Issuu on Google+

İşçi Bülteni Özel Sayı No:619 * Ekim 2010

“Sınıfa karşı sınıf”

METAL İŞÇİLERİ BÜLTENİ İhanet taslağını yırtarak geleceğimizi kazanmak için TİS masasını sokakta kuralım!

Birleşik mücadeleyi yükseltelim!

2010-2012 Grup Toplu İş Sözleşmesi (TİS) süreci başladı. Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) ile işçi sendikaları Türk Metal ve Birleşik Metal-İş sendikaları ayrı ayrı sundukları sözleşme taslaklarıyla masaya oturdular. Metal patronları, kriz döneminde çaldıklarının üzerine yatmak ve yeni haklar gasp etmek istiyor. Esnek çalışmayı sözleşme metnine sokmak istiyor. Sendikaların sözleşme sürecinde hazırladıkları taslaklar ise işçilerin taleplerini karşılamıyor. Türk Metal Sendikası, her sözleşme sürecinde giydiği ihanet gömleğini bu sözleşmede de giymiş durumda. Tarihi metal işçilerine ihanetle dolu olan bu sendikanın taslağı ihaneti işaret ediyor. Çünkü taslakta metal işçisini tatmin edecek hiçbir şey yok. Doğru dürüst bir ücret artışı yok. Ağır çalışma şartlarını değiştirebilecek bir madde yok. Esnek çalışmaya engel olacak bir madde de yok. Birleşik Metal'in taslağı birçok bakımdan Türk Metal taslağının ilerisinde. Her şeyden önce bu taslakta ücret artışları ücret makasını kapatmak hedefine bağlanmış. Ücretler aynı kalmak üzere çalışma sürelerinin düşürülmesi gibi bir başka ileri talep var. Esnek çalışmayı sınırlayacak başka maddeleri de bunlara ekleyelim. Ancak tüm olumluluklarına rağmen Birleşik Metal'in taslağı yeterli değildir. Ortalama ücretler ve satış sözleşmelerinin yükünü bir yana iterek işçilerin tüm meşru ve haklı

talepleri gözönünde tutulmamıştır. Bunun için metal işçilerinin uğrunda kavga verecekleri bir taslak değildir. Metal İşçileri Birliği, metal işçilerini Türk Metal yönetiminin ihanet taslağını yırtmaya çağırıyor. Metal Birliği Birliği, metal işçilerini Birleşik Metal yönetiminin taslağını haklı ve meşru taleplere göre yeniden düzenlemesi için seslerini yükseltmeye çağırıyor. Metal İşçileri Birliği, metal işçilerini aşağıdaki taleplerini kazanmak için mücadele yürütmek üzere bir araya gelmeye ve TİS masasını sokakta kurmaya çağırıyor. Metal İşçileri Birliği, metal işçilerini yeni bir ihanete geçit vermemek için seyirci olmaktan çıkıp inisiyatifi ele almaya çağırıyor. Metal işçilerinin TİS talepleri şunlardır: 1. Ücret ve hak kayıpları karşılansın, insanca yaşamaya yeten bir ücret düzeyi sağlansın! 2. Eski ve yeni işçiler arasındaki ücret farklılıkları kapatılsın! Eşit işe eşit ücret! 3. İşten atmalar yasaklansın! Tüm çalışanlara iş güvencesi! 4. Tüm biçimleriyle esnek çalışma uygulamalarına son verilsin! 5. Taşeronlaştırma uygulamasına son verilsin! Taşeron işçiler kadroya alınsın! 6. İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri alınsın!


Sendikalar MESS'le masaya oturdu!.. Eylül ayı başında sözleşme taslaklarını MESS’e ileten işçi sendikaları Ekim ayı başında taslaklarla ilgili görüşmelere başladılar. MESS, taslaklarla ilgili ilk görüşmeyi kendi öz çocuğu olan Türk Metal ile yaptı. 1 Ekim tarihinde yapılan görüşme ile ilgili olarak Türk Metal yöneticileri fabrikalarda hiçbir açıklama yapmazken yansıyan tek bilgi görüşülen 29 maddeden 25’inde anlaşma sağlandığı yönündeydi. 11 Ekim’de gerçekleşen ikinci görüşmeyle ilgili olarak ise hiçbir bilgilendirme yapılmadı. Ortaya çıkan bu tablo gerçekleşen bu görüşmede ücret ve esnek çalışma gibi kritik maddelerin görüşüldüğünü ve bu konuda MESS ile Türk Metal yöneticilerinin fikir birliği içinde olduğunu gösteriyor. Türk Metal ile MESS’in 3 Kasım tarihine kadar tamamlaması gereken görüşmelerde bir sonraki toplantı tarihi şu an için bilinmiyor. Birleşik Metal İş yönetimi ise MESS ile taslaklara dair ilk toplantısını 5 Ekim tarihinde gerçekleştirdi. Görüşmelere Genel Yönetim Kurulu, TİS uzmanları ve şube başkanlarının yanı sıra 14 fabrikadan işyeri temsilcileri de katıldı. Hazırladığı toplu sözleşme teklifinin temel hedefini insan onuruna yakışır çalışma ve yaşam koşulları olarak açıklayan Birleşik Metal’in 3 temel talebi bulunuyor. Bu talepleri, çalışma sürelerinin kısaltılarak istihdamda artış sağlanması, kuralsız ve güvencesiz çalışma anlamına gelen esnek çalışma hükümlerine geçit verilmemesi, kazanılmış haklardan taviz verilmemesi oluşturuyor. Yapılan ilk toplantıda, Amaç, Taraflar, Tanımlamalar, Tarafların temsili, Tarafların sorumluluğu, Sendikada görev alan üyeler, Sendika Temsilcilerinin Görev ve Yetkileri, Sendika üyelerinin

teminatı, Sendika yönetici ve temsilcilerinin korunması, Sendika yöneticilerinin işyeri ziyareti ve üyeler ile temasları, Sendika temsilci odası, Sendika duyuru tahtası, Şikâyet kademeleri, Uyuşmazlıkları Çözüm Kurulu, Özel Hakem Kurulu ve Çalışma Usulü başlıklı 16 madde Birleşik Metal’in taslağında yer aldığı biçimiyle kabul edildi. Kapsam, Sözleşmeden Yararlanma, Sendika temsilcileri, Sendika temsilci ve görevlilerinin teminatı, Sendikal izinler, Sendika aidatı, Disiplin Kurulu, Çalışma Süreleri, Ara dinlenmesi, Vardiya Çalışmaları başlıklı maddeler ise MESS tarafından kabul edilmedi ve sonraki toplantılarda tekrar görüşülmek üzere ertelendi. Ertelenen maddelerin önemli bir bölümünün MESS’in hayata geçirmeye çalıştığı, Birleşik Metal’in ise izin vermeyeceğini açıkladığı esnek çalışma ilgili hükümler olması dikkat çekiyor. Birleşik Metal ile MESS arasındaki bir dahaki görüşme 19 Ekim tarihinde gerçekleşecek.

TİS görüşmeleri başlarken işçiler MESS önündeydi... Metal İşçileri Birliği (MİB), metal işkolunda Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmelerinin başlarken 5 Ekim günü Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) önünde oturma eylemi gerçekleştirdi. MESS'in İstanbul Mecidiyeköy'de bulunan genel merkezi önüne yürüyen Metal İşçileri Birliği üyesi metal işçileri, bu sürecin seyircisi değil tarafı olduklarını bir kez daha vurguladılar. “Sendikaların hazırladıkları taslaklar metal işçilerini temsil etmiyor!” diyen Metal İşçileri Birliği MESS önünde yaptığı açıklamada MESS’in köleliği derinleştirme hazırlıkları yaptığına dikkat çekerek, metal patronları kapsamlı bir saldırı hazırlığı içerisindeyken, metal işçilerini temsilen toplu sözleşme masasına oturan sendika yöneticilerinin metal işçilerinin hak ve çıkarlarını korumaktan uzak bir tablo içerisinde olduğunu söyledi. Açıklamada metal işçilerinin 2010-2012 grup toplu sözleşme sürecindeki talepleri sıralanarak, sendika yöneticilerine, hazırladıkları taslakları geri çekme ve sıralanan talepler ekseninde yeni taslaklar hazırlama çağrısı yapıldı. Bu taleplerin hayat bulmadığı her sözleşmenin metal işçilerinin insanca ve onurlu bir gelecek için yürüttüğü mücadeleye ihanet anlamına geleceği söylendi. Metal işçilerinin, metal patronlarından olduğu gibi işbirlikçi sendikacılardan da hesap soracağı vurgulandı.

2

METAL İŞÇİLERİ BÜLTENİ


Ümraniye’de ÇEL-MER işçilerin katılımıyla TİS paneli... Toplu İş Sözleşmesi sürecinin başlamasıyla, sözleşme dönemini ve izlenmesi gereken mücadele hattını tartışmak üzere Metal İşçileri Birliği Ümraniye Yürütmesi tarafından 3 Ekim günü bir panel düzenlendi. “ÇEL-MER İşgalinden Öğreniyoruz, TİS’e hazırlanıyoruz” başlıklı panel, MİB temsilcisinin ve ÇEL-MER işçilerinin katılımıyla yapıldı. İlk olarak sözü alan MİB temsilcisi, TİS döneminin işçi sınıfının mücadelesindeki tetikleyici rolüne değindi. Öncü metal işçilerinin bu süreçte öncelikli olarak TİS’i metal işçilerinin gündemine sokması gerektiğini söyleyen MİB temsilcisi, daha sonra sendikaların tablosundan bahsetti. TİS taslaklarının metal işçilerinin denetimi dışında, onların katılımı olmadan hazırlandığını belirten MİB temsilcisi taban iradesinin hakim kılınması ve işçiler adına yapılacak olan görüşmelerde şeffaf olunması gerektiğini söyledi. MİB temsilcisinin ardından, Gebze’de kurulu bulunan ÇEL-MER fabrikasında 4 günlük işgal eylemi gerçekleştiren işçiler söz aldılar. Yaşadıkları işgal-direniş deneyimlerini paylaşan ÇEL-MER işçileri panel süresince salondakiler tarafından ilgiyle dinlendi. Öncelikle yaşadıkları değişimden bahseden işçiler patronların işçileri birer solucan olarak gördüklerini, fakat asıl gücün işçilerde olduğunu söylediler. “İşçi=Güç”, “Ne olursa olsun komite” ve “Sendikalı olarak fakat sendikal bürokrasiyi aşarak” vurgularını tekrarlayan ÇEL-MER işçileri, özellikle taban örgütlenmelerinin ve iyi bir ön hazırlığın önemine dikkat çektiler. Yaklaşık 3.5 saat süren panel başından sonuna kadar canlı bir atmosferde geçti.

Bursa’da TİS paneli... Metal İşçileri Birliği 9 Eylül günü Bursa’da bir panel gerçekleştirildi. Bursa Baro Evi Toplantı Salonu’nda yapılan panelde Tez Koop-İş Sendikası Eğitim Danışmanı Volkan Yaraşır ve MİB temsilcisi konuşmacı olarak yer aldı. Panelde ilk konuşmayı Volkan Yaraşır yaptı. Konuşmasına, kapitalist kriz sürecinde yaşananları anlatarak başlayan Yaraşır, bu dönemde dünyanın çeşitli yerlerinde işçi sınıfının verdiği tepkilere ve gerçekleştirdiği direnişlere değindi. Bunlar içerisinde fabrika işgallerine özel olarak vurgu yaptı. ÇEL-MER işgaline kadar yapılan işgallerin, kendiliğinden ve taban inisiyatifine dayanmayan bir tepki olarak gerçekleştiğini, ÇEL-MER’in ise bunlardan farklı olduğunu, tümüyle bilinçli ve taban örgütlenmesine dayanan bir işgal eylemi olduğunu belirtti. Yaraşır ayrıca, sınıfın elindeki tek silahın taban örgütlenmesi olduğunu ifade etti. TİS komitelerinin de bu süreçte ihtiyaç olunan taban örgütlenmesi biçimi olduğunu vurguladı. Yaraşır’ın ardından söz alan MİB temsilcisi de ağırlıklı olarak TİS süreci üzerinde durdu. MİB’in TİS döneminde yükselttiği 6 talebi açıkladı. Çeşitli metal fabrikalarından ve bazı sektörlerden işçilerin olduğu panele 50 kişi katıldı.

Kocaeli’de eylem... Birleşik Metal-İş, Kocaeli'de gerçekleştirdiği eylemle, metal patronlarının, işçilerin haklarını gasp etmesine ve diğer sendikaların buna göz yummasına izin vermeyeceklerini belirtti. Eyleme BMİS'in örgütlü olduğu fabrikalardan işyeri temsilcileri ve işçiler katıldı. İnsan Hakları Parkı’nda yapılan açıklamada, Birleşik Metal-İş Sendikası Kocaeli Şube Başkanı Hami Baltacı 2008 yılında yapılan TİS'in işçiler için kayıp dönem olduğunu belirtti. Örgütlü-örgütsüz tüm metal işçilerine çağrı yapan Baltacı, mevcut iş yasalarının ancak örgütlü bir işçi sınıfı ile değiştirilebileceğini söyledi. Baltacı bundan sonraki süreçte eylemlerin artarak devam edeceğini belirterek şunları söyledi: “Bizler sömürü düzenine karşı durmak zorundayız. Sermaye bunun böyle gitmeyeceğini bilmek zorunda. Bayram öncesi yeni bir ihanete fırsat vermemeliyiz. Artık sadece fabrikalarda değil, kent merkezlerinde de eylemlerimizi yaparak sesimizi herkese duyurmalıyız”

Mutaş’ta fabrikayı terk etmeme eylemi… İlk olarak 25 Ağustos 2010 tarihinde 7 işçiyi işten atarak sendikal örgütlenmeyi kırmaya çalışan patron sonrasında 9 işçiyi daha işten atarak sendika düşmanı tutumunu göstermişti. Fabrika önünde süren direnişe ve her geçen gün artan sınıf dayanışmasına tahammül edemeyen Mutaş patronu son olarak 4 Ekim günü sendika üyesi 11 işçiyi işten attı. Patronun sendikadan istifa baskılarına direnen işçiler, patronun "fırın bölümünde çalışın" dayatmasını kabul etmediler. 50'yi aşkın işçinin çalıştığı fabrikada sendikalı işçilerin tamamını işten atan Mutaş patronuna karşı işçilerin yanıtı bir kez daha direniş oldu. BMİS üyesi işçiler, işten atmaların haberini almalarının ardından fabrikayı terk etmeme eylemi başlattı. Birleşik Matal - İş üyesi Dostel Makina Takım, Kroman Çelik, Akkardan, Bossal Mimaysan, Yücel Boru işçileri, çoğunlukla temsili düzeyde olmak üzere, içerdeki işçilerle dayanışmaya geldi. Fabrika önünde öfkeli sloganlarla bekleyiş sürerken Gebze Emniyet Müdür Yardımcısı fabrika önüne gelerek sendika yöneticilerinden, 11 kişinin sorun çıkmadan dışarıya çıkmasını istedi. Aksi taktirde işçileri zor kullanarak çıkaracakları tehdidinde bulundu. Ardından sendika yöneticileri ile işçiler fabrika önünde toplantı yaptı. Toplantıda alınan kararın sonucunda içerideki işçiler dışarı çıktılar. Eylemin sona ermesinin ardından MUTAŞ patronu kolluk güçleri eşliğinde fabrikadan çıktı. İşçiler kolluk güçlerine, "Siz onların bekçisi misiniz? Biz size ne yaptık. Biz işimizi istiyoruz. Biz terörist değiliz" sözleriyle tepkilerini gösterdiler.

Anakonda işçileri direniyor... İtalyan ortaklı Anakonda Isıtıcı ve Pişirici Cihazları AŞ’de Birleşik Metal-İş Sendikası’na üye oldukları için işten atılan 6 işçi fabrika önünde direnişe başladı. Çalışma koşullarının dayanılamayacak seviyeye geldiği fabrikada işçiler sendikalaşma kararı alarak Birleşik Metal-İş Sendikası’na üye oldular. İki buçuk ay süren sendikalaşma çalışması sonucunda işçilerin tamamına yakını sendikaya üye oldu. Patronun sendikal faaliyetten haberdar olması üzerine işçiler tehdit edildi. 24 Eylül Cumartesi günü fazla mesaiye kalmak istemeyen 2 işçi, 26 Eylül Pazartesi günü de 4 işçi, işten atıldı. İşçiler, fabrika önünde direnişe başladı. Her duruma hazırlıklı olduklarını belirten işçiler, “Asıl gücümüz içeride, üretimde” diyorlar. Çalışan bütün işçilerin örgütlü olduğu ve patronun kararını beklediği belirten direnişçi işçiler, olumsuz bir tabloda ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını ve sendikayı fabrikaya getireceklerini ifade ediyorlar.

METAL İŞÇİLERİ BÜLTENİ

3


Haklarımızı savunmak için biraraya gelmeliyiz! Bu ülkede sendikasız çalışmak bir dert, Türk Metal Sendikası üyesi olarak çalışmak ise ayrı bir dert. Sendikasız çalışmanın ne gibi zorlukları olduğunu az çok biliyoruz. Krizi bahane göstererek çalışanlarını iki sene-üç sene zamsız çalıştıranları, aylarca çalışanlarına maaş vermeyenleri, işçinin tazminatını bırakıp işten ayrılması için elinden geleni ardına koymayarak her türlü zulmü yapanları vb... Bütün bunlar örgütsüzlükten ileri gelen, birlik olamamanın yarattığı çok büyük sorunlardır. Biz sendikalıyız, arkamızda Türk Metal Sendikası gibi ülkenin en büyük sendikalarından biri var. Bizim bütün haklarımızı arar ve savunur gibi görünse de sadece kendi ceplerini düşünen, pavyonlardan çıkmayan, gayrimenkul zengini (bizim emeğimizin verdiği zenginlik) insanların başında olduğunu düşündüğüm bir sendika. Zaten kendini değil de işçiyi, emekçiyi düşünen sendika olsaydı toplu iş sözleşmesinde verdiği teklif işçinin yüzünü az da olsa güldürecek bir teklif olurdu.

Ben de bir metal işçisiyim. TOFAŞ’ta çalışmaktayım. Ne yazık ki, çevremde çalışanların büyük bir çoğunluğunun toplu iş sözleşmesiyle alakası yok diyebilirim. Ama herkesin kendi içinde bir tepkisi var. Zaman zaman bunu dışarıya vurabiliyorlar. İsyanlarını dile getirebiliyorlar. Ancak, onlara da suç bulmuyorum. İnsanların tek derdi mesai saatini doldurup bir an önce evlerine, ailelerinin yanına gidebilmek ve en önemlisi istirahat edebilmek. İş şartları, çalışma ortamı, tempolu çalışma ve yaklaşık bir yıldır çare bulunamayan fazla mesaili çalışma insanları TİS sürecine alakasız, düşünemez, yorum yapamaz hale getirmiş durumda.

Son altı aydaki enflasyon oranı %0,18’dir diye açıklama yapıyorlar. Yani “sizin saat ücretinize %5 + 25 kuruşluk verdiğimiz teklif çok bile” diyorlar. Neden bunu Türkiye'deki yoksulluk sınırına göre değil de son altı aylık enflasyonla kıyaslama gereği duyuyorlar anlamış değilim. Ama aklımda bir fikir var. Acaba, Türk Metal Sendikası patron sendikası olabilir mi? Evet, olabilir bence.

Türk Metalin fabrika içerisindeki konumundan da biraz bahsetmek gerekiyor. Sendika bizim yol gösterenimiz, her zaman işçilerin arkasında olması gereken bir kurum. İşçilerin bütün sorunlarıyla ilgilenmesi gereken bir kurum. Ancak biz bunu nedense göremiyoruz. Çalışan arkadaşlarımız bir sorunu olduğunda sendikaya gitmeye çekiniyorlar. Çünkü sendika temsilcilerinin karşısına bir memnuniyetsizlikle çıktığımız zaman ya o konuyla ilgilenilmiyor ya da arkadaşlarımız asi ilan edilip, vardiyaları değiştiriliyor, hatta başka bölümlere gönderiliyorlar. Bu yüzden çalışma arkadaşlarım sendika temsilciliğine hangi sorundan olursa olsun gidip sorunlardan bahsedemiyor, herhangi bir konuyla alakalı akıl danışamıyor.

Türk Metal’in internet sayfasındaki şu cümle dikkatimi çekti: ''120 bine yakın metal işçisinin hayır duasını alarak yola çıktık.'' Bir gün yolunuzun üzerinde karşınıza geçmiş işçi sınıfını görmemeniz dileğiyle, yolunuz açık olsun!

Durum bu iken bizim yapmamız gereken ise kendi haklarımıza kendimizin sahip çıkmasıdır. Bu patron sendikasının bizler için bir şey yapmayacağı bilerek kendi haklarımızı savunmak için bir araya gelmeliyiz. Tofaş’tan bir işçi

Net Cıvata’da iş durdurma ve bir Türk Metal klasiği Grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinin başlaması ile birlikte fabrikalardaki huzursuzluklar da giderek artıyor. Bunun yeni örneği Net Cıvata oldu. Sefaköy’de kurulu fabrikada yaşanan hak gaspları işçilerin sabrını taşırdı. İşbirlikçi Türk Metal çetesinin %5 zam teklifinin duyulmasının ardından rahatsızlıkların giderek arttığı fabrikada ücretlerin parça parça ve geç ödenmesi üzerine iş durduruldu. 2006’dan bu yana maaşların düzensiz ödendiği fabrikada iki aylık alacakları bulunan işçiler ücretlerin ödenmesi talebiyle iş bıraktı. 29 Eylül günü sabah vardiyasının başlamasının ardından fabrikaya gelerek yöneticilerle görüşen Türk Metal Sendikası İstanbul Şubesi Başkanı Tufan Şimşek, işçilerle yaptığı toplantının ardından iş bırakma kararlarını açıkladı. İş bırakma kararının alınmasının ardından yöneticilerle görüşen şube başkanı Şimşek, işçilere yönetimin tekliflerini aktardı. Patronun dalga geçer gibi sunduğu eylül maaşını 12 taksitte ödeme teklifini geri çeviren işçiler alacaklarının tamamı ödenene kadar eylemlerine devam edeceklerini ifade ettiler. Patronun önerisinin kabul edilmesi için işçilere telkinde bulunan Şimşek, aksaklıkların devam etmesi durumunda şalteri kendi elleriyle indireceğini dahi söyledi. İşçilerin kararlı tutumu karşısında çaresiz kalan şube başkanı, “Kararınıza saygılıyım” demek durumunda kaldı. Ancak Net Cıvata işçileri Türk Metal çetesinin ihanetine uğradı. Şube başkanı tarafından kandırılan gece vardiyası, çalışmaya başladı. Gece patronlarla toplantı yapan sendika yönetimi direnişi kırmak için vardiyayı bekledi. Gece vardiyasına ilk iki vardiyanın işçilerinin de patronun önerilerini kabul ettiğini anlatan şube başkanı Tufan Şimşek, patron yalakası işçileri de kullanarak üretime başlanmasını sağladı. Sonuç olarak iç örgütlülükten yoksun, birbirlerinden haber bile alamaz bir halde bulunan Net Cıvata işçileri, işbirlikçi çetenin oyununa geldiler.

4

METAL İŞÇİLERİ BÜLTENİ


Metal işçilerine mücadele etmek düşüyor!

Türk-Metal’den bizim adımıza iyi bir şey beklemek hayalcilik olur...

2008-2009 yıllarında dünyada yaşanan mali krizi MEES işçi sınıfına karşı bir baskı aracı olarak kullandı. Yurdun çeşitli bölgelerinde ve özellikle Bursa’da çok büyük işçi kıyımları yaşandı. TOFAŞ, Renault, Bosch ve diğer fabrikalarda on binlerce işçi ekmeğinden oldu.

Bizler Habaş’ta normal zamanlarda da temsilcilerimizi bulamazdık. TİS döneminde ise aynı sorun yaşanmaya devam ediyor. Temsicilerden hiçbirini ortalıklarda göremiyoruz. Olur da bir yerlerde yakalarsak bilgi almaya çalışıyoruz. Onu ise kaçamak cevaplarla geçiştirmeye çalışıyorlar.

Oysaki toplu sözleşmenin ilk başlarında krizin adı bile geçmezken MESS yapılan görüşmelerde MESS’e bağlı olan firmaların büyüdüğünü ve büyük oranda kar elde ettiklerini söyleyip, biz işçilere “fedakarlığımızdan” dolayı teşekkür ediyordu. Biz yıllardır fedakarlık yaptığımıza inanıyoruz. Şimdi fedakarlık sırası onlarda olmasına rağmen onlar hala bizim fedakarlık yapmamızı bekliyor. Esnek çalışma, kıdem tazminatının düşürülmesi gibi saldırıları acımasızca önümüze sürüyorlar. Bizler Birleşik Metal-İş üyeleri olarak bu zorbalığa karşı sonuna kadar direneceğimizi buradan duyuruyoruz. Medyada kriz bitti nutukları atılırken Türk Metal kendi hazırladığı taslakta üyeleri ile alay eder gibi yüzde 5+25 kr zam talep ediyor. İşçileri bir kez daha sefalet ücreti ile yaşamak zorunda bırakıyorlar. Birleşik Metal ise işçiler arasındaki ücret farklarının kapatılması açısından bu dönem iki aşamalı ücret zammı önerdi. Sendikamız hazırladığı teklif ile İlk aşamada saat ücretleri 4.35 TL’nin altında olanların ücretlerinin 4.35 TL’ye yükseltilmesini, sonrasında ise herkese 0.84 kr zam yapılmasını öneriyor. Bunun aylık ortalaması ise 152 TL’ye geliyor. Kazanılmış haklarımızın elimizden alınmasına, kuralsızlaştırma ve güvencesiz çalışmanın yaygınlaşmasını karşı MESS-Türk Metal işbirliğine karşı metal işçilerine mücadele etmek düşüyor. Birleşik Metal İş üyeleri olarak bizler TİS görüşmesinde ücretlerin düzeyinin yükseltilmesini ve iş güvencesini attıran talepleri savunuyoruz. Haftalık çalışma saatlerinin 37.5 saate düşürülmesini istiyoruz. Biz Bursa’da Birleşik Metal İş üyeleri olarak bu taleplerimizi elde edebilmek için sendikamızın alacağı kararların ve sendikamızın sonuna kadar arkasında olacağız. Bursa’dan Birleşik Metal İş üyesi bir işçi

Daha TİS masasına oturmadan önce hepimizde bir rahatlık vardı. Pevrul KAVLAK yeni başkan olmuştu ve bu ilk sözleşmesi olacaktı. Bu da görüşmelerden iyi bir sonuçla çıkılacağını getiriyordu aklımıza. Hatta temsilciler bile böyle diyordu. Ama çok kısa bir zaman geçti ve gerçekler hiç de beklediğimiz gibi çıkmadı. % 5 + 25 kuruşluk bir zam teklifiyle masaya oturan bir zihniyetin oradan kazanımla çıkması beklenemez. Patronların istediği de bu zaten, düşük maaşla yoğun sömürü. Zaten Türk-Metal’den bizim adımıza iyi bir şey beklemek hayalcilik olur. Bunları yaşadıklarımızdan görüyoruz. Daha yakın bir zamanda sendikalı bir arkadaşımız haksız gerekçelerle işten çıkarıldı. Ama sendikamız, üyesi olan işçi için kılını bile kıpırdatmadı. Hukuksuzluk diz boyu. TİS döneminde burada böyle bir şeyle karşılaşmak hepimizi tedirgin ediyor. Akıllara bu işte patron ve sendikanın ortaklaşa davrandığı hissini uyandırıyor. Hal böyle olunca da sendikamıza olan güven tümden gidiyor. Bize sahip çıkması bizim için mücadele etmesi gereken sendika Habaş’ ta kılını kıpırdatmıyorsa patron örgütü MESS’e karşı ne yapabilir ki. Bir Habaş işçisi

ÇEL-MER işçileri mücadeleye devam ediyor!... Sendikalaştıkları için işten atılan ve 4 günlük fabrika işgali ile sendika haklarını kazanan ÇEL-MER işçileri 3 Ekim günü, direnişteki Mutaş işçilerini ziyaret etti. ÇEL-MER işçileri ziyaretin ardından, gerçekleştirdikleri 4 günlük işgal eylemi sonrası patron-sendika-valilik arasında imzalanan protokol sözleşmesine uyulmamasını protesto etmek için bir eylem gerçekleştirdiler. Sendika yetkisinin uzaması konularına ilişkin daha önce uyarıda bulunan işçiler, üyesi oldukları BMİS Gebze Şubesi'nin kendilerine sahip çıkmaması üzerine, Gebze'den Bostancı'da bulunan BMİS Genel Merkezi'ne E-5 karayolu üzerinden yaya olarak yürüyüşe geçtiler. Darıca-Eskihisar yol kavşağında polisin engelleme girişimini kararlılıkla boşa düşüren Çel-Mer işçilerinin önü yaklaşık 7 km’lik yürüyüşün ardından bu sefer BMİS Gebze Şube Mali Sekreteri Necmettin Aydın tarafından kesildi. Yürüyüşlerini sonlandırmaları için ÇEL-MER işçilerini ikna etmeye çabalayan Aydın, işçilerin "Fabrikada sendikasız çalışan işçilerin sayısı, sendikalı işçi sayısını geçti", "Patronun işi yürüyor bizim işimiz yürümüyor?", "1 hafta önce size durumun aciliyetini söyledik, bizi ciddiye almadınız!"

"Mücadelemizde 11 kişiyi zaten verdik, daha ne kadar vereceğiz!" sözleriyle karşılaştı. İşçiler, "Sorun çıkarsa direniş çadırını fabrikanın önüne ben kendim kuracağım!" diyen DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi'nin ifadelerini de hatırlatarak, verilen sözlerin sendika ve konfederasyon yöneticileri tarafından neden tutulmadığını sordular. İşçilerin fabrikada yaşanan sorunlarını ayrıntılarıyla aktardığı konuşmaların ardından söz alan Aydın, yetkinin uzamasının gerekçelerini hukuksal sorunlara bağladı. Sendika olarak örgütlenme döneminde oldukları için konuya ilişkin basınç uygulayamadıklarını söyledi. 4 Ekim Pazartesi günü sorunun giderilmesi için tekrar ÇELMER patronu ve valilikle konuşulacağı sözünü veren Aydın, ÇELMER işçilerine yürüyüşlerine son vermelerini istedi. ÇEL-MER işçileri verilen sözlere ilişkin kendi aralarında bir değerlendirme yaptıktan sonra Aydın'a dönerek, "Ortada bir oyun dönüyor, biz bu oyunu ortaya çıkaracağız! Emeğimize, ekmeğimize sahip çıkacağız!" uyarısında bulundular. Verilen sözler üzerine yürüyüşlerine son verdiklerini açıklayan işçiler, taleplerinin karşılanmaması halinde bundan sonra gerekirse Ankara'ya yürüyeceklerini vurguladılar.

METAL İŞÇİLERİ BÜLTENİ

5


Metal İşçileri Birliği Merkezi Yürütme Kurulu’nun Ekim ayı toplantısı değerlendirme ve sonuçları MİB MYK Ekim ayı toplantısı gerçekleştirildi. Toplantının gündeminde şu konu başlıkları yer aldı:

- MESS Grup TİS sürecine ilişkin değerlendirme: MESS Grup TİS süreci MYK toplantısının ağırlıklı gündemini oluşturdu. TİS sürecinde gelinen aşama farklı yönleriyle değerlendirilirken, sürece yapılan müdahalenin sorunları tartışılarak yeni dönem görevleri üzerine planlama yapıldı. Ulaşılan sonuçları şöyle özetleyebiliriz:

Ortada duran birçok veri durumun son derece kritik olduğunu ve tehlikeler barındırdığını göstermektedir. MİB MYK, bu gerçeğin altını çizerek metal işçilerini uyarmayı bir görev bilmektedir.

1. Gelinen aşamada, sendika yönetimlerinin sözleşme taslaklarını MESS’e sunmalarının ardından görüşmeler başlamış bulunmaktadır. Gerek sunulan taslaklar ve gerekse de ortaya konulan tutumlar görüşme masasına oturan tarafların bu süreçte nasıl bir strateji izleyeceğine dair önemli açıklıklar sunmuştur. Ortada duran birçok veri durumun son derece kritik olduğunu ve tehlikeler barındırdığını göstermektedir. MİB MYK, bu gerçeğin altını çizerek metal işçilerini uyarmayı bir görev bilmektedir. 2. Sürece ciddi bir hazırlıkla giren MESS’in izleyeceği strateji konusunda net ve somut bilgiler olmamakla birlikte hem geçmiş süreçlerin deneyimleri ve hem de bugün yayınlarından yansıyanlar belli bir açıklık sağlamaktadır. MESS, “İşveren Gazetesi”nde “rekabet edebilirliliğimizi etkileyecek hiçbir hükmü kabul etmeyeceğiz” diyerek stratejisini ilan etmiştir. Açıktır ki, metal patronları metal işçisinden çaldıklarının üzerine yatmak ve yeni hak gaspları yapmaya niyetlenmektedir. 3. Sendikaların masaya koydukları taslaklar da MESS’in iştahını kabartmaktadır. Çünkü taslaklar metal işçisinin kayıplarını masaya koymadığı gibi, metal patronlarının bu dönem metal işçisinin canına okuyarak elde ettikleri parlak büyüme tablolarını da dikkate almamaktadır. Öyle ki taslaklar, haklı ve meşru olanı değil, patronların verebilecekleri dikkate alınarak hazırlanmıştır. Taslaklara ayrıca, talep eden değil, savunmada kalan bir anlayış egemendir. Böyle olduğu için de mevcut taslakların hiçbiri metal işçilerinin beklentilerine yanıt vermemektedir. 4. Taslağını 120 bin işçi adına sunduğunu iddia eden Türk Metal yönetimi bir kez daha

6

METAL İŞÇİLERİ BÜLTENİ

ihanete hazırlandığını ilan etmiştir. Çünkü sunduğu taslak ihanetin belgesidir. Öyle ki, bu taslakta ne ücretler ve sosyal haklar bakımından elle tutulur bir iyileştirme, ne de esnek çalışma ve diğer temel konularda gelecek dayatmaları engelleme çabası var. Ayrıca bugün tek tek fabrikalarda imzalanan toplu sözleşmelerin büyük bölümü dahi bu taslağın ilerisindedir. Dolayısıyla MİB MYK, metal işçilerini “Türk Metal ihanet taslağını geri çekmeli!” talebiyle mücadeleye çağırmaktadır. 5. Birleşik Metal-İş adına sunulan taslak ise belli bakımlardan ileri talepler içermektedir. Hafta sonu tatili, çalışma sürelerinin kısaltılması gibi kuralsız sömürüye engel olmayı hedefleyen talepler bu kapsamda değerlendirilebilir. Ayrıca bu taslak, ücret ve sosyal haklar bakımından da ihanet taslağından ileridedir. Ancak yine de bu haliyle metal işçilerinin beklentilerini ve taleplerini tatmin etmekten uzaktır. Çünkü hem esnek çalışmayı tüm biçimleriyle önlemekte yetersizdir, hem de taşeronlaştırma gibi birçok konuda beklentiler yok sayılmıştır. Dahası ücretler bakımından Türk Metal taslağından ileri olmakla birlikte, metal patronlarının servetlerini defalarca katladıkları gerçeği hesaba katılmamıştır. Bu da gösteriyor ki, Birleşik Metal taslağına yön veren temel anlayış da servet-sefalet kutuplaşmasının boyutları ile işçilerin haklı ve meşru istemleri değil, patronun ne kadar verebileceğidir. İşte bu nedenlerden dolayı MİB MYK, Birleşik Metal-İş yönetiminden taslağını revize ederek metal işçilerinin uğrunda mücadele edebilecekleri, gerektiğinde greve başvurabilecekleri bir taslak hazırlamalarını talep etmektedir. Metal işçilerini de bu talebe sahip çıkmaya çağırmaktadır. 6. MYK, mevcut taslakların beklentilere uygun olarak değiştirilip değiştirilmemesinden bağımsız olarak, metal işçilerini 6 maddede özetlediğimiz talepleri kazanmak üzere mücadeleye çağırmaktadır. Metal işçileri böylelikle beklentileri karşılamayan taslakları yırtacak, TİS masasını sokaklarda kurarak MESS’i ve ihaneti yenecektir. 7. Şu gerçeğin altını bir kez daha çizmek gerekir ki, metal işçisinin TİS komitelerinde örgütlenerek sürece etkin biçimde katılmaması


halinde ihanet ve yenilgi kesindir. Mevcut durumda ise metal işçileri her bakımdan sürecin dışındadır. TİS Komiteleri kurulmamıştır, Birleşik Metal’in kurduğu “TİS kurulları” ise işlevine uygun çalışmamaktadır. Türk Metal’in örgütlü olduğu fabrikalara tümüyle örgütsüzlük egemendir. Öfke büyüktür ancak örgütsüzdür. Taslağa karşı ayağa kalkan BOSCH işçilerinin militan çıkışı bu nedenle yarım kalmıştır. Çünkü ne BOSCH işçileri yeterince örgütlüdürler ne de başka fabrikalarla örgütlü bir ilişki içerisindedirler. BOSCH örneği, bir bütün olarak metal işçilerinin durumunu özetlemektedir. MYK başta öncü metal işçileri olmak üzere metal işçilerini taban örgütlülüklerini kurmaya çağırmaktadır. Her fabrikada TİS komitesi kurmak ve bu komiteleri havza platformlarında merkezileştirmek görevi bizi bekliyor. 8. MYK bu bakışla sürece ilişkin müdahale ve çalışma hattını aşağıdaki 5 ana başlık altında toplamıştır: İlk olarak metal işçilerini yukarıda ifade edilen tehlikelere karşı uyarmak, mücadeleye ve örgütlenmeye çağırmak amacıyla etkili ve sürekli bir seslenme faaliyeti yürütülecektir. Bu amaçla merkezi olarak planlanan bildiri, ozalit, broşür gibi araçlarımızı kullanacağız. İkinci olarak yukarıda belirtilen yaklaşımları metal işçilerinin geniş bölüklerine malederek metal işçisinin iradesini ortaya koymaya çalışacağız. Bu amaçla toplantılar örgütleyecek, fabrikalardan yaygınca görüş alacak ve açıklayacağız. Üçüncü olarak açığa çıkan ya da zamanla çıkarılacak duyarlılıkları taban örgütlenmeleri yoluyla örgütleyeceğiz. Dördüncü olarak, BOSCH işçilerinin yaptığı türden kendiliğinden çıkışlara sahip çıkacak ve bu patlamaları başka fabrikalara yaymak üzere çaba göstereceğiz. Beşinci olarak ise, süreç boyunca hem eylemli bir mücadeleyi örgütleyeceğiz, hem de yapılacak eylemleri güçlendirmek için üzerimize düşeni yapacağız.

- İşkolundaki diğer gelişmeler üzerine değerlendirme: Metal işçilerinin örgütlenme ve mücadele eğilimi büyümeye devam ediyor. Her yeni gün örgütlenme ve direniş haberleri geliyor. Son olarak Çorlu’da Anakonda ve Gebze’de Mutaş işçilerinin eylemleri gündemdeydi. Belirtmek gerekir ki, tabandan gelen bu güçlü örgütlenme eğiliminin kucaklanması bugünün çok temelli bir sorunudur. Bu soruna yanıt vermek için, hem dar anlamda sendikalaşmanın başarıya ulaşmasını sağlamalı, hem de aynı zamanda sendikalaşan işçilerin taze mücadele enerjisinin bürokratik sendikal mekanizmalar içerisinde boğulmasına engel olmalıyız. Bu tespitten hareketle MYK, örgütlenme süreci içerisindeki metal işçilerini bağımsız taban örgütlenmelerini kurmaya, varolanları güçlendirmeye çağırmaktadır. Bu çerçevede metal işçilerini kazanmanın yolunu gösteren ÇEL-MER direnişinden öğrenmeye çağırmaktadır.

Metal İşçileri Birliği Merkezi Yürütme Kurulu 6 Ekim 2010

Metal TİS’leri özel sayfası yayında.... Metal işkolunda Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmelerinin başladığı bugünlerde, kizilbayrak.net Metal TİS'leri özel sayfasını yayına soktu. Metal işçilerinin bu mücadelede elde edeceği her mevzinin işçi sınıfı adına elde edilmiş bir olacağı düşüneesiyle hayata geçirilen özel sayfada metal TİS'lerine ilişkin hemen tüm gelişmelerin “sınıfa karşı sınıf” perspektifiyle sunulacak. TİS

süreciyle ilgili tarafların açıklamaları, eylem haberleri, TİS taslakları vb. gelişmeler bütün yönleriyle sayfada yer alacak. Metal TİS'leri sayfası özel sayfasına, kizilbayrak.net sitesinin ana sayfasındaki sol sütunda bulunan animasyonun üzerine tıklayarak veya aşağıdaki link üzerinden erişebilirsiniz... http://www.kizilbayrak.net/metaltisleri.html

İletişim adres ve telefonları... Mail adresi: metaliscileribirligi@gmail.com İstanbul - Esenyurt İşçi Kültür Evi Bahçeyolu Cad.Ülbeyi iş hanı Kat.1 (Prenses Düğün Salonu Üstü) Esenyurt Tel: 0.212.6204076 İstanbul - Kartal İşçi Kültür Evi Derneği Karlıktepe Mah. Gürpınar Sok. No:26/1 Kartal Tel: 0.506.8050485 İstanbul - OSB-İMES İşçileri Derneği Yukarı Dudullu Mah. Kerem Sokak No:5/3 Ümraniye Tel: 0.216.5403580 İstanbul - Sefaköy İşçi Kültür Evi İnönü Mah. Tolga Cad. No:65 Küçükçekmece Tel: 0.212.6977153 İstanbul - Tersane İşçileri Birliği Derneği Aydıntepe mh.Yüzüncüyıl cd. Yasemin sk. No:7A Tuzla Tel: 0.216.493 29 95 Ankara - Mamak İşçi Kültür Evi Tıp Fakültesi Cad. No:255 / B Tuzluçayır Tel: 0.312.3895957 - 0.537.266 55 30 İzmir - Çiğli İşçi Kültür Sanat Evi 8075 Sok. No:11/A Kapalı Durak Çiğli Tel: 0.232.3296436 Manisa İşçi Birliği Derneği Tel: 0(537)496 18 45 Adana - Sanayi İşçileri Derneği Uçak mahallesi Beşevler caddesi 20 sokak no: 7 Şakirpaşa/Seyhan Tel: 0.322.3631994 Bursa - Eksen Yayıncılık Bürosu Sönmez İş Sarayı Kat: 3 No: 220 Heykel Tel: 0.224.220 84 92 Kayseri İşçi Kültür Evi Cumhuriyet Mahallesi Cumhuriyet İşhanı Kat:3 No:36 Melikgazi/ Kayseri İşçi Bülteni Özel Sayı No: 619 * Fiyatı: 25 YKr * Ekim 2010 * Sahibi ve S. Yazı İşleri Md.: Ayten ÖZDOĞA N * EKSEN Basım Yayın Ltd. Şti. * Mollaşeref Mah. Simsar Sk. 5/3 Fatih/İstanbul * Tel/Fax: 0 (212) 621 74 52 * Baskı: Özdemir Mat. * Davutpaşa Cad. Güven Sanayi Sit. C Blok No: 242 Topkapı/İstanbul * 0 (212) 577 54 92

METAL İŞÇİLERİ BÜLTENİ

7


MESS ve ihanet çeteleri '98'i unutmasınlar! Metal iş kolunda on binlerce işçiyi ilgilendiren Toplu Sözleşme Süreci devam ediyor. Görüşmelerin başlamasıyla birlikte Türk Metal çetesinin hazırladığı sözleşme taslağının içeriği de ortaya çıktı. Taslaktan bir kez daha metal işçileri payına açık bir ihanet çıkmıştır. Nitekim Bursa'da bulunan Türk Metal üyesi Bosch ve Renault işçileri bu taslağa karşı tepkilerini yaptıkları eylemle ortaya koymuşlardır. Sadece bu iki fabrikada değil diğer fabrikalarda da Türk Metal taslağına dönük tepkiler devam etmektedir. Böyle bir dönemde 1998 yılında metal işçilerinin Bursa'da başlattığı ve daha sonra tüm Türkiye’ye yayılan eylemini bir kez daha hatırlatmak isteriz. O dönem MESS ile işçi sendikaları arasında sürdürülen TİS görüşmelerinin satışının onaylanmasıyla birlikte birlerce metal işçisi eyleme geçmişti. İhanet sözleşmesine karşı Türk Metal'den toplu istifalar ve eylemler biçiminde yaşanan hareketlilik günlerce devam etti. Bursa’daki Tofaş, Oyak-Renault, Bosch, Mako gibi temel işletmelerdeki binlerce işçinin başlattığı ilk eylemler kısa sürede diğer illerdeki işçileri de harekete geçirdi. İzmir BMC işçileri, Ankara’da Man-AŞ; İstanbul’da Packard, Uzel Delta, Simko, Otosan; Gebze'de, Arçelik, Kale Balata işçileri satış sözleşmesine karşı tepkilerini iş bırakma, yürüyüş, Türk Metal sendikasından toplu istifa eylemlikleriyle ortaya koydular. Metal işçileri yaptıkları bu eylemlerle, sermayenin uşağı Türk Metal çetesini, bu mafyacı ihanet şebekesini sendikalarının başından söküp atmak istemiş, ancak başaramamıştı. İşçileri birleştirecek bir iç örgütlülüğe sahip olamaması nedeniyle bir süre sonra Türk Metal çetesi işçileri sindirdi. Metal işçileri bugün de Türk Metal çetesine öfke duyuyorlar. Çünkü bu çete sermayenin saldırıları karşısında işçilerin elini kolunu bağlıyor. Onları savunmasız bırakıyor. Vaatlerle oyalıyor, yalanlarla kandırıyor, beklentiye sokuyor ve en sonunda arkasından hançerliyor. Bugüne kadar Türk Metal yöneticileri MESS patronlarının bir dediğini iki etmedi. Bundan sonra da etmeyeceklerinden kuşku duymamak gerekiyor. Bunun için metal işçileri TİS sürecini kazanmak istiyorsa '98'in izinden gitmeli, ancak bu kez yarım bıraktıkları işi tamamlamalıdır. Yani birliklerini kurarak önce Türk Metal’i aşmalı, ardından ise MESS'in üzerine yürümelidir. MESS'in karşısına talepleriyle çıkmalı, bu talepler için mücadeleyi kararlılıkla yükseltmelidir.


Metal İşçileri Bülteni-Ekim 2010