Issuu on Google+


M

erhaba, 11 Ayın Sultanı Ramazan’ı uğurladığımız şu günlerde yaklaşan Kadir gecesini ve bayram coşkusunu hissetmeye başladık.

Bayramları tatil köylerinde geçirmek yerine anne, baba ve akrabalarımızı ziyaret edip, çocukluluğumuzda yaşadığımız bayram sevincini kendi çocuklarımıza da yaşatmak bizim için gerçek bayram olacaktır. Bu ay birçok Peygamber’in yaşadığı tarihi ve kutsal mekanlarıyla ünlü peygamberler şehri “Şanlıurfa”yı tanıttık. Bu ayki tarihi şahsiyet, 21.yüzyılın bilim adamlarının bile 15.yy’ın teknolojisi ile haritalarının nasıl çizildiği anlaşılmayan büyük denizci Piri Reis’i ve eserlerini anlatmaya çalıştık. Ayrıca, Unesco 2013 yılını, Piri Reis’e ait Dünya Haritasının 500. yıldönümü olması münasebetiyle “Anma Yılı” olarak ilan etti.

Kim Adına Sahibi Erol ERSAN Yönetim Yeri KİM GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Evren Caddesi Barış Sokak No: 6 Bağcılar / İSTANBUL Tel: (0212) 489 21 21 www.kimgrup.com.tr

Grafik Tasarım Gülşah ŞENEL Mustafa GÜLEÇ Katkıda Bulunanlar Doç.Dr.Duygu İBRİŞİM Dr.Deniz SİCİMOĞLU Hatice Saadet KALYONCU Okur Hizmetleri Hattı Sema GÜR

Bu sayımızda da evlilik, çocuklarla iletişim, beslenme, moda, dekorasyon ve hobiye kadar birçok konuyu zevk ile okuycaksınız.

Keyifli okumalar. info@kimgrup.com.tr

Alışveriş ve Yaşam Kültürü Dergisi AĞUSTOS 2012 YIL: 5 SAYI: 47

Genel Yayın Yönetmeni Zeki SARIELMAS

İstanbul’un Sultanı, Peygamberimiz(Sav) mihmandarı Hz.Eyüp’ün örnek hayatını okumadan geçmeyin deriz.

Hayatınız bayram sevinci yaşamanız Ramazan Bayramınız Mübarek Olsun.

life

dileğiyle,

Baskı ve Cilt Star Medya Yayıncılık Kimlife Kimgrup reklam departmanı tarafından hazırlanmaktadır. Yerel süreli yayındır, ayda bir hazırlanır. Dergimizde ilanlarınızın yer almasını istiyorsanız; 0212 489 21 21 nolu telefondan iletişime geçebilirsiniz.

facebook.com/kimduyuru

twitter.com/kimmarket


KİMLife ?

3 kimlife


içindekiler 12 22

34

36

54

6

Kim Şube

8

Ramazan'da Baş Ağrıları

"Üsküdar şubemizi tanıyalım"

"Doktorumuzdan öneriler"

10

Hurafeler

12

Peygamberler Şehri

18

Stresli Yaşam Ülsere Zemin Hazırlıyor

20

Kim Marketten 4 Yeni Mağaza

22

Butik Pastacılık

24

Biyografi

28

Bayramın Vazgeçilmezi

30

Bayramda Sevdiklerinizi Hatırlayın

34

Yaz Hamile Modası

42

Doğru Beslenmeyi Öğrenin

46

İstanbul'u Gezelim

52

Çocuklarla İletişim

"Ne kadar uzaksınız"

"Trabzon ilimizi tanıyoruz"

"Doktorumuzdan öneriler"

"Yeni mağazalarımız açıldı"

"Hobi"

"Piri Reis"

"Ev Üsulu Baklava Tarifi"

"Ramazan bayramınız mübarek olsun"

"Moda"

"Sihirli diyetlerden ümidinizi kesin"

"Eyüp Sultan"

"Çocuklarımız için"


5 kimlife


KİMLife Kim Şube

Tarihi Üsküdar Semtinde Kaliteli Hizmet

M

ehmet Reşit Bey, Üsküdar mağazamızın müdürüsünüz. Ne zamandan beri bu görevi yapmaktasınız? 2008 yılında kim grup bünyesine mağaza müdürü olarak katıldım. Yaklaşık 1 senedir Üsküdar mağazasında görev yapmaktayım. Mağaza 01.10.2009 yılında hizmete girdi. Özelliklerinden bahsedebilir misiniz? Mağazamız fiziki konum olarak tarihi semt Üsküdar’ın tam orta yerinde rahat bir ulaşıma sahip konumda, ayrıca semtimiz büyük olduğundan 2 adet müşteri servisimizle de her saat başı hizmet vermekteyiz.2 katlı 1000 m2 alışveriş alanıyla müşterilerimize

6 kimlife

rahat bir alışveriş ortamı sunmaktadır. 31 deneyimli ve alanlarında uzman eğitimler almış kadromuzla her zaman kaliteli ve sürekli hizmet vermek adına hazırız. Üsküdar mağazası hangi ürün gruplarıyla müşterisinin karşısına çıkıyor? Mağazamızda taze sebze-meyve, açıkpaket şarküteri, kırmızı-beyaz et, her zaman sıcak üretim yapan fırın, gıda ve gıda dışı yaklaşık 7000 ürün çeşitliliğiyle hizmet veriyoruz Üsküdar mağazası olarak ürünlerinizi müşterilere sunumunda nelere dikkat etmektesiniz? Tabii ki başta kalite ve tazelik; kaliteli ürünün olmadığı yerde kaliteli hizmet


KİMLife Kim Şube anlayışı da olmaz. Müşterilerimizin rahatlıkla alışveriş yapabilmeleri için aynı ürün gruplarının beraber dizilimlerine, rahat ve kolay ulaşılmasına dikkat ediyoruz. Özellikle günlük taze satılması gereken ürünlere çok önem veriyor günlük kontrollerini yapıyoruz. Günlük olarak tarih kontrolü ve bunun yanı sıra belirlenmiş ortak bir günde temizlik yapılıyor ve hijyene çok önem veriliyor. Ayrıca ürünler hakkında sürekli olarak personellere bilgiler veriliyor. Rakiplerinize nazaran farklılık oluşturmak adına nasıl çalışmalar yapıyorsunuz? Verdiğimiz kaliteli hizmet ve güler yüzle, müşterilerimizle olan ilişkilerin aile ortamı seviyesine ulaşması ve bu doğrultuda mağazamıza gelen müşterilerimizin alışveriş esnasında kendini çok rahat, güvende hissetmesi ve kendisine değer verilmesi. Güvenli hizmet ve rahat alışveriş imkânı bizleri rakiplerimizden ayıran en büyük özelliğimizdir. Çalışanlarınızın müşterilere karşı kusur işlememesi için nasıl eğitimler veriyorsunuz? Eğitim her işin temelini oluşturduğu gibi perakende sektöründe de çok önemli çünkü bizim işimizin temeli insan, her an güler yüzlü olmak, hizmet odaklı çalışmak müşterilerimizin soru ve sorunlarına anında çözümlenmesini sağlamak çok önemli bizlerde bununla alakalı her fırsatta bireysel veya bölümler olarak sürekli personelimizle paylaşıyor ve eğitim süreçlerini destekliyoruz. Yaklaşan Ramazan ayı için bir hazırlığınız var mı? Ramazanlık ürünlerle alakalı hazırlıklarımızı yaptık. İş yerlerine Üsküdar çevresine kumanyalarımız hakkında bilgiler el broşürü yardımıyla verildi. Ayrıca Üsküdar mağazamız Anadolu yakasında nöbetçi mağaza olarak sahura kadar hizmet vermektedir. Son olarak Üsküdar mağazasının hedefleri nelerdir? Üsküdar mağazası olarak en büyük hedefimiz şirketin en iyi mağazası olabilmek. Bunun içinde kalite ve hizmet anlayışından ödün vermeyerek müşteri sayımızı 80,000 üzerine çıkarmak ve daha fazla müşteriye daha güvenilir daha sadık bir hizmet verebilmek.

7 kimlife


KİMLife Doktor Yazısı

Dr.Deniz SİCİMOĞLU

Nöroloji Uzmanı Çamlıca Medicana Hastanesi

Ramazan’da

Dayanılmaz Baş Ağrıları

R

amazan’da sağlıklı beslenme kurallarına dikkat etmemek, uzun süreli açlık göz önüne alındığında dayanılmaz baş ağrıları yaşatabiliyor. Ramazan ayında acil ve nöroloji servislerine baş ağrısı şikâyeti ile başvuran hasta sayısında artış görülür. Uyku düzeninin değişmesi, uzun süre aç kalmak, sağlıklı ve dengeli beslenme kurallarına uyulmaması baş ağrısı şikâyetini ortaya çıkarabilir.

Baş ağrısı, her insanın hayatı boyunca en az 3-4 kez yaşayabileceği bir hastalıktır. Migren ve gerilim tipi baş ağrıları tüm baş ağrılarının önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Bu iki tip ağrıda genellikle orta şiddetle başlayıp günlük aktiviteleri etkilemeden ağrı kesici ilaçlarla geçebilecekken oruç tutarken ilaç kullanılamaması tabloyu şiddetli hale getirebilir. Oruç sırasında rastlanan bir ağrı gerilim baş ağrısıdır. Her ne kadar gerilim baş ağrısı farklı faktörlerle

8 kimlife

oluşsa da oruç sırasında; özellikle geceleri sahur nedeniyle uyku düzeninin bozulması nedeniyle oluşan uykusuzluğun yarattığı stres, açlığın da eklenmesiyle kişilerde gerilim baş ağrısına yol açabilir Migren ataklar şeklinde, zonklayıcı tarzda olan, başın bir yarısını tutan, açlık, stres ve uykusuzlukla tetiklenen bulantının eşlik edebildiği, hastaların ışığa, sese, gürültüye ve kokulara karşı hassas oldukları bir baş ağrısıdır.


KİMLife Doktor Yazısı tedavisinden hasta genellikle yarar görürse de tansiyon hastalarının iftardan sonra başlayan ve şiddetlenen baş ağrılarını önemsemeleri ve zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmaları uygun olur. Tansiyon hastaları gün boyunca aç kalıp, iftarda aşırı yemek yerlerse, tansiyonları hızla yükselip, beyin kanamalarına neden olabiliyor. Bu yüzden tansiyon hastaları yemek sonrasında hayatlarındaki en şiddetli baş ağrısı ile karşı karşıya kalırlarsa ve bu ağrı ilaçla dinmezse, zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmaları şart. Oruç, insanda bir manevi rahatlama ve huzur yarattığı için gerilim tipi Migren ataklarını öğün atlamak veya oruç, az ya da çok uyku, çikolata, beyaz peynir, alkol, aşırı kafein (çay-kahve)alımı, ışık, ses, gürültü, bazı kokular, hormon tedavileri, doğum kontrol ilaçları, stres ve adet görme tetikleyebilir, özellikle atak sayısı ve şiddeti artabilir. Migren hastalarında uzun süre aç kalmak veya öğün atlamak baş ağrısı atağını başlatır. Migren tipi baş ağrıları uzun yıllar süren ve devamlı olarak tekrarlayan bir hastalık olduğundan bizim için migren ataklarını engelleyebilmek önem kazanmaktadır. Açlık, uykusuzluk migreni kolaylıkla başlatabileceğinden uykusuz kalınmamalı, sık aralıklarla küçük öğünler yenmelidir. Beslenme düzeninin değişmesi, kan basıncı ve kan şekeri değişiklikleri de baş ağrılarına neden olabilir. Oruç tutanlar ilaç alamadıkları için baş ağrısı sürecini düzeltmek daha da zor olmaktadır. Soğuk uygulama geçici bir çözüm olarak tercih edilebilir. İftarda çok fazla yemek yememek, bol su tüketerek vücudun susuz kalmasını önlemek, sahurun son saatine kadar azar azar ve sık beslenmek, ağrıya neden ola-

bilecek besinlerden uzak durmak, iftarda hafif az yağlı ve posa miktarı fazla besinlerden başlayıp örneğin çorba ile başlayıp 15 dakika sonra ana yemeğe geçmek, sahurda şekerli besinler yerine proteinden zengin besinleri tercih etmek diğer seçenekler arasında sayılabilir. Gerilim tipi baş ağrıları ve migren tipi baş ağrılarında ağrı kesici ilaç

9 kimlife

baş ağrılarında azalmaya da neden olabilir. Kişi, kendini daha rahat ve huzurlu hissettiği için ve dolayısıyla gerilimi azaldığı için oruç sırasında gerilim ağrılarında bir azalma meydana gelebilir. Ancak bu kişiden kişiye değişir.


KİMLife İnanç

“Hurafeler”den

Ne Kadar Uzaksınız? Saðlýklý bir dinî hayat, hurafe ve bâtýl inanýþlardan uzak olan hayattýr. Hurafeler, Efendimiz’in sünnetini gölgeleyen, dinin güzelliðini lekeleyen uygulamalardýr.

B

ilindiði gibi “hakikat”in zýddý olan “hurafe”, aslý-esasý olmayan, uydurulmuþ, saf ve doðru inançlar arasýna katýlmýþ, bazý zaman ve mekânlarýn uðuru veya daha çok uðursuzluðu ile ilgili olarak dillerde dolaþan abartýlmýþ hikâyelerden ibarettir. Bâtýl inanýþlar da bu asýlsýz söylentilere inanmak ve gereðine göre hareket etmek demektir. Her devirde, her toplumda az çok, ama mutlaka görülen hurafe ve bâtýl inanýþlar, toplumlarýn ortak derdi olarak daima gündemde kalmýþ önemli bir konudur. Hurafe ve bâtýl inanýþlarýn bu derece insanlýðýn baþýna dert olmasýnda genellikle cahillik, alýþkanlýk, görenek, propaganda, çýkar hesaplarý ve kiþisel zaaflar etkili olmuþtur. Hanýmlar, hurafelere dikkat! Hurafeler ve bâtýl inanýþlar daha çok saðlýk, ihtiyaç ve gelecek hakkýnda önceden bilgi sahibi olmak gibi belli bazý konularda ve bilhassa kadýnlar arasýnda yaygýndýr. Kabul etmek

gerekir ki, kadýnlar bâtýl itikatlara hakikat gibi kapýlýrlar. En okumuþlarý dahi inanýlmayacak þeylere inanýrlar. Geçim þartlarýnýn düzeltilmesi, saðlýk hizmetlerinin yeterince yerine getirilmesi gibi sosyoekonomik tedbirlerle hurafe ve bâtýl inanýþlarýn ortadan kaldýrýlabileceði görüþ ve iddiasý, modern ve ileri toplumlarda da hurafe ve bâtýl inanýþlara rastlanmasý gerçeði karþýsýnda büyük ölçüde geçerliliðini kaybetmiþtir. Bu durum, hurafe ve bâtýl inanýþlarýn ekonomik olmaktan çok, kültürel bir mesele olduðunu açýkça ortaya koymaktadýr. Eski zaman efsaneleri yeniden etrafýmýzda Dinler tarihi araþtýrmacýlarý, hurafe ve bâtýl inanýþlarýn hemen hepsinin temelinde ecdada baðlýlýk, ateþ, su, orman ve aðacý kutsal kabul etmenin derin izlerinin bulunduðunu bildirmektedirler. Bazý yaratýklarda üstün güç ve nitelikler görerek, onlarýn yakýnlýðýný elde etmek için onlara

10 kimlife

belli zamanlarda kurbanlar sunmak gibi sapýklýklar, insanlýðýn, tarih içinde sýkça görülen yanýlgýsý olmuþtur. Kendilerini bu yanlýþ ve yanýlgýdan kurtarmaya çalýþan peygamberleri ve inananlarý “uðursuzluk” sebebi olarak suçlayan milletler bile görülmüþtür. Hurafeciler kendilerini “dindar” sanar! Hurafe ve bâtýl inanýþlara kapýlmýþ kiþilerin büyük bir kýsmý, bu durumlarýna dindarlýk; bunlara karþý çýkýlmasýna da itikatsýzlýk, inançsýzlýk damgasýný vururlar. Dindarlýk, ancak dinî olaný, dinden olaný, dince kabul ve emredileni, emredildiði þekil ve þartlarda yerine getirmekle mümkündür. Bütün bir milletin bile bir yanlýþ vehurafe üzerinde birleþmesi, onun niteliðini deðiþtiremez, hurafeyi hakikat yapamaz. “Gerçek”in ölçüsü, sadece gerçektir. Gerçek ise, Bakara Sûresi’nin 147. âyetinde belirtildiði gibi, “Allah’tan gelendir”. Prof. Dr. Ýsmail Lütfü ÇAKAN


KİMLife Bilinçlenme

11 kimlife


KİMLife Şehir

Peygamberler Şehri

Şanlıurfa Urfa, 1094 yılında Selçuklu hakimiyetine girmiştir. 1098’de Haçlı Edessa Kontluğu, daha sonra Eyyubi, Memluk, Türkmen aşiretleri,Timur devleti, Akkoyunlular, Dulkadir beyliği, Safeviler ve en son da 1516’da Osmanlı sınırları içine katılmıştır. Önceleri Rakka Eyaleti sınırları içerisinde yer alan Urfa, 1876’da Halep Vilayetine bağlanmış, 1916’da ise bağımsız bir sancak olmuştur.

Ş

anlıurfa, Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bulunan bir şehridir. MÖ 1. binyıldan beri sürekli olarak meskûn olan kent, yakın döneme kadar Urfa adıyla anılmış, ancak 1984 yılında TBMM kararıyla “Şanlı” ünvanını edinmiştir. Şanlıurfa ilinin merkezidir. Urfa, 1094 yılında Selçuklu hakimiyetine girmiştir. 1098’de Haçlı Edessa Kontluğu, daha sonra Eyyubi, Memluk, Türkmen

aşiretleri,Timur devleti, Akkoyunlular, Dulkadir beyliği, Safeviler ve en son da 1516’da Osmanlı sınırları içine katılmıştır. Önceleri Rakka Eyaletisınırları içerisinde yer alan Urfa, 1876’da Halep Vilayetine bağlanmış, 1916’da ise bağımsız bir sancak olmuştur. Balıklıgöl Halil-Ür Rahman Gölü: Hz. İbrahim’in ateşe atıldığı ve düştüğü noktadır. Yüce Allah’ın emriyle ateş suya, odunlar da balığa dönüşmüştür. Halk arasında Balıklıgöl olarak bilinir.

12 kimlife

Şanlıurfa Müzesi Şanlıurfa Müzesi’nde; Harran’daki kazı çalışmalarından elde edilen eserlerin yanı sıra, yöredeki diğer höyüklerde ve eski iskan yerlerindeki çalışmalar sonucu ortaya çıkarılan kültür varlıkları kronolojik sıralama ile teşhir edilmektedir. Giriş katındaki ilk salon Asur, Babil ve Hitit çağlarına ait eserlere ayrılmıştır. Harran Harran tarihiyle ilgili en doğru bilgiler arkeolojik kazılardan elde edilen buluntulara dayanmaktadır.


KİMLife Şehir Harran adına ilk defa, Kültepe ve Mari’de bulunan M.Ö. II. bin başlarına ait çivi yazılı tabletlerde “Har-ra-na” veya “Ha-ra-na” şeklinde rastlanılmaktadır. Kuzey Suriye’de bulunan Ebla tabletlerinde ise Harran’dan “Ha-ra-na” olarak bahsedilmektedir. M.Ö. II. binin ortalarına ait Hitit Tabletlerinde, Hitit’lerle Mitanni’ler arasında yapılan bir anlaşmaya Harran’daki Ay Tanrısının (Sin) ve Güneş Tanrısının şahit tutulduğu belirtilmektedir. Şuayb Şehri Şanlıurfa’dan 88 km uzaklıktaki Özkent köyü adıyla anılan tarihi harabelerdir. Geniş bir alana yayılan ören yerinin surlarla çevrili olduğu ve Roma devrinde inşa edildiği anlaşılmaktadır. Halk arasında Şuayb Peygamberin bu kentte yaşadığına inanılır. BuradaPeygamber Makamı olarak ziyaret edilen bir de mağara bulunmaktadır. Sogmatar Şanlıurfa’ya 73 km uzaklıktaki kent bugün Yağmurlu köyü adıyla anılmaktadır. M.S.1 ve 2’nci yüzyıllarda Süryaniler tarafından iskan edilmiştir. Kökü Harran Sin Kültürüne dayanan Sabiizm ve Baş tanrı Marilaha’nınkültür merkezi olduğu bilinen Sogmatar ören yerinin Baş tanrıya ve gezegenlere ibadet edilen ve kurban kesilen açık hava mabedi en önemli kalıntılarından biridir. Mabedin duvarlarında Süryanice yazılar ve gezegenleri tasvir eden insan rölyefleri işlenmiştir. Ayrıca Kalenin batısında bulunan tepedeki kayalara da tanrıları tasvir eden rölyefler ve Süryanice yazılar işlenmiştir. Nevali Çori Nevali Çori adıyla tanınan antik yerleşme yeri, Şanlıurfa ili Hilvan ilçesine bağlı Kantara köyünün sınırları içerisinde Fırat nehrinin sağ tarafında ve onun bir kolu olan Katara Deresinin yanında yer almaktadır. Kazane Şanlıurfa merkeze bağlı Kazane (Uğurcuk) yerleşim alanının tarihi MÖ 5000-3000’e dayanmaktadır. Çalışmalar sırasında mimari buluntular, evler, sokaklar ve bu döneme ait eserler bulunmuştur. Bu yerleşim

alanında höyüğün tepesinde su deposu inşa edilmiştir. Ayrıca Sümerce’yi Akadça’ya çeviren bir alfabe bulunmuştur. Camiler ve Kiliseler İnanç Turizminin önemli merkezlerinden olan Urfa’da Ulu Cami , Hasan Padişah Cami, Halil-Ür Rahman Cami, İbrahim Peygamber’in Doğduğu Mağara Ve Mevlid-İ Halil Cami, Eyyüp Peygamber Makamı Ve Kuyusu görülebilecek Camilerdir. İsa Kilisesi, Der Yakup Kilisesi Urfa’nın önemli kiliseleridir. Ulu Cami (Merkez): Urfa merkezindeki camilerin en eskilerindendir. Eski bir sinagog iken M.S. 435-436’da ölen Piskopos Rabula tarafından St. Stephon

13 kimlife

Kilisesi’ne dönüştürülmüştür. Kırmızı renkteki mermer sütunların çok olması nedeni ile “Kızıl Kilise” olarak da adlandırılan yapının yerine, 1170-1175 yıllarında Nurettin Zengi tarafından inşa edilmiştir. Anadolu’daki çok ayaklı camiler grubunda olup, payeler üzerinde kıble duvarına paralel üç sıra çapraz tonozlarla örtülü, yatık dikdörtgen planlıdır. On dört sivri kemerli avluya açılan ve payeler üzerine duran çapraz tonozlarla örtülü son cemaat yeri, Anadolu’da ilk kez Şanlıurfa Ulu Cami’nde kullanılmıştır. Yapının sekizgen çan kulesi bugün minare olarak kullanılmaktadır. Hz. İbrahim’in Doğduğu Mağara Ve Mevlid-İ Halil Cami (Merkez): Hz. İbrahim, Mevlid-i Halil Cami avlusunun güneyinde bulunan mağarada doğmuştur. Rivayete göre devrin hükümdarı Nemrut, bir rüya görür. Sabah rüyasında gördüklerini müneccimlerine anlatır. Müneccimlerin “Bu yıl doğacak bir çocuk senin saltanatına son verecektir” demesi üzerine Nemrut, halkına emir salarak o yıl doğacak bütün erkek çocukların öldürülmesini ister. Sarayın putçusu Azer’in hanımı bu mağarada gizlice Hz. İbrahim’i dünyaya getirir. Hz. İbrahim 7 yaşına kadar bu mağarada yaşamıştır. Hz. İbrahim’in doğduğu mağaranın içerisinde bulunan suyun, şifalı olduğuna ve bir çok hastalığı iyileştirdiğine inanılır.


KİMLife Şehir

Şanlıurfa hakkında bunları biliyor muydunuz? İlkel dinlerin dünyada bilinen en eski merkezinin Şanlıurfa olduğunu biliyor musunuz? Musevi, Hıristiyan ve İslâm peygamberlerinin atası olan Hz. İbrahim’in Şanlıurfa’da doğduğunu biliyor musunuz? Hristiyanlık, devlet dini olarak dünyada ilk defa Urfa’da kabul görmüştür. Şanlıurfa’nın, sınırları içerisinde yapılan 33 antik yerleşkedeki arkeolojik kazılar sebebiyle “Müze Şehir” adıyla da tanındığını biliyor musunuz? Şanlıurfa’nın ilçesi Karacadağ’da Kasım ayından itibaren dört aylık kayma sezonu olduğunu biliyor musunuz?

1 2

3 4 5

6

Merkeze bağlı Karaali Köyü’nde yer alan kaplıcaların romatizmal hastalıklar, deri hastalıkları ve iltihabi hastalıklar ve böbrek taşlarında etkili olduğunu biliyor musunuz? Fırat Nehri üzerinde yer alan, Türkiye’nin en büyük barajı Atatürk Barajı’nın Şanlıurfa’da olduğunu biliyor musunuz?

7

Balıklıgöl, Şanlıurfa şehir merkezinin güneybatısında yer alan ve İbrahim Peygamberin ateşe atıldığında düştüğü yer olarak bilinen bu iki göl, kutsal balıkları ve çevrelerindeki tarihi eserler ile Şanlıurfa’nın en çok ziyaretçi çeken yerlerindendir. İbrahim Peygamber, devrin zalim hükümdarı Nemrut ve halkının

14 kimlife

taptığı putlarla mücadele etmeye, tek tanrı fikrini savunmaya başlayınca, Nemrut tarafından bugünkü kalenin bulunduğu tepeden ateşe atılır. Bu sırada Allah tarafından ateşe “Ey ateş, İbrahim’e karşı serin ve selamet ol”’ emri verilir. Bu emir üzerine, ateş suya odunlar da balığa dönüşür. İbrahim bir gül bahçesinin içersine sağ olarak düşer. İbrahim’in düştüğü yer Halilür Rahman gölüdür. Rivayete göre Nemrut’un kızı Zeliha da İbrahim’e inandığından kendisini onun peşinden ateşe atar. Zeliha’nın düştüğü yerde de Aynzeliha Gölü oluşmuştur. Her iki göldeki balıklar halk tarafından kutsal kabul edilerek yenilmemekte ve korunmaktadır.


KİMLife Şehir Hz. Eyyüp Peygamber ve Makamı (Merkez): Hz. Eyyüp peygamberin, M.Ö. 2100 yılında Suriye’de Şam ile Ramla arasında üst diyarı denilen ülkenin Desniye köyünde dünyaya geldiği rivayet edilmektedir. Cüzzam hastalığına tutulan Eyyüp Peygamber, Rahime adlı karısı ile mağarada çile çekmeye devam ederek Allah’a ibadetten vazgeçmez. Bütün ıstıraplarına rağmen Allah’a asi olmaz. Sonunda, Eyyüp Peygamber imtihanı kazanır, Allah tarafından belirtilen şifalı su ile yıkanarak iyileşir, hanımı ile kendisine mal ve evlat ihsan edilerek daha sonra uzun müddet yaşar. Şanlıurfa merkezinde bulunan Hz. Eyyüp peygamberin çile çektiği mağara, Eyyüp Peygamber Makamı olarak ziyaret edilmektedir. Rızvaniye Cami (Zulumiye CamiMerkez): Halil-ür Rahman Gölünün kuzey kenarında yer alan cami, Bizans devrine ait St. Thomas Kilisesi’nin yerine Osmanlıların Rakka Valisi Rızvan Ahmet Paşa tarafından 1716 yılında yaptırılmıştır. Hz. Eyyüp, Hz. Elyasa ve Rahime Hatun Türbeleri (Eyyüp Nebi Köyü-Viranşehir): Hz. Eyyüp Peygamberin mezarının, Viranşehir ilçesinden 12 km uzaklıkta Eyyüp Nebi Köyü’nde olduğu rivayet edilmektedir. Hz. Eyyüp 7 yıl çile çektikten sonra kendisine Allah tarafından nail olunan şifalı su ile yıkanıp yaralarından kurtulur. Daha sonra eşi Rahime Hatunla birlikte Eyyüp Nebi Köyünde yaşar. Her ikisinin türbesi de bu köyde bulunmaktadır. Eyyüp Peygamberi görmek için 3 ay yol yürüyen ve çok yakınına geldiği halde göremeden ölen Hz. Elyasa’nın kabri de aynı köydedir. Rivayete göre; IV. Murat Bağdat seferinde iken Eyyüp Nebi Köyünde mola verip bir gece konaklar. Rüyasında birisi kendisine “Kaldığın yer Eyyüp Peygamberin

makamıdır. Sabah kalktığında atının kişneyerek ayağını üç defa vurduğu yere bir cami ile türbe yaptır.” der. Şuayb Şehri (Harran): Harran’a 45 km mesafede, bir ören yeri olup mevcut kalıntılar Roma Devrine aittir. Yüzlerce kaya mezarı üzerine kesme taşlardan yapılar inşa edilmiştir. Bu yapıların bazı duvar ve temel kalıntıları günümüze kadar gelebilmiştir. Şuayb şehri harabeleri arasında bir mağara, Şuayb Peygamberin makamı olarak bilinmektedir. Ulu Cami (Harran): Harran Höyüğünün kuzeydoğu eteğinde yer alan Ulu Cami, 744-750 yıllarında Emevi Hükümdarı II. Mervan tarafından yaptırılmıştır. Ünlü medresesi, hamamı, hastanesi ile bir külliye halinde olduğu tahmin edilmektedir. Anadolu’nun en eski ve en büyük camisi olması

15 kimlife

bakımından önem arz eden caminin Selçuklu dönemin-deki onarımlarından kalma mimari parçaları, taş süsleme sanatının son derece güzel örneklerindendir. Deyr-i Mesih (İsa KilisesiMerkez): Bu kilise Tılfındır Mahallesindedir. Hıristiyanlık tarihinin ilk kiliselerinden olup M.S. 38 yılında Süryaniler tarafından yapılmıştır. Evliya Çelebi Hz. İsa’nın Urfa’ya geldiğini ve bu kiliseyi ziyaret ettiğini, bu nedenle buraya Deyri Mesih (İsa Kilisesi) denildiğini yazmaktadır. Harran (Harran): Din ve dilleriyle en eski milletlerden biri sayılan İbraniler, tek tanrıya inanan bir din anlayışını ilk gerçekleştiren kavimdir. Kutsal kitaplarda anlatılan Sami asıllı Yahudi kavmi,, göstereceğim ülaaae git. Orada kavmini büyük bir millet yapacağım.” denmiştir.


KİMLife Şehir

*Kıyma (Çiğköfte benzeri bulgurlu etsiz yemek), *Zerde, *Kalbur Tatlısı, *Küncülü Akıt, *Peynirli Helva, *Kuymak, *Palıza, *Sac Katmeri, *Pekmez Bulamacı, *Un Bulamacı, *Tatlı Döğmeç, *Meyan Şerbeti, *Koruk Şurubu.

Yine Tevrat’ta “Abram Harran’dan gittiği vakit, 75 yaşında idi” denilmektedir. Hz. İbrahim’in evinin kentin ortasında bulunan höyüğün kuzey eteklerindeki kalıntılar arasında bulunduğu bilim çevrelerince iddia edilmektedir. Urfa Kalesi Kentin güneybatı kesiminde, Halilür Rahman ve Ayn-ı Zeliha Göllerinin güneyindeki Damlacık Dağı üzerindedir. Doğu, batı ve güney tarafı kayadan oyma derin savunma hendeği ile çevrili, kuzey tarafı ise sarp kayalıktır.

Yemekleri *Urfa kebap, *Kazan kebabı, *Boranı, *Tırşik, *Zingil, *Tırnaklı ekmek, *Peynirli Ekmek, *Hamurlu, *Külünçe, *Bişe, *Lahmacun (Kıymalı), *Ağzı açık, *Ağzı yumuk, *Kadayıf (Künefe), *Semsek (Bir çiğbörek türevi), *Aya köftesi (el ayasında yapılır), *Lebeni, *Tepsi kebabı, *Yahudi köftesi, *Lıklıkı köfte, *Bostana (Ekşili Salata), *Açık ekmek (Lavaş), *Çiğ köfte, *Yumurtalı Köfte, *Hırtleşor (koruk suyuyla yapılan cacık), *Döğmeç, *Su Kabağı, *Söğülme (Alinazik),

Çeşmeler Firuz Bey Çeşmesi Ulu Caminin doğusuna bitişik olan Eyyübi Medresesinin güney duvarında yeralan çeşme 1781 tarihinde Firuz Bey tarafından yaptırılmıştır. Medreseden günümüze sadece 1191 tarihli kitabesi kalmıştır. Aynı yerde bugün görülen tek eyvanlı medrese, Eyyübiler Devri medresesinin üzerine 1781 tarihinde Nakibzade Hacı İbrahim Efendi tarafından yaptırılmıştır. Hamamlar Urfa’da Osmanlı Dönemi’nden kalma 8 hamam bulunmaktadır. Bunlar; Cıncıklı, Vezir, Şaban, Velibey, Eski Arasa, Serçe ve Sultan hamamlarıdır.

16 kimlife

Ceykanpınar Devlet Üretme Çiftliği Dünyanın en büyük çiftliği olan Ceylanpınar Devlet üretme çiftliği yaklaşık olarak 20 bin dönüm arazi üzerinde kurulmuştur.Bu çiftlikte Hayvançılık, hububat ekimi, süt ve süt ürünleri, arıcılık, besicilik yapılmaktadır. Ayrıca 1000 dönüm arazi üzerinde bulunan özel bir yerde ülkemizde nesli tükenmekte olan Tavus kuşları ve ceylanlar bakılıp üretilmektedir. Kelaynaklar Dünyada nesli tükenmekte olan kelaynaklar Türkiye`de sadece Urfa`nın Birecik ilçesinde yaşamaktadır.Fırat nehrinin kıyılarındaki kayalıklarda yaşamakta olan bu kuşlar devlet tarafından koruma altına alınmış olup bu kayalıklar sit alanı ilam edilmiştir. Bu bölge özellikle yabancı turistler tarafından ziyaret sık sık ziyaret edilmektedir.


Basında KİM

Ayrıntılı Haber

17 kimlife


KİMLife Doktor Yazısı

Doç.Dr.Duygu İBRİŞİM

Gastroenteroloji Bölümü Memorial Ataşehir Hastanesi

Hareketsiz ve Stresli Yaşam

Ülsere Zemin Hazırlıyor

G

ünümüzde sağlıklı beslenmeyen pek çok kişi mide ağrısından şikayetçidir. Midede hafif yanma ve dolgunluk ile başlayıp; şiddetli ağrı, bulantı ve kusmaya kadar geniş bir yelpazede devam eden şikayetler “Peptik ülser” hastalığı ile karşı karşıya olduğunuzun işareti olabilir. Ülserlerin çoğunda hastalığa etkenler; bazı ilaçlar ve/veya H.pylori adını verdiğimiz bir bakteri infeksiyonudur. Ayrıca ailesel ve bireysel yatkınlık, yanlış beslenme, sigara, yoğun alkol tüketimi ve stresli yaşam da peptik ülser hastalığını kolaylaştırıcı faktörlerdir. Koruyucu sistemin dengesi bozulduğunda ülser gelişir Peptik ülser, sindirim sisteminin iç yüzeyini döşeyen dokuda (mukoza) oluşan defektler, yaralardır. Midedeki koruyucu sistemlerle tahrip edici faktörler arasındaki dengenin bozulduğu durumlarda mukoza bütünlüğü zarar görür ve ülserler oluşur. Kahve telvesi görünümünde veya kanlı kusma, sulu-siyah renkte ya da kanlı dışkılama sindirim sistemi kanamasını akla getirmelidir. Hatta ileri evrelerde mide-bağırsak delinmesine (perforasyon) bağlı olarak akut cerrahi karın tablosu oluşabilir.

18 kimlife


KİMLife Doktor Yazısı

Ağrı kesicilerin bilinçsiz kullanımı korunma mekanizmasını bozar Bu ilaçlar ağrı kesici ve anti-romatizmal etkileri nedeni ile sık kullanılırlar. Aspirin de bu grup içindedir. Bazı hastalıkların tedavisinde altın değerinde olan bu ajanlar doktor önerisi dışında rastgele alındığında; gastrit, sindirim sistemi ülserleri, mide-bağırsak kanaması ve delinmesi (perforasyon) gibi ciddi yan etkilere neden olabilir. Yaşam tarzınız sizi ülser yapabilir Peptik ülser hastalığında bireysel ve ailesel yatkınlık önemli bir faktördür. Aynı şekilde yaşayan, beslenen ve alışkanlıkları benzer olan bireylerin sindirim sistemi hassasiyetleri birbirinden farklıdır. Düzensiz ve sağlıksız beslenme, kontrolsüz ilaç kullanımı, sigara, yoğun alkol alınması, çay, kahve ve gazlı içeceklerin aşırı tüketilmesi, hareketsiz ve stresli yaşam bu hastalığın tetikleyici faktörleri olabilmektedir.

Doğru ve düzenli beslenme mide sorunlarını en aza indirir

•Kahvaltıyı ihmal etmeyin. Ekmek ve kahvaltılıklarla yapılan geleneksel Türk kahvaltısı en iyisidir. Diğer hamur işleri, kızartmalar ve tatlılara kahvaltıda yer vermeyin. •Yeterli sıvı almaya özen gösterin. Önceliğiniz su olsun. Çay kahve ve diğer içecekleri aşırı tüketmeyin. •Öğlen ve akşam öğünlerinizi düzenli yiyin. Özellikle akşam daha hafif, buharda pişirilmiş yemekleri tercih edin. Porsiyonlarınız küçük olsun. •Ara öğünlerde küçük kahvaltılık atıştırmalar yapın. Mideniz uzun süre boş kalmasın. Yüksek şekerli, tuzlu ve kızartılmış ürünlerden kaçının. •Tatlı olarak taze ve kuru meyveler, meyveli yoğurtlar veya sütlü tatlıları tercih edin. Özellikle bayramda tatlıyı günde bir porsiyonla sınırlayın. Sütlü tatlılar hem daha hafif hem de daha besleyicidir. Her ziyarete gittiğiniz yerde bir tabak tatlı yeme hatasına düşmeyin.

19 kimlife

Yaşam biçimini düzenlemek ilaç tedavisi kadar önemli Peptik ülserde tanı, klinik, laboratuar ve görüntüleme yöntemleri ile konur. Üst gastrointestinal sistem endoskopisi (gastroskopi) altın standarttır. Gastroskopi ile ülserler direkt görülebilir; biyopsi alınabilir ve mukozadaki mikroskopik değişiklikler ve enfeksiyon varlığı değerlendirilebilir. Ayrıca ülser kanamalarında gastroskopi sırasında endoskopik tedavi yöntemleri uygulanarak kanamanın durdurulması sağlanabilir. Tedavide mide asidini baskılayan ilaçlar ve pozitif bulunursa enfeksiyona yönelik antibiyotik tedavisi verilir.


Esenler’e ve Gaziosmanpaşa’ya Pratik Alışveriş Geldi ?

20 kimlife


KİMLife ?

64. ve 65. Mağazalarımız Halkalı Avrupa Konutları ve Halkalı Konutbirlik’te

M

Açıldı

ağazalaşma çalışmalarına Perakende sektörünün öncü firmalarından KİM Marketler Zinciri, Ramazan ayına 4 yeni mağaza açılışıyla girdi. İstanbul Esenler ve Küçükköy’de 2 Kim Pratik ve Halkalı’da 2 süper market açılışı yapan Kim Market, toplam mağaza sayısını 65’e çıkardı. Açılış töreninde konuşan Kim Marketler Zinciri Yönetim Kurulu Başkanı Erol Ersan, “Son mağazalarımızla birlikte Temmuz ayında 6 mağaza açılışı yaptık. 150’den fazla vatandaşımıza istihdam sağladık. Gerek Türkiye geneli gerekse yurt dışı yatırımlarımızla perakende sektöründe ilk 5 arasına girmeyi hedefliyoruz. Artık yerli market zincirleri global perakendecilerle rekabet edebilecek birikim ve güce ulaştı. Perakende sektöründe oyunun kuralları değişmeye başladı. Yoğun rekabet ortamında köşemize çekilmek yerine kazandığımız her kuruşu yatırıma harcayacağız” diye konuştu.

21 kimlife


KİMLife Hobi

Yeni Trend

Butik Pastacılık Fransa ve Amerika başta olmak üzere diğer ülkelerde geçmişi daha eskiye dayanan ve Türkiye’de pastacılık sektörünün yeni kulvarı olarak adlandırılan butik pastacılık, gelen talep doğrultusunda, kişiye özel hazırlanarak yaratıcılığın sınırlarını zorluyor. Tüm Türkiye’ye Butik Pasta dağıtımı yapabilen Butik Pasta Tasarım Evleri mevcut.

A

lışılmış pastane kültürünü bir adım öteye taşımanın bir diğer adıdır aslında butik pastacılık. Butik pastacılık ve butik tasarım evlerinin varlıkları sayesinde kişiye özel, modern ve çok değişik şekillerde pasta tasarımlarının gerçekleştirilmesini sağlamaktadır. Butik Pastacılığa Uzanan Tarih Tarihte insanların ilk ekmeği

yapmaları ve sonrasında yapmış oldukları ekmeği çeşitli malzemelerle tatlandırmaları pastacılığın başlangıcı sayılmaktadır. Eski Yunanlılar ve Romalılar döneminde çok ilerleme kaydeden pastacılık, Roma İmparatorluğu’nun çöküşü ile büyük bir darbe alsa da; Amerika’nın keşfi ile tekrar canlılık kazanmış ve bugünkü bu-

22 kimlife

tik pasta sektörünün oluşmasına dek gelmiştir. Yeni kıtanın keşfi, Avrupa’da şeker ve kakao malzemelerinin bollaşmasına sebep olmuş. Pastacıların sayısı artsa da devrin kuralları ve imtiyazlı aileleri, pastacıları yalnız kendilerine pasta yapmaları için himayelerine almışlar. Pastacılık ile ilgili ilk birlik 1270 yılında Paris’te Pastacılar Birliği adı altında kurulmuş. Birlik


KİMLife Hobi tek yetkisi doğrultusunda yalnızca düğün ve ziyafetlerde halka pasta satabilmekteymiş. Günümüze kadar gelebilen çıraklık ise ilk defa pastacılar Birliği’nin nizamnamesinde mevcutmuş. Fransa’da pastacılığın yayılarak yeni bir çığır açması 1789’da büyük Fransa Devrimi ile olmuştur. Yalnızca kraliyet sarayında ve imtiyazlı ailelerde çalışan pastacılar işlerini kaybettikten sonra Fransa’nın her tarafına yayılarak pasta imalathanelerini yani bu zamanki adıyla butik pasta tasarım ev’lerini açmışlar. Bu sayede bütün butik pasta çeşitlerini Fransa’ya yayarak halka tattırmışlar. Bu şekilde Fransa’da modern pastacılık doğmuş. Modern pastacılığın en büyük önderleri ise, Şef Ahçı Antonin Caréme, Urbain Dubols, İsviçreli Fransız Jules Gouffe, Jülien kardeşler ve Pier Lacam olarak bilinmektedir. Butik Pastacılık ülkemizde yeni yeni yaygınlaşmaya başlayan, fakat dünyada uzun yıllardır varlığının sürdüren bir sektördür. Alışılmış pastane kültürünü bir adım öteye

taşımanın bir diğer adıdır aslında butik pastacılık. Butik pastacılık ve butik tasarım evlerinin varlıkları sayesinde kişiye özel, modern ve çok değişik şekillerde pasta tasarımlarının gerçekleştirilmesini sağlamaktadır. Günümüzde Lenotre reçetelerine göre hazırlanan mükemmel pastalar, kusursuz kekler ve Fransa’ya özel pasta çeşitleri Paris’te ve Fransa dışındaki Lenotre pastanelerinin şubeleriyle yaşatılmaya devam etmektedir. Ayrıca Paris’te bulunan Pastacılık Okulu Ecole Le Notre, uzun yılların bilgi birikimini bu alanda üretim yapanlara yada yapmak isteyenlere sunarak dünya pastacılığına katkıda bulunmaktadır.

23 kimlife


KİMLife ?

Piri Reis 24 kimlife


Sonraki yıllarda, güney sularında devlet için çalışan Piri Reis, bu dönemde, Hint Kaptanlığı yapmış, Umman Denizi, Kızıl Deniz ve Basra Körfezi’ndeki deniz görevlerinde yaşlandı. Piri Reis’in Osmanlı donanmasında yaptığı son görev, acı olaylarla biten Mısır Kaptanlığı’dır. 1552’de çıktığı ikinci seferin son durağı Basra’da, tamire ve dinlenmeye muhtaç donanmayı bırakıp ganimet yüklü üç gemi ile Mısır’a döndüğü için, burada hapsedildi. Donanmayı Basra’da bırakması, Basra valisi Kubat Paşa’ya ganimetten istediği haracı vermemesi, Mısır Beylerbeyi Mehmet Paşa’nın politik hırsı yüzünden 1554’te hizmette kusurla suçlandı ve idam edildi. Ne var ki O, yarattığı evrensel boyuttaki eserleri olan, iki dünya haritası ve çağdaş denizciliğin ilk önemli yapıtlarından birisi sayılan Kitab-ı Bahriye ile günümüzde de halen yaşamaktadır... Yapıtları: Kitab-ı Bahriye

Piri Reis’in Kıtab-ı Bahriye’sinde Rodos Adası. Kitab-ı Bahriye, Osmanlı amirali Piri Reis’in hazırladığı Akdeniz kıyılarına ait ayrıntılı bir haritakılavuzdur. Kitap, denizcilere Akdeniz kıyıları, adaları, geçitleri,

25 kimlife

P

îrî Reis (d. 1465-70, Gelibolu - ö. 1554), Osmanlı denizcisi. Amerika’yı gösteren Dünya haritaları ve Kitab-ı Bahriye adlı denizcilik kitabıyla tanınmıştır. Piri Reis eşsiz bir kartograf ve deniz bilimleri üstadı olmasının yanı sıra, Osmanlı deniz tarihinde izler bırakmış bir kaptandır. Piri ve amcası Kemal Reis, uzun yıllar Akdeniz’de korsanlık yaptılar. 1486’da Granada’nın (Gırnata) Osmanlı Devleti’nden yardım istemesi üzerine 1487-1493 yılları arasında Piri ve amcası, gemilerle Granadalı (Gırnatalı) müslümanları İspanya’dan Kuzey Afrika’ya taşıdılar. Piri Reis Akdeniz’de yaptığı seyirler sırasında gördüğü yerleri ve yaşadığı olayları, daha sonra Kitab-ı Bahriye adıyla dünya denizciliğinin de ilk kılavuz kitabı olma özelliğini taşıyacak olan kitabının taslağı olarak kaydetti. Piri Reis, 1511’de amcasının ölümünden sonra, bir süre için açık denizlere açılmadı ve Gelibolu’ya yerleşti. Burada, önce 1513 tarihli ilk dünya haritasını çizdi. Atlas Okyanusu, İber Yarımadası, Afrika’nın batısı ile yeni dünya Amerika’nın doğu kıyılarını kapsayan üçte birlik parça, bu haritanın elde bulunan bölümüdür. Bu haritayı dünya ölçeğinde önemli kılan, Kristof Kolomb’un hala bulunamamış olan Amerika haritasındaki bilgileri içeriyor olmasıdır. Piri Reis haritasını, Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi sırasında, 1517’de padişaha sundu. Piri Reis seferden sonra, tuttuğu notlardan Bahriye için bir kitap yapmak amacıyla Gelibolu’ya döndü. Derlediği denizcilik notlarını bir Denizcilik Kitabı (Seyir Kılavuzu) olan Kitab-ı Bahriye’de bir araya getirdi.. Piri Reis’in 1526’ya kadar olan yaşamı Kitab-ı Bahriye’den izlenebilir. Piri Reis, 1528’de de ikinci dünya haritasını çizdi. Bugün elimizde olan Kuzey Amerika haritası bu haritanın bir parçasıdır.

Unesco 2013 yılı, Piri Reis’e ait Dünya Haritasının 500. yıldönümü olması münasebetiyle “Anma Yılı” olarak ilan edildi.

boğazları, körfezleri, fırtına halinde nereye sığınılacağı, limanlara nasıl yaklaşılacağı hakkında bilgiler, ayrıca limanlar arasında gitmek için kesin rotalar verir. Kitab-ı Bahriye’nin iki sürümü vardır. Birincisi 1521 tarihlidir ve denizcilerin kullanımı için yapılmıştır. İkincisi 1526’da Kanuni Sultan Süleyman için hazırlanmış daha ayrıntılı ve süslü bir eserdir. Büyük bir denizci olduğu kadar büyük bir haritacı da olan Piri Reis, gezip gördüğü yerler hakkında bilgileri kaydetmiş ve onların haritalarını çizmiştir. 1511-13 yılları arasında birinci dünya haritasını çizerken seyir notlarını da bir kitap olarak düzenlemeye başlamıştır. Sonunda, yabancı kaynaklardan da yararlanarak bu yerlerin tarihî ve coğrafî özelliklerini 1521 tarihinde tamamladığı Kitab-ı Bahriye’de toplamıştır. 1524 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın damadı ve sadrazamı Pergeli İbrahim Paşa, Mısır’a sefer yaparken, Piri Reis’i de yanına kılavuz kaptan olarak alır. Piri Reis’in sefer sırasında kendi hazırladığı kılavuzdan yararlandığını farkeden Sadrazam, Piri Reis’ten eserin temize çekilerek Kanuni Sultan Süleyman’a sunulmasını ister. Piri Reis, usta hattatlar ve çizimcilere yaptırılan yeni Kitab-ı Bahriye’sini 1526’da Kanuni’ye armağan eder. Ancak 15 Kasım 2005 tarihinde hattat Fuat Başar tarafından haritanın orijinali üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, Piri Reis Haritası üzerinde oynama yapıldığı sonucuna varılmıştır. Gerek haritadaki yazılar gerekse Kitab-ı Bahriye adlı eserin tüm cildlerinde inceleme yapılmış, kitabın tüm cildlerindeki yazıların aynı kalemden çıktığı ve yazıların talik kırması tarzında yazıldığı ortaya konmuştur. Yine Piri Reis’in 1513 tarihli Dünya Haritası üzerindeki Osmanlıca yazılar da aynı tarzda, yani talik kırması ve aynı kalemden çıkmadır. Ancak ilginç olan nokta, sol tarafta, Güney Amerika hattı üzerindeki yazılar nesih kırmasıdır ve farklı


bir kişi tarafından yazılmıştır. Usta bir hattat bu farkı görebilir. Ayrıca bu yazılar alelade kâtip yazılarıdır. Ayrıca Kanuni Sultan Süleyman’a hediye edilmesi gereken Kitab-ı Bahriye’nin hattat yazısı ile özel işlenmeli olması gerekliyken, bu özelliğe rastlanmaması da dikkat çekicidir. Kitab-ı Bahriye’nin 1526 sürümünde Akdeniz ve Ege’nin 290 haritası vardır. Bunu izleyen yüzyıl boyunca Kitab-ı Bahriye’nin ilk nüshasından daha da gösterişli çeşitli kopyaları yapılır. İşlevselliği artsın diye sonraki yıllarda yapılan kopyalarına Marmara Denizi kıyı ve adaları ile İstanbul da ilave edilir. Güzelliği bir yana, bu ikinci sürüm denizcilikle ilgili pek çok bilgi içerir: Birinci bölümün konuları fırtınalar, pusula, portolan (bir limanın ya da kıyının bir bölümünün, büyük ölçekte yapılmış haritası) haritaları, yıldızlarla yön bulma, okyanuslar, ve onları çevreleyen kara parçalarıdır. Ayrıca Avrupalı kâşiflerin seyahatleri hakkında da bilgiler vardır, bunların arasında Kristof Kolomb’un Yeni Dünya’yı keşfine ve Portekizlilerin Hint Okyanusu’na seferlerine değinilir. İkinci kısım, portolan tarzı harita ve seyir kılavuzlarından oluşur. Her bölüm söz konusu ada veya kıyının bir haritasını içerir. Bu bölümlerden birinci kitapta 132, ikincisinde 210 tane vardır. Kitab-ı Bahriye’nin ikinci bölümü, Çanakkale Boğazı ile Sultaniye ve Kilitbahir kalelerinin anlatımı ile başlar. Ege Denizi adaları ve kıyıları, Yunanistan kıyıları, Mora Yarımadası, Adriyatik kıyıları, İtalya kıyıları, Sicilya, Sardunya, Korsika adaları, Fransa kıyıları, İspanya kıyı ve limanları, Kanarya Adaları, Kuzey Afrika kıyıları, Mısır ve Nil nehri, Doğu Akdeniz kıyıları, Girit ve Kıbrıs, Anadolu’nun güney ve Ege kıyıları ve adaları, Gelibolu ile Saros Körfezi anlatılır. Kentlerdeki önemli anıt ve binaların çizimlerinin de yer aldığı kitapta ayrıca Piri Reis’e ait biyografik bilgiler de bulunur. Kitapta, Piri Reis, Akdeniz’le ilgili bunca bilginin büyük bir parşömen üzerine çizmek yerine bir kitapta toplamasının nedenini açıklamış, elindeki bilgilerin tek bir haritaya sığdırılmasının kullanışsız olacağını belirtmiştir. Kitabı Bahriye, Anadolu sahillerinin özelliklerini karış karış veren değerli

bir coğrafya kitabı olarak bugün dahi geçerlidir. Piri Reis’in Haritası (İlk Dünya Haritası)

Piri Reis Haritası günümüze kalan, Amerika kıtasını gösteren en eski haritalardan biridir.. Osmanlı amirali Piri Reis tarafından 1513’de çizilmiş olup, Avrupa ve Afrika’nın batı kıyılarını ve Güney Amerika’nın doğu kıyılarını gösterir. Aralarında Kristof Kolomb’a ait bir haritanın da bulunduğu yirmi kaynağı bütünleştirerek hazırlanmış, 16. yüzyıl Avrupa ve Müslüman denizcilerinin coğrafya bilgilerini içeren değerli bir tarihi belgedir. Sonuç: Piri Reis haritası, yapıldığı dönemdeki yirmi haritadaki coğrafya bilgilerini, yanlışları ve doğruları ile bütünleştirmiş tarihî bir belgedir. Bu haritaların bir kısmının düşman sırrı olması ve kenar notlarının tutsak edilmiş İspanyol ve Portekizli denizcilerin ifadelerini de içermesine bakılırsa, bu aynı zamanda değerli bir denizcilik istihbarat çalışmasıdır. Bunca malzemenin bir elde toplanabilmesi Osmanlı Bahriyesinin 16. yy’daki askeri gücünün bir göstergesi olarak görülebilir. Piri Reis’in Haritası (İkinci Dünya Haritası)

26 kimlife

Osmanlı Amirali Piri Reis’in 1528’de çizdiği ikinci dünya haritasından günümüze kalan parça, büyük bir haritanın kuzeybatı köşesi olup, Orta Amerika’nın yeni keşfedilmiş kıyılarını, Florida’yı, Kanada’nın kuzeydoğu köşesini, ve Grönland’ı gösterir. Piri Reis in Kanuni Sultan Süleyman’a armağan ettiği haritanın bu parçası, Piri Reis’in 1513’te çizdiği ilk dünya haritasıyla beraber halen Topkapı Sarayı’nda bulunur. Ceylan derisine 8 renkli olarak çizilmiş haritanın parçası 69 x 70 cm ebatlarındadır. Bu harita da birinci harita gibi portolan tarzında, dört büyük, iki de küçük pusula gülü çizilerek yapılmıştır. Kenar notlarından biri bu haritanın Piri Reis tarafından yapıldığını belirtir. Diğer kenar notları çeşitli açıklayıcı bilgiler içerir. Grönland’ın güneyinde görünen, Kanada’daki Newfoundland, “Terra Nova”, Labrador da “Baccalao” isimleri ile gösterilir ve buraların Portekizliler tarafından keşfedildiği yazılıdır. Terra Nova 1500’de Portekizli Carl Real, Labrador da 1501’de kardeşi Miguel Real tarafından keşfedilmişlerdir. Orta Amerika hizasında bir notta karadan giderek okyanusa ulaşmayı amaçlayan bir kaşiften söz edilir. Bu muhtemelen 1513’de karadan Büyük Okyanusa ulaşan Portekizli Balboa’dır. Piri Reis’in ikinci dünya haritasında adalar ve kıyılar son keşiflere dayalı olarak çizilidir. Birinci haritasında Porto Riko’da gösterilen San Juan Batisto, bu haritada Florida’da gösterilmiştir. Kristof Kolomb’un hatalı haritasından etkilenmiş olan birinci haritasının aksine, bunda Bahama, Antiller, Haiti ve Küba oldukça doğru çizilmişlerdir. 1517 ve 1519’da keşfedilmiş olan Yukatan ve Honduras yarım adaları da mevcutturlar. Küba “Isla di vana” diye adlandırılmıştır. İlk haritada olmayan Yengeç Dönencesi bu haritada (enlemi biraz hatalı olarak) çizilmiştir. Piri Reis bunu “Günuzadısı” olarak adlandırıp yanına “Bu hat gün gayet uzadığı yere işarettir” yazmıştır. Piri Reis bu haritasında keşfedilmeyen yerleri beyaz bırakarak, kenar notlarında bunları bilinmediği için çizmediğini belirtir. İlk haritasından daha büyük ölçekli ve gelişkin olan ikincisi, teknik olarak döneminin en ileri örneğidir. Özkan BOSTANCI


KİMLife ? KİMLife BİYOGRAFİ

27 kimlife


28 kimlife


KİMLife Tarif

Bayramın Vazgeçilmezi

Ev Usulü Baklava Malzemeler * 2 adet yumurta * Yarım çay bardağı sıvı yağ * 2 çorba kaşığı yoğurt * Yarım çay bardağı süt * 1 tatlı kaşığı kabartma tozu * 1 çay kaşığı tuz * 1 tatlı kaşığı limon suyu * Alabildiği kadar un

İç harcı için *1 çorba kasesi ceviz içi *200 gram margarin veya tereyağı *1 paket mısır veya buğday nişastası. Şerbeti için *7 su bardağı toz şeker *6 su bardağı su *Yarım limon suyu Tarifi Karıştırma kabına yumurtayı, sıvı yağı, sütü, yoğurdu, limon suyunu koyup çırpma teliyle karıştırıyoruz. Üzerine unu, tuzu, kabartma tozunu ilave ediyoruz. Hamuru kulak memesi kıvamından biraz daha sert olana kadar yoğuruyoruz. Hazırladığımız hamurdan cevizden biraz küçük şekilde bezeler ayırıyoruz. Herpsini birer birer yuvarlıyoruz. Tezgaha nişasta serpiyoruz. Hamurları çay tabağından biraz daha büyük bir şekilde açıyoruz. Hamurumuzu böyle açarken dört kat olarak üst üste yağlayıp koyuyoruz. Katlarımızı hazırlayınca merdaneyle fırın tepsisinin büyüklüğünde açıyoruz. Tepsiye yerleştirip üzerine ceviz serpip hamurlar bitene kadar bu işleme devam ediyoruz. Son katı açıp tepsiye serdikten sonra kenarlarını bıçağın ucuyla bastırarak sıkıştırıyoruz. Baklavamızı dilim dilim kesiyoruz. Üzerine margarin veya tereyağı eritip ılık olarak her tarafına eşit olarak döküyoruz. 170 derecelik fırında ortalama 50-55 dakika pişiriyoruz. Üzeri nar gibi kızarana kadar fırında tutuyoruz. Şerbetini toz şekeri, suyu, limon suyunu bir tencereye koyup 10 dakika kaynatıp hazırlıyoruz. Baklavamız fırından çıktıktan sonra şerbeti ılıkken döküyoruz.

29 kimlife


KİMLife Bayram

Bayramlarda

Sevdiklerinizi Hatırlayın Bayramlarda tatil köylerini tercih etmek yerine anne,baba ve akraba ziyaretlerinde bulunmamız gereklidir.

B

ayramlar mevsimleri dolaşır Dinî bayramların günleri “kameri takvim”e göre hesaplandığı için, şu an kullanılan takvimde her yıl aynı tarihe rastlamaz. Her yıl 11’er günlük gerilemeyle gelen Ramazan ve Kurban bayramları böylece değişik mevsimlerde kutlanabilmektedir. Ramazan bayramı Kameri takvime göre Şevval ayının ilk üç günü, Kurban bayramı ise Zilhicce ayının onuncu gününden itibaren dört gün süreyle kutlanır. Bu bayramlar yavaş yavaş şehirlerde de çeşitli şenliklerle canlı bir şekilde kutlanmaya çalışılıyor. Sevdiklerinizi hatırlayın Bayramların başlıca özelliği komşuların, dost ve akrabaların ziyaretlerle bir araya gelmeleridir. Gençler yaşlıların ellerini öperek onların hayır dualarını alırlar. El öpen çocuklara para ve hediye vermek de gelenektendir. Bayramlar, toplumun tüm katmanlarında ayrı bir sevinçle kutlanır. Arefe günlerinde mezarlıklar ziyaret edilir, Yasin’ler okunur. Yetimhaneler, huzurevleri, hastaneler Bayramlar çoğu insan için sevinç günleri olsa da, toplumun bir kesimi için de hüzün günleridir.

30 kimlife


KİMLife Bayram Çocuklarından, anne-babalarından, akrabalarından uzakta olanlar bayramın hiç olmazsa yarım gününü bir yetimhanede, bir huzurevinde geçirebilse ne güzel olur. Hayatının bahar ya da sonbaharını yaşayan insanları sevindirmenin sevabı tahmin edebileceğimizin çok üstündedir. Bayramda asıl sevinmeye muhtaç olanlar kimsesiz, yalnız ve bakıma muhtaç insanlardır. Enis CAN Bayramda akrabalarımızı ziyaret edelim İnsanlar, her geçen gün daha da yalnızlaşıyor ve kendilerini sınırlı bir dünya içine adeta hapsediyorlar. İnsanlar arası ilişkiler gittikçe zayıflıyor. Çoğu kimse etrafında olup bitenleri umursamıyor bile. "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" sözü bu hali çok güzel bir şekilde resmediyor. Aynı apartmanda yan yana oturan dairelerdeki insanlar bile birbirlerini tanımıyorlar. Akrabalar arası ilişkiler ise neredeyse kopma noktasında.

yakınlara iyilikte ve yardımda bulunma, onlarla ilgilenme, akrabalık bağlarını güçlendirip, koruma anlamlarına geliyor. Akrabalık Bağlarını Koparmayalım Rabbimiz sıla-i rahim yapmamızı Kur-an-ı Kerim'de bizzat bizden istiyor. Konuyla alakalı ayeti beraber okuyalım: "Adını anıp Kendisini vesile ederek birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'a saygısızlık etmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakınınız." (Nisâ, 4/1) Ayet-i kerimeden açıkça anlaşıldığı gibi Allah, bizden akrabalık bağlarını sıkı tutmamızı istiyor. Ayette geçen "erham", "rahim" (akraba) kelimesinin çoğuludur. Bu kelimeyi bazı tefsir alimleri, mahrem olsun olmasın, "Kişinin bütün yakınları akraba(rahim)dır" demişlerdir. Bu çok kuşatıcı bir anlayıştır ve bu manada aynı apartmanı, sokağı, işyerini paylaştığımız insanlar da sıla-i rahim çerçevesi içine girmiş oluyor.

Bu acı ve düşündürücü tablonun sebeplerini düşündüğümüzde kabaca bir tasnifle karşımıza iki ana unsur çıkıyor: Birincisi modern dünyanın bizlere sunduğu hayat tarzı, ikincisi ise kendi değerlerimizden uzaklaşmamız. Maalesef bunun en acı örneğini akraba ilişkilerinde yaşıyoruz. Yeni yetişen nesiller, amca, teyze, dayı, hala sevgisi ve ilgisi görmeden yetişiyor. Hâlbuki dinimiz akraba ilişkilerinin sıkı tutulması ve kesinlikle ihmal edilmemesi üzerinde çok ciddi olarak duruyor. Esasen akraba ziyareti, dinimizin, toplumu bir kalabalıklar yığını olmak yerine, bir aileye dönüştüren çok hayatî prensiplerden birisidir. Bu mesele dini kaynaklarda "sıla-i rahim" ifadesiyle anlatılıyor. Sıla kelimesi, memleket, ulaşma ve kavuşma gibi manalara geliyor. Sıla-i rahim ise gerek kan, gerekse evlilik vesilesiyle oluşan akrabalara,

31 kimlife

Sıla-i rahim, akrabalar arasındaki sevgi bağlarını güçlendirir. Muhabbeti artırır. İnsanlar arasındaki dargınlıkları ortadan kaldırır. Birbirine bağlılığı artırır. İnsanları yalnızlıktan, içine kapanmaktan korur. Maddi veya manevi sıkıntıların çözümü adına birlikte çareler bulunmasına vesile olur. Bu sayede hem kendiyle hem de toplumla barışık bir insan ortaya çıkmış olur.


KİMLife Ramazan’da Beslenme

Kadir Gecesi

Bu Geceyi Nasıl Değerlendirelim?

H

er şeyimizi bilen Rabb’imize gönüllerimizi açıp dua edelim. O, bizlere bizi en çok sevenlerden daha şefkatli ve merhametlidir. Kadir Gecesi’nin kadrini bilenlerden olalım. Rahmet kapılarının ardına kadar açıldığı mübarek gün ve geceler, günahlarımızın affı ve İlahi dergâhta makbuliyetimiz için çok ciddi fırsatlardır. Kusurlarını, günahlarını idrak etmeyen veya edip de bun-

larda hâlâ ısrar edenler, mağfiret ihtiyacı içinde oldukları hâlde, tövbe ve istiğfarda bulunmayanlar, İlahi affa başka nasıl erişebilirler ki? Yaptığımız tövbeler samimî ve gerçek olmalı, bir daha da o günaha dönülmemelidir. Bu gecelerde olsun kendi kendimizi kandırmamalıyız. Ramazan ayının 27. Gecesi genel itibariyle Kadir Gecesi olarak kabul edilir. Aslında son 10 gün içindeki tek gecelerin hepsini Kadir Gecesi

32 kimlife

imiş gibi o şuurla ihya etmek gerekmektedir. Çünkü bu gece, ayetin ifadesiyle 1000 aydan daha hayırlı bir gecedir. Yüce Rabb’imizin lütuf ve keremi ile çok bereketli ve şerefli bu geceyi hakkıyla idrak etmeliyiz. Bu gecede, Rabb’imize sonsuz şükürler ve hamd ü senâlarda bulunmalıyız. Gönüllerimiz, bir taraftan Ramazan ayının sonuna yaklaşmanın hüznünü, diğer taraftan da bin aydan daha hayırlı olan Kadir


Gecesi’ne ulaşmanın heyecan ve mutluluğunu yaşamalıdır. Kur’an-ı Kerim’in inmeye başladığı bu gecenin, biz Müslümanlar nazarındaki kıymeti sonsuzdur. Kur’an-ı Kerim’in inmeye başlamasıyla insanlık dalaletten, cehaletten, düşmanlıktan, her türlü sapıklıklardan, çaresizlikten kurtulmuştur. Alemlerin Rabbi, kullarıyla mükalemede bulunmuş, onları ebedi saadete davet etmiştir. Kullarına bazı sınırlar çizmiş, bu sınırların ihlal edilmemesi halinde onları Cennet’ine alacağını vaad etmiştir. Onun için böylesine önemli bir dönüm noktasını teşkil eden Kadir Gecesi’ni samimiyetle ihya etmeliyiz. Kadr’in kıymetini bilelim Ebû Hüreyre (ra)’den gelen rivayete göre; Peygamberimiz (sas), “Her kim iman ederek ve mükâfatını sadece Allah Teâlâ’dan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları mağfiret olunur. Yine her kim de faziletine iman ederek ve mükâfatını sadece Allah Teâlâ’dan bekleyerek Kadir Gecesi’nde kalkarsa (namaz kılar, ibadet ederse), geçmiş günahları mağfiret edilir.” (Buhârî; Salatu’t-Teravih 2; No:1910, 2/709) buyurmuşlardır. Kadir Gecesi’nin gündüzü Kadir Gecesi’nin gündüzünü de gecesi gibi ihya etmek gerekir. Onun fazileti de, gecesi gibi büyüktür. Enes b. Malik’ten (ra) rivayete göre; Peygamberimiz (sas), “Dört gece vardır ki, geceleri gündüzleri, gündüzleri de geceleri gibi (faziletli)dir. O gün ve gecelerde Allah Teâlâ, yağmur ve bereketi bol bol ihsan eder, insanları cehennemden azad eder, çok miktarda ihsanda bulunur. Bunlar; Kadir Gecesi ve sabahı, arefe gecesi ve sabahı, Berat Gecesi ve sabahı, cuma gecesi ve sabahı.” (Kenzu’l-Ummal”, No: 352l4, 12/322) buyurmuşlardır. Allah tövbeleri kabul eder Rabbimiz’in rahmeti her şeyi kuşatmıştır. Her insan bu İlâhî rahmetten istifade edebilir. Ancak şu

hususa dikkat etmek gerekir ki, “Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin” demek, “Günah işlemeye devam edin” demek değildir. Bundan maksat, en günahkâr insanların bile tövbelerinin kabul edileceğini bildirmek, dolayısıyla bir an evvel kötülükten vazgeçip Allahü Teâlâ’ya dönmelerini teşvik etmektir. Çünkü tövbe kapısı daima açıktır. Allah Teâlâ kulunun tövbe etmesini, günahını itiraf etmesini sever. Kur’an tövbeye çağırıyor Tövbe, sadece belli günahları işleyenlerin başvuracağı bir af kapısı değil, herkesin yapması gereken bir ibadettir. Ruhu arındırmanın en güzel yollarından biridir. Kur’an-ı Kerim, ameli ne olursa olsun, istisna koymaksızın herkesi tövbeye davet etmekte ve şöyle buyurmaktadır: “... Ey mü’minler! Hep birden, bütün günahlarınızdan Allah’a tövbe ediniz ki, felaha, kurtuluşa eresiniz.” (Nur, 31) Kadir Gecesi’ni fırsat bilelim İdrak edeceğimiz Kadir Gecesi’ni eşsiz bir fırsat bilelim ve hayatımızın son kandili gibi kabul edelim. Kandil gecelerinin, ömür yapraklarının birer birer koptuğu, son Kadir Gecesi’nden bu yana bir yıl daha geçip gittiğini unutmayalım. Her anın, her zaman diliminin gereğini yapabilenler, hayatlarının sonunda pişman olmayacaklardır.

33 kimlife

Salavât getirelim Peygamberimiz (sas)’e salât-ü selâmlar okumalı, can-ı gönülden, “es-Salâtü ve’s-selâmü aleyke yâ Resûlallah” demeliyiz. Kur’ân-ı Kerim okuyup, dinleyelim Kur’an-ı Kerim’in inmeye başladığı böyle mübarek bir gecede yapacağımız ibadetlerin en önemlisi Kur’an-ı Kerim’i okumak, dinlemek ve anlamı üzerinde düşünmektir. Çünkü Kur’an-ı Kerim, Cenab-ı Hakk’ın insanlığa son mesajıdır. O’nun iyi anlaşılması ve uygulanması hâlinde insanlık mutlu olacaktır. Mustafa AYDIN


KİMLife Moda

2012 Yaz

Hamile Modası Artık markalar, sezon eğilimlerini yansıtan, spordan abiyeye ve ofis kıyafetlerine kadar uzanan hamile koleksiyonları hazırlıyorlar. Hamile giyimi markalar için gitgide popülerleşiyor ve hamile kıyafetleri satan dükkanlar çoğalıyor. İşte, günümüzün şanslı hamilelerine, bu yılın hamile modası.

B

ayanlar bu sezonda hamile kıyafetleri çok şık modeller tasarlamış ve bayanların ilgisine sunmuştur. Hanımlar kendi sağlığınızı ne kadar çok düşünüyorsanız bebeğinizi de o kadar çok düşünmelisiniz. Hem şık hem de farklı olmak için bu tasarımları görmeden başka yerde karar vermeyin. Hamile bayanlar genelde kıyafet bulmakta biraz zorlanabiliyor.

34 kimlife


KİMLife Moda Hamile bayanların normal hayatında kıyafet bulma sorunu oldukça fazlaydı ama şu sıralar üretilen modeller ile kolaylaştırıldı. 2012 hamile elbiseleri yeni sezonda bayanları bu zor durumdan kurtaracak gibi.modacılar şu sıralar hamile bayanlar için 2012 hamile elbiseleri hazırlamaktadır. Aradığınız modeli belki bulamayabilirsiniz ama moda evlerinde istediğiniz modeli özel olarak diktirebilirsiniz.Hamile ayanlar biraz bunalıma girebilirler. kilo komplesi her bayanda var. Şunu unutmayın ki aslında hamile bayanlar dünyanın en güzel bayanı ve en güzel annesidir. Hamile kadınların her dönemde karşılaştığı kıyafet bulma problemi, şimdi yeni ve yükselişte olan bir pazar yarattı. Art arda hamile giyim mağazaları açılıyor, ünlü markalar normal koleksiyonlarının yanında, hamile kıyafetleri hazırlıyor. Bu yazın moda renkleri, desenleri, aksesuvarları hamile kıyafetleri üzerinde de etkili. Her vitrinde karşımıza çıkan renkli pantolon ve ceketlerin hamileler için olanları pek popüler. Jean pantolondaki düşük bel trendi, hamile jeanlerinde de görülüyor. Hamileyken kıyafet bulmakta en çok zorlananlar, çalışan kadınlar. Değişen vücutlarına uygun kumaş pantolon, gömlek, etek ve ceket ihtiyacını yoğun şekilde hissediyorlar. Hamile mağazalarında yünlüsü, tüviti, likralısı, her çeşit kumaş pantolon bulmak mümkün. Bellerinin lastikli ve genişleyen karına göre ayarlanabilir olmasıyla, normal pantolonlardan ayrılıyorlar. Artık markalar, sezon eğilimlerini yansıtan, spordan abiyeye ve ofis kıyafetlerine kadar uzanan hamile koleksiyonları hazırlıyorlar. Hamile giyimi markalar için gitgide popülerleşiyor ve hamile kıyafetleri satan dükkanlar çoğalıyor. İşte, günümüzün şanslı hamilelerine, bu yılın hamile modası.

35 kimlife


KİMLife Dekorasyon

Ferforje İle

Zarif Anlatımlar

36 kimlife


KİMLife Dekorasyon

Y

eni sezonda yatak başlıklarına ve karyolaya farklı bir yorum getirildi. Ferforjenin mekanlara kattığı güzelliği, çekici çizgilerinde yansıtmayı başarıyor. Ferforje; metalin belki de dekorasyonda hayat bulduğu en zarif formlardan biri. Özgün bakışlarla yatak odalarına ulaşan ferforje, alımlı ve çarpıcı bir şıklığın altını çiziyor. Ferforjenin kelime anlamı; kapılara, pencerelere veya evlerin iç bölümlerine süsleme amacıyla yapılıp takılan dövme demir olarak tanımlanıyor. Karyola modellerinde karşımıza çıkan tablo ise bu tanımın oldukça üstünde bir etki bırakıyor. Özenle tasarlanan motifler; karyolaların ayak ve baş uçlarında değişken çizgileri bir araya getirebiliyor ve bu değişkenlikten ilham alan bütünlükler sergileniyor. Günümüz dekorasyon anlayışı içinde fazla yoğun kullanılmayan ferforje; cesur ve özgün yorumu ile bir anlamda iç mekana iddialı bir geri dönüş sürecine giriyor. Modellerde karşımıza çıkan akıcılık, formlarda yakalanan zarafet, renklerde oluşturulan seçicilik; yatak odalarının çekiciliğini ve baş döndürücü atmosferini de yeni baştan kurguluyor. Geniş bir alternatif aralığı sunan karyolalar; altın, gümüş ve bakır varak uygulamaları, el boyaması renk alternatifleri ile beğeniye sunuluyor.

37 kimlife


KİMLife Etkinlikler

Cosmopolis

izleyelim

Vizyon Tarihi: 10 Ağustos 2012 Tür: Aksiyon, Dram, Gerilim., Yönetmen:David Cronenberg, Oyuncular: Robert Pattinson, Paul Giamatti, Juliette Binoche, Jay Baruchel, Kevin Durand, Mathieu Amalric, Samantha Morton, Emily Hampshire, Sarah Gadon, Paulette Sinclair, Maria Juan Garcias, Gouchy Boy, Patricia Mckenzie, Jadyn Wong. Don DeLillo’nun çok satanlar listesinden uzun süre inmeyen “Cosmopolis” isimli romanınından Uyarlanan Film. Manhattan’da limuzininin içinde çeşitli olaylar nedeniyle mahzur kalıp ve 24 saatini arabasında geçirmek zorunda kalan bir adam ve karısının hikayesine odaklanıyor. Multimilyoner kahramanımız Colin Farrell arabasının içinden hem parçalanan hayatını düzene sokmaya çalışır, hem de işlerini yürütmeye çabalar.

Namaz Öyküleri

okuyalım

Yazan: Süheyl Seçkinoğlu Peygamberimiz namaz için ‘Gözümün Nuru’ der. Namaz, gözaydınlığımızdır; onunla Hakk’ı ve O’nun güzelliklerini görürüz. Namaz, ibadetlerin özüdür, kulluğun en geniş ve güzel hâlidir. Namaza ilişkin öykü ve anılardan oluşan bu kitapta, Ömer Seyfettin, Necip Fazıl Kısakürek, Ahmet Haşim, Semiha Ayverdi gibi usta kalemlerden derlenen hikâyelerin yanı sıra; Mevlana Celaleddin Rumi, Bediüzzaman Said Nursi ve Fethullah Gülen gibi gönül sultanlarının öğütlerini de bulacaksınız. Peygamberimizin hikmet dolu hayatından vakalarla taçlanan Namaz Öyküleri, günde beş kez yaşadığımız bu güzelliğin farklı zenginliklerine varmak için eşsiz bir fırsat.

Manga “Rezalet Çıkarasım Var”

dinleyelim

“e-akustik” albümünde yer alan Yıldız Tilbe düeti “Hani Biz” şarkısı ile sosyal medyada zirveye yerleşen maNga, yeni video klipleri “Rezalet Çıkarasım Var” ile hayranlarına sürpriz yaptı... Prodüktörlüğünü gruptan Yağmur Sarıgül’ün üstlendiği ve PASAJ/GRGDN işbirliğiyle piyasaya çıkan maNga albümü “e-akustik”in yeni video klibi yenilikçi ve sinematografik sahneleri ile dikkat çekiyor. Sözleri Ferman Akgül ve Yağmur Sarıgül, bestesi Yağmur Sarıgül’e ait olan şarkının klibi, New York’ta yaşayan yapımcı, fotoğrafçı ve yönetmen Burcu Öztürk tarafından çekildi.

38 kimlife


KİMLife ?

KİMLife ETKİNLİKLER

39 kimlife


KİMLife Afiyet Olsun

Yaprak Sarması “Zeytinyağlı”

Yemek Tarifleri Bayram Sofrası

Malzemeler: *Yarım kilo asma yaprağı *1 su bardağı bulgur *1 su bardağı pirinç *1 adet orta boy kuru soğan *3 diş sarımsak *1 çay kaşığı karabiber *1 tatlı kaşığı kırmızı biber *1 çay kaşığı kuru nane *Yarım bağ maydanoz *3 adet orta boy domates *Yarım su bardağı sıvı yağ *150 gram kıyma *1 yemek kaşığı biber salçası *1 kahve fincanı nar ekşisi Üzeri için; *Yarım yemek kaşığı domates salçası *1 yemek kaşığı nar ekşisi* 2 yemek kaşığı sıvı yağ Tarifi Öncelikle asma yaprakları haşlanır. Bulgurlar ve pirinçler yıkanır. Doğrancak olan malzemeler doğranarak tüm malzemeler karıştırılır (Asma yaprakları hariç). Haşlanan asma yapraklarına hazırladığımız iç konu

larak sarılır. Sarılan sarmaları tencereye aşağıdaki resimdeki gibi düzenli bir şekilde dizilir. Tencereye 3 bardak kaynar su dökülerek sarmalar kısık ateşte yaklaşık 1 saat pişirilir. Üzerine dökülecek sosu isterseniz yapmayabilirsiniz ama yaparsanız daha lezzetli olur. Üzeri için yazan malzemelerin hepsini tavada kızartın ve sarmaların pişmesine 10 dakika kala yani pişme süresinin 50. dakikasında sosu sarmaların üzerine yayarak dökün. Pişmeye devam eden sarmaları 10 dakika daha kısık ateşte pişirin ve ardından servis yapın.

Kekikli Patates Çorbası Yaprak Sarması

Güllaç Yemek tariflerini bizimle paylaşan misafirlerimize “Yemek Tarifi” kitabı hediye ediyoruz. Maillerinizi bekliyoruz. gulsahsenel@kimgrup.com.tr

Malzemeler * 10 yaprak güllaç * 2,5 lt. süt * 2,5 su bardağı toz şeker * 1 su bardağı pudra şekeri * 1 su bardağı hindistan cevizi * 1 su bardağı file badem * Yeşil fıstık * Kiraz şekerlemesi * Gül suyu Tarifi Sütü tencereye alın. Toz şekeri ilave edin. Tahta kaşıkla karıştırın. Ilıktan biraz daha sıcak olunca altını kapatın. Parmağınızı yakmamalı. Çay bardağını çeyreği kadar gül suyu ekleyerek karıştırın. Güllaç yaprağının parlak tarafı üste bakacak şekilde yuvarlak tepsiye yerleştirin. 4 tane yaprağı zemine koyduktan

sonra kepçeyle sütü üzerine gezdirin. Her yaprağın üzerine sütü gezdirin. 4 kat yerleştirdikten sonra pudra şekeri, hindistan cevizi ve file badem serpin. Üzerine 3 kat yaprak daha yerleştirin. Her katın arasına sütü gezdirin. Tekrar hindistan cevizi, file badem ve pudra şekeri serpin. Son 3 katı da aralarına süt dökerek yerleştirin. Her katı yerleştirdikten sonra elinizle hafifçe bastırın. Kalan pudra şekerini en üste serpin. Üzerine sütlü karışımın kalanını dökün. Üzerini nar ve kiraz şekerlemesiyle süsleyebilirsiniz.


KİMLife ?

İftar Menüsü Ramazan Çorbası Sultan Reşat Pilavı Çikolatalı Fırın Tatlısı

Çikolatalı Fırın Tatlısı

Ramazan Çorbası Malzemeler *Yarım su bardağı şeker fasulye *Yarım su bardağı kırmızı mercimek *Yarım su bardağı ince bulgur *Yarım su bardağı beyaz nohut *8 su bardağı et suyu *Yarım çay bardağı ayçiçeği yağı *1 soğan *Tuz *Karabiber *2 yemek kaşığı tereyağı *Kırmızı pul biber Tarifi Leziz çorba tarifleri iftar sofralarınızın güzel başlangıcı olacak. Fasulye, nohut

ve mercimeği bir gün önceden sıcak suda bekletin. Soğanı küp doğrayıp ayçiçeği yağında hafif pembeleşinceye kadar kavurun. Et suyunu ilave edip, nohut, fasulye ve mercimeği ekleyip kaynamaya bırakın. Bulguru ilave edip tuz ve karabiberle tatlandırın. Bir taşım daha pişirin. Üzeri için tereyağını eritip kırmızı pul biberi ilave edin ve bir iki dakika pişirin. Çorbayı kaselere alıp üzerine biberli yağ gezdirerek sıcak servis yapın. Ramazan çorbası artık hazır, afiyet olsun.

Sultan Reşat Pilavı Malzemeler *120 gr bitter çikolata *360 ml krema *65 ml süt *1 çay bardağı toz şeker *1 paket vanilya *3 yumurta sarısı Tarifi Fırını 180 dereceye ayarlayın. Krema, süt ve şekerin yarısını bir tencereye alıp orta ateşte kaynamaya bırakın. Ocaktan alıp vanilya ve çikolatayı ekleyerek eriyinceye kadar karıştırın. Ayrı bir kapta yumurta sarılarını ve kalan şekeri iyice çırpın ve çikolata karışımını yavaş yavaş ekleyerek karıştırın. Isıya dayanıklı küçük kaplara karışımı paylaştırın ve fırın tepsisine dizin. Kapların yarısına gelinceye kadar tepsiye sıcak su doldurun ve fırına yerleştirerek 25-30 dakika pişirin. Tatlıları oda ısısına gelince buzdolabına alın ve en az 1 saat bekletin. Meyve ve nane yapraklarıyla süsleyerek servis yapın.

Malzemeler *2 bardak pilavlık pirinç *1 çorba kaşığı yağ *3 bardak su veya et suyu *Tuz Köftelerin Malzemesi: *200gr kıyma *2 çorba kaşığı yağ *1 küçük soğan *1 dilim bayat ekmek *2 orta boy domates *Tuz *Karabiber Tarifi Pirinci yıkayıp yayvan bir kaba koyun. Tuz ekin ve üzerini örtecek kadar sıcak su koyun. Soğumaya bırakın. Pirinç soğuduktan sonra birkaç kez yıkayarak iyice süzün, sonra bir havluya koyarak suyunu tamamen alın. Bir tencereye yağ koyun ve eritin. Pirinci içine atarak orta hararetteki ateşte karıştırarak kavurun. Buna tuz katılmış kaynar kaynar 3

41 kimlife

bardak suyu ilave edin ve bir defa karıştırın. Evvela harlı ateşte 5 dakika, sonra orta ve hafif ateşte pirinç suyunu çekinceye kadar ağzı kapalı pişirin. Pişince kapağını açarak pirinçleri kırmadan yavaşça altüst edin. Tencerenin üzerine bir havlu örtün ve kapağını kapatın, altını söndürün ve demlenmeye bırakın. Kıymayı bir kâseye koyun. Buna rendelenmiş soğanı, ıslatarak sıkılmış ekmeği, tuz ve biberi ilave ederek iyice yoğurun. Avucunuzu ıslatarak fındık büyüklüğünde köfteler yapın. 2 çorba kaşığı yağı tavada kızdırın. Köfteleri tavaya koyarak sallaya sallaya her taraflarının kızarmasını sağlayın. Kabuğu soyulmuş domatesleri ufak ufak doğrayıp köftelere ilave edin. Domatesler yu-muşayınca 2-3 çorba kaşığı su ilave edin. Köfteler suyunu çekinceye kadar hafif ateşte 10 dakika kadar pişirin. Pilavı yuvarlak bir servis tabağına muntazam bir şekilde tepeleme koyun.Ortasını havuz gibi açarak buraya köfteleri salçasıyla beraber yerleştirin ve servis yapın.


KİMLife Beslenme

Ş

işman kişilerin yaptığı en büyük yanlışlardan biri medyada sürekli öne çıkarılan, kulaktan kulağa yayılan bir hafta, 10 gün veya en uzunu bir ay süren sihirli diyetleri yapmaya kalkışmaktır. Amerika ve Avrupa ülkeleri başta olmak üzere Türkiye’de de obezite (aşırı şişmanlık) hastalığı giderek yaygınlaşıyor. Teknolojinin gelişmesiyle daha hareketsiz bir yaşam, bununla birlikte vücudun harcayamayacağı kadar çok yeme ve fast food (ayakta hızlı yemek), gıda tüketiminin artması bu durumun başlıca sebepleri. Şişmanlık, beraberinde birçok hastalığı da getirdiği için modern dünyanın en önemli sorunlarından biri artık. Beslenme uzmanları obez olmamak için düzenli ve dengeli beslenmeyi, aktif, hareketli bir hayat sürmeyi öneriyor öncelikle. Uzmanlar sağlıklı beslenme için ‘Akdeniz tipi’ denilen bol sebze ve meyve ağırlıklı beslenmeyi tavsiye ediyor. Obeziteyi vücutta fazla yağın birikmesi şeklinde tanımlıyor. Şişmanlıkla fazla kilolu olmayı ayırmak

gerektiğini belirten doktorlae, “Bazı insanların kas yapısı gelişmiştir. Kilosu fazladır; ama ona şişman diyemeyiz. Mesela Japonların ünlü sumo güreşçilerinde kas vardır, yağ yoktur. Şişmanlık vücuttaki yağ dokusunun artması demektir.” diyor. Uzmanlar şişmanlığı iki tipe ayırıyor: Elma tipi denilen karın bölgesinde yağ biriken şişmanlık en teh-

42 kimlife


KİMLife Beslenme likeli olanı. Bu tip şişman kişilerin kalp damar hastalıklarına yakalanma riski çok daha fazla. Armut tipi denilen şişmanlık ise basen bölgesinde yağların birikmesidir. Kadınlarda daha çok görülen bu tip yağlanmanın hastalık açısından çok fazla riski yok. Şişmanlığı estetik bir kaygıdan ziyade artık kronik bir hastalık olarak tanımlamak gerektiğini vurguluyor. Bu yüzden tedavisinin ömür boyu devam etmesi gerekiyor. Nasıl diyabetik (şeker hastalığı olan) bir kişi ömür boyu yaşam tarzına dikkat etmek zorunda ise şişman olan kişi de yaşam tarzına, beslenme şekline ömür boyu dikkat etmeli. Bu yüzden 3-5 haftalık, birkaç aylık sihirli diyetlere kalkışmamak, tedavi için beslenme düzenini tamamen değiştirmek en doğrusu. Şişmanlık, başta kalp-damar hastalıkları olmak üzere birçok ağır hastalığı beraberinde getiriyor. Kötü diyabet denilen şeker hastalığının oluşma riski şişman kişilerde oldukça yüksek oranda görülüyor. Şişmanlık kanser oluşturabiliyor, depresyona sebep olabiliyor, kadın hastalıkları oluşabiliyor. Eklem hastalıkları, artritler, bel fıtıkları şişman kişilerde daha çok görülüyor. Hormonal bozuklular, kadınlarda âdet bozuklukları gibi çok fazla hastalığa şişmanlık sebep oluyor. Son yıllarda dünya ile birlikte Türkiye’de de obez sayısı arttı. Kadınların yüzde 30’unda, erkeklerin yüzde 20’sinde şişmanlık görülüyor. Bunun çok yüksek bir

duruma bağlı olarak fast food tarzı beslen-meye yönelme arttı. Başka bir neden de genetik olabilir. Ailede şişman kişi varsa diğerlerinde de olabilir. Hormonal bozukluklara bağlı olarak da şişmanlık gelişebilir.”

oran olduğuna dikkat çeken doktorlar, bu durumun sebeplerini şöyle anlatıyor: “Bugünkü yaşam şekilleri insanları hareketsizliğe yönlendiriyor. Pek çok aleti sadece parmaklarımızla kullanarak birçok işimizi yapıyoruz. Eskiden çamaşır bulaşık makinesi yoktu. Bu işler elde yapılıyordu. Eskiden bağ-bahçe işleriyle uğraşanların sayısı daha fazla idi. Üreten bir toplumdan tüketen bir toplum haline dönüştük. Şehirleşme oranı da arttı ve şehirde bu tür işler yok. Her yere araçla gidildiği için uzun yürüyüşler yapmak gerekmiyor. Obezitenin oluşmasında en önemli sebeplerden biri hareketsizlik. İkincisi yanlış beslenme. Ekonomik

43 kimlife

Şişmanlamamak için... Normal bir insan şişmanlamamak için ne yapmalı? Öncelikle dengeli ve doğru beslenmenin nasıl olacağını bilmek lazım. Eğitim ailede başlıyor. Anne sütü ile birlikte çocuklarda damak tadı gelişiyor. Bebek 6 aylıktan sonra çeşitli ek gıdalara geçilince yemek zevki ve kültürünü öğreniyor. Daha sonraki dönemlerde çocuk ailede gördüğü ile gelişiyor ve öğrendiği alışkanlıklarını devam ettiriyor. Düzgün ve dengeli beslenmeyi çocuğa öğretmek lazım. Ailenin verdiği eğitim okulda ve çevrede de desteklenmeli. Ebeveynler de dengeli beslenerek çocuklara örnek olmalı. Yaşam tarzını belirlemeli. ‘Haftada belli zamanları kendime ayırıp aktivite yapacağım’ diye karar vermeli ve uygulamalı. Bunlar, yürüyüş yapmak, spor salonuna gitmek, evde bazı aktiviteler yapmak olabilir. En azından işten eve gelirken iki durak önce inip biraz yürüyüş yapmak hayatınızda çok şey değiştirecektir. Daha şişmanlık oluşmadan sağlıklı bir yaşam tarzı oluşturulursa şişmanlığın önüne geçilebilir.


KİMLife Beslenme değil. Verilen süre bitip yiyecekler çeşitlendiği zaman da verilen kiloların geri gelmesi kaçınılmaz. Çünkü, bu diyetlerle vücuttaki yağlar aynen yerinde dururken kas dokusu eriyor. Zayıflamak için en iyi yöntem daha uzun süreli hedefler koyarak, hayat boyu doğru ve her besinden dengeli beslenmeyi amaç haline getirmektir.

Bunlardan uzak durun En başta yağlı yiyeceklerden sakınmalı. Çünkü vücudumuzda zaten bir miktar yağ var. Bir de görünmez yağlar dediğimiz et, peynir, süt, yoğurt, tavuk ile bir miktar doymuş yağ alıyoruz. Yemeklere de bir miktar zeytinyağı ve çiçek yağı koyunca yağ ihtiyacımızı gidermiş olacağız. Özellikle yağda kızartma ve kavurmalardan uzak durulmalı. Yemekleri haşlama, ızgara, fırın ve tencere yemekleri şeklinde yapalım. Salam, sucuk, sosis gibi çok yağlı şarküteri ürünlerini kullanmayalım. Sebze ve meyveye çok ağırlık verilmeli. Günde 5-6 porsiyon alınmalı. Sihirli diyetlerden ümidinizi kesin

Şişman kişilerin yaptığı en büyük yanlışlardan biri medyada sürekli

öne çıkarılan, kulaktan kulağa yayılan bir hafta, 10 gün veya en uzunu bir ay süren sihirli diyetleri yapmaya kalkışmak. Bunlardan birini uygulayarak belki kilo verilebilir. Çünkü aldığınız kalori, yaktığınız kaloriye eşitse kilonuz değişmez. Aldığınız kaloriyi sabit tutup harcadığınız kaloriyi artırdığınız zaman veya aldığınız kaloriyi azalttığınız takdirde kilo verirsiniz. Ama diyet süres bitip de eski alışkanlıklara döndüğünüz zaman verilen kilonun daha fazlası geri alınıyor. ‘Verdiğim kiloda sabit kalırım, yeter ki bir kere vereyim’ diyenler ise hiç de öyle olmadığını bilmeli. Çünkü çok sınırlı gıdalarla yapılan böyle bir diyeti vaktinden daha uzun süre devam ettirmek hem mümkün değil hem de sağlıklı

Sofradaki çeşitleri azaltın, tabakları küçültün Şişmanlıktan kurtulmanın ve sağlıklı beslenmenin bir irade meselesi olduğunu ifade eden doktorlar, yeme isteğini kontrol edebilmek için sofradaki yemek çeşitlerini azaltmayı, tabakları küçültmeyi öneriyor: “Öğünlerimizde çeşit çok fazla. Geleneksel yemeklerimize ve kültürel özelliklerimize de sahip çıkmamız lazım; ama bunu yaparken porsiyon miktarlarını çok iyi ayarlamalıyız. Eskiden yağlı yemekler yeniyormuş evet ama kişi aynı zamanda birçok aktivitede bulunuyormuş. Günümüzde bu yok. Öğünlerde mümkün olduğu kadar porsiyon miktarı azaltılmalı. Akdeniz beslenme piramidindeki düzen uygulanır, dengeli ve az beslenilirse ihtiyacımız zaten karşılanır. Sofralarımızda salatalara, yeşil yapraklı sebzelere çok ağırlık verelim. Domates, yeşil yapraklı sebzeler, brokoli, Brüksel lahanası, karnabahar, lahana, yeşil soğan, sarımsak, ceviz, badem; magnezyum ve çinko gibi antioksidan maddeleri içerirler.” Beyaz ekme kepekli ekmek Beyaz ekmek, buğdayın tamamen arındırılmış şekli, tamamen nişastası kalmış oluyor. Bembeyaz daha lezzetli geliyor bize; ama tamamen nişasta almış oluyoruz. Halbuki buğdayda B vitaminleri var ve çok iyi bir protein içeriyor. Yüzde 8 kadar protein var. Beyaz ekmek yiyince bunlardan mahrum kalıyoruz. Buğday unundan yapılmış, buğdayın tam kendisinden yapılmış ekmekleri tüketelim. Asıl esmer ekmek faydalıdır. Şemsinur ÖZDEMİR

44 kimlife


KİMLife Kapak Konusu

45 kimlife


KİMLife Tanıyalım

Eyüp Sultan Niçin ”Sultan”? Eyüp semtinin merkezinde Haliç kenarındaki Eyüp Sultan Külliyesi içinde bulunan Eyüp Sultan Camii, İslam aleminin önemli ziyaretgahlarından biridir. Caminin içinde de yer aldığı Eyüp Sultan Külliyesi; cami, türbe, hamam ve günümüze ulaşmayan medrese ve imaretten oluşmaktaydı. Külliyenin ilk inşa edilen kısmı türbedir. 1459 yılında ise yine Fatih Sultan Mehmed tarafından türbenin yanına cami, medrese, imaret ve hamam yaptırılmış böylece külliye oluşmuştur. Yaptırılan bu ilk cami 1766 yılındaki depremde çok büyük zarar görmüş ve tamir edilemeyeceği anlaşılınca, Sultan III. Selim tarafından 1798’de tamamen yıktırılarak yerine yeni bir camii yaptırılmıştır. Bu yeni camii 1800 yılında tamamlanmış ve padişahın da katıldığı bir törenle ibadete açılmıştır. Günümüze kadar ulaşmayı başaran bu ikinci camidir.

46 kimlife


KİMLife Tanıyalım

E

yüb Sultan Hazretleri’nin asıl adı Halid, babasının adı Zeyd’dir. Ama Araplarda bir şahsı baba ya da oğlunun adıyla anmak âdet olduğundan Ebû Eyyub (Eyyüb’ün babası) künyesiyle tanınır. Ensar’dan olduğundan ‘Ensarî’, Hazrec kabilesine mensubiyetinden dolayı ‘Hazrecî’, Medineli olduğu için ‘Medenî’ denilir. Türkler arasında ise ‘Eyüb Sultan’ olarak bilinir. Eyüb Sultan’a bu topraklarda ‘Sultan’ lakabı layık görülmüştür. Çünkü o: İlk sahabelerdendir Allah Resulü’ne (sas) 2. Akabe biatında söz vererek iman etmiştir. “Andolsun ki o ağacın altında sana biat ederlerken Allah, o müminlerden razı olmuştur. Kalplerinde olanı bilmiş, üzerlerine sekine indirmiş ve onları pek yakın bir fetihle ödüllendirmiştir.” ayetinin bahsettiği bahtiyar kullardandır. Ensârdandır “İyilik yarışında önceliği kazanan Muhacirler ve Ensar ile, onlara güzelce uyanlardan Allah hoşnut olmuştur, onlar da Allah’tan hoşnuddurlar. Allah onlara, içinde temelli ve ebedi kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır; işte büyük kurtuluş budur.” (Tevbe Sûresi-100) ve “Daha önceden Medine’yi yurt edinmiş ve gönüllerine imanı yerleştirmiş olan kimseler, kendilerine hicret edip gelenleri severler; onlara verilenler karşısında içlerinde bir çekememezlik hissetmezler; kendileri zaruret içinde bulunsalar bile onları kendilerinden önde tutarlar. Nefsinin tamahkârlığından korunabilmiş kimseler, işte onlar saadete erenlerdir.” (Haşr Sûresi-9) müjdesine kavuşan Ensar’dandır. Alemdâr-ı Rasulullah’tır Gerçi Ebu Eyyüb’ün harplerde sancak-ı şerifi taşıdığına dair rivayet bulunmamaktadır. Ancak, Bera’ ibni Âzib’den gelen bir rivayete göre, Hazreti Halid (ra), Peygamber Aleyhisselam tarafından, ashabdan bazı zatlarla birlikte elinde sancak olduğu halde bir kişiyi cezalandırmak üzere gönderilmiştir. Bir hadiste de bir yerde vefat eden sahabelerin

elinde nurdan bir sancakla kabirlerinden kalkacakları ve insanlara önder olacakları rivayet edilmiştir. Bu yüzden İstanbul halkı mahşer gününde onun sancağı altında toplanmayı ümit eder. Kahraman bir gazidir Efendimizle bütün gazalara katıldı. Meleklerle desteklenen ve şanında “O vakit siz Rabb’inizden yardım istiyordunuz. O da ‘Ben size peşpeşe gelecek bin melaike ile imdad

47 kimlife

edeceğim’ diye duanızı kabul buyurdu.” (Enfal Sûresi-9) denilen Ashab-ı Bedir’dendir. Efendimiz (sas) Ashab-ı Bedir hakkında “Ne biliyorsun, Allah Teâlâ, Bedir ehlinin haline muttali oldu da ‘Dilediğinizi yapın, sizlere cenneti vacip kıldım ya da sizleri mağfiret ettim’ buyurdu.” demiştir. Cebrail (as) bir gün Efendimiz’e (sas) gelerek,“Yâ Resulallah, içinizdeki Bedir kahramanlarına nasıl bir değer veriyorsunuz?” diye sordu. Efendimiz (sas) de “Müslümanların en faziletlisi.” buyurdu. Bunun üzerine Cebrail, “Biz de Bedir’e katılan melekleri en faziletlilerimiz olarak kabul ediyoruz.” dedi. Hadis râvisidir Efendimiz’den (sas) 200 kadar hadis-i şerif rivayet etti. Bu hususta o derece titizdi ki sadece “Her kim bu dünyada bir müminin ayıbını örterse, Allah da kıyamet gününde onun kusurunu örter” hadisi hakkındaki şüphelerini gidermek için deve üstünde Mısır’a gidip Ukbe bin Amir’le (ra) görüştü. Hadisi teyit ettirdikten sonra gerisin geriye Medine’ye döndü.


KİMLife Tanıyalım

Sözleri “âyet” oldu! Hazreti Aişe’ye iftira edildiği meşhur ‘ifk’ hadisesinde hanımı Ümmü Eyüb, bu konudaki fikrini sordu. Hazret-i Halid (ra) “Bu apaçık bir iftiradır.” dedi. Ve bir müddet sonra bu sözler diğer mü’minleri ikaz manasında Rabb’imiz tarafından âyet-i kerime olarak nâzil oldu. Cenab-ı Hak, Ümmü’l Mü’minîn Aişe (r.anhâ) Validemiz hakkında “Onu işittiğiniz zaman, erkek kadın müminlerin, kendiliklerinden hüsnü zanda bulunup da ‘Bu apaçık bir iftiradır’ demeleri gerekmez miydi?” (Nur Sûresi-12) âyetini indirdi. Efendimiz’le akrabadır Efendimiz’le (sas) akrabadır. Efendimiz’in (sas) dedesi Abdülmuttalib’in annesi de Medinelidir ve Hazrec kabilesindendir. Hazreti Peygamber’i (sas) hicretten sonra yedi ay evinde misafir etmiştir. Efendimiz’in duasına mazhardır Bir defasında Hazret-i Fahr-i Cihan Aleyhissalâtü ve’s Selâm Efendimiz’in sakal-ı şeriflerine kuş tüyü konduğunda hemen koşarak kaldırdı. Bunun üzerine Peygamber Aleyhisselâm’dan “Ey Ebâ Eyyûb

sana kötülük isabet etmez.” Müjdesi sadır oldu. Bu müjdenin bereketlerindendir ki kabri asırlar boyu Bizans toprakları içinde bulunduğu halde ayaklar altında kalmadı. Hıristiyanlar ayak ucundan çıkan su sebebiyle buraya kudsiyyet atfetti, ayazma olarak muhafaza etti. Fitnelerden hep uzak durdu Asr-ı Saadet’te çıkan fitnelerden uzak kalarak herkesten hürmet gördü. Medine-i Münevvere âsîlerin eline geçip, Hazreti Osman’ın (ra) imamlığı engellenince Hazreti Ali’nin (ra) tavsiyesiyle Mescid-i Nebevi’de bir müddet o imamlık yaptı.

48 kimlife

Vahiy katibidir Vahiy kâtibi ve Ensar’ın önemli hâfızlarındandı. Valileri hakka çağırdı Emeviler döneminde Medine Valisi olan Mervan’ı namazı geciktirdiği için, yine Muaviye’yi (ra) de sünneti ihlal ettiği için uyarmıştı. Sahabenin büyüğü idi Abdullah bin Abbas (ra) Basra valisi iken, Hz. Eyüp onu ziyarete gittiğinde, hürmetle “Senin, Peygamber’e (sas) hizmet ettiğin gibi ben de sana hizmet etmek istiyorum.” deyip konağını ona bırakmıştı. Müjdelenen askerlerdendi Kıbrıs’ın fethinde ve ilk İstanbul muhasarasında bulundu. “Ümmetimden ilk deniz seferine çıkan askerler ve Kayser’in memleketine giden askerler mağfiret olmuştur.” hadis-i şerifinde müjdelenen her iki sınıf içinde de bulunmaktadır. Hadis’teki müjdelenen zât oldu Sahabe-i kiram tarafından gerçekleştirilen 2. İstanbul muhasarasında şehid düşerek “Kostantiniyye surlarının yanında bir Salih kimse defnolunalacak.” Hadisinin müjdesine kavuştu. Kabrini Akşemseddin keşfetti Kabri, İstanbul’un muhasara edildiği günlerde Akşemseddin tarafından keşfedildiği için, “Kostantıniyye elbette fetholunacaktır. O komutan ne mutlu komutandır. O asker ne mutlu askerdir.” hadisinde bahsedilen ve askerleri şevke getiren en mühim manevi dinamiklerden biri oldu. Mustafa AYDIN


KİMLife Hastalıklar

Alerjiler Çocukların Peşini Bırakmıyor

A

lerjiler en çok 5 yaş altında ve süt çocuklarında görülür... Alerjik hastalıklar ve alerjik reaksiyonlar her yaş çocukta görülebilmekle beraber en çok 5 yaş altında ve süt çocuklarında görülmektedir. Kabaca iki tür alerjiden bahsetmek mümkündür: İlki primer alerjiler; yani daha önce karşılaşmamış bile olsa o maddeye ilk karşılaşmasında alerjik reaksiyon gösterme halidir. Diğeri de alerjenle temas ede ede zamanla gelişen duyarlılaşma şeklinde ortaya çıkan alerjiler. Çocuğunuzun neye alerjisi olduğunun farkında olun. Çocuklarda çok fazla madde alerji nedeni olabilmektedir. En başta cilde temas eden kimyasallar gelir çünkü deri vücudumuzun en büyük ve geniş organı olup bu yüzeye temas eden maddeler deriden kana karışmak suretiyle alerjiye neden olabilmektedir. Ayrıca çok küçük yaşlardan itibaren inek sütü, yumurta akı, buğday fındık vs’ye bağlı ekzema şeklinde gıda alerjileri (sadece anne sütüyle beslense bile annenin yediklerine bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir) ve daha büyük çocuklarda da polen, ev tozu, hayvan tüyleri ve küf mantarları gibi solunan partiküllere bağlı olarak solunum yolu alerjileriyle karşılaşmaktayız.

Deri alerjileri daha çok küçük yaştaki çocuklarda olur. Egzama başta olmak üzere deri alerjileri deriye temas eden alerjen kozmetik ve kimyasallara bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir. Egzama ayrıca inek sütü, yumurta akı, buğday vs gıdalarla da ortaya çıkabilir. Egzama gibi deri alerjileri daha çok küçük çocuklarda görülür. Bu çocuklarda yaşla egzama azalırken yaş ilerledikçe (3-4 yaştan itibaren) alerjik nezle, astım gibi solunum yolu alerjileri belirginleşir. Doğal kokular alerji yapabilir. Kozmetik, deodorant, el sabunları, çamaşır deterjanı ve yumuşatıcılarda bulunan sümbül, kekik, tarçın, sığla ağacı kokuları; yine parfüm ve birçok kozmetiklerde tatlandırıcılarda diş macunlarında kullanılan karanfil ve tarçın kokuları; kolonya, makyaj ve cilt bakımı ürünlerinde kullanılan ve içinde lavanta, yasemin, geranium (turnagagası) yağları bulunan Geraniol alerjiye neden olabilir. Çok masum sanılan doğal parfümler de kimyasallarla birleşince sorunlu hale gelebilir.

49 kimlife

Ayrıca Avrupa’da yapılan çok merkezli bir araştırmada alerji yapma potansiyeli olan koku bileşenleri değerlendirilmiştir. Bu bileşenlerle yapılmış alerji testlerinin sonucunda 26 parfüm bileşeninin alerjiye neden olduğu belirlenmiş. Bebekler için kullanılacak ürün seçiminde dikkat edilecekler: Özellikle bebeğin her gün banyo yaptırıldığını düşündüğümüzde bebeğin saç ve tüm cildi ile temas eden şampuanının seçiminde dikkatli olunmalıdır. 26 alerjen parfüm maddesi, alkol ve paraben içermeyen şampuanlar tercih edilmelidir. Mümkün olduğu kadar dermatolojik testleri yapılmış alerjiye neden olmadığı ispatlanmış ve Uluslararası kurumlar tarafından onaylanmış ürünler kullanılmalı. Koku bileşeni olarak 26 alerjen parfüm içermeyen bebek şampuanları ve bakım ürünleri tercih edilmelidir.


KİMLife Sağlığımız

Sigarayı bırakma kararıyla hayatınız değişecek. Bu tabii ki kolay olmayacak. Pek çok kişi başarmak için desteğe ve motivasyona ihtiyaç duyar. Siz de bırakabilirsiniz. Başaran insanların da en az sizin kadar tiryaki olduğunu unutmayın!

A

raştırmalar sigara içenlerin yüzde 90’ının sigarayı bırakmak istediklerini fakat bunu başaramadıklarını göstermektedir. Çoğu tiryaki aksini söylese de sigarayı bırakmak mümkündür. Uyandıktan hemen sonra sigara içenlerin, hastayken sigara içenlerin, sigaradan uzak duramayanların, sabahları daha fazla sigara içenlerin ciddi derecede bağımlılığı vardır ve bu kişiler sigarayı bırakmakta zorlanırlar. Sigarayı bırakanların yüzde 70’i ilk ayda tekrar kullanmaya başlarlar. Sigarayı bırakmış olanların dörtte birinden azı, ilk girişiminde bunu başarmıştır. Sigarayı kalıcı olarak bırakanların çoğu bunu başarmadan önce 3-4 kez bırakmayı deneyip yeniden başlamışlardır. Güzel haber şu ki, sigarayı bırakmaya çalışıp bırakamamak her şeyin sonu değildir. Neden başarısız kalındığından ders alarak bunu başarıncaya kadar tekrar tekrar gayret etmek gerekir. Araştırmaların verdiği başka iyi bir haberde de, Amerika’da sigara içen kişilerin yaklaşık %45’inin sonunda sigarayı bırakabilmesidirr. Kilo almadan sigarayı bırakmanın yolları 1. Sigarayı unutun! En iyi yaklaşım, kilo alma ihtimalini göz ardı ederek, sigarayı bırakmaktır. En fazla bir-iki kilo alırsınız ya da hiç kilo almazsınız! 2. Egzersiz yapın Hem sigarayı bırakmak hem de hayat tarzınızda değişiklik yapmak zordur. Gene de sigarayı bırakmadan önce spora başlamak ve bıraktığınız dönemde buna devam etmek çok faydalı olacaktır. Spor yapmak, hem kilo almanızı engelleyecektir hem de sigarayı unutmanıza yardımcı olacaktır. Deneyin, göreceksiniz.

3. Şeker tüketiminizi azaltın Çok sıkı bir rejim uygulamanıza gerek yok. Çok sıkı bir rejim yaparak kendinizi zorlamak yerine, sadece yeme miktarınızı azaltın; ama her şeyi yiyin. Şekerli şeylerden uzak durun ve yediğiniz meyve miktarını artırın. Kan şekeri miktarınız düzelecektir ve canınız daha az şeker isteyecektir. 4. Yeme alışkanlığınızı değiştirin *Daha küçük porsiyonlarda yemek yiyin. Mesela, daha küçük tabaklar kullanın. *Daha yavaş yemek yiyin, sofrada yemeğini en son bitiren siz olun. *Daha büyük bir su bardağı kullanın, her lokmadan sonra su için. *Tatlı yerine meyve yiyin. *Yemeğinizi bitirir bitirmez sofradan kalkın. *Yemekten sonra yürüyüş yapabilirsiniz, dişlerinizi fırçalayabilirsiniz. *Yapmamanız gereken en önemli şey ise sigara içmektir.

50 kimlife


KİMLife Sağlığımız

Sigarayı bırakmak için 18 öneri

1

Kendinize inanın ve güvenin. Sigarayı bırakabileceğinize inanın. Hayatınızda daha önce başardığınız zor işleri düşünün. Sigarayı da bırakabileceğiniz düşünün.

3

Ailenizden ve arkadaşlarınızdan sigarayı bırakma kararınızı desteklemelerini isteyin. Size yardımcı olmalarını; ama kesinlikle sizi suçlamamaları gerektiğini söyleyin. Sigarayı bıraktığınız ilk günlerde zorlanacağınızı ve size anlayış göstermelerini rica edin.

2

Sigarayı bırakma sebeplerinizi ve bırakmakla kazanacaklarınızı yazın: Örnek: Daha uzun yaşamak, kendinizi daha iyi hissetmek, para biriktirmek, daha iyi kokmak... Sigara içen herkes bunun zararlarını bilir ve bırakmak ister, siz bunu yazılı hale getirin ve her gün okuyun.

4

Sigarayı bırakmak için bir gün belirleyin. Bugünün yeni hayatınız için bir başlangıç olduğunu düşünün.

5

Sigarayı bırakmak için bir doktora danışabilirsiniz ve onun yardım ve önerilerini alabilirisiniz.

6

Kendinize bir egzersiz programı belirleyin. Spor yaparken sigara içmek aklına gelmeyecektir, üstelik sigara verimli egzersiz yapmanızı engelleyecektir. Spor yapmak stresinizi azaltacak ve sigaranın vücudunuz yıllarca yaptığı zararı tamir etmesine yardımcı olacaktır. Haftada 3-4 kere, 30-40 dakika spor yapın.

8

7

Birisi size sigara ikram ederse reddedin, kullanmıyorum deyin. Bu sizin kendinize olan güveninizi artıracaktır.

Her gün 3-5 dakika nefes egzersizi yapın. Gözlerinizi kapatın. Burnunuzdan derin nefes alın, nefesinizi birkaç saniye tutun ve çok yavaş bir şekilde ağzınızdan verin. Nefes egzersizi sırasında daha temiz ve daha rahat nefes aldığınızı göreceksiniz.

9

Sigarayı tamamen bırakacağınız güne yaklaştıkça, sigara miktarını azaltın. Her gün kaç adet sigara içeceğinizi planlayın, bu rakamı her gün bir tane azaltın. Her gün başka bir marka sigara alın, bir önceki günden kalan paketi çöpe atın. Sigara paketinizi bir başkasına verin, böylece her sigara içmek istediğinizde ondan istemek zorunda kalacaksınız.

10

Pek çok sigara tiryakisi, sigarayı yavaş yavaş bırakamayacağını; ancak bir seferde bırakabileceğini düşünür. Hangi metodun size daha uygun olduğuna siz karar verin.

12

Dişlerinizi temizletin ve her zaman temiz tutun.

14

Çok fazla su için. Su her anlamda vücudunuz için faydalıdır. Pek çok kişi yeterince su içmez. Vücudunuzdan nikotinin ve diğer zararlı kimyasal maddelerin atılmasına yardımcı olacaktır. Sigaranın verdiği zararları düzeltecektir. Ayrıca, yemek yeme isteğinizi de azaltacaktır.

16

Elinizdeki ve ağzınızdaki boşluk hissini gidermek için bir şey bulun. Örneğin, su için, sakız çiğneyin, leblebi yiyin.

17

Sigarayı bırakma konusunda düşüncelerinizi yazın. Bunu her gün okuyun.

51 kimlife

11

Sigarayı bırakmayı isteyen bir arkadaşınız daha varsa bunu yapmak daha kolay olacaktır. Birbirinizi teşvik edici konuşmalar yapın.

13 15

Sigarayı bıraktıktan sonra kendinize bir ödül verin.

Sigarayı en çok ne zaman istediğinizi düşünün; canınız sıkkın olduğunda, yemekten sonra, işten eve gelince mi? Sigara içmek yerine hoşunuza giden bir şey yapın.

18

Canınız sigara istediğinde, bir sigara yakmak yerine hislerinizi bir günlüğe yazın.


KİMLife Çocuklarımız

Çocuklarla İletişimin Püf Noktası Anne-babası tarafından dinlenilen çocuk, anlaşılmanın huzuru ile iletişimi sürdürmeye devam eder. Önemsendiğini anlayarak o da çevresindeki insanlara saygılı ve anlayışlı davranır.

B

aşarılı bir iletişim süreci geçirmek, kişilerin hayatındaki mutluluğun temelini oluşturur. İletişimin en temel özelliği ise dinlemek ve doğru anlamaktır. Çocuğunuzla konuşurken; onu gerçekten dinlediğiniz mesajını yeteri kadar verebilirseniz; sevildiğini ve kabul gördüğünü hissettirmiş olursunuz. Dinlemenin birkaç farklı yolu vardır. Örneğin; karşımızdakini sessizce dinlemek, dinlediğimizi belirten jest ve mimiklerle takip etmek. Bazen de kapı aralayıcı mesajlar vererek dinlediğimizi belli eder ve devam etmesini isteriz. (Hımm öyle mi? Hadi ya? Ya sonra!) Fakat en güzeli ise göz

52 kimlife


KİMLife Çocuklarımız kontağı kurarak, konu ile ilgili sorular sorarak yapılan iletişimdir. Çocuklar; dinlenilmemeleri ve ciddiye alınmamaları konusunda aşırı duyarlıdır. Dinlenilmediklerini hemen fark ederler. Uzun süre dinlenilmeyen çocuklar savunmaya geçebilir, işbirliğine yatkın olmaz, içlerine kapalı ya da saldırgan olabilirler. Onun duygularını reddetmek ya da abartılı bulmak yerine; duygularını ifade etmesine yardımcı olun. Mantıklı açıklamalar yapmak yerine; onun hayal dünyasıyla uyumlu öneriler sunun, sıkıcı sorular ve öğütler yerine; tek sözcükle onu onaylayın, dinlediğinizi belli edin ve kendi fikirlerinizi söyleyin; (Hımm, yaa, öyle mi, bence şöyle olmalı..) Sen mesajı; (sen şöylesin, sen böylesin, yine şunu yapmamışsın...) yerine, ben mesajı (böyle olması beni daha çok mutlu eder, ama öyle yapmandan rahatsız oluyorum..) verin. Böylece duygularınıza çocuğunuzu da katmış olursunuz. Bu da zedelenmemiş bir iletişim sağlar. Fatma ADAK Anne-baba olmanın keyfini çıkarın *Çocuğunuza çok zaman ayıramayabilirsiniz; fakat çocuğunuzla birlikte olduğunuz zamanlarda tüm dikkatinizi ona yoğunlaştırın. Kendisini dinlediğinizi ve ona önem verdiğinizi hissettirin, anne-baba olmanın keyfini çıkarın. *Çocuğunuzu suçlamaktan, yaptığı yanlış davranışı değil de kişiliğini eleştirerek aşağılamaktan ve onun adına karar vermekten vazgeçin. Sınırlarını sizin belirlediğiniz bir evren sunun ona; ama bu evrende istediklerini seçme hakkı kendisinde olmalı. Böylece hem istediğiniz terbiyeyi vermiş olursunuz hem de çocuğunuzun özgüveni gelişir. *Çocuğunuza karşı davranışlarınızda tutarlı olun. Kendi içinizde çelişen davranışlarda bulunmanız ya da anne-babanın birbiriyle çelişen farklı tepkiler göstermesi; çocuğu doğruyu bulma konusunda zorlar, güvensizlik oluşur. *En önemlilerinden biri de; çocuğunuzu başka çocuklarla asla kıyaslamayın. Çünkü her bireyin

53 kimlife

düşünce yapısı, becerileri, anlayış biçimi farklıdır. Çocuğunuzun kendine özgü ve diğerlerinden farklı bir birey olarak kabul edilmesi, onun ruh sağlığının temelini oluşturur.

*Çocuğunuzla aranızdaki yaş farkı ne olursa olsun önemli olan onunla arkadaş olabilmenizdir. Unutmayın; her ne kadar anne-baba olmak ulvi birer görev olsa da sonuçta siz de birer insansınız. Sizin de; mutlu, sinirli, heyecanlı, üzgün olduğunuz zamanlar var. Böyle zamanlarda derin nefes alın ve içinizden ona kadar sayın, olumlu kararlar alarak tutarlı davranışlar sergilemeye çalışın. Bazı şeylerin daha iyi yoluna gireceğini göreceksiniz. Sosyal Hizmetler Uzmanı


KİMLife Bilge Tüketici KİM

Hatice Saadet KALYONCU

Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı

Ramazan Ayı ve

Dondurma

Kim’in Bu sayfa etlerini hizm a müşteri esi adın m il b e r ti geliş ği ile iler Birli c ti e k ü T irliği uğu işb r. ld o ış m yap mıştı hazırlan sonucu

Küçük büyük hepimizin dayanılmazı dondurma… Sıcak havalarda serinlemenin hem de tatlı tatlı serinlemenin en kolay yolu dondurma. En sevilen tatlılarından biri olan dondurma, günümüzde artık çilekten, kahveye, karamelden kavunluya kadar her türlü katkı ile farklı farklı lezzetlerde olabilmektedir. Herkes tarafından bu kadar sevilen bir şey olur da bu sistemde bir endüstriye dönüşmeden olur mu? Bu serinletici ve besleyici tatlı 2000’li yıllarla beraber dev bir endüstriye dönüştü.

O

smanlı saraylarında “karsambaç” adı verilen bir yiyecek türü varmış. Bu yiyeceği yapmak için, dağların pek güneş görmeyen yamaçlarında kuyular açılır ve bu kuyular kış mevsiminde karla doldurularak saklanırmış. Yazın sıcak günlerinde, süt ve diğer çeşitli meyve suları bu karla karıştırılarak soğutulurmuş. Daha sonra bu karışıma o sıralarda Halep’ten gelen şekerde eklenirmiş. Zaman zaman şekerin dışında pekmez ve bal da katıldığı olurmuş. Osmanlı Sarayları’na ve asil konaklarına yabani orkide (sahlep) satan Maraşlı Osman Ağa, yörede “cinsel gücü artırıcı” olarak bilinen bu içeceğin artanını bir gün saklamak için

kara gömer. Ertesi günü baktığında, sahlebin kıvamındaki değişiklik dikkatini çeker. Süt, şeker ve sahlep karışımının yoğunluk kazandığını ve sakız gibi uzadığını görür. Bu yeni gıda maddesinin tadına bakan herkes pek sever. Sahlepli karsambaç olarak başlayan bu gelişme üç kuşak sonra Maraş Dondurması olarak tanınmaya başlamıştır. Kahramanmaraş’ı çevreleyen Ahırdağı’nın yamaçlarında özellikle kekik, keven gibi rayihalı otlarla beslenen keçilerin sütünden ve birinci kalite sahlepten üretilen bugünkü Kahramanmaraş Dondurması… Dondurma yapımında eskiden külek denilen bir kap kullanılırmış. Küleğin içine de tulumba denilen bir başka kap yerleştirirlermiş. Kül-

54 kimlife

ek ile tulumbanın arasına da kar koyarlarmış. Kara da tuz serperlermiş. Karın buraya sıkıştırılması işine de bastırık adını veriyorlarmış, yani kar bastırılmış. Tuz, kari yavaş yavaş erittikçe açığa çıkan serinlik de dondurmanın soğuk kalmasını sağlarmış. Sütü hazırlarken, ısıtırken ucu yanmış bir ağaç kullanırlarmış. Sütün üstünde biriken yağı almayı anlatmak için de sütün yüzünü almak tabirini kullanıyorlarmış. Yapılan dondurma çıngırakla dolaşılarak, maniler eşliğinde satılırmış… Bir yiyeceğin besin değeri, sahip oldukları besin öğelerinin miktarıyla doğru orantılıdır. Bu anlamda dondurma, değişik besin öğelerini bünyes-


KİMLife Bilge Tüketici KİM inde toplayan, besin değeri yüksek bir yiyecektir. Dondurmada, protein, karbonhidrat ve yağın yanı sıra; A, C, D, E ve B Grubu vitaminleriyle, kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum, potasyum, demir ve çinko gibi mineraller de bulunur. Sağlıklı bir dondurma özellikle çocuklar için de önemli bir besin kaynağıdır. Çünkü içinde çocuk gelişiminde özel bir yeri olan sütü içerir. Bir süt ürünü olan dondurma da, bu açıdan çocuk beslenmesinde önemli bir işlev üstlenir. Çünkü dondurma; karbonhidrat, yağ, protein ve enerji bakımından sütten daha zengin bir besin maddesidir. Vitamin ve mineralleri ise, süte yakın miktarlarda içerir. Dondurma, çocukların sağlıklı bir şekilde beslenebilmesine yardımcı olur. Klasik bir dondurma süt, şeker ve sahlepten meydana gelir. Ancak bozulan insanlık her şeyi bozduğu gibi dondurmayı da bozmuş maalesef. Su fiyatına satılan sözde dondurmalar dolanıyor ortalıklarda. Süt kokan ancak süt içermeyen, sahlep kokan ancak sahlep içermeyen, tatlı ama şeker olmayan dondurmalar… Dondurma yapımında kullanılan şeker 1 kg dondurmanın yaklaşık %20’nin teşkil etmesi gerekir. Şekerin kilosuna bakın ve düşünün bu aldığınız dondurmada şeker mi vardır, tatlandırıcılar mı? Sütün kilosuna bakın ve düşünün bu aldığınız dondurmada süt mü vardır, süt tozu mu? Salep’i sormayacağım bile ama bilin ki, onun da sahtesi mevcut ve gerçeği ile sahtesi arasındaki fiyat farkı 1’e 20 oranında… Dondurmaya dondurma demek için; içinde süt, şeker ve salep olmalı, oysa bugün piyasadaki ürünler içme

Kim Market ve Tüketiciler Birliği her zaman beraberlik içerisinde müşterilere daha iyi hizmet vermeye odaklanmıştır. Tüketicilerini daima düşünen Kim Market, en iyi hizmeti verebilmek adına Tüketiciler Birliği ile beraberlik içerisindedir.

suyu, süt veya süt ürünleri, şeker ve gerektiğinde izin verilen katkı maddeleri, aroma ve çeşni maddelerinin kullanılmasıyla hazırlanan ürünlerdir. Kendinize, sevdiklerinize ve özellikle de çocuklarınıza aldığınız dondurma gerçek değilse, onu sağlıklı bir üründen mahrum etmekle kalmıyorsunuz, keşke sadece o kadar olsa, ona dondurma olmayan dondurma görünüşlü şeyler alıyorsunuz ki içeriği katkı maddeleriyle dolu… Kaş yapayım derken göz çıkarmak gibi. Lütfen bunlardan uzak durunuz. Çocuğunuza her gün dondurma almayınız, sadece aldığınız zaman gerçekten dondurma alınız. Hatta imkanınız varsa evde kendiniz yapınız. Ülkemizde yüzyıllardır dünyanın en leziz ve helal dondurması salep, süt ve şeker karışımından üretile gelmiştir. Dondurma bir endüstri ürünü haline geldiğinden bu yana, dondurmanın da hilelisi ve sahtesi yaygınlaştı. Süt, şeker, sahlep üçlüsü ile yapılacak dondurma gerçek dondurmadır. Kıvamını tutturamıyoruz gibi bir gerçek dışı beyanla birçok katkı kullanan üreticilerin ellerinden çocuklarımızı kurtarmamız gerekir. Üzerinde ICE CREAM yazan ürünlere de aldanmamak gerekiyor, bu ifade dondurma olmadığını gizlemek adına tercih edilen bir ifade olmuştur.

55 kimlife

Çok dikkat ederseniz, ‘yenilebilir buzlu yiyecek’ gibi ifadeleri çok küçük yazılmış olsalar da görebilirsiniz. ‘Sizin için’, ‘size özel’ gibi ifadelerle özel fiyatlarla (!) sunulan veya kampanyalarla bir tane daha kazanılabileceği ifade edilen ürünler dondurma değil buzlu yiyecektir. Bizler, üretim süreçlerini izleme şansına sahip değiliz, o yüzden en azından içeriğini bilmediğimiz katkılı dondurma ve buzlu ürünlerden uzak durmalıyız. Mutlaka gerçekten dondurma olan ürünleri tercih ediniz. Bana, külahlı dondurma mı çubuklu dondurma mı diye sorsanız elbette ki külahlı dondurmayı seçerim, dediğim gibi diğerleri zaten dondurma değil… Ama bu her külahlı dondurmaya da evet dediğim anlamına gelmez. Özellikle mahalle aralarında satılan açık dondurmalardan da kaçınınız. Buralarda satışa sunulan dondurma, hijyenik koşullarda hazırlansa bile, külaha yerleştirilmesinde kullanılan kaşık, özel solüsyonun içinde tutulmadığı için mikroorganizmaların yuvası haline gelir. Kaşık üzerinde üreyen bakteriler, her kaba daldırılıp çıkarıldığında dondurmaya bulaşır. Satışı yapan kişilerin de kişisel temizliklerine dikkat etmeleri gerekir. ‘Dondurma soğuktur, bakteri üremez’ diye bir şey yoktur. Bakteriler kolaylıkla üreyebilirler. İçinde buz kristalleri olması, dondurmanın kurallara uygun üretilmediğinin göstergesidir. Buz kristalleri, boğazı çizerek enfeksiyonlara neden olur. Bu Ramazan günlerinde size dondurma tadında ve serinliğinde günler dilerim…


KİMLife Evlilik

Kültür Farklılığı

Evliliğinizi Sarsmasın Basit gibi gelse de her evde giyimden yemek kültürüne kadar bir dizi sorun yaşanır. Peki bunlar nasıl aşılabilir?

S

evgi ya da aşk her şeyi çözmüyor. Evlenmeye karar vermeyle birlikte bir seremoni süreci başlıyor. Kız isteme, nişan, nikah ve düğün. Beraber bir evi paylaşma, sorumluluklar, alışkanlıklar ve her yöreye has yaklaşımlar evlilik çatısının altında gerginliklere yol açıyor. Ne alınacağı, neyin getirileceğinden başlayan ve evlilik sonrasında ev içinde devam eden farklı kültürlerin kaynaşma problemi kimi zaman aşılamayarak evliliği bir zindana

dönüştürebiliyor. Özellikle farklı bölgelerden yani bir Trabzonlunun bir Diyarbakırlıyla, bir İzmirlinin bir Vanlıyla ya da bir Edirnelinin Erzurumluyla evliliğinde kültürel farklılıklar kendini çokça hissettiriyor. Bu durum, giyim-kuşamdan yemek kültürüne, olaylara yaklaşım tarzına, ev içi sorumlulukların dağılımına kadar pek çok şeyi etkiliyor. Evliliğin ilk zamanlarında, yuvanın ilk heyecanıyla birçok şey görül-

56 kimlife

emeyebiliyor. Ama cicim aylarının geçmeye yüz tutmasıyla birlikte karı-koca arasındaki yemek ve sofra kültürü, hassasiyetler, davranış biçimi kendini hissettirmeye başlıyor. Kayınvalideler, gelinlerinin kendi kültür ve davranış biçimlerine hemen adapte olmasını bekliyor. Damatlardan da aynı beklenti kayınpeder cephesinde yaşanıyor. Kimi zaman karı-koca arasında vazgeçilemeyen alışkanlıklar önce gerginliğe, ardından da şiddetli geçimsizliğe kadar uzanan bir dizi


KİMLife Evlilik sıkıntıya sebep oluyor. Halbuki kültürel yaklaşımların, alışkanlıkların ne hemen değiştirilmesi mümkündür ne de bunlarda ısrarla devam etmek. Bu sorunu en iyi ortak yolu bulan, birbirlerine anlayışla yaklaşan eşler çözebiliyor. Âdet ve kültür çatışması nasıl aşılabilir? Evlilikte eş seçiminde dikkat edilecek hususlardan biri de kültür benzerliğidir. Adaylar diğer önemli hususlarda birbirine ne kadar uygun olsalar da kültür farklılığı eşlerin geçimini etkilemektedir. Eşlerin ailesinin çiftçi ailesi, esnaf ailesi, memur ailesi, akademisyen ailesi vb olması, ailenin sosyo ekonomik durumu, ailenin yerleşim yeri ve şekli, yerleşim yerinin coğrafi özellikleri, tarihî özellikleri, yaşama şeklini hayata bakış açısını ve davranışları önemli ölçüde etkilemektedir. Bu niçin bu kadar önemlidir? Evlilik çok yönlü olan bir beraberliktir. Evlilikte duygusallık, cinsellik, ekonomik paylaşım, ev içi sorumlulukların paylaşımı, fikrî beraberlik, anne-babalık farklı bakış açıları gerektirir. Bu bakış açılarının edinilmesinde içinde yaşanılan kültürün etkisi çoktur. Evlilikte kültür farklılığı en çok ailesinden ayrı yerde okumuş veya çalışmaya başlamış kişilerin evliliklerinde kendisini göstermektedir. Birbirine yakın yerlerde yaşayan kişiler ailelerinin kültür farkının bilincinde olarak evlenir. Fakat aileler birbirini iyi tanımadığında bazı sorunlar çıkmaktadır. Basit gibi görülen sorunlardan kavga çıkıyor Evlilikte sorunlar çok basit görünebilecek konulardan çıkmakta ve başka sorunlarla birleşince hayret verecek kadar büyümektedir. Merasimler İki aday ve ailesi arasında kültür farklılığı varsa ilk sorunlar merasimlerde çıkmaktadır. Kız isteme şekli, söz kesme, adayların birbiriyle görüşme sıklığı, düğünün nerede ve ne şekilde yapılacağı kültürün etkisiyle farklılık göstermekte ve farklı

kültürden aileler arasında bu yönden sorunlar çıkıp büyüyebilmekte ve gençlerin bütün evlilik hayatını etkileyebilmektedir. Sofra düzeni ve yemek çeşitleri Yemek biyolojik bir ihtiyaç olduğu kadar yemek yeme aynı zamanda sosyal bir olaydır. Ailenin yeme şekli ve düzeni ile yemek çeşitleri de kültürünü yansıtmaktadır. Bununla beraber sosyal ve ekonomik şartlardan da etkilenmektedir. Farklı kültürlerden kız veya erkek ailesinin ve bunlara bağlı olarak gelin ve damadın bu farklılıkları yadırgadıkları ve bunu daha sonra dile getirdiklerinde sorunların büyüdüğü de görülmektedir. İhtiyaçlar Neyin ihtiyaç neyin ihtiyaç olmadığı konusu da kültürden etkilenmektedir. Tabii bunda ekonomik şartlar da etkili olmaktadır. Yaşama şekli belli bir

57 kimlife

görgü ve kültür meydana getirmektedir. Bu da kurulacak evin eşyalarının seçiminde etkili olmakta ve karşılıklı anlayış olmadığı takdirde sorunlara sebep olabilmektedir. Birisi için ihtiyaç olan diğer kişi için israf olarak görülebilmektedir. Giyim tarzı Gerek evliliğin başlangıcında gerekse eşlerin hayatında giyim tarzı eşlerin hayatında sorun olabilmekte eşler birbirinin veya ailenin giyim kuşamını yadırgayabilmekte ve karşı tarafın değişmesini isteyebilmektedirler. Ev içi sorumlulukların paylaşımı Bu konu da aynı şekilde kültürün etkisiyle farklılık göstermektedir. Kadının çalışması, alışverişe gitmesi, eşine dış işlerinde yardım etmesi, erkeğin ev işlerinde veya çocuk bakımında eşine yardım etmesi, yardımcı bulunması vb. konular hep


KİMLife Evlilik kültürle alakalıdır. Bu konudaki düşünceler ve davranışlar kültürden etkilenmekte ve arada çok farklılık varsa eşlerin uyumunu tabii olarak zorlaştırmaktadır. İnsanlar karşılıklı konuşarak birbirlerinden görerek biraz değişebilirler. Fakat arada büyük bir kültür farklılığı varsa bu değişiklik tam bir uyum için yeterli gelme-yecektir. Sevgi ve hoşgörü kültür problemini azaltır Eş seçiminde kültür farklılığına dikkat etmek sorunların azalmasına yardımcı olur. Bununla beraber belli bir kültür farklılığı olması kaçınılmazdır. Farklı kültürlerden olan kişilerin anlaşabilmesi için kişilerin farklı bakış açılarına saygılı ve değişime açık olmaları gerekir. Bunun için önce eşlerin sevgilerinin çok güçlü ve birbirlerine gerçekten saygı göstermesi ve evlilikte kararlı olması gerekir. Eşini seven, güvenen ve sayan bir kişi onun ve ailesinin üzülmesini istemez ve bunun için elinden geleni yapar. Kendi ailesinin de üzülmesini istemez fakat kendisine olan sevgilerinden yola çıkarak evliliğe zarar vermemeleri için elinden gelen hassasiyeti gösterir. Örnek olarak evliliklerde sıklıkla karşılaşılan sorunlardan biri köyde yaşayan eşin ailesine tatillerde ziyarete gitmede yaşanmaktadır. Köy hayatını veya o köydeki hayatı yadırgayan eş bu konuda huzursuz olup eşini de huzursuz edebilmektedir. Halbuki kültürel özellikler zenginliklerdir. Hayatı başka açılardan görmemize yardımcı olur. Şehir hayatı düzenli ve estetik olabilir. Köy hayatında ise doğallık ve bambaşka bir güzellik vardır. İnsanları gözlemek farklı hayatlardaki insanların hayatı nasıl anladıklarını, zorluklarla nasıl başa çıktıklarını anlamaya çalışmak farklı şekillerde yaşamayı kolaylaştırır. Prensiplerinden taviz vermeyen insanlar bu konuda zorluk çekebilirler. Biraz esnek olmak karşıdaki insanın yerine kendini koymak (empati) geçimi kolaylaştırır.

Mesela köy şartlarında yetişmiş bir genç kız şehirde yaşayan bir aileye gelin gittiğinde onların yaşama şekline uygun hareket ettiğinde eşiyle ve ailesiyle sorunlar az olur. Aynı şekilde şehir hayatında yaşayan bir genç kızın da eşinin köyde yaşayan ailesine uyum göstermeye çalışması bazı yöresel yemekleri öğrenmesi aradaki sevgi bağını kuvvetlendirmektedir. Kültür farklılıklarından olan ev içi sorumluluklarının paylaşımında erkeklerin de bazı değişimlere açık olması ile orta yol bulunabilmektedir. Mesela çalışan veya küçük çocuklu hanıma ev işleri ve çocuk bakımında yardımcı olmak, alışverişi ortak zevklere göre birlikte yapmak, bazı günler dışarıda aileye uygun bir yerde yemek yemek gibi değişiklikler eşlerin arasında problemlerin büyümesini ve gergin bir ortamın ortaya çıkmasını önlemektedir. Sofra düzeni evliliğe mani olur mu? Nihal Hanım şehirde tahsilini yapmış, yine şehirde öğretmenlik yapmakta ve o şehrin üst düzey

58 kimlife

yöneticileri ve aileleriyle sıklıkla görüşmektedir. Ev düzeninde olduğu gibi sofra konusunda da hayli titizdir. Oğlu bir köy öğretmeninin kızıyla evlenmek istemiştir. İstemeye gittiklerinde sofranın kuruluşundan, sofra örtüsünden hayli rahatsız olmuş ve bunu oğluna söylemiştir. Halbuki o şartlarda o şekilde bir sofra düzeni gerekmektedir. Nihal Hanım bunu düşünememiştir. Fakat oğlu annesini kırmadan köyde bu şekilde yaşanabildiğini, evlendikten sonra eşinin ona uyum göstereceğine inandığını söylemiş, eşine de bu konuşmadan bahsetmemiştir. Nihal Hanım’ın gelini çok iyi bir ev hanımı olmuştur. Çok bilgili, görmüş geçirmiş bir insan olan kayınvalidesinden de çok şey öğrenmiştir. Eşini ve ailesini mahcup edecek bir davranışta bulunmak şöyle dursun Nihal Hanım’ın arkadaşlarından sürekli takdir almıştır. Nihal Hanımın oğlu ve eşi aralarındaki sevgi ve saygıyla kültür farklılığından kaynaklanan sorunların üstesinden gelmişlerdir


KİMLife Bebek Sağlığı

59 kimlife


KİMLife Teknoloji

teknoloji

en yeni haberler Mercedes’in hava yastıklı emniyet kemeri hayat kurtarıyor Mercedes-Benz, S serisi otomobillerinin emniyet kemerlerinde hava yastığı kullanmaya hazırlanıyor. Emniyet kemerine hava yastığı yerleştirilmesi ilk olarak 2011 model Ford Explorer’da opsiyonel olarak kullanıcılara sunulmuştu. Emniyet kemerinin aracın en önemli güvenlik unsuru olduğunu düşünen Mercedes, bu sistemi kullanıcılara standart olarak sunarak güvenliğe verdiği önemi ortaya koyuyor. Bildiğiniz üzere kazalarda emniyet kemeri kullanıcıların göğüs bölgelerine zarar verebiliyor.

Suya ve toza dayanıklı Sony Xperia Go, İngiltere’de satışa sunuldu Sony‘nin geçen mayıs ayında tanıttığı Xperia serisinin suya ve toza dayanıklılığı ile dikkat çeken yeni üyesi Xperia Go, İngiltere’de satışa sunuldu. IP67 sertifikasına sahip Android 2.3 işletim sistemli cihazda 3,5 inçlik 480×320 piksel çözünürlük sunan BRAVIA destekli ekran, megapiksel kamera, çift çekirdekli 1 GHz işlemci, Mali-400MP grafik birimi, 512 MB RAM ve 8 GB dahili depolama alanı bulunuyor.

Londra Holiday Inn’deki odaların kontrolü Samsung Galaxy S III’te Samsung ve Fingi ile yapılan ortaklıkla, Samsung Galaxy S III kullanıcıları Londra’da bulunan Stratford Holiday Inn otelinin 40 odasını telefonlarıyla kontrol edebiliyor. Samsung’un akıllı telefonu Galaxy III ile check-in ve check-out işlemleri kolay şekilde yapılıyor. Buna ek olarak, oda servisinden sipariş verilebiliyor, kapılar kilitleniyor ve televizyon kumanda edilebiliyor.

60 kimlife


Kelime avı

ödüllü çocuk bulmaca

N J R B K A N A R Y A Q C G D

O S K A I E O N I Z T O L E J

G U A L V Ğ V Y G N A L I Y V

X H R İ C S I N N E V R R İ N

G J T N N S D L Q H Ş L Z K D

F J A A U U V A A C A M T A J

C A L B M B R G A B N S X E I

A O R S Y E Q U P X K S M K E

Y R X E A E A T G L A O I İ Z

E W X X M F R R R N E D F J T

Nasıl Oynanır?

Sağ taraftaki kelimeleri, sol taraftaki kutunun içinde karışık olarak dizilmiş harflerin içinde gizli kelimeleri sağdan sola yukardan aşağı yada çapraz olarak bulunmasıdır. Bakalım bütün kelimeleri bulabilecek misiniz?

61 kimlife

A D N O K A N A B U A Y N R Z

G R F D I T U B Q E A K L A I

I X P E N G U E N J Z Z Q E P

B T V D A A M Q R A P O E L K

Q G A J Q B Z Ü R A F A K R M

KELİMELER TİMSAH BALİNA KARTAL FARE LEYLEK JAGUAR KANGURU LEOPAR MAYMUN PENGUEN YILAN ZÜRAFA KANARYA ZEBRA TAVŞAN PANDA GEYİK ATMACA FOKBALIĞI ANAKONDA

Temmuz Sayısı Kelime Avı Çözüp, Kazanan Talihliler Hasan GELİKLİ Deren Su TEPE Gonca ALTUN

Bulmacayı doğru çözüp gönderen 5 kişi bizden çeşitli oyuncaklar kazanacaktır. Çözümünü ay sonuna kadar aşağıdaki adrese gönderebilirsiniz. (İsim-Soyisim-Adres ve Telefon bilgilerinizi eksiksiz yazmayı unutmayın.)

Gönderi Adresi: Güneşli Mah. Evren Cad. Barış Sok. No:6 Bağcılar/İSTANBUL Tel: 0212 444 1 546


boyama vakti resimleri boyamaya başlayalım

62 kimlife


KİMLife ?

63 kimlife


kare bulmaca ödüllü bulmaca

YUKARIDAN AŞAĞIYA

1-Genellikle çay ve kokteyller için hazırlanan, peynir, sucuk, salam gibi şeylerle süslenen çok küçük ekmek. – Sema. 2- İşte, burada. – Dingil. – Yunan alfabesinde bir harf. 3- Boyundaki kalkan bezinin aşırı büyümesiyle beliren hastalık, guşa. – Edirne’nin bir ilçesi. 4- Bir ilimiz. 5- Bir kan grubu. – Din kitabı. 6- Ölçüleri birbirini tutmak. – Japon Buda rahiplerine verilen ad. 7- Züppe. – Gülünç. 8- Gözlem. - Litre’nin kısa adı. 9 – İskambilde koz. – Üzüntülü, kederli. 10- Kum falı. – Din işlerini, devlet işlerine karıştırmayan, devlet işlerini dinden ayrı tutan.

Temmuz Sayısı Kare Bulmacasını Çözüp Yemek Ödülünü Kazanan Talihliler

SOLDAN SAĞA

1-Taş veya tuğladan yapılmış olan. Sinema ya da müzikhol sanatçısı, yıldız.2-Ceylan, karaca. – Tarihte bir devlet. – Bir cetvel. 3-Kaside. – Bir olayı belli bir görüşe göre açıklama, değerlendirme. 4- Değiş tokuş, takas. 5- Çok iğneli uzun balık oltası. Su Taşkını. 6- İlave. – Yiyecek, içecek ve başka ihtiyaç maddelerini perakende olarak satan kimse. 7- Feraset. – Yolcu ve gezmenlere geceleme imkanı sağlamak, bunun yanında yemek, eğlence gibi türlü hizmetleri sunmak amacı ile kurulmuş işletme. 8- Pilotlar ve havacılar için yayımlanan bülten. – Olumsuzluk eki. 9- Eski yapı veya şehir kalıntısı, harabe. Ulusal. 10-İskambil oyunlarında diğer kağıtları alabilen, onlara üstün tutulan belirli renk ve imdeki kağıt. – İstenen sonuca ulaşmak amacıyla izlenen yol ve kullanılan yöntemlerin tümü. Bulmacayı doğru çözüp gönderen 4 kişi bizden Nalia Restaurant’ta çift kişilik yemek fırsatı kazanacaktır. Cevaplarınızı ay sonuna kadar aşağıdaki adrese gönderebilirsiniz. (İsim-Soyisim-Adres ve Telefon bilgilerinizi eksiksiz yazmayı unutmayın.)

Gönderi Adresi: Güneşli Mah. Evren Cad. Barış Sok. No:6 Bağcılar/İSTANBUL Tel: 0212 444 1 546

64 kimlife

Ali Osman YILDIRIM Muzaffer SUCU Ayhan ÖZTÜRK Saime AKARSU


KİMLife ?

Noktaları Birleştirelim

Bulmacayı Çözelim Yandaki çarpma işlemlerini yaparak sonucunu örnekteki gibi yazı ile yazınız. Daha sonra onu bulmacadaki yerine yerleştirin.

65 kimlife


Mağazalarımız

Müşteri Danışma Hattı:

444 1 546

İstanbul Acıbadem Acıbadem Mah. Günal Sok. Gülevler Konutları 12. Blok No:1 Tel:0216 327 13 60 Alibeyköy Karadolap Mah. Sayayolu Cad. No: 19 K:3-4 Eyüp Tel: 0212 626 42 49 Altıntepe Altıntepe Mah. Bağdat Cad. No:87 Maltepe Tel: 0216 518 01 08 Arnavutköy Yavuz Selim Mah. Fatih Cad. No:175 G.O.Paşa Tel: 0212 597 56 10 - 11 Ataşehir Yenişehir Mah. Viyana Sok. No:21 Ümraniye / İstanbul Tel: 0216 455 80 87 Ayazağa Ayazağa Mah. Atatürk Cad. No: 27 Şişli Tel: 0212 332 21 11 Bağcılar 1 Yavuzselim Mahallesi Mahmutbey Yolu Caddesi No:1 Tel: 0212 434 19 79 Bağcılar 2 Çınar Mah. Dağyolu Cad. 5/2 Sok. No:3 Bağcılar Tel: 0212 435 92 35 Bahçeköy Adnan Menderes Cad. No:9 Bahçeköy / Sarıyer Tel: 0212 226 48 21 Büyükçekmece Cumhuriyet Mah. Turgut Özal Bulvarı Kardeş Sok. Adakent Apt. No:1 Büyükçekmece Tel: 0212 883 25 81 Çobançeşme Çobançeşme Mah. Mithatpaşa Cad. No:14 Yenibosna Tel: 0212 652 88 42 0212 652 87 74 Erenköy Feritbey Sok. No:14 Erenköy Tel: 0216 411 24 40 Esenler 1 Atışalanı Caddesi No:25 Esenler Tel: 0212 611 20 76 Esenler 2 Namık Kemal Cad. No:2 Tel: 0212 483 51 94 Esenyurt Saadet Dere Mah. Doğan Araslı Cad. No:14

Esenyurt Tel: 0212 428 41 33 Etiler Nispetiye Mah. Aytar sok. Murat Dağlı Apt. No:18 Levent Tel: 0212 269 31 44 Ferahevler Ferahevler Mah. Adnan Kahveci Cad. No:66 Sarıyer Tel: 0212 299 96 15 Fındıkzade Millet Cad. No:27/D Fındıkzade Tel: 0212 529 85 48 Florya Şenlik Mah. Efeler Sok. No:3 Florya Tel: 0212 662 66 94 Göktürk Göktürk Mah. Cumhuriyet Cad. No:4/1 Eyüp / İstanbul Tel: 0212 322 68 94 Güneşli Güneşli Mah. Barış Sok. No:2/A Bağcılar Tel: 0212 657 83 71 Gültepe 1 Ortabayır Mah. Talatpaşa Cad. No:71 Tel: 0212 270 72 99 Gültepe 2 Telsizler Mah. Talatpaşa Cad. No:153 Tel: 0212 281 83 90 Gürpınar Adnan Kahveci Mah. Kazım Karabekir Cad. N: 5/5 Flora city B-2 Blok. Altı Beykent –Beylikdüzü. Tel: 0212 855 04 51 Halkalı Merkez Mah. Mahmutbey Cad. No: 17 Halkalı Tel: 0212 693 27 19 Halkalı 2 Atakent Mah. 213 Sok. No:5 Bodrum Kat. Güneş Park Çarşısı Halkalı –K.Çekmece Tel: 0212 472 80 94 Halkalı Avrupa Konutları Halkalı Merkez Mah. Mahmutbey Cad No:33/A Küçükçekmece Tel: 0212 693 50 57-58 Halkalı Konutbirlik İstasyon Konutbirlik Yapı Koop. Sok. No:4/A Küçükçekmece

Hadımköy İstasyon Mah. Namık Kemal Cad. No:45 Kiptaş 1. Etap Tic. Merkezi Giriş Kat. Hadımköy/Arnavutköy Tel: 0212 780 10 51 İçerenköy İçerenköy Mah. Sadık Sok.No:3/A Ataşehir Tel: 0216 577 15 17 Kartal Çavuşoğlu Çavuşoğlu Mah. Portakal Sk. No: 20/1-2 Kartal Tel: 0216 306 68 13 Kasımpaşa Camii Kebir Mah. 4 Kuyu Cad. No:13 Kasımpaşa / Beyoğlu Tel: 0212 250 32 55 - 250 54 51 Küçükköy / Kim Pratik Şemsi Paşa Mah.Cengiz Topel Cad.No:86/A Gaziosmanpaşa Tel: 0212 417 27 17 Mecidiyeköy 1 Selehattin Pınar Cad. No:31 Şişli Tel: 0212 216 94 61 Mecidiyeköy 2 Naci Kasım Sok. No:7 Şişli Tel: 0212 212 98 15 Okmeydanı Mithat Paşa Cad. Keser Sok. No:3 Şişli Tel: 0212 254 18 73 Oruç Reis / Kim Pratik Oruç Reis Mah. 562 Sok.No:62 Esenler Tel: 0212 429 71 72 Pazariçi / Kim Pratik Pazariçi mah. Gazi Muhtar Paşa cad. (Ordu cad) No: 302/A Gaziosmanpaşa Tel: 0212 615 10 55 Pendik Batı Mah. Sabri Taşkın Cad. No: 4 Tel: 0216 491 75 72 Sancaktepe Yunus Emre Mah.Veysel Karani Cad.No:5-9B Yenidoğan / Sancaktepe Tel: 0216 312 75 72-73 Sarıyer Kilyos Yolu Nalbant Çeşme No:95 Sarıyer Tel: 0212 342 35 53

Sultançiftliği Atatürk Bulvarı No:46 Gaziosmanpaşa Tel: 0212 475 32 49 Tarabya Cumhuriyet Mah. Arabayolu Cad. No:11 Sarıyer Tel: 0212 299 83 75 Tarabya Sahil Tarabya Mah. Yeniköy Cad. Dere Sok No:1 Tarabya / Sarıyer Tel: 0212 262 25 55 Toskana Çarşı Toskana çarşı binası. Karaağaç Mah. Sırt Köy Çiftliği Mevkii G:87 Bulvarı Büyükçekmece/ İstanbul Tel: 0212 858 82 67-68 Uğur Mumcu Uğur Mumcu Mah. Akşemsettin Cad. No:56 Yakacık Tel: 0216 476 26 33 Ünalan Ünalan Mah. Ayazma Cad. No: 20 Üsküdar Tel: 0216 317 24 64 Üsküdar Mimarsinan Mah. Otopark Arkası Sok. No:1 Üsküdar Tel:0216 492 62 16 Ümraniye Ihlamurkuyu Tepeüstü Mah. Alemdağ Cad. No:616 Ümraniye Tel: 0216 508 19 10 - 15 Yakacık Yakacık Mah. Samandıra Cad. No:7 Tel: 0216 451 54 07 Yenibosna Yıldırım Beyazıt Cad. No: 278/212 Tel: 0212 452 28 19 - 20 Yüzyıl Fevzi Çakmak Mah. Osmangazi Cad. 2/17-C Sok. No:27/D Bağcılar Tel: 0212 430 38 91 Yusufpaşa / Kim Pratik Aksaray Mah. Cerrahpaşa Cad. Muratpaşa Apt. No:3A Fatih / İSTANBUL Tel: 0212 588 50 44 Zeytinburnu Balıklı Yolu Cad. 85/5 Sok. No:30/4 Tel: 0212 416 08 80 Zeytinburnu Çırpıcı Çırpıcı Mah. 75/2 Sok. No:109 Zeytinburnu Tel: 0212 547 45 82

Kocaeli Derince Çenedağ Mah. İstiklal Cad. No:180 Derince / Kocaeli Tel: 0262 223 25 07

İzmit Cedit Mah. Atatürk Bulvarı No:3 Kocaeli / İzmit Tel: 0262 332 52 56 - 68

Arslanbey Başaran Mah. İzmit Cad. No:138 Kartepe - Kocaeli Tel:0 262 351 42 46

60 Evler Yavuz Sultan Mah. Körfez Cad. No:17 60Evler - Derince / Kocaeli Tel: 0262 239 33 63

Kozluk Akçakoca Mah. İnönü Cd. No:33 İzmit / Kocaeli Tel: 0262 325 84 48

Tütünçiftlik Güney Mah. Albay Sok. No:6 Körfez - Kocaeli Tel:0 262 527 26 03 - 04

Hasırcılar / Kim Pratik Yahyalar Mah. Turan Cad. No:47 B Blok Dük:1 Sakarya / Adapazarı Tel: 0264 279 53 23 - 24

Korucuk Korucuk Mah. 4134 Sok. No:13 / A Sakarya / Adapazarı Tel: 0264 255 31 04

Sakarya Çeşme Meydan Orta Mah. Çeşme Meydanı Cad. No:39 Sakarya / Adapazarı Tel: 0264 279 53 56 - 57

Tekirdağ Çiftlik Önü Hürriyet Mahallesi Yüzyılıncı Yıl

Irak Yakında açılıyor

66 kimlife

Yarımca Mimar Sinan Mh. Mehmet Akif Ersoy Cd. No:166 Körfez- Kocaeli Tel:0 262 558 00 15


KİMLife ?

67 kimlife


KİMLife ?

68 kimlife


KimLife Ağustos 2012