Skip to main content

gundondu13

Page 1

Türkiye Yeşilleri Koordinasyon Grubu İletişim Bülteni Sayı: 13 – Ekim - Kasım 2005

Ender Eren, Alper Akyüz, Ayşen Erdoğan, Noyan Özkan, Anne De Boer

EKOLOJİK ve SOSYAL bir AVRUPA için

yeşiller


Türkiye Yeşilleri Koordinasyon Grubu

Yeşiller ve Avrupa

İletişim: Yeşiloda, İstiklal Caddesi Kurabiye Sokak No 13 Kat 3 Beyoğlu / İSTANBUL Hafta içi her gün 11.00 – 19.00 açıktır. Telefon & Faks: 0 212 243 83 33

Geçtiğimiz iki ay içinde Avrupa konusunda iki önemli toplantı vardı Türkiye Yeşilleri için; Birincisi 3 Ekim’de başlayacak Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyelik müzakereleri öncesinde İzmir’de yapılan Türkiye Yeşilleri Koordinasyon Grubu toplantısıydı ki, Yeşillerin Türkiye ve Avrupa’ya bakışlarını ortaya koyacaktı. Bu sayımızın kapağını oluşturan ve “Ekolojik ve Sosyal bir Avrupa için Yeşiller” söyleminin ortaya konduğu toplantıyla ilgili ayrıntıları yanda bulacaksınız. Bir diğer gelişme ise Kiev’de yapılan Avrupa Yeşil Parti Konsey Toplantısında yaşandı. 2004 yılı içinde verdiğimiz gözlemci üyelik başvurusunun görüşüleceği bu toplantıdan da oybirliği ile kabul kararı çıktı. Wolfgang Sachs’ın konuşmacı olduğu Küresel Isınma ve İklim Değişikliği Konferansı ve Nükleersiz Bir Dünya İçin Akkuyu Gençlik Kampı da geçen ay içinde ülkemizde gerçekleştirdiğimiz önemli gelişmelerdi. Kasım ve Aralık ayları ise yine yoğun etkinliklere sahne olacak. Yerel Konferanslar, Ankara’daki Nükleer Karşıtı Konferans ve artık gelenekselleşen İstanbul’daki 4. Yeşil Diyalog Toplantısı. Buluşmak üzere, dostlukla…

Web Adresi: www.yesiller.org Elektronik Posta: yesillerinfo@yesiller.org yesillerinfo@yahoo.com Kamuoyu İletişim Listesi: yesiller-iletisim@yahoogroups.com Politik Tartışma Listesi: yesiller-tartisma@yahoogroups.com Koordinatörler Kurulu: Avrupa Birliği İzleme Grubu Koordinatörü: Alper Akyüz Barış ve Silahsızlanma Çalışma Grubu Koordinatörü: Kadir Dadan Basın Yayın Bürosu Koordinatörü: Dilaver Demirağ – dilaverdemirag@yesiller.org Enerji Çalışma Grubu Politika Sorumlusu: Bilge Contepe Genel Koordinatör : Ender Eren - endereren@yesiller.org Hayvan Hakları Çalışma Grubu Koordinatörü: Beril Sözmen İklim Değişikliği ve Küresel Ekoloji Çalışma Grubu Koordinatörü: Ümit Şahin Politik Öngörü Çalışma Grubu Koordinatörü: Enver Avcı Program Çalışma Grubu Koordinatörü: Gazihan Çağlar - gazihancaglar@yesiller.org Örgütlenme Çalışma Grubu Koordinatörü: Kasım Yeter - kasimyeter@yesiller.org Uluslararası İlişkiler Çalışma Grubu Koordinatörü: Dilek Özkan - dilekozkan@yesiller.org Yeşiller Ankara Grubu Koordinatörü: Solmaz Karabaşa - yesillerankara@yesiller.org Yeşiller İstanbul Grubu Koordinatörü: Onur Avcı - yesilleristanbul@yesiller.org Yeşiller İzmir Grubu Koordinatörü: Yelda Kullap - yesillerizmir@yesiller.org Yeşiller Kadıköy Grubu Koordinatörü: Hediye Türkan – yesillerkadikoy@yesiller.org

Kadir Dadan

İçindekiler: Türkiye Yeşilleri Koordinasyon Grubu Toplantısı İklim değişikliği Konferansı Avrupa Yeşil Parti Konsey toplantısı Akkuyu Gençlik Kampı Basın Açıklamaları Takvim & Haberler

3 5 6 6 7 8

Yeşiller Ankara Grubu Toplantı Yeri ve Zamanı: Anares Cafe, Meşrutiyet Cad Hatay Sok No 7/11 Kızılay/Ankara Her Salı günü 18.30 yesillerankara@yesiller.org Elektronik İletişim Grubu: yesiller-ankara@yahoogroups.com Yeşiller İstanbul Grubu Toplantı Yeri ve Zamanı: Yeşil Oda, İstiklal Cad Kurabiye Sok No 13 Kat 3 Beyoğlu/İstanbul, Her ayın 1. ve 3. Çarşamba günü saat 19.00 Telefon/Faks: 0 212 243 83 33 yesilleristanbul@yesiller.org Elektronik İletişim Grubu: yesiller-istanbul@yahoogroups.com Yeşiller İzmir Grubu yesillerizmir@yesiller.org Elektronik İletişim Grubu: yesiller-izmir@yahoogroups.com Yeşiller Kadıköy Grubu Elektronik İletişim Grubu: yesillerkadikoy@yahoogroups.com


Türkiye Yeşilleri Koordinasyon Grubu Toplantısı - İzmir

Ekolojik ve Sosyal bir Avrupa Türkiye Yeşilleri Koordinasyon Grubu, 2005 yılında üçüncü toplantısını 30 Eylül - 2 Ekim 2005 tarihlerinde İzmir’de yaptı Türkiye’nin Avrupa Birliği ile tam üyelik müzakerelerinin başlamasının hemen öncesine rastlayan toplantıda, Türkiye ve Avrupalı Yeşillerinin müzakere sürecine bakışının dile getirildiği bir panel ve basın açıklaması yapıldı. TYKG Avrupa Birliği İzleme Çalışma Grubu Koordinatörü Alper Akyüz tarafından yapılan basın açıklamasını arka sayfada bulabilirsiniz. “Avrupa’nın Siyaseti ve Yeşiller” başlıklı panele ise, Alper Akyüz’ün yanı sıra, İzmir Barosu Eski Başkanı Noyan Özkan ve Avrupa Yeşil Parti Doğu - Batı Diyalogu Grubu Koordinatörü Anne De Boer katıldılar. Panelin kolaylaştırıcılığını Yeşiller İzmir Grubundan Ayşen Erdoğan yaptı. Alper Akyüz, basın açıklamasında dile getirilen görüşlerin geniş bir açılımını yaparken, Türkiye Yeşillerinin müzakere sürecine Yeşiller Avrupa Birliği İzleme Grubu Koordinatörü Alper Akyüz, Yeşiller İzmir ilkeleri çerçevesinde yaklaşacağını ve hem Türkiye’deki hem de Koordinatörü Yelda Kullap ve Basın Yayın Bürosu Koordinatörü Dilaver Avrupa’daki düzenleme ve kurumlara eleştirel konumlarını Demirağ ile birlikte basın toplantısında. sürdüreceğini vurguladı. Türkiye’deki Yeşiller olarak en az Avrupa Birliği kadar Avrupa politik alanını da sürecin bir parçası olarak gördüklerini, Akdeniz ve Kuzey Afrika kadar Balkanlar, Kafkaslar ve Ortadoğu’nun da bu politik alanın bir parçası olduğunu vurguladı. Noyan Özkan, AB müzakerelerinin başlaması tarihi yaklaştıkça giderek artan gerginliğe dikkat çekerek, Türkiye’nin hala demokrasiyi içine sindirememiş olduğunu, Ordunun hala siyasal olarak sürecin içinde olduğunu dile getirdi. Anne De Boer ise, müzakere sürecinin uzunluğunu ve zorluluğunu dile getirirken, Türkiye’nin AB’ye üyeliğini desteklediklerini ve sürecin sonundaki muhtemel referandumlarda da destekleyebileceklerini, ancak demokrasi ve insan hakları konusunda Türkiye’nin süreç içerisindeki tavırlarını önemli bulduklarını, bu açıdan bakıldığında yasal düzenleme anlamında gösterilen ilerlemelerin henüz yaşama yansımadığının altını çizdi. Panel sonrasında, Yeşiller İzmir Grubundan Yelda Kullap, Ayşen Erdoğan ve Tuncay Karaçorlu, İzmir’de yapımı süren viyadüklere karşı yürüttükleri hukuki mücadeleleri dile getirdiler. Bu viyadüklerin insanlar için değil, otomobiller için yapıldığını vurgulanırken, tarihi dokuya verecekleri zararlar da dile getirildi. Daha sonra Arif Ali Çangı ve İffet Diler Allinoi Antik Kentini sular altında bırakacak baraj yapımına karşı yürüttükleri mücadeleler hakkında slayt gösterisi eşliğinde bilgi verdiler. Bu bilgilendirmeden sonra Gültekin Tetik’in yönetmenliğini yaptığı “Aynı Gökyüzü Altında” adlı belgeselin gösterimi yapıldı. Son olarak Fatma Biyke Şoran anısına, çevre konusunda yaptıkları özverili çalışmalar nedeniyle İzmir’li Avukatlara bir plaket verildi.

TYKG atölye çalışmaları

Toplantı süresince üç başlıkta atölye çalışmaları yapıldı. İlk gün yapılan “etkin iletişimin kitle iletişim araçları üzerinden yürütülmesi ve süreçte izlenmesi gereken yollar” konulu atölyede Engin in sunumu üzerine tartışma yapıldı. İkinci gün düzenlenen Koordinasyon seçim sistemi konulu atölyede ise önümüzdeki Aralık’ta yapılacak TYKG toplantısında belirlenecek yeni koordinatörlerin nasıl seçileceğine ilişkin yöntemler tartışıldı. Üçüncü gün ise Anayasa konulu atölyede “Yurttaş Anayasası” üzerine tartışmalar yapıldı. Yeşiller İzmir Grubunun koordinasyonunda anayasa üzerine çalışmalar yürütmek üzere bir komisyon kurulması kararlaştırıldı.

3


EKOLOJİK VE SOSYAL BİR AVRUPA'DAKİ TÜRKİYE İÇİN! Yeşiller Türkiye Koordinasyonu olarak 3 Ekim 2005 günü başlaması beklenen Avrupa Birliği Katılım Müzakereleri sürecini en temelde politik bir süreç olarak görüyoruz. Bu sürecin Türkiye ve Avrupa toplumları olarak yaşamımıza olası etkisi ve ülkenin ve birliğin politik yaşamına getireceği boyutlar açısından bu sürecin dışında kalınmaması gereklidir. Yeşiller için AB, artık üye ülkelerle sınırlı olmayan ve Türkiye ve Balkanları da kapsayan Avrupa politik alanına bir çerçeve ve referans oluşturan kurumsal bir yapılar bütünüdür ve bu kurumsal yapı bütününe karşıtlık-yandaşlık ikileminden bakmanın içinde bulunduğumuz aşamada bir anlamı yoktur; bu ikileme sıkışıp kalmak ise politik alandan dışlanma veya kendini dışlama sonucunu beraberinde getirecektir. Bu nedenle Yeşiller için önemli olan Yeşillerin ilkeleri ve öncelikleri açısından Avrupa politik alanında ekolojik ve sosyal Türkiye ve Avrupa mücadelesini sürdürmektir. AB müzakere süreci Türkiye'de politika süreçlerine yeni taraflar ve müdahillerin eklenmesiyle birlikte yeni olanaklar ve zorlukların oluşmasına neden olacak yeni bir olgudur. Bu olgu Yeşillerin ekoloji, insan hakları, sosyal haklar, toplumsal cinsiyet eşitliği, yerel ağırlıklı doğrudan demokrasi, toplumsal yaşamda çeşitlilik ve toplumsal barış için endüstriyel tüketim toplumuna, neoliberalizme, erkek egemenliğine, militarizme ve tahakküme karşı mücadelesinde sürekli göz önünde bulundurulacaktır. Yeşiller Türkiye bu amaçla kendi içinde bir AB İzleme Grubu oluşturmuştur. Yeşiller olarak bu süreçte: - politika süreçlerine toplumdan ve sosyal hareketlerden beslenen - bu nedenle tarafsız olması gereken Türkiye tarafındaki müzakere müdahalemizin Türkiye ile birlikte Avrupa'yı da dönüştürme heyetinde iş çevrelerinin resmen yer almasına da kesinlikle karşı mücadelesini içerdiğini, olduğumuzu, - bu anlamda şirketlerin yada devletlerin değil, Avrupa - AB tarafının kişilerin serbest dolaşımı örneğinde olduğu gibi temel yurttaşlarının birlikteliği temelinde bir demokrasi ve hukuk sistemi konularda Türkiye'ye özel olarak kalıcı önlemler getirmesinin kendi için uğraş vereceğimizi, hukukuna ve özüne de ters düşeceğini ve kale Avrupasının - en az Türkiye'deki kurumlar ve politik yapılara olduğu kadar AB oluşumuna katkı sağlayacağını, kurumları ve Avrupa içi politik yapılara yönelik eleştirel - ulusal sınırları aşan ekoloji ve insan hakları mücadelesinin parçası duruşumuzu sürdüreceğimizi, olarak Balkanlar, Kafkasya, Doğu Avrupa ve Akdeniz ülkelerinin -süreç henüz başlamadan yükselme eğilimine giren Türk de Avrupa politik alanının ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini; milliyetçiliği kadar Türkiye'nin üyelik olasılığına karşı AB içinde savaş suçlarıyla mücadelenin ve Kopenhag siyasi kriterlerinin muhafazakar ve aşırı sağ politikacılarca da dillendirilen kültürel gereklerini yerine getiren Hırvatistan'la katılım müzakerelerinin ayrımcılığa ve ırkçılığa varan eğilimlere de karşı olduğumuzu ve başlaması ve diğer Batı Balkan ülkeleriyle üyeliği amaçlayan İstikrar bunların birbirlerini beslediklerini, ve Ortaklık Anlaşmalarının yaşama geçirilmesini desteklediğimizi, -insan hakları mücadelesi kapsamında yürüteceğimiz izlemeyi AB - süreç içerisinde bu coğrafyadaki tüm Yeşiller ve diğer ekolojist ve çerçevesinde de sürdüreceğimizi ve müdahil olacağımızı, demokratik güçler ile karşılıklı güven ve saygıya dayanan bir işbirliği -sürecin bir etkisi olarak beklenen yerli ve yabancı yatırım lobileri içerisinde olacağımızı kamuoyuna açıklarız. ve ortaklıkların yağmasına karşı doğal ve kültürel dokunun ve Ekolojik ve sosyal bir Avrupa'nın parçası olarak Türkiye için çalışanların haklarının korunmasına ağırlık vereceğimizi, bu Yeşiller! öncelik alanlarında mevcut ulusal mevzuattan daha ileri olan AB Yeşiller, 1 Ekim 2005 müktesebatının zaman geçirilmeden benimsenmesi ve uygulanması için baskı oluşturacağımızı,

“NÜKLEERE NE AKKUYU’DA NE BAŞKA YERDE GEÇİT YOK” “Nükleersiz bir dünya için Akkuyu Gençlik Kampı” 2-6 Kasım tarihlerinde Büyükeceli’de yapıldı. Beşi konuşmacı, üçü uluslararası katılımcı toplam 30 kişinin katıldığı kamp, yoğun “güvenlik” önlemleri altında başladı. Üç minibüs dolusu jandarma eşliğinde süren etkinlik karşılıklı olarak (Yeşiller ve Jandarma) kameralarla görüntülendi. Kampta, Oktay Konyar Bergama-Akkuyu El ele Hareketindeki, Ertuğrul Akçaoğlu Akkuyu Yeşil Ev’deki, Melda Keskin nükleer karşıtı hareketteki deneyimlerini aktardılar. Özgür Gürbüz ve Ümit Şahin ise nükleersiz bir dünya için alternatif enerjiler üzerine bilgi paylaşımında bulundular. Etkinlik süresince köye ziyaretler ve köylülerin kampı ziyaretleri gerçekleşti. Köyün ekonomisinin bozukluğu ve nüfusunun azalması çarpıcı boyutlardaydı. NTV ve Doğan Haber Ajansı kampa gelerek röportaj yaptı. Sonuç olarak, yeni Nükleer Karşıtı Platformun kuruluşundan sonra ilk kez bölgeye gidildi, hükümete ve kamuoyuna eskisiyle yenisiyle biz hala bu işin peşindeyiz ve bu mücadeleyi bırakmadık mesajı verildi. Bu mesaj eskiler ve yeniler, Yeşiller ve Genç Yeşiller olarak verildi. En önemli sonuçlardan biri köylülerle ilişki tekrar kuruldu, onlara moral verildi ve sıkıntıları paylaşıldı. Genç Yeşiller olarak ilk kez böyle bir proje gerçekleştirildi, bu bize gelecek için güven ve vizyon sağladı. Bu kampın kendi aramızdaki dostluğa, birbirimizi tanımaya ve ilerideki ortak hareket yöntemlerimizi anlamamıza büyük katkısı oldu. Ayrıca eğer bu nükleer işi devam ettirilmek istenirse, anti-nükleer hareketin de, eskiler ve yeni gelenlerle beraber bir anlamda kendini yenilediğini söyleyebiliriz.

4


“Ekoloji olmadan eşitlik olmaz!” Yeşiller İklim Değişikliği ve Küresel Ekoloji Çalışma Grubu, Üç Ekoloji Dergisi ve Heinrich Böll Stiftung Derneği’nin birlikte düzenlediği Küresel Isınma İklim Değişikliği Konferansı İstanbul’da yapıldı. Wuppertal İklim, Çevre ve Enerji Enstitüsü'nde çalışan ve uluslararası alanda bir çok yayını bulunan Wolfgang Sachs’ın konuşmacı, Açık Radyo Yöneticisi ve Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Ömer Madra ve Yeşiller İklim Değişikliği Koordinatörü Ümit Şahin’in tartışmacı olarak katıldığı konferansa 150’yi aşkın kişi katıldı. Wolfgang Sachs, ilgiyle izlenen konuşmasının başında iklim Sırasıyla Wolfgang Sachs, Ayşem Mert, Ömer Madra ve Ümit Şahin değişikliğinin tüm dünyayı etkilediğini, ancak en zayıfların ve en kırılganların daha fazla etkilendiğini, bu kesimin küresel ısınma sorunun ortaya çıkışında hiçbir suçu bulunmadığını dile getirerek, konuya temelde adil gelecek açısından yaklaşılması gerektiğini vurguladı. Sachs, bu bakış açısıyla temel neden olan petrol uygarlığına, çevre ve doğa kadar insanlık adına da karşı çıkılması gerektiğinin altını çizdi. Konu petrol olduğunda herkesin ilgisi olduğunu, insan hakları bahane edilerek Irak’a müdahale edenlerin, Ruanda’daki katliamlara seslerinin çıkmadığını, çünkü orada petrol olmadığını dile getirdi. Azalan kaynakların, onların üzerindeki çekişmeleri de arttırdığını vurgulayan Sachs, bu anlamda başta gelişmiş ülkeler olmak üzere, tüm insanlığın tüketimini sorgulaması gerektiğini dile getirerek, uluslar üstü bir tüketici sınıfın ortaya çıktığını, gelişmiş ülkeler kadar, gelişmekte olan ülkelerde de benzer şekilde otomobil kullanan, et tüketen, daha fazla enerji “emen” bu sınıfın tüm dünyanın geleceğini tehlikeye attığını vurguladı. Sachs, bütün bunların güç kullanılarak yapıldığını ve bu haydut-talancı ekonomilerin kırılması için kaynakların adil kullanımı üzerine bir demokratikleşmenin gerçekleştirilmesi gerektiğini dile getirdi. Bu anlamda ekoloji olmadan eşitlik olmayacağını vurgulayan Sachs, küresel ısınmanın bir insan hakları ihlali olduğunu savundu. İnsanlığın geleceğini daha adil kılmak için, ilk olarak daha az girdi kullanarak, daha çok üretecek ama sonuçta daha az tüketecek bir etkinliği yaratacak akıl, teknik ve mühendisliği geliştirmesinin zorunluluğunu vurgulayan Sachs, ikinci olarak tutarlı olunması gerektiğini söyledi. Benimsenen yöntemlerin doğaya daha az zararlı ve doğayla daha çok uyumlu olması gerektiğini dile getiren Sachs, son olarak da kendi kendilerine yeterli olmanın, yeterliliğin gereksinimle sınırlı olmasının sağlanması gerektiğini, bugün insanlık eğer gerçekten adalet istiyorsa, daha refah içinde yaşayanların 'nasıl daha azla yaşarız' sorusunu sorulmalarını ve buna bir yanıt bulmalarını gerektirdiğini söyleyerek konuşmasını bitirdi. KÜRESEL ISINMA SORUNU İÇİN 10 ÇÖZÜM YOLU Daha sonra Ömer Madra ve Ümit Şahin, Sachs’ın ortaya koyduğu · 2050 yılına kadar sera gazı emisyonlarında, 1990 tabloyu Türkiye açısından değerlendirdiler. Konferans sonunda rakamlarına göre %60'a varan bir azalma zorunlu. yönetmenliğini Mehmet Ali Üzelgün’ün yaptığı “Cemre” adlı · Enerjinin verimli kullanılması yasal değişikliklerle belgeselin gösterimi yapıldı. Konferansla ilgili ayrıntılı bilgiye, desteklenmeli. Mustafa Sütlaş’ın kendi sitesinde hazırladığı haber ile ulaşabilirsiniz. · Elektrik üretiminde rüzgâr, güneş gibi temiz www.sutlas.com/mesele.htm Salonun bir bölümü (yenilenebilir) enerji kaynaklarının payı hızla arttırılmalı. · Hükümetler karbon vergileri ve temiz enerji ile teknolojileri teşvik ederek geçiş dönemlerine öncülük etmeli. · Enerji tasarrufu her yerde kural haline gelmeli, binalarda enerji verimliliği için standartlar konulmalı. · Ulaşımdan kaynaklanan karbondioksiti azaltmak için motorlu taşıtlara dayanmayan ulaşım biçimleri ve toplu taşımacılık geliştirilmeli. · Yaşam biçimlerimizi sorgulamak ve değiştirimek, daha çok bisiklet yolu, daha az otomobil ve uçak kullanmak, daha az enerji tüketmek zorundayız. · Atmosferdeki fazla karbozdioksiti temizleyen orman alanlarının korunması ve genişletilmesi gerekiyor. · Küçük güzeldir; üretimde, tüketimde, yatırımlarda devasa ölçekleri terk etmek zorundayız. · Yeşil bir gelecek için çalışmalıyız.

5


AYP Konsey Toplantısı - Akkuyu Gençlik Kampı – Basın Açıklaması

Gözlemci Üyeliğimiz Oybirliği ile Kabul Edildi… Avrupa Yeşil Parti Konsey toplantısı, 21-23 Ekim tarihlerinde Kiev’de yapıldı. Toplantıya Türkiye Yeşilleri adına Genel Koordinatör Ender Eren, Uluslararası Koordinatörü Dilek Özkan ve Avrupa Yeşil Parti ile İlişkiler Dönemsel Sorumlusu Ümit Şahin katıldılar. 6 Ayda bir yapılan Konsey toplantılarından bu seferkisi, gözlemci üyelik başvurusunun değerlendirileceği için Türkiye Yeşilleri açısından özellikle önemliydi. Geçen yıl yapılan Konsey toplantısında yapılan başvuru için geçtiğimiz Eylül ayında Avrupa Yeşil Parti Yürütme Kurulu üyesi Cathrine Gréze görüşmelerde bulunmak ve bir rapor hazırlamak üzere Türkiye’ye gelmişti. Toplantıda Ümit Şahin, bir konuşma yaparak başvuru gerekçelerini açıkladı. Yapılan oylamada Türkiye Yeşilleri’nin gözlemci üyeliği oybirliği ile kabul edildi. Konsey toplantısında ayrıca Fransa ve Yunanistan Yeşilleri ile yine aşağıda ayrıntısını bulacağınız bir ortak bildirge yayımlanarak Avrupa Sosyal Forumu’nun önemi vurgulandı. Avrupa Yeşil Parti hakkında ayrıntılı bilgi için; www.europeangreens.org Fransa, Yunanistan ve Türkiye Yeşilleri Ortak Basın Bildirisi Yunanistan (Ecologi Prasini) ve Fransa (Les Verts) Yeşilleri 5 Martta Atina’da buluştular. Onları Avrupa Yeşil Partisi bünyesinde buluşturan görüşlerin ve yönelimlerinin altını Türkiye’nin de katılımıyla çizerler. Bu üç heyet, özellikle, Türkiye’nin aşağıda belirtilen üyelik koşullarını belirtilen sürede yerine getirdiği andan itibaren AB ile bütünleşmesini destekler. •Kurumlarının demokratikleşmesi •Kürtlerin haklarının tanınması ve şiddetsiz çözümlerin desteklenmesi •Kıbrıs sorununun çözümü. Kıbrıs Rumları, Kıbrıs Türklerine Avrupa Birliği ile bütünleşmiş federal bir Kıbrıs yaratmak ve Yeşil hattı sona erdirmek üzere destek olmalıdır. Bu üç heyet 2006 nisanında Atina’da gerçekleşecek Avrupa Sosyal Forumu’nun önemini vurgular ve bu buluşmanın ekolojist, dayanışmacı, sosyal adaletçi ve barışçıl bir Avrupa çerçevesinde bir Avro-Akdeniz alanının oluşması yönünde bir adım olması için Avrupa Yeşil Partisine çağrıda bulunur. Hedeflerinin Avrupa yönelimli niteliğini vurgular ve Amerikan hegemonyasına ve neoliberal küreselleşmeye karşı duran, Güney ülkelerine açık bir federal Avrupa yapılanmasını desteklediklerini belirtirler. Özellikle, Irak Savaşında destek üssü olarak kullanılan Girit ve İncirlik’teki Amerikan askeri üslerinin kapatılmasını talep ederler. Aynı talep Kıbrıs’taki İngiliz üssü için de geçerlidir. Türkiye’de yapılması planlanan nükleer santrallere karşı çıkarlar ve böylece nükleerden arınmış bir Akdeniz için mücadele ederler. Yunanistan, Fransa ve Türkiye Yeşilleri Güney köylülerini yoksullaştıran tarımsal ithalat desteğini reddetmeye ve ekolojik köylü tarımını desteklemeye dayalı bir Avrupa tarım politikasını destekler ve GDO’lara karşı olduklarının altını çizerler. Yunanistan ve Fransa ve Türkiye Yeşilleri, Kyoto protokolünün onaylanmasını tebrik ederken en kısa sürede ve somut olarak tüm ülkeler tarafından uygulamaya konulmasını talep eder ve ABD’ye protokolü imzalaması yönünde çağrı yaparlar.

6

Toplantıdan bir görünüm

DOĞU CEPHESİNDE YENİ BİR ŞEY YOK Evet yine şaşırmadık. Şemdinli’de yaşanan son olaylar “modern” cumhuriyeti yönetenlerin temel tercihlerini hiçbir şekilde değiştirmediğini, buna niyetlerinin de olmadığını çok açıklıkla yüzümüze vurmuştur. Susurluk sonrası yaşananlarla karanlıkların yırtılacağı sanısına kapılan demokratik kamuoyu, aradan geçen yıllarda derin ve yüzsüz bir direnişe ve umudun bir başka bahara kalışına tanıklık etti. Gizli operasyonların, resmi tedhişin, ölüm listelerinin, yargısız infazların durmadığını bir kez daha hayat bize gösteriyor. Sivil halkın üzerine fütursuzca bomba atan itirafçılarla kalabalığa çekinmeden kurşun yağdıranlar, aynı cephanelik araçta suçüstü yakalanmışlardır. Fakat halkın ele geçirdiği karanlık kişiler, resmi makamlarca serbest bırakılmaya çalışılmış, yeni bir infiale neden olmuşlardır. Şemdinli Cumhuriyet Başsavcısına göre tüm bu yaşananlar “vatandaşın çok ufak bir iddiasıdır”. Evet, tetikçiler yine koruma kalkanı altında. Susurluk sonrası hafifçe sarsılan ve onca mücadeleye rağmen hesap sorulamayan derin devlet çeteleri yeniden toparlanmış, işlerine kaldıkları yerden devam etmektedirler. Sırça koltuklarında oturan ağababaları, ölüm listelerini tetikçilerine göndermeyi ihmal etmiyorlar. Başbakan “kimse kayırma beklemesin” derken, Devlet Bakanı Çiçek “şer odaklarını ve başka ülkelerin taşeronlarını” adres olarak gösteriyor. Başbakan kayırma talebinde bulunanları, Bakan Çiçek de bu odakları ve ülkeleri açıklamalıdır. Yine bilindik teranelerle güneşi balçıkla sıvamaya çalışmaya son vermelidirler. Yeşiller tüm halkımızı duyarlı davranmaya çağırıyor. Çetelerin ağababaları yine telaş içinde sıyrılmaya çalışıyorlar. Bu kez onlara bu fırsatı vermeyelim. Çetelerden hesap sorulmadıkça daha da güçlenecekleri açıktır. Devletin Kürt politikasındaki ‘’şiddet ile çözüm’’ tercihi değişmedikçe doğu cephesinde yeni ve umutlu bir şey beklentisi koca bir hayalden öteye gitmeyecektir. YEŞİLLER, 15 Kasım 2005


Basın Açıklamaları

Fark ettiniz mi? İstanbul hiç bu kadar tehdit altında kalmamıştı! Fark ettik İstanbul hiç bu kadar yağmaya açılmamıştı! İstanbul son 50 yıldır iktidarların sürekli bir rant ve talan kapısı olarak görülmektedir. Menderes döneminin “Ağalar, İstanbul karış karış satılıyor” zihniyetinden, Dalan’ın 2000 yıllık Bizans surlarını kendi tarihi değil diye yıkılmaya bırakan ve yedi tepeye rüşvet karşılığı villalar kuran 20 sene öncesinin zihniyetine ve daha sonraki yönetimlerce tarihi surları onarma adına yapılan ideolojik temelli cinayetlerinden sonra İstanbul şimdi de 20 milyonluk mega gelişmiş kent projesi ile bu iktidar tarafından daha çok rant ve çıkar sağlanmak istenen bir kaynak olarak ele alınıyor. İstanbul’u kendi kafalarındaki modern-gelişmiş şehir algısına bağlı olarak Dubai-New York karışımı bir ucubeye benzetecekler. Tüm dünyanın en küçük tarihi değerini, görüntüsünü, mirasını sahiplendiği, korumaya çalıştığı bir dönemde dedelerimizden, atalarımızdan bize miras kalan, talan edile edile çok yara alan ama yine de güzelliğini koruyan, ölmeyen İstanbul'u Galataport, Haydarpaşa, Dubai gökdelenleri, denizin ortasına dev heykeller gibi projelerle yani son bir altın vuruşla öldürmeye çalışıyorlar. Bu projelerin İstanbul'un yegane sosyal yaşamına, yerli insanına, kültürüne ve kimliğine hiçbir faydası olmadığı ortadadır. “Dikkat ettiniz mi gökyüzü hiç bu kadar mavi olmamıştı, çevreniz hiç bu kadar yeşil olmamıştı" pankartlarıyla imaj boyayan yerel yönetime biz de şu cümleleri sormayı bir borç biliyoruz. "Dikkat ettiniz mi İstanbul hiç bu kadar nefessiz ve vizyonsuz kalmamıştı" “Dikkat ettiniz mi İstanbul’un kuzey ormanları yağmalanıyor ve ayrıca dikkat ettiniz mi Boğaz’ın altı tarih kaynıyor ama siz onu harap ediyorsunuz” Siz öncelikle kamuyu, İstanbul'un halkını, gençliği, çocukları, yaşlıları düşünmek zorundasınız. Daralan boğulan İstanbul'da sermayenin değil halkın hizmetine ait alanlar yaratmak zorundasınız. Siz bazı şeyleri uygulamaya geçirmeden önce bize sormak zorundasınız. Demokrasi demokrasi diye bağıran AKP hükümeti alelacele çıkarılan kanunlarla, özel imar haklarıyla, batmakta olan iktidarını kimseye sormadan orayı burayı satarak kazanacağı üç-beş kuruş parayla kurtaracağını sanıyorsa yanılıyor. Muhafazakar başbakan ise bırakın doğduğu şehri muhafazayı kendi iktidarını muhafaza etmekten başka bir şey düşünemiyor. Biz İstanbul gençliği olarak sosyal, halkına öncelik vermiş, kültürünü ve tarihi kimliğini korumuş, yıkıcı değil sürdürebilir turizmi olan bir kent istiyoruz. Bizim görevimiz, ne yazık ki büyüklerimizden açgözlü eylemler sonucunda talan edilmiş şekilde aldığımız dünyada eşi benzeri olmayan bu kenti, çocuklarımıza daha güzel şekilde aktarabilmektir. İstanbul kimsenin malı değildir ve olamaz. İstanbul halkı ve esnafı yüzlerce yıldır ait olduğu mekanlarından izole edilemez. Piyasa ekonomisi ve kentsel hizmetlerin özelleştirilmesi için bastıran AB bürokratlarından değil ama Avrupa'da ki sosyal ve ekolojik kentleşme yanlılarından, İstanbul'un yağmalanmasına karşı mücadelemiz için destek istiyoruz. İstanbul sizin babanızın malı değil ama bize dedelerimizden miras kaldı. Biz de onu çocuklarımıza şu anki halinden daha kötü bir şekilde teslim etmeyeceğiz. Genç Yeşiller, 18 Ekim 2005

Nobel Barış Ödülü’nün Baradey’e Verilmesi Hakkında Nobel Barış Ödülü’nün Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Muhammed Ali Baradey’e verilmesi eşine az rastlanan bir çelişkidir. Baradey, bir yandan nükleer santrallerin yayılması için, “nükleer rönesans” gibi uydurma bir pazarlama kampanyasına öncülük ederken öte yandan halihazırda nükleer cephanelik olan dünya silah devlerinin silahlanma çabalarına yeterince karşı çıkmamıştır. Dünya barışı sadece İran ve Kuzey Kore’nin silahlanma çabalarının engellenmesiyle sağlanamaz. ABD’nin yıldız savaşları ve küçük nükleer silahları, Rusya’nın en büyük nükleer bomba peşinde koşması, İsrail’in Ortadoğu’daki tek nükleer güç olarak yer alması, Pakistan ve Hindistan’ın nükleer silahlanmaya devam etmesiyle de dünya barışı tehdit altındadır. Nükleer güçlerin memuru olarak çalışan Baradey’e verilen bu ödül, Norveç Nobel Komitesi’nin de, daha fazla nükleer santralin daha fazla nükleer silah anlamına geldiğini görmek istemeyenler kervanına katıldığının işaretidir. Nükleer endüstrinin başındaki kişiye verilen bu ödül, nükleer bombalarla kucak kucağa yaşamaya verilen bir ödüldür. Geçen yıl Wangara Mathai’ye verilen ödül, ne kadar doğru ise, bu yıl Muhammed Ali Baradey’e verilen ödül o kadar yanlıştır. Yeşiller, 8 Ekim 2005

Nükleersiz Bir Dünya İçin Ankara Konferansı Ankara Regency Hotel’de yapılacak olan Konferansın programı aşağıda. Ayrıntı için; www.yesiller.org 19 Kasım 2005 Cumartesi I. Oturum: 14.00 – 16.00 Kolaylaştırıcı: Solmaz KARABAŞA - Yeşiller Ankara Grubu Dünyada Nükleer Enerji - Mycle SCHNEIDER Türkiye’nin Enerji Gerçeği – Özgür GÜRBÜZ Enerji Politikalarında Mücadele Yöntemleri – Ender EREN II. Oturum: 16:30 – 18.30 Nükleer Enerji Üzerine Forum Kolaylaştırıcı: Özgür Gürbüz 19.00 – 20.00 Film Gösterimi: Akkuyu Belgeseli 20.00 – 21.30 Kokteyl

7


Haberler… Duyurular… Haberler… Duyurular… Haberler… 3 Aralık Küresel Isınma Eylem Günü Greenpeace, Yeşiller, Nükleer Karşıtı Platform gibi kuruluşların yanı sıra TMMOB, Mazlumder, İstanbul Tabip Odası gibi birçok sivil toplum örgütünü kapsayan Küresel Isınma Eylem Günü Çalışma Grubu, 3 Aralık Cumartesi günü saat 12.00'de İstanbul Kadıköy'de, Bursa, Ankara, ve İzmir'de yapılacak eylemler ile küresel çapta yapılacak eylemlere katkıda bulunacak. Eylemlerle ilgili daha ayrıntılı bilgi edinmek için ise; aktivizm-subscribe@yahoogroups.com adresine bir e-posta göndererek, iletişim grubuna üye olmak mümkün.

Uluslararası Alternatif Eğitim Sempozyumu İstanbul’da yapılıyor Türkiye’de alternatif eğitime yönelik ilginin ve bu konuda tartışma zeminin oluşturulması ve alternetif okulların Türkiye’de uygulama alanı bulması için çalışmalar yürütülebilmesi için bir tartışma platformu oluşturmayı amaçlayan sempozyum, 26-27 Kasım 2005 tarihlerinde, Topkapi Sarayi 1. Avlusu Aya irini'nin yanındaki Darphane - i Amire binasında gerçekleştirilecek. Ayrıntılı bilgi için; www.alternatifegitim.org adresini ziyaret edebilirsiniz.

Türkiye Yeşilleri Koordinasyon Grubu Yaklaşan Etkinlikler & Takvim Kasım 2005 19 Kasım 2005 26 Kasım 2005 26-27 Kasım 2005

Nükleersiz Bir Dünya İçin Ankara Konferansı / Ankara Yeşiller Adana Yerel Konferansı Uluslararası Alternatif Eğitim Sempozyumu / İstanbul

Aralık 2005 3 Aralık 2005 3 Aralık 2005 10 Aralık 2005 11 Aralık 2005 17-18 Aralık 2005

Küresel Isınma Eylem Günü Yeşiller Trabzon Yerel Konferansı / Trabzon Yeşiller Bursa Yerel Konferansı / Bursa Yeşiller İğneada Yerel Konferansı / İğneada - Kırklareli 4. Yeşil Diyalog Toplantısı / İstanbul

Nisan 2006 6-9 Nisan 2006

Avrupa Sosyal Forumu / Atina – Yunanistan

Mayıs 2006 5-7 Mayıs 2006

Avrupa Yeşil Parti Konsey Toplantısı / Helsinki - Finlandiya

Ekim 2006 13-15 Ekim 2006

Avrupa Yeşil Parti Kongresi / Cenevre – İsviçre


Turn static files into dynamic content formats.

Create a flipbook
gundondu13 by sol yayin - Issuu