Page 1

Ederi: 1 TL.

YIL: 1 • SAYI: 1 • KASIM 2009

‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹ ‹ fi Ç ‹

-

K ‹ T L E

G A Z E T E S ‹

HERKES‹N YETENE⁄‹NDEN, ‹HT‹YACINA GÖRE

‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹ GAZETEM‹Z HANG‹ ‹HT‹YAÇTAN DO⁄DU? HANG‹ ‹HT‹YACI KARfiILAYACAK?

BASINDAN ‹fiÇ‹-K‹TLE HABERLER‹

‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹ ‹flçi-Kitle Gazetemiz ilk say›m›zda okurlar›na “Merhaba!” derken bafll›ktaki sorulara do¤ru cevaplar verilmesini uygun buluyoruz. Üzerinde yaflad›¤›m›z co¤rafyada “iflçi s›n›f› ad›na”, “sosyalizm ad›na” pek çok yay›n yap›lmaktad›r.

SEND‹KAYA ÜYE OLMANIN CEZASI: ‹fiTEN ATILMAK

‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹ Gazetemiz her aç›dan mevcut “iflçi” gazetelerinden farkl› bir konumdad›r.

Okmeydan› e¤itim ve araflt›rma hastanesinde 18 iflçi D‹SK’e ba¤l› Dev Sa¤l›k-‹fl Sendikas›’na üye olduklar› gerekçesiyle iflten at›ld›. Öncesinde baflhekim odas›na ça¤r›larak, 2010 y›l› ihalesinin sonuçlanmas›ndan sonra flirket devri yap›l›rken yeni flirketin sendikal› iflçi istemedi¤i ve sendikadan ayr›lmalar›, yoksa iflten ç›kar›lacaklar› tehdidi ile karfl›laflan iflçiler sendikadan vazgeçmeyince iflten at›ld›lar. ‹flten at›lmalar› kendilerine cep telefonu mesaj› ile vardiya ç›k›fl› akflam 16.00 saatinde duyurulan iflçiler flafl›r›rken bunun bir flaka oldu¤unu düflündüler. 18 iflçiye ayn› telefondan ayn› mesaj gelince kapitalist mant›¤›n ne kadar pervas›zlaflt›¤› ortaya ç›kt›. Bütün görüflme taleplerine ra¤men iflçilerle görüflmeye yanaflmayan hastane yönetimi ve yeni flirket iflçileri iflten atmakta kararl› gözükürken iflçiler de hastane önünde direnifl çad›r› kurarak ifllerine ve sendikalar›na sahip ç›kmaya çal›fl›yorlar.

• Gazetemiz bir örgüt ya da partinin yay›n organ› de¤ildir. Fakat asla iddias›z ve flekilsiz de de¤ildir. ‹flçi S›n›f› ve Emekçi Halklar›m›z›n sosyal / evrensel kurtulufl mücadelesini hedefine tafl›yacak birleflik, ciddî, güçlü, güvenilir ve donan›ml› Kurum ve Araç’lar›m›z›n oluflturulmas›n›n kavgas›n› verecektir. • Gazetemizin üretiminden da¤›t›m›na kadar tüm süreçlerde rol ve sorumluluk alanlar: Sahibi, Yaz› ‹flleri Müdürü, gönüllü muhabirleri, yazarlar›, maddî-manevî katk› yapanlar iflçi s›n›f›n›n çocuklar›d›r. • Gazete; emek güçlerini kolektif biçimde buluflturan kadrolar›n ürünüdür. Ayn› zamanda temel ilkelerde anlaflmaya yönelik yeni aç›l›m ve kat›l›mlara aç›k ve adayd›r. • Hayat›n maddî ve sosyal yeniden üretiminin öznesi EMEK ve ‹NSAN’d›r. • ‹flçi s›n›f›n›n “kendisi için s›n›f olma” mücadelesinde kolektif akl›, bilinci ve eylemi örgütlemenin yolu iflçi s›n›f› ile organik iliflki ve diyaloga girmekten; iflçi s›n›f›ndan oksijen almaktan; iflçi s›n›f› ile bütünleflmekten geçer. • ‹flçi s›n›f›ndan oksijen alamayan, onu örgütleyemeyen sendikalar, kitle örgütleri, sol örgüt ve partiler iflçi s›n›f› ve emekçi halklar›n b›rak›n›z sistem d›fl› taleplerini, sistem içi talep ve ihtiyaçlar›n› bile karfl›layacak durumda ve konumda de¤ildir. • ‹flçi s›n›f›n›n taleplerine cevap vermeyen “Devlet Sendikac›l›¤›” anlay›fl› ile “‹flçi S›n›f› Ad›na” hareket eden örgüt ve parti anlay›fllar› sosyal pratikte büyük oranda a盤a vurulmufltur. • Üretim faaliyetinin as›l sahibi ve öznesi olan ‹flçi S›n›f›n›n giderek ifllevsiz duruma getirilen sendikal ve siyasal alana müdahalesini hayat ve mücadele öne ç›karm›flt›r. • Gazetemiz bu amaçla üretilecektir. • Somut-tutarl›-amaçl› iflçi-kitle çal›flmas› yapan tarih ve s›n›f bilinçli kadrolar; kitlelere öncülük edecek birimleri e¤itirken onlardan da ö¤renecektir. Yaz›n›n devam› 2. Sayfada

Dev Sa¤l›k-‹fl Sendikas› iflten at›lan iflçiler için 03.10. 2009 tarihinde Taksim tramvay dura¤›nda bir bas›n aç›klamas› gerçeklefltirdi. Aç›klamada iflçilerin ifle geri al›nmas› vurguland›. Eylemde “sendika hakt›r, engellenemez” “tafleron iflçiyiz, örgütlüyüz, güçlüyüz” sloganlar› at›ld›. Aç›klamadan sonra “milyonlar aç, milyonlar iflsiz, iflte kapitalist sisteminiz” slogan› at›larak ‹stiklal Caddesinde ‹stanbul Barosu binas›na kadar yürüyüfl yap›ld› ve burada TTB, KESK, TMMOB, D‹SK’in örgütledi¤i “IMF” konulu panele kat›l›nd›.

Haberlerin devam› 3. Sayfada

1


‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹

• ‹flçi s›n›f› hareketinin her aç›dan birli¤inin sa¤lanmas› ve ye-

NE YAPALIM?

ni nitelikler kazanabilmesi; sosyalist hareketin ilkesel aç›l›mlara yönelebilmesinin önünü de açacakt›r. • Günümüz koflullar›nda iflçi s›n›f›n›n büyük oranda sa¤l› “sol”lu burjuva partilerinin ve gerici sendika bürokratlar›n›n etkisi alt›nda kal›fl› iflçi s›n›f›n›n de¤il, onun ad›na sendikac›l›k ve vekaletsiz particilik-politika yapanlar›n kusurudur. • ‹flçi s›n›f›n›n hâkim gerici-sömürücü s›n›flar taraf›ndan ›rk, renk, milliyet, cinsiyet, din, cemaat, tarikat vb. bölüklere ayr›l›fl› verili nesnel durumdur; asla bir “sosyal kader” de¤ildir. Afl›lacakt›r / afl›lmal›d›r. • Emperyalist-kapitalizmin ve iflçi düflman› kara gerici-›rkç›-floven iktidarlar›n sosyal s›n›f ve sosyolojik emekçi halk gerçekli¤ini gizleme çabalar› bofluna de¤ildir. • ‹flçi s›n›f› ve emekçilerin kölelik zincirleri bizzat iflçi s›n›f› ve tarihsel müttefikleri taraf›ndan bir bir k›r›lacakt›r. • ‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹ Gazetemiz, uluslarötesi tekelci sermayenin, emperyalist-kapitalizmin-faflizmin ve onun yerli orta¤›-iflbirlikçisitafleronu iktidarlar›n oyunlar›n› bozacak biricik etkili gücün s›n›f bilinçli, örgütlü, ba¤›ms›z s›n›f tavr› sergileyebilecek Modern Proletarya oldu¤unun bilincindedir. • Gazetemiz, yüzde yüz ba¤›ms›z ve yüzde yüz iflçi s›n›f› ve emekçi halklar›n sosyal / evrensel kurtuluflu mücadelesinde y›¤›na¤› mümkün olan tek bir yere yapman›n önemini vurgulayacakt›r. • ‹flçi s›n›f›n›n ulusal / sosyal / evrensel kurtulufl mücadelesinde, Gazetemiz; sendikal ve siyasal alanda, e¤itimde, sa¤l›kta, sosyal güvenlikte çok yönlü sorunlar›na ›fl›k tutmakta tarafl› kimli¤i ile talip ve taraf olman›n kavgas›n› verecektir. • Gazetemiz, iflçi s›n›f›n›n kendili¤inden-bireysel, günlük-bilincinin afl›lmas›, kendisi için s›n›f olma bilincinin oluflturulmas›, her alanda s›n›f tavr›n›n ortaya ç›kar›lmas›, sergilenmesi için, s›n›f›n kesimsel ç›kar›n› de¤il, genel ç›kar›n› savunacakt›r. • Mevcut sosyal muhalefet dinamiklerinin (‹flçi S›n›f› Hareketi, Sosyalist Hareket, Emekçi Kad›n Hareketi, ‹lerici Gençlik Hareketi, Kürt Ulusal Hareketi (emekçilerin ve yoksul köylülü¤ün), sosyal s›n›f temeline dayal› tezlerin senteze kavuflmas›yla ve iflçi s›n›f›n›n ittifak politikas› üretebilecek politik olgunlu¤a ulaflmas›yla bir anlam kazanacakt›r. • ‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹ Gazetemiz, dünya genelinde ABD+AB+Japonya emperyalizminin insan› ve insanl›¤› barbarca sömürdü¤ü, Yak›n Do¤u’da, Balkanlar’da, Kafkasya’da, Uzak Do¤u’da tahkimat›n› yapt›¤›, Bölge ve ülke özelinde tüm sosyal muhalefet dinamiklerini “demokrasi-özgürlük-halklar›n-kardeflli¤i-bar›fl” ve “aç›l›m” gibi yalanc› memeyle oyalad›¤› bir süreçte iflbafl› yapmaktad›r. • Gazetemiz, iflçi s›n›f›n›n derdine çare bulmaya, kitlelere tutulacak ‘Ana Halka’y› göstermeye, sistemin yabanc›laflt›rd›¤› tüm alanlara ulaflmaya ve onlarla ba¤ kurma-birlikte hareket etme rolünü yerine getirmeyi amaçlarken sorunlar›n kayna¤›n› ve çözüm yöntemlerini iflaretleyecektir. • Gazetemiz, ba¤ kurulan proletaryan›n bilinçlenerek Modern Proletarya olmas›na, sisteme karfl› organik direnifl gelenekleri yaratmas›na ve özgürleflmesine çal›flacakt›r. • Gazetemiz, ‹flçi S›n›f›n› politika d›fl›nda tutan, politikas›zlaflt›ran, sendikas›zl›¤› yayg›nlaflt›ran burjuva ideolojisi ve revizyonizmi karfl›ya alacakt›r. • Gazetemiz, güncel sorunlara de¤inirken, güncelden tarihsele, tarihselden güncele göndermeler yaparak sorunlar›n çözümüne ›fl›k getirecektir. • Gazetemiz, elefltirel katk›lara aç›k ve muhtaç bir çizgi izlerken iflçi s›n›f›n›n sendikal, siyasal ve sanatsal kültürümüzün gelifltirilip güçlenmesine de çal›flacakt›r. • “Hakikat kadar basit ve sade” biçimde do¤rular› gündem yapacakt›r. Tutarl›-somut-amaçl›-tarih ve s›n›f bilinçli iflçilerin kolektif ürünü olan ‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹ Gazetemiz özetlemeye çal›flt›¤›m›z ilkelerin uzant›s›nda uzun erimli, sab›rl› ve çileli bir yola ç›k›yor. Bu düflüncelerle tüm Proletarya Devrimcilerini selaml›yor ve iflliklerde kolektif üretim yapmaya ça¤›r›yoruz!... ‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹

2

“‹stanbul-Tuzla Tersanesi’ndeki ölümler 128’e ulaflt›.” NE YAPALIM?

‹stanbul’daki sel felâketinde, servis arac›nda tafl›nan yedi kad›n iflçi bo¤uldu.” NE YAPALIM?

Sözde iflçi önderi sendikac›lar “Krizin yükünü, iflçiler ve sermaye sahipleri birlikte üstlenmeliyiz!!??” diyor. NE YAPALIM?

“Yürüyüfl Dergisi da¤›tt›¤› için Engin Çeber, poliste ve cezaevinde yap›lan iflkencelerle katledildi.” NE YAPALIM?

“Diyarbak›r-Lice’de hayvanlar› otlatan 12 yafl›ndaki Ceylan Önkol karn›na isabet eden havan topu atefliyle öldürüldü.” NE YAPALIM?

“Güler Zere ve Hasta Tutsaklar Serbest B›rak›lmad›!” NE YAPALIM?

“Cumartesi Analar› Galatasaray’da (31.10.2009) 240. oturma eylemlerini gerçeklefltirdi. Fakat, keyfî-fiilî infazlarla katledilen yak›nlar›n›n hesab› sorulmad›.” NE YAPALIM?

“K›z›lbayrak Gazetesi da¤›tanlar polis ve zab›ta daya¤›ndan geçirildi.” NE YAPALIM?

“Hükümetle ‘toplu görüflme’ sonunda Kamu Emekçilerine yüzde 2.5+2.5 lira ‘zam’ verildi.” NE YAPALIM?

“‹flten at›lan 276 KENT Afi ‹zmir-Karfl›yaka Belediye iflçileri iflten at›lmalar›n› protesto için ‹zmir’den Ankara’ya yürüdü.” NE YAPALIM?

“Dersim’in do¤as›n›, iklimini, tarihini, direnifl gelene¤ini, kültürünü, insan›n› yok edecek 8 baraj yap›m›n› protesto eden 20 bin insan›m›z ‘Baraj Yap›m›na Hay›r!’ dedi.” Dünyan›n en görkemli çevre eylemini gerçeklefltirdi. Fakat devlet geri ad›m atmad›. NE YAPALIM?

Sabiha Gökçen Havaalan› iflçileri kitlesel olarak ifllerinden at›ld›. ‹flçiler kitlesel eylemleriyle “Ekme¤imizle Oynamay›n!” dedi. NE YAPALIM?

“fiehit olan her askere karfl› befl DTP’li öldürülmeli” katliam ça¤r›s› Yarg›tay’a göre suç teflkil etmiyormufl! NE YAPALIM? Yukarda s›ralad›¤›m›z haberleri daha da uzatmak müm-

kün. Devrimciler, Komünistler “Ne Yapal›m?” sorusunun cevab›n› biliyor ve bu yolda çaba gösteriyor. Ayn› soruyu tüm dürüst ve namuslu insanlar›m›za soruyoruz: NE YAPALIM? ‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹: Gazetemiz bu ve benzeri soru ve sorunlar›n nas›l çözüme kavuflturulaca¤›n› ideolojik süzgecimizden geçirdi¤imiz için yay›n hayat›na bafllam›flt›r. Nesnel gerçeklik odur ki: AKP’yi ve burjuva iktidarlar›n› karfl›ya al›p alafla¤› edecek ne muhalefet ne de siyasal-sosyal bir irade var. Fakat, hayat ve mücadele her alanda iktidar perspektifli, tutarl› bir tarih ve s›n›f bilincine sahip birimleri gecikmeden üretmektedir. ‹flçi s›n›f› her alandaki birli¤ini sa¤layarak iktidara yürüyen Kurum ve Araç’lar›n› üretip iflbafl› yapt›¤›nda bu kez sermaye s›n›f› “ne yapal›m” diyecektir. ‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹


‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹

SGK’n›n (sosyal güvenlik kurumu) uygulamaya koydu¤u genelge ile eflde¤er ilaçlar›n al›nmas› ya da “fark”›n ödenmesi hükmünün getirildi¤i, böylece emekçilere “paran yoksa öl” mesaj›n›n verildi¤i ifade edildi. Sa¤l›k ocaklar›nda reçete yaz›lmas›n› da engelleyen genelge ile hastalar art›k uzman hekim’e baflvuracak. Metropol flehirlerdeki uzman hekim say›s› bile azken yerellerde hastalar ilaçlar›n› nas›l alacaklar? ‹flte AKP sa¤l›kta dönüflüm ad› alt›nda sa¤l›kta ölüflüm’ü yarat›yor. 10 bine yak›n insan›n kat›ld›¤› miting müzik dinletisinin ard›ndan olays›z bitti.

TAfiERONA HAYIR! D‹SK’e ba¤l› Dev Sa¤l›k-‹fl Sendikas› 14 Eylül 2009 tarihinde Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) bünyesinde çal›flan 418 iflçinin 2010 y›l›nda “ihale usulü ile” çal›flt›r›lmas›n› Sosyal Hizmetler ‹l Müdürlü¤ü önünde yapt›¤› bas›n aç›klamas› ile protesto etti. “TOPLUMUN V‹CDANI ‹HALEYE ÇIKARTILIYOR” ve “ ‹K‹ EL‹M‹ DE S‹Z TUTAR MISINIZ ÇÜNKÜ SOSYAL H‹ZMETLER ÇOCUK ES‹RGEME KURUMU BIRAKIYOR” DEV SA⁄LIK-‹fi SHÇEK ÇALIfiANLARI pankart› aç›larak yap›lan eylemde “insan ihaleyle çal›flt›r›lamaz”, “güvenceli ifl istiyoruz” “sa¤l›k ve sosyal hizmetlerde tafleron olmaz” dövizleri aç›ld›. SHÇEK’in meslek elemanlar›n› ihale usulü çal›flt›rarak ifl kanununa ayk›r› davrand›¤› ifade edilen aç›klamada ayr›ca iki ihale aras› dönemde boflluklar yarat›larak, girdi ç›kt›lar yap›larak k›dem, y›ll›k izin, maafl ve sigortalar›n gasp edildi¤i ifade edildi. Ayr›ca 2010 y›l› için aç›klanan ihale flartnamesinde maafllar›n 2009 y›l›na göre geriye çekildi¤i, hayat her gün pahal›lafl›rken maafllar›n zamlanmas› yerine geriye çekildi¤i vurguland›. Eylem “sosyal hizmetlerde tafleron istemiyoruz” “herkese güvenceli ifl” “yaflas›n örgütlü mücadelemiz” sloganlar› ile bitirildi.

AKP’L‹ BELED‹YELER‹N ‹fiÇ‹ KIYIMI AKP'li Befliri Belediyesi taraf›ndan iflten ç›kar›lan 32 kadrolu iflçi, Befliri Belediyesi önünde çad›r kurarak, grev bafllatt›. Genel‹fl Sendikas› Batman fiube Baflkan› Halis Yakut, iflçilerin, ifle iade edilmeleri amac›yla bafllatm›fl olduklar› demokratik ve sivil itaatsizlik eyleminin yarg› süreci sonuçlan›p ifllerine dönene kadar devam edece¤ini belirterek, Befliri Belediyesi'nin bu hukuk d›fl› uygulamadan vazgeçmeye ve iflçilerin daha fazla ma¤dur olunmadan ifllerine geri dönmelerini sa¤lama ça¤r›s›nda bulundu.

KÜTLESEL ÇIKIfiLAR VE GÖREVLER‹M‹Z

KAP‹TAL‹ZM‹N MASALLARI DAHA DA B‹TECEK!... 18 Ekim 2009 tarihinde D‹SK, TBB, SES, ‹STANBUL ECZACILAR ODASI, ‹STANBUL VETER‹NER HEK‹MLER ODASI, ‹STANBUL D‹fi HEK‹MLER‹ ODASI, ‹STANBUL TAB‹P ODASI VE DEV SA⁄LIK ‹fi taraf›ndan bir miting düzenlendi. Mitingin temel fliar› “SA⁄LIKTA MASAL B‹TT‹” oldu. Mitingde yap›lan konuflmalarda AKP nin bu yasas› ile “paran yoksa öl” dedi¤i vurgulanarak “AKP hükümetinin sa¤l›k alan›nda yapm›fl oldu¤u yeni düzenlemelerle, herkesin sa¤l›k güvencesine sahip olaca¤›, vatandafl hizmet al›rken ek bir maddî yükün alt›na girmeyece¤i vaadiyle göz boyamaya çal›flm›flt›. Ancak daha sistem 1 y›l›n› doldurmadan bugün sa¤l›k ocaklar› dahil tüm sa¤l›k hizmet zinciri paral› hale getirilmifl durumdad›r. Sosyal Sigortalar ve Genel Sa¤l›k Sigortas›na hay›r demek, eme¤imize ve sa¤l›¤›m›za sahip ç›kmak için buraday›z” ifade edildi.

• KENT Afi ‹flçileri Ankara’ya Yürüdü D‹SK’e ba¤l› Genel-‹fl Sendikas›, ifllerinden at›lan 276 KENT Afi-‹zmir-Karfl›yaka Belediye iflçilerinin ifllerine al›nmas› için 30 günde ‹zmir’den Ankara’ya 600 km. yolu yürüyerek anlaml› bir protesto eylemini gerçeklefltirdi. 17 Ekim 2009 tarihinde Ankara’ya gelen iflçiler bas›n aç›klamas› yapt›. Taleplerini hükümete ve CHP Genel Baflkan› Deniz Baykal’a duyurmaya çal›flt›. Bas›n bu eyleme yer vermedi. Sendikal ve siyasal örgütlerin de bu eyleme gereken deste¤i vermedi¤i görüldü. Bu eylem; hükümete nas›l bir bask› yapt›? ya da kamuoyunun deste¤ini neden yeterince alamad›? KENT Afi iflçileri eylemlerini bundan sonra Ankara’da Abdi ‹pekçi Park›’nda kurduklar› çad›rda sürdürme karar›ndad›r. ‹flçiler, CHP’li belediyenin iflten atma karar›n› de¤ifltirmesi için Baykal’›n gelmesini beklemektedir. ‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹: ‹flçi ve emekçilerin de oyunu alarak Belediye baflkanl›¤› seçimini kazanan CHP’nin ilk ifli 276 KENT Afi iflçisini kap›n›n önüne koymak olmufltur. Bu olay iflçilere ders olsun! ‹flçiler; “Sa¤l› “sol”lu burjuva partilerine oy yok!” diyen devrimci sese kulak vermeliydiler. Hükümet eden AKP ve muhalifi CHP’de direnen iflçilerin derdine merhem olmayacakt›r. ‹flçi s›n›f›n›n sendikal ve siyasal birli¤i ne zaman gerçekleflirse, sa¤l› “sol”lu burjuva partileri o zaman iflçi talepleri karfl›s›nda geri ad›m atmaya zorlan›r. • Kad›köy Mitingi: “Herkese Eflit Sa¤l›k Hizmeti” ‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹: “Herkese eflit sa¤l›k hizmeti” verilebilmesi için kapitalist avantalar ve ya¤malar düzeni yerine sosyalist bir Haberlerin devam› 11. Sayfada

3


‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹

YEN‹ YÖK YÖNETMEL‹K TASLA⁄I VE ÜN‹VERS‹TELERDEK‹ SON DÖNEM DÖNÜfiÜMLER Sermayenin -tüm emek süreçlerine oldu¤u gibi- kafa eme¤i ile yürütülen emek süreçlerine de müdahalesi h›zlanarak devam ediyor. Bunun son görünümü Ekim ay› bafl›nda üniversitelere Yüksek Ö¤retim Kurulu (YÖK) eliyle gönderilen ve üniversitelerin görüflüne sunulan “yüksekö¤retim kurumlar›nda dan›flma kurullar› kurulmas› hakk›nda” yönetmelik tasla¤›. Taslak, üniversitelerdeki “hizmet kalitesi”ni art›rabilmek ad›na “d›fl paydafllar›n” görüfllerini, oluflturulan “dan›flma kurullar›” ile do¤rudan dikkate alacak ve uygulayacak bir üniversite kurguluyor, her ne kadar bu “dan›flma kurullar›n›n” kararlar›n›n üniversiteye “tavsiye niteli¤inde” oldu¤u belirtilse de. Taslakta önerilen dan›flma kurullar›nda “o ildeki sanayi ve ticaret odas› baflkanlar› veya temsilcileri” nin birini olufld›fl paydafllar” yer almaktad›r. turdu¤u “d Bu yönetmelik tasla¤› yoluyla üniversitedeki emek süreçlerinde yarat›lmaya çal›fl›lan dönüflüm elbette ilk de¤il ancak tasla¤›n yönetmelik haline gelmesi, üniversitedeki dönüflümün bir aflamas›n›n sonuna do¤ru gelindi¤inin habercisi olacak nitelikte. Son dönemde üniversitede de yayg›nlaflan tafleron çal›flt›rma, tam zaman-

eme¤i sermayenin h›z›na yetiflebilecek kadar h›zl› ve esnek hale getirece¤i düflünülen “yaflam boyu ö¤renim”e kadar önerilen birçok somut ad›m›n arka plan› hep ayn›d›r: sermayenin de¤iflen ihtiyaçlar›n› karfl›layacak flekilde düzenlenmifl h›zl› ve esnek bir emek piyasas›n›n bilgi üretim süreçleri için de oluflturulma çabas›.

l› çal›flt›rma, baz› hizmetlerin özele devredilmesi gibi uygulamalar

Üretici güçlerin geldi¤i geliflmifllik düzeyinde hâlâ niteliklerin-

kamusal bir hizmet olan e¤itim ve bilim üretiminin sermayeye

den s›yr›lamam›fl olan kafa eme¤i ile yürütülen üretim süreçlerin-

devrediliyor olmas›n›n göstergeleri iken, taslakta tan›mlanan ola-

de eme¤in dolafl›m›n›n önündeki önemli bir engel ayn› üretim sü-

s› dan›flma kurullar›n›n oluflumu sermayenin isteklerinin üniversi-

reçleri içindeki kafa emekleri aras›ndaki nitelik farkl›l›¤›d›r. Tüm

tedeki üretim süreçlerine do¤rudan iletilmesi anlam›ndad›r. Emek

bu belgeler “Avrupa standard›nda e¤itim” söylemi ile önerdikleri

mücadelesinin üniversite içinde bugün bulundu¤u durum düflü-

“diploma denklikleri” ile bu engeli aflmay› amaçlar.

nüldü¤ünde, sermayenin üniversiteye do¤rudan iletti¤i bu istekle-

‹flte Ekim ay› bafl›nda üniversitedeki eme¤in gündemine düflen

rin hayat bulacak olmas› ise flafl›rt›c› bir durum olmayacakt›r. Bu-

bu yönetmelik tasla¤› yukar›da baz›lar›ndan bahsedilen dönüflüm-

nun anlam› ise uzun zamand›r sermayenin konusu haline gelme

lerin sermaye ad›na önemli bir halkas›d›r. Emek mücadelesinin

yoluna girmifl bulunan e¤itim ve bilim üretiminin bu yolda h›zla-

üniversite içindeki durumu elbette d›flar›daki emek süreçlerindeki

narak ilerlemesi ve k›sa zamanda bu üretim süreçlerinin tamamen

durumundan farkl› de¤ildir. Üniversite emekçilerinin birço¤u ser-

sermayenin konusu haline gelmesi olacakt›r.

mayenin üniversiteye soktu¤u “kalite”, “paydafl”, “yönetiflim” gi-

Taslakta, yap›lmas› öngörülen de¤iflim için, Türkiye’nin 2001

bi kavramlarla düflünmekte, üniversite içinde ayn› sald›r›lara ma-

y›l›nda dahil oldu¤u ‘Bologna Süreci’ referans gösterilmektedir.

ruz kalan di¤er emekçilerin sorunlar›na duyars›z kalmaktad›r. Bu

Bologna süreci belgelerindeki baz› yaklafl›mlar emekten ve ço¤u

gidiflin yönünü yeniden de¤ifltirebilmek ad›na 2008’de ‹zmir’de

yar›n›n emekçileri olacak olan ö¤rencilerden yana gibi görünse de,

toplanan “üniversite emekçileri forumu” çal›flmalar›na bafllam›fl,

bütünü ile incelendi¤inde görülecektir ki, ‘Bologna Süreci’ serma-

ayn› y›l Ankara’da yeniden bir araya gelmifltir. Kocaeli üniversite-

yenin de¤iflen ihtiyaçlar› do¤rultusunda eme¤i yeniden konumlan-

sinde kurulan “Kocaeli Üniversitesi Emekçileri Platformu” çal›fl-

d›rma çabas›n›n bir ürünüdür. Bu belgelerde belirlenen temel ilke-

malar›n› fiubat 2009’da sunmufltur. Bu süreçte araflt›rma görevlile-

ler do¤rultusunda Türkiye üniversitelerinde dönüflüm sürecin na-

rinin ifl güvencesine yönelik YÖK önünde ve yerellerde eylemler,

s›l ifllemesi gerekti¤i YÖK Strateji Raporu (2007) ve TÜS‹AD Yük-

D‹SK’e ba¤l› OLEY‹S de örgütlü Kocaeli üniversitesi iflçilerinin gre-

sekö¤retim Raporunda (2008) belirlenmifltir. Raporlarda kafa eme-

vine destek, Lefke Avrupa üniversitesi ö¤retim elemanlar› grevine

¤i ile yürütülen üretim süreçlerinin iflçileri olan akademisyenler

destek gibi eylemler gerçeklefltirilmifltir. Forum, sermayenin sald›-

baflta olmak üzere tüm üniversite çal›flanlar› ve ö¤renciler için do¤-

r›lar›n›n üniversite içindeki izdüflümünden baflka bir fley olmayan

rudan at›lmas› gereken ad›mlar verilmifltir. Yak›n gelece¤in emek

sorunlara çözüm üretebilmek için akademisyeninden, idari perso-

piyasas›n› belirlemek üzere öngörülmüfl (baflta meslek yüksek oku-

neline; iflçisinden, ö¤rencisine tüm üniversite bileflenlerinin birleflik

lu) ö¤renci kapasitelerinden, bilgi üretim süreçlerinin emek piyasa-

mücadelesini yeniden örme çabas›na devam etmektedir.

s›n› belirlemek üzere öngörülmüfl doktora say›lar›na; bilgi üretim süreçlerindeki eme¤in dolafl›m›n›n önündeki engelleri kald›rma amac›ndaki yurtd›fl› lisansüstü e¤itim programlar›na teflvikten,

4

Özgür Güven


‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹

SINIF-GENÇL‹K VE GELECEK ‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹ Gazetesi olarak e¤itim emekçisi Erdal Ar› ile üniversite harçlar›, ifl bulma olanaklar› ve s›nav sistemi üzerine konufltuk. Yapt›¤›m›z röportaj› afla¤›da yay›nl›yoruz. Soru: Yeni e¤itim-ö¤retim y›l›nda harçlara yüzde 500’lere varan oranlarda zam yap›lmas› gündeme getirilmiflti, bununla amaçlanan e¤itimin tamamen özellefltirilmesi midir? Burada amaç sadece e¤itimin ya da üniversitelerin özelefltirilmesi de¤il, böyle olmad›¤›n› düflünüyorum. Çünkü yak›n zamanda ortaya konulan ve bakanl›kça sabaha karfl› saat 03:00’da onaylanan ve cumhurbaflkan›na gönderilen bir yasa var; Kiral›k ‹stihdam Bürolar› ad› alt›nda. Bu Kiral›k ‹stihdam Bürolar› (K‹B) yak›n zamanda modern yani geçmiflin ilkel pazar›n›n modern insan pazar›na dönüfltürülmesi amac›n› güden ve giderek s›n›f›n hali haz›rda da¤›n›kta olsa mevcut örgütlülü¤ü tamamen parçalamaya amaçlayan, bütün iflçileri bireysellefltiren bir amaç güdüyor. Kiral›k ‹stihdam Bürolar›, bu son bir iki y›ld›r, ‹stanbul’da bafllay›p tüm Türkiye’ye yay›lan ismek kurslar›, yani meslek edindirme kurslar› ve bu çerçevede yüz binlerce, milyonlarca çal›flan insan›n ya da belli bir üniversiteyi bitirmifl ya da belli bir iflte uzmanlaflm›fl insan›n niteliklerinin kay›t alt›na al›nmas› ve devletçe art›k belli bir yerde örne¤in; Eyüp’te kaç iflçinin hangi niteliklere sahip oldu¤unun art›k devlet taraf›ndan denetlenebilir ve ulafl›labilir bir hale getirilmesi sa¤lanm›flt›r. Soru: E¤itimle ifl bulma aras›ndaki iliflkiyi nas›l de¤erlendiriyorsunuz? Eskiden “okuyun” diye söylerdi aileler çocuklar›na. Çünkü belli bir e¤itim-ö¤retim sürecinden sonra ifl bulma olana¤›, daha do¤rusu daha fazla para kazand›ran bir meslek sahibi olana¤› (doktor, mühendis, ö¤retmen vb.) okuyanlar›n ço¤u için olabiliyordu. Son 1520 y›ld›r bu durum tersine geliflmektedir. K‹B son dönemlerde özelikle sürekli gündemleflen nitelikli ifl gücü ihtiyac› üzerinden kurguluyor. fiimdi e¤itimde buna uygun bir hale sokulmaya çal›fl›l›yor. Yani nerde ne kadar ö¤retmene, ne kadar doktora, ne kadar mühendise, ne kadar sa¤l›k memuruna, ne kadar nalbanda kadar ihtiyaç duyulan tüm alanlarda öncelikle beli bir say› hedefleniyor ve insanlar ona yöneltilmeye çal›fl›l›yor. ‹kincisi; insanlar›n paras› kadar okuyabilmesi hedefleniyor, Yani e¤itim emekçilere kapat›lm›yor, aksine e¤itim insanlar›n paras›na göre alabilece¤i bir hizmete dönüfltürülüyor. fiimdi ikinci ö¤retimlerde niye ö¤renci al›nmamaya çal›fl›ld›, niye böyle bir zam korkusu yarat›ld›? Evet do¤rudur, paras› olan›n öncelikle okullar› tercih etmesi yani kredi, burs ve di¤er fleylerin ortadan kald›r›lmas› hedeflendi. Ama as›l önemlisi bu alanda s›k›flan ve kontenjan› bofl olan özel üniversitelerin biraz daha doldurulmas›, devletin verece¤i kredilerle yani devletin do¤rudan paray› ö¤rencilere de¤il asl›nda okullar›n sahiplerine vermesi hedeflendi. Üçüncüsü; fabrikalarda, atelyelerde ihtiyaç duyulan nitelikli ifl gücü; yani meslek yüksek okullar›n özelikle önü de aç›lan, kat say› fark›n› da ortadan kald›r›p liselerde, özelikle meslek okullar›n›n büyük ra¤bet gösterilmesini sa¤layan, haliyle meslek yüksek okullar›n›n da önünü açan bir uygulama bafllat›ld› bu sene. Bu bütünlüklü yani devletin yada genel olarak kapitalizmin önümüzdeki y›larda nitelikli ifl gücüne olan ihtiyac› ve di¤er taraftan bütün iflçile-

rin niteliklerinin kay›t alt›na al›nmas›n› hedefleyen çal›flman›n bir parças› oldu¤unu düflünüyorum. Soru: ÖSS kald›r›lacak m›? Evet ÖSS kald›r›l›yor. Yani üç, dört y›la kadar ÖSS sistemi bütünüyle kald›r›lmas› hedefleniyor.. Ve dördüncü s›n›ftan itibaren; yani ilk ö¤retim dördüncü s›n›ftan itibaren 4-5-6-7-8-9-10-11 toplam 8 tane s›nav üzerinden, bu s›navlar›n ortalamas› üzerinden elde edilen puanla üniversiteye yerlefltirme yap›lacak. Yani ÖSS kald›r›l›yor ama 8’e bölünmüfl oluyor üniversite. Ve böylece e¤itim, ö¤retim daha ilk okul, yani henüz 8-9 yafllar›ndaki çocuklar›n beyinlerine kaz›nm›fl oluyor. fiimdiki ve bu noktadaki yönlendirmeyi biz kendi akrabalar›m›zdan, ye¤enlerimizden, kardefllerimizden, çevremizden ya da görev yapt›¤›m›z yerlerden görebiliriz. ‹lk ö¤retim üçüncü s›n›fta çocuklar dershaneye yönlendiriliyor. Dördüncü s›n›fta çocuklar s›nav psikolojisiyle kendi yaflamlar› d›fl›nda bir yaflama yönlendiriliyor art›k. Art› bunun maddî getirisini bir yana da b›rakal›m 8 tane s›nava girecek çocuk, s›nav bedelinin yat›r›lmas›, ödenmesi ve di¤er fleyler. fiimdi bu bir bütün: Yani ÖSS sisteminin kald›r›lmas›, e¤itimin ilk ö¤retim dördüncü s›n›ftan, daha do¤rusu üniversiteye haz›rl›k sürecinin, ilk ö¤retim dördüncü s›n›fa kadar çekilmesi; bu gün kapitalizmin ihtiyaç duydu¤u nitelikli ifl gücünün art›k daha profösyenel, daha nitelikli bir tarzda e¤itim, ö¤retim alan›na sokulmas›yla ilgilidir. Bunun bir di¤er aya¤›n› Kiral›k ‹stihdam Bürolar› oluflturmaktad›r. Bir di¤er aya¤›n› meslek edindirme ve halk e¤itim merkezlerinde özelikle art›k görece daha “nitelikli” bir flekilde verilen meslek kurslar› oluflturmaktad›r. Yani önümüzdeki y›larda s›n›f› ve devrimcileri daha çok zorlu günler beklemektedir. Üniversite ve e¤itim de aç›kças› bu sürecin bir parças› olarak gündeme geliyor. Yani burada amaç; ikinci ö¤retime gidilip gidilmemesi de¤il. Burada amaç; çok daha derinlikli çok daha farkl›. fiimdi devlet diyor ki art›k kadro alacam, sözleflmeli almayaca¤›m. ‹flte 4b kapsam›nda kadro alacak. 4b kapsam›ndaki kadro; normal kadro, normal memurun d›fl›nda do¤rudan iflten at›labilen bir kadro konumuna geliyor. Evet sendikal› olabilir, emekli sand›¤›na üye olabilir. Ama müdüre ba¤l›, müdürün verece¤i puana göre iflten at›labilecek bir kadro. Normal memurun durumu öyle de¤il, flimdi art›k sözleflmeliyi de öyle yap›yorlard›. ‹kincisi bütün ifl alanlar›nda meselâ tafleron sokulmufl durumda. Bütün ifl alanlar›nda inan›lmaz ölçüde tafleronlaflt›rma var. fiimdi tafleronda da gene beli say›da ve beli bir sürede iflçi çal›fl›yor. Örne¤in; üç ayl›k ihale, bir y›l›k ihale, befl y›l›k ihale flimdi onu da kald›r›yor. Günlük sabah ifle giriyorsun, akflam iflten ç›k›yorsun. Yani iflten ç›k›yorsun derken o çal›flt›¤›n yerden de¤il, do¤rudan iflin kendisinden ç›k›yorsun. Sen bu gün çal›flt›n sadece, o günlük yevmiyeni al›yorsun ve iflten ç›k›yorsun. Böyle bir sisteme do¤ru bir gidiflat var. Bunun taban› örülmeye çal›fl›l›yor. E¤itimde bunun parças› haline getirilmeye çal›fl›l›yor. Bence böyle görmek gerekiyor. Bu yüzden s›n›fla gençlik hareketi aras›nda ya da gençlik mücadelesi aras›nda buradan bir köprü ifllevini oluflturmak gerekiyor. Tabii bunu teorik düzlemde söylüyorum, çünkü mevcut güç ve olanaklar ölçüsünde bunlar yap›labilir. Ve hedef olarak böyle bir fleyin, böyle bir hedefin konulmas› gerekiyor. Gençlik çal›flmas›yla s›n›f çal›flmas›n›n birbirine do¤rudan ba¤l› oldu¤unu daha net söyleyebiliriz.

5


‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹

SOKAK HAREKETLER‹ GEL‹fi‹RKEN YEN‹ B‹R 15 / 16 HAZ‹RAN D‹REN‹fi‹’N‹N ‹MKÂNLARI VAR MIDIR? 1970’lerde gerçeklefltirilen ve henüz afl›lamayan 15 / 16 HAZ‹RAN D‹REN‹fi‹ üzerine, ‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹ Gazetesi olarak; Gazetemizin sahibi ve Direniflin kadrolar›ndan S›rr› Öztürk ile yapt›¤›m›z röportaj› yay›nl›yoruz. Soru: Günümüzde pek çok emekçi-halk hareketi ile iflçi-kitle hareketi gerçeklefltiriliyor. Yan› s›ra ö¤renci gençlik-kitle hareketleri de birer sosyal muhalefet dinami¤i olarak önemini koruyor. Çeflitli eylemleriyle Kamu emekçileri de bu sürece kat›l›yor. Toplumda henüz yay›lma istidad› göstermese de hak arama, taleplerini dile getirme ve eyleme geçme konusunda görece bir kabarma bilinci yükseliyor. “Gerici reform” dahi yapamayan AKP iktidar› bu sürecin gelifltirilmesini kayg› ile karfl›l›yor. Bir yandan da “bar›fldemokrasi” 盤l›klar› atarak sosyal muhalefetin ateflini söndürmeye çal›fl›yor. 1970’lerde 15 / 16 Haziran Direnifli’ni tabanda ören, eylemde yönetip amac›na tafl›yan, poliste ve mahkemelerde sosyalizmin onurlu sesini hayk›r›p Direnifl’in tarihsel ve sosyal hakl›l›¤›n› savunan, bununla da kalmay›p 15 / 16 Haziran Direnifli’ni kitaplaflt›ran, böylece tarihe anlaml› bir kay›t düflüren ve emektar bir iflçi olarak bu süreci nas›l de¤erlendiriyorsunuz? Toplumdaki hareketlilik, iflçi s›n›f› ve emekçi halklar›m›z›n aleyhindeki pek çok eksi¤imize ve de “öndersizlik krizine” ra¤men son derece önemlidir. Dünya genelinde, Yak›n Do¤u’da -Bölgede- bu hareketlili¤i tetikleyen pek çok etken var. Sosyalist Sistemin, Sovyetler Birli¤i’ndeki sosyalizm deneyiminin çözülüp da¤›lmas›yla birlikte dünya çap›ndaki kuvvet iliflkileri -güç dengeleri- yeni bir biçim ald›. Fakat kapitalist sömürünün özü de¤iflmedi. ‹nsan›n ve insanl›¤›n sosyal / evrensel kurtulufl özlemi büyük darbeler ald›. Bu kurtulufl özlemi düflünce-davran›flta yeni niteliklere büründü. Kaybolmad›. “Ça¤dafl Kapitalizm” ile “Ça¤dafl Sosyalizm” söylemi yerini “yeni dünya düzeni” ya da “düzensizli¤ine” terk etti. Günümüzde kapitalizm “global kriz” yafl›yor. Hegemonlar deneyimleriyle flunu çok iyi biliyor: ‹nsanl›k yeniden aya¤a kalkacakt›r. Kalk›yor da. Emperyalist-kapitalizm “nas›l afl›l›r?”, “Sovyetler Birli¤i deneyiminden daha görkemlisi nas›l gerçekleflir?” diyerek flimdi daha ayr›nt›l› biçimlerde sorgulan›yor. TC özelindeki sosyal hareketlilik ba¤r›nda önemli nüveleri bar›nd›rmakla birlikte, henüz afl›lamayan zaaflar›n› da içinde tafl›yor. Çok önemli ve anlaml› kitle hareketleri gerçeklefltiriliyor. Talepleriyle her kesim soka¤› deniyor. Soka¤›n somut-tutarl› ve belli amaçlarla kullan›lmas› elbette önemlidir. Kapitalizmin evrensel ölçekteki yap›sal krizi herkese ö¤retici dersler veriyor. Sisteme karfl› mücadele eden emekten-emekçiden yana güçlerin zaaflar› geçici bir durumdur. Devrimci müdahalelerle afl›lacakt›r. Afl›lmal›d›r. Sosyal muhalefet dinamikleri y›llard›r sistemin çok yönlü bask› ve terörü alt›ndayd›. Bunlar› özetle s›ralayacaksak: ‹flçi S›n›f› Hareketi, Sosyalist Hareket, Emekçi Kad›n Hareketi, ‹lerici Gençlik Hareketi, K›z›lbafl-Alevi Hareketi, Kürt Ulusal Hareketi ve Yoksul

6

(Türk-Kürt) Köylülük ve hatta Fukara Müslümanlar talepleriyle iktidarlar› silkelemeye çal›flmaktad›r. Soka¤› deneyen sosyal muhalefet dinamiklerinin tepkileri bir gün ile s›n›rl› kalmamal›. Kendi d›fl›ndaki güçlerle buluflup bütünleflmeli ve yayg›nlaflma istidad› göstermeli ki, iktidar› silkeleyebilsin. Bu sosyal muhalefet dinamikleri eylemleriyle çok büyük bedeller ödemifltir. Hâlâ da ödeniyor. Yar›n da ödenecektir. Bedel ödemeden devrimci hareketi daha ileri bir mevziiye yerlefltirmek hayaldir. Sosyal muhalefet dinamiklerinin çeflitlili¤i, farkl› örgütsel formasyonlarda bulunuflu ve belli niyetlerle sistemi sorgulayarak soka¤› kullanmaya bafllamas›, haliyle bu muhalefeti “tutarl›-somutamaçl› bir demokrasi mücadelesi” ve “tutarl›-somut-amaçl› bir iktidar mücadelesi” ile atbafl› götürüp kitleleri seferber edip sevk ve idare edebilecek bir örgütlülü¤e kavuflturulmal›. Siyasî tablodaki bu eksikli¤in giderilmesine, köklü bir kopuflun gerçekleflebilmesine büyük bir ihtiyaç vard›r. Bu türden bir görevi yerine getirecek birleflik, ciddî, güvenilir ve donan›ml› örgütsel bir güvenceden yoksunuz. Sosyal muhalefet dinamiklerine kurmayl›k edebilecek bir örgütsel güvencemizin eksikli¤inde denenen sokak hareketlerinin sistemi zorlay›p taleplerini gerçeklefltirme “flans›” oldukça zay›ft›r. Soru: ‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹ Gazetesi sosyal muhalefet dinamiklerinin en anlaml›s› iflçi s›n›f› hareketinin “kurmayl›k” konusunda yeni nitelikler kazanmas› yolundaki düflünce-davran›fltaki etkinlikleriyle bu zay›f olan “flans” nas›l bir de¤iflime ve dönüflüme u¤rat›labilir? “Sosyalizmden haberli” kimi ayd›nlar›n siyasî tablodaki s›n›fsal eksikli¤i gidermek için yeni örgüt modelleriyle “atak” yapma haz›rl›¤›nda oldu¤u görülüyor. Bu olguyu nas›l de¤erlendiriyorsunuz? Gazetemizin hangi ihtiyaçtan do¤du¤unu ve gündemine hangi soru ve sorunlar› ald›¤›n› içeri¤inden ö¤renebiliriz. ‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹ Gazetesi kolektif çabalarla üretilmektedir. Oluflumu, içeri¤i ile iflçi s›n›f› hareketine yeni bir ivme katacakt›r. Yeni bir soluk ve yeni bir mevziin tutulmas›n› hayat ve mücadele ö¤retmifltir. ‹flçi S›n›f› Hareketi’nin Sosyalist Hareket ile buluflup bütünleflmesi ve böylelikle tutarl› bir siyasî örgütsel güvenceye kavuflmas›yla kütlesel ç›k›fllar bir anlam kazanacakt›r. ‹flçi s›n›f›n›n sendikal ve siyasal birli¤inin gerçekleflemedi¤i, yani kurmay›n› üretemedi¤i flartlarda sosyal muhalefet dinamikleri ne özlenen devrimci de¤iflime u¤rar, ne de dönüfltürülebilinir. ‹flçi S›n›f› Hareketi ile Sosyalist Hareketin buluflup bütünleflmesi ile oluflturulmufl bir ‹flçi S›n›f› Partisi (‹SP) veya Komünist Partisi (KP) güvencemiz yoktur. Henüz oluflturulamam›flt›r. Üniversite okumufl yar›m-ayd›nlar›n parti kurma ataklar› yeni bir olgu de¤ildir, öteden beri bu türden ifllevsiz ataklar yap›lmaktad›r. Onlar›n as›l amaçlar› ‹SP veya KP’nin oluflturulmas› de¤ildir, bunu engelleyebilme telâfl›d›r. ‹SP veya KP yürek-bilek-ak›l-mant›k-bilimsel bilgi-bilinçle oluflturulur. Kurulmaz. Hayat› ve mücadeleyi kucaklay›p sosyal muhalefete kurmayl›k yapacak örgütlenme denenip s›nanm›fl ve de a盤a vurulmufl küçükburjuvaca öznel niyet, özlem ve ataklarla gerçekleflmez. fiimdiye kadar da gerçekleflmedi. Örneklerini biliyoruz. Proletarya Devrimcilerinin PART‹ alg›lanmas› ile mevcut “sol” örgütlere bir yenisinin eklenmesi birbirinden çok farkl›d›r.


‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹

“‹flçi s›n›f›n›n kurtuluflu ve özgürleflmesi onun kendi eseri olacakt›r.” Gazetemiz Marx’›n bu devrimci vasiyetinin gerçekleflmesinden yanad›r. Soru: Toplumun baz› tarihsel ve sosyal de¤iflim ve dönüflümlere gebe oldu¤unu herkes söylüyor. ‹flçi s›n›f›n›n sendikal ve siyasal birli¤i henüz gerçekleflebilmifl de¤il. Sol “cenah›m›z” düflünce-davran›flta ne ayr›flabildi ne de buluflup bütünleflebildi. Bu durumda sa¤l›kl› bir do¤umun gerçekleflebilmesi için ‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹ Gazetesi nas›l bir rol üstlenebilir? Gazetemiz: 1.) Kolektif akl›, bilinci ve eylemi örgütlemeyi bilince ç›kard›¤›; 2.) Üretiminden da¤›t›m›na kadar kolektif çabalarla üretildi¤i; 3.) Tutarl› bir tarih ve s›n›f bilincini savundu¤u; 4.) “Dar grup kültü” yerine diyalektik birli¤in bir hatt›n› tuttu¤u; 5.) “Benim” yerine “bizim” denilmesini ideolojik-teorik süzgecinden geçirdi¤i; 6.) ‹flçi s›n›f›n›n kendi özörgütlerinde rol ve sorumluluk almas›na çal›flt›¤›; 7.) ‹flçi s›n›f›n›n politika d›fl›nda tutan ve politikas›zlaflt›ran tüm güçlere karfl› oldu¤u; 8.) Emperyalist-kapitalizmefaflizme, art›-de¤er sömürüsüne ve sömürgecili¤e karfl› tutarl› bir çizgi izledi¤i / izleyece¤i; 9.) Burjuva ideolojisi ve revizyonizme karfl› dövüfltü¤ü / dövüflece¤i; 10.) S›n›f ad›na hareket etti¤ini sanan vekaletsiz ataklar› karfl›ya ald›¤› / a盤a vurdu¤u; 11.) ‹flçi s›n›f›n›n özgürleflmesi yolundaki bir hatt› tuttu¤u için do¤ru ve hakl› bir zemindedir. Hakikatin ve do¤rular›n kavgas›n› verenler eninde sonunda baflar›l› olacakt›r. Evet gerçekler devrimcidir. Dünya’da da Bölge’de de toplum çok fleye gebedir. Do¤rudur, “Türkiye’nin gündemi yar›m saatte de¤iflir” özdeyiflini bofluna telaffuz etmiyoruz. Devrimci de¤iflim ve dönüflümlerin sa¤l›kl› biçimlerde gerçekleflebilmesi Sol “cenah›m›z›n” elindedir. Sol’un ayr›fl›p bütünleflmesi ve anlaml›ileri bir ad›m atmas›yla gündemi bizimkiler belirlemeye bafllayacakt›r. Tüm göstergeler bunu iflaretliyor. Hâkim gerici s›n›flar iktidar olmalar›na ra¤men “gerici reform” dahi yapam›yor. Sistem A’dan Z’ye kadar çürümüfltür. Sosyal çürümenin panzehirini üretmek durumunday›z. Proletarya temeline dayal› bu panzehirin üretilmesi herhangi bir örgütlenme anlam›na gelmez. Bu örgütlenme, ‹SP veya KP’dir ancak.

s›n›fsall›k dinamiklerinin birbirinin dilinden anlayarak tutarl› bir örgütlenmeyle sistemi karfl›ya almas› ve politika üretmesi gerekiyor-bekleniyordu. Olmad›. Nedenleri ayr›nt›l› ve tart›fl›lmas› gereken bir konudur. O tarihlerde bir yandan sistemin bask›s› bu türden yay›n faaliyetlerine karfl› ac›mas›zca uygulan›yordu; di¤er yandan kimi “sol” gruplar ba¤›ms›z s›n›f tavr› gözetenlere (Kolektifimize) karfl› “sinsi bir kuflatma” politikas› uygulamaktayd›. Art›k bu iki kesim de daha ileri gidemez bir noktaya gelmifltir. Bilimsel do¤rular›n tart›fl›lmas›na, senteze kavuflturulmaya aday tezlerimizin önünün kesilmesine, yay›nlar›m›z›n ifllevsiz kalmas›na art›k birilerinin gücü yetmemektedir. Ulusall›k temeline dayal› politikalar›n bugün geldi¤i yer biliniyor. Sosyal muhalefetin s›n›fsall›k aya¤›n›n çok yönlü sorunlar› günümüzde yak›c› biçimlerde gündeme gelmifltir. Y›¤›na¤›m›z› bu alana yapmal›y›z. Çünkü hayat burada. Sosyal s›n›f faktörünü yok sayanlar›n hükmü art›k geride kald›. ‹flçi s›n›f› hareketindeki görece durgunluk geçici bir durumdur. Mutlaka afl›lacakt›r. Evet aradan önemli bir zaman geçti. Hayat ve mücadele hepimize çok fley ö¤retti. Yaflad›¤›m›z topraklarda pek çok ideolojik-teorikpolitik ve örgütsel çizgi ve deneyim yeterince s›nan›p denendi. Hayat›n ele¤i hem daha s›klaflt› hem de do¤rularla e¤rileri daha net biçimde ortaya ç›kard›. “Kolektif olmayan her fley bize yabanc›d›r” diyen / diyebilenler art›k günümüzde ço¤ald›. ‹flçi s›n›f›n›n birli¤i+dayan›flmas›+bütünleflmesi yolundaki güçlerin konumu nicelik ve nitelikçe dönüflüme u¤rad›. ‹flçi s›n›f› kendi tarihsel-sosyal-kültürel-örgütsel yasall›k ve meflrulu¤unu kan›tlamak; yeniden tarih yazmak; tarihini yapmak; politikada “ben de var›m” demek zorunda. ‹flçi s›n›f›n›n kendisi için s›n›f olma mücadelesindeki gücüne inan›yor ve bu yoldaki tarihsel iyimserli¤imizi koruyoruz.

Sosyal muhalefet dinamikleri geliflip güçleniyor. Bu sürecin içindeyiz. Siyasal-Sosyal Devrimi gerçeklefltirecek sa¤l›kl› bir do¤um gerekiyor. Bu do¤umu gerçeklefltirecek ebeyi hayat ve mücadele üretecektir. Bunun iflaretleri de her alanda boy verip geliflmektedir. Fakat bu ebe asla afl›r› teorisizme ve entelektüalizme kaym›fl “ayd›n” tak›m›ndan ç›kmayacakt›r. Proletaryan›n içinden ç›kacakt›r. Hayat› ve mücadeleyi anlaml› k›lacak, ilke ve projeleri örgütlenmeyi gerçeklefltirmeye aday güçleri buluflturup bütünlefltirdi¤imiz zaman Gazetemiz de görevini yerine getirmifl olacakt›r. Sosyal muhalefet dinamiklerinin tepkilerini etkili ve anlaml› bir sese dönüflebilmesine katk› getirmek durumunday›z. Soru: Gazete üretimi konusunda daha önce YEN‹DEN ÜRET‹M isimli bir deneyiminiz olmufltu. Ocak 1991’de yay›mlanan birinci say›s›nda: “Madenciler Tarih Yaz›yor…‹flçi S›n›f› Siyaset Gündeminde, Hem Ö¤reniyor Hem Ö¤retiyor. ‹flçilerin Birli¤i Kendi Yasall›k ve Meflrulu¤unu Kan›tl›yor” diye de bir anlaml› bafll›k atm›flt›n›z. Aradan 18 y›l geçtikten sonra ve bu kez ‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹ Gazetesi iflbafl› yap›yor. Bu süreci nas›l izah edeceksiniz? YEN‹DEN ÜRET‹M’i ancak üç say› yay›mlayabildik. Üçüncü say›s›na daha matbaada iken el konuldu ve yay›n› durduruldu. O zaman da ayn› düflünce-davran›fl çizgilerimizle hareket ederek YEN‹DEN ÜRET‹M’i de kolektif çabalarla üretmeye bafllam›flt›k. Fakat Sol “cenah›m›z” metropollerdeki iflçi-kitle çal›flmalar›na pek s›cak bakm›yordu. Ulusall›k temelindeki Kürt hareketine daha fazla bel ba¤lan›yordu. Oysa o dönem bir yandan ulusall›k, di¤er yandan

Biliyorsunuz, ‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹ Gazetemiz daha yay›mlanmadan, SORUN Polemik Dergi’mizin Eylül 2005 tarihli, 17. Say›s›n EK‹ olarak bir broflür yay›mlam›flt›k. “‹fiÇ‹-K‹TLE GAZETES‹ ‹Ç‹N SINIF B‹L‹NÇL‹ ‹fiÇ‹LERE ÇA⁄RI” isimli bu broflürümüz önemli bir yank› yapm›flt›. O zaman da bu türden bir organa olan ihtiyac› d›fl›m›zdaki yol arkadafllar›m›za götürmüfltük. Baz› dergi çevreleri ve örgüt yap›lar› bu broflürden etkilendi ve alelacele kendi “iflçi” gazetelerini furya düzeyinde yay›mlamaya bafllad›. Hepsi de “benim” diye söze bafllad›¤› için ifllevsiz kald›. Devrimci tarih ve geleneklerimizdeki kimi örgüt ve gazete-dergi isimlerini sorumsuzca kullanmaya bafllad›. Kolektifimiz böyleleri ile yar›flm›yordu. Bizim amac›m›z çok farkl›yd›. Yine acele etmedik. Sab›rla bekledik. S›n›f tavr›n› önceleyen yol arkadafllar›m›z› hayat ve mücadele gecikmeden üretRöportaj›n devam› 11. Sayfada

7


‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹

KÜRT AÇILIMINDA SON TANGO Kürt sorununun burjuva ekseninde çözümü yeni tart›fl›lan bir

Birincisi; Hükümeti “Demokratik Aç›l›m”a zorlayan en temel

sorun olmamakla birlikte, yeni sürecin öncekilerken farkl› oldu¤u

etken, -bugün geldi¤i noktadan ba¤›ms›z olarak- Kürt ulusal hare-

aç›kça görülüyor. Özal dönemini bir yana b›rak›rsak bugüne kadar

ketidir. Egemen güçlerin tüm sald›r› ve yok etme giriflimlerine kar-

yap›lan tart›flmalar resmî a¤›zlar›n d›fl›nda gerçeklefliyordu. Resmî

fl›n, Kürt hareketi varl›¤›n› korumakla kalmam›fl, giderek geliflmifl

a¤›zlar aç›ld›¤›nda ise bir daha aç›lmamak üzere kapat›l›yordu.

ve gelinen noktada milyonlar› etkileyen bir güç durumuna gelmifl-

Özal’›n, Eflref Bitlis’in, R›dvan Özden’in, vd… durumlar› gibi.

tir. Kürt hareketi uzun y›llard›r politik gündemi belirleyen, bir güç

Eskiden burjuva muhalefeti Kürt aç›l›m›ndan bahsederdi. Hat-

olarak egemenleri politik krizlere sürükleyen, t›kayan ve yaflad›¤›-

ta muhalif burjuva partilerinin bir k›sm›, ya kendileri ‘Kürt raporla-

m›z co¤rafyay› “zay›f halka” noktas›nda tutan önemli bir özne ol-

r›’ yay›nlarlar ya da birilerine yapt›r›p yay›nlat›rlard›: CHP’nin Kürt

mufltur.

Raporu, bir zamanlar Cem Boyner’in baflkan› oldu¤u Yeni Demokrasi Hareketinin (YDH) yay›mlad›¤› rapor, vd...

1999’larda PKK baflkan› Öcalan’›n ABD taraf›ndan yakalan›p TC’ye teslim edilmesinden sonra Kürt hareketinde ideolojik bir k›-

Bugün için tarih sanki tersine dönmüfl. ‹ktidar ‘Kürt Aç›l›m›’,

r›lma yaflanmas›na karfl›n, Kürt hareketi politik gücünü korumaya

Demokratik Aç›l›m’, ‘Demokratik Kürt aç›l›m›’ndan bahsediyor;

devam etmifl, s›n›rl› reformlar ekseninde de olsa milyonlar› hareket

Cumhurbaflkan›, Genel Kurmay baflkan› da aç›l›m› destekledikleri-

ettirebilmifl ve bugün de hareket ettirebilmektedir. Son bir y›lda

ni aç›kl›yorlar. Burjuva muhalefet partileri ise en kat› ›rkç›, faflist tav›rlarda. CHP’in aç›klamalar›

MHP’yi, MHP’nin aç›klamalar›

CHP’yi arat›r vaziyette. Irkç›l›k ve flovenizm konusunda yar›fla girmifl beygirler gibi kâh biri, kâh öteki öne geçiyor. Tüm bu geliflmeler karfl›s›nda Tayyip’in hükümetine, sivil ve askeri devlet erkân›na vahiy mi indi? Yoksa bafllar›na bir fley mi düfltü diye düflünmeden edemiyor insan. Ne oldu da hepsi “Kürt dostu”, hepsi “demokrasi havarisi” kesildi? Yoksa gerçekten demokratiklefliyor muyuz? Parti kongresinde Ahmet Kaya’dan, Naz›m Hikmet’ten (Gerçi bir zamanlar Türkefl de Naz›m’dan fliir okumufltu), Ahmede Xani’den bahsetmesi demokratikleflti¤inin göstergesi midir? Belle¤imiz bizi dürtüklemese evet diyece¤iz ama ne zaman bunlar› düflünsek belle¤imiz devreye giriyor: Daha dün “çocuk da olsa, kad›n da olsa gereken yap›lacak” diyen Tayyip de¤il miydi? Ve Tayyip’in bu veciz sözlerden sonra yüzlerce Kürt çocu¤u gözalt›na al›n›p iflkencelerden geçirildikten sonra cezaevlerine at›lmad› m›?

düzenledi¤i kampanyalardaki kat›l›mlar, Newroz’daki kat›l›m ve en önemlisi son yerel seçimlerdeki DTP’nin baflar›s› bunun somut göstergeleridir. E¤er bugün devlet, hükümet eliyle “Demokratik Aç›l›m”› tart›flmaya aç›yorsa, bu aç›l›m, devletin ya da AKP’nin -ya da emperyalizmin- Kürtleri çok sevmesinden ya da lûtfundan de¤il, 30 y›ld›r inatç› flekilde süren mücadeleden, mücadelenin kazan›mlar›ndan kaynaklan›yor. Egemenler; 30 y›ll›k sürecin kazan›mlar›n› yok etmek, onlar› t›kayan, krize sokan, emperyalizmin bölgesel düzenlemesinde “ayak ba¤›” olabilecek bir sorundan kurtulman›n yolunu arad›klar› için sorunu resmî olarak tart›flmak ve en az zayiatla kapatmak istiyor. Bir zamanlar Özal’›n hayat›na mal olan “Türkiye’deki sermaye için Kürtleri arkas›na alarak emperyalizm ad›na bölgesel ifllevleri üstlenme” politikas›, bugün TC’nin ve Tayyip hükümetinin politikas› olmufltur. ‹kinci olarak; Aç›l›m›n ad› “Demokratik Aç›l›m” olsa da, gerçekte bu aç›l›m›n burjuva anlamda demokrasiyle, demokratikleflmeyle bir alakas› bulunmuyor. Sorunu tart›flmaya açt›¤›ndan bu

Bu y›l›n Newroz’unda Van’da, onlarca polisin sald›r›s›na u¤ra-

yana hükümet, aç›l›m›n s›n›rlar›n›n ne oldu¤u konusunda bir fley

yan bir çocu¤un, Hakkâri’de Özel Tim’in sald›r›s›na u¤rayan bir

söylememifltir. Bu sat›rlar›n yaz›ld›¤› s›ralarda ’34 kiflilik ilk Bar›fl

baflka çocu¤un eli, kolu, kafas› bir baflka hükümet döneminde mi

heyeti’ girifl yapm›fl ve ilk sorgudan sonra serbest b›rak›lm›flt›r. Ser-

k›r›ld›?

best b›rakman›n gerekçesi olarak -gelenler kabul etmese de ve ter-

‹flçi s›n›f›n›n bayram› 1 May›s› y›llard›r Taksim’de kutlamaya çal›flan iflçilere, emekçilere, ilerici, devrimci güçlere Türkiye tarihinin en fazla gaz bombas›n› lay›k gören Tayyip de¤il miydi? Türkiye’nin gelip geçmifl en Amerikanc› hükümeti, Tayyip’in hükümeti de¤il mi?... “Demokratik Aç›l›m” tart›fl›l›rken öncelikle birkaç noktan›n alt›n› çizmemiz gerekiyor:

si yönde beyanlar verseler de- ‘piflmanl›k yasas›ndan yararlanmay› istemek’ gösterilmifltir. Burjuva anlamda demokratikleflmeye yeltenen bir iktidar›n samimiyetinin ilk koflulu, anayasal düzenleme yapmas›d›r. Bunun anlam› bask› alt›nda tutulan s›n›flar, uluslar, ulusal az›nl›klar ve ezilen mezheplere haklar›n›n teslim edilmesidir; 86 y›ld›r ezgi alt›nda tutulmufl s›n›flar›n, ulus ve az›nl›klar›n, ezilen mezheplerin haklar›n› geri teslim eden bir düzenleme yapmas›d›r. Ama hükümet bir yanda “Demokratik Aç›l›m”dan bahsederken, öte yanda s›n›r içi ve ötesi operasyonlar yapmaya devam ediyor, s›n›fa ve emekçilere yönelik yak›n tarihimizin en büyük sald›r›s›n› gerçeklefltiriyor. Üçüncü olarak; SSCB ile di¤er sosyalist ülkelerdeki sosyalist uygulamalar›n y›k›lmas›ndan sonra emperyalizm -ve özellikle de ABD emperyalizmi- Ortado¤u’yu kendi ç›karlar› ekseninde düzenlemeyi hedeflerken, Ortado¤u’nun en çetrefilli ve en dinamik güçlerinden biri olan Kürt dinamizmini k›rabilmek noktas›nda projeler gelifltirdi. Gelifltirilen proje Irak Kürtleri için bölgesel özerklik, Türkiye’deki Kürtler için ise kültürel özerklik istiyordu. Projenin

8


‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹

yaflama geçmesi noktas›nda ABD’nin att›¤› ilk ad›m, 1991 Irak iflgalinden sonra Saddam güçlerinin 36. Paralelin kuzeyine geçmesini engelleyerek Irak Kürdistan’›n› “özerk” hale getirmek oldu. Irak’›n son iflgalinden sonra da Irak Kürdistan’›, iflgalcilerin deste¤i ile ‘özerk’ hale getirildi. Projenin ikinci aya¤›n› oluflturan Türkiye’deki sorun daha karmafl›kt›. Sorunun muhataplar›ndan biri “Ba¤›ms›z, demokratik, birleflik, sosyalist bir Kürdistan” hedefiyle mücadelesini yürütürken, TC’nin 86 y›ll›k resmî ideolojisini sars›yordu. Ortado¤u’nun önemli devrimci odaklar›ndan birini oluflturuyordu. Sorunun di¤er muhatab› ise “sorunun Kürt sorunu de¤il, terör sorunu” oldu¤unu söylüyordu. “Terörün kökünü kaz›mak ad›na 17.500 faili meçhul, 4 milyona yak›n Kürt köylüsünün göç ettirilmesi, do¤an›n tahrip edilmesi”nde ifadesini bulan bir politika yürütülüyordu. ABD bu duruma müdahale ederek Abdullah Öcalan’› yakalay›p TC’ye teslim etti. Öcalan’›n yakalanmas›yla Kürt hareketi ideolojik-stratejik bir k›r›lma yaflad›. Kürt sorunu sadece dil ve kültür sorununa indirgendi. Bu durum emperyalizmin kabulüydü. Ancak TC, ufak tefek revizyonlar yapsa da ana yaklafl›m›n› korumakta ›srar ediyordu; bu ise emperyalizmin bölgede TC’ye biçti¤i rolleri zaman›nda yapamamas› anlam›na geliyordu… ABD emperyalizmi yak›n dönemde “2011’e kadar Irak’tan askerlerini önemli ölçüde çekmeye” karar verdi. ABD emperyalizmi askerlerinin çekilmesiyle oluflacak bofllu¤u, TC ile doldurmay› hedefliyor. Oysa Kürtlerle uzlaflmayan bir gücün bu rolü üstlenebilmesi mümkün gözükmüyor. ABD, TC yetkilileriyle sorunu tart›fl›rken ‘Kerkük’ sorununu ya da en az›ndan ‘Kerkük petrolleri sorununu’ gündeme getirmifltir… ABD’nin askerlerini geri çekece¤ini belirtti¤i aflamada Tayyip hükümetinin ‘Demokratik Aç›l›m›’n›n gündemleflmesi tesadüf olmasa gerek. Sonuç: ‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹, ezilen ve sömürülen uluslar›n kendi kaderlerini, kendilerinin tayin etmesi gerekti¤i önermesinin do¤ru oldu¤una inan›yor. Bu anlamda Kürtlerin kendi geleceklerini kendilerinin belirlemeleri gerekir. ‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹, bir halk›n kendi anadilini ve kültürünü gelifltirmesi önündeki tüm engellerin kald›r›lmas›ndan yanad›r. Ancak, Gazetemiz “Demokratik Aç›l›m” ad› alt›nda yürüyen sürecin Kürt halk›n›n bu sorunlar›n› çözemeyece¤ini düflünmektedir. Çünkü Hükümetin “Demokratik aç›l›m›”, bask› alt›nda tutulan s›n›f, ulus ve az›nl›klar ile mezheplerin anayasayla güvence alt›na al›nm›fl hak iadesini içermedi¤i için sahte bir aç›l›md›r. Çünkü Hükümetin “Demokratik aç›l›m”›, iflbirlikçi sermayenin ve emperyalizmin bölgesel ç›karlar›n› korumay› amaçlad›¤› için sahte bir aç›l›md›r. Burada hedeflenen amaç Ortado¤u’nun devrimci dinamik gücünü bir iki k›r›nt›yla k›rmakt›r. Burada hedeflenen amaç PKK’yi tasfiye etmektir. ‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹, Yaflad›¤›m›z co¤rafyada Kürt halk› dahil tüm halklar›n anadil ve kültürünün serbest b›rak›lmas› yönündeki taleplerin hakl› ve desteklenmesi gerekti¤ini, her halk›n kendi anadilini konuflmas›, e¤itim ve ö¤renim yapmas› ve kültürünü gelifltirmesi önündeki engellerin kald›r›lmas›n›n iflçi s›n›f›n›n lehine oldu¤unu, milliyetçili¤in kökünün kaz›lmas›nda ifllevsel olabilece¤ini, iflçi s›n›f›n›n gerçek düflmanlar›yla mücadele etmesinin önünü açaca¤›n›, ancak Abdullah Öcalan’›n yakalanmas›yla strateji haline getirdi¤i bu taleplerin gerçekleflmesinin Kürt halk›n›n sosyal kurtuluflu olamayaca¤›n›, bu taleplerin çözümünün ‘sosyal kurtulufl’ olarak lanse edilmesi yaklafl›m›n›n Kürt iflçi ve emekçilerini kand›rmak anlam›na geldi¤ini düflünmektedir.

S‹STEM‹N BASKI ARAÇLARI NASIL ÇALIfiIYOR? NASIL KIRILIR? Burjuva bas›n-yay›n faaliyetleri iflçi s›n›f› ve emekçilerin bilincini buland›rmak için ikiyüzlü yalanlar›na yenilerini eklemekte çok beceriklidir. Nas›l m›? Örnekleyelim: 1.) Hâkim gerici-sömürücü s›n›flar ve sözcüleri “Polis rejimin teminat›d›r” diyor. Amenna do¤rudur. IMF ve DB’n›n 7-8 Ekim 2009 tarihlerinde ‹stanbul’da düzenledi¤i toplant›larda gösteri ve miting haklar›n› kullanmak isteyenlere karfl› uygulad›¤› fliddet yöntemlerinde “polis devleti”nin nas›l bir “teminat” oldu¤unu gördük. ‹zmir ilinden getirilen yeni Emniyet Müdürü Hüseyin Çapk›n eskisini (Celalettin Cerrah’›) asla aratmad›. Gaz bombas›, cop, panzer teçhizatl› polis teflkilât› ‹stanbul sokaklar›nda protesto haklar›n› kullanan birey, grup, çevre, örgüt, parti, sendika üyelerini dayak seanslar›ndan geçirdi. 1 May›s eylemlerindekini aratmayan devlet terörü ile yeni bir prova daha gerçeklefltirdi. 2.) “TSK rejimin teminat›d›r” TSK 1908’lerden ve TC’nin kuruluflundan bu yana siyasetin içindedir. Kapitalist devlet militarizm sayesinde ayakta kalabilmektedir. TSK iflçi s›n›f› ile emekçi halklar›n talepleri karfl›s›nda sistemin ç›karlar› do¤rultusunda taraft›r. Kürt ulusal hareketinin burjuvaziyi rahats›z etmeyen “demokratik cumhuriyet” türünden taleplerini dahi silahl› yöntemlerle çözmekten yanad›r. 3.) Burjuvazinin kendilerine açt›¤› kanallarda “demokrasi” ad›na kalem oynatan liberal “solcu” tak›m› “AKP ‘demokratik aç›l›m’lar›yla muhafazakâr devrim yapm›flt›r.”, “Darbe-cuntaçete heveslilerini ‘Ergenekon’ davas›yla yarg›lamaya bafllam›fl ve a盤a ç›karm›flt›r.” yollu yaveleriyle hem kendilerini, hem de kitlelerin bilinçlenmesini köreltmeye bafllam›flt›r. AKP; ABD-AB emperyalizminin, yani NATO’cu, IMF’ci, DB’ci, DTÖ’cü hegemonlar›n programlar›n› uygulamaktad›r. Kimi liberal “sol”cular›n ya¤laya ballaya yüceltti¤i gibi “devrim” yapmam›flt›r. AKP ne “demokratik aç›l›m” yapabilir ve ne de darbe-cunta-çete giriflimlerini yarg›layabilir. ‘Ergenekon’ davas›, kapitalist devletlerin asla vazgeçmeyece¤i ve c›lk› ç›kan “Derin Devlet”in safralar›n› ay›klay›p daha yetkin ve donan›ml› “Derin Devlet” yap›lanmas›n›n oluflturulmas›ndan ibarettir. AKP gibi iktidarlar ne darbe-cunta-çeteleri yarg›lar, ne “derin devlet”i a盤a ç›kar›r ne de yarg›lar. Darbe-cunta giriflimleri örgütlü iflçi s›n›f› ve emekçi halklar›n birleflik-organize gücü ile k›r›l›r. Devlet tekelci kapitalizminin (uluslarötesi tekelci sermayenin) “yüksek” ç›karlar›n› koruyup kollamakla mükellef iktidarlar darbe-cunta giriflimlerini yarg›layamaz. Bunu ancak Devrimciler-Komünistler Halk Mahkemesi’nde yarg›lar. Burjuva iktidarlar›n› geri ad›m atmaya, reform yapmaya zorlayacak ve de kapitalizmi aflacak bir sosyal muhalefet oda¤› infla edilemedi¤i flartlarda faflist-faflizan niyetler öne ç›kar. Sistemin iflçi s›n›f› ve emekçi halklar üzerinde “rahatl›kla” uygulayageldi¤i devlet terörü kitlelerin “sosyal uyan›fl›” ve bu yolda ödenen büyük bedeller karfl›s›nda art›k dikifl tutturamaz bir noktaya gelmifltir. “Aç›l›m” yutturmac›lar› baflta AKP olmak üzere sa¤l› “sol”lu burjuva partilerinin gerici ve halk düflman› yüzlerini maskelemeye yetmemektedir. Sistemin bask› araçlar›, mant›¤› ile iflleyifl kurallar› nas›l k›r›l›r?: ‹flçi s›n›f› ve emekçilerin politika sahnesine ç›k›p birleflik, güçlü, güvenilir ve donan›ml› örgütlerini oluflturmas›yla… ‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹

Özkan Ayd›nl›

9


‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹

EYLEMDEK‹ SLOGANLARIN D‹L‹ ‹flçi s›n›f› ve tüm emekçilerin gerçeklefltirdi¤i eylemlerde çeflitli sloganlar at›lmaktad›r. Gerçeklefltirilen grev ve direnifllerin örgütlülü¤ü, eylem haz›rl›¤›, amac› ve s›n›fsal talepleri kadar kulland›¤› sloganlar da çok önemlidir. Eylemde tafl›nan pankart ve afifller sloganlarla uyumlu olmal›d›r. Çünkü eylemin amac›n› bunlar belirlemektedir. Her k›rm›z› flal devrimin bayra¤› olmad›¤› gibi, at›lan sloganlar›n da iflçi s›n›f›n›n talep ve ihtiyaçlar›n› karfl›l›yor olmas› beklenir. Nesnel gerçekli¤i yans›tmayan, ekonomik, demokratik ve siyasal talepleri özünden soyutlayan pankartlarla sloganlar iflçi s›n›f›n›n bilinçlenmesini engeller. Bu sloganlardan baz›lar›n›n dilini flöyle de yorumlayabiliriz: 1.) Genellikle belediyelerde çal›flan iflçilerin grev ve direnifllerde kulland›¤›, “‹flçiler Burada, Tayyip Nerede?” veya “Belediye Baflkan› Nerede?” slogan›, ne kula¤a hofl geliyor, ne de iflçilerin eylemine bilinçli bir renk kat›yor. Belediye baflkanlar› ile Tayyipler nerede olacaklar? ‹fllerinin bafl›ndalar. ‹flleri de; sahte Müslüman kimlikleriyle uluslarötesi tekelci sermayenin “yüksek” ç›karlar›n› koruyup kollamakt›r. Avantalar ve ya¤malar düzeninde iflçi s›n›f›n›, emekçi halklar› köle gibi sömürmektir. 2.) “Vur Vur ‹nlesin Baflbakan Dinlesin!...” Adama nereye ve nas›l vuruyorsun diye sormazlar m›? Mevcut yasalar› dahi çi¤nemekte bir sak›nca görmeyen Baflbakana ve sermaye güçlerine bir fleyler dinleteceksek, art›-de¤er sömürüsünü, hak ihlalleri ile hukuk gasplar›n›n hesab›n› sorabileceksek öncelikle sisteme nas›l ve hangi Kurum ve Araç’lar›n kurmayl›¤›nda vurulaca¤›na, iktidarlara nas›l dinletip onlar›n geri ad›m atmalar›n› sa¤layaca¤›m›za, ayr›ca kapitalist sömürüyü nas›l aflaca¤›m›za karar vermeliyiz. 3.) “‹nsanl›k Onuru ‹flkenceyi Yenecek!..” Söylem olarak anlaml›, fakat yaflanan gerçeklikle ters orant›l› bir slogan. 100 y›ll›k s›n›flar mücadelesi tarih ve devrimci geleneklerimizde bizimkiler hâkim gerici s›n›flar›n bask›s› ve terörü alt›nda daima katledildi. Devrimci gençli¤imiz dara¤açlar›n› süsledi. En anlaml› ve yak›n örne¤i: Engin Çeber bu sloganlar› hayk›r›rken “insanl›¤›n” gözü önünde katledildi. ‹nsanl›k onurunu temsil eden ilerici, demokrat, devrimci, sosyalist, yurtsever ve Marksist “cenah›m›z” Proletaryan›n disiplini alt›nda ne zaman tutarl› bir iktidar yürüyüflü bafllar, ilkeli birliktelikler yarat›r ve kapitalist anarfliye tarih önünde anlaml› bir ders verirse o zaman iflkenceyi de yeneriz, sistemin sömürücü-sömürgeci inkâr-imha ve asimilasyon politikalar›n› da tarihin çöplü¤üne atar›z.

4.) “12 Mart ve 12 Eylül Askeri Faflist Darbecileri Yarg›lans›n!” Tüm dürüst ve namuslu insanlar, Devrimciler, Sosyalistler, Komünistler: Militarizme, faflist bask› ve teröre, darbe-cunta giriflimlerine elbette karfl›d›r. En tutarl› antifaflistler “Faflizme Yol Yok” diyenler Modern Proletaryay› emperyalist-kapitalizme karfl› örgütleme baflar›s›n› gerçeklefltiren Komünistlerdir. Elbette faflizm tehlikesine karfl› dikilece¤iz. Dikiliyoruz. Büyük bedeller ödüyoruz. 12’li faflist askeri darbecileri günümüzdeki sa¤l› “sol”lu burjuva partileri yarg›lamaz. Niçin yarg›las›n ki? Onlar› Halk Mahkemeleri’nde bizimkiler yarg›layacakt›r. Arjantin, ‹spanya, Yunanistan gibi ülkelerdeki burjuva iktidarlar faflist darbecileri burjuva yasall›¤› içinde yarg›lamaya yönelmiflse, bunun nedenlerini ilkeli ve dürüstçe ortaya koymal›y›z. An›lan ülkelerde tarihsel devrimci geleneklerini temsil eden ‹flçi ve Komünist partiler vard›r. Çizgilerini elefltirsek de an›lan partiler iyi veya kötü iflçi s›n›f›ndan oksijen almaktad›r. Bu partilerin kontrol etti¤i güçlü sendikal gelenekler vard›r. Gençlik, kitle örgütleri ve öteki sosyal muhalefet dinamikleri sistemi silkeleyecek düzeyde örgütlü ve organizedir. Kolektif ad›mlar atma pratikleri oldukça geliflmifltir. Kapitalist iktidarlar afla¤›dan gelen “devrimci zor” yüzünden faflist darbecileri yarg›lamak durumunda kalm›flt›r. TC örne¤inde ise Sol’da, “Devrimci Zoru” uygulayacak bu türden “gelenek” dahi yoktur. Sol “cenah›m›z” henüz “örgütler anarflisi” dönemini yaflamaktad›r. Bu kusurumuz yüzünden “yap›ls›n-edilsin-yarg›lans›n” türünden sloganlar kimilerini hareketlendirmekte, fakat sistemi geri ad›m atmaya zorlayamamaktad›r. 5.) “IMF Defol, Bu Memleket Bizim!...” ya da “Üniversiteler Bizim!” türünden sloganlar› baz› örgüt / partiler genç insanlara att›rmakta ›srar ediyor. Oysa fabrikalar da, tarlalar da, meclisler de, bu memleket de, üniversiteler de, hastaneler de, postaneler de bizim de¤il, onlar›nd›r. Sloganlar›m›zla; “Onlar”la “Bizim”kilerin s›n›fsalahlâksal-ideolojik-politik-örgütsel aidiyetlerini kitlelerin bilinçlenmesi yolunda aç›kl›kla vurgulamal›y›z. Burjuvazinin çeflitli demagojilerle baz› manalar yükledi¤i “Vatan, Memleket, Yurtseverlik” gibi kelimeleri kullan›rken de “Dünyal›y›z” gibi evrensel bir mesaj vermeyi ihmal etmemeliyiz. Yaflad›¤›m›z co¤rafyada tekelci-militarist-polis devleti bizimkilere iflsizlik, yoksulluklarla hapishaneleri ve sokaklar› b›rakm›flt›r. Hapishanelerdeki bizimkiler için neleri yap›yoruz?! Sokaklar› nas›l kullan›yoruz?! Kullanabiliyor muyuz?! 6.) KESK kamu çal›flanlar›na yap›lan % 4.5 zamm› protesto etti. Bordrolar›n› yakt›. “Hükümet Zamm› Al Bafl›na Çal!...” diye slogan att› (Bas›ndan). Hükümet kamu emekçilerine ilk alt› ay % 2.5, ikinci alt› ay için % 2.5 lira (Toplam: % 5 de¤il, % 3.75 lira) zam verdi¤ini aç›klad›. Bu “zam” de¤ildir, bir aldatmacad›r. AKP ve ondan önceki iktidarlar›n›n izledi¤i politikalar sonucu iflçi ve emekçilerin kriz ve enflasyonla ücretlerinde yüzde yirmi onan›nda muazzam bir erime olmufltur. “Zam” denilen rakamlar eriyen bu ücretlere asla bir katk› de¤il, sömürücü s›n›flar›n iflçi ve emekçilerin talepleriyle alay etmektir. KESK’in eylem yapmas› “toplu görüflme” yöntemlerini ve kendilerine uygun görülen zamm› protesto etmesi en do¤al hakk›d›r. Hükümete tariz oku atarcas›na “zamm› al bafl›na çal” diye slogan at›fl›, kamu emekçilerinin taleplerinin karfl›lanmas› mücadelesine bir ivme kazand›rm›yor. Kitlelere bilinç de vermiyor. Uluslarötesi tekelci sermayenin program›n› uygulayan hükümet kamu emekçilerinden esirgedi¤i (çald›¤›) zamm› bafl›na çalmam›fl, cebine koymufltur. ‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹

10


‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹ SOKAK HAREKETLER‹ GEL‹fi‹RKEN YEN‹ B‹R 15 / 16 HAZ‹RAN D‹REN‹fi‹’N‹N ‹MKÂNLARI VAR MIDIR? Sayfa 6’daki Röportaj›n devam›

KÜTLESEL ÇIKIfiLAR VE GÖREVLER‹M‹Z Sayfa 3’deki yaz›n›n devam›

ti. Tutarl› bir iflçi-kitle gazetesini birlikte örgütleme ve üretme çaba-

düzenin yerlefltirilmesi gerekecektir. AKP’nin sa¤l›k politikas› hakl› gerekçelerimizle a盤a vurulurken, kitlelere do¤ru bilinçte verilmelidir.

lar› belirli bir düzeye gelince ‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹ Gazetemiz’in üretilmesi kaç›n›lmaz biçimde gündeme geldi. Günümüz baflka bir gündür. ‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹’de art›k baflka bir

Mitinge yeteri kat›l›m olmasa da kapitalist sömürünün en çok hissedildi¤i sa¤l›k alan›ndaki protestolar, direnifller daha da yayg›nlaflt›r›lmal›d›r. • KESK ve KAMU-SEN’in 25 Kas›m 2009 ‘Genel Grev’ Karar›

gazetedir. Dün yapt›klar›m›z›n hesab›n› yaln›zca iflçi s›n›f›na veririz. Soru: Günümüzde hâkim gerici s›n›flar›n iktidar›n› karfl›ya alabilecek, sorgulayacak 15 / 16 Haziran Direnifli veya benzeri bir kütlesel ç›k›fl›n imkânlar› var m›d›r? Vurgulamaya çal›flt›¤›m›z Sol “cenah›m›z›n” zaaflar›n›n afl›lmas› flart›na ba¤l› olarak baz› imkânlar› de¤erlendirebiliriz. 1970’lerin s›n›flar mücadelesine damgas›n› vuran ve henüz afl›lamayan 15 / 16 Haziran Direnifli deneyimi ile günümüzdeki kütlesel ç›k›fl deneyimleri farkl›d›r. Her aç›dan bak›ld›¤›nda günümüz baflka bir gündür. Tarihsel deneyimler taklit ya da kopya edilemez. Çok yönlü ders ve sonuçlar ç›kar›l›r ancak. Bunu yeterince yapt›¤›m›z› sanm›yorum. Günümüzde iflçi s›n›f›n›n sendikal birli¤i davas› büyük bir darbe alm›flt›r. Sendika bürokrasisi ile iflçi aristokrasisi görece güçlenmifltir. ‹flçi s›n›f›, sosyalizm ve devrim aflk›na(!) kurulan örgütler devrimci ve sosyalist hareketi büyük oranlarda bölmüfltür. “Marksizmin yorumu ve pratikte yeniden üretimi” denildi¤inde, bundan herkes farkl› sonuçlar ç›karmaktad›r. Marksist kadrolardaki kafa kar›fl›kl›¤› büyük oranda hükmünü sürdürüyor. Kendi sentezimizin üretilmesi yerine hâlâ söze “dedi ki” diye bafllayan afl›nm›fl tiratlar ortaya ç›kmaktad›r. Sol “cenah›m›z” ne ayr›flabilmifl ne de bütünleflebilmifltir; ayr›ca, politikada hesaba kat›lmas› gereken bir varl›k oldu¤unu henüz kan›tlayamam›flt›r. Finans oligarflisi iyice palazlanm›flt›r. Kapitalist sömürü daha da katmerleflmifltir. Sistemin bask›s›, art›-de¤er sömürüsü ve devlet terörü daha da artm›flt›r. Devlet tekelci kapitalizmi uluslarötesi tekelci sermayenin yer yer yerli bir orta¤›, iflbirlikçisi veya tafleronu olmufltur. Sistemin yap›sal krizi ancak köklü-devrimci-dönüfltürücü çabalarla afl›labilir. Bu topraklarda yaflayan emekçi halklara karfl› “rahatl›kla” uygulanagelen inkâr, imha ve asimilasyon politikalar› (biraz da Sol’un s›n›f temelinde politika üretemeyifli, vb. nedenler yüzünden), sosyal s›n›f ve sosyolojik emekçi halk gerçekli¤i yerine din, cemaat, etnisite ve milliyetçi ak›mlar› öne ç›karm›fl ya da ç›kar›lm›flt›r. Bir yandan nasyonal sol, di¤er yandan liberal sol ak›mlar, beri yanda floven ve sosyalfloven ak›mlar Sol ad›na(!) politika yapmaya soyundurulmufltur. Emperyalizmin kapitalist avanta ve ya¤malar düzeninin insana ve insanl›¤a sald›r›s› daha da pervas›zlaflm›flt›r. ‹flçi s›n›f›n›n her alandaki diyalektik birli¤i davas›n› gerçeklefltirebilme flart›yla: 15 / 16 Haziran Direnifli’nin devrimci-dönüfltürücü ruhunu kuflanarak, sosyal muhalefet dinamiklerinin ilkeli, militan, özverili, samimi, dürüst kadrolar›n› bir potada eritip yeni bir halita oluflturarak daha görkemlisini örgütlemenin ve de aflman›n mümkün olaca¤›na inan›yorum. Tutarl› bir kopuflu gerçeklefltirmenin-davranman›n tam da zaman›d›r.

KESK ve KAMU-SEN’in ‘toplu görüflme’lerden sonra, 25 Kas›m 2009’da ald›¤› ‘genel grev’ (asl›nda bir günlük ifl b›rakma ve uyar› grevi) karar› ile kamu emekçilerinin talepleri aç›s›ndan önemlidir. ‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹: Bu ‘genel grev’ karar›n› KESK’in kamu emekçilerinin örgütlenmesindeki “vukuat›” unutulmadan ele al›nmal›d›r. Eyleme mevcut sendikalar d›fl›ndaki sendikalar ve emekten-emekçiden yana tüm güçleri yan›na alarak, ‘Grev Komiteleri’ oluflturularak örgütlenmelidir. AKP iktidar› kamu emekçilerinin kazan›lm›fl haklar›na karfl› sald›r›s›n› sürdürüyor. E¤itimde, sa¤l›kta, sosyal güvenlikte, ifl güvencesinde, grevli-sözleflmeli sendika hakk›n› gasp etmifltir. Kamu emekçilerinin hakl› taleplerini karfl›lamam›flt›r. Kamu emekçilerinin taleplerini ve devrimci mücadele geleneklerini terk eden KESK, bir yandan tabandaki deste¤ini kaybetmifl, öte yandan kamu emekçilerinin davas›n› ‘burjuva yasall›¤›’ çerçevesine indirgemifltir. Bu durumda sendikal örgütlülükten uzaklaflm›fl bir KESK’in ‘genel grev’i örgütleyip amac›na tafl›yaca¤› tart›flmal› bir konudur. KESK’in KAMU-SEN ile MEMUR-SEN gibi sermaye ile bar›fl›k kara gerici, ›rkç› ve floven konumu bilinen sendikalarla ‘genel grev’i örgütleyifli de tart›flmal› bir konudur. Bu sendikalar ilerici çizgisinden uzaklaflm›fl KESK’i de¤il, tabandaki bilinçli ve kararl› kadrolar›n mücadelesini k›rmak niyetindedir. ‹fl b›rakma ya da uyar› grevini her fleye ra¤men, tabanda örecek ‘Grev Komiteleri’ni örgütlemek KAMU-SEN ile MEMUR-SEN’in taban›na hitap etmek ve grev k›r›c› rollerini k›rmak olmal›d›r. AKP bu greve karfl› ç›kacakt›r. Kamu emekçilerinin yüzde yüz hakl› ve meflru eylemini “yasad›fl›” olarak tehdit edecektir. ‹dari bask›, sürgün ve iflten ç›karma gibi yapt›r›mlara baflvuracakt›r. “Genel Grev”i örgütleyen KESK ve KAMU-SEN’in kamu emekçilerinin tek bir sendikada buluflmas› ve örgütlenmesi mücadelesindeki kötü sicillerini biliyoruz. Kamu emekçilerinin yeteri örgütlenmeden, kadro ve donan›mdan yoksunlu¤u ve da¤›n›kl›¤› gibi sorunlar› unutulmadan al›nan bu ‘genel grev’ karar› elbette desteklenmelidir. Devletin muhtemel bask›lar›na, sendikal bölünmeye katk› sunan MEMUR-SEN gibi sendikalar›n sapt›r›c› eylemlerine karfl› nas›l bir önlem alacaklar›n›, nas›l davranacaklar›n› flimdiden düflünmek ve örgütlerini bunlara haz›rlamak durumundad›r. Eylem yasal ve fiilî bask›lar› gündeme getirdi¤inde; sendikalar bu duruma göre hem önemli bir hukuk savafl›na, hem de tüm emek ve emekçi dostlar›n› yanlar›na alarak ‘genel grevi’ baflar›ya tafl›mak durumundad›r. Genel Grev, Siyasî Grev, Genel Direnifl, Hak Grevi ve Do¤rudan Demokrasi haklar›n› kullanmak isteyen iflçi ve emekçiler mevcut yasal düzenlemeler ve uluslararas› anlaflmalarla yeterince teminat alt›na al›nmam›fl olsa da burjuvazinin bask› ve terörüne karfl› yasal ve meflru bir zemindedirler. Gazetemiz Çal›flanlar› kamu emekçilerinin hakl› mücadelesinin yan›ndad›r. ‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹

Röportaj› Yapan: H›d›r Diren

11


‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹

K‹RALIK ‹ST‹HDAM BÜROLARI NE “GÖTÜRECEK”? Kemal Sunal’›n filminde ne de çok gülmüfltük o sahneye. “ben”, “sen”, “been” “sen” , “e been” “sen gelme ulan”.

Bu sald›r› yeni de¤il, her ne kadar paran›n partisi, IMF’nin göz bebe¤i AKP hükümeti taraf›ndan yasa yeni ç›kar›lsa da geçmi-

‹nsan pazar›ndan bahsediyorum. Her sabah erkenden kendi

fli daha öncelere dayan›r. 1980’lerde bafllayan 1990’larda git gide

emek gücünü 3-5 kurufla satmak ve eve ekmek götürmek amac›yla

her alana yay›lan ve uluslararas› alanda dayana¤› GATS (Hizmet

insan pazar›na do¤ru yollanan binlerce emekçiden. “Kay›t d›fl›”

Ticareti Genel Anlaflmas›) tafleronluk sistemi bugün sa¤l›k, sosyal

olarak sigortas›z, sendikas›z, güvencesiz, yani yar›n tekrar ifl bulu-

hizmet, e¤itim, enerji, inflaat, vb. hemen her alanda çok yayg›n ola-

nup bulunmayaca¤› belli olmayan çal›flma sisteminden. Yani iflçi

rak iflletilmektedir. Yani iflçi kiralanmas› yeni de¤il, örtülü bir bi-

simsarl›¤›n›n yal›n halinden bahsediyorum.

çimde “paravan flirketlerden hizmet al›m›” ad› alt›nda yaflanmak-

Ve art›k bu insan pazar› 26 Haziran 2009 tarihinde gece yar›s› saat 03:00’te TBMM’nin ald›¤› bir kararla bütün ifl alanlar›n› kapsar hale getirilerek yasalaflt›. Yani modern insan pazar›, haliyle de modern kölelik düzeni yeniden ve daha azg›nca infla edildi. Ve ad› 5920 say›l› çal›flma yasas› oldu. Yazd›klar›m abart›, saçma, gerçeküstü de¤il. Çünkü eskiden bir iflçi fabrikada çal›flmak istedi¤inde bir ifl sözleflmesi imzal›yordu. Burada taraflar kapitalist ile iflçi oluyordu. Bu imzalarla iflçi emek gücünü satmay› ve patron için de¤er üretmeyi taahhüt ederken kapitalistte iflçiye karfl› sigorta, ifl güvencesi, ifl kazas› vb. baz› sorumluluklar› yerine getirmeyi taahhüt ediyordu. Taraflar aras›n-

tad›r. Bugün hastanelerde doktorlar d›fl›ndaki herkes (radyolog, teknisyen, hemflire, temizlikçi, güvenlikçi, hasta bak›c›, sosyal çal›flmac›, vb.) taflerona ba¤l› olarak çal›flmaktad›r. E¤itim alan›nda binlerce ö¤retmen “ücretli ö¤retmen” ad› alt›nda güvencesiz, asgari ücretin biraz üstünde bir maaflla ve müdürün istedi¤i anda kovabilece¤i bir statüde çal›flt›r›lmaktad›r. Memur atamalar› 4b kapsam›nda yap›l›p iflçinin ifl güvencesi ortadan kald›r›lm›flt›r. Altyap›s›, kapitalistler taraf›ndan krizden ç›k›fl yolu olarak ortaya konan bu “çözüm” kriz anlar›nda de¤eri olmayan mamullerin üretiminin durdurulmas›n› ve sadece pazar› olan ürünlerin üretilmesini sa¤lamak ve bir ürünün pazar› olufltu¤unda hemen o alanla ilgili üretimi yeniden bafllatmay› hedefliyordu. Böylece kapitalist

da ortaya ç›kan sorunlarda ve iflçi aleyhine geliflen durumlarda ifl-

istedi¤i anda bir fabrikan›n üretimini durduracak ya da bir fabrika-

çi sendikalar› devreye giriyor ve iflçinin ekonomik haklar›n› savun-

y› tekrar ifller hale getirebilecektir. Bu kriz anlar›nda binlerce zaten,

mak için toplu sözleflme, grev, miting vb. pek çok müdahalede bu-

düflük ücretle, güvencesiz çal›flt›r›lan insan›n kap› önüne konmas›

lunabiliyordu. Ancak yeni düzenleme ile ifl sözleflmesi iflçi ile kapi-

anlam›na gelecektir, gelmektedir. Türkiye ‹flveren Sendikalar› Kon-

talist iflletme aras›nda de¤il, iflçi ile “kiral›k istihdam bürosu” ara-

federasyonu (T‹SK) taraf›ndan haz›rlanan 3 Kas›m 2008 tarihli

s›nda yap›lacakt›r. Ve ad› “geçici ifl sözleflmesidir”. Bu sözleflme ile

“Küresel Krize Karfl› Al›nmas› Gereken Tedbirler” bafll›kl› raporun

Kiral›k ‹stihdam Bürosu (K‹B) iflçiyi kendi r›zas› olmadan istedi¤i

7. sayfas›nda denildi¤i gibi : “‹fl Kanunu’nda de¤ifliklik yap›larak

flirkete “kiralayabilecektir.”

özellikle yeni istihdam imkân› sa¤layacak ‘özel istihdam bürolar›

Meslekî anlamda “geçici ifl iliflkisi” ad›n› tafl›yan yeni düzenle-

arac›l›¤›yla dönemsel çal›flma’ yasalaflt›r›lmal›.”d›r. iflte bugün ger-

meye göre özel istihdam bürolar› ifl sözleflmesi yapaca¤› iflçiyi bir

çekleflen tam da budur. Bu yasan›n altyap›s› birkaç y›ld›r haz›rlan-

baflka patrona 18 ay süreyle “geçici iflçi” olarak devredebilecek, ifl-

maktad›r. ‹stanbul’da bafllay›p tüm Türkiye’ye yay›lan ismek kurs-

çinin as›l patronu özel istihdam bürosu olacakt›r. Yani K‹B amac› ifl-

lar›, yani “meslek edindirme kurslar›” ve bu çerçevede yüz binler-

çiyi çal›flt›rmak de¤il, kiralamakt›r. ‹flçinin devredilece¤i patron ile

ce, milyonlarca çal›flana insan›n ya da belli bir üniversiteyi bitirmifl

geçici ifl sözleflmesini özel istihdam bürosu yapacakt›r. Patronun ifl-

ya da belli bir iflte uzmanlaflm›fl insan›n niteliklerinin kay›t alt›na

çiye karfl› hiçbir sorumlulu¤u kalmam›flt›r. ‹flkolu belli olmayan, ifl

al›nmas› ve devletçe art›k belli bir yerde örne¤in; ‹stanbul’da kaç

güvencesi ve ücret güvencesi olmayan bu yol ile güvencesiz, düflük

iflçinin hangi niteliklere sahip oldu¤unun art›k devlet taraf›ndan

ücretli, esnek ve sendikas›z kiral›k bir iflgücü yarat›lm›fl olacakt›r.

denetlenebilir ve ulafl›labilir bir hale getirilmesi sa¤lanmaktad›r.

Bu yasa ile tafleronluk sisteminin de ötesine geçilmifl olacakt›r.

K›saca bu süreç yeni bafllamam›flt›r, olgunlaflma sürecini yafla-

Da¤›n›k’da olsa, zay›fda olsa mevcut olan iflçi s›n›f› hareketi tama-

maktad›r ve ilerleyen y›llarda bu sürecin a¤›rl›¤› daha fazla hisse-

men yok edilmek istenmektedir. Bu kiral›k istihdam bürolar› yak›n

dilecektir. Bu süreç iflçi ve emekçilere büyük bir y›k›m getirecektir.

zamanda modern, yani geçmiflin ilkel pazar›n›n modern insan pa-

Kapitalizmin bu derin sald›r›s›na karfl› bütün iflçileri birlefltirecek

zar›na dönüfltürülmesi amac›n› güden ve giderek s›n›f›n hali haz›r-

bir direnifl projesi oluflturulmal› ve ilerici, devrimci, ayd›n, emek-

da da¤›n›k da olsa mevcut örgütlülü¤ü tamamen parçalamay›

ten-emekçiden yana bütün güçler bu projenin bir bilefleni olmal›-

amaçlayan, bütün iflçileri yaln›zlaflt›ran bir amaç güdüyor. Böyle-

d›rlar.

ce dikensiz bir gül bahçesi yarat›lacak, sermaye sömürüsünü katmerlefltirecektir.

‹fiÇ‹ B‹RL‹⁄‹

‹. Erifl Web : www.iscibirligi.info (haz›rlan›yor) E-posta : iscibirligigazetesi@gmail.com

‹fiÇ‹-K‹TLE GAZETES‹ YIL : 1

SAYI : 1

KASIM 2009

Süresi: fiimdilik 2 Ayda Bir Yay›nlan›r Fiyat›: 1 TL Sahibi: S›rr› Öztürk Yaz› ‹flleri Müdürü: Özkan Ayd›nl› Yönetim Yeri ve ‹letiflim: Akb›y›k De¤irmeni Sok. No:33/A 34122 Sultanahmet -Eminönü -‹stanbul Telefon: (0212) 638 81 82 Fax: (0212) 638 81 72

12

Posta Çeki No: 98213 • Banka Hesap No: ‹fl Bankas› Ca¤alo¤lu fiubesi (1095) 325 835 Abone: Yurtiçi y›ll›k: 6 Say› 6 TL • Yurtd›fl›: Üç kat› Yay›n ilkelerimizle ba¤daflmayan ilanlar kabul edilmez. Yay›n kurulu yazarlar› ve ilkelerimiz d›fl›nda yaz› kabul edilmez. Yaz›l› metinler kaynak gösterilerek kullanabilir. Teknik Büro: Sorun Teknik Büro Bask›: Kenan Ofset Davutpafla Cad. Güven San. Sit. C Blok No: 258 Topkap› / ‹stanbul Yay›n Türü: Yerel Süreli • ISSN: 1309-2669


iscibirligi20091  

SEND‹KAYA ÜYE OLMANIN CEZASI: ‹fiTEN ATILMAK BASINDAN ‹fiÇ‹-K‹TLE HABERLER‹ H E R K E S ‹ N Y E T E N E ⁄ ‹ N D E N , ‹ H T ‹ Y A C I N A G Ö...

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you