Adalet
Ekmek ve
Vatan›m›z› emperyalizme ve Amerikac›, Avrupac› iflbirlikçilere BIRAKMAYACA⁄IZ!
117 flehit verdik Direniflimiz devam ediyor!
Haftal›k Dergi / Say›: 138 / Tarih: 26 Aral›k 2004 / F‹YAT (KDV Dahil) 750 000
www.ekmekveadalet.net Mail:info@ekmekveadalet.net
19-22 Aral›k 2000
Avrupa’n›n Katliam›d›r!
Anti-emperyalist Anti-oligarflik devrimle BA⁄IMSIZ, DEMOKRAT‹K TÜRK‹YE’yi yarataca¤›z Ekmek ve
Adalet
ISSN:
www.ekmekveadalet.net
info@ekmekveadalet.net
1304687X 132
Emperyalist tekellerin pazar hakimiyeti için katlettiler... 34 y›ll›k gelene¤imizle ba¤›ms›zl›k, demokrasi, sosyalizm için direndik!
kahramanlar ölmez
Ba¤›ms›zl›k için yürüyoruz
Gençlik Federasyonu
DEVR‹MC‹, VATANSEVER GENÇL‹K, ‹fiB‹RL‹KÇ‹L‹⁄E SON DEMEK, BA⁄IMSIZ TÜRK‹YE fi‹ARINI YÜKSELTMEK ‹Ç‹N 17 Ocak’ta Ankara’da olacak! Devrimciler, vatanseverler, bu pervas›z iflbirlikçili¤e, bu pervas›z ihanete karfl› sesini yükseltecek. Anti-emperyalist mücadele gelene¤imizle, ihanetin, iflbirlikçili¤in karfl›s›na dikilece¤iz. Ülkemizin yeni-sömürgelefltirilmesinden sonra, antiemperyalist mücadele bayra¤›n› hep biz tafl›d›k.
Malatya’da anti-faflist bir eylem haz›rl›¤› s›ras›nda elindeki bomban›n patlamas› sonucu flehit düfltü. 1956, Tunceli Mazgirt do¤umluydu. Devrimci hareketin kadrolar›ndan biri olarak Elaz›¤, Gaziantep ve Malatya’da görev yapt›. Malatya da¤lar›nda k›r gerilla ekiplerinde yer ald›.
25 Aral›k- 31 Aral›k fiehitlerimiz
17 Ocak’ta Ankara’day›z! ‹flbirlikçiler mi var bu ülkede yaln›z? Televizyonlarda onlar konufluyor, gazete köfleleri onlar›n iflgali alt›nda. Bakanl›k koltuklar›, meclis koltuklar›, onlar›n iflgali alt›nda. Ama bu ülkenin meydanlar› var. Meydanlarda, sesleri burjuva medyada sansür edilen vatanseverler var. Bu ülkenin üniversiteleri var. YÖK’le kuflat›lm›fl, k›flla düzeniyle gençli¤in susturulmak istendi¤i üniversitelerde AB’cilik propagandalar›na kanmayan, Amerikan rüyalar›na dalmayan devrimci gençlik var.
Zeki Öztürk 26 Aral›k 1979
Menderesler, Bayarlar ülkemizi “Küçük Amerika” yapmaya u¤rafl›r, topraklar›m›z› emperyalistlere peflkefl çekip Amerikan askerlerine genelevleri haz›rlarken, biz “6. Filo Defol” diyerek meydanlara ç›kanlar›z. Demireller, Ecevitler, Özallar, Çillerler, ülkemizin yönetimini IMF’ye, NATO’ya teslim ederken, açl›¤›n, zulmün, ba¤›ml›l›¤›n karfl›s›nda yine biz vard›k. Bugün AKP iflbirlikçili¤i, bir yandan ülkemizi Irak’ta ABD’nin iflgal orta¤› yap›p, di¤er yandan herfleyimizle AB’ye teslim ederken, vatana ihanetin karfl›s›nda yine biz var›z. Her zaman, her koflulda, nefes ald›kça, emperyalizmin ve iflbirlikçilerinin karfl›s›nda olaca¤›z. Vatanseverler, devrimciler; Anadolu topraklar›, Amerikanc›lar›n, Avrupac›lar›n iflbirlikçilik nidalar›yla de¤il, antiemperyalistlerin “Ba¤›ms›z Türkiye” hayk›r›fllar›yla dolmal›. Emperyalizmin afla¤›lad›¤› ulusal onurumuzu savunmak için, emperyalizmin reva gördü¤ü açl›¤a, yoksulla¤a dur demek için, emperyalizmin e¤itimden sa¤l›¤a, herfleyimizi belirlemesine dur demek için, tüm vatansever gençli¤i ba¤›ms›zl›k bayra¤› alt›nda toplanmaya ça¤›r›yoruz. Gün Anadolu topraklar›nda emperyalizme karfl› mücadele bayra¤›n› dalgaland›rma günüdür.
Ne Amerika Ne Avrupa
Ba¤›ms›z Türkiye
‹flbirlikçili¤e Son! Gençlik Federasyonu
Ferit EL‹UYGUN Hamdi AYGÜL 27 Aral›k 1990 Silahl› Devrimci Birliklerin ‹stanbul Göztepe’de Devlet Malzeme Ofisi’ndeki araçlara yönelik bombalama eylemi esnas›nda flehit düfltüler. Ferit EL‹UYGUN, Ordu Fatsa’da do¤du. 1980 öncesi Liseli DEV-GENÇ saflar›nda yerald›. 12 Eylül sonras›nda tutsak düfltü. Tahliye olduktan sonra DEVGENÇ’in yeniden yarat›lmas› sürecine kat›ld›. Zor koflullarda yeralt› mücadelesinde yerald›. Daha sonra SDB Ekip sorumlulu¤una getirildi. Hamdi AYGÜL, Amasya Gümüflhac›köy do¤umluydu. Devrimci oldu¤u andan itibaren en büyük arzusu SDB üyesi olmakt›. SDB saflar›nda savafl›rken flehit düfltü.
Celalettin Ali GÜLER 28 Aral›k 2002 Tokat k›rsal alan›nda oligarflinin askeri güçleriyle çat›flmada flehit düfltü. Onun devrimci yaflam› 25 y›ll›k kesintisiz devrimcilik sürecidir. “77’den bu yana hiç bir an› mücadelesiz ve örgütsüz geçmedi. 1960 ‹stanbul do¤umlu Ali Güler, 12 Eylül öncesi anti-faflist mücadelede militan, 12 Eylül y›llar›nda tutsak bir direniflçi, 1990’larda at›l›m›n örgütleyicisi, 1990’lar›n ikinci yar›s›nda da¤larda elde silah savaflç›d›r. At›l›m y›llar›nda Ege Bölgesi Siyasi Sorumlusu olarak mücadelesini sürdürürken tutsak düfltü. Buca Hapishanesi’nden dört Cepheli olarak firar ettiler. Özgürlük eyleminin ard›ndan y›llard›r kaybetmedi¤i coflku ve kararl›l›¤›yla da¤lara kofltu.
Ekmek ve
Adalet
Fransa:3 Euro ‹sviçre:3 Euro Hollanda:3 Euro
Ölüm orucundayken tahliye edilip ölüm orucunu d›flar›da sürdürerek 16 Aral›k 2002’de flehit düflen Feride Harman, 18 Aral›k’ta mezar› bafl›nda an›ld›. TAYAD’l›lar, Feride Harman’›n evinden, “Kahramanlar ölmez halk yenilmez” pankart› ve sloganlarla mezarl›¤a yürüdü. Jandarman›n yo¤un ablukay› dahi yeterli görmeyerek çevre köylerden korucular› da y›¤d›klar› görüldü. Anma kuflatma alt›nda devam etti. Da¤lar›n ete¤indeki mezar›n›n bafl›nda yap›lan sayg› duruflu ve Feride’yi anlatan konuflmalar›n ard›ndan fliirler okundu ve marfllar söylendi. Anma sonunda atefller yak›larak halay çekildi.
*** 19 Aral›k katliam›nda bedenini devrime meflale yapan Fidan Kalflen, Dersim Temel Haklar üyeleri taraf›ndan mezar› bafl›nda an›ld›. Ayn› pankart›n aç›ld›¤› anmada, konuflmalar›n ard›ndan "Bize Ölüm Yok" marfl› söylendi. *** 6 Aral›k 1994'te Hozat’›n Çaytafl› Köyü'nde flehit düflen Cephe gerillalar› Gülseren Beyaz ve Hüsniye Ayd›n, ölüm y›ldönümlerinde Dersim Temel Haklar üyeleri taraf›ndan mezarlar› bafl›nda düzenlenen bir törenle an›ld›lar.
INTERNET adresi: www.ekmekveadalet.net
Ekmek ve Adalet Dergisi Sahibi ve Yaz›iflleri Müdürü: Pembe Özlem OLGUN Genel Yay›n Yönetmeni: Gülizar Kesici Adresi: ‹nebey Mahallesi Küçük Langa Caddesi No:29 C-26 Akflahin Pasaj› Aksaray-Fatih-‹stanbul ‹rtibat Telefonu: 0212 347 69 66 Faks: 0212 347 69 65 Hesap No: 0041310 -4 Y›lmaz Bas. Yay. Da¤. Org. Akbank Yusufpafla fiubesi/‹ST Ofset Haz›rl›k: Y›lmaz Yay›nc›l›k Bask›: ASPAfi Pazarlama ISSN: 1304 687X Fiyat›: 750 000 Avrupa: 3 Euro Almanya:3 Euro
Yoldafllar› Bafluçlar›ndayd›!
‹ngiltere: £ 2.5
Belçika: 3 Euro Avusturya: 3 Euro
E-MAIL adresi: info@ekmekveadalet.net
Bürolar›m›z Hopa:Hopa ‹fl Merkezi Zemin Kat No: 1 HOPA Yap›verlag Florastr. 77 50733 Köln Tel: 0049 221 453 87 60 0049 221 221 87 61 Tel-Faks:0 466 351 42 08 ‹zmir- Milli-i Kütüphane Cad. No: 17/104 Tepeköylü ‹fl Merkezi Faks:0049 221 453 87 62 Konak/‹zmir Tel-Faks: 0 232 482 29 54 E-mail adresi: ekmekveadalet@arcor.de Kocaeli- Hürriyet Caddesi Gakko Kervan Saray ‹flhan› Kat:7 Adana- ‹nönü Cad. Örnekler Apt. No:5 Kat:5 No:79 Tel-Faks: 0 262 331 66 51 Tel-faks: 0 322 363 32 09 Malatya- Dabakhane Mah. Bak›rc›lar Çarfl›s› Sar›beyo¤lu ‹flhan› Ankara- GMK Bulvar› Onur ‹flhan› Kat: 6 Daire: 151 K›z›lay Kat:1 No:43 Tel: 0 422 323 24 77 Tel-faks: 0 312 419 27 38 Mersin- Bahçe Mah. 4604 Sk. Tütüncü Apt. Kat: 1/6 Antakya- Armutlu Mahallesi Elmas Sok. fiaban Kanatl› Apt. Kat: Samsun- 19 May›s Mah. Talimhane Cad. Albayrak ‹flhan› NO:24 4 D: 6 Tel-faks: 0 326 223 87 18 Kat:2 Daire:9 Tel-faks: 0 362 435 25 80 Bursa- Sakarya mah. Uluyol cad. Ayd›n ‹flhan›-2 No: 24 Kat: 2 Trabzon- Düzenli Ulusoy ‹fl merkezi Çömlekevi Yokuflu Daire: 2 Osmangazi/Bursa No: 42 Trabzon Tel-faks: 0 462 321 14 80 Tel-faks: 0 224 224 93 97
Ekmek ve Adalet Say› 138 ‹çindekiler
3...
Sald›r› Marksist-Leninist çizginin uzlaflmazl›¤›nad›r
5...
Bu öfke hiç dinmeyecek
13...
Tecrit... Yaflayanlar anlat›yor
16...
Pazar hakimiyeti için katledildik
18...
19 Aral›k flehitlerinin aileleri konufluyor
21...
5 Türk Özel Timci Musul’da öldürüldü
24...
AKP’nin varl›k flart› AB’dir
26...
Ba¤›ms›z Türkiye mümkündür
30...
Gençlik ba¤›ms›zl›k fliar›n› yükseltiyor
33...
Tecrit emperyalizmin politikas›d›r
36...
17 Aral›k ÖDP’ye de kutlu olsun!
38...
“HEM SALDIRIYA U⁄RUYORUZ HEM SORUfiTURULUYORUZ”
40...
Dün, “diskette ad›n var”d›!
41...
D‹SK’ten asgari ücret sefaletine protesto
43...
Stratejik sald›r›, büyük düflünmeyi, kararl› savaflmay› gerektirir
45...
AKRED‹TE AYDIN
48...
Samsun Temel Haklar’a “El Kondu”
49...
‘Tek yol, devrim yolu’
Sald›r› Marksist-Leninist Çizginin Uzlaflmazl›¤›nad›r Emperyalizmin, faflizmin uygulamaya koydu¤u her sald›r› plan›, nihai anlamda halk›n teslim al›nmas›n› amaçlar. Ancak her sald›r› plan›n›n döneme, koflullara göre öncelikleri vard›r. IMF’ye tam teslim olmufl, AB’nin tam uydusu olmaya ve ABD’nin Ortado¤u-Kafkaslar planlar›nda tafleronlu¤a haz›rlanan Türkiye oligarflisinin, y›llard›r sürdürdü¤ü sald›r› politikas›n› bir üst boyuta ç›kararak, halk› sindirmeye çal›flaca¤› aç›kt›. Sald›r›n›n önceli¤i, örgütlü, diri, ülkeye direnifl rüzgarlar›n›n yay›ld›¤› hapishaneler olacakt›. 1990’lar›n sonundaki F tipi sald›r›s› iflte bu çerçevede gündeme getirildi. Sald›r›n›n önceli¤i hapishaneler, hapishanelerdeki öncelik ise Cepheliler’di. Kuflkusuz sald›r›n›n d›flar›da yürütülen bölümünde de öncelik ayn›yd›. Sald›r›n›n öncelikle hedefinin böyle flekillenmesi ise, Cephe’nin yapt›¤› baz› eylemlerin intikam› olarak veya hapishanelerdeki direnifl çizgisi nedeniyle de¤ildir; bunlar sonuçtur. Temelde yatan neden, dünyada ve ülkemizde solun önemli bir bölümünün uzlaflma, diyalog, reformizm, silahlara veda çizgisine çekilmifl olmas›na, emperyalizmin dünya düzeninin flu veya bu biçimde kabul ettirilmifl olmas›na karfl›n, Cephe’nin Marksist-Leninist çizgisini siyasal ve pratik olarak sürdürmekte olufludur. Sald›r›, Marksist-Leninist çizginin uzlaflmaz karakterinedir. Bu çizgi uzlaflmazd›r, devrim ve iktidar hedefinden vazgeçirilememifltir. Çünkü ancak devrim ve iktidar iddias›ndan vazgeçenler uzlaflmaya aç›k hale gelirler. Tasfiye edilmek istenen bu uzlaflmazl›k çizgisidir. Böyle bir çizginin varl›¤›, halk›n örgütsüzlefltirilmesi, teslim al›nmas› planlar›ndan nihai anlamda sonuç alamamak demektir. Direniflin olmad›¤› yerde, uzlaflmac›l›k ve teslimiyet kolay yeflerir. Marksist-Leninist çizginin varl›¤› ve gücü, statükoculu¤un, reformizmin önündeki s›n›rd›r. Devrimci hareketin direnifl ve savafl›, tüm di¤er sol kesimler üzerinde nesnel bir zorlay›c›d›r. Onlar› çok isteseler de, niyetli ve gönüllü olsalar da iyice düzene gömülmelerinin önüne geçer. Sol söylemi ve k›smen sol bir çizgiyi isteseler de terk edemezler. Devrimci hareketin mücadelesi yükseldikçe, onlar›n düzene kaç›fl› h›zlan›r ama ayn› zamanda da varolan tabanlar›n› kaybetmemek için “solculaflma” ihtiyac› duyarlar: “Sosyal demokrat iflbirlikçiler, kitlelerin devrime yönelmesini engellemek için daha sola çark ederler.” (Lenin) 1970’lerin ikinci yar›s›ndaki “Ecevit solculu¤u” bunun ürünüdür mesela. Mücadele gelifltikçe, ülkemizdeki reformizm de daha solculafl›p “keskinleflebilir”, bunlar sürpriz olmaz. Bunlar devrim ve iktidar iddias›yla mücadele eden bir hareketin çeflitli biçimlerdeki yans›malar›d›r. ‹flte bu nedenledir ki; nesnel varl›¤›yla bile reformizmi zorlayan, teflhir eden uzlaflmaz devrimci çizginin ezilmesi, yok edilmesi reformizmi sevindirir. ‹ki bin devrimci tutsa¤a sald›r›n›n, 28 devrimcinin katledilmesinin ard›ndan daha cesetlerimiz yerdeyken “devrimci demokrasi bitti” diye yazan S‹P (TKP) bu sevinci o zaman aç›kça dile getirmiflti. Art›k meydan kendilerine kalacakt›. “Bu siyaset bitmifltir, bu dönem kapanm›flt›r, yeni devrimci kuflaklar›n geliflimine art›k onlar damgas›n› vuramayacak” diyen T‹KB de ayn› ruh halindedir. Y›llard›r “kitle s›n›f, komünist” deyip durmufl, ama ne s›n›f içinde bir varl›k olabilmifl, ne kitleselleflebilmifllerdir. Kendilerinin de itiraf etti¤i gibi, bu ülkedeki s›n›f mücadelesine “marjinallikle”, “macerac›l›kla” elefltirdikleri Marksist-Leninist-
ler damgas›n› vurmufltur. Marksist-Leninistler’in yok edilmesiyle o damgan›n kendilerine geçece¤ini san›yor anlafl›lan. Yan›lg› bir; Marksist-Leninistler’in yok edildi¤i, dönemlerinin bitti¤i, oligarflinin propagandalar› alt›ndaki bir yan›lsamadan baflka bir fley de¤il. Yan›lg› iki; devrimci hareketi yok edebilirlerse, meydan›n size mi b›rak›laca¤›n› san›yorsunuz? Cevab› çok basit; o zaman s›ra size gelecektir! Oligarflinin F tipleri sald›r›s›nda bunu görmeyenler, siyasi arenedaki körlerdir. Oligarflinin Avrupa Birli¤i ve Amerikan emperyalizminin isteklerini yerine getirebilmesi, sömürüyü yo¤unlaflt›rabilmesi, “sonuç al›c›” bir sald›r›y› gerekli k›l›yordu. Sald›r› bu anlamda stratejiktir. Ve bu nedenle bu kadar çapl› olmufl, öncelikle bu çizgiyi hedeflemifltir. 19-22 Aral›k’ta flehit düflen 28 devrimcinin 24’ünün DHKP-C’li olmas› rastlant› de¤ildir elbette. Operasyonun tüm planlar›nda öncelikli hedef DHKP-C ko¤ufllar›d›r. Ve kuflkusuz, o ko¤ufllarda söyledi¤ini yapan bir gelene¤in kararl›, cüretli direniflleriyle karfl›laflm›flt›r. 19-22 Aral›k’ta ortaya koyulan direnifl ve direniflte o günden bu yana gösterilen kararl›l›k, hala oligarflinin “sonuç” almas›n›n önündeki büyük barikat olmaya devam etmektedir. Sald›r›n›n öncelikli hedefi olanlar, sald›r› alt›nda da uzlaflmaz çizgilerinden, Marksizm-Leninizm’den, devrim ve iktidar iddias›ndan bir milim gerilememifllerdir. Bir taraf AB’nin ete¤ine s›¤›narak kendisini “sald›r›” hedefi olmaktan kurtarm›fl(!), sald›r›n›n hedefindeki bir di¤er kesim ise, en büyük fliddeti üzerine çekmemek, daha fazla bedel ödememek için “uluslararas› standartlar›” kabul etmifltir. Biz Sald›r›n›n öncelikli hedefi kabul etmiyoruz. olanlar, sald›r› alt›nda da Uzlaflarak, geri çeuzlaflmaz çizgilerinden, kilerek, statükoya sar›larak “gücümüMarksizm-Leninizm’den, devrim zü koruma” hesab› ve iktidar iddias›ndan bir milim yapmad›k. Çünkü gerilememifllerdir. Bir taraf bu hesaplar, tarih boyunca hep bofla AB’nin ete¤ine s›¤›narak kendi- ç›km›flt›r. Büyük besini “sald›r›” hedefi olmaktan deller ödeme pahakurtarm›fl(!), sald›r›n›n hedefin- s›na da olsa, Marksist-Leninist çizgide deki bir di¤er kesim ise, en bü- ›srar ederek, bunun yük fliddeti üzerine çekmemek, ifadesi olan bir diredaha fazla bedel ödememek için nifli hayata geçirerek ayakta kalmay› ve “uluslararas› standartlar›” kabul güçlenmeyi esas aletmifltir. Biz kabul etmiyoruz. d›k. Bunu da baflar-
d›k. 19 Aral›k bir gözda¤›yd›, tüm halka “devrimci olmay›n, olursan›z böyle yapar›z” uyar›s›yd›... Gözda¤›n›n karfl›s›na devrimin, dava adaml›¤›n›n kararl›l›¤›yla ç›kt›k. Devrimcilik, devrimcilerin “öncülük” misyonu iflte böyle durumlarda gösterir kendini. Böylesi durumlarda misyonunu yerine getiremeyenler, Marksist-Leninist olman›n gerektirdi¤i politik kararl›l›ktan da, savafl gerçe¤inin gerektirdi¤i cüretten de uzakt›rlar. Reformist sol, daha oligarflinin copu kald›rd›¤› ilk anda, sald›r› alt›ndakilere binalar›n›n kap›lar›n› kapatarak, kendi taraftarlar›na “sokak eylemlerini” yasaklayarak, direnenleri binalar›ndan zorla ç›kararak siyasi arenadan çekildi. Sald›r›n›n sürdü¤ü koflullarda da “gündemimiz de¤il”, “cepte keklik mi sand›n›z”, “fark›m›z› koyduk iyi oldu”, “ayn› mahalleden de¤iliz”, “devrimci demokrasi öldü” bahaneleri ve teraneleriyle bu savafl›n d›fl›nda kalmaya devam ettiler. Solun bir di¤er kesimi ise, esas olarak bu büyük ve kararl› sald›r›ya, ayn› büyüklük ve kararl›l›kta bir direniflle cevap verecek siyasi iradeye sahip olmamas›na karfl›n, direnifl onlar› sürükledi. Belli kesitlerde direniflin içinde oldular. Direniflin daha uzun sürebilece¤i, bedellerin artaca¤› görüldü¤ünde, “uluslararas› standartlar” manevras›yla bir ç›k›fl bulmaya çal›flt›lar. Sald›r›n›n ard›ndaki güç olan AB’yle uzlaflma giriflimi, sonuçsuz kal›nca, daha önce imza att›klar› aç›klamalarda “bu koflullar biz siyasi tutuklu ve hükümlülerin direniflini bitirmek yerine, yeni ölüm orucu ekiplerinin kat›l›m›yla devam etmesini kaç›n›lmaz k›lm›flt›r” demelerine ra¤men, “bu koflullar”da bir de¤ifliklik olmamas›na ra¤men, direniflten çekilmifllerdir. Bu çekiliflin bir aç›klamas› yoktur. F tipleri sald›r›s›n› do¤ru kavramak gerekir. Sald›r› do¤ru kavrand›¤›nda, direniflin büyük anlam› da kavran›r. 5. y›l›nda direniflin sürüyor olmas›, emperyalizme, faflizme karfl› olan herkes için büyük bir güçtür. Devrim ve iktidar iddias›n›n yaflamas›, halk›n kurtulufl umudunun yaflat›lmas›d›r. Bu umudu yaflatmak büyük bedeller istiyorsa, bu bedeli ödemekten kaç›nanlar, halk›n umudu olamazlar. Emperyalizmin sald›r›lar› karfl›s›nda kitlelere direnme gücü ve güveni veremezler. Halk›m›z›n kurtulufl tarihi, ““cepte keklik mi sand›n›z”, “fark›m›z› koyduk iyi oldu”, “ayn› mahalleden de¤iliz”, “uluslararas› standartlar› istiyoruz” anlay›fllar›yla de¤il, emperyalizme ve faflizme karfl› uzlaflmaz bir çizgiyle, Marksist-Leninist iradenin yaratt›¤› direnifl destanlar›yla yaz›l›yor.
Bayrampafla önü
De¤il 4 y›l, 40 y›l da geçse bu katliam unutulmayacak, bu öfke hiç dinmeyecek. Katliam›n dördüncü y›l›nda Türkiye’nin dört bir yan›nda, yurtd›fl›nda yap›lan eylemler, hayk›r›lan sloganlar bunun ispat›d›r. Büyük bedeller ödeyen özgür tutsaklar›n katliamc› orduya karfl› kahramanca direnifli ve direniflin F tiplerinde kesintisiz bir flekilde sürdürülmesi, öfkeyi büyüten, unutulmaz k›lan bafll›ca etkendir. Büyük direnifl, çok daha güçlü bir bilinç yaratm›fl, 19-22 Aral›k günlerinin hiçbir zaman silinmeyecek flekilde beyinlere kaz›m›flt›r.
19-22 Aral›k Katliam›na Tüm Türkiye’de Öfke
Bu Öfke Hiç Bitmeyecek! ‹stanbul:
Katliam› Yaflayanlar Bayrampafla Önünde Anlatt› TAYAD'l› Aileler 19 Aral›k günü katliam›n en boyutlu yafland›¤›, 6 bayan tutsa¤›n diri diri yak›ld›¤› Bayrampafla Hapishanesi önündeydiler. “19-22 Aral›k Katliamc›lar› Yarg›lans›n Tecrite Son” pankart›n›n hemen ard›nda, beyaz baflörtüleri ve k›z›l karanfilli flapkalar›yla TAYAD’l› Aileler vard›. Yüzlerce insan, üzerinde “diri diri yakt›lar” yaz›l› foto¤raflarla Türkiye gerçe¤ini anlat›yorlard›. Hepsi öfke doluydu, o gün kahkahalarla yak›nlar›n› katledenlerden hesap sormak ve katliam› unutturmamak için oradayd›lar. ‹lk olarak, katliam› Bayrampafla'da yaflayanlardan Hakk› Akça bir konuflma yapt›. Katliam›n önceden planlan›p, bas›n›n katk›s›yla bunun zemininin haz›rland›¤›n› hat›rlatan Akça, “amaç; devrimci tutsaklar baflta olmak üzere tüm halk›n örgütlenmesini engellemek ve varolan örgütlenmelerini da¤›tmakt›” dedi. Akça, F›rat Tavuk ve Aflur Korkmaz'›n yoldafllar›n› kurtarmak için kendilerini nas›l feda ettiklerini anlatt›. Tam 4 sene önce bu hapishanede gözleri önünde yoldafllar› kurflunlanm›fl, katledilmifl, diri diri yak›lm›flt›, sald›r›da yara alm›flt› Hakk› Akça. Onlar için daha bir anlaml›yd› orada bulunmak. 570 kiflinin kat›ld›¤› eylem bir miting havas›na bürünürken, Akça'n›n ard›ndan, katliam› Ümraniye’de yaflayan Gamze Ünal söz ald›. Ordunun 1 senedir maketler üzerinde katliam plan› yapt›klar›na dikkat çeken Ünal, “18 Aral›k'ta
Ecevit ‘yar›n çok güzel bir gün olacak’ dedi. 19 Aral›k bizim için direniflle yarat›lan zafer günüydü” dedi. Katliam› engellemek için bedenini atefle veren Ahmet ‹bili'den ve hapishaneden ç›k›fl s›ras›nda gözleri önünde katledilen yoldafllar›ndan bahseden Gamze Ünal, “o gün uygulanan sansür 4 y›l boyunca ve bugün de artarak sürüyor” fleklinde konufltu. Katliam› yaflayanlardan biri de Kamile Kay›r idi. O gün Çanakkale Hapishanesi'nde olan Kay›r, bir gün önce ölüm orucu direniflçilerinin baflbakanl›ktan hapishane idaresine kadar; “müdahale oldu¤u takdirde kendilerini yakacaklar›n” dilekçeleri verdi¤ini hat›rlatt› ve flöyle sürdürdü: “Yüzlerce asker, özel tim katletmeye gelmiflti. Dilekçe verenlerden biri Fidand›. Operasyon bafllad›ktan 2 saat sonra operasyonun durdurulmas› için kendini feda etti. Fidan bedenini atefle vermeden önce askerlere dönerek bir konuflma yapt›; ‘Siz bu vatan› sevemezsiniz. Sevseydiniz Amerikan postallar› alt›nda çi¤netmezdiniz. Siz bu halk› sevemezsiniz. Sevseydiniz ak saçl› analar›m›z› coplatmazd›n›z. Düflmans›n›z, düflman!’. Özel timler bu görüntüleri ve konuflmalar› kaydettiler. Sonradan pespaye bir flekilde ‘ellerini kollar›n› ba¤lay›p yakt›lar’ diye yalan söylediler. Sald›r›, katliam üç gün boyunca devam etti. Son günü tam da d›flar› ç›kmak üzereyken ‹lker Babacan katledildi. Bombayla parçalanan ‹lker'in beyni yan›ndaki arkadafllar›n›n avuçlar›na akt›. Hepimiz katledilebilirdik.” Bursa Özel Tip Hapishanesi'nde bulunan Sad›k Çelik, katliam›n ard›ndan yo¤un iflkencelerden geçirilerek F tipi hücrelerine götürüldüklerini
Say› 138 5 26 Aral›k 2004
belirtti. Çank›r› E Tipi'nde katliam› yaflayan Eyüp Bafl ise, Hasan Güngörmez ile ‹rfan Ortakç›’n›n bedenlerini tutuflturduklar› an›, katliamc›lar›n “ Ö l ü m 19 Aral›k’› yaflayanlar Bayrampafla orucunönünde, katliam› ve atefl alt›ndaki dakileri kur tacadirenifli anlatt›lar ¤›z” diyerek nas›l önce onlar›n bulundu¤u ko¤ufla gaz bombalar› att›klar›n› anlatt›. Bafl son olarak, "19 Aral›k'› gerçeklefltirenlerin en büyük hatas› bizi sa¤ b›Say› 138 rakmakt›. Çünkü bugün buraday›z ve katliam› 6 anlatmaya devam edece¤iz" dedi. 26 Aral›k 2004
Eski tutsaklar katliam› anlat›rken, kitlenin içinde, o günü d›flar›da yaflayan ailelerin öfkeli a¤›tlar›, hayk›r›fllar› yükseldi. "Ben o gün Ümraniye Cezaevi'nin önündeydim” diye hayk›ran bir TAYAD’l›, sözlerini flöyle sürdürdü: “Evlatlar›m›za orada diri diri sald›rm›fllard›, sesler geliyordu içeriden, kendimizi arabalar›n önüne at›yorduk. Feryatlar›m›z göklere t›rman›yordu. ‹nsanlar› bekliyorduk, destek bekliyorduk. Hastanelerin önlerine sald›r›yorduk. Diri diri çocuklar›m›z› yakt›lar. Elleri kollar› ba¤l›yd›. Hepsini yakt›lar, diri diri yakt›lar evlatlar›m›z›!" Evlatlar›n›n bedenini tutuflturan atefl yüreklerinde alevleniyordu flimdi. O atefl 4 senedir hiç sönmedi, sansüre ra¤men hiç y›lmad›lar. Copland›lar, yerlerde sürüklendiler, üzerlerine panzerler sürüldü. Katiller cezaland›r›lana kadar da yüreklerindeki yang›n hiç sönmeyecek! Yap›lan konuflmalar›n ard›ndan Grup Yorum Korosu marfllar›n› seslendirdi. Öfkeli sloganlar›n at›ld›¤› eylem, hapishanenin önüne karanfil ve Birsen Kars'›n ‘Diri diri yakt›lar’ diye hayk›rd›¤› an› anlatan foto¤raflar›n›n b›rak›lmas›yla son buldu. *** ‹stanbul’un birçok yerinde de katliam› protesto eden gösteri ve aç›klamalar yap›ld›. Bunlardan baz›lar› flu flekilde: Kad›köy’de 10 siyasi grubun “Tecrite ve Yeni
Ceza ‹nfaz Yasas›’na Karfl› Kad›köy Buluflmas›” ad›yla düzenledi¤i mitinge, yaklafl›k 2 bin kifli kat›ld›. Gruplar, “19 Aral›k 2000 Katilleri Yarg›lans›n, Tecrite Son Verilsin, Yeni ‹nfaz Yasas› ‹ptal Edilsin” yaz›l› pankart›n arkas›nda Kad›köy ‹skele Meydan›’na yürüdü ve burada konuflmalar yap›ld›. Bayrampafla önünde, ‹HD ve DEHAP’l›lar da ayr› ayr› bas›n aç›klamalar› yapt›lar. ‹stiklal Caddesi’nde DETAK’l›lar›n eylemine müdahale eden polis 17 kifliyi gözalt›na ald›. TKP üyeleri Kad›köy’de yapt›¤› eylemle katliam› protesto etti. ÖDP’liler ise, 17 Aral›k akflam› Tünel’deki ‹stanbul ‹l Binas›’n›n önünde eylem düzenledi.
Adana - Adana HÖC taraf›ndan Elektirik Mühendisleri Odas›’nda bir panel düzenlendi. 19 Aral›k katliam›n›n anlat›ld›¤› panele; ÇHD’den Özgür Esen, Sendikac› Hasan Biber ve fiakirpafla Temel Haklar Baflkan› Mehmet B›ld›rc›n kat›ld›. 2 saat süren panelde, katliam›n siyasi hedeflerine ulaflamad›¤› vurgusu yap›ld›. Bir baflka etkinlik de, 20 Aral›k günü ‹nönü Park›'nda yap›lan eylemdi. “19-22 Aral›k Katliamc›lar› Yarg›lans›n Tecrite Son” pankart›n›n aç›ld›¤›, K›z›l bayraklar ve "Diri Diri Yakt›lar" yaz›l› dövizlerin tafl›nd›¤› eylemde, Erhan Bingöl bir konuflma yapt›. Katillerin yarg›lanmas› vurgusu ile biten aç›klaman›n ard›ndan “Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz” slogan› at›ld›. 22 Aral›k günü ise, Adana Gençlik Derne¤i Çukurova Üniversitesi'nde tabutlar tafl›yarak eylem yapt›. E¤itim Fakültesi’nde yap›lan eylemde, "19-22 Aral›k Katliamc›lar› Yarg›lans›n Tecrite Son" yaz›l› pankart as›ld› ve Gençlik Derne¤i ad›na Ömer Çelik bir konuflma yapt›. Ad›yaman - Ad›yaman HÖC taraf›ndan Belediye Havuz Bafl›’nda yap›lan eyleme, ‹HD, Mezopotamya Sosyalist Parti Giriflimi (MESOP) ve DEHAP temsilcileri de kat›ld›. Aç›klamay› okuyan Ad›yaman Temel Haklar Baflkan› Bekir Çilo¤lu, “hükümet de¤iflmifl, ancak katliamc›l›k de¤iflmemifltir” dedi. Çilo¤lu, katliamc›lar›n yarg›lanmas›n› istedi. ‹HD de 19 Aral›k günü bir bas›n aç›klamas›yla katliam› protesto etti. Amasya - Amasya Gençlik Derne¤i 19-22 Aral›k katliam›na karfl› kahramanca direnerek flehit düflenleri and›. 21 Aral›k günü dernek binas›nda yap›lan anmada, 19 Aral›k kahramanl›k günleri anlat›ld›. fiiirler ve marfllar› flehitler için söyleyen gençlik, “dalgaland›rd›klar› bayra¤› en yükseklerde tafl›yaca¤›z, biz genç yürekleriz” dedi. Ankara - Ulucanlar Hapishanesi önünde toplanan HÖC üyeleri, katliamda flehit düflenleri anarken, sorumlular›n›n yarg›lanmas› istediler.
“19-22 Aral›k Katliamc›lar› Yarg›lans›n Tecrite Son” yaz›l› pankart›n aç›ld›¤› eylemde, resimli “Diri Diri Yakt›lar” dövizleri tafl›nd›. Aç›klamay› okuyan Mehmet Yaflar, “Amerika’n›n imparatorluk planlar› için, IMF politikalar›n›n pürüzsüzce uygulanabilmesi için, Avrupa Birli¤i’nin Türkiye kuflatmas›n›n tamamlanabilmesi için; NATO için; oligarflik iktidar›n sefahat›n›n sürmesi için yap›ld› F tipleri” diye konufltu. K›z›l bayraklar›n tafl›nd›¤› eylem sloganlar›n ard›ndan hapishane önüne karanfil b›rak›lmas›yla sona erdi.
‹zmir
Buradan Karfl›yaka Mezarl›¤›'na giden HÖC’lüler, 19 Aral›k flehitlerinin mezarlar› bafl›nda anma yapt›lar. Mezarl›k giriflinde pankart açarak yürüyen kitle, ‹rfan Ortakç› ve Ali ‹hsan Özkan'›n mezarlar› bafl›nda sayg› duruflunda bulundular. Direnifle iliflkin konuflmalar›n ard›ndan marfllar söylendi. HÖC, ölüm orucu flehidi Ümüfl fiahingöz ve Ulucanlar flehidi ‹smet Kavakl›o¤lu'nun mezarlar›n› da ziyaret etti. 18 Aral›k günü Ankara Gençlik Derne¤i’ndeki anmada ise; Diri Diri Yakt›lar filminin gösteriminin ard›ndan derne¤in Müzik ve fiiir Topluluklar› ortak bir dinleti verdiler. Akflam saatlerinde ise Ceza ‹nfaz Yasas›’na Karfl› Ankara Platformu Yüksel Caddesi’nde bir eylem yapt›. Platform üyeleri daha sonra meflalelerle Abdi ‹pekçi Park›’ndaki TAYAD’l› Aileler’i ziyaret ettiler.
Adana
Ayr›ca; 19 Aral›k günü ‹HD ve ard›ndan Odak, Kald›raç, ESP, Al›nteri, BDSP, Devrimci Mücadele ve Partizan’l›lardan oluflan grup Ulucanlar Hapishanesi önünde protesto eylemleri yapt›lar. ODTÜ'lü ö¤renciler ise 21 Aral›k’ta kampüs içinde yürüdü. Ö¤renciler “Devrimci ‹rade teslim al›namaz” pankart› tafl›yarak, “F Tipi Üniversite ‹stemiyoruz” sloganlar› att›lar.
Bursa - Bursa HÖC, Fomara Meydan›’nda toplanarak metro ç›k›fl›na yürüdü. Bir tabut ile pankartlar, dövizler ve flamalar tafl›yan HÖC’lüler, sloganlarla öfkelerini dile getirdiler. “19-22 Aral›k Katliam›n› Unutmad›k Unutturmayaca¤›z Katiller Yarg›lans›n” ve “19 Aral›k 2000 Hayata Dönüfl Operasyonunda 28 ‹nsan Katledildi” yaz›l› iki pankart açan HÖC ad›na Nevzat Demir bir aç›klama yapt›. Demir, “Ölüm Oruçlar› ilk günkü kararl›l›¤› ve coflkusuyla sürüyor” dedi. Eylemde “Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz, Kurtulufl Kavgada Zafer Cephede” sloganlar› at›ld›. Burdur - Burdur Gençlik Derne¤i, DPG, DGH ve ÖDP Gençli¤inin oluflturdu¤u Ö¤renci ‹nsiyatifi 18 Aral›k günü düzenledi¤i bir bas›n aç›klamas› eylemiyle katliam› unutturmayacaklar›n› hayk›rd›. Burdur Gençlik Dernekli ö¤renciler ayn› gün, ölüm orucu flehidi Günay Ö¤rener’in mezar›n› ziyaret ederek anma düzenlediler.
Eskiflehir
Malatya
Dersim - Dersim HÖC’lüler, k›z›l bayraklar ve ‘diri diri yakt›lar’ foto¤raflar› tafl›d›klar› eylemde, “19-22 Aral›k Katliamc›lar› Yarg›lans›n, Tecrite Son” pankart› açt›lar. “Katil Devlet Hesap Verecek” sloganl›yla öfkelerini dile getiren HÖC’lüler ad›na aç›klamay› Ali Demir okudu. Aç›klamada, katliam›n ve F tiplerinin AB ve ABD’nin desKocaeli
k›sa bir oyun ve Gençlik Derne¤i bünyesindeki Grup Selvi'nin yer ald›¤› anmada katliamc›lara öfke bir kez daha bilendi.
Bursa te¤iyle yap›ld›¤› belirtildi. Dersim HÖC’lülerin bir baflka etkinli¤i de 22 Aral›k günü düzenlenen paneldi. 19 Aral›k konulu panele konuflmac› olarak; 19 Aral›k’› Uflak Hapishanesi’nde yaflayan Ayten Anlafl, Dersim Temel Haklar Baflkan› Murat Kaymaz kat›ld›. Panelin sonunda "Diri diri Yakt›lar" filmi gösterildi. Ayr›ca Emek ve Demokrasi Platformu da Yeralt› Çarfl›s› üzerinde bir bas›n aç›klamas› yapt›.
Say› 138 8 26 Aral›k 2004
Diyarbak›r - Dicle Gençlik Derne¤i, dernek binas›nda düzenledi¤i anman›n ard›ndan, akflam saatlerinde Sanat Soka¤›’nda meflaleli bir yürüyüfl gerçeklefltirdi. “Kahramanlar ölmez halk yenilmez, Yaflas›n ölüm orucu direniflimiz” sloganlar›yla caddeye ç›kan kitle burada bir bas›n aç›klamas› yapt›. Elaz›¤ - Elaz›¤ HÖC, 19 Aral›k günü yapt›¤› protesto eyleminde, “elimiz katillerin yakas›nda olacak” dedi. “19 Aral›k Katliamc›lar› Yarg›lans›n Tecrite Son" ve "Diri Diri Yakt›lar" dövizlerinin aç›ld›¤› eylemde "Diri diri yak›lanlar›n, kurflunlar alt›nda, dört duvar aras›nda katledilenlerin 盤l›¤› halen kulaklar›m›zdad›r. Elimiz katliamc›lar›n yakas›nda olacak" denildi. Erzincan - Erzincan Gençlik Derne¤i’nin 19 Aral›k günü Ordu Caddesi’nde yapt›¤› bas›n aç›klamas›nda TAYAD’l›lar da yer ald›lar. Federasyon imzal› “19 Aral›k katliam›n› unutmad›k, unutturmayaca¤›z” pankart›n›n aç›ld›¤› eylemde, katliam› lanetleyen bir konuflma yap›ld› ve “Halk›z Hakl›y›z Kazanaca¤›z” sloganlar› at›ld›. Gençlik, 18 Aral›k günü de kalabal›k bir ö¤renci kitlesinin kat›l›m› ile dernek binas›nda anma etkinli¤i düzenledi. Diri Diri Yakt›lar filmi, fliir dinletisi, tecrit konulu
Ankara
Eskiflehir - Eskiflehir Gençlik Derne¤i’nin Adalar Migros önündeki eylemi 19-22 Aral›k flehitleri için sayg› duruflu ile bafllad›. Eylemde konuflan Önder Alada¤, “28 tutsa¤› katledenler hesap vermelidir. Adalet istiyoruz!” dedi. “19-22 Aral›k 2000 Hapishaneler Katliam›n› Unutmad›k Unutmayaca¤›z” pankart›n›n aç›ld›¤› eylem, “Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz, Yaflas›n Halk›n Adaleti, Bize Ölüm Yok" sloganlar›yla sona erdi. Mücadele Birli¤i, DEHAP, ESP ve SDP’liler, Ar› Sinemas› önünden Adalar Migros önüne yürüyerek burada bir bas›n aç›klamas› yapt›lar. Hatay - Hatay HÖC, 21 Aral›k günü Antakya Adliyesi önünde yapt›¤› eylemle katillerin yarg›lanmas›n› istedi. HÖC ad›na aç›klamay› okuyan Deniz Özçelik, 19 Aral›k’›n katliam tablosu oldu¤unu hat›rlatarak, devrimci tutsaklarla beraber 70 milyon insana "sizde düflünür sorgularsan›z, muhalif olursan›z sizi de böyle katlederiz” diye gözda¤› verildi¤ini belirtti. Direniflin sürdü¤ünün vurguland›¤› eylemde, "19-22 Aral›k Katliamc›lar› yarg›lans›n, Tecrit'e Son, Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz” sloganlar› at›ld›. Samanda¤ ilçesinde yap›lan panelde de 19 Aral›k anlat›ld›. E¤itim-Sen’deki paneli, E¤itimSen Yönetim Kurulu Üyesi Cüneyt Kay›kç› yönetirken, konuflmac› olarak HÖC ad›na Av. fiükran Da¤ ve Hatay Temel Haklar Giriflimcisi Hasan Kutlu kat›ld›. Konuflmalarda katliam ve F tiplerinin emperyalizmin ç›karlar› için gerçeklefltirildi¤i anlat›l›rken, dinleyiciler aras›nda bulunan SES üyesi Dr. Ahmet Aras, "E¤itim-Sen’in kapat›lma davas› tecritin bir boyutudur. Sustu¤umuz sürece s›ra hepimize gelecektir.” fleklinde konufltu. 18 Aral›k günü ise, Hatay Demokrasi Platformu Ulus Meydan›'nda bir bas›n aç›klamas› yapt›. Eylemde konuflan M. Nejdet Özdemir de, 117 insan›n öldü¤ünü hat›rlatt› ve E¤itim Sen'in kapatma davas› ve halk muhalefetine yönelik sald›r›lar› tecritle bütünlefltirerek, “Gün tecrite, sald›r› yasalar›na karfl› ortak mücadele günüdür.” dedi. Isparta - Isparta Gençlik Derne¤i, DGH, SDP, Özgür Gençlik ve KÖZ taraf›ndan oluflturulan Devrimci-Demokrat Ö¤renciler Platformu, 19 Aral›k günü yapt›klar› bas›n aç›klamas›nda, “19 Aral›k Cezaevi Katliam›n› Unutmad›k Ceza ‹nfaz Yasas›’na Hay›r” pankart› açt›lar. Yap›lan aç›klamada F tiplerinin Avrupa’n›n iste¤iyle aç›ld›¤› vurguland›. Ayn› gün Isparta Gençlik Derne¤i, dernek bi-
‘Tecriti Yaflayanlar Anlat›yor’ paneli 21 Aral›k günü HÖC taraf›ndan Mecidiyeköy Kültür Merkezi'nde "Tecriti Yaflayanlar Anlat›yor" ad›yla bir panel düzenlendi. 150 kiflinin izledi¤i panele; radyocu Kahraman Tazeo¤lu, ÇHD ‹stanbul fib. Bflk. Hakan Karada¤, TAYAD’l› Nadire Çelik ve gazeteci-yazar Adnan Ekinci konuflmac› olarak kat›ld›lar. Üreterek direnen, direnerek üretenlerin sergisinin de yer ald›¤› salonda, 117 flehidin resimleri ve afifller as›ld›. TAYAD'l› Aileler’in mücadelesini anlatan bir sinevizyon gösteriminin ard›ndan, aç›l›fl konuflmas›n› BES 1 No'lu fiube Baflkan› Ejder Erbulan yapt›. Erbulan F tiplerinin Türkiye oligarflisinin AB ile iflbirli¤i halinde IMF programlar›n› uygulayabilmesi için inflaa edildi¤ine de¤indi. ‹lk söz alan Kahraman Taze-
o¤lu, hapishanelerden gelen mektuplar› sürekli yay›nlad›¤›n› ve dikkatini çekenin, mektuplar›n ço¤unun karalanmas› old¤unu söyledi. Hakan Karada¤ ise yeni Ceza ‹nfaz Yasa Tasar›s›'na de¤inirken F tipleriyle yarat›lmak istenen insan tipinin düflünmeyen, üretmeyen bir insan tipi oldu¤unu belirtti. Tutsak anas› Nadire Çelik’in ziyaretlerde yaflad›klar›, tecriti kendilerinin de hissetti¤i konuflmas› uzun alk›fl ald›. En son sözü alan Adnan Ekinci’nin konuflmas›ndaki birçok nokta ise, hem di¤er konuflmac›lar hem de dinleyiciler taraf›ndan elefltirildi. Hapishaneden gelen mektuplarda kendisinin nas›l oldu¤unun sorulmad›¤›ndan, F tiplerine karfl› olmad›¤› ama içeri¤ine karfl› oldu¤undan söz eden Ekinci, “kimsenin çözüm yolu sunmad›¤›n” söyledi. Ekinci’nin Nadire Çe-
lik’in y›llard›r yaflad›klar› ac›n›n etkisiyle duydu¤u ac›ya, “analar çok a¤l›yor” diyerek, duygu sömürüsü vurgusu yapmas› salonda en çok tepki toplad›¤› sözü oldu. Dinleyicilerden söz alan Feridun Osmana¤ao¤lu ve Mehmet Güvel, Ekinci’yi elefltirdiler. Güvel, gitmedi¤imiz ayd›n kalmad›, sadece “ölmeyin” denildi, baflka bir fleye gelmediler, diyerek, Ekinci’nin “iletiflimsizlik” elefltirisinin haks›z oldu¤unu vurgulad›. Panelin ikinci bölümünde ise, tecriti yaflayan eski tutsaklar, tecrit gerçe¤ini örneklerle anlatt›lar. (Bu say›m›zdan itibaren kesitler yay›nlamaya bafllad›k bu anlat›mlardan)
nas›nda bir anma etkinli¤i düzenlediler.
yok” marfl› söylenerek bitirildi.
‹zmir - 18 Aral›k günü Kemeralt› giriflinde toplanan HÖC üyeleri, “19-22 Aral›k Katliamc›lar Yarg›lans›n, Tecrite Son” pankart› ve “19 Aral›k Katliam›n› Unutmad›k, Unutturmayaca¤›z, 19 Aral›k ve Tecritin Sorumlusu AB’dir” dövizleri açt›lar. HÖC ‹zmir temsilcili¤i ad›na bas›n aç›klamas›n› yapan Gülflah Mersin, F tiplerinin, IMF, Amerika ve Avrupa emperyalistlerinin sömürü politikalar›n›n önünü düzlemek için yap›ld›¤›n› söyledi. Ayr›ca ‹zmir’in birçok gecekondu semtinde ölüm orucu ile ilgili yaz›lamalar yap›ld›.
Malatya - Malatya HÖC’ün ilk eylemi 19 Aral›k günü AKP il binas› önündeydi. Burada aç›klamay› okuyan Asaf Harman, katliam› hat›rlatarak, suçlular›n yarg›lanmas›n› istedi.
Baz› sol gruplar ise Cumhuriyet Meydan›’na yürüyerek katliam› protesto ettiler.
Kocaeli - HÖC ‹zmit Belediye ‹flhan› önünde yapt›klar› eylemde, “Hapishanelerde 117 insan öldü duydunuz mu?” ve “19-22 Aral›k katliamc›lar› yarg›lans›n. Tecrite son” yaz›l› pankartlar açt›lar. Katliam resimlerinin, “Tecrite karfl› büyük direnifl 5. y›l›nda hücreleri y›kal›m” yaz›l› dövizlerin de yer ald›¤› eylemde konuflan Gençlik Derne¤i üyesi Hüseyin fiahin, katliam› hat›rlatarak, “Bunu yapanlar 'hayata döndürüyoruz' diyerek, büyük bir katliam›n alt›na imza att›lar. Ancak bu katliam› ve ellerindeki bu kan› gizleyemediler.” fleklinde konufltu. Eylem, “bize ölüm
‹kinci etkinlik ise, ayn› gün, Arkadafl Munzur Kafe’de düzenlenen panel, tiyatro ve film gösterimi oldu. Panelde, 19 Aral›k’› Uflak Hapishanesi’nde yaflayan Ayten Anlafl, katliam sürecini ve yaflad›klar›n› anlatt›. Ard›ndan söz alan ölüm orucu flehidi Feride Harman’›n babas› Asaf Harman, d›flar›da ailelerin direniflini anlatt›. Panelin son konuflmac›s› ise HÖC ad›na Gönül Gül oldu. Gül, tecrit kalk›ncaya kadar direniflin sürece¤ini ifade etti. Ard›ndan Feride Tiyatro Grubu, Bilgesu Erenus’un yazd›¤› Samur Kürk oyunundan bir bölüm oynad›. Daha sonra Yaflatmak ‹çin Öldüler filmi izlendi. Ayr›ca; ‹HD merkez postane binas› önünde bir bas›n aç›klamas› yaparak “F tiplerinde ve imral›daki tecriti durdurun” dedi. ESP, Partizan ve DHP de Yeflilyurt Caddesi’nde meflaleli yürüyüflle 19 Aral›k katliam›n› protesto etti.
Mersin - Mersin HÖC, 20 Aral›k günü Tafl Bina önünde '19-22 Aral›k Katliamc›lar› Yarg›lans›n Tecrite Son' pankart› açarak bir bas›n aç›klamas› yapt›. Aç›klamay› yapan Melek Güçlü, “19-
Say› 138 9 26 Aral›k 2004
22 Aral›k bu ülke tarihinde asla unutulamayacak olan bir gündür.” diye konufltu. ‘Diri diri yakt›lar’ dövizlerinin tafl›nd›¤› eylem, “Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez” slogan›yla son buldu.
Sakarya - Sakarya Gençlik Derne¤i binas›nda yap›lan etkinlikte, katliam günü Uflak Hapishanesi’nde bulunan Yurdagül Ifl›k, o günü anlatt›. "Diri diri yakt›lar" filminin izlenmesi ve dernek ad›na yap›lan konuflman›n ard›ndan söz alan Yurdagül Ifl›k, katliam karfl›s›nda bedenlerini tutuflturanlar›n kahramanl›¤›n› dile getirdi. Salihli - Salihli HÖC, 18 Aral›k günü Temel Haklar binas› önünde yapt›¤› eylemde, “19-22 Aral›k Katliamc›lar› Yarg›lans›n Tecrite Son” yaz›l› pankart açt›. Salihli HÖC temsilcili¤i ad›na bas›n aç›klamas›n› okuyan Sinan Güler, katliama karfl›n “direnifl bütün kararl›l›¤›yla devam ediyor.” dedi. Polisin kat›l›m› engellemek için halk› tehdit etti¤i eylemde, “Katiller Halka Hesap Verecek” solganlar› at›ld›.
Say› 138 10 26 Aral›k 2004
Trabzon - 18 Aral›k günü, Trabzon Gençlik Derne¤i, Ekim Gençli¤i, DÜK, YDG ve SGD üyeleri PTT önünde katliam› lanetlediler. Tutsaklara kart yollad›ktan sonra bas›n aç›klamas› yapan ö¤renciler, “19-22 Aral›k katliam›n› unutmad›k, unutturmayaca¤›z” slogan› att›lar. Eylemde “6 bayan› diri diri yakt›lar” yaz›l› dövizler ve katliamda flehit düflenlerin foto¤raflar› tafl›nd›. Bu arada, Trabzon’da yine katliam›n y›ldönümü ile ilgili HÖC imzal› yaz›lamalar yap›ld›. Trabzon ‹HD’nin Bahçecik Hapishanesi önünde yapt›¤› bas›n aç›klamas›na HÖC'lüler de kat›ld›lar.
Uflak - Uflak Gençlik Derne¤i, 18 Aral›k günü Tirito¤lu Park›’nda yapt›¤› eylemle katliam› unutmad›¤›n› hayk›rd›. "19-22 Aral›k katliam›n› unutmad›k” pankart›n›n ve dövizlerinin aç›ld›¤› eylemde, 28 insan›n katillerinin cezaland›r›lmas› istendi ve direniflin sürdü¤ü vurguland›. Eylemin kameraya kaydedilmesine tepki gösteren ö¤renciler ve eyleme destek veren sendikalar, Adliyeye yürüyerek suç duyurusunda bulundular. Uflak Gençlik Derne¤i ayn› gün dernek binas›nda da flehitler için bir anma düzenledi. Derne¤in müzik Diyarbak›r grubunun feda türküleri söyledi¤i a n m a Hakl›y›z Kazanac a ¤ › z marfl›yla
19-22 Aral›k flehitleri yurtd›fl›nda an›ld› son buldu. Ayr›ca ayn› gün Banaz Halkevi fiubesi’nde flehitler için anma düzenlendi.
YURTDIfiINDA EYLEMLER 19 Aral›k katliam›, Türkiye’de oldu¤u gibi, yurtd›fl›nda da yayg›n flekilde protesto edildi.
ALMANYA: Almanya Parlamentosu önünde yap›lan gösterinin d›fl›nda, birçok kentte anmalar yap›ld› ve pankartlarla, Avrupa halk›na, Avrupa Birli¤inin katliamdaki sorumlulu¤u anlat›ld›. AVUSTURYA: Avusturya Parlamentosu önünde bir buçuk süren bir eylem yapan TAYAD Komite üyeleri, açt›klar› pankartlar ve dövizlerle Avrupa’n›n katliamdaki ortakl›¤›n› anlatt›lar. Pankartlar ve k›z›l bayraklarla flehit düflenlerin resimlerinin tafl›nd›¤› gösteride Avusturya Parlamentosu’na tecrit ve ölüm orucu ile ilgili bir dosya verildi. Ayr›ca; flehitler, Viyana, Neunkirchen ve ‹nsburck kentlerindeki Anadolu Kültür Merkezlerinde düzenlenen etkinliklerle an›ld›lar. FRANSA: 17 Aral›k günü Frans›z Parlamentosu önünde toplanan TAYAD Komite üyeleri “19 Aral›k 2000: Türkiye hapishanelerinde yap›lan bir katliam›n tarihi. Tecrit uygulamas› 117 insan›n ölümüne neden oldu.” ve “Katliam› Durdurun, Avrupa Birli¤i’nin ‹flbirli¤ine Son Vermesi ‹çin Daha Kaç ‹nsan›n Ölmesi Gerekiyor?” yaz›l›, pankart ve dövizler açt›lar. Sloganlarla eylemlerini sürdüren Komite üyelerinden iki kiflilik bir heyet, katliam ve F tiplerine iliflkin bir dosyay› Parlamento Baflkanl›¤›’na verdiler. 18 Aral›k günü, “19 Aral›k 2000: hapishanelerde katliam ve tecrit uygulamas›. Devrimcilerin cevab›: Büyük ölüm orucu direnifli” ad›yla Paris Mari Bell Tiyatro Salonu’nda düzenlenen panelde direnifl ve katliam tart›fl›ld›. Ayr›ca Nancy ve Marsilya kentlerinde anma etkinlikleri düzenlendi. HOLLANDA: Lahey’deki parlamento binas› önünde yap›lan eylemde, üzerlerinde; "19 Aral›k 2000: Türkiye Hapishanelerinde Katliam! Tecrit, Direnifl Devam Ediyor! Ölümleri Durdurun!" ve “Duydunuz mu! Türkiye Hapishanelerinde 117 ‹nsan Öldürüldü. Sorumlusu AB'dir" yazan iki pankart aç›ld›. 16 Aral›k günü yap›lan eylemde Hollanda TAYAD Komite ad›na bir konuflma yap›ld› ve neden Lahey Parlamentosu önünde eylem yap›ld›¤› anlat›ld›. Avrupa’n›n suç ortakl›¤›na dikkat çekilen konuflman›n ard›ndan eylem bitirildi.
Eylemde, Türkiye’ye iade edilmek üzere tutuklanan Güler Korkulu’yla ilgili de dövizler tafl›nd›. TAYAD Komitelilerin Rotterdam Anadolu Kültür Merkezi’nde düzenledikleri anma toplant›s›, direnifl ve katliam görüntülerinin yerald›¤› bir film gösterimiyle bafllad›. fiehit resimlerinin yer ald›¤› bir panonun bulundu¤u anmada, bir ölüm orucu gazisi konuflma yapt›. “Yakt›lar, y›kt›lar, onlarcam›z› katlettiler. Ama bizi yenemediler.” diyen ölüm orucu gazisi sözlerini flöyle sürdürdü: “Yenemezler, çünkü karfl›lar›nda inançlar› ve sevdikleri için can›n› ortaya koyanlar vard›" dedi.
‹NG‹LTERE: 17 Aral›k günü ‹ngiliz Parlementosunun önünde bafllayan gösteri, Avrupa Komisyonu önünde devam etti. Katliamla ilgili belgelerin yer ald›¤› bir dosya Avrupa Komisyonu’na ve ‹ngiltere Parlemento Baflkan›’na ve Baflbakanl›¤a verildi. Ayr›ca Sendika ve di¤er kurumlara da 6 dosya verildi. 18 Aral›k günü ise Londra'n›n en kalabal›k iki bölgesinde, Avrupa’n›n suç ortakl›¤›n›n ve katliam gerçe¤inin anlat›ld›¤› pankart, dövizlerin as›ld›¤›, bildirilerin da¤›t›ld›¤› standlar aç›ld›. Dalston Bölgesinde ki standlara polis müdahale etti. TAYAD Komite üyeleri, buna karfl› ç›karken, “faflizmi desteklemek ve onun teflhir edilmesini engellemek suçtur” dediler. Standlar befl saat aç›k kald›. Ayr›ca, ölüm orucu flehitleri için bir anma düzenlendi. Anmada Avrupa’n›n suç ortakl›¤› yine vurgulan›rken, 'Diri diri yakt›lar' filmi izlendi ve flehitlerin fliirlerinden okundu. Anma Grup Nisan’›n mücadele ve direnifl fliirleri, türkü ve halaylar›yla bitirildi. ‹SV‹ÇRE: Basel Kültür Merkezi'nde (BKM) düzenlenen anmada, flehitlerimizi unutmayacak, unutturmayaca¤›z mesaj› verildi. "Diri Diri Yakt›lar" filminin izlendi¤i gösterimin ard›ndan fliirler okundu ve flehitlerin yaflam› anlat›ld›. BKM ad›na yap›lan konuflma ile anma sona erdi. AVUSTRALYA KITASI: 19 Aral›k günü Avustralya’n›n Sydney kentinde, bir eylem düzenlendi. Üzerlerinde "Tecrite Karfl› Ölüm Orucu Direnifli 5. Y›l›nda, Hücreleri Y›kal›m” yaz›l› önlükler giyen Sydney TAYAD Komite ve ‘Devrimci Yol taraftarlar›’n›n düzenledi¤i eyleme Avustralya solu da kat›ld›. Sydney TAYAD Komite imzal› pankart ve “19 Aral›k’› Unutmad›k Unutturmayaca¤›z" dövizlerinin tafl›nd›¤› bas›n aç›klamas›nda, Irak’tan Küba’ya, Filistin’den Türkiye’ye direnen halklar selamland›. ‹TALYA: Uluslararas› Tecritle Mücadele Günleri çerçevesinde ‹talya’da bir dizi etkinlik düzenlendi. Etkinliklere, sempozyum için yurtd›fl›nda bulunan TAYAD ile Temel Haklar heyeti de kat›ld›. 19 Aral›k günü, Fiati Sprecati isimli bir müzik grubu Floransa'n›n Cumhuriyet Meydan›’nda TAYAD ile dayan›flma için bir konser düzenledi. 20 Aral›k günü, Toskanya Eyalet Meclisi taraf›ndan bir panel düzenlendi. Tecritin tart›fl›ld›¤› panele,
TAYAD Baflkan› Niyazi A¤›rman, TAYAD üyesi Naime Kara ile ‹stanbul Temel Haklar Baflkan› Nazmiye Kaya ve Komünist Partisi Yeniden ‹nflaa ad›na Sandro Targetti kat›ld›. 21 Aral›k günü ise Türkiye’den giden heyet, Roma'ya geçerek ‹talya Meclisi’nde bir toplant› düzenledi. Toplant›da, Komünist Partisi Yeniden ‹nflaa ve Yefliller Partisi milletvekilleri de kat›ld›. Milletvekilleri, F tipi hapishanelere iliflkin bir çal›flma bafllatacaklar›n›, ‹talyan D›fliflleri Bakan›’na da soru önergesi vereceklerini belirttiler. TAYAD ve Temel Haklar heyeti, ayn› gün ‹talya'da önde gelen sol çevrelerin sözcüleri ile birlikte, Contropiano isimli komünist dergisinin düzenledigi Türkiye-AB iliflkileri ve ölüm orucu konulu ortak bir panele kat›ld›lar. Panele kat›lan ‹talyan komünistleri, Türkiye'de yaflanan zulme karfl›, sadece Türkiye'deki iktidara de¤il, ayn› zamanda AB'ye karfl› da mücadele edilmesi gerekti¤ini savundular ve Türkiye'deki devrimcilere destek vermenin yolunun, AB’ye karfl› mücadeleden geçti¤ini belirttiler.
Yurtd›fl›nda Pankartlar Say› 138 11 26 Aral›k 2004
“117 insan›n Sorumlusu Avrupa Birli¤idir” Avrupa’n›n birçok ülkesinde as›lan pankartlarla; Avrupa halklar›na 19 Aral›k katliam gerçe¤i anlat›ld› ve bu katliamdan Avrupa Birli¤i’nin sorumlu oldu¤u teflhir edildi. Birçok kentin merkezi yerlerine as›lan ve üzerlerinde; "Türkiye de ‹zolasyona Karfl› Mücadelede 117 ‹nsan Hayat›n› Kaybetti. Sorumlusu AB`dir", “Türkiye Hapishanelerinde 5 Y›ld›r Süren Ölüm Orucunda ‹zolasyon ve Sansüre Karfl› 117 ‹nsan Hayat›n› Kaybetti, Direnifl Sürüyor. AB de katliamdan Sorumludur! Tecriti Kald›r›n!” sloganlar›n›n yaz›l› oldu¤u pankartlar›n as›ld›¤› yerlerden baz›lar› flöyle: Belçika’n›n Brüksel ve Liege kentlerinde Fransa’n›n baflkenti Paris’te iki ayr› yere. Avusturya’n›n baflkenti Viyana’da bakanl›k, baflbakanl›k binalar›n›n bulundu¤u bölgeler dahil olmak üzere 4 ayr› yerde ve ‹nnsbruck kentinde. ‹sviçre’nin Basel flehrinde, Hollanda’n›n Rotterdam, Denhag, Ansterdam ve Utrecht flehirlerinde Almanya’n›n; Köln, Düsseldorf, Frankfurt, Saarbrücken, Manheim ve Dortmund kentlerinde
Avrupa Birli¤i Bilgi Merkezleri Önünde Eylemler ‹stanbul AB önü
‘Katliamdan Avrupa Sorumlu’
Haklar ve Özgürlükler Cephesi, 16 ve 20 Aral›k günlerinde ‹stanbul’daki Avrupa Birli¤i Bilgi Merkezi önünde yapt›¤› eylemlerle, Avrupa’n›n katliamdaki ortakl›¤›n› bir kez daha dile getirdi.
Teflhir olan AB kaç›yor
Say› 138 12 26 Aral›k 2004
‹stanbul AB önü
16 Aral›k’ta yap›lan eylemde Taksim’den yürüyen HÖC’lüler, "19 -22 Aral›k Katliamc›lar› Yarg›lans›n Tecrite Son" yaz›l› bir pankart ve yine ayn› slogan›n yaz›l› oldu¤u çok say›da döviz tafl›d›lar. Alk›fllar, z›lg›tlar ve sloganlarla AB karfl›s›nda toplanan kitle, burada bir bas›n aç›klamas› yapt›. Aç›klaman›n ard›ndan, 19 Aral›k katliam›n› yaflayan, katliamda çeflitli hapishanelerde bulunan eski tutsaklar konufltu. Hakk› Akça (Bayrampafla), Kamile Kay›r (Çanakkale), Gamze Ünal (Ümraniye), Sad›k Çelik (Bursa) ve Eyüp Bafl (Çank›r›), devletin yaflanan katliam gerçe¤ini halktan gizlemeye çal›flt›¤›n› belirterek, 19 Aral›k günü Bayrampafla Hapishanesi önünde yap›lacak eylemde yaflananlar› bir kez daha anlatacaklar›n› söylediler. Konuflmalar›n ard›ndan 3 kiflilik heyet AB Bilgi Merkezi'ne giderek 19 Aral›k tarihinde Bayrampafla Hapishanesi'nde yap›lacak olan bas›n aç›klamas›na davetiye götürmek istediler. Ancak eylemden haberdar olan ve her zaman aç›k olan AB Bilgi Merkezi kapal›yd›. Bunun üzerine Bilgi Merkezi önünde bir aç›klama yapan Hakk› Akça, AB’nin ikiyüzlü emperyalist bir birlik oldu¤unu teflhir etti ve “Avrupa tecritin ve katliam›n sorumlusudur ve bu sorumluluklar›n› bildikleri için bizden kaçmaktad›rlar.” dedi. Heyetin dönüflünün ard›ndan eylem alk›fllar ve sloganlarla bitirildi. Bu eylemden dört gün sonra yeniden Avrupa Birli¤i Bilgi Merkezi önünde oturma eylemi yapan HÖC üyeleri, AB'ye, katliama ve tecrite ortak olmaktan vazgeçme ça¤r›s› yapt›. "19-22 Aral›k katliamc›lar› yarg›lans›n, tecrite son" yaz›l› pankart ve dövizlerin aç›ld›¤› eylemde konuflan Yeliz Türkmen, 19 Aral›k katliam›n›n “demokratikleflme ve AB standartlar› ad›na” yap›ld›¤›n› hat›rlatt›. F tipi hapishanelerin mimar›n›n AB oldu¤una dikkat çeken Türkmen, katli-
am›n sorumlular›n›n yarg›lanmas›n› istedi. "19-22 Aral›k hapishaneler operasyonu ve devam›ndaki F tipi uygulamalar›ndaki tecritle devrimcilere yönelik imha politikas›n›n sorumlusu AB'dir. AB'yi Türkiye oligarflisinin katliamlar›na destek vermekten vazgeçmeye ça¤›r›yoruz." sözleriyle biten aç›klaman›n ard›ndan 5 dakika sloganlar ve z›lg›tlar eflli¤inde oturma eylemi yap›ld›. HÖC’lülerin AB'ye karfl› toplad›klar› imzalar› AB Enformasyon Bürosu'na teslim etmek iste¤i ise yine karfl›l›ks›z kald›. “Büroda yetkili kimsenin bulunmad›¤›” gerekçesiyle imzalar teslim al›nmad›. ◆ Ankara HÖC’lüler de 20 Aral›k günü AB Türkiye Temsilcili¤i önündeydi. ‘19-22 Aral›k Katliamc›lar› Yarg›lans›n Tecrite Son’ pankart›n›n aç›ld›¤› eylemde, ‘diri diri yakt›lar’ yazan dövizler tafl›nd›. HÖC ad›na konuflan Levent Hergüner, “Adalet istiyoruz. Katliamc›lar yarg›lanmal›d›r. Tecrit kalkmal›d›r.” dedi. Bas›n aç›klamas›n›n ard›ndan HÖC’lülerden 6 kifli, kendilerini Temsilcili¤in önündeki dire¤e ve birbirlerine zincirleyerek AB’nin katliAnkara AB önü amc› yüzünü teflhir eden konuflmalar yapt›lar. Avrupa’n›n, katliamlar›n orta¤› ve sorumlusu oldu¤unu dile getiren HÖC’lülere polis sald›rarak yaka paça gözalt›na ald›. Birbirine kenetlenerek direnen Ufuk fiafak, Nazl›gül Aktafl, Nurcan Temel, Nurflen Toksoy, Deniz Ar›k ve Erdinç Ero¤lu isimli HÖC’lüler “Yaflas›n ölüm orucu direniflimiz, Katliamlardan Avrupa sorumludur” sloganAnkara AB önü lar› att›lar.
karfl› sinirlilik-tepkiler göstermek K›sa bir süreli¤ine yerimiz de¤ifltirilip her fleyi ayn› olan baflka bir hücreye götürülmüfltük. Götürüldü¤ümüz hücrede bize her fley çok farkl› geldi. Ya çok büyük, ya da küçük olarak görüyorduk. Oysa her fley ayn›yd›.
Cengiz Aytmatov bir kitab›nda flöyle bir hikaye anlatmaktad›r. Çok eski zamanlarda barbarlar insanlar› köle haline getirmek için devenin hörgüçünden ald›klar› et parçalar›n› insanlar›n kafas›na sararm›fl. Kollar› ba¤l› güneflin alt›nda günlerce tutulan insanlar dayan›lmaz ac›lar yaflarm›fl. Sonuçta bir ço¤u ölür, kalanlar ise “Mankurt”lafl›rm›fl. Mankurtlaflanlar hiçbir fley düflünmez ve yaln›zca efendisinin kölesi olurlarm›fl. Barbarlar›n yöntemleri tarih boyunca de¤iflse de istedikleri de¤iflmedi. ‹flte bugün bizlere dayat›lan F tipi tecrit politikas›yla yap›lmak istenen de hepimizin Mankurtlaflt›r›lmas›d›r. 4 y›ld›r “tecrit, tecrit, tecrit...” diyoruz. Ne kadar somutlan›yor beyinlerimizde? Tecrit “mankurtlaflt›rmakta” nas›l kullan›l›yor. Tecriti yaflayanlardan aktaraca¤›m›z kesitlerle bunu amaçlad›k. ◆
‘Hücre beni bo¤uyordu’ RECEP GED‹K: Tahliye olana kadar 4 y›l Sincan F Tipi Hapishanesi’nde tecrit hücrelerinde kald›m. ‹lk getirildi¤im andan itibaren üç kiflilik hücrede kald›m. Her fley üç kiflilikti. Üç ranza, üç dolap, üç sandalye… Ve biz 24 saatimizi üç kifli paylaflmak durumundayd›k. Hücrenin boyu alt› ad›md›. Bu alt› ad›ml›k hücrede insandan, yaflamdan, do¤adan tecrit edilerek yaflamam›z istendi. Yaln›zca bu da de¤ildi. Düflüncelerimizi, inançlar›m›z› almak istediler. Vermedik. Hem kendimde hem de çevremde yaratt›¤› etkilerde gördüm ki, tecrit hücreleri, fiziki ve psikolojik olarak seni etkilemek, insan olmaktan ç›karmak istiyordu. Bunlardan baz›lar›n› k›saca flöyle özetlemek istiyorum. Kulland›¤›m›z alan›n dar olmas›ndan kaynakl› olarak gözlerde bozukluk. Sürekli olarak bafl a¤r›s› yaflamak. Unutkanl›k. Çevrene ve hücreye
Hücreden her ç›kar›ld›¤›m›zda önce elle, sonra dedektörle aran›yor, zorla ayakkab›lar›m›z ç›kar›l›yordu. Bu da insan psikolojisine yönelik olarak yap›l›yordu. Hücrelerde bazen ayda, bazen 15 günde bir yap›lan aramalar talana dönüflüyor, bazen günün herhangi bir saatinde çat kap› aç›l›p arama yap›l›yordu, bask›n aramalar da buna yönelikti. Renkli kalem, renkli ka¤›t kullanmam›z yasakt›. Kendimizin so¤an kabu¤undan veyahut ilaçlardan yapt›¤›m›z boyalar da al›n›yordu. Hücrede yaln›zca üç kitap bulundurabiliyorduk. Hücrede her fley idarenin elinde bir iflkenceye dönüflebiliyordu. Hücremizin lambas› patlam›flt›. De¤ifltirilmesini istedik. Dilekçe yazmam›z› söylediler. Bunun idarenin görevi oldu¤unu söyledik, 2 aya yak›n bir süre patlak lambam›z de¤ifltirilmedi. Hücreye at›ld›¤›m›z ilk aylarda çeflitli bahanelerle sald›r›lara u¤rad›k. Yan›mdaki arkadafl›m›n resmen yürüyüflünü be¤enmeyip üçümüze birden sald›r›p iflkence yapm›fllard›. Kendimizin yazd›¤› öykü, fliir, resim, günlük gibi ürünlerimiz al›nd›. K›saca hiçbir fley yapmam›z, üretmemiz, düflünmemiz istenmiyordu. Bugün kendimi düflündü¤ümde yan›mdaki arkadafllar›m ve ancak çat›lardan notlarla ulaflabildi¤im arkadafllar›m olmasayd› bugün sizin karfl›n›zda olmayabilirdim. Bir dönem psikolojik olarak rahats›zl›klar da yaflad›m. Hücreyi k›r›p dökmek istiyordum. Beni bo¤uyordu. Çaresiz b›rakmaya çal›fl›yordu. Hücrenin her günü, her an› irade çat›flmas›yd›. Burada iki yol vard›. Ya inançlar›n›, düflüncelerini teslim edip kifliliksizleflecek ya da buna karfl› mücadele etmen gerekiyordu.
◆
“Yan hücredeki tutuklunun öldü¤ünü, bir gün sonra gazetelerden ö¤renebildim” EYÜP BAfi: Tahliye oldu¤um 3 Kas›m 2004'e kadar Sincan 1 No'lu F Tipi’nde kald›m. ‹lk 13 ay tek kiflilik hücrede tutuldum. Sonra yan hücrede kalan arkadafl› da ald›lar. Havaland›rmaya da tek ç›k›yordum. Tecriti anlatmak oldukça zor. Yaflarken zulmün en koyusunu yafl›yorsun ama tarif edip, an-
Say› 138 13 26 Aral›k 2004
‘Mazgaldan görünen bir yüz’ GAMZE ÜNAL: 30 Kas›m 2004'e kadar üç y›l Bak›rköy Kad›n ve Çocuk Tutukevi'nde ve Gebze M Tipi Hapishanesi’nde kald›m. Hücrede 5 kifli bir aradayd›k. Bulundu¤umuz hapishanede hepimiz ayr› ayr› hücrelerdeydik ve birbirimizi hiç göremiyorduk. O darac›k mekan›n tek heyecan, mutluluk, ço¤u zaman öfke yaratan noktas› kap›daki küçücük mazgald›. Sadece yüzünüzün yar›s›n›n s›¤d›¤› ama gözlerinizin kap›n›n önünden geçen arkadafl›n›zla bulufltu¤u o mazgal…
Görüfl günlerini heyecanla beklersiniz kap›n›n önünden görüfle ç›kacak arkadafllar›n›z› görmek için o mazgala yüzünüzü dayars›n›z. Parmaklar›n›z›n üzerine yükselirsiniz, boyunuz yetmiyorsa sandalyeye ç›kars›n›z. O mazgalda buluflur gözleriniz ve kapatmak isterler mazgal›n kapa¤›n›. Elinizi mazgal›n aras›na koyars›n›z ve tart›flmaya bafllars›n›z her seferinde. Her seferinde istisnas›z yaflan›r bu tart›flmalar. Öfkeniz büyür, k›zars›n›z. Slogan atars›n›z mazgallar kapa-
latmakta zorlan›yorsun. Say› 138 14 26 Aral›k 2004
2002'nin ortalar›yd›. Sincan F Tipi’nde sabah say›m›ndan sonra insan›n yüre¤ine iflleyen bir 盤l›k duymufltuk. Ne oldu¤unu anlayamad›k. Personele soruyorduk, bir fley söylemiyorlard›. Bir gün sonra gazetelerden ö¤rendik. Hemen yan koridorumuzdaki hücrede kalan adli davadan Halil Koçyi¤it intihar etmiflti. Onun kald›¤› hücreyle aram›zda 10 metre yoktu ve biz bir gün sonra gazetelerden ö¤renebilmifltik. B›rak›n yan hücrenizdeki bir arkadafl›m›z›n ihtiyac›n›, s›k›nt›s›n› sormay›-paylaflmay›, öldü¤ünü bir gün sonra duyuyor, ö¤renebiliyorduk. Hastane veya mahkemeye giderken 5 kez aranmam›za ra¤men “güvenlik” gerekçesiyle ringleri hücrelere bölüp kamera yerlefltirdiler. Bir sirk hayvan› gibi bizleri bulundu¤umuz her yerde seyretmek, izlemek istiyorlar. Bunu kabul etmedi¤imizde hastaneye götürülmüyorduk. Kameray› elimizle veya peçete ile kapatt›¤›m›zda ise hiçbir ihtiyac›m›z› karfl›lam›yorlard›. Sigara, su, tuvalet ihtiyaçlar›n› karfl›lam›yor, klimay› açm›yorlard›. Geçti¤imiz yaz aylar›nda hastaneye gitmifltim. Ring arac›n› güneflin alt›na park edip saatlerce beklettiler. Klimay› açmalar›n› söyledim, “Kameray› açarsan biz de klimay› açar›z” dediler. Kabul etmeyince açmad›lar. Elbiselerimiz terden ›sland›. Hapishanenin önüne geldi¤imizde ring arac›ndan indirmeyip befl dakika boyunca klimadan so¤uk hava verdiler. Hepimiz hasta olmufltuk. Ellerindeki her olana¤› iflkenceye dönüfltürmeyi çok iyi biliyorlard›. Hücrelerde birçok kez sald›r›ya u¤rad›k, iflken-
t›ld›¤›ndan, kap›lar› döversiniz. Ama küçük küçücük saniyelere s›¤m›fl bir büyük mutluluk, kocaman büyüyen bir sevgi kal›r gülümsemenizde. Arkadafl›n›zla gözlerinizin buluflmas›ndan. Seslenirsiniz havaland›rmalardan birbirinize uzak olan baflka hücrelere. Hece hece anlat›rs›n›z… Ama anlamazs›n›z ço¤u zaman ne dendi¤ini. Ama seslerini duymak bile yeter kimi zaman. Belki baflka fleyler anlat›yordur arkadafl›n›z ama sizin dilinizden sadece flu sözler dökülür her zaman “Biz de sizi seviyoruz arkadafllar kazanaca¤›z.”
ce gördük. Sald›r›n›n sorumlular› hakk›nda suç duyurusunda bulundu¤umuzda ise her defas›nda hapishane idaresinin disiplin soruflturmalar›yla karfl›laflt›k, suç duyurular›m›z reddedildi. Onlara boyun e¤medikçe hiçbir flekilde hak araman› istemiyorlar. Önce itaat... Suç duyurusunda bulunmak F tipinde en büyük suçlardan birisiydi. Tahliye olmadan 3 hafta önce hücre aramas›nda asker ve gardiyanlar›n sald›r›s›na u¤ram›flt›k. Sald›r›dan bir gün sonra suç duyusunda bulunduk. Bir-iki saat sona ise bizi ça¤›r›p say›lar› 30'u bulan asker ve gardiyanlar› biz üç kifli oldu¤umuz halde darp etti¤imizi, bu nedenle hakk›m›zda disiplin soruflturmas› aç›ld›¤›n›, ifade vermemizi istediler. Bu tavr› meflru görmedi¤imiz için ‹fade vermiyorduk, mutlaka disiplin cezas› al›yorduk. Bizim suç duyurular›m›za ise her zaman ‹nfaz Hakimli¤i’nden red ya da takipsizlik karar› geliyordu. Hukukta, tüzükler ve yasalarda F tiplerinde iflkencenin-tecritin k›l›f› olarak kullan›l›yor.
◆
“Çay posas›ndan çiçek yetifltirmek yasak!” HAKAN YILMAZ: 9 y›ll›k hapishane yaflam›ndan sonra, son dört y›l›m› geçirdi¤im Sincan F Tipi’nden tahliye oldum. Hücreler insandan hayattan, sevgiden, özlemden k›sacas› akl›m›za ne geliyorsa ayr› kald›¤›m›z yerlerdi. 24 saatimizi 4 duvar aras›nda geçirdi¤im
insan yüzüne ve sesine hasret kald›¤›m yerdi. Bu yan›yla sadece devrimci inançlar›mdan de¤il insani duygu, düflünce ve davran›fllar›mdan da soyundurulmaya çal›fl›ld›¤›m›z bir yerdi. Ama esas olarak çeflitli dayatmalarla devrimcili¤i b›rakmam›z istenirdi. Örne¤in ayakkab› aramas› dayatmas›. Öyle anlarda bile dayat›l›yordu ki tek amaç buydu. Açl›k grevindeyken Apandist ameliyat› için acile sevk edilmifltim. A¤r›lar›mdan ayakta duracak halim olmamas›na ra¤men ayakkab›m› ç›karmad›m diye 2. müdürün gözetiminde baflgardiyan ve di¤er gardiyanlar taraf›ndan kaba daya¤a maruz kald›m. Doktor resmi sevk ifllemleri yapmasa hastaneye de götürülmeyecektim. Böyle birçok defa say›mlarda, hastane, mahkeme gidifl gelifllerinde sald›r›lara maruz kald›m. Tecritin en temel yasalar›ndan biri de yasaklard›. Robotlaflt›rmaya yarayan akl›m›za gelen gelmeyen her fley yasakt›. Çay posas›ndan çiçek yetifltirmek yasakt›. So¤an kabu¤undan ka¤›t boyuyoruz diye so¤an kabu¤u ya da haz›rlad›¤›m›z malzemeleri bile ald›klar› oluyordu. Koridora ast›klar› tablolara bakt›¤›mda gardiyanla kavga etmifltim, niye bak›yorsun, diye... 3 kiflilik hücrelerde sevdi¤imiz istedi¤imiz arkadafllar›m›zdan ayr› b›rak›lmam›z normal bir uygulamayd›. Bir dönem tek bafl›ma da kald›m. 4 y›ll›k tecrit yaflant›m›n büyük bir bölümünü ise psikolojik rahats›zl›klar› olan insanlarla geçirdim. Ölüm Orucundan ç›k›p yan›m›za gelmifl bir insan›n gün gün ak›l sa¤l›¤›n› yitirmesine tan›k oldum. Bu zaman› anlatmam çok zor. Yan› bafl›mda olan bir fleye karfl› çaresizli¤im. O insan›n hala hapishanede ve bunun bizim de 24 saatimizi etkilemesi. 24 saatini teslim almaya çal›flan, her bofllu¤undan içeri dal›p insanl›¤›n› teslim almaya çal›flan bir düflman tecrit. Beyaz ölüm de buradan geliyor.
Hapishanelerde “Sessiz ‹mha” TAYAD Mengele Dr. Adnan Özer ‹çin Uyar›yor F tipi hapishanelerdeki tutsaklar›n sa¤l›k sorunlar›n›n, tecrit koflullar›nda daha da a¤›rlaflt›¤› biliniyor. Üstelik birçok hapishanede keyfi flekilde tedavilerin engellendi¤inin yüzlerce örne¤i mevcut. Salih Sevinel bu politikan›n en somut örne¤iydi. Tedavisi yap›lmayarak, kalp krizi geçirirken a¤r› kesici verilip hücresine gönderildi ve hayat›n› kaybetti. Yeni Salih Sevineller’in yarat›lmas› her an olabilecek bir durum. Hele Tekirda¤ F Tipi Hapishanesi’ndeki tutsaklar bu riski iki kat yafl›yorlar. Geçen haftaki say›m›zda TAYAD raporundan aktard›¤›m›z, faflist “Doktor” Adnan Özer hat›rlanacakt›r. Yüz felci geçiren Orhan Eski’nin bilinçi bir flekilde 7 gün boyunca hastaneye sevkini yapmad›. TAYAD, 21 Aral›k günü yapt›¤› aç›klamada yaflananlara yeniden dikkat çekti ve çeflitli tutsak mektuplar›ndaki anlat›mlar› yay›nlayarak Adnan Özer’in yapt›klar›n› gözler önüne serdi. TAYAD ayr›ca, ayn› gün, Kand›ra F Tipi Hapishanesi’nde tutsak olan Diabet hastas› Ufuk Keskin’in sa¤l›k durumunun ciddiyeti ile ilgili de bir aç›klama yapt›. Her iki olayda da “sessiz imha” politikas›n›n, bilinçli bir flekilde sürdü¤ü vurgulanmakta. Tekirda¤ F Tipinde “ecelin” ad› Dr. ADNAN ÖZER’dir diyen TAYAD’l›lar, hakk›nda yap›lan bütün suç duyurular›na karfl›n, hiçbir sonuç al›namad›¤›n› belirtti. Aç›klamada yer alan Marmara TAYAD üyesi H›d›r Gül’ün mektubunda, Adnan Özer’in ayn› flekilde bilinçi olarak tedavisini engelledi¤i, sevk yapmad›¤› bir çok tutsak bulunuyor. Sadece son birkaç ayda; Oktay Y›ld›z, Hasan Gökhan, Bayram Saz (tam befl kez), Celal Yayla, Hasan Kaya, Bar›fl Atefl, Ali Koca, Gültekin Toprak, Muharrem Cengiz, Ali Uluda¤, Tekin Dönmez, Zeki Do¤an, Sinan Tökü, Mustafa Erol, Erdo¤an Çoban, Taner Korkmaz ve Tuncay Çelik isimli tutsaklar›n tedavi ve muayeneleri bilinçi bir flekilde engellendi. TAYAD’›n yapt›¤› bir di¤er aç›klamada da, Kand›ra 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’nde tutuklu olan Ufuk Keskin’in 17 Aral›k günü hastaneye kald›r›lmas›ndan sonra durumu hakk›nda ailesine bilgi verilmiyor. “Tip 1 fieker Hastas›” olan ve ensülin i¤nesi ile yaflam›n› sürdüren Ufuk Keskin’in hayat›ndan endifle edildi¤i belirtildi.
Abdi ‹pekçi Direnifli Sürüyor Katliam›n y›ldönümünde katiller yarg›lans›n sloganlar› hayk›r›l›rken, TAYAD’l› Aileler, yine tecrite karfl› d›flar›daki direniflin oda¤› olmay› sürdürüyorlar. Katliam y›ldönümü protestolar›nda çeflitli kesimlerden ziyaretçileri de oluyor TAYAD’lı Aileler’in. Bunlardan biri de EMEP Ankara ‹l Örgütü yöneticileriydi. Direniflin 460. günü olan 17 Aral›k günü parka gelen EMEP’liler desteklerini ifade ettiler. Ankara ‹l Baflkanı Haydar Kaya, 19 Aral›k’›n üzerinden 4 yıl geçmesine karfl›n hiçbir sorunun çözülmedi¤ini belirtti.
Say› 138 15 26 Aral›k 2004
19-22 Aral›k'ta Avrupa Emperyalizminin
Pazar Hakimiyeti ‹çin Katledildik 19-22 Aral›k katliam›n›n y›ldönümünde bir aç›klama yapan Devrimci Halk Kurtulufl Cephesi, “19-22 Aral›k'ta Avrupa Emperyalizminin Pazar Hakimiyeti ‹çin Katledildik” dedi. Cephe bas›n bürosu taraf›ndan yay›nlanan 19 Aral›k 2004 tarihli, 345 No’lu aç›klamada katliam hat›rlat›larak, kahraman flehitlerin, ba¤›ms›z Türkiye sloganlar›yla flehit düfltükleri dile getirildi.
19 Aral›k'tan 17 Aral›k 'Avrupa Birli¤i Zirvesi'ne; her fley Avrupa emperyalistlerinin s›n›rs›z sömürüsü için 17 Aral›k’ta Türkiye’ye müzakere tarihi verilmesinin de¤erlendirilmedi¤i aç›klamada, flu de¤erlendirmelere yer verildi. 17 Aral›k Avrupa tekellerinin zaferinin günüdür. Avrupa tekellerinin zaferinin karfl›l›¤›, ülkemiz için ba¤›ml›l›k zincirlerinin daha da kal›nlaflmas›, halk›m›z için sömürünün s›n›rs›z hale gelmesidir. Sömürü, zulüm olmadan sürdürülemez. Halklar› bask› alt›nda tutmadan, örgütlenmeleri da¤›t›lmadan tekellerin tatl› karlar›n›n güvenli¤i sa¤lanamaz. Ecevit hükümeti ve katliam› sürdüren Tayyip Erdo¤an hükümeti, emperyalizme bu güveni vermifltir. Tekellerin ç›karlar› için katliam, bask› politikalar›nda ne kadar pervas›z olabileceklerini kan›tlam›fllard›r. 19-22 Aral›k katliam› bu gerçe¤in en üst boyutta ifadesidir. Türkiye tarihine bakan herkes flu gerçe¤i görür; ne zaman siyasi, ekonomik bir emperyalist sald›r› gündeme gelmiflse, öncesi veya sonras›nda devrimcilere yönelik katliamlar, yo¤un bask› politikalar› gündeme gelmifltir. 17 Aral›k zirvesinin yolu da bu ülkenin devrimcilerinin cesetleriyle döflendi. Avrupa tekellerinin pazar hakimiyeti ve s›n›rs›z sömürüsü için kurflunland›k, diri diri yak›ld›k. 17 Aral›k 2004 de bu do¤rultuda at›lm›fl bir ad›md›r. Art›k üzerinde kimsenin tart›flmad›¤› gerçek; 1922 Aral›k katliam›n›n Avrupa emperyalizmi ve oligarfli taraf›ndan planlan›p uyguland›¤›d›r. Avrupa emperyalizminin onay› ve deste¤i olmadan -süreç itibariyle- oligarfli böyle bir katliama giriflemezdi. Bu onay ve destek verildi. 'Demokratl›k' maskesini yüzünden, 'insan haklar›n›' dilinden düflürmeyen Avrupa Birli¤i; diri diri yak›lmam›z›, kurflunlanmam›z›, dört duvar aras›nda katledilmemizi “anlay›flla karfl›lad›klar›n›” resmen aç›klam›fl, raporlar›na yazm›fllard›r. Avrupa Birli¤i'nin insan haklar›yla, hak ve özgürlüklerle hiçbir ilgisinin olmad›¤› 19 Aral›k'ta çok net görülmüfltür. Kedilerin, köpeklerin, böceklerin bile
haklar›na düflkün Avrupa, 19-22 Aral›k katliam› karfl›s›nda, bugün 117'yi bulan ölümler karfl›s›nda suskundur. Suskunlu¤un ötesinde desteklemektedir. Avrupa Birli¤i'ne almay› planlad›¤› oligarflinin, kendi ülkesinin hapishanelerinde insanlar› diri diri yakt›¤› gerçe¤i karfl›s›nda “büyük demokratikleflme hamleleri”nden söz etmektedirler. Düflünce özgürlü¤ünden dem vurup, insanlar›n düflüncelerinin tecrit zulmü ile de¤ifltirilmesi politikas›n› uygulatmaktad›rlar. Karfl›m›zda; Avrupa’s› Amerika’s› ile emperyalist güçler, oligarfli ve tüm uluslararas› tekeller var. Direniflimiz tüm bunlara karfl›d›r. Avrupa Birli¤i'nin ‘genifllemesi’ için katledildik. Amerika'n›n Büyük Ortado¤u Projesi için katledildik. IMF program›n›n istikrarl› bir flekilde uygulanmas› için katledildik. Bu nedenle 19-22 Aral›k direnifli, anti-emperyalist bir direnifltir.
Avrupa emperyalizminin teorileriyle direnifle karfl› ç›kan reformizm, Avrupa emperyalist birli¤inin savunucusudur Avrupa emperyalistlerinin Türkiye'yi, her fleyiyle pazarlar›na dahil edebilmeleri, emperyalizme karfl› ba¤›ms›zl›k, faflizme karfl› demokrasi, kapitalizme karfl› sosyalizm mücadelesinin “kökü kaz›nabilmesi” için, devrimci hareketin tasfiyesinin gerekti¤ini belirten Cephe, tam da bu noktada reformizmin, Avrupa Birlikçi solun direniflin karfl›s›na ç›kt›¤›n›n alt›n› çizdi. Cephe reformiznin tavr› konusunda flu tespitlerde bulundu: Direnifle türlü gerekçelerle karfl› ç›kt›lar. Devrimcilerin örgütlülükte ›srar›n›n karfl›s›na “bireyin özgürlü¤ü”, “ko¤ufl de¤il odalar”, “uluslararas› standartlar” teorileri ile ç›kt›lar. Avrupa emperyalizmine paralel hareket ettiler. Herkes bilir ki, bu teorilerin özü örgütlenme düflmanl›¤›d›r, halk›n iktidar› hedefinden uzaklaflmad›r. Teorinin a¤a babas›, Avrupa'd›r, emperyalistlerdir. ‹deolojik olarak ayn› safta birlefltiler. Onlar› birlefltiren; radikal, devrimci solu tasfiye ederek, iktidar iddias›n› yitirmifl, düzen içileflmifl bir solu bunun yerine koymakt›. Bu politika da “Avrupa Birli¤i süreci”nin bir parças›yd›. Bugün hala bu nedenle direniflten uzak durma politikas›n› sürdürüyorlar. 19 Aral›k'ta tasfiye olaca¤›m›z umuduyla yatt›klar› pusudan umutsuz bir flekilde seyretmeye devam ediyorlar. 19-22 Aral›k, Türkiye solu aç›s›ndan bir ayr›flma, saflaflma noktas›d›r. Devrimci sol ile düzen içi, reformist sol kesin çizgilerle ayr›lm›flt›r. Direniflin karfl›-
s›nda olan reformist kesimlerin ayn› zamanda bugün Avrupa emperyalist birli¤inin savunucular› olmas› tesadüf de¤ildir.
Katliama ve tasfiye planlar›na karfl› direnerek ayakta kald›k
lerine kadar sömüren, açl›k, yoksulluk ve her türlü yozluktan baflka hiçbir fley vermeyen kapitalist sistemi yerle bir ederek, eflitli¤in ve adaletin hüküm sürece¤i sosyalizmi kurmak içindir. Bugün F tiplerinin, tecritin fiili varl›¤›na karfl›n, ideolojik, politik olarak zafer devrimcilerin olmufltur.
19-22 Aral›k katliam›n›n hedeflerinden biri halka Emperyalist tekellerin istedi¤i “dikensiz gül bahgözda¤›yd›. Bu gözda¤›, ancak büyük bir kahramançesi” yarat›lamad›¤› için, Ecevit hükümetinin bafllatl›kla püskürtülebilirdi. Tutsak yoldafllar›m›z tarihte t›¤› katliam›n Tayyip Erdo¤an hükümeti taraf›ndan efline az rastlan›r bir kahramanl›k göstererek püssürdürüldü¤ü belirtilen aç›klamada, 19-22 Aral›k olikürttüler. Oligarfli, halka gözda¤›n› planlad›¤› gibi etgarflinin katliamc›l›k tarihinde önemli bir kilometre kili k›lamad›. Katliam›n karfl›s›na büyük bir cüret ve tafl› oldu¤u vurguland›. Katliamc›lar›n yarg›lanmad›kahramanl›kla ç›kmam›fl, dünyan›n ezilen halklar›¤›n› hat›rlatan Cephe, “19-22 Aral›k katliam›nda da n›n tarihine geçen bir destan› yaratmam›fl olsayd›k, bu ülkede adaletin, hukukun olmad›¤›, katliamc›l›gözda¤› daha katmerli hale gelecekti. ¤›n devlet politikas› oldu¤u bir kez daha kan›tlanBunun önüne bedenlerimizle barikat olduk. m›flt›r.” dedi. “Ama san›lmas›n ki, bu dava divana kal›r!” ifaOligarfli yine planlad›¤› gibi, F tiplerini halk›n mudelerine yer verilen aç›klamada “Katliam›n y›ldönühalefetinin karfl›s›nda “korkulmas› gereken bir barimünde bir kez daha yineliyor, kahramanca flehit dükat” haline getirememifltir. 5. y›l›na giren direniflimiflen yoldafllar›m›za bir kez daha söz veriyoruz ki; kazi sürdürmeseydik, F tipi hücreleri ve tecrit politikatiller halk›n adaletinden kurtulamayacaklar. Analas›, bugünle k›yaslanamayacak ölçüde, devrimcilerin, r› gözü yafll›, yoldafllar› yürekleri yang›n yerinde b›demokratlar›n, hak arayan herkesin karfl›s›na bir rakmayaca¤›z.” kararl›l›¤› bir kez daha dile getirildi. korku duvar› olarak ç›kar›lacakt›. Katliam karfl›s›nda büyük bedellerle ödenilerek yarat›lan direniflin anlam› flöyle ifade edildi: Devrimi tasfiye etme, devrimcileri yok etme sald›r›s› karfl›s›nda ya teslim olacak, onlar›n istedi¤i gibi bir 'sol' olmay› kabul edecek, ya da en büyük bedelleri göze alarak direnecektik. Direnerek ayakta kald›k. Halk›n ‹ktidar› için yürüyüflümüzün katliamlarla durdurulamayaca¤›n› bir kez daha tüm dünyaya kan›tlad›k. Herkes Parti-Cepheli tutsaklar›n direnifl gücüne, inanc›, iradesi ve s›n›rs›z feda ruhuna tan›k oldu. Sald›r›, art›k devrimciler Büyük direniflin yarat›c›s› kahraman flehitlerimizi selaml›yoruz için yok olma varolma mese19-22 Aral›k, Türkiye devrimcili¤inin yok edilemeyece¤inin ilan› olmufltur. lesi olmaktan ç›km›flt›r. DireBu bizim gücümüzdür. Bize bu gücü veren, bu onuru yaflatan kahramanlanerek yok olmayaca¤›m›z› r›m›z› bir kez daha an›yor, önlerinde sayg›yla e¤iliyoruz. gösterdik. Onlar; bu topraklarda ancak direnilerek ayakta kal›nabilece¤ini gösterdiler. Bu, Türkiye'nin ba¤›ms›zOnlar; feda gelene¤inin tohumlar›n› atarak dünya halklar›n›n emperyalizme l›k, demokrasi ve sosyalizm ve oligarflilere karfl› direniflleri ile bütünlefltiler. Tohum yeflerdi, feda eylemmücadelesidir. leri gelenekleflti. Direniflimiz; boynumuza Onlar; Türkiye devrim tarihinin en onurlu sayfalar›nda yerlerini ald›lar. geçirilen ba¤›ml›l›k zincirlerini Onlar; emperyalizm karfl›s›nda ba¤›ms›zl›k kavgam›z›n sesi oldular. k›rmak içindir. Onlar; faflizmin ve Avrupa destekli demokrasicilik oyununun karfl›s›nda halDireniflimiz; halka zulümle k›n demokrasisi mücadelesinin kahramanlar› oldular. ayakta duran faflizmi y›k›p gerçek demokrasiyi kurmak Onlar; kapitalist sömürü çarklar›na, onun yoz, bencil kültürüne indirilen biiçindir. rer darbe oldular. Sosyalizm umudumuzu büyüttüler. Direniflimiz; halk›m›z› ilikOnlar› unutmayacak, unutturmayaca¤›z!
ç›kart›yorlar. Kendilerinin ifline gelecek fleyleri tezgahl›yorlar asl›nda. Ben birfleylerin bu flekilde de¤iflece¤ine inanm›yorum.
19 Aral›k flehitlerinin aileleri konufluyor Bir bölümünü geçen hafta yay›nlad›¤›m›z, 19-22 Aral›k flehitlerinin aileleri ile röportajlara devam ediyoruz.
◆ Aflur Korkmaz’›n Babas›: O Günkü Kadar Öfkeli, ‹ntikam Doluyum
Say› 138 18 26 Aral›k 2004
Hüseyin Korkmaz: O¤lum Bayrampafla’da ölüm orucundayd›. Kendisini ölüme haz›rlam›flt› ve arkadafllar› u¤runa kendini yakarak feda etti. Son sözü, arkadafllar›na "gözüm geride kalmayacakt›r. Sizlere inan›yorum, güveniyorum" demifl. Ben de inan›yorum onlara. Geride, Aflur gibileri vard›r. Ben inan›yorum ki Aflur'un kan› yerde kalmaz. O günkü kadar öfkeli ve intikam doluyum. O¤lumun hiçbir suçu yoktu. Katlettiler. Katillerin cezaland›r›lmas› için avukatlar gerekli giriflimlerde bulundular. Katiller kim hukuken belli midir? Bence devlet, belli. Ama bunlar için neler yap›l›yor, bunun bilgisine sahip de¤ilim. Bunun d›fl›nda, protesto eylemleri yapt›k, meydanlarda katliam› anlatmak için ba¤›rd›k. Devletin kendi teflvik etti¤i katilinin ismini verece¤ini zannetmiyorum. fiu flu yapt› diyemez. Ancak çok s›k›fl›rsa feda eder birilerini. Ama o isimler de¤il, devletin ta kendisidir. Katliam› yapan devletti, Ecevit'ti, ‹çiflleri Bakan›'yd›, Adalet Bakan›'yd›. Biz bunlar›n bilincindeyiz. fiimdiye kadar hangi katil ceza alm›fl? Çocuklar›m›z› korktuklar› için içeride tutuyorlar. Hükümet de¤iflti. Belki bir yenisi gelecektir. Ama sistem ayn› sistem. De¤iflen bir fley yok. GüvenmiyoHüseyin rum. AB diye Korkmaz bir gündem var. Baz› yasalar›
Art›k ben de Aflur gibi düflünüyorum. Gençlere inan›yorum. Aflur'un b›rakt›¤› yerden omuzlad›klar›n› da biliyorum. Aflurlar mezarlar›nda rahat yats›nlar. Aflur'un babas›y›m ama tüm gençlerin babas› olmak istiyorum. Onlar›n Aflur'un sesi olduklar›na inan›yorum, onlar› öpüyorum. TAYAD'›n bir ses oldu¤una inan›yorum. AB de sorumludur. Ankara'da AB önündeki eylemde söyledim; biz buraya 117 tabutla geldik, çünkü, sizin de bunlarda elinizin oldu¤unu biliyoruz.
◆ Umut Gedik’in Babas›: Bu Nas›l ‹nsanl›k? Amerika Gibi... Mehmet Gedik: 15 Aral›k'ta görüflüne gitmifltik, bekliyorlard›. Umut "Operasyon olacak, hapishanenin önünde olun" diyordu. ‹nsanlar›n sezgileri ne kadar güçlü oluyormufl. Hapishanenin yak›n›na bile sokmad›lar bizi. Cezaevinin üstünde helikopterler uçup duruyordu, psikolojilerini bozmak için. Çat›larda, çevresinde bir sürü asker vard›. Çat›lar› delip bomba at›yorlard›. O bombalar›n üzerinde "canl› olan bölgelere at›lmaz" yaz›yormufl. Bu nas›l insanl›k? Amerika gibi... Katliam 22'sinde bitti. O zamana kadar aramad›¤›m›z hastane kalmad›. Ne ölüsünü bulabildik, ne de dirisini. Kand›ra F Tipi'ne gönderildi¤ini söylediler. Biz de eve döndük, haftasonu haz›rl›k yapt›k, görüflüne gidecektik Kand›ra'ya. Al›flverifle ç›kt›k, k›yafetler, eflyalar› yanm›flt›r, üstüne bafl›na giyecek bir fleyi yoktur diye. Anas› da banyo yaps›n diye lif falan haz›rl›yordu. Pazar günü telefon geldi "Morgda bir ceset var, Umut olabilir" diye. Gittim bakt›m ki Umut'um. Kuca¤›ma ald›m, sar›ld›m, öptüm, koklad›m, her taraf›na bakt›m, hiçbir iz yoktu vücudunda. Gaz zehirlenmesinden ölmüfl o¤lum. "Hayata Dönüfl" operasyonu... Böyle mi döndürdüler hayata. Bizden o¤lumuzu sa¤ ald›lar, ölüsünü verdiler. E¤er bu çocuklar›n bir suçu varsa -ki ben inanm›yorum- senin görevin onu cezaevinde tutmakt›r. Öldürmek, katletmek gibi bir hakk›n yoktur. Ama onlar katlettiler, bile bile yapt›lar. Buna devlet terörü denir baflka da bir fley denmez. Kendi evlatlar›n› koysunlar kapal› bir yere, gaz bombalar› at›p öldürsünler, e¤er ci¤erleri yanmayacaksa o zaman diyece¤im ki çok adaletli bir fley yapt›lar. Avukata vekalet verdik dava açmas› için. Ancak sonra bizim çocuklara ve bizlere dava açt› devlet. Çat›lar› biz deldik, duvarlar› biz y›kt›k ya! Bugün b›rak›n katillerin cezaland›r›lmas›n›, Cezaevleri Tevkif Müdürü'ne madalya bile verdi-
Ercan Polat’›n Babas›
‘‹NSAN DÜfiÜNCES‹ ‹Ç‹N DE ÖLÜR’
Mehmet ve Fatma Gedik ler. Biz çocu¤umuzun ad›n› "Umudumuz Ecevit" slogan›ndan esinlenerek Umut koymufltuk. Ama çocu¤umuzun katili Ecevit'tir ve Hikmet Sami Türk'tür. Operasyonu yapanlara flafl›rm›yorum zaten, suçlam›yorum da. Vur diyorlar, vuruyor. Katilin ifli bu. As›l kabahat bu yasalar› koyanlarda. Adamlar›n bir kayg›s› yok ki. Biliyor ki vursa bile ceza almayacak. Yasalar zaten onu koruyor. Yani katliamlar›n as›l sorumlusu o yasalar› koyan, uygulatanlard›r. Ama bugün hepsi elini kolunu sallayarak geziyorlar.
◆ R›za Poyraz’›n Amcas›: Vatandafl›n› Katledene Devlet Denir Mi? Hasan Poyraz: 19 Aral›k'ta R›za Ümraniye’deydi. Bask›nda, R›za nöbetçiymifl galiba, bir arkadafl›yla yaralanm›fllar. O yaral› haliyle 48 saat bekletmifller. Götürselerdi kurtulur muydu bilemiyoruz. Çok a¤›rm›fl. Kurflun yaralar›, böbrek, ci¤er, dalak parçalanm›flt›. 4 y›l geçti. Hala mahkemeden hiçbir fley yok. Devlet müsaade etmiyor. Davay› avukatla birlikte açt›k. Bekliyoruz. Devlet bunu nereye kadar götürecek? Yarg›lamalar adaletli de¤il, adil olsayd› bunlar sürüncemede kalmazd›. Bu katliam› yapan düflman diye görüyor. Vatandafl›n› katledene devlet denir mi? Bunlardan adalet beklemem mümkün de¤il. Gazi Olaylar› vard›, birçok dava vard›. Hiçbir sonuç ç›kmad› ki. Zaten cezaevlerine sald›r› da bir devlet politikas›. Susturmak, halk› korkutmak, sindirmek için yapt›lar. Avrupa, Türkiye hükümetinden farkl› fleyler düflünmüyor. F tiplerinin geldi¤i yer de zaten Avrupa'd›r. AB gerçekten insani olarak bu ifle baksayd›, Türkiye'ye bu yönde bask› yapsalard› bu katliam olmayacakt›, olsa bile F tipini sürdüremezlerdi. Dört senedir bir ülkede kan ak›yorsa, insanlar ölüm orucundaysa, iflkence görüyorsa, yak›l›yorsa, AB buna seyirci kal›yor, destek veriyor. Terörist diye katlettiler 12 yafl›ndaki çocu¤u. Dünya gördü, Avrupa'n›n sesi ç›km›yor. Ailelerin mücadelesi çok hakl› bir mücadeledir. Yürekten destekliyorum. Geçen gün Ankara yürüyüflümüz vard›. Dünya biliyor bu ülkede ne-
Biz o zamanlar o kap›lar›n bekçisiydik. En son cuma günü görüfltük onunla. Ci¤er ac›s›yla evlatlar›m›za rica ettik, ölüm orucunu b›rak›n diye, geri ad›m atmad›lar. Ama kalp k›rmadan söyledik. Hiçbir zaman k›rmad›k onlar›. Dediler ki, "biz bu yola bafl koyduk”. O zaman ki hükümet de geri ad›m atmad›. Bugünkü hükümetten daha geriler. Hatta o günkü Adalet Bakan›'na sordular, "bunlar olurken içiniz rahat m›?" diye, "evet, çok rahat›m" dedi. Ayn›s›n› Ecevit de söyledi. ‹nsan vatan için, devlet için, namus için ölür, ama düflüncesi için de ölür. Biz tabii flehit aileleri olarak böyle bakm›yoruz. Onlar gitti diye her fley bitmedi, soylar› tükenmedi. Onlar›n hepsi suçsuz. ‹stedikleri, halk›n refah›. Suç mu bu? Gece yar›s› 12:00'de evi bas›p, geri b›rakaca¤›z diye al›p götürdüler yavrumu. Nerede oldu¤unu bile zor bela ö¤rendik. Birine soruyorsun “burada de¤il” diyor, biri iteliyor, biri diyor "sen kafl›n›yorsun", biri diyor "bunu al›n, bir iyice dövün de akl› bafl›na gelsin". Bizim çocuklar›n hiçbir suçu yoktu ama kurflunlad›lar, yakt›lar evlatlar›m›z›. O gün televizyonda gördük operasyonu. Sonra telefon geldi operasyon var diye. Hemen cezaevi önüne gittik. Bekledik ama içeri almad›lar. Ercan'›n ismini de radyodan duyduk. Bununla ilgili bugüne kadar hiçbir fley yapmad›k. Yasalar bize hiçbir hak tan›m›yordu. Ne yapaca¤›m›z› da bilmiyorduk ki. Avukata vekalet verdik. ‹nsan haklar› için form doldurduk. Devletin açt›¤› dava hala bitmedi, bitirtmiyorlar. O bitmeden biz ne yapabiliriz ki? ler oldu. TAYAD'l› Aileler mücadelelerini veriyorlar. Faflist bir ülkede yafl›yoruz. Ama bu mücadeleyi b›rakmak anlam›na gelmiyor. Herkes elinden ne geliyorsa onu yapmak zorundad›r.
◆ Yazgülü Güder Öztürk’ün A¤abeyi: ‹nsanlar›n Diri Diri Yak›lmas›n› Akl›m›z Alm›yordu Müslüm Öztürk: 9 yafl›nda olan çocu¤um haber verdi k›zkardeflimin flehit düfltü¤ünü. "Üzülme bu kavgada ilk flehit o de¤il, son da olmayacak" dedim. Cezaevinin önüne gittik. Yaklaflt›rmad›lar, tartakland›k, hakarete u¤rad›k. Uzunca bir bekleyiflten sonra, "Adli T›p'›n önüne gidin, ölenler oraya gönderilecek" dediler. Biz de "Ölenler de¤il, öldürdükleriniz" diye cevap verdik. 2. gün Adli T›p'ta katliamlar›n en kötüsüyle karfl›laflt›k. O flehit düflen insanlara bakt›¤›m›zda kurflunland›klar›n›, feci flekilde yak›ld›klar›n› gördük. ‹nsanlar›n diri diri yak›lmas›n› akl›m›z alm›yordu. Günlerce cenazesini arad›m. Yok dediler. Kaç›rd›lar zannettim. Ertesi gün gitti¤imde iki cenaze
Say› 138 19 26 Aral›k 2004
daha gelmiflti. ‹kisinin de sadece gö¤üsleri kalm›flt› yanmaktan. Kardeflimin hangisi oldu¤unu anlayamad›m. Görüfle gitti¤imde küpeleri ve kolyeleri vard›, üzerinde y›ld›zl›. Bir cesedin yan›nda bir poflet içinde ayn› küpe ve kolyeler Müslüm Öztürk vard›. O an y›k›lm›flt›m. Cenazeyi teslim ald›m. ‹nançlar›ma uygun olarak Gazi Cemevi'ne götürmek istedim. Polis b›rakmad›, tehdit etti. Yazgülü vasiyet ederdi, eflimin yan›na gömün diye. Hatay'a götürdük, eflinin yan›na gömdük. Hukuki olarak ne yapt›¤›m›z› sorarsan›z, bu ülkede hukukun ifllemedi¤ini, iflliyorsa da soyguncular›n, talanc›lar›n yanl›s› iflledi¤ini gördüm. Halk için demokratik mücadele veren insanlara hukuk ifllemiyor. Ailem avukata vekalet vermiflti. 1983'te Elaz›¤'da katledilen kardeflim için de dava açm›flt›k, ondan da bir sonuç ç›kmad›. Onlar bu halk için flehit düfltüler, onun için bu mesele ayn› zamanda halk›n meselesidir. fiuna inan›yorum, demokratik mücadele verenler olarak omuz verirsek her fley yoluna girer." Say› 138 20 26 Aral›k 2004
◆ Gülser Tuzcu’nun Ablas›: Sadece Bir Tutam Saç› Kalm›flt› Serpil Tuzcu: Çok fedakar ve yard›mseverdi. S›cakkanl›yd›, dost canl›s›yd›. Y›llarca ezilmifl bir insand›. 12 gün iflkencelerden geçti, direndi. Onlar, orada bile kendilerini düflünmezlerdi hiç. Deprem oldu¤unda herfleylerini depremzedelere gönderdiler. Ben onlara “alt›lar” diyorum. Bayrampafla'n›n önünde bir buçuk km'lik bir abluka vard›. K›flt› ve so¤uktu, ya¤mur ya¤›yordu. Buna ra¤men anneleri, çocuklar›, arkadafllar›, destekçileri, dayan›flma için gelenler yani hepimiz oradayd›k. Düflünün içerde çocu¤unu öldürüyorlar, d›flarda
Hasan Güngörmez’in Babas›:
‘SOYGUNCULARA CEZA YOK’ Mehmet Güngörmez: Çank›r›’da 19 Aral›k’ta yaraland›, hastanede 9 gün yatt›ktan sonra vefat etti. Hastanede yatt›¤›n›n 4. günü görebildik. Bizi tan›makta güçlük çekti, kardeflini sordu, baflkaca bir fley konuflmad›k. Gücümüz devlete yetmez, avukatlar da bir fley yapamad›lar. Canl› yay›nda operasyon yapt›lar herkes gördü, herkes bakt› ama bir fley yapmad›lar. Bankalar› soyanlar ceza alm›yor, bir talebe pankart as›yor diye ceza al›yor. Bir y›l önce polis evimize gelip bize mektup gönderen arkadafllar›yla ilgili sorular sordular, "sizin onlarla hala ba¤lant›n›z var, kesin" diye korkutmak istediler.
bir slogan› hazmedemiyor gözalt›na al›yorlar, ne kadar ac›! Ne kadar kararl› olduklar›n› görmüfltüm. Direneceklerini biliyordum. Operasyon çok a¤›rd› ama y›lmad›lar. Ne yaparlarsa yaps›nlar vazgeçmeyecek, direneceklerdi. Yine yapsalar yine y›lmayacaklar.
Serpil Tuzcu
Dört gün boyunca hiçbir haber alamad›k. Oysa bu s›rada ölü oldu¤unu biliyor ve söylemiyorlard›. Birsen Abla’n›n hastahanede oldu¤unu ö¤renip gittik. Ameliyata giriyordu, a¤›r yaral›yd›, buna ra¤men ayaklar› ve kollar› yata¤a zincirlenmiflti. ‹nanamad›k. Bu haliyle ona sorduk, "Gülser içerde kald›, ç›kartamad›k" dedi. Son umudumuzu da kaybetmifltik. Zaten televizyonlarda operasyon görüntülerini seyrederken arkadafllar›n›n ‘Gülser ve fiefinur’ diye ba¤›rd›klar›n› duyduk. Kap› ile dolab›n arkas›na s›k›flm›fl. Morga gittik, cesedi tan›nmaz bir haldeydi. Vücudunun yar›s› yoktu. Sadece bir tutam saç› kalm›flt›. Beyninin yar›s› bile yoktu o kadar korkunç. Onu ziynet eflyalar›ndan tan›d›k. Kula¤›nda duyma problemi vard›, kulakl›¤› hala kula¤›ndayd› ve parma¤›nda yüzü¤ü vard›. ‹flte bize kalan bunlar. Ölümsüzlü¤ün nas›l birfley oldu¤unu merak ediyordum. Bunu flimdi anl›yorum. Operasyonu bekliyorduk. Ama herhalde Müslümanlard›r, Ramazan ay›nda sald›racak de¤iller diyorduk. Yapt›lar. Cesedini de arife günü verdiler. Herkes bayram› kutlarken bizim bayram›m›z kana buland›, mezarl›klarda a¤layarak geçti. Cenazesinde, karfl› olan olmayan herkes vard›. Aç›kças› bu kadar büyük bir deste¤i beklemiyorduk. Herkes bu büyük haks›zl›¤› görmüfltü. Anlad›k ki önemli olan namustu ve o da namusluydu. Karfl›t fikirden insanlar bile böyle düflünüyor, inand›¤› de¤erler u¤runa öldü¤ü ve namuslu kalabildi¤i için ona sayg› duyuyorlard›. Operasyondan sonra davac› olduk. Katiller ne kadar uzun sürerse sürsün sonunda yarg›lanacaklar. Haks›z bir operasyondu, birileri mutlaka hesab›n› soracak. ‹stedikleri kadar operasyona kat›lanlar›n isimlerini gizlesinler, birgün mutlaka ortaya ç›kacak ve hesap verecekler. Bizimkiler öldü ve kahraman oldular. Peki onlar ne oldu? Suçlu. Kendi adaletleriyle yarg›lad›lar ve dokuz y›l ceza ald›. Tamam dedik ama kendi adaletlerine bile sayg› duymad›lar ve ölüsünü verdiler. Canlar›ndan onlar sorumluydu. Sa¤ vermifltik sa¤ almal›yd›k. Katillerin bir an önce adalete hesap vermesini ve hak ettikleri gibi yarg›lanmas›n› istiyorum. Bak›n, dört y›l geçti, fikirlerinden, dediklerinden vazgeçtiler mi? Geçmediler. Geçmezler de. Art›k F tiplerine bir çözüm bulunmal›, insanlar›m›z böyle haks›zca öldürülmemeli.
5 Türk Özel Timci Musul’da öldürüldü
Hamasi Nutuklar› B›rak›n,
‹flgalciyle ‹flbirli¤i Politikas›n› Tart›fl›n iktidar›n›n, Genelkurmay’›n deste¤iyle sürdürdü¤ü iflbirlikçilik politikas› kendini vurmaya devam ediyor. Musul’da 17 Aral›k'ta 5 Türk özel tim polisi öldürüldü. Baflkomiser Nihat Akbafl, komiser Bilal Ürgen ile polis memurlar› Bülent K›ranflal, Adem Çiçek ve Süleyman Karahasano¤lu olarak aç›klanan özel timcilerin, ‘Türkiye konsoloslu¤unu korumakla görevli olarak atand›klar›’ aç›kland›. Olay›n ard›ndan ortal›¤› “öfkeli” aç›klamalar kaplad›. 1. Ordu Komutan› Hurflit Tolon, Amerika’y› kastederek “biz de bunu not ediyoruz” dedi. ‘Aman Amerika ile iliflkilerimiz yine gerilecek’ pani¤ine kap›lan Amerikanc› Medya, “ABD askerlerinin müdahale edip teröristlerden ikisini vurdu¤unu”, (Milliyet) engin(!) istihbaratlar›na dayanarak yazd›. Hükümet aç›klamalar›nda ise “katiller cezas›z kalmayacak” palavralar› at›ld› ve ABD’den yard›m istendi. Elbette, malum oldu¤u üzere komplo teorileri de vard› yine. Kimi, ayn› bölgede 5 KONGRA GEL üyesinin ölümünü hat›rlatarak “KONGRA GEL yapm›fl olabilir” diyerek TSK’n›n Kuzey Irak’a giriflini k›flk›rtmaya çal›flt›. Kimisi Barzani’yi suçlad›. ABD’nin elefltirilmesine cevap veren Büyükelçilik yetkilisi ise, “bizim de 1200 askerimiz öldü. Irak'ta güvenlik sorunu oldu¤u herkesçe biliniyor. Bu sadece Türk siviller ya da polisler için de¤il, bizim için de geçerli" sözleriyle, bir anlamda gerçe¤e en yak›n aç›klamay› yapt›. Asl›nda tüm bu aç›klamalarla, oligarfli, ölen 5 özel timcinin kan›n› kullanarak politika yapmak istemektedir. “ABD’yi elefltirme” beyanatlar›, Barzani’nin suçlanmas› bu yüzdendir. Yoksa özel timcilerin de çok bir de¤eri yoktur, nihayetinde halka karfl› kulland›klar› tetikçidirler.
AKP
Gözyafllar› ve Nutuklarla Gerçe¤in Üzerini Örtemezsiniz Ölen 5 özel timci için yap›lan cenaze töreni, suçu örtbas etme törenine dönüfltürüldü. Baflta Baflbakan Erdo¤an olmak üzere, “herkes a¤l›yordu”! ‹ktidar yalakas› bas›n, “gözyafllar›n›n sel oldu¤u” hamasetleriyle doldu taflt›.
Dikkat edin hiçbirisi, ne burjuva bas›n, ne de hükümet ve muhalefet partileri gerçeklerin yan›ndan geçmiyor. ‹flgalciyle iflbirli¤i yap›yorsan›z, tüm dünyaya ilan ederek bafltan beri iflgali savunmufl, meclisinizde kararlar alm›flsan›z, ABD emperyalizmin en yak›n müttefiki olmakla övünüyorsan›z; bedelini ödeyeceksiniz elbette. Özel timcileri kimin öldürdü¤ü de¤ildir tart›fl›lmas› gereken. Oligarflinin iflbirlikçili¤idir. Türkiye’nin katk›s› ile iflgal edilmifl topraklarda yaflananlardan söz ederken, adeta polisiye bir olay gibi yans›tmak istiyorlar. Yok araflt›racaklarm›fl, ABD katilleri bulsunmufl; ABD kendi karargahlar›n› koruyamaz durumda. Özel timcilerin öldürüldü¤ü Musul’da ABD karargah›na düzenlenen roketli sald›r›da, iflgalcilerin tek bir sald›r›da en büyük kayb›n› vermesi, 20 iflgal askerinin 5 kukla ordu askerinin ölmesi, onlarcas›n›n yaralanmas›, en son örnektir. Tayyip salya sümük a¤layarak bu gerçeklerin tart›fl›lmas›n› engellemek istiyor. Sanki ölenler, AKP iktidar› Irak’›n bütünlü¤ünü savundu¤u için ölüyormufl gibi, cenaze töreninde "Irak'›n bütünlü¤ü için çal›flan Türkiye bunun bedelini 80'e yak›n evlad›yla ödememeliydi" diyor. Irak’›n bütünlü¤ü dedikleri Kürt devleti korkusu. Hem iflgalciyle iflbirli¤i yapacak, her türlü lojisti¤ini karfl›layacaks›n, sonra da “biz ne yapt›k ki, insanl›ktan baflka” diye riyakarca gözyafl› dökeceksin. Herkes aptal, bir tek Tayyip ak›ll›!
Salya sümük a¤lamay› b›rak! Amerikan emperyalizmiyle iflbirli¤ine, iflgale deste¤e son ver! Medyatik gözyafllar›yla günü kurtarabilirsin, ama ne tarih ne de halklar›n gözünde zalimle iflbirli¤i gerçe¤ini zerre kadar de¤ifltiremezsin. Irak’ta dökülen her damla kanda AKP iktidar›n›n da sorumlulu¤u vard›r.
Say› 138 21 26 Aral›k 2004
Bak›n devlet erkan›na! Tek birini floförlerimizin cenazesinde göremezsiniz! Halk›n ölümü onlar› ilgilendirmez, ‘Irak büyük pazar, vazgeçemeyiz’ ahlaks›zl›¤›na, ‘bana ne flirketler korusun’ vurdumduymazl›¤›na ve iflgalciyle iflbirli¤ine devam ederler. Ordu da ayn› hesap içinde. O da, bu ülkenin sömürgeleflme sürecinin baflsorumlular›ndan oldu¤unu, iflgale destek verdi¤ini unutturma hesab›nda. Hurflit Tolon ABD’yi elefltiriyor. Sen kimsin, gücün ne ki “not ediyorsun”? Bafl›na çuval geçirildi¤inde ne yapabildin ki? ABD karfl›s›nda yapabilece¤iniz tek fley, uflakl›kt›r. Ne yapabilirsiniz; askeri iflbirli¤ini mi kesersiniz? Anadolu’nun ba¤r›na hançer gibi saplad›¤›n›z ABD ve NATO üslerini kuflat›p savafl›r m›s›n›z? Geçin bu palavralar›, bofl efelenmeleri. ‹ç donunuza kadar muhtaç ve ba¤›ml›s›n›z. Bekleyin daha! ‹flgalciyle iflbirli¤i sürdükçe, daha çok bedel ödenecektir. Say› 138 22 26 Aral›k 2004
‹flgalci Savaflt›racak Asker Bulam›yor Bu arada, iflgal alt›ndaki topraklarda direnifl giderek büyüyor. Musul’da a¤›r bir darbe yiyen iflgalciler, Irak’›n birçok kentinde de kay›plar veriyorlar. Kay›plar artt›kça iflgalciler savaflacak as-
ker bulmakta da zorlan›yor. ‹flgal askerleri görev süresinin uzat›lmas› karfl›s›nda davalar aç›yorlar, birçok askerin ise, kendini yaralayarak “çürü¤e” ç›k›p Irak’tan kaçt›klar› belirtiliyor. Irak’taki iflgal güçlerinin yüzde 40’›n› oluflturan Ulusal Muhafız Ordusu ise, tarihinde ilk kez hedeflenenin alt›nda asker al›m› yapt›. New York Times Gazetesi’nin haberine göre, ordunun asker bulmakta güçlük çekti¤i ve son iki ayda hedeflenen rakamın yalnızca %70’ini askere alabildikleri açıklandı. Yine verilen bir rakama göre, iflgalin bafl›ndan bu yana 5 binden fazla ABD askeri ordudan kaçt›. Askerlere verilen 5 bin dolar›n 15 bin dolara ç›kar›lmas› da fayda etmedi. Direnifl, paral› askerli¤i de cayd›r›c› hale getirmifl durumda. Yine Amerikan ordusunun kendi yapt›¤› bir araflt›rmaya göre, Irak'taki her 6 askerden 1'i a¤›r depresyon ve travma sonras› stres bozuklu¤u belirtileri gösteriyor. Bu oran›n yak›nda 3'te 1'e yükselece¤i de araflt›rmada vurgulan›yor.
Saddam: ‘Birlik ‹çinde ‹flgale Direnin’ Gayrimeflru iflgal güçleri taraf›ndan esir al›nan Irak Devlet Baflkan› Saddam Hüseyin avukat› arac›l›¤›yla bir aç›klama yapt›. Emperyalistlerin seçim oyunlar›n› boykot etme ça¤r›s› yapan
‹srail Han Yunus’ta Katliam Yapt› Terör Devleti ‹srail, Arafat’›n ölümünün ard›ndan en büyük katliam sald›r›s›n› düzenledi. Gazze fieridi'nin güneyinde bulunan Han Yunus Kamp›’na sald›ran ‹srail, ertesi güne kadar süren sald›r›da 11 Filistinli’yi katletti. 16 Aral›k günü yaflanan katliam sald›r›s›nda, 12'si çocuk 47 kifli de yaraland›. ‹srail tanklar›n›n kente girer girmez evlere atefl etmeye bafllad›¤› belirtilirken, 25 tank›n yan› s›ra helikopter ve buldozerler de operasyona kat›ld›lar. BM Filistinli Mültecilere Yard›m Ku
ruluflu’nca yap›lan aç›klamada 39 evin yerle bir oldu¤u, yüzlerce insan›n evsiz kald›¤› bildirildi. Direniflçilerin sald›r›lar›n› engelleyemeyen ‹srail, roket sald›r›lar›n› engelleme bahanesiyle 21 Aral›k günü Han Yunus’a yeni bir sald›r› daha bafllatt›. Katledilen Filistinliler’in cenazelerinde yine büyük öfke vard›. Ortado¤u’nun bafl e¤meyen hal-
k› intikam yeminlerini yineledi. Direnifl güçleri taraf›ndan siyonist yerleflim birimine düzenlenen havan topu ve Kassam roketli sald›r›da ise, bir iflgalci öldü, 11’i asker 16 siyonist yaraland›. Sald›r›da Atsamuna siyonist yerleflim birimindeki karakolun isabet al›nd›¤› ö¤renildi.
Saddam, “iflgalin ve yaklaflan seçimlerin Irak’› bölebilece¤ini” söyledi. Saddam’›n savunma ekibinden Lübnanl› Avukat Büflra Halil, Ürdün’ün Baflkenti Amman’da düzenledi¤i bas›n toplant›s›nda, Saddam’›n ABD’nin oyunlar›na karfl› halk› uyan›k olma konusunda uyard›¤›n› dile getirdi. Saddam’›n bir hücrede tutuldu¤unu anlatan avukat, flu sözlerini aktard›: “Sünniler, fiiiler, Hristiyanlar, Araplar ve Kürtler ABD iflgaline karfl› birlikte karfl› koymal›.”
Irakl› Komünistler: ‘‹ki Nehrin Ülkesi, Amerika’ya Felaketi Tatt›racakt›r’ ‹flgalciyle iflbirli¤i yapan Irak “Komünist” Partisi’nden ayr›lan Irak Komünist Partisi/Kadro, silahl› ulusal direnifli desteklediklerini duyurdu. Hedeflerinin sosyalist, ba¤›ms›z bir Irak oldu¤unun alt›n› çizen komünistler, ancak flimdi ba¤›ms›zl›¤›n sorun oldu¤unu belirterek ulusal direnifle verilen deste¤in alt›n› doldurdu. ‹flgale direnilece¤ini duyuran IKP/Kader, BM denetiminde kurulacak hiçbir hükümeti de tan›mayacaklar›n› ilan etti. Aç›klamada, “iki nehrin ülkesi, Amerikal›lar’a felaketi tatt›racakt›r. Amerikal›lar’›n kuyruklar›n› s›k›flt›r›p kaçmalar›, tüm dünyada Amerikan sald›rganl›¤›n›n da sonunun habercisi olacakt›r” denildi.
‹flgalciye Öfke Sürüyor Zonguldak Gençlik Derne¤i’nin de yer ald›¤› ‹flgal Karfl›t› Birlik, Madenci An›t› önünde "Direnen Felluce Halk› Kazanacak" pankart› açarak eylem yapt›. Bursa’da, ‘Ortado¤u’da Savafla, ‹flgale ve Katliama Karfl› Birlik’ bas›n aç›klamas› yaparken, ‘Amasya Irak ve Filistin’e Destek Platformu’ taraf›ndan düzenlenen mitinge bin kifli kat›ld›. Eylemde s›k s›k “Yaflas›n Irak, Filistin ve Felluce Halklar›n›n Onurlu Direnifli!” slogan› at›ld›. Amasya’ya ba¤l› Gümüflhac›köy ilçesinde düzenlenen eylemde ise, yaklafl›k 500 kifli iflgalcilere öfke ya¤d›rd›. EMEP Çorum ‹l Örgütü taraf›ndan düzenlenen mitingde yüzlerce kifli, Amerikan emperyalizmini protesto etti. SP’nin ‘Zalimlere Lanet’ mitingleri sürüyor. 19 Aral›k günü fianl›urfa’da, 18 Aral›k günü Elaz›¤ ‹stasyon Meydan›'nda binlerce kifli ABD’ye ve iflbirlikçi AKP’yi lanetledi.
“Ölene Kadar Mevzilerini Terketmiyorlar” Amerikal› komutanlar, Felluce direniflinden duyduklar› korkuyu itiraf etmek zorunda kald›lar. 14 Aral›k tarihli AL Hayat Gazetesi’nde yay›nlanan habere göre; kente sald›r›n›n üzerinden bir ay geçmesine karfl›n, direniflçiler hala mevzilerinde savaflmay› sürdürüyor. Amerikan deniz piyadelerinin komutan› General John Seatler ve ordu sözcüleri, direniflin devam etti¤ini aç›klamak zorunda kal›rken, ABD'li bir komutan yard›mc›s›, gizleyemedi¤i öfkesiyle flunlar› söyledi: “fareler gibiler, hangi tür zehiri kullansak, yine ortaya ç›k›yorlar.” Amerikal› subaylar direniflçilerin çok iyi e¤itilmifl olduklar›n› kabul ediyorlar, çok kararl› ve güçlü bir iradeye sahip olduklar›n› ifade ediyorlar ve bu da onlar› korkutuyor. Yine bir ABD'li komutan›n belirtti¤ine göre, direniflçiler a¤›r yaral› durumda bile çat›flmay› b›rakm›yorlar, mevzilerini terketmiyorlar. Art›k iflgalci güçler direniflçilerin mevzilerini canlar› pahas›na koruyacaklar›na ve ölene kadar buray› terketmeyeceklerine inan›yorlar. Direniflçilerin daha önceden haz›rlad›klar› s›¤›naklar, birbiriyle irtibatl› tüneller sayesinde yap›lan a¤›r bombard›manlardan kurtulmay› baflard›klar›n› kabul ediyorlar. ABD'li Te¤men Mc'intosh, flehrin orta ve güney k›s›mlar›nda direnifl yafland›¤›n›, bat›s› ve kuzey bat›s›n› “temizlediklerini” söylerken, bununla beraber enkaz y›¤›nlar›n›n alt›nda ikiflerli üçerli gruplar halinde direniflçilerin savafla devam ettiklerini de itiraf etmek zorunda kal›yor.
Küba'dan Direnifl Tatbikat› Küba son 20 y›l›n en büyük tatbikat›n› gerçeklefltirdi. “Kale” ad›yla düzenlenen tatbikat, ABD sald›rganl›¤› karfl›s›nda Ada’n›n milyonlarca halk›n kurdu¤u gerçek bir kale oldu¤unu gözler önüne serdi. 100 bin asker, 400 bin yedekle birlikte 4 milyon kiflinin kat›ld›¤› tatbikat bir hafta sürdü. ABD iflgaline karfl› gelifltirilen tatbikatta, sald›r› ve savunma operasyonlar› gerçeklefltirdi. Tatbikat›n son gününde komutanlar Fidel Castro'ya tatbikatla ilgili bilgi verdi. Telekonferans yöntemiyle ülkenin her yan›ndaki komutanlarla konuflan Fidel, ABD'nin Küba'y› iflgal etme olas›l›¤›n›n gerçekçi bir tehdit oldu¤unu dile getirdi. Savunma Bakan› Raul Castro taraf›ndan yönetilen tatbikatta halk›n devrimci coflkusu, emperyalizm karfl›s›nda net bir direnifl mesaj› oldu.
Say› 138 23 26 Aral›k 2004
AKP’nin varl›k flart› AB’dir K›z›lay’a Melih Gökçek’in otobüsleriyle toplanm›fl kalabal›¤›n ellerine verilmifl Ba¤›ms›z k›rm›z› ve mavi balonlar uçuflurken, kürTürkiye süden de baflka balonlar uçuruluyordu: “‹nand›k, çal›flt›k, hamdolsun sonunda sizlerle birlikte baflard›k. Bayram›n›z kutlu olsun.. Her fley Türkiye için!” diyordu Baflbakan Tayyip Erdo¤an. Ne al›nd›, ne verildi? Bunlar yok Baflbakan’›n aç›klamalar›nda. Hamasi bir baflar› havas›yla emperyalizme tam teslimiyet perdelenmeye çal›fl›l›yordu. Mesela diyordu ki; “Hedef tam üyeliktir. Ve bu herhangi bir tereddüte yer vermeyecek flekilde teyit edilmifltir.” Meydandaki onbinlerce kiflinin gözlerinin içine baka baka, 70 milyona karfl› yalan söylüyordu. Gerçekler nereye kadar gizlenebilir? 17 Aral›k karar metni de, AB ülkelerinin liderlerinin aç›klamalar› da Tayyip’i bir gün bile geçmeden yalanlad›. Say› 138 24 26 Aral›k 2004
‹sveç Baflbakan› bir aç›klama yapt›: “Biz olsayd›k bu flartl› üyelik konusunu kabul etmezdik. Fakat Türkiye fazla direnmedi.” Hani tam üyelik konusunda bir flart yoktu? Görüflmelerin oda¤›ndaki isimlerden Hollanda D›fliflleri Bakan›’n›n “Fransa ve Avusturya referandum yapaca¤› için Türkiye’nin AB’ye girememe olas›l›¤› büyüktür.” aç›klamas› da “yalanc›” diyor Tayyip’e. 25 AB üyesi ülkeden herhangi biri, bu süreci kesintiye u¤ratabilece¤i gibi, bütün bunlar afl›lsa bile, en sonunda baz› ülkeler Türkiye’nin AB’ye al›n›p al›nmamas› konusunda referandum yapacaklar›n› aç›klad›lar. AB süreci, yalanlar üzerine bina edilmeye devam ediyor. Temelinde, harc›nda yalanlar bulunan bu bina halka “s›¤›n›lacak liman” gibi gösteriliyor. Bu bina er geç y›k›lacak. Ve yaln›zca devrimciler, vatanseverler bu binan›n alt›nda kalmayacak.
17 Aral›k’ta iflbirlikçilik ve teslimiyetçilik tescil edilmifltir Önceki say›m›zda, henüz 17 Aral›k müzakereleri sonuçlanmam›flken, “iflbirlikçilerin k›rm›z› çizgileri olamaz” demifltik. Abdullah Gül, 15 Aral›k’ta “k›rm›z› çizgilerimiz” diyerek flunlar› söylüyordu: 1) Kararda, tam üyelik hedefini sapt›racak hiçbir unsur olmamal›d›r. 2) Çözüm olmadan K›br›s Rum Kesimi’ni tan›may›z. 3) Hiçbir alan-
da k›s›tlamalar olmamal›d›r. Bu “flart”lar›n hiçbiri yerine getirilmedi. Ama AKP iflbirlikçili¤i “al›n AB’nizi bafl›n›za çal›n” diyemedi. Diyemezdi de. Köle, kölelikten vazgeçmedikçe, bedelini göze al›p köleli¤e isyan etmedikçe, onun efendisine karfl› bir zafer kazanma flans› olabilir mi? Kölenin flans› ne kadarsa, AKP iflbirlikçili¤inin AB’ye veya ABD’ye direnme ve bu direniflten sonuç alma flans› da o kadard›r. Emperyalist efendi, diplomasinin ince oyunlar›yla, kavram mu¤lakl›klar›yla manevralar yapar, fakat sonuçta istedi¤ini yapt›r›r. Abdullah Gül’ün AB yetkilileriyle görüflürken bir ara “karfl›n›zda ma¤lup ordu komutan› yok” dedi¤ini yazd› bas›n. (20 Aral›k, Milliyet) Bu söz, AB-Türkiye görüflmelerinin özünüesas›n› ortaya koymaktad›r. Emperyalizm ma¤lup ordu komutanlar›yla görüflür gibi görüflmektedir. Çünkü gerçek de budur. 1920 Anadolu Ulusal Kurtulufl Savafl›’n›n sonunda, Anadolu’daki baz› imtiyazlar›ndan vazgeçmek zorunda kalan emperyalistler Lozan’da anlaflmay› imzalarken, “bunlar› daha sonra tekrar karfl›n›za getirece¤iz” demifllerdi; Nitekim, 1945’lerden bu yana da bunu yap›yorlar.
AKP, AB deste¤ine muhtaçt›r Türkiye’nin yeni-sömürgelefltirilmesiyle birlikte, Türkiye’yi yönetenler art›k “ma¤lup komutanlardan” farks›zd›rlar. Çünkü ekonomilerini, ordular›n›, geleceklerini emperyalizme ba¤lam›fllard›r; muhtaçt›rlar. AKP, düzen içi güç dengeleri aç›s›ndan daha fazla muhtaçt›. Kendisinin iktidar›na karfl› ç›kanlar› etkisizlefltirmek için daha bafl›ndan itibaren ABD’yi ve AB’yi yan›na almaya çal›flt›. Onlar› yan›na alman›n bedeli ise belliydi; onlar›n çizdi¤i politika ve planlar›n d›fl›na ç›kmamak. AKP, ülke içindeki güçler dengesinde s›rt›n› AB’ye yaslayarak bir denge oluflturmufltur. AB’cili¤ini sürdürdü¤ü müddetçe iflbirlikçi tekelci burjuvazinin ve burjuva medyan›n deste¤ini almaya devam edecektir. Tersi durumda alt›ndan topra¤›n kayaca¤›n› biliyor. AKP, emperyalist tekellerin ve iflbirlikçi tekelci burjuvazinin “AB süreci” oyununda pürüz ç›kard›¤› noktada, bugün ülkemizdeki açl›¤›, zulmü gizleyip “her fley yolunda” havas› çizen burjuva medya, bunlar› yazmaya bafllayacakt›r. Bugün görmezden geldikleri “fleriatç› kadrolafl-
ma”y› herkesin gözlerine sokacak kadar öne ç›karacaklard›r. Medyan›n, farkl› kesimlerin yeni Fadimeler, Müslüm Gündüzler bulup ç›karmakta gecikmeyeceklerini de iyi biliyor AKP. Bu koflullar alt›nda AKP; TÜS‹AD’›n isteklerinin, AB’nin dayatmalar›n›n d›fl›na ç›kamazd›.
“Aman odak kaymas› olmas›n!” ‹lk gün “zafer” havas›n› kolay yaratacaklar› düflüncesindeydi AB’ciler. Ne de olsa, medya gücü ellerindeydi. Fakat 17 Aral›k teslimiyeti, öyle kolay gizlenebilecek gibi de de¤ildi. Nitekim, sadece görüflmelerin ve 17 Aral›k karar›n›n ayr›nt›lar›n›n yans›mas›, birkaç düzen partisinin, köfle yazar›n›n yüzeysel elefltirileri bile, ikinci günden itibaren farkl› bir havan›n do¤mas›na neden oldu. ‹fller yans›t›ld›¤› kadar iyi de¤il miydi yoksa? Bunun üzerine AKP ve tüm AB’ciler adeta telaflland›lar. Telafl›n çarp›c› örneklerinden biri Hasan Cemal’›n Radikal Yay›n Yönetmeni ‹smet Berkan’› arayarak Radikal’in “Gerçekleri bilelim” manfletini elefltirmesiydi. “Gerçekler”e ne gerek vard›? Tamam baz› elefltiriler yap›labilirdi ama “bir odak kaymas› olmamal›”yd›. “Odak” neydi? Odak, AB konusundaki aldatmacan›n sürdürülmesidir. Tüm düzen güçleri, gerçekleri gizleyip AB flakflakç›l›¤›n› sürdürmeli, “17 Aral›k bayram›” havas›n› bozmamal›yd›. Evet, bu ülkenin “ulusal egemenlik” bayram› da var, “egemenli¤i AB’ye devretmesinin” bayram› da. Bu bayramlardan biri art›k fazlad›r. Fazla olan, zaten kutlanmas›n›n 50 y›ld›r bir manas›n›n kalmad›¤› “23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayram›”d›r. Ulusal egemenli¤in zerresinin kalmad›¤› bir ülkede, onun bayram›n› kutlamak, aldatmaca ve sahtekarl›kt›r. Egemen s›n›flar›n milliyetçili¤i, vatanperverli¤i zaten riyakarcayd›; bundan böyle art›k daha da riyakarcad›r. AKP iktidar›, AB emperyalizmine teslimiyet sürecini devam ettirecektir. K›br›s sorununu çözmek kofluluyla 3 Ekim’de bafllayacak olan ve “son derece zorlu” geçece¤i belirtilen müzakere süreci, AB’nin her alanda yönetimi parça parça devralaca¤› bir süreç olacakt›r. Tekellere yeni imtiyazlar tan›nacak, ç›kar›lan her yasa yeni bir “Kapitülasyon” yasas› olacakt›r. AKP yerine gelecek bir baflka iflbirlikçi düzen partisinin iktidar›nda da süreç “kesintiye u¤ramayacak”t›r. Bu süreci kesintiye u¤ratacak tek fley, halk›n ekonomik, siyasi, askeri tüm emperyalist politikalara karfl› direniflidir. ‹flte o zaman “AB’ye uyum” süreci, vatan›n ba¤›ms›zlaflmas› sürecine dönüflecektir.
Önce ‘Sert’ Ç›kt›! 16 Aral›k günü ö¤leden sonra bas›na dedi ki:
“Öncelikle 'koflulsuz' tarih... Özellikle K›br›s ve s›n›rlar meseleleri gibi 'fleyler' bizim önümüze gelmemeli... Bir de bakt›k ki istedi¤imiz geliflme olmuyor, oyal›yorlar. Biz de Norveç'in yapt›¤›n› yapabiliriz. Biz de kesip atar›z. Milli ç›karlar›m›z›n müsaade etmedi¤i bir ad›m› 'asla' atamay›z...”
Tükürdü¤ünü Yalad› 17 Aral›k’ta
- Koflulsuz tarih vermediler. - K›br›s meselesini önüne getirdiler. - Üstüne üstlük yeni k›s›tlamalar koydular, bir de referandum engeli ç›kard›lar... Fakat Tayyip Erdo¤an, Norveç'in yapt›¤›n› yapamad›. Kesip atamad›... “Kesip atarsan bu masaya on y›l oturamazs›n›z!” diye rest çeken emperyalistlerin dayatt›klar›n› kuzu kuzu kabul etti...
Ve dönüp yüzsüzce zafer flovu yapt›... fiimdi s›ra emperyalizme boyun e¤ifli, “zafer” diye yutturmaktayd›. Yalakalar, acele taraf›ndan “Avrupa Fatihi” ilan ettiler bu ma¤lup “komutan›”. Bu defa “Viyana kap›lar›ndan” dönülmemiflti! Çünkü kendileri fethedilmiflti... K›z›lay’da Türk bayra¤› yan›nda dalgaland›r›lan AB bayraklar›, zaferin kimin oldu¤unu da gösteriyordu zaten. O Türk bayra¤›n›n dalgaland›r›lmas›na göstermelik olarak izin veriyordu AB; nas›l olsa bir hükmü olmayacakt› o bayra¤›n, herfleyi o yönetecekti.
Say› 138 25 26 Aral›k 2004
Vatan›m›z›, emperyalizme ve Amerikac›, Avrupac› iflbirlikçilere BIRAKMAYACA⁄IZ!
Bu halklar için büyük bir destekti. Sosyalist sistemin y›k›l›fl›ndan sonra ise, Yugoslavya örne¤iyle, “yeni dünya düzeninde” emperyalizme boyun e¤meyen ülkelerin yak›l›p y›k›laca¤›, boyun e¤meyen örgüt ve liderlerin “yok edilece¤i” mesaj› verilerek ba¤›ms›zl›k düflüncesi yok edilmek istendi. Bu süreç baz› devrimci örgütlerde “silahl› mücadeleden vazgeçifl” biçiminde sonuç yarat›rken, “ulusal kurtulufl hareketleri” ba¤›ms›zl›k hedefinden vazgeçmeye, ayd›nlar ise, emperyalizmde “olumluluklar” keflfetmeye bafllad›lar.
Ba¤›ms›z Türkiye mümkündür ve onurlu, namuslu yaflaman›n tek yoludur!
Say› 138 26 26 Aral›k 2004
Sa¤dan sola uzanan bir koro, y›llard›r hiçbir ülkenin veya örgütün AB’siz, ABD’siz varolamayaca¤›n›n propagandas›n› sürdürüyor. Bu propaganda, sosyalist sistemin y›k›ld›¤›, emperyalizmin “tek kutuplu dünya”y› ilan edip, herkes bana tabi olacak dayatmas›n› ekonomik, siyasi ve askeri yollarla uygulad›¤› 1990’lar›n bafllar›ndan bu yana hiç durmad›. 1990’lar›n sonunda ve 2000’lerde ABD ve Avrupa emperyalizminin Yugoslavya’ya, Irak’a ya¤d›rd›¤› bombalar›n eflli¤inde daha da fazla duymaya bafllad›k bu sözleri. ‹flbirlikçiler dünya konjonktürünün kendilerini do¤rulad›¤›n› düflünerek seslerini daha da yükselttiler. “ABD’ye ve AB’ye ra¤men” hiçbir fley yap›lamazd›, onlar “hakim”di, küreselleflmeye boyun e¤mekten, emperyalizmin yeni dünya düzenine tabi olmaktan baflka yol kalmam›flt›... 1990 öncesinin ulusal ve sosyal kurtulufl hareketleri, ayd›nlar›, ba¤›ms›zl›kç›yd›. 1960’l›, 70’li y›llar boyunca geliflen ulusal ba¤›ms›zl›k mücadeleleri, sosyalist sistemin en güçlü müttefiki olurken, ayn› flekilde sosyalist sistem de ba¤›ms›zl›k yolundaki ülkeler, örgütler için nesnel bir güçtü. Sovyetler Birli¤i revizyonizmi, pek çok ülkede silahl› mücadele veren devrimci örgütlenmeleri desteklemekten vazgeçeli uzun zaman olmufltu, “bar›fl içinde bir arada yaflama” teorisini revizyonist yorumuyla, hemen her ülkede bar›flç›, revizyonist güçleri destekliyordu. Ama bu bütün olarak sosyalist sistemin tüm devrimciler, vatanseverler için objektif olarak oynad›¤› olumlu rolü de¤ifltirmiyordu. Sosyalist sistemin varl›¤› nedeniyle, ba¤›ms›zl›¤›n› kazanan, sosyalizm yoluna giren ülkelere karfl› emperyalizm aç›k askeri sald›r›lara giriflemiyordu.
‹flbirlikçi politikac›lar ve emperyalizmin dünya düzenine tabi olmay› tek ç›kar yol olarak gören “ayd›n”lar, “sol”cular, “art›k ba¤›ms›zl›k öldü!.. ulus devlet modeli çöktü” teorileriyle ya ABD’nin, ya AB’nin flemsiyesi alt›na s›¤›nmam›z gerekti¤ini savunuyorlar. Bu düflüncelerin karfl›s›na “Avrasya seçene¤i”ni ç›karanlar da, “ba¤›ms›z olunamayaca¤›” düflüncesini bir baflka uçtan onaylam›fl, tescillemifl oluyorlar. Emperyalizmin “yeni dünya düzeni”, “küreselleflme süreci” alternatifsiz de¤ildir. Bugünkü koflullarda da bir ülke, bir örgüt ba¤›ms›z kalabilir ve kalmal›d›r. Ba¤›ms›zl›k içinde ekonomik, siyasi geliflme mümkündür; fakat bunun “olmazsa olmaz” bir koflulu vard›r; bu koflul ise, halk›n iktidar›d›r. Bir ülke, ancak halk›n devrimci iktidar› koflullar›nda ba¤›ms›z olabilir ve ba¤›ms›zl›¤›n› emperyalizme ra¤men sürdürebilir.
Ba¤›ms›zl›k bilinci ve kavram› çarp›t›lm›flt›r Ba¤›ms›zl›k bilinci ve kavram›n›n çarp›t›lmas›nda iki önemli dönüm noktas› vard›r: Birincisi; yeni-sömürgecilik, ikincisi; küreselleflme ad› verilen süreçtir. Amerikan emperyalizminin esas olarak 1940’lar›n ikinci yar›s›ndan itibaren a¤›rl›k verdi¤i yeni-sömürgecili¤in, eski sömürgecilikten en belirgin fark›, ülkelerin tankla topla iflgal edilmemesi, sömürgelere “vali” atanmamas›, bunun yerine görünürde “ba¤›ms›zl›k” tan›nmas›yd›. En sinsi sömürgecilik yöntemi buydu. Sömürgecili¤in bu biçimiyle birlikte, ba¤›ms›zl›k bir bayrak ve ulusal marfla sahip olmaya indirgenmifltir. “Emperyalizm aç›k iflgale son vermekle ve sermayenin yeni biçimlerini etkin bir tarzda
devreye sokmakla, göstermelik olarak siyasi ba¤›ms›zl›k tan›yor, ama ön kap›dan ç›karken, kendini gizleyerek daha güçlü bir biçimde arka kap›dan giriyordu.” Bunun sonucunda ise, emperyalizm ve iflbirlikçileri hem ulusal kurtulufl bilincini köreltiyor, ba¤›ms›zl›k kavram›n› çarp›t›yor, hem de daha derinlemesine bir sömürü imkan›na kavufluyorlard›. Yeni-sömürgecilik alt›nda iflbirlikçilefltirilen ”milli” ordular, emperyalizmin gizli iflgalinin arac› oldular. Güya “ba¤›ms›zl›¤›n” güvencesiydiler. Ne ilginçtir ki, hemen tüm yeni-sömürgelerde emperyalizmin gizli iflgal ordular›, kendilerini, “milliyetçili¤in” en keskin savunucusu, en “ulusalc›” kesimler olarak gösterdiler. “Milliyetçilik”, “ulusal”l›k s›fatlar›, bu ülkelerde ço¤unlukla CIA taraf›ndan örgütlendirilmifl faflist güçler taraf›ndan kullan›ld›. Bu, yeni-sömürgecilik politikalar›n›n bilinçli bir yönlendirmesiydi. Böylelikle hem en iflbirlikçi kesimlerin emperyalizm uflakl›¤› perdelenmifl, hem de halk›n vatanseverlik duygular›, flovenizme, faflizme kanalize edilmifl oluyordu. Bu demagojinin etkili oldu¤u bizim gibi ülkelerde, sol, tepkisel olarak “vatan” kavram›ndan uzaklaflt›, vatanseverlik, emperyalizm iflbirlikçisi faflist güçlerin tekeline al›nd›, halk›n vatansever duygular› düzene yedeklendi. Dolay›s›yla, bundan ba¤›ms›zl›k ve vatanseverlik bilinci de büyük yara ald›, kavramlar mu¤laklaflt›, çarp›t›ld›. Ba¤›ms›zl›k ve vatanseverlik kavram›na ikinci büyük sald›r› ise “küreselleflme”yle birlikte gerçeklefltirildi. Tamamen burjuvaziye ait olan bu teoride, art›k dünyan›n “global bir köy” oldu¤u, s›n›rlar›n kalkt›¤› ifllenerek, halklar›n antiemperyalist, ulusalc› bilinç ve duygular› köreltilmeye çal›fl›ld›. Burjuvazinin “küreselleflmeci” teorilerinin, sosyalist sistemin y›k›nt›lar› alt›ndan emperyalizmin dünya düzenine iltihak eden “sol” ayd›nlar ve gruplar taraf›ndan sahiplenilmesiyle, bu propagandan›n etki alan› geniflledi. Küreselleflme, yeni-sömürgecili¤in daha pervas›zlaflmas›ndan baflka bir fley de¤ildi oysa. Yöntem ayn›yd›; görünürde ba¤›ms›zd› yine ülkeler; ama ekonomileri, siyasetleri, kültürleri, ordular›, emperyalizmin merkezi kurumlar› taraf›ndan yönetilecektir. Küresellleflmenin “kan›t›” olarak s›k s›k örnek verilen “ekonomilerin iç içe geçmesi”, gerçekte emperyalist ekonomilerin derinlemesine yeni-sömürge ekonomilerine nüfuz etmifl olmas›d›r. Burada karfl›l›kl› bir “içiçe geçme” de¤il, tek yanl› bir “ele geçirme” sözkonusudur. “S›n›rlar›n kalkmas›”nda da ayn› fley sözkonusudur; “Kalkan”, emperyalist tekeller
karfl›s›ndaki yeni-sömürgelerin s›n›rlar›d›r. Tekeller için art›k bu s›n›rlar bir anlam ifade etmiyor gerçekten de, istedikleri yerde at koflturuyorlar. Ama bir yeni-sömürge ülke için ayn› fley sözkonusu de¤ildir. “Ülkelerin içiflleri diye bir fley yoktur art›k” demagojisinin perdeledi¤i gerçek de budur. Do¤rudur, yeni-sömürgelerin “içiflleri” diye bir fley kalmam›flt›r. Emperyalistler yeni-sömürgelerin akl›n›za gelebilecek herfleyine müdahale edebilmektedirler. Peki tersinden bir “müdahale” sözkonusu mu? Herhangi bir yeni-sömürge, emperyalist ülkelerin içifllerine ayn› flekilde kar›flabiliyor mu? Yeni-sömürgecili¤in derinlefltirilmifl, pekifltirilmifl halinden baflka bir fley olmayan küreselleflme, bugün karfl›m›za “ba¤›ms›zl›¤›n” alternatifi olarak ç›kar›lmaktad›r. Oysa gerçek tam tersinedir. “Küreselleflme” dedikleri bu emperyalist süreç, halklar ve ülkeler aç›s›ndan ba¤›ms›zl›k sorununu daha güncel ve daha elzem hale getirmifltir.
“Ba¤›ms›zl›k” meselesi, “teorik” bir sorun de¤il; emperyalizme karfl› savaflmaya cüret edip etmeme meselesidir Asl›nda mesele dünyay› do¤ru tahlil edip etmeme meselesi de¤il, emperyalizme karfl› savaflmaya cüret edip etmemektir. Bu cürete, vatanseverlik namusuna sahip olmayanlar, dünyay› da kendi korkakl›klar›na göre tahlil ediyorlar. Midesinden emperyalizme ba¤l› olanlar veya emperyalizme karfl› direnme cüretine sahip olmayanlar, ulusal onur için, halklar›n özgürlü¤ü için bedel ödemeye haz›r olmayanlar, ba¤›ms›zl›k idealine, ba¤›ms›z bir ülkenin varolabilece¤ine, yaflayabilece¤ine inanmazlar. Ülkemizi emperyalizme satanlar, y›llarca bu ülkede ba¤›ms›zl›¤› savunan devrimcileri “ülkemizi baflka bir ülkenin egemenli¤ine sokmaya çal›flmakla” suçlad›lar. “D›fl mihrakl›” olmakla suçlad›lar. Bu suçlama burjuva politikac›lar›n a¤z›ndan dile getirildi, iddianamelere, mahkeme kararlar›na girdi. Oysa, bu suçlamalar› yapanlar, “Ba¤›ms›z Türkiye” için mücadele edenleri katledenler, zindanlara atanlar, iflkencelerden geçirenlerden baflkas› de¤illerdi. ‹flbirlikçilerin zulmü ve demagojisi, öyle bir hale gelmifltir ki, “vatan haini” diye suçlanmamak, gerçekten vatan haini olmakla mümkün olmufltur. Çünkü ancak iflbirlikçiler “vatan haini” diye suçlanmaktan kurtulabilmektedirler. Emperyalizme ve iflbirlikçilerine karfl› direnme, savaflma iradesi ve cüretini gösteremeyenler, düzenin zulmünden kurtulmak için iflbirlikçi
Say› 138 27 26 Aral›k 2004
Say› 138 28 26 Aral›k 2004
iktidarlarla, flu veya bu emperyalistle ayn› düflünceleri savunmaya bafllad›lar. Bugün AKP’yle “AB yolunda” birleflenler, “solculuk” ad›na AB savunuculu¤u yapanlar, bu yoldad›rlar. Tarihi “ba¤›ms›zl›¤a” düflmanl›kla dolu oligarfliyle ayn› fleyi savunanlar›n anti-emperyalizmle, demokratl›kla bir ilgileri yoktur. Oligarfli, ba¤›ms›z olmad›¤› gibi, tüm ba¤›ms›zl›k hareketlerinin düflman›d›r. Ülkemiz egemen s›n›flar›, ABD emperyalizminin yeni-sömürgesi olmaya bafllar bafllamaz, ba¤›ms›zl›¤›n da en büyük düflmanlar›ndan biri oldular. ‹lk olarak Türkiye ordusu, emperyalist dünya ad›na, ABD emperyalistleriyle birlikte, Kore halk›n›n ba¤›ms›zl›k savafl›n› bo¤maya gitti. 1957’de Suriye’de antiemperyalist karakterdeki BAAS rejiminin kurulmas› üzerine, TSK iflgal amac›yla Suriye s›n›r›na y›¤›ld›. SSCB’nin BAAS’la net dayan›flma tavr›n› aç›klamas› üzerine, emperyalistler ve onun ülkemizdeki iflbirlikçileri iflgale cüret edemediler. Ama Türkiye oligarflisi bu tavr›n› hep sürdürdü. Fransa’ya karfl› ba¤›ms›zl›k savafl› veren Cezayir’in ba¤›ms›zl›¤›na karfl›, Irak halk›n›n emperyalist iflgale direnifline karfl›, hep emperyalistlerin saf›nda oldu. Böyle bir iktidarla yanyana olanlar, böyle bir iktidar›n “AB yolundaki çabalar›n› takdire de¤er” bulanlar, Türkiye halklar›n›n anti-emperyalist gelene¤iyle de¤il, oli-
garflinin iflbirlikçi gelene¤iyle bütünleflirler. Küba, halk›n iktidar›yla yönetilen bir ülkenin, Avrupas›’yla, ABD’siyle tüm emperyalist dünyan›n karfl›s›nda bir ülkenin ba¤›ms›z olabilece¤ini kan›tlamaya devam ediyor. Irak halk›, güç dengelerindeki tüm eflitsizli¤e ra¤men, bir halk›n emperyalizme karfl› direnebilece¤ini kan›tl›yor. Dünya tarihi bunun örnekleriyle doludur. Ülkemiz tarihi de; 1920 Ulusal Kurtulufl Savafl› da tüm emperyalistlere karfl›, yine ayn› güç dengesizli¤ine ra¤men kazan›lmad› m›? “Örgütlenmifl ve direnen bir halk”, tarihin kaydetti¤i en büyük ve yenilmez güçtür. Buna sahip olan her ülke, emperyalizm karfl›s›nda ba¤›ms›z olabilir. Devrimciler, katledilmeyi, iflkenceleri, hapislikleri göze alarak onlarca y›ld›r emperyalizme ve iflbirlikçi oligarfliye karfl› “Ba¤›ms›z Türkiye” mücadelesini sürdürdüler. Günümüz dünyas›nda, emperyalizme karfl› direnmek büyük bedeller ödemeyi göze almakt›r. “Ba¤›ms›zl›k” fliar›n› hayk›ranlar›n destek alabilecekleri güçler fazla de¤ildir. Her ülke, örgüt, halk, kendi özgücüne güvenmek zorundad›r. Bu güvenle direnen ve savaflan halklar, emperyalizmin afla¤›lamalar›na, emperyalizmin ya¤ma ve talan›na karfl› onurlu, namuslu, adil, özgür ve refah içinde bir ülkede yaflama hakk›n› kazanabilirler.
Türkiye ayd›n› hiç bu kadar iflbirlikçileflmedi Medya hiç bu kadar afla¤›l›klaflmad›! Ba¤›ms›z Türkiye
Nerede bu ülkenin ayd›nlar›? Nerede yalan›n karfl›s›na cüretle dikilecek, nerede emperyalizmin, faflizmin karfl›s›nda gerçekleri cüretle hayk›racak, halk› ayd›nlatacak ayd›nlar?
Bu soru, “ayd›n” s›fat›n› tafl›yanlar›n büyük bölümünün AKP’nin, AB’nin peflinde ba¤›ml›l›¤›n savunucusu oldu¤u bir ülkenin sorusu. Bu sürüklenmenin d›fl›nda kalan ayd›nlar da var; ancak örgütsüzlükleri, kayg›larla kuflat›lm›fl olmalar› gibi nedenlerle sesleri ç›km›yor. Türkiye ayd›n›, ayd›n olma rolünden en uzak oldu¤u bir süreçten geçiyor. Ayd›nlar üzerine yaz›lm›fl bir yaz›da flöyle der: “Egemen s›n›flar ayd›nlardan gelen elefltirilerden rahats›z olur. Çünkü bir ülkenin ayd›nlar›, ço¤u zaman kurulu düzeni elefltirirler, zor olan› yaparlar, itiraz ederler. Böyle oldu¤u için ayd›nlar birçok kesim taraf›ndan hofllan›lmayan kifliler haline gelirler.”
Peki ülkemize bakal›m: Egemen s›n›flar “ayd›n”lar›n yapt›klar›ndan bu kadar hoflnutlarsa, bunda bir çarp›kl›k oldu¤u aç›kt›r. Çarp›kl›k, ayd›n›n, art›k ayd›n olma misyonundan kopmas›ndad›r. Çünkü ülkemiz ayd›n›, emperyalizme ve faflizme karfl› ba¤›ms›zl›k, demokrasi mücadelesi sesini yükseltmek yerine flu sesi yükseltmektedir: “Ya barbarl›k, ya AB” Bu ses, emperyalizmin ve onun ülkemizdeki iflbirlikçilerinin sesidir. Halk› ayd›nlatma yerine, bu sömürü ve zulüm düzenine karfl› bayrak açma yerine, bu düzenin sahipleri olan Avrupa emperyalizmini “kurtulufl yolu” olarak gösteren ayd›n, art›k ayd›n olmaktan ç›k›p, tekelci burjuvazinin propagandisti haline gelmifltir. Bilgisini, birikimini, sanat›n› bunun hizmetine vermifltir.
Emperyalist politikalar›n “ayd›n”lar› Ayd›nlar›m›z, y›llard›r hemen hiçbir konuda göstermedikleri çabay› ve hiçbir konuda göster-
medikleri istikrar ve kararl›l›¤›, AB’yi savunmakta gösterdiler. Öyle ki ço¤u dönemde, iflbirlikçi iktidarlardan daha “öncü” bir rol üstlendiler AB’cilikte. Ülkemiz ayd›nlar›n›n “AB’ye girmeliyiz” aç›klamalar›n› okudukça, akl›m›za, Amerikan “ayd›nlar›”n›n Irak’a müdahale öncesinde yay›nlad›klar› mektup geliyor. Ayd›n’›n ne kadar ikiyüzlüleflebilece¤inin, ne kadar düflkünleflebilece¤inin, bilimsel, edebi bilgisini ve toplumun sayg›s›n› nas›l egemenlerin hizmetine verebilece¤inin çarp›c› bir örne¤i olan bu mektup, yüzlerce “prof”un, dünya çap›nda ünlü yazarlar›n, bilim adamlar›n›n imzalar›n› tafl›yordu. Bildirilerine “Her türlü savafl›n korkunç oldu¤unun FARKINDAYIZ” diye bafllayan emperyallizmin ayd›nlar›, sözlerini “milletimiz ve müttefikleri için bu savafl› kazanman›n temel nokta oldu¤unu söylüyoruz.” diye bitiriyorlard›. “Türkiyeli 191 ayd›n›n” 2002 May›s’›nda yay›nlad›¤› "Türkiye'nin Yeri Avrupa Birli¤i'dir. Evet... Kat›l›yorum" ad›yla haz›rlad›¤› bildiri de, iflte bu bildiri gibiydi. Demokrasiden, insan haklar›ndan söz ediliyor ve sonuçta emperyalizme teslim olma öneriliyordu. Kendilerini “sol”, “sosyalist” olarak adland›ran ayd›nlar, bu bildiride, 35 y›ld›r dökülen her damla kanda sorumlulu¤u olan, cuntalar› alk›fllarla karfl›layan, IMF politikalar›n› büyük bir hevesle uygulayan “tekelci burjuvalarla” yan yana imza at›p AB’yi istediler. Bu mu “ayd›n” tavr›? Yan›ndaki kim, müttefikin kim bir kere?
‘Ali Kemal’leflmenin normalleflmesi ayd›nlar›n çürüyüfl ve çöküflüdür “AB sürecini h›zland›rmak” için Avrupa emperyalistlerinin sa¤lad›¤› fonlarla kurulan vak›flara, di¤er kurulufllara bak›n; hepsinin bafl›nda ayd›nlar vard›r. Klasik bir iflbirlikçilefltirme politikas›na karfl› onurlu bir direnifl sergileyememifltir bu ayd›nlar. “Faflizme karfl› AB’ye yaslanarak demokrasiyi savunmak” diye kendi tav›rlar›n› meflrulaflt›rmaya çal›flm›fllard›r, ama bu tarih karfl›s›nda AB taraf›ndan parayla, düzen içi statükolar vadiyle “devflirilmifl” olma gerçe¤ini ne kadar de¤ifltirebilir? Bu vak›flar›n, derneklerin, 1920’lerin bafl›nda ülkemiz emperyalistlerin iflgali alt›ndayken güya “iflgalden bir an önce en az zararla kurtulmak”, “feodal mutlakiyete son vermek” gibi amaçlarla kurulan “‹ngiliz dostlar› derne¤i”, “Amerikan muhipleri” gibi kurulufllardan ne fark› var? Anadolu halk›n›n o zaman emperyalizmin ajan› oldu¤u için linç etti¤i “GAZETEC‹” Ali Kemal de “‹ngiliz Dostlar› Derne¤i”nin faal bir çal›flan›yd›.
Ali Kemal, ülkemiz tarihinde iflbirlikçili¤in ad› olmufltur; gerçekte say›lar› elle say›lacak kadard›r. Ama günümüzdeki Ali Kemal’ler art›k say›lamayacak kadar ço¤alm›flt›r. Türkiye ayd›n›n›n içine düfltü¤ü durumun vehameti de iflte bu “ço¤alma”dad›r. Nesnel olarak “ayd›n” olma vasf›n› tafl›mas› gereken ö¤retim üyeleri, gazeteciler, büyük demokratik kitle örgütlerinin yöneticileri, “AB’ye üyelik” sözkonusu oldu¤unda, Avrupa emperyalizmiyle ve iflbirlikçi iktidarla birlikte olmay› tercih ettiler. ‹ktidarla birlikte halk› “ikna etme”, daha aç›kças› yola sokma misyonunu üstlendiler. Halk›n sokulaca¤› yol belliydi: AB yolu. Ve bu yol, bir ayd›n›n halk› ça¤›raca¤› ba¤›ms›zl›k, demokrasi yolu de¤il, emperyalizme teslimiyetin yoluydu.
Ayd›nlar›n ve burjuva medyan›n Avrupac›l›kta birleflmesi Ayd›nlar, gerçe¤in, halk›n, emperyalizme ve faflizme karfl› direniflin sesi de¤il de, AB gibi emperyalist projelerin sesi oldukça, gazete köfleleri, televizyon programlar› onlara cömertçe aç›ld›. Ayd›n›n rolüyle, medyan›n rolü bu süreçte büyük ölçüde özdeflleflti ve bu rol, iflbirlikçilikte birleflti. AB’yi desteklemeleri karfl›l›¤›nda flu veya bu konuda muhalefet etmelerine izin verildi. Bir yandan muhalif yaz›lar yaz›p sonra da “demokratikleflme” için AB’yi hedef gösterdiler. AB’cilik u¤runa, IMF’nin sömürü talan politikalar›na, AB’nin F tipi katliamlar›na, bizzat AB ülkelerindeki anti-demokratik geliflmelere ses ç›karmad›lar. AB’cilik u¤runa, Avrupa emperyalizmi konusundaki tarihi bilgilerini bile unuttular. Ve sonuçta 17 Aral›k’ta ülkemizin boynuna yeni ba¤›ml›l›k halkalar› geçirildi. Zülfü Livaneli, Can Dündar gibi sol ayd›nlar, bugün k›smen günah ç›karma havas›ndalar; “Küçük burjuvazinin klasik günah ç›karmas›...” Verebilecekleri kadar zarar verdiler ve flimdiki günah ç›karmalar›, verdikleri zarar› telafi etmiyor... Kaybeden vatan oldu, kaybeden halk oldu, yoksullaflarak, ölerek bu sürecin faturas›n› yine halk ödüyor. Bu dönem, ülkemizin ayd›n tarihinde bir “utanç sayfas›” olarak an›lacakt›r. Kimse kendini “demokratikleflmeyi savunuyorum” palavras›yla aldatmas›n. Ayd›nlar, ba¤›ms›zl›¤› olmayan bir ülkenin gerçek bir demokrasisinin de olamayaca¤› yal›n gerçe¤ini görüp iflbirlikçilikten vazgeçmelidirler. Bu utanç verici iflbirlikçilik sürdürüldü¤ünde, adlar› Ali Kemaller’in yan›na yaz›lacakt›r, Ali Kemaller’in ödedi¤i bedeli ödemeyeceklerini de kimse onlara garanti edemez.
Say› 138 29 26 Aral›k 2004
Gençlik Ba¤›ms›zl›k fiiar›n› Yükseltiyor “Ne Avrupa Ne Amerika, Ba¤›ms›z Türkiye, ‹flbir- Malatya likçili¤e Son” sloganlar›yla eylemler yapan Gençlik Federasyonlular bu ülkenin onuru, gelece¤idir.
Say› 138 30 26 Aral›k 2004
Gençlik Federasyonu üyesi ö¤renciler, iktidar›n ihaneti derinlefltirdi¤i 17 Aral›k günü, ülkenin birçok kentinde meydanlara ç›karak ba¤›ms›z Türkiye istediklerini ve bunun için mücadele ettiklerini hayk›rd›lar. ABD ve Avrupa Birli¤i bayraklar›n›n yak›ld›¤› eylemlerde, AB’nin gösterilmek istendi¤inin aksine, emperyalist bir güç oldu¤u anlat›ld›. Aç›klamalarda, iktidar›n ve AB’ci medyan›n yalanlar›na de¤inilerek; “IMF ve Dünya Bankas› arac›l›¤›yla Türkiye'yi yöneten ABD ve AB, halklar›m›z›n ulusal onurunu çi¤niyorlar. Gerçekten iste¤imiz demokrasi, ifl, insan haklar› ve insanca yaflayacak ücret ise bunu emperyalizme tam ba¤›ml› köle olarak de¤il ba¤›ms›z Türkiye iste¤iyle emperyalizme karfl› mücadele ederek kazanabiliriz! Emperyalizmle iflbirli¤i bize sadece daha
Antalya
çok iflsizlik, daha çok açl›k ve daha az demokrasi getirecektir.” ifadeleri kullan›ld›. Geçen haftaki say›m›zda Ankara’da yap›lan eyleme yer vermifltik, di¤er kentlerde gençli¤in yükselen sesini yans›t›yoruz.
‘Avrupa Birli¤i Defol’ ❐ ADANA - Gençlik Federasyonu üyesi Adana Gençlik Derne¤i’nin ‹nönü Park›'nda yapt›¤› eylemde, "Ne ABD Ne AB Ba¤›ms›z Türkiye" pankart› ve üzerinde DEV-GENÇ amblemi olan flamalar aç›ld›. P›nar Çal›fl›r taraf›ndan yap›lan aç›klamada “AB demokrasinin de¤il halklara karfl› sömürünün birli¤idir" denildi. Eylem sloganlarla sona erdi. ❐ ANTALYA - "Ne AB ne ABD Ba¤›ms›z Türkiye, ‹flbirlikçili¤e Son” yaz›l›, “Gençlik Dernekleri Federasyonu-Antalya Gençlik Derne¤i" imzal› pankart›n tafl›nd›¤› eylem, K›fllahan Oteli önünde yap›ld›. "Katil ABD ‹flbirlikçi AKP, Tecritin Sorumlusu AB" sloganlar›n›n at›ld›¤› eylemde, Avrupa Birli¤i’nin emperyalist ç›karlar›n birli¤i oldu¤u ifade edildi. Sevgi Peker’in okudu¤u aç›klamada, iflbirlikçi AKP'nin, AB’nin istedi¤i yasalar› ç›kartt›¤› ve bunun halka demokratikleflme olarak lanse edildi¤i; fakat bunun halk için demokrasi olmad›¤› anlat›ld›. Faflizm gerçe¤inin sürdü¤ünü söyleyen Peker, F tiplerinde 117 ölümün, 1 Nisan hukuksuzluklar›n›n alt›nda Avrupa’n›n da imzas›n›n oldu¤unu hat›rlatt›. Ey-
lem, “Ne AB Ne ABD Ba¤›ms›z Türkiye" sloganlar› ile bitirildi.
❐ BALIKES‹R - 15 Aral›k günü, Bal›kesir Gençlik Derne¤i ve SGD üyesi ö¤renciler taraf›ndan, AKP Bal›kesir il binas› önünde yap›lan eylemde, AB’nin emperyalist, katilamc› yüzü teflhir edildi. Bas›n aç›klamas› karar›n› birlikte alan Emek Gençli¤i, aç›klamaya kat›lmazken, ayn› gün Bal›kesir Gençlik Derne¤i üyesi ö¤renciler, 19 Aral›k katliam›nda flehit düflen 28 devrimci için bir anma düzenlediler. ❐ BURSA - Gençlik Dernekleri Federasyonu üyesi ö¤rencilerin AKP ‹l Binas› önünde düzenledikleri eylem ve yerel TV taraf›ndan da canl› yay›nlanan eylemde, “Kurtulufl Kavgada Zafer Cephede" sloganlar› at›ld›. Aysel Arslan taraf›ndan yap›lan aç›klamada, Avrupa Birlikçi ayd›nlara, demokratlara da seslenildi. AB’ye deste¤in AKP'nin iflbirlikçi politikalarda iflini kolaylaflt›rd›¤›n›, Amerika
Samsun
ve Avrupa emperyalizminin emperyalist emellerine hizmet etmek anlam›na geldi¤ini belirten Arslan, “tam ba¤›ms›z Türkiye” fliar›m›z› yükseltelim” ça¤r›s› yapt›. Eylemde Amerikan bayra¤› yak›ld›.
❐ DERS‹M - Gençlik Dernekleri Federasyonu’nun AKP il binas› önünde yapt›¤› eylemde, k›z›l bayraklar›n yan›s›ra, “Ne AB Ne ABD, Ba¤›ms›z Türkiye, ‹flbirlikçili¤e Son” pankart› aç›ld›. Federasyon üyeleri, ABD bayra¤›n› yakarak, ABD ve AB emperyalizmine karfl› ba¤›ms›z Türkiye fliar›n› yükseltme ça¤r›s› yapt›lar. Federasyon ad›na bas›n aç›klamas›n› okuyan Özcan Duta¤ac›, 17 Aral›k tarihinin Avrupa emperyalizminin, iflbirlikçi AKP arac›l›¤›yla halk›m›za daha fazla yoksulluk, iflsizlik, açl›k getirece¤ini; Topraklar›m›z›n tamamen AB emperyalizmine peflkefl çektirilece¤ini, Türkiye’nin daha da ba¤›ml› hale getirilece¤ini vurgulad›. ❐ ERZ‹NCAN - 15 Aral›k günü AKP il binas› önünde toplanan gençlik, “AB Halklar›n De¤il ‹flgalcilerin ve Katillerin Birli¤idir” yaz›l› pankart açt›. Avrupa emperyalizminin teflhir edildi¤i aç›klamada, "Yaflas›n Tam Ba¤›ms›z Türkiye, AB'ye Hay›r” sloganlar› at›ld›. ❐ ‹STANBUL - ‹stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden sloganlarla Beyaz›t kap›s›na yürüyen Gençlik Federasyonlu ö¤renciler, "Ne ABD Ne AB, Ba¤›ms›z Türkiye, ‹flbirlikçili¤e Son"pankart› tafl›d›lar. “‹stanbul Gençlik Derne¤i / Gençlik Federasyonu” imzal› pankart›n yan›s›ra, "AB Defol Bu Memleket Bizim" dövizleri tafl›nan eylemde, "Ö¤renciyiz Hakl›y›z Kazanaca¤›z, AB Defol Yaflas›n Ba¤›ms›z Türkiye, ‹flbirlikçili¤e Son" sloganlar› at›ld›. Beyaz›t kap›s›nda yap›lan aç›klamada, “tüm Dünya'da
süren açl›¤›n, iflsizli¤in, yoksullu¤un sorumlusu ABD ve AB emperyalistleridir. Türkiye için de bu gerçek aynen geçerlidir.” ifadelerine yer verildi.
❐ ‹ZM‹R - ‹zmir Gençlik Derne¤i, ‹ngiliz Konsoloslu¤u önünde yapt›¤› eylemle, emperyalizme karfl› ba¤›ms›zl›k sloganlar›n› hayk›rd›. “Ne AB ne ABD, Ba¤›ms›z Türkiye! ‹flbirlikçili¤e son!” pankart› aç›lan eylemde, “Kahrolsun ABD Emperyalizmi”, “Yaflas›n Tam Ba¤›ms›z Türkiye”, “Katil Fransa Fildifli’nden Defol”, “Tecritin Sorumlusu Avrupa Birli¤idir”, “Bask Ülkesi'ne Özgürlük Kahrolsun ‹spanya” ve “Kahrolsun AB Emperyalizmi” sloganlar› at›ld›. “Avrupa Birli¤i halklar›n de¤il iflgalcilerin ve katliamc›lar›n birli¤idir” yaz›l› dövizlerin tafl›nd›¤› eylemde, bas›n aç›klamas›n› okuyan Gülflah Mersin, AB'nin Türkiye’yi sömürülecek bir pazar ve ucuz asker ordusu olarak gördü¤ünü belirtti. Eylem ABD bayra¤› yak›l›rken, kitlenin Gün Do¤du marfl›n› söylemesiyle son buldu. Bir baflka etkinlik de, ‹zmir Gençlik Derne¤i taraf›ndan düzenlenen paneldi. Dernek ad›na Erdal Güngör ve Ege Temel Haklar’dan Nurhan Y›lmaz’›n kat›ld›¤› panelde, Avrupa Birli¤i gerçe¤i ve Ba¤›ms›zl›k mücadelesi anlat›ld›.
❐ KOCAEL‹
- Gençlik Derne¤i taraf›ndan Belediye ‹flhan› önünde yap›lan bas›n aç›klamas›nda “Ne AB, Ne ABD Ba¤›ms›z Türkiye. ‹flbirlikçili¤e Son” pankart› aç›ld›. Emperyalizme karfl› ba¤›ms›zl›k kavgas›n›n yükseltilmesi ça¤r›s›n›n yap›ld›¤› ve k›z›l bayraklar›n tafl›nd›¤› eyleme EMEP ve DPG temsilcileri de destek verdi.
❐ MALATYA
- Gençlik Derne¤i’nin Merkez Postanesi
Dersim önünde yapt›¤› eylemde ‘Ne AB Ne ABD Ba¤›ms›z Türkiye, ‹flbirlikçili¤e Son’ pankart› aç›ld›. Aç›klamada, AB’nin Türkiye’ye demokrasi ve insan haklar› getirmek gibi bir amac›n›n olmad›¤›, amaçlar›n›n Türkiye’nin pazar›ndan ve ordusundan faydalanmak oldu¤u belirtildi. “Ne AB ne ABD Yaflas›n Tam Ba¤›ms›z Türkiye, Kahrolsun AB Emperyalizmi, Katil ABD ‹flbirlikçi AKP” sloganlar› ile eylem sona erdi. Malatya Gençlik Derne¤i’nin, Avrupa emperyalizmini gerçek yüzünü anlatmak, ba¤›ms›z Türkiye için mücadele ça¤r›s›n› yükseltmek için yapt›¤› bir di¤er etkinlik de, 11 Aral›k günü düzenlenen paneldi. 'AB halklar›n de¤il, iflgalcilerin ve katliamc›lar›n birli¤idir' ad› alt›nda düzenlenen panele, E¤itim-Sen fiube Sekreteri Erdo¤an Canpolat, Malatya Gençlik Derne¤i Yönetim Kurulu Üyesi Tuba Büdüfl ile Elaz›¤ Temel Haklar Baflkan› Mehmet Dolas kat›ld›.
❐ SAKARYA
- Sakarya
Gençlik Derne¤i, AKP il binas›
Say› 138 31 26 Aral›k 2004
önünde yapt›¤› aç›klamada, “Bugün Türkiye’nin AB’ye sat›ld›¤›, oyaland›¤› ve kand›r›ld›¤› gündür. Türkiye’nin bütün içifllerine müdahale eden AB, Susurluk’u niye sormuyor? Türkiye’deki düflünce suçlar›n› elefltiren AB neden F tipi hapishane yap›lmas›n› emrediyor? Büyük ad›mlar at›ld› denilen ülkemizde ‘diskette ad›n var’ gibi ucuz komplolarla insanlar neden hala F tipi hapishanelerde tecrit alt›ndad›rlar.” ifadelerine yer verildi. Emperyalizme karfl› mücadele ça¤›r›s› yapan gençlik, tafl›d›¤› “Ne ABD, Ne AB, Ba¤›ms›z Türkiye, ‹flbirlikçili¤e Son!” pankart›yla yürünmesi gereken yolu gösteriyordu. “Tecritin Sorumlusu AB’dir, Katil ABD ‹flbirlikçi AKP” sloganlar›n›n at›ld›¤› eylemde Avrupa Birli¤i bayra¤› yak›ld›. Sakarya Gençlik Derne¤i bir gün önce, 16 Aral›k günü de, ayn› konuyla ilgili bir panel düzenledi. ‹stanbul Temel Haklar Sekreteri Mehmet Püremifl ve Sakarya Gençlik Derne¤i’nden Betül A¤bafl’›n konuflmac› olarak kat›ld›¤› “Ne AB ne ABD, Ba¤›ms›z Türkiye, ‹flbirlikçili¤e son” bafll›kl› düzenlenen panel dernek binas›nda yap›ld›.
❐ SAMSUN - AKP Samsun Merkez ‹lçe binas› önünde toplanan Gençlik Federasyonu Samsun Gençlik Derne¤i üyeleri, "Ne ABD Ne AB Ba¤›ms›z Türkiye ‹flbirlikçili¤e Son” pankart› açarak aç›klama yapt›lar. “AB halklar›n de¤il, katliamc›lar›n ve iflgalcilerin birli¤idir" denilen aç›klama, sloganlarla sona erdi.
❐ UfiAK
- Gençlik Federasyonu üyesi ö¤-
renciler, Uflak Gençlik Derne¤i’nde yapt›klar› bas›n aç›klamas›nda, “Anadolu halklar› her zaman üreten, direnen ve büyük mücadeleler vererek eli kanl› katillere ve iflbirlikçilerine asla teslim olmayan bir halkt›r” dediler.
❐ ZONGULDAK
- AB’ye ba¤›ml›l›k an-
laflmas›na karfl› bir ses de Zonguldak Gençlik Dernekli ö¤rencilerden geldi. Ne AB’nin, ne de ABD’nin çözüm olmad›¤›, çözümün tam ba¤›ms›z Türkiye’de oldu¤u vurgulanan aç›klama s›ras›nda “Ne ABD Ne AB Ba¤›ms›z Türkiye, Tecritin sorumlusu AB’dir, Katil ABD iflbirlikçi AKP” pankart› aç›ld›.
Say› 138 32 26 Aral›k 2004
Medyada yalan ve yalakal›¤›n 盤›r›ndan ç›k›fl›: Burjuva medyada köfle sahibi olup da “demokrat” geçinenlerin alameti farikalar›ndan biri “Toplum mühendisli¤i”ne karfl› olmalar›d›r. AB konusunda yapt›klar›ndan ala toplum mühendisli¤i mi olur? Toplumu AB’cilefltirmek için y›llard›r çok sistemli bir kampanya sürdürüldü. Gerçekleri çarp›tt›lar, kopkoyu bir sansür uygulad›lar. Çeliflkiye, ikiyüzlülü¤e bak›n; “Düflünce özgürlü¤ü” ad›na AB’yi savunanlar, gazetelerini, televizyonlar›n› “AB’ye karfl› ç›kan düflüncelere” adeta. B›rak›n devrimcilerin düflüncelerini, düzen içi güçlere bile sansür uyguluyorlar. 17 Aral›k’ta ise yalan ve yalakal›k 盤›r›ndan ç›kt›. Büyük teslimiyeti, büyük ihaneti gizlemek için büyük yalanlar gerekti... ‹flte görüflmelerin nas›l sonuçland›¤›n›, nas›l bir karar al›nd›¤›n› bile çarp›tan yalan manfletler: Baflard›k (Hürriyet)... ve ‹slamc› bir gazetede de manflet ayn›yd›: Baflard›k (Yeni fiafak)... Bambaflka bir dönem (Vatan)... Biz De Var›z (Milliyet)... Türk Rüzgar› (Tercüman)... Avrupa ‹htilali (Sabah)... Büyüksün Türkiye (Posta)... Yeni Avrupa, Yeni Türkiye (Zaman)... Yeni Bir Dünya (Akflam)... 70 Milyon Coflku (Star)... Yeni Y›ld›z (Db.Tercüman)...
Manfletlerin alt›nda ise yalan g›rla gidiyordu; Türkiye istedi¤ini ald›... Rumlar matemde... Erdo¤an’›n zaferi... Avrupal›y›z... Rest çektik... Ve ard›ndan gazetelerin köfle yaz›lar›ndaki yalana güzellemeler... ‹flte birkaç örnek: “Evet, baflard›k” (Ali Bayramo¤lu)... “‹stedi¤imizi ald›k” (Halit Kak›nç)... “Büyük bir baflar›” (Fehmi Koru)... “fiölen zaman›” (Gülay Göktürk)... “Gelecek bizim” (Güngör Mengi)... “Yüzde yüz baflar›” (Tayfun Devecio¤lu)... “S›k› Pazarl›k, Olumlu Netice” (Nazl› Il›cak)... “Tarihimizin büyük günü... Türkiye halk›na 17 Aral›k 2004 kutlu olsun... Doya doya kutlay›n.” (Cengiz Çandar)... Neredeyse her “köfle”deydiler iflbirlikçiler. Milliyet h›z›n› alamay›p müzakere tarihi al›nmas›n›, okurlar›na Naz›m Hikmet’in “Güzel günler görece¤iz çocuklar, güneflli günler görece¤iz” dizeleriyle duyurdu. Naz›m’›n kastetti¤i güzel günlerin Avrupa flemsiyesi alt›na girmek olmad›¤›n› o manfleti atan dönek solcular çok iyi biliyor elbette. Ama medyada ar perdesi y›rt›lm›flt›...
3. Uluslararas› Tecritle Mücadele Sempozyumu sona erdi
Tecrit Emperyalizmin Politikas›d›r Tecrite Karfl› Direnifl, Emperyalizme Karfl› Direnifltir Emperyalizmin Küba’da devrimi yok etmeye gücü yetmeyecek ‹kinci oturumda konu, Küba ve ABD’de hapishanelerindeki tecrit idi.
15-17 Aral›k günleri aras›nda Berlin'de yap›lan 3. Uluslararas› Tecritle Mücadele Sempozyumu coflkulu bir uluslararas› flenlikle sona erdi. Sempozyum, emperyalizme karfl› halklar›n, ilerici, devrimci örgütlerin birli¤inin yarat›lmas›nda örülen bir ad›m daha oldu. Yap›lan konuflmalarda tecrite karfl› direniflin anti-emperyalist bir direnifl oldu¤u konusunda hemfikir olunmas›, tecrit politikas›n›n gerçek niteli¤inin düne göre çok daha genifl bir kesim taraf›ndan görülmeye baflland›¤›n›n ifadesi oldu. Her y›l Uluslararas› Tecritle Mücadele Platformu taraf›ndan düzenlenen sempozyumun ilk günündeki oturumlarda, geçen haftaki say›m›zda yazd›¤›m›z gibi, ‹rlanda, Filistin, Irak ve Türkiye ele al›nm›flt›. Sempozyum ikinci gün yap›lan tart›flmalar ve üçüncü gün etkinlikleri ile sonland›.
BASK’l› Tutsaklara Tecrit, ‘Demokratik Avrupa’n›n Politikas› Sempozyum’un ikinci günü olan 16 Aral›k’ta, ilk oturum Bask ülkesi hakk›ndayd›. Bask ülkesinden, ‹nsan Haklar› Gözlemevi ad›na bir avukat ve tutsak yak›nlar› örgütlemesi ad›na eski bir ETA tutsa¤›n›n kat›ld›¤› panel, Bask ülkesinden bir flairin iflgal alt›ndaki bütün halklar›n ac›lar›n›, duygular›n› ifade eden bir fliir okumas›yla bafllad›. Bask ülkesinin Fransa ve ‹spanya taraf›ndan iflgal edildi¤i dile getirilen konuflmalarda, iflgale karfl› ETA’n›n ve Bask halk›n›n y›llara yay›lan mücadelesinde onlarca flehit, 700’e yak›n tutsak verildi¤i ifade edildi. Tutsaklar›n çok kötü koflullarda, Fransa ve ‹spanya’daki hapishanlerde tecrit alt›nda tutulduklar› belirtilirken, tecritin, “Demokrat Avrupa”n›n direnen halklara karfl› kulland›¤› ve destekledi¤i bir sald›r› oldu¤u anlat›ld›.
‹lk olarak söz alan Küba’n›n Almanya Baflkonsoloslu¤u yetkilisi, Amerika’n›n ekonomik-siyasi ambargo, fiili sald›r› ve birçok de¤iflik yöntemlerle Küba’ya, devrime ve sosyalizme sald›r›s›n›n sürdü¤ünü belirterek, “bu sald›r› ve tehditlere karfl› Küba’n›n, devrimi, sosyalizmi ve anavatan›n› koruma hakk› vard›r. Amerika’n›n Küba’ya karfl› sald›r›lar›n› deflifre etmek ve Amerika’daki Kübal›lar’a vatanseverlik duygular›n› anlatmak amac›yla Amerika’ya giden 5 Kübal› vatansever haks›z olarak tutuklanm›fl ve y›llard›r aileleri ile görüfltürülmeyecek kadar s›k› bir tecrit alt›nda tutulmaktad›rlar. Ancak Emperyalizmin hiçbir sald›r›s›n›n, Küba’da devrimi yoketmeye gücü yetmeyecektir.” dedi. Ard›ndan Kübal› Befller için kurulan Ya Basta Küba Komitesi ad›na yap›lan konuflmada, tecrit koflullar› anlat›ld› ve dayan›flma ça¤›r›s› yap›ld›. Mumia Abu Jamal’a Özgürlük Komitesi ise, Amerika’daki hapishane koflullar›ndan söz ederek, Abu Jamal’in yirmi y›ld›r ‘idam’ tehdidi alt›nda yaflad›¤›n› söyledi. Oturumun son konuflmac›s›, o¤lu Guantanamo hücrelerinde tutsak olan bir babayd›. Baba Azmet Begg, bugüne kadar o¤lunu göremedi¤ini ancak, mücadeleyi asla b›rakmayaca¤›n› ifade etti. Konuflmas› yo¤un alk›fllarla kesilen Begg, “Biz ezilenler, rengimiz, dilimiz, dinimiz, co¤rafyam›z farkl› da olsa ayn› ac›lar› yafl›yoruz, bu ac›lar› ayn› düflmanlar bize yaflat›yorlar, bizlerde bütün farkl›l›klar›m›za ra¤men birlik olmal›, biribirimize kan verebilmeliyiz” fleklinde konufltu.
Avrupa Birli¤i’nin ‘kara listelerine’ yo¤un elefltiri Sempozyumun ikinci gününde son oturum Uluslararas› Tecritle Mücadele Platformu temsilcisinin konuflmas›yla bafllad›. Avrupa ve Amerikan emperyalizminin 11 Eylül sonras› halklara yönelik sald›r›lar›n› anlatan temsilci, emperyalistlerin kendi koyduklar› burjuva hukuku dahi ayaklar alt›na ald›klar›n› dile getirdi. Devrimci, ilerici güçlere, yabanc›lara yönelik sald›r›lara de¤inilen konuflmada, AB’nin, özellikle direnen ülkelerin devrimcileri için özel olarak yasaklama kararlar› ald›¤› ve “kara listeler” oluflturdu¤u ifade edildi. Avrupa’n›n ABD’nin “Teröre karfl› savafl”›na eklenerek, demokrasi anlay›fl›n›n ne menem bir fley oldu¤unu gösterdi¤ini belirten platform temsilcisinin ard›ndan, ‹stanbul Temel Haklar Baflkan›
Say› 138 33 26 Aral›k 2004
Nazmiye Kaya söz ald›. Kaya, 1 Nisan operasyonlar›n›, hukuksuzlu¤un Avrupa destekli oldu¤unu anlatt›. “Türkiye’deki rejim kendisini nas›l ifade ederse etsin faflizmin hüküm sürdü¤ü bir ülkedir.” diyen Kaya’n›n ard›ndan, direnen tutsaklar›n ailelerinin örgütlenmesi TAYAD ad›na Naime Kara konufltu. 5. y›l›na giren büyük direnifli anlatan Kara, tecritin Avrupa destekli oldu¤unun alt›n› çizerek, “Kopenhag kriterleri de Türkiye faflizminin makyaj›d›r.” dedi. ‹nsanca yaflayabilecek bir ülke istediklerini, bunun için mücadele edip bedel ödediklerini anlatan Kara, sözlerini, “bu kavgan›n bedellerle kazan›laca¤›na inan›yoruz ve bu inançla, umutla, büyük bir çoflkuyla flehitlerimizin bize verdi¤i güçle mücadeleye devam ediyoruz, edece¤iz, ta ki; zaferi kazan›ncaya kadar. ‹nsanca yaflanabilecek bir ülke ve dünya kuruluncaya kadar.” fleklinde konufltu.
Say› 138 34 26 Aral›k 2004
Yunanistan’dan Ögretmenler Sendikas› ve Memur Sendikalar› Federasyonu ad›na konuflan Pavlos Andonopulos ise, Yunanistan’da tutuklanan Sinan Bozkurt’un hukuki durumuna de¤inerek, Sinan’›n tutuklanmas›na sebep olan Yunanistan’daki yasalara ve kara liste sorununa vurgu yapt›. Bu mücadelenin birlikte yürütülmesi temennisini ifade eden Andonopulos’tan sonra, Danimarka’da ‘kara listeye’ karfl› mücadele eden OPRÖR, ayn› mücadeleyi ‹ngiltere’de yürüten CAMPACC isimli örgütler ad›na konuflmalar yap›ld›. Sempozyuma ‹skoçya’dan kat›lan, Trident Ploughshares isimli örgüt temsilcisi Ulla Röder ise, sempozyumun emperyalizme karfl› ortak mücadelenin örülmesine olanak sa¤lamas›n› dileyerek, kendisinin de tecrit alt›nda yaflad›¤› tutsakl›¤› anlatt› ve ‘kara listeleri’ elefltirdi. Uluslararas› Tecritle Mücadele Platformu temsilcisinin oturumlarda dile getirilen ana temalar› özetleyen konuflmas›n›n ard›ndan, sempozyumun ikinci günü sona erdi.
5 y›ld›r tecrite karfl› direnen tutsaklar› selaml›yoruz Uluslararas› Tecritle Mücadele Sempozyumu’nun son günü, Almanya Federal Meclisi önünde yap›lan, Tecrite Karfl› Enternasyonal gösteri ile bafllad›. Gösterinin ard›ndan yap›lan oturumda; sempozyuma kat›lan kurum ve örgütler k›sa konuflmalar› ile sempozyumla ilgili düflüncelerini, dilek ve beklentilerini dile getirdiler. Yap›lan konuflmalarda birçok temsilci, tecrit alt›nda 5 y›ld›r direnen tutsaklar› selamlad› ve dayan›flmay› yükseltme ça¤r›s›nda bulundu. Konuflmalar›n ortak vurgular›ndan biri de, Uluslararas› Tecritle Mücadele Sempozyumu’nun emperyalizmin politikalar›na karfl› daha ileri birliklerin zemini olmas› temennisiydi. Tecrit ve kara listelerin emperyalizmin sal-
DEKLERASYONLARDA MÜCADELE ÇA⁄RISI Sempozyumda üç deklerasyon haz›rland›. Tutsaklar, Kara Liste ve Ülkelere Karfl› Tecritle ilgili deklerasyonlarda enternasyonalist mücadele ça¤r›s› yer ald›. Tutsaklarla ilgili deklerasyonda özetle flu ifadeler yer ald›: “Tecrit uygulamalar› ve tecrit hapishaneleri insani, hukuki, t›bbi ve siyasi olarak kabul edilemez. Bizler tutsaklara yönelik olarak tüm dünyada uygulanan bu politikalara karfl› uluslararas› bir örgütlenmeye ihtiyaç oldu¤unu görüyoruz. Bunun için ulusal düzeyler varolan tutsaklarla dayan›flma örgütleri ve aile örgütlerinin uluslararas› düzeyde örgütlenmesi için al›nacak inisiyatifleri destekliyoruz. 3. sempozyumda yer alan örgütlerin bu yönlü çal›flmas› içinde yer almak istiyoruz.” ‹kinci deklerasyon olan Kara Liste ile ilgili deklerasyonda ise; “ABD ve AB'nin Kara Listeleri tüm dünya çap›nda kendilerine karfl› alternatif olabilecek örgütlenmeleri yok etmek amac›n› tafl›yor. Bu Kara Listeler tek tek ülkelerde oluflturulan 'terörle mücadele yasalar›' ile desteklenerek tüm dünyaya yay›lmak isteniyor. Kara Listelere ve 'terörle mücadele yasalar›' ayn› zamanda anti-demokratizmi ve temel hak ve özgürlüklerin k›s›tlanmas›n› amaçlamaktad›r. Kara Listelere karfl› uluslararas› bir inisiyatif al›nmal›d›r. 3. sempozyumda yeralan örgütler olarak bu yönlü çal›flmada yer almak istiyoruz. Ortak bir web sitesi oluflturmak da bu konuda bir ilk ad›m olabilir. Yine Brüksel'de ortak bir uluslararas› yürüyüfl düzenlenebilir. Bunun d›fl›nda uluslararas› düzeyde sürekli bir eylemlili¤i gerçeklefltirecek bir yap› oluflturulmal›d›r.” vurgular› yap›ld›. Ülkelere karfl› tecritle ilgili deklerasyonda ise Küba ve Irak vurgusu vard›: “Emperyalizm kendi politikalar›na uymayan ülkelerin ulusal egemenliklerine karfl› insanl›k suçlar› ifllemektedir. ‹flgal, savafl ve ambargo politikas› mahkum edilmelidir. 3. sempozyumda yer alan örgütler olarak iflgal-savafl-ambargo politikalar›na karfl›; Irak'taki iflgal karfl›t› mücüdeleyi destekledi¤imizi, Filistin'de duvar›n kald›r›lmas›n› istiyoruz. Ayr›ca tehdit alt›ndaki Küba'ya sahip ç›k›yor, Küba'ya yönelik savafl tehditi ve ambargoya karfl› ortak tav›r alaca¤›m›z› deklare ediyoruz.” denildi.
d›r›s› oldu¤u, buna karfl› direnifllerin de emper yalizme karfl› direnifl oldu¤u görüflü s›kça dile getirilirken, Avrupa ülkelerinden kat›lan örgüt temsilcileri taraf›ndan, tecritin Avrupa’n›n politikas› olmas› ve onun deste¤iyle sürmesi hat›rlat›larak, Avrupal› devrimcilere düflen görevin alt› çizildi.
kapan›fl flenli¤i yap›ld›. fienli¤e; Küba, ‹rlanda, Filistin, Bask ve Türkiye’den müzik gruplar›, sanatç›lar kat›ld›. Aç›l›fl konuflmas›n›n ard›ndan 5 y›ld›r süren ölüm orucunda iki k›z›n› flehit veren Ahmet Kulaks›z bir konuflma yapt›. “Bu kavgada ödedi¤imiz bedeller ne kadar a¤›r olursa olsun bizler hakl›l›¤›mzdan ald›¤›m›z güçle kazanaca¤›m›za inan›yoruz” diyen Kulaks›z’›n ard›ndan ‹stanbul Temel Haklar Baflkan› konufltu. ‹rlanda'dan Pol Mac ADAIM, Bask ülkesinden Mikel URDANGAR‹N ve grubu, Filistin’den Marwan ABADO, Küba'dan Juan De Dios Y Sus Muchachos, yerel sanatç› Erdal KAYA türkülerini ve marfllar›n› seslendirdiler.
Delegasyonlar›n sempozyumla ilgili yapt›klar› k›sa konuflmalardan sonra yap›lan son oturumda sonuç bildirgesi tart›rflmaya aç›ld›. Bildirge üzerindeki tart›flma de¤ifliklik önergelerinin de¤erlendirilmesinden sonra 3. Uluslararas› Tecritle Mücadele Sempozyumu baflar›yla tamamland›.
TAYAD ad›na Niyazi A¤›rman ve Naime KARA'n›n büyük direnifle iliflkin konuflmalar›n›n ard›ndan, Almanya’dan H‹P&POP PART‹ZAN adl› müzik grubunun dinletisi yer ald›. Yüzlerce kifli bütün sanatç› ve müzik gruplar›na coflkuyla efllik ederken, gecenin sonunda "Türküler Susmaz Halaylar Sürer" sloganlar›yla Grup Yorum sahneye ç›kt›. Yorum'un türküleriyle sadece Türkiyeliler de¤il, dünyan›n bir çok ülkesinden gelen devrimci, ilericiler de kat›ld›lar.
Kapan›fl flenli¤inde enternasyonalist coflku Üçüncü günün akflam›, sempozyumun
Gece, coflkulu bir flekilde Uluslararas› Tecritle Mücadele Platformu ad›na yap›lan teflekkür konuflmas› ile sona erdi.
Uluslararas› Tecritle Mücadele Platformu taraf›ndan 17 Aral›k günü Almanya’n›n baflkenti Berlin’de Almanya Federal Meclisi önünde, Tecrite Karfl› Enternasyonal gösteri düzenlendi. 19-22 Aral›k katliam›, tecrit iflkencesi ve halklara karfl› uygulanan tecritin protesto edildi¤i gösteride, sempozyuma kat›lan birçok ülkeden kurum ve kifliler de yer ald›lar. K›z›l bayraklar›n tafl›nd›¤›, “19-22 Aral›k'ta Devlet 28 Tutsa¤› Katletti” ve “Tecrite Karfl› 117 ‹nsan Öldü. AB Sorumludur” yaz›l› pankartlar›n aç›ld›¤› eylemde, parlamento önüne karanfillerle 117 rakam› yaz›larak flehitler an›ld›. TAYAD’l› Naime Kara, Ahmet Kulaks›z ve Niyazi A¤›rman ile ‹stanbul Temel Haklar Baflkan› Nazmiye Kaya birer konuflma yaparken, yabanc› örgüt temsilcileri ölüm orucu kahramanl›¤›n› selamlayan k›sa ses-
lenifllerde bulundular. Çekilen halay›n ard›ndan UTMP temsilcisi bir konuflma yaparak, Almanya’n›n ve Avrupa’n›n katliamdaki sorumlulu¤unu hayk›rmak için Alman Parlamentosu önünün seçildi¤ini dile getirdi. UTMP temsilcisi, “Tecrit sürdükçe, direnifl sürdükçe bizler buralara gelmeye devam edece¤iz” dedi. Dünya devrim flehitleri an›s›na yap›lan sayg› duruflunun ard›ndan, eylem birçok dilde at›lan sloganlarla sona erdi. Eylem s›ras›nda, Almanya Federal Meclisi’ne giden UTMP ve TAYAD Committee temsilcileri, mecliste yer alan SPD ve PDS partileriyle görüflerek, 19-22 Aral›k 2000 hapishaneler katliam›n› ve 1 Nisan operasyonunu anlatt›lar. Her iki partiden de ba¤›ms›z bir heyetle hapishanelerdeki tecriti araflt›rmalar› istenildi.
Tecrite Karfl› Enternasyonal Gösteri
Say› 138 35 26 Aral›k 2004
17 Aral›k ÖDP’ye de Kutlu Olsun! Ba¤›ms›z Türkiye
“Türkiye sosyalistleri ‘biz de AB'ye üyeli¤i destekliyoruz’ diye meydanlara çıkmal›...” “AKP’nin gösterdi¤i maharet takdire de¤er.” “17 Aralık'tan sonra hiçbir fley eskisi gibi olmayacak”... “Açılan yeni sayfa kutlu olsun!”
Bu cümleler, burjuva bas›ndan al›nmad›. Bu cümleler, ço¤u sosyalist oldu¤unu iddia eden, ço¤u ÖDP’li Birgün yazarlar›n›n kaleminden ç›kt›. Reformizmin AB savunuculu¤u “utangaç AB’cilik” fleklinde bafllam›flt›r. Yukar›daki sat›rlar gösteriyor ki, flimdi daha bir pervas›zd›rlar. Yüzlerindeki sosyalist maske yavafl yavafl s›yr›l›yor. Böylesi daha iyi. ÖDP, tarihimize Halk Savafl›’ndan “Yaflas›n AB!”ye uzanan ibretlik bir tasfiyecilik öyküsü kazand›rd›.
Say› 138 36 26 Aral›k 2004
Cengiz Çandar, günlük bas›ndaki “AB karfl›tlar›”n› s›ralarken, bunlar›n aras›nda Birgün’ü saym›yor. Birgün’ü unutmufl, okumam›fl oldu¤u için de¤il, tersine okudu¤u, izledi¤i ve burjuva bas›nla birlikte “17 Aral›k bayram›n› kutlad›¤›n›” gördü¤ü için saym›yor. ÖDP’nin bu saflaflmadaki yeri, Avrupac›lar’›n yan›nda tescillenmifltir. Birgün’deki “bayram havas›” o kadar ifrata varm›flt›r ki, kendi yazarlar›ndan baz›lar› bile rahats›z olmufltur bu havadan. Birgün’ün bayram havas›n›, kendi yazarlar›ndan biri flöyle anlat›yor; “Memlekette bir coflku, bir sevinçtir gidiyor. Hakim medya neyse de, fakültedeki meslektafllar›m ve birçok solcu arkadafl›m da ayn› flekilde, nefleli, mutlu. ... Ayn› flekilde, sevinç dalgas› gazetemi de sarm›fl vaziyette.” (Metin Özu¤urlu, 20 Aral›k 2004)
Birgün sayfalar›nda AB’ci solculu¤un trajik örneklerine de tan›k olunuyor. Örne¤in bir yazar (Yaflar Seyman Asmin) “17 Aralık akflamı özlenen kararı duyarsa; evdeki tüm mumları yakıp türküler söylemeye haz›rlan›yor, karar› sevinçle karfl›l›yor...” Ve ayn› yazar, daha önceki bir yaz›s›nda “kaç F tipi karflıtı yazı yazdım unuttum” diyor, “Yeni ‹nfaz Yasası’n›n büyük acılar yaflanmasına neden olaca¤ın›” yaz›yor ve 1 Nisan operasyonuna iliflkin de “haksız yere aylardır yatan 82 rakamı yüre¤ime 82 Anayasası gibi oturdu.” diye dile getiriyordu duygular›n›. F tipleri, Yeni ‹nfaz Yasas›, 1 Nisan Operasyonu, hepsi, AB onayl› oysa. AB’ye üyeli¤i onaylay›p F tipine karfl› ç›kmak, 17 Aral›k’› sevinçle karfl›lay›p 82 insana üzülmek, uzlaflmaz bir çeliflki. Görülmelidir ki, bu çeliflkilerden kurtulmak için, demokrasi mücadelesini AB sopas›yla de¤il, s›rt›m›z› AB’ye yaslayarak de¤il, kendi gücümüzle, kendi halk›m›zla sürdürmekten baflka yol yoktur.
AB solculu¤unun açmaz›
Birgün’ün 17 Aral›k sevinciyle dolu sayfalar›, sol bas›n tarihinin utanç sayfalar›d›r.
Siz anti-emperyalist misiniz?.. ÖDP’nin ve Birgün’ün teorisyenlerinden bunun cevab›n› alamazs›n›z. Çünkü gerçe¤i söyleseler, yani “hay›r, anti-emperyalist de¤iliz” deseler, hala arada bir devrimden, sosyalizmden söz edifllerindeki sahtekarl›k a盤a ç›kacak. Evet, anti-emperyalistiz deseler, politikalar›yla, pratikleriyle bir alakas› yok... Peki anti-faflist midirler, anti-oligarflik midirler?.. Bunlara da evet diyemezler, derseler, bu da sahtekar bir cevap olur. Emperyalizme karfl› mücadele etmeyenler, emperyalizmin ekonomik, siyasi, askeri deste¤ine sahip iflbirlikçi oligarfliye karfl› mücadele etmesi de sözkonusu olamaz. Bu tablo, ÖDP-DY gelene¤inin 1980’lerin sonlar›ndan bugüne uzanan çizgisini de aç›klamaktad›r. Oligarflinin infazlar›, devletle devrimciler aras›nda bir “düello”ydu, onlara neydi! Onlar, AB zoruyla demokratikleflmesi kaç›n›lmaz olan Türkiye’de devrimden kaç›fl›n partisini kurup kendi gündemlerine bakacak, evleri-eflleri-iflleri üçgeninde solculuk yapacaklard›. F tiplerine karfl› ç›kman›n alemi yoktu; “oda”lar iyiydi ve AB’ye uygundu; “oda”larda fiziki iflkence olmas›n, yeterdi... AB’de silahl› mücadeleyi savunan devrimcilere de yer yoktu zaten! ÖDP’nin 19 Aral›k’ta, F tiplerinde devrimciler katledilirken s›rt›n› dönmesinde anlafl›lmayacak bir fley yoktur; AB’cili¤in do¤al ve kaç›n›lmaz sonucudur. “Yaflas›n AB” demek, “kahrolsun devrimciler” demektir!
ÖDP, Türkiye devrimcileriyle de¤il, Avrupa tekellerinin solculu¤uyla müttefik! Saruhan Oluç, 18 Aral›k’taki yaz›s›nda “Avrupa solu yanımızda...” diyordu: “Avrupa Parlamentosu'nda yer alan sol ve sosyalist partiler, Yefliller ve sosyal demokratlar 'evet', Hristiyan demokratlar ve ırkçı partiler ise 'hayır' dediler... fiüphesiz ki, bu sonuç birçok açıdan de¤erlendirilebilir. Ama bence en önemli yanı, çok kültürlü Avrupa projesine sahip çıkanların a¤ırlık kazanmasıdır. ... Bu sözünü ettiklerim Avrupa'nın aydınl›k yüzünü oluflturuyor. ... ‹flte bu hedeflere sahip olan Avrupa solu, Türkiye'ye ve Türkiye soluna elini uzatıyor.” Herkesin bildi¤i ve gördü¤ü fludur: Avrupa Parlamentosu’ndaki Avrupa solu, Türkiye soluna de¤il, AKP iktidar›na elini uzat›yor. “Türkiye soluna” elini uzatt›¤›na ise tan›k olmad›k. Tersine devrimcilerin yok edilmesi için önce DSP-MHP-ANAP hükümetine, sonra AKP hükümetine el uzatt›lar.
Oluç’un övüp yere gö¤e s›¤d›ramad›¤› Cohn Benditt’ler, F tiplerinde devrimcilerle görüfltükten sonra “bunlar tafl devrinde” diye aç›klama yap›p, “düflünce de¤ifltirme” operasyonu için F tiplerinin ve tecrit politikas›n›n devam›na aç›k onay verdiler. Saruhan Oluç, F tiplerindeki devrimcileri “Türkiye solu” içinde görmüyor anlafl›lan. Oluç’un “Türkiye solu” ÖDP’den mi ibaret? Avrupa Parlamentosu’nda Türkiye’nin üyeli¤i için evet oyu verenlerin niteli¤ini burada uzun uzun anlatmam›za gerek yok. Saruhan Oluç demagoji yap›yor; AB savunuculu¤unu “solculuk” k›l›f›na sokabilmek için kendine “sol” müttefik ar›yor. Ama buldu¤u sol, sol olmaktan çoktan ç›km›flt›r. Avrupa Parlamentosu’nda, emperyalist tekellerin projelerinin en iyi tafleronu Benditlerdir. Almanya’da tekellerin istedi¤i ekonomik, sosyal k›s›tlamalar pro¤ram›n› uygulayanlar da Oluç’un övdü¤ü Avrupa Solu’ndan baflkas› de¤ildir. Tekellerin programlar›n› ve Avrupa emperyalizminin dünya çap›ndaki hakimiyet mücadelesini, Avrupa’n›n sa¤c›-gerici partilerinden daha iyi uygulad›klar› herkesin malumudur. Zaten ellerini sola de¤il, iflbirlikçi oligarfliye ve Avrupa emperyalizminin sömürgesi olmaya boyun e¤enlere uzat›yorlar; ama sola uzatacak olsalar da onlar›n uzatt›¤› eli reddediyoruz. Onlar›n uzatt›¤› el, tuttuklar›n› emperyalist düzene, kapitalizmin batakl›¤›na çekmek içindir. Saruhan Oluçlar, ÖDP, o batakl›¤a gönüllüyse, o eli s›k› s›k›ya tutabilirler.
‹nançs›zlar, y›lg›nlar, demokrasiyi de ancak AB sopas›yla savunabilir Türkiye’nin AB arac›l›¤›yla demokratiklefltirilmesinin teorisyenlerinden Melih Pekdemir de 29 Aral›k’ta Birgün’de flunlar› yazd›: “Afla¤›dan ve içeriden olandan korkan, iflte böyle tepeden ve d›flar›dan olana mahkum olur.” Pekdemir’in bu sözleri, Kürt milliyetçili¤inin oligarfliyi ABD müdahalesi sopas›yla tehdit etmesine ne kadar benziyor. Demokratikleflin, yoksa demokratiklefltirirler. Kürt milliyetçili¤inden farkl› olarak Melih Pekdemir’in elinde ABD de¤il, AB sopas› var. Egemenlerin icazetine s›¤›nmak, eve-ifle-efle dönerek düzen içileflen y›lg›n solcular ve devrim, iktidar iddias›ndan vazgeçip düzeniçileflen reformist solculuk için kaç›n›lmazd›r. S›¤›n›lan icazet kiminde AB ya da ABD olur, kiminde Genelkurmay, kiminde TÜS‹AD; özleri ayn›d›r. ÖDP reformizmiyle Kürt milliyetçili¤ini hemen her konuda ayn›laflt›ran da budur. ÖDP solculu¤u, sosyalistleri “Yaflas›n AB” diye meydanlara ç›kmaya ça¤›rarak kendi batakl›¤›na çekmeye çal›fl›yor. Türkiye devrimci hareketini batakl›ktaki yolculu¤unuza ortak edemeyeceksiniz. Size batakl›kta iyi yolculuklar. Bafll›¤›m›z› flöyle tamamlayal›m: “17 Aral›k ÖDP’ye kutlu olsun... Varl›¤›n›z AB’ye arma¤an olsun!”
Kürt Milliyetçiliği’nin
Hayal Kırıklığı! 17 Aral›k’›n ertesinde Kürt milliyetçi bas›nda flu yak›nma cümleleri okunuyordu: “Kürt sorunu geçifltirildi... “Kürt sorununun siyasal çözümüne iliflkin somut ifadelerden kaçın›ld›...” Ne Leyla Zana’n›n Avrupa Parlamentosu’nda yapt›¤› “etkili” konuflma, ne DEHAP’›n, KONGRA-GEL’in hemen 17 Aral›k öncesi yapt›klar› “AB’ye destek” aç›klamalar›, emperyalist AB liderlerini etkilememifl, onlar yine bildiklerini yapm›fllard›. Kürt sorununun, Kürt halk›n›n hakl›, meflru taleplerinin bu kadar aleni biçimde görmezden gelinmesi, Kürt milliyetçili¤i aç›s›ndan AB’nin niteli¤inin görülmesine vesile olacak m›? Olmad›¤›, 17 Aral›k sonras› aç›klamalarda görüldü. Aç›klamalarda yaln›zca yak›nma ve sitem vard›. Yine “AB, Türkiye’yi zorlas›n” demeçleri verilip, “aksi takdirde”, Kürtler’in “AB'nin çifte standartlı bir yaklaflım içerisinde oldu¤unu belirtmek durumunda kalacaklar›”, “Avrupa Birli¤i'nin inandırıcılı¤ı ve güvenilirli¤i tartıflma konusu olaca¤›” belirtiliyordu. Kürt milliyetçili¤i, Avrupa Birli¤i’ni hala inand›r›c›, güvenilir buluyor ve “çifte standartl›” oldu¤unu hala anlamam›flsa, söylenecek fazla bir fley yoktur. Hala kendilerini “17 Aral›k sürecine damgasını vuran tartıflma konusu Kürtler ve Kürt sorunuydu.” diye kand›rmaya devam edebilirler. (18 Aral›k Özgür Politika) Hollanda Baflbakanı Balkenende, 17 Aral›k akflam› düzenledi¤i basın toplantısında Özgür Politika muhabirinin Kürt sorunu ile ilgili sorusuna verdi¤i cevapla, bak›fl aç›lar›n› bir kez daha gösterdi: Balkenende, tek cümlelik bir cevap vermiflti: “fiu an bunun zamanı de¤il!” Kürt halk›n›n yaflad›¤› sorunlar önemli de¤ildi AB emperyalizmi için; çözümün biçimini de, “zaman›n›” da onlar belirleyecekti. “AB Türkiye’yi zorlas›n” ça¤r›s› yaparak, “AB üyeli¤i Kürt sorununun çözümü için yeterli çerçevedir” diyerek iradelerini ve insiyatifi emperyalistlere b›rakanlar, daha çok bekleyecek ve daha çok hayal k›r›kl›¤› yaflayacaklard›r.
Say› 138 37 26 Aral›k 2004
Gençlik’den “HEM SALDIRIYA U⁄RUYORUZ HEM SORUfiTURULUYORUZ”
Say› 138 38 26 Aral›k 2004
Faflistler, devrimci demokrat ö¤rencilere sald›r›yor, üniversite yönetimleri sald›r›ya u¤rayanlar hakk›nda soruflturma aç›yor. Kocaeli’de son bir ayda faflistlerin sald›r›s›na maruz kalan 35 ö¤renci hakk›nda soruflturma aç›ld›. Rektörlük “okulun huzurunu bozmak” gerekçesiyle soruflturma açt›¤› 35 ö¤renciden 2021-22 Aralık günlerinde savunmalar›n› vermesini istemiflti; ö¤renciler de bu üç günü soruflturmalar› protesto günlerine çevirdiler. Aralar›nda Kocaeli Gençlik Dernekli ö¤rencilerin de bulundu¤u ö¤renciler, üç gün boyunca çeflitli okul ve kantinlerde “Soruflturmalar geri çekilsin” yaz›l› önlükleri ve “Hem saldırıya u¤ruyoruz, hem soruflturuluyoruz” pankart›yla taleplerini duyurdular. Tiyatro ve konserlerle, yürüyüflleriyle, kurduklar› standlarla sorunu tüm ö¤rencilere anlatmaya çal›flt›lar. 2. gün Grup Yorum ve Gençlik Derne¤i müzik grubu Grup K›v›lc›m’›n, 3. gün Mazlum Çimen’in türküleriyle destek verdi¤i eylemlerde, faflist sald›r›lar ve soruflturmalar karfl›s›nda y›lmayacaklar› anlat›ld›. Yap›lan konuflmalarda “Üniversite yönetiminin faflist sald›r›lar›, ö¤rencilerin kaç›r›l›p faflistler taraf›ndan sorgulanmas›n›, ele sat›rl› faflist gruplar›n okulda terör estirmesini gizlemeye çal›flt›¤›” belirtilerek, üniversiteleri eli satırlı gruplara teslim etmeyecekleri vurguland›. 3. gün çeflitli demokratik kitle örgütleri temsilcileri taraf›ndan ziyaret edilen ö¤renciler, pankartlar› ve sloganlar›yla rektörlü¤e bir yürüyüfl düzenlediler. Burada rektörlü¤ü protesto ederek, soruflturmalar›n geri çekilmesini isteyen ö¤renciler, rektörlük kap›s›na kalem b›rak›p sloganlarla kampüse dönüp eylemlerine ve flenli¤e son verdiler.
Ö¤retmen ve Ö¤renciler Birlikteydi E¤itim-Sen’li ö¤retmenler ve üniversiteli ö¤renciler, 17 Aral›k’ta Beyaz›t Meydan›’nda yapt›klar› ortak eylemle, gençli¤e yönelik faflist sald›r›lar› protesto ettiler. “Yaflas›n özgür, bilimsel, demokratik kamusal özerk üniversite” ve “Tutuklananlar serbest b›ra-
k›ls›n” yaz›l› pankartlar›n aç›ld›¤› eylemde, E¤itimSen ‹stanbul flubeleri ad›na yap›lan aç›klamada gerek ö¤rencilere, gerekse de E¤itim-Sen üyelerine yap›lan gazl› sald›r›lar hat›rlat›larak sald›r›lar›n e¤itim emekçilerinin ve ö¤rencilerin mücadelesini engelleyemeyece¤i belirtildi. E¤itim-Sen’in ça¤r›s›yla yap›lan eyleme, içlerinde ‹stanbul Gençlik Derne¤i’nin de bullundu¤u bir çok gençlik örgütü kat›larak destek verdi. Yaklafl›k 130 kiflinin kat›ld›¤› eylemde, Fen Fakültesi’ne polis taraf›ndan yap›lan sald›r›da tutuklanan ö¤rencilerin serbest bırakılması talep edildi.
Cebeci’de Ajan ‹stemiyoruz! ‹hbarc› Ayd›nl›kç›lar, Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü’nden kovuldular. Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde yapılacak olan AB ile ilgili bir panele “‹flçi Partisi” Genel Baflkanı Do¤u Perinçek'in konuflmacı olarak katılacak olması nedeniyle, “Devrimci Demokrat Yurtsever Ö¤renciler” AB’nin ve ‹P’in katliamcı, karflı-devrimci yüzleri teflhir eden bildiriler da¤›t›rken ihbarc› ‹P’lilerin saldırısına u¤radılar. Bunun üzerine toplanan ö¤renciler, E¤itim Bilimleri Fakültesi önüne yürüdüler. Burada ö¤renciler adına konuflan Ankara Gençlik Derne¤i üyesi Burcu Taner, flunlar› belirtti: “AB emperyalizmini anlatmakta, Sovyetlere karflı ABD emperyalizmine yedeklenen bu iflbirlikçilerin söz hakkı yoktur. Amaçları satırlarla sopalarla okulumuza girip saldırmak, provokasyon yaratmaktır. Bizler devrimci demokrat yurtsever ö¤renciler olarak bu iflbirlikçilere izin vermeyece¤iz.” Ö¤renciler daha sonra gittikleri EBF kantininden çıkt›ktan sonra karfl›lar›nda ihbarc› ‹P’lileri buldular. ‹P’liler okul yönetiminin gözetiminde saldırmaya hazır biçimde duruyorlardı. Devrimci ö¤rencilerin okulu terketmeleri uyar›s›n› dinlemeyen ‹P’liler, bunun üzerine tafllarla, sopalarla kovalandı. Saat 15:30’da bafllayacak panele dakikalar kala ‹P’liler polis korumasında okulu terk etmek zorunda kaldılar.
Faflist Sald›r›lara Protestolar Zonguldak Karaelmas - 13 Aral›k’ta Karaelmas Üniversite'sinde bir ö¤rencinin faflistlerin sald›r›s› sonucu yaralanmas›, 15 Aral›k’ta yap›lan bir eylemle protesto edildi. Yaklafl›k 100 ö¤renci, okul içinde topland›ktan sonra dövizleri ve sloganlar›yla rektörlü¤e yürüdüler. rektörlük önünde yap›lan aç›klamada faflist sald›r›lar›n sistemli bir hal ald›¤›, bundan sonra olacak olaylardan rektörlük ve tüm üniversite yetkililerinin sorumlu olaca¤› belirtildi. Ege Üniversitesi - 16 Aral›k’ta faflist sald›r›lara karfl› bir yürüyüfl yap›ld›. G›da Mühendisli¤i önünde toplanan, aralar›nda Gençlik Dernekli’lerin de bulundu¤u 200 kifli, sloganlarla Fen ve Edebiyat Fakültesi önlerine yürüdü. Yürüyüflte ö¤renciler ad›na yap›lan aç›klamada, “sald›r›lar›n özellikle 6 Kas›m, 19 Aral›k gibi, ö¤renci gençli¤in öfkesini hayk›raca¤› süreçler öncesi gerçekleflti¤i”ne vurgu yap›larak sald›r›lar›n hesab›n› sorman›n mücadele bayra¤›n› yükseltmekten geçti¤i belirtildi.
Selçuk Üniversitesi’nde Faflist Sald›r› Ülke çap›nda üniversitelerde yayg›nlaflt›r›lan faflist terör Selçuk Üniversitesi'nde de fliddetini artt›rd›. 21 Aral›k’ta biri Meram kampüsünde, di¤eri Aleaddin Keykubat Kampüsünde iki ö¤renci tehdit edilerek dövüldü. Devrimci demokrat ö¤renciler, 22 Aral›k’ta faflist sald›r›lar› protesto etmek için Fen Edebiyat Fakültesi önünde topland›lar. 120 civar›nda ö¤rencinin kat›ld›¤› aç›klama s›ras›nda polis, ÖGM’ler y›¤›nak yapt›lar. Ard›ndan Rektör Yrd. Kürflat TURGUT ve rektörlük yalakalar› panik halinde geldiler. Rektör yard›mc›s›, “bu yapt›¤›n›z illegal bize dilekçe verin, biz hallederiz, zaten biz de onlarla mücadele ediyoruz” diye demagoji yaparken polis ve rektörlük kameralar› ö¤rencileri çekiyordu. Rektör yard›mc›s›n›n demagojilerinden etkilenen DEHAP'l› grup “demokratik bir kazan›m elde ettik” diyerek eylemi sona erdirip tramvaya do¤ru yürürlerken, karfl›lar›na elleri sat›rl› b›çakl› faflist güruh ç›k›nca da¤›ld›lar. Konya Gençlik Dernekli ö¤rencilerin inisiyatifiyle toparlanan geri kalan kitle "Ö¤renciyiz Hakl›y›z Kazanaca¤›z, Faflizmi Döktü¤ü Kanda Bo¤aca¤›z" sloganlar›yla faflist güruhu karfl›lamak için haz›rl›klara bafllad›. Faflistlerin önünün çevik kuvvet taraf›ndan kesilmesi üzerine devrimci demokrat grup da kampüsten ayr›ld›.
Ege Üniversitesi’nde Yemekhane Boykotu: Yemekhane ücretlerinin pahal›l›¤›, yemek kalitesinin düflüklü¤ü ve yemekhane s›ras›nda çekilen eziyetleri protesto eden ö¤renciler, 20 Aral›k’ta yemekhaneyi boykot ettiler. Gençlik Dernekli ö¤rencilerin oldukça yo¤un oldu¤u ö¤renci toplulu¤u ad›na yemekhane önünde “boykottay›z” yaz›l› bir pankart aç›larak, ö¤rencilere “müflteri” gözüyle bak›ld›¤›n›, talepleri dile getiren bir aç›klama yap›ld›. Boykota kat›l›m›n yüzde 95 civar›nda oldu¤unun görüldü¤ü eylemde, talepler kabul edilene kadar boykota devam edilece¤i belirtildi. ***
Elefltiriye tahammülsüz bir rektör: 16 Aral›k’ta Malatya ‹nönü üniversitesinde “e¤itim ve üniversitelerdeki e¤itim sistemi” konulu bir panel yap›ld›. Panelde bir konuflma yapan rektör Fatih H‹LM‹O⁄LU, 12 Eylül cuntas›n›, YÖK'ü savunmufl, üniversite taraf›ndan uzaklaflt›rma cezas› verilen bir ö¤rencinin söz hakk› alarak rektörü elefltirmesi üzerine de verilen “ceza”lar› savunmufltur. Birçok ö¤rencinin söz almak istemesi ve elefltirileri üzerine üniversite yönetimi panele son verdi. Hiç a¤›zlar›ndan düflürmedikleri “diyalog”tan anlad›klar› da bu kadard›. ***
Erzincan’da Genel Kurul Erzincan Gençlik Derne¤i, 18 Aral›k’ta ilk Genel Kurul Toplant›s›n› yapt›. Aç›l›fl konuflmas› ve sayg› durflu ile bafllayan genel kurul toplant›s›nda önceki faaliyetler de¤erlendirildi. Federasyonlaflma karar›n›n da al›nd›¤› kurul, yönetim kurulunun seçilmesiyle sona erdi. ***
Dergi Masas›’na Yasak! 13 Aral›k’ta Dokuz Eylül Üniversitesi ‹ktisadi ve ‹dari Bilimler Fakültesinde izmir Gençlik Dernekli ö¤renciler dergimizi tan›t›m amac›yla bir masa açt›lar. K›sa süre sonra ÖGB'ler müdahale ederek masan›n kald›r›lmas›n› istediler. Dergi masas› açman›n meflru bir hak oldu¤unu söyleyen ö¤renciler, ÖGB’lerin müdahalesine izin vermediler. Sorunla ilgili Dekanla görüflen Gençlik Dernekliler, dekan›n “bugün siz masa açarsan›z yar›n herkes açar” cevab›yla karfl›laflt›lar. Gençli¤in örgütlenmesine bak›fl aç›s› buydu sözde “bilim adam›”n›n. Ya herkes örgütlenirse!!! Gençlik Dernekliler görüflme sonunda dergi masalar›n› açmaya devam edeceklerini belirttiler.
Say› 138 39 26 Aral›k 2004
Dün, “diskette ad›n var”d›! Hukuksuzlu¤un bugünkü ad›: “Listede ad›n var” “Bilgisayar kay›tlar›nda”, 300 kiflilik bir liste daha bulundu. Özgür Halk Dergisi’ne üç ay önce yap›lan bask›nda bulundu¤u öne sürülen listeye dayan›larak gözalt› ve bask›nlar yap›l›yor... Haklar ve Özgürlükler Cephesi’nin 22 Aral›k’ta bu konuda yapt›¤› 64 No’lu aç›klamas›n› özet olarak sunuyoruz: 15 Eylül 2004'te yani bundan tam üç ay önce Özgür Halk Dergisi’ne bir bask›n düzenlendi. 4 Aral›k'ta Özgür Gündem Yazar› Suna Parlak'›n evine, Gökkufla¤› Kad›n Derne¤i'ne bask›nlar düzenlendi, Suna Parlak ve Helen Buket Adl› gözalt›na al›nd›.
Say› 138 40 26 Aral›k 2004
Bu gözalt›lar›n gerekçesi ise, üç ay önceki bask›nda, Özgür Halk'›n bilgisayar›nda “kay›tl›” olarak bulundu¤u iddia edilen bir “liste”ydi. ‹ddia'ya göre, “liste”de, 300 kiflinin ad› vard›. Kimler yoktu ki bu listede? Kongra-Gel Baflkanl›k, Yürütme ve Disiplin Kurulu'ndaki 45 kifli, 39 Merkez, 33 Yurtd›fl› Delegesi, Kongra-Gel'in Irak Koordinasyonu, Türkiye Koordinasyonu, Suriye, ‹ran Koordinasyonu, PJA Koordinasyonu'nda yeralan yüzlerce kifli, Halk Savunma Komitesi'nde yeralan 36 kifli... “1 Nisan operasyonu”ndan ve 1 Nisan'da yine bir yay›nc›l›k bürosundan “Y›lmaz Yay›nc›l›k”tan ele geçirildi¤i iddia edilen “disket”ten hat›rlanaca¤› gibi, art›k illegal örgütler böyle çal›fl›yor!.. Hiyerarfliye uygun biçimde tüm alan ve birimlerin sorumlular›, komite üyeleri, adlar› sanlar›yla yaz›l›p yasal kurumlardaki bilgisayarlara konuluyor!!! Sözkonusu liste nedeniyle “aralar›nda, sanatç›, avukat ve yazarlar›n da bulundu¤u 32 kiflinin KONGRA-GEL'in Türkiye Koordinasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddias›yla firari san›k” durumunda bulundu¤u belirtiliyor. Yani, yar›n yasal bir ifllem için Emniyet Müdürlükleri'ne gidenler, “listede ad›n var” diye gözalt›na al›nabilir. Bilgisayarda “kay›tl›” listede 300 kiflinin isminin oldu¤u aç›kland›. Ancak “ihtiyaca” göre, bu rakam artt›r›labilir. Çünkü 1 Nisan davalar›ndan çok iyi bilindi¤i gibi, “savc›l›k emanetinde” olmayan sözkonusu disketler her an de¤ifltirilmeye aç›kt›r. Her fley 1 Nisan hukuksuzluk terörünün biçiminin ve mant›¤›n›n bir tekrar›d›r.
“Disket”lerin, “Liste”lerin amac›, tüm devrimci, demokratik muhalefeti tasfiyedir!
7 ayd›r, 1 Nisan operasyonuyla ilgili olarak tüm devrimci, demokratik kesimlere anlatmaya çal›flt›¤›m›z buydu.(...) Daha sonraki pek çok aç›klamam›zda, kimse “B‹ZE YAPILMAZ” diye düflünmemesi için uyarm›flt›k. Bize karfl› 1 Nisan hukuksuzluk terörüne baflvuran iktidar, bunu sessiz sedas›z uygulayabildi¤i, di¤er kesimlerin sessizli¤ini sa¤layabildi¤i ölçüde, bu operasyonlar› devam ettirecektir. 1 Nisan operasyonuna karfl› tepki göstermeyenler, “300 kiflilik liste” sonras›nda yeniden düflünmek zorundad›rlar. Disketlerde, listelerde yar›n kimlerin ad›n›n olaca¤› bellidir! S›ra herkese gelecektir. ‹ktidar›n Himayesinde Polis-Savc›-Mahkeme ‹flbirli¤iyle... sahte belgelerle tutuklananlar›, tutabildi¤i kadar hapishanede tutmak için mahkemeleri aylarca sonraya at›yorlar ve nihayetinde a¤›r hapis cezalar›na çarpt›rmak için her yöntemi kullan›yorlar...
“Komplolar”, Avrupa Birli¤i'yle Birlikte Artarak Sürecektir! Hat›rlanaca¤› gibi, 1 Nisan hukuksuzluk operasyonu, Avrupa ile birlikte gerçeklefltirilen bir operasyondu. Oligarflinin sahte belgeleri, yasal kurumlar› yasad›fl› göstermeyi bu kadar pervas›zca yapabilmesi de bu yüzdendi. Avrupa ile birlikte yap›l›nca kimse sesini ç›karmayacakt›... AB'yle birlikte “hukuk provokasyonlar›” artm›flt›r. fiimdi, infazlar›n, kaybetmelerin yerine polis daha çok bu yönteme baflvuruyor. Sonuçta amaç ayn›d›r, öz ayn›d›r; devrimciler, demokratlar flu veya bu biçimde etkisizlefltirilmektedir. Düpedüz sahte belgelerle, komplolarla, demokratik kurumlar bas›l›yor, kapat›l›yor, yüzlerce kifli gözalt›na al›n›p tutuklan›yor ve aylarca, y›llarca hapishanede yat›r›l›yor. Yeni Ceza Muhakemeleri Kanunu'nda “gizli soruflturmac›” gibi bir uygulaman›n getirilmesi rastlant› de¤ildir. Sadece bu bile, iktidarlar›n emriyle polisin, savc›l›klar›n daha fazla komplolara, sahte belgelere baflvuraca¤›n›n göstergesidir. ‹flte bu yüzden, sahte disketlere, sahte listelere karfl›, tüm devrimci, demokratik kurumlar, örgütlenmeler, bu komplolar›n kime yöneldi¤ine bakmaks›z›n tav›r almal›, tepkisini göstermelidir. Devrimci, demokratik muhalefetin yok edilmek istenmesine karfl› tüm devrimci, demokratik güçlerin birlikte direnifli gelifltirilmelidir.
Haklar ve Özgürlükler Cephesi
Emekçiler’den
D‹SK’ten Asgari Ücret Sefaletine Protesto Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun, 2 Ocak 2005'ten itibaren geçerli olacak asgari ücreti belirlemek üzere toplant›lar› sürerken D‹SK komisyonu ve asgari ücrette sefalet dayatmas›n› eylemlerle protesto etti. 20 Aral›k günü üçüncü toplant›n›n yap›ld›¤› Çalıflma ve Sosyal Güvenlik Bakanlı¤ı önüne gelen D‹SK’liler polis taraf›ndan engellendi. ‹çeri al›nmayan D‹SK’lilerden baz›lar› duvarlardan atlayarak toplant›ya kat›lacaklar›n› ilan ettiler. En çok üyeye sahip olmas› nedeniyle, iflçiler ad›na sadece Türk-‹fl’in kat›lmas›n› elefltiren D‹SK Genel Sekreteri Musa Çam, asgari ücret karar›n›n milyonlarca emekçiyi ilgilendirdi¤ini belirterek, “tüm konfederasyonlar bu komisyonda yer almal›d›r” dedi. ‹stanbul’daki protesto ise Saraçhane’de yap›ld›. 100 kiflilik grup, Saraçhane Parkı'ndan Unkapanı Sosyal Sigortalar Müdürlü¤ü önüne yürüyerek "Yaflasın ‹nsanca Mücadele Talebimiz, IMF'ye De¤il, Çalıflana Bütçe" sloganları att›lar. Burada bir konuflma yapan D‹SK Genel Baflkanı Süleyman Çelebi, komisyonda yer alma taleplerini yinelerken, asgari ücretin yoksulluk sınırı altında oldu¤unu hatırlatt› ve “böyle bir uygulama kabul edilemez” dedi. Çelebi, asgari ücretin tüm çalı-
flanları kapsaması gerekti¤ini kaydetti. Eskiflehir’de ise oturma eylemi yap›ld›. D‹SK üyesi iflçiler, Bölge Çal›flma Müdürlü¤ü önünde oturma eylemi yaparak “asgari ücret insanca yaflam seviyesine ç›kart›lmal›” dediler. ‹flçiler ad›na D‹SK Bölge Temsilcisi Bayram Kavak burada bir aç›klama yapt›.
‘Asgari’ De¤il, Süründürme Ücreti Halen 318 milyon olan Asgari Ücrete hükümet yüzde 5 zamm› tart›fl›rken, Türk-‹fl 2005 y›l› için en düflük memur maafl› olan 509 milyona ç›kar›lmas›n› istiyor. Selüloz ‹fl Sendikas› üyesi Patronlar›n Kocaeli Seka iflçileri, fabrikalar›emirlerini yerin›n kapat›lmas›na karfl› her gün ne getiren iktieylemler yap›yorlar. Bu eylemdar›n asgari lerden biri de 21 Aral›k’tayd›. ücret konusunFabrika önünde toplanan 1500 daki politikas›iflçi, sloganlarla önce Büyükflen›n özeti, “ölhir Belediyesi’ne, sonra da AKP dürme sürünil binas›na yürüdüler. AKP önüdür” diye özetne siyah çelenk b›rakan iflçiler lenebilir. burada bir aç›klama yaparak “SEKA’y› kapatt›rmayacaklar›n›” bir kez daha yinelediler. Çok say›da sendikac›n›n destek verdi¤i eylemde, “Direne Direne Kazanaca¤›z” slogan› at›ld›.
‹flçi Kararl›: ‘SEKA'YI KAPATTIRMAYACA⁄IZ’
Emperyalist Tekeller AKP ‹le ‘Gurur Duyuyor’ IMF D›fl ‹liflkiler Direktörü Thomas Dawson, IMF’nin Türkiye ve Brezilya ile gurur duydu¤unu aç›klad›. Gururun nedeni, IMF programlar›n› uygulamaktaki baflar›! Aferin Tayyip’e!!! Bu, AKP için gurur de¤il, olsa olsa büyük bir utanç olmal›d›r. IMF kim? Amerika ve Avrupa tekellerinin örgütü. Kimin ç›karlar›n› savunur, dayatt›¤› programlar neye hizmet eder? Emperyalist tekellerin, program›n uyguland›¤› ülkelerdeki ç›karlar›na hizmet eder. IMF’den memnun olan bir tek halk var m›d›r? Hatta kiflili¤ini yitirmemifl bir tek ülke yöneticisi gösterilebilir mi? Hay›r! Yeni bir Stand-by anlaflmas› da-
ha yapan AKP iktidar› üç y›l daha ipleri IMF’nin eline verirken, IMF de “aferin” diyor. Ne ac›d›r ki, IMF’nin gururu olan öteki ülkenin bafl›nda da “solcu” Lula var. Hani flu, ÖDP reformizminin yere gö¤e s›¤d›ramay›p “ah bir onun gibi olsak” diye rüyaya yatt›¤› Lula. IMF ile bar›fl içinde olan, ondan aferin alan bir iktidar, kendi halk›na düflmanlaflmadan, aç b›rakmadan, emekçilerin g›rtla¤›ndaki sömürüyü daha da art›rmadan bu takdiri alamaz. Onlarca eski IMF yöneticisi bu çark›n nas›l döndü¤ünü aç›klad› geçmiflte. “Ülkeleri cehenneme çeviren” IMF’nin gururu AKP, Türkiye emekçilerinin düflman›d›r.
‘Diskette Ad›n Var’ Tutuklamalar›na Mersin KESK’den Tepki Mersin KESK fiubeler Platformu, 17 Aral›k günü yapt›¤› bas›n toplant›s› ile, son dönemde artan bask›lar› protesto etti. Sendika binas›nda dönem sözcüsü Gürsel S›¤›n›r taraf›ndan yap›lan aç›klamada, 2 Aral›k günü gözalt›na al›nan E¤itim-Sen üyesi Hüseyin Do¤an ve Tar›m Orkam Sen üyesi ‹brahim Sayg›l›'n›n 'diskette ad› var' gerekçesiyle tutuklanmalar›n›n hukuksuz oldu¤u dile getirildi. S›¤›n›r, KESK üyesi memurlar›n derhal serbest b›rak›lmalar›n› istedi.
Say› 138 41 26 Aral›k 2004
AKP’nin ‘Vergi ‹ndirimi’ Yalan› AKP iktidar›n›n “büyük müjde” olarak sundu¤u "vergide indirim" paketi, gerçekte zenginlerin vergilerini indirirken, ortaya ç›kan a盤›n halktan, emekçilerden kapat›lmas›n› öngörüyor. Tayyip Erdo¤an’›n “Art›k simitin KDV’si yüzde 18 olmayacak, yüzde 8 olarak al›nacak” diyerek, adeta halkla alay etti¤i paket 2005 y›l› bafl›ndan itibaren geçerli olacak.
Say› 138 42 26 Aral›k 2004
En zenginlerin ödemesi gereken vergilerden yüzde 5 oran›ndaki bir indirimin büyük mebla¤lar tutaca¤›n› bilmek için iktisattan anlamak gerekmiyor. 318 milyon olan asgari ücretlerin ancak simitte yararlanabilece¤i de do¤ru. Ama Tayyip ve flurekas›, tekellerin vergilerini de halk›n s›rt›na yüklemek için sanki yararlanan halkm›fl gibi yans›t›yor.
AKP Nas›l Aldat›yor? “Vergi indiriminin” sadece belli bir gelir seviyesinin üzerindeki zenginler, holdingler için oldu¤unu, yoksullar›n tam ter-
sine yükünün daha art›r›ld›¤›n› baz› rakamlarla gösterelim. Tayyip, “‹nflallah gelirlerde azalma olmayacak, sürümden kazanaca¤›z” diyor. Yani hem vergi indiriliyor, hem de vergi gelirlerinde art›fl olaca¤› söyleniyor. Peki nas›l olacak bu? IMF ve Avrupa Birli¤i’ne 2005 y›l› için verilen ekonomideki sözlere bak›ld›¤›nda, temel hedefin borç ödemelerinin sürdürülebilmesi ve faiz d›fl› fazla oldu¤u, bu nedenle de “mali disiplinin sürdürülece¤i” görülmektedir. Yani, bugüne kadar oldu¤u gibi, tekellere borç ödemesi halk›n s›rt›na bindirilmeye devam edecek. IMF ve AB’nin onay›n›n ard›ndan geçen hafta mecliste kabul edilen 2005 y›l› bütçesinde de vergi gelirleri azalt›lmad›, aksine art›r›larak yüzde 72’nin üzerine ç›kar›ld›. Halk›n s›rt›na esas yükü getiren, tüketimden al›nan dolayl› vergiler yüzde 72’ye ç›kar›ld›. Gelir vergisinde yap›ld›¤› söylenen indirimlerin kapsam›
Köylüden... à F›nd›k Köylüsüne Örgütlenmek Yasak ‹çiflleri Bakanl›¤›, F›nd›k köylüsünün örgütlenmesi amac›yla kurulan F›nd›k-Sen hakk›nda kapatma davas› açt›. F›nd›ktan geçimini sa¤layan 2,5 milyon köylünün örgütlenme hakk›n›n olmad›¤›n› söyleyen ‹çiflleri Bakanl›¤›’na tepki gösteren F›nd›kSen'in Genel Baflkan› Kutsi Yaflar, “IMF, Dünya Bankas› ve Dünya Ticaret Örgütü'nün geri kalm›fl ve geliflmekte olan ülkelere dayatt›¤› programlarla o ülkelerin tar›m sektörü büyük darbeler alarak çökmektedir. Küreselleflme ad›n› verdi¤imiz azg›n canavar, kendi üreticilerini himaye etmenin bedelini dünyan›n yoksul üreticilerine ödetmektedir.” fleklinde konufltu. Kapatma isteminin buna karfl› direnifli engellemek, köylünün örgütlenmesini engellemek için oldu¤unu belirten Kutsi Yaflar, 31 Aral›k'ta yap›lacak ilk duruflmada destek ça¤r›s› yapt›.
ise, bir buçuk katrilyonluk beyan veren kesimi ilgilendiriyor, ki bunlar, çok küçük bir az›nl›¤› oluflturan holdingler ve onlar›n yönetici tabakas›d›r. Gelir vergilerinin yüzde 90’dan fazlas›n› ödeyen emekçiler ise bu indirimden yararlanam›yor. Y›ll›k geliri 78 milyar›n alt›ndaki kesim, indirimin d›fl›nda. Yüzde 30’lara varan indirim yap›ld›¤› söylenen Kurumlar vergisinde de durum farkl› de¤ildir. Yararlanan sadece büyük flirketlerdir. Örnekleri ço¤altmak mümkündür, ama aldatman›n nas›l yap›ld›¤›, “simitte indirim” diyerek halkla nas›l alay edildi¤i ortadad›r. Belli ürünlerdeki indirim, baflka ürünlerde tam tersine art›fllar olarak karfl›m›za ç›kacak. Bu da yetmeyecek, zenginlerden yap›lan indirimin a盤› da halk›n s›rt›na yüklenecek. Tam bir AKP klasi¤i; tekellere hizmet için düzenleme yap, halka yalan söyle, aldat, oyala, ve IMF program›n› sürdür.
à ‘Ulusal Tar›m Kongresi’nde Protesto Tar›m›n› y›llar var ki, emperyalist politikalara teslim etmifl olan iktidarlar, “ulusal tar›m” ismiyle kongreler düzenleyerek oyunu sürdürüyorlar. 20 Aral›k’ta bafllayan Ulusal Tar›m Kongresi, köylülerin protestosuna sahne oldu. Suruç’tan gelen köylüler, Tar›m Bakan› Güçlü'nün konuflmas›n› keserek, “Hikâye anlat›yorsun” diye müdahale ettiler. Güçlü’nün, ellerindeki “Suruç ovas› susuz” yaz›l› dövizleri y›rtarak, tepkilerini dile getiren köylülere verecek hiçbir cevab› olmad›¤› için, Tayyip gibi, protestolarla bir yere var›lamaz edebiyat› yapt›. TBMM Tar›m, Orman ve Köyiflleri Komisyonu Baflkan› AKP’li Vahit Kiriflçi de, AB’nin tar›ma dayatmalar›na savunarak “neresi kötü AB’nin isteklerinin” dedi. Bunun üzerine Kiriflçi’ye müdahale eden bir köylü, AKP’nin önceki iktidar› elefltirirken, kendisinin do¤rudan gelir deste¤ini ödemedi¤ini hat›rlatt› ve “Say›n milletvekili siz çitfçinin kazan›lm›fl haklar›n› çi¤nerken, samimiyetten bahsediyorsunuz” dedi. Tepkiler üzerine AKP’li vekil konuflmas›n› bitirmek zorunda kald›.
direniflimizin
5.
y›l›nday›z HÜCRELER‹ YIKACA⁄IZ!
117 flehit, 600 sakat verdik; YILMADIK TESL‹M OLMADIK!
Direniflin bayra¤› DHKP/C Davas› Tutsaklar›
Sevgi ERDO⁄AN Ölüm Orucu Ekibi’nde Bu bayrak elden ele neferden nefere zafere kadar tafl›nacak!
Stratejik sald›r›, büyük düflünmeyi, kararl› savaflmay› gerektirir 19-22 Aral›k direnifli nas›l hayat buldu? Oligarflinin K›br›s savafl›ndan sonraki en genifl çapl› askeri harekat›yla gerçeklefltirdi¤i böyle büyük bir sald›r›, nas›l ayn› zamanda büyük bir direnifle dönüfltürüldü? Bu direnifli yaratan iradeyi ve politikay› kavramak, s›n›flar mücadelesinin hayat›n her alan›ndaki flekillenifli aç›s›ndan ö¤reticidir. Çünkü her alanda direnifl ve savafl›n kurallar› öz olarak ayn›d›r. Lenin’in deyifliyle “Savafla giderken, zaferi istemeli ve ona götüren do¤ru yolu saptamay› bilmeliyiz.” Zaferi istemek, kararl› olmakt›r. Zaferi istemek, her koflulda politik iradesini kaybetmemektir. “Sald›r› stratejiktir”, “sald›r› tüm halkad›r” tespitleri, e¤er bir abart› olarak kullan›lmay›p gerçek bir durum tespiti olarak kullan›l›yorsa, bu durum herfleyden önce bu tespiti yapanlara büyük görevler yükler. 19-22 Aral›k, devrimci irade ve kararl›l›¤›n direniflidir Direniflin her aflamas›, her ne olursa olsun boyun e¤memeye ve zafere kilitlenmifl bir irade taraf›ndan flekillendirilmifltir. 19 Aral›k’› yaln›z katliam boyutuyla görmek, eksiktir. Katliam›n büyük bir direniflle karfl›lanarak halka verilmek istenen gözda¤›n›n önüne set örülmesi, oligarflinin teslim alma amac›n›n bofla ç›kar›lmas›, 19 Aral›k’›n tarihe geçen di¤er yan›d›r. Ve bu sonuç kendili¤inden ortaya ç›kmam›flt›r. F tipi sald›r›s› “stratejik” bir sald›r›yd›. Bu kez direniflin zorlu geçece¤ini biliyorduk. Oligarfli F tiplerinde ›srarl› ve kararl› olacakt›. Biz de bafl›ndan itibaren taleplerimizi elde etmekte kararl› oldu¤umuzu ortaya koymal›y-
d›k. 19 Kas›m’da Birinci Öüm Orucu Ekipleri’ni aç›klad›k. 29 Kas›m’da ikinci, 14 Aral›k’ta da üçüncü ekipleri aç›klad›k. Kararl›l›¤›m›z›n bir ifadesiydi bu. O güne kadar ülkemizde ve dünyada yaflanm›fl ölüm oruçlar›n›n hepsini aflan bir biçimde, ilk üç ölüm orucu ekibinde yeralan direniflçilerin say›s› da ikiyüzü bulmufltu. Bununla ne kadar büyük bir bedeli göze ald›¤›m›z› ortaya koyuyorduk. Bunlar›n hiçbiri bizim için bir “flov” ya da “blöf” de¤ildi. Böyle görenler vard› belki. Biz nas›l bir savafla girdi¤imizi biliyor ve buna uygun mevzileniyorduk. “F tiplerine girmeyece¤iz” derken, “F tiplerine ancak cesetlerimizi götürebilirsiniz” derken, bunu bir ajitasyon olarak de¤il, siyasal tavr›m›z›n pratikteki tezahürü olarak söylüyorduk. Bu sözlerin alt›na imza atan ondan fazla siyasi hareket vard›. Fakat herkesin alt›na imza att›¤› sözlerden ayn› fleyi anlad›¤›n› ve ona uygun davrand›¤›n› söylemek mümkün de¤ildir. Nitekim 19 Aral›k sabah›nda üzerimize bombalar, kurflunlar ya¤maya bafllad›¤› andan itibaren alt›na imza at›lan bu sözlerin kimin için ne kadar gerçek ve geçerli oldu¤u da görüldü. 19 Aral›k’›n arifesindeki görüflmelerin oligarflinin bir oyalama takti¤i oldu¤u a盤a ç›km›flt›. E¤er ölüm orucu direniflçilerine yönelik bir sald›r› olursa, bu sald›r›ya “kendimizi yakarak” karfl›l›k verece¤imizi aç›klad›k. Bu aç›klamay› siper yoldafllar›m›zla birlikte yapt›k; ne var ki, siper yoldafllar›m›z bunu sadece bir “blöf” olarak alg›lam›fllard›. Bizim içinse, zulme karfl› direniflin bir biçimiydi. Sald›r› bafllad›¤›nda halka ve iktidara aç›klad›-
¤›m›z karar›m›za uygun davrand›k. Tutuflturdu¤umuz bedenlerimizle teslim alamayacaklar›n› ve kararl›l›¤›m›z› bir kez daha ortaya koyduk. Ko¤ufl ko¤ufl direndik. Bomba, kurflun ya¤murlar› alt›nda halaya durduk. ‹ki irade çat›fl›yordu ve bizim irademiz asla yenilmeyecekti. 28 flehitle oligarflinin büyük gözda¤›n› püskürttük, F tipleri plan›n› bozduk Direnifl halk›na yönelik sald›r›n›n karfl›s›nda bedenlerini tutuflturanlarla, kurflun ya¤murlar› alt›nda iradesini teslim etmeyenlerle, flehitlerimizle büyümüfltür. E¤er oligarfli, k›smi bir direniflin ard›ndan binlerce tutsa¤› F tiplerine sevkedebilseydi, bugün ne bir direnifl destan›ndan, ne F tiplerinin direniflle aç›lmas›ndan söz edemeyecektik. 19-22 Aral›k operasyonunun bilançosuna iliflkin bir karmaflay› da burada düzeltelim. 1922 Aral›k katliam›nda kaç kiflinin öldü¤ü konusunda kimileri 28, kimileri 30, kimileri ise 32 rakam›n› kullanmaktad›r. Bundan sanki bir karmafla varm›fl sonucu ç›kmaktad›r. Sald›r›da 28 devrimci tutsak flehit düflmüfltür. ‹ki de asker ölmüfltür. Ki bunlar›n toplam› 30’dur. 32 rakam› ise, direnifli kirleten bir tavr›n sonucunda ortaya ç›km›flt›r. Bu iki kiflinin ölümünün direniflle bir ilgisi yoktur. MLKP’li tutsaklar, direnifl s›ras›nda f›rsatç› ve sorumsuz bir tav›rla iki haini cezaland›rm›fllard›r. Ve sorumsuzluklar›na bir sorumsuzluk daha ekleyerek bunu devrimcilere, halka aç›klamam›fllar, flehitlerin ve iki askerin d›fl›ndaki bu iki ölüm mu¤lak b›rak›lm›fl, direniflin büyüklü¤ünü kavramaktan uzak bu tav›rla da oligarflinin demagojilerine f›rsat verilmifltir. 19 Aral›k’ta flehit düflen 28 devrimcinin 24’ü DHKP-C’den, 2’si PKK-DÇS’den, biri TKEP/L’den, biri de TKP(ML)’dendir. 19-22 Aral›k’ta tecritin hüküm sürece¤i F tiplerine aln›m›zda k›z›l bantlarla ve 28 flehidimizin gücüyle girdik. Hapishanelerde tutsak durumdaki devrimciler olarak onbini aflk›n askerin y›¤›ld›¤› sald›r›da fiziki aç›dan sevkleri engelleyemezdik, ama siyasi aç›dan F tiplerini kabul ettiremediler. 28 flehidin verildi¤i direniflin en ç›plak anlam› buydu. Bize “ya teslim olacaks›n›z,ya öleceksiniz” derken siyasi olarak F tiplerini kabul ettirmek istediler, etmedik. Bu yan›yla 19-22 Aral›k’ta oligarfli zafer kazanamad›. Bugün oligarfli de, solun çeflitli kesimleri de farkl› hesap ve kayg›larla 19-22 Aral›k’› unutturmaya çal›fl›yor. Oliarfli, hem katliam, hem direnifl boyutuyla tarihten silmek istiyor. Solun çeflitli kesimleri de yok say›yor 19 Aral›k’›; hat›rlarsa, sadece katliam boyutunu hat›rl›yor, direnifli yok say›yor. Veya direniflin ard›ndaki irade-
yi yok say›yor. Sol, devrimci oldu¤u iddias›ndaki gazeteler, 19-22 Aral›k’›n y›ldönümünü kayda de¤er bulmayabiliyor. Baflka bir zihniyet, 19 Aral›k mitingi yap›yor, bu direniflte 24 flehit verenleri davet etme sorumlulu¤unu ve inceli¤ini bile göstermiyor. Kimisi, direniflin herfleyini mahkum ediyor ama yine de yüzsüzce “Yaflas›n 19 Aral›k Direniflimiz” diyebiliyor. Unutturmak isteyenler de, yok saymak isteyenler de sonuçta ayn› noktada birlefliyor. Tarihe karfl› kürek çekiyorlar. Aln›m›zda k›z›l bantlarla girdi¤imiz F tipleri mevzisinde tecriti parçalamak için hala direnifli sürdürüyoruz. O zamanki siper yoldafllar›m›z ise çoktan terk ettiler siperleri. Direnifli b›rak›rken “bayra¤› d›flar›ya devrettiler”. Onlar›n iddialar›na göre, biz sekterdik. O nedenle d›flar›daki demokratik kamuoyu, ayd›nlar da¤›lm›flt›. Kendileri toparlayacakt›. Ayd›nlar, “bizim varl›¤›m›z” nedeniyle gelmiyorlard›. Kofla kofla onlar›n yan›na gideceklerdi. Reformizm bizim “yanl›fl taktiklerimiz” nedeniyle süreçten uzaklaflm›flt›. Onlar reformizme de öncülük yapacaklard›. Kongrelerde, konferanslarda bunun için kararlar ald›lar. Sand›lar ki, biz olmazsak, herkes kofla kofla gelecek... Direnifli b›rakt›klar›ndan beri d›flar›da yapt›klar› ortadad›r. Koca ve uzun bir suskunluk! Direniflin sürdü¤ü, flehitler verilmeye devam edildi¤i koflullarda suskunlu¤u da daha fazla sürdüremezlerdi elbette. Bu nedenle geçti¤imiz günlerde “Tecrit ve infaz yasas› karfl›t›” ad›yla bir birlik oluflturdular. “Tecrit” mecburen konulmufltu oraya; onlar tecriti pekifltirmek için gündeme getirilen tali yanlarla u¤rafl›yorlard›. Bu bir yana “birlik”lerinde de yine yaln›z kendileri vard›. Hani neredeydi o “toparlayacaklar›” kesimler? Niye toparlayamam›fllard›? Reformizmi anlamam›fllard›r. Reformizm (ve tabii oligarfli) onlar›n da tasfiye edilmesini istiyor. Bu sald›r› karfl›s›nda devrimcilerin devrim iddias› ve AB’yle, AB’cilerle, Amerikanc›lar’la uzlaflmaz bir çizgide direnebilece¤ini kavrayam›yorlar. Reformizmin, ayd›nlar›n bu büyük savafl›n d›fl›nda kal›fl›n› bizim politika ve taktiklerimizle aç›klamaya çal›flmak, “stratejik sald›r›”dan bir fley anlamamakt›r. Bizim üzerimizden vurufl yapmak, “kucaklay›c›” pozlara girmek kolay ve ucuz. Buyrun kucaklay›n! Ama aradan kaç y›l geçti, dedikleri do¤rultuda tek bir ad›m atamad›lar? Ne oldu o sekter olmayan “kucaklay›c›” politikalara?.. Direniflten kaçanlar, uzlaflmaz bir kararl›l›kla direnmeyi “sekterlik” diye göstermeye çal›flt›lar. 19 Aral›k 2000’den Aral›k 2004’e herfley ortadad›r. Stratejik sald›r›, baflka hiçbir fleyle de¤il, direnerek, bedeller ödenerek püskürtülüyor.
Katliamc›lardan hesap soramay›p direnenlerden “özelefltiri” isteyen Oral Çal›fllar
Namuslu ayd›n, üstlendi¤i sor umlulu¤un gere¤ini yapar.
Oligarflinin 19 Aral›k öncesi görüflmelerdeki ikiyüzlülü¤ünü bütün dünya gördü. Görüflmelere kat›lan heyetleri nas›l kulland›¤›n› herkes biliyor. Bir yandan görüflmeler sürdürülürken, bir yandan katliam›n haz›rl›klar›n›n yap›ld›¤› tan›klar›yla, belgeleriyle ortaya ç›kt›.
AKRED‹TE AYDIN
Namuslu bir ayd›n, savafland›r. Haks›zl›¤a, sömürüye, zulme tereddütsüz karfl› ç›kand›r. Hayat› pahas›na do¤rular› söyleyendir. Ayd›n, iflimi kaybederim, statükolar›m bozulur kayg›s›n› duymaz. Bu kayg›yla gerçe¤i e¤ip bükmez. Bu kayg›yla egemenlerin karfl›s›nda e¤ilip bükülmez. Her gün yemin billah burjuvaziye kendisinin “tehlikeli” olmad›¤›n› anlatmaya çal›flmaz. Üzerinde hemen herkesin hemfikir olabilece¤i genel bir ayd›n tan›m›d›r bu. Yaz›s›na “19 Aral›k Cezaevleri Operasyonlar›” bafll›¤›n› koyup da, “Katiller Yarg›lans›n!” diye hayk›ramayan fakat, ölüm orucu yapanlardan özelefltiri isteyen Oral Çal›fllar’› bu tan›m›n neresine koyaca¤›z?
Namuslu ayd›n, katledenlerin de¤il, katledilenlerin cephesinde yeral›r! Çal›fllar, 19 Aral›k öncesi iktidar›n “erteleme” manevras›n› kabul etmedikleri, “uzlaflmaz” davrand›klar› için bu operasyonun yafland›¤›n› ileri sürüp, devrimcilerden, direnenlerden özelefltiri ister. Namuslu bir ayd›n, önce kendi muhasebesini yapar; ortada 117 ölüm vard›r, bu dört y›l boyunca neyi yap›p neyi yapamad›¤›n› sorgular. Buna dair TEK B‹R KEL‹ME yoktur. Fakat, karalama, çarp›tma ve suçlaman›n s›n›r› yok. Ayd›n olarak 19 Aral›k’ta 28 devrimciyi katleden, yüzlercesini yaralayan katliamc›lar›n yarg›lanmas›n› niye istemez? Niye “bu bir Avrupa katliam›d›r” diye yazmaz? Katilleri niye korur? Biz bir direnifl ortaya koyduk. Öldük, sakat kald›k, ölüm orucuna devam ediyoruz. Sen neyi savunuyorsun? E¤er o dedi¤in “erteleme” kabul edilseydi, nas›l olacakt› F tipleri? Sen de emin de¤ilsin nas›l olaca¤›ndan. Tabii senin s›rt›nda yumurta küfesi yok. ölen biziz, tecritte kalan biziz. Sen ikide bir de¤iflip durursun, ne olacak? Ayd›nl›kç› olursun, ÖDP’li olursun, CHP’li olursun, “tarafs›z gazeteci” olursun, Abantç› olursun, ama biz olamay›z. Biz devrimciyiz. Hep öyle kal›r›z, ölürsek öyle ölürüz. Düflman›n –ister güvercin olsun, ister flahin– düflüncelerimizi de¤ifltirmesine asla izin vermeyiz. Tehditlere, katliamlara boyun e¤meyiz, düflüncelerimizi savunmak, örgütlülü¤ümüzü korumak için direniriz. ‹flte Çal›fllar’la aram›zdaki fark bu.
Görüflmelere kat›lan ayd›nlar bunu teflhir etmediler. Halk›, demokratik kamuoyunu ayd›nlatacak bir aç›klama bile yapmad›lar. Oral Çal›fllar bu gerçe¤i köflesinde yazmad›. Hem görüflme yapma gibi bir sorumluluk alacaks›n, hem bunun gere¤ini yerine getirmeyeceksin. Bunun bedelini üstlenemeyecekseniz, o sorumlulu¤un alt›na niye girdiniz? Oral Çal›fllar, “Tüm Direniflçiler” ad›na Ayd›n Hanbayat, Ercan Kartal, fiadi Özbolat imzas›yla kendisine gönderilen 16 Aral›k tarihli mektubu iyi hat›rlar. O mektupta Çal›fllar’a flöyle seslenmiflti temsilciler: “Do¤rular›, gerçekleri saklamak haks›z olandan yana 'TARAF' olmak anlam›na gelir. Haks›z olan›n istedi¤i gibi halk› flekillendirmesine izin vermek, buna müsaade etmek demektir. GERÇEKLER‹ AÇIKLAYARAK, HALKI B‹LG‹LEND‹REREK 'TARAFSIZ' KONUMUNUZU SÜRDÜRMEN‹Z‹ BEKL‹YORUZ.” Çal›fllar, niye aç›klamad› tan›k oldu¤u gerçekleri? Niye halk› bilgilendirmedi? Bir ayd›n bunlar› yapm›yorsa, nerde kal›r onun namusu? fiimdi de dört y›l sonra, her fleyi çarp›tarak sahneye ç›k›yor! Neden?
Oral Çal›fllar görüflmeler konusunda YALAN SÖYLÜYOR. ‹ktidar, hiçbir görüflme ve aç›klamas›nda tecritten, F tiplerinden vazgeçti¤ini, erteledi¤ini aç›klamam›flt›r. Sami Türk “erteleme” aç›klamas›nda da çok net söylemifltir: “ko¤ufl sistemine asla dönülmeyecektir.” Hükümet, kendi plan›n› “mutabakat” diye dayatmak istiyordu. F tipleri henüz tam olarak haz›rlanmam›flt›, tecrit ve hücrelerin mevzuat› tamamlanmam›flt›, Sami Türk bu manevrayla, hem Oral Çal›fllar gibi “güvercin” hayranlar›n› kazanm›fl, hem de F tiplerine iliflkin haz›rl›klar›n› tamamlayacak zaman› kazanm›fl olacakt›. Namuslu ayd›n, o durumda, “Ey iktidar! B›rak bu oyunlar›, manevra yapma, hakl›, meflru talepleri kabul et!” diye hayk›r›r. Hayk›rmad›lar. Fakat biz bu zaman› iktidara vermedik. Oligarflinin manevras›n›, plan›n› bozduk. ‹ktidar›n nas›l aldatt›¤› aç›k. Avrupa Birli¤i’nin nas›l aldatt›¤› aç›k. Kendisi de bunlar›n yak›ndan
Say› 138 45 26 Aral›k 2004
tan›¤›. Namusluysa, bunlar› diyebilmeli. Ama diyemez.
O, ayd›n sorumlulu¤unu yerine getirmek yerine yalan söylemeye devam ediyor! Sami Türk’ün aç›klamas›n› çarp›t›yor, görüflmeleri, “18 kiflilik ko¤ufl” meselesini, temsilcilerin tav›rlar›n› çarp›t›yor. O sürece iliflkin do¤ru yazd›¤› bir fley yok. Bir ayd›n böyle yalanc› olamaz.
Say› 138 46 26 Aral›k 2004
18 kiflilik ko¤ufl projesi de yaz›s›nda iddia etti¤i gibi tutsaklar taraf›ndan de¤il, TMMOB taraf›ndan gündeme getirilmifltir. TMMOB’un haz›rlad›¤› öneridir ve tutsaklar da kabul etmifltir. Görüflmeler, gizli sakl› de¤ildir. Görüflme tutanaklar›, tutsaklar taraf›ndan günü gününe d›flar› ç›kart›lm›fl ve bu tutanaklar, 19 Aral›k katliam›n›n ard›ndan da Haklar ve Özgürlükler Platformu taraf›ndan yay›nlanm›flt›r. Gün gün, saat saat, herkesin söyledi¤i her kelime vard›r o tutanaklarda. Zahmet edip okusa, içinde olmad›¤› görüflmeler de dahil, hepsini ö¤renirdi. Ama ahkam kesmeye, spekülasyonlarla konuflmaya al›flm›fllar. Do¤al olarak biraz uzundur tutanaklar; kolay de¤il, günlerce sürmüfl, defalarca görüflme yap›lm›flt›r. Öyle bedavadan ayd›n olmak yok, öyle ucuz yoldan karalay›p ölüm orucu yapanlardan özelefltiri istemek yok; namuslu ayd›n, emek harcayacak, sorup soruflturacak ve öyle konuflacak. Çal›fllar, böyle yapmak yerine bir güvercinlerflahinler masal› uydurup iktidar› aklarken, devrimcileri suçluyor. Bu mu “ayd›n tavr›”?
Katliamc›lar› aklamak, ayd›n›n ifli olamaz! Oral Çal›fllar, 22 Aral›k 2004’teki yaz›s›nda iddia eder ki, o zaman (19 Aral›k 2000’de) güya iktidar içinde güvercinler ve flahinler vard›r. fiahinler bir an önce operasyon yapmak ister, güvercinlerse operasyonsuz çözümden yanad›r. Tutsaklar “uzlaflmaz” davran›nca flahinler harekete geçerler. Kim bu “flahinler”, “güvercinler”? Aç›klas›n da herkes bilsin. Güvercin, Ali Suat Ertosun mu mesela? Sami Türk mü? Ali Suat Ertosun’a kim ödül verdi, kim terfi ettirdi?.. Kim hemen katliam yapal›m diyordu. Madem biliyor, bunlar bir ayd›n›n kendine saklayaca¤› bilgiler de¤ildir. Aç›klayamaz. Çünkü yoktur böyle bir fley. Avrupa’n›n, oligarflinin karar›d›r katliam. Ama güvercinler-flahinler uydurmas›nda, as›l dert oligarfliyi aklamakt›r. Çal›fllar’a bakarsan›z, katliam politikas›, oligarflinin, AB’nin de¤il de “birkaç flahinin iflidir”! Tek suçlu da devrimciler... 19 Aral›k’› böyle yaz›p çizince, Oral Çal›fllar akredite ediliyor tabii. Böyle oluyor bu ifller.
Ey dünya, duymad›ysan›z duyun, Oral Çal›fllar ölüm orucuna karfl›d›r!
Oral Çal›fllar, F tiplerinden, ölüm oruçlar›ndan söz etti¤i her yaz›s›nda istisnas›z “önce flunu belirteyim, ben ölüm oruçlar›na karfl›y›m” der. Bu son yaz›s›nda da kural› bozmam›flt›r. Bir ayd›n böyle olur mu? Çal›fllar’›n bir sorunu mu var, bir korkusu mu var? Tamam, herkes anlad›, ö¤rendi, polis kay›tlar›na girdi; sen ölüm orucuna karfl›s›n. Neden bu kadar tekrar? Oysa o, kendini yeterince kan›tlam›flt›r. Bush’un Türkiye’yi ziyaretine ça¤r›l› yüz gazeteciden biri olma “flerefine” nail olmufltur. Fethullah’›n Abant toplant›lar›na ça¤r›lma ayr›cal›¤›na da kavuflmufltur. Düzen içinde nas›l böyle bir hüsnü kabul gördü¤ünü bir sorgula bakal›m. Bulunmaz hint kumafl› m›s›n, yoksa baflka bir fley mi var? Düzenden izzeti ikram gören her ayd›n›n yapmas› gereken bir sorgulamad›r bu. Düzen kimseyi durup dururken “akredite” etmiyor. Sen nas›l akredite oldun? “Akredite” olarak kalabilmek için gerçekleri çarp›tmak, katliamc›lar› aklamak, namuslu ayd›n›n ifli de¤ildir. Oligarflinin temel, stratejik politikalar›n›n uygulan›fl›nda güvercinler, flahinler yok. Onlar senin uydurduklar›n. Oligarflide çatlak ses yok. Çatlak ses, senin gibilerde ve senin gibilerin ak›l hocal›¤›n› yapt›klar›nda var.
Namuslu ayd›n›n cüretli, yal›n sesiyle de¤il, düzen içi hesaplar›n çatlaklaflt›rd›¤› bir sesle konuflanlar› dinlemeyiz! Oral Çal›fllar der ki; “beni dinlemediler!” Dinlememekle çok isabetli, çok flerefli bir ifl yapt›k. O, ihbarc›yken de dinlememifltik. Ayd›n diye muhatap ald›k, bakt›k Sami Türkler’i övüp baflka telden çal›yor, yine dinlemedik. fiimdi Bush’un, Fethullah’›n akredite edilmifl gazetecisi. Yar›n ne olacak, belli mi? Böyle birini niye dinleyelim? Çal›fllar, geçmifliyle övünebilir mi? Tek olumlu cümle kurabilir mi geçmifline dair? Nas›l ihbarc›l›k yapt›klar›n›, nas›l devrimcileri katlettiklerini anlatabilir mi? Geçmiflte onu dinleyenler, hep yanl›fl yerlerde oldular, yanl›fl fleyler yapt›lar. Kendisi de yanl›flt› zaten. Hep yanl›fl yapm›fl, yanl›fl yerde olmufl, dönmüfl, de¤iflmifl, solu¤u Abantlarda alm›fl... Seni kim niye dinlesin? Bunlar› kimse ona söylemez. Düflünürler, söylemezler. Bir “ayd›n”la iliflkilerini bozmama ad›na, sütununda onlardan iki kelime söz etmesi ad›na elefltirmez, hatta överler. Biz yaltaklanmay›z. Dosdo¤ru söyleriz. Baz›lar› sekterlik olarak görür bunu. Biz aç›kl›k, devrimcilik deriz. Devrimciler seni dinlemez Oral Çal›fllar. E¤er emperyalizme, faflizme karfl›ysan, sen devrimcileri dinleyeceksin.
Ayd›n›n görevi, halk›n, mazlumlar›n direniflinin yan›nda olmakt›r. Bilgisini, sanat›n› onun direniflini güçlendirmek için sunmakt›r. Bir ayd›n olarak yapabilece¤i baflka bir fley varsa, katk›s›n› sunar. Oral Çal›fllar’a bu yetmiyor. O “otorite” olmak istiyor. Seni dinleyen yok mu? Var elbette. Herkesi dinleyen biri bulunur; meflrebi sana uyanlar da vard›r. Kimlerin ak›l hocal›¤›n› yapt›¤›n› biliyoruz. Sen flahinler-güvercinler teorilerini onlara anlatmaya devam et. Onlar da “komünist” s›fat›yla kendi okurlar›na sats›nlar. Seninle hangi örgütler, kelimesi kelimesine ayn› fleyleri yaz›yorlar, okuyor, biliyoruz. Direnifle karfl› ç›kanlar› bu kafa yönetiyor, yönlendiriyor. Ayn› kelimelerle politika dersi veriyor, ayn› kelimelerle direnifli karal›yorlar. Süreci anlat›rken de ayn› kelimeleri seçiyorlar. Benzerlikler görülmeyecek gibi de¤il. Örtülü veya aç›k Avrupac›d›rlar. Onlar› birlefltiren budur. Bunlar›n bir k›sm› hücreleri “oda” diye bize kabul ettirmek isterken, bir k›sm› da ayn› fleyi “uluslararas› standartlar” diye yapt›lar. Bunlara pabuç b›rakmad›¤›m›z, bunlar› dinlemedi¤imiz, bunlar›n kaçk›nl›klar›n›, sorumsuzluklar›n› deflifre etti¤imiz için de bize ve direniflimize düflmand›rlar. Dört y›ld›r, her ölümümüzle, direndi¤imiz her saniyede, onlar›n pespaye düflünceleri de yere çal›nd›¤› için, düflman›n bile söylemediklerini söyleyecek kadar h›rç›nd›rlar. Bu düflmanl›k, bu h›rç›nl›k bize dokunmaz, küpüne zarar verir yaln›zca.
Haklar ve Özgürlükler Cephesi ‹stanbul Temsilcisi Münire Demirel (*) Bunlar ayn› zamanda, eski T‹KB tutsa¤› olarak benzer görüflleri Ufuk Çizgisi adl› dergide dile getiren Selim Açan’ad›r. Bu anlay›fl, direnme dinamiklerini yitirmifl, yorgun, y›lg›n, süreçten d›fllanm›fl olman›n verdi¤i h›rç›nl›kla, en pespaye küçük-burjuva ayd›nlar›n dili ve beyniyle devrimcilere sald›r›yor. Hem de komünistlik ad›na. Kendi beyni yok olmufl, ne idü¤ü belirsiz ayd›nlara beynini teslim etmifl. Ve o beyin 19-22 Aral›k direniflini mahkum etmeye kalk›yor flimdi. Atefl alt›ndaki halay› bile anlayam›yor. Beyninde ne kadar pislik varsa ak›t›yor, düflman a¤z›yla konufluyor. Elbette bu beyin böyle bir direnifli asla anlamayacakt›r. Bu ak›ls›z küçük-burjuva, reformist düflünceleriyle “komünist müfrezeler” de¤il, Çal›fllar gibilerinin müfrezelerini oluflturabilir ancak. Haydi biraz daha zorlay›n, bakal›m nereye demir atacaks›n›z!
Toplu Mezar Kan›tland›! Tazminatlar, sonuçsuz raporlar, soruflturmalar de¤il, 11 köylüyü katledip toplu mezara gömdürenleri istiyoruz! Diyarbak›r’›n Kulp ilçesi Alacaköyü Kepir bölgesinde bulunan toplu mezarlar›n 1993 y›l›nda “kaybolan” 11 köylüye ait oldu¤u, TBMM ‹nsan Haklar›n› ‹nceleme Komisyonu’nun incelemeleriyle de kesinleflti. Komisyon baflkan› Mehmet Elkatm›fl, haz›rlad›klar› rapora iliflkin yapt›¤› aç›klamada, toplu mezarla ilgili yeni bulgular›n ortaya ç›kt›¤›n›, mezar bölgesinde köylülere ait tütün tabakas›, baz› giyim eflyalar› bulundu¤unu belirtti. Bu arada komisyonun çal›flmalar› üzerine hem savc›l›k, hem Genelkurmay, olayla ilgili yeni soruflturmalar açt›klar›n› aç›klad›lar. 1993’de 11 köylü gözalt›na al›nm›fl ve ondan sonra onlardan haber al›namam›flt›. TBMM ‹nsan Haklar›n› ‹nceleme Komisyonu, inceledi¤i ikinci olay olan K›z›ltepe’de Ahmet Kaymaz ve 12 yafl›ndaki o¤lu U¤ur Kaymaz’›n infaz edilmesi konusunda da “yöneticilerin ve güvenlik güçlerinin a¤›r ihmali” oldu¤unu saptad›klar›n› belirtti. Bu ülke benzer yüzlerce TBMM raporu gördü. Biliniyor ki, bu raporlar adalete giden yolu açm›yor, göstermelik demokrasi flovuna hizmet ettikleriyle kal›yor. Buna izin vermeyelim. 11 köylüyü toplu mezara gömdüren generalleri, yöneticileri isteyelim! As›l katiller onlard›r.
Sinan Bozkurt’a Büyük Destek 3 Kas›m’da, Almanya’ya iadesini protesto etmek için Yunanistan’da Koridallu Hapishanesi’nde açl›k grevine bafllayan Türkiyeli devrimci Sinan Bozkurt için dayan›flma konseri düzenlendi. Bozkurt’a destek açl›k grevinin yap›ld›¤› Propilea Meydan›’nda 16 Aral›k’ta yap›lan konsere devrimci türkü ve marfllar›yla Lakis Halkias, Thedosia Stiga adl› sanatç›lar ve Active Member grubu kat›ld›. Ölüm orucunu anlatan resim, pankartlar›n da yer ald›¤› etkinlikte, “Ölüm Orucu Direnifli 5. Y›l›nda Sürüyor!” ve “Sinan Bozkurt’a Özgürlük” pankartlar› as›ld›. Afl›r› so¤u¤a ra¤men 800 kiflinin kat›ld›¤› konser dayan›flma mesaj›yla son buldu. Yunanistan Komünist Partisi (KKE), Sol Birlik Partisi (SINASPISMOS), Yunanistan Sosyalist Partisi (PASOK) milletvekilleri, Atina Belediye Baflkan› ve demokratik kurum temsilcilerinden oluflan heyetler, 17 Aral›k’ta Cezaevi Hastanesi’ne giderek Sinan Bozkurt’u ziyaret ettiler. Heyetler daha sonra bakanl›¤› arayarak iadeyi engellemek için meclis ve bakanl›k düzeyinde giriflimlere devam edeceklerini aç›klad›lar. Bu ziyaret ve bakanl›¤›n “olaya olumlu bak›yorum” aç›klamas› üzerine Bozkurt açl›k grevine ara verdi.
Say› 138 47 26 Aral›k 2004
Samsun Temel Haklar’a “El Kondu”
Say› 138 48 26 Aral›k 2004
Faaliyetleri, bir süre önce “yöneticilerinin tutuklu” olmas› gerekçe gösterilerek Samsun Sulh Hukuk Mahkemesi taraf›ndan durdurulan Samsun Temel Haklar’a, 16 Aral›k günü mahkemenin atad›¤› kayyum marifetiyle “el konuldu”. 1 Nisan'daki hukuksuzluk teröründe, Samsun Temel Haklar, Ekmek ve Adalet Dergisi Samsun bürosu ile Samsun Gençlik Derne¤i bas›l›p üyeleri, çal›flanlar› gözalt›na al›nm›fl, derneklerin ve dergi bürosunun faaliyetleri süresiz durdurulmufltu. Mahkeme taraf›ndan 6 ay önce kayyum olarak atanan Muharrem Soylu, alt› aydan bu yana derne¤e hiç u¤ramam›flken, 16 Aral›k’ta derne¤e gelerek, içerideki eflyalar› boflaltt›rarak anahtarlara el koydu. Samsun Haklar ve Özgürlükler Cephesi, 17 Aral›k’ta Konak Sinemas› önünde yapt›¤› eylemle bu keyfi el koymay› protesto etti. “Bask›lar Bizi Y›ld›ramaz” pankart›n›n aç›ld›¤› eylemde, amac›n demokratik kurumlar›n faaliyetini engellemek oldu¤u belirtilerek, haklar ve özgürlükler mücadelesinin her flart alt›nda sürdürülece¤i vurguland›.
Yozlaflman›n hamileri, deflifre oldular! fiakirpafla Mahallesi halk›n›n yozlaflmaya karfl› mücadelesi sürüyor. 8 Aral›k’ta Kayalar Dü¤ün Salonu'nda fiakirpafla Halkevi ve fiakirpafla Dayan›flma ve Yard›mlaflma Kültür Derne¤i taraf›ndan yozlaflma sorununun ve bu konuda mücadelenin ele al›nd›¤› bir toplant› düzenlendi. fiakirpafla halk›ndan yaklafl›k 150 kiflinin kat›ld›¤› toplant›ya fiakirpafla Karakolu Amiri ve Adana Emniyet Müdürlü¤ü H›rs›zl›k Büro Amiri de davet edilmiflti. Toplant›da bir konuflma yapan fiakirpafla Temel Haklar Baflkan› Mehmet B›ld›rc›n; "2 ay boyunca yoz kültüre karfl› birlikte mücadele edelim kampanyas› düzenledik. Hiçbir kurumdan destek alamad›¤›m›z gibi, sürekli polis taraf›ndan engellendik. Erkek Lisesi önünde bildiri da¤›t›rken engellendik. Daha sonra Erkek Lisesi civar›nda ortaya ç›kan bir uyuflturucu çetesinin 3 eleman›n›n Adana Emniyet Müdürlü¤ü'nde görevli olan polisler oldu¤u ortaya ç›kt›. Bu yaflanan olayla uyuflturucu ve di¤er çetelerin nereden beslendi¤i ortadad›r" dedi. Polisler, yalanlayamad›klar› bu ç›plak gerçekten rahats›z oldular tabii. Ve Temel Haklar Baflkan›'n›n konuflmas›n›n ard›ndan salonu terk ettiler. Mahalle sakinleri yapt›klar› konuflmada Temel
Haklar'›n mahallede ve Adana genelinde 2 ay boyunca sürdürdü¤ü faaliyeti olumlu bulduklar›n›, tüm kurumlar›n buna destek vermesi gerekti¤ini belirttiler. Çeflitli önerilerin tart›fl›lmas›yla toplant› bitirildi.
Okmeydan› Temel Haklar Aç›l›fl fienli¤i Okmeydan› Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i aç›l›fl çay› yap›ld›. Okmeydan›'nda bulunan dernek yerinde yaklafl›k 150 kiflinin kat›l›m›yla yap›lan etkinlik, yap›lan bas›n aç›klamas›yla bafllad›. Aç›klamada halka yönelik yozluk, iflsizlik, yoksulluk gibi dayatmalara karfl› yeni bir mevzi aç›ld›¤› vurguland›. Okmeydan› Temel Haklar olarak bütün çal›flanlar›n, iflsizlerin, semtin sorunlar›na sahip ç›k›laca¤›, ›srarla
teflvik edilen yoz kültüre karfl› mücadele edilece¤i belirtildi. Daha sonra Gençlik Federasyonu / ‹stanbul Gençlik Derne¤i müzik grubu bir dinleti verdi. Aç›l›fl dernek binas› önünde çekilen coflkulu halaylarla sona erdi.
“Yoksulsan Öl!” Politikas›na Sessiz Kalmayaca¤›z! Eylem Erdem, paras› olmad›¤› için, beyin kanamas› geçirmesine ra¤men müdahale edilmeyerek hastahane taraf›ndan ölüme terk edilen bir insan›m›zd›. Paras› yoktu ve öldü! Bu cinayet, 17 Aral›k’ta Kartal Adliyesi önünde, toplanan Eylem Erdem'in ailesi ve dostlar› taraf›ndan protesto edildi. Anadolu Temel Haklar üyelerinin de destek verdi¤i eylemde iktidar›n sa¤l›k politikalar› protesto edildi. Protesto eyleminde yap›lan aç›klamada "Eylem'imiz hastahane kap›lar›nda ölen ne ilk nede sonuncuydu. Hastahane kap›lar›nda hala insanlar ölmeye devam ediyor. 'Yoksulsan paran yoksa öl ' politikas› Eylem'imizi kendine kurban seçtiklerinden birisi olmufltur" denildi.
Venezuella devlet baflkan› Hugo Chavez
‘Tek yol, devrim yolu’
sald›r›lar›na gö¤üs germekten yoruldular. fiimdi onlar sald›r›dalar ve ben onlardan biriyim.
Al Jazira TV Venezuella Devlet Baflkan› Hugo Chavez ile bir röportaj yapt›. Röportaj›n bir bölümünün çevirisini yay›nl›yoruz.
Bolivar Devrimi, silahl› bir devrimdir
Al Jazira: Dünyada birçok insan sizin tek süper güç Amerika'ya meydan okuman›z› sempati ile izliyor. Savunman›z nedir ki, elinizde ne var? HUGO CHAVEZ: Öncelikle fakirli¤e karfl› savafl, devrimimizin temelini oluflturuyor... Venezuella’da gerçek fakirli¤in bitirilmesi için mücadele ediyoruz. Çünkü fakirlik sadece maddi anlamda de¤ildir. Kültür, ruh ve vatan sevgisinin yoklu¤udur. Latin Amerika ülkesinde bizden biri bu yola baflkoymufl ise kendini Amerika’n›n istekleri ile karfl› karfl›ya bulacakt›r. Bu yüzden Amerika karfl›s›nda durmak zorunluluktur.
Halk savafl› yolunu seçenler hiçbir fleyden korkmaz Fakat say›n Baflkan kendiniz için korkmuyor musunuz? Yani geçmiflte ABD'ye meydan okuyanlar›; fiili de Allende, ‹ran'da Musadd›k ve son olarak Saddam’› görmüyor musunuz?
Kuzey Amerika'daki sömürgeci güçler taraf›ndan "güneyin ayaklanan delisi" olarak adland›r›l›yordu. Biz gerçekten korkmuyoruz. Bizden biri vatan›n ba¤›ms›zl›¤› ve halk›n özgürlü¤ü için halk savafl› yolunu seçmifl ise hiçbir fleyden korkmaz. Çünkü hissetti¤imiz ve onun için çal›flt›¤›m›z sevdam›z o kadar büyük ki... Hiçbir korku bunu ortadan kald›ramaz.
As›l güç birleflmifl halkt›r Bu sözler çok güzel gerçekten. Sizde biliyorsunuz ki Amerika sizden kurtulmak için bir çok yolu denedi. fiu ana kadar kararl›l›kla direniyorsunuz. Sorum flu ki, ne zamana kadar direneceksiniz? Biz bir savunma direniflinde de¤iliz. Rica ederim bana köfleye s›k›flm›fl ve kendini korumaya çal›flan bir boksör olarak bakmay›n. Hay›r sald›r› durumunday›m. Biz sald›r›lar›m›zla direniyoruz. fiunu diyebilirim ki as›l güç k›l›çta de¤ildir, maneviyattad›r. As›l güç birleflmifl, bilinçli bir halkt›r.
Venezuella halk›na gelince onun askeri darbelere ekonomik ve siyasi komplolara vs. karfl› pasif bir direnifl içinde olSadece söyledikleriniz de du¤unu söyleyemeyiz. Venezude¤il... Diyebilirim ki Washingella ahlak gücü ve birli¤i ile diton emperyalizminin görüflü ile rengen halk gücü ve bilinçli Latin Amerika'daki Kurtulufl sald›r›s› ile ayakta. Biz flimdi hareketlerinin görüflü aras›ndasald›r› savafl›nday›z. Sadece ki çeliflki yüzlerce y›l geriye Venezuella? Aksine Latin Ameuzan›r. Özgürlükçü Bolivar, rika, her saniye Amerika karfl›s›nda Sovyetler Birli¤i çök- dimdik ayakta. E¤er Latin Amerika’y› tü ancak Sosyalizm gezdiyseniz, ayak çökmedi. Lenin’in orbasar basmaz bütün taya koydu¤u düzen k›tada, erke¤i, kad›Stalin'den sonra tah- n›, çocu¤u, siyah›, Hintlisi, fakiri ile milrife u¤rad›. Y›k›lan tahrif edilmifl örnekti. yonlarca halk ile karfl›laflacaks›n›z. Sosyalizm de¤il. Bunlar Amerikan
Gerçekten çok güzel say›n Baflkan. K›saca bunu Latin Amerika'dan Arap halk›na bir mesaj olarak anlayabilir miyiz? Tabiki Arap halk›na ve ayn› zamanda Dünyaya da. Milyonlarca Latin Amerikal› olarak, halk›m›z için tek yolun devrim yolu oldu¤una inan›yoruz. Bu devrim, sömürüye son verecek fakirli¤i ortadan kald›racak eflit ve adil bir düzen yaratacak olan sosyal ve toplumsal, ahlaki ve ekonomik devrimdir. Bush'u fieytan olarak nitelendirdiniz ve yeni Diflleri Bakan› Kondaliza Rayz'› ise kara cahil olarak nitelendirip dostunuz say›n Fidel Castro'dan ona alfebeyi ö¤renmesi için Robinson Cruzeo'un kitab›n› göndermesini önerdiniz. fieytan ve cahil olarak nitelendirdi¤iniz bu yönetim ile dünyay› nas›l de¤erlendiriyorsunuz? Amerika karfl›s›nda ne yapmam›z gerekiyor? Güney Amerika, Avrupa, Afrika kendi içinde birleflmeli... Amerika karfl›s›nda ekonomik, siyasi ve düflünce birli¤ini oluflturmaya çal›fl›yoruz. Dünyay› savunma direniflinde görmeyi tasavvur edemiyorum, çünkü flimdi sald›r› saatidir. Biz do¤ru yolday›z. Venezuella örne¤ini al›n. ABD istihbarat teflkilat›, özel televizyon kanallar›n›, gerici sendikalar› kulland› beni y›kmak için. Halk› zaptetmek için yapmad›klar› kalmad›. Ve aradan 48 saat geçmeden tiranlara son verildi. Bu durum nas›l izah edilebilir? ‹zah›; özgür ve bilinçli bir halk. Halk›m›z tarihsel de¤erini, birleflmifl halk ve halk ile birleflmifl orduda buldu. Mucize gerçeklefltirdiler. fiili Allende örne-
Say› 138 49 26 Aral›k 2004
¤ini verdin. Evet 30 y›l sonra ayn› yöntemi bize de uygulad›lar. Allende'nin fiilisi do¤ruydu, demokratikti ancak silahtan yoksundu. Fakat Bolivar Devrimi do¤ru, demokratik ve silah› da olan bir devrim. Devrimimizi korumaya haz›r halk›m›z›n evlatlar›ndan oluflan eli silahl› ordumuz, silahlar›m›z var.
Sosyalizm çökmedi Niçin Sosyalizmi kurmak istiyorsunuz? Sovyetler Birli¤i’nde Sosyalizm çöktü, Çin serbest piyasa ekonomisine yöneldi. Siz ise küreselleflmeye karfl› direniyorsunuz.
Say› 138 50 26 Aral›k 2004
Sovyetler Birli¤i çöktü ancak Sosyalizm çökmedi. Lenin’in ortaya koydu¤u düzen özellikle Stalin'den sonra tahrife u¤rad›. Bu da Sovyetler’in çöküflüne neden oldu. Y›k›lan tahrif edilmifl örnekti. Sosyalizm de¤il. Ve ancak yine kabul etmemiz gerekir ki dünyaya hükmetmek isteyen Neo-Liberalizm örne¤i de batt›. Bu örne¤in baflar› kazanmas›na izin vermemiz mümkün de¤il. Çünkü o bizi cehennemin kavurucu s›ca¤›na do¤ru götürüyor. Yak›n gelece¤imizi hatta yeryüzündeki yaflam› ve hatta yerküreyi bile tehdit ediyor. Bu örnekten vazgeçmemiz gerekiyor.
Tüm halklar emperyalizme karfl› direnmekte hakl›d›r Say›n Baflkan Irak’taki durumu nas›l nitelendiriyorsunuz. Gerçekten terörizm olarak m› yoksa iflgalci güçlere karfl› meflru bir direnifl olarak m›? Biz her zaman, Afganistan’a yönelik sald›r›n›n bafllad›¤› günden bu yana terörizme karfl› savafl›n böyle yürütülemeyece¤ini söyledik, reddettik. Çünkü bu daha terörist bir faaliyet. Kad›nlar›, çocuklar›, masumlar›, aileleri tümüyle bombalarla katledenlerin yapt›¤› as›l terörizmdir. Biz Irak'a yap›lan sald›-
r›lar› nitelendirmede tereddüt etmiyoruz. Sald›r› teröre yönelik de¤ildir, halka karfl›d›r. As›l terörün kendisi de budur. Buradan dostluk duygular›mla Irak halk›na dayan›flmam› iletiyorum. Emperyalizme karfl› Venezuella halk› ve tüm halklar direnmekte sonuna kadar hakl›d›r. Ve flimdi de direnmeye haz›r ve her zaman silahl›. Halklar›n yaflama hakk› vard›r. Bu nedenle bugün de yar›n da emperyalizme karfl› direnilmelidir. ‹flte bu noktada dünyada emperyalizmin ölümünü gerçeklefltirecek farkl› kutuplar›n ihtiyac› ortaya ç›k›yor. Baz›lar› diyor ki; Amerika’n›n tüm halklara sald›rmaya, hükümetleri düflürmeye, baflkanlar›n› öldürmeye, tutuklamaya hakk› var. Hay›r. Irak sorunu, Irak halk›n›n sorunudur, ‹ran, Ukrayna, Venezuella, kendi halklar›n›n sorunudur. Uluslar›n kendi kaderini tayin hakk›na sayg›l› olunmal›d›r.
Paras›z sa¤l›k program›n› yoldafl Castro’nun deste¤iyle uygulad›k Neden petrolü emperyalizme karfl› savafl›n›zda kullanm›yorsunuz?
halk›n›n Robin Hood tarz› bir politikaya ihtiyac› var m›yd›? CHAVEZ: Zenginler ile fakirler aras›ndaki kutuplaflmay› yaratan kapitalizmdi. Chavez de¤il. Befl yüzy›l boyunca kölelik düzeni sürdü. Beflyüz y›ld›r sömürülüyoruz. 20. yüzy›lda emperyalizm taraf›ndan sömürüldük. Bu düzen çok a¤›r koflullar yaratt› ve patlamalara neden oldu. Ben o dönemlerde subayd›m ve halk›n volkan gibi nas›l patlad›¤›na flahit oldum. Hay›r biz kahramanl›k yapm›yoruz. Yapt›¤›m›z herfley fakirli¤i ortadan kald›rmak için. Yeni anayasam›zda ve devrim politikalar›m›zda bu var. Bir örnek vereyim. Bu ülkenin bir sa¤l›k program›na ihtiyac› vard›. Biz bunu paras›z oluflturduk. 15 milyon insana paras›z sa¤l›k hizmeti veriyoruz. ‹lac› ile, tedavisi ile her fley paras›z. Bunlar›n hepsini Küba devriminin ve yoldafl Fidel Castro’nun yard›mlar› ile yap›yoruz. Program Küba doktorlar›n›n engin bilgi ve deneyimi ile oluflturulmufltur. E¤itim alan›na gelince, ülkeden cehaleti sildik. Bizden önceki hükümet 15 bin insana temel e¤itimi verirken biz bir buçuk sene içinde bir buçuk milyon insana bu e¤itimi verdik. Besin ve g›da da¤›t›m›nda, abart›s›z her gün ihtiyac› olan halka etinden peynirine, tah›l›na kadar birçok günlük besin ihtiyac› da¤›t›l›yor. Ve bu halk›n iradesi ile yap›l›yor. Bu program Chavez'in program› de¤il. Bu gerçek bir devrimdir.
CHAVEZ: Biz petrolü bu savafl›m›zda kullan›yoruz. Küba halk›na yard›m ediyoruz, Jamaika ülkelerine yard›m ediyoruz. Dominik Cumhuriyeti ile enerji anlaflmas› imzalad›k. K›sacas› yard›m›m›za ihtiyac› olan bütün halklara yard›m ediyoruz ve bunu kapitalizmle mücadelemizde bir yöntem ola- Irak halk›na darak görüyoruz. yan›flmam› iletiFakirli¤i bitirirken zenginleri de bitirdiniz. Zenginler ile fakirler aras›nda tehlikeli bir kutuplaflma yaratt›n›z. Venezuella
yorum. Emperyalizme karfl› tüm halklar direnmekte sonuna kadar hakl›d›r. Ve flimdi de direnmeye haz›r ve silahl›.