Issuu on Google+

Aylık Yaşam Dergisi

HIrvatistan

BASKETBOL

YAZ KAMPI

ANNE

DEMEK

EV DEMEK

MAYIS 2013 Sayı 45

Ayak Sağlığınızı Önemseyin Kemeraltı’da Yaz Denizleri Keşfedin TARİHİ ZERAFET & MİDYAT Persan Home Studio

KEYİFLİ TATİL

ÖNERİLERİ

SUPER SLOW ZONE İLE DAHA FİT

ŞEHRİN EN İYİ HAMBURGERİ BURADA!

Kosh ile Daha Renkli Bir Yaz

DİYET

KOLİK MİSİNİZ?

z SinanAkyaü dın yorgun, “Bugün her k yoğun ve yalnız”


r a l m u r u t O r Başlamıştı


a d ’ 6

R E

Z M E A K Y

KUM HAVUZU KÜÇÜK EV HAMAK KEYFİ MİNİ HAYVAN PARKI HOBİ BAHÇESİ DOĞA YÜRÜYÜŞLERİ

KAHVALTI BARBEKÜ KENDİN PİŞİR KENDİN YE NARGİLE SEMAVER Doğayla iç içe huzurun hakim olduğu bahçemizde özel davetlerinize de ev sahipliği yapıyoruz.

İletişim: K A H V E D Ü N YA S I K A R Ş I S I / K E M E R B U R G A Z 212 322 70 22 532 272 76 80 507 787 44 33


Editör

Yaz molası Yine bir sezon daha, tatlı huzur veren bir yorgunlukla sona eriyor. Biz bu sayımızda yine hatırı sayılır içerik bombardımanı yaşatmayı hedefledik. Eminim birçoğumuz son ders ziliyle tatil planlarını hayata geçirme telaşında olacağız. Aksiyonu bol, zinde bir yaz tatili için içeriğimize bu doğrultuda yön vermek istedik. Dilerseniz Akdeniz’in Mavi sularında eğlence ve dinlencenin biraradalığına gölge düşürmeyecek mekan önerilerimize göz atın ya da Anadolu’da Midyat ufuklarında dolaşın, seçim sizin! Bir gün geçmesin ki görsel ve yazılı medyada şiddet haberi izlemeyelim. Sürekli değişim toplumsal bakış açılarına da yön verirken Avukat Özge Akım Aile içi şiddetle ilgili bilinmesi gereken hakları makalesinde sıralıyor. Küçük kasabamız büyürken sancıların yanında güzel gelişmelere de sahne oluyor. Hisar Okulları dünyanın her yanından okulların yer aldığı İtalya’da Sanremo’da düzenlenen festivalde ödül aldı. Okulun Senfonik orkestrası ise 16 Mayıs’ta muhteşem bir konser vermeye hazırlanıyor. Unutulmayan Film müziklerini Marmara Üniversitesi öğrencileri ile birlikte seslendirecekler. Bu etkinlik kaçmaz deriz!... Kendine has evleriyle, telkari işlemesiyle ve çeşitli inançların birlikteliği ile meşhur başka bir miras UNESCO kenti Mardin’in Midyat İlçesi sayfa aralarında… Kuzey yürüyüşü olarak bilinen ve son yıllarda popülaritesi artan Nordic Wolking…. Kayak hocası Yıldırım Candan kursiyerleriyle doğada yaptıkları bu sporu iç sayfalarda detaylandırıyor. Günümüz erkek kadın ilişkilerini tüm yalınlığıyla romanlarında örgüleyen Sinan Akyüz ile samimi sohbet gerçekleştirdik. Keyifli bulacağınızı umuyorum.. Bizde herkes kadar geleneksel sanatlarımız ölmesin kuşaktan kuşağa yaşasın istiyoruz. Bu gerekçelerle kalemimizi sıvadık ve soluğu bakırcı tezgahında aldık. Bir asılık işin piri Mehmet Doyuran ile doyumsuz sohbetler yaptık. Yine bu sayımızda beğeniyle takip edilen Portrelerde farklı iş kollarından insanları sizlerle buluşturduk. Yeni sezona merhaba diyeceğimiz Eylül’de buluşma dileğiyle… Anneler Günümüz kutlu olsun…

BİRSEN ÇELİK Sevgiyle kalın...

İmtiyaz Sahibi Çınar Ajans A.Faruki Çelik Fcelik1@hotmail.com Yazı İşleri ve Yayın Yönetmeni Birsen Çelik Birsen_celik@hotmail.com Art Director Mehmet Akif Dilmen makifdilmen@gmail.com Reklam Satış Direktörü Hacer Öksüzoğlu countrylifetr@gmail.com Haber Merkezi Şeyda Erva Kılıç Katkıda Bulunanlar Fatma Taş Merve Sena Kılıç Fatma Sezer Çırakoğlu Füsun Altaş Ahmet Fatih Çelik A.Serdar Kozanoğlu Selver Çelik Sadi Tunç Sözen Baskı Yeri İhlas Gazetecilik A.Ş. Tel: 0212 454 35 06 Tiraj 5000 Yönetim Yeri Country Life Mimar Sinan Mah. Dereboyu Sok. No: 2 Kemerburgaz-Eyüp/İstanbul Tel: 0212 322 70 22 countrylifetr@gmail.com www.mycountrylifeturkey.com Reklam Rezervasyon için,

322 70 22 Aylık Süreli Yayın Dergide yayınlanan yazıların, fotoğrafların her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilerek dahi izinsiz alıntı yapılamaz yayınlanamaz. Bu dergi basın meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. Yayınlanan ilanların sorumluluğu ilan sahiplerine aittir.

8

www.mycountrylifeturkey.com


HİM Yapı Günümüzün küçülen ve sınırların kalktığı dünyasında; lüks konut ihtiyacına, farklı bir bakış açısı ile yaklaşmaktadır.

Gayrimenkul sektöründe, sürdürebilir ekonomik büyümenin dönemsel riskler taşıdığı gerçeğini kabullerek, sektördeki iniş

Hızla gelişen Türkiye’nin, genç ve dinamik nüfusunun, temel

ve çıkışlardan etkilenemeyecek hızlı kiralanabilir ve yüksek kira

konut ihtiyacını, pratik ölçüler ve dünya standartlarında

getirisine sahip, konut ve ticari projeler üretmektedir.

rekabetçi fiyatlandırma politikası ile üretmeyi amaçlamaktadır.

ÇEŞMELER VADİSİ 5+2 350 M2 VİLLA 850.000 USD MESUT BOZKAYA TEL.0212 322 89 60-61 GSM:0532 779 91 12

DOĞA COUNTRY 5+1 200 M2 HAVUZLU BAHÇE KATI 835.000 USD MESUT BOZKAYA TEL.0212 322 89 60-61 GSM:0532 779 91 12

KEMER PARK EVLERİ 5+2 650 M2 VİLLA 2.000.000 USD MESUT BOZKAYA TEL.0212 322 89 60-61 GSM:0532 779 91 12

AYTEK EVLERİ 4+1 210 M2 ÇATI DUBLEKS DAİRE 4.000 TL SEDA ALPAR MENTEŞE TEL:0212 322 89 60-61 GSM:0533 236 22 33

KEMER COUNTRY KEMERBAHÇE 5+2 251 M2 ÇATI DUBLEKS DAİRE 620.000 USD SEDA ALPAR MENTEŞE TEL:0212 322 89 60-61 GSM:0533 236 22 33

KEMER COUNTRY 4+2 400 M2 VİLLA 1.850.000 USD SEDA ALPAR MENTEŞE TEL:0212 322 89 60-61 GSM:0533 236 22 33

ARKETİP 2.ETAP 3+1 180 M2 BAHÇE KATI DAİRE 3.800 TL SEDA ALPAR MENTEŞE TEL:0212 322 89 60-61 GSM:0533 236 22 33

KEMER COUNTRY KÜTÜK EVLER 5+3 500 M2 6.000 USD NERMİN ÇELİK TEL:0212 322 60-61 GSM:0541 484 34 73

KEMER COUNTRY 5+1 300 M2 VİLLA 4.500 USD SEDA ALPAR MENTEŞE TEL.0212 322 89 60-61 GSM:0533 236 22 33

İSTANBUL ZEN 2+1 ARA KAT YATIRIMLIK 120 M2 DAİRE 340.000 USD SEDA ALPAR MENTEŞE TEL.0212 322 89 60-61 GSM:0533 236 22 33

COUNTRYLIFE 3+1 172 M2 HAVUZ CEPHELİ 575.000 USD SEDA ALPAR MENTEŞE TEL:0212 322 89 60-61 GSM:0532 236 22 33

DOĞA COUNTRY 4+1 300 M2 ÇATI DUBLEKS DAİRE 550.000 USD NERMİN ÇELİK TEL:0212 322 60-61 GSM:0541 484 34 73

COUNTRYLİFE COUNTRYLIFE SATILIK KİRALIK DAİRELER 1+1,2+1,3+1 DAİRELER BENAY BENLİ TEL:0212 322 89 60-61 GSM:0530 112 74 04

COUNTRYLİFE 3+1 155 M2 ÇATI DUBLEKS 780.000 TL BENAY BENLİ TEL:0212 322 89 60-61 GSM:0530 112 74 04

BEYAZ KONAKLAR 4+1 200 M2 ARA KAT DAİRE 535.000 USD EDİ TURAN TEL:0212 322 89 60-61 GSM:0532 417 88 74

www.countryside.com.tr

Countryside’dan Design Suites Göktürk’te full ankastreli ve full möbleli  suite konseptinde satılık 1+1,2+1,2+1 dubleks son derece şık 2014 Mayıs teslim… kalan son 15 daire…


MAYIS 2013

İÇİNDEKİLER 11 Dermamed

Cilt sıkılaştıma, çevresel incelme, kırışıklık ve selülit tedavilerinde yepyeni bir cihaz; Venüs Freeze…

14

Dekorasyon Türkiye’nin Markası Persan Kemerburgaz Göktürk’te…

16

Asmer Ayak Sağlığı

Yaz aylarına girerken ayaklarınız uzman ellerde sağlık bulsun.

18

Evdebir.com Online alışverişle birçok dünya markasına ulaşmanız artık daha kolay…

20 Eğitim

Eyüboğlu Kemerburgaz İlkokulu ve Ortaokulu Müdürü Aysın Gün ile çalışmalarını konuştuk.

10

www.mycountrylifeturkey.com

36

Dubai

Asya kıtasının parlayan yıldızı Dubai’deyiz. Çoğul Çocuklar Platformu kurucusu ve kendisi de üçüz annesi Serpil Sare Emek’in kaleminden Dubai izlenimleri…


Uzm. Dr. A. Demet Aşkın

Son Teknoloji ile Kök Hücre Tedavisi (FIBROCELL OTOLOG FIBROBLAST) FIBROCELL tekniği sayesinde hastanın kendi fibroblast hücreleri çoğaltılarak özel enjeksiyon teknikleri ile hastanın yüzüne enjekte edilmekte ve böylece dokunun eski canlılık, parlaklık ve sıkılığını kazanması sağlanmaktadır. FIBROCELL, zamanı geriye çeviren bir hücresel tedavi yöntemidir.   FIBROCELL NEDİR, NASIL UYGULANIR? FIBROCELL, hastanın kendi fibroblast hücrelerinin çoğaltılarak tedavi amaçlı kullanılması tekniğidir. FIBROCELL tekniğinde, öncelikle hastanın kulak arkasından 3 mm. çapında bir doku örneği  punch biyopsi ile alınır. Alınan biyopsi, gelişmiş ileri teknoloji laboratuar şartlarında otolog hücre kültürleri vasıtasıyla özel bir işleme tabi tutulur ve fibroblast hücreleri üretilir. 4 hafta sonunda, fibroblast hücreleri uygulamaya hazır hale gelir. Uygulama 3 seans halinde yapılır ve her seansta hastanın cildine 20 – 40 milyon arası fibroblast hücresi enjekte edilir. Toplamda hastanın cildine ortalama 100 milyon fibroblast hücresi verilmiş olur. Cilde enjekte edilen genç ve taze fibroblast hücreleri, bırakıldıkları bölgede faaliyete geçerek kollajen ve elastin üretimi yaparlar; ciltte kuvvetli bir antiaging aktivite göstererek cildi sıkılaştırırlar. Genel anlamda bir cilt gençleştirme ve canlandırma etkisi sağlanmış olur.

FIBROCELL KULLANIM ALANLARI •

Mezoterapi ile yapılabilecek yüz yenileme ve gençleştirme (Facial rejuvenation) uygulamaları

Kırışıklıkların tedavisinde

‘Akne’ veya suçiçeği gibi rahatsızlıklar sonrası oluşan çukurların doldurulması

Yanık, geçirilmiş cerrahi ya da travmaya bağlı oyukluk ve izlerin tedavisi

Saç dökülmesi ve saçsızlık tedavisinde

Cilt çatlakları (Strech mark) tedavisinde

Kapanmayan kronik yaraların tedavisinde

FIBROCELL, FDA tarafından onaylanmış bir teknikle fibroblast hücresi üretme teknolojisidir.

İletişim: Çilekli Cad. No:32, 3.Levent 34330 İstanbul/ Türkiye Tel:212-3240324 /144 Gsm: 532 767 16 41 www.isomestetik.com demet.askin@isom.com.tr www.demetaskin.com


22 Super Slow Zone Göktürk’te

66

Sadece 20 dakika… İster günlük ister spor kıyafetlerinizle sağlıklı yaşamın kapılarını aralayın!

34

Nordic Wolking

İç Dünyamız

NLP Uzmanı Fatma Taş’ın kaleminden kişiliğin şekillenmesinde mihenk taşları saygı ve özsaygının tarifi…

Avrupa ve Dünyanın popüler sporu Nordic Wolking ile fazla kilolardan kurtulmanın tam da zamanı…

30

40

42 Konser

Hisar Okulları Orkestrası’ndan ‘Film Müzikleri Konseri’…

44

Söyleşi

49 Cosmodent

Hamilelikte diş tedavisi ve bakımı nasıl olmalı?

Herkes İçin Güzellik

Ebru Halisdemir’den sağlıklı bronzluk ve hasar görmemiş ciltler için tavsiyeler...

38

50 44

Midyat

Diller, Dinler ve Barışın Kenti: Midyat… UNESCO kenti Mardin’in Midyat İlçesini adım adım gezdiren Muhammet Öksüzoğlu çözüm sürecini de değerlendiriyor

60 Hukuk

Gazeteci-Yazar Sinan Akyüz ile yeni kitabı ve ilişkiler üzerine bir söyleşi yaptık.

Avukat Özge Akım aile içi şiddete karşı haklarımızı hatırlatıyor.

48

61

Diyet Kolik misiniz?

Duvarın Arkası

Diyetisyen Simge Çıtak diyeti kolaylaştırmanın püf noktalarını anlatıyor.

12

www.mycountrylifeturkey.com

Yazar Eyyup Altun yeni kitabı ‘Sona’ üzerine izlenimlerini anlatıyor.


Online Alışveriş

Evdebir.com’un Anneler günü için sloganı

“anne demek ev demek” Anne demek; evde kahvaltı sofraları, akşam yemekleri, kumaş peçeteler, içi daima kek-kurabiye dolu fanuslar, toplu çekmeceler, dolaplar, biblolar demek. Annelerimizin evleri hepimizden daha fazla uzun yaşanmışlıklarla, tecrübelerle dolu. Çocukların yetiştirildiği, telaşlı koşuşturmacaların yaşandığı, birden fazla hayatların izlerini taşıyan, misafirlerin eksik olmadığı her daim yaşayan evler... Evdebir.com alışveriş alışkanlıklarını değiştirme “hareketi” ni paylaşmanın heyecanını ve gururunu duyar. 2013’ün ilk aylarında kurulan evdebir.com, online alışverişin “sepete ekle” den ibaret olmadığı fikrinden yola çıkarak gerek Türkiye’nin gerekse de dünyanın en başarılı ve prestijli markalarını bir araya getirmeyi amaçlamıştır. Firmamız İstanbul 4. Levent mevkii’nde 1000 m2 lik tesisi ile online ziyaretçilerine en iyi ürünleri en doğru fiyatlarla, kampanya veya promosyon olmadan doğrudan satış şeklinde hizmet vermektedir. Bu stratejisi ile hem alışveriş alışkanlıklarını değiştirmek hem de bünyesinde sunduğu markaların değerini korumayı amaçlamıştır. Hali hazırda bir çok dünya markasının internet üzerinden satış hakkına sahip olan şirketimiz bu marka ağını her geçen gün genişletmektedir. Farklı hayat tarzlarına ait zevklerin, yansımaların rahatlıkla hissedilebileceği sitemizde aynı zamanda sanat otoriteleri tarafından kabul görmüş tasarımcılara ait, az sayıda üretilmiş dekorasyon ürünlerini erişilebilir kılmayı da önceliklerimiz arasına aldık.

Sadece Online Alışveriş Değil, Farklı ve Renkli Mekanların Tasarımı Dekorasyon, aksesuar, ev tekstili ve mobilya konusunda, Türkiye’nin en kapsamlı e-ticaret sitesi olmayı amaçlayan evdebir. com; aynı zamanda ziyaretçileriyle yaratıcı konseptler, kullanım tavsiyeleri, yeni fikirler de paylaşmakta ve bu sayede sadece online satış değil, bir yaşam tarzı sitesi olmayı da hedeflemektedir. Üstelik, Türkiye’de sadece evdebir.com’dan satışa sunulan, farklı fiyat skalalarına ait, seçilmiş, ulaşılabilir özgül tasarım ürünlerini ziyaretçilerinin beğenisine sunarak...

20

www.mycountrylifeturkey.com

Tasarım alanında farklı disiplinlerden oluşan uzman ekibimiz, ürünlerimize özel konseptler oluşturarak yarattıkları yaşam alanlarıyla, gün geçtikçe birbirine benzeyen ve özelliklerini yitiren evlerimizin yeniden hayat bulmasını, kişilik kazanmasını sağlayacak, güzel sanatlar alanında benzersiz eserleri ziyaretçilerimizle paylaşacak.

Love Letter

Ev tekstiline iddealı bir marka yaratarak başladık... Love Letter Gözünüzü açtığınız o ilk anda gülümseyerek yatağın içine gömülmek, yumuşak dokunuşuyla sarmalayan rahatlık duygusuna bedeninizi bırakmak... Love Letter nevresimleri ve ev tekstil ürünleri yüksek kumaş kalitesi ve sıcacık tasarımlarıyla güne mutlu başlayabilmenizi sağlıyor. İster şık, sade ve klasik tasarımlardan hoşlanın, isterseniz modern ve zaman üstü modelleri tercih edin, Love Letter stilinden vazgeçemeyeceksiniz. 


Eğitim

Çağdaş bir eğitim üssü:

Eyüboğlu Kemerburgaz Kampüsü

tarafından resmi olarak yetkilendirilen tek eğitim kurumuyuz. Uluslararası Bakalorya Organizasyonunun; Primary Years Programme (PYP)/İlk Yıllar Programı anaokulu ve ilköğretim hazırlık ve 4. sınıflar arasında; Middle Years Programme (MYP)/ Orta Yıllar Programı 5 ila 10. sınıflarda ve Diploma Programme (DP)/Diploma Programı lisenin son iki yılında uygulanıyor. Okulumuz, IB Diploma Programını bitiren öğrencilerine Eyüboğlu Lisesi diploması yanında uluslararası lise diploması alma imkânı veriyor. IB diploması ülkemizin ve dünyanın seçkin üniversitelerinde mezunlarımıza pek çok avantaj sağlıyor. İngiltere’deki üniversitelerde öğretimin 3 yılda tamamlanması, bazı Kanada üniversitelerinde doğrudan 2. sınıfa başlamak, not ortalamasına göre %100’e varan oranlarda başarı bursu gibi... Fen ve laboratuvar çalışmalarına büyük önem veriyoruz. Öğrencilerimiz anaokulundan itibaren deneyselliğe ve yaratıcılığa dayalı bir eğitim alıyor. Bunun sonucu olarak da bizleri gururlandıran başarılara imza atıyorlar. TÜBİTAK Proje Yarışması Türkiye birinciliklerimiz, Yakın Doğu Güney Asya Okullar Birliği NESA Matematik Ligi Dünya birinciliğimiz, Ulusal Zekâ Oyunları birinciliğimiz, Destination Imagination (DI) Türkiye birinciliklerimiz bunlardan bazıları… 100’den fazla kulüp seçeneğiyle öğrencilerimizin sosyal gelişimine tam destek oluyoruz.

Eğitime adını veren ve 43 yılı geride bırakan Eyüboğlu Eğitim Kurumlarının yarım yüzyıla yaklaşan eğitim tecrübesi, Kemerburgaz Kampüsündeki öğrencilere çağdaş eğitimin olanaklarını sunuyor. Kurumun bugün geldiği noktadaki başarısının sırrını, Eyüboğlu Koleji ilk dönem mezunu (1992) ve Eyüboğlu Kemerburgaz İlkokulu&Ortaokulu Müdürü Aysın Gün anlattı. Eyüboğlu Kemerburgaz İlkokul ve Ortaokulundaki eğitim yaklaşımınızdan söz eder misiniz? Öğrencilerimizi hem akademik, hem de sosyal açıdan toplumda fark edilen, özgüveni tam bireyler olarak yetiştiriyoruz. Onlara uluslararası bir kimlik kazandırıyoruz ve yabancı dili çok iyi öğretiyoruz. Her anlamda bütünlük taşıyan bir eğitim veriyoruz ve öğrencilerimizi Atatürk ilkeleri ışığında bugünün değil, yarının dünyasına hazırlıyoruz. Bu anlayış, Eyüboğlu çatısı altındaki tüm okullarımız için geçerlidir. Eyüboğlu’nu diğer okullardan güçlü ve farklı kılan özellikler nelerdir? CIS tarafından dünyada en çok okulla akredite edilen ilk ve tek eğitim kurumuyuz. 2010 yılında 12 okulumuzun da CIS (Counsil of International School-Uluslararası Okullar Konseyi) tarafından akredite edilmesi, Eyüboğlu’nun tüm dünyada en çok okulla akredite edilen ilk ve tek eğitim kurumu olması;

22

www.mycountrylifeturkey.com

bizler için gurur kaynağıdır. İngilizceyi en iyi öğreten okuluz. Eyüboğlu’nun en önemli özelliklerinden biri İngilizceyi anaokulundan itibaren en iyi öğreten okul olmasıdır. Verdiğimiz dil eğitimi, yurt dışında pek çok üniversite ve kuruluş tarafından biliniyor ve övgü alıyor. Okulumuzda 5. sınıftan itibaren fen ve matematik dersleri İngilizce olarak gerçekleştiriliyor. Günümüz koşullarında birden fazla yabancı dile duyulan gereksinim dikkate alınarak 5. sınıftan itibaren Almanca veya İspanyolca dillerinde ikinci yabancı dil eğitimine başlanıyor. Hedefimiz mezunlarımızın ikinci yabancı dili etkin bir düzeyde kullanabilen öğrenciler olmalarını sağlamaktır. İkinci yabancı dilde de öğrencilerimiz uluslararası dil yeterlilik sınavlarında son derece başarılı sonuçlar elde ediyor. Eyüboğlu öğrencileri, anaokulundan itibaren aldıkları yabancı dil eğitimi sayesinde iki yabancı dile mutlak hâkimiyetle üniversiteye başlıyor. IB programlarını tüm sınıf seviyelerinde uygulayan tek eğitim kurumuyuz. Eyüboğlu’nda, Milli Eğitim Bakanlığı’nın müfredatına başarıyla entegre edilen IB Programları (Uluslararası Bakalorya) uygulanıyor. Ülkemizde, IB Programlarını tüm sınıf seviyelerinde uygulamak için Uluslararası Bakalorya Organizasyonu

Öğrencilerimizi sadece akademik olarak değil, sosyal yönden de en iyi şekilde yetiştiriyoruz. Öğrencilerimiz İlkokul Hazırlık sınıfından itibaren tüm öğrenimleri boyunca haftada 2 saat ilgi ve yetenekleri doğrultusunda kulüp çalışmasına katılıyor. Binicilik, keman, yaratıcılık, yan flüt, İngilizce drama gibi çok çeşitli spor ve sanat dallarında sunulan 100’den fazla kulüp arasından seçim yapan öğrencilerimiz, Eyüboğlu yaşamları boyunca seçtikleri alanda kendilerini en iyi şekilde geliştiriyor. Öğrencilerimizi ulusal ve uluslararası sınavlara en iyi ve en doğru şekilde hazırlıyoruz. Akademik anlamda donanımlı öğrenciler yetiştiriyoruz ve bunu standart sınavlarda (SBS-LYS/ YGS) başarıya dönüştürüyoruz. Öğrencilerimizi sınavlara planlı ve programlı bir biçimde hazırlıyoruz. İlkokul 2. sınıfta başlayan çalışmalar, öğrencilerimizin zamanı iyi kullanma ve doğru sonuca ulaşma gibi önemli teknik becerileri kazanmalarını da sağlıyor. Çok sayıda öğrencimiz her yıl Seviye Belirleme Sınavında soruların tümünü doğru yanıtlayarak 500 tam puan alıyor. Diğer yandan kuruluşundan bu yana Eyüboğlu Koleji’nin %98, Eyüboğlu Fen Lisesi’nin %100 oranında üniversiteye yerleştirme başarısı elde ettiğini de vurgulamak isterim.


Aktif yaşam

SUPER SLOW ZONE GÖKTÜRK’TE “Hayatınızın Yükünü Kaslarınıza Yüklemeyin”  

Dilek Emir

SuperSlow ZONE Nedir? Amerika’daki 29 yıllık bilimsel çalışmanın sonucu olarak ortaya çıkmış ve etkinliği kanıtlanmış kişisel egzersiz yöntemidir. Haftada sadece bir-iki kez 20 dakikalık bir sürede IACET sertifikalı eğitmenler eşliğinde, son teknoloji ürünü cihazlarda yapılan en güvenli, kişiye özel kas güçlendirme programıdır. 

Bu Yöntemin Diğer Kas Güçlendirme Yöntemlerinden Farkı Nedir? Bilinçsizce ve kontrolsüzce yapılan sporlar yaşanan sakatlıkların ve deformitelerin en önemli nedenidir. SuperSlow ZONE’da haftada yalnızca bir veya iki kez 20 dakikalık yoğun ve etkin bir programla, alternatif yöntemlerle ulaşabileceğinizin üzerinde sonuçlar almanızı sağlar.

Kaslarımızı Güçlendirmek Neden Önemlidir? Fiziksel görünüşümüzden tutun da gün içerisinde ihtiyaç duyduğumuz enerjimizi kaslarımıza borçluyken, maalesef

24

www.mycountrylifeturkey.com

Bir Dünya markası olan Super Slow ZONE ile sadece 20 dakikada ister günlük ister spor kıyafetlerinizle sağlıklı yaşamın kapılarını aralayın. Göktürk’te Arcadium Life Çarşı’nın üst katında hizmet vermeye başlayan yeni mekândaki çalışmaları Super Slow ZONE Türkiye master franchise Dilek Emir, Göktürk şube ortakları Alev Urçar ve Mine Büyükaycan ile konuştuk.

günümüzde kasların önemi göz ardı edilmektedir. Yaşla birlikte her yıl,  tıp dilinde “Sarkopeni” olarak adlandırılan kas kaybı yaşarız. Kas kaybı çoğunlukla bizlerin fark edemediği kadar sessiz gerçekleşir. Kas kaybetmek demek vücudun metabolik yönden en aktif dokusunun kaybedilmesi demektir. Bu kayıp metabolizmamızı yavaşlatır ve kilo almaya başlarız, iskelet sistemimiz yeterince desteklenemez, duruşumuz bozulur. Kaslar zayıfladıkça eklemlere bağlara yük biner kireçlenme, kemik erimesi, sırt bel boyun ağrıları başlar.  Ayrıca ilerleyen yaşlarda özellikle kadınların kabusu olan osteoporoz için en iyi ilaç egzersizdir. Osteoporoz kemiklerdeki kalsiyum miktarının azalmasıdır. Yeterli miktarda kalsiyum almanıza rağmen direnç egzersiziyle kemikler üzerinde yeterince baskı sağlamazsanız kemiklerinizde kalsiyum depolanamaz. Alınan kalsiyumun kemiklerde tutulması ancak yüksek yoğunlukta direnç egzersizi ile mümkündür. SuperSlow ZONE yoğun ve etkin bir antrenman programı ile kemikleri kalsiyum depolamaya zorlar.


Aktif yaşam

Göktürk şube ortakları Alev Urçar ve Mine Büyükaycan SuperSlow ZONE ile Beklentilerimiz Neler Olmalıdır? Bel, Boyun, Sırt Rahatsızlığı Olanlar İçin de Uygun mudur? Özellikle  bel, boyun rahatsızlıkları, sırt, diz ağrıları, skolyoz, kifoz vb. sorunları olan kişiler, kas güçlendirme amaçlı gidecekleri herhangi bir merkezde, var olan bu tür rahatsızlıkları nedeniyle egzersiz yapamayabilir ve/veya bilinçsizce yapılacak egzersizlerle bu sorunlarını daha da arttırabilirler. SuperSlow eğitmenleri,

kişinin sağlık durumu, eklem/hareket aralıkları ve fonksiyonel limitleri dikkate alarak kişiye özel planlanmış en güvenli egzersizlerin yapılmasını temin ederler.

SuperSlow ZONE’a Kimler Gelebilir? 11 ile 90 yaş arası sağlıklı, fit ve formda kalmak, dinç yaşlanmak isteyen genç, yaşlı, kadın, erkek herkes rahatlıkla gelebilir.

Sizin hedefleriniz eğitmenlerinizin de hedefi olduğu için gelişiminiz sürekli takip edilmektedir. Her geçen gün içinizdeki enerjiniz artacak ve kendinizi günlük hayatta daha güçlü hissetmeye başlayacaksınız. Duruşunuz düzelecek ve özgüveniniz artacak. Kollarınız, omuzlarınız, sırtınız, bacaklarınız, beliniz, karın kaslarınız kısaca tüm vücudunuz güçlenecek, günlük aktivitelerinizi yaparken dahi dayanıklılığınızın arttığını fark edeceksiniz. 

İstanbul Cad. Telekom Sok. Arcadium Life Kat:1 D:16 Göktürk-Eyüp Tel. (212) 3227301-02

www.mycountrylifeturkey.com

25


Bölgeden

Her tüye, Her cilde, Her mevsime uygun Lazerlerimizle.... • • • •

ŞEHRİN EN İYİ HAMBURGERİ BURADA! Şehrin En İyi Hamburgeri Burger House Göktürk’te ağzının tadını bilenlerin uğrak yeri oldu. El yapımı hamburgerler 13 farklı çeşidiyle adeta hem midenize hem de gözünüze görsel şölen yaşatıyor. Özel hamburger köftesi, ekmeği ve soslarıyla büyük ilgi gören Burger House genç işletmecileri, servisi, dekorasyonu, ferah bahçesi ve lezzetiyle sıcak yaz günlerinde yeni uğrak yeriniz olabilir. Özel burgerinizi dilerseniz 0212 322 34 42 nolu telefondan ya da www.yemeksepeti.com internet sitesinden sipariş verebilirsiniz. Afiyet olsun…

ALEXANDRITE, DIODE(SOPRANO) VPL İĞNELİ EPİLASYON

PAZAR günleri de Lazer Epilasyon hizmeti verilmektedir. (Paket kampanya programımız vardır.) İletişim: İsom  Estetik (Uzm.Dr.A.Demet Aşkın) Çilekli Cad.No:32, 3.Levent www.isomestetik.com Tel:0212-324 0 324 / 144 Fax:0212 2787818 Gsm:0532 7671641                

HİSAR OKULLARI SANREMO’DA BİRİNCİ OLDU 17-21 Nisan tarihleri arasında İtalya’da düzenlenen 15. Sanremo GEF School Festival of Music’de orkestra, cover ve beste dallarında finale katılmaya hak kazanan Hisar Okulları, müzik okulu olmayanlar kategorisinde birinci oldu. Okul orkestrası B Yüzü bünyesinde henüz üç yıl önce kurulan ve Türkiye’nin tek ukulele orkestrası olan Hisar Ukeband of İstanbul yarışmada çok beğeni topladı ve orkestranın aldığı başarıda büyük pay sahibi oldu. Dünyanın her yanından okulların yer aldığı festivalde finale 12 okul 28 parçayla katıldı ve Hisar Okulları orkestrası B Yüzü kazandığı başarı sonucunda Kristal Yunus ödülünü aldı. Ayrıca bu yıl ilk defa Sanremo’da yapılan ve tüm okullardan 200’den fazla öğrencinin katıldığı mini maratonda da Hisar Okulları öğrencileri başarılı sonuçlar aldılar.2002 yılında kurulan Hisar Okulları pop rock orkestrası B Yüzü, o günden bu yana her katıldığı yarışmadan başarılarla döndü. Hisar Okulları orkestrası B Yüzü’nün repertuvarı pop, rock, alternatif, blues, Latin tarzında geniş bir yelpazeden oluşuyor. Yeni yetişen yetenekli öğrenciler, B Yüzü’nün gelecekteki başarıları için önemli bir potansiyel sunuyor.

26

www.mycountrylifeturkey.com

Sevince ortak olun Mesa AVM önündeki yardım kumbaraları sevgi, hoşgörü, birlik ve beraberlik duygularının yoğun bir şekilde yaşatıyor. Eyüp Belediyesi’nce başlatılan örnek projeye Mesa AVM de çarşı önüne oyuncak ve kitap biriktiren kumbaralar yerleştirerek katılım sağladı. Yetkililer Kumbaralarda toplanan eşyaların ihtiyaç sahipleriyle paylaşıldığını kampanyaya gösterilen ilgiden dolayı Göktürklülere çok teşekkür ettiklerini belirtiyor.


Bölgeden

SİZE ÖZEL… Özel Saç Tasarım ve Güzellik Salonu RETİ MARİ, yalnızca kadınlara özel yepyeni bir merkez olarak açıldı. Salon modern saç tasarımı ve türban modelleriyle de hizmet yelpazesini geniş tutuyor. Göktürk’te Gökofis İş Merkezi’nde geniş mekanı ve hijyen çalışma ortamıyla bayanların yeni uğrak yeri olan RETİ MARİ özel randevu sistemi ile çalışıyor. Salon Sahibi Ümran Kurt özel günler için yerinde hizmet sunarak müşteri memnuniyeti sağlamayı hedeflediklerini belirtiyor. İletişim: İstanbul Cad. Gökofis İş Merkezi 2. Kat No: 4 (B-Fit yanı) Göktürk-Eyüp Tel: 0212 322 67 55 -0553 328 63 19

SUPER SLOW ZONE ARCADIUM’DA AÇILDI Artık egzersiz yapmak daha kolay. Bir dünya markası olan Super Slow Zone Arcadium’da kapılarını sporseverler açtı. Günde sadece 20 dakikayla ister spor giysinizle ister günlük kıyafetinizle daha güçlü kaslara sahip olabilir, güne daha zinde başlayabilirsiniz. Son teknoloji ürünü cihazlar ve sertifikalı eğitmenler eşliğinde fit ve formda kalmak dinç kalmak isteyen herkes bu programdan faydalanabilir.

GÖKMAHAL’DE KARMA TEZHİP SERGİSİ Tezhip Sanatçısı Aysun MERT ve Göktürk İsmek Tezhip grubuna ait Karma Tezhip Sergisi sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Birbirinden değerli tabloların görücüye çıkacağı sergiye Adalı Sanat Galerisi ev sahipliği yapıyor. Sergi 13 gün boyunca ziyaretçilere açık tutulacak. Tarih: 22 Mayıs -03 Haziran 2013 Yer: Adalı Sanat Galerisi Gökmahal zemin kat- Göktürk (Garanti Bankası arkası)

İrtibat. 322 73 01-02

www.mycountrylifeturkey.com

27


OASİS BİTKİ & PEYZAJ Oasis Peyzaj, 20 yıllık deneyimin verdiği güvenle, sahip olduğu bilgi ve uyumlu ekibiyle bütünleştirerek, sektöründe doğru çözümler üretmeye devam etmektedir. İstikrarlı ve azimli çalışması ile kaliteden ve güvenirliliğinden ödün vermeden, müşteri memnuniyetini hedef alarak, sektörün önemli firmaları arasında yer alan Oasis Peyzaj;  8.000 metre kare alan 500 metre kare stok alanında size hizmet vermektedir. Ürün kalitesinde malzeme kadar işçiliğinde önemli olduğunu bilen; Oasis Peyzaj üretim sürecinin her bir aşamasında son derece titiz bir çalışma yürüterek, kaliteden taviz vermeden ekonomik üretim yapmayı başarmış, bu avantajını müşterilerine yansıtmıştır. • Her Çeşit Bitki Toprak • Gübre • Saksı • Özel Sebze Bahçesi • Peyzaj Proje • Uygulama Periyodik • Bahçe Bakımı • Danışmanlık

İletişim: İstanbul Cad. No:1 Kemerburgaz- İST (Hamidiye Su Karşısı) Tel:212 360 03 55 E-mail: oasispeyzaj@hotmail.com


City Koltuk Döşeme Hayallerinizi Gerçeğe Dönüştürür Hiç bir standarda bağlılık kaygısı duymadan, istenilen ölçü ve tarzda mobilya üreten City’de art decodan romantik tarza, klasikten moderne, mekana uygun tarz ve kişisel tercihler ön planda tutularak projelendirme ve uygulama yapılıyor. Her çağın görüşleri, dönemin tarz ve mekan anlayışı ile ifade buluyor. Kimi zaman el dokuması bir parça ipek büyüleyici bir koltuğa, kimi zaman ahşap üstünde adeta dans eden eller varakla buluşup oymanın inceliği ile kusursuz bir yatak başına. Kimi zaman cafelerinizde kimi zaman yat mobilyalarında hayalin gerçeğe dönüştüğü City Mobilya yeniliklerin hiç bitmediği evinizdeki tasarımla aranızda bir köprü olmayı kendine ilke edinmiştir. Kişisel tarza odaklı yüksek yaşamın ifadesi mekanlarınıza fikirler taşıyoruz, bazen kentin sıcak ışıklarını izleyen güncel bir yapıda, bazen nadide bahçelere açılan özel bir evde her detayda ve ışıltıda size, sizi anlatmak istiyoruz... Çeşmebaşı Cad. No: 33/A Göktürk – İST. 0212 322 15 77- 0532 592 83 83


Tatil Önerisi

DÜŞLERE SIĞMAYAN BİR TATİLE NE DERSİNİZ!

Özel beyaz kum plajı, restoranları, deniz ve bahçe manzaralı odaları ile konuklarını kendine hayran bırakan Palmalife Bodrum Resort & Spa bu yaz hayallerinizdeki tatili gerçeğe dönüştürüyor. Bodrum Yalıkavak’ın en güzel koylarından biri olan Gökçebel Mevkii’nde konumlanan Palmalife Bodrum Resort & Spa, bulunduğu koyla bütünleşen yemyeşil doğası ile çok özel bir konaklama deneyimi yaşatıyor.

Dünya Mutfağından Tarifsiz Lezzetler Palmalife Bodrum Resort & Spa’nın açık ve kapalı alanlarında yer alan, havuz ve deniz manzarasına sahip ana restoranı, güne sağlıklı bir başlangıç yapmaları için misafirlerine açık büfe muhteşem bir kahvaltı menüsü sunuyor. Mükemmel panoramik manzara ve canlı piyano eşliğinde dünya mutfağının en seçkin tatlarının birleştiği öğle ve akşam yemekleri, günün yorgunluğuna güzel bir nokta koyuyor. Küçük atıştırmalıklar için benzersiz lezzetler sunan Snack Bar, geleneksel Türk mutfağının vazgeçilmeyen lezzetleri özel sunumlarla servis ediliyor. Serinlemek isteyenleri de unutmayan Snack Bar’da karpuzlu, kavunlu, çilekli ve şeftali frozen içecekler ve buzlu kahveler sıcak yaz gecelerinin vazgeçilmeyen tatları. Gündüz Palmalife Bodrum Resort & Spa’nın özel plajındaki platformunda güneşlenmenin keyfini yaşayan konuklar bir yandan da Beach Bar’ın lezzetli ve zengin beach snack menüsü ile lezzetli bir tatilin tadını çıkarıyor.

SU SPORLARIYLA ZİNDE KALIN Palmalife Bodrum Resort & Spa’nın özel yüzen koy iskelesinde bulunan su sporları alanı, tatiline renk katmak isteyen spor tutkunları için farklı deneyimler sunuyor. Profesyonel eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilen aktiviteler spordan vazgeçemeyen ve masmavi sularda serinlemek isteyenler için benzersiz seçenekler sunuyor. Otel bünyesinde yer alan fitness salonu, tenis, voleybol ve mini futbol sahaları, açık ve kapalı yüzme havuzu ile de farklı aktivite seçenekleri sunuyor.

MAVİ KEŞFE ÇIKIN Dünyanın en büyük 36., Türkiye’nin ise 2. büyük yelkenlisi olan Palmalife Yelkenli Gulet Tekne, misafirlerine unutulmayacak bir mavi yolculuk deneyimi yaşatıyor. 5 yatak odası, geniş ve konforlu salonu, jakuzisi ve misafirlerinin tüm ihtiyaçlarını eksiksiz giderebilecek profesyonel ekibi ile lüksün doruklarında seyahat imkanı sağlayan Palmalife Tekne, hem otel misafirlerine hem de dışarıdan gelen misafirlerine benzersiz bir tatil sunuyor.

30

www.mycountrylifeturkey.com


Tatil

D-HOTEL MARIS

Dünyanın en güzel koylarından Datça Yarımadası’nda çam ormanları, volkanik dağlar ve doğal plajlar ile çevrili muhteşem konumuyla D-Hotel Maris sizi masalsı güzelliğine davet ediyor. Datça Yarımadası’nda yer alan eşsiz konumu, beş özel plajı ve sunduğu lüks hizmet seçenekleri ile yüksek beklentilere hitap eden D-Hotel Maris, kapılarını yeniden açıyor. Resort, ürün yelpazesini genişleterek bu sene de misafirlerine unutamayacakları bir tatil yaşatmak üzere yeni restoranları, yenilenen ESPA spa merkezi, zenginleşen yoga ve fitness alternatifleri ile 2013 yaz sezonuna merhaba diyecek. Dünya çapında ödüllere sahip uluslararası Zuma Restoran, Haziran ayından Eylül ayına kadar,  tüm koyu ayaklar altına seren büyüleyici manzarası ile terasta sıra dışı çizgisiyle D-Hotel Maris misafirleri ile buluşacak. Dünyanın dört bir yanında bulunan Zuma restoranlarının heyecan verici unsurları bir araya getiren D-Hotel Maris Zuma, açıkhava “robata grill” ızgarasında kendi imzasını taşıyan ve klasik yemeklerden örnekler sunacak. Dünyanın en iyi barlardan bir olarak bilinen Zuma, dünyaca ünlü miksolojist ve DJ’leri ile de misafirlerine benzersiz deneyim yaşatacak.

su sporları alternatiflerini, Uluslararası bir Sörf ve Yelken Okulu’ndan sertifikalı eğitmenleri ve ekipmanlarını bünyesinde bulunduruyor. Sahip olduğu benzersiz lokasyon ile misafirler, sakin hava gerektiren su kayağını yaparken diğer bir yanda rüzgar gerektiren sörf ya da yelkenin keyfini çıkarabiliyor. Geçen yıl olduğu gibi bu yılda Holger Brümmer koçluğunda 28 Mayıs-02 Haziran 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan su kayağı etkinliği ile yerli ve yabancı su kayağı tutkunlarını ağırlayacak. Resort’ta profesyonel su sporları alternatiflerinin yanı sıra yine uluslararası sertifikalı eğitmenler tarafından koordine edilen üç kortlu tenis merkezi; mini futbol, basketbol, plaj voleybolu sahaları bulunuyor.

www.dhotel.com.tr reservation@dhotel.com.tr Tel: +90 252 441 2000

Doğa Harikası Mavi Bayraklı Plaj’da Lezzet Şöleni D-Hotel Maris misafirlerine masalsı manzarasıyla güne keyifli başlangıç sunan The Terrace restoran haricinde İtalyan, Asya, Ege ve Türk mutfakları;  Et restoranı olmak üzere beş farklı à la carte restoran seçeneği de sunuyor. Volkanik dağların ortasında bembeyaz kumsalı, denizin sunduğu benzersiz mavi tonları ile mavi bayrak ödüllü doğa harikası the Bay Plaj, Ege ve Akdeniz’in kesiştiği noktada misafirlerine üç yeni restoranı ile istisnai bir yeme–içme keyfi sunuyor.

D-Hotel Maris Yat Seferlerin de Limanı Resort; sunduğu istisnai restoran ve barları, ESPA spa merkezi ve spor aktiviteleri ile denizden keşfe çıkanlar için de çevre koylara demir atmak suretiyle misafir edilebildiği bir liman niteliğinde.  Otel misafirleri ise 100ft’lik özel yapım yelkenli tekne, Sunseeker Portifiono 48 ve Azimut 55 yatlarını kiralayarak Yunan Adaları, Ege ve Akdeniz’in gizli koylarını keşfe çıkabilirler.

Su Kayağı Slalom Ustası Holger Brümmer D-Hotel Maris’te Tatilinde adrenalin ve spordan vazgeçemeyenler için de D-Hotel Maris, bölgedeki en iyi

32

www.mycountrylifeturkey.com

 


Kenten Haberler

Yaz tatiline Pegasus’la uçun! PEGASUS, MİSAFİRLERİNİ HAZİRAN VE TEMMUZ AYLARI BOYUNCA 49.99 TL’DEN BAŞLAYAN FİYATLARLA UÇURUYOR İstanbul, 16 Nisan 2013 – Misafirlerini uçmanın kolay yoluyla tanıştıran Pegasus Hava Yolları, yaz ayları boyunca sunduğu kampanyalarla, misafirlerini avantajlı fiyatlarla diledikleri noktaya uçurmaya devam ediyor. 16 Nisan – 19 Nisan 2013 tarihleri arasında, biletlerini www.flypgs.com’dan alan Pegasus misafirleri, 1 Haziran 2013 – 31 Temmuz 2013 tarihleri arasında, kampanya dahilinde yer alan seçili iç hatlara ve Kıbrıs’a gerçekleştirecekleri uçuşlarda 49,99 TL’den başlayan fiyatlarla uçma imkanı buluyor. Sınırlı sayıda koltuk için geçerli kampanya biletlerine ve detaylı bilgiye www.flypgs.com internet sitesinden ulaşabilirsiniz.

Wyndham İstanbul Kalamış Marina’nın Yeni Gözdesi: Remina Restaurant

Yeni lezzetler mi keşfetmek istiyorsunuz? Özel tatlar konusunda Türkiye’nin öncü markası Macrocenter, lezzet tutkunları için Avrupa’nın ve dünyanın en özel lezzetlerini keyifli sofralar için hizmet reyonlarına taşıyor.  Yemek ve yaşam stili anlayışını müşterileriyle buluşturarak, geleneksel tatların yanı sıra farklı tatlar arayışında olanlara da ulaşan Macrocenter, özel mutfağında uzman ekibinin hazırladığı birbirinden lezzetli ve farklı onlarca çeşit mezeyi müşterilerinin beğenisine sunuyor. Sipariş vermek çok kolay Unutulmayacak sofralar kurmak isteyenler, özel meze çeşitlerine, geleneksel ve dünya mutfağının birbirinden lezzetli tadlarına Kanyon Macrocenter Mağazasını ziyaret ederek ulaşabildikleri gibi 0850 229 82 82 numaralı hattı arayarak da sipariş verilebiliyorlar. Diğer Macrocenter Mağazaları için ise bir gün öncesinden Mağaza Yöneticisi ile irtibata geçmek yeterli oluyor. Online sipariş vermek için ise www.macrobanquet.com sitesi aracılığı ile siparişlerinizi kapınıza kadar getirtmeniz mümkün oluyor.

Marmara Denizi’nin mükemmel manzarasında konumlanan Wyndham İstanbul Kalamış Marina, bünyesinde açılan yepyeni bir restoranla bahara “merhaba” dedi. Remina Restaurant günlük akışa keyifli bir mola vermek isteyenler, günün hangi saati olursa olsun huzurlu bir ortam arayanlar ve pazar keyfinden vazgeçemeyenler için hazırladığı farklı alternatiflerle lezzet severlerin gözdesi olmaya hazırlanıyor. Dünyanın dört bir yanında en çok tercih edilen lezzetlerden oluşan menüsü ve göz dolduran sunumlarıyla adından sıkça söz ettirecek olan Remina Restaurant günün ilk saatlerine leziz, renkli ve huzurlu bir kahvaltı sofrasında başlamak isteyenler için de eşsiz bir adres.28 Nisan’dan itibaren her pazar konuklarını zengin brunch sofralarında ağırlayacak olan restoran keyif dolu bir pazar sabah için her detaya sahip. Bahçe katında bulunan havuz manzaralı restoran sade, şık ve dingin atmosferinde taptaze kahvaltılıklar, hamur işleri, mini sandviçler ve tatlılardan oluşan çok özel lezzetleri konuklarıyla buluşturacak. Wyndham İstanbul Kalamış Marina Adres: Kalamış Fener Caddesi 38 – Kalamış İstanbul Rezervasyon: (0216) 400 00 00

34

www.mycountrylifeturkey.com


ilgi.danismanlik@gmail.com 05357778549

İç Dünyamız FAT M A TA Ş • A İ L E D A N I Ş M A N I

Saygı ve öz saygı

A H

er insanın önce kendine, sonra karşı tarafa saygı duyması gerekir. İnsan karşısındakine saygı duymuyorsa, kendine olan saygısı da bitmiş demektir. ‘Ben kimim ki,’ ‘Ben neyim ki’, ‘Hiçbir işe yaramıyorum’ diyen insanda hiçlik başlamıştır. Ruh hali inişe geçmiştir ve böyle biri için pek sağlıklı bir kişilikten bahsedilemez. Öz saygıya baktığımız zaman, öz saygının içinde değerlilik duygusu ve yeterlilik duygusu vardır. Bu iki duyguyu birleştirdiğimiz zaman öz saygı oluşur. Özsaygı, özgüvenin ayağı gibidir. Biz saygımızı kendimiz maniple edersek veya karşımızdaki insan maniple ederse o zaman hiçliğe doğru gidiyoruz demektir. Kendimize saygı duymamız ve bu saygıyı da korumamız gerektiğini fark etmeliyiz. Karşımızdaki insan bize saygı duymasa da, bizim kendi özsaygımızı sahiplenmemiz gerekir.  Hepimiz insanız ve yanlış kararlar alabilir, hatalar yapabiliriz. Böyle bir durumda, kendimizi cezalandırma yoluna gideriz, bu şekilde vicdanımızı rahatlatmaya ihtiyaç duyarız. Ama geçmişte yaşananlar için yapacağımız hiçbir şey yok. Çünkü yaşanmış ve bitmiş. Geçmişte yaşadığımız şeyler üzerine ağlamanın, sızlanmanın, üzülmenin, kendimizi acıtmanın anlamı yoktur. Olanlardan sadece geri bildirim alabiliriz. “Evet, ben böyle yaptım ve canım acıdı. Yapmamam gereken bir şeydi, bir dahaki sefere yapmamayı öğrendim.” deyip geri bildirim almalıyız. Artık o olaydan kurtulup, yolumuza devam etmemiz gerekir. Eğer takılıp kalırsak sınıfı geçememiş oluruz. Olanları engel haline getirip büyütürsek de kendimize olan saygımızı tamamen kaybederiz. Saygı da, sevgi de çok güzel. Fakat saygı, sevgiden önce gelmeli ve hiçbir zaman kaybedilmemeli. Saygı tükendiği zaman insan da tükenmiş olur. Saygı, insanı ayakta tutar ve özgüvenin bir parçasıdır. “Ben değerliyim ve ben kendime yeterim. Kendime saygı duyuyorum” duygusuyla yaşayan kişi özgüvenlidir. Bakışları canlı ve duruşu diktir. Bunları kendisinde hissetmeyen kişinin omuzları çökük, kaşları düşüktür ve mutsuzluğu duruşundan bellidir. İç dünyası sürekli çalkantıdadır ve yılgın bir görüntüsü vardır. Kendimize saygı duymamız gerekiyor. Maalesef, toplumumuzda özsaygı eksikliği mevcuttur. Genellikle özsaygının yerini ‘elalem’ alıyor. “Ben hiçim!” deyip başkalarını çok daha değerli görmek, kendisine saygı duymamaktan kaynaklanır, özün zarar görmesine neden olur. Elbette ki diğerleri de özel ve değerli, saygı duyuyoruz. Fakat kendimizi hiçe sayarak değil. Böyle davranırsak çok büyük bir hata yapmış oluruz. Kendimizi saymadan başkasına saygı duyamayız, bizim yaptığımız sadece rol olur. Kendini beğenmişlik duygusu ‘ego’dur. Egoyu çok beslerseniz şişer. Orada sadece ve hep ‘ben’ vardır. Kendini beğenmiş insan, konuşurken ‘ben, ben’ diye ortaya atılır. Kendini hep ön plana çıkarır ve tatmin etmeye çalışır. Ama özsaygı; kişinin, her şeyiyle kendisine saygı duymasıdır. Yani bedenine, ruhuna, insan olduğu için kendine saygı duymaktır. Saygının içinde ego yoktur. Ego farklı bir olaydır. Çiftler flört ediyor ve çok hoş beraberlikler yaşıyorlar. Tensel uyumun, göz temasının ve sevginin dolu dolu yaşandığı ilişkiler var. Aradaki sevgi çok güzeldir. Ancak karşılıklı küfür ve argo sözlerin kullanıldığı, telefon konuşmalarının aşırı rahat olduğu beraberlikler çok banal ilişkileri ortaya çıkarıyor. Bu tarz birlikteliklerde saygı yoktur, sadece iki cins bir aradadır o kadar. Yalnızca tensel bir çekim dolayısıyla beraberlerdir. Kendisine ve karşısındakine saygısı olan insan, argo veya küfürlü sözcük kullanmaz. Hatta karşı tarafı incitmemek ve kendi özünü zedelememek adına, buna daha bir hassasiyetle dikkat eder. Çoğu zaman saygı olmadan sevginin yetmediğini görüyoruz. Çiftler birbirlerine âşık olabilirler ama saygı yoksa o yuva kurulmamalıdır. Böyle bir

yuva kurulsa bile tez zamanda bozulur. Saygı, evliliği ayakta tutar. Yuvalarda olması gereken en önemli şey saygıdır. Evlenirken saygı duyacağımız doğru insanı seçmek gerekiyor, bu konu çok önemli… Saygı zaten sevgiyi getirir. Kendi aralarında nişanlanmış bir çift, “Bize yaşam koçluğu yapar mısınız?” diye gelmişti. “Evleninceye kadar sizden yardım almak istiyoruz, çünkü çok zorluklar yaşıyoruz.” demişlerdi. Problemlerini dinledim, birliktelikleri gizliydi, aileler bilmiyordu. Üniversiteden beri arkadaş olan bu çift, ailevi sorunlarını paylaşmaktan artık yorulmuşlardı. Aralarında birçok şeyi tüketmiş, çok ağır argo sözcükler kullanıyorlardı. Birbirlerine hitapları da çok tuhaftı. Onlara, “Bakın gençler, sevgi dolusunuz, birbirinize âşıksınız ve bu aşkı dolu dolu yaşadığınızı söylüyorsunuz, ama kendinize saygınız yok.” dedim. “Nereden anladınız?” dediler. “Kendinizi saysaydınız ağzınızdan o sözcükler çıkmazdı, kendinize söylenmesini istemediğiniz ama birbirinize rahatça söylediğiniz sözcükler

Özsaygı; kişinin, her şeyiyle kendisine saygı duymasıdır. Yani bedenine, ruhuna, insan olduğu için kendine saygı duymaktır. Saygının içinde ego yoktur. Ego farklı bir olaydır.

36

www.mycountrylifeturkey.com

bunlar. Kendinize yakıştıramadığınız sözleri, sevdiğiniz insana yakıştırıyorsunuz. Bu da saygının olmadığını gösteriyor.” Bu sayede sevginin de yetmeyeceğini anladılar. Onlara bir ay görüşmeme süresi verdim kendinizi ciddi anlamda biraz tartın, birbirinize gerçekten saygı duyuyor musunuz, aranızda ciddi anlamda sevgi var mı, diye. Ayrı kalmaya bir ay bile dayanamadılar ve 22. gün tekrar bir araya geldiler. Bir süre sonra beni ziyaret ettiler. “Biz gerçekten birbirimizi saymıyormuşuz, sadece tensel beraberlik varmış. Sevdiğimizi zannettik, ama sevgi de yokmuş.” dediler. Önce hanım itiraf etti ve “Ben bu çocuktan hoşlanmışım, ama asıl gerekli olan saygım ve sevgim oluşmamış.” dedi. Beyefendiyle konuştuğumda “Aslında ben onun sadece fiziğinden hoşlanmışım. Sizin, ‘O sizin çocuğunuza anne olur mu?’ sorunuzu çok düşündüm ve içimdeki ses kabul etmedi.” dedi. Sonuçta bu çift daha nişanlıyken yürümeyeceğine karar verip ayrıldılar. Eğer bu birlikteliği yuvaya taşımış olsalardı, sürmeyecekti. Belki bir yıl, belki iki yıl sürecekti, ama daha acı bir ayrılık olacaktı. Aşk kapıdan girince mantık çıkar. Gençlerin kendilerini kaptırmadan, kendi standartlarını oluşturmaları gerekiyor. Yolunda gitmeyen bir şeyler varsa bunu çok iyi sorgulamak lazım. Ben diyorum ki; âşık olmaya yakın, bir ay içinde mantık kullanılır. O süreci iyi değerlendirmek gerek; “Karşımdaki insan gerçekten beni mutlu eder mi?”, “Beni gerçekten çok sever mi?”, “Ben ona saygı gösterir miyim, yuvamın erkeği olur mu?”, “Çocuklarımın babası olur mu?” Bu soruların çok net biçimde cevaplanması gerekir. Aşk saman alevi gibidir. Bir zaman sonra söner gider. Temelde saygı yoksa hemen tükenir.  Ama saygı ve sevgiyle beslenen bir aşk varsa, o birliktelik çok hoştur. Sevgi, saygı, aşktan mürekkep harika bir duygudur. İlişkilerinde bu esaslar olan çiftler, huzur ve mutluluğu yakalayabilecek çiftlerdir. Her şeyi dolu dolu yaşarlar. Saygı, çok iyi beslenmesi gereken bir duygudur.  Sevgide kalın.


EMLAKTA GÜVENİLİR HİZMET

9. YILINDA SİZLERİ YENİ YATIRIMLAR İÇİN ARNAVUTKÖY’DEKİ 2. ŞUBESİ’NE DAVET EDİYOR…

MORHILLS GAYRİMENKUL

İSTANBUL’UN YENİ GÖZDESİ ARNAVUTKÖY’DE DEĞİŞİM BAŞLIYOR!... 3. HAVALİMANI, KUZEY MARMARA OTOYOLU, YAT LİMANI, ÜNİVERSİTE, KANAL İSTANBUL V.B.PROJELERİYLE ÖN PLANA ÇIKAN ARNAVUTKÖY’DE YATIRIMLIK ARAZİLER SİZLERİ BEKLİYOR. SALİH ZEKİ ACAR 0532 281 53 80 – 0212 597 45 65 MORHILLS GAYRİMENKUL A.Ş. ARNAVUTKÖY’DEKİ 2. ŞUBESİ İLE HİZMETİNİZDEYİZ!

İSTANBUL BİS SİTESİNDE HAVUZ

KEMER COUNTRY ORMAN EVLERİNDE BÜYÜK BAHÇELİ 7+2 ÖZEL VİLLA 7.000 $ Hürriyet ilan no: 1781 – 6552 Makbule Arslantaş: 0532 614 22 22

KEMERPARK EVLERİ’NDE 1.200 M2 BAHÇELİ MUHTEŞEM VİLLA. 2.350.000 $ Hürriyet ilan no: 1781 – 5537 Selim Danışman: 0532 413 92 63

SUNFLOWER EVLERİ’NDE HAVUZLU, 1.200 M2 BAHÇELİ 5+1 VİLLA 1.700.000 $ Hürriyet ilan no: 1781 – 5551 Selim Danışman: 0532 413 92 63

DOĞA COUNTRY’DE OKAZYON 5+1 DAİRE. MORHİLLS GAYRİMENKUL TEK YETKİLİDİR. 465.000 $ Hürriyet ilan no: 1781 – 5545 Samet Pırnar: 0532 627 01 45

İSTANBUL ZEN’DE KÖŞE KONUMLU 4+1 ÇATI DUBLEKSİ. 480.000 $ Hürriyet ilan no: 1781 – 6414 Samet Pırnar: 0532 627 01 45

KEMER COUNTRY LALE KASRINDA

GÖKT��RK MERKEZ’DE MUHTEŞEM ÇATI DUBLEKSİ 495.000 TL Hürriyet ilan no: 1781 – 6466 Ersin Açılan: 0532 688 89 00

MANZARALI 4+1 ÇATI DUBLEKS 820.000 TL Hürriyet ilan no: 1781 – 6419 Makbule Arslantaş: 0532 614 22 22

GENİŞ, 2+1 KÖŞE DAİRE 3.500 TL Hürriyet ilan no: 1781 – 6550 Ersin Açılan: 0532 688 89 00

MERKEZ OFİS: İSTANBUL CADDESİ GÖKMAHAL OFİS BLOK KAT:2 NO: 28/2 GÖKTÜRK – EYÜP / İSTANBUL TEL: 0212 322 45 65 pbx FAX: 0212 322 45 68 www.morhills.com


Seyahat&Gezi

Hazırlayan: Ser pil Sare Emek s e r p i l e m e k @g m a i l . c o m

PERİ

MASALI GİBİ

38

www.mycountrylifeturkey.com


Seyahat&Gezi

Yoğun iş, ev ve çocuklar (üçüzler) temposundan bir fırsat üretip geziye katılmamı sağlayan sevgili arkadaş grubuma çok teşekkürler ederek yazıya başlıyorum. Üstelik Sevgili eşimin doğum günü sürprizlerinden biri olarak planlı daveti onaylamam ne hoş değil mi Ailem veya Eşim ile katıldığımız birçok yerli yabancı gezi planlarımızın arasında; Dubai Gezimin yeri oldukça farklı kalacak. Her anı kazanılmış tecrübelerim arasında olacak, evet bunlar neler mi diye merak ettiniz haydi öyleyse peri masalına başlıyorum. Pazartesi akşamı TYH –Dubai uçuşu için yola çıktık. Arka arkaya araç konvoyumuzdan heyecanlı bakışların karelerini çekemedim olsun, havaalanına gelince arkadaşlarımızın samimi dilekleri eşliğinde programlarımızı okuyup hazırlıklarımızı son kez gözden geçirdik. Cafede dinlendikten sonra uçuş için bilet sırasına dizildik. Şans bu ya, sırada beklerken Faslı Ailenin ikizlerinin telaşlı kaçışmalarını tecrübemle yatıştırdım. Sanırım bu peri masalının melekleri bile ikizüçüzlerden. Evet ikizleri ancak sakinleştirebilmenin gururuyla uçağa bindim. Elveda İstanbul, şuan gökyüzünde Ürdün hava sahasındayız yolculuk devam ediyor… Gece 03.00 sularında Dubai’ye vardık. Uyku gözlerimden akıyordu o da ne! Sıcacık bir iklim, gülümseyen insanlar, havalimanın çalışanları, yolcuları bile bu saatte pozitif enerji doluydu, evet doğru yerdeyim yaşasın, yabancı ama gülümseyen insanlar güruhu, harika..!

Palmiye Adası’nda 4 gün Ada’da kalacağımız Rixos Otelimize yerleştik. Rahat ama kısa bir uyku aldık. Sabah 05.30 gibi uyandık, ardından kahvaltıya indik… Programımız artık başlıyor. İlk olarak “Palm Jumaira”’ ya panaromik bir tur yaptık. Burası uzaydan bile görünebilen insan yapımı suni palmiye adacıkları, hayal gücünün şekillendiği örneklerinden biri… Palmin kenarındaki dalgakıran misali karada oteller, lüks villalar, yerleşim yerindeki örneklerden daha göz alıcı çiçeklerle bezenmiş cadde boyu palmiye ağaçları vardı. Tertemiz, alabildiğince mis kokulu raiyalar eşliğinde cadde turumuz devam etti. Ardından bir mola verip Dubai’de Jumeirah Kıyısı’nı görmeye geçtik. Sit alanı ilan edilen burası pırıl pırıl güneş ışıkları altında sarışın kız misali bizlere gülümsüyordu. Burada sahil şeridi boyunca plaj ortamı sunulmuş. Okyanusun serin sularında ferahlayan turistler, e tabii bir de ben ve bedevi ayaklarım vardık :)) Sahil şeridi boyunca düzenli tertemiz cafe-bar, restoran ve lüks otelleri gördük, şimdi üçüz oğullarım burada olmalıydı bu sahilde sınav streslerini atmalıydılar neyse sözüm olsun diyorum içimden. Hemen devamında Dubai Marinaya geldik, oldukça nezih, temiz ortam göze çarpıyordu. Cafelerde Türkçe müzik duyunca ayrı bir sempati duydum. Hemen sonrasında bu bölgenin güneyine kalan El-Sufuh yerine dönüyoruz. Avustralyalı bir ekibin Dubai Belediyesi ortak projesiyle Umm El Nar dönemine ait bir mezar ve yerleşim yerini ortaya çıkardıklarını rehberimiz-

3. Gün; Dubai’nin Lady’s Plajı’nda 3 saatlik yüzme-fitness dopinginden sonra Dubai Atlantis Sarayına geldik. Buranın dış mimari gizeminden etkilenip bahçe ile otelin iç mekan silüetini çekim yapmak için duruyoruz, evet bu sarayın her şeyi tüm detaylarına varıncaya kadar ince düşünülmüş, oldukça muhteşem olduğunu görsellerden inceleyerek turumuza devam ediyoruz. Artık adrenalin zamanı diyoruz; tabiî ki Dubai Sahra

den öğreniyoruz. Dubai’nin meşhur 7 yıldızlı Burj El Arabia otelini yakınından görmeye geçiyoruz. Zamanımızın sınırlı olması nedeniyle dışarıdan çekim yapıyorum. Muhteşem.. Dönüş yolunda Kral EL-Maktumun Sarayı çevresinden geçiyoruz. Bahçe içerisinde belirlenen yere kadar yaklaşıp görüntü alıyordum ki bir de ne göreyim! Hemen yanı başımıza gelen tavuskuşları; seslerden rahatsız olup kuyruklarını açıp sesleriyle şakırdadılar. İşte bu fevkalade bir andı, kralın isteğiyle her çeşit bitkilerin renkli kuşların barındırıldığı bu bahçeyi mutlaka görmelisiniz muhteşemdi.. 2.gün; Deira Bölgesindeki turumuza başlıyoruz. Burası Dubai’nin ticaret merkezi konumunda. Birçok ürünü elektronik malzemeyi burada uygun fiyatlardan bulmanız mümkün. Al Souk Al Kabeer (eski çarşı), devamında Gold Souk , ardından Deira kapalı çarşısı, ahşap tavanlı, doğal klimalı, çeşit ürünlerin, şalların, ipeklerin rengarenk görüntüsü ile turumuz devam ediyor. Otobüsten Dubai’nin ilkokulunu Al Ahmediya School’u görüyoruz. Bir yemek molası için Dubaii Mall’e geçiyoruz. İkindi vaktinde, Dubai’nin en meşhur yapısına geliyoruz; Burj El-Khalife kulesi… Rehberimizden gerekli bilgileri alıp bir yandan notlarımı tutuyorum bir yandan hayranlıkla dışarıdaki müzik eşliğinde SU Gösterisini kayıt alıyorum. Bu şöleni ılık meltem rüzgarıyla dinlemek işte budur diyorum… Ardından Burç Khalifeye geçiyoruz. Bu kule bizim Saphire AVM’nin 3 katı yüksekliğinde. İnşası 4 Ocak 2010’da tamamlanan bu yapı tam olarak 828 metre, 160 kullanılabilinir çelik katlara sahip. Yeryüzüne inince Luis Restaurant’ta leziz yemekler eşliğinde turumuza mola veriyoruz. Yemeğin ardından çek çek bisikletlere binerek caddede tur atıyoruz, çocuklar gibi şendik.

Safarisine katılıyor, 6 jeep kiralayıp exın turumuza başlıyoruz. Aman tanrım bu nasıl bir heyecandır, birisi şoförümüzü durdursun, kızgın kum tepecikleri üzerinde jeepler önlü arkalı pati çekerek ilerlemiyor adeta uçuyoruz! 40 dakika süren bu adrenalin ardından mola yerine yani çöl ortası otağı yerine geliyoruz. Sıcacık naneli çaylar eşliğinde lezzetli yemekler ikram edildi. Yemek esnasında tennure sanatçısı ortada hünerlerini gösterirken ben de hediyelik eşyalar reyonundan meşhur buzdolabı magnetlerimi satın alıyorum. Ardından Hintli bir bayan gruplara ücretsiz el-kınasından çiçek işlemeli figürler yaptığını öğreniyoruz. Herkes sırada tabii, farklı olan caziptir modundalar; işaret parmağına çiçek motifleri çizdirdiler, çok şirin ne diyeyim..

Gece otele dönüş.. 4.gün; Dinamik bir şekilde sabaha uyandım, sanırım bunlar bir rüyaydı bende bu rüyanın süpürgeli cadısıydım. Biriken e-maillerime dönüşler yaptıktan sonra kahvaltımı ettim, ardından başlasın son gün turumuz diyerek sırt çantamı aldım. Şimdiki ziyaretimiz Dubai Ottoman Sarayı; buranın eşsiz mimarisi, sudan merdivenleri, havuz ortası palmiye bahçeleri, iç mekan altın yaldızlı motif ve süslemeleri görünce Alaaddin masallarındayız sandım, bu ne şaşaa idi..! Evet bir çok hayalin, zevk-i sefanın, keyf-i azanın her hali düşünülmüş. Çekimlerin ardından dinlenme molası veriyoruz. Lokum eşliğinde Mırra kahvesi de ikramdan… Sarayın ihtişamını; bu gizemli yolculuğumun esrarını fazla bozmadan burada es veriyorum. Ben gece Türkiye-İstanbul uçak seferi dönüşüm için hazırlanırken siz de ilk tatil fırsatı için Tur arayın derim. www.mycountrylifeturkey.com

39


Etkinlik

Doors Akademi yeni keşif fırsatları sunuyor

Koç Üniversitesi, “Koç University English Language Center for Kids” İngilizce programıyla çocuklara fark yaratacak bir yaz etkinliği sunuyor. Programla 5-12 yaş aralığındaki çocuklara yaratıcı atölyeler, takım çalışmaları ve sosyal etkinliklerle kaynak kullanabilme, problem çözme becerisi kazandırılırken, aktif İngilizce konuşma ve dinleme becerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Tüm atölye ve etkinliklerin, ABD’nin prestijli üniversitelerinden gelen tecrübeli rehberler eşliğinde, İngilizce olacağı yaz programının ilk dönemi 24 Haziran’da Koç Üniversitesi Rumelifeneri Kampüsü’nde başlayacak.

Yeme içme sektörüne uzman eleman yetiştirmek amacıyla Bomonti’de 3 bin m² alana kurulan Doors Akademi’nin Mayıs ayı programında, pek çok farklı ve eğlenceli workshop, amatör mutfak tutkunlarını bekliyor. Doors Akademi’nin alanında uzman eğitmenleri tarafından Arçelik sponsorluğunda verilen derslerde, ‘Bella Italia’dan ‘Sağlığımız ve Glutensiz Hayat’ eğitimine, Anneler Günü için özel yemek workshop’larından ‘Beş Yıldızlı Brunch‘ eğitimine kadar farklı ilgi alanları için pek çok seçenek yer alıyor. Siz de yemek yapmaktan keyif alıyor ve değişik mutfakları tecrübe etmek istiyorsanız, Doors Akademi’nin Mayıs programı tam size göre!

Konuyla ilgili ayrıntılı bilgiye http://kocelckids.ku.edu.tr adresinden ulaşılabiliyor.

www.doorsakademi.com.tr info@doorsakademi.com.tr

ÇOCUKLARA FARK YARATACAK BİR İNGİLİZCE YAZ ETKİNLİĞİ

MUTFAK SANATLARI AKADEMİSİ’NDE YENİ DÖNEM BAŞLIYOR Türkiye’nin ilk ve tek özel profesyonel mutfak okulu Mutfak Sanatları Akademisi (MSA), 13 Mayıs’ta başlayacak olan yeni eğitim döneminde genç şef adaylarına kapılarını açıyor. MSA’nın uluslararası eğitim sistemi ve uluslararası diploması ile mezunlar dünya çapındaki işletme mutfaklarında profesyonel mutfak kariyerlerine başlıyor. Üstelik ING Bank, Fibabanka, Garanti Bankası, Akbank’ın MSA öğrencilerine özel geliştirdiği mesleki eğitim kredisi imkanları ile önce eğitimi almak ve mezun olup iş bulduktan sonra ödemeye başlamak mümkün. Programlarla  ilgili ayrıntılı bilgiler www.msa.com.tr; http://www.facebook.com//mutfaksanatlariakademisi adreslerinden veya 0212 290 35 50 /  444 9 MSA  numaralı telefondan temin edilebilir.

40

www.mycountrylifeturkey.com


Bu Sineklik Bozulmaz Çünkü

SA

ĞL I KLI ÜR

ÜNLE

R


Herkes için Güzellik

Sağlık

ALZHEIMER

Ebru Halisdemir Sorularınız için ehalisdemir47@gmail.com

Yazı sevinçle karşılayanlardanım, sıcacık güneşin içimizi ısıtmasıyla beraber tatil planları yapmak, yazlık giysilerin keyfini çıkarmaya başlamak, bahçede, deniz kenarında daha çok vakit geçirebilmek hepsi ayrı ayrı yaşam sevincimiz, esasında yazın keyif listesi saymakla bitmez… Ancak yazın yaklaşmasıyla beraber başka bir gerçekte var ki er meydanına hazır olmak, bu hazırlığın liste başında diyet ve spor olmakla beraber çok önemli olan yüz ve vücut bakımımıza daha çok özen göstermeliyiz. Sağlıklı bronzlaşma ve yaz sonrası hasar görmemiş bir cilt için işte birkaç tavsiye… hazır olun. Bu yaz Tom Ford bronz teninize değen güneşin yansıması olmaya kararlı görünüyor. Türkiye’de sadece Harvey Nichols Kanyon Mağazası’nda satışa sunulacak olan bu eşsiz koleksiyonun en büyük özelliği - Tom Ford’un deyimiyle - kadınları “göz kamaştırıcı” yapmak. Her sezon birbirinden farklı renkleri kendi bakış açısı ile yeniden yorumlayan Tom Ford bu yaz hepimizin aklını başından alacak gibi görünüyor. Kullanıcısına yaratıldığı dönemin modasını önden takip etme lüksünü yaşatan Tom Ford limitli sayıda üretilen bu yepyeni sezon makyajı ile çok az sayıda kadını çok mutlu edeceğe benziyor.

LANCOME UV EXPERT NEUROSHIELD™

Teknoloji: Lancôme’un cilt hücrelerini UV ışınlarına ve hava kirliliğine karşı koruyan ve aktif olarak savunan günlük bakım kremi: Cildi 12 saat boyunca UV ışınlarının zararlı etkilerine karşı korumak için geniş spektrumlu MEXORYL SX ve XL içeren UV EXPERT NEUROSHIELD ™. Ayrıca içeriği cildi hava kirliliğine karşı korumak için görünmez bir bariyer oluşturan Powerful PolluSafe™ ile zenginleştirilmiştir. “Güneş ışınlarına karşı eksper koruma” Hücresel yıpranmaya karşı aktif hücresel koruma* NEUROSHIELD ™ sistemi ile formüle edilmiştir. Güneş ışınlarının ve hava kirliliğinin verdiği zararlara karşı savaşır. 12 saate kadar nemlendirme sağlayan ultra hafif ve rahat kıvamı ideal koruma ve transparan bir ışıltı sağlar ve cildin geleceğini koruma altına alır. Sonuç: Yaşlanmanın birinci nedeni olan zararlı güneş ışınlarına ve hava kirliliğine karşı yüksek koruma sağlar. Ciltteki renk dengesizliğini (sarı ve donuk görünümü) gidererek cilde pürüzsüzlük kazandırır.

Clinique CC cream

Superdefense CC Cream SPF 30. Cilde yoğun nem veren, güneş koruması sağlayan, ışıltılı ve eşit bir renk tonu sağlayan CC Cream bu yazın yine vazgeçilmezlerinden olacak.

TOM FORD SUMMER 2013

2013 yazı için, Tom Ford’un size sunduğu yepyeni makyaj koleksiyonuna

42

www.mycountrylifeturkey.com

Kiehl’s Color-Protect Shine Infusing Hair Oil Treatment

SAÇLARINIZI GÜNEŞTEN KORUYUN! Ayçiçeği Yağı, Kayısı Çekirdeği Yağıve SPF 10 Güneş Koruması ileSaça uygulanan işlemler, saç tellerine zarar veriyor. Yıpranmış saçta boya uzun süre kalmıyor, rengi matlaşıyor ve saç oluşabilecek hasarlara karşı dayanıksız hale geliyor. Bu sorunun çözümü için Kiehl’s, koruma bariyerini güçlendiren bu günlük bakım konsantresini formüle etti. Uygulanması ile birlikte boyanın saçta uzun süre kalmasına yardımcı olan, saça parlaklık kazandıran bu bakımın ana içeriğini, Ayçiçeği Çekirdeği Yağı oluşturuyor. Saçın ve saç renginin korunması için formül SPF10 güneş koruması içeriyor. Düzenli kullanımda saç daha parlak ve oluşabilecek hasarlara karşı dayanıklı oluyor.


Eğitim

Hisar Okulları müzikteki başarılarını taçlandırıyor Hisar Okulları öğrencilerinden oluşturulan Senfonik orkestra Marmara Üniversitesi öğrencileri ile birlikte film müzikleri yapacak. Hisar Okulları öğrencileri yıl içindeki başarılı çalışmalarının ardından film müzikleri ile seyirci karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Marmara Üniversitesi Müzik Bölümü öğrencileriyle yapılan ortak çalışma sonucunda her iki okulun öğrencileri 16 Mayıs 2013 akşamı Hisar Okulları Kültür Merkezi’nde birlikte sahne alıp “Film Müzikleri Orkestrası”nı hayata geçirecek. 2011 yılından itibaren müzik derslerinde on bir dalda enstrüman eğitimiyle branşlaşma sistemine geçen Hisar Okulları’nda kısa bir süre içerisinde kurulan senfonik orkestra, dördüncü sınıftan on ikinci sınıfa kadar enstrüman eğitimi gören 55 öğrenciden oluşuyor. Proje kapsamında Marmara Üniversitesi Müzik Bölümü’nden 22 öğrenci de konserde Hisar Okulları Orkestrası’na destek olacak. Konserde God Father, Pearl Harbor, The Good The Bad and The Ugly, Mission Imposibble, Titanic, Pulp Fiction, Scent of A Woman ve Pirates Of The Caribbean gibi hafızalarda yer etmiş bir çok filmin müzikleri seslendirilecek.

44

www.mycountrylifeturkey.com

Hisar Okulları Perşembe günü 13 20 ıs ay M 16 0’de yapılacak ’nde saat 20:0 Kültür Merkezi ar Okulları biletlerini His olan konserin ya www. en gişelerind ve zi ke er M ür lt Kü sinden on-line kezi.com adre hisarkulturmer alabilirsiniz


Eğitim

NESLİ KOHEN (12. Sınıf) “Müzik doğduğumdan beri içinde olduğum bir şey. Müziğe ciddi anlamda 6. Sınıfta başladım. Babam keman çalar annem de çok uzun süre şan dersi aldı güzel sesi vardır. İleriside müzik terapisti olmayı düşünüyorum. Ayrıca geçtiğimiz ay okulumuzu Sanremo’da temsil ettik. 18 arkadaşımızla çok iyi bir takım olduk ve ödülle döndük. Şarkılardan bir tanesi de benim bestemdi. Bestemi aranje eden öğretmenlerime de çok teşekkür ediyorum. Harika iş çıkardılar.”

Zeynep Şeker (8.sınıf) Elif Düz (4. Sınıf) “Yaklaşık 4 yıldır müzikle iç içeyim. Sadece keman çalıyorum. Film müzikleri yapmak çok heyecan verici.”

Pelin Acarlı (12. Sınıf) “Müziğe piyano ile başladım. Vokalle devam ettim. Aynı zamanda gitar da çalıyorum. Film müziği çalmak güzel bir duygu. Müzik okumak istiyorum. İleride reklam ve film müzikleri yapmayı hedefliyorum.”

Aras Fanuscu (12. Sınıf)

Mayk Mimar (12. Sınıf) Deniz Uncu (4. Sınıf) “5 yıldır Piyano çalıyorum. Piyano ve keman eğitimi adım. Ayrıca Konservatuar eğitimi alıyorum. Film müzikleri yapmak çok güzel bir duygu.”

“5. Sınıfta perküsyon kulübüyle müziğe başladım. Gitar, basgitar, davul çalıyorum. Film müziği çalmak hep düşlediğim bir şeydi. Çünkü filmleri izlerken daha çok müziğine kapılıyorum. Bizim için büyük bir gurur kaynağı. Müzik hobi olarak hep hayatımda olacak.”

“Piyano, bateri ve flüt eğitimleri aldım. Bir müzik ekibinin parçası olmak çok güzel. Ekip olarak başarılı çalışmalar çıkarıyoruz. Müzik eğitimime devam etmek istiyorum.”

Zeynep Soydan (6.sınıf) “Birinci sınıfta müziğe başladım. Piyano çalıyorum. İleride müziğe hobi olarak devam etmeyi düşünüyorum.”

“Bas gitar çalıyorum. 4 sene klarnet çaldım. Son seneler gitar sonra da basgitara geçtim. Enstrümanımı buldum diyebilirim. Kendi perküsyonuma baktığımda anlamsız şeyler çalabiliyorum ama tüm müzik aletleri bir arada hoş bir ambiyans oluşturuyor. Müziği çok çok seviyorum. İleride müzik grubu kurmayı hedefliyorum.”

Cenk Çalışan Marmara üniversitesi Müzik bölümü mezunuyum. Okulumuzda diğer eğitmenlerimizle farklı projelere imza atmak istiyoruz. Elimizden geldiği kadar çocuklarla müzik yapmaya çalışıyoruz. 2 sene önce okulumuzda müzik dalında branşlaşmaya gittik. Her öğrencini yatkın olduğu enstrümanla eğitimine devam etmesini hedefledik. Ve bu doğrultuda arkası gelecek projelerin ilkini gerçekleştiriyoruz. Marmara Üniversitesi ile 16 Mayıs’ta Film Müzikleri Konserine hazırlanıyoruz. Hem klasik hem de pop orkestrası enstrümanlarını bu konserde buluşturuyoruz. Orkestrayı yönetiyorum, aranjmanını yapıyorum. İlerisi için bu orkestrayı geliştirip pek çok dalda müzik yapmayı hedefliyoruz.

www.mycountrylifeturkey.com

45


Röportaj

SİNAN AKYÜZ İLE SÖYLEŞİ…

“Bugün her kadın yorgun, yoğun ve yalnız” Biraz tarih, biraz aşk, biraz da kader… Sinan Akyüz hayatın gerçek kişileri ve yaşanmışlıklarıyla örgülüyor romanlarını… Sonu gelmez dert, tasa ve dünyevi keşmekeş hayatların eşiğinde sonsuz deveran etmesini isteyeceğiniz hikâyeler hep O’nun kaleminin ucunda belgelenmeye hazır konumdadır. Sevilerek okunan başarılı yazar ile biz de naçizane yeni kitabı ve aşklar üzerine bir söyleşi yaptık. Yeni kitabınız Şahika ve Feraye’den biraz bahseder misiniz? Aslında yeni romanım tarih, aşk ve kaderin bir karışımı. Hikâyemiz 1900’lü yılların başında Biga’da başlıyor, oradan da Ürdün’e kadar uzanıyor. Biga’nın en zengin adamı olan Çakır Ağa’nın peş peşe çocukları doğar ama ölür. Ağa da bir gün odaya kapanıp Allah’a şu sözü verir: “Eğer bir erkek çocuğum olur da ölmez yaşarsa, on deve keseceğim. Yok, erkek değil de bir kız çocuğum olur o da ölmez yaşarsa, beş deve kurban edeceğim, ayrıca onu bu eve gelen ilk taliplisiyle evlendireceğim…” Derken Çakır Ağa’nın iki kızı dünyaya gelir ve yaşarlar. Şahika ve Feraye’nin genç kız oldukları bir sırada da Çanakkale Savaşı patlak verir. O dönem İngilizlere karşı Türklerin yanında savaşmaya gelen Arap kökenli bir genç Şahika’yı görür ve âşık olur. Böylece hikâyemiz başlar ve daha sonrasında da hayatlar savrulur dört bir tarafa.

Romanda anlattığınız hikâye gerçek mi? Ben gerçek hayat hikâyelerinden beslenen bir yazarım. Piruze/Şam’da Bir Türk Gelin adlı romanımı yazarken tanışmıştım Sevim Hanımla. Romandaki hikâye Sevim Hanım’ın annesi Feraye’nin ve teyzesi Şahika’nın yaşanmış gerçek hayatlarını anlatıyor.

46

www.mycountrylifeturkey.com

Peki, bu kitabınızın daha önceki kitaplardan farklı yanı ne? Şahika ve Feraye’nin en temel farkı; aşkı, kaderi ve yakın tarihimizi bir arada anlatmasıdır. Bu kitapta Mustafa Kemal Atatürk de bir karakter olarak karşımıza çıkıyor, Emir Hüseyin de. Ayrıca bu kitapta okur, Çanakkale Savaş hakkında da detaylı bir bilgiye sahip olacak.

Romanınızda o dönem yaşanan aşk ve aşklar da ön plana çıkıyor. 100 yıl öncesi yaşanan aşklarla, günümüz aşkları arasında ne gibi farklar var? Yoksa biz o yıllardaki aşkları mı arıyoruz hâlâ? Bugün herkes şu sözü söylüyor: “Ah, ah! Nerede o eski aşklar?” Evet, eski aşklara bir özlem duyduğumuz doğru. Özlem duyuyoruz çünkü eski aşkların doğasında bir saflık vardı. Bugünkü aşkların doğasında ise bir cinlik var. Herkes cin olmuş birbirini çarpıyor. Günümüz insanları bir ayak üzerinde bin yalanın belini büküyor. Böylece ortalık yalancı yârim âşıklardan geçilmiyor.

Sizce neden böyle olduk? Çünkü eski zamane insanları kirli aşklar yaşamıyorlardı. Herkesin yüreği tertemizdi. Oğlan kızı görür, severdi. Sonra da Allah’ın emri peygamberin kavliyle kızı isterlerdi. Erkek kıza yüzgörümlüğünü takardı, duvağını kaldırırdı.


“Eski aşkların doğasında bir saflık vardı. Bugünkü aşkların doğasında ise bir cinlik var. Herkes cin olmuş birbirini çarpıyor.”

www.mycountrylifeturkey.com

47


Röportaj

“Eskiden bir kadın için marmara çırası gibi yanan adamlar vardı. Günümüzde ise no-frost buzdolabı gibi soğuk ve duygusuz herifler var.” O gün oğlan kızı, kız da oğlanı ilk kez yakından görürdü. Sonrasında pekâlâ da geçinip giderlerdi. Fakat günümüzde bir kız 10 erkekle çıkıyor ama bir erkekle evlenemiyor. Evlenemediği gibi de çevresindekilere “düşündüğüm gibi biri değildi” yalanını uyduruyor. Aslında işin özünde şu gerçek yatıyor: Biten her ilişki insanı arzalaştırıyor, arsızlaştırıyor. Sonunda da yalnızlaştırıyor. Hâlbuki eskiden bir kızı 10 erkek isterdi, biri alırdı.

Ya günümüz erkeklerine ne demeli? Günümüz Türk erkeklerinin tuzu kuru. Adamlar borsadaki değerli bir kâğıt gibi. Eski zamanlarda güzel bir kadından erkeğe düşen hayranlıktı, bugün ise seks! Günümüzde erkeklerin seks yaşamı geçmişe göre hayat dolu. Fakat bu erkeklerin bedeni seksle hayat bulurken, kadınların kalpleri öldü. Gönülleri boş kaldı. Bugün her kadın yorgun, yoğun ve yalnız.

Yani erkekleri şımartan kadınlar mı oldu? Aynen öyle. Eskiden bir kadın için marmara çırası gibi yanan adamlar vardı. Günümüzde ise no-frost buzdolabı gibi soğuk ve duygusuz herifler var. Hatta bu herifler nazlımı nazlılar. Eskiden kadın dediğin nazlı olurdu. Şimdiyse erkekler kadına naz yapıyor. Kadın da erkeğin nazını çekiyor. Ne yazık ki erkekler kadınsılaştı, kadınlar da bayağı bir erkeksileşti.

Pekâlâ, romanınızın ne kadarı kurgu? Hikâyenin gerçekliğine pek fazla dokunmadım. Sadece ufak tefek dokunuşlar yaptım. Ama şu gerçeği de unutmamak gerekiyor ki, bir hikâye gerçek de olsa iyi bir anlatıcı ister. Ben de bu hikâyeyi en iyi şekilde kaleme aldığımı düşünüyorum.

Şahika ve Feraye’nin hikâyesi biraz dizi senaryosunu andırıyor sanki. Bu bilinçli bir tercih mi? Ayrıca romanınızın alt metninde ne vermek istediniz? Ben senaryo eğitimi almış bir yazarım. Bence bir yönetmenle, bir yazarın ortak noktası şu: Yönetmen bir hikâyeyi görüntüyle beyaz perdenin üzerine düşürüp anlatıyor. Bir yazar da okuyucunun zihnindeki beyaz perdeyi indirip hikâyesini kelimelerle anlatıyor. Yalnız bu işi kıvıran yazarlar vardır ya da yoktur. Ben okuyucunun zihnindeki beyaz perdeyi indirip kelimelerimle görüntü düşürebildiğime inanıyorum. Romanın alt metnine gelince, kaderin ne kadar korkunç bir düşman olduğunu romanımda anlatmaya çalıştım.

vamı Piruze/Şam’da Bir Türk Gelin ile tamamlanacak. Piruze’yi öyle bir yerde bitirmiştim ki, okurlarım o kitabımın da devamını istiyor benden. Ama şöyle de bir gerçek var: Şahika ve Feraye’yi yazmadan Piruze’nin devamını yazamazdım. Gelecek seneki kitabım, Piruze ile Şahika ve Feraye’nin hikâyelerinin kesiştiği bir kitap olacak.

Peki, bir gün kendi hikâyenizi de yazmayı düşünüyor musunuz? Doğru söylemek gerekirse, şu anda kendi hayat hikâyem kitaplara konu olacak kadar serpilip gelişmedi. Bir gün kitaplara malzeme olacak bir hikâyem olursa hiç çekinmeden yazarım. O zaman neden olmasın.

Artık biliyoruz ki bölgemizde yaşıyorsunuz. Göktürk bir yazar için iyi bir ilham alanı mı yoksa farklı mekânları mı tercih ediyorsunuz? Ailemle birlikte burada yaşıyorum. Ama romanlarımı genelde başka bir mekânda yazıyorum. Ne yalan söyleyeyim, Göktürk’ün eski halini daha çok özlüyorum. Şimdiki Göktürk’ü ayakta yolcu alan dolmuşlara benzetiyorum. Göktürk tıka basa bir yer oldu galiba.

Bölgemizde yazar-okur buluşmaları için planlarınız var mı? Mayıs ayının 12’sinde İstanbul İstanbul’da bir söyleşimiz ve imza günümüz var. O gün kitabını kapıp geleni bekleriz.

İlerisi için hedeflerinizden de bahseder misiniz? Allah’tan tek bir isteğim var. O da şu: Beni bir odaya kapatsın ve ben ölene kadar yazayım. Yazmaktan başka hedefim yok.

“Gelecek seneki kitabım, Piruze ile Şahika ve Feraye’nin hikâyelerinin kesiştiği bir kitap olacak.”

Romanınızda Mustafa Kemal Atatürk de, İngiliz Lawrence de, Emir Hüseyin de karakteriniz. Olayları tarihe damgasını vurmuş insanlarla bağdaştırmak güç olmadı mı? Açık söylemek gerekirse, ben karakterlerin hikâyeden beslendiğine inanıyorum. Bu yüzden olayları dünya tarihine damga vurmuş insanlarla bağdaştırırken hiç zorlanmadım. Hatta elimden geldiğince de tarihi olayların kronolojisini sıkı sıkı bağlı kaldım. Burada Turgut Özakman ve Erol Mütercimler’e çok teşekkür ederim. Çünkü Çanakkale Savaşı’yla ilgili elle tutulur bilgileri bu değerli insanlardan aldım.

Romanınızın senaryolaştırılıp dizi ya da film olmasını ister misiniz? Ben isterim tabii ki de; fakat bir tek benim istememle olmuyor. Burada yapımcılara büyük görevler düşüyor. Eğer hikâyemi katletmeyecek bir yapımcıyla anlaşırsam, neden olmasın.

Şahika ve Feraye’nin devamı gelecek mi? Yeni romanımın devamı gelecek ama sürpriz bir şekilde. Bu hikâyenin de-

48

www.mycountrylifeturkey.com

“Ben okuyucunun zihnindeki beyaz perdeyi indirip kelimelerimle görüntü düşürebildiğime inanıyorum.”


Sağlık

DİYET KOLİK MİSİNİZ? Uzm. Dyt. Simge ÇITAK  Göktürk : İstanbul Caddesi Suvenue Residans E blok No: 6 Göktürk / İstanbul - 0212 322 08 73 Nişantaşı : Abdi İpekçi Cad. Reassürans Han2 No: 61 Kat: 5 Nişantaşı/ İstanbul -0212 219 12 02 www.simgecitak.com simgecitak@gmail.com

A B

aharın başladığı bugünler, doğanın uyanışıyla başlar. Çiçekler açar, ağaçlar yeşerir, hava ılımanlaşır.. Doğayla birlikte bizimde aslında uyanışımız başar.. Vücudumuza uyanırız. Bütün bir kış kalın giysiler altında saklayabildiğimiz tüm vücut hatlarımızı, artık fark etme zamanıdır. Herkesi bir telaş alır.. Sanki tüm bir kış tüm sağlıksız ve dengesiz yemekleri biz yememişiz gibi tüm sorumluluğu bedenimize yükleriz. O yapmıştır.. Şimdi de bedelini ödemesi gerekir. En kısa zamanda en çok verdiren diyet veya ilaçla bu işi hemen halletmeliyizdir. Sağlıklı beslenmemizi sağlayan diyetleri biliyoruzdur, aman canım önce bir kiloları acil verelim sonra sağlıklı besleniriz nasıl olsa! Şimdi zamanımız yoktur sağlıklı beslenerek kilo vermeye.. En son çıkan, en moda, en çok verdiren diyetin peşinde bir baharı daha yaşarız. Bedenimize ne yaptığımızı düşünmeden.. sonra yaz gelir.. şimdi tatil zamanıdır; “ yediklerime hiç dikkat edemem, bir daha nerede yiyeceğim bu tatlıyı..” Şimdi de yeme zamanıdır. Yemek yemeyi çok sevdiğimizi fark ederiz.. Böylece sağlıklı beslenmenin zamanı hiç gelemeyen bir bahara ertelenir.. Bazen düşünüyorum da vücudumuz konuşsa ne derdi acaba bize? Vücudumuz konuşamadığına göre ben söyleyeyim size, siz yine de beni dinlemeyin ama.. Yazıyı okuduktan sonra bir kenara bırakın. Ve “ çok doğru söylüyor ama benim yine de acil kilo vermem lazım.” Deyin. Beden size verilmiş bir emanettir. Gömleğiniz eskiyince atıp yenisini alıyorsunuz. Peki, bedeninizi değiştirebilir misiniz? Bu beden kaç sene daha size hizmet edecek? Bedenimize iyi bakmak, hayatımızdaki en öncelikli sorumluluğumuz. İnanın, bedeniniz sağlıksız olmayı istemez. Ama siz bedeninizle bağlantıyı kopardıysanız onu duyamazsınız. Bedeninizi dinleyin… Ben sağlıklı besleniyor muyum? Diye hiç soran olmadı bugüne kadar..İnsanlar bedenleri sorun çıkardığı zaman onunla ilgileniyorlar. Ancak başımız ağrıdığında başımızın farkında oluruz. Ağrı yoksa farkındalık yok!! Arabalarımızı bakıma götürüyoruz ama bedenlerimizi sadece bozulunca..

50

www.mycountrylifeturkey.com

DİYETKOLİK MİSİNİZ? • • • • • • •

• • • • • •

Kendi hayatına uygun olmayan diyet programlarını kilo kaybetmek amacıyla bir süre uygulaması, Az yemenin daha fazla kilo kaybına yol açacağına inanma, Başkası için düzenlenmiş bir programı kendine uygulaması, Programı belli bir süre uygulayıp sonra bırakmak, Bazı yiyeceklerin kilo verdireceğine, bazı yiyeceklerin kilo aldırıcı olduğuna inanma, Diyetin sıkıcı ve zor olduğuna inanç, Kişinin diyet konusunda kendiyle yüzleşmemesi, kendisinin zayıf yönlerini bilerek bu konularda profesyonel destek almaması, çalıştığı diyetisyene yeterince açık olmaması, Diyetin sadece kilo vermek amacıyla uygulanması (önemli olan kilo vermek değil, sağlıklı olmaktır. Sağlıklı beslenirse kişi zaten kilo verir), Tek tip besin rejimlerinin uygulanması, Sadece kilo vermek amacıyla egzersiz yapmak, Zayıflama ilaçları, bitkisel ürünler kullanarak kilo vermeyi hızlandırmaya çalışmak, Diyet ürünleri kalorisiz olarak düşünüp fazla miktarda tüketmek, Her gün tartıya çıkmak, Bu maddelerden 5 ve daha fazlasına ‘evet’ dediyseniz, siz bir diyetkoliksiniz..

DİYETİ KOLAYLAŞTIRAN PÜF NOKTALAR • • • • • • • • • • •

Diyeti zevke dönüştürmek, Her an yemek düşünmemek, Diyetin kendi yaşam koşullarına en uygun şekilde planlanması, Diyetteki besinleri her yerde her an bulabilmek, Neden fazla yediğini kişinin keşfetmesi, Besinlerin kişideki anlamını bulabilmek, Yemek sözcüğünü yeniden tanımlamak, Motivasyon desteği sağlamak, Bedenin sağlıklı olduğunu görmek, Diyeti sağlıklı beslenme olarak görebilmek, Diyetin yasaklardan oluşmadığını görmek, • Her şeyi yiyip, ne miktarda yiyebileceğini öğrenmek, • Yemeklerinizin sunumuna özen göstermek, • Boş kaldığınızda yiyecek atıştırmak yerine egzersiz yapmak.


G ö k t ü r k M e r k e z M h . K a r t a l S k . B a ş a r a n P l a z a N o : 1 / 3 A G ö k t ü r k E y ü p İ s t a n b u l Te l : 0 2 1 2 3 2 2 4 0 0 4 w w w . c o s m o d e n t . c o m . t r

Anne Adayları! Hamilelikte diş tedavisi ve bakımıyla ilgili merak ettiklerinizi Özel Cosmodent Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği’ne sorduk. Her bebek anneye bir diş kaybettirir mi? Toplumumuzda ‘her bebek anneye bir dişini kaybettirir’ kanısı yaygın olarak inanılan, yanlış bir düşüncedir. Çocuk ihtiyacı olan kalsiyumu dişlerinizden değil sizin beslenmenizden alır. Bu nedenle gerekli kalsiyumu karşılamak için kalsiyum açısından zengin beslenmelisiniz.   Dişler gebelik sırasında daha kolay ve çabuk çürür mü? Hamilelik sırasında dişlerin daha kolay ve çabuk çürümelerinin nedenleri: • Bebek beslenen dönemde tatlı ve abur cubur tüketimi artar ve yenildikten sonra dişlerin fırçalanması unutulur.  • İlk aylardaki kusmalardan sonra anne ağız bakımına yeterince özen göstermeyebilir. • Hamilelik hormonlarının etkisi ile dişetleri daha çabuk kanayan anne, dişlerini fırçalamaktan kaçınabilir.   Hamilelikte diş tedavi edilebilir mi? • Gebelik sırasında diş hekimine gidilmez kanısı bütünüyle yanlıştır. Hamilelikte düzenli bir şekilde diş hekimine gitmek hem anne hem bebek sağlığı açısından önemlidir. Anne adayının rahatı açısından tedavi için en uygun zaman hamileliğin 3.-6. ayları arasıdır. Bazı özel durumlarda ilk ve son üç ayda tedaviden kaçınmak gerekir. Bunlar; 1. Daha önce düşük tehdidi ya da düşük durumu görülmüşse, 2. Önceden erken doğum hikayesi varsa, 3. Diş hekimine gelen anne adayı tedaviye dayanamayacak kadar heyecanlı ve endişeli ise tedavi ertelenebilir. Doğacak bebeğinizin sağlıklı olmasında en büyük sorumluluğun sizde olduğunu unutmayınız. Bu nedenle, gerek evde düzenli olarak diş temizliği yaparak gerekse diş hekimine kontrole giderek oluşabilecek problemleri engelleyebilirsiniz. 

www.mycountrylifeturkey.com

51


Gezi Anadolu

Hazırlayan: Tarihçi&Yazar Muhammet Öksüzoğlu turkey_cop&hotmail.com

DİLLER, DİNLER VE BARIŞIN KENTİ;

MİDYAT

Değerli okuyucular; sizlerle ülkemizin güzelliklerini ve tarihi miraslarını paylaşmaya devam ediyoruz. Bu güzel coğrafyamız insanlığın var oluşundan beri birçok medeniyet ve kültüre ev sahipliği yapmıştır. Kendine has evleriyle, telkari işlemesiyle ve çeşitli inançların birlikteliği ile meşhur başka bir miras UNESCO kenti Mardin’in Midyat İlçesini bu sayımızda sizlere tanıtmak istedik.

Çözüm Süreci Bölgeye Yaradı Başlığımızdan da anlaşılacağı üzere çözüm süreci ile ilgili yaşanan gelişmeler Güneydoğu bölgesinin genelinde ekonomik ve sosyo-kültürel açıdan hareketlenmelere sebep oldu. Yaklaşık 2 yıldır bölgede yaşayan biri olarak aradaki farkı çok bariz bir şekilde anlamak mümkün oldu. Bölge insanı yaşanan gelişmelerden oldukça memnun ve umutlu. Özellikle ölümlerin yaşanmaması en büyük kazançtır diyorlar. Fidan gibi gençlerin hayatlarının baharında ölmelerinin vicdanlarda açtığı yaralar bir yana; yüzyıllardır ortak Anadolu coğrafyasının harmanladığı ortak değer ve kültürümüzün bizleri yoğurup bu zamana taşıdığı ortak tarihimizin bizleri adeta et ve tırnak gibi yaptığını ve bu anlamsız savaşın bitmesi yönündeki çözüme yönelik adımları heyecanla karşıladıklarını gözlemledik. Türkiyemizin 30 yıldır çok zaman kaybettiğini, yiten canların yaşanan sıkıntıların Anadolu gibi binlerce yılın medeniyet tiyatrosuna reva görülmemesi

52

www.mycountrylifeturkey.com

gerektiğini hissettiler. Esnaf oldukça umutlu. Süreçle birlikte ekonomik canlanmanın bariz bir şekilde hissedildiğini bunun bölge ve ülke kalkınmasında, refah düzeyinin artmasında önemli olduğunu düşünmekte. Şöyle ki; 2012 Nisan ayına nazaran bu yıl Midyat’a gelen yerli ve yabancı turist sayısı % 60 oranında arttı. Bu istatistik sadece Midyat için geçerli değil. Mardin merkez ile Diyarbakır için de geçerli. Bu durum bölgenin huzuru yönünde yaşanan gelişmelerin ilk meyveleri. Eğer kalıcı bir barış ortamı oluşursa bölgenin yatırımlar ile kalkınması da gerçekleşecektir. Ve kaybedilen 30 yılın telafisi sağlanabilir. Malumunuz yaz aylarına girmeye başladık. Ülkemizin Turizm potansiyeli canlanmaya başladı. Bu sene bir fark olacak; adı terörle anılan Güneydoğu Bölgemiz de bu pastadan fazlasıyla nasiplenecek. Kazanan ülkemiz ve bölge insanı olacak. Korkuların coğrafyalarına gizlenmiş bütün güzellikler bir bir ortaya çıkacak Mardin’in Saklı kentleri; Hakkari’nin bahar şenliği yaşatan ovaları; Diyarbekir’in


Gezi Anadolu

surları biz de varız diyecekler. Medeniyetler ve kültürler dile gelecekler. Ülkemizin güzelliğini bir bütün halinde göreceğiz. Bu nedenle bizler bu sayımızda Midyat’ı tanıtmayı uygun gördük. Ve bu barış baharının esintilerinin yaşandığı bu dönemde sizlere rehber olacağını düşündük.

Mardin e 60 km, Batman’a 70 km uzaklıkta bir tarih mirası MİDYAT… Midyat’ın bilinen ilk ismi Matiate’dir. Midyat’la ilgili ilk yazılı bilgiler M.Ö 13.Yüzyıla kadar uzanır. Asur kralları için ele geçirilerek talan edilen bir bölge olmuştur.. Midyat bölgesi, tarih boyunca bu türden olaylarla sıkça karşı karşıya kalır. Midyat dünyanın en eski yerleşim bölgesi olan Yukarı Mezopotamya’da yer aldığı için tarih boyunca Sümerler, Asurlular, Urartular, Makedonyalılar, Persler ve Romalılar gibi birçok uygarlığın egemenliğine sahne olmuştur. Midyat’ın İslam egemenliği altına girmesi M.S 640 yılında, Hz. Ömer dönemine rastlar. Daha sonra bölgeye yine müslüman olan Emevi ve Abbasiler egemen olmuştur. Özellikle Abbasilerin yöreye hakim olmasıyla birlikte bölgede çok geniş bir imar hareketi başlamıştır. Midyat köylerinin büyük bir kısmı Abbasilerin en parlak dönemini yaşadığı Sultan Harun Reşit zamanında kurulmuştur. Bir Anadolu Beyliği olan Artuklular döneminde 1100’lü yıllarda Midyat beyliğin ve Türk egemenliğinin doğuya açılan önemli kapılarından biri olmuştur.

Midyat Evleri Yaşam mekanları diğer ismiyle konutlar, insanların günlük hayatını yaşadığı yerler. Konutlar insanların sosyo-kültürel değer-

lerini bir anlamda dışa vuran bir özelliğe sahiptirler. Bu yaşam mekanlarının kendisine has özellikleri bulunan Midyat evleri, bu evlerin en büyük özelliklerinden bir tanesi sevgiyi barışın, duyguların taşlara işlendiği özgün evler. Burada evlerin mimari yapıları, sosyal yaşam tarzlarına özgü yapım şekilleri, figürleri, mekanların kullanış biçimleri, figürlerin anlamları ile Midyat has olan ceviz ağacından yapılan divan takımları ve özellikleri verilmiştir. Midyat evlerinde kullanılan malzeme taştır. Ancak kullanılan bu taş normal taştan farklıdır. Kalker taşı olarak adlandırılan açık renkli sarımsı yapıdadır. Bu taşların en büyük özelliği çok kolay kesilebilmesinden dolayı rahat bir şekilde işlenebilir özellikte olması zengin süslemelerin elde edilmesini sağlamıştır.

TELKARİ SANATI Telkari’nin sözcük anlamı tel ile yapılan sanattır. Telkari’ye aynı zamanda ’vav işi’ de denilmektedir. Bu isim, Osmanlıca vav harfinin, uygulamada motif olarak sıkça kullanılmasından dolayı verilmiştir. Telkari bir gümüş işçiliğidir ve Midyat’ın meşhurudur. Midyat’a vardığınızda eski çarşıya uğrarsanız sıra sıra dizilmiş Telkari dükkanlarını görürsünüz. El emeğinin doruk noktasına ulaştığını fark eder ve insan elinin güzellikleri gümüş tellere nasıl anlam verdiğini görürsünüz. Yüzükler, küpeler, gerdanlıklar, bileklikler ve daha niceleri tezgahlar üzerinde alıcılarını bekler.

Nereyi Gezelim…. Konuk Evi… Midyat‘ta en çok ziyaret edilen yerler arasında Konuk Evi, Meryem Ana Kilisesi ve Mor www.mycountrylifeturkey.com

53


Gezi Anadolu

Gabriel Manastırı yer almaktadır. Midyat Kaymakamlığı, Belediye ve CEKUL Vakfı’nın katkılarıyla restore edilen Konuk Evi ilçenin en çok ziyaret dilen mekanıdır. Eskimeyen uygarlıkların yerleşim mekanı olarak evleri ile meşhur olan Midyat’ın en önemli yapısıdır. İlçede dizi çekimlerinin çoğu bu Konukevi’nde yapılır. Konuk evi azımsanmayacak oranda da yabancı turist ağırlamaktadır. Yapı Eski Midyat olarak adlandırılan bölgede yer alır ve bu bölge açık hava müzesi gibidir. Konukevi Süryaniler tarafından yapılmıştır.

Mor Gabriel Manastırı (Deyrul Umur) Midyat’a yaklaşık 22 km. uzaklıktadır. Yayvantepe Köyü’nün 2 km. kuzeyinde, bodur meşelerle kaplı, hafif dalgalı kalker kayalı arazide, alçak bir tepede M.S.397 yılında Mor Samuel tarafından inşa edilmiştir. Yöredeki en eski ve en antik manastır olması nedeniyle yıllardan süzülmüş otantik, tarihsel özelliğini gözler önüne sermektedir. Dünyanın en eski ve faal olan bu manastırda Meryem Ana, Resuller, Kırk Şehitler, Kartminli Şamuel Kiliseleri ve Sekiz Kemerli Theodora ile Mısırlılar kubbeleri bulunmaktadır. Meryem Ana Kilisesi Anıtlı Köyü’nün güneyinde yer alır günümüzde eşine az rastlanan kiliselerdendir. Kilise Süryani dilinde “Yoldath Aloha” ismini taşımasına rağmen çoğu kez Arapça “El Hadra” (bakire) olarak

54

www.mycountrylifeturkey.com

anılmaktadır.. Bir söylenceye göre kilisenin kuruluşu Hz. İsa’nın doğumuna (1.y.y.) dayanmaktadır.

Kent Müzesi Birbirinden güzel tarihi eşya, resim ve nesnelerin yer aldığı Kent Müzesi görülmeye değerdir. İki katlı olan bu müze çok önceleri Han olarak kullanılmaktaydı.

Estel Köşk Meydanı Birbirinden güzel işlemeli eski taş evlerin olduğu Estel Köşk Meydanı’nı ziyaret ederek tarihte bir yolculuk yapabilirsiniz. Midyat Kent Müzesi ve tarihi Merkez Ulu Cami bu bölgeye oldukça yakındır. Bunların yanı sıra Midyat’ta Cevat Paşa Camii, Merkez Ulu Cami ve kent müzesi görülmeye değer mekanlardır ki Artuklu ve Selçuklu mimarisinin görkemli güzelliklerini barındırırlar. Midyat’ta gezilecek tarihi yerler bunlarla sınırlanamaz. Midyat Başlı başına tarih kokan görülmeye değer bir açık müze kentidir. Ayrıca Midyat ve çevresindeki Eski yapılı Cami, Kilise, Taş evler ve tapınaklar görülmeye değerdir.

Konaklama… Midyat’a gelirseniz nerede konaklayacağım diye bir endişeniz olmasın Midyat’ta dört yıldızlı otel dahil olmak üzere bir çok konaklama mekanı mevcuttur. Başka gönül coğrafyalarında buluşmak üzere… Barışın yeşerdiği diyardan saygılarımızla..


PORTRE

E M R A H Ö ZD E M İ R V3 fitness head coach

Mesleğinizde hoşlandığınız yönler nelerdir? Mesleğimin en sevdiğim yanı insanları tekrar hayata döndürebilme seçeneği sunuyor olması. Biraz açmak gerekirse: Örneğin fiziksel olarak yapmayı imkansız olarak düşündüğünüz şeyleri zamanla çok rahat yapabiliyor olmanın verdiği haz ve pozitif enerji; yıllardır yeterince hareket etmemenin size verdiği kas ve eklem ağrılarından kurtulmanın verdiği rahatlık; günlük hayatınızda çok daha rahat hareket edebilme kapasitesinin ve zihin açıklığının verdiği pratiklik; vücudu tanıma ve hangi kasların hangi açılarda çalıştığını öğrenip koordinasyon yeteneğini arttırması; kilo vererek ve kas kütlesini arttırarak forma girmenin verdiği mutluluk gibi pozitif duygular geliştirebilen ve insanlarla çok güzel dostluklar kurabildiginiz bir meslek benimkisi. İnsanların hayatında onlara mutluluk ve motivasyon veren biri olarak bulunmak ise benim bu mesleğin en sevdiğim yanı..

Ocak 1983 doğumluyum. Yaklasık 25 senedir çeşitli spor branşlarında ter dökmekteyim: Atletizm, yüzme, basketbol, futbol, badminton gibi… 2001 senesinde İstanbul Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu sınavını kazanmamla, çocukluğumdan beri en iyi olduğum konuda kendimi profesyonelleştirmek ve eğitmen olabilmek için iyi bir fırsat yakaladım. yüksekokul eğitiminden sonra yurt dışında ve yurt içinde katıldığım eğitimlerle hedefime doğru adım adım yürümeye devam ettim. Şuan hala kendimi geliştirmeye devam ediyorum çünkü bunun sınırı yok. Eğer insan sağlığı ile ilgili bir meslekle uğraşıyorsanız sürekli kendinizi güncellemeniz başarılı olmanın sırrı.. 2003-2004 senesinde Kemer Golf &Country Clup tesisinde çalışmaya başlamamla Göktürk serüvenim başladı. İki sene sonra 2006 senesinde doğa, kanıma öyle bir işlemişti ki artık Göktürklü olmuştum ve evimi Göktürk’e taşıdım. Şehir stresinden ve trafikten uzağa. Gerçi şu günlerde artık bu pek geçerli değil çünkü bizim de artık kendimize ait bir trafiğimiz ve kalabalığımız var bunu da belirtmek lazım. Yine de benim gibi kasaba hayatı sevenler için çok güzel bir yerleşim merkezi olduğunu söylememek haksızlık olur.

Çocukluk hayalleriniz var mıydı ve gerçekleşen düşlerinizden bahseder misiniz? Aslında hayal kurmak için çok gerçek bir dünyada yaşıyoruz ama çocukken hep dalgıç olmak istemişimdir. Bir ölçüde gerçekleştirdim. Çok yüzdüm ama dibe ınemedım :) Şaka bir yana aslında hayalini kurduğum işi yapıyorum. Zaten o yüzden çok şanslı görüyorum kendimi.. Göktürk’te severek gittiğiniz mekanlar? Yoğun bir tempoda çalıştığım için çok mekan gezemiyorum açıkçası. Ama bütün boş zamanımı çalısmakta olduğum GYM olan V3 Fitness Clup da geçirmeye çalışıyorum. Çünkü burada ihtiyacım olan her şey var. Çok sıcak ve eğlenceli mekan benim için. Hobileriniz neler? İş dışında en severek yaptığım aktivite ve hobim motorumla ve arkadaşlarımla geçirdiğim neşeli, güzel zamanlar. En son okuduğunuz kitap ve gittiğiniz sinema filmi? Şu anda George R.R. Martin, Game Of Thrones Serisinin A Feast For Crows kitabındayım. Hayat felsefenizi üç kelimeyle özetlerseniz? Saygı-dürüstlük-çalışmak.  Sosyal medyayla ilişkiniz hangi boyutlarda iyi bir kullanıcı mısınız? Çok sıkı bır sosyal medya takipçisi değilim.

56

www.mycountrylifeturkey.com

Hedef hep olmalı bir insanın hayatında. Motivasyonu arttırmak için hedefler koymak şart. Çok büyük hedefler değil benimkiler ama hepsi işimle alakalı. Bütün hedeflere giden yol çok çalışmaktan geçiyor, bu sebepten çalışmaya tam gaz devam…


PORTRE

ÖZLEM MURTEZA Çocukluk hayalleriniz var mıydı? Gerçekleşen düşlerinizden bahseder misiniz? Çocukluk yıllarım Almanya’da geçti. Mutlu ve hayalleri her daim gerçekleştirilmeye hazır bir çocuktum. Evin küçük kızı olmanın verdiği avantajların tadını çıkartarak büyüdüm. Bu yüzden ablam, “evin küçüğüsün diye dediğin hep yapıldı” der ve söylenir. Çocukken en büyük hayalim her yılbaşı gecesinin sabahında Noel babanın, sipariş ettiğim hediye listemi eksiksiz getirmiş olmasıydı. Ve hep öyle oldu. Evin Noel annesi ve babası hayallerimi hep yerine getirirdi. Meslek seçimi döneminde hep gezerek yapabileceğim bir işim olsun isterdim. Masa başı işi hayalim yoktu ama bankacı olduğumda bu mesleğin de sadece masa başında yapılmadığını öncelikle sosyal çevre ve sosyal ilişkilerin başarının anahtarı olduğunu gördüm. Göktürk’te severek gittiğiniz mekanlar? Göktürk’te yaşam ve mekanlar çok keyifli. Öğlen yemekleri için favori mekanım Opet’te açılan Ofluoğlu ızgara ve Kardeşler lokantası. Perşembe günlerinin olmazsa olmazı hünkar beğendi ve keşkül. Akşam yemekleri ve keyifli sohbetler için Big Chefs ve Suada Kebap’ta severek gittiğim mekanlar arasında. Yemeği ve düzeni kaliteli ve öncelikle temiz olan her mekan güzel ve Göktürk’te yeni açılan mekanlar gördükçe daha fazla seçenek yaratması ve şehre kaçmayı engellemesi adına mutlu oluyorum. İş dışında aktiviteleriniz sosyal yaşantınız nasıldır? İş dışındaki zamanlarda ailemi görmeye gidiyorum ve keyif aldığım aktiviteler yapmaya çalışıyorum. Seyahat etmeyi çok seviyorum. Alışveriş yapmaktan keyif alıyorum. Açık havada yürüyüş yapmak ve pazar sabahlarının olmazsa olmazı brunch’lara bayılıyorum. Zaman zaman kızlar grubumuz ile toplanıp keyifli sohbetler yapmak da bana ayrı bir keyif veriyor.

banka müdürü

1974 İstanbul doğumluyum. Yengeç burcuyum. 10 yaşında Mustafa Efe adında bir oğlum var. 2003 yılından bu yana Göktürk’te oturuyorum. Yaklaşık 3 senedir Kemerburgaz’da özel bir banka şubesinin müdürü olarak görev yapıyorum. Mesleğinizde hoşlandığınız yönler nelerdir? Bankacılık insan ilişkisine dayalı bir meslek olduğu için öncelikle hoşgörü gerektiriyor. Mesleğimi seviyorum. 10 yıldır ikamet ettiğim bir yerde çalışmanın avantajlarını yaşıyorum. Kemerburgaz küçük bir yerleşim bölgesi ve burada insanlar hala o eski İstanbul geleneklerini sürdürüyorlar. Burada çalışmak ve ikamet etmek çok keyif verici.

Hobileriniz neler? Seyahat etmek ve İstanbul dışında yakın yerler keşfetmek, kışın oğlumla birlikte kayak yapmak ve yeni tatlar, lezzetler denemek… Bir ara dinlemeyi ve mırıldanmayı çok sevdiğim enstrümantal Türk müziği nedeniyle ud çalmaya heveslendim. Yaklaşık 3-4 aylık kurs ile kendimce çalmaya başladım ve kursa devam etmedim. Şu an pişmanlık duyuyorum ve derhal tekrar başlayacağım. Enstrümantal müzikler uzun yolun keyifli yoldaşları. Ayrıca, bu yaz hep çok isteyip de bir türlü başlayamadığım dalış sporunu da yapmak istiyorum. Arkadaşlarım senelerdir dalış’ı tavsiye ediyorlardı. Bu sene su altını keşfetmeye kararlıyım. En son okuduğunuz kitap ve sinema filmi? En son seyrettiğim sinema filmi Çanakkale yolu sonu. Şu an okuduğum kitap Dostoyevski’nin suç ve ceza adlı romanı. Kitabımı günün dinlenme saatlerinde elime alabilmem nedeniyle maalesef çok hızlı ilerleyemiyorum. Bu yüzden bitirmem uzun süreceğe benziyor. Hayat felsefenizi üç kelimeyle özetlerseniz? Alçakgönüllü olmak, zamanı ıskalamamak ve oğlumla birlikte keyifli ve sağlıklı bir hayat sürdürmek. Sosyal medyayla ilişkiniz hangi boyutlarda iyi bir kullanıcı mısınız? Çok iyi bir kullanıcı sayılmasam da sosyal medyayı yakından takip ediyor ve kullanmaya çalışıyorum.

www.mycountrylifeturkey.com

57


PORTRE

B A K İ B İ L Gİ L İ organizatör

Mesleğinizde hoşlandığınız yönler nelerdir? Mesleğim gereği hareketli bir yaşamım var. İş dışında gerçekleştirdiğim aktiviteler de aslında mesleğimin bir parçası. Bütün bunlardan mutluluk duyuyorum. Ayrıca her defasında yeni insanlar tanımak, yeni mekanlar, şehirler görmek ilginç oluyor. Çocukluk hayalleriniz var mıydı ve gerçekleşen düşlerinizden bahseder misiniz? Vardı tabii. Hayatın hep güzel yanlarını görmeye, hatırlamaya çalışırım. Birçoğunu gerçekleştirdiğim için şükrediyorum (detaylar bana kalsın).

Antakya’da doğdum. Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesini bitirdim. 1973 yılından beri İstanbul’da yaşıyorum. Bir film prodüksiyon şirketinin yönetici ortağıyım. Aynı zamanda kurucusu bulunduğum Antakya Akademisi ile birçok uluslararası kültür ve sanat faaliyetini gerçekleştirmekteyim. Uluslararası Antakya Bienalini Antakya’ya kazandırıp, 2007 yılından beri devam ettiriyorum. İstanbul’da yine kurucusu bulunduğum Kemerköy Edebiyat Kulübü’nde yerli ve yabancı edebiyatçıların katılımıyla her ay edebiyat sohbetleri düzenlemekteyim.

Göktürk’te severek gittiğiniz mekanlar? Sahibi Kemal Bey yıllardır bu işi aynı kalite ve titizlikle sürdürüyor ve dünya mutfağının en güzel örneklerini sunuyor. Dolayısıyla yemek için “Le Select” i tercih ediyorum. Ayrıca kafa dinlemek ve dinlenmek için “Kemeraltı” nın ideal bir mekan olduğunu düşünüyorum. Mesela Kemeraltı’na gidin, saatlerce kuş cıvıltıları altında dere kenarında kitabınızı okuyun, çayınızı kahvenizi yudumlayın. Bence büyük keyif... İş dışında aktiviteleriniz sosyal yaşantınız nasıldır? Gerek İstanbul’da ve gerekse İstanbul dışında, düzenli olarak her ay benim veya işbirliği yaptığım uluslararası partnerlerimin gerçekleştirdiği birkaç etkinlik oluyor. Bunun yanında kurucusu bulunduğum Kemerköy Edebiyat Kulübümüze ünlü yazar ve çevirmenleri davet ederek sohbet toplantıları düzenliyoruz. Bu toplantıların organizasyonu bir hayli zamanımı alıyor ama mutlu oluyorum. Dolayısıyla yoğun bir sosyal yaşantım var. Ayrıca ayda en az bir kere klasik müzik konserine giderim. Hobileriniz neler? Yürüyüş yapmaktan çok büyük bir keyif alıyorum ve aksatmadan hergün yapmaya çalışıyorum. Bunun dışında özellikle yazın fırsat buldukça yüzerim. İyi bir kitap okuyucusu olduğumu düşünüyorum. Programlı bir şekilde hergün kitap okurum. En son okuduğunuz kitap ve gittiğiniz sinema filmi? Son olarak Khaled Hosseını’nin “Uçurtma Avcısı” ve İrfan Orga’nın “Bir Türk Ailesinin Öyküsü” kitaplarını okudum. Şimdi Sinan Akyüz’ün son romanı “Şahika & Feraye” yi okuyorum. Çünkü 12 Mayıs’ta Kemerköy Edebiyat Kulübümüzde “Şahika & Feraye” ile Sinan Akyüz’ü misafir edeceğiz. En son Haneke’nin İsyan (Die Rebellion) filmini İstanbul Modern’de özel gösterimde izledim ve çok beğendim. Hayat felsefenizi üç kelimeyle özetlerseniz Sağlık, mutluluk, sabır. Sosyal medyayla ilişkiniz hangi boyutlarda iyi bir kullanıcı mısınız? Bu çağda sosyal medyanın dışında kalmaya imkan yok. İyi bir kullanıcı değilim ama iyi bir takipçi olmaya çalışıyorum.

58

www.mycountrylifeturkey.com

Yurt dışında bir filmin prodüktörlüğünü yapmak istiyorum. Bunu da bir iki yıl içinde gerçekleştireceğime inanıyorum.


PORTRE

VERDA ÇOLAKOĞLU yüzme antrenörü

56 yaşındayım. Avusturya Kız Lisesi orta bölümünden sonra yine aynı ülkenin Horn şehrinde liseyi bitirdim. Viyana’da iki senelik simultane tercümanlık yüksek okulundan mezun oldum. İlköğretimle birlikte İstanbul Yüzme İhtisas Kulübü’nde yüzmeye başladım. Birçok madalya kazanarak başarılı bir yüzücü oldum. Ayrıca Türkiye Can Kurtarma Federasyonu’nun yurtdışındaki yarışmalarında yer aldım. İş hayatıma bir Avusturya firmasında Almanca tercümanlık yaparak başladım. Aynı dönemde yüzme antrenörlüğüne de başladım. Halen yüzme antrenörlüğüne devam ediyorum. Yalnız yaşıyorum ve Zeynep adında bir kız annesiyim. Göktürk’te 3 yıldır oturuyorum. Göktürk’le birlikte Spor Yazarları Derneği’nde sadece kendi öğrencilerimi çalıştırmaktayım. İki senede bir Avrupa’nın çeşitli kentlerinde yapılan uluslararası Macabiath yarışmaları için de antrenmanlık yapıyorum. İki sene önce Viyana’daki Macabiath’ta David Benardete isimli öğrencim çok iyi bir dereceyle 50 metre kelebekte gümüş madalya kazandı. Bu arada su fobisi olan veya teknik öğrenmek isteyen yetişkinleri de çalıştırıyorum.

Mesleğinizde hoşlandığınız yönler nelerdir? Yüzme öğrettiğim çocukları çeşitli yüzme kulüplerine hazırlamak, yarışlara girecek olanlara da antrenman yaptırıp onların başarılarını görmekten çok büyük haz duyuyorum. Çocukluk hayalleriniz var mıydı ve gerçekleşen düşlerinizden bahseder misiniz? Çocukluğumda ilkokul öğretmenimi baz alarak en büyük hayalim öğretmen olmaktı. Nitekim bu emelime yüzme eğitmeni olarak kavuştum. Göktürk’te severek gittiğiniz mekanlar? Göktürk’te severek gittiğim mekanlar Bon Manger, Anna’s Backery, Kemer Country Köy Meydanı… İş dışında aktiviteleriniz sosyal yaşantınız nasıldır? İş dışında vakit buldukça eski yüzücü, okul, diğer arkadaşlarımla ve komşularımla ve tabi ki kızımla birlikte olmayı seviyorum. Galatasaray’ın futbol maçlarına gitmek veya izlemek, yüzme yarışları ve İstanbul Yüzme İhtisas Kulübü’nün sutopu maçlarını izlemek keyif aldığım aktivitelerdir. Hobileriniz neler? Yüzme, futbol maçları izlemek, müzik dinlemek vakit buldukça sinemaya gitmek hobilerim arasındadır. En son okuduğunuz kitap ve gittiğiniz sinema filmi? En son izlediğim sinema filmi “Kelebeğin Rüyası”, en son okuduğum kitap Canan Tan’ın “Hasret” adlı romanı. Hayat felsefenizi üç kelimeyle özetlerseniz? Her zaman hoşgörülü olmak.

İlerisi için hedefleriniz? Yeni nesil yüzme hocalarına örnek olmak, daha birçok çocuğa yüzme sporunu sevdirip onların başarılarını görebilmek.

www.mycountrylifeturkey.com

59


PORTRE

K E Z B A N TA H A O Ğ L U bankacı

Merhaba, Denizli doğumluyum .34 yaşındayım. İşletme okuduktan sonra Para ve Banka bölümünde yüksek lisansımı tamamladım. Göktürk’te bankacı olarak çalışıyorum. 3 yaşında bir oğlum var. Eşim 2001 yılından beri Göktürk’te yaşıyordu. Evlendikten sonra da Göktürk’te kalmayı tercih ettik. Özellikle oğlum doğduktan sonra Göktürk’te yaşamakla çok doğru bir karar verdiğimizi düşünüyoruz. Ormana yakınlığı ve sakinliğinin yanında burada oturmayı tercih eden ailelerin birbirlerine daha samimi ve saygılı davranması da bu bölgeyi eşsiz kılıyor. Göktürk’ün zamanla daha da gelişmesini ama bu özel yapısını kaybetmemesini diliyorum.

Mesleğinizde hoşlandığınız yönler nelerdir?  Birikim yapmak isteyen veya işini büyütmek için fona ihtiyacı olan kişilerin başvurduğu bir işte çalışıyorum. İnsanların güvenini kazanmak ve işlerinde yardımcı olmak işimin de en sevdiğim yönü. Aynı zamanda benim için her yeni gün yeni insanlarla tanışmak demek. İnsanlarla iletişimde bulunmayı, hikâyelerini dinlemeyi ve sorunları çözmeyi seviyorum. Oturduğum bölgede çalışmak ise son derece keyifli.   Çocukluk hayalleriniz var mıydı ve gerçekleşen düşlerinizde bahseder misiniz?  Çok hayal kuran biri olduğumu söyleyemem. Ama mutlu bir aile yaşantısı ve sevdiğiniz işi yapabilmek  çok önemli diye düşünüyorum. Çocukken düşlediğim ama  şuan eksikliğini hissettiğim bir şey yok.   Göktürk’te severek gittiğiniz mekânlar?  Öğle yemeği için Ofluoğlu Köfte özellikle kuru fasulyesi çok güzel, Big Chefs ve EGG&Burger  gitmekten en çok hoşlandığım mekânlar. Hafta sonları Kahve Dünyası’nda yada Starbucks’ta arkadaşlarımla görüşmek  yada kahve- gazete keyfi yapmak harika oluyor.   İş dışında aktiviteleriniz sosyal yaşantınız nasıldır?  İş dışında vaktimi en çok aileme ayırıyorum. Hafta sonları Göktürk’ün dışına çıkarak  kısa seyahatler yapıyoruz. Hafta içi bir akşam, şehir merkezine inmeye çalışıyorum. Arkadaşlarımla görüşüyorum ya da alışveriş yapıyorum.   Hobileriniz neler?  Aile olarak sık seyahat ederiz. Oğlum doğduktan sonra seyahatlerimiz azalsa da fırsat buldukça eşimle yurtdışına çıkıyoruz. Özellikle oğlum ve ben yemek yemeyi çok seviyoruz. Mümkün olduğunca farklı yeme içme mekânları keşfetmeye çalışıyoruz. Bu konuda İstanbul’da  yaşadığımız için çok şanslıyız. Sinemaya ve operaya fırsat buldukça gidiyorum. Her akşam mutlaka kitap okurum. Son dönem fotoğrafçılık kursuna gittim. Açık hava mekânlarda fotoğraflar çekiyorum.   En son okuduğunuz kitap ve gittiğiniz sinema filmi? Lise zamanlarında okuduğum  Sherlock Holmes (Sir Arthur

60

www.mycountrylifeturkey.com

İlerisi için hedefleriniz? Sevdiklerimle mutlu yaşayarak işimde iyi bir kariyer yapmak istiyorum. Conan Doyle) romanını tekrar okuyorum.1800’lü yılların sonunda yazılmış olmasına rağmen çok sürükleyici ve heyecanlı bir kitap... En son oğlumla ‘Cesur Balık’ filmine gittik.   Hayat felsefenizi üç kelimeyle özetlerseniz?  Hayata mümkün olduğunca pozitif bakmaya çalışıyorum. Sağlıklı ve mutlu olmak hayat felsefem...   Sosyal medyayla ilişkiniz hangi boyutlarda iyi bir kullanıcı mısınız?  Sosyal medyada iyi bir kullanıcı değilim ama sıkı bir takipçiyim diyebilirim. Hergün facebook sayfasına göz gezdiririm. Tweeter ve linkeden hesaplarım var. Özellikle tweeterı çok sevdim, buradan diğer tüm mecralardan daha hızlı bilgiye ulaşabiliyorum. Tabletten gazete aboneliği yaparak günlük haberlere ulaşıyorum, Alışverişimi de internetten yaptığım zamanlar oluyor.


www.ozgeakim.av.tr ozgeakim@gmail.com info@ozgeakim.av.tr

Terazi A V. Ö Z G E A K I M

Aile içi şiddete karşı haklarımızı öğrenelim

A D

eğerli Country life okuyucuları, Bir önceki hukuk köşemizde sizlerle güncel konuları paylaşmış özellikle farklı bir bakış açısıyla boşanmış eşlerin çocukla kişisel iletişim kurması açısından yaşamış oldukları sıkıntılara değinmiştik. Bu ay aile içi şiddet konusunu ele alacağız ve acil durumlarda ne yapılması gerektiği konusunda değerlendirmede bulunacağız. Hepimiz okuduğumuz gazete veya izlediğimiz haberlerde aile içi şiddet, kadına şiddet, cinayetler hakkında bilgi sahibi olmaktayız. Türkiye’deki istatistiklere baktığımızda medyaya yansıyan olayların sadece çok küçük bir kısım olduğunu sizlere söylemek isterim. Hatta yaşanan şiddetin çoğu aile içinde kalıp, çeşitli sebeplerden kolluk kuvvetleri veya savcılıkların haberi bile olmadan yaşanmaya devam etmektedir. Bunun başlıca sebepleri kadının ekonomik veya toplumsal çaresizliği veya başvuru yollarını ve haklarını iyi bilmediği için olmaktadır. Kısa bir özetle tarafımıza eşimiz, sevgilimiz veya ailemiz tarafından şiddet uygulandığında nasıl bir yol izlememiz gerektiği konusunda incelemeye başlayabiliriz. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun bizim başvuracağımız en önemli mevzuat. Bunun yanı sıra Türk Ceza Kanunu ve Medeni Kanun’a da atıflarda bulunulacak bir takım düzenlemeler mevcuttur. Bu kanunla şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir. Öncelikle şiddet kelimesini inceleyelim. Bir bireyin şiddete uğraması sadece fiziksel değil, psikolojik, ekonomik ,cinsel ve sözlü şiddet şeklinde de karşımıza çıkmaktadır. Bu duruma sessiz kalmak aile içinde varsa çocukların da psikolojisini etkilemektedir. Bu saydığımız şiddetlerden birine veya bir kaçına uğrayan bireyin yapması gerekenler kanunda açıkça belirtilmiştir. Şiddete uğrayan kişi veya onun adına üçüncü bir kişi bağlı bulunulan polis merkezine veya jandarma karakoluna başvuruda bulunabileceği gibi savcılığa suç duyurusunda bulunma veya aile mahkemesinden koruma tedbiri kararı isteme hakkına sahiptir. Polis merkezine veya jandarma karakoluna yapılan başvuru ile tutanak tutturulmalı ve muayane için sağlık kuruluşuna sevkinizi istemeniz gerekmektedir. Çünkü vücudunuzdaki izler kaybolmadan muayene olmak önem taşır. Bu nedenle tutanak yazılmadan önce hastaneye sevkinizin yapılması konusunda taleplerinizi mutlaka belirtin. Tutanakları okumadan imzalamayın ve bir örneğini mutlaka almak konusunda ısrarcı olun. Tutanak düzenlemek istemeyen memur olduğu takdirde görevi ihmal olduğunu ve cezai sorumluluğu olacağını ifade edin. Şikayetten önce hastaneye gitmişseniz hastane polisine şikayette bulunabilirsiniz ayrıca şiddet uygulayan kişi aile fertlerinden biriyse ve aynı evde yaşıyorsanız Aile Mahkemesi Hakimliğine başvurarak 6284 sayılı kanunun 5. maddesi gereğince; a) Şiddet mağduruna yönelik olarak şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması. b) Müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi. c) Korunan kişilere, bu kişilerin bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması. ç) Çocuklarla ilgili daha önce verilmiş bir kişisel ilişki kurma kararı varsa, kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, kişisel ilişkinin sınırlanması ya da tümüy-

le kaldırılması. d) Gerekli görülmesi hâlinde korunan kişinin, şiddete uğramamış olsa bile yakınlarına, tanıklarına ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hâller saklı kalmak üzere çocuklarına yaklaşmaması. e) Korunan kişinin şahsi eşyalarına ve ev eşyalarına zarar vermemesi. f) Korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmemesi. g) Bulundurulması veya taşınmasına kanunen izin verilen silahları kolluğa teslim etmesi. ğ) Silah taşıması zorunlu olan bir kamu görevi ifa etse bile bu görevi nedeniyle zimmetinde bulunan silahı kurumuna teslim etmesi. h) Korunan kişilerin bulundukları yerlerde alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmaması ya da bu maddelerin etkisinde iken korunan kişilere ve

Bir bireyin şiddete uğraması sadece fiziksel değil, psikolojik, ekonomik ,cinsel ve sözlü şiddet şeklinde de karşımıza çıkmaktadır. Bu duruma sessiz kalmak aile içinde varsa çocukların da psikolojisini etkilemektedir.

62

www.mycountrylifeturkey.com

bunların bulundukları yerlere yaklaşmaması, bağımlılığının olması hâlinde, hastaneye yatmak dâhil, muayene ve tedavisinin sağlanması. ı) Bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması ve tedavisinin sağlanmasına karar verilebilir. Bu tedbirlerin tatbiki için öngörülen süre altı ayı geçemez ve kararda hükmolunan tedbirlere aykırı davranılması halinde, tutuklanacağı ve hürriyeti cezaya hükmedileceği hususu kusurlu tarafa ihtar olunur. Hakim bu konuda mağdurların yaşam düzeylerini göz önünde bulundurarak tedbir nafakasına da hükmedebilir. Bunun yanı sıra yaşadığı yere geri dönmek istemeyen veya dönmesi mümkün olmayan kadınlarımız için kadın sığınma evleri mevcut olup bu kurumlara başvurdukları takdirde korumadan yararlanabileceklerini özellikle belirtmek isterim. Bunun için en yakın karakola gidip eşinizden şikayetçi olmadan da talepte bulunabilirsiniz veya bölgenizdeki Sosyal hizmetler İl Müdürlüğü’ne başvuruda bulunabilirsiniz. Hatta bazı belediyelerin kadın sığınma evleri mevcuttur. Burada 3-6 ay arası kadar konaklamamanıza yardımcı olunur ve sığınma evlerinin kurallarına göre çeşitli değişiklikler olabilir. Bunun için başvuruda bulunurken detaylı bilgi alabilirsiniz. Şiddete uğruyorsanız veya çevrenizde şiddete uğrayan biri var ise faydalanabileceğiniz telefon numaraları : Polis imdat – 155, Jandarma - 156, Ambulans -112, Sosyal Hizmetler - 183, Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı- 0212 656 96 96 Bu yazımın ihtiyacı olan yürekleri aydınlatabilmiş olduğunu umut ediyorum ve Albert Einstein’ın çok sevdiğim sözüyle yazımı bitiriyorum. Dünya; kötülük yapanlar değil, seyirci kalıp hiçbir şey yapmayanlar yüzünden tehlikeli bir yerdir. Her türlü soru ve sorunlarınız için ilgili adreslerden bize ulaşabilirsiniz. Saygı ve sevgilerimle...


eyyupaltun@hotmail.com 05332019533

Duvarın Arkası E Y Y Ü P A LT U N

Sona’nın izini sürmek

A O

kuyanların bildiği üzere SONA, konusunun tamamı 1915 sürecinde geçen bir dönem romanı... Birinci kitapta her ne kadar ErcişVan ekseninde yaşananlar konu edilse de romanın kapsamı bölge sınırlarını aşan bir içeriğe sahip. Önceden tasarlandığı ve okurlarımın da bu yönde şiddetle talep bildirdiği gibi ikinci kitabın gecikmeksizin yazılması artık zaruret haline gelmişti. Bu amaçla bayram tatilini vesile sayıp Sona’nın başka şehirlerdeki serüveninin izini sürmek, bu yönlü bazı notlar tutmak ve veriler toplamak üzere daha bayramın birinci günü yollara düştük. Bu erekle çıktığımız gezide ilk durağımız Kars iliydi. Sona’nın buradaki yaşamını araştırdıktan ve de mezarını yol arkadaşlarımla birlikte ziyaret ettikten sonra Erzurum’un Oltu ilçesine gitmek üzere hareket ettik. Sona’nın kaderini etkileyecek önemli şahıslardan biri 1915 öncesi bu ilçeye bağlı bir köyde Ermeni ahalinin de içinde bulunduğu bir ortamda yaşamını sürdürmüştü. O ‘kahramanın’ yaşadığı yeri görmek, yörenin coğrafyasını ve kültürünü gözden geçirmek, hiç olmazsa gerek müslim, gerek gayri müslim Osmanlı sakinlerinin neler çektiklerini bir parça hissedebilmek için inceleme yapmak durumundaydık. Bu köyde yaptığımız iki günlük bir incelemede konu dışı ilginç şeylere de tanık olduk. Belki de en doğal dut pekmezlerin, pestil,  bastık ve cevizli sucukların yapıldığı bir köydü burası. Otantik varlığını çağdaş uygarlığın bütün saldırılarına karşın korumayı bilmiş bu yerin yaşam tarzı ve kültürel dokusu bizi şaşırtmıştı. Bu sosyal manzaranın 95 yıl gerisine kendimizi sürükleyerek dönemin ruhunu yakalamaya çalıştık. Ermenilere yapılanları ve Müslümanların zorunlu göçünü soruşturduk. Romana konu olan önemli kahramanlardan biri ve çevresindeki kalabalık Oltu tarafından bölgeye sokulan Rus ordusuna yakalanmamak için Müslüman ahaliyle birlikte amansız bir göçe zorlanmıştı. Köyde konuştuğumuz yaşlılar kaçış güzergâhını ve bu güzergâhın üzerine kurulu köy ve kasabaları tek tek anlattılar. Çünkü onların da babaları ya da dedeleri aynı göçe maruz kalmışlardı. Evet, şimdi sıra bizdeydi; ne pahasına olursa olsun onların geçtiği yollardan geçecektik! Belki çok zor olacaktı ama Sona için buna değerdi. O geceyi Oltu’da geçirdikten sonra kuşluk vakti yola çıktık. Çocukluğumun geçtiği (1972–1974) dağlar arasındaki Yusufeli (Artvin’e bağlı) ilçesine bir buçuk saat sonra ancak ulaşabildik. İlginç bir yerdi burası. Suç işleyen olmadığı için ilçe cezaevi mahkûmsuzluktan kapanmıştı. Burada akşam olup da esnaflar evlerinin yolunu tuttuklarında dükkân önlerindeki meyve kasalarını içeri alma gereği duymazlar. Bu eşyalar gece boyu dışarıda kalır da kimse el uzatmaya tenezzül etmez. Veya esnaf öğlen yemeğine yahut camiye namaz kılmaya gittiğinde dükkân kapatılmaz. Gelen müşteri işyeri sahibi olmaksızın alışverişini yapar, daha sonraki bir zamanda gelip parasını verir. Ayrıca Yusufeli’nde aileler bir yerlere gittiklerinde evlerinin kapılarını kilitlendikten sonra anahtarları yan taraftaki çiviye asarlar. Birilerinin gelip o anahtarla kapıyı açıp evi soyma gibi bir olasılığı akıllarının ucundan bile geçirmezler. Yusufeli’nde yaklaşık seksen yıldır cinayet işlenmemiş. İnsani değerler açısından oldukça gelişmiş bir yöre… Ancak daha önceden de hakkında bilgimiz olan bir şeye çok üzüldük: Yapılacak olan baraj ya da barajlar nedeniyle yöre sular altında kalacaktı. Böyle olunca da ilçenin sakinleri çevre şehirlere dağıtılacaktı. En modern toplumlara taş çıkartacak bu insani geleneksel kültür belki de bir daha geri gelmecesine “çağdaş” medeniyet ortamında yok olup gidecekti. 

Çocukluk anılarımın bir parçasının gizli olduğu bu  güzel ilçede bir süre nostalji yaptıktan sonra göç güzergahı olan Çoruh nehrinin kollarından İspir çayı istikametinde İspir ilçesine doğru yolumuza devam ettik. 1915’li yıllar itibariyle patika yahut keçi yoluyla geçiş veren dağların ve derelerin arasından köylere ulaşabilmek için bu dönem dar da olsa yollar yapılmıştı; ancak yollar tabiri caizse bir tarafın tekerleklerinin neredeyse yarısının boşta kaldığı darlıktaytı. İki araç karşılaştığında biri mutlaka geniş bir alana çekip diğeri geçene kadar bekliyordu. Ne var ki biz kararlıydık; bu yolu geçecektik. Onlar (1915 mağdurları) bin bir meşakkatle geçtiğine göre… Arabayla güçlükle ilerlediğimiz bu uzun dereyi o insanların sırtlarındaki yüklere karşın nasıl kat ettiklerini varın siz düşünün! Oltu taraflarındaki Norpet köyünde bir yaşlı adam göç edenlerin yanlarına sayıları bini bulan keçilerini de aldıklarını,

1915’li yıllar itibariyle patika yahut keçi yoluyla geçiş veren dağların ve derelerin arasından köylere ulaşabilmek için bu dönem dar da olsa yollar yapılmıştı ancak daha Yusufeli’ne ulaşamadan bininin de kırıldığını söylemişti. Keçilerin bile geçemediği bir araziyi bu insanlar nasıl geçebilmişlerdi? Üstelik ölüm korkusunun sarmaladığı bir ruh haliyle yapmışlardı bu yolculuğu. İlerlediğimiz güzergâh bizi sonunda İspir ilçesine bağlayacaktı. Ancak yol bitmek bilmiyordu; çünkü taş çatlasa saatte 30km hızla ilerleyebiliyorduk. Yusufeli’nden çıktıktan sonra sırasıyla Göçek, Peterek, Ersis (burası küçük bir ilçeydi), Aros Yaylası, Sellük Bağları, Kiskim, Oşnak gibi köy, kasaba ve mevkilerden geçip Verçenik dağına ulaştık. Daha sonra da İspir’e çıkmayı başardık. Oltu’dan sabahın altısında çıktığımız yolculuk öğleden sonra üçte nihayetlenmişti. Gıdık (genç keçi) etiyle yapılan çağ dönerimizi yiyip ardından çayımızı yudumladıktan sonra tekrar yola koyulduk. Şimdi sırada Bayburt vardı. Asfalt bir yoldan yaklaşık bir saat ilerleyerek şehrin orta yerindeki Bayburt Kalesi (Hasankale) akşam karanlığınca yutulmak üzereyken çarşı merkezine girdik. Tesadüf buya, o akşam Bayburt’un yazar-çizer, şair ve düşün adamlarıyla 1915 Ermeni meselesini gece 12’lere kadar konuşma olanağı bulduk. Elime kitaplar cd’ler tutuşturuldu; yazılı ve  sözlü bilgiler verildi. Tehcir öncesi Ermenilere yapılanlarla, işgal sonrası Müslüman ahaliye yapılanlar bir bir anlatıldı. Birkaç saat sonra Bayburt’un tarihiyle ilgili birçok bilgiyle donanmış olduk. Artık Sona 2’nin eski Bayburt’ta geçen bölümleri belleğimde şekillenmeye başlamıştı. Ben de o değerli insanlara birer kitap imzalamak suretiyle samimiyetimi belirttim. 1916’daki altı aylık Kop Dağı direnişinin (ki İkinci Plevne Savunması deniliyordu) yaşandığı şehir artık avuçlarımın içinde sayılırdı. Zira bu şehir Sona 2 için hayati önemdeydi. Oltu’nun Garnavas köyünden çıkıp gelen ikinci romanın en önemli kahramanı Şaban Ağa ile Eganis’ten göç etmek zorunda kalan Sona bu şehirde karşılaşacaktı! www.mycountrylifeturkey.com

63


Dekor

KAZAN KAZAN KAZANA VER,

DARALINCA PAZARA VER… Bakırcılar arasında kuşaktan kuşağa söylene gelen bu atasözü, bakırın değerini yansıttığı gibi bu sanata ilgi duyan gençler içinde motivasyon oluyordu. Ama günümüzde bakın işleme sanatını yapan ustalar azaldıkça yerine yenilerini bulunamıyor. Geleneksel el sanatlarımız birer birer tarih sahnesinden siliniyor. Fotoğraf: Hatice Kocamanlar Yazı: Faruk Çelik

H

akArt Dekoratif eşya üreticisi ve aynı zamanda bakır işleme sanatını 100 yıldır kuşaktan kuşağa sürdüren Mehmet Doyuran ile bakır işçiliğini ve bakır’ın günümüzdeki yerini konuştuk.

Günümüzde bakır eşyalar süslemenin dışında pek kullanım alanı bulamıyor bunu neye bağlıyorsunuz?

64

www.mycountrylifeturkey.com

Geçmişte bakırcılığın temeli mutfak eşyası idi, biz bunu daha da geliştirerek bakır ile yapılabilecek her şeyi imal etmeye başladık. Eskiden her evin mutfağında 100-200 çeşit bakır mutfak eşyası bulunurdu. Ama günümüzde paslanmaz çelik, alüminyum, plastik ve benzeri ürünler çıkınca bakırın pabucu dama atıldı. Bakırcılık bu manada geri kaldı ama biz geleneksel sanatımızı sürdürme devam ediyoruz.

Bakıra ilginin bu denli azalması el işçiliği ve maliyetler olabilir mi? Bakırın kıymeti el işçiliğinden geliyor. Bu sebepten fiyatları alüminyum ve çeliğe göre daha yüksek diyebilirim. Buna ülkemizdeki bakır madenlerinin verimsizliğini de katmak lazımdır. Çünkü ülkemizdeki bakır madenleri ihtiyacın yüzde 30’unu karşılayabiliyor, kalan


yüzde 70’i ise ithalatla sağlanıyor. Dünyada bakır’ı Şili ve Güney Afrika üretiyor. Ülkemizdeki bakır cevherlerinin 100 kilogramından 5-6 kilo bakır çıkarken Şili ve Güney Afrika’da bu onar 10-12’yi buluyor. Üretim maliyeti yüksek olunca bu fiyatlarımıza da yansıyor. İstanbul’da sizin gibi geleneksel bakır el sanatları imalatı yapan başka firmalar var mı? Şirketimizin doğduğu yer Nevşehir. Biz bu mesleğe orada başladık ve 1965 yılında İstanbul’a geldik ve bu tarihten beri bu geleneksel sanatımızı dünyaya duyuruyoruz. Çok eskiden Beyazıt, Süleymaniye ve Vefa’da 350’ye yakın bakır işleyen dükkan vardı. Şimdi bu sayı 3’ü beşi geçmez. Bakırcılık bu manada öldü diyebilirim. Bunun sebeplerinden bir tanesi de kalaycılıktır.

KALAYCILIĞIN LOKOMOTİFİ BAKIRCILIKTIR Kalay sağlıklı yapılmadığı için bakıra olan rağbet her geçen gün azalmaya başladı. Özellikle sokaklarda kişilerin kurşundan yaptıkları kalay bu sektörün yok olmasına sebep olan en büyük etmendir. Çünkü bakır kapları bilinçli kullanmak lazımdır. Olması gerektiği gibi kullanılmasa zehirlenmelere hatta ölüm riski bile taşıyabilir. Özellikle mutfakta kullandığımız bakır kaplar kalayı azalmaya başladığı zaman

mutlaka kalaylatılmalıdır. Kalayı azalmış bakır kabın içinde bırakılan bir yemek 8-10 saat sonra bakırdaki toksinleri almaya başlar ve bir gün sonra yenilen bu yemek kişiyi zehirleyerek ölümüne bile sebep olabilir. Eskiden bakır malzeme kullananlar günümüz insanına göre daha bilinçli olduklarından bu gibi zehirlenme olaylarına rastlanmazdı.

Dünyaca ünlü aşçılar mutfaklarında niçin bakır tencere ve tavaları tercih ediyorlar? Tercihin birinci sebebi lezzettir. Bakır çok hızlı bir iletken olduğundan dolayı ateşin üzerine konan bir tencere veya tava ısıyı tüm yüzeye hızlı bir şekilde eşit olarak yayar. Isıyı tüm yüzeylere eşit miktarda ilettiği için pişen yemeğe eşit miktarda ısı gönderir. Kısacası ocağın üzerinde fırın görevini yapar. Bu özelliği ile yemeğin lezzetini değiştirir.

Bakırın geçmiş dönemlerdeki yeri nedir?

Bakırcılık geçmişte pazarı olan büyük bir sektördü. Bizim zamanımızda gelin olacak kıza çeyiz olarak 50-100 çeşit bakır eşya alınırdı. Bunun yanında akrabalar, komşular da hediye olarak bakır getirirlerdi. Yeni doğan çocuğa altın alınır, parası yetmeyen de bakır eşya hediye alırdı. Bakır her zaman değerini koruduğu için ihtiyacınız olduğu zaman satıp nakite çevirme şansınız vardı. Hatta bakırcılar arasında çok söylenen bir deyim vardır “Kazan Kazan Kazana ver, Daralınca Pazara Ver” yani imkanın oldukça bakırı al ihtiyacın olup sıkışınca da pazara götürüp sat demişler.

İhracatınızı nerelere yapıyorsunuz? Başta ABD olmak üzere İtalya, İsviçre ve birçok Avrupa ülkesine ihracatımız var. Daha doğrusu 36 ülkede 190 toptan müşterimiz var, çalışan sayımız ise 90 kişidir. Bakır mutfak eşyalarının yanında dekor malzemeleri ve geleneksel kültürel objelerimizi de Anadolu’dan toplayıp ihraç ediyoruz. Ürünlerimize genellikle lüks restaurantlar ve turizm işletmeleri ilgi gösteriyor. Her yıl Almanya’nın Frankfurt şehrinde kurulan uluslararası fuara katılarak ürünlerimizi teşhir ediyor pazarımızı genişletiyoruz. Ürünlerimizin yüzde 80’i dış piyasaya yüzde 20’sini ise iç piyasaya sunuyoruz.

İrtibat: Bakır ve Pirinç Sanayiciler Sitesi Menekşe Cad. No: 3 Beylikdüzü-İST. 0212 876 26 86 www.hakart.com.tr www.mycountrylifeturkey.com

65


Düğün Mekan

Masal gibi bir evet için Nar Boats tekneleri sizleri bekliyor!

Tarihi bir Boğaz yalısında masalsı bir düğünün tek adresi: A’jia Boğazın kıyısında, masalları anımsatan bir yalıda hayalinizdeki düğünü yaşamak ister misiniz? Geçmişin ve geleceğin büyüsünü masmavi sularla buluşturan bembeyaz bir yalıda, İstanbul’un sakladığı sırları, tarihin ihtişamını ve derin tutkularını içinizde hissederken; hayatınızın en unutulmaz günü olan düğününüzü bir peri masalına çevirmek istiyorsanız, A’jia kapılarını sizin için açıyor. A’jia, boğazın masmavi sularının hemen kıyısında, şehirden uzakta hissi veren havasıyla geçmişle bugünü buluşturan, sizi gerçek İstanbul’un içine, binlerce sır barındıran Boğaz’ın kollarına çeken konumuyla, hayallerinizdeki düğünü vadediyor. Boğaz’ın eşsiz manzarasının yanı başında Tarihi Ahmet Rasim Paşa Yalısı’nda hizmet veren A’jia, Akdeniz’in en özel lezzetleri, güler yüzlü bir ekibin kusursuz servisi, 1800’lerin günümüze yansıyan etkileyici formlarıyla düğününüzü unutulmaz kılacak her şeye sahip! Muhteşem bir manzara ve tarihin yanı başında aşkınızı ölümsüzleştireceğiniz düğününüz için farklı alternatifler sunan A’jia’da düğün ve davetler için yaz aylarında; 350 kişilik yemek, 800 kişilik kokteyl ve 500 kişilik kokteyl prolonge servisi verilebiliyor. Kış aylarında ise, 100 kişilik yemek, 200 kişilik kokteyl prolonge ve 250 kişilik kokteyl organizasyonları yapılabiliyor. Standart menülerin yanı sıra düğünün konseptine uygun özel mönüler hazırlama fırsatı da sunan A’jia, bunun yanı sıra, tüm otel odalarını düğün sahiplerine ayırma imkanı sunarak size adeta kendi yalınızın bahçesinde gerçekleştirdiğiniz bir düğün yaşatıyor. Böylece düğün sabahında, sevdiklerinizi özel bir brunch ile ağırlama ayrıcalığını yaşayabiliyorsunuz. Ahmet Rasim Paşa Yalısı, Çubuklu Cad. No.27 Kanlıca İstanbul T.0 216 413 93 00 pbx T.0 216 413 93 53 -54 www.ajiahotel.com info@ajiahotel.com

66

www.mycountrylifeturkey.com

İki kıtanın kucaklaştığı yer de dünya da eşi benzeri olmayan İstanbul boğazı manzarası eşliğinde evet cevabını duymayı garantileyebilirsiniz… Birbirini seven kalplerin evlilik bağı ile kenetlendiği gün bugündür… Bu özel günü daha özel kılmak için Nar Boats’ un en lüks yatları, deneyimli kaptanı ve eğitimli çalışanları hizmetinizde olacak. Evlenme teklifinizi güçlendirecek, gecenize renk katacak etkinlikler yapmanız sadece hayal gücünüze bağlı. Dilerseniz keman eşliğinde, dilerseniz seçtiğiniz müziklerle, havai fişek gösterileri ile geceyi daha renkli bir hale getirebilirsiniz… Unutulmaz bir akşam yemeğini paylaşarak, boğazın derin sularını aşkınıza şahit edebilirsiniz.. İstanbul, Bodrum ve Göcek’te hizmet veren Nar Boats filosundaki lüks motor yatlar ve gezi teknesinden ihtiyacınıza uygun olanı seçtikten sonra yemek menüleri, DJ, canlı müzik, fotoğraf ve video çekimi gibi ek hizmetler arasından seçim yaparak hayal ettiğiniz organizasyonu tüm detaylarıyla kendiniz oluşturabilir veya Nar Boats’un tüm ihtiyaçlarınızı gözeterek hazırladığı tur paketlerinden birini seçebilirsiniz. Rezervasyon ve ayrıntılı bilgi için 0212 340 65 55’i arayabilir veya www.narboats.com adresini ziyaret edebilirsiniz.


Düğün Alışveriş

LADY&LORD ÇOCUKLARA ÖZEL DÜĞÜN KIYAFETLERİ İLE GÖZ KAMAŞTIRIYOR Özel günlerde minikleri yalnız bırakmayan LADY&LORD, düğün sezonu yaklaşırken en güzel modelleri ile küçük hanımları ve beyleri şıklıkta gelin ve damadın önüne geçiriyor. Düğün koleksiyonu ile göz kamaştıran LADY&LORD, ister deniz kıyısı düğünlerinde isterse kır düğünlerinde her yaştan çocuğun en rahat edeceği kesimleri dikkat çekici modeller ile bir araya getiriyor. Kız çocukları için kabarık balon ve tütü eteklerin, fiyonklu bluzların, elbiselerin ön plana çıktığı koleksiyonda erkekler için çok şık fraklar ve smokinler bulunuyor. İstanbul ve Ankara Harvey Nichols, Ankara Panora AVM Brandroom Kids ve Suadiye Bağdat Caddesi’ndeki butik mağazasında satışa sunulan LADY&LORD koleksiyonu şimdi de HYPERLINK “http://shop.ladyandlord.com.tr”shop.ladyandlord. com.tr web adresinden online olarak sipariş verilebiliyor.

BENZERSİZ GELİN SAÇLARI MM BAHÇECİK’TEN!

Tamustumegore. com’da tam bedeninize göre abiye seçenekleri! 34 bedenden 50 ve üstü bedene her ölçüye özel hizmet veren Tamustumegore.com, yaza özel abiye koleksiyonunu üyelerinin beğenisine sunuyor. Ürün yelpazesinde ceketten bluza, elbiseden pantolona, şorttan eteğe, iç giyimden aksesuara geniş seçenekler bulunan Tamustumegore. com, her bedene özel dikilen “Couture by Julia” markalı abiye modelleriyle düğün ve davetlerde göz alıcı şıklık vaat ediyor. Tamustumegore.com’da ‘kişiye özel’ hazırlanan abiye ve aksesuarlar en geç 21 gün içerisinde teslim ediliyor. Site, ilk alışverişe özel sunduğu %20 indirim fırsatının yanı sıra koşulsuz iade prosedürü ile de üyelerinin memnuniyetini her zaman ön planda tutuyor.

Yeni evlenenlerin ihtiyacı olan her şey Enza Home’larda YATAŞ, mobilya markası ENZA ile evlere şık, konforlu ve fonksiyonel tasarımlar getirmeye devam ediyor. Yeni evlenenler ve evini yenilemek isteyenlerin uğradıkları ilk adres olan ENZA HOME, farklı ihtiyaçları tek çatı altında toplayarak, müşterilerine mağaza mağaza dolaşmadan en kaliteli, en konforlu ve en şık tasarımları bir arada bulma fırsatı sunuyor. Born Yatak Odası Takımı, sunduğu farklı modül seçenekleriyle her ev ve zevke hitap ediyor. Yatak başı, gardırop kapakları ve komodin çekmecelerinde iki farklı seçenekle tüketiciye sunulan Born Yatak Odası Takımı ile hayalinizdeki yatak odasını yaratmanız mümkün.

MM Bahçecik, hayatlarının en özel günü olan düğünlerde gelin adaylarına sunduğu farklı saç ve makyaj tasarımlarıyla günün yıldızı olma garantisi veriyor! Bu unutulmaz günde kendini güzel ve rahat hissetmek isteyen gelinler, saç tasarımı için MM Bahçecik salonlarını tercih ediyor! MM Bahçecik, 35 yıllık tecrübesi ve Dünya saç trendlerini yakından takip eden yenilikçi vizyonu ile fark yaratıyor. MM Bahçecik, hayatın bu en özel gününü, en güzel ve kendinden emin halleriyle geçirmeleri için tüm gelin adaylarını şubelerine davet ediyor.

www.mycountrylifeturkey.com

67


Aktif Yaşam

HIZLI VE SAĞLIKLI KİLO VERMEK İSTEYENLERİN YENİ ADRESİ YILDIRIM CANDAN İLE NORDIC WOLKING AYDAN KUYULU En ekonomik ve en hızlı bir şekilde kilo vermeyi kim istemez. Deneyimli Kayak hocası Yıldırım Candan şimdilerde Avrupa’da ve Dünyanın popüler sporu Nordic Wolkingle ile bizleri tanıştırıyor. Kuzey yürüyüşü diye adlandırılan Nordic Wolkingin tarih de oldukça eskilere dayanıyor. 1920’lerde Finlandiya’da ortaya çıkmış ve tüm kuzey Avrupa’ya yayılmış.. Doğada yapılan Nordic Wolking yani sopalı yürüyüş ve koşuş normal yürüyüşten 3 katı kalori harcatıyor. Yıldırım Hoca, cardio ve ağırlık çalışmalarını da içine alan kuzey yürüyüşünün hem sıkılaşarak zayıflama hem de ağrılara çözüm getirdiğini anlatıyor. Sağılıklı beslenme programıyla bir ayda 7 kilo verebilir, omurganız daha sağlam ve doğru bir duruş kazanır ve sırt ağrılarınıza iyi gelir. “Yürüdüğünüzde aynı anda tüm kaslarınızı çalıştıran tek spor” diyen Candan, 7’den 70’e herkes in bu sporu rahatlıkla yapabileceğini söylüyor. Öyle fazla ekipmana da ihtiyaç yok. Bu spora özel tasarlanmış boyunuza göre ayarlanabilen batonlar (bu kayak batonu da olabilir) spor giysiniz ve arkadaş grubuyla keyifli yürüyüşler için ideal. Bir eğitmen göze-

“Bu sporun yazı kışı yok her mevsim rahatlıkla yapılabiliyor. Özellikle sırt ağrılarına iyi geliyor. Kalp ritmini ve yağ yakımını hızlandırıyor. Doğru ve dik duruşu sağlıyor. Özellikle bunun için tercih ediyorum. Sıradan yürüyüşte tüm titreşimler doğrudan vücuda nakledilirken, batonla kuzey yürüyüşünde ise yerle daha güçlü bir temas sağlıyor ve vücudunuzun sadece alt tarafını değil üst tarafını da güçlendiriyorsunuz. Sağlıklı yaşam için herkese tavsiye ediyorum.”

İDİL BİLGİN SAİT

timinde yapılması ise verimliliği 2 kat artırıyor. Deneyin, pişman olmayacaksınız! Kuzey yürüyüşünün sizi daha sağlıklı yapacağından ve kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacağından emin olabilirsiniz

Kemer Country ve Belgrat Ormanları’ndaki yürüyüşler haftada 2 yada 3 kez tekrarlanıyor ve 45 dakika sürüyor. Daha fazla detay için Yıldırım Candan irtibat 0532 255 02 25

68

www.mycountrylifeturkey.com

“Göktürk’te yaşıyorum. Yıldırım hocayla daha önce kayak ve tenis derslerinde tanışmıştık. Sırt ağrılarımdan şikayet ettiğimde bana ‘senin ilacın Nordic Wolking’ demişti. Bahar aylarında başladım bu spora ve sırt ağrılarım geçti. Bu sporla her mevsim doğanın güzelliklerine tanıklık ederek fit kalabiliyorsunuz. Ayrıca açık havada yapılan diğer sporlara da faydası var. Ruh ve beden bütünlüğü sağlıyor. Bu sporu çok severek yapıyorum”


0533 557 44 95


Alışveriş

TÜRKİYE'NİN İLK VE TEK 0-4 YAŞ GELİŞİM SETİ

Çocuk psikologlarının özenle hazırladığı Adım Adım Planlı Gelişim Seti, çocuğunuzun her ayki gelişim dönemi hakkında bilgi ve bu döneme ilişkin etkinlik önerileri sunar. Gün içinde onunla oynayacağınız bu oyun ve etkinlikler; çocuğunuzun zihinsel, duygusal, motor ve dil gelişimini destekler. Etkinliklerin eksiksiz yapılmasından çok, bu deneyimi çocuğunuzla paylaşıyor olmanız önemli… Bu deneyimi paylaşmak ve çocuğunuzun geleceğine yatırım yapmak için Adım Adım sizinle!

Baharı renk renk bluzlarla karşılayın!

TWIGY’DEN RENKLİ BAHAR Sezonun gözde trendi Twigy dolgu topuklu ayakkabılarla, bahar her zamankinden daha renkli geçiyor. Boyner, Ayakkabı Dünyası, YKM, Özdilek, Twigy mağazaları ve twigy. com’da bulabileceğiniz bu şık ayakkabıların fiyatları 69,90 TL ile 89,90 TL arasında değişiyor.

Baştan çıkaran modeller…

Sezon kumaşları ve renklerinden oluşan ‘Couture by Julia’ koleksiyonunu modaseverlere sunan; 34 bedenden 50 ve üstü bedene her ölçüye özel hizmet veren Tamustumegore.com, şifon gömlekler, ipek saten bluzlerle baharı üzerinize taşıyor. Ceketten bluza, elbiseden pantolona, şorttan eteğe, iç giyimden aksesuara geniş ürün seçenekleri sunan Tamustumegore.com, rengarenk kumaşlarıyla baharın tüm canlılığını ve enerjisini yaşatıyor. İlk alışverişe özel %20 indirim avantajıyla ise üyelerini, “provasız” şıklığın tadını çıkarmaya davet ediyor.

Ruganın dikkat çekiciği güzelliği, ince topuğun yarattığı çekici siluet, çiçek desenlerini naifliği, platformun rahatlığı, bilekleri saran bantların, troklarla gelen çılgın tarz… Bahar ve yaz gecelerinde şıklık ELLE koleksiyonu ile yakalanacak… Neon renkteki ruganlar göz alırken, ince topuklu ve bantlı modeller seçkin zevklere hitap ediyor. Ayakkabı tutkunlarını baştan çıkaran modeller gece giyiminde de tarz sahibi kadınların tercihi olacak.

70

www.mycountrylifeturkey.com

Denizin dinginliği dantelin zarafetiyle buluştu Denizin huzur veren renkleri ve dantelin romantik şıklığı Marine Koleksiyonu’nda bir araya geldi. Koleksiyonda kırık beyazın sadeliği lacivertin asaletiyle harmanlanıyor. Kapalıçarşı, Akmerkez ve Suadiye mağazalarında, ayrıca mayıs ayının ortasında açılacak olan Nişantaşı mağazasında görebilirsiniz.

adidas ile plaj modasında şıklık ve rahatlık bir arada

adidas, canlı renkleri ile dikkat çeken, şık ve rahat Swim&Beach ürünleri ile yaza hazır. Canlı renkleri ile göz alan koleksiyonu, çok çeşitli aksesuarlar, çantalar, şapkalar ve terlikler tamamlıyor. Dünyaca ünlü tasarımcı Stella McCartney’nin çizgilerini taşıyan adidas by Stella McCartney Swim Koleksiyonu ise sade ve modern bir tasarım anlayışı ile dikkat çekerken, şıklığından plajda da vazgeçemeyen kadınların tutkusu olacak.


Alışveriş

20 YILDAN FAZLA DAYANABİLEN BUZDOLAPLARI

Günümüzde kaliteli el işçiliği ile üretilmiş nitelikli ürünler bulmak oldukça güçleşti. Ankastre mutfak ürünlerinin dünyadaki ilk üreticisi olma özelliği taşıyan ve 1995 yılından beri Türkiye pazarında bulunan Sub-Zero buzdolapları 24 saatlik üretim süresinin 18 saatini kalite kontrole ayırıyor. 20 yıldan fazla dayanabilen, Sub-Zero soğutucular, dayanıklılığıyla kaliteyi yaşatırken kullanım kolaylığı ile de hayatı kolaylaştırıyor.

BANYOLARDA MODERN ESİNTİLER

Modern tasarımları ve akıllı teknolojileri ile kullanıcıların dikkatini çeken E.C.A. SEREL, kendine özgü sade çizgisini koruyarak, Rita ve Sapphire serileri ile banyolardaki üstünlüğünü sürdürüyor. Dikdörtgen formların ve yuvarlak hatların en estetik halini yansıtan Rita ve Sapphire serileri, entegre asma klozet, duş teknesi, tezgah üzeri veya tezgah üzeri gömme lavaboları ile banyolarda eşsiz bir hava yaratıyor.

Kosh ile Daha Renkli Bir Yaz

İlkbaharın çiçeklerinden ve yazın sıcaklığından ilham alan Kosh yeni sezon koleksiyonu Vipdukkan.com’da… Vipdukkan.com’un sadece kendi üyeleri için, özel olarak oluşturduğu giyim markası Kosh, sokak stilini yansıttığı yepyeni İlkbahar/Yaz koleksiyonuyla trendlere yön veriyor. Yaz sezonunun vazgeçilmez siluetleri floral desenler, şifon gömlekler, puantiye desenli etekler ve pantolonlar Kosh tasarımlarında moda severlerle buluşuyor. Özellikle detaylarda yakalanan şıklık, çizgili desenlere ve monokrom gömleklere vurgu yaparken Kosh tasarımları, yazın tüm enerjisini koleksiyona yansıtıyor. Yeni sezon podyumlarında sıkça rastlanan pembe, pudra, mavi ve narçiçeği gibi renkler enerjik ve modern Kosh kadınının şıklığına şıklık katıyor.

KEDİ PATİSİNDEN KOŞUDA MÜKEMMEL UYUMA… PUMA MOBIUM!

Dünyaca ünlü yaşam ve spor giyim markası PUMA, ayak anatomisine maksimum adapte olan, kedi patisinden ilham alınarak tasarlanmış koşu ayakkabısı Mobium’u tanıttı. Doğadan ilham alınarak dizayn edilen ve PUMA MOVE Teknolojisi kullanılarak üretilen Mobium, koşma esnasında kedilerin patileri gibi açılma ve kapanma sağlayarak ayakların %6,3 biçim değiştirme oranına %100 uyum sağlıyor ve size kusursuz koşu deneyimi sunuyor. Hazır olun! Koşu sporu değişmek üzere; genişleyecek, küçülecek ve biraz daha değişecek. Siz hareket ettiğinizde ayağınızın uzunluğu, yüksekliği ve oranları değişir. Şimdiye kadar, siz ve ayaklarınız her zaman koşu ayakkabılarınıza adapte oldu. PUMA Mobium ise size uyum sağlar. Kedi patisinin açılıp kapanması ve yer ile olan mükemmel uyumundan ilham alan PUMA Mobium, çok koşanlara yepyeni bir şey sunuyor: her yöne doğru ayaklarınızla birlikte genişleyen ve küçülen bir koşu ayakkabısı tıpkı bir kedinin patileri gibi. Ayakkabının dört bileşeni tüm yürüyüş döngüsü boyunca birlikte çalışıyor. Tabandaki genişleme yeri; yastıklama, koruma ve esnekliği yalnızca ihtiyacınız olduğu yerlerde güçlendirir. PUMA Mobium Son ayak başparmağının esnemesi ve ayağın harekete geçmesi için adeta kalıpla hazırlanmış bir kemer sunar. Dinamik Mobium Bantı tabandan geçen ince ayarlı elastik bir banttır. Ne kadar güç uygularsanız o kadar esneme ve yaylanma sağlar. www.mycountrylifeturkey.com

71


Rehber

Sağlık

Özel gitar dersi verilir. Buğra Ortakçı 0531 291 23 97

Senfoni Orkestrası sanatçısından viyolonsel dersi verilir. Tel:0 532 392 73 60

Aile Hekimi Müge Kardaş 322 29 21 Acıbadem Göktürk 322 56 60 Biruni Laboratuvarı 322 68 22 Cosmodent Diş Kliniği 322 40 04 Çocuk Doktoru Mürsel İnanç 322 79 83-84 0532 542 75 71 Dr. Faid Hasan 360 03 12 0532 274 55 80 Florence Nightingale 322 63 22 Dr. Demet Elvan 322 91 78 Dr. Tülay Çağlar 322 18 08 Özel Dermamed Göktürk Polikliniği 322 57 37 Özel Ergene Diş Sağlığı 322 69 98-99 Kemer İstanbul Diş Sağlığı 322 38 28 Asmer Medikal El ve Ayak Sağlığı 322 34 64

Yeme-İçme Abant Çiftliği 322 48 48 Anna’s Bakery 322 78 32 Bafra Karafırın 322 42 42 Big Chef 322 68 00 Boğaziçi Kuruyemiş 322 81 97 Bolulu Hasan Usta 322 22 88 CafeLera 322 89 94 Ceviz 322 26 64 Divan Pastanesi 322 52 78 Fırın İstanbul 322 54 05 Galata Muhallebicisi 322 85 25 Gourmet Garage 322 31 00 Güven Kuruyemiş 322 12 17 Karafırın 322 43 34-42 Kemeraltı Kahvaltı&Barbekü 0507 787 44 33 Kemer Cafe Ev Yemekleri 322 01 71 Koefteque Restaurant 322 45 02 La Cucina 322 27 62 Le Bakery 322 55 16 Le Select Restaurant 322 27 44-54 Olivo Ristorante 322 32 12 Özsüt 322 73 43 Papa John’s Pizza 322 22 58 Tarladan Eve 322 93 29 Pelit Pastanesi 322 56 11 Venüs Pastaneleri 322 05 55 Burger House 322 34 42 -322 35 42 Arsemia Çiğköfte 322 18 58 Köfteci Şaban 322 16 11 Koefte Harun Usta 322 25 02

Kargo Aras 322 33 49 MNG 322 66 75 Yurt içi 322 47 19

Gerekli Telefonlar Cineport 322 31 04 Eyüp Hayvan Barınağı 627 91 87 Göktürk Orman Fidanlığı 322 82 92 Eyüp Belediyesi Göktürk şube 322 11 12 Doğalgaz 187 Elektrik 360 00 91 İtfaiye 322 18 00 Çilingir 322 17 87 Göktürk Merkez Taksi 0212 268 34 34 Kemer Taksi 0212 360 15 15

74

www.mycountrylifeturkey.com



45. Sayı