Page 1

Ece’nin Hamilelik Günlüðü Ece Arar Emener

deneme


www.altkitap.com

deneme

Ece’nin Hamilelik Günlüðü Ece Arar Emener


altkitap - deneme 7

Ece’nin Hamilelik Günlüðü Ece Arar Emener Aralýk 2002 Yayýna Hazýrlayan: Tuba Akýncýlar Onmuþ Düzelti: Tuba Akýncýlar Onmuþ Tasarým: Faruk Ulay Tasarým Uygulama: Murat Gülsoy Kapaktaki Desen: Levent Gönenç © 2002 altkitap ve Ece Arar Emener Yapýtýn tüm yayýn haklarý saklýdýr. Tanýtým için yapýlacak kýsa alýntýlar dýþýnda yayýncýnýn izni olmaksýzýn hiçbir yolla çoðaltýlamaz. www.altkitap.com editor@altkitap.com


Yazar Hakkýnda Ece Arar Emener 1971 yýlýnda Bursa'da doðdu. Marmara Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danýþmanlýk bölümünü bitirdi. Ýngiltere'de Leeds Üniversitesi'nde iletiþim bilimleri üzerine yüksek lisans yaptý. Bir süre bir anaokulunda psikolojik danýþman olarak çalýþtýktan sonra 1994 yýlýnda Bursa Olay Gazetesi'ne muhabir olarak girdi. Burada özel haberler ve çeviriler de yaptýktan sonra 1996 yýlýnda gazetenin magazin ekinde köþe yazýlarý yazmaya baþladý. Ayný zamanda Olay FM'in kuruluþunda bulundu. Halen köþe yazýlarýný sürdürmekte ve Olay FM'in genel yayýn yönetmenliðini yürütmektedir. 1996 yýlýnda Abdi Ýpekçi Mektup Yarýþmasý'nda mansiyon, 1997 yýlýnda Yaþar Nabi Nayýr Gençlik Ödülleri'nde "dikkate deðer öykücü" ödülü kazandý. Yeni Biçem, Düþlem, Milliyet Sanat ve Varlýk dergilerinde öykü ve edebiyat eleþtirileri yayýmlanan Emener'in "Düþ Acýlarý" isminde yayýmlanmamýþ bir romaný, "Cam Öyküler" isminde yayýmlanmamýþ bir öykü kitabý vardýr. Evli ve Elvin'in annesidir.


i

Önsöz - Tuba Akýncýlar Onmuþ

Yüksek Sesle Hamilelik Tuba Akýncýlar Onmuþ

Hamilelik bir baþka alem. Bu alemde her þey bildiðimizden farklý. Örneðin dili baþka. Hamile kadýn daha önce bilmediði bir sürü sözcük öðreniyor ve o tuhaf sözcüklerle konuþmaya baþlýyor. Hamile bir kadýna "sucuklu yumurta yer misin" diyorsunuz. "Yok", diyor "malum, toksoplazmam negatif çýktý". Ya da "sinemaya gidelim mi" diyorsunuz. "Gelemem" diyor "üçlü tarama testinin sonuçlarýný almam lazým". Veya "ne düþünüyorsun kara kara" diyorsunuz, "acaba benimkinin lanugo tüyleri az mý olacak çok mu" diyor. Ve zaman baþka türlü iþliyor. Artýk günlerle, aylarla deðil, ille de haftalarla ölçülüyor. Ve her hafta bir zafer hissiyle bitiriliyor. Hiçbir hafta bir öncekine benzemiyor ve sanki o 7 güne olaðandan daha büyük deðiþiklikler sýðýyor. Hamilelerin dünyasýnda yer çekimi de elbet baþka. Bir defa zamanla giderek artýyor, göbek deliði uzay içinde öne doðru yol aldýkça ve kadýnýn uzay içinde kapladýðý alan arttýkça, yerçekimi acýmasýzlaþýyor.

Ama

bir

yandan

da

algýlar

deðiþiyor

ve

yerçekimindeki bu artýþý telafi ediyor. Örneðin dýþ görünüþ önemsizleþiyor. Ve yiyecekler de nedense bir baþka görünüyor. Sanki elmalar daha kýrmýzý, ve muzlu süt daha lezzetli, ve balýk daha bir fena kokuyor.


ii

Önsöz - Tuba Akýncýlar Onmuþ

Hamilelik dünyasý bir yandan da bir çeþit zamanda yolculuk. Bir yandan geçmiþe, kendi çocukluðuna dönüþ, bebe bisküisinin tadýna, anneyle sarmaþ dolaþ öðle uykularýna... Bir yandan da geleceðe yolculuk, karnýnýn yüzeyinden fýrlayan dirseði okþarken deliler gibi yüzünün, ellerinin hele de kokusunun nasýl olacaðýnýn hayal edildiði, ve sevdiði erkeðin nasýl bir baba olacaðýnýn... Bu alemde bütün görüntüler doðacak olanýn filtresinden geçiyor. Arkadaþlar bir kere de anneliðin, babalýðýn meydan okumalarýna nasýl karþýlýk verdikleriyle, anneler, babalar nasýl büyükanne büyükbaba olacaklarýyla,

evler,

bahçeler,

meslekler

çocuklu

hayata

uygunluklarýyla deðerlendiriliyorlar. "Ece'nin Hamilelik Günlüðü" iþte bütün bunlarý anlatýyor. Hamilelik sanki haddinden fazla uzun süren bir geçiþ, bir ara. Bir öncekinin bittiði ama bir sonrakinin henüz baþlamadýðý, giderek aðýrlaþan bedenlerle, giderek tuhaflaþan rüyalarla dakika dakika tüketilen, anneyi çocuðuna götüren dokuz buçuk ay. Ve biz hamileliðin pek yüksek sesle söylenmemesi gerektiðine inanýlan bir toplumda yaþýyoruz. Ece Arar Emener otuzlu yaþlarýnda bir gazeteci. Bir bebeði olmasýný artýk istediðine karar verdiði, dünyayý o mercekten görmeye baþladýðý andan itibaren gördüklerini, yaþadýklarýný bizimle paylaþýyor. Çocuksuz bir kadýndan, önce çocuk isteyen bir kadýna ve sonra çocuk bekleyen bir kadýna nasýl dönüþtüðünü yazýyor. Hamilelik alemini bazen bizi güldürerek, kimi zaman endiþelendirerek, ama en önemlisi yüksek sesle anlatýyor. Bilinmeyenle karþýlaþtýðýnda benzerlerine sýðýnmak isteyenlere kendini açýyor. Bunun için Türkiye'de yaþayan bir buçuk milyon hamile kadýn ona minnetar. Çünkü kaydetmek, kaydedilenleri paylaþmak görünür olmanýn en önemli silahý. Biz de ona, görünmeyi seçtiði için, her türlü kadýnlýk durumunun görünür olacaðý günler adýna bize umut verdiði için minnettarýz.


1

1. Bölüm Hamileliðe Hazýrlýk 1 Mart - 11 Eylül 2001


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

2

1 Mart 2001 Karar verdik, bir bebeðimiz olacak, adý da belli Elvin. Kýz da olsa erkek de olsa Elvin. Bebek adlarýyla ilgili bir site var, harflerin bir araya geliþlerinden kiþilik analizleri yapýyorlar, benim adým beni anlatýyor, kocamýnki týpký o, yýllardýr düþlediðim Elfe isimli çocuk ise o siteye rastladýðým andan beri yok! Çünkü Elfe o kadar zýt, ters, hayattan kopuk bir karaktermiþ ki, Kýþ Ýkindisinin Evinde'yi yazan Kürþat Baþar'ý tebrik etmek lazým. Oradaki Elfe çok kýrýlgan bir kiþilikti, koþarak gidip sarýlýp "Geçecek bütün bunlar" diye avutmak istediðim bir çocuktu. Elfe 'bu dünyadan olmayan yetenekli yaratýk' demek, Alf'in hem Türkçe, hem de kýzlara uyarlanmýþ hâli yani... Neyse, vazgeçtik biz de, sorunlu bir evlât istemiyoruz çünkü. Elvin'e de önce bir magazin ekinde rastladým. Akýllý, güzel, ne yaptýðýný bilen genç bir kýz kariyer.net diye bir sitede editörlük yapýyordu, gülümsemesine bakýlýrsa hayatla barýþýk. Durur muyum, internetten hemen meþhur olmuþ diðer Elvin'leri buldum; profesörler, yazarlar, kadýnlar, erkekler, bir de çoðunluðu müzisyen olan ve blues'a merak salmýþ Alvin isimli adamlar, aya ilk çýkan astronotlardan biri ve de Cosby ailesinde Bill Cosby'nin þirin damadý. Ýsimden karakter analizi yapan sitede de pek ýlýmlý, barýþçýl, baþarýlý bir isim olarak yer alýyor Elvin. Kimileri biliyorum ki çocuk doðduktan sonra bile kararsýzlar, ya da hiç öyle ciddi boyutlarda önemsememiþler isim iþini. Ben ve kocam mý abartýyoruz bilemem. Þimdilerde Elvin aþaðý, Elvin yukarý, evin içinde doðmamýþ, hatta þimdilik var olmayan çocuðumuzla ilgili bin türlü konuþma... Romantik olmayabilir belki ama Elvin'in ne zaman doðacaðýný kararlaþtýrdýk, güzeller güzeli bir ay olan mayýsta dünyaya gelmesini istiyoruz. Kýþýn doðup da üþümesin ve ben de güzel bir yaz geçirdikten sonra hamileliðin zorluklarýyla tanýþayým diye. Gerçi hiç problemsiz


3

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

hamileler de gördüm, hamile olduklarýný yalnýzca birileri ona 'sen hamilesin' dedikleri için bilenler, 'hadi doðuruyorsun artýk' dediklerinde hastaneye

gidenler..

Kimse

nasýl

bir

hamilelik

geçireceðini

kestiremiyor, belki annenizin size hamileykenki durumunu öðrenip bir iki varsayýmda bulunabilirsiniz ama o kadar. Bu durumda, yolda giderken yanýndan geçtiði dükkânlardan gelen tüm kokularda midesi bulanýp kusan ve yedi aylýkken beni doðuran annemi düþününce biraz karamsar olmam lazým, ama ne gezer. Herhalde annelik içgüdüsü beni artýk geri dönülemez bir þekilde yakaladý ki, çok sevimli bir masala baþlýyormuþ gibi hissediyorum yalnýzca. Evleneli henüz bir iki ay olmasýna karþýn bütün akrabalar sizi yakalayýp kýsýk sesle sorarlar, 'Ne zaman hamile kalacaksýn?'... Ben herkese 'Durun bir bakalým, daha bir yýl bile olmadý evleneli' deyip tüm sorularý geçiþtiriyorum. Nasýl bir hazdýr 'evet, hamileyim' yanýtýný duymak bilemem, þimdiye kadar kimseye gizli gizli böyle bir soru sormuþluðum yok. Bir de doðrudan konuya girip 'E hadi artýk' diyerek sizi hafif yollu azarlayanlar da var, o konuya hiç girmeyelim. Þimdilerde, ekonomik kriz yüzünden "bu devirde çocuk mu yapýlýr" demeler daha da gündemde ama ne zaman sokaða çýksam bebek arabalarýyla dolu bir dünya var dýþarýda. Bora, Ata, Emir benim bildiðim en yeni çocuklar... Belki de algýda seçicilik: neyle ilgiliyseniz onu görürsünüz, benim de bebek arabalarý ya da kucaklarda rastladýðým çocuklar bundan. Doktorum haziranda bir kontrol daha yaparýz, tüm testlerin þimdiki gibi çýkarsa temmuzda hamile kalýrsýn, mayýsta da dilediðin gibi çocuðunu doðurursun diyor. Ýþte en önemli noktalardan birine geldik, doktor seçimi: size þefkatle yaklaþýp, en önemli sorunu bile hiçbir þey yokmuþ gibi algýlamanýza yol açmalarý çok önemli. Benimki en doðru tespit ile tam bir Noel Baba, hem fiziki hem de ruhsal yapýsý öyle. Biraz daha uzun konuþabilsek 'Ho Ho Ho' da diyeceðinden ya da ameliyathaneden

kýrmýzý

bir

torbayla

çýkýp

içinden

Elvin'i

çýkaracaðýndan eminim. Olmayan birinden söz etmek, Elvin'i anlatmak tuhaf. Anlatmaya deðer bulmaksa heyecan verici. Þimdiden bekliyoruz, keyifle, heyecanla.


4

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

10 Nisan 2001 Hamile kalmayý plânladýysam, kendimi buna hazýr hissediyorsam zamanýn ne önemi var? Þimdi kafamýzý kurcalayan sorun bu: neyi, niye bekliyoruz? Þimdi aklýma babam geliyor; beni deliler gibi þýmartan, "size aldýðým balonlarýn parasýyla küçük bir yatýrým mutlaka yapabilirdik" diyen babam. Bir gün hastalanmýþtým, yüzümde kýrmýzý benekler vardý, evde oturmuþ babamýn bana o akþam ne armaðan getireceðini düþünüyordum. Her zamanki gibi, kapý çalýnca ayný koltuðun arkasýna saklandým. Babam her zamanki gibi

'aaa benim kýzým nerede'

oyununu oynadý, beni bulunduðum yerden çýkardý ve kocaman mavi bir bavulu salonun ortasýna koydu. 'Bu ne?' dedim; içinin oyuncakla dolu olduðunu, içlerinden birini seçebileceðimi söyledi. Daha önce böylesi bir durumla karþý karþýya kalmamýþtým. Oyuncak ya alýnýr ya da alýnmazdý, asla onlarcasý arasýndan seçim yapýlmazdý. O günkü kararým hayatýmýn sanýrým ilk önemli kararý, ilk dersiydi. Bavulu açtým, içinden sahip olmak isteðim onlarca bebek, tren, lego çýktý. Karar veremiyor, hepsini istiyordum. Babam kararlýydý, bir þeyi seçmek ve ötekilere elvedâ demek zorundaydým. Zorlukla bir bebekte karar kaldým, þimdi nasýl bir þey olduðunu hiç anýmsayamadýðým. Sonra kendimi kýpkýrmýzý kýzamýk þekerlerine vurdum. Ýþte ben biraz da bana neler olduðunu anýmsayabilmek için istiyorum çocuk sahibi olmayý. Babamýn neler yaptýðýný, bir çocukla neler konuþtuðunu, paylaþtýðýný yeniden görmek için. Bütün hamilelik boyunca günlük tutmayý kararlaþtýrmýþtým, hatta öncesini de yazayým demiþtim çünkü anýmsadýðým kadarýyla bunu yapan kimse olmamýþtý. Ýlk sayfalarý yazdýktan sonra beþ buçuk aylýk hamile Ayça Þen ile yapýlmýþ bir röportaja rastladým, hamilelik dönemini sonradan yazacak mýsýn diye soruyorlardý. Ayça; hayýr ama birinin bu dönemleri yazmýþ olmasýna ihtiyaç duydum, kim neyi nasýl yaþamýþ, benim hissettiklerimi hissetmiþ mi bilmek istedim diyordu. Hah, dedim okuyunca, galiba doðru yoldayým. Doðru yolun belki de yanlýþ bir sapaðýndayým. Çünkü kimin bunlarý okumak isteyeceðini henüz bilmiyorum. Baþka insanlar gibi aslýnda hiçbir þeyi tam olarak bilmiyorum, þimdilerde bu kadar kararsýzsam hamileyken nasýl olacaðýmý ise hiç kestiremiyorum.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

5

Tuhaf bir þekilde neye yarayacaðýný bilmediðim hesaplamalarým var. "Ýki regl dönemi kaldý" gibi. Bu bilgiye niye böyle tutunduðumu bilmiyorum, belki de iþin ciddiyetini anlamaya, silkinip kendime gelmeye çalýþýyorumdur. Her zaman konuþulan yeni düzenlemeler var, erkeklere de doðum izni verilmesi örneðin. Çok yerinde bir karar. Ben çocuðum doðduðunda yalnýz baþýma olmak istemiyorum, kocam aklý yeni doðmuþ bebeðindeyken iþe gitmek istemiyor. Çünkü bebekler asla bebek kalmýyor, hemen yürüyor, hemen konuþuyor, sonra koþmaya baþlýyorlar. Kim bütün bunlarý bile bile kaçýrmak ister ki? Bizim hayâlimiz bu gri kentten uzaklaþmak. Güneyde, ülkenin o baþka ucunda portakal kokularý arasýnda hamaklara yatýp kitaplar okuyacaðýz. Pembe yanaklý, köyün okuluna giden mutlu bir çocuk istiyoruz. Okuldan gelince olduðu yere çöküp ders çalýþmayý sürdüren bir çocuk yerine çantasýný atýp dünyayý avucuna almaya çalýþan, denize giren, güneþle ýsýnan, kendi bahçesinden domatesler koparýp yiyen bir çocuk. Mutluluk nedir ki? Bütün bu okullarý bitiriþimiz, bir iþ bulup kendimizi sonu gelmeyecek gibi görünen bir karmaþanýn içine atýþýmýz sýrf bu yüzden deðil mi? Sonunda elde etmeyi plânladýðýmýz þey hep bu deðil miydi? Para biriktirmek, genç yaþta emekli olmak, denizin kýyýsýna, doðanýn davetkâr kucaðýna kendimizi atmak ve yaþama yeniden baþlamak... Bütün bunlarý istiyoruz ama gerçekleþtirmemiz hangi zamaný bulacak bilmiyorum. Bana kalsa bütün eþyalarýmý toplar ve yola çýkarým. Hayatýmýzýn geri kalanýnda, tüm zamanýmý yazarak geçireceðimi söyleyen bir eþim var. O da insanýn ömrüne ömür kattýðý söylenen bahçe iþleriyle ilgilenecek, balýk tutacak. Bütün bunlarý yapmak için hazýrda bir paramýz bulunmasý gerektiðini biliyoruz ki, henüz bu sorunla ilgili bir ilerleme kaydedebilmiþ deðiliz. Gözlerinizi kapadýðýnýzda görmek isteyeceðiniz türden bir düþ bu: saðlýklý, mutlu çocuklar bahçede koþturuyorlar. Verandada elinizde buzlu içeceðiniz kýsýk sesli bir müziðe eþlik ediyorsunuz. Kocanýz çocuklarla yerlerde yuvarlanýyor, güneþ hiç olmadýðý kadar güzel batýyor. Tüketim çýlgýnlýðýna son, gereksinim duyulmayan hiçbir þey satýn almýyorsunuz, o yazýn modasý terlikler artýk çok uzak bir dünyaya ait bir görüntü.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

6

Herkesten ayný performansý bekleyemezsiniz tabi. Böylesi bir hayattan bahsedildiðinde irkilen ve ben asla büyük kentlerden, karmaþadan kopamam diyen insanlar da var. Eh, onlarýn bileceði iþ. Eskiden her þeyi býrakýp tümüyle yazý yazmaya baþlayacaðým yaþý otuz beþ olarak belirlemiþtim. Otuz beþte her þey düzene girmiþ olacaktý, her gün erken kalkmak zorunda kalmayacak, gecenin içinde yalnýz, sessiz kalabilecektim. Þimdi otuz beþ çok yakýn görünüyor gözüme. Peki yýllar sonra, her þey için geç mi olacak? 11 Nisan 2001 Kadýnlarda en çok görülen kanser türleri göðüs ve rahim kanserleriymiþ, kadýnlar mutlaka ve mutlaka "smear" testi yaptýrmalý, mamografi çektirmeliymiþ. Smear testi hiç ihmal etmediðim bir þey ama mamografiyi henüz bir kez bile yaptýrmamýþ olmam kafamý kurcalamaya baþladý. Arkadaþlarýmdan biri, benimkiler küçük olduðundan, dokundum mu ne var ne yok kendim test edebiliyorum diyor. Reyhan da hamile olmadan önce bir check-up yaptýrsan diyor, anlaþýlan bugünkü konumuz saðlýk. Reyhan yedi yýl önce çocuðu doðar doðmaz taktýrdýðý spiralini hâlâ çýkarttýrmadýðý için ona kýzýp duruyoruz, her günün vazgeçilmez konularýndan biri bu; Reyhan'ýn spirali... Diyor ki param yok. Biz o zaman daha çok kýzýyoruz, yanlýþ anýmsamýyorsam hafta sonu Assos'a kaçan sen deðildin galiba diyor içimizden biri... Korktuðunu söylüyor, her þey için ya çok geçse? Ya rahim aðzýnda bir sorun varsa, ya þöyleyse ya böyleyse... Bugün dayanamayýp onun adýna Aile Plânlama'yý aradýk. Ülkemizde iyi þeylerin de olduðunun kanýtý Aile Plânlama: sembolik bir ücret karþýlýðýnda spirali çýkartýp yenisini takýyorlarmýþ. Reyhan adýna randevu aldýk, iki gün sonra gidecek. Bu giriþimle birlikte gelecek haftadan itibaren baþka bir konu konuþuyor olacaðýz... Nasýl çýkardýlar, nasýl taktýlar, acýdý mý, ne dediler, sana kýzdýlar mý, ne kadar kalacakmýþ yeni spiral falan filan. Yirmi yýllýk arkadaþým Ýdil geçtiðimiz hafta bugün Bora'yý doðurdu. Onu aradýðýmda öðleden sonraydý. Narkozun etkisiyle tane tane konuþuyordu. Zaman bizi ayrý yerlere sürüklediðinden aramýzda saçma bir diyalog geliþti. Nasýlsýn, iyiyim. Bora'nýn saðlýðý nasýl, çok iyi.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

7

Hakan nasýl, heyecanlý. Ýdil'in gözleri masmavi olduðundan biraz daha kiþisel bir soru, gözleri ne renk? Bilmem, daha açmadý. Umarým seninkiler gibi olur. Bilmem doðduklarýnda hepsinin gözleri renkli oluyor biliyorsun, sonradan ne olacaðýný kimse bilemez. Haklýsýn, ne derler, saðlýklý, mutlu bir hayatý olsun Bora'nýn. Teþekkür ederim. Ne zaman eve gideceksin, cumartesi. Ýyi, ben seni pazar günü evden ararým. Tamam. Hoþça kal. Hoþça kal. Bunlarý konuþurken pazarýn içinde kocamla yürüyor, arpacýk soðanlara, þeri domateslere bakýyoruz, ben elimle iþaret ediyorum, kocam bu mu þu mu diye gösteriyor. Sonradan düþünüldüðünde acýklý bir hâl. Ne de olsa Ýdil'e rüyâlarýmýzý paylaþmýþtýk. Büyüyecek, hep birbirimize yakýn kalacaktýk. Ayný sýralarda otururken nice plâtonik aþklar yaþamýþ, nice aðlamaklý ya da neþeli anlar geçirmiþtik. Ayný sýnýfta, ayný sýralarda oturur yine de birbirimize yazýlar yazardýk, Ýdil bütün mektuplarýnýn sonunu "ben yine destan yazdým galiba" diye bitirirdi. Sonra ayný þehrin ayrý üniversitelerini kazandýk. Birlikte dört koca yýl ayný evi paylaþtýk. Onca yýl her þeyi paylaþýrken þimdi insan hayatýnýn en önemli anlarýndan birinde arpacýk soðanlarýný iþaret ederek kýsa tümcelerle bu aný geçiþtirmek, sözcükleri seçememek, ne diyeceðini bilememek biraz tuhaf. Ah, bir de Ayda'nýn oðlu Ata'nýn mevlidi. Oraya geçen hafta iþten çýkar çýkmaz gittim. Elli altmýþ kiþi vardý içeride. Ayda benim en eski arkadaþlarýmdan bir tanesi. Orada baþýný örtmek üzere örtüsü olmayan ve evden kendi terliklerini getirmemiþ ve ortalýkta çoraplarýyla dolaþan tek kiþi bendim. Ayda yatak odasýnda beyaz saten gecelikler içinde bir kraliçe gibi yatýyordu. Ata uyukluyor, Ayda kýpkýrmýzý ojeler sürdüðü týrnaklarýyla bir piyesin en heyecanlý bölümünü oynayan bir oyuncu gibi gelenlere gülümsüyor, herkese lâf yetiþtirmeye çalýþýyordu. Yataðýn kenarýndaki sandalyelerden birine iliþtim. Dua sesleri içerden yükseldiðinde yatak odasýndakilerle birlikte avuçlarýmý açtým, onlarý izleyerek sabýrla oturdum. Ayda'nýn tam ayak ucunda saten, þeker biçiminde bir yastýk vardý. Yaþlý bir teyze yaklaþarak onu tebrik etti, demek kýrk gün olmuþtu Ata doðalý... Ayda yeni âdetten söz etti. Artýk kýrk gün beklemek gerekmiyordu mevlit yapmak için, yirmi gece ve yirmi günü gören bir bebek için en uygun cuma gününün seçilmesi


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

8

yeterliydi. Tesadüf o ki, o gün yaðmur da yaðýyordu, bu da iyiye iþaretti. Yaþlý kadýn ve ben böylelikle Ata'nýn nasýl olup da göz açýp kapayýncaya kadar kýrk günlük olduðuna þaþýrmayý býraktýk. Mevlide giderken iþtekiler örtün var mý, ne aldýn, gidince tavuklu pilav olur, burada bir þey yeme öðlen, yemek iyi deðil demiþlerdi. Bütün bu bilgileri merakla dinlediysem de hiçbir anlam verememiþtim. Tavuklu pilav olacaðýný nereden biliyorlardý, daha önce bir iki kere katýldýðým mevlitlerde örtü ev sahibi tarafýndan verilmiþti ve evet bir armaðan almýþtým. Üzerinde bir bebek resmi olan manyetik bir fotoðraf albümü. Ayda'ya uygun bir zamanda armaðaný uzattým. Altýnlara yüz vermemiþti ama heyecanla kýrmýzý kaplý pakete sarýldý, ne aldýn? Açýnca da çok sevindi, bu hep lâzým olan bir þey dedi. Ýçimden eh dedim, en azýndan bir þeyi doðru yapmayý baþarmýþtým. Etli bir pilav geldi, bütün kadýnlar koþturup duruyor, mutfaktan evin içine karýnca gibi daðýlan diðerlerine tabak yetiþtirmeye çalýþýyorlardý. Siz aldýnýz mý, siz görümcesi misiniz, ayran vereyim mi, bittiyse mutfaða götüreyim, size zahmet olmasýn, sigara içebileceðimiz bir yer var mý, telefonunuz çalýyor galiba, Ata sizce kime benziyor, resim kursuna mý gidiyorsunuz, neredekine, jimnastik mi, aylýk ücreti ne kadar, hayýr ben tenis oynuyorum yýllardýr, formumu böyle koruyorum, jimnastik salonuna gitmeyi hiç düþünmüyorum. Sonra þerbetler, sonra tatlýlar. Birden evin içi havasýzlaþtýðýndaysa gitme vakti. Yeni moda, çocuðun cinsiyetine göre seçilmiþ olan çikolatalar tepsiyle o anda evde bulunan en küçük çocuk tarafýndan ikram ediliyor. Mavi bir jelatinin üstünde küçük bir erkek çocuk figürü. Ayda yattýðý yerden öpücük yolluyor, eve ulaþmam bir dakikayý alacak... 13 Nisan 2001 Reyhan spiralini çýkarttýrmak ve yenisini taktýrmak için sabah erken saatlerde Aile Plânlama'nýn yolunu tutmuþ. "Bana hiç benzemeyen kadýnlarla doluydu içerisi" diyor. Doðum yapacaklar, muayene olacaklar, falan filan... Yaklaþýk bir saat sonra onu içeri almýþlar, "Haným, üstündekileri çýkar ve þunu giy" demiþler. Reyhan, "Birincisi, bana haným demeyi býrakýn, ikincisi yüzlerce kiþinin giydiði o þeyi giymem" demiþ.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

9

Biz burada herkese haným diye hitap ederiz... Olsun, bana ya Reyhan deyin ya da hanýmefendi. Haným haným, derhal o üstündekileri çýkar ve þunu giy... Reyhan'ýn sinirleri bozulmuþ, kusmak üzereymiþ, þekerli bir su içirmiþler. Rahimi dýþarý çekerek, acýlý bir yolla içinden spirali çýkarmýþlar önce. Sonra rahim dýþarýda dururken arkalarýný dönüp kendi aralarýnda sohbete baþlamýþlar. Reyhan acýyla kývranýrken tepesi attýðýndan, "Derhal aranýzdaki sohbeti kesin ve yeni spirali takýn" diye hemþirelere baðýrmaya baþlamýþ. Hemþireler ona biraz beklemesini söyleyip tekrar arkalarýný dönünce, bizimki sesini biraz daha yükseltmiþ, Eðer þu anda dönüp o spirali takmazsanýz, hepinizi doktorlara þikayet edeceðim... Þimdi aðrýlý sýzýlý dinleniyor, uyukluyor. "Neyse" diyor, en azýndan rahmim bu dünyayý gördü". Dýþarý çýkmýþ bir rahmi düþünmek bile istemiyorum. 17 Nisan 2001 O kadar çok uykum var ki; þimdi küçük bir bebeðim olsa ve ona bakmak zorunda olsam neler olurdu hayâl bile edemiyorum. Parmaklarýmý bile kýpýrdatacak durumda deðilim. Ýþteyim, eve gitmek için henüz çok erken ve eðer gidecek bile olsam arabanýn kontaðýný çevirmeye bile gücüm yok. Sanýrým hasta oluyorum ya da hastayým. Gözlerimi kapamak ve saatlerce yataktan çýkmadan uykulara dalmak, uyanmak ve tekrar uyumak istiyorum. Çalar saatsiz bir dünyaya gereksinimim var. Bu sabah Güneri Civaoðlu'nu dinliyordum radyoda. Hafta sonu Paris'teymiþ ve televizyon izlemiþ. Tanrým, televizyon izlemek için Paris'e, hem de sýrf hafta sonu için giden adamlar var... Neyse. Bir programa denk gelmiþ, yaþlýca bir kadýn hayatý boyunca yaþadýðý tüm seks deneyimlerini bir bir, isimler de kullanarak anlattýðý kitabýyla Fransa'da gündemdeymiþ. Çocuklarýnýz ne diyecek sorusuna, nasýl olsa onlar da ileride buna benzer deneyimler yaþayacaklar demiþ. Ya kocanýz diye sorulduðundaysa o kendini kitaptan ayrý bir yerde tutuyor, bana saygý duyuyor demiþ. Bir an düþündüm. Ben ne yapýyorum, buna benzer bir þey mi, çok özel þeyler mi anlatýyorum, yalnýzca bende saklý


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

10

kalmasý mý gerekiyor yazdýklarýmýn? Etik nedir, nerede baþlar, nerede biter... Güneri Civaoðlu bu küçük hikayeyi nasýl bitirdi anýmsamýyorum. Ben zaten yorum yapmak üzere konuþanlarýn anlattýklarýný nasýl toparladýklarýný hiçbir zaman anýmsamýyorum. 25 Nisan 2001 Derviþin fikri neyse zikri de odur ya, bebeklerle dolu rüyalarýmýn start almasý bundan olmalý. Uykumda kenti tepeden gören bir kafeteryadaydým, dolambaçlý, dar yollardan arabayla geçerek oraya ulaþýyor, neden daha önce oraya hiç gitmediðime de hayýflanýyorum. Mavi halýfleks döþeli sýradan bir okul kafeteryasý ama manzara harika! Bir odada genç hemþireler çocuk bakýmýný öðretiyorlar. Merak edip giriyorum. Hemen bir çocuk doðuruyorum öðrenebilmek için. Kopkoyu tenli, lâcivert gözlü, ufacýk bir kýz bebek! Kucaðýma alýyorum, onu çirkin buluyorum ama hemþirelerin her dediðini uyguluyorum, þöyle tut, þöyle meme ver falan...Tam öðrenemediðime kanaat getirip yeni bir tane daha doðuruyorum, bir öncekine çok benzer bir çocuk. Ayný þeyleri tekrar yapýyorum. Hemþireler ip atlýyorlar boþluklarda. Kendi kendime "annem, babam, kocam bundan hiç hoþlanmayacaklar, çok tuhaf bir yer burasý" diyorum. Sonra herhalde cesaretimi toplamýþ ve her þeyi öðrendiðime inanmýþ olacaðým ki son ve gerçek çocuðumu doðuruyorum. Yine küçük ve koyu tenli bir çocuk, bir kýz çocuðu, diðer doðurduklarýmdan daha güzel, sanki deneye deneye en güzelini bulmuþ gibiyim. Ýçimde bir rahatlama, doðurmuþ olmanýn keyfiyle oradan ayrýlýyorum. Aðabeyim çocuðun adýný ne koyduðumu soruyor, Banu Bora diyorum, kýzýyor. "Öyle bir isim koymuþsun ki tam geleceðin ciks çocuklarýndan biri, karaktersizin teki olacak" diyor, üzülüyorum. 27 Nisan 2001 Yazýn yaklaþmasý komik diyaloglara neden oluyor, hep birlikte son beþ altý yýlý birlikte geçirdiðim iþ arkadaþlarýmdan biri "Yaza hazýr mýsýnýz?" diye baþlayan reklâmý her duyduðunda "Hayýr!" diye baðýrýyor, "þiþmaným ve mayom yok...". Bir diðeri hep birlikte havuza gitme fikri ortaya atýldýðýnda ayný tepkiyi veriyor, "gidemeyiz, çünkü hepimiz çok þiþmanýz...". Bu diyaloglar bu iþyerinde bundan birkaç yýl


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

11

önce yapýlmýyordu, hepimiz gerçekten de daha zayýftýk. Þimdilerde otuzlu yýllarýmýzýn baþýnda, eskisine oranla daha kilolu bedenlerin içindeyiz. Gazetede okuduðuma göre Türkiye dünyanýn en þiþman altýncý ülkesiymiþ. 29 Nisan 2001 Hafta sonu Ayda'ya gittim, televizyonun karþýsýndaydý, maymunlu bir diziye anlamsýzca baktýk birlikte. "Artýk evin içinde sigara içilmiyor" dedi. Güzel bir cappucino eþliðinde balkonda birer sigara içip Ata'nýn yanýna döndük. Ata görmeyeli büyümüþ, kaþlarýný çatýyor sürekli, bir de küçük eldivenlerin kapattýðý ellerini karate yaparmýþ gibi saða sola savuruyor, iþte iki aylýk bir çocuðun hâlleri. Ayda bir sessizlik anýnda "kitap gibi çocuk" dedi Ata için, niye diye sordum. 52 santim ve 3 kilo 150 gram doðmuþ, bu da tam standartlarda bir durummuþ. Eskiden olsa hiçbir anneye sormayacaðým sorular sordum Ayda'ya, kaç kilo aldý, geceleri çok mu uyanýyor, çok aðlýyor mu, sen kendini nasýl hissediyorsun, hiç dýþarý çýkýyor musun, iþe ne zaman gideceksin... Günde otuz gram almasý gerekiyormuþ bebeklerin, altý saatlik kesintisiz bir uykuya gereksinimi varmýþ Ayda'nýn, eski uzun uykular artýk bir hayâlmiþ, ama yine de piþman deðilmiþ, yalnýzca altý saatlik bir uyku uyuyabilmek istiyormuþ, dýþarý haftanýn üç günü yalnýzca birer saatliðine, cimnastik yapmak ve eski formuna dönmek için çýkýyormuþ, bir de Ata'yý doktora götürmek için. Ýþe uzun bir süre gitmeyi düþünmüyormuþ. "Hep evde olmak insaný tuhaf yapýyor, kendine yabancýlaþýyorsun" diyor Ayda, "sürekli televizyon izliyor ve meme veriyorum. Göðüsler de artýk eski anlamýný yitirdi. Eskiden olsa herkesin ortasýnda böyle bir eylem yapman mümkün deðilken þimdi orada burada þak diye bir göðsünü açýveriyorsun, göðüslerin artýk baþka bir fonksiyonu var..." Sonra birlikte Ata'nýn nüfus cüzdanýna baktýk, yepyeni, gýcýr gýcýr, hiç kullanýlmamýþ. Ayda "böyle betimlenmesi tuhaf" diyor, hastaneden verilen kaðýtta; ".... tarihinde canlý olarak doðan ....." yazýyormuþ. Canlý ve ölü bebekler..


12

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

30 Nisan 2001 Bugün dokunmamam tembihlenmiþ bir eþyayý yitirmiþ ve günün kalan kýsmýnda bu piþmanlýkla, caný oyun oynamak bile istemeyecek bir çocuk gibiyim, iþe giriþ kartým kayýp. Nerede, nasýl bir bilsem, geriye dönebilsem, onu anahtarlýðýmdan çýkarýr cüzdanýmýn en harikulâde köþesine yerleþtirirdim. Aðladým, aðlayacaðým, güneþli bir güne yakýþmayacak kadar abartýlý bir hüzünlü ruh hâlindeyim. Þimdi týpký bir çocuk gibi kime gidip "Ýstemeden oldu, istemeden oldu, istemeden oldu" diyebilirim? 1 Mayýs 2001 Gazetelerde bebeklerle ilgili küçük haberler. Okuyorum ama henüz bir anne ya da anne adayý olmadýðýmdan ne okuduklarýmý iyi anlayabiliyorum ne de aklýmda tutabiliyorum. Bugün baktým ki; kendi kendime bu soruna bir çare üretmiþim. Farkýnda olmadan küçük bir kupürü kesip masama koymuþum... Þöyle ki; bebekler artýk neredeyse emeklemeden yürüme dönemine geçiyorlarmýþ. Yüz üstü yatan bebekler çevrelerini görmek amacýyla ellerini ve kollarýný hareket ettirmeleri yüzünden daha sonra emekliyorlarmýþ. Sýrt üstü yatan bebekler ise çevrelerini rahatlýkla gördüklerinden emekleme zahmetine girmiyor ve yürüme dönemi olan 11 ve 12. aylar geldiðinde direkt yürümeye baþlýyorlarmýþ, bu yüzden de

bebeklerimizi

mümkün

olduðunca

sýrt

üstü

yatýrmamýz

gerekiyormuþ.... Dün de bir filmde izledim; bebekler yukarýdan aþaðýya doðru usul usul sallanmayý severlermiþ, yana doðru sallayarak uyutmak onlarý sadece sinirlendirirmiþ. 2 Mayýs 2001 Ünlü hamile kadýnlarýn hepsinde bir Demi Moore pozu: hamileyim, kocaman bir göbeðim var ama hâlâ güzelim ve kendimi böyle de seviyorum hâli. Bugün Merve Ýldeniz'in de böyle bir fotoðrafý var gazetede. Pek narin bir yapýsý olduðundan ve hamile kalýþýnýn üstünden yalnýzca üç buçuk ay geçtiðinden biraz fazla yemiþ de karný þiþmiþ gibi duran Ýldeniz'in kendisi de eminim bu fotoðraflarý saçma bulmuþtur.


13

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

Ama nasýl güzel ve dobra dobra anlatmýþ hamile kalýþ öyküsünü; "Bodrum'da bir arsa satýn almýþtýk, onu kutluyorduk. Kutlamayý biraz fazla kaçýrmýþýz..." Herkesin bir öyküsü olmalý. 3 Mayýs 2001 Dün babamla konuþuyorduk, "Hadi" dedim, "check-up yaptýralým". O yýllardýr hiç aksatmadan kontrolden geçer, "Tabi" dedi, "ama nereden çýktý birden bire sende bu fikir?".. Haziranýn on beþinde doktor kontrolümün olduðunu ve onun ertesinde de hamile kalmayý plânladýðýmý söyledim. "Eh, geç bile kaldýn" dedi, þaþýrdým, babama göre haziranýn on beþine kadar çok zaman var, bazen düþünüyorum o mu yedi aylýk doðmuþ ben mi? Zamanýn böylesine akýp geçmesi, sürekli balon ya da çikolata almasýný istediðiniz babanýza günün birinde gidip hamile kalmak istediðinizi söylemeniz tuhaf. Ýnternette aradým taradým, hamile kadýnlar pek günlük tutmamýþlar; bir kadýnýn her aya bir paragraf ayýrdýðý bir günlükle, bebeði doðduktan sonra bir süreliðine yazmýþ olan iki kadýna rastladým. Bunun yanýnda; eðer hamile ve günlük sözcüklerini birlikte ararsanýz suni yoldan döllenen ineklerle ilgili birçok metin bulabiliyorsunuz. Yine de, her ne olursa olsun internet harika bir bilgi kaynaðý olmayý sürdürüyor. Bir sürü hamilelik ve bebek sitesine rastladým, son âdet tarihinizin ilk gününe

bakarak

size

bebeðinizin

ne

zaman

doðacaðýný

hesaplayabiliyorlar. Benim tahmini hamile kalýþýma göre bebeðimizin doðum tarihi 26 mart 2001'den sonraki herhangi bir gün olabilir. Ýþte günün küçük haberi; meme emerken aþý yapýlan bebeklerin acýyý hissetmedikleri belirlenmiþ! Baltimore'daki Maryland Hastanesi anne ve bebek saðlýðý uzmanlarý meme emerken enjeksiyonla ilaç verilen bebekleri incelemiþ. Bebekler bu durumda annelerine daha fazla sarýlýyorlarmýþ ancak acý çektiklerini gösteren hiçbir iþaret veya tepki vermiyorlarmýþ. Bu durumda bebeðimi aþýya götürdüðümde caný nasýl da acýyor kim bilir diye endiþelenmeyeceðim, bir saniye bekler misiniz diyerek, bu yararlý bilginin kanatlarý altýna sýðýnacaðým...


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

14

7 Mayýs 2001 Hafta sonumu internet baþýnda, hamile günlükleri arayarak geçirdim. Türkçe böyle bir kitap yok, Ýngilizce ise topu topu on beþ kitap. Genellikle genç yaþta hamile kalmýþ kadýnlarýn günlükleri yayýnlanmýþ -ki bu gençleri bilinçlendirmek için özel bir tercih-. Erken yaþta hamilelik bazý ülkelerde, bildiðim kadarýyla da en çok Ýngiltere'de rastlanan bir olgu. Ýngiltere uzun süredir bu soruna bir çare arýyor, yol gösterici olmasý açýsýndan da on dört on beþ yaþlarýndaki hamile kýzlarýnýn günlüklerini yayýnlanmýþlar. Bir kaç tane kiþisel web sitesi de var, Emma'nýn Günlüðü, Alice'in dokuz ayý... Çoðunluðu haftalýk deðerlendirmelerin ardýndan, bebeðin ilk fotoðraflarýyla son buluyor. Türkçe internet sitelerinde ise býrakýn hamile kadýnlarýn günlüðünü, normal günlüklere bile az rastlanýyor. Cahide isimli bir kadýnýn çocuðu doðduktan sonra "bebiþle bugün halasýna gittik" tarzýndaki ve de bir tüp bebek olan Caner'in www.minikcaner.com isimli, ailesinin Türk internet sitelerinde hiç rastlamadýklarý için bir ihtiyaç olarak kaleme aldýklarý, çeþitli ödüller kazanan siteleri dýþýnda pek bir þey yok. Benim en çok ilgimi çeken Martha Brockenbrough isimli Ýngiliz bir kadýnýn her hafta yazdýðý hamilelik günlüðü oldu. msn.com'un editörü olan Martha otuz yaþýnda ve gazeteci. Hem mesleklerimizin, hem de yaþýmýzýn aynýlýðýnýn yanýnda, sevinçleri, endiþeleri de hayli benim hissettiklerime benzer. www.msn.co.uk'de her hafta günlüðünü okuyucularla paylaþan Martha bebeðine isim bulma krizi yaþýyor, annesine kendi doðumunu defalarca anlattýrýyor, bebeði doðduðunda iþini nasýl yürüteceðini düþünüyor, sabah kusmalarýndan, alýnan kilolardan, giyemediði giysilerden esprili bir dille söz ediyor. Bütün hamilelik kitaplarýnda babalara ayrýlan kýsýmlarýn bir bölümden ibaret olmasýný eleþtiren kocasý Adam'ýn da bir yazýsý var ki, duyarlý baba adaylarýnýn nasýl olduðu konusunda iyi bir fikir vermesi açýsýndan mutlaka okunmayý hak ediyor. Ben de henüz eþimden kayda deðer bir þekilde söz edebilmiþ deðilim; oysa o hayatýmýn en önemli parçalarýndan ve hamile kalmak, çocuðu doðurmak, geceleri kalkýp ona meme vermek gibi bütün zor görevlerin kadýnlarda olmasýnýn hiç de adil olmadýðýný söyleyecek kadar düþünceli. Daha þimdiden; elimden gelse seni geceleri hiç uyandýrmadan bebeðimizin ihtiyaçlarýný karþýlarým diyor, uykuyu ne kadar çok sevdiðim mâlum...


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

15

Martha'nýn kocasý Adam ile Galip'in benzer yanlarý var. Adam, Martha hamile kaldýðýnda aldýklarý tüm bebek bakýmý kitaplarýnda babalara þu türde öðütler verildiðini görmüþ; eþiniz hamileyken ona yardýmcý olun, örneðin bir kez olsun evi siz süpürebilirsiniz! Maça gitmek yerine bir süreliðine eþinizle zaman geçirin, onun ihtiyaçlarýný dinleyin ve karþýlamaya çalýþýn! Adam okuduklarýna hayli þaþýrmýþ. Diyor ki, demek ki erkekler eþlerini hiç dinlemiyor ve hep maça gidiyorlar. Ben Martha hamile olmadan önce de bütün bunlarý yapýyordum, hem de içimden gelerek... Evi de süpürüyordum, ona susadýðýnda soda da getiriyordum. Hamile kalýþýyla birlikte belki biraz daha dikkatli davranýyorum o kadar, örneðin gecenin ikisinde soda istediðinde artýk hangi markayý istediðini de soruyorum diyor. Galip de Adam'a benziyor. Ýçim rahat. O dünyanýn en iyi babalarýndan biri olacak. 9 Mayýs 2001 Annem anlatmýþtý, o daha çocukken anneannemin bir komþusu varmýþ, kendini sürekli hamile sanýrmýþ. Anneannemi ziyarete geldiðinde her defasýnda ona dar gelen eteklerden birini giyer, "Bakýn Nurhayat Hanýmcýðým, nasýl da kilo alýyorum, hamilelik iþte..." dermiþ. Bu teyze bu duyguyla yaþayýp giderken hep canýnýn çok çektiði yemeklerden ve de midesini bulandýran ve onu kusturan þeylerden söz edermiþ. Sürekli doðuma þu kadar kaldý, bu kadar zaman var daha dermiþ. Sonra, günün birinde yine çýkagelir, çok üzgün olduðunu çünkü bebeðini düþürdüðünü söylermiþ. Hiç çocuðu olmayan bu teyze hep bu oyunu oynarmýþ, hamileyim yaþasýn, çocuðum düþtü üzgünüm... Dün ben de kendimi gün boyu hamile gibi hissettim. Diþ hekimine gitmek için iþten erken çýkmýþtým, sonra kendime ayýracak bolca zamaným oldu. Elektronik postalarýmý kontrol edeyim derken yine saatler boyu internete ve hamilelikle ilgili sitelere takýldým. isimbank.com diye bir site var, dünyadaki 300 bin ismi sitelerinde barýndýrdýklarýný söylüyorlar; hemen Elvin'e baktým, ilginçtir ki dünyanýn 300 bin ismi arasýnda güzelim Elvin yok. Sonra findnames.com isimli sitede Elvin'i buldum. Bu siteyi bebeklerine isim arayanlara kesinlikle öneriyorum. Þöyle bir taktik uygulanabiliyor,


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

16

bebeðinizin isminin hangi harfle baþlamasýný, kaç sesli harfi içermesini istediðinizi, eðer istiyorsanýz dini tercihinizi ve de soyadýnýzý giriyorsunuz. Benim dini tercihsiz, iki sesli harfli, e harfi ile baþlayan ve soyadýmýza uygun olarak seçenekleri iþaretlediðim formuma 134 uygun isim seçeneði sunuldu. Eden'den Edith'e, Elvarh'den Eda'ya 134 isim. Ne yazýk ki içlerinde Elvin yoktu. Ama bu sitenin güzel bir yaný isimlerin anlamlarýný da öðrenebilmeniz. Nihayet Elvin'imizin ne demek olduðunu ve orijinini öðrendim. Anglo-Sakson kökenli bu isim bilge arkadaþ anlamýna geliyormuþ, ne hoþ! Ýnternette oyalanmam isimlere bakmakla kalmadý, Martha'nýn diðer günlüklerini de okudum. Lucy'yi doðuran Martha artýk bebekli günlerden söz ediyor. Buket Uzuner'in bana söylediði þeyi Martha da yazmýþ; bebek doðduktan sonra yazmaya pek fýrsat bulunamýyor. Eski bir maraton koþucusu olan Martha "Þimdi ben de anneyim ve annemin hangi konularda yalan söylediðini artýk biliyorum" diyor, "doðurmak bir maraton koþmaktan çok daha kolay falan deðilmiþ..." Martha'nýn günlükleri, ailem.com, bebek.com derken kendimi smear testi yaptýrmanýn faydalarýný ya da hamilelikte folik asit alýmýnýn önemini okurken buldum. Saatlerdir internet baþýndaydým ve öyle çok hamilelikle ilgili yazý okumuþtum ki, kendimi aynen bir hamile kadýn gibi hissetmeye baþladým! Sanki evde geçirmek zorunda kaldýðým zamanlar gelmiþti ve týpký Ayda'nýn hamileliði boyunca salonun baþ köþesine yerleþtirdiði bilgisayarla oyalanmasý gibi ayný þekilde zaman geçiriyordum. Bu tuhaf duyguyla yataða uzandým, þimdi de yorgun düþmüþ ve dinlenmesi gereken bir anne adayý gibiydim! Kalkýp toparlandým, sosisli volovan yapmak üzere mutfaða yöneldim. 10 Mayýs 2001 Dün gece Ebru'lardaydýk, Hande ve Haluk ile birlikte. Oral onlara gideceðimizi Ebru'ya son anda söylemiþ. Ebru doðaldýr, hiçbir iþi aceleye getirmeden yapar. "Amaaaan ne var" demiþ, "kýzlarýn ikisi de çocukluk arkadaþým, beni mazur görürler." Gittiðimizde Ebru aðýr aðýr balýklarý piþirdi. Ýyi ki de öyle oldu, güzeller güzeli Ezgi ile oynamak, ona sorular sorup verdiði yanýtlara gülmek için fýrsat yakaladýk. Ezgi henüz iki buçuk yaþýnda. Galip'le önce her çocuða sorduðumuz ilk soruyu patlattýk; okula saat kaçta gidiyorsun? Ezgi hemen üçte dedi,


17

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

ve dörtte de döndüðünü söyledi. Okulda arkadaþýn var mý sorusunu da "evet, on tane" diye yanýtladý. Galip'le çok ilginç bulduðumuz bir konu bu; küçük çocuklarýn sayý bilmezliði ve zaman kavramýndan yoksun oluþlarý. Biraz da üzülmüyor deðiliz. Bugün okul var denince okula gidiyorlar, hafta sonu geldi denince de okula gitmiyorlar. Ah þu çocukluk demeden edemiyor insan. Ve de elbette iki aylýk Emir; Hande ve Haluk'un oðlu. Gece çocuklara endeksli oldu. Bir iki buçukluða, bir iki aylýða sahip ve bir de yakýn zamanda bunu isteyen bir çiftten ne beklenebilir? Hele Ezgi her gün yaptýðý gibi "babi" diye seslendiði babasýna kendi doðumuna iliþkin video kaseti koydurduktan sonra... 13 Mayýs 2001 Anneler günü. Mayýsýn ikinci pazarý gazetede annem için yazdýðým yazý; Anneler ve Çocuklarý Diþ hekiminin bekleme odasýnda oturuyoruz. O çantasýndan bir poþet çýkartýyor, içinde bir diþ macunu ve de fýrçasý. Benim için evden getirmiþ. Ardýndan bir tarak çýkartýyor, "Saçlarýn" diyor, "her zamanki gibi karmakarýþýk, bir tarasan...". Diþ hekiminin sekreteri otuz yaþýna gelmiþ birine, diþ macunu, fýrçasý ve de tarak uzatan birine eminim hayretle bakýyor. Yüksek sesle, "Birileri benim çok þýmartýldýðýmý sanacak" diyorum. Aslýnda týpký çocukken öðrendiðimiz o þarkýdaki gibi, "çocuða bakar anne.." Hem de ne bakmak, ve de þarkýnýn devamý, "gelin çiçek derelim, yollarýna serelim" çünkü bugün anneler günü. Ýçimde hep uçsuz bucaksýz bir kýra gitme ve anneme tüm güzel çiçekleri toplama duygusu uyandýrýr hâlâ bu þarký. Çocukken neysem þimdi de oyum anneme göre, saçlarým hâlâ dokuz yaþýmdaki gibi. Sabahlarý okula giderken sabýrla taktýðý onlarca siyah

tokayla

tutturulmuþ

düzenli

saçlarýmdan

akþam

eve

döndüðümde eser kalmazdý, alabildiðine bir karýþýklýk. Söyleyin baþka kim sizin için çantasýnda bir tarak taþýyor? Diþ hekimiyle randevusu olan siz iken baþka kim çantasýna bir diþ macunuyla fýrçasý koyuyor, kim gitmek zorunda kaldýðýnýz tüm o sýkýcý yerlere sizinle geliyor, kim izlemek istediðiniz bir film olduðunda hangisi diye sormadan sizinle geliyor?


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

18

Her zaman yanýmda olmasýný istediðim annemin sýcaklýðýna en çok ihtiyacým olduðu zamanlar kendimi hasta hissettiðim anlardýr. Anneme "galiba hastayým" dediðimde önce "hihh" diye korku dolu bir ses çýkartýr, yüzü az önce dünya yýkýlmýþ gibi bir hâl alýr ve sorar, "neyin var?". Anlatýrým. Annem hem bir doktor, hem bir eczacý gibi önce gereken ilaçlarý ilaç çantamýzdan çýkarýr. Sonra bana kendi geceliklerinden birini giydirir. Farkýnda olmadan en güzel þeyi yapar yani. Anneme en çok ihtiyaç duyduðum anda ona ait bir þeyi giymek bana hep oyuncaklarýna sarýlýp da uyuyan çocuklarýn hissettiði o güven duygusunu çaðrýþtýrýr. Sonra güzel, sýcacýk bir çorba yapar, içine mutlaka bol limon sýkar. Ben sessizce, hâlsiz, yudum yudum çorbamý içerken "ah be evlâdým, kendinize hiç dikkat etmiyorsunuz ki, dün yine ince giyinmiþtin, arabanýn camlarýný da sonuna kadar açmýþsýndýr kesin" der. Ben ses çýkarmadan dinlerim, annem orada deðildir ama ne yaptýðýmý kesinlikle bilir. Çorbadan sonra bana yeni sýktýðý birkaç portakalýn suyunu içirir. O sýrada koltuk altýma bir termometre sýkýþtýrýr, kolumu kýpýrdatmamamý tembihler, dudaklarýný alnýma götürüp ateþime bakar, ateþin en iyi böyle ölçüldüðünü bir kere daha söyler. Sonra beni yataðýma yollar, ben uzun, keyifli, yumuþacýk bir uykuya dalarým. Kalktýðýmda kendimi kesinlikle iyi, az da olsa iyileþmiþ hissederim. Annem böyledir, zarif ve düþünceli ve yeri geldiðinde bir çocuk gibi. Hem baþka kim salonunun duvarlarýna martý resmi çizmenize izin verir?" Galip bu yazýyý okumayý bitirdiðinde elinde onlarca renkli ispirtolu kalemle yanýma geldi. "hayatým" dedi, "duvarlarý hâlâ istediðin gibi boyayabilirsin..." 14 Mayýs 2001 Dün iki cep telefonu mesajý aldým; geleceðin annesi olan beni kutlayan. Anneler ziyaret edildi, lilium çiçekleri alýndý, telefon açýp "benim annem güzel annem" þarkýlarý söylendi. Umarým ben de kendi çocuklarýma annem kadar iyi bir anne olurum.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

19

15 Mayýs 2001 Pazar gününün bütün gazeteleri anneler ve çocuklarýnýn resimleriyle doluydu. Yine yurdun dört bir yanýnda yýlýn anneleri seçilmiþ, yine annemize hiç de olsa çiçek almamýz gerektiði yazýlmýþ çizilmiþ. Bir de bunlarý sakýn yapmayýn demiþler; sakýn ola uyandýðýnýzda annenize hani benim kahvaltým demeyin... Bunu diyebilecek insanlar hâlâ var demek ki. -ona siz kahvaltý hazýrlayýnsakýn televizyonun karþýsýna geçip akþama kadar zap yapýp durmayýn-bunun yerine annenizle izlemek istediði bir filme gidinsakýn þuyum buyum hâlâ ütülenmedi mi demeyin-kendi gömleðinizi bugünlük kendiniz ütüleyin- falan filan... Annelerimizi birer köle gibi gördüðümüzün ve bir gün de olsa onlara acýmamýz ve onlarý azat etmemizin öðütlendiðinin resmidir! 21 Mayýs 2001 Pazar günü Galip ile ne yapacaðýmýzý düþündüðümüzde aklýma aktarlara gitme fikri geldi. Galip "ne alacaðýz peki?" diye sordu, "Ýsveç þurubu, jelatin ve arý sütü" dedim. "ne, ne, ne" dedi, güldük. Aktarlarýn kapalý olduðunu bilmemize karþýn þansýmýzý denedik. Aktarlara ulaþamadýk ama o mekânda bir sürü sokak kitapçýsýna rastladýk. Ýþte aldýðýmýz kitaplardan biri; "Anneler Bebeklerini Sýhhatli Büyütmek için Neler Bilmelidir". Saðlýk ve Sosyal Yardým Bakanlýðý Yayýnlarý tarafýndan 1970 yýlýnda basýlan kitapta neler var neler... "Gebe bir kadýn yediði gýdalarla kendi vücudu ve ayný zamanda çocuðun hayatiyeti bakýmýndan önemli maddeler almalýdýr. Rasgele yemesi, mide ve barsaklarýný doldurmasý doðru deðildir." gibi öðütlerin yaný sýra giyim için bakýn þunlar deniyor; "Gebe bir kadýnýn dar ve korsajlý elbiselerden sakýnmasý, çorap bað ve lastikleri, korsa kullanmasý lazýmdýr." Otuz yýlda hayatýn nasýl da deðiþtiðinin güzel bir kanýtý bu kitap, elimden gelse çok daha yýllar öncesine ait hamilelik kitaplarýna da ulaþmak isterdim. Gebelik ve Önemli Hastalýklar isimli alt baþlýktan bir alýntý; "Veremli bir kadýn veya kýz evlenmemeli eðer evlenmiþse gebe kalmamasý için gerekli tedbirleri almasý saðlanmalýdýr. Bu sebeple gebeliðin takibinde


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

20

bir akciðer filmi yaptýrýlmalýdýr...Veremli anne doðum yaparsa, eðer mikrop çýkýyorsa, çocuk meme emerken devamlý annenin çýkardýðý mikroplarla karþý karþýya kalýr. Bu sebeple en iyisi anneyi çocuktan ayýrmaktýr." Kitap 1970 yýlýnda basýldýðý için tam da benim doðduðum yýllarý anlatýyor; benim gibi prematüre doðan bir bebeðin bakýmý için yazýlanlar; "2500 gramýn altýnda 48 cm. den küçük doðan bebeklere prematüre denir... Çocuk kenarlarý yüksek ve kapalý bir sepet, karyola, hatta bir çekmece!!! içine yatýrýlmalýdýr, þilte muþamba ile kuru tutulabilmeli, bütün yatak takýmlarý kolay yýkanabilir tarzda olmalýdýr, yataðýn kenarlarýna termofor veya sýcak su þiþeleri konarak çocuðun ýsýnmasý temin edilir....Prematüre bir bebek normal kilosuna gelinceye kadar yýkanmaz altýný kirlettiði zaman yumuþak bir bezle veya pamukla silinir. Her gün çamaþýrý deðiþtirilir ve bir defa zeytin yaðý ile bütün vücudu yaðlanýr. Ýyi bakýlan bebeklerin yaþamamasý için bir sebep yoktur. " Ah annem, 1971'in hastanelerinin karanlýk koridorlarýnda prematüre bir bebekle bir ay boyunca kalmýþ. O günlerde sürekli elektrikler kesildiði için yaþama þansýmý yükseltebilmek için sürekli baþýmda beklemesi gerekiyormuþ. Diðer prematüre doðan bebeklerin anneleri çocuklarý nasýl olsa yaþamaz diye yan gelip yatýyorlarmýþ. Annem benim dýþýmda onlarca çocuða daha bakmýþ o zamanlar. Bir tanesi, annesinin kesinlikle yaþamayacaðýna inandýðý, annem tarafýndan özel bir ilgiye maruz kalýp da yaþayýnca annesi adýný Yaþar koymuþ. Annem þimdilerde Yaþar'ý hala gördüðünü, iri bir delikanlý olduðunu, kuaförlük yaptýðýný ve benimle ayný gün doðduðunu söyler. O günlerde beni bilenler bir kavanoza sýðacak kadar küçük olduðumu söylüyorlar. 70'ler Türkiye'si. Bu kitap bu yüzden de ilgimi çekiyor, doðduðum zamanla þimdi arasýnda en azýndan büyük kentlerde inanýlmaz bir deðiþim var çünkü. Göbek Bakýmý; "Göbeðin üzerine kapatýlacak bezler ve göbek baðlar muntazam bir þekilde katlanýp bir bohçaya konmalý bohça ile birlikte kaynatýlmalý, sonra açýlarak bohça ve bezler kýzgýn ütü ile ütülenmeli ve tekrar kapatýlarak muhafaza edilmelidir. Bu þekilde temiz sargýlarla göbeðin mikrop kapmasý önlenebilir."


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

21

Þimdiki tüketim toplumuna aykýrý bir öneri; "Çocuk elbiseleri intihap edilirken sade ve yýkanmasý kolay olmasýna dikkat etmeli fanteziyle kaçmamalýdýr. Elbiselerin adedi lüzumundan fazla olmamalý ve yumuþak dokulu kumaþlar tercih edilmelidir... Ýçten baþlamak üzere mermerþahiden yapýlmýþ apýþ arasý bezi (bacak arasýna geçirilir) bunun üzerine suyu çeken yumuþak bir bez (kýsa olmalýdýr), üzerinde patiskadan yapýlmýþ ve çocuðun ayaklarýna kadar gelen bez vardýr. Bundan sonra muþamba kullanmak doðru deðilse de bacaklarýn ön tarafýný kapatmayacak, yalnýz arka kýsmý kaplayacak þekilde kullanýlýrsa zararý olmaz. Bütün bunlarý saracak çocuðun koltuk altlarýndan baþlayýp ayaklarýndan da uzun olan kundak bezi gelir. " Süt ile ilgili; "Ýnek sütü çocuk beslenmesinde çok kullanýlan bir gýda maddesidir. Yalnýz sütü alýnan ineðin saðlam ve iyi beslenmiþ olmasý ve sütün temiz olarak saðýlmasý ve kabil olduðu kadar kýsa zamanda kullanýlmak üzere kaynatýlmasý lazýmdýr." Sebze ile beslenme kýsmý havuç, patates, ýspanak ve kabak gibi makul yiyeceklerle baþlýyor, dört aylýkken yumurta verilmesinden söz ediliyor da, yedi ve sekizinci aydan itibaren yedirmemiz gerekenleri þaþkýnlýkla okuyorum; "Karaciðer püresi: Karaciðer haþlanýr sonra zarý soyulur rende ile rendelenir iki çorba kaþýðý karaciðer rendesi sebze püresiyle karýþtýrýlarak yedirilir. Beyin ezmesi: Beyin iyice yýkandýktan sonra haþlanýr zarý soyulur, damarlarý temizlenir bir fýndýk büyüklüðünden baþlayýp yavaþ yavaþ arttýrýlarak yedirilir. Cýzbýz köfte: Yaðsýz ve sinirsiz koyun eti çekildikten sonra içine biraz tuz, ve bayat ekmek tozu konur ve hafif ateþte ýzgara halinde piþirilir." Neyse ki kitabýn sonuna doðru "Çocuðun ruh saðlýðý da önemlidir" ibaresi konulmuþ ve kitap aynen þu tümceyle bitirilmiþ, "Kapý önünde, sokak ortasýnda oynamalarýna mani olmak lâzýmdýr." Bugün güncelliðini yitirmiþ, hatta uygulamamamýzýn bebeklerimizin üzerinde olumsuz sonuçlar açabileceðini düþündüðüm öneriler. Bu yüzden olacak; satan çocuk, elimde bu kitabýn olduðunu görünce gülümsedi, kaç lira dediðimde, hiç fark etmez... dedi. Artýk eski önerilere yalnýzca gülüyoruz, geçmiþin nahif fikirleri þimdilerde tuhaf karþýlanýyor.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

22

29 Mayýs 2001 Bir hafta boyunca internetten uzak durduktan sonra dün yine hamilelik ile ilgili sitelerde zaman geçirdim. Güzel sitelerden bir tanesi 40hafta.com. Hafta hafta baþýmýza gelecekler anlatýlýyor ki, hamileliðim boyunca çok yararlanacaðýmý sandýðým bir site bu. Hamilelikten önce yapmamýz gerekenler arasýnda folik asit alýmýna baþlamanýn gerekliliðinden, sigara ve alkolden uzak durulmasýnýn öneminden söz ediliyor. Folik asit hamile kalmaya karar vermeden birkaç ay önce baþlamamýz gereken ve bebeðimizin saðlýklý, sinir sisteminin doðru, genetik rahatsýzlýklardan uzak doðmasýný saðlayan bir nitelikte. Karaciðer ve fýndýkta bolca varmýþ. Bir de sanýldýðýnýn aksine jinekologlar hamileliði hamile kalýnan günden itibaren deðil de, son regl döneminin ilk gününden itibaren hesap ediyorlarmýþ. Bu durumda benim ve annemin doðum günü olan 18 Haziraný hamile kaldýðým gün olarak hesap edecek olmam tuhaf bir rastlantý, tabi eðer her þey dilediðimiz gibi geliþirse. Hamile kalýnan günler son reglin ilk gününden itibaren on iki ile on beþinci günler arasýndaymýþ. Hamile kalmak isteyen kadýnlarýn altý ay içinde bunu baþarma oranlarý % 75'miþ ve öyle hadi hamile kalayým deyip de hemen ilk ayda hamile kalýnmazmýþ... 30 Mayýs 2001 Herkesi bilmem ama ben hamile kalmadan önce bir check-up yaptýrma telaþýna düþmüþtüm. Dün de nihayet bu amacýma kavuþtum. Mete Bey önce "boðazýn biraz þiþmiþ" dedi, boynumu aþaðý yukarý çevirdi, vücudumda aðrý olabilecek noktalara, reflekslerime, sonra da akciðerime, böbreklerime, karaciðerime baktý. Otuz yýllýk vücudumda hiçbir hasar bulunmamasý hem þaþýrtýcý, hem de hoþtu. Mete Bey sonra kalbime bakarken biraz duraksadý, daha fazla zaman harcadý, birkaç kez göðsümün alt tarafýný dinledi, adýný bilmediðim bir ekrana baktý ve þöyle dedi; "Sanýrým kalbinin mitral kapaðýnda çökme var..." Eyvah, en önemli organýmýn mitral kapaðý ve bir çökme. Sorular sordu; merdivenleri çýkarken nefes nefese kalýr mýsýn, evet, birden bire ayaða kalkýnca baþýn döner mi, evet, çocukken beden eðitimi derslerinde koþuda arkadaþlarýndan geride mi kalýrdýn, evet ama çoðunlukla rapor alýp olayý geçiþtirmeyi yeðlerdim. Evet, mitral kapaðýn


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

23

çökmüþ, nedir yani, bana ne olacak, ne yapmalýyým, bir þey yok, bir þey olmayacak, önemli bir þey olmama olasýlýðý yüksek. Mitral kapaðýn çöktüðü için kalbin kan pompalamak için daha çok çaba sarf ediyor, eðer içeri kirli kan sýzmýyorsa hiç sorun deðil. Zaten en önemlisi de gavurun yapýp da bizim ihmal ettiðimiz bir þey, doðum sýrasýnda eðer gerçekten bir problem olduðunu var sayarsak sende, sana bir penisilin iðnesi yapýlýyor ve de böylelikle herhangi bir komplikasyonun önlemi alýnýyor, o kadar. Demek o kadar ha, evet, bizde istatistikler yok ama Amerika'daki her on kadýndan birinin mitral kapaðý çöküktür. Ah, neyse. Yapýlmasý gereken þey bir kardiyologa gidip þu filmleri çektirmen, þu idrar tahlillerini yaptýrman ve perþembe yeniden buraya gelmen. Eh, peki. Galip'le yarým saat sonra kardiyologun yanýndayýz, çeþitli elektrotlar göðsümün üzerine takýlýyor, bir ekrana birlikte baktýðýmýz Cemal Bey pek esprili bir biçimde bana ve eþime olan biteni anlatýyor, kalp sesi diyor, öyle hiç de romantik deðildir, kalbimin sesini dinle falan der ya bazýlarý, bak þimdi kendininkini dinle de gör, dinliyoruz birlikte, þýlap þýlop sesler, bana gülme geliyor, Galip'e gülme geliyor, Cemal Bey gülüyor, sonra evet diyor, teþhis doðru, bak þu hamaða benzeyen þey mitral kapak, dümdüz olmasý gerekirken seninki bir eðim çiziyor, cidden bir hamaða benziyor. Biz günlük yaþantýmýzý sürdürürken demek içimizde hamaklar oluþuyor, kalp hýzlanýyor, daha neler neler oluyor....Þimdi diyor, hep birlikte kirli kanýn kalbin içine girip girmediðine bakalým, kýrmýzý ve lacivert renk olmasý gereken, eðer sarý bir renk görürsek ekranda, bu kirli kandýr diyor, sarý renk görmek istemeden ekrana bakýyorum, yok! Bu çok iyi diyor doktor, þimdi de kalbinin durumuna bakalým, hep kötü þeylerden mi söz edeceðiz, iþte sana güzel bir haber, biyolojik yaþýn on üç senin. Ne, on üç mü? Evet, o kadar saðlam bir kalbin var, kalp yetmezliði de söz konusu deðil. On üç ha diyorum, inanamamýþ biçimde. Demek bungee jumping yapabilirim, çünkü hep korktuðum þey bungee jumping yapmaya kalbim dayanmaz korkumdu, süper haber... Doktor Cemal'in yanýndan el ele, uçarak çýkýyoruz. bir de kan ve idrar tahlilleri iyi çýkarsa, daha ne isterim. Ben saðlamým. Ben, saðlamým. Ýnsana en büyük armaðan. Çin Lokantasý'nda hem saðlamlýðýmý, hem Elvin'in saðlam olacaðýnýn sevincini, hem de evliliðimizin onuncu ayýný kutluyoruz.


24

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

Galip diyor ki, yakýn bir zamanda Elvin'in kalp atýþlarýný da dinleyeceðiz. Derin bir nefes alýyorum, evet, çok yakýnda onu da yapacaðýz. 24 Haziran 2001 Ýki günde 600 sayfalýk bir kitabý okudum; kitabýn sýrtýnda yazdýðý gibi hiç de gözlerim kan çanaðýna dönmedi. Büyük bir olasýlýkla 3000 kiþiye bir kitabýn düþtüðü yurdum insaný için özel olarak düþülmüþ bir nottur bu, ama eðer öyleyse, kan çanaðý lafý bile kâfi deðil ya neyse... Din, dil, diþ, ironi, genç bir yazar, büyük bir yetenek, savrulmuþ kiþiler, kaybedenler, macera arýyorsanýz deniz kenarý þezlong keyfiniz için öneririm; Zadie Smith, Ýnci Gibi Diþler, orijinali White Teeth, türkçesi daha uygun düþmüþ. Neyse Sarýmsaklý'nýn bangýr bangýr müzik çalan kumsalý tahammül sýnýrýmý aþtýðýndan ve sýrasýyla Modern Talking Brother Lui Lui ve Yýldýz

Tilbe

Bin

Dereden

Su

Getirsen

Arýnamazsýn'a

katlanamadýðýmdan kendimi okumaya verdim ben de, dolayýsýyla kitap iki günde sona erdi. Kocam çalýþmak zorunda olduðundan yalnýz bir kadýnýn yapacaðý gibi uslu uslu güneþlenip kitap okumaya çalýþýyordum. Ama bu sesi sonuna kadar açýlmýþ ayný parçalardan oluþan zevksiz müzik beni çýldýrtmak üzereydi. Eh bir de radyocu olunca ve çay kaþýðý sesine bile gayri ihtiyari kulak kabartýnca hâl gerçekten acýnasý bir boyut alýyor ve bariz bir iþkenceye dönüþüyordu. Bir ara kalkýp tuvalete gittim, sonra nasýl oldu bilmiyorum birden rotamý deðiþtirip, hýzla müziðin çaldýðý yere yöneldim, felâket sinirli bir hâlde, "Biraz daha þu iki þarkýyý çalarsanýz kusacaðým, ayrýca lütfen biraz müziðin sesini kýsar mýsýnýz" diye kükredim. Çocuk sýrýttý, lök diye cd playerýn stop tuþuna bastý ve karýþýk müzik alemlerine doðru yol almaya baþladýk. Li La Li La Li Laaaa, genç annelerin favorisi olan, bence ancak ilkokul düzeyindekilerin beðeneceði Kim Kay isimli sanki sarhoþmuþ da çok eðleniyormuþ gibi söyleyen hanýmefendinin þarkýsý defalarca çaldý, genç anneler bebeklerini kollarýndan tutarak yalnýzca nakaratýný bildikleri bu parçaya eþlik etmeye baþladýlar. Ses tabii hafif hafif, bana (sahil þeridinin delisine) çaktýrmamaya çalýþarak yükseltiliyor, derken elbette doðru tahmin ettiniz, yine Dieter Bohlen, Thomas Anders ve Yýldýz Tilbe.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

25

Yurdumuzun sahil þeritlerinde eðlenmek eþittir yüksek sesli müzik, iyi tamam hoþ da bari arada bir de olsa bir Eric Clapton, The Doors falan da çalsalar, birkaç dakikalýðýna da olsa gerilimden kurtulsak, hadi hiç olmadý Sertab, Teoman, Mirkelam falan... Ve yahut Kuzu Kuzu'nun tüm versiyonlarý,

hepsine fitim. Bu arada bugün radyodan bir

arkadaþým diyor ki "Birtakým gençlik bir kasetçiye gidip sadece kuzukuzu'lu kýsýk giriþi kaydettirip bir kasede, yola çýkmýþ galiba. Çünkü hafta sonu yanýmdan onlarca araba geçip gitti güzide bir tatil beldemizde, ama duyabildiðim þey sadece buydu..." Valla olabilir, bilemem. Bir ara Yaþar çaldýlar ki bence büyük bir geliþmeydi, sevincimden yerimde duramayýp gidip çocuktan bir kola bile aldým. Oturmasaydým orada?.. Ýyi de bir otelde kalýyoruz, önü kumsal, kumsalda otele ait þezlonglar, nereye gideyim, gündüz vakti odaya mý?... Kafamý takmamaya çalýþarak kitabý bitirdim. Hýzýmý alamayýnca, hem de müzikten biraz kaçarým diye bir kitapçýda aldým soluðu; kitapçý sinek avlamakta, kimse yok. Ýçeride, diðer ufak kitapçýlarla söz birliði etmiþçesine týmbýr týmbýr bir þeyler çalmakta, neyse ki kýsýk sesli, yoksa çýldýracaðým. Uzun zamandýr okumak isteyip de bir türlü edinemediðim kitaplarý baþladým sýrayla sormaya, ne ayýp, Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nü okumamýþým, sordum; yok. Emmanuel Carrere'nin Doðan Kitap'tan çýkan son kitabý? Yok. Akif Pirinççi'nin son kitabý? Yok. Þu? Yok. Bu? Henüz getirtmedik, isterseniz ýsmarlarýz, bir iki gün içinde gelir. Hayýr, ben tam da þu an kitap okuma aþkýyla yanýp tutuþmaktayým, bir kumsalda kulaðýmý týrmalayan Yýldýz Haným ve Modern Talking beylerle boðuþuyorum, olmazzz, bekleyemem. Eh bari, madem bulunamayanlara küskünüm, Selçuk Erdem'in karikatürleriyle ve Hakan Akdoðan'ýn 1998 yýlýnda Yunus Nadi ödülünü almýþ bulunan Nü Peride'siyle idare edeyim. Ödül aldýysa, hele bu havalý ismin ardýnda kim bilir neler saklýdýr misali baþladým okumaya. Sonuç; hüsran, o baþka konu. Kitap öðüten bir makine hâlinde oturdum þezlonguma, 150 sayfa küt. Selçuk Erdem üçüncü kitap, o pýt. Gazeteler, ekleri, bulmacalar, gazetenizi okuyabilir miyim baaayan, yok kitap ekini istemem falan filan. Ciddi ciddi Tilbe'nin kasetini ezberledim, kara kuru bir þeyim diye söylenip durduðu bir þarký kaldý aklýmda. Olmuyor. Olmayacak.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

26

Akþam üstü de olmuþ, en güzel güneþ ýlýk akþam üstü güneþiyken ve ýlýk ýlýk uyunacakken þezlongun üstünde, þemsiyenin altýnda, kalkýp otele gidiyorum, biraz sessizlik olsun diye. Bir önceki akþam otelin yemek saati olan tam 20.00'de çok dinlendirici müzikler çalýnca takdir etmiþtim. Duþumu almýþým, kocam gelmiþ, vakit erken, havuz kenarýnda oturalým bir iki bir þey içip yemeði bekleyelim durumundayýz. Sessiz ya, ben de takmýþým ya müziklere, tatilde iþten uzak kalmak istiyorum ya, soðuk bir bira söyledim, þortlu þortlu, yanmýþ, saðlýklý bir þekilde gülümser hâlde oturuyor, gündüz olan biteni kocama anlatýyorum. Tam o sýrada.... bangýr bangýr Yýldýz Tilbe baðýrmaya baþladý, bin dereden su getirsen... Otomatik olarak tüm ifadem deðiþti, gerildim. Kocam anlattýklarýmýn etkisiyle bir fiþek gibi yerinden fýrladý, ses o kadar yüksekti ki birbirimizi bile duyamayacak hâldeydik. Sesi kapattýrmaya gitti; havuz görevi yetkilisi bu istekten pek hoþlanmayarak kýsmakla yetindi. Sonra baþka bir sürü yerde yine ayný þarkýya rastladýk. Sonra döndük. Sarýmsaklý'dan aklýmda kalan þey Yýldýz Tilbe oldu. Bir de; "aa bakayým, ne þirinmiþ tavþanýnýz" dediðimiz niyetçinin yaklaþýk yirmi saniye içinde bizden dört milyon almaya kalkmasý ve ufak kaðýtlarda yazýlanlarýn ne olduðunu bizim bile anlamadýðýmýz fotokopi niyetlerden ellerine tutuþturulan yabancý turistlerin þaþkýnlýkla milyonlar ve milyonlarý saniyeler içinde niyetçiye kaptýrmalarý. Aslýnda fenâ olmadý; baktým yaklaþýk bir dakika içinde on milyon falan kazanýyor niyetçi, dedim ki kendi kendime ve de kocama, o kadar okul, deneyim falan boþ. Alýverelim bir tavþan, çýkalým yola, hem beþ yýldýzlý otellerde konaklayalým, hem de Ýngilizce, Fransýzca, Almanca, Ýtalyanca, Ýspanyolca ve Japonca'sýný hazýrlayalým þu niyetlerin, içlerine anlaþýlmaz deðil, komik þeyler yazalým turistlerin ilgisini çekecek, biriyle tanýþacaksýn, güneþte çok kalma, bardaki esmer adamla aranda bir þey geçecek falan... Hem para kazanalým, hem tatil yapalým. Sonra arkadaþlarýma da anlattým bu fikrimi, dediler ki ileride çocuðuna annen ne iþ yapýyor diye sorduklarýnda "Ýngiltere'de master yapmýþ ama niyet tavþancý mý desin" dediler.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

27

Amaaan, ne var ki, ben zaten býkmýþým büyük þehirlerden, her yere gidip her iþi yaparým artýk, ne fark eder, Yýldýz Tilbe ve Modern Talking çalmasýn yeter. 27 Haziran 2001 Savaþ Süzal'ýn Amerika'daki en son týp geliþmelerini aktardýðý küçük bir köþesi var. Ne harika ki çoðu zaman hamile kadýnlarla ilgili bilgiler veriyor. Bugünkü yazýsýnda, hamile kadýnlarýn dinlediði müziðin, sevdiði rengin bebeði etkilediðinin kesinleþmesinden sonra, uzmanlarýn þimdi de tat alma duyusunun anne karnýnda oluþtuðunu söylediðini belirtiyor. Amerikan Pediatri Dergisi'nde yayýnlanan bir araþtýrmaya göre hamileliðin son döneminde ve emzirme sýrasýnda annenin aldýðý besinler bebeklerin damak tadýný oluþturuyorlarmýþ. Hamileliðin son döneminde belirli sayýda anneye havuç suyu içirmiþler ve de görmüþler ki havuç suyu içen annelerin bebekleri de bunu severek içmiþ. Üniversitede okurken bir hocamýz hamileyken sürekli klasik müzik dinlediðini ve daha sonra bebeðinin aðladýðý her an gidip teybe bu müziklerden birini koyduðunu ve de bebeðinin klasik müziði duyar duymaz aðlamayý kestiðini söylemiþti. Eh, oldukça etkilenmiþtik. Hocamýzýn daha önceleri öðrendiði; kendinde ve bebeðinde denediði bu duruma göre hamileyken yaptýðýnýz eylemler çocuðunuza býraktýðýnýz þeylermiþ. Bir arkadaþýmýn annesi de hamileyken sürekli rakamlarla uðraþtýðýný ve arkadaþýmýn bu yüzden matematik zekâsýnýn yüksek olduðunu söylemiþti. Eðer bu bilgi doðruysa; çok acayip nesiller yetiþtirmek olasý. Diþimizi sýkýp dokuz ay boyunca en doðru besinlerle beslensek, en ileri düzeyde sanatsal faaliyetlere katýlsak, sanatýn bir dalýyla uðraþsak hiç deðilse, bol bol kitap okusak, stresten uzak dursak, anlayýþlý bir birey olmak için özen göstersek fena mý olur? Bu þekilde entelektüel seviyesi yüksek, mutlu nesiller yetiþir belki. Bir de kendi yapamadýðýmýz þeyleri çocuklarýmýz yapsýn diye tutturmamýz var. Örneðin kaba saba babalarýn piyano çalmaya çalýþan çocuklarý var, hayatýnda doðayla iç içe olmamýþ anne babalarýn çocuklarýysa ne tezattýr ki at binmeye kýlýç kuþanmaya çalýþýyor. Bir de abartýp hiç olmayacak þeyleri çocuklarýna zorla yaptýrmaya çalýþanlar var, eskrim dersleri, beyin olimpiyatlarý, felsefe kurslarý falan. Çok


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

28

acýnasý durumlar. Ýnsani olan bir yaný elbette var, çocuðunuz güzelliklerle tanýþsýn istiyorsunuz, eyvallah, ama bunu yaparken kendi olamadýðýnýz her þeyi sýrf göremediðiniz bir bencillikten onda görmeye çalýþýyorsunuz, siz olamadýysanýz o nasýl olsun, býrakýnýz kendi yolunu kendi çizsin. Benim annem babam beni asla hiçbir kursa gitmem için zorlamadý ve iþte bu yüzden bale, kayak, scuba diving, tenis, hipnoterapi, folklor, keman, Ýtalyanca, Fransýzca, fotoðraf kurslarýna gittim ben. Bu anlamda annem ve babamýn çektiklerini baþka hiçbir anne ve baba çekmemiþtir. Þu kursa gideceðim, peki evlâdým, iyi düþündün mü, evet, bu kez sebât edecek misin, elbette. Tamam o zaman. Paletler, ayakkabýlar, raketler, çizmeler, kemanlar, keman yaylarý, notalar, kitaplar, kasetler, makineler, filmler, yabancý ülkeler, vizeler, paralar, paralar... Haklarýný ödeyemem. En son hevesim olan scuba diving araç gerecim fosforlu bir bavulun içinde durmakta, içinde ince düþünen annemin daldýktan sonra giyeyim diye arayýp tarayýp bulduðu fosforlu polarýmla birlikte. Neyse bari tek yýldýzlý balýk adam olmayý baþardým, oradan yýrtýyorum. Ama yaz gelip de geçmesine karþýn aradan geçen onca zamandan sonra yeni bir dalýþa katýlacak cesaretim yok. Ben böyleyim iþte, bir zaman sonra her þeyi unutmuþumdur duygusuna kapýlýyorum. Hele scuba diving gibi ciddi bir hobi için bu kaygýyý duymamak iþten deðil. Her þeye yeniden baþlamak da þimdilik pek çekici görünmüyor. Yani diyeceðim, ben hiçbir yönlendirme olmadan yapacaðýmý yaptým, zorlanýnca da yan çizdim. Ýnsanýn canýnýn asla ve asla kursa gitmek istemediði zamanlarý iyi bilirim. Dýþarýda çocuklar oynamaktadýr ve siz gýy gýy gýy diye doðru notalarý çýkarmak zorundasýnýzdýr. Öðretmenin verdiði ödevi yapmamýþ, parçayý çalýþmamýþsýnýzdýr ya da hâlâ þuradan þuraya doðru düzgün kayamamaktasýnýzdýr. Birden isyân eder, çekip gitmek ve bu faslý kapatmak istersiniz. Anne babalar bu duruma genellikle itiraz ederler, sýrf siz bir þeyler öðrenesiniz, "onlarýn düþtüðü duruma düþmeyesiniz" diye paralar saçtýklarýný ve bu noktadan sonra býrakmanýzýn olanaksýz olduðunu söylerler. Ýþte benim annem ve babam bir de bu noktada ayrýlýrlar diðer ebeveynlerden; onlarda teklif var ýsrar yoktur.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

29

Paralarýn saçýldýðý kafalarýna kakýlan duygusal çocuklar da ayaklarý geri geri giderken o kurslara, içlerinden bin lânet okumaktadýrlar. Her gidiþte içlerinden bir þey daha eksilir, her gidiþte yapmaya, öðrenmeye çalýþtýklarý þeyden biraz daha nefret ederler. En sonunda kurs biter -ki her þeyin bir sonu vardýr-, yarým yamalak öðrenilenler anne babanýn ýsrarýyla önce bir icraya dönüþtürülür -bakalým paralarýnýn karþýlýðý var mý?-, ve sonra aferin evlâdýmlar, alkýþlar. Sonra her þey biter. Çocuklar nadiren severler yapabildikleri ve baþka bir sürü çocuðun yapamadýðý þeyi. Bazýlarý seneler sonra bir baþkasýnýn evinde bir piyano görür, bir dürtüyle gidip, anýmsamaya çalýþtýklarý ama sevip sevmediklerine emin olamadýklarý bir þeyle karþýlaþmýþ gibi bir duyguyla üstünde parmaklarýný gezdirirler. Biri bunu derhâl görür, "Aaa, piyano çaldýðýný bilmiyordum. Hadi n'oolur bize bir þey çal" der. Beklenmeyen bu n'oolur'lar yakýcý bir duyguya dönüþür, acaba yapabilir miyim, bunca yýl sonra gerçekten çalabilir miyim... Israrlara dayanamayanlar oturur, birkaç notayý yanlýþ basarak en fazla akýllarýnda yer edeni çalarlar. Dinleyenler tanýdýklarý birinin bir özelliðini yeni öðrenmiþ olmanýn coþkusuyla þaþkýndýrlar, "devam et" derler, "devam et"... 28 Haziran 2001 1.73 boyundayým ve de 58 kiloyum ama galiba artýk kilo almaya son vermem gerekiyor çünkü son bir haftadýr kýsýk sesle hamile misin diye soranlarýn sayýsýnda bir artýþ var. Hamile deðilken durum böyleyse hamile olduktan sonra ne olur bilmiyorum. Nurdan ile Ömür bugün nikâh için tarih aldýlar, 22 Eylül. Nurdan "Boþ ver nikâha gelmeyin, nasýl olsa on dakikada olup bitiyor, akþama yemeðe gelirsiniz" dedi. "Olur mu, geleceðim ve de aðlayacaðým, çok duygulandýrýyor imza sahneleri beni" dedim. O da "Hamile olursan eðer, koparsýn artýk" dedi. "Eh" dedim, "koparým ve belki de bayýlýrým" Bilemiyorum ki nasýl bir hamileliðim olacak, atýp tutuyorum. Ya çok duygusal ve çekilmez biri olursam? En istemediðim þey bu. Ya deliler gibi kilo alýrsam ve o kilolarý sonra veremezsem? Neyse; herhâlde her kadýn ayný endiþeleri zaman zaman duyuyordur.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

30

29 Haziran 2001 Yaþlýlara çocukluklarýnda uslu uslu durmalarý, büyüdüklerinde ise asla arkalarýna dönüp bakmamalarý öðütlenmiþ. Þimdi çevremizde birçok sýkýcý insan olmasý ve ama aradan sýyrýlanlara "adama bak ya, ayný bizim kafadan" diye hayranlýkla bakmamýz bu yüzden. Oysa iþte biz o öðütlerden fazlasýyla payýmýza düþeni alamamýþ olacaðýz ki bugün iþ yerinde yaklaþýk yarým saat boyunca, üç tane otuz yaþýnda insan týp oyunu oynadýk, birbirimizin iç hattýný, cep telefonlarýný çaldýrdýk, arayanlarýn telefonlarýna çýkmadýk, hem de ne için? Bir dondurma! 3 Temmuz 2001 Birmingham Üniversitesi basit bir doðurganlýk testi geliþtirmiþ. Gelecek yýl piyasaya sürülecek olan ve evlerde uygulayabileceðimiz bu test sayesinde doðurganlýk ve kýsýrlýk sorunlarý erken teþhis edilebilecek ve kýsýrlýðýn önüne geçme þansý doðacakmýþ. Erkeklerin uygulayacaðý test aktif sperm oranýný ölçerken, kadýnlarýnki 'follicle stimulating hormone (FSH)' adý verilen hormonu ve böylelikle kadýnýn yumurtalýklarýndaki yumurta sayýsýný ölçüyormuþ. Alâ. 9 Temmuz 2001 Ýlk tümce þöyle; "Bu tatil eþinizle baþ baþa geçireceðiniz son tatil olabilir." Ýrkiltici. Henüz doðmamýþ olan biri size meydan okuyor, "geleceðim ve bütün plânlarýnýzý alt üst edeceðim ona göre!" Öyle arabaya atlayýp nereden baþlasak, nerelerde konaklasak, kafamýza göre takýlýrýz, ne var diye bir þey yok. Yani en azýndan bir beþ altý yýl yok. Hamile ve de ýsrarlýysanýz tatile çýkarken uymanýz gereken kurallar varmýþ. Opr. Dr. Murat Taþdemir'in Milliyet Gazetesi'nde yaptýðý uyarýlar þöyle: Aþýrý sýcak ve yüksek rakýmlý bölgeler size uygun deðil. (Tatil anlayýþýnýzý toptan deðiþtirin, kýþýn kayak yapmayýn, yazýn güneþe çýkmayýn, dalmayýn, hoplamayýn, zýplamayýn) Seyahatlerde sýk görülen, anne ve bebeðin saðlýðýný etkileyen mikrobik ishale karþý sadece kapalý sularý tercih edin ve buz


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

31

kullanmayýn. (Bu durumda kapalý sulardan oluþturduðumuz buzlarý kullanabilir miyiz yoksa hiç mi buz yok anlamadým.) Dýþarýda hazýrlanmýþ salata, az piþmiþ et ve mayonezli ürünlerden kaçýnýn. Bol sývý alýn ve lifli besinler tüketin. (Yani dýþarýda hazýrlanmýþ köfte, patates kýzartmasý falan okey mi? Bol sývýyý anladým ama buzsuz herhalde. Lifli besinlere gelince hâlâ onlarýn ne olduðunu tam bilmiyorum. Burada National Geographic diye çaðýrdýðýmýz Ersel var, hani geçen gün týp oynadýðýmýz. Doktor o, hem de her þeye yetiþtirecek bir cevabý var, nedir dedim lifli besinler, mesela portakal, mesela kepek ekmeði dedi. Eee yeterli deðil bu cevap benim için. Daha? dedim, bütün faydalý þeyler.. dedi) Gideceðiniz bölgede acil bir durumda hangi saðlýk kuruluþlarýna baþvurabileceðinizi öðrenip telefonlarýný alýn. (Ayy, insan her an doðum yapacakmýþ gibi heyecanlanýyor bu maddeyi okuyunca. Yani diyor ki sayýn Taþdemir, Olimpos'ta Kadir'in Pansiyonu'na falan gitmeyin hamileyken) Rahat, ince, hava alan giysiler ve alçak topuklu ayakkabýlarý tercih edin. (Peki ya kýþýn hamileysek ve de tatile gitmek istiyorsak? Zaten pek öyle tercih olmuyor bildiðim kadarýyla ayakkabý seçiminde, gözleri yaþlý, ayaklarý þiþ, kocalarýnýn ayakkabýlarýný giyen kadýnlar tanýyorum, bildiðim kadarýyla erkek ayakkabýlarý pek topuklu olmuyor.) Tatilde sürekli gezmek yerine sýk sýk dinlenin. (Hani tura katýlýp mecburen saçma sapan yerleri gezmek zorunda kalabilir ve çok yorulabilirsiniz diye söylenmiþ en çok) Yolculuk boyunca tuvalete gitmeyi ertelemeyin. (Bence bu uyarýyý hamile eþi olan erkeklere yapmalarý lâzým çünkü kadýnlar yollarda asla tuvaletlerini erteleme taraftarý deðildirler, tuvaletleri erteletenler hep kocalardýr, Galip hariç, o bütün benzin istasyonlarýnda benim için durur.) Eðer otomobille seyahat ediyorsanýz saatte bir mola verin. (Bu maddeyi de baba adaylarýnýn okumasý lâzým) Sýrtýnýzý ve boynunuzu yastýkla destekleyin, emniyet kemerinizi karnýnýzý sýkmayacak þekle gevþek takýn. (Makûl) Yanýnýzda hafif ve besleyici yiyecek, meyve suyu bulundurun. (Çiþ molalarý ve her bir saatte durarak zaten canýndan bezdirdiðiniz kocanýzý daha da sýkýntýya sokmayýn. Arabanýn içinde ne varsa onu yiyerek, sesinizi kesin)


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

32

Uçaðýn kanat hizasýndaki bölümünü ve koridor tarafýný tercih edin. (Koridor tarafýnda oturmazsanýz tuvalete gitmek zorlaþýr ama kanat hizasýndaki bölümün faydasýný bilmiyorum, ay ne ayýp) 10 Temmuz 2001 Sabahýn erken saatinde Galip iþ için Antalya'ya gitti. Annem beni dokuzda arayarak uyanýp uyanmadýðýmý kontrol etti. Niçin? Çünkü Galip otobüse binmeden önce aramýþ ve anneme aynen þunlarý söylemiþ; "Ben her gece Ece'nin çalar saatini kontrol ediyorum ama dün gece unuttum. Çalmayabilir ve o da uyanamayabilir. Ben de birazdan otobüse bineceðimden telefonum kapalý olacak. Lütfen onu arayýp uyanýp uyanmadýðýna bakar mýsýnýz?" Baþka kimin aklýna gelir? 11 Temmuz 2001 Sabah bir bel aðrýsý, halbuki hazýrda bekleyen bir hamilelik testim vardý, yarýn sabah ilk iþ uygulayacaktým. Gerek kalmadý. Regl! Bu arada öðrendim ki, hamilelik testleri reglin olmasý gereken ilk günden itibaren geçerlilik kazanýyor ve yüzde doksan doðru sonuç veriyorlarmýþ. Þimdi test rafa kalktý, bir ay sonra bakýlacak. Oysa sanýyordum ki hop diye hamile kalabilirim, yanýlmýþým. Demek ki Elvin 29 Martta gelmek istemiyor, nisan sonu, mayýs baþýnda onunla tanýþma olasýlýðý üstünde durabiliriz artýk, annesi gibi mayýslara düþkün bir çocuk olmasý hiç de fenâ bir fikir deðil aslýnda. Belki ona bir ikinci ad daha koyarýz; Mayýs. Dün Galip Antalya'da, annem yazlýk, abim kendi evindeyken babamla yemeðe gittik. Nefis Meksika bifteði, salata... Tüp bebeklerden konuþuyorduk, babam sordu, "Siz test yaptýrdýnýz mý?", "Ne testi?" dedim, "Çocuðunuzun olup olmayacaðý testi" dedi. "Iýýh" dedim, "bekleyip görme yolunu seçtik." Bir alýþveriþ merkezinin içindeydik. Baba kýz son sürat alýþveriþ yapmaya bayýldýðýmýzdan hýzlý hýzlý vitrinlere göz atýp yürüyorduk. Beðendiðim bir ayakkabýyý gösterdim ona, beni hemen içeri sokup ayakkabýyý giydirtip kasaya yürüdü. Bir yandan da sesli sesli konuþuyor, "Babayla alýþveriþe gitmek ne güzel deðil mi? Eskiden bol


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

33

bol seninle çýkar bir þeyler alýrdýk. Evlendiðinden beri yapamýyoruz..." "Niye?" dedim, "buradayým ya iþte..." "Ýlginç bir ayakkabý ama güzel" diyor babam, "Arkasýný yapmayý unutmuþlar, seneye de moda olsun diye baðcýklarýný yok edebilirler ya da önünü kesebilirler." Kasadaki kýz gülüyor, babam komiktir. "Önünü keserler dedim de, sen bir türlü bizim fiþi kesemedin" diyor sonra. Sabýrsýz müþteriler olarak "Sen kese dur, biz biraz daha dolaþýp gelelim" diyoruz görevli kýza. Böyleyiz iþte ikimiz de, bir maðazanýn içinde üç dakikadan daha fazla duramýyoruz. Bu arada arkadaþlarýna da akþam beraber yemeðe çýktýðýmýzý söylemiþ. Kesinlikle iyi bir gece geçirdik, Rusya'dan gelen balmumu heykellerin bulunduðu sergiyi gezdik, çeþit çeþit çikolata aldýk, oradan buradan konuþtuk ve sonra eve döndük. Galip'in de fark ettiði bir þey var, babamýn hiç unutamadýðý. Ne zaman konu geçmiþten açýlsa babam hep lise son sýnýfta okul servisiyle gitmek yerine, yaklaþýk beþ dakika süren onun arabasýyla beni okula býrakýþýndan ve o yýlýn ne kadar güzel bir yýl olduðundan söz eder. Sabahlarý bana kahvaltý hazýrlayýp, çayý yaptýktan sonra beni uyandýrmasýný, birlikte gazetelere göz attýktan sonra onun beni okula býrakmasýný sevgiyle anýmsar ve her defasýnda bunu anlatýr bizlere ve diðer dinleyenlere, onun için 88-89 okul sezonu en güzel geçen zamanlardan biridir. Ben o bunlarý anlatýrken hem sevinir, hem de üzülürüm. Sözünü ettiðimiz þey yalnýzca dokuz ay boyunca bir saati birlikte geçirmek, oysa çok daha geniþ zamanlara yayýlmalý birlikte geçirilen zamanlar. Ýki gündür gazetelerde ve internet sitelerinde yayýnlanan bir haber var; bahsetmemek olmaz, önemli bir geliþme çünkü. Olay sperm olmadan bebek sahibi olmakla ilgili, hayli ürkütücü, hele internetteki erkek sitelerine ve erkek magazin dergilerinde denilenlere bakýlýrsa. Avustralyalý bilim adamlarý farelerde sperm olmadan yumurta döllemeyi baþarmýþlar ve böylece erkeklere gereksinim duymayan Amazon ýrkýnýn da sürebileceðini kanýtlamýþlar. BBC'nin haberine göre, Melbourne'deki Monarch Üniversitesi'nden Dr. Orly LachamKaplan spermsiz bebek tekniðini geliþtirmiþ. Bu teknikte vücuttaki herhangi bir hücrenin genetik materyaliyle týpký spermle döllenmiþ gibi embriyo yaratýlmýþ. Þimdiye kadar spermsiz bir döllenme yaratýlamamasýnýn nedeni elbette ki


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

34

kromozomlar, çünkü beden hücrelerinde çift dize kromozom varken spermde tek dize kromozom var. Özel bir yöntemle beden hücresine ait kromozomlar bölünerek sperme benzetilmiþ ve döllenme bu þekilde denenmiþ. Bu yumurtadan canlý ve saðlýklý bebeklerin dünyaya gelip gelmeyeceði ise henüz bilinmiyor, bunu zaman gösterecek. Önümüzdeki altý-sekiz ay içerisinde bu yöntemin iþe yarayýp yaramadýðý anlaþýlacak ve de spermsiz bebek tekniðiyle ilgili bütün sorulara yanýtlar bulunacak. Bu tekniði bulmanýn amacý elbette erkeklere gereksinim duymayan bir dünya yaratmak deðil. Düþünsenize, içgüdüsel olarak çocuk sahibi olmak, döllemek gibi durumlarý içlerinde barýndýran erkekler fark etmeseler de, sýrf bu yüzden kendilerini çok güçlü hissediyorlar. Ellerinden döllemeyi alýrsanýz dünya tuhaf olmaz mý, dengeler bozulmaz mý? Bu yeni buluþta çocuk sahibi olmayan erkeklere yardýmcý olmak amacý güdülüyormuþ. Ayný zamanda bu yöntem lezbiyen çiftlerin de bir babaya gereksinim duymadan evlât edinmelerine yardýmcý olmayý vaat ediyormuþ. Sýký durun, bir kadýnýn yumurtasýnýn baþka bir kadýnýn hücresiyle döllendirilmesi durumunda XX döllenmesi gerçekleþeceðinden doðacak tüm bebekler kýz olacak! Dehþet ki ne dehþet. Ýki kadýn bir erkeðe gereksinim duymadan çocuk sahibi olacaklar, bu kültürle doðan ve yetiþen çocuklar da kýz olacak ve hayat tamamýyla kadýnlarýn elinde olacak. Bilim-kurgudan farksýz. Gelecekte bu kozu kullanmaya kalkacak kadýnlarýn sayýsýnda bir artýþ olacaktýr çünkü kadýnlar kozlarý severler ve eðer erkeklere çok kýzarlarsa erkekleri bir çýrpýda yok etme yoluna gidebilirler. 12 Temmuz 2001 Haber þöyle; Amerika'da mesleklerinin zirvesinde olduklarý bir anda hamile kalarak iþlerinden ayrý kalmak istemeyen kadýnlar, 60 bin dolar ödeyerek taþýyýcý anne tutmaya baþlamýþlar. Pek çok kadýn; partneri tarafýndan döllenmiþ yumurtalarýný taþýyýcý annelere enjekte ettirmek için kliniklere gidiyormuþ. Hamilelik stresi yaþamayan anneler (ben buna sadece stres demezdim, hiç bir þey yaþamamak daha doðru bir tanýmlama) 9 ay sonra kendi hücrelerinden meydana gelen bir bebek sahibi oluyorlarmýþ. Talep öyle fazlaymýþ ki artýk sýrf taþýyýcý anne kiralayan þirketler kurulmaya baþlanmýþ.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

35

Dünya akýl almaz bir hâl alýyor, teknoloji sýnýrlarý zorluyor. Sýrf kariyer için bunu yapabilecek kadýnlar dünyada illâ ki var ama belki baþka nedenlerden dolayý da taþýyýcý anne kavramýna sýcak bakanlar olabilir; örneðin saðlýk durumu hamile kalmaya uygun olmayan kadýnlar, bünyesi zayýf kadýnlar, önemli bir hastalýðý olan kadýnlar, korkan kadýnlar... Aslýnda ne öyküler çýkar bu durumdan.. Hadi kariyeriniz, saðlýðýnýz falan, 60 bin dolarý da verebilecek gücünüz var, bir de taþýyýcý anne bulundu. Yazýlmasý gereken öykünün baþ kahramaný taþýyýcý anne olmalý, neden taþýyýcý olmuþ, ne kadar para alacak bu iþten, dokuz ay boyunca baþka birinin çocuðunun doðmasýný beklerken neler hisseder, çocuðu doðurduðu anda biraz olsun onu kendi çocuðu gibi hissetmez mi, bu iþi kaç defa yapabilir, ailesi ne der, hamileyken bütün gün ne yapar, ne yer, ne içer, kliniðe ne zamanlarda uðrar, kariyerinin peþinden koþtuðu için hiçbir þeye zaman ayýrmayan anneyle görüþür mü, buluþur mu, telefonlaþýr mý, sonradan arada bir çocuðu ziyarete gider mi, anne hamileliðin nasýl bir þey olduðunu bilmeden, eline çocuðu verildiðinde onu gerçekten sahiplenebilir mi kolayca? Kesinlikle konusu taþýyýcý anneler olan bir öykü yazmak lâzým. Bugün anneleri, babalarý ve bebeklerini ilgilendiren birçok haber var gazetelerde. Ya eskiden de bu kadar çoktular ama ben fark etmiyordum ya da ben bu günlüðü yazmaya baþladýðýmdan beri birtakým güçler bana yardýmcý oluyorlar. Örneðin erkekler için yeni bir doðum kontrol yöntemi geliþtirilmiþ. Derinin altýna yerleþtirilen iki hormon plâkasý üç yýl boyunca korunma saðlýyormuþ. Günlük kullanýmdan kaçan erkekler yani tembeller ve ihmalkârlar için geliþtirilmiþ bu yöntem. Erkekler kondomdan ve diðer korunma yöntemlerinden nefret ederler ama razý edebilirseniz eðer, hele de çocuk istemiyorsanýz bu yöntemle en azýndan üç yýl boyunca sorunsuz bir þekilde yaþayabilirsiniz. Yöntemin yaygýn uygulamasýna 2005 yýlýnda geçilecekmiþ. Eh þu anda görünen bir de dezavantajý var ilacýn ki bence hiçbir erkek bunu duyduktan sonra bu plakâlarý kullanmak için gönüllü olmayacak ve iþ yine kadýnlara düþecektir. Þöyle ki; sperm üretimini önleyen bu yöntemi uygulayan erkeklerin seks güçlerini korumak için testesteron iðneleri yaptýrmalarý gerekiyormuþ.


36

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

Bir de þüpheci babalara müjdeli bir haber; Ýsveçli firma DNA- Test Sweden ile Avustralyalý firma DNA Solutions internet üzerinden verdiði hizmetle çocuklarýnýn kendilerine ait olup olmadýðýndan þüphelenen babalar için DNA testi yapýyormuþ. Saç örneðinizi postayla bu firmalardan birine göndermeniz ve beklemeye baþlamanýz gerekiyor. Sonuç elektronik postayla size bildiriliyor. Eþ ve çocuðun onayýnýn alýnmadan yapýlan bu testler anlaþýlan yakýn zamanlarda bir de etik tartýþmaya yol açacak. Kocasýnýn elektronik postalarýný okuyan ya da internette kocasýnýn hangi sitelerde dolaþtýðýný bilen kadýnlar kavga çýkarmaya baþlayacak. Yeni çaðlarýn kavgalarý belli ki bu yönde olacak, "Demek benden gizli saç örneði gönderdin ve seni aldattýðýmý düþünüyorsun ha? Þimdi ben de internetten bir dedektif tutup seni takip ettireyim, soy kütüðünü araþtýrayým, eski sevgililerinin sitelerini hack ettireyim bari..." Baþka bir haber; þiþman bebekler büyüyünce de þiþman oluyorlar... Aman dikkat, ay aç kaldý yavrucaðýz falan diyip bebeklere ha bire yemek yedirmemek lâzým. Ýleride þiþmanlýða baðlý olarak; þeker, koroner kalp hastalýklarý, hipertansiyon, hiperlipidemi gibi birçok sorunla karþýlaþma riski de artýyormuþ.

Ýnek sütü, pirinç unu ve

þekerle hazýrlanan mamalarý yiyen çocuklar genellikle þiþman oluyorlarmýþ. 9 Eylül Üniversitesi'nden Prof. Doktor Benal Büyükgediz'in dediðine göre beyin geliþiminin tamamlandýðý ilk üç yýl içinde bebeðin beslenmesi büyük bir önem taþýyormuþ. Anne sütü þiþmanlýða karþý çocuklarý koruyan önemli bir faktörmüþ ve ek gýda verilmesinin erken baþlatýlmasý þiþmanlýða neden oluyormuþ. Erken nedir, ne zamandýr peki? 6 aydan önce bebeðe ek gýda verilmemeliymiþ. Bir tane daha; daha önce öðretmenimden örnek vererek yazdýðým bir konu bu. Anne karnýndaki bebekler altýncý aydan itibaren dýþ dünyadaki sesleri hafýzalarýnda tutmaya baþlýyorlar ve annelerinin dinlediði þarkýlarý bir yýl sonra anýmsýyorlarmýþ. Öðretmenimin de yaptýðý ve bize önerdiði gibi bir kez daha söyleniyor ki, klasik müzik gibi yavaþ ritimli parçalarýn hamilelik döneminde dinlenmesi bebeklerin beyin geliþimi açýsýndan faydalý. Yapýlan deneyle, hamilelik döneminde klasik müzik dinleyen kadýnlarýn çocuklarý bir yýl sonra parçalarý anýmsarken, pop müzik parçalarý dinleyen çocuklarýn çoðu parçalarý anýmsamamýþlar.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

37

Günün son haberi Saðlýk Bakanlýðý'ndan. Bakanlýk çalýþan annelere "iþ yerinizde sütünüzü saðýn, serin yerde saklayýn" önerisinde bulunmuþ. Amerika'da kariyer yapan kadýnlar taþýyýcý anneler bulurken bizim memlekette kariyerden deðil ama parasal nedenlerden dolayý bebek doðduðu anda bile çalýþan kadýnlar sütlerini saðýp saklama durumundalar. Bizdeki geliþme bu kadar iþte. Saðlýk Bakanlýðý anne sütünün buzdolabýnda 24 saat canlýlýðýný koruduðunu söylemiþ. Bir de internet sitesine sahip olan bakanlýðýn web sayfalarýnda annelere ilginç öneriler varmýþ, girip bir bakmak lâzým. 16 Temmuz 2001 Üþenmedim baktým siteye, o kadar solgun, didaktik geldi ki vazgeçtim, yani artýk "sütünüzü saðýn" gibi önerilerden daha fazlasýný aktarma þansým yok. Galip'in Avustralya'ya birlikte gittiði ama hâlâ orada olan en yakýn arkadaþý Cem'in sevgilisi tam da benim doðum günümde harika bir kýz çocuðu doðurdu, adýný Tia koymuþlar. Böylesi güzel bir isme sahip olan bir çocuðun kendi de güzeldir herhâlde, onlarý eylül ayýnda görmeyi umuyoruz. Halûk Cem'lerin bir iki ay sonra gelmeleri haberinden sonra artýk dört aylýk bir bebek sahibi olan deneyimli bir baba olarak dün dedi ki; "Sorun bakalým hangi bebek mamasýný kullanýyorlarmýþ, burada yoksa eðer kullandýklarý mamadan, yanlarýnda getirmeyi unutmasýnlar." Galip, baba olduktan sonra bütün konuþmalarýn nasýl da deðiþtiðinin farkýna vardýðýný söylüyor dün. Akþam her zaman olduðu gibi balkonda oturmuþ Halûk'la içkilerini içerken hep bu tür þeyler konuþmuþlar, Emir'e alýnan oyuncak inekten, artýk aðzýna aldýðý yemekleri püskürttüðünden, yerlerde sürünmeye baþladýðýndan, yataðýnda kendi kendine dönebildiðinden... Oysa bundan altý ay önce bebekler hariç dünyadaki her þeyden konuþuyorlardý; ralliler, arabalar, yemekler, özellikle balýklar ve mangalda piþen diðer her þey, tatiller, iþler, paralar ve kim bilir daha neler neler... 17 Temmuz 2001 Sanýrým bebeklerle ilgili haberleri hafta sonuna doðru yayýnlýyorlar. Her þeyin ardýnda bir neden, öküzün ardýnda buzaðý arýyorsanýz, medya devlerinin devletle gizli bir iþbirliði içerisinde olduðuna


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

38

inanabilirsiniz. Belki sahip olduðumuz genç nesil yeterli deðildir, daha da genç olmamýz için hafta sonuna þirin mi þirin bebeklerin fotoðraflarýnýn bulunduðu haberlerden koymakla çiftleri teþvik ediyorlardýr, hadi ama ne duruyorsunuz, önünüzde koca bir hafta sonu var gibilerden. Bu fotoðraflarý görünce aklýma o nefret ettiðim genç kadýn tipleri geldi; bunlar gazetelerde gördükleri bütün bebeklerin fotoðraflarýný keser, iþyerlerindeki dolaplarýnýn kapaklarýna yapýþtýrýrlar. Ben bu bebek resimlerini gördüðümde her daim gayri ihtiyari titrer ve o kadýnlardan ve dolaplarýndan hemen uzaklaþýrým. Nedir yani, hangisidir bu eylemin sonucu: a)Çok yalnýzým, derhâl evlenmek ve bir çocuk doðurmak istiyorum b) Bir erkek arkadaþým bile yok, olsaydý evleneceðimize dair hayâller kurabilirdim ama ne yapalým, bari olmayan gelecek düþlerimi ertelemek yerine þu þirin yavru resimlerine bakayým c) Kýskancým kýskanç. Birileri çocuk doðurmuþ ve üstelik bu çocuklar dünya tatlýsý, ben ise ileride bana ne olacaðýný, çocuðum olup olmayacaðýný, olsa bile bu kadar þirin olmayacaðýný kesinlikle bilmiyorum, ama ümit iþte, bir þeyi kýrk kere istersen olurmuþ, belki baka baka benim de bir tane olur d) Bu fotoðraflara bakan adamlardan biri belki de ne kadar evcimen ve çocuk sahibi olmaya meraklý olduðumu anlar ve kim bilir? e) Anlamýyor musunuz, yalnýzlýktan çýldýrmak üzereyim. f) Daha önce baþka kadýnlarýn dolaplarýnda görmüþtüm, iþe de yeni baþladým, zorunlu galiba bu bebek resmi yapýþtýrma iþi, bari bir iki tane de ben yapýþtýrayým da kimse bir þey demesin g) Maksat kýzlar arasý muhabbet olsun, iþte caným sýkýlmasýn. Biri "ay, ne þeker þey böyle" der, lâf lâfý açar, konu sýkýntýsý çekmeyiz. Benim asla arkadaþ olamayacaðým kadýn tipi iþte bu. Kesinlikle hayatlarýnda bir eksiklik olan ama bunu hep yanlýþ þeylerle doldurmaya çalýþan, bir türlü doðru uðraþlarý ve arkadaþlarý edinememiþ bir profil. Bana uymayan. Her þeyin bir deja-vu durumu oluþu, yalnýzca hayatýn içine bir anda giriveren þeylerle deðiþir gibi oluyor, o kadar. Doðum haberleri, ölümler, evlenmek üzere olup da perde bakmaya gitmeler ve sistire yaptýrmalar hariç. Nurdan bugün 99 yýlýnda yazdýðý bir yazýyý getirdi iþe, hepimizi benim odamýn içinde topladý, her zamanki gibi çaylarýmýzý söyledik ve dinlemeye baþladýk. Bundan iki yýl önce sýradan bir iþ


39

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

gününde yaptýklarýmýzýn bugün ya da dün yaptýklarýmýzdan hiçbir farký yok. Bir iki insan iþten ayrýlmýþ, bir ikisi iþe girmiþ, birileri gürültü oluyor diye söylenmiþ, ayný kiþinin elinde telefon varmýþ, ayný kiþi espri yapýyormuþ ve biz gülüyormuþuz, çay söylemiþiz, ben kayýt yapýyormuþum, birileri istifa edeceðim diye yanýndakine þaka yapýyormuþ. Ve bugün, aradan iki yýl sonra ayný þeylere gülüp ayný þeylere üzülüyoruz. Kafanýzý bu olan bitene yorarsanýz tuhaf bir durum ama biraz da ferahlatýcý bir hâl. Hiçbir þeyin deðiþmemiþliði insana ayný zamanda güvenli sularda olduðu hissini de veriyor. 18 Temmuz 2001 Kuzen Sinan öðleden sonra "baba oldum" demek için aradý. O heyecanlý, ben heyecanlý. Demek artýk bir de Egemen'imiz var, tanýdýðým bütün Egemen'ler çok yaramazdý, ama ona söylemedim. Küçük kuzen Bahadýr aradý arkasýndan, hadi hastaneye birlikte gidelim diye. Yolumuz uzundu, onun amca oluþundan, lenslerden, okulundan, müzikten, internetten konuþtuk. "peki ben neyi oluyorum Egemen'in" dedim ona, "babasýnýn kuzeni" dedi Bahadýr. Gittiðimizde Sinan'ýn gözlerinde harika bir pýrýltý vardý, "bu benim doðan en yakýn akrabam" dedim ona, o da "benim de" dedi gülerek. Melissa kollarýna baðlý serumlarla, temmuzun sýcaðýna ve kesilen elektriklerden ve gelen konuklardan dolayý klimasýz bir havasýzlýða teslim olmuþ, sarý bir yüzle yatýyor ama kendini iyi hissettiðini, yalnýzca biraz aðrýsý olduðunu ama bunu önemli bulmadýðýný söylüyordu. Egemen uykuya teslim olmuþ bir biçimde ona ayrýlan minik bir yatakta sarý þapkasý ve eldivenleriyle minicik yatýyordu. Çenesi, fotoðraflarýndan anýmsadýðým kadarýyla ayný Sinan'ýn bebekliðindeki gibiydi, gözleri Melissa gibi çekikti, týrnaklarý biçimli, parmaklarý uzundu. 3 kilo 900 gram doðmuþtu, hemþirenin býraktýðý kaðýdýn ad soy ad kýsmýnda Bebek Balban yazýyordu, 57 santim, kan grubu henüz bilinmiyor. Klima bir süre sonra çalýþtý, oda serinledi, herkes rahatladý. Melissa'nýn anne ve babasý bir süreliðine dýþarý çýktý. Melissa aradan üç saat geçtiðini ve bebeðin mama saatinin geldiðini söyledi. Teyzem

ki artýk o bir babaanne

olmuþtu, ne tuhaf, ona yardým etti. Sinan ile ben uzun süre birbirimize sarýldýk, sonra odanýn önündeki cam kenarý koltuklarýna kurularak anne ve baba olmanýn nasýl bir þey olduðunu konuþtuk. Sinan, kendi


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

40

çocukluðunu ne yazýk ki ilkokula kadar anýmsamadýðýný söyledi. Annesinin onu doðurup, büyütürken, beslerken neler çektiðini anlayamamýþ. Bu yüzden de hamileliði boyunca Melissa'yý videoya kaydetmiþ, ileride çocuklarýn annelerinin onlar için ne fedakârlýklara katlandýklarýný bilmeleri iyi olurmuþ. "Þimdi bütün roller deðiþti" diyor, "biz küçükken Çaðrý ile (ortanca kuzenim) eve hýrsýz gelmesinden çok korkardýk ve her korktuðumuzda hemen babamý uyandýrýrdýk. Bugün her þey deðiþti, artýk babamý hýrsýz var diye uyandýramam, artýk baba olan benim" 19 Temmuz 2001 Otuz bin hamile kadýn üzerinde yapýlmýþ bir deney; düþük dozda aspirin kullanýmýnýn hamilelik dönemine çok büyük bir faydasý varmýþ. Erken ve ölü doðumlarý hayli engelleyen, yüksek tansiyonu düþüren düþük dozda aspirin kullanýmýnýn tabii ki uzman doktor kontrolünde olmasý gerekiyormuþ, ancak verilen haberde düþük dozun ne kadar düþük olduðundan söz etmemiþler. Bu arada ben boþu boþuna taze hamilelik haberleri için gazeteleri týrým týrým tarýyormuþum,. Ýnternetteki ntvmsnbc.com adresinde en son haberler tarih sýrasýna göre dizi dizi dizilmiþ, bizleri bekliyorlarmýþ. Saðlýk bölümünde "anne bebek saðlýðý"na tuþlayýp, en son geliþmelere anýnda ulaþma fýrsatý var. Londra'dan 29 ocak tarihli bir haber; çok heyecanlý bir geliþme olmasýna karþýn, hâlâ anne olmanýn zamanýn gelip gelmediði konusunda tereddütler içinde olduðum bir dönem olduðundan bir okuyup sonra da unuttuðum bir þeydi bu, þimdi yazabilirim. Bilindiði üzere, hamilelik dönemindeki ultrason görüntüleri bebeðin anne karnýndaki hâlinin çok kaba bir tasviridir, gerçi öyle bile olsa heyecan veridir, Hâluk örneðin Emir'in Hande'nin karnýndaki görüntülerini "bakýn Emir'in fotoðrafýna" diye bize heyecanla gösteriyordu, daha sonra da kendilerine ait web sitesine bile koydu bu fotoðraflarý... Doktorlara çok ciddi fiziksel bozukluklar ya da bebeðin ters mi düz mü olduðuyla ilgili bilgi veren ultrasondan daha önemli, her anne babayý çýldýrtacak bir geliþme artýk söz konusu. Zafer Arapkirli'nin bildirdiðine göre, Siemens tarafýndan üretilen ve bazý ülkelerde denenmeye baþlanan yeni bir görüntü tarayýcý cihaz sayesinde bebeklerin neredeyse fotoðrafa yakýn görüntüsü ekrana geliyor.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

41

Kaðýda da basýlabilen bu fotoðraflarla çocuðunuzun nasýl bir görüntüye sahip olduðunu onu daha gerçek dünyanýn içinde, yaný baþýnýzda görmeden öðrenmek artýk mümkün. Tabii bununla birlikte; doðmamýþ çocuklarda oluþmuþ tümörler, dudak veya benzeri bölgelerdeki arýzalar, omurga bozukluklarý bile doðumdan önce belirlenecek ve önlemler alýnabilecek. Düþük dozda aspirinle pek çok doðum sorunun önüne geçerken, hamilelik boyunca balýk yaðý yiyerek zeki, çevik çocuklar doðurmak da mümkün. Somon, sardalye ve ringa balýðýnda bol miktarda bulunan yað asitleri ana rahmindeki bebeðin zihinsel geliþimine hayli olumlu bir katký yapýyormuþ. Yapýlan deneyle, annesi balýk yaðýyla beslenen çocuklarýn diðerlerine göre kavrama yeteneklerinin geliþmiþ olduðu ve çabuk öðrendikleri tespit edilmiþ. Haftada iki üç kere balýk yaðý almak yeterliymiþ. En iyisi buzdolabýnýn üzerine bir not yapýþtýrýp bütün bunlarý kýsa kýsa yazmak, unutma balýk yaðý, unutma düþük doz aspirin, unutma þu, unutma bu... Bilmem, çok fazla kafayý takýnca da iyi olmayabilir tabii ama saðlýklý beslenmekte ve bilinçli birer ebeveyn adayý olmakta elbette fayda var. Alýn, buradan yakýn, yine geldik Saðlýk Bakanlýðý'nýn önerilerine, iþte anne adaylarýna beslenme önerileri, buzdolabý notlarý artarak devam ediyor... Her öðün c vitamini tüketin. Her gün en az bir su bardaðý süt, yoðurt ayran için veya iki kibrit kutusu kadar peynir veya bir iki yemek kaþýðý çökelek yiyin. (Çökelek mi yiyelim?) Mercimek-bulgur karýþýmý yemekleri sýk sýk yiyip (benim bildiðim ikisinin karýþmýþ hâli bir tek mercimek köftesinde var, o da her gün yenmez ki), yanýnda portakal, mandalina, domates, maydanoz (yemem, yemem, yemem, asla yemem, muadili yok mu?), yeþil biber, taze soðan gibi c vitamininden zengin sebze ve meyveleri tüketin. (ilk maddede bu faslý kapatmamýþ mýydýk?) Yemekle birlikte çay ve kahve içmeyin. Yemek yedikten bir iki saat sonra için. (içmek þart mý?) Hamile kaldýðýnýzda aðýrlýðýnýz normal ise her ay bir-bir buçuk kilo alacak þekilde yediklerinizi ayarlayýn. (Bu bana, yine dün Galip yokken


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

42

babamla yediðimiz yemekteki garsonun dediklerini anýmsattý. Yýllar yýlý kibrit çöpüne ve Avrupalý mankenlere -annemin arkadaþlarý tarafýndan onlarýn gençliðinde pek meþhur olan Twiggy'e, benim yaþýtlarým tarafýndan ise Uma Thurman ve Suzanne Vega'ya benzetildikten sonra, Galip ile evlenmeden üç ay önce kilo almaya baþladým ve o zamanlar 43 ile 47 arasýnda gezinmekte olan kilom bugünlerde 60'a çýktý. 1.73 boy ile artýk minimuma deðil de þiþmanlýða doðru sýnýrda görünen bu kilom beni uzun zamandýr tanýyanlar için hayli þaþýrtýcý bir durum, mesela abim beni her görüþünde "þiþko patata" demeye baþladý... Neyse dün babamla yemekteyken ben baþlangýç diye nitelenen bir iki þeyden azar azar yedim, babam ise yemiyorum diye üzülerek, Galip'e telefon açtý, "Baksana sen olmayýnca Ece'nin boðazýndan bir þey geçmiyor" dedi ona. O sýrada garson babamýn dediklerini duydu ve "Doðan abi üzülmeyin, kýzýnýzýn kilosu iyi, diyet yapmasý normal" dedi. Otuz yaþýmý aþtým, hayatýmda biri ilk kez diyet yaptýðýmý sandýðý için hayli heyecanlandým. Tersi diyetlerden söz etmiyorum, defalarca beslenme uzmanlarýna kilo almam için götürüldüm, bir tanesi her öðüne birkaç dilim ekmek, hiç unutmuyorum öðle yemeklerine de beþ altý dolma ile bir koca tabak pilav yazmýþtý, ben de durum böyle olunca asla ve asla kilo alamadým. Beþ altý dolma yesem zaten kilo alýrdým, o beslenme uzmanýndan özellikle nefret ettim. Ve iþte nasýl olduðunu bilmiyorum, kimsenin yesene kýzým, evladým, yavrum, sevgilim, karýcýðým demesine fýrsat vermeden bir yýl içinde kilo aldým. Belki de Galip bana hiç "Ama yemiyorsun sen.." deyip yüzünü buruþturmadýðý içindir. Nice eski sevgilim "seni þiþmanlatacaðým" diye beni çýldýrtmýþtý, ben de onlarýn yanýnda hiçbir þey yemeyerek kendimce intikam almýþým herhâlde.) Çok zayýfsanýz biraz daha kilo alýn. (Demesi kolay... Herkese ne yediðine hiç karýþmayan ama meyveleri soyup, buzlukta soðuttuktan sonra þýk bir servisle önünüze koyan Galip gibi bir koca diliyorum) Þiþmansanýz þekerli, unlu, yaðlý yiyeceklerden kaçýnýn. (Bunu da demesi kolay, þiþmansanýz zaten bunlarý sevdiðiniz için bu kilodasýnýz. Dikkat edebilirsiniz yedikleriniz ama nereye kadar?) Sebzeleri iyice yýkayýn. Boþaldýktan sonra deterjan ve ilaç kavanozlarýna yiyecek ve içecek koymayýn. (Demek koyanlar var, neyse ki hamilelik boyunca


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

43

kazandýklarý bu alýþkanlýklarý ileride sürdürmeyi baþarabilme þanslarý da var..) Protein tüketin ki bacak ve göz þiþmelerinden kurtulun, güneþe çýkýn ki D vitamini alýn. Bütün bu uyarýlar hoþ. Sizi sizin kadar düþünen birilerinin varlýðýný öðrenince hem iþin ciddiyetinin farkýna varýyor, hem de yeni þeyler öðreniyorsunuz. Çukurova Üniversitesi'nden Doç. Dr. Cüneyt Evrüke diyor ki; saðlýklý bebek dünyaya getirmek için anne adaylarýnýn hamilelik öncesinde bir dizi kan testi yaptýrmasý gerekiyor ama bu konu genelde ihmâl ediliyormuþ. Anne adayýnýn kan grubunun RH negatif, babanýnkinin de pozitif olduðu durumlarda kan uyuþmazlýðý ortaya çýkýyor ve bu da bir dizi sorunun beraberinde getiriyormuþ. Bir de benim çok korktuðum ve sýrf bu yüzden caným köpekleri uzaktan sevmek zorunda kaldýðým bir durum var; toksoplazma... Anne adaylarý için en önemli sorunlarýndan biri insanlara kedilerden ya da köpeklerden geçen ya da çið et tüketiminden kaynaklanan toksoplazma denilen parazit. Evrüke diyor ki; "Bir anne adayý hamileliði sýrasýnda toksoplazma parazit ile enfekte olursa ve enfeksiyon anne karnýndaki bebeðe geçerse hamileliðin ilk üç ayýnda düþük doðuma neden olabilir ya da yeni doðanda tahripkâr etkiler býrakabilir. Hatta, bebekte körlüðe kadar varan olumsuz sonuçlara yol açabilir." Bu arada çið et tüketmemek ve özellikle çið köfteden uzak durmak gerekiyor. 31 Temmuz 2001 Dokuz günlük sessiz bir tatilde altý kitap okuyarak iþe geri döndüm. Yazlýk evdeydim, annemin ve Emine teyzenin ben sabah uyanýr uyanmaz hazýrladýðý kahvaltýlar, deniz, havuz ve güneþ, yine hazýrlanýp önüme konan öðle ve akþam yemekleri. Ayda ve Ata da oradaydý, Ata gün geçtikçe büyüyor. Artýk çorabýný aðzýna sokuyor, diþleri çok kaþýnýyormuþ da. Tatil hiç bitmesin istedim ve üç aylýk yaz tatilleri olan çocuklarý kýskandým. Ayda ile düþünüp durduk ve ne akýlsýzmýþýz dedik, niçin öðretmen olmayý düþünememiþtik, yaz tatili, kýþ tatili, aþý tatili, kazan dairesi patladý tatili, kaloriferler yanmýyor tatili, þehir is içinde, sokaða


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

44

çýkmak tehlikeli ve yasaktýr tatili, kardan yollar kapandý tatili... Eh tabi, artýk otuz yaþýnda olduðumuza göre olan olmuþ. 28 temmuz gecesi birinci evlilik yýldönümümüzü kutladýk, gazeteye þu yazýyý yazdým; Bir yýl sonra Yaðmur yaðdý, kar yaðmadý, rüzgâr çýktý, zaman geçti, deniz duruldu, gece oldu, hilâller, dolunaylar, güneþler geldi geçti. Geceyle gündüz eþitlendi, günler kýsaldý, uzadý, sokaklar doldu taþtý, pazarlar kuruldu, yeni giysiler alýndý, yemekler yendi, sinemalara gidildi, dünya biraz daha kirlendi, yeni zamlar oldu, perdeler, çamaþýrlar yýkandý, buzdolabý birkaç kez temizlendi, bir apartman toplantýsý yapýldý, bir doðum günü daha kutlandý, bebekler doðdu, bir yýlbaþý, yeni birkaç arkadaþ, okunmuþ on altý kitap daha eklendi, kalemler, yazýlar, defterler geçti, eskiyenler atýldý, çöpler birikti, atýldý, tüketildi, üretildi. Ne mi oldu? Bir yýl geçti. Biz evleneli bir yýl oldu. Bir gün, aaa on beþ yýl olmuþ da denecek, biliyorum. Gümüþ ve altýn yýldönümlerine ulaþana kadar geçirilmesi gereken pek çok evre var. Örneðin birinci yýl kaðýt yýlý, böylesine çabucak geçen bir yýl için birbirinize almanýz gereken hediyenin hayli zahmetsiz olmasý gerektiði düþünülmüþ. Tüy kadar hafif, basit, ucuz. Ýkinci yýla pamuk, üçe deri, dörde meyve ve çiçek, beþe tahta. Onuncu yýlda alüminyum, on beþte kristal; yirmide porselen, yirmi beþte gümüþ, otuzda inci, kýrk beþte safir, ellide altýn, altmýþta pýrlanta.. Gittikçe aðýrlaþan ve fiyatý da artan nesnelerle ifade edilen yýldönümlerinde zoraki hediyelerden uzak geçirilmesi gereken koca bir gün var önümüzde. Belki baþ baþa bir yemek, geçen yýl bugün hangi saatte ne olduðunu anýmsamaya çalýþmak, o heyecaný tekrar yaþamak için anlatýp durmak, fotoðraflara ve video görüntülerine bakmak, "hava ne kadar da sýcaktý o gün" demek, birlikte geçireceðimiz tüm hayatýn bu bir yýl kadar güzel, mutlu geçmesini dilemek, yeniden birbirimize karþý hep anlayýþlý olacaðýmýza dair söz vermek. Sahi hava ne sýcaktý ama neyse ki yýldýzlarýn altýnda ve de denizin yanýndaydýk. Sevdiðimiz tüm insanlar bizimle birlikteydi, güzel müzikler çalýyordu arkadaþlarýmýz, dans ediyor, gülüyor, eðleniyor,


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

45

birbirimize "evet" diyor, tüm bir yaþamýn o günkü kadar mutlu, neþeli, saðlýklý geçmesini diliyorduk. Sonra ver elini balayý. Bence insanýn her yýl bir balayýna, þýmarmaya, þýmartýlmaya ve her þeye yeniden baþlýyormuþ gibi hissetmeye gereksinimi var. Bir yerlere gidiyor ve iki kiþilik bir hayat yaþýyorsunuz, iþleri güçleri hiç önemsemediðiniz güzel bir iki hafta. Sonra o günlere ait fotoðraflara bakýyorsunuz, saðlýklý yüzlerinize, daha sonra hiç görmediðiniz o mekânlara. Dediðim gibi, en iyisi her yýl ayný tarihlerde yeni bir balayýna çýkmak. En olmadý, o günü en keyifli hâle getirmeye çalýþmak. Biz öyle yapacaðýz. Yazýyý Alain de Botton'un Romantik Hareket isimli kitabýndan bir kaç tümceyle bitiriyorum. "Sensiz yitik bir insan olduðumu, her ne kadar öyle görünmek istesem de aslýnda baðýmsýz bir kiþi olmadýðýmý, tam aksine, yaþamýn akýþý ya da anlamý üzerine hiçbir ipucu yakalayamamýþ bir sürüngen olduðumu söylersem, yani sana ihtiyaç duyduðumu itiraf edersem, duygusal açýdan soyunmuþ olurum. Karþýnda aðlarsam, "baþkalarý bunlarý duyarsa mahvolurum" diyerek ve her þeyin aramýzda kalacaðýna güvenerek sana yýðýnla þey anlatýrsam, partilerde etrafa mavi boncuk daðýtmaktan vazgeçersem ve önem verdiðim tek insanýn sen olduðunu söylersem, dahice biçimlendirilmiþ bir "yýkýlmadým ayaktayým" kisvesinden soyunmuþ olurum. Ýþte o zaman bir sirk numarasýndaki gibi bir tahtaya mýhlanmýþýmdýr, karþýmdakine kendi irademle bir yýðýn býçak vermiþimdir, tenime teðet geçen býçak atýþlarý karþýsýnda korunmasýzýmdýr...Artýk zayýfýmdýr ve gecenin üçünde telâþlý yüzümle çýkarým karþýna; akþam yemeðinde yüksekten attýðým iyimser felsefeden ve yüksek sesli deðerlendirmelerden eser kalmamýþtýr artýk. Günlük yaþamýn özenilecek ve kendinden emin fotoðraflarýndan biri deðilim; elimde korkularýmla ve kuþkularýmla yüklü çok ayrýntýlý bir katalog var; bütün bunlara karþýn beni sevmeye devam edebileceðin riskine alýþtýrdým kendimi." Karides, kalamar, polaraid bir aný, çingene kemanlarý, þampanya, dostlar, disko, düðün þarkýlarý cd'si eþliðinde dans, düðün fotoðraflarýna bakma, bir pasta, bir mum, bir dilek.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

46

1 Aðustos 2001 Nurdan'ýn ablasý bir pantolon dikiyormuþ, bütün hamile kadýnlara bu pantolondan armaðan olarak götürüyormuþ. Pantolonun kemer bölümünün yan taraflarýnda kuþaða benzeyen bir parça varmýþ, hamileliðinin boyutlarýna göre beldeki bu parçayý sýkýyor veya geniþletiyormuþ giyenler. Ne hoþ bir þey! Nurdan hamile olunca sana da o pantolondan getireceðim diyor, valla iyi fikir. Geçen gün gerçekten artýk yaþlanmaya baþladýðýmýzýn, artýk çocuk deðil de çocuklara sinirlenebilen tarafta olduðumuzun farkýna vardým. Evimizin pencere demirlerini kale yaparak futbol oynayan çocuklar ne kadar ikaz etsek de oynamayý kesmiyorlardý. Demire çarpan top sesi dünyanýn en gerilimli seslerinden biri. O demir parçasýna çarpan top ayný zamanda beynimi de zangýrdatýyor ve çocuklarýn kale yaptýðý yer yatak odamýzýn camýnýn demiri. O sýrada uyumuyordum ama her top çarpýþýnda vücudum biraz daha elektriklenmeye ve biraz daha gerilmeye baþladý. Dayanamadým, balkona çýktým ve hayatýmda ilk kez þöyle dedim; "Þimdi gelip o topu keseceðim!". Bunu bizim çocuklara anlatýnca Ömür, "bu lafý en son 20 yýl önce duymuþtum" dedi. Artýk toplar eskisi gibi zor bulunan ve özenle saklanan nesneler deðilmiþ, köþe baþý topla doluymuþ ve kessem bile gidip yenisini alabilirlermiþ. Beni þaþýrtan toplarýn artýk kolay bulunabilir nesneler olmasý olmadý, ben çocukluðumda en sinir olduðum tümceyi söyleyen kiþi olduðuma sinirlendim, ileride de mýzmýz mýy mýy, her þeyden þikayet eden bir ihtiyar mý olacaðým ne? 9 Aðustos 2001 Hiçbir þey yok. Hafta sonu Geyve'deydik, Galip, Halûk, ben. Hande Emir ve annesiyle birlikte Bodrum'daydý. "Bir gün mutlu olmak istiyorsan sarhoþ ol, bir hafta mutlu olmak istiyorsan seyahat et, bir yýl mutlu olmak istiyorsan sevgili bul, bir ömür boyu mutlu olmak istiyorsan bahçeyle uðraþ" demiþ birileri ama arada neler demiþ onu unuttum. Geyve'de köye kuþbakýþý bakan bir evde; horoz, eþek sesleri arasýnda tüm hafta sonu bahçeyle uðraþtýk. Çapa yaptýk, tohumlar attýk, onlarý suladýk. Topraðýn çapalanýrken çýkardýðý sessizliðin içindeki o sakin ses bana müthiþ bir terapi gibi geldi. Çocuðumu


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

47

doðurmak ve bahçeler içinde oturmak, tüm gün bahçeyle ilgilenmek, akþam serinliðinde sulamak, çocuðumu öylece sessizliðin içinde büyütmek ve büyüdükçe de ne kadar huzurlu bir çocuk yetiþtirdiðime tanýklýk etmek ve kendimi tebrik etmek istedim. Bir hamak istedim, gölgelerin içine kurulu, sessiz sessiz sallanýrken Elvin'e masallar okumak ya da uydurmak, onun saçlarýný taramak, çiçekler, meyveler toplamak üzere akþam üstleri el ele dolaþmak, ona böcekleri, solucanlarý, kaplumbaðalarý anlatmak ve göstermek istedim. Geyve deðildi istediðim, Geyve yalnýzca göz kýrpýyordu düþlerime. Bir kere hava çok sýcaktý ve çok sinek vardý. Yine de hiçbir þey yapmadan, hiçbir kaygý duymadan koskoca iki gün geçirmiþtik iþte. Saate bile bakmadan, telefona uzanmadan, açtýðýmýz radyo kanalýndaki djden ve çalan þarkýlardan gürültü kirliliði yapýyor diye hemen vazgeçtiðimiz, televizyonu bozuk olan bir evde, saatler boyu bulabildiðimiz gazeteleri satýr satýr okuyarak, demli çaylar, nescafe frappeler içerek geçen iki tam gün. Galip'le Haluk pazar sabahý, saatlerini altýya kurarak balýk tutmaya gidiyorlar, bir önceki gece kasabadan olta almýþlar, biri 5 metre uzayabilen bir kamýþ, diðeri de çocukluðumuzda elimize tutuþturulan misinalardan. Bir de üstünde "sazan hamuru" yazan bir yem almýþlar, tanesine 250 bin lira verdikleri. Bildiðimiz hamurun nemli hâli, kendilerini de iyi biliyorlar, "Biz sazanýz ya, o yüzden aldýk" diyorlar. Ben de temiz havanýn etkisiyle, asla pazar günleri yapmayacaðým bir þey yapýyor ve dokuzda kalkýyorum. Demlenmiþ bir çay ve evin içinde bulduðum, kendi irademle asla satýn almayacaðým bir kitap; "Spinoza Felsefesi Öðrenen Hýrsýz". Edebiyata bundan 20 yýl önce polisiye romanlar okuyarak, hatta günde bir tanesini devirerek baþlamýþlýðým bile var aslýnda. Sonra da ilk romanýmý yazmaya baþlamýþtým, on üç yaþýndaydým ve kahraman Muzip Bey'in kýzlarý çizgili defterimin dördüncü sayfasýnda öldürülüyor ve "uçan kuþu bile vurabilen" Muzip bey sadece on üçüncü sayfada katilleri buluyordu. Ama iþte o kadar. Aradan geçen bunca yýlda herhalde dört beþ tane daha polisiye kitap okudum, ta ki Spinoza Felsefesi Bilen Hýrsýz sözcükleri mutfak rafýndan bana "beni oku" diye baðýrana kadar. Yanýmda getirdiðim hayli kalýn bir roman olmasýna karþýn, büyük bir iþtahla pazar sabahýmý


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

48

bu polisiye kitaba ayýrdým. Çay üstüne çay içtim ve kitabýn neredeyse sonlarýna geldiðimde çocuklar hâlâ yoktu, cep telefonlarý kapalýydý, merak etmeye baþladým. Neyse ellerinde siyah bir torbayla döndüklerinde kitap bitmiþ, çay ve açlýk midemi bulandýrmaya baþlamýþtý, öðlene geliyordu. Ýki balýk tuttuklarýný söylediler gülerek. "iyi" deyip geçtim. 11 köy yumurtasýndan oluþan bir omlet yedikten sonra keyfimiz yerine geldi; "Ýnanmýyorum o balýklarý sizin tuttuðunuza" dedim gülerek. "Akþam yemeðinde mangalda piþerlerken anlatýrýz" dediler. Sonra bahçe iþleri. Galip ýsrarlarýma dayanamayarak geçtiðimiz günlerde bana ip aldý, hem de sayaçlý, yani kaç defa atladýðýnýzý görebiliyorsunuz. Tam ip atlayacaktým ki Halûk, "Eðer hamile olup olmadýðýný bilmiyorsan sakýn atlama" dedi, haklýydý. "Bebeðin anne karnýndaki ilk üç ayý çok önemli, dikkat etmelisin".... Ýp atlama hayalimin suya düþmüþ olmasý mý daha kötüydü, yoksa bütün bu konuþmalardan sonra regl olmak mý? Doyasýya ip atlayabilirdim öðleden sonra ama hamile kalmak için bir ay daha beklemek gerekecekti. Ýp atlamak için çok sýcaktý. Öðle yemeðini atlayýp da akþam üstü balýklar mangalda usul usul piþerlerken balýk tutma maceralarýný anlattýlar. Misinalarý savurduklarýnda aðaçlara taktýrmýþlar, tam çözdüklerinde de hepsini tekrar tekrar birbirine dolamýþlar. Biri yanlarýndan geçerken manalý manalý "Rast gele" deyip gülünce, "burada balýk var deðil mi?" diye sormuþlar, adam da "görmüyor musunuz su bulanýk, daha yukarý çýkýn" demiþ. Bizimkiler de adamýn sözünü dinlemiþler ama balýk tutmayý baþaramamýþlar. Gidip iki balýk almýþlar yaklaþýk altý saatlik maceralarýnýn sonunda. Balýk tutma faslý da böylece kapanmýþ. 10 Aðustos 2001 Dün Nicholas Cage'in Aile Babasý filmini izledik. Parayla elde edilebilecek her þeyi olan bir adam, eðer kariyerini feda edip çok sevdiði sevgilisiyle evlenmiþ olsaydý durum ne olurdu? Herkesin aklýndan geçebilecek bir durum, acaba öyle olsaydý ne olurdu, böyle olsa ne olurdu?


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

49

Nicholas Cage bir sabah çocuk aðlamalarý duyarak uyanýyor; steril, feng shui hayatýndan uzak, karmakarýþýk, düzen yoksunu bir odada, eski sevgilisinin kollarý arasýnda, onun 13 yýllýk eþi olarak... Bu yeni hayatý yaþadýkça kariyerini noktalayarak nasýl bir kaybedene dönüþtüðünü görüyor, iþ yaþamýnda en tepelere gelmiþ bir adam, sevgilisi ile evli olduðu hayatýnda küçük bir dükkânda perakende lastik satýyor.. Gardýrobundaki giysilerden, arkadaþlarýndan, gittiði bowling salonundan, arabasýndan utanýyor. Çoðunluðun bu standartlarda veya daha altýnda yaþadýðýný düþünürseniz, filmin biz sýradan izleyicileri bir yerde yakalayýp, doðru olanýn bizim hayatýmýz olduðunu ve içimizi ferah tutmamýz gerektiði kaçýnýlmaz oluyor, ne de izlediðimiz film Hollywood'dan çýkma. Ben küçümsemiyorum Hollywood filmlerini, çoðunlukla sýradan insanlara verdiði umutlarý, mucizelerin bir gün gerçekleþebileceði fikrini aþýlamasýný, sinemadan gülümseyerek çýkmayý ve hatta izlediðim filmleri sýradanlýðý nedeniyle unutup, baþka zamanlarda tekrar izlerken küçük ayrýntýlarý anýmsayýp sevinmeyi de seviyorum. Filmlerin sonunu tahmin etmeyi de, tanýdýðým yüzleri tekrar tekrar baþka filmlerde izlemeyi de... Mesela Nicholas Cage'i amcalarýmdan daha fazla görmüþümdür hayatýmda, onun mimiklerini, üzgün adamý oynarken kaþlarýný ne þekle soktuðunu, gözlerinin rengini bilirim... Neyse; filmdeki en ilginç þeylerden biri bence Jack'in (Nicholas Cage) kýzý Annie'nin, oðlu Joshua'nýn bezini temizlemek zoruna kaldýðý sýrada babasýný izleyiþi ve bir þeylerin yanlýþ olduðunu sezinleyip "Sen benim babam deðilsin deðil mi?" demesiydi. Annie'ye göre Jack bir uzaylýydý ve babasýnýn yerini almýþtý. Bence nefis bir ayrýntýydý bu; karýsý bile onda bir deðiþiklik olduðunu fark edemezken, küçücük bir çocuk derhâl durumu anlýyor. Çocuklarýn hayata bakýþlarýnýn yalýnlýðýnda gizli olay; öyle temiz ve pozitif veya negatif diye bakýyorlar ki olaya, siyah var, beyaz var ama gri yok. Birisi ya babasýdýr ya da deðil... Ve sonra olayý kabullenip, Jack'e her þeyi tekrar tekrar öðretmeye baþlýyor, burasý benim okulum, 17.30'da gelip beni alman gerekli, sen Ed'in yerinde çalýþýyorsun, Joshua'yý þuraya býrakman gerekiyor...


50

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

Filmin sonunda gereksinim duyduðumuz mesajý, kafamýza vurula vurula alýyoruz elbette. Paran olabilir ama bir ailen yoksa o hayat neye yarar? Evlenin ve çocuk sahibi olun yoksa yalnýz baþýnýza kayak yapmak zorunda kalýrsýnýz. Çocuk sahibi olmak; evet, buna varým. Babam daha iki gece önce "Annen söyleyemedi, artýk bir çocuk sahibi olmanýz iyi olmaz mý?" dedi. Babam hep böyle yapar, bir þey söylemek istediðinde mutlaka annemi de sözün içine katar, istediði þeyleri bir aracý vasýtasýyla söylemek sanýrým sözcükleri daha büyük bir gönül rahatlýðýyla kullanmasýný saðlýyor. Ben de; "Düþünüyoruz ya zaten, bunu daha önce de konuþmuþtuk" dedim. Babam çocukluðunda ona ne alýnamadýysa hepsini bize alýrdý çocukken, þimdi aynýsýný torunlarýna yapmak istiyor. Alýnabilecek ne varsa almak, mutlu etmek, mutlu etmek, mutlu etmek, sevinçleri gözlerden görmek, sarýlmak, öpülmek. Annem hafta sonu bizi barbunya fasulyesi yemeye çaðýrýyor; dediðine göre son zamanlarýn en güzel barbunyasýný yapmýþ... Dokuz günlük tatilde okuduðum kitaplardan biri de Gail Parent'ýn çok satanlar arasýna girmiþ, tesadüfen karþýlaþtýðým bir kitabýydý, "Sheila Levine Öldü ama New York'ta Yaþýyor". 30 yaþýna gelmiþ Yahudi, þiþman bir kýzýn doðduðu andan itibaren evlenmek üzere yetiþtirilmesi sonucunda, okullar falan bitip, gerçek hayatýn içindeki o anlamsýzlýða sürüklenince intihar etmeye karar vermesi ve geride kalanlara yazdýðý mektuptan ibaret. Ýnsan otuzunda ve evli olunca, yer yer gülümseyerek okuyor kitabý elbette ama otuzunda olup da hâlâ bekâr olanlara hayretle bakýlan bir toplumdayýz hâlâ. Dolayýsýyla eminim bütün kadýnlar kitabý içinden "seni çok iyi anlýyorum" diyerek, hem de bir çýrpýda okuyacaklardýr. Bekâr kalmak, þimdi o durumda olan arkadaþlarýmýn yakýnmalarýna ve Sheila Levine'in itiraflarýna göre yalnýz kalmakla eþ deðer. Yirmili yýllarýnýzýn baþýnda herkesle eþit konumdayken, yani herkes bekârken istediðinizi

yapýyor,

istediðiniz

kiþilerle

istediðiniz

zaman

buluþuyorsunuz. Otuzlu yaþlarýnýzdaysanýz eðer, çevrenizdeki herkes neredeyse evli ve daima yapýlacak plânlarý oluyor, eðer arzu ediyorsanýz siz bu plânlarýn içine dahil oluyorsunuz. Gerçi hiçbir


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

51

bekârýn bu plânlardan hoþlandýklarýný sanmýyorum. Evli ve çocuklu insanlar geçmiþteki o çýlgýn tempo - yemeðe git, oradan bara, derken diskoya, oradan da çorbacýya- vaziyetinde deðiller, önce sesin fazla olmadýðý bir yere yemeðe, mümkünse çocuklarýn oynayabileceði yeþil bir alaný da barýndýran bir yere gitmek ve ardýndan da eve gidip ayaklarýný koltuða uzatmak için yanýp tutuþuyorlar. Bunu Sheila Levine de söylüyor, bekâr arkadaþlarým da. Çoðu; "hepiniz artýk evlisiniz ve benim caným çok sýkýlýyor" der, telefon ettiklerinde eskiden hiç yapmadýklarý bir þeyi yapar ve "rahatsýz etmiyorum ya?" diye sorarlar korkarak, oysa yirmi yýllýk bir arkadaþlýkta daha önce hiç böyle baþlanmamýþtýr telefon konuþmalarýna. Sheila gibi kentin (ve civar kentlerin) en popüler mekânlarýný bilir, konserleri, önemli etkinlikleri kaçýrmazlar. Hoþlanmadýklarý þey evli olmamak deðildir; yalnýzca bekârlara hayatý zindan eden o kýstýrýlmýþlýk duygusundan nefret ederler. Ben de bundan bir iki yýl önce bekârlardan biriydim ve bu kýstýrýlmýþlýk duygusunu gayet iyi anýmsýyorum. Enerjiniz boldur ve hafta sonlarý gece oldu mu kendinizi mutlaka sokaklara, bilinmeye atmak istersiniz. Evli olunca ise hafta sonunu biraz daha uyumakla taçlandýrýrsýnýz. Evlilik enerjiyi mi azaltýyor, yoksa insanýn kendisine ait bir evin sahibi olmasý dýþarýya çýkmasýný mý engelliyor bilmiyorum. Ben de mümkün olduðunca bekâr arkadaþlarýmla buluþmaya gayret ederdim,

evli arkadaþlarla sokaða çýkmanýn can sýkýcý olabilme

ihtimâli insanýn içine iþleyen bir derttir çünkü. Evli insanlarla sürprizlere açýk olamazsýnýz, her yere gitmek, her maceraya peþinizden gelmek istemezler, daha çok birbirlerine zaman ayýrýr, kendi özel dillerinde konuþur ve size eskiden olduðundan daha farklý davranýrlar. Üstelik bu tip buluþmalarda yanýnda bir partner olmayan tek kiþi siz olursunuz ve onlarýn size acýma ya da sizi gereðinden fazla eðlendirmeye çalýþmalarýyla baþ etmeye çalýþýr ve yorulursunuz. Sanki sizde bir þey eksikmiþ gibi davranýr, bir yandan da size gýpta ettiklerini, çünkü sizin hayatýnýzý yaþadýðýnýzý, onlarýnsa hayatýn artýk gerçekten içinde olduklarýný ve zor yanlarýyla tanýþtýklarýný söylerler. Bütün bunlarýn üstüne, konuyu dönüp dolaþtýrýp sizin neden hâlâ evlenmediðinize getirirler, eski defterlerinizi açar, "þu sana göreydi aslýnda" derler, "belki de iyi bir evlilik yapabilirdin, bu hiç sana


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

52

göre deðildi, iyi ki evlenmedin onunla, biz zaten onu hiç sevmemiþtik ama sen üzülme diye söylememiþtik"... Sonra seni tanýþtýrmak istediðimiz biri var derler, içgüdüsel olarak bütün evliler bütün bekâr arkadaþlarýný evli görmek için yanýp tutuþmaktadýrlar, bunun nedeni belli deðildir ama bu böyledir. Zaman zaman uygun olduklarýný düþündükleri adaylarý bir araya getirmek için özel bir çaba sarf eder ve çeþitli vesileler yaratýrlar. Böyle durumlarda genellikle kýz, evli kadýnýn bekâr kalmýþ arkadaþlarýndan biri olur, erkek de evli erkeðin asla evlenmeyi düþünmeyen ama ailesinin ve arkadaþlarýnýn ýsrarýný kýramayan bir arkadaþý. Ýki tarafa da "bak, ikinizi bu amaçla tanýþtýrdýðýmý bilmiyor tamam mý?" denir, iki taraf da "tamam" der ama gerçeði bilir. Çoðunlukla yanlýþ kiþiler yanlýþ zamanlarda bir araya gelmiþ olur ve evli arkadaþlarýn arkadaþýyla yenen bir yemeðin sýkýcýlýðýndan öteye geçmez bu bir araya getirme çabalarý. Buluþturulan çift çoðunlukla "burada ne iþim var?" diye kendini sorgulamaktadýr, "sahi, bu kadar mý vahim durumdayým?". Yine de saygý duyarak evli arkadaþa, sorular sorulur, sözlü anketler yapýlýr, en sevdiðin kitap, en son hangi filmi izledin, nerede çalýþýyorsun, spor yapar mýsýn, hafta sonlarý nerelere gidersin? Bekâr bir arkadaþým -ki herkese bir kitap yazdýðýmý ve iyi satacaðýndan emin olduðunu söylüyor-, böylesi bir buluþmada eli yüzü düzgün, hoþ bir kýzla bir araya geliyor. Üniversite mezunu, oturup kalkmayý bilen, hoþ sohbet bir kýz (bu onun tabiri). Bu iþtah açýcý giriþten sonra sýra anket sorularýna geldiðinde arkadaþým kýzýn çalýþmadýðýný öðreniyor. Eh, olabilir. Peki bunca boþlukta ne yaptýðýný soruyor, "hiçbir þey" diyor kýz, çok güzel yemek yapýyormuþ ama. Buyurun bir baþka Sheila Levine. Tam olarak bunun için yetiþtirilmiþ. Ýyi yemek yapsýn, evi temizlesin ve kocasýný kapýnýn önünde beklesin, zil çalýnca ona terliklerini getirsin! Arkadaþým soruyor, hiçbir þey yaparken baþka bir þey yapabiliyor musun, mesela kitap okuyor musun? Kýz "hayýr" diyor, pek sevmiyormuþ kitap okumayý. Eh, Türkiye'de Çetin Altan'ýn haftada bir söylediðine göre her 7500 kiþiye bir kitap düþüyormuþ, demek ki kýz o 7500'ün arasýnda yok. Peki diyor arkadaþým, evden pek çýkmýyor musun, hayýr... Hazýr evdeyken ilgilendiðin bir þey var mý, mesela bilgisayar, internet. Iýh, hiç ilgisini


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

53

çekmiyormuþ. Peki, spor yapýyor musun, hayýr. Kuaför bari? Hayýr, hayýr, hayýr. Nasýl oldu da kuaföre kadar geldin diye soruyorum arkadaþýma, durup dururken sormadým tabi, konu açýldý, arada bir yerlerde sordum diyor. Duyunca ben de pes dedim açýkçasý, hiçbir þey yapmayan bir kadýn olsaydým, param da var ise, en azýndan spor salonundan ve de kuaförden çýkmazdým. Arkadaþým, bütün bu duyduklarýndan ve çevresindekilerin "nesini beðenmiyorsun, okumuþ, harika bir kýz" sözlerinden sonra çýlgýna dönüyor, "Ben de bir anormallik mi var?" diyor önce, "herkes harika bir evlilik adayý olduðunu söylüyor kýzýn, sahiden böyle biriyle mi evlenmem gerekiyor?" Sonra kendi kendine yanýtlarý veriyor; "Benim evlilikten anladýðým söküðü dikilmiþ çoraplar, güzel bir sofra, ütülü gömlekler falan deðil ki. Ben eve geldiðimde hazýr bir yemek falan da istemiyorum. Ben eve heyecanla gelmek, hayatýmý paylaþtýðým kadýný yine görebilecek olmaktan mutluluk duymak, sürprizler yapmak ve bana da sürprizler yapýlmasýný istiyorum. Ben, bir tatil planý yapmak, hesaplar kitaplarla uðraþmak deðil, evli olsam bile çýlgýnlýklar yapmak, canýmýz isteðinde istediðimiz yere gidebilmek istiyorum. Ben çok þey mi istiyorum?". "Hayýr" dedim ben de ona, "aslýnda en doðru olaný istiyorsun". Sheila bizi bekâr hayatlarýn dehlizlerinde gezdirirken, toplumun bu yalnýz insanlara bakýþ açýsýnýn ne olduðunu da alaysý bir dille gözler önüne seriyor; intihâr etmeye kararlý olduðundan, bir mezar satýn almak üzere mezarlýk müdürlüðüne baþvuruyor, ilgili kiþi orasýnýn bir aile mezarlýðý olduðunu ve çift olmayanlara mezar satamayacaðýný söylüyor! Sheila, noktalamaya karar verdiði hayatýnýn sonrasýnda bile rahat edemeyeceðini fark ediyor, soruyor "Peki, bekârlara ne öneriyorsunuz?", yanýt acý, "yakýlmalarýný..." 13 Aðustos 2001 Ýnsan pazartesi günlerinin bazý saatlerinde, bir gün öncesiyle iþ gününü kýyaslamadan edemiyor; dün tam bu saatte yataktan yeni kalkmýþtým, þimdiyse buradayým, dün önümde bir deniz uzanýyordu, bugün yaðmur, bir fabrika ve daðlar var. Dün þu saatte vantilatörün karþýsýna geçmiþ kitap okuyordum, bugünse klimalý bir odada baþka þeylerin peþindeyim.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

54

Kuzenim geçenlerde ilk defa Egemen'i kanguru içinde evin içinde dolaþtýrýyormuþ. Kangurunun iplerini hayli sýký yaptýðýný sanmýþ çünkü Egemen gayet normal bir þekilde dururken, birden gözleri kapanmýþ ve baþý yana düþmüþ. Sinan korkuyla çocuðuna bakmýþ, kendi yaptýðý bir yanlýþtan Egemen'in bayýldýðýný sanmýþ. Sonraki günlerde de Egemen'in ayný þekilde, yani tak diye uykuya daldýðýna tanýk olmuþ ve rahatlamýþ. Çocuklar o kadar narin ki; onlarý incitmemeye çalýþýrken insan gerçek bir korku yaþýyor. Ben yedi aylýkken annemin karnýndan fýrladýktan sonra bir ay boyunca annemle hastanede kaldýðýmýzda elektrikler kesilince kuvözdeki çocuklara farklý bir ilgi göstermek gerekiyormuþ. Sürekli pozisyon deðiþtirilerek yatýrýlmasý ve damlalýkla beslenmesi gereken biz kuvöz çocuklarý haliyle çok zayýfmýþýz. Annemin beni yaþatma çabalarý sonuç vermiþ elbette ama o zamanlar bazý erken doðan çocuklar ölüyorlarmýþ da. Annem özel ilgi gösterdiði ve aman bir yerine bir þey olmasýn diye gayret gösterdiði küçük ecesini bir gün yan çevirirken bir kulaðýmýn yarým olduðunu görmüþ ve bu görüntüyle birlikte anýnda fenâlaþmýþ. Yarým kulaklý ecesini doktorlara göstermiþ sonra, dikkatle bakmýþlar ki yufka inceliðindeki kulaðým yan yatmaktan ikiye katlanmýþ ve bu haliyle de herhangi bir kalýn görüntü oluþturmadýðýndan annem onu kopmuþ sanmýþ. Hep birlikte bir cýmbýz vasýtasýyla kulaðýmý açmýþlar. Bunlarý düþününce insan þu kanaate varýyor; þimdi çocuk bakmak çok kolay! Sinan babalarýn birer etkisiz eleman olduklarýný söylüyor. "Gece Egemen aðladýðýnda kalkýyor ve onu kucaðýma alýyorum, gazý varsa çýkartmaya çalýþýyorum, ama o kadar. Baþka yapabileceðim hiçbir þey olmuyor çünkü o annesinin ona meme vermesini istiyor" diyor. 16 Aðustos 2001 Bugün doðan çocuklar hayatlarý boyunca hiç saman yolunu göremeyeceklermiþ. Elvin'e de gelecekte anlatacaðýz; "Biliyor musun, bir zamanlar saman yolu vardý, adýna þarkýlar bile yapýlmýþtý..." Böyle bir rüya ile ilk kez karþýlaþýyorum; dün gece hem yurt dýþýndaydým, hem de tatilde. Güneþ vardý, kum vardý. Kendimi birden kollu kumar makinelerden birinin yanýnda buldum; bir jeton attým ve


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

55

zengin oldum. Üstelik hamileydim! Baþka ne isterim? Sevdiklerimin de saðlýklý ve mutlu olmasýný... Sabah Galip'in anlattýðýna göre gece boyunca yüzümden eksilmeyen bir tebessümle uyumuþum. Belki de sabaha kadar süren bir astral yolculuða çýkmýþtým, kim bilebilir? Belki gelecekten bir gün çaldým uykumda, þöyle bir dolaþýp geri geldim. Bir keresinde; bir akþam üstü her zaman olduðu gibi annemle uykuya dalmýþtýk, ben okul yorgunluðundan, o da iþ yorgunluðundan. Panikle uyandým, hava hem aydýnlýk hem de karanlýk gibiydi. Eyvah dedim, önlüðümü bile çýkarmadan uyumuþum, ödevlerimi bile yapmamýþým, üstelik babam da gece eve gelmemiþ. Bütün bu aksilikler ve ders saatine on beþ dakikanýn kalmýþ olmasýnýn verdiði heyecanla annemi uyandýrdým. Annem zýmba gibi fýrladý yataktan, hemen giyindi. Okula yetiþmek için acele etmemizin yaný sýra, bir yandan da nasýl olurda bu kadar uzun uyuyabildiðimize þaþýrmakla meþgulüz. Yine de annem de, ben de bir tuhaflýk sezinler gibi olduk, ama tuhaflýðýn ne olduðunu çözecek kadar zamanýmýz yoktu. Evden fýrladýk, arabaya binmek üzereydik, annem duraksadý; ellerinde eþyalarla evlerine yönelen insanlar vardý. Sor bakalým dedi, sabah mýymýþ, akþam mý, çünkü 15 saattir hiç uyanmamýþ olmamýz bana pek mantýklý görünmüyor. Anne dedim, herhangi birine böyle bir soru sorabileceðimi sanýyorsan yanýlýyorsun, affedersiniz, þu anda sabah mý yoksa akþam mý, biz anne kýz bilemiyoruz da diyemem... Peki o zaman dedi annem, eve gidip televizyona göz atalým, akþam haberleri baþlamýþsa akþamdýr. Arabayý olduðu yerde býrakýp geri döndük sonra, koþarak televizyonu açtýk. Nasýl bir rahatlamaydý anlatamam, ciddi bir TRT spikeri ayný olaðanlýkla haberleri sunuyordu. Olduðumuz yere yýðýldýk ve gülmeye baþladýk. Nasýl bir þeydir bir annenin çocuðuna bu kadar çok güvenmesi? Çocuk sabah diyor, hemen kabulleniyorsunuz. Çocuk okula götür beni diyor, fýrlayýp giyiniyorsunuz. Çocuk 15 saattir nasýl uyudum ben, peki sen nasýl uyudun diyor þaþýrýyorsunuz. Çocuk babam eve gelmemiþ diyor, inanýyorsunuz gelmemiþ olabileceðine. Sorgulamadan. Ben de bu kadar çok inanabileceðim bir çocuk isterim. Günün haberi; riskli doðumlarda sezaryen yapýlmamasý sonucu bebeklerin ölü ve özürlü doðma olasýlýðý artýyormuþ. Bana kalýrsa bu bilgi kiþinin kendi kendine de bulacaðý bir þey. Riskli bir durum varken


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

56

kimsenin hayýr illa normal doðum olsun diye ýsrar edeceðini sanmýyorum. Sanmýyordum! Türkiye'de sezaryen doðumun oranýnýn yüzde 16 olmasý gerekiyormuþ. Sezaryen travma ve kan kaybýna baðlý ölümleri önlüyormuþ; geliþmiþ ülkelerde sezaryene önem veriliyormuþ ve normal doðuma oraný yüzde 25 imiþ. Sezaryen mi, normal doðum mu tartýþmalarýna yeni bir boyut. Bakalým ben nasýl bir doðum isteyeceðim ve durum ne olacak? 22 Aðustos 2001 Pazar günü merdivenlerden kayarak düþtüm. Galip bir an ne yapacaðýný bilememiþ; beni arabaya bindirsin ve bir doktora mý götürsün- zira doktorlara çok uzak bir mesafedeydik-, yoksa yataða yatýrýp ilk yardým benzeri bir þeyler mi yapsýn? Sonra kucaðýna aldý, ben o sýrada aðlamaktan katýlmýþ bir vaziyetteydim. Akþam üstü uykusuna yatmýþ olan Haluk da uyanýp geldi. Koltukta aðlayarak yatarken ilk müdahalede bulundular. Buz! Yarým saat içinde aðlamalarým gülmeye dönüþtü. Yattýðým yerden kalktým ve yürümeye baþladým. Kalçamda bir aðrý, ama iþte o kadar, bir de elim biraz çizilmiþ. Saatler sonra aynaya bakmayý akýl ettiðimde az daha þok geçiriyordum. Telaþla Galip'e seslendim; kalçamda kýrmýzý ve morun tüm tonlarýnda tuhaf bir görüntü vardý ve korkutucuydu. Kalkýp hastaneye gittik. Nöbetçi ortopedist evinden geldi ve kas liflerimin zedelendiðini, hatta biraz göçtüðünü söyledi. Bacaklarýmý oradan oraya çevirip acýyýp acýmadýðýný sordu, hayýr, hiç acýmýyordu. Röntgenlik bir durum olmadýðýný anlayýnca "Þanslýsýnýz" dedi. Sonra elimi inceledi, bir o yana bir bu yana çevirip acýyýp acýmadýðýný sorarken çýt çýt sesler çýktý bileðimden; "kýrýlmadýysa da þimdi ben kýracaðým galiba" diyerek bizi güldürdü. Hastaneye giderken Galip'le her akþam oynadýðýmýz oyunu oynuyorduk; "Yarýn okula gitmesem olur mu?, "Ama bütün çocuklar gidiyor, hem gitmezsen yarýn oynayacaklarý güzel oyunlarý asla bilemezsin." "Olsun, ben bir kerecik gitmesem olmaz mý?"... Doktor "Her ne kadar iyi görünüyor olsa da üç gün iþe gitmeyip dinlenirsen senin için çok iyi olur" dediðinde gülmeye baþladýk. Buz koyarak en doðru müdahaleyi yaptýðýmýzý söyledi doktor; ilk üç dört saatte buz çok iþe yararmýþ, iyileþmek için birebirmiþ ve bu üç dört


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

57

saatten sonra yapýlacak soðuk kompresin hiç ama hiç faydasý yokmuþ. Reçeteye bir kas gevþetici krem ile iki aðrý kesici yazdý, baktým ve "Ama ben hamile olabilirim" dedim, "O zaman bütün bunlarý boþuna yazdým çünkü krem hariç hiçbirini kullanamazsýnýz" dedi, "biliyorum, ben de yalnýzca kremi kullanýrým" dedim. "Ama ya çok aðrýnýz olursa? Ne kadar gecikti regliniz, belki bir test yaptýrsanýz.." dedi. "Gecikmedi, daha hamile olup olmadýðýmý öðrenmek için gelecek reglimi beklemem gerekiyor" dedim. "bu konuda uzman deðilim, siz bilirsiniz, isterseniz önce bir test yaptýrýn, sonra kullanýn ilaçlarý" dedi tekrar. "Ben duruma bakarým" dedim. Oturduðumuz semtte üç büyük hastane vardý ve bir tek nöbetçi eczane yoktu, sokaklarda dolaþarak açýk bir yer aradýk, sonra Galip kremi sürdü ve ikide bir yatakta dönmeye alýþýk biri olan ben hayli zor bir gece geçirdim. Tatilimin ilk gününde çoðu zamaný internette geçirdim ve yýllardýr hayalini kurduðum bir tarife ulaþtým. "Tanrým, bu kadar basit olamaz, olmamalý" dedim. Pancake'in müptelalarý var ve ben de Türkiye'den bu gruba dahilim. Daha önceleri pancake lovers gibi sitelerden onlarca pancake tarifi bulmama karþýn, hiçbirinde o pancake'e özgü lezzeti tutturamamýþtým. Ve ben rüyalarýnda bile bazen pancake yediðini gören biriyim! Maalesef kentimde pancake yapan bir yer yok ve ne zaman yurt dýþýna çýksam kendimi pancake yapan bir yere atmam da bu açlýktan. Neyse; dün bambaþka bir þey ararken pancake'i oluþturan harfler gözüme çarptý. Birileri þu þurupla iyi olur, nefistir, hoþtur, nefret ederim ne o hamur gibi fikirlerini paylaþmýþlardý. Evet, evet diye hýzlý hýzlý okuyor, bir taneniz de þunun tarifini yazsaydýnýz ya diye içimden geçiriyordum. Sayfanýn sonlarýna doðru rastladým. Bir bardak un, bir bardak süt, bir yumurta, bir çay kaþýðý tuz, bir çay kaþýðý kabartma tozu, bir çorba kaþýðý toz þeker ve bir çorba kaþýðý sývý yað. Nedir, bu kadar basit nasýl olabilir, hepsini bir kaba boþaltýp çýrpýyorsunuz. Bu kadar. Bu kadar mý? Derhal ayaklanýp iki dakikada karýþýmý yaptým. Diyordu ki yazan; "Annem der ki, çok kýzgýn bir teflon tavanýz olsun, üstüne kaþýkla karýþýmý dökün, bir tarafý kabarcýklanýnca da tersini çevirin. Yaptým ve oldu! Ýnanamadým, iki koca parçayý karamel sosuyla mideye indirdikten sonra (hiç aç deðildim o saatte) Galip'i aradým,


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

58

evde pancake yaptýðýma dair müjdeli haberi verdim, benim adýma çok sevindiðini söyledi. Akþamüstü gelir gelmez ona da bir tane yaptým. Sabah uyanýnca kendime iki tane yapýp üzerine bolca tereyaðý ve yumurta koydum. Annem nasýl olduðuma bakmaya geldiðinde hemen ona bir tane yaptým, "Siz yazlýða geldiðinizde pazar sabahlarý yaparýz" dedi. Sonra öðleden sonra kendime iki tane daha yaptým, bu kez pastýrma ve peynir rendeli. Ve iþte karýþýmým bitti. Bir an düþündüm, ben bunu her öðün býkmadan usanmadan yiyebilirim, bu karýþýmý her gün yapabilirim, hamile kaldýðýmda hele de evdeysem bu benim sonum olabilir, pancake yemekten kendini alamayan biri çok kýsa bir süre içinde kendi kilosunun iki katýna çýkabilir çünkü. 27 Aðustos 2001 Hafta sonu bir anneyle küçük çocuðu arasýnda geçen konuþma; -Anne ne okuyorsun? -Kitap. -Onu biliyorum ama ne hakkýnda? -Bir olay hakkýnda -Ama olay nerede geçiyor? -Ýtalya'da -Ýtalya neresi? -Avrupa'da bir ülke. -Avrupa ne tarafta peki? 29 Aðustos 2001 Asýl yazmak istediðim konuya bir türlü gelememem doða kanunlarý yüzünden. Bir görüþe göre; bir þeyi çok isterseniz, hedef koyar ve zamaný doðru hesaplarsanýz o þeyin gerçekleþmemesi olanaksýz. Baþka bir görüþe göreyse (konumuz hamilelik) hamile kalmak istemediðin zaman mutlaka kalýrsýn, çok istiyorsan da kalamazsýn. Biraz Murphy kanunlarýný anýmsatýyor, en güzeli þu kanundur bence; oturabiliyorsan ayakta durma, yatabiliyorsan oturma. Lise ya da üniversite sýnavlarýnda olur; hoca öyle bir þey sormuþtur ki sorunun tam yanýtý bilmiyor fakat etrafýnda dolaþan konulardan birkaçýný bölük pörçük de olsa biliyorsunuzdur. Sorunun yanýtýný verememenin acizliðiyle hemen yan konulara sapar, aslýnda sýnava hazýrlandýðýnýzý belli etmeye çalýþýrsýnýz. Benim anýmsadýðým bir sýnav


59

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

var böyle, bir sosyoloji sýnavýydý. Soru biraz yoðrulsa tam kafamdaki yanýta uyacaktý, bir þeyi unuttuðumu, atladýðýmý biliyor ama sayfalarý doldurmaktan kendimi alamýyordum. Hoca önlü arkalý bir kaðýdý kullanmamýza izin vermiþti, tek bir soru vardý. Baþladým yazmaya, özellikle fazla satýr arasý býrakmadan ne biliyorsam yazýyorum ama farkýndayým ki gittikçe açýlýyor ve sadede gelemiyorum. Derken ikinci sayfayý da doldurmaya baþladým harýl harýl, sýnavýn ve kaðýdýmýn bitmesine az kala birden beynimdeki ampul yandý ve asýl kimden ve nelerden bahsetmek gerektiðini anýmsayýverdim! Bir paragraflýk bir alaným kalmýþ, kaðýdý silip baþtan baþlamam olmayacak. Ben de yeni paragrafa þöyle baþladým; "Aslýnda (bu giriþ birazdan çok önemli bir þey söyleyeceðimi vurgulamak için) iki sayfadýr anlattýðým isimler bu konuda önemli baþarýlara imza atmýþ olmalarýna karþýn bu fikrin asýl savunucusu ve mimarý David Hume'dur. Yukarýda sözü edilen isimler ancak ve ancak bu görüþün perçinlenmesine faydalý olmuþlardýr. David Hume'u ise bir paragrafta anlatabilmek olanaksýzdýr. Yalnýzca bilime yaptýðý katkýlardan kýsaca söz edebilecek kadar yerim kaldý..." falan filan. Kývýrmaya ve sýnav kaðýtlarý aracýlýðýyla hocalarý güldürebilmeye müsait bir yapým vardý ki; sanýrým sosyoloji hocam durumun farkýna varmýþtý ki sýnavdan geçer bir not alabilmiþtim. Diyeceðim þu ki; sadede gelemiyorum bir türlü ve fakat bu benim suçum deðil (yani kýsmen)! 9 Eylül 2001 Günün haberi Dokuz Eylül Üniversitesi Týp Fakültesi Öðretim Üyesi Prof. Dr. Benal Büyükgebiz'den. Bebeklere ilk bir yýlda verilmesi sakýncalý olan inek sütünün kullanýmý ekonomik krizle birlikte artýþ göstermiþ. Erken dönemde bebeðe inek sütü verilmesi büyüme geriliðine,

böbrek

fonksiyonu

bozukluklarýna,

hatta

beynin

geliþmesinde önemli sorunlara yol açýyormuþ. Ýnek sütü, demir ve C vitamini açýsýndan düþük olduðundan bebeklerin baðýrsaðýnda gizli kanamaya neden oluyormuþ. Ýnek sütü asla anne sütünün bir alternatifi deðilmiþ ve inek sütüne alýþan bebek daha sonra katý gýdalarý yutmaya alýþamaz ve çiðnemeyi öðrenemezmiþ. Bu durumda, büyümeyi

saðlayacak

besinler

tüketilemediðinden

beslenme

yetersizliði, büyüme geriliði, demir eksikliði, kansýzlýk gibi önemli saðlýk sorunlarý kaçýnýlmaz olurmuþ.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

60

11 Eylül 2001 Galip için sonunda tatil zamaný geldi; gazetelerin tatil sayfalarý yarýndan itibaren hayâlden gerçeðe dönüþüyor. Günlerdir gözüme çarpan Mayorka ilânlarýna "neden olmasýn?" diye bakarken þimdi, Mayorka yolcusuyuz.


61

2. Bölüm Birinci Trimester 20 Eylül - 19 Kasým 2001


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

62

20 Eylül 2001 Mayorka'da son sabahýmýza uyandýk. Sabahýn erken saati. Yataktan fýrlayýp eczaneden aylar önce aldýðým gebelik testini bavuldan çýkardým. Ýçinde yazýlanlara göre; adet gününün ilk gününde bile yapýlabilir çünkü. Bende, nedense eminim o gün regl olmayacaðýmdan. Sonradan öðrendim ki zaten bir çok kadýn hamile olduðunu hissedermiþ. Testi yaptým, o sýrada da bavulumuzu toplamaya baþladýk. "Beþ on dakika sonra kontrol edin" gibi bir ibare var prospektüste, beþ dakika mý, on mu, bunun standardý yok mudur diye düþünürken, testin geçerli olduðuna dair ilk pembe çizgi göründü. Ýkinci pembe çizgiyi de bekledik, dakika tutmuyorduk ama on dakikayý geçtiðine karar verdik ve baktýk, görünürde hiçbir þey yoktu. Þaþýrdým, çünkü bi-li-yor-dum. Bu kez emindim. Bavullarý olduðu yerde, testi de çöp kutusunun içinde býrakýp kahvaltý yapmaya gittik. Galip'e, "Belki de" dedim, "testi çok erken yapmýþýzdýr". Yine de bir hayal kýrýklýðýydý. Bavullarý almak üzere odaya döndüðümüzde, testi çöp kutusundan alýp bir kez daha baktým ve banko! Ýki çizgi birden. Hamileyim! Anne olacaðým. Galip baba olacak. Yurt dýþý, güneþ, kum ile ilgili gördüðüm rüya gerçek oldu. Hamile olduðumu nefis bir tatilde öðrendim, bu ileride çocuðumuza anlatabileceðimizi güzel bir aný olacak. Ýspanya havasý, paellalar, güzel bir ada ve iþte anne meðer hamileymiþ! Ama ben biliyordum, adanýn en büyük su sporlarý tesislerine gittiðimizde Galip kaydýraklardan kayarken ben bir köþede ya hamileysem diye bekleyen kiþiydim ve bu kez gerçekten biliyordum hamile olduðumu. Öðleden sonra da uçaðýmýzý beklerken kollu makinelere bir iki jeton atýp biraz para kazandýðýmýzda rüyamýn gerçek olduðunu anladým. Hayatýmýz bugün deðiþiyor.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

63

21 Eylül 2001 Nedense testin ilk anda iki çizgi göstermemesi þüphelendirdi bizi. Kan testi (Beta HCG) en garantili yöntem olduðundan bir jinekologa gittik, el ele, heyecanla. Doktor önce ultrasonda baktý ve "Duvarda kalýnlaþma hamileliðin iþaretidir ama içeride görünen bir þey yok, bu da henüz çok yeni bir hamilelik olduðundandýr ya da dýþ gebelik vardýr. Bunun için kan testini yapýp deðerlere bakacaðýz, ultrasonda göremediðimiz müddetçe kan testini yenileriz ve artýþ olduðu takdirde dýþ gebelikten þüphelenebiliriz" dedi. Test yapýldý ama yanýtlar bir gün sonraya kaldý... 22 Eylül 2001 Nurdan ve Ömür evleniyor. Testin sonucu 16.00'da. 13.00'de kuafördeyiz. Nurdan'ýn saçlarý yapýlýyor, "galiba hamileyim" demek istiyorum ona, olmuyor. Ne zormuþ birilerine söylemek. Ýçim kýpýr kýpýr saçlarýma fön çektiriyorum, en iyisi diyorum, saat dördü beklemek, sonuç gelince Nurdan'a söylerim. Nurdan düðün gününde her zaman olduðu gibi çok duygusal, dokunsak aðlayacak. Saat 15.30, saçlarýmýn fönü bitmek üzere, telefonum çalýyor, oturduðum koltuktan, fön makinesinin kordonunun üstünden zýplýyor, kapýnýn önüne çýkýyorum, Doktor "sonuç müspet" diyor, sözcükleri aynen böyle. "Yani hamile miyim?" diye soruyorum, "evet" diyor, "pozitif". "Yalnýz, deðerler çok düþük, hamileliðin çok baþý." "Biliyorum, öyle olduðunu biliyorum." "Salý günü gelirsen ultrasonda bir daha bakarýz, olmazsa kan testini tekrarlarýz." Doktorun ses tonunda öyle bir þey var ki; nedense tam olarak sevinemiyorum, bir þey eksik kalmýþ gibi bir duygu içimdeki. Ultrasona bakýp dýþ gebelikten þüphelenmesi, üstelik bu þüpheyi ilk anda bize de bildirmesi aðýrýma gidiyor. Sanki sevincimizi kursaðýmýzda býrakmýþ gibi. Üstelik fol yok yumurta yokken, hamileliðin henüz en baþý iken, adedin gecikmesinin ilk günüyken.. Nurdan'ýn kulaðýna eðiliyor, 'Ben hamileyim" diyorum, gelinliðiyle oturmuþ, gözlerinden gelen yaþlarla "Çok sevindim" diyor. Hemen Galip'i arýyorum, "baba oluyorsun!"


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

64

Galip de benim kadar heyecanlý. Özgür'ü arýyorum sonra, "teyze oluyorsun" diye. Anne babalarýmýza yüz yüze söylemeye karar veriyoruz, oysa nasýl da annemi aramak istiyorum. Yine de ertesi günü bekleyebilirim. Gece Nurdan ve Ömür'ün düðününde bir de Rezzan ile paylaþýyoruz. Daha "Sana bir þey söyleyeceðiz" demeden, onun da gözleri doluyor, "Hamile misin?" diyor. Nurdan "Sen fazla dans etme" diye uyarýyor beni. Gece bitiyor. 23 Eylül 2001 Hamilelik son adet gününün ilk günü baþlýyor olarak kabul edildiðinden, benimki 26 aðustos baþlangýçlý bir hamilelik ve bir aylýk hamile olmama henüz üç gün var. Elbette, hamile kalýnan gece düþünüldüðünde bir aydan daha kýsa zamanlý bir hamilelikten bahsetmek de söz konusu. Pazar sabahýnýn geç uyanýþý, gazeteleri, çaylarý ve uzun kahvaltýsýyla Sevim anne ve Öztürk babaya gidiþimiz 14.00'ü buluyor. Galip'e "Sen söyle, ben heyecandan söyleyemem" diyorum, "Tamam ama o zaman sizinkilere de sen söyle" diyor. Önce Mayorka tatilinden konuþuyoruz, sonra Öztürk baba "tereciye tere satýlmaz ama" diyerek bana güzel bir radyo armaðan ediyor. Sonra Galip "Artýk torun sevmek için uzaklara gitmenize gerek kalmadý" diyor. Öztürk baba "Ýnþallah" diyor. Biz Öztürk babanýn henüz durumu anlamadýðýný zannediyoruz. Galip, "Seneye de baþka bir torun seversiniz" diyor. Öztürk baba "Ýnþallah" diyor. Galip "biz de anne baba olacaðýz" diyor. Öztürk baba "inþallah" diyor. Gülüyoruz, nasýl olur da anlamaz diye, meðer anlamýþ. Ne de olsa yolda olan onlarýn üçüncü torunu. Bizimkilerin ise ilk. Yazlýða hareket ediyoruz. Annem ve teyzem havuz baþýnda. Pazar gazeteleri, biraz yaz sonu kaçamaðý, güneþli bir hava, yazýn son yüzmesi. Akþam sitenin lokantasýnda yemek yiyoruz, yemek baþlar baþlamaz, kadehlerimizi kaldýrmamýzý öneriyorum. "Size güzel bir haberimiz var" Annem: "Bebek mi geliyor?"


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

65

Sanýrým "güzel bir haber" sözlerim ele veriyor beni. Babam bir yerde gördüðü, fiþe takýnca sallanan bir beþik gördüðünden söz ediyor, bize onu almak istiyormuþ. Annem, teyzemin hep Egemen'den söz ettiðini ve onu kýskandýðýný söylüyor, bir de bütün arkadaþlarýna haber vereceðinden. Mutlu, eve dönüyoruz. Yarýn iþe dönüþ. 24 Eylül 2001 Herkes seviniyor elbette. Öðütler geliyor, bol bol yoðurt ye, çay içme, süt iç. Öðle yemeðinin ardýndan medyanýn doktoruna gidiyorum; "Hamilelerin folik asit almasý gerekiyormuþ. Ben de hamileyim" diyorum. Doktor "Sen evli miydin?" diyor önce, sonra tebrik ediyor. 25 Eylül 2001 En ilginç yorum Yavuz'dan geldi; "Bu Ýkiz Kuleler'e çarpan uçaklardan daha büyük bir þok etkisi yarattý bende" dedi ve yaklaþýk bir iki dakika suskun kaldý telefonda. Meðer insanýn arkadaþlarýna böylesine sevinçli bir haberi iletmesi ne kadar zormuþ. Önce bir kaç dakika boyunca baþka þeylerden konuþuyoruz ve ben sonra cesaretimi toplayýp pat diye söylüyorum, olay her defasýnda böyle geliþiyor. Doktor beni bugün çaðýrmýþtý; ultrasonda yine bakacak ve eðer yine görmezse yeni bir kan testi uygulayacaktý. Gitmedim. Onun yerine; bir iki gün sonra baþka bir yere gitmeyi planlýyorum. Aslýnda Ergin Bey'e gitmem gerekiyor ama o da baþka kentte olduðundan dokuz ay boyunca beni kontrol etmesi çok zor olacak. Bu yüzden burada bir doktor bulma yolundayým. Araþtýrýyorum, herkese soruyorum. Sonunda Ayda ve Melissa'dan doktorlarýyla ilgili bir sürü övgü dolu söz duyduktan sonra ikisinin de ayný doktordan söz ettiðini buldum, ve ben de kendi doktorumu bulduðuma kanaat getirdim. Benim için tek dezavantajý Üniversite Hastanesi'nin yolunu çok gözümde büyütmem. bebek.com bu aralar sýkça ziyaret ettiðim sevimli bir site. Hamilelikte sýk karþýlaþýlan rahatsýzlýklarý yazmýþlar; Sýrt Aðrýsý: Özellikle hamileliðin ilerleyen aylarýnda sýkça karþýlaþýlýr ve nedeni; kaslarýn yumuþamasý, artýk taþýyacak daha fazla yükün


66

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

olmasý ve vücudun aðýrlýk merkezinin deðiþmesi. Bunun için; aðýr yük taþýmaktan kaçýnmalý, yüklerini eþit olarak daðýtmalý, yerden bir þey alýrken dizler üstünde eðilmeli ve sýrtýmýzý dik tutmayý sürdürmeliyiz. Sabah Rahatsýzlýðý: 12-14. haftalardan sonra hormonlarda ani artýþ durduðundan ve vücut alýþtýðýndan azalmakta. Hafif bir bulantýdan sýk sýk kusmaya kadar deðiþik versiyonlarý olabilir. Az ve sýk yemek, bol bol su içmek önemli. Mide Yanmasý ve Hazýmsýzlýk: Mide giriþinde yer alan bir kapak hamilelikte gevþer. Bu de yiyeceklerin yemek sorusuna geri kaçmasýna yol açar. Ayrýca bebek aþaðýdan baský yaparak mideyi sýkýþtýrýr ve hazýmsýzlýða katkýda bulunur. Bunun için; az ve sýk yemek, çok yaðlý ve kýzarmýþ yiyeceklerden uzak durmak, yataða girmeden bir kaç saat önce yemeyi kesmek, çikolata ve çok þekerli yiyeceklerden uzak durmak gerekli. Kabýzlýk:

Hormonsal

deðiþiklikler

ve

bebeðin

büyüyerek

baðýrsaklarý sýkýþtýrmasý kabýzlýða neden oluyor. Laksatif ilaçlar kesinlikle kullanýlmamalý. Bunun yerine bol su içilmeli ve lifli yiyecekler tüketilmeli. Varisli Venler (Toplardamarlar): Sýklýkla bacaklarda ve vajinanýn dýþa açýldýðý bölgede görülüyor. Bebek doðduktan sonra geçen bu durumdan uzaklaþabilmek için ayaklarý yukarý doðru kaldýrarak dinlenmek gerekiyormuþ ki bu benim en sýk yaptýðým þeydir! Basur ya da Hemoroidler: Oluþumunu engellemek için bol lifli besinler ve su öneriliyor yine. Ýdrar Kaçýrma: Özellikle ilk ve son üç ayda sýk tuvalete gitme gereksinimi duyuluyormuþ. Gülerken veya öksürürken idrarýný tutamama durumu geçiciymiþ ve nedeni doðum yaklaþtýkça pelvik taban kaslarýn bebeðin geçiþine izin vermek için gevþemesi ve yumuþamasýymýþ. Her gün düzenli olarak pelvik kaslarý güçlendirici egzersiz yapýlmalýymýþ. Þiþlikler: Hormonlara baðlý olarak vücudun su toplamasýyla ayaklar, bilekler ve bacaklar þiþebilir. Tansiyonun normal olduðu durumlarda bunun bir önemi yokmuþ. Ayaklarý yukarý doðru kaldýrarak dinlenmek yine öneriliyor ve rahat ayakkabý giyilmeli. Kramp: Baldýr kaslarý ve bacaða giren keskin acý. Neden olduðunu kimse tam olarak bilmiyormuþ. Vücuttaki düþük sodyum oranýnýn


67

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

neden olabileceði düþünülüyormuþ. Saðlýklý beslenmenin önemi vurgulanýyor ve özellikle sodyum yönünden zengin olan muz öneriliyor. Baþ Dönmesi: Beyne bir anlýk yetersiz kan gitmesiyle birlikte baþ dönmesi ve bayýlma meydana gelebiliyor hamilelikte. Bu nedenle yan yatmaya özen göstermek ve yatak, sandalyeden ani kalkmalardan sakýnmak gerekiyor. Uyku Problemleri: Güzel bir gece uykusu için; uzun uyumak þart deðil, geç uykuya gidilebilir. Gün içinde egzersiz þart, yürüyüþ veya yüzme öneriliyor. Alkol ve kafeinden uzak durmak önemli. 26 Eylül 2001 Bebek bugün tam bir aylýk. gazetex.com'dan iþte hamileliðin ilk dört haftasýnda yaþananlar: Hazýr mýsýnýz ? Eðer hamile kalmaya çalýþýyorsanýz ya da böyle bir þey planlýyorsanýz, hamilelikten önce içkiyi býrakmak ve hatta kullandýðýnýz ilaçlar varsa bu ilaçlarýn hamileliðinize ne kadar etken oluþturacaðýný araþtýrmak, saðlýklý bir bebek dünyaya getirmek açýsýndan oldukça önemli. ( Eðer gerçekten doktor kontrolünde ilaç alýyorsanýz

hamileliðiniz

sýrasýnda

bu

ilaca

devam

edip

edemeyeceðinizi mutlaka doktorunuza danýþýn.) Ne kadar ilginç görünse de doktorunuzun size bebeðin geliþ tarihini hesaplamasý sizin en son olduðunuz adetle doðrudan iliþkisi vardýr. Yumurtanýn ne zaman parçalandýðý veya spermle ne zaman birleþtiði kesin olarak belli olmadýðýndan dolayý uzmanlar son adet tarihini hamileliðin baþlangýcý olarak alýrlar. Bu sebepledir ki hamileliðinizin ilk haftasý sizin en son periyodunuzun ilk günüdür. Bunun sonucu olarak bebeðinizin yaþý doðduðu günden iki hafta sonrasýna dayanýr. Ýkinci haftanýn sonunda östrojen hormonlarý harekete geçmiþtir. Olasý bir gebelik için sað veya sol yumurtalýðýnýzda bir yumurta hücresi olgunlaþmaya baþlamýþtýr. Progesterone hormonu artarak rahim içini yumurtanýn parçalanmasý için hazýrlamaya baþlar. Artýk gerekli olan tek þey yumurta ile spermin buluþmasýdýr. 3. haftadan itibaren her þey bir bebeðin oluþmasý için hazýrdýr. 14.gün ile 28.gün arasýnda bir yumurta çatlamak ve spermle buluþmak üzere fallop tüpüne kaymýþtýr. Gelecek 12 ile 24 saat arasý yumurta çatlar. Eðer bu süreç içerisinde 350 milyon spermden -ki saðlýklý bir erkeðin ortalama sahip olduðu


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

68

sperm sayýsýdýr.- biri bütün bu yolu geçerek fallop tüpüne ulaþýp yumurtayý delmek yoluyla içine yerleþebilir ise yumurta döllenmiþ olur. Yumurta döllendikten sonra zigot diye adlandýrýlýr. Tüpteki bu yumurta geliþimini tamamlamak üzere uterusa geçer ve orada yerleþir. Bütün bu iþlemler olurken hamile olduðunuzu fark etmeyecek ve bu olanlardan haberiniz olmayacak. Ama bazý kadýnlar yumurtanýn ilk döllendiði andan itibaren her þeyi hissettiklerinin ve hamileliklerinin farkýnda olduklarý üzerine yemin bile edebilirler. (Ýþte bu ben) Dördüncü haftanýn sonunda adet gününüzü geçirdiðinizi fark edeceksiniz. Eðer adet görür gibi birkaç gün ya da kýsa süreli kanamanýz olursa endiþelenmeyin. Buna halk dilinde "lekelenme" deniyor. Bir hamilelik testi yaptýrarak veya evde uygulayarak sonuca göre hamileliðinizi onaylayabilirsiniz. Eðer test pozitif ise doktorunuzu arayýn veya bir doktor ile irtibata geçin. Böylece onunla hamileliðinizin diðer safhalarý hakkýnda konuþup bilgi alabilirsiniz. Tekrar belirtilmesi gerekir ki, eðer bu süreç içerisinde ilaç alýyor veya herhangi bir rahatsýzlýðýnýzdan dolayý tedavi görüyorsanýz, hamileliðiniz süresince bu ilaçlarýn sizi ve bebeðinizi nasýl etkileyeceðini mutlaka ve mutlaka bir uzmana danýþýn. Çünkü hamileliðin ilk haftalarý en kritik dönemdir. Bebeðin geliþimini olumsuz etkileyebilir. Peki þu an rahminizde neler oluyor ? Gerçekten çok þey ! Döllenmiþ yumurta hücresi hýzla çoðalmakta. Geliþen yumurta fallop tüplerinde aþaðýya uterus'a olan yolculuðunu tamamlayýp, uterus'a yerleþir. Burada ikiye bölünür. Bu parçalardan biri uterus duvarýna yapýþarak burada plasentayý oluþturur. Diðer yarýyý desteklemek ve geliþimine yardýmcý olmak yani hücreyi beslemek misyonlarýný yüklenir. Diðer yarý ise bebeði oluþturacaktýr. Bu haftada bebeðin beyninin oluþacaðý bölüm meydana gelir ve sinirler oluþmaya baþlar. Amnio sývýsý toplanmaya baþlamýþtýr. Bu sývý diðer haftalar ve aylar boyunca bebeðin içinde rahat olabileceði bir ortam hazýrlamýþ olacaktýr. Yakýnlarýmý arayarak haber vermeyi sürdürüyorum. Bugün teyzelerimi arama günümdü. Herkes sevinçli. Dün Melissa'nýn önerileri vardý. Þart olan þeyler þunlar dedi Melissa; her gün iki bardak süt, bir yumurta, bir kaþýk pekmez, biraz yoðurt, bir avuç fýndýk, bir porsiyon sebze, bir porsiyon et. Geri kalaný da düzenli ve doðru beslenme.


69

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

Özellikle çið et konusunda uyardý; çið köfte, lahmacun, salam gibi yiyeceklerden hamilelik boyunca kesinlikle uzak durmalýsýn dedi. Folik asidi unutma bir de.. Ve de stresten uzak dur.. Bir de ona uðrarsam eðer, bana gebelikte beslenmeyle ilgili bir kaynak verebileceðini söyledi. Dün bir kaþýk pekmez attým aðzýma, sonra tahinden minicik bir parça. Çocukluðuma döndürdü aðzýmdaki o tat beni. Ýyi ki dedim, hamile kalmýþým da almýþýz þu pekmezi. Galip ara sýra eve bebek eþyalarýyla geliyor. Dün; bebeklerin tutabileceði kaþýk ve çatallardan almýþ, bir de minicik bir bebek banyo süngeri. Ýþ arkadaþlarým bir þey yerken hemen iki parça da bana uzatýyorlar; "Bu sana, bu da bebeðe..." 27 Eylül 2001 Sabah gazete okurken

birden moralim bozuldu. Saðlýk

köþelerinin birinde dýþ gebeliðin nedenleri, riskleri anlatýlýyordu. Birden vücudumu bir sýcaklýk bastý, ya bende de dýþ gebelik varsa? Annem bir þeyler anlatýyordu, duyamadým bile. "Ben artýk iþe gideyim" diyerek oldukça moralsiz, iþe geldim. Ýnternetten dýþ gebelikle ilgili bir sürü bilgi edindim. Kist ameliyatlarý, kürtajlar, yumurtalýk enfeksiyonlarý dýþ gebeliðe neden olabiliyor. Karnýn altýna bir býçak gibi saplanan aðrýlar, omuz aðrýsý ve son aþamasýnda da kanama acil önlem alýnmasý gereken belirtiler. Ýltihaplanan kanallar yüzünden spermler rahmin içine kadar ulaþamayabiliyor, bu yüzden de dýþ gebelik meydana geliyor. Çok nadiren, hem uterusta, hem de baþka bir yerde gebeliðe bile rastlanabiliyor. Oranlar binde bir olarak verilmiþ ama Türkiye için mi, dünya ortalamasý mý bilmiyorum. Ürktüm. Belki de benim de kanallarýmdan biri týkalýydý, uzun süredir sistitle boðuþtuðum bir gerçek, belki de bir enfeksiyon var. Belki doktor endiþe etmekte haklýydý. Adet kanamamýn olmayýþýnýn ilk günüydü ama belki doktor bundan doðru olarak þüphelenecek kadar deneyimliydi. Zamanýnda teþhis edilmeyen dýþ gebelikler yýrtýlmaya ve kanamaya yol açýyor, bu da anne ölümlerine kadar gidebiliyor. Erken teþhis ise her zamanki gibi hayat kurtarýyor. Laparoskopi denilen cihazla erken


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

70

müdahale mümkün. Böylelikle annenin döllenmesine yardýmcý olan organlarýna hiçbir müdahale gerekmiyor, ileri safhalara ameliyat yapýlýyor ve bu ameliyat sonrasý yüzde elli kýsýrlýk riski var. Bütün bunlarý harýl harýl okuyunca elbette çok heyecanlandým. Kýzlarla oturup kararlaþtýrdýk. Bir an önce ultrason görüntüsü gerektiðine karar verdik. Ýstediðim jinekolojik bir müdahale deðildi, yalnýzca ultrasondaki minicik görüntüsüne ihtiyaç duyuyordum Elvin'in. Galip Ýzmit'teydi, onu hiç telaþlandýrmamak için söylemedim bile. Tonlarca su içtim; ultrasonda iyi bir görüntü almak için, hemþirelerin tabiriyle "çok sýkýþýk" gelmek gerekiyor merkeze. Ben yattým, Fehmi Bey karýndan ultrasonla izledi. "Burada" dedi, "iki milimetre boyutlarýnda bir þey var". "Yani o mu?" diye sorduk biz. "Evet" dedi. Ýçimiz rahatladý, ekrana bakakaldýk. Fehmi Bey Elvin'in ilk fotoðraflarýný çeken kiþi oldu. Diðer doktorun "dýþ gebelik olabilir" sözlerine ise kýzdý Fehmi Bey; Bu neye benziyor biliyor musun?" dedi. "Daha kar yaðmadan paltonu, eldivenlerini giymene, atkýný takmana... Bir doktor böyle bir þeyden þüphelenmiþ bile olsa bu kadar erken bir safhada bundan hastasýna asla bahsetmez. Herhalde sana eþeðini önce kaybettirip sonra buldurmaya çalýþýyordu gittiðin doktor..." Uçarak, elimizde ultrason görüntüleriyle oradan çýktýk. Derhal saçlarýmý kýsacýk kestirdim (Bu istisnasýz tüm kadýnlarýn yeni durumlara adapte oluþ stili). Sanki hamile olduðumu bugün öðrenmiþim. Öyle bir rahatlýk ve huzur. Tekrar, huzur veren doktorlarla birlikte olmanýn ne kadar deðerli bir þey olduðuna karar verdim. Galip, annem, herkes saçlarýmý çok beðendi. Tayfun, "Ece Haným, þimdi siz de 23 yaþýnda oldunuz" diyor, öyle bir sekiz yaþ küçükmüþüm ifadesi yerleþmiþ yüzüme, anneme göre ise hâlâ bir lise talebesine benziyorum. Kahve, nescafe, Coca-Cola içmiyorum. Bütün bunlarýn yerine, her gün iki litre içmem gereken suyum ve de yüzde yüz, katkýsýz olduðu söylenen meyve sularým var. Bir tek sabahýn ilk çayýndan vazgeçmek olanaksýz. Bunun yaný sýra iki bardak süt, yumurta, pekmez, peynir, havuç, muz ve bir avuç fýndýk günlük vazgeçilmez besinlerim arasýnda. Hepsini de keyifle yiyorum.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

71

Ýki milimetrelik gebelik kesesinin büyüklüðüne bir de cetvel üzerinden baktýk Galip'le. Minicikliðine, ama çabucak büyüyecek olmasýna þaþýrdýk. Þarap kadehlerimize su koyarak Elvin'in ilk görüntüsüne kavuþmuþ olmayý kutladýk. Sonra Hande ve Haluk'a gittik. Biraz Emir ile oynadýktan sonra sonunda onlara da söyledik, Elvin'in ilk fotoðrafýný gösterdik. Hande hamileyken Emir'in ultrason görüntülerine bakýþýmýzý anýmsadýk. Emir'in bir çok ultrason görüntüsüne tekrar baktýk, üç aylýkken aldýðý o insan formunu ve bunun teknoloji sayesinde bize ulaþmasýnýn ne müthiþ bir þey olduðunu konuþtuk. Hande de zararlý yiyeceklerden ve yapýlmasý gerekenlerden söz etti. Haluk yine, ilk üç ayýn çok önemli olduðunu ve aðýr hiçbir þey kaldýrmamam gerektiðini söyledi. Aklýma izlediðim filmler geldi. Hep bir hamile kadýn olurdu, kocasýna müjdeli haberi az önce söylemiþ olan. Sonra evin içinde bir þey yapmak üzere olurdu bu kadýn, mesela perdeleri takmaya çalýþýrdý bu mutlu haberden sonra. Kocalarý da "Aman" derlerdi, "ne yapýyorsun? Sen hamilesin. Ýn hemen oradan aþaðýya..." Haluk bizim için bir þampanya açtý, birer yudum içtik. Meðer hiçbirimiz þampanyanýn tadýný pek sevmezmiþiz... Þiþeyi saklamak üzere eve götürdük. Hamileliðin sende ne gibi belirtileri oluþtu þu ana kadar diye biri bana sorsa; bir tek akþam üstleri televizyon karþýsýnda sýzdýðýmý ve geceleri çok erken yattýðýmý söyleyebilirim. Belki daha belirtiler için çok erken. 2 Ekim 2001 Beþinci hafta: Hücre topluluðu 5.haftadan itibaren embriyo adýný alarak uterusun içinde büyümeye baþlamýþtýr. Büyüklüðü yaklaþýk olarak bir elma çekirdeði kadardýr. Burada organlarý ve dokularý oluþturmak üzere üçe ayrýlacaktýr. Baþýn hemen altýnda oluþacak iki küçük bölüm kulaklarý oluþturacaktýr. Ýlk ayrýlan yukarýdaki bölüm, sinirleri, beyni ve omurga sistemini oluþtururken, orta bölümde kalp ve dolaþým sistemi belirmeye baþlamýþtýr. 3. bölümde ise akciðerlerin yerleri, baðýrsaklar ve idrar yollarý geliþecektir. Ayný anda bebeðin geliþiminde bunlar


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

72

olurken plasentada da deðiþimler ve yeni oluþumlar meydana gelmektedir. Bebeði besleyecek ve oksijenin bebeðe ulaþmasýna yardýmcý olacak, CV adý verilen doku ve kordon baðý fonksiyonlarýna baþlamýþtýr. Eðer hala bir hamilelik testi yaptýrmadýysanýz 5.hafta testi yapmak için uygun bir zamandýr. Böylece bir saðlýk danýþmanýyla irtibata geçip, bebeðin ve saðlýklý bir hamilelik geçirmenin gereklerini konuþup bilgi alabilirsiniz. Dün Fehmi Bey ultrasonda Elvin'e tekrar baktý. Hemþirenin deyimiyle hayli "sýkýþýk" olduðumdan, Fehmi Bey'in bir önceki hastasýyla iþinin bitmesini beklemek çok zor geldi. Hemþire "birazýný yapýn bari" dedi, birazýný yapamayacaðýmý, klozete oturursam hepsini yapmaktan baþka çarem olmadýðýný söyledim. Rezzan'la birlikteydik. Galip'in yetiþip yetiþemeyeceði belli deðildi. Ultrasonda bu kez daha belirgin bir görüntü vardý, Gebelik kesesi 6.5 milimetreye ulaþmýþtý, Elvin onun ucunda beyaz bir noktaydý ve her þey yolundaydý. Fehmi Bey rapora þunlarý yazdý; "01.10.2001 tarihinde yapýlan kontrol US incelemede; kavite içerisindeki gebelik kesesi 6.5 mmx5 mm olmuþtur." Tam tuvalete koþup, ardýndan da Rezzan'ýn yanýna gittiðimde Galip geldi. Elvin'in ekran görüntülerini ikinci kez kaçýrmýþ oldu. Onu teselli ettim, ekran görüntüsünün fotoðraftakinden hiç bir farký yok... Artýk doktor randevumu alma zamaným geldi. Gürkan Bey'i aradým, Ayda ve Melissa'nýn referanslarým olduðunu söyledim. Yarýn saat 16.00'ya randevu verdi. Hiç olmadýðý kadar sütleri inceliyoruz. Eskiden de bu kadar çok çeþit var mýydý bilmiyorum. Kalsiyumu yüzde kýrk fazla olanlar, içinde folik asit bulunanlar. Sonunda bir tanesinde karar kýldýk. Ýþ yerindeki çaycýlarýmýzdan biri de dört aylýk hamile. Bugün bize çay getirdiðinde hamilelikten konuþmaya baþladýk. "Saçlarýn güzel olmuþ ama keþke kestirmeseydin" dedi. Ben de hamilelikte saç kestirilmemesi gerektiðini birinden daha duyduðumu söyledim. "Nedeni ne sence?" diye sordum ona. "Bilmem" dedi, "bizde öyle derler. Ýlk üç ay çok önemlidir. Kýna yapýlmaz, saç kesilmez. Çok dikkat edilir her þeye... Ben bir önceki çocuðuma bir aylýk hamileyken kýna yapmýþtým bilmeden, çocuðun kafasýnda belli belirsiz bir kahverengilik var".


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

73

Evimizin on küsur yýllýk yardýmcýsý, caným Emine teyzemden de deðiþik þeyler duydum. Dediðine göre ilk dört ay balýk yedirmezlermiþ hamilelere, balýk yiyen anne adayý balýða benzer suratlý çocuk sahibi olurmuþ. Benim gibi zeytin ezmesi gibi koyu renkli besinler tüketenlerin çocuklarý da kapkara olurmuþ. Ýlk üç ay çok önemliymiþ ve her gün bir elma yemek þartmýþ... Ýlk üç ayýn en önemli fonksiyonu çocuðu koruyabilmek ve düþük yapmamak için aðýr þeyler kaldýrmaktan, ani hareketlerden kaçýnmak anladýðým kadarýyla. Ve çocuk en önemli geliþimini ilk üç ayda tamamladýðýndan alýnan besinlere özellikle bu zamanda fazlasýyla dikkat etmek gerekiyor. 3 Ekim 2001 Gürkan Bey'le tanýþtýk. Tam istediðim gibi, beni her türlü gerginlikten uzak tutabilecek bir doktor. Yaptýrmýþ olduðum genel check-up'ý beðendi, bir de sarýlýk ve toksoplazma için testler yapalým ki, bebek doðduðu anda müdahale þansýmýz olsun ve ömür boyu sarýlýk taþýyýcýsý vesaire olmak zorunda kalmasýn dedi. Elvin'e ultrasonda tekrar baktý ve "Artýk ultrasonla onu uzun bir süre rahatsýz etmeyelim. Ultrason adý üzerinde ses dalgalarýnýn görüntüye dönüþmesi ve bu kadar kýsa bir zamanda bu kadar çok ses dalgasý bebeðe yeter, artýk rahat rahat, kendi baþýna büyümek istiyor, 11-12. haftaya kadar býrakalým, büyüsün" dedi. Bu kez gebelik kesesi 8.5 milimetreydi. Besinlerle ilgili olarak; süt, beyaz peynir ve yoðurdun bol bol alýnmasý gerektiðini ve folik asitten günde üç tane kullanýlmasý gerektiðini söyledi. Ýlk üç ay kafeinden, kahve, çay ve koladan uzak durulmasý gerektiðini çünkü etkilerinin bebeðe ne olacaðýný bilinmediðini vurguladý. Bunun yaný sýra, ilaç kullanmak kesinlikle yasak. Günde iki litreye yakýn su içilmesi gerektiðini, et, balýk tüketiminin gerekliliðini tekrarladý, baþka da beslenmeyle ilgili bir þey yok. "Bebek artýk hayatýnýzý ipotek altýna alýyor, hamile olmak da, sonrasýnda onu büyütmek de kolay deðil... " dedi. Artýk dönüþü olmayan bir yoldayýz, hem kendimize, hem de Elvin'e iyi bakmamýz gerekiyor.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

74

Cep telefonu, bilgisayar ekraný da mümkün olduðunca uzak durulmasý gerekenler arasýnda. Yol mu, bu muayene mi beni yordu bilmiyorum. Eve gelir gelmez uyuklamaya baþladým. Sonra da gece boyu kendime gelemedim. 6 Ekim 2001 Jinekologlarýn hamilelik nedeniyle kendilerine baþvuran hastalara ilk görüþmede sorduklarý sorular; -Son adet tarihinizin ilk günü? -Daha önce istenmeyen gebelik yaþadýnýz mý, kürtaj oldunuz mu? -Ailenizde genetik bir hastalýk var mý? Herhangi bir hastalýk var mý? -Ailenizde ikiz bebek doðumlarý var mý? -Kan grubunuz nedir? -Son günlerde ilaç kullandýnýz mý? -Folik asit almaya baþladýnýz mý? (Tavsiyelere göre; hamile kalmaya karar verildiði andan itibaren kullanmak gerekiyor.) -Çocukken sarýlýk, kabakulak gibi hangi hastalýklarý geçirdiniz? -Sürekli kullanmanýz gereken bir ilaç var mý? -Þu andaki kilonuz ne? -Hamileliðiniz kesinleþtiði andan sonra herhangi bir þekilde radyasyona maruz kaldýnýz mý, birine eþlik ettiniz mi? Belki de bir test haline getirilmeli bu sorular; böylelikle doktorlar sürekli ayný sorularý sormaktan ve son adet gününü hatýrlamak için bin dereden su getiren kadýnlardan kurtulabilirler. Kadýnlar da sýk boðaz edilmeden, düþüne düþüne bu sorulara yanýt verip, donanýmlý bir þekilde doktorlarla ilk randevularýna gidebilirler. 8 Ekim 2001 Uyuklama durumlarý sürüyor. Koltukta on beþ dakikalýk minik uykularýn ardýndan iyice bitkin düþmüþ olarak uyanýyorum akþam üstleri. Ve Galip, ikimiz için yemekler yapýyor çoðu zaman. Bense erken saatte bu kez yataðýn yolunu tutuyorum. Dün gece bir kez ve de ilk kez kusmam dýþýnda baþka hiçbir hamilelik belirtisiyle karþýlaþmadým. Umarým bu þekilde devam eder hamileliðim; rahat ve dingin.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

75

10 Ekim 2001 Altýncý hafta: Bu haftada hala hamile gibi görünmeyebilirsiniz. Ama embriyonun kalbi artýk bir incir çekirdeðinden büyük ve iki kýsma ayrýlmýþtýr. Kalp atmaya ve kan pompalamaya baþlamýþ ve yakýnda uygun ritmi bulacaktýr. Embriyonun kendisi yaklaþýk olarak 6.5 mm kadar olup, insandan çok bir larvaya benzemektedir. Ýç organlarý geliþmeye baþlamýþtýr. Belli baþlý organlar ; Böbrek, karaciðer büyümeye baþlamýþtýr. Embriyonun alt ve üst olgularý ayrýlmaya baþlamýþtýr. Bu ileride bebeðin kol ve bacaklarýný oluþturacaktýr. Baðýrsaklar geliþmeye devam ederken, kör baðýrsaklar yerini alýr. Sinir yapýsýnýn içerisinde olan beyin ve omurga, bu hafta içerisinde kapanýr. Bu haftada alt çene, boyun ve aðýz kývrýmlarý oluþmaya baþlar. Bu kadar erken olmasýna raðmen yüzün þekli ortaya çýkmýþ, burun ve solunumla ilgili bölümler oluþmuþ, sonunda gözün retinasý þekil almýþtýr. Gürkan Bey'in dediðine göre testlerin sonuçlarý gayet iyi ve artýk hamile olduðumu düþünmeden günlük hayatýma devam etmem gerekiyor. Folik asit kullanmak ve bol bol su içmek en önemli noktalar. Ve kedi, köpek sevmekten hamilelik süresince uzak durmak da. 12 Kasým'a kadar doktorumla iþim yok. Hamilelikte günlük öðün sayýsýnýn beþ olmasý öðütleniyor. Amaç midenin aþýrý dolmasýný engellemek. Bu erken gebelikteki mide bulantýsý þikayetlerinin önüne geçiyor ve gebeliðin geç dönemlerinde de mide yanmasý ve þiþkinlik þikayetlerini önlemede yardýmcý oluyor. Günde bir veya iki fincan kahve veya çay gibi kafein içeren içeceklere bir þey denmiyor da; on fincandan fazlasýnýn düþük, erken doðum ya da bebekte geliþme geriliðine yol açtýðýna dair bazý çalýþmalar olduðu söyleniyor. Çok su içmenin gerekliliðinin açýklamasý da þu; hamilelikte vücudun sývý miktarý artýyor ve kan hacmi yaklaþýk olarak % 50 oranýnda geniþliyor. Amnio sývýsý da yaklaþýk olarak üç saatte bir tümüyle yenileniyor. Bu nedenle de günde en az iki litre sývý almak gerekiyor. Bulantý; hamilelik sýrasýnda üretilen bazý hormonlarýn (HCG gibi) aþýrý üretimine ya da normal sýnýrlarda üretilmesine karþýn hamile olan


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

76

kadýnýn bu hormonlara karþý hassas olmasýndan kaynaklanýyor. Demek ki ben hassas deðilim bu hormonlara. Ya da henüz deðilim. Hassas olduðum bir þey varsa filmler. Akþam üstleri yalnýz baþýmayken televizyonda izlediðim çoðu þey bugünlerde gözlerimin dolmasýna, canýmýn sýkýlmasýna, bazen de aðlamama yol açýyor. Sanýrým hamileliðin birtakým etkilerini ben de yaþamaya baþladým. Kilo alýmýna gelince, hamileliðin ilk trimesterinde (ilk üç ay) alýnan kilo miktarý yalnýzca bir iki iken, daha sonra haftada 500 gram alýnmasý normalmiþ. gebelik.org hamilelik boyunca 12.5 kilo alan ve 3400 gramlýk bir bebek doðurmuþ olan bir anne adayýnýn kilo daðýlýmýný vermiþ, böylelikle aldýðým kilolar nereye gitti demekten kurtulabiliriz; bebek: 3400 gram plasenta: 600 gram uterus: 900 gram amnios sývýsý: 800 gram meme dokusu geliþimi: 400 gram kan hacmi artýþý: 1450 gram dokular arasý sývý artýþý: 1450 gram artan yað depolarý: 3500 gram Normal sýnýrlarda kilo alan ve normal ölçülerde bir bebek doðuran anne, doðum sonrasý gebelik öncesi aðýrlýðýnýn 4.5 kilo fazlasýyla taburcu olurmuþ. Fazla da bir þey deðilmiþ aslýnda. Daha hamileliðin yedinci haftasýna girerken kýrkýncý haftanýn da ertesinde neler olacaðý ile ilgilenmek tuhaf mý bilmiyorum. Annem; doktorun da söylediði gibi hamile oluþuma fazla kafayý takmamamý, eskisi gibi edebiyatla uðraþmamý, yazýlar yazmamý söylüyor. Ona göre bu aralar bu tip faaliyetlerimin hepsini boþluyormuþum. Ona, "hayýr" dedim, "hiçbir þeyi boþlamýyorum", ama anneler bilirler. 12 Ekim 2001 Yedinci hafta; Embriyo artýk bir fasulye tanesi kadar, yani yaklaþýk olarak 1 ile 1.5 cm civarýndadýr. Eðer kendi içinize bakabiliyor olsaydýnýz (Ah bu hep hayal ettiðim þey, þöyle küçük bir pencere olsaydý bebeðimizi görebileceðimiz), embriyonun vücuduna oranla kafa yapýsýnýn daha


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

77

büyük olduðunu görebilirdiniz. Embriyonun gelecekte sahip olacaðý yüz formlarý, karanlýk küçük noktalar gibi belirmeye baþlamýþtýr. Solunumu saðlayacak burun delikleri ve kulaðýn oluþacaðý yerler bu haftada þekillenir. Bacak ve kollarýn oluþacaðý olgular daha net görülebilir. Embriyonun elleri ve ayaklarý küçük küreklere benzemektedir. Diðer geliþimler, kas lifleri ve hormon bez dokusu geliþmeye devam etmektedir. Siz duyamazsýnýz ama embriyonun kalbi dakikada 150 kez atmaktadýr. Bu da normal bir yetiþkinin kalp atýþýnýn iki katý kadardýr. Bu haftanýn yarýsýna doðru, bebeðiniz ilk hareketlerini yapmaya baþlar. Ancak sizin bunu hissetmeniz henüz mümkün deðildir. Bunu hissetmeniz 10 veya 12. haftada mümkün olacaktýr. Bu sabah kahvaltý için uðradýðýmda annemle babamý bayaðý güldürdüm. Folik asit içmeyi unutmuþtum gece, onun kaygýsýný taþýyordum. Sonra da hüzünlü bir sesle su þiþemi evde unuttuðumu ve bir kaç gündür fýndýk yemediðimi söylediðimde bizimkiler gülmeye baþladýlar. Tam o sýrada Galip aradý ve folik asidi içip içmediðimi sordu, "içtim" dedim. Babam "ama suyunu ve fýndýðýný unuttuðunu söyle Galip'e" dedi. Karar verildi, babam fýndýklarý boynuma asmamý, yol boyunca araba kullanýrken atýþtýrmamý söylüyor. babycenter.com'un elektronik postalarý her yeni haftaya giriþte anne adayýna gönderiliyor. Siteyi ziyaret ettiðinizde son adet gününüzün ilk gününü veri olarak giriyorsunuz, onlar da size bebeðinizin ne zaman doðacaðýný ve her hafta sizde ne gibi deðiþiklikler olacaðýný söylüyor. Gelen bilgilerde birden uyku sözcüðü gözüme iliþti. Meðer ilk trimesterde sürekli bir uyku hâli olmasý çok doðalmýþ. Bebeðin en hýzlý deðiþim gösterdiði bu zamanlar anne adayýnýn kendisini yorgun hissetmesine yol açarmýþ. Elbette bir de; hormonal deðiþimlerden kaynaklanan bir uyuklama durumu var. Bazý kadýnlar benden de betermiþ meðerse; her gün 19.00'da yatanlar, gündüzleri iþ yerlerinde uykuya yenik düþüp yerde bir on beþ dakika kestirenler, öðle tatillerinde arabalarýnda uyuyanlar... Ýlk üç aydan sonra uyuma isteði azalýrmýþ. Diþimdeki sýzlama aðrýya dönüþmeden diþ hekimine gitmeliydim. Dün akþam üstü Mete Bey'in yanýndaydýk annemle. Dediðine göre bir


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

78

diþim fena hâlde çürümüþ, üstelik yanýndaki diþe de zarar vermiþ. Hamile olduðumu ve birtakým ilaçlarýn kullanýlmasýnýn sakýncalý olduðundan söz edecek oldum Mete Bey'e; "Dolguyu yapmak için kullanacaðým ilacýn sana zararý olmaz ama istersen doktorunu bir arayalým, ben ona yapacaðým tedaviden söz edeyim" dedi. Açýkçasý, benim de istediðim buydu. Güven içinde tedavi olmak. Gürkan Bey'i aradýk, Mete Bey tedavi þeklini anlattý, onayý aldý, diþimi tedavi etti. Þimdiye dek doktorlardan sýkça duyduðum bir sözü tekrarladý; "ideal bir hastasýn" dedi, "hiç kýpýrdamýyorsun, caným yanýyor demiyorsun ve aðrý eþiðin büyük olasýlýkla çok yüksek". Yine de cumartesi günü tekrar gitmem gerekiyor; henüz tüm tedavi bitmedi. Ýki armaðan: Biri Ayþe'den patik. "Hamileyim" diye ona telefon açtýðým sýrada alýþveriþ merkezindeymiþ. Sevincimi paylaþmak için hemen bir þey almak gereksinimini duymuþ. Ve Nurdan'dan biberon. O da kredi kartýnýn puanlarýný Elvin için deðerlendirmiþ. 16 Ekim 2001 Bir kusma da pazar günü. Bugünlerde hafif hafif de olsa, ara sýra midem bulanýyor. Bir de; galiba hamilelikte insanýn çok sevdiði bir þey can sýkýcý hâle gelebiliyor. Örneðin bir kaç gündür caným hiç süt içmek istemiyor. Umarým yediðim peynir ve yoðurtlar yeterli oluyordur. 18 Ekim Sekizinci hafta: Sekizinci haftada bebeðinizin boyu yaklaþýk olarak 1.5 cm ile 1.8 cm arasýnda, bir üzüm büyüklüðündedir. Bu haftada el ve ayak parmaklarý ayrýlmaya ve þekillenmeye baþlar. Karaciðeri, alyuvar hücreleri oluþturmaya baþlar ve bu kemiklerin içinde iliklerin bu iþi üstlenmesine kadar devam eder. Bu hafta birçok geliþimin hýzlý yaþandýðý ve bundan sonra da böyle devam edeceði haftadýr. Ýlk haftalarda oluþan beyin ve kalbin daha komplike hale gelmesi ve diþlerin oluþacaðý damak bu haftada olur. Kulaklar geliþmeye devam eder. Embriyonun cildi bir kaðýt kadar incedir ve damarlar net görülebilir þekildedir. Hamilelik 3 dönemden oluþur. 8. hafta bu ilk dönemin son anlarýdýr. Hemen hemen bütün hamile kadýnlarýn hamilelikle ilgili olarak þikayetleri bu dönemde ortaya çýkar. Bunlar;


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

79

aðrýlar, acýlar, sabah kusmalarý ve yemeði midede tutamamak gibi þikayetlerdir. Bunlarýn sebebi ise, hamilelikten dolayý salgýlanan hormonlardýr ve çok doðaldýr. Hamilelik boyunca bu þikayetler giderek azalýr. Çare, sütü deðiþik formlara sokmak. Muzlu sütün ardýndan dün de milk shake'i denedim, baþarýlý oldum. Yalnýz, "uyku dýþýnda hiçbir þeyim yok" diyen kadýn olmaktan midesi de bulanan hamile kadýn formatýna geçtim ki hayatýmda önemli bir engel teþkil ediyor. Midem bulanýr korkusuyla tuvalete gidiþlerimi geciktirmeye baþladým. Mide bulantýsý öðleden sonra ortaya çýkýyor ve akþama kadar geçmiyor, þu anda olduðu gibi. Sigara içmek ve içilmesi fikri midemi bulandýrýyor en çok. babycenter.com'a göre, kimyasal maddelerin bebeðe ne gibi zarar verdiðinin kanýtlanamamýþ olmasýndan dolayý hiç deðilse ilk trimesterde saçlarýn boyatýlmamasý öneriliyor. Yine de sorunun sorulduðu doktor (her zamanki gibi), kendi doktorunuza danýþmadan karar vermeyin diyor... Kýþ aylarý yaklaþmakta, tam da bütün hamile kadýnlarýn merak edebileceði bir soru, acaba grip aþýsý olabilir miyim, evet, olabilirmiþiz, ancak bu aþý soðuk algýnlýðýna karþý etkili deðilmiþ çünkü baðýþýklýk sistemimiz bu dönemde oldukça zayýfmýþ, ve evet, öncelikle kendi doktorumuza danýþmalýymýþýz... Hamilelikte yaþadýðým bir deðiþiklik de rüyalarým... Ýstisnasýz her gece renkli ve Ýngilizce rüyalar görüyorum. Bir tanesinde Özgür'le triatlona katýlmak üzereydim, ama ben hamileyim diyecek oldum, o da ben de dedi, iki yüz metrelik motosikletle geçilmesi gereken bir parkur vardý, ama ben yapamam, bilmiyorum dedim önce, sonra baþarýyla bu etabý bitirip, sürünerek bir maðaranýn içinde ilerlemeye baþladýk. Beyaz ince kumlar üzerinde sürünmek zorlu ama hoþ bir duyguyla doluydu. Bir sonraki etap yine motosikletle ilgiliydi ve triatlon burada sona erdi! Bunca rüya, hem de Ýngilizce! Geceleri dört kez tuvalete kalktýðýmdan birden bire uyanýyor ve her þeyi anýmsýyorum. Þimdi bütün pantolonlarýn düðmelerini ileri alma zamaný. Çok yemek yiyerek þiþmanlamaktan dolayý deðil de, hamileliðin getirdiklerinden dolayý kýyafetlerimle sorun yaþamaya baþladým.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

80

Kedi ve köpekleri sevmem yasak diye, Galip de onlara dokunmuyor. Günlük kafeinde bir kahveye izin olmasýna karþýn, ben haftada bir kahve içiyorum. Bizim gibi her akþam, yemek sonrasý kahve keyfi yapanlar için deðiþik bir geliþme kahvesizlik. Ama þimdi de kahve rutin bir eylemden çýkýp bir hazine statüsüne yerleþti, o baþka. Galip geçenlerde "Cuma akþamý kahve içelim mi?" diye sordu ki, bu kahvenin bizim evde ulaþtýðý noktayý gayet güzel tanýmlýyor. 24 Ekim 2001 Her gün, özellikle öðleden sonra baþlayan mide bulantýsý. Þimdi ben de heyecanla ilk üç ayýn geçmesini bekleyen hamile kadýnlar arasýndaki yerimi aldým. Benim gibi sabýrsýz bir insan için hamilelik oldukça uzun bir süreç. Dokuz ayýn haftalarla belirtilmesi tam da bana göre. Yarýn sekizinci hafta bitecek ve inanmasý zor, otuz iki hafta daha var önümde. Askerlik gibi bir þey hamilelik, insan bir an önce sona ermesini istiyor. Dün aynaya bakýyordum ve ilk kez göbeðimde bir farklýlýk olduðunu belirgin bir þekilde gördüm. Ve dün Galip'in bir kotunu giydim! Biraz büyük geldi ama çok rahat ettim. Sonra gidip abime kaç beden pantolon giydiðini sordum. Galip'inkiler de olmayýnca abiminkileri, onlar da olmayýnca annemin eteklerini giymeyi düþünüyorum. Herkes þehirdeki hamile butiklerinin yerlerini tarif etmeye baþladý, þimdilik erken sayýlabilir böylesi bir alýþveriþ için. Dün gece rüyamda Ýspanya'daydýk, dar sokaklarda çamaþýr asýlý balkonlara bakýyor, aheste yürüyorduk. Derken deniz kýyýsýna ulaþtýk hiç ummadýðýmýz bir anda, taþlý bir sahildi ve upuzundu. Ýnsanlar neþeyle suya giriyorlardý, bir de devasa bir su kaydýraðý vardý (Galip bayýlýr). "Neden" dedim, "hep tatilin en son gününde karþýlaþýyoruz asýl bulunmak istediðimiz yerle?". Bir kaç saat sonra uçaðýmýz kalkýyordu ve eðlencenin tadýný çýkarmak için hiç vaktimiz yoktu. Çok ama çok hayýflandýk. Üstelik tam o sýrada biri bize Meksika sýnýrýna kadar yürüdüðümüzü ve arka planda gördüðümüz rengârenk evlerin Meksika evleri olduðunu söyledi! Bana söylenecek son þey! Hayatta görmek istediðim ilk yer Meksika iken bu bana yapýlýr mý?


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

81

Belki yakýnda bebek rüyalarý da görmeye baþlarým.. Bir de neden sýkýldým? Her gece dört veya beþ kez tuvalete kalkmaktan... 25 Ekim 2001 Dokuzuncu hafta: Tebrikler ! Embriyonuz artýk "Fetus" diye adlandýrýlacak (Ben sabýrsýzca bebek deneceði günleri bekliyorum, ama embriyo da olsa, fetus ta bizim için o bebek Elvin artýk). Fetus artýk 2 ile 2.5 cm kadardýr. Bu hafta bir çok önemli deðiþiklik olmaktadýr. Embriyo iken sahip olduðu kuyruk gider. Organlar, kaslar ve sinirler fonksiyonel hale geçer. El bilekleri þekillenmeye baþlar. Göz kapaklarý oluþmaya ve gözü kapatmaya baþlar. Hamilelik sizin þeklinizde de deðiþiklikler yapmaya baþlar. Artýk göðüsleriniz büyümeye baþlamýþtýr. Öyle ki, yeni sutyen almaya ihtiyaç duyabilirsiniz. Belinizin daha fazla geniþlediði de gözünüzden kaçmayacaktýr. Artýk en sevdiðiniz giysilerinizi bir seneliðine dolaplara kaldýrmanýz gerekir (Bundan hiç hoþlanmýyorum iþte). Eðer hamileliðinizin bu ilk süreçlerinde yeterince sývý ( günde en az 8 bardak ) , florid, kalsiyum ve fosfor alýrsanýz bebeðinizin ileride saðlýk, diþ ve kemik yapýsýnýn temellerini atmýþ olacaksýnýz. 30 Ekim 2001 Cumartesi akþamý küçük çaplý bir þok yaþadýk. Tuvaletteydim ve bir anda bir kaç damla kanla karþýlaþtým. Galip de ben de küçük kanamalarýn olabileceðini okumuþtuk ama yine de insan kendisi böylesi bir durumla karþýlaþýnca çok da sakin davranamýyor. Hemen Gürkan Bey'i aradýk; hamilelerin yüzde otuz-kýrkýnda görülen bir durum olduðunu, endiþelenecek bir þey olmadýðýný söyledi. Þiddetli bir kanama olduðu takdirde aramamýzý söyledi. Sonra internetten kanamalarýn nedenlerini okudum, bazýlarý benimki gibi olaðansa da, çeþitli kanamalarýn baþka anlamlara gelmesi olasý. O sýra benim de aklýmdan bir film þeridi gibi geçen þey bunun düþüðün belirtisi olabileceðiydi ki; ilk üç ayda þiddetli bir kanamanýn ardýndan gelebilecek þey düþük tehlikesi olabilir. Bunun yaný sýra; cinsel iliþki sonrasý meydana gelen bir kanama bir kanser belirtisi olabiliyor. Dolayýsýyla iyi ayýrt etmek gerekiyor kanamalarý...


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

82

Uyku hâli sürüyor, akþamlarý hiçbir yere gitmek ve hiçbir þey yapmak gelmiyor içimden. Pazar akþamý kebap yemek için dýþarýdaydýk, birer buçuk porsiyon söylememize karþýn "ya yetmezse" diye korktum ve kendime hayret ettim. Sonra bu kebap yetmezliði rüyama girdi ve çöpe atýlmýþ pide ve kebaplar gördüðümde feci üzüldüm, bütün bunlarý birileri yiyebilirdi, ne gerek vardý çöpe atýlmalarýna diye... Caným ara sýra bir þeyi çok istiyor artýk. Örneðin bu öðlen yemek istediðim tek þey ekmek arasý köfteydi ama iþ yerimizin Kerbelâ'da oluþu bezelye ve pilav yemek zorunda býraktý beni. Pantolonlar küçük geliyor! En büyük problem giyecek bir þey bulmak bugünlerde. Öðrendiðime göre bütün hamile kadýnlar lastikli pantolonlar giyiyorlarmýþ, benim de bir tane edinmem gerekiyor. Herkesin dediðine göre hamilelikte þýklýk deðil, rahatlýk önemli (Bir boþvermiþlik içine girmemiz söyleniyor yani, hamileleri herkes mazur görüyorlar çünkü)... Bir de sutyenler. Spor sutyenlerden almak gerekiyormuþ ve hamilelik boyunca göðüsler 750 gram ilâ 1 kilo büyürlermiþ. Çok ciddi bir fark! Ýki gündür kusmuyorum. Bir internet sitesinin dediðine göre bebekler 8. haftadan itibaren bizi duyabilirlermiþ. Þimdilerde týrnaklarýnýn bile oluþtuðuna inanmak nasýl da güç. Minyatür bir insan var içimde, bazen tuhaf geliyor. Neyin en çok midemi bulandýrdýðýný da biliyorum artýk. Kokularýn... Pis kokular dýþýnda, parfüm ve deodorantlar, kolonyalar da midemi bulandýrýyor. Bu yüzden Galip sabah iþe giderken önce beni öpüyor, sonra parfüm sýkýyor...(Öðrendiðime göre hamile kadýnlarýn koku alma duyusu normal insanlara göre daha fazlaymýþ ve bu yüzden kokular daha aðýr geliyormuþ onlara) Bir önemli noktada çatlak kremleri. Eskiden zeytinyaðý falan sürerlermiþ ama artýk hamilelik kremleri varmýþ. Bu kremler hamileliðin en baþýndan itibaren kullanýlabilinirmiþ ve büyüyen göðüslerin uçlarý acý veriyorsa göðüslerle birlikte uçlarýna da uygulanabilirmiþ, böylelikle çocuk doðup da mama için göðüsleri emmeye baþladýðýnda acý çekmezmiþ anneler. Ancak, bunun da göðüs uçlarý yeteri kadar belirgin olmayan anneler için geçerli olduðunu duydum. Bir de bazý


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

83

çatlak kremlerini kullansan da çatlak oluþan kadýnlar ve hiçbir þey kullanmadýklarý halde hiç çatlaðý olmayan kadýnlar varmýþ. Bu da karýþýk bir durum. 1 Kasým 2001 Onuncu hafta: Bu haftadan itibaren kendinizi psikolojik olarak gel-gitler içerisinde bulabilirsiniz. Bir gün çok agresif ve her þeyden rahatsýz olan yapýnýz varken ertesi gün her þeyden zevk alan mutlu bir insan olabilirsiniz. Bunlar kesinlikle normal ve hamilelik boyunca devam edebilecek olan duygusal hareketlenmelerdir. Sebebi hamilelikten kaynaklanan yüksek düzeydeki hormonlardýr. Haftanýn sonunda fetus 2.5 ile 3 cm'ye ulaþýr. Oluþan göz kapaklarý bu haftada kapanýr ve 27.haftaya kadar bir daha açýlmaz. El bilekleri geliþmeye devam ederken ayak bilekleri þekillenmeye baþlar. El ve ayak parmaklarýnýn þekilleri netleþmiþ, kollar daha uzamýþ ve dirsekler belirmeye baþlamýþtýr. Bu haftanýn sonunda kulaklarýn alt kýsýmlarý tamamlanmýþtýr. Bu haftada fetusun cinsiyeti hala belirsizdir ama bu haftada þekillenmeye baþlar. Plasenta destek amaçlý en kritik iþini yani hormonlarý üretmeye baþlar. Eðer 35 yaþýn üzerinde bir anne adayý iseniz, doktorunuz sizden genetik tarihinizi öðrenmek amacýyla CVS testi yaptýrmanýzý isteyebilir. Bu test genelde fetus 10 ile 12 haftalýk iken istenir. Böylece fetustaki anormallik ya da sakýncalar erken tespit edilebilir. 3 Kasým 2001 Kadýn Hastalýklarý ve Doðum Uzmaný Opr. Dr. Tanju Demirören ve Fiziksel Týp ve Rehabilitasyon Uzmaný Dr. Nüzhet Doðan ntvmsnbc.com'a gebelik ve gebelik eðitimiyle ilgili bilgiler vermiþler; Genellikle ilk üç aylýk dönemde kokuya karþý aþýrý hassasiyetle, gýdalara karþý bir isteksizlik, gebelik bulantýlarý en fazla rahatsýz eden sorunlar... Ýkinci üç ay nispeten rahat geçiyor ama gece kramplarý ve uyku problemleri olabiliyor. Son üç ayda artmýþ gebelik yüküyle birlikte bel aðrýlarý, sýrt aðrýlarý, yine gece uykularýnýn düzensiz oluþu veya uyku sorunlarý görülebiliyor.


84

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

Benim de doktorumun önerisi üzerine yaptýrdýðým bazý testler var ki; çok önemli. Opr. Dr. Demirören hamilelik öncesi tetkikleri þöyle anlatmýþ, "Biz rutin olarak, hepatit B, toksoplazma dediðimiz parazit ve kýzamýkçýk için gerekli testleri yapýyoruz. Burada araþtýrýlan gebenin bu hastalýklara açýk olup olmadýðý veya koruyucu baðýþýklýðýn olup olmadýðý. Kýzamýkçýk için eðer koruyucu baðýþýklýðý yoksa, küçüklükte geçirmemiþse, mutlaka aþý ve üç ay gebe kalýnmamasýný öneriyoruz. Ondan sonra hamileliðe izin veriyoruz. Tabi sadece enfeksiyon hastalýklarý deðil, basit kan, idrar tahlilleri, kan grubunun kesin tespiti, papsümir dediðimiz testin mutlaka yapýlmasý. Ve bir jinekolojik muayene tabi her þeyden en önemlisi. Yumurtalýkta ve rahimde herhangi bir hastalýðýn olup olmadýðýnýn deðerlendirilmesi gerekir." 4 Kasým 2001 Van Yüzüncü Yýl Üniversitesi Gýda Mühendisliði Bölümü Öðretim Görevlisi Doç. Dr. Hayri Coþkun anne sütünün faydalarýndan söz etmiþ. Söylediðine göre anne sütü, baðýþýklýk maddeleri ve hastalýða neden

olan

bir

çok

mikroorganizmayý

öldürecek

maddeleri

barýndýrýyormuþ. Yeni doðan bebeklerin sindirim sistemleri her türlü besini sindirecek þekilde geliþmediðinden, doðumdan sonra onlara anne sütünden baþka bir gýda verilmemesi gerekiyormuþ. Bebek anne sütü aldýðýnda, kendisini mikroplara karþý koruyan sayýsýz maddeyi de almýþ oluyormuþ. Ýlerki hayatýnda daha saðlýklý olmasý istenen bebeklerin on iki ay boyunca anne sütü almalarý gerekiyormuþ ve anne sütünden yoksun olan bebeklerin ileride þizofren olma olasýlýklarý varmýþ! Anne sütü alan bebeklerin diðer bebeklere oranla daha zeki olduklarý da elde edilen bulgulardan biriymiþ. 5 Kasým 2001 Uygun sutyen aramak için cumartesi sokaklardaydým. Hamile olduðumu ve kesinlikle beni sýkmayacak bir sutyene ihtiyaç duyduðumu söylediðim halde satýþ elemaný bana önden kopçalý, sadece bana bir beden büyük gelebilecek sutyen örnekleri çýkarmakla yetindi. "Yahu" dedim, "çocukken giydiðimiz altý lastikli þeylerden yok mu?".


85

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

Sanýrým hamilelerin derdinden ancak hamile olanlar ve anneler anlayabilir, nihayetinde bana öyle bir sutyen çýkardý ki kýz, iç çamaþýrý sektöründeki en büyük yenilikle de tanýþmýþ oldum. Mikro fiber denilen bir malzemeden üretilen çamaþýrlar tek parça halinde kesilip dikiliyor, hiçbir dikiþ izi yok, balen, kopça gibi hiçbir aparat yok, ipeksi bir dokusu var, sanýrým dünyanýn en büyük rahatlýðý keþfedilmiþ ve alýcýlarýný bekliyor. Yani aslýnda çamaþýr giysinin içinden belli olacak diye tanga falan giymeye de gerek kalmamýþ artýk, bu mikro fiber denen þey vücuda tam olarak yapýþýyor, adeta vücudun bir parçasý gibi görünüyor. Sutyen ise neredeyse gece yatarken bile çýkarmayý düþünmeyeceðiniz kadar hafif ve kullanýþlý. Böylesi bir rahatlýða kavuþtuktan sonra maðazanýn içinde orta yaþýn üstünde bakýmlý bir kadýný gözüme kestirip yaklaþtým; yine anne olanlar halimden anlar düþüncesiyle... "Henüz" dedim, "10 haftalýk hamileyim ancak çatlaklarý engellemek üzere bir krem kullanmam gerektiðini sanýyorum".

Hanýmefendi yumuþacýk sesiyle, doðru bir

karar verdiðimi ve gösterdiði kremi banyo sonralarý kullandýðým takdirde hamilelik sonrasýnda hiç bir problemim olmayacaðýný söyledi. Böylelikle hamileliðimle ilgili ilk alýþveriþim sanýrým bu oldu. Bir de, daha büyük bir problem olan pantolonlara bir çözüm önerisi dinledim. Hande'nin de diðer hamile kadýnlardan öðrendiði bir yöntemmiþ bu, kot pantolonlarýn ön tarafýndan kocaman bir üçgen kýsým kesilip, buraya lasteks bir kumaþ dikiliyormuþ, böylelikle karnýn yaptýðý baský engelleniyormuþ. Süper bir fikir. Bunu da uygulayacaðým. Piyasada satýlan büyük beden giysiler o kadar benim tarzýma aykýrý ki, en iyi çözüm kendi giysilerimi hamilelik giysilerine uyduracak bir yol bulmak. Büyük beden giysi satan yerler yaþlý teyze giysileri satýyorlar genelde, ya da ben doðru yerlere bakmayý bilmiyorum. Dijital bir tartýda kilom 62, demek ki hamileliðimin baþýndan beri iki kilo almýþým. 6 Kasým 2001 anneadaylari@yahoogroups.com'a üye oluyorsunuz, böylelikle bir yandan üye olan diðer hamile kadýnlarla iletiþim þansýný yakalýyor, hem de Dr. Kaðan Kocatepe'ye sorular sorabiliyorsunuz. Ben geçenlerde onuncu haftadan sonra yüz üstü yatmayýn diye okumuþtum bir


86

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

yerlerde,

bunu

sordum

gruba,

bir

de

hangi

egzersizleri

yapabileceðimizi. Hamile hanýmlarýn birkaçýndan öneriler geldi, sola yatma, saða yat, yüz üstü yatma, sýrt üstü yat... Bir tanesi de, amuda kalkýn, öyle uyuyun deseler, onu da yapacaðýz diyor, çok güldüm. Bir baþkasý, "geçenlerde gazetede okuduðuma göre hamilelikte egzersiz yapýlmasýnýn bebeðin kemik geliþime zararlý olduðunu okumuþtum" diyor. Tesadüf bu haberi buldum, ntvmsnbc.com'da. Baþlýk, "Hamilelikte aðýr egzersiz zararlý". Southampton Üniversitesi'nden Prof. Cyrus Cooper ve ekibi 150 hamile kadýn üzerinde bir araþtýrma yapmýþlar. Buna göre, özellikle hamileliðin son aylarýnda aðýr egzersiz ve sportif faaliyetlerde bulunan kadýnlarýn bebeklerinin kemik hastasý olarak dünyaya gelme riskleri varmýþ. Özellikle sporcu annelerin bebeklerinin kemiklerinin, diðer annelerin bebeklerine göre yüzde 8 oranýnda daha az kemik minerali taþýyormuþ. Ýlk trimesterin bitmesine, hesapladým, on altý gün kaldý... Nedense, her ne kadar kolay bir hamilelik geçirsem de, ilk üç ayýn bitmesiyle sanki biraz daha rahatlayacakmýþým gibi hissediyorum. Yarýndan itibaren iþten altý günlük izin alýyorum. Yarýn günübirlik bir Ýzmit yolculuðunun yaný sýra, Galip'le onun iþi dolayýsýyla cuma günü Antalya'ya gitmek ve pazar günü dönmek zorundayýz. Bu uzun ve yorucu yolculukta bakalým kaç kez benzin istasyonlarýnda mola vereceðiz? 8 Kasým 2001 11. hafta; Fetus artýk 2.5 ila 3.5 cm arasýnda ve yaklaþýk 75-100 gr aðýrlýðýndadýr. Artýk yutmaya ve tekme atmaya baþlar. Her geçen gün hatta dakika farklý detaylar ortaya çýkar. Örneðin týrnaklar ve þeftali gibi tüyler bu haftada oluþur. Hayati organlar; karaciðer, böbrekler, baðýrsaklar,

beyin,

fonksiyonelleþmiþtir.

akciðerler Baþý

yaklaþýk

tamamen olarak

þekillenmiþ vücudunun

ve yarýsý

büyüklüðündedir. Alný çok geniþtir fakat zamanla baþ metamorfoza uðrayarak yani deðiþerek normal insan boyutuna ulaþacaktýr. Bu hafta omurgaya ait sinirler, omurganýn üzerinde görülebilir konumdadýr.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

87

Sizin uterusunuz yaklaþýk olarak greyfurt büyüklüðündedir. Bir dobler ya da stetoskop yardýmýyla fetusun kalp atýþýný duyabilirsiniz. Bebeðinizin kalbinin atýþý, küçük bir tayýn koþarken çýkardýðý sesler gibi gelecektir. Ah, bebeðimizin kalbinin sesini bir an önce duyabilsek... 12 Kasým 2001 Cuma günü buralardan Kemer Tekirova'ya bir yolculuk. Antalya sular seller içindeydi, geçen yýl tam da bu günlerde masmavi sulara kendimi býrakýþýmý anýmsadým, içim karardý. Onca yoldan sonra pazar günü dönmek, havanýn açmasýyla daha da zorlaþtý. Yol boyunca kaymaklý ayva tatlýsýndan, kendin piþir kendin ye'lere kadar durduðumuzdan çok uzun zaman sonra evimize ulaþtýk. Yastýk ve battaniye destekli bir arka koltuk yolculuðu yaptýðýmdan hamileliðin sýkýntýsýný yaþamadým ve midem de saatler boyunca kitap ve gazete okumama karþýn bulanmadý ki bu iyi bir durumdu. Dün önemli bir gündü çünkü doktorumuzla randevumuz vardý. Hemþire önce kilomu ölçtü; 64. Ama, dedim, ayaðýmdaki botlar emin olun 1.5 kilo vardýr... Tansiyonumu da ölçtü, iyi mi dedim, 11-7 dedi, sustum, bir þey söylemedim. Bu yaþýma geldim, bu rakamlar bana bir þey ifade etmiyor, birinin iyi veya kötü demesi benim için hâlâ geçerli bir kriter. Sonra doktorumuzun yanýna gittik. Sormak veya söylemek istediðin ne var dedi doktor, burun týkanýklýðýna karþý çocuklarýn da kullandýðý bir burun damlasý önerdi, kabýzlýða karþý, gece yatarken kullanýlabilecek, sabahlarý rahat tuvalete gitmeyi saðlayacak bir ilaç. Bütün bunlar fazla kullanýlmamalý. Bir de folik asidi artýk sonlandýrmamýz gerektiðini, pazartesi gününden itibaren içinde az miktarda folik asit ve demir bulunan baþka bir ilaca geçeceðimizi ve bunu dokuz ayýn bitimine kadar kullanacaðýmý söyledi. Hamilelikte vücuttaki demirin emilimi fazla oluyormuþ ve bunu telafi edebilmek içinmiþ bu ilaç. Coca-Cola'yý sordum, "12'den sonra içebilirsin" dedi, Galip ile dönüp birbirimize baktýk, on ikiden sonra mý?.. Meðer on ikinci haftadan sonraymýþ... Ama asla diyet olanýný deðil. Herhangi bir sýkýntý yaþayýp yaþamadýðýmý sordu, bulantýlarýn bittiðini, artýk kendimi yorgun ve eskisi kadar uykulu hissetmediðimi


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

88

söyledim. Kanamanýn tekrarlayýp tekrarlamadýðýný sordu, hayýr, yalnýzca o gün, bir iki damla... "Her þey çok iyi görünüyor" dedi, "ve nasýl baþladýysa öyle gider hamilelikler. Bundan sonra hamile olduðunun farkýna bile varmayacaksýn, 34. haftaya kadar kendini çok rahat ve çok iyi hissedeceksin, yalnýzca bel aðrýlarý çekebilirsin". Sonra iþin en heyecanlý kýsmýna geldi sýra, vajinal ultrasonografiye. Doktor down sendromu vesaire gibi hastalýklarýn var olup olmadýðýna bakacaðýný, bebeðin geliþiminin bulunduðu haftaya uygun olup olmadýðýný inceleyeceðini söyledi. Bebeðimizi bebek olarak ilk kez o an gördük. Hopluyor, zýplýyor, takla atýyor, bir türlü yerinde durmuyordu. Doktorumuzun dediðine göre þimdiki durumuyla doðduktan sonraki hâli arasýnda doðru bir korelasyon varmýþ, yani böyle kýpýr kýpýr görünen bir bebek doðduðunda da ayný kýpýr kýpýrlýðý devam ettirirmiþ. Bebeðimizin ellerini, ayaklarýný, bedenini, baþýný, beynini, sol ve sað loblarýný, kulaklarýný, bacaklarýný gördük, görünce de tuhaf bir duygu kapladý içimizi. Bebeðimiz oradan oraya atlayýp zýplamayý býraktýðý bir anda bir elini ensesine koyup bacak bacak üstüne attý! Nefis bir görüntüydü... Doktorumuz her þeyin yolunda olduðunu, gereken geliþimi bebeðimizin gösterdiðini, bir sonraki ultrasonografide daha detaylý görüntüler elde edilebileceðini, böylelikle iç organlarýn geliþimine bakacaðýný söyledi. "Eðer" dedi, "bir VHS kaset getirirseniz, bu görüntüleri kaydedilebilir ve saklayabilirsiniz. Böylelikle geriye dönük bir bilgiye gereksinim duyarsak kasede göz atabiliriz, ayrýca siz de kaydettiðiniz görüntüleri saklayabilirsiniz." Eðer bilseydik, bu safhada mutlaka bir VHS kaset getirirdik, böylece bizimkilere gösterirdik. Neyse bir dahaki sefere. Hastaneden uçarak ayrýldýk. Nasýl mutluyduk. Hem bebeðimizi gördüðümüz için, hem de onun saðlýklý olduðunu duyduðumuz için. Hemen anne babalarýmýzý, ben Nurdan ve Özgür'ü aradým. 15 Kasým 2001 12. hafta; Daha önce bahsettiðimiz devrenin ilkinin bitimine iyice yaklaþmýþ bulunuyorsunuz. Birkaç hafta sonra bebeðinizin geliþimiyle ilgili bütün kritik durumlarý arkanýzda býrakmýþ olacaksýnýz. Þimdiden çocuðun düþme yoluyla kaybedilme riski nerdeyse sona ermiþ bulunmakta.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

89

5 ile 7.5 cm arasýndaki fetusun bütün bölümleri , diþ etlerinden ayak týrnaklarýna kadar oluþmuþ bulunmaktadýr. Bebeðiniz daha fazla tekme atmaya ve gerinmeye baþlar. Suyun içerisindeki hareketleriyle dýþarýdan bakýldýðýnda bir su perisi gibi görünebilir. El ve ayak parmaklarý tamamen ayrýlmýþtýr. Artýk bebeðinizin tüm organlarý gelecek altý ay içinde büyüyecek, geniþleyecek ve güçlenecek, ta ki dýþarý çýktýðýnda hayatta kalabilecek duruma gelene kadar. "Linea Nigra" adý verilen çizgi halindeki renk deðiþimleri belirebilir. Uterusumuz pelvic (leðen kemiðine ait) kemikleri yukarý doðru iter. Doktorunuz bütün bunlarý, dýþtan muayenenizde görecektir. 16 Kasým 2001 Cevriye'nin dediðine göre, bebek 3 ila 3.5 ayýn arasýndaki dönemde tekmelerse kýz, 3.5'dan sonra tekmelerse erkek olurmuþ. Temizlikçi teyzeler de hamilelikte daha da güzelleþenlerin oðlu olur diyorlar ki onlarýn ve bu iþ yerinde çalýþan herkesin tahminine göre bu bir erkek bebek! Galip, ben ve annem ýsrarla kýz diyoruz, bakalým kim haklý çýkacak? 19 Kasým 2001 Tavuk þinitzel, kýzarmýþ tavuk butlarý, tavuklu Sezar salatasý ve yalnýzca tavuk suyuyla yapýlmýþ bir tavuklu pilavdan sonra dün gece içinde bol bol tavuk parçalarýný da bulunduðu tavuk çorbasýndan üç kocaman kâse içtikten sonra pes ettim. Sanýrým bir kaç gündür içinde bulunduðum bu tavuk krizinden artýk çýkmam lazým, üstelik içine Galip'i de sürüklediðim bir durum bu. O da benimle bütün bunlarý yedi; hatta saydýðým bütün bu yemekleri bana yapan oydu ve bir akþam üstü ondan geç eve geldiðim sýrada onu yemek kitabýnýn baþýnda Sezar salatasýnýn tarifine göz atarken ve gerekli malzemeleri dolaptan çýkarýrken buldum. Kelepir Kitapevi'nde kitaplar gerçekten de kelepir! Anne adaylarý ile ilgili hiç ama baba adaylarýna yönelik bir çok kitapla karþýlaþtým. Bir de babalar yeteri kadar önemsenmiyor derler. Bulduðum kitaplardan biri Beyaz Yayýnlarý'ndan Jack Heinowitz'in "Ýmdat! Baba Oldum" isimli kitabýydý. Hamile bir Babanýn Ýtiraflarý, Hamileliðe Katýlmak, Hamile Çift ve Cinsellik, Doðuma Hazýrlýk gibi faydalý bölümler var. Bir diðer kitap


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

90

Güncel Yayýncýlýk tarafýndan yayýnlanmýþ, "Erkeðim! Bir Çocuk Bekliyorum" ismini taþýyan kitabý Peter Downey yazmýþ ve pek de iyi bir þey yapmýþ. Sayesinde hafta sonu boyunca kahkahalarla güldüm. Hamileliðin zorluklarýný, anne adaylarýnýn ne hissettiklerini, buna karþýlýk baba adaylarýnýn nasýl davranmasý gerektiðini, bebek bezlerinin nasýl deðiþtirileceðini, ultrasonun ne iþe yaradýðýný, göbek baðýnýn nasýl bir þey olduðunu, hamile kadýnlarýn göðüslerinin nasýl þiþtiðini 3 çocuk sahibi bir baba hayli mizahi bir dille anlatýyor. Baba adaylarýna öneriler dolu bir kitap. Doðum öncesinde eþinize nefes egzersizleri yaptýrýn... Onu yüreklendirin ve sancýlarýnda onu yalnýz býrakmayýn. "Hastaneden Sað Çýkmak" ile ilgili bölümden; "Olumlu þeyler söyleyin; Evet, bu çok iyi... D-e-r-i-n b-i-r n-e-f-e-s a-l Geçti, geçti. Sakin ol..." Aþaðýdaki gibi olumsuz þeyleri de söylemekten kaçýnýn: Hey þuraya bak, her taraf kan içinde kalmýþ! Amaan, iyi ki senin yerinde deðilim! Yüzünü germesene, aptal görünüyorsun! Çýðlýk atmayý keser misin, beni utandýrýyorsun. Gazý kapatmýþtýk deðil mi? Bu kadar gergin olmasana."


91

3. Bölüm Ýkinci Trimester 22 Kasým 2001 - 28 Þubat 2002


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

92

22 Kasým 2001 13. hafta; Bebeðiniz yüzü, insan yüzü görünümüne çok yakýndýr artýk. Boyu 7 ile 7.5 cm. arasýndadýr. Gözler, (ki, ilk çýktýklarýnda baþýn iki yanýnda oluþmuþlardý) birbirine daha çok yaklaþmýþtýr. Kulaklar neredeyse asýl olmasý gereken yerdedir. Karaciðeri safra yapmaya baþlamýþtýr. Böbrekler, mesanede idrar biriktirir. Dýþarýdan hissedemeseniz bile, eðer karnýnýzý dürterseniz, fetus içeride kývrýlacaktýr. Sinir hücreleri hýzla çoðalmakta ve bebeðin refleksleri hýzla geliþmektedir. Eðer, onun avucunun içine dokunacak olursanýz, parmaklarý kapanýr, ayaklarýnýn altýna dokunacak olursanýz, ayak parmaklarý kývrýlýr ve eðer göz kapaklarýna dokunacak olursanýz, göz kapaklarýný sýkar. Karýn bölgenizde geniþleme daha belirgin bir hale gelir. Dolabýnýzdan eski kýyafetlerinizi çýkarýp giydiðinizde üzerinize olmadýðýný veya çok zor olduðunu fark edeceksiniz. Çok yakýnda dolabýnýzda daha önce sahip olduðunuz hiçbir þeyin üzerinize olmayacaðýný öðrenme zamanýnýz geldi. (Çok acýmasýz biri yazmýþ bu sözleri. Ýnsanýn kendi bedenine uygun olarak aldýðý hiçbir þeyi giyememesi baþka bir insana dönüþtüðüne iþaret etmiyor mu? Ben bir türlü uyum saðlayamadým bu olmayan giysiler iþine...) 27 Kasým 2001 Hafta sonu Özgür'lerdeydik. Bana bir pantolonunu verdi; "bana bol geliyor, belki sana olur" diye... "Bu günlere de mi gelecektik?" dedim ona çünkü 12 yýllýk arkadaþlýðýmýz boyunca pantolon konusunda bu türden bir alýþveriþimiz hiç olmamýþtý... Birlikte bana bir hamile pantolonu aldýk; önünde yumuþak bir bölüm var ve belinde de bir ip. Karýn büyüdükçe ip bollaþtýrýlabiliyor, þimdiden giymek istemeyeceðim bir pantolon ama eminim ilerki günlerde çok iþime yarayacak. En modern hamile giyecekleri satan dükkanlarda bile iç karartýcý bir hal var. Dünyanýn bir çok yerinde hamilelik kadýnýn güzelleþmesi anlamýna gelirken, bizde nedense hâlâ kapatýlmasý gereken bir karýn olarak algýlanýyor ve modadan, zarafetten uzak giysilerle karþýlaþýyorum. Eminim, beni yanýltacak hamile giysileri


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

93

satan dükkanlar da vardýr, keþke nerede olduklarýný ben de bilebilseydim. Hýmm, bunu da internetten aramam lazým... Genellikle siyah beli bol, lastikli pantolonlar, upuzun sýradan gömlekler, dümdüz, hiçbir esprisi olmayan tek renk hýrkalar... Yani kocaman bir standardizasyon. Nerede renkli, desenli elbiseler, örneðin Ýspanyol paça beli lastikli kotlar? Hayýr, ýsrarla ayný þeyler. Bu giysi olayýnýn bu kadar can sýkýcý olabileceðini tahmin bile edemezdim. Özgür'ün aldýðý üç bebek tulumu ve battaniyenin yaný sýra ben de bir kapüþonlu sweat-shirt ile kadifemsi polarýmsý bir þey aldým bebeðe, henüz cinsiyetini bilmediðimizden ara renklerden... Sonra emzikler, biberonlar, pudralar, þunlar, bunlar. Þimdi bakýyorum da hafta sonu gerçekten yoðun bir alýþveriþle geçmiþ. Bazen hamile olduðumu bile unutuyorum, sanýrým insan hamileliðinin doðallýðýna ancak üçüncü aydan sonra alýþýyor. Pazar günü gazetede yazdýðým yazý; Yeni yýl plânlarý Ýþlerinin yoðunluðundan strese giren kadýn arabasýný kullanýyor, bir yandan da cep telefonuyla iþlerini çözümlemeye çalýþýyordu. Yeni bir numara çevirmek için cep telefonuna eðildiði sýrada karþýdan gelen aracý görmedi ve bir kaza yapmasýna ramak kaldý. Arabasýný kenara çekti. Nefes aldý, az önce çarpmak üzere olduðu arabanýn içindeki çocuklarýn görüntüsü gözlerinin önünde beliriverdi. Aðlamaya baþladý. Durdu, düþündü ve iþini býraktý. Bu hanýmefendi doðacak olan bebeðinin saðlýðýnýn ve kendi ruh durumunun her þeyden önde geldiðini söyleyerek bunu yaptý. Böyle bir lüksünüz var mý bilmiyorum. Sözünü ettiðin þey olsa olsa bir filmdir diyorsanýz, onda da haklýsýnýz. Ama bir Türk filmi, dizisi deðil, çünkü nedense hâlâ böylesi bir duyarlýlýða, toplumsal yapýya, saðlýk bilincine rastlayabileceðimiz pek bir filmimiz, dizimiz yok. msnbc-e'de salý akþamlarý yayýnlanan, mutlaka izlenmesi gereken bir dizi Get Real. Dizi her bittiðinde içinizde iyi þeyler yapmaya dair bir his belirivereceðini garanti ederim. Üstelik aile iliþkileriniz için yeni bir ders alacaðýnýz ya da yeni bir fikir edineceðiniz de garanti. Son bölümde yýlbaþý arifesiydi ve iki erkek kardeþ kavga ediyordu. Noel aðacýný da devirene kadar kimse bir þey demedi ama en sonunda


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

94

baba bence çok önemli bir þey söyleyerek kavgalarýný sonsuza dek noktaladý; onlara amcalarýyla neden hiç görüþmediklerini bilip bilmediklerini sordu, hayýr bilmiyorlardý. "Eðer" dedi baba, "böyle kavga etmeyi sürdürürseniz siz de ileride aynen amcanýz ve bana benzeyeceksiniz. On senede yalnýzca geri dönmüþ bir tek kartpostal!" Daha sonra; asayiþ saðlandýðýnda, bütün aile koltuklarýna oturduðunda birbirlerine sarýlýp yeni yýlýn geliþini kutladýlar, televizyon ekranýnda doðacak olan bebeðin ultrason görüntüleriyle! Beni hayli heyecanlandýran bu sahne aklýma bin bir fikir, bin bir soru getirdi. Doðacak olan çocuðunuza böylesi bir deðer vermiþ, daha doðmadan onu bir birey olarak görmüþ müydünüz? Görmek istemez miydiniz peki? Hanginizin çocukluðuna, bebekliðine, hatta daha da gerilerde doðmamýþ halinize ait bilgileriniz var? Anneniz günlük tutmuþ muydu; sizin için, sizi anlatan resimler çizmiþ miydi, babanýz o sýralarda baba olmaya hazýrlanmakla mý meþguldü, adýnýzý nasýl koymuþlardý, o yýl hava nasýl gitmiþti, ülkede, dünyada neler oluyordu, kimler neleri konuþuyordu, en sevilen yazarlar kimdi, anneniz babanýz hangi kitaplarý okuyordu, hangi müzikleri dinliyordu? Belki bütün bunlar; müzikler, sesler, görüntüler, resimler sizi siz yapan þeyler... Zaten hamilelikte yapýlan etkinliklerin daha sonrasý ile doðru bir korelasyon içinde olduðu kanýtlanmýþ bir olgu. Rakamlarla uðraþtýysanýz iyi bir matematikçi evlâdýnýz olacak, klasik müzik dinlediyseniz klasik müzik sever biri, stresliyseniz strese yatkýn biri... Biz inanýn yapabileceðimizin en iyisini yapmaya çalýþýyoruz. Ama diziyi izledikten sonra aklýmda yeni bir görüntü, yeni bir amaç. Yeni yýlý mutlaka; tüm ailemle ve cinsiyeti yeni belli olmuþ çocuðumuzun görüntüleriyle birlikte karþýlamak! 29 Kasým 2001 14. hafta; Fetus, 7.5 ile 10 cm. arasýnda (yarým muz) kadardýr. Her ikisi de farklý ve tek olan parmak izleri oluþmuþtur. Eðer karnýnýza yumuþakça dokunacak olursanýz, bebeðiniz bunu hisseder. Eðer bir kýz çocuðu sahibi olacaksanýz, bebeðiniz bu haftada 2 milyon yumurta sahibidir. Bebeðiniz doðduðunda, 1 milyon yumurta


95

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

sahibi olacaktýr. Yaþý on yedi olduðunda ise sahip olacaðý yumurta sayýsý 200 bine düþer. Sizin için artýk sis perdesi kalkýyor. Birçok kadýn için kabus olan hamileliðin erken dönem yan etkileri, (çok idrara çýkmak, yorgunluk, mide bulantýlarý) ikinci dönemde kaybolmaya ya da azalmaya baþlar. Uterusunuz, dýþarýdan bakanlara sizin hamile olduðunuzu söyletecek kadar büyümüþtür ama bu çok büyümüþtür anlamýna gelmez. Rüyamda bebek dýþarýdan

bile seçilir haldeydi. Ersel'e, "þunu

þuradan alýp baksak, sevsek biraz olmaz mý?" dedim. Ersel "olur, olur" dedi. Bebeði yavaþça karnýmdan çýkartýp ellerimin arasýna aldým. Küçüktü ama çok güzeldi. "Bu oðlan!" dedim. Sonra "daha çok küçük, en iyisi yerine koymak ama bu nasýl olacak?" demeye baþladým. Esmer bir kadýn kendisinin de baþýna ayný þeyin geldiðini, karnýmý biraz kremledikten sonra bebeði içine yerleþtirebileceðimizi söyledi. Dediðini yaptýk, sonra da bebeði yavaþça karnýmýn sol tarafýna koyduk. Hâlâ onu görebiliyordum, bir akvaryum gibi... Kasýmýn ve on dört haftanýn sonu. Gelecek hafta içinde bebeðimizin saçlarý ve kaþlarý çýkmaya baþlayacak... 1 Aralýk 2001 Benim kadar sabun, deodorant, þampuan, parfüm, krem, vücut jeli gibi mis kokululara düþkün birinin üç aydýr bunlarýn bir tekine bile yan gözle bakmayýþý ne tuhaf. Kabul etmek gerekir ki hamilelik bir tuhaf olgu. Hayatýnýz boyunca yapmaktan zevk aldýðýnýz þeyler bir iþkenceye dönüþebiliyor. Yýllardýr bir tek günümü bu tip kokulardan birini kullanmadan geçirmemiþ biri olarak uzun bir süredir hiçbirine bakamýyorum bile. Gerçi üç ayýn sona ermesiyle birlikte kokulara karþý hassasiyetim biraz azaldý ama geçen gün denedim, o en sevdiðim parfüm bile aðýr hacý misi gibi bir çaðrýþým yapýyor bende. 2 Aralýk 2001 Önceleri yalnýzca hamile kadýnlara yapýlan önerilerle ilgileniyordum; þimdilerde doðum sonrasýyla ilgili þeyleri de okumaya baþladým. Hamilelik sýrasýnda ortaya çýkan bel aðrýlarýnýn (benimki henüz baþlamadý), doðum sonrasý devam etmemesi için uyulmasý gereken on kural varmýþ (bu kurallar nedense hep tam sayýdýrlar!). Amerikan


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

96

Ortopedistler Akademisi yayýn organýna göre; 1.Doðum sonrasý annenin günde 10 dakika egzersiz ve yer hareketleri yaparak vücudun gerilmesini saðlamasý gerekiyor. 2.Anne doðumdan sonra 6 hafta içinde normal kilosuna dönmeli 3.Anne bebeðini kollarýný uzatarak deðil, göðse yakýn bir mesafeden kucaðýna almalý, vücudunu bükmemeli. 4.Çocuðu kucaða almak için dizleri kýrarak eðilmeli. Çocuðun kucaða alýnmasýndan önce karýn kaslarýný gerip, bacak adalelerinden kuvvet almak önemli. 5.Önünde tepsi bulunan sandalyeden çocuðu alýrken, tepsi çýkartýlmalý. 6.Karyoladan alýnýrken yan koruma çýkartýlmalý. 7.Bebek sýrtta deðil, önde bulunan bir çantada taþýnmalý. 8.Kalçaya yük olacak þekilde bebek taþýnmamalý. 9.Emzirme sýrasýnda bebeðin üzerine eðilmemek gerekiyor. Bebeðin yüksek bir sandalyeden annenin göðsüne yaslandýrýlmasý uygun (bunun nasýl yapýlacaðýný anlayamadým). 10.Arabanýn içine bebek dýþarýdan uzanarak býrakýlmamalý. Bu arada istatistiki bir bilgi; anneler 12 ay boyunca her gün en az 50 kez bebeklerini kaldýrýyorlar. Galip diyor ki; "Ne kadar þanslýsýn biliyor musun, her gün bebeðimizi yanýnda taþýyabiliyorsun. Onu iþe götürüyorsun, eve getiriyorsun, onunla birlikte geziyorsun, hatta onunla birlikte uyuyorsun..." 3 Aralýk 2001 Benim en çok merak ettiðim konulardan biriydi hamilelikte geçirilen hastalýklarýn bebeðe zararlarý, ntvmsnbc.com'da Prof. Dr. Cihan Þen bu ve baþka konulara açýklýk getirmiþ, diyor ki; kýzamýkçýk hastalýðýna hamile olan kiþi baðýþýk deðilse ve ilk üç ayda geçirirse, anne karnýndaki bebekte ciddi sakatlýklar görülebilirmiþ. Bu yüzden þimdilerde daha hamile olduðunuz tespit edildiði anda doktorlar birtakým hastalýklara karþý baðýþýklýk sistemimizin ne durumda olduðuna bakýyorlar. Cihan Þen þunlarý da söylüyor; "Daha alt enfeksiyonlar da var. Ýlk üç ayda annede enfeksiyon oluþursa, plasenta kanalýyla bebeðe geçme


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

97

þansý yüzde 25, ama þayet geçerse bebekte hasar yapma olasýlýðý yüzde 75. Halbuki gebeliðin ortalarýnda geçme þansý daha yüksek ama bebeðe zarar verme þansý bu dönemlerde daha az. Çünkü 22-24 haftadan sonra anne karnýndaki bebek kendi baðýþýklýk ve savunma mekanizmasýný oluþturuyor. Dolayýsýyla kendini koruyabiliyor." Cihan Þen'e göre anne karnýndaki bebeðin kontrolünün yapýlmasý gereken zamanlar; "gebeyim" dendiðinde hemen bir ultrasonografi, 12. haftada bir ultrasonografi (binde 1 de olsa annenin down sendromlu bir bebek doðurma olasýlýðý var), bebeðin eli ayaðý düzgün mü diye bakýlýyor, sonra 20 hafta civarýnda ultrasonografi, daha sonra da 32 ve 38. haftalarda... 4 Aralýk 2001 Perþembe günü karnýmda sivilceye, isiliðe benzer þeyler belirmeye baþladý. Geçer... dedim. Cuma günü arttý; herhalde benim de bir þeye alerjim var dedim... Doktoruma e-maille tarif ettim: kaþýntý yok, isiliðe benziyor. Baþka sorular da sordum; artýk saçlarýmý boyatabilir miyim, evet (artýk kýrmýzý saçlarým var!), büyük tuvaletim kömür renginde, neden, þu sýralar kullandýðýn demir aðýrlýklý vitaminden, problem yok... Hamileliðin ileri safhalarýnda döküntüler olabilir ama bu safhada deðil... Bacaklarýnda ve kollarýnda olmamasý da kullandýðýn kreme yönelik bir alerjiyi düþündürüyor, kremi býrak, bir iki gün sonra hala geçmezse görüþelim... Sonra boynumda, sýrtýmda, artarak. Ama benim caným cumartesi günü evden çýkmak istemediðinden dermatologa gitmek veya doktorumu arayýp sivilcelerin arttýðýný söylemek çok zordu... Pazarý da atlatýp pazartesi iþe geldiðimde firma doktoru dermatologa gitmem gerektiðini söyleyince fýrlayýp gittim. Pityriasis Rosea, gül hastalýðý! Bana ilerlemiþ safhalarýn fotoðraflarýný da gösterdi, yaralar... Doktorum kendi de bir sýnav zamaný bu hastalýðý geçirmiþ, aþýrý stresten olduðunu söylerler diyor. Ýnternetteki saðlýk sitelerine göre 6 ila 12 hafta sürecek bir sýkýntýlý hastalýk bu. Neyse ki hamileliðe hiçbir etkisi yok. Bir krem ki günde iki kere sürülecek, bir sabun ki yalnýzca köpüðü vücuda deðdirilecek, havlu yerine eski bir çarþafa kurulanýlacak, kot giyilmeyecek, tiftik gibi


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

98

yünlerden, yünlülerden, naylon giysilerden uzak durulacak. Kendime bir bebek gibi bakacaðým... Stresli deðildim hastalýktan önce. Hastalýðý öðrendikten sonra ise kesinlikle stresli. Moralim bozuldu, gözlerim doldu, yine de annemle buluþtuðumuzda ona anlatýrken hiç önemsemiyormuþ gibi davrandým. Caným annem her hastalýðýmýzda endiþelendiðinden onu fazla üzmek istemediðimden. Galip'i aradým, gülüm benim... diyor, Ersel'i aradým, dikkat edersin olur diyor, Nurdan'ý aradým, kafama takacaðýmý bildiðinden, üzülme, daha kötü bir þey olabilirdi, hamileliðini etkileyecek bir þey örneðin... diyor. Her zamanki koltuðuma kurulup akþam üstü dizimi bekliyorum yeþil battaniyemin altýnda. Galip geliyor, ne olmuþ benim canýma deyip, yanaðýmý, saçýmý okþadýðýnda aðlamaya baþlýyorum. Neye sýkýldýn diyor, hiç bir þeye... Karnýmý okþuyor, yoksa ikinizin benden gizlediði bir sýrrýnýz mý var diyor, hayýr diyorum burnumu çekerek. Öylece durup biraz aðlamak iyi geliyor sanki; bak diyor Galip, dizin baþladý. Gülümsüyorum. Bugün birlikteliðimizin ikinci yýlý. Ne yapalým diye soruyor kocam; kebap yiyelim diyorum, bir de sinemaya gidelim. Doktoruma göre týp literatüründe iki ay süren bir deri hastalýðý yok. Dolayýsýyla benimki de bir kaç gün sonra geçecek... Ama sen yine de dermatologun verdiði kremi kullan. Olur. Peki. Bir tek gül hastalýðým eksikti... 6 Aralýk 2001 15. hafta; Bebeðiniz 10 ile 12 cm. arasýnda 75 grama ulaþmýþtýr. Artýk vücudu baþýndan daha hýzlý büyümektedir. Bu hafta da bebeðinizin teni, "lanugo" adý verilen bir tüy ile kaplanýr. Bu tüyler genellikle doðumdan önce kaybolur. Ancak, doðumdan önce kaybolmazsa, doðumdan sonra mutlaka dökülür. Þu andan itibaren bebeðiniz kavrayabilir, suratýný ekþitebilir, kaþlarýný çatabilir, hatta baþ parmaðýný emebilir. Araþtýrmacýlar bu geliþmelerin beyindeki iletiþimin olumlu geliþtiðinin kanýtý olarak kabul eder. Eðer hala üçlü testi, (bir çeþit kan testidir) yaptýrmadýysanýz, bu haftada yaptýrmak isteyebilirsiniz. Bu test size bebeðiniz ile ilgili daha


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

99

fazla bilgi, down sendromu olup olmadýðý veya diðer doðum kusurlarý, noksanlýklarý olup olmadýðýný ortaya çýkarýr. Ayrýca eðer, 35 yaþ üzerinde bir anne adayý iseniz, ya da daha önceki doðumlarýnýzda yukarýda bahsedilen sorunlardan birini yaþamýþ iseniz, doktorunuz sizden "amniyosentez" yaptýrmanýzý bekleyecektir. Ýnsan o ense kalýnlýðý ölçümü sýrasýnda delirecek gibi oluyor. Herhangi bir defektin bulunmasý olasýlýðý; o çok kýsa ama saatler boyuymuþ gibi süren zamanda, bir hastanenin o karanlýk odasýnda ruhunun dalgalanmalarýna, kalbinin hýzla çarpmasýna engel olamýyor. Sonra doktor binlerce kez baþka baþka anne adaylarýna ve eþlerine söylediði sözcükleri yineliyor; "evet, ölçüm iyi". O sýra benim burnuma bir okyanus kokusu geliyor. Huzur. "Down sendromu gibi kromozom anomalilileri olan veya kalp gibi bazý organlarýnda fonksiyonel bozukluðu olan fetuslarda ense bölgesinde cilt altýnda sývý birikimi (ödem) olur... Genel olarak üç milimetrenin altý normal kabul edilir. Ense kalýnlýðý arttýkça özellikle down sendromu açýsýndan risk artýþý mevcuttur." 11 Aralýk 2002 "Pityriasis Rosea Blues" diye site yapan bir müzisyen var. Hastalýðý geçirdiði sýrada baþýndan geçenleri, nasýl hissettiðini yazmýþ. 24 yaþýnda hastalýðý geçirdiðinden, onu en çok katýldýðý partilerin ardýndan kýz arkadaþlarý karþýsýnda nasýl tiþörtünü çýkaracaðý düþündürmüþ. Bu hastalýk 10 ila 35 yaþ arasýnda yaþanýyor, 35 yaþýndan sonra geçirmek küçük bir olasýlýk. Virütik bir olaydan kaynaklanmadýðý ama neyin sebep olduðunun bilinmediði söyleniyor. Her ne kadar ilerlemiþ hâlindeki görüntü büyük yaralara benzer bir hâl alsa da iz kalmýyor; gerçi çok koyu tenlilerde az daha olsa, belli belirsiz görünme ihtimâli varmýþ. önce karýnda ve sýrtta baþlýyor, sonra boyuna ve kollara sýçrýyor, aynen bana da þu anda olduðu gibi. Boynumdaki izlerle sivrisinekler tarafýndan ýsýrýlmýþ aciz bebeklere benziyorum. Bugün Özgür'e anlatýyordum hastalýðý, telefonda gülmekten kýrýldýk. Özgür, "Hayatýmda duyduðum en saçma hastalýk bu. Tedavisi olmayan, niye olduðu belli olmayan bir hastalýða ben hastalýk demem" diyor.


100

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

Beni bu kadar sýkan bu hastalýk deðil de, bunu hamilelikle birlikte geçiriyor olmam. Zaten sabýrsýz bir insaným (yedi ayda fýrlamam yüzünden mi acaba?), hamileliðimin haftalarýný bir bir, tek tek sayýyorum, bir de baþýma gül hastalýðý haftalarýný sayma iþi eklendi. Ayda Ata'nýn bütün yemekleri dilinin altýna sakladýðýnýn ve sonra da hepsini kustuðunu söylüyor. Emir de parmaklarýný bütün prizlere sokuyormuþ. Ne çabuk büyüyorlar. Benim solaklýðýmý ultrasona baðlamak teknik imkansýzlýklar yüzünden olasý olmasa da, son araþtýrmalar ultrasonun solak yaptýðýný iddia ediyor. Ýngiliz bilim adamlarýnýn yaptýðý bir araþtýrmada, hamileliðinde ultrasona giren annelerin çocuklarýnýn beyninin etkilendiðine dair bulgular elde edilmiþ ve çocuklarýn çoðunun solak olduðu saptanmýþ. Ayrýca söz konusu çocuklarýn epilepsiden öðrenme zorluðuna kadar bir çok risk altýnda olduklarý da söyleniyor. Bu arada solaklar için ilginç bir bilgi; annesi ve babasý saðlak olanlarýn normal þartlarda solak olma olasýlýklarý yalnýzca yüzde 9. Yapýlan araþtýrmalara göre solak insanlarýn sayýsý ultrasonun kullanýlmaya baþlandýðý 1975 yýlýndan sonra artýþ göstermiþ. Ultrason bebeklerinde solaklýk oraný kontrol grubuna göre yüzde 32 fazlaymýþ. Elbette bu araþtýrma baþka araþtýrmalarla desteklenmediðinden ultrasonun hala güvenli olarak kullanýlmasý gerektiðinden söz ediliyor. Ýki gün sonra 16. haftaya gireceðiz ve de çok yakýnda bebeðimizin cinsiyetini öðreneceðiz. Geçen gün izlediðim bir filmdeki kadýn bebeðinin

cinsiyetini

doðum

anýna

kadar

kesinlikle

öðrenmeyeceðinden söz ediyordu, ona göre dokuz aylýk büyük bir fedakârlýktan sonra alýnacak bir ödüldü cinsiyeti doðum anýnda öðrenmek. Benimse bu ödüle hemen, þimdi ihtiyacým var. Nedense herkes oðlan diyor, bense artýk onlara ayak uydurdum, herhalde oðlan olacak diyorum. Neyse öðrenmek için iki haftadan az zamanýmýz kaldý. Ömür gibi Ayda da elimde bebeðin için o kadar güzel þeyler var ki þaþarsýn diyor. Büyük bir heyecanla alýnan bütün o cicili bicili giysiler, oyuncaklar birden bire geçmiþte kalýveriyorlar. Ýkisi de seferber olmuþlar, Ata ve Edâ'nýn eþyalarýný bana ulaþtýrýyorlar. Benim de þimdiki hâyalim bu kadar mis kokulu bebek eþyasýný güzel bir bebek dolabýna yerleþtirmek. Bu arada, elbette daha önce hiç


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

101

ilgilenmediðimizden güzel bir bebek dolabý nerede bulunur bilemiyoruz. Klasik, pembe, mavi plastik boyalý bir þey deðil. Ne aradýðýmýzý bilmiyoruz ama bu tip bir dolabý aramadýðýmýz kesin. Açýkçasý benim istediðim bol çekmeceli, sevimli bir þey yalnýzca. Ýnternete girin, bebek odasý veya bebek dolabý diye aramaya kalkýn, bulacaðýnýz þey bir hiç! Hepsi birbirine benzeyen tek tük, ruhsuz þeyler. 13 Aralýk 2001 16. hafta; Siz, ne zaman olduðunu fark etmemiþ olabilirsiniz. Ancak, bebeðiniz hýçkýrmaya baþladý. Bunun nedeni, bebeðinizin nefes almaya baþlamasýdýr. Hýçkýrýrken ses çýkmaz, nedeni, trakenin (nefes borusu) hava yerine su ile dolu olmasýdýr. Siz, 2 ile 3.5 kilo almanýza raðmen, bebeðiniz 16. haftada sadece 110-150 gr. arasýnda olmaktadýr. Boyu da yaklaþýk olarak 11 ile 12cm. arasýndadýr. Artýk bacaklar, kollardan daha hýzlý büyümeye baþlar. Týrnaklarýnýn geliþimi tamamlanmýþ ve bütün uzuvlarýný oynatabilecek kadar geliþmiþtir. Bu haftadan itibaren ultrason yardýmý ile bebeðinizin cinsiyetini öðrenebilirsiniz. Çünkü bebeðinizin genitali, (cinsel organý) artýk dýþarýdan bakýldýðýnda farkedilecek kadar geliþmiþtir. Artýk kýz mý erkek mi diye ayrýlabilir. Hiçbir þey bebeðinizin ilk hareketini hissettiðiniz an kadar etkili olamaz. Kendinizi gerçekten anne adayý olarak görmeniz, bu hareketin olacaðý 16 ile 20. haftalar arasýnda olmaktadýr. Eðer daha önce anne olduysanýz, bunu daha önce hissedebilirsiniz. Bu hissettikleriniz, bebeðinizin içeride yaptýðý taklalardýr. Önemli not:Bebeðinizin ilk hareketini not alýn ve bunun ne zaman olduðunu doktorunuzu ilk ziyaretinizde ona söyleyin. Bu da sanalklinik.com'dan 16. hafta; "Kan volümünüzün artmasýna baðlý olarak bazý yeni þikayetleriniz olabilir. Ara ara burun kanamasý da bunlardan biridir. Kalbiniz daha çok çalýþacak, nabýz sayýnýz % 15-20 artacaktýr. Rahmi tutan baðlarýn gerilmesine baðý karýn bölgesinde aðrý hissedilmesi normaldir. Bebeðinizle ilgili ayrýntýlý ultrasonografik anomali taramasý da bu haftalarda baþlar. Bebeðinizin kemik ve kaslarý iyice güçlendi, hareketleri daha kuvvetli. artýk bebeðinizin bacaklarý kollarýndan daha uzun. Yaklaþýk 200 gram aðýrlýða ulaþtý."


102

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

14 Aralýk 2001 Bana hamilelikle ilgili bir sorununuzdan söz edin, ben de yanýt vereyim. Allâme oldum artýk. Dün de "Bebeðinizi Beklerken Sizi Neler Bekler (Epsilon Yayýnevi, Arlene Eisenberg, Heidi E. Murkoff, Sandee E. Heathaway)" isimli kitaba göz atýyordum; baktým neredeyse her þeyi biliyorum artýk, ben de bir kaç önemli bulduðum noktayý not aldým, buraya alýntýlamak için. "Alkolü bedenden atmak için gereken süre bebekte annenin iki katý olduðundan, anne hafif çakýrkeyifken bebek sarhoþtur." "Farkýnda olmasanýz da gebe bir kadýn olarak bedeniniz, dinlenme anýnda bile, bir daða týrmanan normal bir bedenden daha fazla çalýþmaktadýr." Bu bana çok ilginç geldi; "Bazý kadýnlar kil, toprak, ya da çamura aþerebilirler. Bu tabloya 'pika' denir. Çoðunlukla demir eksikliðine baðlý olarak ortaya çýkar. Hekiminize hemen haber vermelisiniz." Bu aralar beni en çok sýkan þey burun týkanýklýðý. Ayda'nýn Ata doðduðunda onu "kitap gibi çocuk" olarak betimlemesi gibi benim hamileliðim de kitap gibi ilerlemekte. Tam bu sýralarda (16. hafta gibi) burun týkanýklýðý ve kanamasý yaþamak normal karþýlanýyor çünkü. "Burun kanamasý ve týkanýklýðý gebelik sýrasýnda artan östrojen ve progesteron hormonlarýnýn burnun iç dokusuna kan akýmýný artýrarak, yumuþama ve þiþmeye yol açmasýna baðlý olabilir. Ayný olay doðuma hazýrlýk için rahminizde de gerçekleþir. Gebelik ilerledikçe burun týkanýklýðý artar." Doktorum bana çocuklarýn kullandýðý burun damlasýndan önerdi ancak pek faydalý olmuyor bu damlalar. Bir de her zaman kullandýðým burun damlasýný ara sýra kullanabileceðimi söyledi ki, bu sevindirici oldu benim için. Ýnsaný uyutmayan en önemli etkenlerden biri tamamen týkanmýþ bir burun... Ben bebeðin ilk hareketlerini uzun zaman önce hissettiðimi biliyorum çünkü pýr pýr eden bir þey vardý, bazen de gurultuya benzeyen.

Hamile

kadýnlar

bebeðin

ilk

hareketlerini

þöyle

tanýmlýyorlarmýþ kitaba göre; "En çok tekrarlanan tanýmlar, 'karýnda bir kanat çýrpma hareketi', 'karnýmda bir kelebek gibi' þeklindedir. Daha erken bebek hareketleri de 'çarpma veya dirsek atma', 'seðirme', 'guruldama', 'birisini karna vurmasý', 'kabarcýk patlamasý', 'kývranma',


103

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

'çok güzel bir parkta tepe taklak yürümeye baþlama gibi' tanýmlanýr. Ýlk bebek hareketi genellikle yanlýþ

bir þekilde açlýk ve gaz aðrýsý

zannedilir." Benim hamileliðimin kitap gibi oluþuna bir örnek de bu ilk yanlýþ sanmalar... Öyle uzun bir süre açlýk sandým ki bebeðin hareketlerini, yemek yememe karþýn hâlâ karnýmýn aç olmasýna hayret ediyordum. Tabi bunlar hâlâ gerçek tekmelemeler deðil. Ýnsana birer varsayýmmýþlar duygusu veriyorlar, þöyle güm diye bir vuruþ olunca inanacaðým sanki. O günler de çok yakýnda... Dün Galip kendine kot alacaðýndan söz ediyordu, ben de "neden?" dedim, "E hepsini sen giyiyorsun, bana hiç kalmadý da ondan" dedi. Bir düþündüm ki, onun bütün kotlarýný almýþ, kendi dolabýma kaldýrmýþ vaziyetteyim. Kitapta þunu okuyunca güldüm; "Gebe bir kadýnýn en iyi arkadaþý kocasýnýn dolabýdýr. Önceden sormak koþuluyla onun büyük gömleklerini, pantolonlarýný alabilirsiniz." Ben sormuyorum ama pantolon ve gömlekle sýnýrlý kaldýðým da söylenmez. Galip'in atletlerini, çoraplarýný, kazaklarýný da giyiyorum... Sanýrým giymediðim bir tek külotlarý kaldý... Son olarak önemli bir bilgi; "Geliþimleri normal olan bebekler 6-7. aydan itibaren iþitmeye baþlarlar. Bebeðiniz eþinizle veya baþkasýyla konuþtuðunuz zaman sizi duyar ve gittikçe sizin sesinize alýþýr. Bir çok yeni doðan bebeðin anne babanýn sesini tanýmasýnýn nedeni budur." Ýþte bu yüzden bebeðimizle konuþuyoruz biz de. 19 Aralýk 2001 Koca bir bayram tatili son erdi. Yeni bir alýþkanlýk edindim; akþam üstleri uyuyorum. Uykularýmýn birinde Galip beni uyandýrmaya kocaman bir sürprizle geldi. Kucaðýnda Emir vardý; Emir'in ne kadar da büyüdüðünü iþte o an bir kez daha fark ettim. O kadar çok büyümüþtü ki, anne ve babasý olmadan bize gelebiliyordu. Onu yataðýn üstüne býraktý Galip usulca; o da sessizce durup etrafý gözlemeye baþladý. Ben giyiniyordum, Galip de ona göz kulak oluyordu. Bir an için odadan dýþarý çýktýðýndaysa Emir'in dudaklarý büzüldü, aðlama pozisyonunu alýyordu ki, Galip'in odadan içeri giriþini görmesiyle birlikte vazgeçti. Hande ile Haluk'un dediðine göre Emir'in en fazla yakýnlýk gösterdiði kiþi Galip. Büyük olasýlýkla bebekler onlarý çok sevenleri diðerlerinden


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

104

ayýrt edebiliyorlar. Bu arada hem iþ yerimde, hem de evdeki bilgisayarda yazdýklarýmý saklamanýn faydasý; evdeki bilgisayarý South Park oyunu indireyim derken çökerttim. Bayram tatilinin en büyük yoksunluðu bilgisayar oldu böylece. Biz de kendimizi televizyona vurduk. Bir de güzelim karda yürüyüþ yaptýk ve elbette bir de kardan adam. Kullandýðým krem deðil ama banyo yaparken köpüklerini vücuduma sürdüðüm sabun gül hastalýðýmý iyileþtirdi. Artýk tek tük noktalar var vücudumda, nasýl mutluyum. Öngörülen zamandan daha kýsa sürmesi de cabasý. Haluk üstünde Superman'in amblemi olan salopetini, Hande de önü kesilip yumuþak bir parça kumaþ konmuþ kotunu hamileliðim süresince kullanmam için verdiler. Salopet çok rahat elbette ama bu kot bir tasarým harikasý. Bel kýsmýna bir lâstik geçirilmiþ, lastikte belli aralýklarla düðmenin geçebileceði delikler var. Ýki taraftan da ayarlanabilen bu lastik sayesinde, hamileliðin durumuna göre kot geniþliyor. Ýnsan böylelikle kenedine uygun bir kotu giymeyi hamileliði boyunca sürdürebiliyor. Elbette yalnýzca hamilelerin deðil, þiþman insanlarýn da yararlanabileceði harika bir sistem bu. Kim bilir, belki de hep böyle pantolonlar vardý da ben bilmiyordum. Bir de geçenlerde bir hamilelik elbisesi aldýk Galip'le, beli arkadan büzülüp geniþletilebilen bir þey, eve gelip giyince kendimi bir tuhaf hissettim. Ýnsan hamile olduðunu bilse bile ayna karþýsýndaki görünüþüne o kadar da kolay ýsýnamýyor. Kilom 65.3, bu demektir ki son bir ayda bir kilo almýþým. Tam da istediðim gibi ilerliyor þimdilik, ben deðil, yalnýzca bebek kilo alýyor. Bebeðin karnýmdaki hareketi çok belirgin olmasa da hissediliyor, Galip de uzun süre elini karnýmda tutuyor akþamlarý, çoðunlukla o da farkýna varýyor hareketlerin. Bebeðin cinsiyetini öðrenmeye beþ gün kaldý, nasýl da heyecanlýyýz bu konuda. O kadar çok merak ediyoruz ki cinsiyetini, o kadar olur. Bebek on altýncý haftanýn sonunda 17 santimetre boyuna ulaþýyor; milimetrelerle ifade edilen bir canlýnýn bu kadar büyümesi hayatýn gerçek bir mucizesi. Nurdan dün gece kendini hamile olarak görmüþ ancak karný benim karným, hamilelik de benim hamileliðimmiþ, karnýmda gül hastalýðýnýn


105

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

sivilceleri varmýþ. Öyle korkmuþ ki uyanýr uyanmaz gidip aynada kendine bakmýþ, hamile olmadýðýna çok sevinmiþ. 20 Aralýk 2001 17. haftada bebek 12.5cm uzunluðunda (baþýn tepesinden kalçaya kadar)

162gr.

aðýrlýðýndadýr,

þimdi

yaklaþýk

bir

avokado

büyüklüðündedir. Dolaþým sistemi ve üriner tractus oluþmuþtur ve fonksiyon görmektedir. Bebeðin akciðerleri amniotik sývýyý inhale eder (nefes alýr) ve ekshale eder (nefes verir). Bebek bir miktar þiþmanlamaya baþlamýþtýr. (Muhtemelen en azýndan 270gr) belki de 4-5 kg kadar almýþsýnýzdýr. Henüz çalýþma arkadaþlarýnýza haber vermemiþseniz, muhtemelen bunu yapmanýn zamanýdýr. 21 Aralýk 2001 Dün Özlem'le konuþuyorduk; herkes ona "mutlaka kýzýn olacak" deyince o da kendini bir kýz çocuða öylesine þartlamýþ ki; doktor iki hafta önce ultrason görüntülerine bakýp da "bir oðlunuz olacak" dediðinde, "emin misiniz, lütfen bir daha bakar mýsýnýz?" demiþ. Ben de bunu anlamýyorum, insanlar ne zamandan beri konu hamilelik olduðunda içgüdülerine bu kadar çok güveniyorlar? Herhalde doðru tahmin olasýlýklarý yüzde 50 olduðundan. Biz geçen yýl ayný konu üzerine Hande'nin hamileliðinde bir bahse girip kaybetmiþtik Galip'le, Emir bir erkek çocuk çünkü. Böylelikle iddiamýz sonucu mükellef bir sofra hazýrlamakla yükümlüydük bebek doðunca, kuþ sütü eksik olmayacak diye anlaþmýþtýk, Emir doðalý neredeyse bir yýl olmak üzere, hâlâ sözünü edilen sofrayý hazýrlamýþ deðiliz, ne ayýp bize. Geçtiðimiz gün Haluk'a, "Bari sen de þimdi bizimki için tahminde bulun" dedim, o da bana "Valla iddiayý kazanýnca sonunda bir þey olmuyor" dedi gülerek. Ben de "Belki durumu iki yemeðe çýkartýrsýn, tahminin ne?" diye sordum, herkes gibi o da "erkek" dedi. Þimdilik Galip ve ben, bir de abim dýþýnda kýz diyen hiç kimse yok... Özlem'i bir kaç hafta geriden izlediðim için bana üçlü tarama testinden de söz etti, büyük olasýlýkla bu gidiþimde benden de kan örneði alýnacak ve bu test yapýlacak. sanalklinik.com'da üçlü tarama testi ile ilgili hayli detaylý bir bilgi var; doktora gitmeden önce bilgi sahibi olmakta fayda var.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

106

Bu test en doðru sonucu 16 ila 18. haftalar arasýnda veriyormuþ. yapýlýþ amacý özellikle down sendromu diye adlandýrýlan hastalýða sahip olan bebeklerin anne karnýnda saptanmasýna yönelik. Kanda AFG, hCG ve UE3 hormonlarý ölçülüyor. Bu test down sendromlu bebeklerin yüzde 60-70'inin saptanmasýna yardýmcý oluyor. Testin sonucunda kanda yüksek risk saptanýrsa amniyosenteze baþvuruluyor. Yani bebeðin bulunduðu sývýdan veya göbek kordonundan

kan örneði alýnýyor ve kromozom analizi yapýlýyor.

Yüksek risk saptanan yaklaþýk yüz anne adayýndan yalnýz birinin down sendromlu bebek dünyaya getirdiðini de eklemeli. Down sendromu kromozom sayýsý sorunu olarak adlandýrýlabiliyor. Saðlýklý insanda 46 kromozom varken, down sendromlu bir insanda 47 kromozom var. Genetik olarak geçmiyor. Annenin yaþý etkili oluyor. Canlý doðumlardaki sýklýðý 1 / 850. Bu sýklýk 20'li yaþlarda 1 /1500 iken 45 yaþýnda 1 /28'e kadar çýkýyor. Hafta hafta gebeliði anlatan internet siteleri var; ancak sanalklinik.com'daki tanýmlar diðerlerinden biraz farklý. 17. hafta ile ilgili deðiþimler þunlar; "Rahminizi göbeðinizin 1-2 parmak altýnda hissedebilirsiniz. Bebeðiniz hýzla büyümekte ve buna baðlý olarak belirginleþmektedir. Gebelik öncesine göre 3-5 kilo almýþ olmalýsýnýz. (Evet, ben tam 5 kilo almýþ vaziyetteyim). Bazý gebeler bu dönemde bebek hareketlerin hissedebilirlerse de çoðunluk için biraz daha beklemek gerekecek. Bu periyotta bebek cilt altýnda yað depolamaya baþlar, kalbi günde yaklaþýk 30 litre kan depolamaktadýr. Emme ve yutma refleksi bu haftada baþlar. 27 Aralýk 2001 18. hafta, þimdiye kadar hep gebeymiþsiniz gibi, hissetmenize raðmen, bu haftada yaklaþýk yolun yarýsýndasýnýz. Þimdi bebeðiniz 13.75cm uzunluðunda ve 196gr aðýrlýðýndadýr. Ýskeleti daha çok lastiksi kýkýrdak olup, daha sonra sertleþecektir. Þimdiye kadar amniosentez testi yaptýrmamýþsanýz ve yaptýrmaya ihtiyacýnýz varsa, en uygun zamandýr. Testin hoþ bir tarafý (muhtemelen tek hoþ tarafý) ultrason kullanýldýðýndan bebeðinize ilk bakýþý saðlayabilmesidir.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

107

2 Ocak 2002 Yeni yýla girdik. Aklýmýzda tüm gece bebeðimizin gelecek yýl bu zamanlarda yanýmýzda olacaðý, emekleyeceði, artýk üç kiþi olacaðýmýz.. Gece Haluk'lardaydýk. Emir Hande'nin ona yýlbaþý armaðaný olarak aldýðý patiklerinin ponponlarýný aðzýna sokuyor, yýlbaþý aðacýnýn süslerini koparmak için büyük bir çaba harcýyordu. Ebru, Oral ve Ezgi diðer konuklardý. Ezgi her zamaki gibi sakin; sofrada bizimle oturdu, sonra boyama kitabýyla oynadý. Hamile kaldýðýmdan beri hiç içki içmemiþtim, kendime iki kadeh þarap içme opsiyonu tanýmýþtým. Onu bile zor içtim; sanýrým insan hamileyken beyninde bir mekanizma bebeðe zarar verecek þeylerden anneyi uzak tutmak için çalýþýyor. Elvin'e 31 Aralýk günü Galip'le saç fýrçasý, taraðý, bere ve çorap aldýk. Yanýmýzda deðildi, hediyelerini þimdilik görmesi olanaksýzdý ama yine de bu onun ilk yeni yýlý ne de olsa. Haluk ve Hande de patik, çorap almýþlar. Bebeðimizin cinsiyetini öðrendiðimiz gün 24 Aralýk'tý. Günler sayýldý, çizildi, beklendi. Ýþ yerindeki son tahminler bir oðlan bebekti, biz ise hâlâ kýz bebekte ýsrarlýydýk. 17.30'daki randevumuza kamera ve VHS kasetle gittik. Doktorumuz önce, "Siz bir yazarmýþsýnýz, ben yeni öðrendim" dedi, sonra her zamanki gibi þikayetlerimi sordu. Ben de ona laf arasýnda bir hamilelik günlüðü yazdýðýmdan söz ettim ve iþte þikayetlerim; "gece çok tuvalete kalkýyorum, uyandýðýmda tabanlarým aðrýyor, sonra geçiyor..." Baþka? Baþka yok.. Zaten bunlarý da bu soruyu soracaðýnýzý bildiðimiz için bulduk... -Tuvalete kaç kere gidiyorsun gece boyunca? - 7-8 defa -Aslýnda bu bir sorunun habercisi olabilir, yanma, tuvaletini zor yapma, yapmýþ olduðun halde hâlâ tuvaletin varmýþ gibi hissetme... -Hayýr. Her þey normal, ben sadece akþam boyunca litrelerce su içtiðim için tuvalete gidiyorum. -Geri döndüðünde uyuyabiliyorsan, sorun yok o zaman. Mide yanmasý? Hayýr. Ýlacýn yan etkisi olan mide bulantýsý? Yok.. Burun týkanýklýðý var, o kadar. Bir jinekoloðun en çok tercih edeceði türden bir hastaymýþým.


Ultrason zamaný geldi, tam teçhizatla kayda baþladý Galip, bir yandan da kendi gözleriyle ekrana bakmak istiyor. Karanlýk odada, büyülenmiþ bir þekilde ekrana bakýp doktorumuzu dinliyorduk, bebek göründü. Dönüp duruyordu bir önceki ultrasonda olduðu gibi, bacaklarýyla karnýn bir tarafýndan ittiriyor, bir yüzünü, bir sýrtýný gösteriyordu. Doktorumuz bebeðimizin bütün organlarýný kontrol etti, bir yandan da bize göstererek açýkladý. Her þey 17 hafta 3 gün için uygun geliþiyordu, her þey normaldi. O elleri, parmaklarý, hele yan dönüp de bize gösterdiði yüzüne bakmak tam anlamýyla bir mucize anýydý. Sýra cinsiyetini öðrenmeye geldi; nefesimizi tutup bekledik. Doktorumuz uzun bir incelemeye tabi tuttu bebeðimizi, emin olmak istediðini söyledi. Bir kýz. Elvin'imiz bir kýz.. Nasýl sevindik, nasýl mutlu olduk. Doktorun yanýndan çýktýktan bir saniye sonra herkesi arayýp müjdeli haberi verdik. Babam, onun saçlarýný lüle lüle yapacaðýný, iki yandan tutturacaðýný söylüyor. Tüm ailenin dileði gerçekleþti... Bu haftalarda yapýlmasý gereken rutin üçlü tarama testinin en iyi üniversite hastanesinde yapýldýðýný ve sabah erken saatte gelip testi yaptýrýrsam, yeni yýla bu testin sonucunu almýþ olarak girebileceðimi söylemiþti doktorumuz. Ertesi gün hastaneye babamla gittim, beni kapýda bekliyordu. Sanmýþtým ki kan iki dakikada alýnacak, ben de rahat rahat iþe gideceðim. Aç ve hamile bir kadýn olarak laboratuara yaklaþtýðýmda çok ama çok saatler orada kalacaðýmý anlayýverdim.


109

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

Oturup ona teþekkür ediyorum. Oysa bir süre sonra onun açlýktan baþý dönüyor, gözleri kararýyor, neyse ki o da kendine bir yer bulabiliyor sonralarý. Rakamlar öyle yavaþ ilerliyor ki, elimde tuttuðum muayene kaðýdýný çantama kaldýrýyorum, 283, 283... Yanýmda oturan orta yaþlý kadýn elindeki kaðýdý gösteriyor, "Benim sýrama daha çok var mý, rakamlarý okumayý bilmiyorum da...". Bakýyorum, 232, "daha 80 kiþi var" diyorum, "ben size sýranýz gelince haber veririm." Mavi gözleri dijital rakamlara tedirgin bakmaktan kurtulup ýþýldamaya baþlýyor. Sýra geldiðinde odanýn birine giriyorum, yüksek bir koltuk ve bir de laboratuar malzemeleri var odada. Sabahtan beri bütün çalýþanlara söylediðim þeyi söylüyorum; "iyi çalýþmalar..." Kime söylesem þöyle bir kafasýný kaldýrýyor, Ýngiltere okul yýllarýmdan gelen sevdiðim bir alýþkanlýðým her þeye, herkese teþekkür etmek ve iyi çalýþmalar dilemek. Ýngiltere'de belediye otobüsünden inerken þoföre teþekkür etmeyen bir tek yolcuya rastlanmaz. Kan almak otuz saniye sürüyor, pamuðu koluma nedense yeterince bastýrmýyorum, odadan çýktýðýmda kolumdan kanlar süzülüyor. Ýþe gitmeye hazýr deðilim, açým, yorgunum, sýkýldým, mutsuzum... Ýki hamburgeri iki dakikada mideme indirip yola çýkýyorum... Test sonuçlarýný ben almadým ama doktorum onlarý görmek ve yeni randevu gününü belirlemek istediðini söylemiþti son kontrolde. Benimse þehrin dýþýndaki hastaneye bir kez daha gitmeyi caným istemiyor. Sonuçlar parlak; bebeðimizin down sendromu riski yok. Galip'i arýyorum; "Acaba" diyorum, "doktoru arasam ve otuz kilometre yol kat edeceðime size sonuçlarý fakslasam olmaz mý desem..." "Bence bir dene" diyor Galip. Doktor arayýnca "hayrola Ece" diyor, hiç alýþýk deðil aramama, tam 30 kilometre yol kat edeceðime... diyorum, sözümü bitirmeden "hemen faksla" diyor... Delice sevinmiþ bir þekilde fakslýyorum sonuçlarý, o beni arýyor, her þey harika, 30 Ocakta görüþürüz... Hemen takvime bakýyorum; bebek o zaman 23 haftalýk olacak. Bugünlerde 280 gram ve 22 santimetre, hâlâ inanýlmaz geliyor. Sanýrým insan karnýnda bir bebek olduðuna, nihayetinde doðurduðunda tam anlamýyla inanýyor.

tekmelerde ve


110

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

Bebek mobilyalarýna göz attýk geçen gün þöyle bir, hayâlim ne bilmiyorum ama gördüklerim beni ikna edemedi. Canlý kýrmýzýlar, yeþiller, lâcivertler vardý, bense pastel tonlarý arýyordum galiba. Düþünüp taþýnýp çalýþma odamýzý bebek odasý, misafir odamýzý da çalýþma ve misafir odasý hâline dönüþtürmeye karar verdik. Hamilelik rahat, sorunsuz geçiyor. Çevremden duyduðum hayli zorlu geçen hamilelikler de var; sabaha kadar mide bulantýsýndan uyuyamayanlar, tüm kustuklarýný çýkarýp hastanede yatmak zorunda kalanlar, hamilelikleri boyunca yatmak zorunda olanlar... Benim durumumsa gayet iyi, bazen hamile olduðumu unuttuðum anlar bile oluyor. Bir keresinde biri bana hamileliðin dokuz ay boyunca süren bir hastalýktan baþka bir þey olmadýðýný söylemiþti. Bence tam yerinde ve zamanýnda sona eren bir þey hamilelik, daha kýsa olsa pek zahmetsiz olurdu, daha uzun olsaydý da hayli can sýkýcý. Beni en çok etkileyen, dolabýmdan herhangi bir þeyi çekip giyememek. Hayatým boyunca giydiðim her þeyin içine girebildikten sonra þimdiki hâlime alýþmak beni çok zorluyor. Sabahlarý bir kaç alternatifime isteksizce göz atýyorum; iki salopet, biri Galip'in, biri Haluk'un (Superman amblemli). Bir gri kaþe pantolon ve bir siyah etek (annemin diktiði). iþte hepsi bu. Kýþ olmasý nedeniyle de ayný sýkýcý kazaklar. Hep hamileliðim sona erince giyebileceðim þeyleri düþünüp duruyorum, bu fikir beni mutlu ediyor, iþte o zamanlarda aylarýn bir an önce geçip bebeðimi kucaðýma alacaðým aný beklemeye baþlýyorum. Dün akþam üç portakalýn ardýndan, þokella kavanozuna batýrdýðým bir muzu, hemen ardýndan karamelli bir dondurmayý, sonra da bisküvi ve cevizli bir poðaçayý mideyi indirince Galip'le güldük; uzun süredir böylesi bir karýþýk beslenme durumu içine girmemiþtim. 3 Ocak 2002 19. hafta; 18-22 haftalar arasýnda fetal büyüme ve geliþmeyi deðerlendirmek, bazý defektleri araþtýrmak, plasenta ve göbek kordonunu kontrol etmek ve gestasyonel yaþýn doðru olup olmadýðýný saptamak için sýklýkla bir gebelik ortasý ultrasonu yapýlýr. Bu

inceleme

sýrasýnda,

bebeðinizin

tekmelediðini,

gevþediðini,uzandýðýný, yuvarlandýðýný veya hatta baþ parmaðýný


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

111

emdiðini görebilirsiniz (eþinizin saklamak isteyeceði görüntüler olabilir). Bebeðinizin genitalleri ortaya çýkaran bir pozisyondaysa, bilmekte istiyorsanýz,bebeðinizin cinsiyeti saptanabilir. Diþiyse bebeðin vajinasý, uterusu ve fallopian tüplerinin tümü oluþmuþtur. 5 Ocak 2002 Nihayet çocuk doðunca annelerin saçlarýna taktýðý kýrmýzý kurdelenin ne anlama geldiðini öðrendim! Loðusa döneminde anne ve çocuk için en büyük tehlikenin "albastý" olduðuna inanýlýr ve bunu önlemek için annenin üstünde kýrmýzý bir þey bulundurulur, loðusa þerbeti içirilir ve baþýna kýrmýzý kurdele takýlýrmýþ... 6 Ocak 2002 Aþermek sözcüðünden oldum olasý nefret ederim; belki de bu yüzden yalnýzca bazý þeyleri bazý zamanlarda canýmýn istediðinden söz ediyorum. Bir aralar her gün kebap yemek isterken, sonra hamburger canavarýna dönüþtüm. Sonra tavuk istedim, o da bitince pastýrma, sonra da köfte. Böylelikle hamileyken et ve et ürünleri isteyen biri olduðumun farkýna vardým. Elbette caným ara sýra bambaþka þeyler de istemiyor deðil; genellikle kim hangi yemekten söz ediyorsa o cazip geliyor o an ve Galip de o anlarda bana istediðim þeyi hemen gidip almayý öneriyor, soðuk demeden, kýþ demeden, gece demeden. Ama kýyamam ki; þimdiye dek gitmesini hiç istemedim. Ama eðer þimdiye dek "gideyim mi?" diye bana hiç sormamýþ olsaydý, iþte o zaman gidip ne istiyorsam mutlaka almasýný isteyen bir hamile kadýn olabilirdim ben de . Nihayetinde ben de bir kadýným ve kadýnlar böyle iþte.. Tanýdýðým biri karýsýnýn güllaç istediðini ve hiç de mevsimi olmadýðýný söylüyor. O da gidip bir pastaneye özel olarak yaptýrmýþ. Bir baþkasý bu mevsimde bulunmayan meyve ne ise onu istiyor! Bazý kadýnlar bence hamile olduklarýnda her zamankinden daha fazla ilgiyi hak ettiklerini düþündüklerinden ve her dediklerinin hayatlarýnda bir kez da olsa yapýlacaðýna inandýklarýndan hamileliklerini sonuna kadar kullanýyorlar. Onu yap, bunu yap, yastýk getir, masaj yap! Kaç tane erkek karýsýnýn hamileliði dýþýnda her dediðini gerçekleþtiriyor?


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

112

7 Ocak 2002 Meteoroloji, Sibirya soðuklarýndan söz edince gülümsemiþtim. Gerçekmiþ! Biz eskiden meteorolojinin dediklerine itibar etmezdik; oysa meteoroloji bir iki yýldýr hiç yanýlmýyor ama bizim zedelenmiþ inancýmýz bir türlü tamir olmadýðýndan emin olmakta güçlük çekiyoruz. Soðuk, kar, kýþ, Sibirya soðuðu derken kendimizi kalýn giysiler içinde, zincir takýp çýkarýrken, kombinin ýsýsýný yükseltirken, kartopu oynarken bulduk. Soðuk hava insaný çoðunlukla eve mahkum ediyor evet, ama ayný zamanda "evde yapýlacak iþler listesi"ni hayata geçirmeyi akla getiriyor. Düzenlenmesi gereken kitaplýklar, çalýþma odalarý, atýlmasý gereken kaðýtlar, Elvin için her hamilelik haftasýnda hazýrlamayý planladýðým o haftaki ruh halimi gösteren kartpostallar, koskoca binlik bir puzzle, þöyle bir göz atsam dediðim yýllar öncesinden kalma mektuplar ve günlükler, dizilmesi, sýralanmasý gereken fotoðraflar var. Biliyorum, baþkalarýnýn evde yapýlmasý gereken iþler listesi ile benimki pek birbirini tutmuyor. Tabii ara sýra ben de kendimi çorap çekmecesini düzenlerken, mutfak raflarýný silerken buluyorum; hoþuma da gitmiyor deðil ev iþleri kimi zaman. Ama tümcede altý çizilmesi gereken sözcükler kimi ve zaman. Elvin için kartpostal hazýrlamaya baþladýðýmda 13. haftadaydým, renkli keçeli kalemlerimle bir karýn, içine de bebeði resmetmiþ, o hafta yaptýðýmýz iki günlük Antalya yolculuðundan, denizden, güneþten söz etmiþtim. 14. haftada baþka bir resim çizdim ve sonra kartpostal maceram bitti! Böyleyim iþte, anneme çekmiþim, bir sürü ruh besleme taktiðim var, hangisini yapacaðýmý þaþýrýyor, genellikle hepsini yarýda býrakýyorum. Belki Elvin günün birinde üstünde 13 ve 14. hafta yazan kartlara gülümseyerek bakacak ve bu yarým kalmýþ projeyi kendi çocuðuna mutlaka uygulayacaðýna dair kendisine söz verecektir, ama kim bilebilir, belki o da anneannesi ve annesi gibi bir kaç haftadan öteye gidemeyecek ya da kötümser bir tahminle o kartlar hiç mi hiç ilgisini çekmeyecek. 8 Ocak 2002 Tam bebek mobilyalarýna bakmaya baþlamýþtýk ki, kar bizi teslim aldý. Bir yerde tam da istediðim gibi mobilyalarla karþýlaþtým; hem eskitilmiþ bir ahþaptan yapýlmýþtý, hem de oldukça fonksiyoneldiler.


113

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

Bebeðin altýný deðiþtirmek için yataðýn uç kýsmýna ek bir bölüm yapýyorlar,

böylelikle

ilgilenebiliyor

iki

ebeveynler.

büklüm Bu

iþe

olmadan yarar

rahatça

bölümün

bebekle alt

tarafý

çekmecelerden oluþuyor ve bebek büyüdüðünde bu ek çýkartýlarak büyük bir karyolaya dönüþtürebiliyor. Mobilyalarýn rengi insana bir masaldaymýþ duygusu verecek kadar uçuk pembelerden ve mavilerden yapýlmýþtý, çekmece tokmaklarýnda ayýcýklar, yorganlarda, yastýklarda ayný ayýcýðýn baþka resimleri. Ýnsanýn gözü kapalý alabileceði bir takým, þu yaþýmda ben dahi böylesi bir odanýn içinde yýllarca yatabilirim! Ancak, sorun fiyatý. Öyle yüksek rakamlardan bahsediyordu ki satýcý, baþka yerlere de bakmamýzýn þart olduðunu anladým. Tabi o mobilyalarý gördükten sonra daha önce görülmüþ bütün o yataklar, dolaplar anlamlarýný yitirdiler, o baþka! Haluk, Hande ve Emir dün akþam bizdeydi. Emir yýlbaþý gecesinden bu yana büyümüþ, inanamadým. Bir haftada bu kadar deðiþiklik! Artýk merdivenleri emekleyerek kendi baþýna inebiliyor, yürümüyor ama ayakta durabiliyor, "þirin olsana bize" dendiðinde, yüzünü komik bir þekle sokuyor ve saklambaç oynar gibi "Emir nerede?" diye þaþýrmýþ bir þekilde seslendiðimizde gidip perdenin arkasýna saklanýyor. Hayranlýkla izledik Emir'i, bizim çocuðumuzun da bir an önce doðup büyümesini, perdenin arkasýna saklandýðý, merdivenlerden kendi baþýna indiði günleri görmeyi diledim içimden. 10 Ocak 2002 20. hafta, doðum süresinin yarýsýndasýnýz!(nihayet...) Þimdi uterusunuzun tepesi göbeðinize ulaþmýþtýr ve haftada yaklaþýk 1cm büyüyecektir. Hiç þüphe yok ki, içinizde büyüyen bebeðinizin tekme attýðýný hissediyorsunuz.

Bebeðiniz

15cm

uzunluðunda

ve

252gr.

Aðýrlýðýndadýr. Anadolu Ajansý'nýn haberine göre; trende oluþan yüksek manyetik alan, elektrik süpürgesi ve mikser gibi elektrikli ev aletleri tarafýndan da yaratýlýyor ve düþüklere yol açabiliyormuþ. Bu tür yüksek manyetik alan anne adaylarýnýn düþük yapma risklerini üç kat artýrýyormuþ.


114

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

Motorlar güçlendikçe hamilelik riski de artabilirmiþ; örneðin elektrik süpürgesi ve matkap gibi aletlerde oran 12 katýna kadar çýkýyormuþ. 14 Ocak 2002 Babam heyecanlý bir þekilde aradý, "Hazýr ol, yarýn iþten erken çýk, annen, sen ve ben sana hamile giysileri almaya gidiyoruz!"... Sanýrým kendi aralarýnda bin tek annemin diktiði pantolonla idare ettiðimi konuþmuþlar ve benim için üzülmüþler. Ben onlarla buluþmadan önce hamile butiklerini gezip bana en uygun giysileri bulmuþlardý

bile,

"bir

görsen,

süper"

diye

anlatýyorlardý

buluþtuðumuzda. Gittiðimiz butikte babam beþ giysi almam gerektiðini, böylelikle haftanýn beþ günü rahat edebileceðimi söylüyor, annem babamý destekliyor. Ben de hamile giysileri satan dükkanlarýn vitrinlerinde gördüðüm iç karartýcý giysilerin içeride de bana sunulacaðýndan çekinip bir kez olsun böyle bir maðazaya adým atmýþ deðildim, o ana kadar. Neyse ki gayet mantýklý giysiler vardý içeride, yanlarý cýrt cýrtlý siyah, buruþmayan pantolonlar, beli büzülebilen kotlar, þýk kadifeden salopetler. Bizimkiler bana zorla uzun bir elbise de giydirdiler, ayaðýmdaki beyaz çoraplarla ve bej rengi ayakkabýlarýmla öyle komik oldum ki, kendimi hamile deðil de hasta olmuþ gibi hissettim o elbisenin içinde. Annem de babam da hamileliðimi, karnýmý olduðu gibi gösteren bu elbiseyi pek sevimli buldular ve almamda ýsrar ettiler. Elbisenin eteklerini elimle tutup dizimin üstüne kadar kaldýrdým ve ancak mini bir hâl alýrsa giyebileceðimi söyledim. Sonra bebek mobilyasý satan maðazalarý dolaþtýk ve nihayetinde aradýðýmýz mobilyayý da bulduk. Beyaz üzerine pembe ve mavi çizgileri olan sade bir takým. Ýleride tek kiþilik bir yataða dönüþtürebileceðimiz, konsollu, raylý bir yatak, bir gardýrop, bir etajer ve bir de uzun bir dolap. Diðer mobilyalara oranla oldukça da makûl bir fiyatý vardý. Heyecanlandýk, hemen o mobilyalarý almak, yerleþtirmek, bebeðimizin giysilerini, eþyalarýný bir bir elden geçirip beklemek duygusuyla doldum, taþtým. Eve gelip nefes nefese Galip'e gördüklerimizi anlattým. Bu nefes nefese durumu bir iki haftalýk bir olay, artýk konuþurken durup derin bir nefes alma gereksinimi duyuyorum. Büyük olasýlýkla hamileliðin sonlarýna doðru bu istek daha da artacak.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

115

16 Ocak 2002 Artýk, ancak

"pýt pýt ediyor" diye tarif edebileceðim bir þeyler

hissediyorum karnýmda ama dün gece elim karnýmýn üstünde uykuya dalmaya çalýþýrken bir þey beni uykunun tatlý sersemliðinden uzaklaþtýrýp "iþte bu galiba tekmeydi" dedirtti. Yine de þöyle ciddi bir þekilde "ah yine tekmeledi" diyebileceðim bir durum söz konusu deðil. Çocuðumuzun ultrason görüntüleri, hele o yan dönüp yüzünü gösterdiði an gözümün önünden gitmiyor. Þimdi aklýmda ona ait bir yüzün görüntüsü var, bir de sanki bacaklarý benimkiler gibi bayaðý uzunmuþ gibi geldi, kim bilebilir? Galip'in dün gece Antalya'ya gidiþi bu kez her zamankinden daha zor oldu; üç günlüðüne gidiyor ama sanki aylar boyu kalacakmýþ kadar rahatsýzdý. "Ben geceleri karýcýðýmla birlikte uyumak istiyorum kardeþim" diyor. Mutsuz mutsuz bindi taksiye, ben de annemlere gittim. Annem Emine teyzeyle birlikte bu günlerde bebeðin odasýný hazýrlamayý planlýyorlar. Þimdiki çalýþma odasý kýsa bir süre sonra bebek odasýna dönüþecek. 17 Ocak 2002 Hamilelik tam da týp literatürüne uygun bir þekilde geçmeye devam ediyor. Bu haftalarda diþ eti kanamalarýnýn yoðun olabileceði söyleniyor; her fýrça darbesinde kýrmýzý bir su lavabodan dökülüyor. Bebek tekmelemelerinin bu hafta hissetmeye baþlanabileceðini ama 28. haftaya kadar herhangi bir zamanda olabileceði söyleniyor, benimki tam sözü edilen haftada baþlýyor. 20 Ocak 2002 Gidip Elvin'imizin mobilyalarýný ýsmarladýk; çarþamba günü evde olacak. Aldýðýmýz ayý figürlü bordürleri yapýþtýrmakla uðraþtýk bütün gün; hem zor hem de keyifli bir iþ. O odada bir kaç ay sonra bizim bebeðimizin uyuyacaðýný, o figürlere baka baka uykuya dalacaðýný düþündük. Pazar yazýsý; Masal Algýda seçicilik. Bilinçli bir tercih. Hayatýnýzýn baþka bir evresinde hiç ilginizi çekmemiþ, þöyle göz ucuyla bile bakmadýðýnýz "þey"ler bir


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

116

gün bir anafor gibi sizi içine alabilir ve siz de uzun bir süre baþka bir boyutta yaþamaya gönüllü olabilirsiniz. Þimdi ben üst baþlýðý "bebek" olan çok ayrýntýlý, çok alt baþlýklý baþka bir dünyanýn kapýlarýný araladým. O pastel renkli dünyanýn içinde heyecanla gezmekteyim. Bebeklere ait, onlarý betimleyen ya da malzeme edinmiþ tüm nesneler saf ve steril bir þekilde diðer nesnelerden daha üstün ve ütopik görünen varlýklarýnýn keyfini çýkartýyor gibi duruyorlar. Bütün o nesnelerin renkleri, toz, uçucu, mutlu hâlleri ayný zamanda bebekliðin ve ayný zamanda saflýðýn çok kýsa süren bir deneyim olduðunu ve sonra birden mavi bulutlardan yere inilip canlý renklerin kimi zaman keskin, kimi zaman küskün dünyasýna baþlanmasý gerektiðini de hatýrlatýyor. Bütün minik eþyalarýn yeni doðmuþ ya da henüz dünyaya gelmemiþ bir çok sahibi var. Anne ve babalar bebeklerinin cinsiyeti belli olur olmaz kendi grili, siyahlý yetiþkin dünyalarýný sevinçle bir kenara býrakýp, artýk kendilerine çok uzak olan pembe mavi bir hayata zevkle koþuyorlar. O hayat ki; yetiþkin hayatlar için tam bir piyango. Bu yüzden bebek odalarý diðer hiçbir odaya deðil de yalnýzca bir masala benziyor; anne ve babalar kendi kaçýþ plânlarýný farkýnda olmadan gerçekleþtiriyorlar. Bebek odalarý birer sorunsuz hayat simgesi, içindeki eþyalar birer yardýmcý öge. Tavanýnda yýldýzlarýn parladýðý, sallanan bir koltukta sessizce oturup bebeðin göðse yaslanýp uyutulduðu, etraftaki her þeyin zarar vermeyen, yumuþak hatlý, köþesiz olduðu bir dünya, sýcacýk bir battaniye, oyuncak ayýlar, resimler, uyku getiren müzikler... Minik bir insanýn eþyalarý elbette çocukken dinlediðimiz masallarý çaðrýþtýrýyor, sanki Hansel ve Gretel mütemadiyen ormanda keyifle yürümekteler, Pamuk Prenses az sonra mutlaka yakýþýklý prensle karþýlaþacak, her þey mutlu bir son için; her þey ince ince plânlanmýþ. Üstelik bebeðin anne karnýnda daha vaktinin olduðu durumlarda daha da gerçek dýþý bir fotoðraf: doðacak, minik elleri, gözleri, aðzý, ayaklarýyla o odaya yerleþecek. Bütün o özenle katlanýp, bin bir umut ve hayâlle, özenle katlanýp çekmecelere yerleþtirilmiþ mis kokulu giysilere kendi mis kokusunu katacak, kuzu figürlü patikler, kalpli çoraplar, bulutlu, kedili, ayýcýklý bluzlar, mama önlükleri...


117

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

Karyolasýnda mýþýl mýþýl uyuyacak, uyanýp annesini babasýný arayacak, aðlayacak, gülecek, her þeyi en baþýndan öðrenecek ve büyüyecek. Sonra bir gün uçucu, geçici dünyadan büyüklerin dünyasýna o da adým atacak. Ama bir gün kuzularýn, meleklerin, saflýðýn dünyasýna o da geri dönecek. Bir gün öyle büyüyecek ki, o da anne olacak. 21 Ocak 2002 Elvin'in minik tekmeleri günümü güzelleþtirir oldu. Elim karnýmda bekliyorum. Genellikle benim dinlendiðim, koltuða uzandýðým anlarda hareket ediyor, ben de onunla konuþmaya baþlýyorum, "kýzým, anneye tekme mi atýyorsun sen?" diyorum örneðin ya da hareket etmesini bekliyorsam "Hadi ama oyna birazcýk evlâdým" diyorum. Cuma gecesi Galip'in eli karnýmdaydý, tam o sýrada dýþarýdan da hissedilebilen bir hareket oldu, böylelikle Galip bebeðimizi ilk kez hissetti, elbette içimizde coþup duran bir sevinç... "Bence" diyor Galip, "erkeklerin hayatta en büyük handikabý hamile kalamayýþlarý. Öyle güzel bir duygu yaþýyorsun ki þimdi sen, ben buna yalnýzca seyirci olabiliyorum. Sen her dakika onu yanýnda taþýyorsun, tekmelerini hissedebiliyorsun, bense yalnýzca anlattýklarýndan ne olduðunu

bilebiliyorum,

bir

de

tesadüfen

tekmelere

rastlayabiliyorum"... Hamile kalamayýþlarýný bir handikap olarak niteleyecek çok Türk erkeði olduðunu sanmýyorum. Geçenlerde biri Galip'e çocuðumuzun cinsiyetini sormuþ, Galip "kýz" deyince yüzü þöyle bir buruþmuþ, "ne yazýk" demiþ, "onunla ne tavla oynayabilirsin, ne de futbol"... Cumartesi kuafördeydim, bir çocuk halasýna ismiyle seslenince kuaförde çalýþanlardan biri þaþkýnlýðýný dile getirdi, nasýl olur da ismini söyler diye. Bir diðer çalýþanda "Ne olacak, benim oðlumun babasýna nasýl hitap ettiðini duysanýz bir de" dedi. Merak edip sordum, çocuk babasýna "Coþkun abi" diyormuþ, hayatýmda bundan daha komik bir babaya hitap görmedim, çok güldüm, eðlendim. Hamile olduðum günden bu yana ne içkili ne de gümbür gümbür müziðin çaldýðý bir yere gitmiþtik. Zincirleri kýrdýk, önce meyhane, sonra bar. Sýkýlmadým, yorulmadým ve biraz da "Vay be, dýþarýda ne


118

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

çok

insan

varmýþ

arkadaþlarýmýzdan

biri

meðer" bizi

duygusunu erkek

yaþadým.

arkadaþýyla

Yakýn

tanýþtýrdý,

evleneceklerinin müjdesini verdiler, gittiðimiz bar niþanlandýðýmýz gece gittiðimiz yerdi, kocamýn omzuna yaslanýp romantik romantik durdum gece boyu. Sanýrým daha sýk sokaða çýkmalýyýz. 23 Ocak 2002 Rüyaya benzeyen mobilyalar Elvin'in odasýna yerleþti. Bordürler mobilyalarla uyum içinde, duvarýn rengi mobilyalarla bir bütünlük içinde, tasarlansa böylesi güzel bir toz pembe dünya yaratýlamazdý. Mobilyalarý beklerken hayli kalabalýktýk; annem, abim, Galip, Nurdan ve ben. Bir kaç saati aldý yerleþtirmek. Sonra büyük bir heyecanla sildik, tozunu aldýk dolaplarýn, ardýndan da Elvin'imizin pembe aðýrlýklý giysilerini bir bir yerleþtirdik dolaplara. Pembe askýlara sweat-shirtlerini astýk, tulumlarýný katlayýp bir kenara, patik ve ayakkabýlarýný baþka bir yere yerleþtirdik. Bütün bunlarý yaparken insan öyle dingin bir hâle bürünüyor ki, inanýlmaz bir duygu bebeðin giysilerini dolaplara yerleþtirmek. Sonra oturup odayý, içini seyrettik sessizce. Bebeðimize kavuþmayý nasýl da istiyoruz. 24 Ocak 2002 22. hafta, þmdi bebeðiniz yaklaþýk 34ogm aðýrlýðýndadýr ve 18.75cm uzunluðundadýr. Kaþlar ve göz kapaklarý tamamen geliþmiþtir. Týrnaklar, parmak uçlarýný örter. Bebeðiniz uterustan bir konuþmanýn seslerini hissedebilir. Bebeðinizle konuþuyor, okuyor veya þarký söylüyorsanýz, sizi hissedebileceðinizi ümit etmek mantýklýdýr. Bazý çalýþmalarda saptanan bulgulara göre, doðduktan sonra bu yeni doðaný beslerken daha önce uterus içindeyken sýklýkla duyduðu bir kitaptan okursanýz (alýþýk olmadýðý bir kitaba nazaran) daha kuvvetle emecektir. Ne kadar heyecan verici... Ayda elinde pembe çiçeklerle ve Elvin için aldýðý giysilerle geldi. Aldýðý þeylerden biri de uçuk pembe bir sandalet. Ben hayatýmda bu kadar güzel, zarif bir þey görmedim. Dayanamadým, ertesi gün iþe


119

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

getirdim sandaletleri. Elvin doðacak, biraz büyüyecek ve bir gün gerçekten ayaklarý o sandaletlerin içine girecek, inanamýyorum. 26 Ocak 2002 Bugün de bebeðimize giysiler aldýk; þeker pembesi bir tulum, krem rengi bir kadife elbise, mantar desenli bir fanila ile külotu ve bir de pembeli mavili bir pijama. Daha þimdiden çok þanslý bir çocuðumuz var; çok para tutar diye hepsini ayný renk ve model yapmaktan vazgeçtiðimiz tekir bekir askýlarla idare ederken, onun þeker pembesi tam 30 tane ayný model askýsý var. Anne babalýk neymiþ anladýk artýk. Kendin için almaya kýyama, ona gözün kapalý al. Fark ettim ki; yýllardýr nefret ettiðim bir renk olan kýrmýzýya karþý duygularým hiç ama hiç deðiþmemiþ. Bebeðin dolabýný açtýðýmda yalnýzca bir tek kýrmýzý þeye rastladým, daha fazlasýný da görmek istemiyorum. Bu aralar yollarda rastladýðým kýz çocuklarýn giysilerini inceliyorum; istisnasýz hepsinde bir kýrmýzý palto! 28 Ocak 2002 Her gün Elvin'in odasýna mutlaka göz atýyoruz. Þimdi satýn almak istediklerimiz; bir yatak, bir sallanan sandalye, bir oyun parký, bir lamba, bir oyuncak sepeti. Bir

kaç

internet

sitesinde

var;

ben

cicibebe.net'inkinden

yararlandým. Son regl tarihinizin ilk gününüzü girdiðinizde otomatik hesaplayýcýlar sizin için önemli olan tarihleri bir bir döküyorlar. Örneðin Elvin'in organ geliþimi 30 Eylül'de baþlamýþ. 18 kasýmdan itibaren düþük riski azalmýþ. Prematüre bir bebek için yaþama þansý þubatýn üçünden sonra doðarsa var. Hamileliðimin son üç ayýnýn baþlangýç tarihi 3 Mart (uf daha ne çok zaman var) ve bebeðin beklenen doðum tarihi 2 Haziran 2002(Ben 30 Mayýs sanýyordum). Haftalara göre bebeklerin aðýrlýðý birer meyveye benzetilerek veriliyor, örneðin 21. hafta sonunda bebeðimizin muhtemel aðýrlýðý büyük bir muz kadarmýþ! Yani 300 gram. 30 Ocak 2002 Aylarýn sona ermesi içimin nasýl da sevinçle kaplanmasýna yol açýyor! Dýþarýda mis gibi, güneþli bir hava var, camlar açýk. Sanki kýþ bitmiþ, baharýn ilk günleri baþlamýþ. Yakýnda sandaletlerimizi giyecek,


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

120

açýk havada zýp zýp zýplayacakmýþýz gibi... Oysa önümüzde koca bir þubat. Olsun, hepsi geçecek... Bugün kontrol var. Bakalým doktorumuz ne diyecek, bebeðimiz ultrasonda bize ne numaralar yapacak? Galip'e bir sürpriz yapmak istiyorum 14 Þubat için; Ýstanbul'daki otellerin paket programlarýný araþtýrýyorum, Özgür de "bize gelin, ben size evde bir paket hazýrlarým" diyor... Benim istediðim þu yaþadýðýmýz hayhuydan biraz olsun uzaklaþmak, hamileliði unutmak, týpký iki sevgilinin yaptýðý gibi sadece aþk'ý düþünmek... Umarým uygun bir þey bulurum. Çukurova Üniversitesi Týp Fakültesi öðrencilerinin Kilis'in kýrsal kesiminde "Halk arasýnda Aile Planlamasý" konulu araþtýrmasýnýn ortaya çýkardýðý gerçekler: "Gebe kalma yöntemleri; Tezek, mercimek ve soðan kabuðu birlikte yakýlarak tütsüsünde durulur, Balýk baþý, baþ yapraðý, koyun kuyruðu ve kara sakýz karýþtýrýlarak rahim aðzýna konulur, zeytin kökü ve zencefil kaynatýlarak suyu içilir, Yumurta ve soðan birlikte piþirilerek yakmayacak bir þekilde rahme tutulur, Yedi renkli iplik okutularak bele aðlanýr, gebe kalmak isteyenin göbeði yazdýrýlýr, Muska gebe kalmak isteyen kadýnýn eteðine iðnelenir... Gebelikten korunma yöntemleri; Kadýn yakýlan bir yýlanýn tütsüsünde tutulur, Nalbantlarýn yonttuðu katýr týrnaklarý kurutulup dövülür ve aç karnýna bi çay kaþýðý yenir, Rahim aðzýna kirli koyun yünü, koruk ekþisi ile kaynatýlmýþ pamuk parçasý konulur. düþük yapma yöntemleri; Kibrit baþlarý birbirine baðlanarak rahim aðzýna konur, Gebenin karný sýkýþtýrýlýr, rahmin üzerine basýlýr, Rahme serçe tüyü yerleþtirilir, Bir miktar kýna suda eritilerek gebe kadýna on gün içirilir." Okurken içimde bir acý, bütün bunlarý tek tek kaðýda geçirirken ise


121

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

derin bir üzüntü. Bütün bu çað dýþý yöntemleri tek tek düþündüm; þimdi burada bizim ultrasonlu, doktorlu hayatlarýmýz ne kadar kolay hamileyken. Ayný ülkenin kadýnlarýyýz, bambaþka hayatlar içindeyiz, anlamak da anlamlandýrmak da zor. Bu arada; Ýngiltere'de yeni bir teknik geliþtirilmiþ, kanser tedavisi yüzünden kýsýrlaþma olasýlýðý olan erkekler baba olabileceklermiþ. Kemoterapi öncesinde hastanýn testislerinden alýnan hücreler sývý haldeki nitrojende dondurularak saklanmýþ ve sperm üretici hücre oranýný çoðaltýlarak iki yýl sonra hastaya nakledilmiþ. Manchester Christie Hastanesi'ndeki hasta yeniden sperm üretmeye baþlamýþ. Ancak henüz hastanýn müdahale sonucu mu yoksa kendiliðinden mi yeniden sperm üretmeye baþladýðý bilinmediðinden, ayný sonucun bir kaç hastada daha alýnmasý gerekiyormuþ. Yine de umut verici bir geliþme. Amerika'da Michigan State Üniversitesi'nde yapýlan bir araþtýrma hayli ilginç! Çevresel faktörler doðacak çocuðun cinsiyeti üzerinde hayli etkiliymiþ. Çevre kirliliðinden etkilenen erkeklerin çocuklarýn daha çok erkek olduðu kaydedilmiþ. Kanlarýnda yüksek oranda PCB (poliklorlu bifeniller) bulunan erkeklerin çocuklarýnýn yüzde 57'si erkekmiþ. PCB, vücutta iç salgý bezlerinin çalýþmasýný engelleyerek kansere de yol açabiliyormuþ. Aslýnda günün en ilginç haberi Tel Aviv Genetik Enstitüsü'nden. Ceninin beslenmesini saðlayan MSHCG hormonu, ceninin diþi olmasý durumunda 5 kat daha fazla salgýlanýyormuþ ve bu da gebeliðin henüz 16. gününde bebeðin cinsiyeti öðrenilebilecek anlamýna geliyor! Tam sabýrsýz anne babalara göre bir haber.. Daha hamile kaldýðýnýz olgusuna

bile

alýþmadan

bir

de

bebeðinizin

cinsiyetini

öðreniyorsunuz... Ben annemi düþünüyorum; doðum anýnda bebeklerinin cinsiyetini öðrenen annemi ve diðer anneleri. Otuz yýlda teknolojinin ilerlemediðini kimse söyleyemez. 31 Ocak 2002 23. hafta, bebek þimdi yaklaþýk 454gr aðýrlýðýnda, 20cm uzunluðundadýr ve zayýf bir versiyonu olmasýna raðmen, bir yenidoðan gibi orantýlaþmýþtýr. Bu andan itibaren baþlayarak, daha düzgün bir þekilde kilo almaya baþlayacaksýnýz, ortalama haftada 250 gr alacaksýnýz. Bazý


122

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

yiyeceklere karþý þiddetli bir arzu duyabilirsiniz ve vajinal akýntýnýn arttýðýný fark edeceksiniz. 28 Þubat 2002 Koca bir ay hiçbir þey yazamadým. Ýçimden gelmedi. Bebeðimi hissediyorum ya, sanýrým bir tek bununla meþguldüm bu ay. 24. hafta, þimdi bebeðinizin aðýrlýðý 454 gr.ýn biraz üzerindedir. Duyma tamamen geliþmiþtir ve bebeðiniz sesinizin bozuk bir versiyonunu, kalbinizin atýþýný ve mide gurultularýný hissedebilir. Uterus içinde tekrarlanarak duyulmuþ güçlü sesler, bir köpek havlamasý veya elektrik süpürgesi sesi gibi, muhtemelen onlarý daha sonra ev içinde duyduðunda çocuðunuzu rahatsýz etmeyecektir. Akciðerlerdeki kan damarlarý nefes alma hazýrlýðý için geliþmektedir. Bebek yutmasýna raðmen normalde doðumdan sonrasýna kadar dýþký çýkarmayacaktýr. Kendinizi beceriksiz, küskün veya su toplanmýþ gibi hissedebilirsiniz, diþ etleriniz diþinizi fýrçaladýðýnýzda kan olabilir. Bir zamanlar içerde olan göbeðiniz dýþarý doðru çýkabilir. 25. hafta, bebeðiniz 680gr'ýn üzerinde bir aðýrlýktadýr ve yaklaþýk 202mm uzunluðundadýr. Halen vücut yaðý az olmasýna ve cildi ince ve fragil (kýrýlgan) olmasýna raðmen, þimdi iyi orantýlanmýþtýr. Beyin hýzla büyümektedir ve bebek uterusunuzdaki boþluðu doldurmaya baþlamýþtýr.

Akciðerler

içindeki

hava

keseciklerinin

kolayca

inflasyonunu (þiþmesini) saðlayan bir madde olan surfaktan geliþmeye baþlamýþtýr. Bu 24. gebelik haftasýndan sonra doðan bebeklerin %50'den fazla bir yaþam þansýna sahip olmasýnýn bir nedenidir. Ancak, bu sýrada doðum yapma olasýlýðýnýz olursa çoðu saðlýk personeli bebeðin oluþmaya devam etmesini saðlamak amacýyla preterm doðum olayýný durdurmak için her türlü çabayý gösterecektir. 25.Gebelik haftasýndaki diðer tipik bir geliþim, karýn ve göðüslerinizde gerginlik iþaretleri olan gümüþ rengi, solgun çizgilerin fark edilebilmesidir. Kremler fayda etmeyecektir fakat destekleyici bir korse giyilmesi bunlarý önlemeye yardýmcý olabilir. Zamanla hafifleyeceklerdir. Ayrýca gözleriniz ýþýða hassas olabilir ve batma hissi ve kuruma olabilir. Bu kuru-göz olarak bilinen tamamen normal bir gebelik semptomudur. Rahatsýzlýðýnýzý gidermek için 'yapay gözyaþý damlalarý' kullanýn.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

123

26. hafta, bebek þimdi yaklaþýk 68gr aðýrlýðýnda ve 22 cm uzunluðundadýr. Bebek nefes alma hareketleri yapar ama akciðerlerde henüz hava yoktur. Muhtemelen gestasyonel diabetiniz olup olmadýðýný saptamak için bir glikoz tolerans testi yaptýracaksýnýz. 27. hafta; bebek þimdi 900 gr'ýn çok az üzerinde aðýrlýktadýr ve bacaklar uzatýldýðýnda yaklaþýk 27 cm uzunluðundadýr. Henüz akciðerlerinde hava olmamasýna raðmen, nefes alma hareketleri yapabilir. Halen retinalarýn oluþumu bitmediðinden, bu devrede doðan bebeklerde prematurite retnopatisi adý verilen bir göz problemi oluþabilir.


124

4. Bölüm Üçüncü Trimester 4 Mart - 22 Mayýs 2002


125

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

4 Mart 2002 Hamilelik günlüðüne þu odada, þu bilgisayarýn tuþlarýna basarak baþlayalý beri bir yýl olmuþ. O sýrada henüz hamile deðildim ama kalmak istiyordum. Þimdiyse geri sayýmdayýz, Elvin üç aydan kýsa bir süre sonra yanýmýzda olacak. Hâlâ sürmekte olan 27. haftadaki þikayetlerim sýrtýmdaki aðrý, nefes alma problemi. Artýk eðilip çorap ve ayakkabý giymek zor, tartýya çýkýyorum ama rakamý kendi kendime göremiyorum, 70 kiloyum, 2 kilo fazlam var, çarþamba günü doktorumuzla randevumuz var, havalarýn ýsýnmasýyla birlikte beliren kýyafet deðiþikliðine adapte olmaya çalýþýyorum, uygun giysileri arýyorum, bir de son zamanlarda pantolona benzer bir eþofmaným var babamýn hediye ettiði, onunla çok rahat ettiðimden her Allah'ýn günü onu giyiyorum... mumcu.com güzel bir kadýn saðlýðý sitesi. Hem ayrýntýlý bilgiler var, hem de yazýcý uyumlu! Gebe bir kadýnýn karnýndaki bebeðin hareketlerini ilk kez hissetmesinin bir adý varmýþ! Quickening. Ýlk bebeðine hamile olanlar hareketleri ilk kez 18 ila 24. haftalar arasýnda hissediyorlar, günlüðümü þöyle bir karýþtýrdým, benim en belirgin hissediþim 20. haftaya rastlýyor. Quickening için anne adayýnýn aðýrlýðý, bebeðin ve plasentanýn pozisyonu önem taþýyor, bu yüzden bazý

anneler

diðerlerinden

daha

geç

veya

daha

erken

hissedebiliyorlar, yani gereksiz yere telâþlanmamamýz öðütleniyor. 28. haftadan itibaren bebeðin hareketleri bebeðin iyilik hâli hakkýnda anneye ipuçlarý verebiliyor. Hareketlerin azalmasý bebeðin sýkýntýda olduðunu düþündürüyor ve ileri tetkik gerektiriyor. Pek çok uzman hareketlerin sayýlmasý yöntemini kullanýyor. Fetal hareketleri saymaya baþlamak için en uygun zaman bebeðin en aktif olduðu zamanlar. Kaydetmeye baþlarken hareket ve saati bir kaðýda not ediliyor. 10 harekete ulaþtýðýnda bu da yazýlýyor. Bu test


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

126

hemen her gün ayný saatlerde tekrarlanýyor. Bebek eðer o gün sakinse 5-10 dakika yürüyüþ, þekerli yiyecekler ve ardýndan sol yana yatýþ öneriliyor. Bebeðin dört saatte en az on kez hareket etmesi gerekiyor. Bu sayý ondan az ise doktor aranmalý deniyor. Doktor Mumcu "Çok hareket eden bir bebeðin ileride hiperaktif olmasý gibi bir durum söz konusu deðildir" diyor. Bebek hareketleri ile cinsiyet arasýnda bir bað da yok. Bebek hareketlerini hissetmek için karnýmýza bir walkman dayayabileceðimizden söz ediliyor... Pamukkale'de yüksek volümle þarký söyleyen adam bir walkman etkisi yaptý herhalde bebeðimize. Bir de, sinemaya gittiðimize özellikle fragmanlar sýrasýnda hayli hareket hissedebiliyorum ben. Hamilelikte bilgisayar kullanýmý üstünde durulan konulardan biri. Nedense çoðumuzda bilgi eksikliðinden kaynaklanan bir korku. 1991yýlýnda Amerika Ulusal Meslek Güvenliði ve Saðlýk Enstitüsü tarafýndan yapýlan bir çalýþma tüm gün boyunca VDT (monitör) ile çalýþan kadýnlarýn, VDT ile temas etmeyen kadýnlara göre düþük risklerinin daha yüksek olmadýðýný ortaya koyuyor. Bu konudaki diðer çalýþmalar da ayný sonucu veriyor, monitörle çalýþmanýn belirgin bir riski yok. Ancak bilgisayar kullanýcýlarýnýn çoðunda elbette ense, bilek, el ve omuz aðrýlarý görülüyor ve bu durum stres yarattýðýndan ve stresin gebelik üstünde olumsuz bir etkisi de olduðu bilindiðinden mümkün olduðunca az bilgisayar kullanýmý öneriliyor hamilelere. Ekrandan 50 santimetre uzak durulmasý salýk veriliyor, çünkü 50 santimetreden sonra radyasyonun etkisi kayboluyormuþ. Belden destekleyici yastýklar, ara sýra kalkýp dolaþmak ve gerinmek diðer öðütler. Bütün bunlar yapýldýðý zaman hamile kadýnlarýn hiçbir endiþe duymadan bilgisayar kullanabilecekleri söyleniyor. Benim doktorum günde iki saatten fazla bilgisayarla çalýþmamamý öðütledi, kullanmadýðým zamanlarda da bilgisayarýmý kapalý tutmamý istedi. 5 Mart 2002 Hamile kadýnlarýn çalýþtýrýlma þartlarý, sanýrým hamileliðinin sonlarýna yaklaþan ve çalýþan her kadýnýn bilmek isteyeceði bir konu. "Gebe ve Emzikli Kadýnlarýn Çalýþtýrýlma Þartlarýyla, Emzirme Odalarý


127

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

ve Bakým Yurtlarýna Dair tüzüðün 3. maddesi kadýn iþçilerin doðumdan önce 6 hafta, doðumdan sonra da 6 hafta olmak üzere toplam 12 hafta boyunca çalýþtýrýlmalarýnýn yasak olduðunu belirtiyor. Ancak bu süre çalýþma koþullarýna ve saðlýk durumuna göre artýrýlabiliyor. Doðumdan sonraki altý haftanýn ardýndan da isteyen anne 6 aylýk ücretsiz izin kullanabiliyor ve iznin bitiminden sonra iþine dönebiliyor. Emzirme iznine gelince; yeni doðum yapmýþ kadýnlarýn 1475 sayýlý Ýþ Kanunu'nun 64. maddesi uyarýnca bebekleri 1 yaþýna gelene dek günde 2 defa 45'er dakikadan toplam 1.5 saat bebeklerini emzirme haklarý var. Ancak bu hak; evi ile iþyeri arasýnda hayli mesafe olan kadýnlar için olanaksýz olduðundan bazý iþyerleri kendi inisiyatiflerini kullanarak çalýþanýna haklar tanýyabiliyorlar. Örneðin bazý iþverenler gün içindeki 1.5 saatlik emzirme hakkýný kullanamayan kadýnlara hafta içinde bir iþ gününü tatil olarak kullanma hakký veriyor. Bu durumda benim herhalde nisanýn ortalarýnda izne ayrýlmam gerekiyor. Havalar yürüyüþ yapmak, kendini dinlemek ve dinlenmek için nasýl da güzel, izinler üç ay önceden verilmeliydi! 6 Mart 2002 28. hafta; bebek 30-37 cm uzunluðunda yaklaþýk 1135-1362gr aðýrlýðýndadýr.

Uterusunuzdaki

mevcut

boþluðu

doldurmaya

baþlamýþtýr. Gözleri açýlýp, kapanýr, düzgün aralýklarla uyur,uyanýr, parmaklarýný ve özellikle baþ parmaðýný emebilir. Halen immature olmasýna raðmen, akciðerleri prematüre doðum olduðunda bir ventilator yardýmýyla ve diðer olanaklarla birlikte hayatý devam ettirme yeteneðindedir. Uterusunuz þimdi kaburga kafesinizin yakýnýndadýr. Þu andan baþlayarak ve gebeliðin son 3 ayý sýrasýnda, bacak kramplarý, hemoroidler, varikoz venler ve karýn kaþýntýsýndan rahatsýz olabilirsiniz Gebeliðin baþýnda Rh negatif olduðunuz bulunmuþsa, muhtemelen bu hafta veya bundan sonraki hafta Rh antikorlarý için test edileceksiniz. 7 Mart 2002 Dün doktorumuzla randevumuz vardý; annem de bizimleydi. Gürkan Bey 4 kilo fazlam olduðunu söyledi, bundan sonraki kontrole yani 33. haftaya kadar yalnýzca 1.5 kilo almamý istiyor. Hamileliðimin baþýndan


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

128

beri aldýðým kilo 12 ve bu aslýnda ideal bir hamilelik kilosundan söz edilemese de hamileliðin en sonunda ulaþmam gereken kilo. Gürkan Bey aþýrý kilolar hamileliðinin sonuna doðru seni rahatsýz eder, tansiyon, baþ dönmesi gibi problemler yaþayabilirsin diyor. Yine þikayetlerimi sordu; ben de yine az da olsa nefes darlýðý olduðundan söz ettim; bir de ayak bileklerimi gösterip "Ne kadar þiþmiþler deðil mi?" dedim, "Hayýr" dedi doktor, "Þiþmemiþ, þiþmanlamýþsýn". Tanrým, biri bir gün bana 72 kilo olacaðýmý söyleseydi asla inanmazdým... Ultrason görüntülerinde bebeðimizin geliþimi 27 hafta 5 günlük bir bebek için tamamýyla normal çýktý. Elvin'imizi tekme atarken, gözlerini oynatýrken izledik, yeni doðmuþ bir bebeðe benziyordu, çok güzel görünüyordu. Annemin gözleri doldu; "Benim bebeðimin içinde bir bebek var yani" diyor, "týpký bir Matruþka gibi..." Doktorumuz kramp, burun kanamasý gibi þikayetler var mý diye sordu; hayýr, bunlar bende yok. Hamileliðim hâlâ duyduðum bir çok hamilelik hikâyesinden daha iyi geçiyor. Gürkan Bey bebeðimizin olasý doðum tarihi için 2 haziran dedi, bununla birlikte 25 Mayýs ile 10 Haziran arasýnda herhangi bir tarih olabilirmiþ. Akþam annemlerde balýk yedik, babam da bir dahaki sefere gelmek ve ultrason görüntülerini izlemek istiyor. Bu sabah da Galip beni iþ yerime býraktý, birlikte bebeðimizin ultrason görüntülerini tekrar izledik, Galip ekrana öyle büyülenmiþ bir þekilde ve sevgiyle bakýyordu ki, tam o anda onu videoya kaydetmek ve fotoðrafýný çekmek isterdim... 8 Mart 2002 Bu haftada yapýlmasý gereken rutin bir test glikoz testi. Sabah kahvaltý yapýlacak, aradan iki saat geçince 50 gram glikoz içilecek ve test yaptýrýlacak. Bu testi hafta sonuna saklýyorum... Hamilelik sýrasýnda bebeði çevreleyen plasenta bazý hormonlar üreterek bebeðin geliþmesine yardýmcý oluyor. Ancak bu hormonlar insülinin vücuttaki normal iþlevini görmesine engel oluyor. Dolayýsýyla hamile kadýnýn vücudu insülini kullanamýyor, kan þekeri yükseliyor ve hamilelik döneminde kadýna üç katý insülin gerekiyor. Amerikan Diyabet Cemiyeti de hamile kadýnlarýn 24-28. haftalarda diyabet kontrolünden geçirilmesi gerektiðini söylüyor. Hamilelik


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

129

diyabeti tedavi edilmez ya da kontrol altýna alýnmazsa bebekte sorunlara yol açabiliyor. Gürkan Bey'in dediðine göre ise hamilelikte hiçbir sinyal vermiyor bu hastalýk, bu yüzden de ancak bir test aracýlýðýyla kontrol edilebiliyor. Bu tür diyabette pankreas insülin üretmek için fazla mesai yapýyor ama üretilen insülin kan þekerini düþürmüyor ve insülin plasentayý aþýp bebeðe ulaþamýyor. Bebeðin kan þekeri düzeyi artýyor, fazla kan þekeri ve insülin de bebekte fazladan yað oluþumuna yol açýyor. Sonuçta bebek þiþman oluyor ve bazýlarýnda solunum zorluklarý yaþanýyor, omuzlarý hasar görmüþ olabiliyor ve bu bebekler ileriki yaþamlarýnda 2. tür diyabet hastasý olma riski taþýyorlar. Tedavi için ise hamile kadýna özel beslenme rejimleri, fiziksel etkinlikler, her gün kan þekerinin kontrolü ve insülin iðneleri. Hamilelikte diyabet her yýl yaklaþýk 135 bin kadýnda görülüyor ve bu tip diyabet hamilelik sonunda sona eriyor. 9 Mart 2002 Þu andan baþlayarak bacak kramplarý, hemoroidler, varikoz venler ve karýn kaþýntýsý oluþabilir... 11 Mart 2002 Bugün aklýma geldi; en sevdiðim ay tümüyle benim! Mayýs. Özgürüm. Bebeðimizin doðmasýný beklediðim ay en sevdiðim ay, þimdiden hayâlini kuruyorum, kitaplarla, kalemlerle, defterlerle, güneþle dolu bir ay. Rahat, huzurlu, geç kalkýp geç kahvaltý yapýlan koca bir mayýs beni bekliyor! Hafta sonu eczaneden 50 gramlýk glikozu aldým, Gürkan Bey gibi eczacý da "Aman dikkat, çok mide bulandýrýr, biraz limon sýkýn içerken" dedi. Cumartesi sabahý ben de bir törene hazýrlanýr gibi hazýrlandým glikozu içmeye. Kusmaya hazýrlýklýydým yani, ama o da ne, glikoz içmek þekeri biraz fazla kaçmýþ bir limonata içmekten farklý deðil. Dedim ki içimden, þu hamile kadýnlar her þeyi o kadar çok abartýyorlar ki, doktorlar ve eczacýlar da elbette onlara inanýyorlar. Glikozu içtikten bir saat sonra laboratuardaydým, hem kan þekeri, hem de idrar tahlilleri için. Laborant herhalde þaþýrmýþtýr, glikozunu kendi içmiþ, idrarýný da bir kavanozda getirmiþ bir kiþiydim!


130

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

Son zamanlarda oluyor, hamile kadýna þefkat gösterenlerle sýk sýk karþýlaþýyorum, hemen bana oturmam için bir yer gösteriyorlar... Ben de bekleyeceðime Ayda'yý ve Ata'yý ziyarete gittim. Ata da Emir gibi bir yaþýný bitirdi artýk, gözlük takmaktan hoþlanýyor, müzik sesi duyunca hemen hareket etmeye baþlýyor. Ayda'yla yaz günlerinden konuþtuk, Elvin doðmuþ olacak, Ata biraz daha büyümüþ. Ayný yazlýkta olmanýn faydalarý; herhalde yaz boyu Ayda'yla çocuklarýmýzdan konuþacaðýz. Test sonuçlarýný aldým; bana normal gibi görünüyor... Bugün de doktoruma faksladým; þimdi onun yorumlarýný bekliyorum. Cuma akþamý da Hande ile Emir bizdeydi; Emir'in en son numaralarý arasýnda "göz kýrp" deyince gözlerini kapatýp açmak var. Pazar gecesi de biz onlardaydýk, Emir belli ki çok mutlu bir çocuk, sürekli neþeli, onu öyle görmek de çok keyifli... 13 Mart 2002 29. hafta; bu aylar gerilimlidir. En son trimester tipik olarak bu hafta baþlar ve 40 haftaya kadar ve bazen daha da sonrasýna kadar devam eder. Çoðu kadýn bu trimester sýrasýnda ortalama 5kg alýr. Muhtemelen iki duygu arasýnda bocalamaktasýnýz. 'Her zaman gebe kalacaðým' ve 'yardým edin, henüz hazýr deðilim' Þimdi çocuðunuzun saðlýk takibi için pediatristlerle görüþmeye baþlamanýn ve

emzirmeyi

isteyip

istemediðinize

karar

vermenin

zamanýdýr.Yaklaþýk bu zamanda , bebeðinizin gözlerini açabilir ve baþýný uterus içinde sürekli, parlak bir ýþýk kaynaðýný bulmak için döndürebilir. Yað tabakalarý oluþmaya devam eder ve týrnaklarý tomurcuklanýr. Henüz yapmamýþsanýz doktorunuzu muhtemelen 8. aya kadar 2 haftada bir vizit etmeye baþlayacak, daha sonrada haftada bir vizit edeceksiniz. 14 Mart 2002 Gece Galip'le yatakta yüz yüze geldiðimizde, onu uyandýrýp "Lütfen öteki tarafa döner misin?" diyorum kimi zaman. Dün gece de ayný þeyi söylediðimde "dönemem" dedi Galip, bir rüyanýn içinden. O sýrada araba kullanýyormuþ! "Neden dönemezsin?" dedim, "Buradan dönmem imkânsýz" dedi, "Niye peki?" dedim, 44 litre benzin almasý gerekiyormuþ... Peki dedim; misafir odamýzdaki yataða yollandým...


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

131

20 Mart 2002 30. hafta; bebek þimdi yaklaþýk 1350gr aðýrlýðýnda ve 50cm uzunluðundadýr. Erkek bebekte testisler böbreklerin yakýnýndaki yerleþim yerlerinden, kasýk boyunca rotuma doðru olan yollarýna inmektedirler. Diþide, labiumlar halen küçük olduðundan ve henüz clitonisi kapatmalarýndan (bu doðumdan önceki bir kaç haftada olacaktýr.) klitoris relatif olarak belirgindir. Bebeðin baþý uzamaktadýr ve bu sýrada beyin geliþimi çok hýzlýdýr. Bebeðin gittikçe aþaðýya indiðini fark etmeye baþlayabilirsiniz. Bu hafifleme veya angajman olarak adlandýrýlýr ve karnýn alt kýsýmlarýnda basýnç artmasý hissinden, bebeðin dýþarýya fýrlayacaðý hissine kadar her türlü hissi duyabilirsiniz. Þimdi nefes alma ve yemek yeme daha kolay olabilmesine raðmen yürümek rahatsýz edici olabilir ve sürekli idrar yapmaya ihtiyacýnýz olduðunu hissedebilirsiniz. Artýk bebek oynadýðýnda karným þekilden þekle giriyor. Alçaltýlar, yükseltiler... Tuhaf bir görüntü. Peki diyorum, þimdi böyleyse bir ay, iki ay sonrasý nasýl olacak? Bir defasýnda elimin altýndaki yükseltinin kafasý olabileceðe kanaat getirdim, pek kolay anlaþýlmasa da Elvin'in büyüdüðünü gözlerimle görmek nefis bir duygu. Galip de akþamlarý uzun süre bu deðiþiklikleri izliyor. Bir de bir bebeðin saçlarýna dokunur gibi saçlarýmý kurutuyor, kulaklarýmý eliyle kapatýyor, tararken aynen bir bebeðe davranýlmasý gerektiði gibi davranýyor. Hep söylüyorum, böyle yapýnca da duygularým pekiþiyor, o bir melek ve yakýnda harika bir baba olacak... Bir web sitesini 29. haftada yapýlacaklar listesinde "bebeðinizin kolej parasýný biriktirme plânlarýný araþtýrýn (çok erken diye düþünüyorsanýz aldanýyorsunuz)" diye bir madde var. Benim bugün itibarýyla nefes almam çok zor, oturmam da zor. Gece de rahat uyuyamadým. Yani aslýnda bugün zor bir hamilelik günü sayýlabilir... (Daha ileriki sayfalarda da 37. haftanýn sonuna kadar, yani bebek tümüyle aþaðý inene kadar nefes alma güçlüðü çekeceðimizden söz ediliyor.) Þimdi þu günlüðü yazarken nefes almanýn nasýl güzel bir duygu olduðunu anýmsýyorum, öyle bir nefes alma yoksunluðu içindeyim ki, sanki okyanusun dibine yollanmýþým ama tüpümde yeterli hava kalmamýþ gibi...


132

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

25 Mart 2002 Tarihler feci bir þekilde önemseniyor ve hepsi akýlda tutuluyor; doktorumuz 25 Mayýs ile 10 Haziran arasýnda doðum gerçekleþebilir demiþti; yani bu günden sonra iki ayým kaldý iyimserliði içindeyim... Yataðýmýz yastýk bahçesi! Dün baþka bir yastýðý karnýmýn altýna dayadým, biri de bacaklarýmýn arasýndaki daimi yerini koruyordu zaten, böylelikle misler gibi uyudum! Hâlâ son aylarýnda koltukta uyuduklarýný söyleyenleri düþünüyorum, dün de Ömür söz ediyordu, bir berjerde, ayaklarýný sehpaya uzatarak uyuyormuþ, hem de çok rahat bir þekilde. Dediðine göre berjer yataktan daha fonksiyonel oluyormuþ son aylarda... Bilemiyorum; bir iki kez havaalanlarýnda rahatsýz koltuklarda uyumak zorunda kaldým, onun dýþýnda böyle bir koltuk uykusu tecrübem yok... Rüyalar sýklaþtý. Dün gece hamileliðimin son günlerindeydim ama bebek bir türlü doðmuyordu... Kendimi çatlamak üzere gibi hissediyordum, çok sýkýlmýþtým, hava sýcaktý ama hayýr, bebek doðmadý. Bir de dün Galip ile benim kuvözde çekilmiþ, prematüre hâllerimin fotoðraflarýna baktýk. Elvin'in þu anda karnýmdaki durumuyla eþ deðer bir bebek kuvözdeki. Bize basbayaðý bir bebek gibi göründü benim prematüre hâlim. Yani karnýmda þimdi böyle, ciddi ciddi bir bebek var duygusu çok deðiþikti. 27 Mart 2002 31. hafta; bebeðiniz uterus içinde görebilir, ýþýðý karanlýktan ayýrabilir. Ayrýca gözlerini kýrpabilir ve kapatabilir.Yaklaþýk 37. Haftada, bebek aþaðý inene kadar ( fakat ikinci veya takip eden gebeliklerde doðuma

kadar)

alamýyorsunuz

nefes gibi

alamýyor

gibi

hissedebilirsiniz.

veya Bu

yeterince

hava

derece

fazla

son

büyüdüðünden sindirim organlarýna ve drafragmaya, nefes almaya yardýmcý olan yassý büyük kas, basý yapan uterusunuza baðlýdýr.Þimdi bir hastaneye kaydolmak ve doðum planýnýzý (doðum sýrasýnda ideal olarak nelerin olmasýný istediðinizi) yapma zamanýdýr. Ayný iþyerinde dört beþ hamile kadýnýz; hepsi farklý haftalarýný yaþayan. Ýnsan hep kendinden daha ileri olan hamileliklere özeniyor, bir de herkesin birbirine sorularý genelde ayný, "þimdiye kadar kaç kilo


133

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

aldýn, nefes darlýðý çekiyor musun, horluyor musun sende, geceleri nasýl uyuyorsun?"... Hep yazýyorum, www.mumcu.com en bilgilendirici sitelerden biri. Bugün "Gebeliðin Son Dönemleri" isimli bir yazý okudum. Ýþte oradan notlar: Uykusuzluðun üstesinden gelebilmek için gündüzleri hafif egzersizler, uykudan önce kafein almamak ve ýlýk bir bardak süt öneriliyor. Sýrt aðrýsý için masaj ve ýlýk duþ, kramplar için jimnastik ve kalsiyum, potasyumlu vitaminler öneriliyor. Nefes darlýðý için oturur ya da yarý oturur pozisyonda uyumak ya da iki üç yastýk kullanmak gerekiyor. (Peki ya gündüzleri ne yapacaðýz?) Mide yanmasý için sýk sýk, azar azar yemek yemek, yemekten sonra yürüyüþe çýkmak gerekiyor. (Ya da benim gibi doktorun önerdiði ilaç kullanýlacak) Kasýlmalar için önerilen yine ýlýk banyo. Sýk idrara çýkma son dönemde bebeðin iyice aþaðýya doðru inmesi yüzünden meydana geliyor ve doðumun yaklaþtýðýnýn habercisi. Baský hissi içi dinlenmek, yüzmek öneriliyor. Yaz anneleri bu durumda diðerlerinden daha þanslýlar. Tekmeler son dönemde acý verir hâle gelebiliyor. Bebeðe kalan alan daralýyor ve hareketler direkt hissediliyor. Hattý bazý anne adaylarýnýn karnýnda morluklar tespit edilebiliyormuþ! Tekmeler için yapacak bir þey yok, "yapma evlâdým" demekten baþka... Denge merkezi deðiþtiðinden sýk sýk düþmeler söz konusu olabildiðinden

son

aylarda

çok

dikkatli

olmak

gerekiyor.

Merdivenlerden inerken týrabzana tutunmak, evde kimse yokken duþa girmemek, duþta iyice tutunmak önemli. bebeðin içinde bulunduðu amniyon kesesi ve sývýsý onu darbelerden koruyacak güçte olsa da yine de düþme sýrasýnda karýn üstüne düþmemeye çalýþýlmalý... 28 Mart 2002 Pazar günü için yazdýðým yazý; "Hamile Kadýn Modasý Marc Jacobs Bahar 2002 Koleksiyonu'nda hamile kadýn giysilerine de yer vermiþ. Kotun üzerine giyilmiþ bir tiþört gibi duran modeli


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

134

akýllýca. Þimdilerde hamile olan Uma Thurman, Cindy Crawford, Lisa kudrow bu giysileri giyiyor. Marc Jacobs ünlülere, alýþkýn olduklarý vücut formlarýna uygun giysiler üretiyor ve bu aralar ünlüler arasýnda çok popüler.. Merak edip internette Marc Jacobs'un giysilerine bakýnca, kendimi bir anda bir "derya" içinde buldum, "Hamile Kadýn Modasý". Benim gibi hamile olmaktan memnun ama ne giyeceðini bilmeyen dünyanýn dört bir köþesinden binlerce kadýn varmýþ meðer. Örneðin bir kadýn þöyle diyor; "Hamile kadýn giysileri ucuz ve çirkin. Ýnsana zorla 'bu iðrenç þeyleri alýn ve mutlu olun" deniyor."... Açýkçasý benim de hamile kadýn giysileriyle ilgili düþüncem bundan pek farklý deðil, vitrinlerde ayný ruhsuz giysiler var hep, þu jile denen þeyler ve her kadýný, neþeyle hoplayýp zýplayan masal kahramanlarýna benzetmeye çalýþan, arkadan fiyonk atýlan bluz ve elbiseler... Pantolonlar hep ayný kötü kumaþtan, genellikle koyu renk ve iç karartýcý. Gömleklerin hepsi ayný model. Kanýmca tüm hamile kadýnlarý birbirine benzetmeye çalýþan bu sistemin artýk sonu gelmeli... Çünkü kendi pantolonlarýnýza monte edebileceðiniz, düðmelerin tümünü açýkta býrakan bir lastikli sistem türedi, böylelikle baþka bir insan olmaktan kurtulmak az da olsa mümkün. Hamile kadýn giysileri ilk olarak 1911 yýlýnda Lane Bryant tarafýndan satýlmaya baþlamýþ. Bryant, New York Herald Gazetesi'ne verdiði ilanda rahat ve modern hamile giysilerinin satýþýna baþladýklarýný söylüyormuþ. En güzeli, ilandaki slogan, "Bu giysilerle normal görüneceksiniz". Daha sonra altmýþlý yýllarda bir maðaza Jacqueline Kennedy'nin hamileyken giydiði giysileri kopyalayarak "First Lady'lerin Hamile Modasý" diyerek satmaya baþlýyor. Hermes de "Kelly Bag" adýný verdiði büyükçe bir kutuya benzeyen çantayý sýrf kadýnlar hamile iken normal görünebilsin diye icat ediyor! Monako Prensesi Grace Kelly, Caroline'e hamile olduðu sýrada, istenmeyen hamile fotoðraflarýndan kaçmak için bu çantayý karnýnýn üstünde tutuyor! Eh, buradan da Grace Kelly'nin bile hamileyken doðru kýyafetleri bulamadýðý sonucunu çýkarabiliriz... Bir kadýnsa, giyilen þeyin hiç de önemli olmadýðýný çünkü herkesin hamile kadýnlara ayný sempatiyle baktýðýný söylüyor. Peki o zaman;


135

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

neden tüm hamile kadýnlarýn -çalýþan kadýnlar hariç-

sanki dünya

yüzeyinden bir anlýk yok oluþu yaþadýklarý ve bebek doðar doðmaz geri döndükleri duygusuna kapýlýyoruz? Neden Madonna hamileyken dar kotunu göbeðinin altýna indirip, streç bluzunu da iyice çýkararak giyiyor da sýradan kadýnlar ellerinden geldiðince bol giysilere tutunuyor? Bu satýlan hamilelik giysileri benim "asla bir daha onlarý gözüm görmesin" dediðim türden þeyler. Normal bir insanýn asla göz ucuyla bile bakmayacaðý kadar modadan ve yaþanýlan dünyadan, çaðdan uzak þeyler. Sanki birileri bu giysileri üretmiþ ve "Olay budur. Deðiþemez"

demiþ.

Bir

tek

salopetleri

sevimli

bulduðumu

söylemeliyim, o da "biraz" sevimli denecek türden. Deðiþen vücutlarýmýza adapte olmak zaten zor bir þeyken bir de itici giysilere bürünmek zorunda kalmak iþi daha da güçleþtiriyor. Sahip olduðunuzu sandýðýnýz stiliniz yok oluyor! Baþka bir hamile kadýnýn dediði gibi; "hamile kadýn giysileri hayâl gücünden yoksun olarak tasarlanýyor." Böyle olunca da ya kendi stilinizi kendiniz yaratýp birilerine bu giysileri diktireceksiniz ya da o çok ünlü ve zengin kadýnlarýn çok ünlü modacýlarýndan giysi satýn alacaksýnýz. Eh, birinci seçenek enerjik ve çok istekli bir yapýya sahip olmanýzý gerektiriyor, ikinci seçenekte de bol paranýz olmasý þart. Ya da c þýkký; sizden þiþman olan tanýdýklarýnýzýn gardýrobunda eðlenceli bir yolculuða çýkýn!" Yazmadan olmaz; benim hamileliðim belirli yiyecekleri belirli sürelerle isteyerek ve sonra onlarýn adýný bir daha anmayarak geçti. Geçtiðim haftaki takýntým, henüz yeteri kadar þekerlenmeyen çileklerdi. Galip'den her gün eve çilek getirmesini istedim ve tüm hafta boyunca çileði her çeþit forma soktum! Önce küçük dilimlere ayýrarak, sonra pudra þekeriyle, bir baþka gün dondurmayla, derken krem þantiyle ve bir gün de telâþla elime geçirdiðim büyük bir þarap bardaðýna önce çilekleri, sonra dondurma ve kremþantiyi dizerek, en üste de bolca çikolata sos dökerek! Bu nefis kupu yaklaþýk iki dakika içinde tükettikten sonra bu "þey"in önce, hayatta yediðim en iyi þey olduðuna kadar verdim, sonra da büyük bir piþmanlýk duydum! Çünkü elimde olsa her gün bunu


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

136

yiyebilirdim ama doktorum beþ hafta içinde yalnýzca 1.5 kilo almama izin vermiþti... Sonra yýllar boyu zayýftan da öte zayýf olduðum zamanlarda neden böyle þeylere istek duymadýðýmý sordum kendime; o zamanlarda istediðim kadar kremþantili, çikolata soslu çilek tüketebilirdim... Ne þans! Çilek sevdam yerini bir sonraki haftada meyveli yoðurda býraktý; daha saðlýklý, daha saðlam bir seçim...Þimdi de üç,beþ tane yüzüne bile bakýlmayan yoðurt buzdolabýnda beni bekliyor. Halbuki geçen hafta çok deðerliydiler. Hamilelik bu þekilde geçip gidiyor, bir iki günde bir korkarak tartýya çýkýyorum, doktora gitmemize yaklaþýk on gün var ve ben bir kilo aldým. Nasýl seviniyorum. Onca çilekli tatlýdan sonara korktuðum baþýma gelmedi yani. Diðer dönemlerden daha az yiyorum, eskiden olduðu gibi gece kalkýp çikolata yemiyorum, fazla kilo almayýþým herhalde bundan. Elvin içimde dönüyor geceleri, hafifçe uyanýyorum, kanýksadým minik kollarýnýn, bacaklarýnýn hareketlerini. Öyle ki; insan düþünmeden edemiyor, bu duygunun bebeðin doðumuyla birlikte biteceðini bilmek biraz hayâl kýrýklýðý yaratýyor. 3 Nisan 2002 32. hafta; bebeðinizin hareketlerinde bir deðiþiklik fark edebilirsiniz. Daha az sýklýkta ve daha az kuvvetli gözükebilirler. Þimdi, bebek o kadar büyümüþtür ki uterusunuzun içini tamamen kaplar hale gelmiþtir. Bebek daha az hareket etmektedir, çünkü hareket etmesi için yeterince yer yoktur. Derinin altýna bir yað tabakasý yerleþtirilmiþtir. Doktorunuz ilk glikoz testinde þüphelendiyse, 32-34. haftalar arsýnda tarama tekrarlanabilir. Nefes alma ve gevþeme egzersizlerini yapmayý ihmal etmeyin ve periyodik olarak çocuk doðumuyla ilgili sýnýf notlarýný gözden geçirin. Bugünlerde karnýma ýþýk tuttuðumda, Elvin'in ýþýðý izlemesi gerekiyor; yazanlar böyle. Ama hayýr, Elvin bu ýþýk izleme oyununu pek sevmiþe benzemiyor, þimdiye kadar hiçbir denememden sonuç alamadým. Hamilelikte vücutta meydana gelen en güzel þey nedir diye sorsalar, benim yanýtým saçlarýmýn hiç dökülmemesi olurdu. Hamilelik


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

137

öncesinde her gün evde yerlerden tutam tutam saçlar toplarken þimdi bir tek saç teline bile rastlamýyorum. Hamilelik hormonu denen þey bir ilaç hâline getirilse ve saçlarý çok dökülenler bunu kullanabilse... Kim bilir belki de buna benzer bir þeyler vardýr ama hiçbir ilacýn hamileliðin kendisi kadar kuvvetli olacaðýný sanmýyorum. Ýnternette tekrar hamile kadýn günlükleri aramaya baþladým. Bir tanesi www.babydenmark.com. Alýþýk olduðumuz pembe ve mavi tonlardan uzak tasarýmýyla hayli ilgi çekici geldi bana. Deðiþik bir yeþil tonu hakim siteye. Anne bebeðinin cinsiyetini bilmiyor ve doðuma kadar da öðrenmeyecek çünkü Askeriye'de ultrason yapýlmýyormuþ! Baþka siteler de var, anneler "doðuma þu kadar gün kaldý" diye ziyaretçilerine haber veriyorlar, bazýlarý bebeðin cinsiyetini, doðum anýndaki boyunu ve kilosunu tahmin etmemizi, birkaç tanesi beðendikleri isimler arasýnda bizim tercih yapmamýzý istiyorlar. Günü gününe yazanlar ruh hâllerinden, o gün "aþerdikleri" yiyeceklere kadar her þeyi yazýyorlar. Her gün ama her gün internet mucizesine bir kez daha hayranlýk duyuyorum. Dünyanýn baþka bir ucundaki baþka bir hamile kadýn ne hissediyor, bilebilmek harika bir duygu. www.pregnancyweekkly.com nefis bir site, keþke daha önce rastlasaydým... Dünyanýn dört bir yanýndan toplanmýþ, her haftaya ait bir ultrasonografi fotoðrafý var. 30. haftadan itibaren baktýklarým beni öyle þaþýrttý ki, sanki ultrason görüntüsü deðil de birebir bebek fotoðraflarýydý. Hayranlýkla baktým... Ayrýca nefis bilgiler var hamilelikle ilgili. Annem ve babam her gece bebeði rüyalarýnda gördüklerini söylüyorlar, babam onu gezmeye çýkarýyormuþ. Annem bu yazýn plânlarýný yaptý, ben sabahlarý erken kalkýp kahvaltýmý yaptýktan sonra hayatta en sevdiðim þeylerden birini yapmaya, yani yüzmeye gidecekmiþim (Hem böylelikle formumu yeniden koruyacaðým). Annem de 12.00-13.00 gibi bebeði havuz kenarýna getirecekmiþ ve sonra da arkadaþlarýyla buluþacakmýþ. Küçük yazlýk evimizin yatak odalarýný yeniden düzenliyor annem, bu yaz kalabalýk bir þekilde, hem de Elvin'imizle birlikte güzel, mutlu günler bizi bekliyor. Ýznime yaklaþýk on beþ gün kaldý. Bu ayýn onunda doktora gittiðimizde prosedürü öðreneceðim. Bildiðim kadarýyla SSK doktorunun bir kontrolden geçirip doðuma 6 hafta kaldýðýný ve izine çýkýlabileceðini bir raporla belirtmesi gerekiyor.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

138

Bazý internet siteleri 30. haftadan 34. haftaya kadar iki haftada bir doktor kontrolü yapýlmasý gerektiðini, 34. haftadan sonra da kontrollerin haftada bire indirilmesi gerektiðini söylüyorlar. Ciddi ciddi merak ettiðim bir konu bu; bizim kontrolümüz 33. haftada. Bu kontrolde doktorumuz bize neler söyleyecek, bizi bir daha ne zaman çaðýracak, nasýl bir doðum var aklýnda, benim durumum hangi tür doðuma uygun, bebek tam zamanýnda yani haziranýn baþýnda mý doðacak, yoksa mayýsta mý, kaç kilo doðacak, kime benzeyecek, babasý gibi esmer mi, benim gibi beyaz tenli mi olacak, doðumda her þey yolunda gidecek mi, sonra aðrým sancým olacak mý, babasý gibi gamzeleri var mý bebeðin, benim gibi yeþil gözlü ve çilli olma olasýlýðý ne, elleri, ayaklarý nasýl, çok aðlayan bir bebek mi, sakin mi olacak... Uf, daha ne sorular var aklýmda... Ben bunlarý yazarken Elvin içimde kýpýrdýyor. Eskisi gibi yalnýzca uzandýðýmda deðil, her zaman hareketli. Ýçimde dönüp duruyor ve ben bunu çok seviyorum! Pazar günü Emir'e anneannesi bakýyordu. Galip de onu görmeyi çok istiyordu, ben de "Git iste anneannesinden, bize gelip oynasýn biraz" dedim. Emir birinci yaþýný yeni bitirdi ama doðduðundan beri bize aþina olduðundan 1.5 saat boyunca sýkýlmadan, aðlamadan kaldý bizim evde. Saçlarýný kestirmiþler, altýn sarýsý gibi parlýyordu, öyle güzel bir çocuk ki! Elvin'in odasýnda oynayan ilk çocuk oldu Emir, karyolaya, minik yataða, araba koltuðuna teker teker kendi baþýna çýkýp indi. Oyuncaklarýn içinde yuvarlandý, müzik eþliðinde dönen pandalarý izledi, benim bacaklarýma sarýldý, ayaklarýmýn üstüne minik ayaklarýný koydu ve kucaðýma çýkmak istedi. O o kadar kucaðýmda olmayý isterken onu kucaðýma alamayacak durumda olmak üzdü beni. Pazarýmýzýn neþesi oldu Emir, bütün gün kendimizi çok yorgun hissettiðimiz, dýþarý çýkmaya hâlimizin olmadýðý bir gündü çünkü. Saatlerin ileri alýnmasýyla birlikte bir adaptasyon sorunu yaþadýk galiba. Bir önceki gün de ben yalnýz baþýma sokaklarý arþýnlamaktaydým, bir fotoðraf, bir de resim sergisi gezdim, daha sonra "Edebiyat Günleri" kapsamýnda yapýlan bir oturuma katýldým. Ýnci Aral, bana "benim kadar güzel" bir kýz çocuðu diledi. Daha sonra dolmuþ sýrasýndayken, þoför bana istersem bir sonraki aracýn ön koltuðuna oturabileceðimi söyledi.


139

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

Hamilelikle ilgili sevdiðim þeylerden biri de bu; tanýdýk tanýmadýk herkes þefkat gösteriyor. Bize gelmek isteyen arkadaþlarýmýz þart koþuyorlar, "Ece hiçbir þeyle uðraþmayacak, yerinden bile kalkmayacak". Ben de "tamam" diyorum. Pazartesi akþamý da Çaðlar gelecek, onun da Elvin diye tanýdýðý biri varmýþ, üniversiteden arkadaþýymýþ ve çok güzel bir kýzmýþ. 4 Nisan 2002 25 yaþýn altýnda ortaya çýkan ve 1. tip olarak bilinen ensüline baðýmlý þeker hastalýðýnýn anne karnýnda göbek kordonundan geçtiði tahmin ediliyormuþ. Anne karnýndaki bebeði enfeksiyonlardan korumak için göbek kordonundan geçen antikorlarýn arasýnda bulunan bazý hücreler bebeðin pankreasýndaki hücrelere saldýrýyormuþ. Bu hücreler

bebeðin

baðýþýklýk

sistemini

devreye

geçiriyor

ve

pankreastaki ensülin üreten hücreleri öldürdüðünden bebek þeker hastasý olarak doðuyor 32. haftada olduðum için dikkatimi çeken bir baþka þey þu; hamileliðin 32. haftasýnda depresyon en üst seviyeye ulaþýyor ve ancak 8 ay sonra en alt seviyeye geriliyormuþ. Anlaþýlan depresyondaki anne adaylarýnýn önünde çok zorlu bir dönem var. 32. haftada kasýkta belli belirsiz aðrýlar oluþabiliyor; bu bebeðin yaptýðý baský yüzünden. Bebek artýk eskisi kadar hareket etmiyor gibi hissetmemizin nedeni ise bebeðin yerinin daralmasý ve hareket alanýnýn azalmasý. Bu haftada bebek yaklaþýk 1800 gram, yeni doðmuþ bir bebek gibi görünüyor artýk... boyu da 39 cm... Bu aralar bebeðe bir þeyler okunabilir, müzik dinletilebilir... Hamileler, normal insanlardan yüzde 21 oranýnda daha sýk nefes aldýklarýndan kan dolaþýmý hýzlanýyor ve bu da sýtma mikrobu taþýyan sivrisineklerin daha çok hamile kadýnlara saldýrmasýna yol açýyormuþ. Yaz hamileleri için korkunç bir haber... annelergrubu@yahoogroups.com'dan epeyce faydalanýyorum. Üye olanlar birbirlerine sorular soruyor, deneyimlerini paylaþýyor. Bugün anne adaylarýnýn annelere sorduðu sorulardan biri de hazýrlýklarla ilgiliydi. Annelerden bizlere çok yararlý bilgiler, öneriler ulaþtý. Örneðin Sebamed'in bütün ürünlerini önerdiler, özellikle de piþik önleyici kremi


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

140

bir harikaymýþ. Bebek banyosu için file þartmýþ ve bebeðin göbeði düþene kadar önce yüzü aþaðýya bakacak þekilde yýkanýyormuþ, sonra da bu fileyle birlikte... Bir banyo termometresi çok iþe yararmýþ. Avent'in göðüs pompasý en iyisiymiþ, Nuk'un damaklý ve silikonlu biberonlarý bir harikaymýþ ve bir mama karýþtýrýcý almak çok iþe yarýyormuþ. Kanguru çok az kullanýlan bir þeymiþ, bebek hemen büyüyor ve bunun içine sýðmaz oluyormuþ ama ana kucaðý çok kullanýþlýymýþ. Hastane içinse bir port-bebe yeterli oluyormuþ. Her þeyi ama her þeyi büyük bir açlýkla okuyor ve notlar alýyorum. Bazý arkadaþlarýmýn dediðine göre hamilelik hakkýnda danýþmanlýk yapabilecek kadar bilgi edinmiþim... Olabilir. Zaten artýk büyük bir iþtahla hamilelik sonrasý bilgiler biriktirmeye baþladým. Þimdilik benim için bebek bakmak bir muamma. Nasýl bir anne olacaðým bilmiyorum bile. Hiç deneyimim olmamasý, yakýnýmda hiçbir çocuðun büyümemesi beni birazcýk da olsa endiþelendirmiyor deðil. Son haftalar yaklaþtýkça hamileliðimi býrakýp, doðum sonrasýna yöneldim. Sanýrým içgüdüsel bir þey bu. Yani artýk kendimle ilgili deðilim, her þeyin yolunda gittiðini biliyorum, kendim için yapacaðým fazla bir þey kalmadý. Artýk tüm dileðim dünyaya saðlýklý bir bebek getirmek ve ona iyi bakabilmek. Bir de nedense her þey yetiþmeyecekmiþ korkusu... Sanki bebek çarþaflarý dikilmeli bir an önce, bir an önce hastane çantasý yapýlmalý, yoksa geç kalýrýz . Oysa daha çok zaman var. 5 Nisan 2002 Ne derler? Hamilelikte en iyi sporlar yürüyüþ ve yüzmedir... Buyurun bakalým, Ýngiliz Kraliyet Yüksekokulu'nda görevli bilim adamlarý yüzme havuzlarýnýn anne adaylarýnda düþük veya sakat doðuma yol açabileceðini açýklamýþlar! Londra'da 8 havuzdan alýnan örnekler ceninin geliþimini olumsuz etkileyebilecek yüksek oranda kimyasallara rastlamýþlar. Havuzlarda dezenfektan da fazlaymýþ ve bu yüzden anne adaylarýna yüzmemeleri deðil ama havuzda kalýþ sürelerini iyi ayarlamalarý öneriliyormuþ. "Ýyi ayar" nasýl olmalýdýr, suda ne kadar kalmak gerekir, bunun belirgin bir yanýtý yok.


141

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

8 Nisan 2002 Þiþmanlýktan bacak bacak üstüne atamýyor ve çok þiþman çýktýðým gerekçesiyle bazý fotoðraflarýmý yýrtýyorum, hayatýmda daha büyük bir geliþme olabilir mi? Beni hep 40'lý kilolarýmda bilen arkadaþlarýma tarattýðým bir hamile fotoðrafýmý yolladým; þimdi herkesten gelen elektronik postalarý yüzümde bir gülümsemeyle okuyorum, hepsi de hamileliðin bana çok "yakýþtýðýný" söylüyorlar! Ama ben artýk göbek deliðimi geri istiyorum! Ýnsanýn gün gelip de hayat boyu içe göçmüþ bir þekilde duran göbek deliðini koca bir yükselti hâlinde görmesi çok ilginç ve tuhaf. Diyorum ya; cidden göbek deliðimi geri istiyorum ben... Burun

týkanýklýðý

sürüyor;

koltuklarda

belime

bir

yastýk

yerleþtirmeden rahat oturamýyorum, uzun süre ayakta duramýyorum. Hareketlerim gittikçe aðýrlaþýyor, birkaç basamakta bir dinlenmek gerekiyor merdiven çýkarken... Ýlgisi var mý bilmiyorum ama çillerim bu yýl erken davrandýlar, bütün yüzümü kapladýlar, üstelik eskisine oranla daha koyu renkteler. Neyse ki çillerini seven insan kategorisindeyim. Çaycý ablalardan biri de geçtiðimiz günlerde, "Bebek doðar doðmaz elini yüzünde þöyle bir gezdir unutmazsan" dedi. "Niye?" diye sordum, böylelikle çilleri olmazmýþ! "Neden çili olmasýn ki?" dedim, ben nasýl þaþýrdýysam, o da bu soru karþýsýnda þaþýrdý. Bir de geçen gün salopetimin düðmesi koptuðunda temizlikçi bir abla düðmeyi üstümde dikerken, bir ipliði aðzýmda tutmamý tembihledi, "Niye?" dedim elbette, bir hamilenin üstünde bir þey dikerken aðzýnda iplik olmazsa kordon bebeðin boynuna dolanýrmýþ! Aa, en önemli geliþmelerden berini yazmayý unuttum, iki gün önce Elvin hýçkýrýyordu ve biz de Galip'le ellerimiz karnýmda bu muhteþem olayý hissetmenin tadýný çýkardýk. Bir anne hamileliðinde uzun bir süre bebeðin hýçkýrdýðýný yazmýþtý bir yerde, inanamamýþtým, hissettiði þeyin hýçkýrýk olduðunu nasýl bilebilir diye soruyordum kendime. Ama iþte biz de hissettik, nefis bir duyguydu. Sonra Elvin birden hareket etti, karnýmýn bir tarafý kocaman oldu, sanýrým kafasýydý gördüðüm ama böylesi büyük bir deðiþiklik ve yükseltiyle ilk kez karþýlaþtým, þaþýrdým ama sevindim. Kýzýmýz kocaman oldu artýk ne de olsa.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

142

Hep yaz günlerinin hayâli. Ben gerçekten anne mi oluyorum? Ýki gün sonra doktora gideceðiz; ona Elvin'in kilosunu soracaðým, çünkü tüm hamile kadýnlar bebeðinin kilosundan söz ediyor. Benim bildiðim kadarýyla ultrasonda haftalara göre yapýlan ölçümler haftayla doðru orantýlý gidiyorsa, bebeðin o haftada olmasý gereken kilodan söz ediliyor, bebeðin birebir kilosundan deðil, ama yine de soracaðým bakalým, belki ben yanlýþ biliyorumdur. Doktor beþ haftada 1.5 kilo almamý söylemiþti, dün Hande'lerde dijital tartýda kilom 74'ü gösterdi, yani doktorun söylediðinden yarým kilo fazla. Sevindim. Haluk hafif olduðunu söylediði kocaman bir helva almýþ, "Aman" dedim, "Þu þeyi þimdi deðil, çarþamba günü ver bize, doktordan sonra yiyeyim". Hemen Galip'le konuyu komik bir hâle getirmeyi baþardýlar, helvayý çantama koyacak ve doktordan çýkar çýkmaz yiyecekmiþim, hatta tartýdan indikten sonra bir ekmek arasýna koyup bile yiyebilirmiþim... Hande'yle Emir'in doðduðu gün çekilmiþ fotoðraflara baktýk tekrar; þimdi o fotoðraflara bakýþým eskisinden ne kadar farklý. Artýk yeni doðmuþ bir çocuk neye benziyor diye bakýyorum. Hande insanýn içgüdüsel olarak anneliðe hazýr olduðunu, yeni doðanýn nefis bir þekilde kucaðýnda tutabildiðini söylüyor. Sonraysa bu duyguyu unutmuþ, geçtiðimiz günlerde üç aylýk bir bebeði kucaðýna alýrken çok zorlanmýþ, "Nasýl tutacaðýmý bir türlü bilemedim" diyor. Annemle "emzirme geceliði" denilen, önden düðmeli gecelik arayýþýna girdik ama sonuç olumsuz. Her yerde ince askýlý saten gecelikler ve de pazenden tuhaf, hasta giysileri. En sonunda Ýpek Kramer'de nefis bir gecelik ve sabahlýða rastladýk, insanýn kendini içinde kraliçeler gibi hissedeceði türden tiril tiril þeyler. Ne yazýk ki çok pahalýydý! Annem olaya el koydu ve diktirmeye karar verdi. Bebeðimize bu hafta sonu piþik önleyici krem ve bir "body" daha aldýk. Bu body sözcüðü beni deli ediyor ama ne yazýk ki Türkçede bu giysiyi karþýlayacak hiçbir sözcük yok. Almamýz gereken þeyler arasýnda alt açma ünitesi, en minik çoraplar, ince tülbentten mendiller, eldivenler, minik bebek kaþýðý var. Hastaneye götürülmesi gerekenleri de bir anne yazmýþ; çok faydalý olduðu söylenen ýsýrgan otu çayý, bol bol su, emzirme sutyeni,


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

143

emzirme geceliði, çorap, ped, havlu, peçete, terlik, ince hýrka, ýslak mendil, toka, nemlendirici krem ve dudak kremi... Bebek için gerekenleriyse henüz öðrenemedim. Saðanak yaðýþlardan sonra ilk defa bugün güneþ yüzünü gösterdi. Ancak hava düzeldiðinde zamanýn geçtiðini anlayabilirim, kýþ havalarý bana yalnýzca hamileliði çaðrýþtýrýrken, güneþ bebeðin doðumunun yaklaþtýðýný müjdeliyor. Annemle bu aralar ayný kilolarda olduðumuzdan annemin giysilerini rahatlýkla giyiyorum, özellikle gömlekler ve hýrkalar çok iþime yarýyor. Vitrinlerde yeni sezonun giysileri; göz ucuyla bile bakmamaya çalýþýyorum. Bir þeyi beðensem bile hangi bedeni alabilirim ki? Þimdilerde 44 beden falanýmdýr herhalde, normalde ise 38, ayakkabýlar þimdi normal gelse, ileride bol olacaklar, pantolonlarýn 38'ini alsam, bir kenara kaldýrmak acý verecek. Ýnsanýn bedene ölçülerinden hoþnut olmamasý ne feci bir þeymiþ meðer. Galip beni çok güzel bulduðunu söylüyor, zaten hep güzelmiþim, þimdiyse bir baþka güzelmiþim, orantýlý bir þekilde kilo almýþým, baþka hamile kadýnlar gibi kocaman bir kalçam falan olmamýþ, bütün kilo sivri görünen karnýmdaymýþ, bacaklarým öyle kilolu falan deðilmiþ, uzun boylu bir insan olmanýn avantajýymýþ bu. Yine de kýrmýzý yanaklý fotoðraflarýmdan uðradýðým deðiþikliði görmek mümkün. Daðýn eteklerinde koþturup duran, doðal ürünlerle hayli iyi beslenmiþ bulunan Heidi gibi görünüyorum. 10 Nisan 2002 33. hafta; bebek þimdi 2040gr. aðýrlýðýndadýr ve yaklaþýk 47cm uzunluðundadýr. Nefes alma pratiði yaparak amniotik sývýyý inhale ederek akciðerlerini çalýþtýrmaktadýr. Çoðu erkekte testisler scrotuma inmiþtir. Ancak bazen, bir veya iki testis doðumdan sonrasýna kadar pozisyonuna inmez; bu inmemiþ testisler sýklýkla ilk doðum gününden sonra kendilerini düzeltirler. Þimdi haftada 500gr almaktasýnýz ve bunun kabaca yarýsý doðumda bebeðe gider. Ayrýca bebek bundan sonraki yedi hafta boyunca doðum aðýrlýðýnýn yarýsýndan fazlasýný alarak, rahmin dýþýndaki yaþam için þiþmanlar. Bu yað depolanmalarýndan dolayý cilt kalýnlaþýr ve pembeleþir.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

144

Doktorumuz söylemiþti, gebeliklerin ancak yüzde 5'i söylenen günde sona eriyormuþ. Bununla birlikte; çoðu gebelik söylenen tarihten bir hafta önce son buluyormuþ. Bir gebeliðin normal yoldan sonlanabilmesi 3 ana faktöre baðlý; rahme, bebeðe ve annenin kemik çatýsýna baðlý faktörler. Doðum olabilmesi için düzenli kasýlmalar olmalý ve rahim açýlmalý, böylelikle bebek dýþa itilebiliyor. Bebek uygun pozisyonda olmalý, önünde bir engel olmamalý. Bebeðin geçeceði yol ile bebek arasýnda bir uyumsuzluk olmamalý. Ýþte bütün bunlarý okuyup, günlüðüme yazdýðýma göre sanýrým doðumun yaklaþtýðýný hissediyor bedenim. Her ne kadar 54 gün var gibi görünse de, o zaman da göz açýp kapayýncaya kadar geçecek gibi görünüyor. Ve böylelikle elveda hamilelik giysileri, olmayan göbek deliði, kilolar ve merhaba Elvin! Doktorumuza gitmemize henüz dört saat var, aradan 5 koca hafta daha geçtiði için heyecanlýyým, hem bebeðin saðlýlýðýný merak ediyorum, hem de doktorumuzun söyleyeceklerini. Bu arada hava ýsýndý ve 19 derece oldu. Benim için 30 dereceden farký yok ama. Herkes kazak ve montlarla, bense tiþört ve gömleklerle. Yakýnda açýk ayakkabýlarýmý bile giymeye baþlayabilirim. Acaba kan basýncýnýn fazla olmasýndan mý kaynaklanýyor bu? Þimdilik bu kadar sýcaklýða itirazým yok, daha sonra ne olur bilmiyorum. bebek.com'da dört beþ tane doðum hikayesi okudum, herkes normal doðumdan nasýl da korktuðundan, doktorlarýnýn ise hep normal doðumu önerdiklerinden söz ediyor. Buna karþýn tüm anneler sezaryeni istemiþler. Birçok kadýndan çevresindeki insanlarýn telkin edeceklerine onlarý korkuttuklarýný, normal doðumu çok zor ve sancýlý diye tarif ettiklerini söylediklerini duyuyorum. Elbette sancýlýdýr ama bence kimsenin hamile kadýnlarý korkutmaya hakký yok. Üstelik korkmak haklý bir tepki olabilir ama doktorlara güvenmek, onlara sorular sormak, okumak, bilinçli bir anne adayý olmak gerekmiyor mu? Herkes epidural anesteziden memnun görünüyor, ne de olsa doðumu hem yaþýyor hem de hiç aðrý hissetmiyor anneler, üstelik bütün anneler bebeklerini hemen kucaklarýna almaktan ve onlarý bir an önce emzirmekten nasýl da keyif aldýklarýný anlatýyorlar.


145

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

Ya internet olmasaydý, bunu yazýp yazýp duruyorum. Saatlerce baþýnda kalýyor, öðreniyor, bilgileniyorum. Elimde öyle çok doküman birikti ki; benden sonra hamile olacak yakýn arkadaþlarým çok þanslýlar! Þu koca yedi ayý üç spor ve bir makosen ayakkabýyla geçirdim. Zaten önerilen düz ayakkabýlar, ama ayakkabý dolabýndaki o güzelim ayakkabýlara da ara sýra özlemle bakmýyor deðilim, hani en güzel zamanlarýn bunlar, keyfini çýkar, bebek doðunca hayat tümüyle deðiþecek deyip duruyorlar ya, deðiþsin kardeþim diyorum içimden, ben zaten hayatýmda o deðiþikliði istediðim için hamile kalmýþ deðil miyim, beklemediðim bir olay deðil ki bu, bebeði istemiþim iþte, elbette onun varlýðýyla oluþacak her türlü deðiþikliðe de hazýrým, ancak bebek doðunca kendi kimliðime yeniden kavuþmayý, vücudumu geri almayý bu denli istemeyi de tuhaf bulmuyorum. Giysilerimi, ayakkabýlarýmý, rahat rahat nefes almayý istiyorum, bu kilolarý ait olduklarý yere geri postalamak istiyorum, bebeðimi koklamak, minik ayaklarýna, ellerine hayranlýkla saatlerce bakmak istiyorum. 12 Nisan 2002 Hamilelik ve sonrasýnda alýnan aþýrý kilolar menopoz sonrasý meme kanseri riskini artýrýyormuþ. 20 kilo fazla almak meme kanseri riskini yüzde 40 artýrýrken, 25 kilo alan kadýnlar için risk üç kat fazla. Ölçü þu; her kilo yüzde 3.9 oranýnda meme kanseri riski artýþý demek. 13 Nisan 2002 ntvmsnbc.com'da Doktor Melih Oktay epidural anesteziyi anlatmýþ; Anestezinin genel aneztesi ve lokal anestezi diye ikiye ayrýldýðýný belirten Dr. Melih Oktay, epidural anezteziyi þöyle anlamýþ: "Bunlar, lokal anestezinin altýnda alt gruplar olarak sinir bloklarý dediðimiz bölümde yer alýyor. Ne yapýyoruz, biz bir sinir kümesinde blok oluþturuyoruz. Aðrýnýn oluþmasýný, daha doðrusu oluþan aðrýnýn üst taraflara iletilmesini engelliyoruz. Burada niye büyük blok diyoruz epidural anestezi için? Çünkü hastanýn belinden yaptýðýmýz bir iðnemiz oraya yaptýrdýðýmýz bir blok sonucunda yaklaþýk göðüs kafesi hizasýndan daha alt bölümde hastalarda herhangi bir aðrý duymadan doðum

olabilir

bu,

herhangi

bir

operasyon

olabilir,

bunlar

gerçekleþtiriliyor."Benim merak ettiðim konu ýkýnmak. Doktor diyor ki;


146

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

"Aneljezi dediðimiz, anesteziden bir daha önceki kýsýmda, sadece aðrýyý engelliyorsunuz. Bir sonraki aþamada dokunma duyusunu engelliyorsunuz, daha sonraki aþamada da motorblok yapýyorsunuz ama burada sadece aðrýnýn iletilmesi engellenirse hareketi engellemiyorsunuz,

onun

için

rahatlýkla

ýkýnmalarý,

doðumu

saðlayabiliyorsunuz." Ýçim þimdi daha rahat... Epidural anestezinin genel anesteziden en büyük farkýnýn, ameliyat sonrasý dönemde aðrý çekilmemesiymiþ, yaklaþýk 1-2 gün gibi bir süre içerisinde hastalara sýfýr aðrý garanti ediliyor. Epidural anestezi sonrasýnda annelerde baþ aðrýsý þikayetleri oluþuyor ve genelde iþlemden 24 saat sonra baþlýyor ve 3-4 gün devam ediyormuþ ama 2 haftaya kadar da uzayabilirmiþ. Melih Oktay hangi durumlarda epidural anestezi yapýlmadýðýný da anlatýyor;

"Eðer hasta istemiyorsa hiçbir þekilde epidural anestezi

uygulamýyoruz. Ama bunun haricinde sistemik bir hastalýðý söz konusudur, enfeksiyon hastalýðý söz konusuysa veyahut da enjeksiyonu yaptýðýmýz bölgede lokal bir enfeksiyon var ise epidural anestezi uygulamýyoruz. Bunun haricinde omurgadaki deformiteleri önermiyoruz. Onlarda epidural anestezi uygulamýyoruz. En önemli olan zaten bir tanesi de eðer hastada kanama ve pýhtýlaþma bozukluklarý söz konusuysa veyahut da antikorbinan tedavi alýyorsa uygulamýyoruz." 14 Nisan 2002 Doktora gittiðimiz gün tam 1.5 kilo aldýðýmý öðrenmek beni þaþýrttý. Bundan sonra kilo almam bile gerekmiyormuþ, bu kilo idealmiþ, ben hiçbir þey yemesem de bebek beslenmeyi sürdürürmüþ. Son haftalarda daha çok kilo alýnacaðý gerçek bir bilgi deðilmiþ. Bakalým becerebilecek miyim? Elvin'imizin nefis bir ultrason görüntüsü oldu, yüzü artýk belli. Bizce çok güzel bir bebek; ya da her anne baba gibi bize de yavrumuz güzel görünüyor. Yok, yok, o çok güzel bir kýz! Çok önemli bir þikayetim olmadýðýný ilettim yine doktoruma, kasýlmalarýn ya da kanamalarýn olup olmadýðýný sordu. Hayýr, yok. 3 hafta sonrasý, 3 mayýs için randevu verdi, 36. hafta... Ondan sonra da her hafta kontrole gidecekmiþim çünkü 36. haftadan sonra bebek her


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

147

an doðabilirmiþ. Doktorumuz doðumla ilgili merakýmýzý da giderdi. Hiçbir problem olmadýðý takdirde normal doðumdan yana olduðunu, bunu da epidural anestezi ile gerçekleþtireceðini söyledi. Ikýnmanýn anestezi altýnda nasýl gerçekleþebildiðini sordum; o da ýkýnmanýn doðal bir refleks olduðunu, "ýkýn" dendiðinde þimdiye kadar ýkýnamayan hiçbir kadýn görmediðini söyledi. Ýçim rahatladý. Yine kuþ gibi uçarak ayrýldýk Gürkan beyin yanýndan. 15 Nisan 2002 Aygül liseden arkadaþým, kocasý da. Benden on gün sonra o da Cansu'yu doðuracak, doktorumuz da ayný. Hafta sonu Ebru ile Aygül'deydik. Birbirimize sorunlarýmýzý, hamileliðimiz nasýl geçirdiðimizi anlattýk ve sonra doðum yapmýþ biri olan Ebru'nun öðütlerini dinledik. Hastane çantasýnda neler olmalý? Örneðin Ebru yanýmýzda mutlaka bir biberon ile Nutrilon 1 Mama götürmemiz gerektiðini çünkü ilk anda anne sütü gelmezse hemþirelerin derhâl bu mamadan istediðini söyledi. Koyu renk havlular, atýlabilir iç çamaþýrlarý, göðüs pedleri, emzirme sutyenleri, bebek giysileri... Hastane çantasý diye bir þey olmadýðýna karar verdim, hastane bavulu var! 16 Nisan 2002 Hamileliðin öyle bir safhasýna geldim ki; artýk okuduðum haftalarda "Bebek bu tarihte doðarsa yaþama þansý vardýr" dan, "Bebek doðarsa yüzde 99 yaþar"a terfi ettim. Bu da beni heyecanlandýrýyor, bebeðimizi göreceðimiz günler yaklaþýyor. Hastane çantasýna baþladýk annemle; o pembeli beyazlý bir nevresim takýmý yaptýrdý benim için, hastane yataðýmda bile keyifle yatmamý istiyor. Bunun yaný sýra bebek bezleri, diþ fýrçasý, diþ macunu, sabun, deodorant gibi þeyleri almak üzere ayrý bir alýþveriþe de çýktýk. Bir yolculuða hazýrlanýr gibi her þeyin yenisini koyduk valizimize. Bir iki ufak tefek þey dýþýnda her þey mevcut. Bebek hanýmefendinin biberon temizleme fýrçasý bile var valizde. Çantanýn hazýr olmasý fikri beni rahatlattý; doðum erken gerçekleþirse her þeyin kullanýma hazýr olmasý fikri güzel. Gelecek hafta içinde de emzirme sutyeni, terlik gibi bir iki eksiði alýp çantamýza koyduktan sonra filmlerde gördüðümüz gibi valizi kapýnýn kenarýna koyup beklemeye baþlayabiliriz.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

148

Okuduðum hamilelik kitaplarý yalancý doðum aðrýlarýndan söz ediyor; eðer bu aðrýlara kanýp da hastaneye erken giderseniz çok beklersiniz gibilerden sözler var; "Çünkü doðum yaklaþýk 10-12 saat süren bir þeydir" deniyor. Söylenenlere göre doðum sancýlarý beþ dakikada bire inmeden evden çýkmanýn anlamý yokmuþ. Ben yine de bu beþ dakikalarý bekleyebileceðimizi sanmýyorum, evimizle hastanenin arasý yarým saatten fazla sürüyor ve beþ dakikalýk aðrýlarýn biz yoldayken iyice kýsalýp kýsalmayacaðýný ben nereden bilebilirim? 17 Nisan 2002 34. hafta; þimdi bebeðiniz yaklaþýk 2270 gr aðýrlýðýndadýr ve ortalama 47.6 cm uzunluðundadýr. Þimdiye kadar muhtemelen baþ aþaðýda pozisyonunu almýþtýr. Çoðu bebekler bu sýrada bunu yapar, ancak pozisyon deðiþtirmeye devam edebilir Kafa kemikleri halen oldukça yumuþaktýr ve tamamen birleþmemiþtir, böylece bebeðin rölatif olarak dar doðum kanalýndan çýkýþýný kolaylaþtýrýrlar. Ayaklarýnýzýn, ellerinizin, yüzünüzün ve ayak bileklerinizin oldukça þiþ hale geldiðini ve bu ödemin ýlýk ortamlarda ve günün ilerleyen saatlerinde daha da kötüleþtiðini fark edebilirsiniz. Vücudunuzun, bebeðiniz ve böbrekleriniz için bu sývýya ihtiyacý vardýr. O yüzden su için, eðer akþamdan sonra belirgin þiþlik gözlenirse, doktorunuza haber verin, bu preklampsi bulgusu olabilir. Doðum çantanýzý hazýrlamaya baþlayýn, hastaneye son dakikada acil gidiþte bir þey unutmaktansa hazýr olmak daha iyidir. Yeni Zelanda'daki Auckland Üniversitesi'nin araþtýrmasýna göre ana rahminde yetersiz beslenen kiþiler, yaþamlarýnda kendilerini genellikle hâlsiz hissediyor ve sürekli bir þeyler atýþtýrma gereksinimi duyuyorlar. Ana rahminde yetersiz beslenen fetüs, yaþamak için yeni koþullara ayak uyduruyor. Uyum sýrasýnda iþtahý düzenleyen leptin hormonu duyarsýzlaþýyor ve vücut ensülin eksikliði çekiyor. Vücut doyduðunu anlayýp sürekli yemek yeme ihtiyacý hissediyor ve ensülin eksikliði de hâlsiz yapýyor. 24 Nisan 2002 35. hafta; bebeðiniz þimdi 2500 gr üzerinde bir aðýrlýktadýr ve muhtemelen 50 cm'e yakýn bir uzunluktadýr. Bu devrede doðan bebeklerin % 99'u yaþar, çoðunluðunda apgar problem olmaz.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

149

Akciðerler sýklýkla tamamen geliþmiþtir ve solunum problemleri, bir zamanlar 35 haftadan önce doðan bebeklerde veya prematürelerde ölüm nedeni olan problemleri daha kolaylýkla çözümlenir. 35 ve 37. haftalar arasýnda B grubu streptococ bakterisi için test edileceksiniz. Pek çok kadýn ayrýca bebeðin bacaklar ve pelvisteki sinirlere olan basýncýndan dolayý pelvik bölgede bir kaþýnma hissi veya uyuþukluk fark etmeye baþlayacaktýr. Ne yazýk ki, bu bebek doðana kadar kaybolmayacaktýr. Çok rahatsýz ediciyse, doktorunuza haber verdiðinizden emin olun. 23 nisan tatili olunca, SSK'nýn poliklinikleri de dört koca gün kapalýydý. Doðum iznimim 22 nisanda baþlamasý gerekiyor ve iþte bugüne dek SSK hekimleriyle görüþebilmiþ deðildim. Nihayet bu sabah Galip'le hastanedeydik, rapor için. Her yer hasta insanlarla dolu olunca, hele de dört günlük bir yokluðun ardýndan bunca kalabalýðý görünce kendimi bir an önce dýþarý atmak istedim. Kadýn Doðum Polikliniði'nde onlarca hamile kadýn, demir bir kapýnýn ardýndan bir görünüp bir yok olan hemþireyle konuþabilmek, polikliniðe adým atabilmek için yarýþýr durumdayken, sýra bize geldiðinde Galip kapýnýn dýþýnda býrakmak durumunda kaldý, beyaz bir A4 kaðýtta kesin bir emir vardý çünkü, "Erkekler Giremez"! Çiçekli perdelerle bölünmüþ odacýklar muayene için ayrýlmýþ, doktorlar bir heyet gibi uzun bir masanýn etrafýnda toplanmýþlar. Zor bir durum. Raporumu alýp da dýþarý çýkabildiðimizde kendimi daha iyi hissetmeye baþladým, sekreterliðin bulunduðu pencerede doðumun 38. gününe kadar izinli olunduðu, o tarihte tekrar gelip raporun kapatýlmasý gerektiði yazýyordu. Tam da kadýn doðum polikliniðine yakýþýr bir þey; karton bir kutu içinde yorgun bir anne kedi yeni doðurduðu dört yavrusunun üstüne kapanmýþ yatýyordu, Galip'in dediði gibi, galiba aile planlamasýný öðretmek, bir örnek oluþturmak için kedileri oraya koymuþlar, eðer planlama yapmazsanýz bu kadar çok çocuðunuz olur... Tatil nihayet baþlayýnca bende günün ilk saatleri baþ gösteren bir enerji hali... Onu da yapmalýyým, þuraya da gitmeliyim, evi þöyle toplasam, vizyondaki tüm filmleri izlesem... Ancak 16.00 gibi pilim bitiyor, hemen uyuklama durumuna geçiyor ve daha sonra da iflah olmuyorum.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

150

Kilom ne yazýk ki 75'e yükseldi, oysa son ayda kilo alýnmadýðýný okumuþtum bir yerlerden. Elbette gece uyanýp gofret ve muz yiyenler için söylememiþ olmalýlar bunu... Annemle hastane çantasý alýþveriþimizi neredeyse tamamladýk, en son emzirme sutyenlerinden aldýk. Çok pratik bir þey, bir çýt çýt marifetiyle sutyenin bir kýsmý çýkýyor, bebek emziriliyor ve tekrar kapatýlýyor bu kýsým. Ayný zamanda göðüs pedlerini yerleþtirmeye göre de tasarlanmýþlar. Bir de terlik! Görevlinin bize gösterdiði krem rengi, üstünde minik bir fiyonk olan terliði beðendiðimi gören annem gözlerine inanamadý, bu tip kadýnsý þeylerden hep uzak durduðumdan nasýl olup da o terliði beðendiðimi sordu. Dedim ki "Ben de anne oluyorum, artýk deðiþmem lazým..." O da "Zaten bebek doðup da normal kilona döndükten sonra giydiklerine müdahale etmeyi düþünüyordum" dedi. "Peki" dedim, "Sen bana müdahale edersin, ben de Elvin'e"... Rüyamda Elvin'i gördüm, bu haftalarda bebeklerle ilgili rüyalarýn çoðalacaðý söyleniyor zaten. Karnýmdaydý ama kafasýný öyle yukarý kaldýrmýþtý ki kocaman bir tümsek oluþturuyordu ve yüzü tamamýyla seçilebiliyordu. Birbirimize gülümsedik. Sanýrým onunla kurduðum özel bir baðdý aramýzdaki, her þey gerçek gibiydi. Karnýmda yaþayan bir insanla böylesi bir iliþki kurabilmenin mümkün olduðunu düþünüyorum. Birkaç günlük avarelik hakkýmý doldurup bugün ilk kez günlüðün baþýna geçtiðimde sanki son günlerde çok önemli þeyler olmuþ da ben bahsetmeyi unutuyorum duygusu... Beni heyecanlandýran bir dönemindeyim hamileliðimin, doðum iznini almak demek, bebeðin gerçekten doðmak üzere olduðunu göstermiyor mu? Ýþte ben buna ciddi bir heyecan derim. Ýkide bir Elvin'in odasýna giriyorum, "Caným kýzým" diye sesleniyorum ona, þimdilerde onun odasýnda yüksek sesle masal okumayý planlýyorum. Dýþarýda nefis bir hava, evde yapacaklarým biterse bir yürüyüþe çýkacaðým bugün. 1 Mayýs 2002 36. hafta; bebeðinizi doðurmak için kendinizi hazýr hissediyor musunuz? Þimdi yaklaþýk 2750 gr aðýrlýðýnda ve 50 cm'den fazla bir uzunluktadýr. Doktorunuzun muhtemelen sizi doðumunuza kadar


151

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

haftada bir görmeyi isteyecektir. Uterusunuz orijinal hacminin 1000 katý kadar geniþlemiþtir ve hiç yeriniz kalmamýþ gibi hissedebilirsiniz, uterus muhtemelen kaburgalarýnýzýn altýndadýr. Muhtemelen 12 ile 15 kg arasýnda bir aðýrlýk almýþsýnýzdýr ve kilo alýþýnýz zirveye çýkmýþtýr. Þimdiden doðum zamanýnýza kadar çok az kilo alýrsýnýz veya hiç almazsýnýz. Rahim o derece konforlu hale gelmiþtir ki çoðu kadýn bebeðin artýk çok fazla hareket etmediðini fark eder. 6 Mayýs 2002 Evde olunca tembel mi olunuyor ne, yazý yazma disiplinimi yitirdim... Gerçi bir haftadýr hastayým... Kendimi saðlýklý, zinde hissediyorum

diye

seviniyordum.

Geçen

pazartesi

annemle

sokaklarda zaman geçirip bir de sýcaða aldanýp arabanýn klimasýný açýnca anýnda hasta oldum. Salý tüm gün evin içinde ruh gibi dolaþýp uyuyup uyandým, çarþamba ve perþembe annemler temizlik için bendeydi, hem dinlendim hem yoruldum, cuma öksürük arttý ve üstelik kontrolümüz vardý! Hastaneye erken saatte ulaþtýk, doktorumuz bizi görür görmez "Doðru doðumhaneye" dedi gülümseyerek, NST (non stress test) denilen aygýtla bebeðin hareketleri, kalp atýþý, oksijen alýmý kontrol edilecekmiþ. Doðumhaneye ilk gidiþimizdi, heyecanlandýk. Yeni doðmuþ bir bebekle, doðuma hazýrlananlarla, bekleyenlerle, baba adaylarýyla karþýlaþtýk. Rahat bir yataða yattým, cihaz karnýma baðlandý, yaklaþýk 20 dakika boyunca bebeðimizin kalp atýþlarýný, hareketlerini duyduk. Daha sonra testin "reaktif" olduðuna dair bir verdiler bize. 15 saniye süren ve dakikada 15 atýmlýk bir artýþ bulunan en az 2 adet hýzlanma varsa test reaktif olarak kabul ediliyormuþ. Reaktif NST bebeðin 1 hafta daha anne karnýnda güvende olacaðýný gösterirmiþ. Eðer istenilen türde artýþlar olmaz ise test 40 dakikaya uzatýlýyor ve bu sürenin sonunda hala daha kalp hýzlanmasý saptanmaz ise veya kalp hýzýnda düþüþler saptanýrsa test non-reaktif olarak deðerlendiriliyor. Eðer test süresince fetus hiç hareket etmez ise bu kez yetersiz olarak yorumlanýyor. Bu durumda fetus uykuda olabilir ya da anne adayý aç olabilir deniyor. Bir süre bekledikten ve/veya anne adayýna yemek yedirdikten sonra test tekrarlanýyor.


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

152

Reaktif sonucuyla doktorumuzun yanýna gittik, ultrasonda da bebeðimiz için her þey yolunda görünüyordu, 2 kilo 700 gram olmuþ Elvin. Bir hafta sonra ayný testi yapmak üzere doktorumuz bizi tekrar çaðýrdý. Bu arada yürüyüþler ve dinlenme dýþýnda artýk hiçbir þeyle uðraþma, ne de olsa son haftandasýn dedi.. Ve iþte evdeyim. Günlerden pazartesi. Bir ara annemle bir iki saatliðine dýþarý çýktým, o kadar. Ýþyeriyle sürekli telefonda konuþuyorum ama kendimi toparlayýp gidecek gücüm yok. Ýþte 36. haftanýn getirdikleri, aðýr bir beden. Halsizlik, sýkýntý, hafif depresif bir duygu. 8 Mayýs 2002 37. hafta; Tebrikler! Bu haftanýn sonunda gebeliðiniz miada ulaþacaktýr; bebeðiniz artýk her hangi bir gün doðabilir. Bebeðiniz þimdi yaklaþýk 3 kg. aðýrlýðýndadýr ve 52 cm uzunluðundadýr. Haftalýk check-up' ýnýzda, doktorunuz dilatasyon ve silinmenin baþlayýp baþlamadýðýný ve bebeðinizin hangi durumda olduðunu, bebeðin doðum kanalýna ne kadar uzaklýkta olduðunu belirtir, kontrol etmek isteyebilir. Bu son dönemler böyle geçecek galiba, bir gün iyi bir gün kötü... Dün kendimi nasýl da iyi hissediyordum, iþyerine bile uðradým. Ve iþte bugün yine bütün kemiklerim aðrýyor, Elvin durmadan hareket ediyor, ateþim yükselip düþüyor, uykum var, gece yine dörde kadar uyuyamadým (Elvin bana alýþtýrma yaptýrýyor), dýþarýda nefis bir hava var, hava sýcaklýðý 25 derece ve ben evdeyim! Halsiz. Çocuk bezleri depoluyoruz bu aralar, arkadaþlarýmýz söylemiþti, her market alýþveriþinde almakta fayda var diye. Neler neler öðrendik, üç ila altý kiloluk çocuklarýn bez numarasý iki, biz boþu boþuna bir dönem "bir numara"yý aramýþtýk... Çeþitli sayýda oluyor bu bezler, ona da akýl sýr erdirmek kolay deðil, 24'lük, 42'lik, 90'lýk... Ýnternetteki annelerden öðrendiðime göre ilk baþlarda günde sekiz bez harcanýrmýþ ve bu böyle üç ay kadar sürermiþ. Yani ayda 240 bez eder, üç ayda 720 bez. Ben sürekli bez aldýðýmýzý sansam da þu anki hesabýma göre bebeðin bir aylýk bezini falan almýþýz daha demek ki. Eskiler nasýl da bez yýkar, kaynatýrmýþ, iþleri çok zormuþ derken þimdiki anne babalarýn da ülkemiz þartlarýnda iþlerinin zor olduðunu kabul etmek lazým, bezlerin fiyatý dehþet!


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

153

Hastane çantasýnýn dýþýnda bir de bebek çantasý yapmaya karar verdik, çünkü bebek doðar doðmaz hemþire gelip alelacele bir þeyler istiyormuþ. Bebek çantasýna doðduðu anda giyeceði kýyafetleri, bir havlu, iki bez koyduk. Benim valizimde ise yok yok: Önden düðmeli üç gecelik Bir sabahlýk Pembe pöti kareli bir nevresim takýmý Birkaç havlu Bol bol iç çamaþýrý Emzirme sütyeni Göðüs pedleri Tarak Dudak nemlendirici Nemlendirici krem Kolonya Deodorant Video için film Fotoðraf makinesi için film Birkaç çorap Bir hýrka Bebeðe piþik kremi Þampuan Sabun Toka Orkid Terlik Bebeðin hastaneden çýkýþý için port-bebe Pamuk Bebeðe body'leri Bebeðe çorap Bebeðe battaniye Yani koca bir valiz. Ne yapalým... Doktora gitmeye yine iki gün kaldý. Bir yandan günler geçmiyor demek, bir yandan da nasýl bu kadar çabuk geçtiðine hayret etmek tuhaf...


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

154

8 Mayýs 2002 38. hafta; bebeðiniz þimdi 3 kg.'ý geçkin bir aðýrlýktadýr ve yaklaþýk 52 cm uzunluðundadýr. Bebeði kaplayan tüylü lanugo tabakasýnýn çoðu kaybolmuþtur ve peynir benzeri tabaka, "vernix caseosa" da yok olmuþtur (bir kýsmý doðumda kalabilir). Her ikisi de, diðer sekresyonlarla birlikte bebek tarafýndan yutulacak ve bebeðin baðýrsaklarýnda tutulacaktýr. Bunlar bebeðin ilk baðýrsak hareketleriyle atýlan siyah renkli bir dýþkýyý, oluþturacaktýr. Biz buna "mekonyum" diyoruz. 10 Mayýs 2002 Bir Cuma daha, bugün doktora gitme günü. Sabah uyandýðým an günün nasýl geçeceði belli oluyor. Bazen karnýmda aþýrý bir aðýrlýk, vücudumu taþýyamayacaðýmý hissedebiliyorum o gün. Öyleyse evde koltuklara, tüm yataklara yatmanýn vaktidir. Bazen de hamile deðilmiþim gibi ferah bir duygu, o zaman da dýþarý çýkabilir iki veya üç saat geçirebilirim. Daha fazlasý yorucu oluyor çünkü. Dün örneðin Galip'in benim iþ yerimin yakýnlarýnda iþi varmýþ, beni de býraktý radyoya, sonra da küçük bir iki iþi halledip eve geldik, üç saat geçmiþti ve ben de ciddi olarak tükenmiþtim, kendimi derhal yataða attým ve bir saat uyumama karþýn iki saat boyunca yataktan kalkmadým, kitap okudum. Nefis bir dinlence oldu benim için, kalktýðýmda kendimi gayet iyi hissediyordum. Vücudum artýk daha da aðýr, hareket etmek çok zor. Þöyle rahat rahat eðilip kalkacaðým, merdivenleri ikiþer ikiþer çýkacaðým zamanlarý nasýl bekliyorum anlatamam. Babam alem adam, þimdi de "Sen bir hafta önceden yat hastaneye, ne olur ne olmaz, orada bekle" diyor, "sýkýlýrým" diyorum gülerek, "olsun" diyor. Bugün yine NST ile bebeðimizi dinleyeceðiz, ah bir de görebilseydik. Þu üç boyutlu ultrason cihazlarýyla bebeðimize bakmadýðýmýz için piþman deðilim desem yalan olur. Belki ileride yalnýzca bunlar kullanýlacaktýr ama þimdilerde tüm kentlerde birkaç tane bu cihazdan anca var. pregnancyweekly.com adresinde her hafta için bir bebek görüntüsü var, nefis 3 boyutlu görüntüler.


155

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

Elvin özellikle bilgisayar baþýndayken ayrý hareket ediyor, dönüyor. Acaba bilgisayarýn zararlý ýþýnlarýndan mý rahatsýz oluyor merak ediyorum. Bu yüzden da bilgisayar karþýsýnda fazla zaman geçirmemeye çalýþýyorum. Bu Pazar anneler günü, gazeteye þu yazýyý yazdým: Anneler Günü Yazýlarýmý

düzenli

olarak

okuyan

bir

arkadaþým

çok

duygusallaþtýðýmý söylüyor. Ona göre anne olmaya o kadar adapte olmuþum ki, baþka bir þey düþünemez hale gelmiþim ve bu da yazýlarýma yansýyormuþ. Haliyle. Karnýnýzda sürekli "ben buradayým" diyen minicik bir varlýk var, son günlerinin tadýný sürekli tekmeleyerek çýkarýyor, oradan oraya dönüyor, kafasý, elleri dýþarýdan belli oluyor. Hayatýn baþka dönemlerinde baþka günleri saydýðýmýz gibi þimdi de onun hayata ve bize merhaba diyeceði günleri saymaya baþladýk. Üstelik artýk "her an doðabilir" evresindeyiz, bundan daha büyük bir heyecan ve bekleyiþ þu an için düþünemiyorum. Üstelik bugün anneler günü; anne olmakla olmamak arasýnda bir gün benim için. Hissettiðim, varlýðýný bildiðim ama henüz görmediðim bir çocuðum var, hayatýn bize sunduðu karýþýk bir durum. Ama bugün benim için þimdiye kadarki tüm anneler günlerinden hayli farklý yine de. En azýndan annelerin dokuz ay boyunca neler yaþadýklarýný, ne gibi duygular içinde olduklarýný artýk biliyorum. Bu da beni anneme ve anneliðe daha da yaklaþtýrýyor. Annem sevinçli; "doðduktan sonra bebeðine istediðin kadar müdahale edebilirsin, böylelikle ben de sana müdahale etmeye yeniden baþlayabilirim" diyor. Çünkü çocuklar kendi benliklerini kazandýklarýna inandýklarý andan itibaren büyüklerin sözlerini hiç dinlemiyorlar ve iþte gün geliyor, her þey yine baþa dönüyor. Þimdi yine annemin tüm bildiklerine gereksinim duyuyorum, çünkü o bilgileri alacak ve kendi çocuðuma uygulayacaðým. Bir gün ben de kendi kýzýmla saatler boyu resimler, hamurdan oyuncaklar yapacaðým. Belki ben de yeþil bir kumaþýn içini pirinçle doldurup þirin bir kurbaða yaratacaðým, ona kahramanýn kendisi olduðu masallar anlatacaðým. Belki ben de kimi zaman onun ödevlerini


156

Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

yapacak, "10" aldýklarýmý saklayacak, yýllar sonra ona bunlarý göstereceðim. Belki kýzýmýn da dümdüz saçlarý olacak, annem gibi onlarca tokayla sabahlarý saçlarýný zapt etmeye çalýþacak, okuldan döndüðünde tümüyle daðýlmýþ olan saçlarýna bakýp gülümseyeceðim. Belki ben de bir çocuða yemek yedirmenin ne kadar zor bir þey olduðunu

düþüneceðim,

verdiklerimi

yediðinde

sevinecek,

yemediðinde üzüleceðim. Umarým ben de annemle benim aramda olan o güçlü bað kadar özel bir bað kurarým kendi kýzýmla aramda. Umarým bizim de aramýzda hiç bitmeyen bir sevgi oluþur, umarým annemle olduðu gibi biz de bazen ayný anda ayný þeyleri düþünür ve söyleriz birbirimize. Umarým biz de dost olmayý baþarýrýz kýzýmla. Þimdi bu ilk anneler günü. Gelecek yýl daha da anlamlý olacak. 11 Mayýs 2002 Bebeðimizi yine NST ile dinledik, kalbi hýzlý hýzlý atýyordu. Yeniden testin reaktif olduðu söylendi. Doktorumuz haftaya hem NST, hem ultrason, hem de rahim aðzý kontrolü yapacaðýný, 38. Haftada bunlarýn yapýlmasý gerektiðini çünkü artýk sona ulaþýldýðýný söyledi. Kasýlmalarýn olup olmadýðýný sordu, "hayýr" dedim, "Güzel, demek ki aðrý eþiðin yüksek" dedi. Yine de elbette bana birtakým bilgiler verdi, "bunlardan herhangi biri veya ikisiyle karþýlaþýrsan derhal beni arýyorsun" dedi. "Rahim aðzýndan gelecek bir sümüksü sývý, belirli bir ritmi olan adet sancýsýna benzer sancýlar, sularýn gelmesi." "Bana" dedim, "daha zamaný gelmemiþ gibi geliyor, hiç beklemiyorum bu aralar doðmasýný". Doktor da dedi ki, "Zaten doðum hep hiç beklemediðin anda olur." Þimdi gelecek haftaki kontrolü bekliyoruz. 13 Mayýs 2002 Annem yazýyý "An caným benim" diyerek bitirmiþ. Nefis bir anneler günü geçirdik dün, dolu dolu. Sabah erken kalkýp güzel bir kahvaltý hazýrladýk ve bizimkileri çaðýrdýk, Galip anneme ve bana pembe karanfiller almýþ... Kahvaltý ertesi annem ve babamla dýþarýdaydýk, ardýndan bir alýþveriþ, yazlýk evde uzun bir mola (ki deniz ýþýl ýþýldý, yaz


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

157

gelmiþ bile), sonra bir arkadaþýmýza uðradýk, eve geldiðimizde de baþka bir arkadaþýmýzý konuk ettik. Sevim anneyi de Ankara'dan arayýp anneler gününü kutladýk, bir de ilk anneler gününü yaþayan bir iki arkadaþýmýzý tebrik ettik. Yollarda bir sürü eli çiçekli çocuk gördük. Bunca þeyi bir güne sýðdýrýnca Galip "Bütün hamileler 38. Haftaya yaklaþan bir hamile kadýnýn neler yapabileceðini diðer hamileler görebilse keþke" diyor. Gerçekten de kendimi çok iyi hissettiðim bir gündü, pek hamile gibi deðildim, belki sonlara doðru bir rahatlama oluyordur herkeste. Akþam evde büyük bir bardakta su, yine büyük bir bardakta ananas suyu ve de yarým litre süt içince gece tuvalet kalkýþlarý kaçýnýlmaz oldu ama olsun, artýk alýþtým. Elvin için kalkacaðým günlerin alýþtýrmasýný yapýyorum, saatte bir uyandýðýmdan kendimi kontrol ediyorum, "çok mu uykum var, þimdi uyanmýþ olmak beni çok mu rahatsýz ediyor, bebeðimle ilgilenebilecek kadar uyanýk mýyým?" gibi sorular soruyorum kendime. Fena sayýlmam. Dün sýkýþýk bir trafikte ilerlerken birden aklýma geldi, gözümde lenslerim var, iyi hoþ. Peki þimdi hastaneye gidiyor olsaydýk ne olacaktý? Artýk bazý önlemleri almanýn zamaný geldi aslýnda, örneðin çantamýn içinde lens kutum ve de gözlüklerim olmalýydý hali hazýrda. Çünkü gözümde lenslerle hastaneye gitmek zorunda kalsam yapabileceðim en iyi þey onlarý çýkarýp atmak olurdu herhalde ama birine gözlüklerimin yerini tarif edip de onlar bulup bana getirene kadar kör bakýþlarýmla hastanede olmak istemem açýkçasý. Bu yüzden bu ve buna benzer önlemleri almanýn zamaný gelmiþ de geçiyor. 15 Mayýs 2002 38. hafta; kendinizi iri ve çok rahatsýz hissedebilirsiniz. Önemsemeyin, uzunca bir zaman için bu son rahatsýzlýðýnýz... 18 Mayýs 2002 Sonraki günlerim evde geçti, miniðimizi bekleyerek. Aðrým, sancým yoktu, bazen aþýrý bir yorgunluk hali o kadar. Ýþin ilginç tarafý evde olmaktan hiç sýkýlmadým. Ýple çekilen gün Cuma dündü; NST "reaktif"ti, meleðimizin kalp atýþlarýný, tekmelerini keyifle dinledik. Doktorumuz 38. Hafta rutini olarak bizi ultrason odasýna aldý, bebeðimiz biraz daha büyümüþ ve 3 kilo 324 grama ulaþmýþ, doðuma kadar da yaklaþýk 400-


Ece’nin Hamilelik Günlüðü - Ece Arar Emener

158

500 gram daha alacakmýþ. Þaþýrdýk. Þimdiki kiloma bakmadan, yýllarýn zayýf Ece'si olarak ben anca 2 kilo 300 gramlýk bir bebek sahibi olurum sanýrdým. Hatta çevremde bir sürü insandan da yýllar boyu "Ay çok zayýfsýn, nasýl çocuk doðuracaksýn sen?" ya da "Kim bilir hamile kalýnca nasýl komik görüneceksin, sinek yutmuþ gibi olursun artýk" gibi iðrenç sözler duymuþluðum vardý. Yazarken tüm o insanlara yine sinirlendim, en iyisi konuyu deðiþtireyim... Neyse bebek 4 kilonun üstünde olmadýkça tombik sayýlmaz dedi doktorumuz ve benim de boyumun uzunluðu ve çatýmýn geniþliði bu bebeði doðurmaya haydi haydi yeterliymiþ, hiçbir problem yokmuþ. Her þeyin yolunda oluþu, bizi 39. Haftada tekrar doktora getirecek ve gelecek hafta servikste açýlma olup olmadýðýna bakacak doktorumuz ve sonra da bebeðimizi beklemeye baþlayacaðýz. Diyordu ki hamileliðimin baþýnda "nasýl baþladýysa öyle gider ve seninki tamamýyla sorunsuz bir hamilelik olacak". Nitekim de öyle oldu. "Bazý hastalar var" diyor doktor, "her þey onlarýn baþýna gelir. Tansiyonlarý çýkar, üçlü pozitif testleri pozitif çýkar, kanamalarý olur, aðrýlarý, sancýlarý vardýr...Bir de senin gibi hastalar vardýr, sorunsuz, biz doktorlarýn en sevdiði türden..." diyor, gülüyoruz. Galip'le düþündük, kaç kere doktorumuzu aradýk hamilelik boyunca diye, bir kez diþim aðrýdýðýnda hangi ilacý kullanabileceðimi sormak için, bir kez ufacýk bir kanamam olduðunda ve bir kez de gül hastalýðýna yakalandýðýmý söylemek için. Evde ufacýk bi "Ayyy" dediðimde Galip "Giyineyim mi?" diyor, çok eðleniyoruz. Valizimiz tamam, iki haftamýz var, bekliyoruz. Bugün Özgür'le Mehmet Ýstanbul'dan geliyorlar, Özgür'ü öyle çok özledim ki; tarifi mümkün deðil. 22 Mayýs 2002 39. hafta; ortalama miadýnda bir yeni doðan 3200gr ile 3500gr aðýrlýðýndadýr. Erkekler kýzlara nazaran hafifçe aðýrdýr. Derken geceyarýsýna doðru belgesel izlerken su geldi. Heyecanla doktorumuzu aradýk. Bize hastaneye gitmemizi söyledi. Hoþ geldin Elvin'im, kýzým, caným, meleðim.


i

Söyleþi - Ece Arar Emener

"…bir gün baþka bir anne adayý, benim de yaptýðým gibi kendine uygun bir kitap aradýðýnda…" Ece Arar Emener ile "Ece'nin Hamilelik Günlüðü" üzerine bir söyleþi… altKitap: Hamilelik çok özel bir deneyim. Neden kaydetmek, neden bir günlük biçiminde kaydetmek? Ece Arar Emener: Aslýnda yanýt sorunuzun içinde gizli. "Çok özel bir deneyim olduðundan" kaydettim diyebilirim. Bir de elbette her þeyi kaydetme alýþkanlýðýmdan... Yaklaþýk on iki yaþýmdan beri günlük tutuyorum, o yýllarda günlük sayfalarýmý "Sabah uyandým, okula gittim, eve geldim, yemek yedik, yattým" diye doldururken zamanla günlük tutmamýn ne kadar özel ve geriye dönüþleri mümkün kýlan bir yapýsý olduðunu zamanla anlayarak, daha detaylý anlatýmlara yöneldim. Dolayýsýyla hamileliðimi bu formatta yazmak benim için çok doðal, olmasý gerektiði gibi bir deneyim oldu. altKitap: Kaydettiklerinizi paylaþmaya nasýl karar verdiniz? Baþka bir deyiþle 17 Nisan 2001'de kendinize sorduðunuz 'ben ne yapýyorum...çok özel þeyler mi anlatýyorum, yalnýzca bende saklý kalmasý mý gerekiyor yazdýklarýmýn' sorularý cevaplandý mý? Ece Arar Emener: Aslýnda günlüðü ileride Elvin'e vereceðim bir hediye olarak tasarlamýþtým, "bir kitap olur bundan" demiyordum. Ancak zamanla, hamilelikle ilgili doküman toplamaya karar verdiðimde çok karýþýk bir tabloyla karþýlaþtým, hamileliðin de kendine göre bir jargonu var, yapýlmasý ve yapýlmamasý gereken þeyler var. Aradýðýnýz her soruya bir tek kaynakta ulaþmak mümkün olmadýðý gibi, en son týbbi geliþmeleri de ancak internetten izleyebiliyorsunuz. Ben edindiðim tüm bilgileri büyük bir iþtahla okurken ayný zamanda da


ii

Söyleþi - Ece Arar Emener

günlüðüme aktarmayý uygun buldum. Yine çocukluktan gelen bir alýþkanlýkla "yazdýðým takdirde daha iyi öðrenirim" taktiðini uyguladým da diyebilirim. Bütün týbbi bilgileri günlüðüme kaydetmemin bir nedeni de Elvin'in anne olacaðý zaman eline aldýðý bu günlükteki bilgilerin alacaðý durum! Eminim benim büyük bir ciddiyetle, en son týbbi geliþmeler diye anlattýðým bu bilgileri komik bulacak ve birlikte çok eðleneceðiz...

Günlüðüme

yazarken

kaynak

bulamamanýn

sýkýntýlarýndan da söz ettim. Birkaç yabancý yazarýn günlüðü dýþýnda pek bir örnek yoktu. Üstelik tanýdýðým birkaç kadýn yazar da zamanýnda bu iþi yapmadýklarýna yani hamileliklerini yazmadýklarýna piþman olduklarýný söylemiþlerdi. "Türkiye'de bunu yapan ilk kiþi neden ben olmayayým?" dedim ve o gözle yazmayý sürdürdüm. "Özel þeyler mi anlatýyorum, bende kalmasý gerekmez mi?"ye gelince; bu bütün günlüklerin ortak sorunu ve benim de iþin içinden çýkabilecek bir yanýt vermem olanaksýz. Ancak, yaþadýklarýmýn her hamile kadýnýn yaþayabileceði türden þeyler olduðunu söyleyebilirim. Zaten okuyanlara "demek yalnýz deðilim" duygusunu vermesini amaçladýðým bir günlük bu ve her hamileliðin dokuz ay süren ve birbirine yakýn geliþmeler gösteren bir süreç olduðu hesaba katýldýðýnda günlüðün o kadar da özel bir þey anlatmadýðý fikrine bile kapýlýyorum. altKitap: Hamilelik aslýnda uzun bir bekleyiþ, bir hazýrlanma, anneliðe hazýrlanma. Hazýrlanabilmiþ misiniz ya da anneliðe hazýrlanmak mümkün mü? Ece Arar Emener: Hamileyken en iyi þekilde anneliðe hazýrlandýðýmý sanýyordum, sanýrým kitabý okuyanlar da bunu fark edeceklerdir ancak bebek doðduktan sonra yaþananlar öyle büyük birer deneyim ki, hamilelik sürecinden çok farklý. Kitabýn anneliðe hazýrlamaktan çok hamilelik sürecini daha kolay yaþanýlýr bir hâle getirmeye çalýþtýðýný söylemek mümkün. Anneliðe hazýrlanmaksa söz konusu bile deðil, ancak anne olduktan sonra yaþananlar yazýldýðý takdirde belki anne olacaklara yeni bir kaynak yaratýlmýþ olabilir. Zaten þimdi "Bebeðimin Ýlk Yýlý"ný yazýyor ve bütün bunlardan da ayrýntýlarýyla söz ediyorum. Þimdi bu ikinci kitaptan söz ederken þunu da eklemezsem olmaz. Bebeðin ilk yýlýndan sonra iki ve üçü de yazmaya devam edersem, iþte o zaman Elvin gerçekten de benim bebeðim olmaktan çýkacak ve herkesin tanýdýðý bir bebek olacak.


Söyleþi - Ece Arar Emener

iii

Hamilelik kitabýnda yine de belli bir dokunulmazlýðý vardý Elvin'in, bu yeni kitaplarla belki de o dokunulmazlýk ortadan kalkacak. Ýþte o zaman "Çok özel þeyler mi paylaþýyorum?" sorusunu kendime tekrar sorabilirim. altKitap: Týbbi bilgiler günlüðünüzde önemli bir yer tutuyor. Galiba günümüzde hamile kadýnlar, hamileliðin olmazsa olmazý olan 'kaygý' ile savaþmakta týbbi bilgilerden güç alýyorlar. Ne dersiniz? Ece Arar Emener: Ayný fikirdeyim. Týbbi bilgilere sýký sýký tutunduðumu söyleyebilirim. Bu benim çocukluðumdan gelen bir alýþkanlýk. Bir þeyin ne olduðunu, neden olduðunu bilmiyorsam hep kaynak taramýþýmdýr. Dolayýsýyla da hamilelikte bu aþýrý bir boyuta ulaþtý. Her belirtiyi dikkatle gözlemleyip araþtýrdým ve günlüðüme aldým. Bazen elbette kendime "Bütün bunlarý bilmesem ne olurdu sanki..." de diyebiliyorum. Yine de yanlýþ bir yola sapmadýðýma, saðlýklý bir bebek dünyaya getirmenin benim bir görevim olduðuna inanýyorum. Eðer çok okuyup çok yazan bir insansanýz daha farklýsýný yapmak, hiçbir þey okumamak mümkün olmuyor. Her ne kadar hamileliðimin baþýnda doktorum bana "Artýk hamile olduðunu unutacak ve 36. haftaya kadar hamile deðilmiþsin gibi yaþayacaksýn" dediyse de ben ondan gizli gizli her þeyi okudum! altKitap: Ýnternet ve internetten elde edilen bilgiler günlüðünüzün çok önemli bir parçasý. Kitabýnýza internet üzerinden ulaþýlabilecek olmasý sizin için ne anlam ifade ediyor? Ece Arar Emener: Ben bir internet hayranýyým, sanki bu teknolojik buluþ benim için yaratýlmýþ gibi hissediyorum. Ýnternet öncesinde o kütüphane benim, bu kütüphane, kitapevi senin dolaþýrdým, þimdiyse internetin baþýna geçiyor ve aradýðým sorulara yanýtlar bulmaya çalýþýyorum. Günün birkaç saatini internette harcýyorum ve kendimi besliyorum. Ýnternetin size tüm dünyayý sunan, sizi formalitelerden uzak tutan, zaman kazanmanýzý saðlayan, hýzlý, çaðdaþ, özgür yapýsýný seviyorum. Dolayýsýyla kitabýmýn da beni beslediðine


Söyleþi - Ece Arar Emener

iv

inandýðým ve heyecan verici bulduðum bir ortamda yayýnlanýyor olmasý beni fazlasýyla mutlu ediyor. Çünkü bir gün baþka bir internet kullanýcýsý anne adayý oturup benim de yaptýðým gibi kendine uygun bir kitap aradýðýnda hayâl kýrýklýðý yaþamayacak, benim kitabýmý bulacak. Daha ne isterim? altKitap: Çok teþekkür ederiz. Elvin artýk hepimizin Elvin'i. Ona iyi bakýn.

ALEVI DUSUNCE GURUBU  

Alevilik hakkinda veya guncel konularda tartisip paylasabileceginiz bir platformdur.Bizim yerimiz ve konumumuz bellidi.

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you