cmy k
Turnikeden atlayana metrobüs bedava Sayfa 4
Zam konusunda s›n›r tan›mayan ‹stanbul Büyükflehir Belediyesi, kas›m ay›nda ulafl›ma bir kez daha zam yapt›. Son zamla birlikte, 2009 y›l› içinde ulafl›m ücretleri %55 oran›nda artm›fl oldu. Ancak ‘Çüflfl’ dedirten bu zamlar karfl›s›nda ‹stanbul halk›, ulafl›m haklar›na sahip ç›karak ‹stanbul’un birçok yerinde metrobüse ücretsiz bindiler. Ö¤renci Kolektifleri olarak bizler de, ‹stanbul halk›n›n ulafl›m hakk›n› kullanmas›na yard›mc› olabilmek ve ula-
ö¤renci gazetesi www.kolektifler.net
fl›m hakk›m›z› kullanmak için turnikelerin bafl›ndayd›k. Halk›n büyük deste¤i ve kat›l›m›yla gerçekleflen eylemlerde binlerce kifli akbil basmadan turnikelerden geçti. Bas›nda genifl yank› bulan eylemler Topbafl’a soruldu¤unda, binlerce kifliye ‘küçük marjinal grup’ diyerek halk› görmezden gelmeye çal›flt›. Ancak defalarca kez yap›lan yüzlerce kiflini kat›ld›¤› para vermeden turnikeden geçme eylemlerinde Topbafl’› gören olmad›.
say› 3
Aral›k 2009
Sokakta gaz kokusu varsa ‹syan ç›km›fl demektir ‹flçiye, memura, ö¤renciye, Türke, Kürde düflman AKP daha fazla yoksulluk daha fazla iflsizlik, daha fazla hak gasp›, daha fazla düflmanl›k buyurdu. Ancak umdu¤unu bulamayacak. Zamlar›n üstünden atlayan, günlerce Ankara sokaklar›nda haklar› için yat›p kalkan, trenlerde, hastanelerde, okullarda insanca yaflayabilmek için hayat› durduran halk, üniversiteliler kazanacak.
KTÜ’de ‹srail elçisine ‘Trabzonvari’ karfl›lama
TRT’den düzmece evrim haberi Adnan Hoca’dan bozma evrim düflman› safsatalar son olarak TRT’de görüldü. TRT’ye bu haberi yapt›ran kimler acaba? “Darwin’i Bitiren Bal›k” haberiyle tart›flma yaratan TRT devletin evrim karfl›tl›¤›n› gün yüzünü ç›kard›. AKP kadrolar›n›n doluflturuldu¤u kanal›n haber için yararland›¤› kaynak da bir hayli ilginç! Bilim düflmanl›¤› giderek tehlikeli boyutlara ulafl›yor. Sayfa 10 cmy k
‹srail’in Türkiye büyük elçisi Gaby Levy geçti¤imiz Kas›m ay›nda Karadeniz Teknik Üniversitesi’ne geldi. Ancak bir fleyi ak›l edemediler. Elçiyi üniversiteden ‘kovalayan’ KTÜ Ö¤renci Kolektifleri dünyan›n ve Türkiye'nin vicdan› oldu. Siyonistleri ne üniversitede ne de ülkemizde bar›nd›rmayacaklar›n› söyleyerek Büyükelçi Levy'i yumurtaya bo¤dular. Ancak rahats›z olan sadece elçi ve ‹srail devleti olmad›. Önce AKP'li rektör onlara soruflturma açt›. Sonra da Davos’ta flov yapanlar ç›kt› sahneye. Ö¤rencilerin haklar›nda 3 y›la kadar hapis istemiyle dava aç›ld›. Büyükelçi yapt›klar›na “Trabzonvari bir saçmal›k” dedi. Cevap yine gecikmedi: Sizin yapt›¤›n›zsa ‹srailvari bir katliam. Tayyip Erdo¤an gibi dünyan›n önünde ‘flov’ yap›p sonra ‹srail'le anlafl-
ma imzalamad›lar. Onlar, üniversiteli olman›n gere¤ini yapt›lar. ‹flte tam da bu yüzden onlara dava aç›ld›. Ama Karadeniz'in asi çocuklar›n›n buna da bir cevab› var: "Gücünüz varsa durdurun bizi!"
Kad›nlar›n köflesinden Son günlerde daha çok duymaya bafllad›¤›m›z üniversitelerde yaflanan taciz olaylar› üzerine, üniversiteli kad›nlar harekete geçti. Ço¤u üniversite yönetmeliklerinde ad› konmayan ‘taciz’ hakk›nda bir iki madde de olsa söz eden üniversitelerde ise, tacize karfl› somut çözüm önerileri görmek
pek mümkün de¤il. 25 Kas›m Kad›na Yönelik fiiddete Karfl› Uluslararas› Mücadele ve Dayan›flma Günü’nde kad›nlar pek çok ilde eylemler düzenledi. Üniversiteli kad›nlar ayr›ca, bar›fla at›lan ‘tafl’lar› de¤erlendiriyor. S›k›lan yumruklar, çekilen ac›lar›n ve silahlar›n gölgesinde kad›nlar›n bar›fla olan ihtiyac› köfle yaz›s›nda iflleni yor. Sayfa 8
Bar›fl ve kardefllik için Çocuklara
özgürlük Savafl k›flk›rt›c›l›¤›n›n artt›¤›, halklar›n birbirine düflman edildi¤i bu günlerde bar›fl›n sesine en çok çocuklar›n ihtiyac› var. Tafl att›klar› gerekçesiyle hapse at›lan, ‘terörist’ muamelesi gören, aileleriyle görüfltürülmeyen ‘çocuk’ olduklar› unutulan, kanl› co¤rafyan›n çocuklar›n›n bugün ihtiyaç duyduklar› en önemli fley bar›fl. Ö¤renci Kolektifleri, halen tutuklu bulunan Kürt çocuklar›na ülkenin
dört bir yan›ndan kardefllik kartlar› yollayacaklar. Bar›fl›n sesi halklar› birbirine düflman eden, korkunun ülkesini yaratmaya çal›flan AKP' ye inat üniversitelerden ç›k›p, ‘ötekilefltirilen’ Kürt çocuklar›na ulaflacak. Ö¤renci Kolektifleri bütün üniversitelilere ça¤r›s› "Yeni y›la bar›flla girelim!". 26 Aral›k cumartesi günü çeflitli kent merkezlerinde yap›lacak efl zamanl› eylemler yap›lacak.
Ve AKP üniversiteye “aç›l›yor” AKP üniversitelerde piyasac› gerici köklü de¤ifliklikler öngörüyor. YÖK Baflkan› Yusuf Ziya Özcan’›n yapt›¤› aç›klamalar üniversitelerde yeni bir dönemin bafllayaca¤›n› gösteriyor. Mütevelli heyetleri ile patronlar›n üniversite yönetimlerinde do¤rudan söz sahibi olaca¤› bir yönetmelik haz›rlan›yor. Ö¤rencilerin kendi üniversitelerinde sahip olamad›¤› bu hakka paronlar›n kavuflmas› beraberinde tepkileri de do¤uruyor. TMMOB bu sebepten mütevelli
heyetlerini desteklemedi¤ini aç›klad›. Ayr›ca katsay›lar›n kald›r›lmas›yla ilgili yap›lan de¤iflikliklerin Dan›fltay engeline tak›lmas› YÖK’ü yeniden harekete geçirdi.
Sayfa 6
c m y k
www.kolektifler.net
2 HABERLER
“Ampul Tayyip” YASAK! Son iki ay içinde Bursa’da eylemlerde at›lan ‘Ampul Tayyip’ slogan› yine soruflturma sebebi oldu. Halkevleri’nden 6, Liseli Genç Umut’tan 4 ve Ö¤renci Kolektifleri’nden 2 kifliye aç›lan soruflturmada, ifade vermek için Bursa Güvenlik fiube’ye giden; ancak reflit olmad›klar› gerekçesi ile evlerine gönderilen üç Genç Umutçu , sabaha karfl› ev bask›nlar›yla gözalt›na al›nd›lar. Bursa Adliyesi’ne götürülen liselilerin daha sonra ifadesi ve parmak izi al›nd› ve serbest b›rak›ld›lar.
Derdimiz paral› e¤itim
Artvin’den “Merhaba!”
Rize’de garip uygulama Rize Üniversitesi F›nd›kl› Meslek Yüksekokulu’nda bir grup ö¤renci sakall› olduklar› gerekçesiyle s›nava al›nmad›lar. Okula geldiklerinde güvenliklerin engeline tak›lan ö¤rencilerin s›nava girmelerine izin verilmedi. Bas›na aç›klama yapan ö¤renciler, okul yönetiminin saç› uzun ve sakall› ö¤rencileri toplay›p, uyar›larda bulundu¤unu söylediler. Müdür yard›mc›s› ise iddialara “Rektörümüz k›l›k-k›yafeti düzgün olmayan k›z ö¤renciler ve saç› sakal› uzun erkek ö¤rencilerin uyar›lmas›n› istedi” diye yan›t verdi. Olaya tepki gösteren ö¤renciler “Üniversite ö¤rencisiyiz, ortaokul ö¤rencisi de¤il!” dediler.
Artvin Çoruh Üniversitesi'nde ö¤renci hareketinin solu¤u olan Çoruh Ö¤renci Kolektifi, ç›kard›klar› "Merhaba" broflürüyle üniversitelilere Ö¤renci Kolektifi'ni tan›tt›lar. Toplu bir flekilde üniversitenin Seyit Kampüsü'nde tan›t›m broflürünü da¤›tan üniversiteliler bunun ard›ndan Ö¤renci Kolektifleri'ne dair bir söylefli gerçeklefltirdiler. Ö¤renci Kolektifleri’nin çal›flmalar›, mücadeleleri ve üniversiteye dair öznel sorunlar›n da konufluldu¤u söylefli, alk›fllarla sona erdi.
Kütahya’da ulafl›m eylemi Kütahya’da Ö¤renci Kolektifleri faflist sald›r› giriflimlerine ve polis bask›s›na ra¤men ulafl›m zamlar›na karfl› bir yürüyüfl gerçeklefltirdiler. Merkez kampüsten flark›lar ve sloganlarla ç›kan ö¤rencilerin yürüyüflü yaklafl›k bir kilometre ötede jandarma taraf›ndan kesildi. “Ö¤renciye de¤il zamlara barikat!”, ‘Müflteri de¤il ö¤renciyiz’ diyen ö¤renciler, onlara sa¤lanan ücretsiz otobüsle flehir merkezine do¤ru geçtiler. Halk›n yo¤un deste¤iyle belediyenin önünde tiyatro ve bas›n aç›klamas› yapan ö¤renciler belediye baflkan›na taleplerini s›ralad›lar.
dersimiz ‹SYAN!
AKP hükümeti dur durak bilmeden e¤itimi paral›laflt›rmaya devam ediyor. Ders kitaplar›ndan kantinlere uzanan piyasalaflt›rma sald›r›lar›na ülkenin dört bir yan›ndan üniversitelilerin cevab› ise ‘Paras›z E¤itim’ oldu Üniversiteyi ticarethane, ö¤renciyi müflteri belleyen AKP, elini atabildi¤i her alan› f›rsata çevirmekten çekinmiyor. Ö¤rencilerin temel ihtiyaçlar›n›n, yani do¤al haklar›n›n, tamam›n› al›n›r-sat›l›r mal gibi görüyor. Bu anlay›fl›n geldi¤i nokta ise kantin fiyatlar›ndan, ders kitaplar›na ve hatta s›nav notlar›na kadar özel flirketlere peflkefl çekilmesiyle, kendini gösteriyor. Büyüyen ekonomik krizle yaflam flartlar› her geçen gün zorlaflan üniversiteliler ise, krize, piyasac›l›¤a karfl› biriktirdikleri öfkeyi hak al›c›, yarat›c› eylemler ve boykotlarla gösteriyor. Y›ld›z’da haz›rl›k ö¤rencileri paral› e¤itimin flifresini çözdüler: Boykot! YTÜ Haz›rl›k Bölümü yönetimi, ö¤rencilerin sene boyunca sorumlu olduklar› ödevlere ulaflabilmesi için okulun anlaflt›¤› bir flirketin kurdu¤u internet program›n› kullanmay› ve içerisindeki 55 TL’lik flifreyi sat›n almay› flart kofltu. E¤er flifre sat›n al›nmazsa ödevin %7,5’lik bölümünden s›f›r not al›naca¤› belirtildi. Ö¤renciler 18 Kas›m Çarflamba günü saat 13.00’de bafllayan bir buçuk saatlik blok derse girmeme karar› ald›. Boykot günü, ö¤rencilerin
hiçbiri derse girmedi ve dersler iptal oldu. Kantin önünde yap›lan konuflmalarda bunun sadece 55 TL’yi geri almaktan ibaret bir durum olmad›¤›, as›l mücadelenin paras›z e¤itim için verildi¤i dile getirildi. Toplan›lan 1500 dilekçeyi haz›rl›k müdiresine götürmek istediler. Toplan›lan dilekçeleri de ö¤rencileri de kabul etmeyen müdirenin kap›s›n›n önüne b›rakan ö¤renciler bu eylemleriyle e¤itim üzerinden rant sa¤lamaya çal›flanlara gereken cevab› verdiklerini ve bu sürecin takipçisi olacaklar›n› söylediler. ‹TÜ’de kantin soygununa, yemekhane kuyru¤una karfl› “s›ra” ö¤rencilerde! ‹TÜ Yabanc› Diller Fakültesi’nde ö¤rencilerin yüksek kantin ücretleri ve uzun yemekhane kuyru¤una karfl› yeni yemekhane yap›lmas› ve fiyatlarda indirime gidilmesi talepleriyle, neredeyse fakültenin tamam›ndan dilekçeler toplad›lar. Dilekçeler 200 kadar ö¤renciyle yönetimin kap›s›nda kuyruk oluflturularak teslim edildi. 1500 kadar dilekçeyi teslim eden ö¤rencilere bir yetkili cevap verirken; yeni yemekhanenin ocak sonunda bitirilece¤i sözünü verdi. Ö¤rencilerse bu sözün takipçisi olacaklar›-
n› ve yap›lmad›¤› takdirde tekrar geleceklerini, her alanda piyasac›l›¤a karfl› paras›z e¤itim talebini yükselteceklerini söylediler. (Maçka’da yemekhane sorunu geçen y›llarda da yaflan›lan ve tepki çeken önemli bir sorun.) 412’den gayri neyimiz var! DEÜ’de kampüsler aras› ücretsiz ulafl›m› sa¤layan 412 numaral› otobüslerin kald›r›lmas›yla ö¤renciler ulafl›m haklar›na sahip ç›kt›lar. Polisin ve ÖGB’nin bask›s› 300’e yak›n ö¤rencinin coflkulu ve kitlesel yürüyüflünü bast›ramad›. Renkli döviz ve sloganlar›yla bas›n aç›klamas›n›n yap›laca¤› yemekhanenin önüne gelen ö¤renciler kalkan 412’leri geri almak için verdikleri pa-
ras›z ulafl›m hakk› mücadelesiyle, ulafl›m haklar›n›n gasplar›na izin vermeyeceklerini belirttiler. Beytepe’de kuyruklar bitmek bilmiyor Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü’nde kontenjanlar›n artmas›na ra¤men okulda hiçbir altyap› çal›flmas›n›n olmamas› her zamanki gibi ö¤rencileri ma¤dur ediyor. Yemekhane önünde oluflan uzun kuyruklar, kartlara en az 5 TL yükleme zorunlulu¤u piyasac› anlay›fl›n somut bir göstergesi haline gelmifl durumda. Ö¤renci Kolektifleri bu duruma karfl› ‘Kuyruklarda ömrümüz çürüdü’ diyerek taleplerini ve çözüm önerilerini içeren imza kampanyas› bafllatt›lar.
Ö¤renci iflçiler haklar›n› ar›yor Peflinizdeyiz! KOÜ Ö¤rencileri TOBB baflkan›n› istemedi Kocaeli Üniversitesi’nde ö¤renciler “Kriz ve ‹flsizlik” üzerine panel vermek için okullar›na gelen TOBB Baflkan› Rifat Hisarc›kl›o¤lu’na rahat vermedi. Panele girmek isteyen ö¤rencileri özel güvenlikler içeri almad›. Üniversiteliler ise panele kat›lman›n en do¤al haklar› oldu¤unu belirterek engel ç›kartan güvenlikleri tek tek okulun d›fl›na att›lar. Daha sonra jandarmalar ö¤rencilerin önüne barikat kurup biber gaz› s›karak onlar› püskürtmeye çal›flt›. Ancak ö¤renciler direnifline ve artan deste¤e engel olamad›lar ve jandarma barikat› çekmek zorunda kald›. Etkinlik bafllad›¤›nda TOBB baflkan›n› protesto ederek, “kriz ve iflsizlik” üzerine konuflacak son kifli oldu¤unu, bu üniversitede onun gibi halk düflmanlar› ve piyasac›lar› bar›nd›rmayacaklar›n› belirttiler. Bunun üzerine ö¤rencilerin ço¤u salonu alk›fllar ve ›sl›klarla terk etti. Söylet’in peflini b›rakmad›lar! ‹stanbul Üniversitesi’nin demokrasi düflman› rektörü Yunus Söylet ö¤retmenler gününe dair yap›lan ve iletiflim Fakültesi’nde düzenlenen bir etkinli¤e kat›ld›. Daha önce üniversite içinde ve d›fl›nda Söylet’in anti demokratik, piyasac›, gerici uygulamalar›na karfl› mücadele eden Ö¤renci Kolektifleri yine rektörün yakas›ndayd›. Söylet’in ö¤retmenler ve ö¤rencilere dair ikiyüzlü konuflmas›n› yapmas›na izin vermeyen Kolektifçiler Söylet’e cezalar›n ve soruflturmalar›n hesab›n› sordu. Söylet’in çarp›k demokrasi anlay›fl›na maruz kalan ö¤renciler, rektörün korumalar› taraf›ndan darp edilerek salondan ç›kar›ld›lar. Yunus Söylet bir hafta sonra tekrar geldi¤i ‹letiflim Fakültesi’ne gizlice arka kap›dan girmek zorunda kald›.
Üniversitede ihtiyaçlar›n› karfl›layabilmek için iflçi olarak çal›flan ö¤rencilerin birço¤unun ifline son verilirken, çal›flmaya devam edenlerin haklar› ellerinden al›nd›. Ö¤renci iflçiler haklar› için harekete geçti
Eskiflehir Anadolu Üniversitesi'nde YÖK'ün ald›¤› kararla birlikte üniversite içerisinde çal›flan 1400 ö¤renci iflçiden yaklafl›k bin tanesinin ifline son verilece¤inin, çal›flmaya devam edenlerin ise mesai sürelerinin yar›ya indirilip ücretlerinin azalt›laca¤›n›n ve ücretsiz yemek kartlar›n›n ellerinden al›naca¤›n›n aç›klanmas› üzerine, ö¤renci iflçiler yaklafl›k bir hafta çeflitli eylemler düzenledi. ‹flten at›lmalar›n durdurulmas›, sigorta, sosyal güvenlik ve beslenme haklar›n›n eksiksiz yerine getirilmesi, fazla mesailerin ücretlendirilmesi, çal›flma saatlerinin azalt›lmas› gibi bahanelerle yap›lan
maafl kesintilerinin yap›lmamas› gibi talepleri olan ö¤renci iflçiler taleplerinin yerine getirilmemesi durumunda eylemlerine devam edeceklerini aç›klad›lar. Söz, yetki, karar ö¤renciye! Eskiflehir Anadolu Üniversitesi’nde ö¤rencilerin tek söz hakk›na dahi sahip
olmad›¤› “kendince demokratik” rektörlük seçimlerinde, cumhurbaflkan› Abdullah Gül en az oyu alan “yandafl” aday› rektör olarak ilk s›rada gönderdi. Üniversitenin en önemli bileflenleri olan ö¤rencilerin, asistanlar›n ve üniversite çal›flanlar›n›n hiçbir görüflü ve onay› al›nmadan
Hay›rd›r bizi aram›fls›n›z? ‹stanbul Üniversitesi Beyaz›t Kampüsü’nde polis ve rektörlü¤ün iflbirli¤i bir kez daha gözler önüne serildi. Haftalard›r birçok ö¤rencinin evi polis taraf›ndan aran›yor ve ailelere “Çocu¤unuz suça kar›fl›yor. Gelin konuflal›m.” deniyor. Ailelere Vatan
Sivas’ta kantin soygununa DUR ! Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde kantin zamlar›na sürekli zam yap›lmas›na karfl› Ö¤renci Kolektifleri mücadele bafllatt›. Dönem bafl›ndan itibaren %150’lere varan zamlar›n gerçekleflmesi Ö¤renci Kolektifleri’ni harekete geçirdi. Merkezi Kafeterya’da zamlara karfl› skeç yapan Ö¤renci Kolektifleri, skeçte YÖK Baflkan› ve rektörlerinin taklidini yaparak piyasac› sald›r›lar› teflhir ettiler. Skeç ö¤rencilerin yo¤un alk›fl› ve deste¤i ile karfl›land›. Oyun esnas›nda ÖGB ve polisin müdahaleleri ise bofla ç›kar›ld›. Skeç bitiminde Ö¤renci Kolektifleri’nden ö¤rencilere kimlik kontrolü yapmak isteyen sivil polisler ve ÖGB üniversitelilerin deste¤iyle merkezi kantinden kaçmak zorunda kald›lar. Ö¤renciler zamlar çekilene kadar mücadele edecekler.
yap›lan seçimlere, Ö¤renci Kolektifleri “söz haklar›n›” savunarak yan›t verdiler. Yunus Emre Kampüsü önünde toplanan ö¤renciler, “AKP’yi, YÖK’ü de¤il, söz hakk›m›z› istiyoruz!”diyerek üniversitelerine de söz, yetki ve karar haklar›na da sahip ç›kt›klar›n› gösterdiler. Yürüyüfl sonunda bas›n aç›klamas› yapan Ö¤renci Kolektifleri, seçimlerin anti demokratikli¤ine vurgu yaparak üniversitelerine sahip ç›kacaklar›n›, üniversitenin yönetiminde, iflleyiflinde ve her türlü mekanizmas›nda yer almak istediklerini ve bunun için mücadele ederek alacaklar›n› vurgulad›lar.
Sivas’ta paral› e¤itime Kolektif engeli Kantin zamlar›na “dur” diyen Ö¤renci Kolektifleri Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’ne gelen AKP’nin bakan› Nimet Çubukçu’yu da protestolarla karfl›lad›lar. “AKP’nin Nimet’ini De¤il, Paras›z E¤itim ‹stiyoruz” yaz›l› dövizlerle Kültür Merkezi’nin önüne gelen ve Milli E¤itim Bakan› Nimet Çubukçu ile görüflmek istediklerini belirten ö¤renciler polislerin da¤›lmalar› fleklindeki uyar›lar›na “AKP’nin neo-liberal y›k›m›na, özellefltirmelerine, iflçi düflmanl›¤›na karfl› da¤›lmayaca¤›z” diyerek cevap verdiler. Polis ise bu durumdun sonra ö¤rencilere sald›rarak 7 kifliyi gözalt›na ald›.
Emniyet Müdürlü¤ü’nün adresi aç›kça veriliyor. Ö¤renci Kolektifleri de polis-idare iflbirli¤ini teflhir etmek ve polisin bu uygulamas›na suç duyurusunda bulunaca¤›n› bildirmek için Emniyet Müdürlü¤ü’ne giderek “buraday›z” yan›t›n› verdi.
Üniversiteli aran›yor! ‹zmir’de halk için bilim diyen Ö¤renci Kolektifleri; paras›z, bilimsel, demokratik e¤itim mücadelesine “Okumufl ‹nsan Halk›n Yan›ndad›r” diyerek devam ediyor. ‹zmir Gültepe Halkevi’nde yoksul çocuklarla birlikte hem ö¤reten hem ö¤renen üniversite ö¤rencileri, iktidar›n dayatt›¤› gerici, piyasac› e¤itim anlay›fl›na karfl› paylafl›mc› ve özgür e¤itimi bir nevi hayata geçiriyorlar. E¤itim kampanyas›na kat›lmak isteyen herkes kat›labilir.
A‹BÜ’den Van’a bir köprü “Hay›rseverlik de¤il, kardefllik” ad› alt›nda Bolu’daki toplumsal muhalefetle birlikte bir kampanya bafllatan A‹BÜ Ö¤renci Kolektifleri, yeniden kardeflleflmenin ad›mlar›n› üniversiteden örüyor. Kampanya kapsam›nda do¤uya gönderilmek üzerene kitaplar toplanacak. Bar›fla ve kardeflli¤e köprü olmak isteyen ö¤rencilerin bu kampanyas› üniversitenin tüm bileflenleri taraf›ndan ilgiyle karfl›land›. A‹BÜ Ö¤renci Kolektifleri kampanya kapsam›nda “Kaplumba¤alar da Uçar” filminin de gösterimini yap›ld›. Yaklafl›k 150 kiflinin kat›ld›¤› etkinli¤in ard›ndan kampanyan›n nas›l devam edece¤ine dair birlikte tart›fl›ld›. Öneriler gelifltirildi.
Üç ayl›k, yerel, süreli, Türkçe yay›n. n Kolektif Kültür Yaflam Derne¤i Ad›na Sahibi ve Sorumlu Yaz› ‹flleri Müdürü Dilan Ögüz n Adres ‹stiklal Caddesi, ‹mam Adnan Sokak, No:5, Kat: 5 Beyo¤lu/‹stanbul n Tel 0 212 245 97 33 n e-posta universitelimp3@gmail.com n Bas›ld›¤› Yer Taşbaskı Matbaacılık Yay. ve Amb. San. Tic. Ltd. Şti. Baskı Tesisleri Kocaeli/İzmit (0 262 335 45 29)
Ücretsizdir
GÜNDEM 3
www.kolektifler.net
‘Kral’ ç›plak
Bar›fla köprü ol
Tahammüls üz ve köflede
Üniversiteler bir dönemin sonuna geliyor. Ancak memlekette ve üniversitelerde gün afl›r› yaflanan geliflmeler gençli¤i söz söylemeye ça¤›r›yor 2009 y›l› AKP’nin iflsizlik, yoksulluk, piyasa yanl›s› dönüflüm ve düflmanl›k politikalar›yla hat›rlanacak. Kriz te¤et geçecek diye halka vaaz edilen sahte umutlar da demokratikleflme umutlar› gibi fos ç›kt›. fiimdi iflsizlik oran›n›n yüzde 16, asgari ücretin 546 lira oldu¤u günlerde yaflam savafl› verenler düflmanl›¤a, birbirinin yaflam›n› gasp etmeye k›flk›rt›l›yor. Hakk›n› almak için soka¤a ç›kan, hükümetin kap›lar›n› zorlayanlar ise coplan›yor, gözalt›na al›n›yor. YÖK’ün yeni uygulamalar› ve ülkede yaflananlar ise üniversitelileri piyasac›l›¤a, savafla ve gericili¤e karfl› yeni bir bahara haz›rl›yor. AKP s›k›flt›kça sertlefliyor AKP’nin “Demokratik Aç›l›m” ad› alt›nda yaratt›¤› “de¤iflim” havas› bir yandan MHP ve CHP’nin yükseltti¤i ›rkç›, faflist söylemler di¤er yandan Kürt halk›n›n aza tamah etmeyece¤ini duyurmas› ile bozuldu. Parayla tutulan sivil faflistlerle bir iç savafl› tetiklemeye çal›flan egemenler, tüm ülkede s›k›-
yönetim koflullar›n› hâkim k›lmaya çal›fl›yor. Sokaklara dökülen Kürt gençli¤i, sald›r›ya u¤rad›klar›nda bile medya taraf›ndan suçlu bulunurken, panzerlere tafl atan Kürt çocuklar› yarg›lan›yor, y›llarca yoksullu¤a, ölüme, d›fllanm›fll›¤a zorlanan halklar›n›n gerçe¤iyle çok erken yüzlefliyorlar. Bar›fl›n yay›lmas›nda sorumluluk sahibi olan üniversitelerde faflist sald›r›lar yo¤unlaflsa da üniversite Kürt ve Türk gençli¤inin birleflti¤i ve kardeflli¤in köprülerinin kuruldu¤u yer olacakt›r. Ay›lana biber gaz›, bay›lana cop AKP boyun e¤dirmeye çal›flt›¤› emekçi halka zamlarla yükleniyor. Elektrik zamm›n›, metrobüse yap›lan yüzde 33’lük zam izledi. 2010 y›l› do¤algaz ve elektri¤e yeni zamlarla bafllayacak. Oysa memur maafllar›na yüzde 2,5, asgari ücrete yüzde 4 oran›nda zam reva görüldü. Sadece son bir ayda memurlar›n sa¤l›k çal›flanlar›n›n,
‹flçi düflman› AKP
eczac›lar›n; son bir haftada itfaiye çal›flanlar›n›n, Tekel iflçilerinin ve Demiryolu iflçilerinin eylemleri AKP’nin politikalar›n›n yaratt›¤› derin bir huzursuzlu¤u ifade ediyor. Bursa’daki grizu patlamas›, Tuzla’daki iflçi ölümleri AKP’nin güvencesiz çal›flt›rma ve yoksullaflt›rma politikalar›n›n yol açt›¤› en son felaketler. AKP’ninse kendisine muhalif emekçilerin sesine en ufak bir tahammülü bile yok. Son olarak Abdi ‹pekçi Park›’nda so¤u¤a ra¤men geceleyen Tekel iflçileri, direnifllerinin üçüncü gününde pervas›zl›¤›n› AKP’den alan polisin vahfli sald›r›s›na maruz kald›. AKP’li YÖK t›k›r›nda Ve üniversite. Üniversitelerimiz de tarihsel bir dönemeçten geçiyor. Egemenlerin y›llard›r tart›flt›¤› ve ad›m atmakta zorland›¤› pek çok konuda (AKP’den önce ve sonra) son aylarda Yusuf Ziya Özcan’›n aç›klamalar›yla yeni bir döneme girildi. Neler mi oluyor? Ö¤rencinin söz sahibi olamad›¤› üniversitede piyasac› dönüflüme daha kökten yap›sal dönüflümler kazand›rmak için patronlar›n da üniversite yönetimine kat›laca¤› “mütevelli heyetleri” oluflturuluyor. Piyasaya uygun niteliklere sahip mezunlar yetifltirmek için “süper üniversiteler” getiriliyor. Ve tabii gericilik de unutulmuyor. Eflitlik yutturmacas›yla ‹mam hatiplerin üniversiteye giriflini kolaylaflt›rmak için katsay›larla ilgili düzenlemelere gidiliyor. Özcan konufluyor, rektörler harekete geçiyor. AKP’nin üniversitede kurdu¤u egemenlik t›k›r t›k›r iflletiliyor. Bir dönemi geride b›rak›rken Hemen hemen bütün üniversitelerde bir ay içinde ara tatil dönemine girmek üzere. Bunu
söylememizin nedeni bir dönemin bitmek üzere oluflundan ötürü de¤il. Aksine kalan bir ayl›k zaman yaflanan bunca geliflmeye söz söylemek için önemli olmas›ndand›r. **Üniversitelerimizdeki piyasac› ve gerici dönüflüme çomak sokabilmek için belki al›nacak çok yol var ama AKP’nin ifli de o kadar kolay de¤il. Onlar›n oldukça yüksekten yapt›klar› siyaset bilinmeli ki bir yurdun kantin ücretlerine karfl› ç›kan ö¤rencilerin boykotunda, bir üniversitenin flifre paras›na karfl› bir araya gelen ö¤rencilerinin kararl›l›¤›nda, ya da bir üniversitenin ulafl›m ücretlerine karfl› gerçeklefltirdi¤i eylemlerde yani ‘en afla¤›da’ üniversitenin içinde hayata geçirilmeyecektir. **Üniversite egemenlerin peflinde sürüklenmeyecek, Kürt sorununda ›rkç› tepkilere kap›lmayacakt›r. Bar›fla köprü olmak için iki halk›n kardeflleflmesi için en çok ihtiyaç duyulan yerlerden biri olan üniversitelerden, gelecek her ses tart›flmas›z daha güçlü mesajlar verecektir. AKP’nin emperyalistlere yandafl olmak için halklar› savafllara sürüklemesine, KTÜ ö¤rencilerinin ‹srail Büyükelçisi’ni okullar›ndan kovdu¤u gibi karfl›
Eczac›lara SGK floku
Tekel iflçileri gece eksi bir derecede haklar› için sokakta bekledi. AKP polis, panzer ve biber gaz›yla cevap verdi
Türkiye genelinde eczac›lar›n uyar› eylemine ve taleplerine kulaklar t›kal›
TEKEL'in özellefltirilmesi sürecinde, hükümetin iflçileri 4-C maddesi statüsünde çal›flt›rmaya zorlamas› üzerine, iflçiler özlük haklar›n›n geri verilmesi ve kadrolu ifl talebiyle soka¤a ç›kt›lar. 15 Aral›k'ta Türkiye'nin dört bir taraf›ndan gelen binlerce TEKEL iflçisi Ankara'da AKP Genel Merkezi önünde topland›lar. Olumlu bir sonuç alamayan iflçiler, sabahlamaya karar verdiklerini aç›klad›lar. Geceyi burada geçiren iflçilere sabah›n erken saatlerinde polis panzerlerle su s›karak sald›rd›. Bu s›rada iflçilerin bir k›sm› eylemlerini Abdi ‹pekçi Park›'nda sürdürüyorlard›. Sald›r› haberini alan iflçiler buradan arkadafllar›n›n yan›na, AKP Genel Merkezi önüne yürümek istediler. Ancak buradaki iflçiler de polisin biber gazl› sald›r›s›na u¤rad›lar. 2 iflçi sald›r› s›ras›nda kalp krizi geçirdi. Bu arada ilk gün Ankara'ya gelmeleri engellenen iflçiler, Ankara'ya gelmeye devam ettiler. Ankara'ya ulaflmaya çal›flan iflçilere polis sald›rarak göz alt›na ald›. Arkadafllar›n›n u¤rad›¤› sald›r›y› protesto etmek için S›hh›ye'de araç trafi¤ini kapatan 18 iflçi de gözalt›na al›nd›. Son olarak 17 Aral›k günü iflçilerin hepsi Abdi ‹pekçi Park›'na geçtiler. Burada iflçileri bekleyen çevik kuvvet, cop, biber gaz› ve tazyikli suyla iflçilere sald›rd›. ‹fl-
Eczac›lar, AKP hükümetinin sa¤l›kta ve ilaçta uygulanan yanl›fl politikalar›n›, 4 Aral›k’ta kepenk kapatarak protesto ettiler. “Tek tek kapanacakt›k, hep beraber kapatt›k; Bugün kapal›y›z yar›n› bilmiyoruz” slogan›yla yap›lan kepenk kapatma eylemiyle eczac›lar sa¤l›kta dönüflümün bedelini ödememek üzere hükümeti uyard›. Eczac›lar muayene ücretlerini artt›ran, sa¤l›kç›lar›n güvenceli çal›flma haklar›n› ortadan kald›ran, sa¤l›k ocaklar›n› kapatan ve hastaneleri iflletme haline getiren politikalar›n sa¤l›kta tasarruf de¤il, y›k›m yaratt›¤›n› belirttiler. Eczac›lar Odas›’n›n ça¤r›s›yla yap›lan eylemde eczac›lar, ‹stanbul’da Taksim Tünel Meydan›’ndan Taksim Meydan›’na yürüdüler. Tüm Türkiye’de eczac›lar›n neredeyse tamam› eyleme kat›l›m göstererek, nöbetçi eczaneler d›fl›nda kepenk açan olmad›. Ancak SGK, bu eylem öncesinde eczac›lar› protokolü feshetmeyle tehdit etmiflti. Eczac›lar›n geri ad›m atmamas› üzerine, 17 Aral›k tarihinde, kepenk kapatma eylemini gerekçe göstererek, Eczac›lar Birli¤i ile yapt›¤› ilaç al›m protokolünü feshetti¤ini aç›klad›. Bu durumda SGK, Eczac›lar Birli¤i’nin devre d›fl› b›rak›lmas›yla eczanelerle tek tek sözleflme yap›lmas›n›, neticesinde de eczac›lar›n örgütsüzlefltirilmesini hedefleyir.
çileri parktaki su havuzuna atan polis, birçok iflçiyi de yaralad›. Parktan boflalt›lan iflçiler, Türk-‹fl Genel Merkezi’nde bir araya geldiler. Akflam saatlerinde Ankara Emek ve Demokrasi bileflenleri Sakarya Caddesi’nde bir araya gelerek sald›r›y› protesto ettiler. Türk-‹fl binas›ndaki iflçilere dayan›flma ziyareti gerçeklefltirdiler. ‹flçiler sald›r›n›n ertesi gün geceyi geçirdikleri Türk-‹fl binas› önünde eylemlerini sürdürdüler. TEKEL fabrikalar›n›n ço¤unun Kürt illerinde olmas› nedeniyle kardefllik vurgusunun ön plana ç›kt›¤› eylemde iflçiler “Türk-Kürt burada AKP nerede” yaz›l› dövizler açt›lar. TEKEL fabrikalar›n›n özellefltirilmesiyle birlikte kadrolu binlerce iflçinin çal›flma alanlar› kayd›r›lacak, sendikal haklar› ellerinden al›nacak. ‹flçiler “Bu art›k Tekel iflçisinin de¤il, tüm iflçi s›n›f›n›n mücadelesidir” dediler. AKP bunu ilk kez yapm›yor. Bir taraftan demokrasi naralar› at›p, aç›l›m palavralar› s›karken, iflçi, emekçi düflmanl›¤›n› da elden b›rakm›yor. Sel felaketinde ölen iflçi kad›nlar›, grizu facias›nda hayat›n› kaybeden 19 iflçiyi, her gün yeni bir ölüm haberinin geldi¤i Tuzla Tersaneleri’ni düflününce, TEKEL iflçilerine yap›lan insanl›k d›fl› sald›r› flafl›rtm›yor art›k bizleri.
olunacakt›r. **Üniversite halk›n yan›nda eme¤in taleplerini desteklemeye devam edecektir. Metrobüs zamlar›na karfl› yap›lan eylemlere ‹stanbul halk›n›n büyük bir destek sunmas› yapt›klar›m›z›n karfl›l›ks›z olmad›¤›n› gösteriyor. Bu düzenin içinde hakk›m›z› alabilmenin, do¤ru sözü söyleyebilmenin tek bir yolu vard›r; o da birlikteli¤imizdir. ‹nsanlar›n gülebildi¤i, düflüncelerini özgürce ifade edebildi¤i, hak etti¤i bir flekilde insanca bir yaflam yaflayabildi¤i bir memleketin ve onun üniversitelerinin anahtar› elimizde. AKP bu kap›lar› kapatmak için elinden geleni yapacak ama biz sonuna kadar zorlayaca¤›z ve kazanaca¤›z. Üstelik bugün “kral” tahammülsüz oldu¤u kadar maskelerini düflürmüfl ve köfleye s›k›flm›fl vaziyette.
Türkiye halklar›n›n on y›llard›r kanayan yaras› kabuk ba¤lam›yor. Çünkü yara halk›n tarihinin ve bilincinin kendisi. Anadilinden, topra¤›ndan, sevdiklerinden ve canlar›ndan kopar›lm›fl insanlar›n ortaklaflt›¤› ac›lar hat›rlan›yor ve yaflanmaya devam ediyor. Kürt gençli¤inin eflitlik, özgürlük, anadilde e¤itim gibi taleplerinin ortak temelinde bir ana duygu belirginlefliyor: Onur. Bar›fl›n k›ssas› budur. “Milli Birlik Projesi” ya da “Demokratik Aç›l›m” gibi süre giden operasyonlar› unutturmaya dönük iyimserlik iksirleri, devletin geleneksel söylemlerinin cilalanm›fl versiyonlar›, Kürt ile konuflmadan Kürt sorununu çözme giriflimleri onurlu bir bar›fl›n anahtar› olamaz. Asker anneleri soruyor: “Benim çocu¤umun kan› yerde mi kalacak?” Bu soru medya taraf›ndan yineleniyor ve sanki milyonlar›n ortak sorusu ve düflüncesi oluveriyor. Kürtler içerisine yay›lm›fl bir “zehiri” insanlar› öldürerek yok etmek çözümmüfl gibi gösteriliyor. Ve sorulabilecek birçok soru bu sorunun a¤›rl›¤› alt›nda kaybolup gidiyor. Biz soral›m. Dersim’de yoksul ve henüz yak›lmam›fl bir köyde do¤an bir Kürt çocu¤u olsan›z siz nas›l biri olurdunuz? ‹stanbul’da tekstil atölyelerinde çal›flan yak›lan köyünden göç etmifl bir Kürt genci olsan›z neyi tercih ederdiniz? Nas›l bir siyaset hatt› izledi¤inin ötesinde DTP’nin varl›¤› Kürt halk›n›n Türk halk›na uzatt›¤› bir bar›fl eliydi ve ilk de de¤ildi, son da olmayacak. DTP’nin oybirli¤iyle kapat›lmas› Erdo¤an, Bahçeli ve Baykal’›n el ele verip Kürt halk›n›n iradesini yok saymalar›n›n bir ifadesiydi. Devletin bekas› için, 25 y›ll›k savafl›n siviller aras›nda bir iç savafl haline gelmesine göz yumulabilirlerdi. Egemenler, Bursa’da 19 iflçiyi madene gömerken de, ölüm tersanelerinden milyonlar kazan›rken de, Kürt çocuklar›na 15 y›l hapis cezas› verilirken de g›rtlak g›rtla¤a dalaflmalar›n› unutup kol kola girdiler. AKP’nin emperyalist politikalara efllik etmek, popüler bir demokratl›k rüzgâr›n› arkas›na al›p seçimlere gitmek için sar›ld›¤› “Demokratik Aç›l›m”, bafl›ndan beri kitle örgütlerine yönelik bask› politikalar›yla, panzerlere tafl atan çocuklar›n yarg›lanmas›yla birlikte sürdürüldü. Son olarak Alevi Çal›fltay›’na Marafl Katliam› san›klar›ndan fiendiller’in ça¤r›lmas›, liberalleri hayal k›r›kl›¤›na u¤ratarak da olsa mevcut sistemin demokrasi anlay›fl›n›n s›n›rlar›n› ve AKP’nin demokrasiden ne anlad›¤›n› su yüzüne ç›kard›. Sivil faflistleri 500 lira verip eylemcilere sald›rtmaktan, sald›r›ya u¤rayanlar› tutuklamaya, eyleme kat›lanlar› atefl aç›p yaralamaya ve üniversiteli Ayd›n Erdem’i öldürmeye kadar nefreti körükleyen eylemlerine h›z veren devlet ayg›tlar›, toplumu tehlikeli bir kutuplaflmaya do¤ru itmektedir. Son olarak Mufl’ta gerçekleflen sald›r›lar Mufl Belediye Baflkan› AKP’li Necmettin Dede taraf›ndan “bir afliret kavgas›” olarak nitelendirildi ve medya olay› “vatandafl›n kendini savunmas›” olarak yans›tt›. Bugün ne kadar düflmanl›¤a bo¤ulmaya çal›fl›lsa da halklar›n bar›fl talebi, demokratik bir ülkede, eflit haklara sahip olarak yaflama özlemi büyüyor. Aç›klanan 2010 bütçesi, asgari ücretler, memur maafllar›na zam oranlar› gerçek düflman›n kimler oldu¤una dair ipuçlar› veriyor. Fakat onurlu bir bar›fl da, gerçek bir demokrasi de, sömürüsüz bir eflitlik de halklar›n birlikte mücadelesinin yoklu¤unda bir hayaldir. Bar›fl istemek, savaflan gruplara tarafs›z hakem olmak de¤ildir. Bar›fl istemek, bar›fl›n gerçekleflmesinin koflulu olan toplumsal birlikteli¤in ve anlay›fl›n pratik ad›mlar›n› atmaktan geçiyor. Bar›fl için düflünmekten, yaflananlar› anlamak ve anlatmaktan, bar›fla köprü olmaktan geçiyor.
‘Alevi aç›l›m›nda’ Marafl’›n faili Yaflananlar çok uzak de¤il, yak›n tarihimizin "kanl›" parçalar›ndan biri: 19-25 Aral›k 1978 Marafl Katliam›... 111 insan›n vahflice katledildi¤i, 1000'in üzerinde yaral›n›n bulundu¤u, 552 evin, 289 iflyerinin yak›ld›¤› bir "soyk›r›m" denemesi...Yafll›, çocuk, kad›n demeden insanlar Maraflta öldürüldüler. Tüm bunlar› ‘Allah için’, ‘Vatan› kurtarmak için’, ‘Ülkede tek bir komünist ve Alevi b›rakmamak için’ yapt›lar. Tarihleri boyunca toplu katliamlara maruz kalm›fl Alevilerin yaflad›klar› en planl› ve programl› katliamd› Marafl'ta yaflananlar. Her ne kadar "sa¤-sol", "Alevi-Sünni" çat›flmas› hatta halk›n "galeyana" gelmesi dense de, Marafl'ta olanlar içinde derin devlet iliflkilerinin bulundu¤u, faflist, gerici bir plan›n parças›yd›. 31 y›l önce Marafl'ta daha sonra Sivas'ta, Gazi'de katliamlar yapanlar, bugün iktidardalar. Aç›l›m demokrasisi (!) ile Kürt sorununda gerçek
yüzünü gösteren AKP, ayn› tavr›n› "Alevi Aç›l›m›" ile sürdürüyor. AKP'nin gelene¤ini sürdürdü¤ü gerici-faflist zihniyet, kendi düzenledi¤i Alevi Çal›fltay›'na Marafl Katliam› san›klar›ndan Ökkefl fiendiller'i davet etmesiyle bir kez daha ortaya ç›kt›. Y›llard›r kendilerini Alevi sorununda "alternatif" olarak gösteren CHP'nin farkl› bir tavr› olmad›¤› da "Dersim gaf›" ile ortaya ç›kt›. Bugün aç›kça görülüyor ki katliam zihniyeti muhalefetiyle de iktidar›yla sürmekte.
Yüz binlerce Alevi soka¤a ç›kt› Alevi Bektafli Federasyonu'nun ça¤r›s›yla Kad›köy'de yüz binlerce kifli "Ayr›mc›l›¤a karfl› Eflit Yurttafll›k Hakk›" için yürüyerek bu y›l düzenlenen en kitlesel eylemlerinden birini gerçeklefltirdi. Kad›köy Meydan›'nda buluflan kitleler, "Zorunlu din dersleri kald›r›ls›n", "Cemevleri ibadethane olsun" taleplerinin yan› s›ra derinleflen krize dair "paras›z e¤itim, paras›z sa¤l›k" haklar›n› savunacaklar›na vurgu yapt›lar. AKP'nin Aleviler konusundaki samimiyetsiz yaklafl›m› elefltirilirken, "Devlet Alevi'si olmayaca¤›z." dendi. Eylemde at›lan sloganlar ve pankartlardaki sistem karfl›t› e¤ilim de mitingde dikkat çeken unsurlardan biriydi. Miting "Bar›fl, kardefllik, özgürlük, eflitlik ve demokrasi için direnmeye devam edece¤iz." diyerek sonland›r›ld›.
GÜNDEM 3
www.kolektifler.net
‘Kral’ ç›plak
Bar›fla köprü ol
Tahammüls üz ve köflede
Üniversiteler bir dönemin sonuna geliyor. Ancak memlekette ve üniversitelerde gün afl›r› yaflanan geliflmeler gençli¤i söz söylemeye ça¤›r›yor 2009 y›l› AKP’nin iflsizlik, yoksulluk, piyasa yanl›s› dönüflüm ve düflmanl›k politikalar›yla hat›rlanacak. Kriz te¤et geçecek diye halka vaaz edilen sahte umutlar da demokratikleflme umutlar› gibi fos ç›kt›. fiimdi iflsizlik oran›n›n yüzde 16, asgari ücretin 546 lira oldu¤u günlerde yaflam savafl› verenler düflmanl›¤a, birbirinin yaflam›n› gasp etmeye k›flk›rt›l›yor. Hakk›n› almak için soka¤a ç›kan, hükümetin kap›lar›n› zorlayanlar ise coplan›yor, gözalt›na al›n›yor. YÖK’ün yeni uygulamalar› ve ülkede yaflananlar ise üniversitelileri piyasac›l›¤a, savafla ve gericili¤e karfl› yeni bir bahara haz›rl›yor. AKP s›k›flt›kça sertlefliyor AKP’nin “Demokratik Aç›l›m” ad› alt›nda yaratt›¤› “de¤iflim” havas› bir yandan MHP ve CHP’nin yükseltti¤i ›rkç›, faflist söylemler di¤er yandan Kürt halk›n›n aza tamah etmeyece¤ini duyurmas› ile bozuldu. Parayla tutulan sivil faflistlerle bir iç savafl› tetiklemeye çal›flan egemenler, tüm ülkede s›k›-
yönetim koflullar›n› hâkim k›lmaya çal›fl›yor. Sokaklara dökülen Kürt gençli¤i, sald›r›ya u¤rad›klar›nda bile medya taraf›ndan suçlu bulunurken, panzerlere tafl atan Kürt çocuklar› yarg›lan›yor, y›llarca yoksullu¤a, ölüme, d›fllanm›fll›¤a zorlanan halklar›n›n gerçe¤iyle çok erken yüzlefliyorlar. Bar›fl›n yay›lmas›nda sorumluluk sahibi olan üniversitelerde faflist sald›r›lar yo¤unlaflsa da üniversite Kürt ve Türk gençli¤inin birleflti¤i ve kardeflli¤in köprülerinin kuruldu¤u yer olacakt›r. Ay›lana biber gaz›, bay›lana cop AKP boyun e¤dirmeye çal›flt›¤› emekçi halka zamlarla yükleniyor. Elektrik zamm›n›, metrobüse yap›lan yüzde 33’lük zam izledi. 2010 y›l› do¤algaz ve elektri¤e yeni zamlarla bafllayacak. Oysa memur maafllar›na yüzde 2,5, asgari ücrete yüzde 4 oran›nda zam reva görüldü. Sadece son bir ayda memurlar›n sa¤l›k çal›flanlar›n›n,
‹flçi düflman› AKP
eczac›lar›n; son bir haftada itfaiye çal›flanlar›n›n, Tekel iflçilerinin ve Demiryolu iflçilerinin eylemleri AKP’nin politikalar›n›n yaratt›¤› derin bir huzursuzlu¤u ifade ediyor. Bursa’daki grizu patlamas›, Tuzla’daki iflçi ölümleri AKP’nin güvencesiz çal›flt›rma ve yoksullaflt›rma politikalar›n›n yol açt›¤› en son felaketler. AKP’ninse kendisine muhalif emekçilerin sesine en ufak bir tahammülü bile yok. Son olarak Abdi ‹pekçi Park›’nda so¤u¤a ra¤men geceleyen Tekel iflçileri, direnifllerinin üçüncü gününde pervas›zl›¤›n› AKP’den alan polisin vahfli sald›r›s›na maruz kald›. AKP’li YÖK t›k›r›nda Ve üniversite. Üniversitelerimiz de tarihsel bir dönemeçten geçiyor. Egemenlerin y›llard›r tart›flt›¤› ve ad›m atmakta zorland›¤› pek çok konuda (AKP’den önce ve sonra) son aylarda Yusuf Ziya Özcan’›n aç›klamalar›yla yeni bir döneme girildi. Neler mi oluyor? Ö¤rencinin söz sahibi olamad›¤› üniversitede piyasac› dönüflüme daha kökten yap›sal dönüflümler kazand›rmak için patronlar›n da üniversite yönetimine kat›laca¤› “mütevelli heyetleri” oluflturuluyor. Piyasaya uygun niteliklere sahip mezunlar yetifltirmek için “süper üniversiteler” getiriliyor. Ve tabii gericilik de unutulmuyor. Eflitlik yutturmacas›yla ‹mam hatiplerin üniversiteye giriflini kolaylaflt›rmak için katsay›larla ilgili düzenlemelere gidiliyor. Özcan konufluyor, rektörler harekete geçiyor. AKP’nin üniversitede kurdu¤u egemenlik t›k›r t›k›r iflletiliyor. Bir dönemi geride b›rak›rken Hemen hemen bütün üniversitelerde bir ay içinde ara tatil dönemine girmek üzere. Bunu
söylememizin nedeni bir dönemin bitmek üzere oluflundan ötürü de¤il. Aksine kalan bir ayl›k zaman yaflanan bunca geliflmeye söz söylemek için önemli olmas›ndand›r. **Üniversitelerimizdeki piyasac› ve gerici dönüflüme çomak sokabilmek için belki al›nacak çok yol var ama AKP’nin ifli de o kadar kolay de¤il. Onlar›n oldukça yüksekten yapt›klar› siyaset bilinmeli ki bir yurdun kantin ücretlerine karfl› ç›kan ö¤rencilerin boykotunda, bir üniversitenin flifre paras›na karfl› bir araya gelen ö¤rencilerinin kararl›l›¤›nda, ya da bir üniversitenin ulafl›m ücretlerine karfl› gerçeklefltirdi¤i eylemlerde yani ‘en afla¤›da’ üniversitenin içinde hayata geçirilmeyecektir. **Üniversite egemenlerin peflinde sürüklenmeyecek, Kürt sorununda ›rkç› tepkilere kap›lmayacakt›r. Bar›fla köprü olmak için iki halk›n kardeflleflmesi için en çok ihtiyaç duyulan yerlerden biri olan üniversitelerden, gelecek her ses tart›flmas›z daha güçlü mesajlar verecektir. AKP’nin emperyalistlere yandafl olmak için halklar› savafllara sürüklemesine, KTÜ ö¤rencilerinin ‹srail Büyükelçisi’ni okullar›ndan kovdu¤u gibi karfl›
Eczac›lara SGK floku
Tekel iflçileri gece eksi bir derecede haklar› için sokakta bekledi. AKP polis, panzer ve biber gaz›yla cevap verdi
Türkiye genelinde eczac›lar›n uyar› eylemine ve taleplerine kulaklar t›kal›
TEKEL'in özellefltirilmesi sürecinde, hükümetin iflçileri 4-C maddesi statüsünde çal›flt›rmaya zorlamas› üzerine, iflçiler özlük haklar›n›n geri verilmesi ve kadrolu ifl talebiyle soka¤a ç›kt›lar. 15 Aral›k'ta Türkiye'nin dört bir taraf›ndan gelen binlerce TEKEL iflçisi Ankara'da AKP Genel Merkezi önünde topland›lar. Olumlu bir sonuç alamayan iflçiler, sabahlamaya karar verdiklerini aç›klad›lar. Geceyi burada geçiren iflçilere sabah›n erken saatlerinde polis panzerlerle su s›karak sald›rd›. Bu s›rada iflçilerin bir k›sm› eylemlerini Abdi ‹pekçi Park›'nda sürdürüyorlard›. Sald›r› haberini alan iflçiler buradan arkadafllar›n›n yan›na, AKP Genel Merkezi önüne yürümek istediler. Ancak buradaki iflçiler de polisin biber gazl› sald›r›s›na u¤rad›lar. 2 iflçi sald›r› s›ras›nda kalp krizi geçirdi. Bu arada ilk gün Ankara'ya gelmeleri engellenen iflçiler, Ankara'ya gelmeye devam ettiler. Ankara'ya ulaflmaya çal›flan iflçilere polis sald›rarak göz alt›na ald›. Arkadafllar›n›n u¤rad›¤› sald›r›y› protesto etmek için S›hh›ye'de araç trafi¤ini kapatan 18 iflçi de gözalt›na al›nd›. Son olarak 17 Aral›k günü iflçilerin hepsi Abdi ‹pekçi Park›'na geçtiler. Burada iflçileri bekleyen çevik kuvvet, cop, biber gaz› ve tazyikli suyla iflçilere sald›rd›. ‹fl-
Eczac›lar, AKP hükümetinin sa¤l›kta ve ilaçta uygulanan yanl›fl politikalar›n›, 4 Aral›k’ta kepenk kapatarak protesto ettiler. “Tek tek kapanacakt›k, hep beraber kapatt›k; Bugün kapal›y›z yar›n› bilmiyoruz” slogan›yla yap›lan kepenk kapatma eylemiyle eczac›lar sa¤l›kta dönüflümün bedelini ödememek üzere hükümeti uyard›. Eczac›lar muayene ücretlerini artt›ran, sa¤l›kç›lar›n güvenceli çal›flma haklar›n› ortadan kald›ran, sa¤l›k ocaklar›n› kapatan ve hastaneleri iflletme haline getiren politikalar›n sa¤l›kta tasarruf de¤il, y›k›m yaratt›¤›n› belirttiler. Eczac›lar Odas›’n›n ça¤r›s›yla yap›lan eylemde eczac›lar, ‹stanbul’da Taksim Tünel Meydan›’ndan Taksim Meydan›’na yürüdüler. Tüm Türkiye’de eczac›lar›n neredeyse tamam› eyleme kat›l›m göstererek, nöbetçi eczaneler d›fl›nda kepenk açan olmad›. Ancak SGK, bu eylem öncesinde eczac›lar› protokolü feshetmeyle tehdit etmiflti. Eczac›lar›n geri ad›m atmamas› üzerine, 17 Aral›k tarihinde, kepenk kapatma eylemini gerekçe göstererek, Eczac›lar Birli¤i ile yapt›¤› ilaç al›m protokolünü feshetti¤ini aç›klad›. Bu durumda SGK, Eczac›lar Birli¤i’nin devre d›fl› b›rak›lmas›yla eczanelerle tek tek sözleflme yap›lmas›n›, neticesinde de eczac›lar›n örgütsüzlefltirilmesini hedefleyir.
çileri parktaki su havuzuna atan polis, birçok iflçiyi de yaralad›. Parktan boflalt›lan iflçiler, Türk-‹fl Genel Merkezi’nde bir araya geldiler. Akflam saatlerinde Ankara Emek ve Demokrasi bileflenleri Sakarya Caddesi’nde bir araya gelerek sald›r›y› protesto ettiler. Türk-‹fl binas›ndaki iflçilere dayan›flma ziyareti gerçeklefltirdiler. ‹flçiler sald›r›n›n ertesi gün geceyi geçirdikleri Türk-‹fl binas› önünde eylemlerini sürdürdüler. TEKEL fabrikalar›n›n ço¤unun Kürt illerinde olmas› nedeniyle kardefllik vurgusunun ön plana ç›kt›¤› eylemde iflçiler “Türk-Kürt burada AKP nerede” yaz›l› dövizler açt›lar. TEKEL fabrikalar›n›n özellefltirilmesiyle birlikte kadrolu binlerce iflçinin çal›flma alanlar› kayd›r›lacak, sendikal haklar› ellerinden al›nacak. ‹flçiler “Bu art›k Tekel iflçisinin de¤il, tüm iflçi s›n›f›n›n mücadelesidir” dediler. AKP bunu ilk kez yapm›yor. Bir taraftan demokrasi naralar› at›p, aç›l›m palavralar› s›karken, iflçi, emekçi düflmanl›¤›n› da elden b›rakm›yor. Sel felaketinde ölen iflçi kad›nlar›, grizu facias›nda hayat›n› kaybeden 19 iflçiyi, her gün yeni bir ölüm haberinin geldi¤i Tuzla Tersaneleri’ni düflününce, TEKEL iflçilerine yap›lan insanl›k d›fl› sald›r› flafl›rtm›yor art›k bizleri.
olunacakt›r. **Üniversite halk›n yan›nda eme¤in taleplerini desteklemeye devam edecektir. Metrobüs zamlar›na karfl› yap›lan eylemlere ‹stanbul halk›n›n büyük bir destek sunmas› yapt›klar›m›z›n karfl›l›ks›z olmad›¤›n› gösteriyor. Bu düzenin içinde hakk›m›z› alabilmenin, do¤ru sözü söyleyebilmenin tek bir yolu vard›r; o da birlikteli¤imizdir. ‹nsanlar›n gülebildi¤i, düflüncelerini özgürce ifade edebildi¤i, hak etti¤i bir flekilde insanca bir yaflam yaflayabildi¤i bir memleketin ve onun üniversitelerinin anahtar› elimizde. AKP bu kap›lar› kapatmak için elinden geleni yapacak ama biz sonuna kadar zorlayaca¤›z ve kazanaca¤›z. Üstelik bugün “kral” tahammülsüz oldu¤u kadar maskelerini düflürmüfl ve köfleye s›k›flm›fl vaziyette.
Türkiye halklar›n›n on y›llard›r kanayan yaras› kabuk ba¤lam›yor. Çünkü yara halk›n tarihinin ve bilincinin kendisi. Anadilinden, topra¤›ndan, sevdiklerinden ve canlar›ndan kopar›lm›fl insanlar›n ortaklaflt›¤› ac›lar hat›rlan›yor ve yaflanmaya devam ediyor. Kürt gençli¤inin eflitlik, özgürlük, anadilde e¤itim gibi taleplerinin ortak temelinde bir ana duygu belirginlefliyor: Onur. Bar›fl›n k›ssas› budur. “Milli Birlik Projesi” ya da “Demokratik Aç›l›m” gibi süre giden operasyonlar› unutturmaya dönük iyimserlik iksirleri, devletin geleneksel söylemlerinin cilalanm›fl versiyonlar›, Kürt ile konuflmadan Kürt sorununu çözme giriflimleri onurlu bir bar›fl›n anahtar› olamaz. Asker anneleri soruyor: “Benim çocu¤umun kan› yerde mi kalacak?” Bu soru medya taraf›ndan yineleniyor ve sanki milyonlar›n ortak sorusu ve düflüncesi oluveriyor. Kürtler içerisine yay›lm›fl bir “zehiri” insanlar› öldürerek yok etmek çözümmüfl gibi gösteriliyor. Ve sorulabilecek birçok soru bu sorunun a¤›rl›¤› alt›nda kaybolup gidiyor. Biz soral›m. Dersim’de yoksul ve henüz yak›lmam›fl bir köyde do¤an bir Kürt çocu¤u olsan›z siz nas›l biri olurdunuz? ‹stanbul’da tekstil atölyelerinde çal›flan yak›lan köyünden göç etmifl bir Kürt genci olsan›z neyi tercih ederdiniz? Nas›l bir siyaset hatt› izledi¤inin ötesinde DTP’nin varl›¤› Kürt halk›n›n Türk halk›na uzatt›¤› bir bar›fl eliydi ve ilk de de¤ildi, son da olmayacak. DTP’nin oybirli¤iyle kapat›lmas› Erdo¤an, Bahçeli ve Baykal’›n el ele verip Kürt halk›n›n iradesini yok saymalar›n›n bir ifadesiydi. Devletin bekas› için, 25 y›ll›k savafl›n siviller aras›nda bir iç savafl haline gelmesine göz yumulabilirlerdi. Egemenler, Bursa’da 19 iflçiyi madene gömerken de, ölüm tersanelerinden milyonlar kazan›rken de, Kürt çocuklar›na 15 y›l hapis cezas› verilirken de g›rtlak g›rtla¤a dalaflmalar›n› unutup kol kola girdiler. AKP’nin emperyalist politikalara efllik etmek, popüler bir demokratl›k rüzgâr›n› arkas›na al›p seçimlere gitmek için sar›ld›¤› “Demokratik Aç›l›m”, bafl›ndan beri kitle örgütlerine yönelik bask› politikalar›yla, panzerlere tafl atan çocuklar›n yarg›lanmas›yla birlikte sürdürüldü. Son olarak Alevi Çal›fltay›’na Marafl Katliam› san›klar›ndan fiendiller’in ça¤r›lmas›, liberalleri hayal k›r›kl›¤›na u¤ratarak da olsa mevcut sistemin demokrasi anlay›fl›n›n s›n›rlar›n› ve AKP’nin demokrasiden ne anlad›¤›n› su yüzüne ç›kard›. Sivil faflistleri 500 lira verip eylemcilere sald›rtmaktan, sald›r›ya u¤rayanlar› tutuklamaya, eyleme kat›lanlar› atefl aç›p yaralamaya ve üniversiteli Ayd›n Erdem’i öldürmeye kadar nefreti körükleyen eylemlerine h›z veren devlet ayg›tlar›, toplumu tehlikeli bir kutuplaflmaya do¤ru itmektedir. Son olarak Mufl’ta gerçekleflen sald›r›lar Mufl Belediye Baflkan› AKP’li Necmettin Dede taraf›ndan “bir afliret kavgas›” olarak nitelendirildi ve medya olay› “vatandafl›n kendini savunmas›” olarak yans›tt›. Bugün ne kadar düflmanl›¤a bo¤ulmaya çal›fl›lsa da halklar›n bar›fl talebi, demokratik bir ülkede, eflit haklara sahip olarak yaflama özlemi büyüyor. Aç›klanan 2010 bütçesi, asgari ücretler, memur maafllar›na zam oranlar› gerçek düflman›n kimler oldu¤una dair ipuçlar› veriyor. Fakat onurlu bir bar›fl da, gerçek bir demokrasi de, sömürüsüz bir eflitlik de halklar›n birlikte mücadelesinin yoklu¤unda bir hayaldir. Bar›fl istemek, savaflan gruplara tarafs›z hakem olmak de¤ildir. Bar›fl istemek, bar›fl›n gerçekleflmesinin koflulu olan toplumsal birlikteli¤in ve anlay›fl›n pratik ad›mlar›n› atmaktan geçiyor. Bar›fl için düflünmekten, yaflananlar› anlamak ve anlatmaktan, bar›fla köprü olmaktan geçiyor.
‘Alevi aç›l›m›nda’ Marafl’›n faili Yaflananlar çok uzak de¤il, yak›n tarihimizin "kanl›" parçalar›ndan biri: 19-25 Aral›k 1978 Marafl Katliam›... 111 insan›n vahflice katledildi¤i, 1000'in üzerinde yaral›n›n bulundu¤u, 552 evin, 289 iflyerinin yak›ld›¤› bir "soyk›r›m" denemesi...Yafll›, çocuk, kad›n demeden insanlar Maraflta öldürüldüler. Tüm bunlar› ‘Allah için’, ‘Vatan› kurtarmak için’, ‘Ülkede tek bir komünist ve Alevi b›rakmamak için’ yapt›lar. Tarihleri boyunca toplu katliamlara maruz kalm›fl Alevilerin yaflad›klar› en planl› ve programl› katliamd› Marafl'ta yaflananlar. Her ne kadar "sa¤-sol", "Alevi-Sünni" çat›flmas› hatta halk›n "galeyana" gelmesi dense de, Marafl'ta olanlar içinde derin devlet iliflkilerinin bulundu¤u, faflist, gerici bir plan›n parças›yd›. 31 y›l önce Marafl'ta daha sonra Sivas'ta, Gazi'de katliamlar yapanlar, bugün iktidardalar. Aç›l›m demokrasisi (!) ile Kürt sorununda gerçek
yüzünü gösteren AKP, ayn› tavr›n› "Alevi Aç›l›m›" ile sürdürüyor. AKP'nin gelene¤ini sürdürdü¤ü gerici-faflist zihniyet, kendi düzenledi¤i Alevi Çal›fltay›'na Marafl Katliam› san›klar›ndan Ökkefl fiendiller'i davet etmesiyle bir kez daha ortaya ç›kt›. Y›llard›r kendilerini Alevi sorununda "alternatif" olarak gösteren CHP'nin farkl› bir tavr› olmad›¤› da "Dersim gaf›" ile ortaya ç›kt›. Bugün aç›kça görülüyor ki katliam zihniyeti muhalefetiyle de iktidar›yla sürmekte.
Yüz binlerce Alevi soka¤a ç›kt› Alevi Bektafli Federasyonu'nun ça¤r›s›yla Kad›köy'de yüz binlerce kifli "Ayr›mc›l›¤a karfl› Eflit Yurttafll›k Hakk›" için yürüyerek bu y›l düzenlenen en kitlesel eylemlerinden birini gerçeklefltirdi. Kad›köy Meydan›'nda buluflan kitleler, "Zorunlu din dersleri kald›r›ls›n", "Cemevleri ibadethane olsun" taleplerinin yan› s›ra derinleflen krize dair "paras›z e¤itim, paras›z sa¤l›k" haklar›n› savunacaklar›na vurgu yapt›lar. AKP'nin Aleviler konusundaki samimiyetsiz yaklafl›m› elefltirilirken, "Devlet Alevi'si olmayaca¤›z." dendi. Eylemde at›lan sloganlar ve pankartlardaki sistem karfl›t› e¤ilim de mitingde dikkat çeken unsurlardan biriydi. Miting "Bar›fl, kardefllik, özgürlük, eflitlik ve demokrasi için direnmeye devam edece¤iz." diyerek sonland›r›ld›.
GÜNDEM 5
www.kolektifler.net
Kamuda Grev
Kamu Emekçileri 25 Kas›m greviyle AKP’yi uyard›
AKP gündemimiz de¤ilsiniz dedi ve tehdit etti, haklar›n› vermedi. Ama on binlerce tepkili kamu emekçisi sözlerinden geri ad›m atmayarak greve ç›karak ülke genelinde hayat› durdurdu Kamu Emekçileri Sendikas›’n›n (KESK) ve Kamu-Sen’in ça¤r›s›yla memurlar 25 Kas›m’da yurt genelinde ifl b›rakt›. Yaklafl›k 2 milyon memurun kat›ld›¤› grevden dolay› acil hizmetler d›fl›nda hayat durdu. Hükümetin yapt›¤› %4’lük maafl zamlar›na ve toplu sözleflme haklar›n›n tan›nmamas›na, memurlar son y›llardaki en büyük memur eylemiyle cevap verdiler. 25 Kas›m grevinde kamu binalar›n›n ço¤u ifl görmezken on binlerce memur eylem alanlar›n› doldurdu. Memurlar yaln›z de¤ildi. Greve destek olmak ve taleplerini dile getirmek için liseliler, üniversiteliler, iflçiler, iflsizler halk›n tüm kesimleri eylemlere kat›l›m gösterdi. Halk; AKP’nin greve yönelik tüm tehditlerine ald›rmaks›z›n yoksullu¤a, zamlara, iflsizli¤e karfl› birlik olarak var oldu¤unu gösterdi ve iktidar› önemli bir me-
‹.Ü Merkez Kampüs: Merkez Kampüs'te ö¤renciler ça¤r›lara uyarak dersleri boykot ettiler. Ayr›ca Havuzlu Bahçe'de Grup Gölgedekiler'in müzik dinletisi boykota renk katt›. Müzik dinletisinin ard›ndan ö¤retim üyeleri, üniversite iflçileri ve ö¤renciler birleflerek ana kap›ya yürüdüler ve meydandaki mitinge kat›ld›lar. ‹.Ü Fen Edebiyat Fakültesi: Günler öncesinden yap›lan duyurular›n etkili oldu¤u Fen - Edebiyat Fakültesi'nde 25 Kas›m günü ders ifllenmedi. Boykot öncesi Edebiyat Fakültesi bahçesinde müzik dinletisinde buluflan ö¤renciler, Çapa'dan gelen yürüyüfl koluna kat›larak Beyaz›t Meydan›'nda emekçilerle bulufltular. ‹.Ü E¤itim Fakültesi: Fakültedeki ö¤retim görevlileri ve çal›flanlar›n tamam› ifl b›rakt›. Ö¤renciler de akademisyenlere ve çal›flanlara boykotla destek vererek Beyaz›t Meydan›'ndaki eyleme kat›ld›lar. ‹.Ü Haz›rl›k Bölümü: Akademisyenler ve çal›flanlar›n ifl b›rakt›¤› fakültede ö¤renciler de greve boykotla destek verdiler. S›n›flar›n birço¤unda ders ifllenmedi. Ders iflleyen s›n›flar da Beyaz›t Ö¤renci Kolektifleri'nin ça¤r›s›yla boykota kat›ld›. Sonras›nda gün boyu ders ifllenmedi. Genifl kat›l›ml› boykotun ard›ndan ö¤renciler Beyaz›t Meydan›'nda yerlerini ald›lar. ‹.Ü ‹letiflim Fakültesi: Ö¤renciler akademisyenler ve çal›flanlarla dayan›flma içinde örgütledi¤i 25 Kas›m grevi boykotla desteklediler. Fakültede boykot etkisini ders ifllenmemesi ve Ö¤renci ‹fllerinin hizmet vermemesiyle gösterdi. Daha sonras›nda ö¤renciler Merkez Kampus'teki etkinliklere kat›ld›lar ve Beyaz›t Meydan›'nda emekçilerle birlefltiler. Marmara Güzel Sanatlar Fakültesi: Kantin ücretlerinin pahal›l›¤›ndan dolay› oldukça tepkili olan ö¤renciler,kantin boykotu yapt›lar . Yaklafl›k 250 ö¤renci kat›ld›¤› boykotta fakülte dekan› Nazan Erkmen afla¤›ya inmek zorunda kald›. Dekandan kantinlerle ilgili düzenlemeler için sözler al›nd›. Boykot Beyaz›t Meydan›'ndaki eyleme yap›lan ça¤r›larla sonland›r›ld›. ‹TÜ Haz›rl›k Binas›: Yaklafl›k bir haftal›k ça¤r›lar etkisini gösterdi. Bayram nedeniyle ö¤renci say›s› az olmas›na ra¤men ö¤rencilerin büyük ço¤unlu¤u boykota aktif flekilde kat›ld›. 25 Kas›m günü ilk tenefüsle birlikte düdük ve davullarla ö¤renciler orta merdivenlere ça¤r›ld›. Yaklafl›k 150 ö¤renci flark›larla, türkülerle, halaylarla coflkulu bir boykot yapt› . Sonras›nda grev için Sirkeci yürüyüfl koluna kat›lan ö¤renciler Beyaz›t Meydan›'ndaki miting de yerlerini ald›lar. Mimar Sinan Üniversitesi:Grev sabah› okulu balonlarla süsleyen üniversiteliler, dersleri boykot ederek Beyaz›t Meydan›’nda kamu emekçileriyle bulufltular.
saj verdi: “Biz olmadan siz hiçsiniz!”. AKP’li bakanlar›n tehditleri ve iktidar/patron yandafl› medya kurulufllar›n›n grevi kötüleme gayretleri bofla düfltü. Memurlar›n grevi ülke genelinde halk grevine dönüfltü. ‹zmir; greve en genifl kat›l›m geçen yaz KESK’e yönelik operasyonlarda bir çok yöneticisinin tutukland›¤› ‹zmir’de oldu. 70 bin kiflinin kat›ld›¤› eylemlerde sa¤l›k kurulufllar›, vergi daireleri, adliye saraylar›, tren garlar›, sosyal güvenlik merkezleri vb. birçok kurum ifl görmedi. Ana eylem Konak Meydan›’nda olurken, ‹zmir’in çevre ilçelerinde de yürüyüfller ve grevler düzenlendi. Ankara; Ziya Gökalp caddesinde düzenlenen mitinge ifl b›rakan, boykotlar gerçeklefltiren 10 bin kifli kat›ld›. Coflkulu geçen yürüyüfl esnas›nda eylemi provoke et-
meye çal›flan polisin sald›rgan tutumu bofla düflürüldü. KESK Genel Sekreteri Emirali fiimflek yapt›¤› konuflmada, iktidar›n kamu emekçilerinin bu uyar›s›n› dikkate almas›n›, almaz ise emekçilerin daha güçlü bir flekilde cevap verece¤ini belirtti ‹stanbul; kamu binalar›n›n önünde ifle de¤il, greve gelen binlerce kamu emekçisinin ifl b›rakmas›yla 25 Kas›m› karfl›layan ‹stanbul’da da acil hizmetler d›fl›nda kamu hizmetleri durdu. Greve kat›lan binlerce kifli metrobüsleri, otobüsleri ve vapurlar› para vermeden kulland›. Sirkeci ve Çapa’da toplanan kortejlerle bu iki koldan Beyaz›t meydan›na yürüyüfl gerçeklefltirdi. 20 bin kiflinin topland›¤› Beyaz›t Meydan› son y›llardaki en kalabal›k eylemine tan›k oldu. Diyarbak›r; E¤itim Sen ve SES üyelerinin genifl kat›l›m gösterdi¤i mitinge Dev Sa¤l›k ‹fl üyesi tafleron iflçilerde destek verdi. Yaklafl›k 3 bin kiflinin kat›ld›¤› greve belediye baflkan› Osman Baydemir de kat›ld›. Trabzon Mersin, Tunceli, Adana, Samsun, Eskiflehir, Kayseri gibi birçok ilde daha grev günü genifl kat›l›ml› eylemler düzenlenirken tüm yurtta neredeyse eylem yap›lmayan il kalmad›. 25 Kas›m grevinden notlar: -Grevde tüm yurtta göze çarpan ortak talepler insanca bir yaflam, adil ücret, güvenceli ifl ve gelecek oldu. -Her kesimden vatandafl›n kat›ld›¤› eylemlerde AKP karfl›tl›¤› bir di¤er ortak nokta olarak dikkat çekti. -Memurlar›n greve ilgisi % 90lara vard›. -Son aylardaki emek talepleriyle düzenlenen eylemler içerisinde en kitlesel olan› oldu. -Birçok lisede ö¤rencilerin ve ö¤retmenlerin greve ilgisi nedeniyle ders yap›lmad›.
Erdo¤an : Sonucuna katlan›rs›n›z Grev öncesinde bütün kamu çal›flanlar›na tehdit mesajlar› gönderen AKP iktidar› ayr›ca Erdo¤an’›n verdi¤i demeçlerde greve kat›lmak isteyen kamu çal›flanlar›n› alenen tehdit etti. Erdo¤an “Sonuçlar›na katlan›rlar” dedi ama greve giden memurlar da zaten AKP’nin yaratt›¤› sonuçlara katlanmamak için greve gitmifllerdi. Grev k›r›c›l›¤›n› bile çekinmeden yapan Tayyip Erdo¤an 25 Kas›m günü yan›ld›. Halk›n deste¤iyle kamu emekçileri meydanlar› doldururak AKP’yi uyard›. Sonuçlar›na katlanacak olan emekçiler de¤il neoliberalizin temsilcisi AKP oldu.
Üniversitede Boykot var! 25 Kas›mda KESK'in öncülü¤ünde yap›lan ülke genelindeki uyar› grevine üniversiteliler boykotlarla kat›larak hem kamu emekçilerine destek verdiler hem de kendi taleplerini hayk›rd›lar. Türkiye'nin birçok üniversitesinde ö¤renciler, ö¤retim üyeleri ve iflçilerle birlikte okullar›nda “Kamuda grev üniversitede boykot var!” diyerek hayat› durdurdular
YTÜ Haz›rl›k Bölümü : Bayram tatili etkisiyle s›n›f mevcutlar›n›n az olmas› ve boykotun da etkisiyle dersler ifllenmedi. Daha öncesinde paral› e¤itim uygulamas› olan flifre paralar›na boykotla karfl›l›k veren ö¤renciler bu konudaki kararl›l›klar›n› 25 Kas›m günü de boykot yaparak yinelediler. Yaklafl›k 100 ö¤renci boykot ça¤r›s› için yap›lan etkinlikte bir araya geldi. E¤itim haklar›n›n elinden al›nmas›n› izin vermeyecek üniversiteliler kararl›l›klar›n› kamu emekçilelerinin öncülü¤ünde gerçekleflen greve alan›na tafl›d›.
Bolu Abant ‹zzet Baysal Üniversitesi: Bolu'da 25 Kas›m öncesi yo¤un bir hafta geçiren Bolu Ö¤renci Kolektifi, ç›kard›klar› fanzinle ve üniversite panolar›na ast›klar› afifllerle ''Kamuda Grev Üniversitede Boykot Var'' slogan›n› üniversiteye duyurdu. Bu ça¤r›ya uyan üniversiteliler 25 Kas›m günü derslere girmediler. Sonras›nda eylem için Bankalar Caddesinde buluflan yaklafl›k 250 üniversiteli Kardelen Meydan›'na yürüdüler. Renkli kortejleriye KESK’in öncülü¤ünde toplanan emekçilerle birlefltiler.
Ege Üniversitesi: Ö¤renci Kolektifleri, Gençlik Muhalefeti ve TKP'li ö¤rencilerin ortak ça¤r›s›yla derse girifl saatinde Ege Üniversitesi önünde toplan›ld›. Ders boykotu ça¤r›s›yla üniversitenin büyük bölümünü boflaltt›lar ve ders ifllenmemesini sa¤lad›lar. Buradan gittikleri otobüs dura¤› önündeki flenlik havas›na çevredeki insanlar destek oldu. Daha sonra Konak Meydan›’na gitmek üzere metroya ücretsiz binen ö¤renciler ücretsiz ulafl›m haklar›n› da fiilen kullanm›fl oldular. Konak YKM önünde emekçilerle buluflan ö¤renciler hem greve destek verdiler .
Sami Evren: Daha adil bir yaflam için KESK genel baflkan› Sami Evren 25 Kas›m grevini de¤erlendirirken AKP’ ye mesej yollad›. Dün tüm Türkiye’de özgür, eflit ve daha adil bir yaflam için hayat› bir gün durdurduk. Emekçiler 25 Kas›m grevini ülke genelinde eme¤in hak taleplerinin yükselterek, emekçilerin kararl›k ve mücadele azimlerini ortaya koyarak, bir flenlik havas›nda alanlarda toplanarak, halaylarla, türkülerle gerçeklefltirdiler. Milyonlarca kamu emekçisinin Baflbakan’›n tehditlerine ra¤men boyun e¤memeleri, itaatsizlik haklar›n› kullanmalar› ve haklar› için sergiledikleri kararl›l›kt›r.
Kocaeli Üniversitesi: Kocaeli üniversitesi ö¤rencileri geleceksizli¤e ve paral› e¤itime karfl› 25 Kas›m’da boykottayd›lar. Ö¤renciler birçok ö¤retim görevlisinden de destek al›nca s›ralar bombofl kald›. Baz› grev k›r›c› ö¤retim üyeleri de bofl s›ralarla bafl bafla kald›lar. Yüzlerce üniversiteli ve hocalar› yemekhane önünde bulufltular. Saat 10.30’da üniversite içerisinden ana kap›ya ö¤retim görevlileri, asistanlar ve ö¤renciler yürüyüfle geçti. Kocaeli Üniversitesi Hastanesi önünde toplanan; sa¤l›k emekçileri ve t›p fakültesi ö¤rencilerinden oluflan topluluk Kocaeli Üniversitesi ana kap› önüne do¤ru yürüdüler ve di¤er kolla bulufltular ve greve kat›ld›lar Mersin Üniversitesi: Yaklafl›k bir hafta önceden boykot ça¤r›lar›na bafllayan Mersin Ö¤renci Kolektifi 25 Kas›m sabah› da ‹ktisadi ‹dari Bilimler Fakültesi ve Fen-Edebiyat Fakültesi'nin kap›lar›n› zincirleyerek boykota kat›l›m ça¤r›s› yapt›. Gayet baflar›l› geçen boykotlar›n ard›ndan Mersin Ö¤renci Kolektifi ve Mersin Halkevi AKP il binas› önüne kadar yürüdü ve AKP il binas›na yumurta ya¤d›rd›. Mersin Halkevi’yle birlikte, AKP 'ye ve onun gerici, faflist polisine karfl› halk›n yan›nda ve halkla omuz omuza mücadele edeceklerini belirterek greve kat›ld›lar. ODTÜ: 150' yi aflk›n ö¤renci, iflçi ve memur sabah saat 08.00 sular›nda rektörlü¤ün önünde grev halay›yla oluflturarak eyleme bafllad›. Okulun içinde yürüyerek ç›k›fla giden bu ana kitlenin ça¤r›lar›yla kalabal›¤›n say›s› 350'yi buldu. Ö¤renciler, memurlar ve iflçiler kendi taleplerini yans›tan sloganlar›n› hayk›rarak Eskiflehir yolu üzerinden K›z›lay 'a geçtiler. K›z›lay'da polis barikat› yüzünden daha uzun bir yoldan gitmek zorunda kalan kitle Ziya Gökalp caddesinde genifl kitleyle buluflarak eylemdeki yerlerini ald›lar. Ayr›ca okulda yemekhane iflçilerinin ifl b›rakmas›yla yemek hizmeti verilmedi. Fakültelerin birço¤unda ve yemekhanelerde “Grev” pankartlar› as›ld›. Birçok fakültede ders ifllenmezken; güvenlikler de ifl yavafllatt›lar ve kimlik kontrolü yapmad›lar. Hacettepe Üniversitesi - Beytepe Kampüsü: Kütüphane önünden ''Üniversitede Boykot, Kamuda Grev Var'' sloganlar›yla yürüyüfle bafllayan ö¤renciler E¤itim-Sen’li kamu emekçileriyle bulufltu. Kampüsün içindeki anayolu trafi¤e kapatan ö¤renciler ve E¤itimSen’liler halaylar çektiler. AKP’ye karfl› haklar›n› hayk›ran sloganlar atan kalabal›k iktidara taleplerini yerine getirilmesi için ça¤r›da bulundu. Samsun 19 May›s Üniversitesi: Samsun Ö¤renci Kolektifi, ''Derslere girme, greve kat›l!'' ça¤r›s›yla birlikte üniversitelinin grevdeki sesi oldu. Kendi taleplerini hayk›ran sloganlar›n yan›nda, halk›n taleplerini de dile getiren sloganlarla yürüyen OMÜ Ö¤renci Kolektifi eyleme renk katt›.
6
YÖK
www.kolektifler.net
Yeter art›k bi susar m›s›n?
suf Ziya YÖK baflkan› Yu Özcan gün afl›r› aç›klama yapt› Kim hakl› kim haks›z? Katsay› sorununa ne diyoruz?
Yusuf Ziya Özcan birbirinden çarp›c› aç›klamalar›yla üniversitelere dair köklü de¤iflimler öngören yeni "aç›l›mlar" getirilece¤ini belirtti. Üniversitelerimizde y›llard›r tart›flma konusu olan önemli gündemlerin AKP' nin istedi¤i flekilde bir ç›rp›da yap›l› verildi¤i bir dönemden geçiyoruz. Özellikle 2007'de kesin giriflini
gerçeklefltirdi¤i üniversitelere dair AKP' nin ad›m ad›m gerici ve piyasac› uygulamalar›n haz›rl›¤› içinde oldu¤unu biliyoruz. Tam iki y›l önce YÖK baflkanl›¤›na atanan Özcan'›n henüz çiçe¤i burnundayken kameralar karfl›s›na geçti¤i ilk aç›klamalar›n› hat›rlayal›m. “ABD üniversitelerindeki gibi üniversiteler olmal›, harçlar en az 10 bin TL olmal›, katsay›lar kald›r›lmal›". Bir yandan üniversiteye “kesin girifl” yapmakla meflgul olan AKP, YÖK vas›tas›yla bu yazdan itibaren önüne koydu¤u projeleri birer birer hayata geçirmeye bafllad›. Patronlara üniversite yönetimlerine girifl vizesi: “Mütevelli heyetleri” Ard› ard›na aç›klamalar patlatan Özcan devlet üniversitelerine “mütevelli heyetlerinin” getirilmesi gerek-
“Süper üniversiteler” geliyor Yusuf Ziya Özcan “Mevcut yap›yla gitmiyor. Üniversiteler derin bir uyku içinde. Sarsmam›z gerekiyor” diyerek üniversitelerdeki piyasalaflt›rma uygulamalar›n›n AKP'ye, YÖK'e ve sermayeye yetmedi¤inin, üniversiteyi "derin bir uykudan" uyand›r›p, kabusa çevirece¤inin aç›klamas›n› yapt›. "Mükemmeliyet Üniversitesi" aldatmacas›yla üniversitelerin bir kaç›na "kaynak" aktararak üniversitelerin bilimi piyasa ihtiyaçlar›na göre üretmelerinin yolunu aç›yor. TÜS‹AD, YÖK daha birçok piyasac› kurumun raporlar›nda uzun süredir bulunun mali özerklik, patent hakk›n›n flirketlerin tekeline geçmesi yer al›yordu. Uzun süredir gerçeklefltirilemeyen bu hamle mükemmel üniversiteler ile flimdilik ODTÜ, ‹TÜ, Bilkent gibi seçilen baz› pilot üniversitelerde hayata geçirilmesi hedefleniyor. "Süper üniversiteler kuraca¤›z." aç›klamas›na ilk yan›t› ‹TÜ rektörü Muhammed fiahin "‹TÜ Mükemmeliyet Merkezleri" ile verdi. ‹TÜ'nün yapt›¤› aç›klamaya göre apaç›k üniversitede bilim insan› kimli¤i sat›l›¤a ç›kart›lacak, üniversite kap›lar› "bilim üretmek" maskesi alt›nda flirketlere daha da aç›lacak. Halk›n ihtiyaçlar› için bilim üretmesi gereken üniversitenin ve üniversitelilerin "toplumsal kimli¤i" ifl dünyas›na sat›l›¤a ç›kar›lacak.
ti¤ini belirtti. Mütevelli heyetleriyle üniversite rektörlerini seçme yetkisi olan bir heyet ön görülüyor. Özcan’›n yapt›¤› aç›klamada kimlerden oluflaca¤›na dair Mütevelli heyetinin seçece¤i idarecinin akademisyen, profesör olmas› da gerekmiyor. Önemli olan iyi bir idareci olmas›” ifadeleri yer ald›. Bu dönemin bafl›nda patronlar›n e¤itim kurumlar›nda kendilerinin de do¤rudan söz sahibi olmak istedi¤ini hat›rlayacak olursak Özcan’›n bu ç›k›fl›n›n nereden kaynakland›¤›n› anlayabiliriz. Ona göre iflsizlik diye bir sorun yok! “Türkiye’de iflsizlikten ziyade mesleksizlik sorunu var” diyen Özcan, bir yandan AKP iktidar›n›n yaratt›¤› iflsizlik vb. y›k›mlar› örtmeye çabal›yor. Üniversite mezunlar›n›n iflsizlik oran› %20’lerin üzerine ç›karken Özcan için bu bir “iflsizlik” göstergesi olamad› maalesef. Asl›nda onun derdi üniversiteden mezun olan binlerce kiflinin iflsiz kal›p kalmama-
s› de¤il. Bugün bizi ne kadar düflündü ki gelece¤imizi düflünsün. Onun görevi belli ve bu dedi¤i sözün arkas›nda bile piyasac›l›¤a teflvik var. Ayn› demeci verirken öneri olarak da üniversitenin ekonomiyle daha canl› iliflkiler kurmas› gerekti¤ini, sertifika programlar› gibi programlar›n yo¤unlaflt›r›lmas› gerekti¤ini beyan ediyor. AKP yanl›s› her rektörün, her dekan›n iki laf›ndan birinin "piyasan›n ihtiyaçlar›", di¤erinin ise "mesleki uzmanlaflma" oldu¤u düflünüldü¤ünde YÖK baflkan›n›n da farkl› bir fley demedi¤ini görebiliriz. Müjdeyi sona saklad›k! Bu da Özcan’›n ö¤renciler için jesti Ve bir de “müjde” veriyor YÖK baflkan›. Amerikan üniversitelerine özenen Özcan, üniversitede kalman›n y›l s›n›r›yla ilgili sorulan bir soruya: “Hay›r, y›l s›n›r› olmayacak. Ö¤renci hiçbir zaman okuldan at›lmayacak, ayn› Amerika’daki gibi. Biz hiçbir flekilde (ö¤rencinin)
! lar da yönetsin n o tr a p le y ri e etl n Mütevelli hey bir sorun yok n ‹flsizlik diye sin! boyu harç öde r ü m ö r e il c n re n Ö¤ met bekliyor iz h n e d e it rs e iv n Sermaye ün okuldan alakas›n› kesmeyece¤iz.” dedi. Bu konuya dair tasla¤›n rektörlere gönderildi¤ini söyleyen Özcan, harç uygulamas›n›n nas›l olaca¤›na da aç›kl›k getirdi. Harçlarla ilgili “Ö¤renci geldi¤inde iyi bir harç verecek. Y›llar›n birikimini al›r›z herhalde. Ayn› faizlerdeki gibi katlaya katlaya getiririz” fleklinde yan›tlayarak, art›k ö¤renci aff›na gerek kalmayaca¤›n› söyledi. Tafl› s›ksa suyunu ç›kartacak Özcan. Ayn› zamanda AKP’nin üniversitelerimizi esnaf gibi yönetmek istedi¤inin de en aç›k göstergesi. Peki ya ne biz yapaca¤›z?
Y u suf Ziya Özcan’›n yapt›¤› aç›klamalar asl›nda flafl›rt›c› de¤il. Ama tüm bu sözleri k›sa bir süre içinde sarf etmesi, katsay›lar›n kald›r›lmas› konusundaki giriflimleriyle de birlikte ele ald›¤›m›zda üniversitelerimizdeki neo-liberal dönüflümün mümkün oldu¤unca h›zland›r›lmaya çal›fl›ld›¤›n› görüyoruz. AKP üniversite iflgalini derinlefltiriyor. Y›llard›r at›lamayan birçok ad›m bir anda at›lmaya çal›fl›l›yor. Bu iflgalin durdurulmas› ise en baflta üniversitelilere düflüyor. 6 Kas›m YÖK protestolar›n›n bu y›lki niteli¤i ve niceli¤i bu konuda önemli ipuçlar› veriyor.
Eserinizle gurur duyun Koltu¤unda ikinci y›l›n› doldurman›n getirdi¤i özel bir durum mudur bilinmez YÖK baflkan› bu defa da “Üniversite bilim üretmiyor” dedi. Bu ne perhiz bu ne lahana turflusu! YÖK baflkan› Özcan her gün onlarca vatandafl›n hayat›n› kaybetti¤i domuz gribi üzerine ak›llara zarar bir aç›klama yapt›. Özcan, Ben isterdim ki bir grup ö¤retim üyesi ç›ks›n ve ‘Afl› üzerine çal›flal›m’ desin; ama üniversiteler bilim üretmiyor” diyerek kendince serzeniflte bulundu. fiafl›rt›c› olan buraya kadar sözlerinin do¤ru olmas›d›r. Evet, domuz gribinden her gün onlarca vatandafl ölürken, her vatandafl›n bu konuda üniversitelerden çözüm beklemesi en do¤al hakk›d›r. E¤er üniversite bir fley üretmiyorsa hesap sormak da hakk›d›r. Önceki y›llarda var olan afl› üretme kapasiteleri dahi kapat›larak afl› gelifltirmede hiçbir altyap›s› bulunmayan Türkiye’nin geldi¤i bu noktan›n sorumlusu üniversiteler midir? Yoksa daha karl› oldu¤u için yabanc› sermaye çekmek için afl› konusunda d›fla ba¤›ml›l›¤› getiren siyasi iktidarlar›n ve üniversitelere bu konuda b›rak›n ödenek
ay›rmay› elindeki olanaklar› dahi “zarar ederiz” diyerek k›s›tlayanlar m›d›r? Hangi dönemde, egemen siyasiler halk›n sa¤l›¤›n› düflündüler ki bugünde düflünsünler. Ve YÖK! Kuruldu¤undan beri üniversitelere halk›n en ufak bir ç›kar› için önerdikleri bir fley var m›? AKP hiç kimseye istedi¤ini almadan günah›n› bile vermezken
AKP’li YÖK’ün bafl›nda duran Özcan kimi kime flikâyet ediyor acaba? Bugüne kadar üniversitelerimizi toplumun ihtiyaçlar› karfl›s›nda o kadar aciz hale getirdiler ki kimse de ç›k›p “Halk›n yaflad›¤› flu soruna karfl› önerece¤im bir fley var” diyemiyor. Gelelim Özcan’›n as›l derdine Ayn› aç›klaman›n devam›nda niyetini gizlemiyor. Üniversitelerimizi bugüne kadar tafl›d›klar› nokta kendi ifllerine de yarayam›yor. YÖK’le bütünüyle devlete egemenliginde olan üniversite modelinin piyasa iliflkisini zay›flatan bu yönünü de¤ifltirmek için dü¤meye bas›l›yor. Sermayenin üniversiteden beklentisi piyasan›n ihtiyaçlar› için kaynaklar›n› ve üretti¤i bilimi sermayeye sunacak bilim adamlar›n› bilgi iflçisi olarak çal›flt›racak bir modele kavuflmas›. Herkesin flikayetçi oldu¤u durumda Özcan’›n da ayn› fleyi söylemesi maalesef ki toplumun faydas› için de¤il.
YÖK'ün niyeti ‘iflçi’ üniversiteliler YÖK üniversite kap›lar›n› ard›na kadar ifl dünyas›na açmak ve ö¤renciyi "iflçilefltirmek" için elinden geleni ard›na koymuyor. Mesleki ve teknik e¤itimin, üniversite e¤itiminden daha önemli oldu¤unu söyleyen YÖK'ün bu konudaki yeni projesi ise Teknik E¤itim Fakültelerinin Teknoloji Fakültelerine dönüfltürülmesi. 20102011 e¤itim ö¤retim y›l› itibariyle uygulamaya konulacak projenin niyetini YÖK aç›k aç›k söylüyor: "Ö¤renci iflçi olarak çal›flacak." Teknoloji fakültelerini mesleki
e¤itimin tamamlay›c›s› olarak ele alan YÖK, mühendislik fakültelerinde bilgi-teori ve tasar›m temelli dersler verilirken, teknoloji fakültelerinde beceri-uygulama derslerinin olaca¤›n› özellikle belirtiyor. YÖK'ün aç›klamas›na göre, Teknoloji fakültelerinde e¤itimin yüzde 65'i uygulamaya yönelik olacak. Müfredata al›nan dönemlik iflyeri e¤itimiyle ö¤renci, iflçi olarak imalatta çal›flacak. Ö¤rencilerin sanayide alacaklar› maafllar›n ise asgari ücretin üçte biri oran›nda olmas› hedefleniyor.
AKP'li YÖK ve MEB, "genç" Türkiye'nin yüzde 90'›n› iflçilefltirmeyi kafas›na koydu.
Bologna süreci için rektörler “görev bafl›nda” "Bologna Süreci"ni tart›flmak üzere ‹stanbul Üniversitesi'nde bir araya gelen Üniversite Rektörleri'nin buluflmas› ö¤renciler taraf›ndan protesto edildi. Yüksekö¤retim sistemini ticaret alan› haline getirmeyi ve üniversitede bilim üretiminin piyasan›n ihtiyaçlar› do¤rultusunda sermaye taraf›ndan yeniden yap›land›r›lmas›n› öngören Bologna Projesi, üniversitenin tüm birimlerini rekabetçi hale getirecek ve e¤itimi tamamen "hak" olmaktan ç›karacak bir dizi dönüflümü kaps›yor. "Yap›sal Üniversite Reformu" ad› alt›nda ODTÜ, ‹TÜ, YTÜ, Marmara gibi üniversitelerde tart›flmas› yap›lan ve neoliberalizme uyumlu üniversite yaratmay› hedefleyen Bologna Projesi'nin ülkemizdeki uygulay›c›l›¤›n› da YÖK ve rektörler üstleniyor. Türkiye'nin birçok üniversitesinden gelen rektörler yüksekö¤retimin, sistemin ihtiyaçlar›na göre yap›land›ran
Bologna projesini tart›flmak için ‹stanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde bulufltu. Üniversitelerini sermayeye b›rakmamaya kararl› olan üniversiteliler ise üniversiteyle ilgili al›nacak kararlarda söz haklar›n›n oldu¤unu söylediler. Kapal› kap›lar ard›nda ve polis korumas›nda yap›lacak toplat›y› kesinlikle kabul etmeyeceklerini bir daha göstererek toplant›y› protesto etti. Edebiyat Fakültesi'nde toplanan ö¤renciler "Müflteri de¤il ö¤renciyiz!" sloganlar›yla toplant›n›n yap›ld›¤› salona yürüdü. Özel Güvenliklerin ve çevik kuvvet polislerinin salona sokmamas› üzerine ö¤renciler, üniversitelerini satt›rmayacaklar›n›, e¤itimin bir hak oldu¤unu ve üniversitenin halk için bilim üretmesi gerekti¤ini söylediler. Ö¤renciler toplant› salonunun önünde sloganlar ve konuflmalarla içerideki toplant›y› engellemeye çal›flt›. Toplant›n›n sona ermesiyle ö¤renciler yemekhanede toplant›y› teflhir eden konuflmayalar yaparak durumu protesto ettiler.
Yüksek Ö¤retim Kurumu 2009 Temmuz ay›nda gerçeklefltirdi¤i bir genel kurulla üniversiteye girifl s›nav›nda katsay› uygulamas›n› kald›rm›flt›. AKP iktidar›n›n bu ata¤›n ard›ndan üniversitede örgütlemeye çal›flt›¤› gericilikte elde etti¤i baflar›n›n zafer sarhofllu¤u ise uzun sürmedi. Geçti¤imiz Kas›m ay›n›n sonunda Dan›fltay’›n ald›¤› flok kararla katsay›lar›n kald›r›lmas›yla ilgili karar›n yürütmeli¤i durduruldu. Yaz›n f›rsattan istifade eden AKP kanad›n› bugün gündemlerin yo¤unlu¤uyla birlikte en yukardan en alt kesimine kadar k›sa süreli bir telafl sard›. Dan›fltay’›n karar›na ilk tepki ve itiraz tahmin edilece¤i gibi YÖK’ten geldi. YÖK bu konuda ayr›ca her ihtimale karfl› alternatif bir sistem daha oluflturma haz›rl›¤› içinde oldu¤unu da belirtti. Neticede ise YÖK önemli bir avantaj› elinde bulunduruyor. Çünkü uygulamada en yetkili ve ba¤lay›c› kurum YÖK olacak. Dan›fltay yürütmeyi durdurma karar›n› almadan önce de bu durumu biliyordu elbette. Al›nan karar›n AKP için zor bir dönemin oldu¤unu bile bile aç›klanmas›, geri ad›m att›ramasa da AKP’yi dönemsel olarak zorlad›¤›n›n ve bilinçli bir siyasi atak oldu¤u alt› çizilmelidir.
Filler tepiflirken alt›nda kalan kuflaklar Bu konuda yürütülen tart›flmalar›n önemli bafll›klar› karar›n siyasi oluflu di¤eri ise “katsay›lar eflitsizli¤e neden olur mu ?” gibi sorulard›r. Bafltan söylemekte fayda var: katsay›lar›n kald›r›lmas› ne eflitlik ne de özgürlük kavramlar›yla özdefllefltirebilir. Bütün ipleri AKP’nin elinde olan bu sürecin sonunun gidece¤i yer ise üniversitelerde gericili¤in hiç olmad›¤› kadar yayg›n bir biçimde önünün aç›lmas›d›r. Di¤er taraftan Dan›fltay’›n karar›n› da gericili¤e karfl› bir tutum de¤il, AKP karfl›s›nda egemenlik ve koltuk kavgas› veren di¤er güç merkezlerinin ç›k›fllar› olarak görmeliyiz. ‹mam hatiplerin önü aç›larak gericili¤i yayg›nlaflt›rman›n yan› s›ra bu konuda on binlerce meslek liselinin gerçekten çaresiz durumda oluflu ac› bir gerçektir. Ve di¤er liselerde ö¤renim gören yüz binlerce liselinin tüm tart›flmalar yap›l›rken yaflad›¤› onlarca sorununun laf›n›n bile edilmemesine özen gösterilmesi üzerinde durulmas› gereken gerçek gündemlerdir. Yusuf Ziya Özcan’›n bahsetti¤i Dan›fltay’›n karar› karfl›s›nda “A, B,C, D,E” gibi haz›rlanan planlarla egemenler aç›s›ndan son söz YÖK’ün olacak gibi. Son olarak Özcan bu planlardan bir tanesini ortaya ç›kard›. Katsay›lar› tamamen kald›rmayan bu öneride alan içi tercihlerde 0,03’lük, alan d›fl› tercihlerde ise 0,015’lik katsay› uygulanmas› öngörülüyor. Fark›n çok az oldu¤u bu öneriye göre AKP istedi¤ini üç afla¤› befl yukar› alm›fl olacak. fiimdilik Dan›fltay’›n bu öneriye nas›l bakaca¤› belli de¤il. Ama cepte daha çok plan var. As›l ac› olan ise filler tepiflirken alt›nda kalan genç kuflaklar›n beklentileri, özlemleri karfl›s›nda nas›l planlar› oldu¤una dar bir aç›klama yap›lmamas›d›r. Gerek liselilerin gerekse üniversitelilerin bu konuda duraca¤› yer ne Dan›fltay’›n ald›¤› karar›n arkas›ndaki egemenlik kavgas›, ne de özgürlük maskesiyle gizlenmeye çal›flan AKP’li YÖK’ün karanl›¤›d›r. Harç zamlar› geldi¤inde nas›l ki kendi ba¤›ms›z durufluyla e¤itim hakk›n› savunan gençlik kazand›ysa bu konuda da son söz yine ayn› gençli¤in olacakt›r.
Üniversiteliler katsay› sorununa karfl› somut olarak neleri talep etmeliler? Gerçekten çözüm isteyenlerin, eflitlik isteyenlerin, özgürlük, laiklik isteyenlerin as›l yapmalar› gereken baz› temel bafll›klar flunlard›r. -‹mam hatipler kald›r›lmal›, meslek liseleri di¤er liselerle eflit statüye kavuflturulmal›d›r. Bu eflit statü ise paras›z, bilimsel ve nitelikli bir e¤itimle sa¤lanabilir. -Katsay›lar›n kald›r›lmas› yeterli bir fley de¤ildir. Üniversiteye giriflteki en büyük engellerin bafl›nda ÖSS s›nav› kald›r›lmal›d›r. -E¤itim kurumlar›n› ilgilendiren kararlar egemen siyasetlerden uzak, ö¤renciler, ö¤retmenler, akademisyenler gibi bileflenlerin ortak iradesiyle al›nmal›d›r.
ÜN‹VERS‹TE 7
www.kolektifler.net
Haklar› için birlefltiler Vadi yurdu ö¤rencileri yurtlarda yaflad›klar› sorunlara karfl› hep birlikte ortak kararlar al›p yurtlarda kalan tüm üniversite ö¤rencilerine örnek olacak bir mücadele gösterdiler ‹TÜ Maslak Kampüsü içinde bulunan 1500 kiflilik ‹MKB Vadi ö¤renci yurtlar›nda yemekhane ve kantin iflletmesini elinde bulunduran Kampüs Kafe’nin fahifl fiyatlar› bu konuda alternatifi olmayan ö¤rencileri mücadeleye sevk etti. Ö¤renciler yüksek kantin ücretleri, yemeklerin kalitesizli¤i gibi problemleri konuflmak için 10 Kas›m tarihinde yaklafl›k 200 kiflinin kat›ld›¤› bir toplant› yapt›lar. Vadi toplan›yor, sorunlar›n› konufluyor Toplant›ya bir saat kalm›flken tüm yurtta elektrikler bir anda gitti-geldi. ‘’Elektri¤i gelmeyen’’ tek yer ö¤rencilerin toplant› yapacaklar›n› duyurduklar› kantindi. Toplant›ya kat›lmak için akflam kantine giden ö¤renciler kantin elektriklerinin kesik oldu¤unu gördüler. Bunun üzerine ö¤renciler kantinin d›fl›nda topland›lar. Toplant›n›n yap›lmas›n› engelleyemeyece¤ini anlayan kantin sahibi d›flar›ya ç›karak ö¤rencilerle diyalog kurmaya çal›flt› ve kantin fiyatlar›n›n ö¤rencileri zorlayabilece¤ini kabul etti. Ö¤rencilere de hep Kampüs Kafe’den al›flverifl yap›n ben de bu konuyla ilgili bir fleyler yapaca-
¤›m, dedi. Ama haklar›n› aramakta kararl› olan ö¤renciler istedikleri her yerden al›fl verifl yapmakta özgür olduklar›n› ve haklar› için de mücadele edeceklerini söylediler. Bu kararl› duruflun ard›ndan kantin sahibi biraz üflümüfl olacak ki elektrikler bir anda geri geldi ve ö¤renciler kantine geçip toplant›lar›n› sürdürdüler. Toplant›da kantin ve yemekhane ücretleri, yurt ücretleri, çamafl›r makinesi, mekik servisi, turnikeler, tuvaletler, kullan›ma kapal› olan spor salonu gibi sorunlar konufluldu ve bunlarla ilgili taleplerin bir dilekçe ile rektöre sunulmas› karar› al›nd›. Ö¤renci Kantini, Yurt Kantinini Bofl B›rakt›
Ö¤renciler bu toplant›dan k›sa süre sonra ürünlerin maliyetlerini ve ne kadar ucuza sat›labilece¤ini göstermek amac›yla sembolik bir kantin kurarak iki günlük uyar› boykotu yapt›lar. Ö¤renciler ifl bölümü yaparak kantinlerinin eksiklerini giderdiler. Kampüs Kafe sinek avlarken ö¤rencilerin kantini hiç bofl kalmad›. Boykot boyunca Kampüs Kafe sahiplerinin ö¤rencileri çekmek için harcad›klar› çabalara ra¤men kantin bombofltu. Kantinciler boykotu engellemek için okul idaresi ve özel güvenlikle birlikte kollar› s›vad›. Önce ö¤rencilerin kurdu¤u alternatif kantini s›k›nt›ya sokmak için kulland›klar› prizlerin elektriklerini kes-
Bar bodyguard›n›n üniversitede ifli ne? Ö¤rencilerin mücadelelerinden ve bafllatt›klar› imza kampanyas›ndan rahats›z olan Kampüs Kafe Hissedarlar› ö¤rencileri cayd›rmak için baz› yöntemlere baflvurdular. Bunlardan en çarp›c› olan› geceleri taksimde bir barda bodyguardl›k yapt›¤›n› ve Taksim’de haraç kestiklerini söyleyen birini kantinde ö¤rencilerin karfl›s›na dikmeleriydi. Ö¤rencilerin afifl asmas›na engel olan fliddetli tutumunun baflar›s›z olmas›yla onlara çal›flt›¤› barda bir gece geçirtmek karfl›l›¤›nda mücadelelerinden vazgeçirmeye çal›flan birinin üniversitede ne ifli oldu¤u sorgulanmas› gereken bir konudur.
“Kaybedecek bir fleyim yok, bacaklar›na s›kar›m!’’ Boykot öncesinde denedikleri bu yollardan sonuç ç›karamamalar› üzerine iyice çirkinleflen Kampüs Kafe sahiplerinden biri ö¤rencilerin boykotta oldu¤u s›rada güvenlik amirini özel konuflmak üzere içeri ça¤›rd› ve flöyle dedi: ‘’Bu ifli ya siz çözersiniz ya da ben bacaklar›na s›kaca¤›m bunlar›n.’’. Bu olaya tesadüf eseri orada bulunan 2 ö¤rencinin flahit olmas›ndan sonra güvenlik amiriyle konuflan ö¤renciler bu olay hakk›nda gerekenin yap›lmas›n› istediler. Ertesi gün bir tutanak tutuldu ve güvenlik amiri tehdit sözlerini tutana¤a yazd›.
tiler, bunun üzerine odalar›ndan elektrik çeken ö¤rencileri yurt yönetimine flikâyet ettiler. Normalde yurtlar içinde bulunan ve ö¤renciler için kullan›m› ücretsiz olan içme sular›n›n yurtlar›n d›fl›na ç›kar›lmas› yasakland›. Özel güvenliklere de oda oda gezerek ö¤rencilere boykota kat›lmamalar› gerekti¤ini duyurmalar› söylendi. Kimi zaman flafl›rtan, k›zd›ran, hatta güldüren bu engelleme giriflimlerine, bask›lara ra¤men Vadili ö¤renciler bir flekilde boykota devam etti. Eylemlerin etkisiyle Maslak Kampusu’ndaki kantinlerin %90’›n› elinde bulunduran Kampüs Kafe baz› ürünlerde kalite art›r›m› ve indirim yapmak zorunda kald›. Bunlar›n yan›nda Vadili ö¤renciler “Ö¤renci yurdunda kantini mafyaya b›rakmay›z, okul yönetimi bu sorunu çözmezse biz eylemlerimize devam edece¤iz” diyerek haklar›n› aramay› sürdüreceklerini söylediler. Tüm ülkede binlerce ö¤rencinin yurt bulamad›¤›, bulanlar›ndan da belki bunlardan daha büyük s›k›nt›lar yaflad›¤› düflünülürse Vadi Yurdu’nda bafllayan mücadele di¤er yurtlara örnek olabalir.
Cihad ‹lbafl (Vadi Yurdu Ö¤rencisi)
Utku O¤ul (Vadi Yurdu Ö¤rencisi)
Merhaba Cihad . Yurtta yaflad›¤›n›z sorunlarla karfl› bir araya gelip mücadele ettiniz. Yapt›¤›n›z eylemler sizce yurtlarda kalan ö¤renciler için bundan sonra ne anlama gelecek? Büyük zorluklarla e¤itim görmeye çal›flan ö¤rencilerin e¤itim hayatlar›ndaki en büyük sorun maddiyat ve bar›nma. KYK yurtlar›nda mülteci kamplar›ndan farks›z koflullarda yaflayanlar bir yanda, eli aya¤› düzgün yurtlara bir asgari maafl tutar›nda ücret ödeyenler di¤er yanda s›k›nt› yafl›yor. Bu konuda yaflam›n her alan›nda oldu¤u gibi beraber hareket ederek hak mücadelesini vermek gerekiyor. ‹lgililerle görüflerek, yurtta imza toplayarak, protesto ederek, boykot ederek düzeltmeye çal›flt›k bu sorunlar› biz. Eminim yurtlardaki ö¤renci arkadafllar›m›z bizim tepkimize güzel bir örnek olarak bak›yorlard›r.
Vadi yurdunda yaflad›¤›n›z sorunlara karfl› birlikte birçok fley yapt›n›z. Siz tüm yapt›klar›n›z› ve karfl›laflt›¤›n›z durumlar› k›saca nas›l de¤erlendiriyorsunuz? Baflta bir fleyleri protesto etmek bana oldukça itici gelirdi; ama üniversiteyi bu sene kazand›m ve ilk kez büyüdü¤üm flehirden uzaktay›m. Yani biraz daha zorlaflt› her fley, karn›m› doyurmak bile daha s›k›nt›l› oldu. Yurda zaten zar zor para yetifltiriyoruz, okulda da yemekler pahal›. Yurttaki kantinin fiyatlar› da üzerine eklenince çok zor oldu. Hele ilk ay çok zorland›m. Bir gün arkadafllar kantin fiyatlar› üzerine konuflmaya ça¤›rd›lar. Beraber hareket edince bir fleylerin de¤iflebilece¤ini ö¤rendim. En az›ndan insanlar öyle ellerini kollar›n› sallayarak bizi soymaya kalk›flm›yorlar. Yapt›klar›m›z›n kazan›mla sonuçlanaca¤›na inan›yorum.
Vadi’li ö¤renciler taleplerini rektöre götürdü Vadili ö¤rencilerin sorunlar›n› çözmek için yapt›¤› toplant›lar, boykotlar sonucu rektör ö¤rencilerle bir görüflme talep etti. Görüflmede vadi ö¤rencilerinin yaflad›¤› sorunlar dile getirildi Vadi yurdu ö¤rencileri, yapt›klar› genifl kat›l›ml› toplant›larda ortak kararlarla ç›kard›klar› sorunlar› ve talepleri rektöre sundular. Yüksek kantin ve yemekhane fiyatlar›, mekik seferi yetersizli¤i, çamafl›rhane sorunu, tuvaletlerde sabun ve tuvalet ka¤›d› bulunmamas›, internetin h›z›n›n artmas› ve yurt kantin ve yemekhane ücretlerinin belirlenmesinde söz hakk› gibi talep ve sorunlar konusunda rektörden çeflitli sözler al›nd›. Kantin fiyatlar›n›n çok yüksek olmas› konusunda rektör ö¤rencilere, iflletmecinin ‹TÜ mezunu oldu¤unu ve ondan daha iyi birini bulamayacaklar›n› söylemesi dikkat çekti. Mekik seferlerinin yetersizli¤i konusunda ise sabah saatlerindeki seferleri art›rma sözü verdi. Ö¤rencilerin iletti¤i
di¤er bir sorun da çamafl›r makinesi yetersizli¤i idi. Ö¤rencilerin belli bir saatte y›¤›ld›¤›ndan dolay› bu problemin ç›kt›¤› söylendi. Ama ö¤renciler ders saatleri dolay›s›yla sabah erkenden ya da gece gitmek zorunda olduklar›n› dile getirdiler. Çamafl›r makinesi say›s› artt›r›labilece¤i ve bozuk olanlar da acilen onar›labilmesini sa¤layabilece¤i belirtildi. Sa¤l›k konusun da hayati önem tafl›yan tuvalet temizli¤i de ö¤rencilerin gündemindeydi. Son olarak da kantin ve yemekhane fiyatlar›n›n belirlenmesinde söz hakk› taleplerini dile getirilmesine ra¤men ücretlerin yeniden düzenlenece¤ine iliflkin somut bir söz verilmedi. Ancak vadi yurdu ö¤rencilerinin de kendi seçtikleri bir ö¤rencinin bu düzenlemede yer alabilece¤ini belirt-
ti. Ö¤rencilerde al›nan sözlerin takipçisi olacaklar›n› söylediler.
AKP’ye de YÖK’üne de hay›r Bu y›l da 6 Kas›m’da ülkenin birçok yerinden, üniversitelerden YÖK’e ve AKP’ye meydan okundu. Ö¤renciler “Üniversitelerimizi AKP’ye teslim etmeyece¤iz” dediler ‹stanbul Beyaz›t Meydan›'nda 600 ö¤rencinin kat›l›m›yla yap›lan eylem oldukça coflkuluydu. Eylem s›ras›ndan bir tiyatro oyunu oynand›. Bu oyun dakikalarca alk›flland›. Sonras›nda tekrar sloganlar ile yürüyüfle geçen ö¤renciler Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu kap›s›na geldiklerinde hep beraber yere oturdular. Burada ‹stanbul Üniversitesi'nde ceza alan ö¤rencilerden biri söz alarak, Yunus Söylet’in 5 Kas›m'da yapt›¤› aç›klamaya cevap verdi. Sonra ‹lkay Akkaya ile birlikte flark›lar söylendi
Ankara Ankara Üniversitesi Cebeci Kampusu’nda topland›ktan sonra caddeye ç›karak yolu tek tarafl› trafi¤e kapatarak yürüyüfle geçen yaklafl›k 1000 ö¤rencinin eylemi oldukça renkli ve kitleseldi. Üniversiteler AKP ve YÖK'e teslim olmayacak' yaz›l› pankart›n arkas›nda gerçeklefltirilen yürüyüfl s›ras›nda ö¤renciler Ziya Gökalp Caddesi'ni trafi¤e kapatt›.
YÖK kuruluflunun 28. y›l›nda yine tüm Türkiye'de üniversiteliler taraf›ndan protesto edildi. Bu y›lki YÖK eylemlerine “AKP'ye ve YÖK'e üniversitelerimizi teslim etmeyece¤iz” slogan› damgas›n› vurdu. Her dönem siyasi iktidarlar›n üniversitelere müdahale etmek için kulland›¤› YÖK, bugün de AKP iktidar› taraf›ndan kullan›lmas›na ve AKP' nin yapmak istedi¤i piyasac›-gerici dönüflümü gerçeklefltirme görevini üstlenmesinin karfl›s›nda bu y›l geçti¤imiz y›llara nazaran daha güçlü eylemler gerçeklefltirildi. Tüm Türkiye’de bin-
lerce üniversiteli 6 Kas›m YÖK’ün kurulufl tarihinde YÖK’ü istemedi¤ini bir kez daha hayk›r›rken, bugün gelinen noktay› da güçlü bir flekilde karfl›layabilece¤ini gösterdi. Eflit, paras›z, nitelikli ve bilimsel bir üniversite talebinin ön planda oldu¤u eylemlerde gençlik ayn› zamanda Kürt sorununda üniversitenin bar›fl ve kardefllikten yana oldu¤unu anadilde e¤itim talebini vurgulayarak belirtti. AKP’nin yürüttü¤ü neo liberal, gerici, halk düflman› politikalar›n karfl›s›nda üniversitelilerin daha güçlü bir flekilde üniversitelerini ve halk›n› savunacaklar› eylemlerin son sözü oldu.
‹zmir Basmane Tren Gar›'ndan AKP il binas›na yürüyen yaklafl›k 400 ö¤renci taraf›ndan AKP karfl›t› sloganlar at›ld›. Çok yo¤un bir polis barikat› eflli¤inde yürüyen üniversiteliler bas›n aç›klamalar› için geldikleri AKP il binas› önünde ablukaya al›narak binaya yaklaflt›r›lmad›lar. Buna ra¤men eylemlerine devam eden örgenciler yap›lan bas›n aç›klamas›ndan sonra halaylarla eylemlerini sonland›rd›lar.
Mersin Mersin’de 6 Kas›m eylemi coflkusu ve neflesi ile dikkat çekti. Yürüyüflle bafllayan eylem rektörlük önünde yap›lan müzik dinletisiyle devam etti. Eylemin sonunda ise ‘AKP’nin YÖK’ünü da¤›taca¤›z’ yaz›l› pankart uçan balonlarla gökyüzüne b›rak›ld›.
Trabzon Üniversite içerisinde yap›lan eylemde, 4 Kas›m günü üniversiteden ‹srail Büyükelçisi'nin kovulmas›n›n coflkusu vard›. Renkli dövizler ve özel güvenlik fliddetine vurgu yapan ö¤renci kalkanlar› eyleme hareket katt›.
Kocaeli S›nav dönemine denk gelmesine ra¤men yüzlerce ö¤renci YÖK'e karfl› isyan›n› hayk›rd›. 300 kadar ö¤rencinin rektörlük önüne yapt›¤› yürüyüflle bafllayan eylem, yemekhanede yap›lan bas›n aç›klamas›n›n okunmas› ve çekilen halaylarla sona erdi.
Adana S›k s›k halklar›n kardeflli¤ine vurgu yap›lan eylemde, AKP'nin sahte aç›l›mlar›na inanmad›klar›n› söyleyen üniversiteliler, Türkçe ve Kürtçe sloganlarla kardeflli¤in ülkesini kuracaklar›n› hayk›rd›lar. Eyleme yaklafl›k 300 üniversiteli kat›ld›.
Samsun 6 Kas›m’dan bir gün önce ÖGB sald›r›s›na u¤rayan üniversiteliler okul içerisinde coflkulu bir eylem gerçeklefltirdiler. Akflam saatlerinde ise flehir merkezinde üniversitelilerin öncülü¤ünde bir yürüyüfl gerçeklefltirildi. Bu yürüyüflte coflkulu kalabal›k caddeyi kapatarak AKP il binas›na hesap sormaya yürüdü. Eylemlere yaklafl›k 150 üniversiteli kat›ld›.
6 Kas›m’da Mersin Üniversitesi’nde balonlar uçuruldu.
Bütün üniversitelerde YÖK’e karfl› sokakta 6 Kas›m’da neredeyse üniversitelerin tamam›nda eylemler gerçeklefltirildi. Eskiflehir, Trabzon, Giresun, Bursa, Bal›kesir, Çanakkale, Kütahya, Konya, Edirne, Antalya, Gaziantep, Mu¤la gibi birçok ilde daha eylemler gerçeklefltirildi.
www.kolektifler.net
KADIN 8
Kad›nl›k vasf›: Bakire Olmak
TMMOB Kad›n Kurultay›
Üzmezvari Savunma
Bolu’da yeni evli bir erkek kar›s›n›n ‘bakire ç›kmad›¤›n›’ öne sürerek boflanmak için dava açt›. Bunun üzerine kad›n da Bolu A.‹.B Kad›n Do¤um Hastanesi’nden bekaret raporu alarak efline boflanma davas› açt›. Bolu Aile Mahkemesi’nde birlefltirilen davalarda erke¤in açt›¤› dava reddedilirken, kad›n›n açt›¤› dava kabul edildi. Erke¤in davay› temyiz etmesiyle Yarg›tay’a giden dosyadan cinsiyetçi bir karar ç›kt›: “Toplanan delillerden kad›n›n bakire ç›kmad›¤› anlafl›lmaktad›r. Bu suretle kad›nda bulunmas› laz›m gereken vasf›n bulunmamas› sebebiyle kocan›n davas›n›n reddi isabetsizdir.” Devlet ve yarg› kad›na bak›fl aç›s› konusunda flafl›rtmad›.
“TMMOB Kad›n Mühendis, Mimar, fiehir Planc›lar› Kurultay›” YTÜ’de yap›ld›. Kurultaya çal›flma yaflam›ndaki kad›nlar ve üniversitede teknik e¤itim gören kad›nlar kat›ld›. “Erkek ifli” denilen meslek alanlar›nda çal›flan ve okuyan kad›nlar kurultayda; kapitalist krizi, yasalar›, kad›n MMfiP’ler aç›s›ndan de¤erlendirirken, “E¤itimde cinsiyet ayr›mc›l›¤›”, “Cinsiyetçi ifl bölümü” ve “Toplumsal Cinsiyet” gibi konular› tart›flt›lar. Üniversiteli kad›nlar›n tart›flt›klar› önerge kurultayda sunuldu. Üniversitelerde yaflanan tacize dair üniversite yönetmeliklerinde yapt›r›m›n olmamas› ve meslek e¤itimindeki ayr›mc›l›¤a karfl› birlikte mücadele edilmesi gerekti¤i vurguland›.
Çorum’da eski Ensar Vakf› fiube Baflkan› olan ve Din Kültürü ö¤retmenli¤i yapan 52 yafl›ndaki Zekai ‹fller, 16 ve 15 yafl›ndaki iki liseliye cinsel tacizde bulunmufl ve ailelerin flikayetleri üzerine yakalanm›flt›. ‹fller, 24 y›la kadar hapis cezas› istemiyle ‘cinsel istismar’ suçundan yarg›land›¤› mahkemede gerici ve sap›kça tavr›n› sürdürdü. “E.Y. tacize u¤rad›¤›n› iddia ediyor; ancak fl›mar›kça davran›yor. Ben kendisini önceden iyi bir k›z olarak bilirdim. Ancak daha sonra kafelere giden kötü bir insan oldu¤unu, erkeklerle bulufltu¤unu ö¤rendim” diyerek kendini aklamaya çal›flan çocuk istismarc›s›, Üzmez zihniyetinin sürdü¤ünün göstergesi oldu.
Geçti¤imiz günlerde ‹TÜ’de güvenlik görevlisinin kad›n ö¤renciye sözlü tacizde bulunmas›n›n ard›ndan yaflananlar, üniversitelerde yaflanan taciz olaylar›na, yönetimin bu olaylar karfl›s›nda verdi¤i tepkilere ve üniversite yönetmeliklerine bir göz atmam›z gerekti¤ini gösterdi Taciz; ›rk, etnik köken, din, cinsel tercih, cinsiyet ve kiflisel özelliklerine yönelik, kifli ya da kiflileri küçük düflürücü, güç kullan›m›n› içeren ya da içermeyen her türlü görsel, sözel veya fiziksel davran›fllar olarak tan›mlan›r. Tacizi belirleyen unsur niyet de¤il, di¤er kiflinin üstünde b›rakt›¤› etkidir. Cinsel taciz tan›m› ise bireyin istemedi¤i halde cinsel flakalara, tekliflere, cinsel içerikli görsel, sözel ya da fiziksel bir harekete maruz kalmas› fleklinde yap›labilir. Taciz konusunda bu flekilde tan›mlamalar yapmak, olay› daha da soyutlaflt›r›yor, gerçekli¤inden uzaklaflt›r›yor alg›s› yaratabilir. Yaflan›lanlar elbette tan›mlamalara s›¤acak kadar basit de¤ildir. Ancak konuya bir çerçeve getirmesi aç›s›ndan önemlidir. “Taciz”e sessiz kalma! Erkek egemen toplumda konuflmak, hele de tacizle ilgili konuflmak gerçekten kolay olmayabilir. Ancak üstü örtülen her olay, yeni bir tacize
davetiye ç›karacak, tacizcilere hiçbir fley olmayacak. Üniversitede de taciz çeflitli halleriyle yaflan›yor. Geçti¤imiz aylarda, Sakarya Üniversitesi ö¤rencisi, floför ve ö¤retim görevlisi taraf›ndan al›konulmufl ve taciz edilmiflti. Bir baflka taciz olay› da ODTÜ’de yaflanm›flt›. Haz›rl›k ö¤rencisi, rehberlik merkezinde görev yapan psikolog taraf›ndan taciz edilmiflti. Bunlar kad›nlar›n konuflma cesareti gösterdi¤i nadir olaylardan. Ancak en son ‹TÜ’de yaflanan olay, kad›nlar tacizi mücadelenin hedefi haline getirdi¤inde ve örgütlü bir flekilde hareket etti¤inde olanlar› gösterdi. “Kad›n›n ad› yok”
‹TÜ yönetmeli¤inde, tacize iliflkin hiçbir madde bulunmamas›, üniversitenin kad›n yar›s›n›n yok say›ld›¤›n› gözler önüne seriyor. Erkek egemen yönetim mekanizmalar›, erkek dayan›flmas› sergileyerek, birkez daha kad›n› yok say›yor, eziyor. Uluda¤ Üniversitesi’nde yap›lan bir araflt›rmada kad›n ö¤renciler i n
%86.9’unun tacize u¤rad›¤› belirtiliyor. Bu oran üniversiteli kad›nlar›n sustu¤unu gösteriyor. fiöyle bir göz att›¤›m›zda tacize yaz›l› belgelerinde(yönetmelik, ilkeler,vs.) yer veren üniversiteler görebiliyoruz. Örne¤in A.Ü. Ö¤renci Haklar› ve Sorumluluklar›, Karar örne-
¤inde, “uygulamalar” alt bafll›¤›nda, “Genel ahlak ve hukuk kurallar›na ayk›r› davran›fllar, söz veya eylemle kifli veya kiflilere yönelik taciz suç oluflturur” ibaresine yer verilmifl. Ancak bu ibare, metnin bütününe bakt›¤›m›zda ö¤renciye yap›lm›fl bir uyar› niteli¤inde. Ancak “haklar” k›sm›nda, “hiçbir ö¤renci fikri, bedeni ve
cinsel tacize maruz b›rak›lamaz” maddesi tacize karfl› bir yapt›r›m niteli¤i tafl›yabilir. Ayr›ca Bo¤aziçi ve Ege Üniversiteleri’nde “etik ilkeler” kapsam›nda, tacize ve ayr›mc›l›¤a karfl› baz› tan›mlamalar ve yapt›r›mlar s›ralan›yor. Bu maddelerde, yaflanan taciz olaylar› “yasalar›n belirledi¤i dar çerçevede de¤il, etik bo-
yutu içinde” de¤erlendiriliyor deniyor. Ancak özellikle B.Ü.’de varolan Üniversite Yaflam› Etik Kurulu’nun ilan etti¤i Tacizden Koruma ve Korunma K›lavuzu’nda yer alan aflamalar(de¤erlendirme, at›labilecek ad›mlar, önlemler, vs.), olumlu olmas›n›n yan› s›ra, kimi zaman süreci yavafllatma riski de tafl›yabilir.
Susma Hayk›r Tacize hay›r ‹TÜ Maçka Yabanc› Diller Yüksekokulu’nda Ö¤renci Kolektifleri’nden bir kad›n ö¤renci, özel güvenlik görevlisi taraf›ndan taciz edilmiflti. Bir gün öncesinde “Ben okulda hasta ö¤rencileri kuca¤›mda tafl›d›m, yine tafl›r›m” diyen güvenlik görevlisinin, bir gün sonras›nda ise “Siz kimsiniz, sizin neyinizi koruyaca¤›m” gibi sözler sarf etmesi üzerine kad›n ö¤renci görevliye önceki gün söyledi¤i sözleri hat›rlatm›fl ve güvenlik görevlisi, “Çok merakl›ysan yine al›r›m seni kuca¤›ma” gibi sap›kça bir ifadeyle tacizde bulunufltu. Bunun üzerine 11 Kas›m günü, üniversiteli kad›nlar, taciz olay›n› teflhir etmek, tacizci güvenlik görevlisini üniversitede istemediklerini dile getirmek için, Maçka binas›ndayd›lar. Ö¤rencilere olay› anlatan konuflmalar yapt›lar; güvenlik büro-
suna tacizi teflhir eden dövizler ast›lar. O s›rada orda olan tacizci güvenlik görevlisi, an›nda ortadan kayboldu, aç›kça kaçt›. Daha sonra kad›nlar binaya girerek 12.30’da yapacaklar› bas›n aç›klamas›na ça¤r› yapt›lar. 30 ‘u aflk›n kad›n Maçka binas› önünde bir bas›n aç›klamas› gerçeklefltirdiler. Bas›n aç›klaman›n ard›ndan, bahçede bulunan güvenlik bürosunu yumurta ya¤muruna tuttular. Rektörle de görüflen kad›nlara yaflan›lan olaydan çok, -‹TÜ’nün vizyonu lekelendi¤i için- neden bas›n aç›klamas› yapt›klar› soruldu. Güvenlik görevlisi hala yerindeyken kad›nlar sorguland›. Rektör, tacizin varl›¤›n› kabul etmek anlam›na geldi¤i için, yönetmeli¤e kesinlikle herhangi bir madde konulmayaca¤›n› söyledi.
Avuçlar›m›zdaki So¤uk Tafllar Birkaç gün önce bir foto¤raf tak›ld› objektiflere. Sar›fl›n bir kad›n vard› ve avuçlar›ndan taflan kocaman bir tafl… Tafl y›llarca “gavur” diye tan›mlanan ‹zmir’ in ötekilefltirdiklerine f›rlat›lacakt›. Sistem plan›n› haz›rlam›flt›: Irkç›l›k filminde bu kez baflrolü bir kad›na vermiflti. Her fleyi s›n›rlar›n› kendi çizdi¤i belirli kal›plara oturtmaya çal›flan kapitalist sistem; erkek egemen zihniyeti kullanarak kad›na toplumda ezilen, küçük görülen, bask› ve fliddete maruz kalan bir rol biçmektedir. Kad›nlar üzerinde kurulan bu iktidar biçiminin kendini devam ettirebilmesinin önemli koflullar›ndan biri de milliyetçilik ve militarizmin birbiriyle olan uyumlu iliflkisinde yatmaktad›r. Militarizm savaflt›r, yasakt›r, tek tipleflmektir, cinsiyetçiliktir. Ve toplumda en çok kad›nlar yasaklara maruz kal›r. Kad›nlar, cinsiyetçi tutumlarla hayat›n her alan›nda karfl› karfl›yad›r. Ve savafllar en çok kad›nlar› vurur. Raunda’ da 94 y›l›ndaki soyk›r›mda en az 250 bin kad›n tecavüze u¤rad›. 90’larda Bosna’da yaflanan soyk›r›mda 20 binden fazla kad›na tecavüz edildi. Hatta öyle ki, doktorlar vajinal tahribi savaflla ilgili suçlar aras›nda say›yor. Yani tecavüz savafl›n kan›t› niteli¤inde. Savafl sonralar›nda da kad›nlar için daha parlak bir tablo ç›km›yor. Zoraki evlilikler, tecavüz, k›z okullar›n›n bombalanmas› s›radan olaylardan görülüyor. Bu topraklar da y›llard›r süren bir savafla ev sahipli¤i yap›yor. Ve do¤as› gere¤i savafl, tüm vahfletiyle yak›p y›k›yor. Savafl›n kazanan›, kaybedeni olmuyor; topra¤a verilen her beden, analar›n gözyafllar›, elimizde kalan gerçekler oluyor. Savaflla beraber 1986’da uygulamaya konulan koruculuk sistemi bölgede birçok y›k›ma neden oluyor. Bu sistemde de kad›na düflenler, savafl›n kad›nlar için nas›l bir tablo çizdi¤ini bir kez daha kan›tl›yor. Kürt kad›nlar› bu tablonun tam orta yerinde duruyor. Korucular taraf›ndan kaç›r›lan 10 yafl›ndaki bir k›z çocu¤u 4 ay boyunca tecavüze u¤ruyor. Silvan’da 12 yafl›nda bir k›z çocu¤u korucular taraf›ndan kaç›r›l›yor. Batman’da 19 yafl›ndaki genç bir kad›n› kaç›ran 3 korucu, defalarca tecavüz ediyor. ‹flte bu yüzdendir ki savafl, baflta kad›nlar›n mücadele etmesi gereken buz gibi bir gerçektir. ‹zmir’de yaflananlar, aç›l›m ikiyüzlülü¤ünün iyice ortaya ç›kt›¤› flu günlerde, muhalefetinden iktidar›na kadar herkesin ›rkç›l›k propagandas› yapmas›n›n bir sonucudur. Ve neticede bar›fl›n temsilcisi olmas› gereken kad›n elinde asl›nda kendi özgürlü¤üne indirece¤i bir tafl parças› tutuyor. Bu so¤uk tafllar› ellerimize veren kimler peki? Ellerimiz üflümeden fark etmeli ve bunlar› ellerimize tutuflturuverenlerin bafllar›na indirmeliyiz. Çünkü ›rkç›l›k ve militarizm yaln›zca ac› getirir. Kad›nlarsa bar›fl›n temsilcidir.
fiimdi dü¤ümleri çözmenin tam vakti Türkiye’nin dört bir yan›nda kad›nlar, 25 Kas›m Günü’nde fliddete dur demek için flehir meydanlar›n› doldurdular.Kat›l›m›n artt›¤›, içeri¤in daha da zenginleflti¤i eylemlerde, fliddete karfl› örgütlü mücadele vurgusu öne ç›kt›. Üniversiteli kad›nlar da kendi sloganlar›yla, renkleriyle alanlardayd›
fiiddet, hayat›m›z›n her köflesinde dü¤üm atmaktad›r özgürlü¤ümüze. Tüm kad›nlar›n ayr›m gözetmeksizin ayn› tehditle dü¤ümlenir hayatlar›. Abi, baba, sevgili, polis, devlet.. atar bu dü¤ümleri. Her y›l 25 Kas›m Günü’nde kad›nlar soka¤a, bu dü¤ümleri çözmeye ç›karlar. 25 Kas›m 1960 tarihinde bir Orta Amerika ülkesi olan Dominik’te
diktatörlü¤e karfl› mücadele eden Mirabel k›zkardefller diktatörlü¤ün askerleri taraf›ndan tecavüz edildikten sonra hunharca katledildi. Bu utanç günü olan 25 Kas›m, 1981 y›l›nda Birleflmifl Milletler karar› ile Kad›na Yöenlik fiiddete Karfl› Uluslararas› Mücadele ve Dayan›flma günü olarak kabul edildi. Bu y›l da 25 Kas›m’da kad›nlar
birçok ilde soka¤a ç›karak kad›na yönelik fliddeti protesto ederken, erkek egemen sisteme karfl› birleflerek mücadele edeceklerini, nefret cinayetine kurban giden, etnik kimli¤i yüzünden öldürülen, kocas› taraf›ndan katledilen kad›nlar için de bulufltuklar›n› vurgulad›lar. Üniversiteli kad›nlarsa geceleri de sokaklar› da isteyerek, kimsenin namusu olmayaca¤›z diyerek, evde sokakta amfide özgürlük diyerek, fliddetten ar›nd›r›lm›fl bir toplum yaratmak için kad›n mücadelesini isyana dönüfltürerek mücadelelerine devam edeceklerini dile getirdiler. ‹stanbul'da kad›nlar, ö¤le saatlerinden itibaren çeflitli semtlerde açt›klar›, kad›n cinayetlerinde kullan›lan “suç aletleri”ni sergilediler. Akflam saatlerinde Galatasaray Lisesi önünde bir araya gelen bine yak›n kad›n “Eme¤imiz, Bedenimiz, Can›m›z için Erkek Egemenli¤ine ve
Kapitalizme Hay›r!” pankart› arkas›nda flark›lar ve sloganlarla erkek egemenli¤ini ve fliddetini protesto ettiler. Üniversiteli kad›nlar›n etkin bir flekilde kat›ld›¤›, bir saat süren eylem Kürtçe ve Türkçe bas›n aç›klamas› okunarak sonland›r›ld›. ‹zmir'de 200 kad›n Konak Meydan›'nda toplanarak renkli dövizleri, flark›lar› ve sloganlar›yla Konak Vapur ‹skelesi'ne yürüdüler. Vapur ‹skelesi'nde kent-kart basmayarak ücretsiz ulafl›m haklar›n› kullanan kad›nlar vapuru adeta eylem alan›na çevirdiler. Sloganlarla Karfl›yaka Cadde boyunca yürüyen kad›nlar yapt›klar› bas›n aç›klamas›nda fliddete, tacize, tecavüze karfl› kad›n dayan›flmas›n›n önemini vurgulad›lar. Eskiflehir'de Demokratik Kad›n Platformu K›z›lay ‹fl Merkezi'nde toplanarak Adalar Porsuk Bulvar›'na kadar yürüdüler. Bu sene ki 25 Ka-
s›m Kad›na Yönelik fiiddetle Mücadele Günü, Eskiflehir’de çal›flmas› yürütülen Kad›n S›¤›nma Evi talebi etraf›nda örgütlendi. Eylemde krizle beraber git gide artan fliddet olaylar› ve kad›n ölümleri sebebiyle s›¤›nma evinin daha da fazla ihtiyaç oldu¤u dile getirildi. Ankara'da yüzlerce kad›n fliddete karfl› bir araya geldi. Atatürk Bulvar›'ndan geçerek Yüksel Caddesi'ne yürümek isteyen kad›nlar›n önüne barikat kuran polis, yürüyüflü engelledi. Yaklafl›k üç saat boyunca “Aç, aç barikat› aç!” sloganlar›yla defalarca ve inatla barikata
yüklenen kad›nlara polis, biber gaz› ve tekmelerle sald›rd›; ancak kad›nlar direnerek barikat› aflt›lar ve K›z›lay Meydan›'n› trafi¤e kapatarak Yüksel Caddesi'nde bas›n aç›klamas› yapt›lar. Samsun'da OMÜ Fen-Edebiyat Fakültesi'nde üniversiteli kad›nlar fakülte önünde foto¤raf sergisi açt›ktan sonra bas›n aç›klamas› yapt›lar. Kad›nlar özgür bir dünyada k›z kardeflli¤in ülkesini yaratacaklar›n› vurgulad›lar. fiark›lar söyleyen ve fliirler okuyan kad›nlar eylemlerine son verdiler. Bursa Kad›n Platformu Fomara Meydan›'nda “Kad›na Yönelik fiiddete Son!” pankart›n›n arkas›nda meflaleler ve sloganlarla kent meydan›na kadar yürüdüler.
DÜNYA 9
www.kolektifler.net
Paras›z e¤itim Avrupay› ›s›t›yor Avusturya'da harç zamlar›yla bafllayan, e¤itimin ticarilefltirmesine karfl› ayn› taleplerle büyüyen isyan dalgas› Avrupa sokaklar›na yay›ld› Avusturya ve Almanya'da ortaya ç›kmas›yla Avrupa'n›n di¤er ülkelerine yay›lan ö¤renci eylemleri büyük yank› uyand›rd›. Almanyal› ve Avusturyal› ö¤renciler "e¤itimin piyasalaflt›r›lmas›na hay›r" diyerek amfilerinden kentlerin sokaklar›na paras›z e¤itim hakk› için döküldüler. Haftalarca sürdürdükleri mücadeleye devam edeceklerini aç›klarken baz› kazan›mlar elde ettiler. Banka ve flirketlere de¤il e¤itime bütçe Avusturya'da E¤itim Bakan›'n›n, 2008 y›l›nda ö¤renci eylemleri sonucu kald›r›lan harçlar›n tekrar yürürlü¤e konulaca¤›n› aç›klamas› üzerine ö¤renciler yeniden harekete geçti. Viyana Üniversitesi büyük amfisinin(Audimax) iflgaliyle bafllayan, polis gücünün kitle karfl›s›nda ifle yaramad›¤› eylemler di¤er kentlerde de amfi iflgalleriyle büyüyerek devam etti. ‹flgallerin bafllamas›ndan bir süre sora Viyana'da 50 bin kiflinin kat›ld›¤› yürüyüfl düzenlendi. Üniversitelilerin E¤itim Bakan›'na gönderdi¤i mektupta sermayeye de¤il üniversitelere kaynak aktar›lmas›, üniversitelerin demokratiklefltirilmesi: üniversitelerin sadece rektör ve üniversite konseylerinin yönetiminden ç›kar›larak, ö¤retim görevlileri, ö¤renciler, rektörler ve di¤er tüm çal›flanlar›n bilefliminden oluflan bir yönetimle
idare edilmesi harçlar›n kald›r›lmas› talepleri yer ald›. E¤itim hakk› mücadelesinde büyüyen amfi iflgalleri Avusturyal› ö¤renciler gibi somut taleplerle Almanya'da da 35 kentte amfi iflgalleri gerçekleflti. Ö¤renciler, s›n›flar›n yo¤unlu¤unun azalt›lmas›n›, ülke genelinde 100 bin ö¤retmenin ifle al›nmas›n›, s›nav bask›s›n›n azalt›lmas›n›, bilimsel çal›flmalardan ziyade ifl çevrelerinin ihtiyac›na göre düzenlenmifl Bologna tarz› master uygulamas›n›n durdurulmas›n› talep ettiler. E¤itim kurumlar›nda ekonomik kayg›n›n yeri olmad›¤›n› vurgulayan ö¤renciler sokaklarda bu söylemlerini eylemlerle anlatt›lar. Ö¤rencilerin direnifline e¤itim emekçileri ve kamu emekçileri sendikalar› da destek verdi. 100 bin ö¤renci sokaklardan hayk›rd› "e¤itim sat›l›k de¤ildir" Eylemler yaln›zca Avusturya ve Almanya ile s›n›rl› kalmad›. En çok Almanya ve Avusturya'da yo¤unlaflm›fl olsa da ‹ngiltere, Fransa, ‹sviçre ve Hollanda'da da amfiler iflgal edildi. Avrupa’da 93 flehirde eylemlerin ard›ndan amfiler iflgal edildi. 17 Kas›m'da uluslararas› eylem ça¤r›s›yla düzenlenen protestolar ö¤rencilerin yürüttü¤ü mücadeleyi doruk noktas›na ulaflt›rd›. Almanya'n›n 50 ayr› kentinde, "e¤itim sat›l›k de¤ildir" temas›yla baflkent Berlin'den 20 bine yak›n ö¤rencinin kat›ld›¤›, Köln, Freiburg, Potsdam, Mainz kentlerinden de yo¤un kat›l›m›n oldu¤u yürüyüfller düzenlendi. Avusturya'n›n Viyana, Graz, Linz, ve Innsbruck kentlerinden daha yo¤un kat›l›m›n oldu¤u eylemler iki ülkede 100 bini geçen say›lara ulaflt›¤› tahmin ediliyor. Alman hükümetinin geri ad›m› Yo¤un protestolar karfl›s›nda Almanya'da E¤itim Bakan› Lutz Stratman Üniversitesi’ndeki lisans programlar›n›n yeniden düzenlenece¤ini söyledi; ayr›ca Federal E¤itim Ba-
kanl›¤› 1 Ekim 2010' dan itibaren ö¤renci kredilerinin artt›r›laca¤›n› belirtti. E¤itim kredisi ile birlikte yeni ulusal burs program› gelifltirmeyi planlad›klar›n› ekledi. Hükümet üniversitelere ayr›lan ödene¤in 34 milyon Avroya yükseltilece¤ini aç›klarken, ö¤renciler bunun yeterli olmad›¤›n›, daha fazla ödenek ve di¤er taleplerin istekleri do¤rultusunda de¤ifltirilmesi için mücadeleye, 17 Kas›m – 10 Aral›k tarihleri aras›nda 'Ö¤renim Boykotu' ilan ederek devam ettiler. 10 Aral›k günü Bonn kentinde yap›lan Eyalet E¤itim Bakanlar› Konferans›'n› yaklafl›k befl bin ö¤renci protesto etti. Tepkileri dikkate ald›klar›n› söyleyen yetkililer Bechelor ve Master sisteminde yeni düzenlemeler için baz› kararlar ald›lar. Almanya’da ö¤renim gören ö¤rencilerin tüm taleplerine karfl›l›k verilmese de kazan›mlar elde edildi. Buna karfl›l›k Avusturya Hükümeti ö¤rencilerin taleplerini hiçbir flekilde dikkate almad›. Umursamazl›klar› ve 'tembel ö¤rencilerin ütopik eylemi' çamuru ö¤rencileri y›ld›rmad› onlar yine sokaklarda amfilerde isyan›n sesi olmaya devam ediyorlar.
ABD’ de harç zamlar›na hay›r
ABD'de Kaliforniya Üniversitesi'nde ö¤renciler önümüzdeki bahar döneminde uygulanacak yüzde 32’lik harç zamm›n› protesto için, 20 Kas›m'da üniversite yönetiminin toplant›s›n› engelledi. Ö¤renciler zamlar›n yoksul ailelerin çocuklar›n›n okula gidememesi anlam›na gelece¤ini, kamu üniversitesinin, kamuyu temsil etmesi gerekti¤ini aç›klad›lar. Polis toplant›y› engelleyen ö¤rencilerden 14'ünü gözalt›na ald›. ABD'de ö¤rencilerin ödedi¤i on bin dolarlarla ifade edilen harçlara bakacak olursak, YÖK Baflkan› Yusuf Ziya Özcan'n›n ABD'nin üniversite sistemini her aç›klamas›nda övmesinden neleri hayal etti¤i anlafl›l›yor.
Kim ABD'nin tafleronu olmak ister? Barack Obama ile Tayyip Erdo¤an 7 Aral›k'ta Washington'da yeniden bir araya geldi. ABD Afganistan'a yapaca¤› asker takviyesinde Türkiye ve NATO'ya önemli görevler vermeyi, perde arkas›nda yeni iflbirlikleri sa¤lamay› planl›yor Tayyip Erdo¤an'› 2 y›l sonra Washington'a götüren önemli sorunlar vard› elbette. Bunlar ABD'nin Ortado¤u politikas›n›n merkezine oturan Afganistan- Pakistan çizgisi ve buraya gönderilecek 30 bin askerde Türkiye'nin katk›s›n›n ne olaca¤›, Kürt meselesi ve Karaba¤ sorunu idi. ABD'de bar›fl› sa¤layacak adam tan›mlamas›yla ve hofl geldin hediyesi olarak Bar›fl Nobel’iyle koltu¤a oturtulan Obama'n›n maskesi Afganistan'a yapaca¤› askeri y›¤›nakla düfltü. Afganistan bölgesindeki '' istikrar› '' tekrar sa¤lamay› amaçlayan ABD'ye karfl›n Türkiye bölgedeki e¤itici birlikleri oluflturan askerini 800'den 1700'e ç›kararak refleks göstermiflti. AKP hükümeti de kendi ülkesindeki Kürt Sorunu'nu çözmeden oraya odaklanamayaca¤›n› gayet iyi biliyor. Bu yüzden Afganistan'a daha çok birlik
gönderilmesi karfl›l›¤›nda ABD'den Kürt sorununun çözümünde yard›m istedi. Amerika'n›n kans›z ya da bask›s›z bir çözümü olmad›¤›n› insanlar y›llard›r görüyor. Burada iflgale karfl› direnen Afgan halk› ve Kürt halk› pazarl›k masas›na yat›r›lm›flt›r. Bütün bunlar›n temelinde enerjilerin tafl›nmas›, yani boru hatlar› önemli bir yer tutmaktad›r. Neo-liberalizmin t›kanma noktas›na geldi¤i ve ç›rp›narak ç›kacak delik arad›¤› bu günlerde bu ç›k›fl noktas›n› kapatman›n en önemli yolu halklar›n kardeflli¤i mücadelesidir. Amerika'n›n a¤z›n›n suyunu ak›tan enerji nakli için planlanan boru hatlar›n›n pas›n›, Afgan ve Kürt halklar›n›n kan›n›n silmesine müsaade etmemek, Amerika’ya ve onun iflbirlikçisi AKP Hükümeti'ne en büyük cevap olacakt›r.
Alexis'in arkadafllar› sokakta Geçen sene 15 yafl›ndaki lise ö¤rencisi Alexis'in 6 Aral›k'ta polis taraf›ndan öldürülmesinin ilk y›ldönümünde Yunan e¤itimciler, kamu çal›flanlar› ve ö¤renciler olay› protesto etti. Atina kent merkezinde toplanan ve parlamento binas›n›n bulundu¤u Sindagma Meydan›’na yürümek isteyen kalabal›ktan ve Alexis'in katledildi¤i Ekserhia semtinde anma gerçeklefltiren öfkeli gençlerden 160 kifli göz alt›na al›nd› .Ülke genelinde yaklafl›k 400 meslek okulu ve üniversite, ö¤renciler taraf›ndan iflgal edildi. E¤itim emekçileri 24 saat, kamu emekçileri ise 3 saat ifl b›rakarak eylemlere destek verdiler.
Tahran’da ö¤renci günü’ne sald›r› ‹ran'da ABD destekli darbeyle 1953'te iktidara gelen fiah Muhammed R›za Pehlevi'nin askerlerinin, ABD karfl›t› eylemde 3 ö¤renciyi öldürmesinin y›ldönümünde, ö¤renciler polis bask›s›na ra¤men hükümeti protesto ettiler. Her y›l 7 Aral›k'ta düzenlenen Ö¤renci Günü’nde Tahran Üniversite'de 2 binden fazla ö¤renci yürüyüfle geçti. Gösteriye kat›lan Musavi taraftar› iki ö¤renci gözalt›na al›nd›. Ç›kan çat›flmada polis göz yaflart›c› gaz ve coplarla ö¤rencilere sald›rd›.
Fransa'da grev var! Fransa’da hükümetin 2010 y›l› içinde emekliye ayr›lacak olan 16 bin ö¤retmenin yerine yeni al›mlar yap›lmamas›n› ve maafllar›n düflüklü¤ünü protesto eden ö¤retmenler, 24 Kas›m günü greve gitti. Ö¤retmenlerle ayn› sorunu paylaflan müze çal›flanlar› ifl b›rakt›lar. Baflkent Paris'te 23 Kas›m'da Louvre, Orsay ve Pompidou Merkezinin bulundu¤u önemli müzelerin bir bölümü grev nedeniyle kapat›ld›. Posta çal›flanlar› hükümetin posta idaresini üstü kapal› bir flekilde özellefltirmeye çal›flmas›na karfl› ö¤retmenlerle efl zamanl› greve gittiler.
Meksika'da iflçiler kapitalizmi tan›m›yor
‹srail Büyükelçisi KTÜ’den kovuldu
Filistin halk›n›n ‹srail iflgaline karfl› direnifline KTÜ Ö¤renci Kolektifi ‹srail Büyükelçisi'ni yumurtayla üniversiteden kovarak selam gönderdi ‹srail Büyükelçisi Gaby Levy Trabzon ziyareti kapsam›nda 4 Kas›m'da KTÜ’ ye geldi; ancak arabas›ndan inemeden geri gitti. Ne için KTÜ'ye geldi¤i hala bilinmeyen Siyonist ‹srail temsilcisini Ö¤renci Kolektifleri “Çocuk katili ‹srail’i Üniversitemizde ‹stemiyoruz!” ve “Üniversiteler bizimdir!” slogan› ile karfl›lad›. Levy’i adeta yumurtaya bo¤an ö¤rencilere müdahale eden ÖGB’lerin püskürtülmesinin ard›ndan Levy’i korumak için polis devreye girdi. Ö¤rencilere sald›ran polis 31 üniversiteli-
yi gözalt›na ald›. KTÜ rektörü Filistin halk›na kan kusturan ‹srail Büyükelçisi'ni a¤›rlayamadan büyükelçi yaflad›¤› flokla üniversiteyi terk etmek zorunda kald›. Emperyalistlerin iflbirlikçilerin üniversitede yeri yok Üniversiteliler, yap›lan protestonun kamuoyunda büyük yank› bulmas› ve ‹srail D›fliflleri Bakanl›¤›'n›n “Trabzonvari saçmal›k” sözlerine karfl› bir bas›n aç›klamas› gerçeklefltirdi. Anti-emperyalist ve ilerici üniversiteli olman›n gere¤ini yapt›klar›n› vurgulayan ö¤renciler, protes-
tolar›n›n ne iflbirlikçi Baflbakan›n “0ne minute” flovu gibi ne de AKP’li Rize belediye baflkan›n›n, parti politikalar›n›n tersi sözleri gibi de¤erlendirilmemesi gerekti¤ini söyleyerek, as›l Filistin’de yap›lan “‹srailvari bir katliamd›r.” de¤erlendirmesini yapt›lar. Soruflturmalar, davalar mücadeleye engel olamaz Gözalt›na al›nan ö¤rencilerin serbest b›rak›lmas›n›n ard›ndan 31 ö¤renciye aç›lan soruflturmalar tamamland›. Savc›l›k 3 y›la kadar hapis istemiyle 31 ö¤renciye dava açt›. Baz› kesimlerin rahats›z oldu¤u, ezilen Filistin halk›n›n yan›nda olan, zulmedene tepki gösteren ö¤renciler ne aç›lan soruflturmalarla ne de verilecek cezalarla(!) antiemperyalist mücadeleden vazgeçmeyecekler.
Filistin’de sular durulmuyor Haf›zalardan silinemeyen ‹srail’in Filistin’e yönelik kanl› sald›r›lar›n›n üzerinden sadece bir y›l geçti 27 Aral›k 2008, tarihin kanl› sayfalar›na Gazze'de binlerce Filistinlinin, ‹srail'in sald›r›lar›yla katledilifli olarak geçti. Dünya kamuoyunun sessiz kalamad›¤› bu vahflete karfl› yüzlerce tepki eylemleri gerçeklefltirildi; ancak iflgalin birinci y›l dönümü geride kal›rken direniflin sembolü haline gelmifl Filistin’de y›llard›r çözülemeyen sorunlar devam ediyor. ‹srail’in tek tarafl› bar›fl görüflmeleri ise do¤al olarak bir çözüm ortaya koyamazken Amerika’n›n görevlendirdi¤i Arap ülkeleri ve AKP hükümeti de ‹srail’in ç›karlar›n› destekleyen ad›mlar att›lar. Tayyip’in Gazze'de sald›r›lar sürerken aç›klamalar›yla yapt›¤› flov, sand›kta AKP oylar›na dönüfltü. ‹srail ile ekonomik ve askeri iliflkilerde tek geri ad›m atmayan AKP’nin gerçek yüzü ortaya ç›km›fl oldu. Filistin’de iflgal derinlefliyor ‹srail iflgal alt›ndaki topraklara 900 ek konut inflas›na onay verdi. Uluslararas› hukuka ayk›r› bu karara karfl›, Filistin yönetiminin bar›fl masas›na oturmak için iflgal ve ilhak arac› Yahudi yerleflimi inflaatlar›n›n durmas› talebine, ‹srail yönetiminden inflaatlar›n uygulama süreci hakk›nda havada kalan vaatler geldi. Bu kararla beraber Yahudi yerleflimcilerin daha önce de kiralad›klar› özel gü-
venlikçilerle evleri zorla tahliyesinin etmesi ve Filistinlilere uygulad›klar› fliddetin sonu gelmeyece¤e benziyor. Geçen bir y›l içerisinde iflgalle gelen sald›r›larda sular durulmufl gibi görünse de durum hiç öyle de¤ildir. Filistin halk›na bayram› da rahat yaflatmayan ‹srail güçleri, yerleflim yerlerine bask›nlar düzenleyerek, sorgular, gözalt›lar, tutuklamalarla Filistinlilere karfl› sald›r›lar›n› sürdürdü. Tüm bask›lara ra¤men Filistin halk›, direncini kaybetmeyerek insanca yaflaman›n koflullar›n› oluflturmaya çal›fl›yor.
Meksika'da kamu kuruluflu olan ve kapat›lmas› planlanan Meksika Elektrik fiirketi’nin kapat›lmas›n› engellemek için yap›lan greve polis bask›s› damgas›n› vurdu. Sözde kamu güvenli¤ini sa¤lamak için on bin polis görevlendirildi. Daha önce ifl yerlerini terk etmeyen iflçileri 15 bin polis ve 3 bin asker, 100 kadar tesise bask›n uygulayarak zorla ç›kartt›. ‹flçilerin tamam› iflten at›ld› ve sendika kapat›ld›. ‹flçiler protestolar›n› kesmeyerek kent merkezinde 13 Kas›m günü yürüyüfl düzenlediler. ‹flçiler gösterilerin h›z kesmeyece¤ini duyurdular.
Cuntaya karfl› yürüyüfl Yunanistan'da üniversite ö¤renci birlikleri, gençlik organlar›, parti gençlik kollar›, sendikalar ve çok say›da darbe karfl›t› insan, bu y›l 36.’s› düzenlenen eylemde Atina Teknik Üniversitesi önünden ABD büyükelçili¤ine kadar, sloganlarla yürüdü. Atina'da yürüyüflün öncesinde ve sonras›nda 6 bin polis görev ald›. Ö¤renciler aras›ndan seçilen 4 temsilci büyükelçili¤e girerek protesto mesaj› verdi. Akflam saatlerinde ç›kan küçük çapl› olaylarda 277 kifli göz alt›na al›nd›.
10 B‹L‹M
www.kolektifler.net
Domuz gribi ‘Afi ‘labilecek mi? Domuz gribin salg›n› Türkiye’de 400’ün üzerinde ölüme yol açarak, Dünya Sa¤l›k Örgütü’nün k›talararas›, ölümcül ve bulafl›c› durum olarak niteledi¤i 6. evreye ulaflt›
Domuz gribi nereden ç›kt› ? Meksika’da Amerikan g›da tekellerinden Smitfield’e ait Granjas Carroll de México adl› endüstriyel domuz çiftli¤inde yaflanan salg›nda ölümlere yol açan aH1N1 virüsü kay›tlara domuz gribi olarak geçti. Amerikan yasalar›yla s›k s›k sorunlar yaflayan Meksika’da domuz yetifltirmeye bafllayan flirket di¤er tüm flirketler gibi kimyasallarla h›zla büyütülen, hijyen koflullar›ndan yoksun maksimum üretime dönük çal›fl›yordu. Kimyasallar›n etkisiyle ba¤›fl›kl›k sistemi zay›flayan, kitlesel ve iç içe yetiflen hayvanlar aras›nda olas› virüsler çok h›zla yay›lmaktad›r. Bu da endüstriyel çiftliklerde yaflanacak olas› hastal›klar›n yol açaca¤› felaketlerin etkilerinin artmas›n› sa¤lamaktad›r. DSÖ taraf›ndan k›talararas› boyuta ulaflt›¤›ndan, bulafl›c› ve ölümcül oldu¤undan pandemi olarak tan›mlanan virüsü mevsimsel gribe göre hafif seyretmekte. Mevsimsel gribin yol açt›¤› ölü say›s› her y›l domuz gribinden yaflanan ölümlerin say›s›n›n onlarca kat› iken, domuz gribi virüsünün mutasyon geçirmesi olas›l›¤› ve kazan›lm›fl ba¤›fl›kl›¤›n henüz olmay›fl› bilim çevrelerini korkutuyor. Tarihte yaflanan ‹spanyol Gribi, Asya Gribi, Hong Kong Gripleri örnekleri ve milyonlara ulaflan ölümler, virüsün sürekli takip edilmesini zorunlu k›l›yor.
Sa¤l›k Bakanl›¤› taraf›ndan yap›lan son aç›klamalara göre domuz gribi salg›n› nedeniyle hayat›n› kaybedenlerin say›s› 400’ü aflm›fl durumda. Bunun anlam› ise virüsün yay›lmas› için çok daha elveriflli koflullar› içinde bar›nd›ran sert k›fl koflullar›n› yaflamayan ülkenin, bizzat bakanl›k taraf›ndan haz›rlanan “kötü senaryo”nun içinde oldu¤udur. Devletin domuz gribi salg›n›yla mücadele anlay›fl› bu flekliyle devam etti¤i sürece yaflanan ölümlere yenilerinin eklenece¤ini tahmin etmek ise iflten bile de¤il. Ne var ki domuz gribi üzerine ülkede yürütülen tart›flmalar, Baflbakan’›n da katk›lar›yla, afl› yap›ls›n m› yap›lmas›n m› sorusuna s›k›flt›r›lm›fl durumda. Oldukça nadir yay›nlanan ciddi programlar› saymazsak, afl› karfl›t› ve yandafl› “uzman”lardan oluflan konuklar›n çat›flt›r›lmas›na dayanan televizyon programlar› kafalar› daha da kar›flt›r›yor. Gündemde süre giden tüm bu tart›flmalarda halk›n sa¤l›¤› ise tali bir konu oluyor. Elbette girip karfl›s›nda al›nabilecek en etkili önlemlerin bafl›nda afl› geliyor ve bu konu üzerindeki tüm korku ve tereddütlerin ortadan kald›r›lmas› gerekiyor. Özellikle afl›n›n yan etkileri üzerinde tart›flmalar›n devam etti¤i gerçe¤i bir tarafta tutulursa, bilim adamlar›n›n hem fikir oldu¤u nokta afl›n›n yap›lmas› do¤rultusunda. Yan etkilerinin, faydalar›n›n yan›nda ihmal edilebilecek düzeyde düflük olan
afl›n›n, domuz gribinin kontrol alt›na al›nabilmesi için yap›lmas› ortak kan› durumunda. Domuz Gribi AKP’yle afl›lamaz Baflbakan Erdo¤an’a göre ise tüm bu tart›flmalar gereksiz. Çünkü ona göre domuz gribi korkulacak kadar fliddetli bir salg›n de¤il. Mevsimlik grip nedeniyle meydana gelen ölümlerin çok daha fazla oldu¤unu belirten Erdo¤an halk›n bu kadar telafllanmamas›n› istiyor. Ancak Erdo¤an, tüm bunlar› söylerken “Mevsimsel grip gibi tedavisi mümkün ve kolay bir hastal›k yüzünden neden her sene yüzlerce kifli hayat›n› kaybediyor?” sorusunu akl›na getirmiyor. Nedeni basit; dünyan›n di¤er tüm ülkelerinde oldu¤u gibi ülkemizde de sa¤l›k hakk›ndan yoksun b›rak›lan yoksullar ölüme en yak›n kesimlerin bafl›nda geliyor. Di¤er taraftan domuz gribinin ülke gündemine oturdu¤u ilk günden itibaren baflka bir gerçeklikle daha yüzlefltik. Art›k halk devlete güvenmiyor. AKP iktidar›n›n gün be gün paral›laflt›rma-piyasaya açma politikalar›yla yerle bir etti¤i kamusal sa¤l›k anlay›fl›, belki de en can al›c› haliyle “afl› yapt›rmama” durumunda a盤a ç›k›yor. Domuz gribinin konufluldu¤u her sohbet ortam›nda “afl›n›n para tuza¤›” ve “ilaç tekellerinin oyunu” oldu¤u yarg›lar›na denk geliniyor. Tam da bu yüzden afl› yapt›rmaman›n alt›nda Baflbakan’›n bir sözünün de¤il ama onun
ve partisinin tüm söz ve icraatlar› yat›yor. Üniversite için tehlike çanlar› çal›yor Fakat di¤er taraftan belki de domuz gribi hakk›nda dönen tart›flmalarda istisnas›z uzlaflmaya var›lan temel korunma yöntemleri gözden kaç›yor. Grip virüsünün bulaflmas› ve yay›lmas› önünde en büyük barikat ancak hijyenik ve sa¤l›kl› yaflam ortamlar›n›n yarat›lmas› ile kurulabilir. “Mutlu az›nl›k” d›fl›nda kalan genifl y›¤›nlar için tehdidin dozaj› oldukça büyük. Ancak bu tehdit, özellikle kitlesel kullan›ma aç›k olan okullar, üniversiteler vb. kamusal alanlarda çok daha ciddi boyutlara ulaflabilmekte. Tam da bu yüzden ortak kullan›m alanlar›n›n sa¤l›kl› yaflam standartlar›na yükseltilmesi içinden geçti¤imiz bu günlerde hayati önem tafl›yor.
TRT evrim teorisine bal›klama dald›
Temizlik masraflar›n›n velilerin üzerine y›k›ld›¤› ilk ve ortaö¤retim kurumlar›nda virüsün yay›lma tehlikesini AKP hükümeti okullar› tatil ederek çözmekte ya da çözdü¤ünü sanmakta. Üniversitelerde ise söz konusu tehlike henüz hiçbir ciddi önlem al›nmad›¤› için devam ediyor. YÖK Baflkan›’n›n üniversitelilerin kendilerini koruyabilece¤ini öne sürmesi ve al›nan önlemlerin sadece de-
‹stanbul’da Eyüp Refhan Tümer Lisesi ö¤rencileri kaloriferi yanmayan okullar›nda üflüdükleri için yolu trafi¤e kapatarak eylem yapt›.
zenfektan malzemelerle s›n›rl› kalmas›, soruna dair ciddiyetsiz yaklafl›m› a盤a vuruyor. Bugün üniversitelilerin yaflad›¤› tüm sorunlar zaten hastal›¤a davet ç›karacak nitelikte iken, domuz gribine yakalanmak için özel bir çaba sarf etmeye gerek yoktur. Sa¤l›ks›z bar›nma koflullar›, niteliksiz beslenme sorunu, ifllevsizlefltirilen medikolar v.d. tüm sorunlar üniversiteliler için çok daha yak›c› olaca¤a benziyor. Eylemde” fiu anda gündemde olan A gribi virüsü so¤uk havalarda ve hijyenik olmayan ortamlarda kolayl›kla yay›labiliyor. Okulumuz hijyen ve s›cakl›ktan yoksundur“ dendi. Ankara’da Milli E¤itim Bakanl›¤›’ndan yeterli bütçe alamayan bir okulda velilere yollanan mesajda “Say›n veli, çocu¤unuzun daha sa¤l›kl› ve daha temiz ortamda sa¤l›kl› koflullarda e¤itim yapabilmesi için hesab›m›za 50 TL yat›rman›z gerekmektedir” dendi.
i ‹.Ü.’de GDO Panel
TRT 1’de Habere Do¤ru program›nda evrim karfl›t› düzmece bir haber yay›nland› Darwin’ in 150 y›ll›k Evrim Teorisi’ne karfl› gericilerin y›pratma çabalar› artarak devam ederken, bilimsel alanla birlikte politik alanda mücadelesi sürüyor. Devletin propaganda arac› olarak kulland›¤› bir kamu kurumu olan TRT’nin gerici kadrolar› geçti¤imiz günlerde yay›nlad›klar› ‘Darwin’i Bitiren Bal›k’ haberi devletin evrim teorisine karfl› ideolojisini tekrardan gün yüzüne ç›kard›. TRT’de çal›flan AKP’li kadrolar›n ›smarlama yapt›rd›¤› zannedilen haber hem komik hem de bilimsellikten oldukça uzakt›. Darwin’in evrim teorisini bofla ç›karan bal›k ilk kez görüntülendi diye yap›lan haber da-
ha önce sap›k fleyh-mürid iliflkileriyle len koelakantlar 1938 y›l›nda Güney tan›nan, sonralar› evrim karfl›t› yalanla- Afrika k›y›lar›nda görülerek bilim malar› ve komik tezleriyle bilinen Ha- adamlar›n› flafl›rtm›fld›r. Ancak koelarun Yahya’n›n haz›rlatt›¤› videoyla de- kantlar için seçilim bask›s›ndan oldukvam ediyor. Haberin üst köflesindeki ça uzak oldu¤u ortamlarda yaflad›¤› için Harun Yahya Belgeseli logosunu kal- evrim süreci oldukça yavafl ifllemifltir. d›rmayan TRT ideolojik olarak nereden Tüm bunlara ek beslendi¤ini çekinmeolarak görüntüden ortaya koydu. lerdeki koelakanHaberde Endonezt›n iki farkl› cinya’da görüntülenen sin farkl› iki tüsudan karaya geçiflte ründen birine ait ara form özelliklere olmas› haberin sahip koelakant türü düzmece oldubal›¤›n 400 milyon ¤unu kan›tl›yor. y›ld›r de¤iflmeden güEkran›n arkas›nnümüze kadar geldi¤i daki daha büve evrim teorisinin yeyük sorun, devEvrim haberindeki Harun Yahya sözleri ve ni bir kan›tla daha çü- belgesel görüntüleri TRT bilim d›fl› let ideolojisinin rütüldü¤ü söyleniyor. haberinin kayna¤›n› gösterdi. de temelinde Soyu tükendi¤i zannedibu olmas›d›r.
TMMOB’ de tarihi kurultay yap›ld› Ücretli ve iflsiz mühendis, mimar flehir planc›lar› 33 y›l aradan sonra iflçi yeniden s›n›f›n› selamlad› Türk Mühendis ve Mimar Odalar› Birli¤i’ne (TMMOB) üye teknik elemanlar taraf›ndan, 14–15 Kas›m tarihleri aras›nda,
‹TÜ Maçka Kampüsü’nde “Ücretli ve ‹flsiz Mühendis, Mimar ve fiehir Planc›lar› Kurultay›” yap›ld›. TMMOB genel kurulunda al›nan kararla haz›rl›k çal›flmalar›na bafllanan kurultay için sekiz ilde yerel kurultay yap›ld› ve binlerce mimar, mühendisin görüflü al›nd›. T M M O B Baflkan› Meh-
met So¤anc›’n›n aç›l›fl konuflmas›nda kurultay›n “karar alamaz, oylayamaz” k›lmak istemesi tepki toplayarak kat›l›mc›lar›n irade koymas› ile afl›ld›. ‹ki gün boyunca çal›flma koflullar›, özlük haklar›, örgütlenme gibi 40’tan fazla önerge karara ba¤land›. Krizin etkisiyle hak gasp›na u¤rayan teknik elemanlar›n özellefltirmeler ve asgari ücret üzerine yapt›klar› tart›flmalar önümüzdeki dönem mücadele propram›na ›fl›k tuttu. Kurultaydaki dikkat çekici
noktalardan ise mezunlar›n›n % 25’nin iflsiz kald›¤› mühendislik, mimarl›k fakültesi ö¤rencilerinin kurultaya ilgisiydi. Ö¤renciler kürsüde staj sömürüsünün dile getirdiler. Ücretli ve iflsiz mühendisler 1976 y›l›nda 3. Teknik Elemanlar Kurultay›ndan sonra ilk defa sahneye ç›kt›lar. Nitelikli emek gücüyle iflçi s›n›f›n›n parças› olan mühendis, mimarlar TMMOB’yi s›n›f mücadelesi saflar›nda daha güçlü bir yere tafl›yacaklar›n› gösterdiler.
Geneti¤i De¤ifltirilmifl G›dalara iliflkin AKP taraf›ndan ç›kart›lan ve GDO’lu ürün sat›fl›n› kolaylaflt›ran yönetmelik kamuoyunda epey tart›flmalara yol açt›. AKP’nin geri ad›m at›p tekrar düzenlemeye gitti¤i yönetmelik ile ilgili üniversitenin sessiz kalmas›n› kabullenmeyen ‹.Ü. Ö¤renci Kolektifleri, Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü ö¤retim görevlisi Prof. Dr. Nermin Gözük›rm›z› ile bir söylefli düzenledi. “GDO Hakk›nda Her fiey - Beslenme Sorununa Çözüm mü? Sa¤l›¤›n Hiçe Say›lmas› m›? “ bafll›kl› panele 200’ün üzerinde ö¤renci ve ö¤retim görevlisi kat›ld›. Gözük›rm›z›’n›n GDO’lar ile ilgili yasal düzenlemelerin yetersiz oldu¤unu ve sa¤l›¤›m›zla oynand›¤›n› belirtti¤i söyleflide, üniversiteliler bilimin sermayenin elinde ne kadar zararl› bir hal alabilece¤i konusunda ortaklaflt›lar.
d› ‹TÜ Bilim Günleri Baflla ‹TÜ Ö¤renci Kolektiflerinin düzenledi¤i dört etkinlikten oluflan ‹TÜ Bilim Günleri bafllad›. Bilim Günleri ‘Bilim Tarihi’ bafll›kl› Prof. Dr. Turan Öztürk’ün bilimin tarih boyunca geçirdi¤i süreçlerin ve bilime yön veren kiflileri anlatt›¤› panelle ilk etkinli¤ini tamamlad›. Ö¤rencilerin bilimin özgür karakteri üzerine yapt›¤› tart›flmalarla panel zenginleflti. ‹kinci panel ise ‘Organik Tar›m ve GDO’ bafll›kl› Üzüm-Sen Baflkan› Adnan Çobano¤lu'nun kat›l›m›yla gerçekleflti. Geleneksel tar›m, endüstriyel tar›m ve endüstriyel tar›m›n son icad›, geneti¤i de¤ifltirilmifl g›dalar›n konufluldu¤u panel üniversiteliler için oldukça verimliydi. Bilim Günlerinin gerçekleflecek di¤er iki etkinli¤i ise 22 Aral›k Sal› günü Prof. Dr. Tanay S›tk› Uyar'›n konuflmac› olarak kat›laca¤› Nükleer Enerji ve 29 Aral›k Sal› günü Prof. Dr. Asl› TOLUN'›n kat›laca¤› Evrim Teorisi paneli olacak.
KÜLTÜR-SANAT 11
www.kolektifler.net
Düfl peflindeyiz düfl peflimize
Örnek bir yaflam: Ahmet Uluçay Karpuz Kabu¤undan Gemiler Yapmak filminin yönetmeni Ahmet Uluçay aram›zdan ayr›ld›. ‹lkokul s›ralar›ndayken sinemayla tan›flan Uluçay, 12 yafl›ndayken arkadafl› ‹smail Mutlu ile bir sinema makinesi yapmak için u¤raflt›. 3 y›l süren çabadan sonra “Karpuz Kabu¤undan Gemiler Yapmak” filminde anlatt›¤› gibi ah›rda köy halk›na film göstermeye bafllad›. Hayat›n› sinemaya adayan Uluçay ilk uzun metraj filmini çekerken geçimini sa¤lamak için hamall›k yapt›. Cenazesinde Konuflan Ezel Akay, Uluçay’›n sa¤l›k sorunlar› sebebiyle çekimlerini yar›m b›rakt›¤› “ Bozk›rda Deniz Kabu¤u” filmini tamamlama ça¤r›s› yapt›.
Ankara Ö¤renci Kolektifleri sanat›n, müzi¤in yozlaflt›¤› lüks say›ld›¤›; derslerden bafl›n›n kald›rman›n ay›pland›¤› bir zamanda üniversitelerde Kolektif Müzik Atölyesi’ni kurdular. Derslerden kafalar›n› kald›r›p herkesin ortak üretebilece¤i, ö¤renebile¤i bir çal›flma için kollar› s›vad›. Ticari kayg› gütmeden ve hayattan kopmadan üniversitelerde sanat üretme ve bunun devam›n› sa¤lamak da bu atölyenin di¤er bir amac›. Ba¤lama, gitar, keman, davul, viyola, yan flüt ve org atölyeler çal›flmalar› yap›lacak atölyeye ben de bir fleyler ö¤retebilirim ya da bunlar› ö¤renmek birlikte üretmek istiyorum diyen herkes kat›labilir.
‹TÜ’de müzik kütüphanesi ‹stanbul Teknik Üniversitesi Maçka Kampusu’nda Türkiye’nin ilk müzik kütüphanesi kuruldu. Türk Musikisi Devlet Konservatuar›’n›n kuruluflunun 125. Y›l› dolay›s›yla konservatuar bünyesinde oluflturulan kütüphanede ö¤rencilerin ve araflt›rmac›lar›n internet ortam›nda çal›flabilecekleri alanlar mevcut. Müzik kitapl›¤›, nota arflivi, tafl plak gibi genifl bir arflive sahip olan kütüphane müzi¤e ilgisi olanlar›n dikkatini çekece¤e benziyor. Kütüphanede ayr›ca O¤uz Elbafl taraf›ndan haz›rlanan Hitit sergisi ile 120 çeflit müzik dergisi, 1000’ e yak›n ham ses, 1910 y›l›na uzanan Klasik Türk Müzi¤i, Klasik Bat› Müzi¤i, Türk Halk Müzi¤i ve Halk Oyunlar› eserleri yer al›yor.
Renkli televizyon ekranlar›nda karfl›m›za ç›kan dizilerde farkl› farkl› hayatlar, olaylar, renkler karfl›m›za ç›k›yor. Ama bir de o renkli ekranlarda göremedi¤imiz hayatlar, dizi setlerinde yaflananlar var Renkli, kare bir kutucuk. Hatta hayat›m›za girdi¤i ilk zamanlar rengi bile yoktu. Siyah beyaz renksiz bir kutucuktu. Bizim d›fl›m›zda, baflka bambaflka bir dünya vard› orada. Gerçekti sanki. Ve hep daha güzeldi, ulafl›lmazd›. ‹nsanlar izledikleri dizilerle, filmlerle yaflamaya bafllad› bir süre sonra. Dizilerde sever, ölür, ac› çeker, mutlu olur… Orada baflka bir hayat yaflan›r oldu. Bazen de olmak istenilene imrenildi. Çok fazla renkliydi her fley. Parlak, ›fl›l ›fl›l, saydam bir dünya gözüküyordu. Diziler, oradaki yaflamlar böyle görünüyordu. Ama sadece onlar da de¤il, oyuncusundan yönetmenine; ›fl›kç›s›ndan kostümcüsüne bu “dünya”da olan herkesin hayat› bir baflka görünüyordu.
Dizi setlerinde son zamanlarda yaflanan kazalar bize orada asl›nda hiç de cazip bir yaflam›n olmad›¤›n› gösterdi. Bir dizinin bölümü standart olarak 45 dakika civar›nda olmas› gerekiyor. Ama bugün ekranlarda izledi¤imiz diziler 90 dakikal›k bölümlerden olufluyor ço¤unlukla. Bunun as›l amac› da dizi sürelerini uzat›p aralara daha fazla reklam kufla¤› koymak dolay›syla daha
Tehlikeli sahneler kimi zaman ölüme yol aç›yor
fazla para kazanmak. Dizinin bir bölümünün 90 dakika olmas›, her hafta 90 dakikal›k çekim yapmak anlam›na geliyor. Ifl›¤›, sesi, kostümü, dekoru, mekan› ve daha bir sürü fleyi oldu¤u düflünüldü¤ünde de bu çekimlerin bir haftal›k sürede çekiminin kolay olmad›¤› daha iyi anlafl›lacakt›r. Çekim süresinin k›salmas›, çal›flma saatlerinin artmas› demek oluyor. 15–16 hatta kimi zaman 20 saat çal›flmak zorunda kal›yor set iflçileri. Bütün bunlar›n yan›nda gün içindeki çay, dinlenme, yemek, ihtiyaç molalar› da çok k›s›tl› oluyor. Bunlar sadece bizim duyduklar›m›z Daha bir y›l önce yaflanan kaza haberlerine bakal›m. Yaz aylar›n-
da, Fox TV’de yay›nlanan Ömre Bedel dizisinin setinde, dizi ekibinden Fatma Elif Develi kalp krizi geçirdi. Eflinin yapt›¤› kalp masaj›yla ölümden dönen develi, bir ay boyunca hastanede kald›. Sigortas›z çal›flan Develi’nin hastane masraflar› ailesini ödeyemeyece¤i seviyeye ulaflm›flt›. Develi’nin efli, hastanede kald›¤› sürede filmin yap›m flirketi Gold Yap›m’›n eflinin durumuyla ilgilenmediklerini ve hastane masraflar›n› karfl›lamad›klar›n› söyledi. Show TV’de yay›nlanan Sonbahar adl› dizinin çekimlerindeki trafik kazas›nda Zehra Sezgin ve Tülin Ergeldi hayat›n› kaybetti.
TRT’de yay›nlanan Aynadaki Düflman dizisinin setinde, Abdullah Baykal kalp krizi geçirerek yaflam›n› yitirdi. Ama çekim s›ras›nda sette hiçbir sa¤l›k ekibi yoktu. Tüm bu kazalar›n sebebi; a¤›r ve saatler süren çal›flma koflullar›. Bu çal›flma koflullar› zamanla yorgunluktan alg› zay›fl›¤›na varan problemlere yol aç›yor. ‹nsani koflullar›n alt›nda olan bu ortamlarda çal›flmak zorunda olmak yetmezmifl gibi bir de sigortas›z çal›flmak zorunda kal›-
yorlar. Ücretlerini de ço¤u zaman vaktinde alam›yorlar. Emekçilerin ise talepleri net; sigortal› çal›flmak, günlük çal›flma saatlerinin saati geçmemesi, günlük ve haftal›k çal›flma saatlerine uyulmas› ve ücretlerin zaman›nda ödenmesi. Sinema Emekçileri Sendikas› (SineSen) çal›flanlar›n haklar›n›n korunmas› için mücadele ediyor. Bu olumsuz koflullar karfl›s›nda örgütlenmeye ça¤›ran Sine- Sen, yapt›¤› çal›flmalarla set iflçilerinin, oyuncular›n haklar›n›n ve insanca çal›flma koflullar›n›n elinden al›nmamas› için çal›flmalar yürütüyor.
Bu flark›lar bar›fl için söylendi
jacqueline du pre Bu¤day tarlalar›n›n ›fl›¤›n› saçan saçlar› ve kendinizin mi onun mu oldu¤unu anlayamayaca¤›n›z kadar içinize iflleyen bir gülüfl; Jacqueline Du Pre. Kumsalda koflarken kardefli Hilary’nin elini tutan küçücük parmaklar› daha 5 yafl›nda çelloya kendini eklemeye bafllam›flt›. ‹lk defa 4 yafl›nda bir radyoda dinledi¤i çello konserine hayran olmufltu. 7 yafl›na geldi¤inde verdi¤i ilk konserde belki de yine bir radyodan baflkalar› ona hayran olmufltu ki daha 10 yafl›na geldi¤inde “Suggia-Cello Prize” ödülünü ald›. Jacqueline 1945 y›l›nda ‹ngiltere’de do¤du. Annesi Iris Greep piyano ö¤retmeniydi. Jacqueline’nin kendi yaflam›nda da ilk müzik ö¤retmeni ve bestecisi annesi
oldu. Müzik hayat›na annesinin kendisi için besteledi¤i flark›lar› çalarak bafllayan Jacqueline, flüt e¤itimi alan ablas› Hilary ile birçok yerel yar›flmadan ödül ald›. 16 yafl›na geldi¤inde bir hayran› taraf›ndan Stradivarius çello hediye edildi. 1673 yap›m› bu isimsiz çelloya sonraki sahibi Lynn Harrell “Jacqueline Du Pre Strad” ad›n› vermifl. Jacqueline 1961’de Strad’›yla Londra Wigmore Hall’da ilk önemli konserini verir ve bu konserde Elgar’›n Op. 85 in E Minör’ünü çalar. Bu eseri 1965 y›l›nda London Symphony Orchestra eflli¤inde tekrar çalar ve bu muhteflem kay›t onu dünyaca ünlü yapar. Jacqueline art›k dünyan›n
en ünlü konser salonlar›nda ve dünyaca ünlü orkestra flefleriyle birbiri ard›na konser verir olmufltur. Kimi zaman konser vermek, kimi zaman ünlü çellistlerden dersler almak için ülke ülke dolafl›yordu. Her fley yolunda giderken Jacqueline’nin yakaland›¤› sinir hastal›¤› hayat›n› altüst etti, konserlerini dahi veremez hale geldi. Ve 19 Ekim1987 ‘de kula¤›m›zda çellosunun sesini b›rakarak aram›zdan ayr›ld›. Ölümümden sonra kardeflleri Hilary ve Piers an›lar›ndan yola ç›karak yazd›klar› kitab›n “Paylafl›lamayan Tutkular” ad›yla filmi çekildi. ‹ki k›z kardeflin hayatlar›n› anlatan film de izlenmeye de¤er.
30 Ekim’de Bostanc› Gösteri Merkezi’nde flark›lar bu defa bar›fl için söylendi. Geliri, bu y›l içerisinde yeniden infla edilecek Devrimci Gençlik Köprüsü için kullan›lacak konsere ç›kan sanatç›lar da, konserde flark›lar›n› hiçbir ücret almadan söyledi. On tane farkl› sanatç›n›n sahne ald›¤› konserdeki binlerin heyecan› ve coflkusu görülmeye de¤erdi. Sahneye ç›kan her sanatç›yla baflka baflka duygular, heyecanlar yafland› o gece Bostanc› Gösteri Merkezi’nde. Konser Haluk Çetin, Emin ‹güs, Çiçek Yeflilbafl’›n s›rayla sahne almas›yla bafllad›. Saatler ilerledikçe salon t›kl›m t›kl›m doldu ve gençler sahne önünde yerlerde oturarak konsere efllik etti. Konserin ilerleyen dakikalar›nda konuflma yapan Hakkarili iki genç uzat›lan bu kardefllik eline s›ms›k› sar›lacaklar›n› söylediler ve salondan büyük alk›fl ald›lar. Hakkarili gençlerin ard›ndan konseri organize eden Ö¤renci Kolektifleri ad›na bir üniversiteli ve Cezmi Ersöz de birer konuflma yapt›lar. Bu konuflmalar›n ard›ndan sahneye ç›kan Rojda ile birlikte Kürt ve Türk gençlerinin doruk noktas›na ç›-
kan coflkusu, Edip Akbayram’›n “Güzel günler görece¤iz çocuklar”flark›s›yla birlikte umutla bulufltu. Daha sonra sahneye ç›kan Mo¤ollar, Muzaffer
Özdemir, ‹lkay Akkaya, Ferhat Tunç ve Diyar ile birlikte konser devam etti. Ferhat Tunç ve Diyar’›n söyledi¤i Kürtçe ve Türkçe flark›lar, türküler eflli¤inde coflkulu kalabal›k halaylarla gönüllerince e¤lendi.
Çizgilerle Kapital Japon yay›nevi East Press taraf›ndan Manga ( Japonlara özgü çizgi roman formu) versiyonu yay›nlanan Karl Marx’›n Kapital’i, art›k Yordam Yay›nevi’nin yapt›¤› Türkçe çevirisiyle de kitapç›lardaki yerini ald›. Manga tarz›nda hikayelefltirilerek anlat›lan Kapital art›k göz korkutucu olmaktan ç›k›yor, rahat okunur bir tarzda bizlere sunuluyor. Kitapta Kapital’in özü ve temel kavramlar› bir peynir fabrikas›n›n üretim süreçleri etraf›nda geliflen bir öyküyle anlat›l›yor. Eserin baflkahraman› Robin, babas›yla birlik-
Gece yar›s›n› geçmifl olmas›na ra¤men boflalmayan salonda son olarak y›llar›n eskitemedi¤i, 90’l› y›llarda gençli¤e ilaç gibi gelen Bulutsuzluk Özlemi vard› sahnede. Binlerce yürek o gece bu kez de “Sözlerimi geri alamam” diye hayk›rd›. Evet, 30 Ekim gecesi binler bu defa kimsenin asla geri ald›rtamayaca¤› bir söz vererek ayr›ld› konserden.Gece orada bar›fl sözü verildi. Devrimci Gençlik Köprüsü’nü yeniden yapma sözü verildi. Bizler bu y›l içerisinde hep beraber Hakkari’ye, verdi¤imiz sözü tutmaya gidece¤iz.
te peynir üretip pazarda satmakta iken, zengin olmak hayaliyle kapitalist giriflimci Daniel’le ifl ortakl›¤›na girerek bir peynir fabrikas› kurar. Ne var ki, çok geçmeden babas›n›n paylafl›mc› de¤erlerine isyan ederek giriflti¤i bu iflte, baflkalar›na zarar vermeden, iflçileri ac›mas›zca sömürmeden baflar›l› olman›n imkâns›z oldu¤unu anlar. Robin, kap›ld›¤› çark›n içinde yol almaya devam ederken, bir yandan da derin bir iç huzursuzlu¤u yaflamaya bafllar. Manga, güçlü çizgileri, sa¤lam kurgusu ve çarp›c› öyküsüyle okuru sararken, bir yandan da kapitalizmin iflleyifl mant›¤›n› gözler önüne serer ve okuru Kapital’in kavramlar›yla tan›flt›r›r. Bu kitap Marx’›, kapitali anlamam›z ve hayat›m›zla ba¤daflt›rmak için fazlas›yla yararl› olaca¤a benziyor.
cmy k
Bu hikaye incir çekirde¤ine s›¤maz ‹ncir çekirde¤i filminin yönetmeni Selda Çiçek ile biz de gazetemiz için bir röportaj gerçeklefltirdik
B‹Z‹M KADRAJIMIZDAN
‹lk uzun metrajl› filminizde toplumsal konulara de¤indiniz. May›n, kad›n intiharlar› gibi konular bunlar. Öncelikle filmde bu konular› iflleme fikri nas›l ortaya ç›kt›? Burada toplum içinde yaflad›¤›m›z için sorunlar› görmezden gelmek çok mümkün de¤il. E¤er sinemac›ysan›z bir flekilde bir problemi anlatma ihtiyac› duyuyorsunuz. Herkes bu dürtüyle ifl yapm›yordur muhtemelen; ama ben birazc›k kendi aç›mdan gördü¤üm bu problemi anlatmak istedim insanlara. Senaryo 4–5 y›la yak›n bir sürede yaz›lm›fl. Bu senaryoyu yazarken zorland›¤›n›z anlam›na m› geliyor, yoksa ayr› bir özen göstermenizden mi kaynaklan›yor? Hay›r, zorlamak denemez ama özen olabilir. Özenden öte ben sinemada sanat yönetmenli¤i de yapan bir insan›m. Bu senaryo bir taraftan hayat› sürdürürken, çal›nm›fl zamanlar›mda yazd›¤›m bir fley. Bu yüzden biraz uzun sürdü. Senaryoyu yazarken Müjgan Halis’in “Batman’da Kad›nlar Ölüyor” adl› roman›ndan etkilenmiflsiniz. Evet, bu kitap gördü¤üm bir sorunun somutlaflt›¤›, benim aç›mdan netleflti¤i bir kitapt›. Billurlaflm›fl bilgi demeyeyim ama kitapta o yöredeki kad›n sorununu, intihar eden kad›nlar› çok okudu¤unuz zaman nedenlerini anlatm›yormufl gibi gelse de bence çok net olarak ortaya koyuyor. Ben oradaki toplumsal ve sosyal sorunlar›, kurmaca bir ai-
cmy k
le üzerinden sembolik olarak anlatt›m. Bir taraftan da baflka bir sorun olan may›n› sembolik olarak da ba¤lam›fl oldum. Hikâye Mardin’de geçiyor. Peki, Mardin’de geçmesinin özel bir sebebi var m›? Evet, Mardin flehrinin çok eskilere dayanan bir kültürü var. Tafl mimarisinden tutun da toplumsal yaflay›fla kadar bir kültür mozai¤i oluflturuyor. Ermenisi, Süryanisi, Kürdü, Arab› var. Karma bir yer. Ben çok da etnik meselelere de¤inmeden karma bir yerde çekmek istedim filmi. Elbette film Batman’da da çekilebilirdi; ama hikâyesini anlatt›¤›m insanlar›n biraz uzaklar›nda olmak istedim. Çünkü kad›n konusunu anlat›rken zor konulara giriyorsunuz ve insanlar›n do¤rudan hayatlar›na müdahale etmemek için buray› tercih ettim. Filmin yap›m aflamas›nda Mardin Valili¤i d›fl›nda hiçbir kurum ve kurulufltan destek alamam›fls›n›z. Oysaki Kültür Bakanl›¤› ilk çekilen filmlere belirli bir bütçe ay›r›yor. Filmde oynayan ekipte yer alanlar da alacaklar› ücreti gifle gelirlerinden sonra almay› kabul etmifller. Bu da san›r›m filmi daha anlaml› k›l›yor. Çok aç›k ki, Türkiye’de sinema sektörü denen bir yap› var. Yeni bir isim olarak yeni bir projeyle, yeni bir biçimde, yeni bir düflünceyle çok kolay giremiyorsunuz bu “sektöre”. Kurumlaflm›fl bir sektörden bahsedebiliriz asl›nda. ‹lk filmini çekmek isteyen insan kültür bakanl›¤›na
Bir tutam hayat Sinema Emekçileri Sendikas› (Sine-Sen) Genel Sekreteri Selda Çiçek’in ilk uzun metrajl› filmi olan ‹ncir Çekirde¤i Mardin’de ablas›n›n kocas›yla evlenmek zorunda kalan Heda’n›n hayat›n› anlat›yor. Film Türkiye’nin do¤usunda yaflayan kad›nlar›n yaflad›¤› zorluklara dair farkl› bir aç›dan ele al›yor. Daha önce birçok kez sanat yönetmenli¤i yapan Çiçek “‹ncir Çekirde¤i’nde yönetmen olarak karfl›m›za ç›k›yor. Film, ailenin tek erkek çocu¤u olan Celil’in may›na basarak hayat›n› kaybetmesiyle bafllar. Ablas› da Celil’in ölügider. Pek çok fon var, Avrupa’da fonlar var. Para bulmak asl›nda “kurumlaflm›fl düzen” içerisinde yap›mc›n›n ifli. Ben kendim kalkt›m ve bir fley yapmaya çal›flt›m. Baflta bir yap›mc›m›z da vard›; ancak bir durumdan dolay› ayr›ld›. Koflullar bizim planlad›¤›m›z gibi geliflmedi. Ekibin büyük bir deste¤i söz konusu burada. Planland›¤› gibi gitmedi diyebilirim ifl için. ‹lk proje olmas› ve projenin çok destek almamas› sizin için s›k›nt› yaratt› m›? ‹lk proje olmas› zor oluyor. ‹nsanlar sizin projenizi bilmedi¤i için para yat›rmakta bir tereddütte bulunuyorlar ve seçti¤iniz konu itibariyle “ticari” bir fley yapm›yorsan›z bunu yap›mc›lar görüyor. Bu ticari bir fley de¤il “Yapma Seldac›¤›m” diyenler oldu; ama sonuçta ben onlar› dinlemedim. Filmi yapt›m. Her yerde oldu¤u gibi sinemada da ifllenen konulardan oyunculara, senaristlere, yönetmenlere kadar bir erkek egemenli¤i mevcut. Filminiz ise bir kad›n filmi, yazan-yöneten bir kad›n, baflroldekiler kad›n, kad›na dair sorunlar› iflliyor. Bu si-
nema dünyas›na veya kad›na-erke¤e bir mesaj olabilir mi? Çok planlanm›fl bir durum de¤il. Her fley kad›n üzerinden olsun gibi düflünmedik. Hikayede anlat›lan olaylar›n üzerinden erkeklerin de etkilenmesini gösteriyoruz asl›nda biz; ama merkezinde tabi ki kad›nlar var. Kad›n yönetmen olmak ayr› bir zorluk oluflturuyor mu sizin için? Sonuç itibariyle al›flk›n olunan erkek iktidar›n›n çok al›fl›k olmad›¤› cümleler kurabiliyorsunuz karfl›lar›nda ve bu çok hofllar›na gitmiyor. Filmin ismi “‹ncir Çekirde¤i”. Genelde bu terim “‹ncir çekirde¤ini doldurmaz…” fleklinde kullan›l›r. Filme bu ismi verme fikri nas›l akl›n›za geldi? ‹ncirin tek bafl›na bakt›¤›m›z zaman, enteresan bir simgeselli¤i var. Mitolojideki yerinde de öyle. Baz› toplumlarda incir do¤urganl›¤›n, yarat›c›l›¤›n da sembolü. Öyle ki inciri tan›mayan toplumlarla savaflmaktan vazgeçiyorlar. Ben onu oradan çok severek ald›m ve kulland›m. Hatta incir ba-
Bornova Bornova
‹ki Dil Bir Bavul
46. Antalya Alt›n Portakal Film Festivali’ne, befl ödül kazanarak damgas›n› vuran ‹nan Temelkuran’›n yönetti¤i Bornova Bornova iflsizli¤i ve yaratt›¤› ruh halini çarp›c› bir flekilde yans›t›yor. Karakterlerin adeta yaflam›n içinden f›rlad›¤›, ak›c› diyaloglar› ile dikkat çeken film; Öner Erkan, Damla Sönmez gibi genç yetenekleri de içinde bar›nd›r›yor. Film yaflam›n içerisinde s›k›flt›¤›n› düflünen, geleceksizlikleri ortak kaderleri olan insanlar› anlat›yor. Mahallede beraber büyüyen Salih ve Hakan iki yak›n arkadaflt›r. Yeni döndü¤ü askerden sonra iflsiz olarak yaflam›n› sürdüren Hakan’›n futbol hayalleri de geçirdi¤i sakatl›k yüzünden bitmifltir. Abi olarak gördü¤ü Salih ise iyi e¤itimli aileden gelmesine ra¤men her türlü yasad›fl› iflin içindedir. Hakan’›n afl›k oldu¤u, ancak konuflmaya cesaret etmedi¤i lisede okuyan Öz-
Farkl› kültürler, farkl› hayatlar, farkl› diller ama bir bavulla kesiflen hayatlar… Memleketin en hararetli gündemlerinden Kürt sorununa iliflkin s›cak geliflmelerin yafland›¤› flu günlerde uzaktaki bir Kürt köyünde yaflan›lanlar› sade ve ç›plak bir gözle anlatan “‹ki Dil Bir Bavul” mutlaka izlenmesi gereken bir film. Memleketin bat›s› ile do¤usu aras›ndaki uçurumun, bir insan›n yaln›zl›¤›n›n, yapacak bir fleyi olmayan insanlar›n çaresizli¤inin ve terk edilmiflliklerinin anlaml› bir resmi. Üniversiteden yeni mezun olmufl Emre ö¤retmen al›fl›k olmad›¤› ve kendini yabanc› hissetmeyece¤i hiçbir fleyin olmad›¤› bir köye atanm›flt›r. Daha ilk ad›mda karfl›s›na ç›kan aksakl›klar yaflanacak zorluklar›n habercisi gibi biraz da. Çünkü ö¤rencilerle konuflup anlaflabilece¤i ortak bir dilleri yoktu. Ne ö¤renciler Türkçe ne Emre ö¤-
lem’in de dahil oldu¤u insanlar Salih’ten korkmaktad›r. Salih’in bir di¤er çocukluk arkadafl› Murat erotik fanteziler yazarak para kazanan felsefe doktora ö¤rencisidir. Murat’›n Hakan’a Salih ve Özlem aras›nda geçen bir hikâyeyi anlatmas›yla, hayal k›r›kl›¤›na u¤rayan Hakan, Özlem’den iflin tamam›n› ö¤renmek için evine yola ç›kar. Olaylar bunun üzerine geliflir.
münden kendini sorumlu tuttu¤u için vicdan azab›na dayanamayarak intihar eder. Ailenin küçük k›z› Heda da yedi y›l sonra ablas›n›n kocas›yla evlendirilir ve onlar›n çocuklar›na bakar. Mardin’deki bir aile, içinde farkl› farkl› kad›nlar›n hayatlar›n›, hikâyelerini bar›nd›ran bir aile. Ve bu aileyle anlat›lan kad›n intiharlar›. Selda Çiçek toplumsal bir sorunu iflledi¤i ilk filminde hiçbir kurum ve kifliden destek almad›. Sinema salonlar›ndaki yerlerimizi alarak en büyük destek ve eme¤in karfl›l›¤›n› vermek de bize düflüyor z› kültürlerde do¤rudan olarak kad›n› temsil ediyor. Çekirdek de bu meyvenin çekirde¤i, küçücük bir fley olmas›ndan yola ç›karak may›nla özdefllefltirildi. ‹ncir a¤ac› ayn› zamanda bekâreti de simgeliyor. Filmde çocuk “Bir incir çekirde¤inden küçük de¤il miyiz?” gibi bir soru soruyor. O küçüklü¤ünden yola ç›karak. Bu filmle birlikte anlatt›¤›n›z sorunlara dair –özellikle kad›n intiharlar› ve may›n- bir duyarl›l›k oluflaca¤›na düflünüyor musunuz toplumda? Umuyorum ki zaten bu konuda çal›flan sivil toplum örgütleri var. fiimdiye kadar do¤rudan bununla ilgili “Ne yapmam gerek” diye birebir konufltu¤um kimse yok. Ama bence yap›lm›fl olmas› ve ifllenmifl olmas› da önemli. ‹nsanlar›n o tarafa yüzünü çevirece¤ine inan›yorum. Bundan sonra bir projeniz olacak m›? Evet, onun haz›rl›klar›n› yap›yoruz zaten, biraz insan ticareti ile ilgili bir fley. Yine böyle senaryosunu çal›fl›yoruz flu anda. Çok fazla bir fley söylemeyeyim ama insan hikâyesi diyeyim.
retmen Kürtçe biliyor. Ve e¤itime en bafltan bir dil ö¤retmekten bafll›yor Emre ö¤retmen. Film Emre ö¤retmenin bir y›l boyunca bu köyde yaflad›klar›n› anlat›yor. Asl›nda onun gözünden bir toplumu anlat›yor. Sanki kameray› elinize alan sizmiflsiniz ve oradaki gündelik hayat› objektiflere siz yans›tm›fls›n›z gibi izleyece¤inizden flüpheniz olmas›n.