Page 1

GERİ SAYIM BAŞLADI TÜRKİYE İHRACATÇILAR MECLİSİ RESMİ YAYIN ORGANI

1 Mayıs 2017 / Sayı: 147

TÜRKiYE'NiN İMAJ YLA KAMPANYASI DE HEDEF 7 ÜLKE 500 MİLYON KİŞİ

DOSTLARI

TÜRKiYE'Yi ANLATIYOR


BAŞKANDAN

Türkiye ekonomisi ivme kazanıyor

D MEHMET BÜYÜKEKŞİ TİM Başkanı

2016 yılının son döneminde art arda sağlanan bu teşvik ve destek programları olumlu yansımalarını göstermeye başladı. 2017 yılına yüksek bir artış oranıyla başladık. Öyle ki, yılın ilk üç ayındaki ihracat artışımız yüzde 10 oldu. Atılım yılı ilan ettiğimiz 2017 yılında, dünya ekonomisindeki toparlanmanın yanı sıra Hükümetimizin ihracatçılara verdiği desteklerin etkisiyle ihracatımız yükselişe geçti.

emokrasilerin olmazsa olmaz kıstaslarından biri halk oylamalarıdır. Cumhuriyet tarihimizde düzenlenen yedinci referandumu geride bıraktık. Sonucun halkımız için hayırlara vesile olmasını temmeni ediyoruz. Şimdi odaklanılması gereken tek şey, ekonomi başta olmak üzere tüm alanlarda sağlanacak istikrar ve güven. Biz ihracatçılar olarak daha müreffeh bir Türkiye göreceğimize inanıyoruz. Bu köşede birçok kez izah ettiğim gibi, 2016 yılı küresel ölçekte büyümenin ve ticaretin yavaşladığı bir yıl oldu. DTÖ verilerine göre dünya ticareti 16,5 trilyon dolardan 15,9 trilyon dolara geriledi. Diğer taraftan, AB, ABD ve Rusya ile ilişkilerin seyri, Suriye ve Irak’taki sıcak çatışmaların ülkemize taşıdığı riskler ihracatımızı da olumsuz etkiledi. Dünya genelinde ve ülkemizde yaşanan terör saldırıları bilhassa turizm sektörümüzde ciddi düşüşlere yol açtı. Bir yandan da, başarısızlıkla sonuçlanan bir darbe girişimi ve ardından bunu sindiremeyen vatan hainlerinin ülkemize yönelik algı operasyonları ile mücadele ettik. Bütün bu olumsuzluklara rağmen, 2016 yılı ikinci döneminden bu yana sunulan teşvikler son zamanların en kapsamlı destekleri olarak kayda geçti. Sadece son birkaç ayda, Cumhuriyet tarihi boyunca süregelen pek çok sorun çözüme kavuşturuldu. 2017 bütçesinde ihracatçılara verilecek destek tutarı 1 milyar TL’den 3 milyar TL’ye yükseltildi. İhracatçılara yeşil pasaport hakkı yasalaştı. E-ticaret sitelerine üyelik desteği ile ihracatçılarımızın, uluslararası bilinirliğe ve yüksek kullanıcı trafiğine sahip portallara üye olabilmeleri kolaylaştırıldı. Proje bazlı süper teşvik sistemi yürürlüğe girdi. Böylelikle, yenilikçi, Ar-Ge yoğun ve

katma değeri yüksek olma niteliklerine haiz yatırımlar “süper yatırım” olarak kabul edilmeye başlandı. Kredi garanti kurumlarına sağlanan hazine desteği yürürlüğe girdi. Başta ihracatçılar olmak üzere tüm işletmelerin de Kredi Garanti Fonu kefaletinden yararlanmalarının önü açıldı. Görece az gelişmiş olduğu tespit edilen bölgelerde yatırım ortamını canlandırmak için “Cazibe Merkezleri Programı” dönemi başladı. Ekonomi Bakanlığı tarafından sağlanan yeni pazarlara giriş ve fuar desteklerinde iyileştirmeler sağlandı. 2016 yılının son döneminde sağlanan bu teşvik ve destek programları olumlu yansımalarını göstermeye başladı. 2017 yılına yüksek bir artış oranıyla başladık. Öyle ki, yılın ilk üç ayındaki ihracat artışımız yüzde 10 oldu. Atılım yılı ilan ettiğimiz 2017 yılında dünya ekonomisindeki toparlanmanın yanı sıra Hükümetimizin ihracatçılara verdiği desteklerin etkisiyle ihracatımız yükselişe geçti. Zira, Türkiye’nin gün yüzüne çıkarılmayı bekleyen devasa bir potansiyeli söz konusu. Türkiye, GSYİH sıralamasında, 2016 yılında dünyada 17. büyük ekonomi konumuna ulaştı. Yine, 2002 yılında 36 milyar dolar olarak gerçekleşen ihracatımız, 2016 yılı sonunda 143 milyar dolara yükseldi. Dünyayı köşe bucak gezen işin sahasında olan kişiler olarak bu müstesna toprakların potansiyelinin ve bereketinin bilincindeyiz. İşte bu nedenle, ihracatta atılım yılı ilan ettiğimiz 2017 yılı için Türkiye’nin her alanda büyük sıçramalar yaşayacağı bir yıl olacak dedik. Şimdi ise, “ekonomi” başlığının ülke ajandasının ilk satırına yazılması ile, Türkiye İhracatçılar Meclisi olarak tayin ettiğimiz 2023 hedeflerimize daha hızlı ve emin adımlarla ulaşacağımıza inanıyoruz.


İÇİNDEKİLER

28

KÜNYE SAHiBi: TİM adına Genel Sekreter Dr. Halil Bader Arslan

DÜNYA ‘İmaj Kampanyası’ için harekete geçildi

YAYIN KURULU: Mustafa Çıkrıkçıoğlu Tahsin Öztiryaki Süleyman Kocasert Bülent Aymen Şahin Oktay Okan İnce YÖNETİM YERİ: Sanayi Caddesi Dış Ticaret Kompleksi Yenibosna-İstanbul T: (212) 454 04 71 F: (212) 454 04 13 www.tim.org.tr YAYIN TÜRÜ: Süreli yerel dergi YAPIM:

KGF bütçesinin yüzde 50’si ihracatçılara tahsis edilmeli

64

BÜYÜME

TİM-TEB Girişim Evi’nden 2016 yılında 10 milyon TL ihracat

SİNERJİ

38

GENEL YAYIN YÖNETMENİ: Erkan Ersöz erkanersoz@kucukmucizeler.com

Türk ‘Sanal muhafız’ dünyayı koruyor

İNOVASYON

72

İhracatın metalik yıldızları ödüllendirildi

DOĞU-BATI

54

Çin’e İpekyolu Ankara’dan başlıyor

EDİTÖRLER: Bülent Onur Şahin bulent@kucukmucizeler.com Cenk Sarıoğlu cenk@kucukmucizeler.com Elif Ceren Çıngı elif@kucukmucizeler.com GRAFİK TASARIM: Elif Gülaydın elifgulaydin@kucukmucizeler.com FOTOĞRAF: Fatih Yalçın fatihyalcin@kucukmucizeler.com REKLAM DİREKTÖRÜ: Özgür Seyhan ozgurseyhan@kucukmucizeler.com ADRES: Küçük Mucizeler Yayıncılık ve İletişim Hizmetleri Ltd. Şti. Darülaceze Cad. Bilaş İş Merkezi A Blok No: 31 K: 6 D: 63 Şişli-İstanbul T: (212) 211 68 53 F: (212) 211 56 54 BASKI VE CİLT: Promat Basım Yayın San. Tic. A.Ş. Orhangazi Mahallesi 1673.Sokak No:34 Esenyurt-İstanbul

44

BİRLİK

Timreport, TİM üyelerine ücretsiz olarak dağıtılır. Alıntı yapılması yazılı izne bağlıdır.

51

He Bu ile Ha ha de

VF R


İş seyahatinizde Red Business hep yanınızda “İyi ki Vodafone’a geçmişim” diyeceğiniz ayrıcalıklar için siz de hemen Red Business’lı olun. Arayın, kapınıza gelelim: 0 850 542 42 42

Vodafone

51 ülkede geçerli olan Her Şey Dahil Pasaport, mevcut tarifeye ek günlük 14,90 TL’dir.

İşOrtağım

Her Şey Dahil Pasaport, Red Business 15 Tarifesi için her ay 5 gün, Red Business VIP Tarifesi için her ay 7 gün ücretsizdir. Kampanyalara sadece Vodafone Red Business kurumsal hat sahipleri katılabilir. VIP Transfer, İstanbul, İzmir, Ankara, Bodrum’da dilenilen noktaya ve Dalaman’da belirli noktalarda ayrıcalıklı fiyatlar ile geçerlidir. Transfer hizmeti hakkı sadece tek yönlü ulaşım için geçerlidir. Kampanyaya katılım firmanın araç ve yolcu kapasitesi ile sınırlıdır. Ücretsiz Yurtdışı Harç Pulu faydası İstanbul Atatürk ve Sabiha Gökçen havaalanlarında bulunan Vodafone Shop’lardan temin edilebilir. Ücretsiz Fast Track faydası belirlenen TAV havaalanlarında ve Sabiha Gökçen Havaalanı’nda geçerlidir. Ücretsiz Lounge faydası belirli TAV havaalanlarında geçerlidir. Vodafone ve iş ortakları kampanyada değişiklik yapma hakkını saklı tutar. Hizmetin alınması sırasında oluşabilecek olumsuzluklardan Vodafone sorumlu değildir. Detaylar: vodafone.com.tr

VF Red Roming 20x27cm.indd 1

23/03/17 17:37


BÜYÜME / MAKALE

İnovasyon için ne yapıyoruz?

T DR. HALIL BADER ARSLAN TİM Genel Sekreteri

TİM olarak, Türkiye’deki inovasyon ekosisteminin tüm paydaşlarını projelerimize katılmaya davet ediyor, sizlerden alacağımız güçle çok daha büyük bir sinerji yaratacağımıza inanıyoruz. 6

İM olarak inovasyon, ArGe, tasarım ve markalaşma ekosistemini yaygınlaştırmak için çalışmalarımızı zenginleştirerek devam ediyoruz. İnovasyon bu dördü içinde en çok emek sarf ettiğimiz alan desek yanlış olmaz. Çünkü, uzun vadede ekonomiye ve ihracata kaldıraç etkisi yaratacak temel alan inovasyon. Mevcut çalışmalarımızı şu dört başlıkta toplamak mümkün: • İnovasyon Haftası • İnovaLİG Programı • İnosüit Projesi • İnovaTİM Grupları İnovasyon haftası 2017’de altıncısını planladığımız dev bir organizasyon. Temel amacı bilinç uyandırma. Nedeni basit. İnovasyon kelimesi insanlarda pek de kolay yapılan bir uğraşı çağrıştırmıyor. Oysa inovasyon tamamen düşünce sistemindeki tabuların yıkılmasına bağlı bir süreç. Zor değil kolay, pahalı değil ucuz, mevcutla yetinen değil alternatifler arayan, aramaya yönelten bir süreç. 2013-2016 döneminde İstanbul, Ankara, İzmir, Adana gibi illerde düzenlediğimiz bu organizasyon, inovasyon öncülerini işadamları, öğrenciler, akademisyenlerden oluşan 200 bini aşkın insan ile buluşturduğumuz bir festivale dönüştü. Bu yıl Aralık ayında sizleri, başarı hikâyelerini, yaratıcı fikirlerin gerçeğe dönüşümünü, ilham veren fikirleri dinlemek için 6. İnovasyon Haftası'na bekliyoruz. Bunun yanında firmalarla bire bir yürüttüğümüz başka bir organizasyonumuz, İnovaLİG programı. Bu sadece bir yarışma değil. Firmaların potansiyellerini gördükleri, eksiklerini tarttıkları ve yönlendirme aldıkları bir süreç; bir gelişim programı. Her bir firma kendine özel hazırlanmış kapsamlı bir raporla besleniyor. Tabii ki; dereceye girenler başka. Onlar ödüllerini dört yıldır Cumhurbaşkanımızın elinden

alıyorlar. İnovaLİG, firmalarımızın yıllar itibariyle inovasyon gelişimlerini ücretsiz olarak takip edebilmelerine imkan sağlıyor. Aynı zamanda, 2023 vizyonumuzu şekillendirdiği için oldukça kritik bir öneme sahip. İnovaLİG’e başvuran firmalarımız inovasyon yetkinlikleri bazında yarışıyor, hem de inovasyon kültürlerini interaktif bir platformda geliştirme fırsatı buluyor Firmalarımıza Avrupa’da 17, dünyada 67 ülkeden 6.700 firmanın yer aldığı IMP3rove Akademi veri tabanına ulaşma imkanı sunuyoruz. Ücretsiz olarak sunduğumuz kıyas analizi raporu sayesinde küresel firmalar ile yerel rakipleri arasında kendi konumlarını görebiliyorlar. Geçen yıldan itibaren İnoSuit isimli bir programa başladık. Bu program bir mentörlük projesi. İhracatçılarımızın inovasyon yönetimi yetkinliğinin sürdürülebilir şekilde arttırılması ve uluslararası iş yapma tecrübesi kazanması için uyguladığımız farklı bir program. Projeyle ülkemizdeki üniversiteler ve özel sektör arasında işbirliğinin geliştirilmesini ve üniversitelerdeki bilimsel bilgi ve uygulama tecrübesinin anılan şirketlere aktarılmasını hedefliyoruz. Geçtiğimiz yıl Kasım ayında hayata geçirilen proje kapsamında, 22 üniversiteden alanında uzman 31 akademisyen ve mentör, 42 ihracatçı firma ile eşleştirildi. Projenin ikinci ayağı sonbaharda başlayacak. Bir de öğrencilere özel bir yapılanmamız var: İnovaTİM. İnovatim Türkiye genelinde 70 ilde 140 üniversiteden 2 bin öğrenciyi kapsıyor. Yurtiçi ve dışı teknik geziler, çalıştaylar ve mentörlük projeleri ile öğrencilerde inovasyon bilinci uyandırmayı amaçlıyor. Türkiye’deki inovasyon ekosisteminin tüm paydaşlarını projelerimize katılmaya davet ediyor, sizlerden alacağımız güçle çok daha büyük bir sinerji yaratacağımıza inanıyoruz.


YENİ SİSTEMLE 2017, TÜRKİYE'NİN ATILIM YILI OLACAK


Referandumdan önce de belirttiğimiz gibi, halkımız kendisi için, geleceği için en doğru kararı sandık başında vermiştir. Kararın tüm halkımız için hayırlara vesile olması en büyük temennimizdir. Halkımız, güven ve istikrar ortamının devamı yönünde görüş bildirmiştir. Çift başlılığın kalkmasının önemini kavramış, koalisyon dönemlerinden kalan yaraların tekrar açılmaması için sürece son noktayı koymuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükümeti sistemi ile birlikte karşılaştığımız bürokratik engeller azalacak, karar alma mekanizması hızlı bir şekilde gerçekleşecek ve uygulamada yaşanan sorunlar azalacaktır. Aynı zamanda Bakanlıklarımız arasında koordinasyon artacak ve kamu verimliliği üst seviyelere yükselecektir. Yeni sistemin sağladığı istikrar ve güven ile yatırımlar hızlanacak. Böylece hem üretim, hem istihdam hem de ihracatımız artacaktır. İhracatımızda 'Atılım Yılı' ilan ettiğimiz 2017, aynı zamanda Türkiye'nin de atılım yılı olacak. 2023 hedeflerimize daha emin adımlarla yürüyeceğiz.

TÜRKİYE İHRACATÇILAR MECLİSİ


DÜNYA / RAPOR

Avrupa Birliği mali suçlar için savcılık kuracak

AB Konseyi, AB savcılığı kurulması için 16 Birlik üyesi ülkenin imzasını taşıyan bir bildirinin AB Komisyonu ve Avrupa Parlamentosuna iletildiğini açıkladı. Açıklamada, söz konusu savcılık makamının kurulması için AB kurumları arasında müzakerelere başlanacağı, bildirinin, Almanya, Belçika, Bulgaristan, Fransa, Hırvatistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi,

Çekya, Yunanistan, İspanya, Finlandiya, Litvanya, Lüksemburg, Portekiz, Romanya, Slovenya ve Slovakya tarafından imzalandığı ifade edildi. Kurulması planlanan AB savcılığının, Birliğin bütçesine ve mali çıkarlarına karşı işlenen suçların faillerinin ve suç ortaklarının soruşturulmasından ve yargı önüne çıkarılmasından sorumlu olması öngörülüyor.

Rusya’da hedef yüzde 2 büyüme

İngiltere 8 Haziran’da sandığa gidiyor

Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Oreşkin, Rusya'da GSYH'nın bu yıl yüzde 2 büyümesinin beklendiğini, 2018-2020 döneminde ise GSYH artışının yüzde 1,5 olacağını öngördüklerini söyledi. Petrol fiyatının cari seviyelerini devam ettirmesi halinde dolar/ruble paritesinin önümüzdeki aylarda 63-64 seviyesine düşmesini beklediğini ifade eden Oreşkin, paritenin 68 seviyesinde kalması halinde ise enflasyonun yıl sonuna kadar yüzde 3,8'e düşeceğini öngördüklerini vurguladı.

10

İngiliz parlamentosu, hükümetin ülkeyi erken seçime götürme kararına onay verdi. Avam Kamarasında yapılan oylamada erken seçime 13 milletvekili hayır derken, 522 milletvekili evet oyu kullandı. İskoç Ulusal Partisi (SNP) ise oylamaya katılmayacağını daha önce ilan etmişti. Avam Kamarasının onayıyla İngiltere'nin normal koşullarda 2020'de yapılması öngörülen genel seçimleri 8 Haziran'da düzenlenecek. İngiltere Başbakanı Theresa May, sürpriz bir kararla hükümetin ülkeyi erken seçime götürme kararı aldığını açıklamıştı.

Almanlar geçen yıl 5,5 trilyon euro tasarruf etti Almanya, 2016 yılında 5 trilyon 586 milyar euro tasarrufta bulunarak rekor kırdı. Almanya Merkez Bankası, Almanların tasarruflarının 2 trilyon 200 milyar eurosunu banka hesaplarında tutarken, 2 trilyon 113 milyon Euro’luk bölümünü ise sigorta ve emeklilik sandıklarına yatırdıklarını açıkladı. Öte yandan, Almanların borsadan satın aldıkları hisse senetlerinden azalma yaşandığı ve düşük faiz oranına rağmen tasarruflarını bankalarda biriktirmeyi tercih ettikleri belirlendi. Alman Kıymetli Kağıtları Koruma Derneği (DSV), Almanların hisse senetlerine ilgisiz olduğunu söyledi.

Doğu Asya ve Pasifik yüzde 6,2 büyüyecek Dünya Bankası, Doğu Asya ve Pasifik için 2017 ekonomik büyüme beklentilerini açıkladı. Dünya Bankası, kalkınmakta olan Doğu Asya ve Pasifik (EAP) bölgesinin 2017 yılında yüzde 6,2, 2018'de ise yüzde 6,1 büyümesini bekliyor. Banka, Çin için 2017 ve 2018 yılı büyüme beklentisini değiştirmeyerek sırasıyla yüzde 6,5 ve yüzde 6,3 olarak sabit tuttu. Raporda küresel ticarette veya Çin'de yaşanabilecek keskin bir yavaşlamanın bölge büyümesi için risk oluşturabileceği belirtildi.


DÜNYA / MAKALE

Yılın ilk çeyreğinde dünya ticareti ivme kazandı

D DR. CAN FUAT GÜRLESEL

Küresel mali piyasalar, geçen yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında oldukça sakin ve istikrarlı bir dönem geçiriyor. Petrol ve emtia fiyatlarının ulaştığı seviyeler küresel mali istikrarı destekliyor. Önemli para birimleri arasındaki pariteler de oldukça istikrarlı durumda. 12

ünya mal ticareti yılın ilk çeyrek döneminde miktar ve değer olarak 2 yılın ardından yeniden büyümeye başlamıştır. Küresel mal ticaretindeki toparlanmanın tüm bölge ve ülkelerde dengeli şekilde ortaya çıkması da kalıcılığına işaret olarak sevindiricidir. Yılın ilk çeyreğinde küresel mal ticareti Dünya Ticaret Örgütü öncü göstergelerinin beklentilerinden de daha yüksek bir büyüme göstermiştir. Uluslararası taşımacılık endeksleri de toparlanmayı teyit etmektedir. Capsize ve Dry Index taşımacılık endeksleri de son dört yılın en yüksek seviyelerine ulaşmıştır. Bu çerçevede dünya mal ticaretinin 2017 yılında yüzde 6-7 arasında büyümesi ve 17,0 trilyon dolara ulaşması olasılığı da artmaktadır. Küresel mal ticaretinde değer olarak artışın önemli bir nedeni ticarete konu olan mal fiyatlarındaki artıştır. Petrol varil fiyatları geçen yılın ilk çeyreğinde ortalama 32 dolar iken bu yıl 55 dolar olmuştur. Tüm metal fiyatları geçen yılın ilk çeyrek dönemine göre ortalama yüzde 15 ile 25 arasında yukarıda seyretmektedir. Gıda fiyatları da yine aynı şekilde yüzde 10-12 daha yukarıdadır. Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre sanayi malı ihraç fiyatları da yeni yılda ilk kez sınırlı da olsa artış göstermektedir. Ancak fiyat artışlarının bundan sonra giderek durağanlaşması da beklenmektedir. 2017 yılında dünya ticareti için ortaya çıkan üç endişe kaynağı ise şimdilik iyi yönetilmektedir. Bunlardan ilki Trump yönetiminin dünya ticaretindeki korumacı söylemleriydi. Ancak Trump yönetimi şimdiye kadar fiilen bu konuda herhangi bir adım atmamış durumdadır. ABD-Çin zirvesinde de

ticaret savaşlarına ilişkin bir gündem olmaması sevindiricidir. İkinci endişe kaynağı ise Avrupa Birliği’nde Brexit sonrası küçülme ve dağılma beklentileriydi. AB ekonomisi yüzde 2,0’ye yakın büyüme temposunu korurken, Roma zirvesi ile dağılma endişelerini de şimdilik atmıştır. Seçimlerin sonuçlarına ve Brexit müzakerelerine ilişkin belirsizlikler ise sürmektedir. Tüm bunlar çerçevesinde AB’nin dış ticareti Euro bazında yüzde 10’nun üzerinde bir büyüme ivmesi yakalamıştır. AB dışı ithalat yüzde 18 büyümüştür. Üçüncü endişe kaynağı olan Çin’de ise dış ticaret yeniden büyümeye başlamıştır. Yılın ilk iki ayında ihracat yüzde 4,0, ithalat ise yüzde 26,4 büyümüştür. Çin’in ithalatındaki artış çok sayıda ülkenin ihracatında artış anlamına gelmektedir. Küresel mali piyasalar, geçen yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında oldukça sakin ve istikrarlı bir dönem geçirmektedir. Petrol ve emtia fiyatlarının ulaştığı seviyeler küresel mali istikrarı desteklemektedir. Önemli para birimleri arasındaki pariteler de oldukça istikrarlıdır. FED faiz artışları da dünya ekonomisindeki toparlanma nedeniyle mali piyasalarda soğukkanlı karşılanmaktadır. Tüm bu küresel mali koşullar ile gelişen ülkeler üzerindeki olumsuz baskılar da azalmıştır. Buna bağlı olarak başta Rusya’nın yüzde 40 artışı olmak üzere gelişen ülke ithalatları da artmaya başlamıştır. Dünya ticareti önünde 2017 için en önemli risk olarak jeopolitik gelişmeler kalmıştır. Onlar da iyi yönetilirse dünya mal ticaretinde büyüme ivme kazanmaya devam edecektir.


DÜNYA / MAKALE

Enseyi karartmak yok…

R ALİ SAYDAM Bersay İletişim Grubu Yönetim Kurulu Onursal Başkanı

Böyle bir ortamda ihracat politikaları adına neler yapmalı? O kısım bizi aşar; fakat şunu söyleyebiliriz ki her ne kadar "koruma, kollama" adına iç işlerimize karışma konusunda pek hevesli de olsa Batı için ekonomik alanda vazgeçilemez bir paydaş olduğumuz çok açık. 14

eferandum sonuçları konusunda Avrupa ve ABD’deki bazı yansımalar, bir gerçeğin altını tekrar tekrar çizdi. Sonuç 11 seçimi zaferle geçen AK Parti ve onun doğal lideri Sayın Cumhurbaşkanı lehine tecelli etti mi, bu arkadaşlar hemen bize ayar vermeye başlıyorlar. Ayarların öncesi de var. Resmî olmayan sonuçlar ortaya çıkmaya başladığı anda bile, "RIP Turkey" (Rest In Peace - Huzur İçinde Yat Türkiye) gibi son derece abartılı başlıklarla dış basından referanduma yönelik yorumlar gelmeye başlamıştı. Ülkenin modern tarihinde bir devrin kapanması gibi süslü ve gaz veren ifadelerin temelinde Erdoğan karşıtlığı vardı elbette, her zamanki gibi. Ayar kısmına gelince de Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Kati Piri hemen başı çekmişti. Karalar bağlamış ve 16 Nisan’ın "tüm demokratlar için üzücü bir gün" olduğunu dile getirerek anayasa paketinin onların işine geldiği şekilde değiştirilmeden uygulanması durumunda AB’yle müzakerelerin askıya alınacağını söylemişti… Gerek Avrupa Birliği gerekse ABD’de bazı odaklar, Avrupa Güvenlik ve ‹birli¤i Tekilatının (AGİT) raporunu beklemeyi bahane ederek vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerini koruma konusunda bekçilik görevine soyunduklarını ima ettiler. Düzenlenen basın toplantısında, AGİT raporunun referandumun meşruiyetini tartışacak nitelikte tecelli edeceği yönünde pek çok işaret vardı. AGİT’in bu sırada referandumu “Avrupa Konseyi standartlarına uygun olmayan, demokratik süreç için yetersiz hukuki altyapıya sahip” gibi ifadelerle tanımlarken kendi varlık nedenini oluşturan 10 ilkenin çoğunu nasıl ihlal ettiğini de pek konuşan yok… Sonuçlarla beraber Batı’nın Türkiye’yi endişeyle koruyup kollama ve ayar verme arasında gidip gelen tutumu ülkeye ekonomik olarak nasıl yansır,

uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının ağzından bir de ona bakalım. Örneğin, önceden Türkiye’nin kredi notunu BB + / durağan seviyesine indirmiş olan Fitch, referandumun pozitif ekonomik reformların yapılması için alan açabileceğinden bahsetmiş. Moody’s ise Türkiye’nin genişlemeci mali duruşundan geri dönme konusunda isteksiz olacağını öngörmüş. Üstelik bunu söyleyen de Mart ayında Türkiye’nin kredi notunu "Ba1" seviyesinde tutup görünümünü "kurumsal güçteki aşınmanın sürmesi, zayıflayan büyüme görünümü, kamu ve dış hesaplara yönelik artan baskı ile bunların sonucunda artan kredi şoku riski" gibi nedenlerle "durağan"dan "negatif"e çeviren bir kuruluş… Tabii ki, ihracat konusunda kırılganlıklara açık olabileceğini de eklemiş. Böyle bir ortamda ihracat politikaları adına neler yapmalı? O kısım bizi aşar; fakat şunu söyleyebiliriz ki her ne kadar "koruma, kollama" adına iç işlerimize karışma konusunda pek hevesli de olsa Batı için ekonomik alanda vazgeçilemez bir paydaş olduğumuz çok açık. Konuya iletişimci olarak getirebileceğimiz öneri ise, bizi bekleyen yeni süreçte ihracatımızın kırılganlıklara kurban gitmemesi için "vazgeçilemez" oluşumuz üzerine iletişim çalışmalarını olabildiğince artırmak. Geçtiğimiz ay tanılan "Come to Turkey! Discover your own story! (Türkiye’ye gel ve kendi hikayeni keşfet!)" mesajlı '‹tibar Yönetimi Kampanyası' bu açıdan kuyuya atılmış hayli büyük bir taş niteliğinde. Gerek 7 ülkede çoklu medya kullanımıyla yer alması gerekse itibarları son derece yüksek uluslararası markaların en üst düzeydeki yöneticilerinin Türkiye’ye duyduğu sempatileri ve olumlu görüşleri ortaya koymasıyla kampanya başlı başına bir ilk. Türkiye ise daha nicelerine layık. Yeter ki gelecekle ilgili umudumuza kimsenin hasar vermesine müsaade etmeyelim.


BÜYÜME / RAPOR

Türkiye ekonomisi, 2016'da yüzde 2,9 büyüdü Türkiye ekonomisi, 2016 yılının son çeyreğinde yüzde 3,5 büyüdü. Böylece, 2016 yılı büyüme oranı yüzde 2,9 oldu. 2016 yılında devletin nihai tüketim harcamalarının GSYH içindeki payı yüzde 14,7 olurken, sabit sermaye oluşumunun payı yüzde 29,8 oldu. Bir önceki yıl zincirlenmiş hacim endeksine göre, devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 7,3, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 3 artış gösterdi. Bu arada üçüncü çeyrek küçülme oranı yüzde 1,8 den yüzde 1,3’e revize edildi. İkinci çeyrekte yüzde 4,5 olan büyüme oranı da yüzde 5,3 olarak güncellendi.

16


BÜYÜME / RAPOR

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, büyüme rakamlarını değerlendirdi:

“2017'de güçlü ihracat artışı, büyümemizi yukarı çekecek” Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi, 2016 yılı 4. çeyrek büyüme verisini değerlendirdi. Büyükekşi, şu görüşleri paylaştı: “Türkiye 2016 yılının son çeyreğinde yüzde 3,5 ile beklentilerin oldukça üzerinde bir büyüme performansı sergiledi. Her ne kadar bu oran Türkiye'nin potansiyelinin altında olsa da, bu dönemde ülkemizde yaşanan terör olayları, 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonraki gelişmeler, çevremizde yaşanan çatışmalar gibi etkenlere rağmen yakalamış olduğumuz büyüme rakamını başarılı buluyoruz. Görüyoruz ki, Hükümetimizin ekonomiyi canlandırmaya yönelik aldığı tedbirler meyvelerini vermeye başladı. 2017'nin ilk çeyreğinde de bu önlemlerin etkisinin daha yoğun hissedilmesi ile birlikte daha yüksek oranda büyüme yakalayacağız. Öte yandan, son çeyrekte turizmdeki kayıpların etkisiyle net dış ticaret büyümeye binde 2 negatif katkı vermiş oldu. Ancak, turizmi hariç bıraktığımızda, mal dış ticaretinin büyümeye pozitif katkı vermesi bizim için sevindirici bir gelişme.

2016 yıl ülkemiz açısından oldukça zorlu bir yıl olarak geride kaldı. Gerek küresel ekonomide yaşanan sıkıntılar gerekse de ülkemizde ve çevremizde yaşanan olumsuz gelişmelere rağmen yıl genelinde yüzde 2,9 gibi bir rakamla büyümüş olmamızı önemli buluyoruz. Yaşadığımız gelişmelerin onda biri başka bir ülkede yaşanacak olsa, o ülkenin toparlanması belki yıllar sürecekken, ülkemiz çok hızlı bir şekilde toparlanmasını bildi ve 20 AB üyesi ülkeden daha başarılı bir performans sergiledi. Büyüme verilerimiz, 27 çeyreklik büyüme serimizin ardından küçülme yaşadığımız 2016 yılı üçüncü çeyreğinden sonra, ülkemizin geleceğine yönelik tereddütlere de en güçlü cevap olarak ortaya çıktı. İhracatçılar olarak atılım yılı ilan ettiğimiz 2017 yılında ise ihracatçılarımızın gayretleri ve Hükümetimizin gerek yatırımlara gerek ihracata yönelik vermiş olduğu desteklerle birlikte net dış ticaretin büyümeye pozitif

İşsizlik Sigortası Fonu'ndan istihdama daha fazla pay

Ertem: Türkiye ekonomisi bu yıl yüzde 4,5 büyüyecek

İşsizlik Sigortası Fonu gelirlerinin, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 48’inci maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen amaçlar için kullanılacak oranının artırılmasına ilişkin Karar yürürlüğe girdi. Buna göre, İşsizlik Sigortası Fonu’nda istihdamı artırıcı tedbirler için ayrılan oran 2017 ve 2018 yılları için yüzde 30'dan yüzde 50'ye çıkarıldı. Ayrılan kaynak işgücünün istihdam edilebilirliğini artırmak, çalışanların vasıflarını yükselterek işsizlik riskini azaltmak, istihdamı artırıcı ve koruyucu tedbirler almak ve uygulamak, işe yerleştirme ve danışmanlık hizmetleri temin etmek, işgücü piyasası araştırma ve planlama çalışmaları yapmak amacıyla kullanılacak. 18

Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Başdanışmanı Cemil Ertem, büyüme, enflasyon ve kurdaki gelişmeleri değerlendirdi. Ertem, Hazine protokolünün imzalandığı

C

katkı vereceğine inanıyoruz. Bu sayede çok daha yüksek oranlarda büyüme rakamları kaydedeceğiz. Daha fazla büyüyeceğiz, daha fazla ihracat yapacağız, daha fazla istihdam yaratacağız. İnanıyoruz ki 2017 yılında ekonomimiz potansiyelinin üzerinde bir performans sergileyecek ve 2023 hedeflerine bir adım daha yaklaşacağız."

20 Mart 2017'den itibaren 186.131 firmaya 122,3 milyar TL kefalet ve 137,3 milyar TL kredi kullandırıldığını söyledi. Hesaplamalara göre KGF kefaleti ile 2017 sonu itibarıyla 180-200 milyar liraya ulaşılacağını belirten Ertem, sadece KGF'nin 2017 büyümesine katkısının 1-1,5 puan olacağını, böylece 2017 için büyüme oranının yüzde 4-4,5 bandında gerçekleşeceğini söyledi. Ertem, 2017 yılı ilk çeyrek büyümesinin 2016 yılı son çeyreğine göre daha iyi olacağını düşündüğünü de belirterek, ikinci ve üçüncü çeyreklerin de bir öncekine göre daha iyi olacağını kaydetti. Ertem bunun temel nedeninin teşviklerin, var olan kredi genişlemesinin ve Eximbank KGF aracılığıyla kredilerin KOBİ'lere ihracatçıya ve sanayiye gitmesi olduğunu vurguladı.

M

Y

CM

MY

CY

CMY

K

Gö ye

hy


Tutkuları ateşleyen teknoloji. Yeni Hyundai i30.

• Navigasyon ve Bilgi Eğlence Sistemi* • Akıllı Telefon Kablosuz Şarj Sistemi • Akıllı Hız Sabitleyici • Direksiyondan Kumandalı Vites • Akıllı Güvenlik Teknolojileri**

Göz alıcı tasarımı ve hayatınızı kolaylaştıran donanımlarıyla yeni Hyundai i30, tutkularınızı harekete geçirecek. hyundai.com.tr

7

YIL

80.000 km

GARANTİ

Hyundai’nin tercihi

*Apple CarPlay™ ve Android™ Auto destekli **Kör Nokta Uyarı Sistemi (BSD), Arka Çapraz Trafik Uyarısı (RCTA), Şeritten Ayrılma Uyarı Sistemi (LDSW), Otomatik Acil Fren Destek Sistemi (AEB), Ön Çarpışma Uyarı Sistemi (FCWS), Yorgunluk Tespit Sistemi (DAA), Uzun Far Asistanı (HBA). 2 yıl/60.000 km yasal garantiye ek olarak sadece nihai tüketiciler için yeni araç satışından itibaren 3 yıl/sınırsız km, 5 yıl/100.000 km veya 7 yıl/80.000 km ücretsiz onarım güvencesi seçenekleri mevcuttur. Detaylı bilgi garanti kitapçığında ve hyundai.com.tr’de bulunmaktadır. Hyundai i30 modellerinin resmi spesifik CO2 emisyonu (715/2007/EC) 102-130 gram arasında, resmi yakıt tüketimleri (715/2007/EC) lt/100 km, şehir içi 4,3-6,8, şehir dışı 3,7-5,0 ve birleşik 3,9-5,6 arasındadır. Bilgiler yeni i30 Elite Plus Smart modeline aittir.


BÜYÜME / İHRACAT

İhracat artışı

sürüyor

Mart 2017 ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19 artışla 13 milyar 616 milyon dolar oldu. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, “Atılım yılı ilan ettiğimiz 2017 yılında ihracatımız güçlü bir şekilde artmaya devam ediyor” dedi.

T

ürkiye’nin ihracatı artarak yoluna devam ediyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre Mart 2017 ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19 artışla 13 milyar 616 milyon dolar oldu. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, TİM rakamlarına göre Kasım 2012’den bu yana en güçlü artışın Mart ayında kaydedildiğine dikkat çekti. Büyükekşi, “2017 yılına yüksek bir artış oranıyla başlamıştık. Mart ayında bu artış oranı çok daha yukarılara çıkmış oldu. Böylelikle ilk 3 aydaki ihracat artışımız yüzde 6,7 oldu. Atılım yılı ilan ettiğimiz 2017 yılında dünya ekonomisindeki toparlanma ile birlikte, Hükümetimizin ihracatçılara verdiği desteklerin de etkisiyle ihracatımız yükselişe geçti. Verilere baktığımızda

genele yayılan ve gittikçe hızlanan bir ihracat yapısına kavuştuğumuzu görüyoruz” dedi. Büyükekşi, son 12 aylık ihracatın da bir önceki yıla göre yüzde 2,4 artışla 144 milyar 877 milyon dolara ulaştığını belirtti.

Otomotiv, çelik ve kimyevi maddeler sektörleri ihracatımızı sırtlıyor Geçtiğimiz dönemde olduğu gibi Mart ayında da otomotiv sektörünün ihracatımızda başı çektiğini belirten Büyükekşi, “İhracatımıza sektörel olarak baktığımızda Mart ayında 666 milyon dolarlık artış ile değer bazında en yüksek artışı Otomotiv sektörümüz kaydetti. Oransal olarak en yüksek artışlar

yüzde 87,3 ile Gemi ve Yat ve yüzde 75,4 ile Mücevherde görüldü. Tarım sektörümüzün ihracatı ise yüzde 7,2 artış gösterirken, bu sektör altında izlenen Zeytin ve Zeytinyağı ihracatımız yüzde 71,2, Süs Bitkileri ve Mamulleri ihracatımız yüzde 24,7 artışla oransal olarak başı çekti. Yılın ilk üç ayına baktığımızda ise 4 milyar 73 milyon dolarlık ihracat artışının 1

MART 2017 IHRACATI

13 616 $ MİLYAR

MİLYON

20


milyar 470 milyon dolarlık kısmı otomotiv sektöründen, 874 milyon doları çelik sektöründen, 788 milyon doları ise kimyevi maddeler ve mamullerindeki ihracat artışından kaynaklandı. Geçtiğimiz dönemde emtia fiyatlarının gerilemesi sebebiyle çelik ve kimyevi maddeler sektörlerimizdeki ihracatımız gerileme kaydederken, bu sene tam tersine emtia fiyatlarının yükselişe geçmesiyle birlikte bu sektörlerimiz ihracat artışına en fazla destek veren sektörlerden oldu” dedi. Mart ayında kg başına ihracatın düştüğünü söyleyen Büyükekşi, “Geçtiğimiz senenin Mart ayında altın hariç kg başı ihracatımız 1,24 dolar iken, bu sene bu rakam 1,18 dolara geriledi. Ancak ortalama düşse bile kg başı ihracatını artırmayı başaran

sektörlerimiz var. İlk 3 aylık döneme baktığımızda, kg başı ihracatını en fazla artıran sektörümüz Savunma ve Havacılık oldu. Bu sektörümüzün kg başı değeri geçen seneye göre 9 dolar artış kaydetti ve 30,7 dolar oldu” dedi.

MEHMET BÜYÜKEKŞİ TİM Başkanı

Asya ve Uzakdoğu ülkelerine ihracatımız sıçrama yapıyor İhracat pazarlarına yönelik değerlendirmelerini de paylaşan Büyükekşi “Mart ayında en dikkat çekici ihracat artışlarını Asya ve Uzakdoğu ülkelerinde görüyoruz. Bu ayda Asya ülkelerine ihracatımız yüzde 44 artarken, Uzakdoğu ülkelerine ihracatımız ise yüzde 91’lik bir oranda artarak adeta sıçrama yaşadı. Ülkelere göre incelediğimizde ise, Mart ayında Singapur’a ihracatımız yüzde 340,5

TİM ILE TÜİK ARASINDAKI FARKLAR TİM verileri ile TÜİK verileri arasında oluşan farklara da değinen TİM Başkanı “Bildiğiniz gibi 1 Mart’ta Bursa’da Şubat ayı ihracat rakamlarını açıkladık. 11 milyar 296 milyon dolar ihracat ve yüzde 5,1 artış olduğunu kaydettik. Dün de TÜİK Şubat ayında 12 milyar 127 milyon dolar ile ihracatın yüzde1,9 daraldığını açıkladı. Daha önceki rakam açıklamalarımızda da değinmiştik. TİM verileri TÜİK’ten farklı olarak mücevher haricindeki altın ihracatını kapsamıyor. Farkın çok büyük bir kısmı da buradan kaynaklanıyor. Geçen sene Şubat ayında 71.08 GTİP kodlu Ham, yarı işlenmiş veya pudra halinde altın ihracatı 1,5 milyar dolar iken bu sene bu rakam 600 milyon dolara düştü. Bizim rakamlarımız üzerine bu verileri eklediği için TÜİK ihracatta düşüş açıkladı” dedi.

“Mart ayında en dikkat çekici ihracat artışlarını Asya ve Uzakdoğu ülkelerinde görüyoruz.”

gibi yüksek bir oranda artarken, Çin’e yapmış olduğumuz ihracat da yüzde 73 oranında yükseldi. AB ülkelerine ihracatımız her zaman olduğu gibi dengeli bir şekilde artmaya devam ediyor. Mart ayında AB28’e olan ihracatımız yüzde 20 artarken, AB ülkeleri arasında en dikkat çekici artışların ise yüzde 95,9 ile Malta ve yüzde 92,1 ile Portekiz’de yaşandığını görüyoruz. Rusya’ya ihracatımız ise bu ay da artmaya devam etti, Mart ayında yüzde 45,3 oranında, ilk 3 ayda ise yüzde 40,3 seviyesinde artış kaydedildi. En önemli ihraç pazarlarımızdan birisi olan Irak’a ihracatımız da benzer şekilde artışını sürdürüyor. Bu ülkeye ihracatımız Mart ayında yüzde 36,1 artış gösterdi. Diğer taraftan, siyasi sorunlar yaşadığımız Hollanda, İran ve Mısır’a ihracatımız ise sırasıyla yüzde 8,5, 17,1 ve 13,3 oranında düşüş kaydetti” dedi.

2017'de güçlü ihracat artışı büyümemizi yukarı çekecek Son açıklanan büyüme rakamlarını değerlendiren Büyükekşi, “2016 yılının 3’üncü çeyreğinden sonra son çeyrekte tekrar büyümeye geçmemiz olumlu bir gelişme. Son çeyreğe ilişkin yüzde 3,5'lik artış ülkemizin potansiyelinin altında, ancak beklentilerin üzerinde geldi. Bu sayede ekonomimizin temellerinin ne derece sağlam olduğu verilerle de pekişmiş oldu. Darbe girişimi, akabinde terör olayları ve derecelendirme kuruluşlarının notlarına rağmen büyümeye devam ediyoruz. Bunlara Hükümetimiz tarafından verilen destek ve teşvik paketlerinin de etkisi eklenince 2017'de çok daha yüksek büyüme rakamlarını yakalayacağımıza inanıyoruz. Ülkemizdeki güven ve istikrar ortamı da bunu destekler nitelikte. Bankacılık sistemimiz son derece güçlü. Mali disiplinden taviz 21


BÜYÜME / İHRACAT İmaj Kampanyamızı başlattık

OTOMOTİV

Son dönemde yurtdışında maruz kaldığımız olumsuz propagandaların ülkemizin imajı üzerindeki negatif etkilerini ortadan kaldırmayı hedeflediklerini ifade eden TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, “Sayın Ekonomi Bakanımız Nihat Zeybekci liderliğinde, "Türkiye İmaj Kampanyası" çalışmalarımızı Mart ayı itibariyle başlatmış bulunuyoruz. Almanya, ABD, Fransa, İngiltere, İtalya, Rusya ve Birleşik Arap Emirlikeri'nin olduğu toplam 7 ülkenin TV, gazete, dergi ve sosyal medya mecralarında ülke tanıtımımızı gerçekleştiriyoruz. Bunu yaparken de yabancılara kendimizi anlatmıyoruz. Aksine, ülkemizde iletişimden ilaç sanayine, hızlı tüketim mallarından elektroniğe, otomotivden bankacılığa birçok sektördeki büyük oyuncuların üst düzey yöneticileri bizzat kendi hikâyelerini ve tecrübelerini anlatarak, kendi insanlarını ülkemizi keşfe davet ediyorlar. İnanıyoruz ki, bu kampanyamızla birlikte ülkemize karşı oynanan oyunları tersine çevireceğiz” dedi.

İhracatın lideri olan otomotiv endüstrisi Mart ayında yüzde 32,5’lik artışla ihracatını 2 milyar 712 milyon dolara çıkardı.

HAZIR GİYİM VE KONFEKSİYON 2016 yılının Mart ayında 1 milyar 509 milyon ihracat gerçekleştiren sektör, ihracatını yüzde 1,8 yükselişle 1 milyar 537 milyon dolara çıkardı.

KİMYEVİ MADDELER Geçen yıl Mart ayına oranla ihracatında yüzde 28,8 artış gerçekleştiren sektör, 1 milyar 531 milyon dolarlık ihracat kaydetti.

ÇELİK Çelik sektörü, geçen yıla oranla yüzde 60,9’luk büyük bir artışla ihracatını 1 milyar doların üzerine çıkardı. Sektörün Mart ayı ihracatı 1 milyar 176 milyon dolar oldu. vermeden yolumuza devam ediyoruz. Alınan tedbirler sayesinde kısa vadede turizm ve yatırımlar da atağa kalkacak. 2017'de sadece ihracatta değil tüm ekonomide bu atılımın izlerini göreceğiz” dedi. 2016 yılının son çeyreğinde net dış ticaretin büyümeye 22

0,2 puanlık negatif katkı verdiğini kaydeden TİM Başkanı “Net dış ticaretin büyümeye katkısında mal ticaretinin yanında turizmi de kapsayan hizmet ticareti var. Son çeyrekte sadece mal ticaretinin büyümeye katkısı pozitif olurken kötü bir sezon

geçiren turizm dolayısıyla hizmet ticareti büyümeye negatif katkı verdi. 2017 yılında gelen güçlü ihracat verileri net dış ticaretin büyümeye katkısında da olumlu bir etki yaratacak ve ihracatımız bu yıl büyüme verilerini yukarı çekecek” diye belirtti.


BÜYÜME / MAKALE

Küresel ticarete dair umutlar

B DOÇ. DR. HATICE KARAHAN

IMF’in World Economic Outlook Nisan raporunda çizdiği projeksiyonlara göre; geçen yıl yüzde 2,2 artış kaydeden dünya mal ticaret hacminin bu yıl yüzde 3,9 gelişim sergilemesi söz konusu. Dolayısıyla ortada ticarete dair bir hızlanma beklentisi mevcut. Bu noktada, global GSYH’nın gelişimine dair projeksiyonların da, 2017 yılında yüzde 3,5 olduğunu ve hızlanmaya işaret ettiğini eklemekte fayda var. 24

ilindiği üzere dünya ticaret hacmindeki büyüme, geride bıraktığımız yıllarda adım adım yavaşlayan bir tablo çizdi. 2011 yılında ortalama yüzde 7,1 artış kaydeden küresel ticaret hacmi, sonrasında hızını aniden yüzde 2,7’ye çekerken, ardından gelen iki senede ise yüzde 3,7 gelişti. 2015 yılında yeniden yüzde 2,7’ye gerileyen söz konusu gelişim, 2016’da ise hepten yavaşlayarak yüzde 2,2 oldu. Bu süreç içerisinde yaşanan zikzakların ardında, elbette ki küresel ekonominin ağzının tadının bir türlü yerine gelememesi gerçeği var. Ne de olsa varılan nokta itibariyle, 2016’da kaydettiği yüzde 3,1’lik GSYH gelişimiyle hızını bir parça daha kesmiş bir dünyadan bahsediyoruz. Bununla beraber, ticaret hacminde hayal kırıklığına sebebiyet veren bağlantılı bir ana unsurun da, fiyat kanadında yaşanan gelişmeler olduğunu vurgulamak gerekiyor. Nitekim fiyatlarda küresel krizin hemen sonrasında gözlenen sıçrama da, 2012 ve akabinde kaydedilen düşüşler de, ticaret hacminin gelişiminde çeşitli etkiler yaptı. Öte yandan 2017 yılı için beklentiler, ticaretin daha pozitif bir gelişim sergileyeceği yönünde. IMF’in World Economic Outlook Nisan raporunda çizdiği projeksiyonlara göre; geçen yıl yüzde 2,2 artış kaydeden dünya mal ticaret hacminin bu yıl yüzde 3,9 gelişim sergilemesi söz konusu. Dolayısıyla ortada ticarete dair bir hızlanma beklentisi mevcut. Bu noktada, global GSYH’nın gelişimine dair projeksiyonların da, 2017 yılında yüzde 3,5 olduğunu ve hızlanmaya işaret ettiğini eklemekte fayda var. Ve tabii bu kapsamda, yukarıda bahsi geçen fiyat etkilerinin de, bu

sene ticaret hacmine gelebilecek hızlanmaya yansıyacağının bilincinde olmak gerekiyor. Nitekim 2015 yılında sert bir düşüş yaşayan ve 2016’da da önemli ölçüde negatif gelişim kaydeden ticarete konu fiyatlar, 2017 yılında artışlara sahne oluyor, olacak. Elbette burada sektörel farklılıklar gördüğümüzü de eklemek gerek. Örneğin; imalat ürünlerinin fiyatlarında geçtiğimiz yıllarda tek hanelerde gerçekleşen düşüşler bu yıl yerini tek haneli ve nispeten zayıf artışlara bırakacakken, enerji ve metal emtiada ise çift haneli çıkışlar bekleniyor. Enerji dışı diğer emtiaya bakacak olursak da, yer yer pozitif ve tek basamaklı toparlanmalar öngörülüyor. Ticarete dair beklentileri pazarlara ayrıştırarak incelediğimizde ise, bu yıl gerek gelişmiş gerekse gelişmekte olan ekonomilerin ivme kazanacağını söylemek mümkün. Bununla beraber, gelişmekte olan grubu “enerji ihracatçıları” ve “diğerleri” diye ikiye ayırdığımızda, bu sınıf totalinde ithalatta gerçekleşmesi beklenen canlanmanın motor gücünün enerjiciler olacağı ortaya çıkıyor. Öte yandan gelişen dünyada gerçekleşebilecek 2017 ihracat hızlanmasının ise, Türkiye gibi enerji dışı ihracat yapan ülkeler tarafından desteklenmesi bekleniyor.


BÜYÜME / MAKALE

“Türk tarzında Avrupalı” duruşumuzu bozmayalım

R PROF. DR. EMRE ALKIN

Kredi Derecelendirme Kuruluşları, önümüzdeki aylarda Türkiye ile ilgili not açıklamaları yapacak. Dolayısıyla bu açıklamalar sonucunda olumsuz gelişmeler ortaya çıkarsa, fiyatların gerileme ya da yerinde sayma ihtimali olabilir. Dolar/TL'de de doğal olarak yükseliş olacak. Bu uyarıda bulunmak konusunda kendimi sorumlu hissettim. 26

eferandumdan önce bir alışveriş merkezinde yanıma beni sosyal medyadan takip ettiğini söyleyen bir vatandaş geldi. "Referandum'a kadar paramı ne yapayım?" diye sordu. Önce şaka yapıyor sandım. Çünkü işlem yapacağı sadece bir gün kalmıştı. Baktım şaka yapmıyor, "kahve içerken anlatayım" dedim. Emekli olmuş. Ev almayı düşünüyor. Az çok bir birikimi var. "Referandumdan evet çıkarsa konut fiyatları uçuşa geçer mi?" diye sordu bu sebeple. "Oturacak mısınız ?" diye sordum tabiatıyla. Oturacakmış. "O zaman dikkat edeceğiniz şey fiyatı kadar bulunduğu lokasyon ve altyapısı olmalı" dedim. Kabul etti. Ona İstanbul'daki metrekare fiyatlarıyla alakalı bazı bilgiler verdim. Sonunda da, referandumdan sonra hiçbir yatırım aracının uzun vadede olumlu ya da olumsuz bir hale dönmeyeceğini söyledim. Orta vadede bizi büyük bir nimetin ya da felaketin beklemediğini anlattım.Ancak bir şey daha ekledim. Kredi Derecelendirme Kuruluşları, önümüzdeki aylarda Türkiye ile ilgili notlarını açıklayacak. Bu açıklamalar sonucunda olumsuz gelişmeler ortaya çıkarsa, fiyatların gerileme ya da yerinde sayma ihtimali olabilir. Dolar/TL'de de doğal olarak yükseliş olacaktır. Bu uyarıda bulunmak konusunda kendimi sorumlu hissettim. Referandum'dan önceki Cuma sabahı da Konya'da "Türkiye'nin geleceği parlaktır" isimli bir konferans verdim. Bu ismi koymamın birkaç sebebi var. Birincisi: Türk insanı her duruma kolayca adapte olabiliyor. Dolayısıyla toptan iyimser ya da toptan kötümser olmanın bir manası yok. İkincisi, Türk insanı bazı şeyleri kısa vadede çok konuşsa da uzun vadede unutuyor. Hafıza sorunu yok, çünkü aklında tutmuyor.Üçüncü sebep ise Türk insanının bugüne kadar gösterdiği

"olumsuzlukla mücadele etme gücü". Başka ülkelerin başına gelse kolayca dağılabileceği gelişmelerden Türkler birleşerek çıkıyor. Dördüncü sebep, Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyetin temellerinin sağlam olması. Böyle olmasaydı Türkiye bugüne kadar Ortadoğu ülkelerinden farksız olurdu. Dolayısıyla Türkiye'nin ait olduğu yer bellidir. Ancak bunu ait olmadığı yerden tariflemektedir. Asyalı ya da Ortadoğulu değildir Türk insanı. Olsa olsa Avrupalıdır. Ancak "Türk tarzında" Avrupalıdır. Yani kaldırımın üzerine otomobil parkeden, sıraya girmekten hoşlanmayan ve sürekli ayrıcalık isteyen tarzda bir Avrupalı. Şunun da altını çizmek istiyorum: "İdam cezası" gibi hiç gereği ve yeri olmayan talepler dikkate alınıp yeni bir referandum çalışması ortaya konursa, Türkiye'nin dış politikasında uzun zamandır yaşanmamış ciddi bir bunalım süreci yaşanır. "Ama halk böyle istiyor" sözlerine de en güzel cevabı bakın kim vermiş? Trump'ın belki de en önemli rakibi, Cumhuriyetçilerin Senato'daki çoğunluk Lideri Mitch McConnell. Bugün partinin en kuvvetli isimlerinden biri. Yazdığı kitapta şunu diyor: "Seçmeni dinleyeceğin vakit ile liderlik edeceğin vakti doğru ayırt edeceksin." Bizdeki sorun "halk istiyor" diye, pek az kişinin aklına gelen fikirlere taraftar yaratmak aslında. Dolayısıyla vatandaşın coşkusu ya da öfkesinin yarattığı dalga ile Türkiye'nin başını belaya sokacak denemeler yapmamak lazım. Referandumun sonucu ne olursa olsun Türkiye'nin ait olduğu yer değişmeyecek. Türk insanı hiçbir zaman Ortadoğulu olmayacak. Asyalı olması zaten imkânsız. Buradan hareketle, Türkiye'nin içinde olduğu değişim sürecinin hem ülkeye hem de dünyaya hayırlar getirmesini diliyorum.


BUGÜN İÇİN DAHA İYİ YARIN İÇİN DAHA İLERİ Gerçek başarının yalnızca katma değerli ürün ve hizmet ile yaratılabileceğini çok iyi biliyoruz. Bu yüzden teknoloji, inovasyon ve tasarım çalışmalarımıza büyük önem veriyor, çözüm ve gelişim ortağı olarak müşterilerimizi geleceğe taşıyoruz.


DÜNYA / TÜRKİYE İMAJ KAMPANYASI

Türkiye'nin dostları Türkiye'yi anlatıyor Ekonomi Bakanlığı öncülüğünde TİM ve TOBB işbirliğinde başlayan kampanya ile Türkiye’nin dostları Türkiye’yi anlatacak. Ülkemize inanan, güvenen küresel şirketler, kendi hikâyelerini kendi vatandaşlarına anlatıyor. Kampanyanın 7 ülkede 500 milyon doğrudan erişime ulaşması hedefleniyor.

T

ürkiye’de yıllardır çalışan yatırımları olan küresel şirketlerin yöneticileri ülkenin yurtdışındaki imajını ve algısını düzeltmek için harekete geçti. Ekonomi Bakanlığı öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) işbirliğinde başlayan yeni kampanya ile Türkiye’nin dostları Türkiye’yi anlatacak. Almanya, ABD, İngiltere, Fransa, İtalya, Rusya ve Bir28

leşik Arap Emirlikleri’nde başlayacak kampanyayla Türkiye’de uzun yıllardır yatırımları olan General Electric, Sberbank, Fiat, Ford, Danone, Hyundai, Novartis, Vodafone gibi şirketlerini CEO ve üst düzey yöneticileri "Türkiye’ye güven, inan ve kazan" diyor. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin "dostlarımız" diye nitelendirdiği yöneticiler kendi Türkiye deneyimlerini anlatarak, Türkiye’nin yurtdışında bozulan algısına ilaç olacaklar.

7 ülkeyi kapsayacak Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi'nin öncülüğünde, TİM koordinasyonu ve TOBB iş birliğiyle yurtdışında yürütülecek Türkiye İmaj Kampanyası, Çırağan Sarayı’nda yapılan lansman etkinliğiyle tanıtıldı. Etkinliğe T.C. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, TOBB Başkan Vekili Halim Mete, sivil toplum ve iş dünyasının temsilcileri ile küresel çapta faaliyet gösteren firmaların en üst düzey

yöneticileri katıldı. Kampanya sayesinde son dönemde yurtdışında Türkiye aleyhine yürütülen negatif algı oluşturulma çabasına da kuvvetli bir yanıt verilecek. Ekonomi Bakanlığı öncülüğünde başlatılan kampanya ile 2016’da yaşanan menfur darbe girişimi ve terör saldırıları sonrasında Türkiye’nin istikrarlı ekonomisinin potansiyeline duyulan inancın güçlendirilmesi hedefleniyor. Türkiye’nin uluslararası konumu ve itibarının zedelen-


NİHAT ZEYBEKCİ Ekonomi Bakanı “Türkiye’nin avantajlarını aktaracağız. Bu, Türkiye olarak kendi devlerimizi yaratma projesidir.”

MEHMET BÜYÜKEKŞİ TİM Başkanı “7 ülkede 500 milyon kişiye ulaşarak ve kampanya sonunda 2,7 milyar erişim sağlamayı hedefliyoruz.”

HALIM METE TOBB Başkan Yardımcısı “Algı kampanyasına başlıyoruz, Türkiye’ye ve ekonomimize güveniyoruz, mesajlarını veriyoruz.”

mesine mâni olma amacını güden kampanya; Amerika, İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, Rusya ve Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere, Türkiye’nin ihracatında yüzde 40’a yakın paya sahip yedi ülkeyi kapsayacak. Çalışmaların tamamı, Türkiye’den yönetilecek. Kampanya kapsamında ilk etapta Türkiye’de varlık gösteren yabancı kurum ve kuruluşların üst düzey yöneticileri ile hazırlanan videolar, yedi ülkede gösterime girecek. Bugünden itibaren iki gün boyunca, önce Türkiye televizyonlarında tanıtıcı filmler gösterimde olacak. 16 uluslararası markanın üst yöneticilerinin Türkiye’ye dair duydukları güveni ve inancı kendi ağızlarından aktardıkları videolar, ‘Yabancı dostların gözünden, kalbinden ve dilinden Türkiye’ temasını işliyor. Yurtdışında, özellikle Türkiye’nin ihracatından yüksek pay alan ülkelerde yürütülecek kampanyanın diğer ülke kampanyala-

rından en büyük farkı; Türkiye’nin gerçeklerinin Türkiyeli işadamlarının ağzından değil, Türkiye’de faaliyet gösteren, ülkemizin taşıdığı potansiyele inanan ve yatırım yapmaya devam eden yabancı kurum ve kuruluşların yöneticilerinin ağzından anlatılması olacak.

Dost ülkelerdeki yayın kuruluşları ağza alınmayacak ifadeler kullanıyorlar. Fakat ne kadar zor olsa da

Bu, Türkiye olarak kendi devlerimizi yaratma projesidir Projenin detaylarını açıklayan ve ülkemizin yurtdışındaki algısına vereceği katkılara değinen Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Türkiye’de bizim yaşadıklarımızı yaşayan yabancı dostlarımızın aslında hiç de yabancı olmadığını, Onları ‘yol arkadaşı’ olarak nitelememiz gerektiğini ifade etti ve şu yorumda bulundu: “Son dönemde tercihini Batı ile entegrasyondan yana koymuş bir Türkiye olarak kimseye yaşadıklarımızı hissettiremediğimiz zamanlar yaşadık ve gördük ki dostlarımız yaşadıklarımızı anlamakta zorluk çektiler.

Türkiye’de yaşadıklarımızın iç yüzünün, en doğru şekilde dışarıya anlatılması gerekiyor. Fakat bizim bizi anlatmamız zor. Bizi bizimle beraber olan dostlarımızın anlatması lazım. Bu sebeple; "Gelin kendi hikâyenizi bizimle paylaşın" dedik. Kampanyamız ilk etapta 7 ülkede başlayacak. Ardından daha da büyüyecek.” Nifak ya da fesat geçişlerine de hazır olmamız gerektiğini ifade eden Bakan Zeybekçi; “Meydana gelen boşluktan terör örgütleri nemalanıyor. Bizler terör örgütlerinin kazanmasına müsaade etmeyeceğiz. Dünyanın her yerinden dostlarımızı yanımıza toplayacağız ve tuzağa düşmeyelim diyeceğiz.

KIMLER YER ALDI? Türkiye İmaj Kampanyasına katılan isimler ise sırasıyla şöyle; • Unilever Türkiye Orta Asya ve İran Yönetim Kurulu Başkanı Harm Goossens • Samsung Electronics Türkiye Başkanı Dae Hyun Kim • Vodafone Türkiye Üst Yöneticisi Colman Deegan • Toyota Türkiye Genel Müdürü ve Üst Yöneticisi Hiroshi Kato • Hyundai Assan Başkanı Mong Hyun Yoon • AXA Grup Üst Yöneticisi Guillaume Lejeune • Sanofi Türkiye Ülke Başkanı Fabrizio Guidi • Novartis Türkiye Ülke Başkanı Peter Catalino • Sberbank Üst Yöneticisi Herman Gref • BNP Paribas Başkan Yardımcısı Jean Paul Sabet • Ford Başkanı ve Üst Yöneticisi Mark Fields • FCA Grup Üst Yöneticisi Sergio Marchionne • Nestle Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Üst Yöneticisi Felix Allemann. 29


DÜNYA / TÜRKİYE İMAJ KAMPANYASI

KAMPANYANIN DETAYLARI TİM Genel Sekreteri Dr. Halil Bader Arslan atılacak adımlar hakkında bilgi verdi: • Kampanyanın hedefi mevcut ülkelerde A+, A ve B gruplarında maksimum insana ulaşmak. • Öncelikli kitlesi, uluslararası iş yapan yatırımcılar ve yöneticiler… • TV’lerde 1 ay, gazetelerde 3 ay, dergilerde 2 ay, sosyal medyada ise 1 yıl ve halkla ilişkiler kampanyası da 1 yıl sürecek. • Almanya’da 3 gazete ve 3 dergi, ABD’de 4 gazete ve 1 dergi, Rusya’da 4 gazete 5 dergi, İngiltere’de 4 gazete 3 dergi, Fransa’da 4 gazete 3 dergi, İtalya’da 3 gazete ve 3 dergi, BAE’de 4 gazete ve 4 dergi olmak üzere toplamda 530 milyon erişim hedefleniyor.

30

Bizler bıkmadan usanmadan kendimizi, gerçeklerimizi anlatmaya devam edeceğiz. Çalışmalarımız bunlarla sınırlı kalmayacak. Ekonomi Bakanı olarak dünyada önde gelen aktörlere yatırım teşvik sistemimizi bizzat anlatacağım. Türkiye’nin avantajlarını aktaracağız. Bu, Türkiye olarak kendi devlerimizi yaratma projesidir” dedi.

Dostlarımız bizi anlatacak TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, bu çalışmaya Cumhurbaşkanının vizyonu ve Ekonomi Bakanının liderliği ile çıktıklarını belirterek; “Bugün biz kendimizi anlatmayacağız. Bizi bilen bize inanan ve bu ülkeye güvenen dostlarımız bizi anlatacaklar. Ülkemiz üzerinde oynanan algı oyununu, ülkemizi karalama çabalarını boşa çıkaracağız” dedi. 2016 yılında ülkemizde ve çevre ülkelerde birçok olumsuz hadise yaşandığına değinen TİM Başkanı; “Emin olun, bu olayların onda biri başka bir ülkede yaşansaydı, o ülkenin ekonomisi altüst olurdu. Ancak milletimizin birlik ve beraberliği ile güçlü ekonomik yapımız sayesinde bütün bu yaşananları atlatmasını bildik” dedi. Türkiye’nin bir yatırım ve cazibe merkezi olduğunu, küresel ekonominin can damarı olan sektörlerin en büyük oyuncularının ülkemizde yatırımı olduğuna değinen Büyükekşi “Hepsi birbirinden başarılı uluslararası kuruluşların başındaki dostlarımız ve bu iş ve kader ortaklarımızın

Almanya, ABD, İngiltere, Fransa, İtalya, Rusya ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde başlayacak kampanyayla Türkiye’de uzun yıllardır yatırımları olan General Electric, Sberbank, Fiat, Ford, Danone, Hyundai, Novartis, Vodafone gibi şirketlerin CEO ve üst düzey yöneticileri "Türkiye’ye güven, inan ve kazan" diyor. birer Türkiye hikâyesi var. Ülkemizde ayrı ayrı tecrübeleri var. Onlar size kendi hikâyelerini ve tecrübelerini anlatıyorlar” dedi.

2,7 milyar erişim sağlamayı hedefliyoruz TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi de Türkiye’ye inanmış güvenmiş küresel şirketlerin CEO’larının Türkiye’yi en açık haliyle yaşayanlar olduğunu belirterek “7 ülkede kampanyamız başlayacak. Televizyon ekranları, gazete ve dergiler ile basılı medyada tam sayfa ilanlar olacak. 1 yıl süreyle devam edecek. 7 ülkede 500 milyon kişiye ulaşmak ve kampanya sonunda ise 2,7 milyar erişim sağlamayı hedefliyoruz” dedi.

Hepimiz için kıymetli bir kampanya TOBB Başkan Yardımcısı Halim Mete ise; “Ülkemiz sadece terör olaylarıyla anılan bir ülke haline getirilmeye çalışıldı; fakat birlik

ve dirliğimiz bozulmadı. Geçtiğimiz sene yaşadığımız terör olayları ve 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ulusal ve uluslararası muhataplarımızla istişarelerde bulunduk, onlarca etkinlik düzenledik ve kendimizi anlatmaya çalıştık. Türkiye’ye güven olmaz diyenlere inat algı kampanyasına başlıyoruz. Türkiye’ye güveniyoruz, ekonomimize güveniyoruz ve mesajlarını veriyoruz. Bunu Türkiye’ye yatırım yapan iş dünyasının liderleri olarak söylüyoruz. Katkısı geçen tüm şirketlere, Ekonomi Bakanlığımıza ve TİM’e teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.


BÜYÜME / 500 BÜYÜK HIZMET İHRACATÇISI ARAŞTIRMASI

Türkiye'nin 500 Büyük Hizmet İhracatçısı Araştırması'na başvurular devam ediyor TİM’in geçen yıl başlattığı 'Türkiye’nin 500 Büyük Hizmet İhracatçısı Araştırması'nın ikincisi için başvuru süreci 31 Temmuz’a kadar devam edecek. Hizmet sektörlerinde ihracat gerçekleştiren firmalar, 2016 yılında gerçekleştirdikleri hizmet ihracatı ile sıralanarak kamuoyunun bilgisine sunulacak.

E

konomi Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin 2016’da başladığı ve geçen Aralık ayında Başbakan Binali Yıldırım ve 11 Bakanın katılımı ile dereceye giren firmaların ödüllendirildiği Türkiye’nin 500 Büyük Hizmet İhracatçısı Araştırmasının 2’ncisi için başvuru süreci 6 Mart 2017 itibarıyla başladı. Firmalar araştırmaya http://www. tim.org.tr/tr/500.html adresinden, 31 Temmuz 2017 tarihine kadar ücretsiz olarak katılabilecek. Hizmet ihracatçısı firma-

32

ların katılımları ile beyan usulüne göre yürütülecek ve gerektiğinde firma beyanını destekleyici ek belge talep edilecek olan “Türkiye’nin 500 Büyük Hizmet İhracatçısı Araştırması” ile hizmet sektörlerinde ihracat gerçekleştiren firmalar, 2016 yılında gerçekleştirdikleri hizmet ihracatı ile sıralanarak kamuoyunun bilgisine sunulacak. TİM, Genişletilmiş Ödemeler Dengesi Hizmetler Sınıflaması (EBOPS) ve önceki yıl alınan başvuruları baz alarak hizmet sektörleri sınıflandırmasını

yaptı. Buna göre araştırmaya telekomünikasyon, bilgisayar ve bilgi Firmalar araştırmaya hizmetleri, inşaat ve müteahhitlik hizmethttp://www.tim.org.tr/tr/500.html leri, eğitim hizmetleadresinden, 31 Temmuz 2017 ri, sağlık hizmetleri, tarihine kadar ücretsiz olarak turizm ve seyahat katılabiliyor. ile ilgili hizmetler, eğlence, kültür ve spor hizmetleri, yolcu taşımacılığı ve genel hizmetleri, yük taşımacılığı ve lojistik hem de genel sıralamasını hizmetleri, mali hizmetler ücretsiz olarak görmüş olave diğer iş hizmetleri kacak. Geçen yıl olduğu gibi tegorilerinden başvurular bu yıl da, ilgili sektörün ilk alınıyor. 3 firması ile Türkiye geneAraştırmaya başvuran firmalar hem kendi sektörü linde ilk 10’a giren firmalara ödüller verilecek. Ayrıca içerisindeki konumunu


dereceye giren firmalara sertifika gönderimi yapılacak ve ek olarak araştırma sonucunda bir kitapçık hazırlanacak. Türkiye’de bir ilk olacak bu kitapçığın içeriğinde araştırmaya başvuran firmaların hizmet ihracatı, cirosu, en fazla ihracat gerçekleştirdikleri ülkeler, yatırım miktarı, devlet destek ve teşviklerinden yararlanma durumu, mavi-beyaz yaka çalışan sayısı gibi kapsamlı bilgi ve analizler paylaşılacak. Ayrıca sektöre özgü olarak, eğitim hizmetlerinde Türkiye’ye getirilen yabancı öğrenci sayısı, sağlık hizmetlerinde hizmet verilen yabancı hasta sayısı, turizm sektöründe yabancı turist sayısı, müteahhitlik sektöründe üstlenilen toplam proje bedeli, Türkiye’ye getirilen döviz miktarı ile Türkiye'den yurtdışına transfer edilen döviz miktarı, bilişim sektöründe firmanın patent sayısı ve tüm sektörlerde tescilli marka, tescilli uluslararası marka sayısı gibi bilgiler paylaşılacak.

ihracatı gerçekleştirdiğini ifade eden Büyükekşi, “Bu rakam Türkiye’nin hizmet ihracatının yaklaşık yüzde 40’ına tekabül ediyor” diye konuştu. Büyükekşi başvuru sayısındaki artışla birlikte araştırmaya konu hizmet ihracat rakamının da artacağını sözlerine ekledi. Hizmet ticaretinin Dünyada olduğu gibi ülkemizde de son yıllarda büyük bir ivme yakaladığına değinen TİM Başkanı “Son 10 yılda, küresel hizmet ihracatı tam iki katına çıkarak 4,9 trilyon dolar değerine ulaştı. Diğer bir ifadeyle, dünya genelinde yapılan toplam ticaretin dörtte birini hizmet ticareti oluşturuyor. Uluslararası Ticaret Merkezi (ITC) Trademap verilerine göre ülkemizin 2015 yılı toplam hizmet ihracatı 46,3 milyar dolar olurken, 24 milyar dolar fazla vererek net hizmet ihracatçısı konumunda bulunuyoruz. Özellikle turizmde, taşımacılıkta ve inşaat hizmetlerinde dış ticaret fazlası veriyoruz” dedi.

“Bu yıl başvuru sayısını çok daha üst seviyelere taşımayı hedefliyoruz”

10 Soruda Hizmet İhracatı

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, “Hizmet ihracatı bizim için vazgeçilmez ve mutlaka Türkiye gündeminde olması gereken bir alan. Bu yıl araştırmaya başvuran firma sayısını çok daha üst seviyelere taşımayı hedefliyoruz” dedi. Geçen yıl gerçekleştirilen araştırma kapsamındaki 500 firmanın 2015 yılında 18,5 milyar dolar hizmet

1- Mal ve hizmet arasındaki fark nedir? Mal ya da hizmet ihracatçısı olduğumu nasıl anlayabilirim? Mal bir nesne, elle tutulabilir, somut araçlardır. Mal ihracatı kapsamına tarım ve sanayi sektörlerinde yurtdışına yapılan satışlar girmektedir. Örneğin otomotiv, kimya, çimentocam-seramik, demir-demirdışı metaller, tekstil,

HIZMET İHRACATÇILARI BU ARAŞTIRMAYA NEDEN KATILMALI?

MEHMET BÜYÜKEKŞİ TİM Başkanı “TİM bu araştırma ile 2023 hedefleri doğrultusunda hizmet sektörünün potansiyelinin ortaya çıkarılmasına katkıda bulunmayı hedefliyor.”

deri, hazırgiyim gibi sanayi ürünleri ile fındık, sebzemeyve, hububat ve bakliyat gibi tarım ürünleri ihracatı mal ihracatına girmektedir. Hizmet ise, maddi bir niteliği olmayan, alım satımı mümkün olan, belirli bir fiyatı olan ve fayda sağlayan soyut bir iktisadi faaliyettir. Bu hizmetlerin yabancı bir ülkeye gerçekleştirilmesi ile sağlanan döviz kazandırıcı faaliyet ise hizmet ihracatı kapsamına girmektedir. Eğitim hizmeti, taşımacılık hizmeti, iletişim hizmetleri, turizm ve sağlık hizmetleri ile mal ihracatı sonucunda o ürüne verilen teknik destek ile onarım ve bakım hizmetlerini örnek vermek mümkündür.

2- Küresel hizmet ihracatının lideri ilk 3 ülke hangisidir? Türkiye küresel hizmet ihracatında kaçıncı sırada yer almaktadır? Uluslararası Ticaret Merkezi (ITC) Trademap 2015 yılı hizmet ihracatı verile-

◊ Başvurular http:// www.tim.org.tr/tr/500. html linki üzerinden online ve oldukça kısa süre içerisinde ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor. ◊ Sektörün ilk 3 firması ile Türkiye genelinde ilk 10’a giren firmalara ve belirli sektörlere ödüller veriliyor. ◊ Firmalar hem kendi sektörü içerisindeki konumunu, hem de genel sıralamasını ücretsiz olarak görme imkanına erişiyor. ◊ TİM’in yayınlarında ve sosyal medya aracılığıyla şampiyonların başarı hikayelerine yer veriliyor. ◊ Dereceye giren firmalara sertifika verilecek. ◊ Katılımcı firmalara, 2015/8 ve 2015/9 sayılı desteklere ilişkin “100 Soruda Döviz Kazandırıcı Hizmet Ticaretinin Desteklenmesi” kitapçığı gönderilecek. ◊ Katılımcı firmalara “Döviz Kazandırıcı Hizmet Ticareti ve Devlet Destekleri” ile ilgili eğitim verilecek. 33


BÜYÜME / 500 BÜYÜK HIZMET İHRACATÇISI ARAŞTIRMASI rine göre küresel hizmet ihracatının liderleri 710 milyar dolarla ABD, 349 milyar dolarla İngiltere ve 286 milyar dolarla Çin’dir. Türkiye ise 47 milyar dolarlık hizmet ihracatı rakamı ile 26. sırada yer almaktadır.

3- Dünya ihracatında ve Türkiye’nin ihracatında hizmetler sektörünün payı ne kadardır? Dünya ihracatı içinde hizmetlerin payı yüzde 23’e ulaşmış durumdadır. Türkiye’de bu rakam yüzde 24’e yükselmektedir.

4- Hizmet ihracatının gerçekleşme şekilleri-modları kaça ayrılır? Araştırmaya katılırken hangi modu seçmeliyim? Hizmet ihracatının gerçekleşme şekilleri 4 farklı Mod’a ayrılmaktadır. Mod 1: Sınır ötesi ticarette, sınırı geçen hizmetin kendisidir. Bilgisayar ve IT hizmetleri (Uzaktan online veri işletimi ve veri tabanı hizmetleri), her türlü elektronik vb. teknolojik ortamda sağlanan danışmanlık (Hukuk danışmanının e-mail, telefon vb. yoluyla hizmet vermesi), muhasebe, mali ve tasarım hizmetleri (Türkiye’deki bir mimarlık firmasının diğer bir ülkedeki müşterisinin istekleri doğrultusunda bir bina tasarlaması ve bu tasarıyı İsviçre’ye göndermesi) bu mod kapsamında değerlendirilmektedir. Mod 2: Yurtdışında tüketim kapsamında hizmeti alan kişi (tüketici) sınırdan geçmektedir. Yabancı ülke 34

Araştırmaya telekomünikasyon, bilgisayar ve bilgi hizmetleri, inşaat ve müteahhitlik hizmetleri, eğitim hizmetleri, sağlık hizmetleri, turizm ve seyahat ile ilgili hizmetler, eğlence, kültür ve spor hizmetleri, yolcu taşımacılığı ve genel hizmetleri, yük taşımacılığı ve lojistik hizmetleri, mali hizmetler ve diğer iş hizmetleri kategorilerinden başvurular alınıyor. vatandaşının Türkiye’de gerçekleştirdiği seyahat/ tatil amaçlı harcamaları, yabancı ülke vatandaşı bir hastanın Türkiye’de tedavi görmesi ya da Türkiye’de üniversite eğitimi alması bu moda girmektedir. Mod 3: Ticari varlık kapsamında hizmeti sağlayan hizmeti alanın ülkesine gitmektedir. Bir bankanın yabancı bir ülke içerisinde şube açarak bankacılık hizmeti vermesi, bilişim, mühendislik, danışmanlık gibi mesleki hizmetler alanında faaliyet gösteren bir Türk firmasının şube veya yerel ortak vasıtası ile yurtdışında gösterdiği faaliyetleri, lisanslar, yönetim sözleşmeleri, anahtar teslim projeler, yap-işlet-devret projeleri Mod 3 kapsamında değerlendirilmektedir. Mod 4: Gerçek kişilerin varlığı kapsamında hizmeti veren kişi (personel) sınırdan geçmektedir. Bilişimci, yazılımcı, mühendis vs. belirli süreliğine yurtdışında hizmet vermesi Mod 4 kapsamında değerlendirilmektedir.

5- 2016 yılı araştırma sonuçlarına göre ilk 10 firma hangileri oldu? THY, Pegasus, Çalık Enerji, Sun Express, GAP İnşaat, Atlas Global, Yapı Merke-

zi İnşaat, Netlog Lojistik Grubu, Odeon Turizm İşletmeciliği, Taha Kargo TİM’in 2016 yılı araştırma sonuçlarına göre ilk 10 firma olmuştur.

6- Bu yıl araştırmaya başvurmanın farklı avantajları olacak mı? Bu yılki araştırma kapsamında Türkiye’nin 500 Büyük Hizmet İhracatçısı listesi açıklanacak. Firmalar hem kendi sektörü içerisindeki konumunu, hem de genel sıralamasını ücretsiz olarak görme imkanına erişecek. Bu yıl ayrıca katılımcı firmalara, 2015/8 ve 2015/9 sayılı desteklere ilişkin “100 Soruda Döviz Kazandırıcı Hizmet Ticaretinin Desteklenmesi” kitapçığı gönderilecek. Katılımcı firmalara “Döviz Kazandırıcı Hizmet Ticareti ve Devlet Destekleri” ile ilgili eğitim verilecek.

7- Hizmet ihracatı yapan firmaların, bu araştırmaya başvurmasında bir bağlayıcılık var mıdır? Araştırma, hizmet ihracatçısı firmalarının gönüllü katılımları ile beyan usulüne göre yürütülmektedir. Dolayısıyla firmalar için bir bağlayıcılık bulunmamaktadır. Ancak gerektiğinde

firma beyanını destekleyici ek belge talep edilebilecektir. Bunun yanında firma dilerse adının açıklanmasını istememe seçeneğini işaretleyebilmektedir.

8- Başvuru portalında belirtilen 10 farklı sektörün alt kırılımı bulunmakta mıdır? Genişletilmiş Ödemeler Dengesi Hizmetler Sınıflaması (EBOPS) altında 10 farklı sektörün alt kırılımları yer almaktadır. Başvuru yapılırken, ilgili sektör seçildiğinde, alt sektör otomatik olarak görünmekte ve firmalara seçim imkanı tanınmaktadır.

9- Araştırmaya portal üzerinden başvuran firmaların orijinal belgelerini TİM Strateji ve İnovasyon Birimi’ne iletmeleri gerekmekte midir? Araştırma online olarak yapılmakta ve talep edilen belgelerin portala yüklenmesi yeterlidir. Fiziki olarak belge gönderimi yapılmasına gerek duyulmamaktadır.

10- 2017 yılı araştırmasına son başvuru tarihi nedir? Türkiye’nin 500 Büyük Hizmet İhracatçısı Araştırması için son başvuru tarihi 31 Temmuz 2017'dir.


KOMPASS e-ticaret üyeliğinde %80 teşvikten faydalanmak için hemen harekete geçin!

Firmanızı dünyaya tanıtmak için hemen şimdi Kompass ile tanışın tr.kompass.com


BÜYÜME / MAKALE

Soru ve cevaplarla “Cazibe Merkezleri Programı”

H EMRAH AKIN YMM Partner Tax KPMG - Turkey

ükümetimiz geçtiğimiz yılın ikinci yarısından bu tarafa hem ulusal hem de uluslararası yatırımcıları cezbetmek için muazzam teşvik paketleri açıklıyor. Bu teşviklerin bir kısmı -proje bazlı/süper teşvikler veya orta ve yüksek teknoloji içeren yatırımlarının teşviki gibi- özellikle büyük uluslararası yatırımlara konsantre olurken; bir kısmı da “Cazibe Merkezleri Programı”nda gördüğümüz gibi bölgesel ekonomik gelişmişlik farklarını gidermeyi amaçlıyor. 22 Kasım’da yayımlanan 678 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile sistemimize yeni bir teşvik mekanizması olarak giren; ancak programın uygulama esasları çok yakın zamanda 2016/9596 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) ile belirlenen “Cazibe Merkezleri Programı”na biraz yakından bakalım.

“Cazibe Merkezleri Programı” neyi ifade ediyor?

678 sayılı KHK ile hayatımıza giren Program, görece az gelişmiş bölgelerdeki yatırım ortamını canlandırarak istihdam, üretim ve ihracatı artırmak yoluyla bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltmak amacıyla hayata geçiriliyor. 36

678 sayılı KHK ile hayatımıza giren Program, görece az gelişmiş bölgelerdeki yatırım ortamını canlandırarak istihdam, üretim ve ihracatı artırmak yoluyla bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltmak amacıyla hayata geçiriliyor. 2016/9596 sayılı BKK ile programın BKK ile belirlenen 23 ilde uygulanacağı açıklandı. Batman, Ardahan, Bayburt, Van, Hakkâri ve Erzincan bu illerden birkaçı.

Kapsamdaki illerde hangi destekler verilecek? Cazibe Merkezleri Programının uygulanacağı illerde oldukça geniş

bir teşvik paketinin uygulanacağı anlaşılıyor. Program kapsamında yatırımcılara verilecek destekleri özetleyelim; • Danışmanlık hizmeti desteği, • Anahtar teslim fabrika binası yapım desteği, • Faizsiz yatırım kredisi desteği, • Faiz indirimli işletme kredisi desteği, • Bakanlar Kurulunca belirlenen illerden halen faaliyette bulunan üretim tesisini Cazibe Merkezleri Programı kapsamındaki illere taşımak isteyen yatırımcılara “Üretim Tesislerini Taşıma Desteği” • Çağrı ve veri merkezleri sağlanacak destekler; o Hazine taşınmazlarının “çağrı merkezi ve veri merkezi” yapımı için tahsisi, o Kamuya, mahalli idarelere, kamu iktisadi teşebbüslerine ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait atıl vaziyetteki kamu binalarının çağrı merkezi ve veri merkezi olarak kullanımı için tahsisi, o Çağrı merkezi ve veri merkezi binası yapım desteği, o Çağrı merkezlerinde ve veri merkezlerinde ihtiyaç duyulan telekomünikasyon altyapısına verilecek destekleri kapsayan “çağrı ve veri merkezleri yatırım desteği” o Veri merkezleri için ayrıca enerji desteği, Bu noktada altını çizelim, Program kapsamındaki illerde kurulacak çağrı merkezleri ve veri merkezleri, yatırımlarda devlet yardımları hakkındaki kararlar kapsamında, kuruldukları bölgenin bölgesel teşviklerinden, herhangi bir asgari yatırım tutarı şartı aranmaksızın söz konusu kararlarda belirtilen usuller çerçevesinde faydalandırılacaklar.


Hangi yatırımlar bu desteklerden yararlanabilecek? Program desteklerinden yararlanmak için temel şartlara bakalım; • İmalat sanayinde, yeni veya yarım kalmış bir projenin bu desteklerden yararlanmak için 2 milyon TL tutarında bir “asgari sabit yatırım” tutarını gerçekleştirmeleri ve asgari 30 kişi istihdam etmeleri gerekiyor. • Çağrı merkezleri içinse asgari 200 yeni istihdam ile hizmet sözleşmesi yapmış olma şartı var. • Veri merkezi yeni yatırımları için merkezin asgari 5 bin metrekare beyaz alanı bulunması ve bazı teknik seviyeleri sağlaması bekleniyor. • Üretim tesisi taşıma desteğinden yararlanmak için öncelikle asgari son iki yılda faaliyet gösterme şartı var. Bu şartı sağlamak da yeterli değil ek olarak taşımanın BKK’nın yürürlüğünden itibaren iki yıl içinde gerçekleşmesi ve taşınmadan sonra 200 kişilik istihdamın taahhüt edilmesi gerekiyor.

Anahtar teslim fabrika binası teşvikinin şartları neler? Bu destek, yatırım maliyetleri içinde önemli bir yer tutan bina inşaat harcamalarına yöneldiği için yatırımcıların ciddi biçimde ilgisini çekmiş durumda. Desteğe konu binanın, hazinenin veya yatırımcı tarafından idareye devredilecek bir arazi üzerine yapılması mümkün. Bu destek kapsamında inşa edilecek binanın azami 20 bin metrekareye kadar kısmı desteklenebileceğini ve bu kapsamdaki destek tutarının 10 milyon TL’yi aşamayacağını vurgulayalım. Desteğe konu bina tamamlandıktan sonra yatırımcıya kiralanacak. Kira bedeli, SPK tarafından lisanslı gayrimenkul değerleme şirketleri tarafından belirlenen rayiç kira bedelinin yüzde 10’u olarak tespit edilmiş. Kira bedellerinin her yıl yeniden değerleme oranında arttırılacağının da altını çizelim. Belirlenen süre ve şartlarla yatırımın devamı halinde bina yatırımcıya devredilebilecek.

Yatırımın ve işletme finansmanı için Program neler vadediyor? Program, hem yatırım hem de işletme döneminin finansmanına ilişkin önemli destekler içeriyor. Kredilendirilecek yatırımın asgari yüzde 30’unun özkaynaklardan sağlanması ise temel şart. Burada karşımızda “faizsiz yatırım kredisi desteği” ile “ faiz indirimli işletme kredisi desteği” gibi iki önemli destek çıkıyor. Faizsiz yatırım kredisi desteği; • Bu kapsamda, yatırımcının bina, makine ve teçhizat harcamaları için faizsiz yatırım kredisi imkânı sağlanabilecek. • Bina için verilebilecek kredi limiti 10 milyon TL olarak belirlenmiş, bazı özel durumlar hariç makine ve teçhizat için özel bir sınır öngörülmemiş durumda. • Kredinin vadesi -azami iki yıl anapara ödemesiz- toplam altı yıl olarak tespit edilmiş. Anapara ödemesiz kısım ve toplam süre, eğer yerli malı bir makine teçhizat söz konusu ise sırasıyla 3 ve 10 yıla çıkıyor. • Kalkınma Bankası’nın, bu desteği sağlamak için, peşinen yüzde 30’lık özkaynağa dayalı harcamanın yapılmasını da şart koşabileceğini belirtelim. Faiz indirimli işletme kredisi desteği; • Kredi tutarı Kalkınma Bankası tarafından proje bazında belirlenecek. • Kredi faizi olarak, Kalkınma Bankası tarafından işletme kredilerine uygulanan cari faiz oranın yarısı dikkate alınacak. • Kredinin vadesi, 1 yıl anapara ödemesiz dönem dâhil 4 yıl olarak tespit edilmiş. Yerli malı makine teçhizat veya yerli patente dayalı üretim için süre, 2 yıl anapara ödemesiz dönem dâhil 5 yıl olarak dikkate alınacak.

Ne zamana kadar ve nereye başvurulacak? Başvuruların, Kalkınma Bankası tarafından duyurulan “1. Başvuru Dönemi” olan 24 Ocak ila 27 Şubat arasında yapılması gerekiyor.

Başvurular doğrudan bankaya veya Bankaya iletilmek üzere Kalkınma Ajansları Yatırım Destek Ofisleri’ne yapılması gerekiyor. Başvuruyu takiben Banka yatırımcıları değerlendirecek ve uygun gördüklerini program kapsamında destekleyecek.

Destekler hangi kaynaktan ve nasıl karşılanacak? Cazibe Merkezleri Programı kapsamında verilecek destekler Hazine Müsteşarlığı bütçesinden Kalkınma Bankası A.Ş.’ne aktarılacak kaynaktan karşılanacak. Banka, Program kapsamında; arsa temini, altyapı işleri ve bina inşaatı ile ilgili iş ve işlemler için söz konusu kaynağı öncelikle kurulacak Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarına, il özel idarelerine, belediyelere olmak üzere, kamu kurum ve kuruluşlarına veya organize sanayi bölgeleri tüzel kişiliklerine kullandırabilecek. Program kapsamında; yeni yatırım projeleri için veya yarım kalmış ya da yatırımı tamamlanarak işletme sermayesi yetersizliği nedeniyle işletmeye geçememiş veya kısmen geçmiş yahut başka sebeplerle faaliyet göstermeyen tesislerin yeniden ekonomiye kazandırılması için yatırım ve işletme dönemi destekleri sağlayabilecek. Belirtelim, banka Program kapsamındaki illerde, şirketlere iştirak edebilecek ve şirket kuruluşlarına da öncülük edebilecek.

Sorumlu vergicilik bakışıyla… Türkiye'nin 2023'te 500 milyar $ mal ve 150 milyar $ hizmet ihracatı yapan ve kişi başına milli geliri 25 bin $ olan bir ekonomiye ulaşabilmesinin en önemli anahtarlarından birisi, çekeceği doğrudan uluslararası yatırım ile ulusal yatırımları arttırmak olarak karşımıza çıkıyor. Son dönemlerde kamuoyu ile paylaşılan devrimsel teşvik paketlerini ulusal ve uluslararası tüm yatırımcılara en iyi şekilde anlatılması ve yatırımların bir an önce Türkiye'ye çekilmesi oldukça önemli. Bu aşamanın da bu teşvikleri vermek kadar zor olduğu akıldan hiç çıkarılmamalı. 37


BÜYÜME / KREDİ GARANTİ FONU

KGF bütçesinin yüzde 50'si ihracatçılara tahsis edilmeli Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), ihracatın finansmanı konusunda iş birliği yapan Türk Eximbank ve Kredi Garanti Fonu'nu yeni düzenlemeler hakkında ihracatçılara bilgi verilmesi amacıyla düzenlediği toplantıda buluşturdu.

T

ürkiye İhracatçılar Meclisi, ihracatın finansmanı konusunda iş birliği yapan Türk Eximbank ve Kredi Garanti Fonu'nu yeni düzenlemeler hakkında ihracatçılara bilgi verilmesi amacıyla düzenlediği toplantıda buluşturdu. “İhracatın Finansmanında Türk Eximbank ile KGF İş Birliği” konulu tanıtım toplantısına, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi'nin ev sahipliğinde Türk Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım ve Kredi Garanti 38

Fonu (KGF) Genel Müdürü İsmet Gergerli ile birlikte 650 ihracatçı firmanın üst düzey temsilcileri katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, TİM İhracatçı Eğilim anketlerinde de görüldüğü üzere ihracat yapan firmaların en büyük sorununun finansmana erişim ve finansman maliyetleri olduğuna dikkat çekti. Hükümetin ihracatçıların finansmana erişimi konusunda attığı tüm adımları çok değerli bulduklarını vurgulayan TİM Başkanı

Büyükekşi, bu desteklerin yanı sıra Eximbank ve KGF yoluyla finansman kolaylıkları sağlanmasının da ihracatçılar için önemli olduğunun altını çizdi. Büyükekşi, bu kapsamda ihracatçıların finansmana erişiminin daha da kolay hale gelebilmesi adına bazı önerilerde bulundu.

Piyasada çarklar yeniden dönmeye başladı TİM Başkanı Büyükekşi ise TİM İhracatçı Eğilim anketlerinde de görüldüğü üzere ihracat yapan firmaların en

büyük sorununun finansmana erişim ve finansman maliyetleri olduğunu belirtti. Sürdürülebilir büyümenin ihracata dayalı bir şekilde gerçekleştirileceğini vurgulayan Büyükekşi, "KGF'nin verdiği destekle piyasanın ihtiyaçlarına çare olabileceğini gündeme getirmiştik. KGF'nin vereceği teminat 250 milyar liraya kadar çıkarıldı. Çok hayırlı bir iş oldu. Bir aydan beri piyasada çarklar yeniden dönmeye başladı. Sanayi Üretim Endeksi yıllardan beri ulaşmadığı noktaya ulaştı.


İSMET GERGERLI KGF Genel Müdürü “Bizim önceliğimiz tabi KOBİ'leri desteklemek ama KOBİ dışı işletmeler de en az KOBİ'ler kadar bizim için önemli.”

İhracatımız hemen bir ivme kazandı. Bu atılan adımdan dolayı hükümetimize çok teşekkür ediyorum. Ben bu öneriyi 8 yıldan beri gündeme getiriyordum." dedi. Büyükekşi, ihracatı bu yıl içerisinde genele yayılan ve gittikçe hızlanan şekilde artırmayı planladıklarını aktararak, ihracatın artmasında hükümetin payının çok büyük olduğunu söyledi.

Kredi tahsis süresinde hızlı davranılmalı Türk Eximbank'ın ihracatçıların gözünde her zaman can simidi olduğunu vurgulayan Büyükekşi, "Geçtiği-

miz sene Eximbank yoluyla ihracatçılara 22 milyar dolar kredi verildi. 11 milyar dolar da sigorta desteği sağlandı. Yani toplam 33 milyar dolar destek verilmiş oldu. Eximbank bu rakamı 40 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Eximbank bu bütçe ile kredi ve sigorta programlarını çeşitlendirecek, daha fazla ihracatçıya ulaşarak taleplerini daha hızlı karşılayacak. KGF yoluyla verilen teminatlar sayesinde de KOBİ ve KOBİ dışı tüm ihracatçılara önemli finansman olanağı sağlandı. Eximbank ile KGF arasında imzalanan 2 protokol sayesinde, ihracatçılara Eximbank yoluyla sağlanacak kredilere KGF de yüzde 100 oranda teminat sağlayacak. İnanıyoruz ki böylece, finansman sorunu yaşamayan ihracatçımız, tüm dünyayı karış karış gezecek ve bayrağımızı dünyanın her yerinde dalgalandıracak" şeklinde konuştu. Büyükekşi, öncelikle ihracatçıların KGF'den alacakları desteğin sürdürülebilir olmasının oldukça önemli olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Bu çerçevede, KGF'nin 250 milyar TL'lik bütçesinin yüzde 50'sinin ihracatçı firmalarımıza tahsis edilmesini talep ediyorum. İkinci olarak KGF'nin

MEHMET BÜYÜKEKŞİ TİM Başkanı “KGF'nin sunduğu kefaletin, diğer ticari bankalar tarafından Eximbank'ın kullandıracağı kredilere teminat mektubu limiti tahsisi istiyoruz.”

ADNAN YILDIRIM Türk Eximbank Genel Müdürü “Yaklaşık 7 bin 700 ihracatçı şirketimizle birlikte çalışıyoruz. Daha da artmasını hedefliyoruz. Eximbank, döviz kazandırıcı faaliyetleri de finanse ediyor."

sunduğu kefaletin, diğer ticari bankalar tarafından Eximbank'ın kullandıracağı kredilere teminat mektubu limiti tahsis edilmesini istiyoruz. Banka bu konuda nazlanmasın, verdikleri kredilerden daha fazla para kazandıkları için bundan imtina ediyorlar ama ayrı bir limit olursa diğer kredilerde kullanamayacağı için ihracatçımızın işini kolaylaştıracak. Üçüncü konu, KGF'nin istihbarat işlemlerinde zamanın bizim açımızdan çok önemli olması. Bu nedenle firmaların müracaatlarında ve kredi tahsis süresinde hızlı davranılmasını talep ediyoruz."

Merkez Bankası reeskont kredilerinde sıra var Büyükekşi, Eximbank kanalıyla kullandırılan Merkez Bankası reeskont kredilerine ilişkin olarak da şunları söyledi: "Türk Eximbank kanalıyla kullandırılan Merkez Bankası reeskont kredilerinde, sadece ileri teknoloji ürünler ihraç eden firmalara verilen bir yıl vadeli kredilerin, tüm ihracatçıları içerecek şekilde genişletilmesini talep ediyoruz. Eximbank'a müracaat eden ihracatçılarımıza 'Merkez Bankası reeskont kredisine müracaat edin, orada hiç sıra yok' diyor-

39


BÜYÜME / KREDİ GARANTİ FONU

dum. Son bir aydan beri maalesef Merkez Bankası reeskont kredilerinde sıra var. Merkez Bankası'nın her gün için koyduğu kota var, o kotanın kaldırılmasını bize tahsis edilen limitin kullandırılmasını istiyoruz." Taşınmazların teminat olarak kabul edilmesinin ardından uygulamada yaşanan sorunlara dikkati çeken Büyükekşi, "Bu amaçla çıkarılan kanunun uygulama usul ve esaslarının bir an önce yayımlanmasını arzu ediyoruz. Tüm bu hususlarda, yani ihracatın finansmanı konularında gerek Eximbank gerekse de KGF ile her türlü iş birliğine açığız" dedi.

Her gün 5-6 bin firmanın talebi sonuçlandırılıyor Kredi Garanti Fonu (KGF) Genel Müdürü İsmet Gergerli ise, "Bizim önceliğimiz KOBİ'leri desteklemek ama KOBİ dışı işletmeler de en az KOBİ'ler kadar bizim için önemli. Onları da (KGF) bu destek kapsamında değerlendiriyoruz" dedi. Gergerli, fonun kendi öz kaynağı ve Hazine Müsteşarlığının sağladığı fonla 40

Toplam 650 ihracatçı firmanın katıldığı toplantıda, ihracatçıların en büyük sorunları arasında yer alan finansmana erişimin kolaylaştırılması için öneriler getiren TİM Başkanı Büyükekşi, “KGF'nin 250 milyar TL'lik bütçesinin yüzde 50'sinin ihracatçı firmalarımıza tahsis edilmesini talep ediyoruz” dedi. beraber 253 milyar liralık kefalet desteği verebilen bir kuruluş olduğunu belirtti. Gergerli, Mart sonu itibarıyla 74 milyar liralık büyüklüğe ulaştıklarını ve 119 bin işletmeye kefalet desteği sağladıklarını ifade ederek, şunları söyledi: "Her gün ortalama 5-6 bin firmanın talebini sonuçlandırıyoruz. Bizim toplam 174 personelimiz var. Kadrolarımızı hiç artırmadık, iyileştirmeler yaptık, teknolojiyi kullandık ve bütün alt yapıyı değiştirdik. Yani her şeyi bu ekiple yapıyoruz. Mevzuattaki engellerin kaldırılmasında hükümetin çok büyük desteği var. Geçmişte KGF, KOBİ'lerle çalışan bir yapıydı. Bu realite KOBİ dışı işletmelerin de önemini bir kez daha bize gösterdi. Bizim önceliğimiz tabii KOBİ'leri desteklemek ama KOBİ dışı işletmeler de en

az KOBİ'ler kadar bizim için önemli. Onları da bu destek kapsamında değerlendiriyoruz."

Büyük OSB'lerde irtibat ofisleri açılacak Türk Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım da Türk Eximbank'ın aktif büyüklüğüne göre Türkiye'deki 52 banka içinde 11'inci banka olduğunu belirterek, Türkiye'de ihracatçılara verilen kredilerin yüzde 42'sini Türk Eximbank'ın finanse ettiğini söyledi. Türk Eximbank'ın 2017 yılında yüzde 26'lık orana ulaşmasıyla dünyada ihracatçısına yüzde 27,7 ile en fazla destek veren Güney Kore'ye biraz daha yaklaşacaklarını ifade eden Yıldırım, "Çalıştığımız şirketlerin 3'te 2'sine yakını KOBİ. Yaklaşık 7 bin 700 ihracatçı şirketimizle

birlikte çalışıyoruz. Bunun daha da artmasını hedefliyoruz. Türk Eximbank, döviz kazandırıcı faaliyetleri de finanse ediyor" diye konuştu. Yıldırım, yeni Türk Eximbank şubeleri açacaklarını anlatarak, "İhracatçılarımıza daha yakın olabilmek için bu yapılanmayı gerçekleştiriyoruz. Pazartesi günü İzmir'de Ege Bölgesi Sanayi Odamızla bir protokol imzalayacağız. Büyük OSB'lerde irtibat ofisleri açacağız. Onlar bize kredi ve sigortada yetiştireceğimiz elemanlar verecek. Onların elemanlarıyla irtibat ofislerini oluşturacağız" şeklinde konuştu.

KGF'de İsmet'ten önce, İsmet'ten sonra… Türk Eximbank'ın faaliyetleri ve ihracatçıları destekledikleri programlar hakkında bilgi veren Yıldırım, ihracatçıların taleplerine önem verdiklerini dile getirdi. Yıldırım, KGF'nin işleyişine de değinerek, "KGF'nin yönetiminde de önemli değişiklik olmuştur. İsmet Bey ve arkadaşlarından sonra KGF çok daha hızlı, önemli ve stratejik misyon ifa etmektedir. İ.Ö'ler İ.S'ler İsa'dan önce, İsa'dan sonra diye bilinir, KGF'de İsmet'ten önce, İsmet'ten sonra denilebilir" dedi.


DÜNYA / MAKALE

2017’de küresel ticaret yükselişe geçecek

METEHAN ÜNAL Ekonomist TİM

2

016 yılı küresel ekonomi açısından düşük seyreden petrol ve emtia fiyatlarının yanı sıra FED’in faiz artırım politikaları sebebiyle başta Türkiye olmak üzere gelişmekte olan ülke para birimlerinde yaşanan dalgalanmaların etkisiyle zorlu bir yıl olarak geride kaldı. Küresel ticaret bu yılda miktar bazında, küresel krizin yaşandığı 2009 yılı haricinde, son 15 yılın en düşük büyümesini gerçekleştirirken, dolar bazında dünya ticareti ise 2015’e kıyasla yüzde 3,2 azalarak 16 trilyon dolar seviyesine geriledi. Bu rakam, küresel krizden önceki sene olan 2008 yılından bile daha düşük bir değer anlamına geliyor. Tabi küresel ticaretin son iki senede adeta çakılmasında petrol

fiyatlarındaki gerilemenin büyük etkisi bulunuyor. Küresel ticarete ilişkin başta Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) olmak üzere birçok kurum ve kuruluş tahminlerde bulunuyor. Biz de TİM olarak bu yapılan çalışmaları değerlendirerek kendi tahminimizi yaptık. Bir başka ifadeyle söylemek gerekirse, dünya ticaretinin yönünü belirleyen değişkenleri saptayarak, bu değişkenlere göre önümüzdeki yıllarda küresel ticaretin ne düzeyde olacağını tahmin etmeye çalıştık. Çalışmamız sonucunda şu bulgulara ulaştık: • Brent petrol fiyatlarındaki yüzde 1’lik artış/azalış, dünya ticaretini yüzde 0,37 artırıyor/azaltıyor. • AB ülkelerinin büyüme oranındaki yüzde 1’lik artış/azalış, dünya ticaretini yüzde 1,6 artırıyor/azaltıyor. • Asya ülkelerinin büyüme oranındaki yüzde 1’lik artış/azalış, dünya ticaretini yüzde 0,34 artırıyor/azaltıyor. Muhakkak ki, dünya ticaretini bu değişkenlerin dışında etkileyen birçok ölçülebilir ya da ölçülemeyen parametreler bulunuyor. Mesela, son dönemde çokça gündemde olan Donald Trump’ın uygulayacağı korumacı politikalar, dünyanın çeşitli yerlerinde yaşanması muhtemel siyasi krizler, çatışmalar ya da geçtiğimiz dönemde yürürlüğe giren Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşması gibi gelişmeler de dünya ticareti üzerinde önemli bir etkiye sahip. Ancak, ölçülebilir veriler üzerinde analiz yapıldığında, bu 3 değişkenin küresel ticaret üzerinde en belirleyici etkilere sahip değişkenler olduğunu söylemek mümkün. 2017 yılında dünya ticareti dolar bazında ne olacak diye

sorduğumuzda, bu elimizde bulunan değişkenlere ilişkin beklentiler bize aşağı yukarı doğru cevabı vermiş olacak. Öncelikle, görece daha kolay tahmin edilebilen AB ve Asya ülkelerinin büyüme tahminlerine bakalım. IMF’nin son olarak yayınladığı Nisan 2017 Ekonomik Görünüm Raporu’na göre 2017 yılında AB ülkelerinin yüzde 2, gelişmekte olan Asya ekonomilerinin ise yüzde 6,4 oranında büyümesi bekleniyor. Küresel ticaret üzerinde en ciddi etkiye sahip olan petrol fiyatları ise 2014 yılının sonlarından itibaren gerileyerek 2016 yılı içerisinde 30 dolarlar seviyesine kadar gerilemişti. Ancak, 2016 sonlarında tekrar yükselişe geçti ve 50 dolarların üzerinde bir banta oturdu. Petrol fiyatlarının 2017 yılında ortalama ne seviyede olacağına ilişkin çeşitli tahminler bulunuyor. Bu tahminler ise genellikle 50-55 dolar arasında seyrediyor. Bu sebeple, biz de tahminlerimizi yaparken, bu iki değeri kullandık. Sonuçlara baktığımızda, 2016 yıl genelinde ortalama 46 dolar olan petrol fiyatlarının bu sene daha yüksek olması ile birlikte 2017’de küresel ticarette bir artış olacağını en başta tahmin etmek mümkün. Rakam olarak baktığımızda ise 2017’de petrol fiyatları ortalama 50 dolar seviyesinde olursa küresel ticaretin 17,3 trilyon dolar, 55 dolar seviyesinde olursa 17,7 trilyon dolar düzeyinde bir seviyede kapatmasını bekliyoruz. Yüzde değişim olarak ise 2017’de 2016’ya kıyasla küresel ticaretin yüzde 8 ile yüzde 10,5 arasında bir oranda artış kaydedeceğini öngörüyoruz. 2018’de ise petrol fiyatlarında önemli bir değişim beklenmemekle birlikte 2017’ye göre yaklaşık yüzde 5’lik bir artış yaşanmasını bekliyoruz. Özetle, 2017 yılı son 2 yıldır yara alan küresel ticaretin tekrar canlanmaya başlayacağı bir yıl olacak.

42

Dob


HEM KAZANCINIZI HEM ARACINIZI BÜYÜTÜN! CARGO

CARGO MAXI

CARGO MAXI XL 5,4 m3

Siz bir Doblò Cargo seçin, biz bir boy büyüğünü verelim. Şimdi Fiat showroom'larına gelin, Maxi ve Maxi XL hacmine gövde farkı ödemeden sahip olun. Çünkü iş hayatı daha fazlasını gerektirir!

w w w. f i a t . c o m . t r Doblò Cargo Maxi XL’de yolcu koltuğu katlanmış haldeki toplam bagaj hacmi 5,4 m3’tür. Kampanya, 4 Nisan-31 Mayıs 2017 arasında, 2016-2017 model 0 km Doblò Cargo Maxi ve Maxi XL gövdeli araçlarda geçerlidir. Kampanya kapsamında Maxi ve Maxi XL gövdeli araç alımlarında 2.500 TL indirim sunulmaktadır. Fiat, önceden haber vermeksizin kampanya koşullarını değiştirme hakkını saklı tutar. Kampanya, kredi kampanyalarıyla birlikte kullanılabilmektedir. Detaylı bilgi www.fiat.com.tr’dedir.


İNOVASYON / RAPOR

Türk 'Sanal muhafız' dünyayı koruyor Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'da açtığı ofisle işlerini büyüterek 135 ülkedeki müşterisinin adeta "Sanal muhafızı" haline gelen Türk bilişimci, güvenlik yazılımları ile "Dünyayı korumayı" hedefliyor. Türkiye'de 2007'de kurduğu işletme ile bilişim sektörüne, "Zemana" isimli firması ile adım atan Orhan Akyürek, dünya geneline pazarladığı güvenlik yazılımlarıyla "Sanal muhafızlık" yapıyor. Rusya'nın Washington Büyükelçiliği, Kanada Albert Üniversitesi gibi önemli kurumların sistemleri için de güvenlik yazılımları üreten Zemana, ABD ve Avrupa Birliği (AB)

ülkeleri başta olmak üzere dünya çapındaki saygın kuruluşlara hizmet veriyor. Zemana Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Akyürek, Bosna Hersek'te bilişim alanındaki yatırım olanakları, güvenlik yazılımları ve siber sistemlerin önemi hakkında, muhabirine değerlendirmede bulundu. Akyürek, Bosna Hersek'teki çok kültürlü yapı, eğitim seviyesi ve çok dilliliğin yaygın oluşunun, ülkeyi pazarlama stratejisi açısından cazip bir yer kıldığını belirterek, küçük devletlerin büyük başarılar ortaya koymasına "Pozitif ayrımcılık" ile yaklaşılması sayesinde, ülkeye gelen yatırımcıların özellikle Avrupa pazarına sıçrama yapabileceğini kaydetti. Akyürek, Türkiye'de siber güvenlik algısının daha yeni yeni oluşmaya başladığını belirterek, siber güvenliğin, her ülke için büyük önem taşıdığını ve artık savaşların dahi siber ortamlarda yapıldığını söyledi.

Bakan Özlü: “Türkiye'nin gerçek açığı teknoloji açığıdır” Bartın İnovasyon Merkezi’nin açılışı Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü önderliğinde gerçekleştirildi. Açılışta konuşan Bakan Özlü, Türkiye’nin her şeye rağmen büyüdüğünü belirterek geçen yıl ulaşılan yüzde 2,9’luk oranın Avrupa Birliği ülkelerindeki büyüme ortalamasının yaklaşık iki katı olduğunu kaydetti. Özlü, “Sanayimiz de geçen sene yüzde 4,5 oranında büyüdü. Maalesef 15 Temmuz’un tesiriyle geçen sene sadece üçüncü çeyrekte küçülme yaşadık. Eksi 1,8 küçülme yaşadık. Türkiye nasıl büyüyecek, inovasyon ile büyüyecek. Teknoloji ile büyüyecek” dedi. Türkiye’nin yükte hafif pahada ağır ürünler üretmesi gerektiğini vurgulayan Bakan Özlü şu görüşleri dile getirdi: “Sanayimizin inovasyona ihtiyacı var. Türkiye’nin de teknolojiye ihtiyacı var. Türkiye’nin gerçek açığı teknoloji açığıdır. Biz ne zaman ki teknoloji açığımızı kapatırsak o zaman biz Türkiye olarak dış ticaret açığımızı da kapatacağız. Cari açığı 44

da kapatacağız. Çünkü teknoloji demek yüksek katma değer demek. Bakın herkes söylüyor, artık yüksek katma değerli ürünler üretmemiz gerektiğini hepimiz söylüyoruz. Nedir bu, yüksek katma değerli ürün demek, yükte hafif pahada ağır ürünler demektir. Bunun da tek yolu teknolojidir. Teknolojiyi haiz ürünler üreteceğiz.” Açılışın ardından inovasyon merkezini gezen Bakan Faruk Özlü, CNC test makinesini inceledi. Görevli personel tarafından alüminyum malzeme üzerine Bakan Faruk Özlü’nün adı yazıldı. Üretilen minyatür ürünleri de inceleyen Bakan Özlü, inovasyon merkezi hakkında da bilgi aldı.

Milli Eğitim Bakanı Yılmaz İnovasyon Merkezi'ni açtı Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz çeşitli inceleme ve temaslarda bulunmak üzere geldiği Adıyaman'da ilk olarak Adıyaman İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından kurulan İnovasyon Merkezinin açılışını yaptı. Bakan Yılmaz, öğrencilerle sohbet ederek yeni buluşları hakkında bilgi aldı. İnovasyonun önemi üzerine öğrencilerle sohbet eden Bakan İsmet Yılmaz, merkezde bulunan ahşap, kodlama, robotik, origami, stem (fen bilimi, matematik, mühendislik, teknoloji) ve elektronik kart programlama salonlarını gezdi. Bakan İsmet Yılmaz'a TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Adıyaman Valisi Abdullah Erin, Milletvekilleri Adnan Boynukara, İbrahim Halil Fırat, Salih Fırat ve bakanlık yetkililerinin yanı sıra kurum ve kuruluş müdürleri eşlik etti.

Teknolojinin kalbi Bilişim İnovasyon Merkezi ile Ankara’da atacak Türkiye’nin ilk ve en büyük Teknokenti olan ODTÜ Teknokent, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı desteğiyle Ankara’da global teknoloji devlerinin de yer alacağı Bilişim İnovasyon Merkezi kuruyor. Ankara’da Eskişehir yolu üzerindeki Teknoloji Geliştirme Bölgesi yerleşkesinde 10 bin 500 metrekaresi ofis alanı olmak üzere toplam 33 bin 500 metrekare kapalı alana inşa edilecek olan ODTÜ Teknokent Bilişim İnovasyon Merkezi’nin 2017 yılı sonunda açılarak faaliyete geçmesi planlanıyor. Araştırmacı, bilişim profesyoneli, öğrenci ve vatandaşların kolay erişimine imkân verecek olan Bilişim İnovasyon Merkezi ile Ankara’nın teknolojinin kalbi olması hedefleniyor.


Ramazanın keyfi ve birlikteliği sevgi dolu iftar masalarında; iftarın keyfi Hyatt Regency Istanbul Ataköy’de çıkar!

HYATT REGENCY ISTANBUL ATAKÖY

Ataköy 2-5-6. Kısım, Rauf Orbay Caddesi Sahil Yolu No:2/1 Bakırköy, Istanbul, 34158, Turkey

HYATT name, design and related marks are trademarks of Hyatt Corporation. ©2017 Hyatt Corporation. All rights reserved.


İNOVASYON / İNOVATİM

İnovaTİM, gençlere öncülük ediyor Türkiye’de bulunan 140 üniversitede inovasyon, entelektüel sermaye, bilgi ekonomisi, girişimcilik konularında kendini geliştirerek çalışmalar gerçekleştirecek 2 bin kişilik inovatif bir aile olan İnovaTİM, geleceğin Türkiye’sinde genç beyinlerin önünü açmaya öncülük edecek.

İ

novaTİM; 140 üniversitede inovasyon, bilgi çağı ekonomisi ve girişimcilik konularında kendini geliştirerek çalışmalar gerçekleştiren 2 bin kişilik büyük bir aile. Temsilciler yıl içerisinde İnovaTİM ailesine özel olarak gerçekleştirilecek olan eğitimler, çalıştaylar, yurtiçi-yurtdışı teknik geziler, proje yönetimleri ve kariyer çalışmaları etkinliklerine katılarak, kişisel gelişimlerine önem verecek inovasyonun etki alanını üniversitelere yayacak, geleceğin Türkiye’sinde genç beyinlerin önünü açmaya öncülük edecek.

öğrencilerin keşfedilmesini sağlamak ve o öğrencilerin enerjisini, üretkenliğini doğru kanallara aktarmak, Türkiye İnovasyon Haftası'nda dünyada ve Türkiye'de fark yaratan uluslararası profesyonelleri, sanayicileri, akademisyenleri ve üniversite öğrencilerini İstanbul'da bir araya getirerek; inovasyon odaklı konferans, sergi ve atölye çalışmaları ile dünya çapında bir etkinlik gerçekleştirmek, Türkiye geleceğini oluşturacak olan öğrencilerin birbirlerine daha bağlı ve aidiyet duygusu içerisinde olmalarını sağlamak.

İnovaTİM neleri hedefliyor?

İnovaTİM neler yapıyor?

Türkiye'de bulunan girişimci ve yenilikçi üniversitelerin tamamına inovasyonu duyurmak ve benimsemelerini sağlamak, üniversite öğrencilerinin birbiriyle rekabet halinde olmasını sağlayarak Türkiye genelinde üretkenliği artırmak, Türkiye'de kendi başına çabalayan girişimci ruhlu

Yurtdıı Gezi, TİM tarafından düzenlenen iş adamları/kadınları heyetlerine İnovaTİM’li öğrencilerin katılım gösterdiği organizasyonlardır. Bugüne kadar 13 farklı ülkeye giden İnovaTİM’liler deneyimlerini arttırarak yaptıkları projelere daha farklı bir vizyondan bakıyorlar.

46

Yurtiçi Teknik Gezi, inovasyon ve üretim merkezlerini yerinde gözlemlemek için düzenlenen ziyaretler. Meet-up, öğrencilerle bir araya gelerek belirlenen gündem maddesi üzerinden design thinking gerçekleştirildiği etkinliklerdir. ‹novasyon E¤itimi, inovasyon, girişimcilik ve proje yönetimi konularında öğrencilere eğitim verilmesidir. Bu kapsamda oluşturulan “Birlikte İnovasyon Zamanı” eğitim platformu üzerinden öğrencilere eğitim verilmektedir. B2S Görümeleri, iş dünyasından birçok profesyonel ile İnovaTİM’li öğrencilerin bir araya geldiği, profesyonellerin tecrübe ve deneyimlerini aktardıkları etkinliklerdir.

Türkiye ‹novasyon Haftaları, TİM tarafından Türkiye’de inovasyon bilincini arttırmak adına düzenlenen organizasyonlardır. İnovaTİM olarak 6 inovasyon haftasında yer aldık. İstanbul’da düzenlenen inovasyon haftasında bini aşkın öğrencimizle etkinlikte önemli görevler üstlendik.


İNOVASYON / INOSUIT

Inosuit ile inovasyon yönetimine katılma kararı

OKAN GEDIK Assan Hanil Genel Müdürü

T

ürkiye İhracatçılar Meclisi ve İhracatçı Birlikleri tarafından firmalarda inovasyonu yaygınlaştırmak, katma değerli ihracatı artırmak ve üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen İnovasyon Odaklı Mentorluk Projesine (Inosuit) Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nden (OİB) katılım sağlayan firmalardan birisi de Assan Hanil. Kibar Holding ve Güney Koreli Seoyon E-Hwa or-

tak48

lığı ile bu yıl 20’nci yılını kutlayan firma, otomotiv sektöründe teknoloji geliştiren ana parça üreticisi olarak hizmet veriyor; yolcu ve sürücü koltukları, ön ve arka tamponlar, kapı panelleri, ön kumanda panelleri, tavan ve halı kaplamaları gibi parçaların üretimini gerçekleştiriyor. Yüksek teknoloji ve hacimli seri üretimin yanı sıra, özellikle ulaşım araçları sektöründe koltuk sistemleri geliştiriyor, mekanizma tasarımı, kumaş ve sünger teknolojileri; plastik enjeksiyon, şişirme parçalarda ise termoform ve boya teknolojisi üzerinde çalışıyor.

İnovasyon ekosistemini tetikleyen bir proje Assan Hanil Genel Müdürü Okan Gedik, “Firmamızın geleceğe yönelik stratejileri doğrultusunda geliştirmek istediğimiz işler ve süreçlerimiz bulunuyor. Bu konuların, değer yaratacak konular olması bizim için çok önemli. Gerek detay fizibilite yaparak doğru projeleri seçebilmek, gerekse yürüttüğümüz projelerin beklediğimiz değeri yaratabilmesi için bir metodoloji uygulanması gerekiyor. İnovasyon yönetimi, firmamızın geleceğe hazırlanması amacıyla bir süredir uygulanması düşünülen bir yöntem olarak incelendi. İnosuit Mentorluk Projesi’nin TİM önderliğinde yapı-

lıyor olması ve ülkemizdeki inovasyon ekosistemini tetikleyen bir proje olması nedeniyle, biz de inovasyon yönetimine bu proje ile katılmaya karar verdik” diyor.

Fikir alışverişi yaparak sinerji yaratmak Inosit Projesi’ne katılmaları ve geldikleri aşamadan bahseden Okan Gedik şunları söyledi: “Projemize, firmamızın inovasyon kapasitesini belirleyerek başladık, belli birimlerin yöneticilerinden oluşan bir İnovasyon Kurulu oluşturduk. Projemizin firma çapındaki lansmanını mentorumuz önderliğinde, tüm beyaz yakanın katılımıyla gerçekleştirdik. Bu lansman toplantısında inovasyon sistemimizle ilgili eğitimleri de aldık. Bundan sonraki aşamada teknoloji yol haritamızı belirlemek üzere çalıştaylar düzenleyerek inovasyon proje portföyümüzü hazırlayacak ve sırasıyla bu projeleri yürütmeye başlayacağız. Projelerin kurgulanması ve yürütülmesi sırasında kritik aşamalarda mentorumuzun değerli deneyimlerinden yararlanacağız. Firmamıza değer yaratacak tüm konularda yeni fikirler üretmemizi sağlayacak ve bunları değere dönüştürecek süreçleri geliştirmek olacaktır. Aynı zamanda,

firma içinde farklı disiplinler arasındaki iletişimi arttırarak, farklı sinerjiler yaratacağına da inanıyoruz. İnovasyonu ‘değer yaratan yenilik’ olarak tanımlayarak, pazarlama, ürün, süreç ve organizasyonel yenilikler yaratmak amacıyla projemizi geliştiriyoruz. Ayrıca inovasyon yönetimi sürecindeki önemli bir beklentimiz de benzer ve farklı sektörlerdeki diğer firmalarla inovasyon süreçleri ile ilgili fikir alışverişi yaparak sinerji yaratmak. Bu sayede, ülkemizin Ar-Ge ve inovasyon ekosistemine de olabildiğince katkımızın olmasını umuyoruz” dedi. Assan Hanil olarak müşterilere yenilikçi ve özgün çözümler sunmak amacıyla 2011 yılında kendi bünyelerinde Ar-Ge merkezi kurduklarını söyleyen Gedik, ürün gruplarına uygun yeni teknolojilerin geliştirilmesi, ağırlık azaltma, maliyet optimizasyonu ve kaliteyi arttırmaya yönelik yenilikçi projeler üzerinde çalışmalarının sürdüğünü ve Ar-Ge Merkezi’nin kurulduğu ilk günden bu yana gerçekleştirmiş olduğu çalışmalar neticesinde, 22 adet tescillenmiş fikri mülkiyet hakkı olup, değerlendirme sürecinde toplam 30 adet başvurularının bulunduğunu ifade etti.


İNOVASYON / İNOVALİG

İnovasyona önem veren firmalar gelecekte söz sahibi olacak İnovaLİG 2016’da ‘İnovasyon stratejisi’ kategorisi birincisi CMS Jant ve Makina Sanayi, Ar-Ge ve tasarımları ön planda tutan bir vizyona sahip. Firma, özellikle tüketici beklentileri göz önüne alındığında ürünlerin kişiselleştirilmesi, fonksiyonel özelliklerinin artırılması ile ön plana çıkıyor.

T

ürkiye’nin inovasyon şampiyonlarının belirlendiği İnovaLİG programında ödül alan firmalarla yaptığımız söyleşiler devam ediyor. Söyleşilerimizin dördüncü konuğu ‘İnovasyon stratejisi’ kategorisi birincisi CMS Jant ve Makina Sanayi Genel Müdürü Gürsel Can. CMS Jant ve Makine’nin, ürün ağırlıklarını azaltarak araçlarda yakıt tüketimi ve egzoz gazı salınımını azaltmaya yönelik çalışmaları50

nın devam ettiğini aktaran Can, “Sadece firmamız içinde yürüttüğümüz gizli projeler değil, bunların yanı sıra üniversite sanayi işbirliklerinin artırılmasına yönelik de çalışmalarımız bulunuyor” diyor.

İnovaLİG programına katılmaya karar vermenizde hangi etmenler etkili oldu? İnovaLİG Türkiye’de inovasyon anlamında yapılan ve firmanızı dışarıdan bir gözle analiz etme imkanı

tanıyan ilk ve tek programdır. Bu nedenle özellikle programa katılan büyük ölçekli işletmeler içindeki konumumuzu belirlemek, yıllar itibari ile alınan derecelere göre yapmış olduğumuz iyileştirmelerin çıktılarını gözlemleyebilmek, firma genelinde inovasyon farkındalığının katlanarak artırılmasını sağlayabilmek ve tüm katılımcılar ile birlikte aynı heyecanı paylaşabilmek adına programa katılma kararını aldık.

İnovaLİG programına katılmanız, firmanıza ve firmanızın inovasyon kültürünün gelişimine ne tür katkılar sağladı? İnovasyon kültürünün sadece yönetimsel noktada kalmayıp firma geneline yaygınlaştırılması ve bunun firma kültürü ile özdeşleştirilmesi için firmamızı dinamik bir hale getirildi. 2015 ve 2016 yıllarında gerçekleştirilen İnovaLİG programlarına katılımda bulunduk. İlk


yıl aynı kategoride 11’inci olduk. İkinci katıldığımız yıl ise birincilik kürsüsüne yükseldik. Bu ilerlemedeki en büyük etken inovasyon farkındalığının artırılmasıdır. Bu amaçla firmamızda inovasyon farkındalık testinin yapılması adına bir yazılım geliştirildi. Bu yazılım, ankete katılacak kişilere gönderilerek yanıtlanması istenmiştir. Program kapsamında paylaşılan bilgiler, bu anketlerin çıktılarının ortalaması niteliğindedir. Yani İnovaLİG programına katılım sadece üst yönetim değil firma genelinde belirlenen kişilerden alınan değerlendirmelerin sonuçları niteliğindedir. Bu uygulama bile inovasyon farkındalığının artırılması için firmamız adına büyük bir önem taşıyor. İzleyen dönemlerde de aynı anket formunu firmamız içinde paylaşmaya devam ederek yıl bazında elde edilen değişimlerin takip edilmesi planlanmaktadır. Firmamızı dinamik bir hale getiren bu uygulamanın firmamız inovasyon süreçlerine olumlu katkısı olacağını düşünüyoruz.

Bu yıl da İnovaLİG programına katılmayı düşünüyor musunuz? İnovaLİG programında 5 kategori var. Bu kategorilerden İnovasyon Stratejisi'nde birincilik ödülü aldık. Diğer kategorilerde de ilerleme kaydetmemiz gerekiyor. Bu anlamda bu yıl olmasa da önümüzdeki dönemlerde bu kategorilerde de ilerleme gözlemlediğimiz

ve istediğimiz noktaya geldiğimizi düşündüğümüzde programa katılım sağlayarak diğer firmalar ile kıyaslama yapmış olacağız ve böylelikle geldiğimiz noktayı realize edebileceğiz.

GÜRSEL CAN CMS Jant ve Makina Sanayi Genel Müdürü

İnovasyon konusunda etkinleşmek isteyen firmalara, İnovaLİG programına katılmalarını önerir misiniz? İnovaLİG programının firmaların otobiyografisi niteliğinde olduğunu düşünüyoruz. Bu program firmanın kendini tanıması ve kendi yaptığı çalışmalara göre, elde ettiği çıktılar bazında değerlendirmesi adına önemli bir misyona sahip. Bu nedenle firmaların katılımcı diğer firmalar arasındaki konumunu belirleyebilmeleri adına katılmalarını içtenlikle öneriyoruz.

Firmanızın inovasyona yönelik faaliyetleri ve projeleri hakkında bilgi verir misiniz? Günümüzde rekabet şartlarının yoğun bir şekilde yaşandığı, gerek yasal sınırlamalar gerekse de tüketici beklentilerinin günbegün arttığı ve özellikle her gün yeni oyuncuların dahil olduğu veya olmaya çalıştığı otomotiv yan sanayi sektöründe nihai ürünün elde edilmesine yönelik yapılan tüm faaliyetler önem kazanıyor. Bu kapsamda özellikle tüketici beklentileri göz önüne alındığında ürünlerin kişiselleştirilmesi

“Benzer özellikler sunan şirketler arasında ön plana çıkabilmek ve tercih edilmek için de markalaşma çok önem taşımaktadır. Aynı zamanda inovatif ürünleri, tüketiciye markanızla ve belirleyeceğiniz inovasyonunuzu tanımlayan ve dikkat çeken özel bir isimle sunmak önemlidir.” ve fonksiyonel özelliklerinin artırılması ön plana çıkıyor. Geliştirdiğimiz projelerden bazıları ürün üzerine istenilen görsellerin uygulanabilmesini içermektedir. Bunun yanı sıra özellikle ürün ağırlıklarının azaltılarak araçlarda yakıt tüketimi ve egzoz gazı salınımını azaltmaya yönelik çalışmalarımız da hızlı bir şekilde devam ediyor. Sadece firmamız içinde yürüttüğümüz gizli projeler değil, bunların yanı sıra üniversite sanayi işbirliklerinin artırılmasına

yönelik de çalışmalarımız bulunuyor. Bu kapsamda lisansüstü ve lisans bitirme projelerinin desteklenmesine de önem veriyoruz. Bu projelerden elde edilen çıktılarda bizler için büyük bir önem taşıyor.

51


DOĞU - BATI / RAPOR

City Expo'ya Özel Alım Heyeti düzenlendi

BAİB, 7. Antalya City Expo Şehircilik ve Teknolojileri Fuarı çerçevesinde Türk firmaları ile yabancı firmaları alım heyeti programında bir araya getirdi. Alım heyeti programına katılan Fas, Irak, Kırgızistan ve Kosova'dan 13 firma, bölgemizde su arıtma sistemleri, havuz ve havuz kimyasalları, şehir mobilyaları, ilaçlama ile fiber ve kompozit alanında faaliyet gösteren yerli firmalarla bir araya geldi. Gün boyu süren ikili iş görüşmeleri yapan firma temsilcileri, faaliyetlerini 7. Antalya City Expo Şehircilik ve Teknolojileri Fuarı açılışının ardından stant ziyaretleriyle tamamladı.

Gine pazarı mercek altında Kamerun Özel Nitelikli Alım Heyeti düzenlendi Gine’nin başkenti Konakri’ye yönelik 27-31 Mart 2017 tarihleri arasında düzenlenen İş İnsanları Heyeti 18 özel şirket yetkilisi, Çelik İhracatçıları Birliği Başkanı Namık Kemal Ekinci, İstanbul Hazır Giyim ve Tekstil İhracatçı Birlikleri Yönetim Kurulu Üyesi Kemalettin Güneş ile TİM Başkan Vekili Mustafa Çıkrıkçıoğlu başkanlığında toplam 28 katılımcı ile gerçekleştirildi. 29 Mart Çarşamba günü Noom Hotel’de gerçekleşen İş Forumunda, Konakri Büyükelçisi Nur Sağman, APIP Genel Direktörü Gabriel Curtis, Gine Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Fanta Cisse ve Heyet Başkanı Mustafa Çıkrıkçıoğlu birer konuşma yaptı ve heyetin iki ülke ekonomisine katkı sağlayacağı inancı vurgulandı.

Etiyopya pazarı ihracatçıların hedefinde

BAİB Dubai pazarına THY Kargo ile girecek Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB), Tohum ve Yaş Meyve Sebze İhracatının Geliştirilmesi URGE Projesi katılımcıları ile birlikte Dubai ve Abu Dhabi'ye gitti. Proje katılımcısı 11 firma ile birlikte bölgeye giden BAİB, kara ve deniz taşımacılığının ihracatta dezavantajlı olması nedeniyle tüm lojistiğini milli havayolu firmamız THY ile gerçekleştirmeyi hedefledi. Dubai'de düzenlenen Gulfood-Food and Hospitality 52

Kamerun’da faaliyet gösteren ve ülkenin en önemli pirinç toptancısı ve dağıtıcısı olan sabun ile yağ alanında ülke pazarında önemli paya sahip Soacam firmasının yetkililerinin katılımlarıyla 13-17 Mart 2017 tarihleri arasında TİM organizasyonunda "Özel Nitelikli Alım Heyeti Programı" düzenlendi. 14 Mart’ta İİB ve 15 Mart’ta İMMİB-OAİB tarafından ikili iş görüşmeleri düzenlendi ve görüşmelere 33 firma temsilcisi katıldı. 16 Mart tarihinde ise İstanbul’da fabrika ziyaretleri yapıldı.

Show Fuarı'nı ziyaret eden BAİB, yaş meyve sebze ithalatçılarından ve süpermarket zincirlerinden Carrefour, KAF, Mirak ve Choithrams'a ziyaretler gerçekleştirdi. Al Bakrawe şirketinin haldeki tesisinde incelemeler ve görüşmeler yapıldı. Dubai'den sonra Abu Dhabi'ye geçen heyet, burada da yörenin önde gelen şirketlerinden Fathima Goup'un merkezine bir ziyaret gerçekleştirdi ve süpermarketine gidildi.

Ekonomi Bakanlığı koordinasyonu ve TİM organizasyonu ile 22-24 Mart 2017’de Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa şehrine TİM Yönetim Kurulu Üyesi Ali Özinönü başkanlığında; kimyasal maddeler ve ürünler, eczacılık, makine ve aksamları, demir ve diğer metal ürünleri, çelik, bebek ve yetişkin bakımı (hijyen ürünleri), mobilya, otomotiv ve yedek parçaları ile elektrik-elektronik-bilişim sektörlerinden 35 firma temsilcisiyle birlikte toplam 42 kişinin katıldığı ‘‘Etiyopya Ticaret Heyeti” programı gerçekleştirildi. Heyeti Etiyopya Cumhurbaşkanı da sarayında ağırladı.


DOĞU - BATI / 10 İL 10 ÜLKE

Çin'e İpekyolu Ankara'dan başlıyor TİM tarafından, firmalara hedef pazarları daha yakından tanıtarak ihracatı artırmaya yönelik başlatılan ’10 İl 10 Ülke’ projesinin 9’uncu ayağı Ankara’da gerçekleştirildi. Çin pazarı, Ankaralı işadamları ve firmalara etraflıca tanıtıldı.

T

İMAkademi tarafından düzenlenen, ihracatçı şehirlerle hedef ülkeleri buluşturan toplantıların 9’uncusu Ankara’da 'Hedef Ülke Çin' teması ile gerçekleştirildi. 20 Nisan’da düzenlenen toplantıya; Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, TİM Genel Sekreteri Dr. Halil Bader Arslan, Türkiye Çin Sanayi İş Adamları Derneği Başkanı Zhou Yan Quan, DEİK Türkiye – Çin İş Konseyi Başkanı Murat Kolbaşı, Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu Ticari Konsolosu Huang Songfeng ve çok sayıda işadamı katıldı.

sını yapan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Mayıs'ta Çin'e ziyaret gerçekleştireceğini, daha sonra kendisinin de ilgili birimlerle yoğun bir şekilde bu ülkede temaslarda bulunacağını belirterek, "Türkiye'de üretim ve lojistik amaçlı bir Çin Serbest Bölgesi kurulması gelecek günlerdeki önemli maddelerimizden biri olacaktır" dedi. Bakan Zeybekci, Çin’in hedef pazar olduğunu kaydederek, “Bizim için Çin Türkiye’nin ürettiği bütün ürünler için çok cazip bir pazar. Çin ile Türkiye ilişkileri çok farklı” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Mayıs ayında Çin’e gidiyor

Çin ile yoğun biçimde temaslarımız olacak

Toplantının açılış konuşma54

Türkiye'nin bütün dünyayı potansiyel pazar olarak

göreceğini ve Çin gibi bir devi ıskalamayacağını bildiren Zeybekci, "Çin ile şu anki ilişkimiz sürdürülebilir değildir, bu sürmez, devam etmez. Çin gibi devasa ekonomiye 5 satarken 10 almayı kabul edebiliriz ama 10'a 1 siyaseten de Ekonomi Bakanı olarak bize çok büyük baskı getirir. Devamlı göze batar. 30 milyar dolarlık alalım, 15-20 milyar dolarlık da biz satalım, kabul edilebilir olsun" ifadelerini kullandı. Zeybekci, karşılıklı menfaatlerin adil şekilde birbirini desteklemediği ilişkilerin sürdürülemez olduğuna işaret ederek, "Cumhurbaşkanımızın Mayıs ayı içinde bir Çin ziyareti gerçekleşecek. Ondan sonra bizim ilgili birimlerle yoğun bir şekilde Çin'de temaslarımız olacak. Bunu da karşılıklı adil bir menfaat ilişkisi haline

MEHMET BÜYÜKEKŞİ TİM Başkanı "Dünyanın en büyük ithalatçısı olan Çin’e Türkiye’nin daha çok mal satması gerekiyor. Önümüzdeki dönemde ihracatçıları Çin' götüreceğiz."

dönüştüreceğiz" değerlendirmesinde bulundu.

Çin Serbest Bölgesi kurulması hedeflerimizden biri Türk ithalatçısının Çin'e girişi ve vize konusunda


sıkıntı yaşadığını aktaran Zeybekci, şöyle devam etti: "Bunu Çin için bir kayıp olarak görüyorum. Gidenlerin çoğu mal almaya gidiyor. Yaklaşık 25-26 milyar dolar ithalatımızın ve 2,3 milyar dolar civarında ihracatımızın olduğu, Türkiye'nin dünyada en açık verdiği ülke. Şu anda Çin ile aramızda bizim istemediğimiz bir ticari yaklaşım var." Zeybekci, Çin'den yapılan ithalatın tutarından rahatsız olmadığına dikkati çekerek, bunun karşılığında Türkiye'nin ihracatının artması gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin son dönemdeki köprü ve demiryolu hattı projeleriyle İpek Yolu Projesi'ne hazır olduğunu ve Türkiye'nin Çin'i ıskalamayacağını kaydeden Zey-

NİHAT ZEYBEKCİ Ekonomi Bakanı

ay Çin’e ziyaret gerçekleştireceğini dile getiren Mehmet Büyükekşi, bunun da ilişkilerin ilerletilmesine büyük katkı sağlayacağına değindi.

Ankaralı işadamlarımızı Çin’e götürmeyi planlıyoruz

“Türkiye'de üretim ve lojistik amaçlı bir Çin Serbest Bölgesi kurulması gelecek günlerdeki önemli maddelerimizden biri olacaktır."

bekci, "Türkiye'de üretim ve lojistik amaçlı bir Çin Serbest Bölgesi kurulması gelecek günlerdeki önemli maddelerimizden biri olacaktır. En kısa zamanda da çözüme ulaşacağına inanıyorum" dedi.

PANELLER ANKARALI IHRACATÇIYI AYDINLATTI TİM Genel Sekreteri Dr. Halil Bader Arslan “Çin Pazarının Stratejik Analizi ve Pazara Giriş Fırsatları”, Ekonomi Bakanlığı Guanco Önceki Ticaret Ataşesi Hasan Köse “Çin İle İş Yaparken Pratik Öneriler ve Fırsatlar”, Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu Ticari Konsolosu Huang Songfeng “Çin Türkiye Ekonomik ve Ticari İşbirliğine Genel Bakış”, Türkiye Çin Sanayi İş Adamları Derneği Başkanı “Çin ve Türkiye Arasında İş İmkânları, Çin Pazarı” başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi. Ankara hedef Pazar Çin toplantısının ikinci bölümünde ise Çin pazarı derinlemesine tartışıldı.

Ankara’nın ihracatı son 10 yılda ciddi şekilde arttı TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ise Ankara’nın Türkiye’nin ihracattaki 5’inci büyük ili olduğunu, 2023 hedeflerine ulaşabilmek için hem genel ihracatın, hem de Ankara’dan yapılan ihracatın artırılmasının önemli olduğunu vurguladı. Bunun da teknoloji yatırımlarına bağlı olarak, katma değerli üretimle gerçekleşebileceğinin altını çizen Büyükekşi, “Ankara’nın ihracatı son 10 yılda ciddi şekilde arttı. İhracatçı sayısı ise yüzde 43 artış gösterdi. Ancak daha çok çalışmamız gerekiyor” diye konuştu. Ankara’nın en çok ihracat yaptığı ürünler ile Çin’in en çok ithalat yaptığı ürünlerin birbirini tuttuğu bilgisini veren Büyükekşi, dünyanın en büyük ithalatçısı olan Çin’e Türkiye’nin daha çok mal satması gerektiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önümüzdeki

Büyükekşi de, referandumda halkın kendi geleceğini oyladığını, sandıktan istikrar ve güven çıktığını söyledi. Milletin, "Ülkemizin gündemi ekonomi olsun." dediğini ifade eden Büyükekşi, böylece 2023 hedeflerine daha hızlı ve sağlam adımlarla ilerlenebileceğinin altını çizdi. Ankara'nın savunma sanayi ihracatının binde 1'inin Çin'e yapıldığını aktaran Büyükekşi, makine ihracatında yüzde 4, otomotivde ise yüzde 5'lik payın bu ülkeye ait olduğunu kaydetti. Dünyanın en büyük ikinci ithalatçısı olan Çin pazarında başkentli ihracatçıların daha görünür olmaması için hiçbir engel olmadığını vurgulayan Büyükekşi, "Önümüzdeki dönemde Ankaralı işadamlarımızı Çin’e götürmeyi planlıyoruz. Benzer şekilde Çin’den de alım heyetlerini Ankara’ya getirerek, Çinli iş insanlarını Ankaralı ihracatçılarla buluşturacağız" diye konuştu.

55


AHENK / MAKALE

Yeni Sınai Mülkiyet Kanunu- II

F

ASLIHAN YÖRDEM ATIK Ar-Ge Şubesi Uzman

Bu kapsamda SMK, ülkemizde nitelikli sınai mülkiyet yapısı kazandırmak suretiyle uygulamada yaşanan sorunları gidermeyi, süreçleri hızlandırmayı, sınai mülkiyet mevzuatının uluslararası anlaşmalara ve AB mevzuatına uyumunu artırmayı hedefliyor. 56

ikri mülkiyet haklarının (FMH) korunması, yeniliği teşvik etmek için kritik önem taşır. Bu hakların önemsendiği ülkelerde hukuksal ve kurumsal yapıya ve işlemlere duyulan güven elbette yeni buluşların ortaya çıkmasında ve teknolojinin yayılmasında katalizör görevi görür. Doğal olarak bunun sonucunda daha büyük ekonomiler, daha fazla dış ticaret ve müreffeh toplumlar oluşur. Fikirlerin korunmadığı bir ortamda ise, sahipleri buluşlarının avantajlarından tam yararlanamaz ve bunun sonucunda Ar-Ge’ye daha az odaklanmak durumunda kalırlar. Sonuç olarak, endüstriyel ve kültürel canlılık ve yaratıcılık zedelenir. Ekim 2016’da Avrupa Patent Ofisi ve AB Fikri Mülkiyet Ofisi, fikri mülkiyet yoğun sektörlerin ekonomik performansa ve istihdama katkısının araştırıldığı bir rapor yayımladı. Raporda ilginç bulgular var. Buna göre, AB’de 2011-2013 arasında olan biten toplam ekonomik faaliyetlerin yüzde 42'sinden fazlası (yılda 5,7 trilyon $) fikri mülkiyet yoğun sektörler tarafından gerçekleştirilmiş. AB'deki tüm istihdamın yaklaşık %38’ini (82

sektörler tarafından yapılmış. Öyle ki, Avrupa Birliği’ne 96,4 milyar Euro’luk bir dış ticaret fazlası sağladıkları anlaşılıyor. Fikri mülkiyet haklarını yoğun kullanan sektörlerde ortalama ücretler de - haftalık 895 $ diğer sektörlere kıyasla yüzde 46 daha yüksek. 2009 ekonomik krizi karşısında daha fazla direnç gösteren ve daha iyi bir mücadele sergileyen bu sektörlerin küresel rekabet edebilirlik seviyesi de su götürmez. Buna benzer bir çalışmayı da ABD Patent ve Ticari Marka Bürosu Eylül 2016’da yayımladı. Söz konusu çalışma bu sektörlerin ABD’de istihdam, GSYİH'daki payı, dış ticaret ve ücretler üzerindeki etkilerinin Avrupa'ya kıyasla biraz daha düşük olduğunu gösterse de aynı sonuçlar burada da geçerli. Şimdi gelelim bizim çiçeği burnunda mevzuatımıza. 10 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) beş kitapçıktan oluşuyor. Bunlardan patent, tasarım ve coğrafi işaretler alanında getirilen yenilikleri bir önceki sayıda ele almıştım. Şimdi ise marka ile ortak ve diğer hükümler ile gelen düzenlemelere birlikte göz atalım. Malumunuz, John Milton’un da dediği gibi ancak Ekonomik Gösterge FMH yoğun sektörlerin katkısı bilirsek aydınlıkları kazanabiliriz. 2008-2010 2011-2013 Marka: Kanun AB İstihdamındaki Oranı (direkt) %27.6 %27.8 ile yeni marka türlerinin AB GSYİH'ındaki Oranı %42.1 %42.3 tesciline imkân sağlandığını görüyoruz. Klasik milyon iş) yine aynı sektörler markaların yanı sıra ses markaları sağlamış. ve hareket markaları, üç boyutlu Ve tabii ki dış ticaret üzerindeki markalar tanımlanıyor. İnceleme etkileri çok fazla. 2011-2013 ve işlem sürelerini hızlandıracak döneminde AB ithalatının yüzde yeni maddeler mevcut: Tescil 86’sı; ihracatının ise yüzde 93’ü bu


işlemlerinde zaman kazanmak üzere bültendeki ilan süresi üç aydan iki aya indiriliyor. Hak sahiplerinin iradesiyle markaların piyasada birlikte var olmasına imkân tanınıyor. Markalara ilişkin uyuşmazlıkların arabuluculukla çözümü teşvik ediliyor. Mülga mevzuatta 84 olan madde sayısı 29’a indirilerek bir sadeleştirme elde edilmiş. Marka kitabında KHK’da yer alan terminolojik hata ve uyumsuzlukların ortadan kaldırılarak iptal ve hükümsüzlüğe ilişkin, AB mevzuatına uyumlu olarak, detaylı düzenlemeler yapıldığını görüyoruz. Örneğin, sessiz kalma yoluyla hak kaybı. Buna göre, marka sahibi sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hallerde, bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalırsa, sonraki tarihli marka tescili kötü niyetli olmadıkça, kendi markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremeyecek. Yine, 5 yıl boyunca kullanılmayan markaların Türk Patent tarafından iptaline imkân verecek bir mekanizmanın kurulduğunu görüyoruz. Bu şekilde, kullanılmayan tescilli markaların yeni girişimcilere engel olmamasının önü açılıyor. 6769 sayılı SMK ile marka sahibince yasaklanabilecek fiillerin kapsamı da genişletiliyor. Böylelikle, işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması; işaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması ve işaret altında hizmetlerin sunulabileceğinin teklif edilmesi fiilleri hüküm kapsamına alınıyor. Ayrıca bir ekleme de dış ticaret alanında söz konusu. Şöyle ki, eski mevzuatta “işareti taşıyan malın gümrük bölgesine girmesi, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması”

fiili “işareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi” şeklinde genişletilmiş durumda. Adli ve cezai hükümlere ilişkin sizleri fazla ayrıntıya boğmadan belirtmem gereken önemli iki yenilik ise şu şekilde: Yeni Kanun ile marka tescilinin bulunması tecavüz iddiasında artık bir savunma olarak kabul edilmiyor. Eskiden, Yargıtay kararlarına göre bir marka tescilinizin bulunması halinde bu tescil önceki tescillere karşı koruma sağlıyordu. Şimdi ise bu koruma kalkmış oldu. Benzer biçimde, ticari unvan ve işletme adı da tecavüz iddiasında savunma gerekçesi olmaktan çıkıyor. Kanunun sonunda yer alan beinci kitap ortak ve di¤er hükümlere yer veriyor. Burada öne çıkan en büyük yenilik tescilden doğan hakların tükenme rejiminde “uluslararası tükenme ilkesi” nin benimsenmesi olmuş, diyebiliriz. Uluslararası tükenme ilkesi, sınai hakka konu bir ürünün, dünyanın herhangi bir yerinde hak sahibi tarafından veya onun izni ile piyasa sürülmesi şeklinde tanımlanabilir. Bu durumda Dünya tek bir pazar olarak kabul ediliyor ve nerede olursa olsun kanuni yollarla piyasaya sunulmuş mallar üzerindeki fikri mülkiyet hakları tükenmiş oluyor. Eski mevzuatta Türkiye uluslararası tükenmeyi değil, sadece “ülkesel tükenmeyi” kabul etmişti. Oysa benimsenen bu yeni ilke hak sahibinin ithalatı engelleme olanağını ortadan kaldırıyor. Hakeza fiyat farklılıklarını azaltan bir yapının oluşmasının önünü açıyor. Bu da fiyatların düşmesi anlamına geleceği için tüketicilerin refah düzeyinin artması ile sonuçlanıyor. Son olarak, Kanun ile taklit ürünlerin hızlı imhası artık daha kolay bir prosedüre kavuşturulmuş görünüyor. Buna göre, el

konulan eşyanın kaybolması ya da korunmasının ciddi külfet oluşturması durumunda, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının talebi üzerine hakim, kovuşturma aşamasında hükümden önce mahkeme tarafından imhasına karar verebilecek. Fikri mülkiyet alanında ilk yerli düzenlememiz olan “Encümen-i Danış Nizamnamesi”nden günümüze kadar geçen zamanda gücün kaynağı da değişime uğradı. Ekonomik gelişmenin ana dinamiğini artık bilgi üretimi ve bilginin katma değere dönüşümü oluşturuyor. Küresel ekonomide rekabetçi kalabilmek, ülkemizin küresel tedarik zincirlerinde yükselmesini sağlamak için yeni teknolojilerin ve yeniliklerin geliştirilmesinin ve kullanılmasının teşvik edilmesi olmazsa olmaz bir kriter olarak her yerde karşımıza çıkıyor. Avrupa ve ABD’deki bulgular fikri mülkiyet haklarının istihdam, ekonomik büyüme ve refah düzeyi üzerindeki yararlarını göz önüne seriyor. Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü’nün (WIPO-World Intellectual Property Organization) kayıtları da bu alanlarda yapılan başvuru sayısı ile gelişmiş ülkeler arasındaki güçlü döngüsel ilişkiyi doğruluyor. Örgütün resmi verilerine göre, 2016 yılında ticari marka başvurusu yapan ilk beş ülke sırasıyla ABD, Almanya, Fransa, Çin ve İsviçre. Türkiye de bu listenin 12’nci sırasında yer alarak önemli bir sıçrama yapmış durumda. Bu başarıların sürdürülebilirliğini ve artışını sağlamak düşüncesiyle hazırlanan yeni Sınai Mülkiyet Kanunumuz, daha donanımlı, daha yenilikçilik ve girişimcilik içeren bilgi üretimine ve bunun yüksek katma değere dönüşümüne ivme kazandıracak potansiyele sahip görünüyor. 57


SİNERJİ / FUAR Katma değeri artırmak için Ar-Ge şart

Ayakkabı ihracat hedefi 1 milyar dolar Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) ile Türk Kızılayı’nın ortak çalışmasıyla hayata geçen ‘Bir çift ayakkabı da sizden, hedef 100 bin çift’ kampanyasının plaket takdimi ve töreni, 57’nci AYMOD Uluslararası Ayakkabı ve Moda Fuarı kapsamında düzenlenen kokteylde gerçekleştirildi.

T

ürkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Süleyman Gürsoy, dernek olarak en büyük hedeflereinin daha fazla üretim, daha fazla özgün tasarım ve daha fazla ihracat yapmak olduğunu söyledi. Gürsoy, şöyle konuştu: AYMOD, Türk ayakkabı sektörünün yurt dışına bakan yüzü. Fuarımızda markalarımızı yurt dışından gelen yabancı ve yerli ziyaretçilerimizle 58

buluşturduk. Dernek olarak en büyük hedefimiz; daha fazla üretim, daha fazla özgün tasarım ve daha fazla ihracat. Daha fazla ihracat için pazar çeşitliliğimizi geliştirmemiz şart. 500 yabancı misafirimizin uçak ve konaklama maliyetlerini karşılayarak sektörümüze ve fuarımıza katkıda bulunan CNR yönetimine, İDMİB’e, İTO’ya ve dernek üyelerimize teşekkürlerimi sunarım. Kısa süre önce

Türk Kızılayı ile ortaklaşa gerçekleştirdiğimiz yardım kampanyası ile ülkemizde bulunan ihtiyaç sahiplerine ulaşmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz." Kızılay Genel Sekreteri Hüseyin Can ise, “Ayakkabı Sanayicileri Derneği’nin bu kampanyası bizler için gurur verici. Bu yardımları en hızlı şekilde yerine ulaştırıyoruz. 2011’deki Japonya depreminde bölgeye ilk yardımı ulaştıran Türk Kızılayı oldu" dedi

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi de, ayakkabı sektörünün yakaladığı ivmeye dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “ 40 yılı aşkın süreden beri bu fuar yapılıyor. Bugün yine bir başarıyı ödüllendirmek için biraraya geldik. Oldukça zor yıllardan geçiyoruz. Yanı başımızda milyonlarca insan yaşam mücadelesi veriyor. Bu da yetmezmiş gibi insanlar kimyasal silahla öldürülüyor. Suriye'de 6 yılı aşkın süredir iç savaş nedeniyle insanlar hayatlarını kaybediyor. İhracatçılar olarak çevremizdeki ülkelerin barış içerisinde olmasını diliyoruz. Hükümetimizin ihracata vermiş olduğu destekler bizim için çok değerli. Geçen ayki ihracat artışımız yüzde 19. Türkiye’nin ayakkabı ihracatı 2016’da 708 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu yıl hedef 1 milyar dolar. Sektör bu hedefine ulaşacaktır, bundan hiç şüphem yok. Katma değeri artırmak için inovasyon ve Ar-Ge şart. Sayın Cumhurbaşkanımız geçtiğimiz ay istihdam desteği kampanyası başlattı. Biz de TİM olarak bu konunun destekçisiyiz. Kampanyada emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”


10. yıl

%100

“Ar-Ge ve İnovasyon” yönet�m�nde l�der, özgün ve küresel danışmanlık ş�rket�...

398

Müşteri Referansı

Ar-Ge Merkezi Başarı Oranı

10.

80+

Başarılı İhracat Destekleri Projesi

772

Başarılı TEYDEB Proje Sayısı

YIL

200+ Ar-Ge ve İnovasyon Eğitimi

İSTANBUL

73

KOCAELİ

0 216 325 83 89

40 BURSA

6 Mühendis Çalışan

İZMİR

bilgi@etkinproje.com

Ar-Ge Merkezi Referansı

ANKARA

Farklı Lokasyonda Hizmet İstanbul Gebze Bursa İzmir Ankara Londra

LONDRA

www.etkinproje.com


BÜYÜME / EXIMBANK

Eximbank’ın ikinci şubesi Denizli’de

Türk Eximbank'ın ikinci şubesi Ekonomi bakanı Nihat Zeybekci'nin katılımlarıyla Denizli'de açıldı. Zeybekci, Türkiye'nin ihracata dayalı büyümede fikir birliğine vardığını vurguladı.

T

ürk Eximbank'ın ikinci şubesi Denizli'de Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin de katıldığı bir törenle açıldı. DENİB hizmet binasında düzenlenen açılış törenine, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin yanı sıra, eşi Ayşen Zeybekci, Vali Ahmet Altıparmak, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, TİM Başkan Vekili ve DENİB Başkanı Süleyman Kocasert, Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım ile çok sayıda ihracatçı işadamı katıldı.

İstihdam için yüzde 6 büyümeliyiz Eximbank Denizli Şubesi'nin açılış törenine katılan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, törende yaptığı konuşmasında Denizlili işadamlarına seslendi. Türkiye'nin ihracata dayalı büyüme60

de fikir birliğine vardığını vurgulayan Bakan Zeybekci, “Türkiye'nin büyüme oranı yüzde 6'lara çıkmak zorunda. Ancak o zaman her yıl 1 milyon kişiye istihdam sağlayabiliriz. Birilerinin 'orta gelir tuzağı' bizim ise 'orta ihracat tuzağı' dediğimiz tuzağa düşmemek için ihracatımızı artırmalıyız. Ama bu büyümeyi gerçekleştirmek için ihtiyaç duyduğumuz finansmanı kendi tasarruflarımızla gerçekleştiremiyoruz. Ya yabancı sermaye ya da borç temin edeceğiz. Son dönemlerde 4-5 yıl içinde ihracatımız 140 milyar dolar -150 milyar dolar aralığında dönmeye başladı" dedi.

Büyükekşi: Eximbank'tan daha fazla yararlanacağız TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Eximbank Denizli Şubesi'nin açılış konuşmasında Eximbank'ın yeni-

den Ekonomi Bakanlığı'na bağlanmasıyla birlikte sermaye artırımına gittiğini belirterek, “Eximbank sermayesini 33 milyar dolardan 40 milyar dolara çıkardı. Bu da biz ihracatçılar için daha fazla kredi imkanı demektir. Ayrıca, işadamlarına sunulan yeşil pasaport uygulamasının hayata geçirilmiş olması da bizleri sevindirdi” dedi. Büyükekşi, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'ye teşekkür ettiği konuşmasını “15 yıldan beri söylediğimiz İhracat Kredi Garanti Fonu nihayet hayata geçirildi. Yine aynı şekilde yeşil pasaport uygulaması da Ekonomi Bakanımız Nihat Zeybekci'nin ısrarlarıyla uygulamaya konuldu. Ben bunun için kendisine teşekkür ediyorum” diye devam etti.

300 ihracatçı ile çalışıyoruz Eximbank Denizli Şubesi'ne ev sahipliği

yapan DENİB Başkanı Süleyman Kocasert ise konuşmasında, “Eximbank, ihracatçı için yalnızca çalıştığı bir banka değil, ortağımızdır” diyerek Eximbank Denizli Şubesi'nin açılmış olmasının ihracatçı için büyük önem taşıdığını belirtti. Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım, Denizli'de hizmet veren 1071 ihracatçıdan 300'ü ile çalıştıklarını açıkladı. Denizli Şubesi'nin açılmasıyla birlikte 1071 firmanın tamamı ile çalışmayı hedeflediklerini de söyleyen Yıldırım, şube çalışmalarını 5 ay gibi kısa bir sürede gerçekleştirdiklerini belirtti.


AHENK / MAKALE

EUR.1 Dolaşım Belgesi

T NAZAN ÖZTÜRK Dış Ticaret Belgeleri Sorumlusu

EUR.1 Dolaşım Belgesi, Türkiye’nin STA imzaladığı ülke gümrüklerinden geçen eşyanız için ya da o ülkeden ithal edip Türkiye gümrüklerinden giren eşya için geçerli olup temel esprisi “Menşe İspatı”dır. 62

ürkiye’nin Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzaladığı ülkelerle arasındaki dış ticaretinde, alıcının gümrük indiriminden faydalanabilmesi için düzenlenen belge ile tanışmak ister misiniz? Ülkemizin STA imzaladığı ülke ile arasındaki anlaşmanın uygulanmasına yönelik esasların “Eşyanın Tercihli Menşeinin Tespiti Hakkında Yönetmelikler” ile belirlendiği, STA varlığı nedeniyle ithalatçınızın gümrük vergisi indiriminden yararlanabileceği bu belge sayesinde malınızın, ülkemizin tercih edeceği, dolayısıyla eşyanızın ithalinde Tercihli Rejime konu olacak ve kısaca tercih edilmenizi sağlayacaktır. İşte bu belgemiz EUR.1 Dolaşım Belgesidir. Aynı şekilde ithalatınızda da sizin o ülkeyi tercih edeceğiniz ve isteyeceğiniz belgedir. Belli bir takvimle, iki ülke arasındaki ticarette gümrük vergilerinden indirim istifadeleri olacağı için (örneğin ilk 5 yıl için %10, ikinci 5 yıl için % 15 …. gibi) STA ile kararlaştırılan oranlarda indirimler ve sonunda muafiyet sağlanacağı için bu anlaşmayı imzalayan ülkelere büyük kolaylık getirecek olan yine para yerine geçecek bir başka belgedir EUR.1 Dolaşım Belgesi. STA imzalayan ülkeler birbirlerine ortak gümrük tarifesi uygularlarken, üçüncü ülkelere karşı aynı gümrük tarifesini uygulamazlar. Böylelikle STA imzaladığımız için ihracatçımızın rakip 3.ülke ihracatçısına göre tercih edileceği açıktır. Bu tercihin enstrümanı EUR.1 Dolaşım Belgesi ve yanı sıra, EUR-MED Dolaşım Belgesi, EUR.1 Fatura Beyanı veya EUR-MED

Fatura Beyanı gibi aynı fonksiyonlu başka belgeler de mevcut olup her biri ayrı yazıların konusu olacaktır. EUR.1 Dolaşım Belgesi, Türkiye’nin STA imzaladığı ülke gümrüklerinden geçen eşyanız için, ya da o ülkeden ithal edip Türkiye gümrüklerinden giren eşya için geçerli olup temel esprisi “Menşe İspatı”dır. Ne demektir Menşe İspatı? STA ile öngörülen menşe kazanımı ülkemizde gerçekleşmiş ise yani imal edilen ürünün menşe statüsü kazanabilmesi için menşeli olmayan maddelere uygulanması gereken işçilik, işlem listesinde (yönetmelik eki II sayılı EK listede) öngörülen kriterlere uygun şekilde eşyaya, menşe kazandırılmış ise EUR.1 belgesi düzenlenebilir, çünkü artık o eşyanın menşe ispatı yapılmış olur. Yanı sıra, STA ile tanınan menşe kümülasyonları hangi ülkeleri kapsıyor ise o ülke girdileri “menşeli” kabul edileceğinden böylece STA kurallarına uygun olarak menşe kazanan eşya EUR.1 Dolaşım Belgesine konu olabilecektir. Belgemiz, ihracat sırasında düzenleneceği gibi, unutulma, ihmal ya da özel durumlar nedeniyle ihracat sırasında düzenlenmemiş olması, ya da düzenlenmiş; ancak teknik nedenlerle kabul edilmemiş olması veya varış ülkesi başka bir ülke iken STA üyesi ülke olarak değişmesi hallerinde Vize işlemi yapılan belgenin kaybı, hasar görmesi, çalınması ya da ithalatçı gümrük idaresinin bir daha talep etmesi hallerinde “İkinci Nüshadır” ibaresi ile ikinci kez de düzenlenebilmektedir. Gelecek sayımızda bir başka belgeye kuşbakışı bakmak üzere bol ihracatlar diliyorum…

B YA

D

o b k iç y o d


BİRLİKTE DEĞİŞİM YARATABİLİRİZ

DAMLA SULAMA SİSTEMLERİNDE ÖNCÜ Kurulduğumuz günden bu yana, tarımda olumlu etki bırakmak için birçok iş ortağımızla birlikte çalışıyor ve çiftçilerimize daha az kaynak kullanarak daha çok verim elde etmeleri için yardımcı oluyoruz. Damla sulama yöntemlerindeki öncülüğümüzde bizimle iş ortaklığına devam ederek siz de dünyayı değiştirmemize katkıda bulunun.


SİNERJİ / TİM-TEB

TİM-TEB Girişim Evi’nden 2016 yılında 10 milyon TL ihracat Türk Ekonomi Bankası (TEB) tarafından 2013 yılında hayata geçirilen, 2015 yılında ise TİM’in dahil olmasıyla birlikte ülkenin en kapsamlı girişimcilik programına dönüşen TİMTEB Girişim Evi, sadece 2016 yılında 10 milyon TL ihracata imza attı.

T

İM ve Türk Ekonomi Bankası (TEB) iş birliği olan TİM-TEB Girişim Evi, ülkenin en kapsamlı girişimcilik programına dönüştü. Yeni kurulan girişimciler için kuluçka merkezi olmasının yanında, mevcut teknoloji firmalarının ihtiyaç duyduğu iş yönetimi hizmetlerini de sunarak birçok başarılı çalışmaya imza atan TİMTEB Girişim Evi, destek verdiği girişimcileriyle sadece 2016 yılında 10 milyon TL ihracata imza attı. 64

TİM-TEB Girişim Evi'nde geliştirilen ürünlerin ihraç edildiği kurumlar arasında ABD’nin Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) ve Amerikan Ordusu da yer alıyor. TİM-TEB Girişim Evi ile üç yılda toplam 500 milyon TL ciroya ulaşılması hedefleniyor. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ve TEB Genel Müdürü Ümit Leblebici ev sahipliğinde düzenlenen basın toplantısında, TİM-TEB Girişim Evinin faaliyetleri ve gelecek hedeflerine ilişkin bilgiler

paylaşıldı. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Türkiye’de dört yılda İstanbul, İzmir, Gaziantep, Denizli, Bursa, Konya, Edirne, Mersin, Trabzon ve ABD’de San Fransisco olmak üzere toplam 10 Girişim Evinin faaliyet halinde olduğunu belirterek “Kısa süre içinde Ankara ve Erzurum’da da Girişim Evi açmayı planlıyoruz. Girişimci ruhu taşıyan her bireye hitap ettiğimiz bu merkezlerimizde, şimdilik 403 girişimci işletmemiz var. Bu kapsamda, 4 bin

500 öğrencimiz gerek uluslararası organizasyonlara katılım gerek eğitim gerekse danışmanlık olmak üzere birçok hizmetten faydalanıyorlar. Programımız bu özellikleriyle, Türkiye’nin en kapsamlı girişimcilik programı” dedi.

64 milyon TL yatırım aldı TEB tarafından 2013 yılında hayata geçirilen ve 2015 yılında TİM’in atılımı ile sayıları hızla artan Girişim Evleri'nde şu ana kadar gerçekleşen başarı-


TİM-TEB GIRIŞIM EVI GELECEK 3 YIL HEDEFLER

MEHMET BÜYÜKEKŞI TİM Başkanı “Bu ekosisteme daha fazla girişimci eklenmeli. Böylece daha fazla üretim, daha fazla istihdam ve daha fazla ihracat gerçekleştirebiliriz.”

larla ilgili rakamsal bilgileri paylaşan Büyükekşi, “209 girişimcimiz, 205 milyon TL ciro elde etti. 167 girişimcimiz, 50,6 milyon TL devlet desteği aldı. 47 girişimcimiz, 63,7 milyon TL yatırım aldı. 233 girişimcimiz 1568 kişiyi istihdam etti. Bu girişimcilerimiz 2016 yılında 10 milyon TL ihracata ulaştılar. Bu rakamlar bizleri mutlu ediyor ancak potansiyelimizi yansıtmıyor. Bu ekosisteme daha fazla girişimci eklenmeli. Böylece daha fazla üretim, daha fazla istihdam ve daha fazla ihracat gerçekleştirebiliriz” dedi. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, TİM ve TEB’in amacının girişimcilik ve inovasyon konusunda düzenledikleri etkinliklerle farkındalık yaratmak, gençleri cesaretlendirmek ve onlara ışık tutmak olduğuna da dikkat çekti.

Türkiye’nin 2017 Küresel Girişimcilik Endeksi’ne göre Çin ve İtalya’yı geride bırakarak 36. sırada yer aldığını hatırlatan Büyükekşi, yakın zamanda bu endekste daha üst sıralara çıkmak istediklerini dile getirdi. Girişimciliği Türkiye’nin önemli bir gündem maddesi haline getirmek istediklerini belirten Büyükekşi, “Çünkü girişimcilerimizin başarıları arttıkça, bizlerin refah seviyesi daha da artıyor. Üç yıl içinde giri-

˜ ˜ ˜

Girişimcilerin 500 milyon TL ciro elde etmesi Girişimcilerin 50 Milyon TL değerinde ihracat gerçekleştirmesi Her yıl 250 yeni teknoloji firmasını projeye dâhil ederek 3 yılda toplam 1000 firmayı geçmek.

şimcilerimizin 500 milyon TL ciro elde etmesini, 50 milyon TL ihracat gerçekleştirmelerini, 1.000’den fazla girişimci firmamızı projemiz kapsamında bulundurmayı hedefliyoruz. Böylece 2023 hedeflerimize bir o kadar hızlı ulaşacağız” dedi. Büyükekşi ayrıca bu yıl "Born Global İstanbul" adında bir etkinlik düzenleyeceklerini, bu etkinlik içerisinde start-up’lara yönelik yapılacak yarışma sonucunda başarılı olanlara

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, “Bu rakamlar bizleri mutlu ediyor ancak potansiyelimizi yansıtmıyor. Üç yılda girişimcilerimizin 500 milyon TL ciro, 50 milyon TL ihracat gerçekleştirmesi hedefleniyor” dedi.

ÜMIT LEBLEBICI TEB Genel Müdürü “Girişimcilere, iş fikirlerinin hayata geçirilmesinden projenin tanıtımına, yatırımcılara sunulmasına kadar her aşamada destek veriyoruz.”

ise önemli destekler vereceklerini kaydetti.

MIOPS’u NASA’ya ve ABD ordusuna sattı Girişim Evlerinde bugüne dek yaşanan başarılardan örnekler aktaran Büyükekşi, şunları söyledi: “Bir girişimcimizin MİOPS adında geliştirdiği ürünle, artık refleks ile yakalanamayacak kadar hareketli durumların fotoğrafını kolayca çekebiliriz. Firmamız, bu başarılı ürününü NASA ve Amerikan Ordusu gibi kurumlara sattı. Aynı zamanda, geliştirdikleri bu ürünle Kickstarter’da 650 bin dolar fon topladılar. Yine Girişim Evleri'mizden bir girişimcimiz olan Delphisonic, raylı sistemler için Bulut Tabanlı Arıza İzleme Sistemi geliştirdi. Bu ürünle demir yollarında yaşanan aksaklıklar önceden tespit edilerek büyük kazaların ve bakım maliyetlerinin önüne geçilecek. Satışlara 2016 yılında başlayan firmamız bu ürünüyle, iç pazarda 1,5 65


SİNERJİ / TİM-TEB

milyon TL’lik, dış pazarda 75 bin dolarlık teknoloji hizmeti satmayı başardı. Akıllı tahta üretimi yapan HNC isimli firmamız da 350 bin TL’lik ihracat değerine ulaştı. Ve bu firmamız, İnovasyon Haftası’nda açtığı stand sayesinde 475 bin TL yeni sipariş almayı başardı. Burada sayamayacağımız nice girişimcilerimiz, desteklendiklerinde neler yapabileceklerini kanıtladılar.”

Yeni kapılar lazım TEB Genel Müdürü Ümit Leblebici, ‘Danışman Banka’ anlayışıyla 4 yıldan bu yana Türkiye’nin en kapsamlı Girişim Bankacılığı ile

403

1003

GÜN DANIŞMANLIK

40

10

ULUSLARARASI ORGANIZASYON

RAKAMSAL BÜYÜKLÜKLER

4

GIRIŞIMCI/YATIRIMCI BULUŞMASI

66

dayalı ürün ve hizmetleri yurt dışına açabileceğimiz yeni kapılar lazım. Biz TEB olarak, bu kapıları açmaya çalışıyoruz. TİM-TEB Girişim Evleri çatısı altında desteklenen girişimcilere, iş fikirlerinin hayata geçirilmesinden projenin tanıtımına, müşteri bulunmasından yatırımcılara sunulmasına kadar her aşamada destek veriyoruz. En büyük desteği TİM’den

205

7

3

GÜN EĞITIM

6

2

ÖĞRENCI

615

girişimcilere projelerinin fikir aşamasından ticarileşme aşamasına kadar ihtiyaç duydukları her alanda bilgi, eğitim ve danışmanlık desteği sağladıklarını belirterek, şunları söyledi: “Eskiden şehirlerin surlarla çevrili olduğu dönemde, ancak o kapılardan şehre girebiliyordunuz. Biz şehri Topkapı’dan girerek fethettik. Şimdi bize kendi yarattığımız inovasyona

1

GIRIŞIMCI IŞLETME

4.500

TEB Genel Müdürü Ümit Leblebici: “Kendi yarattığımız inovasyona dayalı ürün ve hizmetleri yurtdışına açabileceğimiz yeni kapılar lazım. Biz TEB olarak, bu kapıları açmaya çalışıyoruz. En büyük desteği TİM’den gördük.”

8 9

5

10

MILYON TL/YIL CIRO

1.568

ISTIHDAM

63,7

MILYON TL YATIRIM

50.6

MILYON TL DEVLET DESTEĞI

gördük. 2015 yılında da TİM ile birlikte bu kapıları Anadolu’da da açmamız lazım dedik. Şu an geldiğimiz noktada Türkiye’de 9, Silikon Vadisi’nde de 1 adet olmak üzere toplam 10 TİMTEB Girişim Evi’ne ulaştık. 2017 yılında Ankara’da hizmete açılacak TİM-TEB Girişim Evi ile birlikte bu sayıyı Türkiye’de 10’a çıkaracağız.” Leblebici, bugüne kadar girişimcilik ekosistemini geliştirmeye yönelik çalışmalarla TEB Kuluçka Merkezi’nde 4 bin 480 proje dinlediklerini belirterek, “Bunlardan 403 tanesini hayata geçirdik. Katma değerli ürünlerin yaratılması için gerekli ekosistemin oluşturulması tek başına bir kurumun yapabileceği bir şey değil. Türkiye’den de insanların iyi işler yaptığını ve ihraç ettiğini göstermemiz, bu algıyı yaratmamız gerekiyor” diye konuştu.


SİNERJİ / TİM-TEB GİRİŞİM EVİ

MIOPS, ürettiği her şeyi ihraç ediyor MIOPS Smart ile tanındı

TİM-TEB Girişim Evi’nin desteklediği MIOPS, fotoğrafçılık ve video sektöründeki kullanıcıların hayatını kolaylaştırmayı hedefleyen bir Türk Ar-Ge firması. MIOPS’un müşterileri arasında, dünyanın en büyük kamera ekipman mağazalarından Amerika’daki B&H Photo’nun yanı sıra NASA ve Amerikan Ordusu gibi kamu kuruluşları da var.

İ

hracata dönük teknoloji ve yazılım geliştiren girişimcileri desteklemek, girişimcilere yönetim danışmanlığı programları, müşteri yatırımcı buluşmaları, network ve tanıtım desteği gibi olanaklar sunmak amacıyla TİM ve Türk Ekonomi Bankası tarafından hayata geçirilen

68

TİM-TEB Girişim Evleri’nin desteklediği firmalar ülkenin ihracatına katkı sunmaya devam ediyor. TİM ve TEB tarafından girişimciliği destelemek için kurulan TİM-TEB Girişim Evi firmalarından MIOPS, tasarlayıp geliştirdiği inovatif ürünler ile tüm dünyada, fotoğrafçılık ve video

sektöründeki kullanıcıların hayatını kolaylaştırmayı hedefleyen bir Türk Ar-Ge firması. Dünyanın en büyük kitlesel fonlama platformlarından Kickstarter’da büyük başarılar elde eden yerli teknoloji girişimlerinin başında gelen MIOPS, üretmiş olduğu ürünlerin tamamını ihraç ediyor.

Firma, MIOPS Smart isimli ilk inovatif ürünü için uluslararası kitlesel fonlama platformu olan Kickstarter üzerinden başlattığı kampanya ile 377 bin dolar fon toplamayı başardı. Bu sayede geliştirmiş oldukları Ar-Ge fikrinin dünya üzerinde nasıl bir pazarı olduğu ve geliştirilecek olan ürünün hedef kitlenin ilgisini çeken, inovatif bir buluş olduğunu da kanıtlamış oldu. 2016 yılında ise yeni bir kitlesel fonlama macerasına daha atılan firma MIOPS Mobile isimli yeni ürününü de yine Kickstarter üzerinden tanıttı ve bu ürün için de 275 bin dolar fon toplayarak hedefine başarıyla ulaştı. Ürün için halen, başka bir kitlesel fonlama platformu olan Indiegogo üzerinden ön talep toplanmaya devam ediliyor. MIOPS Smart ürünü ile elde edilen başarı, MIOPS markasının uluslararası fotoğrafçılık ve video pazarında tanınmasını sağlarken, firmanın da sektörü ve müşterilerin ihtiyaçlarını daha iyi tanımasını sağladı. Kısa sürede uluslararası fuar katılımları ile birlikte geniş bir bayi ağına sahip olan firmanın öncelikli hedefi, mevcut bayi ağını kullanarak uluslararası pazara hitap edecek yeni ve inovatif ürünler geliştirmek ve ülkemizin ihracatına katkıda bulunmak.


Amerikan ordusu müşterileri arasında MIOPS ürünleri, hali hazırda hem MIOPS online satış mağazası üzerinden perakende olarak hem de 20 farklı ülkedeki bayiler aracılığıyla kullanıcılara ulaşıyor. MIOPS’un müşterileri arasında, dünyanın en büyük kamera ekipman mağazalarından Amerika’daki B&H Photo’nun yanı sıra NASA ve Amerikan Ordusu gibi kamu kuruluşları da var. NASA, MIOPS ürünlerini roket kalkış anlarının fotoğraflanmasında kullanırken, Amerikan Ordusu ise bomba infilak testlerinin fotoğraflanmasında kullandı. Bu kadar kısa bir sürede tüm dünyaya yayılarak bayi ağı kurabilmiş olmak aslında biraz da kitlesel fonlama platformlarının firmaya sağladığı tanıtım ve pazarlama faydalarından kaynaklanıyor. Projenin fonlama platformunda gördüğü ilgiyi ve ulaştığı ön sipariş adetlerini gören uluslararası fotoğrafçılık ekipmanları satan mağazalar, ürün satışa başladığında kendilerinin de bayi olarak ülkelerinde satışını yapmak istediklerini söyleyerek firma iletişim kurdular.

Dünya çapında marka olmak için adımlar atılıyor Kurucularının, daha önceki kurumsal çalışma hayatlarında edindiği tecrübe ve ekibin projesine olan güveni sayesinde, firma, doğru bir strateji izleyerek kısa zamanda global bayi ağını kurmayı ve dünyanın çok

rında yönünü belirleyerek, vizyonunu daha da genişletti. Bu sayede hem firmanın Ar-Ge ve pazarlama süreçleri çok daha hızlı ve verimli hale geldi hem de MIOPS markasının dünya çapında bir tanınan bir Türk markası haline dönüştürülmesi konusunda gerekli strateji için ilk adımlar atılmış oldu.

ONUR ÇELIK MIOPS Kurucu Ortağı

Ar-Ge ve teşvik destekleri değerlendirilmeli

MIOPS Kurucu Ortağı Onur Çelik, "Uluslararası arenada Türk girişimcilerin çoğalması ve her birinin ülkemizin ihracatına katkı sağlamaları en büyük ümidimiz" diyor.

farklı noktalarına ürünlerin ihraç etmeyi başardı. Firmanın ilk ürünü olan ve Kickstarter ile dünya çapında tanınan bir ürün haline gelen MIOPS Smart, kamera ya da flaşları tetikleyerek, fotoğrafçıların refleksleriyle yakalamasının çok zor olduğu yüksek hızlı anlık olayların fotoğraflanmasını sağlayan, üzerinde özel bir gömülü yazılım barındıran elektronik bir cihaz. Işık, ses ve lazer gibi dahili sensörleri sayesinde şimşek, roket kalkış anları, nesnelerin kırılma anları, balon patlama anı, su damlasının sıçraması gibi anlık olayların fotoğraflanmasını çok kolay hale getiriyor. Üzerinde çalışılan ve ön talep toplanmaya başlanılan yeni ürün MIOPS Mobile ise akıllı telefonların yeteneklerini profesyonel fotoğraf makineleri

ile birleştiren ve birçok özgün mod ile fotoğraf makinelerinin uzaktan yönetilmesini sağlayan bir akıllı kamera kontrol cihazı. Ürün, yine firmanın geliştirdiği akıllı telefon uygulamaları ile birlikte kullanılarak fotoğrafçılara ilginç ve yaratıcı fotoğraflar çekebilme olanağı sağlıyor.

Girişim Evi ile farklı kimlik kazandık Yakın zamana kadar, kurucularının, kurumsal hayat ile birlikte yürütmeye çalıştığı Ar-Ge faaliyetleri, Yıldız Teknopark’ın firmaya kapılarını açması ve TIM TEB Girişim Evi’nin mentorluğu ile birlikte farklı bir kimlik kazanmış oldu. TİM TEB Girişim Evi danışmanlığı sayesinde, firma bütçesini daha etkin yönetme ve uzun vadeli planlama konula-

Son olarak, MIOPS'un kurucuları Onur Çelik ve Erkan Yiğiter’in yeni girişimcilere mesajı şu şekilde: "Türkiye’de fikrine güvenen tüm girişimcilerin Teknoparklar içerisindeki kuluçka merkezlerinde yer almaya çalışması, TİM-TEB Girişim Evi gibi konusunda uzman ekiplerden mentorluk desteği almaları ve uluslararası arenaya çıkarmak istedikleri fikirleri için global fonlama platformlarını değerlendirmeleri daha hızlı ivme kazanmalarını sağlayacaktır. Özellikle Ar-Ge alanında devlet teşviklerinin yoğun olduğu bu dönemde uluslararası arenada Türk girişimcilerin çoğalması ve ülkemizin ihracatına katkı sağlamaları en büyük ümidimiz."

69


BULUŞMA / FORUM İSTANBUL

Değişim Forum İstanbul’da konuşulacak

B

u yıl 16’ncısı düzenlenecek olan Forum İstanbul 4-5 Mayıs tarihlerinde İstanbul Swiss Otel’de gerçekleştirilecek. Forum İstanbul’un ana destekleyicisi TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, referandumdan sonra Türkiye’de yeni bir dönemin başladığını söyledi. Forum İstanbul’un bu yılki programının açıklandığı basın toplantısında konuşan Büyükekşi, “Güçlü bir Türkiye için yeni bir dönem başlayacak” dedi. Hükümetin son dönemlerde ülke ekonomisi için pek çok teşvik ve tedbir kararları aldığını, artık bunların uygulanma sürecinin ağırlık kazanacağını ifade eden Mehmet Büyükekşi, şöyle konuştu: “Türkiye için güçlü bir dönem başlayacak. Bürokrasi azalacak. Bakanlıklar arasındaki koordinasyonsuzluk azalacak. İnsan hakları, hukukun üstünlüğü ve demokrasimizdeki iyileştirmelerde önemli gelişmeler olacak. Yeniden yatırıma başlamada yatırımcı iştahı artacak. Önemli teşvikler oldu. Bunların kullanılmasını bekliyoruz.”

2023 hedefi önemli 16 yılda içerde ve dışarıda Forum İstanbul’un 2023 vizyonunun önünü kesecek pek çok olayın yaşandığını belirten Forum İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Canevi, belirsizlik bulutları olarak tanımladığı olayları şöyle özetledi: “2014 ve 2015’te iki genel seçim, bir Cumhurbaşkanı ve bir de 70

Ulusal ve uluslararası düzeyde fikir önderlerini 16 yıldır bir araya getiren Forum İstanbul 2017, bu yıl 4-5 Mayıs’ta gerçekleşecek. Türkiye’nin hedefleri ve dünyadaki değişimin ele alınacağı Forum İstanbul 2017’ye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da onur konuğu olarak katılması bekleniyor. mahalli seçim ve ayrıca bir referandum yaşadık. Terörün barış sürecini esir alması da bu dönemdedir. Yine aynı dönemde Suriye savaşında yeni ve derin boyutlar ortaya çıkmış, üç milyonu aşan mülteci sorunu ülkemizin sırtında kalmıştır. Rus savaş uçağının düşürülmesinin turizm ve ihracata maliyeti ağır olmuştur. Tüm bunların üstüne, 15 Temmuz 2016’daki başarısız ‘kalkışma’ ve sonrasında dikkatlerimiz ekonomiye değil, güvenlik ve istikrara odaklandı. Bu kadarla da kalmadı. 19 yılda kazanabildiğimiz ‘yatırım yapılabilir kredi notu’nu üç yılda kaybetmiş, en önemli ticaret ortağımız AB ülkeleri ile yaşanan mülteci krizine son zamanlarda eklenen referandum gerginliği de bu olaylardan sadece bazılarıdır.” Canevi, “Ülkemizin finansal ve siyasal krizlerden kısa za-

manda kurtulma ve yoluna devam etme kapasitesinin dinamiklerini küçümsememek ve dış dünyaya bunu iyi anlatmak durumundayız. Forum İstanbul’un ana misyonu da bu iletişimde bir aktör olmak ve doğru mesajların doğru yerlere verilmesine yardımcı olmaktır” dedi.

Açılışın onur konuğu Cumhurbaşkanı olacak Bu yıl 4-5 Mayıs tarihlerinde İstanbul’da 16’ncısı düzenlenecek olan Forum İstanbul’da, “Dünyada ve Türkiye’de Yeni Dönem, İhracatta Atılım Yılı, Sanayi ve Ekonomide Dijital Dönüşüm, Gelecekte Yaşam-Akıllı Şehirler, Finansal Sistemlerin Geleceği Nasıl Olacak?, Enerjide Yol Haritası, Savunma’da Stratejik Yenilikler Neler Olmalı?” konuları ele alınacak. Konferansın açılışına Cumhurbaşkanı Re-

cep Tayyip Erdoğan’ın onur konuğu olarak katılması bekleniyor. Konferansa Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Enerji Bakanı Berat Albayrak, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir, TCMB Başkanı Murat Çetinkaya ve Türkiye Varlık Fonu Başkanı Mehmet Bostan’ın yanı sıra İsveç eski Başbakanı Carl Bildt ve Al Sharq Forum’un kurucusu Wadah Khanfar da katılacak.


BİRLİK / İDDMİB ÖDÜL TÖRENİ

İhracatın metalik yıldızları ödüllendirildi

2

016 yılı içinde gerçekleştirdiği 6,2 milyar dolarlık ihracat ile Türkiye’nin en büyük ihracatçı birliklerinden biri olan İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB), 2016'nın başarılı ihracatçılarını ödüllendirdi. Törende, demir çelik eşya, alüminyum mutfak eşya, alüminyum inşaat aksamı, metal mobilya, demir çelik döküm gibi 21 farklı kategoride faaliyet gösteren başarılı 71 firma ödül aldı. Sektörün bir araya geldiği 72

törenin açılış konuşmasını yapan İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Rıdvan Mertöz, ülke olarak zor geçen bir yılın ardından, üretimin kesintiye uğramadan devam edeceği mesajını verdi. Geçen yıl 6,2 milyar dolar ihracat gerçekleştirdiklerini hatırlatan Mertöz, 2023 hedeflerinin 25 milyar dolar olduğunu dile getirdi. Mertöz, 2016 yılında ihracatın metalik yıldızları olan birlik üyelerine, hem Türkiye ihracatına yapmış oldukları katkılardan; hem

de yaşattıkları gururdan dolayı teşekkür etmek için bir araya geldiklerini vurguladı.

“Üretim kesintiye uğramayacak” Konuşmasına 2016 yılının kısaca değerlendirmesini yaparak başlayan Mertöz güçlü bir Türkiye algısı yaratmanın ihracatımız açısından ne denli önemli olduğunu vurgulayarak şu açıklamada bulundu: “Bildiğiniz üzere, ülke olarak zor bir yıl geçirdik. Bir yandan sınırlarımızda altüst olan dengeler, diğer

Bu sene İDDMİB tarafından 7’ncisi düzenlenen “İhracatın Metalik Yıldızları Ödül Töreni”nde 2016'nın başarılı ihracatçıları ödüllendirildi. 21 farklı kategoride faaliyet gösteren 71 firma ödüle layık görüldü. yandan yaşadığımız hain terör saldırıları ve girişimler maalesef ülkemizin yurtdışındaki algısının olumsuz yönde değişmesine neden oldu. Ülkemizde üretimin kesintiye uğramadan devam edeceği mesajını en güçlü biçimde vermek için ben ve yönetim kurulum büyük çaba sarf ediyoruz. Bugün burada ödül almak için bulunan ve sektör ihracatımızın 3’te 1’inden fazlasını temsil eden firmalarımıza da büyük görev düşüyor. Ekonomik ve sosyal açıdan zor bir yılı geride bırakmış


ihracatçı firmalarımızın moralini yükseltmesini arzu ediyoruz” dedi.

MEHMET BÜYÜKEKŞI TİM Başkanı

Alternatif pazar arayışları sürmeli

“Bizlerin en büyük destekçisi Ar-Ge, inovasyon, tasarım ve markalaşma olacak. Katma değeri yüksek ürünler ihraç etmeliyiz.”

olsak da, bu zorluğu aşmak için İDDMİB olarak hiçbir zaman tek bir pazara bağlı kalmadan, alternatif pazar arayışlarını sürdürerek ve katma değeri yüksek ürünlerle ihracatımızı artırmaya çalıştık. Bunun için gereken özveriyi sizlerle birlikte gösterdik. Ülke olarak 2023 yılında 500 milyar dolarlık ihracat hedefiyle çıktığımız yolda İDDMİB olarak payımıza düşen 25 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşmakta kararlıyız. Son dönemlerde yaşanan sorunlardan sonra ülkemizin uluslararası platformda adının güçlü ve güven duyulan bir ülke olarak anılması ihracatımız açısından çok önemlidir. Güçlü Türkiye algısının artması için İhracatçı Birlikleri, TİM’in güçlü ve etkin yapısıyla organizasyon ve hedeflerine sağlam adımlarla ilerlemektedir.”

İhracatçıların sorunları dinleniyor Yapılan çalışmalar hakkında da bilgi veren Mertöz, “Tüm alt sektörlerimiz kapsamında 6 URGE projesi yürütüyoruz. Sektörel toplantıların

yanı sıra 50 firmamızı yönetim kurulu üyelerimizle beraber fabrikalarında ziyaret edip, sorunlarını ve isteklerini dinledik. Tüm ihracatçılarımızı, 2017 yılında Türkiye algısını daha olumlu yönde değiştirmek için çabalarını yoğunlaştırmaya ve ülke ekonomisinin geleceğe daha kararlı ilerleyebilmesi adına paylarına düşeni yapmaya davet ediyorum” açıklamasında bulundu. Ödül töreninde geçen yıllara göre değişikliğe gidildiğine vurgu yapan Mertöz, “Ödül alan firmalarımızı belirlerken bu yıl ufak değişiklikler yaptık. Demir ve Demir Dışı Metaller sektörünün ana mal gruplarında en fazla ihracat yapan firmalar ve ihracatını en fazla artıran firmalar, son 5 yılda sürekli ihracat artışını yakalayan firmalar arasında ilk 5’e giren firmaların da ödüllendirilmesi gerektiğini düşündük. Mal gruplarımızda en çok ihracat gerçekleştiren firmalarımıza ödül verilmeye devam edilmekle beraber daha çok ihracat gerçekleştirilen gruplara verdiğimiz ödül sayısını da artırdık. Bu ödüllerin

Mertöz’ün üzerinde durduğu bir diğer konu da alternatif pazarların ülke ekonomisi için katkıları oldu. Mertöz, yeni pazar arayışları ile ihracatın gelişiminin sağlanması ve tek bir pazara bağlı kalmadan alternatif alanların üretilmesi amacıyla ihracatçıların çaba sarf ettiğini ve ülke ekonomisine

katkı sağladığını belirterek şu açıklamayı yaptı: “İDDMİB olarak hiçbir zaman tek bir pazara bağlı kalmadan, alternatif pazar arayışlarını sürdürerek katma değeri yüksek ürünlerle ihracatımızı artırmaya çalıştık. 2017 yılını yüzde 8’lik bir büyüme ile kapatmayı hedefliyoruz. Bu yolda başarıyla ilerlemeye devam etmek için ARGE, inovasyon, markalaşma ve endüstriyel tasarım konularına çok önem veriyoruz. Bu bilinçle bu sene İMMİB Endüstriyel Tasarım

Büyükekşi 2017 yılını ihracatta atılım yılı ilan ettiklerini belirterek ilk üç ayda ihracatta yüzde 10’a yakın bir artış yaşandığını dile getirdi. Yıl genelinde ihracattaki artışın devam ederek 155 milyar dolar seviyesine ulaşmasını bekleniyor. ÖDÜLLER SAHIPLERINI BULDU 71 firmanın ödül aldığı törende, en çok ihracat yapan firmalar kategorisinde Kibar Alüminyum, Sarkuysan Bakır, Vestel ve Kale Kilit ödüle layık görüldü. ‘İhracatını en fazla artıran firmalar’ kategorisinde Cansan Alüminyum, Enkay Gıda, Yapı Merkezi İnşaat, Döksan Basınçlı Döküm, TT Çelikyay Otomotiv; ‘Sürekli ihracat kaydeden firmalar’ kategorisinde ise, Yılmar Dış Ticaret, İskeçeli Çelik, Salkım Metal, Mesan Metal Alüminyum ve OMS Uluslararası Ticaret firmaları ödül aldı.

73


BİRLİK / İDDMİB ÖDÜL TÖRENİ FATIH METIN Ekonomi Bakan Yardımcısı

RIDVAN MERTÖZ İDDMİB Başkanı

“Katma değer üretmek için gayret etmeliyiz. Yeni ihracatçı, yeni pazar ve yeni ürün gibi 3 ana hedef üzerinde desteklerimiz sürecek.”

Yarışması’nın 12'ncisini düzenledik. Tasarım Yarışmalarımızı yeni sektörlerimiz için de düzenlemek üzere çalışmalara başladık.”

Ar-Ge ve inovasyon şart Bu yıl 7’ncisi düzenlenen ödül törenine, Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ile TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi katılım gösterdi. Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin, Bakanlık olarak ihracatçıyı 3 ana hedef üzerinde desteklediklerini belirterek, “Bunlar: yeni ihracatçı, yeni pazar ve yeni ürün. İhracatımızı artırmak için en önemli noktalardan biri olan katma değerli ürün üretme noktasında gayret etmeliyiz. Bunun için de AR-GE tasarım ve inovasyon şart” diye konuştu.

Üretim ve istihdamda atılım olacak Tim Başkanı Mehmet Büyükekşi ise, 2017 senesinin ihracat hedeflerine ulaşılmasında büyük umut vaat ettiğini vurgulayarak

şu açıklamada bulundu: “2017 yılını ihracatımızda atılım yılı ilan ettik. Bunu söylerken de azimli ihracatçılarımıza ve bizlere her daim destek olan kıymetli hükümetimize güvendik. İlk üç ayda ihracatımız yüzde 10’a yakın bir artış gösterdi. Yıl genelinde de ihracatımızın bu oranlarda artmasını ve 155 milyar dolar seviyesine ulaşmasını bekliyoruz. Bununla birlikte, 2017 yılında sadece ihracatta değil, üretim ve istihdam alanlarında da atılımlar yapalım istiyoruz” diye konuştu. 2023 yılında dünya ticaretinden yüzde 1,5 pay almayı ve ilk 10 ekonomi arasında yer almayı hedeflediklerini belirten Büyükekşi, “Bu noktada, bizlerin en büyük destekçisi Ar-Ge, inovasyon, tasarım ve markalaşma olacak. Bugün, kibrit kutusu büyüklüğünde bir bilgisayar işlemcisinin

“Tüm ihracatçılarımızı, 2017 yılında Türkiye algısını daha olumlu yönde değiştirmek için payımıza düşeni yapmaya davet ediyorum"

fiyatı 400 dolar. Aynı fiyata neredeyse 1 tona yakın inşaat demiri ihraç ediyoruz. İşte buradan hareketle, ülke olarak kg başı ihracat değerini artırmalıyız. Katma değeri yüksek ürünler ihraç etmeliyiz. Geçen aylarda İran, Dubai, New York ve Chicago TTM’lerimizin soft açılışlarını yaptık. Yakın bir gelecekte Londra ve Moskova’da da TTM açılışlarımızı yapacağız” dedi.

Verimli geçen bir senenin özeti 2016 yılında yapılan çalışmaları ana hatlarıyla katılımcılara aktaran Rıdvan Mertöz; “Her sene olduğu gibi, bu sene de firmalarımızın yurtdışındaki istikrarının artık çok daha önem arz ettiğinin bilincindeyiz ve bu konuda ihracatçı firmalarımıza desteklerimize devam ediyoruz” diyerek şu açıklamada bulundu:

“İhracatımızın artırılmasına yönelik olarak birçok projeye ve faaliyete imza attık. Fuar katılımları, ticaret ve alım heyetleri düzenledik. 2016 yılında 4 yurtdışı ticaret heyeti, 3 alım heyeti, 5 info stant katılımı, 3 tane milli katılım ve bu organizasyonlara ek olarak 2 tane sektör çalıştayı gerçekleştirildi. 50 firmamızı yönetim kurulu üyelerimizle beraber fabrikalarında ziyaret edip sorunlarını ve isteklerini dinledik. Alt sektörlerimizden toplam 6 URGE projesi yürütmekteyiz. 500 milyar dolarlık 2023 hedefindeki payımız olan 25 milyar dolar ihracat hedefimizi yakalamamız için yeni pazarlar keşfetmemiz ve var olan pazarlarda da ihracatımızı artırmamız gerekmektedir.

Rıdvan Mertöz tek bir pazara bağlı kalmadan, alternatif pazar arayışlarını sürdürerek katma değeri yüksek ürünlerle ihracatımızı artırmaya çalıştıklarını belirtti.

74

koyu


u

Do ğa lH

am

Tu z

Yo lT uz Sa

na yi

Tu z

u

da

Tu z

u

www.k aldirimtuzlasi.com

Su

Yu m

at m

aT uz

u

KOYUNCU Kaldırım Tuz İşletmesi Genel Müdürlük Koyuncu Kaldırım Tuz İşletmesi Şereflikoçhisar / Ankara Tel: +90 312 687 17 69 Fax: +90 312 687 09 01 Satış ve İhracat Yıldızevler Mh. 713 Sk. 9/12 Çankaya/Ankara Tel: +90 312 444 SALT (7258) Fax: +90 312 490 38 34


BİRLİK / İHKİB ÖDÜL TÖRENİ

Hazır giyim sektöründe ödüller sahiplerini buldu İHKİB, 2016 yılında 17 milyar dolar ihracata imza atan hazır giyim ihracatçısını görkemli bir tören ile ödüllendirdi. 2016 yılında en fazla ihracat gerçekleştiren firma sayısını 2015’e oranla 117 firma artıran İHKİB, gecede 2 bin 166 ihracatçıyı onurlandırdı.

T

ürkiye’nin ihracat liginde üç büyüklerden biri olan İHKİB, 2016 yılında 17 milyar dolar ihracata imza atan hazır giyim sektörünün yıldızlarını Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci’nin de katıldığı görkemli törenle ödüllendirdi. Ev sahipliğini İHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Tanrıverdi’nin yaptığı etkinliğe, Gümrük 76

ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci ve TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi katıldı. 20 Nisan tarihinde Hyatt Regency Ataköy Otel’de gerçekleştirilen törene iş dünyasının tanınmış simalarının yanı sıra sektörün büyümesine ön ayak olan sektörel derneklerin temsilcileri de katılım sağladı. Tüm bir yıl boyunca Türkiye ekonomisine katkı sağlayan ihracatçıların ödülleri Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenk-

ci, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, İHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Tanrıverdi tarafından takdim edildi. 50 milyon dolar ve üzeri ihracat yapan firmalar platin, 20-50 milyon dolar arası ihracat yapan firmalar altın, 10-20 milyon dolar arası ihracat yapan firmalar gümüş, 2,5-10 milyon dolar arası ihracat yapan firmalar bronz, 500 bin-2,5 milyon dolar arası ihracat yapan firmalar ise

başarı sertifikası ile ödüllendirildi. Gecede; toplam 2 bin 166 firma ödüllendirilirken, 58’i platin, 120’si altın, 182’si gümüş olmak üzere toplamda 360 plaket verildi. Bunun yanı sıra 674’ü bronz,1132’si de başarı olmak üzere bin 806 firmaya da başarı sertifikası verildi. 17 milyar dolarlık ihracatın yıldızları ödül töreninin ardından ihracatçılar şarkıcı Linet’in şarkılarıyla renkli bir gece geçirdi.


altını çizen Hikmet Tanrıverdi, 2016’da yaşanan terör olaylarına ve darbe girişimine rağmen başarılı bir performans sergilediklerini vurgulayarak, “Her türlü zorluğa rağmen 2016’yı 2015’e göre sadece binde 2’lik kayıpla ve yaklaşık 17 milyar dolar ihracat ile kapattık” dedi. BÜLENT TÜFENKCİ Gümrük ve Ticaret Bakanı “Tekstilde ve hazır giyimde birtakım iptaller olabilir, sıkıntılar yaşayabiliriz. Ama bizim Avrupa ile ilişkilerimiz karşılıklı çıkar ilişkisidir.”

50 milyon dolar ihracat barajını aşan 10 yeni firma Etkinliğin ev sahibi İHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Tanrıverdi, konuşmasına hazır giyim sektörünün üretimde, istihdamda ve katma değerli ihracatta Türkiye ekonomisinin yıldızlarından biri olduğuna dikkat çekerek başladı. Hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün Türkiye’ye her yıl ortalama 15 milyar dolar net döviz girdisi sağladığının

2023 yolunda alın teri akıl terine karışıyor Gecede konuşan bir diğer isim Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi oldu. 2023 hedeflerine ulaşabilme yolunda katma değerli ihracatın öneminin altını çizen Mehmet Büyükekşi, “Katma değeri yükseltmenin yolu tasarım, marka, inovasyon ve Ar-Ge'den geçiyor. Geçen sene pamuğun kilosunu 1,5 dolardan ihraç ettik. Pamuğu ipliğe dönüştürürsek 3 dolara satıyoruz. İpliği kumaşa çevirdiğimizde ise kilogram başı fiyatı 7,5 dolara çıkıyor. Kumaştan giyim eşyası ürettiğimizde de 15-20 dolara ihraç ediyoruz" ifadelerini kullandı.

İhracatın Yıldızı

2166 FIRMA

1132 FIRMA başarı

Toplam Milyar Dolar

17

Ekonomi özel sektörün öncülüğünde büyüyecek Hükümetin mali disiplinden hiçbir şart altında taviz vermediğini ve vermeyece-

HIKMET TANRIVERDİ İHKİB Yönetim Kurulu Başkanı “2015’te 50 milyon doların üzerinde ihracat yapan 40 firmamız vardı. Listemize 10 yeni firmamızı ekledik. Bu sayı 2016’da 49’a yükseldi."

ğini söyleyen Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, ekonomide devletin ağırlığını azaltıp, özel sektör öncülüğünde büyümeyi hedeflediklerinin altını çizdi. Avrupalı alıcıların Türkiye ziyaretlerini iptal etmelerini de değerlendiren Bülent Tüfenkci, “Tekstilde, hazır giyimde şu veya bu tepkilerle birtakım iptaller olabilir, birtakım sıkıntılar yaşayabiliriz. Ama şuna emin olun, bizim Avrupa ile ilişkilerimiz karşılıklı çıkar ilişkisidir. İlişkilerimizin rasyonel zeminde devam etmesini istiyoruz. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi konusundaki adımlarımızı Ekonomi Bakanlığı ile birlikte takip ediyoruz" dedi.

77


BİRLİK / BAİB ÖDÜL TÖRENİ

Batı Akdeniz'de en fazla ihracat yapan firmalar belli oldu Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) tarafından düzenlenen "İhracatın Yıldızları 2016 Ödülleri" töreninde Antalya, Burdur ve Isparta'da ihracat yapan firmalara ödülleri verildi.

B

atı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) tarafından düzenlenen, "İhracatın Yıldızları 2016 Ödül Töreni" ile geçen yıl Antalya, Isparta ve Burdur'da 21 farklı kategoride ihracat yapan başarılı firmalar ödüllendirildi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun katılımlarıyla Antalya’da düzenlenen programa Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Burdur Valisi Şerif Yılmaz, Isparta Valisi Şehmus Günaydın başta olmak üzere milletvekilleri, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği

78

Başkanı Mustafa Satıcı ve çok sayıda davetli katıldı. 2016 yılında BAİB üzerinden en fazla ihracat gerçekleştiren ilk 5 üyeye, yaş meyve ve sebze sektöründe ilk 10 firmaya, diğer 20 sektörde de en fazla ihracat gerçekleştiren ilk 3 üyeye plaketleri, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Antalya Valisi Münir Karaloğlu ve diğer katılımcılar tarafından verildi.

AB ile vize serbestisi için uğraşıyoruz Programda konuşan Bakan Mevlüt Çavuşoğlu,

Türkiye'nin ihracatını henüz yeterli bulmadıklarını söyledi. Yeni pazarlar bulmak gerektiğini belirten Çavuşoğlu, "Son 15 senede 36 milyar dolardan 172 milyar dolara çıktık. Türkiye'nin potansiyeli ve kalitesi ortada. Bunları seferber ederek ihracatı 500 milyar dolara ulaştırmamız lazım. Dünyanın her tarafına ulaşmamız gerekiyor. Bunun için yeni büyükelçilikler açıyoruz. Dünyanın her yerinde açılım politikalarını, ekonomik işbirliğine dönüştürüyoruz. Latin Amerika açılımımız meyvesini verdi, ticaret hacmimiz 8 milyar dolara çıktı. Asya ile 50 milyar dolara çıktı. Sana-

yinin yanı sıra hizmet ve teknoloji ağırlıklı ekonominin ön plana çıktığını biliyor ve gerekli adımları atıyoruz. İhracatın önündeki engelleri kaldırmak için çalışıyoruz, işadamlarına vize serbestisi anlaşmaları imzalıyoruz ve pasaportsuz seyahatin önünü açmaya başladık. Ukrayna ile başardık, umarım Rusya ile de bunu başarabiliriz. AB ile vize serbestisi için uğraşıyoruz. Her yere vize serbesti anlaşması kolay olmayabilir. Daha kestirme bir yol için ihracatçılara yeşil pasaport vermeye başladık. Birçok ülke ile Serbest Ticaret Anlaşmaları imzalıyoruz. imzaladık" dedi.


Yeşil pasaportla dünyanın dört bir yanında olacağız TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Batı Akdeniz ihracatının son 10 yılda harikalar yarattığını, Isparta'nın ihracatının son 10 yılda 2 kat, Antalya'nın 3 kat, Burdur'un ise 4 kat arttığını söyledi. Bölge Türkiye ortalamasının üzerinde ihracat artışı gerçekleştiğini vurgulayan Büyükekşi, ihracata katkı sağlayan herkese teşekkür etti. İhracatçılara yeşil pasaport konusunu son 10 yıldır sürekli gündeme getirdiklerini kaydeden Büyükekşi, ihracatçıya yeşil pasaport hakkının artık yasalaştığını ve yaklaşık 14 bin ihracatçıya yeşil pasaport verileceğini bildirdi. Büyükekşi, "Yeşil pasaport ihracatçılarımızın dünyanın dört bir tarafını vize problemi yaşamadan dolaşmalarını ve ihracatlarını daha fazla

İhracatın Yıldızları ödül töreninde dereceye girenlere ödüllerini Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğu, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ve BAİB Başkanı Mustafa Satıcı verdi.

artırmalarını sağlayacak” diye konuştu. İhracata verilen destekler hakkında bilgi veren Büyükekşi, geçen ay Ekonomi Bakanlığı tarafından ihracatçıya Türk Ticaret Merkezi konusunda bir destek daha verildiğini anımsattı. Büyükekşi, "İran'da 4 bin 500 metrekare büyüklüğünde bir Türk Ticaret Merkezi, Dubai'de,

New York'ta, Chicago'da 4 ticaret merkezi açtık. İran'daki Türk Ticaret Merkezi'nde sadece 120, New York'ta 80'e yakın firma var. Önümüzdeki günlerde Almanya, Fransa, İngiltere, Rusya, Çin, Endonezya ve Kenya'ya da Türk Ticaret Merkezleri açmayı planlıyoruz" açıklamasında bulundu.

RUSYA ILE ILIŞKILER YOĞUNLAŞACAK BAİB Başkanı Mustafa Satıcı da 2016 yılında Batı Akdeniz'den yaklaşık 1,4 milyar dolarlık ihracat yapıldığını, 2017 yılının ilk 3 ayında ihracatın geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 21 arttığını dile getirdi. Çin, Almanya, İran, Ukrayna ve ABD başta olmak üzere bölgeden 151 ülkeye ihracat yapıldığını belirten Satıcı, ihracatta en önemli

sektörlerden birinin yaş meyve ve sebze sektörü olduğunu, Rusya ile yaşanan krizden bu sektörün ciddi şekilde etkilendiğini söyledi. Rusya pazarının yarattığı açığı diğer pazarlara ağırlık vererek kapatmaya çalıştıklarını anlatan Satıcı, "Rusya tek başına ihracatın yüzde 45'ini yaptığımız bir ülkeydi. Buna rağmen geçen yılı yüzde 7 kayıpla bitirdik. Rusya'ya gönderemediğimiz ürünleri diğer ülkelere gönderdik. Rusya sorunun aşılması noktasında çok ciddi çalışmalar yürütülüyor. Umuyorum bu sorunu aşacağız" dedi.

2017 ihracat hedefi 155 milyar dolar İhracatta 2017 yılını atılım yılı ilan ettiklerini belirten TİM Başkanı Büyükekşi, ilk 3 ayda ihracatın yüzde 10 arttığını dile getirdi. Büyükekşi, "2017 hedefi 153 milyar dolarlık ihracat. Biz bu rakamın da üzerinde 155 milyar dolarlık ihracatı hedefliyoruz" dedi. 15 Temmuz hain darbe girişimiyle birlikte Türkiye'nin imajı konusunda yurtdışında olumsuz bir hava yayıldığını belirten Büyükekşi, bu algının düzeltilmesi için Ekonomi Bakanlığı öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve TİM'in birlikte önemli bir kampanya başlattıklarını kaydetti.

79


BİRLİK / TET ÖDÜL TÖRENİ

10 milyar dolarlık ihracatın şampiyonları Elektrik Elektronik ve Hizmet İhracatçıları Birliği (TET) 2016 yılı İhracat Başarı Ödülleri sahiplerini buldu. Son yıllarda hızlı bir büyüme yakalayan sektörün 2016 yılı ihracatı 10,2 milyar dolara ulaştı.

E

lektrik Elektronik ve Hizmet İhracatçıları Birliği (TET) 2016 yılı İhracat Başarı Ödülleri, 14 Nisan tarihinde sahiplerini buldu. 2016 yılında yaklaşık 10,2 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşan elektrik elektronik ve hizmet sektörlerinde ihracat şampiyonluğunu göğüsleyen firmalara

80

ödülleri takdim edildi. Elektrik, elektronik ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren ihracat şampiyonlarının ödüllendirildiği 2016 TET İhracat Başarı Ödül Töreni, 14 Nisan Cuma günü Ortaköy Four Seasons Hotel’de gerçekleştirildi. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, TET Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Fatih Kemal Ebiçlioğlu

ve sektör temsilcilerinin katıldığı törende Türkiye geneli elektrik, elektronik, ve hizmet sektörü, edebi eser ve televizyon dizileri alanlarında en çok ihracatı gerçekleştiren firmalar ödüllendirildi.

2017’yi atılım yılı ilan ettik TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi “Atılım Yılı ilan

ettiğimiz 2017 yılında ihracatta sıçrama yapacağımız bir döneme gireceğiz. Bu sıçrama sadece ihracatımızla da sınırlı kalmayacak. 2017 aynı zamanda Türkiye’nin önünün açılacağı ve her alanda büyük bir atılım gerçekleştireceği bir yıl olacak. Güven ve istikrar piyasalara hakim olacak. Üretim, istihdam ve yatırımlar yeniden can-


lanacak” şeklinde konuştu. Büyükekşi, 2016 yılında Türkiye'nin kilogram başına 1,37 dolar ihracat geliri elde ettiğine işaret ederek, "Elektronik sektöründe bu rakam 5 dolar. Endüstriyel yıkama makinesinde ise 13 dolar" dedi. Türk dizilerinin 100'den fazla ülkeye ihraç edildiğine işaret eden Büyükekşi, "Diziler Türk romanlarına ilgiyi de artırıyor. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın romanları yurtdışında satış rekorları kırıyor. Bu arada hizmet ihraç edenler de yeşil pasaporta kavuşacak. Bu konuda gerekli çalışmalar yapılıyor" şeklinde konuştu. Büyükekşi, 2023 yılında elektronik sektörünün ihracat hedefinin 45 milyar dolar, hizmet ihracatında ise hedefin 150 milyar dolar olduğunu kaydetti.

Vestel ilk sırada Elektrik ve elektronik sektöründe 2016 yılında en çok ihracat yapan firma Vestel oldu. Sektörde en çok ihracat gerçekleştiren ikinci firma Arçelik olurken, üçüncülüğü ise BSH Ev Aletleri aldı. Sektörün alt kategorilerinden olan beyaz eşyada en çok ihracat yapan firmalar sırasıyla Arçelik, Vestel ve BSH Ev Aletleri oldu. Diğer bir alt kategori olan elektronik sektöründe en çok ihracat yapan firmalar sırasıyla Vestel, Arçelik ve E.G.O Aletler oldu. Elektrik Üretim ve Dağıtım Ekipmanları kategorisinde en çok ihracat gerçekleştiren firma Grid Solutions oldu.

Aynı kategoride Siemens ikinci, Balıkesir Elektromekanik ise üçüncülük ödülünü aldı. Kablo sektörünün ihracat şampiyonu Nexans Türkiye oldu. Kablo sektöründe en çok ihracata imza atan ikinci firma Pamukkale Kablo, üçüncü firma ise Atom Kablo oldu. Hizmet sektöründe en çok ihracat gerçekleştiren firma Türk Hava Yolları (THY) oldu. İkincilik Pegasus Hava Taşımacılığı’na; üçüncülük ödülü ise Çalık Enerji’ye gitti.

İhracat şampiyonu diziler dünyaya açılıyor TET bünyesinde bulunan hizmet sektörünün önemli ihracat kalemlerinden dizi, sinema ve kitap gibi kültürel hizmetler bu yıl üçüncü kez ödüllendirildi. Özellikle Latin Amerika ve Ortadoğu ülkelerine ihraç edilen Türk dizileri gecede ödüllerine kavuştu. Geçtiğimiz yılın ihracat şampiyonu dizisi Paramparça oldu. Star Tv’de yayınlanan, başrollerini Erkan Petekkaya ve Ebru Özkan’ın paylaştığı dizinin yapımı Endemol Shine Türkiye’ye, dağıtımı ise Global Agency’e ait. Med Yapım’ın iddialı dizilerinden Güllerin Savaşı ikinci en çok ihracat gerçekleştiren yapım oldu. Başrollerini Barış Kılıç ve Canan Ergüder’in paylaştığı dizinin yayını ve dağıtımı Kanal D tarafından gerçekleştirildi. Televizyon dizileri ihracatında üçüncü sıraya yerleşen dizi ise Star TV’de ya-

BEYAZ EŞYA SEKTÖRÜNÜN İHRACAT LIDERI ARÇELIK A.Ş. Elektrik Elektronik ve Hizmet İhracatçıları Birliği (TET) tarafından düzenlenen ve bu sektörlerde faaliyet gösteren ihracat şampiyonlarının ödüllendirildiği TET İhracat Başarı Ödül Töreni, 14 Nisan Cuma günü Ortaköy'de gerçekleştirildi. 2016 yılındaki ihracat performansı dikkate alınarak yapılan değerlendirmede Arçelik A.Ş., ‘Beyaz Eşya’ sektöründe ihracat birincisi olurken, ‘Türkiye Geneli Elektrik Elektronik’ ve ‘Elektronik’ sektörlerinde de ihracat ikincisi ödüllerine layık görüldü. Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı ve TET Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Kemal Ebiçlioğlu’nun açılış konuşmasını yaptığı gecede Arçelik A.Ş. adına ödülü Üretim ve Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Oğuzhan Öztürk, Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi’den aldı. yınlanan Kara Sevda oldu. Burak Özçivit ile Neslihan Atagül’ün başrolde olduğu ve halen yayınlanmakta olan dizi Ay Yapım tarafından hayata geçirilen bir proje. Dizinin dağıtımı ise ITV Intermedya aracılığıyla gerçekleştirildi. 81


BİRLİK / HAYVANCILIK

Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektöründe ödül coşkusu Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 2016 yılında gerçekleştirdiği 804 milyon 216 bin dolarlık ihracata 730 milyon 622 bin dolarlık katkı sağlayan ve toplam ihracatın yüzde 91’ini gerçekleştiren ihracat şampiyonu 30 üyesini başarı plaketleriyle ödüllendirdi. Kanatlı sektörü ihracatta rekor kırdı

E

ge Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nin 2016 yılı Olağan Mali Genel Kurulu’nda konuşan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Sinan Kızıltan, Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller sektörünün 2002 yılında 59 milyon dolar seviyesinde olan yıllık ihracatını, günümüzde 15 günde yapar konuma ulaştıklarını söyledi. Kızıltan, o yıllarda 9 ülkeye ihracat yapabilen sektörün bugün 100’ü aşkın ülkeye su ürünleri ve hayvansal mamuller ihraç etme başarısına ulaştığını kaydetti.

82

Başkan, Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller sektörünün dünyanın her tarafında düzenlenen gıda fuarlarına katılarak ve tanıtım yaparak bugünkü konumuna ulaştığını, su ürünleri sektörünün 2023 yılı ihracat hedefinin 1.5 milyar dolar olduğunu, 2017 yılı sonunda ise; ihracatta 900 milyon doları aşacaklarını dile getirdi. İhracatçılara; su ürünleri, kanatlı eti ve yumurta ürünlerinin daha katma değerli satılması çağrısında bulunan Kızıltan, “Bugün yumurta 22 dolardan aşağı satılmamalı, bir çipura 5 Euro’nun altında ihraç edilmemeli. Emeğimizin

karşılığını alacak pazarlama yapmalıyız” şeklinde konuştu.

AB koruma önlemleri getirebilir Türk su ürünleri sektörünün agresif üretim artışından Avrupa Birliği’nin tedirgin olduğuna işaret eden Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Sinan Kızıltan, Türkiye’nin üretim artışının bu hızla gitmesi halinde Yunan ve İtalyan üreticilerin olumsuz etkileneceği için Avrupa Birliği’nden Türkiye’ye bir müeyyidenin gündeme gelebileceği uyarısında bulundu.

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bedri Girit ise; 2017 yılının ilk çeyreğinde yumurta ve kanatlı sektörünün ihracatta büyük başarıya imza attığı bilgisini paylaştı. Kanatlı sektörünün 2014 yılında 1 milyar dolar ihracat rakamını geçtiğini hatırlatan Girit, “2014 yılında yumurta ihracatında dünya ikincisi, kanatlı eti ihracatında ise dünya altıncısı olduk. 2015 ve 2016 yılları kanatlı sektörü açısından kötü geçti ancak 2017 yılında ihracatımız tekrar artışa geçti. Yumurta ihracatımız yüzde 70’lik artışla 64 milyon dolardan, 108 milyon dolara çıktı. Kanatlı eti ihracatımızda yüzde 43’lük artışla 77 milyon dolardan 106 milyon dolara ulaştı” diye konuştu.


SİNERJİ / TARIM

Gıda ihracatında elimiz güçlü

T

ürkiye’de son yirmi yılda tarımgıda ile diğer sektörlerin ihracat ve ithalatları birbirlerine yakın oranlarda büyüdü. Tarım-gıda dışı sektörlerin faydalandığı ticaret serbestisinden faydalanma imkanı olmayan sektörün ihracat başarısı gelecek için ümit verici durumda. Sektör bir yandan geleneksel ihraç ürünlerinden meyve, sebze ve sert kabukluların ihracatını artırırken, işlenmiş gıda sanayii ürünleri ihracatını da küçük adımlarla da olsa artırmayı başardı. Küçük adımların büyümesi gerekiyor, aksi durumda Türkiye hızla değişen dünya tarım-gıda dış ticaretinde bulunduğu pozisyonu kaybedebilir. Eski “tarım”, artık “tarım-gıda” haline gelmiş ve sektör, diğer sektörlere benzer şekilde, ulusal sınırları aşan kurumsal ağ desteği ile dünya piyasasına mal ve ürün arz eden, “ticaretin 84

Tarım gündemindeki en önemli değişiklik tarımın arz yönünü ön plana çıkaran üretici ağırlıklı yaklaşımdan talep yönünü öne çıkaran tüketici odaklı bir yaklaşıma doğru kaymakta. Bu durum amaç belirlenirken üretici refahının ençoklaştırılması olan tarım ve tüketici refahının ençoklaştırılması olan gıda politikalarının birlikte düşünülmesini gerektiriyor. uluslararasılaşmasının” hızla arttığı bir görünümde. Bu değişim, çiftçileri, imalatçıları, pazarlamacıları, perakendecileri, tüketicileri, mal ve ürün akışına müdahale eden hükümetleri etkiliyor. Tarımsal üretimde, imalat ve dağıtım düzeylerinde

teknik gelişmeler iş ilişkilerini yeniden yapılandırıyor. Tarım ve gıda politikaları yeni teknolojilerin geliştirilmesinde ve uygulamaya konulmasında etkili olmakta. Rekabetçi tarım ve gıdanın gelişmesi için, önce tarım mallarında, kullanılan üretim

faktörlerinde ve tarım politikalarında anlayış değişikliklerinin yerleşmesi gerekiyor. Artık tarım-dışı sektörlerde olduğu gibi tedarik zincirinde sadece girmek değil, kalıcılık sağlamak ve hatta değer zincirinde yer edinmek zorunlu hale geldi. Parçalı ve


geçici tedbirlerle sektörde rekabetçi kalmanın olanağı görünmüyor. Türkiye’nin, kaynaklarını daha iyi kullanmayı amaç edinerek, bir yandan tarım-gıda sektörünün ekonomiye katkısını artırması, diğer yandan dış piyasalarda belirli mal ve ürünler ve sorunlu piyasalar dışında varlığını sürdürülebilir bir yapıda kabul ettirmesi mümkün görünüyor.

Tüketici odaklı yaklaşım revaçta Esas sorun değişen dünyada tarım ve gıda sektörünün ekonomideki konumunun ve kalkınmada alacağı rolün belirlenmesine ilişkindir. Nedeni ne olursa olsun artık eskisi gibi tarım ve gıdayı istisna sektör olarak dış etkenlerden soyutlamak mümkün değil. Tarım sektörü 60’lar öncesi klasik kalkınma yaklaşımında, sanayileşmenin ve ekonomide yapısal değişimin kaynağı olarak düşünülmekte ve desteklenmekteydi. 1970’lerde ve 80’li yılların başında, sanayileşme yolunda tarım karşıtı ithal ikamesinin tercih edilmesi, tarımsal kalkınma ile entegre kırsal kalkınma stratejilerinin, fakirlik ve gelir dağılımının düzeltilmesi yönünde başarılı olamaması, tarımın sanayileşmenin motoru olma işlevini de yitirmesini beraberinde getirdi. Daha sonra küreselleşme, değer zincirleriyle bütünleşme, hızlı teknolojik ve kurumsal yenilikler ve çevresel kısıtlar tarımın kalkınma içindeki rolünün başka yaklaşımlar lehine terk edilme-

sine neden oldu. Tarımın kalkınma içindeki yeni rolünün yeniden kavramsallaştırılmasının yetersiz olması ve tarımın kalkınmanın değişik boyutlarına etkin katkısı için kullanılacak yaklaşımların yeniden tasarımlarındaki yetersizlikler tarımın kalkınmaya katkısının beklenenden ve potansiyelden az olmasına neden oldu. Tarımın bu şekilde ihmal edilmesinin çok önemli ekonomik, sosyal ve çevresel maliyetleri daha sonraki yıllarda ortaya çıkmış ve gözlerin tekrar, ancak bu sefer klasik kalkınma içindekinden, farklı bir misyon yüklenecek olan tarıma çevrilmiştir. Kalkınma amaçlarının ve kapsamının daha genişlediği günümüzde, tarımın yeni paradigması kalkınmanın farklı hedeflerine ulaşmada yüklenebileceği görevler olmalı. Bu görevler arasında kalkınmanın erken aşamalarında milli gelir artışını hızlandırmak, fakirliğin ve açlığın azaltılması, kır-kent gelir farklılıklarının daraltılması, kıt toprak ve su kaynaklarının diğer sektörler lehine açığa çıkarılması ve çeşitli çevresel hizmetlerin verilmesi sayılabilir. Dünyada tarım gündemindeki en önemli değişiklik tarımın arz yönünü ön plana çıkaran üretici ağırlıklı yaklaşımdan talep yönünü öne çıkaran tüketici odaklı bir yaklaşıma doğru kaymakta. Bu durum amaç belirlenirken üretici refahının ençoklaştırılması olan tarım ve tüketici refahının ençoklaştırılması olan gıda politikalarının birlikte düşünülmesini gerektiriyor.

TARIM-GIDA VE DIŞ TICARET IÇIN ÖNERILER 1. İhracatta rekabet gücünü artırmak için destekleme sistemi yeniden tasarlanmalı. 2. Üretici ve ihracatçıların hakları korunmalı. 3. Tarım politikaları, dış ticareti tehdit değil nimet olarak görmeli. 4. Uluslararası karar platformlarında daha etkin olunmalı. 5. Üretici ve ihracatçılar ortak hareket etmeli. 6. Destek kaynakları katma değeri yüksek ürünlere yönlendirilmeli. 7. İç piyasadaki olumsuzlukların İhracatçıyı mağdur etmesi önlenmeli. 8. DİR kapsamındaki ürünler iç piyasa koşulları veya başka nedenlerle belirlenmemeli. 9. GDO konusu geçiştirilmeden olumlu veya olumsuz etkilerine karşı hazırlıklı olunmalı. 10. İhracat kredileri ve nakliye sübvansiyonları gibi araçlar etkin kullanılmalı. Yeni teknolojik atılımlar yapılmalı Son on yılda tarımın gündeminde olan konular arasında, yüksek verim kaygısı içinde unutulan aile işletmeciliği, tarımda kadın, sürdürülebilir ve yeşil tarım gibi konular; besin arzı odaklı gıda güvenliğinin su ve gıda güvenirliliği, sağlık gibi yaşam kalitesini artırıcı unsurlar ile besleyici özelliklerinin zenginleştirilmesine ilişkin konular; uzun dönemde gıda üretimini sınırlayabilecek olan iklim değişikliği, biyoyakıt gibi gelişmeler, tarım ve tarım dışında gelişen ekonomik kriz ve fiyat istikrarsızlığı gibi küresel gelişmeler ve son olarak tarımda yeni teknolojik

atılımlar için araştırma ve geliştirme, bilgi ve iletişim teknolojilerinin önemi vurgulanıyor. Gıda güvenliğinde, sorunun üretilenin dağılımında olduğu vurgulanırken, doğal kaynakların hızla sınırına gelindiği dünyamızda hoyratça entansif kaynak kullanmak yerine sürdürülebilir ve besin değeri yüksek tarım hedeflenmesi gerektiği söyleniyor.

85


SİNERJİ / TARIM

Fuarlar, sektörü ortak paydada buluşturuyor Uluslararası Belediye ve Çevre Fuarı, yerel yönetimler ve çevre konusunda yapılan çalışmalara katkı sağlamıştır.

Çözüm üretilen ticari bir platform

LEYLA YIĞIT ARAS İNFO Fuarcılık Genel Müdürü

İ

NFO Fuarcılık 1994 yılında Anadolu’da tarım fuarcılığının temelini atarak sektöre girmiş, hali hazırda Ankara’da düzenlediği 17 farklı fuarla sektörün öncülerinden biri oldu. Ülkemizin ilk tarım fuarlarından biri olan AGROTEC Tarım Fuarı sektöre öncülük ederek, gelişmesine ve büyümesine katkı sağladı. Bu yıl AGROTEC (14-17 Eylül 2017) ile eş zamanlı olarak düzenlenecek Tohum ve Fidancılık Fuarı, ülkemiz tohum ve fidancılık sektörünün geliştirilmesi ve dünya tohumculuğu ile entegre olabilmesi için gerekli uygulamaları, yeni ve ileri teknolojileri sunmayı ve bunların uygulanabilirliklerini göstermeyi amaçlıyor. Yine aynı dönemde yapılacak olan Hayvancılık, Hayvansal Üretim Teknolojileri, Süt ve Yem Endüstrisi Fuarıyla da İNFO Fuarcılık yelpazesini genişletmiştir. Bunun yanı sıra yine ilklerden biri olan ve bu yıl 11’incisi düzenlenecek olan CITYTECH

86

İNFO Fuarcılık Genel Müdürü Leyla Yiğit Aras, “CITYTECH (28 Eylül-01 Ekim 2017) 11’inci Uluslararası Belediye ve Çevre Fuarı ile eş zamanlı düzenlenen FLORA&GARDEN 2.Peyzaj ve Bahçe Mobilyaları Fuarı katılımcılarının mevcut müşterileri ile bir araya gelebildikleri ve iş ilişkilerini geliştirebildikleri, ileride iş bağlantıları kurabilme ihtimali olan potansiyel müşteriler ile de karşılaşma şansına sahip oldukları, ticari bir platform olacak. Aynı zamanda bu yıl ilki düzenlenecek olan SU-TEK Fuarıyla da su kaynaklarının sürdürülebilir şekilde kullanılması, su tasarrufunun sağlanması, atık suların arıtımı ve geri dönüşümü ile ilgili çok kapsamlı bir alanda, son teknolojileri ve gelişmeleri aynı platformda bir araya getirmek üzere gerçekleştirilecek. Bu yıl 8’inci kez düzenleyeceğimiz GIDATEK (23-26 Kasım 2017) Fuarımızda ise geniş bir katılımcı profili ve ziyaretçi yelpazesi ile yiyecek ve içecek üreticilerinin, ürünlerini ve markalarına değer katacak yenilikçi, güvenilir ve hızlı çözümleri bir arada bulabilecekleri ticari bir platform olmayı,

hizmet veren ve hizmete ihtiyaç duyan kesimleri birleştirmeyi amaçlıyoruz” diyor.

AGROTEC sektörü ileri taşıyacak Tarımda katma değerin ancak doğru tarım uygulamaları ve üretici ile şirketlerin doğru koordinasyonu ile mümkün olacağını vurgulayan İNFO Fuarcılık Genel Müdürü Aras, devletin her türlü Ar-Ge yatırımlarında özel sektörün önünü açması ve bu doğrultuda eğitimli insan gücünün tarım sektörüne kaydırılması gerektiğini söylüyor. Bu sayede üründe kalite ve verimliliğin artacağını belirten Aras, şöyle devam ediyor: “Ülkemiz coğrafi konumu itibariyle tüm tarım pazarının odak noktasında yer almaktadır. Tarımsal üretimin öneminin her geçen yıl daha da arttığı bir dünyada ülkemiz elinde bulunan fırsatları en iyi şekilde değerlendirmelidir. Son yıllarda topraksız tarım uygulamalarının ülke ekonomilerine katkısı çok önemli boyutlara ulaşmıştır. Bu, tarımda teknoloji kullanımı ve eğitimli insan gücünün tarım sektörüne katkısıyla mümkün olmuştur. Ülkemiz hem genişverimli topraklarıyla hem

de sahip olduğu teknolojik donanımla bunun en iyi örneği olmaya adayıdır. Bunu başarmanın yolu tarım üreticilerinin, çiftçilerinin düzenli olarak bir araya gelmesi ve aradaki koordinasyonun sağlanmasıyla olacaktır. Bu anlamda fuarlar üretici ve çiftçilerin bir araya gelmesi, tarımda son teknolojilerin takip edilmesi ve sektörün ortak bir paydada buluşması açısından oldukça önemlidir. Biz İNFO Fuarcılık olarak 21. AGROTEC 2017 Uluslararası Tarım ve Tarım Teknolojileri Fuarımızla (14-17 Eylül) bunu, bu sene de başarmayı ve sektörü hep daha da ileriye taşımayı hedefliyoruz.” Türkiye tarım ve gıda sanayinin gelecekte hak ettiği yere ulaşması için herkese görevler düştüğünü ifade eden Aras, “Tabii ki burada en büyük görev devletindir. Ülkemizin

yeni bir tarım politikası belirlemesi ve hızla önlemler alması gerekir. Elbette çiftçiye verilecek teşvikler belki de en önemlisi çiftçi eğitimi ve doğru tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması büyük önem arz ediyor” diye konuştu.


SİNERJİ / TARIM

ARTUKBEY, Ar-Ge ile hız kesmeden büyüyor

TACETTIN YERTÜM ARTUKBEY Yönetim Kurulu Başkanı

T

ürkiye’nin her yöresinden, ulusal ve uluslararası marka olmaya aday yeni girişimlerin sayısı artıyor. Mardin’de 1910’dan beri ticaretle uğraşan Yertüm ailesinin dördüncü kuşak gençleri (Tacettin, Aydın ve Mehmet), aile şirketi ARTUKBEY’in sadece 1 yılda 17 vilayette 37 şubeli bir kuru kahve, kuruyemiş ve şekerleme zinciri haline getirmeyi başardı. Bu yıl da franchising yöntemiyle ülke genelinde 30 şube açılmasını planlayan ARTUKBEY Yönetim Kurulu Başkanı Tacettin Yertüm, “Hedefimiz küresel kahve zincirleri gibi dünya markası olmak. Mardin çok tarihi bir şehir. Neden bir dünya markası çıkmasın” diyor.

Özel ambalaj ve özel sunum Kahve, kuruyemiş ve diğer bütün ARTUKBEY ürünleri için özel olarak tasarlanan ambalajlar; firmanın değerine değer kattı. Yönetim Kurulu Baş88

kanı Tacettin Yertüm; "Mardin´de, kahve ve kuruyemiş satan esnaf; klasik ambalaj anlayışıyla satış yapıyordu, bu tarz sunumlar bize uygun gelmedi. Biz, tüketicimize verdiğimiz değeri ve hijyen koşullarını her zaman ön planda tuttuk. Yeni bir sunum anlayışıyla, değişik tasarımlarla, müşterilerimizi karşılamaya ve hizmet vermeye başladık. Daha sonra; özel kutularımız ve sunumlarımız; kahve ve kuruyemiş satıcılarına örnek oldu. Kuruyemiş kutuları, ekstra ücretlerle satılmamaya başlandı. Böylelikle; kendi sektörümüzde, yeni bir akım başlatmış olduk. Markalaşma sürecimiz hızla devam ediyor" diye konuştu.

Hedef, Mardin’in dünyaya açılan kapısı olmak Kurulduğu günden bu yana, reklam ve Ar-Ge çalışmalarıyla, büyümesine hız kesmeden devam eden

ARTUKBEY Kahve’nin; hedefi büyük. Yönetim Kurulu Başkanı Yertüm; “Büyük hayallerle çıktığımız bu yolda, azimle çalışıyoruz. İlk günden bu yana, aynı heyecan ve kararlılıkla ilerliyoruz. Şubeleşme konusunda çok hassasız. Bayilik anlaşması yaparken, çok titiz ve özenli davranıyoruz. Çünkü; tüketicimiz bizim için çok önemli. Müşteri memnuniyetinin en üst seviyede olması için çabalıyoruz. Çalışanlarımızı seçerken, kılı kırk yarıyoruz. Şu an, birçok bayilik başvurusu var; hepsiyle uzun toplantılar yapıyor, kararımızı öyle veriyoruz. Hedefimiz sadece Türkiye ile sınırlı kalmayıp; Mardin’in dünyaya açılan kapısı olmak. Bütün bunların yanı sıra; reklam ve Ar-Ge çalışmalarımızı de ön planda tutuyoruz. Ayrıca; ARTUKBEY Kahve olarak bambaşka misyonlar edindik. Kültürsanat etkinliklerine vermiş olduğumuz desteklerle,

memleketimiz Mardin’e değer katmak için elimizden geleni yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz” dedi.

İhracat için hazırız ARTUKBEY Yönetim Kurulu Başkanı Tacettin Yertüm, önünüzdeki 5 yıl içinde, Gaziantep, İstanbul ve Karadeniz’de yatırımlar yapacaklarını, Avrupa ve Ortadoğu’ya ihracat yapan bir marka haline geleceklerini söylüyor. Yertüm, şöyle konuşuyor: “İhracata her an başlayabiliriz. Mesela Irak’a distribütörlük için görüşmelerimiz sürüyor. İhracat için ürün hazırlığımız da başladı. Üretim altyapımız bu kadar talebi karşılamak için yeterli. Bu yıl sonunda 67 şubeli bir zincir haline gelirsek zaten ciromuz da ikiye katlanacak. Her franchising talebini karşılasaydık şu an 150 şubeli bir kahve zinciri olmuştuk. Biz, kredilerle, hızlı büyümeyi değil, öz kaynağımızla büyümeyi tercih ediyoruz.”


Gıda ve tarım alanında Ar-Ge'nin önemi Yani bugün Ar-Ge Merkezleri minimum 15 Ar-Ge personeli ile kurulabilmektedir.

Etkili yönetim çok önemli

İBRAHIM GEDIKOĞLU Etkin Proje Yönetici Ortak

B

ilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 2008 yılında çıkarılan 5746 sayılı Araştırma Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi içerikli kanun kapsamında ülkemizde bugüne kadar yaklaşık 450 Ar-Ge Merkezi kuruldu. 2011 yılında ilk Gıda Ar-Ge Merkezi Elvan Gıda tarafından tescillendi. Ar-Ge Merkezi kanunundaki en önemli zorlayıcı kriter Ar-Ge personeli sayısının belirli bir sayının üstünde olmasıdır. 2008 yılında kanun yürürlüğe girdiğinde 50 kişi ile kurulabilen Ar-Ge merkezleri, sektörün de beklentileri doğrultusunda önce 30 kişiye, daha sonra da 15 kişiye düşürülmüştür.

Ar-Ge Merkezlerinin önemli kriterlerinden bir diğeri ise lokasyon-altyapı imkanlarıdır. İşletmeler Ar-Ge faaliyetlerini gerçekleştirmek için ofis, laboratuar, pilot tesis gibi olanaklar sağlamalıdır. Son olarak Ar-Ge Merkezinin yeterli proje kapasitesine sahip olması gerekmektedir. Projelerin Ar-Ge niteliğinin belirli bir düzeyde olması istenmekte ve denetlenmektedir. Ar-Ge Merkezlerinin proje portföyünü yaratması ve etkili yönetmesi, performansını etkileyen en önemli konulardan birisidir.

Vergisel açıdan büyük teşvikler sağlanıyor Ar-Ge kanunundaki değişiklikler dolayısı ile daha çok işletme Ar-Ge Merkezi olma kriterlerine sahip duruma gelmiştir. Bugün Gıda sektöründe 21, tarım alanında 1 Ar-Ge Merkezi faaliyet göstermektedir. Gıda sektörünün büyüklüğü ve

GIDA VE TARIM AR-GE MERKEZLERI • Elvan Gıda • Aromsa • Unilever • Kayseri Şeker • Eti • Pakmaya • Polen Gıda • Balparmak • Konya Şeker • Panagro • Frutarom Etol • Besler Yağ • Şölen • Sütaş • Döhler • Ülker Çikolata • Ülker Bisküvi • Pınar Süt • Aksu Vital • Maysa • Durukan Şekerleme • Yüksel Tohum ülkemiz için önemi dikkate alındığında bu sayının çok daha fazla olması gerektiği aşikardır. Ar-Ge Merkezi işletmeye vergisel açıdan çok önemli teşvikler sağlamaktadır. Bu sayede işletmeler Ar-Ge faaliyetlerini en az yüzde 30 daha düşük maliyet

ile gerçekleştirme imkanı bulmaktadır. Ancak bunun yanında ve bundan daha da önemli olarak her yıl yükselen bir Ar-Ge Merkezi performansına sahip olmak ve Ar-Ge faaliyetleri dolayısıyla kurumsal tanıtımına da önemli katkı sağlamak gibi avantajları olmaktadır. Etkin Proje olarak, bugün Ar-Ge Merkezi olan 21 kurumun 14 üne danışmanlık hizmeti sağlamaktan büyük gurur duyuyoruz. Hedef: Gıda Ar-Ge merkezlerini, sektörel sıralamada 4. Sıraya taşımak ve buna çok az kaldı.

89


SİNERJİ / TARIM

Helal sertifikası firmaların ihracatını artırdı Temel Eğitim Programları, Helal Lokma Ailede Başlar Halk Eğitimleri, Hanımlar Kurulu Eğitimleri, Gönüllü Gençlik Eğitimleri, çocuklar için Helal Mutfak Atölye Eğitim programları ile toplumun her kesimine yönelik olarak eğitim hizmeti verdiklerini söylüyor. Sertifikalandırma hizmetinde 500 firmanın on bin DR. HÜSEYIN KAMI BÜYÜKÖZER çeşit ürününün bugün GİMDES market raflarında yer Başkanı aldığını belirten Dr. Kami İMDES 2005 yı- Büyüközer, şöyle devam ediyor: “Uluslararası lından itibaren alanda ise; GİMDES bütün gerek üretici dünyada sözü dinlenen, firmalara geitibar gören mümtaz bir rekse tüketici kitlelere yönelik olarak yapmış olduğu başarı çizgisini göğüsleçalışmalar ile ülkemizde ve meye devam etmektedir. uluslararası alanda helal ve GİMDES olarak bugüne kadar 6 kez Uluslararası tayyib sertifikalama konuHelal ve Tayyib Ürünler sunda, önemli bir boşluğu Fuarı gerçekleştirilmiştir. dolduruyor. Uluslararası Helal ve Tay2005 yılından itibaren sivil toplum kuruluşları, üniver- yib İlaç, Kozmetik, Turizm, siteler, Milli Eğitim Müdür- Fıkıh Çalıştayları ise 8 defa gerçekleştirilmiştir. lükleri ve diğer kurum ve kuruluşların daveti üzerine GİMDES davet edildiği uluslararası toplantı ve helal platform çalışmaları seminer programlarına ile seminer, konferans, katılım sağlamıştır. Yayın panel vb. organizasyonlara hizmetlerimiz 2 ayda bir katılım sağlayarak halkın yayınlanan Helal Yahelal ürün, helal üretim, şam Rehberi Dergisi ve helal tüketim konularınGİMDES kitap yayınları, da bilinçlenmesine katkı hanımlar kurulu çalışmalasağlandığını belirten GİMrı, gençlik organizasyonları DES Başkanı Dr. Hüseyin çalışmalarımız aktif olarak Kami Büyüközer, GİMDES devam etmektedir. Geçtiolarak eğitim çalışmalağimiz yıllarda yapılan araşrına önem verdiklerini tırmalar tüketicilerin helal ve bu nedenle GİMDES gıda kavramını bilmediğini Helal Sertifikalı Denetçi Eğitimleri, Helal Sertifikalı gösterirken bugün helal sertifikalı ürünler ile helal Kasap Eğitimleri, Uluspazarın yükselişe geçtiği lararası Helal Sertifikalı bir döneme geldiğimizi Denetçi Eğitimleri, Helal görmekteyiz.” Gıda Yönetim Sistemi

G

90

Güçlendirilmiş üretim sistemi oluşur

Ekonomik yönü de çok önemli

Büyüközer, Türkiye tarım ve gıda sanayisinin gelecekte hak ettiği yere ulaşması için ise ülkemizde üretilen ürünlerin ham madde kaynaklarından başlayarak tüm süreç Müslüman toplumun kendi inanç sistemine uygun olarak gerçekleştirildiği takdirde ülkemizde helal ve sağlıklı daha verimli ve ihracat ayağı güçlendirilmiş bir üretim sistemi oluşacağını ifade ediyor. Helal Sertifikalı ürünlerin uluslararası piyasada aranan bir duruma gelmesi sonucunda, firmaların dış ticaretlerinde helal sertifikası isteyen ülkeler ile ihracat kapasitesi arttıkça helal sertifika talebinin de yaygın hale geleceğine dikkat çeken GİMDES Başkanı, bugüne kadar GİMDES Helal Sertifikası ile ihracat gerçekleştiren firmaların ihracat oranlarının arttığına ve firmaların dünya ile rekabet edebilecek konuma geldiğine işaret ediyor.

Din ve sağlıkla ilgili yönlerinden başka, konunun ekonomik yönünün de çok önemli olduğunu ifade eden Büyüközer, şunları söylüyor: “Dünyada Helal sertifikalı ürün talebinin 2,5 trilyon ABD doları olduğu tahmin edilmektedir. Bu rakamın şu anda gerçekleşebilen oranı yüzde 20 olarak tahmin edilmektedir. Helal sertifikalı ürünlerin ülkemizde üretilir duruma gelmesi ile ülkemizin gıda ihracatında önemli bir artış da olabilecektir; Akıllı politikalar ile Türkiye, ekonomik hacmi 2,5 trilyon ABD doları olarak tahmin edilen “Küresel Helal Pazar”ının çok önemli ve aranan aktörü olabilecektir. Helal gıda sektöründe 4 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşan Türk ekonomisi, hedefini daha da yukarı çekebilir. Özel sektör aracılığıyla yapılan üretim ve ihracat konusunda 2023 yılı için büyük hedefler planlanabilir.”


SİNERJİ / TARIM

Tuz ihracatında bir başarı hikayesi

MERVE TURGUT Koyuncu Grup İcra Kurulu Üyesi

A

karyakıttan güneş enerjisine, Araç muayene işletmeciliğinden otomotive birçok alanda faaliyet gösteren Koyuncu Grup, Tuz Gölü Sahasında bulunan Tekel’ e ait Kaldırım Tuz İşletmesini özelleştirme ihalesinde 40,7 milyon dolar bedelle 26 yıllığına devraldı. O günden beri modernizasyon ve Ar-Ge yatırımlarına 10 milyon dolardan fazla yatırım yapan Grup, hedefini yurt dışı pazarlar olarak belirledi. Tuz Gölü’nde en büyük üretici konumundaki Kaldırım Tuz İşletmesi, Avrupa ve Ortadoğu’nun sayılı büyük ham ve mamul madde üreticileri arasında kısa sürede yerini aldı. Yıllık 800 bin ton hammadde ve 250 bin ton mamul madde işleme kapasitesine sahip olan tesislerinde 140 kişiye istihdam sağlanıyor. 2010 yılında dönemsel olarak yapılan kar ve kışla mücadele tuzu ihracatı ile başlayan serüven, hammadde işleme fabrikasının devreye alındığı 2013 yı92

lında deneme amaçlı 4.000 ton ile başlayan mamul madde ihracatı ile yılın 12 ayı devamlı ihracat yapmayı kendisine hedef olarak koydu. Üç yıl gibi çok kısa bir sürede 2016 yılında 70 bin ton mamul madde ihracatına ulaşmayı başaran şirket, 2017 hedefini 120 bin ton olarak belirledi. Şu anda üretim kapasitesinin yüzde 90’ından fazlasını ihracata ayıran şirket, önümüzdeki üç yıl içinde fabrika kapasitesini yüzde 100’e çıkartmayı planlamaktadır.

5 kıta ve 40’tan fazla ülkeye ihracat 5 kıtada 40’tan fazla ülkeye tuz ihracatı gerçekleştirdiklerini aktaran Turgut, en önemli pazarlarının başta ABD ve İsrail olmak üzere Avrupa ve Afrika ülkeleri olduğunu belirtti. En büyük ihraç pazarlarından birisi olan Rusya ile yaşanan sorunlar ve 2016 başından itibaren uygulanan ambargo ile beraber bu ülkeye yaklaşık 1,5 yıl ihracat yapamadıklarını, buna rağmen büyümeye devam ettiklerini kaydeden Turgut, 2017 Mart

ayı sonunda ambargonun kalktığını ve Rusya’nın yeniden kendileri için önemli bir pazar olarak karşılarında durduğunu ve bu fırsattan yararlanacaklarını söyledi. Koyuncu Grup İcra Kurulu Üyesi Merve Turgut, ihraç pazarlarının çeşitlendirilmesi amacıyla yeni hedeflerinin Uzakdoğu ülkeleri olduğunu ve bu yıl oraya yoğunlaşacaklarının altını çizdi. Yurtdışı pazarlarının başında ABD ve Avrupa ülkelerinin geldiğini söyleyen Turgut şöyle devam etti: “Dünyanın en büyük tuz kaynaklarının olduğu ülkelerin başında, ABD ve İsrail geldiği biliniyor. Buna rağmen ihracatımızın büyük kısmını bu iki ülkeye yapılmasının temel sebebi, modernizasyon yatırımları ve Ar-Ge çalışmalarımızın karşılığında çok farklı sektörlere hitap edebilen kaliteli tuz üretebiliyor olmamızdır. Ar-Ge ile kaliteli üretim ve işlenmesinde dünyadaki son teknolojilerin takip edildiği fabrikamızda, gıda sektörüne ilave olarak katma değeri yüksek

ürünler talep eden sanayi ve kimya sektörüne de oldukça yoğun üretimler yapılmaktadır. Bunları kısaca özetlemek gerekirse; gıda, su yumuşatma, arıtma, hayvancılık, kimya, deri, kozmetik, tekstil olarak sıralayabiliriz. İhracatta müşteri odaklı çalıştıklarını, müşterilerden gelen taleplerin çok ciddi incelendiğini, doğru müşteriye doğru zamanda doğru ürün teklif ettiklerini belirten Turgut, konusunda uzman mühendis ve teknik ekip ile çalıştıklarını, genel müdürden fabrika işçisine herkesin ilk önceliğinin kalite olduğunu vurguladı. Sadece ürün kalitesi ile sınırlı olmadıklarını ifade eden Turgut, üretimden malın müşteriye ulaştığı ana kadar sevkiyatın her aşamasında kaliteyi ön planda de tuttuklarını belirtti.

Navlun desteği ihracata sıçratma yaşatır Tuzun maliyeti ve birim fiyatı göz önüne alındığında lojistik giderlerinin yüksek olduğunu belirten Merve Turgut, bu konuda çalışma yapılması gerektiğine dikkat çekti. Ülke ihracatına katkı sunmak için var güçleriyle dışarıya daha çok satış yapmak için çalıştıklarını aktaran Merve Turgut, tuzdaki navlun desteğinin artması gerektiğini ve bu şekilde ülkemize daha fazla döviz kazandıracağını sözlerine ekledi.


SİNERJİ / TARIM

Yenilenerek her yıl daha iyiye yol alıyor

HAKAN GÖRAL Toros Tarım Genel Müdürü

T

oros Tarım, uzun yıllar Ege Üniversitesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü ile gübreleme konusunda ortak çalışmalar yürütmüş ve yaptığı tarla denemeleriyle doğru ve dengeli gübreleme konusunda elde ettiği bilimsel sonuçlarla yol gösterici olmuş bir grup.

Organik atıklar değerlendirilmeli Toros Tarım Genel Müdürü Hakan Göral, bitkilerin

94

sağlıklı bir gelişim gösterebilmeleri ve bunun sonucunda da verim potansiyellerine ulaşabilmeleri için mineral besin elementleri denilen 17 tane elementi optimum düzeyde ve dengeli bir biçimde almaları gerektiğini söylüyor. Göral, bu elementlerin yetiştirme ortamlarında yetersiz olması durumunda, eksik kalan elementlerin yeterli düzeyde bu ortamlara ilave edilmesi için kullanılan maddelerin de genel olarak “gübre” veya “bitki besleme ürünü” olarak isimlendiğini belirtiyor. Gübreler “organik”, “mineral/kimyasal” ve “organomineral” olmak üzere üçe ayrıldığını hatırlatan Göral, şöyle devam ediyor: “Organik gübreler grubunda karbon (C) bulunduran bitkisel ve hayvansal artıklar ve kompost ve kent artıkları gibi yapay olanları yer alır. Elbette ki keşke imkânlar yeterli olsa da, bütün insanlığı sadece organik gübreler kullanarak elde ettiğimiz bitkisel ve hayvansal gübrelerle besleyebilsek. Ancak artan nüfusla beraber, birim alandan alınacak üründeki artışın karşılanabilmesi için mineral gübreler dediğimiz ve havadaki azot (N) gazlarının endüstri tesislerinde bağlanması, doğada var olan fosfor ve potasyum kaynaklarının yine teknoloji yardımıyla çeşitli işlemlerden geçirilmesi sonucu elde edilen bitki besleme maddelerinin kullanımını zorunlu

kılmaktadır. Doğru ve dengeli bir biçimde uygulanması koşuluyla, mineral gübrelerin sadece verim artışı üzerinde olumlu bir etkisinin değil, artan bitkisel kütle sayesinde, ancak bu kütlelerin hasattan sonra doğru yönetilmesi koşuluyla (bitki artıklarının yakılmayıp, uygun biçimde toprağa karıştırılması), toprakları iyileştirici ve sera gazlarını azaltıcı etkilerinin de olacağı söylenebilir. Yapılması gereken, olarak organik atıkların en doğru şekilde değerlendirilmesinin ilave kaynak girdisi olarak görülmesidir. Kullanılmamaları durumunda bitkisel üretimi önemli düzeyde sınırlayacağı, burada da kısaca özetlendiği gibi tüm dünya genelinde kabul gören mineral gübrelerin, en doğru dozda, en doğru yere ve en doğru zamanda uygulanmasıyla çevresel, ekonomik ve sosyal anlamda sürdürülebilirlik sağlayan iyi bitki besleme uygulamalarının yaygınlaştırılmasıdır. İyi bitki besleme uygulamaları noktasında da, girdi sağlayıcılarının (bayii, danışman), çiftçilerin ve özellikle de tüketicilerin bilinçlendirilerek eğitimi ve teknoloji kullanımı konularına özellikle eğilmek gerekir. Değişen teknolojiye de uyum sağlayıcı biçimde, özel, gerçek zamanlı, bitki ve konuma özgü takipler ve tavsiyeler için bilgisayar ve mobil telefon teknolojilerinden

yararlanılması önemli yöntemler olarak değerlendirilebilir. Bu noktada, Türkiye’de bir ilk olarak Toros Tarım hâlihazırda başlangıcı Toros Çiftçi uygulamasıyla yaptı ve yapılacak ilave ve düzeltmelerle, kendisini yenileyip, her yıl daha iyiye doğru yolculuğuna devam edecektir.”

Kaliteli buğday için Ar-Ge faaliyetleri devam ediyor Ar-Ge’nin öneminin farkında olan Toros Tarım, bu düşüncelerle ülke topraklarının ihtiyacına göre ve sürdürülebilirlik prensibine de uygun biçimde çeşit sayısını artırdığı Klasik ve Özel Gübreler portföyü ile bu konudaki faaliyetlerine devam ediyor. Özellikle besleyici değeri yüksek ve kaliteli buğday üretimi için de Ar-Ge faaliyetlerine devam ettiklerini belirten Göral, şu görüşleri dile getiriyor: “Toros Tarım, yazlık ve kışlık buğday çeşitleri ıslahında önemli bir mesafeyi almış, ilk olarak TOROS 1003 adında yazlık buğday çeşidinin ıslahını tamamlayarak Türk tarımının hizmetine sunmuştur. Bununla beraber hastalıktan arındırılmış patates tohumluğu, muz fidanı ve sebze fidesi üretiminde yukarıda saydığımız faaliyetlerimizle beraber Adana’da bulunan yakın bir gelecekte Ar-Ge merkezi olarak yetki almayı düşündüğümüz AGRİPARK tesislerimizde çalışmalarımıza devam etmekteyiz.”

C

M

Y

CM

MY

CY

CMY

K


C

M

Y

CM

MY

CY

CMY

K


SİNERJİ / TARIM

Gıda sektörünün ihracat kapısı WorldFood İstanbul

SEMI BENBANASTE ITE Turkey Gıda Grup Direktörü

T

ürkiye’nin lider sektörlerinde lider fuarlar düzenleyen ITE Turkey’in grup şirketleri arasında yer alan EUF–E Uluslararası Fuarcılık tarafından düzenlenen WorldFood İstanbul; 25 yıldır gıda ürünleri ve teknolojileriyle ilgili en son ürün, hizmet ve teknolojileri tek bir çatı altında bir araya getiriyor. 500’e yakın yerli- yabancı firma ve 1.200’den fazla markanın en son ürün, hizmet ve teknolojilerinin sergileneceği fuar; 7-10 Eylül 2017 tarihleri arasında bu yıl yeni adresi Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek olmanın heyecanını yaşıyor. Fuar; T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, KOSGEB, Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu (TGDF) ve çatısı altında bulunan 25 dernek tarafından da destekleniyor. Türkiye'nin dünyaya açılan gıda vitrini olma özelliği taşıyan ve sektörde 25 yıllık tecrü-

beye sahip olan fuar, bu yıl 15.000’e yakın profesyonel ziyaretçiyi bir araya getiriyor. Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden olan gıda sektörünü hep bir adım ileriye taşımayı hedefleyen fuar; yerli ve yabancı fuar katılımcılarını aynı platformda bir araya getirerek, sektörün gelişmesine katkı sağlıyor. 25. Uluslararası Gıda Ürünleri ve Teknolojileri Fuarı-WorldFood İstanbul, bu yıl yine “Konuk Ülke Projesi” düzenlemeye hazırlanıyor. Proje ile fuar; konuk olarak ağırlayacağı ülkede yatırım yapan ve yatırım yapmış kişi ve kurumların tecrübelerini paylaşacağı verimli bir platform olmayı hedefliyor. Fuar kapsamında hayata geçirilecek; “Konuk Ülke Projesi”, “Yurtiçi ve Yurtdışı

Alım Heyeti Programları”, “Perakende ve Zincir Market İş Görüşmeleri” katılımcılara yeni pazarlar yaratmak için verimli platformlar oluyor. Bu yıl fuar kapsamında pek çok yenilik ve ilki de beraberinde getirecek olan WorldFood İstanbul’da, “Gıdada İnovasyon Yarışması” ve “Sektöre Özel Konferanslar” düzenlenerek, gıda sektörüne bilgi akışı sağlanması amaçlanıyor.

Sektöre katkı sağlamayı hedefliyor Fuarın yeni sözcüsü ITE Turkey Gıda Grup Direktörü Semi Benbanaste: “Sektör 10,5 yıllık sürede 46 milyar dolarlık dış ticaret fazlasıyla ekonomiye katkıda bulundu. Tarım gıda ihracatı 10,5 yılda 140,1 milyar dolar, ithalatı

ise 94,1 milyar dolar oldu. Türk gıda ve içecek sanayi, gayrisafi milli hâsıla içerisinde 300 milyar liraya yaklaşan payı ile her geçen gün biraz daha büyüyor. Gıda ihracatının bu yıl 12 milyar dolara ulaştığını söyleyebiliriz. WorldFood İstanbul’da sektöre yön vererek tam 25 yıldır; yerli ve yabancı fuar katılımcılarını bir araya getiriyor, yeni iş birliği imkânları sağlıyor. Ayrıca Ekonomi Bakanlığı’nın desteklediği 16 fuardan biri olma özelliği taşıyan fuar başarısını her gün daha da gözler önüne seriyor. Katılımcıların yüz yüze görüşerek sıcak ilişkiler kurduğu, yeni pazarlar ve yeni müşteriler için oldukça verimli bir platform olan fuarımız her yıl olduğu gibi bu yılda sektöre katkı sağlamayı hedefliyor” diyor.

96

az


Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. Akhan Un Adana Azim Un Akhan Un Mardin

“Sağlıklı yaşama katkımız var”

AZİM UN OSB Vali Ahmet Kayhan Cad. No: 23 Kızıltepe / MARDİN Tel: +90 482 215 33 06 Fax: +90 482 215 33 07

azimgroup.indd 1

AKHAN UN Ceyhan Yolu Üzeri 13. Km. Yüreğir / ADANA Tel: +90 322 332 89 43 Fax: +90 322 332 63 74

BAŞARI AZİMLE GELİR...

www.azimgroup.com.tr

4/24/17 10:20 AM


SİNERJİ / TARIM

3 traktörden birini yurtdışına satıyor

MARCO VOTTA TürkTraktör Genel Müdürü

O

tomotiv sektörünün eski ve köklü şirketi TürkTraktör, 1954 yılından beri “Modern tarıma yön verme vizyonu” ile çiftçilerimizin ihtiyaçlarını zamanında ve gelişen teknolojiler ışığında karşılamak için, her zaman daha iyisini yapmaya odaklı bir yaklaşım ve sorumlulukla çalışıyor. TürkTraktör Genel Müdürü Marco Votta, "Faaliyetlerimizi ortağımız olan ve dünyanın en büyük traktör üreticilerinden CNHI’ın (CNH Industrial) bilgi birikimi ve Koç Holding’in ülkemiz, müşterilerimiz, iş ortaklarımız, bayilerimiz ve yan sanayimiz için güvenilirlik, devamlılık ve saygınlık ilkesini benimseyerek sürdürüyoruz” dedi. TürkTraktör; New Holland ve Case IH markalarının ülke geneline yayılan 130’u aşkın bayi ve 600’ü aşkın satış sonrası teşkilatı ile de Türkiye’nin en geniş servis ağına sahip. “Şirketimiz, son 30 yılda toplamda 18 kez pazar 98

lideri olurken; 10 yıldır da kesintisiz liderliğini sürdürmekte. Türkiye’deki toplam traktör üretiminin yaklaşık yüzde 70’i TürkTraktör olarak bizim tarafımızdan yapılmakta” diye belirten Marco Votta, “Sürekli genişleyen yurtdışı yayılımımızla Türkiye’nin en büyük ve en çeşitli traktör ihracatçısıyız. Ürettiğimiz her 3 traktörden birini yurtdışı pazarlara satıyoruz ve bugüne kadar 143 bine yakın traktör ihracatı gerçekleştirdik” diye devam etti.

Daha fazla pay alabilmenin yolu katma değer yaratmak ve markalaşmadan geçiyor Türkiye’nin tarım alanında 2023 yılında tarımsal milli geliri 150 milyar dolar, tarımsal ihracatı da 40 milyar dolar seviyelerine ulaştırma gibi bir hedefi olduğunu belirten Marco Votta, “Türkiye tarımsal üretim hasılası bakımından dünyada ilk sıralarda yer alıyor. Ancak pazarı belirleyen ve yöneten bir ülke olmamız için daha yolumuz var. Dünya tarım ihracatı içinden daha fazla pay alabilmesinin yolu katma değer yaratmak ve markalaşmadan geçiyor. Burada da verimlilik, kalite, Ar-Ge, teknoloji, pazarlama stratejileri gibi 'rekabetçi' etkenler devreye giriyor” değerlendirmesinde bulundu.

Sürekli gelişim şart Tarımda mekanizasyona

değinen TürkTraktör Genel Müdürü Votta, şunları söyledi: “TÜİK 2016 yılsonu kayıtlarına göre Türkiye’deki mevcut traktör parkı 1.765.764 adet olup bu parkın yüzde 67,5’i 17 yaşın üzerinde; ekonomik ömrünü doldurmuş, yakıt sarfiyatı yüksek, güvenlik normlarından yoksun ve emisyon yayılımı fazla olan traktörlerden oluşmakta. Türkiye’deki biçerdöver parkının da, yüksek bir oranda ekonomik ömrünü doldurmuş, yakıt sarfiyatı ve dane kaybı yüksek makineler olduğunu gözlemliyoruz. Avrupa’da bir biçerdöver yılda ortalama 300-350 saat çalışırken; Türkiye’de müteahhitlik (kiralama) sisteminden dolayı yılda ortalama 1.200 saat yapmaktadır. Dane kaybı da Türkiye için çok önemli milli bir kayıptır çünkü yıllık yaklaşık 35-37 milyon tonluk hububat (buğday, arpa, mısır, çeltik) hasadı gerçekleştirilirken bunun yüzde 5-10 arası maalesef fire olarak kaybedilmektedir. Küçük ekipman parkı ile ilgili sağlıklı bilgi bulunmamakla birlikte; küçük ekipman parkının da yaşlı olduğu tahmin edilmektedir.Yukarıda da anlatmaya

çalıştığımız gibi, özellikle verimlilik artışının sağlanmasında önemli bir rol oynayan tarımsal mekanizasyonun sahip olduğu bu yaş ortalaması, ne yazık ki tarımsal üretimde ciddi kayıpların yaşanmasına neden oluyor. 2050 yılına kadar dünyadaki gıda talebinin yüzde 70 oranında bir artış göstereceğini beklerken; bu talebin karşılanabilmesi, tarımsal verimliliğin artırılması, güvenli ve bilinçli tarımın yapılması ile mümkün olabilecek. Bunun içinde‘modern üretim tekniklerinin’ kullanılması ve eğitim ile sürekli gelişim şart.”

Ar-Ge'de devam eden 25 proje Marco Votta, hem Bakanlık hem de CNHI tarafından tescillenmiş, sektöründe Türkiye’nin ilk Ar-Ge merkezine sahip olduklarını, 130’a yakın mühendisiyle 15‘i uluslararası, 139 ulusal olmak üzere toplam 154 patenti içeren bir portföy ile sektör için üst düzey bir merkezleri olduğunu ifade etti ve “2017 yılı içinde 20 tanesi ürün geliştirme, 5 tanesi ise araştırma projesi olmak üzere devam eden 25 proje ile uğraşmaktayız” şeklinde konuştu.


Her daim çözüm odaklı yaklaşım

ERINÇ ÖĞÜTÇÜ EYS Genel Müdürü

E

YS, 2000 yılında kurulmuş hayvansal orjinli atık yönetimi üzerine makina ekipman üretmeye başlamış ve bugün bulunduğu nokta itibariyle organik atıkların geri dönüşümü için tesisler ve prosesler üreten; globalde isminden saygıyla söz edilen susuzlaştırma, kompost ve biyogaz sektörlerinde uzmanlaşmış bir aile firması olarak faaliyetlerini sürdürüyor. EYS denilince akla yalnızca makine&ekipman tedarikçisi değil, büyük ölçekli anahtar teslim organik atık yönetim sistemleri kuran çözüm ortağı da akla geliyor.

alışkanlık haline getirmek, kurum içi süreçlerinizi devamlı iyileştirmek ve dış dünya yüzünüzü profesyonelleştirmekten geçtiğini söylüyor. Firmayı başkalarından farklı kılan ürünler ve her daim çözüm odaklı bir yaklaşım sahibi olmak gerektiğini ifade eden Öğütçü, “Bu yaklaşım müşteri tarafından firmanın değişmez karakteri olarak algılanmaya başlandığında markalaşma süreci başlıyor diye düşünüyorum. Tabii bu, bugünden yarına olacak ya da her işletmeye tek tip reçete ile dayatılabilecek bir süreç değil. Tüm ekibin davranışlarına ve söylemlerine işlemiş olması gereken; net bir vizyon ve ancak orta ve uzun vadeli stratejik planlar çerçevesinde ulaşılabilecek bir hedef. Belirli kurumsal altyapıyı oluşturmadan markalaşma hedefinden bahsetmek bence gerçekçi değil” diyor. Tarımda mekanizasyona değinen Erinç Öğütçü, şöyle devam ediyor: “Tarımda mekanizasyon, tarımsal ürün verimini ve kalitesini artırmayı, bunu da regülasyonlara uygun

ve çevreye saygılı şekilde gerçekleştirmeyi hedefler. Dünya nüfusunun yoğunluğu ve yeryüzündeki dağılımına bakıldığında, ölçeği ne olursa olsun her türlü tarımsal işletmenin mekanizasyondan en etkin şekilde faydalanma zorunluluğu ve sorumluluğu vardır. Bu arada “mekanizasyon” terimini günümüzde her türlü “akıllı teknolojileri” de içine alacak şekilde düşünmek ve güncellemek gerektiğine inanıyorum.”

Tüm mühendislik faaliyetleri modern bir anlayışla yürütülüyor EYS ilk kuruluş yıllarından itibaren ürün gamını sürekli yenilikçi ürünler ile genişleterek gücüne güç katmış ve ancak bu sayede bugünkü konumuna erişmiş bir firma. Son 10 yıldır da dizayn ve ürün geliştirme faaliyetlerine yönelmiş özel bir kadro tahsis etmiş durumda olduğunu belirten Öğütçü, “Firmamız bünyesindeki tüm mühendislik faaliyetleri gerek metodoloji gerekse uygulama açısından oldukça modern bir anlayışla yürütülüyor.

Bu paralelde Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nca onaylanmış Türkiye’nin 367. Ar-Ge merkezini bu yıl bünyemize kattık. Yaklaşık 10.000 m2 kapalı alanda faaliyet gösterecek yeni Ar-Ge binamızın açılışını da önümüzdeki günlerde yapmaya hazırlanıyoruz. Bu merkezimizde EYS’nin önümüzdeki on yıllarına yön verecek ve dünya çapında ses getirecek projeler üretmeyi hedefliyoruz” diyor. Türkiye, dünyada tarımhayvancılık sektörüne yön veren, marka bir ülke haline gelebilecek potansiyele sahip olduğunu ve bunun bir hedef olarak alınması ve sistematik adımlarla hayata geçirilmesini ümit ettiğini söyleyen EYS Genel Müdürü, “Türkiye bu konuda bir Hollanda, bir İsrail olabilir; ancak bunun için uzun soluklu ve çok yönlü bir planlama ve kararlılık gerekiyor. Çiftçi kökenli bir ülke olarak Türkiye’nin bunu başarması gücümüze güç katacak, kendimize saygımızı bir kat daha artıracak ve geleceğe daha güvenle bakabilmemizi sağlayacaktır” diyor.

Markalaşma için kurumsal altyapı şart “Müşterinin gerçek ihtiyaçlarına pratik çözümler ile ancak katma değer üretilebilir” diyen EYS Genel Müdürü Erinç Öğütçü, bunun akabinde markalaşma sürekli iyileştirme ve geliştirme ile ürün kalitenizi yükseltmeyi bir 99


SİNERJİ / TARIM

Agroexpo’nun bu yılki teması Tarım 4.0

IRMAK TAN Orion Fuarcılık Yönetim Kurulu Üyesi

O

rion Fuarcılık 1986 yılında kurulmuş ve 1993 yılında Söke'de Türkiye'nin ilk tarım fuarını düzenleyen firmadır. Günümüze kadar yalnızca tarım ve hayvancılık fuarları düzenleyen tek kuruluştur. Orion Fuarcılık hizmet ve kaliteyi benimsemiş ve daima ön planda tutulması için titizlikle çalışan bir aile şirketi olmakla birlikte Türkiye'nin birçok ilinde fuarlar düzenlemiş ve şu an yalnızca tarımın kalbi olan Ege bölgesinde faaliyetlerine devam ediyor. Şu anda Türkiye'nin en büyük ve Avrupa'nın dördüncü büyük tarım ve hayvancılık fuarı olan Agroexpo'yu düzenliyor. Orion Fuarcılık Yönetim Kurulu Üyesi Irmak Tan, “1-4 Şubat 2018 tarihleri arasında da 13’üncü kez gerçekleştirecek olduğumuz bu uluslararası fuarımızın çalışmalarını geliştirerek devam ettirmekteyiz. Bu fuar yalnızca İzmir ve Ege Bölgesi açısından değil ülkemizin ekonomisi açısından da çok büyük önem 100

taşımaktadır. Fuarımız tamamen Avrupa standartlarında olup, Türkiye'nin en büyük fuar alanında gerçekleştirilmektedir. Bu yıl 26 ülkeden 729 katılımcı, 1200 marka temsilcisi ve 56 ülkeden 248.000 ziyaretçi ile büyük başarı elden eden Agroexpo, 2018 yılında 35 ülkeden 850 katılımcı, 1600 marka temsilcisi ve 70 ülkeden 285.000 nitelikli ziyaretçiyi ağırlamayı hedeflemektedir. Fuarımızın 2018 yılında ki ana temasının da, 2 yıldır üzerinde çalıştığımız "Tarım 4.0" olduğunu sizlerle paylaşmak isterim” diyor. Tan, bunun dışında başta Ege Bölgesi olmak üzere tüm ülkeyi kucaklayan ve Denizli'de gerçekleştirilen bölgesel bazda ülkemizin en büyük tarım ve hayvancılık fuarı olan Ege Tarım ve Hayvancılık Fuarı'nın 28 Şubat-4 Mart 2018 tarihleri arasında düzenleneceğini belirtiyor.

Ülkemizin akıllı tarım uygulamalarında büyük ataklar yapması gerek Türkiye tarım ve gıda sanayisinin gelecekte hak ettiği yere ulaşmasının ancak gıda güvenliğinin sağlanması, ekolojik dengenin korunması, verimlilik düzeyinin arttırılması ve çevresel koşulların iyileştirilmesinden geçtiğini düşündüğünü ifade eden Tan, nüfusumuzun artması ile beslenme zorunluluğumuzun da artmakta olduğunu ve bu yüzden doğru orantılı olarak tüketici bilincini daha da arttırmak gerektiğini söylüyor. Tan şöyle devam ediyor:

“Uluslararası ticaretimiz serbestleşti, tarım sektöründe dağınık yapı toparlanmaya başladı, eğitimli genç nüfus artmakta, sektörde bilişim teknolojileri gelişmekte, sürdürülebilir tarım bilinci git gide daha da artmakta... Yani tamamıyla bir döngü. Bu döngüyü kırmamak adına titizlikle üstünde durulması gereken konular bunlar diye düşünüyorum. Bunun yanı sıra gelişmiş ülkelerin tarımda daha da ileriye gidebilmeleri için akıllı tarımda büyük gelişmeler kaydettiklerini görmekteyiz. Bu nedenle ülkemizin de akıllı tarım uygulamalarında büyük ataklar yapması gerekmektedir. Tarım 4.0 diye adlandırdığımız teknolojik gelişimler süratli bir şekilde de ülkemizde uygulanmalıdır. Bu bilinci arttırmak adına, biz Orion Fuarcılık olarak 1-4 Şubat 2018 tarihlerinde düzenleyecek olduğumuz İzmir Tarım ve Hayvancılık Fuarımız Agroexpo'da bu konuyu titizlikle ele alıp fuar teması olarak işleyeceğiz. Hatta konuyu yalnızca yurt içinden değil, bu konuya çok önem veren ve dünya çapında araştırmaları ve uygulamaları olan büyük isim ve kuruluşlar ile birlikte yapıyoruz.”

Ar-Ge, inovasyon ve teknoloji ile doğru çalışmalar yapılmalı Tarımda belki de en çok konuşulması gereken konunun katma değer nasıl yaratılır olduğunu dile getiren Tan görüşlerini şöyle sürdürüyor:

“Yalnızca tüm tarım sektörünün, üniversitelerin ve tabi ki devletin birlikte yaptığı çalışmalardan geçmektedir. Ar-Ge, inovasyon, pazarlama stratejileri ve teknoloji baz alınarak gerekli alt yapılar hazırlanıp doğru çalışmalar yapılmalı. Çağımıza her alanda ayak uydurduğumuz gibi, olmazsa olmazımız olan tarım sektöründe de gelişebilmek için tüm yeni teknolojileri takip etmek ve uygulamak gerekiyor. Tarımsal üretimde katma değer yaratmak uluslararası markalaşmayı beraberinde getiriyor. Fakat birçok tarım ürününün üretiminde ülke olarak dünya çapında lider olmamıza rağmen, markalaşma konusunda sıkıntımız var. O yüzden mümkün olduğunca devlet destek ve teşviklerinden yararlanıp, üretimde kalite konularına fazlasıyla önem verilmesi gerekiyor. Çünkü ülkemizin toprakları çok verimli ve verim alabildiğimiz bu toprakları yanlış stratejilerle kullandığımız zaman, ürün kalite liderliğimizi diğer ülkelere kaptırabiliyoruz. O yüzden Ar-Ge ve inovasyon olmazsa olmazların başında geliyor. Daha sonrasında da tanıtımı doğru yerlerde ve doğru zamanlarda yapmak gerekli.” Tan, nitelikli ve her türlü teknolojinin bol seçenekli sunulduğu ulusal ve uluslararası çapta isim yapmış fuarların seçilmesinin ülkemizin tarımsal gelişimi konusunda büyük katkı sağlayacağını söylüyor.


SİNERJİ / TARIM

Bitki beslemede uzman çözümler sunuyor

MURAT KARAGÖZ Timac Agro Avrasya Genel Müdürü

T

imac Agro Avrasya bitki ve hayvan beslemede uzman, fakat özellikle bitki besleme konusunda derin tecrübesi olan bir kuruluş. Bitki ve toprak ihtiyaçlarına göre yerel üreticilere çözümler sunuyor. Grup Roullier'in bir şubesi olarak, Timac Agro Avrasya üreticilere uluslararası standartlarda kaliteli ve güvenilir ürünler sunmakta. Ürünleri teknolojiye dayalı, etkinlikleri pazarda fark yaratmış ve üretici maliyetlerini dengede tutmayı hedefliyor. Timac Agro Avrasya Genel Müdürü Murat Karagöz, “Gücümüz, Dünya'da 35 ülkede bulunan Ar-Ge merkezlerimizin tecrübelerine dayanarak, Ar-Ge'yi başarılı ve etkili ürünlere dönüştürme yeteneğimizden kaynaklanıyor” diyor. Timac Agro Avrasya güçlü bir ATS (Agronomik Teknik Satış) ekibiyle çalışıyor ve bu ekip bayilerle birlikte çalışarak üreticilerin verimlerini arttırmak için önerilerde ve takipte bulunuyor. Karagöz, tarımda katma değer ve mar102

kalaşma için şu dört maddeyi sıralıyor: • Tarımsal arazilerde teknik ve ticari yönden güçlü bir ekibin varlığı • Müşteri istek ve ihtiyaçlarının devamlı göz önünde bulundurulması • Araştırma ve Geliştirmeye ayrılan büyük bir bütçe • Fabrikaların endüstriyel gücü sayesinde yüksek kalitede ürünler

Merkezi devam eden araştırmalara güç katacaktır. Geçtiğimiz aylarda biten merkezde üreticilerinin beklentilerini fazlasıyla karşılayacak yeni ürünler geliştirilecek. Tarımdaki son teknoloji devamlı takip edebilmek için Dünya'daki farklı bölgelerde üniversiteler ile iş birlikleri devam etmekte” açıklamasını yapıyor.

Saha ve Ar&Ge arasındaki sinerjiyle ihtiyaç yönelik ürünler

Zirai satış danışmanların yüzde 80'i üniversite mezunu

Grup Roullier şubesi olarak, Timac Agro Avrasya'nın 400 araştırmacının deneyiminden faydalanarak uluslararası ve yerel alanda kullanıma uygun çözümler sunabildiğini belirten Murat Karagöz, “Grup Roullier Ar-Ge'yi öncelik yapan az sayıda firmalardan bir tanesi, bunun sonucu olarak bitki ve hayvan besleme konusunda araştırmaları kendi laboratuarlarında yürütebilmektedir. • Fransa'nın Britanya bölgesinde bulunan Dinard şehrinde, CRIAS (Uluslararası Tarımsal Araştırma Merkezi) ılıman bölgelerde bitki besleme ve deniz yosunlarının yeni uygulamaları üzerinde çalışmakta. • Fransa'nın Britanya bölgesinde bulunan Dinard şehrinde, CERA (Araştırma ve Uygulama Merkezi) üreticilere uygun ürün üretebilmek için devamlı yeni endüstriyel çözümler üzerinde çalışmakta. Yine Britanya bölgesinde, fakat bu sefer Saint-Malo'da yapılan Dünya Araştırma

“Tarımın vazgeçilmez unsurlarından biri olan toprağın ülkemiz koşullarında yıllardır yapılan yanlış tarım metotlarından kaynaklı mevcut yapısı her geçen gün bozulmakta” diyen Timac Agro Avrasya Genel Müdürü Murat Karagöz şöyle devam ediyor: “Bu durumun önlenmesine ilişkin yapılan çalışmalar ekonomik ve çevresel faktörler ilişiğinde tarımın sürdürülebilirliği adına oldukça önemlidir. Kaynakların en doğru biçimde kullanılması için yapılacak en önemli yöntemlerin başında toprağın iyi drenajı, yapılan doğru işlemeler ile havalandırılması, su tutma kapasitesinin artırılmasının yanında yapılan yanlış gübrelemelerin önüne geçilmesi ile sağlanabilinir. Yapılan gübrelemeden en iyi biçimde yararlanmak için öncelikle yetiştirilecek ürün portföyünün istemiş olduğu makro ve mikro besin elementleri belirlenerek içeriği uygun gübre, birim alandan alınabilir verim çaprazında

kullanılacak uygun doz ve vejetatif gelişimi baz alınarak uygulama zamanı oldukça önemlidir. Diğer önemli husus ise mevcut ülke toprak yapımızda organik maddenin minimum seviyede oluşundan, toprak ph yapısının ideal seviyelerde olmayışından dolayı bitkinin besin isteklerini yapılan klasik ve dengesiz gübreleme ile optimal şekilde karşılayamaması ve uygulanan besin elementlerinin toprak yapısına nüfuz ederek kullanılamayan formlara dönüşümüdür. Bilinçli bir gübreleme, birim alandan alınacak verim ve kalitenin yanında sürdürülebilir tarım için toprak yapısının koruması adına oldukça önemlidir. Timac Agro Avrasya ailesi olarak firma felsefemiz, Türkiye'de uzman ziraat mühendislerimiz önderliğinde yetiştirilen bitki bazında ideal ve teknolojiye dayalı besleme ürünlerimizi uygun doz ve zamanlama önerileri ile bitkinin uygulanan gübreden maksimum faydalanmasını sağlayarak, birim alandan alınabilinir verim ve kaliteyi artırmak, aynı zamanda mevcut toprak yarayışlılığının sürdürülebilirliğini sağlamaktır.” Karagöz, son olarak; “Timac Agro Avrasya olarak 100 kişilik 'Zirai satış danışmanlarımız' ile Türkiye’de bitki besleme alanında en çok ziraat mühendisine istihdam sağlıyoruz. Zirai satış danışmanlarımızın yüzde 80'i üniversite ve yüzde 20'si MYO mezunu” diyor.


Patentli yeni nesil gübreler yaygınlaştırılmalı

ENIS HEKIMOĞLU HEKAGRO Yönetim Kurulu Başkanı

H

ekagro, bitkisel üretimde birim alandan hedeflediği yüksek kaliteli verimin, çevreye ve doğaya zarar vermeyen kaliteli bitki besleme ürünleri ile olacağının bilincinde olarak kuruluşundan itibaren sahip olduğu bilgi ve tecrübeyi bayileri ve üreticileri ile paylaşıyor. Kurulduğu ilk günden itibaren sektöre Uluslararası lider firmaların Tarım İlaçları ve Hybrid sebze tohum alanında Çukurova distribütörlüğünü yaparak başlayan Hekagro, 2003 yılından itibaren Amerika’da tarım sektöründe lider, 7 firmanın Türkiye-Güney Avrupa ve Kuzey Afrika distribütörlüğünü yapıyor. Bu bağlamda Amerika’dan ülkemize yeni narenciye çeşitlerinin kazandırılması hususunda lisanslı çeşitler ithal ederek çalışma alanını genişletmektedir. Türkiye gerek coğrafi yapısıyla ve gerekse iklimsel özelliğiyle sebze, meyve ve tahıl gruplarının üretiminde söz sahibi olması yanında, lojistik imkanlarımızın

avantajlı olması nedeniyle ihracat yapabilecek ülke konumunda olduğunu belirten Hekagro Yönetim kurulu Başkanı Enis Hekimoğlu, şöyle devam ediyor: “Tarımsal üretimi ile hem kendine yeten bir ülke olmakla beraber hem de Dünyanın sebze-meyve mutfağı olma özelliğinde olan bir ülkedir. Son yıllarda gelişmiş ülkeler de olduğu gibi ülkemizde de insanların sağlıklı beslenmesi için sebze ve meyvelerde pestisitlerin kalıntı limitlerine (MRL değerleri) önem verilmektedir. Fakat son yıllarda yapılan araştırmalar şunu gösteriyor ki teknolojik olmayan ve ağır metal içeren gübrelerin kullanımı sonucu hem suda hem de bitkide oluşan zararlı kimyasal bileşikler insan sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Tarım bakanlığının da desteğiyle bu tür ürünlerin daha kapsamlı kontrol edilmesi, sınıflandırılması ve üreticilerin bilinçlendirilerek patentli yeni nesil teknolojik organik ve organomineral gübre kullanılması sağlanmalıdır.

Kısaca özetlemek gerekirse çevre ve insan sağlığına etki açısından patentli yeni nesil gübrelerin yaygınlaştırılması hem sürdürülebilir toprak ve su yönetimi açısından hem de verim ve kalite açısından son derece önemli ve gereklidir.”

Maksimum fayda için bilim ve teknoloji… Tarımda katma değer ve markalaşma konusuna değinen Hekimoğlu, "Türkiye ekonomisinde tarım ve gıda sektörü nüfus, istihdam, beslenme, sanayiye hammadde temini ve üretilen sanayi ürünlerinin tüketimi, ihracat ve milli gelir yönleriyle önemli bir yere sahiptir. Bu unsurlarda katma değer yaratma ve artırma için üretim faaliyetlerinden maksimum faydayı sağlamada bilim ve teknolojinin optimal düzeyde kullanılması sağlanmalıdır” diyor. Ülkemizde yetiştirilen birçok sebze ve meyvenin yanlış gübreleme ve hasattan dolayı gerek ülke içinde taze tüketim raflarında raf ömürlerinin kısa olması gerekse ihracatta yola dayanmaması sebebiyle katma değer kaybı yaşadığına dikkat çeken Hekimoğlu şöyle konuşuyor: “Bu kaybın yaşanmaması için özellikle bitki beslemede kaliteli kalsiyum kaynaklarının kullanımı Ürünlerin üreticiden tüketiciye en doğru şekilde izlenebilirliğinin sağlanması ve doğru hasat-ambalajlama yapılması konusunda üreticilerin bilinçlendirilmesi ve eğitil-

mesi, tüketici eğilimlerinin iyi takip edilerek ürünlerin en sağlıklı şekilde tüketiciye ulaşmasını sağlayacak lojistik ağın oluşturulması gerekmektedir. Türkiye’de coğrafi yapısı itibariyle doğal aromatiktad ve kokuya sahip olan yöresel ürünler (Anamur muzu, Erdemli limonu ve Silifke çileği v.s.) geliştirilmeli Türkiye’de ve Dünyada coğrafi işaretli ürünler listesine alınmalı dış pazarlarda tanıtımı yapılmalıdır.” Firmanın Ar-Ge çalışmalarına önem veren sektörde konularında lider firmalar ile çalışmakta ve sürdürülebilir tarımda kullanılabilecek ürünleri çiftçilerle buluşturmak amacıyla çalışmalarını yürüttüğünü vurgulayan Enis Hekimoğlu, “İthalatını yaptığımız bütün ürünler uzun deneme süreçlerinden geçerek yararlarını yurt dışında ve Türk topraklarında ispatladıktan sonra sektöre sunulmaktadır” diyor.

103


SİNERJİ / TARIM

Daha az kaynak ile daha çok verim

OFER OVEED Netafim Sulama Sistemleri Türkiye Genel Müdürü

N

etafim'in akıllı sulama çözümleri, dünyanın gıda, toprak ve su kıtlığı ile mücadele etmesine yardımcı oluyor. Netafim, akıllı sulama çözümlerinde önde gelen firmalardan. 1965 yılında Kuzey Negev çölündeki Kibutz Hatzerim'de kurulan ve geliştirdiği damla sulama teknolojisiyle tarımsal üretimde büyük bir yenilik yaratan Netafim, 29 iştiraki, 17 üretim tesisi ve 4.300'ün üzerinde çalışanıyla dünya genelinde 110'dan fazla ülkeye yenilikçi çözümler sunuyor. Netafim Sulama Sistemleri Türkiye Genel Müdürü Ofer Oveed, "Netafim'in sunduğu pazar lideri ürünleri, tarım, peyzaj ve madencilik için kapsamlı çözümlerin yanı sıra büyük ölçekli ve anahtar teslimi açık araziler, meyve bahçeleri ve sera projeleri içeriyor. Damlatıcılardan, sprinklerden, ürün yönetim teknolojilerine (CMT) kadar Netafim'in pazar

104

lideri çözümleri, dünyanın daha az kaynak ile daha fazla büyümesine yardımcı oluyor” diyor. Damla sulama teknolojisi, az, hassas ve eşit miktardaki su ve besin maddelerinin direkt olarak bitkinin kök bölgesine düşük basınçlı dağılımını gerektirir - özünde toprak değil bitki sulanır. Teknoloji, su alımının bitki büyümesini ve gelişimini etkili bir şekilde destekler, bununla birlikte ürün ihtiyaçlarına, toprak tipine ve hava koşullarına göre hassas sulama zamanlamasını mümkün kılmasını sağlar. Bitkinin su ve besin maddelerini kullanımını azaltmak ve optimize etmek için, damla, ekilebilir arazi ve enerji gibi daha az doğal kaynağı kullanırken daha yüksek verim sağlar.

Damla sulamanın sürdürülebilirliğe etkisi Dünya nüfusu ve bununla birlikte gıda talebi artmaya devam ettikçe, su, toprak ve enerji gibi doğal kaynaklar azalmaya devam ediyor. Damla sulama, bu azalan kaynaklarla ilgili üç kritik küresel zorluğu giderir - gıda güvenliği, su tasarrufu ve ekilebilir arazi optimizasyonu. Bu zorlukların buluşma noktasında damla sulama, topluma ve gezegenimize etki eder. Damla sulama, birim maliyeti düşürmek için birim arazi başına daha az su ve besin kullanırken ürün verimi, kalite ve tutarlılığı

artırır. Damla sulama, üreticilerin daha az kaynak ve daha düşük çevre etkisiyle, daha fazla ürün üretmesini sağlamak için sürdürülebilir bir geleceğe yardımcı olur.

Damla sulama teknolojisinin geleceği Son 50 yılı aşkın süredir çığır açan damla sulama teknolojisinden yararlanan Netafim, dünyanın önde gelen sulama şirketi haline geldi. Netafim, şeker kamışı, mısır ve patates gibi temel gıda ürünlerinin yetiştirilmesi için damla sulamayı gittikçe artan bir şekilde kullanmaya başladı ve şimdi pirinç yetiştirme teknolojisini uygulamaya koymaya çalışıyor. Netafim, damla sulama sisteminin topluma adapte olmasını, son teknoloji damlatıcılardan gelişmiş otomatik sistemlere kadar en gelişmiş çözümleri sunma vizyonuyla - çiftçilere üstün sonuçlar ve huzur sağlamak için en iyi tarımsal ve teknik desteği sağlarken dünyayı daha

iyi, daha sürdürülebilir bir yer haline getirmeye kararlıdır. Damla sulama sisteminin faydalarından bahseden Ofer Oveed, “Zamandan, enerjiden, ve sudan tasarruf sağlayabiliyorsunuz. Damla damla verilen su ile suyun ve gübrenin homojen dağılımı sağlanıyor ve bitkiye ihtiyacı kadar su veriliyor ve bu sayede rekolte katlanarak artıyor” diye konuştu. Netafim Türkiye, 1995 yılında kuruldu. Genel Müdürlük ve üretim Adana merkezli olup, 60.000 m2'lik bir üretim tesisinde faaliyet gösteriyor. Ülkenin her bölgesinde çalışanları mevcut olan Netafim Türkiye, geniş satış ve pazarlama faaliyetleri yürütürken, profesyonel kadrosu müşterilerine tarımsal ve teknik hizmet ve destek sağlıyor. Netafim Türkiye, ülke çapında 130 bayi ile sektörün en geniş satış ve destek ağına sahiptir. Netafim Türkiye ayrıca Avrupa ve Orta Asya ülkelerine ihracatı bulunmakta.


13th INTERNATIONAL AGRICULTURE & LIVESTOCK EXHIBITION

FEBRUARY İZMİR - TURKEY

Exhibitors

+90 232 444 0 476

Visitors

Fairground

Countries

www.agroexpo.com.tr

/agroexpoizmir

info@orionfair.com

“Bu Fuar 5174 sayılı Kanun gereğince TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği) denetiminde düzenlenmektedir”


SİNERJİ / TARIM

Helal Expo 2017 ile pazarın merkezi Türkiye

YUNUS ETE DISCOVER EVENTS Yönetim Kurulu Başkanı

B

u yıl üçüncüsü düzenlenecek World Halal Summit Istanbul (Dünya Helal Zirvesi İstanbul) ve Helal Expo Fuarı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yüksek himayelerinde, Discover Events ve OIC ortaklığı ile 23-25 Kasım 2017 tarihleri arasında, İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde tüm dünyadan helal sektör duayenlerini ve üreticilerini buluşturmaya hazırlanıyor. İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (OIC) fuara adını vermesi ile 57’si OIC üyesi ülke olmak üzere, 80’i aşkın ülkeden B2B, delegasyon ve stand açarak katılım gösterecek firmalar ile dünyanın helal gıda merkezi bundan böyle Türkiye olacak.

“Helal Expo”ve “World Halal Summit İstanbul” devleri ağırlayacak 23-25 Kasım 2017 tarihlerinde İslam İşbirliği teşkilatı ile ortak yapılacak organizasyon, İslam İşbir106

liği Teşkilatının İSEDAK Bakanlar toplantısı ile beraber yapılıyor. Ayrıca tüm dünyadaki Müslümanların ortak tüketebileceği ürün ve hizmetler için, ortak helal standartları ile ilgili tartışmalar ve kararlar, World Halal Summit İstanbul içerisinde yapılacak konferanslarda değerlendirilecek. Organizasyona 57 üye ülke bakanlarının yanı sıra, tüm dünyadaki kamu kurum ve büyük özel kuruluşların katılımı gerçekleşecek. İslam Kalkınma Bankası Başkanı, AOIFI Genel Sekreteri, İslam Fetva Akademisi Başkanı gibi önemli isimler geçen yıl olduğu gibi yine katılım sağlayacaklar. Dünyanın en büyük helal fuarı ve zirvesi olarak kabul edilen bu dev organizasyon İslam İşbirliği Teşkilatı açısından da büyük önem taşıyor.

Dünya helal pazarı 3 trilyon doların üzerinde Gıdadan giyime, ilaçtan turizme geniş bir sektörü barındıran helal pazarının dünyadaki büyüklüğünün sadece helal gıdada 860 milyar dolar, genel olarak 3 trilyon doların üzerinde olduğunu belirten DISCOVER EVENTS Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Ete, 2 milyar Müslüman’ın yaşadığı dünyada, hacmin önümüzdeki 10

yılda 2 trilyonu bulmasının beklendiğini ekliyor. Türkiye'de ortalama 15 milyar dolara yaklaşan helal gıda pazarı, her yıl yüzde 100 büyüyor. Yunus Ete, iç pazarın bu yıl yaklaşık 30 milyar doları bulacağını, ihracat tarafında ise hızlı büyüme yaşandığının altını çiziyor.

OIC Helal Expo 2017 neden önemli Helal konusunda farkındalık yaratmak ve helal gıda da ve diğer helal sektörlerindeki ticaretini geliştirmek, dünya genelinde doğru helal standartlarının oluşturulmasına ortam oluşturmak maksadı ile kurgulanan bu dev organizasyonun ile hem yerel hem de uluslararası helal ticaretine önemli katkılar sağlanması bekleniyor. Eş zamanlı düzenlenen World Halal Summit İstanbul 2017 ile özellikle, helal gıdanın yanında, helal turizm ve İslami finans

konularında dünyadaki güncel gelişmeler hakkında bilgilendirmeler ve değerlendirmeler ile bu sektörlerin gelişimine katkı sağlanması hedefleniyor. Helal Expo 2017 fuarına özellikle helal gıda firmaları büyük ilgi gösteriyor. Öte yandan Müslüman seyahat pazarının değeri 2014 yılında 145 milyar dolara ulaşmış ve dolaşım sağlayan 117 milyon Müslüman turist, tüm seyahat ekonomisinin yüzde 10’unu oluşturmakta. 2020 yılı itibariyle 168 milyon Müslüman turistin dolaşım sağlaması beklenmekte ve yaklaşık 200 milyar dolar şeklinde öngörülen bir harcamayla helal turizm pazarının tüm seyahat ekonomisinin yüzde 11’ine çıkması bekleniyor. Müslüman seyahat pazarının büyümesi, söz konusu segmentin konaklama, yemek, alışveriş ve diğer ilgili sektörlerdeki talebinin artmasına katkı sağlayacak.


SİNERJİ / TARIM

Doğanın hazinelerini ekonomiye kazandırıyoruz TİM tarafından bu yıl birincisi düzenlenen "İhracatın Gizli Şampiyonları" ödül töreni, ekonominin sessiz kahramanlarına ışık tuttu. Ödüle layık görülen Türkiye’nin mantar ihracatı şampiyonu Çalışkan Tarım’ın Yönetim Kurulu Başkanı Süreyya Çalışkan, başarılarının inceliklerini dergimize anlattı.

T

İM tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "İhracatın Gizli Şampiyonları" ödül töreni büyük ilgi topladı. Mantar ihracatı yaparak alanında birinciliği kimselere bırakmayan Çalışkan Tarım; “Girişimcilik Şampiyonu” kategorisinde ödüle layık görüldü. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Süreyya Çalışkan; doğanın insanlığa sunduğu hazineleri ekonomiye kazandırdıklarını ifade etti. 108

37 ülkeye ihracat yapıyoruz 1968 yılında küçük bir dükkanla başlayan Çalışkan Tarım’ın hikayesi, ihracatın girişimcilik şampiyonluğuna değin uzadı. Yönetim Kurulu Başkanı Süreyya Çalışkan, şirketin kurucusu Nihat Çalışkan için; “Elinde çantası, yanında tercümanı ile ülke ülke gezerdi babam” diyor. Çalışkan; “Babamız Nihat Çalışkan'ın yaratıcı, çalışkan ve müteşebbis ruhu ülkemiz ve sektör

açısından farklı olan bu işe girmemize vesile oldu. O zamanlar elinde çantası yanında tercümanı ile ülke ülke gezerek bu özel ürünleri pazarlamaya çalışan, işini çok seven ve biz ikinci kuşağa da sevdiren babamız bizim en büyük şansımız oldu. Çalışkan Tarım olarak yıllardır doğanın bize sunduğu hazineleri işleyerek ekonomiye kazandırıyor ve ihraç ediyoruz. Özellikle ürünlerimizin başında yabani mantarlar, aromatik bit-

kiler ve baharatlar geliyor. Türkiye'nin 30 ilinde 250 farklı noktasında yer alan bayilerimiz ve tedarikçilerimiz aracılığı ile bu ürünleri mevsiminde topluyor ve dünyanın 37 ülkesine ihraç ediyoruz. Bugün Mersin ve Denizli'de bulunan tesislerimizde işlediğimiz tarım ve orman ürünlerini ihracat konusunda Türkiye'de söz sahibi bir firma olmamız, ihracat şampiyonluğunda tercih edilmemize etken oldu. Çalışkan Tarım olarak


ihracatımıza sağladığımız katkı ile ülkemizin bitki örtüsünün sunduğu doğal kaynakları ve kırsal kesimdeki insan kaynağını ekonomiye kazandırmanın böylelikle hane halkına ek gelir sağlamasına vesile olabilmenin haklı gururunu da yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

Titizlik en büyük kıstas Dünya çapında önde gelen birçok firmanın tedarikçisi konumuna gelebilmek için büyük bir titizlikle çalıştıklarını ifade eden Süreyya Çalışkan; “Dünya çapında önde gelen birçok firmanın tedarikçisi konumuna gelebilmek, başından beri çok ciddi sorumluluklar almamızı gerektirdi. Bu başarının sağlanması ve sürekliliğinin korunması adına gereken tüm adımları atmaya gayret gösteriyoruz. En temelde bu butik işin gereği olarak, mantarların seçilmesi aşamasında, deneyimli çalışanlarımızın tecrübelerinden yararlanıyor ve yeni aramıza katılan çalışanlarımıza daha kıdemli çalışanlarımızın desteğiyle şirket içinde şirket dışı eğitim firmalarından gıda güvenliği konularında eğitim programları veriyo-

ruz. Şirketimizde şu anda 20 yılın üzerinde çalışanlarımız bulunmakta ve bu da başarımızın sırlarından biri. Tüm bunların yanı sıra; BRC, ISO22000 sertifikalarının gerekliliği olan standart eğitimler de rutin olarak tüm birimlere veriliyor” dedi.

Başarımızın kabulü onurumuzdur TİM tarafından bu sene birincisi düzenlenen İhracatın Gizli Şampiyonları ödül töreninde ‘Girişimcilik Şampiyonu’ kategorisinde aldıkları ödülle alakalı konuşan Süreyya Çalışkan; “Başarımızın otoriteler tarafından fark edilmesi, çalışmalarımızın böyle bir ödülle taçlandırılmış olması, takdir görmek, hedeflediğimiz noktalara ulaşma azmimizi arttıran samimi bir etki. Takımın lideri olarak bu etkiyi tüm ekibimizde görmek, fark yarattığımızın kanıtı. Fark yaratmak, farkındalık yaratmak ülkemizin şu anda en çok ihtiyacı olan üretim, istihdam ve ihracat konularında oldukça önemli” dedi.

Geleneksel yöntemlerin yerini teknoloji almalı Türkiye’deki tarım faali-

yetlerinin gelişmesi için yapılması gerekenlerle ilgili görüşlerini paylaşan Süreyya Çalışkan; “Geleneksel yöntemlerin bırakılarak, verimliliği artırıcı bilimsel yöntemlerin kullanılması gerektiğini düşünüyorum. Böyle bir politika, önümüzdeki dönemde Türkiye Tarım Endüstrisi ‘nin gelişmesindeki etkileri görmemizi sağlayacak. Bakanlığımızın yaptığı çalışmaların yanında, istenilen gelişim eğitim düzeyi ve bilinçlenme ile olabilecek bir durum ve bunun için zamana ihtiyacımız olduğuna inanıyorum. Büyüklerimizin öncülüğünde hepimizin üzerine düşen görevler olduğunun farkındayım. Özellikle iyi ve organik tarıma yapılan ya da yapılacak olan destekler Türk tarımının gelişimine büyük katkı sağlayacak” dedi.

“2023 hedeflerine uygun projelerimizi hayata geçireceğiz” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından başlatılan istihdam seferberliği hakkında da konuşan Çalışkan “Yaptığımız işin doğası sebebiyle 7’den 77’ye her bireyin ormanlardan topladığı

SÜREYYA ÇALIŞKAN Çalışkan Tarım YK Başkanı

mantarlar ve yabani bitkilerin yarattığı çok yüksek katma değer ve istatistikî verilere yansımayan istihdam düzeyi sebebiyle, bizim endüstrimizde faaliyet gösteren firmalarımız, istihdama direkt katkı sağlamakta. Bunun bir adım ötesinde, şirketimiz bu doğal istihdamın artması, ürünlerin daha sağlıklı ve verimli toplanması konusunda, toplama bölgelerinde dağıtılmak üzere eğitici broşürler bastırıyor. Ayrıca işini doğru yapan müstahsillere motivasyon amaçlı primler ödüyoruz. Cumhurbaşkanımızın belirlediği hedefe ulaşabilmek için, planlarımız dahilinde olan projelerimizi 2023 yılı hedeflerine uygun biçimde hayata geçirmeyi planlıyoruz” ifadelerine yer verdi.

109


BİRLİK / SEKTÖRLER

Sürücüsüz araç teknolojisinde lider kim olacak: Amerika mı, Avrupa mı? Otomotiv endüstrisinin lider fuarlarından Automechanika İstanbul, 6-9 Nisan tarihleri arasında düzenlendi. Fuar kapsamında düzenlenen E-Mobility seminerinde konuşmacı olarak yer alan TAYSAD Genel Koordinatörü Süheyl Baybalı, sürücüsüz araç teknolojisi ile ilgili ilginç açıklamalarda bulundu. TAYSAD Genel Koordinatörü Süheyl Baybalı, E-Mobility seminerindeki konuşmasında Connected and Automated Driving Konferansı’ndaki gözlemlerini aktardı. Connected and Automated Driving Konferansı Avrupa’da sürücüsüz araç konusunda son dönemde yapılan en önemli toplantı. Bu konferansta tanık olduğu tartışmaları dinleyiciler için özetleyen Süheyl Baybalı, “Dünyadaki otomotiv gündemi; sürücüsüz araçların elde ettiği datanın sahiplenilmesi, birbirleriyle ve çevreyle ilgili elde ettiği datanın paylaşımı, obje tanımanın ötesinde birbirinden farklı çevresel görüntüyü tanıyabilmesi, elde ettiği datayı işlemesi ve

geri çağırması süreci ekseninde şekilleniyor” diye konuştu. Konunun anahtar kavramının sürücüsüz araçların elde ettikleri büyük data olduğuna vurgu yapan Süheyl Baybalı’nın konuyla ilgili değerlendirmesi şöyle: “Amerika ve Avrupa en büyük dataya sahip olma konusunda rekabet içerisinde. Tabii Amerika coğrafi

olarak avantajlı olan tarafta yer alıyor. Çünkü sürücüsüz araç denemeleri daha engelsiz ve daha büyük bir coğrafyayı kapsıyor. Bu nedenle Avrupa ülkeleri bir araya gelerek kendilerine ait datayı genişletmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda AB ülkeleri ve İsveç ile Norveç’in de içinde olduğu 29 ülke bir araya gelerek koridor anlaşması imzaladı."

OTOMOTİV

Ford Otosan günde 705 araç ihraç etti Kocaeli ile Eskişehir'deki 3 ayrı fabrikada binek ve ticari araç üreten Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşlarından Ford Otosan, geçen yıl 83 ülkeye 257 bin 246 araç ihraç etti. Şirketin faaliyet raporundan yapılan derlemeye göre, Türkiye'nin öncü otomotiv üreticilerinden Ford Otosan, yurtiçinde ve yurtdışında yaşanan olumsuz gelişmelere rağmen 2016'yı güçlü sonuçlarla kapattı. Transit ve Custom modellerinin üretildiği Gölcük fabrikasında 290 bin, Courier modelinin üretildiği Yeniköy fabrikasında 110 bin, Cargo kamyonlarının üretildiği İnönü fabrikasında ise 15 bin olmak üzere toplamda 415 bin adetlik kapasiteye sahip şirket, geçen yıl yüksek dış talebe bağlı olarak 333 bin 749 araç üretti. Üretim bandından indirilen modellerin 137 bin 240'ını "Custom", 120 bin 844'ünü 110

"Transit", 70 bin 803'ünü "Courier", 4 bin 862'sini de "Cargo" kamyonlar oluşturdu. Türkiye'nin en yüksek kurulu üretim kapasitesine sahip otomotiv üreticisi şirketin 2016'daki kapasite kullanım oranı da üç vardiya üzerinden yüzde 80 olarak kaydedildi. Ticari araç ihracatında "Ford" damgası Ford'un Avrupa'daki büyüme odaklı stratejisi, Transit'in Avrupa'da, Custom ve Courier'in de dünyadaki tek üretim merkezi konumunda olan Ford Otosan'a ihracat açısından önemli katkı sağladı. Türkiye'nin ihracat şampiyonu olan Ford Otosan, geçen yıl 5 kıtada 83 ülkeye 3,8 milyar dolarlık 257 bin 246 araç ihracatı gerçekleştirdi. Böylece günde ortalama 705 aracı yurt

dışına gönderen şirket, Türkiye'nin ticari araç ihracatının yüzde 65'ini tek başına yaptı. Model bazında ihracatta ilk sırayı yüzde 51 payla "Custom" alırken, "Transit" yüzde 36 ile ikinci, "Courier" de yüzde 13 ile üçüncü oldu. Şirketin ana pazarlarını Avrupa ülkeleri oluştururken, Avrupa Birliği'nden ayrılma kararı alan İngiltere de yüzde 31 payla ilk sırada yer aldı.


Türk firmaları CATEXPO’dan memnun İHKİB, 12-14 Mart tarihleri arasında Kazakistan’nın Almatı şehrinde düzenlenen Central Asia Fashion-CATEXPO Fuarı’na Milli Katılım gerçekleştirdi. Çoğunluğunu hazır giyim firmalarının oluşturduğu Türk firmaları başta Kazakistan olmak üzere Orta Asya’da yer alan Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan gibi çeşitli ülkelerden gelen alıcılarla görüşme ve ürünlerini gösterme fırsatı buldu. Fuarın bu dönemine Türkiye’den 16 firma iştirak etti.

pazara yeni girmek isteyen Türk firmalarının stant açtığı organizasyonun, gelecek dönemlerinde katılımcı firmaların hedefinin pazar paylarını büyüterek ilerlemek olduğu belirtildi. Doğru ürün grubu ile gelen yeni katılımcıların daha ilk katılımlarında yüksek sipariş miktarlarına ulaştıkları ifade edildi. Ayrıca katılımcı firmalar fuara gelen ziyaretçi profilinden memnun olduklarını ve fuarın kendileri için başarılı geçtiğini ifade ettiler.

Fuara bu dönem ilk kez katılan firmalar ise; fuarda gerek diğer Türk firmaları ile gerekse yabancı firma ve müşteriler ile görüşme olanağı elde ederek pazar hakkındaki tecrübelerini artırdıklarını söylediler. Kazak firmaları ile bire bir yapılan görüşmelerde ise firmalar; Türk firmalarının sipariş sonrası satıcı firmanın verdikleri taahhütlere uymasına önem verdiklerini belirttiler.

UHKİB Mart ayı ihracatında yüzde 20’lik artış yakaladı Uludağ Hazır giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (UHKİB), Türkiye ihracatına Mart ayında güç kattı. Türkiye hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün mart ayı ihracatında yüzde 1,8 oranında artışın yakalandığı dönemde, UHKİB ise ihracatını yüzde 20 oranında artırarak önemli bir başarıya imza attı. Birlik olarak Mart ayında 52,2 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiklerini belirten UHKİB Başkanı Şenol Şankaya, “Türkiye genelinde hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı yüzde 1,8 artış ile 1 milyar 537 milyon dolar olarak gerçekleşti. Birlik olarak ihracatımızı yüzde 20 artırarak Türk hazır giyim ve konfeksiyon ihracatına yüzde 3'lük katkı sağladık” diye konuştu. Erkek dış giyimde yüzde 179’luk artış UHKİB ihracatında meydana gelen yüzde 20’lik artışta etkili olan ürün grupları ve ihracat pazarları hakkında bilgi veren Şankaya, şöyle konuştu: “Bayan dış giyim

ihracatında görülen yüzde 9’luk, bay dış giyim ihracatında görülen yüzde 179, ev tekstili ihracatında görülen yüzde 8’lik artış bu ayki başarımızın meydana gelmesinde etkili olan ürün gruplarımız oldu. Mart ayında İspanya’ya yüzde 102’lik, Belçika’ya yüzde 87’lik, Fransa’ya yüzde 29’luk, Irak pazarında ise yüzde 52’lik artış yakaladık. İhracat pazarlarımızdaki yükselişimiz üyelerimizin yüzünü güldürdü.”

Türkiye'nin hedeflediği yüksek katma değerin adresi olduk Şankaya, Mart ayında Türkiye genelinde sektörün ürünleri 14,52 dolardan ihraç ettiğini; UHKİB’e üye firmaların ise ihracat kilogram fiyatını aynı dönemde yaklaşık 20 dolara yükselttiğine dikkat çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Birlik olarak, Türkiye'nin hedeflediği yüksek katma değerin adresi olduk. Dünyada modaya yön veren İtalya, Fransa gibi ülkelerle yarışıyoruz. Hazır giyim ve konfeksiyonda Türkiye algısını güçlendirdik.” Suni sentetik ev tekstilinde yüzde 8'lik artış UHKİB mart ayı verilerine göre mal grupları bazında bayan dış giyim ihracatı yüzde 9 artışla 28 milyon 95 bin dolar olurken, bay dış giyim ihracatı yüzde 179 artışla 5 milyon 475 bin dolar, suni-sentetik ev tekstili ise yüzde 8 artışla 5 milyon 321 bin dolar olarak gerçekleşti. 111

TEKSTİL & HAZIR GİYİM

Fuar başarılı geçti CATEXPO Fashion Central Asia Fuarı, bölgenin en önemli hazır giyim fuarı konumunda yer alıyor. Bu sebeple Kazakistan ve çevre ülkeleri hazır giyim sektörü için büyük önem taşıyor. Fuarda ağırlıklı olarak kadın hazır giyim ürünleri bulunmasına rağmen; ayakkabı, deri hazır giyim ve iç çamaşır ürünleri de sergileniyor. Kazakistan pazarında adını duyurmuş ve


BİRLİK / SEKTÖRLER

Kimya sektörü ihracatında yeni rekor kırıldı milyon 888 bin ton, değerde ise yüzde 29,14 yükselişle 1 milyar 543 milyon dolar oldu. Geçen ay en fazla ihracat yapılan ilk 10 ülke Birleşik Arap Emirlikleri, ABD, Mısır, Almanya, Irak, İtalya, İspanya, Singapur, Fransa ve İran olarak sıralandı.

İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği'nden (İKMİB) yapılan açıklamaya göre, kimya sektörü 2017 yılının ilk üç ayında üst üste ihracat rekoru kırdı. Sektörün ihracatı Mart ayında 2016 yılının aynı ayına göre miktarda 36,88 artışla 1

ABD'ye ihracat artıyor Sektörün en önemli hedef pazarlarından ABD'ye yönelik ihracattaki rekor artış dikkati çekti. Mart ayında ABD'ye yapılan kimya ihracatı miktarda yüzde 321,54 artışla 108 bin 4 ton, değerde ise yüzde 165,10 yükselişle 86 milyon 648 bin dolara ulaşırken, bu rakamlar ABD'yi en çok ihracat gerçekleştirilen ülkeler sıralamasında ikinciliğe taşıdı. Kimya sektörü 2017'nin ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre miktarda yüzde 21,66 artışla 5 milyon 208 bin ton, değerde ise yüzde 23,83 yükselişle 4 milyar

KİMYEVİ MADDELER

PAGDER: Plastik poşetlere ilişkin açıklamalar gerçekleri yansıtmıyor

REHA GÜR PAGDER Başkanı

Plastik taşıma torbalarının kağıt, bez, pamuklu gibi torbalara kıyasla çok daha düşük sera gazı emisyonu, üretimlerinde düşük su, enerji tüketimi ve hafiflikleri sayesinde lojistik operasyonlarında maliyet avantajı sağladığını açıklayan Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) 112

Başkanı Reha Gür, ülkemizde yürürlükte olan Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’nin günün koşullarına ve Avrupa Birliği’nin beklediği kriterlere göre dönem dönem güncelleştirilmesinin söz konusu olduğunu, ancak Bakanlığın plastik torbaları yasaklama veya ücretli satışa konu olmasına dair çalışmasının bulunmadığını belirtti. Geleneksel plastik poşetlerin doğada yok olma süresine ilişkin farklı haber kaynaklarında farklı sürelerden bahsedilmesinin dahi konunun bilimsellikten uzak olduğunu ispat ettiğini belirten Reha Gür, “Plastik torbalar doğada ne 400 yılda ne de iddia edildiği gibi 1000 yılda yok olmaktadır. Uluslararası akredite laboratuvarlarda yapılan testlere göre içeriğinde katkı maddesi olmayan plastik poşetler doğada 8 – 10 yılda, biyo veya oxo-bozunur katkı maddeli plastik poşetler ise 1 – 2 yıl aralığında çözünüyor” dedi.

131 milyon dolar ihracata ulaştı. Sektörün ocak-mart döneminde en çok ihracat yaptığı ilk 10 ülke Birleşik Arap Emirlikleri, Singapur, Almanya, Mısır, Irak, İtalya, İspanya, ABD, İran ve Yunanistan oldu. Sanayiciler olarak moralimiz yerinde İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, konuya ilişkin değerlendirmesinde, emtia fiyatlarının yükselişe geçmesinin kimya ihracatına pozitif yansıdığını ifade etti. İhracattaki artış ivmesinin Mart ayında da hız kesmeden devam ettiğini aktaran Akyüz, kimya sektörü olarak hem değerde hem miktarda yüzde 30'larda artış yakalamalarının son derece olumlu olduğunu kaydetti. Akyüz, "Sanayiciler olarak moralimiz yerinde, hedeflerimiz doğrultusunda emin adımlarla ilerliyoruz. İhracatçılarımız yoğun bir gayretle çalışıyor" ifadelerini kullandı.

Amazon’da Türk İmzası Dünyada kozmetik sektörünün 300 milyon Euro olduğunu ve sektörün her yıl ortalama olarak yüzde 5 oranında büyüme gerçekleştirdiğini belirten İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, Türkiye’de kozmetik sektörünün büyüklüğünün 3 milyar Euro civarında olduğunu kozmetikte dünyanın yüzde 1’inin Türkiye’de tüketildiğini söyledi. Chicago’da Türk Ticaret Merkezi oluşturma çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğunu belirten Akyüz, kurulan Türk Ticaret Merkezinde 3 adet Türk kozmetik firmasının da bulunacağını ve bu kozmetik firmalarının en güvendikleri 3 adet ürün ile ev ürünleri kapsamında faaliyet gösteren şirketlerin ürünlerinin, yapılan anlaşma kapsamında Amazon.com’da satışa çıkacağını belirtti.


Türk ihracatçılardan Fastener Fair'e dev katılım Ekonomi Bakanlığı bünyesinde faaliyetlerini sürdüren İstanbul Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği’nin bağlantı elemanları, kilitler, bina donanımları, el aletleri ve mobilya aksesuarları sektörlerini kapsayan BAKİEL komitesi, 41 firma ile sektöründe dünyanın en önemli fuarlarından birisi olan Fastener Fair Stuttgart’a çıkarma yaptı. Dünya ekonomilerinde yaşanan sıkıntılara rağmen bu yılın ilk iki ayında BAKİEL sektörü 2016 yılı Ocak-Şubat dönemine göre ihracatlarını yüzde 7 artırdı. İstanbul Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği BAKİEL Komitesi

Başkanı Çetin Tecdelioğlu, bu yıldan umutlu olduklarını kaydetti. Çok geniş bir alana hitap eden bir fuar Sektöre yönelik en önemli fuarların başında yer alan Fastener Fair Stuttgart’ta açıklamalarda bulunan İstanbul Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği BAKİEL Komitesi Başkanı Çetin Tecdelioğlu, ‘’İki yılda bir düzenlenen Fastener Fuarı’na 41 Türk firması katıldı. Toplamda ise iki Türk yayımcı kuruluş ve İDDMİB ile birlikte 44 Türk katılımcı fuarda yer aldı” dedi. Tecdelioğlu, Fastener Fuarı’nın otomotiv,

inşaat, enerji gibi çok geniş sektörler için bağlantı ve sabitleme elemanları teknolojisini belirleyen ve kaynak sağlayan mühendisler ile alıcılar, satıcılar ve distribütörlerin de içinde bulunduğu yüksek nitelikli profesyonel ziyaretçi hedef kitlesine ürün ve hizmetlerini sergileme fırsatı sunduğunu kaydetti. Fuarı en çok ziyaret eden ülkeler ise; Almanya, İtalya, Birleşik Krallık, Fransa, Tayvan, Polonya, İspanya, Hollanda, Türkiye ve Çek Cumhuriyeti oldu. Tecdelioğu, dünyada üretim konusunda önde gelen ülkelerin potansiyel pazarları olduğunu belirtti.

Türkiye’nin 68’inci ihracatçılar birliği ‘Züccaciye ve Endüstriyel Mutfak İhracatçıları Birliği’ (İZEMİB) olacak. Birliğin kuruluşu için gerekli başvurular yapılırken, gerekli olan 75 şirketlik üye sınırı da aşılmış durumda. Birlik doğduğunda 4 milyar dolarlık ihracat, 1,7 milyar dolarlık ithalat rakamıyla cari fazla verecek. Birlikle yaratılacak sinerji sayesinde, ihracatta dünyada 6’ncı sırada olan Türk mutfak sektörünü 4’üncü sıraya yükseltilmesi hedefleniyor. Yeni ihracatçılar birliğinin kurulması çalışmalarını Züccaciyeciler Derneği (ZÜCDER) Başkanı Ömer Ertuğrul Erdoğan koordine ediyor. Çalışmalara Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanvekili

Tahsin Öztiryaki ve İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Başkanı Murat Akyüz de destek veriyor. Türkiye’de ihracatçı birliklerinin hammadde odaklı olarak oluşturulduğunu ifade eden ZÜCDER Başkanı Erdoğan, bunun dağınık bir yapı yarattığını dile getirdi. Birçok ihracatçı birliğinin altında züccaciyeciler ve mutfak ürünü üretenlerin olduğunu belirten Erdoğan, “Tencere üreticileri bir yerde, plastik mutfak ürünü üretenler başka bir yerde. Bu şekilde bir sinerji yaratmak zor” dedi. Yeni kurulacak birliğin adının ‘Züccaciye ve Endüstriyel Mutfak İhracatçıları Birliği’ olacağının bilgisini veren Erdoğan, bir mağazaya girildiğinde

bir arada görülen ürünleri üreten firmaların tek çatı altında toplanmasının daha yararlı olacağını anlattı. Erdoğan, Ekonomi Bakanlığı’nın da bitmiş ürün odaklı birlikler kurulmasını desteklediğini söyledi.

113

DEMİR & ÇELİK

Mutfak ve züccaciyede ‘birlik’ oluşturuluyor


BİRLİK / SEKTÖRLER

Türk oyun sektörü büyümeye devam ediyor

Türkiye oyun geliştiricileri son yıllardaki başarılı ihracat performansını 2016'da da sürdürdü. Oyun yazılımı ihracatını geçen yıl, önceki yıla göre yüzde 25 artıran sektör, 500 milyon dolarla yeni bir rekor kırdı. Türkiye Oyun Geliştiricileri Derneği Başkanı Ali Erkin yaptığı açıklamada, dünya oyun pazarına ilişkin 2016 özelinde henüz sonucu açıklanmış bir piyasa araştırması bulunmadığını söyledi.

Bunun yanında sektörün küresel çaptaki büyüklüğünün 2015'te 110 milyar dolar seviyesine ulaştığına dikkati çeken Erkin, "Sektör performansı hakkında fikir vermesi için, 2016’nın dijital oyun sektörü açısından oldukça iyi geçen bir yıl olduğunu söyleyebilirim. Mobil, konsol ve PC segmentinde gelirlerin arttığını gördük. Sanal gerçeklik de kendi kulvarında büyük bir ilerleme kaydetti" dedi.

Dünya çapında yeni markalar çıkardık Türkiye'de oyun geliştiricilerinin 2015'te 400 milyon dolarla yazılım ihracatında kendi alanında rekora imza attıklarını anımsatan Erkin, şöyle konuştu: "Üstelik bu ihracatı çok az sayıda firmamızla yapıyoruz. Yine 2016 da bizim için rekor ihracat seviyesine ulaştığımız bir yıl oldu. Özellikle mobil alanda dünya çapında yeni markalar çıkarmayı başardık. Oyun sektöründe faaliyet gösteren şirket sayımızı arttırdık. Ekonomi Bakanlığımız ve Türkiye İhracatçılar Meclisi destekleri ile yurt dışındaki en önemli organizasyonlarda partner ülke olduk ve stüdyolarımızın, oyunlarımızın tanıtımını yaptık. Bu büyük organizasyonlarda sadece sektördeki lider stüdyolarımızla değil, bireysel ya da şirketleşme sürecindeki oyun geliştiricilerimizle de beraber yer aldık. Bu sayede onlar da geliştirdikleri ürünleri devletimizin destekleri ile tüm dünya medyasına tanıtma şansı buldular. Bütün bu olumlu katkılarla beraber Türkiye Oyun Geliştiricileri, ihracatlarını yüzde 25 artırarak 500 milyon dolara çıkardılar. Yakaladığımız bu ivme ile 2023 ihracat hedeflerimizde hızla ilerlediğimizi görüyoruz."

ELEKTRONİK

Yazılım testi profesyonelleri İstanbul’da buluşuyor Yazılım testi alanında bölgenin en büyük uluslararası etkinliği olan TestIstanbul Konferansı 25 Nisan’da gerçekleştirilecek. Etkinlikte söz alacak keynote konuşmacıları, çevik test yaklaşımını farklı açılardan değerlendirecekler. Güney Doğu Avrupa ve Orta Doğu bölgesinin ilk ve en büyük uluslararası yazılım testi etkinliği olan TestIstanbul’un sekizincisi 25 Nisan Salı günü gerçekleştirilecek. 2010 yılından bu yana binlerce katılımcı ve onlarca konuşmacıyı ağırlayan etkinlik, bu yıl “Çevik (agile) Test” başlığı altında düzenleniyor. BKM, Keytorc, TEB ve Testinium’un sponsorluğunda, Yazılım Test ve Kalite Derneği tarafından düzenlenen Uluslararası TestIstanbul Konferansı’nın dört keynote 114

konuşmacısı bulunuyor. Bu isimlerden Squerist Yönetici Danışmanı Jan Jaap Cannegieter, konuşmasında modern test sürecini ve sürecin karakteristiklerini test uzmanı perspektifinden değerlendirirken, DevelopSense Kurucusu Michael Bolton çevik geliştirme sürecinin arkasındaki ilkelerden söz edecek ve Rapid Yazılım Testi’nin çevik kontekstte nasıl değerlendirilebileceğini açıklayacak. XBOSoft CEO’su Philip Lew’in “Çevik Testin Etkili 7 Alışkanlığı” başlığı ile bir konuşma yapacağı etkinlikte, BNP Paribas Fortis Belçika Test Yöneticisi Khalid Allem ise çevik dünyada regresyon test stratejilerine değinecek. Havelsan, Innova, iyzico, Keytorc, Kariyer.

net, KKB, Turkcell ve Yapı Kredi’de görev yapan yazılım testi uzmanlarının katılımları ile çevik testin kişiler, kurumlar, teknoloji, araçlar, metodolojiler ve süreçler gibi farklı çerçevelerde değerlendirileceği panellerin de düzenleneceği TestIstanbul’da ayrıca Türkiye Yazılım Kalite Raporu’nun 2017-18 edisyonunun lansmanı yapılacak.


Türkiye'nin Makinecileri Intec Fuarı'nda

WIN Fuarıyla eşzamanlı olarak Alım Heyeti Programı düzenledi Türk makine sektörü, 16-19 Mart 2017 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilen WIN Automation Fuarı’yle eş zamanlı olarak Alım Heyeti Programı düzenledi. Otomasyon sektöründe her yıl İstanbul’da düzenlenen WIN Eurasia Automation fuarı bu sene Otomasyon Eurasia, Electrotech

Türkiye'nin Makinecileri, 7-10 Mart 2017 tarihleri arasında gerçekleşen Intec Fuarı’nda Hol 2'de G12 no'lu stantla ziyaretçileri ile buluştu. Metal işleme makineleri, takım tezgâhları ve tezgahlar için otomasyon sistemleri konulu fuarda “Türkiye'nin Makinecileri” standında ziyaretçilere Türk makine sektörü hakkında bilgi verildi ve tanıtım materyalleri ve dokümanlar dağıtıldı. Endüstriyel Otomasyon Sanayicileri Derneği’nden (ENOSAD) bir temsilci de üyeler ve sektör hakkında “Türkiye’nin Makinecileri” standında ayrıntılı bilgi verdi.

Eurasia, Hydraulic & Pneumatic Eurasia ve CeMAT Eurasia fuarlarına ev sahipliği yaptı. Interexpo salonunda gerçekleşen alım heyeti programına Bulgaristan, Rusya, Çek Cumhuriyeti, Bosna Hersek, Fas, Tunus, Nijerya, Ürdün, Cezayir ve Fransa’dan yaklaşık 60 firma temsilcisi katıldı.

CON EXPO'ya yoğun katılım

Almanya en büyük ortağımız Türkiye’nin Makinecileri, 28-31 Mart 2017 tarihleri arasında Berlin/Almanya’da gerçekleşen Wasser Berlin Fuarı’na katıldı. Su teknolojileri alanında iki yılda bir düzenlenen fuarda 6 Türk katılımcı firma yer aldı. Sektörleriyle ilgili temaslarda bulunmak ve ziyaretçilere detaylı bilgiler vermek amacıyla Makine Sanayii Sektör Platformu üyesi derneklerden POMSAD (Türk Pompa ve Vana Sanayicileri Derneği) ve ARÜSDER

(Araç ve Araç Üstü Ekipman ve İş makineleri Üreticileri Birliği) temsilcileri de Türkiye’nin Makinecileri’nin yanında fuara katıldı. Makine sektörünün 2012 yılından beri yoğun faaliyet gösteriyor. En büyük ticari ortağı olan Almanya’da yürütülen çalışmalar kapsamında Türk makinesi reklamları da fuarda boy gösterdi. Fuar boyunca stantta ziyaretçilere sektör hakkında materyaller dağıtılarak bilgilendirme yapıldı. 115

MAKİNE

Türkiye’nin Makinecileri, 7-11 Mart 2017 tarihleri arasında Las Vegas’da düzenlenen iş ve inşaat makineleri fuarı CON EXPO’ya sektörel dernek temsilcileriyle birlikte katıldı. CON EXPO ile birlikte eşzamanlı olarak akışkan güçleri ile ilgili IFPE Fuarı da aynı alanda düzenlendi. Üç yılda bir düzenlenen Con Expo fuarının bu sene üçüncüsü düzenlendi. 25 ülkeden 2 bin 500’ün üzerinde firmanın katıldığı fuarı yaklaşık 125 bin kişi ziyaret etti. Fuara katılan firmalar temel yapı endüstrileri, asfalt, kum, beton, kazı, kaldırma ve maden sektörlerinde faaliyet gösteriyorlar. 4’ü IFPE’de, 17’isi CON EXPO’da olmak üzere fuara toplam 21 Türk firması katıldı.


BİRLİK / SEKTÖRLER

Türk narenciyesi kriz öncesini de geçti kalite hem de pazara hızlı girilmesi açısından, artık dünya standartlarının üzerine çıkmayı başardık” değerlendirmesinde bulundu. Rusya’nın geçtiğimiz yıl Türk narenciye ürünlerine uyguladığı kısıtlamalar sonrasında, mevcut pazarlardaki payın artırılmasına yönelik çalışmalara hız verdiklerini anlatan Kavak, bu sayede Uzakdoğu, Türki Cumhuriyetler ve Ortadoğu gibi bölgelerde artan pazar payları sayesinde Rusya nedeniyle yaşanan kaybın önemli oranda azaltıldığını anlattı.

ALI KAVAK Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Kavak, Rusya’nın Türk narenciye ürünlerine yönelik kısıtlamaları kaldırmasıyla, bu ülkeye ihracatta kriz öncesi seviyelerin de üzerine çıkıldığını vurgulayarak, “Sebze ürünlerine yönelik kısıtlamaların kaldırılması da her iki ülkenin çıkarı açısından büyük önem arz ediyor“ dedi. Narenciye sektörüyle ilgili son dönemde yaşanan gelişmeleri değerlendiren Kavak, Türk tarımında son 12 yılda devrim niteliğinde gelişmelerin yaşandığını söyledi. Türk narenciye sektöründe yapılan atılımlarla bütün dünyaya kaliteli ürün ihraç edilmeye başlandığına işaret eden Kavak, “Türk tarımı bugün kendini tamamen yenilemiş durumda ve hem

Narenciye sektörü rahat bir nefes aldı Kavak, Rusya pazarının Türk narenciyesi açısından önemli bir pazar olduğunu hatırlatarak, “Rusya’nın Türk narenciye ürünlerine yönelik kısıtlamaları kaldırmasıyla, ihracatta kriz öncesi seviyenin de üzerine çıktık” dedi. Türk hükümetinin girişimleri sayesinde kalkan kısıtlamaların ardından sektörün rahat bir nefes aldığını dile getiren Kavak, “Bu sevindirici bir gelişme ancak kısıtlamalar hala bazı sebze ürünlerine yönelik devam ediyor. Bunların da kaldırılması için hükümet nezdinde tüm girişimler sürmekte” ifadelerini kullandı. Rus halkının meyve ve sebzeyi daha ucuza tüketmesi açısından Türk tarım ürünlerine kısıtlamaların tümden kaldırılmasının gerektiğini belirten Kavak, bu yönde atılacak bir adımın iki ülkenin de çıkarına olacağının altını çizdi.

TARIM

Domates ihracatı kısıtlamalara rağmen yüzde 44 arttı BAİB Başkanı Mustafa Satıcı, Rusya'nın Türk tarım ürünlerine yönelik kısıtlamaları devam ettiği halde bölgelerinden yapılan yaş sebze meyve ihracatının arttığını, özellikle domates ihracatında 2017 başından bu yana geçen süreçte, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 44'lük artış kaydedildiğini belirtti. Antalya, Burdur ve Isparta illerini kapsayan Batı Akdeniz'den yılın başından bu yana yapılan ihracatın 500 milyon doları aştığını söyleyen Satıcı, ihracatta 2017 116

için koydukları 1,6 milyar dolar hedefini, yıl sonunda aşacaklarını dile getirdi. Ayrıca bölgelerinden yapılan yaş sebze meyve ihracatının, 2017 başından bu zamana kadar geçen süreçte, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 24 arttığını da açıkladı. "Bu ortamda ülke ve bölge ihracatımızın artmış olması büyük bir başarı. Rusya'nın uyguladığı kısıtlamaların mayısta kaldırılabileceği yönündeki açıklamalar bizleri heyecanlandırıyor. Mayıs içinde bu durum gerçekleşirse bölge

ihracatına büyük katkısı olur" diye konuşan Satıcı, B planları olmasına rağmen Rusya pazarını kaybetmek istemediklerini kaydetti. En çok yaş sebze-meyve ve mermer dış satımı yaptıklarını söyleyen Satıcı, yaş sebze meyve ihracatının 153 milyon dolara yükseldiğini, madencilik ihracatının ise 123 milyon doları aştığını açıkladı.


Konaklamalı kongrede İstanbul’un devi konferans, düğün ve davete başarıyla ev sahipliği yapıyor.

Günde yaklaşık 150 ülkeye uçuşun gerçekleştiği İstanbul Atatürk Havalimanı’nın ve İstanbul Dünya Ticaret Merkezi, İstanbul Fuar Merkezi, CNR Expo Center gibi ticaret ve fuar merkezlerinin hemen yanında bulunan WOW Istanbul Hotels & Convention Center, bu alanda İstanbul’un en büyük markası durumunda. Şehir merkezine ulaşım sağlayan metro istasyonuna yürüme mesafesi kadar yakında, ulaşım ve imkanlar bakımından eşsiz bir konumda yer alan WOW Istanbul Hotels & Convention Center, 5 yıldızlı oteli WOW Istanbul Hotel ve 4 yıldızlı oteli WOW Airport Hotel ile kongre, konferans, toplantı ve fuar misafirlerine çok seçenekli bir konaklama imkânı tanıyor. WOW Istanbul, her yıl ulusal ve uluslararası birçok kongre,

Dünyanın merkezinde, kusursuzluğun zirvesinde WOW Convention Center, 6 bin 500 kişi kapasitesi ve 34 toplantı salonu ile İstanbul’un konaklamalı en büyük kongre merkezi. Üstelik bu fiziksel büyüklüğünün yanında, her yıl ev sahipliği yaptığı ve ziyaretçilerinin hatıralarında izler bıraktığı onlarca büyük kongre ve toplantı ile de alanının en tecrübeli ve donanımlı ekibine sahip. 4 bin kişi kapasitesi ve 8.60 metre tavan yüksekliğine sahip salonu Safir, İstanbul’un en büyük kolonsuz toplantı salonu unvanını taşıyor. Safir Salonu’nun yanı sıra aynı kompleks içerisinde yer

Turkish Cargo, iş ortaklarını ödüllendiriyor

Mars Logistic’in başarısı tescillendi

Turkish Cargo, birlikte çalıştığı iş ortaklarını ödüllendirmeye devam ediyor. Turkish Cargo’nun Ocak 2011’de ilk yolcu seferiyle başlayan Çin'in Guangzhou şehrine günlük Boeing-777 seferleri ve haftalık şu an için 3, Mayıs ayı itibarıyla 4 freighter seferi gerçekleştiriliyor. Hem servisi hem de müşteri ilişkileriyle bölgede ve Guangzhou pazarında sektörünün önemli oyuncularından olan Turkish Cargo, Guanzghou acentelerini düzenlediği ödül gecesiyle bir araya getirdi. Törende; Goldjet International Logistics, AIR Sea Transport, DHL Global Forwarding Chine, Panda Global Beijing, Guangzhou Hayonez Hyl Logistics ve DM Sky Cargo'ya 2016 yılında göstermiş oldukları performans dolayısıyla çeşitli ödüller takdim edildi.

Geçtiğimiz günlerde, başta lojistik ve finans olmak üzere birçok sektörde Türkiye ve Lüksemburg arasındaki iş fırsatları, DEİK (Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu) TürkiyeLüksemburg İş Forumu’nda ele alındı. Forumda özel bir tören düzenlendi. Lüksemburg Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Etienne Schneider’ın yanı sıra Lüksemburg Büyükelçisi Georges Faber’ın da katıldığı törende, Mars Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Garip Sahillioğlu’na, iki ülke arasındaki gelişmelere katkılarından dolayı "Lüksemburg Büyük Dukalığı Liyakat Nişanı" verildi. Nişan, Lüksemburg Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Etienne Schneider tarafından takdim edildi. Sahillioğlu’na Liyakat Nişanı’nın yanı sıra Grand Dük’ün kendisine hitaben yazdığı “Liyakat Nişanı Belgesi” de verildi.

alan, farklı temalara ve fonksiyonlara sahip salonların büyüklükleri 70 ile 225 metrekare arasında değişiyor.

SEKTÖRLER

ilişkileri bulunuyor. Bu nişanı almaktan dolayı onur duyuyorum. İki ülke arasında ilişkilerin ve ticaretin geliştirilmesi için yaptığımız çalışmalara hız kesmeden devam edeceğiz” dedi. Lüksemburg-Türkiye ve Almanya-Türkiye arasındaki Intermodal hatlarını 2017’de daha da geliştireceklerini de ifade eden Sahillioğlu; ekonomik, güvenli ve çevreci taşımacılık modeli olarak nitelendirilen bu taşıma modelinin, hem çevreye katkısı hem de sabit transit sürelerde hizmet vermesi bakımından tercih edildiğini söyledi.

Intermodal hatlarını 2017’de daha da geliştireceğiz Mars Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Garip Sahillioğlu yaptığı konuşmada, “İstikrarlı ekonomisiyle iş dünyası için önem arz eden Lüksemburg’un Türkiye ile yakın 117


BİRLİK / BÖLGELER

Su ürünlerinde ABD’ye ihracat katlanarak artıyor

ABD’nin Boston şehrinde düzenlenen alanında dünyanın en büyük fuarlarından birisi olan Seafood Expo North America 2017 Fuarı, Türk su ürünleri sektörünün güç birliğine sahne oldu. 19-21 Mart tarihleri arasında düzenlenen fuarda Türk Deniz Ürünleri sektörünün önde gelen 10 firması yer aldı. İstanbul Su Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin Milli Katılım organizasyonuyla gerçekleştirilen fuarda Türk balıkçılar, ABD’li alıcılarla bir araya geldi.

ABD pazarı Türk su ürünleri sektörü açısından büyük önem taşıyor. Her yıl ihracatını istikrarlı bir şekilde artıran sektör, 2008 yılında yaklaşık 5 milyon dolar olan pazarı, 2016 yılı sonunda 24,6 milyon dolara çıkarmayı başardı. Türk Hava Yolları’nın 2014 yılında başlattığı İstanbul – Boston seferleri ihracat artışında önemli rol oynarken, dünyada fast food tüketiminin en yoğun olduğu ABD’de uzmanların sağlıklı beslenme için balığı tavsiye etmesinin de

etkili olduğu belirtildi. Sagun: Amerikalılar Türk balığını sevdi Sektörün ABD pazarında payını artırmak için yıllardır mücadele verdiğini belirten İstanbul Su Ürünleri İhracatçıları Birliği ve Türkiye Su Ürünleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tuncay Sagun, “Bu çabaların meyvelerini toplamaya başladık. ABD’ye ihracatımız, her yıl istikrarlı bir şekilde artarak 25 milyon dolara ulaştı. 2017 yılında bu rakamın daha da artması için sektör olarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi. Fuarı ziyaret eden Türkiye Boston Başkonsolosu Ömür Budak ise Türkiye'nin iddialı bir şekilde Amerika pazarına girmesi ile Yunanlıların pazardan silindiğini ve fuardan bile çekildiklerini ifade etti. Türk stantlarını, fuara ev sahipliği yapan Ahmet Tuncay Sagun ile tek tek ziyaret eden başkonsolos ihracatçılara Amerika pazarı ile ilgili de tüyolar verdi. Bu yıl 37’nci kez düzenlenen Amerika'nın en önemli deniz ürünleri fuarı olarak bilinen Seafood Expo Kuzey Amerika'da Türkiye Ulusal Katılımı bu yıl ikinci defa İstanbul Su Ürünleri İhracatçıları Birliği tarafından "Türkiye: Potansiyelini Keşfet" sloganı altında gerçekleştirildi.

MARMARA

UİB ihracatını Mart ayında yüzde 30 artırdı Türkiye’nin Genel Sekreterlik bazında en fazla ihracat yapan ikinci birliği olan Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB), mart ayında 2 milyar 777 milyon dolar ihracata imza attı. UİB, 2017’nin ilk üç ayındaki toplam ihracatını yüzde 24,24 oranında artırırken, birliğin geriye dönük 12 aylık ihracatı ise yüzde 15,44 artarak 25,9 milyar dolar seviyelerinde gerçekleşti. UİB Koordinatör Başkanı Orhan Sabuncu, birliğin geçtiğimiz yılın Mart ayına oranla ihracatını yüzde 30,68 artırarak yaklaşık 2,8 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaştığını söyledi. Yeşil pasaport önemli bir teşvik unsuru UİB Koordinatör Başkanı Orhan Sabuncu, Resmi Gazetede yayınlanan daha fazla ihracatçının yeşil pasaport almasını 118

sağlayacak karar ve 2016 büyüme rakamlarıyla ilgili değerlendirmelerde de bulundu. Yeşil pasaport uygulamasının ihracatçılar açısından büyük önem arz ettiğini ifade eden Başkan Orhan Sabuncu, “İhracatçılar olarak işimiz gereği dünyanın birçok farklı noktasına seyahat ediyoruz ancak vize konusunda oldukça fazla zaman kaybına uğruyorduk. Bu durum ticari kayıplar yaşanmasına da sebebiyet

veriyordu. Dolayısıyla dünyanın neredeyse her yerine vizesiz seyahat etme imkânı sağlayan yeşil pasaportun belirlenen kriterlerin ihracatçılarımıza verilecek olması çok memnun edici bir karardır. Bizler bu kararın tüm ihracatçılarımızı teşvik edeceğini ve ülkemizin dış ticaretine katkı sağlayacağını düşünüyoruz” şeklinde konuştu. Uygulama ile ihracatçı firmaların küresel arenadaki rekabet edebilirlik seviyelerinin artacağını da kaydeden Orhan Sabuncu, yeşil pasaportun yeni pazarlara açılma noktasında da faydalı olacağını söyledi. Sabuncu, geçtiğimiz yıl yaşanan küresel ve bölgesel sorunlar göz önüne alındığında 2016 büyüme rakamlarının olumlu değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.


Ekonomi Bakanlığı’ndan DENİB Turkish Towels markası ile ikinci kez ABD'de 31 Mart'a kadar süren etkinlikte, modeller Denizli çıkarması tarafından sergilenen 'Turkish Towels' Ekonomi Bakanlığı'ndan Müsteşar Yardımcısı Kadir Bal başkanlığında 5'i Genel Müdür olmak üzere yaklaşık 30 kişiden oluşan kalabalık bir heyet, firmaları ziyaret etmek üzere bir hafta boyunca Denizli'deydi. İhracat, ithalat, serbest bölgeler, yurtdışı yatırım ve hizmetler, ürün güvenliği ve denetimi ile ihracatçıları yakından ilgilendirebilecek diğer konularda etkin bilgilendirmenin amaçlandığı ziyarette, Denizli'de en çok ihracat ve istihdam gerçekleştiren 150'ye yakın firma tek tek ziyaret edildi. Firmaların talepleri ve sorunları en yetkili ağızlardan yerinde dinlenildi.

Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB), Ekonomi Bakanlığı'nın desteğiyle yürütülen 'Turquality' projesi kapsamında, Amerika Birleşik Devletleri'nde gerçekleştirilen 'Global Home Show 2017' etkinliğinde, 'Turkish Towels' markasıyla yer aldı. Etkinlikte mankenler Denizli'de üretilen 'Turkish Towels' logolu bornozların tanıtımını yaptı. ABD'nin New York kentinde düzenlenen Global Home Show'a katılan DENİB, Denizli'de üretilen bornoz ve havluların tanıtımını 'Turkish Towels' logosuyla yaptı.

logolu bornozlar ilgi çekti. Türk havlusu kalitesi ve farkıyle beğeni toplarken, DENİB tanıtım masasına yoğun ilgi gösteren katılımcılara hediye el havlusu verildi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili ve DENİB Başkanı Süleyman Kocasert, DENİB olarak Turquality Projesi kapsamında Global Home Show'a ikinci kez katılım sağlandığını belirterek, "ABD pazarında Denizli, geçmişte önemli miktarlarda ihracat gerçekleştirdi. Dünya ekonomisinin içinden geçtiği süreç değerlendirildiğinde, Amerika'da eskiden olduğu gibi etkin olabilmenin yolu markalaşmaktan geçiyor. Nasıl araba dendiğinde akla Almanya, saat dendiğinde akla İsviçre geliyorsa, havlu ve bornoz dendiğinde de akla Türk havlu ve bornozunun gelmesi gerekiyor. Bunun için de tüm fırsatların değerlendirilmesi oldukça önemli" dedi.

EİB ihracatını artışa geçirdi birlik olurken, üst üste yedi aydır ihracatını en fazla arttıran birlik olmayı başardı. EZZİB'in Mart ayı ihracatı 10 milyon 446 bin dolardan, 24 milyon 597 bin dolara yükseldi. Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği yüzde 50 ihracat artış hızı yakalarken, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği yüzde

46, Ege Maden İhracatçıları Birliği ise yüzde 26'lık ihracat artış hızına ulaştı. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Mart ayında, 98 milyon 210 bin dolarlık ihracat tutarıyla geçtiğimiz aylarda olduğu gibi en fazla ihracat yapan birlik olurken, Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği 90 milyon 429 bin dolarlık ihracatla zirvenin ortağı oldu.

EGE

Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), 2017 yılı Mart ayında 1 milyar 23 milyon 769 bin 284 dolar ihracat gerçekleştirdi. EİB'nin, 2016 yılı Mart ayı ihracatı ise 929 milyon 473 bin dolar olmuştu. EİB'nin ihracatı Mart ayında yüzde 10 artış gösterdi. 2017 yılında EİB ihracatı ilk kez 1 milyar doları aşmayı başardı. Egeli ihracatçılar, 2017 yılı Ocak - Mart döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre ihracatını yüzde 6 artırarak, 2 milyar 590 milyon dolardan, 2 milyar 735 milyon dolara çıkardı. Son bir yılık dönemde EİB üyelerinin yaptığı ihracat ise; yüzde 6 yükselişle 10 milyar 465 milyon dolardan, 11 milyar 46 milyon dolara çıktı ve uzun bir aranın ardından 11 milyar dolar barajını geçti. Zeytinyağı ihracatı rekorlar kırmaya devam ediyor Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği, yüzde 135 ile ihracatını en fazla arttıran

119


BİRLİK / BÖLGELER

AKİB ihracat rakamlarından umutlu

AKDENİZ

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) Koordinatör Başkanı Zeki Kıvanç, AKİB ihracat rakamlarının, 2017 yılı Mart ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 43,4 artış kaydederek 1 milyar 225 milyon dolara çıktığını bildirdi. Kıvanç, yaptığı yazılı açıklamada, demir ve demir dışı metaller ile çelik ihracatının yüzde 152, kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatının yüzde 82, su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatının yüzde 34, hububat bakliyat yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatının yüzde 21, mobilya, kağıt ve orman ürünleri ihracatının yüzde 13,96, tekstil ve ham maddeleri ihracatının da yüzde 7,74 oranında artış gösterdiğini belirtti. Ekonomiye olan katkımızı artıracağız Türkiye ihracatının son aylarda artış trendine girdiğini, Akdeniz İhracatçı Birlikleri'nin de genel artış trendi içindeki yerini aldığını ifade eden

Kıvanç, "Yılbaşından bu yana ihracat rakamlarımızdaki artış çok sevindirici ve umut verici. Özlediğimiz çift haneli artışlara geri döndük" diye konuştu. Kıvanç, şu değerlendirmelerde bulundu: "AKİB'in 2017

yılı Mart ayı rakamlarına baktığımızda 854 milyon dolardan 1 milyar 225 milyon dolara yükseldiğini, geçen sene Mart ayına oranla yüzde 43,4 oranında bir artış olduğunun görüyoruz. 2016 ve 2017'yi ilk 3 ay olarak değerlendirdiğimizde ise 2016 yılı ilk 3 ayında 2 milyar 451 milyon dolar olan ihracatımızın 2017 yılı ilk 3 ayında 3 milyar 299 milyon dolara yükseldiği ve yüzde 34,6 oranında arttığı görülmektedir. AKİB Türkiye geneli ihracata yaptığı yüzdü 9'luk katkıyla de en fazla ihracat yapılan 4. Genel Sekreterlik konumunda. 2017 yılı Mart ayında, 2016 yılının Mart ayına göre ülke olarak yüzde 19 oranında daha fazla ihracat yaptık. AKİB gösterdiği yüksek performans ile Mart ayında Türkiye geneli ihracatta yakalanan 13 milyar 616 milyon dolarlık ihracatta önemli pay sahibi oldu. AKİB olarak hem bölge hem de ülke ekonomisine olan katkımızı artıracağımıza ve ülkemizin 2023'te 500 milyar dolar hedefine daha fazla katkıda bulunacağımıza inanıyorum."

BAİB, 52 firmayla Marble 2017 İzmir'de

Türk ve dünya ekonomisi tartışıldı

Ziraat mühendislerinin eğitimleri devam ediyor

Batı Akdenizli mermer ihracatçıları, bu yıl 23’üncüsü düzenlenen Marble 2017 İzmir'e 52 firmayla katıldı. Batı Akdeniz, fuarda BAİB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Satıcı, BAİB Maden Komitesi Başkanı Ercan Akın, BAİB Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Özel, Selçuk Baysarı ve Özgür Ekinci ile Genel Sekreter Fisun Evrensevdi Pektaş tarafından temsil edildi. Bölgenin mermer ihracatı açısından oldukça başarılı geçen fuar çerçevesinde BAİB yönetimi ve üye firmalar incelemelerde bulundular.

120

ZEKİ KIVANÇ AKİB Koordinatör Başkanı

Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) ve Toplumsal Ekonomik Araştırmalar Merkezi (TEAMDER) işbirliği ile Türk ekonomisindeki son gelişmeler ile ilgili bir konferans düzenlendi. Ekonomist Akademisyen Prof. Dr. Emre Alkin'in sunumuyla anlattığı ‘Bize Bir şey Olmaz Çünkü' adlı konferans Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Konferans Salonu'nda gerçekleşti. BAİB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Satıcı, TEAMDER Başkanı Ali Yılmaz, BAİB ve TEAMDER Yönetim Kurulu Üyeleri de Prof. Dr. Alkin'in konferansına katılım sağladılar.

Antalya Zirai Karantina Müdürlüğü, BAİB Konferans Salonu'nda Rusya Federasyonu'na yaş meyve sebze ihracatı yapan firmaların danışman ziraat mühendislerine bildirime neden olan organizmalar ve ürün hazırlama konusunda eğitim verdi. Eğitim programına bölgede faaliyet gösteren firmaların Danışman Ziraat Mühendisleri katıldı. Katılımcılara karantina, ülkemizde zirai karantina, karantina zararlıları, pestisit kalıntısı nedeniyle bildirim almama adına yapılması gerekenler hakkında bilgi verildi.


Türkiye, ISH 2017 fuarında partner ülke olarak yerini aldı İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği girişimleri neticesinde, ısıtma soğutma ve havalandırma, sıhhi tesisat, iklimlendirme teknolojileri, yenilenebilir enerji ve yenilikçi banyo dizaynı konusunda dünyanın lider ihtisas fuarı olan ISH Frankfurt Fuarında ülkemiz partner ülke olarak boy gösterdi. İki yılda bir düzenlenen söz konusu fuar, gerek ziyaretçi sayısı ve ziyaretçilerin

ülke dağılımı, gerek fuar alanı büyüklüğü gerekse katılımcı firma sayısı açısından dünyanın iklimlendirme sektöründeki en nitelikli fuarı konumunda. Söz konusu fuara, 2015 yılında 104 Türk firması katılım sağladı, Partner Ülke konsepti ve İSİB’in girişimleri neticesinde bu sayı 2017 yılında yüzde 30’luk bir artış göstererek 140’a ulaştı.

Fuarın açılış seremonisinde; Almanya Ekonomi, Enerji, Ulaşım ve Bölgesel Gelişim Bakan Yardımcısı Tarek AlWazir, Frankfurt Belediye Başkanı Peter Feldmann, Ekonomi Bakanlığı Müsteşarı İbrahim Şenel, Frankfurt Başkonsolosu Burak Karartı, DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan ile Ekonomi Bakanlığı’ndan diğer yetkililer yer aldı.

Birleşik Arap Emirlikleri'nin Dubai kentinde 26 Şubat - 2 Mart 2017 tarihlerinde düzenlenen ve gıda sektöründe dünyanın en önemli fuarlarından biri olan Gulfood Fuarı’na dördüncü kez bir info stant ile katılan Un ve Unlu Mamuller Tanıtım Grubu ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. 120’den fazla ülkeden 5 bin katılımcı ve 95 bin ziyaretçiye ev sahipliği yapan fuar süresince Un ve Unlu Mamuller Tanıtım Grubu iştigal alanında yer alan başta un olmak üzere maya, nişasta ve diğer ihraç ürünlerinin ve Türkiye’nin potansiyelinin tanıtımı gerçekleştirildi. Un ve Unlu Mamuller Tanıtım Grubu tarafından info standını gezen ziyaretçilere İngilizce hazırlanan tatlı ve tuzlu unlu mamuller tariflerini içeren yemek kitabı ile sektörü tanıtan katalog dağıtıldı.

vitrifiye sektöründe dünyanın en önemli ihtisas fuarlarından biri olarak kabul edilen Uluslararası Bina, Enerji Teknolojisi ve Banyo Ekipmanları Fuarı olan ISH 2017 Fuarı’na, Seramik Tanıtım Grubu (STG) faaliyetleri çerçevesinde 100 metrekarelik bir info stant ile katılım gerçekleştirdi. İki senede bir gerçekleştirilen ISH Fuarı’na STG adına 7’nci kez katılım sağlanırken, Türk seramik sektörünü tanıtan CD-USB

alanında bulunan Türk seramik firmalarına yönlendirici haritalar verildi. Isı, iklimlendirme teknolojileri, yenilebilir enerjiler ve banyo-bina hizmetlerinde uluslararası ihtisas fuarı olan ISH Fuarı’na, bu yıl Seramik Tanıtım Grubu üyesi firmalarından Ece Banyo, Idevit Seramik, Serel, Vitra, Bocchı, Creavit, Ege Vitrifiye, Esvit, Güralvit, Sanovit, Turkuaz Seramik ile Seramiksan son ürün ve tasarımlarıyla katılım sağladı.

121

ORTA ANADOLU

Seramik Tanıtım Grubu “ISH 2017” fuarında Un sektöründen kataloglar stant ziyaretçilerine dağıtıldı. 14-18 Mart 2017 tarihleri arasında Dubai’de gövde gösterisi Frankfurt/Almanya’da düzenlenen ve Diğer taraftan, stant ziyaretçilerine fuar


BİRLİK / BÖLGELER

DKİB komşu ülkelere ticaret heyeti programı düzenleyecek seviyesinde bulunuyor. Oysaki gerçek ölçeğinde sınır komşusu bölgeler, en büyük ticareti kendi aralarında yapıyor" ifadelerini kullandı.

KARADENİZ

Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hamdi Gürdoğan, Gürcistan ve Azerbaycan'a ile karşılıklı ticari ilişkilerin üst noktalara ulaştırılması amacıyla bu ülkelere yönelik 2-6 Mayıs'ta Ticaret Heyeti Programı gerçekleştirileceğini bildirdi. Gürdoğan, Doğu Karadeniz'in, sınır komşusu ve yakınlık avantajına sahip olduğu Gürcistan ve Azerbaycan ile 1990'lı yıllardan bugüne dek sorunsuz şekilde ve kazan kazan prensibi içinde yürüttükleri ticari ilişkilerin her geçen gün artarak bugünkü seviyesine

ulaşmasına rağmen yakınlık ve komşuluk ilişkilerinin sunmuş olduğu fırsatlar düzeyine ulaşamadığını belirtti. Gürcü ve Azeri meslektaşlarıyla yürüttükleri ticari ilişkiler ve ortaklıkların sorunsuz sürdürüldüğünü ancak Doğu Karadeniz ihracatında bu ülkelerden aldıkları payın mevcut potansiyelin çok altında kaldığına işaret eden Gürdoğan, "2016 yılında ülkemizden Gürcistan'a yapılan toplam ihracat içinde Doğu Karadeniz'in payı yüzde 13 düzeyinde, Azerbaycan'a yapılan ihracattaki bölgemizin payı ise yüzde 1,7'ler

İkili iş görüşmeleri gerçekleştirilecek Gürdoğan, Gürcistan ve Azerbaycan ile ticari ilişkilerin başladığı 1990'lı yıllardan bugüne dek Doğu Karadenizli iş damlarının çok başarılı projelere ve ticari birlikteliklere imza attıklarını, buna rağmen Doğu Karadeniz'in bu ülkelerin ithalatından aldığı payın en az yüzde 50'ler seviyesinde olması gerekirken bugünkü hacmi ile çok düşük düzeylerde kaldığını belirtti. Gürdoğan, bu amaçla Doğu Karadeniz'e komşu ve bir günlük karayolu ulaşım mesafesine sahip Gürcistan ve Azerbaycan'a yönelik karşılıklı ticari ilişkilerin üst noktalara ulaştırılması amacıyla bu ülkelere yönelik Ticaret Heyeti Programı düzenleme kararı aldıklarını kaydetti. Ekonomi Bakanlığı koordinasyonu ve birlik organizasyonunda 2-6 Mayıs tarihlerinde düzenleyecekleri sektörel Ticaret Heyeti Programının, ilk etapta Tiflis, sonrasında Bakü'de ikili iş görüşmeleri şeklinde gerçekleşeceğini kaydeden Gürdoğan, inşaat, yapı malzemeleri ve tüketim ürünleri sektörlerini kapsayacak Ticaret Heyeti Programı'nda işadamlarının ticari partnerleriyle görüşme yanında piyasalarda inceleme yapma imkanı da bulacağına dikkat çekti.

Türkiye 7 ayda 1,2 milyar dolarlık fındık ihraç etti Karadeniz Fındık Mamulleri ve İhracatçıları Birliği (KFMİB), 1 Eylül'de başlayan 2016-2017 fındık ihraç sezonunun Mart ayı ortalamasında standart naturel iç fındığın kentalinin (100 kilogramı) ortalama 729 dolardan işlem gördüğünü duyurdu. Birlikten yapılan açıklamada, 1 Eylül-31 Mart 2017 tarihlerinde Türkiye'nin 154 bin 235 ton fındık ihraç ederek karşılığında 1 milyar 294 milyon 960 bin dolar gelir sağladığı 122

kaydedildi. İhracatın 120 bin 461 tonunun AB ülkelerine yapıldığı aktarılan açıklamada, AB dışındaki Avrupa ülkelerine 10 bin 432, denizaşırı ülkelere 15 bin 620, diğer ülkelere ise 7 bin 716 ton fındık ihracatı gerçekleştirildiği ifade edildi. Türkiye, geçen sezonun aynı döneminde 167 bin 963 ton fındık ihraç ederek, karşılığında 1 milyar 607 milyon 443 bin dolar girdisi sağladı.


DAİB 2016 yılı Olağan Genel Kurulu yapıldı ekonomik ve siyasi gelişmelerin yanı sıra 15 Temmuzdaki hain darbe girişiminin de Türkiye’nin ekonomik dengelerini olumsuz etkilemesiyle zor bir yılı geride bıraktık. 2016 yılı genel itibarıyla ülkemiz açısından zorlu geçti. Ancak Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği olarak; 2016 yılını oldukça verimli ve yoğun bir takvimle geçirdik” dedi. Bölge İhracatımızı artırmak için projeler düzenliyoruz İhracatçı üyelerin önlerindeki engelleri kaldırmak ve onlara her türlü desteği sağlamak amacıyla ihracatçıların yanında olduklarını açıklayan Şengel, “Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği olarak 2016 yılında, iştigal sahamıza giren 17 ilimizde dış ticaret eğitim seminerleri, ticari heyet ve alım heyeti gibi yurtdışı pazarlama faaliyetleri ve Ekonomi Bakanlığımız desteğiyle oluşturulan yeni URGE proje heyetleri gerçekleştirecek. Bölge ihracatımızı artırmak için bu projeleri düzenliyoruz. Özellikle yer altı ve yer üstü kaynaklarıyla zengin 17 ili bünyesinde

CEMAL ŞENGEL DAİB Başkanı

barındıran DAİB, hem bölgenin tanıtımını hem de ihracatının artırılmasını amaçlıyor. Devletimizin uygulamakta olduğu, politikalarla bölgemizin fiziksel sıkıntılarının çözülmesi ile birlikte, inanıyoruz ki artık bölgemiz ihracatı, rüzgârı arkasına alacak” diye konuştu.

Her türlü desteğe devam edeceğiz

GAİB, Türk Eximbank ve KGF işbirliği ile 'İhracatın Finansmanında Türk Eximbank ile KGF İşbirliği' konulu tanıtım ve bilgilendirme toplantısı Kredi Garanti Fonu Genel Müdürü Gergerli ve Türk Eximbank Genel Müdürü Yıldırım'ın katılımlarıyla GAİB Hizmet Binasında yapıldı. Toplantı öncesi Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birliklerini ziyaret eden Kredi Garanti Fonu Genel Müdürü İsmet Gergerli ve Türk Eximbank Genel Müdürü

Adnan Yıldırım ve beraberlerindeki heyet GAİB Koordinatör Başkanı Abdulkadir Çıkmaz, Halı İhracatçıları Birliği Başkanı Salahattin Kaplan ve Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mahsum Altunkaya'dan bölge ihracatının yanı sıra ihracatçıların yaşadığı sorunlarla ilgili bilgiler aldılar. Ziyarete Gaziantep Milletvekili Nejat Koçer, GSO Meclis Başkanı Mustafa Topçuoğlu, GTB Meclis Başkanı Selami Memiş, GTB Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, GTO Başkanı Beyhan Hıdıroğlu, GTO Meclis Başkanı Settar Konukoğlu ile çok sayıda sanayici ve işadamı katıldı. Kredilerin arkasında duruyoruz Kredi Garanti Fonu (KGF) Genel Müdürü İsmet Gergerli, KGF'nin adı duyulan ancak çok da tanınmayan 25 yıllık çok ortaklı

bir kefalet kurumu olduğunu, KGF olarak, başta KOBİ'ler olmak üzere finansmana erişimde sorunu olan işletmelere onlara kefalet, garanti desteği vererek finansmana ulaşmalarını kolaylaştırdıklarını ifade etti. Gergerli, ihracatçıların bu anlamdaki sorunlarının çözümü için gerekli her türlü desteği vermeye devam edeceklerini söyleyerek "Biz para vermiyoruz. Ama sizlere güveniyoruz. Sizin arkanızdayız, destekliyoruz. Bankalardan alacağınız krediler için arkanızda duruyoruz" dedi. Türk Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım Türk Eximbank'ın son yıllarda Türkiye'nin finans sisteminin, özellikle sanayicilerin ve ihracatçıların vazgeçilmez bankası olduğuna dikkati çekerek "Geçen yıl Türkiye ihracatının yüzde 23'üne destek verdik. Bu rakamı 2017'de yüzde 26'ya çıkarmayı hedefliyoruz" dedi. 123

DOĞU & G. DOĞU ANADOLU

Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği (DAİB), 2016 Yılı Olağan Genel Kurulu yapıldı. Üyeler, genel kurulda DAİB Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu’nu ibra etti. Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği (DAİB), 2016 Yılı Olağan Genel Kurulu 8 Nisan 2017 Cumartesi günü Erzurum Palandöken Sway Hotel Toplantı Salonunda yoğun katılımla gerçekleşti. Olağan Genel Kurul’a DAİB Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Şengel, DAİB Yönetim ve Denetim Kurulu Üyeleri ile ihracatçılar katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Divan Kurulu oluşturuldu, ardından gündem maddeleri görüşülüp, oylandı ve oy birliğiyle kabul edildi. 2016 Yılı Olağan Genel Kurulu’nda geride kalan bir yılda gerçekleşen ve 2017 yılının geri kalan kısmında gerçekleştirilecek olan çalışmalar hakkında katılımcılara bilgi verildi. DAİB Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Şengel, genel kurul sonrası salondaki üyelere hitap etti. Konuşmasına ihracatçılara teşekkür ederek başlayan Şengel, “Global ticarette yaşanan durgunluk, küresel ölçekteki


MART 2017 İTİBARIYLA GÜNDEM KAPAK GÜNDEM İHRACAT RAKAMLARI TÜRKİYE İHRACATI

Ülkelere göre incelendiğinde ise, Mart ayında Singapur’a ihracatımız yüzde 340,5 gibi yüksek bir oranda artarken, Çin’e yapmış olduğumuz ihracat da yüzde 73 oranında yükseldi. AB ülkelerine ihracatımız her zaman olduğu gibi dengeli bir şekilde artmaya devam ediyor. Mart ayında AB-28’e olan ihracatımız yüzde 20 artarken, AB ülkeleri arasında en dikkat çekici artışların ise yüzde 95,9 ile Malta ve yüzde 92,1 ile Portekiz’de yaşandığı görülüyor.

● İhracat son 12 aylık dönemde ise ihracat yüzde 2,4 artışla 144 milyar 877 dolar olarak kayda geçti. ● Sektörel bazda Mart ayında en fazla ihracatı yüzde 32,5 artış ve 2 milyar 713 milyon dolarla otomotiv endüstrisi gerçekleştirdi. ● İlk 3 aydaki ihracat artışımız yüzde 6,7 oldu.

1,3

868

335

MİLYON DOLAR İNGİLTERE

MİLYAR DOLAR ALMANYA

MİLYON DOLAR HOLLANDA

585

ANA ÜRETİM GRUPLARININ İHRACATTAN ALDIĞI PAY

Madencilik %2,8

Tarım %13,8

Sanayi %83,4

5,77

MİLYAR DOLAR

İSTANBUL

1,28

MİLYAR DOLAR

KOCAELİ

1,28

MİLYAR DOLAR

BURSA

İZMİR

322

MİLYON DOLAR POLONYA

813

MİLYON DOLAR İTALYA

329

MİLYON DOLAR İSRAİL

MİLYON DOLAR

ANA ÜRETİM GRUPLARININ MART AYI İHRACATINDAN ALDIĞI PAY Sektör bazında Mart ayında en fazla ihracatı 2 milyar 713 milyon dolarla otomotiv sektörü gerçekleştirdi. Bu sektörü 1 milyar 537 milyon dolarla hazır giyim ve konfeksiyon ile 1 milyar 532 milyon dolarla kimyevi maddeler sektörleri takip etti.

392

Hayvansal ürünler

%2,9

Ağaç ve orman ürünleri

MİLYON DOLAR

843

MİLYON DOLAR IRAK

185,8

MİLYON DOLAR

%1,4

Tarıma dayalı işlenmiş ürünler

1,11

MİLYON DOLAR

%8,1

Bitkisel ürünler

Kimyevi maddeler ve mamulleri

1,53

MİLYAR DOLAR

%11,2

Sanayi mamulleri

1,3 %9,5

MUŞ

%2370,3 8,71

MİLYAR DOLAR

%64

492

MİLYON DOLAR

SAKARYA

602

MİLYON DOLAR

ANKARA

334

MİLYON DOLAR

MANİSA

270

DENİZLİ

602

MİLYON DOLAR

GAZİANTEP

279

MİLYON DOLAR

HATAY

İHRACATI EN FAZLA ARTAN İL İhracatını Mart ayında en çok artıran ilk 10 il arasında Muş %2370,3 ile birinci oldu.

MİLYAR DOLAR

MİLYON DOLAR

84 124

13.616.061.000

DOLAR OLARAK GERÇEKLEŞTİ

MİLYON DOLAR FRANSA

MİLYON DOLAR İSPANYA

764

YÜZDE %19 ARTIŞLA

595

714

MİLYON DOLAR ABD

İLLERE GÖRE MART AYI İHRACAT DAĞILIMI

MART AYINDA İHRACAT


MART 2017 İHRACAT RAKAMLARI SEKTÖREL BAZDA RAKAMLAR -1000 $ MART

SEKTÖRLER

SON 12 AY

2016

2017

Değişim

2016 - 2017

Değişim

Pay(16) (%)

I. TARIM

1.749.852

1.875.543

7,2

13,8

20.308.216

20.501.699

1,0

14,2

A. BİTKİSEL ÜRÜNLER

1.230.380

1.297.717

5,5

9,5

14.610.241

14.359.001

-1,7

9,9

Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri

569.483

624.627

9,7

4,6

6.106.604

6.472.773

6,0

4,5

Yaş Meyve ve Sebze

147.267

155.448

5,6

1,1

1.996.175

2.051.663

2,8

1,4

Meyve Sebze Mamulleri

115.798

124.702

7,7

0,9

1.324.711

1.346.220

1,6

0,9

Kuru Meyve ve Mamulleri

108.064

115.902

7,3

0,9

1.353.615

1.299.924

-4,0

0,9

Fındık ve Mamulleri

138.571

167.641

21,0

1,2

2.628.590

1.972.254

-25,0

1,4

Zeytin ve Zeytinyağı

18.612

31.858

71,2

0,2

179.105

232.038

29,6

0,2

Tütün

120.666

62.670

-48,1

0,5

940.962

901.297

-4,2

0,6

Süs Bitkileri ve Mamulleri

11.919

14.868

24,7

0,1

80.480

82.831

2,9

0,1

150.087

185.880

23,8

1,4

1.729.220

1.991.957

15,2

1,4

150.087

185.880

23,8

1,4

1.729.220

1.991.957

15,2

1,4

369.384

391.946

6,1

2,9

3.968.755

4.150.741

4,6

2,9

369.384

391.946

6,1

2,9

3.968.755

4.150.741

4,6

2,9

II. SANAYİ

9.425.403

11.357.753

20,5

83,4

108.247.245

111.125.476

2,7

76,7

A. TARIMA DAYALI İŞLENMİŞ ÜRÜNLER

1.008.444

1.107.981

9,9

8,1

11.389.667

11.333.644

-0,5

7,8

Tekstil ve Hammaddeleri

703.269

759.041

7,9

5,6

7.945.771

7.947.413

0,0

5,5

Deri ve Deri Mamulleri

126.201

159.357

26,3

1,2

1.423.360

1.439.505

1,1

1,0

Halı

178.974

189.583

5,9

1,4

2.020.535

1.946.726

-3,7

1,3

1.189.671

1.531.794

28,8

11,2

15.005.291

14.727.232

-1,9

10,2

1.189.671

1.531.794

28,8

11,2

15.005.291

14.727.232

-1,9

10,2

7.227.288

8.717.977

20,6

64,0

81.852.287

85.064.601

3,9

58,7

Hazırgiyim ve Konfeksiyon

1.509.702

1.537.523

1,8

11,3

17.227.519

16.789.684

-2,5

11,6

Otomotiv Endüstrisi

2.046.659

2.712.809

32,5

19,9

21.492.016

25.357.381

18,0

17,5

Gemi ve Yat

79.474

148.846

87,3

1,1

1.048.144

1.090.431

4,0

0,8

Elektrik Elektronik ve Hizmet

897.845

913.576

1,8

6,7

10.390.531

9.865.375

-5,1

6,8

Makine ve Aksamları

469.290

519.192

10,6

3,8

5.460.988

5.362.793

-1,8

3,7

Demir ve Demir Dışı Metaller

536.208

613.866

14,5

4,5

6.200.940

6.066.247

-2,2

4,2

Çelik

731.682

1.176.955

60,9

8,6

9.238.603

9.949.647

7,7

6,9

Çimento Cam Seramik ve Toprak Ürünleri

273.740

259.265

-5,3

1,9

2.766.674

2.614.113

-5,5

1,8

Mücevher

194.887

341.888

75,4

2,5

2.575.432

2.719.093

5,6

1,9

Savunma ve Havacılık Sanayi

164.168

147.798

-10,0

1,1

1.740.934

1.628.137

-6,5

1,1

İklimlendirme Sanayi

314.645

331.915

5,5

2,4

3.609.573

3.519.930

-2,5

2,4

Diğer Sanayi Ürünleri

8.986

14.344

59,6

0,1

100.933

101.769

0,8

0,1

265.568

382.765

44,1

2,8

3.808.535

4.061.589

6,6

2,8

9.093.265

9.188.314

1,0

6,3

141.457.261

144.877.078

2,4

100,0

B. HAYVANSAL ÜRÜNLER Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller C. AĞAÇ VE ORMAN ÜRÜNLERİ Mobilya,Kağıt ve Orman Ürünleri

B. KİMYEVİ MADDELER VE MAM. Kimyevi Maddeler ve Mamulleri C. SANAYİ MAMULLERİ

III. MADENCİLİK İhracatçı Birlikleri Kaydından Muaf İhracat T O P L A M (TİM)

Pay(16) (%) 2015 - 2016

125


GÖSTERGELER Mart ayı en fazla ihracat yapılan ilk 10 ülke (1000$) ÜLKE (Bin$) ALMANYA BİRLEŞİK KRALLIK IRAK İTALYA BİRLEŞİK DEVLETLER FRANSA İSPANYA HOLLANDA İSRAİL POLONYA

2016 1.193.063 741.759 619.087 600.057 526.343 513.582 422.760 366.049 279.686 267.848

Mart ayı en yüksek ihracat artışı yaşanan ilk 10 ülke (1000$)

2017 1.306.097 867.773 842.827 812.836 714.321 594.872 585.776 334.735 329.275 321.899

Değ. % 9,5 17,0 36,1 35,5 35,7 15,8 38,6 -8,6 17,7 20,2

ÜLKE (Bin$) CEBELİ TARIK SINGAPUR HAITI RUANDA TAYVAN ESTONYA KANADA PANAMA BAHREYN SENEGAL

2016 5.051.766 915.849 1.092.220 696.650 578.641 577.808 156.594 333.928 156.238 226.639

2017 5.770.279 1.285.074 1.281.234 763.970 602.595 601.881 491.813 334.318 278.932 270.656

Değ. % 14,2 40,3 17,3 9,7 4,1 4,2 214,1 0,1 78,5 19,4

En fazla ihracat yapılan ilk 10 ülke sıralamasında Mart ayında Almanya lider oldu. Mart’ta Almanya’ya yapılan ihracat yüzde 9,5 artış gösterdi.

2016 2.046.659 1.509.702 1.189.671 731.682 897.845 703.269 569.483 536.208 469.290 369.384

Mart ayında en fazla ihracat yapan ilk 10 sektörden ihracatını en çok artıran otomotiv, kimyevi maddeler ve çelik sektörleri oldu.

126

Değ. % 9791,9 340,5 263,1 218,5 175,9 149,0 122,8 121,0 111,9 98,9

ÜLKE (Bin$) MUŞ YALOVA KASTAMONU KARS VAN SAKARYA ELAZIĞ KARABÜK AKSARAY HATAY

2016 41 3.354 4.622 41 1.716 156.594 6.972 12.809 6.003 156.238

2017 1.004 47.587 38.452 300 6.671 491.813 19.501 28.592 11.657 278.932

Değ. % 2370,3 1319,0 731,8 628,8 288,8 214,1 179,7 123,2 94,2 78,5

Mart ayında en çok ihracat artışı yaşanan ülke ise Cebeli Tarık oldu. Mart’ta Cebeli Tarık’a gerçekleşen ihracat yüzde 9791,9 oranında yükseldi.

Mart ayı en yüksek ihracat artışı yaşanan ilk 10 sektör (1000$)

Mart ayı en fazla ihracat yapan ilk 10 sektör (1000$) ÜLKE (Bin$) OTOMOTİV ENDÜSTRİSİ HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON KİMYEVİ MAD. VE MAM. ÇELİK ELEK. ELEKTRONİK VE HİZMET TEKSTİL VE HAMMADDELERİ YAĞLI TOHUMLAR VE MAM. DEMİR VE D. DIŞI METALLER MAKİNE VE AKSAMLARI MOBİLYA,KAĞIT VE ORMAN ÜR.

2017 21.333 116.049 10.872 12.088 23.343 36.020 102.377 13.349 29.763 20.997

Mart ayı en yüksek ihracat artışı yaşanan ilk 10 il (1000$)

Mart ayı en fazla ihracat yapan ilk 10 il (1000$) ÜLKE (Bin$) İSTANBUL KOCAELİ BURSA İZMIR GAZİANTEP ANKARA SAKARYA MANİSA HATAY DENİZLİ

2016 216 26.346 2.994 3.795 8.459 14.468 45.940 6.040 14.043 10.559

2017 2.712.809 1.537.523 1.531.794 1.176.955 913.576 759.041 624.627 613.866 519.192 391.946

Değ. % 32,5 1,8 28,8 60,9 1,8 7,9 9,7 14,5 10,6 6,1

ÜLKE (Bin$) GEMİ VE YAT MÜCEVHER ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI ÇELİK DİĞER SANAYİ ÜRÜNLERİ MADENCİLİK ÜRÜNLERİ OTOMOTİV ENDÜSTRİSİ KİMYEVİ MAD. VE MAM. DERİ VE DERİ MAMULLERİ SÜS BİTKİLERİ VE MAM.

2016 79.474 194.887 18.612 731.682 8.986 265.568 2.046.659 1.189.671 126.201 11.919

2017 148.846 341.888 31.858 1.176.955 14.344 382.765 2.712.809 1.531.794 159.357 14.868

Değ. % 87,3 75,4 71,2 60,9 59,6 44,1 32,5 28,8 26,3 24,7

İhracatı Mart ayında 1 milyar doları aşan sektörler otomotiv, hazır giyim ve konfeksiyon ile kimyevi maddeler ve mamulleri ve de çelik sektörleri oldu


İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİKLERİ BAZINDA İHRACAT RAKAMLARI (1000 $) MART

SON 12 AY

2016

2017

Değişim (%)

Pay (%)

2015 - 2016

2016 - 2017

Değişim (%)

Pay (%)

İMMİB

3.024.864

3.678.129

21,6

27,0

36.382.748

UİB

2.125.558

2.777.668

30,7

20,4

22.447.592

36.368.633

-0,0

26,8

25.913.837

15,4

19,1

İTKİB

1.633.152

1.712.992

4,9

12,6

OAİB

979.126

1.073.319

9,6

7,9

18.542.514

18.370.577

-0,9

13,5

11.140.498

11.139.498

-0,0

EİB

929.467

1.023.769

10,1

8,2

7,5

10.348.340

11.046.519

6,7

8,1

AKİB

854.640

1.225.701

43,4

9,0

10.599.180

10.857.218

2,4

8,0

GAİB

747.120

735.377

-1,6

5,4

8.352.552

7.792.587

-6,7

5,7

İİB

500.414

649.008

29,7

4,8

6.242.229

6.448.589

3,3

4,8

DENİB

184.062

208.668

13,4

1,5

2.134.386

2.209.479

3,5

1,6

DAİB

172.240

171.186

-0,6

1,3

2.087.766

1.878.057

-10,0

1,4

BAİB

122.185

149.065

22,0

1,1

1.428.310

1.500.651

5,1

1,1

KİB

111.566

114.993

3,1

0,8

1.849.915

1.278.176

-30,9

0,9

DKİB

56.429

96.187

70,5

0,7

807.968

884.943

9,5

0,7

TOPLAM

11.440.823

13.616.061

19,0

100

132.363.997

135.688.765

2,5

100

AYLIK EURO/DOLAR PARİTE ORTALAMALARI

2014

2015

2016

2017

OCAK

1,363

1,167

1,087

1.0627

ŞUBAT

1,365

1,136

1,110

1.0648

MART

1,382

1,086

1,109

1.0695

NİSAN

1,381

1,078

1,133

MAYIS

1,375

1,117

1,129

HAZİRAN

1,359

1,121

1,123

TEMMUZ

1,358

1,103

1,106

AĞUSTOS

1,333

1,113

1,120

EYLÜL

1,294

1,124

1,120

EKİM

1,268

1,126

1,103

KASIM

1,369

1,114

1,078

ARALIK

1,248

1,076

1.053

ŞUBAT-ARALIK

1,234

1,087

1.106

YILLIK

1,329

1,111

1.106

Mart ayında İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterlikleri’nin sergilediği performansta DKİB yüzde 70,5 ihracat artışı ile dikkat çekiyor.

İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterlikleri arasında Mart ayında İMMİB’in ihracattaki payı yüzde 27 olarak gerçekleşti.

127


ADRES DIŞ TİCARET KOMPLEKSİ ÇOBAN ÇEŞME MEVKİİ SANAYİ CAD. B-BLOK K:9 YENİBOSNA / İSTANBUL TEL: 0 212 454 04 90 - 91 FAKS: 0 212 454 04 13 / 454 04 83 E-POSTA: tim@tim.org.tr WEB ADRESİ: www.tim.org.tr GENEL SEKRETER: DR. HALİL BADER ARSLAN GENEL SEKRETER YRD.: TAMER GÜNDOĞAN GENEL SEKRETER YRD.: MEDINE ATAY ERGİN

AKDENİZ İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ LİMONLUK MAH. VALİ HÜSEYİN AKSOY CAD. NO: 4 YENİŞEHİR/MERSİN TEL: 0 324 325 37 37 FAKS: 0 324 325 41 42 E-POSTA: akib@akib.org.tr WEB ADRESİ: www.akib.org.tr GENEL SEKRETER V.: ÜMİT SARI GEN. SEK. YRD: CANAN AKTAN ERDOĞMUŞ BATI AKDENİZ İHRACATÇILAR BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ ASPENDOS BULVARI NO:221 07200/ANTALYA TEL: 0 242 311 80 00 FAKS: 0 242 311 79 00 E-POSTA: baib@baib.gov.tr WEB ADRESİ: www.baib.gov.tr GENEL SEKRETER: FİSUN PEKTAŞ DENİZLİ İHRACATÇILAR BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ ANKARA YOLU 10. KM. 246. SOKAK NO: 8 AKKALE/DENİZLİ TEL: 0 258 274 66 88 (PBX) FAKS: 0 258 274 72 22 - 62 E-POSTA: denib@denib.org.tr WEB ADRESİ: www.denib.org.tr GENEL SEKRETER: UĞUR DAYIOĞLU DOĞU ANADOLU İHRACATÇILAR BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ CUMHURİYET CAD. EREN İŞ MERKEZİ NO: 86 K: 4-5 / ERZURUM TEL: 0 442 214 11 85 (4 HAT) FAKS: 0 442 214 11 89 - 91 E-POSTA: daibarge@daib.org.tr WEB ADRESİ: www.daib.org.tr GENEL SEKRETER: MURAT KARAPINAR GENEL SEKRETER YRD: MELIH LEYLİOĞLU DOĞU KARADENİZ İHRACATÇILAR BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ PAZARKAPI MAH. SAHİL CAD. NO: 95, TRABZON TEL: 0 462 326 16 01 FAKS: 0 462 326 94 01 - 02 E-POSTA: dkib@dkib.org.tr WEB ADRESİ: www.dkib.org.tr GENEL SEKRETER: İDRİS ÇEVİK

128

EGE İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ ATATÜRK CAD. NO:382 ALSANCAK İZMİR TEL: 0 232 488 60 00 FAKS: 0 232 488 61 00 E-POSTA: eib@egebirlik.org.tr WEB ADRESİ: www.egebirlik.org.tr GENEL SEKRETER: CUMHUR İŞBIRAKMAZ GENEL SEKRETER YRD: KEMAL COŞKUN GENEL SEKRETER YRD: ÇİĞDEM ÖNSAL GENEL SEKRETER YRD: NERGİS BÜYÜKKINACI

İSTANBUL TEKSTİL VE KONFEKSİYON İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ DIŞ TİCARET KOMPLEKSİ B-BLOK ÇOBAN ÇEŞME MEVKİİ SANAYİ CAD. YENİBOSNA-BAHÇELİEVLER/ İSTANBUL TEL: 0 212 454 02 00 FAKS: 0 212 454 02 01 E-POSTA: info@itkib.org.tr WEB ADRESİ: www.itkib.org.tr GENEL SEKRETER: BEKİR ASLANER

GÜNEYDOĞU ANADOLU İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ GAZİMUHTARPAŞA BULVARI MÜCAHİTLER MAH. 52012 NO'LU SK. NO: 6 27090 ŞEHİTKAMİL GAZİANTEP TEL: 0 342 211 05 00 (PBX) FAKS: 0 342 221 05 09-10 E-POSTA: gaibevrak@gaib.org.tr WEB ADRESİ: www.gaib.org.tr GENEL SEKRETER VEKILI: MİKAİL İRTEGÜN GENEL SEKRETER YRD: AYDIN KUTLU

KARADENİZ İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ ATATÜRK BULVARI NO:19/E 28200 GİRESUN TEL: 0 454 216 24 26 FAKS: 0 454 216 48 42 E-POSTA: kib@kib.org.tr WEB ADRESİ: www.kib.org GENEL SEKRETER T.: BÜLENT CEBECİ

İSTANBUL İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ DIŞ TİCARET KOMPLEKSİ C-BLOK ÇOBAN ÇEŞME MEVKİİ SANAYİ CAD. YENİBOSNA-BAHÇELİEVLER/ İSTANBUL TEL: 0 212 454 05 00 FAKS: 0 212 454 05 01 - 02 E-POSTA: iib@iib.org.tr WEB ADRESİ: www.iib.org.tr GENEL SEKRETER: İZZET SELÇUK ŞAĞBAN GENEL SEKRETER YRD: DOĞUŞ TOZANLI

ORTA ANADOLU İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ CEYHUN ATUF KANSU CAD. NO: 120 BALGAT/ANKARA TEL: 0 312 447 27 40 (5 HAT) FAKS: 0 312 446 96 05 E-POSTA: oaibwebmaster@oaib.org.tr WEB ADRESİ: www.oaib.org.tr GENEL SEKRETER: ÖZKAN AYDIN

İSTANBUL MADEN VE METAL İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ DIŞ TİCARET KOMPLEKSİ A-BLOK ÇOBAN ÇEŞME MEVKİİ SANAYİ CAD. YENİBOSNA-BAHÇELİEVLER/ İSTANBUL TEL: 0 212 454 00 00 FAKS: 0 212 454 00 01 E-POSTA: immib@immib.org.tr WEB ADRESİ: www.immib.org.tr GENEL SEKRETER: ARMAĞAN VURDU GENEL SEKRETER YRD: COŞKUN KIRLIOĞLU GENEL SEKRETER YRD: FATİH ÖZER GENEL SEKRETER YRD: ÜMİT KOŞKAN

ULUDAĞ İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ 2. GELİŞİM SAHASI KAHVERENGİ CAD. NO: 11 16140 NİLÜFER/BURSA TEL: 0 224 219 10 00 FAKS: 0 224 219 10 90 E-POSTA: uludag@uib.org.tr WEB ADRESİ: www.uib.org.tr GENEL SEKRETER: MÜMİN KARACAKAYALILAR GENEL SEKRETER YRD: ÖZCAN KOLBAŞI GENEL SEKRETER YRD: TANSU SİNAĞ


Direct Sourcing & Processing of Nuts

Raw Nuts | Shelled Nuts | Peeled Kernels | Processed Kernels Raw Materials for Snack | Confectionery | Ice Cream | General Food Industries Natural Sesame Seeds | Hulled | Sesame Seeds | Tahini Extra Virgin Olive Oil | Virgin Olive Oil | Pomace Oil

Main Office: 3. O.S.B. 83320 Cd. No: 7 27120 Gaziantep / Turkey Tel: +90 342 337 87 37 Fax: +90 342 337 87 57 E-mail: info@kahramanas.com


Timreport 147 pro v3 low  
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you