Nazileri kim yere serdi?
Hereyin bir fiyat› var m›?
Yaam›n gßzelliklerini hak ediyoruz
Sayfa 4
Sayfa 7
Sayfa 11
Dßnya Yaanacak
AYLIK GAZETE • SAYI 17
Isadora: Bedenin Üzgßrlߤe dans› Sayfa 10’da
Dßnyay› istiyoruz, k›r›nt› de¤il !..
www.yasanacakdunya.net
Haziran 2005
‘Umut ve mĂźcadele’ kazandÄą! “HAYIR!’ demeyi bildiler “‘Hay r’ derseniz; ekonomi çÜker, Avrupa daÄ&#x; l r, savaĹ&#x;lar baĹ&#x;lar, istikrar kaybolur, AB içindeki denge bozulurâ€? tehditleriyle sunulan Avrupa BirliÄ&#x;i Anayasas ’na, Frans z halk “HAYIR!â€? demeyi bildi. “Hay râ€? diyenler; “‘hay r’, umut ve mĂźcadeledir!â€? slogan yla meydanlardayd . AB emperyalistleri hep birlikte “evetâ€? için seferber olmuĹ&#x;lard . BaĹ&#x;ta Almanya BaĹ&#x;bakan SchrĂśder olmak Ăźzere, Ăźye Ăźlkelerin devlet baĹ&#x;kanlar , “evetâ€? için Frans z gazetelerine aç klamalar yapm Ĺ&#x;, mitinglere kat lm Ĺ&#x;t . Bu emperyalist kuĹ&#x;atma sahipleri halklar n hay r direnciyle “Ĺ&#x;okâ€? oldu.
“Kendilerini hep isyanla ĂśzdeĹ&#x;leĹ&#x;tirirlerâ€? Fransa emperyalizminin referandum Ăśncesi sĂśzleriydi: “Frans zlar çok farkl gĂśrĂźĹ&#x;lere sahip olabilirler. Ama reddetme, muhalefet k sacas “hay râ€? deme konusunda hep anlaĹ&#x; rlar. Kendilerini hep isyanla ĂśzdeĹ&#x;leĹ&#x;tirmiĹ&#x;lerdir. DĂźzeni, sistemi, kurumlar ve iktidar temsil eden her Ĺ&#x;eyi. 1968’de sol ĂśÄ&#x;renci hareketinin ĂśzgĂźrlĂźkçß dĂźĹ&#x;leriyle beslendiler. Ĺžimdi ayn dĂźĹ&#x;ler, k l k deÄ&#x;iĹ&#x;tirip siyasetin reddiyesine dĂśnĂźĹ&#x;tĂź.â€? Bu sĂśzlerde aç Ä&#x;a ç kan korku, Frans z iĹ&#x;çi s n f ve emekçilerin mĂźcadele deneyimi, hak alma bilinciydi. Onlar n deÄ&#x;imiyle “siyasetin reddiyesiâ€? deÄ&#x;il
siyasetin kendisine mĂźdahale etme konusunda Frans z iĹ&#x;çi ve emekçilerin tarihsel-s n fsal birikimine duyulan korkuydu. Bu korkuyu duyanlar, yedikleri tokad n Ĺ&#x;okunu daha uzun bir sĂźre yaĹ&#x;ayacaklar.
“‘Hay r!’ diyelim. ÇßnkĂź biz birlikteyiz ve daha gßçlĂźyĂźzâ€?, “HAYIR!â€? kampanyas n n slogan yd . Frans z iĹ&#x;çi s n f ve emekçilerinin karĹ&#x; duruĹ&#x;lar nda somutlanan “umut ve mĂźcadeleâ€?, geleceÄ&#x;e doÄ&#x;ru bĂźyĂźyecektir.
“Biz birlikteyiz ve daha gßçlĂźyĂźzâ€?
Ĺžimdi onlar, emekçilerin yaratt Ä&#x; bu sars nt y , istifalar, vitrindeki kimi simalar n deÄ&#x;i-
Ĺ&#x;imi ve yĂźrĂźttĂźkleri demagojilerle atlatmaya çal Ĺ&#x;acaklar. İĹ&#x;çi s n f ve emekçiler bu sars nt y art rabilir. AB Ăźlkelerinin bĂźtĂźnĂźnde, emperyalist sistem karĹ&#x; tl Ä&#x; n n kazand Ä&#x; moral çoÄ&#x;al r. Buradan yĂźklenip, emekçilerin karĹ&#x; duruĹ&#x;lar yla, bir kez daha ortaya ç kan karabasanlar n bĂźyĂźtelim.
EÄ&#x;itimde bahar!.. Fransa’da Nisan ay›nda 400 lisenin igalinden sonra, May›s randevusu gecikmedi... Ö¤renci hareketinde, savunma refleksini aan ve eylemin kapsama alan›n› genileten bir yĂśnelimin ipuçlar› gĂśze çarp›yor. liÄ&#x;inden ve izinsiz yĂźrĂźyĂźĹ&#x;ler ve Kuzey Almanya’da domino taĹ&#x;lar gibi yay lan iĹ&#x;gal. Ve 2 Haziran’da bĂślgesel eylemler... “EÄ&#x;itimde reformâ€? ad alt nda, sermaye dolaĹ&#x; m na yeni alanlar açma projesi tĂźm h z yla sĂźrĂźyor. Almanya’da Ăźniversite çal Ĺ&#x;anlar ayn paraya daha uzun çal Ĺ&#x;mak zorunda kal yorlar. Ăœniversiteler Ĺ&#x;irkete dĂśnĂźĹ&#x;Ăźyor. Harç için al nan kredi, Ăźniversite bittikten sonra faiziyle geri Ăśdenmek zorunda. İngiltere, İskandinav Ăźlkeleri ve Avustralya’da da Ăśnce kßçßk miktarlarla baĹ&#x;lad lar. İngiltere’de Ĺ&#x;u an harçlar 3 bin sterlin. May s s caÄ&#x; Haziran’a devrediyor. Bahar n nabz Avrupa’da hissediliyor. Fransa’da Nisan ay nda 400 lisenin iĹ&#x;galinden sonra, May s randevusu
gecikmedi. Atina’da rehin al nan milletvekilleri, Hamburg’ta çat Ĺ&#x;mal -yasakl yĂźrĂźyĂźĹ&#x;ler, Freiburg’ta 14 gĂźnlĂźk rektĂśrlĂźk iĹ&#x;gali, Stuttgart’ta Ăśnce kendi
Yaanacak
DĂźnya Bu “NON!â€?da bir hay r var! Beklenen oldu. İĹ&#x;çi ve emekçileri, beraberinde gÜçmenleri s k p suyunu ç karmaya, rakip emperyalist gßçlerle rekabette bir gßç merkezileĹ&#x;mesi saÄ&#x;lamaya yarayan AB Anayasas , Fransa emekçilerinin “NON!â€? yumruÄ&#x;una çarpt . Avrupa BirliÄ&#x;i’ni “halka yak nlaĹ&#x;t rmakâ€?, emekçilerin ipi boyunlar na kendilerinin geçirmelerini saÄ&#x;lamak için referanduma gidiyorlard . Fransa bĂźtĂźn dĂźnyaya bir “demokrasiâ€? dersi verecekti. İktidara ve emperyalist politikalara destek veren bir halk portresi yarat lacakt .
‘Demokrasicilik oyunu’ tutmad AB emperyalistlerinin ‘demokrasicilik oyunu’ tutmad . İĹ&#x;çi ve emekçiler, sermayenin ç karlar n deÄ&#x;il, kendi ç karlar n savunarak geleceklerine sahip ç kt lar. (Devam ßçßncĂź sayfada)
Ufuk geniĹ&#x;liÄ&#x;i Ă–Ä&#x;renci hareketinde, savunma refleksini aĹ&#x;an ve eylemin
kapsama alan n geniĹ&#x;leten bir yĂśnelimin ipuçlar gĂśze çarp yor. Freiburg’ta “Daha fazla demokrasi, ĂśÄ&#x;rencilerin Konsey’de daha gßçlĂź temsiliâ€? ve “Kad n ĂśÄ&#x;retim Ăźyelerine, erkeklerle eĹ&#x;it haklarâ€? talepleri daha geniĹ&#x; bir ĂśzgĂźrlĂźk Ăśzlemini dile getiriyor. Yine “Herkese eĹ&#x;it, paras z eÄ&#x;itimâ€? talebi, iĹ&#x;çi ve emekçilere kendileriyle dayan Ĺ&#x;ma çaÄ&#x;r s ve 1 May s’a ĂśÄ&#x;rencilerin kendi talepleriyle kat lmalar , iĹ&#x;çi s n f yla bir kĂśprĂź kurmak aç s ndan Ăśnemli. Ă–te yandan, Fransa’da UNL’nin, İtalyan Ă–Ä&#x;renci Sendikas ’yla eylemleri ortaklaĹ&#x;t rmaya çal Ĺ&#x;mas ĂśrneÄ&#x;inde olduÄ&#x;u gibi, hareketi Ăźlke çap na ve dahas enternasyonal bir dĂźzleme taĹ&#x; ma giriĹ&#x;imleri Ăśn aç c .
Çal Ĺ&#x;ma koĹ&#x;ullar ruh saÄ&#x;l Ä&#x; n bozuyor Alman Hizmetliler SaÄ&#x;l k Sigortas (DAK), 2005 y l n kapsayan bir rapor aç klad . Rapor, Almanya’daki çal Ĺ&#x;ma koĹ&#x;ullar n n insan saÄ&#x;l Ä&#x; Ăźzerindeki olumsuz sonuçlar n gĂśzler ĂśnĂźne seriyor. DAK, 1997 y l ndan bu yana ruh hastal Ä&#x; nedeniyle rapor alan çal Ĺ&#x;anlar n oran nda yĂźzde 70 art Ĺ&#x; olduÄ&#x;unu belirtiyor. Rapor, psikolojik rahats zl klar n en fazla rapor al nan hastal klar içerisinde 4. s raya yĂźkseldiÄ&#x;ini ve rapor al nan her 10
gĂźnden birinin de bu nedenle olduÄ&#x;unu ortaya ç kar yor. DolaĹ&#x; m bozukluklar , baĹ&#x; dĂśnmesi, halsizlik, vb. hastal klar dolay s yla al nan raporlar n, psikolojik nedenlerle al nan raporlardan daha az olmas da, çarp c . Çal Ĺ&#x;anlar n yaĹ&#x;ad klar psikolojik sorunlar n kaynaÄ&#x; nda ise, rekabet ve iĹ&#x;ten at lma korkusu bulunuyor. Bu korkuyla iĹ&#x;çiler rapor al p doktora gidemiyorlar. 5. sf. devam
GÜçmenlere karĹ&#x; G5 toplant s Al›nacak
Ünlemler kapsam›nda Fransa’n›n her bÜlge valili¤inde gÜçmenlere kar› Üzel polis gßcß kurulmas› gßndemde.
n lmazd r. Fransa D Ĺ&#x;iĹ&#x;leri Bakan Dominique de Villepin, toplant ç k Ĺ&#x; nda yapt Ä&#x; aç klamada, gÜçe karĹ&#x; Ăśzellikle tren hatlar , otobĂźsler ve gemilerde s k kontrollerin art r lacaÄ&#x; n sĂśyledi.
GÜçmenlere karĹ&#x; sald r lar n t rmand r lacaÄ&#x; Fransa’da
Al nacak Ăśnlemler kapsam nda, Fransa’n n her bĂślge valililiÄ&#x;inde gÜçmenlere karĹ&#x; Ăśzel polis gĂźcĂź kurulmas gĂźndemde. Ayr ca vize koĹ&#x;ullar aras na dijital parmak izi zorunluluÄ&#x;u getiriliyor. 2003 y l nda 11 bin, 2004 y l nda 16 bin gÜçmenin s n rd Ĺ&#x; edildiÄ&#x;i Fransa’da, İçiĹ&#x;leri Bakanl Ä&#x; 2005 y l içerisinde 20 bin gÜçmeni s n rd Ĺ&#x; etmeyi hedeflemiĹ&#x;. İĹ&#x;çi ve emekçilere dĂśnĂźk AB
İçiĹ&#x;leri, Adalet, Sosyal İĹ&#x;ler ve D Ĺ&#x;iĹ&#x;leri Bakanl klar , gÜç denetimlerini koordine etmek için merkezi bir kamu servisinin kurulacaÄ&#x; belirtiliyor.
Anayasas ’yla merkezileĹ&#x;tirilen sald r politikalar n n gÜçmenlere yans malar , G5 toplant s nda al nan kararlarda somutlaĹ&#x; yor.
GÜçmenlere karĹ&#x; Ăśzel polis gĂźcĂź Nisan ay ortalar nda, G5 olarak adland r lan Almanya, Fransa, İngiltere, İspanya ve İtalya D Ĺ&#x;iĹ&#x;leri Bakanlar , Paris’te “GÜçmenlere karĹ&#x; s n r gĂźvenliÄ&#x;iâ€? konulu olaÄ&#x;anĂźstĂź bir toplant gerçekleĹ&#x;tirdiler. Toplant da AB Ăźlkeleri kapsam nda, “S n rlara mĂźdahale için merkezi polis gĂźcĂźâ€? kurulmas karar al nd . Bu karar n al nmas “Kriz durumunda h zl bir Ĺ&#x;ekilde mĂźdahale edecek bir gĂźce ihtiyac m z varâ€? gerekçesiyle aç kland . Ortak gÜçmen politikalar doÄ&#x;rultusunda at lan bu ad mlar, AB’de s n rlar n olmad Ä&#x; edebiyat n da geçersizleĹ&#x;tiriyor. Sadece “s n r gĂźvenliÄ&#x;iâ€? boyutuyla deÄ&#x;il, AB Ăźlkeleri kapsam nda “iç gĂźvenliÄ&#x;inâ€? art r lmas na dĂśnĂźk kararlar da al nd . Ekonomik ve sosyal y k nt lar n artt Ä&#x; bir ortamda polisiye tedbirlerin bĂźyĂźtĂźlmesi kaç -
Yaanacak
DĂźnya 2
O
K
U
R
M
E
K
T
U
P
L
A
EditĂśrden
I
Bahar! Evet dostlar do¤an›n kendini yeniledi¤i,
Merhaba, Tatil sezonu baĹ&#x;lad . Ard ard na aç lan “reformâ€? paketleri ve yaĹ&#x;am koĹ&#x;ullar m z n gittikçe aÄ&#x; rlaĹ&#x;maya baĹ&#x;lamas , en doÄ&#x;al haklar m zdan bile al koyuyor bizi. Eldeki olanaklarla gĂśnĂźl rahatl Ä&#x; yla tatile gitmenin yerini, çekilen kredilerle yap lan tatiller ald . Tatil dĂśnĂźĹ&#x;Ăź borç Ăśdeyebilecek kadar moral ve enerji depolamak olacak art k tatillerin amac ! Okur kitlemizin bir k sm tatile ç k yor. Ç kamayanlar da tatil havas na girmiĹ&#x; bulunuyor Ĺ&#x;imdiden. Geçen sene olduÄ&#x;u gibi bu sene de iki ayl k “tatil aras â€? veriyor gazetemiz. Geçen sene de belirttiÄ&#x;imiz gibi, YaĹ&#x;anacak DĂźnya çal Ĺ&#x;anlar tatile girmiyor ama. Bu iki ay , teknik altyap m z gßçlendirerek sizlere daha iyi bir gazete sunmak için deÄ&#x;erlendireceÄ&#x;iz. Ayn zamanda, yeni say m zda yeni bir adresten “merhabaâ€? diyeceÄ&#x;iz sizlere. Merkez bĂźromuzda gerçekleĹ&#x;ecek adres deÄ&#x;iĹ&#x;ikliÄ&#x;ini yeni say m zda bulacaks n z. Sevgili okurlar m z, teknik bak ma ne kadar ihtiyac m z n olduÄ&#x;unun siz de fark ndas n z. Yeni sezona, bu tĂźr sorunlar arkam zda b rakm Ĺ&#x; olarak girmeyi hedefliyoruz. Bu kĂśĹ&#x;eden daha Ăśnce de duyurduÄ&#x;umuz gibi, gazetemizin her bir say s yoÄ&#x;un bir emekle olduÄ&#x;u kadar, mali sorunlarla da boÄ&#x;uĹ&#x;arak ç k yor. Yeni yay n y l na haz rl k sĂźrecimizde, abonelerimiz baĹ&#x;ta olmak Ăźzere tĂźm okurlar m z n gazetemizi maddi olarak da sahiplenmelerini ve desteklemelerini bekliyoruz. Teknik bak m olanaklar n n art r lmas ve YaĹ&#x;anacak DĂźnya’n n sĂźrekliliÄ&#x;inin saÄ&#x;lanarak yaĹ&#x;at lmas için de gerkli bu. Konto numaram z bir kez de kĂśĹ&#x;emizden dikkatlerinize sunuyoruz: Deutsche Bank. Konto Nr.: 343 34 55 BLZ 370 700 24 IBAN: DE 31 3707 0024 0343 3455 00
bßtßn canl›lar›n silkindi¤i bir dÜnem. Bu canl›lardan biri olarak ben de yeni hislerin, ismini bilmedi¤im duygular›n arifesindeyim..
Baz yenilgilerin nedeni, insanlar n iĹ&#x;i yar da b rakt klar nda, baĹ&#x;ar ya ne kadar yak n olduklar n bilmemelerindendir.
Rßyalar›n›z›n gerçeklemesini istiyorsan›z, Üncelikle uykudan uyanman›z gerek.
Merhaba İlk olarak bizi paylaĹ&#x; m ve hedefler doÄ&#x;rultusunda bir araya getiren YaĹ&#x;anacak DĂźnya’ya, bunun arkas nda insan n hak ettiÄ&#x;i gĂźzellikler uÄ&#x;runda emeÄ&#x;ini esirgemeyen bĂźtĂźn dostlara merhaba. Bahar! Evet dostlar doÄ&#x;an n kendini yenilediÄ&#x;i, bĂźtĂźn canl lar n silkindiÄ&#x;i bir dĂśnem. Bu canl lardan biri olarak ben de yeni hislerin, ismini bilmediÄ&#x;im duygular n arifesindeyim. Daha neler oluyor bitiyor diye sormadan, ne olduÄ&#x;unu anlayamadan girdim bu bahara. ArkadaĹ&#x;lar aras çok nutuk vermiĹ&#x;imdir. BildiÄ&#x;imi sand Ä&#x; m ama baharda tan Ĺ&#x;t Ä&#x; m o yeni,
sanc l , bir o kadar da çoĹ&#x;kulu duygular için!.. Ad n koymak gerekirse, aĹ&#x; k oluyor gibiyim! Ben bu gĂźzelikleri yaĹ&#x; yorum kendi cephem de. Ama ĂśbĂźr taraftan bak yorum çevreme en az ndan kendi yaĹ&#x; grubuma, daha genç olmalar na raÄ&#x;men hayat karĹ&#x; s nda, sanki çoktan silinmiĹ&#x; bu duygular. Sabah n erken saatlerinde girip bir internet kafeye, bilgisayar baĹ&#x; nda iĹ&#x; arar gibi ya da oyun oynar gibi, daha net bir terimle Chat’le kendine iliĹ&#x;ki aÄ&#x; ar yorlar. Burda ufak bir parantez açacaÄ&#x; m. DĂźĹ&#x;ĂźnĂźyorum, hangi tuĹ&#x; ya da hangi ekran senin
“Bitmedi daha sĂźrĂźyor o kavga ve sĂźrecek! YeryĂźzĂź aĹ&#x;k n yĂźzĂź oluncaya dek!â€?
KÜln’den YD okuru
yapmam›za ra¤men en dßßk ßcreti al›yoruz. Ço¤u zamaan ald›¤›m›z ßcret yetmedi¤inden, Sosyal Daire’ye gitmek zorunda kal›yoruz. Yaam geriye bakarak anla›l›r, ileriye bakarak yaan›r.
Yanl› trene bindiyseniz, koridorda ters tarafa yßrßmenin faydas› yoktur.
En çok yaam› olan, uzun y›llar yaayan de¤il, yaam›n anlam›n› en fazla anlayand›r.
MHP’nin f rsatç l Ä&#x;
ri ç kmazken, son 1 May s’ta devrimci afiĹ&#x;lerin Ăźzerine yap Ĺ&#x;t rma giriĹ&#x;imlerinden sonra, s ra geceye gelmiĹ&#x;ti. Bu arada, Neo-Nazi Ĺ&#x;efleri ile TĂźrk faĹ&#x;ist elebaĹ&#x;larin ortak davranmak için gĂśruĹ&#x;meler yapt Ä&#x; n , ama bu “ruhsal ve ideolojik birliÄ&#x;inâ€? henĂźz kitlelere indirilemediÄ&#x;ini sĂślediklerini ĂśÄ&#x;rendik. Yak n bir gelecekte bu iki faĹ&#x;ist gĂźruhun, TĂźrk, KĂźrt ve Alman ilerici gßçlerine karĹ&#x; birleĹ&#x;mesi bir tehdit ola-
bu çark. Bu dĂźĹ&#x;Ăźncelerimi duygular m sizlerle gazete arac l Ä&#x;la paylaĹ&#x; rken, dĂźĹ&#x;lediÄ&#x;imiz noktada yan yana olman n umudu ve aĹ&#x;k yla tekrar merhaba!..
Çal›t›¤›m›z yerdeki kadrolu içilerle ayn› ii
EylĂźl ay nda, 18. say m zla buluĹ&#x;mak Ăźzere...
ni gĂźn 300 kiĹ&#x;ilik bir salonda gece yapt . 10 y ldan beri cesaret ettikleri ilk geceydi bu. Uzun zamand r sesleri solukla-
mutlu olduÄ&#x;unu hissetiÄ&#x;ini, insanca heyecan n ya da gĂśzlerinin Ĺ&#x; Ä&#x; n taĹ&#x; yabilir ona? Burada yine karĹ&#x; m za ç k yor bizim o en temiz, saf duygular m za bile bizi yabanc laĹ&#x;t ran ve art k insanlar birer makine parças haline dĂśnĂźĹ&#x;tĂźren
TaĹ&#x;eron firmalar kapat lmal d r
*** Yine yoÄ&#x;un bir gĂźndemle birlikteyiz. Geçen say m zda ele ald Ä&#x; m z Avrupa BirliÄ&#x;i Anayasas konusu, Fransa’daki referandumla birlikte bu ay da tĂźm Avrupa gĂźndemini kaplad . 3. sayfam zda, AB Anayasas dosyam z n 2. bĂślĂźmĂźnĂź bulacaks n z. Emek sayfam z, “dip ak nt lar â€?n n fotoÄ&#x;raf oldu. Yay lmakta olan grev ve gĂśsteriler, “Alternatif sendika aray Ĺ&#x;lar â€? baĹ&#x;l Ä&#x; alt nda verdiÄ&#x;imiz rĂśportaj m z, dikkatlerimizi yĂśneltmemiz gereken umut k v lc mlar . “Dip ak nt lar â€?na iĹ&#x;aret eden diÄ&#x;er sayfam z da gençlik sayfas . Ă–Ä&#x;rencilerin hareketliliÄ&#x;i ve yĂśnelimleri, çubuÄ&#x;u onlara bĂźkmemizi gerektirdi. TĂźrkiye’de yap lan Demokratik Ăœniversite Kurultay ’na Fransa ve Almanya’dan kat lan ĂśÄ&#x;rencilerle yapt Ä&#x; m z rĂśportajlar ilgiyle okuyacaÄ&#x; n z dĂźĹ&#x;ĂźnĂźyoruz. Bir yenilik yap yoruz bu say m zla. Almanya’daki çifte vatandaĹ&#x;l k sorunu için bir itiraz dilekçesi ĂśrneÄ&#x;ini Almanca olarak haz rlad Av. GĂźlĹ&#x;en Çelebi. Bunu, Almanya’da daÄ&#x; t lacak gazetelerimizde ek olarak sunuyoruz. Avrupa’n n deÄ&#x;iĹ&#x;ik Ăźlkelerine daÄ&#x; t l yor gazetemiz. DoÄ&#x;rudan bir Ăźlkeyi ilgilendiren durumlarda, bu tĂźrden çal Ĺ&#x;malar m z devam edecek. YĂźreklerimizi yakan bir s cakl Ä&#x; var Haziran’ n. İki bĂźyĂźk ustan n; Naz m Hikmet ve Ahmed Arif’in ĂślĂźm y l dĂśnĂźmleri Haziran. Temmuz’da bir kor daha dĂźĹ&#x;tĂź yĂźreÄ&#x;imize. 24 Temmuz 2002’de sonsuzluÄ&#x;a uÄ&#x;urlad k sevgili Adnan YĂźcel’i. Sizler onu daha çok “YeryĂźzĂź aĹ&#x;k n yĂźzĂź oluncaya dekâ€? ve “AteĹ&#x;in ve gĂźneĹ&#x;in çocuklar â€? adl Ĺ&#x;iirleriyle tan d n z. Birçok okurumuz Avrupa’da yap lan gecelerde onu yak ndan ya da uzaktan tan ma Ĺ&#x;ans na eriĹ&#x;ti. YaĹ&#x;anacak bir dĂźnya yaratma mĂźcadelesinde sanat yla olduÄ&#x;u kadar kocaman yĂźreÄ&#x;iyle de yerini alan, kimliÄ&#x;ini her koĹ&#x;ulda sak nmas zca ortaya koyup savunan aÄ&#x;abeyimizi, hocam z , can dostumuzu, yoldaĹ&#x; m z an lar n n tĂźm tazeliÄ&#x;iyle yaĹ&#x; yoruz bu gĂźnlerde. Onu bu kadar erken ve zamans z kaybetmiĹ&#x; olman n burukluÄ&#x;u, ac s hala yĂźreÄ&#x;imizde. Ama yĂźreÄ&#x;imiz ve bilincimiz, onun o kocaman gĂźlĂźmseyiĹ&#x;i ve direngen Ĺ&#x;iirleriyle dolu... Gazetemizin yay n na iki ayl k bir ara verirken, son sĂśzĂź sevgili Adnan YĂźcel’e b rakal m istiyoruz:
Nazizm’den kurtuluĹ&#x;unun y ldĂśnĂźmĂźnde Stuttgart’ta “Dayan Ĺ&#x;ma, Adalet ve Bar Ĺ&#x; için BirleĹ&#x;elimâ€? çaÄ&#x;r s yla yap lan bir gĂśsteri ve geceye gittim. 7 May s’ta Nazi Kurbanlar An t ĂśnĂźnde miting ve ard ndan yĂźrĂźyĂźĹ&#x; yap ld . KonuĹ&#x;malarda, Alman faĹ&#x;izminin ard ndaki tekellerden ve yap lmas gerekenlerden sĂśz edildi. An t n olduÄ&#x;u meydan, Nazizm dĂśneminde binlerce insan n iĹ&#x;kence gĂśrdĂźÄ&#x;Ăź bir cezaeviydi. En ufak bir parças bile kalmayacak biçimde y k l p, yerine unutmay yasaklayan bu an t dikilmiĹ&#x;ti. Wehrmacht’in (Nazi askeri istihbarat ĂśrgĂźtĂź) sorgu merkezi ise, meydan n kenar nda yine bir devlet binas olarak gĂźnĂźmĂźze kadar gelmiĹ&#x;ti. Akla getirdiÄ&#x;i Ĺ&#x;ey ise, Nazizm yerle bir edildikten sonra, yeni devlet mekanizmas nda “iĹ&#x;baĹ&#x; â€? yapan Nazi kadrolard . YaklaĹ&#x; k 250 kiĹ&#x;inin kat ld Ä&#x; gĂśsteride, antifaĹ&#x;ist gençlerin say s azd . Avusturya-Mauthausen, Berlin, Dortmund’daki daha bĂźyĂźk gĂśsterilerdeydi, Stutgart’ n Antifa’lar . Bunu f rsat bilen MHP iyi bir zamanlama ve planlama ile ay-
R
Merhaba, bahara aĹ&#x;kla “merhabaâ€? diyenlere!
Almanya’da son y llarda yayg nlaĹ&#x;an kiral k firmalar (Zeitarbeit), burjuvazinin iĹ&#x;çi emekçileri bir çok haktan yoksun, gĂźvencesiz ve çok dĂźĹ&#x;Ăźk Ăźcretle çal Ĺ&#x;t rmas n saÄ&#x;l yor. YaĹ&#x;anan iĹ&#x;sizlik nedeniyle buralara baĹ&#x;vuranlarda mĂźthiĹ&#x; bir art Ĺ&#x; var. İĹ&#x;çi bulma kurumlar n n yĂśnlendirmeleri hatta kendi bĂźnyesinde var olan kiral k firmalar n ve iĹ&#x;çi arayan bĂźyĂźk firmalar n bu kiral k asalaklardan iĹ&#x;çi istemesi, buralara baĹ&#x;vurular art r yor. YaĹ&#x;anan iĹ&#x;sizlik nedeniyle buralarda iĹ&#x; bulmak bile zor hale geldi. GÜçmenler, yeni “antiyabanc â€? yasas yla birlikte yabanc lar dairesinde yaĹ&#x;ad Ä&#x; oturum ve iĹ&#x; mĂźsadesi alamama gibi sorunlardan dolay çok dĂźĹ&#x;Ăźk Ăźcretlerle çal Ĺ&#x;mak zorunda b rak l yor.
“Modern kĂśle sahipleriâ€? diye adland rabileceÄ&#x;imiz bu asalak kan emiciler; ucuz iĹ&#x; gĂźcĂź olarak esnek çal Ĺ&#x;t rma, iĹ&#x; gĂźvencesinden, var olan sosyal haklardan yararland rmama ve en Ăśnemlisi de iĹ&#x;çi s n f n n ĂśrgĂźtlenmesini engelleyip var olan da daÄ&#x; tma gĂśrevine sahip. Buralara baĹ&#x;vurduÄ&#x;umuzda ilk Ăśnce formlardaki “mesleki becerileriniz ve nerelerde çal Ĺ&#x;m Ĺ&#x; olduÄ&#x;unuzâ€? gibi sorular ile karĹ&#x; laĹ&#x; rs n z. İĹ&#x;e al nma durumunda genellikle 1 ya da 6 ayl k iĹ&#x; sĂśzleĹ&#x;meleri vard r. Bu sĂźrelerin ilk 3 ayda 6 ayl k bĂślĂźmĂź deneme sĂźresidir. Yani sizi bu sĂźrelerle sat n al yorlar. DiÄ&#x;er bir deyimle de “gĂśnĂźllĂźâ€? (zorunlu) kendinizi sat yorsunuz; onlar da sizi deÄ&#x;iĹ&#x;ik firmalara “eti senin kemiÄ&#x;i benimâ€? misali sat yor. SĂźrekli ayn yerde kalma durumu olduÄ&#x;u gibi
Ăźcret yetmediÄ&#x;i için Sosyal Daire’ye gitmek zorunda kal yoruz. Kiral k firmalar n çoÄ&#x;u Hristiyan sendikalar na Ăźyeler. BrĂźt saat Ăźcretleri buralarda yap lan anlaĹ&#x;malarla belirleniyor. Almanya’da asgari Ăźcret belirlemesi olmad Ä&#x; için 1 euro’ya bile çal Ĺ&#x;t r yorlar. Burada as l amaçlanan ilk Ăśnce basit iĹ&#x;lerde çal Ĺ&#x;t rmak ve daha sonrada bĂźyĂźk, can damar oluĹ&#x;turan fabrikalarda çal Ĺ&#x;t rmak. Ve bĂśylelikle Ăźcretleri aĹ&#x;aÄ&#x; ya çekmektir. Ă–yle sĂśylendiÄ&#x;i gibi çal Ĺ&#x;m yanlar bu gibi yĂśntemlerle çal Ĺ&#x;maya zorlamak deÄ&#x;ildir. İĹ&#x;sizliÄ&#x;in as l nedeni kapitalizmin azami kar, azami egemenlik anlay Ĺ&#x; ve art deÄ&#x;er sĂśmĂźrĂźsĂźdĂźr. Bu yĂźzden kapitalizmin ĂźrĂźnĂź kiral k firmalar n kapat lmas için mĂźcadele etmeliyiz. Yeni Hartz’lar, 2010 Agenda’lar ve Avrupa Anayasalar her gĂźn kap y k r yor. TĂźm bunlar s n f n durgunluÄ&#x;u ve ĂśrgĂźtsĂźzlĂźÄ&#x;Ăźnden dolay daha rahat hayata geçebiliyor. Taleplerimiz ve çal Ĺ&#x;malar m z aras nda bu firmalar n kapat lmas da yer almal d r. SavaĹ&#x;/ Stuttgart
Deutsche Post: Hayatta ne varsa Ucuz iĹ&#x;çilik, çok iĹ&#x; futbolda da o vard r
rak gĂśrĂźnĂźyor. En son Dortmund’da, yaklaĹ&#x; k bir ay Ăśnce biri punk, diÄ&#x;eri ise politik punk olan iki Alman
gencinin ĂśldĂźrĂźlmesi, NeoNazilerin art k ĂśldĂźrme aĹ&#x;amas na geldiÄ&#x;ini gĂśsteriyor. Ayn gĂźn Feuersee-Johanneskirche’de enternasyonal bir gece yap ld . Geceye TĂźrk ve KĂźrtlerin pek ilgi gĂśstermediÄ&#x;i gĂśrĂźldĂź. KonuĹ&#x;mac lar, “BaĹ&#x;ka bir dĂźnya mĂźmkĂźnâ€? vurgusu yap p, “Bar Ĺ&#x; ve adalet için mĂźcadeleyeâ€? çaÄ&#x; rd lar. Ne kadar da anlaml bir vurgu ve çaÄ&#x;r deÄ&#x;il mi? Mine/ Stuttgart
birçok yere de deÄ&#x;iĹ&#x;ik sĂźrelerde gĂśnderilebilirsiniz. Modern kĂśle sahipleri bunlar. Hiçbir iĹ&#x; yapmadan emeÄ&#x;imize ortak oluyor. Kapitalizmdeki karĹ&#x; l Ä&#x; m z, Ăźcretli kĂślelik. GeçmiĹ&#x;teki kĂślelerden fark m z onlar n sadece kar n tokluÄ&#x;una zorla çal Ĺ&#x;t r lmalar . Bizim “iĹ&#x;i redetme hakk na sahip olmam zâ€? onlar n hiç mi hiç sahip olmamalar . Son çal Ĺ&#x;m Ĺ&#x; olduÄ&#x;um kiral k firmalara birçok kiral k firmadan iĹ&#x;çi geliyordu. Bu çal Ĺ&#x;t Ä&#x; m yerlerde dikkati çeken, normal iĹ&#x;sizlerin d Ĺ&#x; nda okulunu bitirmiĹ&#x; ve mesleki eÄ&#x;itim yeri bulamam Ĺ&#x; gençlerin say s ndaki fazlal k. Meslek bulmalar kendi çabalar na b rak lm Ĺ&#x;. Zaten devletin Almanya’da var olan meslek sorununu çÜzme gibi bir derdi yok. Son 1,5 y ld r 4 iĹ&#x;yeri deÄ&#x;iĹ&#x;tirmek zorunda kald m. Uzun sĂźreli çal Ĺ&#x;ma olanaklar n n kalmad Ä&#x; bir dĂśnemden geçiyoruz. Yoksulluk s n r n n alt ndaki 5, 6, 7 euro gibi brĂźt saat Ăźcretleriyle çal Ĺ&#x; l yor. Çal Ĺ&#x;t Ä&#x; m z yerlerdeki kadrolu iĹ&#x;çilerle ayn iĹ&#x;i yapmam za raÄ&#x;men, en dĂźĹ&#x;Ăźk Ăźcreti al yoruz. ÇoÄ&#x;u zaman ald Ä&#x; m z
Ben Deutsche Post’ta (DP) çal Ĺ&#x; yorum. DP iken, iĹ&#x;imiz iyiydi. 8 saat çal Ĺ&#x; yorduk, ayl Ä&#x; m z iyiydi. 2002’de DHL, DP’den pay ald . DHL Ăśzel Ĺ&#x;irket olduÄ&#x;u için, baĹ&#x;ka firmalarla yar Ĺ&#x;a girdiler. Ucuz iĹ&#x;çilik, çok iĹ&#x;. Biz DP iĹ&#x;çileri, DHL’ye çok pahal geldik. Bizi s k Ĺ&#x;t r p ç kartmaya çal Ĺ&#x; yorlar. Bizi ç kar p ucuz iĹ&#x;çi almak istiyorlar. Biz de boyun bĂźkmek zorunda kal yoruz. Sendika da korumuyor bizi art k. Asl nda biz izin istemiyoruz. Mesai paras n istedik, vermediler. 2007’de DP elini çekecekmiĹ&#x; bizden. Biz kadroluyuz. (DP’ye 6 taĹ&#x;eron firman n girmesi bekleniyor-YD) Postane Ĺ&#x;u anda hiç iĹ&#x;çi alm yor. 3 ay çal Ĺ&#x;t r p ç kar yor. (Posta kutular kald r l yor. BĂśylece herkes postaneye gelmek zorunda kalacak ve bu kutulardan mektup toplayan iĹ&#x;çiler ç kar lacakYD) 6 senedir DP’deyim. Beni
10 kere girdirip ç kard lar. ĂœĂ§buçuk senedir kadroluyum. 2002’de kadroya geçtim. Postanede Ĺ&#x;imdi 800 euro alanlar var. Ayl Ä&#x; m z sabit ama yapt Ä&#x; m z ekstralar var. Benim saatim 11 euroya geliyor. Baz kiĹ&#x;iler var. Ç k Ĺ&#x; tehlikeleri yok. Yalakal k yap yorlar. Bazan izinlerimiz vb. için oylama yap l yor. Bunlar hep patrondan yana. Bazen sendika olmaz dese bile, Ĺ&#x;efler dinlemiyor. Sendika eski diĹ&#x; geçirme gĂźcĂźnĂź yitirdi. Her postanede kendi içinde bĂślge bĂślge ya da merkezi oylamalar oluyor. Çal Ĺ&#x;ma sistemi deÄ&#x;iĹ&#x;iyor. ÇßnkĂź ĂśrneÄ&#x;in KĂśln’de evler iki katl , Frankfurt’ta ise binalar yĂźksek. Ă–nceden 2-3 haftada bir cumartesi izni geliyordu. Ĺžimdi 6 haftada bir denk geliyor. Pazar gĂźnĂź hep tatil, bir gĂźn de hafta içinden ama kayd rmal . DP’den Hasan
Uzun bir zaman, “Futbolda teĹ&#x;vik primi var m d r, yok mudur? Ĺžike var m d r, yok mudur?â€? tart Ĺ&#x;malar sĂźrdĂź. Fenerbahçe eski baĹ&#x;kanlar ndan Ali Ĺžen, gazetecilerin kendisine sorduÄ&#x;u soruya piĹ&#x;kin piĹ&#x;kin Ĺ&#x;u cevab veridi: â€œĹžike yoktur, varsa ispat edilmesi laz m ama hayatta ne varsa futbolda da o vard r.â€? Derken k sa bir sĂźre sonra, Kayserispor ve A. Sebatspor maç Ăśncesi A. Sebatspor kalecisi Hakan ald sĂśzĂź. Kendisini maçtan birkaç gĂźn Ăśnce birisinin arad Ä&#x; n , kendisine para teklif edildiÄ&#x;ini aç klad . Ve Ĺ&#x;ike teklif edildiÄ&#x;ini sĂśyledi!..
Ayn gĂźnleri takiben Galatasaray’ n eski futbolcusu Tanju Çolak Ĺ&#x;unlar sĂśylĂźyor. “Futbolda teĹ&#x;vik primi ve Ĺ&#x;ike her zaman vard .â€? Ali Ĺžen’in “hayatta ne varsa...â€? sĂśzĂźne dĂśnelim. Biz biliyoruz ki hayatta açl k, yoksulluk, iĹ&#x;sizlik, yozlaĹ&#x;ma, çßrĂźme vard r... İnsanca yaĹ&#x;ama istek duyan kitleler, onurunu paraya satmayan insanlar vard r. Son sĂśz A. Sebatspor kalecisi Hakan’ n: “Bana para teklif ettiler, çok borcum olduÄ&#x;unu sĂśylediler. DoÄ&#x;ru çok borcum vard ... Benden kalbimi istediler, vermedim.â€? M. Altun/ Plattling
Yaanacak
DĂźnya
AYLIK GAZETE
Der Verein interkulturelle Wissenaustausch (Inter-Wissen e.V.) derne¤inin deste¤i ile ç›kmaktad›r. Merkez Bßro: Lasallestr.54¡ 51065 KÜln Telefon: +49-(0)221-57 92 234 - 35 ¡ Telefaks: +49-(0)221-57 92 236 ‚nternet adresimiz: www.yasanacakdunya.net e-Mail: info@yasanacakdunya.net Paris irtibat: Tel.: +33 (0) 618 07 86 18 ¡ e-mail: pydunya@hotmail.com Berlin irtibat: ydberlin@yahoo.com ¡ ‚sviçre irtibat: ydisviçre@yahoo.com Deutsche Bank ¡ Konto Nr.: 343 34 55 ¡ BLZ 370 700 24 ¡ IBAN: DE31 3707 0024 0343 3455 00
Yaanacak
G Raffarin istifa etti Fransa’da yaĹ&#x;anan referandum krizinin ardÄąndan istifa eden BaĹ&#x;bakan Jean Pierre Raffarin’in yerine İçiĹ&#x;leri BakanÄą Dominique de Villepin atandÄą. CumhurbaĹ&#x;kanÄą Jacques Chirac’a yakÄąnlÄąÄ&#x;Äąyla bilinen Villepin, 2002 yÄąlÄą MayÄąs ayÄą ile 2004 yÄąlÄą Mart ayÄą arasÄąnda DÄąĹ&#x;iĹ&#x;leri BakanlÄąÄ&#x;Äą gĂśrevinde bulunmuĹ&#x;tu. Villepin bu dĂśnemde Irak savaĹ&#x;Äąna muhalefette Amerikan yĂśnetimine karĹ&#x;Äą çĹkÄąĹ&#x;larÄąyla tanÄąnmÄąĹ&#x;tÄą. Chirac, İçiĹ&#x;leri BakanÄą olarak da iktidardaki HalkçĹ Hareket BirliÄ&#x;i Genel BaĹ&#x;kanÄą Nicolos Sarkozy’i atadÄą.
Paris’te gÜçmenler iki binay iĹ&#x;gal etti Fransa’n n baĹ&#x;kenti Paris’te 300 gÜçmen, iki binay iĹ&#x;gal ederek oturum sorunlar n n giderilmesi için yeniden dĂźzenleme istedi. İĹ&#x;gal eylemine destek veren sivil toplum ĂśrgĂźtleri, gÜçmenlere karĹ&#x; kat Ăśnlemlerin al nmas n sert bir Ĺ&#x;ekilde k nayarak, çok say da raporda Fransa’n n gÜçmen iĹ&#x;çiye ihtiyac n n olduÄ&#x;unu hat rlatt . Fransa İçiĹ&#x;leri Bakan Dominique de Villepin ise, 10 May s’ta gÜçmenler karĹ&#x; s ndaki sert politikalar n sĂźrdĂźreceklerini belirterek, Fransa’da oturumsuz yaĹ&#x;ayan yaklaĹ&#x; k 400 bin gÜçmen için af ç karman n sĂśz konusu olmayacaÄ&#x; n sĂśylemiĹ&#x;ti. Villepin, yasad Ĺ&#x; cal Ĺ&#x;ma, evlilik ve s n r gĂźvenliÄ&#x;i konular nda da sert Ăśnlemler al nacaÄ&#x; mesaj n vermiĹ&#x;ti.
Belçika’da rkç l k yĂźkseliĹ&#x;te Belçika’da rkç l k t rman Ĺ&#x;ta. Uluslararas Af Ă–rgĂźtĂź yay mlad Ä&#x; 2005 raporunda, Ăśzellikle Anvers ve BrĂźksel’de, Yahudiler’e karĹ&#x; sald r larda art Ĺ&#x; gĂśzlendiÄ&#x;ini belirtti. İsrail-Filistin çat Ĺ&#x;mas ndan beslenen Yahudi karĹ&#x; t rkç l k, MĂźslĂźman ve Arap karĹ&#x; t rkç l Ä&#x;a dĂśnĂźĹ&#x;Ăźyor. Hakaret, taciz veya Ĺ&#x;iddet içeren bu rkç sald r lar, genelde nĂźfusu bĂźyĂźk oranda gÜçmen yabanc içeren bĂźyĂźk Ĺ&#x;ehirlerde yaĹ&#x;an yor. Raporda ayr ca, polisin de Ĺ&#x;iddete ve rkç muameleye baĹ&#x;vurduÄ&#x;una dikkat çekildi. Af Ă–rgĂźtĂź, deÄ&#x;erlendirmesinde, “Genelde bu tĂźr eylemlerin failleri cezas z kal yorâ€? dedi. İltica baĹ&#x;vurusu reddedilen mĂźltecilerinin baz lar na s n rd Ĺ&#x; operasyonu s ras nda da kĂśtĂź muamele yap ld Ä&#x; ve aĹ&#x; r gßç kullan ld Ä&#x; kaydedildi.
N
D
E
Ă–zgĂźrlĂźk ve demokrasi k›l›f› giydirilen AB Anayasas›’n›n daha balang›AB Anayasas ’n n amac ve bizleri nelerin beklediÄ&#x;ine dair bir Ăśnceki say m zda bir giriĹ&#x; yapm Ĺ&#x;t k. Ve kald Ä&#x; m z yerden Anayasa’n n II. ve III bĂślĂźmleriyle devam edelim. Aylard r bize “demokrasi ve ĂśzgĂźrlĂźklerin simgesiâ€? olarak lanse edilen Anayasa’n n “demokrasisiâ€? ikinci bĂślĂźmĂźn konusu. AB’nin temel deÄ&#x;erleri olarak ifade edilen demokrasi, ĂśzgĂźrlĂźk, insan haklar , sosyal haklar, vb.den oluĹ&#x;an bĂślĂźm; yine AB emperyalizminin bĂźyĂźk devlerinin, dĂźnyan n dĂśrt bir yan nda yĂźrĂźttĂźkleri pazar ve hegemonya savaĹ&#x;lar nda gerçekleĹ&#x;tirdikleri katliam ve iĹ&#x;kencelerin; kendi elleriyle besleyip bĂźyĂźttĂźkleri faĹ&#x;ist diktatĂśrlĂźklerin; tĂźm kaynaklar n sĂśmĂźrerek açl Ä&#x;a terk ettikleri halk kitlelerinin; kendi Ăźlkelerindeki sosyal y k m (Agenda 2010, Hartz yasalar ) ve 11 Ey-
c›nda, “Birlik’in amaçlar›â€? k›sm›nda sĂśylenenler, emperyalizmin her tĂźrlĂź ç›kar›n›n korunaca¤›n› ve ĂśzgĂźrlߤßnĂźn sa¤lanaca¤›n› a盤a vuruyor.
daki diÄ&#x;er Ăźye Ăźlkelerin , kendi pazarlar Ăźzerindeki denetimlerini tamamen ortadan kald r p; para, kredi, faiz, vergi, yat r m, harcama gibi tĂźm ekonomik
lĂźl sendromu eĹ&#x;liÄ&#x;inde gĂźndeme getirdikleri terĂśr yasa ve tasar lar n n perdelenmesi Ăźzerine inĹ&#x;a edilmiĹ&#x;tir.
Perdenin gerisindekiler AB’nin baĹ&#x; n çeken Ăźye Ăźlkelerin, diÄ&#x;er AB Ăźlkeleri Ăźzerinde farkl bir role girecekleri Anayasa’n n içeriÄ&#x;inde de çok aç k olarak gĂśrĂźlĂźyor. MAI, MIGA, Tahkim, vb. uluslararas anlaĹ&#x;malar n bir Ăźst biçim ve toplam olan AB Anayasas ile bu garanti alt na al nmakta ve baĹ&#x;ta Avrupa Adalet Divan yarg s olmak Ăźzere çeĹ&#x;itli yapt r mlara baÄ&#x;lanmaktad r. Birlik içerisinde bulunan Bulgaristan, Romanya, Polonya, Yunanistan, vb. ulus-devletlerin sermayenin serbest dolaĹ&#x; m n n ve pazar hakimiyetinin ĂśnĂźnde engel olmaktan tamamen ç kar lmas ĂśngĂśrĂźlĂźyor. (“Madde III-130/2: İç pazar, mallar n, kiĹ&#x;ilerin, hizmetlerin ve sermayenin serbest dolaĹ&#x; m n n Anayasa’ya gĂśre saÄ&#x;land Ä&#x; , iç s n rlar olmayan bir alan kapsarâ€?) “TerĂśrizm ve gĂźvenlikâ€? gerekçeleri ad alt nda silahland r lmalar ve merkezi yap lar n Anayasa’n n belirlediÄ&#x;i ve izin verdiÄ&#x;i biçimde ve alanlarda gßçlendirmeleri Ĺ&#x;art koĹ&#x;ulmaktad r. BaĹ&#x;ka bir anlat mla AB merkezinde duran Fransa, İngiltere, Almanya, İspanya d Ĺ&#x; n-
alanlarda politika belirleyen gßç olmaktan ç kar lmak istenmektedir. Ayn zamanda bu devletlerin sĂśmĂźrĂźlen s n flara, ezilen halklara karĹ&#x; ekonomik-siyasal sistemin ve burjuva s n f egemenliÄ&#x;inin korunmas na yĂśnelik olarak geliĹ&#x;tirilip silahland r lmalar hedeflenmektedir. BĂźyĂźk emperyalist devler karĹ&#x; s nda bu Ăźlkelerin zay f olan direniĹ&#x;leri, gßç ve baÄ&#x; ml l k iliĹ&#x;kileri kullan larak k r lmaktad r. AB içerisinde yer alan İngiltere, Fransa, İspanya, Almanya gibi Ăźlkeler, bunu birbirlerine karĹ&#x; s n rlama arac olarak daha rahat kullanabilmektedirler.
tan mlanan Ĺ&#x;ey ise emperyalizmin her tĂźrlĂź ç kar n n korunmas ve ĂśzgĂźrlĂźÄ&#x;ĂźnĂźn saÄ&#x;lanmas d r. Ă–yle ki, temel ĂśzgĂźrlĂźkler (Madde I-4) bile onun “kendi deÄ&#x;erleriâ€?ne gĂśre tan mlanm Ĺ&#x;t r: “KiĹ&#x;ilerin, mallar n, hizmetlerin ve sermayenin serbest dolaĹ&#x; m ile yerleĹ&#x;me ve iĹ&#x; kurma ĂśzgĂźrlĂźÄ&#x;Ăźâ€?. AB bĂźnyesindeki emperyalist Ăźlke tekellerinin, 25 AB Ăźlkesi ve girmesi muhtemel olan diÄ&#x;er Ăźlkelerde serbestçe dolaĹ&#x;mas , o Ăźlkelerde bulunan iĹ&#x;çi s n f n sĂśmĂźrme ĂśzgĂźrlĂźÄ&#x;ĂźdĂźr. İĹ&#x; kurma ĂśzgĂźrlĂźÄ&#x;Ăź sermayenin serbest dolaĹ&#x; m için Ăśnemlidir. Bu â€œĂśzgĂźrlĂźkâ€?, “sĂźrdĂźrĂźlmeleri iĹ&#x; kurma ĂśzgĂźrlĂźÄ&#x;Ăź karĹ&#x; s nda bir engel oluĹ&#x;turacak olan ulusal yasalardan ve Ăźye devletler aras nda Ăśnceden yap lm Ĺ&#x; anlaĹ&#x;malardan kaynaklanan idari prosedĂźrleri kald rarak (Madde III-138/2/c)â€? ve “iĹ&#x; kurma koĹ&#x;ullar n n Ăźye devletler taraf ndan verilen yard mlarla çarp t lmad Ä&#x; konusunda ikna olarak (II-h)â€? uygulanacakt r. Daha aç k ifadeyle, yerel sermayeyi rekabet yar Ĺ&#x; nda ayakta
diÄ&#x;i iĹ&#x;gĂźcĂź pazar n gerektirir. Anayasa bunu da dengelemeyi ihmal etmemiĹ&#x;. Bir taraftan â€œĂ§al Ĺ&#x;anlar n ĂśzgĂźr dolaĹ&#x; m â€?ndan dem vurulurken diÄ&#x;er taraftan bu “dolaĹ&#x; m nâ€? kapitalizme getireceÄ&#x;i yeni handikaplar dengeleniyor. Yani bu â€œĂśzgĂźr dolaĹ&#x; mâ€? bizi “en yĂźksek Ăźcretin verildiÄ&#x;iâ€? bĂślgeye gĂśtĂźremeyecek bir â€œĂśzgĂźrlĂźkâ€?. Devletlerin iĹ&#x;gĂźcĂź pazarlar aras ndaki sosyal ve ekonomik farklar korunarak â€œĂ§al Ĺ&#x;anlar n serbest dolaĹ&#x; m ĂśzgĂźrlĂźÄ&#x;Ăźâ€? saÄ&#x;land Ä&#x; takdirde en yĂźksek Ăźcretin verildiÄ&#x;i pazara ak n edecek, dengeler altĂźst olacakt r. Bu durumda Ăśnce EkonomikSosyal Komite devreye girecek. Sosyal gĂźvenlik, çal Ĺ&#x;ma koĹ&#x;ullar vs. ad alt nda s ralanan (Madde:III-210) sosyal politika alanlar , “sĂśz konusu sistemin mali dengesini Ăśnemli Ăślçßde etkilemeyecekâ€? Ĺ&#x;ekilde dĂźzenlenecek ve â€œĂźcret, ĂśrgĂźtlenme hakk , grev hakk ve lokavt hakk â€?na uygulanmayacakt r. İĹ&#x;çi s n f ve ezilenlerin siyasal ve ekonomik sistemi tehdit potansiyelini ensesinde hisseden bir Ăźye devlet, bu s n rlar aĹ&#x; p fazla “sosyalleĹ&#x;tiÄ&#x;indeâ€? Adalet Divan ’n n yumruÄ&#x;unu tepesinde bulacakt r.
“Hay râ€? yan t yol gĂśsteriyor Anayasa, Fransa’da “ekonomi çÜkerâ€?, “‘Hay r’ dersek Avrupa daÄ&#x; l r, savaĹ&#x;lar yeniden baĹ&#x;larâ€?, “istikrar kaybolur, Avrupa BirliÄ&#x;i dengesi bozulurâ€?, â€œĂźlkemizin otoritesi biterâ€? gibi korku ve tehditler eĹ&#x;liÄ&#x;inde halkoyuna sunuldu. Ald klar yan t “HAYIR!â€? oldu. Bu sĂśmĂźrĂź ve egemenlik ant-
tutmaya yĂśnelik desteÄ&#x;in kald r lmas , kßçßk Ăźreticilere yĂśnelik sĂźbvansiyon, dĂźĹ&#x;Ăźk faizli kredi vs. yard mlar n kald r lmas , emperyalist sermayenin rekabet gĂźcĂź karĹ&#x; s nda desteksiz b rak larak mĂźlksĂźzleĹ&#x;tirilmeleridir istenen.
Rekabet ve sosyal politika Azami sĂśmĂźrĂź, emeÄ&#x;in en ucuz ve en kolay sat n al nabil-
laĹ&#x;mas na karĹ&#x; duruĹ&#x;, tĂźm ezilen halklar n ve sĂśmĂźrĂźlen s n flar n tarihsel kazan m ve birikimlerini koruma ve geliĹ&#x;tirme mĂźcadelesinde belirleyici bir Ăśneme sahiptir. Fransa’da ç kan “HAYIR!â€? yan t , diÄ&#x;er Ăźlkelerdeki iĹ&#x;çi ve emekçiler aç s ndan yol gĂśsterici olmal ve AB Anayasas her yĂśnĂźyle teĹ&#x;hir edilmeli, onun gerici, sald rgan niteliÄ&#x;i aç Ä&#x;a ç kart lmal d r.
SPD’nin seçim hezimeti
İsviçre Federal Meclisi, Ăźlkede yaĹ&#x;anan yĂźksek orandaki intihar olaylar na karĹ&#x; daha iyi Ăśnlemler almak için mĂźcadele baĹ&#x;latt . İsviçre’nin Ăśnde gelen gazetelerinden Tagblatt, Ăźlkedeki intihar hadiselerinin yoÄ&#x;unluÄ&#x;una dikkat çekiyor. Gazetenin verdiÄ&#x;i rakamlar dĂźĹ&#x;ĂźndĂźrĂźcĂź sonuçlar ortaya koyuyor. Habere gĂśre Ăźlke halk n n yĂźzde 10’u hayat nda bir ya da birden fazla olmak Ăźzere intihar teĹ&#x;ebbĂźsĂźnde bulunmuĹ&#x;.
Almanya’n n 13 milyonluk seçmeni ile en bĂźyĂźk eyaleti olan NRW’de 22 May s’ta eyalet seçimleri yap ld . Seçimlerde Sosyal Demokrat Parti (SPD) aÄ&#x; r yenilgi alarak, 39 y ll k kalesini yitirdi. SPD, oylar n yĂźzde 37.1’ini ald , Hristiyan Demokratlar BirliÄ&#x;i (CDU) ise yĂźzde 44.8’lik oyla birinci parti oldu. Federal dĂźzeyde iktidara geldiÄ&#x;i 1998’den bu yana sĂźrekli oy kaybeden SPD, İkinci DĂźnya SavaĹ&#x; ’ndan beri elinde bulundurduÄ&#x;u eyalet ve kent yĂśnetimlerini CDU’ya kapt rd .
Yaanacak
(baĹ&#x;taraf birinci sayfada)
Bu “NON!â€?da bir hay r var! Parlamento içerisinde farkl hesaplarla hareket eden siyasal temsilcilerin yĂśnlendirmesi ne olursa olsun, “HAYIR!â€?da somutlanan baĹ&#x;ka bir Ĺ&#x;ey var. Yap lan anketler, oy kullanmaya gidenlerin çoÄ&#x;unluÄ&#x;unun, yĂźzde 41’inin, â€œÄ°Ă§inde bulunduÄ&#x;u sosyal sorunlar dikkate alarak oy kulland Ä&#x; â€?n ortaya seriyor. Emperyalist sermaye, bĂźyĂźdĂźkçe daha fazla bĂźyĂźme ihtiyac n n aç Ä&#x;a ç kard Ä&#x; iĹ&#x;tahla yeni kurum ve araçlar yarat yor. KarĹ&#x; kutupta ise bu bĂźyĂźmenin tersine, emekçilerin yaĹ&#x;am nda ekonomik, siyasal ve kĂźltĂźrel olarak geriye doÄ&#x;ru bir çÜzĂźlme var. Bu çÜzĂźlme her geçen gĂźn yaĹ&#x;am n farkl karelerinde kendisini daha fazla hissettirmeye baĹ&#x;lad Ä&#x; için, buna “Dur!â€? demenin gereÄ&#x;i Ăśne ç kmaya baĹ&#x;l yor. Bu yĂśnĂźyle “NON!â€?, toplumsal y k m ve sorunlar n geldiÄ&#x;i noktaya dur demenin bir gĂśstergesi oldu. Onun için can havliyle baÄ&#x; r yorlar. Referandumun hemen ard ndan AB kurmaylar yapt Ä&#x; ortak aç klamalarda “HAYIR!â€? n AB için â€œĂśnemli bir sorunâ€? olduÄ&#x;unu dillendirip “SoÄ&#x;uk kanl l Ä&#x; m z korumal y z. Ĺžu an yapmam z gereken Ĺ&#x;ey, referandum sonucunu analiz etmek ve her iki taraf da memnun edecek bir gĂśrĂźĹ&#x; birliÄ&#x;ine varmaâ€? zorunluluÄ&#x;unun alt n kal nca çiziyorlar. Daha epey bir zaman tart Ĺ&#x;ma gĂśtĂźrecek, emperyalist zirvelerin konusu olacak bu sorun, baĹ&#x;lar n aÄ&#x;r tacak. Bu baĹ&#x;aÄ&#x;r s ndan kurtulman n manevralar n geliĹ&#x;tirmeye çal Ĺ&#x;acaklar. Fakat ‘demokrasicilik oyunu’nun gereÄ&#x;i Ăśyle bir baĹ&#x;bakan feda etmekle falan kurtulamayacaklar - kurtulamamal lar.
AteĹ&#x;lenebilecek hareketten duyulan korku AB emperyalist gßç birliÄ&#x;i, kendini baĹ&#x;tan aĹ&#x;aÄ&#x; yeniden organize ederken karĹ&#x; laĹ&#x;t Ä&#x; engelleri devre d Ĺ&#x; b rakmak zorunda. Hele bu engel karĹ&#x; t s n f olan iĹ&#x;çi ve emekçilerden gelince, duyduklar korku ve Ăźzerlerinde hissettikleri bas nç daha yoÄ&#x;un olduÄ&#x;u için, tepkileri sistem içerisinde eritip yumuĹ&#x;atmaya yĂśneliyorlar. Emperyalist efendileri ĂźrkĂźten, sistem ve onun uygulamalar na duyulan tepkinin estirdiÄ&#x;i rĂźzgar n, AB Ăźlkelerine yay l p, toplumsal bir hareketliliÄ&#x;e dĂśnĂźĹ&#x;me tehlikesi. Bu korkular yersiz deÄ&#x;il. AB Ăźlkelerinin bĂźtĂźnĂźnde “sosyal, çal Ĺ&#x;ma, saÄ&#x;l k, eÄ&#x;itim reformlar â€? diye, emekçilerin yaĹ&#x;am n y k ma uÄ&#x;ratan sald r lar parça parça geçirdiler. Bunlara karĹ&#x; geliĹ&#x;en hareket, sald r lar geri pĂźskĂźrtecek bir militanl k ve sĂźrekliliÄ&#x;i saÄ&#x;layamad . Fakat çok gßçlĂź bir tepki biriktirdi. İĹ&#x;te AB Anayasas karĹ&#x; tl Ä&#x; , bunlardan baÄ&#x; ms z dĂźĹ&#x;ĂźnĂźlemez. AB Anayasas , bu sĂźreçte h z kazanan “reformâ€? sald r lar n n kurumsallaĹ&#x;t r ld Ä&#x; bir sĂśzleĹ&#x;medir. Buna karĹ&#x; geliĹ&#x;en hareket, eylem sĂźreçlerinin yaratt Ä&#x; birikimin bir sonucudur. Sokak eylemleriyle, iĹ&#x; yavaĹ&#x;latmalarla beslenip ĂśrĂźlen “NON!â€? baĹ&#x;ar s , iĹ&#x;çi ve emekçilerin mĂźcadele azmini kamç lay p geliĹ&#x;tirecektir. Onun için emekçiler aç s ndan bu “NON!â€?da bir hay r var! As l olarak korktuklar , panikledikleri Ĺ&#x;ey budur. Fransa iĹ&#x;çi s n f ve emekçilerinin tarihsel mĂźcadele birikimi ve deneyimleri, tarihte olduÄ&#x;u gibi bugĂźn de, Avrupa s n f hareketi içersindeki esinleyici ç k Ĺ&#x;lar , AB Anayasas Ĺ&#x;ahs nda, emperyalist kapitalist sistem karĹ&#x; t aray Ĺ&#x;lar tetikleyebilir. YaĹ&#x;ad klar hayal k r kl Ä&#x; ve sonuçlar analiz etme ihtiyac duymalar bundan.
GeliĹ&#x;melerin “TĂźrkiye’nin Ăźyelik sĂźreciâ€?ni etkileyip etkilemeyeceÄ&#x;i tart Ĺ&#x;mas geçersizdir. Emperyalist iliĹ&#x;kilerin kendi çeliĹ&#x;kileri, TĂźrkiye’nin konumunu ortaya koyuyor. Fakat burada gĂśzden kaç r lmamas gereken Ĺ&#x;ey, “TĂźrkiye’nin birliÄ&#x;e entegrasyonuâ€? ad alt nda uĹ&#x;akl Ä&#x; n daha bir geliĹ&#x;tirileceÄ&#x;idir. ErdoÄ&#x;an’n n ‘AB’nin, hĂźkĂźmetin Ăśncelikli gĂźndemi olmaya devam edeceÄ&#x;i ve heyecanlar ndan bir Ĺ&#x;ey kaybetmedikleri’ aç klamalar bunun yans mas d r. Sald r n n kapsam n n fark nda olan gÜçmen emekçiler, AB Anayasas ’nda somutlanan sald r lar karĹ&#x; s ndaki tepkilerini yerli iĹ&#x;çi ve emekçilerle kardeĹ&#x;lik içerisinde dile getirdiler. “Boynumuza geçirilmek istenen bu zincir hepimizeâ€? demiĹ&#x;tik. Zinciri bir halkas ndan birlikte k rd k. Irkç l k ve milliyetçilik deÄ&#x;il, birleĹ&#x;ik hareket kazand . KarĹ&#x; duruĹ&#x;ta yakalanan bu kaynaĹ&#x;ma, gelecek sald r lar ve yeni manevralarla ĂśnĂźmĂźze tekrar getirilecek. Dolay s yla emperyalistler aras sĂśzleĹ&#x;menin y rt l p at lmas n n zeminini gßçlendirmeliyiz. Bu yĂśnleriyle bir birimizi bilinçlendirmeli, her cepheden emperyalist kapitalist sitemin yĂśnelimlerini teĹ&#x;hir edip karĹ&#x; lar na dikilmeliyiz. S n f dayan Ĺ&#x;mas kazand , bu kazan m bĂźyĂźtelim!
CDU ile Almanya, yeni y k mlara sahne olacaÄ&#x;a benziyor. Hele de Fransa’daki referandum sonuçlar , Avrupa geneli kadar Almanya’da da saÄ&#x; iktidarlara popĂźlist olanaklar sunuyor.
Seçimlerde Sosyal Demokrat Parti (SPD) a¤›r yenilgi alarak, 39 y›ll›k kalesini yitirdi.
İntiharlar meclis gßndeminde
DĂźnya
Biz bu sĂźrecin neresindeyiz?
Ă–zgĂźrlĂźk: SĂśmĂźrĂź Ă–zgĂźrlĂźk ve demokrasi k l f giydirilen AB Anayasas ’n n daha baĹ&#x;lang c nda Birlik’in amaçlar k sm nda (Madde I-3) “kendi deÄ&#x;erleriâ€?ni destekleme ad alt nda “rekabet gĂźcĂź yĂźksek bir sosyal piyasaâ€?, “sĂźrdĂźrĂźlebilir kalk nmaâ€?, emeÄ&#x;in ve sermayenin serbest dolaĹ&#x; m ndan baĹ&#x;ka bir Ĺ&#x;ey ifade etmeyen “iç s n rlar n bulunmad Ä&#x; bir ĂśzgĂźrlĂźkâ€? dayat l yor. Bu dayatma dĂśrdĂźncĂź paragraftaki “Birlik, diÄ&#x;er Ăźlkeler ile iliĹ&#x;kilerinde kendi deÄ&#x;erlerini ve ç karlar n savunur ve desteklerâ€? hĂźkmĂź ile gĂźvence alt na al n yor. “Kendi deÄ&#x;erleriâ€? olarak
3 DĂźnya
M
AB Anayasas ve demokrasi
Almanya’da siyasi suçlarda art Ĺ&#x; Alman İçiĹ&#x;leri Bakanl Ä&#x; , siyasi temelde iĹ&#x;lenen suçlara iliĹ&#x;kin y ll k raporunu sessizce aç klad . Buna gĂśre, 2004 y l nda siyasi suçlar artarak 21 bini aĹ&#x;t . DiÄ&#x;er yandan, aĹ&#x; r saÄ&#x; n iĹ&#x;lediÄ&#x;i suçlarda art Ĺ&#x; olduÄ&#x;u saptamas yank yaratt . Siyasi temelde iĹ&#x;lenen 21 bin suçun yar s ndan fazlas aĹ&#x; r saÄ&#x;a ait. Bunlarda bu y l art Ĺ&#x; gĂśzlendi. Halk k Ĺ&#x;k rt c sĂśzler, Hitler selam ya da gamal haçlar taĹ&#x; nmas da bu tĂźr propaganda suçlar aras nda.
Ăœ
Almanya’nin siyasi geleceÄ&#x;i saÄ&#x;c lar n elinde!
Erozyonu atlatma aray Ĺ&#x;
Almanya’n n siyasi hayat , saÄ&#x;c muhafazakar ve liberallerin elinde bulunuyor. 16 eyaletin 12’sinde seçimleri saÄ&#x;c lar kazand . Almanya’n n sadece dĂśrt eyaletinde (Berlin, Mecklenburg-Vorpommern, Brandenburg, Rheinland Pfalz) SPD’nin baĹ&#x; n çektiÄ&#x;i koalisyon hĂźkĂźmeti bulunuyor. Uzun zamand r Bayan Merkel, bas n ve finans çevrelerince s t lmakta ve iktidara haz rlan-
Parlemento seçimlerinde yenilgi alan Gerhard SchrĂśder ve partisi SPD, 2006 y l nda yap lmas gereken Federal Meclis Genel Seçimleri’nin bu y l n sonbahar nda yap lmas için harekete geçti. NRW eyalet seçimlerinde ald Ä&#x; yenilgi ve parti içinde yĂźkselen muhalefet, SchrĂśder’i zor durumda b rakt . Bunlardan kaynaklanan erozyonu erken seçimle, en az zararla atlatmay hesapl yor SPD.
maktayd . CSU BaĹ&#x;kan Edmund Stoiber’in “Bayan Merkel ilk kad n baĹ&#x;bakan oluncaya kadar bĂźtĂźn gĂźcĂźmle destekleyeceÄ&#x;imâ€? aç klamas , planl manipĂźlasyonu aç kça ortaya koyuyor. Almanya, y pranan sosyal y k m paketine yeni ambalaj ,
CDU-CSU ile bulacak gibi. Yine Merkel’in seçimin hemen ard ndan “Agenda 2010’la devam edemeyeceÄ&#x;imiz ortaya ç km Ĺ&#x;t râ€? aç klamas , bu ikiyĂźzlĂźlĂźkle geleceÄ&#x;in nelere gebe oldugunu gĂśsteriyor. Sosyal haklar gasp etmekten sab kas hayli kabar k olan
Kim gelirse gelsin... “Reform paketleriâ€? ad alt nda getirilen projeler, ScrĂśder’i vurdu. Sosyal y k m paketleri, eÄ&#x;itimde ve saÄ&#x;l kta getirilen y k m yasalar , artan iĹ&#x;sizlik, gÜç yasalar , halk n al m gĂźcĂźnĂźn azalmas , SchrĂśder dĂśneminde gĂźndeme gelmiĹ&#x;ti. Bunlara tepki duyan Alman halk , hĂźkĂźmetten yĂźzĂźnĂź çevirdi. Muhalefet partileri de bu tepkiye oynam Ĺ&#x;t zaten. “SchrĂśder’i cezaland ranâ€? seçmen, bu y k m politikalar n n SPD’ye ait olmad Ä&#x; n , bunlar n AB Anayasas ’na dayanan merkezi politikalar olduÄ&#x;unu ve iktidara kim gelirse gelsin bunlar uygulamakla yĂźkĂźmlĂź olduÄ&#x;unu henĂźz gĂśremiyor. Çok uzun deÄ&#x;il, yak n bir gelecekte bunun da fark na varacaklar...
Yaanacak
DĂźnya 4 İĹ&#x;gal çocuklar aç b rakt BM’nin haz rlad Ä&#x; rapora gĂśre, 5 yaĹ&#x; ndan kßçßk Irakl çocuklarda yiyecek k tl Ä&#x; nedeniyle yetersiz beslenme oran , ABD iĹ&#x;galinin ard ndan iki kat artm Ĺ&#x;. Saddam HĂźseyin dĂśneminde yetersiz beslenme oran yĂźzde 4 iken iĹ&#x;gal sonras yĂźzde 8’e ç kt . Raporu haz rlayan BM Uzman Jean Ziegler, bu tablonun oluĹ&#x;mas na neden olan ana nedenin Irak’ n iĹ&#x;gali olduÄ&#x;unu sĂśyledi. Ziegler, koalisyon gßçlerinin savaĹ&#x; s ras nda askeri stratejilerinin bir parças olarak, baz bĂślgelerde temiz su kaynaklar n devre d Ĺ&#x; b rakt Ä&#x; n ifade etti.
D
“Kuran’a hakaretâ€? eylemlerle karĹ&#x; land Guantanamo ĂźssĂźnde, sorgu memurlar n n Kuran’a hakaret etmesi, bir çok Ăźlkede bĂźyĂźk tepkilere yolaçt . Endonezya’n n baĹ&#x;kenti Cakarta’da ABD BĂźyĂźkelçiliÄ&#x;i ĂśnĂźnde toplanan binlerce eylemci, taĹ&#x; d klar pankart ve att klar sloganlarla ABD’yi protesto ederken, Hindistan’da da mĂźslĂźmanlar, ABD bayraklar n y rtarak yakt . İran’daki protesto gĂśsterilerinde ise, ABD ve İsrail bayraklar yak ld . Afganistan’daki eylemlerde, ABD ve Bush karĹ&#x; t sloganlar atan ĂśÄ&#x;rencilerin Ăźzerine Afgan polisi ile Amerikan askerlerinin ateĹ&#x; açmas sonucu 2 kiĹ&#x;i ĂśldĂź, onlarca kiĹ&#x;i de yaraland .
‘Yoksullara yard m dan Ĺ&#x;manlara gidiyor’ Uluslararas yard m kuruluĹ&#x;u ActionAid, kalk nmakta olan Ăźlkelere yap lan yard mlar n kullan lmas na iliĹ&#x;kin yĂśntemleri sert Ĺ&#x;ekilde eleĹ&#x;tiren bir rapor haz rlad . Rapora gĂśre, yoksul Ăźlkelere yap lan yard mlar n bĂźyĂźk bĂślĂźmĂź, baÄ&#x; Ĺ&#x;ç Ăźlkelere geri dĂśnĂźyor. Ă–rgĂźt, yard mlar n yar s n n teknik destek ad alt nda gĂśrev yapan ve deÄ&#x;iĹ&#x;ik projelerde çal Ĺ&#x;an yabanc dan Ĺ&#x;manlara ĂśdendiÄ&#x;ini vurguluyor.
KĂźba’dan s n rd Ĺ&#x; 19 May s’ta neoliberallerin mitingine kat lmak için KĂźba’ya giden AP (Avrupa Parlamentosu) Ăźyesi iki Polonyal ’y ve CDU/CSU parlamento grubu baĹ&#x;kan yard mc s Arnold Vaatz’ s n rd Ĺ&#x; etti. S n rd Ĺ&#x; yĂśntemini daha Ăśnce de kullanan KĂźba, Ăźlke içindeki karĹ&#x; devrimci ĂśrgĂźtlenmeyi denetlemeye çal Ĺ&#x; yor. Miting, Sivil Toplumu İlerletme Meclisi taraf ndan ĂśrgĂźtlendi. AP, gelecek ay KĂźba’ya yeniden diplomatik yapt r m uygulama konusunu gĂśrĂźĹ&#x;ecek. AB-KĂźba iliĹ&#x;kileri, 31 Ocak’ta İspanya’n n Ăśnerisiyle gĂźncellenmiĹ&#x;ti. Ă–ncesinde AB, Ăźst dĂźzey ziyaretleri ask ya alm Ĺ&#x;, KĂźba ise AB diplomatlar ile iliĹ&#x;kileri dondurmuĹ&#x;tu. KĂźba, 2004 Ekim’inde de İspanyol parlamenter ve Hollandal meclis Ăźyelerinin Ăźlkeye giriĹ&#x;ini ĂśnlemiĹ&#x;ti.
N
Y
A
Nazileri kim yere serdi?
Lßbnan’da ilk tur Hariri’nin
Rusya bu kez yaslanaca¤› en sa¤lam damara yaslanarak ABD'nin kar›s›na dikildi: BĂźyĂźk anti-faist sava›n birletiricili¤ine, dĂźnya halklar›n›n devrimci an›lar›na ve Stalin'e! Utanmadan dĂźne kadar dezanformasyonda emperyalistlerle yar Ĺ&#x;t klar , Hitler’le ayn laĹ&#x;t rd klar Stalin’e sar ld lar. Putin kutlamalar ; “Bunu Sovyet halklar baĹ&#x;ard ve bizim kutlamalar gelenekselleĹ&#x;tirmemiz gerek. Geç kalm Ĺ&#x; olsak da, bu kutlama bir baĹ&#x;lang çâ€? diyerek savundu.
Belleklerden silinemiyor
MoÄ&#x;olistan’da eski komĂźnistlerin zaferi MoÄ&#x;olistan’da yap lan seçimi, eski KomĂźnist Parti’nin aday Nambarin Enkhbayar kazand . 1990’lara kadar 70 y l iktidarda kalan MoÄ&#x;olistan Devrimci Halk Partisi’nin (MDHP) aday Enkhbayar’ n, ilk turda oylar n yĂźzde 53,4’ßnĂź ald . Oy kullanma oran yĂźzde 70’i geçti. MoÄ&#x;olistan’da, geniĹ&#x; halk gĂśsterilerinin ard ndan komĂźnist MDHP yĂśnetimi 1990’da çok partili sisteme ve pazar ekonomisine geçmiĹ&#x;, kendisini de sosyal demokrat olarak tan mlam Ĺ&#x;t .
Ăœ
Bush, Nazizmin bozguna uÄ&#x;rat lmas n n 60. y ldĂśnĂźmĂź tĂśrenleri için Moskova’ya davetliydi. Bush, Moskova’dan Ăśnce uÄ&#x;rad Ä&#x; Letonya’da yapt Ä&#x; konuĹ&#x;mada, K z l Ordu’nun Nazi hayvan n bozguna uÄ&#x;ratmaktaki emeklerini inkar ederken, s n f kardeĹ&#x;i Nazizmin iĹ&#x;galciliÄ&#x;ini, soyk r m n , vahĹ&#x;etini anmad bile. Geçen y l Letonya, Estonya, Litvanya, iĹ&#x;birlikçi yĂśnetimleri eliyle, Rusya’ya rest çekerek, NATO ve AB’ye Ăźye olmuĹ&#x;lard . Bush, bu Ăźlkelerin baĹ&#x;kentlerinde yapt Ä&#x; konuĹ&#x;malarda, ABD hegomanyas n n pekiĹ&#x;tireceÄ&#x;ini, Rusya’ya engel ç kartmamas mesajlar n gĂśnderdi.
İkiyĂźzlĂźlĂźkte s n r yok Emperyalist Rusya da bu hamleler karĹ&#x; s nda, boĹ&#x; durmayacakt elbette! 2. DĂźnya SavaĹ&#x; ’nda Nazi’leri bozguna uÄ&#x;ratan bĂźyĂźk anti-faĹ&#x;ist savaĹ&#x;, sovyet halklar n birbirine kenetlemiĹ&#x;, sadakat ve baÄ&#x;l l Ä&#x; perçinlemiĹ&#x;ti. DĂźnya halklar n n sosyalizme olan gĂźvenini art rm Ĺ&#x;, Nazizme karĹ&#x; savaĹ&#x;an halklara umut olmuĹ&#x;tu. Rusya bu kez yaslanacaÄ&#x; en saÄ&#x;lam damara yaslanarak ABD’nin karĹ&#x; s na dikildi: BĂźyĂźk anti-faĹ&#x;ist savaĹ&#x; n birleĹ&#x;tiriciliÄ&#x;ine, dĂźnya halklar n n devrimci an lar na ve Stalin’e!
Yakutistan Ă–zerk BĂślgesi’nde alelacele Stalin heykeli dikildi. Halk n Stalin heykeline çelenk b rakmak için kuyruÄ&#x;a girmesi, Sovyet halklar ndaki hangi damarlara oynad klar n n gĂśstergesi oldu.
ABD ve Rus emperyalizminin dĂźne kadar kol kola sosyalizm ve Stalin’e sald r lar n n korkunç dĂźzeyi, ABD emperyalizminin sosyalist SSCB, K z l Ordu, Stalin’in baĹ&#x;komutanl Ä&#x; n n, Nazi’leri yere sermekte ve dĂźnya halklar na Ăśnderlik etmekteki rolĂźnĂź unutturma manevralar , Rus emperyalizminin geçmiĹ&#x;i devrimci miras n kullanma çabalar halklar n toplumsal belleÄ&#x;inin kolay kolay karartam yor ve silemiyor! Kan t m ? DĂźnya halklar n n Nazi belas ndan kurtuluĹ&#x;una tan kl k eden Berlin’deki kutlamalar! YD Berlin
Tarihin Tan kl Ä&#x; nda Berlin 8 May s’ta, Hitler faĹ&#x;izminin silinmesine tan kl k eden Berlin’de kutlamalar, Treptow’daki K z lordu an t nda yap lan tĂśrenlerle baĹ&#x;lad . ÇocuÄ&#x;undan yaĹ&#x;l s na 100 binlerce insan, k z l karanfiller ve orak-çekiçli Sovyet bayraklar taĹ&#x; d . TĂśrenlere onlarca K z l Ordu gazisi kat ld . “Sovyet askerlerine teĹ&#x;ekkĂźrlerâ€? dĂśvizleri taĹ&#x; nd . Ă–te yandan ayn gĂźn, yĂźrĂźyĂźĹ&#x; için Alexander Platz’ seçen, hepi topu 2000 kiĹ&#x;i toplayabilen Neo-Naziler, yedi bin kiĹ&#x;ilik polis ordusuyla korunmalar na raÄ&#x;men 15 bin antifaĹ&#x;ist taraf ndan çevrilerek yĂźrĂźtĂźlmediler. Alan iki kez iki farkl koldan zorlayan Alman aÄ&#x; rl kl , çeĹ&#x;itli uluslardan anti-faĹ&#x;istler ve devrimciler, polis sald r s na uÄ&#x;rad lar. Saatlerce polis çemberinde bekletildiler.
LĂźbnan’da 5 bĂślgeyi kapsayan genel seçimler yap lmaya baĹ&#x;land . BaĹ&#x;kent Beyrut’taki seçimi, “Gelecekâ€? adl ittifak n lideri Saad Hariri kazand . Hariri, 128 sandalyeli LĂźbnan Parlametosu’nun, 19 sandalyesini ald . Seçime ilgi ve kat l m ise, oldukça dĂźĹ&#x;Ăźk oldu. Ăœlkedeki 3 milyon seçmenden 400 bininin yaĹ&#x;ad Ä&#x; Beyrut’ta seçimlere kat l m, yĂźzde 28’de kald . Kat l m n azl Ä&#x; nedeniyle, Beyrut seçimlerinin esas nda hiçbir meĹ&#x;ruluÄ&#x;u bulunmuyor.
LĂźbnan’da yaĹ&#x;ananlar LĂźbnan, ABD’nin tam hakimiyet kurmak istediÄ&#x;i OrtadoÄ&#x;u’nun kilit Ăźlkelerinden biri. ABD, LĂźbnan’ n tam kontrol alt na al nmas n n, Ăśncelikle Suriye’nin LĂźbnan Ăźzerindeki hakimiyetinin k r lmas ve sonras nda da Ăźlkede gßçlĂź olan Hizbullah’ n geriletilmesinden geçtiÄ&#x;inin fark nda. ÇßnkĂź, hem Ăźlkede bulunan Suriye yanl s “Emelâ€? grubu
hem de Hizbullah, LĂźbnan’da oldukça etkili bir gĂźce sahipler. Gerek bugĂźn Irak’ta yaĹ&#x;anan direniĹ&#x;e verdiÄ&#x;i etkili destek, gerekse İran ile yak n iĹ&#x;birliÄ&#x;i olan Hizbullah’ n geriletilmesi ABD aç s ndan oldukça Ăśnemli. Ayr ca, GĂźney LĂźbnan’daki İsrail iĹ&#x;galine son veren Hizbullah, ABD’nin bĂślgedeki en Ăśnemli ittifak olan İsrail’in gĂźvenliÄ&#x;i aç s ndan da ‘tehlikeli’. ÇßnkĂź İsrail’le s n r bulunan GĂźney LĂźbnan’ n denetimi tamamen Hizbullah’ n elinde ve Hizbullah, İsrail’i vuracak askeri kapasiteye sahip. CIA-MOSSAD plan yla Refik Hariri’nin ĂśldĂźrĂźlmesi ile dĂźÄ&#x;meye basan ABD, Hariri suikastinden Suriye’yi sorumlu tuttu ve LĂźbnan’ terk etmeye zorlad . Birinci aĹ&#x;amay bĂśylece tamamlay p, seçimler Ăśncesinde de BM karar Ăźzerinden Hizbullah’ n silahs zland r lmas ndan sĂśz etmeye baĹ&#x;lad .
Seçimlerinin Ăśnemi Seçimler, Suriye ve Hizbullah’ n, LĂźbnan Ăźzerindeki hakimiyetleri aç s ndan oldukça Ăśnemli. Bir diÄ&#x;er Ăśnemli nokta ise, ABD’nin OrtadoÄ&#x;u’ya hakim olma projesinin, LĂźbnan Ăźzerinden geriletilmesi veya devam etmesi. LĂźbnan seçimlerine 5, 12 ve 19 Haziran’da devam edilecek. Seçimleri Hizbullah’ n kazanmas halinde ise, LĂźbnan’da yeni bir ‘ihraç darbe’ yaĹ&#x;anmas olas .
Tekstil rekabeti k z Ĺ&#x; yor Ă–zbekistan’da ayaklanma BĂźyĂźk tekeller kar pay› kavgas› yaparken, bu sĂźreçten en çok etkilenen tekstil içileri ve kßçßk esnaflar olacak.
DĂźnya tekstil piyasas nda h zla geliĹ&#x;en Çin, ABD ve AB’yi korkutuyor. ABD, Kanada ve Avrupa BirliÄ&#x;i Ăźlkelerinin dahil olduÄ&#x;u DĂźnya Ticaret Ă–rgĂźtĂź 2001 y l nda Çin delegasyonunu WTO’ya kabul etti. ABD’nin içinde bulunduÄ&#x;u WTO baĹ&#x;ta kendi emperyalist Ăźlkelerin pazar n koruma kayg s yla çeĹ&#x;itli ĂźrĂźnlere kota uygulamas n 2005 y l na kadar devam ettirdi. Ancak 30 y ll k bu sistemin serbest piyasay engelleyeceÄ&#x;i kayg s yla 2005 Nisan ay nda bu kotan n kald r lacaÄ&#x; karara baÄ&#x;land .
Ucuz iĹ&#x;gĂźcĂź, dĂźĹ&#x;Ăźk maliyet Kotaya raÄ&#x;men Çin, dĂźnya
d›klar›n›, Üfke ve tepkilerinin had safhaya ulat›¤›n› gÜstermektedir.
tekstil piyasas n n bĂźyĂźk bir paya sahip oldu. Ucuz iĹ&#x;gĂźcĂź dĂźĹ&#x;Ăźk, maliyet sayesinde dĂźnya tekellerine meydan okuyan Çin, 400 milyar dolarl k giyim piyasas n n aslan pay n ele geçirmek Ăźzere. Emperyalistler aras rekabet an nda Çin’in tekstil alan na mĂźdahaleyi gerektiriyordu. Bu mĂźdahalenin baĹ&#x; n ABD çekti. ABD Çin’e kota uygulamas getireceÄ&#x;ini aç klarken AB Ăźyesi Ăźlkelere de bu konuda çaÄ&#x;r yapmay ihmal etmedi. DĂźnya Ticaret Ă–rgĂźtß’nĂźn 2001 y l nda yapt Ä&#x; kabul ise bĂśylelikle geçersiz k l n yordu. Pazar paylar n n geniĹ&#x;lemesi ve azalmas Ăźzerinden yĂźkselen emperyalistler aras dalaĹ&#x;larda
DĂźnyan›n sokaklar›... TuÄ&#x;la bacalar n n aras nda yĂźkselen kara-gri kar Ĺ&#x; m dumanlar sicim gibi yaÄ&#x;mur ancak daÄ&#x; tabildi. Mevsim aç s ndan pek fazla bir Ĺ&#x;ey deÄ&#x;iĹ&#x;miyordu. Galler bĂślgesinde yaĹ&#x;anlar yaÄ&#x;murlu havaya olduÄ&#x;u kadar, madenden yĂźkselen dumana da al Ĺ&#x; kt . ‘80’li y llarda iĹ&#x;çilerin madenlerin kapatmas na karĹ&#x; yapt klar uzun soluklu grevler de bĂśyle yaÄ&#x;mur ve duman alt nda geçmiĹ&#x;ti. Tower Colliery maden ocaÄ&#x; iĹ&#x;çileri bu kez Thatcher yĂśnetimince kapatma karar na karĹ&#x; ikinci bĂźyĂźk greve baĹ&#x;l yordu. Devletin h zland r lm Ĺ&#x; liberal politikalarla ĂśzelleĹ&#x;tirmeye start vermesiyle, maden iĹ&#x;çilerinin Ĺ&#x;altere uzanmas bir oldu. 1994 y l nda baĹ&#x;layan grev, Ĺ&#x;ehrin bĂźtĂźn giriĹ&#x; ve ç k Ĺ&#x;lar yla birlikte devletin kolluk gßçlerince ablukaya al nd .
Ayaklanma, Özbek emekçilerin bask›c› Kerimov iktidar›ndan bunal-
kendi koyduklar yasalar bile geçersiz hale geliyor. ABD, Çin’le olan rekabetinde, giyim endĂźstrisi kotalar n 2008’e kadar uzatmak için ataÄ&#x;a geçti. DiÄ&#x;er yandan giriĹ&#x;imlerinin sonucunu beklemeksizin 3 kategoride kotay sĂźrdĂźrme karar ald . ABD, Çin’i ‘yapay para birimini dĂźĹ&#x;Ăźk tutup kendi tekstil sanayinde sĂźbvansiyonlar saÄ&#x;layarak dĂźnya tekstilini ele geçirmekle’ suçluyor. Çin ise ABD’yi DTĂ– nĂźn “serbest piyasay geliĹ&#x;tirmeâ€? kararlar n çiÄ&#x;nemekle suçluyor.
Çin’den geri ad m Çin ise ABD ve AB Ăźlkelerinin ortak geliĹ&#x;en tepkilerine karĹ&#x; geri ad m att . 1 Haziran 2005 tarihinden itibaren 74 tekstil ĂźrĂźnĂźnde ihracat vergisini artt racaÄ&#x; n aç klad . daha Ăśnce yĂźzde 4 olan vergiler yĂźzde 12’ye ç kar ld . BĂźyĂźk tekeller kar pay kavgas yaparken, bu sĂźreçten en çok etkilenen tekstil iĹ&#x;çileri ve kßçßk esnaflar olacak. DĂźĹ&#x;Ăźk iĹ&#x;gĂźcĂź ve zaten var olan iĹ&#x;sizlik sorunlar defalarca kez katlanarak kendini Ăźretmeye devam edecek.
23 genç iĹ&#x; adam n n 17’Ĺ&#x;er y l hapisle cezaland r lmas Ăźzerine, geçmiĹ&#x;ten bu yana islamc ĂśrgĂźtlerin gßçlĂź olduklar Fergana vadisinde baĹ&#x;layan ayaklanmay silahla bast ran İslam Kerimov iktidar , bine yak n emekçiyi katletti. K sa sĂźrede Fergana vadisinin çeĹ&#x;itli Ĺ&#x;ehirlerine s çrayan ayaklanma sonucu binlerce emekçi de komĹ&#x;u Ăźlke K rgizistan’a s Ä&#x; nmak zorunda kald . Zengin Ăźlke, yoksul halk! Orta Asya’n n ortas nda bulunan Ă–zbekistan, geniĹ&#x; yeralt
Kara elmaslar n kaderi Ahmet Vural
Galler bĂślgesinde tansiyon yĂźkseldikçe dĂźnyan n gĂśzleri de Tower Colliery madenine çevrildi. Thatcher hĂźkĂźmetinin madeni kesin kapatma karar na iĹ&#x;çiler net cevap verdi. “Ya cesetlerimizi çiÄ&#x;nersiniz ya da taleplerimizi kabul edersinizâ€?. Ayn gĂźnlerde devlet madene sald r ya haz rlan yordu. Fakat maden iĹ&#x;çilerinin y llard r verdiÄ&#x;i mĂźcadelenin birikimiyle karĹ&#x; durmalar , devleti geri çekilmek zorunda b rakt rd .
“Kendi kaderlerini kendileri belirlediâ€? OcaÄ&#x; iĹ&#x;gal eden maden iĹ&#x;çileri, Ăźretim ve yĂśnetimi kendilerinin Ăźstelendiklerini aç klad lar. Bu aç klama Ĺ&#x;ehirde sevinç nidalar n n yĂźkselmesini saÄ&#x;lad . Ĺžehrin d Ĺ&#x; bĂślgesinde dumanlar tekrar yĂźkselirken, yeralt ndan d -
Ĺ&#x;ar ç kan her iĹ&#x;çinin zaferi gĂśzlerinden okunuyordu. Thatcher hĂźkĂźmeti “zarar ediyorâ€? bahanesiyle ikince kez maden ocaÄ&#x; n n ĂśzelleĹ&#x;tirileceÄ&#x;ini aç klad . Fakat iĹ&#x;çilerin militan ve kararl tepkisi karĹ&#x; s nda bu kez sessizliÄ&#x;i tercih etti. İĹ&#x;çilerin yĂśnetime el koyduklar madende ĂśzgĂźr iradeleriyle baĹ&#x;kanl Ä&#x;a seçtikleri Tyran O’Sullivan, uluslararas temaslar ve destek giriĹ&#x;imleri doÄ&#x;rultusunda yoÄ&#x;un çaba harcad . DireniĹ&#x;le birlikte geliĹ&#x;tirilen kĂźltĂźrel etkinlikler, iĹ&#x;çi s n f n n yarat c l Ä&#x; n gĂśzler ĂśnĂźne serdi. Bunlardan iĹ&#x;çi ozan Serge de Sampiqny, gĂźzel direniĹ&#x; Ĺ&#x;iirleriyle, maden iĹ&#x;çilerinin yaĹ&#x;am ndan kesitleri bĂźtĂźn Avrupa kamuoyuna taĹ&#x; m Ĺ&#x; oldu. DireniĹ&#x;in ilk aylar nda madeni gĂźnde 300 kiĹ&#x;i ziyaret ediyordu. Frans z CNT sendikas , aktif destek sunarak Fran-
s z iĹ&#x;çi s n f ile Tower Colliery iĹ&#x;çileri aras nda kĂśprĂź oldu. BaĹ&#x;lang çta 266 iĹ&#x;çinin yĂśnetimine el koyarak iĹ&#x;letmeye baĹ&#x;lad Ä&#x; maden ocaÄ&#x; , 10 y l boyunca Ăźretim ve yĂśnetimi ĂśrgĂźtleyen iĹ&#x;çilerin yĂśnetme potansiyelini de aç Ä&#x;a ç kartt . BĂślgede madenciler aras nda kurulan tĂźketim kooparatifleri, dayan Ĺ&#x;ma fonlar , kĂźltĂźrel aktivite komiteleri, maden iĹ&#x;çilerinin pratiÄ&#x;in ortaya ç kard Ä&#x; yetenekleri 10 y ld r kesintisiz devam etmekte. BugĂźn kendine yeni ortaklar bulmak için satt Ä&#x; tahviller sonucu maden ocaÄ&#x; 400 ortaÄ&#x;a sahip. Tower Colliery maden iĹ&#x;çileri, kapitalizmin Ăźzerlerindeki kara bulutlar n k smi de olsa daÄ&#x; tarak yĂśnetici potansiyellerini bĂźtĂźn dĂźnyaya duyurdular. YĂźzy ll k maden ocaklar nda yeni bir yaĹ&#x;am anlay Ĺ&#x; n n ilk nĂźveleri: Kendi kendine yĂśnetme...
kaynaklar na sahip bir Ăźlke. Petrol ve doÄ&#x;algaz zengini Ăźlke, ayn zamanda dĂźnyan n 10. bĂźyĂźk alt n ve 5. bĂźyĂźk pamuk Ăźreticisi Ăźlkesi. Ayr ca, atom bombas ndan envai çeĹ&#x;it silah n yap m na kadar kullan lan temel madde olan geniĹ&#x; uranyum yataklar na sahip. Ăœlkenin bunca zenginliÄ&#x;ine karĹ&#x; , Ă–zbek halk derin bir yoksulluk içinde yaĹ&#x;amak zorunda b rak l yor. Ăœlkedeki ayl k Ăźcret ortalamas 25 dolar. Her ßç kiĹ&#x;iden biri iĹ&#x;siz. Halk n bĂźyĂźk k sm yaĹ&#x;am n idame edecek kadar Ăźcret alam yor. Ă–zbek emekçilerin bĂźyĂźk çoÄ&#x;unluÄ&#x;u, en temel besin maddelerini dahi alamayacak kadar yoksul. Ă–zbek halk , Ăźlkenin baÄ&#x; ms zl Ä&#x; n kazand Ä&#x; 1991 y l ndan bu yana Ăźlkede mafya-çete kar Ĺ&#x; m bir iktidar kuran Kerimov’un bask c , faĹ&#x;ist terĂśrĂźne maruz kal yor. Ă–zbekistan’da s k s k gĂśzalt nda kay p ve iĹ&#x;kence olaylar yaĹ&#x;an yor. 1991 y l ndan bu gĂźne kadar katledilen muhaliflerin say s binlerle ĂślçßlĂźyor. Cezaevinde katledilen siyasi tutsak say s n n ise, 4 binden fazla olduÄ&#x;u tahmin ediliyor. Ayaklanman n arkas GĂźrcistan, Ukrayna ve K rg zistan’da ABD-AB eliyle yap lan darbelerden sonra, Ă–zbekistan’da yaĹ&#x;anan ayaklanma ak llara “yeni bir ‘darbe ihrac ’ m ?â€? sorusunu getiriyor. Ă–ncelikle bĂślgede bugĂźne kadar yaĹ&#x;ananlar hat rlayal m. Emperyalist ABD, GeniĹ&#x;letilmiĹ&#x; OrtadoÄ&#x;u Projesi (GOP)
ile, Kuzey Afrika’dan Orta Asya’ya ve OrtadoÄ&#x;u’ya kadar geniĹ&#x; bir bĂślgeyi kontrolĂź alt na alma peĹ&#x;inde. İktidar olduktan sonra ABD ile flĂśrt eden, ABD’nin Afganistan sald r s s ras nda Ăźlkenin en bĂźyĂźk askeri ĂźssĂźnĂź ABD’ye açan Kerimov iktidar , sonraki y llarda ABD’ye s rt n dĂśnmeye baĹ&#x;lad . ABD’nin rakipleri olan Rusya-Çin emperyalist ittifak na yak nlaĹ&#x;an Ă–zbekistan, bu iki Ăźlkenin baĹ&#x; n çektiÄ&#x;i Ĺžangay İĹ&#x;birliÄ&#x;i Ă–rgĂźtß’ne girdi. ABD ve karĹ&#x; s ndaki rakip gßçler Rusya-Çin, Ă–zbekistan’ n geniĹ&#x; yeralt zenginliklerine sahip olma ve birbirlerinin etkili olduklar alanlara hakim olma çabas ndalar. Buna raÄ&#x;men Ă–zbekistan’da yaĹ&#x;anan ayaklanman n, “bu defal kâ€? ABD-AB taraf ndan orgazine edilmediÄ&#x;i gĂśrĂźlĂźyor. Ă–zbekistan’da olan, İslamc bir devrim giriĹ&#x;imidir. Ancak, islamc ĂśrgĂźtlerin baĹ&#x;latmas na raÄ&#x;men, k sa sĂźrede yay lan ve islamc ĂśrgĂźtlerin taraftarlar olmayan kitleler taraf ndan da desteklenen ayaklan-
ma, Ă–zbek emekçilerin bask c Kerimov iktidar ndan bunald klar n , Ăśfke ve tepkilerinin had safhaya ulaĹ&#x;t Ä&#x; n da gĂśstermektedir. Bu ayaklanman n arkas nda ABD’nin ‘Ĺ&#x;imdilik’ yeni bir darbe ihrac giriĹ&#x;imi yoktur. Fakat, yaĹ&#x;anan ayaklanmadan da yararlanma peĹ&#x;inde koĹ&#x;an ABD’nin, kendisine s rt n dĂśnen Kerimov iktidar n al aĹ&#x;aÄ&#x; etmek ve kendisiyle iĹ&#x;birliÄ&#x;i içerisinde olacak yeni bir iktidar kurmak için tezgah kurmaya devam edeceÄ&#x;i Ĺ&#x;imdiden aç kt r.
Yaanacak
E
Sendikal Forum
R za DoÄ&#x;an
Delokalizasyon* Ĺ&#x;antaj Hiç bir dĂśnem delokalizasyon bu kadar etkili olmam Ĺ&#x;t çal Ĺ&#x;anlar Ăźzerinde. Kapitalizmin geliĹ&#x;miĹ&#x; olduÄ&#x;u Ăźlkelerde, Amerika’da bile sermayenin emekçilere yĂśnelik en bĂźyĂźk tehditlerinden biri olarak Ăśne ç k yor. Ĺžantaj n etkili olmas n n baĹ&#x;l ca nedeni ise iĹ&#x;sizlik. Geçen y l Almanya’da Siemens’te çal Ĺ&#x;an iĹ&#x;çiler, patronun Ăźretimi baĹ&#x;ka Ăźlkelere taĹ&#x; mamas karĹ&#x; l Ä&#x; nda haftada 2.5 saat bedava çal Ĺ&#x;may ve iki y l zam istememeyi kabul etmiĹ&#x;lerdi. BMW ve Volkswagen’de de benzer Ĺ&#x;artlar delokalizasyon tehtidiyle iĹ&#x;çilere kabul ettirildi. Fransa’da da Bosch, Doux ve baĹ&#x;ka fabrikalarda binlerce iĹ&#x;çi ya iĹ&#x;inden oldu ya da patronun isteklerine boyun eÄ&#x;di. CGT’in bir raporuna gĂśre Ăśzellikle Metal-İĹ&#x; kolunda Ăśnemli fabrikalar, Ăźretimlerini GĂźney Afrika, Balkan Ăźlkeleri, Çin ve Hindistan gibi ucuz iĹ&#x; gĂźcĂź pazarlar na kayd r yor. Çin’de saat Ăźcretleri 70 cent. SĂśzde hala ÇKP’nin egemen olduÄ&#x;u Çin, bugĂźn uluslararas bĂźyĂźk sermayenin ucuz iĹ&#x;gĂźcĂź cenneti. İĹ&#x;çiler delokalizasyonla adeta “K rk kat r m k rk sat r m ?â€? gibi bir ikilemle karĹ&#x; karĹ&#x; yalar. DiÄ&#x;er yandan 2006 Ekim’ine kadar Bolkenstein Direktifi de yasallaĹ&#x; rsa, patronlar fabrikalar n bu Ăźlkelere taĹ&#x; ma zahmetinden de kurtulacaklar. Ucuz iĹ&#x;gĂźcĂź olan Ăźlkelerden taĹ&#x;eron iĹ&#x;çi getirip, o Ăźlkenin yasalar na gĂśre çal Ĺ&#x;t rabilecekler. Rekabet ve kar h rs kapitalistleri, sĂśmĂźrĂźyĂź daha da katmerleĹ&#x;tirecek yol ve yĂśntemlerin uygulanmas na zorlar. Delokalizasyon, bu dĂśnemde çal Ĺ&#x;ma sĂźresinin uzat lmas ve maaĹ&#x;lar n aĹ&#x;aÄ&#x; çekilmesinin etkili yollar ndan biri. Ekonomik İĹ&#x;birliÄ&#x;i ve Kalk nma Ă–rgĂźtß’ne Ăźye Ăźlkelerde haftal k çal Ĺ&#x;ma sĂźresi 31.5 ile 43 saat aras nda deÄ&#x;iĹ&#x;iyor. Oysa gerçek, verilen bu saatlerin Ăźzerindedir. ÇßnkĂź İĹ&#x; Yasas ’na gĂśre normal çal Ĺ&#x;ma d Ĺ&#x; nda patron, isterse iĹ&#x;çilere zorunlu mesai yapt rabilir. Ă–rneÄ&#x;in Fransa’da yasal olarak çal Ĺ&#x;ma sĂźresi 35 saattir ama bu yasaya baÄ&#x;l olarak patron, isterse bir y l içinde iĹ&#x;çiye 180 saat fazla mesai yapt rabilir (ki bu sĂźre 220 saate ç kar lmak isteniyor). Genelde patronlar bu uygulamay çok severler! Ayl klara zam yapmak yerine “fazla çal Ĺ&#x;, fazla kazanâ€? derler. Daha da olmad , delokalizasyon tehdidi! Ayr ca, Avrupa’da son ekonomik direktiflerle haftada 48 saat olan çal Ĺ&#x;ma Ăźst limitini 65 saate ç karma çal Ĺ&#x;malar yap l yor. Haftal k çal Ĺ&#x;ma sĂźreleri uzat l rken, tatil gĂźnĂź olan ulusal ve dini bayram gĂźnleri de azalt l yor. Bu y l Hristiyanlar n “pentakostâ€? bayram gĂźnĂź olan 16 May s için, Fransa hĂźkĂźmeti Ăśzel bir yasa ç kararak bedava çal Ĺ&#x;ma zorunluluÄ&#x;u getirdi. Gerekçe, yaĹ&#x;l lar ve sakatlar için gerekli olan 2 milyar euroyu temin etmek. Vergi gelirlerinden karĹ&#x; lanmas gereken bu fatura, çal Ĺ&#x;anlara ç kart l yor. Ayn hĂźkĂźmet, 2004 y l için patronlara 17 milyar euro vergi iadesi yapt ! Sermaye, nerede olursa olsun, emekçinin, kendi emek gĂźcĂźnĂźn deÄ&#x;erini Ăźrettikten sonra, fazla olarak ĂźrettiÄ&#x;i deÄ&#x;erlere sahip olarak varl Ä&#x; n sĂźrdĂźrĂźr. Onun sermayesini bĂźyĂźtmesi, emekçinin ĂźrettiÄ&#x;i fazlal Ä&#x; n art r lmas demektir ki, bunun için emekçinin daha fazla çal Ĺ&#x;mas zorunludur. Marx, kapitalistler için “GĂźneĹ&#x; Ĺ&#x; Ä&#x; na ulaĹ&#x;abilmek için zaman h rs zl Ä&#x; yaparlarâ€? der. SĂśmĂźrĂźcĂź egemen s n flar n delokalizasiyon ve benzeri Ĺ&#x;antajlarla çal Ĺ&#x;ma sĂźrelerini yĂźkseltip, maaĹ&#x;lar aĹ&#x;aÄ&#x; çekmeleri, onlar için doÄ&#x;al olan . İĹ&#x;çi s n f ve tĂźm çal Ĺ&#x;anlar için ise, en doÄ&#x;al ve zorunlu olan; yaĹ&#x;am koĹ&#x;ular n n iyileĹ&#x;tirilmesi, demokratik hak ve ĂśzgĂźrlĂźklerin geniĹ&#x;letilmesi için, sĂźreci tersine iĹ&#x;letecek gßç dengelerini çal Ĺ&#x;anlar lehine çevirmek. Sendikalar bu alanda kald raç rolĂź oynayabilir. Temel talepler etraf nda s n f mĂźcadelesi merkezileĹ&#x;ebilir ve genelleĹ&#x;ebilir. (Delokalizasyon*: Ăœretimin baĹ&#x;ka yerlere kayd r lmas )
M
E
K
D
Ăœ
N
Y
A
S
5 DĂźnya
I
Alternatif sendika aray Ĺ&#x;lar Sizi tan yabilir miyiz? Vedat SicimoÄ&#x;lu: 1996’dan beri Bayer’deyim. Bayer, 2002’de baz birimlerini az kâr getirdiÄ&#x;i, zarar ettiÄ&#x;i gerekçesiyle kendi kurduÄ&#x;u bir Ĺ&#x;irkete devretmeye karar verdi. Ben Ĺ&#x;imdi Lanxess adl bu Ĺ&#x;irketlerden birindeyim. Alternatif sendika aray Ĺ&#x;lar nas l geliĹ&#x;ti? V. SicimoÄ&#x;lu: Asl nda alternatif sendika aray Ĺ&#x;lar yeni bir olay deÄ&#x;il. 1979 y l na dayan yor. AÄ&#x; rl kl olarak gÜçmen iĹ&#x;çilerin Alman solcular yla, sosyalistleri ve komĂźnistleriyle oluĹ&#x;turduklar bir grup. SĂźreç içerisinde tabii ki deÄ&#x;iĹ&#x;imlere uÄ&#x;rad . “Sisteme zarars zâ€? bir hale geldi. Bu alternatif grup varl Ä&#x; n hala sĂźrdĂźrĂźyor. Neden alternatif sendikac l k? Neye alternatifsiniz? V. SicimoÄ&#x;lu: Var olan sendikalar sĂźrekli kan kaybediyor. Ĺžu andaki sendikac l k, sar sendikac l k. Y llard r iĹ&#x;çilerin kazan lm Ĺ&#x; olan haklar na sald r l yor. Buna tepki duyan iĹ&#x;çilere İG Chemie sendikas n n temsilcileri, â€œĹžirket zarar ediyor, biz
kimsenin iĹ&#x;inden olmas n istemiyoruz, iĹ&#x;yerimizi korumak için baz Ĺ&#x;eyleri vermek zorunday zâ€? diyorlar. Yani Bayer patronlar yla ayn argĂźman kullan yorlar. Bu durum karĹ&#x; s nda, Ăśnceden c l z bir biçimde var olan alternatif sendikal herekete kan taĹ&#x; mak, onu gßçlendirmek ve ileriye çekmek gerekiyordu. Biz, â€œĹžeffaf Sendikac l kâ€? olarak bunu yapmaya çal Ĺ&#x; yoruz. Hangi taleplerle giriliyor seçimlere? V. SicimoÄ&#x;lu: Genel anlamda çal Ĺ&#x;ma zamanlar yla ilgili, Ăźcretlerle ilgili, iĹ&#x;çilerin saÄ&#x;l kl çal Ĺ&#x;ma ve yaĹ&#x;am koĹ&#x;ullar yla ilgili talepler var. Ă–zel olarak da Ĺ&#x;u anda Bayer’in içinde var olan problemlerle ilgili programlar ve alternatifler var. Lanxsess’e geçiĹ&#x; aĹ&#x;amas nda iĹ&#x;veren ve sendika taraf ndan iĹ&#x;çilere iĹ&#x; gĂźvencesi ve çal Ĺ&#x;ma koĹ&#x;ullar na dair sĂśzler verilmiĹ&#x;ti. Ama Ĺ&#x;irket ayr l r ayr lmaz iĹ&#x;veren, zarar ettiÄ&#x;i gerekçesiyle bĂźtĂźn gĂźcĂźyle sald rmaya baĹ&#x;lad . Gerçekten zarar ediyor mu? V. SicimoÄ&#x;lu: Bize gĂśre zarar etmiyor. İĹ&#x;verenin amac , az
kâr yapan Ĺ&#x;irketleri daha çok kâr yapan, daha fazla sĂśmĂźrĂź yapabilen Ĺ&#x;irket haline getirmek. Burada ĂźrettiÄ&#x;i bir tak m ĂźrĂźnleri yurtd Ĺ&#x; na kayd r p daha ucuza maletmek. Bu kayg lardan hareketle amortismanlar abartarak, rakamlarla oynayarak baz k s mlar zarar ediyormuĹ&#x; gibi gĂśsteriyor. Bu durum iĹ&#x;çilere nas l yans yacak? V. SicimoÄ&#x;lu: BugĂźn zarar eden k s mlara mĂźdahaleyi gerçekleĹ&#x;tirmezlerse, baĹ&#x;ka bĂślĂźmlerin de tehlike alt na gireceÄ&#x;ini, oradaki iĹ&#x;çilerin de iĹ&#x;ten ç kar labileceÄ&#x;ini sĂśylĂźyorlar. İĹ&#x;çiler karĹ&#x; karĹ&#x; ya getiriliyor. Zaten Bayer’in ĂśzĂźnde dayan Ĺ&#x;ma zay fl Ä&#x; var. Var olan dayan Ĺ&#x;may daha çok parçalamay hedefliyorlar. Durumu iyi olan iĹ&#x;çi, “O adam iĹ&#x;ini kaybetmezse ben kaybedeceÄ&#x;im, en iyisi o iĹ&#x;siz kals nâ€? Ĺ&#x;eklinde dĂźĹ&#x;Ăźnmeye teĹ&#x;vik ediliyor. Alternatif sendika aray Ĺ&#x; n nas l karĹ&#x; lad iĹ&#x;çiler? V. SicimoÄ&#x;lu: Olumlu tepkiler de al yoruz, gĂźvensizliÄ&#x;in hissedildiÄ&#x;i durumlar da oluyor. Ĺžu anda herkes rahats z, çÜ-
zĂźmĂźn nerede olduÄ&#x;unu bilmiyor. İnsanlar n gelecekle ilgili kayg lar var. Bu insanlar n, onlara yol gĂśsterecek, ĂśrgĂźtleyecek, al p gĂśtĂźrecek bir oluĹ&#x;uma ihtiyaçlar var. Biz bunu oluĹ&#x;turmaya çal Ĺ&#x; yoruz. Onlara çÜzĂźm yolu gĂśstermeye çal Ĺ&#x; yoruz. Sizin sektĂśr d Ĺ&#x; nda bu tĂźrden oluĹ&#x;umlar var m ? Onlarla iliĹ&#x;ki kurman n yollar n ar yor musunuz? V. SicimoÄ&#x;lu: BĂśyle bir aray Ĺ&#x; içerisindeyiz. En son TĂźrkiye’den Petrol-İĹ&#x; sendikas içerisinde çal Ĺ&#x;an alternatif bir grupla tan Ĺ&#x;t k. Onlarla devam eden bir iliĹ&#x;ki var. Almanya’da iĹ&#x;in gerçeÄ&#x;i, ac bir durum var. Bayer’in genelinde yaklaĹ&#x; k 35 bine yak n insan çal Ĺ&#x; yor ve Bayer’in kurduÄ&#x;u 15’e yak n firma var. Her firman n ayr iĹ&#x;yeri temsilcilikleri var, bunlar aras ndaki koordinasyon bile çok zay f. İlk baĹ&#x;ta bizim hedefimiz, Bayer’in kendi içindeki iĹ&#x;yeri temsilcilikleri aras nda irtibat saÄ&#x;lay p baÄ&#x; gßçlendirmek. Daha sonraki aĹ&#x;amalarda tabii ki Almanya ve yurtd Ĺ&#x; baÄ&#x;lant lar için çabalar m z olacak.
AynÄą silahla iki kez vuruĹ&#x; Asgari yaam koullarÄąnÄąn altÄąnda Ăźcretlerle çalĹtÄąrÄąlÄąrsÄąnÄąz, bu yetmedi iinizden olursunuz. Haklar›n›z elinizden al›n›r. Fransa’da son bir hafta içinde iĹ&#x;sizlik Ăźzerine iki haber yer aldÄą. Bu haberlerin birinin konusu Fransa’da yaĹ&#x;ayan TĂźrk, Arap ve diÄ&#x;er birkaç Ăźlkeden gÜçmenlerin iĹ&#x;sizliÄ&#x;e çĹkmak için sahte belgeler dĂźzenlemesiyle ilgiliydi. Haberde, bir TĂźrk konfeksiyon iĹ&#x;çisinin 15 yÄąl boyunca 4 kez iĹ&#x;sizliÄ&#x;e ayrÄąldÄąÄ&#x;Äą, bu sĂźreçlerde 2 yÄąla varan sĂźreler için iĹ&#x;sizlik parasÄą aldÄąÄ&#x;Äą ama sĂśz konusu kiĹ&#x;inin hiç çalÄąĹ&#x;madÄąÄ&#x;ÄąnÄąn ortaya çĹkartÄąldÄąÄ&#x;Äą belirtiliyor. Daha Ăśnce kendisine Ăśdenen tĂźm paranÄąn geri alÄąnmasÄą için hukuksal sĂźrecin baĹ&#x;latÄąldÄąÄ&#x;Äą sĂśylenen haberin devamÄąnda Fransa’da gÜçmenlerde sahte çalÄąĹ&#x;ma belgesinin yaygÄąnlÄąÄ&#x;Äąna vurgu yapÄąlÄąyor.
İkinci haber yine aynÄą konudaydÄą. “Fransa İĹ&#x; ve İĹ&#x;çi Bulma Kurumu’yla Assedic (sigorta kurumu), bundan sonrasÄą için ortak bir uygulamaya geçti.â€? Makineci olarak baĹ&#x;vuran kiĹ&#x;inin makine kullanÄąp kullanmadÄąÄ&#x;Äąn n, kurumda bulundurulacak makineler aracÄąlÄąÄ&#x;Äąyla tespit edileceÄ&#x;i, diÄ&#x;er meslek gruplarÄąndan baĹ&#x;vurularda herhangi bir Ĺ&#x;Ăźphe durumunda uzman kurum ya da kiĹ&#x;ilerin refakatinde iĹ&#x;i bilip bilmediÄ&#x;inin tespit edileceÄ&#x;i belirtiliyor. Her durumda ve koĹ&#x;ulda kapitalist sistem kendini organize etmeye devam ediyor. Asgari yaĹ&#x;am koĹ&#x;ullarÄąnÄąn altÄąnda Ăźcretlerle çalÄąĹ&#x;tÄąrÄąlÄąrsÄąnÄąz, bu yetmedi iĹ&#x;inizden olursunuz. Tarihsel olarak sayÄąsÄąz bedel
Birli¤i, sigortas›z say›s›n›n bu denli artmas›n›n bal›ca sebebi olarak Hartz IV'ß gÜsterdi.
da daraltÄąlÄąr. BugĂźn Fransa’da uygulanmak istenen tam da budur. İnsanlarÄą en aÄ&#x;Äąr yaĹ&#x;am koĹ&#x;ullarÄą içerisinde sahte belge dĂźzenlemeye iten bizzat dĂźzenin kendisidir. Ama dĂśnĂźp aynÄą silahla ikinci kez sÄąnÄąfÄą vurmaktan da alÄąkoymaz kendisini.
Almanya’da 300 bin kiĹ&#x;inin sigortas z olarak yaĹ&#x;ad Ä&#x; ortaya ç kt . Sigorta Doktorlar BirliÄ&#x;i’nin yapt Ä&#x; aç klamaya gĂśre, 2 y l Ăśnce 188 bin olan sigortas z say s , 300 bine yĂźkseldi. Birlik, Almanya’da yaĹ&#x;ayan kaçak gÜçmenlerin bu say ya dahil olmad Ä&#x; n , sĂśz kosunu kesimle birlikte sigortas z yaĹ&#x;ayan insan say s n n çok daha fazla olduÄ&#x;unu da bildirdi. Sigorta Doktorlar BirliÄ&#x;i, sigortas z say s n n bu denli artmas n n baĹ&#x;l ca sebebi olarak ise Hartz IV’ß gĂśsterdi.
ĂœĂ§ gruba ayr lan sigortas zlar Sigorta Doktorlar BirliÄ&#x;i sigortas z yaĹ&#x;ayanlar n 3 ana grup
alt nda topland klar n aç klad . Buna gĂśre birinci grubu, ‘meslek sahibi’ olarak kabul edilen Ich AG’ler oluĹ&#x;turuyorlar. Kendi iĹ&#x;yerlerini açmalar sebep gĂśsterilerek, saÄ&#x;l k sigortas n n d Ĺ&#x; na itilen bu grup, Ăśzel saÄ&#x;l k sigortas yapt rmak zorunda kal yor. İflas etmeleri durumunda otomatik olarak sigortas z kalan bu grup mensuplar n n sosyal sigorta Ăźyesi olma Ĺ&#x;anslar da ellerinden al nm Ĺ&#x; durumda. İkinci grup olarak adland r lanlar ise, kßçßk iĹ&#x;letme sahipleri. Bu kesimde sosyal sigorta Ăźyesi olamad klar için Ăśzel sigorta yapt rmak zorunda kal yor. Fakat Ăśzel sigortalar n, Ăśdeme dengesinin çok ĂźstĂźnde olan primlerini Ăśdeyemedikleri
için Ăśzel sigortalar tercih etmiyorlar ve muayene Ăźcretini kendileri ĂśdĂźyorlar. Muayene ve tedavi masraflar n n da aĹ&#x; r derecede pahal olmas ndan dolay bu grup dĂźzenli olarak doktora gitmiyor, dolay s yla yĂźksek oranda hastal k kapma riski ile yaĹ&#x;amak zorunda kal yor. ĂœĂ§ĂźncĂź grupta ise, iĹ&#x;sizler bulunuyor. Bu grubun mensuplar ç Ä&#x; gibi çoÄ&#x;al yor. ÇoÄ&#x;alman n temel sebebini ise, Hartz IV oluĹ&#x;turuyor. ALG II için baĹ&#x;vuran, ancak eĹ&#x;lerinin geliri yĂźksek olduÄ&#x;u için baĹ&#x;vurular reddedilenlerin saÄ&#x;l k sigortalar ßç ay prim Ăśdemedikleri durumda otomatik olarak iptal ediliyor. Yap lan son saÄ&#x;l k reformundan sonra, zaten Ăźcretli hale getirildiÄ&#x;i için doktora gidemeyen veya gittiÄ&#x;i zamanda yaz lan reçeteyi ĂśdeyemediÄ&#x;i için ilac n alamayan, dolay s yla saÄ&#x;l klar bozulan insanlar n, Hartz IV uygulamalar ile saÄ&#x;l klar iyiden iyiye bozulacak.
ruh saÄ&#x;l Ä&#x; n bozuyor (1. sf. devam)
Rapor alanlar n say s azald DAK’ n incelemesi, 2005 y l nda rapor alan çal Ĺ&#x;an say s n n, geçen y la oranla yĂźzde 10 azald Ä&#x; n da ortaya ç kard . Rapor, iĹ&#x;yerini kaybetme korkusu ve iĹ&#x;yerindeki dengesiz rekabet gibi etkenlerin iĹ&#x;çilerin ruh saÄ&#x;l Ä&#x; n bozduÄ&#x;unu ancak, iĹ&#x;çilerin iĹ&#x;lerini kaybetmemek
için çoÄ&#x;u zaman rapor almad klar n ve hasta olmalar na raÄ&#x;men iĹ&#x;lerine devam ettiklerini de ortaya ç kard . SaÄ&#x;l k ve Sosyal AraĹ&#x;t rma EmstitĂźsß’nden Hans Dieter Nolting de benzer yĂśnde yapt Ä&#x; aç klamalarda durumun vehametine dikkat çekti. Nolting, Ăźcretlendirmenin çal Ĺ&#x;kanl Ä&#x;a ve iĹ&#x;in kalitesine gĂśre yap lmas n n, iĹ&#x;çiler aras ndaki rekabet ortam n art rd Ä&#x; n , ç k Ĺ&#x;lar n
kolaylaĹ&#x;t r lmas ve sĂśzleĹ&#x;melerin k sa sĂźreli olmas n n depresyonlar tetiklediÄ&#x;ini ve ruh saÄ&#x;l Ä&#x; n bozduÄ&#x;unu sĂśyledi. Rapor, Almanya’da iĹ&#x;sizlerin durumunun daha da vahim olduÄ&#x;una iĹ&#x;aret ediyor. YaĹ&#x;lar 25-29 aras nda deÄ&#x;iĹ&#x;en erkeklerde ve yaĹ&#x;lar 20-24 aras nda deÄ&#x;iĹ&#x;en kad nlarda psikolojik rahats zl k tan s konanlar n say s yĂźzde 50 art Ĺ&#x; gĂśsteriyor.
Bolivya genel grevle sars lacak Bolivya’da hidrokarbonlar n kamulaĹ&#x;t r lmas ve sosyal haklar n k s tlanmas protesto edildi. 20 May s’ta baĹ&#x;layan iĹ&#x; b rakma eylemi, sendikalar n ve Mahalle Meclisleri Federasyonu’nun, bir “kurucu meclisâ€?oluĹ&#x;turulmas talebiyle baĹ&#x;latmay planlad klar genel grevinin bir ĂśncĂźsĂź oldu. Bu ĂśrgĂźtler, Ekim 2003’te 67 kiĹ&#x;inin ĂśldĂźrĂźldĂźÄ&#x;Ăź askeri sald r lara raÄ&#x;men, La Paz’a ç kan yollar ve uluslararas havaalan n kapatan kitle eylemleriyle, BaĹ&#x;kan Gonzalo Sanchez de Losada’y istifaya mecbur b rakan ĂśrgĂźtler aras aÄ&#x; daha da
5 May s’ta Fransa’y terk etme uyar s nda bulunan doktorlar 10 May s’ta Paris’teki Kuzey Gar (Gare du Nord) ĂśnĂźnde bir araya geldi. 400 doktor sembolik olarak Londra’n n 120 km gĂźneyinde bulunan Cambers Sand’a gÜç etti. Doktorlar n bu sĂźrgĂźn eylemi ile birlikte Fransa ameliyathane doktorlar da greve baĹ&#x;lad . Doktorlar, sigorta primlerinin dĂźĹ&#x;ĂźrĂźlmesi ve Ăźcret art Ĺ&#x; talebinde bulunarak, 8 ay Ăśnce SaÄ&#x;l k Bakan ile yap lan anlaĹ&#x;man n bir an Ăśnce uygulamaya konulmas n istiyor.
Tar m reformu yĂźrĂźyĂźĹ&#x;Ăź Brezilya’da 2 May s’ta Goinaia eyaletinden ayr lan 10 bini aĹ&#x;k n kĂśylĂź, yoksulluk ve eĹ&#x;itsizliklere karĹ&#x; , tar m reformunun acilen uygulanmas talebiyle Brazil’e doÄ&#x;ru yĂźrĂźyĂźĹ&#x; baĹ&#x;latt . Topraks zlar 430 bin ailenin 2006 y l sonuna kadar topraklar na yerleĹ&#x;tirilmelerini talep ediyorlar. KĂśylĂźlerin diÄ&#x;er talepleri aras nda Amazon bĂślgesinin ve biyo çeĹ&#x;itliliÄ&#x;in korunmas , topraks zlara karĹ&#x; Ĺ&#x;iddet uygulayan toprak sahiplerinin cezaland r lmas ve yerlilere ait topraklar n korunmas da var.
IBM 13 bin kiĹ&#x;iyi iĹ&#x;ten ç kar yor IBM Ĺ&#x;irketi yeni tasarruf plan çerçevesinde 13 bin kiĹ&#x;iyi iĹ&#x;ten ç kar yor. İĹ&#x;ten ç karmalar n bĂźyĂźk bĂślĂźmĂźnĂźn Ĺ&#x;irketin Avrupa kolunda gerçekleĹ&#x;ecek. Y ll k 1,3 milyar dolar tasarruf etmyi amaçlayan Ĺ&#x;irket Avrupa’daki 100 bin çal Ĺ&#x;andan bir k sm n iĹ&#x;ten çkaracak. Karar 20 bin IBM çal Ĺ&#x;an n n bulunduÄ&#x;u İngiltere’de sendikalar n tepkisine yol açt . Ăœlkede iĹ&#x;çileri temsil eden Amicus sendikas , iĹ&#x;ten ç karmalar n gĂźndeme gelmesi halinde buna karĹ&#x; eyleme gideceklerini sĂśyledi.
BBC’de grev
Ăśdeyerek kazandÄąÄ&#x;ÄąnÄąz kimi haklar -iĹ&#x;sizlik parasÄą gibi- farklÄą araç ve yĂśntemler geliĹ&#x;tirilerek elinizden alÄąnÄąr. Hele de o Ăźlkedeki çalÄąĹ&#x;ma saatlerinin çok Ăźzerinde asgari Ăźcrete tabi tutulan, her tĂźrlĂź sosyal ve siyasal olanaklardan yoksun olan gÜçmenseniz bu çember daha
Sigortas z insanlar... Çal Ĺ&#x;ma koĹ&#x;ullar Sigorta Doktorlar›
Doktorlar Fransa’y terketti
kuvvetlendirdiler. El Alto’daki grev, ayn zamanda 2003 ayaklanmas nda yaĹ&#x;anan ĂślĂźmlerin sorumlular n n yarg lanmas n ve cezaland r lmas n ve 2003 halk hareketinin taleplerini içeren ve “Ekim Ajandas â€? diye adland rd klar program n uygulanmas n da talep edecek. GĂźney Amerika’daki yeni liberalizm karĹ&#x; t toplumsal hareketlerin Ăśnemli bir bileĹ&#x;enini de Bolivyal yerli, kĂśylĂź, iĹ&#x;çi ve kent yoksullar n n Ăźlke kaynaklar n n ve kamusal hizmetlerin ĂśzelleĹ&#x;tirilmesine karĹ&#x; verdiÄ&#x;i baĹ&#x;ar l mĂźcadeleler oluĹ&#x;turuyor. 2003’te gaz n ĂśzelleĹ&#x;tiril-
mesini durduran ve hĂźkĂźmeti deviren Bolivyal lar, su ve elektriÄ&#x;in ĂśzelleĹ&#x;tirilmesine karĹ&#x; da baĹ&#x;ar l direniĹ&#x;lere imza atm Ĺ&#x;t lard .
İngiliz Yay n KuruluĹ&#x;u BBC’nin binlerce gazeteci ve teknisyen, 24 saatlik grev yapt . 3 bin 780 kadronun iĹ&#x;ten at lmas ve kuruluĹ&#x;un bir bĂślĂźmĂźnĂźn ĂśzelleĹ&#x;tirilmesine iliĹ&#x;kin planlar protesto ettiler. 31 May s ve 1 Haziran’da da grev yapma karar , iĹ&#x;verenlerle yap lan gĂśrĂźĹ&#x;melerin ard ndan ask ya al nd . Grev nedeniyle Ăśzellikle canl yay nlanan programlar kesintiye uÄ&#x;rad . BBC Haber kanal ile BBC World’de de gece yar s ndan itibaren banttan haber bĂźltenleri sunuldu.
İĹ&#x;çi dĂźĹ&#x;man Wal-Mart’a protesto Kanada İĹ&#x;çi Kongresi (CLC), 7 May s’ Kanada çap nda maÄ&#x;azalar bulunan ABD’li marketler zinciri Wal-Mart’ protesto gĂźnĂź ilan etti. Wal-Mart Quebec Jonquiere’de emekçilerin sendikalaĹ&#x;ma karar almalar Ăźzerine bu Ĺ&#x;ehirdeki maÄ&#x;azas n kapatacaÄ&#x; n duyurmuĹ&#x;tu. Ĺžirket ayn zamanda Saskatchewan Weyburn’de mahkemeye baĹ&#x;vurarak iĹ&#x;çilerin sendikalaĹ&#x;ma hakk n ellerinden alma giriĹ&#x;iminde bulundu. Ancak Kanada YĂźksek Mahkemesi, Anayasan n iĹ&#x;çilere ĂśrgĂźtlenme ĂśzgĂźrlĂźÄ&#x;Ăź tan yan maddelerine dayanarak WalMart’ n talebini reddetti.
Hollanda’da iĹ&#x;sizlik Hollanda Merkezi İstatistik BĂźrosu’nun (CBS) yapt Ä&#x; aç klamayla, iĹ&#x;sizlik say s n n geçen y la oranla artt Ä&#x; ve Hollanda halk n n yĂźzde 6,9’nun iĹ&#x;siz olduÄ&#x;u bildirildi. GeçtiÄ&#x;imiz aylarda CBS’in yapt Ä&#x; araĹ&#x;t rmaya gĂśre, 2005 y l n n son aylar nda iĹ&#x; arayanlar n say s n n 682 bin 400 civar nda olacaÄ&#x; n n beklendiÄ&#x;i ama bu rakam n Ĺ&#x;imdiden 700 bin 800’ß bulduÄ&#x;u aç kland .
Yaanacak
DĂźnya 6
Y
A
ďŹ
mahkeme salonunun kap s na dĂśner... 1 dakika geçer... HiçbirĹ&#x;ey olmaz... Bunun ard ndan avukat: “Bak n...â€? der... “Ortaya bu iddiay att m. Hepiniz heyecan içinde kap ya bak p 1 dakika boyunca beklediniz. Bu gĂśsteriyor ki gerçekten ortada bir ĂślĂź olduÄ&#x;una ve dolay s yla mĂźvekkilimin katil olduÄ&#x;una sizler tamam yle inanm Ĺ&#x; deÄ&#x;ilsiniz...â€? Bu sĂśzĂźn ard ndan hakim karar n aç klar. Adam suçlu bulur... Avukat Ĺ&#x;ok içinde: “Ama nasÄąl olur? Az Ăśnceki gĂśsteriden hepiniz etkilendiniz... Hepinizin kap ya bakt Ä&#x; n gĂśrdĂźm!â€? Hakim: “Evet doÄ&#x;ru, hepimiz bakt k. Ama mĂźvekkiliniz bakmad !â€?
Genç Kaplumbaga
DĂśrt kaplumbaÄ&#x;a pikniÄ&#x;e ç kmaya karar verirler. Erzaklar haz rlay p yola koyulurlar. Bir y l, iki y l, beĹ&#x;, on y l derken 30 y l sonra piknik yerine var rlar. Hemen erzaklar ç kar rlar. Gazozlar, yiyecekler, herĹ&#x;ey ortaya ç kar. Gazozlar da Ĺ&#x;iĹ&#x;e gazoz. Ve açacak yok! Tek çÜzĂźm, birinin eve gidip açacaÄ&#x; al p getirmesi. DoÄ&#x;al olarak en genç kaplumbaÄ&#x;ay seçerler.
M
I
N
sayÄąlmazsÄąnÄąz.
Bir cinayet davasÄą!
Mahkemede bir cinayet davas gĂśrĂźlmektedir. Adam n katil olduÄ&#x;u hemen hemen kesindir, bunu gĂśren daval avukat n n akl na bir Ĺ&#x;eytanl k gelir. “Bayanlar baylar... hepinize bir sĂźrprizim varâ€? diyerek saatine bakar... “Tam bir dakika sonra, mĂźvekkilim taraf ndan ĂśldĂźrĂźldĂźÄ&#x;Ăź iddia edilen kiĹ&#x;i bu mahkeme salonundan içeri girecek...â€? Bunun Ăźzerine, bĂźtĂźn kafalar
A
R
E
N
K
Zay›flamak m› istiyorsunuz?
F kralar
Genç kaplumbaÄ&#x;a: - “Giderim, ama bir Ĺ&#x;art m var.â€? der. - “Buradaki yiyeceklerin hiçbirine ben gelinceye kadar dokunmayacaks n z.â€? DiÄ&#x;erleri de bunu kabul eder. Eleman m z yola ç kar. Aradan bir, iki, on, yirmi y l geçer. Bu arada yaĹ&#x;l kaplumbaÄ&#x;alardan birisi fenalaĹ&#x; r, Ăślmek Ăźzeredir. ArkadaĹ&#x;lar ne yapsa faydas z. KaplumbaÄ&#x;a’n n son dileÄ&#x;i olup olmad Ä&#x; n sorarlar. - “Gerçi genç kaplumbaÄ&#x;aya sĂśz verdik ama, Ĺ&#x;uradaki sarmalardan bir tanesini yesem olur mu?â€? der. DiÄ&#x;erleri de k ramaz: - “Elbette!â€? diyerek, sarmalardan birini verirler. Tam aÄ&#x;z na atacaÄ&#x; s rada genç kaplumbaÄ&#x;a çal lar n aras ndan f rlar: - “Gitmiyorum iĹ&#x;te, gitmiyorum!â€?
√ SÄącak içeceklerden cappucino, kakao ve çikolata gibi içeceklerde bulunan kafein, bu içeceklerdeki kaloriyi tamamen yok eder. √ Popcorn, Alaska, Frigo gibi “sinemaâ€? baÄ&#x;lantÄąlÄą yiyecekler de kaloriden sayÄąlmaz, çßnkĂź bunlar eÄ&#x;lence dĂźnyasÄąnÄąn parçasÄądÄąrlar, vĂźcut depomuzun deÄ&#x;il. Kilolar n z m sorun ediyorsunuz? “Nas l kurtulurumâ€? mu diyorsunuz? O zaman bu talimatnameyi uygulay n! √ Bir Ĺ&#x;ey yediÄ&#x;iniz sÄąrada eÄ&#x;er sizi kimse gĂśrmĂźyorsa, o yediÄ&#x;iniz Ĺ&#x;eyin kalorisi sayÄąlmaz. √ Bir çikolatanÄąn yanÄąnda bir bardak soda içiyorsunuz... yine kârlÄąsÄąnÄąz, çßnkĂź çikolatadaki kaloriler soda tarafÄąndan tamamen elimine edilir. √ Biriyle birlikte yemek yiyorsanÄąz, eÄ&#x;er siz ondan az yemiĹ&#x;seniz, sizin kaloriler ona yazÄąlacaÄ&#x;Äąndan siz hiç kalori almÄąĹ&#x;
bu arada tabii ki çikolata dĂźnya çapÄąnda bir renktir ve diÄ&#x;er bĂźtĂźn renklerle uyum saÄ&#x;layabilmektedir...
√ Çatal bĹçaklarÄąn Ăźzerinde kalmÄąĹ&#x; olup da yaladÄąklarÄąnÄąz asla kaloriden sayÄąlmaz. (Ă–rnek: sandviç hazÄąrlarken bĹçaÄ&#x;Äą daldÄąrdÄąÄ&#x;ÄąnÄąz fÄąstÄąk ezmesi, veya krepin Ăźzerine yayacaÄ&#x;ÄąnÄąz çikolata sosu ) √ AynÄą renkten yiyecekler bir arada alÄąnÄąrsa, daha dĂźĹ&#x;Ăźk kalorili olanÄąn miktarÄąnda kalori alÄąnmÄąĹ&#x; olur. Ă–rnek: Ispanak ve fÄąstÄąk, mantar ve beyaz çikolata).. ah
larlar. Birkaç saat sonra Holmes uyan r ve uyuyan Dr. Watson’u dßrtßkler.
R
‚
Zeynep GĂźnel
SevgĂźlu bacularum, gardaĹ&#x;larum... Bu gazatan ng cal Ĺ&#x;annaru, “Saru emmi, bi bir kelli de sen yazâ€? diyĂźncĂź, aldum galemi elĂźme... Beri bah hele, Avrupa’nun ortasunda gaavelerde falanca tahumung sampionluunu, yoh efendĂźm hangĂź tepĂźkcĂźnĂźn1 gaç para alduunu mĂźnegaĹ&#x;a2 edincßßne gendĂźne bah bi yol! MaaĹ&#x;un mu vaa bu tahumlardan? Hanuma, çoluÄ&#x;a çocuÄ&#x;a beĹ&#x; dagga zeman n yoh, emme iĹ&#x; maça muça, boĹ&#x; iĹ&#x;e, lah lah itmeye gelincĂź iskemlenge çahulursun. Ĺžinci sĂślenecek çoh Ĺ&#x;ey var emme ‘beni kim dinner’ deyi felsefĂźkçe dĂźĹ&#x;ĂźnĂźyom. Gençler gafa buldurucu maddelerden, alkoldan medet umar, çevrelerĂźnde, dĂźnyada olup bĂźtenden ilgĂźsĂźz, bizĂźm oralarung goyunnar gibi olmuĹ&#x;laa. İĹ&#x;cĂźler sendĂźkas z, sendĂźkalar boĹ&#x; galmuĹ&#x;laa. ĹžincĂź boĹ&#x; gonuĹ&#x;man ng zamanu dÜÜl. â€œĹžeytanung Ăśnde gidenĂźâ€?, gĂśzĂźmĂźzĂźng ĂśnĂźnde İrah’u, AfganĂźstan’u ula dĂźnyayu iĹ&#x;gal ediyo, dĂźnyanun çarh s yr lm Ĺ&#x;, s su artmuĹ&#x; kirlenmĂźĹ&#x; ,ne bilßßng... ezen basturdukça ezĂźlen susar olmuĹ&#x;! Sen daha felanca topcuyu, filanca tĂźrkucuyu gonuĹ&#x;! Artuh bizum melmekat ng seyrcam na3 baham yom. Halk açluktan g rulurken, felanca zanatçu gaç millara glip çekmĂźĹ&#x;, ne bilßßm konah almuĹ&#x;, ĂźstĂźne geydßß libas Ĺ&#x;u gader paraymuĹ&#x;‌ İnan ossung o sohahlarda yatan tĂźnercĂź coluh çocuÄ&#x;a bahtum mu içßm suzluyo‌ Emme g rev yapan iĹ&#x;çßye salduran, gĂśsteri yapan memullar copluyan, hele haklarunu aruyan o gadunnar saçundan dutup sĂźrĂźyen, civan gibi mekteplĂź ĂźnĂźvessĂźtelĂźlerĂź vuran g ran gafay , o devletĂź dĂźĹ&#x;ĂźndĂźkçß, bizĂźm Azzaa4 gibi cuaraya5 yap Ĺ&#x; yom efkardan. La bÜÜle iĹ&#x; oluumu? Halhu birbĂźrĂźne g Ĺ&#x;g rt, emekçßnĂźn, benĂźm gibi koylĂźnĂźng hahhunu ye‌ Bazen bizĂźm koyĂźng bayullar ndan Ĺ&#x;ÜÜyle gĂźneĹ&#x;e aÄ&#x;ru bahtum mu içßmden “Ula Saru, baĹ&#x;ga bi dĂźnya vallaha mĂźmkĂźnâ€? deyip gulĂźmsĂźyom. Bah gardaĹ&#x;um bu gavga iyĂźnĂźn kotĂźyle, garannuÄ&#x;un aydunluhla gavgasu. Safungu belĂźrle. Ya aydunnuh ya barballuh!
√ DonmuĹ&#x; yiyeceklerin hiç birinde hiç kalori yoktur, çßnkĂź kalorinin ÄąsÄąyla ilgili olduÄ&#x;unu herkes bilir, ve bunlar soÄ&#x;ukta asla barÄąnamazlar. Dondurmalar bu durumun en iyi ĂśrneÄ&#x;idir. Ve... son olarak zayÄąflamada en etkili çare: Siz asÄąl etrafÄąnÄązdakileri Ĺ&#x;iĹ&#x;manlatmaya bakÄąn, ya da arkadaĹ&#x;larÄąnÄązÄą sizden daha kilolu olanlardan seçin, bĂśylece mutlaka olduÄ&#x;unuzdan daha zayÄąf gĂśrĂźneceksiniz ...
“Watson, yukar ya bak ve bana ne gĂśrdĂźÄ&#x;ĂźnĂź sĂśyle.â€? Watson cevap verir: “Milyonlarca y ld z gĂśrĂźyorum.â€? Holmes sorar: “Bu sana neyi gĂśsteriyor?â€? Watson bir an dĂźĹ&#x;ĂźnĂźr: “Astronomik olarak milyonlarca galaksinin ve dolay s yla milyarlarca gezegenin varl Ä&#x; n gĂśrĂźyorum. Y ld zlar n konumuna bakarak saatin 3’ß çeyrek geçtiÄ&#x;ini ç kar yorum. Meteorolojik aç dan da bugĂźn havan n çok gĂźzel olacaÄ&#x; n tahmin ediyorum. Neden sordun? Sana ne gĂśsteriyor?â€? Holmes arkadaĹ&#x; n sab rla dinlemiĹ&#x;tir ama art k dayanamaz: â€œĂ‡ad r m z araklam Ĺ&#x;lar!â€?
E
FelsefĂźk
Sherlock Holmes ve Dr. Watson
Sherlock Holmes ile Dr. Watson kampa giderler. GĂźzel bir yemek yiyip bir Ĺ&#x;iĹ&#x;e de Ĺ&#x;arab devirdikten sonra uykuya da-
Eski gazeteler
√ Kurabiye, biskĂźvi, kek tĂźrĂź yiyecekleri ne kadar çok parçalara bĂślerek yerseniz kalorileri o oranda azalÄąr.
L
Felsefik dßßnceler
1- Futbolcu 2- MĂźnakaĹ&#x;a 3- Televizyon 4- Aziz AÄ&#x;a 5- Sigara
Kuyruk ve Mutluluk mutluluk, mutluluÄ&#x;un da kuyruÄ&#x;um olduÄ&#x;unu ĂśÄ&#x;rendim. Bu nedenle onu koval yorum, yakalad Ä&#x; mda mutluluÄ&#x;a kavuĹ&#x;acaÄ&#x; m.â€? Bunun Ăźzerine yaĹ&#x;l kedi Ĺ&#x;Ăśyle der: “Gençken ben de mutluluÄ&#x;un kuyruÄ&#x;um olduÄ&#x;una karar vermiĹ&#x;tim. Ama Ĺ&#x;unu farkettim; ne zaman onu kovalasam benden uzaklaĹ&#x; yor, ne zaman kendi iĹ&#x;ime baksam hep peĹ&#x;imden geliyor.â€?
BĂźyĂźk bir kedi, kuyruÄ&#x;uyla oynayan kßçßk bir kediye sorar: “Neden kuyruÄ&#x;unu koval yorsun?â€? Yavru kedi yan t verir: “Bir kedi için en gĂźzel Ĺ&#x;eyin
Haz rlayan:
Cevap vermek istemeyenler ise hem ekteki dilekçeyi gÜndermeliler, hem de mahkemeye
E
L
M
B
↾
↾
→
U
M
A
A
K
Sanat eserlerin taslak durumundaki kßçßk Ürne¤i
M
L
→
K E
T
E
R
Z
Tarihte bir halk Evet anlam›nda, bir eyi onaylama
→
O
Bir masal kuu,Zßmrßdß anka →
Ăœ
→
→
Kalça kemi¤i
O
New York ehrini simgeleyen harfler
Y
A
V
N
A
M
A
A
R
K
Bir soru eki
E
M
T
I
→
→
M
‚
Zeka
A
N
L
A
A
K
A
S
Y
A
Pozitif
K
‚laç, merhem
→
→
Bir sßs ve gÜlge a¤ac›
A R
Nitelikleri Üvmek →
Resimdeki aktĂśr
↾
→
ĂœĂ§ĂźncĂź kii zamiri
Bir nota →
‚dari ilerde dßzenlemeve uygulama
Dßnyaca ßnlß heykeltra›m›z (‚lhan...)
↾
Haz rlayan: YaĹ&#x;anacak DĂźnya bulmaca ekibi
Çengel Bulmaca Dervi
A
→
‚ →
Hareketli
A →
K
S
M
→
K
A
↾
E
M
okunuu →
→
Arap Ăźlkelerinde bir parti modeli
L
Bir harfin ince
→
R →
Tembih sĂśzĂź
ÇÜlden esen rßzgar
A →
→
D
Hizip →
↾
A Al›nt›, iktibas
↾
↾
→
→ ↾
↾
D
XV.yy’da Fransa’da kullan›lan bir silah
Deriden s›zan,tuzlu s›v›
‚
→
→
Soluk, nefes
A Ayn› erkekle evli kad›nlar›n ortak ad› K›s. Mister
Eski dilde su →
Koyun,kuzu sesi T›rpana bal›¤›
→
→
Lahza
Olmaktan emir kipi ↾
Hakkari’de
→
akarsu
‚nsan›n kendi varl›¤› Üzß
→
→
ve gĂźc
→
Teyze k›z› Nitelik,nicelik
→
Krom elementinin simgesi
bak›m›ndan yetersiz Dini tÜren ya-
KĂźcĂźk bir
→
Do¤a’da bulunan sert bir madde
hayvan
p›lan ta masa Saadet, kut
TĂźrk Milli istihbarat servisi
Parasal
tersten ↾
→
Ca¤, devir
→
→
→
benzer yĂśntemlerle gßçsĂźz ve sessiz gĂśrdĂźkleri insanlar n baĹ&#x;ka haklar n çiÄ&#x;neyip istediklerini yapma cesareti bulurlar. Sadece Alman vatandaĹ&#x; olanlar da bu itiraz hakk n kullans nlar. Ayr mc l Ä&#x;a son verilmesi için de gerekirse insanlar sokaklara dĂśkĂźlmelidir. Eger sizler kendi haklar n za sahip ç kmazsan z, baĹ&#x;kalar da sizleri ciddiye almaz. Bu nedenle susmay n ve hakk n z aray n. Daha iyi bir gelecek için herkes Ăźzerine dĂźĹ&#x;eni yapmal d r.
K›s.‚stanbul Teknik Ăœniversitesi
Mßrekep bal›¤›
P →
M →
‚yot’un imi
E¤reti dߤßm
Tiyatro edebiyat›
Sakarya’n›n bir ilçesi
Gßçß sembolize eden de¤nek Emtia, meta
‚
Romen
X
‚ S
→
rakam›yla 10
↾
Alfabenin en son harfi Tren yolu
İrtibat Adresi:
Taneli bir meyve
→
→
Lityumun simgesi
Bat›’n›n ilk
GĂźrbĂźz,iri
Rechtsanwaltskanzlei Çelebi & Kollegen Graf-Adolf-Str. 80 40210 Dßsseldorf Tel: 0211-355 83 14
Dizem
hecesi ↾
→
→
baĹ&#x;vurmak zorundad rlar. İtiraz gerekçesi olarak, susma hakk n n temel hak olduÄ&#x;unu ve bu hakk kullanmak istediÄ&#x;inizi belirtmelisiniz, çßnkĂź ilk anda konuyu bilmeden vereceÄ&#x;iniz cevaplarla kendinizi zor durumda b rakabilirsiniz. İkinci gerekçe, Alman makamlar n n bu uygulamas ayr mc l Ä&#x;a sebep olmaktad r. Bu Ăźlkede çifte vatandaĹ&#x;l Ä&#x; , sadece TĂźrkiye kĂśkenliler deÄ&#x;il, diÄ&#x;er Ăźlkelerden gelenler de izinsiz alm Ĺ&#x;lard r. Ne var ki TĂźrkiye kĂśkenli olmayan bu çifte vatandaĹ&#x;lara, bu sorgu mektuplar gĂśnderilmemektedir. Bu nedenle, eÄ&#x;er adil davran lmak isteniyorsa tĂźm Alman vatandaĹ&#x;lar na bu mektuplar n gĂśnderilmesi gerekir. Mektuplara cevap verip de haklar n z savunmay unutmay n, yoksa baĹ&#x;ka konularda da
E
Kßrtce ve Zazaca’da ac›
Romen rakam›yla 100 →
→
Yeterli, kafi gelme
Bo, degersiz eya veya kimse
→
Susma hakk n kullanmak
Çifte vatandaĹ&#x;l k olay ve ihbara karĹ&#x; İtiraz Dilekçesi Kampanyas
Dolayl› anlatma, an›t›rma
↾
Av. GĂźlĹ&#x;en Çelebi
neÄ&#x;ini kulanabilirsiniz. Burada bilinmesi gereken nokta: İtiraz n z sadece idari makamlar n kulland Ä&#x; yĂśnteme iliĹ&#x;kindir. Sizlerden “evetâ€? ya da “hay râ€? cevab n almak için, sizin temel kiĹ&#x;ilik haklar n z dikkate almayan bir uygulama yap l yor. Elbette idari makamlar n hemen her konuda bilgi isteme yetkisi var. Ancak bunu yaparken diÄ&#x;er yasal ve anayasal haklara da sayg gĂśstermek zorundad rlar. İdari makamlardan gelen mektuplara cevap verip-vermeme konusunda elbette herkes kendisi karar vermelidir. Mektuba cevap vermek isteyenler; gelen formun yan nda ekteki itiraz dilekçesini de birlikte gĂśnderebilirler.
“SĂśyle bakiim evlad m, Tanr nerede?â€?. Çocuk susar. Papaz tekrar sorar: “evlad m sĂśylesene Tanr m z nerede?â€?. Çocuk sus-
maya devam eder. Papaz srarla sormaya devam eder, çocuk susmaya.. Sinirlenir Papaz, “konuĹ&#x;sana be çocuk nerde Tanr ?â€? Çocuk aniden f rlar, kiliseden koĹ&#x;arak kaç yorken seslenir kardeĹ&#x;ine “kaçal m çabuk!â€?. Eve giderler, odalar na ç k p kap y iyice kapat rlar. Kßçßk oÄ&#x;lan sorar bĂźyĂźÄ&#x;Ăźne: “Neden kaç yoruz?â€? BĂźyĂźk yan tlar: “İĹ&#x;te Ĺ&#x;imdi hap yuttuk, Tanr kaybolmuĹ&#x; bizden biliyorlar!!!â€?
peygamberi Resimdeki ĂœnlĂź frans›z yazar
→
Yani vatandaĹ&#x;lar n kendilerini ihbar etmeleri istenmektedir. Bu ay r mc bir uygulamad r ve hukuki aç dan da tart Ĺ&#x;mal d r. Temel yurttaĹ&#x;l k haklar n n ihlali anlam na gelen kendini ihbar etmeye yĂśnelik bu uygulamaya karĹ&#x; ç kmak ve topluca tepki gĂśstermek gerekir. Ben bu konuda, toplu tepki gĂśstermenin etkin bir biçimi olarak, İtiraz Dilekcesi Kampanyas Ăśneriyorum. İdari makamlardan gelen mektuplara itiraz edin. Bu itirazda ekte bulunan dilekçe Ăśr-
- “Efendim, ortadaki deli kendinin gazete olduÄ&#x;unu sanÄąyor, haberleri bildiriyorâ€?. BaĹ&#x;hekim dolaĹ&#x;mas n sĂźrdĂźrĂźr. Az ileride bir de ne gĂśrsĂźn! Sekiz-on deli, iplerle sÄąmsÄąkÄą birbirlerine baÄ&#x;lanÄąp bir kĂśĹ&#x;eye at lm Ĺ&#x;! “Onlar mÄą? Okunup da iadeye gidecek eski gazeteler efendim...â€?
Mahallenin iki afacan kardeĹ&#x;i tĂźm mahalleliyi b kt rm Ĺ&#x;. SĂźrekli ana-babalar na Ĺ&#x;ikayet geliyor mahalleliden. K r lan camlar n, kuyruÄ&#x;una teneke baÄ&#x;lanan kedilerin, lastiÄ&#x;i indirilen arabalar n sorumlusu hep afacan kardeĹ&#x;ler. Ana-babas usan p bu durumdan, kilisenin papaz na anlat rlar durumu ve yard m isterler. Papaz “gĂśnderin çocuklar konuĹ&#x;ay mâ€? der. Çocuklar gĂśnderirler. Papaz Ăśnce bĂźyĂźk oÄ&#x;lan çaÄ&#x; r r.
Hristiyanlar›n
A R
↾
→
Kendini ihbar etme zorunluluÄ&#x;u
YaĹ&#x;anacak DĂźnya bulmaca ekibi
Ç›plak Yunan sava tanr›s›
A
↾
Hukuk BilindiÄ&#x;i Ăźzere NRW ve Bayern eyaletlerindeki Ĺ&#x;ehir yĂśnetimleri, çifte vatandaĹ&#x;lar tesbit etmek maksad yla, 2000 y l ndan sonra baĹ&#x;vuru yapan herkese mektup gĂśndermekte ve bir hafta içinde mektubun cevapland r lmas n istemektedir.
Çengel Bulmaca
Evlad›m Tanr› nerede?
→
BaĹ&#x;hekim, akÄąl hastanesinin bahçesinde, hastane doktorlar ndan birinin eĹ&#x;liÄ&#x;inde dolaĹ&#x;Äąyordu. Bir ara, bir kalabalÄąk gĂśzĂźne çarptÄą. Hemen oraya seÄ&#x;irtti. Deliler bir halka oluĹ&#x;turmuĹ&#x;, ortada dĂśnĂźp konuĹ&#x;an birini dinliyorlardÄą: - “AB Anayasas ’na Fransa referandumla evet dedi... Avrupa’da iĹ&#x;sizlik art yor... Irak’ta ABD zulmĂź devam ediyor... Afganistan’da Kuran ayaklanmas baĹ&#x;lad ... Leydi Bush, imaj tazeleme turunda... Federasyon KupasĹ’nÄą Galatasaray kazandÄą...â€? BaĹ&#x;hekim bu iĹ&#x;ten hoĹ&#x;lanmÄąĹ&#x; bir Ĺ&#x;ekilde: - “Ne yapÄąyorlar bunlar bĂśyle?â€? diye sorar.
Yaanacak
K
A
D
I
7 DĂźnya
N
“Kad n programlar â€? ne veriyor? Kanal D’de yay mlanan “Kad n n Sesiâ€? program n n yay n , RĂœTĂœK taraf ndan durduruldu. Yasemin Bozkurt’un sunduÄ&#x;u programa Elaz Ä&#x;’dan kat lan BirgĂźl IĹ&#x; k, evine dĂśnerken 14 yaĹ&#x; ndaki oÄ&#x;lunun kurĹ&#x;unlar na hedef oldu. AÄ&#x; r yaralanarak hastaneye kald r lan IĹ&#x; k, 5 saatlik ameliyat sonras komadan ç kar ld . Ayn kanal ve ayn programda benzer bir olay yaklaĹ&#x; k bir ay Ăśnce de yaĹ&#x;and . 15 Nisan 2005’te programa kat lan bir kiĹ&#x;i, dĂźnĂźrĂź taraf ndan canl yay nda tehdit etildi, program sonras da kurĹ&#x;unlanalarak ĂśldĂźrĂźldĂź.
Ă–lĂźmler bile reitinglerin h z n kesmiyor. Birçok problemi iç içe yaĹ&#x;ayan TĂźrkiyeli kad nlar, uzunca bir sĂźredir televizyon kanallar n n reyting malzemesi oldular. “TĂśre cinayetlerine mi uÄ&#x;rad n?
Gel, Kad n n Sesi’ne gel!.. Kocandan dayak m yedin? Gel, Yaln z DeÄ&#x;ilsin’e gel!.. Kaynanan n sald r s na m maruz kald n? Gel, Biz Bize’ye gel!.. İĹ&#x;siz mi kald n? Gel, Sizin Sesiniz’e gel!..â€? ç Ä&#x; rtkanl Ä&#x; yla kad nlar televizyon programlar na çaÄ&#x;r ld . Programa çaÄ&#x;r lan kad nlar n birçoÄ&#x;una iĹ&#x;, ev, araba ve can gĂźvenliÄ&#x;i, vs. vaadinde bulunuldu. Ancak program sonras iĹ&#x;i biten kad nlar yeniden ve daha da bĂźyĂźyen problemleriyle baĹ&#x;baĹ&#x;a b rak ld lar.
Kad›nlara birçok vaatte bulunuldu. Ama programdan sonra ii biten kad›nlar, daha da bßyßyen problemleriyle babaa b›rak›ld›lar.
GĂźn gelir Ăśfke sahibini bulur
Horoz dĂśvĂźĹ&#x;Ăź TV kanallar ndaki bu kad n programlar n n her biri; dĂźzeysizlik, basitlik ve aĹ&#x;aÄ&#x; lay c l kta birbiriyle yar Ĺ&#x; yor. Tam bir sokak dili ve mahalle ortas kavgalar n and ran rahatl ktaki iç boĹ&#x;altmalar, birikmiĹ&#x; promlemleri deĹ&#x;me gĂśreviyle ç k l yor çaresiz insanlar n karĹ&#x; s na. Ă–yle ki televizyonun diÄ&#x;er taraf nki muhatapla canl baÄ&#x;lan-
ĂśvĂźlĂźyor, hatta kimi ciddi programlar n konusu olabiliyordu! Eli maĹ&#x;al sunucular, sunduklar zemin ve izleyici Ăźzerinde kurduklar hakimiyet nedeniyle “toplum mĂźhendisleriâ€?, “toplum çÜzĂźcĂźleriâ€? Ăźnvan yla ĂśdĂźllendiriliyorlard !
t kurdurulup, kĂźfĂźrleĹ&#x;meler ve tehditler eĹ&#x;liÄ&#x;indeki kavgalar n naklen yap lmas na zemin sunuluyor, bizzat k Ĺ&#x;k rt l yor. Televizyonun karĹ&#x; s nda benzer sorunlar yaĹ&#x;ayan milyonlarca izleyici k zg nl k, merak
ve olay n taraf olarak programa kilitlenmiĹ&#x; bir vaziyette, horoz dĂśvĂźĹ&#x;Ăź izler gibi izlemeye devam ediyor. Bu arada medya, bu tĂźr programlar n sosyal deĹ&#x;melerdeki rolĂź ve baĹ&#x;ar s ndan dolay
15 Nisan ve 18 May s’taki olaylar n yaĹ&#x;anmas yla birlikte, Kanal D’de yay nlanan Kad n n Sesi program yla beraber Atv’deki program n da yay n durduruldu. RĂœTĂœK BaĹ&#x;kan Fatih Karaca, “Bu programlar sosyal problem olmaya baĹ&#x;lad larâ€? aç klamas nda bulundu. Ĺžimdi tepkilerin tersine dĂśnebileceÄ&#x;i kayg s yla diger benzer programlar n da durdurulabileceÄ&#x;i ifadelendiriliyor. Bu Ăśfke, elbet birgĂźn gelir sahibini de bulur! Aynur GĂźlsoy
Geri b rakt r lm Ĺ&#x; gÜçmen kad nlar Ne yaz›k ki gĂźnĂźmĂźzde, TĂźrkiye’deki tara kĂźltĂźrĂźne ve yaam biçimine uygun artlarda yaam›n› sĂźrdĂźren bir kad›n toplulu¤u mevcut hala. Geçenlerde doktora gittiÄ&#x;imde, orada çal Ĺ&#x;an k zla anlaĹ&#x;maya çal Ĺ&#x;an TĂźrkiyeli bir teyzeye rastlad m. Yard m etmekten çok, onlar izlemek istedim. Biraz el-kol iĹ&#x;aretleriyle, biraz da tarzanca da olsa anlaĹ&#x;t lar. Bekleme salonunda teyzeyi izlediÄ&#x;imde, ‘derdimi doktora nas l anlat r m’ kayg s n gĂśzlerinden okudum. Kendisine yard mc olabileceÄ&#x;imi sĂśylediÄ&#x;imde gĂśzleri parlad . Kaç y ld r burada olduÄ&#x;unu sorduÄ&#x;umda utanarak “30 y ld r evlad mâ€? dedi. Aram zda derin bir sohbet baĹ&#x;lad .
Hep ikinci s n f! Avrupa’daki gÜçmen nĂźfusunun aÄ&#x; rl kl bĂślĂźmĂźnĂź TĂźrkiye
ve KĂźrdistan’ n k rsal bĂślgelerinden gelenler oluĹ&#x;turuyor. TĂźrkiye’nin toplumsal yap s nda, kad nlara ikinci s n f vatandaĹ&#x; olarak bak ld Ä&#x; ndan eÄ&#x;itim ve ĂśÄ&#x;retimden, insanca yaĹ&#x;ama olanaklar ndan mahrum b rak lm Ĺ&#x;lard r.
Bu insanlar, gßçlĂź feodal gelenek ve gĂśreneklere sahiplerdi. ÇoÄ&#x;u okuma-yazma bilmiyordu. Bilenler ise dĂśrt duvar ara-
s nda bunu da yitirdiler. KĂźltĂźr dĂźzeyleri dĂźĹ&#x;ĂźktĂź. GĂźcĂźnĂź bu faktĂśrlerden alan gÜçmen erkekler, kad nlara karĹ&#x; bask c , Ĺ&#x;iddete dayanan davran Ĺ&#x;larda bulunuyorlard . Kad nlar eve kapat l yor, iĹ&#x; hayat na kat lmalar engelleniyor,
Kad nlara hak yok!
tĂźm ev iĹ&#x;leri kad nlara y k l yor, ev yĂśnetiminin karar alma sĂźreçlerine dahil edilmiyorlard . Kendilerini geliĹ&#x;tirebilecekleri olanaklar sunulmuyordu. Kad n n kendisi de kendilerini geliĹ&#x;tirecek meslek ve çal Ĺ&#x;t klar fabrikalarda sendikalar da yer alma gibi çabalar sergilememiĹ&#x;ler. Sadece temizlik iĹ&#x;leriyle, aile ekonomisine katk da bulunmakla yetinmiĹ&#x;ler. Bu durum, Ăśzellikle birinci kuĹ&#x;ak için, 1960’tan 1985’e kadar uzanan sĂźreçte hakimdi. Tabii ki bu sĂźreç de kad n n, çocuklar n n eÄ&#x;itiminde ve yetiĹ&#x;tirilmesinde yetkin bir rol almas n engelledi. Erkek gÜçmenler de aĹ&#x; r çal Ĺ&#x;ma koĹ&#x;ullar ndan kaynakl , çocuklar na fazla zaman ay ram yorlard . Bir çok çocuk anaokuluna gĂśnderilmemiĹ&#x;tir. ÇßnkĂź aileler, bulunduklar Ăźlkelerin dilini ve kĂźltĂźrĂźnĂź ĂśÄ&#x;renemedikleri için, topluma yabanc laĹ&#x; p yaln zlaĹ&#x; yorlard . Kendi kendileriyle yetindiklerinden dolay içine kapan k bir
toplum yap s oluĹ&#x;tu. Kapal bir toplum yap s ndan gelen gÜçmen kad nlar n uyum saÄ&#x;layamamalar n n diÄ&#x;er bir nedeni de dinsel inan Ĺ&#x;lara s k s k ya baÄ&#x;lanmalar d r. Çocuklar n yĂźksek okullara baĹ&#x;lamas yla birlikte, anne ve babalar n n kendileri için bir “modelâ€? olmad klar n dĂźĹ&#x;Ăźnerek evden ayr lmalar baĹ&#x;l yor, aile yavaĹ&#x; yavaĹ&#x; parçalan yordu.
terince’ yer bulamayan kad›nlar› da çal›t›rmak ve daha fazla sÜmßrmek.
Ece Koç
Zaman o kadar çabuk ak p gidiyor ki. Durdurabilmek için hiç bir yapt r m m z olmayan zaman... HerĹ&#x;eyi yapmaya çal Ĺ&#x; p, hiç bir Ĺ&#x;eye yetiĹ&#x;emediÄ&#x;imiz bazen dolu dolu geçirmek varken hiç yoktan Ĺ&#x;eylerle boĹ&#x;a harcad Ä&#x; m z zaman... En k ymet verdiklerimizden esirgemek zorunda kald Ä&#x; m z hiç de istemediÄ&#x;imiz halde bol bol harcad Ä&#x; m z zaman... “Ah Ĺ&#x;u gĂźn yirmidĂśrt saatten daha fazla olsa neler yapmazd kâ€? dediÄ&#x;imiz, hiç yetiĹ&#x;tiremediÄ&#x;imiz iĹ&#x;lerimizle zamana yetiĹ&#x;meye çal Ĺ&#x; rken bitirdiÄ&#x;imiz gĂźzelim dakikalar m z... Acaba biz mi kullan p harcamas n beceremiyoruz yoksa gĂźndemlerimiz ve Ăśnceliklerimiz mi aÄ&#x; r bas p bizi bir k s r dĂśngĂźnĂźn içine çekiyor? Bizi zamanla yar Ĺ&#x;maya mecbur b rak yor meĹ&#x;gul olduÄ&#x;umuz konular. SĂśz konusu olan ailemiz de olsa, iĹ&#x;imiz de, kendimiz, eĹ&#x;imiz veya çocuklar m z da olsa, yine de doÄ&#x;ru paylaĹ&#x; m gĂśsterip yetiĹ&#x;tiremediÄ&#x;imiz, herĹ&#x;eye ve herkese yetiĹ&#x;ip memnun etmeye çal Ĺ&#x; rken, hiçbir Ĺ&#x;eye yetemeden zamans zl Ä&#x;a dĂźĹ&#x;memiz... Nedir bu koĹ&#x;u? Bir yar Ĺ&#x; m yetiĹ&#x;meye çal Ĺ&#x;t Ä&#x; m z, nedir? Ya da baĹ&#x; edemeyip, zamans zl ktan yak nmam z beceriksizliÄ&#x;imizden mi kaynaklan yor? Yoksa gerçekten geliĹ&#x;en yaĹ&#x;am n getirdiÄ&#x;i bir baĹ&#x;ka boyunduruk mu? Bizi zorlay p zaman karĹ&#x; s nda gßçsĂźz b rakan, Ăśnemli olan gĂśzden kaç r p ak p giden bir mekanizman n parças m oluyoruz? Ben bir anne olarak, çal Ĺ&#x;an kad n olarak, eĹ&#x; olarak, evimin kad n olarak inan n hiçbir Ĺ&#x;eye yetiĹ&#x;emez oldum. YaĹ&#x;am mda uÄ&#x;raĹ&#x; verdiÄ&#x;im her konu çok Ăśnemli, Ăśnemsiz hiçbir Ĺ&#x;ey yok. Çocuklar m, okullar , dersleri, sorunlar istekleri, iĹ&#x;im, yapmak zorunda olduÄ&#x;um zorunluluklar, herĹ&#x;eyi ama herĹ&#x;eyi doÄ&#x;ru, iyi ve zaman nda yapmak. TĂźm bunlar bu kadar zamans zl k içinde yapmak beni strese sokuyor. Bazen kendimi çok gßçsĂźz hissedebiliyorum, bu yĂźk alt nda eziliyorum sanki ama yapt Ä&#x; m her iĹ&#x;, bana ayr bir mutluluÄ&#x;u tatt r yor. Hiçbirinden vazgeçmem mĂźmkĂźn deÄ&#x;il. Bu herkes için bu Ĺ&#x;ekilde san r m ve o kadar olaÄ&#x;anlaĹ&#x;m Ĺ&#x; ki, yazarken bile bunun olaÄ&#x;an olduÄ&#x;unu dĂźĹ&#x;ĂźnĂźyorum. Ama ayn zamanda zaman m dolu dolu yaĹ&#x;arken, zamans zl ktan Ĺ&#x;ikayet etme tezat n da yaĹ&#x; yorum ve san yorum ki ben bunu yaĹ&#x;ayan tek kiĹ&#x;i deÄ&#x;ilim. Herkes hemen hemen bu sorunu yaĹ&#x; yor. “Yap lmas gereken nedir biliyorumâ€? desem, yalan olur. Belki daha iyi bir organizasyonla bu koĹ&#x;uĹ&#x;turmacay en az ndan daha çekilir bir hale getirebiliriz.
Yeni kuĹ&#x;ak 80’li y llardan sonra Avrupa’da yetiĹ&#x;miĹ&#x; bir kuĹ&#x;ak oluĹ&#x;tu. Bu kuĹ&#x;ak, ebeveynlerine k yasla çevre, eÄ&#x;itim, okul, iĹ&#x; ortam , farkl uluslarla birlikteliÄ&#x;in getirdiÄ&#x;i etkileĹ&#x;imle daha ileri Ăśzellikler taĹ&#x; yordu. Avrupa kĂźltĂźrĂźnden etkilenmiĹ&#x;lerdi ve sosyal ve ekonomik hayata kat l yorlard . Bu da gÜçmen kad nlar n geliĹ&#x;imini h zland r yordu. Bu kuĹ&#x;ak feodal sistemin deÄ&#x;erlerini parçal yordu. Ama kĂśkten de ortadan kald rm yor-
HerĹ&#x;eyin bir fiyat var m ?
Onlar›n tek amac›, emek sĂśmĂźrĂźsĂź içinde ‘ye-
‚çimdeki Pencere
GĂźn 24 saatten fazla olsa...
du. ÇßnkĂź anne-baba egemenliÄ&#x;i o geri zihniyeti besleyip gßçlendiriyordu. 90’l y llara gelindiÄ&#x;inde ise kad nlar art k, tamamiyle olmasa bile, Avrupal kad nlar n toplumdaki rolĂźne benzer konumlar al yorlard . Feodal kĂźltĂźrĂźn yan s ra, ĂśzgĂźrlĂźk ad na yoz iliĹ&#x;kiler, sevginin yerini cinselliÄ&#x;e indirgenmiĹ&#x; iliĹ&#x;kilerin almas na duyulan tepkiyle kendilerini korudular. Ne yaz k ki gĂźnĂźmĂźzde, TĂźrkiye’deki taĹ&#x;ra kĂźltĂźrĂźne ve yaĹ&#x;am biçimine uygun Ĺ&#x;artlarda
yaĹ&#x;am n sĂźrdĂźren az msanmayacak bir kad n topluluÄ&#x;u mevcut hala. GÜçmen kad nlar daha ileriye çekmek için, Ăśzel toplant lar, tiyatro, mĂźzik, vb. etkinlikler, kad n-erkek karma ortamlar n yan s ra kad nlar n rahat konuĹ&#x;abileceÄ&#x;i, kenidini ifade edebileceÄ&#x;i Ăśzel etkinlikler, seminerler dĂźzenlemek gerekiyor. Bu nedenle, duyarl dernek ve kurumlara Ăśnemli sorumluluklar dĂźĹ&#x;Ăźyor. Şßkran Aky ld z
KĂślelik biçim deÄ&#x;iĹ&#x;tirdi
Milyonlar› sefalete sĂźrĂźkleyen kapitalizm biçiyor de¤erini Gracia’n›n: DĂźnya Ekonomi Forumu’nun yapt Ä&#x; araĹ&#x;t rma, kad nlar n erkeklere gĂśre daha az f rsata sahip olduÄ&#x;unun ‘resmi’ belgesi oldu. AraĹ&#x;t rma, kad n erkek aras ndaki f rsat eĹ&#x;itliÄ&#x;inin en fazla olduÄ&#x;u Ăźlkenin İsveç, en az olduÄ&#x;u Ăźlkenin ise M s r olduÄ&#x;un ortaya ç kar rken, Ĺ&#x;imdiye kadar hiçbir Ăźlkenin kad n erkek eĹ&#x;itliÄ&#x;ini tam olarak saÄ&#x;layamad Ä&#x; n da ortaya ç kard . DĂźnya Ekonomik Forumu’nun araĹ&#x;t rmas nda İskandinav Ăźlkeleri kad n erkek aras ndaki f rsat eĹ&#x;itliÄ&#x;inin ileri dĂźzeyde saÄ&#x;land Ä&#x; na iĹ&#x;aret ederken, s ras yla İsveç, Norveç, İzlanda, Danimarka ve Finlandiya’n n ilk beĹ&#x; s ray paylaĹ&#x;t Ä&#x; n gĂśsteriyor. AraĹ&#x;t rmada TĂźrkiye ise sondan ikinci yani 57. s rada yer al yor. Buna gĂśre ĂœrdĂźn ve Pakistan’daki f rsat eĹ&#x;itliÄ&#x;i TĂźrkiye’ye gĂśre daha ileri dĂźzeyde.
“F rsat EĹ&#x;itliÄ&#x;iâ€? anlay Ĺ&#x; ! DĂźnya Ekonomi Forumu ekonomistlerinden Augusto Lopez-Claros, İskandinav Ăźlkelerin ‘rekabet gĂźcĂźnde’ de zirvede yer almas n n Ĺ&#x;aĹ&#x; rt c olmad Ä&#x; n belirterek, insan kaynaÄ&#x; n n yar s n deÄ&#x;erlendirmeyi baĹ&#x;aramayan Ăźlkelerin kendi rekabet gßçlerini tĂśrpĂźlediÄ&#x;ini vurguluyor. Yani daha aç k anlam yla Claros, kad n erkek f rsat eĹ&#x;itli-
Ä&#x;inden, kad n n toplum içindeki ikincil ve ezik konumunu ve bunun ortadan kald r lmas n deÄ&#x;il, devletler aras ndaki rekabet gĂźcĂźnĂźn art r lmas n anl yor. Kad n n toplumsal iliĹ&#x;kiler içerisinde ikinci plana itilmesinin, dolay s yla emek sĂśmĂźrĂźsĂź
1.5 milyon dolar. Gracia’n›n bu karar›, toplumsal y›k›m›, yozlaan ve dibe vuran de¤erler sisteminin dip noktas›n› gĂśsteriyor. HerĹ&#x;eyin ve herkesin bir fiyat var m d r? Kapitalist sistemin sĂźrekli beyinlerde yank lanan “herĹ&#x;eyin bir fiyat vard râ€? felsefesinin insanl k dĂźnyas nda yank s nedir? ÇßrĂźyen ve çßrĂźten bu sistem, dĂźnyan n her kĂśĹ&#x;esine kurmuĹ&#x; pususunu ve insanlar n yaĹ&#x;amlar na bedeller biçiyor.
Ve ekliyor: “Bazen kendinizi bir dĂśrt yol aÄ&#x;z nda buluyor ve ç k Ĺ&#x; yolu bulam yorsunuzâ€? Milyonlar sefalete sĂźrĂźkleyen ve bundan kendi damarlar na kan ak tan kapitalizm biçiyor deÄ&#x;erini Gracia’n n: 1.5 milyon dolar.
Umudunu satmad Ama Gracia satmad akbabalara umudunu, dĂźĹ&#x;lerini ve geleceÄ&#x;ini. “Peru’daki insanlar n yaĹ&#x;ama biçiminde yanl Ĺ&#x;lar var ve ben buna karĹ&#x; birĹ&#x;ey yapmak istedim.â€? deyip, bekaretini
â€œĂ‡ k Ĺ&#x; bulam yorsunuzâ€?
içerisinde konumland r lamamas n n rekabet gĂźcĂźnĂź azaltt Ä&#x; n , bununda kapitalist devletleri gßçsĂźzleĹ&#x;tirdiÄ&#x;ini ima ediyor. Kad n ile erkek aras ndaki f rsat eĹ&#x;itliÄ&#x;inin oluĹ&#x;turulmas n n, kapitalist devletlerin hem geliĹ&#x;imi hem de rekabet gĂźcĂźnĂźn artt r lmas aç s ndan Ăśnemine vurgu yap yor. GĂśrĂźldĂźÄ&#x;Ăź gibi kapitalist sistemin kad n ile erkek aras nda eĹ&#x;itlik yaratmak gibi bir amac yok. Onun tek amac , emek sĂśmĂźrĂźsĂź içinde kendi aç s ndan ’yeterince’ yer bulamayan kad nlar da çal Ĺ&#x;t rmak ve daha fazla sĂśmĂźrmek. Cansu Y ld z
Peru’nun baĹ&#x;kenti Lima’daki banliyĂślerin birinde yaĹ&#x;ayan Gracia, 18 yaĹ&#x; nda. 8 yaĹ&#x; ndan beri çal Ĺ&#x; yor. 15 yaĹ&#x; nda ailesinin geçimini saÄ&#x;lamak için eÄ&#x;itmini yar m b rakmak zorunda kal yor. Milyonlarca yoksul gibi, sefalet koĹ&#x;ullar n n dayatt Ä&#x; bir yaĹ&#x;am n yĂźkĂźnĂź taĹ&#x; mak zorunda olman n çeliĹ&#x;kisini yaĹ&#x; yor; gĂśrdĂźkleri ile sahip oldukalar aras nda. DĂźĹ&#x;lerini bedeniyle somutlay p, toplumsal deÄ&#x;erler sistemi içerisinde “masumiyetin senbolĂźâ€? olan bekaretini satmaya karar verdi. “Annem hasta. Ben ve kardeĹ&#x;im ilerlemenin, eÄ&#x;itim alman n, birey olman n ne kadar ulaĹ&#x; lamz bir istek olduÄ&#x;unu hissediyoruz. F rsatlar aç lm yor çßnkĂź her Ĺ&#x;ey paraya dayan yorâ€? diyor.
Uluslaras Çal Ĺ&#x;ma Ă–rgĂźtĂź (İLO), raporunu aç klad . Rapora gĂśre 12.3 milyon kiĹ&#x;i zorla çal Ĺ&#x;t r l yor. Bu say n n yĂźzde 56’s n n kad nlardan ve 18 yaĹ&#x; alt k z çocuklar ndan oluĹ&#x;tuÄ&#x;u belirtiliyor. Zorla çal Ĺ&#x;t rmadan elde edilen uluslararas y ll k gelir 32 milyar dolar. Raporun sunduÄ&#x;u verilere gĂśre 9.5 milyon kiĹ&#x;iyi zorla çal Ĺ&#x;t ran Asya bĂślgesi birinci s rada yer al rken, 1.3 milyon kiĹ&#x;iyle Latin Amerika ve Karayipler ikinci s ray izliyor. GĂźney Afrika’da 660 bin, geliĹ&#x;miĹ&#x; sanayi Ăźlkelerinde 360 bin, OrtadoÄ&#x;u ve Kuzey Afrika’da ise 260 bin kiĹ&#x;inin zorla çal Ĺ&#x;t r ld Ä&#x; kaydediliyor.
Yine bu niyetle yola ç kan kad nlar n birçoÄ&#x;u bu yĂśntemle fuhuĹ&#x; bataÄ&#x; n n içinde bulur kendini. Çocuk bakma, garsonluk ve çeĹ&#x;itli iĹ&#x; vaatleriyle Ăźlkelerinden ç kan genç k zlar, kendilerini uluslararas mafyan n aÄ&#x; nda bulurlar. Uluslararas GÜçmen Ă–rgĂźtß’nĂźn 2002 raporundan edindiÄ&#x;imiz verilere gĂśre, 1990’ n ortalar ndan 2002 ye kadar 5 binden fazla kad n ABD askeri personeline pazarlanmak Ăźzere GĂźney Kore’ye kaç r lm Ĺ&#x;t r. Filipinler, Rusya ve DoÄ&#x;u Avrupa’dan kaç r lan kad nlar, GĂźney Kore’de ABD Ăźslerinin çevresinde konuĹ&#x;lanan barlarda hayat kad n ve konsomatris olarak çal Ĺ&#x;t r l yorlar.
Zorunlu kĂślelikler
Dip noktas Gracia’n n bu karar , toplumsal y k m , yozlaĹ&#x;an ve dibe vuran deÄ&#x;erler sisteminin dip noktas n gĂśsteriyor. İnsanl Ä&#x; n yĂźrĂźyĂźĹ&#x;Ăźne bĂźyĂźk çelmeler takan politik-ekonomik sistemi es geçenler, Gracia’y hedef tahtas na kolayl kla çakt lar. Onun bir fahiĹ&#x;eden farks z olduÄ&#x;unu sĂśyleyip, fahiĹ&#x;eleĹ&#x;en bu sistemde onu yarg lad lar.
satmaktan vazgeçti. Hay r Gracia’y yarg lamak ve ahlak bekçisi kesilmek deÄ&#x;il amac m z. Bu sistem içerisinde tek tek kiĹ&#x;ileri yarg lay p onlar mahkum etmek burjuvazinin iĹ&#x;idir. Yaratt Ä&#x; kĂźltĂźr erezoyonu, ihraç attiÄ&#x;i yaĹ&#x;am stili ve bĂźtĂźn ideolojik ayg tlar yla toplumsal yap y dejenere eden, sonra da ona ac mayla bakan sistemin... Kezi Tunç
YaĹ&#x;am koĹ&#x;ullar n n her geçen gĂźn zorlaĹ&#x;mas yla beraber iĹ&#x;sizliÄ&#x;in ve yoksulluÄ&#x;un da artmas yla, iĹ&#x;çi ve emekçiler baĹ&#x;ka Ăźlkelere umuda yolculuk ederler. Var n yoÄ&#x;unu buraya baÄ&#x;lar. Bu da yetmez mafyaya borçlan rlar. Bu borçlanmaya karĹ&#x; l k emeÄ&#x;ini ipotek eden emekçiler, bir daha da yakalar n kurtaramazlar çßnkĂź yabanc bir Ăźlkede olmalar n n hiçbir meĹ&#x;ruluÄ&#x;u yoktur. Umuda yolculuklarda bu gĂśnĂźllĂź iĹ&#x; aray Ĺ&#x;lar , zorunlu kĂśleliklere ve istenmeyen ortamlarda çal Ĺ&#x;maya zorlar insanlar .
Ne zamana kadar? Zorla çal Ĺ&#x;t rma denince, kĂśleci toplumdaki siyahilerin zorla kaç r larak, toprak sahiplerinin tarlalar nda çal Ĺ&#x;t r lmalar geliyor akla. Oysa gĂźnĂźmĂźzde de kĂśleliÄ&#x;in biçim deÄ&#x;iĹ&#x;tirerek devam ettiÄ&#x;ini her geçen gĂźn daha net gĂśrĂźyoruz. Ăœcretli kĂślelik, kimi yerlerde Ăźcreti biraz yĂźksek, kimi yerlerde çok daha aÄ&#x; r koĹ&#x;ullarda ve sadece kar n tokluÄ&#x;u biçiminde devam ediyor. Taa ki gerçek umudun ve kurtuluĹ&#x;un gĂśrĂźlebildiÄ&#x;i ana kadar.
Yaanacak
DĂźnya 8
G
E
N
Ç
L
‚
K
EÄ&#x;itimde bahar!.. Fransa’da lise ܤrencileri, Almanya’da Ăźniversite ܤrencileri, igal ve çat›malarla gĂźndeme oturdu. Yeni e¤itim yasalar›na kar› eylemler ĂśrgĂźtleyen ܤrencilerle yapt›¤›m›z rĂśportajlardan kesitler sunuyoruz. kurslar m z iptal etmek istiyor. Eski Frans zca gibi. Eylemlikleri nas l organize ettiniz? Fransa’da son y llarda liselilere dĂśnĂźk yaĹ&#x;anan sald r lar neler? François Delerue (UNL Avrupa Sekreteri): Neo liberal sald r lar Ăśzellikle Fransa’da, lise ve orta okullara yĂśnelik olarak 15 y ld r sĂźrĂźyor. Ĺžu anda Fransa’da sadece dĂźz lise var ama bunu kald r p yerine meslek liseleri yapmak istiyorlar. Biz buna karĹ&#x; ç k yoruz. ÇßnkĂź geleceÄ&#x;imizi belirleyecek olan bu karar çok erken yaĹ&#x;ta vermemizi dayat yorlar.
İlk iĹ&#x;imiz Fillon Yasalar ’n n olumsuzluklar n bĂźtĂźn okullarda anlat p, ĂśÄ&#x;rencileri bilgilendirmek oldu. Okullar, sendikalar, ĂśÄ&#x;retmenler, gençlik sendikas , gençlik siyasi partileri ve aileler hep birlikte çal Ĺ&#x;ma yĂźrĂźttĂźk. Daha fazla yapt r m gĂźcĂźmĂźz oldu ve bĂźyĂźk bir yĂźrĂźyĂźĹ&#x; organize ettik. 1 milyon insan kat ld eylemimize.
organize ediyordu. Ama ilerleyen y llarda bĂźtĂźn okullarda ĂśrgĂźtlendi ve ĂśÄ&#x;renci haklar n savunmaya baĹ&#x;lad . UNL’in bir çok destekleyeni var, Ăśzellikle aileler ve ĂśÄ&#x;retmenlerin desteÄ&#x;i sayesinde bĂźyĂźyĂźp geliĹ&#x;ti. Devlet bilinçli olarak bizim ĂśnĂźmĂźzĂź almak istiyor, Ăśzellikle ĂśÄ&#x;rencilerin sendika faaliyetinde yer almalar n istemiyor. En bĂźyĂźk korkular , yeni ‘68 May s’lar n ĂśrgĂźtlenmesi. İlk dĂśnemler bizimle masaya oturmak istemeyen EÄ&#x;itim Bakan , eylemlerin gĂźcĂźnden sonra bizimle masaya oturmak zorunda kald . Sald r lara karĹ&#x; Avrupa çap nda ortak bir eylem nasil ĂśrgĂźtlenir?
Fillon Yasalar ’n n içeriÄ&#x;i nedir? Fillon Yasas , ortaokul son s n f nda yap lan s navlar n baz lar n kald rmak istiyor. Ama yap lan eylemlikler sonucu bu yasa geçirilemedi. Ĺžu an 12 tane olan s navlar 6’ya indirmek ve sadece 6 konu Ăźzerinden s nav yapmak istiyorlar. DiÄ&#x;er 6 ders ise okulda gĂśsterilen performans Ăźzerinden deÄ&#x;erlendirilecek. 12 s nav için devlet ĂśÄ&#x;rencilere 70 euro Ăśdemek zorunda, eÄ&#x;er s navlar n 6 tanesini kald r rlarsa bu koĹ&#x;ulda 40 euro Ăśdeme durumunda olacaklar. Bununla birlikte baz
rupa’da ve dĂźnyada bĂśyle bir eylem ĂśrgĂźtlemek istiyoruz. Albrecht Wilucki (Albert Ludwigs Ăœniversitesi-Freiburg): Harçlar, siyasi bir karar ve durdurulabilir. Ama bunu baĹ&#x;armak için, ĂśÄ&#x;rencilerin d Ĺ&#x; nda iĹ&#x;çileri de kapsayan ulusal Ăślçekte bir eylemlilik sĂźrecine ge-
rek var. İĹ&#x;galden sonra, ĂśÄ&#x;renciler her gĂźn rektĂśrlĂźÄ&#x;Ăźn ĂśnĂźnde toplan p, boĹ&#x; tencereleri çal yorlar. İĹ&#x;gal bir momentum kazand rd . Kimi ĂśÄ&#x;renciler iĹ&#x;galin bir Ĺ&#x;ey getirmediÄ&#x;ini dĂźĹ&#x;Ăźnseler de, birçok ĂśÄ&#x;renci beklediklerinden çok daha fazlas n yapabildiklerini gĂśrdĂźler. Kendilerindeki enerjiyi keĹ&#x;fettiler. Julia-Jacquline (Liseliler Stuttgart): Bu, dĂźĹ&#x;Ăźncelerinizi ortaya koymak için bir olanak. Ĺžans az, ama denemeden bilemezsiniz. Bu kadar çok insan z. EÄ&#x;itimi paras z k labiliriz.
UNL nas l Ĺ&#x;ekillendi, ne zamand r faaliyet yĂźrĂźtĂźyor? UNL 1994 y l nda kuruldu. İlk dĂśnemler sadece eylemler
İtalyan Ă–Ä&#x;renci Sendikas ’yla bĂśyle bir giriĹ&#x;imimiz oldu fakat onlar n bu konuda hiçbir tecrĂźbesi yoktu. Bu yĂźzden eylemleri ortaklaĹ&#x;t ramad k. BĂźtĂźn Av-
Matthias (Çevre Koruma TekniÄ&#x;i-Stuttgart): ASTA 1974’te ya da 1970’li y llarda yasakland Baden-WĂźrttemberg eyaletinde. Hamburg ve Berlin’de yasal. Onun yerine kimi yap lar var, ama politik konuĹ&#x;-
ma yapmalar yasak. Bu eylemi ĂśrgĂźtleyen arkadaĹ&#x;lar Grev Merkezi Ăźyeleri, 5 gĂźndĂźr evlerine uÄ&#x;ramad lar. Çok az uyuyarak bu eylemi ĂśrgĂźtlediler. 2 May s’tan beri, ĂśÄ&#x;rencileri derslerin d Ĺ&#x; nda tutmak için, çeĹ&#x;itli skeç ve mĂźzikler, iĹ&#x;sizlik ve Ăźniversitelerin mali durumu Ăźzerine seminerler, vb. yap yo-
ruz. Ĺžimdiye deÄ&#x;in kendiliÄ&#x;inden geliĹ&#x;en 3 ayr yĂźrĂźyĂźĹ&#x; oldu. 300 kiĹ&#x;i Ăźniversiteden Parlamento’ya yĂźrĂźdĂź ve bizim harçlar kabul edecek kadar pasif olmad Ä&#x; m z anlad lar. Oktay (DĂźseldorf Ăœniversitesi): NRW’de ki eylem, seçimlerden dolay erken yap ld . 2 Haziran’da kuzeyde Hamburg, gĂźneyde Frankfurt ve doÄ&#x;uda Leipzig’te merkezi eylemler yap lacak. Bu eylem Ăśzellikle Harçlara KarĹ&#x; Eylem BirliÄ&#x;i Ă–rgĂźtĂź (ABS) ve Ă–Ä&#x;renci Birliklerinin Ă–zgĂźr BirliÄ&#x;i taraf ndan dĂźzenlendi. NRW’de harçlar diÄ&#x;er eyaletlerden Ăśnce uygulanmaya baĹ&#x;land . NRW’de ilk harçlar “EÄ&#x;itim kontolar â€? ad alt nda uzatmal ĂśÄ&#x;renciler (14 sĂśmester okuyanlar) için yĂźrĂźrlĂźÄ&#x;e sokuldu. Bu genel mĂźcadeleyi baltalad .
Yeni bir ĂśÄ&#x;renci hareketi yaratmak TĂźrkiye’de yap lan Demokratik Ăœniversite Kurultay ’na kat ld n. DĂźĹ&#x;Ăźncelerin ve hissettiklerin neler? François Delerue (UNL- Ulusal Liseliler BirliÄ&#x;i Temsilcisi : Size Kurultay çok iyi bulduÄ&#x;umu sĂśylemek istiyorum. Grup çal Ĺ&#x;mas olarak çok çok iyiydi, iyi bir çal Ĺ&#x;ma yap ld . Dil bilmediÄ&#x;im için, benim aç mdan toplant daki konuĹ&#x;malar anlamak çevirilere raÄ&#x;men zor oldu. BĂźtĂźn arkadaĹ&#x;lar çok cana yak nd , benimle konuĹ&#x;mak isteyen herkes, Ăźlkem hakk nda ve organizasyonum hakk nda konuĹ&#x;mak istedi. Kamp ve adadaki parti harikayd ve oldukça ak ll ca planlanm Ĺ&#x;t . Sizin kĂźltĂźrĂźnĂźzĂź ĂśÄ&#x;renmek benim aç mdan oldukça ilginçti; yemekleriniz, dans n z, mĂźziÄ&#x;iniz ve diliniz. Daha uzun kalmad Ä&#x; m için çok ĂźzgĂźnĂźm. EÄ&#x;er isterseniz Frans z bas n na bas n aç klamas yapmak ve UNL’nin 14-15 May s’ta TĂźrkiye’de ĂśÄ&#x;renci sendikas
Satranç Tahtas›
kurultay na kat ld Ä&#x; m z ve yer ald Ä&#x; m z yazmak istiyorum. Alexandar Simon: (KĂśln Ăœniversite’si Tarih ve Sosyal Bilimler Ă–Ä&#x;rencisi)
nebilir? Alex: TĂźrkiye ve Almanya’daki ĂśÄ&#x;renciler aras nda, politik aç dan çok aç k farkl l klar var. TĂźrkiye’de s n rlar çok dar ve
daha çok çal Ĺ&#x; lmakta, direniĹ&#x; bu temelde ĂśrgĂźtleniyor. Ama Almanya’da ASTA ve benzeri organisazyonlarda bu “gĂśrĂźnĂźrdeki demokrasiâ€? ve de-
İlk gĂśzlemlerin neler oldu? Alex: İlk gĂśzlemim kafamda hala. GĂśrdĂźÄ&#x;Ăźm politik kĂźltĂźr ve ciddiyet beni çok etkiledi. Anti kapitalist anti faĹ&#x;ist ve anti emperyalist kavga, beni bu tĂźr bir perspektifin Almanya’da Ăśrnek al nabileceÄ&#x;i konusunda ikna etti. Organizasyonu nas l buldun?
zorluk çok bßyßk. Almanya’da gÜrßnßrde çok serbest bir alan ve kazan mlar sÜz konusu. Tßrkiye’de devrimci cephede
Satranç turnuvalar
mokratik ortam, bu organizasyonlar eli ile yĂźrĂźtĂźlen politikan n, reformist ve devrimci olmayan tarzda olmas na sebep
nun bulunduÄ&#x;u turnuvalarda kullan l r. 2- DĂśner sistem
Satranç bĂźyĂźk çoÄ&#x;unluk taraf nda bir hobi olarak oynanmakla birlikte, turnuvalar ve çeĹ&#x;itli organizasyonlar ile uluslararas kurallara tabi bir oyundur. Oyunun Resmi organizatĂśrĂź FIDE (Federation International des Echec), Uluslararas Satranç Federasyonu’dur. FIDE’nin belirlemiĹ&#x; olduÄ&#x;u kurallar tĂźm Ăźlkelerde ayn d r. Turnuvalara kat lacak olanlar için farkl eĹ&#x;lemeler ve puanlamalar sĂśz konusudur. Peki satranç turnuvalar nda yap lan eĹ&#x;leĹ&#x;tirmeler ve turnuva sonucunda s ralama nas l yap l yor?
Turnuvalarda temel olarak 3 deÄ&#x;iĹ&#x;ik sistem uygulan r: 1- İsviçre sistemi Bu sistemde ilk turda tĂźm oyuncular gßç s ralar na gĂśre dizilir ve kuvvetliler zay flarla oynayacak Ĺ&#x;ekilde eĹ&#x;lendirme yap l r. Sonraki turlarda ise her oyuncuya sahip olduÄ&#x;u puana gĂśre rakip verilmeye çal Ĺ&#x; l r. Turnuva sonunda sahip olunan puana gĂśre s ralama yap l r. EĹ&#x; puanl lar aras nda s ralamay belirlemek için de deÄ&#x;iĹ&#x;ik baz hesaplamalar yap l r. İsviçre sistemi çok oyuncu-
En ideal turnuva sistemidir. TĂźm oyuncular s rayla birbirleriyle oynarlar. Bazen turnuva çift tur veya daha fazla turlu olabilir (oyuncular ayn oyuncularla birden fazla oynayabilir). En son oynanan Linares Tunuvas , çift tur dĂśner oynanm Ĺ&#x;t r. Yine al nan puana gĂśre s ralama yap l r.
UyuĹ&#x;turucu kullan m art yor 2004 y l nda ele geçirilen ectasy hap sas y s nda yĂźzde 63 art Ĺ&#x; kaydedildiÄ&#x;ini aç klayan Merk, geçen y l uyuĹ&#x;turucu kullan m ndan dolay hayat n kaybedenlerin say s n ise, bin 385 kiĹ&#x;i olarak kaydetti.
3- Eleme sistemi (Knock out) Oyuncular aralar nda en az 2 oyun oynarlar. Kazand kça 1/8, çeyrek final, yar final Ĺ&#x;eklinde ilerlersiniz. Son zamanlarda
Alex: GĂśzlemlerime dayanarak Ĺ&#x;unu sĂśyleyebilirim, sorunlar temelde ayn . EÄ&#x;itimin ĂśzelleĹ&#x;tirilmesi, gelecek korkusu, iĹ&#x;sizlik, eÄ&#x;itimli iĹ&#x;sizler ordusuna birey olma. Ama buradan devrimciler için ç kacak sonuç, “BaĹ&#x;ka bir dĂźnya mĂźmkĂźndĂźrâ€? olmal d r.
Avrupa’da uyuĹ&#x;turucu
DĂźnya Ĺ&#x;ampiyonalar bu sistemle oynanm Ĺ&#x;t r. Pek saÄ&#x;l kl bir sistem olarak kabul edilmemektedir (Ă–zellikle oyun say s n n azl Ä&#x; dikkate al narak).
DĂźnyan n Genç Y ld zlar Turnuvas Leningrad’da 12-26 May s tarihlerinde oynanan DĂźnyan n Genç Y ld zlar Turnuvas ’n Sergey Karjakin, 1 puan farkla tek baĹ&#x; na kazand . Karjakin, Carlsen ile beraber Kasparov taraf ndan geleceÄ&#x;in Ăźst dĂźzey oyuncular olarak nitelendirilmekte. Geçen say n n cevab Cevap: 1. Aa3 2. Axa3 Ĺžah
Onur
“Bir insan tavuktan ay ran nedir?â€? diye dĂźĹ&#x;ĂźnmĂźĹ&#x;ĂźmdĂźr hep. GĂśrsel farkl l klardan bahsetmiyorum, yaĹ&#x;am biçimi bak m ndan. Kabaca dĂźĹ&#x;ĂźnĂźrsek, insanlar da bĂźtĂźn gĂźn çal Ĺ&#x; r çabalar çocuklar aç kalmas n diye, tavuklar da. İnsanlar n yavrular belli bir yaĹ&#x;a geldiklerinde baĹ&#x;lar n n çaresine bakabilirler, t pk tavuklar nki gibi... İnsan n tan m yapl rken “sosyal bir varl kt râ€? denir sĂźrekli. Elbette Ăśyledir. Ama kimileri, “insan hayvandan ay ran en bĂźyĂźk Ăśzellik, insan n toplumsal olmas d râ€? derler. Toplumsal olmaktan kas t bir arada yaĹ&#x;amaksa, sĂźrĂź halinde yaĹ&#x;ayan hayvanlara ne demeli? Bu konudaki en yetkin tan m n Marx’a ait olduÄ&#x;unu dĂźĹ&#x;ĂźnĂźyorum. “İnsani hayvandan ay ran en bĂźyĂźk Ăśzellik, sĂźrĂź olma içgĂźdĂźsĂźnĂź bilince ç krmas d râ€? demiĹ&#x; Marx. Yani insan n insana ihtiyac var. Ve bizler de bunun bilincindeyiz. Bilincinde miyiz? EÄ&#x;er Ăśyleyse neden baz lar m z kiĹ&#x;isel ç kar uÄ&#x;runa baĹ&#x;ka insanlara zarar verebiliyor? Bu tip suçlar, insan n insana yabanc laĹ&#x;mas n n en çirkin boyutudur. HerĹ&#x;eyin paraya endekslendiÄ&#x;i, kiĹ&#x;isel ç karlar n toplumsal ç karlar n ĂśnĂźne geçtiÄ&#x;i bir sistemde, bĂźtĂźn bunlar kaç n lmazd r. Yabanc laĹ&#x;ma, bir iĹ&#x;çinin fabrikada bĂźtĂźn gĂźn al nteri dĂśkerek bir ayada kazand Ä&#x; paray , bir burjuvan n sadece bir aksam yemeÄ&#x;inde harcamas yla baĹ&#x;lar, Petrol ve silah Ĺ&#x;irketlerinin savaĹ&#x; yaygaras yaparak katliam yapmas na ve milyonlar n bunun karĹ&#x; s nda sessiz kalmas na kadar geniĹ&#x; bir yelpazededir. İnsanl k doÄ&#x;as na yabanc laĹ&#x;m Ĺ&#x;t r. Ă–zellikle sanayinin geliĹ&#x;miĹ&#x; olduÄ&#x;u Ăźlkelerde en bĂźyĂźk sorundur insan iliĹ&#x;kilerindeki soÄ&#x;ukluk ve monoton yaĹ&#x;am. TĂźrkiye’den yeni gelmiĹ&#x; birinin en zor al Ĺ&#x;t Ä&#x; Ĺ&#x;eydir bu. Avrupa’da yaĹ&#x;ayan TĂźrkiyeli gençlerin yĂźzde 60’ n n TĂźrkiye’den evlendiÄ&#x;ini hesaba katarsak, ciddi bir toplumsal sorundur bu. BaĹ&#x;ta eĹ&#x;ler aras nda yaĹ&#x;anan ve sonu cinayete varan kĂźltĂźr çat Ĺ&#x;malar . “Suç iĹ&#x;lemiĹ&#x;se çeksin cezas n â€? m diyeceÄ&#x;iz? Zaten hep Ăśylede oluyor fakat yine de Ăśnlenmiyor bu tip olaylar. Peki ya diÄ&#x;erleri? Gelecek olanlar? Yeni gelen birinin birkaç y l içerisinde ne durumda olacaÄ&#x; meçhul. Dil sorunu baĹ&#x;ta olmak Ăźzere iĹ&#x;sizlikten bunalan genci, sokakta nereye gittiÄ&#x;ini bilmeden lastiÄ&#x;i patlamiĹ&#x; kamyon gibi oradan oraya savrulurken gĂśrebilirsiniz. TĂźrkiye den edindiÄ&#x;i bir kahve al Ĺ&#x;kanl Ä&#x; yoksa da burada edinir. Buradaki kahvehanelerde sadece çay na da deÄ&#x;ildir oyunlar. Her kahvede bulunan oyun otomatlar , kumara aç lan ilk kap d r. Kumar oynayan insan, para bulmak zorundad r bunun için suç iĹ&#x;lemeye meyilli olur. Suç oran n n yabanc lar aras nda bu kadar yayg n olmas n n nedenlerinden sadece biridir bu. Avrupaya henĂźz 18’inde gelmiĹ&#x;, uyuĹ&#x;turucu sat c l Ä&#x; ndan cezaevinde kalm Ĺ&#x; birinin yazd Ä&#x; bir Ĺ&#x;iiri okudum geçenlerde. Ĺžiirdeki ßç dize cok Ĺ&#x;ey anlatt bana. “K Ĺ&#x; n ortas nda parklarda yatarken gĂśrmediler ÇÜplĂźkten ekmek ararken gĂśrmediler Sadece eroinman olarak gĂśrdĂźler biziâ€? Tabii ki onun bu yaĹ&#x;ad klar geçmiĹ&#x;te yapt Ä&#x; iĹ&#x;i hakl ç karmaz. Fakat bĂźtĂźn suçu bu insana yĂźklemek de asla çÜzĂźm deÄ&#x;ildir. Biri cezaevine girer, ama diÄ&#x;eri bu iĹ&#x;e devam eder. EÄ&#x;er sokakta yat p kalkan ĂźstĂź baĹ&#x; y rt k birinin yan ndan geçerken “Ne pis insanlar, neden burada dilenmelerine izin veriyorlar?â€? diye sĂśylenirsek ve o s rada yan m zda da bir arkadaĹ&#x; m z varsa, o insanlara fark nda olmadan bir dĂźĹ&#x;man daha kazand rm Ĺ&#x; oluruz. Ne zamana kadar bu insanlar gĂśrmezden geleceÄ&#x;iz? İnsan olman n ĂślçßtĂź birbirimize ihtiyac m z olduÄ&#x;unun bilincinde olmak deÄ&#x;il miydi?
Ă–Ä&#x;rencilerin sorunlar ele al nd Ä&#x; nda fark var m Almanya ve TĂźrkiye aras nda?
Alex: HerĹ&#x;eyin bu kadar iyi haz rlanm Ĺ&#x; olmas , bu kadar ciddiyet ve iĹ&#x; bĂślĂźmĂź olmas ve herĹ&#x;eyin bu kadar pĂźrĂźzsĂźz yĂźrĂźmesi hoĹ&#x;uma gitti. Bir çok insan, iĹ&#x;lerini ciddiyetle ve inanarak yap yordu. Ă–Ä&#x;renci hareketi temelinde Almanya’da neler yap labilir ve TĂźrkiye ile ortak neler dĂźzenle-
oluyor. Tabii ki bu ĂśÄ&#x;rencilerin politik bilinçleri çok dĂźĹ&#x;Ăźk, yĂśnetenlerin ĂśÄ&#x;renci taleplerini manĂźpĂźle etmelerini de kolaylaĹ&#x;yt r yor. TĂźrkiye’deki devrimciler, inisiyatifi ellerinde bulunduruyor. Bu Ĺ&#x;ans kullanmalar gerek. Posizyonlar n saÄ&#x;lamlaĹ&#x;t rmal lar. Almanya’da Ăśnce inisiyatif kazanma çabam z devam ediyor. HenĂźz politikleĹ&#x;memiĹ&#x; insanlara yĂśnelimimiz oldukça ciddi çal Ĺ&#x;ma gerektirmekte. Bizde gĂśrĂźnen geniĹ&#x; serbesti, asl nda politikleĹ&#x;tirme çal Ĺ&#x;mas nda bir handikap.
GençLink İnsanl Ä&#x; n ĂślçßtĂź
Alman hĂźkĂźmetinin uyuĹ&#x;turucu ile mĂźcadeleden sorumlu gĂśrevlisi Marion CaspersMerk’in aç klad Ä&#x; “uyuĹ&#x;turucu ve baÄ&#x; ml l k raporuâ€?na gĂśre, Almanya’da uyuĹ&#x;turucu kullan m art yor. Rapor, artan uyuĹ&#x;turucu baÄ&#x; ml l Ä&#x; n n tehlikeli boyutlara ulaĹ&#x;t Ä&#x; n ortaya koyuyor. Ectasy ve marihuana gibi sentetik uyuĹ&#x;turucu kullan m n n artt Ä&#x; na dikkat çeken rapor, Ăśzellikle amfetaminler gibi aÄ&#x; r uyuĹ&#x;turucu kullan m n n art Ĺ&#x; nda ise patlama yaĹ&#x;and Ä&#x; n gĂśzler ĂśnĂźne seriyor.
UyuĹ&#x;turucu ile mĂźcadeleden sorumlu Merk’in aç klamalar na gĂśre, uyuĹ&#x;turucu kullan m ndaki art Ĺ&#x; Almanya ile s n rl deÄ&#x;il. Marihuana kullan m ndaki art Ĺ&#x; n sadece Almanya’da deÄ&#x;il, Avrupa’da da artt Ä&#x; n sĂśyleyen Merk, yap lan araĹ&#x;t rmalar n sonucunda bu art Ĺ&#x; n alarm verici boyutlara ulaĹ&#x;t Ä&#x; n belirlediklerini sĂśylĂźyor. AraĹ&#x;t rmalar, Avrupa’da gençlerin yĂźzde 7’sinin marihuana deneyimi olduÄ&#x;unu, 1825 yaĹ&#x; aras ndaki her 5 gençten birinin en az bir kez marihuana kulland Ä&#x; gerçeÄ&#x;ini ortaya koyuyor. Rapor ayr ca, “alkopopâ€? olarak adland r lan tatl alkollĂź içeceklerin tĂźketiminin de son 4 y lda ikiye katland Ä&#x; n tespit ediyor. Merk, Almanya’da her gĂźn 300 kiĹ&#x;inin tĂźtĂźn tĂźketimi ile baÄ&#x;lant l nedenlerden dolay hayat n kaybettiÄ&#x;ini belirlediklerini de sĂśzlerine ekledi.
Yaanacak
B
‚
L
‚
M
¡
T
E
K
N
‚
Uzay boĹ&#x;luÄ&#x;u çÜplĂźk deposu Uzay çÜpleri, yak›n gelecekte bilimsel çal›malar›n yan›s›ra cep telefonu iletiimi, radyo ve televizyon yay›nlar› gibi hayat›m›z›n vazgeçilmez unsurlar›n› da tehdit eder hale gelecek.
Her geçen gĂźn daha da artan bu kirlilik, uzay çal Ĺ&#x;malar n n geleceÄ&#x;ini tehdit eder boyutlara ulaĹ&#x; nca, uzmanlar soruna çÜzĂźm yollar aramaya baĹ&#x;lad . Bu amaçla geçtiÄ&#x;imiz gĂźnlerde Almanya’n n Darmstadt kentinde bir araya gelen çeĹ&#x;itli Ăźlkelerden 200 kadar bilim insan , uzay çÜplerinin nas l bertaraf edilebileceÄ&#x;ine dair Ăśnerilerini ortaya koydu.
Uzayda kaderine terk edilen araçlar Uzay çal Ĺ&#x;malar n n h z kazand Ä&#x; 1950’li y llar n sonundan bu yana yaklaĹ&#x; k 4 bin kadar insanl ve insans z uzay uçuĹ&#x;u
gerçekleĹ&#x;tirildi. Bu araçlar uzaya f rlat l rken kullan lan fĂźzelerin parçalar n n sadece kßçßk bir bĂślĂźmĂź kontrollĂź olarak dĂźnyaya geri dĂśnerken, bĂźyĂźk bĂślĂźmĂź uzayda kaderine terkedildi. GeliĹ&#x;igĂźzel boĹ&#x;lukta savrulan parçalardan yaklaĹ&#x; k 13 bini, en az 10 cm ve daha bĂźyĂźk cisimlerden oluĹ&#x;uyor. 300 milyon hurda parças ise 1 ile 10 cm bĂźyĂźklĂźÄ&#x;Ăźnde. Sadece bu kßçßk parçac klar n bile yĂśrĂźngedeki uydulara ya da uzay araçlar na bĂźyĂźk zararlar verebilecekleri belirtiliyor. Ă–zellikle uydular için bĂźyĂźk tehlike arzeden uzay çÜpleri, yak n gelecekte bilimsel çal Ĺ&#x;-
malar n yan s ra cep telefonu iletiĹ&#x;imi, radyo ve televizyon yay nlar gibi hayat m z n vazgeçilmez unsurlar n da tehdit eder hale gelecek. 1 cm çap ndaki hurda parças n n bile olas bir çarpma durumunda uzay gemisinin d Ĺ&#x; duvar na Ăśnemli Ăślçßde zarar verebileceÄ&#x;ini belirten uzmanlar, dĂźnya yĂśrĂźngesindeki cisimlerin, yeryĂźzĂźne oranla daha bĂźyĂźk bir enerjiye sahip olduklar na dikkat çekiyorlar. Hatta bu parçalar n birbirleriyle çarp Ĺ&#x;mas n n bile uzayda bĂźyĂźk patlamalara neden olacaÄ&#x; n savunanlar da var. Avrupal lar, bir “uzay gĂśzetim sistemiâ€?kurmay planl yorlar. Bu sistemle, uydu ve uzay araçlar n n, dĂźnyan n yĂśrĂźngesindeki hurda parçalar yla çarp Ĺ&#x;mas n n ĂśnĂźne geçilmesi amaçlan yor. Avrupa Uzay Ajans ’ndan Heiner Klinkrad, sistemin ana hatlar n Ĺ&#x;Ăśyle aç kl yor: “Konferansta Ăśnerilen sĂśzkonusu sistemin, tercihen İspanya’da konuĹ&#x;land r lacak radarlar n yan s ra dĂźnyan n deÄ&#x;iĹ&#x;ik bĂślgelerine yerleĹ&#x;tirilecek dev teleskoplardan oluĹ&#x;mas planlan yor.â€?
NASA-ESA ortakl Ä&#x; Uzaydaki hurda parçalar n n çarp Ĺ&#x;mas yla y lda ortalama 4 ile 5 kßçßk patlama oluĹ&#x;uyor. Daha bĂźyĂźk ve tehlikeli patlamalar n olabileceÄ&#x;ini savunan Klinkrad, bunun ĂśnĂźne geçil-
9 DĂźnya
K
Uzay çÜplerindeki art Ĺ&#x; n ĂśnĂźne geçilmesi için ciddi ve h zl çal Ĺ&#x;malar yap lmas n n gerekliliÄ&#x;i konusunda Darmstadt’daki konferansa kat lan tĂźm uzmanlar hemfikir kald . Amerikan Uzay AraĹ&#x;t rmalar Dairesi NASA ile Avrupa Uzay Ajans ESA’n n ortaklaĹ&#x;a haz r-
Bilimde yolculuk
Derya Tanr vermiĹ&#x;
Kendi kendini iyilestiren plastik Bir uçak duvar nda bir kurĹ&#x;unun açt Ä&#x; deliÄ&#x;in kendi kendine kapand Ä&#x; n dĂźĹ&#x;Ăźnsenize. Ya da çizilen araban z n boyas n n kendi kendini yenilediÄ&#x;ini. Yeni geliĹ&#x;tirilen bir polimer (plastik) bu ĂśzelliÄ&#x;e sahip. NASA’da Ăźzerinde deneyler yap lan bu polimerin içindeki metal iyonlar , kurĹ&#x;unun neden olduÄ&#x;u delik etraf nda Ăśylesine s n yorlar ki hareketli hale geliyorlar, aç lan deliÄ&#x;e doÄ&#x;ru ilerliyorlar ve en sonunda donuyorlar (kat hale geliyorlar). BĂśylece delik kapan yor. Ă–zellikle uçak yap m nda kullan lan materyaller için ideal bir alternatif. Havadaki tehlikeyi en aza indirecek bir geliĹ&#x;me. 7 milimetre çap ndaki bir kurĹ&#x;un deliÄ&#x;i saniyenin onda biri gibi bir h zla kapanabiliyor. Ancak NASA bu materyalle ilgili hiç bir veriyi d Ĺ&#x;ar ya s zd rm yor. Fiziksel ve kimyasal ayr nt lar gizlenen bu materyalin varl Ä&#x; ise bir s r olmaktan çoktan ç kt . 2000 y l baĹ&#x; nda kendi kendini iyileĹ&#x;tiren materyallerin ad n hiç bir bilim adam duymam Ĺ&#x;t . Ancak Ĺ&#x;imdilerde bu kavram adeta bir moda haline geldi.
Ciddiye al nmam Ĺ&#x;t
mesi için çarp Ĺ&#x;ma olas l Ä&#x; bulunan parçalar n yĂśrĂźngesinin deÄ&#x;iĹ&#x;tirilmesi gerektiÄ&#x;ini vurguluyor.
layacaÄ&#x; bir projeyle, uzaydaki kirliliÄ&#x;e son verilmesi için at lacak somut ad mlar karara baÄ&#x;lanacak.
Baz materyal bilimciler, bu olguyu baĹ&#x;ta bir Ĺ&#x;aka olarak gĂśrmĂźĹ&#x;lerdi. Denemelerin ilk baĹ&#x; nda, plastik nesnelere tutkal ile doldurulmuĹ&#x; çok kßçßk toplar ekleniyordu. Plastik nesne s k Ĺ&#x;t r l yor, bĂśylece kßçßk çatlaklar oluĹ&#x;uyor, bu çatlaklar n tutkall toplara ulaĹ&#x;mas yla toplar patl yor, içlerindeki madde plastik nesnedeki çatlaklar kapat yordu. Plastik nesneye eklenen katalizĂśr sayesinde tutkal kat laĹ&#x; yordu. BĂśylece bĂźtĂźn çatlaklar yok olurken plastik nesne, eski gĂźcĂźnĂźn yĂźzde 75’ine ulaĹ&#x;abiliyordu. Amerikan Scott White, 2001 y l nda Nature dergisinde bu sonuçlar yay nlad Ä&#x; nda, o dĂśnemde pek de ciddiye al nmam Ĺ&#x;t . ÇßnkĂź bir as r boyunca materyal bilimi, daha dayan kl malzeme Ăźretimiyle meĹ&#x;gul olmuĹ&#x;tu. Kendi kendini tamir edebilen malzemeler akla bile gelmemiĹ&#x;ti. Son dĂśrt y lda ise, bu araĹ&#x;t rmalar n asl nda bir devrim niteliÄ&#x;inde olduÄ&#x;u ortaya ç kt . Ăœniversiteler bu konuya Ăśzel bĂźtçeler ay rd lar.
TekniÄ&#x;in geliĹ&#x;im aĹ&#x;amalar
Kendini ßreten robot Bahsedilen robotlar, 3 ya da 4 hareket edebilir kßpten oluuyor. Her bir birimin içinde, robotun yap›s›na ilikin detayl› tasar›m bilgilerini içeren bir bilgisayar kodu bulunuyor.
Yang ndan sonra aÄ&#x;aç kesmek ‌
nereye ait olduklar na karar verip, yeni araçlar Ăźretmek amac yla diÄ&#x;erleriyle birleĹ&#x;iyorlar. Bir dakikadan daha k sa sĂźre içinde, ßç kĂźpten oluĹ&#x;an basit bir robot, kendisinin kopyas n Ăźretebiliyor. Kopya robot da baĹ&#x;ka kopyalar Ăźretebiliyor.
Uzay çal Ĺ&#x;malar nda yeni bir ad m
Amerikal bilim insanlar , yedek parçalar ndan kendi kopyas n Ăźretebilen basit bir robot geliĹ&#x;tirdi. Robotu geliĹ&#x;tiren ekip, Nature dergisine yazd klar yaz da, yapt klar deneyin yeniden Ăźretme yeteneÄ&#x;inin biyolojiye has bir Ăśzellik olmad Ä&#x; n gĂśsterdiÄ&#x;ini sĂśylediler. Bilim adamlar , uzun dĂśnemde birbirine benzer basit modĂźllerden yĂźzlerce ya da binlerce robot tasarlamay planl yor.
Kendini tamir edebiliyor Bu robotlar, herhangi bir aksakl kla karĹ&#x; laĹ&#x;t klar nda, ken-
dilerini tamir edebilecek, kendilerine verilen gĂśrevi daha iyi yerine getirebilmek için yeniden Ĺ&#x;ekillenebilecek ya da kendilerine yard mc olacak robotlar Ăźretebilecekler. Bahsedilen robotlar, 3 ya da 4 hareket edebilir kĂźpten oluĹ&#x;uyor. Her bir birimin içinde, robotun yap s na iliĹ&#x;kin detayl tasar m bilgilerini içeren bir bilgisayar kodu bulunuyor. Her birimin içinde, diÄ&#x;erleriyle iletiĹ&#x;im kurmas n saÄ&#x;layan elektrik baÄ&#x;lant lar ve birleĹ&#x;mesini saÄ&#x;layan m knat slar bulunuyor. KĂźpler, dĂśnerek ve hareket ederek yeni bir Ĺ&#x;ekil alabiliyor,
Bu fikir Ĺ&#x;u anda sadece oyuncak aĹ&#x;amas nda ama New York’daki Cornell Ăœniversitesi’nden projenin baĹ&#x; ndaki isim olan Hod Lipson, bu ak ll makineler için bĂźyĂźk planlar peĹ&#x;inde. Lipson, BBC’ye yapt Ä&#x; aç klamada, “Bu projeyi uzay çal Ĺ&#x;malar na uyarlamak var akl mda. Bir robotu JĂźpiter’in uydular ndan birine gĂśnderdiniz diyelim, orada bir sorun yaĹ&#x;ay p bozulduÄ&#x;unda hiç bir Ĺ&#x;ey yapam yorsunuz. Bu nedenle kendisini onarabilen bir robota ihtiyac n z varâ€? diye konuĹ&#x;tu. Bu robotlar, madenlerde ya da nĂźkleer çal Ĺ&#x;malarda da kullan labilir. Uzmanlar, biyolojinin kendini onarma ĂśzelliÄ&#x;inin, robot çal Ĺ&#x;malar nda bĂźyĂźk deÄ&#x;iĹ&#x;ikliklere yol açacaÄ&#x; inanc nda.
Bu bisiklet Ĺ&#x;ekil deÄ&#x;iĹ&#x;tiriyor‌ Ä&#x;i bulunuyor. Çocuk, bisikleti kullan rken h z kazanmaya ve denge kurmay ĂśÄ&#x;renmeye baĹ&#x;lad Ä&#x; nda, arkada birbirine yak n bulunan iki tekerlek dĂźz bir Ĺ&#x;ekil al yor ve tek tekerlek gibi iĹ&#x;lev gĂśrĂźyor. “SHIFTâ€?in ne zaman piyasada olacaÄ&#x; kesin olmasa da, Ĺ&#x;imdiden pek çok Ăźretici ĂźrĂźne s cak bak yor.
ABD’li bir grup Ăźniversite ĂśÄ&#x;rencisi, yeni geliĹ&#x;tirdikleri bir çocuk bisikletiyle dikkatleri çekiyor. ĂœĂ§ tekerlekli olan bu bisiklet, iki tekerleÄ&#x;e dĂśnĂźĹ&#x;ebiliyor ve çocuklar n bisiklet sĂźrmeyi ĂśÄ&#x;renmesine yard mc oluyor.
ABD’de bulunan Purdue Ăœniversitesi’ndeki Industrial Designers adl bir grup taraf nda tasarlanan “SHIFTâ€? isimli bir bisiklet, Ăźreticilerin ilgisini çekiyor. Bisiklet sĂźrmeyi ĂśÄ&#x;renmeye çal Ĺ&#x;an çocuklar için tasarlanan bisikletin ßç tekerle-
Orman yang nlar , seller ya da kas rgalardan sonra zarar gĂśrmĂźĹ&#x; aÄ&#x;açlar kesmek, bu felaketlerin yol açt Ä&#x; y k m k smen giderecek olan ekosistem yararlar n da ortadan kald r -
yor. Amerikal bir grup ekologça Science dergisinde yay mlanan bir makaleye gĂśre, zarar gĂśren aÄ&#x;açlar n yakacak ya da kereste olarak kullan lmak Ăźzere toplu halde kesilmeleri, yang ndan kurtulabilmiĹ&#x; olan kovuk sakini memelileri, bar nabilecekleri evlerden mahrum b rak yor. Hasarl aÄ&#x;açlar n kesimi ayr ca, ekosistemin kendini toplamas n Ăśnleyen bir “ikinci yumrukâ€? etkisi yap yor. Ă–rneÄ&#x;in,aÄ&#x;açlar Ăźzerinde yaĹ&#x;ayan sarmaĹ&#x; k ve eÄ&#x;relti otlar , orman yang n ndan sonra yeniden bitebiliyor. Ancak tutunacaklar aÄ&#x;aç gĂśvdelerinin kesilmesi halinde varl klar n daha fazla sĂźrdĂźremiyorlar.
Bu teknikle ilgili henĂźz standart bir baĹ&#x;vuru kaynaÄ&#x; yok. Ăœniversiteler, ana prensibi birbirinden tamamen farkl teknikleri biraraya getirip iyileĹ&#x;tirilmiĹ&#x; bir yĂśntemi geliĹ&#x;tirmekle uÄ&#x;raĹ&#x; yorlar. White’nin sunduÄ&#x;u yĂśntemde tutkall toplar, çatlak kendilerine ulaĹ&#x;ana dek ‘bekliyor’. Amerikan Princeton Ăœniversitesi ise, plastiÄ&#x;in içinde ‘yĂźzen’ tutkal toplar oluĹ&#x;turdu. Bu sayede plastik nesnenin tamiri Ĺ&#x;ansa b rak lm yor. Bu toplar ayr ca elektrik yĂźklĂź olduklar ndan, nesne Ăźzerinde periyodik olarak uygulanan gerilim sayesinde tutkall parçac klar nesne Ăźzerinde sĂźrekli hareket halinde olup, çatlaklara çabucak ulaĹ&#x;arak tamirlerini gerçekleĹ&#x;tiriyorlar. Bu teknik oldukça ak ll ca dĂźĹ&#x;ĂźnĂźlmĂźĹ&#x; çßnkĂź plastik içinde parçac klar n hareketi için gerekli alan zaten var. Ancak k sa bir sĂźre Ăśncesine kadar, polimerlerin sert kristal yap s nda bu hareketin mĂźmkĂźn olmayacaÄ&#x; san l yordu. Princeton yĂśntemiyle bu ihtimal da elenmiĹ&#x; oldu. Hatta Avustralya’da ayn teknik, alĂźminyum Ăźzerinde de baĹ&#x;ar l sonuçlar verdi. AlĂźminyuma eklenen bak r ve gĂźmĂźĹ&#x; gibi atomlar basit bir yĂśntemle hareketli hale getirilebiliyorlar. Bu atomlar zarar gĂśren bĂślgeye ulaĹ&#x;t klar nda birbirleriyle tepkimeye girip, bir plaka oluĹ&#x;turuyorlar. BĂśylece o bĂślgede lokal bir koruma tabakas oluĹ&#x;uyor. Yeni geliĹ&#x;tirilmekte olan yĂśntem, hemen hemen her alanda kullan lmaya uygun. Masrafl elektrik tesisat , kanalizasyon veya boru hatt tamiratlar na art k gerek kalmayabilir. Veya elektronik sistemler, bilgisayarlar daha uzun ĂśmĂźrlĂź olabilirler. Bu teknik Ăśzellikle tĂźketim pazar nda boya, inĹ&#x;aat malzemesi gibi ĂźrĂźnlerde uygulanabilir.
â€œĂ‡ocuk firavunâ€? Tutankamun’un yĂźzĂź â€œĂ‡ocuk firavunâ€? Tutankamun'un yĂźzĂź, Frans›z, M›s›rl› ve Amerikal› ßç ekibin yapt›¤› çal›malarla, bilgisayar ortam›nda yeniden canland›r›ld›. Eski M s r tarihinin belki de en ĂźnlĂź firavunu olan Tutankamun’un yĂźzĂź, bilgisayar ortam nda ilk kez yeniden canland r ld . Frans z, M s rl ve Amerikal ßç ekibin yapt Ä&#x; çal Ĺ&#x;malarla, lanetiyle bilinen firavunun yĂźz kemikleri, bilgisayar yard m yla taranarak birbirine benzer ancak ßç ayr yĂźz tasar m oluĹ&#x;turuldu. Frans zlar ve M s rl lar, kimin yĂźzĂźne hayat kazand rmakta olduklar n biliyorlard , ancak Amerikal ekibe, taramalarda kullan lan yĂźz kemiklerinin, kime ait olduÄ&#x;u sĂśylenmedi. Bundan 3 bin 300 y l Ăśnce yaĹ&#x;am Ĺ&#x; olan çocuk kral n yĂźz tasar mlar , yaĹ&#x;arken yuvarlak bir çene ile dolgun yanaklara sahip olduÄ&#x;unu gĂśsteriyor.
Çocuk yĂźzĂź Ç kar lan tasar mlar, 1922 y l nda diÄ&#x;er tarihi portrelerle be-
raber Howard Carter’in keĹ&#x;fettiÄ&#x;i Tutankamun mumyas n n yĂźzĂźne kapat lan maskeye Ĺ&#x;aĹ&#x; rt c biçimde benziyor. M s r Tarihi Eserler YĂźksek Ĺžuras Genel Sekreteri Zahi Hawass, yĂźz ve kafatas kemiklerini tarayarak elde ettikleri tasar mlar n, Tutankamun’u çocukken bir nilĂźfer çiçeÄ&#x;i için-
den gĂźneĹ&#x; tanr s olarak gĂśsteren ĂźnlĂź resme çok benzediÄ&#x;ini sĂśylĂźyor. Kemiklerin taranmas s ras nda, yĂźksek çÜzĂźnĂźrlĂźklĂź rĂśntgen Ĺ&#x; n teknolojisi kullan lm Ĺ&#x;. M s rl ekibin kullanma imkan bulduÄ&#x;u bilgisayar taramalar nda, yumuĹ&#x;ak dokularla ke-
miklerin yoÄ&#x;unluk farklar ay rt edilebiliyor. Hawass, ßç ekibin ortaya ç kard Ä&#x; yĂźz tasar mlar n n birbiriyle neredeyse ayn olduÄ&#x;unu, en bĂźyĂźk fark n burun ve kulaklar n Ĺ&#x;eklinde gĂśrĂźldĂźÄ&#x;ĂźnĂź belirtiyor. Frans z ve Amerikan tasar mlar nda birbirine benzer burun ve çene Ăśrnekleri kullan l rken M s rl ekibin Tutankamun tasar m , daha bĂźyĂźk bir burna sahip. Uzmanlara gĂśre, Tutankamon 19 yaĹ&#x; nda ĂśldĂźÄ&#x;Ăźnde, hafif yap l ama saÄ&#x;l kl yd . Daha Ăśnceden ĂśldĂźrĂźldĂźÄ&#x;Ăź dĂźĹ&#x;ĂźnĂźlen kral n, k r k bacaÄ&#x; n n yol açt Ä&#x; saÄ&#x;l k nedenleri ile ĂśldĂźÄ&#x;Ăź san l yor Ĺ&#x;imdi. Tek tanr l dinler için M s r’ n eski tanr lar na inanmay reddeden Akineton’un ard ndan yĂśnetime geçen Tutankamon’un 10 y ll k iktidar hakk nda çok az Ĺ&#x;ey biliniyor. Baz tarihçiler, Tutankamun’un çoktanr l dinleri geri getirmek istemesi nedeniyle ĂśldĂźrĂźldĂźÄ&#x;ĂźnĂź sĂśylĂźyor. DiÄ&#x;erleri ise kendisi ard ndan gĂśreve geçen yard mc s AY taraf ndan ĂśldĂźrĂźldĂźÄ&#x;Ăźne inan yor. Hawass ise, MS 1352’de hayat n kaybeden Tutankamun’un ĂśldĂźrĂźlmediÄ&#x;inden emin.
Yaanacak
DĂźnya 10
K
Ăœ
L
T
Ăœ
R
¡
S
A
N
A
T
Isadora: Bedenin ĂśzgĂźrlĂźÄ&#x;e dans ... “RĂźzgar? Ben rĂźzgar›m... Deniz ve Ay? Ben deniz ve Ay’›m... GĂśzya›, ac›, ak? Ben hepsiyim ...â€? Isadora m› dalgalara elik ediyor, yoksa dalgalar m› onun bedeninde dans› kefediyor?.. anlaml d r. Kahlo, “Kendimden daha iyi kimseyi tanÄąmÄąyorumâ€? der. Onun bedeniyle kurduÄ&#x;u dolays z iliĹ&#x;ki ve bunu sanat na yans tmas ndaki gerçekçilik, Isadora’n n da ayn Ĺ&#x;ekilde kendi bedeni Ăźzerindeki hakimiyeti, bizi “bedenin s n rlar nelerdir?â€? sorusunu kendimize sordurtmaya iter. Bu soru yaln zca bedenle s n rl deÄ&#x;ildir. Kendini iç dĂźnyas n tan ma, d Ĺ&#x;sal olan içselleĹ&#x;tirme ve mĂźkemmel bir gĂśzlem yeteneÄ&#x;i, var olan n reddidir. Yani s n rlar n parçalanmas d r bir anlamda Isadora’da dans. Kendisinin ifadesiyle; “Bende her tĂźr baskÄądan arÄąnmÄąĹ&#x;, hĂźkmetme dĂźĹ&#x;Ăźncesinden uzak bir toplumun geliĹ&#x;imini simgelemeli dans.â€?
de aynÄą Ĺ&#x;eyi yapmanÄązÄą istiyorum. Rusya’yÄą sevin, çßnkĂź Rusya, Amerika’nÄąn yoksun olduÄ&#x;u her Ĺ&#x;eye sahiptir. TÄąpkÄą Rusya’nÄąn yoksunluklarÄąna da Amerika’nÄąn sahip olmasÄą gibi.â€? Bu cĂźretkar ve korkusuz aç klamalar ile sanatta ve yaĹ&#x;amda saf n da netleĹ&#x;tirmiĹ&#x;tir.
“Bedenim beni b rakacak...â€? YaĹ&#x;ad Ä&#x; dĂśnemi sarsm Ĺ&#x; bu “ayk r â€? kad n n ĂślĂźmĂź de çok farkl olmuĹ&#x;tur. 1927’de kendisi kadar farklÄą bir ĂślĂźmle buluĹ&#x;tu: ĂœstĂź açĹk
bir arabada, boynundaki Ĺ&#x;alÄąn saçaklarÄą tekerleÄ&#x;in poyrasÄąyla kelebek arasÄąnda sÄąkÄąĹ&#x;Äąnca, araba ileri atÄąlm Ĺ&#x; ve Isadora’nÄąn ensesi bĂźkĂźlĂźp kÄąrÄąlmÄąĹ&#x;tÄą. KÄąrmÄązÄą Ĺ&#x;alÄąyla sÄąkÄąlmÄąĹ&#x;tÄą boynu... Bu rĂźzgarla ve doÄ&#x;ayla bĂźtĂźnleĹ&#x;miĹ&#x; bir danst . Burada sĂśzĂź Frida Kahlo’ya b rakal m. Ancak onun anlat m yla bu sonu anlayabiliriz: “...Bedenim beni bÄąrakacak. Oysa ben hep o bedenin kurbanÄą olmuĹ&#x;umdur; biraz asi de olsa bir kurban iĹ&#x;te. Biliyorum aslÄąnda birbirimizi yok edeceÄ&#x;iz, bĂśylece mĂźcadele sonunda ortaya hiçbir galip çĹkmayacak.â€?
“İĹ&#x;te gĂźzellik budur!â€?
“RĂźzgar? Ben rĂźzgar m... Deniz ve Ay? Ben deniz ve Ay’ m... GĂśzyaĹ&#x; , ac , aĹ&#x;k? Ben hepsiyim...â€? Isadora m dalgalara eĹ&#x;lik ediyor, yoksa dalgalar m onun bedeninde dans keĹ&#x;fediyor?.. 1877’de San Francisco’da doÄ&#x;an , 5 yaĹ&#x; nda dans etmeye baĹ&#x;layan Isadora Duncan, modern dans n da kurucusudur. Onun dans , bĂźtĂźn klasik stilleri y karak insan n vĂźcudunun s n rl l klar n da aĹ&#x; p, doÄ&#x;an n dilini bedeniyle konuĹ&#x;mas d r. İnsan bedeniyle doÄ&#x;an n ahenkli dans d r.
S n rlar n anlams zl Ä&#x; YaĹ&#x;am nda, “s n rlar n anlams zl Ä&#x; â€?n hayat n n temel felsefesi olarak benimseyen
Isadora, kendi dans n da doÄ&#x;an n bir yans mas gibi sergiler. O, denizin ak Ĺ&#x;kanl Ä&#x; n ve geniĹ&#x;liÄ&#x;ini, kuĹ&#x;lar n ĂśzgĂźrlĂźÄ&#x;ĂźnĂź, insan duygular n n d Ĺ&#x;sal çeperini y kan derinliÄ&#x;ine can vermiĹ&#x;tir danslar nda. Belki de Isadora’y anlamak için, yine onun gibi mĂźcadeleci, yarat c , burjuva geleneklere meydan okuyan ve kendini var etme savaĹ&#x; n n bir sembolĂź olan Meksika’l ressam Frida Kahlo’dan bir sĂśz yerinde olacakt r. Kahlo’nun sanat n kendi bedeninden yola ç karak renklere aktarmas , Isadora’n n kendi bedeniyle renkler oluĹ&#x;turmas ve yaĹ&#x;ad klar dĂśneme damga vuran bu iki kad n n dĂźnya gĂśrĂźĹ&#x;lerinin ayn olmas , yaĹ&#x;amsal zorluklar n sanatsal Ăźretimin kald rac yapmalar
Isadora, s n rlar zorlayan bir dansç olmak d Ĺ&#x; nda, politik bir kimliktir de. Ve bu Ăśylesine halktan uzak, entelektĂźel bir uÄ&#x;raĹ&#x; deÄ&#x;ildir. Her alanda onunla bĂźtĂźnleĹ&#x;miĹ&#x;, hatta dansç kimliÄ&#x;inin yan na yaz labilecek kadar Ăśn planda olan bir kimliktir. O da bunu Ăśzellikle vurgular. Davet edildiÄ&#x;i her yerde, yapt Ä&#x; dans sonrasÄą, KomĂźnizm aleyhtarlÄąÄ&#x; na meydan okur. Sahnede yarÄą çĹplak dans ederken, kÄąrmÄązÄą ipek eĹ&#x;arbÄąnÄą uçuĹ&#x;turarak Ĺ&#x;Ăśyle der: “BakÄąnÄąz! iĹ&#x;te gĂźzellik budur. Bu eĹ&#x;arp kÄązÄąl. Ben de Ăśyleyim! Bu, yaĹ&#x;amÄąn gĂźcĂź ve rengidir. AmerikalÄąlar ilkeldir, ama beni alt etmelerine asla izin vermeyeceÄ&#x;im. Gerçek yaĹ&#x;am burada yaĹ&#x;anan deÄ&#x;il.â€? Amerika’da, komĂźnizme karĹ&#x;Äą bir tecrit politikasÄąnÄąn uygulandÄąÄ&#x;Äą dĂśnemde, Isadora’nÄąn cĂźretli çĹkÄąĹ&#x;larÄą vardÄąr: “Ben elimi Rusya’ya uzattÄąm. Ve sizden
Cem GĂźnhan
DĂźnya çap nda 450-500 milyon civar nda inanan bulunan, “tanr s z dinâ€? diye de bilinen felsefe ya da “bilgelik yoluâ€?. Kuzey Hindistan ya da Nepal’in Kapilavastu beyliÄ&#x;inde prens olarak dĂźnyaya gelen Sindharta Gautama’n n (İ.Ă–.483-563) 35 yaĹ&#x;lar nda Anadolu deyimiyle “ermekâ€? diye nitelendirebileceÄ&#x;imiz Bodhi (ayd nlanma, uyanma) mertebesine ulaĹ&#x;t Ä&#x; ve “ermiĹ&#x;, uyanm Ĺ&#x;â€? anlam nda “Budaâ€? diye an lmaya baĹ&#x;land Ä&#x; sĂśylenir. Buda’n n aĹ&#x;iretine “Sakyaâ€? denilmekteydi. Onun için Buda’n n bir diÄ&#x;er ad olan Sakya-Muni, “Sakya evinden olanâ€? anlam ndad r. YĂźzy llar boyunca birçok baĹ&#x;ka felsefi ve dinsel ĂśÄ&#x;retiyi etkileyen ve onlardan etkilenen Budizm, bugĂźn Sri Lanka, Tibet, Tayland, Hindistan, Bhutan, Japonya gibi Ăźlkelerde etkilidir. Budizm ilk ortaya ç kt Ä&#x; nda hiçbir tanr , ruh, yeniden doÄ&#x;uĹ&#x; (reenkarnasyon) hiçbir kast (s n f) ve sosyal farkl l k tan m yordu. Hindistan’ n Brahmanizminin z dd bir felsefe sĂśzkonusuydu. Temel, insan n kendi içine bakmas , doÄ&#x;an n ve Ăśz benliÄ&#x;in bu yolla alg lan larak bir “yaĹ&#x;am bilinciâ€? oluĹ&#x;turulmas d r. Asl nda sadece Budan n sĂśylediklerini temel alarak bir yaz ortaya ç karsayd m, bir Ăśnceki cĂźmle bir çok Ĺ&#x;eyi anlatm Ĺ&#x; olurdu. Ama kendi sĂśzlerinde ve ĂśÄ&#x;retisinde Metafizik hiçbir Ĺ&#x;eye (ĂślĂźm, dĂźnyan n yarat l Ĺ&#x; ,vs.) deÄ&#x;inmeyen Buda’n n yolunu sonradan takip edenler, ĂśÄ&#x;retinin içine, ĂśzĂźnde-ç k Ĺ&#x; nda olmayan bir çok Ăśgeyi katt lar. DiÄ&#x;er din ve ĂśÄ&#x;retilerin anlay Ĺ&#x; farkl l klar n n da etkisi ile bugĂźn bilinen Budizm ortaya ç kt .
Dharma
Irak’ta yaÄ&#x;malanan tarih! Sava›n daha bitmedi¤i gĂźnlerde balad› uluslararas› çetelerin “planl› ya¤mas›â€?. Irak’› igal eden tanklar Babil’in gĂźzelim yollar›n› duvarlar›n› çi¤neyip y›kt›lar. Kaybolan 170 bin arkeolojik eser tahrip olan miras, yanan kitaplar... “HerĹ&#x;eyin Ăśnceden planland Ä&#x; na inan yorumâ€? diyor Muazzez İlmiye Ç Ä&#x;. Sadece petrolĂźnĂź çal Ĺ&#x; iĹ&#x;gal etmekle kalmad lar Irak’ . Binlerce y l n tarihsel birikimi ve miras eĹ&#x;i gĂśrĂźlmemiĹ&#x; bir vahĹ&#x;ilikle yaÄ&#x;maland . ĂœnlĂź Hammurabi tabletlerinden, Leyla ile Mecnun eserinin elyazmalar n n akibeti belli deÄ&#x;il. BaÄ&#x;dat mĂźzesinde olup bitenlere “YĂźzy l n Suçuâ€? diyor Irak Tarihi Eserler Kurulu AraĹ&#x;t rma DirektĂśrĂź Donny George. “Suçâ€? bizce olup bitenleri aç klamaya yeterli bir sĂśzcĂźk
Kßltßr Deryas› Budizm
deÄ&#x;il. SavaĹ&#x; n daha bitmediÄ&#x;i gĂźnlerde baĹ&#x;lad uluslararas çetelerin “planl yaÄ&#x;mas â€?. Irak’ iĹ&#x;gal eden tanklar Babil’in gĂźzelim yollar n duvarlar n çiÄ&#x;neÄ&#x;ip y kt lar. UNESCO bile savaĹ&#x;ta koruma talebini yerine getiremiyor. British Museum daha Ăśnce Irak’tan çal nan eserleri geri vermeyi kabul etmemiĹ&#x; sicilli bir kurum! Burada kaybolan, çal nan, k r lan, yak lan eserler bĂźtĂźn uygarl Ä&#x; n ortak miras ve mal d r. Bu yaÄ&#x;man n sorumlusu olan çeĹ&#x;itli uluslardan iĹ&#x;gal kuvvetle-
ri ve Amerika yine hesab n veremeycekleri bir uygarl k ve insanl k suçu iĹ&#x;lemiĹ&#x;lerdir. BaÄ&#x;dat’taki Evkaf KĂźtĂźphanesi’nden 5 binden fazla elyazmas eserin çoÄ&#x;u yanm Ĺ&#x; veya çal nm Ĺ&#x;. Ăœstelik hedef Ăśzellikle seçilmiĹ&#x;. Sadece Petrol bakanl Ä&#x; binas n koruyan ABD birliklerinin h rs zlarla ortak çal Ĺ&#x;t Ä&#x; apaç k ortada. Kaybolan 170 bin arkeolojik eser tahrip olan miras, yanan kitaplar... Ey insanoÄ&#x;lu uyan art k! Sadece tarihin deÄ&#x;il sen de yanacaks n!
Budist ĂśÄ&#x;retiye verilen isim olan “Dharmaâ€?, k saca Ĺ&#x;Ăśyle aç klanabilir: Çekilen aç lar n temel sebebi BEN’dir. Ac , BEN illĂźzyonuna kap lma ve ona baÄ&#x;lanmaktan kaynaklan r. YaĹ&#x;am açl Ä&#x; , arzular m z, isteklerimiz “Ac dĂśngĂźsĂźâ€?nĂź (Dukkha) oluĹ&#x;turur. Bundan dolay ilkeleri saÄ&#x;lam olan terbiye edilmiĹ&#x; bir yaĹ&#x;am sĂźrĂźlmelidir. Buna “Terbiyeler disipliniâ€? (Silas) denir. ĂœĂ§ĂźncĂź aĹ&#x;ama olarak, Ac ve s k nt n n kalkmas “Meditasyonâ€?, kiĹ&#x;inin kendini gĂśzlemesi ve dikkat ve uyan kl Ä&#x; n kendi dĂźĹ&#x;Ăźnce, duygu ve iĹ&#x;lerine yĂśnelterek bunlar disipline etmesidir. Anadolu derviĹ&#x;lerinin Tasavvuf yolu ile “ErmiĹ&#x;likâ€? (fenafillah) mertebesine ermesi ve birçok ĂśÄ&#x;ede Budizmin etkileri gizlidir. K saca ĂśÄ&#x;retinin amaçlar : Sonsuz Ac dĂśngĂźsĂźnden (samsara) ve reekarnasyondan (yeniden ruh doguĹ&#x;u) kurtulmak için ahlaki yaĹ&#x;am prensipleri ve BEN’in istekelerinden vazgeçmek ve “Nirvanaâ€? denilen “yĂźksek bilinç, ayd nlanmaâ€? aĹ&#x;amas nda ulaĹ&#x;mak.
Karma Sebep, sonuç ve etki, Sankristçe’de “Karmaâ€? oluĹ&#x;, “yap lan iĹ&#x;â€?anlam na gelir. İyi karma, kĂśtĂź karma, veya nĂśtral karma, yani yap lan iĹ&#x;, sebep ve sonucu belirlediÄ&#x;i gibi kendisi de sebep ve sonuç olabilir.
Nirvana SĂśzcĂźklerle aç klanamayan durum, ya da ac dĂśngĂźsĂź, yaĹ&#x;am, ĂślĂźm ve yeniden doÄ&#x;uĹ&#x; kavramlar n n hepsinden kurtulup â€œĂśzgĂźrleĹ&#x;meâ€? ya da “en yĂźksek bilinçâ€? dĂźzeyine ulaĹ&#x;mad r. Eski bir Budist yaz da; “Kim olduÄ&#x;unu bilmek istersen, Ĺ&#x;u an kim olduÄ&#x;una bak. Kim olacaÄ&#x; n bilmek istersen, ne yapt Ä&#x; na bakâ€? der. Tibet’in yaĹ&#x;ayan Dalai Lama’s Tenzin Gyatso, bizim kendimize gĂśre yorumlayabileceÄ&#x;imiz Ĺ&#x;u sĂśzleri ile budist felsefeden de ĂśÄ&#x;renebileceklerimiz olduÄ&#x;unu gĂśsteriyor gibi: “Bir Ĺ&#x;eyi uzun vadede deÄ&#x;iĹ&#x;tirmek için insan eÄ&#x;er gerekliyse k sa vadede vazgeçebilmeyi ĂśÄ&#x;renmelidir.â€?
İki ĂślĂźmsĂźz Ĺ&#x;air: Naz m Hikmet ve Ahmed Arif BĂźyĂźk İnsanl k
1.
BĂźyĂźk insanl k gemide gĂźverte yolcusu tirende ßçßncĂź mevki Ĺ&#x;osede yayan bĂźyĂźk insanl k. BĂźyĂźk insanl k sekizinde iĹ&#x;e gider yirmisinde evlenir k rk nda ĂślĂźr bĂźyĂźk insanl k. Ekmek bĂźyĂźk insanl ktan baĹ&#x;ka herkese yeter pirinç de Ăśyle Ĺ&#x;eker de Ăśyle kumaĹ&#x; da Ăśyle kitap da Ăśyle bĂźyĂźk insanl ktan baĹ&#x;ka herkese yeter.
BĂźyĂźk insanl Ä&#x; n topraÄ&#x; nda gĂślge yok sokaÄ&#x; nda fener penceresinde cam ama umudu var bĂźyĂźk insanl Ä&#x; n umutsuz yaĹ&#x;anm yor.
Haziran s caÄ&#x; nda uÄ&#x;urlad k onlar sonsuzluÄ&#x;a. 3 Haziran 1963’te Naz m Hikmet’i, 2 Haziran 1991’de de Ahmed Arif’i katt k ĂślĂźmsĂźzler kervan na. Kendilerinden geriye adlar n yaĹ&#x;atacak eserler b rakm Ĺ&#x; olmalar ndan deÄ&#x;il ĂślĂźmsĂźzlĂźkleri. YĂźzlerini çßrĂźmekte olan yerine, doÄ&#x;makta olana çevirdiklerinden. Nice sanc larla doÄ&#x;an, nice zorluklar alt nda boy verip geliĹ&#x;en iĹ&#x;çi s n f n n ve emekçi halklar n, geleceÄ&#x;in temsilcilerinin Ĺ&#x;airi olmalar ndand r ĂślĂźmsĂźzlĂźkleri. S n fs z, sĂśmĂźrĂźsĂźz bir geleceÄ&#x;e duyduklar sonsuz inanç ve s n rs z gĂźvendir onlar geleceÄ&#x;e taĹ&#x; yan. O inanç ve gĂźven ki; yasaklar n, sĂźrgĂźnlerin, zindanlar n yakalar n b rakmamas n n nedenidir. Halklar n kardeĹ&#x;liÄ&#x;ini Ĺ&#x;iar edinmeleridir onlar bĂźyĂźten. O Ĺ&#x;iar ki; halklar n yĂźreklerinin en Ĺ&#x; lt l yerinde taht kurmalar n n nedenidi<r. İĹ&#x;çi s n f ve emekçi halklara besledikleri s ms cak sevdad r onlar yĂźcelten. O sevda ki; bugĂźn onlar sayg yla anmam z n nedenidir. S. Ă–zdemir
Naz m Hikmet
Varamaz elim Ayvas na, nar na can dayanamazken, K rar boynumu YĂźrĂźrĂźm. Kurdun, kuĹ&#x;un bileceÄ&#x;i hal deÄ&#x;il. Sormay n hiç Laaaaal... Kara ferman ç kadursun yollara. Yarin bahçesi tarumar, Kan eder perçem.
Diyarbekir Kalesi’nden notlar ve AdiloĹ&#x; bebenin ninnisi
Olancas bir tutam can, Kadas na, belas na sunduÄ&#x;um. Ben Ăśleydim loooy... Elim boĹ&#x;, AyaÄ&#x; m pusu. Bir ben bileceÄ&#x;im oysa Ne afat sevdim.
Bir de aÄ&#x;z var dili yok Diyarbekir Kalesi... 2 Açar, Kan k rm z Yediverenler. Ve kar yaÄ&#x;ar bir yandan. Savrulur KaracadaÄ&#x;, Savrulur zozan... Bak, B y Ä&#x; m buz tuttu, ĂœĹ&#x;Ăźyorum da. Zemheri de uzad kça uzad . Seni, baharm Ĺ&#x; n gibi dĂźĹ&#x;ĂźnĂźyorum, Seni, Diyarbekir gibi. Nelere, nelere bask n gelmez ki Seni dĂźĹ&#x;Ăźnmenin tad ... Ahmed Arif
Yaanacak
‚
N
S
A
N
Sokak
RÜportajlar Almanya’da sokaktan geçen insanlara ßç soru yÜnelttik.
1. Tatile gidebiliyor musunuz? 2. Tatilden ne anl yorsunuz? 3. Nelerle karĹ&#x; laĹ&#x; yorsunuz?
Ramazan/Nazl Kaya (Ayakkab tamircisi): İzine gitmiyoruz. ĂœzgĂźnĂźz. Her y l gitmiyoruz. İĹ&#x;çimiz yok, dĂźkkan kapatam yoruz. Giden vatandaĹ&#x;lar m z n yerine bekçilik yap yoruz. Tatili her insan n yapmas gereken bir Ĺ&#x;ey olarak gĂśrĂźyorum. İnsan tatil yapm yorsa, eksiklik hissediyor. Enerji toplayam yor seneye. AkĂź boĹ&#x; çßnkĂź. Bergama’ya, zeytin aÄ&#x;açlar na selam sĂśyleyin. AyĹ&#x;e: Tatil, benim için rahatl k ve dinlenme. Akraba ziyaretleri, yemekler. İlk baĹ&#x;ta biraz stresli geçiyor. Sonra esas izin baĹ&#x;l yor. Dinlenmek, enerji toplamak... En az ndan bir denizi gĂśrmek bile insan n içini aç yor. Mehmet (Posta memuru): Onuncu ayda Antalya olabilir. Ev Antep’te ama bu kez gitmeyi dĂźĹ&#x;ĂźnmĂźyorum. Evde can m s k l yor. Arad Ä&#x; m kiĹ&#x;iler yok. ArkadaĹ&#x;lar, kimse kalmam Ĺ&#x; ki. Onlar olmay nca, zaman geçmiyor. İki gĂźn geziyorsun, her Ĺ&#x;ey bitiyor. K sa bir tatil istiyorum. 1-2 hafta. Antalya’da zaman iyi geçiyor. Arad Ä&#x; n her Ĺ&#x;ey var. Yiyecek, gezme, yĂźzme. Bayan arkadaĹ&#x; mla birlikte gemi turu yap yoruz. Hat ra fotoÄ&#x;raflar ...
DeÄ&#x;iĹ&#x;ik insanlar tan yorsunuz. Tatilden dĂśnĂźĹ&#x;te moral oluyor. YorgunluÄ&#x;un, stresin gitmiĹ&#x; oluyor. İĹ&#x; akl ndan ç km Ĺ&#x; oluyor. Sorumsuzsun orada. Soran arayan yok. â€˜Ĺžu saatte kalkacaÄ&#x; m, Ĺ&#x;unu yapacaÄ&#x; m’ yok. İnsan b k yor burda. Hep hafta sonunu bekliyorsun. Sosyal hayat m asl nda yok. Akraba ziyaretleri,baĹ&#x;ka bir Ĺ&#x;ey yok. Gidemezsen yaln z kal yorsun. Herkes gidiyor. Almanya’da gezilecek bir yer yok. Kendi kĂźltĂźrĂźmĂźzĂź, yemeklerimizi bulabilmeliyiz. Safiye Çelik (17 yaĹ&#x; nda, 10. s n f ĂśÄ&#x;rencisi): Bir hafta Ankara’da bir tatil kĂśyĂźnde, kalan gĂźnler Kayseri’de kĂśydeyiz. Ankara’da akĹ&#x;amlar tiyatro, havuz, spor salonu... Sonra yaylaya ç k yoruz. Burdaki stresten biraz kurtulup dinleniyoruz. Y l n yorgunluÄ&#x;unu atmak için. Gidemezsem arkadaĹ&#x;larla birlikte oluyoruz. BaĹ&#x;ka Ĺ&#x;ehirlere gidiyoruz, park, piknik... Almanya’dan fazla hoĹ&#x;lanm yorum. Vatan m gĂśrmek istiyorum. Orda da yabanc y z. Ama burdan daha gĂźzel karĹ&#x; land Ä&#x; m z kesin. Burada sosyal aktivite yok. TĂźrkiye’de çay bahçesi vb. var. Buradakiler birahane, bize uy-
muyor. AyĹ&#x;e Garg n (17 yaĹ&#x; nda, 10. s n f ĂśÄ&#x;rencisi): İstanbul ve Giresun’a gidiyoruz. İlk hafta İstanbul, akraba ziyareti. Sonra birkaç gĂźn Adapazar Dinlenme Tesisleri. Kapl calar, yĂźzme havuzu... Buradaki yaĹ&#x;am s k c . Okul derdi olmay nca... Orda doÄ&#x;ayla birliktesin. Ne araba sesi var... Burda her Ĺ&#x;ey çok planlanm Ĺ&#x; geliyor. Sabahtan ĂśÄ&#x;leye kadar okul. Dersten sonra boĹ&#x; vakitler oluyor. Ama deÄ&#x;erlendiremiyorsun. Her gĂźn çok monoton geliyor. Her gĂźn deÄ&#x;iĹ&#x;ik bir Ĺ&#x;eyler yapsayd m... Okul bitmiĹ&#x; olsayd ... TĂźrkiye’de ĂśzgĂźr hissediyorum kendimi. Oraya baÄ&#x;l olmad Ä&#x; m z için belki. Halil CoĹ&#x;kun (35 yaĹ&#x; nda, ticaretle uÄ&#x;raĹ&#x; yor): Litvanya’da yaĹ&#x; yorum. KĂśln’de tatildeyim. Kendi iĹ&#x;im tekstil. İĹ&#x;imden uzaklaĹ&#x;mak, zihinsel ve bedensel olarak dinlenmek için tatile gidiyorum. BĂźtĂźn gĂźn, bĂźtĂźn sene çal Ĺ&#x;t Ä&#x; m için yoruluyorum. BĂźtĂźn yaĹ&#x;am monoton. Evden iĹ&#x;e, iĹ&#x;ten eve... Dinlenmek bir ihtiyaç. Tatile ç kmazsam, eksikliÄ&#x;ini hissediyorum. YD KĂśln
YaĹ&#x;am n gĂźzelliklerini hak ediyoruz Yaam›n gerçekleri, bizi kendi durumumuzun s›n›rl›l›klar›yla kar› kar›ya getiriyor. Bir yandan ihtiyaçlar di¤er yandan s›n›rl›l›klar›m›z, bizi iyi bir tatil yapmaktan al›koyuyor. Yaz sezonuna giriyoruz... Okullar tatil olacak, iĹ&#x;çiler y ll k izinlerini kullanacaklar. Yaz sĂźrecinde kimimiz memlekette, kimimiz evde, kimimiz gĂźzel Ĺ&#x;ehirleri ziyaret ederek dinlenmeye çal Ĺ&#x;acaÄ&#x; z. GĂźneĹ&#x;, deniz, deÄ&#x;iĹ&#x;ik ortamlar, farkl mekanlar, farkl in-
sanlar, vb. En çok da rutinleĹ&#x;en yaĹ&#x;am m z k sa bir sĂźreliÄ&#x;ine de olsa deÄ&#x;iĹ&#x;tirmeye ihtiyac m z var. Okulda ders yoÄ&#x;unluÄ&#x;u, s navlar n yaratt Ä&#x; stres, iĹ&#x;yerinde milyonlarca kez kendini tekrarlayan ayn davran Ĺ&#x; biçimleri... Her gĂźn ayn Ĺ&#x;eyler, ayn yĂźzler, evde her gĂźn her gĂźn ayn iĹ&#x;ler, tĂźm bunlar n yaratt Ä&#x; b kk nl k ve stresten uzaklaĹ&#x;maya ihtiyac m z var. K sacas k sa da olsa bir tatile ihtiyac m z var
Yenilenmeye ihtiyac m z var Tabii ki tatilden sadece s n rs z uyumak, gĂźneĹ&#x;lenmek, denize girmek, dost ahbap ziyareti, vs. anlam yoruz. Bunlar da
olacak fakat en Ăśnemlisi ruhsal bir dinlenme, fiziksel canlanma, yoÄ&#x;un bir moral ve motivasyon yĂźklenmektir. Yeni bir sezona daha dinamik, kendinden hoĹ&#x;nut, yaĹ&#x;amla daha s k bir iliĹ&#x;ki kurmak için bunlar gerekli. Fakat tĂźm bu hakl gereklilikler içinde, yaĹ&#x;am n gerçekleri bizi kendi durumumuzun s n rl l klar yla karĹ&#x; karĹ&#x; ya getiriyor. Bir yandan ihtiyaçlar diÄ&#x;er yandan s n rl l klar m z bizi iyi
bir tatil yapmaktan al koyuyor. Oysa ki tĂźm bir y l ç l Ĺ&#x; yoruz hem de en aÄ&#x; r koĹ&#x;ullarda. Hem de iĹ&#x; hastal klar na ald rmadan. Tabii ki iĹ&#x; bulabiliyorsak... YaĹ&#x;am koĹ&#x;ullar n n giderek zorlaĹ&#x;mas yla beraber tatil hakk m z n yerini çal Ĺ&#x;maya b rakacaÄ&#x; ya da ekonomik s k nt lar m z yĂźzĂźnden tatili evlerimizde geçirme dĂśnemlerine geçiĹ&#x; yap yoruz. Bu durum Ăśzellikle Avrupal larda bir tepkiye yol açarken, biz gÜçmenlerde ise deÄ&#x;iĹ&#x;en koĹ&#x;ullara gĂśre kendimizi ayarlama ruh hali biçiminde geliĹ&#x;iyor. Ă–rneÄ&#x;in son zamanlardaki sosyal hak gasplar n n hiçbiri bizi enterese etmiyor. hiçbir protesto gĂśsterisine gitme sorumluluÄ&#x;u duymuyoruz. ÇßnkĂź bizler kendimize yaĹ&#x;am n gĂźzelliklerini lay k gĂśren bir kĂźltĂźre sahip deÄ&#x;iliz. “Olmas gereken elimizde oland râ€? diyoruz ve yetiniyoruz, halimize Ĺ&#x;Ăźkrediyoruz. İhtiyaclar m z n zorunluluÄ&#x;unu bilince ç karmak ve zamanlar m z ĂśzgĂźrleĹ&#x;tirmek ufkuna eriĹ&#x;meyi baĹ&#x;arabilmeliyiz. YaĹ&#x;amak, gĂźzelliklerinden yararlanmak bizlerin de hakk . Hem bir avuç az nl ktan çok taha fazla!.. Aynur
11 DĂźnya “Ey CHE, aĹ&#x;k m za ihanet etmedim!â€? ¡
T
Zaman n en ac mas z, katmerli hĂźzĂźnlerini bĂźtĂźn bir yaĹ&#x;am n gerçekliÄ&#x;inde ĂśÄ&#x;renmiĹ&#x;ti genç adam. Asl nda k sa, ama kendisine gĂśre uzun zamanlar olmuĹ&#x;tu yak lan kĂśylerinin son umutlar n buralara taĹ&#x; yal ; yĂźzĂźnde bilge, emek, ac ve hĂźzĂźnlerin bĂźtĂźn renkleri okunur gibiydi. KĂśylĂź emekçi bir ailenin hayatta kalan ßçßncĂź çocuÄ&#x;uydu. BĂźtĂźn bir yaĹ&#x;am n oluĹ&#x;turan çizgilerin gizlendiÄ&#x;i yerde, saf nda durdu ve yĂźrĂźdĂź. BĂźtĂźn heveslerini “SavaĹ&#x;, ĂśzgĂźrlĂźk, zulĂźm, mĂźcadele, emek ve Ăźlkemâ€? olgular n n arkas na ertelemiĹ&#x;ti. BĂźtĂźn bu kar Ĺ&#x; k zamanlara gĂźlĂźmseyiĹ&#x;lerini, hĂźzĂźnlerini ve ac lar n vermiĹ&#x;ti. Avrupa’n n kapitalist sistem ve ruhsuz insanlar onu hiç mutlu etmemiĹ&#x;ti. Yine de zamandan ĂśÄ&#x;rendiklerini yaĹ&#x;ama mĂźcadelesiyle s nay p, gerçeklerle yĂźzleĹ&#x;tirmede oldukça baĹ&#x;ar l yd .
YaĹ&#x;ad Ä&#x; Ăźlkenin dilini ĂśÄ&#x;renmek için kayd n yapt rd Ä&#x; kursa emin ad mlarla yĂźrĂźrken, içinde yaĹ&#x;ama baÄ&#x;l l Ä&#x; n unutulmaz bir gerçekliÄ&#x;ini hissediyordu. Kendisi gibi dĂźnyan n birçok yerinden savaĹ&#x;lardan, açl ktan ve zulĂźmden kaçm Ĺ&#x;, bu Ăźlkeye gelmiĹ&#x; ve hayata yeniden baĹ&#x;laman n umudunu taĹ&#x; yan insanlarla tan Ĺ&#x;m Ĺ&#x;t . İsmini utangaç ad mlar atarak tahtaya yaz p okudu. Kap usulca aç l p, içeri gĂźler gĂźzlĂź s cak ve k sa boylu bir kad n girdi. Utangaç bir bak Ĺ&#x;ma att lar birbirlerine ve sonra herkes kendi dĂźnyas na dald . Her gĂśzler buluĹ&#x;tuÄ&#x;unda içinde belirsiz bir f rt na kopar gibiydi genç adam n. Sab rs zlaĹ&#x;an yĂźreÄ&#x;ine bir tĂźrlĂź teselli veremeyen bir kuĹ&#x;un kanatlar gibi ç rp n Ĺ&#x;lardayd . Sonra buluĹ&#x;turdu zaman onlar . “Ya Ăźlkem, mĂźcadelem, emeÄ&#x;im, ĂśzgĂźrlĂźÄ&#x;Ăźm?..â€? Kar-
Saat: 17.30
M
maĹ&#x; k bĂźtĂźn zamanlar n içinden dolaĹ&#x;t durdu. “Ya gerçekliÄ&#x;im?â€? dedi. Derken, “İĹ&#x;te bu ‘CHE kafe’, yani devrimci Ernesto Che Guavera’n n ad n taĹ&#x; yan, bu soldakide ‘Co3’, yani Amerikan kapitalizmini and ran kafeâ€? diye m r ldand MĂźcevher’e. MĂźcevher lisede hayran olduÄ&#x;u Che’ye doÄ&#x;ru yĂśneldi. Zaman onlar dipsiz bir paylaĹ&#x; ma gĂśtĂźrdĂź. Ve zaman n belirli belirsiz anlar nda ac lar n Che’de paylaĹ&#x;maya, orada demlenmeye karar verdiler. T pk gĂśzleri ve yĂźreklerinin sonsuz mavilik-
man dediâ€?. Sonra yĂźreklerinde en bĂźyĂźk ateĹ&#x;le yanan, ac mas z bir seviĹ&#x;me doÄ&#x;urdu zaman. Oysa ertelenen bĂźtĂźn hevesler bir devrim misali inatç yd . Her sar lmalar sonsuz bir paylaĹ&#x; m, her paylaĹ&#x; m sonsuz bir mĂźcadele ve her mĂźcadele sonsuz bir direniĹ&#x;i kamç l yordu. Genç adam derin bilinmezlikleri ve s rlar yĂźreÄ&#x;inde taĹ&#x; yordu, yine de içinde k p rdanan utangaç bir aĹ&#x;k sakl yd . “Benim gerçekliÄ&#x;imâ€? dedi, “ac mas z iĹ&#x;kenceler açl klar, zĂźlĂźmler isyanlar ve belirsiz bir zamandaki sĂźrgĂźnde sakl d r, anlayabilirmisin beni?â€?
lerdeki sevdalar gibi. YĂźreÄ&#x;inde bĂźtĂźn ac lardan sonra alevlenen sevdan n ateĹ&#x;ini taĹ&#x; maya karar verdiÄ&#x;inde gĂśzlerinden bulutsuz yaĹ&#x;lar akt durdu MĂźcevher’in. “Sevgi, aĹ&#x;k, mutluluk...â€? dedi. Ve sonra “Senin gerçekliÄ&#x;in, benim gerçekliÄ&#x;im...â€? dedi durdu. Genç adam, aÄ&#x;layan mĂźcevheri teselli edecek sĂśzleri say p, kendi gerçeklikleriyle paylaĹ&#x;t .
Che s e vd a lar n n ortak paydalar yd . En deli aĹ&#x;klar , en deli seviĹ&#x;meleri , en ac devrimleri zamana yĂźkleyip Che’ye taĹ&#x; d lar. Hiç bir zaman Co3’e gitmediler, ne paylaĹ&#x;abilirlerdi ki Che ile aralar nda sadece 3,5 metre almas na raÄ&#x;men? YĂźreklerinin aĹ&#x;k Che’nin sevdas nda sakl yd . Onlar buluĹ&#x;turanda oydu zaten.
Ac mas z f rt na Benim gerçekliÄ&#x;im... “Zaman hiç birĹ&#x;eyi gizlemeyen en bĂźyĂźk katildirâ€? dedi. Genç adam “Seni ac mas z sevdim za-
Sonra bir zaman geldi ac mas z bir f rt na koptu. Bu ac mas z f rt nada boÄ&#x;uldu bĂźtĂźn hayaller, bĂźtĂźn umutlar ve bĂźtĂźn
bilinmezlikler. Genç adam n geceleri mavi hĂźzĂźnlere boÄ&#x;uldu, zamana hayk rd ; f rt na durmad , geceye yalvard , y ld zlar kayd ama o gelmedi. MĂźcevher her ayr ld klar istasyona h çk r klar n b rakt , her sevgisini nefrete yĂźkledi ve kamç lad at n baĹ&#x;ka bir zamana, sebepsiz bir ĂślĂźme gĂśmĂźlĂźp gitti. Bir daha dĂśnmedi o mavi zamana. Mutlu edemezdi onu bir evlilikten arta kalan yar m yĂźreÄ&#x;im. Bir de “ben Aliyi, babas Muhammed’i seviyorâ€? dedi. Oysa nas l devrilecek zaman onsuz nas l bu ruhsuz sokaklar dolacak, ruhumun yaln zl Ä&#x; n nas l paylaĹ&#x;acak her ayr lmalardan arta kalan matemler? Genç adam gĂźnlerce aylarca dolaĹ&#x;t durdu. Che’yi anlatt durdu. KĂźrdili ac lar n ve zamanla gelip zamanla uçup giden sevdas n ... Ne olacakt sanki o s r n bilmeseydi? Ne olacakt çocuksu bak Ĺ&#x;malarda saklansayd herĹ&#x;ey? Ve genç adam “Ey zaman, fiyats z bir fahiĹ&#x;esin sen. Seni insanlar dĂźĹ&#x;ĂźrdĂź, yani biz dĂźĹ&#x;ĂźrdĂźk. Onun için sana k zm yorum, kendime k z yorum çßnkĂź bende insan m . Ey zaman sana ihanet ediyoruz, içimizdeki nefretleri sana yĂźklĂźyoruz çßnkĂź birbirimizden Üç al yoruzâ€? dedi. Ve sonra en bĂźyĂźk ç Ä&#x;l Ä&#x; n hayk rd : “Ey Che aĹ&#x;k m za ihanet etmedim! Yani ben seni terk etmedim. O diĹ&#x;i zaman, o diĹ&#x;i sevdiÄ&#x;im beni de seni de terk etti. Bizi, aĹ&#x;k m z sevdam z ad m z kirletti. ÇßnkĂź o Ĺ&#x;imdi Co3’te, yani onunla evlendi. Ben ise ad na Ĺ&#x;iirler adad m, sevdana yaraĹ&#x; r bir kavgaday m Ĺ&#x;imdi. Zamanla bar Ĺ&#x;t m, sadece dĂźĹ&#x; kuruyorum. DediÄ&#x;in gibi ’dĂźĹ&#x;leri yok edecek silah henĂźz bulmad lar’. DĂźĹ&#x; kurmaya devam ediyorum.â€? Ĺžimdi genç adam, gĂślgelerini aĹ&#x; yor MĂźcevherin. MĂźcevher ise deÄ&#x;erini çoktan yitirdi. Tahir MeĹ&#x;e
pamuk ve pek çok yeralt›-yerßstß zenginlikleri Avrupa sÜmßrgecili¤ini buraya çekti.
İnsanlar yerleĹ&#x;ik hayata geçtiklerinden beri bir yerleri kendilerine yurt yapt lar. ÇeĹ&#x;itli nedenlerle, bazen doÄ&#x;al afetlerden, bazen de art k yurt denen yerde karn n doyuramamaktan baĹ&#x;ka yurtlar bulmak Ăźzere gÜçerlerdi. Eski çaÄ&#x;larda bu gÜçler toplu halde bĂźtĂźn bir kabilenin gÜçmesi Ĺ&#x;eklinde olurdu. Amerika k tas n n keĹ&#x;fi ile birlikte “Yeni DĂźnyaâ€? da denilen bu k taya gÜçler çoÄ&#x;unlukla
Saat: 12.00 Voleybol gĂźnĂź BuluĹ&#x;ma yeri: YaĹ&#x;amevi
(Naz m Hikmet’in an s na)
Ĺžiir Dinletisi Yavuz KĂźrkçß (Yorumcu-Ă–Ä&#x;ret-
26 Haziran Pazar
men)
Piknik Saat: 12.00 BuluĹ&#x;ma yeri: YaĹ&#x;amevi
11 Haziran Cumartesi Çocuk gßnß Saat: 13.00
U
Yeni Dßnya'n›n bakir topraklar›; alt›n, petrol,
19 Haziran Pazar 3 Haziran Cuma
L
“Yeni DĂźnyaâ€? kurulurken
May›s ay› etkinlik program› Pedegog Ali Erenler’le YaĹ&#x;amevi’nde â€œĂ‡ocuklar n ve gençlerin eÄ&#x;itim sorunlar â€? Ăźzerine sĂśyleĹ&#x;i yap ld . Erenler, sĂśyleĹ&#x;ide ailenin sosyal ve ekonomik yap s n n, eÄ&#x;itimin ve gÜçmenlik olgusunun çocuk yetiĹ&#x;tirmekteki rolĂźne deÄ&#x;indi. 0-3 yaĹ&#x; aras nda çocuklar n kiĹ&#x;iliklerinin temel taĹ&#x;lar n n oluĹ&#x;tuÄ&#x;unu, bunun ileriki dĂśnemleri nas l etkileyeceÄ&#x;ini anlatan Erenler, bu dĂśnemde daha bilinçli yaklaĹ&#x;man n doÄ&#x;ru olacaÄ&#x; n belirtti. Ali Erenler “Her aile çocuklar na bir piskolog gibi yaklaĹ&#x;mal ve onlar anlamal d r â€? dedi. “Sorunlu çocuk yoktur, sorunlu anne-baba vard râ€? anlay Ĺ&#x; n n alt n çizen Erenler, ailelerin sorumluluÄ&#x;una vurgu yapt . SĂśyleĹ&#x;inin devam nda, konuklar n isteÄ&#x;i Ăźzerine ergenlik çaÄ&#x; ndaki gençler ele al nd . Erenler, bu çaÄ&#x;da anne-baba ile genç aras ndaki as l sĂźrtĂźnmelerin, genellikle gencin kendisini birey olarak kabul ettirme çabalar s ras nda yaĹ&#x;and Ä&#x; na dikkat çekti. SĂśyleĹ&#x;i, konuklar n sorular yla zenginleĹ&#x;ti ve renklendi.
P
KuĹ&#x; kanad ç rp n Ĺ&#x;lar
KÜln Yaamevi
YaĹ&#x;amevi etkinliklerinden
O
Wallstr. 110 51063 KĂśln (MĂźlheim) Tel.: 0 221 - 96 46 109 - 11
Avrupa k tas ndan yap ld . Yeni DĂźnya’n n bakir topraklar ; alt n, petrol, pamuk ve pek çok yeralt -yerĂźstĂź zenginlikleri Avrupa sĂśmĂźrgeciliÄ&#x;ini buraya çekti. İngiliz, Frans z ve İspanyol sĂśmĂźrgeciliÄ&#x;i yeni Amerika k tas na gÜçß Ăśylesine teĹ&#x;vik ettiler ki, her yola ç kan gemi nerdeyese yaln z yeni k taya yerleĹ&#x;ecek insanlar taĹ&#x; yordu. Bununla birlikte Afrika’dan kĂśle ticareti nedeniyle de yeni k taya iĹ&#x;gĂźcĂź taĹ&#x; n yordu.
Tek kural yaĹ&#x;amak ve zengin olmakt . Amerakan toplumunu ilk oluĹ&#x;turanlar hiç de masum deÄ&#x;ildiler. Amerikan dizilerinden biri olan Kßçßk Ev; belki de o dĂśnem toplumunun en masumlar n canland r yordu. Fakat dizinin canland rd Ä&#x; karekterler de ĂśzĂźnde masum deÄ&#x;ildiler. ÇßnkĂź Amerika’n n zaten sahipleri vard onlar Yerlilerdi. Ve kimse bu Ăźlkeye gidip yaÄ&#x;malarcas na Ăźlkeyi ele geçirirken Yerlilerden izin almad ! Oysa Yerliler, devlet denebilecek derecede ĂśrgĂźtlenmiĹ&#x; bir topluma sahiplerdi. GÜçmenlik psikolojisi baĹ&#x;lang c ndan itibaren bundan olumsuz etkileniyordu. ÇßnkĂź zengin olma uÄ&#x;runa tĂźm geç-
Zenginlik, ne pahas na? Elbette masum bir hayat kurma hevesi ile yola ç kanlar olduÄ&#x;u gibi, ne olursa olsun zengin olma, her tĂźrlĂź tehlikeyi gĂśze alma, Ăślme, ĂśldĂźrĂźlme ve ĂśldĂźrme ihtimallerini gĂśze alarak yola ç kanlar ezici çoÄ&#x;unluktayd . BĂśylece vahĹ&#x;i bat hikayeleri ortaya ç kmaya baĹ&#x;lad . Yerli (K z lderili) katliamlar n n ard arkas kesilmedi. VahĹ&#x;i, ac mas z ve insanl k d Ĺ&#x; hikayelerdi bunlar. İnsanlar zengin olabilme dĂźĹ&#x;Ăźyle adeta ç ld rm Ĺ&#x;, her tĂźrlĂź ac mas zl Ä&#x; yapmak Ăźzere adeta haz rd lar.
miĹ&#x;i ile olan baÄ&#x;lar n inkar Ăźzerine kuruluyordu. ÇßnkĂź geçmiĹ&#x;inde fakirlik ve yoksullukla Ĺ&#x;ekillenmiĹ&#x; bir yap vard , kiĹ&#x;i gÜçerek tĂźm bunlardan kurtulmak istiyordu.
Yeni k tada hiç bir kanun, hiçbir gelenek-gĂśrenek, hiç bir k s tlay c kural yoktu. Tek kural hayatta kalmak ve zengin olmak, olabilmekti. Zaten gÜçmenler de Ăśnceki yaĹ&#x;amlar ndan geleneksel, k s tlay c kurallar yeni k taya getirmediler. Ta ki kasabalar Ĺ&#x;eklinde bir yerleĹ&#x;im dĂźzenleri ortaya ç kana kadar...
"Amerika’da yaĹ&#x;ayan herkes iĹ&#x;galcidir" ĂœnlĂź satranç Ĺ&#x;ampiyonu Bobby Fischer, Japonya’dan yeni Ăźlkesi İzlanda’ya kaç Ĺ&#x; s ras nda eski Ăźlkesi Amerika hakk nda aynen Ĺ&#x;Ăśyle diyordu: “ABD, t pk haydut devlet İsrail gibi gayrimeĹ&#x;ru bir Ăźlkedir. Yahudilerin orada olmaya haklar yok, çßnkĂź oras Filistinlilere ait. Amerika da K z lderililere aittir. Asl nda Amerikan diye adland r lmak utanç verici, çßnkĂź orada yaĹ&#x;ayan herkes bir iĹ&#x;galcidir." Bu sĂśzleri sĂśylerken Fischer, asl nda hiç de haks z deÄ&#x;ildir. Amerikan toplumunun kuruluĹ&#x;unun temelinde gÜçmenlik psikolojisinin en kĂśtĂź biçimi bulunmaktad r. Asl n geçmiĹ&#x;ini adeta her Ĺ&#x;eyini inkara dayanan, geçmiĹ&#x;i red ederek gÜçle baĹ&#x;layan yeni bir hayat ve bu hayattaki tek ĂźlkĂźnĂźz zengin olmak, Ăślerek ya da ĂśldĂźrerek kendinizi s n rlayabileceÄ&#x;iniz hiçbir kural ya da ahlaki deÄ&#x;er yok... Mehmet Çelebi
Dßnya Yaanacak
Dßnyay› istiyoruz, k›r›nt› de¤il !..
Caferi’nin ilk ziyareti Tßrkiye’ye
Tßrkiye’den mektup var Ahmet Ş k
Ortado¤u plan› için satranç talar› diziliyor. Piyonlar, her zaman için yutulmaya mahkumdur. ďŹ ah ve MAT'› dĂźnya halklar›n›n anti-emperyalist direnii ve mĂźcadelesi belirleyecek.
ABD emperyalizminin Irak’ta kurduÄ&#x;u hĂźkĂźmetin BaĹ&#x;bakan İbrahim El Caferi, ilk gezisini TĂźrkiye’ye gelerek gerçekleĹ&#x;tirdi. Caferi’nin ziyareti bas n n da kopard Ä&#x; gĂźrĂźltĂźyle bir Ĺ&#x;ova dĂśnĂźĹ&#x;tĂźrĂźldĂź. Caferi’nin Tayip ErdoÄ&#x;an’la yapt Ä&#x; gĂśrĂźĹ&#x;menin iki Ăźlke iliĹ&#x;kilerinde “yeni aç l mâ€? olduÄ&#x;u ve Caferi’nin PKK ile mĂźcadele ve KerkĂźk’ßn statĂźsĂźne dair TĂźrkiye’ye gĂźvence verdiÄ&#x;i aç klamalar aras ndayd . Caferi taraf ndan bas na verilen demeçte Irak’ n demokrasiye geçiĹ&#x;te de TĂźrkiye’yi Ăśrnek alacaÄ&#x; vurgusu yap ld . Irak’ta ABD “demokrasisiâ€?yle iktidara gelen Caferi, TĂźrkiye’nin “demokrasisiâ€?yle de bĂślgedeki rolĂźne yavaĹ&#x; yavaĹ&#x; s nd Ä&#x; aĹ&#x;ikar. TĂźrkiye’nin bu gĂśrĂźĹ&#x;medeki
rolĂź de ErdoÄ&#x;an taraf ndan ifade edildi. ErdoÄ&#x;an, TĂźrkiye’nin “bĂślgenin huzuru içinâ€? Irak’ n baĹ&#x;ar s n ĂśnemsediÄ&#x;ini vurgulayarak, siyasi, ekonomik ve gĂźvenlik gßçlerinin eÄ&#x;itimi alanlar nda her tĂźrlĂź desteÄ&#x;e haz r olduklar n vurgulad . ErdoÄ&#x;an taraf ndan verilen demeçlerde ziyaret konusunda duyulan memnuniyet s kça dile getirildi. ABD taraf ndan oluĹ&#x;turulan bir Irak hĂźkĂźmetinin baĹ&#x;bakan n n TĂźrkiye ziyareti neden bu kadar gĂśklere ç kart ld , TĂźrkiye’nin memnuniyeti neydi?
KerkĂźk, sen nelere kadirmiĹ&#x;sin! Caferi’nin ilk olarak TĂźrkiye’ye ziyaret dĂźzenlemesi ka-
Kamu TİS’leri baĹ&#x;lad
169 iĹ&#x;letmede çal Ĺ&#x;an yaklaĹ&#x; k 371 bin iĹ&#x;çiyi ilgilendiren 12. dĂśnem kamu kesimi toplu iĹ&#x; sĂśzleĹ&#x;meleri baĹ&#x;lad . TĂźrk-İĹ&#x;, Ăźcret konusunda birinci 6 ay için reel kay plar gĂśz ĂśnĂźnde bulundurularak, enflasyon ve bĂźyĂźmeden pay almay ilke olarak benimsediklerini, ikinci, ßçßncĂź ve dĂśrdĂźncĂź 6 aylarda da yĂźzde 5 oran nda zam talep ettiklerini belirtti. TĂźrk-İĹ&#x;’in ve ilgili devlet bakanl Ä&#x; aras nda ilk gĂśrĂźĹ&#x;me gerçekleĹ&#x;ti. TĂźrk-İĹ&#x; gĂśrĂźĹ&#x;me sonras , gerçekleĹ&#x;ecek enflasyon oran n n bu talepleri aĹ&#x;mas halinde Ăźcretlerde ayn oranda iyileĹ&#x;tirme yap lmas n iste-
diklerini ifade ederken, sosyal haklardaki art Ĺ&#x; taleplerinin de Ăźcret art Ĺ&#x; oranlar yla ayn oranlarda olduÄ&#x;unu belirtti. Kamu TİS gĂśrĂźĹ&#x;meleri, TĂźrk-İĹ&#x; taraf ndan tamamen Ăźcrete indirgenmiĹ&#x; durumda. TİS gĂśrĂźĹ&#x;melerinin birkaç Ăśncesi kamu sektĂśrĂźnĂźn neredeyse tamam n n tasfiyesinin bĂźyĂźk ad m olan SEKA sat Ĺ&#x; ve devam nda dĂźĹ&#x;ĂźnĂźlen TELEKOM, Limanlar, Havayollar , Petkim, vd. kamu alanlar n n tasfiyesi, TİS gĂśrĂźĹ&#x;melerinin gĂźndeminde yer alm yor. S n fa yĂśnelen diÄ&#x;er sosyalsiyasal sald r lar da. Bu TİS sĂźreci TĂźrkiye iĹ&#x;çi s n f aç s ndan kritik bir dĂśnemde yaĹ&#x;an yor. Ayn zamanda yeni sald r lar da içinde bar nd r yor. SEKA’n n sat Ĺ&#x; na imza atan TĂźrk-İĹ&#x;, s n fa dĂśnĂźk ihanetini sĂźrdĂźrmeye devam ederken, kamu iĹ&#x;çilerinin SEKA’dan sonra TİS’le bĂźtĂźnleĹ&#x;en sald r ve sat Ĺ&#x;a geçit vermemesi gerekiyor.
dar, TĂźrkiye’nin onu karĹ&#x; lay Ĺ&#x; biçimi Ăśnemliydi. Bu ABD emperyalizminin bĂślge plan içerisinde TĂźrkiye’ye biçtiÄ&#x;i rolĂźn aç k ifadesiydi. Verilen teminatlar, elbette Ăźlkesinde patlamalar n ve bomba seslerinin eksik olmad Ä&#x; , “iktidaraâ€? getirildiÄ&#x;i gĂźnden beri artan direniĹ&#x;in karĹ&#x; s nda Ĺ&#x;aĹ&#x;k na çevrilen ABD piyonu hĂźkĂźmetin baĹ&#x;bakan Caferi’ye ait olamazd . ABD’nin Irak Ăźzerinden TĂźrkiye’ye verdiÄ&#x;i teminatlar n kendisinden Ăśte bir Ĺ&#x;ey deÄ&#x;ildi. Irak’ n yeniden yap land rma sĂźrecinde TĂźrkiye’ye pastadan bir pay verileceÄ&#x;i, KerkĂźk’ßn bĂźtĂźnlĂźÄ&#x;ĂźnĂźn korunacaÄ&#x; sĂśzĂź, elektrik, su al Ĺ&#x; veriĹ&#x;i ve Irak gĂźvenlik gßçlerinin eÄ&#x;itimi konusunda yap lan aç klamalardan da anlaĹ&#x; l yor. Ama ne-
(Ahmet Ĺž k, geçen aya kadar Radikal gazetesinde çal Ĺ&#x; yordu. “DĂźnya Bas n Ă–zgĂźrlĂźÄ&#x;Ăźâ€? gĂźnĂźnde, “fazladan Ăśdemesiz çal Ĺ&#x;t rmaâ€? konusunda hesap sorunca, iĹ&#x;ten at ld . “TĂźrkiye’de Gazetecilikâ€? Ăźzerine yazd Ä&#x; yaz y k saltarak yay nl yoruz.)
Gazetecilik: En eÄ&#x;itimli, en ĂśrgĂźtsĂźz meslek
yin karĹ&#x; l Ä&#x; olarak? ABD’nin OrtadoÄ&#x;u Projesi kapsam nda bĂślgede TĂźrkiye’yi daha etkin bir biçimde iĹ&#x;levlendireceÄ&#x;i, TĂźrkiye’nin “derin yaras â€? KerkĂźk konusunda verilen gĂźvenceden gĂśrmek mĂźmkĂźn. TĂźrkiye’nin memnuniyeti, bĂślge halklar na emperyalizmin yĂśnelteceÄ&#x;i yeni sald r lar n bir parças , ABD’nin
bĂślge jandarmal klar ndan biri olman n kendisiydi. Emperyalizmin OrtadoÄ&#x;u plan için satranç taĹ&#x;lar diziliyor. Piyonlarla, atlar ve kalelerin rolleri belirginleĹ&#x;meye baĹ&#x;lad . Piyonlar, her zaman için yutulmaya mahkumdur. Ĺžah ve MAT’ dĂźnya halklar n n antiemperyalist direniĹ&#x;i ve mĂźcadelesi belirleyecek.
Tepeden t rnaÄ&#x;a ĂśrgĂź
Yeni TCK, medya tekellerinin ç›kar›n›n Ăźzerine giydirilmi k›l›ftan Ăśte bir ey de¤il. Hepimize “hay›rl› olsunâ€?, 1 Haziran’da yĂźrĂźrlߤe giriyor.
Bir Ăźlke dĂźĹ&#x;ĂźnĂźn: Bir medya patronu, yedek parça kaçakç l Ä&#x; nedeniyle yurt d Ĺ&#x; na ç kam yor. Bir diÄ&#x;eri halktan toplad Ä&#x; paralar iç ettiÄ&#x;i için Ăźlkesinden d Ĺ&#x;ar ad m atam yor. Bir baĹ&#x;kas ise tam tersine kapaÄ&#x; att Ä&#x; baĹ&#x;ka bir Ăźlkeden Ăźlkesine geri dĂśnemiyor. Bir diÄ&#x;eri de b rak n TĂźrkiye’yi; dĂźnyay doland rmaya kalkt Ä&#x; için, diÄ&#x;er patronlara bir ibret vesikas olarak daraÄ&#x;ac nda sallan yor... BĂśyle bir Ăźlkede, gĂźndemdeki TCK Yasas ’nda bas n ilgilendiren maddeleri full aksesuar donat p, her taraf ndan ĂśzgĂźrlĂźk f Ĺ&#x;k rtsan z bile medya
çal Ĺ&#x;anlar n n ĂśzgĂźr olacaÄ&#x; n dĂźĹ&#x;Ăźnebiliyor musunuz? BugĂźnlerde herkes, tabldot menĂź gibi, yeni yasada getirilen hapis cezalar na kaĹ&#x; k sall yor. ÇßnkĂź medyan n telkin gĂźcĂź, bizi sadece o tarafa yĂśnlendiriyor. Tek tek aÄ&#x;açlarla oyalanmaktan, orman gĂśremiyoruz. Diyelim ki, bĂźtĂźn o hapis cezas ĂśngĂśren maddeleri kald r ld . Herkesi istediÄ&#x;imiz gibi gĂśzetleyebilecek, telefonlar n dinleyebilecek, hatta iki kiĹ&#x;i aras ndaki bu gĂśrĂźĹ&#x;meleri “toplumun haber alma ĂśzgĂźrlĂźÄ&#x;Ăźâ€? geyiÄ&#x;ini kalkan yaparak ifĹ&#x;a edebilece-
Ä&#x;iz. Peki, çal Ĺ&#x;t Ä&#x; m z medya grubunda patronumuzun sigorta Ĺ&#x;irketinde yapt Ä&#x; yanl Ĺ&#x; bir iĹ&#x;lem için kalem oynatabilecek miyiz? Ya da patronun girdiÄ&#x;i bir bĂźyĂźk ihaleyi kendi dĂźĹ&#x;Ăźncesi doÄ&#x;rultusunda manipĂźle etmesine engel olabilecek miyiz? Medya, bir Ăźlkenin tehdit ve Ĺ&#x;antaj arac olma gĂśrevini ĂźstlendiÄ&#x;inden, tabii ki art k ikinci Ĺ&#x; k “inâ€?. Medya patronlar , “demokrasiâ€? ad yla sergilenen, ama içeriÄ&#x;i farkl olan oyunun esas oÄ&#x;lanlar . En anl Ĺ&#x;anl yazar çizer tak m ndan, kap daki gĂźvenlik gĂśrevlisine kadar biz tĂźm medya çal Ĺ&#x;anlar ise bu amaca hizmet eden figĂźranlar z. Sadece o kadar. BĂźtĂźn rolĂźmĂźz, iĹ&#x;levimiz ve gĂśrevimiz bu. ÇßnkĂź sistem tepeden t rnaÄ&#x;a yanl Ĺ&#x;. Bas ndaki en bĂźyĂźk sorun -Ĺ&#x;imdilikTCK gibi gĂśzĂźkĂźyor. Asl nda o medya tekellerinin ç kar n n Ăźzerine giydirilmiĹ&#x; k l ftan Ăśte bir Ĺ&#x;ey deÄ&#x;il. Bu iliĹ&#x;kiler sistematiÄ&#x;inin bir de yasas n n olmas gerekiyordu. O da TCK. Hepimize “hay rl olsunâ€?, 1 Haziran’da yĂźrĂźrlĂźÄ&#x;e giriyor. NilĂźfer Elmal
AİHM, adil yarg lama istedi Behiç
BeĹ&#x; kuĹ&#x;aktan iĹ&#x;çi buluĹ&#x;uyor Haziran ay ; TĂźrkiye iĹ&#x;çi s n f n n baĹ&#x; eÄ&#x;mez 15-16 Haziran DireniĹ&#x;i’nin y ldĂśnĂźmĂź. Bu y l 15-16 Haziran DireniĹ&#x;i vesilesiyle yap lacak etkinlikler aras nda EmeÄ&#x;in KurtuluĹ&#x;u Kurultay ’n n “BeĹ&#x; kuĹ&#x;aktan ĂśncĂź iĹ&#x;çiler buluĹ&#x;uyorâ€? slogan yla aylard r çal Ĺ&#x;mas n yĂźrĂźttĂźÄ&#x;Ăź geniĹ&#x; bir iĹ&#x;çi toplant s da gerçekleĹ&#x;tirilecek. Etkinlik, fotoÄ&#x;raftan resim sergisine, iĹ&#x;çi afiĹ&#x;lerinden belgesel sinema ve sinevizyon gĂśsterimine, unutulmaz iĹ&#x;çi marĹ&#x;lar n seslendiren koroya kadar zengin bir program içeriyor.
TĂźrkiye iĹ&#x;çi s n f mĂźcadele tarihine al nterlerini, kanlar n , emeklerini ve ĂśmĂźrlerini ak tan beĹ&#x; kuĹ&#x;aktan iĹ&#x;çiyi yeni kuĹ&#x;aklarla buluĹ&#x;turmay hedefleyen etkinlik, 12 Haziran’da gerçekleĹ&#x;tirilecek. TĂźrkiye iĹ&#x;çi s n f tarihi aç s ndan 15-16 Haziran her Ĺ&#x;eyden Ăśnce bir ruh ve kararl l k simgesiydi. Bu kararl l Ä&#x; ileriye taĹ&#x; may hedefleyen EKK aktivistleri, dĂźnĂźn deneyimlerini, bugĂźnĂźn iĹ&#x;çi s n f yla buluĹ&#x;tururken farkl illerden, farkl sektĂśrlerden iĹ&#x;çileri İstanbul’da bir araya getirmeyi hedefliyor.
Avrupa İnsan Haklar Mahkemesi (AİHM), 12 May s’ta, Abdullah Ă–calan’ n adil yarg lanmad Ä&#x; gerekçesiyle, “yeniden yarg lanmas naâ€? karar verdiÄ&#x;ini aç klad . Karar amac na da uygun olarak bir telaĹ&#x; ve Ăśfke yaratt devlet erkan ve bilimum ‘sivil’ uzant lar nda. Avrupa BirliÄ&#x;i, 3 Ekim’de baĹ&#x;layacaÄ&#x; beklenen TĂźrkiye ile mĂźzakereler Ăśncesinde, yine “KĂźrt kart n â€? masaya sĂźrmĂźĹ&#x;tĂź ve rejimin hassas noktalar ndan birini kaĹ&#x; yacakt . Bu ve benzeri ataklar sayesinde TĂźrk devletine Ăźyelik için dayatt Ä&#x; Ĺ&#x;artlarda sĂźreci h zland rma ve derinleĹ&#x;tirme, k z Ĺ&#x;an uluslararas politik arenada da kendi ç karlar doÄ&#x;rultusunda boyunduruÄ&#x;unu gßçlendirme amac n gĂźttĂźÄ&#x;Ăź çok bilinmeyen bir Ĺ&#x;ey de deÄ&#x;ildir. Davan n taraflar ndan A. Ă–calan’da, bu karar , KĂźrt Sorunu’nun çÜzĂźmĂź doÄ&#x;rultusunda at lan ileri bir ad m olarak karĹ&#x; lad Ä&#x; n ilan etti. Fakat vahim olan, bu kararla, Avrupa’n n KĂźrt Sorunu’na yaklaĹ&#x; m ndaki bak Ĺ&#x; aç s n deÄ&#x;iĹ&#x;tirerek “demokratik çÜzĂźmeâ€? yĂś-
Tarihsel tecrĂźbe ve deneyimlerin de ››¤›nda KĂźrt Sorunu'nun çÜzĂźmĂź aç›k ve netdir; “Uluslar›n kay›ts›z arts›z kendi kaderini tayin hakk›â€?.
neldiÄ&#x;ini, ABD’nin de â€˜Ă§ĂśzĂźme’ mĂźdahil olmas gerektiÄ&#x;i çaÄ&#x;r s nda bulunan PKK/KongraGel’in tavr d r. (AİHM’nin aç klad Ä&#x; kararda A. Ă–calan’ n, aç kça “terĂśrist“ olarak nitelendirildiÄ&#x;i halde). Bu yaklaĹ&#x; m, PKK/KongraGel’in ideolojik ve siyasi tesli-
miyeti daha da ileri taĹ&#x; mas bir yana, daha vahim ve ac olan ise, ezilen KĂźrt Halk ’n n ĂśzgĂźrlĂźk, demokrasi Ăśzlem ve beklentilerini emperyalist gßç odaklar na endeksleme çabalar d r. ÇÜzĂźmĂź, emperyalist devletlere havale etmeleridir. Tarihsel tecrĂźbe ve deneyimlerin de Ĺ&#x; Ä&#x; nda KĂźrt Sorunu’nun çÜzĂźmĂź aç k ve netdir; “Uluslar n kay ts z Ĺ&#x;arts z kendi kaderini tayin hakk â€?. Bu anlamda tek baĹ&#x; na yeterli olmamakla birlikte, ezilen KĂźrt Halk ’n n yan nda olmak, ac lar n paylaĹ&#x;mak ve ĂśzgĂźrlĂźk mĂźcadelesini desteklemek, baĹ&#x;ta bu ilkede srarl olmaktan geçer. AB’sinden olsun, ABD’sinden olsun, emperyalist odaklardan çÜzĂźm bekleyenlere Ĺ&#x;unu sormak yeterli olacakt r: KuruluĹ&#x; amaçlar , hedefleri ve pratik tarihleriyle, ezilen emekçi halklar n tarifsiz ac ve gĂśzyaĹ&#x;lar Ăźzerinde yĂźkselen ve geniĹ&#x;leyen bu emperyalist kurum ve devletlerin çÜzĂźmĂź nas l ve kimin ç kar na bir çÜzĂźm olabilir acaba?!. Irak, Afganistan, Yugoslavya, Kuzey İrlanda, Bask... ’da olduÄ&#x;u gibi...
Hiçbir zaman gazeteci olmay dĂźĹ&#x;ĂźnmemiĹ&#x;tim. Tahmin edeceÄ&#x;iniz Ăźzere Hukuk FakĂźltesi’ni isterken, t pk benim gibi baĹ&#x;ka bĂślĂźmler istemesine karĹ&#x; n kendini Bas n Yay n YĂźksek Okulu’nda bulanlardan biriydim. 1991 y l gelip de okulun 2. s n f ĂśÄ&#x;rencisi olduÄ&#x;umda art k logosunun alt nda “Halk n Gazetesiâ€? yazan Milliyet’in “stajyerâ€?lerinden biri olmuĹ&#x;tum. Hala bas n, geniĹ&#x; anlam yla sĂśyleyelim, medya sektĂśrĂźnĂźn en ucuz (çßnkĂź hiç para Ăśdenmezdi) iĹ&#x;gĂźcĂź olan stajyerlerin, dolay s yla gazeteci aÄ&#x;abey ve ablalar m n aras na kat ld Ä&#x; m için ayaklar m yere basm yordu. Gerçi para Ăśdemiyorlard ama “olsun, madem gazetecilik eÄ&#x;itimi al yordum o halde bu iĹ&#x;i yapmal y mâ€? diyordum kendi kendime. Nihayetinde, insan eÄ&#x;itimini ald Ä&#x; meslek dal nda daha kalifiye olur(mu?) diyordum. MaaĹ&#x; almadan geçirdiÄ&#x;im 11 ay n sonunda, Milliyet Gazetesi’nden hiç bir alacaÄ&#x; m olmad Ä&#x; na dair bir kaÄ&#x; t imzalat larak kovulduÄ&#x;umda çok moralim bozulmuĹ&#x;tu. Gazetede gece birlikte çal Ĺ&#x;t Ä&#x; m z kiĹ&#x;ilerle vedalaĹ&#x; rken, bir gazeteci aÄ&#x;abeyimin çok sevindiÄ&#x;ini belirterek, “HenĂźz yol yak n. Kendine iyi ve onurlu bir meslek seçersin hiç olmazsaâ€? demesini hem anlamam Ĺ&#x; hem de k zm Ĺ&#x;t m. Azimliydim ya, inat edip bu mesleÄ&#x;i yapacak, kimseye de gazeteci aÄ&#x;abeyimin bana dediÄ&#x;i gibi bir ĂśÄ&#x;Ăźt vermeyecektim. Gazetecilikten daha iyi ve onurlu bir meslek olur muydu hiç? Hem gazeteci olursam: * Kamuoyunun haber alma deÄ&#x;il ama tencere tava alabilme ĂśzgĂźrlĂźÄ&#x;ĂźnĂź; emekçilerin sendikal hak eylemlerini sendikas z bir gazeteci olarak yazabilmeyi; * MeslektaĹ&#x;lar m z periyodik olarak iĹ&#x;ten at l rken sesini yĂźkseltmek yerine Brecht’in o çarp c Ĺ&#x;iirindeki rahip gibi s ram z beklemeyi; * “Ahlakl â€? ve “onurluâ€? ve “kirlenmedenâ€? gazetecilik yapman n ajitatif bir Ăźtopya olduÄ&#x;unu; bitmeyen stajyerlikleri, yĂźzdelik maaĹ&#x; art Ĺ&#x;lar yla, her ne kadar kartvizitlerimizde gazeteci yazsa da ancak parya statĂźsĂźnde çal Ĺ&#x; labileceÄ&#x;ini; * Haftada 60 saat, tek gĂźn izinle emeÄ&#x;inin karĹ&#x; l Ä&#x; n alamadan çal Ĺ&#x; rken kimilerinin maaĹ&#x;lar n on binlerce Amerikan dolar Ăźzerinden almak “zorundaâ€? kald Ä&#x; n ; * Yasalarda her ne kadar gazetecilerin 212 say l yasaya tabi olarak çal Ĺ&#x;t r lmas n n bir zorunluluk olduÄ&#x;u yazsa da bunun sadece kaÄ&#x; t Ăźzerinde kald Ä&#x; n ; * Ăœlkemizde devletin maaĹ&#x; n ĂśdemediÄ&#x;i halde seks iĹ&#x;çilerine vesika gazetecilere de sar renkli bir kart verdiÄ&#x;ini; * Polislerle birlikte iĹ&#x;kence yapan polis muh(a)birleri, parayla haber yapan magazin muhabirleri, borsada spekĂźlasyon yapan ekonomi muhabirleri, haberini yapt Ä&#x; spor kulĂźbĂźnĂźn bas n sorumlusu gibi çal Ĺ&#x;an spor muhabirlerini, patronun ihale iĹ&#x;lerini takip eden kĂśĹ&#x;e yazarlar ... olduÄ&#x;unu; * KĂśĹ&#x;elerinde ifade ettikleri fikirleri birilerini rahats z ettiÄ&#x;i için baz yazarlar kap ĂśnĂźne konulduÄ&#x;unu, hiç bir meslek ĂśrgĂźtĂź ya da meslektaĹ&#x; n n bu kiĹ&#x;ilere sahip ç kmad Ä&#x; n tersine ad yazar olan kimi “yazar kasaâ€?lar n kĂśĹ&#x;elerini sadece dĂśnmek için kulland Ä&#x; n ; * Apoletlilerin hangi gazetede kimlerin yazabileceÄ&#x;ine karar verebileceÄ&#x;ini; * Ad kirli iddialarla duyulan “yiÄ&#x;itâ€? bir iĹ&#x;adam n n “etiÄ&#x;i senin kemiÄ&#x;i benimâ€? diyerek bas n sektĂśrĂźne bodoslama girebileceÄ&#x;ini ve ayn h zla ç kmak zorunda kalabileceÄ&#x;ini ve sat n ald Ä&#x; gazete yĂśneticilerinin hem bu kiĹ&#x;iyi alk Ĺ&#x;lad Ä&#x; n hem de eski patronlar dĂśndĂźÄ&#x;Ăźnde kap n n ĂśnĂźnde onu karĹ&#x; lay p alk Ĺ&#x;lad Ä&#x; n ; * GĂźn gelip gazetelerden at lmalar n sadece paryalarla s n rl kalmay p bunun yĂśnetici ve yazarlara da ulaĹ&#x;abileceÄ&#x;ini; * Bu yĂśnetici ve yazarlar n, paryalar at l rken sesini ç karmay p kendileri ayn uygulamayla karĹ&#x; laĹ&#x;t Ä&#x; nda veryans n edebileceklerini; * Polislerin att Ä&#x; dayakla Evrensel gazetesinden bir gazetecinin (Metin GĂśktepe) ĂśldĂźÄ&#x;Ăź haberini duyan bir gazete yĂśneticisinin, “O zaten teĹ&#x;kilat n gazetesi, muhabir de Ăśyledirâ€? demesini; * Bir avuç dolar için, binlerce kiĹ&#x;inin can na mal olabilecek savaĹ&#x; n medya eliyle k Ĺ&#x;k rt c l Ä&#x; n n yap labileceÄ&#x;ini ĂśÄ&#x;renemeyecektim.
Etikten uzak... Bu listeyi daha çookk uzatmak mĂźmkĂźn. Uzun laf n k sas medya sektĂśrĂź davulun uzaktan hoĹ&#x; gelen sesi gibi. O davulun asl nda ne kadar bozuk ritimlerle çal p sadece gĂźrĂźltĂź ç kard Ä&#x; n anlamak için çok yak n nda olmak gerekmiyor. Zaten toplam gazete sat Ĺ&#x; n n uzun y llard r 3.5 - 4 milyon s n r n aĹ&#x;amamas n n s rr da burada yat yor. Ama medya sektĂśrĂźnĂźn etikten, editoryal baÄ&#x; ms zl ktan, muhalif ve halk n yan nda olmas kimliÄ&#x;inden bunca uzak olmas n n nedeni ise yine bizleriz. Gazetecilik yapt Ä&#x; m z san yorken asl nda sadece gazetecilik rolĂź oynamam za izin verilen piramidin alt ndaki bizler, ĂśrgĂźtsĂźzler. Peki ne yap yor bu ĂśrgĂźtsĂźzler? Ĺžunu iddia edebilirim ki TĂźrkiye’de “eÄ&#x;itimliâ€? say s çok olup en ĂśrgĂźtsĂźz meslek dal gazeteciliktir. Elbette ki okul bitirmiĹ&#x; olmak eÄ&#x;itimin ya da insan n kalitesini artt rm yor ama bu kiĹ&#x;iler gazetecilik gibi yĂźzĂź kamuya dĂśnĂźk bir iĹ&#x; yap yorlarsa haliyle en az ndan benim gibilerin beklentileri olabiliyor. Kendi sorunlar n n fark nda olup hiç sesini ç karmayan, bu sorunlar halletmek için birlikte hareket edip kafa yorup çÜzĂźmler Ăźretmek yerine ikili sohbetlerde dedikodu yapmaktan Ăśteye taĹ&#x;an bir birliktelik saÄ&#x;lanm Ĺ&#x; deÄ&#x;il sektĂśrde. Ne zaman ki bir iĹ&#x;sizlik dalgas gelir, gazeteci o zaman meslek ĂśrgĂźtleri olduÄ&#x;unu hat rlar.