve kurum ekonomisine katkı sağlanıyor” dedi. Hafsa Sultan Hastanesi Tıbbi Onkoloji Polikliniği'nin yeni hizmet binasına taşınması ile birlikte hastalara ferah bir ortam da sağladığını, bunun kanser tedavisi gören hastalar için önemli olduğunu kaydetti.

56 > TEMMUZ 2012


TIBBİ EKİPMAN

Truebeam Sistemi’nin Sonuçları Paylaşıldı

Avrupa Radyoterapi ve Onkoloji Derneği Kongresi sırasında bir araya gelen 500’ den fazla onkoloji uzmanı yüksek doz hızına sahip Varian TrueBeam sistemi ile RapidArc Radyocerrahi yöntemi kullanılarak tedavide kaydedilen önemli aşamalar hakkında bilgi alışverişinde bulundu.

T

ürkiye ve dünyada kanser konusunda çalışmalar yapan 500’den fazla radyasyon onkolojisi uzmanı, Truebeam Sistemi kullanarak gerçekleştirilen daha kısa süreli tedavilerle elde edilen başarılı sonuçları paylaştılar. Avrupa Radyoterapi ve Onkoloji Derneği Kongresi sırasında bir araya gelen 500’ den fazla onkoloji uzmanı yüksek doz hızına sahip Varian TrueBeam sistemi ile RapidArc Radyocerrahi yöntemi kullanılarak tedavide kaydedilen önemli aşamalar hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Yıllık ESTRO Konferansı kapsamında gerçekleştirilen Varian Yeni Teknolojiler Sempozyumu’ nda konuşmacılar, prostat kanseri tedavisinde çok kısa süreli stereotaktik radyoterapi uygulamaları ve merkezi sinir sistemi hastalıklarında RapidArc Radyocerrahi kullanımıyla ilgili tecrübelerini dile getirdiler. Kanser uzmanları TrueBeam Sistemi kullanılarak gerçekleştirdikleri tedavilerde toplam tedavi süresinin kısaldığını, seans sayısının azaldığını ve normal dokuların daha iyi korunması sayesinde yan etkilerin çok azaldığını bildirdiler.

Tek Seanslı Radyocerrahi Uygulamaları Konferansa Türkiye’den katılan Neolife Tıp Merkezi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Ufuk Abacıoğlu, kötü ve iyi huylu beyin tümörlerinin tedavisinde çerçevesiz, tek seanslı radyocerrahi uygulamaları konularına değindi. Sunumunda görüntü rehberliğinde çerçevesiz ve müdahalesiz bir şekilde hedefin lokalizasyonuyla, hastanın kafatasına çerçeve takılması gibi invazif bir prosedür olmadan daha büyük alanları, daha az seansta tedavi edebildiklerini belirten Abacıoğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: “TrueBeam’de yüksek doz hızı sayesinde görüntü rehberliğinde radyocerrahi işlemi diğer radyocerrahi cihazlarına göre 2 ila 5 kat daha kısa sürede, çoğunlukla 15 dakika içinde tamamlanabiliyor. Klinik deneyimlerimiz, bu tedavi yönteminden hastalarımızın hem çok iyi sonuç aldığını, hem de tedavinin konforundan çok memnun olduğunu gösteriyor.” Ayrıca konferans süresince, Varian’ın düzenlediği brakiterapi sempozyumunda erken evre meme kanserinde meme koruyucu cerrahi sonrası parsiyel meme ışınlamasında kullanılan brakiterapi, intraoperatif radyoterapi ve harici ışın radyoterapisi gibi farklı uygulama teknikleri değerlendirildi.

58 > TEMMUZ 2012


TIBBİ EKİPMAN

Olympus’tan FluoView FV10i

İncekaralar’ın, temsilciliğini yürüttüğü Olympus firmasının eşsiz cihazı FluoView FV10i sistemi ile kurulum ve kullanım sırasındaki tüm karmaşık adımları unutun ve sadece görüntüye konsantre olun.

60 > TEMMUZ 2012

O

lympus FluoView FV10i sistemi ile en deneyimsiz kullanıcılar bile hızlı ve kolay bir şekilde mükemmel görüntüler elde edebiliyor. Hücre veya doku gibi hücre biyolojisi içeren aplikasyonlarda, kolay çalışma imkanı sağlayan konfokal mikroskopların popülaritesi, gün geçtikçe artıyor. Konvensiyonel geniş-alan optik mikroskoplara göre farklı avantajlara sahip konfokal mikroskopi sistemi, alanın derinlik kontrolünü, odak düzleminden gelen (uzak görüntü bozulmasına yol açan) arka plan sinyallerinin elimine edilmesini ya da azaltılmasını ve kalın numunelerdeki optik kesitlerin seri olarak toplanmasını sağlıyor. Mükemmel optik ve mekanik modüle sahip FV10i sistemdeki konfokal yaklaşımın temel anahtarı, görüntü üzerinde filtreleme teknikleri kullanarak ışık veya parlamayı ortadan kaldırmak ve tek bir plandan gelen ışığı topluyor. Lazer birleştirici ve inkübatör gibi tüm gerekli fonksiyonları bir arada bulunduran bu kompakt sistem, benzersiz özellikleri ile istenilen her yerde ve her zamanda kullanıma hazırdır. Işık geçirmeyen kapak ve titreşimli izolasyonu sayesinde, karanlık oda ihtiyacını ortadan kaldırır. Özel bir oda hazırlamadan laboratuvarın uygun bir alanına kolayca kurulumu yapılabilir. Olympus FluoView FV10i Basitleştirilmiş Bir İş Akışı Sunar Örneğin yüklenmesi, ilgili inceleme modunun ve alanın kolay bir şekilde belirlenmesi sayesinde kullanıcılar, yüksek kalitede görüntü ve görüntü serisi elde edebilirler. Ayrıca, FV10i sisteminin bütün parçaları motorizedir ve yazılım ile kontrol edilebilir. Fokuslama, poz, floresan dalga boyu seçimi ve hatta lamel kalınlık düzeltmesi otomatik olarak yapıldığı için kullanıcının mikroskoba dokunmasına gerek yoktur. Sonuç olarak time lapse, Z-stack ve çok pozisyonlu görüntü yakalama gibi ileri görüntüleme süreçleri, kolaylıkla yapılabilir ve hatta gerçek çok-boyutlu görüntüleme sağlanarak birleştirilebilinir. Karanlık oda özelliklerini kendi kendine sağlayan bu sistem, diğer konvansiyonel mikroskoplardan daha kolay bir şekilde ihtiyaç duyulan her yere kolayca kurulabilir. Olympus FV10i konfokal lazer mikroskobunun FV10i–O yağ-tabanlı ve FV10iW su tabanlı immersiyon modelleri mevcuttur. Konfokal optik zoom, 10x VE 60x UIS2 SAPO objektifleri ile 10x-600x büyütme aralığı, iki model içinde geçerlidir. Dört diyot lazer(405, 473, 559 & 635 nm) birleştirici ünitesine yerleştirilmiştir.


TIBBİ EKİPMAN

Kleemann, Mimari Engellere Çözüm Üretiyor

H

ayatın ve gelişen hayat şartlarının bizlere sunduğu birçok güzellik var. Canımız istediğinde bir alışveriş merkezinde dilediğimizce dolaşabiliyor, kafede ya da restoranda yemek yiyebiliyor, sinemaya gidebiliyoruz. Sokaklarda özgürce gezebiliyor, yaşadığımız kentin eğlence olanaklarından sınırsızca yararlanabiliyoruz. Ancak ülkemizde öyle bir kesim var ki bırakın şehrin güzelliklerini yaşamayı, evlerinden dışarı çıkmak bile onlar için işkenceye dönüşüyor. Engelli insanlarımızdan bahsediyoruz. Üstelik sayıları hiç de az değil.

Ülkemizde 8.5 milyon Engelli İnsan Var

Şirket, engelli insanların önüne çıkan mimari engellere çözüm bulmak için çalışan asansör firmalarının başında geliyor.

Engelli insanlar, yaklaşık 8,5 milyon kişi ile nüfusumuzun %12’sini oluşturuyor. Bu rakamın %1.25'i ise bedensel engelli. Engellilerin 3 milyon 800 bini erkek, 4 milyon 700 bini ise kadın. Yüksek katlı binalarda oturan birçok bedensel engelli insanımız, merdivenleri inip çıkamadıkları için sosyal hayata karışmakta büyük güçlükler yaşıyor. Aynı şekilde alışveriş merkezlerine ya da kamu binalarına da rahatça gidemiyor. Engelli insanlarımız, yalnızca gündelik hayatta değil, iş dünyasında da büyük sorun yaşıyor. Bunun en önemli nedeni ise bedensel engelli birçok çocuğun okula gidememesi. Yapılan araştırmalar, engellilerde okur-yazarlık oranının sadece %36 olduğunu gösteriyor. Bu da doğal olarak engellilerin iş yaşamına katılımını olumsuz şekilde etkiliyor. İş bulup çalışma şansıda sahip olan engelliler de işe gidip gelmede ve iş yerine ulaşmada sayısız güçlüklerle mücadele etmek zorunda kalıyor. Bu güçlüklerin en bariz olanı ise mimari engeller… Birçok engelli insan, iş yerinin önüne geldiğinde merdivenlerin önünde kalıyor. Bu konuya çözüm olarak da engelli asansörleri gösteriliyor. Ülkemizde asansör sektörünün lider ve öncü kuruluşlarından Kleemann, ürettiği engelli asansörleri ile engelli insanların yaşadıkları sorunlara pratik yaklaşımlar sunarken, pazara da farklı bir bakış açısı kazandırıyor.

Binalarda Engelli Asansörü Yok Ülkemizde birçok bina eski ve proje aşamasında engelli insanlar göz ardı edilerek planlanmış durumda. İnşa edilmekte olan birçok yeni inşaat projesinde de durum farklı değil. İster yaşam alanı ister iş merkezi ya da kamu binası olsun, birçok projede engellilerin rahatça girip çıkmalarını engelleyecek düzeyde basamak ve merdiven kullanılıyor. Bu durumdan yalnızca engelliler değil, yaşlı insanlar da olumsuz etkileniyor. Özellikle insan ömrünün gittikçe uzadığı ve yaşlı nüfusun giderek arttığı günümüzde, herkese ve her yere erişim anlayışına paralel projeler üretmek, zorunluluk olarak öne çıkıyor. Bu nedenle, mühendislerin mevcut binalara yönelik, yeterli dikey taşıma araçları tasarlamaları ve yerleştirmeleri çok önemli. Kleemann, engelli insanların önüne çıkan mimari engellere çözüm bulmak için çalışan asansör firmalarının başında geliyor. Firma, tekerlekli sandalye kullananlar, koltuk değneği gibi destekler ile adım atabilenler ve merdiven çıkmakta zorlanan yaşlı insanlar için pratik çözümler sunuyor. 62 > TEMMUZ 2012


TIBBİ EKİPMAN

NASA Teknolojisi ile Ameliyat Yapmak Artık Mümkün

3 boyutlu görüntüleme teknolojisi sanal ameliyat yapılmasına olanak sağlıyor.

N

ASA’nın uzayın derinliklerini ölçmek için kullandığı, yıldızların 3 boyutlu konumlandırıldığı 3D Vectra sistemi, estetik cerrahide sanal ameliyatlarda kullanılmaya başlandı. Sistem sayesinde, 3 boyutlu ameliyat provası yapılabiliyor ve ameliyat sonrası oluşacak görüntü 3 boyutlu olarak, kişinin gerçek fotoğrafları üzerinden görülebiliyor. Sistemin uygulayıcısı Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Orhan Murat Özdemir; bu yöntemin ameliyattan çekinen, kararsız hastalar için büyük kolaylık olduğunu söylüyor. Özdemir; ‘3 D Vectra’nın sonucu hayal etmekten öteye taşıyıp hastaya ameliyat sonucunu birebir değerlendirme şansını sağlıyor’ dedi. Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Orhan Murat Özdemir, NASA tarafından geliştirilen bu 3 boyutlu görüntüleme sisteminin Ameliyat planlamasında büyük kolaylık sağladığını belirtiyor. Hastaları mutlu edecek bu işbirliğinde işlemler hastanın 3 boyutlu fotoğraflarının çekilmesiyle başlıyor, ardından cerrahın Sculptor programını kullanarak ameliyat planlaması yapması ve ameliyat sonrası beklenen görünümün üç boyutlu olarak hastaya gösterilmesiyle devam ediyor. Dr. Özdemir; ‘Hastalarımız bu sistemi kesinlikle çok sevdi’ diyor: “İlk defa kendilerini bilgisayar ekranında ameliyat sonrası planlanan yeni halleriyle üç boyutlu olarak görebiliyorlar. Görüntü 3D olduğu için görüntüyü döndürebiliyoruz ve hastanın her pozisyondan görebilmesini sağlıyoruz. Bu aşamada hasta bize fikirlerini belirterek planda değişiklikler de yapabiliyoruz. Bu sistem hastaların karar vermesini çok kolaylaştırdı. Bu programda hastaların anlaması gereken en önemli şey bunun % 100 ameliyat sonucu olmadığı. Burada gösterilmek istenen şey mesela daha farklı bir burun yüzünüzde nasıl durduğudur. Beklenen sonucu hâlâ kullanılmakta olan programlarda olduğu gibi sadece yan resimden değil önden, alttan, çaprazdan yani nereden isterseniz öyle gösterebilmek. Yine özellikle meme büyültme ameliyatlarında kullanılacak protez büyüklüğünü ve örneğin damla ya da yuvarlak oluşunu hastayla birlikte seçebiliyoruz. Hasta bir protez nasıl duruyor veya ondan bir büyük ya da bir küçük boyu nasıl duruyor merak ediyor ve bunu ekranda üç boyutlu olarak görebiliyor.” Matrix filminden aşina olduğumuz bu görüntü birleştirme uygulaması şimdi plastik cerrahide hasta memnuniyetini artırmak için kullanılmaya başladı. Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Orhan Murat Özdemir sistemle ilgili sorularımıza yanıt verdi.

3D (3 boyutlu) Fotoğraf Simülasyonu nedir? Dünyada medikal fotoğraflamanın öncüsü sayılan Canfield Imaging Systems tarafından geliştirilen VECTRA 3D kamerası, yine aynı firma tarafından geliştirilen Sculptor adındaki bilgisayar yazılımını tamamlayarak plastik cerrahide uygulama öncesi ve sonrasına en yakın sonucu kendi bedeniniz üzerinde görebilme fırsatı tanıyan bir görüntüleme sistemidir.

64 > TEMMUZ 2012


TIBBİ EKİPMAN

Böbrek Taşı Tedavisinde Yeni Cerrahi Yöntem: Mikro PNL Böbrek taşı hastaları artık Mikro PNL yöntemi ile vücutlarında ameliyat izi bile olmadan operasyonun akşamında günlük hayatlarına geri dönebiliyorlar”

G

ünümüzde teknolojinin hızını yakalamak çok zor. Akıllı telefonlardan akıllı arabalara 20 yıl önce hayal bile etmekte zorlandığımız ürünler, sahip olmamızdan çok kısa süre sonra eski teknoloji olabiliyorlar. Teknolojinin bu hızlı devinimi ve gelişmelerin sağlık sektörüne yansımaları ise yakın geçmişle kıyaslandığında hasta konforunu arttıran sonuçlar doğuruyor. Hem bulunduğumuz coğrafya hem de genetik yatkınlığımız nedeniyle ülkemizin böbrek taşı hastalığı için yüksek risk grubunda olduğuna dikkati çeken Universal Aksaray (Vatan) Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Erkan Erdem “Bundan 5-10 yıl öncesine kadar açık cerrahi yöntemlerle tedavi ettiğimiz böbrek taşı hastaları artık Mikro PNL yöntemi ile vücutlarında ameliyat izi bile olmadan operasyonun akşamında günlük hayatlarına geri dönebiliyorlar” dedi.

Böbrek Taşı Görülme Sıklığı Türkiye taş hastalığı açısından riskli bir coğrafya ve Türk toplumunda taş hastalığına genetik yatkınlık ciddi boyutta. Özellikle Akdeniz, Ege ve İç Anadolu, ülkemizde taş hastalığının en sık görüldüğü bölgeler. Bunun en önemli sebepleri ise çevresel faktörler ve genetik. Yapılan araştırmalar, Türkiye’de böbrek taşı görülme sıklığının yüzde 14 olduğunu işaret ediyor. Diğer taraftan tanısı konulmuş olan hastaların büyük bir çoğunluğu böbrek fonksiyonları bozulmadığı ve ağrılara tahammül edebildiği sürece ameliyat olmayı tercih etmiyor.

Mikro PNL Yöntemi’nin Avantajları Universal Hastaneler Grubu’na bağlı Universal Aksaray (Vatan) Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Erkan Erdem “Günümüzde böbrek taşı tedavisinde açık cerrahi operasyonları yerini PNL yöntemine bıraktı. Yaklaşık 2-2,5 cm’lik bir kesiden böbrek taşlarının parçalanarak vücut dışına çıkartıldığı operasyon sonrasında hastanın durumuna bağlı 2 veya 3 gün hastanede yatması gerekebiliyordu. Dünyayla birlikte ülkemizde de yeni yeni uygulanmaya Mikro-PNL yöntemiyle ise bir iğne deliğinden böbreğe girilerek, böbrek taşları lazerle toz haline getiriliyor. Herhangi bir komplikasyon olmaması durumunda sabah ameliyat olan hastalar aynı gün akşam ya da ertesi gün evlerine dönüp günlük hayatlarına devam edebiliyor. Hem de vücutlarında sadece iğne deliği kadar ameliyat izi kalıyor” dedi.

Minimum Zarar 5-10 yıl öncesine kadar açık cerrahi operasyonla, böbrek dokusu kesilerek böbrek taşları alınıyordu. Lazer teknolojinin sağlık sektöründe daha etkin kullanılmasıyla birlikte Mikro-PNL yöntemi ile böbrek ve çevre dokulara en az zararla taşlara ulaşılıyor ve taşlar lazerle böbrek içinde toza dönüştürülüyor. Hasta idrar yoluyla toza dönüşmüş böbrek taşlarını vücudundan atıyor.

66 > TEMMUZ 2012


TIBBİ EKİPMAN

SDÜ Sterilizasyon Cihazı Üretti Cihaz, 20 saniyede 250 derecede cerrahi el aletleri ani olarak sterilize edebiliyor.

S

üleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Biyoteknoloji Bölümü Öğretim üyeleri Türkiye’de ilk kez sterilizasyon cihazı üretimi yaptı. Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Ali Canlı, cihazın üretimi için Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığın’dan (KOSGEB) destek aldıklarını açıkladı. Canlı, "Cihazın protipini geliştirmek için destek aldık. Çalışmaların başarıyla tamamlanmasından sonra cihazı seri olarak üretmeye başladık. Bunun için ayrıca KOSGEB'ten seri üretim desteği aldık. Üretimini yaptığımız cihaz, 20 saniyede 250 derecede cerrahi el aletlerini ani olarak sterilize edebiliyor. Cihazımızdan ilk parti olarak 100 adet ürettik" dedi. İlk etapta üretilen cihazları kamu kurumlarına hediye ettiklerini söyleyen Canlı, cihazın Tıp alanının yanı sıra SPA, berber ve kuaförlerde de kullanılabileceğini kaydetti.

20 Saniyede Sterilizasyon

Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Ali Canlı, cihazın üretimi için Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığın’dan (KOSGEB) destek aldıklarını açıkladı.

68 > TEMMUZ 2012

Cihazın 20 saniyede cam ve metal tüm tıbbi aletleri sterilize edebildiğini ve tüm mikropları bu süre içerisinde öldürebildiğine dikkati çeken Canlı, "Örneğin kadınlar SPA ve kuaföre giderken AIDS ve Hepatit gibi hastalıkların bulaşmaması için malzemelerini yanlarında götürüyorlar. Bu cihazın kullanımının yaygınlaşmasıyla böyle bir sorun da ortadan kalkmış olacak" diye konuştu. Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Laboratuvarı'nda görev yapan öğretim üyeleri de cihazın etkinliğini deney ortamında test etti. Tıp Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Selçuk Kaya, cihazın yeterli sterilizasyon sağlayıp sağlayamadığını öğrenebilmek için laboratuvarda gerekli testleri yaptıklarını belirterek, cihazın sterilizasyon açısından sağlıklı olduğunu vurguladı.


TIBBİ EKİPMAN

Gözlerin İşlevini Değiştiren Teknoloji

H

areket kabiliyetini kısmi veya tamamen yitirmiş hastalar için umut ışığı olan Tobii Assistive ürünleri, hastaların sadece göz hareketleriyle iletişim kurmalarını sağlıyor. Göz hareketlerinin takibi konusunda donanım ve yazılım çözümleri ile dünya lideri Tobii Technology’nin Türkiye temsilcisi Caretta Yazılım, Tobii Technology’nin özel ihtiyaçlı kişiler için üretilmiş ürünlerini Türk kullanıcılarıyla buluşturuyor. Tobii Technology’nin geliştirdiği Tobii Assistive ürünleri; infrared teknolojisinden yararlanarak, hastaların baktıkları ekran üzerindeki alanları, kullanıcıyla etkileşimli hale getiriyor. Göz hareketiyle ekrandaki harfleri seçen kişi diyafon yardımıyla etrafındakilerle iletişim kurabiliyor. Hastalar, göz kontrol teknolojisi sayesinde bakılan alanlar üzerinde, mouse ve klavye ile yapabildikleri işlemlerin yanı sıra, Tobii Technology’nin sunduğu özel yazılımlar sayesinde, çeşitli komut ve uygulamaları kolayca seçebiliyor. Herhangi bir harekete ihtiyaç duymayan hastalar, bilgisayar kullanıp sosyal medya uygulamalarına erişebiliyor, cep telefonuyla acil durum aramaları gerçekleştirebiliyor, mesaj atabiliyor, cümle yazarak ya da belirli kelime gruplarını seçerek bilgisayar yardımı ile konuşabiliyor, TV kumandasını kontrol edebiliyor, acil durumlarda alarm verebiliyor ve gerekli kurumları arayabiliyor. Dünya ile iletişim kurabilmesi için özel ihtiyaçları olan kişilere yönelik üretilmiş Tobii Assistive ürünleri; ALS, Otizm, Rett Sendromu, Serebral Palsi, Ağır Romatizma hastalarına, Nörölojik Gelişme Geriliği olan çocuklara, Tramvatik Beyin Hasarlarına, inme geçirenlere, Kısmi Felçlilere ve Omurilik Felçlilerine umut ışığı oluyor.

Tobii Techology, Tobii Assistive ürünleri ile hastalara yeni bir dünyanın kapılarını açıyor. Engelli Çocuklar Hayatı Öğreniyor Tobii Assistive ürünleri doğuştan engelli çocuklara da hayatı öğretiyor. Doğuştan engelli çocuk, dünyayı ve iletişim kurmayı bu yazılımlar sayesinde öğrenip, iletişim yeteneğini geliştirebiliyor. Hayatında hiç iletişim kuramamış engelli çocuklar, bu ürün ile okuyup, yazabiliyor, diafon yardımıyla konuşabiliyor. Tobii Assistive ürünleri öğrenim zorluğu çeken, zeka geriliği ya da benzeri mental problemler yaşayan çocuklar için de iletişim geliştirici ürünler olarak kullanılıyor.

70 > TEMMUZ 2012


HASTANE DONANIM

Atigen-cell Hücre ve Gen Merkezi Dünyada hızla gelişmekte olan rejeneratif tıp ve hücresel tedavi alanında uluslar arası standartlarda ürün ve hizmet sunmayı amaçlayan, İyi Üretim Uygulamaları (GMP) kalite standardına sahip ve Sağlık Bakanlığı tarafından faaliyetleri kapsamında ruhsatlandırılmış ülkemizin ilk biyoteknoloji şirketidir. Atigen-cell Genetik Hastalıklar Tanı Merkezi Koordinatörü A. Oğuz Ünal

A

tigen-cell aralarında iş adamları, yöneticiler, sanayiciler ve sağlık sektörüne bağlı kuruluşların da bulunduğu bir anonim şirketidir. Trabzon Teknoloji Geliştirme Bölgesinde yer alan atigen-cell, Karadeniz Teknik Üniversitesi bünyesinde Teknokent kurulmasına da öncülük etmiştir. Dünyada hızla gelişmekte olan rejeneratif tıp ve hücresel tedavi alanında uluslar arası standartlarda ürün ve hizmet sunmayı amaçlayan, İyi Üretim Uygulamaları (GMP) kalite standardına sahip ve Sağlık Bakanlığı tarafından faaliyetleri kapsamında ruhsatlandırılmış ülkemizin ilk biyoteknoloji şirketidir. Atigen-cell kendi alanında ülkemizde ilk olduğu gibi, üretim kapasitesi ve teknolojisi açısından Avrupa'nın da sayılı tesisleri arasındadır. Hücre ve gen tedavileri alanında dünyadaki gelişmeleri takip ederek sistemini değişikliklere ve yeniliklere göre güncelleyen atigen-cell, hücresel tedavi bir seçenek olduğunda hedef kitlesi olan bilim adamları, doktorlar ve sağlık kurumlarına kaliteli, güvenilir ve dünya standartlarında ürün ve hizmet sunmayı taahhüt etmektedir. Üretimini yapmak üzere Sağlık Bakanlığı'ndan ruhsat almış olduğu ürün ve hizmetler arasında Otolog Kondrosit İmplantı, Otolog Fibroblast Enjeksiyonu, Tümör Lizat- ve Spesifik Antijen-Yüklü Dendritik Hücre Aşıları, Mezenkimal Kök Hücre ve Kordon Kanı Bankacılığı yer almaktadır. Atigen-cell 2010 yılında özel bir Genetik Hastalıklar Tanı Merkezini de bünyesine katarak ilk şubesini İstanbul'da açmıştır. Üretim, AR-GE çalışmaları ve deneyimleri ile güçlenerek büyüyen atigen-cellin faaliyet alanları hücre üretimi, kordon kanı bankacılığı, ve genetik tanı altında toplanmaktadır.

Hücre Üretim Merkezi Aticell, bünyesinde üretimi yapılabilen hücresel tedavi ürünleri arasında, Doku Mühendisliği Ürünleri Kök Hücre Ürünleri İmmünoterapi Ürünleri yer almaktadır.

72 > TEMMUZ 2012


Aticell, bir yandan hücresel tedavi ürünlerinin üretimini yaparken diğer yandan da bilim adamları ve klinisyenler ile mevcut ürünleri farklı alanlarda kullanmak veya yeni ürün geliştirmek üzere AR-GE projeleri yürütmektedir. Bu çalışmalar Sanayi Bakanlığı (SAN-TEZ Projesi), TÜBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu), KOSGEB (Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme) Avrupa Birliği (AB 7. Çerçeve Programı) gibi kurumlar tarafından desteklenmektedir

Kordon Kanı ve Doku Bankası Atibank bünyesinde bulundurduğu Kordon Kanı Bankasının (atibank ) getirdiği tesis ve ekipman avantajlarından yararlanarak hücre ve doku bankacılığı da yapmaktadır. Üretim yapmak üzere sağlanan dokular gerekli şartlarda muhafaza edilebilmekte ve üretilen hücreler ileride kullanılmak üzere saklanabilmektedir. Atibank Türkiye'nin İyi Üretim Uygulamaları (GMP) kalite standartlarına uygunluk belgesini Sağlık Bakanlığı'ndan ilk alan kordon kanı bankasıdır. Atibank ülkemizin yüksek kordon kanı saklama kapasitesine sahip bankasıdır. atigen-cell, Atibank'ta saklanan kordon kanlarını kullanılmak üzere işleyebilmektedir atigen-cell sadece kordon kanı bankası değildir, hücre üretimi alanında Sağlık Bakanlığı'ndan ruhsat almış bir laboratuvardır.

Genetik Hastalıklar Tanı Merkezi Genetik Tanı yapabilecek donanımlı, Atigen Tanı Merkezi (atigen), 2010 yılında faaliyetlerine hem Moleküler hem de Sitogenetik alanlarında başladı. Sitogenetik Laboratuarında; Prenatal (doğum öncesi) olarak koryon villus biyopsisinde, amniyotik sıvıda ve umbilikal kordon kanında, Postnatal (doğum sonrası); periferik kanda, düşük/tahliye materyalinde, deri biyopsisi ve gonad biyopsisinde; Kanser genetiği olarak; Kemik iliği, periferik kan ve tümör dokusundan kromozom analizi yüksek rezolüsyonlu olarak çalışılabilmektedir.


HASTANE DONANIM

T

ürkiye’de özel hastaneciliğin öncülerinden olan Medicana Sağlık Grubu’nun Anadolu Yakasındaki yapı taşı olan Medicana Çamlıca Hastanesi, sağlık sektörünün ihtiyaçları doğrultusunda, geleceğe yönelik yatırımlar yaparak ve atılımlarla güvenli adımlarla ilerliyor. Medicana Sağlık Grubu İstanbul ve Anadolu' daki hastanelerinde 20 yıldan bu yana uluslararası kalitede, hastaların kendilerini güven içinde hissettikleri, referans alınan ve öncülük eden sağlık kuruluşu olma misyonuyla sağlık hizmeti sunmaktadır. Medicana Sağlık Grubu hastanelerinin bulundukları lokasyonlarda yaşayan çevre halkıyla özel ilişkileri gelişir. Hekiminden sağlık personeline kadar uzun yol arkadaşlıkları kurar. Her zaman açıldığı lokasyonun en donanımlı ve iddialı sağlık hizmeti sunan sağlık kuruluşu olma başarısını yakaladığı için hastasını tanır, hasta hekimine ve kurumuna güvenir.

Medicana Çamlıca Hastanesi Güvenli Adımlarla İlerliyor Medicana Sağlık Grubu 20 yıldan bu yana uluslararası kalitede, hastaların kendilerini güven içinde hissettikleri, referans alınan ve öncülük eden sağlık kuruluşu olma misyonuyla sağlık hizmeti sunmaktadır.

74 > TEMMUZ 2012

Teknoloji ve Hizmet Alanlarını Büyütüyor Basın Tanışma Toplantısı’nda bir konuşma yapan Medica Çamlıca Hastanesi Genel Müdürü Murat Kaya, “Uluslar arası standartta büyürken aile sıcaklığını korumayı başarmış bir sağlık grubu olan Medicana, bu başarısını Medicana Çamlıca Hastanesi’nde yıllardır sürdürmektedir. Ulus-


lararası kalite standartlarını temsil eden Joint Commission International Accreditation (JCI) tarafından da denetlenen Medicana Çamlıca Hastanemizde, aile sıcaklığında ve candan çalışanlarımızla ile hizmet sunarken bir yandan da tıbbın en ileri uygulamalarını hastalarımıza sunma gayreti göstererek, teknolojimizi ve hizmet alanlarımızı büyütüyoruz. Organ nakli, kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi, göğüs cerrahisi, onkoloji ve diğer tıp alanlarında değerli akademik kadromuz ve yüksek teknolojimizi, tüm insanların yaşam kalitesine duyarlı olma vizyonu ile İstanbul Anadolu yakasında halkımıza sunuyoruz” şeklinde konuştu.

Güven Duyulan Hastane Olmaya Devam Edecek Kaya şöyle devam etti: “ Çamlıca Medicana Hastanesi olarak, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Anadolu yakasında saygın, güvenilir ve iyi tıp hizmetleri sunan bir hastane olarak algılanmak istiyoruz. Yönetim temelimizin mantığında, insanların güven duyduğu bir hastane olarak algılanması öncelikle yer almaktadır. Özellikle Medicana Sağlık Grubu olarak Çamlıca hastanemizde verilen sağlık hizmetlerinin kalitesinin algılanan ve hissedilen düzeyde tatmin edici ve yüksek kalitede olmasına büyük önem göstereceğiz. Gerek hekim kadromuz, gerekse empati yeteneği kazanmış personelimiz ile Anadolu yakasında ciddi ve iddialı bir sağlık kuruluşu olmaya devam edeceğiz. Mesleki etik ilkelerine riayet eden hekim kadromuz, dünya standartlarında verilen tıbbi hizmetlerimiz, genişleyen hizmet yelpazemizle bölgedeki liderliğimizi pekiştirmek temel hedefimiz olacaktır. Bu kapsamda bütün sivil toplum örgütleri ile yerel basın ve medya kuruluşları ile, yerel yönetimler ile çok yakın, samimi ve sıkı bir ilişki kurmak arzusundayız. Önümüzdeki dönem yapacağımız tıbbi hizmet çeşitlendirmelerimiz ve revize edilecek olan bina ve teknik alt yapımız ile bu hedeflere ulamak için çalışacağız. Bu kapsamda her türlü görüş ve eleştiriye açık olduğumuzu da bu kapsamda belirtmek isteriz.”


HASTANE DONANIM

Memorial Sağlık Grubu Tüm Türkiye’ye Medstar ile Ulaşacak Memorial Sağlık Grubu, Antalya’da hizmet veren An-Deva Sağlık Grubu’nu bünyesine kattı.

U

luslararası kaliteli sağlık hizmetlerinin öncüsü Memorial Sağlık Grubu, SGK anlaşmalı hastaneler zincirinin ilk halkası “Medstar”ı Antalya’da hayata geçirdi. Medstar Hastaneler Grubu tüm branşlarda SGK’lı hastaların hizmetinde olacak. Türkiye genelinde yaygınlaşması planlanan Medstar zincirine, her yıl 3 yeni hastanenin katılması hedefleniyor. Memorial Sağlık Grubu ikinci markası “Medstar’ı, Memorial’ın Akdeniz Bölgesi’ndeki yeni yatırımlarını ve Antalya’da hizmete giren Türkiye’nin en gelişmiş kanser merkezini 04 Temmuz 2012 Çarşamba günü Rixos Downtown Otel’de gerçekleştirilen basın toplantısı ile kamuoyuna duyurdu. Memorial Sağlık Grubu Genel Müdürü Uğur Genç “Memorial yeni markası Medstar ile Türkiye’de kaliteli sağlık hizmetine ulaşmak isteyen herkesin yanında olacak” dedi ve yatırımlara ilişkin bilgiler verdi.

Antalya An-deva Artık Medstar Memorial Sağlık Grubu Genel Müdürü Uğur Genç “2011 yılında çoğunluk hisselerini aldığımız Antalya’nın köklü sağlık kuruluşu An-Deva, etik ve kaliteli sağlık hizmeti sunumuna bundan böyle Medstar adıyla devam edecek. Memorial vizyonu ile mimarisi ve teknolojisi değişen, gelişen An-Deva; 3 hastanesi ve bir tıp merkezi ile Akdeniz Bölgesi’nde Medstar Hastaneler Grubu’nun ilk temsilcisi olarak hizmet verecek. Güçlü akademik kadrosu ile Medstar Hastaneler Grubu ile Akdeniz Bölgesi’ne yepyeni bir sağlık anlayışı getiriyoruz” dedi. 76 > TEMMUZ 2012


Medstar Türkiye’nin Markası Olacak Uğur Genç “Medstar markasının tüm Türkiye’de SGK’lı hastalara hizmet vereceğini belirterek, “Memorial Sağlık Grubu’nun SGK’lı hastaneleri Medstar markası ile hayata geçiyor. Başta Anadolu’nun büyük şehirlerinde olmak üzere yılda 3 Medstar Hastanesi’ni bünyemize katmayı planlıyoruz. Etik, kaliteli sağlık hizmetlerimize her kesimden insanın ulaşabilmesi için Memorial Sağlık Grubu’nun 2. markasını oluşturmaya karar verdik. Bundan böyle Memorial Sağlık Grubu olarak büyümeyi sürdüreceğiz ve ikinci markamız Medstar’la da tüm Türkiye’ye hizmet veriyor olacağız.

Antalya Türkiye’nin Onkoloji Üssü Olacak Memorial Antalya Hastanesi ile başlayan Antalya yatırımlarımız, Medstar ile devam ediyor. Medstar Hastaneler Grubu bünyesinde Türkiye’nin en kapsamlı ve gelişmiş kanser merkezini hizmete açtık. Medikal onkoloji, hematoloji ve kemik iliği nakli, radyasyon onkolojisi, girişimsel radyoloji, nükleer tıp ve onkolojik cerrahi branşlarını Medstar Antalya Kanser Merkezi çatısı altında topladık.

Birbirinden değerli 11 profesör ve 3 doçentten oluşan akademik doktor kadrosunu kanser merkezimizde bir araya getirerek, “konsey yaklaşımı” felsefesi ile tüm kanser türlerinin tanı ve tedavisini multidisipliner yaklaşımla gerçekleştiriyoruz. Ayrıca Temmuz ayı içerisinde Memorial Antalya Hastanesi bünyesinde de tıbbi onkoloji branşı hizmet vermeye başlayacak” dedi.

22 Milyon Dolarlık Onkoloji Yatırımı Medstar’ın Antalya’daki yatırımlarına dikkat çeken Uğur Genç, “Şu ana kadar 15 milyon dolarlık yeni yatırım yaptık. 1 yıl içinde de 15 milyon dolarlık daha yatırım hedefliyoruz. Bu tutarın 22 milyon doları kanser merkezimize ayrılmış durumda. Onkoloji ileri teknoloji ürünü cihazların kullanımını gerektiren çok özellikli bir alan olduğu için, yatırımımızın en büyük kısmını buna ayırdığımızı söyleyebilirim. Kanser alanında teknolojinin tüm imkanlarından faydalandığımız Medstar Antalya Onkoloji Merkezi bu alanda Türkiye’nin en iyisi olacak. Ülkemizde başka merkezde bulunmayan mCT cihazımız ile pek çok kanser türünü erken evrede tespit edebiliyoruz.” diye konuştu.


HASTANE DONANIM

Karabük’te Devlet Hastaneleri Birleşti

Karabük Şirinevler Devlet Hastanesi ile Beşbinevler Doğumevi ve Çocuk Bakımevi Hastanesi Karabük Devlet Hastanesi çatısı altında birleşti.

S

ağlıkta dönüşüm projesi kapsamında değişimler adım adım gerçekleşiyor. Bu kapsamda Karabük’teki Devlet Hastaneleri tek çatı altında birleştirildi. Yeni birleşme ile Devlet Hastanelerinin Başhekimi Op.Dr. Nurullah Soyhan oldu. Karabük il Sağlık Müdürü Dr. Murat Çağlayan beraberinde Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Nurullah Soyhan, Şirinevler Başhekmi Dr. Murat Acat, Doğum ve Çocuk Bakımevi Başhekimi Dr. Gülhan Kaynar ile birlikte Karabük Valisi İzzettin Küçük’ü makamında ziyaret etti.

Ziyarete yeni oluşumla ilgili bilgi veren Op. Dr. Nurullah Soyhan, Vali Küçük’e kendileri için her platformda destekledikleri ve güvendikleri için teşekkür ederek,” Bu çok ciddi bir meseledir hastanelerin birleşmesi. Özlük dosyaların bir yerden bir yere gitmesi ve denetlenmesi ayniyetten bir defterden başka deftere aktarılması değildir. Bu yeni bir yapılanmadır. Büyük bir işletmenin oluşmasıdır. Tabiî ki devletimizi böyle bir karar almış. Bize düşen devletimizin, milletimizin mağdur olmaması için elimizden ne geliyorsa kendimizi feda ederek yapmaya çalışacağım” dedi. İl Sağlık Müdürü Murat Çağlayan ise, bütün arkadaşların bu durumu anlayışla karşılayacağına emin olduğunu ve sonuna kadar destek olacaklarına inandığını, hep beraber el birliği ile bu sorunların üstesinden gelmek için gayret edeceklerini söyledi.

“Hayırlı Olsun”

Karabük Valisi İzzettin Küçük ise, Karabük Şirinevler Devlet Hastanesi ile Beşbinevler Doğumevi ve Çocuk Bakımevi Hastanesi Karabük Devlet Hastanesi çatısı altında toplanarak 4 Temmuz tarihi itibariyle idari açıdan uygulama başladığını ifade ederek, “Bu şekilde yapılması gerekiyordu. Daha öncede gündeme gelen ancak bir türlü yapılamayan uygulama nihayet gerçekleşti. Konuya sizler zaten vakıfsınız. İlimize hayırlı olsun” dedi.

78 > TEMMUZ 2012


HASTANE DONANIM

Rhea Girişim ile Avrupa Göz Ortaklık Görüşmesine Başladı

Rhea Girişim'in sağlık sektörüne ilgisi devam ediyor. Şirket, Avrupagöz Grubuna yüzde 25 oranında ortak olmak için yatırım değerlendirme sürecine girdi.

80 > TEMMUZ 2012

2

009 yılında Rhea Grubu bünyesine girmesiyle birlikte önemli yatırımlar gerçekleştiren Rhea Girişim’in sağlık sektörüne ilgisi devam ediyor. Rhea Girişim ve Avrupagöz Grubu yatırım değerlendirme ve durum tespit çalışma sürecine girmek üzere karşılıklı münhasırlık anlaşması imzaladı. Rhea Girişim, Avrupagöz Grubuna yüzde 25 oranında ortaklık için 8 ila 12 hafta arasında sürmesi planlanan hukuki, ticari ve finansal durum tespit çalışmalarının tamamlanmasının ardından yatırım yapma kararını sonuçlandıracak.

% 25 Ortaklık Planlanıyor İMKB'ye kote ve SPK mevzuatı çerçevesinde Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı (GSYO) olarak faaliyet gösteren Rhea Girişim, Avrupagöz Grubuna yüzde 25 ortak olmak istiyor. 2005 yılında göz sağlığı ile ilgili her türlü soruna çözüm bulabilmek amacıyla Aksaray'da hizmet vermeye başlayan Avrupagöz Grubunun Küçükçekmece, Bayrampaşa ve Esenyurt’ta da tedavi merkezleri bulunuyor. Avrupagöz Grubu, ortaklığın gerçekleşmesi durumunda hizmet ağını geliştirip ve özellikle Anadolu'da yeni merkezler ve hastaneler açarak göz hastalıkları konusundaki uzmanlığını Türkiye geneline yaymayı planlıyor. Rhea Girişim’in lider sermayedarı ve Yönetim Kurulu Başkanı Onur Takmak, “Şirketimizin girişim sermayesi alanındaki liderlik vizyonu çerçevesinde ülkemizin sosyal ve ekonomik gelişimine katkıda bulunan, inovasyona ve özellikli hizmet vermeye odaklanmış ciddi büyüme potansiyeline sahip karlı şirketlerle ilgileniyoruz. Avrupagöz Grubunun sektördeki konumu, büyüme potansiyeli, ve sektördeki bilgi birikimi ve tecrübesinin ülkemize yayılma potansiyeli nedeniyle heyecan verici bir yatırım imkanı olarak görüyoruz. Münhasıran yürütülecek, hukuki, ticari ve finansal durum tespit çalışmalarının tamamlanmasını takiben yatırım kararının değerlendirilmesi için konu yönetim kurulumuzun gündemine alınacaktır” dedi.

“Sağlık Hizmetleri Büyüme Potansiyeline Sahip” Branş hastaneleri ve özellikli sağlık hizmetlerinin önemli bir büyüme potansiyeli içerdiğinin altını çizen Takmak, Avrupagöz Grubu ile ortaklığın gerçekleşmesi halinde şirketin iş modeli ve Anadolu’daki genişlemeye dönük adımlarının, Rhea Girişim’in yüzde 100 iştiraki olan Dentistanbul Hastaneleri için de önemli bir sinerji yaratabileceğni söyledi. Rhea Girişim’in sektördeki güçlü konumu ile birlikte Avrupagöz Grubunun uzun soluklu ve karlı büyüme hedefine ulaşmak için önemli bir güç birliği yapacağını belirten Avrupagöz Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Burak Telli, “Rhea Girişim ile yaptığımız anlaşma çerçevesinde başlatılan durum tesbit çalışmalarının olumlu sonuçlanmasını takiben gerçekleşebilecek olan ortaklığımızın şirketimiz ve sektörümüz için oldukça iyi sonuçlar üreteceğine inanıyorum. Rhea Girişim’in ortaklığı ile gücümüze güç katacak ve arzuladığımız büyüme hedeflerine ulaşacağız.” dedi.


AKTÜEL

BeautyEurasia 2012 Rekor Büyüme Gerçekleştirdi Katılımcı ve ziyaretçi sayısıyla dünyanın en seçkin fuarları arasında yer alan, Avrasya Bölgesi’nin lider Uluslararası Kozmetik, Güzellik ve Kuaför Fuarı BeautyEurasia 2012 bu yıl 14 - 16 Haziran tarihleri arasında 8. kez düzenlendi.

41 Ülkeden 90 Firma "Alım Heyeti” ile Fuarda Buluştu Ekonomi Bakanlığı’nın ve İMMİB’in organizasyonuyla BeautyEurasia 2012’yi 41 ülkeden "alım heyeti" kapsamında 90’ı aşkın firma ziyaret etti. Her yıl farklı ülkelerden BeautyEurasia için gelen ve bu sene Yunanistan, Ukrayna, Ürdün, Türkmenistan, Tunus, Tacikistan, Sırbistan, Özbekistan, Mısır, Lübnan, İsrail, Fas, Cezayir, Azerbaycan ve Arnavutluk gibi ülkelerden alım heyetleri ikili görüşmeler yaparak birçok ortaklık için imza attılar.

82 > TEMMUZ 2012

51

ülkeden 418 katılımcı ve 103 ülkeden 3.565’i yabancı olmak üzere 24,873 profesyonel ziyaretçi İstanbul Tüyap Fuar Merkezi’nde, BeautyEurasia 2012 çatısı altında buluştu. Kozmetik/renkli kozmetik, parfüm, güzellik/kuaför salonu ürün ve ekipmanları, wellness ve SPA, kozmetik ambalaj/hammadde, temizlik ve hijyen ürünleri, estetik ve medikal cihazlar, private label ve doğal ürünler gibi birbirinin uzantısı ürün gruplarının İstanbul buluşmasında yerli ve yabancı katılımcılar ile Türkiye’nin ve dünyanın dört köşesinden gelen kozmetik dünyasının önde gelen isimlerini ağırlayan BeautyEurasia 2012 ulusal ve uluslararası katılımcı ve ziyaretçilerden tam not aldı. Fuar alanında %30 büyüme ile katılımcı sayısında %20 artış ve ziyaretçi sayısında %15 artış BeautyEurasia 2012’nin başarısını pekiştirmesinin kanıtı oldu.

BeautyEurasia’ya Dünyadan Ziyaretçi Akını BeautyEurasia, başta Türkiye, Kafkasya, Orta Asya, Orta Doğu, Balkanlar ve Kuzey Afrika’yı da içine alan geniş coğrafya olmak üzere 103 ülkeden 24.873 ziyaretçiyi ağırladı. İran, Bulgaristan, Rusya, Kuzey Irak, Lübnan, Ürdün, Suudi Arabistan, İtalya, Suriye, Bosna, Kosova, Yunanistan, BAE, Ukrayna, Tunus, Makedonya, Romanya, Sırbistan, Cezayir, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Arnavutluk gibi ülkelerden gelen alıcılar; Mozambik, Gana, Haiti, Tahiti, Moritanya, Somali ve Vietnam gibi uzak coğrafyalardan gelen münferit ziyaretçiler BeautyEurasia’ nın Avrasya Bölgesi’nin en etkin uluslararası fuarı olduğunu bir kez daha ortaya koydu. BeautyEurasia 2012, yurtdışı ziyaretçilerinin dışında İzmir ve Ankara Ticaret Odaları’ndan alıcı heyetleri ve 30 farklı ilden gelen kuaför grupları fuarın renkli ziyaretçi profilini oluşturdular. Yabancı ziyaretçide en ciddi artış savaşın ortasından tekrar hayatın normale dönmeye başladığı ve geniş ticari imkanlar sunan Libya’dan oldu.


PANORAMA Tavşanlı Röntgen Cihazına Kavuştu

Numune Hastanesi Eski Binası Çocuk ve Doğum Hastanesi Oldu Konya Numune Hastanesi'nin eski acil servis ve başhekimlik binası, Dr. Faruk Sükan Doğum ve Çocuk Hastanesi’ne tahsis edildi. Konuyla ilgili açıklama yapan Dr. Faruk Sükan Doğum ve Çocuk Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Adnan Tekin, Konya halkına ve çevre illere daha iyi hizmet vermek istediklerini söyledi. Tekin, "Bulunduğumuz alanda 500 yataklı 134 bin metrekare kapalı alanlı şu anda eski numune hastanesi ve Dr. Faruk Sükan Doğum ve Çocuk Hastanesi’nin var olan eski kapalı hacminin üç katı büyüklüğünde yeni bir hastane yapımına başlandı. Bu hastanenin aynı zamanda bir tarafının doğum ve çocuk hastanesinin halen mevcut olan yerini alacak olmasından dolayı bakanlığımızın da verdiği karar üzerine hastanemizin özellikle doğum ve çocuk hastalıkları konusunda hizmet merkezli olması öngörüşü üzerine bizlere verilmiş olan eski numunenin acil servisi ve arkada var olan tarihi binasıyla hastanemize tahsis edildi” diye konuştu. 84 > TEMMUZ 2012

Tavşanlı Doç. Dr. Mustafa Kalemli Devlet Hastanesi yeni röntgen cihazına kavuştu. Uzun süredir yoğunluk dolayısıyla sürekli şikayet alan hastane, artık 2 röntgen cihazıyla vatandaşa hizmet verecek. Başhekim Sabahattin Altıntaş, “Hastanemizde konvansiyonel röntgen dediğimiz direktgrafi röntgen sayısı epeyce fazla. 2011 yılında 80 bin grafi çekimi yapıldı. Hizmetleri daha kısa sürede sağlamak için yeni cihaz alımı için ihale süreci başlatmıştık, bu süreçte belirli bir zaman aldı. Bu ihalenin neticelenmesi ile A Blokta yeni cihaz almış olduk.

Tıp Fakültesi Hastanesi’ne 5.5 Milyon TL Ödenek Adıyaman üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne 5.5 milyon TL ödenek aktarıldı. AK Parti Grup Başkan Vekili Ahmet Aydın, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz tarafından Adıyaman Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde kullanılmak üzere ödenek gönderildiğini söyledi. Bakan Yılmaz'ın, İl Özel İdaresi bütçesine 2 milyon TL ek ödenek göndermesinin ardından Adıyaman Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine de 5.5 milyon TL ödenek gönderdiği belirtildi.

Diş Hastanesi Açılıyor Çerkezköylüler’in ağız ve diş sağlığı bakımından öncelikli adreslerinden biri olacak olan Çerkezköy Diş Hastanesi’ndeki çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Toplam 2 bin 500 metrekare kapalı alanda hizmet verecek olan hastanede 30 doktorun görev yapması bekleniyor. Günde ortalama 1000 hastaya hizmet verme kapasitesine sahip olacak hastanede, uzman hekim atanması yapılması halinde, diş ameliyatları da yapılabilecek.Çorlu Ağız ve Diş Hastalığı Hastanesi’ne bağlı olarak faaliyet gösterecek olan Diş Hastanesi’ne ayrıca bir başhekim ataması yapılmaya-

cak, ancak aynı hastane tarafından Çerkezköy Diş Hastanesi’ne bir başhekim yardımcısı atanacak.


PANORAMA Salihli Devlet Hastanesi’nde EMG Hizmete Başladı

PAÜ’de Çocuk Sağlığı İzleme Polikliniği Açıldı Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastanesi’nde Çocuk Sağlığı İzleme Polikliniği açıldı. PAÜ Hastanesi’nde Çocuk Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Ergin’in yönetimindeki bir ekiple açılan polikliniğin, her yaştaki çocuk ve ailelerine açık olduğu, özellikle 5 yaş altı bebek ve çocukları belli aralıklarla görerek, sağlıklı büyüme, akıllı ve mutlu olması konusunda ailelere önerilerde bulunulması, fark edilemeyen bir hastalığı varsa erken tanı koyarak tedavisine yardımcı olunmasının amaçlandığı belirtildi. Doç. Dr. Ahmet Ergin, poliklinikte doğru emzirme, yaşa uygun beslenme, bebekler ile ilgili sorular, yaşa özel tarama testleri, çocuklarda gelişim gibi konularda hizmet verileceğini söyledi.

86 > TEMMUZ 2012

Salihli Devlet Hastanesi’nde uzun yıllardır eksikliği çekilen EMG cihazı Aksoy Vakfı tarafından bağışlanarak hizmete girdi. Hastane Başhekimi A.Zeki Kaygısız, “Hastanemiz her zamanki gibi yeniliklerine devam ediyor. Aksoy Vakfı hastanemizde olmayan bir cihazı alarak hastalarımızın hizmetine sundu. Bu nedenle Aksoy Vakfına insanımız adına teşekkürü bir borç biliyorum. Hastanemiz yenilikleri devam edecek. Her zamanki gibi vatandaşına en iyi hizmeti sunan tercih edilen bir devlet hastanesi olmaya devam edeceğiz. Artık hiçbir hastamız EMG için

dışarıdaki hastanelere gitmek yol kat edip, para ve zaman kaybetmeyecek.” diye konuştu.

Bulancak’a Modern Hastane İhalesi tamamlanarak müteahhit firmaya teslim edilen Bulancak Devlet Hastanesi inşaatına başlandı. Hızlı olarak büyüyen ve gelişme gösteren Bulancak Devlet hastanesi, büyümeye paralel olarak ihtiyaçların artmasına cevap verebilmek, mevcut imkanların yeterli hale getirilmesi amacıyla durumun Sağlık Bakanlığına iletilmesinin ardından yeni bir hastane yapılması ve mevcut hastanenin daha iyi şartlarda hizmet verebilmesi için tadilat talebinin, bakanlıktan olumlu yanıt alındığı bildirildi.

Adıyaman Doğum Hastanesi Modern Hale Getirildi Adıyaman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ek-2 (Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi) bölümünde, doğumhane servisi modern hale getirildi.Hastanenin Ek-2 bölümünde, anne adaylarının daha sağlıklı bir ortamda doğum yapmaları amacıyla doğum servisinde tadilat yapılarak, yeni haliyle hizmete sunuldu. Düzenlemeyle birlikte modern hale getirilen doğum odalarına, anne adayları doğuma hazırlanacağı zaman bir defalık giyilen elbise ve ortopedik terliklerle girebilecek.


PANORAMA MNTLAB Kalite Denetiminden Bir Kez Daha Geçer Not Aldı!

Sağlık Sektöründe Başarıya Götüren Verimli Çözüm Ortaklıkları Novomed360 tarafından OgilvyHealthworld’ün katkılarıyla organize edilen konferans, yaklaşık 150 ilaç ve sağlık sektörü profesyonelini ve sektöre hizmet sunan firma temsilcilerini bir araya getirdi. Pharma Outsourcing toplantısında, ilaç sektörü çalışanları, kısıtlı kaynaklara rağmen rekabet a��ısından farklılaşmayı sağlamayı başarmış projeleri, birebir proje sahiplerinden dinleme şansını yakaladılar, çözüm ortaklarıysa, yeni geliştirdikleri ürün ve hizmetleriyle, ilaç firmalarının performanslarını artıracak inovatif çözümlerini paylaştılar. Gerçek başarı hikayeleri ve vak’aların konuşulduğu toplantıda katılımcılar özellikle yeni çalışma modelleri, yeni teknolojiler ve dijitalleşen dünya ile ilgili bilgi edindiler ve fikir paylaşımında bulundular.

88 > TEMMUZ 2012

MNTLAB Laboratuvar Hizmetleri, Avrupa’nın önde gelen akreditasyon firmalarından DakkS (Deutsches Akkreditierungssystem Prüfwesen GmbH) denetçileri tarafından bir kez daha detaylı ve teknik ağırlıklı denetlendi. ISO 15189:2007 Medikal Laboratuvar Akreditasyon Denetimi’nden geçen MNTLAB akreditasyon belgesinin yanı sıra geçirdiği başarılı denetim neticesinde test kapsamının “>540 parametre ” olarak devamlılığını da sağladı. MNTLAB bu denetimle hastalarına sunduğu kaliteli, güvenilir laboratuvar hizmetlerini, uluslararası bağımsız

kalite kontrol programları ile bir kez daha onaylattı.

Batman’a Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi Batman Bölge Hastanesi'nde fizik tedavi rehabilitasyon merkezi açılırken, dahiliye yoğun bakım ünitesinde yatak kapasitesi arttırıldı. Bölge Hastanesi Başhekimi Adnan Tuna, hasta memnuniyetinin esas alınarak yapılan çalışmalara yenilikler katıp, hizmet kalitesini yükseltmeye devam ettiklerini açıkladı.

Selçuklu Tıp’ta İki Yeni Servis Hizmete Girdi Konya’da Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Acil Servisi ve Kardiyak Rehabilitasyon ve Kardiyoloji Servisi’nin açılışı düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Açılış törenine Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hakkı Gökbel, Selçuklu Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oktay Sarı, öğretim üyeleri ve hastane çalışanları katıldı.


PAZAROLA

[

Foyalar ve Boyalar

D

ijital teknolojiler, dünyayı, ilişkileri ve pazarlamayı derinden değiştiriyor. Pazarlama kitapları yeniden yazılıyor, okullarda öğretilenlerin yarısı daha mezun olmadan işe yaramaz hale geliyor.

Prof. Dr. İsmail KAYA Pazarlama Anabilim Dalı Başkanı ikaya@istanbul.edu.tr

Teknoloji, marka ve firmalarla müşterileri yeni fikirler aracılığıyla birbirine bağlayan güçlü bir araç oldu. Bu sayede insanlara, dünyaya, olup bitenlere dair muazzam miktarda veri ve bilgi de üretiliyor. Bu verilerle firmalar, müşterilerini daha iyi anlıyor, onları yeniden tanımlıyor, yeni fırsatlar keşfediyor, yeni yollar, yeni işler, yeni ürünler geliştiriyor, yeni piyasalara ve yeni müşterilere ulaşıyorlar. Mevcut bilgilerin yüzde 90’ının son iki yılda üretildiğini, kullanılmadığında işe yaramaz hale geleceğini bilenler yüzyılın petrolünün veri, bilgi ve istihbarat olduğunun farkındalar. Veriye ve beyinlere yatırım yapıyorlar. Firmaların fizikî, malî ve beşerî sermayeleri kadar zihnî ve fikrî sermayeleri de öne çıkıyor. Fikrin varsa, küçük fikirleri bir büyük fikir etrafında organize etmeyi başarabiliyorsan ve bunu hızla gerçekleştirebiliyorsan, işte o zaman, piyasa ve müşteriler (ve peşinden sermaye ve beşerî kaynaklar) seni algılıyor, tanıyor, beğeniyor ve sana yaklaşıyorlar.

Dijital çağda, pazarlama, insanların hayatlarında olumlu değişiklikler yapacak fikirler bulmak, bunları birbiriyle tutarlı bir bütünlük içinde bir araya getirip, kolay anlaşılabilen ve algılanabilen birer stratejiye dönüştürmek ve bunu, bütün paydaşların, müşterilerin, tedarikçilerin, firma personelinin tam desteği ve katılımıyla eğlenceli bir oyuna dönüştürebilmek becerisiyle ilgili. Bir fikri ve bir hikayesi olan, bunu anlatabildiğinde, kendine taraftar buluyor ve piyasada kalıyor. Ürünü, fikri, hikayesi cazibesini kaybetmiş firma ve markaları ise kimseler takmıyor. Müşteriler arasında haberleşmenin özgürleşip demokratikleştiği, bilginin kendi tabiatınca ışık hızıyla aktığı bu yeni dijital dünyada yalanların ömrü kısalıyor, mumlar sönüyor. Şeffaflık, samimiyet ve dürüstlük öne çıkıyor. Yalancı, sahtekar, göz boyayıcı, samimiyetsiz şarlatanların foyaları da boyaları da bir bir dökülüyor. Çevrenize bakın, örneklerini göreceksiniz...

Prof. Dr. İsmail Kaya, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Pazarlama Anabilim Dalı Başkanıdır. Kendisine ismailkaya@gmail.com adresinden ulaşılabilir. Başka yazıları için, http://pazarola.blogspot.com, http://pazarlamabitanedir.blogspot.com ve http://pazarlamazekasi.blogspot.com blogları ziyaret edilebilir.

90 > TEMMUZ 2012

]


DENGE

[

Amortisörler çalışıyor!

S

ürpriz yapmayı severler.

Türkiye ekonomisine not veren kredi derecelendirme kuruluşları, genellikle “büyümenin finansmanına ve finansal istikrara ilişkin göstergelere” odaklanır. Özetlemek gerekirse..

Mehmet Ali Özbudun

Bu değirmenin suyu nereden geliyor? Böyle geldi, ama böyle gider mi?” gibisinden bir dizi sorunun cevabını ararlar.

*** Peki.. Amortisörler, gerçekten çalışıyor mu? Daha önce de vurguladığımız gibi, AB kaynaklı kriz ve Orta Doğu eksenli çalkantılara rağmen, kuyruğu dik tutma konusunda iyi bir performans sergiliyoruz. Merkez Bankası özerkliği ve dalgalı kur rejimi, dış şokları göğüslemeye yarayan çok kritik iki amortisör olarak görev yapıyor.

***

Şokları emerek sarsıntıyı hafifleten bu iki amortisörün yanı sıra, bankacılık sektörünün içindeki müzmin mayınların temizlenmiş olması, ekonomi yönetiminin işini kolaylaştırıyor.

Ne var ki..

***

Bu sefer, biraz farklı bir durum söz konusu.

Notumuzun, bundan sonra nasıl bir seyir izleyeceğini:

Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, kredi notumuzu bir basamak yükseltti.

-Dış finansmanın seyri, cari açığımızı finanse edenlerin portföy ve vade tercihleri

Gerekçe olarak:

-Muhtemel dış şoklar ve bu şoklara karşı geliştirilen refleksler belirleyecek.

Bu kapsamda, cari açığımızı, yani “yumuşak karnımızı” sık sık mercek altına alır ve kasvetli senaryolara imza atarlar.

-Cari açıkta ortaya çıkan kademeli gerilemeyi -Mali disiplinin devam ettiğini ve kamu borçlanması?cephesindeki?olumlu?trendin sürdüğünü -Ekonominin?dış?şoklara?olan?direncinin devam?ettiğini?ve?amortisörlerin?çalıştığını vurguladı. Bir kısım yorumcuya göre: -Piyasalar, mevcut durumu notçulara kıyasla daha olumlu değerlendiriyordu. -Moody’s, piyasalardan kaynaklanan mahalle baskısına dayanamadı, karizmayı çizdirmemek için notumuzu yükseltmek zorunda kaldı.

92 > TEMMUZ 2012

]

Netice itibariyle.. İç ve dış kaynaklı şoklardan kurtuluş yok. Önemli olan nedir? Önemli olan, şokların ikincil etkilerini ve trend oluşturmasını önlemektir. Dileyelim ki, amortisörleri de patlatabilen bir şok yaşamayalım. Aman dikkat!



Medikal Teknik Temmuz'12