Issuu on Google+


SAYFA

2

Etkinlikler

13.12.2011 tarihinde Edebiyat Sosyal Dersler Bölümü, Deniz Ülke ARIBOĞAN’ın sunduğu “21. yy.da Birey Olmak” konulu konferans düzenledi.

Okulumuz öğretmen ve öğrencileri 07.12.2011 tarihinde “Anadolu Efes Basket Takımı’nın maçını seyretmek üzere Sinan Erdem Spor Salonu’na gitti.

14.12.2011 tarihinde Edebiyat Sosyal Dersler Bölümü, hazırlık sınıfları arasında düzey münazarası düzenledi. “Devlet sansür uygulayabilir.” tezine karşılık “Devlet sansür uygulayamaz.” antitezini savunan grup birinci oldu.

09.12.2011 tarihinde Edebiyat Sosyal Dersler Bölümü, “Dünya İnsan Hakları Günü” semineri düzenledi. Bu seminere konuşmasıyla Sayın Nuran Direk katıldı.

14.12.2011 tarihinde Edebiyat Sosyal Dersler Bölümü, 10 B,D,E sınıflarının katılımıyla “Türk ve İslam Eserleri Müzesine” gezi düzenledi.

09.12.2011 tarihinde Edebiyat Sosyal Dersler Bölümü, Sarıyer İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün düzenlediği “İstiklal Marşı Okuma Yarışması”na 11 C sınıfı öğrencisi Dilara Zeynep ÖZSOMER ile katıldı.


SAYFA

Edebiyat Sosyal Dersler Bölümü, 06.12.2011 tarihinde, okuma alışkanlığı edinme, kitapları tanıma ve sevme amaçları kapsamında Hazırlık A, B ve C sınıflarıyla katılımıyla "Kütüphanede Okuma Etkinliği" düzenledi..

Edebiyat Sosyal Dersler Bölümü, coğrafya dersi kapsamında 10 D ve E sınıflarının katılımıyla "Doğadaki Üç unsur: Su, Toprak, Bitki." ünitesi çerçevesinde okulumuz kampüsündeki bitkileri ve özenle oluşturulmuş serayı dolaşıp bilgi aldı. Verdiği bilgiler için okulumuzun Peyzaj Mimarı Güçlü Bey’e teşekkür ediyoruz.

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisi tarafından 09 Aralık 2011 Cuma günü, 9. ve 10. sınıf öğrencilerine, Milli Eğitim Bakanlığı Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı katılımıyla “Gençlerde Hijyen ve Cilt Sağlığı” semineri düzenlenmiştir.

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisi tarafından 13 Aralık 2011 Salı günü, 11. sınıf öğrencilerine, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Özürlüler Müdürlüğü katılımıyla “Özürlülük Hakkında Bilgilendirme ve Bilinçlendirme” semineri düzenlenmiştir.

MUN Kulübü Öğrencileri 2011-2012 eğitim yılı çalışmaları kapsamında bu yıl Üsküdar Amerikan Lisesinde 18.si düzenlenen TIMUN (Turkish International Model United Nations) Konferansı’nda okulumuzu başarı ile temsil etmişlerdir. GA komitelerinin tümünde Sırbıstan’ı temsil eden ekibimizin yanı sıra Elif Özge Yemen’i temsilen Advisory Panel (Danışma Kurulu)’de görev yapmıştır.

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisimizin düzenlediği Yıldız Teknik Üniversitesi tanıtım gezisi 11. sınıf öğrencileriyle 20 Aralık 2011 Salı günü gerçekleştirilmiştir.

3

Zafer Yaz


SAYFA

Öğrencilerini ana kucağından alıp bir yetişkin şeklinde mezun eden kurumumuz, bu süreçte gençlere akademik ve kişisel gelişimini sağlayacak birçok olanak ve faaliyet sunmaktadır. Önce iyi insan yetiştirmek ilkesinden hareketle öğrencileri topluma faydalı birer armağan olarak sunmaktadır. Bu değerli insanları sunabilmesinde büyük katkı sağlayan münazara çalışmaları okulumuzda etkin bir şekilde sürdürülmektedir. Bu kapsamda istekli öğrencilerimizin katılımıyla kurulan Münazara Kulübü, özgüveni yüksek, çağdaş, kendini toplum önünde doğru şekilde ifade edebilen geleceğin liderlerini yaratma hedefiyle çalışmalarını devam etmektedir. Bu çalışmalar sırasında öğrencilerimiz kişisel birikim, tecrübelerini doğru ifadeler, düzgün sözcük ve cümle kullanımları ile pekiştirerek kurumumuz açısından hedeflenen öğrenci profili oluşturulmaktadır. Sarıyer İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen Münazara Yarışması’nda öğrencilerimiz her hafta profesyonelce yapılan çalışmaların karşılığını alarak ilçe birincisi seçildiler ve il çapında düzenlenecek yarışmalara katılma hakkı kazandılar. Özgün fikirlerini ve düşüncelerini serbestçe savunup paylaşabildikleri bu yarışmalarda öğrencilerimiz, karşı takımları rahatlıkla yenmiştir. 25.11.2011 tarihinde İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün düzenlediği münazara yarışmasına Edebiyat Sosyal Dersler Bölümü Münazara Takımı katıldı. Rotary Lisesinde düzenlenen yarışmada okulumuz, Özdemir Sabancı Lisesiyle mücadele etti. Münazarada okulumuz “İnsana suç işleten kendisidir.” tezine karşı “İnsana suç işleten toplumdur.” antitezini savundu. Okulumuz, 412 puan alan Özdemir Sabancı Anadolu Lisesini 467 puan ile yenerek bir üst turda yarışma hakkı kazanmıştır. 02.12.2011 tarihinde Edebiyat Sosyal Dersler Bölümü Münazara Takımı, Özel Ufuk Anadolu Lisesiyle çeyrek finalde mücadele etti. Münazara takımımız “Teknoloji insanları yakınlaştırır.” tezine karşılık “Teknoloji insanları uzaklaştırır.” antitezini savundu. Çekişmeli geçen mücadelede rakibini 100 puan farkla geçen takımımız yarı finalde yarışma hakkını elde etmiştir. 07.12.2011 tarihinde Edebiyat Sosyal Dersler Bölümü Münazara Takımı, Rotary 100. Yıl Lisesinde yapılan yarışmada Vehbi Koç Vakfı Lisesiyle yarı finalde mücadele etti. Münazara takımımız “Televizyondaki yarışmalarda 18 yaşın altındaki çocuklar yarışmamalıdır.” tezine karşılık “Televizyondaki yarışmalarda 18 yaşın altındaki çocuklar yarışmalıdır.” antitezini savundu. Çekişmeli geçen mücadelede rakibini 70 puan farkla geçen takımımız finalde yarışma hakkını elde etmiştir. Münazara Yarışması final mücadelesinde 12.12.2011 tarihinde Hüseyin Kalkavan Lisesiyle karşılaştı. Final mücadelesinde münazara takımımız “Toplumları ayakta tutan geleceğe dair hayalleridir.” tezinde karşılık “Toplumları ayakta tutan geçmişte yaşadıklarıdır.” antitezini savundu. Çok çekişmeli geçen yarışmada okulumuz 1155 puanla Sarıyer İlçe Birincisi olmuştur. Okulumuz münazara takımını (Elif ÖZGE, Emre ÖRENDİL, Mert ÜRKMEZ) kutluyoruz. Öğrencilerimize İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünün düzenleyeceği yarışmalarda başarılar diliyoruz.

Şenay ÖNAL

4


SAYFA

Editörden

5

Merhaba Sevgili The PALA okuyucuları, Gazetemizin 4. yılı, gördüğü 4. yılbaşı... Lakin sanırım böyle bir sayıyı daha önce hiç görmedi. Bu sayımız için “dopdolu” sıfatı bile kifayetsiz kalır. “Bu kadar övdün, ne var bu sayıda?” Ne yok ki… Koç Holding Onursal Başkanı Sayın Rahmi Koç’la röportaj yaptık, okulumuzda düzenlenen Spectrum Of Education semineri hakkında bilgiler verdik. Okulumuzda TEMA, LÖSEV ve engellilerin yararına yapılan çalışmalara yer verdik. Okul münazara takımımız ilçe birincisi oldu. Işık okulları arasında yapılan turnuvamız sonuçlandı. “Van İçin Rock “ yardım konserinden izlenimlerimizi aktardık. 2012 burç yorumlarımız da Palaskop köşemizde. Sayarak olamayacak sanırım, pes ediyorum. Siz iyisi mi bir an önce sayfaları çevirmeye başlayın :) Tüm The PALA ekibi olarak yeni yılınızı en içten dileklerimizle kutlarız. Mutlu yıllar… İyi okumalar... Erdem Mümtaz HACIPAŞAOĞLU FMV Özel Ayazağa Işık Lisesi Okul Gazetesi The PALA (The Press Association of Lycee Attiudes) İmtiyaz Sahibi Ömer ORHAN Sorumlu Müdür Yardımcısı Hakan KULABER Sorumlu Öğretmenler Zafer YAZ Mizan COŞKUN Web Yayım Berna HAMARAT KAYA Baskı & Cilt Şevki SÜTÇÜ Renkli Basım Nuri ÇEVİK Editör Erdem Mümtaz HACIPAŞAOĞLU Düzeltmen Zafer YAZ Mizan COŞKUN E-Mail: palabasvuru@hotmail.com

Yazarlar Berker CAMCI Can ÖZBALKAN Çiğdem KORBEK Dilara AHSEN Dilara ÇERÇİ Dilara IŞIK Gültuğ ŞAHİNOĞLU Hakan Mustafa TUNÇ Hatice BOZKURT Kazım ERGENÇ Kübra AKBALIK Pelin GÜZEL Pınar NİSANOĞLU Seda ALAKAYA Şenay ÖNAL T. Cenk ÖNDER Yalçın YALÇINKAYA Zafer YAZ


SAYFA

Az bulutlu hafiften serin bir pazar sabahıydı. Erkenden kalktık, hazırlandık, düştük yola. Kapılar 10’da açılacaktı ama 9.10-9.15 gibi vardım Beşiktaş’a. İnönü Stadı’nı geçtikten sonra gördüğüm manzara tek kelimeyle inanılmazdı. Biletleri yardım için alıp konsere katılamayanlar hesaplanarak konsere katılmak isteyenlere basılan biletler için oluşan sıra Maçka’dan Taksim’e doğru uzanmıştı. Sıraları öğrenmek için, tamam dürüst oluyorum, önlerde tanıdık vardır, kaynarım umuduyla sıranın önüne doğru ilerledim. Bilet almak için gelenler sabah 6’dan beri buradalarmış. Biletliler sırasına geri döndüm etrafıma bakına bakına ama umduğum gibi bir tanıdığa rastlayamadan sıranın en arkasına geçtim. Etrafımızda çok değişik bir insan profili vardı. Kırmızı-mavi saçlarla, piercinglerle, file çoraplarla, zincirlerle gelen insanlar da vardı, herhangi bir kahveye girseniz göreceğiniz ‘yurdum insanı’ tabir edebileceğimiz insanlar da… Dakikalar ilerledikçe sıra da uzadı gitti. Artık İnönü Stadı’na ulaşan sıranın Dolmabahçe’ye mi, Ortaköy’e mi varacağı insanların kaynaşma ve soğuğu unutma durumuna bağlıydı. Organizasyonun yalnızca altı gün gibi kısa bir sürede hazırlandığı ve kırk ayrı müzik grubunu bir araya getirdiği için sahneye çıkma sıraları ve grupların hangi parçaları seslendirecekleri merak konusuydu. İnternette farklı sıralamalar mevcuttu. Herkes bunları tartışırken kapılar 10.15 gibi açıldı ve içeri girmeye başladık. Söylendiği üzere fotoğraf makinelerinin girişi yasak değildi. O yüzden makinelerini getirmeyenler fazlasıyla sitemkârdı. Bazı güvenlik görevlileri insanların çantalarını bile açmıyorken, benim üstümü 1-2 dakika boyunca aradılar. Konser yaklaşık 12 saatten fazla süreceği için hepimize bileklikler takılmıştı, girip çıkabiliyorduk. Yine de içeride harcanan her kuruş Türk Kızılayı’na bağışlanacağı için herkes içeriden alışveriş yapmayı tercih etti. Van İçin Rock T-Shirtleri satıştaydı. Mehmet Turgut 40 TL karşılığında imzalı portrenizi çekiyordu. Köfte-ekmek, kumpir, sosisli, makarna, gözleme, salep, kahve gibi farklı yiyecek ve içeceklerin satın alınabileceği stantlar da mevcuttu. Yardım konseri olduğu için alkol satışı yoktu ama olsaydı kesinlikle yardım parasına büyük bir katkısı olurdu çünkü insanlar sadece alkol satın almak için terk etti konser alanını. Belki böylesi daha iyi oldu, içeride en ufak bir kavga ya da sapıtan bir kimse göze çarpmadı. Biz etrafımızdaki stantlara bakınırken, Hayko Cepkin sahne aldı alışılmış tarzıyla. Ne yalan söyleyeyim, ses sistemlerindeki bas-tiz sorunundan hiç mi hiç şikâyetçi olmadık. Hayko’nun bağırdığı kısımları duymadık bu sayede. Sonrasında Grup Model’in şarkılarını hep bir ağızdan söyledik. Canlı performanslarının bu kadar başarılı olabileceğini tahmin bile etmiyordum dürüst olmak gerekirse.

6


SAYFA

7

Model’in gitaristini görünce yaklaşık iki dakika boyunca çığlık atmayı sürdüren kız konser boyunca konuşuldu. Ardından Marsis, Barlas ve Dilemma sahne aldı. Genel seyirci kitlesi tarafından ilgi görmedilerse de en ön sırada sağlam bir hayran kitleleri vardı. Ardından Aydilge sahne aldı ve sahne önü tıka basa doldu. Cem Köksal, Demirhan Baylan ve Ayşe Saran’ın ardından sahne alan Direc-t tüm seyirciyi yine sahneye yaklaştıran isimlerden oldu. Okan Bayülgen’in programında söz verdikleri üzere, Fatih Ürek’in ‘Haydi Lili Yar’ şarkısını rock ezgileriyle yorumlamaları gerçekten çok sempatikti. Çilekeş, Mabel Matiz ve Foma (Bu konser için tekrar toplanmışlar)’ya ilgi gösteren seyirci, Can Bonomo’nun sahne almasıyla çığırından çıktı. Kendine has tarzı, vokali ve şarkılarıyla Can Bonomo çok iyiydi. Tnk, Gece Yolcuları ve Multitap her zamanki gibi çok iyilerdi fakat Gece’nin ‘Ben Öldüm’ gibi herkes tarafından sevilen ve bilinen bir şarkısı varken başka bir şarkısını seslendirmesi seyircilerden çok tepki aldı. Sahne sırası Aylin Aslım’daydı. Konserin oluşmasında ve tanıtılmasında çok katkısı var kendisinin, nitekim sahneye çıktığında da sesi titriyordu. Uzmanların “piyanoya en yakışan ses” tespitinin hakkını verdi gerçekten o sahnede. Sırada Feridün Düzağaç vardı. Sahne önünden en arkadaki çimenlere kadar herkes hep bir ağızdan eşlik etti şarkılarına. Feridün Düzağaç’tan sonra Ete Kurttekin, Öztürk ve 4x4 fazla ilgi görmedi. Artık hava kararmıştı ve sahne Demir Demirkan’ındı. Sahneye doğaçlama gitar solosuyla giren Demir Demirkan’ın “Zaferlerim” ve “Kahpe” performansı, işte müzik, işte sahne performansı budur, dedirtti. Emre Aydın da çok rağbet gören isimlerdendi, Melis Danişmend, Aslı ve Haluk Levent’in performansı da muazzamdı. Malt ve Pamela’nın ardından artık seslerimiz kısılmıştı. Gripin gerek duygusal konuşması gerekse mükemmel performansıyla sağlam bir alkışı hak etti. Ve sahne Duman’ındı... Arkamı döndüğümde konser alanında yaklaşık 9.000 kişi vardı, herkes kendinden geçmişti. Duman’dan sonra artık takatim kalmadığı için dönmeye karar verdim fakat konser Özge Fışkın, Yüksek Sadakat, Moğollar, Kurban, Redd, Mor ve Ötesi ve Ogün Sanlısoy ile devam etti ve Şebnem Ferah’la son buldu. Bıraktığım gruplara bakınca artık tükenmişliğimin ne seviyeye gelmiş olduğunu tahmin etmek pek güç olmasa gerek. Videolarına bakılırsa hepsi gerçekten çok iyiymiş. Konserde akılda kalanlar, ince sesli fakat güzel görünümlü sunucunun ‘Küçükçiftlik Park’ diye bağırışları, Şebnem Ferah’ın yeni saç stilinin iticiliği, Direc-t’in Fatih Ürek coverı, Metin Uca’nın siyasi söylemleri, Okan Bayülgen’in gelişi, Haluk Levent’in Vanlı bir çocuğun poşisiyle sahne alması ve mükemmel müzikti. Tüm sanatçıların ve 500 küsur gönüllü görevlinin bilet alarak girdiği bir organizasyon olması, 4 kamyon yardım, 500 bin TL'yi aşkın paranın toplanması ve bu parayla Van’da bir ya da iki adet ilköğretim okulunun yapılacak olması kelimeleri kifayetsiz kıldı. Saatlerce soğukta beklemeye ve yorgunluktan ölmeye kesinlikle değdi. Okulumuzdan birkaç mezun hariç kimseyi görememek üzücüydü.

Erdem Mümtaz HACIPAŞAOĞLU


SAYFA

GALATASARAY LİDERLİĞE OTURDU 7 Aralık akşamı Türk Telekom Arena’da oynanan Galatasaray-Fenerbahçe derbisinde 3-1’lik skor ile galip gelen Galatasaray 14.haftayı lider olarak tamamladı. Maçın başında birçok pozisyondan yararlanamayan Galatasaray üstün oynadığı dönemde golü Eboue ile 32.dakikada buldu. Golden sonra da baskısını azaltmayan Galatasaray, 40.dakikada Bilica’nın büyük hatası ve Elmander ile golü buldu. İkinci yarıya Fenerbahçe üstün başlasa da kornerden gelen topu Felipe Melo dizi ile gol atınca Fenerbahçe’nin bütün umutları sona erdi. Fenerbahçe’nin bu maçtaki tek tesellisi 90+2’de Alex ile attığı gol oldu.

EL CLASİCO’DA SONUÇ DEĞİŞMEDİ İspanya La Liga’nın 16. haftasında oynanan El Clasico bütün dünyanın merakla beklediği maç 9 Aralık akşamı Santiago Bernabeu’da oynandı. Maça hızlı başlayan Real Madrid 32. saniyede Benzema ile golü buldu ancak bu dakikadan sonra Barcelona’nın daha çok kaleye gelmesiyle Alexis Sanchez beraberliği sağladı. İkinci yarının başlarında Xavi’nin uzaktan şutu Marcelo’ya çarpıp ağlara giderek Barcelona’nın 2-1 öne geçmesini sağladı. 55. dakikada öne geçen Barcelona 65. dakikada Fabregas’ın golüyle 3-1’lik skoru tayin etti. NBA’DE LOCK-OUT SONA ERDİ Dallas Mavericks’in şampiyon olarak tamamladığı sezonun ardından maddi sıkıntılar ile karşılaşan NBA Yönetimi oyuncuların sözleşmelerinde gerekli kısıtlamalar konusunda anlaşmak için lokavt başlattı. 1 Temmuz’da başlayan lokavt geçtiğimiz ayın son günlerinde sona erdi. Yeni sezon 25 Aralık’ta geçen sezonun finalistleri Dallas Mavericks-Miami Heat maçıyla başlayacak. HAZAL SARIKAYA’DAN YENİ TÜRKİYE REKORU Okulumuzun 10-D sınıfında öğrenci olan Milli Yüzücü Hazal Sarıkaya, Polonya’da düzenlenen 15.Avrupa Kısa Kulvar Şampiyonası’nda 50 metre sırt üstü yüzme dalında kendisine ait olan 28.55’lik Açık Yaş Türkiye rekorunu 22 salise geliştirerek 28.33 yapmıştır. Milli yüzücümüzün başarılarının devamını dileriz. Can ÖZBALKAN

8


SAYFA

9

2010-2011 eğitim öğretim yılı içinde matematik dalında 2, kimya ve biyoloji dallarında birer proje hazırlayan öğrencilerimiz verimli bir yıl geçirdiler. Matematik ve kimya dallarında hazırlanan projelerimiz TÜBİTAK Orta Öğretim Okulları Arası Proje Yarışmaları’nda İstanbul Avrupa Bölge Finalleri’nde sergilenmeye değer bulundular. Sarıyer İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü her yeni eğitim öğretim yılı başında, bir önceki yıl İstanbul, Türkiye ve uluslar arası yarışmalarda dereceye giren veya başarılı bulunan Sarıyer ilçesindeki tüm okulların öğrencilerine yönelik “PROJE ŞENLİĞİ” düzenlemektedir. 8-9 Aralık 2011 tarihlerinde Darüşşafaka Lisesinde gerçekleştirilen SARIYER İLÇESİ PROJE ŞENLİĞİ’ne öğrencilerimiz Sercan ALKAN, Can ZABCI, Semih BAYRAKTAR, Dora KEZER ve Emre ÖRENDİL ile katıldık. Sarıyer İlçe Kaymakamı, Belediye Başkanı ve Milli Eğitim Müdürünün katıldığı açılış töreninde, çeşitli proje konusu ile başarılara imza atmış çok sayıda gencin olması, biz öğretmenlerin ilerinin Türkiyesi’ne umut ve gururla bakmasına vesile oldu. Tabii ki Ayazağa Işık Lisesinin bilime gönül vermiş öğrencilerinin törende kendilerini ve projelerini kısaca tanıtmaları bizler için ayrı bir övünç kaynağı oldu. Ayazağa Işık Lisesi yıllardır süren geleneği ile bilimsel proje çalışmalarına önümüzdeki yıllarda da artan sayıdaki öğrencilerimizle devam edecektir.

Serap GÖGÜŞ


SAYFA

10

21.12.2011 tarihinde EYP, Münazara, Tiyatro ve Basın Yayın (The PALA ) kulüplerinin katılımıyla okulumuzda LÖSEV yetkilisi Seda ALAKAYA’dan LÖSEV hakkında bilgi aldık. Sosyal sorumluluk projeleri kapsamında LÖSEV’e yardımda bulunma kararı almıştık bu karar doğrultusunda Sayın Seda Hanım’a bu kararımızı bildirdik. Yapılan bilgilendirme söyleşisinde LÖSEV yararına okulumuzda yapabileceğimiz etkinlikler, faaliyetler hakkında fikir alışverişinde bulunduk. Kulüpler olarak çeşitli organizasyonlarla Ankara’da bulunan LÖSEV Köyü’ne yardımda bulunma kararı aldık. Okulumuzun bu tür durumlarda gösterdiği hassasiyeti bilerek yapacağımız yardım kampanyalarında bize tam destek vereceği inancındayız. Kampanyalarımıza katılacak ve destek vereceklere şimdiden teşekkür ediyoruz. (Zafer YAZ) 1998 yılında Ankara’da 30 lösemili çocukla çalışmalarına başlayan ve bugün kayıtlı lösemi çocuk hasta sayısı 10.000’e yaklaşan LÖSEV (Lösemili Çocuklar Vakfı), çocukların ücretsiz tedavilerinin yanı sıra ailelerin maddi-manevi desteklenmeleri, anne eğitimleri gibi yüzlerce çalışmayı çatısı altında toplamış, ulusal ve uluslararası platformda başarılı projelere imza atmış bir vakıftır. Vakıf tüm nakdi ve ayni yardımlara ek olarak Ankara’da 2000 yılından bu yana faaliyet gösteren LÖSANTE Lösemili Çocuklar Hastanesi’nde, tedavisi 3 yıl süren ve son derece pahalı olan lösemi hastalığı ile mücadelede, % 90’a varan tedavi başarısını yakalanmıştır. LÖSANTE gibi tamamen ücretsiz eğitim veren Türkiye’nin ilk ve tek olan Özel Lösemili Çocuklar Okulu, MEB’e bağlı olarak Ekim 2008 tarihinden itibaren lösemiyi yenmiş çocuklarımıza eğitim olanağı vermektedir. LÖSEV, Ankara’ya tedavi için gelen lösemili ve kanserli aileler için sağlık ve sosyal tesislerden oluşan ve kanser araştırma laboratuvarını da içeren Lösemili Çocuklar Köyü ile bir ilke imza atmış ve tüm hizmetlerini bir çatı altına toplamıştır. LÖSEV, sadece çocuğu değil bütün bir aileyi etkileyen tedavi sürecinde sağlık ve eğitim hizmetlerini “Lösemili Aile” anlayışıyla sürdürmektedir. Bu nedenle; 2002 yılında kurulan Anne Atölyeleri’mizde çocukları lösemi tedavisi gören annelerimize meslek edindirme çalışmaları başlatılmıştır. Annelerimiz bu çalışmalar kapsamında edindikleri becerilerle el emeği, göz nuru ürünler hazırlamaktadır. DÜKKÂN markalı bu ürünlere internet üzerinden (www.ispanak.com.tr)adresinden , alışveriş merkezlerinde bulunan LÖSEV satış stantlarından ulaşabilirsiniz. Satıştan elde edilen gelir yine çocuklarımızın tedavisine aktarılmakla birlikte annelerimizde ufak da olsa gelir elde etmektedirler. Böylece bir meslek sahibi olmaları sağlanmaktadır. Bunun dışında LÖSEV önderliğinde 78 ülke ve 132 kuruluş tarafından kabul edilmiş, Uluslararası Lösemili Çocuklar Haftası, her yıl mayıs ayının sonunda tüm dünyada kutlanmakta ve kansere karşı dikkat çekilmektedir. Tüm bu çalışmaları değerli bağışçı, gönüllü ve duyarlı firmaların katkıları ile gerçekleştiren LÖSEV hakkındaki tüm bilgilere www.losev.org.tr adresinden ulaşabilir hatta

THE

PALA

Zafer YAZ / Seda ALAKAYA


SAY

Okulumuzda, 23-26 Kasım tarihleri arasında telaşı hepiniz fark etmişsinizdir. Kapıda genişçe bir karşılama masası, gelen yabancı insanlar… Yüzlerce soru, tek cevap. Spectrum Of Education! Ne peki bu Spectrum Of Education? Sırbistan’dan Amerika’ya, Finlandiya’dan Rusya’ya, İngiltere’den Güney Afrika’ya, Romanya’dan Almanya’ya birçok akademisyen ve öğretmenin katılımıyla gerçekleşen bir eğitim semineri. Bu seneki teması Kültürlerarası Eğitim olan bu konferanslar kapsamında 4 farklı ülkeden 50'ye yakın öğretmen, öğretim görevlisi, AFS çalışanı ve gönüllüsünü İstanbul’da misafir ettik. EFIL ve AFS İtalya Yönetim Kurulu Üyesi Roberto Ruffino ve dünyaca ünlü konuşmacı/yazar Marc Prensky gibi isimler de aramızdaydı. Şahsen, görevli öğrencilerden biri olarak, seminerlerden fazlasıyla keyif aldığımı ve kendime pek çok şey kattığımı düşünüyorum. Eminim ki, düzenlenen öğretmenler günü kutlamaları, grup yemekleri ve Boğaz turu da en az seminerler kadar keyifliydi. Önümüzdeki senelerde hepinizin katılımı dileğiyle...

Erdem Mümtaz HACIPAŞAOĞLU


SAYFA

12

Merhaba sevgili The PALA okuyucuları. Bu ay gazetemizde Türkiye iş âleminin duayenlerinden Koç Holding Onursal Başkanı Sayın Rahmi Koç’u ağırlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. 13 Aralık akşamı saat 20.00 de okulumuz İnteract Kulübü ve The PALA ekibinden birkaç arkadaşla Rotary Kulübü’nün Taksim’de Hyaat Regency Oteli’nde düzenlediği davette hazır bulunduk. Sayın Rahmi Koç ile açık oturumu ve sohbet tarzı geçen röportajımızdan belli bölümleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Kendileri lütfedip sorularımıza cevap vermekle kalmayarak gazetemiz hakkında da bilgi aldılar. Öncelikle Rotary Kulübü’nden biraz bahsedeyim. Rotary Kulübü, üyeleri arasındaki diyaloğu ve dayanışmayı pekiştirip ticari, sosyal ve siyasal alanlardaki etkinliğin artırılması amacıyla 23 Şubat 1905’te kurulan, sosyal dayanışmada önemli bir rol oynayan bir kuruluş. 18 yaşına kadar üyelerine İnteract, 18-30 arasına Rotaract, 30 yaş ve üstüne Rotaryen adı verilir. Toplum hizmeti üzerine gönüllü bir kuruluştur, başka bir deyişle. Yaptığı etkinliklerin gelirleri ve buldukları sponsorlar vasıtasıyla yardımlar yapar, uluslararası eğitimler düzenler. Sayın Rahmi Koç da 76 -77 dönemlerinde İstanbul Rotary Kulübü’nün başkanlığını yapmıştır. Mümtaz: Dünyada örnek aldığınız kişiler kimler? Sizce gençler iş hayatında başarılı olmak için neler yapmalı? Vatanına, milletine hayır yapmış her insan bence örnek alınası insandır. Henry Ford veya Dostoyevski’yi örnek gösterebiliriz bunlara. Ama bence, para kazanmak haricinde ARGE (Araştırma-Geliştirme), yatırım, şirket ortaklarına düzgün temettü dağıtmak, medeni şekilde çalışmayı temin etmek ve hayır işleri yapmak lazım. Yapılacak çok şey var… Gençler merdivenleri tek tek çıkmaktansa hızlı ilerlemeyi seçiyorlar, lakin ne kadar hızlı çıkılırsa o kadar hızlı düşülür. Karar vermek lazım! Profesyonel olarak bir yerde mi çalışacaksınız yoksa girişimci mi olacaksınız? Ya patronunuza uyacaksınız ya da elinizi taşın altına koyacaksınız. Herkes planını önüne koyup karar vermeli. Kerim: Bu kadar büyük bir şirketin kontrolünü nasıl elinizde tutuyorsunuz? İş büyüyünce kontrol elden kaçar. Profesyonel idareciler kullanmak lazım, en iyi kimse, onu bulup ikna edeceksin. Kârdan hisse vereceksin, düzgün idare ettiği sürece işine karışmayacaksın. Bunun aksi çalışmayı zayıflatır ve insanları bezdirir. Güvenmekte büyük fayda var çünkü patron, şirket orkestrasının şefidir. Bu bir, takım çalışmasıdır. Programını kurarsın, hedeflerin tuttuğu sürece karışmazsın. Az adam değiştirmelisin, kendi kültüründen yetişmiş, seni bilen insanlarla çalışmalısın. THE

PALA


SAYFA

13

Kübra: İş ahlakı ve iş disiplini konusunda neler söylemek istersiniz? Her şeyin disiplini vardır kendine göre, belli bir düzeni vardır kendi içinde. Burada “Cooperate Government” kavramı devreye giriyor. Düzgün çalışmalı, etrafla iyi geçinmeli, toplantılara hazır gelmelisiniz, bütçe belirlemesini iyi yapmalısınız. Gece gündüz değil, verimli çalışmalısınız. Vergileri düzgün ödemeli, hep beraber ilerlemelisiniz. Mümtaz: Yeni sektörlere girerken nelere dikkat ediyorsunuz? Turgut Özal döneminden önce 110 şirketimiz vardı. Getirdiği yenilikler bizi yeni sektörler seçmeye yöneltti. Biz de kendimizi 4,5 sektörde sınırladık. Otomotiv, beyaz eşya(ev aletleri), enerji ( elektrik üretimi, petrol rafinerisi, gaz dağıtımı, istasyonda oto gaz satımı), finans (bankacılık, sigortacılık), turizm (tersaneler, uçak-helikopter kiralama, inşaat şirketi, Koçtaş). Şirket stratejimizi bir sektörde 1. ya da 2. değilsek sektörden çıkmak üzere değiştirdik. Bankada 4. yüz şu an sadece, onda da en kısa zamanda ilk 2'nin içinde olmayı hedefliyoruz. Mümtaz: Peki, ya yeni sektörler? Yeni işlere girmeye de devam ederiz özelleştirmeler veya ilginç gelen projeler olduğu sürece. Bir yatırım 5 senede kendini döndürmeye başlayacaksa, tamamdır. Murathan: Gelecekle ilgili bireysel hedefleriniz nelerdir? Her dakikanın tadını çıkarmak, sağlıklı yaşamak ve herkes gibi sağlıklı ölmek. Barbaros: Ailenizle neler yaparsınız, nasıl zaman geçirirsiniz? Torunlarımı çok sık göremiyorum, mümkün oldukça birlikte vakit geçirmeye çalışıyorum. Ayda bir kesinlikle evde yemek yeriz, tüm aile hep beraber. Programlarımız senelik hatta iki seneliktir, her şey önceden bellidir, tabii ki programda acil değişiklikler olabilir.


SAYFA

14

İgal: Sıradan bir iş gününüzü anlatabilir misiniz? 6.30-7.00 gibi kalkar, 8.30 gibi kahvaltı ederim. 9.00’da holdinge hareket ederim, 9.20 gibi varırım. Öğleye kadar çalışırım, toplantılar 19.00 gibi biter, sonra davet, ziyafetlere giderim. Cumartesileri müzeyle meşgul olurum. Pazar günleri 10.00'dan yarıma kadar golf oynarım. Papatya çayı eşliğinde öğlen uykusuna geçerim. 16.30 gibi sekreterim gelir, 19.00’a kadar çalışırız, yemek yeriz, maç varsa izleriz, sonra o gider, ben de uyurum. Mümtaz: Dünya turu ve müze fikri nasıl ortaya çıktı? 1956 senesinde Henry Ford müzesine gittim. Henry Ford otomobillerle başlamış müzesine, tayyare, buharlı trenle devam etmiş. Amerikan kültürü ve yaşamı derken, Thomas Edison’un laboratuarını finanse etmiş, sonrasında tüm laboratuarı müzeye taşımış. Ben de ondan etkilendim. Yavaş yavaş topladık, ev, depo derken en sonunda müze açtık. Dünya turunu valla bende bilmiyorum, çıktık 8600 km yol yaptık, yaklaşık 2 sene sürdü. İstanbul’a 6 kere uçakla gittik, İstanbul’dan geldik, sonra aynı noktadan devam ettik. İgal: Beğendiğiniz karikatüristler kimler? Turan Selçuk, Cemal Nadir Güler, Ali Ulvi. Emre: Türkiye’deki işsizlik oranı göze alındığında, iş arayanlar arasından seçimi nasıl yapıyorsunuz? Bu ülkenin İş ve İşçi Bulma Kurumu’nun kapısında “İşi olmayan giremez.” yazıyor. İş arayan çok, ama aradığınız elemanı bulmak zor. Söylediğim gibi, içeriden yetiştirmekte fayda var. Murathan: Rotary sizin için ne ifade ediyor? Büyük şehirlerde fazla mânâ ifade etmiyor. (Londra’daki Rotary Kulübü ziyaretinde bu kanıya varmasına sebep olan anıyı anlatıyor) Rotary daha küçük şehirlerde oraları tanımayan, bilmeyen işadamları için fevkalade bir teşkilat. Her türlü konuda devamlı yardım üreten bir teşkilat. Rotary’i çok önemli ve faydalı bir dernek, sosyal anlamda bir araya geliş olarak görüyorum. Mümtaz: Eğer Koç ailesinin bir ferdi olarak dünyaya gelmeseydiniz, sizce bugün bulunduğunuz yerde olur muydunuz? Başka bir deyişle, eğer ‘Bir Koç olmasaydınız, yine de bir Koç olur muydunuz?’’ Koç ailesine bağlılığımız çok fazla. Adımızın devamı için uğraşıyoruz, çizgimizi bozmama çabasındayız. Forbes’un ‘Dünyanın 500 Şirketi’’ sıralamasında 172.yiz, bu listede daha da ilerlemek niyetinde ve eğilimindeyiz. Şirkete dâhil olduğumda ciromuz 500.000 dolar iken, şimdi 60.000.000.000 dolar. Tabii ki bu benim olduğu kadar bütün “Koç Ailesi”nin de başarısı. Son olarak, fotoğraflarımızı çeken Hakan Mustafa Tunç ve Kübra Akbalık’a, bizleri yalnız bırakmayan İnteract Kulübü Danışman Öğretmenimiz Hande Acarman’a, sorularıyla röportajımıza katkıda bulunan arkadaşlarımız Emre Örendil, Kübra Akbalık, Barbaros Albayrak, Murathan Kendirci, Kerim Serttürk ve İgal Hekim’e teşekkürü borç bilirim. Editörlük kariyerimdeki en saklanası çalışmaydı, hep hatırlayacağım bir gece olacağına ve torunlarım için bile bir gurur kaynağı olacağına şüphe yok. Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim. (Bir şeyi de belirtmeden geçmeyeyim, ses sistemindeki aksaklık nedeniyle tüm cümleleri kalemle not almak durumunda kaldım, o yüzden bazı cümlelerde ufak değişiklikler olabilir, mazur görün.)

Erdem Mümtaz HACIPAŞAOĞLU / Kübra AKBALIK / Hakan Mustafa TUNÇ


SAYFA

15

Hayat içindeki ayrıntılardan ve verdiğimiz değerlerden geçer mutluluk, paylaşım ve farkındalık içeren bir bakış açısı, kişiyi hayat yolunda mutlu kılacaktır. Yaşadığı coğrafyanın farkında olan birey, doğaya karşı da duyarlı ve yardımcı olacaktır. Ben ve öğrencilerim böyle bir istekle çalışmaya başladık ve 2. yılımızda TEMA çalışmalarımıza sizlerin de desteğinizi hissettik hep… 2 yıldır benimle çalışan öğrencilerim, yaptığımız çalışmalar ve aldığımız eğitimler ile ilköğretim öğrencilerimizi eğitmeye başladılar. Genç Tema Lise Teşkilatı öğrencilerimiz: Kübra Akbalık, İrem Akman, Elif Özge, Dilara Demir ve Kerimcan Maltepe 20.12.2011 tarihinde okulumuzun ilköğretim öğrencilerine –yaklaşık 300 kişilik bir gruba- “ToprakErozyon” eğitimi verdiler.

Pelin GÜZEL


SAYFA

16

16-19 Aralık tarihleri arasında Gaziantep Sanko Okulları’nda , Avrupa Gençlik Parlamentosu kapsamında dili Türkçe olan Sanko Gençlik Eğitim Forumu’na 7 öğrencimizle katıldık. Havaalanından itibaren büyük bir konukseverlikle karşılandık. Bu konferansa öğrencilerimizden İdil KOP ve Hamdi Kerem KÜÇÜKENGİN komite başkanı , Kuray Berkin KANLI gazeteci olarak , Melisa AVCI, İlayda DURE, Ada YÖNTER, Yiğit Efe DALYAN da delege olarak katıldılar. Konferansa değişik illerden 19 okul ve öğrencileri iştirak etti. İlk gün açılış töreninde Sanko Okulları’nın yönetim kadrosunun, konferans başkanı ve organizatör başkanının konuşmasından sonra, SANKO Holding yönetim kurulu başkanı Abdülkadir KONUKOĞLU konuşmasını yaptı. Kendi iş yaşamından, deneyimlerinden, öğrencilerin geleceklerini şekillendirirken hangi ölçütlere önem vermeleri gerektiğinden söz etti. Açılışı okulun kendi mehteran takımının ve Gaziantep yöresinin halk oyunlarından örnekler veren halk oyunları ekibinin gösterisi daha da renklendirdi. Konferansın ikinci gününde öğrenciler komitelere ayrılarak oryantasyon oyunlarına başladılar. Bu oyunlarda öğrenciler birbirleriyle daha iyi tanışma ve kaynaşma olanağı buldular. Öğleden sonra komite başkanlarının önderliğinde sınıflara ayrılarak komite konularını, sorunlarını ve çözüm önerilerini ortaya çıkarmak için çalışmalara başladılar. Gaziantep’in geleneksel yemeklerini ve kültürel ögelerini görmeleri için, akşam yemeğinde geleneksel bir Gaziantep restoranına yemeğe götürüldüler. Öğretmenlerin Gaziantep’i daha iyi tanımaları için çeşitli kısa geziler düzenlenmişti. Bu geziler sayesinde öğretmenler de birbirilerini ve Gaziantep’in tarihi ve kültürel yerlerini daha iyi tanıma olanağını buldular. Bu geziler esnasında okulların öğretmenleri kendi okullarında yapılan etkinliklerden, ders işleme yöntem ve tekniklerine kadar branşlarıyla ve meslekleriyle ilgili bilgi alışverişinde de bulundular. Konferansın üçüncü gününde öğrenciler komite konularının çözüm maddelerinden oluşan taslaklarını yazdılar. Tüm katılımcılar akşam yemeği için büyük bir alışveriş merkezine götürüldüler hem yemeklerini yeme hem de gezme olanağı buldular. Konferansın dördüncü gününde Genel Kurul’da tüm komite taslakları okunup oylamaya sunuldu. Taslakları beğenilip yüksek oy alan komiteler sevinirken taslakları yetersiz bulunup yeterince oy alamayan ve Genel Kurul’dan geçemeyen komiteler üzüldüler. Genel Kurul’da Melisa Avcı, İlayda Dure, Yiğit Efe Dalyan, Ada Yönter taslak yazımında yer aldılar, komitelerinin açılış ya da kapanış konuşmalarını, sözcülüğünü yaptılar, diğer komitelere sorular yönelttiler. Yine tüm katılımcılar son akşam yemeği ve eğlence için Gaziantep’in ünlü bir restoranına götürüldüler. Ertesi gün katılımcılara Gaziantep gezisi olduğu halde, bizler öğrencilerin derslerinden daha fazla geri kalmamaları için bu geziye katılmadan dönmek durumunda kaldık. Ancak bu dört gün boyunca yaşadıkları deneyim, edindikleri bilgi birikimi, değişik illerden yeni arkadaşlar tanımaları, sorumluluk duygularının gelişmesi, özgüvenlerinin ve topluluk önünde konuşma becerilerinin artması, paylaşım duygusunu yaşamaları ve takım çalışması yapmaları öğrencilerimizin son derece keyif almalarını ve mutlu dönmelerini sağladı. SAGEF’in ortaya konulmasında ev sahibi olan Sanko Okulları’na, emeği geçen tüm görevlilere, konferansı gerçekleştiren tüm katılımcı öğrencilere, bu konferansa katılmamıza ve öğrencilerimizin kendilerini geliştirmelerine izin veren başta Sayın Ömer ORHAN Bey’e ve okulumuz yöneticilerine teşekkür ediyoruz.

Çiğdem KORBEK


SAYFA

17

Koç (21 Mart-20 Nisan)

2012 yılında aşk ve yaratıcılık evinizden geçiş süresi içinde, kendinizi başkaları tarafından sevilmiyor ya da hiç takdir edilmiyor gibi hissedebilir, romantizm duygusundan yine uzak durabilirsiniz. Aşka bakış açınız fazlasıyla ciddileşir kendinizi duygusal olarak ifade etmekten çekinebilirsiniz. Bu durumda her zaman atak ve tuttuğunu koparan siz, sevgisiz soğuk ve sorumsuz bir insan gibi durabilirsiniz. Hep karşınızdaki insanın ilk adımı atmasını bekler, aşk için kendi adınıza hareket etmek istemeyebilirsiniz. İlişkisi olan koçlar bu dönemde karşılarındaki insandan uzaklaşabilir hatta nedensiz yere kopabilirler.

Boğa (21 Nisan-21 Mayıs)

2012 yılının boğa burçlarına birbirinden güzel vaatlerle geleceği tahmin ediliyor. 2012 yılının başlarında sahip oldukları veya olacakları mesleklerinde çok güzel ve kusursuz bir dönem geçirecekleri açıkça görünüyor. Hatta iş alanınızda büyük bir saygınlık kazanacağınız ve yükselebileceğiniz iş girişimlerine imza atabileceğinizi açıkça ortaya koyuyor. Bunun gibi olayların yanı sıra parasal durumlarınızda da iyi bir miktarda kazanç sağlayacaksınız ve maddi sıkıntılarınızdan tamamıyla kurtulacaksınız. Bu dönemde kendinizden daha emin olacaksınız ve şans her zaman sizin yanınızda olacaktır. 2012 yılının başlangıcını bitirdikten bir süre sonra yaklaşık 2012 yılının ortalarına kadar geçen şanslı zamanlarınızı da sonra hayatınızda bazı durumları göz önünde bulunduracaksınız ve yeni bir hayat tarzını benimseyeceksiniz.

İkizler (22 Mayıs-21 Haziran) İkizler burcu 2012 yılının başlamasıyla birlikte çevrenizle olan ilişkilerinde geçmişe göre daha uyumlu olacaklardır. Aynı zamanda öğrencilik hayatınızda hem arkadaşlarınızla uyumlu olmanız hem de dengeli ve sakin kalmanızı engelleyen bir etkiyi de beraberinde getirebilir. Yüksek düzeydeki özgür olma isteğinizle birlikte rutin bir iş hayatına sahip olmanız ve bu işe uygun bir şekilde çalışmanız sizin için çok sıkıcı ve zor bir durum olabilir. İşte bu yüzden kimseye bağlı kalmadan tek ve istediğiniz gibi çalışmak isteyebilirsiniz. Çünkü ikizler burcu olarak emir almayı sevmez ve istemezsiniz. İsyankar olan mizacınız ile bir türlü aynı doğrultuya yönelemediğinizden sürekli olarak çatışma içinde olabilirsiniz. Bu dönemlerde hayal gücünüzü ve güçlü olan ön sezgilerinizi kullanarak çok yaratıcı birçok konuda gerçekten beğenilecek olağanüstü işler başarabilirsiniz.

Yengeç (22 Haziran-21 Temmuz)

2012 yılında yengeç burçları için çok şanslı olacağınız ve genişlik gezegeni olan Jüpiter’in bütün yıl boyunca yanınızda olup size sağlık açısından çok yararlı bir dönem geçirtecektir. Birçok sıkıntınızda size yardımcı olacaktır ve çok güzel bir dönem geçirmenizi sağlayacaktır. Herhangi bir sıkıntınız veya sorununuz varsa Jüpiter’in size faydaları dokunacaktır ve bu sıkıntılarınızdan kısa bir sürede kurtulmanızı sağlayacaktır. Siz de bu süreç içerisinde kendinize karşı olan abartılı düşkünlüğünüz ve ilgilendiğiniz her konuya olan abartma eğiliminizden dolayı Jüpiter’in 2012 yılında size yardımcı olma sebepleri arasında yer almaktadır. İş yaşantınızda başkalarına yardımcı ve sadakat duygusuyla hareket edecek oluşunuzla birlikte sizi takdir edilecek bir duruma getiren işinize bağlılığınız herkes tarafından sevilip sayılan bir kişi olmanızı sağlayacaktır.

Aslan (24 Temmuz-23 Ağustos)

Aslan burçları 2012 yılında Neptün gezegeninin uzun zamandır kova burcuyla aslan burçlarının yıldızlarının uyuşması süreci bu yılda devam etmekte olup aslan burcu için çok güzel vaatler olduğu açıkça ortaya konuluyor. Bu durumda sizin uzun bir zaman dilimi içerisinde rüyalarınızı ve vizyonunuzu daha da ileri götürüyor. Çevrenizdeki insanların duygularına anlayacaksınız ve insanların duygularına karşı yüksek oranda duyarlı olacağınız bir süreç içerisine gireceksiniz. Bu dönem sırasında çok dürüst düşünceler içinde olmaya özen gösteriniz. Aslan burçları için kötü bir haber ise maddi konularda hiç beklemediğiniz bir süre içerisinde ani düşüşler görülebilir ya da maddi anlamda sorunlarla kısa bir süre içerisinde karşılaşabilirsiniz.

Başak (24 Ağustos-23 Eylül) Başak burcu 2012 yılında birbirinden güzel vaatler sunan Jüpiter yanı başına başaklara şans ve genişleme imkânı getirmiştir. Aynı zamanda Jüpiter cömert, kendinize güvenen, yurtsever ve pozitif enerji sağlayarak sizi mutlu edecek ve güzel bir dönem geçirmenizi sağlayacaktır. Eski zamanlarınıza göre daha varlıklı ve daha huzurlu bir hayata sahip olmanız için size büyük destek sağlayacaktır. Çevrenizdeki yakınlarınızın veya aileniz içindeki kişilerin bu dönem içerisinde birçok problemleriyle yakından ilgilenir ve onların sıkıntılarıyla birlikte siz de sıkıntı çekebilirsiniz. Bu dönem içerisinde ruhsal iyileştirme yöntemlerine ilgi duyarsınız fakat bu yöntemleri bazen abartılı bir şekilde yapmaya kalkışabilirsiniz.


SAYFA

18

Terazi (24 Eylül-22 Ekim)

Terazi burcuna sahip olan kişileri 2012 yılında Jüpiter tarafından yüksek bir enerji sağlanacaktır. Bu dönemde sizin için iyimserlik, gününüze uygun davranışlar, düşünceli bir kişilik ve saygılı bir insan olmanızı sağlayacak olan Jüpiter bu enerjiyi size sürekli sunacaktır. Jüpiter’in sağlamış olduğu enerjiden dolayı da karşınızdaki kişilere karşı güçlü bir sezgi gücünüz ortaya çıkabilir. Bu sayede neredeyse tüm olayları anlayacak ve zihninizin olgunluğuna vardığını hissedeceksiniz.

Akrep (23 Ekim-22 Kasım) Akrep burçları yeni

yeni gireceğimiz 2012 yılı döneminde sizin yıl boyunca güç ve başarısızlık konusunda sıkıntı çekeceğinizi gösteriyor. İşiniz bakımından ilerleme şansınıza karşın bir türlü kendinize güvenemeyebilirsiniz ve işinizdeki başarınızı azaltırsınız. Böyle durumlarda sizin için kötü sonuçlar oluşabilir işte bu yüzden kendinize olan güveninizi az da olsa artırın ve karşınıza gelebilecek durumlar karşısında dimdik kalın. Eğer ki sizin için gelen bu enerjinin farkına varırsanız bu enerjiye göre kendinize bir yön gösterebilirsiniz ve kendinize rahatlıkla yeni yollar açabilirsiniz. Bu durumun kesinlikle size karşı başarısızlık korkusu vermesine izin vermeyiniz.

Yay (23 Kasım-22Aralık)

Yay burçları için 2012 yılı birçok alan içinde olumlu yönde gelişmeler kaydedebilmek adına birçok fırsat ortaya çıkacaktır. Aynı zamanda bu dönem içerisinde büyük şanslar elde etmeye başlayacaksınız. Bu süreçte yine çevreniz tarafından sağlam bir temel ile kurmuş olduğunuz arkadaşlıklarınızla dikkat çekeceksiniz. Dostlarınızı evinizde ağırlamaktan gerçekten zevk alacaksınız ve misafirperverliğiniz ile arkadaşlarınızın sevgisini alacaksınız. Gerçekten güvenebileceğiniz birçok dostunuz olacak fakat eski arkadaşlarınızla aralarındaki ayrımı gayet iyi kavrayabilecek duruma gelebileceksiniz.

Oğlak (23 Aralık-20 Ocak)

Oğlak burcuna sahip kişiler için 2012 yılı çok tutumlu olacakları ve maddi bakımdan iyi geçinebilecekleri bir yıl olacaktır. Aynı zamanda işçi sıfatları daha da yoğunlaşacak ve tam bir iş adamı hâlini alacaklardır. Kendinize disiplin uygulamaya çalışacak ve güçlü disiplininiz ile birlikte parasal güvencenizi çok rahat bir şekilde elde etmeye çalışacaksınız. Bu çalışma hırsı sizi sosyal yönden olumlu yönde etkileyecek olgular arasında yer alacaktır. Geçmiş zamanlardan aklınıza gelen derin bir olaydan dolayı hissetmiş olduğunuz acı duygusunu bir dejavu gibi tekrardan hissetmeniz mümkündür.

Kova (21 Ocak-19 Şubat) Kova burcuna sahip kişiler 2012 yılının gelip çatması ile birlikte sosyal hayatta daha uygun bir davranış gösterecek ve diğer insanlar tarafından kendinizi daha çabuk bir şekilde gösterebileceksiniz. Aynı zamanda bu popülerliğiniz sayesinde kendinizi daha güzel bir duruma getirebilmek için bol bol süslenmenize dikkat edeceksiniz. Sizi takip eden kişiler genel olarak sizden yaşça büyük ve olgunluk seviyesine yetişmiş kişiler olacaktır. Bu dönemde dış etmenlere göre daha fazla bir şekilde gerçekçi, dürüst ve sosyal hayatta etkili dostlar edineceksiniz. Aynı zamanda bu dostlarınız arasında çok popüler hale geleceksiniz. Büyük grupların aktivitelerini planlayabilecek ve organize etme gibi büyük bir sorumluluk elde edeceksiniz. İnsanların veya belirli bir kesim toplulukların destekleyicisi hatta belki kurucusu bile olabilirsiniz.

Balık (20 Şubat-20 Mart) Balık burcu 2012 yılında aşk bakımından çok zengin bir yıl geçirecek gibi gözüküyor. Uzun zamandır beklediğiniz büyük aşklara 2012 yılının gelmesi ile hemencecik kavuşabilir ya da uzun süren beraberliğinizi uzun bir bekleyişten sonra kısa bir süre içerisinde bir karara bağlayarak mutlu sona ulaştırabilirsiniz. Balık burçlarının 2012 yılının yaklaşık olarak son aylarına doğru iradenizi güçlendirici, bağımsız, özgün, ve sezginizin güçlü olmasını sağlayacak etkilerle dolu bir süreç yaşamanız için enerjiler açığa çıkacaktır. Heyecanlı ve teşvik edici kişiliğiniz ile insanları kendinize çekeceksiniz. Düşüncelerinizde inatçılık, kaygılı olma hali, heyecanlılık ve sinirlilik görülebilir. Huzursuzluk ve yalnızlık duyguları bulunabilir. Kendinize hoş gelen geleneksel fikirlerinizi açıklamak için alışılmadık yollar arayabilirsiniz. Sezgileriniz eskisine göre daha çok güçlenir ve bu durumdan artık daha fazla yararlanabilirsiniz.

THE

PALA

Dilara Çerçi / Dilara Işık


SAYFA

19

Sayın ve Sevgili The PALA okuyucuları, Yazıma başlamadan önce gazetemizi okuyan (veya okumayan) herkesin yılbaşını kutlamak istiyorum, ayrıca eğlenceli ve coşkulu bir yılbaşı akşamıyla yıla başlamanızı dilerim. Fakat fazla eğlenmemeye dikkat edin çünkü yeni yılın ilk günlerinden hemen sonra sınav haftamızın da tekrar başladığının aklınızdan silinmesi muhtemel. Umarım bu seneyi de her sene olduğu gibi başarılı ve mutlu bitirirsiniz. İyi okumalar… Kitapla ilgili vermek istediğim ilk bilgi, damağınızda sizin okuduğunuz diğer kitaplardan çok farklı bir tat bırakacağıdır. Benim düşünceme göre fantastik kitap türü diğer türlerden farklı olarak sınırları konusunda hiçbir engel tanımaz ve önüne koyulabilecek tek engel ise yazarın hayal gücüdür. Bu kitabı okuduktan sonra ise yazarın belli bir hikâye ve atmosfer yaratma konusunda yaratıcılığı ile ilgili hiçbir sıkıntı çekmeyeceksiniz. İlk başta oldukça normal bir ortamda Gregor’un hayatı ve geçmişi ile ilgili kısa betimlemeler yapılarak okuyucu karakter hakkında bilgilendiriliyor ve anında kendisinin, ailesinin hayata devam edebilmesi için ağır bir yük yaşadığı anlaşılıyor. Babalarının yaklaşık iki yıl önce kendilerini terk etmeleri nedeniyle Gregor, kendi hayatından büyük fedakarlıklar yaparak kısa bir zaman önce yaşlılık yüzünden kalıcı bir hafıza kaybı yaşayan babaannesine ve aynı zamanda henüz üç yaşında olan ve kitaptaki ana karakterlerden biri olan Bot isimli kız kardeşine bakmakla yükümlüdür. Hiçbir yerinde kesin bir tarih verilmese bile bu olaylar dizisinin günümüze yakın bir zamanda geçtiği kitapta ilerledikçe anlaşılıyor. Gregor bir gün çamaşırları yıkamak için apartmanın bodrum katına iniyor ve ona bakabilecek başka birisi olmadığı için kardeşi Bot’u da yanından ayıramayacağına karar veriyor, tabii ki yaşadığı monoton hayat nedeniyle bunun çok yanlış bir karar olduğunu çok geç olana kadar anlayamıyor. Bot, yaşından beklenecek bir meraklılık duygusuyla hemen bu yeni gördüğü çamaşırhaneyi keşfe koyuluyor. Tam da o zamanda belki çok büyük bir hata yaparak köşede gördüğü bir havalandırma deliğini açarak içeri düşüyor. Büyük bir telaşla abisi, Bot’un arkasından koşuyor ve havalandırma deliğinden içeri atlıyor. Olaylar ise hemen bundan sonra fantastik bir hâl almaya başlıyor.

THE

PALA


SAYFA

20

Bu küçücük delikten aşağı atladıktan sonra kilometrelerce aşağı düşmeleri Gregor’a bir şeylerin çok ters gittiği konusunda ipucu veriyor. Yere olması gerektiğinden çok daha yumuşak bir iniş yaptıktan sonra 1.50 metre boylarında, canlı, konuşma yetisine sahip dev hamam böcekleri ile tanışıyorlar, daha sonra yeraltında yaşayan akrabaları olan fakat görünüş olarak kendilerinden çok daha farklılık gösteren “Yeraltlı İnsanları” ile tanışıyorlar. Bu insanlar da onlara “Yerüslü” diyor. Buradan sonra insanların dostları olan yarasalar, diğer her yeraltı ırkını sömürgesi yapmak isteyen kötü kalpli sıçanlar ve bir sürü değişik, karanlıkta evrimleşmiş canlılarla savaşa gitmek ve özgürlüğü sağlamak amacıyla hayatlarındaki en büyük maceraya atılıyorlar. Bu aksiyon ve Gregor’un kendi içinde yaşadığı babasını bulma amacıyla çıktığı arayış, Bot’u korumak amacıyla sahip olduğu içgüdüleri gibi duygusal düşünceler dengeli bir biçimde güzelce harmanlanmış.

Sıkça bu kitabın ne kadar yaratıcı ve orijinal olduğunu söylesem de bu kitabın da kendine göre bazı hataları ve kötü yönleri var. Yazar her ne kadar hayal gücünü bu kitabın yazılmasında esirgememiş olsa da daha önceki sayılarımızda Sayın Zafer Öğretmen’imizin yazdığı Açlık Oyunları serisi ile hiçbir şekilde yarışamayacağı fikrindeyim. Olaylar bir süre sonra özgünlükten çıkıyor ve tahmin edilmesi çok kolay, beklenen olaylara dönüşmeye başlıyor. Fakat eğer fantastik türde kitapları okumaktan hoşlanan biriyseniz, Gregor’un sadece Gri Kehanet isimli kitabı değil, aynı zamanda devamı olan diğer üç kitabı da okuyup seriyi tamamlamanızı tavsiye ederim.

Berker CAMCI


SAYFA

21

KİTAP SÖYLEŞİLERİ

Her ay iki konuşmacının katılacağı bu etkinlikte, öğrencilerimiz okudukları kitaplarla ilgili duygu, düşünce ve yorumlarını bizlerle paylaşacak... Ayaza Işık Lisesi Kütüphanesi’nde her ay iki konuşmacının katılacağı bir söyleşi programı düzenlenmiştir. Öğrenciler başta olmak üzere, öğretmenler ile okulumuzdaki tüm kitapkütüphane severler bu programa katılabilirler. Şimdilik öğrencilerin yoğun katılımının bulunduğu bu programa, zaman içerisinde kütüphane üyemiz olan kişiler de misafir edilecek

ve

onların

okudukları,

paylaşmak

istedikleri

kitaplarla ilgili söyleşiye katılmaları sağlanacaktır. Okul kütüphanemizde gerçekleştirilecek bu etkinliğin ilk konuşmacısı, bu etkinliğin de önerisini sunan Sayın Heather Erguvanlı oldu. Sayın ERGUVANLI, kitap söyleşisinde yazarı Anna olan “A Step from Heaven” adlı romanı bizlerle paylaştı. Aralık ayının ikinci konuşmacısı ise 11 E sınıfı

öğrencilerinden

Ümit

Bahadır

KARACA

olup

öğrencimiz okuduğu Anton ÇEHOV’a ait “Tek Perdelik Dokuz Oyun” adlı eseri bizlerle paylaşacaktır.

Her ay iki öğrencimizin konuşmacı olacağı Kitap Söyleşi Programı’ndaki diğer konuşmacılar ise Ayşegül ARITAN “Holistik Öğrenme”, Sercan ALKAN “Sil Baştan”, Elif TAHMİSCİOĞLU “Hangi Dünya Düzeni?”,

Hande GÖNCER

“Nanotechnology for Dummies”, Eda ATEŞ “Bin Dokuz Yüz Seksen Dört”, Berker CAMCI “Gregor ve Gri Kehanet”, Dilara DEMİR “Kuruntular Kitabı”, Deniz İNANICI “Üç Anadolu Efsanesi”, Derya HASÇELİK “Hacking Interface” ve İlay G. ARABLOU “Stardust” olarak belirlenmiştir.

THE

PALA

Yalçın YALÇINKAYA


SAYFA

22

Inventus Kulübü’nde aralık ayında biyoloji branşından öğrencilerle koyun akciğeri incelendi. Kimya branşında gösteri deneyi olarak yanardağ, alev testi, çığlık atan jelibon, filin diş macunu yapıldı. Ayrıca çözünürlüğe ve çözünürlük hızını etkileyen faktörler deneyle kanıtlandı. Fizik branşında gösteri deneyi olarak “karabiber yüzüyor, özkütle, açısal momentum, nasıl görüyoruz?” deneyleri yapılmıştır. Sabit hızlı hareket deneyinde öğrenciler birebir ölçümler almışlardır.

T. CENK ÖNDER / KAZIM ERGENÇ/ GÜLTUĞ ŞAHİNOĞLU / PINAR NİSANOĞLU / DİLARA AHSEN


SAYFA

23

FUTBOL TURNUVASI

FMV Kuruluş Yıldönümü etkinlikleri kapsamında 14 Aralık 2011 Çarşamba günü 11.00–14.00 saatleri arasında, Berna Dedeman Spor Sahası’nda kampüsler arası futbol müsabakaları yapılmıştır. MAÇ PROGRAMI:

MÜSABAKA SKORLARI:

Nişantaşı Kampüsü - Ayazağa Kampüsü ( 1.Maç ) 11.00

1. Maç: AYAZAĞA IŞIK LİSESİ (6) - NİŞANTAŞI IŞIK LİSESİ (3)

Erenköy Kampüsü - F.Bahçe Kampüsü ( 2.Maç ) 11.45

2. Maç: ERENKÖY IŞIK LİSESİ (5) - FENERBAHÇE KOLEJİ (9) 3.lük Maçı: NİŞANTAŞI IŞIK LİSESİ (3) - ERENKÖY IŞIK LİSESİ (1)

3.lük 4. lük maçı: 12.00 Final Maçı: 13.00

ŞAMPİYONLUK MAÇI: FENERBAHÇE KOLEJİ (3) - AYAZAĞA IŞIK LİSESİ (2)

MÜSABAKA NETİCESİNDE SIRALAMA: 1. FENERBAHÇE KOLEJİ 2. AYAZAĞA IŞIK LİSESİ 3. NİŞANTAŞI IŞIK LİSESİ 4. ERENKÖY IŞIK LİSESİ

Hatice BOZKURT


SAYFA

24


The Pala Gazetesi 31. Sayı Ayazağa Işık Lisesi