Issuu on Google+

MART 2009

NE BOŞ VAATLER İSTİYORUZ, NE DE SADAKA. BİZE AİT OLANI ALMAK İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ

Bir yerel seçim daha yaklaşıyor. Yine önümüze bir sandık koyuldu. Bizden yine partiler arasından bir tercih yapmamız isteniyor. Bizden oy istiyorlar. “Bize oy ver, gerisini merak etme sen” diyorlar. Süslü laflarla, yaldızlı broşürlerle vaatlerini ve projelerini anlatıyorlar. Yoksulluğumuzu bize karşı kullanıyorlar. Oylarımızı almak için sadaka niyetine kömür, makarna dağıtıyorlar.

Seçime katılacak bütün siyasi partileri uyarıyoruz; Mamak ve Dikmen halkının barınma hakkı mücadelesini ve taleplerini görmeyen, gerçekçi ve halktan yana çözüm politikaları üretmeyen hiçbir siyasetçiye burada yer yok. Seçilebilirsiniz ama burada istediğiniz gibi at koşturamazsınız. Biz halkız, bizi yok sayamazsınız.

GELECEĞİMİZİ OYLUYORUZ...

Bir yerel seçim daha yaklaşıyor. Yine Peki şimdi ne yapacağız? Bizden oy seçim zamanı hatırlanmak istemiyoruz. önümüze bir sandık koyuldu. Bizden yine isteyenlere ne diyeceğiz? Onlara neyin Ülkemiz, yaşamımız, mahallemiz, evimiz arpartiler arasından bir tercih yapmamız is- hesabını soracağız? Oyumuza nasıl sahip samız sokağımız hakkında söz, karar ve teniyor. Bizden oy istiyorlar. “Bize oy ver, çıkacağız? yetki sahibi olmak istiyoruz. gerisini merak etme sen” diyorlar. Süslü Şimdi sandık önümüzde. Bu sefer oy Biz sadaka değil haklarımızı istiyoruz. laflarla, yaldızlı broşürlerle vaatlerini ve pro- Devleti-belediyeyi şirket, bizleri müşteri gibi atarken bin kere düşüneceğiz. İnce eleyip jelerini anlatıyorlar. Yoksulluğumuzu bize gören bir anlayışı kabul etmiyoruz. Müşteri sık dokuyacağız. Kararımızı ondan sonra karşı kullanıyorlar. Oylarımızı almak için değil halkız ve haklarımız var. vereceğiz. Bize süslü laflarla vaatler verensadaka niyetine kömür, makarna dağıtıyorBiz halktan yana bir belediye istiy- ler şunu iyi bilsinler; sözlerinden dönerlerse lar. oruz. Belediye projeleri yapılırken müteah- de iki elimiz yakalarında olacak. Ama kimse bize “sizin derdiniz nedir hitlerin, rantçıların değil halkın çıkarının Haklarımızı ve geleceğimizi yok ?” diye sormuyor. “Sizin bir düşünceniz var gözetilmesini istiyoruz. Kişisel yarar, zengin- sayan, suyumuzu kirleten; otobüsümüze, mı ?” diye sormuyor. Sadece oy atmamız is- leşme değil kamu yararı istiyoruz. Yaşan- doğal gaza ve kömüre zam üstüne zam teniyor; ama sonuçta mağdur olan, hakları abilir kentler, mahalleler istiyoruz. Biz yapan, evimizi yıkan, sürekli yandaşlarının gasp edilen yine biz oluyoruz. Biz koyun gibi barınma hakkımızı istiyoruz. cebini kasasını dolduran, sonuçta bizi daha güdülmekten, boş vaatlerden, attığımız oyBiz demokratik bir belediye istiyoruz. da yoksullaştıran bir “tüccar belediyecilik” ların bize karşı dönmesinden artık bıktık. Bizi hiçe sayan ve bize karşı bir belediye is- uygulayan İ.Melih Gökçek ile yıllarca Uzunca bir zamandır, Ankara Büyük temiyoruz. Bizim fikrimizi bile almadan uğraştık, şimdi bu seçimde ondan kurtulŞehir Belediye Başkanı İ. Melih Gökçek’in evimiz geleceğimiz üzerine projeler yapıl- malıyız. Eğer onunla aynı yolu izlerlerse, bir beş yılda yeni gelenle uğraşmasını mahallelerimizde uygulamaya koyduğu masın istiyoruz. “Kentsel Dönüşüm” projesiyle boğuşuyoruz. Demokrasi beş yılda bir bizi sandığa bilmeliyiz. Seçime katılacak bütün siyasi partiEvimizi, arsamızı, mahallemizi canla başla oy atmaya çağırmak değildir. Beş yılda bir leri uyarıyoruz; Mamak ve Dikmen halkının savunduk. Önümüze getirilen sözleşmelere barınma hakkı mücadelesini ve taleplerini imza atmadık. Gerek hukuki yollardan, Biz halktan yana bir belediye istiyoruz. gerekse sokaklarda sesimizi dosta düş- Belediye projeleri yapılırken müteahhit- görmeyen, gerçekçi ve halktan yana çözüm politikaları üretmeyen hiçbir mana ilettik. Birlik olduk. İ. Melih Gökçek’in lerin, rantçıların değil halkın çıkarının siyasetçiye burada yer yok. Seçilebilirsiniz “rantsal dönüşüm” projesini durdurduk gözetilmesini istiyoruz. Kişisel yarar, ama burada istediğiniz gibi at koşturayapılamaz hale getirdik. Yıllardır haklı bir zenginleşme değil kamu yararı istiyoruz. mazsınız. Biz halkız, bizi yok sayamücadelenin, evimizin, arsamızın, alınterYaşanabilir kentler, mahalleler istiyoruz. mazsınız. imizin kavgasını verdik.

Biz barınma hakkımızı istiyoruz.


2 BARINMA

MAMAK HALKININ TALEPLERİ

Bizler; bundan 50 yıl önce köylerimizde insanca yaşama olanağı kalmadığı için Ankara Şehrine göç eden, yoksul ve köylü olduğumuzdan kent yaşamına dahil edilmeyen, o zamanlarda şehir dışında kalan, bu nedenle değersiz olan Mamak bölgesine yerleşmiş olan yoksullarız. Devlet bizi yok saydığından, barınma sorunumuzu çözmek için Mamak’ta kendi imkanlarımızla gecekondular yaptık; daha sonra gecekondularımızdan mahalleler oluşturduk. Kendi emeğimizle kurduğumuz Mamak’taki mahallerimiz, Ankara Şehrinin büyümesi ile şehir merkezine yaklaştığından, gecekondu arsalarımızın değerleri arttı. Bu güne kadar bizleri yöneten belediye başkanlarının anlayışı kentsel dönüşüm projeleri ile değer kazanan arsalarımızın oluşturduğu, bu yeni kentsel rantın hepsini yerli-yabancıı inşaat şirketleriyle paylaşmak ve bizleri şehrin dışına göndermek oldu. Bizler; rant amaçlı ve en temel kamusal haklarımızı ihlal eden bir kentsel dönüşüme izin vermeyeceğimizi barınma hakkı mücadelemizle gösterdik. Şimdi de yerel seçimler sonrasında seçilecek belediye yönetimine nasıl bir kentsel dönüşüm istediğimizi ve somut taleplerimizin neler olduğunu açıklamak istiyoruz. Bizler; Kentsel Dönüşüm projeleri ile sosyal adalet, barınma hakkı, kamu yararı ve kent planlaması hiçe sayılarak, yoksul emekçi halk kitlelerinin başlıca yaşam alanlarının, rantın yeniden paylaşımı ve pazarlanmasının bir parçası olarak yeni bir yapılaşmaya açıldığını düşünüyoruz. Bizler; bu ülkenin oy ve vergi veren, yurttaşları olduğumuz halde, mevcut projeler aracılığı ile yok sayılmak ve yaşadığımız yerleşimlerden sürgün edilmek isteniyoruz. Bizler; yarım asırlık emek ve çabayla barınmak için kurduğumuz mahallelerimizin ve dost yaşamlarımızın altüst edilerek geleceğimizin borçlandırılmasını kabullenemiyoruz. Doğup büyüdüğümüz yerlerde torunlarımızla yaşlanabilmeyi istiyoruz. Bizler; yaşam koşullarımız dönüştürülürken kimliğimizi, kültürümüzü, dayanışma ağlarımızı kaybetmeden; Mamak’ lı bir mahalleli olmanın sıcaklığını, beton binalara ve soğuk alış-veriş merkezlerine feda etmeden; sağlıklı bir çevrede insanca yaşayabileceğimiz konutlar talep ediyoruz. Bizler; mevcut mahallelerimizi terk etmeden, toplu kentsel hizmetlere (barınmadan, altyapı, ulaşım, sağlık ve eğitime) eşit ve yeterli bir biçimde sahip

çevre düzenlemeleri ve sosyal tesis alanları bu komisyonca belirlenmelidir. Bu planlar içerisinde mutlaka sağlık ocakları, kreşler, kadın sığınma evleri, kadın dayanışma merkezleri, çamaşırhaneler, kültür merkezleri, kongre merkezleri, spor merkezleri, halk eğitim merkezleri, engelli rehabilitasyon merkezleri olmalı; ayrıca, çevre düzenlemeleri ve yollar ve kaldırımlar engellilere uygun şekilde yapılmalıdır. Konutların yapım EVİMİZ İÇİN YÜRÜYORUZ... sürecinde, gecekondu alanlarında yaşayanların geçici ikametleri belediye tarafından Bizler; yarım asırlık emek ve çabayla barınmak için kurduğumuz mahalleler- karşılıksız sağlanmalıdır. Arsa ve gecekonduların belediyimizin ve dost yaşamlarımızın altüst edilerek geleceğimizin borçlandırıl- eye devrine ilişkin sözleşmelerde; masını kabullenemiyoruz. Doğup konutların yeri, teslim süresi, nitelikleri büyüdüğümüz yerlerde torunlarımızla açıkça belirtilmelidir. Belediyenin sözleşmelerdeki taahhütlerini yerine geyaşlanabilmeyi istiyoruz. tirmediği takdirde hangi yaptırımların olmayı istiyor, bu kentsel haklarımızın uygulanacağı belirlenmeli, bunun için sö“artık ne zaman ne olacak” endişesi zleşmelere cezai şartlar konulmalıdır. Bu yaşamadan hukuki güvenceye kavuştu- durumların hepsi sonradan dava rulmasını talep ediyoruz. edilebilir olmalıdır. Bizler; halkın en azından temel Bizler; proje uygulamasıyla ortaya ihtiyaçlarına ilişkin hakları konusunda çıkan kentsel rantın kamu hizmeti olarak kandırılmadan, doğru bilgiye ulaşması Mamak halkına dönmesini istiyoruz. ve söz sahibi olmasını demokrasinin Bizler; mahallelerimizde kiracı vazgeçilmez unsurlarından olduğunu olan komşularımızın barınma ve yaşam düşünüyoruz. haklarının da güvenceye kavuşturulYaşamlarımıza bu denli etki eden masını istiyoruz. emrivaki proje ve uygulamalar, b i z l e r i Bizler; dönüşüm alanlarında buluyok saydığından, bu projelerde söz yetki nan ticari yapıların yerine verilecek iş ve karar sahibi olmak istiyoruz. yerlerinin; kendileri de yoksul olan ve Bizler; yaşam alanlarımızın tarihi, yoksulların alım gücüne göre iş yapan sosyal, kültürel ve ekolojik değerlerini ko- esnafın, satış yapabilmesini imkansız ruyan ve mekansal kalitesini yükselten hale getirmeden, yeniden düzenlenbir planlamadan yanayız. Bu yönde mesini ve Mamak’taki sosyal ve “Yerinde Çözüm”ü esas alan, ekonomik yapıya uygun projeler yapılihtiyaçlarımıza ve düşüncelerimize değer masını istiyoruz. Aksi halde, gecekondu veren, bizim de katılabileceğimiz plan semtinde dükkanı olan bir esnafın süper çalışmaları istiyoruz. lüks konutlar veya alışveriş merkezleri Bizler; barınma sorunumuzun arasında var olma şansı bulunmamakçözümüne ilişkin dönüşüm planlamaları tadır. yapılırken mahalle temsilcilerimizin, miBizler; Belediyeler tarafından fahiş marların, şehir plancıların, inşaat fiyatlarla sunulan su, doğalgaz, ulaşım mühendislerinin, çevre mühendislerinin, vb. belediye hizmetlerine daha ucuz, jeoloji mühendislerinin, hukukçuların, sağlıklı ve kaliteli olarak ulaşmak istiypsikologların, sosyologların ve belediye oruz. yetkililerinin bulunduğu bir komisyon kuBizler insanca yaşam için gerekli rulmasını ve bu komisyonun görevlerinin temiz su miktarı ücretsiz olarak veraşağıda sıralanan şekilde belirlenmesini ilmesini istiyoruz. istiyoruz. Bizler; yaklaşık iki yıldır Mamak’ta Mevcut proje bütün olarak iptal barınma hakkı mücadelesi sürdüren maedilmelidir. halleliler olarak kendi içinde siyasi, etnik, Hak sahipliğinin tespiti: Belgeli dinsel ve cinsiyetçi ayrım gözetmeksizin, belgesiz gecekondu sahibi, ayrımı yap- yukarıdaki talepler doğrultusunda bir madan belirlenmelidir. arada davranırken, sadece mahallelerEnkaz bedelleri de gerçek değer- imizin değil tüm Ankara’nın geleceğini ler üzerinden tespit edilerek, sahiplerine sahiplendiğimizi ve önümüzdeki seçim tam karşılıkları ödenmelidir. sürecinde bu ihtiyaç, beklenti ve talepGecekonduların yerine verilecek lerimize kulak vermeyen adayların seskonutlar; gecekondu sahiplerini bulun- lerine ve sözlerine itibar etmeyeceğimizi dukları mahallerinden uzaklaştırmadan, kamuoyuna ilan ederiz. verilmeli, konutların kalitesi, planları,


BARINMA 3

DİKMEN VADİSİ HALKININ TALEPLERİ

Bizler, ülkemizdeki milyonlarca insan gibi, ekonomik ve sosyal nedenlerle, insanca yaşayabilmek ve ekmeğimizi kazanabilmek için ülkenin dört bir yanından Ankara’ya gelerek, 1970’li yılından başlayarak Yukarı Dikmen Vadisi’ne yerleştik. Nice zorluklara katlanarak, alınterimiz ve emeğimiz ile bir avuç toprak üzerinde bir göz kondularımızı yaptık. Gelişen Ankara, düne kadar bir otomobilin bile girmekte zorlandığı vadimizi içine aldı; düne kadar adı yeri bile bilinmeyen vadimiz, 90 lı yıllar sonrası neredeyse kentin merkezinde kaldı. Dolayısıyla, bulunduğumuz bölgenin "rant değeri" son derece büyüdü. Türkiye’de ilk kentsel dönüşüm projesi, belki de bu nedenle Dikmen Vadisi’nde, 90 lı yıllarda başlatıldı. Dönemin yerel iktidarı tarafından, toplam 5 etap olarak düşünülen bu projenin 1. ve 2. Etabı, bu yıllarda vadinin çehresini değiştirmeye başladı. Ancak her birimizin gözlemlediği siyasal, sosyal ve iktisadi gelişmeler; eğitimden sağlığa, sosyal güvenlikten ulaşıma değin birçok kamusal alanda yaşanan liberal dönüşümler, insani değer ve kazanımlar yerine mutlak kar amacını öne alan yaklaşımlar; zamanla bu projede de kendini göstermeye başladı. Nitekim 2006 yılına geldiğimizde İ. Melih Gökçek’in “tüccar belediyecilik” anlayışı doğrultusunda, önceki belediye meclis kararları ve yöre halkına sağlanan kimi kısmi haklar yok sayılarak, proje esasları yeniden belirlendi ve "Dikmen Vadisi 4 ve 5. Etap Kentsel Dönüşüm Projesi" için düğmeye basılmış oldu. Madem ki, 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 73 üncü maddesinde yer alan açık yasa hükmü kentsel dönüşüm projelerinde yöre sakinleri ile "uzlaşma" usulünü öngörmekte; madem ki Büyükşehir Belediyesinin, her birimizi ekonomik-sosyal bir yıkıma sürükleyecek adaletsiz koşulları tek yanlı belirlendi; o halde biz de vadi halkı olarak bir araya gelip, üniversitelerden ve ilgili meslek odalarından bize destek olan bilim insanları rehberliğinde hazırladığımız anketleri ev ev yaparak, vadide halk toplantıları düzenleyip hep birlikte tartışarak, kendi taleplerimizi belirleyelim ve böylece, hem bizlerin hem de bütün bir kentin yararına bir projenin yaşama geçirilmesine

atması artık son bulsun. "Barınma hakkı”mız koşulsuz ve herkes için gözetilsin ! Yöremizde kiracı olan komşularımızın da barınma haklarının güvenceye kavuşturulması sağlansın! 3-)Proje kapsamında bizlere getirilen mali yükü hafifletecek, sosyal yönü olan hakkaniyetli koşullar belirlensin; bu kapsamda konutların taksit ödemeleri konutlar teslim edildikten sonra başlatılsın, kira EVİMİZİ SAVUNURKEN... yardımları arttırılsın ve belgesizlere de sürekli olarak "Ne saray, ne de villa; yalnızca verilsin, enkaz bedelleri arttırılsın ve yaşanabilir konut, insanca bir yaşam sağlıklı, gerçekçi tespitlere dayansın, ve güvenli bir gelecek istiyoruz !".Yıl- konutlara koyulan satış bedelleri ve taklardır yaşadığımız, yuvamızı kurup sit dilimleri lehimize yeniden düzençocuklarımızı büyüttüğümüz Dikmen lensin. Vadisi’nde, öncelikle "yerinde ıslah" 4-)Belediye, vadide bize verilecek yapılmasını, hakkaniyetli koşullarda konutların teslim tarihi, yeri ve biçimi bize verilecek sosyal konutlarda konusunda açık, kesin, yazılı ve yasal yaşamımızı sürdürmeyi arzuluyoruz. güvenceye sahip taahhütlerde bulunsun. Boş sözlerle, hayali vaatlerle bizvesile olalım dedik. leri oyalamayı bıraksın ! İşte taleplerimiz; 5-)Proje kapsamında, vadimizin 1-)Öncelikle projenin bütünü ve yeşilini koruyacak ve bütün kentlilerin her türlü ayrıntıları, bizlerle ve bütün yararına sosyal-kültürel tesisleri, ortak kent halkı ile, aynı zamanda Mimarlar alanları içerecek kamusal planlamalar Odası, Şehir Plancıları Odası, Çevre yapılsın. Yani vadimiz, bir avuç zengin Mühendisleri Odası, İnşaat Mühendis- için değil, bütün bir kent halkı için leri Odası gibi ilgili meslek kuruluşları ile yeniden yapılandırılsın ! paylaşılsın, proje bizlerin görüş ve öner6-)Süre gelen baskılar, tehditler, ileri ile şekillendirilsin; yani halkın doğru- bizi yıldırmak için bilinçli yapılan yöredan söz, yetki ve karar sahibi olduğu bir deki altyapıyı tahrip etmeye yönelik kentsel dönüşüm projesi yapılsın ! saldırılar; asıl önemlisi, vadideki binlerce 2-)İster belgeli, ister belgesiz, insanın ve gerçekte bütün bir kentin bütün gecekondu sahiplerine proje kap- huzurunu bozan polis ve zab��ta destekli samında uygun koşullarla yörede konut yıkım operasyonları, artık bir son bulsun verilsin, yani herkes için "yerinde ıslah" ! Yıkım ve şiddet hiçbir şeyi çözemez ! yapılsın ! Doğu Kent’de arsa satma dayHep söylediğimiz gibi, bizler; "Ne saray, ne de villa; yalnızca yaşanabilir konut, insanca bir yaşam ve güvenli bir gelecek istiyoruz !".Yıllardır yaşadığımız, yuvamızı kurup çocuklarımızı büyüttüğümüz Dikmen Vadisi’nde, öncelikle "yerinde ıslah" yapılmasını, hakkaniyetli koşullarda bize verilecek sosyal konutlarda yaşamımızı sürdürmeyi arzuluyoruz. Aynı zamanda Dikmen Vadisi’nin bir avuç zengin varlıklı kesimin çıkarları için yağmalanmamasını, aksine bütün kentin ve halkın ortak kamusal çıkarları için gelişmesini, güzelleşmesini istiyoruz. Bilinsin ki, İ. Melih Gökçek’in yaptığı gibi bu insani ve haklı taleplerimizi dikkate almayan, bizi görmezden gelen, bizi yok sayan siyasetçiler; bir daha o koltuklarda hiçbir zaman oturamayacaklar; otursalar da, Dikmen Vadisi’nde fermanlarının bir hükmü olmayacaktır. Kamuoyuna saygı ile duyururuz. 1 ŞUBAT 2007

Evimiz ve ekmeğimiz için...


Yerel seçimlerde aday olanları HALKIN TAAHHÜTNAMESİNE İMZA ATMAYA ÇAĞIRIYORUZ!

29 Mart 2009 tarihinde yapılacak olan mahalli idareler seçimlerinde belediye başkanlığına/belediye meclis üyeliğine aday olan ve aşağıda adım ile imzam yer alan ben; -Seçileceğim makamın bir yönetim ve iktidar makamı değil, bir hizmet makamı olduğunun; bu makama seçildiğim takdirde, beni seçen yurttaşlara nazaran hiyerarşik bir üstünlük, ayrıcalık elde etmeyeceğimin bilincinde olarak; -Her koşulda halkın söz, yetki ve karar hakkını tanıyacağıma; her türlü icraatımı, hukuka ve kamu yararına uygun olması gereğinin yanında, mutlaka ve öncelikle halkın görüşünü ve onayı alarak yaşama geçireceğime, -Görevim süresince her türlü iş ve işlemimde halkın arasında yaş, cinsiyet, etnik köken, din ve inanç, siyasal düşünce, sınıfsal ve sosyal konum, ekonomik farklılıklar vb. nedenlerle ayrım yapmayacağıma, herkese eşit davranacağıma, -Halkın başta sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşama, barınma, temiz içilebilir su, yakacak, ulaşım gibi en temel haklarını, bu hakların mümkün olan en düşük bir bedelle ve gerek belediye gerekse özel şahıslar açısından bir kar elde etme amacını öne almaksızın sağlamaya çaba göstereceğime; bu kapsamda özellikle; -Bilinen sömürü ve sosyal-yıkım politikalarının, bu kapsamda temel kamusal hizmetlerin özelleştirilmesi, piyasalaştırılması, taşeronlaştırılması ve fahiş bedellerle halka sunumu gibi uygulamalara kesinlikle başvurmayacağıma, -Belediye bünyesinde görev yapan personelin sosyal, ekonomik ve demokratik haklarını tanıyarak, gereğini her durumda yapacağıma, özellikle personelin örgütlenme ve sendikalaşma hakkı önünde hiçbir engel ve güçlük çıkarmayacağıma, -Eğer bu taahhütlerimi yerine getirmez veya başkaca bir neden ile halkın çıkarlarına aykırı bir iş ve işlemin sorumluluğu bana ait olursa, halkın talebi üzerine derhal istifa edeceğime, namusum ve şerefim üzerine söz verir, iş bu taahhütnameyi imzam ile kabul ve beyan ederim. Adayın Talip olduğu görev: Adı soyadı-İmza

Halkın Sesi Gazetesi 75. sayı özel ekidir. 15 günlük Yaygın, süreli Türkçe yayındır. Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Umar Karatepe. Adres: Tomtom Mah. Örtmealtı Sk. 6/3 BEYOĞLU-İSTANBUL Tel: 0212 245 90 37 Basıldığı Yer:


Barınma Bülteni 3