Issuu on Google+

SiyahMaviKýrmýzýSarý

ri an e l b i t r r ? e u e bý k ir y m â d i e k d i k d e ? â r ýn ýn h silir zde nle nn i i n e m a d a k a m r r l b b i ý Bay Nas a Din Diðe a Kur Kur a a a a

DUYURU

Y GERÇEKTEN HABER VERiR

rþembe günü 26 Kasým Pe birlikte gazetemizle ceðiz. n” ilâvesi vere a rb u k e v c a “H zete u edilen ek ga O gün için arz alý ç 24 Kasým S e g n e i n ri le p tale dar akþamýna ka ca ederiz. bildirmenizi ri 0 48 35 Tel: 0 (212) 63 -220 655 88 59/219 ÝSÝ ABONE SERV

ASYA’NIN BAHTININ MÝFTAHI, MEÞVERET VE ÞÛRÂDIR YIL: 40 SAYI: 14.267

21 KASIM 2009 CUMARTESÝ/ 60 Kr

www.yeniasya.com.tr

KEMALÝST SÝSTEM HESAP VERMELÝ YAKIN TARÝHÝMÝZÝN UTANÇ SAYFALARINDAN DERSÝM KATLÝÂMI AVRUPA'DA TARTIÞILDI. MAÐDUR ÜRETEN SÝSTEMÝN SORGULANMASI ÝSTENDÝ. DERSÝM KATLÝAMINI KEMALÝST SÝSTEM YAPTI n Av­r u­pa­Par­la­men­to­sun­da (AP),­“Der­sim”­ko­nu­lu­bir­kon­fe­rans­dü­zen­len­di.­AP'nin­Sol Grup­Baþ­ka­ný­Lot­har­Bisky yap­tý­ðý­a­çý­lýþ­ko­nuþ­ma­sýn­da “Ga­lip­ge­len­ler­ta­ri­hi­ya­zý­yor­lar,­çe­liþ­ki­ler­den­ve­mað­dur­lar­dan­bah­set­mek­is­te­mi­yor­lar. Ke­ma­list­re­jim­Der­sim­kat­li­a­mý­nýn­uy­gu­la­yý­cý­sý­dýr’’ de­di.­

TC GEÇMÝÞÝYLE YÜZLEÞEREK ÖZÜR DÝLEMELÝ

SÜREKLÝ MAÐDUR ÜRETEN SÝSTEM SORGULANSIN

n “Tür­ki­ye­ Cum­hu­ri­ye­ti­ geç­mi­þiy­le­ yüz­leþ­sin­ ve­ mað­dur in­san­lar­dan­ ö­zür­ di­le­sin”­ di­yen­ ko­nuþ­ma­cý­lar,­ ar­þiv­le­rin de­ a­çýl­ma­sý­ný­ is­te­di­ler.­ Yazar O­ral­ Ça­lýþ­lar­ "Tür­ki­ye­ mað­dur­lar­ cen­ne­ti­dir.­ Bü­tün­ kim­lik­le­rin­ ka­bul­ e­dil­di­ði­ ve­ bir­lik­te­ ya­þa­ya­bil­di­ði­ bir­ dö­nem gel­me­li­dir”­di­ye­ko­nuþ­tu.

n Sis­te­min­mað­dur­ü­ret­ti­ði­ni be­lir­ten­ga­ze­te­ci­Der­ya­Sa­zak i­se­“Ta­rih­le­yüz­leþ­ti­ði­miz­za­man­sa­de­ce­Der­sim­yok.­Mað­dur­lar­top­la­nýp,­ha­týr­lý­yo­ruz­a­ma­çö­zü­me­da­ir­bir­þey­ler­in­þa e­de­mi­yo­r uz.­Kur­ban­ü­re­ten sis­te­mi­sor­gu­la­ma­mýz,­he­sap sor­ma­mýz­ge­re­ki­yor”­di­ye­ko­nuþ­tu.­Haberi sayfa 4’te

ÝÇÝÞLERÝ BAKANI BEÞÝR ATALAY:

BAÞBAKAN ERDOÐAN:

Þehir isimleri deðiþtirilmesin

Statüko demek, daha fazla þehit demek

HÜKÜMETTE “ÖRNEK OLUR” KORKUSU n Tun­ce­li’nin­ a­dý­nýn­ ‘’Der­sim’’­ o­la­rak­ de­ðiþ­ti­ril­me­si­ yö­nün­de­ki­ ta­lep­le­ri­ na­sýl­ de­ðer­len­dir­di­ði­ so­ru­lan­ Ý­çiþ­le­ri­ Ba­ka­ný­ Be­þir A­ta­lay,­‘’Yer­is­mi­de­ðiþ­ti­ril­me­si­il­çe­ve­vi­la­yet­ler­de­ Mec­lis­ ka­ra­rýy­la,­ ka­nun­la­ o­lur. Ben­doð­ru­su­il­is­mi­de­ðiþ­ti­ril­me­si­ni­hiç­o­nay­la­mý­yo­rum’’­di­ye­ce­vap­ver­di.

ÖLÜMLERE ORTAK OLURLAR nBaþ­ba­kan­Re­cep­Tay­yip­Er­do­ðan,’’Sta­tü­ko­nun­de­vam­et­me­si­de­mek,­da­ha­faz­la­þe­hit­de­mek­tir,­da­ha­faz­la­ö­lüm­de­mek­tir,­da­ha­faz­la­kan­ve­da­ha­faz­la­yü­re­ði­par­ça­lan­mýþ­an­ne­de­mek­tir.­A­çýk söy­lü­yo­rum,­‘sta­tü­ko­de­vam­et­sin’­de­mek,­ö­lüm­le­re,­ça­týþ­ma­la­ra,­yý­ký­ma,­hak­sýz­lý­ða,­hu­kuk­suz­lu­ða,­a­da­letsiz­li­ðe­or­tak ol­mak­de­mek­tir’’­de­di.­Haberi sayfa 4’te

Haberi sayfa 4’te

“KAFES” ADLI BELGE ÝÇÝN

Genelkurmay’dan yine suç duyurusu KAOS PLANLARINI AÇIÐA ÇIKARTIYORDU nGe­nel­kur­may­Baþ­kan­lý­ðý­Ge­nel­Sek­re­te­ri Tüm­ge­ne­ral­Fe­rit­Gü­ler,­‘’Poy­raz­köy­So­ruþ­tur­ma­sý’’­i­le­il­gi­li­dün­bir­ha­ber­ya­yým­la­yan ya­yýn­or­ga­ný­hak­kýn­da­A­da­let­Ba­kan­lý­ðý­na suç­du­yu­ru­sun­da­bu­lu­nul­du­ðu­nu­bil­dir­di.

HERMAN VAN ROMPUY’U TANIYAN YOK

AB’nin baþkaný silik biri

Haberi sayfa 4’te

Cemil Tokpýnar’ýn dâvâsý düþtü Haberi sayfa 5’te

MAHKEME HEYETÝNÝN ÜZERÝNE DÜÞTÜ

ÝNGÝLÝZ GAZETELERÝ: DÜNYA KAMUOYUNCA TANINMIYOR nHer­man­Van­Rom­puy’un­AB­Baþ­kan­lý­ðý­na­ge­ti­ril­me­si­ni de­ðer­len­di­ren­ Av­ru­pa­ Par­la­men­to­sun­da­ki­ Ye­þil­ler­ gru­bu­nun­li­de­ri­Da­niel­Cohn-Bendit,­“baþ­kan­lý­ða­si­lik­bir­ki­þilik ge­ti­ril­di”­gö­rü­þü­nü­sa­vun­du.­Haberi sayfa 7’de

Ergenekon Mahkemesinin tavaný çöktü

Her yýl 5 yaþýn altýnda 24 bin çocuðun yeterli tedbir alýnmadýðýndan öldüðünü anlatan Þahin, çocuk ölümlerinin en önemli sebebinin gýdasýzlýk ve açlýk olduðunu söyledi.

MÝLYARLARCA DOLAR HARCANIYOR

Paralar silâha gidiyor, çocuklar açlýktan ölüyor SÝLÂHLANMAYA 1,5 TRÝLYON DOLAR n TBMM­ Baþ­ka­ný­ Meh­met­ A­li­ Þa­hin, dün­ya­da­ ço­cuk­ ö­lüm­le­ri­nin­ en­ ö­nem­li se­be­bi­ni­n­ gý­da­sýz­lýk­ ve­ aç­lýk­ ol­du­ðu­nu söy­le­di.­Þa­hin,­‘’Her­yýl­in­san­lýk,­si­lâh­i­çin­ 1,5­ tril­yon­ do­lar­ pa­ra­ har­cý­yor.­ Bu­nun­ bir­ mik­ta­rý­ aç­ ço­cuk­lar­ i­çin­ ay­rý­la­bil­se,­ bu­ kö­tü­ man­za­ray­la­ kar­þý­laþ­ma­yýz’’­þek­lin­de­ko­nuþ­tu. Haberi sayfa 3’te

KURBANLAR ATEÞ PAHASI

Satýcý ile müþteri karþý karþýya SATAN MEMNUN, ALAN TEPKÝLÝ n Kur­ban­ Bay­ra­mý­ ön­ce­sin­de­ hay­van pa­zar­la­rý­ha­re­ket­len­me­ye­baþ­lar­ken,­ge­çen­yý­la­o­ran­la­fi­yat­lar­da­ya­þa­nan­ar­týþ, hay­van­sa­tý­cý­la­rý­i­le­a­lý­cý­la­rýn­tar­týþ­ma­sý­na­se­bep­o­lu­yor.­Yur­dun­dört­bir­ya­nýn­da­bü­yük­þe­hir­le­re­hay­van­ge­ti­ren­ü­re­ti­ci­le­rin­ hal­le­rin­den­ mem­nun,­ va­tan­daþ­la­rýn­ i­se­ ar­tan­ fi­yat­lar­ kar­þý­sýn­da­ tep­ki­li ol­du­ðu­göz­lem­le­ni­yor. Haberi sayfa 11’de

DURUÞMAYA ARA VERÝLDÝ nÝ­kin­ci­“Er­ge­ne­kon’’­dâ­vâ­sý­nýn­gö­rül­dü­ðü sa­lo­nu­n­as­ma­ta­va­nýn­dan­ba­zý­par­ça­lar mah­ke­me­he­ye­ti­nin­ü­ze­ri­ne­düþ­tü.­Mah­ke­me­He­ye­ti­Baþ­ka­ný­Kök­sal­Þen­gün’e­de çarpan­par­ça­lar­se­be­biy­le­du­ruþ­ma­ya­a­ra ve­ril­di.­Ýz­le­yi­ci­ler­a­ra­sýn­da­‘’Bu­nu­da­Er­ge­ne­kon­yap­tý’’­es­pri­leri­yapýldý.­ Sayfa 4’te

ISSN 13017748

ARAFAT’TA HAC HAZIRLIKLARI SÜRÜYOR

Haberi sayfa 3’te

SiyahMaviKýrmýzýSarý


SiyahMaviKýrmýzýSarý

2

YENÝASYA / 21 KASIM 2009 CUMARTESÝ

LÂHÝKA

Deccal, bir adamýn yüzünden yüz köyü harap eder

. B ediuzzaman Said Nurs i

‘‘

Her iki Deccal, âzamî bir istibdat ve âzamî bir zulüm ve âzamî bir þiddet ve dehþetle hareket ettiklerinden, âzamî bir iktidar görünür... Hem öyle bir zulüm ve cebir ki, bir adamýn yüzünden yüz köyü harap ve yüzer mâsumlarý tecziye ve tehcir ile periþan eder.

ÝKÝNCÝ MESELE ivayetlerde, her iki Deccalýn harikulâde icraatlarýndan ve pek fevkalâde iktidarlarýn dan ve hey bet le rin den bah se dil miþ. Hattâ bedbaht bir kýsým insanlar, onlara bir nev'î ulûhiyet isnad eder diye haber verilmiþ. Bunun sebebi nedir? Elcevap: “El-ýlmü ýndallah” (Hakikati Allah bilir). Ýcraatlarý büyük ve hârikulâde olmasý ise: Ekser tahribât ve hevesata sevkiyat olduðundan, kolayca harikulâde öyle iþler yaparlar ki, bir rivayette, “Bir günleri bir senedir.” Yani, bir senede yaptýklarý iþleri üç yüz senede yapýlmaz denilmiþ. Ve iktidarlarý pek fevkalâde görülmesi ise, dört cihet ve sebebi var: Birincisi: Ýstidrac eseri olarak, müstebidâne olan koca hükûmetlerinde, cesur ordularýn ve faal milletin kuvvetiyle vukua gelen terakkiyat ve iyilikler haksýz olarak onlara isnad edilmesiyle, binler adam kadar bir iktidar onlarýn þahýslarýnda tevehhüm edilmeye sebep olur. Halbuki, hakikaten ve kaideten, bir cemaatin hareketiyle vücuda gelen müsbet mehâsin ve þeref ve ganimet o cemaate taksim edilir ve efradýna verilir. Ve seyyiât ve tahribat ve zayiât ise, reisinin tedbirsizliðine ve kusurlarýna verilir. Meselâ, bir tabur bir kaleyi fethetse, ganimet ve þeref süngülerine aittir. Ve menfî tedbirlerle zayiâtlar olsa, kumandanlarýna aittir. Ýþte hak ve hakikatin bu düstur-u esasiyesine bütün bütün muhalif olarak müsbet terakkiyat ve hasenat o müthiþ baþlara ve menfî icraat ve seyyiat bîçare milletlerine verilmesiyle, nefret-i âmmeye lâyýk olan o þahýslar, istidrac cihetiyle, ehl-i gaflet tarafýndan bir muhabbet-i umumiyeye mazhar olurlar. Ýkinci cihet ve sebep: Her iki Deccal, âzamî bir istibdat ve âzamî bir zulüm ve âzamî bir þiddet ve dehþetle hareket ettiklerinden, âzamî bir iktidar görünür. Evet, öyle acip bir istibdat ki, kanunlar perdesinde herkesin vicdanýna ve mukaddesatýna, hattâ elbisesine müdahale ederler. (Zannederim, asr-ý âhirde Ýslâm ve Türk hürriyetperverleri, bir hiss-i kablelvuku ile bu dehþetli istibdadý hissederek oklar atýp hücum etmiþler. Fakat çok aldanýp yanlýþ bir hedef ve hatâ bir cephede hücum göstermiþler.) Hem öyle bir zulüm ve cebir ki, bir adamýn yüzünden yüz köyü harap ve yüzer mâsumlarý tecziye ve tehcir ile periþan eder. Üçüncü cihet ve sebep: Her iki Deccal, Yahudinin Ýslâm ve Hýristiyan aleyhinde þiddetli bir intikam besleyen gizli komitesinin muâvenetini ve kadýn hürriyetlerinin perdesi altýndaki dehþetli bir diðer komitenin yardýmýný, hattâ Ýslâm Deccalý masonlarýn komitelerini aldatýp müzaheretlerini kazandýklarýndan, dehþetli bir iktidar zannedilir. Hem bazý ehl-i velâyetin istihracatýyla anlaþýlýyor ki, Ýslâm devletinin baþýna geçecek olan Süfyanî Deccal ise, gayet muktedir ve dâhî ve faal ve gösteriþi istemeyen ve þahsî olan þan ve þerefe ehemmiyet vermeyen bir sadrâzam ve gayet cesur ve iktidarlý ve metin ve cevval ve þöhretperestliðe tenezzül etmeyen bir serasker bulur, onlarý teshir eder. Onlarýn fevkalâde ve dâhiyâne icraatlarýný, riyasýzlýklarýndan istifade ile kendi þahsýna isnat ve o vasýtayla koca ordunun ve hükûmetin teceddüt ve inkýlâp ve harb-i umumî inkýlâbýndan gelen þiddet-i ihtiyacýn sevkiyle iþledikleri terakkiyâtý þahsýna isnad ettirerek þahsýnda pek acip ve harika bir iktidar bulunduðunu meddahlar tarafýndan iþâa ettirir. Þuâlar, Beþinci Þuâ, s. 512, (yeni tanzim, s. 927)

‘‘

lahika@yeniasya.com.tr

Haksýz yere birbirinizi öldürüp kanýnýzý dökmeyin; birbirinizi yerinden yurdundan zorla sürüp çýkarmayýn. Bakara Sûresi: 84 / Âyet-i Kerime Meâli

Bir su damlasýnýn hayali

Bu yazýyý okurken sýký durun! OSMAN ZENGÝN osmanzengin@yeniasya.com.tr

SELÝM GÜNDÜZALP sgunduzalp@yeniasya.com.tr

M

ini minnacýk bir su damlasýydý… Küçük mü küçüktü ama hayali büyüktü. Bir çýnar aðacýnýn son kalan yapraklarýndan birinin üstünde, en son damlaydý o. Yaðmur dinmiþ, güneþ bulutlarýn arasýndan yüzünü göstermek üzereydi. Bu yapraðýn üstünden, nice sayýsýz su damlalarý akýp geçmiþti. Fakat bu damla baþkaydý. Yapraðýn, aðacýn bir parçasýydý sanki. Durduðu yerden de razýydý, mütevekkil bir edasý vardý… Hafif hafif sýyrýlýp, yapraktan aþaðý doðru süzülüp, çimenlerin içinden gülümseyen bir çiçeðin yüzünü mü öpmeliydi; ya da bir böceðin, bir serçenin susuzluðunu mu gidermeliydi; yoksa kara topraðýn baðrýnda bir tohuma hayat mý olmalýydý?.. Düþünüyordu damlacýk; dedik ya, hayali büyüktü… Fazla vakti yoktu... Güneþ de birazdan çýkacak, bulutlarýn arasýndan yüzünü gösterecekti. Damlacýðýn dünyada fazla vakti yoktu. Hayatýn içine karýþýp gidecekti ya da hayalini süsleyen idealini izleyecekti. Damlanýn bir ideali vardý, onu takip edecekti. Evet, bir damlanýn hayali olur da, duâsý olmaz mý? Damla, bir su damlasý deðildi þimdi. Nasýl ki; ideali olan bir insan, sýradan bir insan deðil, bir dâvâ adamýysa artýk, bu su damlasý da bir dâvâ eriydi. Ve boþ yere akýp gitmeyecekti, erimeyecekti. Kendine yakýþaný yapacaktý. Günün en erken saatinde hayalini süsleyen duâlara durdu su damlasý: “Yâ Rabbi!” diyordu, “Beni sellere katma, tufanlara çevirme! Rahmetini eriþtir üzerime… Buharlaþtýrma, güneþin altýnda kurutma, bu yaprakta beni býrakma. Gökler ötesine al, yüce katýna çýkar, arþýndan bir emir yetiþsin: ‘Bu damla, bir deniz olsun.’ diye. Rahmet yüklü bir buluta bindir de, yaðmur olup ineyim yeryüzüne. Bir göle karýþayým, oradan nice damlacýk kardeþlerimle beraber yol bulup bir çeþmeden akayým. Mü’min bir aðzýn, bir bardaktan içerken dudaðýna deðip, yapýþayým içine, karýþayým kanýna, gözlerinde yaþayayým. Kâinatý, kalbinin gözbebeðinden seyredeyim o mü’minin. Ben bir küçük damlayým ama Sen büyüksün yâ Rab! Hayalimi süsleyen duâlarýmý kabul eyle yâ Rab!” Ve her duâ gibi, bu damlanýn duâsý da yüce katýna eriþti yaratanýn, kabul buldu. Bir deðil, milyon iþlemden geçti. Bir bulutun içinden yaðmur olup süzüldü. Rahmet olup düþtü duâsýný ettiði bir gölün üstüne. Oradan bir çeþmeye ulaþtý, oradan da bir bardaða.. Ve derken mü’min bir dudaða... Hem de abdest almýþ, sabah namazýna durmak için suyla arýnmýþ, aklanmýþ bir mü’min yüreðe. Tazecik abdestinin hemen ardýndan, bir yudum suyu da, sünnettir diye içmeye hazýrlanmýþ olan bir mü’min yüreðin dudaklarýna deðdi damla. Ýlk duyduðu söz, “Allah…” oldu. Titredi birden bütün zerreler. Damlayý ‘Bismillah’ çekip içen adam da, damla da titredi. Besmeleli dudaða ne de yakýþmýþtý bu damla… Allah’ýn adýyla girdiði bu lâtif bedende, þikâyet yoktu, þükür vardý. Ve o sabah ilk defa mü’min bir bedende namaza durdu damlacýk. Kulak kesildi, okunan Kur’ân’ý dinledi. O güzel sadâyý duydu, iþitti ilk defa. Hem de bu kadar yakýndan. Þimdi bu bedende misafirdi. Hayalini süsleyen duâlarýna ulaþtýðý için, o da ‘âmin’ diyordu. Bu duâyý Allah’tan baþka hiç kimse bilemez ve duyamazdý. En sonunda, bir mü’min yüreðin gözlerinden süzülüp giden ve duâ sonrasý eline düþen bir gözyaþý oluyordu damla… Damlanýn yolculuðu bitmedi, bitmeyecek... O bir damla deðil, bir denizdi. Duâsý kabul olmuþtu. Bunca yaþadýðý bize meçhûldü damlanýn ama Yaratanýna mâlumdu. Artýk damla da biliyordu; bir mü’minin niyetinin amelinden hayýrlý olduðunu. Þimdi bize bir ders veriyor su damlasý: “Ey insanoðlu!” diyor. “Sen de bir su damlasý deðil miydin? Aslýna baksan, sudan, kandan ve çamurdan yoðrulmuþ bir varlýk deðil miydin? Seni unutmayan beni unutur mu hiç? Beni yaratan ve yaþatan seni unutur mu hiç? Ben bir aðacýn, son yapraðýnýn ucundaki bir damlaydým, sen kâinat aðacýnýn baþýnda, bir meyvesin ve o meyvenin ucundaki bir damlasýn. Duâlarýna tutunup, ideallerine yaslanýp göklere çýkmak varken, rahmet olup oradan tekrar yere inmek varken, buhar olup uçmak niye? Kurumak, kaybolmak niye? Kalabalýklara karýþýp hayatýn mânâsýný yitirmek niye? Ben yapraðýn ucunda bir damla, sen bir insanoðlu... Ey Allah’ýn kulu! Ben unutmadým aslýmý, Yaratanýmý; sen de unutma! Yaratanýn cemâline, kemâline mazhar bir ayna olmak varken, bir gönül almak varken ve hayat içre bir hayat bulmak varken, niye taþkýn sular seller gibi akýp, etrafýný yýkýp geçersin ki insanoðlu? ‘Utan bir damladan’ diyemem sana, haddimi bilirim. Ne çare

ki, ‘kabr-i kalbden hakaik çýplak çýktý; nâmahrem olan kimseler nazar etmesin.’ Yine de þunu içtenlikle derim: Bakma saðýna soluna, sýðýn Allah’ýn yoluna. Çýkmamýþ canda ümit vardýr. Allah katýnda senin yerin baþkadýr, eðlenme gayrý… Ne varsa dirilerde vardýr. Tövbeyle tazelen, canlan, ölülerden olma. Bir damla ol ben gibi, býrak kendini, Allah yoluna sal. Bak dünyaya ibret al. Haydi, saðlýcakla kal…” Damla deniz olmuþ, coþmuþtu. Diyeceði daha çok þey vardý ama sözü uzatmanýn mânâsý yoktu. Söz ki, emanetti. Ârif olana bir iþaret yeterdi. Damlanýn insanoðluna güveni tamdý; bugün olmasa yarýn dediðini anlayacaktý. Yaratanýn rahmetinden hiç kimse uzakta kalmazdý, kalmayacaktý. *** Bir gün gözünüze iliþen bir yapraðýn ucundaki bir damlayý gördüðünüzde, sakýn ola ki küçümsemeyin. Bir damla, bir denize gebedir. Bir küçük damlanýn duâsý, kâinat kadar büyük olabilir. Duânýn da, damlanýn da küçüðü yoktur. Çünkü Allah nazarýnda küçük-büyük ayrýmý yoktur. Allah (c.c.), Azîz, Kadîr ve büyük olduðu için, her þey güzeldir, kýymetlidir. Ýzzetlidir, büyüktür. Ýþte bir damlanýn macerasý... Ey aslý esasý, özü özeti bir su damlasý olan insanoðlu! Damlanýn da dediði gibi, hayat yolunda akýp gitme, yitme… Duâyla göklere yücelmek, kula kulluktan kurtulmak, Allah’a abd olup miraca çýkmak varken, küçük iþler içinde kaybolma, mahvolma! Söz ki, emanettir. Sözü özüne, emaneti sahibine býrakýp tekrar buluþmak üzere ‘Allahaýsmarladýk’ deyip ayrýlýyoruz. Bir su damlasýnýn hayalini, idealini ve duasýný biz de hayatýmýza örnek alýyoruz ve alacaðýz Ýnþallah. “Evet, her kim ki, rahmetin nihayetsiz denizini bulsa, elbette bir katre serap hükmünde olan cüz’î ihtiyarýna itimat etmez; rahmeti býrakýp ona mürâcaat etmez.” (Sözler, On yedinci Söz) Sözü, Sözler’in Üstadý olan Üstadýmýza býrakýyoruz... “Ey nefis! Mükerreren söylediðimiz gibi, insan,

þe ce re-i hil ka tin mey ve si ol du ðun dan, meyve gibi en uzak ve en câmi’ ve umuma bakar ve umumun cihetü’l-vahdetini içinde saklar bir kalb çekirdeðini taþýyan ve yüzü kesrete, fenâya, dünyaya bakan bir mahlûktur. Ubûdiyet ise, onun yüzünü fenâdan bekâya, halktan Hakka, kesretten vahdete, müntehâdan mebde’ye çeviren bir hayt-ý vuslat, yahut mebde’ ve müntehâ ortasýnda bir nokta-i ittisâldir. Nasýl ki tohum olacak kýymettar bir meyve-i zîþuur, aðacýn altýndaki zîruhlara baksa, güzelliðine güvense, kendini onlarýn ellerine atsa veya gaflet edip düþse, onlarýn ellerine düþecek, parçalanacak, âdi birtek meyve gibi zâyi olacak. Eðer o meyve, nokta-i istinadýný bulsa, içindeki çekirdek, bütün aðacýn cihetü’l-vahdetini tutmakla beraber aðacýn bekâsýna ve hakikatinin devamýna vâsýta olacaðýný düþünebilse, o vakit o tek meyve içinde birtek çekirdek, bir hakikat-i külliye-i dâimeye, bir ömrü bâkî içinde mazhar oluyor. Öyle de, insan, eðer kesrete dalýp kâinat içinde boðulup dünyanýn muhabbetiyle sersem olarak fânîlerin tebessümlerine aldansa, onlarýn kucaklarýna atýlsa, elbette nihayetsiz bir hasârete düþer. Hem fenâ, hem fânî, hem ademe düþer; hem mânen kendini idâm eder. Eðer lisân-ý Kur’ân’dan kalb kulaðýyla Ýmân derslerini iþitip baþýný kaldýrsa, vahdete müteveccih olsa, ubûdiyetin mi’racýyla arþ-ý kemâlâta çýkabilir, bâkî bir insan olur. Ey nefsim! Mâdem hakikat böyledir ve mâdem millet-i Ýbrâhimiyedensin (a.s.), Ýbrâhimvâri, ‘Lâ uhýbbü'l-âfilîn’ (Ben batýp gidenleri sevmem. - En’âm Sûresi: 76) de. Ve Mahbub-u Bâkîye yüzünü çevir ve benim gibi þöyle aðla: [Buradaki Fârisî beyitler, On Yedinci Sözün Ýkinci Makamý’nda bulunmaktadýr.] (Bediüzzaman, Sözler, s. 336-337) *** Kardeþim; sen bir kitabýn olsun isterdin. Ýsmini de “Göðe Yaðan Yaðmurlar” koyardým dediydin. Hayat ýrmaðýnda bir damla olup akan, söylediðin sözler ve yazdýðýn özdeyiþler ile aramýzda yaþayan, kaybolup uçmayan, arþa aðan sevgili kardeþim Selahaddin Þimþek, ruhuna binler duâlar ve Fatihalar ile… Ruhlarda, gönüllerde ve fikirlerde, sözlerinle, yazýlarýnla yaþýyorsun. Göðe yaðan yaðmur oldun, yerden ve yücelerden rahmet olup indin bi-iznillah, hayat verdin, karýþtýn sözlerimizin, fikirlerimizin arasýna. Ne mutlu sana…

u üründeki meyve suyu; cömert meyve aðaçlarýnýn, o aðaçlara kucak açan topraðýn, su veren yaðmurun ve onlara yaþam veren güneþin sayesinde üretildi. “Do ða, o na hak et ti ði say gý yý gös ter me nin, e mek harcamanýn ve onu sabýrla beklemenin karþýlýðýný bize birbirinden güzel, birbirinden olgun, birbirinden tatlý meyvelerini sunarak verdi. Cappy’nin lezzetinin kaynaðý olan doðaya, sonsuz teþekkürlerimizle…” Yerinizde duramýyor ve burnunuzdan soluyorsunuz adeta, deðil mi? Çünkü; bunu ilk görüp, okuduðumda, beni de hafakanlar basmýþ, ne yapacaðýmý þaþýrmýþtým. Bilerek veya bilmeyerek yazýlan ve ne olursa olsun þirk kokan bu ifadeler, maalesef Türkiye’de faaliyet gösteren Coca-Cola firmasýnýn, “Cappy” isimli meyve sularýnýn kutularýnýn üzerinde yazmaktadýr. Market vs. gibi yerlerde bunu görüp, okumanýz mümkün. Biraz müdakkik miyim, artýk hangi kelime ifade eder bilemiyorum ama, bu da benim huyum iþte. Dikkatimden kaçan þey olsa da, genellikle bazý þeyleri incelerim veya dikkatle takip ederim. Altýndan da, böyle çapanoðlu çýktýðýnda ise hiç duramam. Haksýzlýða, hele de þirk kokan þeylere hiç dayanamam. Bundan yýllar önce de böyle bir þey olmuþtu. TV’de, bir margarin yaðýnýn reklâmý yapýlýyordu, dikkat ettim, içinde “doðadan size” diye bir ifade geçiyordu. Müsbet tenkid hakkýmý kullanarak, yaðýn imalatçýsý fabrikaya bir mektup yazdým. (O zaman internet falan yoktu tabii, biraz uðraþtýrýcýydý ama þimdi mail v.s. gibi yollarý kullanmak daha kolay olduðundan, bu gibi durumlarda kýrmadan, daðýtmadan müsbet tenkid hakkýmýzý kullanabiliriz) Güzel ifadelerle bir giriþ yaptýktan sonra, reklâmý anlatýp, “Sizler de, elbette Müslümansýnýzdýr. Bu ifade bizim inancýmýza uygun deðil. Böyle bir þeyi bilerek yaptýðýnýzý zannetmiyorum. Bu, muhakkak reklâm ajansýnýn bir yanlýþlýðýndan kaynaklanmýþtýr. Düzelteceðinizi ümid ediyorum..” mânâsýnda yazdým. Tabiî, ben vazifemi yapmanýn rahatlýðýný hissetmemin yanýnda, ara sýra reklâma da bakýyordum, pek bir deðiþiklik yoktu. Bir ay kadar geçti, bir baktým reklâmdaki o ibare deðiþmiþ, “mutfakta piþer size gelir” mi neydi, tam hatýrlayamadým ama, o mânâda bir þey olarak deðiþmiþti. Kendi kendime, “Allah, Allah! Acaba bizim mektup ellerine ulaþtý mý, yoksa kendiliklerinden mi deðiþtirdiler?” derken, birkaç gün sonra bir baktým cevabi mektup geldi, açtým okudum þöyle yazmýþlardý: “Sayýn Osman Zengin, Mamüllerimize, dolayýsýyla firmamýza göstermiþ olduðunuz yakýn ilgiye teþekkür ederiz. Kýymetli ikazýnýza binaen ibarenin reklâmdan çýkarýlmasý hususu reklâm ajansýmýza talimaten bildirilmiþtir. Bilgilerinizi rica eder, iþlerinizde baþarýlar dileriz” diye. Aman Allah’ým! Nasýl sevinmiþtim. ”Yani þimdi binlerce insan sokaða dökülse, alayiþ nümayiþ yapýlsa, baðýrýp çaðýrýlsa bu netice alýnamazdý, çok þükür” dedim. Ve o þekilde “doða“ denilen dinsizlik sembolü ortadan kalkmýþtý. Yine benzer bir hadiseye de geçen sene þahid olmuþtum. Dost bir internet sitesine verilmiþ bir reklâmdý o. O da, yine buna benzer bir þeydi. Onlarla da telefonla konuþtum, anlayýþla karþýlayýp, teþekkür ederek düzelttiler. Bu meyve suyunun kutusunda yazan ifadeyle alâkalý da, bir mail yazmak için Cappy’nin internet sitesini aradým, bulamadým. Coca-Cola’nýn Ýstanbul merkezini telefonla arayarak, yetkililerle görüþmek istediðimi söyledim. Zannedersem müþteri hizmetlerinden bir bayandý telefona çýkan. Yetkililerle görüþtürmedi, kendisine durumu aktarmamý söyledi. Fakat konuþurken, dinî meselelerden çok uzak olduðunu anladým. “Estek-köstek” yaptý, akýl verdi, fetva verdi, ama müsbet netice çýkmadý. Bununla iktifa etmedim, bu sefer Coca-Cola’nýn Bursa fabrikasýný aradým. Burada da yetkili olarak bir bayanla görüþtürdüler. O, biraz daha müsbet yaklaþtý, durumu kendisine izah ettim, tamamen katmerli bir þirk kokan o ifadenin kaldýrýlmasý gerektiðini söyledim. Ýstanbul görüþmemi de söyledim. Mail adresimi ve telefon numaramý aldý. Ýlgilenip, yetkililere de aktaracaðýný söyledi. Bu sefer “Bakýnýz, ben ayný zamanda Yeni Asya gazetesi yazarýyým, bunu size açýkça söylüyorum, bunu da yetkililere iletebilirsiniz. Bir müddet beklerim, eðer cevap verilmez veya bir düzeltme olmazsa, gazetede bunu yazarým” dedim. Ama, maalesef 15 gün kadar bekledim, bir cevap gelmedi. Biz de, hassas olduðumuz bu konuda görüþlerimizi dile getirip, dindar efkâr-ý âmmenin de tercümanlýðýný yapalým istedik. Zira, tevhid inancýnýn þahika eserleriyle yetiþip gelmiþ bizlere, çok abes geliyor bu durumlar. Bundan yaklaþýk 40 sene kadar önce; yazarlarýmýzdan Ahmed Özdemir ve Lütfi Taþçý kardeþlerimin de bulunduðu bir grup arkadaþla, Ankara Bahçelievler’de yaptýðýmýz sohbetlerde, Ali Vapurlu Aðabeyimiz (þimdi kendisi Hac’da, kulaklarý çýnlasýn, sað-salim dönsün Ýnþaallah) ders yapardý. Çoðu zaman da “Tabiat Risâlesini” okurdu. Allah’a þükür, bu geçen zaman zarfýnda, bu gibi þirki iþmam eden meseleler epey zayýfladý, inançsýzlýk azaldý. (Tabiî, bunlar hep Risâle-i Nur’larýn tahþidâtý ile olmuþtur) Ýþte; zaman zaman Ankara’da bir araya geldiðimizde, Ali Aðabeye lâtife yollu takýlarak, “Ya Ali abi, artýk Tabiat Risâlesi’ni eskisi gibi çok okumuyorsun” dediðimde gülerek “Kardeþ, þimdi dinsizlik pek yok, azaldý“ diyordu. Evet, þükürler olsun, dinsizlik azaldý ama ahmaklýk hâlâ devam ediyor. Bir takým yerlere yaranacaðýz diye veya sosyete ayaðýndan, þirk kokan hatalar yapýlýyor. Bunlarýn düzelmesi, düzeltilmesi lâzým. Müslümanýn inancýna, en azýndan saygý gösterilmesi lâzým. Hem malýný ona sat, hem de þuursuzca onun dinî hassasiyetini rencide edici halleri takýn, olmaz öyle þey!

“B

SiyahMaviKýrmýzýSarý


3

YENÝASYA / 21 KASIM 2009 CUMARTESÝ

HA­BER Yeni Asya Gazetecilik Matbaacýlýk ve Yayýncýlýk Sanayi ve Ticaret A.Þ. adýna imtiyaz sahibi

Yazý Ýþleri Müdürü Mustafa DÖKÜLER

Mehmet KUTLULAR

Ýstihbarat Þefi Umut YAVUZ

Genel Müdür

Recep TAÞCI Genel Yayýn Müdürü

Yayýn Koordinatörü

Kâzým GÜLEÇYÜZ

Abdullah ERAÇIKBAÞ

Spor Editörü Erol DOYRAN

Haber Müdürü Faruk ÇAKIR Ankara Temsilcisi Mehmet KARA Reklam Koordinatörü Mesut ÇOBAN

Görsel Yönetmen: Ýbrahim ÖZDABAK

Yeni Asya basýn meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir.

Merkez: Gülbahar Cd., Günay Sk., No: 4 Güneþli 34212 Ýstanbul Tel: (0212) 655 88 59 Yazýiþleri fax: (0212) 515 67 62 Kitap satýþ fax: (0212) 651 92 09 Gazete daðýtým: Telefax (0212) 630 48 35 ÝlânReklam servisi fax: 515 24 81 Caðaloðlu: Cemal Nadir Sk., Nur Ýþhaný, No: 1/2, 34410 Ýstanbul. Tel: (0212) 513 09 41 ANKARA TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Meþrutiyet Cad. Alibey Ap. No: 29/24, Bakanlýklar/ANKARA Tel: (312) 418 95 46, 418 14 96, Fax: 425 03 36 ALMANYA TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Zeppelin Str. 25, 59229 Ahlen, Tel: 004923827668631, Fax: 004923827668632 KKTC TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Avni Efendi Sok., No: 13, Lefkoþa. Tel: 0 542 859 77 75 Baský: Yeni Asya Matbaacýlýk Daðýtým: Doðan Daðýtým Sat. ve Paz. A.Þ.

Yayýn Türü: Yaygýn süreli

ISSN 13017748

NAMAZ VAKÝTLERÝ Hicrî: 4 Zilhicce 1430 Rumî: 8 T.Sani 1425

Ýller Adana Ankara Antalya Balýkesir Bursa Diyarbakýr Elazýð Erzurum Eskiþehir Gaziantep Isparta

Ýmsak 4.51 5.04 5.09 5.23 5.19 4.32 4.37 4.30 5.13 4.43 5.11

Güneþ 6.16 6.33 6.34 6.52 6.49 5.59 6.04 5.59 6.42 6.08 6.37

Öðle 11.32 11.42 11.50 12.01 11.57 11.12 11.16 11.08 11.51 11.23 11.51

Ýkindi 14.10 14.13 14.29 14.34 14.28 13.49 13.51 13.39 14.23 14.02 14.28

MEB, 10 bin yeni öðretmen atayacak 10 BÝN öðretmen kadrosuna 31 Aralýk’a kadar atama yapýlmasýna iliþkin kanun teklifi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi. AKP Van Milletvekili Ke rem Al tun’un tek li fi, ko mis yon da CHP ve MHP’li üyeler tarafýndan da desteklendi. Milletvekillerinin çeþitli sorularýna cevap veren Millî Eðitim Bakaný Ni-

met Çubukçu, Millî Eðitim Bakanlýðýnda hizmetlerin 724 bin personelle yürütülmeye çalýþýldýðýný kaydetti. Eðitim alanýnýn her zaman yeni ihtiyaçlarla ve öðretmen alýmlarýyla gündeme geldiðini belirten Çubukçu, bugün talep edilen 10 bin kadronun büyük bir bölümünün illerden gelen ihtiyaçlar doð-

rultusunda planlanacaðýný söyledi. Ýllerde açýk olan öðretmen sayýlarýnýn, eþit, objektif ve adil bir þekilde belirleneceðini ve hangi alanlarda ne atamalar yapýlacaðýnýn kýsa bir süre içerisinde belirleneceðini belirten Çubukçu, sözleþmeli öðretmenlerin kadroya alýnmasý konusunda da çalýþmalarýn devam ettiðini bildirdi.

Çubukçu, sözleþmeli öðretmen atamasý yapýlmasý konusunun, okul öncesi eðitimde çalýþan usta öðretici personelin derslerde bulunamayacaðýna iliþkin Danýþtay kararýndan sonra mecburen baþvurulan bir yöntem olduðunu ifade etti. Kabul edilen teklif, 31 Aralýk 2009 tarihine kadar atama yapýlmasýný içeriyor. Ankara / aa

Akþam 16.35 16.38 16.53 16.58 16.52 16.13 16.15 16.04 16.47 16.26 16.52

Yatsý 17.53 18.00 18.12 18.20 18.15 17.32 17.36 17.26 18.09 17.45 18.11

Ýller Ýstanbul Ýzmir Kastamonu Kayseri Konya Samsun Þanlýurfa Trabzon Van Zonguldak Lefkoþa

Ýmsak 5.20 5.25 5.02 4.52 5.03 4.51 4.37 4.37 4.20 5.09 4.57

Güneþ 6.51 6.52 6.33 6.20 6.29 6.23 6.03 6.08 5.48 6.41 6.20

Öðle 11.57 12.04 11.38 11.31 11.43 11.28 11.18 11.14 11.00 11.46 11.39

Ýkindi 14.26 14.40 14.05 14.06 14.19 13.56 13.56 13.43 13.35 14.13 14.22

Akþam 16.50 17.04 16.30 16.30 16.44 16.20 16.21 16.07 15.59 16.38 16.46

Yatsý 18.14 18.24 17.54 17.51 18.03 17.44 17.39 17.31 17.19 18.02 18.03

TAHLÝL

Türklüðe de suikast

KÂZIM GÜLEÇYÜZ irtibat@yeniasya.com.tr

Arafat’ta, hac hazýrlýklarý sürüyor

ÇOCUKLUKLAR OLMADAN BARIÞ ÝNÞA EDÝLEMEZ

n MÝLYONLARCA hacýyý aðýrlayacak Arafat’ta hazýrlýklar sürüyor. Mekke’nin yaklaþýk 25 kilometre güney doðusunda bulunan Arafat’ta vakfe yapacak hacý adaylarý için hazýrlýklar bütün hýzýyla sürüyor. Milyonlarca hacý adayý, haccýn rükünlerinden (bir ibadet veya akdin esas unsurlarýný oluþturan bölüm) biri olan vakfeyi yerine getirecek. Arafat vakfesini tamamladýktan sonra Arafat ile Mina arasýnda bulunan Müzdelife’de vakfe yapacak hacý adaylarý daha sonra Mina’ya yürüyerek, ülkelerine göre kafileler halinde þeytan taþlama yapacaklar. Mekke / aa

DEVLET Bakaný Selma Aliye Kavaf, ‘’Barýþýn hakim olduðu bir dünyayý inþa etmede önemli roller üstlenecek çocuklarýn, çocukluklarýný hak ettikleri þekilde yaþamalarýnýn kendileri için her þeyden önemli olduðunu’’ bildirdi. Kavaf, Dünya Çocuk Haklarý Günü dolayýsýyla yayýmladýðý mesajda, çocuklarýn ‘’bugünün yarýný, yarýnýn umudu’’ olduðunu belirtti. Yarýnlara güvenle bakabilmenin, çocuklara saðlanacak imkânlarla yakýndan ilgili olduðunu ifade eden Kavaf, bu imkanlarýn geliþtirilip, kullanýlabilir hale gelmesi için çocuk haklarýnýn yetiþkinler ve çocuklar tarafýndan öðrenilmesinin büyük önem taþýdýðýný vurguladý.

Bakan Kavaf, çocuk haklarýnýn ilk kez 1925 yýlýnda Cenevre’de yapýlan Çocuklarýn Refahý Ýçin Dünya Konferansý’nda gündeme geldiðini, ilerleyen yýllarda Çocuk Haklarý Sözleþmesi ile haklarýn güvenceye alýndýðýný hatýrlattý. Kavaf, þunlarý kaydetti: ’’Daha güzel bir gelecek için çocuklarýn küçük yüreklerine sevgi ve iyiliði aþýlamak, gönüllerince, hak ettikleri gibi yaþayabilecekleri bir dünya hazýrlayýp onlara býrakmak hepimizin vazifesidir. Barýþýn hakim olduðu bir dünyayý inþa etmede önemli roller üstlenecek olan çocuklarýmýzýn, çocukluklarýný hak ettikleri þekilde yaþamalarý bizler için her þeyden önemlidir.’’ Ankara / aa

Hýzlý treni, makinist hatasý raydan çýkarmýþ n TCDD’DEN, Yük sek Hýz lý Tren’in (YHT) bazý vagonlarýnýn, Eskiþehir’in Hasanbey Mevkisi’nde raydan çýkmasý ile ilgili yapýlan açýklamada, ‘’Sürücünün treni bilgisayarlý otomatik sistemden çýkararak kendi inisiyatifi doðrultusunda 30 kilometre hýz yerine makasa 107 kilometre hýzla girmesi sebebiyle olay meydana gelmiþtir’’ denildi. Açýklamada, YHT’nin 13 Kasým Cuma günü Eskiþehir/Hasanbey’de raydan çýktýðý hatýrlatýlarak, olaya iliþkin tüm geliþmelerin kamuoyu ile paylaþýldýðý ve soruþturmanýn devam ettiði belirtildi. Eskiþehir Cumhuriyet Baþsavcýlýðý’nýn olayla ilgili incelemelerini sürdürdüðü belirtilerek, soruþturmanýn ve detay incelemelerinin tamamlanmasýnýn ardýndan kamuoyunun bilgilendirileceði ifade edildi. Ankara / aa

Sis boðazlarýmýzý týkadý n ÝS TAN BUL Bo ða zý, et ki li o lan sis sebebiyle transit gemi geçiþlerine kapatýldý. Kýyý Emniyeti Genel Müdürlüðü yetkililerinden alýnan bilgiye göre, þehirde etkili olan sis nedeniyle görüþ mesafesinin düþmesi üzerine Ýstanbul Boðazý her iki yönden saat 03.15’ten itibaren transit gemi geçiþlerine kapatýldý. Bu arada, ÝDO’nun þehir hatlarý vapur seferlerinde ise herhangi bir aksamanýn yaþanmadýðý öðrenildi. Öte yandan Çanakkale Boðazý, yoðun sis sebebiyle transit gemi geçiþlerine çift yönlü olarak kapatýldý. Boðazýn bazý kesimlerinde yoðunlaþan sis sebebiyle görüþ mesafesinin 500 metrenin altýna düþmesi üzerine Gemi Trafik Hizmetleri (VTS), gemilerin güvenli seyri için Çanakkale Boðazý’ný her iki yönden transit gemi geçiþlerine kapattý. Telsiz anonslarý ile durumu boðaz giriþine hazýrlanan gemilere duyuran VTS, gemilerin güvenli bölgelere demir atmalarý çaðrýsýnda bulundu. Öte yandan, Çanakkale Boðaz hattýndaki diðer seferler normal olarak sürdürülüyor. Ýstanbul-Çanakkale / aa

Fatih’in geleceði tartýþýlacak n FATÝH Belediyesi, akademisyenlerin, kanaat önderlerinin, meslek kuruluþlarý ve sivil toplum kuruluþlarýnýn temsilcilerinin, iþ adamlarýnýn, esnafýn katýlacaðý, Fatih’teki problemlerin, eleþtirilerin ve taleplerin dile getirileceði bir toplantý düzenliyor. Fatih Belediye Baþkaný Mustafa Demir’in ev sahipliðinde gerçekleþtirilecek ‘Tarihî Yarýmada Platformu’ toplantýsý Sultanahmet Meydaný’nda bulunan Marmara Üniversitesi Rektörlük Binasý Toplantý Salonu’nda yapýlacak. Toplantýya katýlan bütün konuklar seyyar mikrofon ile düþüncelerini katýlýmcýlarla paylaþacak ve teklifler deðerlendirilecek. Ýstanbul / Yeni Asya

Her yýl 5 yaþýn altýnda 24 bin çocuðun ise yeterli tedbir alýnmadýðýndan öldüðünü anlatan Þahin, çocuk ölümlerinin en önemli sebebinin gýdasýzlýk, açlýk olduðunu ifade etti.

Çocuklar, silâhlanma hýrsýnýn kurbaný TBMM BAÞKANI MEHMET ALÝ ÞAHÝN, DÜNYADA ÇOCUK ÖLÜMLERÝNÝN EN ÖNEMLÝ SEBEBÝ OLARAK GIDASIZLIK VE AÇLIK GÖSTERÝLÝRKEN ÝNSANLIÐIN, HER YIL SÝLÂH ÝÇÝN 1,5 TRÝLYON DOLAR PARA HARCADIÐINA DÝKKAT ÇEKTÝ. TBMM Baþkaný Mehmet Ali Þahin, dünyada çocuk ölümlerinin en önemli sebebinin, gýdasýzlýk ve açlýk olduðunu söyledi. Þahin, ‘’Gýda alamadýðý için çocuk ölümlerinin artmasý, bugünkü dün ya da affedilebilecek bir durum deðildir. Her yýl insanlýk, silah için 1,5 trilyon dolar para harcýyor. Bunun bir miktarý aç ço cuk lar i çin ay rý la bil se, bu kö tü man za ray la kar þý laþ ma yýz.’’ de di. 20 Ka sým Dün ya Ço cuk Hak la rý Gü nü ve TBMM Çocuk Haklarý Ýzleme Komitesi Ýnternet Sitesi’nin açýlýþý dolayýsýyla TBMM’de düzenlenen 10. Ulusal Çocuk Forumu’nda konuþan TBMM Baþkaný Þahin, çocuklarýn çok iyi eðitim alabildiðini, her türlü tehlike ve olumsuzluklardan korunabildiðinin söylenemeyeceðine dikkat

çekti. Dünyada hâlâ 100 milyondan fazla çocuðun okula gidemediðini, 51 milyon çocuðun nüfusa kayýtlý olmadýðýný, her yýl 5 yaþýn altýnda 24 bin çocuðun ise yeterli tedbir alýn ma dý ðýn dan öl dü ðü nü an la tan Þahin, çocuk ölümlerinin en önemli sebebinin gýdasýzlýk, açlýk olduðunu ifade etti. Þahin, þöyle dedi: “Gýda alamadýðý için çocuk ölümlerinin artmasý, bugünkü dünyada affedilebilecek bir durum deðildir. Her yýl insanlýk, silâh için 1,5 trilyon dolar para harcýyor. Bunun bir miktarýný aç çocuklar için ayýrabilse, bu kötü manzarayla karþýlaþmayýz. 500 milyon ile 1,5 milyon arasýndaki çocuðun her yýl þiddete maruz kalmaktadýr. Bu korkunç bir tesbittir.” Þahin þöyle devam etti: “Maalesef 1 milyardan fazla çocuk, silâhlý çatýþ ma la ra sah ne o lan böl ge ler de þid de tin göl ge sin de ya þa mak ta dýr ve 250 binden fazla çocuðun eline, silâhlý gruplar tarafýndan silâh tutuþ tu rul mak ta dýr. Ta biî ki sal gýn

hastalýklar sebebiyle ölen çocuk sayýsý da yadsýnamayacak durumdadýr; her yýl 4 milyon çocuk ishal, sýtma veya benzeri sebeplerle ölmektedir. Her yýl dünyada 1 milyon 200 bin ço cuk kay bol mak ta dýr, ça lýn maktadýr, kaçýrýlmaktadýr. Maalesef bu bizim ülkemizde de cereyan etmektedir. Yürüklerimizi yakmaktadýr.” Verdiði rakkamlarý UNICEF’in verilerinden aktýrdýðýný belirten Þahin, BM’nin, iþin vahametini 20 yýl önce gördüðünü, bunun için Çocuk Haklarý Sözleþmesi’ni ülkelerin imzasýna aç tý ðý ný ha týr lat tý. TBMM Ço cuk Haklarý Ýzleme Komitesi Baþkaný ve TBMM Saðlýk Komisyonu Baþkaný Cev det Er döl i se Mec lis’in ço cuk haklarý konusunda birçok yasal düzenleme gerçekleþtirdiðini söyledi. Erdöl, Çocuk Ombudsmanlýðý konusunda yasal düzenleme yapýldýðýný henüz bu düzenlemenin hayata geçirilmediðini kaydetti. Ankara / cihan

ediüzzaman Türk kimliðinin Müslümanlýkla ne kadar bütünleþtiðini vurguladýktan sonra Türklere þöyle sesleniyor: “Ey Türk kardeþ! Bilhassa sen dikkat et. Senin milliyetin Ýslâmiyetle imtizac etmiþ (kaynaþmýþ), ondan kabil-i tefrik (ayrýlmasý mümkün) deðil. Tefrik etsen mahvsýn. Bütün senin mazideki mefahirin (iftihar vesilesi olan icraatýn) Ýslâmiyet defterine geçmiþ. Bu mefahir zemin yüzünde (yeryüzünde) hiçbir kuvvetle silinmediði halde, sen þeytanlarýn vesveseleriyle, desiseleriyle o mefahiri kalbinden silme.” (Mektubat, s. 543-4) Bu mefahirden kasýt, Ýslâmýn bayraktarý olarak yaþanmýþ bin senelik tarihin þan ve þeref levhalarý ile hayatýn her alanýndaki medeniyet eserleri. Ýslâm ve dünya baþkenti Ýstanbul’un benzersiz ve muhteþem silüetine þekil veren zarif Osmanlý kubbe ve minareleri, yüzyýllardýr hiçbir kuvvetin silemediði mefahirin ilk akla gelen örnekleri... Gerek Türkiye topraklarýnda, gerek diðer Ýslâm beldelerinde benzer daha nice mefahir var. Ve çok daha önemlisi, Türklerin de muazzam katkýlarýyla geliþen Ýslâm medeniyetinin temellerini atýp, her alanda inkiþafýna katkýda bulunan çok kýymetli fikir, gönül, ilim, aksiyon insanlarý. Kur’ân’ýn rehberliðinde fikir ve ilim dünyasýna yeni ufuklar açan mütefekkirler; gönülleri aydýnlatan maneviyat sultanlarý; þefkat, izzet ve dirayet eksenli yönetimleriyle, hükmettikleri her yere adalet ve hizmet götüren devlet adamlarý; hayatýn derunî boyutunu zenginleþtiren sanatkârlar... Asýrlar boyu, nesilden nesile devredilerek bugünlere ulaþan bu mefahir için, Türklere “Kalbinizden de silmeyin” diyor Bediüzzaman. Neden? Sualin cevabý, bu sözlerin, Ýslâmla kaynaþmýþ ve bütünleþmiþ bir Türk kimliðinin geliþtirilerek muhafazasýnýn çok daha büyük önem kazandýðý bir dönemde kayda geçirilmiþ olmasýnda yatýyor. Onun bu hatýrlatma ve tavsiyeleri yaptýðý dönemde “Din yok, milliyet var” anlayýþýyla, Ýslâmdan arýndýrýlmýþ bir Türkçülük ideolojisini ikame etmek için yoðun bir kampanya baþlatýlmýþtý. M. Kemal’in “Türkler Araplarýn dinini kabul etmezden evvel de büyük bir millet idi. Arap dinini kabul ettikten sonra bu din Türk milletinin millî rabýtalarýný gevþetti; millî hislerini, millî heyecanýný uyuttu. Muhammed’in dinini kabul edenler kendilerini unutmaya, hayatlarýný Allah kelimesinin her yerde yükseltilmesine hasretmeye mecburdular” sözleri bunun bir ifadesiydi. Türklerin “bilmedikleri ve anlamadýklarý bir dille” yazýlan Kur’ân’ý okumalarýný “Beyni sulanmýþ hafýzlara döndüler” diyerek aþaðýlamasý da. (Bu bilgiler, Atatürk’e en yakýn isimlerden Afetinan’ýn hazýrladýðý “Medenî Bilgiler ve M. Kemal Atatürk’ün El Yazýlarý” kitabýnda mevcut.) Türkçü milliyetçiliðin, bütün toplumsal ve kamusal alanlardan dýþladýðý, hattâ özel hayat alanlarýndaki tezahürlerine bile tahammül edemediði dini tamamen vicdanlara hapsetmeye çalýþan katý, bað naz ve sal dýr gan bir la ik çi an la yýþ la beraber uygulanmasý, herkes gibi, hattâ diðer unsurlardan çok daha fazla Türklere zarar verdi. Dersim’e dair sözleriyle Atatürk devrinde yaþanan trajik olaylardan birini gündeme getiren Öymen diyor ki: “ ‘Ne mutlu Türküm diyene’ sözünü küçümseyeni devlet düþmaný sayarýz.” Bu zihniyetin kendi despot anlayýþýný devlete mal etmekle yetinmeyip, mutluluk gibi, insanýn maneviyatýndaki iç dinamiklerle doðrudan irtibatlý bir ruh halini dahi tepeden inme sloganlarla dayatarak, bütün ipleri elinde tuttuðu dönemlerde, etnik kökeni Türk olan insanlarý da canýndan bezdiren istibdat politikalarý uygulamýþ olmasý, iþin ibretli ve ironik vechesini oluþturuyor. Baðnaz laikçi bir zihniyetin refakatinde uygulanan Türkçü politikalar Türkleri de ezmedi mi? Peki, bu sýký laikçi ve Türkçü politikalarýn mimarlarý, fikir babalarý, keskin uygulayýcýlarý Türk müydü? Tarihî kayýtlar öyle olmadýðýný gösteriyor. Türkçülük adýyla Türklüðe yapýlan suikastýn bu yönü de, iþin dikkate deðer ayrý bir vechesi.

B


4

YENÝASYA / 21 KASIM 2009 CUMARTESÝ

HA­BER

FARK

Kemalist sistem hesap versin

Bu minare kýlýfa sýðmaz

YAKIN TARÝHÝMÝZÝN UTANÇ SAYFALARINDAN DERSÝM KATLÝÂMI, AVRUPA PARLAMENTOSU'NDA TARTIÞILDI. KONFERANSTA, MAÐDUR ÜRETEN SÝSTEMÝN SORGULANMASI ÝSTENDÝ. DERSÝM KATLÝÂMINI KEMALÝST SÝSTEM YAPTI

FARUK ÇAKIR cakir@yeniasya.com.tr

C

HP’li­ O­nur­ Öy­men’in­ baþ­lat­tý­ðý­ ‘Der­sim tar­týþ­ma­sý’­ö­nü­müz­de­ki­dö­nem­de­‘ya­kýn ta­rih’in­ye­ni­den­ya­zýl­ma­sý­na­se­bep­o­la­bi­lir.­ Bu­ tar­týþ­ma­ böy­le­ bir­ ne­ti­ce­yi­ do­ðu­rur­sa, ha­yýr­lý­bir­tar­týþ­ma­o­la­rak­ta­ri­he­ge­çer. 1937­ve­1938’de­Der­sim’de­ne­ler­ya­þan­dý­ðý­ný bü­yük­ ço­ðun­luk­ bil­mi­yor.­ Mec­lis’te­ki­ ‘a­çý­lým’ tar­týþ­ma­sýn­da,­Der­sim­ör­ne­ði­ha­týr­la­tý­lýn­ca­tar­týþ­ma­ da­ baþ­la­mýþ­ ol­du.­ CHP’nin­ ar­zu­su,­ ‘tek par­ti’­dev­ri­ni­ye­ni­den­ya­þa­mak­ve­ya­þat­mak... Der­sim’de­ ya­þa­nan­la­rý­ ak­lý­ ba­þýn­da­ CHP’li­ler de­ sa­vu­na­maz.­ Bu­nun­la­ be­ra­ber­ “ak­lý­ tek­ par­ti dev­rin­de­o­lan­CHP’li­ler”in­sa­vun­ma­sý­müm­kün­dür­ve­on­lar­da­za­ten­bu­nu­ya­pý­yor.­Res­mî­bel­ge­le­re­ gö­re­ o­ dö­nem­de­ 13­ bin­den­ faz­la­ in­san kat­le­dil­miþ.­(Sa­bah,­19­Ka­sým­2009)­El­bet­te­bun­la­rýn­i­çin­de­‘eþ­ki­ya’lar­da­var­dýr,­a­ma­çok­sa­yý­da ma­sum;­ ço­luk,­ ço­cuk­ ve­ ka­dýn­la­rýn­ ol­du­ðu­ da or­ta­da.­ O­ gün­ler­de­ çe­ki­len­ ‘ha­tý­ra’­ fo­toð­raf­la­rý bi­le­ ha­di­se­yi­ an­la­ma­ya­ ye­ter.­ Ýn­san­la­rýn­ ü­ze­rin­den­fa­kir­lik­de­ðil,­tek­ke­li­mey­le­se­fa­let­a­ký­yor... Ta­biî­ ki­ Der­sim­ zul­mü­ ken­di­ ken­di­ne­ o­lan bir­ ha­di­se­ de­ðil.­ Bu­ ko­nu­da­ e­mir­ ve­ren­ ve­ bu em­ri­uy­gu­la­yan­lar­var.­Ba­zý­la­rý­“Bu­nu­kim­yap­tý?”­ di­ye­ so­ru­yor.­ So­ru­ doð­ru,­ an­cak­ ce­va­bý­ da doð­ru­ol­ma­lý.­Bu­gün­dün­ya­nýn­herhan­gi­bir­ül­ke­sin­de­ya­pý­lan­her­han­gi­bir­i­þin;­kim­ta­ra­fýn­dan­ ya­pýl­dý­ðý­ný­ me­rak­ e­den­ler­ ne­ ya­par?­ O­ ül­ke­yi­ ki­min­ ya­ da­ kim­le­rin­ yö­net­ti­ði­ne­ bak­maz mý?­ Cum­hur­baþ­ka­ný,­ baþ­ba­kan,­ ba­kan,­ bü­rok­rat­lar­vs.­lis­te­u­za­yýp­gi­der.­Bu­lis­te­de­o­lan­la­rýn ta­ma­mý­nýn­az­ya­da­çok­ya­pý­lan­iþ­ler­de­pa­yý­o­lur.­De­mok­ra­si­ler­de­bu­böy­le­dir.­He­le­bir­ül­ke­de­ ‘tek­ par­ti’­ var­sa­ ve­ mu­ha­le­fet­ yok­sa­ ya­pý­lan iþ­ler­ ki­min­ def­te­ri­ne­ kay­de­di­lir?­ Her­ hal­de­ bu so­ru­nun­ce­va­bý­bel­li­dir.­O­hal­de,­Der­sim’de­ya­pý­lan­la­rýn­ kim­ ta­ra­fýn­da­ ya­pýl­dý­ðý­ný­ öð­ren­mek is­te­yen,­ o­ gün­ Tür­ki­ye’yi­ ki­min­ ya­ da­ kim­le­rin yö­net­ti­ði­ne­bak­ma­lý­dýr. El­bet­te­ ba­zý­ bü­rok­rat­la­rýn­ key­fi­ dav­ra­ný­þý­ o­la­bi­lir.­ A­ma­ bu­ra­da­ ya­pý­lan,­ bir­ i­ki­ bü­rok­ra­týn,­ o gün­kü­i­da­re­ci­ler­rað­mý­na­bir­ha­re­ke­te­gir­me­si­ne ben­ze­mi­yor.­ De­min­ de­ i­fa­de­ et­me­ye­ ça­lýþ­týk,­ o dö­nem­de­Tür­ki­ye­‘tek­par­ti’­i­le­i­da­re­e­di­li­yor­ve bü­rok­ra­si­nin­ken­di­ba­þý­na­iþ­gör­me­si­im­kân­sýz. Der­sim­ ko­nu­sun­da­ çok­ sa­yý­da­ bel­ge­ye­ sa­hip ol­du­ðu­i­fa­de­e­di­len­‘Ka­lan­Mü­zik’in­sa­hi­bi­Ha­san­ Sal­týk­ þöy­le­ de­miþ:­ “Der­sim­li­le­rin­ 70­ yýl­da ya­pa­ma­dý­ðý­ný,­bir­kaç­cüm­le­lik­ko­nuþ­ma­sýy­la­O­nur­Öy­men­ba­þar­dý.­Bi­zim­i­çin­bü­yük­bir­i­yi­lik yap­tý.­(...)­O­nur­Öy­men’i­bu­o­la­ya­sa­bep­ol­du­ðu i­çin­se­vi­yo­rum.”­(Sa­bah,­19­Ka­sým­2009) Ay­ný­ þe­kil­de­ ‘ya­lan­ ta­rih’e­ i­ti­raz­ e­den­ her­ke­sin­ ve­ bil­has­sa­ de­mok­rat­la­rýn­ da­ Öy­men’e­ te­þek­kür­ et­me­si­ ge­rek.­ Çün­kü­ Der­sim­ tar­týþ­ma­sýy­la­ bir­ dev­rin­ bi­lin­me­yen­ ha­di­se­le­ri­ or­ta­ya çýk­ma­ya­baþ­la­dý­ve­baþ­la­ya­cak.­Tar­týþ­ma­ya­ka­tý­lan­ her­kes­ ye­ni­ bir­ bil­gi­ ve­ bel­ge­ or­ta­ya­ ko­ya­cak.­ Böy­le­ce­ ‘tek­ par­ti’nin­ yap­tý­ðý­ yan­lýþ­lar­ bir bir­ öð­re­nil­miþ­ o­la­cak.­ Du­rup­ du­rur­ken­ böy­le bir­tar­týþ­ma­yý­baþ­lat­mak­ko­lay­de­ðil­di.­CHP,­hiç ar­zu­ et­me­di­ði­ bir­ tar­týþ­ma­nýn­ baþ­la­ma­sý­na­ se­bep­ol­du.­Bir­an­lam­da­kur­duk­la­rý­tu­za­ða­ken­di­le­ri­ düþ­tü.­ “Bu­ tar­týþ­ma­ bit­ti,­ ge­ri­de­ kal­dý”­ de­mek­le­bit­mez­ve­ge­ri­de­kal­maz.­Ar­týk­ço­cuk­lar bi­le­“Der­sim’de­ne­ol­muþ­tu?”­di­ye­sor­ma­ya­baþ­la­dý.­Ay­ný­so­ru­lar­sý­nýf­lar­da­ (ya­lan/yan­lýþ) ta­rih an­lat­mak­ du­ru­mun­da­ ka­lan­ öð­ret­men­le­re­ de so­ru­la­cak.­ Doð­ru­ ce­vap­lar­ bu­lu­na­na­ ka­dar­ bu tar­týþ­ma­de­vam­e­de­cek. ‘Res­mi­ta­rih’in­dik­me­ye­ça­lýþ­tý­ðý­mi­na­re,­ar­týk ký­lý­fa­sýð­maz­hâ­le­gel­di.­‘Res­mî­ta­rih’­an­la­tý­cý­la­rý ‘u­zat­ma­lar’ý­oy­nu­yor...

TAZÝYE Kültürümüzün referans kitaplarý arasýnda yer alan Müslüman Ýlim Öncüleri Ansiklopedisi baþta olmak üzere, birbirinden deðerli eserleriyle fikir dünyamýza büyük katkýlarda bulunan, son ânýna kadar Risâlei Nur hizmeti ve Yeni Asya misyonu için þevkle gayret gösteren muhterem yazarýmýz, kýymetli eðitimci

Þaban Döðen

'in

vefatýný teessürle öðrendik. Merhuma Allah’tan rahmet ve maðfiret diler; ailesi, yakýnlarý ve bütün Yeni Asya camiasýna sabrý cemîl niyaz eder; taziyetlerimizi sunarýz.

ÇAYELÝ YENÝ ASYA OKUYUCULARI

AVRUPA Par­la­men­to­su’nda­(AP­AP­Sol Gru­b un­(GU­E /NGL)­ön­c ü­l ü­ð ün­d e “Der­sim­1937-38­A­le­vi­ler-Ya­þa­nan­lar ve­Dev­le­tin­Ro­lü”­baþ­lýk­lý­bir­kon­fe­rans dü­zen­len­di.­AB­Ha­ber’e­gö­re,­a­çý­lýþ­ko­nuþ­ma­sý­Sol­Grup­Baþ­ka­ný­Lot­har­Bisky ta­ra­fýn­dan­ya­pýl­dý.­Bisky,­“Bu­ra­da­top­lan­ma­a­ma­cý­mýz­Der­sim­o­lay­la­rý­ný­an­mak.­Ga­lip­ge­len­ler­ta­ri­hi­ya­zý­yor­lar,­çe­liþ­ki­ler­den­ve­mað­dur­lar­dan­bah­set­mek is­te­mi­yor­lar.­Ke­ma­list­re­jim­Der­sim kat­li­a­mý­nýn­uy­gu­la­yý­cý­sý­dýr”­de­di.­Bisky, ay­rý­ca,­CHP’nin,­Ge­nel­Baþ­kan­Yar­dým­cý­sý­O­nur­Öy­men’in­þah­sýn­da­sos­yal­de­mok­rat­bir­çiz­gi­ye­sa­hip­ol­ma­dý­ðý­ný­is­pat­la­dý­ðý­ný­söy­le­di. Der­sim­Ye­ni­den­Ýn­þa­Baþ­kan­Yar­dým­cý­sý­Mus­ta­fa­Þen­de­’Tür­ki­ye­Cum­hu­ri­ye­ti’nin­ken­di­geç­mi­þiy­le­yüz­leþ­me­li ve­mað­dur­in­san­lar­dan­ö­zür­di­le­me­si ge­rek­tið­ni­be­lir­te­rek,­“Ar­þiv­ler­a­çýl­ma­lý, kay­be­di­len­in­san­la­rýn­me­zar­yer­le­ri­be­lir­len­me­li.­Bi­ze­gö­re­Tür­ki­ye­Cum­hu­ri­ye­ti’nin­yap­tý­ðý­soy­ký­rým­dýr.­Der­sim’in tek­is­te­di­ði­di­li­ve­i­nan­cý­i­le­ya­þa­mak­tý is­yan­bi­le­de­ðil­di’’­di­ye­ko­nuþ­tu.

ASÝMÝLASYON MEÞRÛLUK KAZANDI DERSÝM’Ý ta­rih­i­çin­de­in­ce­le­yen­I.­O­tu­rum’a ya­zar­Meh­met­Bay­rak,­Er­do­ðan­Ay­dýn,­Prof. Dr.­Do­ðu­Er­gil­ve­Prof.­Dr.­Da­ni­el­Bar­te­ment ko­nuþ­ma­cý­o­la­rak­ka­týl­dý.­ Mehmet Bayrak: CHP­Baþ­kan­Yar­dým­cý­sý O­nur­Öy­men’in­söz­le­ri­dev­le­ti­su­çüs­tü­ya­ka­lat­tý.­Der­sim­kat­li­â­mý­bir­is­yan­so­nu­cu­kat­li­âm de­ðil,­plan­lan­mýþ­bir­o­lay­dýr.­Kur­tu­luþ­Sa­va­þý ve­ku­ru­cu­Mec­lis­dö­ne­min­de­fark­lý­lýk­la­rý­be­nim­se­yen­Ke­ma­list­re­jim,­Lo­zan’dan­son­ra fark­lý­bir­tu­tum­ta­ký­na­rak­ka­buk­de­ðiþ­tir­di.­Ke­ma­list­söy­lem­Ýt­ti­hat­çý­ya­pý­ya­bü­rün­dü.­1937­-

38­o­lay­la­rý­bi­rer­kat­li­âm­dýr.­Kat­li­âm­dan­4­yýl ön­ce­ay­rýn­tý­la­rýy­la­ha­zýr­lan­mýþ­bir­kat­li­âm­ra­po­ru­var­dýr.­Han­gi­a­þi­ret­le­rin­ön­ce­vu­ru­la­ca­ðý ve­ne­re­ye­sü­rü­le­ce­ði­bi­le­bel­li­dir.­ Erdoðan Aydýn: Tür­ki­ye­Cum­hu­ri­ye­ti­te­ok­ra­tik­dü­zen­den­la­ik­li­ðe,­mo­nar­þi­den­cum­hu­ri­ye­te­ge­çiþ­te­ö­nem­li­ký­rýl­ma­lar­ya­þa­ma­sý­na­rað­men­Os­man­lý­re­ji­mi­nin­çað­daþ­bir­uy­gu­la­ma­sý­dýr.­ Prof. Dr. Doðu Ergil: Cum­hu­ri­yet­dö­ne­min­de­u­lu­sal­gü­ven­li­ði­sað­la­mak­a­dý­na­a­zýn­lýk­la­ra uy­gu­la­nan­a­si­mi­las­yon­meþ­rû­luk­ka­zan­dý.­

SÜREKLÝ MAÐDUR ÜRETEN SÝSTEM SORGULANSIN “TÜRKÝYE'NÝN Ya­kýn­Ta­ri­hin­de­Ya­þa­nan­A­le­vi­Kat­li­âm­la­rý”­i­le­il­gi­li­I­I­I.­O­tu­ru­ma­Ço­rum­ve Si­vas­o­lay­la­rý­ta­nýk­la­rý­­i­le­A­le­vi­Bek­ta­þi­Fe­de­ras­yo­nu­Ge­nel­Sek­re­te­ri­A­vu­kat­Ka­zým­Genç,­Ga­ze­te­ci­Der­ya­Sa­zak­ve­O­ral­Ça­lýþ­lar­ka­týl­dý.­ Kazým Genç: A­le­vî­kat­li­âm­la­rý­ke­sin­lik­le­dev­let­des­tek­li,­ma­þa­kul­la­ný­la­rak­ya­pý­lan­kat­li­âm­lar­dýr.­Si­vas­ve­Ma­raþ­kat­liâm­la­rý­de­rin­dev­le­tin i­þi­dir.­Ga­zi­ve­Ma­raþ­o­lay­la­rý­i­se­di­rekt­dev­le­tin ken­di­e­liy­le­yap­tý­ðý­kat­li­am­lar­dýr.­Ma­dý­mak­O­te­li­mü­ze­ol­sun,­kat­li­âm­la­ra­kar­þý­du­ru­þun­a­ný­tý ol­sun.­Kat­liâm­lar­ta­ri­hi­son­bul­sun,­her­ke­se­e­þit yurt­taþ­lý­hak­la­rý­ta­nýn­sýn.­

Oral Çalýþlar: Tür­ki­ye­mað­dur­lar­cen­ne­ti­dir.­ Bü­tün­ kim­lik­le­rin­ ka­bul­ e­dil­di­ði­ ve­ bir­lik­te­ya­þa­ya­bil­di­ði­bir­dö­nem­gel­me­li­dir.­Ek­sik­ o­lan­ bun­la­rý­ dü­þü­ne­cek­ bir­ sol­ par­ti­ni yok­lu­ðu. Derya Sazak: Ta­rih­le­yüz­leþ­ti­ði­miz­za­man sa­de­ce­Der­sim­yok.­Mað­dur­lar­top­la­nýp,­ha­týr­lý­yo­ruz­a­ma­çö­zü­me­da­ir­bir­þey­ler­in­þa­e­de­mi­yo­ruz.­A­çý­lým­de­di­ði­miz­sü­reç­de­ya­vaþ ya­vaþ­ he­ye­ca­ný­ný­ kay­be­di­yor.­ Kur­ban­ ya­ra­tan­sis­te­mi­sor­gu­la­ma­mýz,­he­sap­sor­ma­mýz, Kürt­ so­ru­nu­nu­ de­mok­ra­tik­ yol­dan­ çöz­me­miz­ge­re­ki­yor.­

KEMALÝZM SANSÜRCÜ VE BASKICI “DERSÝM 1937-38 Katliâmý, Sürgün ve Asimilasyon” konulu II.Oturum’a Yazar Mete Kalman, Faik Bulut, Sema Kaygusuz ve DTP Tunceli Milletvekili Þerafettin Halis katýldý. Mete Kalman: Dersim katliâmýna bir günde gelinmedi, Osmanlý bölgeye çok sayýda harekat düzenlemiþti. Kemalistler ve Türk milliyetçileri ilerici deðillerdir. Kemalizm sansürcü, baskýcý ve ikiyüzlüdür. Kemalizm yalnýz feodalitenin ileriki versiyonudur. Hüseyin Kavruk: Dersim çifte kavrulmuþtur hem Kürt, hem Alevi olduðu için. Erdoðan tarihe geçecek adamdýr en azýndan bu açýlým sözünü ettiði için. Faik Bulut: Osmanlý ve Türkiye Cumhuriyeti Dersim’e yaklaþýmý farklýdýr. Osmanlý’nýn yaklaþýmý mezhepsel ve güvenlik temellidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin yaklaþýmý etnik temizliðe yöneliktir. Þerafettin Halis: Dersim’de insanlýða karþý bir suç iþlendi. Dersim eðer isyansa neden on binlerce kadýn, yaþlý ve çocuk da öldürüldü. Öfkemiz var ama kin ve intikam duymuyoruz. Yine de tarihin üstünü kapatmýyoruz. Onur Öymen çizgisinin arkasýnda durdu. Partiden istifa etmesi gereken Onur Öymen deðil partideki alevi milletvekilleridir.

Erdil’i yakan emekli Albay intihar etti

Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan, AKP Genel Merkezi’nde düzenlenen Geniþletilmiþ Ýl Baþkanlarý Toplantýsý’nda, gündeme iliþkin deðerlendirmelerde bulundu.

Statüko, daha fazla þehit demek ERDOÐAN, STATÜKONUN DEVAM ETMESÝNÝN, DAHA FAZLA ÞEHÝT, DAHA FAZLA ÖLÜM, DAHA FAZLA KAN VE DAHA FAZLA YÜREÐÝ PARÇALANMIÞ ANNE DEMEK OLDUÐUNU SÖYLEDÝ. AKP Ge­nel­Baþ­ka­ný­ve­Baþ­ba­kan­Re­cep­Tay­yip Er­do­ðan,’’Sta­tü­ko­nun­de­vam­et­me­si­de­mek, da­ha­faz­la­þe­hit­de­mek­tir,­da­ha­faz­la­ö­lüm­de­mek­tir,­da­ha­faz­la­kan­ve­da­ha­faz­la­yü­re­ði­par­ça­lan­mýþ­an­ne­de­mek­tir.­A­çýk­söy­lü­yo­rum,­‘sta­tü­ko­de­vam­et­sin’­de­mek,­ö­lüm­le­re,­ça­týþ­ma­la­ra,­yý­ký­ma,­hak­sýz­lý­ða,­hu­kuk­suz­lu­ða,­a­da­let­siz­li­ðe­or­tak­ol­mak­de­mek­tir’’­de­di. Er­do­ðan,­AKP­Ge­nel­Mer­ke­zi’nde­dü­zen­le­nen­Ge­niþ­le­til­miþ­Ýl­Baþ­kan­la­rý­Top­lan­tý­sý’nda yap­tý­ðý­ko­nuþ­ma­da­Tür­ki­ye’nin­ka­na­yan­ya­ra­sý­na­mer­hem­bul­mak­i­çin­zor­a­ma­bir­o­ka­dar­da ha­yýr­lý­bir­yol­cu­lu­ða­çýk­týk­la­rý­ný­di­le­ge­tir­di.­Er­do­ðan,­yýl­lar­dýr­çö­zü­le­me­yen­me­se­le­le­re­neþ­ter vur­mak­i­çin,­ih­mal­e­dil­miþ,­ö­te­len­miþ­so­run­la­rý çöz­mek,­as­ga­ri­ye­in­dir­mek­i­çin­ce­sur­bir­a­dým at­týk­la­rý­ný­söy­le­di.­Tür­ki­ye’nin­yýl­lar­yý­lý­bu­so­run­la­rý­ko­nuþ­ma­dý­ðý­ný­ve­as­ga­ri­ye­in­dir­mek­i­çin­ne­ti­ce­a­lan­hiç­bir­uy­gu­la­ma­yap­ma­dý­ðý­ný­i­-

fa­de­e­den­Baþ­ba­kan­Er­do­ðan,­þun­la­rý­kay­det­ti: ‘’Sa­de­ce­ko­nuþ­tu,­tar­týþ­tý,­gün­de­mi­ne­ta­þý­dý. A­ma­ne­ya­zýk­ki­ka­lý­cý­çö­züm­ler­ü­re­til­me­di. ‘Böy­le­gel­miþ­böy­le­gi­der’­di­yen­ler,­bu­yak­la­þý­mýn,­bu­si­ya­se­tin­ar­dý­na­sak­la­nan­lar­so­run­la­rý ka­lý­cý,­kro­nik­ha­le­ge­tir­mek­ten­baþ­ka­bir­a­ma­ca­hiz­met­et­me­di­ler.­Sta­tü­ko­nun­de­vam­et­me­si­de­mek,­da­ha­faz­la­þe­hit­de­mek­tir,­da­ha­faz­la ö­lüm­de­mek­tir,­da­ha­faz­la­kan­ve­da­ha­faz­la yü­re­ði­par­ça­lan­mýþ­an­ne­de­mek­tir.­A­çýk­söy­lü­yo­rum­‘sta­tü­ko­de­vam­et­sin’­de­mek,­ö­lüm­le­re, ça­týþ­ma­la­ra,­yý­ký­ma,­hak­sýz­lý­ða,­hu­kuk­suz­lu­ða, a­da­let­siz­li­ðe­or­tak­ol­mak­de­mek­tir.­Ne­di­yor­lar­‘bý­ra­kýn­an­ne­ler­að­la­sýn’,­bu­nu­de­mek­vic­dan­sýz­lýk­týr.­‘An­ne­ler­ta­biî­ki­að­la­ya­cak’­de­mek mer­ha­met­siz­lik­tir.­Ö­lüm­le­ri,­kat­li­am­la­rý,­iþ­ken­ce­yi­ma­sum­yav­ru­la­rýn­ma­ða­ra­lar­da­bo­ðaz­lan­ma­sý­ný­o­nay­la­mak­hat­ta­ve­hat­ta­yü­celt­mek,­sev­gi­den,­þef­kat­ten,­mer­ha­met­ten­na­si­bi­-

ni­al­ma­mak­týr,­a­la­ma­mak­týr.­Ýs­ter­A­le­vî­ol­sun, is­ter­Sün­nî­ol­sun­biz­he­pi­miz­Ker­be­lâ­fa­ci­a­sý­ný din­le­ye­rek,­Pey­gam­be­rin­to­run­la­rý­nýn­na­sýl­su­suz­lu­ða­mah­kûm­e­dil­di­ði­ni,­na­sýl­kat­le­dil­dik­le­ri­ni,­sah­ra­nýn­or­ta­sýn­da­na­sýl­zul­me­ma­ruz­kal­dýk­la­rý­ný­o­ku­ya­rak­bü­yü­dük.­23­ya­þý­mýz­dan­i­ti­ba­ren­an­ne­le­ri­miz,­ba­ba­la­rý­mýz­de­de­le­ri­miz biz­le­re­Ker­be­lâ’yý­an­lat­tý­lar.­Bi­zim­tüm­bir­top­lum­o­la­rak­in­san­sev­gi­miz­bu­ib­ret­do­lu­­a­nýn tek­rar­tek­rar­an­la­týl­ma­sýy­la­þe­kil­len­di.­Ci­na­ye­tin,­öl­dür­me­nin,­in­sa­na­zul­met­me­nin­ne­de­re­ce­fe­ci­ol­du­ðu­nu­Ker­be­lâ­ör­ne­ði­ü­ze­rin­den bel­le­ði­mi­ze­yer­leþ­tir­dik.­Bir­in­sa­ný­öl­dür­me­nin tüm­bir­â­le­mi­öl­dür­mek­ol­du­ðu­nu­bu­þe­kil­de öð­ren­dik.­‘Ev­lâ­dý­Ker­be­lâ­yýz,­bu­ha­ta­dýr,­gü­nah­týr,­zu­lum­dür,­a­yýp­týr’­di­yen­le­re­ya­pý­lan Ker­be­lâ­mu­a­me­le­si­ni­o­nay­lar­þe­kil­de­Mec­lis kür­sü­sü­ne­ta­þý­mak­mil­let­sev­gi­siy­le­in­san­sev­gi­siy­le­na­sýl­bað­da­þýr?.’’­­Ankara / aa

Ýçiþleri Bakaný Atalay: Ýl isimleri deðiþmesin ÝÇÝÞLERÝ Ba­ka­ný­Be­þir­A­ta­lay,­Tun­ce­li’ye­‘’Der­sim’’­a­dý­nýn­ve­ril­me­si­ta­lep­le­riy­le­il­gi­li,­‘’Ýl­i­sim­le­ri­nin­de­ðiþ­ti­ril­me­si­ni­hiç­o­nay­la­mý­yo­rum’’­de­di.­Ba­kan­A­ta­lay,­Mos­ko­va’da­baþ­la­yan­‘’Bi­rin­ci Glo­bal­Yol­Gü­ven­li­ði­Ba­kan­lar­Kon­fe­ran­sý’’na ka­týl­dýk­tan­son­ra­Tür­ki­ye’nin­Mos­ko­va­Bü­yü­kel­çi­si­Ha­lil­A­kýn­cý’nýn­re­zi­dan­sýn­da­Mos­ko­va’da­ki­Türk­med­ya­tem­sil­ci­le­ri­nin­de­mok­ra­tik a­çý­lým­la­il­gi­li­so­ru­la­rý­ný­ce­vap­la­dý.­ Bir­ga­ze­te­ci­nin,­Tun­ce­li’nin­a­dý­nýn­‘’Der­sim’’

o­la­rak­de­ðiþ­ti­ril­me­si­yö­nün­de­ki­ta­lep­le­ri­na­sýl de­ðer­len­dir­di­ði­nin­so­rul­ma­sý­ü­ze­ri­ne,­‘’Yer­is­mi de­ðiþ­ti­ril­me­si­il­çe­ve­vi­la­yet­ler­de­Mec­lis­ka­ra­rýy­la,­ka­nun­la­o­lur.­Ben­doð­ru­su­il­is­mi­de­ðiþ­ti­ril­me­si­ni­hiç­o­nay­la­mý­yo­rum’’­di­ye­ko­nuþ­tu. A­ta­lay,­ba­zý­köy­i­sim­le­ri­nin­de­ðiþ­ti­ril­di­ði­ni­ve ba­zý­il­çe­le­rin­de­a­dý­nýn­de­ðiþ­ti­ril­me­si­ne­rað­men ye­ni­is­mi­nin­hiç­kul­la­nýl­ma­dý­ðý­ný­be­lir­te­rek, ‘’Es­ki­is­mi­kul­la­ný­lý­yor.­O­mâ­nâ­da­de­ðer­len­di­ri­le­bi­lir­a­ma­il­le­rin­is­mi­nin­de­ðiþ­ti­ril­me­si­gi­bi

þey­ler­ta­bii­ki­de­ðer­len­di­ri­le­mez.­Mev­zu­at­o­la­rak­da­ba­zen­yan­lýþ­þey­ler­o­lu­yor.­Bi­zim­mev­zu­at­ta­köy­i­sim­le­ri­nin­de­ðiþ­ti­ril­me­si­Ý­çiþ­le­ri­Ba­ka­ný’nýn­ka­ra­rýy­la­o­la­bi­li­yor­a­ma­on­dan­ön­ce ya­pýl­ma­sý­ge­re­ken­ler­var’’­de­di. Ba­kan­A­ta­lay,­de­mok­ra­tik­a­çý­lým­çer­çe­ve­sin­de­Mah­mur­kam­pý­ü­ze­rin­de­yo­ðun­la­ya­cak­la­rý­ný­be­lir­te­rek,­bu­ra­dan­gel­me­si­bek­le­nen­ki­þi­ler i­çin­de­bir­ka­bul­ye­ri­nin­ya­pýl­ma­sý­nýn­söz­ko­nu­su­ol­du­ðu­nu­da­söy­le­di.­­Moskova / aa

nESKÝ Mil­lî­Sa­vun­ma­Ba­kan­lý­ðý­Tef­tiþ­Ku­ru­lu Baþ­ka­ný­e­mek­li­Al­bay­Bel­gü­tay­Va­rým­lý,­Ka­dý­köy’de­o­tur­du­ðu­e­vin­bal­ko­nun­dan­at­la­ya­rak in­ti­har­et­ti.­A­lý­nan­bil­gi­ye­gö­re,­Göz­te­pe­Tü­tün­cü­Meh­met­E­fen­di­Ma­hal­le­si’nde­ki­17­kat­lý bir­bi­na­nýn­10.­ka­týn­da­o­tu­ran­e­mek­li­Al­bay Bel­gü­tay­Va­rým­lý,­ev­de­e­þi­ve­an­ne­si­nin­bu­lun­du­ðu­sý­ra­da­bal­kon­dan­at­la­dý.­Be­ton­ze­mi­ne dü­þen­Va­rým­lý,­o­lay­ye­rin­de­ha­ya­tý­ný­kay­bet­ti. Va­rým­lý’nýn­ce­se­di,­sav­cý­ve­po­lis­e­kip­le­ri­nin­in­le­me­le­ri­nin­ar­dýn­dan­Göz­te­pe­E­ði­tim­ve­A­raþ­týr­ma­Has­ta­ne­si­ne­kal­dý­rýl­dý.­Es­ki­Mil­lî­Sa­vun­ma­Ba­kan­lý­ðý­Tef­tiþ­Ku­ru­lu­Baþ­ka­ný­e­mek­li­Al­bay­Bel­gü­tay­Va­rým­lý,­es­ki­De­niz­Kuv­vet­le­ri­Ko­mu­tan­la­rýn­dan­Ýl­ha­mi­Er­dil’in­yar­gý­lan­dý­ðý­dâ­vâ­da­ta­nýk­o­la­rak­din­len­miþ,­Ku­zey­De­niz­Sa­ha Ko­mu­tan­lý­ðý­nýn­a­lým­i­ha­le­le­ri­ni­a­raþ­tý­rýr­ken ken­di­si­ni­or­ga­ni­ze­suç­ör­gü­tü­e­le­ba­þý­A­la­at­tin Ça­ký­cý’nýn­teh­dit­et­ti­ði­ni­ve­Er­dil­hak­kýn­da­ki­o­la­yý­or­ta­ya­çý­ka­ran­ki­þi­nin­ken­di­si­ol­du­ðu­nu söy­le­miþ­ti.­Ýl­ha­mi­Er­dil­dö­ne­min­de­ki­u­sul­süz ol­du­ðu­i­le­ri­sü­rü­len­ko­nut­har­ca­ma­la­rýy­la­il­gi­li o­la­rak­a­çý­lan­da­va­nýn­gö­rül­dü­ðü­mah­ke­me­nin baþ­kan­lý­ðý­ný­yü­rü­ten­Ha­kim­Yar­bay­Tan­ju­Ü­nal da­ge­çen­Ha­zi­ran­a­yýn­da­Ýz­mir­Ýn­ci­ral­tý’nda­ki Gü­ney­De­niz­Sa­ha­Ko­mu­tan­lý­ðýn­da­bu­lu­nan ma­ka­mýn­da­in­ti­har­et­miþ­ti.­­­Ýstanbul / aa

Ergenekon dâvâsýnda mahkemenin tavaný düþtü nÝKÝNCÝ ‘’Er­ge­ne­kon’’­dâ­vâ­sý­nýn­gö­rül­dü­ðü sa­lo­nu­nun­as­ma­ta­va­nýn­dan­ba­zý­par­ça­la­rýn mah­ke­me­he­ye­ti­nin­ü­ze­ri­ne­düþ­me­si­ü­ze­ri­ne­du­ruþ­ma­ya­a­ra­ve­ril­di.­Ýs­tan­bul­13.­A­ðýr Ce­za­Mah­ke­me­sin­ce­Si­liv­ri­Ce­za­Ýn­faz­Ku­rum­la­rý­Yer­leþ­ke­sin­de­ki­sa­lon­da­gö­rü­len­du­ruþ­ma­da,­tu­tuk­lu­sa­nýk­Cum­hu­ri­yet­Ga­ze­te­si­An­ka­ra­Tem­sil­ci­si­Mus­ta­fa­Bal­bay’ýn­ön­ce­ki­i­fa­de­le­ri­nin­Mah­ke­me­He­ye­ti­Baþ­ka­ný Kök­sal­Þen­gün­ta­ra­fýn­dan­o­kun­ma­sý­na­de­vam­e­dil­di.­Þen­gün’ün­o­ku­ma­sý­ný­sür­dür­dü­ðü­sý­ra­da,­he­ye­tin­bu­lun­du­ðu­kür­sü­ye­as­ma ta­van­dan­par­ça­lar­düþ­tü.­Baþ­kan­Þen­gün’e de­de­ðen­par­ça­lar­se­be­biy­le­du­ruþ­ma­ya­a­ra ve­ril­di.­Bu­sý­ra­da,­iz­le­yi­ci­ler­a­ra­sýn­da­‘’Bu­nu da­Er­ge­ne­kon­yap­tý’’­þek­lin­de­es­pri­ler­ve­gü­lüþ­me­ler­ol­du.­­Ýstanbul / aa

Genelkurmay’dan yine suç duyurusu nGENELKURMAY Baþ­kan­lý­ðý­Ge­nel­Sek­re­te­ri­Tüm­ge­ne­ral­Fe­rit­Gü­ler,­‘’Poy­raz­köy­So­ruþ­tur­ma­sý’’­i­le­il­gi­li­ön­ce­ki­gün­bir­ha­ber ya­yým­la­yan­ya­yýn­or­ga­ný­hak­kýn­da­suç­du­yu­ru­sun­da­bu­lu­nul­du­ðu­nu­bil­dir­di.­Tüm­ge­ne­ral­Gü­ler,­Ge­nel­kur­may­Baþ­kan­lý­ðý­Ka­rar­ga­hý’nda­ki­haf­ta­lýk­ba­sýn­bil­gi­len­dir­me­top­lan­tý­sýn­da­Poy­raz­köy­So­ruþ­tur­ma­sý­i­le­il­gi­li­ön­ce­ki­gün­bir­ga­ze­te­de­yer­a­lan­id­di­a­nýn­ha­týr­la­týl­ma­sý­ü­ze­ri­ne­‘’Poy­raz­köy­so­ruþ­tur­ma­sý­i­le­il­gi­li­o­la­rak­Baþ­ba­kan­lýk­ta­ra­fýn­dan­dün (ön­ce­ki­gün)­ya­pý­lan­a­çýk­la­ma­var­dýr.­Ay­rý­ca söz­ko­nu­su­ya­yýn­or­ga­ný­hak­kýn­da­A­da­let Ba­kan­lý­ðý­na­suç­du­yu­ru­sun­da­bu­lu­nul­muþ­tur’’­di­ye­ko­nuþ­tu.­Bu­a­ra­da­‘’Er­ge­ne­kon’’­so­ruþ­tur­ma­sý­kap­sa­mýn­da­Poy­raz­köy’de­ki­ka­zý­lar­da­e­le­ge­çi­ri­len­mü­him­ma­ta­i­liþ­kin­se­kiz as­ke­ri­per­so­nel­Be­þik­taþ’ta­ki­Ýs­tan­bul­Ad­li­ye­sin­de­i­fa­de­ver­di.­­Ankara-Ýstanbul / aa


5

YENÝASYA / 21 KASIM 2009 CUMARTESÝ

HABER BAÞKENT YAZILARI

ANKARA

“Genetiði bozdurulmuþ gýdalar” yönetmeliði… (2)

Öymen, Dersim, CHP ve Lagendijk

CEVHER ÝLHAN cevher@yeniasya.com.tr

partopar çýkarýlan yönetmeliðin, ciddî sakýncalar taþýdýðý uzmanlarca belirtiliyor. Ziraat ve gýda mühendisleri, gofretten çikolataya, hazýr çorbadan paketlenmiþ ürünlere kadar birçok yiyecek ve içeceðin içine konulan, “genetiði deðiþtirilmiþ gýdalar”ýn, zararlarýný ve risklerini sayýyorlar… Yönetmeliðinden de açýkça anlaþýlacaðý üzere, bundan böyle Türkiye’de “genetiði deðiþtirilmiþ (bozdurulmuþ) gýdalar”ýn Türkiye’ye giriþinin ve üretilmesinin önünde hiçbir engel kalmamakta. Ýstastikler, dünyada üç milyon ton kimyasal ilâç olduðu yönünde. Ýþin garibi, hazýrlanacak “yasa” da, alelacele çýkarýlýp yayýnlanan yönetmeliðe göre hazýrlanacak. Böylece, Tarým Bakaný, “Ben GDO’lu ürünleri yemem” derken, diðer yandan “çekidüzen vermek” perdesinde, bu gýdalarýn ithalinin ve üretilmesinin önü açýlmakta. Zira yönetmeliðe GDO’lu gýdalara açýkça “kýsmî izin” verilmekte. Hangi merkezlerde ne denli etkin denetleneceði bir yana, “GDO yönetmeliði”ni savunan

A

hükûmetin bir diðer gerekçesi de, “izin verilecek gýdalar”ýn “binde 9 oranýnda genetiði deðiþtirilmiþ olacaðý” iddiasý. Oysa dünyada tartýþýlan konu, sýký bir denetim olsa bile “binde 9”un da ciddî riskler ve tehditler taþýdýðý, insan saðlýðýna ve çevre tahribine büyük tehlikeler oluþturduðu yönünde. Ne yazýk ki hükûmet bunu da halktan gizlemekte ve konu göz göre göre saptýrýlmakta. TÜRKÝYE’NÝN GDO’LU GIDALARA NE ÝHTÝYACI VAR? Antibiyotik baþta olmak üzere ilâçlarýn insan bünyesi ve canlýlar üzerindeki etkisini ve baðýþýklýk sistemini yok eden, kanser, erken doðum, felç ve çeþitli hastalýklara yol açtýðý tespit edilen “genetiði deðiþtirilmiþ gýdalar”ýn, bebeklere yasaklandýðý ve bebek mamalarýna konulmadýðý Tarým Bakanlýðý yetkililerince açýklanýyor. Sonra da bu “GDO’lu gýdalar” serbest býrakýlýyor. Peki, devlet ve kamu otoritesi niçin var? Anayasa’nýn korunmasýný devlete ve hükûmete yüklediði halkýn saðlýðýný açýkça tehdit eden ve nesiller boyu büyük tahribat yapacak, tohumlarý, topraklarý bozacak “genetiði deðiþtirilmiþ gýdalar”a karþý tedbir alacaðý yerde, hükûmetin “ithali”nin ve “piyasaya sürülmesi”nin önünü açmasýnýn nedeni nedir? Gerçekten, sâdece “bebek mamalarý”na konulmasýnýn engellenceðinin duyurulduðu bu gýdalarý, hamileler ya da emziren annelerin yemesi durumunda ne olacak? Serâpa zarar ve hasta-

lýk taþýdýðý neden kamuoyundan saklanýyor? Sonra, AB’nin engellemekte zorlandýðý bu “bozdurulmuþ gýda” tahribatýný Türkiye nasýl engelleyecek? Yolgeçen hanýna dönen Türkiye gümrüðünden nasýl ayýklanacak? ABD’nin isteðiyle yeni yönetmeliðe göre bir ürünün üstüne “genetiði deðiþtirilmiþ organizma yoktur” ibâresini koymak yasak olduðuna göre, halk nasýl ayýrt edecek? Diyelim ki “paketlenen” gýdalara sýký bir denetim getirildi; bu durumda meyve ve sebzelerin “genetiði deðiþtirilmiþ organizma”lý olup olmadýðý nasýl anlaþýlacak? Sahi, bir tarým ülkesi olan ve dünyada kendi kendine yetebilecek ülkelerin baþýnda gelen Türkiye’nin “genetiði bozdurulmuþ gýdalar”a ne ihtiyacý var? Deðilse, hükûmet neden vatandaþla rý ris ke a tan; in san la rýn sað lý ðý ný bo zan GDO’larýn ithalini ve üretimini meþrulaþtýrmakta? Yabani otlara ve böceklere karþý böcek ilâcý enjekte edilen, bitkileri öldüren, asidik zehir salgýlayan, kýsýr tohumla her ekimde kendinden almaya mecbur eden þifreleri deðiþtirilmiþ zehirli gýdalara, Türkiye’nin ne ihtiyacý var? AKP HÜKÛMETÝ, NEDEN GDO’DA ISRAR ETMEKTE? GDO’larýn en çok olduðu pamuk, kanola, soya, mýsýr baþta olmak üzere genetiði bozdurulmuþ gýdalarýn üretiminin yüzde 99’unun Amerikan firmalarýnca üretildiði bilinmekte. Çoðu uluslararasý Yahudi sermayesindeki þirketler,

çoktan bunun tekelini oluþturmuþ. Amerika’da bile týbbî hatadan ve bu tür ilâçlardan resmî rakamlara göre 250 bin, gayr-ý resmî 800 bin insanýn hastalandýðý bildiriliyor. Çoðu ABD’nin ihraç ettiði ve Dünya Ticaret Örgütünü kullanarak dünya piyasalarýna pazarladýðý bu ürünlerin AB’ye rahatça girdiði de doðru deðil. Uluslararasý firmalar zorlamasýna karþý AB, 2002 yýlýndan yaptýðý düzenlemelerle bu gýdalarýn ithalini ve piyasaya sürülmesini yasaklamýþ, engellemeye çalýþýyor. Ýnsanlarý GDO’lu ürünlerle hastalýða sürükleyip, ardýndan bunun ilâcýný piyasa süren, para ve menfaat endeksli çoðu Amerikan ve çýkarcý Batý ilâç holdinglerinin insanlýðý felâkete atan bu dehþetli “ticaret” komplosuna karþý baþta Avrupa ülkeleri olmak üzere, bütün dünyada etkin tedbirler alýnýrken, hükûmet, neden bu yönetmeliði çýkarmakta? AKP hükûmetinin “genetiði deðiþtirilmiþ gýdalar”ý üreten ve pazarlayan uluslararasý tekelleri, önemli bir kýsmý Yahudi lobisine çalýþan ve ifsad komitelerine finansörlük yapan Amerikan ve diðer yabancý küresel þirketleri, memnun etme mecburiyeti mi var? Kýsacasý, Ýsrail firmalarýnýn önde geldiði uluslar arasý ecnebi þirketlerine sýnýrdaki topraklarý “kiralatma ihâlesi”yle 44 yýllýðýna kullandýrma yasasýnda olduðu gibi AKP hükûmeti, niçin bu yasada ýsrar etmekte? Doðrusu merak konusu…

Ömer Lütfi Mete son yolculuðuna uðurlandý n KALP rahatsýzlýðý sebebiyle tedavi gördüðü hastanede vefat eden gazeteci-yazar Ömer Lütfi Mete (59), önceki gün Çengelköy Mezarlýðý’nda defnedildi. Altunizade Ýlahiyat Vakfý Camisi’nde ikindi vakti düzenlenen cenaze töreni öncesinde, Ömer Lütfi Mete’nin eþi Leyla Mete, kardeþi Yunus Bahri Mete, oðlu Ali Buhara Mete ve yakýnlarý taziyeleri kabul etti. Cenaze törenine ailenin yaný sýra, TBMM Baþkanvekili ve MHP Ýstanbul Milletvekili Meral Akþener, Yurt Partisi Genel Baþkaný Sadettin Tantan, DP eski Genel Baþkaný Süleyman Soylu, Üsküdar Belediye Baþkaný Mustafa Kara, oyuncular Kenan Kalav, Bulut Aras, yönetmen Ýsmail Güneþ, yapýmcý-oyuncusu karikatürist Hasan Kaçan ile Necati Þaþmaz’ýn da aralarýnda bulunduðu Kurtlar Vadisi dizisi oyuncularý ile iþ, sanat ve siyaset dünyasýndan çok sayýda kiþi katýldý. TBMM Baþkanvekili Akþener, “Öncelikle Ömer Bey’e Allah’tan rahmet diliyorum. Ailesine, sevenlerine ve öðrencilerine de baþsaðlýðý diliyorum. Caminin avlusunda pek çok insan var ve gençler çoðunlukta. Anlaþýlýyor ki Ömer Bey gençlerin hayatýna dokunmuþ. Dileðim ve duam þu: Ýnþallah sizin gibi gençler Ömer Bey gibi insanlarýn açtýðý yoldan yürürler ve onlarýn býraktýðý boþluðu doldurabilirler. Çok üzgünüm. Mekâný cennet olsun” dedi. Törene katýlanlar arasýnda bulunan Kenan Kalav ise “Türkiye deðerli bir kalemini, senaristini kaybetmiþtir” diyerek duygularýný dile getirdi. Ömer Lütfi Mete’yi yaklaþýk dokuz yýldýr tanýdýðýný ifade eden yönetmen Ýsmail Güneþ de “Ýnsanlarýn hayvanlaþtýðý bir dünyada gerçekten saf bir insaný kaybettik. Allah’tan rahmet diliyorum” diye konuþtu. Mete, buradaki törenin ardýndan Çengelköy Mezarlýðý’nda toprafa verildi. Ýstanbul / Gülsevil Kahriman

Memura hastalýk iznini amiri verecek n MEMURLARIN Hastalýk Raporlarýný Verecek Hekim ve Saðlýk Kurullarý Hakkýnda Yönetmelikte Deðiþiklik Yapýlmasýna Dair Yönetmelik, Resmi Gazete’de yayýmlandý. Yönetmeliðin ‘’Hastalýk Ýzinlerinin Verilmesi’’ baþlýklý 9. maddesinin 1. fýkrasýnda yapýlan deðiþiklikle, ‘’memurlara, hastalýk raporlarýnda gösterilen istirahat süresi kadar hastalýk izni verme yetkisi, birim amirlerine’’ verildi. Daha önce memurlara, hastalýk izni verme yetkisi, merkezde kurum amiri, illerde ise kurum amirinin teklifi üzerine mülki amir tarafýndan kullanýlýyordu. Ankara / aa

AKP, ‘’demokratik açýlým’’ý deðerlendirecek n AKP’NÝN bugün baþlayacak Ýstiþare ve Deðerlendirme Toplantýsý’nda ‘’demokratik açýlým’’ sürecinin deðerlendirilmesi bekleniyor. Kýzýlcahamam’da yapýlacak toplantýda bugün Devlet Bakaný Faruk Çelik bakanlýðýnýn çalýþmalarý, Devlet Bakaný Egemen Baðýþ ise Türkiye’nin AB üyelik süreciyle ilgili sunum yapacak. Toplantýda Pazar günü ise Devlet Bakaný ve Baþbakan Yardýmcýsý Cemil Çiçek’in Kýbrýs, Dýþiþleri Bakaný Ahmet Davutoðlu’nun da dýþ politika konusunda bilgi vermeleri, ayný gün öðleden sonra ise ‘’demokratik açýlým’’ sürecinin deðerlendirilmesi bekleniyor. Ankara / aa

Ortak hedef tam üyelik BAÐIMSIZ TÜRKÝYE KOMÝSYONU BAÞKANI AHTÝSAARÝ, ‘’MÜZAKERELERÝN ORTAK HEDEFÝ TAM ÜYELÝKTÝR. UMARIM ÜYE DEVLETLER BUNA KULAK VERECEKTÝR’’ DEDÝ. BAÐIMSIZ Türkiye Komisyonu Baþkaný eski Finlandiya Cumhurbaþkaný Martti Ahtisaari, Avrupa Birliði (AB) müzakerelerinin ortak hedefinin tam üyelik olduðunu belirterek, ‘’Umarým üye devletler buna kulak verecektir’’ dedi. Türkiye’nin AB üyelik sürecine destek vermek amacýyla kurulan, kamuoyunda ‘’Akil Adamlar’’ olarak da bilinen Baðýmsýz Türkiye Komisyonunun Baþkaný Ahtisaari ve üyeler, Ýstanbul ve Ankara’da iki gün süren temaslarýný ve son Türkiye raporlarýný Conrad Oteli’nde düzenledikleri basýn toplantýsýnda deðerlendirdi. Ahtisaari, temaslarý çerçevesinde Cumhurbaþkaný Abdullah Gül, Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan, Devlet Bakaný ve Baþmüzakereci Egemen Baðýþ, Dýþiþleri Bakaný Ahmet Davutoðlu ve CHP Genel Baþkaný Deniz Baykal ile görüþtüklerini belirterek, Türkiye’nin, üyelik müzakerelerinde çabalarýnýn devam edeceði yönünde olumlu mesajlar aldýklarýný söyledi. ‘’Avrupa’da Türkiye: Kýsýr Döngü’’ baþlýklý son Türkiye raporunu, 7 Eylülde Brüksel’de kamuo-

yuna açýkladýklarýný ve komisyon üyelerinin, raporu bazý Avrupa ülkelerinin baþkentlerine giderek anlattýðýný ifade eden Ahtisaari, amaçlarýnýn akýlcý ve rasyonel bir tartýþma baþlatmak olduðunu söyledi. Türkiye’den adaylýk statüsü verildiði zaman belirli vaadler alýndýðýný hatýrlatan Ahtisaari, Türkiye’nin AB üyelik sürecinin devam etmesini, farklý fasýllarda ve müzakere baþlýklarýnda engel getirilmemesini, alternatif bir durum oluþturulmamasýný istediklerini vurguladý. ‘’Müzakerelerin ortak hedefi tüm üyeliktir, umarým üye devletler buna kulak verecektir’’ diyen Ahtisaari, hükümet temsilcileri ile yaptýklarý görüþmelerde de Türkiye’nin açýk þekilde süreci iþletmeye devam edeceði izlenimini aldýklarýný ifade etti. BROEK: AYRICALIKLI ORTAKLIK DOÐRU DEÐÝL Komisyon üyesi, Hollanda’nýn eski Dýþiþleri Bakaný Hans van den Broek, Türkiye’nin AB üyeliði ihtimalini canlý tutmanýn kendileri için önemli olduðuna iþaret ederek, ‘’Türkiye’ye ayrýcalýklý ortaklýk

statüsü verilmesini doðru bulmuyoruz’’ dedi. Kýbrýs sorununun çözümü, Ermenistan ile iliþkilerin daha iyi ele alýnmasý ve Kürt meselesinde reformlara devam edilmesinin önemine iþaret eden Broek, Türkiye’nin bölgesel güç olarak yeni rolünün AB için çok önemli olduðunu söyledi. ROHAN: AYRICALIKLI ORTAKLIK MESELESÝ ARTIK KAPANDI Komisyon üyesi eski Avusturya Dýþiþleri Bakanlýðý Müsteþarý Albert Rohan da müzakerelerin ortak amacýnýn tam üyelik olduðunu ifade ederek, ‘’Ayrýcalýklý ortaklýk meselesi artýk kapanmýþtýr. Sürecin sonu tam üyeliktir’’ diye konuþtu. Türkiye’nin Avrupa için artý bir deðer ve zenginlik olacaðýný vurgulayan Rohan, ‘’Türkiye ve Türk toplumu, gerçekten geçmiþin taþýdýðý sorunlarý çözmede kararlý. Kürt, Alevi, Ermeni meselesi gibi eski tabularýn ortadan kalkmasý sevindirici. Türkiye artýk her þeyi açýkça konuþabiliyor. Bu çok güzel’’ görüþünü ifade etti. Ýstanbul / aa

Tokpýnar’ýn dâvâsý düþtü YARGITAY 8. Ceza Dairesi, eski yazarýmýz Cemil Tokpýnar hakkýnda dâvânýn zaman aþýmýndan düþmesine karar verdi. Ýstanbul 3 No’lu DGM, Tokpýnar, 20 Aðustos 1999 tarihinde depremle ilgili yazdýðý bir yazý yüzünden “Basýn yoluyla halký kin ve düþmanlýða açýkça tahrik etmek” suçundan mahkûm etmiþ ve karar, temyiz için Yargýtay’a gönderilmiþti. Yargýtay’ýn kararý sanýk lehinde bozmasýyla davaya, 13 Ekim 2005 tarihinde Baðcýlar 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafýndan bakýlmýþtý. Dosyayý inceleyen mahkeme heyeti, Yargýtay 8. Ceza Dairesi’nin bozma kararýný yerinde görmeyerek CMK’nýn 307/3 maddesi uyarýnca önceki kararda direnilmesine, ancak yargýlama sürecinde yürürlüðe giren 5237 sayýlý TCK`da sanýk lehine düzenlemeler bulunduðundan sanýðýn

sabit görülen eylemine uyan 5237 sayýlý TCK’nýn 216/1 maddesi uyarýnca suçun iþleniþ biçimine göre 1 yýl hapis cezasý ile cezalandýrýlmasýna karar vermiþti. Hapis cezasý, sanýðýn kiþiliði, sosyal ve ekonomik durumuna göre kýsa süreli hapis cezasýna hükmedilmiþ, ancak bu cezanýn da 5237 sayýlý yasanýn 50 ve 52 maddeleri gereðince günlüðü takdiren 20 YTL’den 7 bin 300 YTL adli para cezasýna çevrilmesine karar verilmiþti. Bu karar da temyiz için Yargýtay’a gönderildi. Yargýtay CumhuriCemil Tokpýnar yet Baþsavcýlýðý, dava konusunda yazýnýn bir bütün

olarak incelendiðinde 5237 sy. 216 madde ve fýkrasýnda tanýmlarýn kamu düzeni için tehlikeli olabilecek bir þekilde “düþmanlýða veya kin beslemeye alenen tahrik” oluþturabilecek unsurlar taþýmayýp aðýr eleþtiri niteliðinde ibaretler içerdiði gözetilerek sanýðýn beratýna karar verilmesi gerekirken yazýlý biçimde mahkûmiyet kararý kurulmasýnýn, yasaya aykýrý bulunduðundan hükmün, CMUK’un 321. maddesi uyarýnca bozulmasýný talep etti. Dosyayý inceleyen Yargýtay 8. Ceza Dairesi de, Cemil Tokpýnar hakkýnda davanýn zaman aþýmýndan düþmesine karar verdi. Ýstanbul / Yeni Asya

MEHMET KARA mkara@yeniasya.com.tr

HP Genel Baþkan Yardýmcýsý Onur Öymen’in 10 Kasým günü Meclis’te yapýlan görüþmelerde sarfettiði “Dersim”le ilgili sözleri tartýþýlmaya devam ediyor. Öymen ne demiþti oradan baþlayalým: “Maalesef bu ülkenin analarý çok aðladý. Tarihimiz boyunca çok þehit verdik. Çanakkale Savaþý’nda 200 bin þehidimiz vardý, hepsinin anasý aðladý. Kimse çýkýp ‘Bu savaþý bitirelim’ demedi. Kurtuluþ Savaþý’nda, Þeyh Sait isyanýnda, Dersim isyanýnda, Kýbrýs’ta analar aðlamadý mý? Kimse ‘analar aðlamasýn, mücadeleyi durduralým’ dedi mi?” Öymen’in bu sözleri açýlým görüþmesindeki kavga, gürültü arasýnda önce pek dikkat çekmemiþti. Belki de kimse Öymen’in önce ne söylediðine dikkat etmemiþti. Ettiðinde de eleþtiri oklarý ona yöneldi. Sivil toplum kuruluþlarýndan, eski ismi “Dersim” olan Tunceli’den ve Türkiye’nin deðiþik bölgelerinden açýklamalar, protestolar ve tepkiler gelmeye baþladý. Görüþmeler sýrasýnda konuþmayý CHP’lilerle birlikte alkýþlayan ve aslen Tuncelili olan CHP Grup Baþkanvekili Kemal Kýlýçdaroðlu’nun Tunceli ziyaretindeki açýklamasýnda Öymen’in istifa etmesini ima ederek “Gereðini yapsýn” sözünün ardýndan da parti içinde kaynamalar baþladý. “Marifetli” bir diplomat olan Öymen’in bu iþin içinden nasýl sýyrýlacaðýný çok iyi bilmeli ki, hemen Mustafa Kemal’e sarýldý. “Ben mi bastýrdým Dersim isyanýný? O zaman Atatürk niye böyle davrandý? Celal Bayar Baþbakan’dý. Fevzi Çakmak da Genelkurmay Baþkaný. Onlar da mý faþistti?” derken kimsenin Mustafa Kemal’e bir þey diyemeyeceðini hesap etti ama öyle olmadý. Öymen, buna sarýlýrken de korkutmasýný da bildi. Marifetli(!) dedik ya… “Ben Atatürk’ün devlete silâh çekenlerle nasýl mücadele ettiðini anlattým. Ýtiraz edenler bana niye itiraz ediyor. Atatürk’ün yaptýklarýný anlattým. Cesareti olan Atatürk’e itiraz etsin, Atatürk hata yaptý desin, Atatürk bile bile yanlýþ yaptý deyin… ” diyerek kendisini savunmaya(!) geçti. (Bugün, 13.11.2009) Sonrasý malum, Öymen, yanlýþ anlaþýldýðýný söyleyip özür diledi ama sözlerini geri almadý. Genel baþkanýnýn yanýnda gülücükler saçarak partisinin grup toplantýsýna girdi. Partinin “grup” baþkanvekili olan Kýlýçdaroðlu ise “grup” toplantýsýna gelmedi. Genel baþkanýna ters düþmemek için geri adým atmak zorunda kaldý. Son olayda galip gelen Öymen’in oldu. Þimdi görülüyor ki, aslýnda iyi bir polis-kötü polis oyunu oynanmýþ. ** * Gelinen noktada Öymen “artýk konuþmayacaðým” deyip sözlerinin unutulmasýný saðlamaya çalýþýyor. Baþbakan bile “Dersim katliamý” dedi. Dersimde o tarihlerde öldürülen 13 bin kiþiyi, yerlerinden yurtlarýndan sürülen 12 bin kiþiyi bilmeyenlerde bu sayede öðrenmiþ oldu. Aslýnda Baykal’ýn sahiplenme duygusu ilk deðil. Daha öncede Önder Sav’ýn hacca gitmek isteyen yaþlý bir partiliye ‘Boþ ver Araplara para kaptýrma’ tavsiyesinin(!) ardýndan alaycý bir üslupla ‘Bakarsýn Muhammed seni býrakmaz’ dediðinde büyük tepkiler çekmiþ, onun da istifasý istenmiþti. Ancak Sav ne özür dilemiþ ne de istifa etmiþti. Toplantýlara katýlmayarak, ortalýkta pek görünmeyerek kendisini ve olayý unutturmaya çalýþmýþtý. Týpký þimdi açýk açýk Öymen’e sahip çýkan Baykal o dönemde de Sav’a sahip çýkmýþtý. Aslýnda bu konuþmadan günler önce CHP’nin niye iktidar olamadýðýný Kýlýçdaroðlu, “Birinci neden, bizim yüzümüzden” þeklinde açýklanmýþtý. Böyle giderse de Kýlýçdaroðlu haklý çýkacaktýr. Býrakýn iktidarý son olaya tepki gösterenler “CHP’den utanýyoruz” noktasýna geldi. Öymen’in “Atatürk’ün partisine mensup birisi olarak Atatürk’ün yaptýklarýndan utanç mý duyacaðým” sözünü duyduðumuzda aklýmýza baþka bir “utanç” sözü geldi. Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eþbaþkaný Joost Lagendijk Yeni Þafak’ta yayýnlanan röportajýnda þöyle demiþti: “Türkiye’de AB karþýtý bir parti kolay iktidar olamaz, çünkü toplum AB’yi istiyor. CHP’nin düþtüðü duruma bakýn ki, bir zamanlar yenilikçi olan CHP þimdi AB’ye tavýr alarak politika yapýyor. CHP’den utanç duyuyorum…” ( 20 Nisan 2009) Bu olaydan sonra Alevi vatandaþlar utanýyor. Sav’ýn sözlerinden sonra dindarlar utanmýþtý. Zaten demokratlar her zaman utandý. Kala kala kaldý ulusalcýlar. Onlarýn da bazýlarý MHP’yi destekliyor. Bir de “Atatürkçülerin” desteðini unutmayalým. Baykal, Öymen ve Kýlýçdaroðlu, “o iþ artýk bitti” deseler de bu iþ daha çok su götürür, kapanmasý da uzun zaman alýr. Seçimlere iki yýldan daha az bir süre kaldý. Þimdi CHP’nin politikalarýndan utananlar, utandýklarýný unutmazlarsa CHP’nin hali hiç iyi deðil.

C


6

YENÝASYA / 21 KASIM 2009 CUMARTESÝ

YURT HABER

GDO tartýþmasý, neyin tartýþmasý? MUSTAFA GÖKMEN mgokmen@yeniasya.com.tr

arým ve Köyiþleri Bakanlýðý’nýn GDO’lu ürünler konusunda 26 Ekim 2009’da bir yönetmelik çýkardý. Bunun üzerine medya organlarýndan bir GDO tartýþmasýdýr gidiyor. Peki nedir bu GDO? “Genetiði Deðiþtirilmiþ Organizmalar” teriminin kýsýltýlmýþ haline kýsaca GDO deniyor. Gen teknolojisini para kazanma hýrsýna dönüþtüren bazý uluslar arasý firmalar fýtri üretime müdahale ediyor. Canlýlarýn hücre yapýsýyla oynanmasý ve fýtrî yapýnýn deðiþtirilmesi sonunda elde edilen ürünlere “genetiði deðiþtirilmiþ organizmalar“ deniliyor. Baþta ABD, Arjantin ve Brezilya olmak üzere 27 ülkede yasal olarak GDO’lu ürünler yetiþtiriliyor. Yaklaþýk 50 ülkede ise bu ürünler tüketiliyor. Türkiye’nin ABD’den yaklaþýk 15 yýldýr ithal ettiði mýsýr, soya fasulyesi ve pamuðun yüzde 100 GDO’lu olduðu yönünde iddialar var. Ancak ülkemizde yetiþtirilen sebze, meyve ve tarýmsal ürünlerin hiçbiri GDO’lu deðildir. Zaten Türkiye’de böyle bir teknoloji de yok. Tartýþmalar saðlýklý bir zeminde yürütülmeli. Bilgi kirliliðine meydan verilmemeli. Vatandaþ bilgi kirliliðinde GDO’lu ve GDO’suz ürünleri birbirine karýþtýrýyor. Türkiye’de yetiþtirilen sebze ve meyvede GDO olsa, bu konuda çok hassas olan AB pazarýna bir kilogram ürün ihraç edemeyiz. Bu sebeple yerli tarýmsal ürünlerimize þüphe ile bakmayalým. Domates, salatalýk, patlýcan gibi tarlalarda ve seralarda üretilen sebze ve meyvede kesinlikle GDO bulunmamadýðý kanatindeyim. Bu ürünler Ýhtiyaca göre gönül rahatlýðýyla tüketilebilir. GDO tartýþmalarý nedeniyle, hiç bir þekilde GDO’lu sebze meyve üretmeyen yerli üreticinin zarar görmesine fýrsat verilmemeli. Televizyonlardaki görüntülerde pazarlarýmýzdaki normal sebzelerin gösterilmesi garebet. *** GDO’lu tohum ve ürün konusunda bir kanunla düzenleme yapýlmasý beklenirken, hükümet bir yönetmelikle çýkardý. Ýþte tam bu sýrada itiraz sesleri yükseldi. Genç kalýnmýþ bir itiraz bile olsa bu itiraz önemli. Çünkü GDO’lu tarým saðlýðýmýzý ve tabiatý tehlike altýna sokuyor. Ýnsan oðlunun en temel ihtiyacý olan beslenme ihtiyacý suistimal ediliyor. Bu konuda Akþam Gazetesinden Ebru Toktar Çekiç’in tesbitlerine bir hayli ilginiç: “Her ne kadar GDO’larýn insanlar üzerindeki etkileri henüz bilinmese de hayvanlar üzerindeki etkileri belirlendi. Ýskoçya Rowett Enstitüsü’nden Dr Arpad Pusztai’nin GDO patates ile beslediði farelerin tümünün iç organlarýnda küçülme, sindirim sistemlerinde bozukluk, baðýþýklýk sistemlerinde çökme, kan yapýlarýnda bozulma ve mide çeperlerinde kalýnlaþma görülmüþtür. Avusturya Tarým ve Saðlýk Bakanlýðý’nýn finansmaný ile Viyana Üniversitesinin geçen yýl yaptýðý bir çalýþmada ise GDO gýdalarla beslenen farelerin üç, dört nesil sonra büyük ölçüde üreme yeteneklerini kaybettikleri belirlenmiþtir.” Bunlarý okuduktan sonra akllara þu soru geliyor: “Acaba üretimi arttýrmak ve gýda sorununu çözmek için geliþtirilen GDO teknolojisi insanlýðýn sonunu mu hazýrlýyor?” Amacýmýz felâket tellâllýðý yapmak deðil. GDO’lu bitkiler, tabiatta yetiþen diðer bitkilerden farklý olarak, genomlarýnda kendi türlerine ait olmayan genleri taþýdýklarýndan, bu bitkilerin yetiþtirildiði ülkelerde, baþta saðlýk olmak üzere, çevre ve sosyo-ekonomik yapý üzerinde önemli riskler söz konusu. Baþlangýçta bitki hastalýklarýna karþý daha dayanýklý türler elde etmek üzere yapýlan çalýþmalar sonradan ranta dönüþtürüldü. Üretici açýsýndan da yüksek verim söz sonusu. Türkiye’ye gen teknolojisinin ürünü olan tohumlarýn girdiði bilinen bir gerçek. Ama bütün meyve ve sebzeleri GDO’lu gibi göstermek hem üreticiye hem tüketiciye büyük zarar veriyor. *** Bütün eliþtirilere raðmen çýkarýlan bu yönetmelik bazý kesimlerin söylediðinin aksine ülkemize GDO’lu ürünlerin giriþini engelleme bakýmýndan yararlý bir adýmdýr. GDO konusunda yapýlan tartýþmalara bakýldýðýnda Türkiye’de ‘bir bardak suda’ fýrtýnalar kopartýldýðý söyleyebiliriz. Medyada marifetiyle çok ciddî bilgi kirliliði oluþturuluyor. GDO’nun dünyada açlýðý önleyecek bir faktör olarak ele alýndýðý biliniyor. Amerika baþta olmak üzere Arjantin, Meksika gibi bazý ülkelerin GDO’lu ürünlerin üretimine baþladý. GDO’larla ilgili her ülkenin kendine göre mevzuatý var. Türkiye ise bu konuda bir mevzuata sahip deðil. Aslýnda GDO’nun dayanmasý gereken temel yasalar, kanunlar Türkiye’de henüz çýkmadý. Bu yasa ne olmalýydý? Meselâ biyogüvenlik, biyoçeþitlilik yasasý ve veteriner, gýda, yem, çerçeve kanunu vb. olabilirdi. Hazýrlanmýþ bir kanun tasarýsý var ama halen çýkmadý. Bu iki kanun çýkmadan GDO’larla ilgili yönetmeliðin çýkmasý da bir yanlýþlýk olarak deðerlendirilebilir. GDO’larla ilgili yönetmenliðin aslýnda 5179 Sayýlý Gýda Kanunu ve Tarým Kanunu’na dayandýrýldýðý iddia ediliyor. Bir yönetmenliðin ve tüzüðün daha detaylý izahýný gerektiren temel yasalarýn çýkarýlmasý lâzým. Bu temel yasa da biyogüvenlik yasasý olabilir. Biyogüvenlik neden önemli? Çünkü, Anadolu coðrafyasý çok zengin bijolojik zenginliðe sahip. Bu zenginliði koruyup geliþtirerek gelecek aktarmamýz lâzým. Diðer bir önemi ise GDO’lu gýdalarýn insan saðlýðý, hayvan saðlýðý, çevre ile ilgili zararlarý yanýnda bu biyogüvenlik yönünden de zararlarý olduðu gerçeði. Bilim adamlarý GDO’lu ürünlerle beslenenlerin sindirim sistemlerinde önemli zararlar tesbit etmiþ. Bu veriler bile endiþe etmemize yeter de artar bile. Bu endiþeleri bir baþka yazýmýzda ele almak ümidiyle...

T

Bitkilerimiz koruma altýnda ABD VE ÇÝN’DEN SONRA TÜRKÝYE’DE DE KURULAN DÜNYANIN ÜÇÜNCÜ BÜYÜK “GEN BANKASI’’ ÝLE BÝTKÝ TÜRLERÝMÝZÝN KAYIT ALTINA ALINDIÐI BÝLDÝRÝLDÝ. TBMM Tarým, Orman ve Köyiþleri Komisyonu Baþkaný Vahit Kiriþçi, Türkiye’nin, Avrupa kýtasýnýn gen kaynaklarýndan daha fazlasýna sahip olduðunu belirterek, Ankara’da kurulan ve dünyanýn üçüncü büyük ‘’Gen Bankasý’’ sayesinde bu kaynaklarýn kayýt altýna alýndýðýný söyledi. Kiriþçi, yaptýðý açýklamada, dünya üzerindeki 12 bin endemik bitki türünden 3

bin 900’üne ev sahipliði yapan Türkiye’nin, gerçekleþtirilen çalýþmalarla artýk dünyanýn üçüncü büyük ‘’Tohum Gen Bankasý’’na sahip olduðunu belirtti. Türkiye’de ilk kez bir gen bankasýnýn hükümetleri döneminde kurulduðunu ve bundan çoðu kiþinin haberdar olmadýðýný ifade eden Kiriþçi, ‘’Bunlarý biz belki küçümsüyoruz, hafife alýyoruz ama

bunlar ülkemiz için büyük atýlýmlar’’ dedi. Türkiye’nin geniþ bir coðrafyasý olduðunu ve çoðu endemik olmak üzere binlerce bitki türünü bünyesinde barýndýrdýðýný kaydeden Kiriþçi, þöyle konuþtu:’’Türkiye geniþ bir coðrafya, kendimize özel endemik bitki türlerimiz gen kaynaklarýmýz var. Ýlk defa bir gen bankasý Ankara’da oluþturuldu, bu banka dünyada ü-

çüncü. Çin ve ABD’den sonra Türkiye’de var bu gen bankasýndan. Gen kaynaklarýmýz, Avrupa kýtasýnýn sahip olduðundan fazla. Bunlara sahip çýkmamýz gerekiyor. Keþke bunlara 20 yýl evvel sahip çýksaydýk. Yani bir laleyi Hollanda’nýn simgesi haline getirmeden. Keþke bunla ilgili çalýþmalarý daha önceden sürdürebilmiþ olsaydýk.’’ Adana / aa

Eski baþkan zimmet suçundan tutuklandý MERSÝN’ÝN Erdemli ilçesi eski Belediye Baþkaný Musa Mutlu ve Belediye Tahsilat Þefi Hüseyin Arýcý, ‘’zimmet’’ suçunu iþledikleri iddiasýyla sevk edildikleri mahkemece tutuklandý. Alýnan bilgiye göre, belediyeye gelen Ýçiþleri Bakanlýðý kontrolörleri yaptýklarý denetim sonrasý, Cumhuriyet Baþsavcýlýðýna suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusu üzerine Mutlu ve Arýcý ‘’zimmet’’ suçu iþledikleri iddiasýyla gözaltýna alýndý. Mutlu ve Arýcý Cumhuriyet Savcýlýðýndaki sorgularýnýn ardýndan çýkarýldýklarý Sulh Ceza Mahkemesince tutuklandý. Musa Mutlu’nun avukatý Mehmet Yücel Kurtoðlu, müvekkilinin ‘’zimmet’’ suçlamasý dolayýsýyla Erdemli Sulh Ceza Mahkemesinde ifadesinin alýnmasýnýn ardýndan tutuklandýðýný belirterek, bir üst mahkemeye itiraz edeceklerini söyledi. Erdemli / aa

Aðýllarda yangýn çýktý 50 hayvan kurtarýldý KÜTAHYA’DA, iki aðýlda elektrik kontaðýndan çýktýðý sanýlan yangýnda maddî hasar meydana gelirken yaklaþýk 50 küçükbaþ hayvan kurtarýldý. Merkeze baðlý Ýnköy Mahallesi’nde Mehmet Top’a ait aðýlda yangýn çýktý. Aðýldan dumanlar yükseldiðini fark eden vatandaþlarýn durumu bildirmesi üzerine olay yerine gelen Kütahya Belediyesine ait itfaiye ekipleri, iki aðýldaki yaklaþýk 50 küçükbaþ hayvaný, mahalle sakinlerinin yardýmýyla tahliye etti. Ekipler daha sonra Mehmet Top’un evine de sýçrayan yangýný söndürdü. Aðýllarda ve evde maddî hasar meydana geldi. Bu arada, itfaiye araçlarýnýn, mahallenin sokaklarý dar olduðu için olay yerine güçlükle ulaþtýðý gözlendi. Kütahya / aa

Çan’da, Seramik Sergisi açýldý

HAMSÝ TEZGÂHA GERÝ DÖNDÜ— Bir süredir az çýktýðý için fiyatý da yükselen Karadeniz hamsisi havalarýn soðumasýyla bolca avlanmaya baþlayýnca fiyatý 1 TL’ye gerileri. Rize’nin Pazar ilçesinde balýkçýlar hamsinin bol, fiyatýnýn ucuz olmasýnýn vatandaþýn iþine yaradýðýný ifade ederek, “Özellikle þu sýkýntýlý günlerde hamsi vatandaþýn imdadýna yetiþti. Satýþlardan memnunuz” diye konuþtular. Bir süredir az çýktýðý için fiyatý da yükselen Karadeniz hamsisi havalarýn soðumasýyla bolca avlanmaya baþlayýnca fiyatý 1 TL’ye gerileri. Balýkçý tezgâhlarýnda hamsi bereketi yaþanýyor. Havalarýn sýcak gitmesi sonucu azalan ve tezgâhta son bir haftadýr kilosu 5 ile 8 TL arasýnda satýlan hamsinin bollaþmasýyla fiyatý da taban yaptý. Havalarýn soðumasýyla bol miktarda hamsi avý gerçekleþince balýkçý tezgâhlarýnda taze hamsinin kilosu 1 TL’den satýþa sunuldu. Pazar ilçesinde kasasý 15 TL’den anons yapýlarak satýlan hamsiye vatandaþlar da büyük ilgi gösterdi. RÝZE-PAZAR/ Abdullah Uzun

Kozahan, Japon misafirleri aðýrlayacak BURSA’DA Ýpeðin merkezi Kozahan, Japon dostlarýna ev sahipliði yapmaya hazýrlanýyor. Yerel yönetimler ve Türk Dostluk Derneði tarafýndan yapýlacak proje ile Kozahan’ýn tarihi yeniden canlandýrýlacak. 2010 yýlý Japonya Dýþiþleri Bakanlýðý tarafýndan “Türkiye’deki Japon Yýlý” olarak ilân edildi. Bu konuyla ilgili Bursa Valiliði, Bursa Büyükþehir Belediyesi ve Uludað Üniversitesi Kozahan’da sergi açmaya hazýrlanýyor. Kozahan Ýpekçiler Derneði Genel baþkaný Hasan Tunçman, Japonla rýn Tür ki ye’yi çok sev di ði ni, dostluðu pekiþtirmek için Kozahan’da bir program yapmak istediklerini söyledi. Hasan Tunçman,“Yaklaþýk 6 ay önce çoðunluðu hanýmlardan oluþan bir grup Japon buraya geldi. Ýpekyolu

son duraðý olarak burada bir etkinlik yapmak istediklerini söylediler. Kaba bir plan yapýldý. Bahara doðru hem sosyal olarak hem de ticarete katký saðlayacak bir etkinlik haberi bekliyoruz” dedi. Doktorasýný hazýrlayan Japon bir mimarla Kozahan’ý resmeden bir eþarp yaptýklarýný belirten Tunçman,”Japonlarýn ipeðe çok büyük ilgisi var. Duyduðum kadarýyla süt gibi çeþitli maddelerden ipek yapmaya çalýþtýlar. Japonlar, Türklere karþý sempati duyan bir millet” dedi. Bursa’da düzenlenen 4. Ýpekyolu Film Festivalinin ticareti canlandýrdýðýný bildiren Tunçman, Festivalle birlikte Kozahan’a çok sayýda yerli ve yabancý turist geldiðini, Bursa’ya gelen yabancýlarýn Kozahan’a uðrayýp alýþ veriþ yaptýklarýný vurguladý. Bursa / Elif Nur Kurtoðlu

ÇANAKKALE Onsekiz Mart Üniversitesi’ne (ÇOMÜ) baðlý Çan Meslek Yüksek Okulu (MYO) Genç Giriþimciler Topluluðu tarafýndan “Seramik Sergisi” açýldý. Çan MYO Genç Giriþimciler Topluluðu’nun organizesinde düzenlenen serginin açýlýþýný AKP Çanakkale Milletvekili Müjdat Kuþku, Çan Belediye Baþkaný Abdurrahman Kuzu ve Çan MYO Müdürü Yrd. Doç. Dr. Hikmet Yavaþ yaptý. Topluluðun “Sosyal Giriþimcilik” ruhuyla yola çýktýðý sergi etkinliði, topluluðun bu yýl içinde yapmayý planladýðý projelerin ilklerinden bir tanesi olduðunu belirten Topluluk Akademik Danýþmaný Öðretim Görevlisi Ýdil Elver ve Topluluk Dönem Baþkaný Turgay Çumak, “Biz giriþimciliðin bir yaþam biçimi olduðuna inanýyoruz. Üniversite eðitiminin sadece kurumsal öðrenmeden ibaret olmadýðýný biliyor, sosyal öðrenmeye etkin bir þekilde katkýda bulunuyoruz” dedi. Çan MYO’nun “Seramik Sergisi” bir hafta açýk kalacak. Çanakkale / iha

Ödemiþ Süs Bitkileri Sergisi 5. kez açýldý

Hasan Tunçman, Japon mimarla Kozahan’ý resmeden bir eþarp tasarladý.

ÝZMÝR’ÝN Ödemiþ ilçesinde bu yýl beþincisi düzenlenen ‘’Süs Bitkileri ve Fidancýlýk Sergisinin açýlýþ etkinlikleri kapsamýnda verilen ‘’Floraplus Kristal Çýnar’’ ödülleri sahiplerini buldu. Ödül töreninin ardýndan TÜGEM Genel Müdürü Ali Karaca, beraberinde Kaymakam Abdurrahman Koçoðlu, Belediye Baþkaný Bekir Keskin, Ýlçe Tarým Müdürü Ýbrahim Altýntaþ ve diðer protokol üyeleri ile bir araya geldi. Sergi yerine gelen Karaca ve beraberindekiler üreticilerinin stantlarýný gezdi. Kaymakam Abdurrahman Koçoðlu, Karaca’ya ilçedeki tarýmsal alandaki sorunlar konusunda bilgi verdi. Ödemiþ / aa

PANELE DAVET

ÝSTANBUL

"KÜRESELLEÞME VE AB EKSENÝNDE EÐÝTÝMÝMÝZ" Konusunda düzenlediðimiz panele teþriflerinizi bekleriz. Yeni Eðitimciler Derneði Panelistler ve Konular; 1- Anadilde Eðitim: Sadýk YALSIZUÇANLAR (Araþtýrmacý - Yazar) 2- Türkiye'de Din Eðitimi: Prof. Dr. Adil BEBEK (Marmara Ün. Ýlahiyat Fak. Öðr. Gör.) 3- Medresetüz Zehra Baðlamýnda Bediüzzaman Said Nursî'nin Eðitim Görüþü: Kâzým GÜLEÇYÜZ (Araþtýrmacý - Yazar) Yönetmen: Av. Kadir AKBAÞ Tarih : 21 Kasým 2009 Cumartesi Saat: 13.30 Adres : 75. Yýl Kültür Merkezi; Ünalan Mah. - Ünalan Cad. No: 11 Üsküdar / ÝST. Ýrtibat Tel : 0 (216) 315 40 76


7

YENÝASYA / 21 KASIM 2009 CUMARTESÝ

DÜNYA

Hýristiyanlar ile Müslümanlarý birbirine düþürme planý ROBERT MIRANDA (Davud Ali Selam) rmiranda@wi.rr.com

u ha fa za kâr, cum hu ri yet çi, Ýs lâm karþýtý yayýn organý FOX, bu hafta te le viz yon lar dan yi ne A me ri kan halkýna Ýslâm hakkýnda yalan yanlýþ çarpýtýlmýþ haberler vermeye devam etti. FOX News’in i nanç mu ha bi ri La u ren Green, bu hafta yayýna giren ve Mayalarýn dünyanýn sonunun 21 Aralýk 2012 olduðuna dair kehanetini konu alan “2012” adlý sinema filmi hakkýnda bir haber hazýrladý. Amerika’daki yerli kültürlerin en önemlilerinden biri olan Mayalar, ayný zamanda Amerika kýt'asýnda keþfedilen en geliþmiþ medeniyet olarak da bilinmektedir. Maya Takvimi ise, dünyanýn sonunun geleceði zamaný belirgten kehanetler içerdiði için Amerika’nýn gündemini hep bir tartýþma

M

Ýslâm dünyasýndan 2012 filmine eleþtiri n ENDONEZYA’DA bazý din adamlarý, dünyanýn alt üst olmasýný anlatan “2012” filmini “Ýslam’a karþý provokasyon” olarak nitelendirdi. El Arabiye’nin haberine göre, Endonezya Ulusal Ulema Konseyi Baþkaný Amidhan, filmdeki kýyamet tasvirinin bazý insanlarýn inancýný saptýrabileceðini, bu durumdan endiþe ettiðini belirtti. “Filmle ilgili olarak ilk tartýþmalý noktanýn, Ýslâm’a göre kýyametin canlandýrýlamayacaðý ve tahmin edilemeyeceði olduðunu söyleyen Amidhan, ayrýca filmde her ne kadar Vatikan ve Brezilya’daki “Kurtarýcý Ýsa Heykeli”nin yýkýldýðýnýn gösterilmesine raðmen, camilerin de yýkýldýðýný, ancak kiliselerin yýkýldýðýnýn gösterilmediðini kaydetti. Amidhan, sansür kurulunun en azýndan Kabe’nin ve camilerin yýkýldýðý sahneleri yasaklamasý gerektiðini ifade etti. Jakarta / aa

El Fetih’ten üçüncü intifada tehdidi n BATI Þeria’da yönetimi elinde bulunduran El Fetih yetkilileri, Ýsrail’e karþý “üçüncü intifadayý ilan etme” tehdidinde bulundu. El Fetihli yetkililer, bu kararlarýna, Ýsrail’le barýþ görüþmelerinin baþarýsýzlýða uðramasýnýn sebep olduðunu belirttiler. Ýsrail’in Arap þehirlerinden Nasýra’da yayýmlanan Hadis ElNas adlý Arap gazetesi, adýný vermediði El Fetih Merkez Komitesi üyelerinin bu konudaki açýklamasýný yayýmladý. Ýsrail basýnýna da yansýyan habere göre, El Fetihli üyeler, geçen Aðustos ayýnda Beytüllahim’de yapýlan El Fetih’in 6. kongresi sýrasýnda hareketin böyle bir kararý uygulamaya geçirmek istediðini dile getirdiler. Bir El Fetih komite üyesi Hadis El-Nas’a yaptýðý açýklamada, Ýsrail’e karþý daha önce 2000 yýlýndaki halk mücadelesinin aksine, üçüncü intifadada hareketin silahlý mücadeleyi ve ateþli silah kullanýmýný kabul etmediðini vurgulayarak, böyle bir mücadelenin ülke çapýnda yaygýn bir temel bulacaðýný da belirtti. Batý Þeria / aa

Abbas: Ýsrail ve Hamas gizlice görüþüyor n ÝSRAÝL’ÝN Kanal 10 televizyonuna göre, Filistin Yönetimi Devlet Baþkaný Mahmud Abbas, Ýsrail’in Hamas ile gizlice görüþtüðünü savundu. Kanal 10, Abbas’ýn, BBC’nin Arapça bölümüne verdiði demeçte, Filistin Devlet Baþkanýnýn, Ýsrail ile Hamas arasýndaki görüþmelerin, geçici sýnýrlarla bir Filistin devleti kurulmasý konusu üzerinde yürütüldüðünü söylediðini belirtti. Habere göre, Abbas, Ýsrail’e eleþtirilerini de yineledi ve Ýsrail’in gerçekten barýþ ile ilgilenmediðini ifade ederek, Washington’un da barýþ sürecini ilerletmek için Ýsrail’e yeterince baský yapmadýðýný kaydetti. Ocak ayýnda yapýlmasý için karar yayýmladýðý Filistin baþkanlýk seçimlerinde adaylýðýný koymayacaðýný da tekrarlayan Abbas, seçimlerin bir yýl ertelenmesini ihtimâl dýþý tutmadýðýný ifade etti. Tel Aviv / aa

Arafat’ta hazýrlýklar sürüyor n MÝLYONLARCA hacýyý aðýrlayacak Arafat’ta hazýrlýklar sürüyor. Mekke’nin yaklaþýk 25 kilometre güney doðusunda bulunan Arafat’ta vakfe yapacak hacý adaylarý için hazýrlýklar bütün hýzýyla sürüyor. Milyonlarca hacý adayý, haccýn rükünlerinden (bir ibadet veya akdin esas unsurlarýný oluþturan bölüm) biri olan vakfeyi yerine getirecek. Arafat vakfesini tamamladýktan sonra Arafat ile Mina arasýnda bulunan Müzdelife’de vakfe yapacak hacý adaylarý daha sonra Mina’ya yürüyerek, ülkelerine göre kafileler halinde þeytan taþlama yapacaklar. Mekke / cihan

konusu olarak meþgul etmiþtir. “2012” adlý film ise bu tarihte dünyanýn baþýna ne geleceði sorusuna bir bilim kurgu tarzýnda yaklaþým sergiliyor. Her ne kadar film bir “bilim kurgu” olsa da, FOX News’in film hak kýn da ki ha be ri birden Ýslâm karþýtý bir renge bürünüyor. Lauren Green, konuyla ilgili hazýrladýðý haberde, üç ilahi dinin her birinin dünyanýn sonu ile ilgili farklý farklý görüþler ortaya koyduðunu öne sürüyor. Green, Hýristiyanlýðýn Armageddon denilen iyi ve kötünün nihai savaþýndan bahsettiðini ve Hz. Ýsa’nýn dünyaya geri dönüþü nü ön gör dü ðü nü be lir ti yor. Ya hu di lik hakkýnda da, “acharit hayamim” denilen dün ya nýn so nun da Ku düs’te ki ta pý na ðýn yeniden inþa edileceði ve Yahudi Mesih’in Ýsrail’in yeni kralý olacaðý bilgisini aktarýyor. Ýslâm hakkýnda bilgi vermeye gelince ise, Laurence Green, Þiilerin bu konudaki görüþlerini yansýtýyor ve “Þiî Müslümanlar 12. imamýn yani Mehdi’nin ortaya çýkacaðýna, ve bütün milletlere Ýslâm bayraðý altýnda birleþme ve barýþ içinde yaþama yolunda liderlik edeceðine inanýrlar. Hatta bazý kaynaklara göre Þiilerin bahsettiði Mehdi, Hýristiyanlýktaki

‘‘

Kur’ân’ý ve Hadisleri okurken, okuyanlar kolaylýkla Hýristiyanlýk ve Ýslâm’ýn bir çok benzer inancý paylaþtýðýný ancak neticeler itibariyle bazý farklý yönleri olduðuna kanaat getirebilir.

Anti-Christ yani Deccal’dýr” diyor. Green’in Ýslâm’ý Hýristiyanlýktan bu denli uzak gösterme çabasý ve televizyon izleyicilerine Hýristiyan Deccal’inin Ýslâm içinde zuhur edeceði mesajý vermeye çalýþmasý, yine FOX News’in aldatmaya ve çarpýtmaya yönelik ahlâk dýþý yayýn anlayýþýnýn bir tezahürüydü. Esasýnda gerçek þudur ki, Yahudilik Hz Ýsa’nýn ikinci kez dünyaya geliþini kabul etmez, ama Ýslam eder. Kur’ân’ý ve Hadisleri okurken, okuyanlar kolaylýkla Hýristiyanlýk ve Ýslâm’ýn bir çok

YEÞÝLLER BEÐENMEDÝ AVRUPA Parlamentosundaki Yeþiller grubunun lideri Daniel Cohn-Bendit, AB baþkanlýðýna Herman Van Rompuy ve “dýþiþleri bakanlýðýna” Catherine Ashton’un seçilmesiyle AB’nin “dibe vurduðunu” söyledi. Seçimden sonra yorum yapan Cohn-Bendit, “Avrupa bu tercihlerle dibi boyladý. Ýþin güzel tarafý, önümüze sadece sürprizlerin çýkmasý...” dedi. AB baþkanlýðýna “silik bir kiþinin” getirildiði, dýþiþlerinde yapýlan tercihin ise “anlamsýz” olduðu görüþünü savunan Yeþil lideri, devlet ve hükümet baþkanlarýnýn, Avrupa’nýn kurumlarýný zayýflatma politikalarýný sürdürdüklerini söyledi. Cohn-Bendit’in kadýn yardýmcýsý Rebecca Harms ise Bayan Ashton’un seçilmesinin yine de “baþarý” sayýlabileceðini ve Avrupa Parlamentosundaki kadýnlarýn bundan “gurur duyabileceðini” belirtti.

benzer inancý paylaþtýðýný ancak neticeler itibariyle bazý farklý yönleri olduðuna kanaat getirebilir. Meselâ, Hýristiyanlýkta ve Ýslâmda, Hz Ýsa’nýn, ahirzamanda çok merkezi bir ro lü var dýr, Ýs la mi yet de Hz. Ý sa’nýn dünyanýn sonuna doðru tekrar geri geleceðine Hýristiyanlar gibi inanýrlar. Müslümanlar da Hýristiyanlar gibi, iyilerin ve kötülerin yeniden diriltileceklerine ve kendilerinden hesap sorulacaðýna inanýrlar. Ýslâm ve Hýristiyanlýk da hiçbir þeyin zayi olmadýðý ve sonsuza kadar yaþanacak bir men zil o lan Cen net ve Ce hen ne min varlýðýna iman ederler. Müslümanlara göre Hz Ýsa yeniden yeryüzüne inecek ve bütün dünyayý Ýslâmiyete davet edecektir. Yalnýz Sünniler ve Þiiler arasýnda bu konuda, özellikle zamanlama anlamýnda bazý ihtilaflar mevcuttur. Þiiler daha Hz. Ýsa yeryüzüne inmeden önce düzenin kurulacaðýný ve insanlarýn Ýslamiyet’i seçeceklerini düþünürler. Hasýlýkelâm, Lauren Green’in, Hýristiyan Deccal’inin Ýslâm’ýn içinden çýkacaðý yönündeki çarpýtma haberi FOX News menþeli haberlere güven duyulamayacaðýnýn ve inanýlmamasý gerektiðinin bir göstergesidir.

‘TAM ÜYELÝK SÜRECÝ ÝLERLEYECEK’ DEVLET Bakaný ve Baþmüzakereci Egemen Baðýþ, Belçika Baþbakaný Herman Van Rompuy’un AB Konseyi Baþkanlýðýna, Ýngiliz Barones Catherine Ashton’un da AB Dýþ Ýliþkiler ve Güvenlik Yüksek Temsilciliðine getirilmesine iliþkin olarak, “Ýnanýyorum ki, yeni baþkan ve yüksek temsilci Türkiye’nin kararlýlýðýný ve AB’ye yapacaðý katkýlarý takdir ederek, hem ülkemiz hem AB için kazanç saðlayacak Türkiye’nin tam üyelik sürecini ilerletecektir” dedi.

AB’ye renksiz baþkan BELÇÝKA BAÞBAKANI HERMAN VAN ROMPUY’UN AVRUPA BÝRLÝÐÝ’NÝN ÝLK BAÞKANI OLARAK GÖREVE ATANMASI AB’YE “RENKSÝZ” VE “TANINMAYAN” BÝR BAÞKANIN SEÇÝLDÝÐÝ YORUMLARINA SEBEP OLDU. BRÝTANYA Baþbakaný Gordon Brown, Belçika Baþbakaný Herman Van Rompuy’un Avrupa Birliði’nin ilk Baþkaný olarak göreve atandýðýný duyurdu. Baþbakan Brown, AB liderler zirvesinde yaptýðý açýklamada, þu anda Avrupa Birliði Komisyonu’nun ticari iliþkilerden sorumlu üyesi Britanyalý Catherine Ashton’ýn da AB Dýþiþleri Bakaný görevine getirildiðini belirtti. Brown, 27 üye ülkenin liderlerinin katýldýðý toplantýnýn ardýndan basýna yaptýðý açýklamada, AB Konseyi’nin Herman Van Rompuy’u, Konsey’in ilk baþkaný olarak atadýðýný ve kendisini kutladýklarýný belirterek, Catherine Ashton’ýn da gelecek 5 yýl boyunca AB dýþ politikasýnda emsalsiz bir pozisyonu olacaðýný söyledi.1 Aralýkta yürürlüðe girecek yeni AB anayasasý Lizbon Anlaþmasý’nda öngörülen AB Konseyi Baþkanlýðýna seçilen Hristiyan Demokrat Belçika Baþbakaný Herman Van Rompuy da, 1 Ocakta üstleneceði yeni görevinde Türkiye’nin üyeliði konusundaki kiþisel görüþlerinin önem taþýmadýðýný söyledi. AB zirvesinin ardýndan dü zen le nen ba sýn toplantýsýnda Türkiye’nin üyeliðiyle ilgili bir soruyu cevaplandýran Van Rompuy, “üye ülkelerin oy birliðiyle aldýklarý kararlarýn kendi kiþisel görüþlerinin bütünüyle üzerinde ol du ðu nu” be lirt ti. AB Konseyi Baþkaný olarak

kendi fikirlerini savunmak yerine üye ülkeler arasýnda uzlaþma saðlamaya çalýþacaðýný anlatan Van Rompuy, “(Türkiye konusunda) kiþisel görüþlerimi biliyorsunuz ama bunun görevimle alakasý yok” dedi. Konuþmasýnda AB’yi “deðerler birliði” ola-

rak tanýmlayan Van Rompuy, “üyelik kriterlerin karþýlanmasý koþuluyla AB’nin geniþlemeye devam edeceðini” bildirdi. Belçika’da baþbakanlýk görevinde bir yýlýný henüz doldurmayan Hristiyan Demokrat Van Rompuy, partisinin muhalefette olduðu 2004 yýlýnda, parlamentoda yaptýðý bir konuþmada, “Türkiye, Avrupa’nýn parçasý deðil ve asla parçasý olmayacak” demiþti. Van Rompuy, “AB’nin, Türkiye’yi içine alarak geniþlemesi geçmiþteki geniþlemelerle kýyaslanamaz. Avrupa’da ayný zamanda Hristiyanlýðýn temel deðerleri de olan mevcut evrensel deðerler, Türkiye gibi büyük bir Ýslam ülkesinin giriþiyle kuvvetini yitirir” ifadesini kullanmýþtý. Van Rompuy’un AB Baþkanlýðý için en fazla çaba gösteren liderler arasýnda Almanya Baþbakaný Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaþkaný Nicolas Sarkozy öne çýkmýþtý. Brüksel / aa

GENÝÞ AÇI HALÝL ÝBRAHÝM CAN hibrahimcan@windowslive.com

vrupa Birliði ilk baþkanýný seçti: Küçük Avrupa ülkesi Belçika’nýn baþbakaný Herman Van Rompuy. Hayýrlý olsun Avrupalýlara. Bizi ilgilendiren yönü ise ilk baþkanýn Türkiye’ye bakýþ açýsýnýn deðiþip deðiþmeyeceði. Zira bundan beþ yýl önce þunlarý söylüyordu Rompuy: “Türkiye Avrupa’nýn parçasý deðildir ve hiçbir zaman da olmayacaktýr. Avrupa’da geçerli olan ve Hýristiyanlýðýn da temellerini oluþturan evrensel deðerler, Türkiye gibi büyük bir Ýslâm ülkesinin kabulü durumunda gücünü kaybedecektir.” Yaptýðý ilk basýn toplantýsýnda ise daha önceki söylediklerinin kendi kiþisel görüþü olduðunu, ‘üye ülkelerin oybirliði ile alacaklarý kararlarýn kendi kiþisel görüþlerinin bütünüyle üstünde olduðunu’ söyledi. Türkiye’nin üyeliðine karþý çýkan Almanya Baþbakaný Merkel ile Fransa Cumhurbaþkaný Sar kozy’nin it ti fa ký sa ye sin de bu kol tu ða Rompuy’un kiþisel görüþlerinin bir süre sonra Birliðin politikasýna yansýyýp yansýmayacaðýný zamanla göreceðiz. Uluslar arasý gözlemcilere göre; Rompuy’u seçmekle Avrupa bir lider deðil, uzlaþtýrýcý aradýðýný ortaya koydu. Böylelikle dünya sahnesinde daha güçlü bir rol üstlenecek, Avrupa Birliðinde saflarý sýklaþtýracak bir Avrupalý George Washington bekleyenlerin hayali suya düþtü. Uzlaþmacý kiþiliðini ise ‘AB Konseyi baþkaný olarak her ülkeyi dinleyeceðim ve müzakerelerde her ülkenin kazançla çýkmasýný saðlayacaðým’ sözleriyle dile getirdi Rompuy. Böylelikle Sarkozy ve Merkel gibi popüler Avrupalý liderler de gölgede kalmaktan kurtuldular. Ýngilizler bu makama getirmek için çalýþtýklarý Tony Blair’den umudu kesince AB Dýþ Politika ve Güvenlik Politikasý Yüksek Temsilciliðine (bir bakýma güçlü dýþiþleri bakanlýðý) Ýngiliz Baronesi Catherine Ashton’u getirmekle avundular. Þimdi de bu görevin baþkanlýða göre makam olarak daha düþük ama etkinlik olarak daha güçlü olduðunu savunuyorlar. Yeni baþkanýn her biri bir yana çeken üyeler arasýnda birliði güçlendirip güçlendiremeyeceðini zaman gösterecek. Ancak Ýngilizler, Fransýzlar ve Almanlar arasýnda tarihin her döneminde mevcut rekabetin, yakýnlaþmayý önlemeye devam edeceðini düþünüyoruz. Türkiye açýsýndan ise yeni baþkanýn geliþi son iki yýldýr egemen olan olumsuz havayý pek deðiþtir me ye cek tir. Sar kozy-Mer kel i ki li si nin ba þý çektiði muhalif grubun ket vurucu tavýrlarýndan bezen hükümetin üyelik müzakerelerine eskisi kadar sýcak bakmadýðý bir gerçek. Eksen kaymasý tartýþmalarýna yol açan yeni Türkiye dýþ politikasý da Avrupa Birliði üyeliðini birinci hedefe yerleþtiren bir politika deðil. Daha önce yazdýðýmýz gibi, aklý baþýnda Batýlý uzmanlar Avrupa Birliðini Türkiye’nin bölgedeki konumu ve gittikçe artan önemi konusunda uyararak, önemli bir müttefiki kaybedebilecekleri yorumunu yapýyorlar. Ama Gümrük Birliði ile istediðini alan Avrupa’nýn Türkiye’yi üyeliðe alma niyetinin en azýndan þimdilik olmadýðý açýk. Ülkemiz ise ancak adil þartlarda bu üyeliðin gerçekleþmesini kabul edebilir.Umarýz bu çok geç olmaz.

A

Mýsýr ve Cezayir arasýnda futbol gerginliði

TANINMAYAN ÝSÝMLER GELDÝ ÝNGÝLÝZ gazeteleri, Brüksel’deki AB zirvesinde AB Konseyi Baþkanlýðý ve AB Dýþiþleri ve Güvenlik Politikasý Yüksek Temsilciliði görevlerine getirilen isimlerin, “uluslar arasý platformda çok tanýnmayan isimler” olduðunu yazdý. “AB Baþkanlýðý Van Rompuy’un” baþlýðýný atan Financial Times (FT) gazetesi, “AB’nin iki önemli görevini, uluslararasý alanda çok da bilinmeyen iki kiþiye verdiðini” belirtti. AB’nin “yýldýz isimlerden” çok “oy birliði saðlayabilecek” kiþileri seçtiði yorumunu yapan gazete, bunun da Birleþik Krallýk’ýn eski Baþbakaný Tony Blair’e karþý, Belçika Baþbakaný Herman Van Rompuy’un seçilmesine neden olduðunu yazdý. Gazete, Birleþik Krallýk’ýn AB’nin Dýþiþleri Bakanlýðý görevi için Catherine Ashton’u “son dakikaya kadar sakladýðýný” belirterek, Ashton’ýn sadece bir yýldýr AB komisyonununda görev yaptýðýný anýmsattý. FT, Birleþik Krallýk Baþbakaný Gordon Brown’un, Blair’in

Yeni Türkiye karþýtý Avrupa Baþkaný

seçilememesinden duyduðu hayal kýrýklýðýný dile getirdiði, ancak diðer yandan da Catherine Ashton’un “ülkesinin güçlü sesi” olacaðýný söylediðini kaydetti. Guardian gazetesi de “hem Van Rompuy’un, hem de Ashton’un býrakýn Pekin’i, Brüksel’de bile aðýrlýklarýyla trafiðin durmasýna neden olabilecek isimler olmadýðýný” yazdý. Tony Blair’in AB baþkaný seçilmeyince umutlarýnýn suya düþtüðünü kaydeden gazete, “ancak onunla beraber Avrupa’nýn da dünyada tekrar söz sahibi olma umudunun suya düþtüðü” yorumunu yaptý ve Van Rompuy ile Ashton’un tecrübelerinin bu görevleri yürütebilmede soru iþaretleri doðurduðunu belirtti. Times gazetesi de Blair’in Irak savaþý ve AB’deki sosyalist liderlerle arasýnýn iyi olmamasý dolayýsýyla seçilemediðini, sosyalistler isteseydi Blair’in baþkan olabileceðini, ancak bunun yerine merkez saðýn baþkanlýðýnýn desteklendiðini savundu.

n MISIR, Cezayir’le yapýlan Dünya Kupasý eleme maçýndan sonra çýkan olaylarýn ardýndan Cezayir Büyükelçisi’ni geri çaðýrdý. Mýsýr Dýþiþleri Bakanlýðý, Cezayir’in Kahire Büyükelçisini bakanlýða çaðýrarak, iki ülke millî takýmlarý arasýnda Çarþamba günü Hartum’da yapýlan maçtan sonra çýkan olaylardan duyduklarý “derin endiþeyi” bildirdi. Daha sonra bakanlýktan yapýlan açýklamada Mýsýr’ýn Cezayir Büyükelçisi Abdulaziz Seyf el Nasr’a, en kýsa zamanda Mýsýr’a geri dönme emri verildiði belirtildi. Baþka bir resmi açýklamada ise Büyükelçinin geri dönmesi emrini bizzat Mýsýr Cumhurbaþkaný Hüsnü Mübarek’in verdiði kaydedildi. Ýki ülke futbol takýmlarý arasýnda cumartesi günü Kahire’de yapýlan maçtan önce ise Cezayir milli takýmýný taþýyan otobüs taþlanmýþ, Cezayir takýmýnýn 3 oyuncusu yaralanmýþ, oyunculardan ikisi maça baþlarýnda sargýlarla çýkmýþtý. Bu olaylardan sonra Cezayir’deki bazý Mýsýr þirketlerinin bürolarý saldýrýya uðramýþtý. Sudan’ýn baþkenti Hartum’da dün oynanan maçtan sonra ise Mýsýrlý taraftarlarý hava alanýna taþýyan otobüslerin Cezayirli taraftarlar tarafýndan taþlandýðý, bazý Mýsýrlý taraftarlarýn hafif þekilde yaralandýðý bildirilmiþti. Bu arada Mýsýr, Kuzey Afrika Futbol Birliði’nden (UNAF) çekildi. Mýsýr Futbol Federasyonu’nun yapýlan açýklamada, 2005’de kurulan UNAF’a gönderilen bir mektupla, Cezayir maçýndan sonra çýkan olaylarýn ardýndan birlikten çekildiklerini bildirdi. 2005’de kurulan UNAF’a Mýsýr, Cezayir, Fas, Tunus ve Libya üye. Kahire / aa


8

YENÝASYA / 21 KASIM 2009 CUMARTESÝ

MEDYA-POLÝTÝK

Çakmak, 23 yýl Genelkurmay baþkanýydý... CHP Genel Baþkan Yardýmcýsý Onur Öymen, aðzýndan kaçan bir Dersim kelimesiyle, hiç istemeden demokratikleþmeye büyük destek verdi. Yüzlerce kitabýn, binlerce makalenin, tek parti zihniyetini anlatmada yapamadýðý etkiyi, bir kýsa konuþmayla yaptý. Þaka olarak söylemiyorum, kendisine demokratikleþme adýna çok ama çok müteþekkiriz... Sayýn Öymen bir þey daha yaptý. Tunceli sokaklarýna yapýþtýrýlan afiþlerde, yüzüne Hitler býyýðý kondurulunca çok kýzdý ve “Atatürk de mi faþistti?” dedi. Bu çýkýþ, haliyle Atatürk dönemini de yeniden tartýþmaya açtý. Taraf Gazetesi’nde Neþe Düzel, bu tartýþmaya, tarihçi Prof. Dr. Cemil Koçak ve gazeteci yazar Taha Akyol ile yaptýðý ve üçer gün yayýnlanan röportajlarýyla ufuk açýcý bir katký saðladý. Taha Akyol’un “Ama Hangi Atatürk” ve Cemil Koçak’ýn “Geçmiþiniz Ýtina ile Temizlenir” kitaplarýný okuyucularýma tavsiye ederim. Bu röportajlarý okuyunca, okullarda yýllardýr, ezbere yaþayan nesiller yetiþtirilmek istendiðini acý bir þekilde görüyorsunuz. Dogmalarýn ve tabularýn, beyinlere beton gibi döküldüðünü bir daha anlýyorsunuz. Ezberlerin bozulmasý, gerçeklerin kabullenilmesi kolay deðildir. Onun için “laik kesim” diye adlandýrýlan geniþ kitle, Ergenekon davasýndaki iddialarý kabul etmek istemiyor. “Danýþtay saldýrýsýný, Cumhuriyet Gazetesi’ne bomba atýlmasýný, nasýl olur da karþýmýza sanýk olarak çýkarýlan o mümtaz insanlar yapabilir?” diye hop oturup hop kalkýyorlar. Alevi vatandaþlarýmýzý düþünün. Rejimin en saðlam unsurlarý diye sýrtlarý devamlý sývanmýþ, yere göðe konulmamýþlar. Ama devlet içindeki çeteler, onlarýn liderlerine suikastlar yapmak için planlar hazýrlamýþ. Hele Dersim’le ilgili gerçekler. Bu yaþta bizler bile katliamýn insanlýk dýþý, barbarlýk boyutlarýný bilmiyorduk. Tarihçi Cemil Koçak, Atatürk dönemiyle ilgili en büyük ezberlerden birini bozuyor. Þöyle diyor: “Atatürk ‘ordu politikaya karýþmasýn’ diye bir þey hiç söylemedi. Bu, tamamen uydurmadýr. Atatürk bunu söyleyemez, çünkü bunu diyebilmesi için kendisinin de üniformasýný çýkarmasý gerekiyor. O dönemde ise üniformayý kimse çýkaramazdý. Çünkü bütün iktidar mücadelesi, ordu içinde ve ordu aracýlýðýyla yapýlýyordu. Hepsi de muvazzaf askerdi onlarýn. Ýsterlerse karargâhlarýnda oturuyorlar, isterlerse Meclis’e geliyorlar. Hiç bi ri es ki as ker de ðil bun la rýn. Me se la Mustafa Kemal... Hem cumhurbaþkaný, hem mu vaz zaf as ker di. Ma a þý ný, Ge nel kur may’dan, yani Milli Savunma Bakanlýðý’ndan alýyordu. Diðerleri de öyle. Hiçbiri emekli asker deðildi. Bakýn... Bu, hiç konuþulmayan bir þey... Atatürk, askerlikten 1927 yýlýnda emekli oldu. 1927’de Ýsmet Paþa’yla birlikte kendi istekleriyle üniformalarýný çýkardýlar. “Emeklilik maaþýmýzý istiyoruz” diye Savunma Bakanlýðý’na dilekçe verdiler ve askeriyeyle iliþkileri o andan itibaren kesildi. Þu bir gerçek ki... 1945’e kadarki Atatürk ve Ýnönü dönemlerinde rejim esas itibarýyla orduya dayandý. Atatürk ve Ýnönü, cumhurbaþkaný olarak ordu komutanlarýný bizzat atadýlar. Ve bu komutanlar yýllarca hiç deðiþmediler.” Fevzi Çakmak, tam 23 yýl Genelkurmay baþkaný olarak kalýyor. Bunun anlattýðý nedir? Bugüne kadar kaçýmýz bunu biliyorduk? Geçmiþte yaþadýðýmýz darbeleri, askerî müdahaleleri, 28 Þubatlarý, e-muhtýralarý, bugünün andýçlarýný, lahikalarýný, çuvallar dolusu belgeleri anlayabilme adýna, 1946’ya kadar olan dönemi gerçekleriyle bilmek gerekiyor. Cuntacý zihniyet, insana deðer vermiyor. Kendilerinden baþka güvenilecek insan da yok. Devleti koruma ve yüceltme adýna bir paranoya var. Ýnsanýn deðeri olmayýnca, kendi vatandaþýna her türlü zulmü, iþkenceyi yapmak da meþru oluyor. Sýkýntý þurada: Yaþadýðýmýz çaðda insan öne çýkýyor. Ýnsan haklarý, özgürlükler, hukukun üstünlüðü ve herkesin hesap verebilmesi öne çýkýyor. Kimseye hesap vermek zorunda olmadýðýna inanmýþ, zaman tünelinde kalmýþ bir azýnlýk, bu büyük insanî dalgaya direniyor. Orduya dayanan bir rejimi ayakta tutmaya çalýþýyorlar. Hiç ama hiç þanslarý yok... Hüseyin Gülerce, Zaman, 20 Kasým 2009

Ýngiliz arþivlerini mi bekleyelim? GEÇMÝÞLE hesaplaþmak, yüzleþmek için elbette yürekli olmak gerekiyor. Onur Öymen’in ‘Dersim’ faciasýný gündeme taþýyan konuþmasý, böyle bir hesaplaþma için gereken cesarete fazlasýyla sahip olduðumuzu gösterdi. En azýndan vicdan sahibi herkes bildiði ya da duyduðu kadarýyla bu sözlere ve ardýnda yatan zihniyete tepkisini ifade etti. Ama galiba bundan fazlasýna ihtiyacýmýz var. Aksi takdirde cüretkar çýkýþlarýn ötesine geçmek mümkün görünmüyor. Bu meseleleri doðru dürüst konuþabilmek için bazý þartlarýn yerine gelmesi gerekiyor. Duyduðumuz ve bildiðimizin ötesine geçmek için buna mecburuz. Öncelikle asgari düzeyde de olsa bir tarih bilgisi, olmazsa olmazlarýn baþýnda geliyor. Ayný zamanda konuþtuðunuz sorunla ilgili temel tartýþma baþlýklarýndan haberdar olmak, en azýn dan bunlarý savunan öncü isimleri tanýmak. Hepsinden önemlisi, tüm bunlarý ideolojik tarih yazýmlarýndan biraz olsun arýndýracak bir bakýþ açýsý. Galiba en zoru da bu. ***

Türkiye’de bunlarý yanýnýza almadan yapacaðýnýz her eleþtiri, sizi bir diðer kampýn tezlerine mahkum eder. Sözgelimi II. Abdülhamid, ya gericiliðin ve istibdatýn kalesi olur. Yahut da göklere çýkarýlan ve her türlü eleþtirinin üzerinde tutulan bir padiþah.

pek çok engel ya da koruma kalkaný var. Bir yönüyle Atatürk’ü ko nuþmanýn zorluðu. Diðer yandan cumhuriyet tarihi boyunca Alevilerin istisnalar dýþýnda ‘sistem’le barýþýk olma yönünde gösterdiði gayretin bilinmeyenleri. Bunlarýn üstüne bir de dönemin ‘tarih yazýcýlarý’nýn halen hissedilen aðýrlýðýný ekleyince konuþmanýn zorluðu daha iyi anlaþýlabilir. *** Ýþin tuhaf tarafý, 100 yýl öncesinin hikayesi, þaþýrtýcý düzeyde bugünü anlatýr bizlere. Siyasi ya ekonomik talepleriyle merkeze sesini duyurBugün Dersim’le ilgili tartýþma- da maya çalýþanlarýn, bunlarý iletirken yaþadýðý solarýn üzerinde pek çok engel ya runlar, çatýþmalar ya da sapmalar üç aþaðý beþ da koruma kalkaný var. yukarý dünün ve bugünün hikayesidir. Bir asýr önce çocuðunun hem dini, hem müspet ilimleri okumasýný isteyen kesimlerin talepleriyle, bugün devam eden tartýþmaKeza, Þeyh Said isyanýný üzerine yapýþtýrýlan larýn benzerliði ve birbirinin devamý oluþu ‘Ýngiliz’ damgasý yüzünden konuþamazsýnýz. bize cazip gelmez. Oysa o dönemde yolu Ýngiltere’den geçenleri Çünkü herkesin kafasýnda kahraman lar saymaya kalksak, herhalde Þeyh Said’e sýra gelevardýr, düþmanlar, her þeyin üzerine yýkýldýðý ceði bile kuþkuludur. mihraklar ya da sebepler. Dün her þey týkýr Bugün Dersim’le ilgili tartýþmalarýn üzerinde týkýr iþlerken, bugün aniden bozulmuþtur.

‘‘

Sakýn özür dileme! devletler çok. Lakin bir çatýþma ortamýnda sivillerin zarar görmesi ‘yan hasar’ olarak tanýmlanabilse de, direkt olarak sivillere yönelik saldýrýlar yan hasar falan deðil, ‘öz hedef’ halini alýyor. Burada ise çoluk çocuk gözetilmeden, hatta hukuka aykýrý müdahalelerle, zehirli gazlar kullanýlarak bir isyanýn bastýrýlmasý söz konusu. Kabul edilebilir bir durum deðil yani. Immanuel Kant’ýn ‘Ebedi Barýþ’ adlý eserinde (1795) sivillere karþý zehirleyiciler kullanmanýn yasaklanmasý bir önkoþul. Son dönemlerin popüler alanlarýndan olan politik psikolojide de bu tür tutumlarýn acýsýnýn yüzlerce, binlerce yýl süren aðýr psikolojik hasarlara, travmalara yol açabildiðine inanýlýyor. Kýsaca öldürmenin de bir kuralý var. 3- Acýnýn nispeten dinmesi ve geleceðe dönük psikoTarih mutlaka bir gün açýða çýkýlojik hasarlarýn azaltýlmasý içinse ‘yas tutmak’ gerekiyor. Acýlarýmýzý açýða çýkarmak, kurbanlarý, kurbanlarýn yayor. Ne kadar kapasanýz da, vidakýnlarýný, failleri birlikte dinlemek ve birlikte yas tutmak larý sýkýþtýrsanýz da bir yerlerden en iyi tedavidir deniyor. Bu açýdan sandýða kilitlenenlerle sýzýyor. Bir gün bir fotoðraf, bir yüzleþerek yola devam etmek, baþkalarýnýn bu tür travbaþka gün bir gaf! Bir þeyler tarimalarý tahrik ederek bize karþý birer silah haline dönüþtürmesini engelleyebilir. he yardýmcý oluyor. 4- Tarih mutlaka bir gün açýða çýkýyor. Ne kadar kapasanýz da, vidalarý sýkýþtýrsanýz da bir yerlerden sýzýyor. Bir Dersim ayaklanmasý diye bakýp geçtiðimiz, ilgilenmedi- gün bir fotoðraf, bir baþka gün bir gaf! Bir þeyler tarihe ðimiz bir konunun ne kadar trajik, ne denli kabul edile- yardýmcý oluyor. Özellikle çaðýmýzýn moda trendi olan mez ve utanç verici olduðunu öðrenmemizi saðladýnýz. þeffaflaþma süreci içerisinde saklý gizli hiçbir þey kalmýÜstelik bundan bir sürü ders çýkartmamýz da mümkün yor. Bu nedenle tarihi sevmek, sahiplenmek gerekiyor. olabilir. Hata yapmamýþ bir toplum da, bir devlet de yok yerkü1- Bir devletin rejimi ve düzeni koruyabilmek adýna rede. Ama hatalarýndan ders almayan devletler de, topkendi vatandaþlarýna karþý ne kadar acýmasýz olabileceði- lumlar da hala var. ‘Bu ülkede bir daha asla bir Dersim ni gösteren önemli olaylardan birisi Dersim ayaklanma- olmayacak’ diye açýkça, kuþkusuzca konuþabileceðimiz sý. Bir devletin kurucu prensipleri insan odaklý olmadý- gün, ders alma kabiliyetine sahip olduðumuzu gösterebiðýnda, yani devlet mekanizmasýnýn insan için var olduðu, leceðiz demektir. Büyükler ders almayý da, ders vermeyi tüm insanlarýn devlet için var olduðu, devlete hizmetle de ayný deðerde kabul edebilenlerdir. yükümlü olduðu düþüncesi geçtiðinde, þiddet ve kural5- Demokratik açýlým sürecinin yavaþladýðý ve ciddi bir sýzlýðýn genel kural halini aldýðý açýkça ortada. Önceliðin toplumsal tepki ile karþýlaþtýðý þu günlerde, Dersim mevdevletten insana geçiþi, insanlýk tarihi açýsýndan bakýldý- zusunun gündeme gelmesi herhalde en çok AKP hüküðýnda çok yeni bir durum, neredeyse bebeklik aþamasýn- metini sevindirmiþtir. CHP’nin demokratik açýlýma eda olduðu söylenebilir. ninde sonunda destek vereceðini tahmin ediyordum a2- Dersim ayaklanmasýný bastýrýrken devlet aygýtýnýn ma hem Alevi, hem Kürt açýlýmlarýna birlikte bu kadar elbette bir rasyonalitesi var ve dönemin uluslararasý ko- destek saðlayacaðý doðrusu aklýma gelmemiþti.(...)Son þullarý gereði bu tür müdahalelerde bulunan devletler derece yararlý gafýnýz için teþekkürler sayýn Öymen! çok da az deðil. Hatta bugün bile bu düþüncede olan Deniz Ülke Arýboðan, Akþam, 20 Kasým 2009 BÝR süredir Onur Öymen’in Meclis’te yaptýðý talihsiz konuþma ve Dersim konusu gündemi iþgal ediyor. Aleviler, Kürtler, demokratlar; AKP grubu hep bir aðýzdan hem CHP’yi hem de sayýn Öymen’i özür dilemeye ya da istifaya çaðýrýyorlar. Ben de demek istiyorum ki, ‘sakýn özür dilemeyin sayýn Öymen, zira Türkiye Cumhuriyeti’ne büyük bir hizmet yaptýnýz ve görülmesin, bilinmesin, duyulmasýn diye sandýða kilitlediðimiz, yok saydýðýmýz bir ayýbýmýzý gün yüzüne çýkarttýnýz.’ Ders kitaplarýnda

‘‘

Demokrasi mücahidi bir dosta “piþmanlýk” yazýsý DEMOKRASÝ de müskirat gibi bir þey.. Öbürü nasýl þiþede durduðu gibi durmuyorsa insanýn aklýna demokrat bir fikir geldi mi kafada durduðu gibi durmuyor.. Hele onu yazýya dökmeye kalkýþtýn mý sonuç böyle oluyor iþte.. Demokrasi benim neyime behey mantar kafalý, behey çengelli iðne. behey çamaþýr mandalý! Sevgili silah arkadaþým, deðerli televizyon “Haykýrmeni..” düþünür-yazar, yazdýktan sonra düþünür Reha Muhtar inceden inceye bize laf geçirmiþ.. Suçlama þu: “Tarihi sadece bilmek yetmez, kiþi o sonuçlardan sentez yapabilmeli..” Muhatabý bendeniz.. (...) O bir yazý yazdý.. “Atatürk çok yalnýzdý..” dedi.. Ben de Atatürk’ün yakýn arkadaþlarýnýn baþýna gelenleri birer birer sayýp “Gazi Paþamýz’ý biz mi yalnýz býraktýk?” diye sordum..(...) Nedense mevzuya sadece Reha Muhtar zýpladý.. Ve tarihi doðru anlamak üzerine adýmý vermeden ama benimle konuþur gibi bir yazý yazdý.. Yazýnýn ana fikri þöyle.. “O bir demokrattý ama memleketi tek baþýna idare etmeyi tercih etti..” Bunu anlayamayan da benim..

Reha Bey’in cevaben kaleme aldýðý deðerli öðretileri arasýnda tarihi olaylara nasýl bakýlacaðýna dair bir tarif de var.. “Toplumsal iliþkilere ve deðerlere bakacaksýn..” diyor.. Toplumsal iliþkiden neyi kastediyor, hangi deðerleri kafama kakýyor belli deðil.. *** (...)Anladýðým kadarý ile Reha kardeþim, cumhuriyetin tek partili yýllarýnýn tamamýný “demokrasi” hanesine yazmýþ.. Yazdýklarýný okuyunca “cumhuriyet ile demokrasiyi birbirine karýþtýrýyor olmasýn..” dedim demesine ya ben de iþin içinden çýkamadým.. Çarpýcý örnekleri de var.. Çarlýðý deviren Lenin kan döktü diye o rejimi demokrasi saymayacak mýyýz, diye soruyor? Eðer bana soruyorsa cevabým belli.. “Sayalým gitsin anasýný satayým.. Demokrasi senden kýymetli mi Reha Abi?” der geçerim.. Gönlü hoþ olacaksa Rusya’da rejimin oturmasýndan sonra telef olanlarý da “demokrasi þehidi” ilân ederim.. Yeter ki bir yazý daha yazýp beni bu tartýþmaya sokmasýn, bir daha böyle yazý yazmak zorunda býrakmasýn.. Ben böyle aðýr konularý kaldýramýyorum..(...) Selahattin Duman, Vatan, 20 Kasým 2009

Yahut tam tersi. *** Bunlarý gerçekten konuþmaya baþladýðýmýzda, ayaðýmýzýn altýnda kullanmaya alýþtýðýmýz pekçok zemini kaybedeceðimiz açýk. Mesela, II. Abdülhamid üzerinden muhafazakarlýk, Ýslamcýlýk devþirmek ya da Said-i Nursi üzerinden ‘sistem karþýtlýðý’ üretmek eskisi kadar kolay olmayacak. Ya da sisteme karþý çýkan herkesi ‘gerici’ parantezine almak, tarihi bu kalýplarýn arasýna sýkýþtýrmak zorlaþacak. Sadece Kürtlerin ya da ayaklanmalarýn deðil, bu coðrafyada yaþayan herkesin bilinenin ötesinde bir tarihi var. Bunlarý gün yüzüne çýkarmak için hep olaðanüstü bir gündemi ya da Öymen örneðinde olduðu gibi ‘münasebetsizliði’ bekliyoruz. Tüm bunlarý oturup enine boyuna konuþmak için elimizdeki imkanlarý ve zamaný bugüne kadar iyi deðerlendiremedik. Hiç olmazsa bundan sonrasý farklý olsun. Sizi bilemem, ama Ýngiliz arþivlerinin insafýna kalmak bana hiç sýcak gelmiyor. Nasuhi Güngör, Star, 20 Kasým 2009

Onur Öymen’in Dersim’e katkýsý yeni yeni öðreniyorlar. Hatta kendi kiþisel tarihlerini bilmeyen, öðrenemeyen o kadar çok Dersimli bulunuyor ki! Tarihi öðrenememenin sorumlusu biz miyiz? Yahut asýl sorumlusu biz miyiz? Þurasý bir gerçek ki, resmi tarihte, okullarda okutulan tarih kitaplarýnda ne Dersim vardýr, ne de Koçgiri. Okullarda bunlar öðretilmez. Ancak eðer söz edilmek gerekirse de tamamen tarihi gerçekler çarpýtýlýr. Biz bir baþka tarihin içinde yaþarýz. Sonra dünyanýn deðiþik yörelerinde gerçeklerle yüz yüze geldiðimizde ezberimiz bozulur þaþýrýr kalýrýz. Tabii doðrularý öðrenmek kolay deðildir ülkemizde. Kaynak bulmak kolay deðildir. Ezberler içinde yazýlmýþ tarih kitaplarýný aþmak kolay deðildir. Artýk yakýn tarihi resmî Bütün bunlarýn sýkýntýlarýný yaþartarihin sýnýrlarýný aþarak ken Onur Öymen imdadýmýza yetiþaraþtýrmaya, okumaya, ti. Dersim katliamýný savundu. Hem öðrenmeye çalýþýyoruz. de Alevilerin CHP’ye en çok destek verdikleri bir dönemde yaptý bunu. Aleviler yaþadýklarý þaþkýnlýðýn ila çýktýðýmýz yolculuk, tarihimizin di- çinden çýkabilmiþ deðiller. Gerçekðer evrelerini de içererek ilerliyor. ten bu sözlerin altýndan nasýl kalkaKoçgiri katliamý ve benzeri katliam- caklar? Bir yanda bugüne kadar gülar da bu tartýþmalarýn bir parçasý o- ven duymadýklarý bir iktidar var. larak yeni baþtan deðerlendiriliyor. Bir de destekledikleri parti. Des*** tekledikleri partinin Genel Baþkan Onur Öymen, bu lafý aðzýndan mý yardýmcýsý, “Dersim’de Alevileri keskaçýrdý, yoksa bilinçli þekilde tarihsel tik, iyi de ettik” anlamýna gelecek tübir gerçeði mi iþaret etmek istedi? ründen sözler ederken, Baþbakan ErAðzýndan kaçýrmadýðý daha sonraki doðan belki ilk kez bu kadar yüksek savunmacý tutumuyla anlaþýldý. “Budüzeyde bir sorumlu olarak ‘Dersim nu yapan Atatürk’tür, bu nedenle bu katliamý’ diyor. tartýþma beni deðil onu hedef alýyor” Aleviler açýsýndan zor bir durum. dedi. Deniz Baykal da Onur ÖyCHP içindeki Aleviler açýsýndan iki men’i koluna takarak gruba girdi ve kere zor bir durum. onun yanýnda durduðunu ifade etti. Bu yazýyý yazarken Türkiye’den Bu geliþmenin burada durmasý gelen haberler tartýþmanýn daha da mümkün deðil. Artýk yakýn tarihi alevleneceðini gösteriyor. Öymen’in resmi tarihin sýnýrlarýný aþarak araþistifasýný isteyen Dersimli Kemal Kýtýrmaya, okumaya, öðrenmeye çalýþýlýçdaroðlu, kendi sözlerini CHP içinyoruz. deki çok sesliliðe bir örnek olarak O tarihlerde yaþanan acýlarý, acýgöstererek durumu idare etmeye çamasýzlýklarý bir gerçek olarak algýlalýþýyor. ma eðilimi güç kazanýyor. Bu nasýl birçok seslilik ki, Dersim Avrupa Parlamentosu’ndaki topkatliamýný savunanla, Dersim’de kýrýlantýda da Onur Öymen’in sözlerinin lan, canýný, kanýný kaybedenler ayný üzerinden yorumlar yapýldý, Derçatý altýnda yaþayacaklar. sim’de neler yaþandýðýna iliþkin yoBu mümkün mü? rumlar ve saptamalar ilgi ile izlendi. E zenle ezilen, yok edenle yok ediTarihe merak belki de hiç bugünlen ayný siyasi akýmýn içinde mücakü kadar öne çýkmamýþtý. de le edebilir mi? *** Benim inancým o ki, bu iþ burada Ta ri he me rak ne den ö nem li? bit mez. Geçmiþi öðrenmenin ve resim tariCHP bu sýkleti kolay kolay kaldýrahin dýþýna çýkmanýn ne gereði var? maz. Þunun kabul edelim ki, kendi tariGörüp yaþayacaðýz, ama hiçbir þehini bu kadar yanlýþ öðrenen bir topyin artýk eski yerinde durmayacaðýný lum çok azdýr. Düþünün Dersim’de katliama uðramýþ ailelerinin çocuk- da görmeliyiz. Göreceðiz. Oral Çalýþlar, larý, torunlarý bile kendi tarihlerini Radikal, 20 Kasým 2009

1937-1938 yýllarýnda “Dersim’de neler oldu” konusunda düzenlenen konferansa katýlmak amacýyla Brüksel’deyiz. Avrupa Parlamentosu Yeþiller grubundan Jürgen Klote’nin çaðrýsýyla katýldýðýmýz konferansta, Dersim katliamý olarak tarihe geçen olaylarý, anlamaya ve irdelemeye çalýþýyoruz. Bu konferans, çok önceden düzenlenmiþti. Daveti aldýðýmýz zaman ne Onur Öymen, Meclis’e çýkýp malum laflarý etmiþti, ne de Kýlýçdaroðlu onun istifasýný istemiþti. O nur Öy men’in ko nuþ ma sýy la birlikte baþta Dersim’de neler olduy-

‘‘


9

YENÝASYA / 21 KASIM 2009 CUMARTESÝ

MAKALE ‘Kusurunu görse, o kusur, kusurluktan çýkar’

FIKIH GÜNLÜÐÜ SÜLEYMAN KÖSMENE fikihgunlugu@yeniasya.com.tr www.fikih.info 0 505 648 52 50

Mus­ta­fa­U­çak:­“Ben günahý sevabý bildiðim ve inandýðým halde boþlukta bulunup, Allah’tan uzaklaþýp, zina hariç her türlü þeye bulaþtým. Ýntihara bile kaç defa teþebbüs ettim. Þimdi ise kendimi mümkünse tamamen temizlemek ve tövbe etmek istiyorum. Benim tamamen arýnmam mümkün mü? Ne yapmalýyým?” Bu­duy­gu­lar,­ya­ni­gü­na­hýn­in­sa­ný­a­de­ta­yi­yip­bi­tir­me­si­bir­töv­be­hâ­li­dir.­Töv­be­ni­zi­teb­rik­e­di­yo­rum. Han­gi­gü­nah­o­lur­sa­ol­sun,­a­rýn­ma­nýn­yo­lu­el­bet­te­var­dýr.­Ön­ce­lik­le­iç­ten­piþ­man­ol­mak,­Al­lah’a­iç­ten­dön­mek­ve­töv­be­ve­is­tið­far­et­mek.­Gü­nah­la­rýn­be­de­li­de, ke­fa­re­ti­de­bu­dur.­­ Bir­ha­dis-i­kud­sî­de­Ce­nâb-ý­Al­lah­bu­yu­ru­yor­ki: “Ey ­de­moð­lu!­Sen­ba­na­du­â­e­dip,­af­fý­mý­ü­mit­et­tik­çe­ben sen­den­her­ne­sâ­dýr­o­lur­sa­ol­sun,­al­dýr­mam,­ben­se­ni af­fe­de­rim.­Ey­Â­de­moð­lu!­Se­nin­gü­na­hýn­se­ma­nýn­bu­lut­la­rý­ka­dar­bi­le­ol­sa,­son­ra­ba­na­dö­nüp­is­tið­far­et­sen, gü­nah­la­rýn­çok­o­lu­þu­na­bak­mam,­se­ni­af­fe­de­rim.­Ey ­de­moð­lu!­Ba­na­dün­ya­do­lu­su­ha­ta­i­le­gel­sen,­so­nun­da­hiçbir­þirk­koþ­mak­sý­zýn­ba­na­ka­vu­þur­san,­se­ni­dün­ya­do­lu­su­mað­fi­re­tim­le­kar­þý­la­rým.”1 Re­sû­lul­lah­E­fen­di­miz­(asm)­bu­yur­du­ki: “Siz­den­ön­ce­ya­þa­yan­lar­a­ra­sýn­da­dok­san­do­kuz­ki­þi­yi­öl­dü­ren­bir a­dam­var­dý.­Yer­yü­zü­nün­en­bil­gin­ki­þi­si­ni­sor­du.­Ken­di­si­ne­bir­râ­hib­ta­rif­e­dil­di.­O­na­ka­dar­gi­dip,­dok­san do­kuz­ki­þi­öl­dür­dü­ðü­nü,­ken­di­si­i­çin­bir­tev­be­im­kâ­ný­nýn­o­lup­ol­ma­dý­ðý­ný­sor­du.­ Râ­hib: “Ha­yýr­yok­tur!”­de­di.­A­dam­o­nu­da­öl­dü­rüp ci­na­ye­ti­ni­yü­ze­ta­mam­la­dý.­Son­ra­yi­ne,­yer­yü­zü­nün­en bil­gi­ni­ni­sor­ma­ya­de­vam­et­ti.­Ken­di­si­ne­â­lim­bir­ki­þi ta­rif­e­dil­di.­O­na­ge­lip,­yüz­ki­þi­öl­dür­dü­ðü­nü,­ken­di­si­i­çin­bir­tev­be­im­kâ­ný­o­lup­ol­ma­dý­ðý­ný­sor­du.­ ­lim: “E­vet,­var­dýr,­se­nin­le­tev­ben­a­ra­sý­na­kim­per­de­o­la­bi­lir?”­de­di.­Ve­i­lâ­ve­et­ti:­“An­cak,­fa­lan­mem­le­ke­te­git­me­li­sin.­Zî­ra­o­ra­da­Al­lah’a­i­ba­det­e­den­kim­se­ler var.­Sen­de­on­lar­la­Al­lah’a­i­ba­det­e­de­cek­sin­ve­bir­da­ha ken­di­mem­le­ke­ti­ne­dön­me­ye­cek­sin.­Zi­ra­se­nin­mem­le­ke­tin­kö­tü bir­yer­dir,­se­ni­baþ­tan­çý­ka­rý­yor”­de­di. A­dam­yo­la­çýk­tý.­Fa­kat­gi­der­ken­ya­rý­yo­la­va­rýr­var­maz­ken­di­si­ne­ö­lüm­hâ­li­gel­di.­ Rah­met­me­lek­le­ri­i­le­a­zab­me­lek­le­ri­o­nun­hak­kýn­da ih­ti­lâ­fa­düþ­tü­ler.­ Rah­met­me­lek­le­ri: “Bu­a­dam­töv­be­kâr­o­la­rak­gel­di. Kal­ben­Al­lah’a­yö­nel­miþ­ti”­de­di­ler.­ A­zab­me­lek­le­ri­de: “Bu­a­dam­hiç­bir­ha­yýr­iþ­le­me­di” de­di­ler. On­lar­böy­le­çe­ki­þir­ken­bir­baþ­ka­me­lek,­yan­la­rý­na gel­di.­Me­lek­ler­o­nu­a­ra­la­rýn­da­ha­kem­yap­tý­lar.­ Ha­kem­me­lek­on­la­ra: “O­nun­çýk­tý­ðý­yer­le,­git­mek­te ol­du­ðu­yer­a­ra­sý­ný­öl­çün,­han­gi­ta­ra­fa­da­ha­ya­kýn­sa­o­na­gö­re­hü­küm­ve­rin”­de­di.­ Al­lah­Te­â­la­be­ri­ki­kö­ye,­“U­zak­laþ!”;­ö­bür­kö­ye­de “Yak­laþ!”­di­ye­vah­yet­ti.­­­ Me­lek­ler­ölç­tü­ler,­gör­dü­ler­ki,­git­me­yi­ar­zu­et­ti­ði­(i­yi­ler­di­ya­rý­na) bir­ka­rýþ­da­ha­ya­kýn.­O­nun­rû­hu­nu­rah­met­me­lek­le­ri­al­dý­lar.”2 De­mek,­tev­be­i­çin­en­mü­him­a­dým,­ni­yet­tir,­ka­rar­lý­lýk­týr,­piþ­man­lýk­týr,­af­fe­dil­me­yi­cid­den­um­mak­ve­is­te­mek­tir,­Al­lah’ýn­rý­zâ­sý­na­tâ­lip­ol­mak­týr,­bu­he­de­fe­u­laþ­mak­i­çin­ha­re­ke­te­geç­mek­tir,­Al­lah’a­iç­ten­yö­nel­mek­tir. Yu­ka­rý­da­ki­ha­dis­te­de­gör­dük­ki,­Al­lah’a­iç­ten­yö­ne­len­ve­gü­nah­la­rýn­dan­iç­ten­piþ­man­lýk­du­yan­ki­þi­ba­ðýþ­la­nýr.­O­hal­de­gü­nah­la­rý­mýz­i­çin­yap­ma­mýz­ge­re­ken tek­mak­bul­dav­ra­nýþ,­iç­ten­piþ­man­ol­mak,­gü­nah­la­rýn deh­þe­tin­den­Al­lah’a­sý­ðýn­mak­ve­ar­týk­gü­nah­lar­dan­u­zak­laþ­mak­týr.­Üs­tad­Be­dî­üz­za­man­Haz­ret­le­ri­nin­for­mü­lü­nü­ha­týr­la­ya­lým:­ “Ku­su­ru­nu­gör­se,­o­ku­sur­ku­sur­luk­tan­çý­kar.­Ý­ti­raf­et­se,­af­fa­müs­ta­hak­o­lur.”3 Di­ðer­yan­dan;­ço­ðu­za­man­gü­nah­i­çin­ha­zýr­bir­çev­re­miz­var­dýr.­Bi­zi­gü­na­ha­i­ten,­gü­nah­la­rý­meþ­rû­gös­te­ren,­gü­nah­la­rý­sev­me­mi­zi­sað­la­yan­böy­le­baht­sýz­çev­re­ler­de­gü­nah­lar­dan­a­rýn­ma­mý­zý­güç­leþ­ti­rir.­Tek­ba­þý­na­gü­nah­la­rý­mýz­dan­ne­ka­dar­da­piþ­man­lýk­duy­sak,­bu çev­re­yi­aþ­ma­dýk­ça­piþ­man­lý­ðý­mý­zý­töv­be­ye­ve­is­tið­fa­ra dö­nüþ­tü­re­me­yiz.­Töv­be­ve­is­tið­fa­ra­tam­mu­vaf­fak­o­la­ca­ðý­mýz­es­na­da,­töv­be­ko­nu­su­yap­tý­ðý­mýz­dav­ra­ný­þýn as­lýn­da­gü­nah­ol­ma­dý­ðý­ný­bi­ri­le­ri­nin­fý­sýl­da­ma­sý­bi­le­bi­zi­töv­be­den­u­zak­laþ­tý­ra­bi­lir.­ Al­lah’tan­(cc)­gü­nah­la­rý­nýn­ba­ðýþ­lan­ma­sý­ný,­töv­be­si­nin­ka­bu­lü­nü­ve­mað­fi­ret­e­dil­me­si­ni­is­te­yen­in­san, ken­di­si­ni­gü­na­ha­sü­rük­le­yen­çev­re­yi­terk­et­me­li­dir.­­ Töv­be­i­çin­bir­di­ðer­ö­nem­li­a­dým­da;­töv­be­ye­mu­vaf­fak­ol­muþ­ve­a­mel-i­sa­lih­te­yo­ðun­laþ­mýþ­bir­“top­lu­luk”­i­çe­ri­si­ne­dâ­hil­ol­mak;­bu­top­lu­luk­la­be­ra­ber­i­bâ­det­ve­ta­at­te­bu­lun­mak­ve­bu­“ce­ma­a­ti”­terk­et­me­mek; es­ki­çev­re­si­ne­as­la­dön­me­mek­tir. De­mek­bi­zim,­dün­ya­nýn­ki­rin­den,­gü­na­hýn­dan,­u­fu­ne­tin­den,­ha­ra­mýn­dan­ve­mâ­lâ­yâ­nî­ve­boþ­iþ­le­rin­den ken­di­mi­zi­çe­kip­a­la­rak;­Al­lah’ýn­a­dý­nýn­a­nýl­dý­ðý,­te­fek­kür hâ­li­nin­ya­þan­dý­ðý,­kalp­ve­ak­lý­mý­zýn­a­rýn­dý­ðý­ders­le­re­“yö­ne­li­þi­miz”­Al­lah­ka­týn­da­mak­bu­le­þa­yan­bu­lu­nu­yor.­ Bu­çer­çe­ve­de,­bi­zi­gü­na­ha­çe­ken­çev­re­yi­bý­ra­kýp;­bi­zi­i­bâ­det­ve­ta­a­te­yön­len­di­ren­bir­çev­re­i­le­ta­ný­þýp­bu çev­re­i­le­kay­naþ­ma­mýz­Ýn­þal­lah­bi­zi­töv­be­miz­de­ve­i­ba­det­le­ri­miz­de­mu­vaf­fak­ký­la­cak­týr.­Kö­tü­a­lýþ­kan­lýk­la­rý­mý­zý­bý­rak­ma­kud­re­ti­ni­de­yi­ne,­Al­lah­kor­ku­su­nun ya­þan­dý­ðý­bir­top­lu­luk­ve­çev­re­i­le­bir­lik­te­li­ði­miz­de­Ýn­þal­lah­bu­la­bi­li­riz. Dipnotlar: 1- Tirmizî, Da’avât 106, (3534) / 2- Buharî, Enbiya 50; Müslim, Tevbe 46(2766); Ýbnu Mâce, Diyât 2, (2621) / 3- Lem’alar, s. 138

k­ u­mak­bil­gi­ye­u­laþ­ma­nýn­en­sað­lam­yo­lu­dur.­Din­le­mek­ten­da­ha üs­tün­dür.­Din­ler­ken­ka­çýr­dý­ðý­mýz bir­ay­rýn­tý­yý­tek­rar­duy­mak­ih­ti­mâ­li­az­dýr.­O­ku­ma­sâ­ye­sin­de,­en­u­fak­te­fer­ru­â­tý­is­te­di­ði­miz­za­man,­is­te­di­ði­miz müd­det­te­in­ce­le­mek,­ü­ze­rin­de­dü­þün­mek, di­ð er­ka­y ýt­l ar­l a­kar­þ ý­l aþ­t ýr­m ak­dâ­i ­m â müm­kün­dir.­An­la­tan,­bir­sü­re­son­ra­kar­þý­mýz­da­ol­ma­ya­cak­týr.­O­ku­du­ðu­muz­me­tin, kay­de­dil­di­ði­say­fa,­ki­tap­ve­ben­ze­ri­mad­dî va­sat­ta­dur­mak­ta­dýr.­Min­net­siz,­zah­met­siz,­kül­fet­siz­bir­þe­kil­de­o­na­mü­râ­ca­ât­e­di­le­bi­lir.­O­ma’nâ,­ya­zý­i­le­tes­bît­e­dil­miþ­þe­kil­de,­em­ri­mi­ze­â­mâ­de­o­la­rak­bi­zi­bek­le­mek­te­dir. Bi­zim­mil­lî­kül­tü­rü­müz,­da­ha­çok,­söz­lü te­me­le­da­yan­mak­ta­dýr.­Hal­ký­mý­zýn­ek­se­rî­si dî­nî­ko­nu­lar­da­da­ku­lak­tan­bil­gi­sâ­hi­bi­dir­ler.­Câ­mi’de­ho­ca­lar­dan,­tek­ke­de­þeyh­ler­den,­ma­hal­le­de­bü­yük­ler­den­a­lý­nan­bil­gi­ler du­ya­rak­e­di­nil­miþ­tir.­Ço­ðun­lu­ðun­mek­teb ve­med­re­se­tah­sî­li­gör­mek­im­kâ­ný­ol­ma­mýþ­týr.­O­ku­ma­i­le­a­ra­sý­i­yi­de­ðil­dir.­Mil­le­ti­mi­zin­bü­yük­bir­kýs­mý­nýn­e­vin­de­ki­tap­o­la­rak­yal­nýz­ca­Kur’ân-ý­Ke­rîm­bu­lun­mak­ta­dýr.­O­ku­ma­de­yin­ce­de­yi­ne­Kur’ân­ti­lâ­ve­ti an­la­þýl­mak­ta­dýr. Ýl­mî­kül­tü­rü­müz­de­i­se­ya­zý­ve­ki­tap­e­sas­týr.­Med­re­se­ve­mek­teb­ler­de­il­min­öð­re­nil­di­ði­vâ­sýt­lar,­ya­zý­lý­dýr.­O­ra­da­da­ez­be­re­da­ya­lý­bir­yol­ta’kîb­e­dil­miþ­se­de,­ne­tî­ce­î­ti­bâ­riy­le­i­þin­te­me­li­ya­zý­ve­ki­ta­ba da­yan­mak­ta­dýr.­“Ýl­mî­mes’e­le­le­ri hal­ka­be­nim­set­mek­i­çin­en uy­gu­la­na­bi­lir­yo­lu,­Üs­tâd Be­d î­ü z­z a­m ân­ Sa­î d Nur­sî­aç­mýþ­týr”­de­sek­boþ­bir­id­di­â ol­maz…­Es­ki­ u­s ûl­d e on­beþ­yýl­da an­cak­el­de­e­di­le­bi­len­dî­nî­i­lim­le­ri,­ za­m â­n ý­m ýz­d a — hem­de­her­se­v i­y e­d en mu­hâ­ta­bý­na—on­beþ­haf­ta­da­ka­z an­d ýr­m ak­ma­h â­r e­t i­n i gös­te­ren­baþ­ka­bi­ri­var­mý­dýr?­Bu zâ­týn­or­ta­ya­koy­du­ðu­sis­tem­sâ­ye­sin­de üc­râ­köy­ler­de,­ya­zý­bil­me­yen­þa­hýs­lar­bi­le, ký­sa­za­man­da­ya­zar­ve­o­kur­hâ­le­gel­miþ­ler­dir.­Cilt­ler­le­i­fâ­de­e­di­le­bi­le­cek­sa­yý­da­ki­tap, el­e­me­ði–göz­nû­ru­i­le­ya­zýl­mýþ­ve­o­kun­muþ­tur. A­cý­da­ol­sa,­î­ti­râf­et­mek­zo­run­da­ol­du­ðu­m uz­ka­r an­l ýk­dö­n em­l er­d en­bi­r i­de Cum­hû­ri­ye­ti­mi­zin­in­þâ­ve­tah­kîm­e­dil­di­ði yýl­lar­da­geç­miþ­tir:­Hal­ký­mý­zýn­yüz­yýl­lar­bo­yu­kul­lan­dý­ðý­ya­zý­de­ðiþ­ti­ri­lip;­o­kur­–­ya­zar­lýk­se­vi­ye­si­bir­an­i­çin­de­sý­fý­ra­in­di­ril­miþ­tir.­Ýn­san­la­rý­kor­ku­tup­ür­kü­te­rek,­me­de­ni­yet­san­dýk­la­rý­sâ­ha­ya­sür­mek­is­te­yen­ler­öy­le­bü­yük­bir­ha­tâ­iþ­le­miþ­ler­dir­ki,­hâ­-

O

ken­ce­ler­do­lu­yýl­la­rý­te­es­süf­le­a­na­lým… Kin,­gayz,­a­dâ­vet­duy­ma­dan;­bü­tün­hak­sýz­lýk­la­rýn­bir­Â­dil-i­Mut­lâk’ýn­mah­ke­me-i küb­râ­sýn­da­ce­zâ­lan­dý­rý­la­ca­ðý­ný­u­nut­ma­dan;­mil­le­ti­mi­ze­ve­dev­le­ti­mi­ze­me­de­ni­yet ya­rý­þýn­da­kay­bet­ti­ri­len­za­mâ­ný­na­sýl­te­lâ­fî e­de­ce­ði­mi­zi­dü­þü­ne­lim…­Muh­tac­o­lan ehl-i­î­mâ­na­u­laþ­mak­i­çin­ne­ler­ya­pa­bi­le­ce­ði­mi­zi­mü­zâ­ke­re­e­de­lim…­O­mu­zu­muz­da­ki­e­mâ­ne­ti­ge­le­cek­ne­sil­le­re­sâ­li­men­tes­lîm e­de­bil­me­nin­yol­la­rý­ný­a­ra­ya­lým… EKREM KILIÇ Bü­tün­bun­la­rý­yap­ma­nýn­en­kes­tir­me çâ­re­si:­o­ku­mak!­Î­mâ­nî­mev­zû­lar­da­ke­mâ­le ekzile44@yahoo.com er­mek­i­çin­o­ku­mak!­Ýs­lâ­mî­ko­nu­lar­da­bil­gi­mi­zi­tâ­ze­le­mek­ve­ta­mam­la­mak­i­çin­o­ku­mak!­Ýc­ti­mâî­hu­sûs­lar­da­ih­ti­yâ­cý­mý­zý kar­þý­la­mak­i­çin­o­ku­mak!­Ýn­san­la­ra­fay­da­lý len­te’sî­ri­de­vâm­et­mek­te­dir.­Ýþ­te­böy­le­sý­ol­mak­i­çin­o­ku­mak!­ kýn­tý­lý­gün­ler­de­bi­le­in­san­la­ra­hak­ve­ha­kî­O­ku­na­cak­ ki­tap­la­rý­ da,­ en­ e­hem­min­ka­ti,­dîn­ve­dün­yâ­sa­â­de­ti­ni­sað­la­ya­cak­bil­den­baþ­la­mak­sû­re­tiy­le­seç­mek­ge­rek­ti­ði­gi­le­ri­ver­mek­i­çin­can­si­pâ­râ­ne ni­u­nut­ma­ya­lým.­Ý­ki­ci­hâ­ný­ay­dýn­lat­ma­ya ça­lý­þan­Ri­sâ­le-i­Nûr­þâ­kird­hiz­met­ et­mek­ ü­ze­re,­ baþ­ta­ Al­lâ­hu­ Te­â­le­ri­nin­gay­ret­le­ri­ni­an­lâ’nýn­ ke­lâ­mý,­ Re­sû­lul­lâh’ýn­ (asm)­ ha­dîs­cak­Ce­nâb-ý­Hakk’ýn le­ri,­ fý­kýh­ bil­gi­le­ri­ ev­ve­li­ye­ti­ hâ­iz­dir.­ Bü­rah­m e­t i­ de­ð er­tün­ bun­la­rý­ ye­te­rin­ce­ an­la­ma­ya­ ve len­di­re­bi­lir… an­lat­ma­ya­ ya­ra­ya­cak­ o­lan;­ ilm-i ke­lâm­i­le­di­râ­yet­tef­sî­ri­ni­te­li­ði­ni­ bün­ye­sin­de­ top­la­yan,­ Ri­sâ­le-i­Nûr­kül­li­yâ­tý­bi­rin­ci­sý­ra­da­yer­al­ma­lý­dýr. Bu­ hu­s ûs­ he­m en her­kes­ i­çin­ lü­zum­l u­d ur. Si­y er,­ â­dâb,­ tâ­rîh,­ e­de­bi­yât­uf­ku­mu­zu a­ç a­c ak­ bil­g i­l e­r i bi­ze­te’mîn­e­der. Son­ra­ dün­yâ­ meþ­ga­le­mi­zin­ me­dâ­rý­ o­lan­ mes­le­ði­miz­le­il­gi­li­e­ser­le­ri;­müm­kin­se­ve­za­mâ­ný­geç­me­miþ­se­ya­ban­cý­ bir­ dil­ öð­re­te­cek,­ bil­di­ði­mi­zi mu­hâ­fa­za­ve­in­ki­þâf­et­ti­re­cek­ki­tap­la­rý; mad­dî­ve­ma’ne­vî­sâ­ha­da­lü­zûm­duy­du­ðu­muz­neþ­ri­yâ­tý­o­ku­mak­ter­cîh­e­dil­me­li­dir. Ha­y â­t ýn­ de­v â­m ý­ sü­r e­s in­c e­ o­k u­m ak ne­re­de­ i­se­ za­rû­rî­ hâ­le­ gel­miþ­tir.­ Ta­bi­î, o­ku­ma­nýn­ mâ­ni­le­ri­ de­ bir­ o­ ka­dar­ ço­ðal­mýþ­týr.­ Si­yâ­set,­ spor,­ te­le­viz­yon,­ ga­Hz.­Üs­tâd­ve­ta­ze­te,­ in­ter­net­ gi­bi­ çe­ne­ ça­lý­nan,­ va­kit le­be­le­ri,­“Be­nim­üc­re­kay­be­di­len,­ sey­re­di­len,­ ba­ký­lan,­ i­çin­de tim­an­cak­Al­lâh­(cc)’dan­kay­bo­lu­nan­bir­sü­rü­en­gel…­ dýr”­di­yen­pey­gam­ber­le­re­it­Bun­ca­mu­zýr­mâ­ni­den­fýr­sat­bu­la­bi­lir­ti­bâ­en,­hiç­bir­dün­yâ­çý­ka­rý­dü­þün­me­ye­rek sek;­da­ha­i­bâ­det­le­re,­ça­lýþ­ma­ya,­â­i­le­ve hiz­met­et­miþ­ler­dir.­Kâ­ðý­dýn,­mü­rek­ke­bin dost­la­rý­mý­za­tah­sîs­e­di­le­cek­va­kit­le­ri,­ye­güç­lük­le­bu­lun­du­ðu;­ya­zý­lan­sa­hî­fe­le­rin me­ye­ve­din­len­me­ye­ay­rý­la­cak­za­mân­la­rý im­kân­sýz­lýk­lar­i­çin­de­el­den­e­le­ak­ta­rýl­dý­ðý da­he­sâb­e­der­sek;­o­ku­mak­i­çin­ne­de­re­ce bir­za­mâ­ný­göz­ö­nü­ne­ge­ti­re­lim.­Dev­le­ti az­bir­sü­re­ye­sâ­hib­ol­du­ðu­muz­an­la­þý­lýr.­O ar­ka­sý­na­al­mýþ­bir­zih­ni­ye­tin­in­sâf­sýz,­iz’ân­az­za­mâ­ný­de­ðer­len­di­re­rek­bi­le,­ye­ter­li­il­sýz,­mî­zân­sýz­me’mûr­la­rý­nýn­uy­gu­la­dýk­la­rý me­ve­ke­mâ­lâ­ta­e­ri­þe­bi­le­ce­ði­mi­zi­a­kýl­dan key­fî­zu­lüm­le­ri­hâ­týr­la­ya­lým­Teh­dît­ler, çý­kar­ma­mak­ge­rek­tir! ta’kîb­ler,­ta’cîz­ler,­sür­gün­ler,­ha­pis­ler,­iþ­-

Okumak

GÜLLER VE DÝKENLER

Bir çýnar da Erzin’de göçtü ný­mýþ­tý.­ Bay­ram­ Yük­sel,­ Ab­dul­lah­ Ye­ðin ve­Meh­met­Kut­lu­lar­A­ða­bey­le­gö­rüþ­müþ, GALÝP KAPLAN on­lar­dan­hiz­me­ti­mi­ze­a­it­bir­çok­þey­öð­ren­miþ­ti.­1987­yý­lýn­da­Ýs­ken­de­run­De­mir Çe­lik­Fab­ri­ka­sýn­dan­e­mek­li­ol­duk­tan­son­u­ ay­ i­çe­ri­sin­de­ bir­kaç­ ve­fat­ ha­be­ri ra­da­ken­di­si­ni­ta­ma­men­hiz­met­le­re­ver­al­dýk.­ Baþ­ta­ Þa­ban­ Dö­ðen­ A­ða­be­yi­- miþ­ti.­ Bütün­ vak­ti­ni­ hiz­met­ler­le,­ i­manmiz­ ol­mak­ ü­ze­re,­ ca­mi­â­mýz­dan­ ü­- Kur’ân­yo­lun­da­har­ca­mýþ­tý.­Ca­mi­der­nek zü­cü­ ve­fat­ ha­ber­le­ri­ al­dýk.­ Biz­le­ri,­ Ha­- baþ­kan­lý­ðý,­ i­mam­ ha­tip­ yap­týr­ma­ der­nek tay’ýn­ Er­zin­ il­çe­sin­de­ki­ Nur­ Ta­le­be­le­ri­ni baþ­kan­lýk­la­rý­ gi­bi,­ di­ne,­ di­ya­ne­te­ a­it­ iþ­le­ri ü­zen­ve­es­ki­ler­ta­ra­fýn­dan­da­ta­ný­nan,­il­- de­yap­mýþ­tý. 12­ Mart­ 1971­ ih­ti­lâ­lin­den­ son­ra­ Nur çe­mi­zin­ kah­ra­man,­ fe­da­kâr­ Nur­ Ta­le­be­Ta­ le­be­si­ ol­ma­sý­ ha­se­biy­le­ hap­se­ a­týl­dý le­rin­den­Ök­keþ­Can­sýz­A­ða­be­yi­de­Ka­sým Ök­ keþ­A­ða­bey.­Ha­pis­ten­çýk­týk­tan­son­ra, a­yý­nýn­se­ki­zin­de­e­be­dî­â­le­me­u­ður­la­dýk. yi­ n e­kal­ dý­ðý­yer­den­faz­la­sýy­la­hiz­met­le­ri­ne Ök­keþ­ A­ða­bey,­ 1933­ yý­lýn­da­ Er­zin’de de­ v am­e­ dip,­ne­re­de­ne­ya­pý­la­cak­sa,­Üs­ta­dün­ya­ya­ gel­miþ,­ or­ta­o­ku­lu­ bi­tir­dik­ten dý­ m ý­ z ý­ ken­ di­ne­ ör­nek­ a­lýp,­ biz­zat­ ken­di son­ra­ da­ iþ­ ha­ya­tý­na­ a­týl­mýþ,­ 1953’te­ as­ya­ p ar­ d ý,­ kim­ s e­y e­ ha­v a­l e­ et­m ez­d i.­ Er­ker­lik­ça­ðýn­day­ken­de­Ri­sâ­le-i­Nur­la­rý­ta­-

B

GÜN GÜN TARÝH

zin’de­ki­ hiz­me­ti­miz­le­ il­gi­li­ ne­ var­sa­ o­nu ön­de­gör­me­niz­hep­müm­kün­dü.­Mad­dîma­ne­vî­ hiçbir­ des­te­ði­ni­ e­sir­ge­mez­di.­ O bi­zim­ a­de­ta­ bir­ lo­ko­mo­ti­fi­miz­di.­ Hat­ta Er­zin’de­ki­ der­sa­ne­mi­zi­ de­ o­nun­ sa­ye­sin­de­al­mýþ­týk,­Al­lah­e­be­di­yen­ra­zý­ol­sun. Ök­keþ­A­ða­be­yi­miz,­Er­zin­il­çe­mi­zin­bir ma­ne­vi­yât­ kah­ra­ma­nýy­dý­ a­de­ta.­ Na­maz­la­rý­ný­ vak­tin­de­ ve­ ge­nel­lik­le­ ca­mi­de,­ ce­ma­at­le­ký­lar­dý.­Nur­ders­le­ri­ni­de­hiç­ak­sat­maz­dý.­ A­hi­ret­ yol­cu­lu­ðu­na­ i­se,­ yat­sý na­m a­z ýn­d a­ ca­m i­d en­ çý­k ýp,­ bir­ ev­d e­k i soh­b e­t e­ gi­d er­k en­ yol­d a­ a­n i­ ge­l en­ bir kalp­ki­ri­zi­i­le­çýk­tý,­Nur­yo­lun­da­dün­ya­sý­ný­de­ðiþ­tir­di. Al­lah­ rah­met­ ey­le­sin.­ Ma­ka­mý­ Cen­net ol­sun.­A­i­le­si­ne­de,­biz­le­re­de­sa­býr­lar­ver­sin.­Ca­mi­a­mý­zýn­da­ba­þý­sa­ðol­sun.

lTurhan Celkan

turhancelkan@hotmail.com

YERÝN KULAÐI

Hoca, þeyh, tarikat ve cemaatleri de satýn alabilirler!

ALÝ FERÞADOÐLU fersadoglu@yeniasya.com.tr

on­za­man­lar­da­ken­di­i­çin­de­týr­ma­nan­ger­gin­lik­gö­rün­tü­sü,­ar­týk­Mec­li­sin,­Tür­ki­ye’nin­me­se­le­le­ri­ni­ta­þý­ya­maya­ca­ðý­i­þa­ret­le­ri­sa­yý­lý­yor.­Me­te­o­ro­lo­ji,­ha­va­nýn­so­ðu­ya­ca­ðý­ný söy­ler­ken;­si­ya­sî­me­te­o­ro­log­lar,­si­ya­sî­ha­va­nýn­ý­sýn­ma­ya­baþ­la­dý­ðý­na­dik­kat­çe­ki­yor. Se­çim­þim­di­lik­u­zak­ta­gi­bi­gö­rün­se­de,­ha­va bir­denbi­re­de­ði­þe­bi­lir.­Tür­ki­ye­gi­bi,­has­sas­bir coð­raf­ya­ve­stra­te­jik­bir­ko­num­da­bu­lu­nan­ül­ke­ler­de­bir­haf­ta­bi­le­u­zun­bir­za­man­di­li­mi­dir.­Ki, kit­le­i­le­ti­þim­va­sý­ta­la­rý,­“ehl-i­dün­ya­nýn­ha­fi­ye­le­ri/a­jan­la­rý­ve­pro­pa­gan­da­cý­la­rý”nýn­e­lin­de­ol­du­ðun­dan,­si­ya­sî­ha­ya­tý­çal­ka­la­yýp,­top­lu­mu­ma­ni­pü­le­e­de­bi­lir,­ko­lay­lýk­la­yön­len­di­re­bi­lir­ler.­ Ö­te­yan­dan;­ki­þi­ler,­ho­ca­lar,­þeyh­ler,­ta­ri­kat­ler,­ce­ma­at­ler­de­si­ya­set­ve­ya­sis­tem­ta­ra­fýn­dan pe­kâ­la­sa­týn­a­lý­na­bi­lir­ler.­Ki­mi­hubb-u­cah­ (ma­kam-mev­ki,­þöh­ret­sev­gi­si),­ki­mi­ta­mah­kâr­lýk (aç­göz­lü­lük) i­le,­ki­mi­ma­aþ­i­le...­Be­di­üz­za­man, “Hü­cu­mat-ý­Sit­te”­i­sim­li­e­se­rin­de,­“3.­De­si­se-i þey­ta­ni­ye”de­bu­na­dik­kat­çe­ker:­ “Ehl-i­dün­ya,­hu­su­san­ehl-i­da­lâ­let,­pa­ra­sý­ný u­cuz­ver­mez,­pek­pa­ha­lý­sa­tar.­Bir­se­ne­lik­ha­yat-ý­ dün­ye­vî­ye­ye­ bir­ de­re­ce­ yar­dým­ e­de­cek bir­ ma­la­ mu­ka­bil,­ had­siz­ bir­ ha­yat-ý­ e­be­di­ye­yi tah­rip­ et­me­ye­ ba­zen­ ve­si­le­ o­lur.­ O­ pis­ hýrs­la, ga­zab-ý­Ý­lâ­hî­yi­ken­di­ne­celb­e­der­ve­ehl-i­da­lâ­le­tin­rý­za­sý­ný­cel­be­ça­lý­þýr...­Ba­hu­sus­si­ze­ve­ri­len­ o­ gayr-ý­ meþ­rû­ pa­ra,­ siz­den,­ o­na­ mu­ka­bil bin­kat­faz­la­fi­yat­is­te­ye­cek.­Hem­her­sa­a­ti­si­ze­ e­be­dî­ bir­ ha­zi­ne­yi­ a­ça­bi­lir­ o­lan­ hiz­met-i Kur’â­ni­ye­ye­sed­çe­ke­bi­lir­ve­ya­fü­tur­ve­rir.­Bu öy­le­ bir­ za­rar­ ve­ boþ­luk­tur­ ki,­ her­ ay­ bin­ler ma­aþ­ve­ril­se,­ye­ri­ni­dol­du­ra­maz.”1 Bu­gün,­bir­ký­sým­ta­ri­kat­ve­ce­ma­at­ler­sis­tem ta­ra­fýn­dan­des­tek­len­di,­hol­ding­leþ­ti­ril­di...­Hal­bu­ki­ Be­di­üz­za­man,­ Ýh­lâs­ Ri­sâ­le­si’nde,­ pa­ra­ya, pu­l a,­ ma­k am­ ve­ mev­k i­y e­ i­t i­b ar­ e­d il­m e­m e­s i ge­rek­ti­ði­ der­si­ni­ ve­rir.­ Þöy­le­ ki:­ Bu­ dün­ya­da, ö­zel­lik­le­ a­hi­re­te­ yö­ne­lik­ hiz­met­ler­de­ en­ mü­him­bir­e­sas,­ih­lâs­týr.­En­bü­yük­bir­kuv­vet,­ih­lâs­týr.­En­mak­bul­bir­þe­fa­at­çi,­ih­lâs­týr.­En­me­tin­bir­is­ti­nat­nok­ta­sý,­ih­lâs­týr.­En­ký­sa­ha­ki­kat yo­lu,­ ih­lâs­týr.­ En­ mak­bul­ ma­ne­vî­ bir­ du­â,­ ih­lâs­týr.­Mak­sat­la­ra­u­laþ­ma­da­en­ke­râ­met­li­ (ha­ri­ka) ve­si­le,­ ih­lâs­týr.­ En­ yük­sek­ bir­ has­let,­ ih­las­týr.­En­sa­fi­kul­luk,­ih­lâs­týr.2 Nur­Ta­le­be­le­ri,­“de­si­se-i­þey­ta­ni­ye­le­re,­ehl-i dün­ya­nýn­a­jan­ve­pro­pa­gan­da­cý­la­rý­na”­dik­kat­et­mek­du­ru­mun­da.­Ve­hal­ký­ay­dýn­lat­mak,­i­kaz­et­mek­mec­bu­ri­ye­tin­de.­Al­dan­ma­ma­la­rý­i­çin­Hü­cu­mât-ý­Sit­te’yi­o­ku­ma­la­rý­ge­re­kir.­Yal­nýz­Al­lah rý­za­sý­ný­e­sas­mak­sat­yap­ma­lý­dýr­lar.­Yok­sa,­si­ya­sî çý­kar­lar,­çev­re­nin­bas­ký­sý,­in­dî­ve­ya­nef­sî­ba­kýþ­a­çý­la­rý­ve­uy­gu­la­ma­la­rý,­he­lâ­ke­te­a­ta­bi­lir.­ Ba­zý­in­san­la­ra­gö­re,­“güç-ik­ti­dar­ve­kon­trol” ol­mak­sý­zýn­i­nan­dýk­la­rý­de­ðer­ler­ve­gü­zel­lik­le­ri ha­ya­ta­ta­þý­mak­im­kân­sýz­dýr.­Ha­yat­bir­mü­ca­de­le­dir­ve­bu,­“güç,­kon­trol­ve­ik­ti­da­rý”­e­lin­de­tu­tan­lar­la­tut­mak­is­te­yen­ler­a­ra­sýn­da­geç­mek­te­dir. Bu­an­la­yý­þa­gö­re;­“ik­ti­dar,­güç­ve­kon­trol”­bir­a­raç­ol­mak­tan­çý­kýp­ga­ye/a­maç­o­lur.­Ve­bu­”a­maç”­uð­ru­na,­ni­ce­il­ke­ler,­de­ðer­ler­gi­der!­Ýþ­te­bu du­rum­la­ra­kar­þý­ih­lâs­en­bü­yük­bir­i­laç­ve­den­ge un­su­ru­dur.­Çün­kü­“en­bü­yük­kuv­vet,­en­bü­yük bir­has­let,­va­sýf­ve­fa­zi­let,”­ih­lâs­týr.­Baþ­ta­Asr-ý Sa­a­det­ol­mak­ü­ze­re­Ýs­lâm­ta­ri­hi­bo­yun­ca­bi­rin­ci plan­da­“güç,­ik­ti­dar­ve­kon­trol”ün­de­ðil,­yal­nýz­ca ih­lâ­sýn­ol­du­ðu­fi­i­len­de­gö­rü­lür.­Yal­nýz­ca­Yü­ce Ya­ra­tý­cý’nýn­e­mir­le­ri­ni­ih­lâs­la­ye­ri­ne­ge­tir­mek­ve i­man­e­sas­la­rý­na­ya­pýþ­mak­var­dýr.­Pey­gam­be­ri­miz­(asm)­yal­nýz­ba­þý­na­dýr.­Her­han­gi­bir­ha­ne­da­na­men­sup­de­ðil­dir.­Ye­tim­dir,­yal­nýz­ba­þý­na­dýr.­Tek­lif­e­di­len­“re­is­li­ði/ik­ti­da­rý,­ma­lý­mül­kü” red­det­miþ­tir.­Mü­ced­dit­ler­hal­ka­sý,­müç­te­hit­ler ker­va­ný­da­ay­ný­me­to­du­iz­le­miþ­ler­dir.­As­la­“güç, ik­ti­dar­ve­kon­trol”­en­deks­li­hiz­met­yü­rüt­me­miþ­ler­dir.­Bi­lâ­kis­red­det­miþ,­el­le­ri­nin­ter­siy­le­it­miþ­ler­dir.­Ya­ni,­sa­týn­a­lý­na­ma­mýþ­lar­dýr.­Ý­mam-ý A’zam’ýn­ka­dý­lý­ðý,­Be­di­üz­za­man’ýn­mil­yar­lar­ca­li­ra­ma­aþ,­mil­let­ve­kil­li­ði­ve­köþ­kü­red­det­me­si­gi­bi...3 Hat­ta­Be­di­üz­za­man,­ik­ti­da­rýn­bir­a­ra­cý­o­lan si­ya­se­ti,­“Ýs­lâ­mi­ye­tin­yüz­de­bi­ri­si­ya­se­te­ba­kar! Si­ya­set­ten­ve­þey­tan­dan­Al­lah’a­sý­ðý­ný­rým!”­di­ye­rek­en­ge­ri­pla­na­it­miþ­tir. “Hem­ma­dem­dün­ye­vî­dost­lar­ve­rüt­be­ler­ka­bir­ka­pý­sý­na­ka­dar­dýr,­el­bet­te­en­bah­ti­yar­o­dur ki,­dün­ya­i­çin­a­hi­re­ti­u­nut­ma­sýn,­a­hi­re­ti­ni­dün­ya­ya­fe­da­et­me­sin,­ha­yat-ý­e­be­di­ye­si­ni­ha­yat-ý dün­ye­vî­ye­i­çin­boz­ma­sýn,­ma­la­ya­ni­þey­ler­le­öm­rü­nü­te­lef­et­me­sin,­ken­di­ni­mi­sa­fir­te­lâk­ki­e­dip mi­sa­fir­ha­ne­sa­hi­bi­nin­e­mir­le­ri­ne­gö­re­ha­re­ket et­sin,­se­lâ­met­le­ka­bir­ka­pý­sý­ný­a­çýp­sa­a­det-i­e­be­di­ye­ye­gir­sin…”4

S

Dipnotlar : 1- Mektubat, s. 406-407.; 2- Lem’alar, s. 163.; 3- Tarihçe-i Hayatý, s. 195.; 4- Þuâlar, s. 406.


10

YENÝASYA / 21 KASIM 2009 CUMARTESÝ

EDEBÝYAT

Öldük biz SÜVEYDA GÜNER gozgumisali@gmail.com

ldük bir gece. Gecenin karanlýðýna gömüldük. Üstümüze siyahlar atýldý, bütün koyu renkler sýraya girdi. Bütün açýk renkler siyaha benzemeye baþladý. Ne aðlayanýmýz vardý, ne de bekleyenimiz. Bir yer belli edemedik ziyaretlerimize. Duâlara açýðýz dedik, sadece duâlara kabulüz. Öldük biz, yersiz yurtsuz yerlerde, öldük biz, zamansýz, mekânsýz. Bir tek ruhumuzu teslim edemedik. Avuçlarýmýzýn arasýnda kaldý ruhumuz. Ne atabildik, ne satabildik. Pazarlarda ruh satýl-

Ö

madýðýný çok sonralarý öðrendik. Öyle ruhsuz ruhsuz dolaþtýk caddelerde günlerce. Ruhumuz hep avuçlarýmýzýn arasýnda. Yorgunduk taþýmaktan, bîtaptýk. Oturduðumuz hiçbir yer bizi dinlendirmiyordu. Ezeli deðildi yorgunluðumuz, ama ebedîydi. Bunu bilince bir daha öldük. Saymayý unuttuk ölmelerimizin. Kimbilir kaç defa, kaç yerde? Parmaklarýmýz yetmedi saymaya, gidip komþudan aldýk yine yetmedi. Çocuktuk, ilkokuldaydýk, sýnýftaydýk, tahtanýn önündeydik. Öðretmenimiz soru sorunca komþuya gider alýrdýk yeterdi o zamanlar. Büyüdükçe hiçbir þey yetmemeye baþladý. Memnuniyetsizliðimiz öldürmeye baþladý önce bizi. Öldükçe daha bir hýrslandýk. Hýrsýmýz ölümümüzü hýzlandýrdý. Her gün ölümle gözgöze geliyorduk, bakýþýyorduk, her defasýnda ölümün acý bir okunu yiyerek kaçýyorduk. Kâh beynimize saplanýyor-

MUZAFFER KARAHÝSAR

B

u yaþa gelinceye kadar, zamanýn içindeki hayatýn akýntýsý geçip giderken çok þeyleri alýp götürdü. Bu dünya yaþantýsý içinde anladým ve gördüm ki, hiçbir þey kararýnda kalmadan geçip gidiyor. Rüzgâr deðirmeni gibi estikçe, döndükçe birçok olay, mal, servet, güzellik, çirkinlik, kötülük o deðirmenin eleðinden, taþýndan geçip gittiðini gördüm, yaþadým, anladým. Þu anda geri dönüp baktýðýmda kendimin dahi hayret ettiðim olaylar, hatýralar sinema þeridi gibi gelir gözümün önüne... Onlarý düþündükçe bazen “Ýyi ki geçti, gitti, yalancý bir rüya imiþ” der, sevinirim; bazen de hasret dolu, özlem dolu, mutluluk dolu yýllarým, hatýralarým gelir aklýma; hislenir, duygulanýr, aðlarým. Þu yalan dünyada tek baþýma, yapayalnýz kalmýþým, adeta bir ýssýzlýkta yaþýyorum gibi gelir bana. Benim gibi uzun yaþamýþ insanlarýn zannediyorum, hepsinde bu duygu vardýr. Doksan iki yaþýna varmýþ insanýn kimi olur buralarda, gurbet ellerde. Sevgililer kervaný göçüp gitmiþ buralardan, baþka âlemlere. Onlara kavuþmak için, gitmeliyiz bu yerlerden, bu ellerden, imanla, Ýslâmla, Kur’ân’la, muhabbetle yolculuk devam etmelidir. 1941 yýlýnda, niþanlýyým, düðün hazýrlýklarým baþladý. O dönemde çok zengin bir aile idik, düðünümüz de her þeyin olabildiðince güzel, gösteriþli, ihtiþamlý olmasý için çok özen gösteriyorduk. Komþu köylere yaðýz bir atla dürü, (hediye tülbent, yazma v.b. vererek düðüne dâvet etmek) yani düðün dâvetiyesi daðýtmak için gitmiþtim. Köye döndüðümde kapýmýzýn önünde, üzerine kilim ve yorgan hazýrlanmýþ bir kaðný gördüm. “Hayra alâmet deðil” diye içimden geçti. Eve vardýðýmda kadýnlar toplanmýþ, herkesin yüzünden düþen bin parça, meraklý gözlerle bana bakýyorlardý. Niþanlým kaza geçirmiþ, düþmüþ içerde yatýyor, kadýnlar da baþýna toplanmýþ yardýmcý olmaya çalýþýyorlardý. Ýlk anda girmek istedim, ama uygun bulmadýlar. Baþladým dýþarýda merakla beklemeye. Sevgim, sevincim, merakým hepsi bir duygu yumaðý gibi birbirine karýþtý. Ýçerden aðrý, acý sesleri geliyor, her gelen ses benim gencecik yüreðimdeki yaðlarý eritiyordu. Benim üzüntümü, burukluðumu, yýðýlýp kaldýðýmý anlamýþ olacaklar ki, bir süre geçti. Kýzýn annesi göz yaþý ile dýþarý çýktý, beni çaðýrdý ve boynuma sarýldý, ben de elini öptüm. Ýçeri girip niþanlýmýn son anlarýný görmemi, geçmiþ olsun dememi ve helâllaþmamý söyledi. Bu müsaade bile, bana, artýk zamanýn bittiðini, bir yuvanýn kurulmadan sona erdiðinin iþareti gibi geldi. Bütün dikkatimle gözlerimi hasta yataðýnda aðrýlar içinde kývranan niþanlým Umuþ’un üzerine yönelttim.Yüzü kâðýt gibi bembeyaz olmuþ, halsizleþmiþ, çektiði aðrýlarýn iniltisi duyuluyordu sadece. Benim gelip yaklaþmamla gözlerini kuvvetlice açtý ve bana uzun uzun baktý. Onun o durumuna kalbimin dayanmasý çok zordu. Ancak gözyaþlarýmý içime akýtarak onunla konuþmaya çalýþýyordum. Hakkýný helâl etmesini söyledim,

BULMACA erdalodabas@mynet.com

1 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10

2

3

4

5

6

7

8 9 10 11 12

du, kâh kalbimize. Oklarla dolaþýyorduk sokaklarýn arasýnda, oklar üzerimizde biz kaldýrýmda. Çýkaramýyorduk, ellerimizle, ruhumuzu tutuyorduk çünkü sýmsýký. Delik deþik olmuþ bir vücudun nefes alýþlarýyla hýzlandýrýyorduk adýmlarýmýzý. Geceler üstümüze örtüldüðünde, gündüzler üstümüze açtýðýnda biz hep yaralýydýk, yorgunduk ve her an ölüyorduk. “Öldük biz” kardeþ diyorduk arada yanýmýzdakine ve hâlâ yanýmýzda biri olduðunu görünce þaþýrýyorduk. Bir gülüþ çiziyorduk yüzümüze pastel boyalarla, aynaya bakýyor gülme provalarý yapýyorduk. Bir yangýndan kaçar gibi, saçlarý tutuþmuþ bir kýz gibi, en güzel ceketi yanmýþ delikanlý gibi koþtuk enkaz yerinden. Terk eder gibi, arkanda sevdiklerini býrakýr gibi. Uzaklaþan vapurdan, bir ses, bir de yanýnda sos olarak dalgalarý býrakýr gibi. Oysa tek kurtarmak iste-

diðimiz ruhumuzdu. Hani sýmsýký kenetlediðimiz ellerimizin arasýndaki ruhumuz. Yangýndan, bu þehirden, bu gürültüden, bu yýlgýnlýktan, kötü bir kralýn askerlerini yollayýp tarumar ettirdiði, taþ üstüne taþ býrakmadýðý bu þehirden en çok ruhumuzu kaçýrmaya çalýþtýk. Býrakmayacaktýk askerlere, atmayacaktýk ateþlere ve terk etmeyecektik bir bir sevdiklerimizi terk eder gibi. Ellerimiz ne zor açýlýyor. Ne çok sýkmýþýz, ne çok korumuþuz. Þimdi tam bu saatte takvimden düþen yapraða inat ruhumu takýyorum koynuma. Yürüyorum emin adýmlarla. Ben artýk ruhsuz deðilim repliðini tekrar ediyorum sessiz sedasýz, içimde ise zangýr zangýr. Yüzümü siliyorum, düþen yapraklarla yakýyorum gözyaþlarýma karýþmýþ boyalarý. Önce yüzümü kaldýrýyorum, biraz daha yukarý diyor kalbim, biraz daha. Ruhum dile geliyor “teþekkür ederim Allah’ým.”

ki gün sonra Hakk’ýn rahmetine kavuþtu. Bir kuþ gibi, bir rüya gibi uçtu gitti ebedîyete. Ömrümün baharý kýþa dönmüþtü. Çok aðladým ýssýz daðlarda, ovalarda. Benim üzüntümün, sýkýntýmýn çaresini babam-annem birlikte aramaya baþladýlar. Yeni bir kýza niþan koyalým diye seferber oldular. Öyle de oldu. Niþanlýmýn yaþý küçük olduðu için bir, iki sene beklememiz gerekiyordu. Acýmý sevinçle yenmeye çalýþýyordum. Unutmaya çalýþýyordum geçen günleri.... Bu süre içerisinde askerdeki çok sevdiðim ve özlediðim aðabeyimin vefat haberi geldi. Serkisaray’ýn daðlarý toplandý, üstüme yýkýldý sanki. Onun ölümü benim acýlarýmý, üzüntülerimi yeniden depreþtirdi. Gönlümdeki çöllerde Mecnun gibi dolaþýyordum. Bir saz aldým ve koyun güttüðüm daðlarda onu çalmayý öðrendim. O, benim can yoldaþým olmuþtu artýk. Derdimi bazen ney, bazen de saz çalarak terennüm ediyordum. Dünyam baþýma, yýkýlmýþ, ölmeden önce ölüm acýsýný tatmýþtým. Gittikçe zayýflýyor ve güçten düþüyordum. Sonunda yataða düþtüm. Bir deri bir kemik kaldým. Ölen niþanlýmý muayene eden doktor Niyazi Bey’e gittim. Öksürdükçe tükürüðümden kan geliyor, halsiz, bitkin bir vaziyetteydim. Doktor, bana iki aylýk ömür biçti, öleceðimi açýkça söyledi. Sonradan Allah sebepler halk etti, Ankara Ayaþ Kaplýcasýna gitmemi söylediler. Tek baþýma, güç belâ oraya gittim. Oradaki insanlarýn yardýmý, desteði ile hayata tutunmaya çalýþýyordum. “Kaplýcanýn doktoru geldi” dediler. Gidip muayene oldum. Önceki doktorun benim hakkýmda söylediklerini anlattým. Doktor bana moral verdi: “Haltetmiþ o doktor, ben seni sapa saðlam yapmadan göndermeyeceðim” dedi. Benim moralim düzeldi ve onun tavsiyelerine uyarak tedavim gerçekleþti. Köyüme döndüðümde saðlýðýma kavuþtuðuma kimse inanamadý. Ýkinci niþanlýmla evlendim. Altmýþ sene beraber yaþadýk. Sonunda onu da ebedî istirahatgâha gönderdik. Varlýklar, yokluklar, iyilikler, kötülükler geçti baþýmdan. Bunlar hep Cenâb-ý Allah’ýn mukadderatý ile olan þeyler. Kaderin cilveleri. Geçip gidenlerin arkasýndan bakakaldým yýllarca. Gidenlerden dönen yok geriye. Bizler gideceðiz onlarýn yanýna. Gerçek dost, gerçek sevgiliyi yýllarca aradým içimdeki çöllerde. Sonunda Allah’ýn sevgisinde, muhabbetinde gerçek teselliyi buldum. O'na olan duâyý, ibadeti arttýrdým. Dertlerime derman ararken, derdimin içinde dermanýmý buldum. Ýnsaný zaman yaþlandýrýyor; acýlar, kederler, ýztýraplar, musîbetler, aþklar olgunlaþtýrýyormuþ. Bu yaþýmda bunlarý yeni fark ediyorum. sabýr istemek geldi aklýma sadece. Yaptýðýmýz ibadetler, duâlar, niyazlar sayesinAkþam oldu, köyümüze yakýn tren istas- de baþta Allah’ýn muhabbetine, sevgili Peyyonu vardý. Oradan akþam Afyon’a geçen gamberimize (asm), akrabalarýmýza, sevgililetrenle hastaneye götürmek için hazýrlýklarý rimin tamamýna Cennet-i Alâ’da kavuþmak yaptýk. Baþka da vasýta namýna bir þey yok- benim için bir vuslat olacak, bu fanî âlemden tu. Kaðný ile hastayý götürüp trene bindirip son nefesle gözlerimi yumduðum zaman... Afyon’a vardýk. Gece yarýsý oldu. Faytonla Osman Olçun Amca’nýn uzun ömrü bobir otele gidip, sabahýn olmasýný bekledik. yunca yaþadýklarý, gördükleri, duyduklarý, haSabah oldu, doktora vardýk. Hastayý muaye- týralarý, aþklarý, tecrübeleri ile ulaþtýðý noktaya ne etti ve otele gönderdi. Bana, hastayý otele bakmaya çalýþtýk; bir ulu çýnarý seyreder gibi. býrakýnca geri gelmemi; ilâçlarý hazýrlayýp “Duâ eden adam anlar ki, birisi var, onun vereceðini söyledi. Doktora geri geldiðimde; hatýrat-ý kalbini iþitir, her þeye eli yetiþir, her “Hastayý köyünüze götürün, iki gün içinde bir arzusunu yerine getirebilir, aczine merhaölür” dedi. Köyümüze döndük. Gerçekten i- met eder, fakrýna medet eder.” (Sözler, 318)

Fâni dünyadan ebedîyete elini halsiz bir þekilde kaldýrdý, dudaklarýnýn ucuyla “Helâl olsun” diyebildi. Bir insan için çok zor anlardý. Leyla, ölüm anýnda Mecnun’a veda ederken “Ben baki âleme göçüp giderken, bensiz çektiðin ahlar, figanlar, sahra la ra düþ tü ðün za man lar” der ken Mec nun’un çöllere düþeceðini anlamýþ. Ýþte o anda daðlar, çöller yolum olmuþtu. O çölü, içimde, ruhumda, kalbimde yaþamaya baþladým bile. Hýzlýca geri döndüm ve onun görmesini istemediðim gözyaþlarýmý dýþarýda çaresizce akýttým yanaklarýmdan. Acýnýn dayanýlmaz tesiri insaný öldürebilseydi, þu anda buralarda olmazdým. O anda yüce Allah’tan

SOLDAN SAÐA— 1. Metabolizma ürünlerinden elde edilen antibiyotik. - Baþlýca içeceðimiz. 2. Sinir hastalýklarý ile ilgili hastane bölümü. - Olumlu beklenti. 3. Fýrça izleri belli etmeden yapýlan (resim). - Evvela, önce. 4. Yakýtýn tam yanmamasýndan oluþan, dumanla yükselen kömürleþmiþ tanecikler. - Bir þeyin, bir yerin bitiþ kýsmý veya yakýný, kýyý, yaka. 5. Bir kimseden bir þeyi yapmasýný veya yapmamasýný isteme, dileme. - Kuzu sesi. - Ahîlik ocaðýna mensup kimse. 6. Bir binek hayvaný. - Çekirdek, sayý. - Baðýþlama. 7. Acýklý, üzüntü veren. 8. Tasavvufta Allah'a vasýl olma yolu. - El bilekleri iltihabý. 9. Dilencilik eden kimse. - Su geçirmeyen toprak çeþidi. 10. Ticarette, iþlerin kötü gitmesi. Hýristiyanlýkta bayan din görevlisi.

YUKARIDAN AÞAÐIYA— 1. Osmanlý Türkçesinde baþþehir. 2. Esaslar, gerçekler. - Kimi yörelerimizde baba. 3. Yük hayvanlarýnýn týrnaklarýna çakýlan demir. - Saydam tabaka ile göz merceði arasýnda bulunan, gözün renkli bölümü. 4. Allah'ýn emir ve yasaklarýný yerine getirmek. - Yüceltme, yüksek tutma. 5. Alman gümüþü. - Basketbolda kazanýlan sayý. 6. Bir kimsenin geçindirmekle yükümlü bulunduðu aile fertleri. - Tarla sýnýrý. 7. (Tersi) Tutma organýmýz - Eskiden vezir kapýsýnda çalýnan mýzýka çalgýsý takýmý. 8. Yaþý küçük olduðu hâlde sözleri ve davranýþlarý büyükmüþ gibi olan çocuk. - Sodyumun simgesi. 9. Bir þeyin özü. - Üye, organ. 10. Faydalar, menfaatler. - Bir ilgi eki. 11. Savunmak veya saldýrmak amacýyla kullanýlan araç. - Tahtta hükümdar olmadýðý zaman veya hükümdarýn çocukluðu sýrasýnda devleti yöneten kimse. 12. Merkür gezegeninin bir adý.- Bir baðlaç.

DÜNKÜ BULMACANIN CEVABI— SOLDAN SAÐA: 1. PANAROMA. FAY. 2. ANORAK. NAÝMA. 3. LATÝFE. AYLAK. 4. AV. FÝYAKA. NA. 5. MARAZ. BAKÝ. 6. AT. NÝGAR. MTA. 7. RA. EYE. AYA. 8. NA. EÇE. ERBA. 9. YA. ÝHALE. 10. ATALET. KETE. YUKARIDAN AÞAÐIYA: 1. PALAMAR. FA. 2. ANAVATAN. 3. NOT. AYA. 4. ARÝFANE. AL. 5. RAFÝZÝYE. 6. OKEY. GEÇÝT. 7. ABA. EH. 8. ANAKARA. AK. 9. AYAK. YELE. 10. FÝL. ÝMARET. 11. AMAN. 12. YAKALAMAK.

Dökülür dilimden… OSMAN KANAT osmankanat-pdr@hotmail.com

imli bir kalem gibi rengârenk bir sabah, baharýn son ýþýklarý dahi gitmiþ olsa da ortalýk yemyeþil çimen havasýnda, mezar taþlarý yýllarýn yorgunluðunu taþýyor üzerinde, mezarýn duvarlarý da artýk iyice yýpranmýþ, güneþ ýsýtmasa da sýcaklýðýný hissettiriyor. Rüzgâr güneþle yarýþýyor gibi titretiyor bedenleri, mezar yoðun günlerinden birisini yaþýyor. Yýlda iki kez bu kadar yoðun oluyormuþ. Bu yüzden özel bir gün olduðu belli… Mezarýn kapýsý her gelenle bir kez daha zorlanarak açýlýyor. Gelen gidenlerin zihinleri neyle meþgul bilinmez belki. Belki heyecan var yüreðinde kiminin, kiminin yüreði de sancýlý… Kim bilir… Kimi silinmeye yüz tutmuþ mezar taþlarýndaki yazýlarý okumaya çalýþýyor. Kimi gözlerde yaþ var. Kimi ölenlerin yaþlarýný hesaplýyor. Kendine pay çýkarýyor belki… Kulaklarsa okunan Kur'ân’da, yapýlan duâlarda… Zamanýn çizgisi üzerinde dolaþýrken zihnim, yüreðim karmaþýk duygular yaþamakta. Geçmiþ zamanlarýn esintisini hissediyorum mezarlýða doðru. Ayrýlýklar, yalnýzlýklar, uzunca yolculuklar… Mezarlýðýn kapýsýný zorlayarak açýyorum herkes gibi, yalnýz olmak istedim bugün, yalnýz kalmak. Bin bir duygu seli yaþamak istedim. Yaþayan ölüleri, yaþýyor görünen bedenimle görmek istedim. Acele etmek geçiyor mezarlýða her geliþimde, yýlda iki kez gittiðim bir yerden neden bu kadar çabuk ayrýlmak istiyorum diye düþünüyorum. Özlemem gerekirken neden kaçmak istiyorum. Aslýnda bir kaçýþ da deðil bu… Ýkili duygular yaþýyorum. Bir yandan orada kalýp, dakikalar, hatta saatlerce düþünmek, o farklý havayý solumak istiyorum. Bir yandan da alelacele ayrýlmak… Dünyadaki iki kutupluluktan kaynaklanýyor sanýrým bu… Belki çok ilginç, ama dedemin mezarýný zar zor buluyorum. Etrafa baktýðýmda bir sürü yakýným olmasýna raðmen çoðunu tanýmýyorum bile. Bu sýrada gelen gidenler hýzlanýyor. Çocuklarýn sesleri, duâlara karýþýyor. Sanki bir bayram havasý var mezarlýkta. Ama zihinleri yoran bir bayram, hayatý sorgulatan bir bayram, dünya ölülerle bayramlaþýyor bugün… O yoðun duygulara daha fazla dayanamayýp dizlerimin üzerine çöküyorum. Gözlerim soðuktan olsa gerek kýsýlýyor. Bedenim güneþin farkýnda olsa da titriyor hafiften. Bulutlarýn geçiþimi gibi ruhumda geziniyor izlerin, izleri… Duâmý bitirdiðimde farklý âlemlerde olduðumu hissediyorum. Nereden nereye… Kimden kime gidiyorum… Uzunca yolculuklar dedim ya, uzunca yolculukta olanlar burada, en uzun yolculukta olanlar… Gözlerim göremiyor, aklým yetersiz kalýyor; anlayamýyor kabrin arkasýný… Sesler duyulmuyor, bedenler çaresiz; sözler yarým kalýyor bu anlarda! Bu anlar susturuyor herkes gibi beni de, içimde fýrtýnalar kopuyor, yaðmurlu bir havadan, karlý bir daðdan geçiyorum sanki, sanki kapkaranlýk bir deryadayým. Kabrimi düþlüyorum, kabristanda…

S

Yýllara sor bakalým sorularýný Cevapsýz kalmasýn sorularýn Muþtularýn unutulmasýn Yarým kalmasýn zamanlarýn Yýllara sor bakalým sorularýný Kýrlaþmýþ mý saçlarýn, yoksa yaþlandýn mý? Simsiyah zamanlar mý kaldý geride Kabristana uðradýn mý (kefenle) Yoksa duymadýn mý sen de Duymadýn mý okundu ismin her yerde Kýrlaþmýþ mý saçlarýn, yoksa yaþlandýn mý? Son nefes deðil mi bu Son yakarýþ, son sevda… Ölen bu beden Dirilir elbet dirilir bir daha Ebedî bir nefes olur sevda Son nefesle gelir Son yolcu, son kez buraya… Son nefes deðil mi bu Son yakarýþ, son sevda Derken dönme vakti gelir yine… Ýçimde kabri yaþarken, bir daha ki geliþime dek ayrýlýrken… Aklýma gelirken sen… Dökülür dilimden “ Gelmesi muhakkak olan her þey uzakta olsa yakýndýr.” 1 Dökülür dilimden, dökülür hafiften… Kabrin kapýsýný açarken… DÝPNOT: 1. Ýbn-i Mace, Mukaddime: 7/46; Feyzü’l-Kadir, 2.178.


11

YENÝASYA / 21 KASIM 2009 CUMARTESÝ

EKONOMÝ 19 KASIM 2009

MERKEZ BANKASI DÖVÝZ KURLARI Cinsi 1 ABD DOLARI 1 AVUSTRALYA DOLARI 1 DANÝMARKA KRONU 1 EURO 1 ÝNGÝLÝZ STERLÝNÝ

ALIÞ

DÖVÝZ SATIÞ

1.4831 1.3608 0.29622 2.2046 2.4696

1.4903 1.3697 0.29768 2.2152 2.4825

ALIÞ

EFEKTÝF SATIÞ

1.4821 1.3545 0.29601 2.2031 2.4679

1.4925 1.3779 0.29836 2.2185 2.4862

Cinsi 1 ÝSVÝÇRE FRANGI 1 ÝSVEÇ KRONU 1 KANADA DOLARI 1 KUVEYT DÝNARI 1 NORVEÇ KRONU 1 SUUDÝ ARABÝSTAN RÝYALÝ 100 JAPON YENÝ

ALIÞ

DÖVÝZ SATIÞ

1.4544 0.21330 1.3977 5.1576 0.26230 0.39667 1.6638

ALIÞ

1.4638 0.21552 1.4040 5.2255 0.26407 0.39739 1.6749

EFEKTÝF SATIÞ

1.4522 0.21315 1.3925 5.0802 0.26212 0.39369 1.6576

1.4660 0.21602 1.4093 5.3039 0.26468 0.40037 1.6813

SERBEST PÝYASA

DOLAR DÜN 1,4960 ÖNCEKÝ GÜN 1,4780

EURO

ALTIN

C. ALTINI

DÜN 2,2190 ÖNCEKÝ GÜN 2,2100

DÜN 54.750 ÖNCEKÝ GÜN 54.600

DÜN 366.000 ÖNCEKÝ GÜN 364.000

p

p

p

p

Öðrencilere sosyal güvenlik eðitimi SOSYAL GÜVENLÝK KURUMU ANKARA ÝL MÜDÜRLÜÐÜ VE ANKARA MÝLLÎ EÐÝTÝM MÜDÜRLÜÐÜ ORTAK ÇALIÞMA ÝLE ÖÐRENCÝLERE SOSYAL GÜVENLÝÐÝN ÖNEMÝNÝ VE KAYIT DIÞI ÇALIÞMANIN SAKINCALARINI ANLATMAK ÝÇÝN OKULLARDA EÐÝTÝM VERMEYE BAÞLADI.

Yüksek fiyat müþteriyle satýcýyý karþý karþýya getirdi nKURBAN Bayramý öncesinde pazarlar hareketlenmeye baþlarken, geçen yýla oranla fiyatlarda yaþanan artýþ, hayvan satýcýlarý ile alýcýlarýn tartýþmasýna neden oluyor. Büyükbaþ hayvanlarýn 1,5 ile 8 bin TL, küçükbaþlarýn ise 350 ile 650 TL arasýnda satýldýðý hayvan pazarlarýnda, bazý satýcýlar ile vatandaþlar arasýnda hararetli tartýþmalarýn yaþandýðý görülüyor. Hayvan satýcýlarý, büyükbaþ kurbanlýk alýmlarýnýn geçen yýla oranla 500 TL artýþ gösterdiðini, yem ve samana yapýlan zamlar nedeniyle istedikleri fiyatýn normal olduðunu savunurken, alýcýlar ise fiyat artýþýna gerekçe olmadýðýný ve istismar edildiklerini söylüyor. Kurban fiyatlarýndaki artýþýn nedensiz olduðunu savunan ve bu nedenle kurbanlýk baktýðý çadýrda hayvan satýcýsý ile tartýþan Faruk Dinç, “Kurbanlýk almaya çalýþýyoruz fakat geçen seneye oranla fiyatlarda yüzde 50 artýþ var” dedi. Geçen sene kilosu 10 TL’ye yenen kurban etinin bugün artýþlar nedeniyle 15 ile 20 TL’ye geldiðini belirten Dinç, “Bir þekilde kurbanýmýzý almaya çalýþýyoruz fakat, bu anlamsýz artýþlar canýmýzý sýkýyor.” þeklinde konuþtu. Yaklaþýk 30 yýldýr büyükbaþ hayvan besiciliði yaparak geçimini sürdürdüðünü belirten Sezai Eracun ise fiyatlarýn piyasaya göre normal olduðunu savunarak, “Yem, saman her þeye zam geliyor. Fazla abartýlacak bir konu yok. Kasabýn 13 TL’ye temin ettiði eti, vatandaþýmýz kurbanda 15 TL’ye yiyecek. O kadar sýkýntý çekiyoruz, biraz da fark olsun.” diye konuþtu. Ara sýra küçük tartýþmalar olsa da vatandaþlarýn bazýlarý, bayram yaklaþmadan kurbanýný alma telaþýna kapýlýyor, bazýlarý ise fiyatlar ucuzlar beklentisi ile kurbanlýk alýmýný son günlere kadar býrakmayý düþünüyor. Samsun / cihan

AHMET TERZÝ ANKARA

SOSYAL Güvenlik Kurumu (SGK) Ankara Ýl Müdürlüðü, öðrencilere sosyal güvenliðin önemini ve kayýt dýþý çalýþmanýn sakýncalarýný anlatmak için okullarda eðitim vermeye baþladý. Kayýt dýþý istihdamla mücadelede Emniyet Müdürlüðü ile ortak çalýþma yapan SGK Ankara Ýl Müdürlüðü, yeni bir proje için Ankara Millî Eðitim Müdürlüðü ile bir araya geldi. Öðrencilerin iþ hayatýna atýlmadan önce sosyal güvenlik hakkýnda bilgili olmasýný amaçlayan Ankara Ýl Müdürlüðü, þehir merkezi ve

ilçelerdeki meslekî ve teknik orta öðretim kurumlarýnda sosyal güvenliðin önemi hakkýnda eðitim vermeye baþladý. Çoðunluðu sosyal güvenlik merkezi müdürü düzeyinde olan uzmanlar tarafýndan verilen eðitimlerde, öðrencilere sigortalý çalýþýldýðý takdirde saðlýk ve sigorta alanýnda kazanýlacak haklar, kayýt dýþý çalýþýldýðý zaman ise yaþanacak sýkýntýlar konusunda bilgi verildi. Öðrencilerin konuyla ilgili sorularýnýn cevaplandýrýldýðý eðitimlerde, sosyal güvenliðin kapsadýðý alanlarla ilgili tanýtým filmi izletilerek sosyal güvenlik hakkýnda bilgi veren broþürler daðýtýldý. Sosyal güvenliðin, vatandaþý bütün hayatý boyunca ilgilendirdiðini belirten SGK Ankara Ýl Müdürü Ali Pekten, “ Eðitimlerini tamamlayarak iþ hayatýna atýla-

cak öðrencilerimizin sosyal güvenliðin ne olduðunu, hangi alanlarý kapsadýðýný öðrenmesi lâzým. Öðrencilerimizin sigorta olmadan devlet güvencesi ile saðlýk hizmetinden yararlanýlamayacaðýný, sigortalý olma sayesinde saðlýk harcamalarýnýn devlet tarafýndan karþýlandýðýný ve sigortasýz çalýþýlan her günün emekli olmada engel teþkil edeceðini bilmesi lâzým” dedi. Pekten, ilk baþta mesleki ve teknik orta öðretim okullarda baþlayan eðitimlere daha sonraki aþamalarda genel orta öðretim ve ilk öðretim okullarýnda dahil edileceðini kaydetti.

“PROJE EÐÝTÝMCÝLER ÝÇÝN GURUR VERÝCÝ” Ankara Millî Eðitim Müdürü Kamil Aydoðan ise “Sosyal güvenlik olgusu içinde haklarýmýzý

ihtiyacýmýz olduðunda kullanabilmemiz için önce haklarýmýzý öðrenmemiz, sonra da bu haklarý elde edebilmenin altyapýsýný yasal olarak zamanýnda oluþturmamýz gerekmektedir. Bunun için SGK Ankara Ýl Müdürlüðümüz ile yaptýðýmýz çalýþmalarda sosyal güvencesi olmayan eleman çalýþtýrýlmasýný engellemek ve kayýt dýþý ekonomik faaliyetlerin azaltýlmasý hedeflenmektedir. 20092010 eðitim öðretim yýlýmýz içerisinde 25 meslekî ve teknik orta öðretim kurumumuzda çalýþma yapýlarak 5 bin öðrenci ve 10 bin veliyle, daha sonraki aþamalarda ise genel orta öðretim okullarýmýzdan 50, ilköðretim okullarýmýzdan 150 kurumdan 10 bin öðrenci ve 20 bin velimizin katýlýmý ile çalýþmalara devam edilecektir” dedi.

Olimpa AVM’nin maðazalarý kapýþýldý

2-B arazileri tesbit ediliyor nORMAN vasfýný yitirmiþ hazine arazilerinin satýþýný öngören, kamuoyunda ‘2-B Yasasý’ olarak bilinen kanun için gözler Anayasa Mahkemesi’nde. Hükümet bir yandan da Millî Emlak Müdürlükleri aracýlýðýyla ülke genelindeki 2-B arazilerinin durumunu tespit ediyor. Yapýlan ilk incelemelerde arazilerin iþgal altýnda olduðu belirlendi. Devletin resmi verilerine göre, ülkede orman vasfýný kaybetmiþ Hazine arazilerinin toplam büyüklüðü 473 bin hektar olarak ölçülüyor. Bir baþka ifadeyle, bu araziler 4 milyar 730 bin metrekarelik veya 5 milyon 98 bin 467 dönümlük bir alaný kaplýyor. 10. Cumhurbaþkaný Ahmet Necdet Sezer’in vetosunun ardýndan ‘5831 sayýlý Tapu Kanunu ile Bazý Kanunlarda Deðiþiklik Yapýlmasýna Dair Kanun’ bu yýlýn baþýnda Cumhurbaþkaný Abdullah Gül’ün onayýndan geçmiþti. CHP’nin baþvurusunu deðerlendiren Anayasa Mahkemesi, geçtiðimiz Mayýs ayýnda Hazine adýna orman dýþýna çýkarýlan 2B arazilerinin satýþýný öngören 5831 sayýlý ‘Tapu Kanunu ile Bazý Kanunlarda Deðiþiklik Yapýlmasýna Dair Kanun’un bazý hükümlerinin iptali ve yürürlüðünün durdurulmasý istemini esastan görüþmeye karar verdi. Yapýlan deðiþiklikle, kamuoyunda ‘2-B’ olarak da bilinen orman özelliðini yitirmiþ alanlar; kadastro iþlemleri yapýlarak, Hazine adýna tescil edilecek. Ülke genelinde Millî Emlak müdürlükleri vasýtasýyla yapýlan incelemelerde, arazilerin büyük kýsmýnýn iþgal altýnda olduðu belirlendi. Sadece Ýstanbul’da Sultanbeyli ve Ümraniye gibi semtlerin yüzde 80’inin 2-B arazilerinin üzerinde kurulu olduðu tesbit edildi. 473 bin hektarlýk 2-B kapsamýndaki arazilerin en çok bulunduðu illerin baþýnda 45 bin 548 hektarlýk arazi ile Antalya birinci sýrada yer alýyor. Antalya’yý Balýkesir, Mersin, Adapazarý, Muðla ve Ýstanbul takip ediyor. Tescil iþlemlerinin tamamlanmasýyla 2-B arazilerinin satýþýndan hükümet 25 milyar dolar gelir bekliyor. Bursa / cihan

Ilgýn Grand Ýpek Palas Termal Oteli iþletmecisi Kudret Akyüz, bayram süresince müþterilerine ayrý bir imkân sunduklarýný söyledi.

Ilgýn kaplýcalarýnda bayram fýrsatý KAPLICA severlerin takdirini kazanan Ilgýn Grand Ýpek Palas Termal Otel, Kurban Bayramý süresince müþterilerine özel hizmet kampanyasý baþlattý. Grand Ýpek Palas Termal Otel’i 5 yýldýr iþleten Kudret Akyüz, kaplýcalardan her kesimin faydalanmasý için ellerinden gelen tüm kolaylýðý sunduklarýný söyledi. Akyüz, “Ilgýn kaplýcalarý saðladýðý þifa ile gerçekten önemli bir merkez ve þifa kaynaðý. Bizlerde saðlýk için büyük önem taþýyan tesislerimizden herkesin faydalanmasý için çeþitli programlar düzenliyoruz” dedi. Daha çok müþteri kitlesine ulaþmak için çeþitli kampanyalar düzenlediklerini ifade eden Akyüz, Ramazan Bayramý’nda uygulamaya koyduklarý kampanyanýn bir benzerini Kurban Bayramý için de uygu-

lama kararý aldýklarýný anlattý. Bayram süresince 26–30 Kasým tarihleri arasýnda kaplýcalarýn fiyatýný yarým pansiyon kiþi baþý 55 TL olarak belirlediklerini kaydeden Akyüz, amaçlarýnýn kaplýcalarýnýn tanýtýmýný en iyi þekilde yapmak ve uygun ödeme þartlarý ile müþterilere en iyi ve ekonomik hizmeti sunmak olduðunu vurguladý. Kaplýcanýn özellikleri hakkýnda da bilgi veren Akyüz þunlarý söyledi: “Bu kaplýca Selçuklu Sultaný Alaaddin Keykubat tarafýndan ilk Türk hamamý olarak yaptýrýlmýþtýr. Döneminde þifa merkezi olarak nitelendirilmiþtir. Bu nedenle her yýl otelimiz þifa bulmak ve hastalýklarýný iyileþtirmek isteyen insanlarla dolup taþar. Ilgýn kaplýca suyunun az miktar da tuz ihtiva etmesi ile

dünyanýn tanýnmýþ sularýna benzer. Bu özelliklerinden dolayý göz, ekzama, sinir, böbrek, deri ve cilt, romatizmal, idrar yollarý, hazýmsýzlýk. Baðýrsak ahengi bozukluðu, kansýzlýk, alerji, damar sertliði, stres, kan dolaþýmý ve kadýn hastalýklarýnýn yaný sýra akciðer iltihaplarýna ve yara iyileþtirme tedavilerine yönelik faydalarý kanýtlanan ve herkes tarafýndan bilinen bir gerçektir. En büyük özelliði ise kýrýk ve çýkýk sonucu oluþan kireçlenmeler, bel ve boyun fýtýðý tedavisi ve eklem kireçlenmesi konusunda saðladýðý faydalardýr. Böylesine özelliði olan ve hemen her derdin þifasýna vesile olan kaplýcamýzdan faydalanmak isteyen müþterilerimizi Ilgýn Grand Ýpek Palas Termal Oteli’ne bekliyoruz.”

Aydi Ayakkabý Avrupa’ya açýlýyor BÝR biri ardýna açtýðý maðazalarla adýndan söz ettiren Aydi Ayakkabý, küçük esnafa destek olma ve Avrupa’ya açýlma kararý aldý. Aydi Ayakkabý Genel Müdürü Bekir Aydýn yaptýðý açýklamada, ayakkabý sektörünün uluslar arasý kartellerle rekabet edecek duruma geldiðini söyledi. Krizin etkilerini azaltmak için verilen teþvikleri doðru kullanan þirketlerin bu dönemi en az zararla hatta kazançla kapatacaklarýný dile getiren Aydýn, “Bu teþviklerden faydalanarak Avrupa’ya açýlýp yüzde yüz Türk emeði ile üretilmiþ ürünlerimizi pazarlayacaðýz. Ayrýca yaptýðýmýz çalýþmalarla küçük esnafa çok uygun fiyatlara bayilikler vererek destek olma kararý aldýk. Amacýmýz belli bir birikimi olan ve bunu kaybetmekten korkan küçük esnafýmýzý birikimi kullanmaya teþvik etmektýr” dedi .Çin mallarýna son verme yolunda çalýþmalarýný hýzlandýrdýklarýný kaydeden Aydýn, Türk insanýnýn kaliteli ayakkabýyý büyük paralar ödemeden de giyebileceðinin altýný çizdi. Sektörde üretim, pazarlama, ihracat dahil bütün kademelerde faaliyet gösterdiklerini, yabancý markalara koleksiyon çalýþmasý yaptýklarýný ifade ederken Aydýn, “ Deri ürünleri üzerine uzmanlaþtýk. Sektörün her kademesinde yer alýyoruz . Edindiðimiz bilgi ve tecrübeyi meslektaþlarýmýza aktarmaya çalýþýyoruz. bu kapsamda bayilikler veriyoruz’ þeklinde konuþtu.

TEÞVÝKLER AVRUPA’YA AÇILMA KARARI ALDIRDI ANAHTAR teslim bayilik vermelerinin yaný sýra Avrupa’ya da açýlmaya hazýrlandýklarýný belirten Aydýn, hükümetin teþviklerinin bu baðlamda çok etkili olduðunu, döviz girdisi saðlayacak her türlü giriþimin desteklendiðini belirtti. Aydýn, “Teþvikler çok memnun edici. Dýþ dünyaya açýlmaya karar verdiðimizde gördük ki, döviz saðlayacak, ülkemizi kalkýndýracak her türlü giriþim destekleniyor. Yatýrýmýn yarýsý teþvik olarak bize geri dönüyor. Bence bu çok önemli, bizde alt yapý çalýþmamýzý tamamlandýktan sonra Avrupa’ya açýlmayý düþünüyoruz. Özellikle Almanya, Arnavutluk, Makedonya, Kosova, Bulgaristan, Ýran, Azerbaycan ile çalýþmalarýmýz sürüyor” dedi.

30 BÝN TL’YE ANAHTAR TESLÝM MAÐAZA “30 bin lirasý olan ve bunu yastýk altýnda tutan vatandaþlarýmýza çaðrý yapýyorum, hangi ilde olursanýz olun, bizimle irtibata geçin iþ yerinizi biz açalým. Sizde krize dur deyin” diyen Aydýn, bayilerine anahtar teslimi iþyerleri teslim ettiklerini belirtti. Kendilerine bayilik için baþvuran kiþilere her konuda yardýmcý olduklarýný dile getiren Aydýn açýklamasýna þöyle devam etti: “Maðaza için bulduklarý yerlere kadar gidip, gerekli alt yapýya uygun mu? Burada beklenen satýþ yapýlabilirmi? Hangi stratejiyle burada satýþ yapýlabilir, zara mý eder, baþka bir alternatif var mý? Her þeyi inceliyoruz ve bu þekilde bayilik veriyoruz. Hedefimiz krizden korkup sinen esnafýmýzý yeniden piyasaya çekmek. bu bizim ülkemiz için yapabileceðimiz en iyi þey olur. Bunu ülkemize borçluyuz.’

nFUZUL Grup’un Baþakþehir’de yaptýðý ilk bölgesel alýþ veriþ merkezi olan Olimpa’da satýþa çýkan maðazalarýn yüzde 60’ý kýsa sürede bitti. Fuzul Grup tarafýndan 40 milyon dolarlýk yatýrýmla Ba þak þe hir’de baþ la yan O lim pa AVM’de satýþa çýkan bölümlerin yarýsý kýsa zamanda satýldý. Metrekaresi 7 bin 500 ile 12 bin dolar arasýnda deðiþen toplam 100 maðazanýn 78’ini satma kara rý a lan Yö ne tim Ku ru lu Baþ ka ný Mahmut Akbal, yaptýðý açýklamada giriþimcilerin Türkiye’de ilk defa uygulanacak proje ile Bölgesel AVM kültürünün Türkiye’deki ilk örneði olan Olimpa’ya büyük ilgi gösterdiðini söyledi. Akbal “Olimpa birkaç yýl içinde nüfusu 500 binlere ulaþmasý beklenen Baþakþehir’de ortaklarýyla büyüyecek. Baþakþehir’in her açýdan çok stratejik bir alanýnda inþasýna baþladýðýmýz Olimpa’nýn yakýn çevresinde ayrýlan tek AVM arazisi burasý. Olimpa’daki maðazalarý kiralamak yerine maðazalarýn bir kýsmýný satýþa çýkardýk” dedi. Akbal, krize raðmen maðazalarýn yüzde 60’ýnýn kýsa bir süre içinde satýldýðýný ifade etti. Fuzul Grup Pazarlama Müdürü Ümit Bozkurt da artan nüfusuyla dikkat çeken Baþakþehir’de “22 dairelik rezidansýn yaný sýra, 100 maðaza arasýnda, 20 fastfood mekâný ve kafeterya, 7 sinema salonu ve spor salonlarý bulunuyor” dedi. Baþakþehir Metro istasyonuna yakýn konumda yer alan Olimpa’nýn 10 Ekim 2010 tarihinde açýlmasý planlanýyor. Olimpa AVM’deki maðazalarýn büyüklükleri 17 ile bin 850 metrekare arasýnda deðiþecek. Bin 850 metrekare büyüklüðündeki hipermarketin de yer alacaðý Olipma bünyesinde, fastfoodlar, kafeteryalar, sinema solanlarý, çocuk oyun alanlarý, fitness merkezi, mescit ve diðer sosyal aktiviteler de bulunacak.

DANET’ten, adrese teslim kurban organizasyonu nDANET, üç yýldýr baþarýyla gerçekleþtirdiði “adrese teslim kurban” hizmetini bu yýl da sürdürüyor. Kurban kestirmekte zorlanan vatandaþlar için bir alternatif oluþturan DANET’in bu organizasyonunu yönetim kurulu üyesi Sait Uluçay þöyle açýkladý: “Kurbanlýk büyükbaþ ve küçükbaþ hayvanlar önceden uzman ekibimiz tarafýndan seçiliyor, Afyonkarahisar’daki donanýmlý tesislerimizde kurban sahipleri adýna usta kasaplarýmýz tarafýndan Kurban usul ve adetlerine uygun þekilde veteriner kontrolünde bayramýn ikinci günü- kesiliyor. Daha sonra küçük parçalara ayrýlýyor ve özel kolilerinde, frigorifik (soðutuculu) araçlarla kurban sahibinin adresine -bayramýn üçüncü günü- teslim ediliyor.” Bu seneki kurban bedelini büyük ve küçükbaþta bütün hizmetler ve KDV dâhil 675 TL olarak belirlediklerini ifade eden Uluçay, büyükbaþ kurban etinin hisse baþý (kemiksiz) 22- 25 kg. küçükbaþ kurban etinin de (kemikli) 18-22 kg. arasý olacaðýný belirtti. Ekonomi Servisi


12

YENÝASYA / 21 KASIM 2009 CUMARTESÝ

ÝLAN

y seri ilânlar ELEMAN n ACELE BEYLÝKDÜZÜ civarýndan, binek- kango doblo türü lpg veya dizel türü kendi aracýyla çalýþacak þoförler aranýyor. Tel: (0 532) 385 40 48 n AYDIN TRÝKOYA Bayrampaþa civarýnda oturan Usta Remayözcüler aranýyor. Ücret haftalý ödenmekte olup, yemek ve SSK mevcuttur. Tel: 0 (212) 576 27 20 Gsm: (0 531) 648 36 02 n ACELE ULUSLARARASI firmamýzda yönetim, organizasyon, satýþ destek ve takým oluþturma üzerine part time full time çalýþacak bay bayan Ankara, Konya, Adana, Ýzmir, Ýstanbul baþvuru: Gsm: (0542) 781 67 90 diðer iller www.yuksekkazan.com n AVCILAR'DA 2003 model ve üzeri aracýyla çalýþacak þoförler aranýyor. Tel: 0(212) 509 16 73 Gsm: (0538) 813 86 60 n ALMANYA'DA ÇALIÞMIÞ Kesin dönüþ yapmýþ olanlarýn emeklilik (rente) prim iadesinin ödenmesi saðlanýr. Ayrýca Almanya ile bütün resmî yazýþmalarý yapýlýr. Müracaat: PazartesiCuma arasý 09:00-17:00, Tel: 0 (216) 336 32 24 n ULUSLARARASI KARÝYER fýrsatý eðitime açýk ciddî kiþiler alýnacaktýr. www.iyibirimkan.com n BAÐCILAR civarýnda aracýyla çalýþacak þoförler Cep: (0 537) 556 47 47 Tel: 0(212) 644 23 04 n SÝZ KRÝZDE ÝÞ, biz ise her eve kesinlikle gerekli ürünümüzü pazarlayacak ana bayi, tali bayi ve bulunduðu bölgede parttime-fulltime olarak ürünümüzden günde 3 adet satarak ayda 1.800 TL kazanmak isteyen öðretmen, polis, asker, emekli, ev hanýmý, pazarlama grubu olan ve gerçekten iþsiz, para kazanmaya ihtiyacý olan temsilcileri bulamýyoruz. ciddî þekilde ilgileniyorsanýz www.remzi58.com þeklindeki sitemizi ziyaret ettikten sonra lütfen (0 541) 248 00 58 nolu telefondan irtibata geçiniz. n EMLAK CENTURY Emlak Century ÜmraniyeÇekmeköy'e maaþ+prim sistemiyle çalýþacak tecrübeli gayrimenkul danýþmanlarý arýyor. Tel: 0 (216) 481 8555 n ACELE BEYLÝKDÜZÜ civarýndan, binek- kango doblo türü lpg veya dizel türü kendi aracýyla çalýþacak þoförler aranýyor. Tel: 0 532 3854048

n EYLÜL TEKSTÝLE Kalite kontrolcü, ütücü, paketlemeci aranmaktadýr. Güneþli Gsm: (0 536) 570 03 51 (0 538) 459 81 41 n TERMAL HASTANE ve termal tatil köyü projemize Vizyon ve Misyon Sahibi, dinamik, lider ruhlu Genç/emekli, bay/bayan danýþmanlar Tel: (0 507) 218 39 51 e-posta: hl_ozdogan@hotmail.com

ÝÞ ARIYORUM n ÝSTANBUL'u ÇOK iyi biliyorum. E sýnýfý ehliyetim var. Ýþ arýyorum. Tel : (0 535) 378 50 82 n ÝSTANBUL AVRUPA Yakasýnda sigortasý olan þoförlük iþi arýyorum. Gsm: (0 535) 783 24 42

KÝRALIK DAÝRE n TEPEÜSTÜ'nde Cumhuriyet Mah.de 3+1 120 m2, Lüks Kiralýk Daire. Çelik Kapýlý, Doðalgaz Kombili, Hidro Masaj Duþakabinli, Özel Yapým Mutfak Dolaplý, Parkeli, Kartonpiyerli, Lüks Masrafsýz Full Dairedir. Kira : 700 TL www.cevrememlak.com Tel: 0 (212) 599 45 46

SATILIK DAÝRE n ÇÝMEN EMLAK'tan satýlýk bina Baðcýlar Hýzýr Sokak'ta 5 katlý her katta 2 daire toplam 10 daire 1 dükkan 160 m2, 3 araçlýk otopark Tel: 0 (212) 696 0 777 n ESENLERDE SATILIK ev yýldýz teknik üniversitesi davutpaþa kampüsüne yakýn satýlýk ev. 80.000 TL Tel: 0 (212) 481 39 85 n GEBZE MERKEZ'de Kelepir Daire Daireye ait açýk otoparký bulunmaktadýr. Çamlýk Parkýna 3 sokak mesafede. 77.000 TL Tel: 0 (212) 282 85 55 n ÝSTANBUL ÇATALCA kabakça içinde yola cephe elektiriði suyu su kuyusu telefonu meyva aðaçlarý bulunan bulunan 90m müstakil ev satýlýktýr. 270m, 75.000 tl Tel: 0 (212) 795 02 11 n BURSA ÝVAZPAÞA semtinde satýlýk ev Tel: 0 (224) 223 71 08 n KONYA KARATAY Fetihkent Siteleri'nde 6 katlý apartmanýn 1. katýnda kuzeydoðu cepheli, 147 m2 ve merkezi sistem kaloriferli, 3+1 özelliðine sahip 65.000 TL deðerinde satýlýk ev. Gsm: (0 533) 769 04 02 (0 505) 547 51 60

SATILIK ARSA

VASITA

n ANKARA MAMAK Kýbrýs Köyünde 39321/8 imarlý 1000 m2 arsa 150.000 TL 0 (312) 369 14 44 - (0544) 554 10 67 n ÝSTANBUL ÇATALCA gökçeali içinde iki tarafý yola cephe elektiriði suyu telefonu mevcut içinde müstakil ev ahýr samanlýk bulunan satýlýk arsa. 1720m, 200.000 tl Tel: 0 (212) 795 02 11 Gsm: 0 (535) 529 64 74 n SAHÝBÝNDEN SARAY B ü y ü k y o n c a l ý Palamutdere Mevkiinde 307m2 Ýmarlý Ýfrazlý Müstakil Parsel. Pafta No- F19B15D2A Ada No746 Parsel No-3 Yatýrým Ýçin Ýdeal Bir Yer Görülmeye Deðer. 16.000 TL Tel: 0 (212) 599 45 46 Gsm: (0 532) 4769007 n ÝSTANBUL GÜVEN arsa ofisinden Sakarya Kaynarca'da duble yollarýn geçtiði organize sanayi projelerinin olduðu çok kazandýran, güzel yatýrýmlýk, dönümü 6.000 TL'den baþlayan müstakil tapulu araziler. Gsm: (0536) 770 04 97 (0532) 272 35 29 n KAYA EMLAK Arnavutköyde 2 katlý bina 120.000 TL Arnavutköy ve çevresinde ifrazlý hisseli her türlü arsa tarla dairelerimiz mevcuttur. Tel: (0 535) 581 08 58 (0 542) 373 28 43 0 (212) 597 98 29 Adres: Merkez mah. Fatih cad. Aygen Ýþ Merkez. No: 86/28 ArnavutköyÝstanbul kaya.emlak.insaat@hotmail.com n BABA GÖRÜÞ Emlak

Çilingir tüp köþede 1950 m 2 çevrili: 110.000TL, Tayakadýn da 151 m 7.000 TL, Boðazköyde 4 kat imarlý 200 m 2 arsalý 150.000 TL, Ýslambey mahallesinde 112 m 2 gecekondu 65.000 TL, Boðazköyde arsa 412 m2 cadde cephe içinde gece kondu 55.000 TL, Ýslambey mahallesinde 3 kat bina 155.000 TL, Arnavutköy merkezde 3. kat 90 m 2 daire 85.000 TL, Sayit Çaðan: (0 531) 940 64 77 Müslim Polat (0 538) 445 54 10 n ANKARA MAMAK kýbrýs köyünde 39321/8 imarlý 1000 m 2 arsa 150.000 TL 0 312 369 14 44 - 0544 554 10 67

nFORD CONNECT - 2004 Model - Gri - 42.000 km Temiz - Sahibinden - 90'lýk - Yeni Lastikler - Dizel Tel: 0(332) 582 32 71 Gsm: (0 544) 487 72 60 n ACÝL satýlýk temiz 98 mazda lantis 9300 TL Cep: (0 535) 505 98 07 n OPEL'leriniz nakit alýnýrsatýlýr. Tel: 0 (212) 659 68 58 Cep: (0 532) 624 00 99 n ARACIYLA (doblo, dizel, lpg'li) binekler. Tel: 0 (212) 653 53 36 nFORD CONNECT - 2004 Model - Gri - 42.000km Temiz - Sahibinden 90'lýk - Yeni Lastikler Dizel Tel: 0332 582 32 71 Gsm: 0 544 487 72 60 n 2001 MODEL Renault Laguna 1.9 DTÝ Dizel 177.000 km orijinal servis, bakýmlý 14.250 TL. Tel: 0 (216) 310 46 58 Gsm: (0 552) 333 90 03

ÇEÞÝTLÝ n SATILIK devremülk 3+1=98m2 Armutlu Ý.T.K. taksi ile takas yapýlabilir Tel: (0536) 870 00 41 n KÝRALIK PANELVANLAR, minübüsler, dizeller. Metin Tümay Tel: 0(212) 217 08 70 Gsm: (0533) 470 29 90 n TAÞKIN OTO Ýhsan TAÞKIN Eski Edirne asfaltý No: 734 Sultangazi TEL: 668 94 66-2HAT CEP: (0 533) 244 50 77 www.arabam.com n FÝNANSAL YATIRIM uzmaný'ndan bireysel emeklilik fýrsatý! Bireysel emeklilik ve tüm hayat sigortasý ürünlerinde kiþiye özel birikim, yatýrým ve teminat planlarý ile sigorta poliçesi hazýrlanýr. bilgi ve baþvuru: (0 505) 768 10 01 n ATAKAN ÖZEL güvenlik ve sürücü kurslarý 2495 sayýlý yasa gereði kimlik yenileme 31.12.2009' da sona erecektir. Yenileme eðitimleri için acele ediniz. Uygun fiyat ve ödeme þartlarýyla kaydýnýzý yaptýrabilirsiniz. Baðcýlar meydaný Tel: 0 (212) 462 92 32 n AKMUTLU GARANTÝLÝ marangozlu þehir içi þehirler arasý taþýmacýlýk ayrýca taþýma için elemanlarýmýzbulunmaktadýr. Gsm: (0 536) 246 68 60 n HER TÜRLÜ 2. el eþyalarýnýzý deðerinde alýyoruz. Tel: 0 (212) 612 97 99 Gsm: (0 536) 872 38 15

n BÜFE, KAFE, restaurant,

n HÝÇ MASRAFSIZ

market malzemeleriniz nakit ve deðerinde alýnýr. Gsm: (0 532) 287 74 39 Tel: 0 (212) 613 67 09 n ÝSTANBUL'DA BAÞARI garantili, Ýlköðretim ve Lise öðrencilerine (sadece erkek öðrencilere) OKS, YGS, LYS hazýrlýk okul derslerine yardýmcý saati 25 TL'ye Matematik ve Ýngilizce dersi veriyorum. Gsm: (0 555) 437 77 67 Tel: 0 (212) 621 83 16 n ÇOCUKLAR GELECEÐÝMÝZ minik tomurcuklar çocuk evi sýcak, sevgi dolu bir ortamda, tecrübeli öðretmenlerimiz ile çocuklarýnýzý bekliyoruz. 4.Levent/Sanayi Mahallesi-Ýstanbul Tel: 0(212) 282 49 33 www.miniktomurcuklar.com n YÜKSEK cirolu kebapçý dükkâný Cep: (0 554) 314 06 61 n ARMUTLUDA sömester tatil zamaný satýlýk devremülk. 8500 TL Cep: (0 532) 781 30 82 n ARMUTLU'da 98 m 2 , sömester tatil dönemi 23 Kasým, 7 Aralýk satýlýk devremülk. Cep: (0 532) 749 27 82 n EKÝBÝMLE çelik kondiksiyon imalat ve çelik çatý iþleri yapýlýr Cep: (0 535) 794 45 02 n YASÝN SPOT KLASÝK mobilyalarýnýz, antikalarýnýz, halýlarýnýz, avizeleriniz, deðerinde yerinden alýnýr. Tel: 0(216) 337 23 85 Cep: (0 535 )252 27 60 n SUNNY TEKNOLOJÝ Güneþi halis dayanýklý tüketim mallarý pazarlama sanayi ticaret limited þirketi aracýðý ile alýnýr. Bize sormadan karar vermeyin. Tel: 0(212) 659 51 90 0(212) 659 04 09 www.sny.com.tr www.halisticaret.com n GÜVENTAÞ EVDEN Eve Nakliyat þehir içi þehirler arasý nakliyat iþleriniz uzman ellerde güvenle yapýlýr. ayrýca ofis - büro taþýmacýlýðý, fabrika, banka, piyano,fuar, taþýma iþlerinizde hizmetinzideyiz. Tel: 0 (212) 216 44 66 0 (212) 469 92 82 www.guventasnakliyat.net n ÞÝLE EMÝRDAÐ DOÐAL kaynak suyu avrupa yakasýna bayilikler verilecektir. iletiþim ve bilgi için hemen bizi arayýnýz. Cep: (0532) 323 69 18 (0507) 227 78 28 n TEK PANJURDAN FIRATpen de 12 aya varan taksit imkâný alüminyum doðrama, otomatik kepenk, panjur, cam balkon, küpeþte, duþakabin, sineklik ayrýca tüm iç mimarlýk tadilat ve dekorasyon iþlerinizde tecrübeli kadromuzla hizmetinizdeyiz. Tel: 0(212) 575 84 24 (0532) 261 69 57

kullanýma hazýr halde lüks 2 katlý 800 metre kare acil uygun fiata kiralýk dükkân Baðcýlar: (0 539) 718 90 37. n TÜYLÜOÐLU ÞEHÝRÝÇÝ, Þehirlerarasý sigortalý ambalajlý, maragozlu, tesisatýyla elektrikcisiyle kredikartýnýza taksit imkâný Tel: 0(212)213 55 48 0 (216) 445 13 17 Cep: (0532) 527 19 39 24 SAAT Hizmetinizdeyiz www.tuyluogluevdeneve.com n GÜNLÜK ÝSTANBULSAMSUN sevkiyatý vardýr. www.samnak.com.tr Adres: nakliyecilersitesi 6. blok no: 607 ZEYTÝNBURNU Tel: 0 (212) 416 69 59, 0 (212) 510 27 55 Cep: (0537) 573 04 44 n EMÝN OTOMOTÝV Ýbrahim Halil Çilenti Adres: Eski Edirne Asfaltý No: 464/b Sultangazi Tel: 0 (212) 667 32 00 n CEYHUN TESÝSAT doðalgaz-kalorifer-su tesisatý iþleri itina ile yapýlýr. Cep: (0 532) 498 77 59 n ACÝL SATILIK Daire Ankara Sincan'da sahibinden + / 3+1 ters dubleks çift daire 70.000 TL pazarlýklý, oto takas olabilir. Tel: (0532) 585 75 19 n ÖRDEKÇÝOÐLU NAKLÝYAT evden eve þehiriçi ve þehirlerarasý nakliyat garantili, sigortalý,marangozlu, ambalajlý Tel:0216 3876691 Cep:0216 3879485 0 532 7430150 kredi kartý geçerlidir. ayrýca depomuz mevcuttur. www.ordekcioglunakliyat. com n ARTI-GRUP lpg'de kampanya 10 taksit atiker sýralý: 999 TL karbüratörlü: 400TL 4 silindir landri sýralý: 1.650 TL dolapdere Tel: 0 212 2475663 0 212 2475664 n ÖZSERVAN NAKLÝYAT evden eve taþýmacýlýk þehriçi-þehirlerarasý garantili-sigortalýmarangozlu Tel:0 212 6762226, 0212 6762227, Gsm: 05326777104 Adres:denizköþkler mah.denizköþkler cad.no:80/a avcýlar-ist. we b:www.ozservannakliyat.com ozservannakliyat@hotmail.com depomuz mevcuttur n OF-TAÞ EVDEN eve nakliyat þehiriçi þehirlerarasý, garantilisigortalý Tel: 0 212 2111711 0 216 6613951 0 216 5733840 Cep:0532 6456952 kredikartý geçerlidir.

SERÝ ÝLANLARINIZ ÝÇÝN e-mail: reklam@yeniasya.com.tr Fax: 0 (212) 515 24 81 n BAYAN hocadan Tezhip& Cerrahpaþa'da haftada 1 gün bayan öðrencilere 0212 529 43 60 - 0537 981 73 94 n JENERATÖRLER AKSA ana bayinden sýfýr ve 2. el alým - satým Tel: 0 (212) 425 65 80 Gsm: (0 532) 615 66 89 www.goksumak.com n ÖZDÝLEK NAKLÝYAT Hasan Ubiç Orhantepe Mahallesi Halitpaþa Cad. No: 2 Cevizli- Kartal TEL.: 0(216) 305 17 72 CEP: (0 533) 819 36 51 n 1 AYDA OKUMA YAZMA ÖÐRETÝLÝR (0 554) 943 66 51 n 0 (216) 489 52 34 (0 538) 702 96 46

ACELE BÜRO eþyalarýnýza, mobilyalarýnýza, beyaz eþyalarýnýza yerinde nakit. n PAÞA TRAFÝK

müþavirliði araç muayene hizmetleri. Motorlu araçlarýnýzýn tüm trafik tescil iþlemlerini araç muayene iþlemlerini yapmak üzere hizmet vermekteyiz. (0 507) 363 22 06 (0539) 923 84 28 0 (212) 659 79 07 0 (212) 659 79 08 pasa-trafik@hotmail.com Adres: Ýstoç Ticaret merkezi 5. ada No: 104 Ýþ Bankasý yaný Ýstoç-Ýstanbul n DÝNÇER NAKLÝYAT Ev den e ve þe hir ler i çi þe hir ler a ra sý, si gor ta lý, marangozlu, ambalajlý. www.evdenevedincer.com Tel: 0 (212) 217 29 30 0 (216) 307 05 45 (0 532) 590 16 03 n KÝRALIK PANELVANLAR, minübüsler, dizeller. Metin Tümay Tel: 0(212) 217 08 70 Gsm: (0533) 470 29 90 n TAÞKIN OTO Ýhsan TAÞKIN Eski Edirne asfaltý No: 734 Sultangazi TEL: 668 94 66-2HAT CEP: (0 533) 244 50 77 www.arabam.com n ATAKAN ÖZEL güvenlik ve sürücü kurslarý 2495 sayýlý yasa gereði kimlik yenileme 31.12.2009' da sona erecektir. Yenileme eðitimleri için acele ediniz. Uygun fiyat ve ödeme þartlarýyla kaydýnýzý yaptýrabilirsiniz. Baðcýlar meydaný Tel: 0 (212) 462 92 32 n FÝNANSAL YATIRIM uzmaný'ndan bireysel emeklilik fýrsatý! Bireysel emeklilik ve tüm hayat sigortasý ürünlerinde kiþiye özel birikim, yatýrým ve teminat planlarý ile sigorta poliçesi hazýrlanýr. bilgi ve baþvuru: (0 505) 768 10 01

n BELEDÝYELER ÖZEL kuruluþlar Ýstanbulun her semtinde araþtýrmaya yönelik anketleriniz adet üzerinden çok uygun ekonomik olarak yapýlýr. Gsm: (0 538) 288 43 00 n GELENEK YAYINEVÝ olarak yýllarýn tecrübesi ile yeni adresimiz Esenler'de sizlerin hizmetinizdeyiz, bize bir telefon kadar yakýnsýnýz. Tel: 0 (212) 562 01 71 Adres: Fevzi Çakmak Mah.. Fevzi Çakmak Caddesi. No:: 39/2 Esenler / ÝSTANBUL n BENNU SPOT ev-büro eþyalarýnýz deðerinde alýnýr satýlýr Tel: 0 (216) 342 40 07 Gsm: (0 532) 484 50 33 n ACÝL BAÐCILARDA 9000 m 2 , yüksek kira gelirli, her iþe uygun bir kýsmý arsa ile takas olur fabrika satýlýktýr. Gsm: (0 532) 593 85 77 n MÝNARE YAPIMI, tadilatý, bo ya sý i ti na i le ya pý lýr. Deneyimli ekibimizle yurt dý þý ve yurt i çi her tür lü minare yapýmý, kubbe yapý mý, ca mi bo ya sý, dep rem yönetmeliðine uygun be to nar me tü nel kalýp sistemi minare yapýyoruz. Ayrýca kararmayan kub be ve mi na re a le mi temin edilir. Ercan Usta Gsm: (0 555) 243 92 53 (0 506) 260 23 28 e r ca n ce n gi z@ h o t m a il.com

n ÝMALATCI FÝRMADAN garantili koltuk takýmlarý sadece 1250 TL Tel: 0 (212) 493 40 00

DEVREN n ESENLERDE KULLANIÞLI

yüksel cirolu iþ deðiþikliði nedeni ile acil devren 200 m2, Market Gsm: (0 536) 762 14 23 Tel: 0 (212) 430 25 35 n KADIKÖY de 3 katlý teraslý sigara yasaðýndan etkilenmeyen cafe (askerlik nedeniyle) 70.000 TL devir Tel: 0 (216) 337 38 80 n DEVREN SATILIK bay -bayan-okul çantasý kira: 750 TL pazarlýksýz: 40.000 TL Adres: Ýstoç 5. Ada. No: 79 MahmutbeyBaðcýlar TEL: 0 (212) 659 40 77 CEP: (0 532) 433 38 16 n YALNIZLIKTAN DEVREN satýlýk kuruyemiþ. Fatih/Ýst. Gsm: (0 538) 843 79 96

ZAYÝ Bucak Hikmet Tolunay Meslek Yüksek Okuluna ait Diplomamý kaybettim. Hükümsüzdür. Hatice Esra Aykut Denizli Endüstri Meslek Lisesinden aldýðým Tasdiknamemi kaybettim. Hükümsüzdür. Arif Ay Ehliyetimi ve Nüfus Cüzdanýmý kaybettim. Hükümsüzdür. Mehmet Said Kavak

HAYATINIZI DEÐÝÞTÝRMEK ÝSTER MÝSÝNÝZ? www.geleceginisfirsati.com

SERÝ ÝLANLARINIZI ÜCRETSÝZ YAYINLAMAYA DEVAM EDÝYORUZ

TAZÝYE Muhterem kardeþimiz Mehmet Behlül Dayanç'ýn kýz kardeþi

Hatice Dayanç ve yeðeni

Faik Gökhan Mut' un vefatlarýný teessürle öðrendik. Merhumeye ve merhum'a Cenâb-ý Allah'tan rahmet ve maðfiret diler; kederli ailesi ve yakýnlarýna sabr-ý cemil niyaz eder taziyelerimizi sunarýz.

Kemal Yaðar-Erkan Türk ve Aileleri ÝZMÝT

TAZÝYE Kültürümüzün referans kitaplarý arasýnda yer alan Müslüman Ýlim Öncüleri Ansiklopedisi baþta olmak üzere, birbirinden deðerli eserleriyle fikir dünyamýza büyük katkýlarda bulunan, son ânýna kadar Risâle-i Nur hizmeti ve Yeni Asya misyonu için þevkle gayret gösteren muhterem yazarýmýz, kýymetli eðitimci

Þaban Döðen

'in

vefatýný teessürle öðrendik. Merhuma Allah’tan rahmet ve maðfiret diler; ailesi, yakýnlarý ve bütün Yeni Asya camiasýna sabr-ý cemîl niyaz eder; taziyetlerimizi sunarýz.

MALKARA YENÝ ASYA OKUYUCULARI

GEÇMÝÞ OLSUN Deðerli aðabeyimiz

Ahmet Düzenli baþarýlý bir ameliyet geçirmiþtir. Kendilerine geçmiþ olsun der, Cenab-ý Hak'tan acil þifalar dileriz.

MERSÝN YENÝ ASYA OKUYUCULARI

TAZÝYE

TAZÝYE

Kültürümüzün referans kitaplarý arasýnda yer alan Müslüman Ýlim Öncüleri Ansiklopedisi baþta olmak üzere, birbirinden deðerli eserleriyle fikir dünyamýza büyük katkýlarda bulunan, son ânýna kadar Risâle-i Nur hizmeti ve Yeni Asya misyonu için þevkle gayret gösteren muhterem yazarýmýz, kýymetli eðitimci

Gazetemiz yazarlarýndan ve konferansçýlarýndan muhterem

Þaban Döðen

'in

Þaban Döðen

'in

ve Kýrklareli Ýl Temsilcisi olan 7.11.2009'da yapýlan Güz Temsilciler Toplantýsýna katýlan 17.11.2009 günü vefat eden muhterem kardeþimiz

Sedat Kuranlý

'nýn

vefatlarýný teessürle öðrendik. Kendilerine Cenâb-ý Allah'tan rahmet diler, kederli ailelerine ve Yeni Asya camiasýna sabr-ý cemil niyaz ederiz.

TEKÝRDAÐ YENÝ ASYA OKUYUCULARI

vefatýný teessürle öðrendik. Merhuma Allah’tan rahmet ve maðfiret diler; ailesi, yakýnlarý ve bütün Yeni Asya camiasýna sabr-ý cemîl niyaz eder; taziyetlerimizi sunarýz.

MANAVGAT YENÝ ASYA OKUYUCULARI

TAZÝYE Yeni Asyamýzý yýllarca kapý kapý dolaþýp daðýtan ve iman, Kur'ân dâvâsýnýn tavizsiz çizgisini takip eden ve 30 seneden beri ayný misyon uðruna mücadele eden kardeþimiz Kur'ân hadimi

Sedat Kuranlý

'yý geçirdiði kalp krizi sonucu dari beka'ya uðurladýk. Merhuma Cenâb-ý Hak'tan rahmet ve maðfiret diler; kederli ailesine ve yakýnlarýna sabr-ý cemil niyaz eder, taziyelerimizi sunarýz.

KIRKLARELÝ YENÝ ASYA OKUYUCULARI


13

YENÝASYA / 21 KASIM 2009 CUMARTESÝ

MAKALE

Döðen de hasretini çektiði dostlarýna kavuþtu {

TURAN TEZER

}

[Ce­mâ­lul­lah’ý­öz­le­yen­ve­Cen­net­bah­çe­le­rin­de­Re­sû­lul­lah’a­ve­Üs­ta­dý­mýz­Be­di­üz­za­man’a­ka­vuþ­mak­is­te­yen­Þa­ban Dö­ðen­A­ða­be­yi­mi­zin­ha­tý­ra­sý­na­it­ha­fen...]

a­ban­A­ða­bey­le,­2000-2005­se­ne­le­ri­a­ra­sý­5­se­ne­bo­yun­ca,­rah­met­li­ka­yýn­pe­de­rim­Bas­ri­Coþ­kun’un­ýs­rar­lý­dâ­vet­le­ri­ne­i­ca­bet­e­de­rek,­Te­kir­dað’ýn­Sa­ray­il­çe­sin­de­ki­Os­man­lý­ca­mi­le­rin­den­bi­ri­nin­lo­ka­li­ne­Ri­sâ­le-i Nur’dan­ca­mi­ce­ma­a­ti­ne­ders­ler­yap­mak­ü­ze­re­ay­da­bir ke­re,­ba­zen­de­i­ki­ke­re­gi­der­dik.­Þa­ban­A­ða­be­yin­a­ra­ba­sý­i­le­ön­ce­lik­le­Ye­ni­As­ya­ga­ze­te­si­ne­gi­der,­soh­bet­ya­pa­ca­ðý­mýz­ce­ma­a­te­üc­ret­siz­da­ðý­týl­mak­ü­ze­re­o­gün­kü­Ye­ni­As­ya ga­ze­te­le­ri­ni­a­lýr­dýk.­Þa­ban­A­ða­bey,­yük­sek­tan­si­yo­nu­ol­ma­sý­dolayýsýyla,­u­zun­yol­da­a­ra­ba­sý­nýn­þo­för­lü­ðü­nü­ba­na bý­ra­kýr­dý.­O­be­nim­sað­ta­ra­fý­ma­o­tu­rur,­yol­da­hem­i­man ve­Kur’ân­dâ­vâ­mýz­la­il­gi­li­ha­vâ­dis-i­Nu­ri­ye­ler­an­la­týr,­hem de­Pey­gam­be­ri­miz­(asm)­ve­sa­ha­be­ler­le­il­gi­li­kýs­sa­lar­an­la­týr­dý.­A­ra­ba­mýz­bir­ne­v'î­sey­yar­bir­der­sa­ne-i­Nu­ri­ye­o­lur­du.­Yak­la­þýk­bir­bu­çuk­sa­at­lik­bir­yol­cu­luk­tan­son­ra,­ön­ce Te­kir­dað’ýn­Sa­ray­il­çe­si­ne­bað­lý­o­lan,­rah­met­li­ka­yýn­pe­de­rim­Bas­ri­Coþ­kun’un­bu­lun­du­ðu­Gö­çer­ler­Kö­yü­ne­uð­ra­yýp,­ka­yýn­pe­der­i­le­köy­de­ki­ar­ka­daþ­la­rýn­dan­da­ba­zý­la­rý­ný a­la­rak,­kö­ye­25­km­me­sa­fe­de­ki­Sa­ray­il­çe­si­ne­ha­re­ket­e­der­dik.­Sa­ray’ýn­mer­ke­zin­de­ki­Os­man­lý­pa­di­þah­la­rý­za­ma­nýn­da­ya­pýl­mýþ­o­lan­bü­yük­ca­mi­de,­ya­zýn­ak­þam­na­ma­zý­ný kýl­dýk­tan­son­ra­yat­sý­ya­ka­dar;­ký­þýn­da­yat­sý­na­ma­zýn­dan son­ra­ol­mak­ü­ze­re­a­þa­ðý­yu­ka­rý­1,5­i­lâ­2­sa­at­ka­dar,­Ri­sâ­le-i Nur’dan­ders­yap­mak­i­çin,­ca­mi­ye­100­met­re­me­sa­fe­de­ki soh­bet­ya­pa­ca­ðý­mýz­lo­ka­le­ge­lir­dik.­Bu­ra­ya­her­ge­li­þi­miz­de 40-50­ki­þi­lik­bir­ce­ma­a­ti­ha­zýr­bu­lur­duk.­Ö­zel­lik­le­ce­ma­a­tin­ya­rý­sýn­dan­faz­la­sý­genç­ler­den­o­lu­þur­du.­Hat­ta­ce­ma­a­tin­i­çin­de,­der­si­din­le­yen­ler­a­ra­sýn­da­e­mek­li­müf­tü­i­le­be­ra­ber­ca­mi­i­ma­mý­da­bu­lu­nur­du.­Þa­ban­A­ða­bey,­bir­de­fa­sýn­da­da,­ca­mi­nin­i­çin­de­ak­þam­i­le­yat­sý­na­ma­zý­a­ra­sýn­da va­az­þek­lin­de­Ri­sâ­le-i­Nur’lar­dan­ders­yap­mýþ­tý.­Bu­ve­si­ley­le,­i­sim­le­ri­ni­zik­ret­me­den­ge­çe­me­ye­ce­ðim,­Sa­ray’da­ki ca­mi­i­ma­mý­Ya­þar­Ho­ca,­sýh­hi­te­si­sat­çý­Ha­lil­Gö­ren­ve­pa­zar­cý­Mü­la­yim­Ýl­han’dan­Al­lah­e­be­dî­yen­ra­zý­ol­sun;­Nur­lar­dan­ders­yap­ma­ko­nu­sun­da­biz­le­re­hep­yar­dým­cý­ol­du­lar.­Tâ­ki,­ka­yýn­pe­de­rim­Bas­ri­Coþ­kun’un­3­O­cak­2005’te ve­fat­et­me­si­ne­ka­dar­bu­soh­bet­le­ri­miz­de­vam­et­ti.­Bu­a­ra­da,­þu­tes­bi­ti­de­yap­mak­ta­fay­da­var:­O­böl­ge­nin­ha­re­ket­-

Þ

len­me­si­ve­soh­bet­ya­pý­lan­lo­kal­de­müf­tü­lü­ðün­de­iz­ni­da­hi­lin­de­pe­ri­yo­dik­o­la­rak­her­ay­ders­ya­pýl­ma­sý­i­çin­rah­met­li­ka­yýn­pe­de­rim­Bas­ri­Coþ­kun’un­çok­bü­yük­gay­ret­ve hiz­met­le­ri­ol­muþ­tur.­Al­lah­(cc)­ken­di­sin­den­e­be­dî­yen­ra­zý ol­sun.­Za­ten­þim­di­Þa­ban­A­ða­bey­le­de­bu­luþ­tu­lar.­Ar­týk Nur­ders­le­ri­ni­ka­bir­de­ya­pý­yor­lar­dýr­Ýn­þa­al­lah. Þa­ban­A­ða­be­yin­ve­fat­ha­be­ri­ni­Te­kir­dað’ýn­Sa­ray­il­çe­si­ i­le­ Gö­çer­ler­ Kö­yün­de­ki­ se­ven­le­ri­ne­ u­laþ­týr­dý­ðý­mýz­da,­on­lar­da,­biz­ler­gi­bi­þok­ol­muþ­lar­dý.­Ve­du­yar duy­maz­biz­le­rin­Þa­ban­A­ða­be­yin ru­hu­i­çin­ha­tim­in­dir­me­ya­rý­þý­na­on­lar­da­ka­týl­dý­lar. Ýs­tan­bul­Þi­ri­nev­ler’de­ki­der­sa­ne­mi­ze­se­ne­de­bir­kaç­se­fer ol­mak­ü­ze­re­Þa­ban­A­ða­be­yi­de­ders­yap­mak­ü­ze­re­dâ­vet e­der­dik.­Bi­zim­bu­dâ­ve­ti­mi­zi­hiç­bir­za­man­ge­ri­çe­vir­mez­di.­Bir­de­fa­sýn­da,­çok­yo­ðun­bir­ça­lýþ­ma­tem­po­su­nun­ol­du­ðu­bir­za­ma­na­rast­la­mýþ­o­la­cak­ki,­ders­yap­mak­i­çin­gel­me­si­ge­ci­kin­ce,­he­men­te­le­fon­la­ken­di­si­ni­a­ra­dým.­“Tu­ran kar­deþ,­sen­ilk­der­si­yap­ma­ya­baþ­la,­ben­he­men­ge­li­yo­rum”­de­miþ­ve­i­ka­met­et­ti­ði­Ba­þak­þe­hir’den­20­da­ki­ka­da Þi­ri­nev­ler’e­gel­miþ,­i­kin­ci­der­si­yap­ma­sý­na­sib­ol­muþ­tu.­ Þa­ban­A­ða­be­yin,­Ri­sâ­le-i­Nur­lar’dan­ders­ya­par­ken, ko­nuy­la­il­gi­li­o­la­rak­Pey­gam­be­ri­miz­(asm)­ve­sa­ha­be­ler­le­ il­gi­li­ o­lay­la­rý­ zik­re­der­ken,­ a­de­ta­ an­lat­tý­ðý­ný­ ya­þý­yor­muþ­gi­bi­bir­hâl­al­ma­sý,­der­si­din­le­yen­le­rin­dik­kat­le­ri­nin­an­la­tý­lan­der­se­yö­nel­me­si­ni­sað­lý­yor­du. Þa­ban­A­ða­bey­le­ben,­bir­a­ða­bey­ve­kar­deþ­gi­biy­dik,­çok sa­mi­miy­dik.­En son­has­ta­ne­ye­yat­tý­ðý­28­E­kim­2009­gü­nü­nün­ak­þa­mý­sa­at­20:50’de­ (da­ha­ra­hat­sýz­lan­ma­dan, has­ta­ne­ye­yat­ma­dan)­ be­nim­ken­di­sin­den­bir­kaç­gün ön­ce­e-ma­il­yo­luy­la­“En­te­re­san­ko­nu­lar­yol­lar­mý­sýn?” is­te­ði­me­mu­ka­bil,­ba­na­gü­zel­te­fek­kür­lük­re­sim­ler­gön­der­miþ­ti—ki­bu­re­sim­ler­Ja­pon­Çi­çek­le­ri­ve­a­ðaç­la­rý­i­le bil­gi­sa­yar­la­rýn­dý­þa­rý­ya­yay­dý­ðý­rad­yas­yo­nu­yut­ma­ö­zel­li­ði­o­lan­Kak­tüs­çi­çek­le­ri­nin­re­sim­le­rin­den­o­lu­þu­yor­du. Da­ha­son­ra,­ve­fat­ha­be­ri­ni­a­lýn­ca,­ben­bu­o­la­yý­þöy­le­yo­rum­la­dým:­Ha­ni­Ce­nâb-ý­Hak,­Kur’ân-ý­Ke­rim’de­di­yor ya—me­â­len—”Mü’min­ler,­alt­la­rýn­dan­ýr­mak­lar­ve­ne­hir­ler­a­kan­Cen­net­bah­çe­le­rin­de­o­la­cak­lar.”­Her­­hal­de Þa­ban­A­ða­be­yim­de,­Cen­net’in­kü­çük­bir­nü­mu­ne­si­gi­bi o­lan­bu­ha­ri­ku­lâ­de­gü­zel­çi­çek­ve­a­ðaç­la­rýn­i­çin­de­bu­lun­du­ðu­Cen­net­bah­çe­le­rin­de,­sev­di­ði­ve­ay­rý­lý­ðýn­dan has­ret­çek­ti­ði­dost­la­rý,­baþ­ta­Pey­gam­be­ri­miz­Hz.­Mu­ham­med­(asm),­sa­ha­be­ler,­Üs­ta­dý­mýz­Be­di­üz­za­man­Sa­id­Nur­sî­Haz­ret­le­ri­ve­ev­li­yâ­ul­lah­la­bu­luþ­mak­is­ti­yor­di­ye­hep­yo­rum­yap­tým.­Çün­kü­o­te­fek­kür­lük­gü­zel­re­-

Ýhale Ýlaný Kit Karþýlýðý Cihaz Satýn Alýnacaktýr T.C. SAÐLIK BAKANLIÐI DR. SADÝ KONUK EÐT. VE ARAÞTIRMA HASTANESÝ 2010 Malý Yýlý Ýçin Kit Karþýlýðý Makroeliza, Mikroeliza ve Ýdentifikasyon Duyarlýlýk Test Sistemi alýmý 4734 sayýlý Kamu Ýhale Kanununun 19'uncu maddesine göre açýk ihale usulü ile ihale edilecektir. Ýhaleye iliþkin ayrýntýlý bilgiler aþaðýda yer almaktadýr. Ýhale Kayýt No: 2009/163255 1. Ýdarenin a) Adresi : Zuhuratbaba Mah. Dr. Tevfik Saðlam Cad. No: 11 Ýncirli BAKIRKÖY/ÝSTANBUL b ) Telefon ve Faks Numarasý : 212 414 71 71 - 212 543 07 09 c ) Elektronik Posta Adresi : satinalma@beah.gov.tr ç) Ýhale dokümanýnýn görülebileceði internet adresi (varsa): 2. Ýhale konusu malýn a) Niteliði, Türü ve Miktarý : 2010 Malî Yýlý Ýçin Kit Karþýlýðý Makroelize, Mikroeliza ve Ýdentifikasyon Duyarlýlýk Test Sistemi 3 Kalem (228.000 test) b ) Teslim Yeri : Bakýrköy Dr. Sadi Konuk Eðitim ve Araþtýrma Hastane Deposu c ) Teslim Tarihi : Sözleþmenin yürürlüðe girmesinden itibaren 45 (kýrkbeþ) gün içinde iþe baþlanacak, her sipariþe müteakip 5 (beþ) gün içinde teslimi yepýlacaktýr. 3. Ýhalenin a) Yapýlacaðý Yer : Bakýrköy Dr. Sadi Konuk Eðitim ve Araþtýrma Hastanesi B Blok Konferans Salonu b ) Tarihi ve Saati : 14.12.2009 - 15:00 4. Ýhaleye katýlabilme þartlarý ve istenilen belgeler ile yeterlik deðerlendirmesinde uygulanacak kriterler: 4.1. Ýhaleye katýlma þartlarý ve istenilen belgeler: 4.1.1. Mevzuatý gereði kayýtlý olduðu Ticaret ve/veya Sanayi Odasý ya da ilgili Esnaf ve Sanatkârlar Odasý belgesi; 4.1.1.1. Gerçek kiþi olmasý halinde, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduðu yýlda alýnmýþ, ilgisine göre Ticaret ve/veya Sanayi Odasýna ya da ilgili Esnaf ve Sanatkârlar Odasýna kayýtlý olduðunu gösterir belge, 4.1.1.2. Tüzel kiþi olmasý halinde, ilgili mevzuatý gereði kayýtlý bulunduðu Ticaret ve/veya Sanayi Odasýndan, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduðu yýlda alýnmýþ, tüzel kiþiliðin odaya kayýtlý olduðunu gösterir belge, 4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduðunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri; 4.1.2.1. Gerçek kiþi olmasý halinde, noter tasdikli imza beyannamesi, 4.1.2.2. Tüzel kiþi olmasý halinde, ilgisine göre tüzel kiþiliðin ortaklarý, üyeleri veya kurucularý ile tüzel kiþiliðin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamýnýn bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmamasý halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususlarý gösteren belgeler ile tüzel kiþiliðin noter tasdikli imza sirküleri, 4.1.3. Þekli ve içeriði Ýdari Þartnamede belirlenen teklif mektubu, 4.1.4. Þekli ve içeriði Ýdari Þartnamede belirlenen geçici teminat, 4.1.5. Ýhale konusu alýmýn/iþin tamamý veya bir kýsmý alt yüklenicilere yaptýrýlamaz. 4.1.6. Tüzel kiþi tarafýndan iþ deneyimini göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kiþiliðin yarýsýndan fazla hissesine sahip ortaðýna ait olmasý halinde, ticaret ve sanayi odasý/ticaret odasý bünyesinde bulunan ticaret sicil memurluklarý veya yeminli mali müþavir ya da serbest muhasebeci mali müþavir tarafýndan ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiði tarihten geriye doðru son bir yýldýr kesintisiz olarak bu þartýn korunduðunu gösteren, standart forma uygun belge, 4.3. Mesleki ve Teknik yeterliðe iliþkin belgeler ve bu belgelerin taþýmasý gereken kriterler: 4.3.1. Ýþ deneyim belgeleri: Son beþ yýl içinde bedel içeren bir sözleþme kapsamýnda kesin kabul iþlemleri tamamlanan ve teklif edilen bedelin % 25 oranýndan az olmamak üzere ihale konusu iþ veya benzer iþlere iliþkin iþ deneyimini gösteren belgeler, 4.3.2. Yetkili satýcýlýðý veya imalatçýlýðý gösteren belgeler: a) Ýmalatçý ise imalatçý olduðunu gösteren belge veya belgeler, b) Yetkili satýcý veya yetkili temsilci ise yetkili satýcý ya da yetkili temsilci olduðunu gösteren belge veya belgeler, c) Türkiye’de serbest bölgelerde faaliyet gösteriyor ise yukarýdaki belgelerden biriyle birlikte sunduðu serbest bölge faaliyet belgesi verilmesi. Ýsteklilerin yukarýda sayýlan belgelerden, kendi durumuna uygun belge veya belgeleri sunmasý yeterli kabul edilir. Ýsteklinin imalatçý olduðu aþaðýdaki belgeler ile tevsik edilir. Aday veya isteklinin kayýtlý olduðu meslek odasý tarafýndan aday veya istekli adýna dü-

sim­le­ri­ba­na­ma­il­at­tý­ðý­ak­þa­mýn­ge­ce­si,­da­ha­son­ra­yen­ge­den­din­le­di­ði­me­gö­re­sa­at­03:00’de­â­ni­den­fe­na­laþ­mýþ ve­bel­den­a­þa­ðý­sý­nýn­tut­ma­dý­ðý­ný­fark­et­miþ.­He­men, ön­ce­Va­kýf­Gu­re­ba­Has­ta­ne­si­ne,­da­ha­son­ra­da­Cer­rah­pa­þa­Has­ta­ne­si­ne­te­da­vi­i­çin­gö­tü­rü­lüp­ya­tý­rýl­mýþ. Has­ta­ne­ye­ya­týþ­ha­be­ri­ni­du­yar­duy­maz­ilk­fýr­sat­ta­ken­di­si­ni­zi­ya­ret­et­mek­is­te­dim.­Fa­kat­has­ta­ne­nin­Kar­di­yo­lo­ji Bö­lü­mü­Ko­ro­ner­Yo­ðun­Ba­kým­Ü­ni­te­sin­de­yat­tý­ðý­ný­ve­a­i-­ le­si­nin­bi­le­gün­de­en­faz­la­bir­de­fa­gör­me­si­ne­mü­sa­a­de­e­dil­di­ði­ni­bil­me­me­rað­men,­i­çim­de­o­nu­þid­det­li­bir­þe­kil­de gör­me­ar­zu­sun­dan­o­la­cak­ki,­Ce­nâb-ý­Hak,­ba­na­san­ki­o­an bü­tün­ka­pý­la­rý­aç­tý.­Bir­an­da­ken­di­mi,­Ri­sâ­le-i­Nur’un­ve Üs­ta­dý­mý­zýn­bir­ke­râ­me­ti­o­la­rak,­Þa­ban­A­ða­be­yi­min­ya­ta­ðý­nýn­di­bin­de­bul­dum.­Ye­mek­ye­me­sa­a­ti­i­di.­A­ðýz­la­rý­mas­ke­li­bir­þe­kil­de,­ya­nýn­da­yen­gem­i­le­bir­de­dok­tor­var­dý.­E­lim­de­ge­tir­miþ­ol­du­ðum­ik­ra­mý,­yen­ge­me­ver­dik­ten­son­ra, tam­Þa­ban­A­ða­bey­i­le­soh­bet­yap­ma­ya­ha­zýr­la­nýr­ken,­dok­tor­ba­na­hi­ta­ben­“Siz­bu­ra­ya­na­sýl­gir­di­niz?”­de­di.­Ben­de, “Ka­pý­a­çýk­tý­e­fen­dim­ve­bu­ra­ya­ka­dar­gel­dim”­de­dim.­Dok­to­run­zi­ya­ret­çi­ya­sa­ðý­i­ka­zý­na­u­ya­rak,­þu­u­ru­a­çýk­o­lan­ve be­ni­gö­rün­ce­se­vi­nen­Þa­ban­A­ða­be­yi­me­o­an­Ce­nâb-ý Hak’tan­â­cil­þi­fa­lar­di­le­dim­ve­ken­di­si­ne­“Ýn­þa­al­lah­i­yi­le­þin­ce­yi­ne­gö­rü­þü­rüz”­de­dim.­O­da­“Ýn­þa­al­lah”­de­di­ve­bir­bi­ri­mi­ze­1,5­met­re­me­sa­fe­den­el­sal­la­ya­rak­o­da­dan­ay­rýl­dým.­ Son­ra­dan­4­Ka­sým­2009­Çar­þam­ba­gü­nü,­oð­lum­M.­Ýs­ma­il­Te­zer’den­ ve­fat­ ha­be­ri­ni­ a­lýn­ca,­ dü­þün­düm­ ki, ben­ o­na­ e­be­dî­ ha­yat­ yol­cu­lu­ðu­na­ çý­ký­þý­na­ el­ sal­la­mý­þým.­ Ýn­þa­al­lah­ a­hi­ret­te­ tek­rar­ baþ­ta­ Pey­gam­be­ri­miz Hz.­Mu­ham­med­(asm)­ol­mak­ü­ze­re,­sa­ha­be­ler,­Üs­ta­dý­mýz­ Be­di­üz­za­man­ Sa­id­ Nur­sî­ Haz­ret­le­ri­ ve­ ehl-i Cen­net’le­ be­ra­ber­ Pey­gam­be­ri­mi­zin­ (asm)­ san­cak-ý þe­ri­fi­al­týn­da­bu­lu­þur­ve­ay­rý­lýk­has­re­ti­ni­gi­der­miþ­o­lu­ruz.­ Ýn­þa­al­lah­ kab­ri­ Cen­net­ bah­çe­le­rin­den­ bir­ bah­çe o­lur­ve­Cen­net­me­lek­le­ri­ken­di­si­ne­ar­ka­daþ­o­lur. Ha­yat­ta­i­ken,­Bi­zim­Rad­yo’da­ “Ha­ya­týn­Ta­dý” prog­ra­mýn­da­yap­mýþ­ol­du­ðu­bütün­ko­nuþ­ma­la­rýn­ya­yýn­lan­ma­ya de­vam­et­me­si­ve­böy­le­lik­le­a­mel­def­te­ri­nin­a­çýk­ka­la­rak,­bu ko­nuþ­ma­la­rý­ný­din­le­yen­le­rin­is­ti­fa­de­et­me­le­rin­den­do­la­yý bol­bol­se­vap­lar­ka­zan­ma­sý,­biz­le­ri­mes­rur­et­mek­te.­Ce­nâb-ý­Hak­ken­di­si­ne­ga­ni­ga­ni­rah­met­ey­le­sin­ve­bü­tün sey­yi­â­tý­ný­ha­se­nâ­ta­teb­dil­ey­le­sin. A­ziz,­sýd­dýk,­se­bat­kâr,­þe­ca­at­li,­ve­fa­kâr­ve­sa­da­kat­li­Þa­ban­A­ða­be­yim,­a­hi­ret­te­bu­luþ­mak­ü­ze­re… Hizmet-i imaniye ve Kur’âniye’de her iki dünyadaki dâvâ arkadaþýn Turan Tezer...

zenlenmiþ ve teklif ettiði mala iliþkin Yerli Malý Belgesi, Aday veya isteklinin alým konusu malý ürettiðine iliþkin olarak ilgili mevzuat uyarýnca yetkili kurum veya kuruluþlarca düzenlenen ve aday veya isteklinin üretici veya imalatçý olduðunu gösteren belgeler, 4.3.3. Satýþ sonrasý servis, bakým ve onarýma iliþkin belgeler: Ýsteklinin teklif ettiði cihazýn bakým ve onarýmýný yaptýrabileceðine dâhil TSE hizmet yeterlilik belgesi veya TC Sanayi Bakanlýðý Satýþ sonrasý hizmet yeterlilik belgesi. 4.3.4. 4.3.4.1. Yetkili Kurum ve Kuruluþlara kayýtla ilgili belgeler: Ýhaleye teklif verecek isteklilerin T.C.Ýlaç ve Týbbi Cihaz Ulusal Bilgi Bankasýna (TÝTUBB) kayýtlý olmasý, alýmý yapýlacak ürünlerin TÝTUBB’da Saðlýk Bakanlýðý tarafýndan onaylý olmasý ve bunlarý teyid eden belgelerin ihale teklif dosyalarýnda ve teklif birim fiyat cetvellerinde sunmalarý gerekmektedir. 4.3.5. Tedarik edilecek mallarýn numuneleri, kataloglarý, fotoðraflarý ile teknik þartnameye cevaplarý ve açýklamalarý içeren doküman. Teklif edilecek cihazlar ile ilgili katalog ve / veya fotoðraf ihale dosyasýnda sunulmasý zorunludur. 4.4. Bu ihalede benzer iþ olarak kabul edilecek iþler: 4.4.1. Kamu ya da özel sektörde gerçekleþtirilen laboratuvar kit satýþlarý, hizmet iþleri, kit karþýlýðý cihaz edinme iþleri benzer iþ olarak kabul edilecektir. 5. Ekonomik açýdan en avantajlý teklif, sadece fiyat esasýna göre belirlenecektir. 6. Ýhaleye sadece yerli istekliler katýlabilecektir. 7. Ýhale dokümanýnýn görülmesi ve satýn alýnmasý: 7.1. Ýhale dokümaný, idarenin adresinde görülebilir ve 200 Türk Lirasý karþýlýðý Bakýrköy Dr. Sadi Konuk Eðitim ve Araþtýrma Hastanesi B Blok Satýnalma Birimi adresinden satýn alýnabilir. 7.2. Ýhaleye teklif verecek olanlarýn ihale dokümanýný satýn almalarý zorunludur. 8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Bakýrköy Dr. Sadi Konuk Eðitim ve Araþtýrma Hastanesi B Blok Satýn Alma Birimi adresine elden teslim edilebileceði gibi, ayný adrese iadeli taahhütlü posta vasýtasýyla da gönderilebilir. 9. Ýstekliler tekliflerini, mal kalem- kalemleri için teklif birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. Ýhale sonucu, üzerine ihale yapýlan istekliyle mal kalemi-kalemleri için teklif edilen birim fiyatlarýn çarpýmý sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleþme imzalanacaktýr. Bu ihalede, kýsmý teklif verilebilir. 10. Ýstekliler teklif ettikleri bedelin % 3‘ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir. 11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 120 (yüzyirmi) takvim günüdür. 12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.

Þevk-i mutlak, þükr-ü mutlak ey aziz! Býk­mýþ­gi­bi­ge­ce,­gün­dü­zü­i­çi­ne­sak­la­mak­tan Ürk­müþ­gi­bi­üs­tü­ne­kan­a­ký­tan­in­san­lar­dan Han­dan­sa­ray­dan­göç­tük­gö­çü­yo­ruz­da­bir­yan­dan Yýl­lar­dan,­ya­rýn­lar­dan­u­san­dýk,­bir­u­san­ma­dýk­yol­lar­dan sa­jý­ný­ve­ri­yor­lar­dý.­M.­A­li,­Ci­hat­ve­sa­ir kýy­met­tar­a­ða­bey­le­ri­miz­le­Nur­der­si­miz­le omerfaruknursoz@mynet.com ke­yif­bul­duk.­Ký­sa­cýk­der­si­mi­zin­kuv­vet­li ra­bý­ta­sý­ve­ver­miþ­ol­du­ðu­he­ye­can­la­yo­la it­me­yen­yol­lar­da­Nur­hiz­met­le­ri­nin de­vam­e­di­yo­ruz. þa­kirt­le­ri,­sa­dý­ka­ne­ve­fa­kâ­ra­ne­bir Sa­týl­mýþ­A­ða­be­yin­kap­tan­lý­ðý­i­le­de­vam tarz­da­yol­lar­la­o­lan­ar­ka­daþ­lý­ðý­ný e­den­yol­cu­lu­ðu­muz­A­mas­ya’ya­doð­ru­i­di. de­vam­et­ti­ri­yor.­Ýn­þa­al­lah­gök­yü­zü­i­le­yer­- Duâ­lar­la­gir­di­ði­miz­A­mas­ya­ta­rih­ko­ku­yü­zü­i­le­ta­þý­nan­þevk­li­hiz­met­ler­ký­ya­me­te yor­du.­A­mas­ya’da­ki­Ri­sâ­le-i­Nur­der­si­miz ka­dar­de­vam­e­der. 00.30’la­ra­ka­dar­de­vam­et­ti.­Soh­be­ti­miz, Ýþ­te­yi­ne­bir­Nur­hiz­me­ti,­iþ­te­yi­ne­bir Mer­zi­fon­ve­Su­lu­o­va’dan­ge­len­a­ða­bey­le­mu­hab­bet­bu­luþ­ma­sý,­iþ­te­yi­ne­lâ­hu­ti­bir ri­miz­i­le­gü­zel­bir­kay­naþ­ma­ya­ve­si­le­ol­du.­ yol­cu­luk.­Sa­týl­mýþ­A­tak­A­ða­be­yi­mi­zin “Bir­ge­ce­nin­ne­re­si­ni­bö­le­ce­ðiz­o­tu­rup kap­tan­lý­ðýn­da,­A­li­Va­pur­lu­A­ða­be­yi­miz­ve mu­hab­bet­e­de­lim”­söz­le­ri­biz­le­ri­sa­bah Ah­med­Pa­þa­lý­oð­lu­kar­de­þi­miz­le­be­ra­ber kah­val­tý­sýn­da­bu­luþ­tur­du.­Ý­kin­di­na­ma­Ço­rum,­A­mas­ya,­Yoz­gat,­To­kat­se­ya­ha­ti­- zý­na­ka­dar­de­vam­e­den­soh­bet­her­ke­si miz­bir­Cu­ma­sa­ba­hý­baþ­la­dý.­ fev­ka­lâ­de­mem­nun­et­ti.­A­ma­Ço­rum­lu Lâ­tif­bir­yað­mur­eþ­li­ðin­de­Yoz­gat’a­gir­- a­ða­bey­le­rin­bi­zi­bek­li­yor­ol­ma­la­rýn­dan dik.­Biz­le­ri­ Faz­lý­ De­mir­ A­ða­be­yi­miz do­la­yý,­þevk­kay­na­ðý­Nur­a­bi­ler­le,­is­tik­kar­þý­la­dý.­ Der­sa­ne­de­ ký­lý­nan­ i­kin­di­ na­- ba­lin­A­mas­ya­Nur­kah­ra­man­la­rý­i­le­do­lu ma­zý­nýn­ ar­ka­s­ýn­dan­ kü­çük­ bir­ Ri­sâ­le-i bu­bel­de­den­ay­rýl­dýk. Nur­der­si­ve­ar­ka­sýn­dan­çay­mu­hab­be­Ye­ni­bir­bu­luþ­ma­he­ye­ca­ný­i­le­Ço­rum ti­miz...­ Li­se­­ öð­ren­ci­si­ Nu­ri­ kar­de­þi­miz der­sa­ne­mi­ze­gel­dik.­O­ra­da­bu­lu­nan­fe­da­ü­ni­ver­si­te­li­ a­ða­bey­le­ri­ i­le­ be­ra­ber­ hiz­- kâr­a­ða­bey­ler­le­hoþ­bir­mu­hab­bet­ten­son­met­le­ri­ni­ de­vam­ et­ti­ri­yor­lar.­ Bu­ gü­zel ra­Sun­gur­lu­Ye­ni­As­ya­o­ku­yu­cu­la­rý­i­le­bi­in­ti­ba­lar­la­ay­rýl­dý­ðý­mýz­Yoz­gat’a­An­ka­- ra­ra­ya­ge­ldik.­A­li,­Ef­dal,­Se­lim,­Fa­tih­gi­bi ra’dan­ ku­cak­ do­lu­su­ se­lâm­lar­ bý­ra­kýp genç­kar­deþ­le­ri­mi­zin­ ya­pý­lan­ der­si­ he­yol­cu­lu­ðu­mu­za­de­vam­e­di­yo­ruz. ye­can­la­ta­kip­et­me­le­ri­sa­ir­a­bi­le­ri­mi­zin A­ra­ba­i­çin­de­ “An­nem­be­ni­ye­tiþ­tir­di/ gü­zel­ so­ru­la­rý­ or­ta­mý­ tat­lan­dý­rý­yor­du. Bu­hiz­me­te­yol­la­dý”­ mar­þý­ný­söy­le­ye­rek, Ay­rýl­ma­dan­on­ce­Þa­ban­Dö­ðen­A­bi­mi­A­li­A­ða­be­yi­miz­den­ha­tý­ra­lar­din­le­ye­rek zi­u­nut­ma­dýk.­Ra­þit­ve­Sü­ley­man­A­bi­le­To­kat’a­u­laþ­týk.­Biz­le­ri­mu­hab­bet­le­kar­þý­- ri­mi­zin­gay­re­ti­i­le­üç­yü­ze­ya­kýn­Ya­sin-i la­yan­Hay­red­din­ve­Meh­met­A­ða­bey­le­ri­- Þe­ri­fi­ o­kun­ma­sý­ i­çin­ pay­laþ­týr­dýk.­ Rab­miz­i­le­Me­lih­kar­de­þi­miz­To­kat’ýn­gü­zel bim­o­ku­nan­Ya­sin­ler­hür­me­ti­ne­e­ser­le­ye­mek­le­ri­ni­ik­ram­et­ti­ler.­Da­ha­son­ra­- ri­i­le­hiz­met­le­ri­ne­de­vam e­den­Þa­ban­A­sýn­da­ce­ma­at­le­be­ra­ber­ol­duk.­A­li­A­ða­be­- bi­mi­ze­rah­met­et­sin.­ yi­mi­zin­yap­mýþ­ol­du­ðu­der­si­din­le­dik. Eh­li­ha­ki­ka­tin­soh­be­ti­ne­za­man,­me­Ders­ten­son­ra­ko­nu­i­le­a­lâ­ka­lý­so­ru­lar­so­- kân­ ma­ni­ ol­maz;­ bi­ri­ þark­ta­ bi­ri­ garb­rul­du,­ce­vap­lar­ve­ril­di.­ da,­ bi­ri­ dün­ya­da,­ bi­ri­ ber­zah­ta­ ol­sa­ da Der­sa­ne­de­ge­çen­ne­þe­li­ge­ce­miz­den ra­b ý­t a-i­ Kur’â­n i­y e­ ve­ i­m a­n i­y e­ on­l a­r ý son­ra­sa­bah­kah­val­tý­da­yi­ne­tec­rü­be­li­hiz­- bir­bir­le­ri­i­le­ko­nuþ­tu­rur.­E­vet­yol­lar­da, met­kâr­lar­la­be­ra­ber­dik.­Be­ra­ber­ce­ký­lý­nan ka­bir­de,­ der­sa­ne­ler­de,­ kon­fe­rans­ sa­öð­le­na­ma­zý,­ya­pý­lan­ders­ve­en­so­nun­da lon­la­rýn­da,­ ü­ni­vers­ite­ kam­püs­le­rin­de, To­kat’ýn­man­za­ra­sý­ný­te­ma­þa­et­ti­ði­miz pa­nel­ler­de,­ Cu­mar­te­si­ ge­ce­le­rin­de­ki To­kat­Ka­le­si­ni­zi­ya­ret­le­son­bul­du.­Tek­rar fe­yiz­li­des­ler­de­bi­zi­ko­nuþ­tu­ran­Rab­bi­bu­luþ­ma­yý,­gö­rüþ­me­yi­ü­mit­e­de­rek­yo­la mi­z e­ þü­k ür­l er­ ol­s un.­ Bu­ a­s ýr­d a­ bu ko­yul­duk.­Ký­sa­sü­ren­bir­yol­cu­luk­ne­ti­ce­- müt­hiþ­ra­bý­ta­ya­ve­si­le­o­lan­Üs­ta­dý­mý­za sin­de­Tur­hal’ýn­Nur­mü­da­vim­le­ri­i­le­be­- te­þek­kür­ler­e­di­yo­ruz. ra­ber­dik:­Her­bi­ri­nur­la­yoð­rul­muþ­ka­le Der­ta­ri­ki­acz­men­di­lâ­zým­a­med­çar­çiz: gi­bi­sað­lam­nur­çeh­re­li­mü­da­vim­le­ri­li­sa­nî Acz-ý­ mut­lak,­ fakr-ý­ mut­lak,­ þevk-i hal­le­ri­i­le­bi­ze­son­ne­fe­se­ka­dar­se­bat­me­- mut­lak,­þükr-ü­mut­lak­ey­a­ziz!

ÖMER FARUK TOPÇU

B

T.C. ÞÝÞLÝ 4. ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ TAÞINIRIN AÇIK ARTIRMA ÝLANI 2009/1487 T. Bir borçtan dolayý hacizli bulunan ve aþaðýda cins, miktar ve kýymetleri yazýlý mallar satýþa çýkarýlmýþtýr. Birinci artýrma 04.12.2009 saat 09.30-09.40 arasýnda ÇAÐLAYAN VATAN CD. NO: 2 ORTADOÐU ÝÞ MERKEZÎ OTOPARKI-KÂÐITHANE adresinde yapýlacak ve o gün kýymetlerinin % 60’ýna istekli bulunmadýðý takdirde 09.12.2009 günü ayný yer ve saatte 2.artýrmanýn yapýlarak satýlacaðý; þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen kýymetinin % 40’ýný bulmasýnýn ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklarýn toplamýndan fazla olmasýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve paylarýn paylaþtýrma giderlerini geçmesinin þart olduðu; mahcuzun satýþ bedeli üzerinden alýnacak % 18 oranýnda KDV’nin alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin Ýcra dosyasýndan görülebileceði, gideri verildiði takdirde þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderilebileceði, fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasiyle Müdürlüðümüze baþvurmalarý ilan olunur. Takdir Edilen Deðeri Lira Krþ Adedi CÝNSÝ (Önemli nitelik ve özellikleri) 25.000,00 YTL 1 34 FC 7526 PLAKALI 2008 MODELTOYOTA MARKA CORALLA 1.4 D-4D ELEGANT SÝYAH HUSUSÝ OTO SOL ÖN TAMPON VURUK HAFÝF ÇÝZÝKLER VAR.

B: 66588

T.C. KADIKÖY 1. ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ TAÞINIRIN AÇIK ARTIRMA ÝLANI

B: 66246

2009/1293 ES Bir borçtan dolayý hacizli bulunan ve aþaðýda cins, miktar ve kýymetleri yazýlý mallar satýþa çýkarýlmýþtýr. Birinci artýrma 10.12.2009 saat 11:00-11:10 arasýnda BOSTANCI SANAYÝ SÝTESÝ K BLOK ORKÝDE SK. NO: 23/A KADIKÖY adresinde yapýlacak ve o gün kýymetlerinin % 60’ýna istekli bulunmadýðý takdirde 15.12.2009 günü ayný yer ve saatte 2. artýrmanýn yapýlarak satýlacaðý; þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen kýymetinin % 40’ýný bulmasýnýn ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklarýn toplamýndan fazla olmasýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve paylarýn paylaþtýrma giderlerini geçmesinin þart olduðu; mahcuzun satýþ bedeli üzerinden alýnacak % KDV’nin alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin Ýcra dosyasýndan görülebileceði, gideri verildiði takdirde þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderilebileceði, fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasiyle Müdürlüðümüze baþvurmalarý ilan olunur. 11.11.2009 Takdir Edilen Deðeri Lira Krþ Adedi CÝNSÝ (Önemli nitelik ve özellikteri) 8.000,00 YTL 1 34 HAN 95 plakalý mercedes Benz Marka 1990 model 300 SEL tipi siyah renkli teypli muhtelif çizikleri bulunan anahtarlý ruhsatsýz. B: 66745


14

YENÝASYA / 21 KASIM 2009 CUMARTESÝ

SPOR HABERLER

EN ERKEN GOL 15. SANÝYEDE BOLÝÇ’TEN

EN ÇOK GÖRÜLEN SONUÇ: 1-0

Beþiktaþ-Fenerbahçe rekabetinde bilinen en erken golü Fenerbahçeli Elvir Boliç attý. 10 Mart 1996 tarihinde Ýnönü Stadý’nda yapýlan lig maçýnda Fenerbahçe’nin Boþnak asýllý futbolcusu Elvir Boliç, henüz 15. saniyede fileleri havalandýrarak, 85 yýllýk ezeli rekabet tarihinde bilinen en erken gole imza koydu. Fenerbahçe bu maçý 2-1’lik skorla kazandý.

Ezeli rakiplerin geride kalan 324 maçýnda en çok görülen sonuç 1-0 oldu. Fenerbahçe Beþiktaþ’ý 37, Beþiktaþ da Fenerbahçe’yi 36 kez 1-0’lýk sonuçlarla yenerken, 85 yýllýk derbi tarihindeki toplam 73 maçta sporseverler 1’er gol gördü. Toplam 13 ayrý statta karþýlaþan ezeli rakipler ayrýca 28 kez de 0-0 berabere kaldý.

FIFA, noktayý koydu nULUSLARARASI Futbol Federasyonlarý Birliði (FIFA), Fransa ile Ýrlanda arasýnda oynanan 2010 Dünya Kupasý Avrupa elemeleri play-off müsabakasýnýn tekrarýnýn olmayacaðýný açýkladý. Ýrlanda Futbol Federasyonu’nun maçýn tekrar oynanmasý için FIFA’ya yaptýðý itirazý deðerlendiren ilgili kurul, itirazý reddetti. FIFA’dan yapýlan açýklamada, maç sonucunun deðiþemeyeceði, ayný þekilde maçýn tekrar da oynanamayacaðý ifade edilerek, ‘’Oyunun kurallarýný uygulama hakemin yetkisindedir. Hakemin verdiði karar son karardýr’’ denildi. Fransa’nýn Ýrlanda’yý uzatmalarda 2-1 yendiði karþýlaþmada, Thierry Henry’nin Fransa’nýn 2. golü öncesi topu eliyle düzelterek golü attýrmasýna Ýrlanda büyük tepki göstermiþ ve FIFA’ya baþvurmuþtu.

LÝG MAÇLARI 1959 yýlýndan bu yana düzenlenen lig maçlarýnda ise taraflar bugüne dek 104 kez karþýlaþtý. Ligde geride kalan maçlarda, Fenerbahçe 37, Beþiktaþ 34 galibiyet alýrken, ezeli rakipler 33 maçta eþitliði bozamadý. Siyah_beyazlýlarýn ligdeki toplam 111 golüne, sarýlacivertliler 105 golle karþýlýk verdi. Geçen sezon yapýlan lig maçlarýný Fenerbahçe, Kadýköy ve Dolmabahçe’de ayný skorla 2-1 kazandý.

A Millî Takým, 41. sýraya geriledi

DERBÝDE SÖZ SAVUNMALARIN

Matteo Ferrari

DERBÝDE SAVUNMALAR SINAV VERECEK. BEÞÝKTAÞ ÝLE FENERBAHÇE ARASINDAKÝ MAÇTA LÝGÝN EN AZ GOL YÝYEN 2 EKÝBÝ KARÞI KARÞIYA GELÝYOR. BU SEZON 11’ER MAÇ SONUCU BEÞÝKTAÞ 6, FENERBAHÇE ÝSE 7 GOL YEDÝ. Yer: Ýnönü Stadý Saat: 20.00 Yayýn: Lig Tv Hakem: Fýrat Aydýnus

325. KEZ KARÞI KARÞIYA GELÝYORLAR EZELÝ rakipler Beþiktaþ ile Fenerbahçe, bugün yapacaklarý Turkcell Süper Lig maçýyla birlikte 325. kez karþý karþýya gelecek. Ýki ekip arasýnda 28 Kasým 1924 tarihinde, Fenerbahçe’nin 4-0 galibiyetiyle baþlayan 85 yýllýk ezeli rekabette, Fenerbahçe’nin galibiyet ve gol sayýsýnda üstünlüðü bulunuyor. Bugüne dek yapýlan 324 maçta Fenerbahçe 121, Beþiktaþ 119 galibiyet alýrken, 84 karþýlaþmada ise taraflar birbirlerine üstünlük saðlayamadý. Ezeli rekabette Fenerbahçe’nin toplam 440 golüne, Beþiktaþ 409 golle karþýlýk verdi. Ýki takým en son, bu sezon baþýnda Atatürk Olimpiyat Stadý’ndaki TFF Süper Kupa maçýnda karþý karþýya geldi ve Fenerbahçe, kaptaný Alex de Souza’nýn golleriyle müsabakayý 2-0 kazanarak, kupayý müzesine götürdü.

n ULUSLARARASI Futbol Federasyonlarý Birliði (FIFA), Kasým ayý dünya sýralamasýný açýkladý. Türkiye bir önceki ayda yaþadýðý sert düþüþün ardýndan bu ayda 2 basamak daha geriledi. Sýralamanýn zirvesine de Ýspanya, Brezilya’yý yerinden etti. FIFA’nýn internet sitesinde yer alan habere göre, dünya sýralamasýnýn zirvesinde deðiþiklik olduðuna dikkat çekilerek, Brezilya’nýn 4 aydýr devam eden birinciliðinin Ýspanya tarafýndan sonlandýrýldýðý belirtildi. ‘’Boðalar’’ 1622 puanla Kasým ayý sýralamasýnýn 1. basamaðýnda yer alýrken, liderlik koltuðundan olan ‘’Sambacýlar’’ ise geçen aya göre 40 puanlýk bir düþüþ yaþayarak, 2. sýraya geriledi. 2010 Dünya Kupasý finallerine katýlamayan Türkiye’nin, FIFA Dünya Sýralamasý’ndaki düþüþü sürüyor. Ekim ayýnda çok büyük düþüþ yaþayan ay-yýldýzlýlar, Kasým ayýnda da 2 basamak gerileyerek, 729 puanla 39’dan 41. basamaða yerleþti. Sýralamanýn ilk 10’ununda en dikkat çeken takým ise 2010 Dünya Kupasý Avrupa Elemeleri play-off’larýnda BosnaHersek’i eleyen Portekiz oldu. Güneybatý Avrupa ülkesi, bir önceki ay 10. sýrada yer alýrken, 139 puanlýk bir artýþ göstererek, 1189 puanla 5. sýraya yükseldi.

Banvitspor’un ilk maçý Letonya’da n FIBA Avrupa Kupasý’nda (EuroChallenge) Türkiye’yi temsil edecek olan Banvitspor, kendi evinde oynayacaðý ilk maçýnda, 24 Kasým Salý günü Letonya’nýn Vef Riga takýmýyla karþýlaþacak. Banvit Basketbol Kulübünden yapýlan açýklamada, Avrupa Kupasý’nda 32 takýmýn yer aldýðý ilk tur maçlarýnýn, 4’erli takýmlarýn oluþturduðu 8 grupta oynanacaðý belirtildi. Banvitspor’un, 24 Kasým Salý günü, ilk maçýnda Letonya’nýn Vef Riga takýmýyla Banvit Kara Ali Acar Spor Salonu’nda karþýlaþacaðý bildirildi.

BEÞÝKTAÞ, LÝGDE 8 MAÇTIR KAZANAMIYOR BEÞÝKTAÞ, Turkcell Süper Lig’de Fenerbahçe’yi son 4 sezonu kapsayan 8 maçtýr yenemiyor. Ezeli rakibi karþýsýnda lig maçlarýnda son galibiyetini 17 Nisan 2005 tarihinde Kadýköy’de tarihe geçen 4-3’lük maçta alan siyah-beyazlýlar, daha sonra Fenerbahçe ile yaptýðý 8 lig maçýnda da 3 puana ulaþamadý. Rekabetteki son 8 lig maçýndan 6’sýný Fenerbahçe kazanýrken, 2’si berabere bitti. Fenerbahçe, Beþiktaþ ile yaptýðý son 5 lig maçýný da kazanýrken, son 4’ünü ise 2-1’lik skorlarla galip bitirdi.

TURKCELL Süper Lig’de Beþiktaþ ile Fenerbahçe arasýnda bugün yapýlacak derbi maç, ayný zamanda ligin en az gol yiyen iki ekibini karþý karþýya getirecek. Ligde geride kalan 11’er maç sonrasý (Her iki ekibin de hükmen kazandýðý Ankaraspor maçlarý hariç) Beþiktaþ 6, Fenerbahçe ise 7 gol yedi. Bu sezon Turkcell Süper Lig’de Beþiktaþ’ýn oynadýðý 11 maçtan 5’inde kaleyi koruyan 36 yaþýndaki Rüþtü Reçber, 4 kez meþin yuvarlaðý aðlardan çýkardý, bu gollerden 3’ünü Galatasaray derbisinde yedi. Diðer kaleci Hakan Arýkan ise 6 maçta 2 gole engel olamadý. Son 3 lig maçýný gol yemeden tamamlayan siyah-beyazlýlar, 3-0’lýk Galatasaray yenilgisinin ardýndan yaptýðý son 6 lig maçýnda ise sadece 2 gol yedi. Sezon baþýndan bu yana gösterdiði performansla formda bir grafik çizen Fenerbahçe’nin milli kalecisi Volkan Demirel ise, sarý-lacivertlilerin oynadýðý 11 lig maçýnýn tamamýnda kaleyi korurken, sadece 7 gol yedi. 28 yaþýndaki Volkan, 5 maçta kalesini gole kapatýrken, son 3 maçta ise 4 gole engel olamadý.

KALECÝ PANCU EZELÝ rakiplerin 2004-2005 sezonunda Kadýköy’deki randevusu Türk futbol tarihine geçti. FB Þükrü Saracoðlu Stadý’nda 17 Nisan 2005 tarihinde yapýlan maç, adeta gol düellosu þeklinde geçerken, Beþiktaþlý futbolcu Daniel Gabriel Pancu’nun kaleye geçmesi maça damgasýný vurdu. Beþiktaþ kalecisi Oscar Eduardo Cordoba’nýn 80. dakikada kýrmýzý kart görmesi sonucunda, siyahbeyazlýlarýn 3 oyuncu deðiþtirme hakkýný kullanmýþ olmalarý nedeniyle kaleye Pancu geçti. Uzatma bölümüyle birlikte 18 dakika kaleyi koruyan Rumen futbolcu, sadece penaltýdan bir gol yerken, Beþiktaþ Kulübü, 4-3 kazanýlan bu maçýn anýsýna hatýra tiþörtleri yaptýrdý.

TURKCELL SÜPER LÝG’DE HAFTANIN MAÇLARI Bugün: 16.00 Gaziantepspor-Bursaspor (Kamil Ocak) 20.00 Beþiktaþ-Fenerbahçe (BJK Ýnönü)

OLAÐANÜSTÜ GÜVENLÝK TEDBÝRLERÝ DERBÝ maç için olaðanüstü güvenlik önlemleri alýnacak. BJK Ýnönü Stadý’nda saat 20.00’de baþlayacak dev maç öncesi, sýrasý ve sonrasýnda geniþ güvenlik önlemleri uygulanacak. Derbi maç öncesi, sýrasý ve sonrasýnda 1834 emniyet personeli ve 870 özel güvenlik görevlisi olmak üzere toplam 2704 güvenlik personeli görev yapacak. Güvenlik önlemleri saat 16.00’dan itibaren alýnmaya baþlanacak ve stat kapýlarý saat 16.30’da açýlacak.

Diego Lugano

Yarýn: 14.00 Denizlispor-Antalyaspor (Denizli Atatürk) 14.00 Kayserispor-Diyarbakýrspor (Kayseri Büyükþehir Belediyesi Kadir Has) 14.00 Gençlerbirliði-Ýstanbul Büyükþehir Belediyespor (Ankara 19 Mayýs) 14.00 Eskiþehirspor-Ankaragücü (Eskiþehir Atatürk) 16.00 Kasýmpaþa-Trabzonspor (Recep Tayyip Erdoðan) 20.00 Galatasaray-Manisaspor (Ali Sami Yen)

Mehmet Okur’un takýmý galip n AMERÝKAN Profesyonel Basketbol Ligi’ne (NBA) önceki akþam yapýlan 3 maçla devam edildi. Milli basketbolcu Mehmet Okur’un geçirdiði grip yüzünden forma giyemediði maçta, Utah Jazz-San Antonio Spurs’u deplasmanda 90-83 maðlup etme baþarýsý gösterirken, Los Angeles Lakers evinde Chicago Bulls’u 108-93, New Orleans Hornets da Phoenix Suns’ý 110103 maðlup etti. Konuk ekip Utah Jazz’da Deron Williams 21 sayý, yedekten gelen Paul Milsap 20 sayý üretirken, Carlos Boozer 18, Ronnie Brewer ile yedekten gelen Rus Andre Kirilenko 13’er sayý ve Wesley Matthews da 5 kaydetti. Ýlk beþ baþlayan Kyrylo Fesenko ise hiç sayý üretmedi. Evsahibi San Antonio Spurs’de, yýldýz basketbolcu Tim Duncan’ýn 21 sayý, 9 ribaunt ve 5 asistlik performansý maðlubiyeti önlemeye yetmedi.

Çinli Badmintonculara Recep ve Emine ismi verilecek n TÜRK Vatandaþlýðýna müracaat eden badmintoncu Çinli sporculara Recep ve Emine ismi verileceði bildirildi. Badminton Federasyonu Baþkaný Murat Özmekik, Çin Halk cumhuriyetinden devþirilen 20 yaþýndaki Li Shuang’a Emine Li, 22 yaþýndaki Zhou Junxuan’a ise Recep Zhou isimlerinin verileceðini söyledi. Özmekik, Çinli sporcularýn, Türk vatandaþlýðýna kabul edilmeleri halinde 2012 Londra Olimpiyatlarý’nda milli takým formasý giyebileceklerini belirterek, ‘’Söz konusu sporcularýn ülkemiz sporuna ve ülkemizin tanýtýmýna büyük katký saðlayacaðý düþünüldüðünden, 5901 sayýlý kanunun 12. maddesine göre istisnai olarak Türk vatandaþlýðýna alýnmalarý için gerekli iþlemler baþlatýldý ve hýzla sürüyor. Bir pürüz çýkacaðýný tahmin etmiyorum. Amacýmýz, Türk Badmintoncularýnýn, Çinli sporcudan çok þey öðrenmesini saðlamak’’ dedi.


SiyahMaviKýrmýzýSarý

15

YENÝASYA / 21 KASIM 2009 CUMARTESÝ

Hazýrlayan: RECEP BOZDAÐ

Pandemik gribe karþý yüzeyler nasýl temizlenmeli? HALK a ra sýn da ‘’do muz gri bi’’ o la rak bi li nen Pandemik A (H1N1) virüsüne karþý yüzey temizliði yapýlýrken, 50 ölçü suya bir ölçü çamaþýr suyu, enfekte yüzeyin temizliðin de de do kuz öl çü suya bir ölçü çamaþýr suyu katýlmasý gerektiði belirtildi. Halk Saðlýðý Uzmanlarý Derneði (HASUDER) Bulaþýcý Hastalýklar Komisyonu üyesi Yardýmcý Doç. Dr. Esin Kulaç, ‘’domuz gribine’’ karþý yapýlan ilaçlamalarda kullanýlan maddelerin gereksiz ve fazla kullanýlmasýnýn da insan saðlýðýna zarar verebileceði uyarýsýnda bulundu. Kulaç, ev, okul, hastane bekleme salonu, iþ yeri ve otobüs gibi kapalý alanlarýn iyice havalandýrýlmasýnýn, pandemik gribin bulaþmasýný önlemede etkin bir kontrol yöntemi olduðunu vurguladý. Grip virüsünün yayýlmasýný önlemek için geniþ yüzeylerin dezenfeksiyonunda pek çok madde kullanýlmasýna karþýn, deterjan ve suyla yapýlacak temizliðin yeterli olduðunun rapor edildiðini anlatan Kulaç, masa, kapý kolu, banyo, mutfak tezgâhý, oyuncak gibi araç gerecin günlük temizlikte kullanýlan deterjanlarla temizlenmesinin uygun bulunduðunu bildirdi. Yüzey temizliðinde çamaþýr suyu kullanýlacaksa, 50 ölçü suya bir ölçü çamaþýr suyu konularak hazýrlanan karýþýmla yüzey temizliðinin yapýlmasýnýn yeterli olduðunu belirten Kulaç, ‘’Temizlenen yüzey iki dakika ýslak bekletilmeli ve sonra kurumaya býrakýlmalýdýr. Eðer enfekte bir yüzeyin temizliði yapýlacaksa, dokuz ölçü suya bir ölçü çamaþýr suyu katýlarak hazýrlanan karýþým kullanýlmalý, yüzey temizliðinde tek kullanýmlýk kâðýt havlu gibi ürünler tercih edilmeli. Grip virüsünün 70-100 derecee öldüðü bilindiðinden, kaplarýn sýcak su ve deterjan ile yýkanmasý yeterli" diye konuþtu. Ankara / aa

A­Ý­LE­-­SAЭLIK

Merdivenaltý üretim olan jel, kör edebilir ECZACI SÖNMEZ HAFIZOÐLU, “MERDÝVEN ALTINDA ÝMAL EDÝLEN ANTÝBAKTERÝYEL MALZEMELERDE ETÝL ALKOL YERÝNE METÝL ALKOL KULLANILDIÐI ÝÇÝN BU ÜRÜNLER KULLANANLARI KÖR EDEBÝLÝR” DEDÝ. ECZACI Sönmez Hafýzoðlu, merdiven altýnda imal edilen antibakteriyel temizlik malzemelerinin körlüðe yol açabileceðine dikkat çekti. Eczacý Hafýzoðlu, domuz gribiyle birlikte talep patlamasý yaþanan antibakteriyel temizlik malzemelerinin doðru kullanýlmasý gerektiðini belirterek, “Antibakteriyel ürünler içerdiði etil alkol ve diðer bileþenler sebebiyle gözle doðrudan temasta eðer yýkama iþlemi geç kalýrsa, geçici görme kayýplarýna sebep olabilir. Ancak merdivenaltý üretimde etil alkol yerine metil alkol kullanýlma tehlikesi ise ciddî bir körlük riski taþýr. Bu nedenle metil alkolle yasalara aykýrý üretilen ürünlerin kesinlikle kullanýlmamasý gerekir”

dedi. 1923’ten beri hizmet veren kolonya üreticisi Eyüp Sabri Tuncer’in, uluslararasý pazarlara açýlma hedefi doðrultusunda EST 1923 markasýnýn yeni Cool Care antibakteriyel hijyen ürün serisini piyasaya sürdüðünü bildiren Hafýzoðlu, “Eczanelerde satýþýna baþlanan ve EST 1923 Cool Care antibakteriyel el hijyen ürün serisi adýyla sunulan parfümlü ve parfümsüz antibakteriyel el temizleme jeli, spreyi ve mendilinden oluþan ürün serisi tüketicilere, kendilerinin ve sevdiklerinin temizliðine özen göstererek saðlýklý bir hayat sürmelerine destek oluyor” diye konuþtu. Antibakteriyel hijyen ürünlerinin sabunun yerine geçmediðini ve tem-

Turp C vitamini zengini ON DO KUZ Mayýs Üniversitesi (OMÜ) Mühendislik Fakültesi Gýda Mühendisliði Bölümü Öðretim Üyesi Prof. Dr. Ab dül ka dir Hur þit, 100 gram turpta 100 miligramdan daha fazla C vitamini bulunduðunu, ayný aðýrlýkta bir limonda ise C vitamini miktarýnýn da ha az ol du ðu nu söy le di. Hur þit, mevsimsel grip, domuz gribi ve diðer hastalýklarda vücut direncinin arttýrýlmasý için dengeli beslenmenin öneminin tartýþýlmaz olduðunu vurguladý. Virüslerin yol açtýðý hastalýklarda vücutta neden olduðu toksik etkileri C vitaminin en aza indirdiðinin bilindiðini söyleyen Hurþit, bu sebeple özellikle gripte C vitaminin alýmýnýn önemsendiðini hatýrlattý. Yaygýn olarak C vitamini denilince akla limon ve turunçgillerin geldiðini ifade eden Prof. Dr. Hurþit, 100 gramýnda limon ve turunçgillerden daha fazla C vitamini ihtiva eden sebzeler olduðunu ancak bunlarýn vatandaþlar tarafýndan çok iyi bilinmediðini söyledi. Bunlarýn baþýnda turp geldiðini vurgulayan Hurþit, turpun C vitamini açýsýndan en zengin kaynak olduðunu bildirdi. C vitamini kaynaklarýnýn 3 gruba ayrýldýðýný belirten Hurþit, konuyla ilgili þu bilgileri verdi: ‘’Birinci grup C vitamini kaynaklarýnýn 100 gramýnda 100 miligramdan daha fazla C vitamini bulunur. Bunlar arasýnda maydanoz, lahana, brokoli, yeþil biber ve turp vardýr. Bir kiþinin günlük C vitamini ihtiyacý yaklaþýk 50 miligramdýr. Bu yiyeceklerde bir günlük ihtiyacýmýzýn iki katý C vitamini var. 100 gram turpta 100 miligramdan daha fazla C vitamini bulunur, ayný aðýrlýkta bir li mon da i se C vi ta mi ni miktarý daha azdýr. Ýkinci grupta ise 100 gramýnda en az 50-100 miligram C vitamini bulunan karnabahar, sarýmsak, li mon, por ta kal, ýspanak, çilek ve hardalý sayabiliriz. Ü çün cü grup ta i se 100 gramýnda en az 30-50 miligram bulunan C vitamini kaynaklarý yer alýr. Bunlar a ra sýn da ye þil fa sul ye, greyfurt, kavun, patates, domates yer alýr. Bu yiyecekler virütik toksinlere karþý vücut direncini artýrýr.’’ Samsun / aa

izliði destekleyen ürün olduklarýný belirten Hafýzoðlu, yiyecek maddeleri ve aðýzla, yüzle temastan önce bu ürünlerin kullanýmýný önerdi. Antibakteriyel ürünlerin sýkça kullanýlmasýnýn bakterilere karþý direnci düþürmediðini de vurgulayan Hafýzoðlu, “Örneðin bu ürünleri ilk kez sürdüðünüzde tek bir damla jel elinizdeki mikrop ve bakterileri öldürebilirken, kullanýma devam ettikçe, ellerdeki bakteriler bu ürüne karþý güçleneceði için daha büyük miktarlarda kullanýlmasý gerekebilecektir. Bu açýdan antibakteriyel ürünlerin yerli yersiz, gereksiz sýklýkta kullanýlmasý, ürünün etkisinin azalmasýna yol açabilecektir” þeklinde konuþtu. Bursa / iha

Tarým Bakanlýðý GDO yönetmeliðini deðiþtirdi YENÝ YÖNETMELÝKTEN "BÝNDE DOKUZ" HÜKMÜ ÇIKARILDI. "ÝZÝN VERÝLEN GDO'LU GIDALARIN" ETÝKETLERÝNDE, "GENETÝK OLARAK DEÐÝÞTÝRÝLMÝÞ" ÝBARESÝ HER DURUMDA BULUNACAK. TARIM ve Köyiþleri Bakanlýðý, tartýþmalý Genetiði Deðiþtirilmiþ Organizma içeren ürünler yönetmeliðini deðiþtirdi. GDO yönetmeliðindeki deðiþikliðin getirdiði en önemli yenilik, 26 Ekim’den sonra baþlayan denetimlerle ilgili. Gümrük kapýlarýnda oluþan yýðýlmalarýn ardýndan ithalatçý þirketler, yönetmelikte deðiþiklik taleplerini hükümete iletmiþti. Baþta olumlu karþýlýk bulamayan bu taleplere raðmen yeni yönetmelik, denetimlerde “kýsmi” bir yumaþama getirdi. 26 Ekim’den önce kontrol belgesi alýnmýþ ürünler, Avrupa Birliði’nin kabul ettiði kriterlere de uygun olmak koþuluyla 1 Mart 2010’a kadar Türkiye’ye risk deðerlendirmesi yapýlmadan girebilecek. Bu hüküm, halen gümrük kapýlarýnda bekleyen birçok ürünün bugünden itibaren Türkiye’ye giriþ izni almasýný saðlýyor. Önemli bir deðiþiklik de etiketleme zorunluluðunda yapýldý. Yönetmeliðin ilk hali, GDO’lu ürün-

lerin etiketlenmesinde “Ýzin verilen GDO’lu ürünün binde dokuz oranýný aþmasý” þartý getiriyordu. Yeni yönetmelikten “binde dokuz” hükmü çýkarýldý. “Ýzin verilen GDO’lu gýdalarýn” etiketlerinde, “Genetik olarak deðiþtirilmiþ” ibaresi her durumda bulunacak. GDO’lu ürünlerin ithalatý, piyasaya sürülmesi ve ihracatý dýþýnda “transit geçiþi”, yönetmelik hükümlerine uygunluk kapsamýndan çýkarýldý. Tarým ve Köyiþleri Bakanlýðý’nýn belirleyeceði esaslar çerçevesinde GDO’lu ürünlerin Türkiye’den transit geçiþi yapýlabilecek. GDO ile ilgili bilimsel araþtýrmayý yapacak kurullarýn oluþumunda bakanlýk ve baðlý kuruluþlarý da devre dýþý býrakýldý. Uzmanlar listesi sadece üniversiteler, TÜBÝTAK ve araþtýrma kuruluþlarýnýn öðretim üyesi ve uz man la rýn dan o lu þa cak. GDO’lu ürünlerin üretildiði ülkenin yetkili otoritesinden belge istenmesini öngören yönetmelik hükümlerine de bir ekleme yapýldý. Bu belgeye ek olarak uluslar arasý akredite bir laboratuvardan alýnmýþ analiz raporu da istenebilecek. Ankara/ntv

SiyahMaviKýrmýzýSarý


SiyahMaviKýrmýzýSarý

Ü MÝT VÂR O LU NUZ: ÞU ÝS TÝK BAL ÝN KI LÂ BI Ý ÇÝN DE EN YÜK SEK GÜR SA DÂ ÝS LÂMIN SA DÂ SI O LA CAK TIR

Sigaraya karþý aþý geliyor SÝGARA tir­ya­ki­le­ri,­bu­a­lýþ­kan­lýk­la­rý­ný­bý­rak­mak­i­çin­ya­kýn­da­a­þý­ol­ma­im­kâ­ný­na­ka­vu­þa­bi­le­cek­ler.­Si­ga­ra­ya­kar­þý­ge­liþ­ti­ri­len­Nic­WAX a­þý­sý,­a­lýþ­kan­lý­ða­se­bep­o­lan­zevk­his­si­nin­ö­nü­ne­geç­mek­i­çin­tü­tün­de­ki­ni­ko­ti­nin­bey­ne­git­me­si­ni­ön­lü­yor.­A­þý,­ni­ko­ti­nin­kan­dan­bey­ne geç­me­si­ni,­ni­ko­tin­mo­le­kül­le­ri­ne­bað­la­nan­an­ti­kor­lar­ü­re­te­rek­en­gel­li­yor.­Da­ily­Te­leg­raph’ýn­ha­be­ri­ne­gö­re,­ya­pý­lan­de­ne­me­ler,­a­þý­nýn da­ha­ön­ce­si­ga­ra­yý­bý­rak­ma­ya­ça­lýþ­týk­tan­son­ra­ye­ni­den­baþ­la­yan­in­san­la­rýn­sa­yý­sý­ný­ya­rý­ya­in­di­re­bi­le­ce­ði­ni­gös­ter­di.­­Ankara / aa

Y

HABERLER

21 KASIM 2009 CUMARTESÝ

Mýsýrýn gen haritasý çýkarýldý

GENÇLER OYUN OYNUYOR TÜRKÝYE'DE BÝLGÝSAYAR OYUNCULARININ YARISINDAN FAZLASINI 18 YAÞ ÜSTÜ KÝÞÝLERÝN OLUÞTURDUÐU BÝLDÝRÝLDÝ. ULUSLARARASI a­raþ­týr­ma­ þir­ke­ti­ GfK’nýn­ ra­po­run­dan­ der­le­nen­ bil­gi­le­re­ gö­re,­ Tür­ki­ye’de bil­gi­sa­yar­o­yun­la­rý,­sa­nýl­dý­ðý­nýn­ak­si­ne­ço­cuk­la­rýn­ol­du­ðu­ka­dar,­genç­ve­ye­tiþ­kin­le­rin­de­ha­ya­tý­nýn­ bir­ par­ça­sý.­ Tür­ki­ye’de­ bil­gi­sa­yar­da­ o­yun oy­na­yan­la­rýn­ya­rý­sýn­dan­faz­la­sý­ný­18­yaþ­üs­tü­ki­þi­le­rin­o­luþ­tur­du­ðu­be­lir­ti­len­ra­por­da,­bil­gi­sa­yar o­yu­nu­ oy­na­yan­ kýz­ ço­cuk­la­rý­nýn­ o­ra­ný­nýn­ yýl­lar geç­tik­çe­er­kek­le­re­yak­laþ­tý­ðý­be­lir­til­di. Ra­po­ra­gö­re,­8-15­yaþ­a­ra­lý­ðýn­da­ki­kýz­ço­cuk­la­rý­nýn­ yüz­de­ 46.6’sý,­ yi­ne­ ay­ný­ yaþ­ gru­bun­da­ki er­kek­le­rin­yüz­de­65.8’i­bil­gi­sa­yar­da­o­yun­oy­nu­yor.­ An­cak­ 15­ yaþ­ üs­tün­de­ o­yun­ oy­na­yan­ kýz ço­cuk­la­rý­nýn­ o­ra­ný­ yüz­de­ 8,7’ye­ dü­þer­ken,­ er­kek­le­rin­o­ra­ný­25,8­o­la­rak­ger­çek­le­þi­yor.

Tür­ki­ye’de­ o­yun­cu­la­rýn­ haf­ta­da­ or­ta­la­ma­ 8 sa­at­o­yun­oy­na­dýk­la­rý­ný­or­ta­ya­ko­yan­a­raþ­týr­ma, ge­nel­ ka­ný­nýn­ ak­si­ne­ o­yun­cu­la­rýn­ bü­yük­ ço­ðun­lu­ðu­nun­ sa­at­ler­ce­ o­yun­ oy­na­ma­dýk­la­rý­ný or­ta­ya­ koy­du.­ Bu­na­ gö­re,­ gün­de­ bir­ sa­at­ ve al­týn­da­o­yun­oy­na­yan­la­rýn­o­ra­ný­yüz­de­92­i­ken,­gün­de­3­sa­at­ve­ü­ze­rin­de­o­yun­oy­na­yan­lar­sa­de­ce­yüz­de­2­o­ra­nýn­da. O­yun­cu­la­rýn­yüz­de­43,5’i­o­yun­la­rý­ma­ða­za­dan­sa­týn­a­lýr­ken,­yüz­de­11,7’si­in­ter­net­ ka­fe­ler­den­ ya­rar­la­ný­yor.­ Ay­ný ra­po­ra­ gö­re,­ bil­gi­sa­yar­da­ ön­ce­den yük­len­miþ­ o­yun­la­rý­ oy­na­yan­la­rýn sa­yý­sý­i­se­sa­de­ce­yüz­de­0,4­o­la­rak or­ta­ya­çý­ký­yor.

Hacker kurbaný olmayýn BÝLGÝSAYAR korsanlarýnýn, masum kullanýcýlarýn bilgisayarýna sýzarak, söz konusu bilgisayara eriþimi sattýðý, kiraladýðý ya da spam ve DDos servisler için sattýklarý ve para kazandýklarý bildirildi. Trend Micro Kýdemli Güvenlik Danýþmaný Rik Ferguson, yaptýðý açýklamada, tehdit içeren yazýlýmlarýn çok çeþitli yollarla yayýldýðýný ve bu yöntemlerin teknolojik eðilimler ve geliþmelere göre deðiþiklik gösterdiðini ifade etti. Trend Micro’nun küresel tehdit araþtýrma ve destek birimi TrendLabs’ýn sunduðu rakamlara göre, günümüzde tehdit içeren yazýlýmlarýn yüzde 92’sinin internet kullanýmýyla yayýldýðýnýn görüldüðünü belirten Ferguson, ‘’Bu rakam çoðunlukla tehdit içeren ya da bubi tuzaðýna yakalanmýþ masum web sitelerinden indirilenlerin yaný sýra, tehdit içeren yazýlýmlarýn bir güncelleme ya da yeraltý ekonomide bir daðýtým servisi olarak diðer tehdit içeren yazýlýmlarý indirmesiyle gerçekleþiyor’’ dedi.

Uluslararasý Bilgisayar Fuarý ULUSLARARASI Bilgisayar ve Tüketici Elektroniði Fuarý törenle açýldý. Lütfi Kýrdar Fuar Merkezi’nde düzenlenen fuarýn açýlýþ kurdelesini, Rönesans Fuarcýlýk Yönetim Kurulu Baþkaný Ýsmet Göksel, Toshiba Türkiye Genel Müdürü Aytaç Biter ile birlikte kesti. Göksel, açýlýþta yaptýðý konuþmasýnda, ayný anda çok fazla yeniliði bir arada gördüðü için mutlu olduðunu belirterek, ‘’Buyurun hep birlikte gezelim, görelim’’ dedi. Toshiba Türkiye Genel Müdürü Aytaç Biter ise yaptýðý deðerlendirmede, fuarda yeni ürünleri kullanýcýlara ilk elden tanýtma, ürünlere dokunabilmelerini ve en doðru bilgiyi ilk elden almalarýný saðlamayý amaçladýklarýný söyledi. Biter, fuarda ilk defa sergilenen birçok yeni modelin olduðunu, özellikle güçlü grafikli oyun için uygun ürünlerin ilk defa sunulduðunu kaydederek, ‘’Yine uzaktan kumanda yerine elle kontrol edilebilen cihazlarýmýz var. Geliþmiþ ekran ve ses sistemi olan bilgisayarlarýmýz var. Görüntü kalitesi mevcut teknolojilere göre çok daha iyi olan televizyonlarýmýz var. Yine çok küçük boyutta neredeyse cep telefonu boyutunda Full HD kameralarýmýz var’’ dedi. Uluslararasý Bilgisayar ve Tüketici Elektroniði Fuarý, 19-22 Kasým tarihleri arasýnda Lütfi Kýrdar Fuar Merkezi’nde ziyaretçilerle buluþuyor.

n AMERÝKALI bi­lim­a­dam­la­rý­mý­sý­rýn­kar­ma­þýk gen­ha­ri­ta­sý­ný­bü­tü­nüy­le­çý­kar­ma­yý­ba­þa­ra­rak, dün­ya­nýn­ön­de­ge­len­ta­hýl­la­rýn­dan­bi­ri­o­lan­mý­sý­rýn­da­ha­ve­rim­li­ye­tiþ­ti­ril­me­si­yo­lun­da­ö­nem­li­a­dým­at­tý.­Was­hing­ton­Ü­ni­ver­si­te­si­Týp­Fa­kül­te­si Gen­Mer­ke­zi’nden­ge­ne­tik­uz­man­la­rý,­bu­bit­ki­nin­gen­ha­ri­ta­sý­ný­10­kro­mo­zom­da­top­la­yan­32 bin­ci­va­rýn­da­ki­ge­ni­tek­tek­be­lir­le­di.­Mu­ka­ye­se e­dil­di­ðin­de,­in­san­gen­ha­ri­ta­sýn­da­23­kro­mo­zom­da­20­bin­ci­va­rýn­da­gen­bu­lu­nu­yor.­Sci­en­ce der­gi­sin­de­ya­yýn­la­nan­a­raþ­týr­ma­ya­gö­re,­þim­di­ye dek­bir­bit­ki­de­ki­en­yük­sek­gen­sa­yý­sý­nýn­el­de­e­dil­di­ði­a­raþ­týr­ma­da,­mý­sý­rýn­ge­ne­tik­þif­re­sin­de­de T,­C,­G­ve­A­harf­le­riy­le­ta­ným­la­nan­2,3­mil­yar DNA­bu­lu­nu­yor.­Ýn­san­da­i­se­2,9­mil­yar­DNA bu­lun­du­ðu­be­lir­len­miþ­ti.­Ay­rý­ca­mý­sýr­da­di­ðer bit­ki­ler­de­ol­ma­yan­1600­ken­di­ne­öz­gü­ge­nin­bu­lun­du­ðu­da­be­lir­til­di.­­Washington / aa

Yüzyýlýn deneyi kaldýðý yerden devam nYÜZYILIN en­bü­yük­de­ne­yi­o­la­rak­ka­bul­e­di­len Bü­yük­Pat­la­ma­or­ta­mý­nýn­o­luþ­tu­ru­la­ca­ðý­Bü­yük Had­ron­Çar­pýþ­tý­rý­cý­sý,­bir­yý­lý­aþ­kýn­o­na­rý­mýn­ar­dýn­dan­de­ney­i­çin­ha­zýr­ha­le­ge­ti­ril­di.­De­ne­yi­yü­rü­ten­ Av­ru­pa­ Nük­le­er­ A­raþ­týr­ma­ Mer­ke­zi (CERN) yet­ki­li­le­ri,­a­rý­za­nýn­gi­de­ril­me­si­ne­kar­þýn, çar­pýþ­tý­rý­cý­ya­ev­sa­hip­li­ði­ya­pan­27­km­u­zun­lu­ðun­da­ki­tü­ne­le­pro­ton­ý­þýn­la­rý­nýn­gön­de­ri­le­rek de­ne­yin­baþ­la­tý­la­ca­ðý­ta­ri­hi­be­lirt­me­di.­De­ney­sý­ra­sýn­da­tü­nel­bo­yun­ca­ay­rý­yön­ler­de­i­ki­pro­ton hüz­me­si­ve­ri­le­cek.­Bu­ý­þýn­de­met­le­ri­ay­rý­is­ti­ka­met­ler­de,­ý­þýk­hý­zý­na­ya­kýn­bir­sü­r'at­le­hal­ka­þek­lin­de­ki­tü­nel­de­yol­a­la­cak.­Pro­ton­ý­þýn­la­rý­nýn­bir­bi­riy­le­bü­yük­bir­e­ner­jiy­le­çar­pýþ­ma­sý­nýn­ar­dýn­dan bi­lim­a­dam­la­rý,­kâ­i­na­týn­ya­pý­sý­ný­kav­ra­ma­ya­ya­ra­ya­cak­ye­ni­par­ça­cýk­lar­gör­me­yi­u­mu­yor.­Bi­lim­a­dam­la­rý,­ilk­baþ­ta­450­mil­yon­e­lek­tron­volt­ci­va­rýn­da­dü­þük­e­ner­ji­li­ý­þýn­lar­gön­de­re­cek­ve­dü­þük yo­ðun­luk­lu­çar­pýþ­ma­lar­göz­lem­le­ye­cek.­Ka­lib­ras­yon­i­çin­ge­rek­li­ve­ri­le­ri­top­la­dýk­tan­son­ra­a­raþ­týr­ma­cý­lar,­ilk­yük­sek­e­ner­ji­li­çar­pýþ­ma­yý­sað­la­ya­cak e­ner­ji­ý­þý­ný­se­vi­ye­si­ni­art­tý­ra­cak.­Bu­a­þa­ma,­Ce­nev­re­þeh­rinde­ye­rin­100­met­re­al­týn­da­yapýlan­ger­çek­baþ­lan­gý­cý­o­la­rak­ka­bul­e­di­li­yor.­­Cenevre / aa

SiyahMaviKýrmýzýSarý


21 Kasim 2009