Issuu on Google+

Yoksulluk Düzeni De¤iflecek  Kâr h›rs›na, altta kalan›n can› ç›ks›n mant›¤›na dayal›, “özel ç›kar” üzerine kurulmufl bir toplumu reddediyoruz.  Çabam›z eme¤iyle geçinenlerin, dar gelirlilerin, yoksullar›n insanca yaflamas› yönündedir.  O nedenle üretmeden borçlanarak, ithalat› patlatarak fliflen ekonomi modeli sona ermelidir.

dayan›flma HAFTALIK ÜCRETS‹Z EK

5 EK‹M 2002

 Biraz cesaret yeter! Ço¤unlu¤un öfkesi bu kez emekçiden yana bir de¤iflimi seçerse, “Baflka bir Türkiye” düfl de¤il gerçek olur.

ÖDP Genel Baflkan› Ufuk Uras

SAYI 17

✭ ‹flsizli¤i bitirece¤iz! ÖDP NE DİYOR?

6

Ülkemiz hükümetleri, IMF politikalar›n›n pefline tihdama dönük ekonomi politikas› laz›md›r. tak›larak ülke kaynaklar›n› ya¤malat›yorlar. Yat›r›m yap›lmal›, insanlara ifl alan› aç›lmal›d›r. Biz diyoruz ki; borç ödemeye de¤il, üretim ve is- ‹flsizlik bu sayede sona erdirilebilir.

ÖDP işsizliği nasıl ortadan kaldıracak

 Ülkemizde iflsiz say›s› 2.2 milyonu aflt›.  Kay›tlara hiç girmeyen milyonlarca kifli iflsizli¤in pençesinde k›vran›yor.  Gizli iflsiz say›s› 10 milyonu afl›yor.

 Sermaye, yüksek iflsizli¤i, çal›flanlara sopa olarak gösteriyor. Ücretlerin gerilemesi, eksik/geç ödeme yap›lmas›, mesai verilmeden çal›flt›rma yayg›n uygulama haline geliyor.

Eteklerden dökülen Bülent Ecevit “Derviş’i çağırarak galiba hata ettim !” Enis Öksüz “ Apo hapisaneden çıktıktan sonra getirsenler partinin (MHP) başına oturtsunlar!” Mesut Yılmaz “ 3 Kasım seçimleri şimdiye kadar yapılan en gereksiz seçim olacak !” Tayyip Erdoğan“Biz türban meselesini erkekçe çözeceğiz!” Recai Kutan “1 Ekim’de meclislerin toplanması, erteleme hareketi değil, demokrasi hareketidir !”

 Bugün gittikçe artan işsizlik ülkeyi yönetenlerin ve sermayenin IMF-Dünya Bankası gibi tercihlerinin sonucudur. Bu politikalar yerine, üretim ve istihdama öncelik veren politikalar uygulanacak.  İş olanaklarının adil dağılımı için ücretler indirilmeden 35 saat çalışma haftasına geçilecek. Böylece ilk planda 2.2 milyon kayıtlı işsize iş yaratılacak.  Taşeronlaştırma, sigortasız ve kayıt dışı çalıştırılan işçilere, sigortalı işçilerin hakları tanınacak.

 Her yurttaşın sağlık, eğitim, sosyal güvenlik gibi gereksinimleri eşit, kaliteli, parasız sağlanarak işsizliğin toplumsal etkisi azaltılacak.  İşten çıkarmalar duracak, toplu işten çıkarmaların sorumluları yargılanacak. İş Güvencesi Yasası uluslararası standartlara ve İLO normlarına uygun hale gelecek.  Yeni iş olanakları paylaşılırken, mağdur olan kadın ve özürlülerin önceliği olacak; işsizliğin büyük boyutlara ulaştığı Doğu ve Güneydoğu’ya yatırımlara öncelik tanınacak.


Yüzsüz ve palavrac› politikac›lar Yolsuzlu¤a ve sahtekarl›¤a bulaflm›fl, yalanc› politikac›lar bu memleketin sorunlar›na çözüm olamazlar

Yüzsüz politikacılar işbaşında. Seçim zamanı ya, bol keseden atmak serbest. Vaadlerde bulunmanın snırı yok. Bu partilerin ve politikacıların bir kısmı en azından son seçimlerden bu yana Meclis’teydi. Neden bu söylediklerinizi yapmak için hiçbir çaba göstermediniz diye sorulmaz mı sanıyorlar. 3 yıldır iktidarda bulunan MHP, eko-

nomiyi IMF’ye bağladı, hala vaadde bulunuyor. Milyonlarca öğrencinin üniversiteye girmesini engellmişler, şimdi ÖSS’yi kaldıracaklarmış. Ya o her türlü yolsuzluğa ve sahtekarlığa bulaşmış olup da “okul kitaplarını bedava vereceğiz. KDV’yi kaldıracağız, IMF’yi kovacağız” diye bas bas bağıranlara ne demeli... İşin esası şu: Bu partiler bu vaadlerini

yerine getiremezler. Çünkü bunların hepsi varolan ekonomi politikalarını destekliyor veya savunuyor. Bunların hepsi bu sistemden nemalanıyor. Bu sistemden kazanıyorlar. Bu yolsuzluk ve yoksulluk düzenini tıkır tıkır çalıştıranlar neden bunu değiştirsinler. Yüzsüzlüğe ve palavraya artık taviz vermeyelim. 3 Kasım’da bunları elimizin tersiyle itelim.

Tayyip ak m› kara m› AKP’nin bir eli IMF de, di¤er elinde ise çeflitli yolsuzluk davalar› var. Bu partinin yoksullar›, emekçileri temsil etmesi mümkün de¤il. ÖFKEN‹N SES‹ SORU: ‹flsizlik neden kaynaklan›yor, sizce nas›l çözülür ?

“İşsizlik iş

koşullarının ağırlığından kaynaklanıyor. İnsanlar daha az çaSemra Öznalç›n lışsalar daha (Muhasebeci) mutlu olurlar hem de işsizlik azalır.

Ekonomide üretim yok. Her şey dışarıya bağımlı. Böyle olunca işsiz Sonay Yeflil (Pazarlamac›) çok oluyor. Üretim yapılsa, iş alanı oluşur.

Patronlar işsizleri çalışanlara karşı tehdit olarak kullanıyor. 11 saat, bir Ahmet Öz gün izinle (yay›nc›) çalışıyoruz. Az sayıda çalışana her işi yaptırmasınlar.

T

ayyip Erdoğan AKBİL, İGDAŞ, İSKİ, Metro, kiralık araç, çamur barajı, sinek ilacı, personel taşıma, billboard, ağaç alımı, çöp nakli konularındaki çeşitli yolsuzluk iddialarıyla yargılanmaya devam ediyor. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır. Tayyip'in taktiğiyse ihaleleri önce belediye şirketlerine verdirip, oradan da kendi yandaşı şirketlere aktarmaktı. Bu dolambaçlı taşeronlaşmada yolsuzluk yapıldığı iddiasıyla Temmuz 2002'de başlayan bir mahkeme var. “İki Milyon Ağaç”, başlığıyla yapılan şaşalı kampanya; İSTAÇ ve AĞAÇ

A.Ş. arasında dolaştı, yolunu kaybetti. Erdoğan'ın "görevde yetkisini kötüye kullandığı" tespit edilmiş olmasına rağmen, zaman aşımı devreye girdi. Belediye ve bağlı kuruluşların personel taşımacılığı da Albayraklar’a verildi. Sahte araba ruhsatlarının düzenlendiği müfettiş raporlarına ve savcılık iddianamelerine konu olan bu komik fiyatlı ihaleler yine zaman aşımı marifetiyle Tayyip’in sabıka kaydında yer etmedi bile. Çöplerin tahliyesinde kahraman yine; Albayraklar. AKBİL: başından sonuna kadar çok akıllıca tasarlanmış sanal hortumlama vakası.Tayyip Türkiye’de

bir ilki başardı. Elektronik ortamda veriler silinerek trilyonlar hortumlandı.AKBİL davası halen devam etmekte. İGDAŞ şebeke inşaatları fahiş fiyatlarla yandaş şirketlere verildi. İSKİ’de yapılan 114 ihaleden yanlızca 5'i gazetede ilan edildi. Dava devam ediyor. Sinek ilacı alımında ihaleye fesat karıştırmak iddiasıyla Erdoğan ve Gürtuna hakkında dava açıldı. Şimdi Tayyip mazlum bir düşünce suçlusu, bir demokrasi havarisi olarak Meclise giremeyecek ama dava arkadaşları birer milletvekili olup, daha büyük voliler vurmak üzere yargılanmaktan kurtulacaklar.

Korucu terörüne son iyarbakır’ın Bismil İlçesi’ne bağlı Uğrak Köyü’nü 10 yıl önce can güvenliği olmadığı için terk eden Tekin Ailesi, “Köye Dönüş Projesi” ile köylerine geri dönmeye karar verdi. 27 Eylül 2002 akşamı köylerine geri dönen ailenin üzerine aynı zamanda korucubaşı olan muhtar ile yakınları otomatik silahlarla ateş açtı.

D

Saldırıda 7 yaşında biri çocuk, 3 kişi öldü, 6 kişi yaralandı. Daha önce Batman ve Malazgirt’te de korucu terörü yaşanmış, üç kişi ölmüştü. Olayın ardından ÖDP yaptığı basın açıklamasında: “Korucular boşaltılan köylerdeki toprakları kullanıyorlar. Ellerine silah verilen bu insanlar sahipsiz arazileri ekip biçiyor ve buradan kazanç sağlıyorlar.

Şimdiki kavga da geri dönüşler sonucu bu avantayı kaybetmemek için yapılıyor. Bu yüzden geri dönüşler hukuki güvence altına alınmalıdır. Geri dönüş olanakları sağlanmalı, evleri ve malları tahrip edilenlerin zararı karşılanmalıdır. Bölge halkının isteği doğrultusunda kaynaklar geliştirilip istihdam imkanı sağlanmalıdır” dedi.

Bugüne kadar 77 bin korucudan 23 bini cinayet, kaçakç›l›k, ›rza geçmek, uyuflturucu gibi suçlardan a盤a al›nd›


Mış, Miş Yapanlar...

Siz bakmayın banka tabelası kaç milyon dolar... Bu izinleri dikkatli vermek gerekir” diyen Çiller, 1994 yılında mevduat garantisini getirerek aslında bugünkü hortumcuların yolunu açmıştı.

Yolsuzluk yapanların servetlerine el konulacak ” demiş MHP seçim bildirgesinde. Utanmazlığın bu kadarı olmaz. Son üç senede hortumcular halkın parasını çalarken iktidarda olan bunlar değildi de, marslılardı herhalde.

Filistin sorunu bizim de sorunumuz ilistin’de İsrail zulmü sürüyor. İkinci İntifada’nın başlangıcından beri 871 Filistinli, 614 İsrailli’nin öldüğü Filistin’de, İsrail yine uluslararası tüm antlaşmaları hiçe sayarak Arafat’ı kuşattı ve günlerce hapsetti. Bir süredir planlı suikastlerle Filistin’li direniş liderlerini öldüren İsrail, Filistin işgalini sürdürüyor. Filistin sorunu bir dünya sorunu olmakla birlikte daha fazla Ortadoğu’nun hatta Türkiye’nin sorunu. Şunu bilmemiz gerekir ki, Filistin’de ölen her insanda Türkiye hükümetlerinin sorumluluğu vardır. Türkiye Erbakan hükümeti döneminde imzaladığı stratejik ittifak antlaşmasıyla, İsrail’le yaptığı askeri antlaşmalarla, bölgedeki su sorunu ile ilgili olarak birlikte tavır

F

alarak, İsrail’in Filistin halkını ezmesine çanak tutmuştur. Türk siyasetçileri her fırsatta tekrarladıkları ‘müslüman’ kardeşlerimiz edebiyatına rağmen İsrail ve ABD’nin kuklası olmayı sürdürmüşlerdir. Bu sorunun tek çözümü, Birleşmiş Milletler’in 1967 yılında aldığı 242 sayılı ka-

rarında tanımlanmış sınırlar içerisinde özgür ve eşit bir Filistin devletinin kurulmasıdır. Bu yolun açılması için Türkiye’nin İsrail ile olan ikili stratejik ortaklığının fesh edilmesi gerekir. Bu uygulama bölgedeki dengeleri ezilenler lehine değiştirecek bir adım olacaktır.

IMF gelece¤imizi çal›yor MF ülkemizin geleceğine ipotek koyuyor. IMF son yıllarda bütün dünyada borç batağına sürüklenmiş ülkelerin iç işlerine müdahale etmeyi alışkanlık haline getirdi. Arjantin ve Türkiye’ye bakan atadı, eski Yugoslavya Devlet Başkanı Miloseviç’in kredi vaadiyle uluslararası mahkemeye teslim olmasını sağladı. Türkiye’de de seçimler öncesinde aynı olaylar yaşanıyor, IMF önce Kemal Derviş’i kendi partisi gibi kullanarak siyaset

I

arenasını darmadağan etti, şimdi de seçim sonrası için göz dağı veriyor. IMF Başkanı Horst Köhler, bu yıl için Türkiye’ye verilecek 1.6 milyar dolarlık son dilim kredinin serbest bırakılacağı icra direktörleri toplantısının seçim sonrasına erteleneceğini açıkladı. IMF bu kararıyla açıkça Türkiye’nin niyet mektubunda yer alıp hala yerine getirilmemiş olan 12 bin KİT çalışanının işten atılması, Tekel ve Şeker fabrikalarının özelleştiril-

mesini de içeren tahahütlerinin yeni gelecek iktidar tarafından uygulanmasını garanti altına almak istiyor. Her ne kadar düzen partileri yemin billah her istediğinizi yapacağız diyorlarsa da IMF’nin korkusu yersiz değil. Çünkü ülkemiz kaynaklarının sömürülmesine karşı güçlenen bilinç IMF karşıtlığı olarak günden güne güçleniyor. Çünkü hala bu ülkenin kendi halkına güvenen siyasal güçleri var.

Haberler ✔ ÖDP seçim bildirgesini açıkladı 28 Eylül 2002’de Özgürlük ve Dayanışma Partisi Genel Başkanı Ufuk Uras ve Aydın Milletvekili Sema Pişkinsüt Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde seçim bildirgesini basına, partililere ve kamuoyuna açıkladı. Seçim bildirgesini özetleyen Ufuk Uras, “3 Kasım’da IMF’ci ve Amerikancı partilerle halkın partisi yarışacak. Gün paylaşma, dayanışma, eşitlik gibi insani değerlere sahip çıkma günüdür” dedi. Eski TDP Başkanı Sema Pişkinsüt de IMF politikalarının iflas ettiğini belirterek, “Halkın sırtındaki ekonomik sopa hepimizin canını yakıyor. Emekten yana sol güçlerin seçim birlikteliği ülkemizin önünü açacaktır” şeklinde konuştu. ÖDP, 29 Eylül Pazar günü ise Nazım Hikmet Kültür Vakfı’nda İstanbul milletvekili adaylarını kamuoyuna tanıttı.

✔ Filistin’e özgürlük !!! Filistin’de yeniden sıcak gelişmelerin yaşanması üzerine ÖDP Adana, Ankara ve İstanbul il örgütleri basın açıklamaları yaptılar. ÖDP Adana İl Örgütü’nün 27 Eylül 2002 Cuma günü yaptığı açıklamada “Faşist Şaron Filistin’den defol” pankartı açıldı. Ankara ÖDP’nin ise 26 Eylül 2002 Perşembe günü İsrail Büyükelçiliği önünde yaptığı açıklamada “Ortadoğu’da tek yol halkların kardeşliği”dendi.İstanbul ‘da ise ÖDP, İsrail Büyükelçiliği’ne, BM Temsilciliği’ne ve TBMM’ne telgraf gönderdi. Telgrafta, ABD ve İsrail’in bölgeyi kan gölüne çevirme politikalarına engel olunması, Filistin halkı ve Yaser Arafat’a koruma sağlanması, Filistin toprakları için alınmış olan BM kararlarının uygulanması için Güvenlik Konseyi’nin harekete geçirilmesi talepleri dile getirildi.

ÖDP çalışmalarına hız verdi

ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras, 28 Eylül 2002 Cumartesi günü Kartal Meydanı’nda halka seslendi. Uras, aynı gün Sultanbeyli’de “Sultanbeyli Bizimle Özgürleşecek” adlı halk şenliğine katıldı. 29 Eylül Pazar saat 13.30’da Bakırköy’den oluşan konvoyla Avcılar üzerinden Esenyurt’a giden ÖDP Genel Başkanı Uras, burada seçim bürosu ve belde örgütünün açılışını yaptı.

ÖDP ad›na sahibi: Ufuk Uras, Sorumlu Yaz›iflleri Müdürü: Necdet Okcan Genel Merkez: Necatibey Cad. 23/11 S›hhiye Ankara. Tel: (0312) 231 72 32 Fax: (0312) 231 33 12 Bas›ld›¤› yer: Ça¤dafl Matb.


IMF’siz bir Türkiye mümkün!

26 Eylül Pazar günü Emek Platformu, yenilenmifl Ekonomi Program›’n› aç›klad›. Emek Platformu, 3 Kas›m seçimlerinde bu program› benimseyecek siyasi partilere destek verece¤ini kamuoyuna aç›klad›. ÖDP, afla¤›da bir bölümü bulunan program› sahiplenmekte ve arkas›nda durmaktad›r. olsuzluklarla etkili bir biçimde mücadele, demokratik sosyal hukuk devleti olgusunun hayata geçirilmesi ve çalışma mevzuatının onaylanmış uluslararası sözleşmeler ve ILO Sözleşmeleri ile uyumlu hale getirilmesi başta olmak üzere; Anayasa, Seçim Yasası ve Siyasi Partiler Yasası değişikliklerini de kapsayacak bir demokratikleşme paketi temelinde oluşturulacak ve halkımızın desteğine sahip bu program uygulanmalıdır.  Bu ülkeyi yönetmeye talip olanlar, içinde bulunduğumuz krizden çıkış için IMF ve Dünya Bankası`nı, ulusötesi sermaye-

Kad›n oldu¤u için her zaman her yerde ayr›mc›l›¤a u¤rayan Evde susturulan, toplumda ezilen Eme¤i, bedeni ve kimli¤i yok say›lan Evde, sokakta, iflte, savaflta, gözalt›nda türlü fliddete maruz kalan Nerede yaflay›p kiminle evlenece¤ine ve nas›l yaflayaca¤›na karar verilen Töre cinayetlerine kurban edilen

Y

Mal gibi al›n›p sat›lan Hurafelerden ve gerici bask›lardan kurtulamayan Medya ve reklamlarda kad›nl›¤› kullan›lan K›yafet yönetmelikleriyle s›n›rlanan benim. Art›k hay›r diyorum! Ben bir kad›n›m, E¤itim olanaklar›ndan eflit yararlanamayan Yoksullu¤un cezas›n› e¤itimsiz kalarak çekmeye mecbur b›rak›lan

yi ikna etmek için uğraşmaktan vazgeçmeli; yüzünü kendi toplumsal dinamiklerine çevirmelidir.  Her biri birer talan ve yıkım yasası olan Şeker, Tütün, Elektrik Piyasası, Doğalgaz Piyasası, Kamulaştırma, Uluslararası Tahkim, Bankacılık ve Merkez Bankası,Yabancı

Sermaye, İhale vb. yasalar tüm sonuçlarıyla birlikte iptal edilmeli; uluslararası sermayenin değil, halkımızın çıkarlarını esas alan yeni düzenlemeler hayata geçirilmelidir.  Unutmayalım ki, gerçek bir ulusal program, bu hedefler doğrultusunda bu kesimlerle birlikte hazırlanan programdır.

Kad›nlar AKP’ye oy vermeyin ! Geçti¤imiz hafta AKP’li Hüseyin Besli’nin kad›nlar ile ilgili aç›klamalar› AKP���nin bir süredir sürdürdü¤ü ‘imaj’ çal›flmalar›n› yerle bir etti. AKP’nin “ayd›nl›k” balonu patlad›! eçim kampanyasını “Karanlığa Karşı Sürekli Aydınlık” başlığıyla sürdüren AKP’nin gerçek yüzünün nerede ve nasıl açığa çıkacağını merakla bekliyorduk. Derken Tayyip’in sağ kolu olarak bilinen İstanbul 1. bölge adayı Hüseyin Besli’nin açıklamalarıyla takke düştü kel göründü.AKP’nin “aydınlık “ imajı yerle bir oldu, “değiştik” balonu gürültüyle patladı. “...Kadın erkek eşitliği fitnedir. Tuzağa düşmeyelim. Bu fıtratı bozmaktır. Kadının boyu erkekten daha kısadır...

Ben bir kad›n›m

S

C. Kals›n, AKP ‹st. 17. s›ra milletvekili aday›. At biniyor, dalg›çl›k yap›yor. H.Besli ‹st. 10. s›ra aday›, malum! Hangisi gerçek AKP ?

Çünkü kadının geninde başını erkeğin omuzuna koymak duygusu baskındır... Kadınlar önce “sunulmuş” bir varlık olduklarını kabul etsinler..” diyen Besli için AKP henüz hiç bir açıklama yapmadı. AKP’li kadınlar bu açıklamalardan rahatsız olmalarına rağmen partinin açıklama yasağına uyuyorlar. Bu partinin sürekli aydınlıkla ne ilişkisi olabilir! Kadınların hak ve taleplerini Meclis’te nasıl temsil edebilir? Biz değişen birşey göremiyoruz. 3 Kasım’da karanlığa oy yok!

Siyaseti beceremeyece¤i düflünülen Meslek edinece¤i imkanlardan yoksun b›rak›lan, yetenekleri köreltilen Siyasal yaflama sadece oy kullanarak kat›lmas› istenen “Erkek” zihniyetli Meclis’te temsil edilemeyen Her iflin emekçisi olan ancak söz-karar sahibi say›lmayan Yaflam›n› etkileyen kararlar› almas›na izin verilmeyen Hep erkekleri kollayan yasalar karfl›s›nda ma¤dur olan Yaln›z ve çaresiz b›rak›lan...

art›k isyan ediyorum! Efi‹T ‹fiE Efi‹T ÜCRET UYGULANMASI ‹Ç‹N, EV ‹Ç‹ EME⁄‹N SOSYAL GÜVENCEYE KAVUfiMASI ‹Ç‹N, KADINLARIN LEH‹NDE B‹R MEDEN‹ KANUN ÇIKARTILMASI ‹Ç‹N, A‹LE ‹Ç‹ fi‹DDET‹N DE SUÇ OLARAK KABUL ED‹LMES‹ ‹Ç‹N, S‹YASETTE VE BÜTÜN KARAR ORGANLARINDA SÖZ SAH‹B‹ OLMAK ‹Ç‹N, ERKEK Z‹HN‹YETL‹ MECL‹S’E KADIN SÖZÜNÜN TAfiINMASI ‹Ç‹N, YASALARDAK‹ C‹NS‹YETÇ‹ AYRIMLARIN KALDIRILMASI ‹Ç‹N, KADINLARA YÖNEL‹K SUÇLARIN ÖZEL OLARAK DÜZENLENMES‹ ‹Ç‹N, KENTLER‹N KADINLAR ‹Ç‹N DE YAfiANAB‹L‹R KILINMASI ‹Ç‹N, ‹fiYER‹ VE MAHALLELERE ÜCRETS‹Z KREfiLER AÇILMASI ‹Ç‹N, HER ‹LDE BA⁄IMSIZ KADIN SI⁄INMA EVLER‹ VE REHAB‹L‹TASYON MERKEZLER‹ AÇILMASI ‹Ç‹N, ARTIK ÖRGÜTLÜ VE GÜÇLÜ OLMAK ‹Ç‹N;

OYUMU KEND‹M ‹Ç‹N ÖDP’YE VER‹YORUM !


gazete_6