Page 1

-ŞİİR-

ESMER SU

Ömer FURAT

AFCW


ESMER SU Ömer FURAT

Yayına Hazırlayan Ayben FURAT

Kapak Fotoğrafı Melike Arkan (Göz) Yayıncı İssu Dijital alt taban İssu Yayın Tarihi 21.08.2013


Yapımcının Ön sözü: Bu bir şiir ve öykü. Benim, babamın, annemin ve ailemizin. Bu bir şiir kitabı ve her kitap gibi bir hikaye barındırır içinde ama bu kez belki de benim damarlarımda dolaşan kanın romantik öyküsü; annem ve babam arasında yaşanmış olan. Bu yüzden bir kardeşmişçesine özenle hazırlamaya çalıştık bunu. Beğenmeniz dileğiyle…


Tek aşkım ve sonsuzuma, eşime…


Uzat Dost Elini 08-01-1972

Sen dalgaların kumsalı dövdüğü Sahil kasabasının çocuğusun Gözlerinde yemyeşil umutlar Bakışların ki ondan olacak Deniz gibi bazen Durgun… Bazen fırtınalı oysa ben Rüzgarın kayaları böldüğü İnsanların toprak için öldüğü Anadolu çocuğu… Gözlerimde renk yok siyahtan başka Yüreğimdi bir türlü söküp atamadığım , Anadolu kini var… Gel, görelim uzat dost elini Beni bu cehaletten kurtar.


YA ÖZLEM Bu akşam yine yalnızım, Sensiz deli doluyum Kahrolasıya içiyorum yudum yudum Genire Genire Ellerimden siliniyor resmin Delicesine Seve Seve Öylesine deliriyorum ki maziye Hayalin geliyor gözlerimin önüne Ve ben yine tutsak Sürükleniyorum…. Dalgalanan o güzel saçlarında Kendimi yapayalnız hissediyorum O pis otel odalarında Avuçlarım boş gözlerim ıslak Ölesiye geçiyor günlerim Bu yabancı kentinde her an seni anarak.


İHANET Tertemiz bir aşkla sevmiştim seni Aşkıma ihanet ettin sevgilim Şu mahzun kalbimi vermiştim sana Kalbime kördüğümü vurdun sevgilim Sen de bir gün ihanete uğrarsan Kalbin parçalanır da kör olur yanarsan Yaptığına pişman olup ağlarsan Vurduğun düğümü çöz gel sevgilim.


YIKMA Karşıda bir evin var Bir de güzel güzlerin Bakmaktan usanmadın mı? Ey insafsız sevgilim Pencereden baktıkça Kalbimi sen yaktıkça Sana çok kızıyorum Bakıp bakıp kaçtıkça


Sen Olsan Minem’e Çöller sen olsan Ben ise ordaki kumlar Her rüzgar esişinde seni okşasam Dünya sen olsan Güneş ben Kızgın ışıklarımla seni ısıtsam Ve ayrılmamak üzere Seninle sen olsam


BİTMEYEN YOLCULUK İyi yolun huzur hisleriyle doluyduk Temiz saf bahar kadar mutluyduk O bahar ki henüz tomurcuğu soldu Ne bülbül ne kuş sesleri duyuldu Hüzünlüydü kül yığını tepeler Gecelerin derinliğinde ürpertiler Ay soluk, yıldızlar sönüktü o an Tan ağarırken güneş doğmadan Hazırdık uzun yolculuklara Gözlerimizi diktik ta uzaklara Ne görüyorduk neyi aradık Ter döktük solduk sarardık Dudaklar kıpırdadı elveda der gibi Kuşlar gelirdi gözler çöker gibi Yakıldı gönüllerimiz iniltilerden Tüm ümitler bitti son nefesimizle Şafağı yırtan feryatlar kar etmedi Ömrümüz bitti hala yol bitmedi


DOYAMAM Gözlerin o kadar güzel ki Bakmaya doyamıyorum Hele o bakıştığımız anı Hiç unutamıyorum Fidan gibi boyuna O incecik beline Kalem gibi kaşına Bakmaya doyamıyorum Hele o bakıştığımız anı Hiç unutamıyorum


DÖNEMEM Dönemem sevgilim sana dönemem Aramızda geçenleri unutsam bir gün Her şeyimi feda edip yalvarsan Üzgünüm sevgilim yine dönemem Her gün içsem içsem sarhoş olsam Sokaklarda dilenen avare olsam Senin aşkın yolunda yanıp kül olsam Üzgünüm sevgilim yine dönemem


KALP Kalbime bir ok saplandı Acısı çok derindir Aydınlık ruhumu kirleten Sen değil benim kederimdir…


DÖNEMEM-2 Mümkün mü seni görmeden duram Üstüne güller sümbüller takam Siyah gözlerine sürmeler çekem Diken olsan da gül koklayam


İNKAR Kalp yangını çok acı Onu tadanlar bilir O yangın ki derindir Onu çekenler bilir Çekme gönül aşkın inkar eylenir Gönül yarasın çektiren kimdir Melek midir şeytan mıdır yoksa cin midir? Çekme gönül aşkın inkar eylenir

ESMER SUYA MEKTUP


Bir şafak atmasıdır esmerliğin Delirten bir kuşluk vaktidir Dere yataklarında akan sudur Yüreğim… sessiz ne duru… ve bayılıyorum incecik kaşlarına kıvrım kıvrım kirpiklerine su içen bir güvercin ellerin batan gün ışığında yorgunum, sarhoşum, kuşkuluyum senden uzak olmak zor benim esmer suyum gülümse ay ışığında vursun gamzene deniz çiçekler yeniden açsın gülümse koruluklardaki ışıklı gölgede kuşlar nağmelerine başlasın… dalıp dalıp gitme çyle ben buna gelemem işte gözlerim sende usum sende yüreğim sende baştan ayağa tutkunum ne olur gülümse benim esmer suyum bir yudum rakı kadar yakınsın bana zenginlik kadar uzak seni gördükçe ne korkunç şeymiş seni anlatamamak…


HATIRLA 24-12-1975 Nasıl olur da hatırlamazsın Beraber büyüdüğümüz küçük kenti Bilmez misin çocukluk günlerimizi Hatırla topraktan yapılmış harabe evlerimizi Ayağımızda bazen yırtık bir çarık Bazen de leş gibi kokan bir lastik pabuç Bilmez misin zambak kokan küçük bahçeyi Seninle köşe kapmaca körebe oynadığımızı Hatırla mazide kalan tatlı anlarımızı…


BİLİR MİSİN? Aşkınla deli divane olduğum Sevmek nedir bilir misin? Uğruna köle olduğum Sevmek nedir bilir misin?

Sevgi dolu bakışların Canlar yakar o kaşların Okşasam siyah saçların Sevmek nedir bilir misin? Kulun olup tapsam sana Bana bir ışık tutar mısın? Her şeyimi versem sana Sevdiğimi anlar mısın?


NAFİLE Sular olsam durmadan aksam Aşkımı sana anlatsam Nafile sevgilim ne yapsam nafile Aşkım senin için mezar olsa nafile Benim güzel meleğim beni anlasan Işık tutan ellerine ben de sığınsam Nasır tutan ellerimle sana sarılsam Altın olsam akçe olsam yine nafile Aşkın benim için nafile desen de Beni her gördüğün yerde gülsen geçsen de Kalbinden bir parça istesem vermezsen de Seni yine seveceğim nadire…


KOKLAMAK İÇİN Önceleri seni çok severdim Meğer sevmek yalan imiş Erişilmez duygularla bağlanmıştım Rencide olacağımı sanmamıştım Fıkralar şiirler yazdım Işıldayan gözlerine okumak için Raks makamından şarkılar çaldım Aşkımı sana anlatmak için Dikenine sımsıkı sarıldım Gülünü koklamak için


KÖYLÜ Köylü kardeş ne edersin? Kahve kahve dolanırsın Kasalarda ararsın rızkını Umduğunu bulamazsın

İşsizlikten yakınırsın Elindeki kağıtlarla Masalarda rızık ararsın Arasan da bulamazsın

Karın gider tarlalara Kazma sallar yan yana En sonunda pişman olur Seni gelin vardığına…


SÜRÜKLEYEN SES Kulağıma gelen Tatlı bir ses Sürüklüyor beni meçhule doğru Gidiyorum onunla Sesin geldiği yana

Kulağıma tatlı aşk sözcükleri fısıldıyor Soruyorum kendime Acaba o ses ne sesi? Yine bir ses daha gelip Diyor ki O ses senin kalbinindi….


KURUYAN GÜLLER Seher vaktinde ötmesin kuşlar Ruhumu okşayan sesler gelmesin Ötsün hanemde ötsün baykuşlar Her gün gülen yüzüm bugün gülmesin

Sararmış yapraklarım solmuş güllerim Seven kalpler böyle çabuk solar mı? Daha dün yeni açmış bir güldün. Bu gün kurumuş gazel olmuşsun


Ömer FURAT 1953 yılında Ermenek’te doğan şair on üç yaşında Mersin’e göç eder ve bir daha da ayrılmaz. Otel işletmeciliği ve müdürlük gibi turizmin çeşitli alanlarında yıllarca çalışmış olan şairin Murat, Suhal, Müslüm, Ümit, Ömür, Orhan ve Ayben isimlerinde yedi çocuğu bulunmaktadır. Halen Mersin’de yaşamaktadır.

Esmer su  

Ömer FURAT -Şiir-

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you