Issuu on Google+

YENİçAG (

ı •

Z. Komoçi n: Iktidarın elde edilmesinden önce

ve sonra komünist partisinin durumu

P. Ferner: Bir kongrenin bellibaşlı sonuçları

V. Vak s: Komünistler fabrikalarda nasıl çalışıyorlar

O. Berkbak ka: Finlôndiya'da gençlik hareketi

P. Peoni dis: Partinin yedek gücü

G.

Şehnazarof: «Moris Torez» Enstitüsü'nde

G.

Hias: Temel devrimci güclerin eylembirliği

R. Ulyanoyski : Marksist olmayan sosyalizm»e Marksist yanaşım

..

Oz e l sa yfalar

L

A. Saydan: Türkiye'de ve dünyada bu ayın olayları �

_______

9

(88)

i

Eylül

1971

BARIŞ

VE

SOSYALIZM

PROBLEMLERI


Bu sayıdaki imzalardan bazılarının kimlikleri:

loltan Komo çin:

Macaristan Sosyalist Işçi Partisi Politbüro üyesi ve Merkez Komitesi Sek rete ri

Paul Femer:

Almanya Sosyalist Birlik Partisi Politbüro üyesi ve MK Sek reteri

Va/ter Vaks:

Avusturya Komünist Pa rtisi Politbüro üyesi ve MK Sekreteri

Seralin Aliaga:

Ispanya Komünist Pa rtisi MK üyesi

Panikos Peonidis:

Kıbrıs Emekçi Halk Ilerici Partisi (AKEL) MK üyesi

Oyva Berkbakka: Finlandiya Komünist Partisi Helsinki

ii Komite s i Sekreteri

Rostis/av U/yanovski Sovyet bilgini


Bütan ülke/er;n proleterlerı, birleşinizI

YENI CAG

9 (88)

'v

Eylül

1971

Komünist

ve

işçi partilerinin teori ve enformasyon dergisi

iktidarın elde edilmesinden önce ve sonra Marksist-leninist partinin durumu Z O LT A N K O M O Ç I N Maca r işçi ha reketinin yüz y ı l l ı k bir tarihi vard ı r. B u n u n ya k l a ş ı k o l a ra k

55 yılı komü nist ho reketi tarihidir. Parti mizin devri m ci eyl e m l erle geçen

yarım yüzyı l l ı k tarihi, n ispeten kısa bir z a m a n d ı r, fakat b u, legai ve iI/ega l koş u l l a rd a i ktida r savaşını, bu iktidarı koruma mücadelesini ve sosya list devrimin ta m zaferi n i de kapsayan olaylarl a d o l u zengin bir dönemdir. Bu y ı l l a r, sosya l izmin temellerini kura n gergin çaba l a rla , sos­ yalist top l u m u n tamomiyle k u r u l u ş u n u hedef tutan a zimli ça l ı şmalarla geçmiştir. Kan ı m ı zca, Maca r komün ist h a reketinde edinilen tecrübe, y a l n ı z biz i m işçi s ı n ıfı m ı z ve emekçi h a l k ı m ı z için değil, aynı zamanda diğerleri i çin d e beli rli i bret derslerini ka psama kta d ı r. Biz k o m ü n i stler, burj uva d üzeninde il l ega l koş u l l a rda ve faşizm y ı l larında iktidar m ü cadelesi ya ptı k , yeni top l u m u kendi e l lerimizle kurmaya baş l ı ­ yaca ğ ı m ı z z a ma n ı n haya l i ni k u rd u k . O z'a ma nlar b i z e her ş e y basit ve açık görü n üyord u . Fakat hayat, h e r zaman o l d u ğ u gi bi, haya l lerimizden daha karma ş ı k ve d a ha zengin çıktı. Yalnız tarihsel büyük soru n la rla değ i l , g ü n l ü k basit işlerle d e u ğ ra ş m a m ı z, birçok yeni, çetin ve hattô gad ­ d a r s ı n a m a lardan geçmemiz gerekti . Fa kat, bu da ya ra r l ı b i r tecrübeydi.

M a ca r komün istleri p a rti s i n i n tecrü besi nden çıkarı l a n i l kesel ibret dersleri, aynı za manda, u l us l a ra rası komü nist h a reketinin evre n sel -ta rihi clcrsleric l i r. Bizim yü rüttüğ ü müz sava ş ı n özgül nitelikleri b u n u i nkôr etmi­ yor, ta m tersine, bk kere d a ha doğruluyor. U l uslara rası komün i st hareketi­ nin o rganik bir p a rçası olan Macarista n Sosyalist işçi Partisi (MSiP), kardeş partilerle b i r bütü n h a l i nd e birleşmekted i r. Ç ü n k ü görüşleri ortak, amaçları o rtak, tarihleri orta ktı r. 641


Maca r ko münistleri, yukarıda da belirttiğ imiz g i b i , hem işçi s ı n ıfı n ı n i ktidar m ü cadelesi döne m i n i n , h e m d e i ktidarın e l d e ed i l mesinden sonraki dönemin tecrü besine sa h i ptirler. Şüphesiz ki, parti n i n eyleminde ve pol i ­ tikasında b i r devam etti rme olayı va rd ı r. Fakat m u ha lefetten topl u m u n yönetici g ü c ü d u ru m u n a geçmesi, o n u n i ç i n yepyeni bir nitelik a n l a m ı n ­

dad\r. Lenin'in sözleriyle ifade edersek, bu, «teorinin pro ti ğe dönüştüğü

tarihsel a n' ı n » gel i p çatması demektir (V. i. Leni n , Top l u eserleri, c. 35, s. 202) . Odel'lerin ölçüleri ve özlüğü a la b i l d i ğ i ne değ işmekte d i r. Parti a rtık meml eketi yönetmeye başlamakta, ya da başka bir deyişle, gayet kar­ maşık b i r ekonomik, sosya l , politik, örgütsel i l işkiler ö rgüsünü yarat­ ma ktad ı r. Ekonomi de, topl u m d a , i n sa n da değ i ş mekted i r. Yaratıcı l ı k prensibi, part i n i n eyle m i n d e başa geçmektedir. Parti n i n ve kadro l a rı n ı n daha önce b i ri ktird i k l eri tecrübe a rtı k yeterli d eğ i l d i r ve o n u n «ha reketteyken», yeni topl u m u kurma s ü reoi içinde d a h a da öğrenmesi gerekmekted i r. i ktidarı savaşla ele geçiren her p a rtiye, yeni ödevlere da ha büyük b i r güve n l e yanaşma s ı n d a , SBKP' n i n ve d i ğ e r sosya l i st ülkeler pa rtileri n i n tecrübesi bir hay l i yard ı m etmektedir ve edecekti r, fakat o n l a rı bu ödevleri çözmekten el bette azat edebi lecek d eğ i l d i r. Komünist parti s i n i n top l u mda yönetici güc d urumuna geçmesi, o n u n eyl e m i n d e d a i ma d ö n ü m noktası o l m uştur ve olacaktır. Parti, i ktidard a , ya l n ı z özgül bir tecrübe e d i n mekle kal mıyor, yen i top l u m u k u rma yasa l l ı kl a r ı n ı n , benzeri gelişme a şa ma sını a rtık geçmiş bulunan d iğer partilerin tecrü besi n i n büyük önemini kendine göre kavrı ­ yor. Aynı z a m a n d a , komün ist parti leri n i n gerek i ktidarı n elde edil mes i nden önce , gerekse d a h a sonraki eylemleri nd e kara kteristi k o l a n b i rçok esas bellrti, iıJedikleri politikoda olduğu gibi korunuyor. B u bakımdan, MS[P'­ nin tecrübesine daya n a ra k ş u n l a rı belirtebi l i riz:

• Kom ü n ist partisi a nc a k M a rksist- Len i nist i l kesel temel üzeri nde etki n b i r pol itika y ü rütebi l i r ; • pa rti daima reel d u ru m u çıkış nokta sı y a p m a l ı d ır ; • d üş ü nsel, örgütsel birl i k v e eylembi rl i ğ i , p a rti n i n top l u msal fon k s i ­ y o n l a r ı n ı yeri n e geti rmesi n i n v e yığ ı n la rl a s ı , k ı bağla ntıs ı n ı n �artı d ı r ; • enternasyo n a l i z m v e b u n u n a ra l ı ks ı z kuvvetlendiri l mesi, parti n i n komün i st i l kese l l i ğ i n i n v e s ı n ı f sava ş ı n d a k i eyl e m l e ri n i n tem e l i d i r. Tecrübe, komün ist p a rti s i n i n , pol itikası n ı , sağcı ve «solcu» yozlaştırma ve sa p m a l a ra kapı l ma d a n , M a rksizm -Len i n i z m p rensipleri gereğ i nce uygu l a ması gere k l i ğ i n i göstermektedir. i l kesel temele daya n a n politika en doğru pol iti kadır. Prensiplerden sa pmak, doğrultu n e o l u rsa olsun, er geç o l u m suz sonuçlar verecektir. 642


Partimizin ta rihinde, kah sağ cı, kah solcu sapmaiarın ve oportü n i z m i n engeller ç ı ka rd ı ğ ı , o n u n temel i n i sarstığı z a m a n l·a r v a rd ı . Parti 1 950-1956 y ıiları döneminde e n a ğ ı r yarayı a ldı: Sapma la'rın ö n l e n mesine, bir yoz­ iaştı r m a n ı n d iğ eri n i peşinden getirmesi veya b i r yozlaştı rmayı d iğ eriyle ha k l ı gösterme ça baları engel oluyo rd u . Tek sözle, 1 956' d a n önceki y ı l l a rda , p a rti, b i r y a n d a n « a nti-dog matizm» ş i a rı a l t ı n d a eylem g österen , ve e mperya l i st p ropaganda tarafı ndan «ulusal k o m ü n i z m.. olara k övU len revizyonizm le, b i r yandan da reviz­ yonizme karşı savaş bayra ğ ı açan, fakat o n u a ltedebilecek d u ru mda ol mayan dogmatizmle i çeriden sarsılıyord u . Sağcı oportünizm, yasa l olara k , zaman zaman sa hte sol ve tersi biç i minde tek�a r doğuyord u . ayle ki, belirli h a l lerde ilk ba k ışta ta ma men birbirinin karşıtı oportü n i z m çeşit­ leri orta k b i r p latform a l ıyorimd ı . B i z her hangi bir s a p maya karşı ideoloj i k mücadelenin d i ğ e r b i r sa p ma n ı n mevziinden ba şarıyla y ü rütülemiyeceğ i n i kavrıyor, biri c i k doğ ru y o l u n her i k i sapmaya ka rş ı hiçbir yozlaştı rmaya meydan vermeksizin M a rksizm -leninizm mevzi leri nden sava şmak o l d u ğ u kara rı n a varıyord u k . Politika n ı n etk i n l i ğ i , her şeyden önce, o n u n , sosyal il. i şki leri ve özel likle işçi sı nıfı n ı n ve emekçi h a l k ı n eme l ve hedeflerin i n e derecede isabetle ya nsıttı ğ ı n a ba k ı l a ra k belirlenir. adevler de, belirli bir aşamada işçi s ı n ıf ı ­ n ı n n e l e r yapabi leceğ i ve m üttefi k l e ri n i n k i m le r ola bi leceği d i kkate a l ı ­ nC'ra k sapta n m a l ı d ı r. Ancak s ü bjektif istekler değ i l , g e rçek d u r u m çıkış noktası ya p ı l a ra k stratejik hedefler doğru biçi mde ol uşturu l a bi l i r ve buna g ö re de taktik hazırla n a bi li r ; strateji i l e taktik a rasında uyg u n l u k ve bi rini n ötekine karışt ı rı l ma ması da büyük bir önem taş ı r. Avrupa'da devri mci h a reketin yava ş l a d ı ğ ı 1 920 y ı l l a rında, memleketi­ mizde i ktidarın işçi s ı n ıfı ta rafı ndan ele geçiri l mesi n i n e n ta k ı n hedef olarak beli rlen mesi bir hata idi. O yı l l a rda, bütün Avru pa'da o l d u ğ u g i bi, Maca rista n'da da, her şeyden önce kuvvet topla mak ve yeni bir taa rruza hazırlanmak ilk ödev o l o ra k ön p l a n d a d u ruyord u . Fa kat bizi m parti miz, uzun zaman , M a ca r Sovyet C u m h u riyeti' n i n şa n l ı gelenek leri ni devam ettirmeyi, doğrudan proletarya diktatör l ü ğ ü k u rma yolundan başka bir yolda göremiyord u . Biz Komintern' i n ü n l ü Vii. Kongresi nden sonra d ı r ki, aynı hedefe-sosya lizme- birleşik halk cephesi yaratma, de mokrat i k d ö n ü ­ ş ü m l e r için savaş yoluyla u l a şma n ı n d o ğ r u o l d u ğ u ka n ı sı n a va rd ı k. Macar komü nistleri y a l n ı z o dönemde değil, daha sonraki aşa m a l arda, örneğ i n i kinci D ü nya Harbi yı l l a rında v e çoğ u z a m a n a löbildiğ i n e karmaşık koş u l l a r içinde, böylece, gerçe k l i ğ e uyg u n bir politi.ka hazı rla d ı l a r. B u politika takdirle k a rş ı l a n ıyor, tarafta rla r top l uyor ve parti n i n , k u rtul uştan sonra u l u su n yönetici p a rtisi o l ması için orta m hazı rlıyord u . ve

Demokrat i k h a l k i ktid a rı n ı n i l k y ı l l af'tlll d a , komünistler, işçi s ı n ı f ı n ı n emekçi h a l k ı n çoğunl u ğ u n u kısa z a m a n i çinde kendi l eri nden yana 643


kazanabi ldiler. M e m lekette çeyrek y üzyı l h ük ü m s ü re n faşizm, i n s a n l a rın d ü nya görüşü üzerinde kuvvetl i o l u msuz etki ler ya pmıştı. Ve sürekli bir gizlil i kten çıkan partimizin, henüz gereken tecrübeye ve vas ı f l ı kadrolara sa h i p o l m a d ı ğ ı halde, çeti n s ı n ı f savaşları s ü recinde beliren yen i yen i problemleri çözmesi gerekiyord u . Pa rtimi z, olayların g i dişi i ç i n d e oluştur­ d uğ u politika s ı n ı y a l n ı z bil i nçli işçilere d eğ i l , bütün i lerici ve demokratik g üclere d e kabul ettirmeyi başa rd ı , zira bu pol,itika top l u m u n bel l ibaşlı ç ı karlarını yansıtıyor ve halkı e n yakından i lg i lend i ren p roblemlere cevap veriyord u . Pa rtim izin üyeleri, o n u n gerek o l u msuz, g e rekse o l u m l u tecru'besi temeli üzeri n d e sıkı b i r birli k içinde olması n ı n önemini iyice kavra d ı leir: Gizli ça lışma yıllarında, karşı-devri m i n saldırısı a rifesinde ve saldırı sırasında gru pçu l u k m ücadelesi, fi·kir birliğ i n i n ve daha son ra do eyl e m b i rliğ i nin bozulması, felôkete yol a çıyord u . D ü rüst ve açık ta rtış m a la rl a komü nistler arasında fik i r birliğine varı l d ı ğ ı zamansa, g üc ü m üz kat ka t a rtıyor ve p a rtim i z en zor koşu l l a r i çinde bile a la b i ld iğ in e karma ş ı k soru n l a rı çöze­ bilecek duruma geliyordu. Parti birliğinin yığınlarıo kapma1. bağlar KUTuI­ mosına y a rd ı m ettiğ i n i bi rkural o l a ra k k,a bul edebi l i riz. Tersi ne, birlik ol mazsa, g üven kaybı ve komün istlerle h a l k a ra s ı nda s ı kı işbirliğinin bozulması kaçı n ı l mazd ı r. B i z i m için hem bu g üvenin , hem de i şb i rliğ i n i n g e rekli o l d u ğ u n u 55 y ı l lık tecrü be defa l a rca ispat etmişti r. B u y ı l lar boyun ca eylemimizin, p a rti tarafından b üt ü n üy l e i şç i sınıfının ve halkın çı karlarına tô bi tutuldu ğ u s ü rece h e p o l u m l u sonuçlm verd iğ,ini g örüyoruz. 1 9 1 9 yılında v e 1 945 y ı l ı ndan son ra böyl eyd i ; 1 956 karşı-devri minden sonra da böyleyd i . Tersine, partinin, 1 950 y ı l l a rı baş l a rı n da o l d u ğ u gibi, e mekçilerin, işçilerin d üş ü n cele rine önem vemıe d i ğ i , onlar a ra s ı n d a ki hoşnutsuzluğu d i kkate a l ma d ı ğ ı z a m a n l a rda ciddi hata l a ra yol a ç ı l ı yord u . 1 956 ka rşı-devri mi a ri fesinde pa rti birliğinin balta l a n ması, safları nda çöz ü l m e ya rattı, hatlô en b i l i n ç l i ve e n cesur komünistlerin bi le mora l i ni bozd u . Karş ı - d evri m i n sa l d ı rısı, p a rti birliğinin boz u l ması ve dolayısiyle parti i l e halk a ra s ı n da ayrı l ı ğ ı n derin leşmesi ora n ı nda g elişiyord u . Ve tersine , 1 956' d a n son ra görü l d ü ğ ü gıi' o i, doğ ru k a rarlar a l ı n ı p hayata geçiri ldikçe, iç birliğin can l a n d ı rı l ması ve sağ la m laştı rı l ma siyle parti n i n başarıları v e e n öne m l i başarı olarak da yığınların g üvenini kazanması a rtıyor, yığın l a rl a bağ lantısı k uvvetlen iyord u . Da ha sonraki başa rıları ­ m ı z ı n temi natı da bunda g iıleniyord u . i kti d a ra gel meden önce d e , g e l d i kten sonra d a , p a rtin i n enternasyona ­ lizme bağ l ı l ı k v e enternasyona l i st ödevle rini yerine getirme derecesinin çözümleyici bir önemi va rd ı r. Biz p a rtimizin proletarya enternasyona l i zmi p rensipleri n e d a i ma bağ l ı ka l m ı ş o l m a s ı n ı en büyük başarı ları m ızdan b i ri sayıyoruz ve bütün M a caristan e mekçi h a l k ı b u n u n l a ifti h a r ediyor. Evet, 644


savaşı mızda zaferler de tattıl, yen i l g i leri d e görd ük, i l kesel doğ ru pol itika m evz i i n d en geçici g erilemel,erimiz d e oldu, fakat enternasyonaHst ,ina n ış­ ları mızdon h i çbir zaman ve hatta bir o n bile vazgeçmedi k. Bu, gelecek kuşa k l a ra a ktarm a m ı z g ereken en k utsa l m i ra s ı m ı zd ı r. M a ca r komü n i st h a reketi d ü nya komün ist hareketi n i n ayrı l ma z b i r parça s ı d ı r. Ka rdeş pa rti­ lerin ve u l us l a ra ra sı işçi sınıfının dayanışması part i m i z i n geçmişine ve b u g ü n ü n e kopmaz b i çi mde bağ l ı d ı r. Biz sınıf k a rdeşleri mizin yard ı m ı n ı d a i ma h issetmişsizd i r v e h e l e ka ra g ü n l erimizde bu yard ı m b iz i m i ç i n çok değerli o l m uştu r. Ka rşı l ı k l ı enterna syonal yük ü m ler, Macar komünistleri n i n pOlitikasında köşetaşı yeri n i tuta r. 2

Hayat, i ktidarı e l e a l a n veya ileride ele a lacak o l o n parti n i n , buna, prog ra m l a , pratik ted b i rler ve kadrolarla en etraflı biçimde peş,inen hazır­ lanması gerekti ğ i n i öğ retiyor. Tari h se l ve sosyal gel işme tempoları n ı n h ı z l a n d ı ğ ı g ü n ü m üzde, pol iti k v e örg ütsel olanakları meyda na çı karmada g eci kme, mevcut tecrübenin önemini küçü mseme g i b i hata la r komün istlere pa halıya mololabi l i r. G e rçi ko m ü n i stler h er z a m a n b i l g i l eri n i a rtırma l ı; fa kat onların, daha önceden benimsen mesi m ü m kü n olanı i ktidarı elde ettikten sonra öğre n m eye başla m a l a rı kötü d ü r. Sınıf savaşı n ı n h i çbir za man ve hiç ki mseye i n safı yoktur. i ktidarı elde ettikten sonra pa.rt i n i n ö n ü n d e geniş olana k l a r açı l ı r. Fakat b u n u n yanısıra ödevleri de b i rden çoğ a l ı r ve soru m l u l uğ u a l a b i l ­ d iğ i n e a rta r ; ç ü n k ü pol iti kasında b ü t ü n e mekçi tabaka ve sınıfların esas çıkarları n ı gözetmekle y ü k ü m l ü d ü r. Biz yol u m uzda hep doğ ru çözü m g e rekti ren y e n i p roblemlerle karşılaşıyoruz. Ç a lışma l a rda hata l a r ı n , yeter­ sizliklerin ve bel i re n çel işk i le ri n d e asla u n utulmaması g e rekiyor. Parti devri mci dönüşü mleri ya l nız yönetmekle k a l mıyor, aynı zamanda kendi eyl e m i n i n eleştirmeni, adeta kend i kendisinin « m u h a l ifi» o l a ra k beli riyor. Ko m ü n i st e l eşti ri v e ö z - e l eşti ri n i n yok l u ğ u veya b u n u n rol ü n ü n küçümsen mesi b ü y ü k z a ra rl ar verebilir. Len i n ' i n söyled i ğ i g i bi , parti, her türlü durum ve koşu l l a r içinde başkala­ rı n d a n d a ha iyi o l a b i l d i ğ i , top l u msal gel işmede o l u msuz ve olumlu d uru m ­ l a r ı , bütün a rtı l a rı ve eksi leri daha derin ve d a ha to m görebi l d i ğ i , öngörü ve tahlil h ü n erin e, d u r u m u i sabetle değerlendirme ve ona göre ödevleri beli rleme kabil iyetine s a h i p o l d u ğ u zaman işçi s ı n ı fı n ı n ve bütün halkın i steklerine ceva p verebilir. En ö n e m l isi, yığ ı n l a rı n ve özelli kle işçi s ı n ıfını n sesine d a i ma k u l a k verebi l d i ğ i , kendisine s u n u l a n d i lekçeleri n ve yönelti len soru ların en kötü form ü l e edil mişinde bile o rasyonal özü bulup çıkara b i l ­ d iğ.i , b i r baş, k a deyişle, i n sa nları heyeca n l a n d ıron ve bir o n ö n ce çözü m gerektiren problem leri a nlıy a b i l d i ğ i; halka b i r şey öğretebildiği ve yön verebildiğ i , bir ya ndan da deva m l ı olara k ve i çte n l i k l e h a l,ktan öğreneb i l ­ diği zaman . . . 645


Sömürü koşulları içinde i şç i sınıfının esas ödevi iktidar s a va şıd ır . Parti, i ktidarı e l e geçiri r g eç i rmez, b u n u n derhal işçi s ı n ı fı n ı n çıkarlarına h iz met etmesini s a ğ l a ma l ı d ı r. i ktidarı bir a ra ç d e ğ i l , ikti d a r için iktidar saya n l a ra karş ı a rd ı c ı l o l a ra k sava ş ı l ması gerekir. i ktidarı, doğru a n la ma k şartiyle, koruma ve daimi o l a ra k sağ l a m la ştı rma savaşı d a b u n u n la o rg a n i k biçimde bağ l ı d ı r. Yarı m y üzyı l i ç i n d e tanık olduğ u m u z i ki acı k a rş ı -devri m tecrü besi , biz Macar komün istleri n i , e l e geçiri len i ktida rı koruma ve s ü r­ d ü rmenin işç i s ı nıfı için hayati b i r zoru n l u k. o l d u ğ u ve bu u ğ u rda en a ğ ı r fedak ô r l ı k l a ra d a h a z ı r b u l u n d u ğ u k a n ı s ı n a va rdırmıştı r. Şu veya bu memleketin işçi s ı n ıfı, e mekçileri, top l u mda ve ekonomide kök l ü d ö n ü ş ü m leri g e rçek leşti rmeye, söm ü rü ve ezg iyi yoketmeye, bütijn emekçi leri özg ürlüğe kavuştu rmaya a ncak ikti d a r kendi ellerinde o l d u ğ u tak d i rd e g i rişebi l i rl er. F a k a t bütün b u n l a r, belki d e başta n başa b i r tarihsel devir gerektirecek olan bir süreci o l uşturur. B u n d a n ötürü de i ktidarın korunması birincil ödevd i r. Maca rista n ' ı n tecrübes i , aynı zamanda başka meml e ketlerin tecrübeleri, memleketin kendi içinde hata l a r iş l e n d i ğ i ve böy l e l i k l e gerici l i ğ i n eylemine orta m hazı rla nd ı ğ ı zaman, işçi s ı n ıfı iktidarı n ı n teh l i keye d üştüğ ü n ü g öster· mekted i r. Sovyetler Birliğ i ' n i n ve d ü nya sosya l i st sistem i n i n varo l u ş u , em perya l istleri n s i l ô h l ı saldırısı n ı n baş,a rısı n ı i m kô nsızlaştırıyor. Netekim, em perya l i stler, ikinci Dünya Ha rbi'nden sonra izle m eye başlad ı k l a rı halk d emokrasiSi memleketlerini sözüm ona «kurtarma» politikasından vazgeç­ mek zoru nda k a l m ı ş l a rd ı r (Bizce, emperya lizme k a rş ı tekcephe yaratı l ması yol u nda Çin yönetici leri n i n politikası objektif olarak ciddi b i r engel teş k i l etmeye başladı kta n sonra d ı r k i , Amerikan emperya l i stleri Demokrati k Viyetna m C u m h u riyeti n e karşı sa l d ı rı l a ra g i rişebi l m iş le rd i r) . Fakat 1 956 Maca r karş ı -devri m i deneyi n i n de gösterd i ğ i g i b i , emperya l i stler, mem­ l eket içinde pol iti k buna l ı m d u rumu ya ratı l a bi ld i ğ i- takdirde, işçi sı nıfı iktidarını devirme denemelerinden geri d u rmazlar. Memleketimizde iç ve d ı ş d ü ş m a n kuvvetler, a ncak uzun s ü re işlenen sekter-dog matik hata l a r ve b u n l a rı i z l iyen sağcı revizyon iz m d a lg a s ı devri m ci g ü cleri zayıflattığ ı ve sonra da f e!ce uğ rattığ ı , parti n i n safla rı n da çöz ü l meler meyda n a getird i ğ i ve ta rafta rlarını doğru fi kri yönelimden yoksun ettiğ i için s a l d ı rıya geçebi i d i ler. Bundan da a n la ş ı l ıyor ki, kom ü ­ n i st partisi b e l i r l i a n l a mda kaçı n ı l ma z olan hata la rı görüp meydana çıkar­ mokta geoi k memel i , b u n l a rı d ü zeltebi lecek k a d a r, pol iti k a s ı n ı yenile­ yebilecek kadar kuvvetli o l ma l ı d ı r; z i ra yalnız bu s u retle y ı ğ ı n l a rı n güveni yeniden kaza n ı l a bi l i r, emperya l i stleri n d ı ş m ü d a h a l esi ve g e rici l i ğ i n azıt­ ması önlenebi l i r. Fakat, kanıtların da g österd i ğ i g i bi, işlerin geçici olara k ç ı ğ ı rı n dan çıkması ve devri mci g ü clerin parça l a n ma l a rı sonucunda m e m l ekette d u ruma hôkim o l m a ktan çı ktı ktıkl a rı ve buna l ı m a rt ı k işçi s ı n ı f ı n ı teh l i keye 646


düşürecek k a da r keskinleştiği za m a n n e yapılabilir? Soru g enel ve soyut o l a ra k soru l u rsa, ceva bı şu olabi l i r: B u ta kdird e enternasyo n a l ya rd ı m i ste n m e l i d i r. N e va r k i , prati kte, ken d i tecrübemize bakarak söylersek, bu sorun bir hayli derin ve karmaşı ktı r. B u na benzer hal lerde, baz·a n d u ru m «alem için» o kadar belirsiz ve kulis a rkası nda olup biten her şey o kadar ört ü l ü o l u r ki, hatta sosya l i z m tarafta rları n ı n b i l e d u ru m u hep birden ve aynı a n l a mda değerlendiremedikleri ve gereken kararı derhal a l a ma d ı kları g örü l ü r. Macar karşı-d evri m i «sosya l i z m i n hata l a rı n ı d üzeııme» şiarından y ı l d ı rı m h ıziyle beya z teröre g eçiverd i . B u böyle o l d u ğ u ha lde, mem leket kamuoy u n u n g eniş çevreleri n i b u n u n gerçekten karş ı - d evdm o l d u ğ u n a ve d u ru m u n derhal Sovyetler B i r l i ğ i ' n i n yard ı m ı na başvu rma mızı gerektir­ d i ğ i n e i n a n d ı ra b i l m e m i z için epeyce zamana i htiyaç h a s ı l o l d u . Hatta kendilerini M a rksist sayan, ve iyi n iyet l i neden lerle ha rekete geçen l e ri n çoğ u bile - b u rada yaza rla r ve aydı n l a r a d ı n a eylem gösteren çeşitli «devri mci komiteler»i kasted iyorum -, olayla r üzeri nden hafta lar ve aylar geçtikten son ra da, içinde karş ı - de vrim elemanları b u l unsa bile, bu s ü recin bütü nüyle karş ı - d evri mci olmadığ ı n ı , üste l i k bunun sosya lizmi «yen i le­ nıe»yi ve «gerçek» sosyal, i zm k u rmayı amaçlayan y ı ğ ı ns a l devri mci ha reket g i bi bir şey sayı l ması g erekti ğ i n i i d d ia ediyorl a rd ı . Ve böyleleri işte b u görüşte d i re nerek, memlekette Devri mci işçi - Köyl ü Hükü meti kurulmasını ve Sovyetler B i rl i ğ i n'den y a rd ı m istenmesi n i kın a maya k a l kşıyorlard ı . Partimizin Merkez Komitesi 1956 Aralık ayında a ld ığ ı kararlarda, karşı­ devri m i n nedenleri n i ve o l u ş ması n ı iyice ta h l i l ettikten sanra, y a n l ı ş yola sürüklenen y ı ğ ı n l a r ı n , g e rçekte, d üzenin kara kteri n d e değ işikliği hedef tutmadıkları ve sadece y a p ı l a n yozlaştırma'l a ra son vermek i ç i n ha rekete g e çtikleri sonucuna vardı. Ve esasen, Marksist-Lenin ist i l kelere daya n a ra k s ı n ı f açısında n ya p ı l a n son uçla malarl a «genel h ü ma n izm» a ç ı s ı n d a n y a p ı l a n son u çl a m a lm a ra s ı n d a ki fark da b u noktada kendi n i g österiyord u . Gerçi bu h ü m a n i z mde, d üş m a n l ı k yoktu, n,iyetleri kötü değildi, faka t işl e ri karı ştı rmaktan ve eylem a z m i n i felce u ğ ratmaktan başka b i r iş ya ptığ ı da yoktu, p a rti mizin devri mci çeki rdeğ i n i teşk i l eden kadro l a r, gerçek hümanizmin çıkarlafının, bir iç harbin ve olası bir u l uslara rası çatışmanın önlen mesi için derha l ha rekete geçilmesini gerekti rd iği k a n ı s ı ndayd ı . Sovyet y a rd ı m ı na başvurmayı kaç ı n ı l ma z k ı l a n neden de buydu, z i ra d u r u m u n i nce den i n ceye ta h l i l i a rtık başkaca çare olmad ı ğ ı n ı gösteri­ yord u . iç ve dış geric i l i ğ i n s a l d ı rı l a rı son u cunda Maca ri sta n'ın baş ı n a çöken ö l ü mcül teh l i keyi g iderme y o l u n da kaza n ı l a n her saat, b i n lerce, onbin lerce ha yatın kurtarı l ması dernekti. Eski d üzeni d i riitme denemesi n i n bürü n d ü ğ ü «demokratik değişim» maskesi bizi a ldata mazdı. Fakat o z a m a n , gere k memlekette ve gerekse memleket d ış ı n d a y a n l ı ş yola s ü rü k ­ lenen lerin bile, tam vaktinde e y l e m e geçen Sovyetler B i r l i ğ i'ne ve partf­ mizin Leninci yeni devrimci yönet i m i ne m i n n ettar olacakları g ü nlerin pek

647


ya k ı n o l d uğ una i n a n a n l a r çok değildi. Top l um u m u z u n s ü rü klendiği buna­ lı m gerçekten çok a ğ ı rd ı . Emekçilerin doğru yön e l i mi yiti rmleleri n i n , pa rti­ m ize g üven l e ri n i n sars ı i m ı ş olması n ı n en büyü k acısı n ı komün istler çeki­ yord u . Fakat bu b i r rej i m buna l ı m ı d eğ i l d i , sadece bel irli b i r g ru p yöne­ ticinin, bel i rl i bir yönetim metod u n u n buna l ı m ı ve başa r;sızlığa uğra­ masıyd ı . NE/ var ki, yaratı la n kargaşa koşu l l a rı içinde d e gerici l i ğ i n çeşitli maskelere bürün mek ve plônlarını g i zlemeye ça l ı ş ma k zorunda kald ığı b i l i n ci bize e n güç dak,i kalarda kuvvet veriyord u , z i ra maskesiz ortaya çı ksa lard ı, a l da t ı l a n ve ka b ı n a s ı ğ a mayan y ı ğ ı nl a r, eski d üzen i ca nlan ­ d ı rma yol u n da n yü rüyen bu karş ı-devrimci leri darmada ğ ı n edebi l i rlerdi. Böylelikle b izım tecrübemiz, beli rli bir sorun karşısında soyut ha reket edi lemiyeceğ i n i gösterd i . Mademki m e m lekette d ü ş m a n ı n çeşitli pol itik entri kalarla y ı ğ ı n ları gaflete s ürük l iyebi ldiğ i , yöneti m katlarında b u l u n a n komünist partisi üyeleri n i n v e devlet a d a m l a rı n ı n sağdan gelen demagoji­ lerin ve bask ı n ı n etkisi a ltında 'ka l d ı k l a r ı , hattô üste l i k b u n l a rd a n b i r kıs­ m ı n ı n hıyanete kadar vard ı kl a rı bir d u ru m meydana gelm işt. i , o h a l de o l u m l u bir şeyler ya pabilecek d u rumdaki herkesten beklenen şey derhal eyleme g i rişmeleriydi. Yönetici Marksist-Le n i n i st p a rtiler i ktidarda bulu n m a l a rı ve d ü nya sos­ ya l i st sistemi n i n g ücü sayesi nde, gere ktiği a nda ve ölçüde ya rd ı m l a ş a b i l i r ve en büyü k g ü çl ü kleri bile e l bi r l i ğ i ve orta k çabalarla yenebi l i rler. B u p a rtiler, iç v e d ı ş d üş m a n ı n memlekette i ktidarı devirmeyi v e eskiyi d i riitme s ü reçleri n e ortam h a z ı rl a mayı .a maçlayan her denemeyi suya d üş ü re ­ bil ecek olana klara sahiptirler (ve bizim 1 956 sonbaharındaki tecrübemiz d e bunu g östermiştir) . B u nd a n ötürü, kom ü n i stlerin - olanca soru m l u l u k d uygusiyle a l ı n m ı ş b i r kara r v e zoru n l u ça re o l a ra k - h a l k i ç i n büyük fedakôrlıklar pahasına elde edilmiş i ktidarı korumak d üşüncesiy l e enter­ nasyonal ya rd ı m i stemeiNi g i b i bir tedbir d e i l kesel o l a ra k prati kte hesaba d a h i l d i r. Gerçi böyle b i r tedbi r, belki de bel·irli b i r s ü re, u l usal egemen l i ğ i n zedelendiği izlen i m i n i doğ u ra b i l i r; fa kat i n s a n l a r e n i -son u , b u n u n , geri­ ciliğin haince plônlarına k a rş ı sosya list yurd u n u lu s a l egeme n l i ğ i n i sav u n ­ m a k için ya p ı l d ı ğ ı n ı kavra rlar. Enterna syo n a l i z m i n ö z ü n d e k i olana k l a r, d ü nya sosya l, i st sistemi için evre n sel-ta ri h i b i r önem ta ş ı r ve bu olanaklar ha l kların geleceğ i n i n e n s a ğ l a m g a rantileridir. Yukarıda söyled i ğ i m i z g i bi, komün ist partis i n i n i ktidarı n elde ed i l ­ mesinden sonra k i ödevi, o n u koru mak v e sağ l a m l a ştı rmakt ı r. B u n u nla bera ber, i ktidarı n halka ve işçi s ı n ıf ı n a h izmet etmesi ve o n u elde tutma n ı n h i çbir zam a n i ktida r i ç i n iktidar h a l i n e geti ri l memesi g e reğ i d e a s l a a k ı l ­ d a n çıkarı l m a m a l ı dı r. Böyle bir ödevin gerçekleşti ri lmesi çok ya n l ı ve ardıcı! çabalar ister. Pa rt i n i n politikası, bir bütün olarak, ya n i ekonominin ve top l u msa l i l i ş k i l erin sosya l i st temeller üzerinde yen i başta n k u r u l mas ı , devletin örg ütlen mesi v e demokratik yolda g e liştiri l mesi, k ü ltür devrimi n i n ve u l u s l a ra ra s ı so runlard a Marksi st-Leninist d oğrultunun gerçekleştirilmesi, 648


hep elde ed i l m i ş b u l unan i ktida rı sağ la m l aştı rma ve yetkinleştirmeye h i zmet etmeli d i r. Bu işde silôhlı k uvvetlere, çeşitli d evlet o rg a n l a rına büyük b i r rol d üş m ektedir. Son zam a n l a rda y ı ğ ınsal propaga n d a araç­ ları n ı n önemi bir hayM a rtmış bulunuyor, Ama son u ç belirleyici temel g üç, işçi sınıfı ve bütün ha l ktır. Ancak işçi s ı n ıf ı n ın ve ha lkın çı, k arl.a rına hizmet eden, onların emellerini yansıtan ve her a n , hôtta en büy ü k g üçıük l.er içinde b i l e, i ktidarı savu nm a k, sağ l a mlaştı rmak ve yetkin leştirmek üzere h a l k ı seferber etmeye temel olabilecek d oğ ru metotlarla uyg u lana n pol itika, etk i n ve iyi b i r polHi k a d ı r. I ktid a rı korumanın ve pekişt irmenin a n a hta rı b u d u r. 3 M em le keti mizde 1 950 y ı l l a rı n ı n i l k yarı s ı n da işlenen hatala r ve reviz­ yon istlerin i h a n eti sonucu ola n karşı-devrim, partim ize ve emekçi h a l kı ­ mıza, b i z i m l e bera ber de bütün u l uslara rası komünist hareketine çok p a h a l ı ya m a l o l d u . MSiP, ka rşı -devri mci kuvvetlere ezici bir da rbe i nd i r­ meyi ve 1 956'dan ö n ce işlenen hata l a rı d üzeltmeY'i - Macaristan halkı ve dünya Komün ist hareketi ka rşısında - bir ödev bildi . Parti, genel doğruı­ tusunda y a p ı l a n yozlaştı rmaları ortaya çıkardı, ya n l ı ş metot l a rı gösterd i ve bütün parti üyelerini b u n ların g i d eri l mesi i ç.in m ü cadeleye çağ ı rd ı . ittifa k politikası prensi pleri n i bozma v e e mekçi ler a rası nda ça l ı şmayı küçü mseme hata la rı n d a n da g ereken dersleri aldı. Pa rti bütü n bu eyle­ m i nd e, Macar k o m ü n i stleri n i n 55 y ı l l ı k sava ş ı n ı n - i ktid a ra gel meden önce ve g e l d i kten sonraki - bütün aşamaları boy u n ca edi n i l en tecrü bey i genel­ leme ça bosı n ı elden b ı ra k ma d ı . M S i P m üttefikleriyle ve partisiz yığ ı n la rl a i l işkileri n i yol u n a k oyd u . Bizi, u l usal cephede, sendika larda , yığ ı n örg ütlerinde, devletsel , k ültürel ve ekon o m i k hayat a l a n ı nda m üttefikleri mize eşit h a k l ı partnörler gözüyle bakmakla yükü m leyen, o n ların da, bizi onaylayan veya eleştiren fikirlerine kulak vermemizi ve gerektiğ i n d e kendi leriyle gayet sab ı rl ı ta rtışmalar ya p­ m a m ı z ı isteyen p rensibi titizl i k l e koru ma n ı n büyük önemi va rd ı r. Biz onlarla ba şorılarımızı olduğu gibi, end işelerimizi de paylaşıyoruz, ortak soru m l u l u k taşıyor, probl emlerimi�i orta k ça balarla çözmeye ça l ışıyoruz. Karşı -devrimden beri geçen 15 yıl içinde, Merkez Ko m itesi n'den taba n örg ütlerine ka d a r bütün p a rti basa maklarında, şu veya bu problemin incelenmesine ve tekliflerin görüş ü l mesine komün istlerden ve partisiz­ Ierden en iyi u z m a n la rı n çağrı lması olağan bir uygulama haline g e l m iştir. Parti a la cağ ı k a ra rı kesi n l eştirmeden önce, hemen her defasında, çoğ u n ­ i u ğ u partisizlerden o l uşan y ı ğ ı n örgütler<i v e u l usal vata n cephesi yöneti m org a n l a rı n a , i l g i l i b i l i m k u ru m l a rı n a başvuruyor ve o n l a rı n da fi kirleri n i a lıyar. Bu uyg u la ma hem g e n iş demokrotizm yara rı n a oluyor, hem d e kollektifin a k ı l v e bilgi sinden fayd a l a n ma o l a n a ğ ı veriyor. V e böylece, parti ve h ü k ü m et kara rla rı n ı n yoğru l masına katıl-n son ra d a b u n l a rı n 649


g e rçekleşti ri lmesine g ı rışen g e n i ş b i r aktifler çevresi meydana gel iyor. Kararla rda ya n ı l ma olası l ı ğ ı en aza i n d i ri liyor. Parti öncülük rol ü n ü g e r­ çekleştirme sürecinde yen i metotl a rı uyg u l a rken kendisi için benzer hedefler tesbit ediyor. Devlet, ekonomi, kültür ve yığ ı n ö rg ütleri yönetici katlariyle i l g i l i kara rl a rı doğrudan parti o rg a n l a rı a l m ıyor l a r. Pa rti , bu katlarda ko m ü n istleri, gere k l i tekliflerde b u l u n ma kl a , d e m ok ra ti k temele daya na ra k ka nıtlama ve i n a n d ı rma yoluyla doğ ru ka ra rl a r a lı n ması için savaşm a k l a ödevle n d i riyor. B u d a h a g üç, belki bazan d a ha u z u n , fakat herhalde d a ha yararlı b i r i ş l e m d i r. Şimdi memleketi m izde, toplumda d ü rüst e meğ i i l e kendisine iyi b i r isim yapmak isteyen h e rkesin hoşnut olduğu b i r hava esiyor. B u hava içinde huzur ve g üven l e ç a l ı ş ı l a b i l i yo r, yaratı l a b i l iyor, insan için g ü nden g ü n e daha o n u rl u h a l e g e l e n b i r hayat sağ l a maya sava ş ı l a b i l iyor. MS;P, yığ ı n l a rı n psikolojisini daima d i kkatle izliyor, o n l arla d e rtlerin d e v e sevinçlerinde bera ber ol uyor. Top l u msa l g e l i şmenin b i l i msel ta h l i l i metotl a rı n ı n geniş ö l ç ü d e uyg u l a n ması, emekçilerin d e ğ i ş i k tabakaları n ı n sosyal-ekonomik d u ru m l a riyle k ü ltü rel v e sosyal yaşayış koşulları hakkı n ­ d a ki b i l g i lerimizi s ü rekl,i o l a ra k ta m a m l ı yo r. Pa rti, kendi ö rg ütlerinin, ekonomi yöneti m o rg a n l a rı n ı n ve sovyetlerin ça l ı ş a n l a r ı n hepsiyle i lg i len­ meleri n i , o n l a rı n i htiyaçla r ı n ı b i l meleri n i istiyor. Partiye göre, y ı ğ ı n l a rı n g üveni, tıpkı ,işçi sınıfı n ı n v e h a l k ı n birlik v e topl u l u ğ u g i bi, b i r çı rpıda sonsuza dek kaza n ı l a maz, bunun d u rmadan y e n i l e n mesi gerektir. Meml eketi mizde, MS;P M e rkez Ko mitesi ve h ü k ü met üyelerinden tutun da her hangi bir komünist veya partisiz yöneticiye kadar her soru m l u , h a l k ı n g e n i ş tab a ka l a riyle d a i mi ve yakın temas h a l i n d e b u l unuyor, Lenin'in y ı ğ ı n l a ra öğ retmenlik yapmamız ve y ı ğ ı n lard a n da öğ ren memiz g e reği hakkındaki öğ ü d ü n ü hayata geçi riyor. Emekçilerle yapı l a n topl a n ­ t ı l a r ı n başta n başa monolog l a rla g eç memesi ne, y a ra rl ı bir f i k i r değ i ş ­ tokuşu, yönete n l e r i l e yöneti lenler, h a l k veki l l e ri i l e seçme n l e r a rasında yaratıcı bir d iyalog karakteri a l masına, bu kurala t i t i z bir dikkat g österi l i ­ yor. Parti, bu d a i m i temasla ra, yığ ı n s a l - politik ça l ı ş m a l a ra , uyg u l a d ı ğ ı genel hattın d oğ ru l u ğ u n u n hayatta yoklanması gözüyle, politi ka m ı z ı n top l u m u n b ü t ü n k u ru l u ş aşama ları ndaki i htiyaçlarına uyg u n l u ğ u n u n ve g erçekten hayata g eçiril,i ş i n i n en ciddi g a ra ntisi gözüyle bakıyo r. i şçi s ı n ı f ı n ı n m ü ttefi kleri n e karşı d oğ ru bir politika g ütmek ve etkin y ı ğ ı nsa l ­ pol iti k ça l ı ş m a l a rda b u l u n mak, sosya l ist gelişmenin v e b u n u başarıyla g erçekleştirmenin o bj ektif zorun l uğ u d u r, başa rı l a rı mııın e n önemli kaynak­ l a rı nda n b i ri d i r. işte bütün b u n l a r, b ize, işçi i ktida rı n ı n sağ l a mlaştırılmasından sonra , önemli maddi giderler, pol itik b i r l i k , büyük b i r tem k i n ve i n sa n l a rla i l iş­ k i lerde titiz b i r d i kkat g e rekti ren büyük sosya l problemlerin siste m l i b i ç i m d e çöz ü m ü n e g i rişme o l a n a ğ ı verd i . B u c ü m l eden olara k, 1 959-62 650


yı lları döneminde köy ekonomisin i n sosya l ist temeller üzerinde ku rulması ve 1965 y ı l ı nda halk ekonomisi yönetiminde ya p ı l a n reform en önemli iki başa rı mız oldu. B i ri noisi, köy l ü l e ri n d u ru m u n u n iyi leşmesiyle sonuçlan dı; o n l a r ı n ya l n ı z maddi refa h ı y ü ksel mekle ka l ma d ı , yaşama koş u l l a rı da şehrin koş u l la rı na birhayli yaklaştı. i kincisi, h a l k ekonomisi yönetimindeki refa rm, henüz çak «genç"tir. Şimdi l i k b u işde, köyün yeniden kurulmasın­ daki ka d a r büyük başarı l a r e l d e etmiş değilsek de, başl a n g ı ç ü mit verici­ dir, hayat, a ld ı ğ ı mı z kararların doğru l uğ u n u g östermiş, uyg u l a ma da reformu h a k l ı çık a rmı ştı r. B u n l a rı diğe r önemli soru n ların çöz ü m ü izledi. 0ğ retim sistemi reformu, öğrenim ve eğitiminin d üş ün se l lik d ü zeyini y ükseltmeyi, yayg ı n ­ l a ş a n bilimsel bi lgilerin etkin l i ğ i n i a rt ı rmayı a maçlıyo rd u . B u n u n yanısıra memlekette bilimsel ça l ı ş m a l a rı a ktifleştirme ve bu a l a nda yönetme biçimlerini ye tkinleştir m e gereği ortaya çıktı. MSiP X. Kongresi (Kasım 1 970) , ekonominin önemli soru n la r ı n ı gözden geçirdikten sonra , aynı zamanda sosya list demokratizmi gel iştirme ve bütün öğretim sis,t emini d a h a da yetkinleştirm e ödevlerini karara bağladı. Görüldüğü gibi, sos­ ya lizmi k u rma sürecind e d u rma dan yeni probl emler d oğ uyor. B u n l a rı ele alıp tah lil etmek, gereken kara r l a ra bağlamak partinin d a i mi ödevid ir.

gençlerin

Macarista n ' ı n koşu l ları dikkatle gözön ü n e a l ı na rak, öteki sosya l ist ü l ke­ lerin tecrü besini a ra l ı ksız öğ ren mek ve b u tecrübeden ya ra rl a n ma k BSiP'­ nin ça l ı şmasında önemli bir u n s u rd u r. Pa rtimiz, bizim plôn laştırı p uyg u l a ­ dığ ı m ı z tedbirlerin, kardeş partilerin, özellikle henüz iktidarı e l d e edeme­ miş o l a n l a r ı n eylemleri üzerind e ne gibi etk iler yapabileceğini d e d üş ü n ü ­ yor. Biz h e r a d ı m ı m ı z ı n ka rdeş partilere de o l a bildiğince yard ı m etmesini istiyoruz. B u g ü n memleketimizde ele a l ı na n her problemin, bütün d ünya kam uoyun u n - dostla rı m ı z ı n ve d üş m anl, a rı m ı z ı n - dikka tini çekmesi o layı, sosyalist ü l ke lerde g e çmekte olan süreçlerin n e büy ü k önem taş ı ­ d ı ğ ı n ı n bir k a n ı tı d ır, B u bir ya n d a n bizim başmı l a rı mı z ı n propagandası n ı kalaylaştı rma kta , öte y a n d a n u l uslara rası k o m ü n ist hareketi karşısında her sosyalist ülkeye büyük bir sorumluluk yüklemektedir.

Sosya lizm k u rucu l u ğ u sürecinde genel yasalhklara uymak ve u l usal özel likleri g özön ü nde tutmak, partinin progra m l a şt ı rd ı ğ ı ödevlerin başarıyla çöz ü m ü n ü n önkoş u l u d u r. B u iki etken d a i ma u yg u n l u k halinde b u l u n m a l ı , b u n lmı birbirine karş ı t koymaktan, reddetmekten kaçı nıım a l ı v e h e r biri dikkatle gözön ü ne a l ı n m a l ı d ı r. G ü n ü m üzde b u etkenleri doğ ru biçimde bağdaştıim a n ı n büyük i l kesel önemi va rd ı r. Sağcı revizyonistler genel yasa l l ı k l a rı önemsemiyor veya ta m a miyl e reddediyor ve sadece u l usa l öze l l i klerin rol ü n ü k a b ul ediyorlar. Bu o n ları n çıkış nokta larından biri ve mil l iyetçi, anti-sovyetist görüşlerin i n d e köküdür. Sekter, dogmatik ve tutucu mevz i l e rde b u l u n a n la r, u l usa l özel likleri yaratıcı b i çimde dikkate a l m a kabi liyetine sahip değ il le rd i r ve bu yüzden d e genel ya s a llı k l a r a 651


ıyıce uyul ması n ı sağ l aya mazlar. B u su retle de hem kendilerini, hem d e partiyi, sosya l iz m k u r u l u ş u boyunca ortaya çıkan problemleri etrafl ı ce ve bütün a yrıntı lariyle çöz ü m le me, h a ta ları ve çelişkileri açıklama, giderme çareleri n i d e a ra m a o l a n a ğ ı ndon yoksun ederler.

V. i. len i n ' i n belirttiği g i bi, b i z i m, somut d uru m u somut biçimde ta h l i l etmemiz, tari hsel v e sosy a l özelli kleri, u l usa l g elenekleri e n büyük titi z l i kle d i kkate o l ma m ı z gere k l i d i r. Ta rihsel tecrübe, sosyal i st ü l keleri n, M a rksizm­ len i n i z m i n esas prensipleri ni ve genel yasa l l ı kları koruyara k, somut pro blemleri değişik biçim lerde çözd ü kleri n i göstermekted i r. Biz b u n u , örneğ i n sosya l i z m i n genel yasailiğ ı o l a n plô n l ı e k o n o m i temel · i ekonom i yöneti m i sisteminde g örüyoru z ; k ü ltür politikası metotlarında g örüyoru z ; sosy a l ist demokrasiyi gel işti rme yol ve yönte m lerinde g örü­ yoruz; yığ ı n örg ütleri n i n , her şeyden önce sen d i ka birlikleri n i n ve ayn ı zamanda devlet org a n l a rı n ı n ve yersel sovyetlerin p a rti yönetmenliğ i soru n larında görüyoruz. Somut a yrım/a r kend i başları na proble m değiidirler. Nihayet, sözkonusu olan, kesi ntisiz ve sürekli ola ra k h a reketle, o l uşma halinde b u l u n a n süreçler v e k u ru l uşla rd ı r. B u n lo rın tutmayan ve yerleş miyen leri atıl ır, yararlı ve doğru o l a n l a r g eliştiril i r. Oç kıta n ı n 14 ü l kesind e kurul m akta o l o n sosya lizm, ayrıntıla rda aynı k o l ı bo uymak zorunda d eğ i l d i r ve uya­ maz. G erçi ka rdeş partiler d a ha ö n ce k i aşamalarda sözü b i l e geçmeyen yeni yeni p roblemlerle k a rşılaşma kta d ı rl a r. Ama yeni topl u m u k u rmoda yaratıcı l ı k ve gerçek devri mci-romantizm i şte b u yeni problemlerin çözü ­ m ü n d e kend i n i göstermekte d i r. Sosya l i st ü l keler ve ka rdeş partiler a rasında i k ili ve çok yanlı tecrübe d eğ iş-tokuşun u n karşılıklı faydaları vard ı r. Biz a ncak a ra mı zda ki temasları daha do kuvvetl endirerek, bunların özlüğ ü n ü daha d o l g u n hale geti rerek, karş ı laşmalanmızda forma l izmi en a za i n d i rmeye, gerçek f i k i r değiş­ tokuşunu d o o n i spette çoğaltmaya çalışarak, başarı l a rı a nl atman ı n ya nııs ı ra , plô n l a rı m ı z ı d o , g e l i ş me boyunca ortaya çıkan problemleri, g ü çl ü k leri , çelişk i leri de va b u n l a rı g i derme ça relerini d e sık s ı k görüşme konusu yaparak, a rtı k ulaşmış o l d u ğ u m u z başarı l a rı mızı daha do artı ro ­ b i l i riz. B u temas ve görüşmeler, el bette ancak şu veya bu tarafın i çişlerine karışmakto n ve erki n l i k p rensibi n i bozma kto n uzak, i lk esel ve yoldaşça hasbıhaller n iteli ğ i ndedir. Ve bize göre, b u temaslarda i lkese l l i k ve yoldaş­ Iıkla fikir belirtmek asla m üdahale d eğ i l , to m tersi ne, yard ı m soy ı ı m a l ı ve b u M a rks.i st-len i nist dovra n ı ş esas olma l ıd ı r. N itel bakı mda n y e n i ve da ha yüksek d üzeyde işbirliğ i n e işte bu davra n ı ş ve yanaşım tarzı yard ı m edecekti r. Parti n i n , i ktidarı elde etmesinden sonraki ça l ı ş m a l a rı n ı n koş u l l a rı n ı ka rakterize etmeye ça l ışara k , bu dönemdeki ça l ı ş ması nda y ü k ü n ü n hafif­ leyip hafiflemed iğ i n i soracak o l u rsak, buna o l u m l u cevap veri lebileceğ i n i 652


söy lemek zord ur. Biz, pek doğal olara k a rt ı k kend i m i z için ça l ı ştığ ı m ı za , idea l i mizin - sosyalizm ve komQnizm - sadece "program, teori, sorun» o l m a ktan çıkarok «bug ü n k ü g erçek k u ru c u l u k.> h o line gelmiş o l masına ne kadar sevinsek a z d ı r. Ası l mesele de b u d u r. B i l iyoruz ki, yen i top l u m k u ru c u l u ğ u ala b i l d iğ ine karma ş ı k bir işti r ; büyük b i r geri l i m , seri nk a n l ı l ı k , sa b ı r, a n l ayış v e somut davra nı ş istemektedir. B i ze öyl e g e l iyor ki, ş u veya b u işimizin o bjektif dayanakları n ı gözönünde b u l u ndurmadan çalış­ ma ları m ı z h a k k ı n da ken a rd a n yapı l a n bazı i htarfa r cansızdır. Çeşitl i d u ru m l a r karşısında n a s ı l davra n m a m ı z ı n doğru olacağ ı hususunda - sadece kend i te men n i l eri açısından veya soyut-moral düşüncelere daya n a ra k - bize öğ üt vermeye ça lışanlar va rd ı r. Biz sağduyu l u öğütlere k u l a k vermeye dai m a h a zım, fakat b u n l a r a rasında bizim özellikleri mizle bağdaşmıya n l a rı ve k a n ı m ı zca sosya l i z m i n çı karl a riyle ters düşe n l eri kabul etmemiz zordu r. SBKP M K ' n i n XXiV. Kongreye s u n d u ğ u hesap verme raporunda bizim k a n ı m ı zca i ba ret verici şöyle bir h ü k ü m vard ı r: ..Sosya l ist d ü nya h a reket h a l i ndedir, d u rmak s ı z ı n da yet k i n l eş me'kted i r. O n u n gel işmesi, doğal o l a rak, yeni i l e eski a rasın d a k i savaştan, i ç çelişki lerin çözümünden geç­ mekted ir. B i ri ktirilen tecrübe, k a rdeş partilerin çelişki leri d oğ ru biçimde ve gec i kmeden çözmelerine ve proletarya n ı n yüce öğ retmenleri M a rks, Engels, Lenin tarafından çizilen yolda g üvenle yürümelerine yardım etmekted i r . . . Biz, kardeş pa rtiler a ra s ı n d a işbirl i ğ i n i n g iderek daha çok y a n l ı o l ma s ı n ı ve d a ha deri n l eşmesi n i ; g iderek d a h a geniş e mekçi yığ ı n ­ l a r ı n ı kapspmasını; devletsel, topl u msal, ekon o m i k v e kültürel hayatın her düzeyinde birbiri mizi n tecrübesini esa s l ı olarak öğ ren memizi i stiyoruz.» Bizce b u hükmün i lkesel önemi vardır. Ve doğruluğuna Macaristan'ın sosyaliz m k urucu l u ğ u tecrü bes i n i n de tamkhk ettiğ i bu h ü k m ü n pratik o l a ra k gerçekleşti ri l mesi, memleketimizi n u l usa l çıkarlarına ve MSi P'n i n enterna syona list hedeflerine ta momiyle uyg u n düşmekted i r. Ya rı m yozyı l ı aşan tarihiyle M a ca r komün ist hareketi nden çıkarı l a n dersler, memleketi mizde şi mdiki komünist k u ş a k için de önemini koru ­ m a ktad ı r. Dünya değ i ş mekte, fa kat tarih, b ı raktığı m i rasın titi z l i k l e koru n ­ masını v e d a i ma gözönünde tutul ması gerektiğ i n i öğretmektedir.

653


Bir Kongre'den elde edilen bellibaşlı sonuçlar PAU L F E R N ER SBKP' n i n tarihsel XXiV. Kong resin'den birkaç hafta sonra Alman Sos­ yal ist B i rl i k Pa rtisi'nin Viii. Kon g resi yap ı l d ı . Bu kongre n i n çalış maları ADC emekçil eri ve bütün d ü nya d a k i yoldaş ve dostla rı mız a rasında ca n l ı b i r i l g i uya n d ı rd ı . Kong ren i n b a ş l ı ca son u çları nelerdir? ASBP Viii. Kon g resi, u l us l a ra rası d u ru m u n , s ı n ıf g ücleri ora n ı n ı n ve u l u s l a ra rası a la nd a k i s ı n ı f sava ş ı n ı n bel i rg i n bir M a rksist-Len i n ist t a h l i l i n i yaptı. V e bu te mel üzerinde, e mperyalizme karşı, barış v e sosya lizm ' uğrundaki savaşta pa rti m i z i n ve devleti mizin strateji ve takti ğ i n i hazırl a d ı . Kong re, Alm a n Demok ratik C u m h u riyeti'ni n top l umsal gel işmesi ni isa betle değerl e n d i rd i ve d a ha sonraki gelişmiş sosyalist toplum k u rucu­ luğu sürec i n i n b i l i msel esaslarını belirledi. Gelişmiş sosyal i st topl u m u n oluşması, sosyalist devleti sağ l a m laştırma, ü reti m g ücleri n i gel işti rme, sosya l i z m i n maddi ve tek n i k tem e l i ni geniş letme y o l u n u , emekçi lerin öğre n i m ve k ü ltür d üzeyleri n i ve yeni insanı eğitim d üzeyini yü kseltme y o l u n u izlemekte d i r. Bu s ü reç d e sosyalist top l u m s a l ilişk i l erin d u rmadan geli şti ri l mesi n i , işçi s ı n ıfı n ı n ve onun M a rksist-Len i n i st pa rti sinin yöneticilik rol ü n ü n a rtı rı l ma s ı n ı gerektirmekted i r. Vii i . Kong re, ASBP safl a rı n d a ki ta m birlik ve beraberliğ i n , o n u n ardıcıl politikası n ı n yeni b i r gösterisi o l d u . Gerek Vi I . Kon g re (1 967) ka rarlarını gerçekleştirme sonuçları n ı n değerlendiri l mesi, g erekse e n yakın yıllar için belirlenen ödevlerin delegeler ta rafı ndan tasv i p edi l mesi, pa rti n i n izlediği politi ka n ı n a rdıcı l l ı ğ ı n ı g östermektedi r. Delegelerin yeni ödevleri n yeri n e getiri l mesiyle i l g i l i o l a ra k birçok tekl i fte b u l u n d u k l a rı canlı ve y a p ı c ı tartış­ mala r p a rti mizin b i rliğ i n i n i n a n d ı'rıcı b i r ifa desiyd i . Kong ren i n bütün d oküm a nları oybirliğiyle k a bul edildi. Pa rti n i n sağla m b i rliği ve tekvücut topl u l uğ u , Merkez Komitesi kad ros u n u n , MK Po litb ü ro ve sekreta rya sı n ı n v e a y n ı zamanda Erih Honeker yoldaşın M K Birinci Sekreterliğ i n e oybir· l i ğ i yle seçi l mesind e de kendi n i g österd i . 8 3 ülkeden 94 ko m ü n i st v e işçi partisi, u l usal -de mokrat ve sol-sosyal i st p a rtileri delegasyonla rı n ı n katı l ma l a rı ASBP VIII. Kon g resi n i b i r p roleter enternasyonalizmi foru muna çevi rd i , ve kongre bu niteliğiyle bütün d ü nya devrimci g ü cleri n i n daha da sağ la mlaşmasına ve kenetlenmesine hizmet etti. 1 967'de, ça l ı ş mala rına 67 p a rtiden temsilci l e ri n katıld ı kları VIi. Kong reye kıyasla, bu defa hissed i l i r bir gelişme göze çarpma kta, b u da parti m i z i n ve c u m h u riyeti mizin u l us l a ra rası iti ba rı n ı n a rtt ı ğ ı n ı g öster­ mekted i r. 65 4


çağımızın üç temel devrimci g ücü - d ünya sosya l ist siste m i , u luslara­ rası işçi sın ıfı ve u l usa l k u rtu l u ş h a reketi - tems i l cileri n i n b u kadar büyük sayıda katıl maları, kongremize büy ü k b i r a nla m kazandırd ı . Kongrede kon � k heyetler yönetici leri n i n konuşma l a rı , kom ü n ist ve işçi parti leri n i n 1 969 yılı u l uslara rası d a n ı ş m a toplantı s ı n ı n temel devri mci g üclerin geliş­ mesi üzeri nde n e derin etkiler ya ptığın ı gösteriyor. V i i i . Kon g re, ASBP' n i n , SBKP ve diğer sosya l i st ü l keler partileriyle sağ l a m savaşçı birl i ğ i n i n ve kardeşçe i l işkileri n i n parl a k bir gösterisi o l d u . B u b i r l i ğ i n özlüğ ü n ü , SBKP M K G e n e l Sekreteri L . i . Brejnef yoldaşın V I II. Kon g rede ya ptığ ı konuşmadaki ş u sözü en tam biçimde ifade ediyor: «Dostl u k ; barış ve sosya l i z m i n zaferi uğrundaki ortak savaşım ızda yaratı­ l a n birliği mizin ru h ud u r.» Viii. Kongre' n i n bel i rttiğ i g i b i , barışçı dış politika, gelişmiş sosya l i st top l u m u n özl ü ğ ü n e, emekçi leri n maddi ve kültüre l yaşam d üzeyleri n i n yükse l m esi i ç i n gelecekte d e e l i m izden geleni y a p mo ça baları m ı za uyg und ur. Sosya l izm k u rucu l uğ u n a e lverişl i d ı ş koş u l l a r ı n sağla nmasına yöneifıimiş ola n bu polit'ıka, sosyalist devletlerle i ttifa k ı n k uvvetlendi r'ıl­ mesi n i , h ü rriyetleri uğrunda savaşan ha l k l a rl a enternasyo n a l daya nışma ve ba rış içinde yanyana yaşama prensi pleri n i n g e rçekleşti ri l mesi için sa ld ı rg a n emperya lizme karşı savaşın a ktifleştiril mesi n i d a i m i olara k g e rekti rmekted i r. Merkez Komitesi hesap verme ra poru n u n i l k beş maddesi, bizim somut koş u l la r ı m ı za göre uyg u l a n a n barış içinde yanyana yaşama prensi plerini ve ADC' n i n b u uyg u l a mayla Avrupa kıtasında b a rı ş ı n sağlan ması dôva­ sına katkısını yansıtmakta d ı r. Ra porda, diğer m üttefiklerimiz g ibi, ADC' nin de, Avrupa g üven l i ğ i probl e mlerinin g örüşü leceğ i b i r konfera ns ı n bir a n önce top l a n a bi l mesi d üşü n cesiyle hiçbir peşin koş u l i leri sürmediğ i bel i rt i l m e kted i r. Alman Demokratik C u m h u riyeti, B i rl eşmiş M i l letler Teşkilôtı'na, o n u n örg ütlerine ve k u ru m l a rı n a üye o l maya, aynı zamanda bütün d evletlerle norm a l d i p lomatik i l işkiler k u rmaya hazır b u l u n d uğ u n u ilôn etm iştir. ADC, Alm a n Federal C umhuriyeti ile d e uluslararası hukuk kura l larına uyg u n i l işk'i ler k u ru l ması, Batı Berl i n ' l e i l işki l erin d üzelti l mesi için ça balar g östermekte ve bu ça balariyle Avrupa merkez i n d e gerg i n ­ l i ğ i n azaltılması a ma c ı n ı g ütmektedir. V I II. Kongreye h ô k i m o l a n esas f i k i r, işçi sınıfı n ı n ve diğer emekçi tabaka ları n ı n çı karları a d ı n a , bütün h a l k ı n selô meti için p a rtin i n bütün va rlığı ile ç a l ı ş m a kta o l ması i d i . Kong ren i n otu ru m l a rı çok yanlı fi kir d eğ iş-tokuşlarına sa h n e o l d u . Ve komünistlerin, C u m h u riyeti m izdeki bütün emekçi lerin fikirleri, b u rada kollektif b i r d üş ü n celer hazi nesine dön üştü. B u fikir değiş-tokuşunda o l a ğ a n üstü bir ca n l ı l ı k; d u rumu, başa rı l a rı mızı ve karşılaştığ ımı z g ü ç l ü k l eri gerçekçi o l a ra k değerlendi rme, savaşkan b i r iyimser l i k v e - ö n e m i d iğerleri nden daha a z o l mıya n - b i r a nl a t ı m a ç ı k l ı ğ ı 655


göze çarpıyordu . Kongre ça l ı şma l a rı, somutluğu ve a maca yönelik doğrultusu, e mekçilerin çıka rla rı n a hiz met eden kararları h a l k yığı nları n ı n pa rtiye g üvenini d a ha d a a rttı rd ı , p a rti n i n yığı n larla bağl a rı n ı d a h a do sağl a mlaştı rd ı ve otorites i n i d a ha da yükseltti . Hası m l a r ı m ı z ı n kongreden önce, kongre s ı ra s ı n da ve daha sonraki bütün s p ek ü l ô syon ları tama m:y l e bozg una uğrad ı . Düşman - a rt ı k k i m bi l i r kaçıncı defa - hesa p l a rı nda yine yan ı l d ı . Uyd u rd uğu ve yaydığı söylentiler, kongrenin son u ç l a rı ve a l ı n a n kararların h a l k yığı n l a rı ara s ı n d a ki yan kıları karş ı s ı n da s a b u n köpüğü g i b i sön ü p g itti . *

ASB P Viii. Kongresi, sosyalizm k u ruculuğu n un genel yasallı klarını ÇıkıŞ noktası yaparak, c u m h u riyeti mizde sosyalist toplu m u d u rmadan geliştirme progra m ı n ı n uyg u l a n ması sürecinde hayatın ortaya koyd uğu sorulara cevap ve� mekle ödevliydi. Ve kongre, ADC' nde gelişmiş sosya lizm k u ru c u l uğ u n u n ş imdiki a şa ma s ı n d a parti politika s ı n ı n esas yön lerini h e r hangi bir s ü bjektifl iğe v e hayale k a p ı l m a d a n , g e rçekçi v e eylemsel olara k belirledi. Kongre, kuru l ması , partinin esas ödevi olan gelişmiş sosya l i st top l u m u n , g e n e l hatlariyle, ASB P Vi. Kong resi ( 1 963 ) tarafı n d a n k a b u l edilen prog ra mda ve Vii. Kongre (1 967) kararları nda ka rakterize edil miş oldu­ ğunu b e l i rtti. Demek ki, pa rt i m i z i n VIII. Kong resi n e d üşen ödev, sosya l iz­ m i n temelleri n i n kuru l u p tamamla ndığı ve sosya l ist üret i m i l i şk ileri n i n ü stün geldiği 1 960 y ı l l a rı nda başlıyan geli ş m eyi devam etti rmekti. Hatı r. la rda olduğu g i bi, devlet s ı n ı rl a rı mızı titiz l i k le koru m a k maksadiyle 1 3 Ağustos 1 961'de a lı na n tedbirler son ucunda, memleketi mizde sosya l i z min ekonomi k yasa l a rı n ı n eylem i i ç i n yeni koşull a r meyd a n a g e l mişti. Ve a rtık gelişmiş sosyalist toplu m 'kuruculuğuna g eçmek objektif b i r zorun lul< ve olanak halinde kendini g östermiş, işçi s ı nıfını n ve bütün emekçi lerin maddi ve mônevi i h tiyaçla rı n ı g ün d e n g ün e d a ha ta m g idermek a macıyla ve sosyalist yaşa m tarzını hızla ol uşturmak için sosya l iz m i n üstün l ük l erin· den yararl a n m a ödevi ön plôna çıkm ıştı . B u ndan ötürü, ASBP M K Birinci Sekreteri Erih Honeker yoldaş, M K ' n i n

Viii. Kongreye s u n d uğu h e s a p verme raporunda ta mamiyle h a k l ı o l a ra k

ş u n l a rı beli rtti: «Mem leketimizde sosya list ü reti m i l i ş k i leri üstün geldiğin. den beri, bizler, gelişmiş sosya list top l u m u n geniş ve etraflı k u ru cu l uğu üzerinde ça l ı ş m a ktayız." ASBP Viii. Kong resi' nin k a ra rl a rı ADC' n d e sosya l i st top l u m d üzeni nin b u n d a n sonra ki g e l i ş me y o l u n u bel i rledi. Bu yolda, SBKP XXIV. Kong resi. nin SSCB'nde ko m ü n i zm k u ru c u l uğu hakkı nda ki d o k ü m a n l a rının biz i m için paha b içil mez b i r ö n e m i va rd ı . B i z g e l i ş miş sosy a l i st topl u m u ol uşturma n ı n g eniş v e karmaşık problem. l e r ortaya koyd uğu nıı kendi tec:rijbemizlp. bi liyoruz. Bunlnrı ASBP Viii. 656


Kongresi n d eki kon u şması nda L. i. Brejnef yoldaş şöyle beli rtti: Bu aşa­ mada sözko n u s u alan, «sosya list d üzenin üstü n l üklerin i n bil imsel-tekniksel devrimin en yeni u laşımlariyle e n iyi bi çimde nasıl bi rleştiri leceğ i ; bu temel üzeri nde bütün h a lk �konomi s i n i n yüksek d üzeyde etkin ve yasa l ora n l ı gel işmesi n i n , halkın refa h ında h i ssed i l i r bir yükse l i ş i n n a s ı l sağla­ nacağı ; i n sa n l a rın b i l i n c i n i sosya l i st ruhta oluşturma ça l ı şmaları n ı n hangi biçimlerde daha çok genişletiUp deri n leştiri leceğ i ; sosya l i st demokrasiyi yaratıcı o l a rak g e l i ştirmede bund a n sonra h a ngi yollarda n yürü neceğ i ; ' kardeş sosya l i st ü lkeler a ra s ı n d a işbirli ğ i n i n yeni b i r d üzeye n a s ı l çıkarı l a ­ cağ ı » problemleri d i r. ASBP Vii. Kon g resi kara rla rı n ı n tamamiyle yerine getiri l mesi a l a n ı ndaki başarı lara daya n a n Viii. Kon g re, bu problemler için bizim reel koş u l l a r ı ­ rnı z v e ola na. k la rımıza uyg u n biçimde çöz ümler geti rdi, emekçi lere a çık ve doğru b i r perspe.ktif gösterdi ve işçi sı nıfı ile bütün halkın çıka rlarına ceva p veren geniş bir çalışma programı n ı - ADe hal · k ge l i şt i ri lmesi n e i l işki n beşyı l l ı k (1 97 1 -75) plôn d i rektifleri n i - kabul etti. *

Viii. Kon g re n i n kara rı nda ve beşyı l lık plôn d i rektifleri n d e şöyle d e n i l iyor : «Beşyı l l ı k p l ô n ın, esas ödevi, sosya l i st üretimi hızla gel iştirme, etk i n l i ğ i n i a rttı rma teme l i ü zeri nde h a l k ı n ma ddi ve kültürel yaşayış d üzey i n i d a h a fazla yükseltmek, b i l i msel-tekniksel i lerlemeyi sürdürmek v e emek verimini a rtı rmaktır.»

Sosya l izmi n esas ekonomi k ka n u n u n a daya n a n bu ana ödev, sos­ ya l izmde ekonomi n i n kend i n i amaçlama d ı ğ ı n ı , i ns a n l a rın maddi ve mô nevi i htiyaçları n ı daha tam olara k g i derme a racı o l d u ğ u n u açıkça göster­ mekted i r. Di rekti flerde sa pta nan ted birler, maddi ve k ü ltürel yaşayış koş u l l a rını b u n d a n san ra da iyi leşti rmeyi hedef tutmakta d ı r. B u ra d a , g e n i ş tüket i k ma l l a rı ü retim i n i a rtırmayı ve i ş ücretleri n i yükseltmey i , k o n u t ya pımına h ı z vermeyi , öğ ren im ve kültür için 1 40-1 50 mi lyar ma rk ödenek ayırmay ı , çocuk evleri örg ü s ü n ü , sağ l, ı k ve i htiyarlık y a rdımlarını g e l i ştirmeyi kapsaya n bir tedbirler kompleksi sözkon us u d u r. Saptanmış olan ted bi rl e r, MK'nin hesap verme ra poru nda bel i rti l d i ğ i üzere, her şeyden önce, nerede ça l ı ştığına bukı lmaksızın herkesi n ça l ı şmasında titi ziiğ i n ve usta l ı ğ ı n artması nı, kalifi kasyon ve sorum l u l u k d uyg usu n u n yükselmesi n i g erekt i rmekted i r. B i l i n d i ğ i g i bi , toplum ü rettiğ i n d en fa zla t üketemez. Kon g re son uçları n ı n müzakeresi n i n ortaya koyd uğu gerçekler, işçi sı nıfı ve memleketimizin diğer emekçi ta baka l a rı ta rafınd a n tasvip ed i lerek ben imsenmekted i r. Maddi ve k ü l türel yaşam koş u l l a rını d a ha fa zla iyi l eştirmek, sosya l i zm i n mad d i -teknik temeUn i n sağlamlaştırılma s ı n ı ve emek verim i n i , topl umsa l ü retimin etki n l i ğ i n i h i ssed i l i r derecede yükseltme ve ürün kal itesi n i 657


iyi l eştirme temel i üzeri nde u l us a l g e l i r i n d u rmadan a rtırılma s ı n ı gerek­ ti riyor. Viii. Kon g re b u soru n la r üzeri n d e büyük b i r d i kkatle durdu. Bu konu da sadece bi rkaç önemli rakam vermekle yetineceğ i z : U l usal g e l i r 1 970 y ı l ı n a k ıyasla 3 0 milyar ma rk a rtırı lacaktı r ( b u 1 975 y ı l ı n d a u lusa l g e l i r 136-138 mi lyara çıkacak demekt i r. U l usal g e l i r i n bu ora nda a rtı rı l ­ ması için b i z e d a ha önce on y ı l (1 955-1 965 ) gerekmişti) . Sanayi ü reti ­ min i n 3 4-36 ora n ı nda a rtırı lması öngörü l üyor (Bu d a , ü reti min 1 975 y i l ı n d a , yeni beşy ı l l ı ğ ı n baş l a n g ı c ı n d a k i nden 60 mi lya r mark fazla olması demektir. 1 955 yılında bütün üretim hacmi 60 milya r mo r k tı ) . Emek verimi 35-37 o ra n ı n da yü kselti lecektir. H a l k ekonomis i n i bundan böyle g e l i şti rme n i n esas yolu, topl umsa l üretimin enta nzifleşti rilmesi ve etki n l i ğ i n i n a rtı rı lması d ı r. G e l i şmemizin şimd i k i koş u l la r ı n d a ekonomik yüks e l i ş i n ağırlık merkezi her şeyden önce enta n z if etkenler üzerine geçmektedir. M K ra porunda esa s l a n d ı r ı l a n geli şmiş sosya l i st toplumun objektif i stemleri böy l ed i r : .. Oretimi n enta nzif­ l eştiri lmesi ve etki n l i ğ i n i n a rt ı r ı lması, üretim donatım ve ya p ı l a rı n ı n en iyi biç imde k u l la n ı lması ve modern leştirirmesi yoluyla ve a ynı miktarda i şgücü h a rcıyara k ürünlerin a rtır ı l ması demektir. Ka l d ı k i biz, eksta nzif yeni k u ru c u l u k i ç i n d e ğ i l , d a ha ziyade rekonstrüksiyon i ç i n ödenek ayı ra ­ cağ ı z . . . Ekonomimi z i n esas koşulları n a uyg u n o l a n yol da b u d u r.» VI I I . Kong re, sosya l ist rasyo n a lizasyo n u , her a l a nda o l a ğ a n üstü önemli bir politik ödev olarak nitelendird i . B u , baz ı l a rının d ü ş ü n d ü ğ ü g i b i , yoksu l ­ l a rı n y o l u d e ğ i l , zama n ı n istek l e r i n i d oğ ru a n lamış o l a n a k ı l l ı i n sa n l a rın yol u d u r. Rasyona l i z'a syon, mevcup tek n iğ i n modernleştiri l mesin i , işlet­ melerinin mekanizasyon u n u , kısmi otomasyon u n u ve ayn ı zamanda tam otomasyo n u n u kapsm. Sosyalist rasyona l i za syona, h a l k ekonomimiz; hızla yükseltmeye ve etk i n l i ğ i n i a rtı rmaya büyük bir katkıda b u l u nması gereken b i l im ve tekniğe yeni ve daha yükısek ödevler veri lmekted i r. Kongre, üretimin etkinliğini a rtırmayı ekonomi politikamızın ana ödev­ lerinden b i ri o l a ra k belgeled i ve h a l k ekonomisinde devlet yönetme n ­ l i ğ i n i n bundan sonra d a iyileştiri lmesi gereğ i ne işaret ett i . Sosya l i st y önetimi n temel di reğ i olan, milyo n l a rca emekçi n i n g i rişim ve bilinçli eylemlerini toplumsal sorunların çözümüne yöneiten plan, yüksek nitelik­

l ere sa h i p olma l ıd ı r. Pıan bHimsel ve dengeli olmalı, aynı zama n d a , e konomide s a n a y i d a l l a rı n ı n g e l işmesi i l e bölgesel gelişme a rasında d enge b u l u n ma l ı d ı r. B u n l a rı n önemi süyüktür. G e l i şmiş sosya l ist toplumun, s a h i p o l d u ğ u ü st ü n l ü k leri, a n ca k u lu s ­ Icıra ra sı sosya l i st işbölümü n ü n b ü t ü n ola na,ki a rı k u l l a n ı ld ı ğ ı tak d i rd e ıamamiyle o rtaya koy a b i l eceği gerçeğ i n i çı kış n o ktasi yapan Vii I . Kong re, Ekonomi k Ya rdımlaşma Konseyi (EYK) üyesi o l a n Sovyetler Birliği ve

diğer sosyalist ülkelerle ekonomik entegrasyonu bundan sonra da gen i ş -

658


letme n i n önemi n i belirtti ve bu sorun u n çözüm ü n ü enternasyona l - sı n ıfsal ödev olarak n i telend i rd i . *

Partimiz, son y ı l l a rd a , uyg u l a nma kta olan ekonomik sistemin temel i üzeri n d e gere k sosya l izmin genel yasa larına, g e rekse memleketimizin somut koş u l larına uyg u n d üşecek halk ekonomisini p l a n la �a ve yönetme yol ve yöntemleri nden yararlanabi lmek üzere büyük ça balar gösterd i . V i i i . Kon g re, ekonomik sistemi yetk i n l eştirme v e etk i n l i ğ i n i d e - milyon­ larca emekçi n i n başarı l a ra u l,aşmas ı na n e derecede yardım ettiğ i n e baka ra k - ölçme y o l u n d a k i çal ışma l a ra hızla devam edi lmesi ödev i n i ö n e koyd u . Ye n i sist emin etk i n l i ğ i ve eylem g ücü, aynı zama n d a , emekçi lerin ça lışma ve yaşama koşu l la rı n ı n n e derecede iyi leşti rildiğine, politik, ekonomik ve mesleksel b i l g i leri n i a rtırma yolunda o n l a rı nasıl özendir­ diği ne, halk ekonomisini p l a n lama ve yönetmed eki rolleri n i n ve sorum­ l u l u k ları nın nasıl a rttığ ı n a b a k ı l a ra k ölçü lmektedir. i n s a n l a r ı n sosya l i st b i l i n c i n i d a ha çok yükseltme ödevi de b u n u n l a s ı k ı sıkıya bağ l ı d ı r. Y e n i i n s a n ı n o l u ş ması, h e r şeyden önce, yaratıcı ça l ı şma s ü recinde, emek kol lektifleri içinde, sosya l i st yarışı a ra a ktif olarak katılma sonucunda, k ü ltüre l değerleri öğrenme ve ben imseme s ü recinde, t o p l umsal emeği yönetme ve p l a n lamaya katı lma sonucunda mümkün olmakta d ı r. Bu d o , çal ışma l a rda g i rişim ve yaratma cüreti, y ü ksek bi.. öğrenim ve k ü ltür d üzey i , konektifle ve toplum çıkarla riyle i l g i l i sorumlu l u k d u yg u s u , sosya l ist yurttaşlık ve enternasyona l i st düşünme tarzı g ib i karakter çizg i ­ leri n i n d a ha geniş ölçüde gel işti rilmesini gerekti rmektedir. B u ö d evlerin başarıyla çözümü için, kongre, partini n bütün üyeleri n i v e ü y e adaylarının, y ı ğ ı n l a r a ra s ı n d a ideoloj ik çal ışma y ı parti i ş i n i n çok önemli bir yanı sayma l a rı ; sosya l ist y u rtseve rl i k ve proletarya enternas­ yonal izmi ru h unda eğ itimi daha da gel işti rmeye, emeğ i ve topl ums a l mül kiyeti sosyal istçe benimsemeye, emekçi l erd e Ma rksist-Le n i n ist d ü nya g örüş ü n ü o l u şturmaya, g erici burj uva ideolojisine karşı savaşı kuvvet­ l e n d i rmeye ön planda yer vermeler i g ereğ i ne işaret etti. *

ADC'nde devlet d ü z e n i n i da imi olara k g üclendirme ve yetkinleştirme, gelişmiş sosya l i st toplum kuruc u l u ğ u n u n objektif gereklerinden biridir. Pa rtimiz genel yasa l l ı k l a rı somut koş u l l a rımıza uyg u lamakta, devlette ve topl umda işç i sın ıfının yönetici l i k rol ü n ü bu ndan sonra da g üclendirme, bu sınıfın kooperatör köy l ü l e r sınıfıyla, aydı nlarla ve diğer h a l k tabaka 1 0 riy l e b i rl i ğ i n i sağ lamlaştı rma yolundan yü rümekted i r. H a l k ı n ma n evi-politik b i rl iğ i n i sağlamlaştı rmaya devam edi lmesi , kendi özl ü ğ ü iti bariyle, d iğer s ı n ı fların ve sosyal ta bakaların g örüş ve tutum­ l a rını i şçi sınıfı n ı n g örüş ve tutumuna yaklaştırma s üreci d i r. Bu ayrımlı , 659


karmaş ı k ve devaml ı bir s ü reçti r, d a ha ziyade işçi s ı n ı f ı n ı n diğer bütün sı nıflar ve taba kalar üzeri ndeki etki g ü cüne, onun partis i n i n d üş ü nsel ­ politik ço l ı şma k a b i liyetine, y a n i herkese u l aşma, herkesi kend imize doğru çekme, hiç kimseyi kena rda bı rakmama ça baları na bağ l ı d ı r. ADC' n d e işçi s ı nıfı y i rmi y ı l d a n fazla b i r zama n d a n beri i ktidard a d ı r. Merkez Komitesi'nin ASBP Vi i i . Kongresi'ne s u n d u ğ u hesa p verme ra poru nda şöyl e d e n i l iyor : «işçi s ı n ıfı, d evl·e timizi yaratmı ş, bütün emekçi h a l k ı etrafında toplıyabi lmiştir. B u s ı n ı f yeni top l u ma kendi h uma n i zmi ni ve savaşkan kara kteri n i d e vermişt i r.» Gel.işmiş sosya list toplum, a n ca k , işçi s ı n ıfı n ı n ob}ektif olara k a rta n rol ü n e para l el şekilde sorumlu l u ğ u da büyüdüğü tak d i rd e k u rula b i l i r. B u soruml u l u k a rttıkça ADC' n i n içsel gelişmesi h ı z l a n ı r, işçi s ı n ı fı n ı n ve bütün emekçilerin maddi ve kültürel i htiya çları g ü nden g üne daha tam k a rş ı l a n ı r, sosya list yaşam tarz ı o l u ş u r. işçi s ı n ı fı n ı n ideolojisi, a h lô ki vasıfları ve davra n ı ş n orml a rı , bütün emek­ ç i l er, tüm h a l k tarafı n d a n benimsenir. B u s ı n ıfın soruml u l u ğ u n u n a rtması, sosya l ist topl u l u ğ u sağ l amla ştırma, emperyal iıme karş ı başa rı l ı bir savaş y ü rütme bakımından da son derecede önemlidir. Yen i toplumsa l düzenin maddi-tekn i k teme l i n i n çok önemli org a n i k kesimi o l a n büyük sosyal.ist ü retim i şçi s ı n ıfı i ç i n somut savaş a l a n ıd ı r v e kooperatör köy l ü s ı nıfı i l e ittifa k ı n maddi teme l i n i n d a h a sonraki geliş­ mesi için büyük bir önem ta ş ımakta d ı r. Vi i i . Kon g re, c\ı:ığ a l o la rak, işçi s ı n ıfı n ı hemen hemen tümüyle örg ütleyen sendi,ka birlikleri n i n eylemi üzeri n d e d e özel bir d i kkatle d u rdu . Len i n'in, send i k a l a rı n komü n izm okulu o la ra k oynad ı k l a rı rol h a k k ı n d a k i yön er­ g eleri herkesçe b i l i nmekted i r. i şçi s ı n ıfı egeme n l i ğ i n i n gerçekleşmesi ne, ü retimi n gelişti rilmesine, hayatı n d a h a iyi leştiri lmesi ne sendikaların g i derek d a ha a ktif biçimd e katılma la rı gereği de b u radan doğmaktadır. işçi s ı n ıfı herg ü n k ü sendi,ka l eylemiyle ekonomi ve tüm toplum üzeri n d e b ü y ü k bir etki ya pmakta d ı r. V i i i . Kon g re. objektif nedenler zoruyla işçi sı nıfı tarafından gerçek­ leştiri len sosya l ist toplum yö n etici l i ğ i n i n , h a l kımızın öteki emekçi s ı n ı f ve tabaka la rı n ı n rol ü n ü ve önemi n i hiçbir s u retle aza ltma d ı ğ ı n ı bel i rtti. Diğer bütü n emekçi tabakaları, işçi s ı nıfı n ı n ya rd ımiyle yaratıcı g ücleri n i geliştir­ mek ve sosya l izm kurucu l u ğ u n a katkıda b u l u nmak olanağ ı n ı kaza n m a kta­ d ı rl a r. Toplumumuzun sosya l ve politik g ücleri n i n işçi s ı n ıfı ve o n u n Ma rksist­ Len i n ist partisi yönetimindeki daya n ı k l ı ittifakı daha da sağ lamlaşa ca ktı r ; z i ra b u i ttifak, işçi s ı n ı fı n ı n, kooperatör-köy l ü ler s ı n ı fı n ı n , ayd ın ların ve öteki emekçi ta baka l a rı n ı n ortak çıka rlarına tamamiyle uyg u n d u r. Kongre, bizim uyg u l a d ı ğ ımız ittifa k pol itikası n ı n zengin tecrü besi n e daya n a ra k, gel işme yol unda bundan so n ra k i her adımı da müttefi k lerimiıle birlikte 660


atacağımızı ve o l g u n sosyali zm k u ru c: u l u ğ u n a onların i l eride de daha b i l i n çl i ve a ktif biçimd e katılma la rı n ı n bu s u retle sağlanmış olaca ğ ı n ı bel i rtti. Işçi s ı n ı fı n ı n ve onun Marksist-Lenin ist p a rtisin i n yöneti cil,i k rol ü ve sos­ ya l i st devletin ro l ü , topl umumuz u n gel işme s ü reci boyunca yasa l olara k a rtmaktadır. B u, h a lk ekonomimizin büyümesi v e nitel deği şimi, ekonomi kolları n ı n ken d i a ralarında ve toplumsal hayatın d i ğ e r a l a n larında d a ha etkin biçimde ö rg ü lenmesi sayes i n d e sosyalist demokra s i n i n yet k i n leş­ mesi n i n doğal b i r sonucu d u r. Sosya l gel işme n i n b i l imse l , tam dengeli ve merkezi yönetimi ve p l ô n l a nması yol u n d a ki i stemler g ü nden g ü n e a rt­ makta d ı r. EYK üyesi ülkelerin u lu s l a rarası işbir l i ğ i ve sosyal i st ekonomik entegra s ­ yon u devlet eylemi a l a n ı n ı bi rçok ba kımda n d a ha d a genişletmektedir. Emperya l i zm i n a rtan ve h a i nce maskelenmiş saldırg a n l ı ğ ı karşıs ı n da d evlet o rg a n l a rı n ı n gayet uya n ı k b u l u nma l a rı ve d üşma n ı n p l ô n larını tam va kti n d e açıklayıp suya d üşürmeleri g i d erek büyüyen b i r zoru n l u k h a l i n i a lma kta d ı r. Devlet egeme n l iğ i n i n daimi olara k kuvvetlendiri lmesi, sosya l i st savunma orta k l ı ğ ı n ı n sağlamlaştı rılma s ı na ADC' n i n yapacağ ı katkıyla da sıkı sıkıya bağ l ı d ı r. B i z hayatı n yoklama s ı n d a n geçmiş Len i n ici demo k ratik santra l i zm prensi b i temeli üzerinde, devlet eylem i n i emekçi l e r i ç i n daha açı k ve a n l a ş ı l ı r h a l e geti rerek ve vata ndaşları devlet yönetimin e katılmaya d u r­ madan özend i rerek sosyalist demokra siyi bundan sonra da gelişt i rmeliyiz. H a l k temsiki l i kl eri ve h a l k veki l leri n i n soruml u l uğ u n u daha çok a rtırmak, kara rl a rı n ı n d a ha somut ve eylemsel olma s ı n ı sağlamak , h a l k tems i l c i l i k ­ leri ve o rg a n l a r ı n ı n iş letmeler ve top l umsal örgütlerle, öze l l i k l e sendika b i r l i k l eriyle işbirl i ğ i n i genişletmek de zoru n l u ödevimizder. G ü n l ü k hayatta sosya l i st h u k u k d üzen i n i n güclend i rilmes i , b i l i nçli d i s i p l ini i n s a nlarda köklü b i r a l ı ş k a n l ı k haline geti rmek üzere a rd ı c ı l b i r eğitim ça l ı şması y ürütülmesi d e h a l k temsilcilikleri n i n ödevleri a ra s ı n d a d ı r. *

Alman Demok ratik Cumhuriyet i ' n de g e l i şm i ş sosya l i zm k u ru c u l u ğ u yol u nca bundan sonra atılacak adımlar, partimizden, kendi savaşka n l ı ğ ı n ı a rt ı rma k, teorik, d ü ş ü nsel -politik ve örg ütsel eylemi ne kuvvet vermek, bütün üyeleri n i g i rişim ve aktiviteye daha çok özen d i rmek g i bi çaba l a r i stemekted i r. ASBP, işç i s ı n ı f ı n ı n ö n c ü s ü sıfatiyle, ADC' nde toplumsal gelişmeni n politik yönetimi n i b i limsel temele dayanan bir stratej i v e taktikle g e rçek­ leştirmeyi ve sosya l ist d üz e n i n bundan sonraki etraflı gelişmesi yol u n d a b ü t ü n vata n d a ş l a rı n g i rişimlerini teşvik etmeyi e s a s ödevi saymaktad ı r. Kon g re, aynı d üş ü n ceyi paylaşa n la rı n savaş b i r l i ğ i olan partimiz i n g ücü661


n ü n , o n u n g ö n ü l l ü ve bil,inçfi d isiplininde, bütün üyelerinin aktifl iğ inde ve fedakô rca ça l ışma l a rında olduğ u n u ı srarla bel i rtmişti r. B u n d a n ötürü, her üyeden, p a rt i n i n kararl a r ı n ı gerçekleştirme yol u n d a coşku l u ve fedokôrca b i r mücadele yü rütmesi istenmekted i r. B u n u n için de parti-içi demokra s i n i n d a h a geniş ölçüde gelişti rilmesi , Len.i nci parti hayatı norm­ larının ka yı t sı z - şa rts ı z korunması gerekl i d i r. Bu cümleden olara k, bütün parti yönetim o rga nları n ı n eyleminde öneml i b i r prensip olan kol l ektifl i.k prensibine titizlikle riayet ed i lmesi istenmektedir. Kol l ektiflik, kişisel sorum­ l u l u ğ u gerekti rmekte , her şeyden önce yeni problem l e re gerçekçi ve eylem­ sel bir yanaşım sağlamaktad ı r. Doğru kara rla r a l ınma s ı n ı garantilemekte ' ve sübjektivizm beli rtileri n e engel olmakta d ı r. Parti i l e bü.t ü n emekçi l eri birbirine bağlayıcı ha lka l a r du rumu ndaki taba n örg ütleri, bütün komü n istlerin V i i i . Kon g re kara rlarındaki teorik zeng i n l i ğ i benimsemeleri ölçüsünde, parti politikası n ı i lkesellik ve sabırla a n latarak ve bu politikayı hayata geçirme yolunda o n l a rı seferber ederek y ı ğ ı n l a rla i l işkilerin i daha da sağ lamlaştırma l a rı ölçüsünde savaş yetenek­ lerini ve otoriteleri n i yükseltebi lecekl erd i r . ASBP' n i n ü y e v e a d a y üyeleri, V I I I . Kon g re n i n önemli kara rlarını, geliş­ miş sosya list toplumu oluştu rma yolunda atılacak her adımın Alman Demokratik Cumhu riyeti'ni sağlamlaştırmaya , u l u s l a ra rası a la nda kuv­ vetler o ra n ı n ı n sosya l izm ve barış yara rına daha da değişmesine ya rdımcı olacağ ı na i n anarak yerin e g eti rmeye koyulmuşl.ardır.

662


Komünistler fabrikalarda nasıl çalışıyorlar VALTER VAKS Avusturya'da 1 970 N isan ı nd a Kreysk i ' n i n baş,k a n l ı ğ ı nd a b i r sosyalist h ü k ü met kuruldu. Kreysk i Avusturya Sosya l ist Pa rtisi (ASP) başkan ı dı r. 1 970 M a rtında y a p ı l a n seçimlerd e bi rçO'k işçi ve memur bu partiye oy ' verdiler. Bu seçmen ler, ASP'nin, p a n a l ı l ı k ve enflôsyo n la mücadele, gara n ­ t i l i b i r hayat düzeyi , orduda reform ve gençler i ç i n d a h a i y i olanaklar g i b i seçimö n ü şiarlarını hayata geçireceğ i n i ümi,t ediyorlardı (Çoğ u b u n u h ô l ô ü m i t ediyo r) . Fakat olaylar, sosya l i stleri n y e d i ve yaba ncı sermaye i l e işbi r­ l i ğ i politikası g üttüklerini ve kendi vaatleri n i de tutma d ı kl a rı n ı g österiyor. ASP a n ca k kapita list d üzene zara r vermiyecek reformlar.a yan a ş ı yo r. I kti­ d a rı n Avusturya H a lk Partis i ' n d e (AHP) - ki yerli sermayeni n g ü d ümünde olan k l ô s i k p a rt i l erdendir - ASP' n e g eçmesiyle e mekçilerin d u ru munda esa s l ı bir d eğ iş i k l i k o l mamıştı r. *

ASP d a h a Avustu rya Cumhu riyeti' n i n tekra r k u ru l ma s ı n d a n iti bare n , toplumun s ı n ı fs a l k a ra kteri n i örtbas etme h ü nerini göste rmiştir. Avusturya'­ nın Sovyet o rd usu tarafından k u rtarılması ndan sonra, k o m ü ni stlerin, büyük sermayeei lere i ktidarı tekra r ka ptı rmamak için sosyal i stleri eylem e çağ ı r­ d ıkla rı g ü n l erde, ASP her şeyden önce memleket i m izde kapita l i stleri n va rl ı ğ ı n ı topta n i n k ô r ediyord u . B u a rada AH P-ASP koa Hsyon h ü k ü meti­ nin poliükası son ucu olara k m ilyonerlerin sayısı a rttıkça arttı. 1 953 yıl ı n d a 293 o l a n m i lyoner sayıs ı , 1 955'te 431 'e, 1 96 1 ' d e 650'ye, 1 964'te 1 538'e, 1 970 y ı l ı nd a da 2000'e yükse l d i . Ş u n u da ekliyelim ki, resmi ra kamlar, yı l l ı k g e l i ri n nerede b i r milyon, nerede on milyo n u n ü stünde o l d u ğ u n u bel i rl eme o l a na ğ ı verme m ekted i r. Oç yı l ı n (1962-65) i statistiklerine göre, milyonerleri n serveti 39 m i lyar ş i l i n g a rtmış, şimdi d e doğal o l a ra k çok daha fazla kabarmıştır. Bütün b u servetleri n kayna ğ ı memleketimiz emekçileri n i n yara tt ı k l a rı değerlerdir. E n m ü tevazı hesap l ara g ö re (tam rak a m la rı n yay ı n l a nması elbette kapita­ l i stlerin ve o n l a ra h izmet eden sosya l - d emokratların işlerine gelmiyor) , her emekç i kend i s i n i n ve a i l es i n i n geçimi n i sekiz saat l i k işg ü n ü n ü n ortal a ma 3/1 ' i i l e 5/2'si a rası nda değişen b i r kısmiyle sağ l'ama kta d ı r. i ş g ü n ü n ü n geri kalan kısmı nda y a rattığ ı d eğ erler i se kapita l istin kaza n c ı d ı r. Emekçi y a l n ı z i ş letmede, yani kapita l isti n emek verimi n i a rtırma, e meğ i entanzi fleştirme, y ı p ratıcı sistemi şiddetlendi rme yol uyla kaza ncını çoğalt­ maya ça l ı ştığ ı yerde sömü rülmüyor. Halk, pa h a l ı l ı ğ ı n d u rmadan a rt­ masiyle, p a ra n ı n değeri n i yitirmesiyle, çeşitli verg ilerle, cezalar ve diğer olağan üstü kesintilerle soy u l d ukça soy u l u yor. B i r yanda patro n l a r ı n kaza nçları n ı n ve servetleri n i n hızla çoğ a l d ı ğ ı , öte yanda g ündeli klerin ve 663


emek l i a y l ı k l a r ı n ı n a rta n fiyatlard a n çok g e ri d e k a l d ı ğ ı görül üyor. Gençler için aile kurmak, ev ed inmek, mobi lya ve diğer eşya sat ı n a l ma k a rtık «veresiye g ü l » a lmaktan fa rksızdır; taksit Ödemeleri y ı l l a rca s ü rmekte, g ü n l ü k harcama l a rda büyük ölçüde k ı s ı n tı l a rı , d işten-tırn a kton a rtı rma ları g erektirmektedir. M emleketimizde yüksek konjonktürün göl gesinde 700 bin yoks u l va rd ı r. Sosya l yardım verilerine göre, her dört emekli den b i ri devlet ya rdımı na avuç açma k zoru nda k a l makta d ı r. *

Memleketimizde n üfusu n % 70' i emek / moaşiyle veya emekli aylığıyla geçi nmektedir. Fakat top l umda emekçi ler, ü retimdeki sayıları ve rol leri g özön ün d e tutu l u rsa l ô i k o l d u k la rı yerleri ni a lamıyorla r. B i r avuç a zı n lı ğ ı n bütün iık tida r kald ı raçim ı n ı el i n d e tuttuğ u bug ü n kü durum, sosya l p a rtnörl ü k politika ve ideolojisinin, ASP' n i n sermaye ile işbirliğ i n i n , emekçilerin ç ı ka rl a r ı n ı n sermayeci lerin çı karları n a bağ l a n ma s ı n ı n son u ­ c u d u r. ASP sosya lizme yönelişten a rt ı k çokta n vazgeçmiş b u l u n uyor. Y ı l l a r boyu nca övülere k göklere çı karı l a n «genel refah d ev l eti» n i n maskesi d üş­ müş, ve biz k omünistlerin öteden beri açıklamaya ça l ıştığımız yüzü, yerli ve ya ba nc ı k a pita l i stleri n görülmed i k kaza n ç l a r sağ l a d ı k l a rı sömü rücü topl umun bütün çizg i le riyle görü nmüştür. ASP ve aynı zamanda sosya l istleri n eleba şı l ı k ettikleri Avusturya Sendika l a r Birliğ i ' n i n sosyalist grubu, emekçi leri s ı n ı f savaşı n d a n a lakoymayı ve i şçi h a reketini her a raçla köstek l emeyi baş l ı ca ödev edi n ­ mişlerd i r. O n l a r emekçilerin ç ı k ı ş l a r yapma l a r ı n ı istemiyor, g rev h a reketine ola n ca g ücleriyle engel o l uyor, işçilerin her şeye rağmen g rev yapabi l d i k ­ l e r i yerlerde d e b u savaşkan ç ı k ı ş l a ra «komünist a ksiyonu» d iyor ve destek­ l emekten vazgeçiyorl a r. M emleketimizde a nti -komünizm, sosyalist ü lkelere karşı a z g ı n kamp a n ­ ya l a r, hemen h i çb i r e n g e l e raslama d a n radyo ve televizyon p rog ramla rına ve bu rjuva bas ı n ı sayfa l a rı n a yerleşebi liyor. Komün istleri ve sosya l ist ü l ke­ l eri hedef tuta n iftira l a rı yaymada en büyü k «hizmet şerefi.. ASP'n e d üş ü ­ yor. Yerli v e ya bancı kapitalistlerin çıkarları için ça l ışan b u p a rti, ser­ mayenin ciddi bir s a rs ı ntıya uğ rama ksızın hedeflerine u l a şa b i lmesi, ya ni kapitalist ekonomi n i n sağ l a mlaşınosı, u l usal ü r ü n ü n sermaye yararına payııa şı lma s ı , en çok kaza ncın d a ha d a a rtması için «sosya l barış»ı koru­ maya çaba lıyor. lJste l i k, sosya l i stlerin önderleri, kapitalist ekonomi n i n kasted i ldiğ i n i sükCıtla geçişıtirerek , ekonomi n i n geliştiri lmesi g e rektiğini iddia ed iyorl a r. ASP ve o nun işçi s ı n ı f ı n ı s ü rüklemeye ça lıştığı sosya l pa rtnörl ü k politikası ve ideoloji si, bugün memleketimizde emekçi leri n sın ıf b i l i ncin i n ve sınıf sıavaş ı n ı n gel işmesi yol u üzeri nde baş l ı ca engeldir. *

664


Ka pita l i st baylar ve ASP, Avusturya'yı içinde emekç i lerin savaşçı eylem­

leri o l maması gereken bir koru n a n bölgeye çevirmek i stiyorla r. Ne var

ki, kapita l i st top l u m d üzeni n e özgü uzlaşmaz çelişki ler, her şeyden önce emekle sermaye a rasındaki çel i ş k i , h içbir sosyal partnörl ü k politikasiyle örtbas edilemez. N eteki m, g eçen y ı l b i rçok işletmede b i rbiri a rd ı n ca y ı ğ ı n ­ s a l ç ı k ı ş l a r v e g revler yapı l d ı . B u ha reketlerde i leri s ü rülen başlıca i stek ( m i l l i leşti r i l m i ş bir işletmedeki işçi lerin fa bri ka yöneti m kuruluna d a h i l bir sosya l i st p a rti üyes i n i n bu görevden ç ı k a rı l ması n ı protesto etti k leri olay b i r yana) i ş ü cretleri n i n a rt ı rı l masıydı. Grevci i ş ç.i ler, özel l i kle ko mün i st­ lerin etk i l i o l d u k la rı , g ü ndeli klerin a rtırı lması u ğ ru nda k i m ücadeleyi kendi leri hazırla d ı k l a rı ve b u m ücadelede önemli rol oynadıkları yerlerde başarı s a ğ l a d ı lar. Bütün çıkışlar, bir ta nes i h a riç, ASP' n i n ve send i k a l bü rokra si n i n a r�usu d ı ş ı n d a v e d i re nmesi n e rağ men başarıyı,a d üzen­ leneb i l d i . Her ç ı k ı şta, komün i st işçi lerle p a rti sizler a r a s ı n da bel i r l i bir ey lembirliği sağ l a n a b i l d i .

B i rçok ö r n e k a ra s ı n d a n y a l n ı z ü çü n ü sayacağız. M i l l i leştirilmiş b u l u n a n «Böhler i bşta lverke» (Gün ey Avusturya) işlet­ mesinde ça lış a n la r, fa brikada ç ı k a n Sendika B idiğ i (1) gazetesinden, Kapfonberg'deki (Ştriya) «Böhlerverke» ana fabri kasında eşit işe karş ı s a a t başına epeyce d a ha f a z l a p a ra öden d iğ i n i öğ re n d i l er. Ucret fark l a rı hakkında dq tam b i l g i veri l iyord u . işçiler derhal a na fabrikadaki ödeme n i n ken d i işyerleri nde d e uyg u l a n ma s ı n ı isted i ler. çoğ u üyeleri sosy a l istlerden olan fa b r i ka k u ru l u, ücretlerde müd ürlüğ ü n teklif ettiği k ü ç ü k bir a rtışla işi g eç işti rmeye razı oldu. Fakat k o m ü n i stler, işçilere bunun sadakadan farksız o l d u ğ u n u a ç ı k i a d ı l a r ve u n l a rı hak l ı istekleri n i tam o l a ra k gerçek­ leştirme mücadeles i ne özend i rd i ler. Fa bri,kada g rev başladı. M ü d ü r l ü k n i hayet i l k a n laşmada öngörülen fark ı n i k i m i s l i b i r ücret a rtı r ı m ı n ı k a b u l etmek zorunda ka ldı. Ra lı shofen'deki (Kuzey Avusturya) m i l l i leşt i r i l m i ş «Feraynigte meta l ­ verke» i şletmesinde, Send i ka B i r l i ğ i , fa bri ka gazetesi n d e i şletmenin geçen y ı i k i kaza n c ı n a d a i r b i l g i ler yay ı n l a dı. Yazıda, öze l l i kle, geçen yıl içi ndeki b ü tün ücret a rtı rı m ı isteklerin in m üd ü r/ük tara fından işletmen i n g üya zararına çal ıştığı bahanesiyle redded i l mi ş o l d u ğ u n a işçilerin d i k,kati çeki l i ­ yord u . B u a ç ı k la ma ücret a rtırımı i stekler i n i d a h a kuvvetle i leri s ü rme o l a n a k ve gereğ i n i ortaya koyd u . i ş ç i l er de b u n u ya ptı l a r. Yüzlercesi işyer­ leri n i terkederek m ü d ü r l ü ğ ü n kapısına daya n d ı l a r ve sonuçta saat ü cret­ lerine önemlice b i r zam ya pıl masını s'a ğ l a d ı l a r. Yine m i l l i leştiri l m i ş i şletmelerden biri o l a n Donavits'teki (Ştriya) «Al p i ne­ montan betri b" fabrikasında, Sendika B i rl i ğ i , vasıflı işçilerin ücretleri n i n a rtırılma s ı isteğ i n i i leri s ü rd ü . B u rada da fa brika kuru l u n u n sosya l is t

( I ) Avusturya Sen d i ka l a r Birliğ i ' n i n , p a rti mizle savaş ittifa k ı n a yanaşan b i r böl ü m ü .

665


çoğ u n l u ğ u müdürl üğün tutumu n a uyarak bu i steğ i n kabu l üne yanaşmı ­ yord u . Fakat bizim yoldaşları n savaşkan ısra rı ve işçi lerin s o n u na kada r mücadele azm i sayesi nde, sorun burada da başarıyla çözü l d ü , vasıfl işçileri n ücretleri nde istenen a rtış sağla n d ı . Send i ka B i rli ğ i ' n i n fa brika gazeteleri, bu olayı v e yukarıda özetled i ğ i m iz diğer i ki ha reketi g ü n ü g ü n ü ne ve ayrı n t ı l a riyle yazdılar. Hôlen fa bri k a l a rda bu g i bi 1 1 4 gazete ç ı k m a kta ve b u n ların toplam tirajı 78 b i n i bulmakta d ı r. Biz bu çık ı ş l a rda e d i n i l e n tecrübeyi genelliyerek, b i r kere savaş çığı iı a ç ı l d ı kta n son ra , a rt ı k en pasif genç işçilerin b i le öne atıldı kları ve savaş­ k a n l ı k gösterdikleri kanısına va rd ı k . Fakat böyleleri, sözkonusu ç ı kışl a ra kat ı l d ı ktan son ra , eğer bu a rada ken d i leri n i partimize çekemezsek, yine eski pasifl i k leri ne d önmektedirler. Avu sturya işletmeleri n d e ça lışan komün i stlerin b u y ı l ı n Nisanında Viya na'da ya p ı l a n genel konfera nsında, baş l ı ca eylem doğrultuları tesbit edildi. Konfera n s ı n kara rında özetle şöyle d e n i l iyor: "Pa rtimizin ve en başta işletme lerdeki komün istlerin ödevi, emekçi lere, k a pita list sömü r ü n ü n özl ü ğ ü n ü ve bel i rti leri n i açı klamak, s ı n ı f b i l i n çleri n i o n l a rı n kendi tecrübe­ lerine daya n a ra k biçimlendirmek, sosya l - d emokrasi n i n etkisi nden k u rt u l ­ malarına yardım etmek ve o n l a rı partimizden yana kaza nma ktı r. Emek­ çileri, d a ha iyi yaşama koş u l larına kavuşabi lmek için, top l um hayatının her a l a n ı nda s ı n ı f savaşı yü rütmek gerektiğ i n e i n a n d ı rma lıyız. Bu yolda komün istleri n ı srarla g i rişecekleri ajitasyon ve örg ütleme ça lış­ maları n ı n , işçi sı nıfı n ı n i stekleri n i n doğ ru biçimde ve tam vaktinde ileri sü rülmes i n i n ve bizim de bu isteklerin gerçekleştiri lmesi için işçi leri a ktif ç ı k ı ş l a ra yöneltme çaba l a rımız ı n büyük önemi vard ı r.» Bugün savaş ım ı z ı n en öneml i yön leri ş u n l a rd ı r : Pa ha lılığın artma sına, ücretlerin fiyat a rtı ş l a rı ndan g eride ka lmasına ka rş ı , sen d i k a la rl a işveren­ ler a rasında moratoryum a n laşma l a rı na , y ı p ratı cı çalışma sistemine ve a rtan verg i l ere karşı savaş . . . Ucretlerin hayat pa hto . ı lığına göre aya r­ l a nması için, bütün geniş tüketim ma l l a rı fiyatları n ı n ve k i ra l a r ı n d o n d u r u l ­ ma sı i ç i n , köklü b i r verg i reformu için, küçük ve orta g e l i rler üzeri nden a l ı na n verg i l erin kesi n l i k l e a za ltı lması ve bunun ya n ı s ı ra yü ksek gelir ve büyük kaZ'a n ç l a rd a n alınan verg i lerin a rtırı lması için, işçilerin ve memu rların sosya l kaza nımları n ı n korunması ve gen,i şleti lmesi, işçi ve memur h a k l a rı n ı n eşitlenmesi (kı dem, hasta l ı k, izin vs.) için, hastalık ya rd ı m l a rı koş u l l a rı n ı n iyileştirilmesi, işletmelerde ve d a ha y ü ksek d ü zeyde i şçi ve memurlara gerçekten ,kes i n oy hakkı ta n ı nması için savaş . . . B u g ü n paha l ı l ı k ôfetine karşı savaş ön plônda gel iyor. B u y ı l ı n 1 Hazi­ ra n ı nd a n itiba ren, en öneml i besin maddeleri (süt, pey n i r, tereyağ ı , sütlü maddeler, u n ve unlu maddeler) fiyatları % 5-30 oranında a rt ı rı lmı şlır. 666


S ı ra benz i n Ve e l etrik enerjisi fiyatları n ı n a rtı rı l m a s ı na (% 1 5 kad a r) g e l miştir. B u n u n da daha birçok malın p a h a l ı l aş m a s ı n a yol a ça cağ ı n a muhakkak g özüyle bakıl maktadır. Pa ha l ı l ı ğ ı n böy lece Çığ g i bi ô rtması karşısı nda, Viyana'da ve diğer şehirl erde, iş a rtık a çık gösteri lere ve h ükü­ mete d i l ekçeler s u n m o l a ra kada r varmışt ı r. çoğu işletmelerde ve send ika örg ütlerinde, bu kuduz fiyat a rtı şları n ı protesto özlüğ ü n d e kararlar a l ı n ­ mış, h J kCı mete ve Sendika l a r Federasyon u ' n a mektuplar g önderi l m iştir. Emekçi lerin «cepleri n i n boşa ltı l m ası»na k'a rşı bütün eylemlerine komü' n istler önayak o l makta d ı rlar. Avusturya Kom ü n ist Partisi (AKPJ , m ücadeleyle i lg i l i birçok şeyin ko m ü n istleri n işletmelerdeki eylemine bağ l ı o l d u ğ u n u kavramaktad ı r. Fakat işletme ve fa brika l a rı n b i rçoğ u n d a parti örg üt ü yoktur. Oysa , parti örgütü b u l u n a n iril i-ufaklı işletmelerde kom ü n i st ,işçiler a z değildir. B u n ­ dan ötürü, b u g ü n ü n en ö n e m l i ödevlerinden biri d e , kom ü n istleri iş let­ mel erde ve bölgelerd e pa rti örg ütleri n e çekmek ve o n l a ra toplantılarda eylem olanağı verme,kti r. Toplantılar kom ü n istlerin politik bilgilerini zengin leştirmekte, o n la ra ta rtışma tecrübesi, insa n l a rı i,k na etme, doğru görüşü ka nıtlarla savun ma kabiliyeti kaza n d ı rmaktad ı r. Biz her kom u ­ nisti n , d a i ma v e her yerde e mekçi lerin çıkarl a rı n ı savu n makla yükü m l ü o l d u ğ u n u , progra m ı m ı z için, hedefleri miz için, safları mızın büyü mesi için ajitasyon yapması g erektiğ i n i kavra ma s ı n ı sağla maya ça l ı ş ı yoruz. Yaşa­ d ı ğ ı m ı z bu d i n a m ik yüzy ı lda, ko münistler, yersel o laylar, işyeri o layları ve genel pol itik olaylar karş ı s ı n d a s ü retle tutu m a l ma l ı , kendi g i rişi mlerini g e liştirmeli ve p ropaganda maksa diyle ba s ı n d a n - fabrika gazeteleri, plôkatlar, beya n n a me ve b i l d i ri ler ve sözl ü ajitasyon -, evlerde kon u ş m a ­ lardan , va rdiya lardan önce hoparlörle enformasyon la rda n başarıyla ya ra rlan malıd ı,rlar. i şl etmelerdeki etki miz part i bası n ı n ı n b u ra la ra soku l ma siyle yakı ndan bağ l ı d ı r. «Vo lksşt i m e gazetesi n d e her hafta işl etme kuru llarının aktüel ekonomik ve pol itik soru n l a rı ele a l d ıkları özel yazı l a r çıkmakta d ı r. Ayn ı gazete sayfa larında taşfa m u h abirierin i n yazı l a rı da s ı,k s ı k bas ı l makta ve ga zete iş letmele,rde d a h a geniş bir i l g iyle karş ı l a n maktad ı r. 1 970 Eki m v e Kası m aylarında yeni okuy u c u l a r kazan mayı a m a çlayan b i r ka mpa nya d üzenlendi. iyi sonuçla r veren bu ka mpanya sayes i n d e g a zeteye 3200 yeni abone s a ğ l a n d ı . B u nl a rı n ü çte biri g ün l ük g a z etemize, üçte i kisi hafta lık gazetemize abone o l d u l a r. işletmelerd e a rtık d a ha öncekiyle kıya s l a n a m ı ­ yacak k a d a r büyük bir etk i m iz var. 1 971 sonbaharı n da b u kampanya i ş i n i y e n i le meyi d üş ü n üyoruz. ••

Bu y ı l ı n i lkba harında pa rti miz bir de e m ekçi leri, öncelikle genç işçileri. kendi safları na çekme ka mpanyası düzenledi. B u kampa nya da iy i sonuç­ lar verd i . iki o y içinde pa rtiye 547 yen i üye a l ı nd ı . B u n l a rı n 64' ü işçi ve m üsta hdem, yarı s ı n d a n fazla s ı da yaşları 30' u aşmıya n kimselerd i . Yeni 667


üyelerin bir kısmı iş letme örgütleri vasıta siyle partiye g i rd iler. Ya l n ı z Donavits'teki «Al pi ne-montan betri b .. fa brikası ndaki örg üt, p a rti safları na 22 genç işçi kaza n d ı rd ı . B u k a m pa nyayı da 1 972 i l kba han n d a yen i l i ­ yeceğ iz. 1 971 y ı l ı baş ı n d a bi rçok işletmede fa brika k u rulları seçimi yap ı l d ı . Sen d i k a Birl i ğ i a d ayları b u seçi mlerde belirli b i r başa rı sağladıla r. Şimdiye kadar topl a m işçi sayısı 25 b i n i aşan 23 işletmede kurul a dayları n ı b i z gösterd i k . B u defa d a , işçi sayısında b i ra z a z a l ma olmakla bera ber, önemli sayıda k u rul üyeliği kaza n d ı,k. A5P yöneti m i n i n bize reva görd ü ğ ü kovuşturmal a r bekled ikleri son ucu vermi ş d eğ i ldir, ç ü n k ü i şçi s ın ıfın ı n önemli bir k ı s m ı n d a hoşnuts u z l u k v e haya l k ı rı kl ı ğ ı a rtma kta v e Kreyski h ü k u metinin politi kasını protestola r s ı k laşma ktadır. Ya lnız emekçilerin ç ı karlarına hizmeti kı lavuz edinen parti mizin a rdıcı l a ç ı k l a ma ça l ı ş m a l a rı ve politikası a rt ı k meyva l a rı n ı vermeye başl a maktad ır. Komünistler v e gençlik

668


Kom ünistler ve gençlik

Finlandiya'da üniversite gençliği hareketi OYVA BERKBAKKA Komünist ve Işçi Pa rtileri 1 969 Yılı U l uslara ra s ı Danışma Top l a ntısı'nda, gençliğin a rtan politik a ktivi!esi konusu üzeri n d e dikkatle d u ru l d u . Diğer b i rçok kapitalist memlekette olduğu g i bi, F i n lô ndiya'da da geniş emekçi y ı ğ ı n la rı n ı n eylemleriyle birlikte genç l'i k h a reketi n d e göze çarpan bir yü kseliş görü l d ü . B u y ı l ı n Şuba t ve Ma rt aylarında meta l ve yapı işçileri bir g rev ya ptı l a r ve bu, 1 95 6 genel g revi nden sonra e n g üc l ü g rev o l d u . Grev s ı rası nda yal n ı z metal işçileri sendikasına her g ü n orta l a ma 200 i şçi üye yaz ı l dı. Hemen bel i rlelim ki, memleketin e n büyük ,işçi örg ütleri o l a n metal ve y a p ı i şçi leri n i n sendika l a rı , saflarında 200 bin kişiyi, ya d a Finlôndiya Sendikalar Merkez örg ütü çatısı altındaki işçilerin üçte birini birl eştirmekted ir. Ve b u i ki sendikadaki üyelerin ya rı s ı nd a n çoğ u henüz otuz yaş ı n a va rmamış işçilerd i r. Finlôndiya'da demokra si ve sosya l i lerleme uğrundaki y ı ğ ı n s a l savaşa birçok genç işçi ve ü n iversiteli kat ı l ıyor. i şçi g e n çl i ğ i n , ü niversite l i genç­ l i kten fark l ı olara k . politik hayata katı lmasını (sendika l a r ve sınıf savaşı n ı n d i ğ er g el eneksel biçimleri sayesin d e) d oğ a l saymak g erekir. B u n a k a rş ı l ı k ü niversiteli g e n ç l i k d a ha başka birl i k v e pol iti k örg üt biçi mlerine. görüş­ lerinin o luşma s ı n d a daha başka koş u l l a ra s a h i ptir. Aniversite gençliği h a reket i n i n i ncelenmesinde. top l u ms a l gelişme eğ i l i m l eri n i n . her şeyden önce kapitalist d üzendeki deri n b u n a l ı m ı n ya nsı ması olan belirli bir özg üı ı ü ğ ü n . daha geniş a çıdan gözönüne a l ı n ması zoru n luğ u vardır. F i n l ô nd iya'da gençlik h a reketi kendine özg ü bir politik fon üzeri nde gelişmekte. akademik çevrele rd e hüküm s ü re n mô nevi a tmosferin etkisi altında kalmakta d ı r. Zira sol-ra d i k a l görüşler bizim b i l i msel ayd ı n la rı mızın n ispeten d a r taba k a l a rı n ı n kara kteri st i k b i r çizgisidir. Bunun d ı ş ı nda. yüksek o k u l la rı n . geri ci l i k ve şovi n i z m i n e n sağ l a m dayana kları ara s ı n d a sayı l ma l a rı b i r «gelenek» h a l i n i a l m ı şt ı r. Şimdiye kadar p rofesör ve okut­ manların kesin çoğ u n l u ğ u h e p sağcı görüşlerin propaga ndası n ı yapmış­ lard ır. B u d u ru m u n , y ü ksek öğre n i m gençliğ i n i n a na ideolojik yönelimi üzeri nde etki ya pmaması o l a n a ks ı zd ı r. B u g e n ç l i ğ i n . sosya l , d ü ş ü n sel ve psikoloj i k ba k ı md a n burj uva top l u m u n a bağ ı m l ı l ı ktan ve profesörlerin ruti n leri n d e n tamamen s i l k in e bi l mesi kolay değ i l d i r. Genç o kutma n l ar a rası nda a nca k son y ı l l a rda l i bera l - b u rj uva görüşleri canlan mış, b i rkaç öğ retim üyeliğ i n i i lerici görü ş l ü k i mseler a l a b i / mi ştir. Politi,k a l a n d a a kti fleşen ünivers itel i l erin sayısı gitgide artma kta d ı r. B u daha ziyade. y ü ksek öğren i m gençl i ğ i n i n sosya l d u ru m u n d a k i değ i ş i m ­ lerden. o k u l d a o l d u ğ u g i b i y ü ksek öğ re n i m d e d e eskiyen sistem i n doğ u r­ d u ğ u hoşn utsuzl u ğ u n a rtması ndan i l eri g e l mekted i r. Son yi rmi y ı ld a . a k ı l emeği g e rekti ren meslek lerin y ı ğ ı nsal b i r kara kter kaza n ması sonucu 669


olara k , ün iversiteM sayısı dört defa a rttı . U niversiteli sayısındaki bu a rtı ş, oynı zama n d a , onlar a ra s ı n d a emekçi temsilcil eri sayıs ı n ı n da a rtma sı d emekti . Bu da y ü ksek o k u l l a rda rad i k a l görüş ve davra n ı şl a rı n kuvvetlen ­ mesi ne yol açtı. B u na para l e l olara k, ü niversite gençliğ i , bil imse l -tekni ksel d evrimin a ra l a rı n d a n ya l n ız bir avuç gence «yüksek topl um»un kapı larını a çacağ ı nı, o n l a ra imtiyazlı b u rj uva ayd ı n l a rı taba kas ı n ı n d u rumu n u k uv­ vetlendirme o l a n a ğ ı vereceğ i n i , çoğ u n l u ğ u n sa ücretl i -emek paza rını d o l d u rmak ve işçilerle beraber sömürü lmek zorunda ka lacağın ı görüyo rd u . Ustel i k , öğren imi n i bitirdikten sonra b i r iş b u l a bi l eceğ i ne g üvenen lerin soyısı h i ç d e ço,k değildi. Yüksek öğreni m g en çliği ü niversitelerd eki g i dişatta n hoşnut değ ildir. Oğ ren ciler, devletin burs l a r l a , imtiyazlı kredi lerle, ucuz konutlar vb. i l e kendi l eri n e d a ha çok yard ımda b u l u nması n ı istiyorlar. U n iversiteli gençlik, y ü ksek öğrenim sistemi n i n , öze l l i k l e yüksek ok'ul l a r yönetimi n i n kökten değ işti rilmesini a rzu ediyor. B u maksatla, g e n ç l i ğ i n kanısı nca , bütün öğ renci lerin, p rofesör ve okutma n l a rı n ve diğer yardımcı perso n a l i n eşit hakla katı laca kları oylama temeli üzeri n d e yönetim o rg a n l a rı seçimi n i n u s u l edini lmesi g e rek l i d i r. Gençlik b ü t ü n yü ksek okulların devlete devred i l ­ mesinde de ı sra r ed iyor. Reformların gerçekleştiri lmesi n i eylemleriyle köstekl iyen sağcı öğ renci örgütleri de, bu istekleri n bazı l a r ı n ı söz plônında olsun desteklemek zorunda kal ıyorl a r.

V. i. Len i n , üniversiteli gençliğin toplumun diğer kı smı n d a n kopuk olmadığ ı n ı ve bundan ötürü s ı n ıfsa l çıkarların ve politik g ruplaşma ların gel işmesi n i yansıttığ ı n ı ; ü n iversiteli lerin politik eylemi n i n pa rti lerin savaşına kopmaz biçimde bağ l ı o l d u ğ u n u ve bel i rl i b i r parti, belirli bir d ü nya görüşü seçimi gerekti rd i ğ i n i bel i rtiyord u .

fi n l ô n d iya üniversite l i l e r i n i n elbette genel kura l içinde b i r ayrılığı y o k ­ t u r. Meml eketimizde d e öğrenim gençl i ğ i n i n b i r kısmı p a rtiler dışında örg ütlenme eğ i l iminde olsa d a , o n l a rın politik g ru pl a rının çoğ u , çeşitli parti l e re yakı ndan bağ l ı d ı r. 1 970 yılında ya p ı l a n ü n iversite örg ütleri org a n ­ l a rı seçimleri, yüksek o k u l l a rda k i g ençlerin p o l i t i k bakımdan, e ğ e r deyim uyguns,a , parti «mensubiyetlerine» g öre gruplaştıkla rı n ı , bir baş,ka deyişle, belirli pa rti ş i a rl a rı n ı kesi n l i kl e tuttu kları n ı g österd i . B u seçimlerden önce, çeşitli « po l iti k bağımsızla r»ı n , gerçekteyse b u rjuva z i n i n vesayeti a ltındaki fa k ü lte örg ütleri n i n grubu sayıca en k a l a ba l ı ktı. Ama 1 970 seçimleri n d e b u n la ra oyları n ancak % 1 0 kadarı veri ld i ; buna k a rş ı l ı k sosya l-demokrat ve u l usal-demokrat öğ renci ö rg ütleri oyla rın % 35' i n i kaza n d ı l a r. Helsinki ve Yüvyaskü lsk ü n iversitelerindek i seçimlerd eyse, komünistlerin ve u l us a l ­ demokratl a rı n (KPF-DSNF) b i r l e ş i k ü n iversite örg ütü temsi lcil eri i l k defo o l a ra k sosya l -d emokrat gençliği geri d e bıra ktılar. En büyük - başkent­ teki - ü n iversitede, u l usal - d emokratlar, yine i l k defa o l a ra k , pa rlômento seçimleri n d e k i n e kıyas l c daha iyi sonuçlar e l d e etti l er. Diye b i l i riz ki, yü ksek öğ renim gençliği a rası nda sola doğru hareket epey 670


\ hızla gelişiyor. Oyle k i , Hel!\i n k i O n,iversitesinde 1 967 y ı l ı n d a y a p ı l a n öğ renci örg ütleri seçi mlerinde u l'us'a l - d emokratlar 245 o y ( % 2,3) a l mış­ l a rken, 1 970 seçi mlerinde b u say ı 2334'e (% 1 9,7) çıkmıştır. D u r u m diğer ü n iversitelerd e d e yaklaşı,k o la ra k böy�edir. Pol itik a ktivitenin a rtması, l i bera l- b u rj uva parti lerine y a k ı n olan ü n iver­ site gençliği örg ütleri üzerinde d e ra d i k a lleştirici bir etki y a ptı. N i hayet, koa l i syon p a rtisiyle bağ l ı sağcı ü n iversite l i le r h a reketin e karş ı , u l usal­ demokratların, sos ya l - d emokra tl a rın v e merkez tarafta rları n ı n (bazı hal­ lerd e a y n ı za manda Hbarel lerin) oluşturd u k l a rı genel d e mo krati k tekcephe m eydana g e l d i . Beş ü n i versite merkezi n d e sağcı l a r, seçmenlerin ancak üçte birinden a z ı n a daya n ı r d u rumda k a l d ı l a r. Sol l a r blokuna ve merkeze, daha çok, h ü k ümet koa l i syonuna ve aynı zamanda b u y ı l ı n Martı ndan beri h ü k Cı mete katı l maya n DSNF'ne pek y a k ı n öğ renci örg ütleri g i rmektedi r. Sosya l-demokratların, l i bera l lerin ve merkez p a rtisi n i n ü n i versite g e n ç l i k örg ütleri n i n , kendi p a rtileri n i n resmi tutu muna kıyasla d a h a rad i ka l görüşlere yanaşt ı k l a rı , demokratik dönü­ ş ü mler uğrundaki ortak savaşa daha büyük bir istekle yöneldikleri gerçeği d i kkate değer. Parti lerle o l a n bağ l a ntı , i lerici öğ renci örgütleri ni n i şç i lerle işbirl i ğ i n i n sağ la mlaşmasına yard ı m ed iyor. Devri mci e ğ i l i mli ü niversite l i ler, y ü rüt­ tükleri savaş ı n a ncak işçi sınıfı n ı n desteğ iyle başa rı l ı olabi leceğ i n i , böyle bir destek görebi l mek için d e kendi ü n iversiteleri n e ve akademi lerine i lişkin g ü n l ü k soru n l a rı n d a r çerçevesi içinde kalmayıp, bütün h a l kı n çı karına uyg u n köklü sosyal değ işi mler uğrunda sava ş m a l a rı gerektiğ i n i kendi tecrü beleriyle a n ladı l a r. Son zaman l a rda ü n iversite öğrenci leri kendi protestol a riyle işçi s ı n ı f ı n ı n savaşı a rası nda daha sı'kı bağ l a r k u rmaya çalışıyor, evvelce o l d u ğ u n d a n daha atı l g a n bir e y l e m gösteriyorlar. Oğ ren i m gençliğinin 1 Mayıs emekçi gösteri lerine katı l ı ş ı evvelce görülmemiş ölçülere varıyor. Gençler g revci i ş ç i l e re de ö n e m l i yardı m l a rda b u l u n uyorla r : Oğ re n c i daya n ı ş m a komite­ l eri i ş çil er için para topl u yor, mitingler ve ta n ı n m ı ş a rtistierin katı l d ı k ları konserler terti p l iyor, g revci l e re ve a i lelerine parasız sağ l ı k yard ı m ı sağ l ı ­ yorlar. i şçiler de üniversite g e n ç l i ğ i h a reketi n e büyük bir sempati gösteriyorlar. Geçen kıŞ, Kom ü n i st Partisi, Fin l ô n Cıiya H a l k Demokratik Birliği ve sendika birl i k leri, ün iversite gençliğ i ni , yüksek oku lla rı n yöneti mi n d e demokrat i k reform y a p ı l ması u ğ ru nd a ki sava ş ı n d a kesi n li k l e destek ledi ler. Oğ renci gençliğin i stekleri, y ı ğ ı n l a r ı n ü reti mde ve bütün top l umda demokra si n i n g e n i şl eti lmesini a maçlaya n hareketiyle birl eşt i . Ra d i k a l eğ,i l i m l i öğ renciler, a na yasal reforml a r için, yüksek öğ ren i mi n ve a d l iyen i n d e m okratik leşti ril ­ mesi için ve daha n i ce dönüşümler için i şç i l erle birl i kte savaş yü rüttükçe , memlekette demokrasiyi genişl etme i ş i n i n bütün hayatın sosyalist temel l er üzeri nden yeniden k u ru l ması savaşıyla doğru d a n bağ l ı o l d u ğ u n u gittikçe 671


daha iyi kavrıyorla r. Gençliğin teoriye g ü nd e n g ü n e a rtan bir ilgi göster­ mesi, mô nevi b i r sığ ı n a k a rcıması , bir eylem programına i htiya ç d uyınası d a b u n d a n i leri geliyor. B u a raştı rma1a rın her zama n ve e n kestirme yol d a n hadefe ulaştırdığı söylenemez. Bir zaman l a r H. M a rkuze' nin, D . Kon-Bendifin ve benıer­ leri n i n teorileri moday d ı . Fakat bir ya n da n hayat, bir ya n d a n kend i tecrü beleri, a k l a gelebi lecek h e r t ü r l ü k üçük b u rj u va ş i a rları n ı n ve a n a rşis t g örüşlerin boşluğ u n u gençlere a pa ç ı k göstermekte d i r. O n l a r putlaşt ı r ı l a n «teorisyenler»in h i çb i r devrimci u f u k göstermedikleri n i ç a b u c a k a n ladılar. D üzmece devrimci fiki rlere karş ı M a rksist eleştiri , ü niversite gençl i ğ i n i n ileri çi böl ü ğ ü n ü n M a rk u ze'ye tamamen s ı rt çevirerek y ü z ü n ü M a rks'a, Lenin'e çevi rmesi n e ya rdım etti. Bu, d ö n üş üm, gençl i k gazeteleri nde yayı n la n a n yaz ı l a ra da yansıdı ve öze l l i kl e V. i. Lenin ' i n 1 00. doğ u nı yıldönümünü ve F. Engels'in 1 50. yı ldönümünü kutladığ ımız b i l imsel sos­ ya l i zmin j ü bile yıl ı n d a daha büyük bir a ç ı k l ı·kla bel i rd i . Marksizm klô s i k­ leri n i n eserleri n e, gerçek uya nışa eşit diyebileceğ imiz bir i lgi g österi l d i . B i n l erce, o n b i n lerce k i ş i n i n katı l d ı ğ ı dersler, semi nerler, soh betler, bilimsel konfera nsıar, kitap sergi leri ve fi lm festiva l ieri d üzenlendi. M a rksist kita p­ ların satış ı , ha rpten sonra ki i l k yı l la rd a k i n e benıciyen b i r rekor d ü zeye ç ı k t ı . Gençlik g azeteleri n e ş ö y l e b i r göz atı lınca, i ş ç i s ı n ı fı n ı n bilimsel teorisine ilg i n i n o l um l u yönde n a s ı l değiştiği kolayca görülebi l i r. B u gazetelerd e yayı n l a n a n b i r yazı da, d o ğ r u d a n doğ ruya, a rt ı k « b ıitün b i r sol gençler kuşağ ı n ı n idea list sosyalizmden M a rksist çözümlemeye geçmekte o l d uğ u»ndan söz ed i l iyor. Ortada kara kteristik bir belirti va r : Oğ renciler, ü n iversitelerimizde egemen d u rumda o l a n pozitivist felsefeyi g itti kçe daha kuvvetle eleştiriyorlar. Geçen yıl, öğrenci ga zete ve dergilerini n sayra­ larında, konfera n s ı a rda ve bilimsel toplantılard a y a p ı l a n bilim metodoloj i si problemleri k o n u l u tartışma l cı rda ü n i versitelerimizde Ma rksizm o k utu lması istekleri n i n i le ri sürü lmüş olması d i kkate değer b i r o l ayd ı r. Savaş için g erçek devrimci teoriye daya nan eylem şiarı a raştırma l a rı içindeki genç öğ renci ler, bütün pozitivist fel sefe n i n teme l leri n i sarsan ünlü şu M a rksist tez' e d i kkatleri n i çevirmiş b u l u n uyorla r : Felsefeni n ödevi y a l n ı z d ü nyayı açı klamak değil, onu devrimci yolda n değiştirmektir. G ü n ümüzde devrimci yeni kuşağ ı n eğitimi konusunda Komünist Pa rtisi­ nin soruml u l u ğ u a rtmakta d ı r. Bütün yeni p roblemlere ceva p vermekle yüküml ü M a rksist toplum bilimine olan i htiyaç ve b u bilimden beklenenler d e artıyor. B u hususta, Komü n ist ve i şçi Partileri 1 969 Y ı l ı U l u s l a ra rası Danışma Toplantı s ı ' n ı n d ok üma n la rı büyük b i r rol oyn a d ı . Şöyle ki, bu doküma n l a r, emekçi l erin barış, demokrasi ve sosya lizm uğrundaki orta k savaşında gençliğ i n kend i yerini bu lmasına yardım etti, o n u n devrimci a raştırma l a rı n a yön verd i , ona savaş yol u n d a doğ ru şiarlar kaza nd : rd l . M a rksist-Leninist b i l i mi n yaratıcı olarak d urmad a n g e l işt i ri l me si , zomanı­ mı z ı n b uyru ğ u d u r. 672


i l erici araştı rmacıların ve bu arada g e n çl erin iyi metodoloj i k yard ı mcı kaynaklara i htiya çl a rı va rd ı r. N e ya z ı k ki , b i z o n l'a rı n bu i htiyaçları n ı yeteri k a d a r g i dereb i i m i ş değiliz. B u a la nda devlet v e h u k u k teo ris i , sos­ yoloji kon u l u Ma rksist d e rs kita pl a rın ı n , toplumsal b i l imler metodoloj isiyle i lg i l i eserl e r i n y o k l uğ u bütün a ğ ı rl ı ğ ı ile h i sse d i l mekted i r. Oyle k i , bazan b i z i m öğrett i k leri miz bile, bi raz d a M a rk s i st t e r mi n o l oj i ni n burjuva o k u ­ l u n d o n yetiş m i ş k i mseleri n öğretimiyle kolay b e n i m senememesi yüzünden, i stenen sonucu vermemekted i r. Parti miz bu g i b i g üç l ü k l er i n fa rkı n d a d ı r ve i d e o l oj i k sava ş ı n ö n e m l i

a l a n l a rında n b i ri olan bu kesi mde i l e r l e m e s a ğ l a maya ça l ı ş m akta d ı r. Biz, ü n iversite g e n ç l i ğ i ne, M a rksist-Le n i n i st teoriyi , i şç i ve u l usal k urtu l uş ha reketi tari h i n i öğrenmelerinde yard ı m etmeyi ödev sayıyoruz. M a rksizm­ Len i n i z m te melleri n i n öğreti l mesi ' ı çın bütün ü n iversite şehirleri n d e dernekler örg ütlen iyor, seminerler düzenleniyor, d i ziyle dersler veri l iyor. Bu dernek, seminer ve d e rsiere, komünist ü niversite öğrencileri nden başka, politik bakımdan a ktif olan b üyük sayıda öğrenci d e katıl ıyor. M a rksist­ Len i n ist fikirlerin propagandası g e n ç a yd ı n ları etkileme o l a n a k l a r ı n ı a rtırıyor. Son za manlarda saflanmıza epeyce ü n iversitel i genç katı l m ı ş b u l u n u yo r. B u n la r ı n d a h a kesi n sosya list p o l i t i k a d a n y a n a o l a n b i r b ö l ü ğ ü Sosya l i st Pa rti s i ' n d e n F K P ' y e geçmişl erdir.

üniversite gençliğ i a rasındaki bütün çalış maları n , burjuva etk i s i n i n çeşitli b i ç i m l e r i n e karş ı , «moda» fikirlere k a r ş ı , i ş ç i s ı n ı f ı n ı n b i l i msel teo ri v e p o l i t i ka s ı n ı n sağ ve «sol» o po rt ü n i s t görüşlerle yozlaştr rı l m a s ı n a ka rş ı m ü ca d e l e ko ş u l l a rı içi n d e yürütü l d ü ğ ü söz götürmez. Tecrübe, bu m ü cadele zayıflar zayıfla maz, b u rjuva i d eo l oji si n i n ü n iversite g e n çl i ğ i h a reketi nde n üfuzu n u n kuvvetlend i ğ i n i göstermektedir. Gençli k sahip olduğu devrimci enerj i ni k u l l a n m a k için ç ı k ı ş n o ktası a ra ma kta, M a rksist ınecra b u l a m a d ı ğ ı vakit, y a n l ı ş ve a ldatıcı yol l a ra yönel mekted ir. M e m l eketi m i z d e o l u ş m a

h a l i nd e k i

kesin

yapısal

d eğ i ş i k l i k ler,

birçok

i n sanı h a rekete g et i ri y o r ve b u n l a r a lıştıkla rı yerleri terkediyorlar. Bu g i b i k i mseler küçük b u rjuva politika c ı l a rı n ı n demagoj i lerine kolayca a ld a n ı ­ yorl a r. B i z , a ş ı rı s o l gençl i k a rasında a nti-entel le ktüel eğ i l i mlerin kuvvet­ len mesi nde, b u n u n devrimci teoriyi i l ke l leşti rme, top l umsal o l u ş u m l a rı ta h l i l e dogmatik biçimde yak l a ş mayı ca n l a n d ı rma g i b i· zararlı sonuç­ l a rı n d a da yabancı etki leri n yansı ması n ı g örmekteyiz. Fakat şimdi ü n iversite l eri mizde M a rksizmi n yayı l ması yol u nda d i k i l e n başlıca e n ğ e l , ger,ici profesörleri n a ğ ı r basa n etkisi, b u rj uva ba s ı n ı nın ve sağcı politik partile,rin eylemid i r. FKP g erici l i ğ i ve a nt i - ko m ü n i z m i demaske ederek, M a rksist-Le ni ni st b i l i m i n yaşa msa l g üc ü n ü , onun top l umsal proti k l e sıkı bağ lantı s ı n ı e n i n a n d ı rıcı biçimde g östermeye çalı şma ktadır. B u yolda ki çaba l a rd o , değ i ş i k memleketler Marksistleri n i n d a i m i te masları ve ya ratıcı i ş b i r l i kl eri önemli bi r destektir. 673


Partinin yedek gücü PAN i KOS PEO N i Di S «Gen ç l i k , yurtseverl i ğ i ve savaşkan ru huyla, Kı bns' ı n lam bağıms ız l ı ğ ı , egeme n l i ğ i ve bütü n l ü ğ ü uğrunda, Ada n ı n emperya l i zmden tamamiyle k u rtarı lma sı i ç i n ha lkımızın y ü rüttü ğ ü savaşta önemli bir rol oynamakta d ı r. Gençlik U l usal M u hafız G ücü'müzün omu rgasıd ı r ; Kıbrıs'ı pa rça l amayı ve sa ldırga n NATO blokuna bağ lamayı ama çlayan emperyal.ist s a l d ı rı ve ö l ümcül p l ô n l a rı leh l i·kesine karşı savaşta h a l k ı n sağlam dayanağ ı d ı r.» Kıbrıs Emekçi Halk i le rici Pa rtisi (AKEL) X i i . Kon g resi'ni n kararında, g e n ç l i ğ i n a nti -emperya l ist savaşta ki rol ü , yuka rı d a ki biçimd e değer­ l e n d i riliyor. AKEL' i n gençler a rasında ça l ışma lara verd i ğ i da imi önemin nedeni d e bud u r. Part i n i n gençl i k üzeri ndeki etkisi y ı l d a n y ı l a a rtıyor. Bu gerçek, yakın geçmişte Lefkoşe'de, Limasol'da ve diğer şehirlerde y a p ı l a n g e n ç l i k miti n g lerinde ola n ca a çı klığ ıyla kend i n i g österd i . Genç kızlar v e erkekler, part i n i n 45. yı ldön ümüyle, o n u n özg ürlük ve ileri l i k uğrundaki azimli savaşıyla i l g i U bir kon uşma yapan AKEL Genel Sekreteri E. Pa payoanu yoldaşı h a ra retle a l k ı ş la d ı lar. Ayn ı k ü rsüden gençleri n yaptı kları kon u ş ­ ma l a r, o n la rı n o l g u n d ü ş ü n celeri, politik değerl e n d i rmel eri n i n doğru l u ğ u , s o l ve demokra·t i k g üclerin savaş ı n a daha b ü y ü k b i r a ktifli k le katı lmaya hazır o l uş l a rı , a rd ı c ı l ve i l kesel pol iti kasından ötürü partiye karşı besIe­ d i kleri büyü k i n a n ç ve saygı sevinç vericiydi . Lefkoşe mitinginde birçok genç kız ve erkek, partiye g i rmek i steğ inde b u l u n d u l a r. Diğer şehirlerd e d e birçokları aynı a rz uyu g österd i ler. Son ayla rda g e n çlerin p a rtiye a kı n ı yığınsal bir hal a l d ı . Bu o lay, her şeyden önce, AKEL' i n h a l k a rasında derin kökler sa lmış olmasiyle, toplum hayatının bütün a l a n la r ı n d a k i etkisin i n a l a b i l d i ğ i n e a rtmasiyle, g üttü ğ ü pol it i ka nın , ideolojis i n i n ve a h l ô k p rensipleri n i n h a l k yığ ı n l a rının i htiyaç­ l a rı n a ceva p vermesiyle a ç ı k l a n a b i l i r. Partinin iti b a rı her yerde, bu a ra d a g e n ç l i k çevrelerinde, hattô Ada' n ı n e n küçük v e h ücra köyleri nde d e d u rmadan a rtmakta d ı r. Bunda parti n i n g e n ç l i k a ra s ı n daki çal ışma larında çeşitli biçimler uyg ulaması n ı n yardımı va rd ı r. Ornek olarak köy k u ı ü p ler.i n i e l e a l a l ım. Top l umsal hayatın ken d i n e özg ü merkezleri h a l·ine g e l e n b u k u l ü p lerd e köyl ü l e r, köyleri n e su getirme işlerinden veya yol l a rı n onarımı n d a n ·t utun do, a şın l a ra ve terörcü grup­ lara ka rş ı bir tekcephe k u ru lmas ı , Başkan Makaryos' u n h a l k ı yabancı komplolarına karşı savaşta bi rleşti rme yol u ndaki pratik eylemleri n i n desteklenmesi g i bi pol itika problemlere kadar bütün yaşamsa l soru n l a rı müzakere etmekted i rler. Köy k u l ü pleri , aynı zama nda şehirlerdeki semt ve ma h a l l e k u l ü pleri , gençlik a rasında k ültür-öğren im, s p o r v e ajita syon ça l ı şmal a rı merkezl e ri h a l i n e geldi l er. B u ra l a rda çeşitli amatör sanat d ernekleri, konferansıar, 674


tartışma l a r, görüşmeler örg ütlenmekte, bütün a h a l i n i n destekled i ğ i i lerici g i rişimler doğma ktadır. Genç kız ve erkekleri n , başka ü lkeler gençleriyle dostl u k ve barış ş i a rı a l t ı n da yersel festiva l le r tertiplemeyi, ya da fa k i r a i leler için e v ya p mayı ya hut topl uma fayda l ı daha başka b i r işe g i riş­ meyi bu k u l ü p l erde kara rlaştı rdık l a rı h a l ler çoktur. Hayatla a ktif i l işki a tmosferi, yetiş mekte o l a n gençl'i ğ i n eğ itimi üzeri nde çözümleyici bir etki yapmakta d ı r. Emekçi g e n ç l i k, ken d i s i ne önaya k olan AKEL üyeleri n i n en yiğ it, fedakôr ve d ü rüst kişiler oldu k l a rı n ı görmekte, part ini n , örg üt l ü sol h a reketin ve o n u n send ika birlikl'e ri n i n a rd ıcıl bir tutumla emekçilerin ve b u arada genç işçileri n , köy l ü leri n , esnafın , memur/a rı n ve ünivers,ite l i lerin çıka r­ l a rını savundu k l a rı n a ta n ı k olmaktad ı r. Genç k ı z ve erkekler, emekçi lerin önemli k,a ıa nımlaorın ı n - ü cret a rtışları, sigorta send ı kl a rı, i z i n l er vb. h er şeyden önce i lerki g üc/eri n ısra rlı mücadeles i sayes i n d e sağ l a n dığın ı b i lmekted i rl er. B ü,tün b u n l a r d a , gençl,i ğ i n sol demokratik örgütlere doğ ru a kma s ı n ı n , AKEL' i n yurtseverl i k politikasına ve enternasyo n a l ci ideal leri n e saygı v e g üven beslemesi n i n nedenini k e n d i l iğ,i nden açıklamakto d ı r. Po litika alanı nda a ktif gençliğin en iy.i bölümü, pa rtimizin yedek g üc ü , pa rti örg ütlerini yeni leme kaynağıdır. AKEL' i n ç o k ya n l ı pol it i k ayd ı n latma eylemi, işçi sınıfı parti s i n i n safla rına yığ ı n la genç savaşçı n ı n kaza n ı lması koş u l la rı n ı y a ratmaktad ı r. B u n u n ya n ı s ı ra , gayet doğ a l o la ra k , kaza nıl a n h e r yeni üyeyi yetiştirme ça lışma l a rı da önemle y ü rütülmekted i r. B i z her g e n çten, hayatını p a rtiye bağ l a rken , ha l k önünde b i r ödev yü kümlen­ mes i n i 'istemekteyiz. Ka zanıla n genç üyelerin büyük çoğ u n l uğ u , elbette h a l k ı n emekçi ta bakalarından gelmekted i r. .

Parti üyeliğ i k artl a rı n ı n veri lmesi , AKEL'in g en ç üyeleri üzerindeki eğitici çalışma l a rı n ı n sona ermesi demek değ i ld i r. B i z bu ça l ı şma l a rı iyileştirmeye, d a h a i l g i n ç ve çe*itli hale geti rmeye çaba lıyoruz. Yeni elverişl i çalışma b i çimleri nden bi ri , ta ban örgütü d üzeyi n d e s ı rf gençlerden oluşan parti g ru p l a rı meydana g etiri lmes i d i r. Tecrü be, 1 8-22 yaş l a rı n daki genç kız ve erkekleri n , çoğ u n l u ğ u daha yaş l ı l a rdan oluşan pa rti örg ütlerine g i rince yeni çevreye a l ı şma,kta g üç l ü k çekti klerini g östermekted i r. Böyle bir çevre onlar için psi kolojik bakımdan b i r dereceye kad a r ya ba ncı d ı r, gen çleri n haya l g üc ü n ü sınırl a n d ı rı r, g i rişimleri n i daraltı r. Parti taban örg ütü g ru b u ­ n u n eylemi o n l a ra ca nsız g i b i görü n ü r. Ka ldı k i , b a z ı örgütlerde bas­ makalıpçı bir gidiş olduğu d a bir g erçektir. B u yüzden, evvelce herkes i n enerji,k v e ateş l i bildiği bir genç, böyle bi,r çevreye düştüğünde çabucak a ğ ı rl a şma kta , ôdeta sosya l b i r iş görme n i n tadını yiti rmektedir. Parti ta ban örgütü gençlik grupları n ı n kurulması ve b u n l a rın y'i ne genç sekreterlerin yönetimi nde eylemde b u l u nma sı bize isabetli ve elveri ş l i g örün üyor. B u gruplarda hayatın kend i n e özg ü b i r içeriği var. O y l e k i , gençler bura la rda e n çeşitli soru n ları g e n ç l i k i ç i n e n çek ici bir yeni yorumla görüşme konusu ya pıyorlar. Parti öğ reniminde de bir c a n lıl ı k 675


göze çarpıyor. Bu y ı l başından beri bütün taban örgütü gençlik gru p­ larında beş ders okun uyor. Bu derslere katı l a n l a r, proleta rya n ı n evren,se l ­ tarih i ödevi, işçi h a reketi v e yen i ti pten M a rksist- Len i n i st parti so runları n ı da parale l o l a ra k öğ ren iyorla r. AKEL' i n gençliği yetişti rme m ücadelesi a l a bi ld i ğ i n e karma ş ı k koş u ı l a r içinde yürütü l üyor. Gerici gruplar v e emperya l ist merkezler K ı b rı s genç­ l i ğ i n e değ i ş i k yol l a rd a n el atmaya ve onun bi l i noin i her şeyden önce anti­ komünizm zehriyle uyuştu rmaya ça l ı ş ıyorla r. B u bey i n yıkama işi d a ha okul s ı ra l a rı nda başlıyor. B u ndmı başka, basında da defa l a rca belirt i l d i ğ i g : b i , b i r ta·k ı m kara n l ı k k i ş i l er, b a z ı kara rsız gençleri terörist faşist ö rgüt­ Iere bağ la ma işleriyle u ğ raşıyorla r. B u işi yapa rken sözü geçen örg ütleri « a l a b i l d i ğ i n e y u rtsever» g ö sterme demagoj i s i n i d e elden b ı ra k m ıyorl cı r. Oysa bu örg ütlerin başlıca a ma c ı , i lerici örg ütleri balta l a ma k, h a l k ı böl­ mek, anti-emperya list cepheyi zayıflatma ktı r. Kıbrı s'ta a nti-komünizm çokçası «enosis» ş i a rı altında yayı l ıyor. Ne va r k i , bu o n u n aynı zamanda zaafıd ı r. Zira hayat, insanlara , b u ş i a r ı n b u g ü n k ü koş u l l a rda, objektif o l a ra k , emperya l istl'erin Kı brıs'ı parça l a ma p'ônlonnı (çifte "enesis», yoni bölünerek Yunanistono ve Türkiyeye katıl­ mayı) g iz lemekten başka b i r şeye yora m a d ı ğ ı n ı gösteriyor. B u d u ru m, yabancı ko mplolara u ğ ra m a teh l ikesini kavrayan her n a m u s l u ve sa ğ ­ d uy u l u vata ndasa memleketin bağ ı msızlığ ı n ı a rd ı c ı l olara k savunma · ödevi n i y ü k l ü yor. Bugün ü l kem izde gerçek y u rtsever, Başkan M a k a ryos' u n politi ka s ı n ı , y a n i g erek Rumiarın, gerekse T ü rk lerin h a kl a rı n ı n garantilen ­ d i ğ i b i r Kı brı s devlet i n i n bağ ı ms ı z l ı k v e bütün l ü ğ ü n ü s a ğ l a m laştırma y ı a ma çlayan y u rtseverl i k politikasını her a raçla destekleyen kişid i r ; Kıbrı s' ı n yabancı ü s lerden arın ması, Ada' n ı n demil itarizasyo n u v e b i r dost l u k ve b a rı ş köprüsü haline getirilmesi ıçın savaşan k i ş i d i r ; em perya l ist komplocu ların takti ğ i n i kavraya b i l e n , a ncak Sovyetler B i r\.i ğ i ve diğer sosyal ist ü l kelerin K ı b rı s ' ı n gerçek dostla rı olduğunu a n laya n kişidir. Kı brıs'ta Emekçi H a l k i lerici Partisi (AKEL) bütün yu rtsever g ücleri n ö n ü nd e y ü rü m ekted i r. Şamata l ı a nt i -ko m ü n i st propagandaya rağmen , AKEL' i n politi ka sı y ı ğ ı n l a r arasında eyl e m l i b i r destek görmekted i r. 5 Te rn ­ muz 1 970 p a rlô mento seçi mleri n d e oyların % 40' l n l s o l g üclerin kaza n ­ ması, p a rti mizin politik hattı n ı n doğ ru l u ğ u n u i n a nd ı rıcı b i ç i m d e göster' miştir. Bu başarı gençliği d e yüreklendirmiş, politik a ktivitesi n i ' a rt ı rmış ve o n u sosyal savaşlara daha geniş ölçüde katı l ma ya yöneltmiştir, Ya bancı merkezlerin büyük para l a r harcad ı k l a rı anti-ko m ü n i st karn­ panya, AKEL' i n gençl i k a ra s ı n d a k i ça l ış m a l a rı n ı el bette g üçleştiriyor. Azg ı n a nti -sovyetizm, h e r şeyden önce b u rj uva v e k ü ç ü k b u rj uva çevreleri n e m e n s u p g en çlerin ruhlarını etki l iyor. K ı b rı s'ta h ü k ü m s ü re n boğ ucu mô nevi a tmosfer, genç kız ve erkekleri politik hayattan kopa ro ra k kişisel yaşantı ­ ların d a ra c ı k d ü nyasına itebil iyor. Memleket, Batı edebiyatı v e sineması n ı n aşa ğ ı l ı k yapı mlariyle dol u p taşıyo r ; sah neleri d a ha ç o k eğ l en ce v e revü 676


progra m l a rı kapl ıyor. Kı brıs' ı n bir devlet tiyatrosu, bir resi m galerisi yok, ciddi bir müzik hayatı yok ; u l usal edebiyat ve yazarlar devlet i lgisinden yoksun d u r. B ü t ü n bunlar da yalnız h a l k ı m ı z ı n n o rmal g e l işmes i n i engel­ lemeye, her şeyden önce yozla ş ıp g iden b u rj uva k ü ltürüne karşı koru n m a zırhı o l mayan gençlere z a r a r vermeye ç a l ı ş a n l a r ı n ekmeğ i n e y a ğ sür­ m ektedir. AKEL b u d u ru m u n g i zl ed i ğ i teh l i keyi d u rmadan a ç ı k lıyor, g en çlerin b i l i n ç ve k ü ltü r düzey i n i n y ü kselti l mesi için, e n g üzel gelenekleri n koru n ­ ması, i l g i n ç Kı brıs sanatının geliştiri l mesi için, h a l k tarafın d a n u z u n tarih boy u n ca yaratı l mı ş ve o n u n mônevi güzelliği ve sağ l a m l ı ğ ı n ı n ifadesi olan zeng i n l iğ i n çoğa ltılması i çi n eli ka l e m tutan bütün g üclerin ve yayın org a n l a rı n ı n y a rd ı miyle sava ş ı yor. Biz gençl i k a rası nda çalışma biçim ve yöntemleri n i d u rmadan zeng i n ­ leşti rirken , o n u n öğ ren i m düzey i n i biteviye yükseltmeyi d e gözden u z a k tuta mayız. H ô l e n çocu k l a rı n ofo 80' i ortaoku l l a ra devam ed iyor. Yüzlerce Kıbrı s l ı genç yüksek öğ ren i m i n i ta m a m l ıyor (Bu, yakın geçmişe kadar g ö rü l m üş şey değ i l d i) . Pa rti m i z bu h i ssed i l i r değişim leri, p roblemlerin giderek başka laşan kara kteri n i , gençliğ i n yeni i l g i ve eğ i l i mleri n i i n celiyar ve ·kendi örg ütleri n i n eyl e m i n i ona göre ayarlıyor, gençlerle k a rş ı l ı k l ı i l işki tarz ı n ı yetk i n l eştirmeye ça l ı ş ı yor. Bu cümleden o l a rak, ayd ı n l a rı n genç temsi lcilerinden özel taban örgütü grupları meydana g etiril miştir. Ş u n u da belirte l i m ki, Kı brıs a y d ı n l a r ı , bir d e receye kadar s a ğ eğ i l i mden, soyut "libera l izm» özleminden a zat d e ğ i l d i rl er. Fakat e n önemli poı.itik soru n larla i l g i l i görüşleri mizin sa b ı r ve ı sra rla a çl'k l a n ması, aynı za manda Kıbrıs'ın kendi d u ru m ve koş u l l a rı , bu aydı n ların topl u msa l ç a l ı ş m a l a r içinde doğru yönü b u l malarına, AKEL'in strateji ve takti ğ i n i n doğru l u ğ u n u kab u l etmelerine yard ı mcı o l ma kta d ı r. Pa rtimizde , demokratik santra lizm ve disipline i l işkin esas normların i h l ô l i n e g öz y u m u lmaksızın, en çeşitli k a n ı l a rı n beli·rt i l mesine ve gerekçeli tartı ş m a l a r yapıl masına i mkôn veren bir hava esmektedi r. B u da parti n i n genç üyeleri n i n v e a y n ı zamanda aydınların d üşünsel yükselişleri üzerinde o l u m l u b i r etki yapmakta d ı r. Kı brıs gençliği soru m l u l u k payını yükü m l e n meye h a z ı rd ı r. Ona sadece doğru yol u b u l ması n d a yardım e d i lmesi, kendisine diğer h i çb i i i deoloji ve partinin işçi sı nıfı partisi ve onun b i l i msel, Ma rksist-Le n i n ist d ü nya görüşü kadar ya kın ola mıyaca ğ ı n ı n açıklanması, ve b i z i m ada let, barış ve kardeş l i k top l u m u n u kurma hedefi mizin genç kuşak önünde etraflı, özg ü r ve uyumlu bir g elişme perspektifi a çtığ ı n ı n iyice a n latı l ması gere k i r. Pa rti m i z gençliğe k uvvetle i n a n ma kta ve g e n ç l i k de ona a y n ı ina nçla ceva p vermekted i r. B u nedenle d e AK EL safları na her gün yeni savaşçı l a r katı l ma ktad ı r.

677


Kardeş parti/erin düşünce/ ça/ışma/an

"Moris Torez» Enstitüsünde Pa ris'in «Og üst B l a n k i » b u lva rı da, d iğ e r ü n l ü b u lvarları g i bi g ö n ü l çekici ; ye?i l l i k l e r a ra s ı n d a , g e n i ş ve ca n l ı . «ıtalya » meyd a n ı na y a k ı n kesi­ minde, esk,i b i r şato sti li n d e iki katlı g üzel bir bina var. Fra n s ı z Komün ist Pa rtisi Merkez Kom itesi ' n i n b i l i msel a raştı rma l a r e n stitüsü ve aynı za m a n d a b i r propag a n da k u r u m u olan «Moris Torez» Enstitüsü b u ya p ı d a b u l u n uyor. Enstitü m ü d ü rü, FKP M K üyesi Viktor Joanes şöyle d iyor : - E n stitü m ü z M e rkez Komitesi ' ni n ,ka ra rıyla 1 964 y ı l ı n ı n Ekim ayında kuruldu. Fakat a s ı l ça l ış m a l a rı n a 1 965'ten iti bare n başla d ı . B a ş l ı ca a macı i şçi h a reketi tari h i ve topl,u msal d üş ü n a la l a rı nda a raştı rma l a r ya pmakt ı r. Ve hemen ş u n u da bel i rteyim : Biz h i ç b i r z a m a n g ö revimizi tarihi i ncele­ meye, daha doğrusu, tari h i ta r i h için i n celemeye i n d i rgemed i k : Daima geçmişten bir i l mek ucu b u l u p b u g ün e çekmeye, z a m a n l a r a rası ndaki bağla ntıyı görmeye ça l ı ş ı yoruz. Y a n i , enstitü m ü zün ş ı a rı şu i k i keli meyle özetlenebi i i r : Tarih

v e Politika

Her h a n g i b i r a ra şt ı rma k u r u m u n u n ça l ı ş m a la rı n ı a n l ıya b i l me n i n en iyi yolu, o k u r u m u n ü r ü n l e r i n i oku m a kt ı r. Enstitün ü n en ö n e m l i görülen ça l ı ş m a l a r ı n d a n b i ri , «,MORiS TOREZ' Enstitü s ü n ü n defterleri>, a d ıyla yılda dört defa yayınladığ ı d e rg i d i r. Kapağında Fransız komünistlerinin ü n l ü yöneticisi Moris Torez ' i n , Pablo Pi,kaso ta rafı n d a n ya p ı l m ı ş bir g ravür portresi va rd ı r. «Defterler» şöyl e b i r gözden geçiri ld i ğ i zaman, içeriğ i n i n t a m Joanes yoldaşın söyle d i ğ i ş ı a ra uyg u n o l d u ğ u kolayca a n l a ş ı l ı r. Derg ide h e r şeyden önce Part i n i n tari h i n e ışık tutu l m a kta ve bu ı Ş ı k , zama n ı mı z ı n politik l ô b i rentleri nde doğru yön ü bu l maya ya rd ı m etmek­ ted i r. Drneğ i n , «Defterler»in 22. sayısında tek ceph e sorun u n u e l e a la n politi k-tari hsel b i r yazı dizisi yayı n l a n mıştır. i l k yazıda Komi ntern ' i n i i i . Kongresi nde bu soru n u n n e türlü çöz ü m l e n d i ğ i gözden geçir.i l mekte, i k i n c i y a z ı d a mesel e, 1 922-24 y ı l l a rı nda Fransa da'ki s ı n ı f savaşı ı ş ı ğ ı n d a e l e a l ı n ma kta , Pa rti G e n e l Sekreteri Jorş Marşe yoldaş ı n yazdı ğ ı s o n ü ç ü n c ü y a z ı d a da b u g ü n k ü Fransa'da s o l g ü clerin b i r l i ğ i sorun u i n clen mektedir. Pol it i k-tarihsel etüt l e r, «Defterler»in daimi ve önemli bir kon us u n u teşk i l ediyor. Fa kat, i çerik ya l n ı z b u n lard a n i ba ret d e ğ i L . Enstitü, Fra ns ı z işçi h a reketi tari h i ile i l g i l i a n ı la rı toplayı p yay ı n lamayı gerekli b u l m a,kta , Joanes' i n dediği g i b i , emekta rların d eğ erli tecrü beleri n i n kaybo l m a s ı n ı ö n lemeye ça l ı ş m a ktad ı r. Böy l ece, h e m o n l a ra lôyık o l d u k l a rı ş ü kra n d i l e getiri lecek, hem d e g eçmi ş i n a n ı l a rı g en çlerin yaşa m v e sava ş ı n a ı ş ı k tutaca k t ı r. B u , hiç de kolay b i r iş d e ğ i l el bette. A n ı l a rı n büyük b i r titizli kle yok­ l a ma l a rd a n geçiril mesi g e re k i r. i n s a n belleği n e kadar da kuvvetli olsa, 678


ye n ı l a b i l i r. Bu yüzden, şu veya bu d e l i l,in kes i n tespiti için ensti t ü n ü n en i y i ta r i h çi l ere başvurması, a n ı l a rı dikkatli bir şekilde belgelerle, başka a n ı la rla k a rş ı laştırması gerekmekted i r. «Defterler»de eleştire l - b i bl i ag rafi böl ü m ü de ö n e m l i yer a l makta d ı r. Omeğ i n, Enstitü M ü d ü rü , p a rti n i n k u ru l u ş u h a k k ı nda Ani Krig el'.i n yazd ı ğ ı k i ta b ı n d e l i il e re dayanarak d e ri n bi r ta h l i l den geçiri lmesini tavsiye etmekted i r. Çünkü bu kita pta, işç.i h a reketi n i n böyle b i r p a rtiye i htiyacı o l d uğ u meselesi üzerinde teredd ütler yaratı l m a ktad ı r. Enstitü M üd ü rü şöyle d i yo r : «Bizim yazarl a r ı m ı z, d üş m a n ca ya da y a n l ı ş g örüşleri sadece a ç ı ld a makla yetin miyorla r, Sovyetler B i r l i ğ i ' n d e ve başka memleketlerde çıkan en i l g i n ç Ma rksist a ra şt ı rm a l a rı yaymayı da kendilerine b i r borç b i l i yorla r.» «Defterler»de bir bölü m de, M arks, Engels, lenin ve Moris Torez'in a z bilinen veya y e n i yen i meydana ç ı k a rı l a n meti nlerini yay ı n l a maya ayrı l ­ m ı şt ı r. Şimdi de en yakı n g e l ecekle i l g i l i plô n l a ra b i r göz ata l ı m . «Defterler»in gelecek say ı s ı n ı n yazı l a rı h a z ı r. B u n l a rda, Enstit ü n ü n Pa ris Ko m ü n ü hakkı nda d üzenlediğ i b i l imsel kolokvi u mu n b i r özeti va r. Ona ayrı ca değ i n eceğ iz. işte b i r h a z ı r yazı d a h a ! 1 921 y ı l ı n ı n Ara l ı k a y ı n d a M a r­ silya'da top l a n a n Fra n s ı z Ko m p a rtisinin B i rinci Kong resi toprak sorunu tezleri n i kabul etmişti. B u n l a r p a rti n i n köy p rog ra m o l m u ştu. Lenin bu p ro g ra m ı iyi ka rşı la mış, a n ca k bazı y a rg ı l a rı n ı eleşti rmişti . Şimdi köy sorunu i l e i lg i l i , dergi n i n büyük b i r k ı s m ı n ı ,ka playacak b i r yazı yay ı n ­ l a n a cak. Geçmiş,te p a rti n i n bu soruna i l iş k i n tutu m u n eymiş, n e l e r değiş­ miş, politi kası n d a k i yeni d u r u m l a r n ed i r ; bütün bu soru n l a ra , M e rkez Komitesi'ne b a ğ l ı Toprak Komisyon u ' n u n y a rd ı m iyle etra f l ı b i r şekilde cevap veril iyor. B u n da n sonra ele alınan konu, Fransa i şçi sınıfının d u ru - · m u n d a ki yen i l i klerd i r. Ayd ı n l at ı l m a s ı ,için h a z ı rl ı k l a r y a p ı l ma kta, özel tari hsel ve sosyolojik a ra ştı rma l a ra g i ri ş i l mekte d i r. Yukarıda da belirttiğ i m i z g i b i Enstitü sadece a raştı rma ça l ı ş ma l a rıyla yet i n miyar. Ozel l i k l e genç işçi l e r, ü niversite öğ renci leri, öğretmenler ve bi l i m işçileri a rasınd a geniş ölçüde propaganda ça l ı şm a l a rı da y a pıyor. Ne yolda ? Çeşitli yollarla. Ve belki en etki lisi de, ca n l ı 'ta rtışmalarla g eçen konfera n s l a r d üzen l e mesi d i r. Konfera n s ı a r, ta n ı n m ı ş parti a d a m ­ l a r ı , b ü y ü k b i l g i n ler tarafı n d a n veri l i yor. B u ça l ı ş m sı l a r da Enstit ü n ü n ş ı a r ı n a uyg u n . V e b u n l a ra «ta rihse l - po l itik» ça l ı ş m a l a r deneb i l i r. VII' i . Leni n ' i n 1 00. y ı ldön ü m ü dolayısiyle d üzenlenen topla ntı l a rd a n , b u g ü n işçi ha reketi n i n a ma ç l a rı uğrundaki sava ş ı m ı za Len i n i d e l e ri n i n nasıl y a rd ı m ettiğ i n i göstermede ya ra rla n ı l m ıştı r. Benzeri toplantı l a r, teq ri n i n iyice öğre n i l mesine de, ka rşı -görüşleri n , örneğ i n , Pompido ve Şa ban Delmas'ı n «yeni top l u m» slog a n l a rı n ı n d e l i l lerle açığa vuru l masına da v e b u «ye n i 679


toplu m»a yeni sosya list topl u m i steğ i i l e karşı kon u l m a s ı n a da ya rd ı m ed iyor. B u türlü top l a n t ı l a r, g e n e l l ik l e E n sti t ü n ü n konfera n s salonunda ya p ı l ı ­ yor. Bu, büyük b i r salo n d u r. Ferna n leje ' n i n ren kli m u a zza m " k u ru c u { a r» levhası salonu süsle mektedi r. BAŞlıCA ARAÇ Enstitü , b i l i msel kolokviy u m l a r d üzenlemeye büyük önem veriyor. Başkan Jorj Kna nö'ye g ö re, teori,k b i l g i lerin deri n leşmesi için bu, e n etk i l i l:iir yol d u r, «ça l ı ş m a l a r ı m ı z ı n başlıca a ra c ı d ı r». Enstit ü ' n ü n k u r u l m a s ı n d a n bu ya n a g eçen kısa s ü re içi nde b i r hayli kolokviyum d üzenle n m i şt i r. 1 966 y ı l ı n da : 1 936'd a k i H a lk Cephes i ; 1 967 yı l ı nda : Oktobr Devri m i ve Fransa ; 1 969 y ı l ı n d a : i ki n c i D ü n'ya Sava ş ı ' n ı n nedenleri ve son u çları ; 1 970 y ı l ı nda : Fra nsız Kompartisinin 50. y ı l d ö n ü m ü i l e i l g i l i o l,armak düzenlenen kolok­ viyu mların mate rya llerind e n , her biri d e rin ve etraflı bir a raştırma s a y ı l a n kita p l a r hazırlanıp yayı n l a n m ıştı r. U l u s l a ra rası tartış m a l a r metod u n d a n ne derecede etk i l i olara k ya ra r­ l a n ı l d ı ğ ı n a kend i m ta n ı k o l d u m . Enstitüde, Pa ris Ko m ü n ü kolokvi y u m u n u n oturu m l a rı yapıl ıyord u . Kolokviyumda, FKP yönet i c i l e ri, t a n ı n m ı ş Fra nsız b i l i m adamlarından b ü y ü k b i r grup, Sovyetler Bi rli ğ i Macaristan, Çekoslovakya ve d i ğ e r sosya l i st ü l kelerd e n temsilci va rd ı . Ta rtı ş m a l a ra , Sosya l i st Parti yönetici lerinden G i M o l e d e katı l d ı ve Sosya l i st Ara ş t ı rma l a r Enstitü s ü ' n ü n Başka n ı sıfatıyle konuştu. ,

Doğ rusu ya, kolokviyuma g id e rke n , b u n ca yeni şeyler öğ reneceğ i m i san mıyord u m . Çünkü Komün üzerinde pekçok söz söylenmiş, pekçok yazı

ya z ı l mıştı. M a r·ks i z m i n kurucuları bu konuda , sözü n ta m a n l a m iyle her ko m ü n i st için gerekti temel b i l g i le r hazi nesi olan d ô h iyane eserler ya rat­ m ı ş l a rd ı . "Göklere k a h ra ma nca h ü c u m u n 72 g ü n ü», işte a rtık yüz y ı l d ı r etrafı i a rcrştırm a l a r ı n konusuyd u . Paris Ko m ü n ü ' n ü n 1 00. yıldön ü m ü n ü n kutla n ma s i y l e i l g i l i pekçok yen i a raştı rma l a r ve y a z ı l a r yayı n la n mıştı . Oku­ yucu l a r d e rg i mi z i n i k i n ci sayısı n d a , Prag'da d üzenlenen "Paris Kom ü n ü»­ nün 1 00. yıldön ü m ü » kon usu n da k i konfera nsla i l g i l i yazıyı hatı rlarlar. B u konfe ra n s başa rıs ı n ı b ü yük ölçüde, b u konuyu e n i y i ta n ı ya n l a rd a n b i ri ve çok sayıda a raştı rma l a r ı n yazarı olan J a k Düklo yoldaşın parlak kon u ş ­ m a s ı n a borçl u d ur. B i l i m sel b a k ı m d a n gayet ya ra rl ı konfera n s l a r Mosko­ va'da ve d i ğ e r sosyalist ülkeledn boşkentlerinde de ve r i l m işt i ve e n son u n d a da, Ko m ü n ü n 1 00. y ı l ı ta m a m l a n ı rken Fra n s ı z Kompa rtisi Merkez Kom itesi Pa ri s'te g e n i ş bir u l uslara rası konfe ra n s d üzenlemişti. Enstitü n ü n düzen l e d i ğ i kolokvi y u m bütün b u yaratıcı ça l ı ş m a l a r ı n o n l a ra lôyi k b i r deva mıyd ı . K om ü n ü n tarihsel yeri konusunda Jorj Konö' n ü n yap­ tığı giriş konuşmada n s o n ra kalahiyuma katı l a n l a r, Ja n Gakon, Vikto r Joanes ve Moris M u a so n i e ' n i n «Ko m li n , devlet ve d emokra s i » k o n u l u 680


ruporunu d i n l e d i l er. B u n u , Gi Bes ve Jan B rü o ' n ı n "Komün ve k ü l t ü r», J a n Elenştayn v e Rolan lerıi o ' n ı n « K o m ü n vto Entern a syo n a l i z m» b a ş l ı k l ı rapor­ ları i z l ed i . Bütün raporla r ve kon u ş m a l a r i l g i n çt i . K o m ü n ü n tecrübesi bug ün kıi g ö revlerle, iş.çi h a reketi sava ş ı n ı n b u g ü n k ü dönemiyle bağ I a n ı ­ yord u . A y n ı savaşçı r u h , konfera nstaki yabancı k o n u k l a rı n özl ü konuş­ m a l a r ı n d a d a sezil iyord u . Genel l i k l e Ko m ü n ' ü n geniş b i r u l u s l a rarası etki s i g örülüyord u . Kolokvi y u m J a n Düklo y o l d a ş ı n g ayet güzel bir k a p a n ı ş k o n u ş masiyle s o n a e rd i . Sözün kisası b i l i msel kolokviyu m , «Defterler"in b u n d a n son ra k i sayı s ı n a , y a da ö z e l say ı s ı n a materyal verirken, h i ç ş ü p h esiz, Ko m ü n h a k k ı n d a k i g ö r ü ş l e r i n derin leşmesine d e h i z met edecekt i r. i l g i n ç b i r ayr:ntı d a ha : Otu ru m l a r l l: k s e m b u rg sara y ı n d a y a p ı l ıyordu. B i l i n d i ğ i gibi Fransa C u m h u riyet Senatosu oturu m l a rı n ı b u rada yapar. Kolokviyuma katı l a n l a r ı n ricası üzeri n e k o m ü n ist senalörler, d i n l e n m e saatleri nden b i r i n d e b i r g e z i d üzenled i l er. G ü rü l t ü l ü b i r k a l a b a l ı k , sarayın g encerek b i r memurunun m i h ma n d a r l ı ğ ı n d a , binanın n a s ı l k u r u l d u ğ u , b u ra d a n g e ç e n tarihsel kişi ler, N a polyon Bonapart' ı n b u r a d a neler y a p ­ t ı ğ ı vb. hokk ı n d a a n latı l a n l a rı d i kkatle d i n leyerek salo n l a rı g e z d i . ,t\ma bu gezi n i ıı en hayret uya n d ı rı c ı ta rafı, kolokviyuma katı l a n l a rı n merkez koridorlard a n birinde a ğ ı r m e rm e r kaid e lere k o n m u ş iki büstle yüzyüzü g e l m e l e riyd i : Sağd a Ga m beta ' n ı n , solda Tier' i n b ü stü. Kom ün a rl a rı n « U ğ u rsuz cike» d e d i kleri Tier, kahra m a n l ı klarla d o l u Ko m ü n g ü n l e r i n i n s a y g ı i l e a n ı ! d ı ğ ı ve Ko m ü ıı ce!lôtları n ı n lô nel e d i l d i k leri bu b i nada yaşa m ı ş . O ve d eva m c ı l a rı , J a n Dü klo' n u n kapa n ı ş k o n u ş m a s ı n d a «Ko m ü n d üştü, yaş a s ı n \(o m ü n » d iyen sözlerinden sonra lükse m b u rg s a rayı n ı n konfe ra ns s a l o n u n d a coş k u n v e s ü rekli a l k ı ş la rı d uysa l a rd ı , m u hakkak ki diş g ı cı rd a t ı rl a rd ı . M E M U RLARı OLMAYAN ENSTiTO Enstitü h a k k ı n d a d a ha pekçok şey söyle n e b i l i r. Ama önce yayı n la d ı ğ ı kita p l a ra d e ğ i n ey i m . H ô l e n Moris Torez ' i n , Oktobr 1 923'e kadarki d ö n e m i kapsayan eserleri yay ı n l a n m a ktad ı r. B u n l a r t o p l u eserleri d i r. Ayrıca seçi l ­ m i ş eserleri v e derlemeler d e yay ı n l a n m a ktad ı r.' «Fransa'nın sosyalizme giden yolu» a d l ı ü n l ü kitap Ensti t ü n ü n en ö n e m l i teo r i k eserleri n den b i rid i r. K i ta b ı n y a z a r l a r ı , Moris Torez' in "Tayms»e verd i ğ i m ü lô katta n ( 1 7 Kası m 1 946) yirmi yıl sonra, FKP' n i n çağsal Franso koş u l l a rı n d a sosy a l i z me geçiş yol ları hakkı n d a ki temel teorik h ü k ü m i eri n i sist 2 m leşti r m i ş l e rd i r. B u kita p, komün istlerin mevz i l e r i n i n d oğ ru olara k a n l a ş ı l ma s ı n a , komii n istlerle sosya l i stler a ra s ı n d a d ia log ve ta rtı ş m a l a r yapı l ması na çok yard ı m ett i . Ve b i r s ı ra yeni teori k a ra ştır­ m a l a r düzenlemeye d e özen d ird i . E nstitün ü n baş.ka bir i l g i n ç kitabı d a « D i re n işte Fransa K o m ü n ist Pa rtisi» a d l ı kita ptır. Asl ı nd a bu, F ra nsa'da

681


d i reniş ha reketi nde K o m pa rti n i n rol ü n ü etrafı i b i r b i çi mde a y d ı n latan ilk monog ra f i d i r. Yirmi kadar yaza rı a ra s ı n d a t a n ı n m ı ş pek çok tarihçi ve d i reniş h a reket i n i n bel l i b a ş l ı yönetici leri b u lu n m a ktad ı r. 50 b i n ciltlik kitabı b u l u na n Enstitü kita p l ı ğ ı n d a n da söz etmek yeri n d e o l u r. B u rada Fra nsız Ko mpartisi ve i şçi h a reketi tari h i n e a i t pek ç o k kitap va rd ı r. Değerli belgeler d e a z d eğ i l d i r. Pa rti protokolla rı ve diğer a rşiv materyafferi korun ma ktad ı r. O n u n için Sorbon 'n u n otorfteli b i rçok p ro­ fesörü ü n iversite öğ renci leri n i uğra ştıkları k o n u l a rla i l g i l i olara k bu kita p­ l ığa yol l a m a ktad ı rl a r. B u raya Sovyetle r B i rl i ğ i n' d e n , Kore Demokratik H a l k C u m h u riyeti n 'den, M og o l i stan ve Çekoslovakya'dan b i l g i n l e r, Amerika B i rleşi k Devletleri' nden bazı profesörler, Oksford ve Kembriç'ten a raştı rma n l a r da gel iyo rmuş. Joanes yoldaşa çokta n b i r soru sormaya n iyetleniyordu m . Bu n u sezm iş : - Ne kadar m e m u ru muz b u l u n d u ğ u n u sormak i sted i ğ i nizi daha i l kten a n ladım. Ceva p veriyoru m : tek n i k i şlere ait b i rkaç işçiden baş ka m e m u ru ­ muz y o k veya y o k g i b i d i r, dedi. Meseleyi açlHğa kavuştu ruyoruz. Görül üyor ki, Enstitü n ü n daya n d ı ğ ı başlıca kadrolar b u ra d a gön ü l l ü olara k ça l ışıyorlar. B u n la r g e n e l l i k l e öğ re n i m m ü esseseleri n d e okutma n l ı k ya p a n kom ü n i stler v e pa rti dava s ı n ­ d a n y a n a o l a n b i l g i n lerd i r, enstitü n ü n ricası üzeri ne ş u veya bu a raştı rma i ş i n i yapmakta d ı rlar. Ve profesyonel tarihçi o l m a l a rı da ş a rt d eğ i L . Orne­ ğ i n Pa ris Kom ü n ü h a k k ı n d a k i konfera nsta Albay Rol-Ta ng i ' n i n konuşması pek büyük i lg i top l a m ı şt ı r. Enstitü, d i re n i ş i n b u ta n ı n m ı ş örg ü,tçüs ü n d e n , Ko m ü n ü n askeri soru n l a rı üzeri n e bi r ra por okuma s ı n ı rica etmiş. Rol­ Ta n g i yoldaş konu i l e ya k ı n d a n ilg ilenerek gayet özlü b i r kon u ş ma h a z ı r­ l a m ı ş ve ş i m d i de bu a la n da ki a raştı rma l a r ı n a d eva m ed iyor m u ş . Ensti t ü n ü n bel i rli kon u l a rı i ş l e m e s i ya rınki b i l i m işçileri n i n b i l i msel yönde b i çi m l e n mesine h i zmet etmektedir. Orneğ i n , Jermen Viiyar lise öğ ret­ meniymiş. Ozel b i r ,ihtisası da yokmuş. Ta ri h i n 1 939-1 942 y ı l l a rı d ö n e m i n i i ncelemes i n i rica e t m i ş l e r k e n d i s i n d e n . Kad ı n bu i şe merakla sarılarak ça l ı ş m ı ş ve b u dönem h a k k ı n da i htisas s a h i bi o l muş. Ve ş ü phesiz, bütün elde etti kleri n i En stitüye vermeyi kendine b i r borç bi l iyor . .. Enstit ü ' n ü n eserleri" a ra s ı n d a, .. M ü n i h'ten Vişi'ye" a d l ı kitabı yayı nia n m ı ş. Bu kita pta Jermen Viiya r, neden .. M ü n i h Fra n sa ' n ı n yen i l g i s i n i n g ölgesi o l d uğ u n u " ve o zamandaki Dışişleri Ba,k a n ı 1 . Bone' n i n , ..Alma nya , Tuna ku m l a rı n a i t i l ­ meli , o r a d a mutl a ka Rusya i l e çatışacaktır" sözleriyle özetlen e n , idareci çevreler politika n ı n neden u lusal felô ketle son u çl a n d ı ğ ı n ı gayet i n a n ­ d ı rıcı b i r ş e k i l d e ortaya koymuştur. Böyle örnekler az d e ğ i L . Enstitü n ü n yetişti rd i ğ i u z m a n l a r a ra s ı n d a a raştırm a l a ra katı l m ı ş işçiler de va rd ır. Viktor Joa nes b u n u şöyle özerl i ­ yor : «Biz en g e n i ş çevrelerden i n s a n l a rı Enstitü ça l ışmal ar ına çekiyor v e m üttefik e d i n iyoruz".

682


H e r b i l i m kurumu g i bi , üste l i k M a rksist b i r ku rum o l a n Enstitü, d ı ş ülke­ lerdeki bilim merkezleriyle sıkı ve yok y ö n l ü i l i şki ler kurmadan yaşayamm. Moskova ' d a,ki SBKP Merkez Komitesi'ne b a ğ l ı M a rksi z m -Leni n i z m Enstitüsü i l e, AD e, Polonya, Çekosl ova kya ve Rumanya'nın b i l i msel a ra ştı rma k u rumla riyle, italya'da, «Gramşi", Belçika'da ,d. JakemOh, enstitüleriyle, Lon d ra d a «Marks i z m Tudey" d e rg i s i n i n reda ksiyonu i le ve keza sosya l ist p a rtilerin Sosyal ist Araştı rma l a r Enstitüsü veya A m sterd a m'da işçi Hareketi Enstitüsü'yle materyal değ iş -tok u ş u na , sorunlmın o rtaklaşa incelenmesine çokta n b a ş l a m ı ş b u l u n uyor. Ve m üd ü r : - T a b i i , «Barış ve Sosyal i z m Proble mleri" dergisiyle d e , diyere k sözünü tama ml ıyor. Evet, g e rçekten, d ergi mizin «Moris Torez" Ensti t ü s ü ile çoktan ve iyi iliş­ k i l eri var. B i z o n u n veri m l i ça l ış m a l a rı n ı büyük bi r i l g i i l e izl emekte ve Fransız M a rksi stle r i n i n enerj i k kollektifi n e yeni başa rı l a r d i lemekteyiz. G. Şehna z arof

683


fv1arksizm-Leninizm ve zamanımız

Temel devrimci güclerin eylembirliği Dü nya sosya li st sistemiyle kapital ist memleketlerdeki işçi h a reketi ve h a l k l a r ı n u l usa l k u rtuluş savaşı n ı n meyd a n a geHrd i ğ i zama n ı m ı z ı n üç temel d evri mci g ücü kavra m ı 'çağ ı m ı z ı n politik p rati ğ i n e sağla mca yerleş­ miştir. B u n l a ra n i ç i n temel g ücler d e n i l iyor? Her şeyden önce, emperya lizm9 en a ğ ı r da rbeleri b u n l a r i n d i rd i l<leri i ç i n . çağ ı mı z ı n a ktüel soru n l a r ı n ı n çöz ü m ü , d ünya n ı n değiştiril mesi v e yeni len mesi o n l a ra b a ğ l ı o l d u ğ u için. Soru n u n cevabı bununla bitmiyor. çağ ı m ızda (faşizme ve ı rkçılığa k a rşı Iıareket, barış ta rafta rları Iıa reketi gibi) belirli b i r devri mci yükü me s a h i p olan d iğ e r y ı ğ ı n sa l h a reketler v e p o l i t i k a kı m l a r da vard ı r. B u hareketleri n pota nsiyeli ötekiler kadar ö n e m l i d eğ i l d i r, başarı ları d ü nya devri mci süre­ cinin sonuç belirleyici ü ç g üc ü n ü n zaferlerine bağ l ı d ı r. Bız b u yaz ı m ı zda, temel devrımci g üc/erin, ortak d ü ş m a n e mperyalizme karş ı , hedefleri n e u laşma sava ş ı ndaki eyle m b i r l i kleri n i n yön ve biçimleri n i . g özden geçireceğ iz.

Once bazı genel metodoloj i k nokta l a r üzeri n d e d u ra l ı m .

Bu d evrimci g üclerden h e r b i r i , ya l n ı z kendisine özg ü b i rta k ı m özg ü l soru n l a rı çözmekte, b u n d a n başka, öteki g üclerle eyle m lerde b u l u n m a k su retiyle orta k h � defler' u ğ ru n d a savaşmakta d ı r. Ord u n u n savaş birl i k­ lerinden biri, ödev i n i başarıyla yeri n e g etird i ğ i z a m a n , diğer birliklerin d e i leri h a reketi n e ya rdı m etmiş o l u r. Bu yüzden, yukarıda ya ptığ ı m ı z a y ı r ı m , ya ni ken d i ne özg ü soru n l a rı i l e ortak hedefler u ğ ru n d a savaşma ayırımı bi,r d ereceye k a d a r ş a rtlı d ı r elbette. Fak a t teorik incelemeyi kolay­ laştırma ba k ı m ı nd a n yine de uyg u n d u r. Zama n ı zı m ı n temel devri mci g ücleri kavra mı n d a n , b u n la r ı n iç ya p ı l a r ı n ı soyutla ştı ra ra k , h e r b i r i n i b i r b ü t ü n olara k a n l ıyoruz. B u n d a n b a ş k a , her biri son d erecede k a rma ş ı k top l u m s a l o l u ş u m l a rd ı r. Orneğ i n d ü nya sos­ yal ist sistemi, g e l i ş m e ve yeni top l u m u k u r m a a la n la r ı n d a değ i ş i k a ş a m a ­ l a r d a b u l u n a n devletleri b i rleşti riyor. Ka pital ist mem leketlerdeki işçi h a reket i n i n b i l eş i m i ve d üzeyi bi rbiri n i n aynı değ i l d i r. Bu h a reketi n bir böl ü m ü reformist sosya l-demokra s i n i n etkisi a l tı nd a d ı r. U l u s l a ra ra s ı k o m ü ­ n i st h a reketi n i meyd a n a getiren parti ler, sosya l ya p ı l a r ı , yığ ı n sa l l ı k l a rı , politik etkileri, tecrü beleri v b . ba k ı m ı n d a n b i rb i rleri nden bi rhayli fa rk l ı d ı r­ l a r. U l usal k u rt u l u ş h a reketi g i bi b i r devri mci g üc ü n yapısı ise daha d a karmaşıktı r, bu � a cinsl e ri çok çeşitli p o l i t i k a k ı m l a r g i rmektedir. Marksi z m - l e n i n i z m teori s i n i öğ rene n l e r için hazı rla n a n bu seri n i n ilk yazısı b u n d a n önceki sayı m ı zda (Ye n i çağ, sayı 8, 1 97 1 ) yayı n l a n m ıştır.

684


Teori k ve pratik hatalardan k a çı n ma k i ç i n , bu i ç a y rı m l a r ı n , karma ş ı k l ı k çeşit l i l i ğ i n gözön ünde b u l u nd u ru l ması g erek i r. Orneğ i n " h a l k l a rı n u l usal k u rt u l u ş sava ş ı yeni b i r aşa maya g i rmiştir» tez i n i n her Asya, Afrika veya lôtin Amerika ü l kesi için doğru o l d u ğ u söylene mez. B u yen i aşa­ m a d a n kasıt, u l usal k u rt u l u ş ha reketi n i n bütünüyle g e l i ş me yön ü , ta rihsel eğ i l i m i d i r.

ve

Şu da u n u t u l m a m a l ı k i , temel devri mci g ücleri n , h ô lô g eçerli deyi miyle kollara a y rı l ma s ı , bunlar a ra s ı n d a b i rta k ı m a ş ı lmaz engeller b u l u n d u ğ u a n lam ı n a gelmez. Böy l e o l s a , b u n l a rın eyl e m b i r l i ğ i d e sözko n u s u olamaz. Ayrı ayrı devri mci ko l l a r bel i rg i n niteli klere sahip o l ma kla bera be r, b u n i a r, eski d ü nyayı y ı km a k ve o n u n yerine yeni, ô d i l to p l u m u kurmakla ödevi i bi rtek m u a zz a m b i r g ücte b i rleşen üç kol d u r. Dünya d evri mci s ü reci n i n , bütün çeşit l i l i ğ i n e rağ men, b i rtek a n a yonu vard ı r. Devri mci h a reketin şu veya bu b i rli kleri, bugün ya da yarın, içeri ğ i ve h a c m i bakım ı n d a n değ iş ik hedeflere u l a ş a b i l i rler. Fakat t a ri h sel p l ô n d a , o n l a r ı n eyl e m i , tüm i ns a n l ı ğ ı n genel dôvası olan ve top l u ms a l g e l i ş m e n i n t ü m g id iş i boyu n ca objektif o l a ra k h a z ı rla n a n ödevin çözü ­ m üne, ya n i kapita lizmden sosya lizme g eçiş i n başarı l ma s ı n a yönel iktir. D ü n ya devri mci s ü recı n ı n bütün problemlerine Marksist- len i nist a ç ı d a n ya naşı m, bu sü rec i çeşitli g ücleri n eylemleri n i n g e l i şig üzel b i r h a r­ m a n ı olara k d e ğ i l , ta r i h i n yasal h a reketi olara k a n layış temel i n e daya n ı r. Ve bize h e r şeyd e n önce bu p rensip, z a ma n ı m ı z ı n temel devri mci kol l a rı n ı n bağ ı nt ı s ı sorus u n a veri lecek ceva b ı n b i l i msel ölçütü n ü vermekted i r. B u o l ma d a n , o n l a r ı n eylem birliğ i n i n somut y ö n ve b i ç i m lerinden söz etmek, m ü mk ü n olsa bile, zord u r.

Devrimci h a reketin b i rl i kleri nden her b i ri n i n yeri, o n u n çözmeye ça lıştığı ödevl ere, sosya l temeline, yani b u ödevlerin a ma ç l a d ı ğ ı hedeflere u laşma yol unda yü rüyen ya da h ô l ô geçerli deyim i y l e b u n l a r ı n i letkenleri o l a n top l u m s a l s ı n ı f v e ta baka l a ra e n d o l a y s ı z b i ç i m d e bağ l ı d ı r. Bu a ç ı d a n , d ü nya sosya l i st s iste m i i l e ka pita list mem leketlerdeki dev­ rimci işçi h a reketi, ta b i a t ı a rı bakı m ı n d a n , aynı tipte n d i rler. Bu demektir ki, b u n l a rı n s ı n ı fsal kökenleri ve i letkenleri b i rd i r : işçi s ı n ıfıd ı r ; ideoloj i leri b i rd i r : M a rksiz m - le n i n i zmdi r ; h edefleri bi rdi r : sosya l i z m ve ko m ü n i z m d i r. Her iki devrimci g üc ü n bu ortak ya n l a rı kuvvetlen mekte ve sosya l i z m ülke­ lerinde yeni topl u m k u r u l u ş u n u yöneten ve ka pita l ist m e m l eketlerde işçi s ı n ı fı n ı n m ücadelesi n e önderl i k eden ko m ü n i st ve işçi partileri n i n t ü m u l uslara rası k o m ü n i st ha reketi çerçevesi i ç i n d e aktif o l a ra k i şbirliğ i yap­ mala rı n da örg ütsel ifades i n i b u l makta d ı r. Ayn ı t i pten o l u ş el bette ta mamiyle uyg u n l u k a n la m ı n a g e l mez. Proletar­ y a n ı n ve d ü nya sosya l ist sistemi n i n devrimci sava şları arasında fa rk vardı r. 685


Bu fark sosya list devri m i n z a ferinden önce ve sonra işçi ha reketi ndeki g e l i ş m e n i n d eğ i ş i k ya n l a rı n ı ya n s ı t ma kta, d o layısiyle de, her i k i devri mci g üc ü n i çeriklerinde, eyle m koş'u l ları ve b i ç i m lerindeki b a ş l ı ca öze l l i k l eri ortaya koymakta d ı r. Ka rdeş parti lerin kollektif d o k ü m a n la rı n da d ü nya sosya l i s t siste m i , u l u s ­ l a ra rası i ş ç i s ı n ı fı n ı n başlıca kaza n ı mı v e eseri o l a ra k nitelendi ril iyor. Bu bel,i rleme de, i·ki d evrimci g ü c a ra s ı n d a k i i l iş k i ni n kara kteri n i yansıtıyor. I ş çi h a reket i n i n ya ratt ı ğ ı d ü nya sosya l i z m i o n u n en i l ed ve en g üc l ü b i rl i ğ i d i r. Sosya l i st s i stemin çerçevesi, d ü nya ü l keleri nd e devri m i n b i r b i ri a rd ı nd a n üstün g e l mesine bağ l ı o l a ra k g e n i ş l i yo r, ô d eta d evrimci g üc ü n biri d iğ e r i n e a'kıyor ve yeni b i r n i te l i k kazan ıyor. Pro l e ta rya n ı n kapita l i st top l u mda ezi l e n ve sömürülen s ı n ı f o l m a ktan çı ka ra k sosya l i s t devleti n yönetici g ücü h a l i n e g e l mesi, bütün d iğer sonuçları peşinden geti rd i kten başka, o n u n g ü c ü n ü d e kat kat a rtı rıyor. Bir başka d eyişle, d ü nya sosya l i st siste m i n i n öncü rolü, dog a l o l a ra k ş u o bjekt i f etkene daya n ı yo r : Devri mci i ş ç i h a reketi n i n bu savaş b i r l i ğ i , tarihsel zoru n l u k sonucunda h e p s i n d e n d a h a ç o k i lerlemiştir, ortak hedefe doğru yol a ç m ı ş.tır, en büyük o l a n a k l a ra s a h i ptir ve büt ü n d ünyada sos­ ya l izm i n zaferi dôva s ı n a en ö n e m l i ,katkıda b u l u n ma kta d ı r. Sovyetler B i rl i ğ i ' n i n devri mci ha rekete daya n a k o l ma rol ü n ü de aynı o bjektif neden­ ler h a z ı rl a mıştır. SSCB, sosya l i z m i n i lk ve en g üc l ü ü l kesi d i r ; yen i d ü nya kurucu l u ğ u n u n e n i leri mevzi le,ri nde yer a l a n Sovyet h a l k ı , g e l i ş m i ş sosya l is t topl u m u ya ratmıştır ve ş i m d i k o m ü n i z m i n m a d d i -tekn i k teme l i n i ku rmaya ç a l ı ş ­ m a kta d ı r. Ka rdeş part i l e r de, devri mci y ı ğ ı n s a l savaş ı yönetmede büyük bir tecrübe elde eden, M a rksist- Len i n i st teoriyi ya ratıcı biçimde g e l i şti ren ve enterna syona l ödevi n i a rd ı c ı l o l a ra k yeri n e getiren Len i n ' i n p a rti si SBKP' n i n büyük otorite s i n i değerbi l i rl i k l e bel i rtmekted i rier. Anti-komünistlerin ve a n t i - sovyetlerin iddialarına rağ me n , Sovyetler Birliğ i ' n i n d ü nya devri m sü reci ndeki rol ü n ü n a rtmakta o l d u ğ u n a , teo rik form ü l ler d eğ i l , hayatı n kendisi, a n t i - emperya l i st ha reket pratiğ i t a n ı k l ı k etmekted i r . Dü nya sosya l i z m i n i n oyn a d ı ğ ı r o l ü n ö n e m l e bel i rt i l mesi, u l uslara rası işçi h a reketi n i n d i ğ e r büyük b i rliğ i n i n h i ç d e küçümsenmesi demek d eğ i l d i r. Ta m tersine, i'ki karşıt sosya l -eko n o m i k s i ste m i n çarpışması n e kadar ş i d d etleniyorsa, kapitalist m e m leketlerde d evrimci i ş ç i ha reketi n i n g e l iş mesi i n sa n l ı ğ ı n kaderi ba k ı m ı n d a n o derecede büyük b i r önem kaza n ­ m a ktadı r. işçi s ı n ı f ı , sermayeye ka rşı m ücadelede e meğ i n ç ı k a rl a rı n ı a z i m le sav u n a ra k , sava ş ı n a ,kuvvet vererek, örgütl ü l ü ğ ü n ü a rt ı ra ra k , h a l' k ı n d i ğ e r e mekçi s ı n ı f v e ta baka l a rı n ı kendi etra f ı n d a b i rl eşti rerek kapita l ist düzene i çten h i ssed i l i r d a rbeler i n d i rmekte ve u l uslara rası kuvvetler ora n ı nda büyük değ i ş i k l ikler yaratması d o ğ a l o l a n köklü sosya l -eko n o m i k d ö n ü ş ü m ­ l e r i yaklaştırmaktad ı r.

486


Ş u n u da ekliye l i m ki, ön safları nda işç i s ı n ı f ı n ı n savaştığ ı y ı ğ ı nsal demokratik ha reket, yeni b i r d ü nya h a rb i n i n bertaraf e d i l mesinde ve emperya l ist s a l d ı rg a n l ı ğ ı n a karş ı d i re n mede, u l u s l a ra rası d u r u m u kesi n ­ l i kl e iyi leştirme mücadelesi n d e g i ttikçe büyüyen b i r rol oyna m a kta d ı r. Dünya sosya l i st sistemi i l e d evri mci işçi s ı n ı fı , s ı n ıfsa l tabiat ve hedefleri b a k ı m ı n da n aynı h a reket i n i ki böl ü m ü o l d u k l a rı halde, h a l kl a r ı n u l usal kurtuluş hareketi sorunu daha başka b i r karakter g ös term e k ted i r Gerçi bu savaş da n i hayet işçi h a reketi n i n kayna klarında yatan aynı neden­ l erd en, yan i gelişmiş b u rj uva devletl erinde yal n ı z emekçi sı nıfları sömür­ mekle kalmayıp, koskoca kıta lar halkl a rı üzerinde sömürgecilik ve yen i­ sömürgeci l i,k ege men l i ğ i n i d e pekişti ren sermayen i n ezg i c i kara kterinden doğ makta d ı r. .

Orta k d ü ş m a n ı n va rl ı ğ ı , işçi ha re,keti i l e u l usal k u rtu l uş h a reket i n i b i r ­ birinin doğal m ütlef.iki yapmıştır. Birincis i n i n çıkarları e mperya list yayi l ı ş ı n b ütün b i çi m lerinin yokedi l me s i n i gerektirmektedi r ; ç ü n k ü b u yok etmek, bütün u l usların h ü rriyet ve hak eş,i t l i ğ iyle i l gi li sosya l istlerin i stekleri ne uyg u n o l makla ka l mıyor, sermayeyi d e zayıflatıyor, onun eşkiyaca ta l a n a l a n ı n ı s ı n ı rl ıyor ve o n u ekonomik g e l i ş melerinde g e ri k a l m ı ş mem leket­ leri n soyu l ması p a h a s ı na va rl ı ğ ı n ı s ü rd ürme olanağ ı n d a n yoksu n ediyor. B u n u n g i bi, kapita l i z m i n kaleleri n d e tekel l e r egemen l iğ i temel i n i n sarsı l ­ m a s ı v e hele bu egemen l·iğ e devri m yoluyla son veri l mesi, u l usal k u rtu l uş h a reketi n i n hedefleri ne d a h a ça b u k ve çok d a h a az sancıyla u l a ş ı l ma s ı na ya rd ı m ed iyor. N e var ki, b üt ü n b u n l a r tes l i m e d i l mekle bera ber, a rtı,k bel i rl i d u ru mda devrimci g ü clerin sosyal ta biatına bağ l ı esa s l ı 'ayrı m l a rı görmez l i kten gel mek d e o l maz. işçi s ı n ı f ı , ha rekete d a i m a kayıtsız-şartsız, sık sık da u l usal k u rt u l u ş devri m i ni n temel itici güCıerinden b i ri o l a ra k katılsa da , bu devri m i n tekbaşı na taşıyıeısı değ i ld i r. Bu devrim, karakteri iti bariyle, d a h a başl a n g ı çta, u l usal b u rj uvazi de da h i l olm a k üzere en geniş sos­ ya l ta baka l a rı ka psa mokta d ı r. Ve iç çatışmadan ziyade dış çatışma, ya n i u l u s la ra ra s ı veya devletlera rası (1) çatışma biçimi a l m a kta ve h i ç değilse bcşla n g ı çta, mevcut m ü l kiyet b i çimine, ü reti m i l iş k i l e ri n e ve maddi n i met­ Ieri n d a ğ ı t ı m ı tarz ı n a doku n m a ma ktad ı r. O h a l d e b u n l a r a nca k b e l i rl i bir s ı n ı ra kada r mı m üttefi ktirler? B u n d a n 70 yıl önce, dünya n ı n böl ü ş ü l mesi bittiğ i ve e m perya listçe yeniden - b ö l ü ş ü l mesi başladığ ı , Oktobr'un p i s l ikleri yok edici fı rtı nası (') Ta b i i d e r ki, u l usal bağı msı zlı,k savaş ı , kompradorla rı n , ya n i ka derleri emperya l i z m e bağ l ı olan ve u l usal çı,karları sato n yerli büyük serma­ yeci leri n , tücca rları n , feoda l a ri stokratların ve d i ğ er benzeri ta bakaların va r l ı ğ ı n a son vermeyi öngörü r. Fakat b u n l a ra , karşı savaş bazan son d e recede çetin d e olsa, işin b u ya n ı u l usal k u rt u l u ş devri m i n i n , h i ç olmazsa i l k g e l i ş m e a ş a m a s ı n d a , e s a s içerik d e ğ i l di r.

687


h e n ü z d ü nya üzeri nden geçmed i ğ i , Lond ra -Siti cen t i l me n l e ri H i n d i sta n üzerindeki egemen l i k l e r i n i n sa rsı l ma z l ı ğ ı nd a n ş ü p h e etmed ikleri, Volstriyt ben kerleriyse yere seri l m i ş olan Çi n'e sermayeleriyle yay ı l ma y ı p l ô n l a şt ı r­ d ı k l a n sıra l a rd a , y u k a rıdoki soruya verilen o l u m l u cevap d o ğ a l ve yeteri kada r ü m i t verici görün üyord u . Ve M a rksistler a ra s ı n d a b i rçok ları b u soruya böyle ceva p veriyorlard ı . Fakat Len i n b u n a o l u msuz ceva p verd i : Hayı r, ya l n ı z bel i r l i b i r s ı n ı ra k a d a r d eğ i l ! E m p e rya l i z m ta rafı n d a n e z i l e n h a l k l a r ı n u l usal k u rtul uş sava ş ı n ı , eski söm ü rg e d ü nyası n ı n ul usal k u rtul uş sava ş ı n ı p ro l eta rya devri m i n i n m üttefi k i o l a ra k i n celiyen Leni n ş u n a işaret etti : « . . . D ü nya devri m i n i n y a k l a ş m a kta o l a n ça rpı ş ma l a rı n d a , yeryüzü h a l k ı n ı n i l könce u l u sa l k u rt u l uşa yönelen çoğ u n l u ğ u k a p i t a l i z m e ve e mperya l i z m e k a rşı dönece klir . . . " (To p l u eserleri, c. 44, s . 38) . Gerçekten de soru n u n özü ş u d u r : Sö m ü rgelerd e ve bağ ı m l ı mem leket. Ierdeki sosyal «alt ta ba k a l a r" a n t i - e m pery a l i st h a rekete katı l ı rken soyut bir u l u s a l g u r u r veya u l us a l p restij f i k ri n den e s i n l e n memekted i rl e r. O n l a r i ç i n d e b u l u n d u kl a rı d u r u m u kesi n l i kle değ'şti rıne, yoks u l l ukıan, ezgiden ve a d a letsi z l i kten .kurt u l ma ü m itleri n i e m p e rya l i z m boy u n d uğ u n d a n k u rt u l uşla, u l u s a l bağ ı m s ı z l ı ğ ı n e l d e ed i l mesiyle b irleş t i rm ekted i rl e r. Yığ ı n la r ı n bu öziem ve a tı l ı m l a rı u l us a l ha rekete d e r i n b i r sosya l öz ve a n t i - ka pital ist yön kma n d ı rm a'ktad ı r. B u g ü n görüyoruz k i , hayat, V. i . Len i n ' i n f i k r i n i sa dece d o ğ r u l a m a k l a k a lma mış, b u n u n top l u msa l a n l a m v e ö n e m i n i kat kat a rttı r m ı ş t ı r. D ü n ­ y a d a ta n ı k o l maya başlad ı ğ ı m ı z devsel değ iş,i m l er, k u rt u l u ş devri m i n : n sosya l devri m e yükselmesin i y a l n ı z o l a sı değ i l , a y n ı z a m a n d a k a ç ı n ı l m az h a l e geti rmiştir. Za m a n ı m ı z koşu l l a rı nd a b i rçok ö n e m l i sosyal soru n u n' çöz ü m ü , e m perya l i z m e eko n o mi k ve politik boğ ı m l ı l ı ğ a karşı savaşa d o ğ r u d a n ba ğ l a n makta d ı r. Netek i m , çoğ u Lôtin Amerika ü l kelerinde a n l i ­ e m pe rya l i st devri m a y n ı z a m a n d a topra ksa l veya a nti -feod a l d i r. Politik bağ ı m s ı zl ı ğ ı n elde ed'ı ! mesi, h a l k ı n haya t ı n d a köklü b i r d b n ü me temel o l ma kl a bera b e r, eko n o m i k g e ri ka l m ı ş l ı ğ ı n g ideril mesi, b i l i msel­ tek n i k s e l devri m yüzyı l ı nd a ekono m i k b a k ı m d a n gelişmiş m e m leketlerle a z g e l i ş m i ş m e m l eketler a ra s ı n d a du rmada n derin leşen ayrı m ı n yoked i l ­ mesi g i b i a na soru n la rı n oto m a t i k çöz ü m ü n e kend i l i ğ i nden y o : a çıvermez. Ya l n ı z sosya l i z m y o l u n a - doğrudan veya b i rta k ı m a ra b a s a m a k l a rla koy u l m a khr ki, g e l işen memleketlere kend i a n a pro b l e m l e r i n i çöz me o l a n a ğ ı veri r. B u g erçek, k u rt u l u ş sava ş ı n a g i rişenlerin kafa la rı n d a g i ttikçe daha sağ l a m yer etmektedi r. B u n u n e n iyi k a n ıtı da, bu ha rekette sos­ y a l i st yön e l i m l i güclü bir a k ı m ı n b e l i r m i ş o l m a s ı d ı r. Ka pita l i st o l maya n g e l i ş me y o l u n a g i rmeyi olası ya p a n a s ı l etken de d ü nya sosya l ist siste m i · n i n v a ro l u ş u d u r. Dünya sosya l i st siste m i n i n va r l ı ğ ı , kurt u l u ş l a rı n a kavuş­ makta o l a n bazı m e m leketlerde proleta rya n ı n zayıfl ı ğ ı n ı veya yeters i z . l i ğ i n i i l k z a m a n d a g i d e r i r g i b i d i r. B ü t ü n b u n l a r, «devri mci savaş m e rkezi '­

688


n i n u l usa l k u rt u l uş kes i m i ne kayd ı rı l ması» ve «devri mci g ı rı�ım ı n köy l ü lere g eçmesi» vb. g i b i görüşler va sıtasiyle k u rtuluş hareket i n i d ü nya sosya liz­ mi ne karşıt koyma yeltenişleri n i n ne kadar zara rlı olduğunu i n a nd ı rıcı biçimde göstermektedi r. U l usal k u rt u l uş hareketi n i n ş i m d i ki aşa m a s ı n ı n değerlendirilmesinde pek derin leşmeden, onun g el işmesinde d ü nya sosy-a l i s-t sistemiyle, u l u s l a ra rası işçi s ı n ıfı n ı n devrimci savaşiyle yaklaşma s ı n ı n a ğ ı r basa n eğ i l i m o l d u ğ u n 'J tamamen haklı o l a ra k söyleyebi l i riz_ Ara larında eylembirliği olana kla r ı n ı n d u rmadan a rtması da bu yald aşmad a n doğ makta d ı r. M a rksist-le n i n i stler u l usal kurtuluş hareketi n i n tekei n s olmadığ ı n ı da g özön ü n d e b u l u n d u ruyorla r. Dyle ki, bu ha rekette, sosya l ist istekler ileri s ü ren devrimci bir kana t olduğ u g i bi, emperya list ezgisine karşı savaşı rken henüz şu veya bu sosya l-ekono m i k sistem y a rarına kesin bir seçim ya p­ mamış b u l u na n l a r ı n o l uşturd u ğ u kuvvetlice b i r akım da va rd ı r. Gel işmekte olan memleketlerin bir böl üğ ü , kendi içlerinde s ı n ıfsa l çelişkileri n scrt­ leşmesiyle ve içli-dışlı g erici l i ğ i n çevi rd iği ma nevra l a r ı n e tkisi a ltında, y a l n ı z ekonomik bakımdan d e ğ i l , politik bakımdan da emperya l i z me eğ i l i m göstermeye başla ma kta, bu mem leketiNde i ktidarda b u l u n a n yerli burj uvaziyse z a ma n ı m ı z ı n temel devri mci g üclerine cephe a l a n u l u s­ l a ra rası burjuva z i n i n özg ü l bir çeş i d i n e dön mektedir. Emperya l i z m i n , şu veya bu k u rt u l uş hareketi birliğ i n i d ü nya sosyalist sisteminden kopa rma k ve bu devri mci g ücler a ra sı n a n ifak sok m a k mak­ sadiyle, bas k ı , şantaj ve politik entri kalar için elde t u ttuğu bütün a raçları k u l l a n d ı ğ ı da gözö n ü n d e b u l u n d u r u l ma l ı d ı r. Yerl i g erici l i k de aynı yolan yürü mekte ve öze l l i k l e u l usal veya d i nsel d uy g u l a rı söm ü rerek a n t i - komü · n i s t kampanyalar açmaya, u l usal k u r t u l uş dôva sı n ı n en ardıcıl savaşçıları olan komün istlerin kovuşturu l m a s ı n ı kışkırtmaya ça l ışma kta d ı r. Doğ a l d ı r k i , bütün b u n l a r, k u rt u l uş h a reket i n i n bir bütün olara k objektif i l erici gelişme eğ i l i mi n i değ iştirmez ve b u h a reketin belirli g üç l ü k ve engel leri aşa ra k kendine yol a çtı ğ ı n ı gösteri r. B u raya kadar söyledikleri mizin son uçlarını şöyl e genel leyeb i l i ri z :

• çağ ı m ı z ka pita lizmden sosya lizme devrimci geçiş çağ ı d ı r; bu geçişin esas örg ütçüşü ve itici g ücü u l u sl a ra rası işçi s ı n ıfı ve o n u n komün ist öncüs ü d ü r. • D ü nya sosya l i st sistemi devrimci işçi h a reket i n i n en g üclü ve i l eri birl i ğ i d i r; sermaye n i n h ük ü m sü r meye deva m etti ğ i her yerde u l usal ve sosyal kurt u l uş savaşı n ı gelişti rme n i n doğ a l daya n a ğ ı d ı r. • i n sa n l ı ğ ı n g eleceğ i , ba rış, u l usal bağ ı ms ı z l ı k, demok rasi ve sosya l i z m dôva s ı n ı n zaferi soru n l a rı , i k i d ü nya to pl umsal sistem i n i n , yani sosya lizm ile emperya l iz m i n çarp ı ş m a l a rı n da çözü lecekti r. B u ça rpışmalard a , d ü nya 689


sosyalist sistemiyle, ka pital i st memleketlerdeki devri mci i şçi sı nıfı ve u l usal kurt u l u ş h a reketi doğ a l m üttefikler olara k eylem göstermekted irler.

ii Bu genel teorik h ü k ü ml e r, temel devri mci g ücler a ra s ı n d a ki i l işkiler prati ğ i n e n a s ı l y a n s ı maktadır? B i l i n d i ğ i g i bi, Len i n üstü ngelen sosy a l i st devri m i n , u l u s l a ra rası sosya l g e l işmeyi, yeni top l u m s a l s i ste m i n ekono m i k ve sosya l u l a ş ı m l a rı n ı n örnek o l ma s ı n d a n a la cağ ı g üCıe etkiliyeceğ i n e önemle işa ret ed iyord u . Sosya l ezg iyi v e u l us a l h a k eşits i z l i ğ i n i yokede n , ekonom i n i n h ı z l a g e l i ş m e s i n i , hayat d üzeyi n i n , emekçi lerin top l u m v e devlet i ş leri yöneti m i n e katı l ma l a r ı n ı n ve k ü ltürün d u rmad a n yüksel i ş i n i sağlaya n , kısacası yeni toplumsal d üzeni ku rmakta olan sosya l i st ülkeler h a l k ları, bütün d ünyada kapita l ist esaret s i st e m i n e karş ı savaşta y ı ğ ı n la rı esinl e mekted ir. Ornek olara k etk i lemen i n , devri mci proletarya n ı n dôva s ı n ı g e rçekleştirme uğrunda sava ş a n l a ra etki n b i r yard ı m b i ç i m i o l d u ğ u n u i spatl a m a k g e rek­ s i zd i r. Ç ü n k ü asıl reel sosya l i z m , ya n i ya ra tı l mı ş ya da yaratı l m a ıda o l a n sosya l i z m , M a rksi st- Len i n i st teorilerin doğru l u ğ u n u v e sosya l ist i d ea l l eri n g erçe k l eştiri le b i l i r o l d u ğ u n u en iyi ve ca n l ı b i çi mde göstermekted i r. Devrimler, el bette tı patı p b i r "örnek g e reğ i n ce» ya p ı l ma z . Devri m ler, uzlaşmaz sosya l çel i ş ki l erin a la b i l d i ğ i n e g e rg i n l eşmesi ve patl a m a s ı n ı n , sömürülen s ı n ıfların sömürücü s ı n ı fl a ra karşı savaşı n ı n , ya n i her şeyden önce iç etkenlerin eyle m i son u c u d u r. Fakat örnek, tari h i n d e ta n ı k l ı k ettiğ i g i bi , devri mci h a reketi h ı z l a n d ı rı c ı b i r r o l oyn ıya b i l i r. Neteki m , SSCB'nde u l usal soru n u n başarıyla çözü ­ m ü n ü n h a l k l a rı n k u rt u l u ş savaşı üzeri n d e yapt ı ğ ı büyük etkiyi ta m a m iyle değerlend i rmek zord u r. R u s i mp a ratorliğinin, a ha l i si a l a b i l d i ğ i n e g e ri l i k v e yoks u l l u k i ç i n d e yüzen e s k i u l usal u ç d iyarıarı , ya l n ı z b i r kuşağ ı n hayatı boyunca g e rçekleşti rilen d ö n ü ş ü m le r sayesinde, g e l i ş m i ş ekono m i ve kültüre s a h i p olan ve b i rçok g österg ede en g e l i ş m i ş kapita l i st devletleri de g eride b ı ra k a n sosya l i st c u m h u riyetler h a l i n e g e l d i l e r. Ve bu c u m ­ h u ri yetler, d ünya n ı n dört bucağ ı nd a n , b u h ô r i k u l ô d e u l us a l uya n ı ş ı n kayna k l a r ı n ı öğren meye, örnek ve iba ret d ersi a l maya koşan i n s a n l a r ı n ziyaret yerleri o l d u . B u n u n la i l g i l i o l a mk, ö r n e k vermen i n önem i n i a k ı ı l a r üzeri n d e duygusal ya d a b i r başka deyişle p ropa g a n d a a ma c ı n ı g üden etkiye i n d i rge meyi d üş ü n m e n i n b i le doğru o l m ıyaca ğ ı n ı b e l i rtmek i steriz. Ornek a n ca k b i r tecrü ben i n c a n l ı eseri d i r ve tecrübey i tekrarl ı'yacak ola fl ı n ya n ı l ma ma s ı n a , doğru yol'u i sa betle seçme s i n e y a rd ı m eder. Sovyetler Bkl i ğ i ve d i ğ e r sosya l ist ülkeler h a l kları, y a l n ı z yeni d ü nya n ı n i l k keşifçi l e ri s ı fatiyle ed i n d i kleri eşsiz tecrübeyi değ i l, k a h ra ma nca ça l ı ş -

690


malariyle yarattı kları maddi ve m a n evi g ücü de devrimci işçi s ı n ıfı n ı n ve bütün emekçi i n sa n l ı ğ ı n davası hizmeti n e s u n maktad ı ri a r. Bu sayededir ki, d a ha şi mdiden, yani e m perya l i z m i n h a la önemli derecede insan g ücüne ve ma ddi kayn a k l a ra sa h i p a l d u ğ u zama n ı m ızda, yeni bir d ünya ha rbi açma yelte n i ş leri n e karşı d i ren me, empNya l i s t yay ı l ı ş ı n ı önle me, u l usal bağ ı m sızl ı k la rı kaza n maya ve s a ğ l a m laştı rmaya e lverişl,i u l usla�a rası koş u l ­ l a r yaratma v b . gibi hayati soru n l a rı n çöz ü m ü m ü m k ü n olabi l m işti r. Yüksek vasıflı ve sosya lizm dava s ı n a sa d ı k halk ayd ı n la rı n a sahip olan, gerici l i kle ideolojik savaşa muazzam bir entelektüel k uvvet a y ı ra n sosya l i st ül kelerin M a rksist-Le n i n i st partileri, b u sava ş ı n en a ğ ır y ü k ü n ü omuzlarında ta ş ı ­ ma kta v e k o m ü n i z m bi l i m i n i n ya ratıcı biçimde geliş.ti rilmesine b ü y ü k bir katkıda b u l u n ma ktadı rla r. Dü nya sosya list s iste m i , hem kendi iç rezervle�iyle, hem de b i rçok ü l kenin ve h a l k ı n kendisine katı l masiyle gitgide daha fa zla g üclen mekte­ d i r. Bu g üclenme, tüm d evri m s ü reci n i n esas g e l i ş me yön üdür. Devri mci g üclerin emperya lizme karşı savaşta son derecede etk i l i bir eylem birliği biçimi o l a n ekonom i k , politik ve askeri yard ı m laşma, b u güclen me ödevi ne doğ rudan bağ hd ı r. Sovyet devleti n i n k u r u l u ş u n u n i l k g ü n leri n d e n itibaren Len i n ci Komü n i st Pa rtisi, kapita li st memleketler proletarya s ı n a , e mekçi l erine, em perya l i z m i n boyunduğu a l t ı n d a k i h a l,kl a ra o l a b i l d i ğ i kad a r b ü y ü k ölçüde deslek g östermeyi ,kutsal bir ödev saya g e l miştir. Devri mci h a re keti bu s u retle destekleme bütün d ü nya sosya l i st sistemi için g elenek o l m u ş , b u n u n ölçüleri za manla kal kat a rtmış ve en çeşitli uyg u la m a biçim leri ortaya ç ı k mıştır. B u g ü n b u destekleme, devrim dava­ s ı n ı n a rd ı cı l o l a ra k politik sa vunul ması, emperyalist s a l d ı rg a n l a rla savaşan h a l k la ra silah, g e l i şmekte o l a n devletlerd e u l u sa l endüstriye temel o l m a k üzere sa nayi d o natı m lnrı sağ lan ması, vasıflı u z m a n l a r yetiştirilmesi vb. biçi m leri nde gerçek leşti ri i mektedi r. Enternasyonal desteğ i n ö n e m i n i Viyetnam örneğ i nde en beli rg i n o l a ra k görm ekteyiz. Neteki m , sosya l ist ülkeleri n , bütün k o m ü n ist v e u l u sa l k u rtu­ l u ş h a reketi n i n büyük ölçüdeki maddi ve politik yard ı m la rı n a daya n a n k a h ra m a n Viyetnam h a l k ı , Amerikan emperya li z m i n i n sald ı rı la r ı n ı başa rıyla p ü s k ü rtebil.i yor. S o n 1 6 y ı l i ç i nde, Viyetna m Demokratik C u m ­ h u riyeti' nde, SSCB'nin tek n i k yard ı ml a riyle, b u cum h u riyetin ekonomisinde ve savu n ma s ı n d a ö n e m l i rol oyn ıy a n 1 50 k a d a r i şletme k u ru l m u ş ve işlet­ meye a ç ı l m ı şt ı r. Sovyetler B i rliğ i ' n i n en az 50 şehrindeki e n stitülerde ve diğer o k u l larda 1 0 b i n kadar Viyet n a m l ı g e n ç o rta ve yü ksek öğre n i m görmekted i r. Viyet n a m Emekçiler Pa rtisi yönetici l eri n i n defa l a rca beli rtti k ­ leri g i b i , Viyetnam h a l k ı n ı n sosya l i z m i k u rmada ve em perya l i z m i n saldırı­ ları n ı püskü rtmedeki başarı l a rı Sovyetler B i r l iğ i ' n i n kardeşçe "'lrd ı m ­ l a rı n d a n ayrı d ü ş ü n ü lemez. 691

i


K o m ü n i st ve Işçi Parti l e ri 1 969 Yı l ı U lu s la ra ra sı D a n ı ş m a Topl a n t ı s ı , s o n on y ı l i ç i n d e k i toplumsal g e l i ş me deneyini ta h l i l ederek, a na dokü­ manında ş u n l a rı belirtti : «Ka hra m a n Viyet n a m halkının başarı l a r ı , zo m a n ı ­ m ı z d a bağımsızlık, egemen l i k ve özg ü rl ükleri n i h e r s u retle v e k e s i n olara k $av u n a n ve geoiş b i r u l u sl a ra ra s ı d e stek gören h a l kl a rı n , e mperya l i st sald ı rg a n l ı ğ ı n ı bozg u n a u ğ ratma l a rı n ı n g ittikçe d a h a faz l a m ü mk ü n olduğ u n u göstermekted i r.» Dünyada g ücler ora n ı n ı da beli rleyen b u h ü k ü m , devri mci h a reket i ç i n d ü nya sosya list s iste m i n i n n e demek o l d u ­ ğ u n u e n göze çarpar biçimde ortaya koymaktad ı r. Ka pita l ist memleketler proleta ryas ı , 1 91 7 Oktobr zaferi nden sonra genç Sovyet C u m h u riyeti'oi savun maya g i rişerek çok değerli en ternasyona l i z m örnekleri vermiştir. B u g i b i ve benzeri eylemler b u ra d a t ü m üy l e sayı l a m ı ­ yacak k a d a r çoktur. B i z b u ra d a i ş ç i s ı n ı fı n ı n enternasyona l yardı m ı n ı n d u rm a d a n o rtan ö n e m i n e d i kkati çekmek i stiyoruz. B u da a n laşı l ı r şeyd i r. Z i ra işçi s ı n ı f ı n ı n kendisi sayıca a rtmış, bu s ı n ı f ı n ka pitalist m e mleketlerd e diğer emekçi t a ba k a l a rı üzerindeki etkisi b ü y ü m üş, örg üt l ü l ü ğ ü ve politik olg u n l u ğ u iyice gel işmiş,t i r. Devri mci i şçi h a reketi n e sınıf sava ş ı n da çelik­ leşmiş tecrü beli komün ist partileri öncülük etmekte d i r. B ü t ü n bunlar işçi s ı n ı f ı n ı n sesin i el bette g üclendirmekte, e n geniş k a m uoyu ono kulak ver­ mekte , yönetici çevreler d e o n u gözön ü n e o l ma k zorunda kalmaktadıri a r. i l kesel enternasyo n a li st mevzi lerden ya p ı l a n eylem lerin b u g ü n de büyük b i r politik cesaret ve h attô k işisel yiğitlik g e rekti rdi ğ i söz g ötü rmez. B u ra d a , Fra n s ı z burj u va z i si n i n , kendi p ropagandasiyle a levl e n d i rdiği şovi nistik psikozuna rağ me n , Cezay i r h o rb i n e son veri l mesi n d e d i renen kom ü nistleri bir d e iftirala·rla kora l a moya ka l k ı ş mo s ı n ı h a t ı rlatmak yeter­ l i d i r. B i r baş,ka örnek d e veri l eb i l i r. B u g ü n B i rleşik Amerika'da çok d eğ i ş i k kam uoyu çevr�leri Viyetna m h a r b i n e s o n veri l m e s i n i istiyorl a r. A m a uya n ­ m a l a rı y ı l l a r s ürmüş şimdiki «g üvercin l e r» a ra s ı n d a «s,a h i nl e r»le b i r o l a ra k ko m ü n i stleri kovuştu ra n la rı n «ha i n» d iye yafta l a n a ra k - her şeyden önce h u n h a r emperyal i st sa l d ı'rg a n l ı ğ ı n a son veri l mesi n i i stediklerinden ötürü ­ kovuştu rmalara uğ ra d ı kları b i l i n mekte d i r. U l us a l k u rt u l u ş h a reket i n i n etkisi de kuvvetle a rtıyor. Bu h a reketin u i u s l a ra rası olayların g i d i ş i n i a ktif s u rette etk i l e m e o l a n a k l a rı n d a n yoksun o l d u ğ u g ü nler a rt ı k çok geri lerd e kaldı. Şim d i d u ru m değişti. Emperya l ist esa ret i n d e n kurtu l muş olon b i rçok Asya ve Afrika m e mleketi a rt ı k politik bağ ı m sızlıklarını sağla m la ş t ı rd ı l a r, barış ı n ve u l uslara ra s ı g üven l i ğ i n garantilenmesine, Ameri ka n sa l d ı rga n l a rı n ı n e l b i rl iğ i i l e d i z g i n le n mesi n e gittikçe o rtan b i r katkıda b u l u n maya başl a d ı l a r. U l us a l k u rt u l uş h a reketi emperya l i st s i steme b i rb i rinden a ğ ı r d a rbeler i n di rmekte, böylel i k l e de ya bancı kaynakları sömü rmeye ça l ı ş a n u l uslara rası tekellerin etki a l a n ı n ı d a ra ltmakta d ı riar. Son y ı l l a rd a , d ü n ya , yabancı sermayen i n kontro l ü n d e k i n ice petrol k u y u l a rı n ı n, madenieri n , sanayi i şletmeleri n i n , b a n k a l a r ı n

69?


u l usal h ü k ü metler ta rafı ndan m i l l i leşti r i l d i ğ i n e ta n ı k o l makta d ı r. Gelişme h a l i ndeki memleketler, kend i kuvvetleri n e g üven leri a rttı kça, Birleşmiş M i l l etler Teşki latı'nda ve diğer u l uslara ra s ı örg ütlerde, Sovyetler B i rl i ğ i tarafı nda n a n layışla karş ı l a n ı p h a ra retle desteklenerek, a ktif b i r mücadele yürütmekted i rler. iii

Emperya lizme karşı savaşta devri mci g ücleri n eyl e m b i r l i ğ i soru n u , Kom ü n i st v e işçi Parti l e ri 1 969 Y ı l ı U l us l a rarası Danışma Toplantı sı ' n ı n d i kkat merkezi nde y e r a l ıyord u . Ka rdeş pa rti lerin b u soru n u görüşmeyi gerekli say m a l a rı n ı n sebebi neyd i ? Dü nya devri mci ha reketi n i n gel işmesi, b u ha rekete kat ı l a n b i rliklerin işbirliği yol u n d a yeni olanaklar açtı. Kom ü n i st l e ri n u l uslara ra s ı forumu bu olanakları iyice i n celemeyi ve bun ların k u l l a n ı l ma s ı yollarını belirle­ meyi ödev edi nmişti . Bu soru n u n esaslı o l a ra k işlen mesi gereğ i , aynı zamanda em perya l i z m i n karşı-devri m stratej isi n d ek i ö n e m l i d e ğ i ş i k l ik lerden doğ u yord u . Za m a n ı m ı z koşulları içinde emperya lizmin politikasını (hele d ı ş politikasını), d ü n ya

sosya lizmine, u l us a l kurt u l u ş devrim leri n e ve işçi ha reketi n e ka rşı müca­ delenin s ı n ıfsa l hedefleri beli rlemeye, h e m d e geçm işte k i n d en çok daha fazla beli rlemeye başla d ı . B u olay Len i n ' i n ş u fikri n i doğ rula makta d ı r : « B i z i m za ferleri m i z a rttı k ça kap1ita l i s ı s ö m ü rü c üler d e o n i spete d a ha fazla bi rleşmeyi öğreniyorl a r . . . " (c. 40, s. 244) . ,

Dü nya devrimci h a reketi n i n bütün kolları n ı n g üCıen mesiyle i lg i l i problemlerin a ktüel l iğ i , bu hareket i ç i n d e ortaya çı k a n çelişki leri n çöz ü m ü v e a nti-emperya l i st cepheyi zayıflata n g üç l üklerin yen i l mesi i ç i n y o l ve biçi mler aranmasından i leri g e lmekted i r. Devrimci g üclerin işbirl iğ i , emperya l iz m e karş ı savaşta ittifa kları, bütün s or u n l a rdaki g örüşl er i n aynı kalı ptan çı kmışçasına meka n i k u yg u n l u ğ u n u veya b i ri n i n eyle mlerini diğeri n i n gözükapalı kopya etmes i n i gerektirmez. Değ i ş i k sosy a l kara kterl i g üclerin ve pol it i k a k ı ml a r ı n bir a raya g e l d i ğ i anti -emperya l i st h a re k et çerçevesi n d e ş u veya bu ç e l i ş k i ve görüş ayrı l ı ğ ı ya l n ı z olası değ i l , a y n ı zamanda bazı a hva l d e kaçı n ı l mazdır. Tecrübe, doğ ru h a reket e d i l m ek şartiyle, bu çelişki ve görüş ayrı l ı k l a r ı n ı n , esas devri mci g ü cler a rasında bağ l a n t ı l a rı n o l u ş·ması n a , emperyalizme ve o n u n s a l d ı rg a n poliHkas ı na karşı s'a vaşla i l g i l i a n a soru n l a rd a eylembir­ liğine engel olamıyacaklarını gösteriyor. Marksist- len i n istler, d ü nya k u rt u l u ş h a reketi n i n değişik birlikleri n i n eyl e m i n e orta m o l a n u l u s a l koş u l l a rı n özg ü l l ü ğ ü n ü hesaba katma gereğ i n i ka b u l etmekle, b u n l a r ı n kendi n e özg ü kara kteri n e v e erki n l i ğ i n e sayg ı göstermekle bera ber, u lusal ayrı l ı k teorilerine karşı, özel çı ka rla rın genel olan larla, bel i r l i bir d u ru ma bağ l ı ç ı ka rl a rı n uzun vad e l i olan larla, u l usal 693


çıkmların enternasyonal o l a n larla çatıştı r ı l m a s ı na k a rş ı kesi n l i k l e savaŞ­ makta d ı r l a r. Zama n ı mızda emekçi lerin enternasyanal dayanışma prensip leri g ü nden g ün e daha büyük bir önem kaza nma kıa, devri mci g ücleri n b i rli ğ i n i n o rtak temeli o l m a ktad ı r. B i r l i k h i ç b i r zaman ken d i l i ğ i nden o l uşmaz ; açı kça belirlenmiş ortak ödevler etrafında mey d a n a g e l i r ve o rtak eyl emler s ü reci nde sağ l a m la ş ı r. Bugün anti -emperya l i st g ücler, emperya l izme k a rş ı savaşta somut b i r i leri h a reket prog ra m ı n a s a h i ptirler. Kom ü n i stlerin s o n u lu s l a ra rası d a n ı şma topla ntısı n ı n d o k ü ma n l a rında, temel d evrimci g üclerdeki geliş­ menin rol ve perspektifleri deri nden derine ta hlil edilmiş ve u l uslara rası alanda orta k eylemlerin önemli d oğ rul tul a rı be l i r l e n m i şt i r . Bunlar, bir d ü nya n ü kleer harbi tehl ikesine k a rş ı , n ükleer s i l ô h ı n yasa kl a n m a s ı n ı , n ü k l eer enerji n i n s ı rf barışçı ma ksaHa rl a k u l l a n ı l ma sı n ı a ma çlayan b i r barı ş sa �a ş ı y ü rütmek ; emperya l ist s a l d ı rıya hedef o l m u ş memleketlerle ve her şeyden önce Asya , Afri ka ve lôtin Amerika'da bağ ı ms ı z l ı k l a r ı n ı sav u n m a kta o l a n ha l k l a rla daya nışma ha reket i n i a ktifleşti rmek ; neo­ faş i st teh l i keye karşı d i renişi g üclend i rmek, insan d üşma n ı ı rkçı teo ri l eri bütün biçi m ve be l i rt i l e r i y l e demaske etmek, kapita l i st memleketlerde tüm top l um s a l hayatı n demokratikleş mesi i ç i n mücadele etmek vb. g i b i eyl e m ­ l e rd i r. Danı şma toplantısı n ı n ha z ı rla d ı ğ ı ve birleşik anti -emperyalist cepheyi kuvvetlendi rmeyi h edef tutan uzak görüşl ü ve gerçekçi progra m, ancak d ünya ko m üni st h a reketi n i n , çağsol koşul l a rda b u cep h e n i n çeki rdeğ i , ö rg ütçüsü v e e s i n k,a ynağ ı o l a bi leceğ i n i b i r daha doğ ru l a d ı .

Kom ü n i stlerin öncü l ü k ro l ü n ü kabule daya n a k o l a n o bjektif etkenler va rd ı r. Komünist hareketi, emperya l iz m l e çatışa n e n a rd ı cı l s'a vaşçı n ı n , yani işçi s ı n ı fı n ı n i rades·i n i yansıtmakta d ı r. Bu h a reket çağ ı m ı z ı n e n etk i l i pol i t ı k g üc ü d ü r v e d ü nya n ı n ç o ğ u ü l kelerinde eylemde b u l u n a n 5 0 m i lyo n u aşkın kişiy { bi rleştirmektedi r. Tek sözle, k o m ü n i st ve işçi parti leri, to p l u ms a l gelişmenin b i r i c i k b i l i msel teoris i o l a n v e devrimci a nti-emperya l ist sava ş ı n perspektifleri n i g örmelerine, doğ ru bir strateji ve t a k t i k tesbit etmelerin e i m kôn veren M a rksiz m-le n i n i z m l e s,i ı ô h l ı d ı rl a r. Oncü l ü k rolü, komün istlere, bütün devrimci g üclerin o rta k dôvasiyle ilgili özel bir soru m l uluk y ü kl em ektedi r. Empery a l i z me k a rşı savaşta eylem b i rl i ğ i n i n , her şeyden önce komünist ve i ş çi part i lerinin, d ü nya sos­ y a l i s t si stemi ülkeleri n i n g üclenmesine ve 5l msl,kl top l u l u ğ u n a bağ l ı o l d u ğ u s ö z g ötürmez. B u s o ru n u n çözümü, s a ğ v e «sol» oport ü n i z me k a rş ı , dev­ rimci teori m i zden ve h a reketi mizi n enternasyon a l i st mevz i lerinden geri le­ menin her türlüsüne karşı a rd ı cd b i r mücadele yürütül mesi n i gerek t i r­ mekted i r. 694


SBKP XXiV. Kon g resi ve diğer ka rdeş p a rtileri n y a k ı n geçmişteki loru m ­ ları, ko m ü n i stleri n safları n ı n Marksizm-Le n i n i z m i l kesel t e m e l i üzeri nde s ı klaşma ve sağ l a ml a ş ması eğ i l i m i n i n g e l işmekte ve kuvvetl e n mekte oldu­ ğunu göstermişti r. Krem l i n'deki Kongreler Saroyı ' n d a topl a n a n 1 02 komü­ n ist ve işçi, devrimci-demokrat ve sol-sosya list pa rtileri temsifcileri, diğer pa rtilerin foru mlarına katı l a n b i rçok ka rdeş p a rti l e r heyetleri , orta k hedef­ ler u ğ r u n d a k i savaşta devri mci g ü clerin s ı msıkı b i rleşme i ra desi n i b i r G. HiAS daha d i l e getirmiş lerdir. RAKAMLAR VE KANıTLAR Dünya sanay i üretiminde sosya l ist ü lkelerin payı n ı n artışı ; 3'ten az

1 91 7

y üzde

1 937

y üzde 1 0' da n az

1 950

yüzde 20 kadar

1 955

yüzde 27 kadar

1 969

yüzde 39'0 y a k ı n

Yeryü z ü n ü n % 1 8' i n i ve d ü nya n üfusu n u n do °1'0 1 0' u n u ka psaya n Eko n o m i k Yardımlaşma Konseyi (EYK) üyesi sekiz memleket, d ü nya sanayi ü retim inin yaklaşık olara k °, /0 33' ü n ü vermekte d i rl e r (bu pay 1 9S0'de °,/0 1 7,8, 1 960 y ı l ı n da % 28,4 kadard ı ) . H ô l e n sosya l ist ü l keler, gelişmekte olon devletlere, 2424 h a l k ekonomisi işletmes i n i n k u ru lmasında yard ı m ed iyorlar. Bunlar a ra s ı n da 45 d e m i r­ ç e l i k ve ren k li meta l ü rj i fa brikas ı , 584 e lektri k santra l i ve kömür madeni, 1 36 petro-ki mya işletmesi ve rofi neri, 1 1 2 y,a pı malze mesi ü reti m işlet­ mesi, 209 tane de taş,ıt ve u laştırma işletmesi vard ı r.

XiX. yüzyı l ortalarında proleta rya 9 m i lyon kişi kad a rd ı ; XX. yazyılın başında 30 mi lyon k i ş i o l d u ; 1 960 ve 1 970 y l Ha rı dönemeci ndeyse u l us­ larara s ı işçi s ı n ıfı n ı n topl a m sayısı 540 m i lyon k i şiyi aştı. B u n u n 220 m i l ­ yonu g e l i ş m i ş e n düstri li kapital ist memleketlerdeki ü cretli emek ord u ­ s u d u r, G e l i ş m i ş kapita l i st ü l kelerde e m e k ücretiyle geçi ne n l eri n n i s p i payı yüzde 79 kadard ı r.

Birinci Dünya Savaşı'ndan ö n ce bütün ü lkelerde 1 5 m i lyon kodal' sen­ dika üyesi va rd ı ; şi md iyse bütün s e n d i ka l a r 250 m i lyon i şçiyi bi rleşti r­ m ekte d i r. Gelişmiş ka pita l i st memleketlerd e send i k a l ı ,işçi leri n topla m ı 7 0 m i lyond u r. Proleter e n ternasyona l i z m i n i ben i msiyen v e uygulayan Dünya Sen d i ka l a r Fede ra syon u 1 00 ü l keden 1 50 m i lyon kadar i şçiyi çatısı a ltında toplama kta d ı r. 695

i


Biltün kapitalist memleketlerde grevlere katilanlaf/n sayısı :

1 965

36 m i lyon kişi

1 968

57 m i lyon kişi

1 970

64 m i lyon k i ş i

B u g ü n u l u sl a rarası kom ü n i st ha reketi safları nda 5 0 mi lyon kom ü n i st vmd ı r. B u n u n 6 ;ıı i lyon u sosya list ol maya n memleketlerde, 3 mi lyo n d a n fazlası do gelişmiş kap ita lizm ü l keleri n d e d i r. Gelişmiş ka pita li st ü l ke­ : ;; rdeki sosya l -demokrat parti lerin üyeleri 1 5 milyon k a d a rd ı r.

Lô t i n Ameri ka'da devrimci s ü reçlerin gelişmesinde proleta rya g itti kçe cırta n bir rol oyna makta d ı r. B u kııa p roleta rya s ı n ı n sayı sı, tarı m işçileri v e genel h iz metle r emekçi leri d e d a h i l , 48 m i lyon kişiyi b u l ma k ta d ı r. B ,) proletarya n ı n savaşçı öncüsü k o m ü n.ist \ie işçi partileri, safla rı nda h a lc:ı 350 b i n kişiyi bi rleşti rme�te d i rl e r.

Bi rleşmiş M i l letler Teş k i lôtı ' n ı n 1 946 y ı l ı n d a k i B i ri nci Genel Kurul Top l a n t ı s ı n d a , Afrika problemleriyle i l g i l i h i çb i r k a ra r a l ı n mış d eğ i l d i . B M T Genel Sekreteri n i n i l k y ı l l ı k ra poru n d a Afri k a ' d a n sadece i k i c ü m l eyle söz e d i l iyord u . 1 962 y ı l ı n d a B M T XVi . Genel Kurul topla ntısı n daysa, Genel Sekreterin y ı i l ı k ra poru n u n yüzde 42'si Afrika soru n l a riyle i lg i l iyd i ; a l ı na n kararların y ü zd e 20' si doğrudan doğ ruya, y üzde 1 2' s i de kısmen bu k ı t a n ı n ç ı ka rl a rına değ g i n d i . 1 960 y ı l ı n d a B MT XV. G e n el K u ru l topla ntısı n d a , SSBC' n i n g i r;şi nı i y l 8, s ö m ü rg e ü l kelere ve h a l k l a ra bağ ı ms ı z l ı k veri l mesine i l işkin tarihsel deklô ra syon kabul e d i l mişti.

696


Fikir değiş -tokuş u k ü rsüsü

Gelişmekte olan memleketlerdeki .. Marksist olmaya n sosyaliıın" e Ma rksist yanaşım ROSTi SlAV

U lY A N O V S K I

Marksist o l mayan sosya l ist a k ı m l a rla i l g i l i o l a ra k «Ba rış ve Sosya l iz m Problemle ri» derg isin d e yay ı m lanan eleştiri yaz ı l a rı h a k l ı b i r i lg i uya n d ı rd ı . B u akı m l a ra b i l imsel v e politik açıdan doğru b i r yanaşı m ı n beli rlen mesi, emekçi l e ri n öncüsü olan ve h a l k ı n geniş tabakalmiy l e i lişki lerinde b i l i msel sosya l ist d ü nya görüşünü k ı lavuz edinen p a rtiye k a rş ı tutumun açığa kavuşturu lması g i b i çok öneml i bir p roblemin çözü m ü için önkoş u l d u r. Z i ra Ma rksist ol mayan politik program ve teoriler ş i m d i l i k h a l k ı n geniş . ta ba k a l a rı üzeri nde küçü msenemiyecek bir etki ya p ma ktad ı r. Dte ya ndan, M a rksist o l mayan sosya l i z m i eleşti ri yaz ı l a rı s ü t u n u n u n açı l d ı ğ ı i l k sayı d a , Asya ve Afri ka ü l kelerindeki sosya l i st a k ı ml a rl a i l g i l i yaz ı la rı n yayı mla nması d a ta ma miyle d oğa l d ı r. B u akı m l a r bi rçok Asya ve Afrika ülkesinde geniş ölçüde yayılmış olup, ş imdiki dönemde DU [ ıl keleri n politik hayatı nda öncü l ü k rol ü oyna makta d ı r l a r. Ve bu, her şeyden önce sözü g eçen kıta la rı n eski ve yeni d ü nya l a l a rı n ı n mevzilerin­ deki küçük burj uva demokrasisinin rol ü nden fa rkl ı o l a rak, i lerici , anti­ emperya l ist ve devri mcileşti ren bir roldür. Geliş mekte o l a n ü l keler için - ki bu gel.işme de o n l a rı Avrupa ve ' Asya'daki ka pita l i st d evletlerden ayı rdetmekted i r -, gene l l i kl e anti­ emperya l i st ve demokratik o l a n , fakat ş u veya b u ölçüde küçük burj uva fikirlerine, a rd ı c ı l o la mk da sosya l i st fi k i rlere eğ i l i m gösteren M a rksist c! ivemiyeceğ i m i z sosya l ist a k ı mların büyük etkisi objektif bir zoru n l ukıur ve içinde b u l u nd uğ u m u z aşamada kaçı n ı l ma zd ı r. Asya ve Afrika memleketleri, n i speten daha geli ş miş b i rkaçı da d a h i l , ek::ıno mik, politik, sosya l ve d üşünsel b a k ı m ı a rd a n küçük burj uva l ı ğ ı n o �(ya n u su d u ru m u n d a d ı rl a r. B u n u , a ra la rında tedrici bir s ı n ı f ayrışma s ı n ı n göze çarptığı köyl ü lerin v e şehir k ü ç ü k burjuvazisinin muazza m sayı üstün ­ l ü ğ ü bel i rle mekte d i r. Dyle k i , köy l ıi l erle şehir küçük burj uvazisi bütün n üfusun rı ii 80-90'l n l meyd a n a geti rmektedi r. Küçük burjuva d a l g a l a rı, o ra l a rd a hemen hemen hiçbir engele rasla madan yayı / ı r. Daha çok m i l l i ­ yetçi v e anti-emperya l ist yönel i m l i ve d i nsel görüşlerle yoğ ru l muş küçük burj uva ideolojisi, ne ya ndan ba ksa nız, bu okyanusta y ı ğ ı nsal bilincin da ha u z u n zaman a ğ ı r basan biçi mi o la cağa benzer. Köyl ü l e ri n ve şehir küçük burjuvazisinin önünde a la b i l d i ğ i n e geniş bi r eylem a la n ı va rd ı r. Asya ve Afri ka'nın bi rçok mem leketi nde bu ta ba k a l a ra baş o l a b i l ecek g ücler henüz o l g u n laşmamıştı r ; burj uvazi ve işçi s ı n ı fı d a ha kendi leri küçük burj uva çevresinden kopmuş değ i l lerd i r ve hegemon rol ü oyn ı ya b i l ­ ınek i ç i n henüz zayıf v e hazırlıksızdıri a r. B u , h enüz ka pita l i st o l m a m ı ş

697


mem l eketlerin sosya l yapısı n ı n b i r öze l l i ğ i d i r. Böyle ü l kelerin bir kısmında kapita l izme h ü c u m eden ve kapita l izmi istemeyen küçük b urjuva z i n i n i ktidara geldiği devletler k u r u l m uştur.

M a rksi stler i ç i n , M a rksist sosya l iz m i n m i , yoksa M a r.ksist ol mayan sos­ ya l i z m i n mi d a ha iyi olduğ u , h a n g i s i n i n haya l e daya ndığı ve g eleceğ i n h a ng i si n e a i t o l d u ğ u d iye b i r sorun yoktu r. «Asya v e Afri ka'da sosya list g ö rüşler" ( ) baş l ı k l ı yazı n ı n sahi pleri, bu n u n l a i l g i l i olarak, gene l l i kle doğru d (işü nceler ortaya koy m u ş l a rd ı r. Fakat, bize kalı rsa, bütün tartışma bu çerçevede k a l m a ma l ı d ı r. *

Ma rksist o l maya n sosya l i z m i n çeşi t l i (bazan i l kesel ba kı mdan çeşitli) akı ml·a rı n ı n çağsal devri mci s ü reçteki rol ü n ed i r? B u n l a ra karş ı M a rksist­ Len i n i stıerin tutu m u n e olma l ı d ı r? B u , bizce gelişmekte olan mem leket­ lerde birta k ı m çeş itl i sosyalist d üş ü n ce a k ı m la rı n ı n geniş ö lçüde yayı l ­ masiyle i l g i l i olara k olağa n ü stü a ktüe l l i k kaza nan ka rma ş ı k b i r problem­ d i r. B u p roblemin çöz·ü m ü ne g i rişebil mek için, sömürge bağ ı m l ı l ı ğ ı n d a n kurtulmuş

memleket\erin

hôlen

içinde

bulundukları

aşamanın

sosy a l ­

politik özlüğ ü n ü n ve aynı zamanda onların da ha sonraki gelişme perspek­ tifleri n i n beli rlen mesi öneml i d i r. Ne yazık ki, söz ü n ü ettiğ i m i z yazıda bu soruna gereğ i kadar ö n e m veri lmemiş, Afri ka v e Asya mem leketleri n i n ka pita l ist o l maya n yoldan gelişmeleri sorun u bir yana b ı ra k ı l m ı ştır. Biz, yazı sahipleri n i n , ele a l d ı k ­ l a rı hayli geniş k o n u y u enine-boyuna i nceleme i d d i a s ı n d a n uza k o l d u k­ l a rı n ı a n l ıyoruz. Fakat bu kıta l a rı n M a rksist ol mayan sosya l izm p roble­ mini kapita l ist a l mayan gelişme perspektiflerinden kop u k o l a ra k ta h l i l etme denemesini h i ç de doğ ru b u l m u yoruz v e bu kon u n u n i ncelenmesine biz d e eli m i zden geldiği nce katkıda b u l u n m a k i stiyoruz.

Yazıyı ka leme a l a n la r, « u l usal k u rt u l u ş devrim leri n i n d ü nya proleta rya a yrı lmaz b i r p a rças ı h a l i n e geldikleri" kanısı n d a d ı r l a r. Titiz­ l i kl e i n celendiğ·i z a ma n , bu fikrin ta m o l ma d ı ğ ı b u yüzden de y a n l ı ş o l d u ğ u a n laşı l ı r. Len i n b u n u n la i l g i l i o l a ra k , proletarya devri minden değ i l , sosyal devri mden s ö z ediyor, b u n l arı titizlikle birbirinden ayı rıyord u . Gerçi her proletarya d evri m i sosyal devri md ir, fakat her sosyal devri m proletarya d evrimi değ i l di r. Yazı sahi pleri n i n akta rd ı kla rı a l ı nt ı l a rda da g ö rü l d ü ğ ü g,ibi, V . i . Len i n 'e göre sömürge h a l k l a rı n ı n u lusal bağ ı msızl ı k savaşı, d ü nya devri msel s üreci n i n b i r parçası, d ü n y.a n ı n sosyal değişmesinde önemli bir a nd ı r, fakat d ünya proletarya devrim i n i n b i r parçası değ i l dir. Sosyalist devrim ve u lusal k u rtuluş ha reketi, objektif o l a ra k m üttefik ol makla ödev i i , empery a l i z m i n k i ş i l i ğ inde düşmanları ortak , çıkarları da orta k i k i devri mci k o l d u rlar. Ara l a rı nda işbirliği ola n a k l a rı sonsuzd u r. devri m i n i n

(*) «Yeni çağ", 1 97 1 , sayı 6 698


On lerinde yeni yeni ufuklar a ç ı l maktadır. Zira , Leni n ' i n öngörd ü ğ ü g i b i , u l usal k u rtul u ş h a reketi, politik bağı msızlık sava ş ı n ı n başla m a s ı n d a n sonra , eğer a rd ı cı l ve devrimciyse, kaçı n ı l m a z ol-ara,k genel l i k l e emper­ yalizm e ve en.i n de son u n da kapita l izme karşı dön mektedir. B u ndan ötü rü, yazıda da haklı ol,a ra k belirti l d i ğ i üzere, Leni n her i k i devrimci ko l u n «birleşmeleri" ödevi n i ortaya koyuyordu . Fa k'at u l us a l kurtuluş h a reket i n i d ü nya proleta rya devri m i n i n b i r parçası saymak, her i k i k o l u n bi rleşmesi değil, özdeşletiri l mesi ve bu a ra d a d ü n ya devri msel s ü recinin org a n i k parça l a rı n ı n n itel a ç ı k l ı ğ ı n ı n v e dolayısiyle h e r biri n i n önündeki ödevlerin g özden kaçırı l ması demek o l u r. -

Asya ve Afrika memleketlerindeki M a rksist o l maya n sosya lizm kon u ­ s u n d a a l ınacak tutum, u l usal k u rtuluş h a reketi i l e proleta rya devrimi a ra ­ s ı n d a ki bu ba ğla ntıyı kavra maya büyük ölçüde bağ l ıd ı r. Eğ er u l u sa l k u rtuluş h a reketi d ü nya proletarya devri m i n i n b i r kesimi ise, M a rksist o l mayan sosya l i z m i n kes i n l i kle red d i g erekir. B u n u n ahi, gerçek sos­ \'a lizme, yani b i l i m sel sosya l izme y a b a n cı g ö rü ş l e ri n p ro.leta rya sosya list hareketi ne s ı z m a s ı a n l a m ı na g e l e b i l i r. Fa kat u l u s a l k u rtul-uş h a reketi sosya l devri m i n k o l larından biri olara k genel d emokrati k kara k tere s a h i p b i r h a reketse ve e m perya l i zme, feoda l izme, tekellere ve geri c i l iğ e karşı geniş halk y ı ğ ı n l a rı n ı n h a reketiyse, b u ta k d i rde M a rksist olmayan sos­ ya l i z m a k ı m la rı n ı n .varol uşu tamomiyle yas a l d ı r. B u n lardan bazı l a r ı n ı n - yani p roleter olan v e ol mayan emekçi y ı ğ ı n l a rı n ı n ve b u n l arın lider­ leri nden en iyi leri n i n sübjektif-sosya l i st emellerinden esi n l enen devri mci ­ demokratik a kı m l a rı n - sosyal i leri l i k ve devri m tarafta rları a rası nda bozan ağır basması bile m ü mkün olan kayıtsız-şartsız b i r etkisi va rd ı r v e olaca ktı-r. o halde geliş mekte olan memleketlerdeki M a rksist ol mayan sosya list a k ı m l a rı her değerlendirmede, tari hsel gel işmen i n bel i r l i d u ru m u n u n n /tel özlüğ ü ve dolayısiyle h a reketin stra tej i k hedefi çıkış nokta m ı z o l m a l ı d ı r. Sadece M a rksist o l mayan sosya l i z m p ro b l e m i n e değ i l , tümüyle u l usal k u rtu l u ş hareketine yanaşımda bütün teori k fa rk l a r bu ç ı k ı ş nokta s ı n d a do'ğ m a k ta d ı r. Bütün devri mci a n t i - e m p e ryalist g üclerle i ş b i r l i ğ i n i öng ören Leninci doğru l t u i l e pratikte doğru l a n d ı ğ ı g i bi, objektif o l a ra k proleta rya öncüsünü tecride götüren doğru l tu a rası ndaki a yrı l ı k kavşağı da b u ra ­ d a d ı r. ,

Kapita l i st o l maya n yol hakkındaki çağsal M a rksist a n layış işte bu problemi Len i n ci ruhta çöz mektedir. B u a n l ayışa göre, kapita l i st o l maya n yolu seçmiş b u l u n a n politi k kuvvetler ve mem leketler sosya l i zme yönel ­ mekte ve sosya lizme doğ ru y ü rü m ektedi rier, fakat onları n b u g ü n sos­ yalizmi kurma kta o l d u kları söylenemez, çünkü b u maksatla gerekl i objektif ve s ü bjektif - sosyal, ekonomik, kültüre l ve politik - ön koşu l l a rı henüz y a ratmış değ i l le rd i r. Kapita l ist o l mayan gel işme yol u , ş i m d i k i aşamada, 699


genel demokrotik d ö n ü ş ü m leri - sosyo list pers pe ktif gözet i l erek - geniş ve a rd ı c ı l devri msel g erçe'kleşti rme yol u d u r. B u yolda geli şme, d a ha sonra sosya l i st aşamaya geçi l mesini zorlaştıracak yen i engeller ç ı k a rmama kta, to m tersin e, bu geçişi kolayl,a ştı racak. önkoş u l l a rı hazırlama ktad ı r. Ka p i ­ ta l ist o l mayan y o l d a k i dön üşümle r, genel l i,kle rad i k a l k ü ç ü k b u rjuva çevre­ I ", r i nden çıkan g üc l e r, u l usal -devrimci demokratlar ta rafından yönet i l ­ rnektedi r. O n l a r M a rksizm-Lenin izmden b i rçok ş e y öğre n miş v e ben i m ­ semiş o l sa l a r da v e en önem l i si , a ra la rı nd a n b i rçokları tarihsel gel işmen i n ' b ü t ü n a k ı ş ı gereği o l a ra k b i l i msel sosya l i z m i öğ ren meye ve ona ya kı,aş maya hazır b u l u n s a l a r d a , M a rksist-Len i ni st i deolojiyi bütünüyle ben i m seycmemekted i rler.

l

Ka pita li st olmayan gelişme yolu biilÜn Asya ve Afrika mem leketleri için ün iversa l ve zoru n l u d eğ i l d i r. Fakat k a p ita l i st o l mayan geçiş aşaması, Asya ve Afrika mem leketleri n de n bazıları için a rt ı k n e ölçüde tari h se l gerçekl i k o l m u ş v e sosya l i lerlemenin başl ıca perspektifi h a l i n e gel mişse, devri mci u lu sa l -d em okratik ideoloj i n i n ş u veya b u b i çi m i n i n o ra l a rda daha uzun sü re yönetici, h e m d e i lerici rol oynaması da o nispette tarihsel bir kaçı n ı l ma z o l muştur. Sözü geçen yazı n ı n yazarları, M a rksist o l maya n sosya l iz m i n môsum bir a ld a n ı ş veya b i l inçli bir a ldatış ü r ü n ü o l d u ğ u n u kabul ediyorla r. B u yüz­ den de, ta rihsel gel i şmen i n genel hızına uyg u n b i r sü ratle o rtada n kal­ d ı rı l ması g e rekti ğ i n i d üşün üyorla r. Sosya l i z m hakkındak i ve g e n e l l i k l e Asya v e Afrika'n ı n g eleceğ i n e. i lişkin b i l i m sel o l mayan a n layışların berta raf edil'mesinde kesi n rol işçi h a reket i n i n sosya l iz m l e bi rleş mesi ne d üş mekte­ d i r. B u k ı ta la rda sosya l i z m , h i ç k u ş kusuz, bi l i m sel teori n i n işçi hdreketiyle b i rleşmesi temeli üzeri nde k u ru laca ktı r. Fa kat, bugün Asya ve Afri ka mem­ leketleri n i n sosya l i z me doğru n e gibi a d ı m l a r atabi lecekleri üzerinde d ü ş ü n ü l d ü ğ ü zaman, b i limsel sosya l izmin işçi h a re ketiyle b i rleşmesi gere­ ğ i n i n - bu ödev büyük ve çözü mleyici önem taşıma sına rağ men - çerçe­ vesi içinde s ı k ı şı p kala mıyacağ ı m ı z a çıkça a n laşı l ı r. Asya ve Afrika mem­ l eketleri n i n çoğ u n da işçi ha reketi son derecede zayıftı r, son d e recede örg ütsüzdür, k ıiçük b u rjuva çevresine son derecede bağ l ı d ı r ; b i l i msel sosya l i z m i n pozisyo n u da sadece b u n l a ra g üven i lebi lecek kadar g ıklü d eğ i l d i r. Soruna gerçekçi, devrimci açıdan yana ş ı m, sosya l izmin her yerde, y a l n ı z i l erici işçi sı nıfı n ı n k i ş i l i ğ i n d e b u l a bi leceğ i miz i d e a l materya l l e d e ğ i l , o bj ektif gerçe k l i ğ i n devrimciye verdiği eks,i k l i matery a l l e d e k u ru l ması g erektiğ i n i gösteriyor. Bu, b i rçok Asya ve Afrika meml eketi nde sosya lizme doğru ilk p ratik a d ı m ların, proleter o l mayan emekçi y ı ğ ı n l a rı , köy l ü l e r, ö n - p ro leta rya ve yarı - proleta rya i l e atı l a b i l mesi d emekti r. Bu y ı ğ ı n , objektif o la ra k , b i l imsel sosya lizmi bütünsel bir dünya görüşü olarak henüz ben i m siyecek yetenekte değ i l d i r, fa kat sosyalizme kend i l i ğ i nden-gelme 700


eğ i l i m göstermesi ölçüsünde, sermayeye pratikte karşı d u rması ölçüsünde b i l i msel sosya l iz m i g id e rek a n l a ması ve sınıf b i l i n ci n e ulaşması m ü m k ü n ­ d ür. B i rçok Afri ka v e Asya memle ketin d e herhalde d a ha u z u n yı l la r sahne­ aen i n miyeceğ i a nlaşı l a n küçük burj uva g örüşleri n d e (ki bizim k a n ı m ı zca, söz ü n ü etti ğ i m i z yazıda bu g ö rüşlerin h a l k üzeri ndeki etki leri n i n deri n l i ğ i önemsiz gösteri l miştir), M a rksistler, gerçek s osy'a l i z m i n f i l i zl e r i n i keşfet­ mekte ve b u n l a n destekl emekted i r/er. Bi zce i şte b u tutu m daha doğrud ur. B u tutum, u l u sa l -demokrati k pa rti leri n , öze l l i·kle b u nla,rı n sol g ru p l a r ı n ı n , Ma rksist o l m a y a n u l usal sosy a l izmden b i Hmsel sosya l i z me doğru y ü r ü ­ yebi l ecek l eri v e n i hayet savaş s ü reci n d e ve çel i ş k i l eri bertaraf e l m e s ü recinde o n u ben i msiyebi lecekleri g ö r ü ş ü n e daya n ma ktadır. U l usal sosy a l i z m i n sol a k ı m la rı nd a n b i l i msel sosya l iz m e doğru bu geçiş olanağı, h i çb i r a hvalde k ü çü msenmemeli d i r. Ha lbuki, Asya-Afrika mem­ leketleri n d e bütün proleter olmayan sosya l i st a k ı m l a r, b u olıa na ğ ı k üç ü m ­ semekte v e sosya l i z m l e kapita l i z m a rasında b i r "üçüncü» ya da «orta» yol a ramaya k a l ki ş ma kta d ı r/ar. 2

Asya ve Afrika memleketlerinde sosyalizm ş'i a rları a ltında eylem g österen düşünsel -politik a k ı ml a rı n türlü g örün üşleri içinde akı karadan a y ı rabi l ­ mek için, b u n l a rı b i l i msel o l a ra k tasnif etmek g erek l i d i r. Sözü geçen yazıyı yaza n l a r b u h ususta b i rçok i l g i n ç g özlemler ortaya koy m u ş l a rd ı r. Bu gözlemler öze l l i k l e devrimci - m i l l iyetçi p lôtfo rmu devrimci -demokrati k veya gerici-bürokrati k plôtforma yansıtmaktad ı r. Her i k i kıta n ı n bazı ü l keleıri nde, ö n ce l i kle Endonezya ' d a k i politi k evrim, buna benzer bir tahli l le yeteri ka d a r a çı k la n ma ktad ı r. Faka t yazıda s � n u l a n tasnif, bize k a l ı rsa, g e reğ i n d en fazla ayrı ntı l i d ı r, i sa betsiz ya n l a rı da va rd ı r ve za man zaman s ı n ıfsa l açıya daya nı l ma m a ktacl ı r. Orneğ i n "gericibürokratik» yönelti, ki mbi l i r neden, burj uva d eğ i l , k üçük burj uva sosy a l i st teori leri n i n çeşitlerinden b i ri olarak g österi l miştir. Düşünsel-politik a k ı mların h e m memleketlere göre, h e m de kronoloj i k ola ra k gereğ inden çok d a h a g e n iş tutulması, bUJ1 l a rı n s iste mleşti rilmesini g üçleşt i rmiş, ü ste l i k bu tas n i fe­ çağsal teori lerin yanısıra - b u n l a rı n başla ngıcı ve hazırlık d ö n e m i olan ve h ô l e n a rtık geçmişe malolmuş b u l u n a n a kı m l arı n da ka tı l ması g üç l ü k ­ leri b ü s b ü t ü n a rtırmıştır. Bize g öre, b u tasnif d e n e mesinde, M a rksist iiteratürd e b u a l a ndaki g e l i ş meler yeterin ce d i kkate 'a l ı n ma m ı ştır. Sosyalist teori lerin sınıfsa l a n l a mı, şüphesiz ki onların b i l i msel tasnifinde bir ölçüt (kriter) h izmeti n i g örür. B i rçok memle ketleri n , gelişme yol u n u seçmeleri i ç i n reel olana klara s a h i p o l d u k l a rı g ün ü m ü z koş u l l a rında, d üşünsel-politik doğrultula rı n sın ı fs a l a n l a m ı , ş u temel soru n u n ceva bında olanca açıkl ığıyla belirmekted i r : Ş u veya b u politik plôtform i k i egemen d ünya s i stem i nden - sosya lizm ya d a k a pitalizm - h a n g i s i n e dönüktür? 701


Bu ölçüde h a reket ederek, Asya ve Afr i ka memloketleri nde yayg ı n proleter ol maya n sosya l ist t eoriler a rası nda, bizce, üç a n a d oğ ru l tu ayırabi l i riz :

1 . B u rj uva eğ i l i m lerini «sosya l i st» görüş ve ş i a r l a r a rd ı nd a g izl iyen, Batı Avrupa ve Ameri k a n burjuva z i s i n i n övücüsü ve bazan ..d e mokratik sos­ ya l iz m» dedi kleri s'a ğcı a n layışlarla bağ d a ş ı k teorilerd e n yararlanan u l usal reform i z m . U l u s·a l - reform izm, ka pita l izme d eğ i l , yalnız XiX. y üzyı l kapita l i z m i n e ka rşı d ı r, ve sosyalizm, d evleti n ta n z i mci rol·ü i l e her şeyden önce ekono m i k i lerleme n i n sağ la n ma s ı olara k kabul e d i l me kted i r. Ulusal­ reformizm, bi l i msel sosy.a l:iz m e açıkça karşı çıkmaktadır. Sen ega l , Kenya ve d i ğ e r bazı Afri ka memleketleriooe b i rta k ı m yönetici pa rti lerin i deoloj i s i ij;te b u yönel i m l i di r.

2. Çoğsal küçük burj uva ütopi k sosya l i z m i . B u n u n te msilci leri, sosya l a d a l eti, i l kel cema'aıt komüni z m i p rensipleri n i n' çağsıa l top l u m üzerinde yayı l ması b i ç i m i n d e a n l·amakta d ı rl a r, Köy l ü ütopik sosya l i z m i , halk i d e a l ­ lerine v e « g e n e l eşit l i k» p rensibine bağ l ı l ı ğ ıyla , sosyal a d a lets i z l i klere ta h a m m ü l göstermemesiyle, çoğsal kapita l i z m i sübjektif-sosya l ist a ç ı l a r­ d a n şiddetle ele?ti rmesi ve b u rj uva refo rmist haya l l er i n i red d etmesiyle u l usa l refo rm i z mden ayrı l m a kta d ı r. B u n u n l a bera ber, .köyı,ü ütopik sos­ y a l i z m i temsi lcileri, sosyal a d a lete u l a şma n ı n g e rçek yol l a rı a n layı ş ı n d a n v e b i l i msel görüşleri n rol'ü n ü kavra maktan uzaktı rlar. B u tem s i l c i l er, b i l i m ­ sel sosya l i z m i , o n u n s ı n ıf sava ş ı n a v e proleta rya n ı n yönetici l i k rol ü n e i l işkin teori v e p ratiğ i n i , Asya v e Afrika m e m l eketleri n i n özg ü l koş u l la rı n a uyma d ı ğ ı , s ı n ı f sava.ş ı n ı n bu memleketler h a l k l a r ı n a yabancı o l d u ğ u gerekçesiyle reddediyor, sosya l i z m i « u l u s,a l birli,k ..e, cemaat hayatı gele­ neklerine d a ya n a ra k k u ra b i l ecekleri n i iddia e d iyorlar. Küçük b u rj uva ütopik sosyal izmi i çsel çel i ş k i l i d i r. Sosya l ada l et i d e a l ­ l e r i n e bağ l ı lıığı , sermayeden n efreti, onu devri m hakkı n d a ki bili msel a n layışlara d oğ ru itmekte, fa kat bir y a n d a n Ma rksi z m - len inizme g üven ­ s i z l i ğ i v e bazan da ya rı-d üşmanca tutumu u l usal reformizme yaklaş­ masına orta m hazırlamakta d ı r. B u eğ i l i mlerden biri kaçı n ı l ma z o l a ra k a ğ ı r basmakta v e e n i n d e son u nda k üçük b u rj u va üto p i k sosya lizmi n i tel e rki n l i ğ i n i yitir-mekte, öteki d üş ü nsel-politik doğrult u l a r yata ğ ı n a d ök ü l ­ mekte d i r. M a rksist- len i n i stlerin d i leği, bu küçük b u rj uva ütopi'k sosya l i z m i temsilcileri n i n b i l i msel sosya l i z m yön ü n d e evri nmeleri d i r. Tanga n a i ka Afri�a U lusa l B i r l i ğ i Partisi' n i n ideolojisi böyle b i r evrin ­ men i n örneğ id i r. 1 967 y ı l ı baş ı n da ka b u l edilen Aruş Deklôrasyonu, Afrika koş u l l a r ı n d a sınıf savaş ı n ı n va rl ı ğ ı n ı ve sosya l i zmde pol i t i k egeme n l i ğ i ıı s ı n ı fs a l k a ra kteri ni kıa b u l etmekted i r. Bu belge, Afrika U l usal B i r l i ğ i Par­ tisi ' n i n u l usal -devri mci demokrasiye doğru yöne l i ş i n i sapta maktadır. 3. U l usa l veya d evri mci demokra s i i d eoloji si Asya ve Afrika memleket­ Ieri nd e u l u sa l -sosya l i st a k ı m l a rı ıı en i lerici sol k a n a d ı d ı r. Asl ı na ba k ı l ı rsa, 702


devri mci -demokratik ideolojiyi u l u sa l -sosya l izmle ta m a m iyle özdeş tutmak doğ ru değ i l d i r, çünkü bu, a rtık u l us a l -tarihsel g e l i ş me yolimı n ı n olağa­ n üstü l ü ğ ü ve özg ü l l ü ğ ü n e d a i r putlaştı r ı l m ı ş tasavvu rların çerçevesine sığa maya n bir a k ı m d ı r. U l usal -demokrasi, sınıf savaş ı n ı n genel ka psa m l ı kara kter i n i n ka b u l ü , sosya l i z m i emekçi leri n i ktidariyle gerçekleşti rme g i bi b i l i msel sasya l i z m i n birçok fikirleri n i benimsemektedi r. U l usal -demokratl a r a rd ı c ı l a n ti-emperya l ist mevzi lerde yer a l m a kta ve hem d ı ş g erici l i k, hem de iç geri c i l i k kuvveHerine karş ı savaştan yana ç ı k m a kta d ı riar. Sözü g eçen tasnif, bizim düş ü n cemize g ö re, Asya ve Afrika memleket­ lerinde Ma rksist ol maya n sosya l iz m i n değ i ş i k yönelim leri ni n , bu memleket­ ler i ç i n a n a sorun o l a n gelişme yol l·arı 'a l a n ı n da ki mevzileri n i beli rleme o l a n a ğ ı n ı vermektedir. Şöyle ki, u lus'a l - d e mokrasi, k'a pita l ist ol mayan gelişme yol u nd a n yana d ı r ; u l u sa l - refo rmizm ka pitalizme eğ i l i m l i d i r ; küçük b u rj u va ütopik sosya l izmi, henüz kendi g e liş'me yol la rı n ı seçmemiş, plôt­ forml a rı n ı yeterli b i r a ç ı k l ı k l a o luşturma m ı ş politi,k kuvvetler. için k a ra k ­ teristi k o l a n b i r orta d u ru m u yansıtmaktad ı r. Söz ü n ü etti ğ i m i z yönel i ml e ri n a ş ı l maz d u'va rla rla b i rbirinden ayrı l d ı ğ ı n ı d üşünerek b u tasn ifi m u t l a k sayma n ı n doğru ol mıy'a ca ğ ı doğ a l d ı r. Ger­ çelde bun l a rı n birçok ortak ya n ı v a rd ı r ve bunda n ötü rü de pOlilik doğ rul­ tuları çabucak değ i şe b i l i r, b i ri nden öte k i ne geçi lebi l i r. Anti -emperya l i st savaşta bazı ortak hedeflerin , u l usa l-ta rihsel g eleneklerin, öze l l i k l e k u rtu l u ş hareketi gelenekleri n i n va roluşu onla rı bi rleşti rmekted i r. B u i yöne l i m leri n b i r dereceye kada r orta k d ü�ünsel temeli o l a n v e Asya­ Afri ka mem leketleri nde d ü ş ü n sel-politik çözümler a ra ma n ı n bütün va r­ yantları n da herhalde d a ha u z u n y ı l l'a r a ğ ı r basa cağı a n l a ş ı l a n küçük b u rj uva görüşlerinin çok 'kuvvetl i etkisi her üçü i ç i n de g eçerl i d i r . Fakat h er ne o l u rs'a a l s u n , devri mci-demokratik i deoloj i , geliş mekte o l a n mem leketlerin politik hayatında özel b i r yer a l ma ktadır. M a rksizmin ş u veya b u h ük ümleri n i n a l ı n ı p benimsen mesi v e çeşitli biçimde yoru m l a n ­ m a s ı düş ü n ce ta ri h i n d e el bette y e n i bir o l a y değ·i ldi r. Fa kat bu süreç h i çbir zaman bu dereceye varma m ı ş, u l usal k u rtuluş ha reketi üzerinde b u kadar o l u m l u ve devri mci leşti rici etk i ler yapma mış, o n u n a na g e l i ş me eğ i l i m leri n i bug ü n k ü ,kadar beli rlememi şti r. Devri mci-demokra tların görü ş leri, "üçünoü yol" d eğ i l d i r. U I'usal -demok­ ra si, Asya ve Afri,ka memleketleri nde ka pita l i st o l ma y a n g e l i ş me yol u n u n v e sosya list yönel i m fikrinin e n i y i ta rafta rları n ı n tems i l etti kleri g ücleri kendisinde bi,r1eştirmişti r. B i rleş i k A ra p C u m h u riyeti'nde, Suriye'de, Som a l i ' de, G i ne' de, B i rma'da , Kongo H a l k C u m h u riyeti ' ndeki yönetici pa rt i l e r, diğer bazı ü l kelerdeki bi rçok i ktidar ve muha lefet partileri bu g ü cler a rası n d a d ı rlar. U lusal-demokratlar, çağ ı m ı zd a sosya lizme doğru bel i rl i a d ı m l,a r atılmadan i leri hareketi n m ü m k ü n ol mad ı ğ ı n ı a n l ıy o n , bu a d ı m l a rı cesaretle a ta n , ya l n ı z anti-emperya list değ i l, aynı za manda anti703

:1


kapita l ist kesin eylemlere g ı rış'me yeteneğ ine sa h i p o l a n , burj uva i l e uzlaşma eğ i l i m le ri n e karşı savaşan v e b i rçok i l kesel sorunda b i l i msel ­ sosya l i zm mevzi lerine yaklaşan bi r devrimci g ücü temsil etmektedirler. B u g ü n ü n ve y a rı n ı n ç ı k a r l a rı açısından i ş i n en önemli y a n ı , u l usa l ­ demokra s i n i n h ô l ô M a rksist o l maya n b i r a k ı m ı temsil etmesi değil, o n u n emperya lizme ka rşı , top l u msa l sistem o l a ra k ka pita l izme karşı y ü rüttüğ ü pratik savaştı r, devri moi-demokratların yeni top l um u yaratma yolundaki yapıcı eylemleridir. Ve M a rksi stl er, devri mci-demokratik progra m l a rı ve p a rti leri i şte b u açıdan değerlen d i rmektedirler. Kapi ta l ist o l maya n gelişme perspektifi, ko m ü n i st p a rti leriyle u l u s a l ­ demok ratik parti lerin b i r l i kte h a reket etmeleri , a ra l a rı nda b i r savaş ittifa kı k u ru l ması prob l e m i n i ön plôna geti riyor. Her ittifa k , ta rafların e l bette karşı l ı k l ı çabası n ı g erektirir. Po l itik savaş, u l u sa l - d em ok ratları, i lerici emel leri doğ.rultusunda yürürken, M a rksist-le n i n i stlerin ki ş i l i ğ i n d e b i ricik sağ l a m m ü ttefiğe sahip o l d u k l a rı ka n ı s ı n a g ötü rmekted i r ve daha da götürecekti r. Bu b i rl i k ve ittifa k ı n zayıfla ması bütün i lerici a nti-em perya list gücler cephesin i zayıflatır. Bundan ötü rü, u l usa l-demo k ras i n i n , s.a h i p o l d u ğ u devrimci içe ri ğ i koru m a k v e pekişti rmek ça ba sı n da ki l i d erleri n i n kendi memleketleri n i n kom ü n ist pa rti leri n e g üvensi z l i kten ve süphec i l i kten vazgeçecekleri n i , bu pa rtıi lerin varoluş yasa l lığ ı n ı , ideoloj i k ve ö rg ütsel bakımdan e rkin, fakat u l usa l -demokrasi ve l i d erleriyle d ost ve m üilefi k b i re r politik g ü c o l a ra k gelişmeleri n i kabul edecekleri n i beklemek mantığa uyg u n o l u r. Z i ra hem devri mci d e m ok rasi idea l le ri n e bağ l ı l ı k g österme n i n , hem d e b i l i n çli proletaryaya v e o n u n partisine karşıt y ü r ü m e n i n bir a rada mümkün o la b i l ec eğ i n i d ü ş ü n mek zord ur. B i rtakı m memleketlerde a l ı n a n anti-komün ist tedbirlerin, M arksist­ Len i nistlerle u l usa l-demokra t l a r a m s ı n da , genell ikle i l e rici g ücler a ra s � nda karşılıklı a n layış sağ l a n ma�ı n ı zorlaştı rd ı ğ ı , hattô g eçici o l d u k l a rı zaman b i l e u l usa l-demokra s i n i n öz l ü ğ ü n e dokunmadan, u l usa l k u rtuluş devri m i ­ n i n g i d i ş i n e doku nmadan geçmediği a paçık orta d a d ı r Fakat proletarya p a rti leri d uygusa l lığa k a p ı l ınıyo r, o bjektif sınıfsa l ta hlflf çıkış noktası yapıyorl a r. V. i. Len i n 1 9 1 7 Tem m uzunda ş u n l a rı yazıyord u : «Devri mci proleta rya n ı n , Bolşeviklerin yenilg iye u ğ ratı l ma la rı n a yard ı ." ett i k leri nden, cephedeki kurşuna d iz meleri ve işçi l e ri silô hsızla n d ı rm a l a rı tasvip etti k ­ lerinden ötürü Es-er' lerden ve Menşevi·klerden - deyiş uygu nsa eğer «intikam a l.a ca ğ ı n ı», karşı -devrim ka rş ı s ı n d a kendilerini desteklemekten «vazgeçeceğ i n i» d üş ü n mek en büyük hata d ı r. Soru n u bu biçi mde o rtaya koymak, birinci o l a rak, esnafça a h l ô k a n layışları nı proleta ryaya da a ktar­ mak o l u r (çünkü bu, davanin yarannaysa, p ro leta rya y a l n ı z i k i rci ın l i küçük b u rj uvaziyi d eğ i l , büyük b u rj uvaziyi de her za man destekl iyecekt i r) ; i kinciSi - ve en ö n em l i si - sorun u n politik özünü «a h l ô k dersi vererek» esnalça gölgele meye k a l k ı ş ma k o l u r» (c. 34, s. 1 3) . .

704


Len i n ' i n bu fikri ta mamiyle doğ r u d u r ve ba ğ l ı olduğ u devrin çerçevesi n i d e a lo bi l d i ğ i n e a ş a n i l kesel b i r ö n e m ta şımakta d ı r. U l usal-demokra s·i ile savaş ittifa k ı , Mc rks·isHerin esnek davra n malarını, u l u sa l-demokratik partileri değerlendi rmede peşi n ya rgıya ka pılmaksızı n , pratik eylemleri n i ölçü tu ta rak ve geçmite değil geleceğe baka ra k h a reket etme çeşitli eğilim ve yönledni ayırdederek on l a rla değ i ş i k d ü zeyl e rde tema s ve karş ı l ık l ı a n layış sağla ma beceriğ i göstermeleri n ; gerektirmektedi r. ,

,

,

·

Birçok memlekette reel d urum ve koş u l l a r öyledir k i , u l usa l - demokrat i k partiler u l u s a l kurtulu ş h a reketi n d e, k a p ita l i s t o l mayan yolda n geliş mede y'1ıinetic i l i k rol ü oyna ma ktadl'rl a r ve ihid a r partileridi rier. Yönetici l i k rol ü p roblemi -- k i komün ist p a rti l eri ve u l usal-demokratik parti l e r için a y n ı de reced e geçerl i d i r -, bu rol ü n k i me a i t olduğuna veya olması gerek­ t i ğ i n e dair deklô rasyonlarl a değ i l , pa rti n i n f i i l i d u ru m uyla, y ı ğ ı n l a ra dayanma ve o n l a rı n g üven i n i kazanma yeteneği i l e çözü ı ü r. Komünistlerin u l u s'a l -demok rasiyle ittifa k ı n ı n , b u n l a r ı n birb i rleri ne katı l ­ mala rı v e hele erkinli klerini yitirmeleri a n l a m ına gelmediği v e gelemi­ yeceğ i doğ a ! d ı r ; bu ittifak, koşulsuz da deği l d i r, emperya l i zme ve geri c i ­ liğe k a rşı, b u rj uva u l u s a l - reformizmine v e yeni-sö m ü rg ec i l i ğ i n iç daya nağı o l a n küçük b u rj uva oportü n izmine k a rş ı ittifaktı r ; u l usal -demokras i çerçe­ vesinde gerçek sosyal ist akı m l a rı n sağla mlaşması uğrunda ittifaktır. Ko­ m ü n i stler, b i l i msel sosya l i z m teori s i n e kayıtsız-şartsız bağ l ı l ı kto n ayrıl m a d a n , yığ ı n l a rı n bug ü n de u l u sa l -demokrasiye özg ü olan ü topik, s ı n ıf­ ü stü d ü ş ü n ce u n su rl a rı n ı g eçişti rmelerine yard ı m etmekte, u l usal-demok­ ras i n i n ardıcı l l ı ğ a ters d üşen tutu m u n a , uyuşmalara eğ i l i m göstermesine vb. karşı savaş m a kta d ı rlar. ­

Böyle bir ittifok, k om ü n i st l e rl e u l usal -demokratlar arasında çelişkiler o l madığı a n la m ı na gel mez ; ne var k i , em perya lizme ka rşı demokrasi için sava ş ı n selameti d ü ş ü ncesi bu çel i şkileri n ş i m d i ki aşa mada ö h p l a n a sürül memesini g erekti.rmektedir. Gelecekte, tarihsel g e l işmenin a k ı ş ı içinde, b u çelişki lerin pek şiddetlen meden ve uzlaşma z n iteli k a l ma d a n o rtad a n kal kması da olasıd ı r. Bu h e r i k i ta rafa, doğru bir tekcephe taktiğ ine, komüni stlerin doğrultusunun i l kese l l i ğ i n e ve esnek l i ğ i ne bağ l ı d ı r. Tek sözle, bu ittifa k geçici . bir o l g u d eğ i ldi r, s ü rek l i d i r, uzun vôde l i d i r ; u l usal k u rtuluş devri m i n i n genel demokratik aşamasında doğmu ştu r ; sosya l i st aş,a mada yaşa ması ve sağ l a m laşması sosya l ilerl iğin objektif i htiya ç l a rı n a tama m iyle uyg u n d ur. B i zce, çağ s a l koşul larda devri mci -de mokras i n i n Ma rksist olmayan sos­ y o l i z mine ka rşı Ma rksist- len in ist tutu m u n ne o l ması gerektiğ i problemine aişkin en önemli teorik ve pratik y a rg ı l a rd a n b i ri bud u r.

705


---ı ,--_--.J OZEL SAYFALAR

Türkiye Komünist Partisi Merkez Komitesinin Kararı Tür'kiye K o m ü nist Pa rtisi Merkez Komitesi, Almanya Sosyalist B i rl i k Pa rtisi'nin V i i i . Kongresi n e T K P temsilcisi olara k katılan B i ri n c i Sekreter Y. Dem i r yoldaşın ra poru n u d i n leyerek, 26. 6. 1 97 1 g ü n ü aşağ ı d a k i kararı aldı : ASBp'n i h Vii i . Kongresi Alman Demokrati k C u m h u riyeti'nde sosya l i z m k u ru l u ş u yol unda tari hi b i r a şa ma d ı r, sosyal i st ü lkeler topluluğunda v e b ü t ü n komünist pareketi i ç i n d e önemli bi r olayd ı r.

TKP Merkez Komitesi , ASBP B i rinci Sekreteri Erik Honeker, Pol i tbüro IJyesi ve Baka n lar Kurulu Başka n ı V i i i Ştof yoldaşların mil letlera ra s ı olayla rı n v e ADC' n i n i ç 'işleriyle i l g i l i soru n ların d e r i n b i r M a rkçı-le n i nci çözümlenmesi eseri olan rap o rl a rı n ın a na h ük ü mleri n i ve . Kong re' n i n ka ra rları n ı ken d i görüşlerine ta ma m iyle u y g u n b u l u r, destekler. V e başlı ca olara k şu nokta l a rı bel i rtmeyi gerekl i görür: Almanya Sosya list B i rl i k Partisi'nin d ı ş poli tikada a macının sosya l i z m k u r u l u ş u için en elverişli d ı ş şa rtları ymatmak, sosya list Alma nya'yı ve d o layısiyle sosya l ist ü l keler birl i ğ i n i kuvvetlen d i rmek, özg ürlükleri uğrunda savaşan h a l k l a rı d esteklemek, ayrı ayrı sosyal düzenlerdeki devletlerin barış içinde yan yana yaşa ması p rensibini hayata geçirmek ve saldırg a n em perya lizm e karş ı a ktif m ü cadele etmekten i ba ret o l d u ğ u V I I I . Kongrece bir kere da h a teyi t ed ildi. ASBP ve ADC h üku meti, çağ ımızın baş l ı ca devri mci g ücü olan sosya l i st sistemin ve d ü nya komünist ha reketi n i n da ha da g üçlen mesi davasına önemli katkıda b u l u n uyor ; kapita l i st ülkeler ,i şçi sı nıfıyle milli bağ ı m sız­ l ı k la rı uğrunda savaşa n h a lklmı, devletleri, partileri va r g ücüyle destekli­ yor; çağ ı m ı z ı n b u ü ç devrimci g üc ü n ü n emperya l izme karşı birleşmesi uğrunda savaşıyor. ASBP, m i l letlera ra s ı k'O m ü n i st ve işçi h a reketinde birl i ğ i n M a rksizm­ Len i n i z m ve proletarya entern a syo n a l i z m i temel i üzeri n d e k uvvetlen mesi için, emperya l i z m i n h izmeti nde o l a n bütün gerici a'kımlara karşı : na s­ yonal izme, sosyal demokrotizme, sağ ve «sol" revizyonizme karş ı savaşıyor. V i I I . Kon g re, Çekoslova kya olayları n d a n a l ı n a n derslerin mil letlera ras ı önemini kaydederek, Alman Demokra t i k C u m h u riyeti v e m üttefi kleri n i 706


Avru pa'da sosy a l i z m e h i ç k i msen i n k a stetmesine m ü s,a a d e etmiyecek­ leri n i bel i rtti . Kong re, Çin yöneti ci l e ri n i n bütün sosyal i st ü l kel ere ve b ü t ü n M a rksçı­ Leni n c i pa rti l e re ka rş ı yöneltti ğ i üstü n -devletçi , şöv i n i st, a nti -sovyetik politi kayı ş iddetle yerd i . B u n u n l'a birli kte ASBP' n i n p re n s i p tutum u n u n, Al m a n Demokratik C u m h u ri yeti'yle Ç i n Ha l k C u m h u ri yeti a rası n d a k i i l i ş ­ k i l e ri n düze l me s i n e ve e m p e rya l i zme k a rş ı m ü ca d el e d e i ş b i rl i ğ i n e u yg u n olduğ u n u bel irtti. Ameri k a n e m p erya l i z m i n i n doğrud a n doğ ruya ve d o l,a y l ı sa l d ı rı s ı n a u ğ rayan Çi n - h i nd i ve A r a p h a l k l a rı n ı n temsi l c i l e ri n e Kongre'de, öze l l i kl e yerli delegeler t a rafı n d a n y a p ı l a n h eyeca n l ı sempati g österi leri, b u h a l k ­ l a rı n h a k l ı d avô l a rı ka rş ı s ı n da A S B P v e ADC' n i n i z l e d i ğ i entern a syona l i st politi kaya bağ l ı l ı ğ ı n ca n l ı b i r ifa d e s i ydi. Kongre, Sovyetler B i rl i ğ i ve Polonya Ha l k C u m h u ri ye ti ' n i n Federa l A l manya i l e i mza l a d ı ğ ı ·a n la ş m a l a rı n b i ra n ö n c e o n a y l a n m a s ı n ı , Avrupa'da ba rı ş ı n ve g üven l i ğ i n sağ l a n ma s ı için ba ş l ı ca etken l e rd e n b i ri o l a ra k g österd i . Bütün Avru pa ü l kel eri i ç i n o l d u ğ u g i bi T ü rk i y e i ç i n d e b u g ü n b üy ü k b i r ö n e m t a ş ı ya n Avrupa g üven l i k konfera n s ı n ı n b i ra n ö n ce topla n ma sı ve A l m a n Demokratik C u m h u riyeti ' n i n eşit h a kıka s a h i p b i r Avrupa devieti e l a ra k b u konfera n sta yeri n i a l ma sı d ün ya barışı i ç i n zoru n l u d u r. E ko n o m i k ve pol itik pozisyo n u g i tti kçe da h a da k uvvetlenen, m i l l et­ l era ras ı otoritesi a rta n A lman Demokra t i k C u m h u riyeti b i rçok Avrupa, Asya , Afrika ve Lôtin A m e r i ka d evletiyle d i pl omat i k ilişk i ler, bağ l a r k u r­ m u şt u r. Avru pa ' n ı n o rta s ı n d a k i bu bağ ı msız, ekon omice g e l i ş m i ş d evleti n T ü rkiye tarafı n d a n ta n ı n ma s ı , soyg u n a ve söm ü rüye y a b a n cı d ostl u k l a ra çok i htiya c ı o l a n T ü rk h a l k ı n ı n menfa,a tlerine ve g erçek i ra d e s i n e uyg u n d u r. A l m a n Demokrati k C u m h u riyeti ' n i n Feoda l A l m a nya i l e m i l l etl era ra s ı h u k u k esa s l a rı ü zeri n d e i l i ş k i k u rma i steğ i Kongrede y e n i d e n teyit ed i l d i . Federal A l m a n ya ' n ı n b u meseleyi h ô lô A l m a nya' n ı n « i ç i l i ş k i l eri» say­ masına E . Honeker yoldaşın verd i ğ i susturucu cev a p yeri n d e d i r. A l m a n Demokra t i k C u m h u riyeti, Avru pa'da g e rg i n l i ğ i n g ideril mesi i ç i n Batı Berl i n ' l e i l i ş k i leri n i n o rm a l leşti rmeye ç a l ı şırken, b u ş e h r i n bel i rl i b i r statükosu o l d u ğ u v e Federa l A l m a nya i l e h i çb i r i lg i s i b u l u n ma d ı ğ ı ger­ çeğ'i n i n ö n ceden kabul e d i l mesi g erektiğ i n i hat ı rl a tm a k l a h a k l ıd ı r. Demok ratiık A l m a n C u m h u riyeti ' n d e sosy a l i z m i n m a d d i -tekn i k te mel i n i n d a ha d a g e l i şmesi, k u vvetlenmesi s ü reci h ızl,a d eva m e diyor. V i ı ' Kong re ­ d e n sonra işçi s ı n ı fı n ı n , köylü kooperatifç i l e ri n , a yd ı n l,a rı n ve b ü t ü n e m e k ­ ç i lerin g e l i ş m i ş sosya l i st top l u m u n k u r u l u ş u yol u nd a a tt ı k l a rı g e n i ş a d ı m -

707


la r, e l d e etti k l e ri başarılar A DC' n i n her yönden kuvvetlen mesi n i sağ l a d ı . 1 966-1 970 beşyı l l ı k p lô n ı n ı n b a ş l ı ca ödevleri fazlasiyle g erçekleşti r i l d i . Sasya l ist m ü l k iyet ö n e m l i d e recede a rttı. Sosya l i st ü retim i l işkileri gelişti, ha l kı n m o ra l ve p o l i t i k b i r l i ğ i k uvvetlen d i . A D e sa n a y i i 1 965 y ı l ı n d a verd i ğ i ü rü n l e ri ş i m d i 9 aydan a z b i r s ü re i ç i n d e veriyor. Sosya l ist k öy e ko n o m i s i n i n m a d d i -tek n i k temeli gel işti ve g e n i ş l e d i . Köyde modern kol l ektif çift l i kl er, b ü y ü k d ev l et i şletmeleri meyd a n a g e l d i . B i r önceki beşyı l l ı k p l ô n ı n g e rçekleşmesiyle ADe işçi l e r i n i n v e bütün ADe yu rtt·a ş l a rı n ı n reel g el i r l er i a rttı. H a l k ı n m a d d i ve k ü lt ürel hayot seviyesi y ü kseldi. Yeni 1 97 1 - 1 975 beşyı l l ı k plô n ı sosya l i st A l m a nya ' ya d a ha g e n i ş g e l i ş m e p e rspektifleri çiziyor. Bu plô n ı n b a ş l ı ca a ma c ı sos­ y a l i st ü reti mi y üksek tempola rlo g e l i şt i rmek, bi l i msel-te k n i k i l e rlemeyi h ı z l a n d ı rm a k , e m e k v e ri m l'iliğ i n i a rt ı rma k ve b u temel üzeri n d e h a l k ı n m a d d i ve k ü ltü re l hayat seviyes i n i d a ho d a yükseltmektir. Yen i beşyı l l ı k plô n ı n , ASBP' n i n M a rk ç ı - le n i n c i önderliğ i , A D e e me kçi l e ri n i n yaralıcı g üc ü , sosya l i st ü l k elerle g e n i ş l eyen ekonomi k e nteg rasyon ve özel l i kle, Kong re'de sık sık ve çoş k u n l u kl a a n ı la n Sovyet ya rd ı m la rı sayesinde başa rı ile g e rçekleşeceğ i n e ş ü p h e yoktur. ADC' n i n ş i mdiye k a d a r elde ettiğ i baş a rı l a r v e b u başarı l a rı sağlayan g üç l e r o n u n g elecek başarı l a rı n ı n tem e l i v e g a ra nt i s i d i r. V i i i . Kong re'n i n genel havası A De h a l k ı n ı n mad d i ve m ora l hayatı n d a k i k a l k ı n mayı p e k g üzel y a n s ı tı yo rd u . B u ka l k ı n ma ASB P delegeleri n i n , b ü t ü n k o n g re s ü resince a z a l mayan heyeca n la r ı n da ve s ı k s ı k enterna syo n a l i s tçe d uyg u l a rı n d a k e n d i ni g österiyord u .

ADe emekçi leri. M a rkçı - le n i nci avong o rtlorı Alma nya Sosya l i s t B i r l i k Parti s i ' n i n önderl i ğ i a lt ı n d a g e l işm i ş sosya l i st top l u m yol u n d a s a ğ l a m a d ı m lo rla i le rl iyor. Delegemi z i n Kong re'deki kon u ş ması n ı b e n i mseyen T K P M erkez Komitesi, parti örg ütleri n i ve p a rti üyeleri n i ASB P VI I I . K on g res i n i n ana belgeleri n i ö ğ re n mek l e g ö rev l e n d i ri r. Türkiye Komünist Partisi Merkez Komitesi

708


i

, I... '

B u a y !' n o

__________

i

o

y

i

ı _________...: r_ o _

A. S A Y D A N

YU RTTA • 1 961 Anayasasında d eğ iş i k l i kler yapan k'a n u n 22 Eyl ü ld e Resmi Ga zetede yayı n l a n a ra k y ü rü rlüğe g ird i . Böylece e mekçi h a l k ı n , işçi s ı n ıfı­ n ı n , devrimci 'Oyd ı n l a rı n uzun y ı ll'O r s ürd ürdükleri mücadeleler so n u c u n d a elde etli kleri ve 1 961 Anayasasına geçi rd i k le ri özgürl ü k l er aşağı y u ka rı 1 0 yıllık «ya s,a l» bir varlı ktan son ra ta rihe ka rıştı. "Yasal .. diyoruz, ç ü n k ü 1 961 Anayasası n ı n b a z ı demokratik h ü kümleri n i n önemli b i r k ı s m ı uyg u l a n ­ m a d ı . N e demok ratik bir topra k reformu ya p ı ld ı , n e verg i a dô leti kuru l d u , ne de sosya l a d ô l eıe daya n a n «sosyal devlet» a n l a m ı hayata g eçi r i l d i . Fa kat işçi sın ıfı ve öteki devrimci g üCıer, 1 96 1 Anayasası n a geçirdikleri g rev, top l u sözleşme, g österi ve yürüyüş g i bi demokratik h a k l a rına, emper­ ya l i z m i n , i ş b i rl i kçi burj uvaz i n i n bütün engellemeleri ne, büt ü n balta l a ma ve provokasyo n l a rı n a , sarı sen d i ka c ı l ı ğ ı n , Maocu l u l u ğ u n , i şçi Ve öteki demokratik a nti-em peryaHst ha reketleri yozl,aştırma teşebbüslerine rağ ­ men, sahip ç ı k t ı , büyük sermayeye, tekel lere, patro n l a ra v e emperya lizme karşı onları geniş ölçüde uyg ul a d ı . B u h a k l a rı n Anayasal n i te l i ğ i , onları n k u l la nı l ma s ı n ı kolaylaştı rdı ğ ı g i bi , bu hakl'a ra k a rş ı çıkan gerici ve i ş b i r­ l i kçi i ktidarların demaske e d i l m es i n i , a nti-e mperya l i st, demo k ra t i k h a reketlerin g e n i ş ha l k y ı ğ ı n l a rına yayı l ma s ı n ı s a ğ l a d ı . .'

1 961 Anay a sa n ı n b i rçok demokra t i k özg ü rl üklerini k a l d ı ra n , sermaye n i n , emperya l izmin faşist d i ktatu rasını sağlam laştı rmayı gözönünde tutan Anayasayı değişti rme tasarısı Medis ve Sena to'da kon u ş u l u rken, Ti P temsi l c'ı si , ibra him 'Oktem g i bi pek az sayıda CHP'liler ve M i lli B i rl i k grubu, değişi k l i ğ e karş ı çıktı l a r. B u n l a rda n çoğ u oylama'ya katı l ma d ı ğ ı n ­ d a n d eğ i şi k l i k �a sarısı Mecli ste 357 l ehte, 2 a leyte o y l a kabul e d i l d i . Parti olarak, AP, CHP v e G P d e ğ i ş i k l i ğ i destekledil er. Tasarı Senato'da görü ş ü l ü rken ta bii senatör M u c i p Ata k ı ı ve A h ınet Yıld ı z M i l l i Birlik Grubu a d ı n a tasa rı n ı n tümüne karşı çı ktı lar. Ata kıı «bu değ i ş i k l i l e r geleceğ i n yeni h ü rriyet mücadelesinin to h u m l a rı olacaktır» dedi. Y ı l d ı z ise ş u n l a rı bel i rtti : «Anayas'a d e ğ i ş i k l i ğ i egemen s ı n ıfların i steklerini yonsıtıyor. H i ç bir işçi ve memur sen d i ka s ı tarafı ndan beni m­ senmemiştir. En büyük kayg ı m b u değ iş i k l i ğ i n i lerde yeni b i r özgürlük savaşı n a , 1 960 öncesinden d a h a geniş bir m ücadeleye yol açması d ı r.» ,

'

709


Gerçekten de bütün y ı ğ ı nsa l örg ütler, i stisnasız bütün sen d i k a l a r, b i rçok g ençlik örg ütü, bütün i lerici y u rtsever a y d ı n , yazar, subay ve basın d eğ i ş i k ­ l iğ e karş ı çı ktı . Türk - i ş ' i n baş ı n ı tutan sa rı send i k a c ı l a r bile bu g e n e l a k ı m a karşı d ura m a d ı l a r, işçi h a k l a rı n ı n ı n kısıtl a n ma s ı n a karş ı a l d u k l a r ı n ı söyled i l er, hattô Türk-iş G e n e l Sekreteri H a l i l T u n ç , i ktidarı « g e n e l g rev»le tehdi t etmeye bile kal k ı ştı ! F'akcı t 1 1 . madde i l e işçi h a k l a r ı na genel ve temelden bir da rbe vuru l m uş o l m a s ı n a , ayrıca Anayasa değ işikliğ inden h emen sonra TCK'n u n baıı maddeleri değiştiri lerek k a n u n a işçi s ı n ıfına ka rşı 1 41 ve 1 42. maddeler cinsinden yeni yeni maddeler eklenmesine rağ men, Demirsoy-Tu n ç g rubu serçe parmağ ı nı bile oynatma d ı .

• i ktidar, Anayasa d eğ iş i k l i ğ i nden son ra ve değiş'i k l i,klerin sağ l a d ı ğ ı yetkiye daya n a ra k mevcut k a n u n l a rda değ i ş i k l i ler yapma k üzere 1 6 1 yen i tas,arı hazırlamaya ,koy u l d u . B u n ların hepsi d e yenidir denemez. K ı rk kadarı Demire l iktidarı z a m a n ı n d a Meclise s u n u l muştur. Eri m- paşa lar iktidarı Demirel h ü kCı meti z a m a n ı n d a hazırlanmış olan tasa rı ları ben i m ­ semiş v e onları n k a n u n la ştı rı l m a s ı n ı kara rlaştırmıştı r. T ü rk Ceza K a n u n u ­ n u n b a z ı maddeleri n i değiştiren v e Anayasa değ işi k l iğ i nden h e m e n son ra ka n u n l a ştm l a n tasarı, Demi rel hü,k umet'ı nden kal'ma O'ı r tasa ndı r. ikt'ı dar a n a rş i k h a reketlere karşı ted b i r a l ı yormuş gibi g örünerek, 'işçi hareketini ba lt,al,a maya ka lkışm ı şt ı r. «izin siz» g rev yapanl,a ra, «fa brikaları i şgal» eden ­ l ere karş ı on beş yı la kad a r a ğ ı r ha pis cez a l a rı öngörü l mekte d i r. «izinsiz., g österi ve y ü rüyüş terti pleyenlere d e aynı ağır cezalar kesi l e b i l ecektir. Vali, kayma kam ve na hiye m ü d ü rü g i bi idari ô m i rler gösteri ve yürü­ y ıiş l e ri 30 g ü n erteleyebi leceklerd i r. Ayrıca yine Eyl ü l ayında yürülüğe g i ren "kaça n sa n ı ğ ı vur» tasarısı da Demirel h ük u met za m a n ı n d a h a z ı rl a n m ı ş, Eri m - paşala r i ktidarı zama­ n ı n d a k a n u n laştırı l mıştı r. Polise devri mci ve m i l ita n avı nda ada m öldür­ m ek g i bi g e n i ş yetkiler vermektedi r. Bu g i bi «kaçtı.» bana nesiyle a d a m ö l d ü rme yetkisi, p o l i s e nazi Alma nyasında v e faşist i ta lya'da veri l m işti. Pol i s i n b u gibi yetkileri Fronka ispa nyasında da vardır.

• Anayasa değişikliğ i bütün burj uva parti leri n i n hemen hemen oy birliği i l e ka bul e d i l d i kten, sı k ı yönetim i k i ay daha uzatı l d ı kta n kısa bir Z a ma n sonra, Eyl ü l ' ü n 29' u nda cun�a n ı n başba ka n ı Eri m Mecl i s'te g ü n d e m d ı şı s ö z a l a ra k AP' l i le re ça l a k ı l ı ç bir s a l d ı rıya geçti . Eri m AP' l i leri «sa m i ­ m i yetsiz» l i k l e, 1 2 Mart muhtıra s ı n ı şeklen ka bul etmek, a lttan a lta ona karşı çıkmakla suçluyor, ord u n u n «büyük ,kam u ta n l a rı » n ı büyük bir g ayretkeşl i kl e savun uyor, « 1 2 M a rta mem l eket n e i ç i n geldi ? Bunun temeli üzerinde d u ru p derin d erin a raştırma ya pmok ve b i r da ha bu h a l e gel­ memek için a l ı nacak ted birl e ri n ne o l d u ğ u n u tesbit etmek ıôzı md ı r.» d iye AP' l i l e re tehditler savuruyord u . AP yöneti mi , memleketi e m pe rya l i z m i n politik , ekonomik sö m ü rü a l a n ı h a l i n e getird i ğ i , a n u n askeri blokımı nda ka l d ı ğ ı i ç i n y u rd u môsa sürü kle71 0


m i şti. Ayrıca iktidarı s ı ra sında, b i r yandan büyük tol,an grupla rı na ü l keyi soyd u rmuş, faşist koma ndoculuğa yeşil ı ş ı k tutmuştu. Demi rel i ktidarı s ı ra s ı n da 34 ,işçi, sendi,kacı ve g enç, gizli polis ve faşist koma ndolar ta rafı ndan öldürülm üştü. Eri m - pa ş a l a r i ktidarı parl a mentoda.ki AP grubunu faşizmi yerleşti rmek, Anaya sa yı sömü rü d üzen i n i sağlaml'aştırma hedefi için k u l l a n ma k uğrunda AP yöneti cileri nden hesap sorma m ı ş , 34 y u rt­ severin kaoti llerinden h i ç birini tutu klayıp m a h ke meye vermemiş, aksine b i r yandan kendisine baş d a n ı ş m a n i l ô n ettiği De m i rel'le kol kala Ana­ yasayı g erici yönde değ işt i rmiş, s osya l istleri, d evrimcileri, Ata tü rkcüleri, s u bayl,a r ı , g ençleri , Aksoy ve Sosyal gibi profesörleri sıkıyöneti m m a h ­ kemeleri n i n e l i n e tesl i m etmişti r. i ktidarl a AP yöneti ciier; a rasında Eyl ü l a y ı n d a su y uzune çıkan blJ çatışmaların değişik sebebieri vard ı r. AP yönetici leri, evvelô d erin e kono­ m i k b u na l ı ", l a rı n , enflôsyon u n , arta n hayot paha l ı l ı ğ ı n ı n halk yığ ı n larında ya ra ttığ ı ve g ü nden g ün e a rta n hoşn utsuz l u ğ u Erim iktidarı n a , onun dayanağı paşa l a ra ve Halk Pa rtis i n e y ı ka ra k temize çıkı ma ta ktiğ i n i , özel ­ l i k l e «reform» lôfları n ı n o rta l ı ğ ı kapla d ı ğ ı g ü n lerd e ortaya atmayı uyg un b u l m u ş l a rd ır. A P yöneticileri, ka rşı ta rafın «özg ü rl ü k .. , «ulusal egeme n l i k» g i bi dema goj i lerle, reform demagoj i leri i l e h a l k a rası nda sempal'i kaza n ­ m a l a rı n ı önlemek i stiyorla r. A p Genel Başka n ı , AP gençl i k kolları n ı n Ankara topa ltı s ı n d a «en büyük reform s iyasi reformdur. Halkın oyuna saygı göstermektir» g i bi yuva rla k söz ca mbaz l ı kla riyle h a l k ı n oyu n u ça l ­ m a k , sonra da bu h ı rsız l'a ma oylarda n ç ı k a n i ktidarı h a l ka ka rşı k u l l a n ma k takti ğ i n i n kapa l ı b i r s'a vunmasını y a p m ı ş, sa n d ı k demagoj i s i n i reform demagoj isine karşı k u l l a n a rak, g e n i ş h a l k y ı ğ ı n l a r ı n ı n ekonomik y ı k ı m d a n duydukları d e r i n m e m n u n iyets i z l i ğ i i ktidara yöneltme ta ktiğ i n i k u l l a n ­ ma kta kara rl ı o l d u ğ u n u da göstermi şti r.

• B u n a l ı mların derin leşmesi, i ş bi rl i kçi burj uva z i n i n i ktidarda olan ve olmayan k o l l a rı arasındaki çel i ş meleri d a ha da keski n leştird i ğ i g i bi , i ktidarda k i çelişmeleri d e sertleşti rmekted i r. Eyl ü l ayı i ç i n d e i k i b a k a n h ü k u metten i'stifa etti. U laştı rma B a k,a n ı A r ı k şahsi sebebler i l e ri sürerek çek i l d i . Fakat Enerj i ve Ta bii Kay n a k l a r B a k a n ı Topa loğ l u ' n u n istifa sı i lgi çekiciyd i . Topa loğlu ya ba ncı petrol şi rketlerine ve onların yerli orta k l a rına karşı ted b i rler a l m a k istiyord u . B u n u n içi n ba,k a n l ığ ı nda AP zaman ı ndan k a l ma bazı yüksek memurların değ iştiri l mesi g e rekiyord u . Fakat cunta n ı n başba k a n ı Erim bu değişikli lere karşı ç ı ktı . Topa loğ l u b u şa rtlar içinde herha n g i bir reform u n yapı lma'ya ca ğ ı n ı i leri s ü re rek isti�a etti. Böylece, Eri m i ktidarı n ı n ve "Ya n kı .. d erg isıine verd i k leri demeçlerle reformların mutlaka gerçekleşti rileceğ i n i Heri s ü re n paşa l a rı n demagoji ya ptı kları, Topaloğ l u ' n u n istifa sıylo resmen doğru l a n d ı . • B u n a l ı m l a r, C H P'deki çel i ş meleri daha da derinleştirmekte gecik­ medi . C H P Mecl i si n d e Merkez Y ürütme K u ru l u n u n siyas? 1 ra poru görüşü71 1'

...


i l ü rken, 1 961 Anaya s a s ı n ı n h a z ı r l a n m a s ı n a katkısı b u l u n a n Profesör Turan G ü n e ş p a rt i n i n

p o l i ti k a s ı n a yön veren i n ö n ü ve a rka d a ş l a r ı n ;

ağir bir

şeki lde eleşti rd i . Sı kıyönetiım i, sıkıyönetim mahkemeleri n i , Koçaş'ı, Erim'i ve paş.a l a rı da sert bir d i l l e el eşti ren G ü neş, «Türkiye b u g ü n rej i m b u n a ­ l ı m ı i l e ka rşı karşıya değ i l , t o p l u m v e meden iyet b u na l ı m ı i l e k a rş ı k a rş ı ­ ya d ı r" d e d i . D a h a sonra s ö z a l a n Ved a t D a l akay i n ö n ü g r u b u i l e i ktidarı eleştir­ d i kten sonra , «Türkiye'n'in d ü nya i ç i n d e k i yeri, d ı ş egemen g ü cle rle t a y i n ve kontrol ed i l m ektedi r. Yüzde yedi mi l l i g e l i r a rtışını bize B a t ı k a p i t a l i z m i e m poze etmiştir. Y ü z d e yedi ka l,k ı n m a h ı z ı , bir «afyon h ı z» o l a ra k ortaya

a t ı l m ıştır. Dem i rel yüzde 7 k a l k ı n ma h ı z ı n ı yüzde 4,e d üş ü rd ü ğ ü vakit, s ö m ü r ü l e n s ı n ı f l a r ı n tepkisiyle k a rş ı l a ştı ve b u dengeyi boz d u . B u g ü n T ü rk

to p l u m u u z l a ş m a z s ı n ı f l a r h a l i n d edir. Sağ ekonom i k g üç l e r, k u ru l u d üzen­ d e n m e m n u n ve fed a kô r l ı k ya p m a m a k a ra r ı n d a , s ö m ü rü l e n ve ezilenler d e h a k la·rı i ç i n savaş ı'yorlm» dedi. Genel başkan inönü, g erek G ü n e ş ' i n , gerekse Dalokay'ın sözleri n i sert tepkilerle karşı l a d ı .

Eyl ü l ü n 1 0' u n d a T ü rk'iye Ko m ü n i st Pa rtisi nin 51 . k u r u l u ş yıld ö n ü m ü

kutla n d ı .

Anti - ko m ü n ist

h i steri n i n

kabard ı ğ ı ,

d a ra ğa çl a rı

g ö l g e leri n i n

be l i r d i ğ i , b u rj u va d ü ş ü n ü rlerin b i l e değeri n i i n k ô r edemed i k l eri b i l i m sel sosya loi z m e Eri m ve a rkada ş l a rı n ı n ba lyozla rı,a sa l d ı rd ı ğ ı , z ı n d a n l a r ı n , s ı kı · yöneti m

m a h ke meleri n i n

devri m c i l e r, y u rtsever s u ba y l a r,

g e n çler,

pro­

fesörlerle d o l u p t,aş,t ı ğ ı b u g ü n l erde Türkiye Ko m ü n ist P a rtisi' n i n 5 1 . y ı l d ö ­ n ü m ü d a h a b ü y ü k b i r a n l a m ve önem kaza n ma kta d ı r. Bu ö n e m y a l n ı z k a n ve terörün kıara n l ı k yol u n d a n ayd ı n b i r meş,a le g i b i geçen b i r p a rti n i n y i ğ i t v e y u rtsever tutu m u n d a n ,i l eri g e lmiyor, b u gü n k ü fa ş i z m kara n l ı ğ ı i ç i n d e d e TKP'nin e m ekçi h a l k ı m ı za, u l us a l v e sosya l k u rt u l u ş i ç i n sava ş a n ­ l a ra ayd ı n çıkış yol l a rı n ı g österen sıiya sa l b i r örg ü t o l m a s ı n d a n i l eri g e l iyor. TKP' n i n

51 .

k u r u l u ş y ı l d ö n üm ü n d e tert i p l en e n

toplantıl'arda

p a rt i n i n

strateji ve t a k t i k l eri b i l imsel sosya l i z m e, M a rksizm e -len i nizme, p roletarya entern asyo n a l i z m i n e bağ l ı l ı ğ ı beli rti l d i ğ i g i bi, g e rek d ü nya, g e rekse m e m ­ leket ö l ç ü s (i n d e mevcut k u vvetler o ra n ı n d a meydana g el e n değ i ş i l i k ler ortaya

ko n d u ,

b u n l a rı n ta h l i li ya p ı l d ı , d eğ i şen

k u vvetl e r ora n ı n a

g ö re

bi l imsel sosya l i zm teme l i n d e takti k ve strateji tesbit e d i l d i . B u tesbi tierin I:aşında faşiz m i ve e m perya l i z m i yenmek i ç i n , y u rtsever anti - e m perya l i st g ü cleri n , d e m ok ra t i k g e l i ş me, b a rı ş ve sosya l i z m pren s i p l eri n i n perspektifi

ile ç i z i l m iş orta k cephesi v e orta k progra m ı g e l mekted i r .

A n k a ra ' d a y a p ı l'a n DiSK' e bağ l ı M a d e n - i ş Sen d i kası n ı n 20. Genel

K u r u l top l a n t ı s ı m e m leket işçi ve s e n d i k a çevre l e ri n d e , devri m c i l e r a ra ­ s ı n d a derin b i r i l g i uya n d ı rd ı . Sen d i ka yönetici leri verd i k leri d e meçlerde i ş çi s ı n ı f ı n ı n e l d e etti ğ i ha k l a rı savu n ma k , fa ş i st yönte m l e re k a rş ı d i re n m e k 712


ve işçi s ı n ı f ı n ı n b i r l i ğ i n i , devri m c i a n t i - e m perya l i st h a reketin g ü c ü n ü a rt ı r­ m a k i ç i n g a yret gösterecek l e ri ni bel1irtt i l er. Faşi st terör şa rtl a rı a l t ı n d a Ma d e n - i ş s e n d i k a s ı Genel K u ru l Top l a n t ı s ı ­ n ı n y a p ı l a b i lmesi, işçi sı n ıfı n ı n a rtan g ü c ü n ü gösteriyord u . B u g e l i ş me y u rtta g e n i ş ya n k ı l a r u ya n d ı rd ı ğ ı g i b i ,

o l umlu

tepki lere y o l a çtı.

Ame,�ikan

uluslıararası

,işç.i h a reketi n d e d e

Oto, Ta rım ô l eti v e Uzay i ş çi leri s e n ­

d i'ka l a n n d a n g e l e n mesajda özetle şöy l e d en i y o r : . .S i z i n l e i l'i şki m i z b u l u n ­ maktan

i fti h a r d uy u yoruz. S i z i , y a l n ı z cesa reti nizden ötürü d e ğ i l , a y n ı

z a m a n d a Türkiye'de sosya l ve e k o n o m i k a d ô let, siya s a l özg ü r l ü k yol u n d a g e rek l i m üc a d e l ey i s ü rd ü rd üğ ü n ü z i ç i n k u tla m a k i steriz.» i rla n'da U laştırma Işçi l e ri ve Genel işçiler sen d i k a l a rı d a M a d e n - i ş ' i n Genel K u r u l Top l a n tısı vesi lesiyle, bu send i k a i l e d a y a n ı şm a l a r ı n ı beli rten başarı telgra f l a n çek m i ş l erdi r .

• 20

M e rs i n Ataş Rafi n e resi i ş çi l e ri n i n Petro l - i ş ta ra f ı n d a n yön eti l e n g revi

Eyl ü l de ba ş la d ı . H ü k Cı met, Rafin eriyi işleten i n g i l i z - Ş e l , A m e ri k a n - M o b i l

petrol tekel leri n i n ç ı k a r l a rı n ı sav u n ma k m a ksadiy l e Ataş g revi n i , i l k'i n

30 g revi 20

30,

i k i nci d efa d a

g ü n erte l e m işti. Bu e rt e l e m e sü releri sona e rd i k len

sonra Ataş

Ey l ü l d e tekrar ba ş l a d ı . Petro l - iş, işden ç ı ka rı l a n m ü he n ­

d i s ve i ş ç i l eri n i ş l e r i n e geri a l ı n ma s ı n ı , i ş ç i l ere üç, m ü hendi sl ere a ltı a y l ı k t a z m i nat, ü c retlere Il/O

Eri m

hükCı meti

20

g revi

za m istiyord u . ertel e m e

i m kô n l a rı n ı

tüketti kten

sonra ,

Ataş

i ş ç i l e ri n i n g revi n i k ı rm a k için petrol i t h a l i n e k a ra r verd i . ıta l y a ' ya 2,5 m i l ­ yon d o l a r değerinde Mersi n ' d e

bir

111

ba sın

b i n ton petrol s i p a r ı ş etti. toplantısı

terti p l eyen

Petro l - i ş

Başkanı

ismail

To p k a r, g revin eko n o m i k o l d u ğ u k a d a r p o l i t i k old u ğ u n u beli rtti, ..Ya ba n c ı petrol

ş i rketlerine

m e m leket

k a n u n l a rı n a

boy u n

eğ m ey i

öğreteceğ i z ,

yaba n c ı petrol tekell eri ze n g i n petrol kayna k l a rı n a sa h i p o l a n T ü rk i ye'yi üret!ici değ i l , pazar h a l i n d e tutt u l a r. B u d u ru ma d a son vermek l ô z ı m » dedi. Ne va r k i , petro l ü v e öteki d oğ a l zeng i n l i k l er i mi�i e m perya l i st tek e l l e r i n e l i n d e n k u rtara bi l mek i ç i n a n t i - e m perya l i st, demo k rati k ve u l u sa l b i r i kt i ­ d a r ı n va r l ı ğ ı ş a rtlı . Savaşı b u tOfafa yöneltmeden v e b u g a yeye u la ş ­ madan

petrol ü m ü z ü

ve

öteki

zeng i n l i k l erimi z i

e m p e rya l i z m i n

e l i n den

k u rta r ma n ı n , p a z a r o l m a ktan ç ı k a ra ra k ü retici b i r ü l ke h a l i n e g et i r men i n i mkô n ı y o kt u .

Ataş i ş ç i l eri, g rev son u c u n d a , iste k l e r i n d e n bi r k ı s m ı n ı e l d e ettiler. Şifiket ü c retl e re i l k y ı l yüzde

1 0,

i k i n c i y ı l yüzde

15

zam y a p m a y ı k a b u l ettiğ i

g i bi, g rev s ı ra sı n d a işten çı k a rı l a n i ş ç i l e ri n yen i d en işbaşı ya p ma l a r ı n ı d a k a b u l etti . Sen d i ka çevrelerinde, da ha büy ü k b i r ba�a rı n ı n e l d e e di l m e m e s i , Türk­

I ş Genel Sekreteri Tunç' u n g reve ko rışma sı ile izah e d i l m ektedir.

713


• Türk- i ş yöneticileri, bu konfedera sy o n u n sahib i b u l u n d uğ u «Akşa m» gazetesinde d i z g i , bmkı ve tertip iş lerinde ça l ışan 35 i şçiyi i ş l erinden çıka rd ı l a r. işçiler DiSK'e bağ l ı Basın -iş send i k'a s ı n a üye d i rier. Ara l a rı nda 30 y ı l d a n beri «Akşam»da çalışa n l a r va rd ı r. Türk-iş'in ve «Akşam»ın patron ları H a l i l Tunç ve Demi rsoy, 'işçi l eri sendika seçme hürriyetleri n i sav u n d u k l a rı i ç i n işden çıkarı ldıla r. B öylece sa rı sendikacı l ı ğ ı n , e n zorb 9 patran z i h n iyeti i l e, yani sen d i k a s ı n ı seçme h ürriyetini savuna n işçileri açlığa mahkCım ederek ceza l a n d ı rma zihniyetiyle bi rleşti ğ i n i bir d a h a doğru la d ı l a r. • Seydişehir'de ıkurulma kta olon Eti b a n k AI,i m ü n y u m Sanayii i şyeri nde ça l ı ş a n işçilerin örg ütlenmesi b i r ya n d a n patronların a d a m l a rı n ı , h ükCımet p o l i s i n i , bir yandan da s a rı send ikacı l a rı h a reket geçirmiştir. I nşaatta ça l ı şa n işçiler g ü nde 1 1 saat ç a lıştı rı l d ı k l a rı n ı , hafta tat i l i ücreti o l ma d ı k ­ ları n ı , bayram v e y ı l l ı k ücretl'i i z i n lerini. k u l la n madıkimı n ı belirtmişler ve h a k l a rı n ı ö rg üt l ü a raya b i l mek i çi n Yapı işçileri Sendikas ı n a üye ol muş­ l a rd ı r. Fakat patron, hakla rı n ı a ra ma k için örg ütlenen işçileri yı l d ı rm a k maksadiyle a ralarından e l l i s i n i n i ş i ne s o n vermiştir. i ş yeri n e noter getiri­ lerek öteki işçiler de sendikad a n istifaya zorlanmışt ı r. Fakat işçiler istifaya yana�mayı nca sarı sen d i kacı lar, patro n u n zorba ları, pol i s i n d e işbirliğiyle sen d i ka binasını basmış, 51 8 üyen i n g i riş fişleri n i ça l mı ş l a rd ı r. Send i ka Sekreter i Çeti n kaya'yı da ölesiye dövmüşlerd i r. Sendika binası n ı n tabe­ lôsr'fı ı a l ı p götüren i ktidarı n zorbaımı, bu işleri gören ve protesto eden bir bakka l ı n d ük k ô n ı n ı da tahrip etmiş lerd i r. G ü n d ü z g öz üyle ve b i rçok görg ü ş a h i d i n i n önünde ya p ı l a n bu zorba I ı k ­ lardan ötürü k i mse tutu k l a n ma m ıştır.

• Maden-iş Sen d i k a s ı n ı n Ereğ l i Dem i r-Çe l iık fa b ri kasında a ld ı ğ ı g rev ka ra rı üzeri ne, i d a re ve Ameri ka n Kopers ş i rketi temsi lci leri de lokavt i l ô n etmişl e rd i r. Lokavt ka rarı g rev uygu l.a n d ı ğ ı z a m a n yürürlüğe g i recekti r. DiSK'e bağlı Maden-iş Sendikası, g ü n deliklerin ayarl a n m a s ı n ı ve işçilerin bazı sosyal h a k l a rı n ı n k a b u l ü ile i ş g üvenliğ i n i n sağ lanma s ı n ı i stemiştir. idare ve y a ba ncı sermaye temsilcileri, bu i stekleri reddetti klerinden mesele U zlaştırma K u r u l u n a götürü rl m üştür. i d a re ve Kopers te msi lci leri u z laştı rma K u ru l u n u n teklif/eri n i kabul etmed i klerinden Maden - iş g rev k a ra rı a l m ıştı r. i d a re ve ya ba ncı sermaye temsi l oi leri lokavt kararı a l m a ­ l a r ı n a rağ men, send i,ka i l e tema s l a ra g i ri�mek zorunda k a l m ı ş l a rd ı r.

• Batı Almanya ' n ı n en büyük send i ka la r ı n d a n b i ri olan ve 4 mi lyon k o d o r maden işçisini örg ütleyen i G - Meta l , cunta n ı n başba k a n ı Eri m'e gönderd i ğ i b i r tel g rafla, i G - Meta l kon g resine davet edi len Türk sen­ d i k a cı l a rı n a çık ı ş izni veri l memesi n i protesto etmiştir. i G -Metal yöneti cil eri T ü rkiye ' de devri m oi sendikacılara, işçilere yapılan ba skıları şiddetl e protesto etmekte v e tutu k l a n m ı ş bütün sendikac ı l a rı serbest bırakı l ma s ı n ı i stemekted i r. 71 4


55 b i n Türk işçisi Batı Alma nya'da i G - Meta l e üyed i r. Eyl ü l ayı n ı n d ö k ü m ü , g e n e l l i k l e i şçi hareket i n i n gen.işlemehe, geliş­ mekte olduğunu göstermektedir. Gelişme h e m a nti-emperya l i st , yoni politik, hem d e eko n o m i kti r. K a n l ı faşist diktatura ve sıkıyöneti m terörü ş a rtları n da işçi sınıfı n ı n ekonomik savaşları, norma l zamanlard a k i n e kıya sla d a h a ça b u k p o l i t i k savaşa dönüşmekte, h atta her ekonom i k savaş i şçi ve h a lk düş m a n ı faşist bir yöneti me karş ı d i rekt politik savaş nite l i ğ i n i a l makta d ı r. B u d urum ve işçi s ı n ıf ı n ı n s ı k l a ş a n , şiddetlenen politik v e pol i iik n i t e l i k kaza n a n ekonom i k savaşları, a n ti -faşist, a n�i -empe ryali st bütün g ücleri esi n lemekte, si ı a h l ı kuvvetl e rde, g e n çlik a ra s ı n d a ve aydın çevrelerde d evrimci eylemleri n d e kuvvetle n mesin e , g e n e l l i k l e devri mci hareketin k a lk ı n ma s ı n a yol a çmakta d ı r .

• Devlet i statistik Enstitüsü nce yayı n l a n a n ayl ı k b ültene g öre, N i sa n 1 970 N i sa n 1 97 1 a rasında hayat p a h a l ı l ı ğ ı ista n b u l v e izmir' d e I I L I 5 , Ankarada o/rı 1 3 a rtmıştı r.

Toptan g ı d a m a d d eleri o rı 1 7,5, topta n sanayi h a m maddeleri ve y a rı m a m u l l eri fiyatları genel o l a ra k o, ii 23,2 a rtm ı ştır. K i myevi ve tıbbi mad­ deler fiyatları n d a a rtış % 1 38,8'd i r .

K u m a ş fiyatları n d a Anka ra'da ° '0 35,5 , izmirde % 47,2 a rtış kayded i l ­ m i ştir. Nebati g ı da maddelerinde toptan o 'n 4 , 4 , hayva n fiyatla rında ro n 39,7, h a yvan ürünleri fiyatlarında o, o 1 2, s a na y i ya km: ;ak mad d e l e rinde o i i 1 0,6, maden fiyatları nda o 'rı 38,3, d o k u m a fiyatlarında o ' 3 1 ,7, s ı n a i o v e m a d e n i y a ğ fiyatla rında n 'ıı 40, 1 , yapı m a l zemesi fiyatları n d a °, '0 1 3,4 o ra nı n d a a rtış ka yded i l m i ştir. i sta n bu l'da ekmek ve ta h ı l fiyatla rında o,'rı 1 9, et, ba l ı k ve k ü mes hayvan ­ l a rı fiyatla rı n da °,'0 23,4, süt, süt ü rü n leri i l e y u m u rta fiyatla rında 0'/0 1 6,4, çeşitli ha zır yiyecek maddeleri fiyatlarında °,'0 1 0, 1 , konut ve ilg i H harca­ malarda o,'rı 24,5, e rkek g iyim eşya ları fiyatl,a rında 0:0 2 1 ,8, k a d ı n g iy i m eşya ları fiyatlarında °.'0 3 1 ,4, çocuk giyim eşya l a rı f i yat l a rı nda o 'rı 32,3, sağ lık ve kiş'isel bakım harca malarında IJ.'n 1 6,6, k ü lt ü r ve eğlence harca­ ma larında (\'11 38,4, u l a ş t ı rma masrafları nda 0 '11 36, k u maş f iyatl a rı n d a o ii 26,2 yük s e l m e kaydedi l m i ş tir. ' Ayrıca 1 Eyl ü l ta ri h i n d e süt ve sütl ü maddelere 0 '0 40-60 a ra s ı n da yeni b i r za m ya p ı l m ı ştır. 28 Eyl ü l ta ri h l i « H ü rriyet.. gazetesini n yazd ı ğ ı n a göre fa,k i r h a l k ı n ba ş l ı ca g ı da maddesi o l a n k u ru fasulye n i n topta n kilosu 625 , perkende i se 775-800 k u ruş'a yükselm iştir. Kırmızı mercimeğ i n toptan k i losu 425, siyah m e rci meğ i n k i losu ,ise 750-800 k uruş'a fı rlçımıştı r. Devlet i statistik Enstitüs ü n ü n verdiği raka mlmı n çoğ u toptan fiyatl a rı yansıtmaktad ı r. B u n da n ötürü g erçek hayat paha l ı l ı ğ ı n ı göstermekten uza k ­ t ı r. Ç ü n k ü g erçek fiyatlar çarşı v e paza rl,a rda belli o l makta d ı r. B u ra l a r­ d a k i fiyatların çoğ u za man topta n olara k g österilen fiyatlarla herha n g i

715


b i r bağ ı o l m a d ı ğ ı n ı tüketici h a lk gayet iyi b i l m ektedir. Ayrıca, Enstit ü n ü n verd i ğ i raka m l a r, büyük şehi rlerdeki topta n fiyatla rı göstermekted i r. B u büyük merkezler d ı ş ı n d a o l u p bitenlerden orala rda yaşaya nlardan başka k i msenin ha beri yoktur. /

• Sıkıyöneti m bölgeleri n d e Eyl ü l ayı içi nde de d u ruşma lara deva m e d i l d i . Bu d u ruş m a l a r s ı ra s ı n d a gene l l i k l e bel i re n bi r g e rçek var. Adli soruştu rmayı ya pan polis Ortaçağ k a ra n l ı·kl a rı n a g ö m ü l ü i şkencelerle ifade a l m ı ş ve delil top l a m ı şt ı r. Oysa s,a n ı k l a ra işkence yapma k TCK ta rafından şiddetle ceza l a n d ı rı lan bir suçtur. Sıkıyöneti m m ahkemeleri n d e d eğ i l yalnız sa n ı·kl a r, ta n ı k l a r d'a pol i s m ü d ü rlüğ ünde ifadeleri ni n , i şkence ve tehditle a l ı nd ı ğ ı n ı a ç ı k l a m ı ş l a rd ı r. M eselô i sta n b ul 2 no. lu sı k ıyöneti m m a hkemesinde ta n ı k l a rda n O mi t B i rkaya ifadesi n i n i�kence i l e a l ı n d ı ğ ı n ı söylemiştir. i s ta n bu l 1 n o . l u sık ıyöneti m ma hk emesi nde i s e D e n i z H a rp O k u l u eski k o m uta n l a rı ndan emekli k u rmay deniz a lbay B u rh a n ettin Y a l ç ı n e r de o ğ l u n a k a rşı ifade vermesi için polis ve Mit aja n l a rı t a rafı n ­ d a n tutu k l a n d ı ğ ı n ı v e kendisine eziyet edi l d i ğ i n i söy l e m i ştir. B u n l a r gazetelerden a l ı n a n resgele iki örnekti r. Sı,kıyönet i m m a h kemeleri n d e iskence görd ük l e ri n i a ç ı klayan sa n ı k ve ta n ı k ların s a y ı s ı çoktur. H atta b u n l a rd a n bazı l a r ı n ı n a d l i t ı p raporu bile va rd ı r. Bütün bu açık l a m a l a ra rağ men kend i s i n i «tepeden t ı rnağa h u k ukçu» satan Eri m ve a rkadaşlar ı Tü rkiye yasa larına göre de suç teşkil eden bu i şkence fi i l /eri için b i r soruşturma a çtırmamış lar, b u tutumları i l e cel/ôtları n ı h i maye etmişler, Türkiye'de s a n ı k d ur u m u n a d üşenler i çin en küçük bir h u k u k i garant i n i n b u l u n ma d ı ğ ı n ı b ü t ü n d ü nya ka m u o y u n a b i r doha duyurmuşlard ı r. DONYADA

• B a tı A l m a n ya Başbakanı Viii B ra n d 1 6-1 8 Eyl ü l a rası nda Sovyetl e r Birliği'ni ziya ret ederek K ı r ı m ' d a SBKP Genel Sekreteri Leon i d B rejnef' l e görüştü. Top l a ntı sonu nda yayı n l a n a n o rtak b i l d i ride, tarafa l a r ı n ü l ke­ lerinde ve Avrupa'da b a rı ş ve g üven l i l e i lg i l i k o n u l a r etrafında görüşme ya ptıkları a ç ı k l a n ıyor. Tarafl·a r değiş,i k kademelerd e b u g i bi g örüşmelere deva m etme n i n fayd a l ı olacağ ı h a k k ı nda g örüş b i rl i ğ i n e va rm ı ş l a rd ı r. B u g ö rüşme Sovyetler B i rliğ'i, Amerika, i n g i ltere ve F ra nsa a rasında Batı Berl in ha k k ı n da i m za la n a n anlaşmanın yarattığ ı olumlu hava içinde ya p ı / d ı ğ ı ndan Avru pa'da barış ve g üven l i ğ i n s a ğ l a m laştırı l masında o l u m l u b i r aşa ma sayı l ma kta d ı r. B i l i n di ğ i g i bi Eyl ü l a y ı n ı n 3' ü n d e dört devlet temsilciSi ta rafı ndan i m za la n a n a n la şm a gereğ i n ce Batı B e rl i n A l ma n toprağ ı n da özerk bir idareye sa hip b i r pa rça sayı /ma'kta , Ba tı Almanya'­ nın b i r p a rçası olmadığı kayded i l mekte, Batı Almany·a, h ü k ü met, parla­ mento ve öteki resmi orga n la rı n ı n Batı Berlin'de topla n m a l a rı yasa k l a n ­ makta, B a t ı A l m a n ya maka m l a r ı na A l m a n Demokrati'k C u m h u riyeti top71t


ra klarından transit geçme hakkı ta n ı n m a ktad ı r. Ayrı ca Sovyetler B i rl i ğ i ' n e de, B a t ı B e r l i n ' d e bir g e n e l konsolosl u k a çma yetk i s i n i veri l m e kted i r .

• Eyl ü l 2 1 ' d e B i rl e ş m i ş M i l l etler Genel K u r u l u 26. dönem ça l ı ş ma la rı n a başladı. Genel Kurul Başka n l ı ğ ı n a Endonezya D ı şi şleri B a k a n ı M a l i k seçi ldi. Sovyetler B i r l i ğ i Dışişle ri B a k a n ı G ro m i ko B M Genel Sekreteri U Tant'a yazd ı ğ ı b i r mektupla , BM çerçevesi n d e bir d ü nya genel s i l ô h sız­ l a n ma konfera n s ı n ı n h e men topla n ma s ı n ı h Ü'ku meti a d ına teklif etti .

• 1 1 Eyl ü l ' d e Lond ra ' d a en zeng i n on ka pita l ist ülke m a l iye ve ekonomi ba ka n l a rı toplandı. Topl antıda Japonya, Batı Almanya , ingi ltere, F ransa, i ra lya, Ka nada, isveç, Belçika, Hona n da temşilci leri B i r/eş'ik Ameri k a M a l iye Bakanı Ko noliden, itha lat için konan 0,'0 1 0 yeni verg i n i n ka l d ı r ı l ­ m a s ı n ı ve doları n resmen devalüye e d i l mesini i sted i ler. Amerika Maliye Baka n ı bu teklifleri redetti . Ve dokuz devlet temsi lci lerinden para l a r ı n ı reva l üye etmeleri n i , Vaşington'un d ü nya ölçüsünde sürd ü rd ü ğ ü sald ırı politikası n ı n zorla d ı ğ ı masrafl a rı paylaşmalarını i sted i . Fakat dokuz ü lke h a l kları, Vaşingto n ' u n sal d ı rı masrafla rı n ı y ü k ü m l e n i l mesine sert b i r tepki gösterd iğ i nden, dokuz devlet temsilci leri Ameri ka ' n ı n bu teklifi n i reddet­ tiler. Böylece Ameri k,a i l e öteki kapita list devletler a rasındaki çelişkiler da h a da sertleşmiş oldu. Eyl ü r ü n 28' i nde Vaş in gton'da Dünya Pa ra Fan u n u n toplantısında d o bu tezl e r a ş a ğ ı yukarı d a h a g e n i ş bir p l ô n d a çatıştı. Daha g e n i ş b i r p ı ô n d a . Ç ü n k ü Para F o n u toplantısında en zen g i n on ka p i ta l ist ü lke d ı ş ı nda a z gelişmiş 96 ülke, ya n i toplam olara, k 1 06 ü l ke kat ı l mışt ı r. B u toplantı d a , d o l a r buna l ı mı şeklinde bel i ren Amerika'daki ekonomi k b u na l ı m bir d a h a ele a l ı nd ı , d ü nya p a ra fonu s i stemi n i n iflôş ettiğ i tesbit edildi, yeni bir p a ra fon u si stem i kurma n ı n g e reğ i bel i rti l d i . Fakat h i ç bir bi rleşti rici ka ra r a l ı n m a d ı . B u a rada dolar, Fra n kfurt - M a i n borsa s ı n da B a t ı Alman mark ı n a ora n l a % 1 0,5 b i r d üşüş kaydetti .

• Eyl ü l ayı n ı n 25' i n d e , başta i n g i l i z B B C ra dyosu olmak üzere, h e men hemen bütün Batı Radyo ve gazeteleri, bir Sovyet genera l i n i n I ng i ltere'ye «i ltica ettiğ i n i » ve I n g i ltere'deki Sovyet «oasusları n ı n » l istesini i n g i l i z polisine verd i ğ i n i bütün d ünyaya yayıyorl a rd ı . Ayrıca i n g i l i z h ü ku meti , g erek i n g i ltere'deki Sovyet elçi l i ğ i nde, gerekse Sovyet hava yolları Aeroflot ve turi st örg ütü inturi stte ça l ı ş a n sovyet yurttaşlarındon 1 05' i n i «co s u s l u k ya ptıkları» idd iasiyle sı n ı r d ı ş ı ediyord u .

Emperya l izme bağ l ı bas ı n v e en boşta Ing i l iz B B C radyosu, h er g ü n h a tta h e r saat başı b i r masa l yayıyordu . Ilk g ünler b i r Sovyet genera l i n i n «i ltica .. ettiğ inden s ö z e d i l d i . Son ra g e nera l Sovyet Ticaret heyeti nden basit bir memur oldu. Daha sonra b i r Sovyet deniz erinden söz ed i l d i . E n sonra B B C bir yüzbaşıda kara r k ı l d ı . 717


Ayrıca i l k g ü nlerde Sovyet genera l i n i n bir I ng i l i z kızına vurulduğu i l ô n edi ld i . Daha sonra söz k o n u s u ş a h s ı n Londroda sarhoşluk v e sarkıntı l ı ktan tutu'k l a n d ı ğ ı açığa vuru l d u . Velhası l bir yandan i ng i l i z G i zli Cas u s l u k ser­ visi, öte yanda n da Batı n ı n büy ü k ha ber a j a n s ı a rı her türlü mantı ğ ı ve olaylar a rasında asgari bir bağ ölçüsünü kaybedecek derecede a n t i ­ sovyetist h i steriye ka p ı l m ı şl a rd ı . Fakat gerçeğe b i ra z ya.k ı n o l a n bazı Batı gazeteleri ş u soruyu soruyord u : E l i n d e kuvvetl i d e l i l l e r o l d u ğ u n u i d d i a eden i n g i l i z h üku meti neden a ca ba b u n l a rı b i r mah kemede d ü nya kamu oyu ö n ü n e sermek yol una g itme­ mişti ? G itmemişti, ç ü n k ü g i de mezd i . Ç ü n k ü i ng i l i z h ük ü me ti n in elinde d e l i l diye birşey yoktu. V e bu basın şu o l a y ı hatı rlatıyord u : 1 964 y ı l ı n d a b i r ticaret fi rması n ı n temsiloisi etiketi altında Sovyetler Birliğ i ' n d e cas u s l u k y a p a n F i n ley a d l ı b i r i n gi l i z a j a n ı , Sovyet p o l i s i ta rafında n suç üstü ya ka l a n mıştı. Fin ley ve suç orta k la rı bütün d ü ny·a bası n ı n ı n gözleri önü n d e ya rg ı la n m ı ş ve m a h k u m olm u ş l a rd ı . i n g i l tere'den s ı n ı r d ı ş ı e d i l e n Sovyet y u rttaşlarında n çoğ u n u n diplo mati k d o k u n u l m a z l ı ğ ı da yoktu ! i ng i l i z h ü k u meti bu olayla Avru pa'da soğ u-k harbi körükle mek istiyord u . Z i ra , Batı Berlin a n l'a şması, Sovyetler B i rl i ğ i i le Batı Alma nya, Po lonya ile y i n e Batı Alma nya a rasında imza la n a n a n laşmalar Avrupa'da g e rg i n l iğ i n geniş ölçüde y u m uşamasına ya rdım etm iş, b i r Avrupa Konfera nsı topla ma fikri n i kuvvetlendi rmişti. Bu g e l1iş me Birleşik Amerika , i n g i ltere ve diğer emperya l i st ü l kelerin en g erici ve ha rpçi çevre l e ri n i n hoşuna g itmemişti . Bu çevreler eko n o m i k ve pol itik ç ı k a rla rı n ı n tehl'ikeye g i rd i ğ i n i görüyor ve bu barışçı geliş meyi d u rd u rmak için p rovokasyon ve ba l ta la ma p l ô n l a rı k u ruyorlardı. Ca s u s l u k masa l ı b u n l a rdan b i ri yd i . Sovyet "Pravda» gazetesi « i n g i liz casusluk servi s i n i n i ğ renç tert i p l e ri» baş l ı ğ ı i l e yayı n la d ı ğ ı b i r makalede ş u n l a rı beli rtiyord u : « i n g i l i z ba s ı n ı , radyo ve televizyo n u Avrupa'da,ki gerg i n l i ğ i n g i d e r i l ­ m e s i v e Avrupa Güve n l i ğ i Konfera n s ı n ı n topl·a n ması çaba l a rı n ı ba lta 1 0 mak, son yı l l·arda o l u m l u b i r g e l i ş me gösteren Sovyet-i n g i l i z i lişkiler i n i engellemek ve «soğuk h a rbi tekra r körüklemek i ç i n i k i n ci Dünya Ha rbi n ­ d e n bu y a n a böyl e b i r iftira v e y o l a n kampa nyası bata k l ı ğ ı içinde d üş­ ma miştir.» ••

718


"Yeni çağ .. dan Okuyuculara Sayın Olwyucular,

Derg i mize k a rş ı iste kler g ünden g ün e a rtıyor. Ve b iz, b u n l a rı eli m izden geldiğ i k a d a r ka rş ı l a maya ça l ı ş ı yoruz. Okuyucu lmı mızdan, a d resleri a çı k ve doğru okı rak yaz m a l a r ı n ı , öze l l i k l e ş e h i r ve ma ha lle n u m a ra lmı n ı titizli kle bel irtmeleri n i rica ederiz. Çünkü bu n u m a ra l a rd a , g enel l ikle a d reste küçük b i r hata, derg i n i n el·inize geçmesi n i e n g e l l e mekted ir. Sonra, a d res değ iştirince, yeni a d resi­ n i zi bize derhal b i l d i rmen i z g e rekir. Dergiyi a rka d a ş l a rr n ı z a ra s ı n d a da t a n ı t m a k ve okut m a,k l a u l u s a l ve sosy a l k u rt u l u ş d ô va mı z ı n s a f l a r ı n a y e n i savaşçı l a r kaza n d ı r m ı ş o l u rs u n u z .

Dergiye h en ü z a bo n e o l m ıyanla r, a rz u ettikl eri a dresi mize bir mektup yazara k i stekleri ni b i l d i rebi l i rler.

tard i rde,

B u n d a n başka , a ş a ğ ı d a k i kita pl a rı e d i n m ek i stiyenler de b u d i lekleri n i b i r mekt u p l a a d resi m ize yaza b i l i rl e r. 1 . DAVA VE M ODAFM (1 95 1 tevkiflerinde T ü rkiye Kom ü n ist Partisi yöneti m i n i n b a ş ı n d a b u l un a n Zeki Başl/mar' ı n Askeri M a h keme ön ünde ya ptı ğ ı müdafaa), 2 . SOVYETLER B i Rlidi KOM O N i ST PARTiSi N i N �ROGRAM I,

3. NAZıM H i K M ET, B OTON ESERLERi (Şimdiye kadar 7 cilt ç ı k mıştı r) , 4. B i liMSEL KOM O N iZ M ,

5. LEN i N (biyog rafisi), 6 . S. üstüngeJ' i n Sovyetler B i rl i ğ i ' n i a nlatan «GO N EŞLI DO NYA" a d l ı eseri,

7. Ahmet Soydan ' ı n , A l m a n u l u s u n u n sosya list devleti n i bütün yönleriyle ta n ı ta n «ALMAN D EMOKRAT i K CUMHU RiYETi" a d l ı eseri, 8. B UY U K OKTOB R 50 YAŞ ı N DA. Adresi mi z : Stredisko pro rozsirova n i tisku, Pra h a 6, T h a k u rova 3, Czechosfovakia

Yeni çağ

-

719


•.

YEN i ÇAG OKU VE OKUT!

720

..

i


i Ç l N OEKllER Sayfa lo/tan Komoçin Ikti d a rı n elde edilmesinden önce ve sonra Marksist-Leninist Parti

641

Paul Ferner

B i r Kongreden elde edilen bellibaşlı sonuçlar .

654

Va/ter Vaks K o m ünistler fabrikalarda nasıl çalışıyorlar .

.

663

.

.

.

.

.

.

669

Komünist/er ve gençlik Oyva Berkbakka F i n l ô ndiya'da ü n iversite gençliği hareketi

Panikos Peonidis 674

Partinin yedek g ücü Ka rdeş parti/erin düşünsel çalışmaları

G. Şehnazarof

«Moris Torez» Enstitüsünde .

.

.

678

Marksizm- Leninizm ve zamantmız

G. Hias Temel

Eylemci

güc!erin eyle mbirliğ i

684

Fikir değişotokuşu kürsüsü Rostislav Ulyanovski Gelişmekte olan memleketlerdeki «Marksist olmayan sosyalizm»e Marksist yanaşım

1

___

.

.

.

.

.

.

697

1

Ozel sayfala

Türkiye Komünist Partisi Merkez Komitesi nin Kararı

706

A. Soydan Bu ayın olayla rı

.

709


"Barış ve Sosya l i z m Prablemleri» d e rg isi 32 d i l d e çıkıyor ve d ü nyan ı n her ta ra f ı n d a okun uyor. Fiyatı 1 l i ra


yc_71_09