Skip to main content

GünnDöndü 12

Page 1

Türkiye Yeşilleri Koordinasyon Grubu İletişim Bülteni Sayı: 12 – Ağustos - Eylül 2005

Yağmurda, çamurda, kentte, kırda, İstanbul’da yada başka bir yerde

tercihimiz bisikletli yaşam


Türkiye Yeşilleri Koordinasyon Grubu İletişim: Yeşiloda, İstiklal Caddesi Kurabiye Sokak No 13 Kat 3 Beyoğlu / İSTANBUL Hafta içi her gün 11.00 – 19.00 açıktır. Telefon & Faks: 0 212 243 83 33 Elektronik Posta: yesillerinfo@yesiller.org yesillerinfo@yahoo.com Web Adresi: www.yesiller.org Kamuoyu iletişim listesi: yesiller-iletisim@yahoogroups.com Koordinatörler Kurulu: Avrupa Birliği İzleme Grubu Koordinatörü: Alper Akyüz

Yeniden Merhaba Geçen yıl Ekim ayında merhaba demiştik Gün Döndü ile sizlere. Bir yılda çıkan 12 sayı ile Yeşillerin düzenlediği yada katıldığı etkinlikleri paylaştık amatör bir çabayla. Bu yıl da yine aynı çizgiyi sürdüreceğiz. Ancak birkaç farkla. Bunlardan birincisi Gün Döndü’nün düzenli yayınlanması. Bildiğiniz gibi geçen yıl etkinliklerimizin yoğunluğuna bağlı olarak değişen aralıklarla birlikte oluyorduk. Bundan sonra iki ayda bir düzenli olarak birlikte olacağız. İkinci değişiklik, artan sayfa sayısı. Daha önce tek yaprak-iki sayfa olarak çıkıyorduk. Bundan sonra değişen etkinlik yoğunluğuna göre 6-8 sayfa olarak çıkacağız. Üçüncü değişiklik ise, belirli bir sayfa düzenimiz olacak. Türkiye Yeşilleri Koordinasyon Grubunun, Yeşiller Yerel Gruplarının, konu temelli Yeşiller Çalışma Gruplarının etkinliklerinin yanı sıra dünyadaki diğer Yeşillerin etkinliklerini de yansıtmaya çalışacağız. Takvim ve Haberler bölümümüz olacak. Yaptığımız basın açıklamalarına yer vereceğiz. Amacımız, Yeşillerin etkinliklerini sizlere olabildiğince geniş bir şekilde iletmek ve herkesin erişebileceği bir arşiv oluşturmak. Değişmeyenlerse ücretsiz olarak ve internet üzerinden erişilebilir olmak. Yeniden buluşmak üzere, sevgi ve dostlukla…

Barış ve Silahsızlanma Çalışma Grubu Koordinatörü: Kadir Dadan - kadirdadan@yesiller.org

Kadir Dadan

Basın Yayın Bürosu Koordinatörü: Dilaver Demirağ

İçindekiler:

Enerji Çalışma Grubu Politika Sorumlusu: Bilge Contepe

Yeşiller Yerel Konferanslar 1 - Antalya Formula 1’e karşı bisiklet etkinliği Basın açıklamaları - 1 5. Bozcaada Yeşiller Buluşması & Üç Ekoloji Basın Açıklamaları - 2 Takvim & Haberler

Genel Koordinatör : Ender Eren - endereren@yesiller.org Hayvan Hakları Çalışma Grubu Koordinatörü: Beril Sözmen İklim Değişikliği ve Küresel Ekoloji Çalışma Grubu Koordinatörü: Ümit Şahin - umitsahin@yesiller.org Politik Öngörü Çalışma Grubu Koordinatörü: Enver Avcı Program Çalışma Grubu Koordinatörü: Gazihan Çağlar - gazihancaglar@yesiller.org Örgütlenme Çalışma Grubu Koordinatörü: Kasım Yeter - kasimyeter@yesiller.org Uluslararası İlişkiler Çalışma Grubu Koordinatörü: Dilek Özkan - dilekozkan@yesiller.org Yeşiller Ankara Grubu Koordinatörü: Solmaz Karabaşa - yesillerankara@yesiller.org Yeşiller İstanbul Grubu Koordinatörü: Onur Avcı - yesilleristanbul@yesiller.org Yeşiller İzmir Grubu Koordinatörü: Yelda Kullap - yesillerizmir@yesiller.org Yeşiller Kadıköy Grubu Koordinatörü: Murat Selçuk

3 4 5 6 7 8

Yeşiller Ankara Grubu Toplantı Yeri ve Zamanı: Anares Cafe, Meşrutiyet Cad Hatay Sok No 7/11 Kızılay/Ankara Her Salı günü 18.30 yesillerankara@yesiller.org Elektronik İletişim Grubu: yesiller-ankara@yahoogroups.com Yeşiller İstanbul Grubu Toplantı Yeri ve Zamanı: Yeşil Oda, İstiklal Cad Kurabiye Sok No 13 Kat 3 Beyoğlu/İstanbul, Her ayın 1. ve 3. Çarşamba günü saat 19.00 Telefon/Faks: 0 212 243 83 33 yesilleristanbul@yesiller.org Elektronik İletişim Grubu: yesiller-istanbul@yahoogroups.com Yeşiller İzmir Grubu yesillerizmir@yesiller.org Elektronik İletişim Grubu: yesiller-izmir@yahoogroups.com Yeşiller Kadıköy Grubu Elektronik İletişim Grubu: yesiller-kadıkoy@yahoogroups.com


Yeşiller Yerel Konferanslar 1- Antalya Türkiye Yeşilleri Koordinasyon Grubu, 2005 Yılı Yerel Konferansların birincisi Antalya’da yapıldı…

Ormanlardan Elinizi Çekin!

Son dönemde gündemi işgal eden ormanların golf sahaları yapılması için tahsis edilmesine karşı yürütülen mücadelelerle bir araya gelmek, Gençlerin çevre sorunlarına karşı yerelden küresele nasıl işbirliği gerçekleştirebileceğini tartışmak üzere, 17-18 Eylül 2005 tarihlerinde Antalya’da bir yerel konferans düzenledik. Manavgat Sivil Toplum Platformu ve Sorgun Platformunun katkılarıyla gerçekleştirilen etkinlikte Golf sahası yapılması planlanan Sorgun Ormanına bir inceleme gezisi düzenlendi. Burada Yeşiller adına Sevgi Mutlu’nun yaptığı basın açıklamasını aşağıda bulabilirsiniz. Daha sonra Manavgat Esnaf ve Sanatkarlar Odası Toplantı salonunda Sorgun Mücadelesine katkı koyan kişi ve kurumların katıldığı bir forum düzenlendi. Yaklaşık 50 katılımcının yer aldığı forumda, öncelikle mücadelenin kısa geçmişi ve çeşitli kişi ve kuruluşların deneyimi paylaşıldı. Yerelde ve ulusal çapta yapılanların nasıl birlikte yürütüleceği tartışıldı. Konu ile ilgili bir arşiv çalışması yapılarak mücadelenin el kitabının hazırlanması, hukuki sürecin bir avukatlar topluluğu tarafından takip edilmesi, yakın tarihte bir miting düzenlenmesi konularında görüş birliğine varıldı. İkinci bölümde Gençlerin çevre sorunları hakkındaki işbirliğinin tartışıldığı bir atölye çalışması yapıldı. Burada da özellikle STK’larda gençlerin düşüncelerini gerçekleştirebilmeleri için sonuç alana kadar desteklenmesi ve gençlerin dinamizmine, diğerlerinin deneyimlerinin katılmasının gerekliliği vurgulandı.

Belek’te katliam var! Yeşiller Antalya Yerel Konferansının ikinci gününde Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Antalya Şubesi’nin öncülüğünde Belek’te yapımı süren golf sahalarının bulunduğu yerde bir protesto gösterisi yapıldı. Halen 5 golf sahasının bulunduğu ve 5-6 golf sahasının daha tahsisinin söz konusu olduğu alan tam bir doğa katliamına sahne oluyor. Turizm Bakanı tarafından “doğa sever spor” olarak tanımlanan golf sahaları için binlerce ağaç kesildiği gibi, yapılan hafriyat çalışmaları 1. derece doğal sit olan alanın yerleşik bitki ve hayvan varlığını ortadan kaldırıyor. Yandaki fotoğraf ormanlık arazinin nasıl alt üst edildiğini açıkça ortaya koyuyor. Bu katliama son vermek için Antalya’daki bir çok sivil toplum kuruluşu harekete geçti. Sadece yerel değil, ulusal ve uluslararası düzeyde de konuyu gündeme taşımak için Yeşiller sürekli çalışma içerisinde olacak. Ormanlardan Elinizi Çekin! AKP Hükümeti, tıpkı kendinden öncekiler gibi göreve geldiği günden beri ormanlarla ilgili bir çok olumsuz düzenlemeyi gündemine almıştır. Bu düzenlemelerin hemen tamamı, ormanları paraya çevrilecek bir mal olarak gören ve rantiye çevrelerinin iştahını kabartan düzenlemelerdir. Cumhurbaşkanı tarafından veto edilen 2B düzenlemesi bunların başındadır ki, bu düzenlemenin tekrar gündeme getirilmesi, her ne gerekçe ile olursa olsun Yeşiller için kabul edilemez niteliktedir. Son iki yıl içinde ise ormanlık arazilerin turizm yatırımcılarına tahsisi şeklinde düzenlemeler yapılmıştır. Bunlar, orman alanlarını formula 1 ve ralli yarışları ile golf gibi sözde sportif etkinliklere kurban eden düzenlemelerdir. Orman Arazilerinin Tahsisi Hakkında Yönetmelikteki kamu yararı ve zorunluluk ilkelerinin, görev yapan hükümetler tarafından orman alanlarının endüstriyel yatırımlar yoluyla tahrip edilmesine olanak sağlayacak şekilde yorumlandıkları açıktır. “Ormanların Korunması Hakkında Sayıştay Raporu”nda da belirtildiği üzere orman arazilerinin tahsisine yönelik uygulamalar, tahsis edilen alanların az yada çok ormansızlaştırılmasına neden olmaktadır. Yine aynı raporda da belirtildiği üzere, çöp döküm alanı, toptancı hali, mezar yeri, spor tesisleri, vakıf üniversiteleri, askeri tesislerin inşası için ormanlık alanların kullanılmasının bizce hiçbir gerekçesi olamaz. Unutulmamalıdır ki, ormanlar toprak ananındır, devlet babanın değil! İklim değişikliğinin söylenti değil bilimsel bir gerçek olduğunun daha iyi anlaşıldığı bu günlerde, fosil yakıtlardan vazgeçilmesi kadar ormansızlaştırmanın önlenmesi de gelecek kuşaklara karşı sorumluluğumuzu yerine getirebilmek açısından büyük önem taşımaktadır. Yeşiller olarak, ülkemizdeki orman varlığını tehdit eden düzenlemelerin ortadan kaldırılmasını, ormanların korunması ve geliştirilmesi için uğraş verilmesini savunuyoruz. Yeşiller, 17 Eylül 2005

3


Formula 1 yarışlarına karşı bisiklet etkinliği yapıldı

“Formula 1 spor değil, iş adamı Bernie Ecclestone’un dünyayı dolaşan sirkidir” Fotoğraflar: Mustafa Sütlaş

21 Ağustos’ta İstanbul’a su sağlayan en önemli kaynaklardan Ömerli Barajı su toplama havzasında, yasal düzenlemelerde bin bir ayrıcalık sağlanarak ve zamanında tamamlanabilmesi için de kamu kaynakları tümüyle özel şirketlerin emrine verilerek inşa edilen “İstanbulotopark” pistinde gerçekleştirilen Formula 1 yarışları, medya ve hükümet tarafından büyük bir kampanya eşliğinde yapıldı. Ne kadar büyük bir iş başarıldığına ilişkin söylevler bütün yurdu kapladı. O kadar ki, sanki bu ülkedeki bir çok sorunu Formula 1 yarışları düzeltecek. Türkiye büyük “sportif” organizasyonların yapıldığı bir ülke olarak nam salacak, Türkiye’nin tanıtımına katkı yapacak, milyonlarca dolar Türkiye’ye akacak, onbinlerce kişi Türkiye’ye gelecek, gibi bir sürü süslü söz ile aslında sporla uzaktan yakından ilgisi olmayan, kimseye sağlık kazandırmadığı gibi tüm İstanbulluların sağlıklı su teminini olanaksız kılacak ve onları tamamen pet şişeli su kullanmaya mahkum edecek, yabancı otomobil markalarının Türkiye istilasını sağlayacak, hız tutkunları yetiştirip trafiğe salacak bir organizasyonun farkına varılmasının önüne geçilmek isteniyordu. Yeşiller, nice çevreci, ekolojist, anti-kapitalist ve anti-emperyalist örgütlenmenin sesini çıkarmadığı bu tek yanlı bilgilendirme bombardımanı altında, Formula 1 yarışlarına karşı bisiklet etkinliği düzenleyerek, ulaşım alanında ülkenin gerçekte neye gereksinimi olduğunu, sporun gerçek kimliğinin ne olması gerektiğini, petrol uygarlığının ve tüketim toplumunun gezegeni tehdit ettiği günümüzde yüceltilmesi değil yerilmesi gerektiğini gündeme taşıyan tek örgütlenme oldu. Bostancı Deniz Otobüsü önünde Türkiye Yeşilleri Koordinasyon Grubu İklim Değişikliği ve Küresel Ekoloji Çalışma Grubu Koordinatörü Ümit Şahin tarafından okunan basın açıklaması ile başlayan etkinlik, sağanak yağmur altında devam ederek, Maltepe-Pendik-Kurtköy hattı geçilerek Formula 1 yarışlarının yapıldığı pistin kapısında son buldu. Ara sıra güvenlik kuvvetlerinin de eşlik ettiği alternatif grand-prixe katılan herkese tekrar teşekkürler.

Hız tutkusuna karşı, Otomobilli yaşamın dayatılmasına karşı, Küresel ısınmaya yol açan petrol uygarlığının yüceltilmesine karşı, Rekabete, yarışmacılığa, paranın egemenliğine karşı, Su havzamızı işgal eden yasadışı yarış pistine karşı, Dayatılan ve tüketim çılgınlığını artıran küresel markalara karşı, Doğayı savunmak için, Bisiklete, yürümeye ve toplu taşımaya dayanan yeşil ulaşım politikaları için, Yenilenebilir uygarlığa geçiş için, Dayanışma, işbirliği ve gerçek spor ruhu için, Su havzalarımızın işgaline ve kirletilmesine dur demek için, Yeşil bir gelecek için

4

Tercihimiz Bisikletli Yaşam


Basın Açıklamaları Basın Açıklaması

Haydarpaşa Garı ve iktidarların şehir mimari anlayışları İstanbul asırlardan beri Doğu ile Batı arasındaki çelişkili mimari anlayışıyla yer yer sıkışık bir tarzda yer yer ise boş alanlar düzenleyen bir şehir olarak konumlanmış, son yüzyılın başlarında ise Batı malzemesiyle Doğu tipi mimari tarzı geliştirmeye çalışılırken, Dolmabahçe Sarayı ve Haydarpaşa garı örneklerinde olduğu gibi şehrin siluetine uygun bir şekilde yapılanmıştır. Ne yazık ki Cumhuriyetin kurulumundan sonra mimari anlayış tarzı değişirken, Doğu tarzı, bazı binalarda korunmaya çalışılsa da, artık dur durak bilmeyen beton binalar İstanbul’u teslim almaya başlamıştır. 1980 askeri darbesinden cesaret alan ekonomi anlayışı egemen kılınırken, onun doksanlı yıllarındaki izdüşümü İstanbul’da modernizm adına Swiss Otel-Park-Gökkafes kulelerini inşa ederken, örneğin Dolmabahçe Sarayı, o bölgedeki yeni görünüşün kurbanı olmuştur. İşte şimdi bir kurban daha seçilmek istenmektedir. O da Haydarpaşa garıdır. .<< Dolmabahçe sarayının mimarı bir Ermeni ailesi idi >>ya da <<Haydarpaşa Garı Alman emperyalizminin Bağdat-Hicaz demiryolunun bir parçası olarak Alman mimarlar tarafından yapılmış dı, zaten bizim mimari karakterimize uymuyor>> diye, gizliden gizliye hükümetin ve onun belediyelerinin böyle bir anlayış var sa, bu anlayış da olanlara şunları hatırlatmak gerekir:Bu yapıları bizler yabancılara İstanbul’un kültürel zenginliği olarak göstermiyor muyuz? Modern diye sunulan oteller, limandaki vinçler, gökdelenler hangi yabancı misafirin ilgisini çekiyor zannediyorsunuz?Yanlış konumlandırılan bu tip binalar şehir yaşamını daha da çekilmez hale getirmiyor mu? Onun için daha fazla söz söylemeye gerek yok. Eğer gerçekten ortak tarih anlayışı diye bir şey varsa ve bizler bunları dünya mirası olarak görüyorsak,modern mimarlık adına bu çeşit çirkinliklere izin vermeyelim. Mevcut Mimarlık kongresinde de ekolojik ve sosyal şehir anlayışı öne çıktı. İstanbul’un Belediye Başkanı ise kongrede çıkan fikirlere tümüyle ters biçimde farklı arayışlar peşinde. Bizler en başından beri binbir fikir bir şehir anlayışının tamda İstanbul için söylendiğine inanıyoruz. İstanbul Belediyesi Başkanlığına ve duyarlı kamuoyuna çağrı yapıyoruz . Haydarpaşa Gar binası etrafıyla beraber tarihi yerinde kalsın.Dokunulmasın!!! Türkiye ve Yunanistan Yeşilleri

Türkiye Yeşilleri Koordinasyon Grubu 2005 yılı ikinci toplantısı İstanbul’da yapıldı 4-5 Haziran 2005 tarihlerinde TESMER ve Taxim Hill’de yapılan toplantılara 28 kişi katıldı. Yeni çalışma Gruplarının kurulduğu ve Koordinatörler Kuruluna eklemelerin olduğu toplantılarda, Yeşillerin nasıl siyasallaşacağı konusunda tartışmalar yürütülürken, Avrupa ve Avrupa Birliği konusunda Alper Akyüz bir sunum yaptı. Toplantı sırasında Nazar Özsahakyan tarafından yapılan Ermeniler ile ilgili “Renkler Solmasın, Kültürler Kaybolmasın” adlı belgeselin de gösterimi yapıldı.

Basın Açıklaması

Yurttaş Anayasası İçin Çağrı 12 Eylül 1980 askeri darbesinin üzerinden 25 yıl geçti. Bu sürede ülke yönetimine yerleştirilen anlayış, demokrasi ve özgürlükleri hala devletin varlığına tehdit olarak görmekte, kendi denetiminde olduğu halde şiddeti bahane ederek, baskı ve tahakkümünü sürdürmeye devam etmektedir. 12 Eylül nedeniyle düzenlenmesi planlanan ve Yeşillerin de katılacağı Kadıköy mitinginin İstanbul Valiliğince ertelenmesi, bu yasakçı zihniyetin çarpıcı bir göstergesidir. Çeyrek yüzyıllık süreç sonunda açıkça görülmektedir ki, ülkenin ekonomik, toplumsal ve kültürel yapısını dikkate almadan, ulusal ve uluslararası sermaye çevrelerinin çıkarları doğrultusunda, tek yanlı propaganda eşliğinde, emir-komuta zincirinde tepeden inme uygulanan politikalar, toplumdaki var olan işbirliği, dayanışma ve paylaşma duygularını tahrip ederek, parçalanan ve birbirinden uzaklaşan bir toplumsal yapıyı ortaya çıkarmıştır. Karar düzeneklerini toplumdan uzaklaştıran, koyduğu ülke barajı ile oyların neredeyse yarısını almış sandık iradesini meclis dışında bırakan ve siyaseti bir kukla tiyatrosuna dönüştüren bu anlayış, toplumsal tepkileri azaltıcı bir “ilaç” olarak gördükleri İslamlaştırma politikalarını uygulayarak kendi elleri ile geliştirdiği ılımlı İslama karşı, şimdilerde 80 yıllık tek tipleştirici resmi ideolojiye sıkı sıkı sarılarak ayakta kalmaya çalışmaktadır. Gelir vergisi beyannameleri de açıkça göstermektedir ki, bu ülkede yaşayan insanların hükümet bir yana devlete güveni kalmamıştır. Zoraki gerçekleştirilen bir çok değişikliğe karşın, hala özünden bir şey yitirmeyen, daha fazla demokrasi ve özgürlük taleplerinin önünde aşılmaz bir duvar gibi duran ve yeni makyajının öncesinde de sonrasında da her Milli Güvenlik Kurulu toplantısında hatırlatılması ihmal edilmeyen 1982 Darbe Anayasası, toplumsal sözleşme olma niteliğini çoktan yitirmiştir. Bu anayasa içerisindeki arayışlar demokratik çözüm sıfatını hak etmemektedir. Hukuk, yalnızca Avrupa Birliğine tam üyelik amacına yönelik yaptırımlar çerçevesinde değil, asıl olarak yurttaşlarımızın huzur ve mutluluğu için gereklidir. Yamalı bohçaya benzeyen, uygulanmada ayak sürünülen, hatta bir çok durumda devletin kurumları tarafından ihlal edilen bu hukuk sistemi, belki AB liderleri için müzakerelere başlamada yeterli görülebilir. Ancak Türkiye’deki Yeşiller için, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasal durum, ülkeyi AB’ne bağlamadan önce, yurttaşları birbirine bağlayacak yeni bir toplumsal sözleşmeyi gerekli kılmaktadır. Yeşiller olarak bu sözleşmenin, Türkiye’nin toplumsal yapısındaki kültürel, dinsel ve etnik farklılıkların birlikteliğini sağlayacak, özgürlükçü ve sivil bir kurucu yurttaş anayasası olması gerektiğini savunuyoruz. Tüm yurttaşları böyle bir anayasanın hazırlanması için talepte bulunmaya çağırıyoruz. Yeşiller, 10 Eylül 2005

5


Geleneksel 5. Bozcaada Yeşiller Buluşması yapıldı 27-30 Ağustos 2005 tarihlerinde Bozcaada Sulubahçe mevkiinde Ada Kamping’de gerçekleştirilen bu yılki Yeşiller buluşması, yine öncekiler gibi şenlikli bir havada geçti. Çeşitli konularda düşünce atölyesi çalışmalarının yapıldığı buluşmada, Yoga seansları ve akşamları da müzikli eğlenceler yer aldı. Yaklaşık 60 kişinin katıldığı buluşmada atölye çalışmaları, iklim değişikliği ve enerji politikaları, tüketim toplumu ve yeşil ekonomi politikaları, hayvan hakları ve grup içi iletişim konularında yapıldı. 2005 yılının bir değerlendirilmesi yapılırken aynı zamanda 2006 yılında Yeşillerin gündeme getireceği politikalar tartışıldı. Gültekin Tetik tarafından çekilen “Aynı gökyüzü altında” adlı belgeselin gösteriminin de yapıldığı buluşma, artık klasikleşen rüzgar gülleri gezisi ile son buldu.

Üç Ekoloji’nin dördüncü sayısı çıktı… Yeşiller tarafından da desteklenen doğa, düşünce siyaset dergisi Üç Ekoloji’nin dördüncü sayısı Ağustos ayında çıktı. Bu sayısında dosya konusu “tüketim toplumundan yeşil ekonomiye” olarak belirlenen dergide, Ümit Şahin, DC Korten, Sevin Okyay, Alastair McIntosh, Dilaver Demirağ, Ahmet Mutlu, Geoff Moore, Abdullah Anar, Frank de Jong, Don Fitz, James Robertson, Hazel Handerson, Vandana Shiva, Nadia Seremetakis, Alper Akyüz, Jale Karabekir, James Lovelock, Süleyman Yılmaz, Ayşem Mert ve Ender Eren’in yazıları, George Ritzer ve Peter Singer ile söyleşiler yer alıyor. Üç ekoloji’nin yeni ve eski sayılarını Yeşiloda’dan temin edebilirsiniz. (yesillerinfo@yesiller.org)

İklim Değişikliği Konferansı Türkiye Yeşilleri Koordinasyon Grubu ve Üç Ekoloji Dergisinin işbirliği ile 15-16 Ekim 2005 tarihlerinde İstanbul’da İklim Değişikliği üzerine uluslararası bir konferans düzenlenecek. İklim, Çevre ve enerji ile ilgilenen Wuppertal Enstitüsü öğretim üyesi Wolfgang Sachs’ın katılacağı konferans Taxim Hill otelinde yapılacak.

Geçmiş ve Günümüz Avrupa’sındaki İslam Avrupa Genç Yeşiller Federasyonu(FYEG), 14 - 21 Ağustos tarihleri arasında Strasbourg’ta Geçmiş ve Günümüz Avrupa’sındaki İslam başlıklı bir atölye çalışması düzenledi. Türkiye Genç Yeşiller adına Sevgi Mutlu’nun katıldığı toplantı, 23 Avrupa ve Akdeniz ülkelerinden toplam 30 katılımcı ile gerçekleşti. Sonuç bildirgesinde aşağıdaki görüşlere yer verildi. • • • •

•

6

Avrupa içinde ve dışındaki organizasyonlarla FYEG ortaklıklarının oluşması ve diyalogun teşvik edilmesi. Medyanın hep kötü haberlerden oluşan ve islamofobiyi artıran zincirini kırıp, İslamın olumlu yönlerini de gösteren konuları da kapsamasının sağlanması. Farklı inançlardaki insanların, Müslümanlık karşıtı önyargılarını yıkmak için, aralarında daha fazla sürdürülebilir diyaloga çağrılması. Gençler ve çocukların farklı özellikteki insanlara anlayışlarının artırılması ve ırkçılık ve yabancı sevmezliğe teslim olmamaları için farklı kültür ve dinler, yabancı sevmezlik ve ırkçılık hakkında duyarlılıklarının artırılması konusunda çok yaygın ve eşitlikçi eğitim programlarının uygulanması. İnsan haklarına saygı ve demokratik Avrupa’nın vizyon ve değerlerini tümüyle onaylayarak, biz genç insanlar, dışlamanın tüm biçimlerinin ortadan kaldırılması ve kültürel çeşitliliğin bir Avrupa değeri yapılması için hareket etmeliyiz.


Basın Açıklamaları

SİLAHLI DÜŞÜNCELERİNİZİ DİPSİZ KUYUYA ATIN!

1 Eylül Dünya Barış Günü Dolayısıyla

Türkiye Yeşiller Koordinasyon Grubunun Basın Açıklaması İnsanlığın icat ettiği en kanlı ve en zalim eylem olan savaş’ı Yeşiller, barışın sağlanabilmesi için örgütlenmesi gerektiğini önlemek siyasi bir çabayı gerektirir. Bu nedenle barışı talep etmek savunur. Barışı örgütleyebilmek için ilk adım ise silahlara sarılmayı savaşlar ya da şiddetler içinde faaline göre değişecek şekilde haklı bırakmaktır. yahut haksız ayrımı yapmayacak, yaşamsal zorunluluklar dışında her İçlerinden kimilerine toprak, zenginlik, güç ve iktidar getirse de, halükarda şiddette ve savaşa karşı olan bir politik duruş ve kararlılığı silahlar tüm insanlığa daima, kan, ölüm, acı ve gözyaşı getirmiştir. gerektirir. Ne yazık ki içinde bulunduğumuz yüzyılın henüz başında Toplum, ülke ve dünya olarak herkesin huzur ve mutluluğunu olmamıza karşın gerek dünya gerekse ülkemiz savaşların yahut farklı hedeflemek için, silahlardan ve silahların yarattığı hegemonyadan amaçları meşruluk nedeni yapan şiddet örgütlerinin yaratmış olduğu vazgeçilmelidir. kan banyosunda yüzmeye devam ediyor. Yeşiller olarak, gerek birey, gerek toplum, gerek ülke ve gerekse Hemen sınırlarımızın yanı başında her geçen gün daha da dünya ölçeğinde silahsızlanmanın, kendimiz dışında diğer insan, kıyıcılaşan ve zalimleşen bir savaş süregelirken, ülkemizin içinde de toplum, ülke ve tüm canlıların yaşam haklarına saygının bir gereği her türlü şiddetin yeniden atağa kalktığına tanık oluyoruz. olduğunu savunuyoruz. Yeşiller dün olduğu gibi bugün de, her türlü militarizme Başbakan Erdoğan’ın son ABD ziyaretinde ortaya çıkan tabloda, karşı sivilleşmeyi, savaşa karşı barışı savunmak ilkesinden AKP hükümeti de Kürt sorunu konusunda tıpkı kendinden hareketle kim tarafından uygulanırsa uygulansın, ayrım öncekiler gibi silahlı yöntemleri tercih edecek görünmektedir. gözetmeksizin şiddete ve savaşa karşı mücadelesini sürdürecektir. Yeşiller olarak, bu tercihin, sorunun toplumsal, ekonomik, Son günlerde adının daha kuvvetli vurgulanarak herkesçe telaffuz kültürel kökenlerini görmezden geldiği için çözüm edildiği görülen Kürt sorununa da aynı anlayış içinde yaklaşıyoruz. sağlamayacağını, binlerce yurttaşımızın kaybedilmesine neden Yani Başbakanının aydın yurttaşlar girişimi ile bir araya olmuş bir yangını tekrar körükleyebilecek nitelikte olduğunu gelişinin akabinde yaptığı Diyarbakır gezisinde bizim ise eskiden beri düşünüyoruz. savunduğumuz “Kürt sorununun” varlığını kabullenen tavrının ise Dünyada silahlı mücadeleyi tercih edenlerin bakışından pek de samimi olmadığını görüyoruz. Başbakanın Irak halkına karşı ABD’ye farklı olmayan bu tercih, 17 Aralık’ta AB tam üyeliği için tarih lojistik destek sağlayan İncirlik üssünü kapatamayışı bunun en büyük aldıktan sonra, insan hakları konusunda hükümetin giderek artan kanıtı. vurdumduymazlığının geldiği son noktadır ve Türkiye’yi katılımcı Ortadoğu’daki barış için silahların susması, silah ticaretinin demokrasiden uzaklaştıracaktır. azaltılması, yoksulluğun en önemli tehdit olduğunun bilincine Kürt sorunu, bu ülkenin en temel sorunlarından birisidir. varılması gerekir. Ayrıca adaletin olmadığı bir yerde barışı da Demokrasi ve insan hakları alanındaki hukuki kazanımların savunmak, onu sürekli kılmak olanaklı değildir. Bu nedenle öncelikle yaşama geçirilmesinde kararsız kalınması, bu sorununun siyasi bu ülkede yaşayan herkesi sahip olduğu farklılıklara bakmaksızın eşit yollardan çözümüne ilişkin kamuoyunda gelişen umudu da yurttaş sayan, ve kendi kimliğini yaşatma çabasını en önemli insan yanıtsız bırakacaktır. hakkı olan ifade özgürlüğünün bir parçası sayan barışsever Hükümeti ve tüm siyasi örgütlenmeleri, sorunların çözümünde bir politikanın yaratılmasının zorunluluk olduğunu düşünüyoruz. . silahlı düşüncelerini dipsiz kuyuya atmaya, demokratik ve insan Tüm bu nedenlerden dolayı Türkiye Yeşilleri olarak tüm haklarına saygılı bir toplum için uğraş vermeye çağırıyoruz. insanlarımızı barış için geçmişe değil, geleceğe bakmaya ve barışı Yeşiller, örgütlemek için aktif bir çaba içinde olmaya çağırıyoruz. 16 Haziran 2005 Yeşiller, 02 Eylül 2005

MEHMET TARHAN’IN DURUMUNDAN KAYGILIYIZ! Vicdani/total retçi Mehmet Tarhan’ın, Sivas Askeri Cezaevinde insanlık dışı muamelelere karşı başlatmış olduğu açlık grevinin iki haftayı aştığı haberlerini kaygıyla izliyoruz. Biz yeşiller, kimsenin zorla silah altına alınamayacağına, kimseye zorla askerlik yaptırılamayacağına inanıyoruz. Zorunlu askerliği reddetmek en temel insan haklarından biridir. Mehmet Tarhan’ın haklarını savunmak için giriştiği onur mücadelesinde hapse atılması, şiddete uğraması, açlık grevine zorlanması ağır bir insan hakları ihlalidir. Vicdani/total retçi Mehmet Tarhan’a karşı silahlı kuvvetlerin takındığı tavırdan, askeri cezaevinde Mehmet Tarhan’a yapılanlardan ileri derecede kaygılıyız. Türkiye bu yolla mı, bu çağdışı militarist alışkanlıkları sürdürerek mi daha demokratik, hukuka, düşünce ve ifade özgürlüğüne saygılı bir dünya ülkesi olacak? Vicdani reddin, düşünce ve inancı ifade ve yaşama özgürlüğünün önündeki bütün engeller kaldırılmalıdır. Vicdani/total retçi Mehmet Tarhan derhal serbest bırakılmalıdır. Aksi takdirde Mehmet Tarhan’ın başına gelebileceklerden dünya ve tarih karşısında sadece hükümet ve ordu sorumlu olacaktır. YEŞİLLER, 8 Haziran 2005

7


Haberler… Duyurular… Haberler… Duyurular… Haberler… Sosyal Forumlar Türkiye Sosyal Forumu (TSF) 1. Hazırlık Toplantısı Yapıldı… 10 Eylül 2005 tarihinde Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesinde yapılan ve 100’den fazla katılımcının bulunduğu toplantıda 17 Ağustos’ta kuruluşu ilan edilen ve Yeşiller’in de içerisinde yer aldığı TSF hakkında bilgi verildi ve Forumun nasıl çalışacağı ve çalışma konuları hakkında bileşenlerin görüşleri tartışıldı. Ayrıntı için: www.sosyalforum.org İletişim Listesi: http://groups.yahoo.com/group/Sosyal_Forum/

Avrupa Sosyal Forumu (ASF) Hazırlık Toplantısı… ASF hazırlık toplantısı 23-25 Eylül 2005 tarihlerinde İstanbul’da yapılacak.. İTÜ Vakfı Maçka Sosyal Tesislerinde gerçekleştirilecek toplantılarda, 6-9 Nisan 2006 tarihlerinde Atina’da yapılacak olan 4. ASF’nda işlenecek konular hakkında tartışmalar yürütülecek..

Yeşiller Kadıköy Etkinlik Takvimi 21 Eylül 2005 24 Eylül 2005 28 Eylül 2005 7 Ekim 2005

İklim değişikliği üzerine söyleşi, Konuşmacı Ayşem Mert, Yer Uçarı Cafe Dayanışma Yemeği, Koşuyolu Validebağ Öğretmenevi “Aynı gökyüzü altında”, belgesel gösterimi, Paralel Bar Halk Konseri, Kadıköy Özgürlük Parkı İletişim için; muratslck@yahoo.com ve aytactimur@yahoo.com

Türkiye Yeşilleri Koordinasyon Grubu Yaklaşan Etkinlikler & Takvim Eylül 2005 23-25 Eylül 2005

Avrupa Sosyal Forumu Hazırlık Toplantısı / İstanbul

Ekim 2005 1-2 Ekim 2005 15-16 Ekim 2005 22-23 Ekim 2005

Yeşiller Türkiye Koordinasyon Toplantısı / İzmir İklim Değişikliği Konferansı / İstanbul Avrupa Yeşil Parti Konsey Toplantısı / Kiev

Kasım 2005 2-6 Kasım 2005 Nükleer Karşıtı Gençlik Kampı – Akkuyu/Mersin Kasım – Aralık 2005 Yerel Konferanslar Bursa/Adana/Edirne/Samsun

Aralık 2005 Aralık 2005 Aralık 2005

Nükleer Karşıtı Konferans / Ankara 4. Yeşil Diyalog Toplantısı / İstanbul

Nisan 2006 6-9 Nisan 2005

Avrupa Sosyal Forumu / Atina - Yunanistan


Turn static files into dynamic content formats.

Create a flipbook
GünnDöndü 12 by sol yayin - Issuu