Issuu on Google+

Yeni Demokratik Gençlik 18. Ola¤an Kongresi baflar›yla sonuçland› 3-24 fiubat 2008 tarihlerinde, Almanya’n›n Frankfurt flehrinde 18.si gerçeklefltirilen YDG

Kongresi’nde 2 gün boyunca yo¤un tart›flmalar sonucu baflar› ve coflkuyla sonland›r›ld›. Sayfa 27

işçi-köylü DEMOKRAT‹K HALK ‹KT‹DARI ‹Ç‹N

www.iscikoylu.org umutyayimcilik@ttmail.com

Say›: 12

*Y›l:4 *7-20 Mart 2008 *Fiyat›: 1 YTL *ISSN:1307-878X

Harekat›n›n süresini gerilla ve Türkiye Kürdistan›’ndaki halk direnifli belirledi

Her yer operasyon, her yer direnifl alan›!

✔ ABD Savunma Bakan› Gates’in ve ABD Baflkan› Bush’un “k›sa sürede çekilme” talimat› üzerine apar topar bitirilen operasyon, ülke içinde her yerde sürüyor...

Gazze fieridi’nde binlerce kiflilik insan zinciri Siyonist ‹srail’in Gazze’ye dönük sald›r›lar› olanca h›z›yla sürüyor. Roket ve füzelerle gerçekleflen son sald›r›larda, ço¤unlu¤u bebek ve çocuk olmak üzere, çok say›da Filistinli yaflam›n› yitirdi. Filistin direnifli ise, bir yandan bu sald›r›lara karfl› bir dizi askeri eylem gerçeklefltirirken, di¤er yandan kitlesel eylemler düzenliyor. En son kitlesel eylem, Gazze’de yaflayan Filistinlilere dönük kuflatma-ambargo eksenli gerçekleflti ve Gazze’yle Dayan›flma Günü ilan edilen 23 fiubat’ta hem dünyada hem de Gazze’de çok say›da eylem yap›ld›. Sayfa 12

Emekçiler sald›r› dalgas›yla karfl› karfl›ya ✔ Tuzla’da ifl cinayetlerinin gözlerden

direniflle karfl›laflt›.

gizlenemez boyutuyla sürmesine karfl›

✔ Kara harekat›n›n bitiminin hemen

devlet, bir yandan sorunu çözmek

ard›ndan yap›lan gösterilere sald›ran

ister gibi flov yaparken, di¤er yandan

polis, Mersin’de, Van’da, ‹stanbul’da

gerçek yüzünü gösteriyor.

terör estirdi. Panzerlerle, tazyikli

✔ TEKEL iflçileri de özellefltirmeye

suyla, coplarla sald›ran devlet güçleri,

karfl› yapt›klar› eylemlerde sald›r›lar-

onlarca kifliyi yaralad› ve gözalt›na

dan pay›n› ald›.

ald›.

✔ Gecekondu sakinleri, Kentsel

✔ Bu sald›r›lar›n bununla kalmayaca¤›

Dönüflüm’ün ne demek oldu¤unu en

aç›kt›r. Sald›r›lara karfl› örgütlenip

son Bafl›büyük Mahallesi’nde gördü.

birleflik mücadeleyi

Halk›n evini bafl›na y›kmak isteyenler

örelim!

Hamburg’da har(a)çs›z bir e¤itim için yürüyüfl Yaklafl›k 500 üniversiteli, ö¤renci ve aile 21 fiubat günü har(a)çs›z bir e¤itim için yürüdüler. Yürüyüfl boyunca konuflmac›lar sosyal d›fllanma yerine sosyal dayan›flma noktas›nda s›k s›k vurgu yapt›lar. Hamburg e¤itim politikas›n›n sosyal olmad›¤› da s›k s›k dile getirildi. Üniversiteden konuflan bir temsilci; ö¤renci harçlar›n› boykot ettikleri için okuldan at›lan ö¤rencilerin CDU (H›ristiyan Demokrat Birlik) Partisi için bir anlam tafl›mad›¤›n› söyleyerek “Bunun için 24 fiubat Pazar günü yap›lacak seçimlerde, senatonun e¤itim politikas›n›n yanl›fl oldu¤u görülecektir” dedi. Sayfa 13


İşçi-köylü 2

7-20 Mart 2008

işçi-köylü’den Geneli güncelle birlefltirerek, pratik görevlerimizi yerine getirelim! Çok zor bir süreçten geçmekteyiz. Sürecin zorluklar› bize hem var olan mevcut durumun do¤ru analizini ve hem de bu analizler sonucunda ortaya ç›kan devrimci sonuçlara uygun olarak militanca bir prati¤in izlenmesini dayat›yor. Egemenler ve ezilenler cephesindeki tüm geliflmeleri ve de¤iflimleri izlemeyi, do¤ru ve yanl›fl, gerçek ve yalan olan›n aras›ndaki ayr›m› net olarak ortaya koymay› ve bu yönlü bir ayd›nlatmay›, militan›, emekçi olmay› dayat›yor. Bunun da ilk ad›m›, örgütlenmeyle ve örgütlemeyle bafllar. E¤er biz sorgulama-inceleme gücünden yoksun kal›rsak, çevremizde olan bitenlerin nedenlerini anlamam›z, egemen s›n›flar›n ideolojik cephede yaratt›¤› zehirlenmeyi, yapt›¤› demagojileri bofla ç›karmam›z, bu yönlü kitleleri ayd›nlatmam›z mümkün olmaz. Çünkü sorgulamadan, ayd›nlanmadan, ne ezilenler sorgulamaya ne de ayd›nlatmaya sevk edilemez. Burada flunu gözden kaç›rmamal›y›z ki; bizlerin bu gerçekleri görmesi tek bafl›na bir anlam ifade etmez. Önemli olan, bizlerin gördü¤ünü kitlelerin de görmesini sa¤lamakt›r. Bu da ancak

yo¤un bir devrimci propaganda ve ajitasyon faaliyetiyle, militanca bir yürüyüfl temposuyla sa¤lanabilir. Demek ki bizler zorlu koflullara teslim olmadan, gerçekleri b›kmadan-usanmadan genifl y›¤›nlara tafl›ma ve bu u¤urda savaflma gücünü, özgüvenini kazanmal›y›z. Bunun önemli ayaklar›ndan biri de gazetemizdir daha genel anlam›yla yay›nlar›m›zd›r. Örne¤in türban tart›flmas› temelinde yaflan›lan ya da yaflat›lmaya çal›fl›lan saflaflma takti¤i, asl›nda yeni bir taktik de¤ildir. Osmanl›’n›n y›k›nt›lar› üzerine kurulan TC, kuruldu¤undan günümüze kadar egemenler aras›nda süren iktidar savafl›n› perdelemek için her zaman kitleleri oyalayacak, aldatacak bir düflman yaratm›flt›r. Bugün bu oyalama takti¤inin bafl argüman› “türban”d›r. Öyleyse bu konudaki gerçekleri ve bizlerin tutumunu en genifl kitlelere ulaflt›rmak önümüzdeki sürecin önemli çal›flmalar›ndan biridir. Baflbakanl›k’a ba¤l› bir Diyanet ‹flleri Bakanl›¤›’n›n ve ona ba¤l› 80 bine yak›n din görevlisinin oldu¤u, din derslerinin halen zorunlu oldu¤u, devletin gözetiminde yaz›l› ve görsel medyada sürekli din propagandas›n›n

sonra banka dekontunu yay›nevimize fakslay›n ya da posta yoluyla ulaflt›r›n. Abonelik bedeline posta ücreti dahildir.

Ça¤r›m›zd›r! zi emekçilere, iflçilere ulaflt›rabilece¤imiz yeni kitapevleri, bayiler bulmaya davet ediyoruz. Sesimiz iflçi ve emekçilerin, ezilen milyonlar›n bilinçli, örgütlü sesidir! Sesimize ses kat›n, gerçeklerin ›fl›¤›n› milyonlara ulaflt›ral›m!

Abonelik koflullar›m›z; ‹flçi-köylü 6 Ayl›k; 20 YTL 1 Y›ll›k; 40 YTL Yeni Demokrat Gençlik 6 Ayl›k; 10 YTL 1 Y›ll›k; 20 YTL Partizan 6 Ayl›k; 15 YTL 1 Y›ll›k; 30 YTL Abone olabilmek için ödeme yapt›ktan

işçi-köylü senin sesin! OKU-OKUT! ABONE OL! ABONE BUL!

ABONEL‹K fiARTLARI

Devrimci ve sosyalist bas›na yönelik engellemeler çeflitli biçimlerde devam ediyor. Yasaklama, toplatma, da¤›t›m›n› engelleme gibi yöntemlerle devrimci ve muhalif bas›n›n sesi k›s›lmaya çal›fl›l›yor. Egemenler, emekçilere umudu ve direnifli tafl›yan gerçeklerin gücüyle kuflanan bizlerin halka ulaflmas›ndan korkuyor. Son olarak Do¤an Da¤›t›m taraf›ndan kabul edilemeyecek bir anlaflma ile bu sürece yeni bir halka eklenmifl oldu. Ancak devrimci ve sosyalist bas›n, okurlar›n›n, emekçilerin, ezilenlerin sahiplenmesi ile bu engelleri aflacak güçtedir. Gerçeklerden, iflçi s›n›f›n›n ve emekçilerin, ezilenlerin örgütlü gücünden korkanlar›n korkular›n› hep birlikte büyütelim! Tüm okurlar›m›z› yay›nlar›m›za abone olmaya, yeni abonelere ulaflmaya, gazetemi-

yap›ld›¤›, hakim mezhep d›fl›ndakilerin yok say›ld›¤›, asimile edilmeye çal›fl›ld›¤›, her türlü özgürlü¤ün k›s›tland›¤›, yasakland›¤› ülkemizde egemenlerin “türban bir özgürlük meselesidir” 盤l›klar›n›n gerçek yüzünün gösterilmesi ve genifl kesimlere ulaflmas›n›n yolu genifl ajitasyon ve propagandadan geçer. fiuras› aç›k ki, Kürt halk›na bombalar ya¤d›ranlar, özellefltirme ad› alt›nda ülkenin kurulufllar›n› emperyalist tekellere peflkefl çektirenler, baflta iflçi s›n›f› olmak üzere tüm emekçileri IMF’nin reçeteleriyle yoksullu¤a mahkûm edenlerin özgürlükten-demokrasiden, hak-hukuktan söz etmeleri gülünçtür. Tüm bu gerçekleri kitlelere anlatmak, kitleleri kendi ç›karlar› için aldatmaya çal›flanlar›n ikiyüzlülü¤ünü teflhir etmek güncel bir görevdir. Yukar›da da de¤indi¤imiz gibi bunun önemli araçlar›ndan biri de yay›nlar›m›zd›r. Gazetemizin bu köflesinde uzun bir süredir alt›n› çizmeye çal›flt›¤›m›z gibi devrimci yay›nlar›n bu noktadaki önemi vazgeçilmezdir. Yine hepimizin bildi¤i gibi, söz konusu yay›nlar üzerindeki devletin bask›s›, terörü de süreklidir. Bunun örneklerini son süreçteki toplatma ve kapatmalarda, bask›nlarda ve Yay-sat üzerinden da¤›t›mlar›n engellenmesinde görmekteyiz. Genifl halk kitlelerine yönelik ciddi sald›r›lar› arka arkaya uygulayan, en küçük eyleme, direnifle azg›nca sald›ran egemenlerin bir yandan dev-

Adres: Gureba Hüseyin A¤a Mahallesi. ‹mam Murat Sok. No: 8/1 Aksaray/Fatih ‹STANBUL Tel: (0212) 521 34 30 Faks: (0212) 621 61 33

Hesap Numaralar›m›z; Yurtiçi: Selma fiahin Ziraat Bankas› Aksaray ‹stanbul fiubesi 48209849-5002 Yurtd›fl›: Euro hesap numaras› Selma fiahin Ziraat Bankas› Aksaray ‹stanbul fiubesi 48209849-5001 Vak›flar Bankas› Aksaray ‹stanbul fiubesi Euro Hesab› 00158048000527074

rimci ve sosyalist bas›n› engelleme çabalar›, di¤er yandan ise burjuva-feodal bas›n› nas›l kulland›klar›n› gözlemlemek bu konunun önemini bize gösterecektir. Özellikle s›n›r ötesi operasyonlar s›ras›nda boyal› bas›n›n oynad›¤› misyon ortadad›r. Bizler bugün bir yandan devletin tüm sald›r›lar› karfl›s›nda emekçi halk›m›z›n saflar›nda yerimizi al›rken, di¤er yandan da onlara yay›nlar›m›z› götürmeli, sistemin teflhiri üzerinde yo¤unlaflmal›y›z. Öncelikli görevimiz yaklaflan Mart gündemleri ile birlikte devletin bafllatt›¤› imha plan›na karfl› mücadele etmektir. Devletin imha plan›n› bozmak demek, bulundu¤umuz her alanda tüm pratik eylemlerin aktif öznesi olma görevini yüklenmek demektir. Önümüzde 8 Mart, 12 Mart, 16 Mart, 21 Mart gibi önemli tarihler bulunmaktad›r. Tüm bu tarihsel günleri somut sald›r›lar ile birlikte ele alarak, genifl kesimleri sürece dahil etmek için propaganda ve ajitasyon faaliyetlerine h›z vermeliyiz. Di¤er bir ifadeyle, günceli, genelle birlefltirmeliyiz. Genelin, bugünkü güncel sorunlar içindeki önemini ve anlam›n› ortaya koyarak pratik görevleri saptamal›y›z. Ülkemizin birçok yerinde yap›lacak olan bu tarihsel etkinliklerde bizler de yer almal›, öznesi olmal› ve bu eylem ve etkinliklerimizi gazetemiz sayfalar›na tafl›yarak yay›nlar›m›z›n misyonunu oynamas›na vesile olmal›y›z.

Gazetemizi bulabilece¤iniz kitapevleri; Ozan Kitapevi Hal Cad.19/1 Band›rma- Bal›kesir Tel: (0266) 714 39 11 Faks: (0266) 713 67- 70 Cep: 0536 475 00 36 Ad›mlar Kitapevi Hoflnudiye Mah. Doktorlar Cad. Bayrak Sok. No: 9 (Akbank aral›¤›) Eskiflehir Tel: (0222) 221 62 29 Ferda Kitapevi Yeniflehir Mah. 19.Sok No: 11 ‹skenderun- Hatay Tel: (0326) 614 42 90 Merdiven Kitapevi Meflrutiyet Mah. Turhan Sok. No: 5/A Zonguldak Tel: (0372) 252 51 58

6 AYLIK: 20 YTL 1 YILLIK: 40 YTL NOT: ‹stedi¤iniz süreye denk gelen oranda paray› hesap numaralar›m›za yat›rarak banka dekontunu yay›nevimize fakslay›n›z ya da postalay›n›z. Abonelik ücretine posta masraflar› dahildir.


İşçi-köylü 3

7-20 Mart 2008

Politika gündem

Gizlenemeyen bir uflakl›k öyküsü daha sona erdi 5 Kas›m 2007 Erdo¤an-Bush görüflmesinden kara harekât›n›n sona erdi¤i 29 fiubat 2008 tarihine kadar geliflen sürecin kronolojisi flu flekilde yaflanm›flt›: 5 Kas›m 2007’de Erdo¤an ABD’ye giderek Bush ile görüfltü, bu görüflmeden ABD’nin TC’ye PKK’ye yönelik savafl›nda destek sözü ç›kt›¤› aç›kland›. Görüflme sonucunda s›n›r ötesi harekâta da ABD’nin s›cak bakt›¤› propaganda edildi. 14 Kas›m tarihinde ilk “anl›k istihbarat” ile PKK’ye sald›r› gerçeklefltirildi¤i ve 50 gerillan›n öldürüldü¤ü iddia edildi. 28 Kas›m’da Genelkurmay’a s›n›r ötesi harekât için yetki verildi¤i aç›kland›. 15 Aral›k’ta ilk hava sald›r›s› gerçeklefltirilmifl, ard›ndan 21 fiubat günü ani bir flekilde kara harekât› bafllam›flt›. 8 gün sonra yani 29 fiubat günü de yine ani bir flekilde Irak Kürdistan›’ndan çekilmenin baflland›¤› aç›kland›. Tüm bu süreç Mehmetçik medyan›n tam gaz deste¤iyle ve psikolojik savafl yöntemlerinin tam kullan›m›yla geliflti. 5 Kas›m 2007 tarihinde TC Baflbakan› Erdo¤an’›n ABD ziyaretinde Bush ile nelerin “pazarl›¤›n›n” yap›ld›¤› ise, ard›ndan geliflen süreçle birlikte tek tek ortaya ç›kmaya devam ediyor. Övünüle dövünüle “stratejik ortaklar›” ABD ile olan iliflkilerinin geliflim seyri üzerine onca propagandas› yap›lan görüflmelerde sözde restler çekilmifl, ABD dize getirilmifl ve PKK’ye karfl› ortak hareket etme kararlar› al›nm›flt›. Tüm süreç boyunca yaflanan geliflmelerden apaç›k olan gerçekleri göremeyenler, en sonunda I. Kürdistan›’ndan çekilmenin “zamanlamas›” ile birlikte bir kez daha bulutlar›n üzerinden inmek ve üç-dört ay sürmüfl olan rüyadan uyanmak zorunda kald›lar. Neydi bu “ac›” gerçek; Türk egemen s›n›flar›n›n baflta ABD olmak üzere emperyalizmin karfl›s›nda her zaman uflak pozisyonunda oldu¤u ve ancak onun izin verdi¤i ölçüde “ba¤›ms›z” olabilece¤i…

Kara de¤il, psikolojik harekât Hedefin PKK oldu¤u, üzerine bas›la bas›la bildirilen ve (ABD ve Irak yönetimine) güvence verilen s›n›r ötesi kara harekât›, bahar aylar› beklenmeksizin, “bask›n” gerçeklefltirebilmek amac›yla erkenden bafllat›lm›flt›. Ancak daha önce 24 kez daha oldu¤u üzere 25. seferde de sahte 盤l›klar›n ötesinde bir “zafer” elde edemedi TC egemenleri. Çat›flmada yaflam›n› yitiren bir uzman çavuflun, Kürt halk›n›n yoksullu¤unu yüzümüze çarpan ç›plak ayakl› çocu¤unun ad›n›n verildi¤i harekâtta her fley kötü yaz›lm›fl bir senaryonun ötesine geçmedi. Anlafl›lan öylesine ani bir bask›n yapmay› planl›yorlard› ki, figüranlar›na rolleri ezberletilememifl, herkes bildi¤ini okur vaziyette b›rak›lm›flt›. Hava s›cakl›¤› uydurmalar›ndan tutun (“-45 derecede günefl do¤du”), çat›flma bölgelerinin tespitine kadar herkes kendi duydu¤unu kendince yorumlad›, aktard›. Canl› yay›nda olmasa da, arfliv görüntüleriyle 24 saat flovenist e¤itime tabi tutulduk, general eskilerinin bilirkifli pozisyonunda yorumlar›n› dinledik operasyonun sürdü¤ü 8 gün boyunca.

Ama ne var ki, kerameti kendinden münhas›r “terör ve askeri” uzman generallerin, harita ve grafiklerle Zap’› zapt eden askerlerin Kandil’e yöneldi¤ini anlat›rken, askerlerin “evin yolunu” tuttu¤unu ö¤rendikleri andaki yüz ifadeleri mutlaka görmeye de¤erdi. 21-29 fiubat aras› 8 gün boyunca çeflitli milliyetlerden halk›m›za çektirilen çileydi bu. Bu yorumlar› dinlemek istemeyenler ise, türban soslu laik-fleriat tart›flmalar›na gömülmeye çal›fl›ld›. Zira kara harekât›n›n bafllad›¤› gün türban yasas› da Cumhurbaflkan› Gül’den imzay› al›vermiflti. “Hiç fl›k olmad›” yorumlar› gereksizdi. Zira Osmanl›’dan günümüze devlet iflleri hep böyle yürütülürdü.

“Zaten inecektik” Operasyon bafllad›¤›ndan itibaren sürekli bunun s›n›rl› bir operasyon olaca¤› egemenler ve sözcüleri taraf›ndan dillendiriliyordu. Zira

Irak’› iflgal alt›nda tutan ABD emperyalizminden al›nan izin bu kadard›. Bunun s›n›r› günlerle ifade edilmemifl olsa da, TC’nin yapt›¤› görüflmelerde operasyonu “s›n›rl› ve k›sa” tutaca¤›na dair taahhütleri emperyalist efendileri ve kendileri taraf›ndan aç›klanm›flt›. Operasyonun bafllamas›ndan itibaren de gerek ABD olsun, gerek ‹ngiltere, BM Genel Sekreteri ve di¤er müdahiller olsun bir yandan sald›r›ya göz yumarken, di¤er yandan süresi ve s›n›rlar› konusunda sürekli uyar›da bulunmay› ihmal etmemifllerdi. Öncesinde anlafl›lm›fl bir konunun bu kadar s›kl›kla gündeme getirilmesinde kukla Irak hükümetinin ve Irak Kürdistan›’ndaki iflbirlikçi Kürt Yönetimi’nin bask›s› önemli bir rol oynam›flt›r. Yoksa TC’nin söz dinlemez bir pozisyona girmesi çok da beklenir bir durum de¤ildir. Yine de zamanlama konusunda TC devleti en kötüsünü yapm›flt›. ABD Savunma Bakan› Gates’in yapt›¤› görüflmelerde “k›sa süre içinde çekilme”nin gerçeklefltirilmesi iste¤ini aç›kça ifade etmesinin ard›ndan, baflta Y. Büyükan›t olmak üzere devlet erkân›n›n efelenmeleri, sonras›nda düfltükleri rezil duruma komedi havas› verdi. “K›sa süre izafidir. Bir y›l da olabilir, bir gün de. Amerikal›lar, Afganistan’da terörizme karfl› y›llard›r savafl›yorlar” aç›klamas›n› yapan Büyükan›t’a göre

(izafen) k›san›n aç›l›m› me¤er tam bir gün bile de¤ilmifl. Çünkü Gates’in aç›klamas›n›n üzerinden bir gün bile geçmeden geri çekilme bafllay›verdi. Zaten Gates de, ülkesine dönüflte uçakta “san›yorum Türkler mesaj›m›z› ald›” diyordu. Evet Türkler mesaj› alm›flt›. Gates bu sözleri söylerken, Bush da kameralar›n karfl›s›na geçerek stratejik ufla¤›na verilen direktifi yineliyordu: “H›zla hareket ederek amaçlar›n› elde etmelerini ve ard›ndan mümkün olan en k›sa sürede ç›kmalar›n›” istiyordu. Gazetecilerin “ne kadar çabuk?” sorusuna yan›t da netti; “mümkün oldu¤unca çabuk”. Yani en k›sa süreyi Bush daha net ifade ediyordu; Mümkün olan en k›sa süre… Anlafl›ld›… Yar›m gün! Bu talimat karfl›s›nda gere¤inin yap›lmas› baflta medya olmak üzere tüm operasyon destekçilerinde derin bir k›r›lma yaratt›. Öfkeyle kendini kaybedip “Sak›n ola, onurdan monurdan bahsetmeyin bana... Hangi onur?” (Hürriyet, Y›lmaz Özdil) diyenlerin yan›nda, “sa¤duyulu” davran›p durumu kabul etmeye ve ettirmeye çal›flanlar da vard›: “Ortada besbelli ki, kocaman bir ‘yanl›fll›k’ söz konusu. … ‘yanl›fll›k’ geri çekilmede de¤il, geri çekilmenin zamanlamas› ve fleklinde.” (Cengiz Çandar, Referans) Ne hiddete gerek var, ne de onurdan bahsetmeye! NATO’ya girme karfl›l›¤›nda Kore’ye asker gönderen de bu ülkenin egemenleri de¤il miydi? Afganistan’da Türkiye askerlerinin ne ifli var? Irak’a gitmemeyi “hata” telakki edip, iflgalcilere her türlü yard›m› yapan, bugün onurdan bahsedenlerle ayn› s›n›flar de¤il mi? K›saca durumda bir yanl›fll›k yok. Gerekenler gerekti¤i gibi yap›lm›flt›r. Uflak, tabi ki uflakl›¤›n› kabul etmeyecektir. Bunun için de efle¤inden düflen Nasrettin Hoca gibi “zaten inecektim” aç›klamalar› yapacakt›r. Operasyonun daha fazla devam etmemesinin tek nedeni elbette bu de¤il. Irak Kürdistan› topraklar›nda PKK aç›klamalar›na göre 125 askerini ve ciddi oranda teçhizat›n› kaybetmesi, buna karfl›n gerillalar›n ciddi direnifli, çekilmenin önemli bir nedenidir. Bu kadar fazla asker cenazesinin gizlenemeyece¤i aç›kt›r. Cenaze törenleri flovenizm flovuna dönüfltürülürken, Bülent Ersoy’un “evlad›m olsa askere göndermem” sözlerine ciddi bir tepkinin geliflmemifl olmas› halk içinde bu flovlar›n çok da ifle yaramad›¤›n› göstermekte. Askere göndermelerde yaflanan bayram havas›n›n da korkular›n ve kayg›lar›n gizlenmeye çal›fl›lmas›ndan, mezarl›ktan geçerken ›sl›k çalmaktan baflka bir anlam› yoktur. Kendilerinin olmayan ve inanmad›klar› bir savafla evlad›n› vermek hiçbir annenin gönlünün raz› gelece¤i bir fley de¤ildir çünkü.

Büyük Ortado¤u’da Türkiye 5 Kas›m Bush-Erdo¤an görüflmesinde tam olarak nelerin konufluldu¤u, yap›lan anlaflma ve pazarl›klar, Kürt meselesinde çizilen planlar gizli tutulmufl, tahminler yürütülmüfltü. ABD, Türkiye’yi Büyük Ortado¤u Projesi içinde daha iyi konumland›rmak için daha iyi planlar yapar-

ken Türk hâkim s›n›flar› da bölgeden kendilerine düflebilecek pay üzerinden Ortado¤u halklar›na zulümden baflka bir fley getirmeyecek olan projeye dahil olmaya çal›fl›yor. ‹ran’la dostlu¤unu her daim dile getiren ve iliflkilerini gelifltiren TC’nin D›fliflleri Bakanl›¤› sözcüsü Levent Bilman’›n 26 fiubat tarihinde (kara harekât›n›n 5. gününde) yap›lan “… son dönemde ‹ranl› yetkililerin ‹srail’e yönelik baz› yap›c› olmayan ifadeleri üzüntüyle müflahede edilmektedir” aç›klamalar› ilgi çekicidir. ‹ran her daim ‹srail’e olan tepkisini en sert ifadelerle dile getirirken, bunun flimdi fark edilmifl (!) olmas›, zamanlama aç›s›ndan dikkat çekiyor. ABD emperyalizmi taraf›ndan hedef tahtas›ndaki ilk isim olan ‹ran’a karfl›, üstelik ‹srail’in yan›nda olundu¤unun göstergesi olan bu sözler, operasyon karfl›l›¤›nda nelerin gündeme geldi¤ini ortaya koymaktad›r. Afganistan’da iyice s›k›flan ABD emperyalizminin TC’den daha fazla asker istedi¤i ise zaten aç›ktan tart›fl›lan bir olgudur. Ek bir bilgi olarak bu operasyon sürerken “Dünya Bankas›’n›n, stratejik iflbirli¤i çerçevesinde, Türkiye’ye 6.2 Milyar Dolar kredi verilmesini onaylamas› da” bu sürecin bir ürünü olarak karfl›m›za ç›kmakta. Ancak, I. Kürdistan›’nda sa¤lad›¤› istikrar› kaybetmek istemeyen ABD emperyalizmi Irak ve Kürt yönetimi ile TC egemenlerini yak›nlaflt›rmak için çaba harcamakta. ‹ki ufla¤›n› da uygun biçimde konumland›rma kayg›s›yla ama ileriye dönük olarak tamamen yak›nlaflmalar›n› da engelleyerek iki ülke aras›ndaki iliflkilerin gelifltirilmesi bölgeye dönük, (özellikle de ‹ran gündemi ile ilgili) planlar›nda önemli bir yer tutuyor. Bu planlar içinde PKK’ye bir rol verilip verilmeyece¤i ise önümüzdeki süreçte net olarak görülecektir.

Sald›rganl›k s›n›r içinde devam edecek! S›n›r ötesi kara harekât› k›sa süreli bir macera olarak sona ererken, bu sald›r›lar›n sürece¤i kesindir. Nitekim, operasyonun sona ermesinin hemen ard›ndan yap›lan “s›n›r ötesi harekat karfl›t›” eylemlere devletin dizginlerinden boflan›rcas›na sald›r›s› da bunun göstergesidir. Hem yaflad›klar› yenilginin ac›s›n› s›n›r içindeki yurtsever, devrimci ve demokratik kesimlerden ç›karmak ve hem de ülke içindeki muhalefeti kabul edilebilir bir düzeye getirmek için sald›r›lar sürecektir. Kara harekat›n›n sonland›r›lm›fl olmas›, her fleyin bitti¤i anlam›na gelmiyor elbette. Hem bu harekatlar›n tekrarlanmas› ve hem de yukar›da da belirtti¤imiz gibi ülke içindeki muhalefete dönük sald›r›lar sürece damgas›n› vuracakt›r. Operasyonlar sürecinde bir araya gelen devrimci, yurtsever ve demokratik kurumlar ve çevrelerin bu birlikteliklerini sürdürmeleri için gerekli nedenler varl›¤›n› korumaktad›r. Kürt ulusunun demokratik taleplerini sahiplenirken, devletin karfl› sald›r›lar›na ortak duruflu örgütlemek ihtiyac› devam ediyor. Çeflitli milliyetlerden Türkiye halk›n›n bu sald›r›lara karfl› örgütlü mücadelesi devleti bozguna u¤ratacak tek güçtür.


İşçi-köylü 4

Sınıfsal Yaklaşım

S›n›fsal Yaklafl›m Ölümü dayat›rlar s›tmay› raz› ederler sana,

Çözümü merhamette arama, da¤lar merhem olur yarana! ABD’nin Kandil’i de kapsayacak boyutta büyük çapl› bir harekata izin vermedi¤i/vermeyece¤i kestirilebiliyordu ama, 21 fiubat’ta bafllayan iflgal/kara harekat›n›n süresini HPG’nin direnifli ile beraber Türkiye Kürdistan›’ndaki halk direnifli belirledi (Tali de olsa Irak Kürdistan›’ndaki halk muhalefeti ve iklim koflullar›n› anmak gerekir). Önce bu gerçekli¤i tespit etmeliyiz. “Operasyon” boyunca sözü geçen otoritelerin a¤z›ndaki süre azami iki haftayd› ve sald›r›ya sevk edilen güçlerin durumu da bunu do¤rulamaktayd›. Da¤l›ca bask›n› sonras›, Erdo¤an’›n Kas›m ‘07 Bush görüflmesinde PKK’ye yönelik oluflturulan plan gere¤i bafllat›lan hava sald›r›lar›na, s›n›rl› bir kara operasyonunun eklenmesi sürpriz de¤ildi. S›n›rl› olmas›, ABD’nin Irak’ta KYB ve KDP ile kurdu¤u stratejik ittifaktan kaynaklan›yor, bu durum sürecin bafl›ndan itibaren TC ile bu güçler aras›ndaki iliflkiler bak›m›ndan ABD’yi hassas bir politika izlemek zorunda b›rak›yordu. ABD iflgali alt›ndaki topraklara, esas iflgalcinin oluru ile bir baflka devletin ordular› ile harekât düzenlemesi de elbette ki yeni biçimiyle de olsa “iflgal” say›lmal›d›r. Ancak burada sorun, bunun iflgal olup olmamas›ndan öte neden yap›ld›¤›, daha do¤rusu yapt›r›ld›¤› üzerinden tart›fl›lmal›d›r. Zira, 25. kez gerçeklefltirilmifl olan bu s›n›r ötesi harekatlar bafll› bafl›na özel bir inceleme konusu haline de gelmifltir. Sorunu, “ABD (AKP) askeri çözümsüzlü¤ü göstermek için bunu yapt›” diye tart›flmak isteyenler oldu¤u gibi, “Türk devleti iç ve d›fl kamuoyunun tepkilerini ölçmek istedi, bölgeyi tamamen temizleyene kadar bunu s›k s›k yapacak” diyenler de vard›r. Yorumlar› çok genifl bir düzlemde yayarak çeflitlendirmek mümkündür ama emperyalistlerin planlar› ile örtüflen ve Türk hakim s›n›flar›n›n politikalar›na denk düflenin ne oldu¤unu anlamak için mevcut konjonktür ve parametreler içerisinde neler olup bitti¤ine bakmak laz›m gelir. Tekrar pahas›na olsun; ABD emperyalizminin Irak’ta bata¤a saplanan

iflgal gemisi, Afganistan’da batmak üzeredir. Nitekim 44. Münih Güvenlik Konferans›nda ABD Savunma Bakan› R. Gates müttefiklerin Afganistan’a takviye kuvvetleri göndermemeleri durumunda NATO’nun sonunun gelece¤ini belirtmifltir. Bu talep Türk devleti için muharip güçler ba¤lam›nda “emir” olarak telakki edilmektedir. Konu, Erdo¤an, Gül ve Büyükan›t’la “müzakere” edilmifltir! Irak’ta Kürtler d›fl›ndaki müttefiki/iflbirlikçisi fiiiler olan ABD iflgal gücünün alt› ‹ran taraf›ndan oyulmaktad›r. Di¤er yandan ‹ran, Körfez’de, Lübnan (Hizbullah) ve Filistin (Hamas) bölgesinde de etkin bir konumdad›r. ‹ran’a yönelik Irak benzeri nükleer silah üretimiyle iliflkilendirmeden yola ç›k›larak gelifltirilecek bir sald›r› plan›, “aklama raporu”nun ard›ndan flimdilik geri b›rakt›r›lm›flt›r. Raporun bu yönde ç›kmas›n›n, bu aflamada ‹ran’a sald›r›y› göze alamayan ABD aç›s›ndan “hay›rl›” olmas› baflka bir gerçekliktir. Bu durumda, bölgede dengelerin ABD lehine kurulmas› için di¤er faktörlerin devreye girmesi gerekmektedir. Bu faktörler ise bölgesel, yerel ve etnik güçlerdir. ABD emperyalizmi bu s›k›flm›fll›k ve kuflatma alt›nda, hem Müslüman kimli¤i hem de askeri gücünün tecrübesi ve potansiyeli ile sad›k ufla¤› Türk devletini, bu cephede de elbette ki tepe tepe kullanacakt›r. Bunun için Irak’›n gelece¤ine iliflkin hesaplar ile Kürt ulusuna gerek Türkiye gerekse de Irak’ta uygun bir konumlan›fl aramaktad›r. Bu konumlan›fl Irak’ta belli ölçüde flekillenmiflse de Türkiye’deki durum belirsizli¤ini korumaktad›r. Türk hâkim s›n›flar›, CHP ve MHP’nin temsil eder pozisyonda durdu¤u “vur-kurtul”cu kesimler hariç, bask›n bir ittifakla “siyasi çözüm”den yanad›r. Ne var ki herkesin a¤z›na dolad›¤› “siyasi çözüm” farkl› oldu¤u için bunu açmakta fayda bulunmaktad›r. ABD’nin AKP ve TSK’ya uygulatt›¤› operasyonlar›n, AB’nin destek verdi¤i plan›n gelip dayand›¤› noktada, sözünü etti¤imiz bu “siyasi çözüm” vard›r. Fikret Bila’n›n general eskilerine söyletti¤i, AKP’li kimi bakanlar›n aylard›r telaffuz etti¤i, para-

medyada bir dizi köfle yazar›n›n parçabölük dile getirdi¤i bu “çözüm plan›”nda; kademeli k›smi aftan, daha uzun süreli televizyon yay›n›na, seçmeli dil dersinden, yerel yönetimlerdeki düzenlemelere; daha ötesi, anayasada bireysel kültürel haklara uzanacak boyutta aç›l›mlardan söz edilmektedir. Bu çözüm plan›, Ulusal Hareket’in –silahs›zland›r›larak- iradesinin k›r›lmas› eksenine oturmaktad›r. Asimilasyonu Avrupai versiyonu ile merkeze alan bu plan›n amac›, ulusal haklar›n bireysel kültürel kodlara indirilmek suretiyle yozlaflt›r›lmas› ve ulusal kimlik hedefinden uzaklafl›lmas›d›r. Ayr› devlet, federasyon, özerklik vb. haklar›n niteli¤i ve kapsam› bir yana, kendi kaderini tayin hakk› ile “siyasi çözüm” düzeyinde en ileri boyutta telaffuz edilen tüm hususlar aras›ndaki özlü ve temel fark, birincisinde iradenin yaln›zca Kürt ulusu taraf›ndan kullan›laca¤›, di¤erinde ise buna hiçbir hakk› olmayan iradelerin de kar›flaca¤›d›r. Tam da bu noktada gerek emperyalistler gerekse de Türk hakim s›n›flar› aç›s›ndan esas sorun, bu çözüme çok da uzak bir mesafede durmayan Ulusal Hareket’in tam teslimiyet çizgisine çekilmesidir. ABD aç›s›ndan kullan›lacak en önemli güç, iflbirlikçileri KDP ve KYB’dir. Onlar›n bask› ve telkinlerinden yarar umulmaktad›r. Türk hâkim s›n›flar› ise AKP eliyle Türkiye Kürdistan›’nda daha fazla güç kazanma peflindedir. Diyarbak›r baflta olmak üzere bölgedeki yerel yönetim seçimleri stratejik önemde de¤erlendirilmektedir. Erdo¤an’›n henüz süreç taze iken hem de Newroz haftas›nda Diyarbak›r dâhil Kürt illerine gezi planlamas› dikkate de¤er görülmelidir. Bu ba¤lamda, askeri operasyonlar›n PKK’yi bitirmek ya da teslimiyete sürüklemek gibi bir ham hayal tafl›d›¤›n› düflünmek safl›k olacakt›r. Bunun iç ve d›fl kamuoyuna mesaj veren yan tafl›d›¤›, psikolojik üstünlükle ilgili oldu¤u, muhtemel askeri eylemleri önleyici ve belli mevzileri bertaraf edici özelli¤i bulundu¤u elbette do¤rudur ama daha büyük foto¤raf/hesaplar aç›s›ndan oluflturdu¤u yeri yukar›daki çerçeveye ba¤l› okumak gerekmektedir. Burada mesaj› ve ayn› zamanda ça¤r›y› iki ayr› adrese yapmak gerekmektedir. Birincisi Ulusal Hareket’e dönüktür. Çeyrek as›rd›r yürüttü¤ü savafl neticesinde oluflan birikimin dinamizmi, mevzileri ve muazzam halk deste¤i sayesinde düflmana korku salmakta, ancak izlemekte oldu¤u politikalar nedeniyle de emperyalist-faflist koalisyona cesaret vermektedir. Bu

7-20 Mart 2008

politikalar› tart›flmak bu yaz›n›n konusu de¤ildir. Bilinir ki, bin bir emekle yarat›lan en büyük ve muhteflem de¤erler, proleter devrimlerin en görkemli an›tlar› bile tuzla buz oldular. Yaratmak kadar zor olan yaflatmak, yeniden ve yeniden üretmek, ço¤altmak ve ileri tafl›makt›r. Hele ki tamamlanmam›fl olan bir süreç varsa bunu sonuca ulaflt›rmay› baflarabilmektir… S›n›fsal yap›lar› ve dolay›s›yla ideolojik yönelimleri nedeniyle Ulusal Hareket’ten sonuna kadar tutarl› bir durufl beklentisi içerisinde olunamayaca¤› gerçe¤i, onlar›n emperyalizme ve faflizme karfl› do¤ru bir tutum almaya ça¤r›lmayaca¤›n› gerektirmez. Yine bu durum, ulusal sorunun çözümünü onlar›n gelifltirmekte oldu¤u hareketin kollar›na terk etmek ve onlardan beklenti içerisine girmek anlam›na hiç gelmez. Aksi halde, “tav›rs›z” kalan, “yenilsin/ezilsin” düflüncesinde olanlar ya da “uzlafls›n” diyenler için de baflka beklentiler/hesaplardan söz etmek gerekecektir (ki belli bir bölümü için gerekir de!). ‹kinci ça¤r›m›z, yaz›m›z›n bafl›nda da sözünü etti¤imiz ve yaklafl›k iki haftal›k planlanan iflgal/kara harekat›n›n yar›da kesilmesinde bafl rollerden birisine sahip Kürt ulusundan halk›m›zad›r. Diyarbak›r’dan bafllay›p di¤er Kürt illerine yay›larak süren serh›ldanlarla alanlar› ve sokaklar› kuflatan tepki dalgas›, muazzam bir etki yaratm›flt›r. Madalyonun bir yüzünde da¤larda silah elde çarp›flan, uçak, tank, top deste¤iyle yüklenen on binlerce Türk askerini püskürten gerilla güçleri varken; di¤er yüzünde yafll›, çocuk, kad›n, erkek her meslekten, her kesimden Kürt ulusuna mensup halk›m›z›n “AKP flafl›rma, bizi da¤a tafl›rma!”, “PKK halkt›r, halk burada!” sloganlar›yla alanlar› zapteden iradesi vard›r. AKP, son seçimlerde bölgede Kürt postu giymifl, ayak oyunlar› düzenlemifl, afliretlere s›¤›nm›fl, dilenci ekonomisinden beslenmifl ve ciddi bir oy art›fl› sa¤lam›flt›. fiimdi, bir yandan yerel seçimler için daha büyük hesaplarla yüklenecek, ama daha da önemlisi “siyasi çözüm” hesab› için kitle deste¤i aray›fl›na girecektir. Kürt halk›, ölümü gösterip, “çözüm” için s›tmaya raz› eden bir politika ile kap›s›na dayanacak olan katillere ve onlar›n (dolayl›dolays›z) iflbirlikçili¤ine soyunan bilumum kalpazanlara ald›r›fl etmemelidir. Hiçbir gücün kendisini büyük bedellerle elde etti¤i mücadele kazan›mlar› üzerinden, bireysel kültürel haklar u¤runa teslimiyete zorlamas›na, “modern” kölelik boyunduru¤u takmas›na izin vermemelidir!


İşçi-köylü 5

7-20 Mart 2008

Arçelik iflçisi sendikal haklar›n› istiyor

D

ireniflin 60’l› günlerinde görüfltü¤ümüz Arçelik iflçileri, direnifllerini ilk günkü kararl›l›klar›yla sürdürdüklerini ve sendika haklar›n› ve ifllerini geri alana kadar direnmekte kararl› olduklar›n› söylüyorlar.

Yaklafl›k iki ayd›r grevde olan Arçelik iflçileri, bir dizi eylemle sorunlar›n› kamuoyuna duyurmaya çal›fl›yorlar. Arçelik’te çal›flan 160 iflçi, Nakliyat-‹fl bünyesinde sendikal örgütlenmeye gittikleri için iflten ç›kar›lm›fllard›. Direniflin 60’l› günlerinde görüfltü¤ümüz Arçelik iflçileri, direnifllerini ilk günkü kararl›l›klar›yla sürdürdüklerini ve sendika haklar›n› ve ifllerini geri alana kadar direnmekte kararl› olduklar›n› söylüyorlar. Görüfltü¤ümüz iflçilerden, 20 y›ll›k Arçelik iflçisi Bekir Ünal, Arçelik’teki çal›flma koflullar›n› flöyle aktar›yor: “Bu-

ras› toplama kamp› gibi. D›flardan bakan da ad›n› duyunca koflullar›n rahat oldu¤unu düflünür. Oysa günde 16 saate varan çal›flma koflullar› var ve de yeni-eski iflçi ayr›m› olmaks›z›n, hepimize en fazla 490 milyon maafl veriyorlar” diyor. Y›lda en fazla 10-15 milyonluk bir art›fl oluyormufl maafllarda. ‹flten at›lan iflçilerin tümü tafleronda çal›fl›yormufl. Ve iflyerinde büyük bir ayr›mc›l›¤a tabii olduklar›n› söylüyorlar. “Mesela” diyor bir iflçi, “zaman zaman yemekli toplant›lar yap›l›yor. Ancak tafleron iflçiler bir kenarda

Emekçinin Gündemi AKP’nin “yoksullukla mücadele”sinin arkas›ndaki gerçekler! AKP hükümete geldi¤i ilk günden bugüne sürekli ekonominin iyiye gitti¤ini, her geçen y›l ne kadar geliflme sa¤lad›klar›n› anlat›p duruyor. Sermaye cephesinden bak›ld›¤›nda aradan geçen bu 4–5 y›lda her geçen gün daha da zenginlefltikleri bir gerçek. Ayn› sürece emekçiler ve yoksul halk cephesinden bakt›¤›m›zda ise karfl›m›za farkl› bir tablonun ç›kt›¤›n› görürüz. Yap›lan özellefltirmelerle, ifl güvenli¤ini ortadan kald›ran yasalarla, köylülü¤e dönük tasfiyeci uygulamalarla emekçi halk›n her geçen gün daha yoksullaflt›¤›n› görürüz. AKP hükümetinin sürekli tekrarlad›¤› “ekonomi gelifliyor”, “halk›m›z refaha eriyor” nakarat›na as›l yan›t da budur zaten. Gelinen aflamada AKP hükümeti ekonomik olarak birçok “olumlu” geliflmeyi s›ralad›ktan sonra, iflsizli¤i çözemediklerini ama yeni dönemde bu sorunu da çözeceklerini ve kifli bafl›na düflen milli gelirin 10 bin dolara ç›kaca¤›n› vaat ediyor. En baflta flu sorular› sormakta fayda

var, AKP’nin yoksullukla mücadele için bir program›-anlay›fl› var m›? Bunun olmad›¤›n› biliyoruz. Peki, durum buysa AKP nas›l oluyor da yoksullukla mücadele etti¤ini toplumun genifl kesimlerine “kabul ettirmeyi” baflar›yor. Burada, baflka bir dizi etmenin yan›nda devreye “yoksullukla mücadele” ad› alt›nda halka da¤›t›lan çeflitli yard›mlar devreye giriyor. K›fl öncesi da¤›t›lan kömürler, okullar aç›l›rken da¤›t›lan kitap, k›rtasiye malzemeleri, düzenli aral›klarla da¤›t›lan erzak paketleri vb. AKP’nin “yoksullukla mücadele” için yapt›klar›d›r. Bugün bu uygulamalar›yla AKP, devletin yerine getirmesi gereken kimi toplumsal görevleri de ortadan kald›r›yor. Bu amaçla birçok kamu kuruluflu ya kapat›ld› ya da özellefltirildi. Devletin kamusal kurulufllar›nda büyük bir tasfiyeye gidilirken oluflan bofllu¤u doldurmak ve tasfiye sürecinin yolunda gitmesini sa¤layacak k›r›nt›lara da ihtiyaç vard›. Bu yönüyle de AKP “hay›rseverlik” olarak gösterdi¤i yard›mlarla hem devletin kamusal görevleri, iflletmeleri

izliyor. Gözümüzün önünde yiyorlar, ancak tafleronday›z diye bize yedikleri yemekten bile vermiyorlar. Servislerde ayakta gitmek zorunda kal›yoruz.” Yani tafleron iflçilere fazla çal›flt›r›l›p, az ücret ödenmesinin yan› s›ra, tam bir üvey evlat muamelesi yap›l›yor. ‹flten ç›kar›lmalar›n›n bafll›ca nedeninin, patronun örgütlü olduklar› sendikay› istemeyip, kendilerini sermayeye yak›n, gerici bir sendikal örgütlenme olan, Türk Metal-‹fl’e üye yapmak istemesi oldu¤unu söylüyorlar.Direniflteki 5-6 iflçi bask›lara dayanamayarak, sendikadan istifa etmifl ve iflbafl› yapm›fllar. Ancak direnifli sürdüren iflçiler, “6 ay da sürse 1 y›l da sürse, direnmekte kararl›y›z” diyorlar. (Kartal)

bütünüyle tasfiyeye u¤rat›l›rken halk›n tepkileri engelleniyor hem de daha az bütçe gerektiren ama halka do¤rudan ulaflan yöntemlerle yeni bir “yoksullukla mücadele” tarz› oturtuyor. Yoksullukla mücadelenin, halk›n al›m gücünün artmas› ile halk›n kendi ihtiyaçlar›n› kendisinin çal›flarak, üreterek karfl›lamas› ile olaca¤›n› herkes kabul eder. Bunlar›n yap›lmad›¤› yerde yoksullukla mücadeleden bahsetmenin anlams›zl›¤› ortadad›r. ‹flsizler ordusunun elemanlar›n›n her geçen gün artt›¤›, çal›flanlar›n üzerindeki bask›lar›n devam etti¤i, ifl güvencesinin ortadan kald›r›ld›¤›, emekçilerin sefalet ücretlerine mahkûm edildi¤i, köylülerin üretemez hale getirildi¤i, ürün ekebilenlerin masraflar›n› dahi karfl›layamad›¤› bir tabloda yoksullukla mücadele edildi¤ini söylemenin havanda su dövmekten fark› olmad›¤› ortadad›r. ‹fl bulmak umudunu kesmifl milyonlar›n oldu¤u, çal›flanlar›n ald›¤› ücretin ev kiras›n› bile karfl›lamad›¤› bir gerçeklik karfl›s›nda bu yard›mlar›n toplumun genifl kesiminde olumlu bir uygulama olarak görülmesi, umut ba¤lanmas› anlafl›l›rd›r. Bu uygulamalar sadece yoksullu¤un maskelenmesine ve kan›ksanmas›na yol açm›yor ayn› zamanda birçok olumlu toplumsal de¤erimizi erozyona u¤rat›yor, yozlaflt›r›yor. Kitleler anl›k-günlük ihtiyaçlar›n› karfl›-

İşçi/köylü

Ben çelik Arçelik reklam›n› b›rak, iflçiye bak! Arçelik iflçileri, 23 fiubat günü Taksim’de yürüyüfl düzenledi. Gezi Park›’nda bir araya gelen iflçiler, “Arçelik’te iflçi k›y›m›na son, Yaflas›n Arçelik direniflimiz” yaz›l› pankart açarak, Koç Holding’e ait Divan Hotel’in önüne yürüdü. Yürüyüfl boyunca s›k s›k “Ben çelik Arçelik, reklam› b›rak soka¤a att›¤›n iflçiye bak”, “Yaflas›n s›n›f mücadelemiz” vb. sloganlar at›ld›. Divan Oteli önünde iflçiler ad›na konuflan Nakliyat-‹fl Genel Baflkan› Ali R›za Küçükosmano¤lu, flimdiye kadar Koç Holding’e ait bütün kurulufllar›n önünde eylem yapt›klar›n› hat›rlatarak, eylemlerine devam edeceklerini söyledi. (‹stanbul)

lamak umuduyla bu yard›mlara ba¤l› hale geliyor, getiriliyor. Böylece daha kolay yönlendirilir duruma sokuluyorlar. AKP’nin yoksullukla mücadele olarak ortaya koydu¤u bu uygulamalardan anlafl›laca¤› üzere, yoksullu¤un ve sefaletin yarat›c›lar›n›n temsilcilerinin as›l görevi yoksullu¤u, sefaleti ortadan kald›rmak de¤il, onu gizlemek, yok saymak ve kan›ksatmakt›r. fiu bir gerçek ki, ezilenlerin ve ezenlerin ç›kar› her zaman birbiriyle ters orant›l›d›r. Egemen s›n›flar›n temsilcisi olan faflist AKP’nin de egemenlerin ç›karlar› d›fl›nda tek bir ad›m bile atamayaca¤› ortada oldu¤una göre AKP’den böyle bir ad›m beklemek hayal olur. Bu noktada yap›lmas› gereken halk›nemekçilerin kendi sorunlar›na sahip ç›kmas›n› ve bu çerçevede ad›mlar atmas›n› sa¤lamakt›r. Yaflanan pratik sorunlardan emekçi kitleler belli boyutlar›yla sorunun kayna¤›n› görebilse de uygulanan birçok politika sonucu çözüm noktas›nda yolunu bulmada yetersiz bir durumdad›r. Bu çözüm yolunu ona gösterecek olan, mücadeleye sevk edecek olan bizleriz. Kitlelerin içinde kitlelerle birlikte, kitlelerin somut sorun ve talepleri çerçevesinde harekete geçildi¤inde bu gücün karfl›s›nda hiçbir gücün ve engelin duramayaca¤› bilinciyle kitlelerle olan ba¤lar›m›z› do¤ru politika ve araçlarla güçlendirmeliyiz.


İşçi-köylü 6

İşçi/köylü

7-20 Mart 2008

‹flçiler Gaziantep Büyükflehir Belediye Baflkan›

Güzelbey’i protesto etti

Gaziantep Büyükflehir Belediyesi taraf›ndan yap›lan toplu tafl›ma ihalesini alan Kevser Turizm’in belediyeye olan borcunu ödemedi¤i gerekçesiyle iflten at›lan iflçiler, ifle geri al›nacaklar› sözünü veren AKP’li Büyükflehir Belediye Baflkan› As›m Güzelbey’in sözünü yerine getirmemesini protesto etti. Bal›kl› Park›’nda 21 fiubat günü bir araya gelen iflçiler ve aileleri AKP Gaziantep ‹l Baflkanl›¤›’na do¤ru “‹flçi k›y›m›na son, ya¤maya hay›r”

pankart›n› açarak yürüyüfle geçti. ‹flçiler yürüyüfl s›ras›nda, “Güzelbey bitirdi Antep’e el Fatiha”, “AKP ya¤mal›yor, vekiller bak›yor”, “AKP’yi istemiyoruz” dövizlerini tafl›yarak, “AKP flafl›rma, sabr›m›z› tafl›rma”, “AKP istifa” sloganlar›n› att›. Yürüyüfle çevreden geçen araç floförleri korna çalarak, halk da alk›fllarla destek verdi. Yürüyüfl s›ras›nda TÜMT‹S yöneticileri ile polisler aras›nda k›sa süreli tart›flmalar yafland›.

AKP ‹l binas› önünde bas›n aç›klamas›n› okuyan TÜMT‹S Genel Baflkan› Kenan Öztürk, iki y›ld›r Gaziantep’in gündeminde olan ulafl›m sorununun bir türlü giderilmedi¤ini hat›rlatarak, “Bizim hak aray›fl›m›z sonunda Ankara’da AKP’li Belediye Baflkan› Asim Güzelbey ve Gaziantepli Milletvekilleriyle iflçilerin ifllerine geri dönmesi noktas›nda protokol imzalad›k. Ama protokol imzas›n›n ard›ndan iki ay geçmesine ra¤men hiçbir sonuç alamad›k. AKP imzas›na sahip ç›kmayarak ikiyüzlü tutum sergilemifltir” fleklinde konufltu. Güzelbey’in ve AKP’nin

yandafllar›na ihale açt›¤›n› iddia eden Öztürk, flunlar› belirtti: “Ocak ay›n›n 15’inde yap›lan ihale sonucunda, Güzelbey kendi yandafl› olan bir firmaya ihaleyi vermifltir. Ve ihaleyi alan firma 400 YTL’ye iflçi çal›flt›rarak, haks›z yere iflten ç›kar›lan iflçileri almam›flt›r. Belediye ise ihaleyi alan firmaya ayda iflçi bafl›na bin 300 YTL ücret ödüyor. Hem ifle al›nan floförler haks›zl›¤a u¤ruyor, hem de iflten ç›kar›lan iflçilerin haklar› verilmiyor. Bu AKP ve yerel yönetiminin nas›l ikiyüzlü oldu¤unun somut göstergesidir. Bu halk bu ikiyüzlü yaklafl›m› mahkûm edecektir” diye konufltu. (H. Merkezi)

OLEY‹S iflçileri: “Sendikadan baflka araç tan›may›z!” Kocaeli Üniversitesi’nde çal›flan OLEY‹S üyelerinin yeni y›l öncesi bafllatt›klar› direnifl, patronun tüm grev k›rma çabalar›na karfl›n kararl›l›kla sürüyor. Grevin 59. gününde görüfltü¤ümüz iflçiler, patronun bask›lar›n›n azalmadan sürdü¤ünü söylediler. Hala resmi bir görüflme yap›lmad›¤›n› da söyleyen iflçiler, sorunun arac›lar üzerinden çözülmeye çal›fl›ld›¤›n› belirtmekteler. Görüfltü¤ümüz iflçilerden, 3 y›ld›r Üniversite bünyesindeki Derbent Uygulama Oteli çal›flan› Niyazi Kuzgun, son 25 gündür jandarman›n engellemesi sonucu direnifl yerlerine giremediklerini, direnifli d›flar›da sürdürmek zorunda kald›klar›n› söylemekte. Ancak engelleme çabalar› sadece bununla s›n›rl› de¤il. ‹flçiler, “Valinin emri ve bölge çal›flma müdürlü¤ü ve jandarman›n iflbirli¤i ile grev k›r›c›l›k yap›lmaya çal›fl›l›yor” diyor.

Bunun hangi yöntemlerle gerçekleflti¤i sorusu üzerine ise flunlar› aktar›yor: “Rektör direniflteki iflçilerin evlerine adam gönderiyor. Ya ev sahibi ile ya da o kiflinin ailesi ile görüflüyor gidenler. Ev sahibine ‘kirac›n greve ç›kt›, çal›flm›yor, kiran› ödeyemeyecek’ diyorlar, aileye ise ‘eflin çal›flmazsa kiran›z› nas›l ödersiniz, aile nas›l geçinir’ vb. biçimlerde bask› uyguluyorlar.” Ancak tüm bu bask›lara ra¤men grevi sürdürmekte kararl› olduklar›n›, bafll›ca taleplerinin ise, örgütlü olduklar› OLEY‹S Sendikas›n›n tan›nmas› oldu¤unu vurguluyorlar. Çünkü patronun esas sorunu sendikay› tan›mamak. Bunun için de sendikay› muhatap almak yerine, arac›larla anlaflma olanaklar› ar›yor. ‹flçiler ise “sendikadan baflka arac› tan›may›z ve tan›n›ncaya kadar da grevi sürdürmekte kararl›y›z” diyorlar. (Kartal)

K›dem tazminat› kald›r›l›yor ‹flçilerin kazan›lm›fl hakk› olan k›dem tazminat›n›n yasalarla gasp edilmesi amaçlan›yor. Hükümetin haz›rlad›¤› SSGSS yasas›na göre yasa maddeleri içerisinde yer alan ‘k›dem tazminat›’ yerine, her çal›flan için, çal›fl›rken ald›¤› maafl tutar›n›n üzerinden yap›lacak kesintiye göre bir fon oluflturulacak. ‹flçilerin kazan›lm›fl hakk› olan k›dem tazminat›n›n yasalarla gasp edilmesi amaçlan›yor. Çal›flan›n iflsiz kalmas› durumunda bu fondan para almas› sa¤lanacak. Hükümet “k›dem tazminat›” yerine yeni bir düzenlemeye gidiyor. Bir tür “iflsizlik bankas›” oluflturulacak. Bu düzenleme, emekçilere yönelik önemli bir sald›r›d›r. (Mersin)

‹lbek Tekstil iflçileri direniflte! Gaziosmanpafla’da kurulu bulunan ‹lbek Tekstil’de iflçiler 15 fiubat tarihinden bu yana haklar› için direniyor. ‹flçiler patronun fabrikay› kapatmas›, iflçi ücretlerini ödememesi ve makineleri kaç›rmaya çal›flmas› üzerine fabrika önünde direnifle geçti. Fabrikan›n önünden ayr›lmayan iflçilere ra¤men patron ‹lyas Bektafl fabrikay› devretti. ‹flçiler 20 günlük ücretlerini almak amac›yla direnifli sürdürürken patron makineleri TIR’larla tafl›mak istedi, ancak direniflle karfl›laflt›. ‹flçiler TIR’lar› engelleyerek makineleri yeniden fabrikaya indirdi. Bu olay›n ard›ndan fabrika önünde n��bet tutmaya bafllayan iflçiler fabrikada tuvalete gitmenin bile paral› oldu¤unu ve maafllar›ndan kesildi¤ini dile getiriyor. (‹stanbul)

Yine ihmalkârl›k m›? K›sa bir süre önce Kütahya’da meydana gelen tren kazas›nda devlet ve medya arac›l›¤›yla ihmalkârl›k sonucu olan kazan›n sorumlusu iflçiler olmufl ve yarg›lanmaya kadar götürülmüfltü. Fakat sorunun özünün bak›ms›zl›k ve yeterli iflçi kadrosunun bulunmay›fl› oldu¤u bizlerce nettir. Devlet az iflçiyle çok ifl yapma derdine düflmüflken iflçilerin ise canla baflla ifl yapt›klar› ortadad›r. Ayn› ihmalkârl›k bu kez Mersin Liman›’nda kendini gösterdi. Mersin Liman›’n›n özellefltirilmesinden bu yana birçok ifl kazas›n›n oldu¤unu, ço¤u iflçinin ise can ve sa¤l›k güvenli¤i olmadan çal›flt›r›ld›¤›n› ve iflten at›lmalar›n yafland›¤›n› biliyoruz. Mersin Liman›’nda yine ayn› manzara 19 fiubat günü bir iflçinin ölümü ile kendini gösterdi. Bir gemi boflalt›m› s›ras›nda gemiden mal al›rken, a¤›rl›¤a dayanamayarak kopan vinç parças›n›n bir temizlik iflçisinin üzerine düflmesiyle iflçi olay yerinde ölmüfltür. “Kazan›n” nedeni limandaki ifl araçlar›n›n bak›ms›zl›¤› ve kontrol ihmalkârl›¤›d›r. Sorun ise milyon dolarla sat›lan liman›n hiçbir bak›m ve tertibata gerek duymadan çal›flt›r›lmas›, iflçilerin sa¤l›k ve can güvenli¤i hiçe say›larak faaliyete bafllamas›d›r. (Mersin)


İşçi-köylü 7

7-20 Mart 2008

İşçi/köylü

Köylüler toprak reformuna hücum etti!

Urfa’da toprak reformu yap›ld›¤› haberi üzerine köylüler ça¤r›ya ak›n etti. fiubat ay›n›n ortalar›nda Urfa’da hazineye ait arazilerin köylülere da¤›t›ld›¤› haberinin yay›lmas› üzerine binlerce köylü Urfa’da bulunan Toprak Reformu Bölge Müdürlü¤ü’nün önünde kuyru¤a girdi. Köylüler, müdürlü¤ü haberin as›ls›z oldu¤u aç›klamas›na ra¤men toprak sahibi olma umudu ile dilekçe verdi. fianl›urfa, Gaziantep, Mardin, Ad›yaman, Kahramanmarafl ve Adana’dan 30 bin’e yak›n köylü, müdürlük binas›n›n önünde uzun kuyruklar

Kartal SSGSS Yasa Tasar›s› karfl›t› çal›flmalar›n› sürdüren “Herkese Sa¤l›k Güvenli Gelecek” Platformunun çal›flmalar› yerelleri de kapsayarak sürüyor. Platformun Kartal aya¤›, bu çal›flmalar kapsam›nda bir bilgilendirme toplant›s› gerçeklefltirdi. 22 fiubat tarihinde Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi’nde yap›lan etkinlik çok say›da yasa karfl›t›n› bir araya getirdi. Etkinlik, saat akflam 19.00’a do¤ru, GSS içerikli bir sinevizyon gösterimi ile bafllad›. Sinevizyonun ard›ndan, son günlerde gelen art arda ölümler nedeniyle, baflta tersanelerde yaflam›n› yitiren iflçiler olmak üzere, insanl›k yürüyüflünde flehit düflenler ad›na sayg› duruflu yap›ld› ve Kartal Platformu ad›na bir konuflma gerçeklefltirildi. Konuflmada, SSGSS sald›r›s›n›n emperyalizmin iflçi-emekçi y›¤›nlara dönük genel sald›r›s›n›n bir parças› oldu¤una vurgu yap›ld›. Konuflma, bu kapsaml› soysal y›k›m sald›r›s›n›n, s›n›r ötesi operasyon, türban tart›flmalar› vb. gündemlerle üzerinin örtülmeye, gündem sapt›r›lmaya çal›fl›ld›¤›n›n vurgulanmas›yla sürdürüldü. Etkinlik, ‹stanbul Tabip Odas›’ndan Dr. Güray K›l›ç’›n yapt›¤› “Genel Sa¤l›k Sigortas› ve Sa¤l›k hakk›na etkileri” bafll›kl› dia gösterimi eflli¤inde sürdü. Kürsüden yap›lan konuflmalar›n ard›ndan forum bölümüne geçildi. Bu bölümde çok say›da kat›l›mc› söz alarak, yasayla ilgili düflüncelerini dile getirdi. Ayn› saatlerde özellefltirmeyi protesto

oluflturdu. 650 YKr’luk pulun karaborsada 5-6 YTL’ye sat›ld›¤› izdihamda köylüler tar›m iflçili¤i ve mevsimlik iflçilikten kurtularak toprak sahibi olmay› hayal ediyor. Urfa’da ortaya ç›kan bu tablo özellikle T. Kürdistan›’nda toprak sorununun ne kadar yak›c› oldu¤unu bir kez daha göstermifl oldu. GAP ile birlikte bölgenin kalk›nd›¤›, feodalizmin çözüldü¤ü ve köylülerin toprak sahibi oldu¤u iddia edilse de Urfa’da yaflananlar gerçe¤in böyle olmad›¤›n› gösteriyor. GAP kapsam›nda köylülerin topra¤› büyük toprak a¤alar›n›n eline geçerken, köylüler de

mevsimlik iflçilik yap›yor. Bölgede binlerce insan topraklar›ndan olurken çareyi büyük flehirlere göç etmekte bulmaktad›r. Yap›lan araflt›rmalara göre bölgede yaflayan halk›n büyük bir ço¤unlu¤unun topra¤› yok. Toprak bir avuç a¤an›n elinde birikmifl durumda. Bölgedeki topraks›z köylü aileleri, toplam nüfusun yüzde 40’› kadar. Bu oran Diyarbak›r ve Siirt’te yüzde 45, Urfa’da yüzde 42. Öte yandan GAP genelinde 1000 dekar ve daha fazla araziye sahip aileler toplam aile say›s›n›n binde 6’s›n› olufltururken bunlar›n elinde bulunan arazi, toplam arazinin yüzde 17.5’ini oluflturuyor. T. Kürdistan›’n›n hemen hemen her bölgesinde köylülerin topraklar›na el koymufl olan toprak a¤alar›na rastlamak mümkün. Bir süredir kamuoyunda kendine yer bulan Diyarbak›r Bismil Sinan köylülerinin mücadelesi de toprak sorununun yak›c›l›¤›n› gösteriyor. Köylüler sadece Sinan köyüne yak›n onlarca köyün ayn› ak›beti paylaflt›¤›n› dile getiriyor.

Topraklar›ndan olan köylüler ›rgatl›k yap›yor! Köylüler büyük zorluklar ve sefalet için-

SSGSS’ye karfl› tepkiler sürüyor... etmek için fabrikalar›na kapanan TEKEL iflçilerinin de selamland›¤› etkinlik, forum bölümündeki konuflmalar›n ard›ndan sona erdi.

Kad›köy Platformun yasa karfl›t› eylemlerinden biri de, 28 fiubat’ta Kad›köy’de gerçeklefltirilen kitlesel bas›n aç›klamas›yd›. Yaklafl›k befl bin kiflinin kat›ld›¤› eylem, Haydarpafla Numune Hastanesi önünde bafllad›. Burada bir araya gelen kitle, hastane bahçesi içinde bafllatt›klar› yürüyüflü, Kad›köy ‹skele Meydan›’na kadar, coflkulu bir biçimde sürdürdüler. D‹SK, KESK, Türk-‹fl’e ba¤l› sendikalar›n ‹stanbul fiubelerinin ve çok say›da devrimci, demokratik kurumun kitlesel bir kat›l›m sa¤lad›¤› eyleme, grevde olan Tersane iflçileri de kat›ld›. Grevin bitiminden sonra trenle toplu olarak Haydarpafla’ya gelen, Limter-‹fl Sendikas› yöneticileri ve tersane iflçileri, buradan, “Grev Grev Grev!” sloganlar› eflli¤inde, SSGSS karfl›t› yürüyüfl kortejiyle buluflmak üzere yürüyüfle geçtiler. Kad›köy ‹skele Meydan›’na gelindi¤inde, Platform ad›na bir bas›n aç›klamas› yap›ld›. Aç›klamay› yapan KESK dönem sözcüsü Dursun Y›ld›z, hastanelerde kuyruklar›n devam etti¤ini, ilaç tekellerinin ve özel sa¤l›k iflletmelerinin gün geçtikçe daha çok palazland›¤›n› ve h›zla büyüyen bir hastane

patronunun AKP’li olmas›n›n bu durumdan kimlerin nemaland›¤›n› gösterdi¤ini söyledi.

Kocaeli Kocaeli Herkese Sa¤l›k ve Güvenli Gelecek Platformu, Meclis gündemindeki SSGSS’ye karfl› 20 fiubat günü protesto yürüyüflü gerçeklefltirdi. Kocaeli Devlet Hastanesi önünde bir araya gelen platform üyeleri ad›na aç›klamada bulunan Kocaeli Tabipler Odas› Sekreteri Nilay Etiler, AKP döneminde sa¤l›k harcamalar›n›n h›zla artmas›na ra¤men sorunlar›n çözülmedi¤ini belirtti. Platform üyeleri bas›n aç›klamas›n›n ard›ndan çeflitli sloganlar atarak bildiri da¤›tt›.

Mersin 20 fiubat Çarflamba günü saat 13.00’te KESK’in örgütledi¤i bir eylem gerçekleflti. Yaklafl›k 150 kiflinin kat›ld›¤› eylemde s›k s›k “SS ve GSS yasa geri çekilsin”, “Sa¤l›k hakt›r sat›lamaz” sloganlar› at›ld›. Bununla beraber bas›n metninde; “ülkenin her yerinde sa¤l›k kurumlar› özellefltirilmektedir. Halk›m›z art›k en do¤al hakk› olan sa¤l›k hakk›ndan tamamen mahrum b›rak›lmaktad›r” vurgusuyla beraber eylem alk›fl ve sloganlarla son buldu. Eyleme Halkevi, DHP, HÖC, 78’liler Derne¤i ve Partizan destek verdi.

de yaflamlar›n› idame ettirmeye çal›fl›rken ayn› oranda da örgütsüzlük yafl›yor. Di¤er bölgelerdeki köylüler a¤aya karfl› koymak için Sinan köylülerinin mücadelesinin seyrini takip ediyor. Sadece bu örnek bile bölgede yaflanan toprak sorununa, köylülerin toprak talebine dair yeterince veri sunuyor. Köylüa¤a iliflkilerinde ciddi de¤iflimler yaflansa da tar›m›n yap›ld›¤› köylük bölgelerde topraklar›n önemli bir bölümü büyük toprak sahiplerinin elinde. Köylüler bir zamanlar kendilerine ait olan bu topraklarda flimdi ›rgatl›k yap›yor. Çukurova Bölgesi’nde yo¤un olarak bulunan mevsimlik iflçilerin önemli bir kesimi de topraklar›na el konulmufl topraks›z köylülerden olufluyor. Urfa’da köylülerin Reform Müdürlü¤ü’ne ak›n etmesi son y›llarda artan tar›m›n tasfiye sald›r›lar› ile birlikte köylülerin nas›l yoksullaflt›¤›n› da ortaya koyuyor. IMF ile yap›lan anlaflmalar önümüzdeki süreçte bu tasfiye ve yoksullaflman›n artaca¤›na iflaret ediyor. Tar›m›n yayg›n bir flekilde yap›ld›¤› Ege Bölgesi’nde yap›lan kitlesel köylü eylemleri, Karadeniz’de düzenlenen mitingler köylülü¤ü zor günlerin bekledi¤ini gösteriyor. Bölgelere göre önemi de¤iflse de özellikle T. Kürdistan›’nda toprak, köylüler için hala büyük bir umut.

Ankara Ankara’da 20 fiubat’ta yap›lan eylemin adresi Sa¤l›k Bakanl›¤›’n›n önüydü. Numune Hastanesi’nde bir araya gelen SGGSS karfl›tlar› hastane bahçesinde “Sa¤l›kta ve sosyal güvenlikte y›k›m GSS geri çekilsin” pankart› açarak bir süre burada sloganlar eflli¤inde bekledi. Saat 12.00’de kortejler oluflturularak Mithat Pafla Caddesi’nde bulunan Sa¤l›k Bakanl›¤›’na do¤ru yürüyüfle geçildi. Polisin kitleyi kald›r›ma s›k›flt›rma çabas›na karfl›n yürüyüfl, yol trafi¤e kapat›larak devam etti. Sa¤l›k Bakanl›¤› önüne gelindi¤inde burada bas›n aç›klamas› gerçeklefltirildi. Aç›klamay› Adana Tabip Odas› Baflkan› Önder Okay okudu. Eyleme birçok sendika, dernek ve devrimci kurum kat›ld›.

Bursa SSGSS’ye karfl› birçok yerde oldu¤u gibi Bursa’da eylem yap›ld›. 20 fiubat günü D‹SK, Türk-‹fl ve KESK’e ba¤l› sendikalar TTB, Difl Hekimleri Odas›, Eczac›lar Odas› ve TMMOB Ünlü Caddesi’nde biraraya gelerek belediye binas›na kadar “Sa¤l›k hakt›r sat›lamaz”, “Direne direne kazanaca¤›z” sloganlar› ve alk›fllarla yürüdü. Bursa Tabip Odas› Y›lmaz Özen kurumlar ad›na bir bas›n aç›klamas› yapt›. Aç›klamada reform olarak sunulan düzenlemenin iflçi emekçilerin haklar›n› iyilefltirmedi¤i yerli ve yabanc› sermayenin iste¤i do¤rultusunda yap›ld›¤› dile getirildi.


İşçi-köylü 8

Dengê azadi

7-20 Mart 2008

S›n›r ötesi fiyasko!

Türk devletinin 20 fiubat günü Irak Kürdistan›’na yönelik gerçeklefltirdi¤i s›n›r ötesi kara harekât› sona erdi. S›n›r ötesi hava harekât›ndan sonra gerillan›n haz›rl›ks›z yakalanmas› ve imhas› hedefi ile yap›ld›¤› aç›klanan operasyon, Kürt halk›n›n birçok yerde yapt›¤› eylemlerle de protesto edildi. Türk hâkim s›n›flar›n›n ABD ile yapt›klar› “diplomatik” görüflmelerin ard›ndan gerçekleflen operasyon iddia edildi¤inin aksine fiyasko ile sonuçland›. Yaklafl›k 9 gün süren operasyonda Türk ordusu Irak Kürdistan›’n› bombalad›. Köyleri de bombalayan Türk ordusu, 250 gerillan›n öldürüldü¤ünü iddia etti. Ancak operasyon devam ederken Türk ordusundan kamuoyuna yans›yan bilgilerin bir süre sonra yalanlanmas› aç›klanan say›lar›n güvenilirli¤ini de tart›fl›l›r hale getiri-

Elimize e-mail yoluyla ulaflan TKP/ML YDK imzal› bildiride s›n›r ötesi operasyon k›nanarak, “24 kez deneyip baflaramad›¤›n›z› bu seferde baflaramayacaks›n›z” denildi. “1984 y›l›ndan bu yana Irak Kürdistan topraklar›na 24. kezdir s›n›r ötesi askeri harekat yapan faflist Türk devleti, önce hava harekat›, sonrada karadan yapt›¤› sald›r›yla birlikte bu topraklarda tamamen batakl›¤a saplanm›fl bulunuyor. ‹lk bir hafta içinde onlarca kay›p veren beyaz ordu güçleri gerillan›n kararl› ve direngen savafl gücü karfl›s›nda birçok üst düzey savafl kurmay›n› yitirerek flaflk›na dönmüfltür. Bu güçlerini yitirmesiyle faflist Türk devleti, medya üzerinden tersine zafer naralar› atarken, bunun asl›nda yalan, gerçekle bir alakas›n›n olmad›¤› ve bu propagandan›n bir psikolojik savafl yöntemi oldu¤unu herkes biliyor. Kay›plar›n› gizleyen ve s›n›r ötesinde acz içine düflen faflist ordu güçleri istedikleri hedeflere varamay›nca, kin ve nefret dolu bir sald›rganl›kla Irak Kürdistan’n›ndaki kürt köylerine sald›rmakta, köprü ve yollar› tahrip ederek intikam almaktad›r” fleklinde bafllayan bildiri flöyle devam ediyor; “Kuruluflundan bu yana tam bir

yor. Operasyon sürürken Kürt halk› da sokaklara, alanlara ç›karak operasyona karfl› tepkilerini gösterdi.

Binler alanlarda! * 29 fiubat günü DTP K›z›ltepe ilçe örgütü önünde biraya gelen kitle “Katil Erdo¤an” sloganlar› ile AKP ilçe örgütü önüne do¤ru yürüyüfle geçti. Kitlenin önü polis taraf›ndan kesildi. Yaflanan gerginli¤in ard›ndan DTP ‹lçe Baflkan› Reflat Kaymaz bir bas›n aç›klamas› yapt›. * Dersim’de s›n›r ötesi operasyonlara karfl› bir aç›klama yapan kitle “Katil Erdo¤an” sloganlar›n› hayk›rd›. Sanat Soka¤›nda biraraya gelen kitle, “S›n›r ötesi operasyonlara hay›r, ›rkç›l›¤a ve flovenizme karfl› yaflas›n halklar›n kardeflli¤i” yaz›l› pankart açt› ve

AKP il binas›na yürümek istedi. Kitlenin bir süre yürümesine izin veren polis barikat kurdu. Burada bir bas›n aç›klamas› yapan DTP il baflkan› Murat Polat; 24 kez denenmifl bir yöntemin yeniden denendi¤ini dile getirdi. * Kocaeli’de Sabri Yal›m Park›’nda yap›lan bir eylemle operasyonlar›n çözüm getirmeyece¤i dile getirildi. 27 fiubat günü gerçeklefltirilen ve çeflitli sendika ve demokratik kitle örgütlerinin kat›ld›¤› bas›n aç›klamas›nda “Edi bese” pankart› aç›ld›.

Mersin Gündo¤du Mahallesi’nde operasyonlar› protesto etmek amac›yla yürüyüfle geçen binlerce kifli, polis panzerleri taraf›ndan gaz bombas› kullan›larak da¤›t›ld›. Akdeniz ve Toroslar beldesine yay›lan olaylarda 20 kiflinin gözalt›na al›nd›¤› bildirildi.

‹stanbul 2 Mart günü saat 13.00’te Galatasaray Lisesi önünde bir bas›n aç›klamas› yapmak isteyen aralar›nda DTP, ESP, BDSP ve Partizan’›n da bulundu¤u, s›n›r ötesi operasyonlara karfl› oluflturulan birliktelik polis terörü ile karfl›laflt›. Bas›n aç›klamas›n›n yap›lmas›n› engellemek isteyen polis, kitlenin biraraya gel-

YDK’dan aç›klama; Kürt düflmanl›¤› üzerine infla edilmifl olan TC devleti onlarca kez Türkiye s›n›rlar› içinde Kürt ulusuna sald›rm›fl, katletmifl, asimilasyonu dayatm›fl ve Kürt ulusunu yok sayarak bugüne gelmifltir. Kürt ulusunu bask› alt›na alarak, katlederek, sürgün ederek boyun e¤direce¤ini sanan Türk hakim s›n›flar› 85 y›ld›r ayn› yöntem ve sald›rganl›kla Kürtleri teslim almak için çabal›yor. Kürt ulusu tüm bu bask› ve katliamlara karfl›n bayun e¤memifltir, Direnmifl ve baflkald›rmas›n› bilmifltir, a¤›r darbeler, yenilgiler ald›¤› dönemler olsa da direnifl aral›ks›z devam etmifltir.” “Irkç›l›¤›n ve flovenizmin doru¤a ç›kar›ld›¤›, ‘her fley vatan için’, sloganlar›n›n bayraklaflt›r›ld›¤› Türkiye’de, hakim s›n›flar toplumu tamamam Türk ve Kürt olarak bölüp, bundan yararlan›p ömürlerini uzatmak istiyorlar. Türkiye’de yaflayan çeflitli milliyetlerden halk›m›z›n birbirlerine düflmanl›klar› yoktur. Kürt ve Türk emekçileri on y›llard›r ayn› co¤rafyada ve kendi topraklar›nda kardeflçe yaflamaktad›rlar. Türk

ve Kürt emekçileri ayn› fabrikada çal›flmakta, ayn› direnifllerde birlikte yer almakta, ayn› okulda ayn› s›ralar› paylaflmaktayken, halklar aras›nda düflmanl›¤› yaratan Türk hakim s›n›flar›d›r” fleklinde devam eden aç›klamada son askeri harekat›n, ABD emperyalizminin Büyük Ortado¤u Projesi’nin bir parças› oldu¤una de¤inilerek “önce Baflbakan Erdo¤an’›n, ard›ndan A. Gül’ün askeri bir heyetle ABD’ye gitmelesiyle plan› çizilen bu operasyonun hedefi, ABD’nin Kürt sorunuda, bu çeliflkiden yararlanarak kendi konumunu sa¤lamlaflt›rmas› ve Afganistan’a Türk askeri göndeme çal›flmas›d›r. Son operasyon bir kez daha gösterdi ki, hiçbir emperyalist güce bel ba¤lamadan mücadele etmek, halka güvenmek, onunla ilerlemek ast oland›r. Irak Kürdistan›’nda ABD emperyalizminin Kürtleri birkez daha nas›l satt›¤›na tan›kl›¤›m›z devam etmektedir” denildi. Bildiri flöyle sona eriyor; “Türk devleti bu son operasyonla Irak Kürdistan›’nda bir kez daha hezimete u¤rayacakt›r. Baflar› onlar›n kavuflaca¤› bir

mesini engellemek amac›yla ‹stiklal Caddesi’nin tüm ara sokaklar›na barikat kurdu. Eylemde “Savafla hay›r” sloganlar›n› hayk›ran kitlenin Taksim’e yürümesine izin vermeyen polis, kitlenin Tünel’e do¤ru yürümesi üzerine sald›r›ya geçti. Gaz bombalar› s›kan ve havaya atefl eden polis 10 kifliyi gözalt›na ald›. Da¤›lan kitle Dolapdere’ye do¤ru çekilirken birçok yerde polisle çat›flmalar yafland›.

Operasyona gitmek istemeyen 60 korucuya gözalt› fi›rnak’›n Beytüflflebap ‹lçesi’nde s›n›r ötesi kara harekât›na kat›lmak istemeyen yaklafl›k 60 korucu, Beytüflflebap ‹lçe Jandarma Karakolu taraf›ndan gözalt›na al›nd›. Mamxuran ve Jirki afliretlerine mensup korucular, ‹lçe Jandarma Karakolu’na ça¤r›ld›. Burada kendilerine kara harekât›na kat›lacaklar› bilgisi verilen Jirkî afliretine mensup korucular, operasyona kat›lmayacaklar›n› belirtirken, Mamxuran afliretine mensup korucular ise, operasyona gönüllü olarak kat›lacaklar›n› bildirdi. Mamxuran aflireti baflkan› ve ayn› zamanda Mezra Beldesi Belediye Baflkan› Hüsnü Timûr’ûn kardefli Nesîm Timûr’ûn korucu bafl› olarak operasyona kat›ld›¤› belirtildi. Afla¤› Dere (Gelîyê Jêr) Köyü’nde görev yapan 60 korucunun kesinlikle operasyona kat›lmayaca¤›n› belirtmesi üzerine Beytüflflebap ‹lçe Komutanl›¤›’na ba¤l› askerlerce gözalt›na al›nd›¤› ö¤renildi. 60 korucu 23 fiubat günü serbest b›rak›ld›. ‹ddia göre, gözalt›ndayken operasyona kat›lmak istedi¤ini belirten iki korucu ise operasyon bölgesine götürülmedi. 2 korucuya, “Size ihtiyac›m›z yok, operasyon dönüflünde hepinizle bir bir görüflece¤iz” denildi¤i iddia edildi. Korucular›n, kendi aralar›ndan ikifler kifliyi seçip operasyonlara gönderdikleri de öne sürüldü. (H. Merkezi) hayal olmayacakt›r. Gerillan›n cesur, atak ve yaflam›n› feda ruhu savafl›n da gidiflat›n› belirlemektedir. Türk beyaz ordusu haks›z bir savafl yürütmekte, bir ulusu yok etmek için vahflice sald›rmaktad›r. Bu, onlar›n kaybetmesi için yeterli bir gerekçedir. Kay›ts›z ve flarts›z olarak Türk Devleti derhal askeri güçlerini ›rak Kürdistan’› topraklar›ndan geri çekmelidir.”


İşçi-köylü 9

7-20 Mart 2008

Dengê azadi

Yahya Menekfle, polis panzeri alt›nda can verdi! lim alma politikas›n› sürdürüyor. Yükseltilen flovenizme ile Kürt halk›n›n üzerine bomba ya¤d›ran egemenler Kürt halk›n›n direnifl dinamiklerini k›rmak istiyor. Kürt halk› 15 fiubat’ta oldu¤u gibi

bedeller ödeyerek direnifl gelene¤ine sahip ç›kmaya devam edecektir. Devletin gerçekleri gizleme çabas›na ra¤men Kürt halk› sorumlular› çok iyi bilmektedir. (H. Merkezi)

Polisler suç ifllemeye,yasalar da korumaya devam ediyor!

Abdullah Öcalan’›n Türkiye’ye getiriliflinin y›ldönümünde yap›lan eylemlerde polis Yahya Menekfle isimli genci panzerle ezmiflti. fi›rnak’›n Cizre ilçesinde 15 fiubat’›n y›ldönümünde yap›lan eylemlere sald›ran devlet, kitleye gaz bombalar› ve panzerle sald›rm›fl 40 kifliyi gözalt›na alm›fl, onlarca insan› yaralam›fl, Yahya Menekfle’yi de ezerek öldürmüfltü. Olay›n ard›ndan yap›lan aç›klamalarda Menekfle’nin kafas›na çarpan taflla hayat›n› kaybetti¤i iddia edilmiflti. Yahya Menekfle’nin a¤abeyi Orhan Menekfle polislerin önce “Sivil bir arac›n alt›nda kalarak öldü” ard›ndan da “Yahya taflla öldürüldü, farkl› söylerseniz bafl›n›z belaya girer.

Bu olay kapans›n” dedi¤ini aç›klam›flt›. Devletin Menekfle’nin öldürülmesinin gerçek nedenini gizlemek için kamuoyuna yapt›¤› bu aç›klama, haz›rlanan Adli T›p raporu taraf›ndan da yalanland›. Adli T›p Kurumu haz›rlad›¤› rapor ile Yahya Menekfle’nin ezilerek öldü¤ünü tespit etti. Raporda; “Kiflinin ölümünün etraf kemik k›r›klar› ile müterafik genel beden travmas›na ba¤l› kafatas› parçal› k›r›¤› beyin doku harabiyeti beyin kanamas› ve iç organ y›rt›lmalar›ndan geliflen iç ve d›fl kanma sonucunda meydana geldi¤i kanaatindeyiz” denildi. Devlet, demokratik haklar›n› kullanan Kürt halk›na yönelik fliddet ile tes-

Abdullah Öcalan’›n Kenya’da uluslararas› komplo sonucu yakalan›p Türkiye’ye iade edildi¤i tarih olan 15 fiubat, tüm ülke genelinde oldu¤u gibi Mersin’de de protesto edildi. Her y›l oldu¤u gibi yap›lan gösterilere bu y›l da kolluk kuvvetleri azg›nca sald›rm›flt›r. Önceki y›llarda Mersin’de polis taraf›ndan katledilen Ümit Gönültafl ve Murat Demir’de oldu¤u gibi fi›rnak Cizre’de de 15 yafl›ndaki Yahya Menekfle polis panzeri alt›nda ezilerek katledilmifltir. Burjuva bas›n taraf›ndan sözde eylemcilerin atm›fl oldu¤u taflla öldürüldü¤ü öne sürülse de halk taraf›ndan gerçek ortaya ç›kar›lm›flt›r. Mersin’in Çilek Mahallesi’nde yap›lan gösterilere ise polis azg›nca sald›rm›flt›r. Polisin Mahalleye gelme amac› eylem esnas›nda ortaya ç›km›flt›r. Mahalledeki birçok genç polisin sald›rgan tutumuna maruz kalm›fl, ma-

S›n›rd›fl› operasyon protesto edildi ve nefret duygular›n› da körükleyecektir. ‹nsanca ve onurlu yaflamdan yana olan bütün kurumlar›, ölüm, kan, gözyafl› ve y›k›mdan baflka bir sonuç yaratmayacak olan s›n›r ötesi harekâta dur demek için bir araya gelmeye ça¤›r›yoruz” ifadelerine yer verildi. Eylem Partizan, Adana Bar›fl Meclisi, ‹HD, E¤itim-Sen, SES, DTP, ESP, SDP, ÖDP, EMEP, D‹P-G, TÖP, DHP, Halkevleri, Odak, Al›nteri, Y.S.K.M. Kurtulufl, ÇHKM, Tekstil-Sen, 78’liler Giriflimi ve Tay-Der taraf›ndan ortak olarak örgütlendi.

ADANA 26 fiubat Sal› günü ö¤le saatlerinde Irak Kürdistan›’na düzenlenen operasyonu protesto etmek amac›yla ‹nönü Park›’nda bir bas›n aç›klamas› yap›ld›. Eyleme kat›lan kurumlar ad›na bas›n metnini ‹HD fiube Yöneticisi Mustafa Ba¤çiçek okudu. Okunan bas›n metninde “Operasyon halklar›n kardeflli¤ini ciddi bir tehlike ile karfl› karfl›ya b›rakacak, toplumda yeni ac›lar yaratacak

lizminin Irak iflgaline emekçi yoksul çocuklar›n katledilmesine karfl› yüz binlerin alanlara ç›karak hay›r dedi¤i gün. Ayn› kararl›l›¤› bugün yerli uflak ve iflbirlikçilerine karfl› da göstermelidir” dedi ve imha ve inkar›n Kürt sorunun çözümüne katk› sunmayaca¤›n› söyledi.

‹STANBUL

BURSA 21 fiubat’ta bafllat›lan s›n›r ötesi operasyon DHP, ESP, BDSP, ‹HD, DTP, SDP taraf›ndan yap›lan bir bas›n aç›klamas› ile protesto edildi. 1 Mart günü Bursa Büyükflehir Belediyesi binas› arkas›nda biraraya gelen kurumlar burada bas›n aç›klamas› okudu. Aç›klamay› ‹HD fiube Baflkan› Abdulaziz Akyol okudu. Akyol “bugün 1 Mart tezkeresinin y›ldönümü. ABD emperya-

23 fiubat Cumartesi günü Tarlaba-

halledeki kad›nlara sözlü tacizde bulunulmufl ve küçük çocuklar ç›r›lç›plak soyularak sokak ortas›nda polis taraf›ndan copla dövülmüfltür. Ayr›ca çocuklar›n k›yafetleri sokak ortas›nda yak›lm›fl, evlerine ç›r›lç›plak gönderilmifl ve ço¤u gencin de kimlikleri yak›lm›flt›r. Burjuva bas›nda yer alan polisin “flirinlik” gösterilerinden çok farkl› olarak mahallede polis gerçek yüzünü bir kez daha göstermifltir. Bizler çok iyi biliyoruz ki Ümit Gönültafl’›, Murat Demir’i, Yahya Menekfle’yi katledenlerle Çilek Mahallesi’nde halka azg›nca sald›ranlar aras›nda hiçbir fark yoktur. Bir yandan halk›n e¤itim ve sa¤l›k haklar›n› çalarken di¤er yandan da kolluk kuvvetleriyle halka fiziksel olarak sald›rmaktad›r. Bizler halka yönelik yap›lan sald›r›lara karfl› tüm kesimleri duyarl› olmaya ça¤›r›yoruz. (Mersin YDG)

fl›’ndaki DTP ‹l Baflkanl›¤› önünde “S›n›r Ötesi Operasyona Hay›r” pankart› açan kitle operasyonlar› protesto etti. Dövizler ve çeflitli sloganlarla bina önünde toplanan kitle ad›na aç›klama yapan Partinin ‹stanbul ‹l Baflkan Yard›mc›s› Dursun Y›ld›z, “s›n›r ötesi harekât›n çözüm yerine çözümsüzlük getirece¤ini ve telafisi mümkün olmayacak sonuçlara neden olaca¤›n›” belirtti. Aç›klamada “Kürtlere yönelik sald›r›lar sadece s›n›r ötesinde olmad›¤› gibi, sadece askeri operasyonlarla s›n›rl› de¤il. Daha bu operasyon bafllamadan evvel operasyona karfl› tepkisini ifade eden kitleler kurflunland›… Sald›r›lar sadece Kürtlere veya onlarla dayan›flma içinde olanlara da de¤il. Bir yandan da elektri¤e, benzine, do¤algaza, suya üst üste zamlar yap›lmakta, özel tüketim vergisi yükseltilerek her türlü temel ürünün fiyat› artt›r›lmaktad›r” denilerek tüm halka yönelik sald›r›lara vurgu yap›ld›. Eylem, polisin uyar›s›yla olays›z sona ererken, bu s›rada dergi da¤›t›m› yapan DTP Üsküdar ‹lçe Baflkan› Nusrettin Barak gözalt›na al›narak k›sa süre çevik kuvvet polisine ait otobüste bekletildikten sonra serbest b›rak›ld›.


Halkın gündemi

İşçi-köylü 10

7-20 Mart 2008

“Evlerimizi y›kt›rmayaca¤›z!” Bafl›büyük’te, uzunca zamand›r devam eden y›k›m gerginli¤i, geçti¤imiz günlerde y›k›m ekiplerinin, yüzlerce polis eflli¤inde mahalleye gelmesiyle, bir kez daha hayata geçirilmeye çal›fl›ld›.

Sulukule, Ayazma, Tuzla-fiifa Mahallesi baflta olmak üzere, Kentsel Dönüflüm Projesi kapsam›nda, çok say›da evin y›k›lmaya çal›fl›ld›¤› mahallelerden biri de ‹stanbul Maltepe’deki Bafl›büyük Mahallesi. Bafl›büyük’te, uzunca zamand›r devam eden y›k›m gerginli¤i, geçti¤imiz günlerde y›k›m ekiplerinin, yüzlerce polis eflli¤inde mahalleye gelmesiyle, bir kez daha hayata geçirilmeye çal›fl›ld›. Ancak 27 fiubat’ta, sabah›n erken saatlerinde bölgeye gelen çok say›da çevik kuvvet polisi ile mahalle halk› aras›nda çat›flma ç›kt›. Mahalle halk›n›n

“Bafl›büyük halk›nd›r, halk›n olacak!”, “Evlerimizi y›kt›rmayaca¤›z” sloganlar› aras›nda gerçeklefltirdi¤i direnifl gece yar›lar›na kadar sürdü. Polisin coplar ve gaz bombalar› eflli¤inde gerçeklefltirdi¤i sald›r›lara barikatlar kurup, tafl atarak yan›t veren mahalleliler “Evlerimizi y›kt›rmamakta kararl›y›z!” diyorlar. Çat›flmalarda çok say›da kifli yaralan›rken, birçok insan da gözalt›na al›nd›. Çat›flman›n ard›ndan bir kez daha mahalleden geçici olarak çekilen y›k›m ekipleri, önümüzdeki günlerde tekrar

geleceklerini söylediler. Bundan birkaç ay önce de mahallede, yine y›k›m giriflimleri nedeniyle çat›flmalar yaflanm›fl ve çat›flmalar›n akabinde polis çekilmek zorunda kal›rken, y›k›mlar ertelenerek, TOK‹ flantiyeleri kurulmak istenmiflti. Son y›kma girifliminde 19 evin y›k›lmak ve bu evlerin yerine TOK‹ binalar› infla edilmek istendi¤i ö¤renildi. Ço¤unlu¤u 20 y›l› aflk›n süredir mahallede oturan mahalle sakinleri, Maltepe Belediye Baflkan› Fikri Köse’ye de büyük bir öfke duyduklar›n›, çünkü kendilerine tapu sözü verdi¤i halde, bugün evlerinin y›k›lmas›yla karfl› karfl›ya olduklar›n› söylemekteler. ‹stanbul Büyükflehir Belediyesi ile TOK‹ ve Maltepe Belediyesi aras›nda daha önce Bafl›büyük Mahallesi’nin gecekondu dönüflümüyle ilgili protokol imzalanm›flt›. Protokole göre, mahallede yaklafl›k 90 hektar› kapsayan parseller, kentsel yenileme alan› olarak belirlendi. Mahalle halk› y›k›m ekipleri ve polis yetkililerinin kendilerine evlerin

boflalt›lmas› için 20 gün süre tan›nd›¤›n› söylemekteler. 20 gün sonras›nda olacaklar için gözler Maltepe’ye ve TOK‹’ye çevrildi. Mahallede gerginlik devam ederken, y›k›m ekiplerinin de kendilerine verilecek y›k›m emrini bekledikleri, y›k›m emri ald›klar›nda tekrar mahalleye girecekleri ö¤renildi. Polis ise mahalleye girifl ç›k›fllarda kimlik kontrolü yaparak, gerek mahalleliyi gerekse bölgeye gelenleri taciz etmeyi sürdürüyor. Di¤er taraftan, polisin gaz bombalar› ile gerçeklefltirdi¤i sald›r› s›ras›nda, olaylar› evinin balkonundan izleyen 17 yafl›ndaki Erdal Bak›rc›’n›n, polisin att›¤› gaz bombas› ile a¤›r yaraland›¤› ö¤renildi. Gaz bombas› aln›nda patlayan Bak›rc›’n›n, kafatas›n›n çatlad›¤› ve beyin kanamas› geçirdi¤i bildiriliyor. Yo¤un bak›mda tutulan Bak›rc› sürekli uyutuluyor. Polisten flikâyetçi olmaya haz›rlanan aile ise, polisin kendilerine bask› yapt›¤›n› söylüyor. (Kartal)

Belediyeleri böl-parçala-birlefltir-yönet politikas› Önümüzdeki y›l yap›lacak olan yerel seçimler öncesi yeni bir hamle yapan AKP, kimi yerlerde nüfusu 2 binin alt›nda olan çok say›da belde belediyesini kapat›rken, kimi yerlerde ise ya belediyeleri bölüyor ya da birlefltiriyor. Bu bölmekapatma-birlefltirme uygulamas› ise bunun hayata geçirilmeye çal›fl›ld›¤› bölgelerde daha flimdiden tepkileri de getirmifl bulunmakta. Belediye olma statüsünden ç›kacak olan beldelerin halk›, böylelikle mahalleye dönüflecekleri ve art›k alt yap› vb. hizmet-

lerden yararlanamayacaklar› kayg›s› tafl›makta. Belde belediyesi olan ve ilçe yap›lmas› düflünülen 300 bin nüfuslu Esenyurt sakinlerinin kayg›lar› ise daha farkl›. Bu durumda nüfusun yar›m milyonu bulaca¤›n› ve yerel yönetimlerin zaten hizmet götürmekte zorland›¤› (ya da götürmedi¤i) bölgenin hizmet sorununun daha da büyüyece¤ini, bu yaklafl›m›n özde ideolojik oldu¤unu düflünüyorlar. Bahçeflehir ve K›raç halk› da yine Esenyurtlular gibi, ayn› kayg›larla bu birleflmeye karfl›lar ve birleflme olmamas› için imza toplama ka-

rar› alm›fllar. Haz›rlanan yeni tasar›ya göre Eminönü ilçesi Fatih’e ba¤lanacak, Kad›köy ve Gaziosmanpafla ikiye bölünecek, Samand›ra, Esenyurt ve Sar›gazi beldeleri ise ilçe olacak. Belediyelere iliflkin bu yeniden yap›land›rma giriflim sadece ‹stanbul’u kapsam›yor. Adana, Antalya, ‹zmir, Diyarbak›r ve daha çok say›da ilde benzer giriflimler söz konusu. AKP’nin yerel seçimler öncesi bu giriflimi, “hangi ilçeyi bölsem, hangisini birlefltirsem de ka-

“S›n›rl› bir yaflam› s›n›rs›z bir davaya adayanlara” Partizan fiehit ve Tutsak Aileleri’nin flehitlerimizin mezarlar›n› yapt›rmak için bafllatt›¤› kampanya çerçevesinde 1 Mart Cumartesi günü Ankara’da Ekin Sanat Merkezi’nde bir etkinlik yap›ld›. fiehit ve tutsak ailelerinin kat›l›m›n›n oldu¤u etkinlik Parti ve devrim flehitleri için yap›lan sayg› durufluyla bafllad›. PfiTA ad›na yap›lan konuflmada flehitlerin mücadelesine sahip ç›k›lmas› vurgulan›rken bunun yolunun örgütlü mücadeleden geçti¤i söylendi.

“Umudun Atefl Toplar›” isimli sinevizyon gösteriminin ard›ndan Ozan Ormani’nin türküleriyle destek verdi¤i etkinlikte Sincan’da tutsak edilen Partizanlar›n flehit ve tutsak ailelerine gönderdi¤i resimler Özgür Kemal Karabulut’un annesi Sultan Karabulut, Ali ‹hsan Özkan’›n annesi Hayriye Özkan, Gökçe fiahin’in babas› Bayram fiahin ve Cengiz Kahraman’›n akrabas› Handan Yaz›c›’ya hediye edilirken, ailelerin yapt›¤› konuflmalarda bugün sahip-

lenmenin, mücadele etmenin zorunlulu¤u anlat›ld›. fiiirlerle ve içerden d›flardan gönderilen mesajlarla renklenen etkinlikte Nimet Y›ld›z/H›d›r Çelebi ve Yavuz Capolat türküleriyle müzik dinletisi sundu. 8 Mart Dünya Emekçi Kad›nlar Günü’ne yap›lan ça¤r›yla sonlanan etkinlikte “Analar›n öfkesi katilleri bo¤acak”, “Devrim flehitleri ölümsüzdür”, “Önderimiz ‹brahim ‹brahim Kaypakkaya” sloganlar› at›ld›. (Ankara)

zansam” telafl› olarak adland›r›l›yor.

Yeni rant alanlar› aç›l›yor

Ülke genelinde baz› beldelerin kapat›lmas›na ve yeni ilçelerin kurulmas›na iliflkin bu yaklafl›m, TBMM ‹çiflleri Komisyonu’nun geçti¤imiz günlerde yapt›¤› toplant›da ele al›nd›. Komisyon bu toplant›da, “Büyükflehir Belediyesi S›n›rlar› ‹çerisinde ‹lçe Kurulmas› ve Baz› Kanunlarda De¤ifliklik Yap›lmas› Hakk›nda Kanun Tasar›s›”na iliflkin görüflmeleri tamamlad›. Tasar›, 43 yeni ilçe kurulmas›n› ve çok say›da beldenin kapat›lmas›n› öngörmekte. Tasar›, önümüzdeki günlerde Genel Kurula gelecek. Bu giriflim, AKP’nin yerel yönetimlerdeki etkisini art›rmay› hedefledi¤i kadar, yeni yandafllar ve rant alanlar› yaratma giriflimi olarak da yorumlan›yor. Örne¤in, köy veya mahalleye dönüflecek olan beldelere bundan böyle “Köylere Hizmet Götürme Birlikleri” olarak adland›r›lan ekiplerin hizmet götürmesi planlanmakta. Bu ekiplerin, söz konusu rant ve yandafllar yaratma çabalar›nda büyük iflleve sahip olabilece¤i ve bu amaçla görevlendirilecek olmalar› ihtimali ise oldukça yüksek.


İşçi-köylü 11

7-20 Mart 2008

Halkın gündemi

“Hasta de¤ilsin” F tiplerinde hak ihlalleri son dönemlerde artarak devam ediyor. Keyfi uygulamalar, yay›n yasaklar›, disiplin cezalar› ve sa¤l›k sorunlar›… Yaflanan sa¤l›k sorunlar›na her geçen gün bir yenisi ekleniyor. Revire ç›kar›lmayan, hastaneye götürülmeyen hasta tutsaklar, revire ç›kar›ld›klar›nda ya da hastaneye götürüldüklerinde de iflkence ile karfl› karfl›ya kalarak tedavileri engelleniyor. Bunlar›n en sonuncusu Sincan Kad›n Kapal› Hapishanesi’nde tutuklu bulunan Resmiye Vatansever’in yaflad›¤› sa¤l›k sorunu. Duruflmaya getirilirken askerler taraf›ndan fliddete maruz kalan ve Adliye alt›ndaki hücrelerde ›slak zeminde saatlerce bekleyen tutsaklar ciddi sa¤l›k sorunlar› yaflamaktalar. Bu yaflanan sorunlar çerçevesinde bir bas›n toplant›s› yapan ‹HD Ankara fiubesi yaflanan sorunlara dikkat çekmek istedi. Yap›lan aç›klamada; “19 Aral›k 2000 katliam›ndan bu yana yaklafl›k 8 y›l geçti. F tipleriyle birlikte hapishanelerde yaflanan hak gasplar› her geçen gün artmaya devam ediyor. Derne¤imize yap›lan F tiplerindeki hak

gasplar›na yönelik baflvurular artarak ço¤almaktad›r. Tretman ve tecrit her geçen gün hapishanelerde a¤›rlaflt›r›larak devam etmekte, yaflam hakk› dedi¤imiz en kutsal hak bile Adalet bakanl›¤› taraf›ndan keyfi bir flekilde geri al›nmaktad›r. Hastaneye giden tutsaklar hapishane idaresi ve askerin keyfi uygulamas› (kelepçe açmama, ayakkab› ve üst aramas›) sonucunda tedavi olmadan üstelik gidifl-gelifllerde fliddete maruz kalarak geri dönmektedir. Hapishane idaresi ve askerin çeflitli yalanlarla tutsaklar› revire ç›karmama ya da hastaneye sevk etmeme tavr› ciddi bir sald›r› olarak önümüzde durmaktad›r” denildi. Aç›klaman›n devam›nda; “derne¤imize yap›lan son baflvuruda Sincan Kad›n Kapal› Hapishanesi’nde tutuklu bulunan Resmiye Vatansever rahats›zl›¤› nedeniyle revire ç›kmak istemifltir. Ayakta dahi durmakta zorlanan Vatansever hücre arkadafllar› taraf›ndan revire tafl›nmak durumunda kalm›flt›r. Kar›n a¤r›s›, gözlerde ve tende sararma, halsizlik, yorgunluk hissi ve bunlar›n yan›nda ciddi bel a¤r›s› flikâyetleri bulunmaktad›r. Revire ç›kar›-

lan Vatansever yerde yatmas›na karfl›n doktorun ‘hasta kim?’, ‘senin hastal›¤›n psikolojik’ diyerek tedavi etmemifl ve hücresine geri yollam›flt›r. Rahats›zl›¤› artan Vatansever’in 3 gün sonra hastaneye sevki yap›lm›fl fakat Sincan Devlet Hastanesi Nöroloji bölümü doktorunun kelepçeyi açt›rmamas› ve gerekçe olarak da ‘sen bana ya sald›r›rsan’ demesi. Resmiye Vatansever özgülünde yaflanan bu sorun ve sald›r› ne münferit bir durumdur ne de bireyseldir. Zira son süreçte Sincan Hapishanesi’nin tümünde adli ya da siyasi ayr›m› yap›lmaks›z›n hasta tutsaklar hastaneye götürülmemektedir. Örne¤in daha önce de Hepatit B hastal›¤› nedeniyle defalarca gündeme getiril-

Kawalar›n direnifliyle bahara merhaba… Teleferik Kültür ve Sanat Merkezi olarak 1 Mart’ta düzenledi¤imiz Bahara Merhaba fienli¤i tüm bask›, tehdit ve y›ld›rma çabalar›na ra¤men coflkuyla gerçekleflti. fiubat ay› içerisinde düzenledi¤imiz yöresel yemek gününden sonra bir iç etkinlik yapmaya karar verdik. Yerimizin yetersiz olmas›ndan kaynakl› bu flenli¤i bir salona tafl›mak istedik ve çal›flmalara bafllad›k. Semtimizde bulunan ‹flgir ‹lkö¤retim Okulu ile salonlar› için görüfltük. Bizzat okul müdüründen olumlu cevap ald›k. Okul müdürü durumu ‹lçe Milli E¤itime bildirip salonun ücretsiz verilmesini istedi. Milli E¤itim salonu vereceklerini, fakat ücretli olaca¤›n› bildirdi. Bizler de bunu kabul edip protokol imzalad›k. Mahalleye duyurular›m›z› ast›k, davetiyelerimizi da¤›tt›k. Etkili¤e üç gün kala okuldan ça¤r›ld›k. Yapt›¤›m›z görüflmede okul müdürü okulu veremeyeceklerini, üstten emir geldi¤ini dile getirip bizden özür diledi. Bizler de bu engellemeden sonra yeni bir yer aramaya bafllad›k. Ve mahallede bulunan Çam Dü¤ün Salonunu tuttuk. Yine bir engelleme olur diye sözleflme yapt›k. Yeniden ilan bas›p davetiye da¤›tt›k. Ev ev dolafl›p etkinlik yerinin de¤iflti¤ini haber verdik. Etkinli¤e bir gün kala dü¤ün salonu sahibi bizi arad›. Polisin kendilerini tehdit etti¤ini öne sürerek salonu veremeyece¤ini bildirdi. Biz de önce emniyete gidip izin ald›k ve oradaki Güvenlik fiube yetkililerine neden gidip salonlar› tehdit ettiklerini sorduk. “Biz yapmad›k, yapsayd›k size

izin vermezdik” dediler. Ard›ndan salona gidip sahibini ikna etmeye çal›flt›k. Sahibi önce çeflitli bahaneler öne sürse de sonra “Ben de Kürdüm, birileri beni aray›p tehdit ediyor, masraf›n›z neyse karfl›lar›m, ama ben buray› veremem. Siz bir kurumsunuz. Bunlara karfl› durabilirsiniz, ben duramam” deyince bizler de yeni yer aramaya bafllad›k. Vakit dar hava bozuktu. Üstelik mahallede baflka yer de yoktu...

Ferman padiflah›nsa sokaklar bizimdir! Son çare olarak etkinli¤imizi Kültür Merkezinin bulundu¤u Bademli Sokak’ta yapmaya karar verdik. ‹nsanlar›n kat›l›m sa¤lamas› bizim için çok önemliydi. Üst üste salonlar›n iptal edilmesi semtte farkl› alg›lanmalara yol açm›flt›. ‹zinli bir flenlik, illegal bir havaya sokuluyordu. Üstelik polisin etkinli¤e müdahale edece¤i söylentisi kulaktan kula¤a yay›l›yordu. Sabah erkenden çal›flmalara bafllayacakt›k. Sabah kalkt›¤›m›zda s›cak bir günefl evlerimizin camlar›ndan içeri girmiflti. Önce belli haz›rl›klara bafllad›k. Semtin ortas›ndaki trafoya ve etkinli¤in yap›laca¤› soka¤a Teleferik Kültür ve Sanat Merkezi imzal› afifller ast›k. Daha sonra megafonlarla sokak sokak dolafl›p etkinli¤e ça¤r›m›z› yineledik. Etkinlik saati gelmiflti, gün boyu süren güneflli hava yerini hafif, ›l›k bir rüzgâra b›rakm›flt›. “Bugün rüzgar bizden yana esiyordu!” ‹nsanlar bizimleydi. Her fleye ra¤-

men bizimle… Bunca yorgunlu¤a de¤erdi. Aç›l›fl konuflmas›ndan sonra davul zurna eflli¤inde halaylar çekildi. Rüzgâr h›z›n› git gide art›r›yordu. Toz toprak içinde kalm›flt›k. Buna ra¤men yafll›s›ndan gencine kadar herkes bizimleydi. Daha sonra Kültür Merkezimizin kurucular›ndan Bursa Tuncelililer Derne¤i Baflkan› Özkan Arslan k›sa bir konuflma yaparak halk› selamlad›. Ard›ndan Teleferik Kültür ve Sanat Merkezi halk oyunlar› ekibi sahneye ç›kt›. fiiir dinletisinden sonra sahneyi Tuncelililer

meye çal›fl›lan Yaflar ‹nce’nin kula¤› iltihaplan›p kanama bafllam›fl olmas›na karfl›n, bu iltihab›n Hepatit hastal›¤› üzerinde de olumsuz etkide bulunaca¤› bilinmesine karfl›n ‘asker yok’ denilerek hastaneye götürülmemifltir. Derne¤imize yap›lan birçok baflvuruda da anlafl›laca¤› gibi F tipleri b›rak›n yaflam hakk›n› korumay›, adeta birer iflkence merkezleri haline gelmifllerdir” denildi. Aç›klamadan sonra Resmiye Vatansever’in kardefli Gülgün Vatansever de görüflte yaflad›klar› s›k›nt›lar› ve ablas›n›n sa¤l›k durumu ile ilgili bilgi vererek endiflelerini dile getirdi. Ve sorumlular hakk›nda yasal ifllemlerin bafllat›lmas›n› talep etti. (Ankara)

Derne¤i müzik grubu “Grup Ekim” ald›. Rüzgâr›n iyice artmas›yla programa Kültür Merkezinde devam edildi. 38 Belgeseli gösterildi. Sonlara do¤ru elektrikler kesilince program sona erdirildi. Bizler için zorlu ve yorucu bir etkinlikti. Yapmak için adeta savafl vermifltik. Mutluyduk çünkü dostlar›m›z bizleri yaln›z b›rakmam›flt›. Mutluyduk çünkü amac›m›za ulaflm›flt›k... Etkinli¤e kat›l›mlar› ve mesajlar›yla destek veren baflta Tuncelililer Derne¤i, DTP, Partizan ve Yeni Demokrat Gençlik okurlar›na teflekkürlerimizi sunuyoruz. Teleferik Kültür Sanat Merkezi

Eksen Yay›nc›l›k’a polis bask›n› protesto edildi ‹stanbul Haseki’de bulunan Eksen Yay›nc›l›k Merkez Bürosu polis taraf›ndan bas›larak talan edilmifl ve büroda bulunan Eksen Yay›nc›l›k çal›flan› Ferdi Özmen’i darp ederek gözalt›na alan polis bürodaki eflyalar› da talan etmiflti. Polis Ferdi Özmen’in ayakkab›lar›n› bile giymesine f›rsat vermeden fiehremini polis karakoluna götürmüfl ve Özmen, burada iki saat tutulduktan büroya uzak ›ss›z bir yerde serbest b›rak›lm›flt›. Eksen Yay›nc›l›k’a yönelik polis bask›n› 19 fiubat günü yap›lan bir bas›n aç›klamas› ile protesto edildi. Galatasa-

ray Lisesi önünde biraraya gelen K›z›lbayrak, Devrimci Hareket, EHP, Kald›raç, Odak, Yürüyüfl, Barikat ve ‹flçi köylü çal›flan ve okurlar› “Bask› terör sansür. Devrimci bas›n susturulamaz” pankart› açarak “Sansüre geçit vermeyece¤iz”, “Yaflas›n devrimci dayan›flma” sloganlar›n› hayk›rd›. Yap›lan bas›n aç›klamas›nda sosyalist bas›n›n emekçilerin mücadelesini yans›tmaya devam edece¤i ifade edildi. Eylemde Tersane ‹flçileri Birli¤i Derne¤i baflkan› Zeynel Nihadio¤lu da söz alarak yeni bir ifl cinayetinin duyurusunu yapt›. (‹stanbul)


Dünya

İşçi-köylü 12

Gazze fieridi’nde binlerce kiflilik insan zinciri leri kapatma ve mum yakma biçiminde protesto edildi. Bu eylemlerin gerçekleflti¤i gün Bat› fieria’n›n kuzeyindeki Nablus kentinde bulunan Ayn Beyt Alma mülteci kamp›na bir bask›n düzenleyen Siyonist ordu, Ebu Ali Mustafa Tugaylar›’n›n üst düzey komutanlar›ndan biri oldu¤unu iddia etti¤i Majdi Mabrouk’u gözalt›na ald›.

FHKC iki önder kadrosunu yitirdi Siyonist ‹srail’in Gazze’ye dönük sald›r›lar› olanca h›z›yla sürüyor. Roket ve füzelerle gerçekleflen son sald›r›larda, ço¤unlu¤u bebek ve çocuk olmak üzere, çok say›da Filistinli yaflam›n› yitirdi. Filistin direnifli ise, bir yandan bu sald›r›lara karfl› bir dizi askeri eylem gerçeklefltirirken, di¤er yandan kitlesel eylemler düzenliyor. En son kitlesel eylem, Gazze’de yaflayan Filistinlilere dönük kuflatma-ambargo eksenli gerçekleflti ve Gazze’yle Dayan›flma Günü ilan edilen 23 fiubat’ta hem dünyada hem de Gazze’de çok say›da eylem yap›ld›. Gazze fieridi’nde “Ablukaya Karfl› Halk Komitesi” taraf›ndan örgütlenen “insan zinciri”ne ise 40 bin civar›nda Filistinli kat›ld›. Bu insan zinciri ayn› zamanda dünyada bugüne kadar oluflturulan en büyük insan zinciri olma özelli¤i tafl›yor. Eyleme özellikle okullardan ç›kan ö¤renciler yo¤un bir kat›l›m sa¤lad›. Eylemde tafl›nan çok say›da dövizin üzerinde “Abluka bizi sadece güçlendirir”, “Dünya Gazze’yi ölüme mahkûm etti” ve “Gazze’yi kurtar›n” gi-

bi yaz›lar bulunurken, eylemde bir konuflma yapan “Ablukaya Karfl› Halk Komitesi” Baflkan› Cemal El Kudari, “Bu protesto çok önemli. Filistin halk› yasal olmayan bir abluka alt›nda ve bundan büyük ac› çekiyor. Protestonun amac›, ablukan›n kald›r›lmas› için ‹srail’e bask› yapmakt›r” dedi. Eylemciler abluka kalk›ncaya kadar eylemlerini sürdüreceklerini aç›klad›lar. Eyleme aktif bir kat›l›m sa¤layan FHKC, Filistin halk›n›n ambargoya karfl› birleflti¤ini söyledi ve tüm Filistin direniflinde de ayn› flekilde birleflme ça¤r›s› yapt›. Gazze fieridi’nde oluflturulan insan zincirinin yan› s›ra, Filistin’in birçok yerinde de çok say›da eylem gerçekleflti. Ayr›ca dünya genelinde de 90’dan fazla flehirde eylemler yap›larak, Filistin halk›yla dayan›flma fliarlar› hayk›r›ld›. Filistin halk›na uygulanan ambargo kapsam›nda gerçekleflen elektrik kesintisi uygulamas› ise, M›s›r, Lübnan ve Filistin baflta olmak üzere, yine dünyan›n birçok yerinde Filistin yerel saatine göre sekizde befl dakika süreyle elektrik-

Filistin halk›n›n emperyalist-Siyonist ablukaya karfl› direniflini sürdürdü¤ü günlerde, Filistin davas›n›n öncü güçlerinden FHKC, bir yandan ‹srail’in sald›r›lar›na karfl› eylemlerle cevap verirken, di¤er yandan da iki önderini daha kaybetti. FHKC Gazze fieridi Merkez Komitesi üyesi Abdelazim Audeh Khader ‘Anees,’ Siyonist ‹srail taraf›ndan tedavisi engellendi¤i için 18 Mart’ta Gazze’de yaflam›n› yitirdi. Uzunca zamand›r hasta olan Khader, Gazze’den ayr›lmas› engellendi¤i için yaflama gözlerini yumdu. Kendisi 1969’da ilk kez tutuklanarak, 12 buçuk y›l Siyonistlerin hapishanelerinde kald›. Serbest b›rak›ld›ktan sonra ise, ‹srail taraf›ndan M›s›r’a, M›s›r hükümeti taraf›ndan da Suriye’ye sürgün edildi. Bir di¤er FHKC önderi olan, Abdel Rahim Mallouh ise, Filistin’de, Abbas yönetimindeki Filistin hükümetine ba¤l› bir hapishanede, flüpheli bir biçimde yaflam›n› yitirdi. Yapt›¤› aç›klamada Mallouh’un ölümünden Abbas yönetimini sorumlu tutan FHKC, bu flüpheli ölümle ilgili bir araflt›rma komisyonu kurulmas›n› talep etti.

Fransa iflgaller ve grevlerle sars›l›yor Dünyan›n önde gelen otomobil lasti¤i üreticisi Michelin’in, Fransa’n›n Toul kentinde bulunan fabrikas›n› kapataca¤›n› aç›klamas› üzerine, fabrikada çal›flan 826 iflçi fabrikay› iflgal etti. Fabrikay› iflgal eden iflçiler ayr›ca 2 fabrika yöneticisini de rehin ald›lar. Fabrikaya girifl ç›k›fllar› da engelleyen iflçiler, giriflleri yakt›klar› lastiklerle kapatt›lar. ‹flgal eylemi 4 gün boyunca sürdü. Bu radikal eylemin ard›ndan iflçilerle anlaflmaya yanaflan Michelin yöneticileri, iflçilere çal›flt›klar› her y›l için 2600 Euro tazminat vermeyi veya fabrikaya ait bafl-

ka ifl yerinde çal›flmaya devam etmelerini kabul etti. Bir baflka iflçi eylemi ise, Paris’in en lüks restoranlar›ndan La Grande Armee-Nine’de kaçak çal›flt›r›lan iflçiler taraf›ndan gerçeklefltirildi. ‹flçilerin çal›flt›klar›n›n tespit edilmesiyle birlikte, s›n›r d›fl› edilme karar› al›nmas› üzerine 5 gün boyunca restoran› iflgal ettiler. ‹flçiler s›n›r d›fl› edilmelerinin engellenmesinin yan› s›ra, afl›r› çal›flma saatlerinin kald›r›lmas›n› ve ödenmeyen fazla mesai ücretlerin ödenmesini talep ettiler. Bir di¤er grev ise, Carefour’un

Grand Littoral’de bulunan ifl yerinde çal›flan iflçiler taraf›ndan gerçeklefltirildi. Burada çal›flan iflçiler 16 gün boyunca sürdürdükleri grevin sonucunda ücret art›fl›, haftal›k çal›flma saatlerinin azalt›lmas› gibi taleplerini kabul ettirdiler. Buradaki grev s›ras›nda iflçiler iki kez polisin sald›r›s›na u¤ram›fl ve çok say›da iflçi yaralanm›flt›. Bu grev ve direnifllerin yan› s›ra, otobüs floförleri, ulusal matbaa iflçileri ve L’oreal, Air France ve Air Senegal iflçileri de ücret art›fl› ve daha bir dizi taleple greve gittiler.

7-20 Mart 2008

Almanya Faflist Türk devletinin haftalard›r hava sald›r›lar›yla devam ettirdi¤i iflgal ad›mlar›n› bir ad›m daha büyüterek geçti¤imiz hafta içinde kara harekât›na bafllamas› Ulm’de yap›lan eylemle protesto edildi. Bu amaçla bir yürüyüfl düzenlendi. Oluflturulan komitede yer alan Yek Kom. AT‹F, AG‹F, ADHF ve MLPD ortaklaflt›rd›klar› etkinlik sonucu 1 Mart Cumartesi günü Ulm’de yüzlerce insan›n kat›l›m›yla yürüyüfl düzenlendi. Konu ile ilgili aç›klamalar›n, Almanca ve Türkçe ortak bildirilerin ard›ndan bafllayan yürüyüfl at›lan canl› ve öfkeli sloganlar eflli¤inde son buldu. Ulm AT‹K

Filipinler Filipinler halk›, ABD güdümlü Filipinler Baflkan› Gloria Macapagal Arroyo’ya karfl› öfkesini giderek yükseltiyor. Son günlerde s›k s›k düzenlenen ve binlerce kiflinin kat›ld›¤› sokak gösterilerinin en sonuncusu 25 fiubat’ta, baflkent Manila’da gerçekleflti. Arroyo’ya karfl›, seçimlere hile kar›flt›rmak, yolsuzluk, rüflvet gibi suçlamalar getiren genifl y›¤›nlar eylemlerde “Bizi bu fieytandan kurtar›n!” diye hayk›rd›lar.

Porto Riko Karayipler’de bulunan Porto Riko adas›ndaki 42 bin e¤itim emekçisi, s›n›flar›n küçük olmas›n› ve okul binalar›ndaki tadilatlar› protesto etmek, e¤itim plan› ç›karmak için daha genifl zamana sahip olmak ve ücretlerinin art›r›lmas› gibi taleplerle grev karar› ald›lar. Porto Riko ABD’ye ait olmas›na karfl›n, buradaki ö¤retmen maafllar› ABD’dekinden 1/3 daha düflük. Grev genifl bir kat›l›mla hayata geçirilirken, okul yönetimleri greve kat›lan olan ö¤retmenleri iflten atmakla tehdit ettiler.

‹spanya Correos posta idaresine ba¤l› binlerce postac›, ‹spanya’n›n baflkenti Madrid’de bir araya gelerek, daha iyi çal›flma koflullar› ve ücretlerinin art›r›lmas› için kitlesel bir eylem gerçeklefltirdiler. Posta çal›flanlar›, ifl koflullar›n›n giderek a¤›rlaflmas›ndan, buna karfl›n ald›klar› ücretin en fazla 900 Euro olmas›ndan flikâyetçiler.


İşçi-köylü 13

7-20 Mart 2008

Dünya

Tekstil iflçileri yüksek ücret için alanlarda

M›s›r’›n Mahalle bölgesindeki çal›flan 27 bin tekstil iflçisi hem ekonomik taleplerini dile getirdikleri hem de ABD güdümlü Mübarek rejiminin son bulmas›n› hayk›rd›klar› bir eylem yapt›lar. Ortado¤u’nun en büyük fabrikas› olan tekstil fabrikas›n›n iflçileri geçmifl dönemlerde de güçlü eylemler yaparak, hükümete taleplerini ka-

bul ettirmifllerdi. Bu son eylemde kitlesel olarak fabrikadan ç›kan iflçiler, “Kahrolsun Mübarek” sloganlar› atarak yürüyüfle geçtiler. ‹flçilerin yürüyüflüne halktan da yo¤un bir destek gelirken, en az 10 bin kifli iflçilerin kortejine kat›larak, destek verdi. Eylem fabrika içinde gizlice ve solcular taraf›ndan örgütlenmiflti. Eylemle birlikte patron polis ça¤›r›rken, eylemciler patronun üzerine yürüyerek, polisi de geri püskürttüler. M›s›r’da son dönem artan iflçi-emekçi eylemleri ise, sadece M›s›r hükümeti taraf›ndan de¤il, emperyalist güçler taraf›ndan da tedirginlikle izleniyor. Çünkü geçti¤imiz haftalarda ambargoya karfl› ayaklanan Filistinliler, M›s›r’›n s›n›r duvar›n› havaya uçurarak, buraya geçtiklerinde M›s›rl› emekçiler Filistin halk›yla dayan›flma eylemleri yapm›fl ve s›n›r› geçen Filistinlilere dönük fliddete baflvuran Mübarek hükümeti geri ad›m atarak, Filistinli direniflçilerle görüflmek zorunda kalm›flt›.

Evrensel Bak›fl Halklar›n ç›kar› devrimci de¤iflimdedir Emperyalist k›flk›rtmalar sonucu büyük bir kaos ortam›na sürüklenen, iç savafl›n efli¤ine gelen Pakistan, geçti¤imiz günlerde genel seçimlere gitti. Bu seçimler, ABD ile yap›lan anlaflma sonucu ülkesine dönen Benazir Butto’nun, geçti¤imiz y›l›n sonlar›na do¤ru bir suikastle öldürülmesinin ard›ndan t›rmanan çat›flmalar nedeniyle ertelenmifl ve ancak 18 fiubat’ta gerçeklefltirilebilmiflti. Seçimler ABD kuklas› Müflerref aç›s›ndan tam bir hezimete dönüfltü. Seçimlerden zaferle ç›kanlar ise, Butto’nun Halk Partisi ile Nevaz fierif’in Müslüman Ligi oldu. Her ikisi de egemen s›n›flar›n temsilcisi olan bu partilerin, bugüne kadar sürdürülen emperyalist patentli politikalardan bir kopuflu getirmesi ise beklenmiyor. Seçim sonuçlar›n› dikkatle izleyenlerin bafl›nda ise ABD geliyor. Pakistan’da birçok gizli-aç›k askeri operasyon gerçeklefltiren ABD emperyalizminin en büyük kayg›s›n› ise, bu operasyonlar› bundan böyle rahatl›kla sürdürüp-sürdüremeyece¤i vb. kayg›lar oluflturuyor. Özellikle de Afganistan s›n›r›ndaki bölgelerde gerçeklefltirilen bu operasyonlar ayn› zamanda Pakistan hükümetinin bilgisi dâhilinde gerçeklefliyordu. Ancak seçimlerden zaferle ç›kan ve özde ABD karfl›t› olmayan her iki partinin de, Müflerref’i seçim kampanyalar› boyunca ABD kuklas› olarak niteleye-

rek, halktan oy toplamas›, yap›lan kamuoyu yoklamalar›nda Pakistan halk›n›n % 90’lara varan bölümünün ABD karfl›t› oldu¤unun ortaya ç›kmas›, hem bu iki partinin hem de ABD’nin iflini zora sokacak gibi görünüyor. fiimdi, resmi aç›klamalar›nda ABD karfl›tl›¤›n› kullanan bu partilerin, bu söylemlerine uygun hareket edip-edemeyece¤i, bu süreçten sonra Pakistan’›n politik yaflam›nda uzun süre kalabilmenin tek yolu olan, halk›n büyük ço¤unlu¤unun e¤ilimini dikkate al›p almayacaklar› merakla bekleniyor. Buradaki iktidar de¤iflikli¤ini kendi lehine bir de¤ifltirime dönüfltürme çabas› içinde olan ABD emperyalizmi için Pakistan’›n önemi hala oldukça büyük. Çünkü burada kendi aleyhine oluflabilecek bir istikrars›zl›¤›n, baflta Afganistan ve Irak olmak üzere, bir bütün olarak Ortado¤u’daki iflgal politikalar›nda, bugün yaflanandan daha büyük bir istikrars›zl›¤› getirece¤ini biliyor. Bunun içindir ki, Pakistan’da ortaya ç›kan “de¤iflimi” olabildi¤ince kendi lehine çevirmeye çal›fl›yor. Emperyalistlerin son dönemde kendi lehlerine bir “de¤iflim” beklentisine girdikleri bir di¤er ülke ise Küba. Küba Devlet Baflkan› Fidel Castro geçti¤imiz günlerde tüm görevlerinden çekildi¤ini aç›klad›. Castro’nun görevden çekilme karar› tüm dünyada yank› bulurken, bu duru-

Hamburg’da har(a)çs›z bir e¤itim için yürüyüfl Yaklafl›k 500 üniversiteli, ö¤renci ve aile 21 fiubat günü har(a)çs›z bir e¤itim için yürüdüler. Yürüyüfl boyunca konuflmac›lar sosyal d›fllanma yerine sosyal dayan›flma noktas›nda s›k s›k vurgu yapt›lar. Hamburg e¤itim politikas›n›n sosyal olmad›¤› da s›k s›k dile getirildi. Üniversiteden konuflan bir temsilci; ö¤renci harçlar›n› boykot ettikleri için okuldan at›lan ö¤rencilerin CDU (H›ristiyan Demokrat Birlik) Partisi için bir anlam tafl›mad›¤›n› söy-

mu en yak›ndan izleyen ülke hiç kuflkusuz yine ABD emperyalizmi oldu. ABD, Castro’nun çekildi¤ini aç›klamas›n›n hemen ard›ndan “Küba’n›n demokrasiye geçifline yard›mc› olmaya haz›r oldu¤unu” aç›klad›. Ancak Küba halk› ABD’nin “demokrasi”den neyi kast etti¤ini çok iyi bilmekte. Çünkü ne 1961’deki iflgal denemesini ne on y›llard›r süren ambargoyu ne de ülkeyi istikrars›zl›¤a sürükleme ad›na, CIA taraf›ndan Castro’ya dönük gerçeklefltirilmeye çal›fl›lan, say›s›z suikast giriflimini unutmufl de¤iller. fiimdi Castro’nun çekilmesi, AB emperyalistlerinin Küba’ya dönük ifltah›n› da kabartm›fl bulunuyor. Küba ile iliflkileri zaten öteden beri ABD kadar kötü olmayan bu güçler de “Küba’da de¤iflim bafllad› ve Avrupa, bundan böyle ülkeyi yönetecek olan politik önderlere, bar›flç›l bir de¤iflime geçmek üzere yard›mc› olmaya haz›rd›r” türünden aç›klamalar yapmakta gecikmediler. fiunu vurgulamak gerekiyor ki, Castro ve Che Guevara bundan 50 y›l önce adadaki yönetimi ele geçirdiklerinde Diktatör Batista ifl bafl›ndayd›. Ada Batista döneminde zengin Amerikal›lar›n seks cenneti ve büyük toprak sahiplerinin kitleler üzerindeki zulmünün had safhada oldu¤u bir yerdi. Küba devrimiyle birlikte halk›n günlük yaflam›nda, ifl güvencesi, ücretsiz sa¤l›k hakk›, e¤itim, bar›nma gibi konularda kazan›mlar oldu. Ancak reformistlerin iddialar›n›n aksine, Küba hiçbir zaman sosyalist olmad›. Burada sosyalizm ad›na hâkim olan en fazla, Sovyetlerde 1956’da SBKP’nin 20. Kongresiyle birlikte bafllayan, mo-

leyerek “Bunun için 24 fiubat Pazar günü yap›lacak seçimlerde, senatonun e¤itim politikas›n›n yanl›fl oldu¤u görülecektir” dedi. K›sa bir süre önce s›rf merkezi Hamburg Üniversitesinde harç ödeyemedikleri için yaklafl›k 1000 ö¤renci okuldan at›ld›. Geçen y›l da yaklafl›k 2000 ö¤renci har(a)ç paras› bulamad›¤› için okuldan at›lm›flt›. S›k s›k “Herkese har(a)çs›z e¤itim”, “Biz buraday›z ve sesimiz gür ç›k›yor, çünkü e¤itim hakk›m›z› çal›yorlar” sloganlar›n at›ld›¤› yürüyüflte Hamburg YDG olarak da yerimizi ald›k. Haz›rlam›fl oldu¤umuz “Belediye baflkan›n› ve e¤itim senatörünü üniversiteden at›n!”, “Har(a)çlar› kald›r›n!” YDG imzal› dövizlerinin yan› s›ra AT‹K ve ILPS bayraklar›yla yürüyüfle kat›l›m sa¤lad›k. AT‹K YDG

dern revizyonizmin ya da bir baflka deyimle, kapitalizmin restorasyonu sürecinin, yans›malar› oldu. Bu süreçte RSE’ne ba¤›ml›l›k ortaya ç›kt›. Küba halk› on y›llar boyu bu ba¤›ml›l›¤›n faturas›n› ödemek zorunda kald›. Ekonomik ve toplumsal çöküntü bürokratik-kapitalist kamp›n (modern revizyonizmin) çökmesinden sonra da sürdü. Küba halk› eskiden oldu¤u gibi, flu anda da çok fakir. Örne¤in hastanede çal›flan herhangi bir psikoterapistin ayl›k ücreti 260 Peso, yani 10 dolar. S›radan bir iflçinin ayl›k kazanc› ise 160 Peso. Bu parayla yaflamak ise mümkün de¤il. Bunun içindir ki çok say›da Kübal› ek ifllerde çal›flmak zorunda kal›yor. Küba sadece Rusya ile iyi iliflkiler içinde olmad›. Örne¤in Çin’e olan ekonomik ba¤›ml›l›¤›n giderek artmas› söz konusu. Bugünlerde, Castro’nun görevden çekilmesiyle birlikte ortaya ç›kan durumdan yararlanmaya çal›flan baflta ABD ve AB emperyalistleri olmak üzere, emperyalist güçler, t›pk› Pakistan gibi, burada da “de¤iflim” olarak adland›rd›klar› bu süreci, kendi lehlerine çevirmek için tüm güçlerini seferber edeceklerdir. K›sacas›, söz konusu “de¤iflim” süreçleri, ne Pakistan halk›n›n ne de Küba halk›n›n ç›karlar›na dönük bir “de¤iflim” olmayacakt›r. Gerçekte de zaten hiçbir fley de¤iflmeyecektir. Gerçek ve halklar›n ç›karlar›n› gözeten bir de¤iflim, ancak köklü ve toplumsal bir alt-üst yaratacak olan, devrimci bir de¤iflimle mümkündür. Bu devrimci de¤iflimi yaratacak olan ise, ezilen halklar›n, baflka hiçbir gücün üstünlük sa¤layamayaca¤›, örgütlü gücü olacakt›r!


Söyleşi

İşçi-köylü 14

7-20 Mart 2008

Rejim, dozunu kendi ayarlad›¤› dinci gericili¤e ihtiyaç duyar Ülke gündemi, bir yandan Kürt halk›na yönelik s›n›r ötesi ve içi askeri, politik vb. sald›r›larla yo¤unken di¤er yandan Türk hakim s›n›flar› aç›s›ndan iktidar-rant kavgas› durumundaki türban tart›flmalar›yla ilerliyor. Araflt›rmac›-yazar Doç. Dr. Fikret Baflkaya’yla, gündemdeki sorunlar› konufltuk ve görüfllerini ald›k... - Emekçi halk y›¤›nlar›n›n yoksullaflmas›na, kazan›lm›fl haklar›n ellerinden al›nmaya baflland›¤›, kitlelerin s›n›rötesi operasyona kilitlendi¤i bir dönemde ortaya ç›kan ve egemen kliklerin çat›flmas›yla gündeme oturtulan türban meselesinin böylesi bir dönemde tart›fl›lmas›n› nas›l de¤erlendiriyorsunuz? Bir kere hangi zemin üzerinde durdu¤umuz, neyi tart›flt›¤›m›z, neden bahsetti¤imiz konusunda kafam›z›n aç›k olmas› gerekir. Sürekli bir türban sorunu var ama tart›flma son dönemde alevlenmifl durumda. fiimdi bu tart›flman›n taraflar› var. Bir tanesi hükümet, bir tanesi YÖK, bir tarafta rektörler vs. Bir kere bu türban› savunanlar bizzat kad›nlar›n kendisi de¤il. Onlar ad›na erkekler konufluyor do¤al olarak. Bu kad›nlar ad›na konuflanlar›n özgürlük diye bir problemi yok. Birincisi bu, ikincisi üniversite denilen kurumlar›n, rektörlerin bilimle bir ilgisi yok. Hükümetin demokrasi ve özgürlükle ilgisi yok. Fakat türban› araçlaflt›ran siyasal ‹slamc›lar›n da esas olarak dinle bir ilgisi yok veya dinle iliflkileri retorik düzeyde kal›yor... As›l sorunumuza gelirsek, bu tart›flmalarla ne kotar›lmak isteniyor. Kim burada neyi hesap ediyor. fiöyle bir parantez açmak laz›m. Rejimin dozunu kendi ayarlad›¤› bir dinci gericili¤e her zaman ihtiyac› oldu. Dolay›s›yla ortada laik bir rejim hiçbir zaman olmad›. Fakat laiklikten çokça bahsediliyor. Türkiye laik de¤ildir, dinin ifllevi, konumu Osmanl› ‹mparatorlu¤undakinin bir benzeri, bir varyant›d›r ki o dahi Bizans’takinin bir varyant›d›r. Yani din devletin tam da göbe¤indedir ve iktidar taraf›ndan araçlaflt›r›l›yor... Dini araçlaflt›r›yor çünkü rejim kendi ideolojisine dayanarak yönetemez. Kitleleri aldatma yetene¤i yetersiz kal›yor. O zaman modernist ideolojiye dinin efllik etmesi gerekiyor(…) Bu flu demek devlet dine bu kadar kar›fl›rsa istesen de istemesen de din de devlete kar›fl›r... Fakat bunu da aflan bir fley daha var: Söz konusu olan politik ‹slam’d›r. Yani iktidara aday olan siyasi

amaçlar› olan bir ekip taraf›ndan din araçlaflt›r›l›yor. Yani dini laikçi cephe kendi amaçlar› için araçlaflt›r›rken di¤er taraf, Politik ‹slamc›lar da ayn› dini iktidara gelmek üzere araçlaflt›r›yor... Daha kapsay›c› bir flekilde araçlaflt›r›yor. Dolay›s›yla bir taraf laik de¤il. Öbür taraf›n da dinle bir iliflkisi tamamen söylemden ibaret yani. Dinin as›l kaynaklar›na gönderme yapt›klar› yok. Bir iktidar mücadelesi var arada. Bu durum gözden kaçarsa, tart›flmalar›n da yanl›fl bir mecraya sürüklenmesi kaç›n›lmaz hale gelir, nitekim öyle oluyor. Kendine laik diyen cepheyle türban› araçlaflt›ran cephe aras›ndaki mücadele bir rant ve iktidar kavgas›. Fakat bunu bir taraf özgürlük olarak sunarken bir taraf da diyor ki bu laikli¤e ayk›r›d›r. ‹flte laiklik de cumhuriyetin temelidir vs. vs. Bu tart›flma bafll› bafl›na toplumda bir yan›lsama yaratmakla birlikte son zamanlarda bunun gündeme gelmesi baflka bak›mlardan birçok fleyin üstünü örtmek, birçok fleyi geri plana atmak veya tart›fl›lmas› gereken birçok fleyin gözden kaçmas›n› sa¤lamak amac›na hizmet ediyor. Veya sonuç itibariyle durum budur. Demokratikleflmeden, özgürlükten, insan haklar›ndan bahsediyorlar. Ben de diyorum ki Tuzla Tersanelerine bak anlars›n. Daha onun gibi say›s›z örnekler var. Bu rejim tamamen kompradorlaflm›flt›r. Rejimin kompradorlaflmas› demek o rejimin o topluma ve onun sorunlar›na külliyen yabanc›laflmas› demektir. Yani emperyalist oligarflinin bir parças› olan yerel oligarfli tamamen kompradorlaflm›fl durumdad›r ve baflka türlü olmas› da mümkün de¤ildir. Velhas›l bu ülke insan›na ve onun sorunlar›na yabanc›laflm›fl bir rejim demeye geliyor. Dolay›s›yla sorunu tart›fl›rken çok daha kapsay›c› bir bütün içine oturtmak gerekir. O zaman bu kay›kç› kavgas›n›n kimin için ne anlama geldi¤ini anlamak kolaylafl›r... - Önceki senelerde Genelkurmay Baflkanl›¤›’n›n AKP’nin yürürlü¤e koymak istedi¤i yasalar karfl›s›nda kulland›¤› söylemler oldukça

sertti. Ancak türban sorunuyla ilgili Genelkurmay Baflkanl›¤› taraf›ndan difle dokunur bir aç›klama olmad›¤› gibi o cephede sessizlik hâkim. Bunu nas›l de¤erlendiriyorsunuz? Cumhurbaflkanl›¤› seçimi arefesinde biliyorsunuz Genelkurmay taraf›ndan kendi internet sitesine bir bildiri konulmufltu. O bildirinin yay›nlanmas›ndan sonra ikinci günde Dolmabahçe’de Baflbakanla Genelkurmay Baflkan› ikili bir görüflme yapm›fllard›. San›yorum o toplant›da Genelkurmay’la hükümet anlaflt›. Genelkurmay hükümete dedi ki “siz türban konusunda istedi¤inizi yapabilirsiniz. Fakat Kürt sorunu konusunda da herhangi bir dahliniz olmas›n”. Tabi bu Amerika’n›n istekleri ve siyasetiyle örtüflüyor. Bu bir NATO ordusu. Netice itibariyle Amerika hilaf›na bir fley yapma flans› yok. Hükümet zaten Amerika’n›n paketleyip sundu¤u bir hükümet. Bunlar› yan yana koydu¤unuz zaman durum netlefliyor... Dolay›s›yla Genelkurmay’›n tavr› anlafl›l›r hale geliyor. Genelkurmay Kürt sorununu bana b›rak dedi¤i zaman bunu çözece¤i anlam›na gelmiyor. Böyle bir amac› yok. Tam tersine çözmemek için bana b›rak diyor. Çünkü Kürt sorununun çözümü ordu bak›m›ndan çok büyük bir flans›n kaybedildi¤i anlam›na gelir. Çözülmesin demezler ama onlar›n çözümü kendi kafalar›ndaki çözümsüzlüktür... - Türban›n serbest olmas› ya da olmamas› konusuna siz nas›l yaklafl›yorsunuz? Üniversite’de türban diye bir fleyin tart›fl›l›yor olmas›, onun üniversite olmamas›ndan ileri geliyor. Üniversite denilen kurumlar esas itibariyle 12 Eylülde dizayn edilmifl yar›-askeri kurumlard›r ve bilimle pek ilgileri oldu¤u söylenemez. Bunlar sivil elbiseyle askerlik yap›lan kurumlar gibi... 12 Eylülle birlikte Türkiye’deki yüksek ö¤retim kurumlar› militarize edildi. Rektörler laiklik için kazan kald›rd›¤›nda as›l kayg›lar› kendi statüle-

rini, ayr›cal›klar›n›, iktidarlar›n› korumakt›r. Yoksa bilim, laiklik gibi kayg›lar› yok ve olamaz... Dolay›s›yla üniversite, üniversite olmad›¤› için baflörtüsü sorunu gündeme geliyor. O zaman yap›lacak fley türbandan önce üniversiteleri tart›flmakt›r. Üniversiteleri siz gerekti¤i gibi tart›fl›rsan›z türban da önemsiz bir ayr›nt› haline gelir... Dolay›s›yla burada da bir kafa kar›fl›kl›¤› var. Mesela k›zlar için imam hatip okulu açarsan›z bafllar› kapal› olursa, üniversite kap›s›na geldi¤inde kafan› aç demek abes olur... O zaman yap›lacak fley, devlet gerçekten laik bir devlet gibi davranacak ve asla din alan›na kar›flmayacak. Yani siyaset hiçbir dini ifllev görmeyecek. Din de hiçbir siyasi ifllev görmeyecek. Böyle oldu¤u zaman bu tür tart›flmalara gerek kalmaz. Ben üniversiteye bilimin girmemesinden dolay› bu tür tart›flmalar›n yap›ld›¤›n› düflünüyorum(…) Onun için bu kurumlar›n kendisini tart›flmadan k›yafeti, baflörtüsünü tart›flmak abesle ifltigal. - Türban sorunu, s›n›r ötesi operasyon, SSGSS gibi emekçilere dönük sald›r›lar›n ve kriz söylentilerinin artt›¤› gündeme yönelik son olarak söyleyecekleriniz nelerdir? Krizden söz etti¤iniz zaman herkesin krizi kendine asl›nda. Sermaye için ifade etti¤i anlamla, iflsiz olan ve ifl bulma umudunu yitirmifl olan iflçi ya da üretti¤ini yok pahas›na satmak zorunda kalan köylü için farkl› anlamlara sahiptir. Türkiye’nin büyüme konusunda 2002’den sonra harikalar yaratt›¤› söyleniyor. Bu söylemi irdelerseniz o kadar da parlak fleyler olmad›¤› görürsünüz. Finans oyunlar›yla mesela daha yüksek bir büyüme rakam› ilan edebilirsiniz. Bunu yap›yorlar. O zaman fluna bakacaks›n›z. Bu zaman zarf›nda ne kadar insan yeni ifl bulmufl, bu zaman zarf›nda insanlar ne kazanm›fl, gelirlerindeki art›fl ne kadar olmufl, ne kadar esnaf iflas etmifl. Dolay›s›yla ekonomik büyüme kalk›nma de¤ildir. Sermayenin büyümesinin de toplumsal refahla bire bir iliflkisi yoktur. Bir


7-20 Mart 2008 tak›m rakamlar›, finansal ak›mlar› fliflirerek s›cak paraya yüksek faiz vererek vaziyeti kurtard›lar. fiimdi yavafl yavafl denizin kurumakta oldu¤unu görüyorlar. Zaten bu sadece Türkiye’de de¤il d›flar›da da böyledir. Baflta Amerika olmak üzere tabii. Yani bundan sonra bu aç›dan dahi problemli bir döneme girilece¤i anlafl›l›yor. Rejim bu aflamada bask›c› gücünü daha da art›racakt›r. Devlet terör rejimi daha da tahkim edilecektir. Niyetleri o, baflka bir fley yapamazlar. O yüzden emekçileri bekleyen tablo önümüzdeki dönemde daha da kötüleflebilir. Fakat tabi flöyle bir fley var. Sald›r›

İşçi-köylü 15 olan yerde karfl› sald›r› da vard›r. Bu eflyan›n do¤as›nda olan bir fleydir. Tarih bilinci bize bunu gösteriyor. Sald›r› an›nda bir karfl› sald›r›yla karfl›laflmayabilir. Biraz gecikebilir ama bu sald›r› karfl›l›ks›z kalmayacakt›r. Karfl›l›ks›z kalmamas› emekçi s›n›flar aç›s›ndan mutlaka ayd›nl›k bir yere yol alabilir mi bu ayr› bir tart›flma konusu ama o zaman sizin daha fazla haz›rl›kl› olman›z laz›m. Tutarl› bir politik sosyal ekonomik program›n›z›n olmas› laz›m. Yani bir umut oda¤› haline gelmifl olman›z laz›m ki, sonuç emekçi s›n›flar lehine çevrilebilsin. Dolay›s›yla bir kriz olur otomatik olarak buradan

Söyleşi

siz kârl› ç›kacaks›n›z diye bir kaide yok. Tarihte de böyle. Bu sald›r› karfl›s›nda insanlar sessiz ve tepkisiz kalmaz, kalmayacak. Bu demek de¤ildir ki, bunun sonucunda bunak burjuva düzenini aflacak bir rotaya girilecek. Böyle bir kesinlik yok. Muhalefet bölük pörçük ve hiç birinin do¤ru dürüst bir politikas› yok. ‹nand›r›c› bir toplum projesi, insanlara umut verecek bir yan› yok. Ama buna ra¤men mücadele tabii ki devam edecek. Küreselleflme denilen emperyalist sald›r›, kapitalizmin tarihindeki en büyük sald›r›lardan biri. Dolay›s›yla karfl›-

l›ks›z kalmayacak. Ancak bu sefer ilave bir fley var: Durum bu sefer çok daha vahim, çok daha ciddi ve çok daha tehlikeli. Sermaye uygarl›¤› sadece sosyal kötülükler yaratmakla kalm›yor. Ekolojik kötülükler de yarat›yor. Yaflam›n kayna¤›n› yok etme yönünde h›zla yol al›yor. Bu da flunu gösteriyor, vakitlice hareketi geçip, elimizi çabuk tutup bu süreci önce durdurmak sonra da tersine çevirmek... Eskiden komünizm insanl›¤›n kurtuluflu için gerekliydi. fiimdilerde bizzat insanl›¤›n varl›¤›n› kurtarmak için gerekli... Zira insanl›k ve uygarl›k ciddi bir tehdit alt›nda...

kullan›lmas› anlam›na da geliyor. Durum budur. Hava operasyonu olsun kara operasyonu olsun bence içe dönük yan› daha önemli. Kamuoyunu etkilemek üzere bu tür operasyonlara ihtiyaçlar› var... Önce toplumda bir milliyetçi histeri yarat›yorlar. Kendi yaratt›klar› histeriyi bahane ederek baflka fleyler yap›yorlar. Netice itibariyle devletin bask›c› karakterini takviye için bir f›rsat ele geçiriliyorlar... Bir tak›m bask›c› yasalar› dayatmak için zemin yarat›yorlar. Bir kere bu rejimin niteli¤i hakk›nda kafalar›n net olmas› laz›m. Egemenlerin oluflturdu¤u ve dayatt›¤› gündemlerin d›fl›nda kendi gündemimizi yarat›r bir duruma gelmemiz gerekiyor.

ya girse, hep Siyonizm’in yan›nda yer ald› Türkiye. Tabi bunu her zaman aç›kça ifade etmedi ama bu hep böyleydi. Bugün de¤iflen bir fley yok. fiimdi her zamankinden daha çok Siyonist rejimin destekçisi. ‹srail de zaten tipik bir bölge devleti olmaktan çok emperyal gücün Ortado¤u’ya taflm›fl bir versiyonu. Tuhaf bir devlet. Amerika size istihbarat imkan› sa¤lad›¤›nda onu bedava yapmaz. Dolay›s›yla BOP denilen projenin çerçevesinde buna izin veriyor. Ve bir tak›m fleyler karfl›l›¤›nda tabii. Türkiye’nin ‹ran’la iliflkilerini kesmesini, Afganistan’a daha çok asker, baflka fleyler istiyor. Her zaman verilen tavizler emekçi halka fatura edilmek flart›yla... Yani Amerika durup dururken size hava operasyonu yap demiyor. fiunu yap ama karfl›l›¤›nda da bunu yap diyor. Dikkat ederseniz müthifl bir trafik var. D›fliflleri Bakan› gidiyor. Baflka birisi geliyor. Amerika Baflkan Yard›mc›s› gelecek, vs. Ki, zaten bu trafik son bir buçuk senedir oldukça yo¤un. Hayra alamet bir durum olmas› mümkün de¤il bu trafi¤in. Türkiye’de önümüzdeki günlerde daha fazla insan›n yaflam›n› ve gelece¤ini angaje eden daha netameli fleyleri beklemek sürpriz olmamal›. Süreç yol al›yor, o kadar uzak ihtimal de¤il. Çok k›sa zamanda bir bir ortaya ç›kacak.

Kürt sorununu çözmek için s›n›rlar› aflmaya gerek yok Bu tart›flmalar›n ortas›nda PKK’ye yönelik oldu¤u söylenen S›n›r ötesi operasyon gerçeklefltiriliyor. Bu operasyon Ortado¤u projesini hayata geçirmek olarak m› görülmeli. Bu operasyonda ABD’nin rolü nedir? S›k s›k diyorlar ki Türkiye Amerika’n›n stratejik orta¤›. Dünyada birçok yalan var ama bu kadar› zor bulunur. Emperyal bir gücün stratejik orta¤› olmaz. Sadece vasali, uydusu, kuklas› olur ama asla stratejik orta¤› olmaz. Amerika gibi bir güç ne yaps›n stratejik ortakl›¤›. Ne yaps›n Türkiye’nin stratejik ortakl›¤›n›. Sadece seni kullan›r ve atar. B›rak›n emperyal Amerika’n›n Türkiye stratejik orta¤› olmas›n› ‹ngiltere bile onun stratejik orta¤› olamaz. Çünkü bu imparatorlu¤un mant›¤›na ters bir fleydir. Durup dururken karfl› tarafa niye angaje olsun. Gerekti¤inde kullanabilece¤iniz bir taraf varsa kullan›rs›n›z. Amerika’n›n, bir dünya hegemonya projesi var. Ad› Ortado¤u Projesi olsa da, baflka fley olsa da fark etmez, yar›n ad› de¤iflir bunun bir önemi yok... Ama Amerika’n›n Ortado¤u’yu denetlemeye oradan muhtemelen baflka ülkeleri, ‹ran’›, Çin’i, Hindistan’› kuflatmaya ihtiyac› var. Amerika’n›n global ç›karlar› aç›s›ndan Ortado¤u’ya ihtiyac› var. fiimdi buna Büyük Ortado¤u Projesi deniyor. Daha önce bir Ortado¤u ‹slam Ortak Pazar› vard›. Mant›¤› ayn›yd›. Amerika’n›n 21. yy’da planlad›¤› yüzy›l›n kendi yüzy›l› olmas›n›n yolu Ortado¤u’dan geçiyor. Yani niyet bu. Orada en güvenilir olarak Irak’›n kuzeyi olan Kürtlerin yaflad›¤› bölge var. fiimdi oray› kullan›yor ama ilerde de kullanmak üzere orada bulundu¤u belli. Yani çekilirse orada konumlanmak istiyor. Dolay›s›yla Kürtlerle iyi geçinmesi laz›m. Fakat Türkiye’nin bu proje bak›m›ndan baflka öne-

mi var (asker yollamak vb). O nedenle Türkiye’yi de gücendirmeyecek ara bir yol bulmas› gerekiyor. Mesela diyor ki siz PKK ile mücadele için hava operasyonu yapabilirsiniz ben de size istihbarat temin ederim. Ondan sonra gerekirse s›n›rl› bir kara operasyonu da yapabilirsiniz. Ondan sonra Irak Kürtlerine de siz biraz anlay›fll› olun diyor. Bir taraftan da bir denge politikas› söz konusu. Hem bu taraf› idare etmek hem o taraf› idare etmek. Yüzy›ll›k Kürt tarihine bakt›¤›m zaman Kürt hareketine önderlik edenlerin maalesef siyaseten son derece basiretsiz oldu¤unu söyleyebilirim. Yani emperyalist bir güce dayanarak bir fleyler kazanmak bu dünyada olacak bir fley de¤il. Eflyan›n tabiat›na ayk›r› olan bir fley. Tabi buna raz› olanlar›n s›n›fsal durumuna bakmak laz›m. Emekçi Kürt halk›n› m› temsil ediyorlar yoksa kendilerini mi? Bu ayr› bir sorun ama önemli bir sorun. Türkiye aç›s›ndan bakt›¤›m›z zaman ne hava ne de kara operasyonu Kürt sorununu çözmek için yap›lan bir fley de¤il. Baflka amaçlar›n hizmetinde olan bir operasyon bence. Çünkü Kürt sorununu çözmek için s›n›rlar› aflmaya gerek yok. E¤er gerçekten böyle bir niyeti olsa, sorunu kayna¤›nda ele al›r... Fakat sakatl›k daha sorunun ad›n› koyarken bafll›yor. Çözüm için ne öneriyorlar? ‹flte oraya yat›r›m yap›ls›n, oraya daha çok kaynak aktar›ls›n. Kürt sorunu böyle mi çözülür? Hiçbir zaman bu kafayla çözüm olmaz... Fakat içe yönelik bir operasyon oldu¤unu söyleyebilirim ayn› zamanda. Böylece kamuoyunu rahatlat›yor. PKK’nin kökünü kaz›yoruz, terörle mücadele ediyoruz diyorlar... Tabi bunun ayn› zamanda toplumu militarize eden, ordunun konumunu da takviye eden bir ifllevi var. Daha çok ekonomik kayna¤›n ordu taraf›ndan

Türkiye’nin ABD’nin ‹ran’a sald›rmak için gerekçeler yaratt›¤› dönemde ‹ran’la yapt›¤› dostane ziyaretlerden sonra son yapt›¤› ‹ran’› elefltiren ‹srail’i destekleyen aç›klamalar› düflündü¤ümüzde yap›lan ABD ziyaretlerinde uzlaflmaya var›lan anlaflmalar›n bugün ortaya ç›kt›¤› ve uygulanmaya bafllad›¤›n› söylemek mümkün mü sizce? Kuruldu¤u günden beri TC devleti ‹srail’in en yak›n destekçisi oldu. Bölge halklar› ne zaman Siyonizm’le çat›flma-


Politik gündem

İşçi-köylü 16

7-20 Mart 2008

Kürt ulusunun hakl› ve meflru mücadelesi terörizm de¤ildir

G

ün ezilenlerin ac›lar›na ortak, kavgalar›na siperdafl olma günüdür. Türk ve di¤er az›nl›k milliyetlerden

emekçiler olarak, Kürt ulusunun hakl› ve meflru mücadelesi “terörizm” de¤ildir. As›l terörizm bir hal-

k›n dilini-gelene¤ini, dahas› varl›¤›n› yok saymakt›r.

TC’nin ald›¤› son kay›plardan sonra gündemlefltirdi¤i ve hava harekat›n›n ard›ndan kara harekat›yla devam eden ve “ani bir kararla” sona erdirilen s›n›r ötesi operasyonlar iç ve d›fl kamuoyunda ciddi tart›flmalar yaratt›.

Bugün Kürt ulusuna karfl› içeride ve d›flar›da yürütülen operasyonlara, operasyon giriflimlerine karfl› en genifl temelde birliktelikler kurup mücadele etmek güncel bir görevdir.

TC’nin ald›¤› son kay›plardan sonra gündemlefltirdi¤i ve hava harekat›n›n ard›ndan kara harekat›yla devam eden ve “ani bir kararla” sona erdirilen s›n›r ötesi operasyonlar iç ve d›fl kamuoyunda ciddi tart›flmalar yaratt›. Bu tart›flmalar hala gündemdeki yerini koruyor ve korumaya da devam edecek. Çünkü tart›fl›lan, bölgenin stratejik konumudur. Tart›fl›lan Kürt ulusal sorunudur. Bu demektir ki, bölgenin stratejik konumu devam ettikçe ve baflta Kürt ulusal sorunu olmak üzere di¤er sorunlar›n çözümsüzlü¤ü sürdükçe bu sorunlar›n varl›¤› da devam edecektir. fiu aç›k ki, bu sorunlar›n yarat›c›lar› yer de¤ifltirebilir. Ç›karlar›ndan dolay› sorun yarat›c›lar›n›n ve iflbirlikçilerinin rolleri ve ittifak güçleri de¤iflebilir. Ama sorunun kendisi varl›¤›n› korumaya devam eder. Bunun böyle oldu¤unu anlayabilmek için yirminci yüzy›lda yaflananlar› ve bu yaflananlara sürekli at›fta bulunarak hak iddias›nda bulunan Türk egemen s›n›flar›n›n gerçek niyet ve amaçlar›n› anlamak bak›m›ndan tarihi haf›zam›z› yeniden tazelemekte yarar vard›r. Bu tarihi süreci do¤ru özümsemek; bugün TC-ABD iliflkisini ve bölgedeki son geliflmeleri daha bilimsel bir bak›fl aç›s›yla ele almam›za hizmet edecektir. Ama bu yaz›m›zda esas konumuz bu olmad›¤› için geniflçe üzerinde durmayaca¤›z. Yaln›z Kürt ulusal sorununda TC’nin genel yaklafl›m› ve emperyalistlerin tutumu üzerinde duraca¤›z. TC neredeyse kuruldu¤undan günümüze kadar, -ki dönem dönem bunu kiral›k kalemflörleri vas›tas›yla dile getiriyor- Kerkük-Musul hayalini kurdu. Evet, sadece hayalini kurdu. Çünkü bu hayalin gerçekleflmesine emperyalist efendilerinin müsaade etmeyeceklerini TC de çok

iyi biliyor. Ama yine de uflaklara has bir ruh haliyle hayal kurmadan duram›yor. Bundan dolay›d›r ki; özellikle II. Emperyalist Paylafl›m Savafl›’ndan sonra, dünyada oluflan yeni güç dengelerinin etkisiyle TC emperyalist efendilerinin bölgeye iliflkin planlar›n›n bir parças› olmay› istemifltir. “Komfluda pifler, bize de düfler” misali emperyalist efendisinin yan›nda görünürse, bölgedeki pastadan pay alaca¤› hesaplar›n› yapm›flt›r. Yani TC’nin rolü yaln›z “komünizm tehlikesine karfl› bekçilik” yapmakla s›n›rl› de¤ildi. Bu bekçilik tabi ki TC’nin NATO’ya al›nmas›na, ba¤›ml›l›k iliflkisi çerçevesinde kaynaklar›n aktar›lmas›na kolayl›klar sa¤l›yordu. Ama Türk hâkim s›n›flar›n›n alg›lamas› yaln›z bunlarla s›n›rl› de¤ildi, onlar her zaman yan› bafl›ndaki zenginlik kaynaklar›ndan nas›l yararlan›r›z hesab› yapm›flt›r. Irak iflgalinden önce TC Meclisinde yaflanan tezkere kazas› sonras›nda, egemenler cephesinde yaflanan tart›flmalar bu gerçe¤e ›fl›k tutuyor.

A盤a ç›kan gerçekler Yine bundan önce de bölgede yaflanan uluslararas› ciddi sorunlarda TC’nin yan› esas olarak emperyalistlerin yan› olmufltur. Örne¤in, ‹srail ile ittifak gelifltirme politikas› da efendisiyle sürdürülen ba¤›ml›l›k iliflkisinin do¤al bir sonucudur. Özellikle ABD emperyalizmi fiah’›n y›k›lmas›yla birlikte, bölgedeki planlar›n› uygulama konusunda TC’ye daha çok rol biçti ve bu rol günümüzde de devam etmektedir. Tüm bunlara döne döne dikkat çekmemizin nedeni, uflak-efendi iliflkisinde varolan yanl›fl bak›fl aç›lar›n› gidermeye dönüktür. Emperyalist efendisine ra¤men, Irak Kürdistan’›na dönük genifl kapsaml› bir operasyon beklentisi içinde olanlar, nihayet Erdo¤an-Bush görüflmesi sonucunda az da olsa gerçe¤i görebilme flans›na sahip olabildiler. Nedir bu gerçek, ya da gerçekler; * ABD emperyalizmi Irak Kürdistan›’nda oluflan statükoyu bozacak genifl kapsaml› bir iflgal hareketine hay›r dedi. Bu hay›r ayn› zamanda yap›lacak nokta operasyonlar›nda da seçici davranmay› içeriyor. “PKK bizim ortak düflman›m›z-

d›r” söylemi ile bir yanda Türk egemen s›n›flar›n›n sald›r›lar›na onay verilirken, di¤er yanda Irak Kürdistan›’nda TC’nin yapaca¤› her hareketi denetim alt›nda tutma plan›n› da kaps›yor. * Ve Türk devletine akacak olan istihbarat bilgileri de bu plan dâhilinde olmufltur/olacakt›r. Ve TC bu bilgiler ›fl›¤›nda hava sald›r›lar› düzenledi. Bu hava sald›r›lar›yla hareket halinde olan gerilla güçlerine karfl› ne kadar baflar›l› olundu¤u herkes taraf›ndan bilinmektedir. * O halde bu gerçeklerin TC taraf›ndan da bilinmesine ra¤men, kopar›lan tüm bu f›rt›nalar›n nedeni nedir? Asl›nda TC tam bir psikolojik savafl yürütmektedir. Ve bu psikolojik savafl eflli¤inde hem gerçekleri ters yüz etmekte ve hem de içte ve d›flta yürüttü¤ü bu ›rkç› ve floven politikalar›na destek bulmay› hedeflemektedir. fiöyle ki; TC sanki ülkede Kürt ulusal sorunu diye bir sorun yokmufl, her fley “Kuzey Irak’ta yerleflen silahl› PKK güçlerinden” kaynaklan›yormufl; bu güçler de yok edilince ülkede “her fley hal yoluna girermifl” havas›n› kamuoyunda yaratmaya çal›fl›yor. Öncelikle bu yalan propagandalar›n karfl›s›nda gerçekleri ortaya koymada ›srarl› olmak gerekir. Sözü edilen gerilla güçleri bu co¤rafyada yaflamaktad›r. Ve bu hareket milyonlara varan Kürt kitlesini etkilemektedir. Dolay›s›yla sorunu d›flar›da arayanlar, bu ülkede Kürtçeyi yasaklayanlar, “Kürt yoktur” diyen ›rkç›-milliyetçi kafalar›n günümüzdeki temsilcileridir. Dün Kürt yoktu, bugün var. Ama Kürt ulusal sorunu diye bir sorun yoktur. “Terör sorunu” vard›r. Bundan dolay› da son dönemde yay›lan gerilla sald›r›lar› burjuva medyas›nda genifl yer kaplamaktad›r. * TC’nin bu yönlü yürüttü¤ü propagandan›n uluslararas› planda belli bir etki yaratmad›¤›n› söylemek gerçekleri görmezden gelmektir. Diplomatik alanda yürütülen faaliyetler, PKK’nin faaliyetlerinin oldu¤u tüm alanlarda bir kuflatmay› içermektedir. Kimileri ABD emperyalizminin son ataklar›n› TC’nin dayatmalar›na ba¤lamaktad›r. Sorunu böyle alg›lamak yanl›fl bir bak›fl aç›s›d›r. Ger-


7-20 Mart 2008

çek olan ABD emperyalizminin bölgede kendi iç sorunlar›yla bo¤uflmaya mahkûm olmufl bir TC gerçe¤ini istememesinden kaynakl›d›r.

‹flbirlikçi Kürt liderlerinin tutumu * TC’nin Irak Kürdistan›’na dönük genifl kapsaml› iflgal giriflimine karfl› YNK ve PDK’n›n ilk baflta görünürde tak›nd›klar› net tutumlar›nda esasta bir de¤ifliklik olmamas›na ra¤men özellikle Bush ve Erdo¤an’›n 5 Kas›m görüflmelerinden sonra, pratikte bir tav›r farkl›l›¤› göze çarpmaktad›r. Yani PÇDK bürolar›n› kapatmak, PKK’n›n yerleflti¤i alanlara giden yollardaki kontrol noktalar›n› giderek art›rmak, ambargo giriflimlerinde bulunmak vb. vb. Bu da PKK güçlerini kapsayacak bir operasyon konusunda taraflar›n anlaflt›¤›n› göstermektedir. Tüm bunlara ra¤men Talabani ve Barzani önderliklerinin s›n›fsal niteliklerinden dolay›, iflgalci güçlerin deste¤iyle oluflan statülerini korumak için daha ileri düzeyde pratik tutumlar içine girmeleri oldukça mümkündür. Bu feodal burjuva önderlikler kendi afliretsel ç›karlar› için y›llarca birbirlerine kurflun s›kt›lar. Dolay›s›yla statüleri yeni bir tehlikeyle yüz yüze gelirse; bu güçlerin yapacaklar› tercih aç›kt›r. TC ve di¤er güçlerin bu denli “ç›lg›nca” davranmas›, bu önderliklerin tafl›d›klar› iç zaaflar› yak›ndan bilmelerinden kaynaklanmaktad›r. Bundan dolay› ortaya koyacaklar› ya da koyduklar› en ufak direnç noktalar›n› yok etmek istiyorlar. Bu anlam›yla bu hareketlerin Irak Kürdistan›’nda bulunan PKK’nin silahl› güçleri karfl›s›ndaki durufllar› güvenilir de¤ildir. Tabi ki burada ABD emperyalizminin tutumu da oldukça önemlidir. Yani PKK hareketine karfl› bu güçlerden neyi ne ölçüde istedi¤idir. Bu oldukça önemli bir noktad›r. Bir yanda PJAK arac›l›¤›yla ‹ran üzerinde bask› kurma planlar› peflinde koflan ABD, PKK’n›n hareket alan›n› daraltmak için PDK ve YNK önderliklerin-

İşçi-köylü 17

den ne istemifl olabilir? Ya da kimilerinin iddia etti¤i gibi PKK hareketi üzerinde bask› kurarak TC’ye karfl› yürütülen sald›r›lar› durdurmak ve esas olarak silahl› güçlerini ‹ran’a dönük bir pratik hatta yöneltmek mi olacakt›r? ABD emperyalizminin PKK hareketinin TC’ye dönük sald›r›lar›na karfl› tutumu aç›kça ortadad›r. Ancak ‹ran’a dönük PKK üzerinde hesaplar yapmas›, tek bafl›na bir anlam ifade etmez. Burada PKK’n›n nas›l bir tutum içine girece¤i de önemlidir. Çünkü, Türkiye Kürdistan›’nda pozisyonu zay›flam›fl bir PKK’nin di¤er bölgelerde daha etkin olmas› da beklenemez. * Gerillan›n son sald›r›lar›yla birlikte, içeride ›rkç› floven sald›r›lar giderek artmaktad›r. Ölen askerlerin cenaze törenleri bu amaçlara uygun tarzda düzenlenmektedir. Dün Kürt yoktu. Bugün var ama varl›¤› suç, ›rkç› ve floven sald›r›lar için gerekçe olmakta. Bu linç sald›r›lar› çok yönlü ve kapsaml› bir flekilde devam edecektir. DTP’nin kapat›lmas› için bafllat›lan giriflim de bunun somut iflaretidir. Egemen s›n›flar bu sald›r›larla Kürt kimli¤i ad›na politika yapma alanlar›n› daha da daraltmaya çal›flmaktad›rlar. K›sacas› içerde ve d›flar›da Kürtlere dönük tam bir kuflatma sürecine girilmifltir. Egemenler bir yandan “s›n›r ötesi” operasyon düzenlerken, içerde yürütülen genifl kapsaml› operasyonlar görmezden geliniyor. Oysa Irak s›n›r›na y›¤›lan on binlerce asker belli alanlar› tam bir kuflatma alt›na almaya çal›fl›yor. Yaflanan çat›flmalar, al›nan kay›plar TC’yi daha da pervas›zlaflt›r›yor. Dolay›s›yla yaln›z d›flar›da de¤il, içeride yürütülen operasyonlara karfl› da pratik tutum tak›nmak güncel bir görevdir. Gün ezilenlerin ac›lar›na ortak, kavgalar›na siperdafl olma günüdür. Türk ve di¤er az›nl›k milliyetlerden emekçiler olarak, Kürt ulusunun hakl› ve meflru mücadelesi “terörizm” de¤ildir. As›l terörizm bir halk›n dilini-gelene¤ini, dahas› varl›¤›n› yok saymakt›r. Peki, bunu yapan kimdir? Tabi ki bunu yapan Ke-

Politik gündem

malist diktatörlüktür. Kemalist diktatörlük Kürt ulusu baflta olmak üzere, di¤er az›nl›k milliyetlere, devrimcilere ve komünistlere tarihi boyunca hep düflmanl›k yapt› ve yapmaya da devam ediyor. Dolay›s›yla düflmanlar›m›z s›n›rlar›n ötesinde de¤il, s›n›rlar›n içindedir. As›l düflman›m›z ülkemizin yer alt›-yerüstü zenginlik kaynaklar›n› emperyalist tekellere peflkefl çekenlerdir. As›l düflmanlar›m›z küçülen lokmam›z› daha da küçültmeye çal›flanlard›r. As›l düflmanlar›m›z, sa¤l›¤›, e¤itimi paral› hale getirip, e¤itim hakk›m›z› gasp eden, hastane kap›lar›nda bize “ölme özgürlü¤ü” tan›yanlard›r. As›l düflmanlar›m›z, emperyalizme uflakl›kta, halka düflmanl›k yapmakta s›n›r tan›mayan Türk egemen s›n›flar› ve militarist odaklard›r. E¤er bizler gerçek düflmanlar›m›z› tan›mada yan›lg›ya düflersek, bu demektir ki, egemenlerin yalanlar›na kanm›fl›zd›r. Egemenlerin yalanlar›na kanarsak emekçilerin, ezilen kardefllerimizin ac›lar›na ortak, kavgalar›na siperdafl olmak yerine, egemenlerin ›rkç›-floven sald›r›lar›n›n birer figüran olmaktan kendimizi kurtaramay›z. Bugün kalemlerinden kan damlayan medya patronlar›n›n, parlamentoda savafl 盤›rtkanl›¤› yapan parti baflkanlar›n›n tüm derdi, var olan saltanatlar›n› sürdürmektir. Ç›¤ gibi artan iflsizlik,

emelleri gerçeklefltirmek için yalanlar üretme peflindeler. Emperyalist efendileri karfl›s›nda el pençe duran bu uflaklar, parlamentoda bulunan bir avuç DTP milletvekiline karfl› flahin taklidi yapmaktad›rlar. Tüm bunlara karfl› yap›lmas› gereken tek fley, emekçilerin, ezilenlerin kardeflli¤ini, birli¤ini sonuna kadar savunmak ve bu u¤urda mücadele etmektir. Sorunlar› s›n›f bak›fl aç›s›yla, enternasyonalist bir bilinçle ele almak, ulusal-dinsel-mezhepsel temelde yarat›lmaya çal›fl›lan her türlü giriflime karfl› tereddütsüzce durmakt›r. Sorunu s›n›fsal bak›fl aç›s›yla ele almak, ulusal demokratik talepleri göz ard› etmeyi de¤il, bilakis savunup sahiplenmeyi içerir. Sorunu s›n›fsal bak›fl aç›s›yla ele almak her türlü mezhepsel bask›ya ve anti-demokratik uygulamaya karfl› mücadele etmeyi bir görev olarak kabul etmektir. Bugün Kürt ulusuna karfl› içeride ve d›flar›da yürütülen operasyonlara, operasyon giriflimlerine karfl› en genifl temelde birliktelikler kurup mücadele etmek güncel bir görevdir. Di¤er görevlerimizin baflar›yla yerine getirilmesi bu konuda ortaya koyaca¤›m›z pratik tutumun boyutundan ba¤›ms›z olmayacakt›r. Bu anlam›yla her alandaki tüm güçlerimiz bu sald›r›lara karfl› Kürt halk›yla tam bir dayan›flma içinde olmal›d›r.

yoksulluk onlar›n sorunu de¤ildir. Onlar›n tek derdi vatan-millet-Sakarya edebiyat› yaparak ezilen halklar› birbirilerine düflman etmektir. Son dönemde s›n›r ötesi operasyon 盤l›klar› aras›nda zamlar pefl pefle birbirini izlemektedir. Artan iflsizli¤e dair burjuva-feodal bas›nda istatistikler yay›nlanmaktad›r. Ama egemen s›n›flar›n parlamentodaki tüm figüranlar›, siyasi sözcüleri bu sorunlarla hiç ilgilenmemektedir. Onlar ›rkç›-floven sald›r›lar› örgütleme, iflgal

C emperyalist efendilerinin bölgeye iliflkin planlar›n›n bir parças› olmay› istemifltir. “Komfluda pifler, bize de düfler” misali emperyalist efendisinin yan›nda görünürse, bölgedeki pastadan pay alaca¤› hesaplar›n› yapm›flt›r.

T


Politik gündem

İşçi-köylü 18

7-20 Mart 2008

Ordunun sesi Türk medyas›! Türk medyas› televizyon ve yayg›n da¤›t›m a¤lar› sayesinde genifl kitlerle ulafl›rken ideolojisini de götürüyor. Milliyetçili¤i flovenizmi yükselten halk›m›z aras›nda nefret tohumlar› ekmeye çal›flan medya muhalif bas›na ulaflamayan genifl bir kesimi peflinden sürüklüyor. Türk ordusu taraf›ndan Irak Kürdistan›’na yönelik bafllat›lan operasyonda burjuva-feodal medya yine performans› ile dikkatleri üzerine çekmeyi baflard›. 21 fiubat günü büyük bir gürültü ile bafllat›lan kara harekât›nda silah› ilk kuflanan yine tahmin edilece¤i üzere medya oldu. Türk medyas› komutanlar›n›n emir telakki etti¤i sözleri ile teyakkuza geçti. K›sa bir zamanda bölgenin haritas› ç›kar›ld›, konunun anl› flanl› uzmanlar› kara harekât›n›n kamuoyuna aç›klanmayan gizil s›rlar›n› televizyonlardan deflifre etti. Hemen her konuda bir uzman bulma ve söz söyleme kabiliyetine ve ‘özgürlü¤üne’ sahip Türk medyas› yine üzerine düfleni fazlas› ile yapt›. Öyle ki bu kadar›n› Genelkurmay Baflkan› bile beklemiyordu. Harekâttan k›sa bir süre sonra “baflkomutanl›k” medyaya nota vererek aç›klamalar›n›n gerçeklere uygun olmas›n›, “objektif” habercili¤in yap›lmas›n› istedi. Genelkurmay’›n bir süredir üzerinde çal›flt›¤› ve uygulamaya soktu¤u “Baflar› umudunun k›r›lmas›” olarak tan›mlanan psikolojik savafl›n en önemli aya¤›n› oluflturan burjuva-feodal medya bas›n eti¤i konusunda hiçbir s›n›r tan›mad›. Operasyonun bafllad›¤› ilk günden “Karak›flta günefl do¤du”, “K›fl uykusunda bask›n”, “Temizlik bafllad›” manfletlerini atan medya, savafl› bafl›ndan kazanm›flt›. Ancak harekât›n üzerinden k›sa bir süre geçmeden medyan›n yalanlar› da bir bir ortaya ç›kmaya bafllad›. Türk medyas› gemi az›ya iyice al›rken s›n›r› geçen asker say›s› için resmi bir aç›klamay› bekleme ihtiyac› bile duymad›. Kimi yay›n organlar› 10 bin derken kimisi bu say›y› Genelkurmay’›n aç›klamalar› sonras› 3 bine kadar düflürdü. Türk medyas› her asker görüntüsünü flanl› Türk ordusunun meziyetlerini dökmeye gerekçe yaparken bölgede gerçek durum hakk›nda ise inand›r›c› en ufak bir bilgi vermiyordu. Operasyonun -30 derecede yap›lmas›n› bile bir övünç kayna¤› olarak takdim eden Türk medyas› haritaya esasl› bakma zahmetine bile katlanmad›. Kimi kanallar›n Çukurca’da s›f›r noktas›ndan yay›n yaparak “en s›cak” geliflmeleri vermesi ise aymazl›¤›n boyutlar›n› gözler önüne serdi. Türk medyas› Genelkurmay’›n “hedeflere ulafl›ncaya kadar devam edece¤iz” aç›klamalar›na tekmille yan›t verirken hedeflerin ne oldu¤unu sormak ise

kimsenin akl›na gelmedi. BBG evi gibi izlendi¤i iddia edilen bölgede hava operasyonlar›ndan sonra yerinde keflif yap›lmak istenmesinin mant›¤› sorgulanmad›. “Yastan cepheye”, “Bin terörist namlunun ucunda” manfletleri ile savafl borular› çalanlar›n her biri baflka bir bölgede savaflt›. Kimi bas›n, yay›n organlar› gerillan›n kaçt›¤›n›, da¤›ld›¤›n› iddia ederken Zap bölgesinin Çukurca’n›n karfl›s›nda oldu¤unu savundu. Kimisi Zap’tan 30–40 kilometre ileri gitti. Gerillan›n kay›plar› konusunda da medya yine s›n›r› aflt›. Baz›lar›na göre gerilla 400 kay›p verirken kimilerine göre 300 kay›p verdi. Bilgilerin neye dayand›¤›, nas›l edinildi¤i ise hiçbir zaman aç›klanmad›. Ana haber bültenlerinde PKK gerillalar›n›n arkas›na bile bakmadan kaçt›¤›, büyük darbeler ald›¤› tespitleri yap›l›rken ayn› saatlerde Roj TV’de gerillan›n düflürdü¤ü helikopterin görüntüleri yay›mland›. Medyan›n yalan, ikiyüzlülük ve aldatma üzerine kurulu haber ve yay›n anlay›fl› bir kez daha deflifre oldu. Ölen asker ailelerini konuflturarak duygular›n› sömüren medya ailelerin tepkilerini ise hiç yans›tmad›.

Medya gerçekleri gizliyor! Burjuva-feodal medya operasyonun perde arkas›n›, yap›lan pazarl›klar› ise kamuoyundan gizliyor. Baflbakan Erdo¤an’›n ve Genelkurmay ikinci baflkan›n›n ve Cumhurbaflkan› Abdullah Gül’ün ABD ziyaretlerinden hemen sonra gerçekleflen operasyonda ne tür pazarl›klar›n yap›ld›¤› bilinçli bir flekilde gizlendi. ABD’nin operasyon iznini neyin karfl›-

l›¤›nda verdi¤i aç›klanmad›. Afganistan ve Irak’ta iyice ç›kmaza giren ABD’nin bu bölgelere yönelik Türkiye halk›na yeni ac›lar getirecek projeleri vatan-millet-Sakarya 盤l›klar› alt›nda bo¤uldu. Gates’in aç›klamalar› ile birlikte b›çak gibi kesilen operasyonda Türk medyas› kuyru¤u yine dik tuttu. Türk ordusunu efendilerinin ufla¤› oldu¤u ve çizdi¤i s›n›rlar› geçemeyece¤i sat›r aralar›nda kendine yer bulmad›. Kara harekât›nda yaflananlar medyan›n ilk vukuat› da de¤il.1992 y›l›nda gerçeklefltirilen operasyonda Genelkurmay kay›plar›n say›s›n› çok yans›tmak amac›yla köylü ve korucular› gerilla k›l›¤›na sokarak foto¤raflar›n› çekmiflti. Hürriyet gazetesinde yay›nlanan bu haberler yine tahmin edilece¤i gibi flanl› Türk ordusunun zaferi olmufltu. Hakkâri Da¤l›ca’da 8 askerin esir edilmesi s›ras›nda Genelkurmay yine medya arac›l›¤› ile askerlerden haber al›nmad›¤›n› kamuoyuna aç›klam›flt›. Oysa askerlerin canl› görüntüleri ekranlara yans›m›flt› bile.

Apoletli medyaya karfl› muhalif bas›n! Son y›llarda gelifltirilen konsept ile psikolojik savafltaki rolü giderek artan medya halk› manipüle ediyor. Türk hâkim s›n›flar› bir yandan muhalif bas›n› engellemek için yeni yasalar ç›kar›rken öte yandan medyaya yat›r›m yap›yor. Gündem gazetesinin yay›nlanmam›fl say›lar› bile toplat›l›rken televizyon ve yay›n organlar› kin kusuyor.

Milliyetçi dalgan›n yükseltilmesinde çok etkili bir konumda olan ve görsel bas›n ile desteklenen burjuva-feodal medya gerçekleri halktan gizliyor. Tüm bu yaflananlar dikkatleri medyan›n, bas›n, yay›n organlar›n›n üzerine çekiyor. Sosyalist, devrimci, muhalif bas›n› engellemek için her gün yeni bir yasa ç›karan egemenler, halk›n gerçeklere ulaflmas›n› engelliyor. Ekonomik olarak ablukaya almaya çal›flt›¤› muhalif bas›n›n sesinin halka emekçilere ulaflmas›n› engellemeye çal›fl›yor. Yaflanan bu psikolojik savafl ortam›nda gerçekleri ö¤renmek, haber alma hakk›na sahip ç›kmak daha bir anlam kazan›yor. Türk medyas›n›n, ordunun sesi yay›nlar›na yalan ve ikiyüzlü haberlerine karfl› gerçekleri halk›n gelece¤ini ve umudunu resmeden muhalif yay›na ulaflmak acil bir görev olarak önümüzde duruyor. Türk medyas› televizyon ve yayg›n da¤›t›m a¤lar› sayesinde genifl kitlerle ulafl›rken ideolojisini de götürüyor. Milliyetçili¤i flovenizmi yükselten halk›m›z aras›nda nefret tohumlar› ekmeye çal›flan medya muhalif bas›na ulaflamayan genifl bir kesimi peflinden sürüklüyor. Bunun engellenmesi muhalif bas›n›n kitlelere yayg›n bir flekilde ulafl›m›n› sa¤lamak gelifltirilecek araçlar ile gerçeklerin ›fl›¤› ile donatmak olmal›d›r. Abone kampanyalar› sesli ajitasyonlar merkezi da¤›t›mlar vb. araçlar muhalif bas›n›n Türk medyas›n›n milliyetçi flovenist çemberini k›rmada önemli ad›mlar olacakt›r.

Devrimci bas›na tahammülleri yok Mersin Üniversitesi’nde son zamanlarda Mersin Üniversitesi Rektörlü¤ü üniversitedeki devrimci, demokrat, yurtsever ö¤rencilerin okuduklar› ve tan›t›m›n› yapt›klar› devrimci yay›nlar› illegal yay›n sayarak örgüt propagandas› yapt›klar› gerekçeleriyle birçok ö¤renciye soruflturma açt›. Son zamanlarda artan ›rkç› floven gösteriler ile savafl 盤›rtkanl›¤› yap›lan döneme denk bir flekilde ö¤rencilere yönelik sald›r›lar›n da ard›

arkas› kesilmiyor. 27 fiubat tarihinde Mersin Üniversitesi yerleflkesi içerisindeki Cumhuriyet alan›nda, üniversitede okuyan YDG, SGD ve Yurtsever Gençlik Hareketi’nden ö¤renciler bir bas›n aç›klamas›yla yaflanan geliflmeleri, soruflturmalar› ve operasyonlar› protesto ederek sosyalist yay›nlar› elden ele da¤›tarak bir eylem gerçeklefltirdi. Yaklafl›k 100’ü aflk›n ö¤rencinin kat›ld›¤› protesto eyleminde

polis ve idare provokasyon yaratmak istedi. Fakat ö¤renciler eylemlerini alk›fllar ve ›sl›klar ile devam ettirdi. Bas›n aç›klamas›nda son zamanlarda operasyonlara ve birçok yasadaki sald›r›lara de¤inilerek, operasyonlar›n ve sald›r›lar›n durdurulmas› talep edildi. Yap›lan bas›n aç›klamas›nda s›k s›k “YÖK, polis, medya bu abluka da¤›t›lacak”, “Bask›lar bizi y›ld›ramaz” vb. sloganlar at›ld›. (Mersin)


İşçi-köylü 19

7-20 Mart 2008

Politik gündem

Bahar› militanca karfl›laman›n zaman›d›r! Egemenlerin parlamentodaki siyasi sözcülerinin türban eksenli bafllatt›klar› “demokrasi”, “özgürlük”, “laik cumhuriyet” vb. gündemli tart›flmalar›n gündemde oldu¤u, ezilen halk kitleleri aras›nda düflmanl›k tohumlar›n›n ekilmeye çal›fl›ld›¤› bir süreçten geçiyoruz. Bunlar egemen s›n›flar›n tarihte s›kça baflvurduklar› yöntemlerdir. Çünkü onlar, emekçilerin birli¤ini parçalamak, ezilenlerin tepkilerini s›n›rlamak, öfkelerini farkl› kanallara ak›tmak için bu ve benzeri hileli yaklafl›mlardan asla vazgeçmemektedirler. Her fleyden önce, egemen s›n›flar bu tür gündemlerle hem emekçi s›n›flar› bölüyorlar hem de emperyalist efendilerinin ç›karlar›na uygun olarak halk kitlelerini arkalar›ndan sürüklüyorlar. Emekçilerin, ezilenlerin, ezilen Kürt ulusunun ve az›nl›k milliyetlerin ekonomik, demokratik, dahas› en s›radan insani taleplerine kulaklar›n› t›kayanlar, üzerlerine militarist güçlerini sürenler, milyonlar karfl›s›nda “demokrasi”, “özgürlük” nutuklar› at›yorlar. Tam da bu yüzden iki yüzlülüklerini teflhir etmek için tarihi ve güncel sorunlar› iç içe ele alacak temelde devrimci pratiklere yönelmek kaç›n›lmaz bir görev olarak karfl›m›zda durmaktad›r. Ve önümüzdeki aylar da, böylesi devrimci görevlerin tereddütsüzce yerine getirildi¤i a¤›r bedeller ödenerek kahramanl›klar›n yarat›ld›¤› aylard›r. Bu aylarda yarat›lan devrimci de¤erleri sahiplenmek, s›radan pratik tutumlarla olmaz. Bunun için yaflanan tarihsel olaylar›, güncel sorunlarla birlefltirecek bir kavray›fl ve bu kavray›fla paralel olarak, koflullara uygun militanca bir durufl sergilemek flartt›r. Her birimiz, sürece bu bilinç ve tarihsel sorumlulukla yaklaflmal›y›z. Mart ay› içinde varolan bu tarihsel olaylar› güncel sorunlarla birlefltirecek tarzda ele alarak ortaya koyaca¤›m›z devrimci militanca durufl, önümüzdeki süreçte belirledi¤imiz devrimci görevleri yerine getirmenin özgüvenini de yaratacakt›r.

Mart ay› uyan›fl›n ve baflkald›r›n›n simgesidir Mart ay› sömürü ve zulme baflkald›ran emekçi kad›nlar›n özgürlük-eflitlik 盤l›¤›n›, militanca durufllar› içeren tarihsel ve özgün bir süreci, k›y›ma u¤rayan halklar›n isyan›n›, ac›lar›n›, idealleri u¤runa kahramanca yarat›lan direniflleri içeriyor. Dolay›s›yla bugün bu tarihsel eylemlerden ö¤renme ve günün bize dayatt›¤› görevleri en üst düzeyde

yerine getirme sorumlulu¤uyla yüz yüzeyiz. Bu sorumluluk bize 8 Mart Dünya Emekçi Kad›nlar Günü’nü, 21 Mart Newroz’u, 12 Mart Gazi Direnifli’ni, 31 Mart K›z›ldere Direnifli’ni alanlarda, ruhuna uygun olarak, militanca kutlamay›, 16 Mart Halepçe katliam›n›n sorumlular›n› lanetlemeyi emrediyor. fiimdi görev, bu tarihsel sorumluluklar›m›z› militanca yerine getirmektir. Her devrimci militan Mart, Nisan ve May›s aylar›n› bu bilinçle karfl›lamal›d›r. Bahar›n s›cakl›¤›yla kavgan›n s›cakl›¤›n› birlefltirmek için, 8 Mart Dünya Emekçi kad›nlar Günü’nü militanca kutlama çal›flmalar›m›z› yo¤unlaflt›rmal›y›z. 8 Mart ezilenlerin kurtulufl mücadelesinde s›n›fsal, cinsel, ulusal bask› alt›nda olan töre cinayetlerine kurban giden, iflsizlikle bo¤uflan, yaflam›n her alan›nda ikinci s›rada an›lan emekçi kad›nlar›n isyan›n›n, özgürlük 盤l›¤›n›n ad›d›r. Bu bilinçle da¤ bafllar›nda, zindanlarda, sokaklarda erkek yoldafllar›yla, kavga dostlar›yla omuz omuza savaflarak flehit düflen tüm devrimci, yurtsever ve komünist kad›nlar›n pratikleri, hangi yolda nas›l yürünmesi gerekti¤inin somut ve e¤itici kan›tlar›d›r.

emperyalistlere ve bölgedeki iflbirlikçilerine ve uflaklar›na karfl› her milliyetten emekçilerin birli¤ini sa¤lamaktan geçer: E¤er bu birlik sa¤lan›rsa, ça¤›m›z›n yeni Dehak’lar›n›n ak›beti öncekilerden farkl› olmayacakt›r. Bu aç›dan bak›ld›¤›nda Newroz’un içeri¤ini boflaltmaya çal›flan her türlü anlay›fla karfl› da mücadele etmeliyiz. Newroz isyand›r ve O’nu özüne uygun kutlamak, Irak topraklar›nda iflgalcilere suç ortakl›¤› yapmay› de¤il, savaflmay› emreder. Newroz ezilenlerin kardeflli¤idir; zalimlerle ayn› sofrada oturmay› de¤il, ezilen halklarla ac›lar›, sevinçleri paylaflarak savaflmay› zorunlu k›lar. Yaflad›¤›m›z topraklarda Newroz bayram›n› kutlamak, uluslar›n kendi kaderini tayin hakk›n› kay›ts›z-flarts›z sa-

Newroz isyand›r, isyan sürüyor! Newroz, ezilenlerin zulme ve zorbal›¤a baflkald›rmas›n›n ad›d›r. “Böyle gelmifl böyle gider” anlay›fl›n›n reddidir. Aradan bin y›llar geçti. Ama her yeni y›l, Demirci Kawa’lar ile zalim Dehak’lar aras›nda süren savafl›m›n somut ifadesi oldu. Di¤er bir ifadeyle zalimlerin zulmü, karfl›s›nda hep ezilenlerin öfkesini gördü. Ve tarih de, bu çat›flmalar üzerinden yol alarak ilerledi, ilerleyecektir de. Evet, kavga sürüyor. Ve ça¤›m›z›n zalim Dehak’lar› da emperyalistler, iflbirlikçileri ve uflaklar›d›r. Bugün Newroz bayram›n› kutlayacak olan Ortado¤u halklar› emperyalistlerin kuflatmas› alt›ndad›r. ‹flgalciler böl-yönet politikalar›yla halklar› birbirlerine bo¤azlat›yorlar. Yoksulluk, sefalet, sürgün ve göçler bölge halk›n›n günlük yaflam›n›n bir parças› haline geldi. Bu durumu tersine çevirmenin yolu, “demokrasi”, “özgürlük” ad›na bölgeyi iflgal eden sömürü ve zulüm politikas›nda hiçbir s›n›r tan›mayan

vunarak, TC’nin içerde ve d›flar›da Kürt halk›na dönük yürüttü¤ü imha ve inkar politikas›na karfl› mücadele etmektir. Bu tarihsel sorumlulukla ›rkç›l›¤a, flovenizme, imha operasyonlar›na karfl›, Kürt halk›n›n somut taleplerini içeren pankartlar›m›zla, sloganlar›m›zla alanlara ç›kal›m.

K›z›ldere direnifli devrimci dayan›flman›n ve bafl e¤mezli¤in tarihidir! 31 Mart K›z›ldere direnifli; düflman›n kuflatmalar›na, “teslim ol” ça¤r›lar›na karfl› “biz buraya dönmeye de¤il, ölmeye geldik” diyen dev-

rimci bafl e¤mezli¤in fliar›n› hayk›r›yordu. Di¤er bir ifadeyle, katillerin ça¤r›lar› direnifl duvar›na çarparak parçalan›yordu. K›z›ldere; yaln›z direniflin de¤il, ayn› zamanda devrimci dayan›flman›n da en güzel örneklerinden biridir. Deniz, Hüseyin ve Yusuf’lar›n idamlar›n› engellemek için THKP-C ve THKO önder kadrolar›, militanlar› hayatlar›n› seve seve feda ettiler. Devrimci militanl›¤›n, devrimci dayan›flman›n, yoldaflça ba¤l›l›¤›n zay›flad›¤› günümüz koflullar›nda bu tarihsel pratikten ö¤renmek bir görevden öteye, zorunluluktur. Bu kahraman devrimcileri bugün anman›n anlam› da yarat›lan de¤erleri sahiplenmekten geçer. Bu de¤erlerden uzak bir duruflla ne K›z›ldere anlafl›l›r ne de an›l›r. Çünkü K›z›ldere’yi anlamak küçük hesaplar›n de¤il, büyük davan›n militan› olmakt›r. Sonuç olarak; bu özgün sürecin görevlerini en iyi flekilde yerine getirmek için “örgütlenerek örgütleme” anlay›fl›na uygun olarak hareket etmeliyiz. Güçlerimizi örgütlemeden, kolektif bir hareketi yaratmadan ne yeni güçlere ulaflabiliriz ne de da¤›n›k ve hareketsiz olan güçlerimizi harekete geçirebiliriz. Ayn› zamanda harekete geçmeden, örgütlenmemizi de sa¤lamlaflt›ramay›z. Çünkü; bu pratikler karfl›l›kl› olarak birbirini besler ve güçlendirir. Bu tarihsel günlerin ileri kitlelerin haf›zalar›nda önemli bir yer tuttu¤unu biliyoruz. O halde bu dönemlerde planl› bir kitle çal›flmas›nda yo¤unlaflmal›y›z. Daha genifl kesimleri alanlara, anma toplant›lar›na katmak için, genel ça¤r›larla yetinmemeliyiz. Somut görevlendirmeler, geçici özgün örgütlenmeler yaratmal›y›z. Bu örgütlülükler vas›tas›yla her tarihsel günün anlam› ve bugün bize yükledi¤i sorumluluklar üzerinde tart›flmal›y›z. E¤er bu de¤erlendirmeleri güncel görevlerle bütünlefltiremezsek, yetersiz ve eksik kalaca¤› aç›kt›r. Çünkü sorun yaln›z yaflanan› hat›rlama de¤ildir. Daha da önemlisi, tarihi tecrübeleri bugünkü görevlerimizi baflarmak için güçlü bir silaha dönüfltürmektir. Görevlerimize bu bilinç ve sorumlulukla yaklaflt›¤›m›zda her fleyin var olandan daha iyi olaca¤›n› yaflayarak görece¤iz. Buna inanmal›y›z. Ve bu inançla çal›flmalar›m›z› yo¤unlaflt›rmal›y›z.


Gö¤ün yar›s›

‹flçi-köylü 20

YDG kad›n buluflmas› gerçeklefltirildi YDG Genç Kad›n Buluflmas›, Ankara’ da 2 Mart’ta kad›n sorunlar›na dair yo¤un gündemlerle gerçeklefltirildi. Yaklafl›k 3 ayd›r YDG’nin gündeminde olan buluflma, kad›n sorununun temellerine, günümüzdeki flekillenifline, buna dair yap›lmas› gereken çal›flmalara, mücadelenin flekline dair tart›flmalarla flekillendi. Baz› alanlardan gelen arkadafllar›n buluflmaya program saatinde yetiflememifl olmalar›ndan ötürü gecikmeli bafllamam›z, ilk bölümün dura¤an, az tart›flmal› geçmesi buluflman›n baz› olumsuzluklar›yd›.

risinin sadece kad›nlar›n erkekler taraf›ndan bask› ve denetim alt›nda tutulmas› olarak görülmemesi gerekti¤i vurgulanarak, egemenlerin her türden bask› ve denetimi meflrulaflt›rmak için bir araç olarak görülmesi gerekti¤ine de¤inildi. Kad›n sorununun özelinde bir örgütlülü¤ün var oldu¤u ve bu örgütlülü¤ün, devletin faflizan yap›s›ndan ötürü anti-faflist oldu¤u, verilmesi gereken mücadelenin anti-emperyalist olmas› gerekti¤i üzerinde duruldu. Töre cinayetleri, aile bask›s› gibi gerici anlay›flla-

‹lk gündem, YDG’nin genç kad›n sorununa bak›fl› ve de¤erlendirmeleri üzerine oldu. Kad›n sorunlar›n›n sistemin bir uzant›s› oldu¤una de¤inip, çözümü için anti-emperyalist, anti-faflist, anti-feodal bir kad›n örgütlülü¤üne olan ihtiyaç vurguland›. Kad›nlar›n genelde s›n›fsal tabanda sömürüldüklerini, özeldeyse cinsiyetlerinden ötürü sömürüldüklerini ve yarat›lmas› gereken kad›n mücadelesinin bu bak›fl aç›s›yla flekillendirilmesinin ve ezilmiflliklerinin, toplumdan soyutlan›fllar›n›n, kimliksizliklefltirildiklerinin bu temellerde alg›lanmas›n›n gereklili¤i üzerinde duruldu. Toplumun ataerkil yap›s›n›n geti-

r›n devam etti¤i günümüzde, feodaliteye karfl› verilmesi gereken mücadele vurguland›. Bu sunumun ard›ndan, YDG’nin bu süreçte önünde duran kampanya tart›fl›ld›. Ç›kar›lan emperyalist yasalar, bunlara karfl› verilmesi gereken mücadele, bu mücadelenin yönünün, üniversiteli ö¤rencilerin üniversite yönetiminde, yurtlarda bar›nan ö¤rencilerin yurt yönetiminde, iflçiler sendikalaflarak patronlara, ev emekçilerinin ev içinde yapt›r›m›n›n olmas›, k›saca; söz, yetki, karar haklar›m›z›n savafl›m›n› vermemiz gereklili¤i belirtildi. Sunumlar›n ard›ndan, serbest kür-

sü bölümüne geçildi. Zaten kat›lacak arkadafllar›n haz›rl›kl› gelmelerinden ötürü bizler aç›s›ndan oldukça olumlu geçti. Buluflma serbest kürsüdeki konuflmalar›n ard›ndan yap›lan yorumlarla, eklerle eksikliklerin giderilmesi fleklinde devam etti. ‹kinci bölüm ‹stanbul YDG’den kurulan müzik grubunun müzik dinletisiyle bafllad›. Ard›ndan örgütlü kad›n sunumuyla YDG’nin örgütlü kad›ndan beklentileri, verdi¤i s›n›f mücadelesinin yan›nda, özelde kad›n sorununa dair çözüm aray›fl›nda bulunmas› gerekti¤i üzerinde duruldu. Ataerkil toplum bilincinin sadece erkeklerde bulunmad›¤›, kad›nlar›n da bu bilinçle yetifltirildikleri gerçekli¤iyle kendi içindeki devrimin ›fl›¤›yla mücadelenin yolunun aç›labilece¤i vurgusu yap›ld›. Program›n son k›sm›nda, YDG’nin bir önceki say›s›nda yay›nlanm›fl olan, Kad›n Komisyonu Tasla¤› tart›fl›ld›. Baz› ekler ve düzeltmeler tart›fl›l›p, onayland›. Öneri üzerine oylama yap›larak, “8 Mart’› Dünya Emekçi Kad›n Günü olarak kabul eder ve 8 Mart’›n ücretli resmi tatil olmas› için çaba harcar” maddesi eklendi. Oylama bitiminin ard›ndan Türkiye Kürdistan›’ndan gelen arkadafl›n Kürtçe ve Türkçe parçalardan oluflan müzik dinletisi yap›ld›. Yaflanan bu tecrübe, YDG’nin kad›n mücadelesine bak›fl›n› netlefltirmifltir. “Kad›n olmadan devrim olmaz, devrim olmadan kad›n kurtulmaz” söyleminin bizler taraf›ndan daha fazla bilince ç›kart›lmas› gerekti¤i, bu bilincin egemenlerde geliflmiflli¤ini kad›na yönelik tüm sald›r›lar›ndan anlafl›ld›¤›, bu yönüyle kad›nlar›n ve erkeklerin mücadeleyi büyütme, her türden hak aray›fl›na sahip ç›kma ve hatta bunun öncüleri olabilme vurgusuyla sonland›. (‹stanbul’dan bir YDG’li)

Güldünya Tören unutulmad›! Güldünya Tören, ad›na “namus” denilen bir cinayetle yaflamdan kopart›l›fl›n›n 4. y›ldönümünde unutulmad›. Onun ismi töre ve namus cinayetlerinde bir simge haline geldi. 25 fiubat 2004’te, ‹stanbul Bak›rköy Devlet Hastanesi’nde 21 yafl›ndayken, kardeflleri taraf›ndan katledilmiflti. Teyzesinin k›z›n›n kocas› taraf›ndan tecavüze u¤ray›nca intihara zorlanan ama bu yazg›y› kabul etmeyen Güldünya kurtulufl umuduyla gelmiflti Bitlis’ten ‹stanbul’a… Büyük flehir onu da içine al›r, korurdu belki. Tecavüz sonucu hamile kalm›fl ve do¤urdu¤u o¤lunun ad›n›

Umut koymufltu. Belki de en hasret oldu¤u isimdi bu onun için. Umudunu yitirmek istemiyordu. Ama töreler onu burada da rahat b›rakmad›. Küçükçekmece’de sokak ortas›nda vuruldu. Kald›r›ld›¤› hastanede, kap›da polisin durdu¤u bir odada yar›m kalan “ifl” tamamland›. ‹stanbul’un orta yerinde iki kurflunla hiç yaflayamad›¤› yaflam›na son verildi. Baflka Güldünyalar olmas›n diye verilen bir mücadelenin ifadesi olarak Bitlis’te kurulan Güldünya Kad›n Derne¤i, onu ölüm y›ldönümünde unutmad›. Dernek binas›nda düzenle-

nen anmada konuflan Dernek Yöneticisi Mine fierefhano¤lu, kad›nlar olarak Güldünya Tören’in an›s›n› yaflatmak için Güldünya Tören’in ad›n› derneklerine verdiklerini söyledi. fierefhano¤lu, amaçlar›n›n bölge kad›nlar›na uygulanan vahfleti engellemek ve Türkiye toplumunun bölge kad›n›n›n yaflad›¤› bu trajediye duyarl›l›¤›n› sa¤lamak oldu¤unu da dile getirdi. fierefhano¤lu’dan sonra söz alan kad›nlar, kad›na yönelik fliddetin önüne geçme yöntemlerini tart›flt›. 3 saat süren toplant› sorular›n yan›tlanmas›yla son buldu. (H. Merkezi)

7-20 Mart 2008

Yorumsuz... ✔14 yafl›ndaki k›za tecavüz iddias›: Samsun’da oturan 14 yafl›ndaki H.K. adl› k›za tecavüz ettikleri öne sürülen 3 zanl› yakaland›. ✔Tecavüzcü katil ve sevgilisi yakaland›: Eskiflehir’de’de 43 yafl›ndaki Seniha Özsakç›’y› 52 yerinden b›çaklayarak öldürüp 16 yafl›ndaki k›z› A.Ö.’ye tecavüz eden 27 yafl›ndaki Gülbey Nadi Gölpek ile bofland›¤› efli 20 yafl›ndaki Sevgi K›z›lda¤’›n polis taraf›ndan ‹zmir Narl›dere’de yakaland›¤› bildirdi. 15 fiubat 2008 tarihinde meydana gelen olayda Seniha Özsakç›, eski kirac›s› Gülbey Nadi Gölpek taraf›ndan b›çaklanarak öldürülmüfl k›z› A.Ö.’de tecavüze u¤ray›p fare zehiri içirtilerek öldürülmek istenmiflti. 2 gün annesinin cesediyle ayn› evde kal›p, polisler taraf›ndan yar› bayg› ve flok geçirmifl halde bulunan lise ö¤rencisi A.Ö.’nün halen Eskiflehir Osmangazi Üniversitesi T›p Fakültesi Hastanesi’ndeki tedavisinin sürdü¤ünü bildirildi. ✔Kendisini döven kocas›n› tüfekle öldürdü: ANTALYA’n›n Badema¤ac› Köyü’nde yaflayan 36 yafl›ndaki 2 çocuk annesi Esma Oktay, kendisini sürekli dövdü¤ü gerekçesiyle 41 yafl›ndaki efli Osman Oktay’› av tüfe¤iyle vurarak öldürdü. Çocuklar›n›n gözü önünde kocas›ndan dayak yiyen Esma Oktay, iki çocu¤unu uyuttuktan sonra yeniden eflinin fliddetine u¤rad›. Genç kad›n yatak odas›nda bulunan av tüfe¤ini alarak evin oturma odas›nda alkol alan kocas›n› vurdu. Kimseye haber vermeyen Esma Oktay, tüfekle birlikte Da¤beli Jandarma Karakolu’na giderek teslim oldu. ✔Fuhufla zorlanan kad›nlardan biri AIDS’li, di¤eri 6 ayl›k hamile: Mu¤la Emniyet Müdürlü¤ü ekipleri, Fethiye ‹lçesi’nde düzenledi¤i operasyonda, ço¤unlu¤u Rus ve Ukraynal› yabanc› uyruklu kad›nlara zorla fuhufl yapt›rd›¤› belirlenen 10 kifli yakaland›. Kad›nlardan birinin AIDS hastal›¤›na yol açan HIV virüsü tafl›d›¤›, di¤erinin ise 6 ayl›k hamile oldu¤u belirlendi. Çetenin, ifl bulmak için Türkiye’ye gelen yabanc› kad›nlar› havaalan›nda, Rusça ‘Çocuk bakmak ister misiniz?’ yaz›l› tabelalarla karfl›lay›p a¤›na düflürdü¤ü belirtildi.


‹flçi-köylü 21

7-20 Mart 2008

Gö¤ün yar›s›

Ezilen s›n›f›n en fazla ezilen, en fazla sömürüye maruz kalan, biz emekçi kad›nlara, dostlara… Günümüzde emekçi kad›nlar çok büyük sald›r›lar görmektedir. Bence kad›nlar flu anda sadece yaral› bir kufl. Ben inan›yorum ki, yaras›n›n uyufluklu¤u geçtikten sonra ac›s›yla beraber iyileflip uçmaya bafllayacak. Kad›nlar›m›z da öyle de¤il midir? Eme¤iyle, çabas›yla iyileflip uçacak, isyankârlaflacak, iflte o zaman gökyüzü bambaflka bir gökyüzü, dünya ise bambaflka bir dünya haline gelecektir. Sizce biz emekçi kad›nlar gerçek bir hayat yaflayabiliyor muyuz? Yoksa kendi hayat›m›z›n d›fl›nda uyufluk bir yaflama m› al›flt›rd›lar bizi? Töre cinayetleri bunlara en güzel örnektir. Gençler, kad›nlar, isyan ettikleri için mi töre cinayetleri oluyor? Kendi yaflam›n›, hayat›n› istedikleri için birçok fleye maruz kal›yorlar. Bugün kad›nlar gerek yolda, gerek arabalarda s›rf kad›n olduklar› için gerekse de iflyerlerinde her türlü tacize u¤ruyorlar. Yabanc› eller vücutlar›m›za de¤iyor. Bu ellerin k›r›l›p, yak›lmas› yeri-

ne o ellerden sadece ve sadece 57 YTL istiyorlar. Bu mudur kad›n› korumak?

Emekçi, isyankar kad›nlar›m›z! Siz ne patron ne devlet ne de koca veya yabanc› erkekler taraf›ndan ezilmeye, sömürülmeye mahkûm de¤ilsiniz. Korkmaya, kaçmaya, gizlenmeye, bir ke-

Eflit ifle eflit ücret!

Fabrikada, atölyelerde azg›nca sömürülenler… Her gün yoksul semtlerin çamurlu sokaklar›ndan zengin semtlerine gündeli¤e gidenler… Ev ifllerinin, çocuk bak›m›n›n de¤iflmez kölesi olan, emperyalist savafllarda açl›¤a, yoksullu¤a mahkûm edilen, tecavüze u¤rayan, yaflam› dört duvar aras›na hapsedilenler, Kürt oldu¤u için kimli¤i inkâr edilen, dilini kullanamayan, tacizlere ve tecavüzlere u¤rayan, evde sokakta iflyerlerinde gözalt›nda fliddete maruz kalan kad›nlar! Al›nteri, BDSP, DHD, HÖC, Kald›raç, Odak ve Partizan 8 Mart Dünya Emekçi Kad›nlar Günü’nde yapacaklar› eylemi Yüksel Caddesi’nde yap›lan bir bas›n aç›klamas› ile duyurdular. Bas›n aç›klamas› 8 Mart gibi onu do¤uran koflullar›n da dünde kalmad›¤›n›n vurgulanmas›yla

nara çekilip susmaya hiç mahkûm de¤ilsiniz, de¤iliz. Ben henüz 16 yafl›nda olup korkmuyorsam, küçüklerime, gençli¤e örnek, siz büyüklerimize de yeni fikir, yeni bir ders olmak isterim. Elimde Dilek’ten, Barbara’dan, Zilan’dan, Nergiz’den ald›¤›m hala gür bir alevle yanan meflalem, meflalemiz var. Benim meflalem topra¤a kadar yani ölüme kadar yanacak. Bir tünel vard› eskiden, korkunç ve karanl›k. Dilanlar, Zilanlar, Nergizler, Barbaralar meflaleleriyle o tüneli ayd›nlatt›lar ve tünelin sonunda da bizleri bekliyorlar. Emekçi s›n›fdafllar›m›zla beraber tüneli tamamen ayd›nlatal›m. Meflalelerimiz hiç sönmesin. 8 Mart’lara ve daha nice tarihlere sahip ç›kal›m, meydanlara inelim. Tünelimizi ayd›nlatal›m ki meflalemiz gür yans›n. Nice emekçi yoldafllar›m›z o meflalelerde alevlensinler. Art›k tünele meflale tafl›ma s›ras› bizlerde, örgütlenmede. Haydi kad›nlar, genç yoldafllar! (Gazi Mahallesi’nden ‹K okuru bir genç kad›n)

bafllad›. Aç›klamada “8 Mart 1857’de 40 bin dokuma iflçisi kad›n›n insanca çal›flma koflullar› için yükseltti¤i mücadele bugünde emekçi kad›nlar›n kurtuluflu için yol göstermeye devam ediyor. 1857 y›l›nda Amerikal› tekstil iflçisi kad›nlar›n ‘Eflit ‹fle Eflit Ücret’, ‘8 Saatlik ‹flgünü’, ‘Sendika Hakk›’, ‘‹nsanca yaflam’ gibi taleplerle aya¤a kalkmas›ndan bugüne emekçi kad›nlar›n sömürüsü ve ezilmiflli¤i artarak devam etmekte” denildi. Dünya Emekçi Kad›nlar Günü’nün tarihsel ve s›n›fsal özüne vurgular›n yap›ld›¤› aç›klamada “2008 8 Mart’› yaklafl›rken yaflam›n her alan›nda bask›y› yaflayan, sömürüyü iliklerine kadar hisseden, ezilen, horlanan, afla¤›lanan emekçi

“Özgürlük ve eflitlik için bir ad›m ileri” Emekçi Kad›n Komisyonlar› taraf›ndan düzenlenen “Emekçi Kad›n Kurultay›” 24 fiubat’ta Birleflik Metal-‹fl Sendikas›’n›n Bostanc›’da bulunan toplant› salonunda gerçeklefltirildi. Saat 11.00’de, salonda bulunanlar›n “Emekçi Kad›nlar özel mülkiyetin boyunlar›na takt›¤› prangalar› k›r›yor! Yüzy›llard›r hüküm süren karanl›k, sömürü cehennemi ve sefalet koflullar›, kad›n emekçilerin ad›mlar› ile sars›l›yor. Evde fabrikada tarlada köle ilan edilenler, efendilerinin taht›n› y›kmak için bir kez daha sahneye ç›k›yorlar!”

sözleriyle selamlanmas›n›n ard›ndan bafllayan Kurultayda, kad›n›n kurtuluflunun kad›n-erkek omuz omuza mücadeleden geçti¤i vurgusu öne ç›kt›. Kürsüden yap›lan konuflmalarda a¤›rl›kl› olarak, kad›n›n üzerindeki çifte sömürüye, eflitsizli¤e ve çok yönlü bask›ya vurgu yap›larak, emekçi kad›nlar mücadeleye ça¤r›ld›. S›k s›k 8 Mart vurgusu yap›lan ve 8 Mart’›n önemine de de¤inilen konuflmalar, çeflitli ifl alanlar›ndan kat›lan kad›nlar taraf›ndan gerçeklefltirildi. Çal›flan kad›nlar›n yan› s›ra, ev emekçisi kad›nlar›n da, kendi sorunlar›n› dile

GSS haklar›m›z› buduyor!

Bugüne kadar gerçekleflen en kapsaml› sosyal y›k›m sald›r›s› olarak adland›r›labilecek SSGSS Tasar›s›’na karfl› oluflturulan Platform taraf›ndan gerçeklefltirilen çok say›da eylem ve etkinli¤in yan› s›ra tek tek kurumlar da yapt›klar› eylemlerle yasay› protesto ediyorlar. SSGSS karfl›t› eylemlerden biri de, 22 fiubat’ta, EKD Kartal fiubesi taraf›ndan gerçeklefltirildi. Saat 13.00’de, Kartal Sa¤l›k Oca¤› önünde toplanarak, üzerinde “GSS haklar›m›z› ellerimizden al›yor” yazan bir pankart açan EKD’li kad›nlar, tasar›n›n kad›nlara dönük büyük hak gasplar› içerdi¤ine vurgu yapan bir aç›klama yapt›lar. Yasan›n, kad›nlar›n emzirme hakk›ndan, krefl hakk›na kadar bir dizi hakk›n› elinden ald›¤›na vurgu yap›lan aç›klamada, ayr›ca sa¤l›ktan k›s›lan paran›n, savafla harcand›¤›na da de¤inilerek, Kürt Ulusal Hareketi’ne dönük flu süreçte gerçeklefltirilen s›n›r ötesi harekâta da vurgu yap›ld›. (Kartal) kad›nlar›n çaresiz ve çözümsüz olmad›¤›n› bir kez daha hayk›raca¤›z” denildi. Bas›n aç›klamas› 8 Mart Cumartesi günü düzenlenecek eyleme yap›lan ça¤r› ile sonland›r›ld›. Bas›n aç›klamas›nda “Yaflas›n 8 Mart Dünya Emekçi Kad›nlar Günü”, “Cinsel, ulusal, s›n›fsal, sömürüye son”, “Kad›n›n kurtuluflu devrimde sosyalizmde” sloganlar› at›ld›. (Ankara)

getirdi¤i Kurultayda bir de sinevizyon gösterimi gerçeklefltirildi. Tersane iflçileri ad›na da bir konuflma yap›lan kurultay›n birinci bölümü, “Kad›nlar›n örgütlenme ve mücadele sorunu!” bafll›kl› tebli¤in sunumuyla bitti. Kurultay›n ikinci bölüm ise, 8 Mart üzerine yap›lan bir konuflmayla bafllad› ve sinevizyon gösterimi ile devam etti. Partizan, Demokratik Kad›n Hareketi, Emekli-Sen Kartal fiubesi, Novamed iflçileri taraf›ndan gönderilen mesajlar›n da okundu¤u Kurultay›n son bölümdeki konuflmalara, mücadele deneyimlerinin aktar›lmas› a¤›rl›¤›n› vururken, Kurultay bir müzik dinletisi ile sona erdi. (Kartal)


Kültür-sanat

İşçi-köylü 22

7-20 Mart 2008

Günümüzde sinema ve kitaplarda fantastik teman›n yeri Son y›llarda film ve kitaplarda estirilen fantastik rüzgar›n›n “duayeni” olarak lanse edilen Harry Potter, serisinin son kitab›yla birlikte serinin 5. filmi izleyici ve okurlar›n›n “be¤enisine” sunulmufl, haberlerde ve gazete köflelerinde Harry Potter “ç›lg›nl›¤›” ifllenmeye bafllanm›fl, sonras›nda kitab› sat›n alabilmek amac›yla oluflturulan kuyruklar, çocuk ve gençlerin sevinç 盤l›klar› kitab› bilen-bilmeyen herkesin kafas›na yerlefltirilmiflti. Kitab›n “çekici” ya da “etkileyicili¤i” bir yana, oluflturulan reklam ablukas›; yar›m, tam sayfa ilanlar, köfle bafllar›nda billboardlar, Harry Potter oyuncaklar›, filmde kullan›lan k›yafetler, H. Potter resimli bardaklar vs. daha kitap piyasaya sürülmeden ve filmi gösterime girmeden hayat›m›za girmiflti. Harry Potter serisi de di¤er benzer örnekleri gibi beraberinde kimi tart›flmalar› gündeme getiriyor. Bu derece reklam ve propagandas› yap›lan, çekilen filmleriyle beraber milyon dolarlar›n konufluldu¤u bir konunun tart›fl›lmas› do¤ald›r da. Fakat bu tart›flma kitab›n içeri¤i ve edebi yönünden daha çok neden bu kadar öne ç›kar›ld›¤› üzerine odaklanmal›d›r. Ancak o zaman kitab›n masum, masal›ms› bir kurgu gibi gelen içeri¤inin, kitlelerin uyuflturulmas› ve yönlendirilmesi bak›m›ndan nas›l bir rol tafl›d›¤› anlafl›labilecektir. “Her kültür belli bir toplumun siyaset ve ekonomisinin, ideolojik yans›s›d›r.” (1) Bu ideolojik yans›ma egemen s›n›flar›n yaflam›n her alan›nda bizlere empoze etmeye çal›flt›¤› burjuva-feodal, gerici ve yoz kültürde de alabildi¤ine görülmektedir. Bizlere empoze edilmeye çal›fl›lan bu yoz kültürün en sinsi ve fark edilmez aya¤› kuflkusuz ki yaz›l›-sözlü, görsel-iflitsel sanat ve edebiyat alan›d›r. Egemen s›n›flar›n sanat ve edebiyata yükledikleri misyon kendi ideolojisini, siyasetini benimsetmek, kan emici-sömürücü yönünü hakl› ve meflru göstermektir. Sanat bunun bir arac›d›r ve bundan öteye gitmemektedir. Bu ba¤lamda egemen s›n›flar›n “usta romanc›lar›”, “usta yönetmenleri-senaristleri” yani “has adamlar›”n›n kulübü olan Hollywood ifl bafl›nda görevini “lay›k›yla” beyaz perdede yerine getirmektedir. Milyon dolarlar harcanarak has›lat rekorlar› k›ran filmler ard› arkas›na gözümüze sokulurken, her birinin tafl›d›¤› misyon; iflledi¤i konu itibar› ile do¤ald›r ki egemen s›n›flar›n çark›na su tafl›maktad›r. Mesela bir bilim kurgu gibi gözükse de düflüncenin maddeye üstünlü¤ünü iflle-

yen Matrix filmi ve serisi her sahnesinde idealizmin kitlelere sunulmas›ndan baflka bir fley de¤ildir. Egemen s›n›flar›n “ustalar›” son döneme damgas›n› vuran fantastik temal› filmlerle de (ki bu filmleri üst üste seri halinde yay›mlayarak) flirin ve masum bir flekilde çocuklar›, gençleri ve yetiflkinleri “farkl› dünyalar”da gezindirmektedir. Farkl› dünyalarda gezindi¤ini ve dertlerinden s›k›nt›lar›ndan bir an uzaklaflt›¤›n› düflünen izleyici-okur, bu haliyle tam da istenilen k›vamda oluyor. Örne¤in; medeniyeti, ilerici-güzel dünyay› istila etmek için toplanan “kötüler” ve onlara karfl› birleflmek zorunda olan ve kahramanca savaflarak dünyay› kurtaran “iyiler” olarak izledi¤imiz Yüzüklerin Efendisi film ve serisi fantastik filmde bize s›radan basit bir kurgu ile Bat›n›n, Do¤u medeniyeti ve halklar› üzerindeki hâkimiyetinin de propagandas›d›r. Filmdeki “kötülerin” vahfli karakterlerle Do¤uyu temsil etmesi; “iyilerin” ise bütün cihan› kurtarmalar› ve Bat›y› temsil etmeleri tesadüf de¤ildir. Emperyalist-kapitalist sistem görsel-iflitsel, yaz›l›-sözlü sanat ve edebiyat alan›nda, özellikle de 7. Sanat olarak kabul edilen sinema alan›nda, korku, macera, fantastik türlerde çekilen hemen hemen her filmde ifllenen “Do¤u” düflmanl›¤› (örne¤imizde de oldu¤u gibi) ile kitlelere kendi hakl› ve meflrulu¤unun propagandas›n› yapmaktad›r. Görüldü¤ü gibi, “farkl› dünya” diye tabir edilen fantastik filmler, verdi¤i mesajlar, kullan›lan simgeler-semboller, karakterleriyle gerçek yaflam›n ta kendisi olmaktad›r. Görsel efektler, ilginç ve korkunç yarat›klar›, sisli ve gizemli kurgular›yla, gerçekle-hayali dünyan›n iç içe verilmesiyle, gerçek olan› fantastik alg›lay›p gerçek yaflamdan kopmam›z› sa¤lamaktad›r. Böylece fantastik film ve kitaplar, kiflileri etkisi alt›na al›p onlara e¤lenceli bir düfl dünyas› sunmaktad›r. Art›k egemen s›n›flar›n “usta” yönetmenlerinin, yazarlar›n›n etkisinin alt›ndas›n›zd›r. Mesela “ilgi çekici” diye ortalama 1 saat 40 dk çekilen Harry Potter serisinden bir tanesini izledi¤inizde, size e¤lenceli bir düfl dünyas›n›n arkada egemen s›n›flar›n zorla kabul ettiremeyece¤i faflist ideolojiyi kolayl›kla ve estetik bir flekilde bulabilirsiniz. Yrd. Doç. Dr fiükran Kara’n›n deyimiyle “faflist ideolojinin ele ald›¤› konu ve motifler ile Harry Potter kitap ve filmleri aras›nda flafl›rt›c› benzerlikle göze çarpar… Faflist ideolojinin kulland›¤› komplo saplant›s›, kuflat›lm›fll›k, yabanc› düfl-

manl›¤›, ortak iradeyi tek bir kiflinin belirlemesi, farkl› olana karfl› duyulan korku, ak›l ve bilimi yads›ma günümüz fantastik çocuk ve gençlik kitaplar›n›n ve sinemalar›n›n kulland›¤› temel unsurlard›r.” (2) Mesela Harry Potter Zümrüdü Anka Yoldafll›¤› filminde; Haywards Büyücülük okulunun baflkanl›¤›n› ele geçiren kötülere karfl› iyi kahraman ve seçilmifl kifli olan Harry Potter etraf›ndan Dumbledore’un ordusu adl› gizli bir örgüt kurulup mücadele veriliyor. Ya da filmin ana karakterlerinden olan karanl›k güç Lort Voldermord’a karfl› durabilecek tek kiflinin Harry Potter olmas›. Her iki örnekte de tek bir kifli ortak iradeyi belirliyor ve her iki örnekte de “kötüler” taraf›ndan kuflat›lm›fll›k söz konusu. Bafl›ndan sonuna kadar emperyalist kültürün ürünü olan bu filmler bir yandan örtülü ve estetik bir flekilde, kötü, vahfli, barbar olarak yans›t›l›p bilinçli bir flekilde kitlelerde korku uyand›rarak Do¤ulu halklar›n hatta göçmenlerin fliddete maruz b›rak›labilece¤i, öldürülebilecekleri düflüncesi oluflturuluyor. Böylece insanlar›n bu fliddet ve katliamlar›n do¤al-gerekli görmeleri sa¤lan›yor. Fantastik çocuk ve gençlik film ve kitaplar›, kiflileri gerçek dünyadan kopart›p oradan oraya sürüklerken ayn› zamanda onlar› d›fl ortamdan kopartarak asosyalleflmelerine, çevresine yabanc›laflmalar›na neden olmaktad›r. Mesela insan›n ya da bireyin do¤al gereksinimi olan ilgi, sevgi, yak›nl›k, güven duygusu vb. gereksinimlerin her fleyin parayla ölçüldü¤ü toplumsal yap›da karfl›lanmamas›, kendini bu film ya da kitap kahramanlar›na özenti ve orada ifade etme fleklinde d›fla vurabiliyor. Ve do¤al olarak da aranan bu fantastik ürünlerde bulunmufl oluyor. Böylece yavafl yavafl çevresinden, de¤erlerinden, kültüründen kopmalar bafl gösteriyor. Bu da yabanc›laflman›n ta kendisi oluyor. Fantastik çocuk ve gençlik filmi-kitab› ad› alt›nda bizlere seri

seri sunulan

yap›tlar bafltan afla¤› egemen s›n›flar›n kendi çirkefli¤ini manüpile etme arac›d›r. Burjuvazinin her f›rsatta sald›rd›¤› ezilen emekçi kitleleri, çocuklar›m›z›, herkesimden insanlar›m›z› emperyalist kültüre göre flekillendiren bu filmlerden uzak tutmaya çal›flmal›y›z. Ama kesinlikle “izlenmesin” demek bu durumda do¤ru bir yöntem olmayacakt›r. Önemli olan bilinçli bir flekilde izlenmesini veya ders ç›kar›labilmesini sa¤lamakt›r. Kültürel alandaki sald›r›lar ayn› zamanda ideolojik sald›r›lard›r. Burada da ideolojik mücadelenin araç ve yöntemleri esas al›nmak zorundad›r. S›n›fl› toplumlarda egemen kültür hâkim s›n›flar›n kültürüdür. Egemen s›n›flar›n kültürel hegemonyas› toplumsal düzen bir devrimle de¤iflmedi¤i sürece bu kültürel hegemonya çeflitlenerek ve yo¤unlaflarak kendini devam ettirecektir. Buna karfl› mücadelenin de sürekli olmas› kaç›n›lmazd›r. Bu mücadelede y›kma ve infla etme iç içedir. Teflhir ve propagandan›n yan› s›ra alternatif kültürün sunulmas›, çeflitli araç ve yöntemlerle hayata geçirilmesi bir zorunluluktur. Egemen kültürü, alt ve üst yap›y› iktidarlaflt›kça de¤ifltirebilece¤imiz aç›kt›r. Bu ba¤lamda kültür alan›nda da halk›n düflüncesinde iktidarlaflma mücadelesi, bilinci verilmesi gerekmektedir. Ki ancak bu flekilde halk›n burjuva gerici kültürden daha az etkilenmesi, egemen kültüre göre flekillenmesi engellenebilir. (1) Kültür Sanat ve Edebiyat Üzerine, M. Zedung Sf: 19) (2) Harry Potter’›n fiiddet Büyüsü” Yrd. Doç. Dr. fiükran Kara, Evrensel 20.08.07)


7-20 Mart 2008

İşçi-köylü 23

Tarihten sayfalar

Proleter devrimin flafa¤›: Paris Komünü “O zaman geldi¤inde, Hiç bir ailenin Çocu¤u olmayacak ç›plak ayaklar›n› Çaputlar içinde sürüyen. Herkesin biraz ekme¤i olacak, Bir ifli, iyi flarab›. Yaflas›n Komün! Çocuklar! Yaflas›n Komün!” Proletaryan›n burjuvaziye karfl› giriflti¤i ilk iktidar denemesi olan Paris Komünü; bugün de uluslararas› proletaryan›n ve onun önderli¤indeki ezilen dünya halklar›n›n sosyal ve ulusal kurtulufl mücadelelerinin ilham kayna¤› olmakta ve bu mücadelenin yolunu ayd›nlatmaktad›r. Marks’›n; “‹nsan neslini s›n›f egemenli¤inden ebediyen kurtaracak büyük sosyal devrimin flafa¤›” olarak tan›mlad›¤› Paris Komünü 18 Mart 1871’den 23 May›s’a kadar geçen 73 gün yaflam›flt›r. Komünü ortaya ç›karan zemine bakt›¤›m›zda karfl›m›za belli bafll› iki gücün var oldu¤u bir Fransa ç›kmaktad›r: Çökmekte olan, bunal›m içindeki imparatorluk rejimi ve yükselmekte olan iflçi s›n›f›! Difle difl verilen mücadele ile 18 Mart günü Paris’te devrim gerçeklefltirilmifl, akflama do¤ru bütün devlet kurulufllar› ele geçirilmifl, belediye binas›na ve savafl bakanl›¤›na devrimin simgesi flanl› k›z›l bayrak çekilmiflti. Merkez Komite, 19 Mart günü Parislilere ne yapmak istedi¤ini bir programla bildirdi. Komite bir hükümet olma iddias›nda de¤ildi. Yaln›zca ihanet eden bir hükümeti görev bafl›ndan uzaklaflt›rmak ve komün seçimlerini haz›rlamak istiyordu. Merkez Komite seçimler öncesinde yay›mlad›¤› bir baflka bildiride de; düzeni yeni temeller üstüne kurman›n ilk koflulu olarak, eme¤in yeni bafltan örgütlenmesi gereklili¤ini, bununsa ancak özgürlük, eflitlik ve dayan›flmayla sa¤lanaca¤›n› aç›kl›yordu. 26 Mart 1871 günü seçimler gerçeklefltirildi. “Mülksüzlefltirenlerin mülksüzlefltirilmesini hedef alan” Komün Meclisi üyelerinden yaln›zca biri Marks’ç›yd›. Yönetimde Jakobenler, Proudhoncular, Blanquiciler, federalistler ve sosyalistlerle birlikte burjuva e¤ilimli olanlar da vard›. Komün on komisyondan olufluyordu. Bunlar›n aras›ndan çal›flma komisyonunun amac›, emekle ücreti eflit k›lmak ve toplumcu ö¤retileri yaymakt›. Ayr›ca komün diyanet ifllerine ayr›lan bütçenin kald›r›lmas›n› ve kilise mallar›na el konulmas›n› emretti. Okullardan dinsel e¤itim kald›r›ld›. Öncelikli olarak, e¤itim ve adalet dâhil, bütün yönetim mekanizmalar›nda çal›flanlar›n seçimle ifl bafl›na gelmesi kararlaflt›r›ld›. 18 Mart’›n ard›ndan Vercailles hükümetinin ve ordusu-

nun durumu zay›ft›. Ama Ulusal Muhaf›z Komiteleri bu durumdan yararlanamad›. Komünün gösterdi¤i bu gevflek ve zay›f tav›rdan yararlanan Thiers, hükümete sad›k kalan tüm birlikleri Paris’ten Vercailles’e ça¤›rd›. Fransa bankas›ndaki paralar Vercailles’e kaç›r›larak maddi ve askeri güçler bu flekilde sa¤land›. 20 May›s günü Vercaillesliler kente sald›r›ya geçti. Bir hain onlara k›lavuzluk ediyor ve Komünün zay›f yanlar›n› gösteriyordu. Karfl› güçler 21 May›s’ta Paris’e girmeyi baflard›. Komüncülerin ilk ifli Parislileri savafla ça¤›ran bildiriler yay›mlamak oldu. Ama Versaillesl› birlikler aral›ks›z sald›rmakta, önemli noktalar› ele geçirmekteydi. Baz› sokaklarda birden bire direnmelerle, barikatlarla karfl›lafl›l›yor, Paris halk›, kad›n›yla erke¤iyle mücadele ediyordu. Komüncüler en amans›z savafllar›n› iflçi mahallelerinde verdiler. Burada çocuklar bile savafla kat›lm›fllard›. Barikatlarda çarp›flan iflçi say›s› 10.000’i buluyordu. 21’inden

28’ine uzanan haftada Komüncüler kendilerini siper ederek Versaillesliler’e karfl› amans›zca çarp›flt›lar. Vercaillesliler ele geçirdikleri bütün tutsaklar›, sorgusuz sualsiz kurfluna diziyorlard›. Paris halk›n›n düzenli birliklerce katliam›na karfl› Komün, 24 May›s’ta aralar›nda Paris Baflpiskoposu Darboy’n›n da bulundu¤u 52 rehineyi kurfluna dizerek yan›t verdi. 27 May›s günü Komüncülerin s›k›fl›p kald›¤› çember iyice daralm›flt›. Son Komüncüler de çarp›fla çarp›fla can vermekteydi. Direnmenin son dayanak noktalar›ndan biri 200 Komüncünün topland›¤› Pére-Lachaise Mezarl›¤›’›yd›. Vercaillesl›lar, mezarl›¤›n kap›s›n› k›rd›larsa da Komüncüler savafllar›n› sürdürdüler. Sa¤ kalanlar, mezarl›¤›n duvarlar› dibinde kurfluna dizildi. 28 May›s günü, iflçi mahallesinde ayakta kalan son barikat da düfltü. Tüm çabalara karfl›n 28 May›s 1871’de komün y›-

k›lm›fl oldu. Karfl› devrim zafer kazanm›flt›. Binlerce insan›n öldü¤ü bu sokak savafl› da tarihe “Kanl› Hafta” olarak geçmifltir.

Komün’ün ö¤rettikleri… “Paris Komünü’nde yaflanan yenilgiyi pek çok nedene ba¤layabiliriz. Öncelikli olarak pek çok aç›dan Fransa 19. yy.da 18. yy’› yafl›yordu. Kapitalizmin evrimi sürüyordu ve geliflmifl bir iflçi s›n›f›ndan söz etmek olanaks›zd›. Fransa daha çok bir küçük burjuva ülkesi statüsündeydi. Nesnel koflullar ve halk›n örgütlenmesi bir devrim yapacak nitelikte de¤ildi. “‹flçi s›n›f›n›n Partisi yoktu; iflçi s›n›f›n›n ne haz›rl›¤›, ne de uzun al›flkanl›¤› vard› ve y›¤›n olarak görevleri ve bunlar› gerçeklefltirme amaçlar› üzerinde çok aç›k bir düflüncesi bile yoktu. Proletaryan›n ne ciddi siyasal örgütlenmesi vard›, ne de y›¤›n sendikalar› ya da kooperatif birlikleri…” ( Marks, Engels, Lenin/Paris Komünü Üzerine). Komün üyeleri aras›nda görüfl ortakl›¤› yoktu. Ayr›ca Komün ne k›rsal bölge halk›yla ne de di¤er bölgelerin komünleriyle iliflkide de¤ildi. Bunlara ek olarak, Komünün yapt›¤› pek çok hata da kendi sonunu haz›rlayan nedenler aras›nda yer al›yordu. Daha Komün düflmeden 1.5 ay önce onun muhtemel yenilgisinin fark›nda olan Marks, bunu flu flekilde aç›kl›yor: “E¤er onlar yenilirse, kabahat sadece onlar›n ‘iyi tabiatlar›’nda olacakt›r. Derhal Vercailles üzerine yürümeleri gerekirdi. fianslar›n›, vicdanlar› el vermedi¤i için yitirdiler. ‹kinci hata; Merkez Komitesi Komün’ün icraat yapabilmesine imkan verebilmek için iktidar› çok erken teslim etti. Yine çok onurlu bir vicdanl›l›k yüzünden!” (Marksizm ve Devlet Üzerine). Bütün bunlar göz önünde bulunduruldu¤unda Paris Komünü’nden ç›kar›lacak pek çok ders bulunmaktad›r.

Paris Komünü tarihe ait de¤ildir Bir masal gibi inan›lmaz derecede güzel, zamans›z ve mekâns›z bafllayan bir anlat› de¤ildi Paris Komünü. Dünyan›n tüm sömürücü s›n›flar› için bir karabasan ve dünyan›n tüm sömürülen s›n›f ve ezilen halklar› için kollar› s›vamaya ça¤›ran, kurtuluflun yolunu gösteren bir aya¤a kalk›flt›. Yüzy›llar›n ezilmiflli¤inden, horlanm›fll›¤›ndan, boyun e¤dirilmiflli¤inden, kör cahilli¤inden silkinip bendini y›karak patlamal› bir ak›flla özgürleflerek düzlediler özgürlük yolunu. Komün geçmifl, tarihte kalm›fl de¤ildir. Tarihsel olan›n tarihte kalmad›¤›n› ve bugüne nas›l tafl›nabilece¤ini gösterir bize. Paris Komünü’nün öznesi proletaryad›r, Paris’in emekçi halk›d›r. Komünün kah-

ramanlar›, bu s›n›f›n, bu halk›n kahramanlar›d›r. Emekçi halklar, tarihin uzun dönemlerinde sadece yoksul de¤illerdir, sefaletle birlikte cehaletin de içerisine itilirler ve düflürüldükleri batakl›kta uzun zaman onlar› burada yaflamaya mahkûm b›rakanlara beyinlerini ve ruhlar›n› teslim ederek yaflarlar. Fakat flu da çok iyi bilinmelidir ki, hiçbir tarih onlars›z yaz›lamaz. Piramitleri de yapan onlard›r, devrimleri de! Ne sefalet, ne de cehalet onlar›n tercihleridir. Piramitleri yaparken, fabrikalarda boyun e¤mifl, birbirine düflmüfl çal›fl›rken köle olan onlar, isyan atefllerini yakt›klar›nda, devrimleri yaparken özgürdürler. “Devrimler, tarihin lokomotifidirler.” Devrimlere bu gücü kazand›ran ise kitlelerdir. Her devrim ancak ve ancak onlar›n eseri olabilir. Bundan dolay› da, önderlik kavray›fl› olarak da devrim bilinci, soyut ve genel bir bilinç de¤il, devrimin kitlelerin eseri olaca¤› gerçe¤iyle birlikte proletaryayla özdeflleflen bir bilinç olmal›d›r. Ve bu bilinç, politika ve stratejisiyle oldu¤u gibi yöntemleriyle de bugünkü çal›flmalar›m›z› belirlemelidir. S›n›f mücadelesinin bugünkü geri koflullar›nda kitle inisiyatifini gelifltirici, harekete geçirecek yöntem ve araçlar›n gelifltirilmesini, bunlarda ›srar›, sadece gelece¤e dönük yeni bir kültürün oluflturulmas› sorunu olarak de¤il; kitleleri mücadeleye çekmenin, onlardaki güven ve özgüven sorununu çözmenin anahtarlar›ndan biri olarak görmeliyiz. Komün bilinci, s›n›f bilincidir. ‹flçi s›n›f›, tarihsel rolünü oynama yetisine sahip oldu¤unu henüz tarihinin bafllar›nda ola¤anüstü bir giriflkenlikle göstermifltir. Bununla birlikte, komün bilinci iktidar bilincidir. Her devrimin temel sorununun iktidar sorunu oldu¤unu, bir s›n›f›n sadece ezilmesini sona erdirmek ve sömürülmemek için de¤il, bunlar dahil yapmak istediklerinin çok az›n› dahi yapabilmesi için, iktidar› ele geçirmesinin flart oldu¤unu Komün gösterdi. Onlar ve daha sonra Sovyet ve Çin iflçi ve köylüleri iktidar› al›p yeni bir yaflam› kurmaya giriflerek ve kurarak bize yepyeni bir yaflam›n olabilece¤ini gösterdiler. Köhnemifl ve eskiye ait olan› korkusuzca y›kabilme bilinci, ayn› zamanda yeniyi kurma bilincidir. Dolay›s›yla, komün bilinci ayn› zamanda tarih yapma, gelece¤i kurma bilincidir. Üstelik henüz tüm koflullar›n oluflmad›¤› bir dönemde ola¤anüstü bir giriflkenlikle tarih yapmaya giriflen bir bilinç. ‹flte bugün en çok da gelece¤i yaratma cüretini kuflanan bu bilinç üzerine düflünmeliyiz. Ola¤an koflullar›n davran›fllar›m›z› belirledi¤i bir hareket tarz›m›z m› olacak, di¤er bir deyiflle koflullar m› bize hükmedecek, yoksa koflullara biz mi hükmedece¤iz; ad›mlar›m›z›n sa¤laml›¤›n› ve h›z›n› belirleyecek olan ne? Koflullara boyun e¤meyen dönüfltürücü bir atakl›k gösterebilecek miyiz?


Kavga okulu

İşçi-köylü 24

7-20 Mart 2008

Parti de¤erlerini sahiplenmenin ad›d›r Ahmet Muharrem Çiçek

A. Muharrem Çiçek Parti ve devrim flehitlerinin ideallerini kuflanmak kuflkusuz çok önemli bir olgudur. Ancak sürekli yaz›lan, vurgulanan bir gerçek vard›r ki, o da flehitlerimizi sahiplenmenin onlar›n kavgalar›n› devralmadan, kavgalar›n› bizlere devrettikleri yerden sürdürmenin bilincini a盤a ç›karmadan ve bunu prati¤e uygulamadan bu sahiplenmenin en önemli aya¤›n›n eksik oldu¤udur. Bizim için as›l ve önemli olan bu noktay› kavramadan flehitlerimizi sahiplenmek duygusal bir sahiplenmekten öte bir anlam ifade etmemektedir. fiehitlerimizin son anlar›nda hayk›rd›klar› sözleri hat›rlad›¤›m›zda hep bu gerçeklikle karfl›lafl›r, flehitlerimizin de bizlerden bunu bekledi¤ini görebiliriz. Bu konudaki en somut örnek Halil Çak›ro¤lu yoldafl›n “Partiyi güçlendirin, sizlere güveniyoruz” fliar›nda somutlanmaktad›r. Bu fliar asl›nda tüm flehitlerimizin bizlerden bekledi¤i görevlerin hayk›r›lmas›d›r. Bu anlamda bizlere düflen görev de bu gerçekli¤e uygun hareket etmektir. Çünkü s›n›f mücadelesinin engin denizinde yaflam›n› feda edenler ancak s›n›f mücadelesinin kabaran dalgalar›nda yaflat›labilirler. Bizlerin flehit yoldafllar›m›z›n yaflamlar›n› ele al›rken üzerinde durmam›z gereken en önemli olgu, yaflamlar›n› feda edebilecek kadar ba¤l› olduklar› kavgada öne ç›kan özelliklerini ileriye tafl›mak ve onlardan ö¤renmesini bilmektir. Her yoldafl›m›z farkl› özellikleriyle var olmufllard›r s›n›f savafl›m›nda. Her biri bugün eksiklerimizin ve yetmezlerimizin ortadan kald›r›lmas›nda bizlere ›fl›k tutacak birer meflale olan bu özellikleri sahiplenmek ve onlar› yaflama geçirmek son derece önemlidir. Bu olgu ayn› zamanda pratikten ö¤renmektir. ‹flte bu anlamda her yoldafl›m›z gibi Ahmet

Muharrem Çiçek yoldafl›m›z›n da bizlere devretti¤i büyük bir gelenek vard›r. Muharrem yoldafl Proletarya Partisi’nin sokak çat›flmas›nda flehit düflen ilk savaflç›s› ve üyesi olmas›n›n yan› s›ra parti de¤erlerinin korunmas› ve sahiplenilmesinin de en önemli örne¤ini sergileyerek ölümsüzleflti. Çiçek, TKP/ML üyesi ve ‹stanbul bölgesi gerilla komutan› olarak 19 Mart 1973 tarihinde ‹stanbul fiehremini’de ölümsüzler kervan›na kat›ld›. “... ‘Teslim ol’ devrimci sloganlarla y›rt›l›yordu Kaflgarl› Mahmut Soka¤›’n›n boyun e¤mifl suskunlu¤u. Bir an geldi ki silahlar sustu. Belli ki yeni bir taktik deneyeceklerdi. ‹lhan’›n yan›na kofltu Apo (A. Muharrem) ‘nas›ls›n ‹lhan arkadafl’ dedi, gözlerini açam›yordu ilhan, ‘iyiyim merak etme beni’ diye zorlukla yan›tlad› Onu. Devam etti Apo; ‘‹lhan arkadafl ben galiba burada ölece¤im, öyle görünüyor. Göreyim seni iflkenceden bafl›n dik ç›k ve hakk›n› helal et.’ Bu bir veda an›yd›. ‹ri sözleri yoktu ki söyleyecek. Hem sevmezdi de böylesini Apo. Paylafl›lan ortak de¤erleri, kavgay› emanet etmeyi, birlikte dökülmüfl al›nterini ve yaflan›lan güzellikleri s›¤d›racak baflka sözcük bulamam›flt›… Nihayet camlar k›r›ld›, içeri dolmufllard›. Yaral› Apo’yu öldürdüler. Kafas›na ard› ard›na iki kurflun s›kt›lar.” Böyle anlat›yordu ayn› evde yakalanan Kutsiye Bozoklar, Ahmet Muharrem’i. Son mermisine kadar düflmanla girilen çat›flmada mermisi bittikten sonra düflmana sa¤lam hiçbir de¤erin geçmemesi için silah›n› parçalad›¤› çat›flmada yoldafllar›na parti de¤erlerinin korunmas› ve düflmana teslim edilmemesi konusunda önemli bir gelenek b›rakt›. Bugün belli noktalarda bulan›kl›k yaflanan parti de¤erlerinin korunmas› ve sahiplenilmesi Ahmet Muharrem’de somutlaflmaktad›r. Neydi onu silah›n› k›r›p düflman›n eline geçmesini engellemeye iten bilinç ve pratik? Bu, Parti de¤erlerinin kan ve can bedeli kazan›l-

Münire Sa¤d›ç

d›¤›n› bilince ç›karmakt›r. ‹flte bu de¤erleri korumak ve sahiplenmek de bazen kan ve can bedeli olabilir. Ahmet Muharrem Proletarya Partisi saflar›nda bu gelene¤in yarat›lmas›nda mütevaz› bir ad›m atm›flt›r. Ve bu gelenek daha sonra t›pk› “Ser verip, s›r vermeme” gelene¤i gibi flekillenmifltir saflar›m›zda da. Ve Mehmet Demirda¤ yoldafl›n dedi¤i gibi “Partinin her türlü malzemesini gözbebe¤imiz gibi koruyal›m” ifadesi bu gelene¤in devamc›s› olmufltur. Kuflkusuz Parti bilincini a盤a ç›karmadan parti de¤erlerini koruma ve sahiplenmede de sorunlar yaflan›lmas› kaç›n›lmazd›r. Bugün böylesi bir gerçeklikle karfl› karfl›yay›z. Belli noktalarda yaflanan bulan›kl›klar bizlerin parti de¤erlerine yeterli önemi veremememizi de beraberinde getirebilmektedir. fiu soruyu hepimizin kendisine sormas› laz›m. Birilerinin can ve kan bedeli sahiplendikleri parti de¤erlerini bizler ne kadar sahipleniyoruz. Bu soruya verdi¤imiz yan›t ne ise asl›nda Muharrem flahs›nda flehitlerimizi de o boyutta sahipleniyoruz demektir.

8 Mart bir kez daha anlamlaflt› onlarla! Prangalar›n› parçalam›fl kad›nlar›n tam da 8 Mart günü silah elde topra¤a düflmeleri daha da bir anlamlaflt›rm›flt›r 8 Mart’›n özünü. Onlar yaflamda edilgenlefltirilmeye çal›fl›lan, ikinci s›n›f muameleye ve çifte sömürüye maruz kalan kad›nlar›n s›n›fs›z toplumlar oluflturulmadan kurtulamayaca¤›n› anlatt›lar yaflamlar›yla. 8 Mart’ta Tokat Ba¤dere’sinde erkek yoldafllar›ndan Kemal Tutufl’la birlikte karfl›larken ölümü kad›n›n kurtulufl türküsünü de yazd›lar bir kez daha. Ve 8 Mart’ta tüm emekçi kad›nlara yaflamlar›n› arma¤an ederek u¤urland›lar ölümsüzlük diyar›na. S›n›rl› yaflamlar›nda bir kad›n›n neler yapabilece¤ini, kad›nlar›n maruz kald›¤› her türlü fliddetin al›n yazg›s› ol-

Kemal Tutufl

KAVGADA ÖLÜMSÜZLEfiENLER Binali Y‹⁄‹T: Dersim Pülümür do¤umludur. Yoksulluk nedeniyle Almanya’ya gider. Burada örgütlü mücadelenin önemini kavrayarak militan bir örgütleyici olur, AT‹F’in örgütlenmesinde büyük çaba harcar. Almanya’dan dönerken 12 Mart 1979’da fiereflikoçhisar yak›nlar›nda geçirdi¤i trafik kazas›nda yaflam›n› yitirir. Mustafa AKDAL: 19 Mart 1982’de Almanya’da geçirdi¤i bir trafik kazas›nda hayat›n› kaybetti. Niyazi GÜNDO⁄DU: 1956 y›l›nda Sivas Hafik’te do¤du. ‹stanbul’da mücadele yürüttü. Okmeydan› Kültür ve Dayan›flma Derne¤i (Ok-Der) baflkanl›¤› yapt›. 1977’de gözalt›na al›narak tutukland›. Hapishaneden ç›k›nca askere al›nd›. Memleketine döndü¤ünde 16 Mart 1983’te tekrar gözalt›na al›narak bir gün sonra iflkencede katledildi. H›d›r YILDIZ: 1968 Dersim Hozat Amutka köyünde do¤du. Yoksulluk nedeniyle okuyamad› ve hayvanc›l›k yapmaya bafllad›. Gerillayla iliflkisi küçük yafllarda bafllar ve aralar›na kat›lmak için can atar. 17 yafl›ndayken gerillaya kat›l›r. 17 Mart 1985’te içinde bulundu¤u birlik Hozat Mistiken’de pusuya düfler. Burada vurulur ve yaral› olarak düflman›n eline geçer. Düflman sorguda kendisinden bir fley alamay›nca kurfluna dizerek katleder.

Ayfer Celep


İşçi-köylü 25

7-20 Mart 2008 mad›¤›n› ve bunlar›n çözümünün de yine kad›n›n kendi ellerinde s›n›f mücadelesinde somutlaflt›¤›n› gösterdiler Zilanlar, Sabolar, Barbaralar, Meraller ve ad›n› sayamad›¤›m›z yüzlerce, binlerce devrim flehidi kad›nlar›m›z gibi. Özellikle Proletarya Partisi saflar›nda yüklendikleri görev ve sorumluluklar›n bilinciyle hareket ederek kad›n partizanlar› mücadelenin her alan›nda öne ç›karma, aktiflefltirme politikalar›na güçlü bir yan›t olmufllard›r Ayfer Celep ve Münire Sa¤d›ç. Onlar hemen her gün burjuva medyada yüzü boyal› metalar haline getirilmeye çal›fl›lan kad›nlar›n aksine elde silah emekçi kad›nlar›n kurtulufl yolunu iflaret etmektedirler. Ayn› zamanda

T‹KKO’nun kad›n komutanlar›ndan olmas› nedeniyle bir tak›m statükolar› parçalaman›n ad› da olmufltur Ayfer Celep. Proletarya Partisi saflar›nda örgütlendikten sonra her türlü görevi kabul etme noktas›nda tereddüt yaflamayan Ayfer Celep hesap sorma bilincinin de önemli bir prati¤ini yaflam› geçirmifltir, Özgür Kemal Karabulut yoldafl›n ihbarc›s›n› cezaland›rma eyleminde teti¤e basarak. S›n›f mücadelesi içerisinde yer alan birçok kad›n yoldafl›n edilgenlik yaflad›¤› koflullarda o bir komutan olarak bir kad›n›n neler yapabilece¤ini somutlam›flt›r. 1990 y›l›nda tan›flt›¤› Proletarya Partisi saflar›nda 8 Mart 1999’da flehit düfltü¤ünde TKP/ML üyesi ve T‹K-

PUSULA Tart›flmalar›m›z› pratik üzerinden yürütmeliyiz! S›n›f mücadelesinde genel anlamda geliflmelerin ana yönünü ve ortaya ç›karaca¤› sonuçlar› tespit etmek tek bafl›na bir anlam ifade etmez. Yap›lan bu belirlemelerin anlam kazanmas› için, bu geliflmelere uygun olarak çok yönlü ve kapsaml› pratik ad›mlar atmak gerekir. Çünkü bu ad›mlar, bizim sorunlara daha çok vak›f olmam›za, tart›flmalar› akademik düzeyden ç›kararak daha somut noktalar üzerinde yo¤unlaflt›rmam›za vesile olacakt›r. Bugün aç›s›ndan bakt›¤›m›zda neredeyse her devrimci yap›, devrimci saflardaki yozlaflmadan, önderlik sorunundan, mücadelenin ve koflullar›n zorlu¤undan söz ediyor. Elbette ki bunlar›n tart›fl›lmas›na yol açan bu sorunlar›n varl›¤›d›r. Dolay›s›yla sorunlar›n varl›¤›na dikkat çekmek, bu yönlü tart›flmalar yürütmek gereklidir. Ama daha da gerekli olan ortaya ç›kar›lan sonuçlar do¤rultusunda pratik ad›mlar atmakt›r. Prati¤in önemi, prati¤in belirleyicili¤ine dair yap›lan vurgular›n nedeni de budur. Aç›k olan flu ki; tespit edilen olumsuzluklar›n, somut pratikler üzerine tart›fl›lmas› daha e¤itici ve kavrat›c› olur. Örne¤in yozlaflmadan söz ediyoruz. Bu yozlaflman›n ideolojik planda, çal›flma tarz›nda, özveri ve fedakârl›k noktas›nda, kolektivizm sorununda, birey veya bireyler üzerinde kendisini nas›l gösterdi¤ini net olarak ortaya koymal›y›z. Ama tüm bunlar› diyebilmek için yukarda alt›n› çizdi¤imiz konulara dair genel anlamda MLM bir bak›fl aç›s›-

na sahip olmam›z gerekir. E¤er bu konularda yeteri kadar bir birikime ve pratik tecrübeye sahip de¤ilsek, de¤erlendirmelerimizde subjektivizme düflebiliriz. Bu anlam›yla günümüz koflullar›nda kolektivizme, özveri ve sorumluluk olgular›na s›kça vurgu yaparken, kolektif bir çal›flma prati¤i içinde bireyin rolünü de ortaya koymaktan geri durmamal›y›z. Elbette ki kolektif çal›flmay› pratik olarak yads›yan bireyci yaklafl›mlarla s›n›f mücadelesinde bireyin rolü gerçekli¤ini asla birbirine kar›flt›rmamal›y›z. Bunlar tamamen farkl› fleylerdir. Yine sorumluluk, disiplin, zorluklarla mücadele vb. tüm de¤erlendirmeler ideolojik durufltan, ideolojik kavray›fltan ba¤›ms›z olgular de¤ildir. fiuras› aç›k ki, devrimci mücadelede, örgütlü yaflamda her bireyin önemi vard›r. Her birey dönen çark›n bir difllisidir. Difllinin birinin bozulmas› makinenin iflleyiflini direkt etkiler. Burada iki fley oldukça önemlidir. Birincisi, bireyin kendi rolünü ve önemini objektif olarak kavramas›. ‹kincisi bu çark›n difllileri olan her bireyin do¤ru yerde görevlendirilmesi. E¤er çarka uygun bir diflli de¤ilse, oynamas› gereken rolü oynayamaz. Ve makinenin ifllerini direkt olarak etkiler. Daha da somutlayacak olursak, örgütlü mücadelede herkesin mutlaka yapaca¤› bir ifl vard›r. Yani “hiç kimse gereksiz de¤ildir.” Tüm mesele bireyin yapaca¤› o ifli do¤ru tespit

KO’nun komutanlar›ndand›. Abisi Yaflar Sa¤d›ç da Proletarya Partisi flehidi olan Münire Sa¤d›ç ‹stanbul Ümraniye’de tan›flm›flt›r devrimci düflüncelerle. ‘93 y›l›nda TMLGB iflçisemt alan›nda faaliyet sürdürmeye bafllayan Münire Sa¤d›ç ‘95 y›l›nda yap›lan bir operasyon s›ras›nda gözalt›na al›nm›flt›r. ‹flkencehanelerde ser verip s›r vermeme gelene¤ini sürdüren Sa¤d›ç iki y›l kald›¤› hapishane yaflam›n›n ard›ndan bir süre daha TMLGB bünyesinde faaliyet sürdürür. 1998 y›l›nda Karadeniz’deki gerilla faaliyetine kat›lm›flt›r. Kemal Tutufl ise Tokat’ta lise y›llar›nda tan›flm›flt›r Proletarya Partisi düflünceleriyle. Küçük yafl›na ra¤men 17

edip, a盤a ç›karacak bir önderlik, bir yönlendirme noktas›nda dü¤ümlenmektedir. Yetenekleri a盤a ç›karmak, pratik bir çal›flma, pratik bir denetim ve bütünün ifllerini-ihtiyaçlar›n› asgari düzeyde kavramakla mümkün olur. Önemli bir di¤er nokta da, her devrimci militan›n zorluklar ve sorumluluklar›n bilincinde olmak zorunda oldu¤udur. Zorluklar› teorik düzeyde bilmek ile onlarla birebir yüzleflmek ve bu yüzleflme neticesinde onlarla savaflmay› bir yaflam tarz› haline getirmek aras›ndaki fark› do¤ru kavramal›y›z. Sorunlarla yüzleflmek, çözüm gücümüzü, s›n›f savafl›m›n›n bir öznesi olmay› ne ölçüde içsellefltirdi¤imizi test eder bir niteli¤e sahiptir. E¤er devrimcili¤i bir yaflam tarz› haline getirmiflsek, bu zorlu s›navda baflar›l› oluruz. Ama bu konuda zaafl› bir durufl içindeysek, zorluklar karfl›s›nda direnme-de¤ifltirme gücünü gösteremeyiz. Çünkü o direnmeyi gösterecek bir flekillenifle, tarihsel sorumlulu¤a sahip de¤iliz. “Özgürlük zorunlulu¤un bilincine varmakt›r” zorluklarla mücadele ise, tarihsel sorumluluk bilincinde olmakt›r. Dolay›s›yla bu iki olgu aras›ndaki iliflkiyi, diyalektik ba¤› do¤ru kurmal›y›z. fiöyle ki, s›n›f mücadelesinde yenilgilerin, imkâns›zl›klar›n dahas› her bak›mdan kuflat›lm›fll›klar›n olabilece¤i gerçe¤ini kavrayanlar, bunun s›n›f mücadelesinin bir parças› oldu¤u tarihi bilincine sahip olanlar, tüm bu zorluklar karfl›s›nda diz çökmezler. Bilakis bu zorluklarla savafl›lmas› gerekti¤i tarihi sorumluluklar›n› hat›rlayarak ileriye at›lma cüretini gösterirler. Hiç kuflkusuz günlük sosyal yaflam›m›zda s›kça kulland›¤›m›z “sorumlu davranma, sorumluluk alma, sorumluluk alt›na girme” vb. tüm bu söylemlerin bir karfl›l›¤›, bir bedeli vard›r. ‹flte bu eme¤i, bu bedeli ödemek için onun gereklili-

Kavga okulu yafl›nda yerini alm›flt›r gerilla saflar›nda. Kemal Tutufl gerilla faaliyeti s›ras›nda gerek askeri gerekse de siyasal aç›dan pratik süreç içerisinde geliflim gösteren özelli¤iyle dikkat çekmifltir. 8 Mart’›n yaklaflt›¤› bugünlerde Münire ve Ayfer’in 8 Mart 99’da hayk›rd›klar› kavga fliarlar›n› tafl›mal›y›z kitlere. 8 Mart çal›flmalar›m›zda çald›¤›m›z her kap›da, yapt›¤›m›z her konuflmada, da¤›tt›¤›m›z her bildiride, yapt›¤›m›z her afiflte, 8 Mart günü alanlarda att›¤›m›z her sloganlarda bu fliarlar› hayk›rmal›y›z. Hayk›rmal›y›z ki “Kad›n›n kurtuluflunun devrim olmadan, kad›n olmadan da devrimin olmayaca¤›n›” anlatabilelim.

¤ine inanma, o sorumlulu¤u tafl›mak bir ön kofluldur. E¤er bu noktalarda problemli bir durum söz konusu ise, sorumlulu¤a dair söylenen tüm bu söylemler anlams›zlafl›r. Çünkü sarf edilen sözcüklerin pratik karfl›l›¤› yoktur. Ve sadece söylemden ibarettir. Oysa s›n›f mücadelesinde-partili yaflamda sorumluluk ve disiplin olgular›, tüm örgütlü güçler taraf›ndan kavranmak zorundad›r. Burada sözünü etti¤imiz mekanik de¤il, bilimsel sorumluluk ve disiplindir. Bilinçli sorumluluk, at›lan her ad›m›n, yap›lan tüm ifllerin sorumlulu¤unun bilincinde olmak anlam›na gelir. Ayn› durum disiplin için de geçerlidir. Devrimci çal›flmalar›m›zda birileri söyledi¤i için disipline uymuyoruz. Devrimci çal›flmada disiplin zorunlu oldu¤u için uyuyoruz. Devrimcili¤i bir yaflam tarz› haline getiren her militan disiplin ve sorumluluk bilinci noktas›nda ciddi sorunlar yaflamaz. Bu iki olgu böylesi niteliklere sahip olan militanlar için su ve hava gibidir. Bencil-bireyci-anarflist tutumlar›n temelinde sorumluluk de¤il, sorumsuzluk vard›r. Sorumsuz tutumlar, kolektifin yaflam›, kolektif hareket tarz›n› yads›r, onlar için her fleyin temelinde önce “ben” olgusu vard›r. Bu da her koflulda bencilli¤i, bireycili¤i körükler. Burjuva feodal egemenlik sistemin sürekli bencilli¤i bireycili¤i, yabanc›laflmay› körüklemesi tesadüfî bir durum de¤ildir. Tam aksine s›n›fsal konumlan›fl›na uygun bir tutumdur. Proletaryan›n s›n›fsal konumlan›fl› ise tam bunun karfl›t›d›r. Onun temelinde emek var, emekçiler vard›r. Ezilen y›¤›nlar›n kurtuluflunu sa¤layacak kolektif sorumlu bir s›n›fsal bak›fl aç›s› vard›r. Bu bak›fl aç›s›nda ben de¤il, biz vard›r. Bireyin rolü “biz”in içinde anlam kazan›r. Biz’i yads›yan, onu d›fllayan her yaklafl›m proleter bak›fl aç›s›ndan uzak bir tutumdur.


İşçi-köylü 26

7-20 Mart 2008

LSE(London School of Economics)’de Can Dündar’›n kat›ld›¤› panelde yaflananlar üzerine... Sizlerin de hat›rlayaca¤› üzere, geçti¤imiz günlerde Londra’da Can Dündar’›n kat›l›m sa¤lad›¤› bir panelde yaflananlar medyada oldukça genifl bir yer alm›flt›. O panele kat›lan ‹flçi-Köylü okurlar› olarak panelde yaflananlar ve bunlardan ç›kartmam›z gerekenler üzerine bir yaz›y› kaleme almay› uygun gördük. Panelin konusu “Avrupa Birli¤i Yolundaki Türkiye’de Yükselen Milliyetçilik” olarak belirlenmiflti. Panele Can Dündar’›n yan› s›ra Birkbeck Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Prof. Sami Zubaida ve Anglia Ruskin Üniversitesi’nde doktora ö¤renimini tamamlam›fl Dr. Welat Zeydanl›o¤lu kat›ld›. Oldukça yo¤un bir kat›l›m›n sa¤land›¤› panel, Prof. fievket Pamuk taraf›ndan yönetildi. ‹lk olarak söz alan Prof. Sami Zubaida Türkiye’deki milliyetçilik ve Türklük anlay›fl›n›n tarihsel olarak nas›l geliflti¤ini anlatt›. Devam›nda sözü alan Can Dündar Türkiye’de yaflanan gündemlere de¤inerek demokrasi ve milliyetçilik üzerine görüfllerini sundu. Son olarak Dr. Welat Zeydanl›o¤lu “Kemalizm ve Di¤erleri” konulu sunumunu yapt›. Konuflmac›lardan sonra söz, salondaki izleyicilere verildi. Bu andan itibaren salonda gergin bir havan›n olufltu¤u bizce rahatl›kla söylenebilir. Soru cevap bölümünün bu flekilde gergin bir havada devam etti¤i anda söz alan dinleyiciler-

den birinin konuflmas›nda “Say›n Öcalan” demesiyle birlikte salonda bir kargafla ortam› ve karfl›l›kl› söz dalafllar› bafllad›. Ülkemizdeki demokrasi anlay›fl›nda yaflanan ikircikli tutum bu panelde de kendini gösterdi. Demokrat olma iddias›yla yola ç›kanlar›n Kürt ulusunu ve önderlerinden birini yok sayarak milliyetçili¤i tart›flt›¤›na bir kez daha tan›k olduk. Asl›nda bu panel böyle bir kargafla ortam›n›n oluflmas›na olanak vermeden Türkiye’de yükselen milliyetçi dalgan›n ve devlet politikas› olarak farkl›l›klara nas›l düflmanca bir tutum izlendi¤inin teflhirinin yap›lmas›n› sa¤layabilirdi. Ama biraz heyecanl› ve aceleci tav›rlar›m›z bunun önüne geçti. Bu noktada bundan sonraki panellerde veya görüfllerimizin propagandas›n› yapma olana¤›m›z›n oldu¤u ortamlarda nas›l ve hangi üslupla bunu kullanmam›z gerekti¤i aç›s›ndan bu pratik bizler aç›s›ndan bir e¤itim arac› olmufltur. Bizler gücümüzü hakl›l›¤›m›zdan almaktay›z. Tarihsel olarak s›nanm›fl ve her geçen gün s›nanmaya devam eden ve hakl›l›¤›n› pratikle gösteren bir bilimin temsilcileri toplumun düflünen ve önyarg›l› olmayan her bireyini kendi do¤rulu¤u noktas›nda ikna edebilme gücüne sahiptir. Yeter ki görüfllerini aç›klama özgürlü¤ü elinden al›nmas›n. Ülkemizde uygulanan her türlü anti-demokratik ve

halk karfl›t› politikalar› uygun bir dille teflhir etmek ve halk›m›z›n her gün dile getirdi¤i bu konular› sistematik bir flekilde ve nedenleri ve çözüm yollar›yla onlara sunmak her panelde bize ve söylediklerimize ilgi duyan bir kesim yaratacakt›r. Bir düflünelim hâkim s›n›flar TV, gazete, radyo ve internet gibi say›s›z araçla kitleleri manipüle etmekte ve bizlere kendimize ifade etme hakk›n› tan›mamaktad›r. Kitlelere ulaflmam›z›n önüne geçmek için her türlü devlet terörünü kullanmaktan çekinmemektedir. Tek çabas› iflçi s›n›f›n›n bilimsel ideolojisinin genifl kesimlerle buluflmas›n› engellemektir hâkim s›n›flar›n. Bizler ise kendimizi ifade etme hakk›m›z elimize geçti¤inde sab›rla, uygun üslupla ve acelecili¤e ve heyecana kap›lmadan bu hakk› kullanmal›y›z. Panellerdeki davran›fl fleklimiz ve üslubumuz oldukça önemsenmelidir. Yukar›da bahsetti¤imiz gibi say›s›z kitle iletiflim arac› sayesinde devlet zaten devrimcileri kana ve fliddete susam›fl bireyler olarak yans›t›yor. Bunun böyle olmad›¤›n› ve as›l kan fliddetten beslenenin egemenlerin kendisi oldu¤unu göstermek her devrimcinin önemli bir görevi olmak zorundad›r. Bunu da hayata geçirmenin en önemli yolu genifl kesimlerin kat›ld›¤› etkinliklerde ilkelerimizden ödün vermeden uygun bir üslup ve bizlere yak›fl›r bir davran›fl tarz›yla görüflleri-

De Neuchatel Kantonunda belediye seçimleri ‹sviçre’nin Neuchatel Kantonu’nda 27 Nisan’da yerel seçimler yap›lacak. La chaux de Fonds flehrinde Kürt ve Türkiyeli göçmenler de ilk kez ‹T‹F taraftar› bir arkadafl›n di¤er kurumlara yapt›¤› ça¤r› ile biraraya geldiler. Göçmenler üç aydan bu yana yapt›klar› toplant›larda belli bir aflama kaydettiler ve üç aday ile POP (‹flçi Halk Partisi) listesinde 41 üyeli belediye meclis üyesi için aday oldular. Hat›rlanaca¤› gibi yine kantondaki solcu ve komünistler taraf›ndan 2004 y›l›nda 7.600 imza toplanarak göçmenlerin seçilme (C oturumlu) hakk›n› elde etmek için referanduma gitme hakk› elde edilmiflti. Seçme hakk› ise daha önceden vard›. 17 Haziran 2007’de referandum yap›ld›, C oturumlu göçmenler belediyelerin her kademesine (buna Belediye Baflkanl›¤› da dâhil) seçilme hakk› da elde ettiler. Neuchatel, ‹sviçre’de seçilme hakk› olan ilk kanton ol-

ma özelli¤ini de tafl›yor ve önümüzdeki seçimler ayn› zaman göçmenlerin de ilk s›nav› olacak. Neuchatel kantonunda 128.000 seçmen var, bunlar›n 22.000’i C oturumlu göçmenlerden olufluyor, bunu da iyi bir flekilde kullanmak istiyorlar. Birleflimlerin kurmufl oldu¤u komitenin belirledi¤i adaylar›n ç›kard›¤› seçim bildirisinde (bildiri Türkçe ve Kürtçe) talepler flöyle s›raland›. 1) Yabanc›lar› sosyal, kültürel, sanatsal ve politik yaflama daha aktif kat›l›ma yönlendiren, kültürlerini yaflatmalar›na olanak sa¤layan, teflvik eden, destekleyen, farkl› kültürlere ve inançlara hoflgörüyle yaklaflan bir uyum politikas› izlemek. 2) Kamu mallar›n›n özellefltirilmesine karfl› ç›kmak, iflsizli¤e ve iflten ç›karmalara, iflverenlerin keyfi uygulamalar›na karfl› kal›c› önlemler almak. Çal›flma saatlerini azaltmak. Eme¤e hak etti¤i

de¤eri vermek. Kad›n-erkek ay›r›m› yapmaks›z›n eflit ifle eflit ücreti savunmak, sendikalarla bu konularda görüflmek, birlikte hareket etmek. 3) Okul öncesi e¤itimde önemli yeri olan krefllerin say›lar›n›n art›r›lmas›n›, ücretlerinin düflürülmesini, dar gelirlilere ücretsiz olmas›n› talep etmek. 4) Toplu tafl›mac›l›¤› özendirmek, tafl›mac›l›k ücretlerini düflük tutarak daha cazip hale getirmek, çevre kirlili¤ine neden olan tafl›tlara s›n›rlama getirmek 5) Oturma izni olmayanlar›n, k⤛ts›zlar›n durumunu yeniden ele almak, çözümler önermek. ‹ltica müracaatç›lar›n›n, yabanc›lar›n toplumsal uyumlar›n› kolaylaflt›racak giriflimlerde bulunmak, ücretsiz dil kurslar›n› desteklemek. 6) ‹lkokullarda yabanc› ö¤rencilerin okul saatleri içerisinde anadillerinde ders almalar›n› savunmak.

mizi kitleler içerisinde savunmakt›r. Sadece anl›k propaganda amaçl›, ba¤l› bulundu¤umuz kurumlar›n veya sempati duydu¤umuz örgütlenmelerin ad›n›n geçmesi için yap›lan, ancak özünde çok s›¤ kalan konuflmalar bizlere uzun vadede pek de kazan›m getirmeyecektir. Bu tip sunumlar belirli bir ayd›n niteli¤i olan kitleler taraf›ndan çok çabuk anlafl›lmakta ve bizlerin hanesine olumsuz bir puan olarak yaz›lmaktad›r. Bunun yerine yaflanan gerçekleri herkesin anlayabilece¤i bir dille ve güncel yaflamdan kopmadan anlatmak daha olumlu olacakt›r. (Can Dündar, panelde yaflananlar› anlatan yaz›s›nda kat›lanlar› tasvir ederken ‘Propaganda için f›rsat kollayanlar’ diye bahsediyor.) Her zaman dile getirdi¤imiz gibi yoksul ve emekçi halk›m›z ülkemizde yaflanan yoksullu¤u ve adaletsizli¤i her gün kendi yaflamlar›nda görüyor. ‹flçi s›n›f›n›n bilimsel ideolojisi de bu yoksullu¤un ve adaletsizli¤in gerçek nedenlerini net bir biçimde aç›kl›yor. E¤er bizler iflçi s›n›f›n›n ideolojisini gerekleriyle birlikte kitlelere götürebilirsek yoksul ve emekçi halk›m›z›n bu ideolojiyi çok çabuk benimsemesi önünde büyük engeller yoktur. Tek engel gerçekleri halka tafl›mam›z› fliddet kullanarak engelleyen devlet mekanizmas›d›r. Y›k›c›l›¤›m›z› bu mekanizmaya karfl›, yap›c›l›¤›m›z› kitlelere karfl› göstermeliyiz (Londra ‹K okurlar›) 7) Vergi ödemelerinde büyük iflyerlerine sa¤lanan avantajlara karfl› ç›kmak, düflük gelirlilerden az, yüksek gelirlilerden çok, serveti olanlardan ek vergi talep etmek. 8) Belediye s›n›rlar› içerisindeki alanlarda (inflaatlarda, sokak ayd›nlatmalar›nda, park yerlerinde) yenilenebilir enerjiye öncelik tan›mak. 9) Gençlerin istemlerine kulak t›kamayan, beklentilerine yan›t veren, onlar› okumaya, dünyaya aç›lmaya yönlendiren, içinde yaflad›klar› toplumdaki sorunlar karfl›s›nda duyarl› k›lan programlar önermek vs vs.. Bildiri “Baflka bir dünya mümkündür”, “Her zaman mücadele ve umut” sloganlar› ile son buluyor. Burada bir not düflmek istiyorum; AT‹K ve di¤er ülkelerdeki federasyonlar›n sitelerine bulundu¤umuz alanlardaki haber, ve her türlü geliflmeleri paylaflmaya davet ediyorum ki sitemiz daha da okunur duruma gelsin. Neuchatel’den bir ‹K okuru


7-20 Mart 2008

İşçi-köylü 27

Okur

Yeni Demokratik Gençlik 18. Ola¤an Kongresi baflar›yla sonuçland› 3-24 fiubat 2008 tarihlerinde, Almanya’n›n Frankfurt flehrinde 18.si gerçeklefltirilen YDG Kongresi’nde 2 gün boyunca yo¤un tart›flmalar sonucu baflar› ve coflkuyla sonland›r›ld›. Grup fiiar’in söyledi¤i kavga türküleri ve omuz omuza çekilen coflkulu halaylar›n ard›ndan, “Birlik-MücadeleZafer, Yaflas›n AT‹K-YDG-Yeni Kad›n” sloganlar›yla Kongrenin ilk günü gece yar›s›na do¤ru sonland›r›ld›.

23-24 fiubat 2008 tarihlerinde, Almanya’n›n Frankfurt flehrinde 18.si gerçeklefltirilen YDG Kongresi’ne, Almanya, Avusturya, Hollanda, ‹sviçre, Belçika, Fransa ve ‹ngiltere’den kat›lan YDG’liler ve delegelerin yan›nda Türkiye Yeni Demokrat Gençlik’ten bir temsilci de kat›ld›. Bunun yan› s›ra Avrupa’n›n çeflitli ülkelerinden dinleyici ve misafir olarak kat›lan onlarca kat›l›mc›n›n yer ald›¤› Kongre, 2 gün boyunca yo¤un tart›flmalar sonucu baflar› ve coflkuyla sonland›r›ld›. Kongrenin 1. Günü (23 fiubat Cumartesi) Kongre saat 12.00’de, bir saatlik gecikmeyle bafllat›ld›. 17. Dönem YDG- MYK’s› ad›na aç›l›fl› yapan arkadafl, özelde ILPS kurucu üyelerinden El-Hakim Arap Ulusal Hareketin kurucusu ve FHKC lideri Dr. George Habbas, genelde ise ülkemizde ve dünyadaki demokrasi ve devrim mücadelesinde flehit düflenler için kitleyi sayg› durufluna davet etti. Ard›ndan sözü 17. Dönem YDG-MYK’s› ad›na konuflma yapmas› için bir baflka arkadafla b›rakt›. Genelde kapitalist-emperyalist burjuvazinin kâr amac›yla dünya halklar›na ve emekçi y›¤›nlara vahflice sald›r›lar›n› art›rarak, isçi s›n›f›n›n bilinçsizli¤i ve örgütsüzlü¤ünden faydalanarak bugünlere geldi¤ini belirten arkadafl özelde ise kapitalist emperyalistlere uflakl›k etmekte tereddüt ve kusur etmeyen faflist Türk devletinin ezilen Kürt ulusuna yönelik bafllatm›fl oldu¤u kapsaml› operasyonlar›n kan ve barutla sürdü¤üne dikkat çekti. Böylesi bir süreçte YDG’li olman›n ayr›cal›¤›na de¤inen arkadafl›m›z, ezilen dünya halklar›n›n saf›nda olmakla, halk gençli¤inin özlemlerini ve hayal-

lerini gerçeklefltirme mücadelesini yükseltmekle devrimcileflebilece¤imize de¤inerek sözlerini bu y›lki perspektif yaz›s›n›n görev sorumluluklar›m›z› yerine getirmemiz gerekti¤i, eksik ve yanl›fllar›m›z› a盤a ç›kararak tart›flmam›z, bilince ç›karmam›z ve çözümler üretmeye çal›flmam›z gerekti¤ine vurgu yaparak tamamlad›. Divan, 17. Dönem YDG- MYK’s› taraf›ndan Kongreye sunulan 11 maddelik gündemleri delegelerin onay›na sunarak, gündemlerin delegeler taraf›ndan kabul edilmesi üzerine siyasi perspektif yaz› tasla¤›n›n sunulup tart›fl›lmas› öncesinde geçmifl dönem Faaliyet Raporu tart›flmaya aç›ld›. Ayn› gün faflist Türk devletinin sald›r›lar›n› k›namak için Frankfurt’ta düzenlenen mitinge YDG’liler yo¤un bir flekilde kat›l›m sa¤layarak, Kürt halk›n›n yaln›z olmad›¤›n› pratikleriyle göstermifllerdir. Kongre faaliyet raporunun sunulup tart›fl›lmas›ndan sonra ikinci gündem olan “YDG’nin mevcut durumu ve ileriyle tafl›nmas›n›n araçlar› neler olmal›d›r?” bafll›kl› siyasi perspektif yaz›s›n›n tasla¤›n›n tart›flmas›na geçildi. Bu gündem de oldukça yo¤un bir biçimde ele al›nd›. Bunun ard›ndan, Türkiye Yeni Demokrat Gençlik’ten Kongreye kat›l›m sa¤layan arkadafl Bologna sürecine iliflkin bir sunum yap›p, emperyalist sald›rganl›¤›n e¤itim hakk› üzerindeki izdüflümlerine de¤indi. Bu sürecin emperyalist yan›na vurgu yapan arkadafl›m›z, ç›kar›lan bu yasalar›n karfl›s›nda durman›n önemli oldu¤unu, gündemden kopuk ele al›nmamas› gerekti¤ini, genifl kesimlerle anti-emperyalist sald›r›lar› püskürtmek hedefiyle bu yasalara karfl› durman›n gereklili¤ini belirtti. Kapan›fl, kültürel bölümde ç›kan

Kongrenin 2. Günü (24 fiubat Pazar) ‹kinci gün bir y›ll›k siyasi perspektif yaz›s›n›n tart›fl›lmas›na serbest kürsü bölümünde devam edildi. Daha sonra 17. Dönem YDG- MYK’n›n mali raporu delegeler taraf›ndan oylanarak kabul edildi. Bu gündemin de ard›ndan sunulan Denetim Kurulu raporundan sonra, yeni organlar›n seçimleri izledi. Merkezi Yönetim Kurulu ve Denetim Kuruluna kendilerini öneren ve önerilen arkadafllar delegelere sunularak, yeni organ seçimleri de son buldu. Kongre YDG Almanca dergi redaksiyonu için de 10 kiflilik bir ekip seçti. Bunlar›n ard›ndan Kongreye sunulan afla¤›daki önergeler de onaylanm›flt›r. Onaylanan Önergelerden birkaç örnek: 1) 18. YDG Kongresi Faflist Türk devletinin ezilen Kürt halk›na karfl› bafllatm›fl oldu¤u s›n›r ötesi operasyonlar› fliddetli bir flekilde k›n›yor ve halk gençli¤ini bu operasyonlara karfl› aktif bir flekilde tav›r almaya ça¤›r›yor! 2) 18. YDG Kongresi Fransa’daki isyanlara kat›ld›klar› gerekçesiyle geçti¤imiz hafta tutuklanan gençlerin bir an önce serbest b›rak›lmas›n› talep ederek, Fransa hükümetinin bu tavr›n› k›namaktad›r! 3) YDG gelecek süreçte “Bolonya Sürecine” (e¤itimin nas›l gasp edilece¤i sü-

reç) karfl› kampanya bafllatma karar› alm›flt›r. 4) YDG Coca Cola Company ürünlerini boykot etme karar› alm›flt›r. 5) YDG Almanca derginin ismi SOLUTION–Struggle for Change (ÇÖZÜM – De¤iflim ‹çin Mücadele) olarak de¤ifltirilmifltir. Daha sonra Dilek ve Temenniler bölümüne geçilerek birçok delege ve dinleyicilerin dilek ve temennilerini sunmalar› üzerine Kongre alk›fllar ve “Birlik-Mücadele-Zafer” sloganlar›yla son buldu. Hepimizin bildi¤i gibi bugün yaflad›¤›m›z birçok Avrupa ülkesinde göçmen emekçilere karfl› gelifltirilen sosyal ve ekonomik sald›r›lar gün geçtikçe artmaktad›r, gelece¤in sahibi olan biz gençlerin bu sald›r›lardan sosyal, ekonomik, politik, ahlaki ve kültürel olarak etkilendi¤imiz aç›kt›r. Tüm bu sald›r›lara karfl›n YDG, Avrupa’n›n birçok ülkesinde 40’a yak›n bölgede, yüzleri aflan üyeleri, onlar› aflan komite ve temsilcilikleri ile, yine çeflitli ülkelerdeki birçok gençlik örgütleriyle enternasyonal iliflkileriyle 18 y›ld›r demokrasi mücadelesini sürdürmektedir, gün bu mücadeleyi YDG olarak çal›flma tarz›m›z› ve kitle çizgimizi daha da sa¤lamlaflt›r›p örgütümüzü ileriye tafl›ma günüdür! Bunu da gençli¤in temel hak ve özgürlüklerine yap›lan sald›r›lar›n karfl›s›nda daha güçlü örgütlenerek, ö¤renci ve iflçi gençlik içerisinde ›srarl› çal›flmalar yürüterek sa¤layal›m. Yar›n› kazanmak için mevcut durumumuza müdahale edelim! Bunu yapabilecek kapasiteye, güce ve kudrete sahibiz! (Frankfurt YDG okurlar›)


İşçi-köylü 28

Okur

7-20 Mart 2008

Bu yay›nlar› dernekte bulunduramay›z

“Bizim insanlar›m›z veya bizimle iliflkiye geçme ihtimali olan insanlarla dahi iliflkiye geçmenize izin vermeyiz. Gidin cemaatçilerin Kemalistlerin içinde faaliyet yürütün. Sadece bizi bilen, bizden baflkas›n› tan›mayan insanlarla da görüflmenize izin vermeyiz. De¤il sizinki gibi bir hareketin burada faaliyet yürütmesine, herhangi bir Kürt devrimcisinin dahi burada faaliyet yürütmesine izin vermeyiz.” Bunlar›n hepsi protokol b›rakmak için gitti¤imiz demokratik kitle örgütü olmas› gereken fakat bundan çok daha uzak bir konuma gelmifl olan YÖDER’deki (Yüzüncü Y›l Üniversitesi Ö¤renci Derne¤i) sorumlu arkadafllar›n bize söyledikleridir.

Bu söylenenler demokrasi, düflünce özgürlü¤ü ve benzeri kavramlar için yola ç›kan bir kurumun yapmamas› gereken fleyler oldu¤u gibi her alanda dayan›flma ça¤r›lar› yapt›¤›m›z, her zaman yard›m edece¤imiz ve yard›m alabilece¤imiz Yurtsever Gençlikle aram›z›n aç›lmas›na sebep olmufltur. fiunu da belirtelim bu durum sadece Van için geçerlidir. Fakat bugün burada yapaca¤›m›z elefltiri YÖDER’in durumu de¤il Yurtsever Gençli¤in farkl› kurumlar›n gençli¤i ile ideolojik bir tart›flmaya girmeme ve insanlar›n› bir odaya kapat›r gibi onun farkl› düflünceleri görmesini ve tan›mas›n› engelleme çabas›d›r. Tarihi ilerleten çeliflkiler, devrim-

Bunlar› biliyor muyuz? Cam neden saydamd›r? Cam flafl›lacak derecede basit bir maddedir. Dünyan›n her köflesinde rahatça bulunabilen kum, kuvars ve sodadan meydana gelmifltir. Fakat cam›n as›l flafl›rt›c› özelli¤i ne tam bir s›v› ne de gerçek bir kat› olufludur. Asl›nda s›v›ya daha yak›nd›r, çünkü atomik yap›s›ndaki düzen s›v›lardaki rastgele düzeni and›r›r. Kat›lar›n atomlar›n›n kristal yap›s› ise düzgündür. Kat› bir cisimde atomlar›n bir dizilifl düzeni vard›r. Yani bu dizilifl düzeni belli aral›klarla kendini tekrarlar. Camda ise bu özellik yoktur. Çok kuvvetli mikroskoplarla yap›lan incelemelerde bile cam›n yap›s›nda hiç bir kristal oluflumuna rastlanmaz. Arada s›rada görülen baz› kristaller ise camdaki kusurlard›r. Cama çok a¤dal› bir s›v› diyebiliriz. O kadar a¤dal›d›r ki, normal d›fl etkenlerde bile fleklini de¤ifltirmez. Bir

s›v›da iç s›n›rlar bulunmad›¤›ndan cam›n içinden geçen bir ›fl›k demeti k›r›lma ve yans›maya u¤ramaz, do¤rudan geçer. Bu nedenle bir cama bakt›¤›m›zda arkas›ndakileri oldu¤u gibi görürüz. Ifl›k sadece cam›n yüzeyini aflarken hafifçe k›r›l›r. Cam saydamd›r, su da saydamd›r, öyleyse donmufl su olan kar taneleri niçin beyazd›r ve niçin kar örtüsü saydam de¤ildir? Bir cismin üzerine gelen ›fl›¤›n tümünü yans›tt›¤›nda beyaz, hepsini tutup hiçbirini yans›tmad›¤›nda siyah renkte göründü¤ünü biliyoruz. Cam saydamd›r ancak k›r›ld›¤›nda, tuzla buz oldu¤unda yerdeki küçük cam parçalar› y›¤›n› beyaz renkte görünür, çünkü her bir cam parças› ›fl›¤› de¤iflik yönde geçirmektedir.

Gökyüzü Neden Mavidir? Gökyüzünün mavi görünmesinin (olmas›n›n de¤il görünmesinin) tek se-

cilerin geliflmesine ve kendilerini ideolojik anlamda ilerletmesine yard›mc› olmaktad›r. ‹deolojik tart›flmalar devrimci kurumlar aras›nda da belli ilkeler çerçevesinde her zaman olmas› gereken bir olgudur çünkü devrimcilerin yarar›nad›r, halk›n yarar›nad›r. Türkiye devrimci hareketi de bunun örneklerini tarihinde bar›nd›rmaktad›r. Bunun en güzel örne¤i de Do¤u Perinçek revizyonizmine karfl› ideolojik tart›flman›n ürünü olan Proletarya Partisi ve bu süreçte komünistlik s›fat›n› kazanan ‹brahim Kaypakkaya’d›r. Bugün Yurtsever Gençli¤in belirtti¤imiz tutumu ancak ideolojik anlamda kendilerine güvenmemekten kaynaklanmaktad›r. Partizan saflar›nda mücadele yürüten insanlar olarak, kurumlar›m›za gelen di¤er devrimcileri olumlu bir yaklafl›mla karfl›l›yor olmam›z ulaflt›¤›m›z ideolojik bilinçten ve kültür haline gelmifl olan “iyiyi al kötüyü at” yaklafl›m›ndan kaynaklanmaktad›r. Partizan, ilkeli elefltirilere her zaman kendini açm›flt›r ve bu bütün devrimci kurumlar›n da yapmas› gereken bir özelliktir. Hatalar ancak ideolojik tart›flmalarla ortaya ç›kar ve yine ideolojik çal›flmalarla ortadan kald›r›l›r. Komünistler tüm ezilenleri kendi saflar›nda birlefltirmek için çal›fl›rlar. Bugün T. Kürdistan›’nda ve di¤er alanlarda faaliyet yürütmemiz gerekmektedir, çünkü

bebi k›r›lma hadisesidir. Günefl ›fl›nlar› atmosfere girdi¤inde atmosferdeki gaz moleküllerine ve toz parçac›klar›na çarparak saç›l›r. Gün ›fl›¤› de¤iflik dalga boylu birçok ›fl›ndan oluflur. En k›sa dalga boylu mavi ›fl›nlar atmosferin üst tabakalar›ndaki küçük parçac›klar taraf›ndan hemen saç›l›rlar. Fakat k›rm›z› ›fl›k (ki en büyük dalga boylu ›fl›kt›r!) saç›lmak için daha büyük parçac›klara çarpmak zorundad›r. Gökyüzü aç›k oldu¤unda, mavi ›fl›k di¤er ›fl›klara oranla en fazla saç›lan ›fl›kt›r. Bu yüzden de gökyüzü mavi görünür. Mesela gökyüzü yo¤un bulutlarla veya dumanla dolu oldu¤unda, tüm ›fl›nlar nerede ise ayn› oranda saç›l›r. Bu da gökyüzünün gri renkte görünmesine sebep olur. Gün bat›m›nda veya do¤umunda ise günefl ›fl›nlar› atmosfere e¤ik girdikleri için daha fazla yol kat etmek zorunda kal›rlar. Bu yüzden daha çok ›fl›n ve renk saç›l›r ve o posterlere konu olan, flahane gün do¤umu ve bat›m›n› gözlemleyebiliriz. Çok az saç›lm›fl olan k›rm›z› ›fl›k ise günefle ve ufu¤a k›z›l veya portakal görüntü verir.

bu Demokratik Halk Devrimi’nin bir zorunlulu¤udur. Biz kimseyi baflka bir devrimci kurumla iliflkisi olabilme ihtimali veya sadece bir kurumu biliyor diye hedef kitlemiz d›fl›na ç›karmay›z. Ama flöyle bir gerçek de vard›r; bugüne kadar pek çok kurum farkl› kurumlar›n kitlesini hedef alm›fl ve halka gitmektense di¤er devrimci kurumlara yönelmifltir. Fakat bu konuda Partizan her zaman örnek olmufl ve halka yönelmifltir. ‹stanbul 1 May›s Mahallesi 2 Eylül direniflinde, Dersim’de ve daha pek çok alanda da bu özelli¤ini göstermifltir ve Partizan’› tan›yan her insan da bunu bilmektedir… Bugün tarihten ders ald›k ve daha kararl›, daha inançl›y›z. Çeflitli milliyetten halk›m›z bizim temel kitlemiz ve dayana¤›m›zd›r. Komünist kararl›l›k halk için ölmeyi gerektirir ve yine komünist kararl›l›k düflünceleri için ölmektir. Önderimiz ‹brahim Kaypakkaya bu konuda bir örnektir. Sovyetlerde sosyalizmin bayra¤›n›n dalgalanmas›yla ulusal hareketler dönemi ezilen halklar için bitmifltir ve proleter devrimler ça¤› bafllam›flt›r. Bugün Kürt emekçileri için ulusal hareket saflar›nda kalman›n hiçbir anlam› yoktur onun kendi önderli¤i ve partisi vard›r. S›n›fsal sorun çözüldü¤ü zaman ulusal sorun da çözülecektir... (Van’dan bir Partizan okuru)

Merhaba… Ben Sar›gazi’den, ‹flçi-Köylü Gazetesi’nin yeni bir okuruyum. Tekstil iflçisiyim. ‹flyerinde yaflad›klar›m› sizinle paylaflmak istiyorum. ‹flyerinde yakacak odun-kömürümüz olmad›¤›ndan iflçiler hastalan›yorlar. Ben de hastaland›m, 2 gün ifle gidemedim. Patron 4 günlü¤ümü kesti. Ben yapt›klar›n›n haks›zl›k oldu¤unu söyledim, onlar “bizi ilgilendirmez” dediler. Bu nas›l bir adalet oluyor ki? Yaz›hanelerinde oturup, elektrikli sobayla ›s›n›yorlar. Biz iflçiler ise çok so¤ukta çal›fl›yoruz. Bu adalet mi? Bizim gibi zor koflullarda çal›flan iflçi arkadafllara flunu söylemek istiyorum. Haks›zl›¤a u¤ruyorsak, haks›zl›¤a karfl› direnmek gerekiyor. Bu bizim en do¤al hakk›m›z. E¤er bu bilinçle hareket edersek, yani örgütlü hareket edersek, kazan›r›z. Kazanmak umuduyla... Sar›gazi’den bir tekstil iflçisi


İşçi-köylü 29

7-20 Mart 2008

Yaşamın içinden

TEKEL emperyalist tekele peflkefl çekildi! IMF patentli özellefltirme sald›r›lar›n›n önemli halkalar›ndan biri olan TEKEL’in özellefltirilmesine iliflkin süreç, 18 fiubat’ta, jet h›z› denebilecek bir sürede gerçeklefltirilen ihaleyle tamamland›. Kuruluflu 1862 y›l›na dayanan, 1932 y›l›nda devlet kurumu kimli¤ini kazanan TEKEL Sigara da özellefltirildi. TEKEL’in özellefltirilmesi ihalesinde en yüksek teklifi, 1 milyar 720 milyon dolarla British American Tobacco (BAT) verdi. BAT ihalede teklif etti¤i bedeli peflin olarak ödeyece¤ini aç›klam›fl. Böylelikle bir kamu kuruluflu daha emperyalist tekellere peflkefl çekilmifl oldu.

nuflmas› s›ras›nda s›k s›k “Türk-‹fl uyuma iflçine sahip ç›k!”, “Hükümet istifa!” vb. sloganlar hayk›rarak, tepkilerini dile getirdiler. Öfkeli iflçilere dönük konuflma yapan bir di¤er isim ise Tek G›da-‹fl Sendikas› Genel Baflkan› Mustafa Türkel’di. Her iki sendika bürokrat› da yapt›klar› konuflmalarda “fabrikalar› kurtaraca¤›z” sözü veriyorlard›. Oysa ayn› saatlerde ihale bitmek üzereydi ve büyük olas›l›kla birkaç saat önce yapt›klar› görüflmelerde sonuca iliflkin bilgileri de vard›. Çünkü Türkel, “Allah›n üzerine yemin ettik. Bu fabrikalar› beraber koruyaca¤›z!” sözleriyle bitirdi¤i konuflmas›ndan sadece birkaç dakika sonra, kitleyi da¤›tmaya çal›flacakt›. Çok aç›k ki, iflçiler bir kez daha sendikal ihanete u¤ram›fllard›.

Bu emperyalist flirket, TEKEL’in özellefltirilmesine dönük 2003 y›l›nda gerçekleflen ilk ihaleye de kat›lm›flt›. 18 fiubat’ta yap›lan son ihaleye ise, BAT’›n d›fl›nda, Limak- PI Turkey Ortak Giriflim Grubu, Strand Investment, ve CVCI-Do¤an-TÜTSAB Ortak Giriflim Grubu da kat›ld›. ‹hale sonucunun, Rekabet Kurulu ve Özellefltirme Yüksek Kurulu taraf›ndan onaylanmas› durumunda, BAT’nin Türkiye pazar›nda % 7’nin üzerinde olan pay› da % 36’ya yükselmifl olacak. Dünya sigara pazar›nda Kent, Dunhill, Lucky Strike ve Pall Mall marka sigaralar›yla tan›nan BAT, 180 ülkede faaliyette. Türkiye’de ise, merkezi ‹stanbul’da olan ve ‹zmir’in Tire ilçesinde üretim yapan bir sigara fabrikas› bulunmakta. BAT yöneticileri, ihaleyi kazand›klar› gece, yanlar›na, K‹T’leri emperyalist tekellere peflkefl çeken ülke egemenlerinin temsilcilerini de alarak, Reina, Laila gibi, ülke komprador burjuvazisinin ve onlar›n fl›mar›k çocuklar›n›n her türden yozlu¤u içeren yaflamlar›n›n bafl mekânlar›n› gezmifller. Buralarda sadece e¤lenmemifller, ayn› zamanda bu mekânlar›n sahipleriyle, bir dizi sigara sat›fl anlaflmas› gerçeklefltirmifller. (Hat›rlanacak olursa, bundan birkaç ay öncesinde kapal› mekânlarda sigara içmeyi yasaklayan

T

EKEL iflçisinin, özellefltirme hamlesine h›z verilmesinden bu yana sürdürdü¤ü direnifl, ihale günü de sürdü.

ve kapsam› daha da geniflletilmek istenen bir yasa tasar›s› vard› ve bu tasar›dan nedense son günlerde hiç söz edilmez oldu.)

Efendilere ve uflaklara kutlama, iflçilere tazyikli su ve cop! TEKEL iflçisinin, özellefltirme hamlesine h›z verilmesinden bu yana sürdürdü¤ü direnifl, ihale günü de sürdü. Çorum, Tokat, Samsun, Adana, Diyarbak›r, Bitlis gibi illerden Ankara’ya gelen binlerce TEKEL iflçisi, ihalenin yap›ld›¤› saatlerde Özellefltirme ‹daresi önünde toplanarak eylemlerine devam ettiler. Eylem s›ras›nda s›k s›k “TEKEL vatand›r, sat›lamaz!”, “Ankara, Ankara duy sesimizi, bu

gelen TEKEL’in ayak sesleri!”, “Ölmek var dönmek yok!”, “Hükümet TEKEL’i al bafl›na çal!”, “‹flçilerin birli¤i sermayeyi yenecek!” gibi sloganlar atan iflçiler, Özellefltirme ‹daresi’ni çevreleyen demirlere yüklendiler. Özellefltirme ‹daresi önündeki kitle ö¤leden sonra daha da artt›. Gelenler sadece TEKEL iflçileri de¤ildi. Ayn› zamanda, Türk-‹fl’e ba¤l›, Harb-‹fl, Haber-‹fl Genel Merkezi, Petrol-‹fl, TÜMT‹S, Tez Koop-‹fl, Türk Metal, Liman-‹fl, Çimse-‹fl, Tes-‹fl, Belediye-‹fl, A¤aç-‹fl gibi sendikalar›n yan› s›ra, yine Türk-‹fl Ankara fiubeler Platformu, KESK ve Et Bal›k Kurumu iflçileri de TEKEL iflçilerini desteklemek için eylem yerine gelmifllerdi. Kitleye dönük ilk konuflmay› Tek G›da-‹fl Genel Sekreteri Mecit Amaç yaparken, iflçiler Amaç’›n ko-

Ancak aç›k bir s›n›f düflman› tutum içinde olan sendikac›lar›n kitleyi da¤›tma giriflimleri baflar›ya ulaflmad›. Sendikac›lar›n ihaneti karfl›s›nda öfkeleri daha da artan ve “Biz yola bafl koyduk, bedel öderiz!” slogan›n› hayk›ran iflçiler, Özellefltirme ‹daresi’nin demirlerine yüklenerek, sallamaya bafllad›lar. Çok geçmeden, sendikac›lar›n da¤›tamad›¤› eylemi da¤›tmak üzere çevik kuvvet devreye girdi ve iflçileri kalkanlar›yla eylem yerinden uzaklaflt›rmaya çal›flt›. Polisin bu giriflim pek baflar›l› olmad›, çünkü iflçiler eylemi sürdürmekte kararl›yd›. Bir yandan sendikac›lara öfkelerini dile getirmeyi, sendikac›lar› teflhir etmeyi sürdürürken, di¤er taraftan da, “Biz kefenleri giydik!” diyerek, “Gemileri yakt›k geri dönüfl yok!” sloganlar› eflli¤inde kürsünün önünde oturma eylemi bafllatt›lar. Bu süre içinde polisin iflçileri eylem alan›ndan uzaklaflt›rma çabas› artarak sürerken, iflçiler tepkilerini


İşçi-köylü 30

Yaşamın içinden

TEKEL iflçilerinin, fabrikalar›n›n sat›lmas›na karfl› mücadelesi ihaleden sonra da devam ediyor. ‹haleden sonraki günlerde kendilerini fabrikalara kapatan iflçiler, Rekabet Kurulu ve Özellefltirme Yüksek Kurulu’nun ihaleyi onaylamas›n› engellemekte, kazan›lm›fl haklar›n› gasp ettirmemekte kararl› olduklar›n› hayk›rmay› sürdürüyorlar.

“Fabrikalar kalemiz ölürüz de vermeyiz!”, “Her yer TEKEL her yer direnifl!”, “fialter inecek bu ifl bitecek!”, “Genel grev genel direnifl!”, “‹flçiler burada Türk‹fl nerede?”, “‹flçiler burada hainler mecliste!”, “Ölmek var dönmek yok!”, “Söz bitti s›ra eylemde!” sloganlar›yla dile getirdiler. Öfkelerini yenemeyen iflçiler, bir süre sonra Kurtulufl yolunu trafi¤e kapat›nca, polisin ablukas› da daralmaya bafllad›. Bunun üzerine “‹flçiye de¤il IMF’ye barikat!” slogan› atan iflçilerle polis aras›ndaki gerginlik t›rmand›. Eylem alan›n› çoktan terk etmifl olan sendikac›lar ise, iflçilerin hakl› öfkesinin hedefi olmaya devam etti. Bu süre içinde eylemcileri taciz etmeyi sürdüren polis, iflçilerin da¤›lmayarak direnifli sürdürmeleri karfl›s›nda, gaz bombalar› ve tazyikli su eflli¤inde sald›r›ya geçti. Çok say›da iflçi bu sald›r›larda yaralanmas›na karfl›n, yerlere yatarak, direnifllerini kararl›l›kla sürdürdüler. Böylece iflçiler sendikal ihanete ra¤men, militanca bir durufl sergileyerek, bir yandan sendikal bü-

7-20 Mart 2008 fabrikalara kapatan iflçiler, Rekabet Kurulu ve Özellefltirme Yüksek Kurulu’nun ihaleyi onaylamas›n› engellemekte, kazan›lm›fl haklar›n› gasp ettirmemekte kararl› olduklar›n› hayk›rmay› sürdürüyorlar. Fabrikalar›n içinde süren eylemlere dönük polis ablukas› da devam ediyor. Örne¤in Cevizli TEKEL fabrikas› bahçesinde 24 saat konuflland›r›lan çevik kuvvet polisleri, girifl ç›k›fllar› sürekli denetleyerek, bir yandan d›flar›dan gelecek deste¤i kesmeyi, di¤er yandan da iflçiler üzerinde psikolojik bask› kurarak, gözda¤› vermeyi hedefliyorlar. Bas›n›n, özellikle de devrimci bas›n›n haber almas›n› engellemeye dönük çabalar oldu¤u gözlemlenirken, iflçilerin bas›nla görüflmesine ambargo konmaya, eylem kamuoyunun gündeminden uzak tutulmaya çal›fl›l›yor.

rokrasiye bir ders verirken, di¤er yandan da iflçi s›n›f›n›n mücadelesine küçük de olsa bir deneyim katm›fl oldular.

Özellefltirmeyi daha bafltan kabullendi¤i bu süreçte iyice a盤a ç›kan ve ihale günü polisle iflçiyi “bafl bafla” b›rakan bürokrat-sar› sendika yönetimi ise, göstermelik ç›k›fllar›n› saymazsak, “suskunlu¤unu” koruyor!

Direnifl fabrikalarda sürüyor TEKEL iflçilerinin, fabrikalar›n›n sat›lmas›na karfl› mücadelesi ihaleden sonra da devam ediyor. ‹haleden sonraki günlerde kendilerini

TEKEL iflçisi yaln›z de¤ildir 24 fiubat 2008 Pazar günü Adana’da direniflte bulunan TEKEL iflçilerine bir ziyaret gerçeklefltirildi. Bir araya gelen D‹SK, KESK, TMMOB, TTB, ‹HD, Partizan, Halkevleri, EMEP, ÖDP, SDP, SHP, TKP, Alevi Bektafli Birlikleri, Al›nteri, Ça¤r›, ATAK, BDSP ve DHP Adana TEKEL fabrikas›nda bir bas›n aç›klamas› yapt›. “Kurtulufl yok tek bafl›na ya hep beraber ya hiç birimiz”, “TEKEL iflçisi yaln›z de¤ildir”, “TEKEL iflçisi direniflin simgesi”, “Y›lg›nl›k yok direnifl var” vb. sloganlar›n at›ld›¤› bas›n aç›klamas›nda okunan bas›n metninde; “TEKEL sigara fabrikalar›n›n özellefltirilmesine iliflkin planlar özellefltirme sevdal›s› AKP hükümeti döneminde uzun bir süredir uygulanmak isteniyordu. 22 fiubat 2008 itibar›yla bu ad›m›n at›lm›fl oldu¤unu ö¤renmifl bulunuyoruz. Özellikle

geçmiflte Adana Sigara Fabrikas›’nda ortaya konulan direnifl ve ard›ndan farkl› illerdeki eylem ve etkinlikler hükümetin geçmiflte bu konuda geri ad›m atmas›n› sa¤lam›flt›. fiimdi s›ra, bu aflamadayken Tekel iflçileri ile birlikte olabilme sorumlulu¤unu duyabilmek direnifli örebilmektir. AKP’nin sermaye çevrelerine verdi¤i taahhütlerin bafl›nda tüm kamu kurum ve kurulufllar›n›n özellefltirilmesi gelmekte-

dir… Dün Adana TEKEL’in ve SEKA’n›n yak›n zamanda Telekom iflçilerinin, YÖRSAN iflçilerinin, Ankara sokaklar›nda 18 fiubat’ta Türkiye’nin her yerinden gelen Tekel iflçilerinin ortaya koyduklar› tutum bizler aç›s›ndan ö¤reticidir. Haydi, o zaman TEKEL iflçileri ile dayan›flmaya. Haydi, birleflik mücadeleyi örmeye” ifadelerine yer verildi. Eylem at›lan sloganlarla son buldu. (Adana)


31

7-20 Mart 2008 Grev alan›na toplanan eylemciler, D‹SK yöneticilerinin gelece¤i saat olan 11’e kadar eylemlerine konuflmalar ve sloganlarla devam ettiler. SES, EmekliSen Kartal fiubesi, Deri-‹fl Tuzla fiubesi ve daha çok say›da sendika, günün ilk saatlerinden itibaren, destek amac›yla grev alan›na gelmifller ve kitleye hitaben konuflmalar yap›yorlard›. Ve greve ak›n ak›n destek gelmeye devam etti. Direniflteki Arçelik iflçileri ve Kocaeli Üniversitesi’nde grevde olan OLEY‹S üyelerinin yan› s›ra, KESK, TMMOB, TTB, Tekstil-Sen, Alman Sendikalar Birli¤i, Petrol-‹fl Sendikas›, Nakliyat-‹fl Sendikas›, Emekli-Sen, Kristal-‹fl Gebze fiubesi, TÜMT‹S, ÇHD gibi kurum ve sendikalar ve de çok say›da devrimci çevre de destek için oradayd›. Destek için gelen sendika ve kurum temsilcilerinin yapt›¤› konuflmalar›n yan› s›ra, grev alan›na gelen Grup Yorum da k›sa bir dinleti verdi. Grevci iflçiler ise, Limter-‹fl Sendikas›’n›n açt›¤› ve üzerinde “‹fl cinayetlerinin sorumlular› yarg›lans›n; ‹fl güvenli¤i, iflçi

sa¤l›¤› tedbirleri al›ns›n; Gurbetçiler için sa¤l›kl› bar›nma evleri, soyunma dolaplar›, kaliteli yemek; Tafleronluk sistemi kald›r›ls›n, tersanelerde sendikam›za temsilcilik açma hakk› verilsin” gibi taleplerin s›raland›¤› pankart›n arkas›nda toplanm›fllar ve s›k s›k “Art›k ölmek istemiyoruz”, “Susma sustukça s›ra sana gelecek”, “Grev grev grev”, “Yaflas›n s›n›f dayan›flmas›” gibi sloganlar hayk›r›yorlard›. Bu sloganlar grev süresince at›lmaya devam edecekti. Tersane iflçilerinin bu onurlu direniflinden nemalanmaya çal›flanlar da o gün oradayd›. Bunlardan en öne ç›kanlar ise, DSP Genel Baflkan› Zeki Sezer ve sahibinin sesi medyadan, Tuncay Özkan gibi isimlerdi.

lar. Destek ziyaretleri ve destek için gelenlerin konuflmalar› gece geç saatlere kadar sürüyor. Halaylar çekiliyor, sloganlar at›l›yor… Greve kat›lan iflçilerle konufltu¤umuzda, hepsinin grevden umutlu olduk-

Grev, gemi patronlar›n› dize getiriyor Gözalt›na al›nanlar›n akflam saatlerine do¤ru b›rak›lmas›yla grev coflkusu daha da art›yor. Serbest b›rak›lan sendikac›lar kitleye hitaben konuflmalar yap›yor-

“Tuzla tersane direniflini selaml›yoruz!” ‹zmir Emek ve Demokrasi Güçleri, 28 fiubat’ta Kemeralt› giriflinde yapt›klar› bas›n aç›klamas›yla, Limter‹fl Sendikas›’n›n öncülü¤ünde greve ç›kan Tuzla tersane iflçilerini selamlad› ve “Tuzla tersane direniflini selaml›yoruz, ifl cinayetlerine son” dedi. Kemeralt› giriflinde bir araya gelen KESK ‹zmir fiubeler Platformu, D‹SK/Genel-‹fl Sendikas› 3 ve 5 Nolu flubeler, ESP, DTP, ‹HD, Partizan, Devrimci Demokrasi, Yenikap› Tiyatrosu, Tekstil-Sen ‹zmir fiubesi gibi kurumlardan oluflan Emek

ve Demokrasi Güçleri, “Tuzla tersane direniflini selaml›yoruz, ifl cinayetlerine son” pankart› ve “Çal›flma Bakan› Faruk Çelik istifa”, “‹fl cinayetlerine son”, “Tuzla’da ifl cinayetlerinin katili tafleronlaflt›rmad›r” dövizleri açt›lar. BES ‹zmir fiube Baflkan› Rahmiz Sa¤lam, kurumlar ad›na yapt›¤› aç›klamada, Limter-‹fl üyesi iflçilerin iki gündür sürdürdü¤ü direniflin kazan›mla sonuçland›¤›n› duyurdu ve “Tuzla iflçilerinin zaferi, iflçi s›n›f›n mücadelesi bak›m›ndan önemli bir kazan›md›r” dedi. (‹zmir)

Belediye iflçilerinden Tuzla’ya destek eylemi! Tuzla Tersanelerinde yaflanan ifl cinayetlerini protesto etmek ve iflçilerin direnifline omuz vermek amac›yla bir yürüyüfl gerçeklefltirildi. 27 fiubat Çarflamba günü Saraçhane’de bulunan Belediye-‹fl binas› önünde biraraya gelen iflçiler “Patronlar›n kâr h›rs›na kurban ediliyoruz” yaz›l› Belediye-‹fl 1, 2, 3 No’lu fiubeler imzal› bir pankart açt›. “Kaza de¤il cinayet”, “Birlik mücadele zafer” yaz›l› dövizler tafl›yan iflçeler “Tuzla iflçisi yaln›z de¤ildir”, “‹flçi k›y›m›na son” sloganlar›n› hayk›rd›lar.

Belediye-‹fl binas› önünden yolun bir fleridini trafi¤e kapatarak Unkapan›’nda bulunan ‹stanbul Çal›flma Bölge Müdürlü¤üne yürüyen iflçilerin coflkusu dikkat çekti. Belediye iflçilerinin eylemine destek veren Gaziosmanpafla’da bulunan fabrikada sendikalaflt›klar› için iflten ç›kar›lan ‹lbek Tekstil iflçileri de “Yaflas›n s›n›f dayan›flmas›” sloganlar›n› hayk›rd›. Burada bir konuflma yapan Belediye- ‹fl 2 No’lu fiube Baflkan› Hasan Gülüm ölümlerin durdurulmas› için bir an önce çal›flma bafllat›lmas›n› istedi.

Yürüyüfl boyunca iflçiler, SSGSS ile birlikte k›dem tazminatlar›n›n kald›r›lmas›n› da protesto ettiler. (‹stanbul)

lar› gözleniyor. Ve de oldukça coflkulular. Patronun iflten atma olas›l›¤›n› bile flu sözlerle karfl›l›yorlar: “‹flten atarlarsa ats›nlar. Zaten ne insanca yafl›yoruz ne de insanca çal›fl›yoruz. Neredeyse her gün bir arkadafl›m›z ölüyor.” En zor koflulda olanlar, ço¤unlu¤u Urfa’dan gelmifl olan, gurbetçi iflçilermifl. ‹flçiler “Kald›klar› yerleri bir görseniz, insan›n yaflayaca¤› gibi de¤il” diyorlar. 28 fiubat sabah›, destek için gelenlerin konuflmalar›, at›lan sloganlar eflli¤inde sürüyordu. En önemli geliflme ise, G‹SB‹R’in görüflmeyi kabul ederek, D‹SK Genel Baflkan› Süleyman Çelebi ve Limter-‹fl Genel Baflkan› Cem Dinç ile görüflme masas›na oturmas›yd›. Üretimden gelen gücün üstünlü¤ü bir kez daha kan›tlanm›fl ve yine direnenler kazanm›flt›. Görüflme sürerken, grev coflkusu da artarak devam ediyordu. Grev saat 11.00’de bitirildi. Oradan toplu olarak Kad›köy’de yap›lacak olan SSGSS eylemine gitmek üzere yola ç›k›ld›.

Kaza de¤il cinayet!

Önce Davutpafla’da sonra da Tuzla Tersanelerinde üst üste yaflanan ifl cinayetleri Ankara’da Çal›flma ve Sosyal Güvenlik Bakanl›¤› önünde yap›lan bir bas›n aç›klamas› ile protesto edildi. Eylemde “Bursa’da yand›k, Davutpafla’da patlad›k, Tersanelerde her gün ölüyoruz” yaz›l› pankart açan Al›nteri, BDSP, DHD, EHP, ESP, Kald›raç, Partizan Bakanl›¤›n önüne kadar yürüdü. Bakanl›¤›n önünde yap›lan aç›klamada; “Tersane havzas› bir iflçi ö¤ütme merkezi. 8 ayda 20 iflçi ifl cinayetine kurban gitti” denildi. (Ankara)


işçi-köylü Demokratik Halk ‹ktidar› ‹çin

B‹Z HALKIZ GELECEK ELLER‹M‹ZDED‹R

UMUT YAYIMCILIK VE BASIM SANAY‹ LTD. fiT‹ Yönetim yeri: Gureba Hüseyin A¤a Mah. ‹mam Murat Sok. No:8/1 Aksaray-Fatih/‹STANBUL. Tel: (0212) 521 34 30 FAKS: (0212) 621 61 33 Sahibi ve Yaz›iflleri Müdürü: Çilem ÖNSEL Bask›: Gün Matbaac›l›k Beflyol Mah. Telsizler Mevkii Akasya Sk. No:23/A K.Çekmece/‹stanbul Tel: 0212 426 63 30-580 63 80 e-mail: umutyayimcilik@ttmail.com

B†ROLAR BÜROLAR æ➧KARTAL: ÜSTASYON CADDESÜ. D…RTLER APARTMANI NO: 4/2 KARTAL, TELEFAKS: KARTAL: ‹STASYON CADDES‹. DÖRTLER APARTMANI NO: 4/2 KARTAL, TELEFAKS: (0216) 306 16 02 (0216) 306 16 02 æ➧ANKARA: TUNA CAD. ‚ANAK‚I ÜÞHANI NO:11DA‹RE:32 KAT:3 DAÜRE:32 430562 67 33 6572Cep: 0 535 562 33 72 ANKARA: TUNA CAD. ÇANAKÇI ‹fiHANI NO:11 KAT:3 ÇANKAYA ‚‚ANKAYA TEL: (0312) 430TEL: 67 65(0312) Cep: 0 535 ‹ZM‹R: 856 856 SOKAK, KEMERALTI KONAK, TELEFAKS: (0232) 446 (0232) 78 07 446 78 07 æ➧ÜZMÜR: SOKAK,NO:48/203 NO:48/203 KEMERALTI KONAK, TELEFAKS: MALATYA: ‹SMET‹YE MAH. N‹YAZ‹ M‹SR‹ CADDES‹ ERSOY APT. NO:9 TEL: (0422) 325 78 13(0422) Cep: 0 542 æ➧MALATYA: ÜSMETÜYE MAH. NÜYAZÜ MÜSRÜ CADDESÜ ERSOY APT. NO:9 TEL: 325216 78 48 1300 Cep: 0 542 216 48 00 ERZ‹NCAN: ORDU CAD. ORDU ‹fiHANI KAT:3 TEL: 0 446 223 67 18 Cep: 53618 697 94 19 æ➧ERZÜNCAN: ORDU CAD. ORDU ÜÞHANI KAT:3 TEL: 0 446 223067 Cep: 0 536 697 94 19 ➧ BURSA: SELÇUK HATUN MAH. ÜNLÜ CAD. SÖNMEZ ‹fi SARAYI KAT: 2 NO: 185 HEYKEL, TEL: (0224) 224 09 98 Cep: 0 536 613 81 98

æ BURSA: SEL‚UK HATUN MAH. †NL† CAD. S…NMEZ ÜÞ SARAYI KAT: 2 NO: 185 HEYKEL, TEL: (0224) 224 09 98 Cep: 0 536 613 81 98 ➧ MERS‹N: S‹L‹FKE CADDES‹ ÇAVDARO⁄LU ‹fiHANI KAT:3 NO:118 MERS‹N Cep: 0 545 685 25 27

æ MERSÜN: SÜLÜFKE CADDESÜ ‚‚AVDAROÚLU ÜÞHANI KAT:3 NO:118 MERSÜN Cep: 0 545 685 25 27

➧ AVRUPA MERKEZ BÜRO: WESELER STR 93 47169 AS-DRUCK DUISBURG-DEUTSCHLAND TEL: 0049 203 40 60 958 FAKS: 0049 203 40 60 959

æ AVRUPA MERKEZ B†RO: WESELER STR 93 - 47169 DUISBURG-DEUTSCHLAND TEL: 0049 203 40 60 958 FAKS: 0049 203 40 60 959

Gemilerde talim yok, grev var! Türkiye’de tersanecilik 610 y›ll›k geçmifle sahip. ‹lk tersane Osmanl› ‹mparatorlu¤u döneminde, 1390’da Gelibolu’da kurulmufl. Temelleri 1455’de at›lan Haliç Tersanesi, 16’›nc› yüzy›lda “dünyan›n en büyük tersanesi” olarak adland›r›l›yormufl. Ancak sektör sonraki y›llarda geliflmesini sürdüremeyince, 1969 y›l›nda Bakanlar Kurulu karar› ile Tuzla’ya tafl›nmas›na karar verilmifl. Tuzla Tersanelerine ilk yat›r›mlar, 70’lerin ikinci yar›s›ndan itibaren gerçekleflmifl, bütünüyle tafl›nmas› ise, 1980’lerin ikinci yar›s›ndan sonra olmufl. Tuzla tersanelerinde 1995’te yaln›zca 17 gemi infla edilirken, 2004’te bu rakam 113’e yükselmifl. Bugün infla edilen gemi say›s› bu rakam›n da çok üzerinde. Türkiye gemi inflas›nda birinci derecede etkili olan iklim koflullar› da sektör aç›s›ndan oldukça uygun bir ülke. ‹nfla edilen gemiler ise, baflta Avrupa ülkeleri olmak üzere, Polonya, ABD, Rusya, Ukrayna ve Romanya’ya sat›l›yor.

Tafleronluk sistemi rekabeti kolaylaflt›r›yor Tuzla’da faaliyet gösteren tersanelerin say›s›, kay›t d›fl› çal›flmadan dolay› tam olarak bilinmiyor. Bu konuda haz›rlanan çok say›da rapor birbiriyle çelifliyor. Devlet Planlama Teflkilat› raporundan hareketle söyleyecek olursak, Tuzla’daki tersane say›s› 48. Bunlar›n 41 tanesi G‹SB‹R (Gemi ‹nfla Sanayicileri Birli¤i) üyesi. Bu 41 iflletme biraz daha yak›ndan incelendi¤inde, bunlar›n esas olarak 7 aile aras›nda paylafl›ld›¤› görülüyor. Bunlar Kalkavan, Yard›mc›, Sad›ko¤lu, Torlak, Bayrak, Çiçek ve Üner aileleri. Türkiye’deki tersanelerin dünyan›n di¤er bölgelerindeki tersanelerle rekabetini kolaylaflt›ran en önemli nedenlere gelince, bunlar›n bafl›nda, çal›flma temposunun h›zl› olmas›, ucuz iflgücü ve de düflük maliyet geliyor. Ancak tersanelerde rekabeti kolaylaflt›ran esas unsur tafleronluk sistemi. 12 Eylül AFC sonras›nda, neo-liberal politikalar›n ülkede hayata geçirilme çabalar›n›n ürünü olarak özel sektör teflvik edilmeye bafllanm›fl ve bunun yans›malar› tersanelerde de ortaya ç›km›flt›. Bu süreç ayn› zamanda tafleronlar›n da tersanelerde a¤›rl›k kazanmaya bafllad›¤› bir süreçti. Böylece tersane-

lerdeki çal›flman›n % 90’dan fazla bir bölümü tafleronlar üzerinden yap›lmaya bafllad›. Maliyeti ve de üretime iliflkin riski asgariye indiren tersane patronlar›n› giderek dünyayla rekabet edebilecek pozisyona getiren de iflte buydu.

Patronlara ucuz emek cenneti, iflçiye cehennem Maliyeti düflürme vb. kâr amac› güdülerek getirilen tafleronluk sistemi, iflçiye normalin çok üzerinde çal›flma saatleri, ifl güvenli¤inden ve de güvencesinden yoksunluk, düflük ücret vb. biçimlerde yans›man›n yan› s›ra, iflçinin yaflam hakk›n› elinden alan bir boyut almakta gecikmiyor. Ve böylece patronlara ucuz emek “cenneti” olan tersaneler, iflçiye “cehennem” olmaya bafll›yor. ‹nsanl›k d›fl› çal›flma koflullar›, iflçilerin birbiri ard›na ifl cinayetlerinde yaflam›n› yitirme sürecini bafllat›yor. Tersanelerde kay›tl› ilk ifl cinayeti 1985 y›l›nda gerçeklefliyor. Tuzla Turizm A.fi.’de çal›flan fiükrü Gülgeç isimli iflçi, boru patlamas› sonucu yaflam›n› yitiriyor. Ve ölümlerin arkas› kesilmiyor. ‹fl cinayetlerinde bugüne kadar yaflam›n› yitirdi¤i tespit edilebilen iflçi say›s› 83. Tespit edilememifl ya da nas›l öldü¤ü mu¤lâk olan çok say›da ölüm vakalar› oldu¤u düflünülüyor. Bunun en son örneklerinden biri de geçti¤imiz y›l yaflanm›fl. ‹flten eve dönmeyen Sadi Üstünbafl isimli iflçinin cesedi tersanede bofl bir odada, bütün kemikleri k›r›lm›fl halde bulunmufl.

Tersane iflçisi “art›k yeter” dedi Tersanelerdeki ifl cinayetlerinde en büyük art›fl 2007 y›l›nda yafland›. Sade-

ce A¤ustos 2007’de, bir ay içinde 8 iflçinin yaflam›n› yitirmesiyle birlikte, Tuzla Tersaneleri gerçe¤ini kamuoyunun gündemine daha yo¤un olarak girmeye bafllad›. Bu süreçte bir dizi eylem yapan tersane iflçileri seslerini duyurmak için yo¤un bir çaba içine girdiler. Bu çabalara karfl›n, ölümler dur-durak demeden sürüyor, tersane patronlar›, ülke egemen s›n›flar›ndan ve de onlar›n temsilcisi hükümetten ald›klar› güçle, iflçilerin feryatlar›na kulak kapamay› sürdürüyordu. Ancak, iflçilerin feryatlar›na kulak t›kayan sadece patronlar ve de bir bütün olarak egemen s›n›flar de¤ildi. Sendika konfederasyonlar› da, özellikle de D‹SK Genel Merkezi, bölgede yaflanan had safhada sorunlara karfl› üretimden gelen gücünü kullanmak yerine, bu süreçte destek eylemleri ile yetiniyordu. Ta ki, Ocak 2008’de ölümler iyice h›z kazanana dek. Ayn› günlerde peflpefle yap›lan eylemler, kamuoyunda tersanelere iliflkin duyarl›l›kta da bir s›çrama yaratm›flt›. D‹SK Genel Merkezi ayn› günlerde, olgunlaflan bu zemin üzerinden, 27 fiubat tarihinde 1 günlük grev karar› al›yordu. D‹SK’in grev karar›na paralel olarak, tersanelerdeki sorunlar› kamuoyuna duyurma çabas›n› aral›ks›z sürdüren Limter-‹fl Sendikas› da, 27-28 fiubat’ta grev yapaca¤›n› duyuruyor ve tersane iflçisi “art›k yeter!” diyordu.

Engelleme çabalar›, gözalt›lara ra¤men bofla ç›k›yor Grevin yap›laca¤› 27 fiubat sabah› Limter-‹fl Sendikas› yöneticileri ve bir

grup iflçi saat 6.00’dan itibaren tersanelere giden yolu keserek, ifle giden iflçileri greve katmaya çal›flt›lar. ‹flçilerin say›s› giderek art›yordu. Bu s›rada sendikac›lar ve tersane iflçileri tersane bölgesinin girifl yollar›n› kesmifller ve iflçilere hitaben, onlar› greve kat›lmaya ça¤›ran konuflmalar yap›yorlard›. Bu geliflmeler üzerine, yine erken saatlerden itibaren bölgeye y›¤›nak yapm›fl olan çevik kuvvet, sendikac›lar› ve iflçileri engellemek üzere harekete geçti. Böylece tersane iflçileri ile çevik kuvvet ekipleri aras›nda gerginlik bafllad› ve polis sendikac›lar› ve iflçileri gözalt›na almaya çal›flt›. Eylemciler bunun üzerine birbirlerine kenetlenerek, oturma eylemine bafllad›lar ve polise karfl› direnifllerini sürdürdüler. Bu direnifl karfl›s›nda coplarla eylemcilere sald›ran polis, 80 civar›nda iflçi ve sendikac›y› gözalt›na ald›. Gözalt›na al›nanlardan biri de 3 y›ll›k tersane iflçisi Önder Ça¤lar. Serbest b›rak›ld›ktan sonra görüfltü¤ümüz Ça¤lar, yaflad›klar›n›, oldukça coflkulu bir biçimde ve flu sözlerle aktar›yor: “Sabah önce yolu kestik ve k›sa sürede kalabal›klaflmaya bafllad›k. ‹flçiler üçerbefler kat›l›yordu bize. Büyük bir grup da yolun di¤er taraf›nda birikmifl ve bizim yan›m›za gelmeye çal›fl›yordu. Bunu fark eden polis gücümüzü bölmek ve iflçilere gözda¤› vermek için sald›rd›. Bir arkadafl›m›z›n kafas›nda cop k›r›ld›. Bizi otobüslerde de dövmeye devam ettiler.” Tuzla Karakolu’na götürülmüfller ve kalabal›k olduklar› için bahçede tutulmufllar. “Bizi bir ara Vatan’daki Emniyet’e götürmek istediler, ancak biz karfl› ç›kt›k. Çünkü bir an evvel d›flar› ç›k›p, greve kat›lmak istiyorduk ve baflard›k, flimdi buraday›z” diyor gözlerinin içi gülerek.

Greve destek ya¤›yor Sabah saatlerinde yaflanan bu gözalt›lar, grevi engellemeye yetmemifl, aksine direnifli ve de deste¤i art›rm›flt›. Grev alan› yap›lan Tuzla Gemi önü giderek dolup-taflmaya bafllam›flt›. Yine erken saatlerde greve kat›lmak üzere tersanenin ara yollar›ndan birinde toplanan T‹B-DER’liler ve çok say›da iflçinin yolu çevik kuvvet taraf›ndan kesilmifl ve iflçilerin sloganlar eflli¤inde ve de halaylar çekerek karfl› koymalar› karfl›s›nda polis barikat› kald›rmak zorunda kalm›flt›. ➟


DHIIIK12