Semiran Polat Ölümsüzdür
Ekmek ve
Adalet
Haftal›k Dergi / Say›: 114 / Tarih: 4 Temmuz 2004 / F‹YAT (KDV Dahil) 750 000
www.ekmekveadalet.net Mail:info@ekmekveadalet.net
Semiran POLAT Direniflin 115. fiehidi
Halk için yaflad› Halk için dö¤üfltü Halk için öldü
]Terör demagojisi yapanlar; 114 ölümün ve fliddetin sorumlulu¤undan kurtulamazs›n›z ]Burjuvaziyle ayn› yerde durup devrimcilere sald›ranlar›n solculu¤u tart›fl›l›r... Ekmek ve
Adalet
ISSN: 1304 687X 103
www.ekmekveadalet.net info@ekmekveadalet.net
Meydanlarda, barikatlarda NATO’ya karfl› biz vard›k
NATO’ya Ra¤men Ba¤›ms›z Türkiye’yi Kuraca¤›z...
“ÜLKEM‹Z BA⁄IMSIZ, HALKLARIMIZ ÖZGÜR OLSUN D‹YE ÖLDÜLER!”
TAYAD’l› Aileler, 26 Haziran’da ‹stanbul Galatasaray’da dört flehit için bir eylem yapt›lar. Sincan F Tipi’nde flehit düflen Hüseyin Çukurluöz ve Bekir Baturu, Tokat da¤lar›nda flehit düflen Hasan Hüseyin Boyraz ve Çapa’daki patlamada flehit düflen Semiran Polat’›n an›ld›¤› eylemde, iktidara zulme son verme ça¤r›s› yap›ld›. NATO Zirvesi’nin de protesto edildi¤i eylemde yap›lan aç›klamada “Bir yanda ülkemiz topraklar›n› koltuk sevdas›yla satanlar, büyük katliamlara ortak olanlar, di¤er yanda halk› için ölümü gülerek karfl›layanlar” oldu¤unu belirten TAYAD’l› Aileler, sözlerini flöyle sürdürdüler: “bu vatan, bu topraklar bizim... ve bu vatan, bu topraklar için düflenler de B‹Z‹M EVLATLARIMIZ B‹Z‹M CANLARIMIZ; K›z›m›z, o¤lumuz, yarimiz, kardeflimiz...” Bu sahiplenmeyi hazmedemedi burjuva medya. Ertesi gün TAYAD’a karfl› sald›r›ya geçtiler. ‹flte bu habere uygun gördükleri bafll›klar: “TAYAD, teröriste sahip ç›kt›” (Akflam) “Bir grup TAYAD’l› bombac›ya sahip ç›kt›” (Tercüman) “Otobüs bombac›s›na TAYAD’l›lar sahip ç›kt›”
(Zaman) “Bu nas›l dernek...” (Star) “Ölümsüz ilan ettiler” (Hürriyet) Burjuva medyan›n TAYAD’a sald›r›s› nedensiz de¤ildi elbette. “112 ‹nsan öldü duydunuz mu?” diyen sesi susmayan TAYAD’dan, “Bu ülkede hukuk yok mu?” diye demokrasicilik oyununu sorgulayan TAYAD’dan polis ne kadar rahats›zsa, burjuva medya da o kadar rahats›zd›. Bafll›klar›, polisin 1 Nisan’da TAYAD’l›lara karfl› yapt›¤› hukuksuzluk operasyonunu tamaml›yordu adeta. Bunun d›fl›nda ise, bafll›klar›nda, halk›n kurtuluflu için savaflan bir devrimciye sahip ç›k›lmas›ndan duyduklar› rahats›zl›k vard›. Nas›l olur da “bomba tafl›yan” biri sahiplenilebilirdi? Ne san›yordu burjuva medyan›n kalemflörleri? Onlar Korkut Ekenleri yere gö¤e s›¤d›ramazken, katliamc› generalleri, polis fleflerini, katliamlar sayesinde sömürüsünü sürdüren tekelci burjuvalar›, NATO’yu savunurken, bu ülkenin ba¤›ms›zl›¤›, halk›n özgürlü¤ü için mücadele ederken flehit düflenler sahipsiz mi kalacakt›? Siz F tiplerinde ölenleri yazm›yorsunuz diye, herkes F tiplerinde ölenleri yok mu sayacak? Siz direnifli yok say›yorsunuz diye, direniflin flehitleri yok mu say›lacak bu ülkede? Bu ülke sizden ibaret de¤il. Bu ülke bizim. Siz bir avuç az›nl›ks›n›z ve herfleyi belirleyemeyece¤inizi, siz yok saysan›z da gerçe¤in varolmaya devam edece¤ini, direnifl ve mücadelenin varolaca¤›n› göreceksiniz! Türkiye halklar›, vatan›n ba¤›ms›zl›¤›, halk›n özgürlü¤ü için savaflanlar› bugüne kadar sahiplendi, bundan sonra da sahiplenmeye devame decektir. Siz “terörizm” diye ne kadar y›rt›n›rsan›z y›rt›n›n...
Hüseyin Çukurluöz’ün An›s›na... Direniflin 113. fiehidi Hüseyin Çukurluöz, mezar› bafl›nda “Kartall› Kaz›m” fliiriyle u¤urland›. En sevdi¤i fliirlerden biriydi bu. Peki kimdi bu Kartall› Kaz›m? Kartall› Kaz›m’›n hikayesi, Naz›m Hikmet’in Kurtulufl Savafl› Destan›‘n›n “MUHAREBELER ve DÜfiMAN EL‹NDE KALANLAR ve KARTALLI KÂZIM'IN H‹KÂYES‹” bafll›kl› Alt›nc› Bap’›nda anlat›l›r. Destandan k›sa bir bölümü, Çukurluöz’ün an›s›na yay›nl›yoruz: Sene 1922 ve 15 vilâyet ve sancak / ve 9 büyük flehir düflman elindedir. ... Yat›yor filintas›n›n arkas›nda Kartall› Kâz›m. K›z gibi Osmanl› filintas›. Parl›yor arpac›k / naml›n›n ucunda: yüz y›ll›k yoldaym›fl gibi uzak ve bir damlac›k. Kâz›m emir ald› merkezden: Gebze'deki ‹ngiliz'in tercüman› vurulacak. Köylerde teflkilât kurmufl tercüman Mansur: sat›yor bizimkileri. Kâz›m iyi hesaplam›fl herifin geçece¤i yeri. ‹flte sökün etti Mansur karfl›dan: beygirin üzerinde. Beygir yüksek, / ‹ngiliz kadanas›. ... Arada kald› kalmad› dört yüz ad›m, naml›y› kald›rd› birazc›k Kâz›m, niflan ald› sallanan bafl›na Mansur'un. Soldaki yamaçtan bir tafl parças› düfltü. Bir kufl uçtu sa¤daki a¤açtan, / -a¤aç ç›nar-. Kufl ürkmüfl olacak. Çevrildi Kâz›m'›n bafl› kuflun uçtu¤u yana, mehtapla yüz yüze geldiler. Mehtap koskocaman, desde¤irmi, bembeyaz. Ve Kâz›m'›n gözünü ald› âdeta. Zaten bu yüzden, tekrar göz, gez, arpac›k ve filintay› ateflledi¤i zaman ilk kurflun Mansur'un bafl›n› delecek yerde galiba omuzuna girdi. Herif «H›nk» dedi bir, beygirin bafl›n› çevirdi / dörtnal kaç›yor.
Direniflin sesi orada hala! Oradalar hala. Sorular›yla, sab›rlar›yla, dirençleriyle oradalar. Gelip geçene de, yolu oraya düflmeyene de, aylar› aflan sab›rlar›yla “ey insanlar... duyun bu zulmü, duyun bu zulme direnenleri” diye hayk›rmaya devam ediyorlar. Gelip de geçmeyeni, buyur edip sohbetlerine kat›yorlar. Ve yine anlat›yorlar, anlat›yorlar, anlat›yorlar. NATO’ya karfl› ç›kan anti-emperyalistler, hakk›n› arayan iflçiler, memurlar, K›z›lay’a ç›kan ö¤rencilerin yolu oradan geçiyor; direnifl yolu Abdi ipekçi’ye düflenlerin gündemine giriyor, lakin onlar›n sendikalar›n›n, derneklerinin yönetiminin gündemine girmiyor... Ama girecek. 115 oldu direnifl flehitlerinin say›s›. Art›k bu gerçekten kaçacak yer kald› m›, görece¤iz... Görece¤iz kimin vicdan›nda ne kald›¤›n›!
Ekmek ve
Adalet
Namussuzun biriydi Mansur, / muhakkak. Düflmana sat›lm›flt›, / oras› öyle. Kaç kiflinin bafl›n› yedi, / malûm. Ama ne de olsa mehtapta herif beygirin üzerinde uyumufl geliyordu. Demek istedi¤im, böyle günlerde bile, böyle bir adam› bile bu çeflit öldürüp ortal›k duruldukta, y›llarca sonra mehtaba bakt›¤›n vakit üzüntü çekmemek için, ya insanlarda yürek dedi¤in tafltan olacak, yahut da dehfletli namuslu olacak yüre¤in, Kâz›m'›nki tafltan de¤ildi çok flükür, fakat namuslu. Ne malûm? dersen: Dövüfltü pir aflk›na, / yaraland› birkaç kere / ve saire. Ve kavga bitti¤i zaman ne çiftlik sahibi oldu, ne apart›man. Kavgadan önce Kartal'da bahç›vand›, kavgadan sonra Kartal'da bahç›van...
INTERNET adresi: www.ekmekveadalet.net
Ekmek ve Adalet Dergisi Sahibi : Mustafa Köflker Yaz›iflleri Müdürü: Serkan Uymaz Genel Yay›n Yönetmeni: Gülizar Kesici Adresi: ‹nebey Mahallesi ‹nk›lap Caddesi Oto Han 55/54 Aksaray Fatih ‹stanbul ‹rtibat Telefonu: 0212 347 69 66 Faks: 0212 347 69 65 Hesap No: 0041310 -4 Y›lmaz Bas. Yay. Da¤. Org. Akbank Yusufpafla fiubesi/‹ST Ofset Haz›rl›k: Y›lmaz Yay›nc›l›k Bask›: ASPAfi Pazarlama ISSN: 1304 687X Fiyat›: 750 000 Avrupa: 3 Euro Almanya:3 Euro
Yetifltirdi ikinci kurflunu Kâz›m. Beygirin üstünde sola y›k›ld› Mansur. Üçüncü kurflun. Tercüman düfltü beygirden. Fakat bir aya¤› üzengiye tak›l› kalm›fl, sürüklendi kaçan hayvan›n peflinde biraz, sonra kurtuldu ki aya¤› / y›k›l›p kald› oldu¤u yerde. Yamaca sard› beygir. Kalkt› Kâz›m, / yürüdü Mansur'a do¤ru, üzerinden kâatlar› alacak... Mansur do¤ruldu ans›z›n, kaç›yor bay›r afla¤›. Filintay› omuzlad› Kâz›m. Dördüncü kurflun. / Y›k›ld› herif. / Kofltu Kâz›m. Do¤ruldu yine Mansur. Yürüyor sarhofl gibi sallanarak, kaçm›yor art›k, yürüyor. Kâz›m da b›rakt› koflmay›. Deniz k›y›s›na indiler. ... Mansur suya giriyor, / kâatlar ›slanacak. Beflinci kurflunu yakt› Kâz›m. Suya düflüp kald› önde giden ... Velhas›l, lâf› uzatm›yal›m, Mansur'un iflini b›çakla bitirdi Kâz›m. Kâatlar kan içindeydi. / Fakat kan kapatm›yor yaz›y›...
Fransa:3 Euro ‹sviçre:3 Euro Hollanda:3 Euro
‹ngiltere: £ 2.5
Belçika: 3 Euro Avusturya: 3 Euro
E-MAIL adresi: info@ekmekveadalet.net
Bürolar›m›z Yap›verlag Venloerstr. 507-A 50825 Köln Hopa:Hopa ‹fl Merkezi Zemin Kat No: 1 HOPA Tel-Faks:0 466 351 42 08 Tel: 0049 221 280 87 74 0049 221 280 87 75 ‹zmirMilli-i Kütüphane Cad. No: 17/104 Tepeköylü ‹fl Merkezi Faks:0049 221 280 90 84 Konak/‹zmir Tel-Faks: 0 232 482 29 54 E-mail adresi: ekmekveadalet@arcor.de Kocaeli- Hürriyet Caddesi Gakko Kervan Saray ‹flhan› Kat:7 No:79 Tel-Faks: 0 262 331 66 51 Adana- ‹nönü Cad. Örnekler Apt. No:5 Kat:5 Malatya- Dabakhane Mah. Bak›rc›lar Çarfl›s› Sar›beyo¤lu ‹flhan› Tel-faks: 0 322 351 97 25 Kat:1 No:43 Tel: 0422 323 24 77 Ankara- GMK Bulvar› Onur ‹flhan› Kat: 6 Daire: 151 K›z›lay Mersin- Bahçe Mah. 4604 Sk. Tütüncü Apt. Kat: 1/6 Tel-faks: 0 312 419 27 38 Samsun- Talimhane Cad. Bozluolcay ‹fl Han› Kat: 3/42 Antakya- Armutlu Mahallesi Elmas Sok. fiaban Kanatl› Apt. Kat: Tel-faks: 0 362 435 25 80 4 D: 6 Tel-faks: 0 326 223 87 18 Trabzon- Kemerkaya Mah. Kundurac›lar cad. Dedeo¤lu sokak Bursa- Baflak Cad. Gür ‹fl Han› Daire: 25/4 Heykel Pustular iflhan› Zemin Kat No:4 Tel-faks: 0462 321 14 80 Tel-faks: 0 224 224 93 97
Ekmek ve Adalet Say› 114 ‹çindekiler
3...
Gün do¤du hep uyand›k...
5...
NATO’yu y›kaca¤›z
14...
AKP NATO’nun suç orta¤› oldu
17...
AKPliler onur nedir bilmez
18...
Din tüccarlar› ve NATO
19...
Sorumluluk bizimdir
20...
Çapa’da kaza sonucu patlama
22...
Terörizm demagojisinin sahipleri
24...
Burjuvazinin reformist solun adaleti ve vicdan›
29...
Kazanaca¤›z
30...
F tiplerinde zulüm durmuyor
32...
Polis numaralar›
34...
Polis terörü eflli¤inde demokrasi flovu
36...
ABD tüm ülkelerin katillerini e¤itime al›yor
37...
Avrupa’da NATO protestolar›
39...
Reformizm ve devrimcilik
43...
Burjuva medyada habercilik böyle yap›l›yor
44...
Kürt milliyetçili¤i NATO’ya karfl› m› de¤il mi
45...
Do¤u’da operasyonlar ve imha politikas› sürüyor
46...
Irak direnifli ulusal bir direnifltir
48...
Hüseyin Çukurluöz ve Bekir Baturu
49...
Semiran Polat
50...
Kahramanlar ölmez
Gün Do¤du Hep Uyand›k... Oligarflinin tarihine onursuzlu¤un kapkara lekesi düfltü bir kez daha. Halk›m›z›n tarihine ise, onurlu bir sayfa daha eklendi. Anti-emperyalist gelene¤imiz NATO Zirvesi’ne karfl› mücadelemizle biraz daha perçinlendi. Anadolu’nun 81 ilinde, yüzlerce ilçesinde “NATO Defol!” sloganlar›yla karfl›lad›k emperyalist katilleri. AKP iktidar› dünya halklar›n› katledenlerin önüne k›rm›z› hal›lar sererken, biz k›z›l bayraklar›m›zla ba¤›ms›zl›k mücadelesini büyüttük. Vatanseverli¤in bayra¤›n› yükseltmek bizim, emperyalist katilleri korumak AKP’nin ifliydi. ‹stanbul’un orta yerini iflgal eden katiller sürüsü halklara karfl› yeni katliamlar›n karar›n› al›rken, katillerin iflbirlikçileri Okmeydan› barikatlar›nda vatanseverlere sald›r›yordu. Emperyalist katilleri korumak için vatanseverlerin kan› döküldü. Ba¤›ms›zl›k u¤runa al kanlara boyan›fl›m›z ilk de¤ildir. Anadolu’nun dört bir yan› vatansever devrimcilerin kanlar›yla sulanm›flt›r. Emperyalizmin iflbirlikçileri, 1970’lerden bu yana bu ülkede vatanseverlerin kan›n› ak›t›yorlar. “Gün do¤du hep uyand›k, siperlere dayand›k / Ba¤›ms›zl›k u¤runa al kanlara boyand›k...” marfl›yla yürüyen kitleleri sindirmek, örgütsüzlefltirmek, yoketmek için ony›llard›r tüm faflist yöntemlere baflvuruldu. Ama yokolmad›k. ‹stanbul’da NATO Zirvesi toplan›rken tüm dünya gördü ki, Türkiye’de ba¤›ms›zl›k, demokrasi ve sosyalizm mücadelesi yokedilememifltir. Tüm dünya gördü ki, Türkiye’nin vatanseverleri küreselleflmeye, AB’ye, Amerikan imparatorlu¤una teslim olmadan, boyun e¤meden ba¤›ms›zl›k u¤runa mücadeleye devam ediyor. Türkiye devrimci hareketine karfl› sürdürülen o kadar infaz, katliam, o kadar operasyona ra¤men iflte herkes gördü, binler oligarfliye ve emperyalizme karfl› çarp›fl›yor; AKP’nin polisinin vahfleti, vatanseverlerin kanlar içinde at›lan “Kahrolsun Emperyalizm” sloganlar›yla cevaplan›yor. ‹flbirlikçiler ve vatanseverler net olarak ayr›flm›flt›r. Ba¤›ms›zl›k bayra¤›n› yaln›z devrimcilerin tafl›d›¤›, emperyalizme karfl› ç›kma cüretine yaln›z devrimcilerin sahip oldu¤u ortadad›r. Gelecek biziz. NATO Vadisi’ndekiler, AKP’siyle, NATO’suyla yenilecek ve y›k›lacak olanlard›r. Aylard›r, y›llard›r tart›fl›p “Büyük Ortado¤u” projeleri, sak›z gibi çi¤nedikleri “terör demagojileri” onlar› kurtaramayacak. Dünya halklar›n›n ABD’ye karfl› öfkesi büyüyor, ABD iflgallerini meflrulaflt›rmak görevini üstlenen NATO’ya karfl› da öfke büyüyecektir. Halklar, Irak’ta bir kez daha güçlerini gördüler. Yaln›z Irak de¤il, her ülke emperyalistler ve iflbirlikçiler için birer batakl›¤a dönüflecektir. Dünya halklar›n›n ba¤›ms›zl›k-demokrasi-sosyalizm mücadelesi terör demagojileriyle, iflgallerle, s›k›yönetimlerle engellenemez. Güçlü olan halklard›r. NATO’nun ald›¤› bütün kararlar direnifllerimize çarp›p dönmeye mahkumdur. BA⁄IMSIZ TÜRK‹YE’yi Biz Kuraca¤›z! Ç›kt›¤›m›z bu yolda zafere ulaflmadan durmayaca¤›z. Yürüyüflümüzü katliamlarla, veya bizi düzenin yasall›¤›na hapsedererek engelleme hesab› yapanlar, bir kez daha gördüler yürüyüflümüzün durdurulamayaca¤›n›. 32 y›l önce katledilen Türkiye devriminin, halk›m›z›n anti-emperyalist mücadelesinin önderleri Mahir Çayanlar, Deniz Gezmifller bizimleydi Okmeydan›’nda. Oligarflinin tehditlerinden y›lmad›k, icazetlerini kabul etmedik; bir miting düzenleyip meydan› emperyalist katillere b›rakmam›z› isteyenlere kulak asmad›k. Emperyalist katiller halklar›n mücadelesini nas›l yokedeceklerine dair kararlar al›rken, devrimciler mücadeleyi büyütmek için meydanlarda, barikatlardayd›. Bu yi¤it tav›r, Mahirler’in, Denizle-
rin gelene¤ini devam ettirmektir. Devrimcili¤i sürdürmektir. Tek yol devrim diyebilmek cüretidir. Bu cürete sahip olmayanlar›n NATO’nun, Amerikan imparatorlu¤unun, ve ülkemizdeki iflbirlikçi faflist iktidarlar›n karfl›s›na dikilebilmesi mümkün de¤ildir. NATO’yla kavgam›z, oligarflinin AKP iktidar›yla kavgayd› ayn› zamanda. AKP, NATO’ya “evsahipli¤i” de¤il, suç ortakl›¤› yap›yordu. AKP, NATO perdesi arkas›nda Amerika’n›n tetikçili¤ini üstleniyor. NATO’ya karfl› mücadele AKP’ye karfl› mücadeledir, ki tersi de do¤rudur. Emperyalizme ve oligarfliye karfl› mücadele birbirinden kopar›lamayacak bir bütündür. Bunlar› birbirinden koparmaya kalkanlar, bir taraf›n dümen suyuna girerler. Bu dün de böyle olmufltur, bugün de böyledir. Devrimcilik, s›rt›n› düzenin hiç bir gücüne yaslamadan mücadele etmektir. S›rt›n› düflmana verenler, düflman›n icazeti alt›nda siyaset yapmay› kabul edenler, o düflman› yokedemezler. Mahirler’in, Denizler’in miras b›rakt›¤› devrimcilik budur. Ve biz bunu sürdürüyoruz. Devrimciler, zirve ile ilgili, çok büyük eylemler yapamam›flt›r ama var oldu¤unu, bu topraklarda anti-emperyalizm bayra¤›n›n hala dalgaland›¤›n›, hala bu topraklarda devrim için çarp›fl›ld›¤›n› göstermifltir. Reformizmin tavr›n› bir kez daha net olarak gördük. Onlar, Okmeydan›’nda geceleyip sabah “Gündo¤du hep uyand›k” dizeleriyle emperyalizme karfl› yürüyenlerin içinde yoktular. Onlar oligarflinin sald›rd›¤› yerde yoktular. “NATO’ya ‹stanbul’u flöyle dar edece¤iz” diyenleri, sald›r› ihtimalini görmüfl ve uzak durmufllard›r. Reformizm, bir tercih demektir, bu tercih düzen tercihidir. Bu bir anda olmaz, bir anda dönemezler düzene. Ama art›k yavafl yavafl yolun sonuna yaklaflmaktad›rlar. Reformist kesimin hemen her önemli olayda böyle hareket edece¤i, devrimcilerden ayr› duraca¤› kesinleflmifltir. Devrimcilere flimdi daha büyük görev düflüyor. Türkiye solu tarihinden ald›¤› gücü, miras› bugününde somutlamak durumundad›r. Bugün tüm devrimcilerin ana kayna¤›n› oluflturan Mahirler, Denizler, Kaypakkayalar, büyük bir kendine güvenle ileri at›larak, cüretle, kararl›l›kla Türkiye topra¤›nda devrim tohumunu yeflertmifllerdir. Ony›llard›r cuntalar taraf›ndan ezilmeye çal›fl›lan, her türlü burjuva, küçük-burjuva teorilerle kuflat›lmaya çal›fl›lan Türkiye solu, kuflatmay›, ancak tarihi cüretiyle parçalayabilir. Okmeydan›’ndaki direnifl, birlikte direnebilece¤imizi, birlikte çat›flabilece¤imizi dosta düflmana göstermifltir. Devrimciler
flimdi düflüncelerini bu direniflleri gelifltirme üzerinde yo¤unlaflt›rmal›d›r. Reformizmin oligarfliyle, Avrupa emperyalizmiyle uzlaflmas›, halk hareketinin ideolojik ve pratik olarak zay›flat›lmas›d›r. Ama reformizmin zarar› orada kalmaz. Reformizmle her uzlaflma, reformizmden her etkilenme de devrimi zay›flat›r. Türkiye solu, “örgütleyicilik”ten uzaklaflm›flsa, “Avrupa standartlar›n›” isteyebilecek ideolojik zaaflara düflüyorsa, demokratik mücadeleyi devrimci içeri¤inden kopar›p yasall›¤a, temsili eylemlere indirgemiflse, bunda iflte bu etkilenmenin büyük pay› vard›r... Oligarfliye ve emperyalizme karfl›, demokratik mücadele içinde, anti-emperyalist mücadele içinde flu veya bu oranda da olsa yerald›klar› ölçüde, reformist kesimleri elbette d›fltalamayaca¤›z yine. Ama apaç›k, reddedilemez bir ayr›flma vard›r. Kimse bu ayr›flmay› yok sayarak hiç bir fley olmam›fl gibi sürdüremez birlik ve ittifak politikalar›n›. Bu ayr›flmay› yok sayarak anti-emperyalist, anti-faflist mücadele gelifltirilemez. AB’yle demokrasi, oligarfliyle bar›fl hayalleri bu topraklara yabanc›laflmakt›r. Bu topraklarda demokrasiyi, bar›fl› kazanman›n, ba¤›ms›z bir ülke olman›n yolu, difle difl bir mücadeledir. Bu mücadeleyi gelifltirdi¤imizde karfl›m›za Amerika ç›kacakt›r, Avrupa ç›kacakt›r, NATO ç›kacakt›r. AB’yle, ABD’yle, NATO’yla hiç bir ülkenin, halk›n özgürlüklerini kazand›¤› görülmemifltir. Ba¤›ms›z, demokratik bir Türkiye olacaksa, bu, NATO’ya ra¤men olacakt›r. Ba¤›ms›zl›k ve demokrasi isteyenler, tüm bu emperyalist güçlerle savaflmay› ve emperyalistlerin iflbirlikçilerinin uygulayacaklar› s›n›r tan›mayan bir faflist terörle mücadele etmeyi göze almal›d›rlar. Oligarfli izin vermedi¤inde, NATO’yu protesto etmek için meydanlara ç›kmay› bile göze alamayanlar, bütün bunlar› nas›l göze alacaklar?.. Alamazlar elbette. Ama bunlar› göze alarak mücadele edenler var bu ülkede. 28-29 Haziran’da tüm dünya bir kez daha gördü bunu. Ünlü bir söz vard›r; “Bar›fl zaman›nda o¤ullar babalar›n›, savafl zaman›nda babalar o¤ullar›n› gömerler.” Bir bak›n Türkiye’ye, son 35 y›ll›k tarihine bak›n. Bar›fl zaman› m›, savafl zaman› m›? Oligarfli katlediyor, babalar, analar o¤ullar›n›, k›zlar›n› topra¤a veriyor.. ‹ster kabul edin, ister kabul etmeyin bu savafl var; bu, emperyalizm ve oligarfli taraf›ndan aç›lm›fl bir savaflt›r. Halk›n bu savafl› kabul edip kendi iktidar› için savafla dönüfltürmekten baflka seçene¤i yoktur.
Yaflas›n NATO’ya ve ‹flbirlikçilerine Karfl›
Okmeydan› Direniflimiz Bu ülkenin sahipsiz olmad›¤›n› gösterdik. Bu ülke bizim, emperyalistlere ve iflbirlikçilerine b›rakmayaca¤›z. Meydanlarda k›z›lbayraklar›n› dalgaland›ran, “NATO Y›k›lacak Halklar Kazanacak” diye hayk›ran onbinler, patlayan molotoflar, kurulan barikatlar; 70 milyon Türkiye halk›n›n NATO’ya ve iflbirlikçilere öfkesinin ifadesidir. Türkiye’nin emperyalistler ve iflbirlikçileri için asla dikensiz gül bahçesi olmayaca¤›n› gösterdik. Biz var›z; ony›llard›r ba¤›ms›zl›k fliar›yla emperyalistlerin karfl›s›na dikilen devrimciler, vatanseverler var. Biz, halk›m›z›n ba¤›ms›zl›k özleminin ad›y›z. Mahirler’in, Denizler’in anti-emperyalist mücadele miras›n› meydanlarda, barikatlarda çat›flmalarda, panzerlere karfl› direnifllerde sürdürenleriz. ‹stanbul’dan, Ankara’dan ve Anadolu’nun dört bir yan›ndan yükselen sesler, ba¤›ms›zl›¤›n, vatanseverli¤in, Mahirler’in, Denizler’in sesidir. Bu ses hiç susmayacak. Tepemize gaz bombalar› ya¤d›ranlar, panzerleri üzerimize sürenler, büyük bir uflakl›k ruhuyla vatanseverleri, antiemperyalistleri coplayanlar; NATO’nun iktidar›, NATO’nun polisi, NATO’nun jandarmas›d›r. Bu ülkeyi onlara b›rakmayaca¤›z. ‹flbirlikçi iktidar›n NATO uflakl›¤›na, yalanlar›na, terör demagojilerine ve estirdi¤i teröre ra¤men ba¤›ms›z Türkiye fliar›n› yükseltmeye devam edece¤iz. Ba¤›ms›z Türkiye’yi bu öfkeyle, bu kararl›l›kla kuraca¤›z.
NATO halklar› nas›l teslim alaca¤›n›n kararlar›n› al›rken, meydanlardan hayk›rd›k; ‘bizi teslim alamazs›n›z, kazanaca¤›z’
NATO’YU YIKACA⁄IZ
Say› 114 6 4 Temmuz 2004
Haftalard›r irili ufakl› eylemlerle meydanlarda, sokaklardayd›k. Anti-emperyalist mücadele gelene¤imize yeni bir halka daha ekledik. NATO karfl›t› kampanya, Türkiye devrimci hareketinin anti-emperyalist mücadele tarihinde, denize dökülen yankilerin yan›ndaki yerini alm›flt›r. NATO Karfl›t› Birlik’in damgas›n› vurdu¤u kampanyan›n doru¤u 28-29 Haziran eylemleri ve Kad›köy mitingiydi. Kad›köy kitleselli¤in ifadesi olurken, Okmeydan› direnifli militan kitle hareketinin örne¤iydi. NATO uflaklar› da bütün güçlerini esas olarak buraya y›¤arak, Mecidiyeköy’e ulaflmas›n›, kenti daha ciddi biçimde sarsmas›n› engellemeye çal›flt›. Ama Okmeydan› sokaklar›na kadar yay›lan direnifl dahi, AB’ci medyay› ve AKP’yi ürkütmeye yetti. Okmeydan› bütün devrimci harekete büyük bir güç ve moral oldu. Ertesi günü ‹stiklal Caddesi bofl b›rak›lmad›. Öte yandan baflta Gazi olmak üzere, gecekondulardan karanl›¤› ayd›nlatan barikat ateflleri yükseldi, Anadolu kentlerinde gösteriler sürdü. Oligarflinin, kitle hareketinin, tan›d›klar› icazetin d›fl›na ç›kmamas› için harcad›¤› çaba esasen bofla gitmifltir. AKP’nin hesab›, yasal, icazetçi ve karnaval havas›ndaki eylem ve mitinglerle “bak›n bizde de demokrasi var” demekti. Eksikliklerine ra¤men NATO ve Bush Karfl›t› Birlik bu oyunu bozmufltur. ‹stedikleri kadar sürdürmeye çal›flsalar da, herkes hem meydanlarda demokratikleflmenin coplar›n› ve biber gazlar›n›, hem de devrimcilerin, dayat›lan statükolar› reddetti¤ini gördü. Baflta AKP yalakas› islamc› bas›n olmak üzere, medyan›n “ne oluyor, hani devrimciler sindirilmiflti, nereden ç›kt› çat›flan, direnen bu binlerce insan” flaflk›nl›¤› bu yüzdendir. Bu çizgi gelifltirilmelidir. Kad›köy’den Okmeydan›’na, Mecidiyeköy’den Galatasaray’a; kampanyaya damgas›n› vuran NATO Karfl›t› Birlik bu güce sahip oldu¤unu göstermifltir.
NATO’yu Kad›köy’de K›z›lbayraklarla Karfl›lad›k NATO’ya övgüler düzenlerin en çok vurgulad›klar› nokta, NATO’nun sosyalist bloku yok etmekteki belirleyici rolüdür. 27 Haziran günü Kad›köy’de toplanan onbinler, dalgalanan k›z›l-
bayraklar ve tafl›nan pankartlar, bu baflar›n›n ne kadar izafi ve geçici oldu¤unu gösterdi. ‹flbirlikçiler, emperyalistlerin önüne k›rm›z› hal›lar sererken, biz o büyük korkular›n›n ifadesi olan sosyalizmin k›z›lbayraklar›yla karfl›lad›k. AKP iktidar› yalan›n, despotizmin iktidar›d›r. “Demokratik gösteri hakk› var, herkes protesto yapabilir” diye günlerce yay›n yapt›lar. Propagandalar›, “fliddet olmayan her türlü gösterinin serbest oldu¤u” fleklindeydi. Kad›köy’de, onlar›n ifadesi ile “fliddet” yoktu, ama miting yerinin Anadolu yakas› olarak dayat›lmas› ile bafllayan kat›l›m› engelleme çabalar›, o gün de sürdü. Mitinge gitmek isteyenlerin otobüs tutaca¤› firmalar tehdit edildi, bir çok otobüs engellendi, vapur seferleri miting bitene kadar iptal edildi. AKP, kendi politikas› do¤rultusunda kullanmay› da hesaplayarak miting yap›n diyordu, ama kitlesel olmas›n› ve böylece halk hareketinin kendine güveninin artmas›n› da istemiyordu. Her fleye ra¤men onbinlerce insan topland› Kad›köy’de. "NATO'ya, Bush'a, Emperyalizme Karfl› Büyük Buluflma" slogan›yla, NATO ve Bush Karfl›t› Birlik, Küresel BAK ve ‹KK ile konfederasyonlar ve odalar taraf›ndan düzenlenen mitinge, çok say›da devrimci, sol grup, DKÖ’ler ve sendikalar kat›ld›. Haydarpafla Gar›, Haydarpafla Numune Hastanesi, Ac›badem ve Sö¤ütlüçeflme, Karacaahmet Mezarl›¤› önünde toplanan gruplar, Kad›köy Meydan›’na yürüyüfle geçtiler. Yürüyüfl daha bafllamadan ve yürüyüfl an›nda at›lan sloganlar ve marfllar, kitlenin çok büyük bir coflkuya sahip oldu¤unu gösteriyordu.
K›z›lbayrakl›lar, emperyalizme karfl› bu topraklardaki en büyük direniflin sloganlar›n› hayk›rd›. HÖC, “NATO Y›k›lacak Halklar Kazanacak”, “Halklar›n Katili NATO Defol” ve en önde Haklar ve Özgürlükler Cephesi yazan pankartlar›yla yürüdü. HÖC’lüler "Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz, Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez, NATO Defol Bu Memleket Bizim, Semiran Polat Ölümsüzdür, NATO Y›k›lacak Halklar Kazanacak" sloganlar›n› büyük bir coflkuyla att›lar. "Umudun Ad› DHKP-C” ve “Kurtulufl Kavgada Zafer Cephede” sloganlar›yla raprap yürüyüflleri eflli¤inde kararl›l›k ve devrimci ciddiyeti sergileyen HÖC’lüleri, çevredeki halk alk›fllad›. Alana kitlesel ve görkemli korteji, emperyaliz-
me karfl› öfkeli sloganlar› ve disipliniyle giren HÖC, kürsüden "NATO'yu y›kaca¤›z diye hayk›ranlar” fleklinde anons edildi. Türkiye devrimci hareketinin köklü geleneklerini sloganlar›, pankartlar› ile alana tafl›yan tüm devrimci gruplar alk›fllan›rken, BAK ad›yla mitinge kat›lan ve ço¤unlu¤u ÖDP’li grubun, bir durup bir koflarak yapt›klar› hareketlerin ne oldu¤u anlafl›lamad›. Polis ve jandarman›n hava-kara-deniz’den kuflatt›¤› alan mitingin bafllama saatine do¤ru dolmaya bafllad›. Partizan, DGH, ESP, EMEP, Halkevleri, SDP, ÖDP, TKP, Mazlum-Der, TMMOB, Genel-‹fl, Birleflik Metal-‹fl, Lastik-‹fl, Emekli-Sen, Sosyal-‹fl, G›da-‹fl, Limter-‹fl, Yol-‹fl, Deri-‹fl, Tekstil-Sen, Tümtis, Belediye-‹fl, E¤itimSen, BTS, SES, Tüm Bel-Sen gibi sendikalar ve siyasi örgütlülüklerin kortejleriyle yer ald›¤› mitingde; devrimci gruplar›n kortejlerinde emperyalizme karfl› direnme ça¤r›s› içeren sloganlar ve gündeme iliflkin pankartlar yer ald›. ‹flçi kortejlerinde ise, “NATO’ya karfl› genel grev genel direnifl” ça¤r›lar› yap›ld›. Ayr›ca anti-küreselciler, anarflistler, Green Peace vb. gruplar ile yurtd›fl›ndan gelen anti-emperyalistler de vard›. Slogan ve pankartlarla Türkiye halk›n›n NATO’yu istemedi¤i mesaj› verilirken, Anadolu’nun çeflitli illerinden kat›l›m›n olmas› dikkat çekti. Kürt, Türk, Laz, Çerkez, genç yafll›, çocuk onbinlerce insan, 1996 1 May›s’›nda kurflun ya¤mur alt›nda girdi¤i alanda, tek ses olmufllard›: "NATO'ya ve ABD Emperyalizmine Hay›r!"
NATO’yu, BOP’u engelleyece¤iz. Miting sayg› duruflunun ard›ndan, “Devrim fiehitleri Ölümsüzdür” ve “Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez" sloganlar›yla bafllad›. Kürsüden yap›lan konuflmalarda NATO’nun emperyalistlerin askeri örgütü oldu¤u ön plana ç›kt›. ‹lk konuflmay› KESK Genel Sekreteri Mustafa Avc› yapt›. Ard›ndan NATO ve Bush Karfl›t› Birlik ad›na Gencay Gürsoy konufltu. Gürsoy, NATO Zirvesi’nin ülkemizi savafl üssüne dönüfltürme, Ortado¤u’yu kan gölüne çevirme zirvesi oldu¤unu dile getirdi ve “NATO’yu, Büyük Ortado¤u Projesi’ni engelleyen biz olaca¤›z” dedi. Daha sonra D‹SK Genel Baflkan› Süleyman Çelebi, KESK Genel Baflkan› Sami Evren, Hak-‹fl Genel Baflkan› Salim Uslu ve TMMOB ad›na Mehmet So¤anc› konufltu. Salim Uslu Kimin Sesi? Alanda kendisine ba¤l› hiçbir sendikas› ve kitlesi olmayan Hak‹fl Genel Baflkan› Salim Uslu ve Mustafa Avc›’n›n konuflmalar› kitlenin tepkisini çekti. Özellikle Salim Uslu’nun Çapa’daki patlamay› kullanarak devrimcileri karalamas›, “provokasyon” edebiyat› yapmas› alanda yuhaland›. Bu konuflma üzerine, TAYAD’l› Ailelerden Ahmet Kulaks›z söz
Kad›köy/27 Haziran alarak bir konuflma yapt›. Eylem de¤il, kaza sonucu patlayan bir bomba oldu¤unun aç›kland›¤›n› hat›rlatan Kulaks›z, “bu konuflman›n amac›, devrimcileri karalamaya çal›flmaktan baflka birfley de¤il, Uslu devlet a¤z›yla konufluyor. Devrimcilerin karalanmas›na izin vermeyece¤iz" dedi. Kulaks›z’›n konuflmas› “Semiran Polat Ölümsüzdür, Yaflas›n Devrimci Halk Kurtulufl Cephesi" sloganlar›yla desteklendi. Miting, MKM’den, Naz›m Hikmet Kültür Merkezi’nden müzik gruplar› ve Vardiya Grubu’nun ard›ndan Grup Yorum’un marfllar› ile son buldu. Yorum’un söyledi¤i “Hakl›y›z Kazanaca¤›z” marfl› kitle taraf›ndan hep bir a¤›zdan söylendi. Miting bitmesine ra¤men kitlenin coflkusu da¤›lana kadar at›lan sloganlara yan›s›d›. En kitlesel kortejleri NATO ve Bush Karfl›t› Birlik’in oluflturdu¤u gözlemlendi.
Yaflas›n Okmeydan› Direniflimiz Direnifle Yorum marfllar›yla haz›rl›k. 27 Haziran’da Kad›köy'de yap›lan NATO karfl›t› mitingen sonra Okmeydan› Sibel Yalç›n Direnifl Park›'na gelen binlerce NATO karfl›t› vatansever zirvenin bafllayaca¤› günü burada beklediler. Park›n birçok yerine NATO karfl›t› pankartlar as›ld›. Gece halaylarla, Grup Yorum ve Vardiya’n›n türküleriyle geçti. Bu arada, Halkevleri Park’tan ayr›larak, ertesi günü yolda kitleye kat›ld›. HÖC’ün de oldu¤u gruplar, geceyi burada geçirip, ertesi günü yürüyüfle geçtiler.
Sald›r› ve Direnifl; Emperyalist zirvenin ilk gününe, AKP iktidar› ‹stanbul’da s›k›yönetim Okmeydan›/HÖC direnifle haz›r
Say› 114 7 4 Temmuz 2004
ler. TV kameralar› buradaki görüntüleri yans›t›rken, Cemevi bölgesine polis taraf›ndan sokulmad›lar. (* Bak›n›z, Okmeydan› direniflinden notlar)
Okmeydan›/28 Haziran ilan ederek, halka yaflam› zehir ederek geldi. Anti-emperyalistler, vatanseverler ise, bafl› dik, ba¤›ms›zl›k onuruyla ç›kt›lar halk›n karfl›s›na. Aralar›nda HÖC, ESP, SDP, DHP, Partizan, BDSP, Al›nteri, Halkevleri ve Mücadele Birli¤i'nin bulundu¤u 2000 kiflilik kitle Okmeydan›’ndan Mecidiyeköy'e yürüyüfle geçti. Grubun önünü Okmeydan› ç›k›fl›nda kesen binlerce polis, Perpa önünde gaz bombalar› ve tazyikli su ile sald›rd›!
Say› 114 8 4 Temmuz 2004
Binler, tek bir ruhla tafl ve molotoflarla polise karfl›l›k verdi. Ard›ndan çat›fla çat›fla fiark Kahvesi'nin önüne gelen kitle Cemevi ve Fatma Girik Park› civar›nda barikat kurarak çat›flmay› sürdürdü. At›lan bombalarla göz gözü görmezken, barikatlardaki kararl›l›k hiç düflmedi. Panzerlerle barikatlara sald›ran polisin y›kt›¤› her barikat›n ard›ndan yenisi kuruldu. Gaz bombalar›n›n ço¤u polise geri at›ld›. Polis geçti¤i yerlerde Okmeydan›’n›n ilerici esnaflar›n›n iflyerlerine sald›rmay› da ihmal etmedi, iflyeri ve evlere gaz bombas› att›.
‹lk Barikat: Sald›r›n›n ilk an›nda kitlede bir da¤›lma sözkonusu olduysa da, HÖC kitlesinin tamam›na yak›n› Okmeydan› içine kadar disiplinli flekilde çat›flarak çekildi. ‹lk barikat, tüm gruplarca fiark Kahvesi ana caddede kuruldu. K›sa sürede da¤›lan barikat›n ard›ndan Kitle mahalle içine çekildi. ‹kinci barikat, Okmeydan›’n›n hemen girifline kuruldu. Burada bir süre çat›flma yafland›. Polis, efendilerine kusursuz hizmet etmenin telafl›yla, mahalleyi gaza bo¤du. Üçüncü barikat ise, HÖC’lülerin büyük k›sm›n›n topland›¤› Cemevi önündeydi. Di¤er gruplardan 3’er 5’er kiflinin kat›ld›¤› barikatta, yüzlerce Cepheli görkemli bir direnifl sergiledi. Polisin en çok zorland›¤› da buras› oldu. Di¤er devrimci gruplar ve as›l olarak ESP ve SDP’liler Kas›mpafla’ya do¤ru inen caddede barikat kurdu, direndi-
Okmeydan›/28 Haziran
Cephelilerin bulundu¤u Cemevi barikat›nda bir saate yak›n süren direniflin ard›ndan, yo¤un gaz bombalar› etkili olmaya bafllad›. Bu arada polisin gaz bombas› sto¤u bitti ve takviye getirildi, jandarma da sald›r›ya kat›ld›.
25 Barikatta, ‹lk Düflünülen Halk›n Can ve Mal Güvenli¤i: Cemevi barikat›ndan mahalle içlerine çekilen HÖC, 25’e yak›n barikat kurdu ve her birinde çat›flt›, direndi. HÖC’ün barikat kurdu¤u hiçbir noktada, hiçbir iflyerine, halk›n mal›na zarar verilmedi. Yol kenar›nda y›llard›r duran hurda 2 araba d›fl›nda hiçbir araca dokunulmad›. Halk›n güvenli¤ini öncelikli olarak düflünmeyi ilke edinen Cepheliler, barikat kurduklar› bütün sokaklarda, evlere sürekli olarak “camlar›n›z› kapat›n, gaz bombas› zarar verebilir” fleklinde ça¤r›lar yapt›lar. Okmeydan› tam bir direnifl mahallesine dönüflmüfltü. Sokak sokak, ad›m ad›m direniliyordu. Yukar›dan helikopterlerle yönlendirilen ve mahalleyi giderek daralan flekilde kuflatan polis, devrimcilerin öfkesine bir kez daha tan›k oluyordu. Çaresizlikten gözü dönen NATO bekçileri, alçaktan uçan helikopterlerden dahi gaz bombalar› atmay› ihmal etmediler. Girdi¤i her sokakta direnen HÖC, saatler süren çat›flman›n ard›ndan kitlenin güvenli¤ini sa¤layarak, iradi flekilde eyleme son verdi. Okmeydan› halk› direnen, çat›flan yi¤it evlatlar›na kucak açarak, NATO bekçilerinden koruyup, sahiplendi. Bu arada, ilk sald›r› an›nda kitleden kopan küçük bir grup HÖC’lü de, Feriköy'de barikat kurup k›sa süre de olsa direnifl tavr›n› sürdürdü.
Direniflçilerin Susmayan Sloganlar›: Kurulan barikatlara, at›lan molotof ve tafllara hiç susmayan sloganlar efllik etti. Polisin bütün sald›rganl›¤›na, tüm gücünü seferber etmesine ra¤men, iki saat boyunca sokaklarda taflla, sopayla, molotoflarla yaflanan direnifl, halktan da destek gördü. Coflkunun zirvede oldu¤u direniflte, "Yaflas›n Devrimci Dayan›flma, NATO Y›k›lacak, Halklar Kazanacak, Umudun Ad› DHKP-C, Kurtulufl Kavgada Zafer Cephede”
sloganlar› at›ld›. Devrimcilerin çekilmesinin ard›ndan polis, mahalle içinde kortej oluflturarak gövde gösterisi yapt›ktan sonra çekildi. Halk› terörize etmek için buldu¤u bir pofleti “bomba var” diye patlatan polis, provakatörlü¤ünü de yine sergiledi. Sald›r›ya karfl› direnen tüm gruplardan devrimcilerden onlarcas› yaralanarak Okmeydan› SSK Hastanesi’ne kald›r›ld›, onlarcas› gözalt›na al›nd›. Gözalt›na al›nanlar ertesi günü serbest b›rak›ld›lar.
Okmeydan› Ö¤retiyor: Okmeydan›, faflist iktidar›n sald›r›lar›na karfl› nas›l direnilmesi gerekti¤inin örne¤i olurken, iktidar›n demokratikleflme yalanlar›n› da en aç›k flekilde ortaya ç›kard›. Burjuva medya ve AKP iktidar› “araba yakma, molotof kullanma” demagojileri ile bu vahfletini gizlemeye çal›flmaktad›r. Do¤rudur, kitle bedel ödemeyi, direnmeyi hesaplayarak yola ç›km›flt›r, ki demokratik mücadele de böyle geliflir. Ancak üzeri örtülmek istenen, sald›ran›n NATO’cu AKP iktidar›n›n polisi ve jandarmas› oldu¤udur. Sald›r›ya karfl› direnmek bir hakt›r. Devrimcilerin birlikte direnifli bir kere daha gösteriyor ki, emperyalistler yenilene kadar kavga sloganlar› sokaklarda, barikatlarda ve hayat›n her alan›nda yank›lanmaya devam edecek!
Mecidiyeköy’de polis vahfleti Okmeydan›'na sald›r› oldu¤u s›rada, NATO ve Bush Karfl›t› Birlik üyesi bir grup da Mecidiyeköy’de toplanm›flt›. Okmeydan›’na ulaflamayan bir grup HÖC’lünün de bulundu¤u, EMEP ve SDP’lilerin ço¤unlukta oldu¤u kitleye polis gaz bombalar› ve coplarla sald›rd›. Kitle yere oturarak pasif direnifle geçmesine karfl›n yak›n mesafeden, hatta tuttu¤u insanlar›n do¤rudan yüzüne gaz s›kmaya devam eden polis bura da da 20 kifliyi gözalt›na ald›. Sald›r›n›n ard›ndan sokaklara da¤›lan kitle, bir süre toplanmaya çal›flsa da, polis, terörünü tüm Mecidiyeköy’e yaym›flt›.
Okmeydan›/28 Haziran
Di¤er gösteriler Okmeydan› ve Mecidiyeköy’de sald›r› ve direnifller yaflan›rken, KESK de Saraçhane Park›’nda bas›n aç›klamas› yapt›. 200 memur KESK Genel Merkezi’nden
Okmeydan›/28 Haziran Taksim TÜYAP önüne yürümek istedi. Polisin izin vermemesi üzerine KESK’liler, Saraçhane’ye yürüdü. Burada Sami Evren bir aç›klama yaparken, kitle “Emekçiye De¤il NATO’ya Barikat”, “NATO’ya Hay›r, Katillere Geçit Yok”, sloganlar› att›lar. Eyleme Özgür-Der de “NATO’ya Hay›r, Katillere Geçit Yok” yaz›l› dövizler tafl›yarak kat›ld›. Bir baflka eylem yapan grup da TKP’lilerdi. Alt› ay önce “‹stanbul kap›lar›n› NATO’ya kapat›yor” kampanyas› bafllatan TKP, Taksim il binas› önünde bir bas›n aç›klamas› yapt›. “Yankee go home” sloganlar›yla il binas› önünde toplanan kitleye, TKP Genel Baflkan› Aydemir Güler ve Genel Sekreteri Kemal Okuyan, parti binas›n›n›n balkonundan seslendi. Kampanyada toplad›klar› imzay› hat›rlatan Okuyan, “Milyonlar› buraya dökebilirsek o zaman ‘Yankee go home’ bir anlam kazan›r” fleklinde konufltu. Konuflmalar sürerken polisle yap›lan pazarl›k sonucu, bir grup TKP’linin Frans›z Konsoloslu¤u önünde bas›n aç›klamas› yapmas› konusunda anlaflma sa¤land›. Parti yöneticilerinden oluflan bu grup konsolosluk önüne pankartlar›n› asarken, 50 metre yürüyen TKP’liler, il binas›ndan yap›lan da¤›lal›m anonsu ile eylemi bitirdi.
NATO Polisine Karfl› Taksim’de De Direndik NATO ve Bush Karfl›t› Birlik, NATO Zirvesi’nin ikinci günü Galatasaray Lisesi önünde topland›. Polis burada da kitleye azg›nca sald›rd› ve çok say›da kifli yaraland›, gözalt›na al›nd›. Sald›r›ya karfl›n sokak aralar›nda sloganlar, yeniden toplanmalar sürerken, Haklar ve Özgürlükler Cephesi kortejinde yer alan fiükran Söyleme beyin travmas› geçirerek hastaneye kald›r›ld›.
Mecidiyeköy/28 Haziran
Say› 114 9 4 Temmuz 2004
Galatasaray/29 Haziran
Bush Ankara’da Mitingle Karfl›land› 26 Haziran...
Gençlik Dernekleri Federasyonu üyelerinin de aralar›nda bulundu¤u çok say›da kiflinin gözalt›na al›nd›¤› eyleme bine yak›n kifli kat›ld›.
Say› 114 10 4 Temmuz 2004
Birlik üyelerinin tamam› toplanamadan sald›r› gerçekleflti. ''Yaflas›n Okmeydan› Direniflimiz'' sloganlar› at›l›rken birlik ad›na yap›lan aç›klamada, polisin sald›r›lar› protesto edildi. Kitle, Taksim yönüne do¤ru yürüyüfle geçmek isteyince önü polis taraf›ndan kesildi. Göstericiler slogan atarak demokratik hakk›n› kullanma kararl›l›¤› gösterince de gaz bombalar›, biber gaz› ve coplarla sald›r›ya geçen polise karfl› sokak aralar›nda tafllarla direnildi. NATO ve Bush Karfl›t› Birlik'ten sonra ise yine ayn› yerde bas›n aç›klamas› yapmak isteyen KESK, EMEP, Kald›raç, Al›nteri, SDP ve Halkevleri üyeleri de sald›r›lara maruz kald›. Bas›n aç›klamas› s›ras›nda konuflan Sami Evren, “‹ki gündür ‹stanbul sokaklar›nda direnen devrimcilere sahip ç›k›yoruz” diye konufltu. Polisin sald›r›lar s›ras›ndaki vahfletin görüntülemek isteyen bas›n mensuplar› "Çekin, çekin de sizin de kafan›z› gözünüzü patlatal›m" fleklinde tehtid edilirken, çevrede bulunan iflyerlerine de “eylemci arama” ad›na pervas›zca dalan polis esnaf›n tepkisini çekti. Bu sald›r›da da onlarca kifli yaralan›r ve gözalt›na al›n›rken, ‹HD, NATO Zirvesi’ni ve zirve boyunca 'güvenlik' ad› alt›nda estirilen terörü k›nayan bir aç›klama yapt› ve Erdo¤an'a bir mektup gönderdi. ‹HD’liler, Okmeydan› ve Mecidiyeköy'deki sad›r›larda yararlananlar›n hastanedeki foto¤raflar›n›n bulundu¤u dövizler tafl›d›lar. Taksim Tepebafl›'ndaki Flash TV binas›na giren Mücadele Birli¤i üyeleri bir aç›klama okudular. Gruba sald›ran polis bir bayan› vahfli bir flekilde bay›ltana kadar dövdü. SDP’liler de Tarlabafl› Bulvar›'ndan polis kordonu alt›nda il merkezlerine yürüdü. SDP binas›ndan balonlara ba¤lanm›fl ve üzerinde ''Defol Bush'' yaz›l› bir pankart da havaya b›rak›ld›. Küresel BAK da “Gelme Bush” kampanyas›nda TÜYAP Park›'nda bas›n aç›klamas› yapt›.
‹stanbul’daki zirve öncesi iflbirlikçi AKP’nin ABD’ye verece¤i yeni uflakl›k tavizlerinin görüflmeleri için Bush Ankara’dayd›. Onlar vatan› satma pazarl›klar› yaparken, meydanlarda yine biz vard›k. Bush’a Emperyalizme ve NATO’ya Karfl› Ankara Platformu taraf›ndan düzenlenen mitingte yaklafl›k 3 bin kifli kat›ld›. Aralar›nda HÖC’ün de bulundu¤u platform üyeleri Ankara Gar› önünde toplanmaya bafllad›. Emperyalizm, NATO ve Bush karfl›t› pankartlar›n aç›ld›¤› yürüyüflte HÖC, kitlesel ve coflkulu korteji ve “ NATO Y›k›lacak Halklar Kazanacak!” yaz›l› pankartla yerini ald›. Emperyalizmi lanetleyen sloganlar›n yan›s›ra "Bekir Baturu Ölümsüzdür!", "Hüseyin Çukurluöz Ölümsüzdür!", "Hasan Hüseyin Poyraz Ölümsüzdür!", "Semiran Polat Ölümsüzdür!", "Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz!", “Kurtulufl Kavgada Zafer Cephede!", "Mahir Hüseyin Ulafl Kurtulufla Kadar Savafl!" ve "Direnen Halklar Kazanacak!" sloganlar› at›ld›. Mitingde yap›lan konuflmalarda halklar›n katili NATO teflhir edildi. Eyleme bir çok siyasi grup, sendika ve DKÖ kat›l›rken, mitingin sürdü¤ü s›rada ESP’liler alandan ayr›l›p polisin bulundu¤u yöne giderek polis kalkanlar›na bayrak sopalar›yla vurmaya bafllad›. Bunun üzerine yaflanan çat›flmada polis kitleye gaz bombalar› att›. HÖC'lüler kitlenin içindeki pani¤i engellemek için ellerinden geleni yaparken, kortejlerinin da¤›lmamas›n› sa¤lad›lar.
‹flçiler NATO’ya karfl› iflb›rakt› Yol-‹fl ve Belediye-‹fl iflçileri 28 Haziranda, NATO Zirvesi’ni protesto etmek için iki saat iflb›rakt›lar. Yol-‹fl 1 No’lu fiube üyesi iflçiler, Küçükyal›’da bulunan 1. Bölge Müdürlü¤ü önünde toplanarak, “Katil ABD Ortado¤u’dan Defol”, “Katil ABD ‹flbirlikçi AKP” sloganlar›yla yürüyüfl ve bas›n aç›klamas› yapt›lar. Belediye-‹fl Bak›rköy, Zeytinburnu ve 2 No’lu fiube üyesi iflçiler de iflb›rakma eylemleri yaparak Bak›rköy Özgürlük Meydan› ve Anadolu yakas›nda da Kartaltepe Park›’na yürüdüler. ‹flçiler “NATO Da¤›t›ls›n, Üsler Kapat›ls›n” sloganlar› atarken, yap›lan aç›klamada AKP iktidar› protesto edildi. Bu arada Tuzla Deri-‹fl üyesi iflçiler de bir saat geç ifle bafllayarak NATO’yu ve NATO karfl›t› eylemlere ve deri iflçileri üzerindeki bask›lara sessiz kalan Türk-‹fl’i protesto ettiler.
Ankara/26 Haziran
Mitingin bitiminden sonra alandan en son ayr›lan HÖC’lüler Ankara sokaklar›nda umudun ad›n› hayk›rd›lar. K›z›lbayraklar›yla ara sokaklara giren HÖC’lüler "Umudun Ad› DHKP-C!" ve "Mahir Hüseyin Ulafl Kurtulufla Kadar Savafl!" sloganlar›yla k›sa bir yürüyüfl yapt›ktan sonra da¤›ld›lar.
Zirveden önce de sokaklar bizimdi ✔ NATO ve Bush Karfl›t› Birlik üyeleri, 25 Haziran günü Mecidiyeköy metro ç›k›fl› önünde toplanarak Meflaleli eylem yapt› ve "NATO’ya Geçit Yok! 28-29 Haziran’da Mecidiyeköydeyiz” parkart› açt›lar.
✔ 23 Haziran akflam› Alibeyköy’de bir araya gelen Temel Haklar, ESP, DHP, EKB ve Alibeyköy Dayan›flma ve Kültür Sanat Merkezi, NATO’ya karfl› meflaleli yürüyüfl gerçeklefltirdi.
✔ Okmeydan› NATO Karfl›t› Birlik 25 Haziranda Dikilitafl Park›’nda toplanarak “‹stanbul’u NATO’ya Dar Ederce¤iz” pankart› ve “NATO Y›k›lacak Halklar Kazanacak, Halk Düflman› NATO Defol” yaz›l› dövizlerle yürüdü.
ANADOLU emperyalistlere karfl› hiç susmad› ANTAKYA'da; 29 Haziran günü Ulus Meydan›'nda NATO ve Kirli Savafl Karfl›t› Platform bas›n aç›klamas› yapt›. Aç›klamada ‹stanbul’daki sald›r›lar protesto edildi ve oturma eylemi yap›ld›. Eylem "ABD Ortado¤u'dan defol" slogan› ve Gündo¤du marfl›yla sona erdi. SAMSUN'da NATO Karfl›t› Platform 19 haziranda miting düzenledi. "NATO'ya Hay›r Kahrolsun Emperyalizm" pankart› arkas›nda sloganlar›n hayk›r›ld›¤› eyleme HÖC, “NATO Ezenlerin Silahl› Örgütüdür" pankart›yla kat›ld› ve “Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz” slogan› att›. ÜNYE'de, Temel Haklar, E¤itim-Sen, Halkevi, SDP ve ÖDP’den oluflan Demokrasi Platformu, 23 Haziran günü Cumhuriyet Meydan›'nda bir eylem yapt›. ‹ZM‹R'de, HÖC 24 Haziran günü Konak Sümerbank önünde yapt›¤› eylemde, NATO y›k›lacak halklar kazanacak fliar›n› hayk›rd›. Bayraklar ve dövizler tafl›nan eylemde, NATO emperyalistlerinin hücrelerindeki direnifle vurgu yap›ld›. KESK fiubeler Platformu 28 Haziranda Eski Sümerbank önünde bas›n aç›klamas› yapt›. ‹HD fiubesi 22 Haziran’da eski Sümerbank önünde
bas›n aç›klamas› yapt›. Aralar›nda HÖC'ün de bulundu¤u kitle "Katil NATO Defol", "‹nsanl›k Onuru ‹flkenceyi Yenecek" sloganlar› att›. KAYSER‹'de, Gençlik Derne¤i’nin de içinde yer ald›¤› Birlik taraf›ndan Sivas Caddesi’nde yap›lan eylemde, cadde üzerindeki NATO kavfla¤› ad›n›n de¤ifltirilmesi istendi. ANTALYA'da; 23 Haziran’da, Temel Haklar, Gençlik Derne¤i, DGH, KESK, EMEP, SDP meflaleli bir yürüyüfl yapt›. HÖC, AKP önünden “Direne Direne Kazanaca¤›z” sloganlar› atarak geçti ve NATO karfl›t› sloganlarla alana girdi. Ayr›ca 18 Haziran'da bir bas›n aç›klamas› eylemi ve ayn› gün Gençlik Derne¤i taraf›ndan, Gençlik Derneklerinin federasyonlaflmas›yla ilgili bir aç›klama yap›ld›. DERS‹M'de, Emek ve Demokrasi Platformu 24 Haziran günü, Yeralt› çarfl›s› üzerinde bir bas›n aç›klamas› düzenleyerek NATO karfl›t› oturma eylemi gerçeklefltirdiler. TAYAD'l› Aileler eyleme "AB ve AKP'nin Tecrit Hücrelerinde 114 ‹nsan Öldü" pakart›yla kat›ld›lar. D‹YARBAKIR'da, KESK’in düzenledi¤i eyleme, Dicle Gençlik Derne¤i de “NATO Y›k›lacak Halklar Kazanacak” dövizleriyle kat›ld›. ESK‹fiEH‹R'de, NATO ve Bush Karfl›t› Platform 24 Haziran günü bir yürüyüfl gerçeklefltirdi. AKP ‹l binas›na kadar, "‹stanbul'u NATO'ya Dar Edece¤iz, Halk›z Hakl›y›z Kazanaca¤›z, Tecriti Kald›r›n Ölümleri Durdurun” sloganlar›yla yürüyen 400 kifli, burada bir aç›klama yapt›. Gençlik Dernekliler eyleme “Halk Düflman› NATO Defol” pankart› ve coflkulu kitlesiyle kat›ld›. MALATYA'da; HÖC’ün de bulundu¤u Bush ve NATO Karfl›t› Birlik; 21 Haziran’da Çavuflo¤lu Mahallesi'nde, 23 Haziran'da ise Pafla Köflkü'nde yürüyüfller gerçeklefltirdi. Eylemlerde “Katil ABD ‹flbirlikçi AKP” sloganlar› at›ld›. SAKARYA'da; Gençlik Derne¤i’nin de içinde bulundu¤u NATO ve Bush Karfl›t› Birlik, Hilmi Kay›n ‹flmerkezi önünden bafllayarak eski deftedarl›k önüne kadar 100 kiflinin kat›ld›¤› bir yürüyüfl gerçeklefltirdi.
Say› 114 11 4 Temmuz 2004
OKMEYDANI D‹REN‹fi‹’nden Notlar ◆ Okmeydan’nda direnifle haz›rlanan devrimciler, bir gün önce topland›klar› parkta bütün kararlar› ortak ald› ve uygulad›. Gruplar›n temsilcilerinden bir eylem komitesi oluflturuldu ve konaklamaya, kurallara iliflkin tüm kararlar› bu komite verdi. Kendi içindeki eksikliklerine karfl›n, parktaki haz›rl›k ve bir bütün olarak direnifl, solun birlikte ifl yapma kültürünün geliflmesine katk›da bulunmufltur.
Say› 114 12 4 Temmuz 2004
◆ Kad›köy mitinginin ard›ndan Birlik’te yer alan ve Anadolu’dan kitlesini getiren bütün gruplar›n, gece Park’ta kalmas› karar› vard›. Ancak, Parka yerlefltikten sonra Halkevleri, “fazla kitle olmad›¤›n›, güvenlikli bulmad›klar›n›” söyleyerek parktan çekildiklerini, ertesi günü, yolda Mecidiyeköy'e gitmek üzere kat›lacaklar›n› aç›klad› ve gitti. Orada bulunan gruplar›n da elefltirilerinde kendilerine dile getirildi¤i gibi; E¤er bir güvenlik sorunu varsa, bu herkes için geçerlidir ve Halkevleri’nin ayr›lmas›yla bu sorunun daha da artaca¤› aflikard›r. “Kendi kitlesine karfl› sorumluluktan” söz edilmekte, ancak orada bulunan bütün devrimcilere karfl› sorumsuz bir tav›r konulmaktad›r. Bu tür tav›rlardan vazgeçilmeli, kararlar, verilen sözler hayata geçirilmelidir. ◆ Eylem Komitesine ba¤l› olarak bir Güvenlik Komitesi de, parktaki insanlar›n güvenli¤iyle ilgili görev ald›. Gece kitlenin güvenli¤inin al›nmas› konusunda, kimileri “molotoflarla beklemeyelim, sald›r› olursa çat›flmalayal›m” gibi tav›rlar gösterdi. Bu, solun uzun süredir militan kitle hareketinde beyin ve ruh olarak gerileyiflinin, reformizmin etkilerinin bir yans›mas›d›r. Direnifl karar›n›n al›nd›¤› yerde, ürkek, titrek tav›r, geri ad›m atmaya haz›r ruh hali direnemez. ◆ Güvenlikteki olumluluk; akla gelen tüm olas›l›klara karfl› ne nas›l tav›r al›naca¤›n›n de¤erlendirilmesi oldu. Birlikte yap›lan eylemlerde, bireysel ç›k›fllara, tek tek unsurlar›n bafl›bofl tav›rlar›na karfl› bu tür önlemlerin gelifltirilmesi, solun halka verece¤i mesaj aç›s›ndan da, kitlelerin güvenli¤i aç›s›ndan da önemlidir. ◆ 28’indeki yürüyüfl için, en önde “karma” bir grup oluflturuldu. Bu grubun görevi, müdahale du-
Okmeydan›/28 Haziran
rumunda molotoflarla direnmek, kitleyi korumakt›. Bu grupta, tek tek kimi gruplardan insanlar olsa da, esas olarak HÖC, ESP, SDP yer ald›. ◆ HÖC içinde; Güvenlik d›fl›nda, gaz bombalar›n› tutup geri atmak için “eldivenli” gruplar, ilkyard›m sa¤l›k ekipleri vb. önceden örgütlendi. Benzeri haz›rl›klar›n, özellikle ESP ve SDP’de de oldu¤u, di¤er gruplarda da tafl ve sopalarla yetinilse de yine haz›rl›klar oldu¤u gözlendi. ◆ Yürüyüfl esnas›nda polisle görüflmeleri yapacak heyet; HÖC, ESP, SDP ve Al›nteri’nden birer temsilciden olufltu. ◆ HÖC kitlesi içindeki Dev-Genç’liler tarihlerinden ald›klar› güç ve gelenekle çat›flmalarda en ön saflarda yer ald›lar. ◆ HÖC kitlesinin bütün yiyecek, battaniye vb. ihtiyaçlar› mahalle halk› ve esnaf› taraf›ndan gönüllü olarak karfl›land›. ◆ ‹lk gün ortak bir ruhla yarat›lan Okmeydan› direniflinin ard›ndan, 2. gün ne yap›laca¤› konusundaki kimi ürkek, karars›z tav›rlar›n, her grup ve genel olarak birlik taraf›ndan de¤erlenirmeye ihtiyac› vard›r. Tart›flman›n özünü; ‹lk günkü direnifl tavr›n›n ve NATO vadisini zorlama hedefinin sürdürülüp sürdürelemeyece¤iydi. Direnifl içindeki hemen tüm gruplar, “Mecidiyeköy uygun de¤ilmifl” diyerek, Galatasaray’da bas›n aç›klamas› yapmay›, (ya da KESK’lilerle Saraçhane’de) savundu. HÖC, sorunun yer olmad›¤›n›, ancak halka “29’unda da Mecidiyeköy’de olunaca¤›n›n” ilan edilmesi nedeniyle oraya gidilmesi gerekti¤ini belirtti. Bu olmasa dahi, nerede olunursa olunsun, NATO vadisini zorlama hedefinden vazgeçilmemesini savundu. EMEP ve ESP bu tavr› baflta desteklese de, sonuçta, Galatasaray’da aç›klama yap›p bitirme tarz›na vard›lar, di¤er gruplar ise bafltan bunu savunuyordu. Reformizmin kitle hareketi üzerindeki pasiflefltirme yönündeki etkisine, ilk gün ciddi bir darbe vurulmufltur. Bu tav›r sürdürülebilmeliydi. Kitle hareketinin meflru temelde radikallefltirilmesi sürecin önünü de aç›c› bir etkide bulunacakt›r. Devrimciler bu noktada kararl› olmal›d›r. Kampanyada yarat›lan direnifller göstermifltir ki, kitle hareketinin as›l dinamik gücü devrimci gruplard›r.
(*) Özgür Gündem’de yazan SDP’li Mustafa Kahya’n›n, medya görüntülerinden yola ç›karak, bas›n›n polisce sokulmad›¤› onlarca sokaktaki barikatlar› atlay›p, sadece kendisinin ve ESP’nin bulundu¤u barikat› esas almas› ve “Okmeydan› direniflinin as›l gücünü oluflturan SDP ve ESP...” sözleri, kendinden baflka gruplara karfl› subjektif bir yaklafl›m›n sonucudur.
...
Gazi... Alibeyköy... Okmeydan›...
Gecekondular Oligarflinin Korkusunu Büyütmeye Devam Ediyor Gazi mahallesi y›llard›r emperyalizme ve faflizme karfl› verdi¤i mücadelesini NATO'ya karfl› kurdu¤u barikatlar, çat›flmalarla sürdürdü. Bu eylemlerden biri de 24 Haziran günü yap›ld›. Eylem, HÖC, ESP, Mücadele Birli¤i Platformu ve ‹flçi Köylü taraf›ndan düzenlendi. "‹flgale ‹flkenceye NATO'ya Karfl› Mücadeleyi Yükseltelim" pankart›yla Dörtyol’dan Eski karakola kadar yürüyen kitle, "NATO Y›k›lacak Haklar Kazanacak, ‹stanbul NATO’ya Mezar Olacak, Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz” sloganlar› att›.
Selam Olsun Cephe fiehitlerine Bu eylemin ard›ndan ise HÖC’lülerin gösterisi vard›. Maskeli, sapanl›, molotoflu kitle, verilen flehitlerin öfkesiyle Gazi sokaklar›nda umudun ad›n› hayk›rd›. "Umudun Ad› DHKP-C, Bekir Baturu, Hüseyin Çukurluöz, H.Hüseyin Boyraz Ölümsüzdür, Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz" sloganlar›yla devam eden eylemi polis uzaktan izlerken, molotoflarla yolun kesilmesinden sonra eylem sona erdirildi. *** Gazi Mahallesi’nde 29 Haziran günü de eylem vard›. Bu kez Gazi sokaklar›nda NATO’ya karfl› öfkeyi hayk›ran, kahraman flehitleri selamlayan; “Zaferi fiehitlerimizle Kazanaca¤›z DHKC/DHG” pankart› açan 250 kifliydi. Akflam 22.00’de Sekizevler Caddesi’nden bafllayan yürüyüfl, Köfle Dura¤›’na gelindi¤inde yeni kat›l›mlarla daha kitlesel hale geldi. Burada dört metre yüksekli¤inde bir barikat kuruldu. Ayr›ca caddeye ç›kan bir çok sokakta da barikatlar kuruldu. Eylem boyunca “Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz”, “Hüseyin Çukurluöz, Bekir Baturu, Hasan Hüseyin Boyraz, Semiran Polat Ölümsüzdür”, “Umudun Ad› DHKP-C”, “NATO Y›k›lacak, Halklar Kazanacak” sloganlar› at›ld›. Ölüm orucu, Semiran Polat ve NATO üzerine konuflmalar yap›ld›. Eylemciler, "114 insanımızın hesabını soraca¤ız. yoldafllarımızın katilleri nereye saklanırsa saklansınlar halkın adaletinden kaçamazlar." dediler.
*** Ayn› gün barikatlar kurulan bir baflka gecekondu mahallesi de Alibeyköy oldu. Alibeyköy girifline kurulan barikat 15 dakika sonra polis taraf›ndan y›k›l›nca kitle, Saya Yokuflu’na çekilerek burada yeniden barikat kurdu. NATO, Ölüm Orucu ve Semiran Polat ile ilgili konuflmalar›n yap›ld›¤› barikatta, “Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz”, “NATO Y›k›lacak Halklar Kazanacak”, “Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez” sloganlar› at›ld›. Polis barikat› uzaktan izlemek zorunda kal›rken, bir saat süren eylem, barikatlar›n “Umudun Ad› DHKP-C” sloganlar› eflli¤inde tutuflturulmas›yla sona erdi. *** 25 Haziran’da Okmeydan› NATO Karfl›t› Birlik’in eyleminin ard›ndan, HÖC’lüler ayr› bir eylem daha yapt›. “Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz, Hüseyin Çukurluöz Ölümsüzdür, Bekir Baturu Ölümsüzdür, Hasan Hüseyin Boyraz Ölümsüzdür, Semiran Polat Ölümsüzdür” sloganlar›yla ara sokaklarda yürüyen gruba polisin sald›rmas› üzerine, panzerlere molotoflar at›ld›. Bir panzerin tutufltu¤u çat›flma saat 22.30’a kadar sürdü. Bu arada Nurtepe'de NATO ve Bush Karflıtı Birlik tarafından 30 Haziran’da yap›lmak istenen eylem öncesi polisin bütün iflyerlerine gruplar halinde girerek terör estirdi¤i, halktan insanlara sald›rd›¤› ö¤renildi.
Pankartlar NATO’yu Protesto Ediyor ‹stanbul'da 27 Haziran günü sabah saatlerinde Cevizliba¤ Köprüsü’ne HÖC imzal› "NATO YIKILACAK HALKLAR KAZACAK" yaz›l› pankart as›ld›. Ayn› gün bir baflka pankart da, Esenler At›flalan› Köprüsü'ne as›ld›. Bu pankartta da "NATO Y›k›lacak Halklar Kazanacak-HÖC” yaz›l›yd›. Ayn› sloganlar›n yer ald›¤› üçüncü pankart›n yeri ise, Aksaray Yusufpafla Üstgeçidi'ydi. Antakya'da NATO Zirvesi'ni potesto etmek amac›yla 29 Haziran ö¤leden sonra halk›n yo¤un oldu¤u saatlerde Gündüz Caddesi'nde 6x3 metre ebatlar›nda HÖC imzal› "NATO Y›k›lacak, Halklar Kazanacak" pankart› as›ld›. Pankart 45 dakika as›l› kald›.
Say› 114 13 4 Temmuz 2004
Haklar ve Özgürlükler Cephesi:
AKP, NATO’nun Suç Orta¤› Oldu Ulusal Onurumuzu Vatanseverler Savundu Haklar ve Özgürlükler Cephesi, 28-29 Haziran günlerinde ‹stanbul’da yap›lan NATO Zirvesi’nin sonuçlar›n› de¤erlendiren bir aç›klama yapt›. 1 Temmuz 2004 tarihli bu aç›klamay› afla¤›da sunuyoruz.
Say› 114 14 4 Temmuz 2004
‹stanbul’umuz, emperyalistlerin kirli pazarl›klar›n›n yap›ld›¤›, dünya halklar›na karfl› yeni terör ve sald›r› kararlar›n›n al›nd›¤› bir toplant›ya sahne oldu. Emperyalist katillere “ev sahipli¤i” yapmak, katilleri korumak için kendi insanlar›n› coplamak utanc›, AKP’nindir. Türkiye halk› bu utanca ortak olmad›. Ülkemizin ony›llard›r uygulanan tüm zulme ra¤men y›lmayan, sinmeyen, ba¤›ms›zl›k mücadelesinden vazgeçmeyen vatanseverleri, devrimcileri, Türkiye’nin dört bir yan›nda ve ‹stanbul meydanlar›nda “NATO Defol!”, “NATO Y›k›lacak, Halklar Kazanacak” sloganlar›yla ba¤›ms›zl›¤› ve ulusal onurumuzu savundular. Fakat görevimiz, mücadelemiz bitmifl de¤ildir. Tersine bundan böyle bizi bekleyen daha zorlu bir mücadeledir. Çünkü, NATO Zirvesi’nde halklara karfl› yeni sald›r› kararlar› al›nd›¤› gibi, bu sald›r›larda Türkiye’yi daha yo¤un biçimde kullanma, Türkiye’yi bir tetikçi gibi kullanma kararlar› da al›nd›.
- NATO Zirvesi’nde ne kararlar al›nd›? Al›nan kararlar›n en önemlisi, NATO’nun “müdahale alan›”n›n adeta s›n›rs›z bir biçimde geniflletilmesidir. Geçmiflteki statüsü sadece Avrupa’y› “komünist tehdide” karfl› savunmak olan NATO, bugün dünyan›n her köflesine müdahale edebilecek bir örgüt haline getirilmifltir. Kurulufl gerekçesi “Sovyet tehdidi” olan ancak uzun süredir gerekçesiz kalan NATO’ya, bu toplant›da yeni görevi tebli¤ edilmifltir. NATO’nun yeni görevinin ad› “teröre karfl› mücadele”dir. “Terör” dedikleri elbette halklar›n mücadelesidir. “NATO terörle her yerde mücadele eder” diye özetlenen kararla, NATO’nun Ortado¤u’dan, Afrika’ya veya Latin Amerika’ya, Kafkaslara kadar her yerde kullan›lmas›n›n önü
aç›lm›flt›r. NATO’nun Amerikan iflgali alt›ndaki Irak’ta, iflgal güçlerine yard›mc› olmak ve direnifli k›rmak için Irak’a girmesi karar› al›nm›flt›r. NATO, Amerika’n›n “Büyük Ortado¤u Projesi” diye adland›rd›¤›, tüm Ortado¤u ülkelerine müdahale edilmesi ve onlar›n emperyalizme tam teslimiyetinin sa¤lanmas›nda rol üstlenecektir.
NATO, art›k Amerika’n›n güdümündeki “dünya jandarmas›”d›r. NATO, emperyalizmin paylafl›m masas›d›r. ABD’yle di¤er emperyalistler aras›nda pazarl›k yap›lm›fl ve bir anlaflmaya var›lm›flt›r. Emperyalizm NATO arac›l›¤›yla bütün dünyay› fethetme karar› alm›flt›r. Bu Fetih Amerikan imparatorlu¤u alt›nda gerçeklefltirilecek, di¤er emperyalistler de paylar›n› alacaklard›r. Tam ismi “Kuzey Atlantik Pakt›” olan NATO, Atlantik Pakt› olmaktan ç›km›flt›r. NATO, ABD güdümündeki dünya jandarmas› olarak görevlendirilmifltir. Bundan böyle, her yerde direnen halklar›n karfl›s›na NATO ç›kacakt›r. ABD, Afganistan’› iflgal etmifl, ard›ndan Afganistan’a NATO girmifltir. ABD, Irak’› iflgal etti, Irak direnifli karfl›s›nda kelimenin tam anlam›yla bozguna u¤rad›, ard›ndan NATO devreye
sokuluyor. NATO’ya flimdi verilen rol, Amerika’n›n pisliklerini temizleme, meflrulaflt›rma örgütü olmas›d›r.
kiye’ye verilen rol asl›nda sadece TET‹KÇ‹L‹K’tir. Türkiye, Afganistan’da, Irak’ta ve yar›n baflka yerlerde ABD’nin tetikçisi olacakt›r.
NATO, bu rolüne devam ettikçe, ABD’yle ayn›laflacakt›r.
- Din tüccarlar›, dün ‘yeflil kuflak’ta üstlendikleri rolü sürdürüyorlar
AKP yalakalar›, ABD veya AB müdahalesiyle demokrasi, insan haklar› gelebilece¤ini düflünmeye devam edenler, bu gerçe¤i gizlemekte, ABD’yle AB aras›ndaki paylafl›m kavgas›n› abart›p, NATO’nun üstlendi¤i rolü gizlemeye çal›flmaktad›rlar. ‹stanbul zirvesi kararlar›yla NATO’ya yüklenen misyon ortadad›r; tüm emperyalistler bu rolde anlaflm›fllard›r. Anlaflmalar› da do¤ald›r; tüm emperyalistler, direnen ülkelere, halklara düflmand›rlar. Tüm dünyan›n onlar›n önünde boyun e¤mesini istiyorlar.
Amerika’n›n “yeflil kuflak” projesi, islamc›lar›n sosyalist ülkelere ve ulusal kurtulufl savafllar›na karfl› kullan›lmas›n› içeriyordu. O gün sosyalist sisteme karfl› silahl› islamc›lar kullan›l›yordu. Bugünse ülkeleri teslim almak için “›l›ml› islam” modeli kullan›l›yor. Kullan›lanlar yine islamc›lar. Din tüccar› AKP, “siyaset de ticaret gibidir” mant›¤›ndaki AKP, bir kaç milyor dolar kredi ve ABD’nin, AB’nin iktidar›na verdi¤i destek karfl›l›¤›nda bu rolü üstlenmekte hiç bir sak›nca görmemektedir.
- Türkiye’den ne isteniyor? Zirve’de NATO’ya yeni görevler verilirken, Türkiye’nin NATO içindeki yeri ve rolü de yeniden karar alt›na al›nm›flt›r. ‹flbirlikçi AKP, Amerika’n›n ve NATO’nun tüm emperyalist kararlar›na kat›lm›fl, bu kararlar›n uygulanmas›nda tafleron ve tetikçi olarak rol alm›flt›r. NATO’nun ‹stanbul Zirvesi kararlar›yla, Türkiye NATO’nun merkez üslerinden biri haline getirilecektir. Amerikanc›lar ve AKP iktidar›, “Türkiye NATO’nun merkez ülkesi oldu” diye seviniyorlar. NATO’nun merkez ülkesi olmak, bir ülkeye ancak ve ancak onursuzluk ve utanç verir. O ülkeyi, kardefl halklara karfl› sald›r› üssü haline getirir. AKP, Türkiye’nin bu flekilde kullan›lmas›na onay vermifltir.
- AKP, ABD ve NATO’nun katliam ve iflgal orta¤› oldu¤unu alenilefltirmifltir! ABD’yle do¤rudan iflgal orta¤› olmak, Türkiye halk›n›n tepkisini çekece¤i için, AKP, Afganistan’a ve flimdi de Irak’a NATO perdesi alt›nda girerek iflgal orta¤› oluyor. Bundan böyle, Amerika’n›n, NATO’nun ak›tt›¤› her damla kanda, AKP’nin sorumlulu¤u vard›r. AKP, NATO ve ABD’nin iflgal ve katliam orta¤›d›r art›k. Afganistan’da bu rol fiilen yerine getiriliyor zaten; Önümüzdeki y›ldan itibaren Afganistan’daki iflgal güçlerinin komutanl›¤› yeniden Türkiye’ye verilecektir. Irak’a da “e¤itimci” gibi adlar alt›nda katliamc›lar gönderilecektir. “Türkiye’nin stratejik önemi” gibi tüm sözler, iflbirlikçili¤i, uflakl›¤› gizlemeye yöneliktir. Tür-
Filistin konusunda esip savuran Baflbakan Tayyip Erdo¤an, bafl›ndan sonuna kadar Ortado¤u’nun tart›fl›ld›¤› NATO Toplant›lar›’nda, Filistin’in yok say›lmas›na karfl›, Filistin’le ilgili tek kelime etmemifltir. Riyakarl›¤› burada bir kez daha görülmüfltür. AKP, Menderes’in DP iktidar› döneminde bile görülmemifl bir onursuzluk içindedir. Emperyalistlerin tüm isteklerini kay›ts›z flarts›z yerine getiren bir iktidar durumundad›r. Bush’un koruma polislerine bile hay›r diyemeyip elini kontrol ettiren Türkiye Cumhuriyeti Bakanlar›, Bush’un hangi iste¤ine hay›r diyebilirler ki?
- NATO, ‹stanbul Zirvesi’nde savunma örgütü de¤il, halklara karfl› sald›r› örgütü oldu¤unu ilan etmifltir Zirve’de al›nan kararlar, NATO’yu bir “savunma pakt›”, bir “bar›fl ve istikrar gücü” olarak göstermeye çal›flanlar›n yalanc›l›¤›n› kan›tlayacak kadar aç›k bir flekilde halk düflman›d›r. Emperyalistlerin, emperyalizme direnecek ülkelere, halklara karfl› bir sald›r› örgütüne ihtiyac› vard›r. NATO bunun için kurulmufltur. Geçmiflte “sovyet tehdidinin varl›¤›”yla gerekçelendirilmesi de, bugün “terör tehdidi” demagojisiyle gerekçelendirilmesi de zaten bunun kan›t› de¤il midir? NATO’ya Afganistan’da, Irak’ta yüklenen direnifli bast›rma rolü bunun kan›t› de¤il midir? NATO’nun misyonu, emperyalizme karfl› direniflleri bast›rmakt›r. Bu dün de böyleydi, bugün de böyledir. Bundan dolay› da NATO halk düflman› bir örgüttür. Bunun için karfl› ç›k›yoruz NATO’ya.
Say› 114 15 4 Temmuz 2004
Bunun için ‹stanbul’da protesto ettik onlar›. Ve iflbirlikçi AKP, iflte bunun için bafltac› etti NATO’yu.
- ÜLKEM‹ZDEK‹ TÜM NATO ÜSLER‹ KAPATILMALIDIR! O üslerden dünya halklar›na s›k›lacak tek bir kurflun dahi, suç ortakl›¤›d›r.
ABD’ye, NATO’ya karfl›, bütün dünya halklar›n›n düflüncesi ayn›d›r. Irak’›n iflgali sürecinde dünyan›n neredeyse tüm ülkelerinde meydanlar› dolduran milyonlarca insan bu düflüncelerini aç›kça hayk›rd›lar. Halklar›n bu mücadelesi büyüyecektir; çünkü herfley gözler önündedir; ABD’nin, AB’nin ve onlar›n ortak sald›r› örgütü olan NATO’nun halklara iflgallerden, katliamlardan baflka bir fley getirmedi¤i bu dünyada, gün gelecek, Amerikanc›lar, Avrupac›lar, kand›racak, aldatacak kimseyi bulamayacaklar.
- TÜRK‹YE’N‹N AFGAN‹STAN’DAK‹ TÜM S‹V‹L-ASKER‹ GÜÇLER‹ DERHAL GER‹ ÇEK‹LMEL‹D‹R! Afganistan halk›n›n direnifli hakl› ve meflru bir direnifltir. Afgan direniflini bast›rmak için görev üstlenmek, aç›k Amerika’n›n tetikçili¤idir.
- TÜRK‹YE, NATO’DAN ÇIKMALIDIR! Emperyalistlerin tetikçili¤ini yapmak, dünyan›n en afla¤›l›k görevlerinden biridir!
- IRAK’A HANG‹ ‹S‹M ALTINDA OLURSA OLSUN, ASKER GÖNDER‹LEMEZ! Halk›m›z›n Amerika’n›n ç›karlar› için verecek can› yok! - KAHROLSUN AMER‹KA VE AMER‹KAN ‹fiB‹RL‹KÇ‹LER‹ - YAfiASIN NATO’YA KARfiI D‹REN‹fi‹M‹Z - YAfiASIN BA⁄IMSIZ TÜRK‹YE!
GRUP YORUM: “Dünya Halklar›na Karfl› Aln›m›z Ak” YORUM'A KOMPLO HAZIRLI⁄I Say› 114 16 4 Temmuz 2004
NATO’ya karfl› mücadelede içerisinde aktif olarak yer alan devrimci sanatç›lara karfl› yeni bir komplo daha kurulmaya çal›fl›l›yor. Polis, ony›llard›r Grup Yorum’u susturamaman›n çaresizli¤i içinde, 1 Nisan terörünün ard›ndan yeni yollar aramaya bafllad›. Polisin, Mecidiyeköy'de ki NATO karfl›t› eylemden gözalt›na ald›¤› Grup Yorum Korosu eleman› Seçkin Küten'den, “Grup Yorum elemanlar› hakk›nda DHKP-C örgütü üyesi olduklar›” yönünde zorla ifade almaya çal›fl›yor. Seçkin Küten susma hakk›n› kullan›rken, konuya iliflkin bilgi veren avukatlar›, hukuksuzlu¤a dikkat çektiler. Yorum yapt›¤› aç›klamayla bu oyunu teflhir ederken, “Grup Yorum Susturulamaz!” dedi. Grup Yorum taraf›ndan yap›lan bir baflka aç›klamada da NATO karfl›t› eylemler de¤inildi. "Dünya Halklar›na Karfl› Aln›m›z Ak" diyen, ‹D‹L Kültür Merkezi, Grup Yorum, TAVIR Dergisi, Özgürlük
GDF: NATO Y›k›lacak Mecidiköy'de yap›lacak olan NATO kafl›t› eyleme kat›lmak üzere Okmeydan›'ndan yola ç›kan NATO karfl›tlar›na polis sald›rd›. Yüzlerce gaz bombas›yla, mermiyle, coplarla NATO kar›tlar›na azg›nca sald›rd› polis. Soruyoruz "Bu Ülkede Hukuk Yok mu"? Hani protesto etmek demokratik bir hakt›? Daha insanlar bir araya gelmeden yap›lan bu azg›nca
Türküsü ve FOSEM emekçiler flöyle dediler: “Bu ülkeyi yönetenler aç›s›ndan bir kara leke olarak düfltü tarihe NATO Zirvesi. Vatanseverler, devrimciler, onuruna sahip ç›kan herkes, her türlü fliddete, a¤›r yaralanmalar, gözalt›na al›nmalar pahas›na direndi, kabul etmedi NATO Zirvesini. Dünya halklar›na karfl› aln›m›z ak, bafl›m›z dik ç›kt›k NATO Zirvesi’nden…”
sald›r› kimler için? ... Onbinlerce polisi bu ülkenin vatanseverlerinin karfl›s›na dikenler, flimdi rahat m›s›n›z? Her yan›ndan dünya halklar›na kan› damlayan Bush'lar, Blair'ler flimdi daha m› güvenlikte oldular? Sald›r›n, daha fazla sald›r›n. Ama susmayaca¤›z. "NATOY›k›lacak Halklar Kazanacak" diyen sesimizi bo¤amayacaks›n›z.
GENÇL‹K DERNEKLER‹ FEDERASYONU
Vatan›m›z› Bush’un önüne serdiler; Avuç içlerini CIA ajanlar›na kontrol ettirmeleri ola¤and›r. Çünkü;
AKP’liler “ONUR” Nedir Bilmez Halk›n zirve günleri boyunca aç›k hava hapishanesine konulmas›n›, meydanlarda sokaklarda estirilen terörü herkes gördü. Ama, iflbirlikçilik ruhu sadece bunlar› yapt›rmad›. AKP iktidar›, Bush ve avanesine nas›l hizmet edece¤ini adeta flafl›rd›. Ulusal onuru bir yana b›rakt›k, kiflisel onurlar›n›n da zerrece olmad›¤›, avuç içleri aranan bakan görüntüleri ile zihinlere kaz›nd›. Bush, bas›n toplant›s› düzenleyecek. ‹zlemek için gelen bütün gazeteciler, yalaka patronlar, herkes bu ülkenin polisi taraf›ndan de¤il, CIA ajanlar› taraf›ndan avuç içlerine var›ncaya kadar arand›. Bush’un geliflini, komutan›n› bekleyen askerler misali ayakta bekleyenler avuçiçi gösterme seanslar›ndan geçirildi. Bush’un “erat”lar› aras›nda AKP’li bakanlar da vard›. Onlar da efendileriyle bir el s›k›flmak için can at›yorlard›. Ama avuçiçlerini aratmak flart›yla. Ne önemi vard› ki! Devrimciler, onursuzluk dayatmas›d›r diyerek ayakkab›lar›n› aratmamak için binlerce kez iflkencelerden geçirilmeyi göze al›yorlard›, ama olsun, AKP’liler “terörist” de¤ildi ya; onur diye tuttursunlar. Tam bir afla¤›lama, suçlu muamelesi sahnesi dünya medyas›n›n önünde yafland›. Ve herkes “büyük Türkiye”nin, onursuz yöneticilerini izledi. Devlet Bakan› Beflir Atalay, bir eli cebinde, öbür elini Bush’un gelifline haz›r vaziyette tokalaflmak için sab›rs›zl›kla bekletirken, bir CIA ajan› aniden araya girdi ve bakan›n cebindeki elini de ç›kartt›rd›. Her iki elinin avuçlar›n› inceledi. Devlet Bakan› Ali Babacan ise, CIA ajan› sormadan avucunu gösterenler aras›ndayd›. Onursuz olduklar› kadar ayn› zamanda yalanc› olduklar› için, bu görüntüleri soran gazetecilere, ‹çiflleri Bakan› Aksu, “ben de oradayd›m, öyle bir fley olmad›” yalan›n› söyledi. Kameralar›n kaydetmedi¤i baflka konularda nas›l yalan söylüyorlar, var›n düflünün!
AKP’lilerin Onursuzlu¤u, Saddam’›n Onuru ‹ki ülke, Irak ve Türkiye; biri aç›k iflgal alt›nda, di¤erinde gizli iflgal var. ‹flgalciler ayn›; ABD emperyalizmi ve onun etraf›ndan eflelenenler. Gizli iflgal alt›nda bulunan ülkenin bakanlar›
avuçlar›n› arat›yor; di¤erinde ise, zindanda iflgalciye meydan okuyan bir lider var. Biri, iflbirlikçi; Irak’›n iflgal edilmesi için her türlü yard›m› yapm›fl, hava, deniz, kara sahas›n› açm›fl, siyasi destek vermifl, askeri destek karar› alm›fl. Ayn› zamanda onursuz. Zindandaki lider Saddam, “Irak hükümetinin mahkemesi” tiyatrosundan onurlu bir durufl sergiliyor. Ülkesi iflgal edilmifl, afla¤›lanm›fl, zindana at›lm›fl, sesi sansürlenmifl; ama bafl› dik ve onurlu.
Fetullah’dan Faflist katillere:
“Allah k›l›c›n›z› keskin etsin” 12 Eylül öncesi “an›lar›n›” anlatan faflistlerden Yusuf Arpac›k, 'Bafle¤mediler' isimli kitab›nda, Fetullah Gülen’in kendilerine "Allah k›l›c›n›z› keskin etsin" dedi¤ini anlat›yor. Faflist Yusuf Arpac›k “aran›r” durumdad›r ve ‹zmir Bornova'da, yine firari bir baflka faflistle birlikte, Fetullah Gülen’in vaizlik yapt›¤› camiye gitmektedir. Fetullah, firari olduklar›n› bilir ve flöyle der; "Yüce Allah sizin k›l›c›n›z› keskin etsin. Bu ülkenin kurtuluflu sizin elinizdedir. Ülkücüler olmasayd› bu ülke iflgal tehlikesiyle karfl› karfl›ya kalm›flt›. Siz milli direnifli temsil ediyorsunuz. Siz olmazsan›z Türkiye Afganistan'a dönecek. Sonras› ‘samimi veda’. Faflist katillerin dostu Fetullah, “vatan” yalanlar› ile, faflistin emperyalizme hizmet etti¤ini bilerek övgüler ya¤d›r›yor, kendisi de o günlerden bafllayarak, önce “yeflil kuflak”ta, sonra “›l›ml› islam” ile ABD’nin hizmetkar›. ‹kisi de sola, halk›n kurtulufluna düflman. “Vatan› kurtard›lar”; vatan onlar ve destekledikleri iktidarlar sayesinde bugün emperyalizme göbe¤inden ba¤›ml›. Ve bizi iktidarda, sokakta katleden, gazetelerinde ihbarc›l›k yapan, psikolojik savafl yürüten iflte bu, “dindar” maskeli katillerdir.
Say› 114 17 4 Temmuz 2004
NATO’ya karfl› de¤ildirler. Bugün, halk nezdinde itibarl› olan bu oldu¤u için öyle görünmek istiyorlar. Örne¤in Vakit tayfas›! NATO için, “BOP’un truva at›” benzetmelerinden, NATO’ya küfürlerden, “Kahrolsun NATO” sloganlar›ndan geçilmiyor. Hatta h›z›n› alamayan, t›pk› Tayyip’in “30 y›l önce biz de yanki go home diyorduk” yalan› AKP iktidar›, iflbirlikçilik tarihine yeni bir saygibi, 1960-70’lerde anti-emperyalist eylemlere fa daha ekledi. Ne mutlu din tüccarlar›na! kat›ld›klar›n› bile yaz›yor. Tarihleri boyunca NATO’ya karfl› de¤ildiler; Evet onlar da meydanlardayd›lar. flimdi daha sad›k ve daha hizmetkar olduklar›n› kan›tlama f›rsat›n› elde ettiler. AKP, emperyalizAma emperyalizmi, limanlar›m›za demirleme dair ne varsa din tüccarlar›n›n tipik karaktemifl ABD gemilerini protesto için de¤il, vatanseri olan üsluplar›yla do¤allaflt›rmak, halka kabul verleri katletmek için. Emperyalizme karfl› müettirmek istiyor. Tayyip’in bütün konuflmalar› bu cadele yürüten devrimcilere karfl› günler önceçerçevededir. Ad› üstünde askeri bir örgütü, den, “ABD’yi, NATO’yu bahane ediyorlar, ko“NATO’yu bar›fl için ne yap›lmas› gerekiyorsa münizmi getirmek istiyorlar, kanlar›n›n ak›t›lmayapan bir pakt olarak görmek istiyoruz.” diye s› vaciptir” diye fetvalar verdiler. “Devletimize çarp›tacak kadar NATO ufla¤›d›r. yard›m etmeliyiz” diye ellerine sat›rlar alarak Kanl› Pazarlar’› yaratt›lar. Peki, islamc› bas›nda “NATO karfl›t›” kesilenler gerçekten karfl›lar m›? Hay›r, gerçekten NATO’ya karfl›larsa, o zaman dünün özelefltirisini yapmak durumundaSamimi olarak NATO’ya, ABD’ye karfl› olan d›rlar. Ama anti-komünistlikte, terörizm demave bunu pratikte gösterenleri bir yanda tutarsak, gojisinde, devrimci düflmanl›¤›nda ve AKP arac›l›¤›yla Amerikan emperyalizmini desteklemekte, Kanl› Pazar’› yaratanlar›n kafa yap›lar› yerinde duruyor. Daha dün, NATO’nun Yugoslavya’y› bombalamas›na en büyük A‹HM, ‹stanbul Üniversitesi ayr› bir konudur. Avrupa’n›n ve deste¤i veren onlard›. ABD emperö¤rencisi Leyla fiahin’in türbaA‹HM’in her konudaki karar yalizminin “Müslüman Bosnal›lar’› na iliflkin baflvurusunu sonuçve aç›klamalar› demokratl›kla- kurtarma” yalan›n›n propagandisti land›rd› ve türban yasa¤›n›n inr›ndan, hak ve özgürlüklere oldular. “Kurtar›lan Müslüman” k›zsan haklar›n›, “din ve vicdan inand›klar›ndan de¤il, siyasidir, lar›m›z, kad›nlar›m›z flimdi NATO özgürlü¤ünü” zedelemedi¤i kaç›karlar› gere¤idir. A‹HM’in ka- askerlerinin fuhufl bata¤›na düflmüfl Avrupa ülkelerinde bedenlerini sat›rar›n› verdi. rar› da hukuki de¤il, siyasidir. yorlar. Balkanlar ise, bu NATO Karar, “laikleri” sevindirdi, ‹slamc›lar, bu karar›n ard›bombard›man› ile birlikte paramher f›rsatta AB karfl›t› kesinler, ndan, Avrupac›l›¤›, her konuda parça edildi ve ülkeler emperyalistAB’yi alk›fllad›lar. ‹slamc›lar da, AB kriterlerine dayanmay› Avrupa’n›n Genelkurmay’a, b›rakacaklar m›? Görmeleri lerin sömürgeleri haline geldi. NATO, flimdi de “Irak’› kurtarKemalizme iliflkin elefltirilerini gereken flu: AKP’yi destekbafltac› edip, alk›fll›yorlard›. Bir lemek, Avrupa’y› ve Ame- maktan” söze diyor; niye karfl› ç›k›yere dayanarak siyaset yapan, rika’y› desteklemektir. yor ki islamc›lar? hak savunanlar her zaman bu AKP iktidar›, F tiplerindeki tecNATO’nun, ABD’nin “yeflil kuçeliflki ve açmazlar› yaflarlar. rit iflkencesine iliflkin her eleflti- flak” projelerinde, “komünizme karride karfl›m›za “AB onaylad›” fl›” y›llarca savaflt›lar, emperyalizAncak esas olarak üzerinde diye ç›k›yor. fiimdi türbanda da me hizmet ettiler. durulmas› gereken bu de¤ildir. islamc›lar›n karfl›s›na birileri fiimdi bir k›sm› kullan›ld›ktan Türban bir hak ve öz“AB böyle dedi” diye ç›kacakgürlükler sorunudur. Din sonra ABD’ye karfl› döndü. AKP ist›r. tüccarlar›n›n türban› rant arac›lamc›l›¤›, hala iflbirlikçi, hala ABD AKP iktidar›n› destekledik- ad›na katlediyor. Dün yeflil kuflakta na dönüfltürmesi ayr› bir konuçe bu açmazdan kurtulamazs›- katletti, bugün F tiplerinde, Irak’ta, dur, inanan insanlar›m›z›n türn›z. ban takmas›n›n engellenmesi Afganistan’da iflgal orta¤›yla.
Din tüccarlar› ve NATO “Yeflil kuflak”ta katildiler; bugün yine katil, yine iflbirlikçi
Say› 114 18 4 Temmuz 2004
A‹HM’de Türban Davas›
‹slamc›lar AKP’yi Desteklemeye Devam Edecek Mi?
DHKC: SORUMLULUK B‹Z‹MD‹R “Hatam›z› kabul ediyor ve halk›m›zdan özür diliyoruz.” 24 Haziran’da Çapa’da meydana gelen patlaman›n hemen ard›ndan Devrimci Halk Kurtulufl Cephesi taraf›ndan 25 Haziran’da yap›lan 335 No’lu aç›klama, konuya iliflkin yorumlara, spekülasyonlara net bir cevap veriyor. Gündemde bir çok yönüyle tart›fl›lan olaya iliflkin yap›lan aç›klamay› afla¤›da sunuyoruz:
ÖZÜR VE AÇIKLAMA 24 Haziran saat 15.00 s›ralar›nda, yoldafl›m›z Semiran Polat’›n hapishanedeki yoldafllar›n›n katledilmesine misilleme amac›yla tafl›d›¤› bomba, ‹stanbul Çapa’da otobüs içindeyken patlam›fl, yoldafl›m›z Semiran Polat ve yolculardan Zehra fiahin, Kemal Polat, Feride Ilg›z ölmüfltür. 34 y›ll›k tarihimizde bir benzeri olmayan bu olay karfl›s›nda üzüntümüz büyüktür. Kimse “terör” demagojisi yaparak gerçekleri çarp›tmamal›d›r. Bu ülkenin hapishanelerinde 114 insan öldü! Bunun 28’i bir gecede (19 Aral›k 2000) devlet-burjuva medya ortakl›¤›yla yap›lan katliamda katledildi. Medya ve devlet, bu katliam sonras›nda da birlikte hareket etmeye devam ettiler. O günden bu yana 114 insan öldü. Hala tek kelime yoktur burjuva medyada. Hala tek kelimelik aç›klama yapmamaktad›r iktidar. Bir ülkede 114 kifli ölecek ve o ülkenin medyas›nda tek sat›r ç›kmayacak. O ülkenin hükümeti bundan kendini sorumlu tutmayacak. Dünyan›n en geri ülkelerinde bile böyle bir fleye rastlamak mümkün de¤ildir. Ama Türkiye’de oluyor. Devlet, medyayla birlikte bunu baflarm›flt›r. F tipi hapishanelerdeki tecrit politikas›, 22 Haziran’da Hüseyin Çukurluöz, 23 Haziran’da ise Bekir Baturu isimli tutsak yoldafllar›m›z› katletti. Hüseyin Çukurluöz, F tiplerinin katletti¤i 113. Yoldafl›m›z, Bekir Baturu ise 114. Yoldafl›m›z oldu. Devlet-medya katliam ittifak› yine sustu! Yine onay verdiler zulme. Zulmü yine sansürlediler. Baflbakan Tayyip Erdo¤an, utanmadan “bu ölümler bizim dönemimizde olmad›” diyerek yalan söyledi.
BU ADALETS‹ZL‹K, HUKUKSUZLUK TABLOSUNU K‹M NASIL DE⁄‹fiT‹RECEKT‹? Semiran Polat iflte bunu de¤ifltirmek için yola ç›kt›. ‹ki yoldafl›n›n katledilmesine misilleme amac›yla haz›rlad› bombas›n›. Henüz bilemedi¤imiz bir nedenle bir kaza oldu ve hiç istemedi¤imiz, tarihimizde benzeri olmayan bir sonuçlara yol açt›. Halk›m›zdan insanlar öldü, yaraland›. Sorumluluk bizimdir. Hatam›z› kabul ediyor ve halk›m›zdan özür diliyoruz. Katliamc›lar, bu üzücü kazay›, katliamlar›n› meflrulaflt›rmak için kullan›yorlar. 114 insan›n katledilmesinin sorumlular›ndan hesap sorma hakk›m›z oldu¤u gerçe¤ini hiçbir fley de¤ifltiremez. 114 insan› öldüren bu devlettir. Ölümü, tecriti gizleyen, gazetelerinde, televizyonlar›nda propagandas›n› yapan medyad›r. Devletin ve medyan›n sorumlulu¤u aç›kt›r. Devlet ve medya fliddet uygulam›fl, fliddeti teflvik etmifltir. Hala da bunu yapmaktad›rlar. fiiddeti yaratanlar, yavuz h›rs›z misali, baflkalar›n› fliddete baflvurmakla suçlamaya kalkmaktad›rlar. Bu nedenle her türlü fliddetin sorumlusu devlet ve düzenin medyas›d›r. 28 insan›n bir gecede katledilmesini savunan, devletin fliddetini gizleyen medya, devrimcilere hiç bir fley söyleyemez. “‹nsan yaflam›”n›n onlar›n gözünde hiç bir de¤eri yoktur, insan yaflam› üzerine de tek bir söz söyleyemezler. Devrimciler, hatalar›n›, sorumluluklar›n› kabul ederler. Bunu devrimcilere hat›rlatmak kimsenin haddi ve hakk› de¤ildir. Hele elleri kan içinde olanlar›n hiç haddi de¤ildir. Halk›n can güvenli¤ini yok eden devrimciler de¤il, devlet ve onun flakflakç›s› medyad›r. Bu ülkede onbini aflk›n insan infazlarda, faili meçhullerde, kaybetme politikalar›yla katledilmifltir; yapan devlet, savunan medyad›r. Can güvenli¤ini faflizm yok etmifl, devrimciler savunmufltur. Devrimci Halk Kurtulufl Cephesi’nin eylem anlay›fl› 34 y›ld›r çok aç›kt›r; bu anlay›flta halka zarar verme yoktur. Ve olmayacakt›r. Halk düflmanlar›n›n beyninde patlamak için haz›rlanm›fl bir bomban›n kaza sonucu patlamas› nedeniyle sorumlulu¤umuzu kabul etti¤imizi tekrarl›yor, Zehra fiahin, Kemal Polat, Feride Ilg›z’›n yak›nlar›na bafl sa¤l›¤›, yaral› insanlar›m›za flifa diliyoruz.
Say› 114 19 4 Temmuz 2004
Çapa’da Kaza Sonucu Patlama Patlamada Cephe savaflç›s› Semiran Polat ve halktan Zehra fiahin, Kemal Polat, Feride Ilg›z hayat›n› kaybetti
Semiran Polat, halk›n adaleti için flehit düfltü
Say› 114 20 4 Temmuz 2004
724 Haziran’da ‹stanbul Çapa’da bir belediye otobüsünde meydana gelen patlamada dört kifli öldü. Daha ilk andan itibaren bomban›n “birinin kuca¤›nda” patlad›¤› belli olmas›na, polis ve valili¤inin “hedef otobüs de¤ildi” aç›klamas›na ra¤men, sa¤ ve sol terör demagoglar› harekete geçtiler, “teröristler, belediye otobüslerini bombal›yor”du. Türkiye tarihini bilenler, devrimcilerin geçmiflinde belediye otobüsü bombalamak, halk›n oldu¤u yerlere bomba koymak gibi bir pratik olmad›¤›n› biliyorlard›. Halka zarar veren eylemler, bu ülkede faflistler ve kontrgerilladan (ve bir dönem de Kürt milliyetçileri) baflkas› taraf›ndan yap›lmam›flt›r. Terör demagoglar›n›n salyalar› henüz a¤›zlar›ndan akarken, DHKC aç›klamas›yla olay netleflti. Hapishanelerde süren katliam› protesto etmek için bir misilleme eylemine haz›rlanan Silahl› Propaganda Birlikleri savaflç›s› Semiran Polat’›n tafl›d›¤› bomba, bir kaza sonucu otobüste patlam›flt›. DHKC, özür diliyor ve sorumlulu¤u üstleniyordu. DHKC aç›klamas›n› bir önceki sayfam›zda okuyabilirsiniz. Üzücü bir kaza, ve bu kazada halktan insanlar›n ölümü, Semiran Polat’›n kuca¤›nda neden o bombay› tafl›d›¤›n› bir an bile unutturmamal› kimseye. Bu ülkenin hapishanelerinde dört y›ld›r süren bir zulüm var. Dört y›lda 114 insan›n tabutlar› ç›kt› hapishanelerden. Bu zulme dur demek için yoldayd› Semiran.
“30 y›ll›k tarihimize bakt›¤›m›zda hep direnifller, hep kahramanl›klar, yeni yeni gelenekler görüyoruz. Hele ki içinde yaflad›¤›m›z ve tan›¤› oldu¤umuz flu süreç... Kapitalizme, emperyalizme ve onun iflbirlikçilerine karfl› sonuna kadar direnece¤iz. Çünkü biz devrimciyiz. Hareketimiz tüm dünya halklar›n›n kurtulufl umududur. Bizim görevimiz de umudu büyütmektir.” Semiran Polat
Semiran bir savaflç›yd›. Halk›n adaletini uygulamakt› onun görevi. Onun kulland›¤› her kurflunun, her bomban›n tek bir hedefi vard›: Halk düflmanlar›! Zulmün oldu¤u yerde zalimden hesap sormak hakt›r. O bu hakk› kullan›yordu. Semiran bir savaflç›yd›, “eceliyle ölece¤ini” düflünmemiflti hiç. Ama hayalini kurdu¤u flehitlik de muhakkak ki böyle de¤ildi. O ya bir çat›flmada düflman kurflunuyla, ya düflman›n beyninde patlayan bomba olarak ölümsüzleflebilirdi... Yüzlerce flehidimiz gibi, kendisinin ölümünün de terör demagoglar›n›n sald›r›lar›yla karfl›lanaca¤› içine do¤muflcas›na, örgütüne yazd›¤› özgeçmiflinde flu sat›rlara yer vermiflti: “... Hayattan zevk al›yorum, insanlar› seviyorum, en basitinden mücadele etti¤im için vicdani aç›dan huzurluyum...” Özgeçmiflinin bir baflka bölümündeki sat›rlar, onun halk sevgisini flöyle somutluyordu: “Okuldan sonra da U¤ur (Türkmen) ile birlikte orada çal›flma yap›yorduk. Geceyi de mahalledeki insanlar›m›z›n evinde geçiriyordum. Ve devrimcilik yapt›¤›m› hissediyordum. Bu dönem hayat›m›n hiçbir döneminde duymad›¤›m bir huzur içerisindeydim. Bu bana büyük bir haz veriyordu.” Halk›n adaleti u¤runa flehit düflen Semiran Polat hakk›nda, yoldafllar› taraf›ndan yap›lan aç›klamada flu bilgiler verildi:
Semiran Polat, halk›n kurtulufluna adanm›fl bir gençlik, halk›n adaleti olabilme cüretidir. 16 Ekim 1975 Dersim Mazgirt Basu (Günefldere) Köyü do¤umludur. Ancak gençli¤i babas› ‹skenderun Demir-Çelik’te çal›flan bir iflçi oldu¤u için ‹skenderun’da geçmifltir. Mersin Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde okudu. Bu dönemde Ö¤renci Derne¤i içinde daha sonra da TÖDEF içinde gençli¤in akademik-demokratik mücadelesine kat›ld›. Bu mücadelede giderek kapsam› geniflleyen görevler üstlendi.
Devrimci hareketle tan›flmas› 1995’tedir. Örgütlü anlamda iliflkisi 1996 y›l›nda bafllad›. 1997’de gençlik örgütlenmesinin Mersin temsilcili¤i ile görevlendirildi. 98 y›l›nda ise Akdeniz’de Mersin, Antalya ve Isparta bölgesindeki koordinasyonu sa¤lama görevini üstlendi. Mersin’de halk›n taban örgütlenmelerinin gerçeklefltirilmesi için çal›flt›. Kurtulufl Dergisi merkez binas›n›n polis taraf›ndan bas›lmas›n› protesto etmek için yap›lan bir bas›n aç›klamas›nda gözalt›na al›nd›. ‹flkence gördü. K›sa süreli tutsakl›klar yaflad›. 1998’de devrimci tercihlerinin netleflmesiyle kendini tümüyle halk›n kurtuluflu mücadelesine adad›. 1999’da gençlik örgütlenmesi sorumlulu¤una getirildi. 2001’e kadar bu görevini sürdürdükten sonra illegal alanda istihdam edildi ve bir süre sonra da Silahl› Propaganda Birlikleri’nde yer ald›. Onun ö¤retmenleri ölüm orucu flehitlerinden U¤ur Türkmen ve Tülay Korkmaz’d›r. F Tiplerinin katletti¤i 114 kifli onun ö¤retmenleri, yoldafllar›, siper arkadafllar›d›r. Onlar›n hesab›n› sormak iste¤iyle doludur. Mücadele yaflam› boyunca pek çok eylemde, örgütsel çal›flmada, gençlik, gecekondu örgütlenmelerinde yer ald›. Halk›n kurtuluflu ideali u¤runa mücadele ederken iflkenceler gördü, tutsakl›k yaflad›. Ama bu halk için, bu vatan için de¤er düflüncesinde oldu hep. ‹flte yine onun sözleri: “30 y›ll›k tarihimize bakt›¤›m›zda hep direnifller, hep kahramanl›klar, yeni gelenekler görüyoruz. Hele ki içinde yaflad›¤›m›z ve tan›¤› oldu¤umuz flu süreç... Kapitalizme, emperyalizme ve onun iflbirlikçilerine karfl› sonuna kadar direnece¤iz. Çünkü biz devrimciyiz. Hareketimiz tüm dünya halklar›n›n kurtulufl umududur. Bizim görevimiz de umudu büyütmektir.” Semiran Polat’›n bu sözlerine yer veren Cephe aç›klamas› da flöyle son buluyordu: “SÖZ VER‹YORUZ SEM‹RAN YOLDAfi, UMUDU BÜYÜTECE⁄‹Z!” Zalimlerden er geç hesap sorulaca¤›n› göstermek de, umudu büyütmek için flartt›. Semiran’›n bayra¤› hiç kuflku yok ki flimdi baflka Semiranlar’›n elindedir. Onlar, umudu büyütmeye devam edecekler...
Semiran Polat Ölümsüzdür!
“insanlar› seviyorum, mücadele etti¤im için vicdani aç›dan huzurluyum...” Semiran Polat’›n cenazesi 25 Haziran’da ‹stanbul’da Adli T›p Morgu’ndan al›narak ‹skenderun’a götürüldü. Cenaze, sabah 08.00 s›ralar›nda ‹skenderun garaj›na ulaflt›¤›nda, jandarma ve polis de haz›r bekliyordu. Jandarma ve polis aileyi tehdit ederek cenazeyi kaç›r›p alel acele gömmeye çal›flt›lar. Ailesi, akrabalar› bile gelememiflti henüz... Onlarca dönüm mezarl›k, çevik kuvvet ve jandarma robokoplar›yla sar›lm›flt›. Ama yine de amaçlar›na tam olarak ulaflamad›lar. Yoldafllar› ve TAYAD’l› Aileler defin ifllemleri bitti¤i s›rada mezarl›¤a ulaflt›lar. Halk›n kat›l›m›n› engellemifllerdi, ama TAYAD’l›lar ve yoldafllar› oradayd›lar iflte. Yaklafl›k 60 kifli, Semiran’›n henüz taze mezar›n›n bafl›nda anma yapt›lar. Semiran’› marfllar›yla, “Semiran Ölümsüzdür!” sloganlar›yla u¤urlad›lar. Anmadan sonra Mustafa Kemal Mahallesi'nde oturan Semiran Polat’›n ailesi ziyaret edildi. Anne Polat, Semiran’›n arkadafllar›n› “onlar benim çocuklar›m, hepsi birer Semiran” diye karfl›lad›. Psikolojik savafl›n merkezi Hürriyet Gazetesi ise, henüz kimsenin mezarl›¤a ulaflamad›¤› an›n foto¤raflar›n› yay›nlay›p, Semiran’›n annesinin sözlerini çarp›tarak flu sözleri bafll›¤a ç›kar›yordu: “Hani nerede o arkadafllar›n?” “Hani nerede o arkadafllar›n” bafll›¤›n› atan Hürriyet, Semiran’›n sahiplenilmesini engellemek, geleneklerimize göre topra¤a verilmesini önlemek için polisin estirdi¤i terörü yazm›yordu elbette. Polis-medya iflbirli¤inin bir biçimiydi bu da. Polis flehidin sahiplenmesini engelleyecek, medya da “ortada kald›... kimse almad›... kimsesizler mezarl›¤›na gömüldü...” türünden haberler yapacakt›. Bu oyunun onlarca örne¤ini yaflad›k bugüne kadar. Ama estirdikleri tüm teröre, yapt›klar› demagojileri karfl›n, tek bir flehidimiz bile sahipsiz kalmad›, kalmayacak!
Say› 114 21 4 Temmuz 2004
Terörizm demagojisinin sahipleri, terörün uygulay›c›lar› ve savunucular›d›r 24 Haziran günü ‹stanbul Çapa’da meydana gelen patlaman›n ard›ndan, terörün sahiplerinin terörizm demagojileri ortal›¤› kaplad›. Oligarflik iktidar›n sözcülerinden burjuva bas›na, AKP yalakas› kimi islamc› kesimlerden reformist sola ve NATO Zirvesi için geldikleri ‹stanbul’da “teröre karfl› savafl” ad›yla halklara karfl› savafl kararlar› alan emperyalist liderlere kadar terörizm demagojileri yap›ld›.
En Büyük Terörist Emperyalistlerdir
Say› 114 22 4 Temmuz 2004
NATO Toplant›lar›’nda ald›klar› sald›r› kararlar›n› meflru göstermek için ‹stanbul’daki olay› da kullanmalar›, emperyalizmin yalanda, demagojide s›n›rs›zl›¤›n›n ve ars›zl›¤›n›n göstergesidir. Halklar›n ba¤›ms›zl›klar›n› yok etmek, direnifllerini k›rmak, zenginliklerine el koymak için “teröre karfl› savafl” demagojisini kullanan emperyalistler, en büyük teröristlerdir. Ortado¤u’dan Asya’ya, Balkanlar’dan Afrika’ya, Latin Amerika’dan Türkiye’ye halklar›n kan›n› döken onlard›r. Kendi terörizmlerinin üzerine örtmek için halklar›n direnifllerini terörizm olarak karalamak istemektedirler.
Katliamc› Devlet ve Burjuva Medya Terör Demagojisi Yapamaz ‹stanbul Valisi’nden, Emniyet Müdürü’ne, AKP iktidar›n›n sözcülerinden medyadaki katil kalemlere kadar terör demagojisi yapanlar, bu ülkede halk›n kan›n› ony›llard›r dökenler ve buna hizmet edenlerdir. AKP iktidar›, F tiplerinde 115 insan›n katledilmesinin sorumulular›ndand›r. Onlar suçlar›n› örtbas etmek için terör demagojisine baflvurmaktad›rlar. 6-7 Eylül provokasyon ve katliam›ndan Marafl’lara, Sivas’dan, Gazi’ye, 19 Aral›k’tan Armutlu’ya hep kan›m›z› döktüler, halka karfl› terör uygulad›lar. Burjuva medya oligarflinin bütün katliamlar›n›, infazlar›n›, iflkencelerini ve kaybetmelerini desteklemifl, bunlar›n zeminini haz›rlamak için psikolojik savafl›n arac› olmufltur. Kalemlerinden kan damlayan, “Susurlukçulara yine ihtiyac›m›z olacak” diyenler, terör demagojisi yapamazlar. AKP’li bakan Abdullatif fiener, “‘NATO’ya Karfl›y›z’ deyip, sivil insanlar› hedef alanlar›n kime
karfl› olduklar› bellidir.” diyor. “Sivil insanlar›n hedef al›nmas›”ndaki yalan›, çarp›tmay› bir yana b›rakt›k, “insan”dan söz eden din tüccar›, dünya halklar›na düflmanl›k örgütü NATO’yu savunuyor. Hiçbir NATO’cu, halktan, insandan, yaflam hakk›ndan söz edemez. Halk düflmanl›¤›, oligarflinin ve medyas›n›n karakteridir. Sadece katliamc›l›klar›ndan, iflkenceciliklerinden de¤il, ayn› zamanda siyasi, ekonomik kararlar›yla da halk düflmanl›klar›n› her f›rsatta ortaya koymufllard›r. 25 Haziran günü “Halk düflmanlar›” manfleti atan Sabah Gazetesi, 2001 Kas›m’›nda Armutlu katliam›n›n zeminini haz›rlayan manfleti atan gazetedir. O manfletle 4 insan›n katledilmesinin zeminini haz›rlam›flt›r. Muhalif herkes oligarflinin ve onun medyas›n›n gözünde “Halk düflman›d›r, terörist”tir. Bunu en aç›k flekilde, Hürriyet ortaya koydu. 29 Haziran tarihli Hürriyet’te de tam sayfa bir haberin manfleti “halk düflmanlar›” idi. Bu kez ortada patlayan bir bomba, ölen insanlar da yoktu. NATO’ya karfl› gösteriler ve bu gösterilere polisin müdahalesi sonras› kitlenin direnifli vard›. ‹flte size, halk› düflünme sahtekarl›¤› arkas›na gizlenmifl halk düflmanlar›n›n gerçek yüzü. Burjuva bas›n›n bütün derdi sistemlerine hiçbir türlü zarar gelmesin, kimse NATO’yu protesto etmesin, kimse unutturmak istedikleri radikalizmi, devrimi hat›rlatmas›n. Kimse, “bu ülkenin hapishanelerinde devlet-medya iflbirli¤iyle 115 insan katledildi” demesin. Bunu istiyorlar. Onlar ne vatan›, ne halk› bilmezler. Ne vatan için, ne halk için b›rak›n bedel ödemeyi, t›rnaklar›n› bile kanatamazlar. Sadece vatan› satmay›, satan iktidarlar› alk›fllamay› bilirler. Bütün düflündükleri kapitalist sistemin bekas›d›r. Ars›zca NATO’yu, AKP’nin bütün iflbirlikçi politikalar›n› savunan Tercüman’›n “Bunlar vatan haini” manfleti atmas›, içinde bulunduklar› bu vatan hainli¤inin üzerini örtmek içindir. Sol’a, devrimcilere düflmanl›k ve yalanla, demagojiyle halk muhalefetine karfl› psikolojik savafl yürütmek Tercüman’›n en iyi bildi¤i ifltir. “Susurlukçular bize laz›m olacak” diyen, istisnas›z oligarflinin bütün katliam ve infazlar›na sahip ç›kan Ertu¤rul Özkök gibilerinin ise söyleye-
cek tek bir kelimesi olamaz. Onun gibilerinin düflündü¤ü, otobüste yaflamlar›n› kaybeden halktan insanlar de¤ildir, “f›rsat bu f›rsat devrimcileri nas›l karalar›m”d›r. En büyük “Canilik” de, bir ülkenin iflgalini, o tank paletleri alt›nda halklar›n›n can›n›n, mal›n›n, onurunun ve topraklar›n›n ezilmesini “Tam Gaz Ba¤dat” diye alk›fllayan Hürriyet’den sorulur. Amerikan politikalar›na yaz›lanlar, kimseye insanl›k dersi veremez.
Yeflil Kufla¤›n Katilleri ‹slamc›lar Konuflamaz “K›z›l terör” manfleti atan Yeni fiafak’tan “Lanet Olsun” diyen Vakit’e kadar bir k›s›m islamc›lar bu konuda en son konuflacak olanlard›r. AKP’nin bütün zulüm politikalar›n› desteklemek onlardan sorulur. ‹nsanlar› diri diri yakmay› onlar bilir. Kendi yatt›klar›, yemek yedikleri ve namaz k›ld›klar› evlerinin alt›n› mezar evlerine çevirmek derseniz, onu da Vakit’e sormak gerekir. “K›z›l terör” yaygaras› yapan ‹slamc›lar, neyi gizliyor? Kimi ‹slamc›lar›n adaletsiz eylemleri alt›nda ezildikleri için flimdi böyle araya sokulmufl bir kelimeyle ezikliklerinden kurtulmaya çal›fl›yorlar. NATO’nun kulland›¤› katiller devrimcilere laf edemezler. Mezarevlerini, kesik bafllar› yaratanlar, hiçbir eyleminde adaleti olmayanlar, “hak hukuk adalet” diyerek iktidar olup en büyük adaletsizli¤i uygulayanlar, devrimcilerin adaletini sorgulayamazlar. Kendileri d›fl›ndaki herkesi sadece katletmeyi düflünenlerin, vahflet savunucular›n›n adaleti olmaz. “K›z›l terör” manfleti, din tüccarlar›n›n zihniyetlerinin resmini tümüyle ortaya koymaktad›r. Birileri “islamc› terör” dedi¤inde itiraz ederler, riyakarl›k karakterleri olmufltur. Bir kaza’y› devrimcilere düflmanl›klar›n› kusmak için f›rsat bilenlerin hiçbir inanca sayg›lar› yoktur. Beyinlerini anti-komünizm teslim alm›flt›r. Bu beyin, Amerikan emperyalizminin “yeflil kuflak” projesinde ilerici güçlere karfl› savaflanlar›n beynidir. Her türlü çarp›tmayla sol düflmanl›¤›n› körüklemekte, baflka inançlara ve inanmayanlara fetvalar ç›karmakta üzerlerine yoktur. “Ateist teröristle birdir” diyen Fetullah Gülen’lerin çömezleridir bunlar. Bu nedenle s›radan insanlar›n dahi, “ne alakas› var” diye sormalar›na neden olacak flekilde, “Uzmanlar, silahl› ve bombal› eylemleri bu örgütlere mensup ateist militanlar›n gerçeklefltirdi¤i üzerinde duruyor.” (25 Haziran, Yeni fiafak) ifadelerini özellikle “habere” yerlefltirmektedirler. Bu “uzmanlar”› da herkes çok iyi bilir. “Bir emniyet yetkilisi... bir uzman...” ifadelerinin oldu¤u yerde, herkes bilir ki, haber de¤il psikolojik savafl
terör demagojisi yapanlar iflte bunlar: ‹nsanlar› diri diri yakan katliamc›lar ve kanl› zulmü teflvik edip aklayanlar vard›r. O psikolojik savafl›n nerede nas›l planland›¤› ise s›r de¤ildir. AKP iktidar›n›n yalakas› islamc› bas›n, devrimciler sözkonusu oldu¤unda oligarflinin psikolojik savafl›n›n gönüllülerindendir. Örne¤in, adalet ve vicdan ölçülerinin nas›l flirazesinden ç›kt›¤›n› gösteren, ölüm orucu gazilerini hedef gösteren haberler, bu gazetelerin “günlük haberleri” aras›nda yer al›r.
Terörizm Demagojisine Karfl› Mücadele Halklar›n Zulme Karfl› Direnme Hakk›n› Savunmakt›r 19 Aral›k 2000’de bir gecede 28 insan› kurflunlayan, diri diri yakan devlet ve böyle bir katliam› aklamak için her türlü yalan› yazan medya susmal›d›r. Suçlular›n yavuz h›rs›z rolü oynamalar›na izin vermeyece¤iz. Onlar, halka hesap vermesi gereken katillerdir. fiiddeti yaratanlar, teflvik eden ve aklayanlar, üzücü kazay› halk›n meflru fliddetini mahkum etmek için kullanmaya çal›flmaktad›rlar. Bu kampanyaya kat›lanlar, egemen s›n›flar›n fliddetinin meflrulu¤unu dayatan, halklar›n fliddetini yarg›lamak isteyenlerdir. Bu, emperyalizmin ve oligarflinin politikas›d›r. Dünyan›n her yerinde süren bir savaflt›r bu ayn› zamanda. Irak’ta, Filistin’de, Afganistan’da her yerde “terör” demagojisini görebilirsiniz. Ülkemizde yaflananlar da bu politikadan ayr› de¤ildir. Ayr› görmek veya göstermek isteyenler, bilinçli iflbirlikçiler ve katiller de¤ilse büyük bir yan›lg› içindedirler. Halklar›n emperyalizme ve oligarflilere karfl› mücadelesi terör demagojileri ile yok edilemez. Emperyalizmin ve oligarflinin yaratt›¤› zulüm ve sömürü düzenine karfl› mücadele, ayn› zamanda onlar›n her türlü propaganda, çarp›tma ve demagojilerine karfl› da mücadeleyi içerir.
Say› 114 23 4 Temmuz 2004
?
Kendine sol, sosyalist diyen hiçbir güç, burjuvazinin dilini, söylemini asla kullanmaz. Burjuvazi birilerine “terör” diye sald›r›yorsa, durur düflünür. Onun s›n›f bilinciyle hareket etti¤ini bilir. “Ben ezilenlerden yana tav›r almal›y›m” der. Yoksa sol olmaktan ç›kar.
Burjuvazinin, Reformist Solun ADALET‹ VE V‹CDANI Semiran Polat’›n hapishanede katledilen yoldafllar›n›n hesab›n› sormak için tafl›d›¤› bomban›n bir otobüste patlamas› sonucu, halk›m›zdan üç insan›n da yaflam›n› yitirmesine iliflkin habere sayfalar›m›zda yer verdik. Yine, konuya iliflkin Cephe’nin “özür ve aç›klama” bafll›¤›n› tafl›yan ve “Sorumluluk bizimdir. Hatam›z› kabul ediyor ve halk›m›zdan özür diliyoruz.” dedi¤i aç›klamas›n›n haberini de sayfalar›m›zda bulacaks›n›z.
Say› 114 24 4 Temmuz 2004
Olay›n ard›ndan sol, ilerici bas›nda, bu aç›klamay› bekleyemeyecek kadar acelesi olanlar, burjuva bas›ndaki manfletleri aratmayacak manfletleri ve burjuva yazarlar›n› aratmayacak yaz›lar› ile, “terör” demagojileriyle yürütülen kampanyaya kat›ld›lar. Zulmün hesab›n› sormak isteyen bir devrimcinin hayat› zaten umurlar›nda de¤ildi. 114 insan›n katledilmesinde vicdanlar›nda bir k›p›rdama olmad›¤› gibi, Semiran için de “üzülmediler”. Çünkü o bir “terörist” idi. Burjuva bas›n›n tavr› anlafl›labilir, onlar›n görevi burjuvazi ad›na devrimcilere ve halka karfl› psikolojik savafl yürütmektir. ‹zaha muhtaç olan reformizmin, nüans farklar› ile onlarla ayn› yerde durarak, ayn› dille konuflmas›d›r. Devrimci Halk Kurtulufl Cephesi de, 29 Haziran tarihli ve 336 no’lu aç›klamas›nda, reformist solun bu tavr›n› de¤erlendirdi.
S›n›flar Gerçe¤ini Unutan Sol Cephe, burjuva bas›n›n çarp›tma üzerine kurulu kampanyas›na, reformist solun da kat›lmas›n›n, kimin nerede durarak konufltu¤unu belirsiz hale getirdi¤ini söyleyerek, “iflin ABC’si” olarak niteledi¤i “Burjuvazi Kimdir? Devrimci Kimdir?” sorusuyla bafllad› aç›klamas›na. Kapitalizm, üretim araçlar›n›n özel mülkiyeti ve ücretli eme¤in sömürüsü temeline dayanan sistemdir. Burjuvazi, emekçiyi sömüren, mülkiyeti elinde tutan s›n›ft›r. Burjuvazi elindeki tüm araçlar› s›n›f ç›karlar› için seferber eder. Buna, askeri-siyasi-ekonomik kurumlar› gibi, medyas› da dahildir. Devrimciler; ad› üstünde, sistemi de¤ifltirmek, iflçi s›n›f›n›n, köylülü¤ün, k›sacas› halk›n iktidar›n› kurmay› amaçlarlar. Proletaryan›n ideolojisini
temsil ettikleri için, her konuda burjuvazi ile taban tabana z›t bir durufl sergilerler. Kapitalizmin do¤as› gere¤i burjuvazi ile proletarya aras›ndaki çeliflkinin uzlaflmazl›¤› gibi, burjuvaziyle devrimcilerin olaylara bak›fl› da uzlaflmaz karfl›tl›k içerir.
Solu Sorgulatmas› Gereken Benzerlikler Oysa, Cephe’nin de belirtti¤i gibi, Çapa’daki olay›n ard›ndan ortaya ç›kan tablo, bu “ABC’nin” tam tersidir. Solun durdu¤u yeri sorgulatacak düzeyde, burjuvazi ile ayn› kavramlar kullan›lm›flt›r. ‹flte bu benzerliklerden baz›lar›: Kimi burjuva bas›n organlar› bile, “hedef otobüs de¤ildi” derken, ÖDP’ye yak›nl›¤›yla bilinen B‹RGÜN, “Bomban›n akl› yok” manfletini att›. EMEP’e yak›nl›¤›yla bilinen EVRENSEL “Bomba terörü” dedi. Ayn› gün, üsluptaki ince fark› saymazsan›z, Hürriyet’in “NATO Bahane Cani Sahnede” manfleti ya da Sabah’›n “Halk Düflmanlar›” manfletleri de ayn› temel bak›fl› yans›t›yordu. Burjuva bas›n ile, sosyalist, ilerici gazetelerin yazarlar› aras›nda da, olay›n tahlillerinde benzerlik düflündürücüdür. Birgün yazar› ÖDP’li Saruhan OLUÇ; “Halk›n bindi¤i otobüste bomba patlatan bir zihniyet”ten söz ederken, Milliyet’ten Mehmet Y. Y›lmaz, “Otobüslere, sokaklara koyup, masum insanlar› öldürdükleri bombalar” diyordu. ‹kisi de patlaman›n “otobüsteki yolculara yönelik bir eylem” oldu¤undan emindi. AKP yalakas› Tercüman’›n faflist yazar› Servet Kabakl›, Birgün’deki sütununda “bir sinagogda ibadet edenlerin ya da bir otobüste yolculuk edenlerin öldürülmesi...” diye yazan Do¤an L. T›l›ç ve “Patlayan bombalar›n; halkç›l›k ve devrimcilikle nas›l bir çeliflki teflkil etti¤i”ni söyleyen Evrensel yazar› ‹hsan Çaralan da emin, bunun bir “eylem” oldu¤undan. ‹stanbul Valisi dahi, “hedef otobüs de¤ildi” aç›klamas›n› yaparken bunlar, yok diyorlar, “hedef otobüstü!” Bombalar›n NATO karfl›t› eylemleri ve demokratik mücadeleyi zay›flatma amac› tafl›d›¤›ndan da emindiler. Daha ilk saatlerde tam bir hezeyan halinde kalemi eline alan Saruhan Oluç: “Bombalar ve flid-
dete baflvuranlar asl›nda demokratik tepkilerin gücünün azalmas›n› istiyorlar...” ‹flte Evrensel’den ‹hsan Çaralan: “(bombalar) NATO karfl›t› birli¤in ortas›na at›ld›.” (*) ‹flte, Cephe’nin aç›klamas›na ra¤men, EMEP’li Mustafa Yalç›ner’in 29 Haziran tarihli Ülkede Özgür Gündem’deki yaz›s›: “Kimse, ‘biz insanlar›n aras›na atmad›k’ demesin! O bomba, adeta NATO ve Bush karfl›tl›¤›nda birlefltirilmeye çal›flanlar›n tam ortas›na at›lm›flt›r. Sanki da¤›t›lmalar›, etkisizlefltirilmeleri amaçlanm›fl gibidir.” Ve iflte “Halk Düflmanlar›” manfleti atan Sabah’tan Ergun Babahan’›n sözleri: “NATO Zirvesine, Irak’›n iflgaline tepki gösterenlerin elini zay›flat›yor, her türlü demokratik protestonun terör eylemiyle kar›flmas› tehlikesine yol aç›yor...” Ne tesadüf, ne benzerlik! Sosyalist yazarlar bunu nas›l aç›klayacak, merak ediyoruz. Benzerlik bunlarla bitmiyor. “Teröre karfl› seferberlik ça¤r›s›” yapmakta da hemfikirdiler: Milliyet’ten Mehmet Y. Y›lmaz reformist solu devrimcilere “demokratikleflmeye sahip ç›kma” ad›yla k›flk›rt›rken, Sabah’tan Ergun Babahan “‹spanya’n›n bilincini” örnek veriyor. Ve ÖDP’li Saruhan Oluç yaz›yor: “‹spanya’da ya da ‹talya’da patlayan bombalar karfl›s›nda yüz binlerce insan kör fliddeti ve terörü lanetlemek için soka¤a ç›k›yorsa ‹stanbul’da 27 Haziran’da ayn› anlay›flla soka¤a ç›kmak gerekiyor.” ‹spanya’n›n hem ‘sosyalist’ hem bir burjuva yazar taraf›ndan ayn› anda hat›rlanmas› ne ilginç tesadüf de¤il mi? Peki kim yapt›r›yordu bu yürüyüflleri; ‹ktidar›nda kapitalizmin bekas›n› sa¤lamaktan baflka hiçbir misyonu olmayan ‹spanya Sosyalist Partisi. ÖDP’nin de kapitalizmin restorasyonundan baflka bir program› var m› ki? Bu benzerlikler sorgulanmaks›z›n geçilemez.
Burjuvazi S›n›f Ç›karlar›yla Hareket Ediyor; Ya Sol? Bu benzerlik, reformizmin beyninin burjuvazi taraf›ndan teslim al›n›fl›n›n aç›k göstergesi de¤ilse nedir? Onlar gibi düflünür hale getirilmifllerdir. Burjuvazi, AB’cilikle, küreselleflmecilikle teslim ald› bu solu ve düzen içine çektiler. Onlar›n da gitmekte bir itirazlar› olmad›. Burjuvazi ne diyor, ne yap›yorsa, s›n›f ç›karlar› için yapt›¤› unutulmamal›d›r. Burjuva bas›ndaki sald›r›lar›n temeli de özünde budur. Onlar halktan insanlar›n ölmesiyle ilgili de¤ildirler. Çünkü, bu ülkede her türlü katliam›, iflkenceleri, infazlar›, kaybetmeleri desteklemifller ve desteklemeye devam etmektedirler. Onlar›n misyonu, sistemlerini korumakt›r. Bu amaçla, yalan üreten psikolojik savafl diye bir kurumlaflma bile yaratm›fllar, halk› aldat-
ÖDP’li Oluç’u ve TKP’yi Onbinler Yuhalad› 27 Haziran’da Kad›köy’de ki mitingi “teröre karfl› eyleme” çevirmeye ça¤›ran ÖDP’li Saruhan OLUÇ’a cevab›, onbinler verdi. O gün meydanda, OLUÇ gibi düflünen bir az›nl›k vard›. AKP yardakç›s› Hak-‹fl Baflkan› Salim Uslu gibi. Çapa’y› hat›rlatarak devrimcileri karalayan Uslu’yu onbinlerce insan yuhalad›. Yuhalanan sadece Uslu de¤il, Oluç ve benzerleridir, onlar›n beyni ve emperyalist düflünce kurulufllar›ndan ödünç ald›klar› düflünceleridir. Örne¤in, TKP'dir yuhalanan. Çapa’daki olay üzerine “NATO'cular faaliyette” bafll›¤›yla aç›klama yapan TKP de, ayn› gün “mitinge kat›larak bu karanl›k tezgah› bofla ç›karmaya ve halka karfl› ifllenen suçlar› protestoya” ça¤›r›yordu. TKP’nin, 1970’lerin ‘80’lerin TKP’sinin devrimcilere “goflist, terörist, provokatör” diyen dilini ve kafa yap›s›n› miras olarak devrald›¤› aç›k. Kald› ki, gerçekten “NATO’cu güçler”in, kontrgerillan›n bir sald›r›s› sözkonusu olmufl olsayd›, orada TKP’yi göremezdiniz. Çünkü TKP, en küçük bir bedel ihtimali olan yerden kaçar. Pratiklerini herkes bilir. En fazla parti binas› önünde aç›klama yapar. Faflist bir sald›r› varsa, oligarflinin polisi coplarla, bombalarla sald›rm›flsa, bu kez de kap›lar›n› kapatarak pencereden seyreder. 19 Aral›k katliam›ndan önce Ankara’da F tiplerini protesto eyleminde binlerce insana polislerin ve faflistlerin gaz bombalar›, tafllar ve sopalarla sald›r›s› sonras› bölgede bulunan parti binas›na s›¤›nmak isteyen 50-60 yafl›ndaki ana ve babalar, bu gerçe¤i yaflayarak gördüler. Ve binan›n önünde binlerce kifli hep bir a¤›zdan TKP’ye “yuuuh” çekti. Ayn› TKP flimdi ÖDP’li Oluç ve türevleri ile birlikte bir kez daha yuhalan›yor. Kendine sosyalist, komünist diyenler için ne büyük bir utanç. Kitleler do¤runun, yanl›fl›n ne oldu¤unu bilir, alg›lar. Ve o kitleler devrimcileri, onlar›n adalet ve eylem anlay›fllar›n› da çok iyi tan›rlar. Bilmezden gelen ve karalamaya çal›flanlara da kendi üsluplar›nca “yuuuh” diyerek ö¤retiyorlar. maya çal›flmaktad›rlar. Esas olarak, bunun karfl›s›nda sol nas›l duracak? Söylemi, dili, beyni nas›l flekillenecek? Solun unuttu¤u, ya da unutturmak istedi¤i iflte bu noktad›r. Kendisine sol, sosyalist diyen hiçbir güç, burjuvazinin dilini, söylemini asla kullanmaz. Burjuvazi birilerine “terör” diye sald›r›yorsa, durur düflünür. Onun s›n›f bilinciyle hareket etti¤ini bilir. “Ben emekçilerden, ezilenlerden yana tav›r almal›y›m” der. Yoksa sol olmaktan ç›kar. Cephe taraf›ndan aç›kland›¤› gibi, “otobüste meydana gelen olay›n kimse için savunulacak bir
Say› 114 25 4 Temmuz 2004
yan› yoktur.” Elefltiriler de olabilir. Ama, bu elefltiriler, tart›flmalar; sol gibi, sosyalist gibi olur! Sol, halk›n saf›nda durdu¤unu bilerek oradan olaylara bakar ve “adam gibi” tart›fl›r. Oysa bu yaz›lanlarda böyle bir duruflun olmad›¤› aç›kt›r.
Adaletsizleflen Sol, Halk›n Vicdan›n› Temsil Etmekten De Uzaklafl›r Türkiye solu, tarihi boyunca düzenin adaletinin karfl›s›nda gerçek adaleti savunmufl, her konuda prati¤i ve söylemiyle halk›n vicdan›n› temsil etmifltir. Çapa’daki patlamaya yaklafl›mdaki ayn›laflman›n siyasi boyutunun ötesinde, ortada ciddi bir adalet, vicdan sorunu da tart›flma konusudur. Cephe de buna dikkat çekti¤i aç›klamas›nda, adaletsizli¤in, solun vicdan›n›n yitiriflinin boyutunu gözler önüne seriyor. F›rsatç›l›¤› en uç boyutta sergileyen ÖDP’li Saruhan Oluç çarp›c› bir örnektir. Düflünün ki, daha bir kaç saat geçmifl, elinde en küçük bir bilgi k›r›nt›s› dahi olmadan, üstelik faflist devletin valisi bile aksini söylerken, “otobüse bomba koyan zihniyet” diye hüküm veriyor. Bu zihniyetin zerrece adaleti, vicdan› yoktur. Say› 114 Burjuvazinin bile bir olay› de¤erlendirirken, ihtiyaç duydu¤u veriye, somut olgulara reformizmin 26 ihtiyac› yok. O, düzene yerleflmifl solcunun zev4 Temmuz zekli¤i, boflbo¤azl›¤›, çok bilmiflli¤i ve devrimcile2004 re olan kiniyle bafll›yor yazmaya. F›rsat bekliyor çünkü. Sola karfl› adaletli olamayan bir sol, halka karfl› adaletli olabilir mi, bu sol halk›n özlemini duydu¤u adaleti sa¤layabilir mi? ‹yi ki, adaletini ve vicdan›n› yitirmifl bu sol iktidar olam›yor. Burjuva bas›n›n bir yazar›n›n, Bekir Coflkun’un bile, “ölen bebekler” diye Yaflamlar›, “iflim, eflim, çocu¤um” üze- at›p tutanlara “samimi de¤ilsiniz” diye elefltirerek gösterdi¤i tav›rdan rine kurulmufltur. S›bile uzak reformizm. Çünkü onun k›nt›ya gelecek, canla- derdi, burjuvaziye kendini ispatlamak. Bafll›yor devrimcilere sald›rr›n›n yanmas›na neden olacak hiçbir iflin maya. Ortaya korkunç bir adaletsizlik ç›k›yor.
uza¤›ndan bile geçmediklerini cunta y›llar›ndan bu yana herkes bilir. Esas olarak cuntan›n hapishanelerinde, Cemil Çiçek’in deyifliyle “tövbe ettirilen”lerdendirler. Ve tövbe edenlerin ç›karlar› için yapmayaca¤› kötülük yoktur, her türlü sefillik beklenir.
Saruhan Oluç devrimci düflmanl›¤›n› ortaya koydu¤u yaz›yla, att›¤› manfletle h›z›n› alamam›fl ki, “teröre karfl› gösteri yapal›m” diyor. Aç›klamadan aktaral›m: “Hiç kimseyi toplayamazlar. Çünkü halkla hiçbir ilgileri yoktur. Ne duyguda, düflüncede, ac›da, yoklukta, yoksullukta bir birli¤i; ne politikalar›nda onlar› ifade eden bir anlay›fl›; ne de gazetelerinde halk yoktur. Halk böyle bir solu niye dinlesin? En fazla Y›lmaz’lar, Baba-
han’lar öncülü¤ünde, devlet teflvikiyle yapabilirler. Ona da, kendi partililerini, hatta efllerini, çocuklar›n› dahi götüremezler. Kendilerinin gidece¤i bile kuflkuludur. Böyle bir gösteriyi örgütlemek bile emek ister, zahmete girmeyi gerektirir. Bunu yapamazlar, çünkü yaflamlar›, “iflim, eflim, çocu¤um” üzerine kurulmufltur. S›k›nt›ya gelecek, canlar›n›n yanmas›na neden olacak hiçbir iflin uza¤›ndan bile geçmediklerini cunta y›llar›ndan bu yana herkes bilir. Esas olarak cuntan›n hapishanelerinde, Adalet Bakan› Cemil Çiçek’in deyifliyle “tövbe ettirilen”lerdendirler. Ve tövbe edenlerin ç›karlar› için yapmayaca¤› kötülük yoktur, her türlü sefillik beklenir.”
Provokasyon Teorilerinin Sefaleti Reformist solun, “Bombalar NATO karfl›tlar›n›n ortas›na düflmüfltür” provokasyon teorileri, oligarflinin terör demagojileri ile ayn› fleye, devrimci düflmanl›¤›na hizmet ediyor. Bu befl para etmeyen provokasyon teorileri, analizleri pani¤in ürünüdür. Bu, klasik hastal›klar›d›r. “Çat›dan kiremit düflse, aman demokratik mücadele kesintiye u¤rayacak pani¤ine” kap›l›rlar. Paniklerini gören, düzeni rahats›z edecek büyük demokratik kampanyalar örgütlediklerini düflünebilir. Hiç merak etmesinden, olmayan demokratikleflmenin rüzgarlar›n›n önünde savrulmaya devam edeceklerdir. Cephe aç›klamas›nda belirtildi¤i gibi; “Aksine düzen, belli bir noktaya kadar önlerini açmaya devam edecektir. Bu ülkenin devrimcileri iflkence tezgahlar›nda bile, “yasal parti kurun” nasihatlar› dinliyor. Devrim iddias›n›n yok olmas›n›n yolunun buradan aç›laca¤›n› biliyorlar. Bu yoldan gidenlerin nereye vard›¤› belliyken, kimileri “silahl› mücadelenin zaman›n›n doldu¤unu” kan›tlamaya çal›fl›yor, kimileri “kurun partinizi halka gidin” ö¤ütleri veriyor. Reformist sol bu tekerlemelere son vermelidir. Solun söyleyece¤inin burjuvazinin söylediklerinden fark› olmal›d›r.” Burjuva medyada da, devrimcilere en çok küfredenlerin, düzene hizmet için ç›rp›nan solcu maskeli yazarlar olmas›, dönekli¤in, tövbekarl›¤›n nas›l bir sefalet oldu¤unu gösteren bir örnektir. Ve “halk düflman›” manfletlerini atanlar da bunlard›r. Cephe, bu tövbekarlar›n, dönekli¤in ötesinde esas olarak itirafç› olduklar›n› dile getirdi¤i aç›klamada, “devrime ve devrimcilere karfl› büyük bir kin dolu” olduklar›n› belirtiyor. Devrimcileri katleden, iflkence yapanlar›n yükselmesi gibi, sosyalizme küfreden medyadaki itirafç› solcular da yükseliyorlar. Çünkü, belirtti¤imiz gibi, burjuvazi bütün araçlar›n› devrimi yok etmek için kullan›yor. Ha iflkence tezgahlar›, ha medya.
Cephe’nin de dile getirdi¤i gibi, burjuva bas›ndaki bu tövbekar solcular ve reformist solun flefleri devrimci düflmanl›¤›nda birleflmifllerdir. Çünkü, “iflim, eflim, çocu¤um” diyerek düzene yerleflmifllerdir. Bu nedenle de düzene karfl› olan her fleye onlar da düflmand›r, statülerinin bozulmas›n› istemezler. Bu olaydaki sald›rganl›klar›n›n bir nedeni de budur. Otobüste ölen halktan insanlar, di¤er sol güçler umurlar›nda de¤ildir. ‹fllerinden, efllerinden, çocuklar›ndan baflka kimseyi, ne halk›, ne de di¤er solu düflünmezler. Bir baflka düflündükleri de her f›rsat› devrimcilerden farkl› oldu¤unu göstermek için kullanmakt›r. “114 ‹nsan› görmemek de bunun sonucudur. Solculuk, sosyalistlik yapt›¤› ülkenin hapishanelerinde 114 insan ölmüfl; BANA NE diyor.” ifadelerine yer verilen Cephe aç›klamas›nda bir kez daha burjuvazinin tavr› hat›rlat›ld›. Burjuvazi “bana ne” demiyor. Tehditle, flantajla sansürde aç›lan gedikleri kapatarak, yazan› susturuyor. Peki ÖDP’sinden EMEP’ine, TKP’sine kadar reformist sol hangi anlay›flla sansürü savunuyor ve uyguluyor? Burjuvazi aç›k ki, s›n›f bilinciyle hareket ediyor; sol hangi s›n›f bilinciyle, nerede durarak ayn› politikaya ortak oluyor? Burjuvazi katlediyor ve sansür ediyor. Sol da sansür ediyor. 114 insan katledilirken, sesleri bo¤ulanlar, tecrit iflkencesini duyurmak, F tiplerindeki vahfleti herkese göstermek için ne yapacaklar? Sansür uygulayanlar, tüm demokratik yollar›n, mücadele alanlar›n›n t›kanmas›nda oligarflinin suç orta¤›d›rlar. Bu noktada sesleri k›s›lmak istenenlerin fliddetinin meflrulu¤u ortaya ç›kar. fiiddeti meflrulaflt›ran bu anlay›flt›r. Zulme karfl› direnen, sistemi de¤ifltirmek isteyen herkesin sesi k›s›lacak, hiçbir alanda yaflam hakk› tan›nmayacak diyenlerdir.
F›rsatç›lar, “Çökertmeciler” ve Eklentileri Cephe, reformist solun sald›r›lar›n› üçe ay›r›yor aç›klamas›nda ; Birincisi ÖDP’dir, ki siyasi gelece¤ini düzene yerleflmeye ba¤layan bu kesimin bir çok tavr›n› AB’cilik belirlemektedir. Bu olayda, f›rsatç›l›¤› da bütünüyle ortaya ç›km›flt›r. ÖDP f›rsatç›l›¤› devrimcilerin yeni tan›k oldu¤u bir fley de¤ildir. Bu bir ahlak tart›flmas›d›r. ‹kincisi, “Bombalar karanl›ktan medet umanlar›n iflidir.” aç›klamas› yapan TKP’dir ki, solu “çökertme uzman›”d›r. Devrimci örgütler nas›l çökertilir, beyni bununla meflguldür. 19 Aral›k katliam›nda, diri diri yak›lan devrimcilerin cesetleri maltalarda dururken, TKP’nin Genel Baflkan›’n›n “devrimci demokrasinin tasfiye edildi¤i”ni söyledi¤i yaz›s› hat›rlanacakt›r. Oligarflinin tarihindeki bu en büyük hapishaneler katliam›n› lanetlemek
onun ifli de¤ildir. O, “çökertme” iflleriyle u¤rafl›r. 114 insan›n ölümlerinin hiçbirinde de, bu nedenle böyle bir aç›klama yapma gere¤i dahi duymam›flt›r. O hala “tasfiye olaca¤›m›z” umudunu koruyor... Bir di¤eri ise EMEP’dir. Di¤er reformistlerin ve düzenin gözünde ne yaparsa yaps›n “Stalinist, dogmatik EMEP”dir O. Ama EMEP, hala o saflarda yer almak için zorlamaktad›r. Kald› ki, sadece “Stalinistlik” sorunu da de¤ildir. Kapitalizmin hangi politikas›na karfl› ç›karsa, ayn› “eski kafal›l›k, dogmatiklik, ça¤a ayak uyduramamak” suçlamalar›ndan kurtulamaz. ‹çinde yer almak istedi¤i cenah›n düzen oldu¤unu ya görmemekte, ya da onlar›n yerinde olmak istemektedir. EMEP bu yanl›fltan dönmeli. Bu ülkede kendi d›fl›nda, Mahirlerin, Denizlerin, ‹bolar›n miras›n› sahiplenen bir silahl› mücadele cephesi oldu¤unu kabullenmeli ve sözde “silahl› mücadele elefltirisi” ad›na, “bireysel terörizm” diyebilmek için, içine düfltü¤ü durumun fark›na varmal›. Bu üç kesimin d›fl›nda “k›nama” aç›klamalar› yapanlar, esas olarak bu üç kesimin türlü uzant›lar›d›r. Baz› sendikalar›n, oda’lar›n, demokratik kitle örgütlerinin yöneticisidirler, ama demokrat olmad›klar› gibi, tav›rlar›n› da kitlelerin düflünceleri de¤il grupçuluk belirler. Kimse bofl yere heveslenmesin; burjuvaziye böyle kendilerini ispat edemezler. Aferin demeyecektir faflizm. Ama yönlendirmeye, t›pk› kedinin fare ile oynad›¤› gibi oynamaya devam edecektir. Bu ifli çok iyi bildikleri örneklerle sabittir.
Say› 114 27 4 Temmuz 2004
Burjuva bas›n›n köflelerinden yap›lan ‘demokratikleflmeye sahip ç›kma’ ça¤r›lar›, gerçekte kapitalizme, düzene sahip ç›k›n demektir. Asla sosyalizmden, Solun suskunlu¤u karfl›s›nda, sol’dan devrimden söz gerçekleri ifade edenler de yok de¤il. SDP’li edilmesin istiyor- Metin Ayçiçek’in 29 Haziran tarihli Özlar. Reformist sol gür Politika Gazetesi’ndeki yaz›s›n›n bir böuyum sa¤l›yor ve lümünde flöyle diyordu: hala devrim di“... Sincan F Tipi Cezaevi’nde ölüm yenlere sald›r›orucu direniflinde kaybedilen son iki yi¤it yor. Burjuvazinin devrimci ile kay›p say›s› da 114’e ulaflt›. görevini reforDüflüncelerine kat›lal›m kat›lmayal›m, yönmistler üstlenitemlerini do¤ru ya da yanl›fl bulabilirsiniz; yor. ama reddi mümkün olmayan bir gerçektir N AT O ’ n u n ki Hüseyin Çukurluöz ve Bekir Baturu, dev‘yeflil kuflak’ta rimci kararl›l›¤›n örneklerindendir. Ve bizim kulland›¤› kimi suskunlu¤umuzdur kay›p say›m›z›n böylesiislamc› katiller, ne yüksek olmas›n›n bir nedeni. Kim ne ‘k›z›l terör’ manfleti at›yorlar, re- derse desin: Ço¤umuz için, kendi tekkeleriformist sol da mizin ç›karlar› sahiplenmemizi engellemifltir önce devrimcile- bir anlamda baflkalar›n›n yaflam hakk›n›...”
Sol’da Vicdanl› Bir Ses
re sald›r›yor. Ve sonuçta ayn› yerde durup, ayn› hedefe yöneliyorlar. Bu yaz›lar›n silahl› mücadelenin ideolojik elefltirisi ile ilgisi yoktur. Bu tart›flmalar ony›llard›r yap›l›yor, yine yap›labilir. Ama, bu kesimler, böyle bir mücadele çizgisinin varl›¤›n› kabul etmek istemiyor ve tasfiye etmek için de oligarfliyle ço¤u kez yanyana gelebiliyorlar. F tipleri sald›r›s› karfl›s›ndaki sessizliklerinde oldu¤u gibi.
Say› 114 28 4 Temmuz 2004
Otobüsteki patlama üzerine yap›lan aç›klamaya ra¤men, bunu yok sayarak, “yok yok bizim dedi¤imiz gibi” diye ayn› durufl noktas›nda yazmay› sürdürmek de bu amac› tafl›maktad›r. Otobüsteki patlamada bir insan kusuru vard›r. Bu ortada. Hangi mücadelede hata olmaz? Mesela üç iflçi “bireysel terör” sonucu ölmedi. Sendikal rekabet öldürdü. Ve devrimciler, böyle bir olayda “tamam f›rsat yakalad›k” deyip, bu siyasi gruba yönelik ideolojik elefltirilerinin malzemesi yapmad›lar. Çünkü biz devrimciyiz, iflçi s›n›f›n›n, ezilenlerin saf›nday›z. Sözümüzü sak›nmad›¤›m›z gibi, pusuya da yatmay›z, bir hareketin ideolojik çizgisinin sonucuyla do¤rudan ilgisi olmayan örnekler üzerinden “elefltiri” yapmay›z. Elbette bu olay nezdinde de, halk›n saf›nda yer alanlar›n elefltiri hakk› vard›r. Devrimciler, reformizm gibi benmerkezci de¤ildir, herkes bizim gibi düflünecek diye bakmazlar. Ama yapmak isteyen, bulundu¤u yeri unutmadan yapar bu elefltirilerini, üslubunu buna göre belirler, vurufl noktas›n› burjuvaziye yönelterek konuflur. Örne¤in önce 114 insan›n hesab›n› sorar burjuvaziden.
Görmeyen, Duymayan, Yoksayan Ahlak Olay›n hemen ard›ndan “derin tahliller” yapan reformist sol, kuflkusuz Cephe’nin “özür” aç›klamas›n› da okudu. Ama, en küçük bir düzeltme gere¤i dahi duymad› flu ana kadar. Ortaya ç›kan çarp›kl›¤› aç›k bir flekilde ifade etmelerini beklerdik; “Biz burjuva medyan›n yay›nlar›ndan etkilendik, bu vesileyle beyinlerimizin nas›l burjuvazinin etkisine girdi¤ini de görmüfl olduk. Burjuvaziyle ayn› dili kulland›k, ayn› pencereden bakt›k, terör demagojilerinin etkisinde kald›k” diyebilirlerdi. Bu aç›kl›kt›r, samimiyettir. Bunu da geçtik. Ama bu tarz, yabanc›s› olmad›¤›m›z bir tarzd›r. Cephe aç›klamalar›n› görmezden gelirler. Her türlü burjuvan›n, neüdü¤ü belirsiz tiplerin aç›klamalar› bolca yer al›r, ama Cephe aç›klamalar› yok say›l›r. Böylece Cephe’ye at›fl daha kolaylafl›r, okuyucular flartland›r›l›r. Bu nas›l bir ahlak, nas›l bir solculuk, nas›l bir demokratl›k ve devrimci gazetecilik ahlak›d›r? Bu ahlak 114 ölümü de yazm›yor. Herkes sormal›d›r: Siz, Do¤an Medya’n›n zihniyetinden farkl›
olarak bu sansüre karfl› ne yap›yorsunuz? Çapa’daki olaydan iki gün önce, Sincan F Tipi’nde iki tutsak tecrit zulmüne son verilsin diyerek bedenlerini tutuflturdu. Reformizm, Çapa’daki olaya iliflkin yazd›klar›n›n bir tekini, oligarfliye dönerek yazmad›. Mesela Çapa’daki olaya iliflkin “öfkeliyiz” diyen TKP, 2 insan›m›z›n flehitli¤i karfl›s›nda, 114 devrimcinin kan›n› döken faflizm karfl›s›nda öfke duymad›. Ne Birgün, ne Evrensel iki devrimciyi manfletlerine tafl›mad›lar, bir köfleye s›k›flt›r›lm›fl, burjuva bas›n›n sansürüne z›mni onay veren haberlerle geçifltirdiler.
Sorgulama Kaç›n›lmazd›r; “114 ‹nsan Katledilirken Biz Ne Yapt›k?” Reformist sol, bu yoldan vazgeçmeli, beyinlerini burjuvazinin yönlendirmesine izin vermemelidir. Böyle bir olay karfl›s›nda, sol oligarfliden hesap sorarak flöyle demeliydi: “Siz susun! 114 insan› katleden sizsiniz! Semiran’›n katili de sizsizin! Bombalar›, silahlar› üreten, bütün dünyaya yayan, halklara açl›¤›, zulmü dayatan, hak arayan› susturan sizsiniz! Suçlu olan, sizin medyan›z, sizin mahkemeleriniz, sizin meclisleriniz, yasalar›n›zd›r. Biz, sol olarak yanl›fll›¤›n› kendi içimizde tart›fl›r, elefltirilerimizi ortaya koyar›z.” SOSYAL‹STL‹K BUDUR! Reformist sol, kendine dönüp sormal›d›r. Ne yapt›k ve yapmam›z gereken neleri yapmad›k ki, ölüm oruçlar›ndaki direniflçiler birer birer bedenlerini tutuflturmak zorunda kald›lar? Bu soruyu tüm sol kendine sormak durumundad›r. Bu ayn› zamanda solun kendisinin sorgulanmas›d›r. Çünkü 114 insan›n ölümünden onlar da sorumludur. 114 insan katledilirken, “biz neyi yapt›k, ya da yapmad›k” sorgulamas›n› bugün de¤ilse yar›n mutlaka soracaklard›r. F tiplerinin katletti¤i devrimci say›s› 115 oldu. 115 devrimciden, kapitalist sömürü düzenini y›kmak için canlar›n› ortaya koyanlardan söz ediyoruz. Say› daha da artabilir, ama Semiran veya baflka Semiran’lar mutlaka bu sorgulamay› yapt›racakt›r. (*) ‹HD’li Kiraz Biçici, 27 Haziran mitingine beklenenin alt›nda kat›l›m olmas›n›, “halk hareketine karfl› herhangi bir sorumluluk tafl›mayanlar bir kez daha eylemleriyle devlete inan›lmaz olanak sundular.” sözleriyle izah etti. (30 Haziran Özgür Politika) Sorumluluktan söz edene bak›n! Daha dün demokratik güçleri ihbar eden Biçici, sorumlulu¤un ne oldu¤unu bilmez, devrimcilere laf da edemez. Biçici, önce Hürriyet’in piyonu olarak demokratik güçlere karfl› nas›l oligarflinin psikolojik savafl›n›n figüran› oldu¤unu gözden geçirmelidir.
HÜCRELERDEN
Gültekin Koçlar’›n sonsuz kararl›l›¤› ve feda duygusuyla
KAZANACA⁄IZ! 10. Ölüm Orucu Ekibimiz, tutsak yoldafllar›n›n maruz kald›¤› katliama karfl›, devrimci hareketin tarihindeki ilk feda eylemini yapan Gültekin Koç’un ad›n› alm›flt›. Gültekin Koç Ölüm Orucu Ekibi, ad›na lay›k bir ekip oldu.
emperyalizmin ve oligarflinin hücrelerine karfl› direniflte
4. y›l Gültekin KOÇ Ölüm Orucu Ekibi
befl flehit Muharrem Karademir Günay Ö¤rener Selma Kubat Hüseyin Çukurluöz Bekir Baturu
verdi...
Direniflçiler “Ya zafer, ya ölüm!” kararl›l›¤›yla
261 Gündür ölüm orucunu sürdürüyor...
Oligarflinin zorla t›bbi müdahalelerle, direniflçileri sakat b›rakarak, haf›zalar›n› yok ederek direnifli etkisizlefltirme ve k›rma politikas›na, birbiri ard›s›ra bedenlerini tutuflturarak cevap verdiler. Bedenlerinden yükselen alevlerle direniflimizi büyüttüler. Gültekin Koç bir ilk’ti; o güne kadar devrimci hareketin tarihinde hiç bir savaflç›, bedenini bir bombaya dönüfltürmemiflti. Ama mücadele ve eylem biçimlerini koflullar ortaya ç›kar›yordu. 19-22 Aral›k katliam›, böyle bir hesap sorma biçimini yazd› Türkiye tarihine. Özgür tutsaklar olarak, tarihimizde say›s›z direnifllerimiz vard›, ölüm oruçlar›m›z vard›, ama bedenini tutuflturma yoktu. Fakat Türkiye tarihinde bir örne¤i vard› bu eylem biçiminin; Diyarbak›r Hapishanesi’nde yaflanm›flt›. Dört Kürt yurtsever tutsak, Diyarbak›r zulmüne dur demek, yoldafllar›na direnifl gücü vermek için tutuflturmufllard› bedenlerini; tutuflturmufl ve ilan etmifllerdi: “atefli söndüren haindir!” Devrimci tutsaklar da 19-22 Aral›k katliam sald›r›s›n› bedenlerini tutuflturarak gö¤üslediler. Gültekin Koç Ölüm Orucu Ekibi direniflçileri, 19 Aral›k’ta zulmün karfl›s›na bedenlerini tutuflturan alevlerle ç›kan Fidan Kalflenler’in, Ahmet ‹bililer’in, Yasemin Canc› ve Berrin B›çk›lar’›n yolunu izlediler. Devrimci tutsaklar, sonsuz bir kararl›l›k ve fedakarl›k duygusu gerektiren hücrelerdeki feda eylemleriyle, devrimcilerin, direniflin asla çaresiz kalmayaca¤›n› gösterdiler. Dördüncü y›l›ndaki direniflimiz, bugün bafllad›¤›ndan daha büyük bir kararl›l›¤a sahiptir; fiehit düflen yoldafllar›m›z›n, y›llard›r süren kavgan›n biriktirdi¤i bir kararl›l›kt›r bu. Yoldafllar›m›z bu kararl›l›kla tutuflturuyorlar bedenlerini. Türkiye halklar›n›n, Türkiye solunun ve de faflizmin üzerinde düflünmesi gereken bir kararl›l›kt›r bu. Koflullar dayat›yor, zulüm dayat›yor ve bir eylem biçimi ç›k›yor ortaya. Orada kalm›yor; koflullar de¤iflmedi¤i sürece, zorunluluk ortadan kalkm›yor ve o eylem biçimini sürdürüyor tutsaklar. Genç militan yoldafllar›m›z, mücadeleye y›llar›n› vermifl kadrolar›m›z, o sonsuz kararl›l›k ve fedakarl›kta birbirlerinden geri kalm›yorlar. Yüzy›llard›r, biny›llard›r tarihin nas›l yaz›ld›¤›n› görmek isteyenler, dört y›ll›k direnifl tarihine baks›nlar; eylem biçimleri, örgütlenme biçimleri nas›l ortaya ç›km›fl, direnifller nas›l aylara, y›llara yay›lm›fl, hepsi dört y›ll›k tarihte var. Bugün tarih yaz›yoruz. Yar›n tarih bu direnifli yazacak. Gültekin Koçlar’›n kararl›l›¤› ve fedakarl›¤› flimdi geride kalan tutsaklardad›r. 115 flehidimiz var flimdi, yeni ekiplere ad›n› verecek... ‹llegalitedeki devrimciler kod ad› olarak onlar›n ad›n› seçecek... fiehirlerde k›rlarda halk›n adaleti için savaflanlar›n birlikleri, onlar›n adlar›n› alacak... Ve yeni do¤acak çocuklar›m›z›n ismi olacak onlar›n isimleri... Bu ölümsüzlü¤ün, yenilmezli¤in, tükenmezli¤in somut kan›tlar›ndan biri de¤il de nedir!.. Bu kazanaca¤›m›z›n kan›t›ndan baflka nedir ki!
F Tiplerinde
ZULÜM
AKP yönetimindeki hapishanelerde bir y›l içinde 158 kifli öldü¤ünü bizzat Cemil Çiçek aç›klam›flt› ve onun aç›klad›¤› rakamlara göre, bunlardan 30'u “intihar sonucu” ölmüfltü. Peki nas›l bir düzen var ki AKP’nin hapishanelerinde bu kadar çok insan intihar ediyor? Bu ölümler AKP’nin dosyas›na yaz›l›yor... Çiçek, F tiplerindeki ölümleri, TBMM kürsüsünden aç›klanacak rakamlardan ibaret mi görüyor? Unutmas›n ki, o rakamlar›n bir bedeli var!
durmuyor
Tekirda¤ F Tipi’nde iflkence Tekirda¤ F Tipi Hapishanesi’ndeki tutuklulardan Serdar Turan ve Özgür Kabaday›’ya, Adli T›p Kurumu’na götürülmeleri s›ras›nda sevk arac›nda iflkence yap›ld›. 24 Haziran’da Serdar Turan’›n ailesi taraf›ndan yap›lan aç›klamada Turan ve Karaday›’n›n iflkence s›ras›nda “sizi burada öldürürüz” diye tehdit edildikleri, çok a¤›r iflkence gördükleri belirtildi. ‹flkence, tutsaklar›n ring araçlar›n›n içinde bulunan kameralar› protesto etmek için üzerine mendil örtmeleri üzerine bafllad› ve tutsaklar askerler tara›ndan öldüresiye dövüldüler. Say› 114 30 4 Temmuz 2004
Kürkçüler F Tipi Hücrelerinde bir “intihar” daha Önceki say›m›zda verdi¤imiz bir haberi okurlar›m›z hat›rlayacakt›r: “2003 y›l› içinde hapishanelerde 158 kifli öldü!” “Hapishanede ölüm”lere bir yenisi de geçen hafta Adana Kürkçüler F Tipi’nde eklendi. Hapishane idaresi “çete” suçundan hükümlü 38 yafl›ndaki Müslüm Yücel’in hücresinde intihar etti¤ini aç›klad›.
Hasta tutsa¤a iflkence Hasan Tahsin Akgün, haf›zas› çal›nan ve tecrit koflullar›nda psikolojik rahats›zl›k geçiren bir tutsak. Hücre koflullar›na dayanamad›¤› için bir kez kendini yakma girifliminde bulundu. Geçti¤imiz aylarda Bak›rköy Ruh ve Sinir Hastal›klar› Hastanesi'ne sevk edilip bir süre tedavi gördü. Ard›ndan bir süre de Bayrampafla Hapishanesi’nde tutulduktan sonra yeniden Tekirda¤ F Tipi Cezaevi'ne sevkedildi. 3 kifliyle birlikte sevkedildi¤i Tekirda¤ F Tipi’nde onlar› yine iflkence ve ard›ndan hücreler bekliyordu. Hapishane idaresinin, baflka bir hapishaneden defalarca aranarak geldikleri halde soyunmalar›n› dayatmalar›na karfl› ç›kmalar› üzerine gardiyanlar taraf›ndan dövüldüler. Hasan Tahsin Akgün’ün yaflad›klar› F tipleri gerçe¤inin özetidir; hasta olmas›na ra¤men iflkence yap›l›yor... ‹flkencede yaralan›yor, ama yaral› olmas›na ra¤men hastaneye gönderilmek yerine hücrelere konuluyor. Tahsin Akgün, flu anda, mevcut hasta yaral› haline ra¤men, F tipinin tecrit hücrelerinde. du. Sonralar› APS ile göndermeye bafllad›k, mektuplar›n ulaflma sorunu ortadan kalkm›flt› ama karalamalar devam ediyordu. - Bekir Ölüm Orucuna bafllad›¤›nda neler düflündünüz? Ölüm orucundayken görüflüp mektuplaflt›n›z m›? - Bekir ölüm orucuna bafllad›¤›nda ölece¤ini düflünmedik bafllang›çta. Sakat kalaca¤›n› düflünüyorduk daha çok. Ama Bekir bafllad›¤› ifli bitirirdi. Ölüm orucuna bafllad›ktan sonra görüflmelerde s›k›nt› çekiyorduk. Her gidiflimizde gardiyanlar ve müdür bize Bekir’e ölüm orucunu b›rakt›rmam›z için bask› yap›yordu. Annem s›k s›k müdürün yan›na ç›kart›l›p müdahale için dilekçe yazmas› isteniyordu. Annem ilk zamanlar tereddütte idi ama sonra amaçlar›n›, ne için savaflt›k-
Ölüm Orucu flehidi Bekir Baturu’nun a¤abeyi ile röportaj:
Sorar›m, bu mudur müslümanl›k? Ali BATURU, geçen hafta kardeflini topra¤a verdi. Gaziantep muhabirimiz Bekir BATURU'nun a¤abeyi Ali BATURU ile F tiplerini konufltu. - Nas›l bir tecrit alt›nda yafl›yorlard›, siz görüfllerde, onlar›n mektuplar›nda tecrit uygulamas›na iliflkin nelere tan›k oldunuz? - S›k s›k görüfllere gidiyorduk. Hep arkadafllar›yla görüflememekten yak›n›yordu. Yo¤un fiziki bask› alt›nda olduklar›ndan bahsediyordu. Ölüm Orucu bafllad›ktan sonra mektuplar sorunlu olarak gelip gidiyordu. Ço¤u elimize ulaflm›yordu, elimize ulaflanlar ise karalanm›fl flekilde geliyor-
Dört yıldır uygulanan tecrit yetmedi Sırada Ağırlaştırılmış
TECRİT
Avrupa ‹nsan Haklar› Sözleflmesi'ne uyum sa¤lamak amac›yla kanunlarda yer alan idam cezalar›, a¤›rlaflt›r›lm›fl müebbet hapis cezas› olarak de¤ifltiriliyor. Ve bu arada “AB’ye uyum”u faflizmin maskesi yapmakta giderek ustalaflan AKP, tasar›ya bir fley daha ekliyor: A¤›r Tecrit Cezas›! Yürürlükteki kanunlarda, 40’tan fazla kanunda ölüm cezas› yeral›yordu. Çeflitli kanunlarda yer alan idam cezalar›n›n kanun metinlerinden ç›kart›lmas›n› öngören yasa tasar›s›, flu anda TBMM Adalet Komisyonu'nda görüflülüyor. Komisyondaki iflkenceci, zindanc› zihniyete sahip milletvekilleri, idam› kald›rd›k, ama öyle yapal›m ki, idam etmekten beter yapal›m diye kafa yoruyorlar... Ne yapacaklar›n› da bulmufllar sonunda: TECR‹T! Komisyondaki tasar›ya göre, ● Birden çok a¤›rlaflt›r›lm›fl müebbet a¤›r hapse mahkum olanlara ek olarak da 1-6 y›l aras› geceli gündüzlü bir hücrede tecrit cezas›, ● A¤›rlaflt›r›lm›fl müebbet hapis ile müebbet a¤›r hapis cezas› alanlara 9 ay ile 5 y›l, geceli gündüzlü bir hücrede tecrit cezas›, ● Birden çok müebbet a¤›r hapis cezas› bulunanlara ile 6 ay ile 3 y›l aras› geceli gündüzlü bir hücrede tecrit cezas› öngörülüyor. H›z›n› alam›yor iflkenceciler. Devrimcilere düflman kafa, bir madde daha ekliyor tasar›ya: lar›n› ö¤renince “benim o¤lum yanl›fl birfley yapm›yor. Ne flerefsizlik ne de namussuzluk yap›yor. E¤er dilekçeyi yazarsam Bekir’in yüzüne bakamam. Onun vicdan azab›n› çekemem." diye cevap vermeye bafllad›. Hatta bana da sordular “b›rakmas›n› istiyor musun” diye, ben de “evet” dedim, “o halde dilekçeyi yaz›n” dediler. Ben de “siz tecrite karfl› birfleyler yap›n onlar zaten b›rak›r” cevab›n› verdi¤imde sadece bozulmufl bir flekilde yüzüme bakt›lar. - fiehit düfltüklerinde neler hissettiniz? - Biz Bekir’le beraber okuduk, yedi¤imiz içti¤imiz ayr› gitmezdi. Ben sadece kardeflimi de¤il arkadafl›m›, yoldafl›m› kaybettim. Bu sadece kardeflim için de¤il biz 114 tane Bekir kaybettik ve daha da kaybetmeye devam edece¤iz, ta ki birileri dur diyene kadar.
var!
● Bu süreler siyasi suçlular için ise üç kat›na ç›kar›l›r! Burada haftalardan, aylardan de¤il, y›llardan sözediliyor. Y›llarca, tek kiflilik bir hücrede, geceli gündüzlü tecrit! “‹dam› kald›ran” oligarflinin zihniyeti apaç›k ortada. ‹dam edemiyorum ama böyle yapar›m! Yasada öngörülen süreler, devrimciler için üç kat›na ç›kar›lacak; yani 6 y›l yerine 18 y›l, 5 y›l yerine 15 y›l, 3 y›l yerine 9 y›l geceli gündüzlü bir hücrede tecrit cezas›! Tecritin nas›l bir eza yöntemi oldu¤unu bu yasa tasar›s›na bakarak görebilirsiniz. Tecritin ne olup olmad›¤› konusunda hala kafas› kar›fl›k olanlar, bu yasa tasar›s›na ve tasar›daki zihniyete baks›nlar, tecriti anlayacaklard›r. ‹dam etmeyip, tecrit hücrelerinde çürüterek öldürmek politikas› yasallaflt›r›l›yor. Ve böylelikle de “AB’ye uyum” sa¤lanm›fl oluyor. ‹dama karfl› ç›kan AB; iflkenceli ölüm hücrelerinde tecrit ederek katletmeye karfl› ç›km›yor. “Siyasi” olmayacaks›n›z diye gözda¤› veriliyor tüm halka. Her türlü ahlaks›zl›¤›, h›rs›zl›¤› yap›n, siyasi olmay›n... AB’nin terörle, gözda¤›yla apolitiklefltiren demokratikleflmesi iflte böyle bir mant›¤a sahip. AB ve AKP, “siyasi tutuklular›”, tecritle y›ld›rmak istiyorlar besbelli ki. Cevab›, dört y›ll›k büyük direnifl içinde verilmifltir. Türkiye devrimcileri teslim al›namaz! - Adalet Bakan›, baflbakan "hapishanelerde sorun yok","bizim dönemimizde bir fley olmad›" demeçleri veriyor boyuna. Onlara neler söylemek istersiniz? - Kendi dönemlerinde sorun olmad›¤›n› söylüyorlar, sorar›m onlar›n döneminde kaç insan hayat›n› kaybetti? Biz daha kaç Bekir kaybedece¤iz? Sorar›m bu mudur müslümanl›k? - Bakal›m cevap verebilecekler mi bu sorulara? Sizin eklemek istedi¤iniz bir fley var m›? - Bizi Bekir’in cenazesinde yaln›z b›rakmayan dostlara teflekkür ederiz. Bekir’in vasiyetlerinin yerine getirilmesi bize mutluluk verdi. O hep bir cepheli olarak ölmek isterdi ve cenazesinin Muharreminki gibi olmas›n› isterdi, arkadafllar› bunu yerine getirdiler, onlara sonsuz teflekkür ederiz.
Say› 114 31 4 Temmuz 2004
Polis numaralar› Devrimci cenazeleri ve psikolojik savafl
Say› 114 32 4 Temmuz 2004
fiehit düflen bir devrimcinin cenazelerine iliflkin bazen bas›nda flu tür haberler yer al›r: “teröriste kimse sahip ç›kmad›... cenazesinde sadece ailesi ve polisler vard›...” Zaten, burjuva medya, binlerce insan›n sloganlarla kald›rd›¤› cenazelerin haberlerine sayfalar›nda hiçbir yer vermez. Çünkü, bu habercilik de¤il, bir psikolojik savaflt›r, karfl›-devrimin kara propagandas›d›r. En son bu oyun Semiran Polat’›n cenazesinde yafland›. Tüm bas›n NATO Zirvesi’ni manflet yaparken, Hürriyet bu oyunu manflet yapt›. Çünkü Hürriyet oligarflinin psikolojik savafl›n›n en üst düzeyde yürütücüsüdür. Mesela Semiran’›n annesi diyor ki, “kimseyi suçlamam, k›z›m›n kendi tercihidir”; Hürriyet yaz›yor, “kötü arkadafllar› kand›rd› k›z›m›...” Ama benzerlerinde oldu¤u gibi, bu marifet esas olarak Hürriyet’e de¤il, polise aittir. O bu senaryolar› haz›rlamak için hangi oyunlar› oynayaca¤›n› çok iyi bilir. Birinci yöntem, cenazeyi kaç›rmakt›r. Bazen aileden bulabildi¤i geri unsurlar› da ortak eder buna. Bazen ise ihtiyaç bile duymaz, resmen Adli T›p’tan al›r, kaç›r›p gömer. Bir h›rs›z gibi. Zaten halk geleneklerine, ölüye sayg› gibi fleyler polise uzakt›r. “Terörle mücadelede iflkence mübaht›r” diyen Amerikan müfredatlar›na, onun politikalar›na göre e¤itildikleri için, beyinleri de ruhlar› da bu ülkeye ait olmaktan ç›kar. Bu flekilde kaç›ram›yorsa, aileyi tehditle, flantajla korkutmaya, aldatmaya çal›fl›r. “Cenazeye arkadafllar› kat›l›rsa, onlar› da gözalt›na al›r tutuklat›r›z, sorumlusu siz olursunuz” diye tehdit eder örne¤in. Aile siyasi bilinç olarak geriyse, duygusal olarak o¤lunun/k›z›n›n arkadafllar›n› koruma ad›na onay verir. Sonra da gazetelere “arkadafllar› yoktu” diye haber yapt›r›r. Numara bitmez poliste. Hele kitlesel bir cenaze olaca¤›n› düflünmüflse, halk›n devrimcilere sahip ç›kt›¤›n› göstermemek için her yolu dener. Mesela, önce aileden birilerini resmen kaç›r›r ve ikna edene kadar b›rakmaz. ‹kna yöntemleri ise malumdur. S›kça kulland›¤› yöntemlerden biri de, bir gün sonra yap›lacak cenazeyi kaç›r›p, gece gömmektir. Yasa, kural, hukuk tan›mazl›k gemi az›ya ald›ktan sonra yöntem
bulmakta zorlanmaz polis. Örne¤in, cenazeyi tafl›mak için araba tutturmaz. Kent d›fl›na gitmesi gereken bir durum söz konusu ise, bu yönteme daha s›k baflvurur. Ya da, cenaze arabas› tutulmas›n› engeller, s›radan bir otobüsün bagaj›na koydurtur. Sonra da kameralara kaydettirip TV’lerde yay›nlat›r bu görüntüyü. Görüntü “haber”le ilgili de¤ildir, ama psikolojik savaflla çok ilgilidir. Bir afla¤›lama, “istenmeyen, sevilmeyen birinin, suçlu birinin cenazesi” imaj› vermek ister böylece. Polisin cenaze numaralar›ndan biri de, ailenin ve arkadafllar›n›n istedi¤i mezarl›¤a gömdürmemedir. Kitlesel bir kat›l›m›n olaca¤›n› düflündü¤ü bölgelerdeki mezarl›klardan uzak tutmaya çal›fl›r. Bunun için ço¤u kez de cenazeye kat›l›m için gelenleri yollardan çevirir, gözalt›na al›r. Örne¤in Gazi vb. yerlere gömdürmemek için özel bir çaba sarf eder. Hem o gün cenazeye kat›l›m› engellemeyi hedefler, hem de belli bir yerde flehitlerin mezarlar›n›n yo¤unlaflmas›n›n yarataca¤› öfkeyi, halk için ödenen bedellerin somut bir göstergesi haline dönüflmesini istemez. ***
fiehitlerimiz Hakettikleri Gibi U¤urlanmal› fiehitlerimizi, istedikleri gibi u¤urlamayal›m diye polis her türlü numaray› deneyecektir. Ama bu demek de¤ildir ki, bu numaralar kan›ksanmal›d›r. Hay›r, kan›ksamayacak, kabullenmeyece¤iz. Hakl› ve meflru olan biziz, yasad›fl› olan polistir. Bu konuda görev devrimcilerindir. Ailelerin geri yanlar›yla mücadele etmek, polisin kullanmas›na izin vermemek elimizdedir. Ailelerimiz; Devrimciler nas›l yaflad›larsa öyle ölmeyi ve öyle u¤urlanmay› isterler. U¤runa canlar›n› verdikleri devrim marfllar›yla, bayraklar› ve sloganlar›yla son anlar›nda bile halka mesaj vermeyi düflünürler. Ölüm orucu flehitlerinin ölüme ad›m ad›m yürürken b›rakt›klar› vasiyetlerde cenazelerini ayr›nt›lar›na kadar planlamalar› buna çarp›c› bir örnektir. Evlatlar›n›z›n iradesine, düflüncelerine sayg› duymak bir aile için ona karfl› son görevlerinin bafl›nda gelir. Polisin bu tür oyunlarla devrimcilere karfl› savafl yürütmesine izin vermeyin. Her fleyden önemlisi bir devrimcinin ailesinin onuruna sahip ç›k›n. Unutmay›n ki, evlatlar›n›z›n son iste¤i, bir devrimci gibi u¤urlanmakt›r.
Semiran Polat’›n mezar›
1 Nisan Operasyonu ‹ddianemesi Haz›rland›
‘Kald›r›lan’ DGM’nin Acelesi Var! DGM’leri kald›ran yasa Resmi Gazete’de yay›nland›¤›ndan bu yana, bir çok davada ifade dahi al›nmad›¤›, yerine kurulacak mahkemelerin beklendi¤i biliniyor. Bu konuda örnekler TV ve gazetelerde de s›kça yer ald›. Yani, flu anda DGM’ler karar veremedikleri gibi, davay› etkileyecek nitelikte müdahaleler de yapamazlar. Bunu biz de¤il, kendileri söylüyor.
Hukuksuzluk terörü mahkeme salonlar›na tafl›n›yor Ancak, 1 Nisan hukuksuzluk terörünün DGM’deki davas›nda böyle olmad›¤› ortaya ç›kt›. Çünkü bu dava bafltan sona özel bir hukuksuzluk abidesi. ‹stanbul DGM Cumhuriyet Savc›lar› ‹sa Dalg›ç ve Bekir Raif Aldemir taraf›ndan haz›rlanan iddianamede; demokratik kitle örgütlerinde çal›flan 64 kifli hakk›nda “örgüt yöneticili¤i” ve “üyelik” gibi suçlamalarla onlarca y›ll›k cezalar isteniyor. ‹ddianamenin içeri¤ini ayr› bir say›m›zda ele alacak ve yay›nlad›¤›m›z onlarca sahte belgeye dayan›larak nas›l iddianameler haz›rland›¤›n› gözler önüne sermeye devam edece¤iz. fiimdi as›l dikkat çekmek istedi¤imiz nokta, yasalara göre varolmayan bir mahkemenin 64 kifli hakk›nda 15 ve 22,5’ar y›la varan cezalar isteyebilmesindeki pervas›zl›k. DGM Savc›lar› flöyle düflünüyor; nas›l olsa isim de¤iflikli¤iyle kurulan mahkemeye de biz atanaca¤›z, çark devam edecek, flimdi haz›rlayal›m. Zerrece hukuki bir kayg› tafl›mayan bir hukuk sistemi için bu mant›k do¤ald›r. Çünkü bu ülke hukuksuzlu¤un hukuk di-
ye yutturulmak istendi¤i bir ülkedir. NATO Toplant›s› için duruflmalar›n› iptal eden bir ülkede adalet mi olur? Tahliye olma durumu olanlar›n emperyalist liderler için bir duruflma daha fazla yat›r›lmas›nda sak›nca görmeyen bir hukuk efline az rastlan›rd›r. “Aman insanlar daha fazla tutuklu kalmas›n, dava bir an önce bafllas›n” kayg›s› tafl›mad›¤›na göre, DMG’nin 1 Nisan terörünü sürdürmedeki bu acelesi niye? Neyi kurtarmaya çal›fl›yor? DGM’lerin yerine kurulacak mahkemeler, en az›ndan bir süre için gözönünde olacak ve DGM’lerle k›yaslamalar yap›lacakt›r. Burjuva bas›n›n bile, “AB’ye selam DGM’ye devam” manfleti att›¤› yerde bu durum gayet do¤ald›r. Böyle bir durumda, hukuksuzluklar›n› en az›ndan k›sa bir süre bekletme, asgariye indirme zorunlulu¤u ile karfl› karfl›ya kalmalar› bir olas›l›kt›r. Özde bir fley de¤iflmeyecek olsa dahi, biçimde makyaj ihtiyac› duyulacakt›r. Bu makyaj›n ve k›yaslamalar›n yap›laca¤› konulardan biri de, hiçbir kan›ta, belgeye dayanmadan iflkenceci polisin yorumlar›na dayanan polis fezlekesinin, iddianameye aynen aktar›l›p aktar›lmayaca¤›d›r mesela. Bu iddianame de tam olarak böyle haz›rlanm›flt›r, tek dayanak noktas› polis fezlekesidir. Bir yandan “DGM’lerin kald›r›lmas›” oyunu oynan›rken, öte yandan hukuksuzluk ve polis fezlekelerinin iddianame haline gelmesi gelene¤i aral›ks›z sürüyor. Türkiye’de hukuk yok, polis ne derse o.
Türkiye Halk› Erdo¤an’dan iflkenceci korumas› Maksut Karal’la ilgili
AÇIKLAMA BEKL‹YOR!
?
Yeni Bas›n Kanunu ve Uyum Maskeli Faflizm Yeni Bas›n Kanunu onaylanarak yürürlü¤e girdi. Kanun, ‘bas›n özgürlü¤ünü geniflletme’ ad›na ç›kar›ld›. Tüm ‘AB’ye uyum’ yasalar› gibi, görüntüdeki ‘özgürlük’ ile yeni yasaklar, k›s›tlamalar getirildi. Her fleyden önce fahifl para cezalar› ile holding bas›n› d›fl›ndakileri susturma anlay›fl› sürdü. Öte yandan burjuva bas›na kimi özgürlükler geniflletilirken, as›l k›s›tlama ve “özel tedbirler” devrimci bas›na karfl› al›nd›. Örne¤in, ceza konusu olan bir yaz› için; yurtd›fl›ndan ya da hapishanede, bu “cezan›n” etki etmeyece¤i düzeyde baflka bir nedenle a¤›r bir “ceza” ile hükümlü bulunanlar, yazar olarak gösterilemeyecek. Onun yerine ‘sorumlu müdür, yay›n yönetmeni, genel yay›n yönetmeni, bas›n dan›flman› sorumlu olacak.’ Faflizmin muhalif devrimci düflünceyi engelleme çabas› karfl›s›nda bu tür örnekler nerede rastlan›yor? Devrimci yay›nlarda. Kald› ki, bu yasaya göre, yurtd›fl›nda yaflayan ya da “a¤›r hükümlü” biri düflüncelerini aç›klayamaz deniliyor. AB’ye uyum maskeli faflizmin özgürlük diye pazarlanmas› budur iflte. Düflünce özgürlü¤ünü geniflletiyoruz, ama muhalif olanlar› de¤il; hareket nokta bu.
Say› 114 33 4 Temmuz 2004
Polis Terörü Eflli¤inde Demokrasi fiovu 28 Haziran günü; Okmeydan› Perpa önünde 2 bin kiflinin üzerine yüzlerce gaz bombas› at›ld›, plastik mermiler kullan›ld›. Çevik kuvvet ve jandarma robocoplar› panzerler eflli¤inde tüm Okmeydan›’n› terörize ettiler. Onlarca kifli yaraland›. Bölgedeki esnaf›n iflyerlerinde ‘gösterici av›’na ç›kan polis, iflyerlerine girerek içeriye biber gaz› s›kt›. Gazdan etkilenen iflçiler, bayg›nl›k geçirdi. NATO Karfl›t› Avukatlar Okmeydan›’ndan toplad›klar› plastik mermi kovan› ve gaz bombalar›yla suç duyurusunda bulundu. Ayn› gün Mecidiyeköy'de toplanan NATO ve Bush Karfl›t› Birlik üyelerine, göstermelik olarak yap›lan “da¤›l›n” uyar›s› dahi yap›lmadan do¤rudan art arda gaz bombalar› at›ld›, polis yakalad›klar›n›n yüzüne biber gaz› s›kt› ve coplad›. Göstericiler demokratik eylemlerinin engellenmesine karfl› sadece yere oturarak birbirine kenetlenmifllerdi. Polisin, çok yak›n mesafeden itfaiye hortumunu aratmayacak flekilde gaz kullanmas› medya taraf›ndan da görüntülendi. 29 Haziran günü; ‹stiklal Caddesi’ndeki gösterilerin tümüne, biber gaz›, göz yaflart›c› sprey ve copla müdahale eden polis onlarca kifliyi yaralad›. Gaz bombalar› Tepebafl›’nda bir evde yang›n ç›kard›. Ayn› gün yap›lan bir eylemde göstericiler eylemlerine son verip, polisin açt›¤› koridordan da¤›l›rken, polis biber gaz› s›kt› ve coplad›. Bu arada gazdan etkilenenlere yard›m etmek isteyen bir doktor da gözalt›na al›nd›. Yine 29 Haziran günü, Tepebafl›'ndaki Flash TV'ye girerek NATO karfl›t› eylem yapan Mücadele Birli¤i taraftarlar›na müdahale eden polis, zaten gözalt›na ald›¤› bir bayan› bay›ltana kadar kafas›na tahta copla vurdu. *** Bu örnekler sadece iki günde ve birkaç eylemden seçildi. Özellikle son 2-3 hafta içinde bir çok NATO karfl›t› gösteriye polisin ayn› flekilde müdaheleleri yafland›. Burjuva bas›n›n dahi, AB’cilik gere¤i de olsa, tepki gösterdi¤i bu tablo karfl›s›nda yap›lan aç›klamalar ise flöyleydi: Tayyip Erdo¤an: “Polis görevini yapt›... Dokuz arac›n devrilmesini özgürlükler olarak de¤erlendirmek mümkün de¤il...” ‹çiflleri Bakan› Abdulkadir Aksu ve ‹stanbul Valisi: “Elbette tasvip etmek mümkün de¤il, bunu da polisimizi e¤iterek düzeltece¤iz.” Burjuva bas›n›n yalaka yazarlar›ndan AKP iktidar›n›n sözcülerine kadar, bu gösteriler nas›l de-
mokratikleflti¤imizin göstergesi olarak yorumland›, aç›kland›. Türkiye’nin demokratikleflmesi, iflte böyle oluyor.
Tayyip Erdo¤an Demagoji Yap›yor Tayyip her konuda oldu¤u gibi demagoji yap›yor. Arabalar niye yand›? Polis binlerce insan›n Mecidiyeköy’deki bas›n aç›klamas›na kat›lmak üzere gitmesine izin vermedi¤i için. Polisin her müdahalesinde bu olgu gizlenir. Sanki polis demokratik bir hakk› engellememifl de, insanlar durup dururken tafla, sopaya sar›lm›fl gibi gösterilir. Bas›n da bu havan›n verilmesinde suç orta¤›d›r. AKP yalakas› islamc› Kanal 7 gibileri ise demokratik haktan zaten hiç anlamaz. O, ‹stiklal’deki vahfleti görmez, “bak›n bak›n bu adam k›flk›rt›yor” diye ihbarc›l›k yapar. Nas›l olsa coplanan devrimcilerdir. Ama anti-emperyalistli¤in halk nezdinde kazand›¤› itibar› “çalmak” için de her türlü numaraya baflvurur. Bunu geçiyoruz.
Polis AKP’den Ald›¤› Emirle Terör Estiriyor Polise s›n›rs›z fliddet uygulama yetkisini veren AKP iktidar›d›r. ‹nsanlar›n burunlar›n›n dibine kadar sokulup biber gazlar›n› s›kacak, yere düflen bir tek insan›n tepesine onlarcas›n›n üflüflüp copla, tekmelerle bay›ltana kadar dövecek tarzda halka düflman olarak e¤iten bu düzendir. Yoksa, ÖDP’nin gazetesi Birgün’ün yazar› Saruhan Oluç’un göstermek istedi¤i gibi, “polis günlerdir yaflad›¤› stresin ac›s›n› göstericilerden ç›kar›yor” de¤ildir. Bu apolitik ve AB’cilik gere¤i AKP’ye ya¤ çekme de¤erlendirmelerini bir yana
3 Yafl›ndaki Bekir’in Katili NATO ve AKP’dir Befliktafl'ta, 10 metrelik kuyuya düflen 3 yafl›ndaki Bekir Esen’i kurtarmak için yola ç›kan itfaiye, NATO görev kart› olmad›¤› gerekçesiyle bölgeye sokulmad›. Uzun süre sonra olay yerine al›nan itfaiye ekibi geldi¤inde Bekir hayat›n› kaybetmiflti. 3 yafl›ndaki Bekir’in kuyudan cesedi ç›kar›ld›. Bekir’imizin katili NATO’dur. Emperyalistlerin güvenli¤i ad›na, tüm ‹stanbul’da s›k›yönetim ilan eden, halklar›n düflmanlar›n›n güvenli¤i için her fleyi düflünüp, insana dair hiçbir tedbir almayan AKP iktidar›d›r. Tayyip Erdo¤an’›n, “kazan›lan prestij gösterilen fedakarl›¤›n çok üzerindedir” sözleri, bir suçlunun, bir katilin itiraf› ve insana de¤er vermeyen bir ars›z iflbirlikçinin sözleridir.
b›rak›rsak, iki günlük zirve boyunca herkes “AB’ye uyan” polisi ve AKP öncülü¤ündeki “demokratikleflme”yi çok net olarak gördü. Aksu’nun “e¤itim” masallar›n› ony›llard›r bu ülke halk› dinliyor. Biz bu masallar karfl›s›nda “e¤itemezsiniz, sorun sistemin kendisidir, bu sistem halka düflman oldu¤u için polisini de böyle yetifltiriyor” dedik ve hep hakl› ç›kt›k. Tayyip Erdo¤an, NATO’yu protesto edenleri gösterilerden önce, TV’lerden aç›kça hedef göstermifltir. Polis de bunun gere¤ini yapt›. Polisin coplarla, bombalarla savundu¤u halklar›n düflman› NATO’dur, NATO’cu düzen ve AKP’nin iflbirlikçili¤idir.
Demokratikleflme Yaland›r AKP iktidar›n›n bütün foyas›n› bir halk muhalefeti ortaya ç›kar›yor. Onlar›n istedi¤i; hoplay›p z›playan, düdük çalan, arap sabunuyla merdiven y›kayan muhalefettir. Gerçekten emperyalizme karfl› öfkesini hayk›ranlara, ya da baflka bir konuda hak almak için sonuna kadar direnme kararl›l›¤›nda olanlara düflmand›rlar ve her türlü terörü uygulayarak susturmak istiyorlar. Bir “e¤itim” olacaksa, Tayyip Erdo¤an’dan bafllamal›d›r. Demokratik muhalefete tahammülsüzlü¤ü, anti-komünistli¤i, halk› afla¤›lamaktan, ezmekten baflka birfley düflünmeyen kafas› tedavi edilmelidir örne¤in. Emperyalizme gözü dönmüflçesine hizmet eden kafa yap›s› e¤itilmelidir.
Gelece¤ini emperyalizme s›rt›n› dayamaya ve karfl›l›¤›nda kusursuz hizmete ba¤layan bir iktidardan söz etti¤imize göre, bunun da mümkünü yoktur.
Halk Muhalefeti Direnerek Yükselir Yasa de¤iflikliklerinin, sözde “e¤itim”lerin, yasalar›n prati¤e geçirilmesi masallar›n›n hiçbir k›ymeti harbiyesi yoktur. Bunlar halk› aldatma ve demokratiklefliyoruz yalan›na inand›rma oyunlar›d›r. Kimse, polisin fliddetinin nedenini baflka yerlerde aramamal›d›r. Tersinden de¤erlendirerek, coplanmamak için daha “yumuflak” eylemler yapmak gerekir, yasall›¤›n d›fl›na ç›kmamak gerekir diye düflünmemelidir. Eylemlerde “medyatik” olmak ad›na, halka “kim bunlar ne yap›yorlar böyle” dedirtecek “medya maymunlu¤u”na yönelinmemelidir. Halk muhalefeti, demokratik muhalefe oligarflinin çizdi¤i s›n›rlar içinde “protestoculuk” oynanarak geliflmez. Böyle bir tav›r; Sol’dan, Tayyip Erdo¤an’›n mant›¤›n› de¤iflik biçimlerde tekrarlanmas› ve demokratik hakk› onlar›n izin verdi¤i kad›r›n› yapmakla s›n›rlamakt›r. Tam tersine daha kararl› bir duruflla hak ve özgürlükler mücadelesi gelifltirilebilir. AKP iktidar›n›n terörü, polisin vahfleti böyle bir mücadeleyle geriletilir. Demokratik haklar› kazanman›n tek yolunun direniflçi, kararl›, radikal bir çizgiden geçti¤i unutulmamal›d›r.
3 Rehine anti-emperyalist protestolar›n etkisiyle b›rak›ld›
D‹RENEN HALKLARIN DAYANIfiMASI tIrak’›n Felluce kentinde, direniflçiler taraf›ndan rehin al›nan Türkiyeli üç iflçi serbest b›rak›ld›. Serbest b›rak›lmalar›nda belirleyici etkenin, Türkiye halk›n›n anti-emperyalist eylemleri oldu¤u, hem direniflçiler hem de AKP iktidar› taraf›ndan aç›kland›. Direnen halklar›n dayan›flmas›n›n somut bir örne¤idir yaflanan. Ayn› düflmana, ayn› ruhla direnmenin yaratt›¤› bir dayan›flma köprüsüdür kurulan. Peki AKP iktidar› ne diyordu? AKP’li Savunma Bakan› Vecdi Gönül, Donald Rumsfeld'le görüflmeden ç›karken, “teröristlerle pazarl›k yapmay›z” diyordu. ‹nsan de¤eri bilmezler. ABD’ye hizmet etmek varken, üç insan›n ne k›ymeti var ki! Onlar sadece yok etmeye, öldürmeye giderler. Halklar yaflat›r. Üç insan›m›z halklar›n direniflleri, dayan›flmalar› ile bugün yafl›yorlar. NA-
TO karfl›t› eylemlere sald›ran AKP iktidar›n›n bakan› Abdullah Gül gayet piflkin bir flekilde protesto eylemleri yapanlara “teflekkür etti¤ini” söylüyor. Ama, sadece Kad›köy mitingi için. Sanki direniflçiler sadece Kad›köy’ü kastetmifl gibi. Bir samimiyet olsa, Okmeydan›’ndakilere de, baflka yerlerde ‹stanbul’u NATO’ya dar edenlere de teflekkür etmeli. Biz var›z! Irak’tan, Filistin’e, dünyan›n dört bir yan›nda emperyalizme ve iflbirlikçilerine karfl› direnen halklar var. Ve halklar direniflin her türlü biçimini yaflama geçirdikleri gibi, dayan›flmalar›n› da yaflat›yor ve güçlendiriyorlar.
Say› 114 35 4 Temmuz 2004
ABD’nin “Terörle mücadelede uluslararas› e¤itim”i ve “yok edilmesi gereken 20 örgüt”
ABD TÜM ÜLKELER‹N KAT‹LLER‹N‹ E⁄‹T‹ME ALIYOR Amerikan emperyalizmi, “Uluslararas› terörizmle mücadele” çerçevesinde, “uluslararas› e¤itim” program› bafllat›yor. Buna göre, ABD, iflbirlikçi ülkelerin, özellikle “listesinde” yer alan örgütlerin faaliyeti olan ülkelerin polislerini, ölüm mangalar›n› e¤itime alacak. ABD’nin “terörle mücadele politikalar›”n›n da anlat›ld›¤› bir raporla program duyurulurken, dünyada 20 örgüte karfl› “uluslararas› mücadele edilmesi gerekti¤i” belirtiliyor. Küba, Kuzey Kore, ‹ran, Irak, Sudan, Suriye, ve Libya “teröre destek veren ülkeler” olarak yeniden hedefe konulurken, 20 örgütün ad› da s›ralan›yor. Bu örgütler aras›nda islamc› ve solcu bütün Filistin örgütleri yer al›yor. Ayr›ca, El Kaide ve çeflitli islamc› örgütlerin ad› s›ralan›yor. Ulusal hareketler listesinde ise, PKK, IRA, ETA gibi örgütlenmelerin yok edilmesinden söz ediliyor.
Say› 114 36 4 Temmuz 2004
“Uluslararas› mücadele edilmesi gereken” devrimci örgütler listesi ise flöyle: Türkiye’den DHKP-C, Kolombiya’dan FARC ve ELN, Peru’dan Ayd›nl›k Yol ve Tupac Amaru. Bu listelerde bir yenilik yoktur. ABD’nin “te-
B a s › n d a n
rör” demagojisini sürdürme, terörünü meflru gösterme amac›yla haz›rlanan bir liste. Yine yeni olmayan ama halklara bu kadar aç›k bir flekilde duyurulan k›sm›, ABD’nin aç›kça, bir çok ülkeden ölüm mangalar›, iflkenceciler e¤itece¤i. Ony›llard›r yap›yordu bunu. Türkiye dahil, devrimci mücadelenin bulundu¤u bütün ülkelerin iflbirlikçi iktidarlar› ölüm mangalar›n›n, iflkencecilerinin e¤itimi için Amerika’ya gönderiyordu. AOS isimli cuntac› e¤iten okullar› dahi bulunan ABD, flimdi alenilefltiriyor. “Teröre karfl› savafl” askeri, ideolojik, siyasi ve psikolojik savaflta, dünyan›n geri b›rakt›r›lm›fl ve halklar› isyan eden onlarca ülkesinde sürdürülüyor. Bu e¤itim program› da bunun bir parças›d›r. Art›k resmilefltirilmifltir ki; ülkemizde devrimcileri katledenler, ABD’nin e¤ittikleridir. ABD’nin “terörle mücadele” ad›n› verdi¤i egemenlik politikalar›na hizmet eden iflbirlikçilerdir. ABD’nin “terör listelerine” al›nmak ise, halklar›n›n kurtuluflu için emperyalizme ve iflbirlikçilerine karfl› savaflanlar aç›s›ndan ancak “onur” olarak görülebilir.
“Bir tekzipe karfl› iki mektup!” Gazeteci-yazar Perihan Ma¤den, 30 Haziran günkü Radikal’deki köflesinde, Ulucanlar Hapishanesi’nde tutuklu olan bir TAYAD’l›n›n mektubunu yay›nlad›. Ma¤den, mektubun ard›ndan köflesinin sonuna ise flu notu düfltü:
Not: Onlarca gazetede, yüzlerce köfle yazar› ölüm orucunda ölenleri, TAYAD'l›lar›, görüflülmekte olan ‹nfaz Yasas›'n›, tek tip elbise/zorla çal›flt›rma önerilerini, görmezden geliyor. YOK say›yorlar. Köflelerini bu durmaks›z›n kanayan yaraya açan bir-iki yazar, Hikmet Sami Türk zaman›nda mahkeme manya¤› edilmiflti. fiimdi de tekzip manya¤› edilmeye çal›fl›l›yor. Ben, her türlü nesnel kriter göz ard› edilerek yay›mlat›lan her eski ve yeni tevkifevleri müdürü tekzibine karfl›l›k, en az iki adet mahkûm mektubu yay›mlamaya karar verdim köflemde. TÜM bas(k)›n yalama neferleriyle arkan›zda. Birileri de bu kadar arada bir de olsa, izninizle, onlar›n sesini de duyurabilsin köflelerinde. Bu kadar›na tahammül etmeyi bir zahmet ö¤reniverin, beyler. Demokratikleflme, bunu DA gerektirir. Zira.
Sistematik ‹flkence Sürüyor "26 Haziran, Birleflmifl Milletler ‹flkence Görenlerle Dayan›flma Günü" nedeniyle ortak bir bas›n toplant›s› düzenleyen, ÇHD, T‹HV, ‹HD ‹zmir flubeleri ile ‹zmir Barosu ve ‹zmir Tabip Odas›, “‹flkence Sistematik Olarak Sürüyor” dediler. “Uyum paketleri ile demokrasi getirmenin” sadece ka¤›t üzerinde kald›¤› belirtilen aç›klamada, iflkencenin sistematik olarak sürdü¤ü ve hapishanelerde tecritin devam etti¤i belirtildi. ‹flkence, tecrit, sald›r›lar gibi konularda örnekler verilen aç›klamada konuflan ‹zmir Barosu’ndan Av. Hamdi Y›ld›r›m, “19 Aral›k 2000’den bu yana uzun erimde kiflilik bütünlü¤ünü yok edici etkileri nedeniyle iflkence olarak de¤erlendirilebilecek olan tecrit uygulamas› sürüyor" dedi. Prof. Dr. Veli Lök ise; iflkence ve tecritin son buldu¤u gibi bir izlenim yarat›lmaya çal›fl›ld›¤›na dikkat çekerek böyle olmad›¤›n› verilerle ortaya koydu.
Yurtd›fl›ndan
Avrupa'da NATO Protestolar› NATO’ya karfl› Avrupa’daki eylemleri örgütlemek için oluflturulan ve kurucular› aras›nda Avrupa Haklar ve Özgürlükler Cephesi’nin de bulundu¤u Resistanbul 2004, 26 Haziran’da yürüyüfller düzenledi. Hollanda’n›n baflkenti Amsterdam’da düzenlenen yürüyüfle 1000 kifli kat›ld›. 1 Nisan komplosuyla ilgili kufllamalar da yap›l›rken, konuflmalarda NATO’nun protesto edilmesinin yan›s›ra, ölüm oruçlar›na dikkat çekildi. Kitleye seslenen bir Cepheli, ölüm orucu direniflinin emperyalizme karfl› bir direnifl oldu¤unu ifade etti. Konuflma s›ras›nda 114 direnifl flehidinin foto¤raflar› önünde bütün kitle sayg› duruflunda bulundu. ‹ngiltere’nin baflkenti Londra'da ki yürüyüfl, “Emperyalist Savafl Makinas› NATO Türkiye’den Defol” ortak pankart› arkas›nda gerçekleflti. Eyleme HÖC, ATIK, T‹K, ADHK ve Al›nteri kat›ld›. Almanya Köln’de gerçeklefltirilen yürüyüfle HÖC, AT‹K, AG‹F, B‹R-KAR, ALINTER‹, ADHK kat›ld›. NATO ve emperyalizme karfl› öfkenin hayk›r›ld›¤› eylemde, 500 kifli yürüdü. Berlin’de düzenlenen eylemde de 300 kifli yürüdü. NATO’yu protesto eylemlerinden biri de Hamburg'da 29 Haziran’da yap›ld›. "Emperyalist Saldırganlı¤a Karflı Birlik" tarafından düzenlenen yürüyüflte Almanya HÖC’ün de yer ald›¤› 200 kifli Merkezi Tren ‹stasyonu’ndan ABD Konsoloslu¤u yakınına yürüdü. Bu eylemin ard›ndan da Türkiye Konsoloslu¤u önünde bir gösteri düzenlendi. Eylemde HÖC adına, zirve öncesi baskıları anlatan bir açıklama okundu. Avusturya Viyana’da ABD Büyükelçili¤i’ne yüründü. “Kahrolsun ABD ‹flbirlikçi AKP” sloganlar›n›n at›ld›¤› eylemde, HÖC “ABD Sald›rganl›¤›na ve Tecrite Hay›r” ve “Türkiye Hapishanelerinde Tecrit Politikasi Sonucu 114 ‹nsan fiehit Düfltü” pankartlar› tafl›d›. Eyleme, Resistanbul 2004 bileflenlerinin yan›s›ra Avusturya solu da kat›ld›. Paris’te, “Emperyalist Savafla ve ‹flgale Son, Direnen Halklar Terörist De¤ildir” pankart›yla yüründü. HÖC’ün de oldu¤u Türkiyeli gruplardan oluflan 300 kifli meydanda yap›lan konuflmalarla eyleme son verdi. Bu arada, Resistanbul 2004 panellerinden biri de Paris’te düzenlendi. Resistanbul 2004’ün NATO karfl›t› kampanyas›n›n sürdü¤ü yerlerden biri olan ‹sviçre’de de yürüyüfl vard›. HÖC, ‹T‹F, ‹G‹F, ADHK, B‹RLondra KAR, Al›nteri, Mücadele Birli¤i,
Direnifl, SEH, SPI (‹ran) taraf›ndan Zürich'te organize edilen yürüyüfl’de Resistanbul 2004 imzal› "‹stanbul'da NATO Zirvesine Geçit Vermeyelim” pankart› tafl›nd›. Bunun arkas›nda her siyasi grup kendi pankartlar›n› açarken, HÖC, "Tecrit Öldürüyor Katliam› Durdurun" ve "NATO Da¤›t›ls›n Üsler Kapat›ls›n" pankartlar›yla yer ald›. Emperyalizmin hücrelerinde direnen kahraman flehitler, Hollanda’da selamland›. Bir grup ‹sviçreli anti-faflistin de kat›ld›¤› ve 400 kiflinin yer ald›¤› yürüyüfl, GBI Sendikas›'n›n önündeki parkta Bush maketinin yak›lmas› ve sloganlar›n at›lmas›yla son buldu. Resistanbul 2004’ün son olarak düzenledi¤i yürüyüfl ise 28 Haziran’da Brüksel’de, Avrupa Komisyonu’nun bulundu¤u meydanda yap›ld›. Eylem öncesi kapal› salonda bir bas›n toplant›s› ile NATO anlat›ld›. Mitingde NATO’yu teflhir eden pankartlar aç›ld› ve birçok dile çevrilmifl bildiriler da¤›t›ld›. Bu arada, tutsak yak›nlar› bir binan›n üzerinden, “Duydunuz mu? Türkiye polisi sahte belge düzenleyerek insan tutukluyor, dernek kapat›yor ve Avrupa bunu destekliyor" yaz›l› kuflmalar› yapt›lar. Polis, suç ortakl›¤›n› teflhir eden 4 kifliye sald›rarak gözalt›na ald›. Bu s›rada, internet üzerinden yay›n yapan Halk›n Sesi TV muhabirinin foto¤raf makinas›na el konuldu. Makina geri verildi¤inde ise, sadece polisin sald›r›s›n› gösteren karelerin seçilerek silindi¤i anlafl›ld›. Halk›n Sesi TV bu anti-demokratik uygulamay› k›nad›. AB merkezi önünde, Avrupa demokrasisi ifade özgürlü¤üne sald›rmakla yetinmiyor, sansürcülü¤ünü de gösteriyor. NATO Terörü Protesto Edildi NATO Zirvesi günlerindeki sald›r›lar, Resistanbul 2004 taraf›ndan gösterilerle protesto edildi. Türkiyeliler’in yo¤un olarak yafladı¤ı Berlin Kreuzberg'de korsan gösteri düzenlenerek protesto edildi. Eylemde, yol trafi¤e kapat›larak “‹stanbul'da NATO Terörüne Hayır” pankartı açıldı. Ayr›ca, Berlin Türkiye Konsoloslu¤u önünde “Katil NATO Katil Emperyalizm” slogan›yla bir eylem yap›ld›.
Say› 114 37 4 Temmuz 2004
Katil Devlet Hesap Verecek Hüseyin Çukurluöz, Bekir Baturu, Hasan Hüseyin Boyraz ve Semiran Polat yurtd›fl›nda an›ld›. 25 Haziran günü Londra’daki Türkiye Büyükelçili¤i önünde toplanan kitle, “Türkiye F tipi Hapishanelerinde 114 ‹nsan Öldü Duydunuz mu?” pankart› açt› ve “Katil Devlet hesap verecek” sloganlar› att›. Viyana’da, Resistanbul 2004’ün eyleminin ard›ndan, HÖC’lülerin Türkiye Konsoloslu¤u önünde düzenlemek istedikleri gösteri polis taraf›ndan engellenmeye çal›fl›ld›. Buna ra¤men flehitlerini anma kararl›l›¤› sergileyen kitle, konsolosluk önünde “‹flte Buras› Katillerin Yuvas›” sloganlar› ve kahraman flehitlerimizi selamlayan sloganlarla eylemi gerçeklefltirdi.
Say› 114 38 4 Temmuz 2004
Almanya’n›n Düsseldorf flehrindeki Türkiye Konsoloslu¤u önünde de 26 Haziran günü TAYAD Komite taraf›ndan protesto eylemi gerçeklefltirildi. “Yaflas›n Ölüm Örucu Direniflimiz” pankart›n›n tafl›nd›¤› eylemde “Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez” sloganlar› at›ld›. Hamburg flehrinde 27 Haziran günü bir anma yapan devrimciler, 29 haziran günü de, Türkiye Konsoloslu¤u önünde düzenledikleri eylemle katliamc› devleti protesto ettiler, flehitleri selamlad›lar. Berlin'deki anma ise, 27 Haziran günü IKAD'da gerçeklefltirildi. Nürnberg HÖC, flehitlerini düzenledikleri protesto gösterisi ile and›lar. Paris Resistanbul 2004 yürüyüflünden önce, Ekin Kültür Derne¤i’nde toplanan HÖC’lüler, flehitlerin resimlerini karanfillerle süsleyerek Cephe aç›klamas›n› okudular. Bir baflka anma da ‹sviçre Zürih’deki Türkiye Baflkonsoloslu¤u önündeydi. "Tecrit Öldürüyor, Katliamlar› Durdurun" dövizleri tafl›nan eylemde, flehitler için sayg› duruflunda bulunuldu.
Avrupa, Hukuksuzlu¤un Suç Orta¤›d›r Avrupa’n›n deste¤iyle yap›lan 1 Nisan hukuksuzluk terörünü teflhir kampanyas› sürüyor. Brüksel’deki AB binas› önünde; Almanya’n›n Frankfurt, Düsseldorf, Duisburg, Krefeld, Neuss, Essen, Gelsenkirchen, Oberhausen, Bottrop, Nürnberg flehirlerinde; ‹sviçre'nin Tun, Solothurn ve Zürich flehirlerinde yap›lan kufllamalarla, Avrupa emperyalizminin faflizme deste¤i ve hukuksuzlu¤a ortakl›¤›, Avrupa halklar›na anlat›lmaya devam edildi. Kampanyan›n bir baflka etkinli¤i de, 25 Haziran günü Berlin'de düzenlenen paneldi. TAYAD Komite'nin düzenledi¤i panele Av. Ahmet Düzgün Yüksel, Alman devrimciler Marco ve Daniel, Neues Deutschland Gazetesi’nden Peter Nowak konuflmacı olarak katıldı. Ayrıca Bülent Arınç'ın Berlin'e geldi¤i gün Federal Parlemento'nun önünde kufllama yapıldı.
Yunan Solundan Anlaml› Dayan›flma Türkiye ve Kürdistan'l› Devrimci Tutsaklarla Dayan›flma Komitesi, Almanya'ya iadesi istemiyle üç ayd›r Yunanistan’da tutuklu bulunan Sinan Bozkurt'la dayan›flma gecesi düzenledi. 24 Haziran günü, Atina merkezi meydan› Propilia'daki etkinlikte, Komite temsilcisi yapt›¤› konuflmada, “Irak'ta, Filistin'de, Türkiye'de bombalar, kurflunlar, iflgaller, iflkenceler ve F tipi hücrelerle, Avrupa'da ise terör yasalar›yla halklar›n direniflini ezmek ve emperyalizme muhalif her sesi bo¤mak istiyorlar" dedi ve direnifllerin bast›r›lamayaca¤›n› belirtti. Daha sonra, Tüm Memur Sendikalar› Konfederasyonu ADEDY, Ö¤retmenler Federasyonu OLME ve Atina Barosu temsilcileri birer konuflma yaparak Sinan Bozkurt'un anti-emperyalist, anti-faflist düflünceleri nedeniyle emperyalizmin hedefi oldu¤u belirttiler ve dayan›flman›n her devrimci-demokrat insan için bir görev oldu¤u söylediler. Konuflmalar›n ard›ndan 1500 kifli bir yürüyüfl yapt›. "TERÖR‹ST, HALKLAR DE⁄‹L, NATO VE EMPERYAL‹STLERD‹R", " S‹NAN BOZKURT'A ÖZGÜRLÜK" “YAfiASIN HALKLARIN KARDEfiL‹⁄‹" sloganlar›yla AB Birli¤i bürosu ve Yunanistan Meclisi önünden geçerek yeniden meydanda toplanan kitle, Yunanistan Müzikçiler Derne¤i, Basilis Lekkas ve Grup Sevcan'›n dinletisini izledi. Ayr›ca; 25-26 Haziran günlerinde Atina kent merkezinde, aralar›nda Türkiye, Irak, Filistin ve Afganistanl› mültecilerin de oldu¤u 43 mülteci kurumu ve Yunanistan Komünist Partisi’nin kat›l›m› ile iki günlük bir festival düzenlendi. Festivalde, Türkiye ve Yunan Halklar› ‹le Dayan›flma ve Kültür Derne¤i stand açt› ve Grup Sevcan da türküleriyle kültürel programlara kat›ld›.
Muzaffer Do¤an S›n›rd›fl› Tehdidi Alt›nda TAYAD Komite 27 Haziran tarihinde bir aç›klama yaparak, Muzaffer Do¤an’›n s›n›rd›fl› edilmek için hala Dresden Hapishanesi’nde tutuldu¤u duyurdu. Do¤an’›n s›n›rd›fl› edilmesi durumunda siyasi kimli¤inden dolay› Türkiye’de büyük olas›l›kla tutuklanaca¤›n› belirten TAYAD Komite, buna ra¤men s›n›rd›fl› hapishanesinde tutuldu¤unu dile getirdi. Aç›klamada, duyarl›l›k ça¤r›s› yapan TAYAD Komite, “s›n›rd›fl› durumunda Do¤an’›n bafl›na gelebilecek her olumsuz durumdan Almanya sorumlu tutulacakt›r” dedi.
A yn› S afta
28-29 Haziran›n›n ‹stanbul’unda
REFORM‹ZM ve DEVR‹MC‹L‹K
NATO Zirvesi’ne karfl› mücadelede yo¤un bir süreç yaflad›k. Haftalar süren bir eylem süreci oldu. Her eylemin, slogan›n, afiflin, bildirinin arkas›nda ise, saatler, bazen günler boyu süren tart›flmalar vard›. O tart›flmalar› yürüten “birlikleri” ve sonuçta ortaya ç›kan prati¤i flimdi enine boyuna de¤erlendirmek durumunday›z. NATO’ya karfl› yap›lacak baz› eylemlerle ilgili yap›lan ça¤r›lar›n alt›ndaki imzalara bak›l›rsa, bu mücadelede çeflitli “birlik”lerin, konfederasyonlar›n biraraya geldi¤i izlenimine kap›l›nabilir. Oysa süreç tüm bu “birlik” görünümüne ra¤men tam tersine, devrimcilerle reformizmin ayr›flmas›na sahne olmufltur. 1 May›s 2004’teki ayr›flma, bu kez biraz daha farkl› ve Türkiye solunun mevcut durumuna daha uygun bir ayr›flma halinde yaflanm›flt›r. Bu tart›flmalarda yeralanlar›n (D‹SK, HAK-‹fi, KESK, TMMOB, TTB, Küresel Bar›fl ve Adalet Koalisyonu(BAK), ‹flgale Karfl› Komiteler(‹KK), NATO ve Bush Karfl›t› Birlik) ne zaman, nerede, ne yapt›klar›na bakt›¤›m›zda karfl›m›za iflte bu ayr›flma ç›kacakt›r.
28-29 Haziran tablosu, ayr›flman›n tablosudur 27 Haziran’da herkes Kad›köy’deydi. 28-29 Haziran’da ise herkes baflka bir yerde! 28 Haziran’da, ‹stanbul’un de¤iflik noktalar›nda yaflananlar, adeta Türkiye solunun resmini çiziyordu. TKP ‹stiklal Caddesi’nde, parti binas›n›n önündeydi. NATO Zirvesi’nin yap›laca¤› iki gün boyunca TKP’nin program› “Parti binas› önünde bas›n aç›klamas› yapmak”tan ibaretti. Asl›nda böyle bir “programlar›” da yoktu baflta. O günlerde onlar›n salon toplant›lar›, kamplar› vard›, ne tesadüfse iflte o günle çak›flm›flt›... NATO’ya karfl› yap›lan birlik toplant›lar›nda, 27 Haziran üzerine çok konuflulmufl, fakat 28-29 Haziran ise reformizm taraf›ndan ›srarla geçifltirilmeye çal›fl›lm›flt›... Çünkü reformizmin niyeti, 27 Haziran’da yasal, izinli “büyük buluflma”ya kat›l›p sahneden çekilmekti. Ama bunu tam olarak yapamad›lar... Devrimcilerin o gün eylemde olaca¤›n› bildikleri için zevahiri kurtarmak için onlar da “birfley-
ler yapmal›”yd›lar. O bir fley de parti binas› önünde bas›n aç›klamas›yd›... TKP o gün parti binas› önünde aç›klamas›n› yapt›, madem bu kadar toplanm›fl›z biraz da yürüyelim dediler, Taksim’e do¤ru yerlerinden hafifçe k›m›ldad›lar. Polis “dur!” diye karfl›lar›na ç›kt›... Yürüme kararl›l›¤› göstermediler. Çünkü orada yap›lan aç›klamalar›n da aç›kça ortaya koydu¤u gibi polisle uzlaflmayd›. Polisle anlafl›p bir kaç kifliyi Frans›z Konsoloslu¤u önüne kadar gönderdiler ve eylemlerini bitirdiler. Sonra da muhtemelen Kemerburgaz’daki kamplar›na gittiler. Di¤erleri neredeydi peki o gün? ‹KK’yi o gün ‹stanbul’un hiç bir yerinde gören olmad›. BAK’› da o gün ‹stanbul’da gören olmad›. Kay›plara kar›flm›fllard›. ÖDP’liler ise, bir ara 30 kiflilik bir grupla Beyo¤lu’nda flöyle bir görünüp da¤›ld›lar. Onlar›n da bir program› yoktu 28-29’u için. Bu küçük gösteri de ÖDP’nin zevahiri kurtarma eylemiydi. D‹SK’i, Kad›köy mitinginin bafl konuflmac›lar›ndan HAK-‹fi’i de gören olmad› etrafta. KESK, Saraçhane taraflar›nda birkaç yüz kiflinin kat›ld›¤› bir yürüyüfl yapt›, Taksim’e yürümek istemifllerdi, ama verilmeyince, ne yapal›m deyip vazgeçtiler... Ve Okmeydan›... Oligarflinin polisi tüm gücünü y›¤m›fl oraya. Devrimciler, binlerce polise karfl› çat›fla çat›fla yürüyorlar. Da¤›l›yorlar, yeniden toplan›yorlar... Üzerlerine ya¤an gaz bombalar›n›n, plastik mermilerin alt›nda barikatlar kurup direnifli sürdürüyorlar... Mecidiyeköy’de bir baflka direnifl var... Yüzlerce gözalt›ya, yaral›ya ra¤men NATO’ya karfl› sloganlar hiç susmuyor... 29’unda devrimciler d›fl›nda yine kimse yok ortalarda... Devrimciler Galatasaray’a ç›k›yorlar bu kez... Bir gün önce TKP ayn› yerde toplanm›fl ve sald›r›ya maruz kalmam›flt›. Toplanan devrimciler olunca, yine gaz bombalar› konufluyor... Sokak aralar›nda direniyor devrimciler... Emperyalist katillere devrimcilerin “NATO Defol!” sloganlar›n›n hala devam etti¤i iletiliyor... Bu tablo, icazetçi solla, devrimcili¤in ayr›flmas›d›r.
Say› 114 39 4 Temmuz 2004
Kim birlikçi, kim ‘birlikçilik’ oynuyor? Kim bölüyor, kim birlefltiriyor? fiu hiç bir tereddüte yer b›rakmayacak biçimde ortaya ç›kt›; bu süreçte birlik düflüncesi ve sorumlulu¤uyla hareket eden tek güç, tüm devrimci gruplar›n içinde yerald›¤› Irak’ta ‹flgale Hay›r Koordinasyonu’dur. Koordinasyon birlik sorumlulu¤uyla bu sürece özgü olarak NATO ve Bush Karfl›t› Birlik’in kuruluflunu sa¤lam›fl ve birliktelik içinde de ayn› düflünce ve sorumlulukla hareket etmifltir. Gerçekte bu birli¤in d›fl›nda ortada baflka bir birlik de yoktur. Sadece “birlik” oldu¤unu iddia edenler vard›r. Bar›fl ve Adalet Koalisyonu (BAK), s›n›rl› bir ayd›n çevresiyle takviye edilmifl ÖDP’den baflka bir fley de¤ildir. ‹flgale Karfl› Komiteler (‹KK) de ayn› flekilde bir kaç “ba¤›ms›z”la takviye edilmifl TKP’dir.
Say› 114 40 4 Temmuz 2004
Peki bu kesimler neden böyle “takiyye”lere ihtiyaç duyuyor? Nedeni aç›kt›r; devrimcilerle birlikte olmaktan kaçt›klar›, bir birlikte yeralamayacak kadar grupçu, f›rsatç› ve hesapç› olduklar› için, kendi yazd›klar› birlik mizansenleri içinde yeralarak birlik kaçk›nl›¤›n› gizlemeye çal›fl›yorlar. NATO Zirvesi’ne karfl› mücadele sürecinde “üç birlik”ten sözedildi, fakat gerçek durum fluydu; NATO ve Bush Karfl›t› Birlik, ÖDP ve TKP. Bu gerçe¤e ra¤men, “Üç birlik” diye diye, ka-
rar almay›, prati¤i hantallaflt›ran bir bürokrasi yarat›ld›... Bu kadarla kalsayd› neyseydi... KESK, D‹SK, TMMOB, TTB de biz de “ayr›y›z” diye ç›kt›lar ortaya. Oysa onlar “birey” olarak BAK içindeydiler, onlara ba¤l› kurumlar NATO ve Bush Karfl›t› Birlik içindeydi... Ama olsundu, onlar›n isimleri de ayr›ca yaz›lmal›yd›... Sonuçta NATO Zirvesi’ne karfl› MERKEZ‹ M‹T‹NG için yap›lan “büyük buluflma” ça¤r›s›n›n alt›nda flu imzalar s›raland› (S›ralama orjinalindeki gibi(!)dir): D‹SK, HAK-‹fi, KESK, TMMOB, TTB, Küresel Bar›fl ve Adalet Koalisyonu, NATO ve Bush Karfl›t› Birlik, ‹flgale Karfl› Komiteler. Peki s›raland› da ne oldu? Burada imzas› olanlar gerçekten bu mücadeleyi bütünüyle omuzlad›lar m›? 28-29 Haziran tablosu bu sorunun cevab›n› veriyor. Bu da bir yana, bu bildiride ça¤r›s›n› yapt›klar› ‹stanbul Aksaray’daki “büyük buluflma”y› bile gerçeklefltirme cüretini gösteremediler. Oligarflinin tehditleri üzerine miting yerini adeta kaç›r›rcas›na, o “büyük buluflma” bildirisinde imzas› olanlar›n itirazlar›n› dinlemeyerek Kad›köy’e ald›lar. NATO Zirvesi’ne karfl› mücadelede görülmüfltür ki, reformizm devrimcilerle birlikte olmak istememektedir. Devrimcilerle “ortak” ifl yapmak için her biraraya geliflleri, devrimcileri yasall›k, statüko içine çekme, D‹SK-KESK, TTB, TMMOB arac›l›¤›yla devrimciler üzerinde otorite kurma
Kad›köy Mitinginde Sadece Onlar Varm›fl! Baflbakan Yard›mc›s› Abdullah Gül, Irakl› direniflçilerin üç Türk rehineyi, “Türkiye halk›n›n antiemperyalist mücadelesi nedeniyle serbest b›rakmalar›” üzerine Hak-‹fl Baflkan› Salim Uslu ve D‹SK Baflkan› Süleyman Çelebi’yi arayarak teflekkür etmifl. Bunu f›rsat bilen Salim Uslu, televizyon ekranlar›nda Kad›köy mitingini sahiplenip, AKP iflbirlikçili¤ini gizlemeye çal›flt›. Kimse sormad›, Salim Uslu efendi, kaç kifli getirdin o Kad›köy mitingine? Hak-‹fl NATO’ya karfl› baflka ne yapt›? Sorulsayd› verecek cevab› yoktu. Kad›köy mitingini “tek bafl›na” sahiplenen bir Salim Uslu de¤ildi. Televizyon ekranlar›na ç›kar›lan ÖDP’nin eski Genel Baflkan› Ufuk Uras da süreci öyle anlatt› ki, sanki BAK’tan baflka kimse yok... Peki BAK kaç kifli getirdi Kad›köy’e? Onbinlerce kiflinin içinde kaç kifliydi BAK? Ve
BAK 28-29 Haziran’da neredeydi? Bir de Salim Uslu da, Ufuk Uras da anlaflm›fl gibi, NATO’ya karfl› mücadeleyi Kad›köy mitinginden ibaret gibi gösterme gayretindeyUfuk URAS diler. Irak’l› direniflçiler Türkiye halk›n›n NATO’ya karfl› direniflinden sözederken sadece Kad›köy’den bahsetmiyorlard› herhalde. Irak’l› direniflçilerin “direnifl”ten anlad›klar›n›n Ufuk Uras’›n anlad›¤› direniflten farkl› oldu¤u kesindir. Ufuk Uras NATO’ya direnifl denilince Kad›köy’ü say›p, Okmeydan›’n›, Mecidiyeköy’ü, Galatasaray’› yok sayabilir, ama Irakl› direniflçilerin yok saymayaca¤› aç›kt›r. Bunu bile bile, Uras’›n ve Uslu’nun yapt›klar›, tek kelimeyle direnifl h›rs›zl›¤›d›r ve direnen güçlere sayg›s›zl›kt›r. BAK’c› Ufuk Uras, gecesini gündüzünü kapitalizmin ürünlerini pazarlamak için harcayan “reklamc› sosyalist yoldafllar›”ndan pazarlamac›l›¤› iyi ö¤renmifl anlafl›lan.
amaçl›d›r. Her iki amaçlar›na ulaflamad›klar› noktada, birlikleri bozmakta, al›nan tüm ortak kararlar› çi¤nemekte bir an bile tereddet etmemektedirler. Devrimcileri d›fllayan ve sadece oligarflinin yasall›¤› içinde hareket eden bu çizgi çok aç›k biçimde görülmüfltür. NATO’ya karfl› eylemler sürecinde, birlikte bir fley yapmak için verdikleri tek bir taviz, gösterdikleri bir esneklik ve ortak eylemlere ciddi bir kat›l›mlar› yoktur. Tersine, BAK’c›lar›n toplant›lardaki iki sözünden biri “biz çekiliriz” olmufltur. Ama Koordinasyon’daki bozgunculuklar›yla çok teflhir olduklar› için çekilmeye de cüret edememifllerdir. Bak›n, 28-29’unda yapt›klar› göstermelik eylemlerde de tek bafllar›nad›r. Zevahiri kurtarma eylemcileri, bunda bile yanyana gelememifltir. Gerek NATO ve Bush Karfl›t› Birlik içinde, gerekse de Okmeydan›-Mecidiyeköy direniflinde birleflebilen ve birlefltiren sadece devrimcilerdir.
Kad›köy ve Okmeydan› Oligarfli, kendi denetiminde ve kendi gösterdi¤i yerde bir merkezi mitingin önünü açm›fl, bunun d›fl›ndaki herfleyi engellemeye çal›flm›flt›r. Oligarflinin hesab›, mitingi, demokrasi flovunun bir parças› olarak kullanmak ve dünyaya “bak›n, bizde de gösteriler yap›l›yor” diyebilmektir.
KESK-D‹SK-TMMOB-TTB Dayatmac›l›¤› Terkedilmelidir! KESK-D‹SK-TMMOB-TTB bloku, Nato’ya karfl› mücadele sürecinde de dayatmac›, üstenci politikalar›n› sürdürdüler. Bu konuda devrimcilerin elefltirilerini dikkate almama tav›rlar›n› sürdürüyorlar. Haftalarca tart›fl›l›p gerçeklefltirilen birlikleri, al›nan kararlar› yok say›p kendilerini dayatt›lar yine. ‹lla ça¤r›larda onlar›n imzas› ayr›ca olacak, illa komitelerde onlar olacak, illa onlar›n baflkanlar› konuflacak, eylemler illa onlar›n dedi¤i biçimde olacak... 27 Haziran mitinginin organizasyonu s›ras›nda dayatmalar›n› flu düzeye indirdiler: “Baflkan›m›z konuflmazsa, biz çekiliriz” NATO’ya karfl› Türkiye’den güçlü, kitlesel bir ses yükseltmek, onlar›n umurunda bile de¤ildi, herfley baflkanlar›n›n konuflmas›na endeksliydi. Peki baflkalar›n›n baflkanlar›, sözcüleri yok mu? Siz hangi hakla istiyorsunuz bu söz hakk›n›? Sendikalar›n›z, odalar›n›z kaç kifli getirdi Kad›köy’e? 28-29 Haziran’da devrimciler direnirken nerelerdeydiniz? Söz hakk›, öncülük bura-
Bafltan itibaren NATO’ya karfl› mücadeleyi bu merkezi mitinge indirgeyen reformizm, bunda da kararl› olamam›fl, oligarflinin tehdit ve flantajlar›n›n karfl›s›nda duramam›fl, mitingi ilan etti¤i yerde yapamam›flt›r. Oligarfli Kad›köy’e de izin vermeseydi, reformizmin parti binalar›n›n önünden baflka bir yerde bir fley yapamayac›¤› aç›kt›r. Kad›köy mitingi, reformizm için politik aç›dan da icazet s›n›rlar› içindedir. NATO, AKP’yle birlefltirilmemifltir. Sanki AKP’nin NATO’nun halk düflmanlar› politikas›nda hiç bir yeri yokmufl, sanki sadece zirveye “ev sahipli¤i” yap›yormufl gibi, AKP’nin ev sahipli¤inin suç ortakl›¤› oldu¤u öne ç›kar›lmam›fl, Kad›köy’de AKP’ye karfl› öfke seslendirilmememifltir. Ayn› Irak’ta iflgale karfl› yap›lan eylemlerde AKP’ye dokunulmad›¤› gibi. ‹ktidar da bu mitingi kendi politikalar› do¤rultusunda kullanmak istemifl, polis, bu mitinge bu nedenle nerdeyse hiç bir müdahalede bulunmam›flt›r. Okmeydan›’nda ise devrimciler vard›r. Polis bütün gücüyle y›¤›na¤›n› buraya yapm›fl, devrimcilerin zirve yasaklar›n› zorlamas›na, Mecidiyeköy’de toplan›p yürümesine engel olmak istemifltir. NATO’ya karfl› belirleyici tav›r buradad›r. NATO protestolar›na damgas›n› vuran Okmeydan›d›r. ‹ktidar da bunu bildi¤inden buraya sald›rm›flt›r. lardan geçer. Bu sorular› cevaplar› olmayanlar›n solla iliflkilerini gözden geçirmeleri kaç›n›lmazd›r. KESK-D‹SK-TMMOB-TTB yöneticileri, e¤er devrimci gruplar “bize muhtaçlar” diye düflünüyorlarsa, yan›l›yorlar. Birincisi, devrimci, demokratik güçler aras›ndaki iliflki “muhtaçl›k” iliflkisi de¤ildir. Bu iliflkiler ve birlikte olma iste¤i, halk›n mücadelesini gelifltirme sorumlu¤unun sonucudur. ‹kincisi, mesele güç meselesiyse, kimin ne gücü oldu¤u 1 May›s’ta Saraçhane’de, 27 Haziran’da Kad›köy’de bir kez daha görülmüfltür. Devrimcileri tasfiye ederek, devrimcilikten uzaklaflarak, Avrupac›l›k, sivil toplumculuk rüzgarlar›nda kalarak bulundu¤unuz örgütleri eritmiflken, sol içinde dayatmalarla bu güçsüzlü¤ü örtemezsiniz. Bu dayatmay› devrimci hareket kabul etmeyecektir. Konfederasyon ve odalar, tüm kesimlerle demokratik bir iliflki biçimini kabul etmeli ve benimsemelidirler. E¤er aç›klamalarda s›k s›k vurgulad›klar› “mücadeleyi gelifltirmek”te samimi iseler, bunun yollar›ndan biri budur. Sola karfl› izlenen dayatmac›l›k, üstencilik, buna hizmet etmez.
Say› 114 41 4 Temmuz 2004
O gün ÖDP ve TKP’nin Beyo¤lu’ndaki, KESK’in Saraçhane’deki eylemleri, tam bir zevahiri kurtarma ve de kaç›fl tavr›d›r. Dostlar al›flveriflte görsün misali yap›lm›flt›r. Reformizm bafltan itibaren “tek bir miting”de odaklaflm›fl, baflka da bir fley yapmak istememifllerdir. Yine ayn› nedenle toplant›larda 28 ile 29’u için hiç bir ortak karar almam›fllard›r, al›nmas›n› da sürekli engellemeye çal›flm›fllard›r. Hesap bellidir. O gün, protestolara oligarfli sald›racakt›r. Amaç bundan uzak kalmak, devrimcelerle oligarfliyi baflbafla b›rakmakt›r. Böyle de yapm›fllard›r.
‹ki ayr› politika, iki ayr› devrimcilik tarz› ortaya ç›km›flt›r Bir yanda Devrimcilerin bulundu¤u Okmeydan›’nda direnifl, çat›flma ve militanl›k. Ve bunun ya-
n›nda Mecidiyeköy’deki SDP ve EMEP’liler... Öte yanda ÖDP ve TKP. Birine, “buyurun konsolosluk önüne pankart›n›z› as›n” diyor, ötekine gaz bombalar› at›yor. Polis, Kad›köy’de üst aramas› dahi yapm›yor, dü¤ün flenlik havas›n› pompal›yor; Perpa’da gaz bombalar› ya¤d›r›yor; oligarflinin verdi¤i mesaj aç›kt›r; yapacaksan›z, böyle (Kad›köy’deki reformistler gibi) yap›n... ‹ktidar saflaflmaya zorluyor ve militan devrimcili¤i, militan eylemi yok etmek istiyor. ÖDP ve TKP, devrimcilerden ayr›larak bir aferini daha haketti! 28 Haziran akflam› Kanal 7’de konuflan gazeteci Mehmet Barlas, Okmeydan›’nda direnenlere “terör, fliddet” diye sald›r›rken, “bak›n –diyordu– bak›n TKP’liler ne güzel bar›flç› bir flekilde eylemlerini yap›p demokratik haklar›n› kullan›yorlar...”
Kap›lar› kapatmak nas›l oluyormufl, ö¤rendik! Say› 114 42 4 Temmuz 2004
TKP, tam alt› ay önce “‹stanbul kap›lar›n› NATO’ya kap›yor” diye ç›kt› ortaya. El çabuklu¤u marifet; ilk o konuflunca, öncü de o olacakt›... Aç›klamalar, toplant›lar, giriflimler... Zannedersiniz ki gerçekten kap›lar› kapatacaklar. Bu kadar önceden bu konuda kampanyaya bafllad›klar›na göre çok ciddi haz›rl›klar yapacaklar... Me¤erse tüm haz›rl›klar 28 Haziran’da parti binas› önünde bir bas›n aç›klamas› yapmak içinmifl... Demek ‹stanbul’un kap›lar› böyle kapat›l›yormufl! Büyük politikalar, büyük büyük sloganlarla Türkiye’de kimse bir yere varamam›flt›r. NATO’ya karfl› eylemlerin tart›fl›ld›¤› toplant›larda TKP’nin s›k s›k bir talebi olmufltur: “yasall›k olmal›”... Her tart›flmada “yasall›k da yasall›k” diyen TKP, bir ihtimal, NATO’ya kap›lar› kapatmak için de yasal izin almay› düflünmüfl olmal›... belki de baflvurmufl, izin alamam›fl, kap›lar o yüzden aç›k kalm›flt›r... TKP, keskin sloganlar›n ve o keskinli¤e hiç de paralel olmayan bir prati¤in bir siyaseti ne trajikomik hallere düflürebilece¤inin bir örne¤ini verdi bu süreçte. “Kap›lar› kapatmak”tan sözeden biri daha vard›. Okurlar›m›z Irak iflgaline karfl› mücadele sürecinden “Don Kiflot” olarak tan›nan Osman Akkufl’u at üzerinde eylemleriyle hat›rlayacakt›r.
Medya onun eylemlerini bir hayli ilginç buldu¤u için bol bol haber yapm›flt›. ‹flte o Osman Akkufl, 22 Haziran’da yine at› üstünde Topkap› Surlar›'n›n önüne gelerek, bir eylem yapt› ve “Eski ad› Romanos olan ve sonralar› Topkap› diye an›lan bu kap›, art›k denetimim alt›ndad›r, NATO giremez” dedi. Bir kifli böyle bir eylem ve aç›klama yapt›¤›nda, toplumsal muhalefet içinde bu bir çeflitlilik olarak görülebilir. Ama birileri bunu bir parti ad›na yaparsa, orada siyasi ciddiyet tart›fl›l›r. TKP’nin bir panelle “‹zmir kap›lar›n› NATO’ya kapatt›” demesi de, “‹stanbul kap›lar›n› NATO’ya kapat›yor” deyip, sonra da “aman yasall›k d›fl›na ç›kmayal›m” politikas›ni izlemesi ve tam da NATO Zirvesi günlerine denk gelecek flekilde Kemerburgaz’da kamp düzenlemesi de iflte böyle bir ciddiyetsizlik örne¤idir. TKP, platformlarda “birlik” ad›na kendini dayatmak için ‹KK adl› bir “yan örgüt” kurdu. Solun tav›rs›zl›¤› nedeniyle, yüzden fazla örgütün yer ald›¤› birliklerin karfl›s›nda temsil yetkisi kazand›. Ama bu noktada bile dürüst davranamad›. Çünkü ifli gücü, ben nas›l öne ç›kar›m hesab›d›r. Birlikte ‹KK olarak yeralm›fl, ama eylemlere TKP olarak kat›lm›flt›r. Çünkü esas olan TKP propagandas›d›r. Keskin sloganlar ve her yerde imzas›n› göstermekle bir hareketin büyüyemeyece¤ini, sayg›nl›k kazanamayaca¤›n› TKP de görecektir. Ama önce, TKP, hangi anlay›flla Okmeydan›’na, Mecidiyeköy’e gelmedi¤ini sola ve halka bir aç›klamal›d›r.
ÖDP, “art›k devrimcilerden kurtulmal›y›m, kendimi düzene ispatlamal›, ne kadar uslu oldu¤umu göstermeliyim” hesab› yap›yor ve her f›rsat› bunun için de¤erlendiriyor. Tebsit etti¤i sloganlardan tercih etti¤i eylem biçimlerine kadar herfley bunun bir yans›mas›d›r. Israrla “Gelme Bush” slogan›n› öne ç›karm›flt›r örne¤in; NATO’ya karfl› tavr›n› mu¤lak b›rakm›flt›r (ki bu ideolojik anlamda incelenmesi gereken ayr› bir yand›r). TKP ise nerede bir sald›r›, çat›flma ihtimali ortaya ç›karsa, oradan kayboluyor; çünkü onun solla iliflkilerini yönlendiren bir tek düflünce var: “sald›r› olacak, herkes darbe yiyecek, ben kendimi korumal›, ayakta kal›p meydanda tek kalmal›y›m”. Bu hesaplarla hareket edenlerin birlikler karfl›s›nda sorumlu, mücadelenin önümüze ç›kard›¤› görevleri üstlenmekte cüretli olmas› beklenemez. D‹SK, KESK, TMMOB, TTB bloku ise, solun birli¤i, halk›n mücadelesinin gelifltirilmesi gibi bir düflünceden uzakt›rlar. Politikalar›n› hala oligarflinin çizdi¤i s›n›rlar belirlemeye devam etmektedir. Bu çizgiler kabul edilemez. Bu çizgiler içindeki bir solculuk, devrimcilik diye sunulamaz. Legal partileriyle, konfederasyon ve odalar›yla, reformizm, Türkiye solunu, yasalc›l›¤›n, icazetcili¤in içine çekmeye çal›fl›yor. Bu noktada oligarfliyle
Medya
do¤rudan ve dolayl› ortaklafl›yor. Devrimcili¤in nas›l sürdürülece¤i, kendi içindeki yetersizliklerine ra¤men 28-29 Haziran’da gösterilmifltir. Reformizmle, devrimcilik aras›ndaki ayr›m biraz daha kal›n çizgilerle ortaya ç›km›flt›r. Reformizm ve sendikalar, odalar, ya oligarflinin çizdi¤i s›n›rlar içinde kal›p bu ülkedeki mücadeleden giderek kopacaklar, ya da bir muhasebe yapacaklard›r. NATO’ya karfl› mücadelede reformizmden ayr› davranmay› baflarabilen EMEP ve SDP, bu ayr›flmay›, bu tabloyu görmelidir. “Legal partiler bloku” içinde yeralmaya devam etmenin kimi nereye götürdü¤ü konusunda art›k hiç kimsenin bir flüphesi kalmam›fl olsa gerek. E¤er gitmek istedikleri yer oraysa, denilecek bir fley yoktur. Ama EMEP ve SDP halk›n cephesinde, antiemperyalist, anti-faflist mücadelesinin içinrde kalacaklarsa, aradaki tereddütlü tav›rlar›n› aflmak durumundad›rlar. Devrimciler ise, elbette hiç bir kesimi itmeden, d›fllamadan ancak reformizmin dayatmalar›na teslim olmadan, bu ülkenin devrimcilerinin sahip oldu¤u mevcut gücü a盤a ç›karacak, ve daha da gelifltirecek politikalar üretmelidirler.
Burjuva Medyada “Habercilik” Böyle Yap›l›yor
Burjuva bas›n›n habercilik anlay›fl›n›n bir örne¤ini, Hürriyet yazar› ve Kanal D Yay›n Yönetmeni Fatih Altayl› köflesinde aktard›. (26 Haziran, Hürriyet) Patlaman›n ard›ndan Altayl›, “haberi nas›l verelim” diye, “s›n›f›m›za bu haber nas›l hizmet eder” diye Hürriyet Yay›n Yönetmeni Ertu¤rul Özkök’le görüflüyor. Çapa’daki kaza sonucu patlama da olunca, haber buna göre flekillendirilerek veriliyor. Sözde ayr› yay›nlar ve sözde halk›n haber alma hakk›ndan söz ederler. Yani bir haberi verip vermemeyi tart›fl›yorlar. Sansür böyle kurumsallafl›p do¤allafl›yor. Ve iflte öte yanda F tiplerinde tecrite karfl› 115 ölüm. Burjuva bas›n bunu yazm›yor, böyle bir vahfletin bu ülkede yafland›¤›n› s›n›f ç›karlar› gere¤i gizlemek istiyor. Bu arada bir baflka sansür örne¤ini de maharetmifl gibi Hasan Celal Güzel anlat›yor; “Yetkililerin NATO aleyhtar› her türlü gösteri-
ye kanunlar çerçevesinde izin vermelerine ra¤men, maksatlar› ‘bekçi dövmek’ olan afl›r› sol örgütler, kendilerine verilen bu izni suistimal edeceklerdir; çünkü bilmektedirler ki, normal bir tepki gösterisi kamuoyunda ve medyada yank› bulmayacakt›r.” (27 Haziran Tercüman) Tam da bu kafa fliddeti körüklüyor. Demokratik tepkileri sansürlenen, sesi k›s›lanlar›n, taleplerini duyurmak için “baflka yollar” aramas› böyle ortaya ç›k›yor. Her iki örnek ve daha buraya aktarmad›¤›m›z, onlarca örnekte, ne habercilik, ne de baflka kayg›lardan söz edilebilir. Bütün sorun, s›n›f bilincinde, s›n›fsal bak›fltad›r. Burjuva medya, kendi s›n›f›na hizmet eden haberleri verir, emekçilere, halka, hak ve özgürlüklere, yoksullu¤a dair haberler ise bu kategorinin d›fl›ndad›r. Yoksa, 115 ölümün manfletlere ç›kmamas›n›n, köfle yaz›lar›n›n konusu olmamas›n›n baflka aç›klamas› yoktur. Sol, sosyalist gazetelerde, olmayan da bu s›n›f bilincidir.
Say› 114 43 4 Temmuz 2004
Art›k manevraya yer kalmad›; Kürt Milliyetçili¤i
NATO’ya nas›l karfl› ç›kacak? NATO’ya karfl› bu ülkenin tüm devrimci, ilerici, demokrat, vatansever kesimleri flu veya bu biçimde aya¤a kalkm›fl birfleyler yaparken, Kürt milliyetçili¤i “fark›n› koyuyor” ve NATO’ya diyor ki, bak›n, ben size karfl› de¤ilim...
NATO’ya Karfl› M›, De¤il Mi? Aç›klamal›d›r! Kürt milliyetçi hareketi, NATO’ya karfl› mücadele sürecinin varl›¤› yoklu¤u belirsiz kesimi durumundayd›. Kitlesel, kadrosal çok daha güçsüz hareketler bile bu süreçte birfleyler yapmaya çal›fl›rken, Kürt milliyetçili¤i pek ortada görünmedi. Çeflitli platformlarda, bas›n aç›klamas› türü eylemlerde kerhen yeralmas›na karfl›n kendi bafl›na hiç bir eylemlili¤i olmad›. 27 Haziran Kad›köy mitingine de belli ki kerhen kat›lm›fllard›. 28-29 Haziran’da ise hiç ortada yoktular. DEHAP NATO’ya karfl› m›? Emperyalizme, Amerika’ya karfl› m›? ‹flgallere karfl› m›? Bunu bilmek en baflta Kürt ve Türk halklar›n›n ve Türkiye solunun hakk›d›r.
Say› 114 44 4 Temmuz 2004
Türkiye solu aç›s›ndan Kürt milliyetçili¤inin tavr› sürpriz de¤ildir; Irak’›n iflgaline karfl› aylarca sürdürülen mücadelede de benzer bir tutum sergilemifllerdi. Kürt milliyetçili¤i Türkiye solundan kopmamak, Türkiye halklar›n›n anti-Amerikan, anti-NATO düflünceleriyle karfl› karfl›ya gelmemek için bir yandan bu konuda oluflturulmufl platformlarda yer almakta, ama öte yandan da sürdürülen mücadeleye kat›lmayarak emperyalizm cephesine de kendilerinin farkl›l›¤›n› göstermektedir. Yap›lan “büyük siyaset”, taktik ustal›k” falan de¤ildir. Emperyalizmle halklar aras›ndaki cepheleflmenin bu kadar keskinleflti¤i bir zamanda bu “flark kurnazl›¤›” politikalar›n› daha fazla sürdürmek mümkün de¤ildir. Politika flark kurnazl›¤› ile yap›lamaz, gerçeklerle yap›l›r. ‹flin en aç›k hali fludur; Kürt milliyetçili¤i ya emyeryalizmi, ya Türkiye solunu oyalamaktan vazgeçmek durumundad›r. Toplant›lara kat›l›n›yor, kararlara imza at›l›yor, ama karfl›l›¤› yok. Böyle bir siyaset hiç kimseye güven vermez. Art›k izlenen siyasetin ad›n› koyma zaman› gelmifltir. * Görünen köy klavuz istemezse e¤er, Kürt milliyetçili¤i NATO’ya da, emperyalizme de karfl› de¤ildir. “Biz ABD’nin Ortado¤u’da yapmak istediklerine bir fley demiyoruz” (KADEK yönetimi) diyen bir zihniyetin, ABD’nin Ortado¤u planlar›n› görüflmek üzere toplanan NATO’ya diyece¤i bir fley de yoktur elbette. “Kosova’ya, Yugoslavya’ya müdahale eden NATO, Türkiye’deki Kürt sorununa da müdahale etmelidir” diye düflünebilen bir bak›fl aç›s›
Böyle kendinizi emperyalistlere kan›tlayamaz, meflrulaflt›ramazs›n›z. * Kürt milliyetçili¤i de fark›nda belki bunun. Ama kendini emperyalistlere kan›tlamaktan vazgeçece¤ine, kan›tlamak için daha baflka ne yapabiliriz diye kafa yoruyor. DEHAP’l› Mustafa Avc›, Kad›köy mitinginde Amerikan›n, NATO’nun emperyalist planlar›yla ilgili konuflaca¤› yerde, Çapa’daki patlamay› k›n›yor. Kim ad›na konufluyorsun o kürsüde, kim verdi o yetkiyi sana?.. Kongra-Gel Baflkan› Zübeyir Aydar da gecikmiyor Çapa’daki patlama hakk›nda aç›klama yapmak için; “sivillere zarar veren eylemi k›nad›klar›n›” söylüyor. KongraGel bu konuda konuflacak en son kesimdir. Bu da bir yana, madem bir örgüt ad›na konufluyorsun, olay›n aç›kl›¤a kavuflmas›n› bekle... Hay›r, bekleyemiyorlar, çünkü sorun halka zarar veren eylemlerin mahkum edilmesi falan de¤il (öyle olsa, ifle kendi eylem anlay›fllar›ndan bafllarlar), bunu f›rsat say›p oligarfliye ve NATO’ya kendilerini kan›tlamak. Baflkalar›n› karalayarak, terör demojilerine kat›larak sonuç alamad›¤›n›z görülmüfltür. Program›n›za “terör”ü koydunuz, yine de terör listesine al›nmaktan kurtulamad›n›z. * Art›k sorma zaman›d›r. Kürt milliyetçili¤i, “büyük politikalar, taktikler” ad›na, emperyalizmden çözüm bekleme bofl hayaline ne zaman son verecek? Kürt milliyetçili¤i bu hayallerine, ve bu hayallerin sonucu olan “flark kurnazl›¤›” politikalar›na son vermedi¤i sürece, hiç bir kararlar›n›n, imzalar›n›n güvenilirli¤i olmayacakt›r. Türkiye solu, Kürt milliyetçili¤inden aç›kl›k bekliyor. Karfl›ysan›z karfl›s›n›z, de¤ilseniz de¤ilsiniz. Kürt milliyetçili¤iyle nerede birlikte, nerede ayr› olunaca¤› ancak böyle netleflir. E¤er “Türkiyelileflme” veya en az›ndan “Türk halk›yla ittifak kurma” Kürt milliyetçili¤i için halen bir amaçsa, emperyalizme yaranmaya çal›flan politikalar›yla, Türkiye solunu anti-emperyalist mücadelesinde yaln›z b›rakarak buna ulaflamayacaklar›n› bilmelidirler.
Do¤u’da Operasyonlar ve ‹mha Politikas› Sürüyor
“Aman Ateflkesi Bozmay›n” Diyenler; Neredesiniz? Devlet güçlerinin HPG gerillalar›na yönelik imha operasyonlar›, özellikle Dersim’de yo¤unlaflarak sürüyor. En son, 29 Haziran’da Kahramanmarafl’›n Engizek Da¤› Ayranp›nar› mevkiinde iki HPG gerillas› katledildi.
önemli ad›m, her fley bir anda olmaz; AB’yi bekleyin. ‹kincisi ise, “aman fliddet olmas›n, halk ölüm istemiyor..” fleklindeydi.
Faflizmin katletmekten, yok etmekten baflka “Kürt sorunu”na hiçbir çözümü olmad›¤› görüldü. Bu operasyonlara paralel olarak bölge halk› üzerindeki bask› da yo¤unlaflt›r›ld›. Aksi mümkün de¤ildi. Ne “Kopenhag Kriterleri”, ne AB paketleri bu gerçe¤i de¤ifltirmez, çünkü, gerillan›n imhas› Avrupa onay› ile sürdürülüyor.
Birincisinin ne oldu¤u malum; AB sürecimizi bozmay›n diyorlard› ve bütün dertleri de esas olarak buydu. Bunu, ikincisine ba¤l› olarak da söylüyoruz. Çünkü günlerdir gerillay› imha amaçl› yo¤un operasyonlar sürüyor ve onlarca gerillalar katlediliyor. “Aman fliddet olmas›n, insanlar ölmesin” diyenlerin aya¤a kalkt›¤›n›, sokaklara dökülüp “operasyonlar› durdurun” dedi¤ini duymad›k.
Bu arada, AKP iktidar›n›n, yar›m saatlik TV yay›n›n›n ne ifle yarad›¤› da daha bir netlefliyor. Genelkurmay’›n bol terör demagojili aç›klamalar› Kürtçe yay›nlan›yor. Al›n size “küçümsenmemesi gereken” Kürtçe yay›n gerçe¤i.
O zaman geriye flu kal›yor; fliddet sadece devletlerin hakk›d›r, Türkiye Cumhuriyeti devleti de bu hakk›n› kullanabilir. Ama halklar hiçbir flekilde buna karfl› meflru fliddetiyle direnmemeli, savaflmamal›d›r.
Uzun ateflkes sürecinin ard›ndan, kendisine sadece imha dayat›lan PKK’nin ateflkesi bozma karar› karfl›s›nda, baflta ÖDP ve Birgün tayfas› olmak üzere, ne kadar “bar›flç›”, ne kadar reformist, AB’ci solcu varsa aya¤a kalkm›flt›. ‹ki noktay› sürekli ön plana ç›kard›lar.
Her platformda “fliddet karfl›t›y›z” diye ç›kanlar›n, sadece Kürt milliyetçi hareketi de¤il, genel olarak halklar›n fliddeti konusundaki yaklafl›m› tam da böyledir.
Birincisi,
Kürtçe
yay›n›
küçümsemeyin,
Sald›r›ya Suç Duyurusu Gaziantep’te topra¤a verilen Ölüm Orucu flehidi Bekir Baturu’nun cenaze törenine kat›lan ve, kent ç›k›fl›nda sald›r›ya u¤rayan Adana ve Mersin TAYAD'l›lar suç duyurusunda bulundu. Polis, sald›r›n›n ard›ndan “e¤er suç duyurusunda bulunursan›z arabalar›n›z› ba¤lar b›rakmay›z” tehdidinde bulunmufl ve TAYAD’l›lar›n ›srar› üzerine de araçlar› ba¤lam›flt›. TAYAD’l›lar savc›l›¤a suç duyurusunda bulunduktan sonra, yaral› olan Gülbeyaz Karaer, Levent Eker, Cafer U¤ur, Ersin Kali, fiükran Söyleme’ye Adli T›p taraf›ndan rapor verildi. Ertesi gün Gaziantep ‹HD yap›lan sald›r›y› k›nad›. Aç›klamaya TAYAD, ESP, DEHAP, EMEP, E⁄‹T‹M-SEN, SOSYAL‹ST EMEK HAREKET‹ ve TKP de kat›ld›.
Samsun'da TAYAD Pankartı Asıldı 25 Haziran tarihinde sabah saat 7. 30 'da Samsun Garajlar mevkiinde üst geçit üzerine 4x2 boyutlarında TAYAD'lı Aileler imzalı " Hapishanelerde 113 ‹nsan Öldü Duydunuz mu? " pankartı asıldı.
Oysa bir solun tavr› bugün flu olmal›d›r: Operasyonlar derhal durdurulmal› ve Kürt halk›n›n bütün haklar› koflulsuz tan›nmal›d›r.
BASKILAR B‹Z‹ YILDIRAMAZ Kocaeli Temel Haklar ve Gençlik Dernekli ö¤renciler gözalt› ve tutuklamalar› protesto ettiler. Hat›rlanaca¤› gibi, 22 Haziran günü Temel Haklar ve Gençlik Derne¤i üyesi çok say›da kifli ev ve iflyerlerinden göz alt›na al›nm›flt›. Gözalt›na al›nanlardan, Temel Haklar üyesi Ahmet Bozat ve Gençlik Dernekli Gökhan Zeka, 25 Haziran günü ç›kar›ld›klar› mahkemede tutukland›lar. 1 Nisan’dan bu yana süren komplolar sonucu gerçekleflen gözalt› ve tutuklamalarla ilgili, 26 Haziran günü Belediye ‹flhan› önünde bir eylem yap›ld›. Burada yap›lan aç›klamay› okuyan Gençlik Derne¤i üyesi Nazl› Zeynep fiimflek, tutuklananlar›n dernek üyeleri oldu¤unu hat›rlatarak, "gözalt›na al›nan ve tutuklananlar›n tek suçlar› hak ve özgürlüklerin örgütlenerek, mücadele ederek al›naca¤›n› bilmeleridir.” dedi. Tutuklananlar›n serbest b›rak›lmalar›n› isteyen fiimflek’in ard›ndan sloganlar at›ld›. “Bask›lar Bizi Y›ld›ramaz" pankart›n›n aç›ld›¤› eyleme, SDP, ESP, EMEP, HALKEVLER‹, DEHAP ve EHP de destek verdi.
Say› 114 45 4 Temmuz 2004
Irak Direnifli Ulusal Bir Direnifltir ‹flgal yönetimi, Irak’ta her gün yeni politik, askeri, propagandif manevralara baflvurarak direnifli k›rmaya, en az›ndan zay›flatmaya çal›fl›yor. ‹flte son manevralar›ndan baz›lar›.
Yetki devri, iflgali meflrulaflt›rmak için baflvurulmufl ucuz bir manevrad›r Irak’ta 30 Haziran’da yap›laca¤› aç›klanan “yetki devri”, ani bir kararla iki gün önceye al›nd›. Adeta ayak üstü bir törenle yetki devrediliverdi(!) Bu acelenin sebebi, ertesi gün anlafl›ld›: “yetkiyi devralan”(!) Baflbakan ‹yad Allavi “NATO’yu Irak’a müdahale etmeye ça¤›rd›.” Güya yetkiyi devralan Irak Geçici Hükümeti’nin ilk ifli, ABD emriyle NATO’ya ça¤r› yapmak olmufltu.
Say› 114 46 4 Temmuz 2004
Burjuva bas›nda bile kimse “yetkinin” devredildi¤ine inanm›yor. Ülkede 150 bine yak›n Amerikan askeri varken, Irak’›n yeni kukla hükümeti NATO’dan asker isterken, ülkenin hiç bir yerinde söz ve denetim sahibi de¤ilken ve Amerikan›n sömürge valisi Bremer “yetki devrinden” bir kaç saat önce, Irak’›n tüm petrol ve endüstri kurulufllar›n› Amerikan ve ‹ngiliz tekellerinin eline b›rakan bir yasa ç›karm›flken, hangi yetki devrinden sözedilebilir? Yetki devri ucuz bir manevrad›r; direnifli zay›flatmay›, iflgali kukla bir hükümet arac›l›¤›yla meflrulaflt›rmay› amaçlamaktad›r. ‹flgali meflrulaflt›rma oyunu flöyle oynan›yor: yetki devriyle birlikte Irak hukuksal aç›dan yeniden “hükümran devlet statüsüne” yükseliyor. Bundan böyle Bush ve Blair, Irak’ta “Irak hükümetinin iste¤i üzerine...” bulunduklar›n› söyleyebilecekler. Tabii inand›racak kimseyi bulabilirlerse!
Direnifl, “El Kaide” direnifli de¤il, Irak halk›n›n ulusal direniflidir Irak halk›n›n iflgale karfl› direnifli Amerika’n›n iflgal s›ras›ndaki sald›r›lar›n› geride b›rakan büyük katliamlara, yoksul semtlerin üzerine hemen hergün bombalar ya¤d›ran hava sald›r›lar›na ra¤men büyüyerek sürüyor. Amerika flu anda asl›nda “yenilgi” halindedir; bir yandan BM’ye, bir yandan NATO’yu devreye sokmaya çal›flmas›, bu yenilgiyi önleme amaçl›d›r. Amerika, sadece bombalara, NATO’ya baflvurmuyor elbette. Son günlerde direnifli zay›flatmak, dünya halklar›n›n direnifle sempatisini zay›flatmak için baflvurdu¤u yollardan biri de sanki Irak’ta sadece El Kaideciler direniyormufl imaj›n› vermektir. Hemen her eylem, emperyalist medya taraf›ndan El Kaide’ye malediliyor,
Felluce gibi bir çok yerde ulusal direniflçilere ve halka yap›lan sald›r›lar da “El Kaide’ye yönelik” sald›r›lar gibi sunuluyor. Irak direniflinde islamc›lardan, komünistlere, ulusalc›lara kadar bir çok kesim var. Bu biliniyor. El Kaide’ye ba¤l› gruplar da vard›r bunlar›n içinde. Ama ne direniflin en büyük gücü durumundad›rlar, ne de direniflin niteli¤ini belirleyen onlard›r. Bugün henüz merkezi bir ulusal önderlik oluflmam›flsa da, direnifl, içinde yeralan güçlerin niteli¤inden ba¤›ms›z olarak ulusal bir direnifltir. Kald› ki, iflgale direnen sadece El Kaide de olsa, bu iflgale karfl› direniflin desteklenmesinin önünde engel olarak görülmemelidir. “El Kaide” üzerinden demagoji yapmak, bugün hala ABD, Avrupa halklar›n›n belli kesimleri üzerinde etkisini sürdürmektedir. Ve Amerika Irak direniflini El Kaide’nin direnifli gibi göstererek bu durumdan yararlanmaya çal›flmaktad›r. Irak halk›ndan yana olanlar, ABD iflgaline karfl› ç›kanlar, “El Kaide” üzerinden gelifltirilen demagojilerin etkisinde kalmadan Irak direniflini desteklemeye, sahiplenmeye devam etmelidir.
Saddam’› Yarg›lama Senaryosu! Amerika, “yetki devri”ne biraz olsun inand›r›c›l›k kazand›rabilmek, öte yandan Saddam Hüseyin’i bizzat yarg›layarak Irak halk› nezdinde daha fazla tepki toplamamak için savafl tutsa¤› durumundaki Saddam’› Irak yönetimine devretti. Kukla yönetim ilk önce yarg›laman›n iki-üç ay sonra bafllayaca¤›n› aç›klamas›na karfl›n, “yetki devri”nde oldu¤u gibi, 1 Temmuz’da Saddam aniden mahkemeye ç›kar›ld›. As›l yarg›lama yine ikiüç ay sonra yap›lacakt› ama “yetki devri”nin kan›t› olacak flovun aciliyeti vard›. Kuflkusuz bu davay› yönlendiren iflgalci Amerika olacakt›r. Mahkeme, onun çizdi¤i senaryoya göre sürdürülecektir. Ama bu oyun her an bozulabilir. Saddam mahkemede ulusal onurunu ve ülkesini savundu¤u noktada, iflgalcilerin yapabilece¤i hiç bir fley yoktur. Nitekim 1 Temmuz duruflmas›nda davan›n seyri de azçok belirlenmifltir. Saddam, yerinde bir tan›mlamayla mahkemenin bir “tiyatro” oldu¤unu ilan etmifl ve yarg›lanmas›
Direnen halklar›n yarat›c›l›¤› s›n›r tan›maz! Belki haftalar, belki aylar önce bafllam›fllard› tüneli kazmaya. Kan ve ter içinde kazd›klar› tünel, 350 metreyi buldu¤unda hedeflerine ulaflm›fl oldular. Tünelin ucu, art›k bir ‹srail karakolunun alt›ndayd›. Patlay›c›lar› yerlefltirip çekildiler. Bombalar patlad›¤›nda, ‹srail’e son dönemin en büyük darbelerinden biri vurulmufl oldu. Karakol çökertildi, 6 ‹srail askeri cezaland›r›ld›. 27 Haziran’daki eylemi Hamas ve El Aksa fiehitleri Tugaylar› üstlendi. Kuflat›lm›fl bir halk; duvarlarla, hendeklerle, mülteci kamplar›yla öylesine bir kuflatma uygulan›yor ki, iflgal alt›ndaki bir halk, düflman›yla yüzyüze gelemiyor neredeyse. Düflman›na vurmak için tüm yarat›c›l›¤›n› kullan›yor. ‹flte 350 metrelik tüneli kazmak için haftalarca, aylarca harcanan onca çaba, bunun için. ‹flgalci kendini ne kadar gizlerse gizlesin, kuflatmay› ne kadar pekifltirirse pekifltirsin, halklar bir yolunu buluyorlar. * ‹flgalci, ne kadar güçlü olursa olsun, direnen gereken as›l suçlunun Bush oldu¤unu belirtmifltir. Daha önemlisi, Saddam Hüseyin, mevcut yönetimin meflru olmad›¤›n›, meflru Irak Devlet Baflkan›’n›n kendisi oldu¤unu belirterek mahkemeden kendisine böyle hitap edilmesini istemifltir. Yarg›laman›n televizyonlardan canl› yay›nlanaca¤›n› aç›klayan Irak yönetimi, oyununun bozuldu¤u noktada bundan da vazgeçecektir. Miloseviç davas› buna örnektir; Lahey’deki ilk duruflmalardan görüntüler yay›nlay›p, bu görüntüleri “katliam görüntüleriyle” süsleyen emperyalistler, Miloseviç’in her duruflmada emperyalistleri yarg›layan aç›klamalar›yla daha fazla bafledemediler ve davay› yay›nlamaktan vazgeçtiler. Tarih, egemen s›n›flar›n kurdu¤u mahkeme kürsülerinin egemenlerin yarg›land›¤› kürsülere dönüfltürüldü¤üne çok tan›kl›k etmifltir. “San›k” kürsüsündekiler, iflgalciye karfl› ç›kma cüretini gösterdikleri noktada bu kez de öyle olacakt›r. ‹flgalcilerin ne Saddam’› ne de baflka bir Irakl›’y› yarg›lama hakk› yoktur. Kukla bir yönetimin mahkemeleri arac›l›¤›yla da bu yarg›lama meflrulaflt›r›lamaz. Kendisi meflru olmayan bir yönetimin mahkemesi de meflru de¤ildir. Saddam’›n halklara karfl› iflledi¤i suçlar vard›r, ama bu suçlar› yarg›layacak olan iflgalciler ve iflbirlikçiler de¤ildir. Irak’ta flu an yarg›lanmas› gerekenler iflgalcilerdir.
bir halk› çaresiz b›rakamayaca¤›n›n geçen hafta içindeki ikinci örne¤ini Çeçen savaflç›lar verdi. Çeçen savaflç›lar 22 Haziran’da ender görülen kapsamda bir harekat gerçeklefltirdiler. Rusya Federasyonu'na ba¤l› ‹ngufl Cumhuriyeti'ne girerek Rusya’ya büyük bir darbe vurdular. Beklenmedik bir yerde, beklenmedik cürette gerçeklefltirilmifl bir sald›r›yd›. Yaklafl›k 200 kiflilik silahl› grup, 20 ayr› noktadan ‹ngufletya'ya girdi. Nazran kenti yak›nlar›ndaki kontrol noktalar›nda sahte askeri kimlikler gösteren savaflç›lar, buradaki asker ve polisi etkisiz hale getirdikten sonra ana otoyolu ele geçirdiler. Ard›ndan gruplar, ‹çiflleri Bakanl›¤›, ordu depolar›, s›n›r karargah›, cezaevi, polis karakollar›na sald›r›lar düzenledi. 50’yi aflk›n polisin, onlarca askerin ve üst düzey savc›lar›n öldürüldü¤ü eylemde gerillan›n kayb›n›n iki oldu¤u belirtiliyor. Gerillalar iki kamyon dolusu silaha el koyarak götürdüler. Grup, gece boyu süren bask›n› sabah saatlerinde sona erdirip ormanl›k bölgeye girerek çekildi. Rusya ordusu gerillalar› takip etmeye çal›flt›, ancak gerillalar çat›fla çat›fla çekildiler. Sald›r›da ölenlerin say›s›na iliflkin 100 ile 200 aras›nda çeflitli rakamlar telaffuz edildi. Çeçen savaflç›lar›n öldürdükleri aras›nda ‹ngufl ‹çiflleri Bakan› da vard›. * Rusya Devlet Baflkan› Putin, sald›r›n›n ertesinde "Yakalanabilenler yakalanmal›. Yakalanamayanlar yok edilmeli" emrini verdi. Ama Putin ve ondan öncekiler, böyle bir emri ilk kez vermiyorlard›. Rusya’n›n devasa gücü bir yanda, Çeçen gerillalar›n gücü bir yanda; ama iflte bu dengesizli¤e ra¤men, Rusya y›llard›r yokedemiyor Çeçen direniflini. Ayn› ‹srail gibi... Her gün helikopterler ölüm ya¤d›r›yor Filistin halk›na. Kuflat›lm›fllar. Buna ra¤men Filistin direnifli yokedilemiyor... Ve ‹srail de, Rusya da, direniflin darbelerine maruz kalmaktan kurtulam›yorlar. Çünkü direnen halk›n iradesi var. Halklar›n yarat›c›l›¤› var. Halklar›n elini kolunu ba¤lamak için gelifltirilen tüm yöntemler, ters tepmifltir. Dünyan›n dört bir yan›nda, ülkemizde, direnenler tarih boyunca kan›tlam›fllard›r ki, halklar çaresiz kalmaz. “fiiddet” üzerine kimilerinin sürdürdü¤ü demagojiler, tarihe de¤il, su üstüne yaz›l›yor. Kuflat›lm›fl Namuslu, vicdan› kirlenmemifl insanlar›n Filistinli’nin, tecritle, sansürle kuflat›lanlar›n fliddetine karfl› flöyleyece¤i bir fley olamaz.
Say› 114 47 4 Temmuz 2004
B ekir BATURU - Hüseyin ÇUKURLUÖZ 2000-2004 Ölüm Orucu Direnişi Şehitleri
S emir an POL AT 2000-2004 Büyük Direniş Şehidi
kahramanlar ölmez
03 Temmuz - 09 Temmuz fiehitlerimiz
Ahmet KÖKSAL 6 Temmuz 1988 Hollanda’da faflistler taraf›ndan vurularak katledildi.
Osman KORKMAZ U¤ur KORKMAZ 7 Temmuz 1980 ‹stanbul Sirkeci’de polisle ç›kan çat›flmada flehit düfltüler. Dev-Genç’in Faflist Teröre Karfl› Silahl› Mücadele Ekipleri’nde yeralan militanlar›ndand›lar.
Aynur CEYLAN 7 Temmuz 1980 Anti-faflist mücadelemizde flehit düfltü.
Metin TOPAL 8 Temmuz1989 Gecekondu emekçilerinin mücadelesinin içindeydi, ‹stanbul Samandra’da faflist mafya taraf›ndan öldürüldü.
Muammer KARAN Temmuz 1978 ‹stanbul Kartal’da faflistlerce kurflunlanarak katledildi.
Büyük direniflte ölümsüzlefltiler
Gökhan ÖZOCAK (DHKP-C) 4 Temmuz 2001 ‹ktidar›n tahliye rüflvetine, d›flar›da da aln›ndaki k›z›l bant› ç›karmayarak cevap veren direniflçilerden ilk flehittir Gökhan. 29 May›s I960 ‹zmir do¤umluydu. Bornova Yetifltirme Yurdu’nda kald›¤› y›llarda devrimci mücadeleye ilk ad›mlar›n› att›. Dev-Genç içinde yerald›. Devrimci Yol tasfiyecili¤inin Parti-Cephe’yi inkar çizgisine karfl›, ‹zmir’de ilk tav›r alanlardan ve Devrimci Sol’un örgütleyicilerinden biri oldu. Bornova ve Ödemifl’te sorumluluklar üstlendi. Bat› Anadolu DevGenç’in yönetiminde yerald›. 1979’da Ödemifl ve Mamak Hapishaneleri’nde bir süre tutsak kald›. Ç›kt›ktan sonra sonra yine ‹zmir’de gençlik sorumlusu olarak görev yapt›. Gençlik alan›ndaki Faflist Teröre Karfl› Silahl› Mücadele Ekibi’nin üyesi ve yöneticisi oldu. 1980’de cuntan›n geliflinden k›sa süre sonra tutsak düfltü ve 86’ya kadar fiirinyer Askeri Cezaevi, Buca ve Bursa Hapishaneleri’nde kald›. Ç›kt›ktan bir süre sonra Devrimci ‹flçi Hareketi içinde mücadeleye devam etti. 1993’te yeniden tutsak düfltü. 12 Eylül y›llar›ndan tan›d›¤› Buca Hapishanesi’ndeydi yine. Yine direnifl saflar›ndayd›. 14 Aral›k’ta 3. Ölüm Orucu Ekibi direniflçisi olarak k›z›l bant›n› kufland›. Ve büyük bir onurla, gururla takt›¤› k›z›l bant›n›, bu büyük direniflin flehitlerinden biri olarak ölümsüzleflinceye kadar ç›karmad›.
‹smail KARAMAN (DHKP-C) 6 Temmuz 2001 Malatya-Akçada¤-Kepez Köyü’nde 24 Haziran 1977’de do¤du. ‹lkokuldan sonra geldikleri ‹stanbul’da konfeksiyon iflçisi olarak çal›flt›. Devrimci hareketle 1996 ölüm orucu direnifli döneminde tan›flt›. Destek eylemlerine kat›ld›. Örgütlü iliflkiler içine girdi. Yenibosna’da ard›ndan Topkap› mahalli alan örgütlenmesinde sorumluluklar ald›. 1999 y›l›nda mahalli alan illegal örgütlenmesinde istihdam edildi. Milis faaliyeti yürüttü. 19 Aral›k’da, ölüm oruçlar›nda katledilen yoldafllar›n›n hesab›n› sormak için öfkeyle, büyük bir kinle kufland› silah›n›. Hesap sordu. Son olarak FIRAT TAVUK ÖLÜM ORUCU B‹RL‹KLER‹ komutan›yd›. Bu görevini yerine getirirken flehit düfltü.
Ali KOÇ (DHKP-C) 8 Temmuz 2001 12 fiubat 1971’de Zonguldak’da do¤du. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okurken 1989’da DEV-GENÇ’lilerle tan›flarak devrimci saflara kat›ld›. Çeflitli görev ve sorumluluklar ald›. Zonguldak maden ocaklar›nda iflçi olarak çal›flt›. Zonguldak’da ‹flçi Hareketi Gazetesi temsilcili¤i yapmaya bafllad›. ‹lk tutsakl›¤›n› bir sempatizanken kat›ld›¤› 1989 1 May›s’› sonras› yaflayan Ali Koç, 1995 y›l›nda Zonguldak’da gözalt›na al›nd› ve yeniden tutsak düfltü. Bart›n Hapishanesi’ndeyken 19 Aral›k katliam operasyonunu yaflad›, katliamdan sonra yan›klar içinde Sincan’a sevkedildi. 2. Ölüm Orucu Ekibi direniflçisi olarak bafllad›¤› direniflini sürdürdü. Mart ay›nda kald›r›ld›¤› hastanede flehit düflene kadar tutuldu. Serumlar›n, i¤nelerin iflkence aletlerine dönüfltürüldü¤ü zorla müdahaleler alt›nda iradesi ve yarat›c›l›¤›yla direniflini sonuna kadar sürdürerek ölümsüzleflti.