Skip to main content

AdaletWeb110

Page 1

12. GENEL KURUL'DAN ‹fiÇ‹LER‹N DEVR‹MC‹ D‹SK'‹N‹ ‹ST‹YORUZ D‹SK

Adalet

Ekmek ve

AKP, tecrit ve iflkenceyle öldürmeye devam ediyor...

Haftal›k Dergi / Say›: 110 / Tarih: 30May›s 2004 / F‹YAT (KDV Dahil) 750 000

www.ekmekveadalet.net Mail:info@ekmekveadalet.net

F Tiplerinde 112. Ölüm: Ali fiahin

Devrimci ‹flçi Hareketi’nin Ça¤r›s›

Türkiye’de hukuk yok mu ?

D‹SK ancak tarihsel kimli¤iyle yaflayabilir; Bu kimlikte, en baflta devrimcilik vard›r, bu kimlikte s›n›f mücadelesi var, bu kimlikte militan mücadele var. D‹SK bunlardan uzaklaflt›¤› ölçüde küçülmüfltür ve D‹SK bunlara sahip ç›kt›¤› ölçüde geliflip büyüyecektir. ‹flçilerin D‹SK’i, devrimci D‹SK’tir. Yani, ad›na yarafl›r bir konfederasyondur.

Ekmek ve

Adalet

ISSN: 1304 687X 103

www.ekmekveadalet.net info@ekmekveadalet.net

AKP Susurlukçu, Mafyac› katilleri serbest b›rak›yor, kaç›rt›yor;

AKP Devrimcileri, demokratlar› sahte belgeler düzenleyip tutukluyor!


Antalya

Polis Susurlukçu Çak›c›’y› Kaç›r›yor Üyelerimizi Sahte Belgelerle Tutukluyor Yalanlar, basmakal›p aç›klamalar kimseyi inand›ram›yor art›k herkes Susurluk tetikçisi, mafyac› faflist katil Alaattin Çak›c›’n›n kaç›r›lmas›nda polisin rolünü biliyor. Suç üstü yakalanan polisin, kendini aklamak için yapt›¤› hiçbir aç›klama gerçe¤i zerrece yans›tm›yor. ‹lerici kurum ve kiflilerin telefonlar›n› hiçbir yasal izin olmadan dinleyen polis, yasal olarak dinledi¤ini aç›klad›¤› Çak›c›’n›n telefon konuflmalar›n› bilerek, beklemifl, kaç›r›lmas›n› organize etmifltir. Aç›k bir suçun do¤rudan sorumlusudur. Bir Türkiye gerçe¤i olan, Polis-Susurlukçu-mafya iliflkileri göz önüne al›nd›¤›nda, baflka türlüsü de mümkün de¤ildi. Ülkemizde mafya, polisin iflbirli¤i, korumas› olmadan hiçbir ifl yapamaz. Mafyac›lar›, Susurlukçular› koruyan, firar ettiren ayn› polis, devrimci, demokrat, ilericilere karfl› her türlü komplonun, provokasyonun, tutuklama kampanyalar›n›n da bafl aktörüdür. 1 Nisan 2004 tarihinden bu yana, terör havas› yaratmak için, Avrupa Birli¤i’nin de deste¤iyle, “uluslararas› DHKP-C operasyonu” ad›n› verdikleri operasyonlarda; çeflitli dernek ve yasal yay›n organlar›, kültür merkezleri ile birlikte derne¤imiz TAYAD da bas›ld›, kapat›ld›. Onlarca üyemiz, polisin haz›rlad›¤› sahte belgelerle, provokasyonlarla tutukland›. Polis kimi tutuklayaca¤›n›, kimi koruyaca¤›n› biliyor!!! Susurlukçu katil Çak›c›’y› kaç›r›yor, devrimci-demokratlar›, hak ve özgürlükler mücadelesi verenleri, üyelerimizi komployla, sahte belge düzenleyerek tutukluyor. 1 Nisan’dan bu yana yaflanan bü-

YR ÇA⁄ DUYU

I U

31 May›s’ta Harbiye Aç›k Hava’da

tün tutuklamalar tamamen sahte belgelerle, provokasyonlarla yap›lm›flt›r. Tek bir yasad›fl› eylem, tek bir suç unsuru gösteremeyen polis, kendisi sahte belge haz›rlay›p, “iflte yasad›fl› örgütle iliflkileri var” diyerek, bas›na yalan haberler yapt›rarak 50’den fazla insan› tutuklatm›flt›r. Yanl›fl okumad›n›z, Çak›c›’y› kaç›ran polis, ‹stanbul ve Türkiye’nin birçok kentinde yasal demokratik kurumlar› bast›, 50’den fazla insan› resmen sahte belgeler düzenleyerek tutuklatt›. Polis Çal›flma Yöntemlerini ‹tiraf Ediyor: “Provokasyon Yapard›k...” Çak›c›’n›n kaç›r›lmas› üzerine Gözcü gazetesi yazar› Sayg› Öztürk, “bir üst düzey emniyet görevlisi” ile görü-

Türkiye’de hukuk yok mu? Polis sahte belge haz›rlay›p, dernek kapat›yor, insan tutukluyor. flüyor. (24 May›s 2004, Gözcü) Polisin Çak›c›’y› “kaç›rmayabilece¤ini” söyleyen “emniyet görevlisi” bunun yöntemini de flöyle aç›kl›yor: “Çak›c›’y› birisiyle kavga ettirir, gözalt›na al›r, kaçmas›n› engellerdik. Ama...” Düflünün; bunu söyleyen polis, ne yapmaz? Aç›kça “provokasyon yapard›k” diyor. “Ama”s›; Çak›c›’n›n üst düzeyde korunmas›ndan dolay›d›r. Bu ülkenin ‹çiflleri Bakanl›¤› koltu¤unda infazlar›n, kontrgerilla planlar›n›n fleflerinden Abdülkadir Aksu’nun, Adalet Bakanl›¤› koltu¤unda da Susurlukçular›n deflifre edilmesine karfl› ç›kan, Susurlukçula-

r›n avukat› oldu¤unu her f›rsatta ilan eden Cemil Çiçek gibi birinin oturmas›ndan dolay›d›r. Bu sözler polisin çal›flma yöntemini, kafa yap›s›n› aç›kça gösteriyor. Do¤al bir flekilde, ony›llard›r varolan bir al›flkanl›¤›n verdi¤i rahatl›kla konufluyor polis flefi: PROVOKASYON YAPARDIK diyor. Nitekim bu polis, binlerce kez ilericilere karfl› bu provokasyonlar› yapm›flt›r. 1 Nisan’da da baflta derne¤imizin üyeleri olmak üzere, demokratik, yasal kurumlar bu komplolarla, provokasyonlarla karfl› karfl›ya kalm›flt›r. Çünkü, provokatör polis için, devrimcilere, ilericilere, hak ve özgürlük mücadelesi verenlere, derne¤imize, üyelerimize karfl› s›n›rlama yoktur. Hak ve özgürlükler mücadelesini engellemek, muhalifleri tasfiye etmek için her türlü yasad›fl› yöntemi kullanmalar›n›n önü bizzat iktidar taraf›ndan aç›lm›flt›r. 1 Nisan’daki polis terörü, bunun en aç›k ve son örne¤idir.

- Grup Yorum, - Burhan Berken, - Ferhat Tunç, - Ataol Behramo¤lu, - Cezmi Ersöz, - Aynur Do¤an,

- ‹smail Hakk› Demircio¤lu, - Hasan Cihat Örter, - Gülsüm Cengiz, - Sennur Sezer, - Adnan Özyalç›ner, - Pir Sultan Abdal

Antalya halk›, ö¤rencisi, iflçisi, memur›yla Türkiye halklar›n›n anti-emperyalist gelene¤ini sürdürdü. NATO’nun savafl gemileri 22 May›s’ta Antalya Liman›’na yanaflt›¤›nda onlar›n “NATO defol!” yazan pankartlar›yla, “Defol” diyen sloganlar›yla karfl›laflt›. NATO Daimi Kuvvetler Komutanl›¤›’na ba¤l› 10 savafl gemisi, Antalya liman›ndan halk›m›za, Ortado¤u halklar›na karfl› gövde gösterisi yaparken, karada da onlar›n bekçili¤ini yapan polis vard›.

1 Nisan’da; yasad›fl› bask›n, sahte belge düzenleme, düzmece ifade haz›rlama, provokasyon, yalan haber, gerekçesiz tutuklamalar, dernek kapatmalar; her türlü yöntem pervas›z bir flekilde kullan›ld›. Ve onlarca devrimci, demokrat insan›n, birçok üyemizin hala hukuksuz bir flekilde tutuklulu¤u sürüyor. Polis provokasyonlar›na son! Sahte belgelerle insan tutuklamaya son! Polis provokasyonlar›yla, sahte belgelerle tutuklanan üyelerimiz derhal serbest b›rak›ls›n!

“Nato defol!” pankart›yla yürüyüfle geçen halka gaz bombalar›yla sald›rd› polis ve birçok vatanseveri gözalt›na ald›. Ama Antalyal› vatanseverler de geri çekilmedi. Antalya Gençlik Derne¤i, Sosyal Demokrasi Gençli¤i, Demokratik Gençlik Hareketi, EMEP, ve Emek Gençli¤i üyeleri taraf›ndan gerçeklefltirilen eyleme sald›r›lmas›n›n ard›ndan vatanseverler, Kemer-Antalya yolunu trafi¤e kapatarak eylemlerini sürdürdüler.

Bekçi köpekleri bir kez daha ve daha vahiflce sald›rd›. 18 kifli biber gazlar›yla, coplanarak, dövülerek gözalt›na al›n›rken, 10 kifli de polis sald›r›s›nda yaralanarak hastanelere kald›r›ld›. Gözalt›na al›nanlar aras›nda EMEP Antalya ‹l Baflkan› Cemal Budak ve Gençlik Derne¤i Baflkan› fierife Do¤an da vard›. Gözalt›na al›nanlardan Sosyal Demokrasi Gençli¤i’nden Zafer Aldemir tutukland›. Amerikanc› iktidar ve onun polisi, NATO’ya karfl› gösteriler tüm ülke çap›nda yay›l›rken halka gözda¤› vermek için gerçeklefltirdi bu sald›r›y›. Ama Antalya liman›nda yank›lanan “NATO Defol! Bu memleket bizim!” slogan›n›n daha da gürleflmesini engelleyemeyecekler.

25 May›s 2004 TAYAD’l› Aileler

NATO’ya Karfl› Notalar fienli¤i Program:

NATO’nun bekçi köpekleri sald›rd›

Ey Türk Polisi ! Emperyalist katillerin NATO’su için kendi halk›n› copluyorsun. Eline geçen ise, ‹nsanca bir yaflam sürmene bile yetmeyecek kadar bir maafl, yani ya¤s›z bir kemik parças›. (Çünkü ya¤l› kemikler fleflerinize ve burjuva politikac›lara düfler). Yapt›¤›n›z vatana ihanet, halka düflmanl›k! Aç k›l›n, NATO’nun bekçi köpekli¤inden ekmek yemeyin!

Kültür Derne¤i Semah Ekibi, - Karadeniz Halkoyunlar›, - Güneydo¤u Halkoyunlar›, - Pandomim Gösterisi,

-

- Sinevizyon, - Servet Kocakaya, Tevfik Tafl (Dia Gösterisi), Emre Salt›k, Ruhan Mavruk, Koma Çiya, Kemal Kahraman, Jülide Kural.

Ekmek ve

Adalet

INTERNET adresi: www.ekmekveadalet.net

Ekmek ve Adalet Dergisi Sahibi ve Yaz›iflleri Müdürü: Mustafa Köflker Genel Yay›n Yönetmeni: Gülizar Kesici Adresi: ‹nebey Mahallesi ‹nk›lap Caddesi Oto Han 55/54 Aksaray Fatih ‹stanbul ‹rtibat Telefonu: 0212 347 69 66 Faks: 0212 347 69 65 Hesap No: 0041310 -4 Y›lmaz Bas. Yay. Da¤. Org. Akbank Yusufpafla fiubesi/‹ST Ofset Haz›rl›k: Y›lmaz Yay›nc›l›k Bask›: ASPAfi Pazarlama ISSN: 1304 687X Fiyat›: 750 000 Avrupa: 3 Euro Almanya:3 Euro

Fransa:3 Euro ‹sviçre:3 Euro Hollanda:3 Euro

‹ngiltere: £ 2.5

Belçika: 3 Euro Avusturya: 3 Euro

E-MAIL adresi: info@ekmekveadalet.net

Bürolar›m›z Hopa:Hopa ‹fl Merkezi Zemin Kat No: 1 HOPA Yap›verlag Venloerstr. 507-A 50825 Köln Tel-Faks:0 466 351 42 08 Tel: 0049 221 280 87 74 0049 221 280 87 75 ‹zmir- Milli-i Kütüphane Cad. No: 17/104 Tepeköylü ‹fl Merkezi Faks:0049 221 280 90 84 Konak/‹zmir Tel-Faks: 0 232 482 29 54 E-mail adresi: ekmekveadalet@arcor.de Kocaeli- Hürriyet Caddesi Gakko Kervan Saray ‹flhan› Kat:7 No:79 Tel-Faks: 0 262 331 66 51 Adana- ‹nönü Cad. 7. Sokak K›z›lay ‹fl Han› arkas› Özkan Apt. Malatya- Dabakhane Mah. Bak›rc›lar Çarfl›s› Sar›beyo¤lu ‹flhan› No:10/2 Tel-faks: 0 322 351 97 25 Kat:1 No:43 Tel: 0422 323 24 77 Ankara- GMK Bulvar› Onur ‹flhan› Kat: 6 Daire: 151 K›z›lay Mersin- Bahçe Mah. 4604 Sk. Tütüncü Apt. Kat: 1/6 Tel-faks: 0 312 419 27 38 Samsun- Talimhane Cad. Bozluolcay ‹fl Han› Kat: 3/42 Antakya- Armutlu Mahallesi Elmas Sok. fiaban Kanatl› Apt. Kat: Tel-faks: 0 362 435 25 80 4 D: 6 Tel-faks: 0 326 223 87 18 Trabzon- Kemerkaya Mah. Kundurac›lar cad. Dedeo¤lu sokak Bursa- Baflak Cad. Gür ‹fl Han› Daire: 25/4 Heykel Pustular iflhan› Zemin Kat No:4 Tel-faks: 0462 321 14 80 Tel-faks: 0 224 224 93 97


Ekmek ve Adalet Say› 110 ‹çindekiler

3...

AKP’nin hukuku polis devleti hukukudur

5...

Türkiye’de hukuk yok mu?

6...

112. ölüm

8...

Koltu¤un diyeti: tüm Türkiye

12...

Abdi ‹pekçi Park›’nda TAYAD’l› ailelerin direnifli sürüyor

17...

Tecritin oldu¤u yerde insani hiçbirfley yoktur

18...

AKP’ye patrona ve sar› sendikac›lara protesto

19...

‹flçilerin D‹SK’ini istiyoruz

22...

‹flgalcilere, iflkencecilere BM onayl› dokunulmazl›k

25... 26...

Teröre karfl› savafl terörü Provokasyon faflizmin bir yönetme biçimidir

29...

Ebu Garib’i görüp de F tiplerini görmeyenler

32...

Radikal bu yaz›y› neden sansürledi

33...

Sömürge tipi faflizm

36...

Dünyadan

37...

NATO karfl›t› örgütlenmeler yay›l›yor

40...

Allah allah allah... Vurun vatansever gençli¤e

43...

Paras›yla yasa ‹hale karfl›l›¤› demokrasi

44...

Kucaklay›c›l›k, kapsay›c›l›k, nas›l olur, nas›l olmaz?

46...

Yang›n›mla sald›r›lar›n önünde barikat›m

48...

Bir efsane gecesi...

49...

F tipi hayat

50...

Kahramanlar ölmez

AKP’nin hukuku Polis devleti hukukudur Hukuksuz bir ülkede yafl›yoruz. AKP’nin hukuku, faflizmin hukuksuzlu¤unu sürdürmekten ibarettir. AKP iktidar›n›n ilk günlerinde, polisin meydanlarda aleni iflkence yapmas› gibi geliflmeler karfl›s›nda, kimi komplo teorisyenleri “baz› odaklar AKP’nin AB’ye uyum ve demokratikleflme sürecini baltalamak istiyor, AKP bürokrasiyi denetimi alt›na alamad›...” yorumlar› yap›yorlard›. AKP iktidar›nda geçen 1,5 y›l, herkese AKP’nin baflta polis olmak üzere bürokraside kadrolaflt›kça, denetimi eline geçirdikçe, polis terörünün daha da pervas›zlaflt›¤›n› gösterdi. Gözlerinin önüne çekilen perdelere tak›l›p kalmayanlar için bunun böyle olaca¤›n› görmek zor de¤ildi. AKP, hak, hukuk söylemleriyle iktidara geldi¤inin ertesinde “AB’ye uyum” söylemini, faflistli¤inin, Amerikanc›l›¤›n›n perdesi yapt›. Kimileri, 1,5 y›ld›r bu perdenin arkas›n› göremez haldedirler. Oysa ayn› AKP’nin, faflist yüzünü ortaya koyan aç›klamalar ve uygulamalar› da gizli sakl› de¤ildi. AKP hükümetinin Adalet Bakan› Cemil Çiçek, daha ilk günlerde Korkut Eken nezdinde Susurlukçular›n yarg›lanmas›n›, deflifre edilmesini yanl›fl buldu¤unu aç›klam›flt›. Bir Adalet Bakan›’n›n daha bakanl›k koltu¤una oturur oturmaz böyle sözler edebilmesi, halk nezdinde bu kadar teflhir olmufl bir kontrgerilla oluflumunu sahiplenmesi s›k rastlan›r bir durum de¤ildir, cüret iflidir. Bu iflbirlikçili¤in cüretidir. AKP, ABD’den ve AB’den ald›¤› güçle, halk güçlerine karfl› önceki hükümet dönemini geride b›rakan bir bask›n›n sürdürücüsü olmufltur. Haluk K›rc› gibi bir faflist katili yasalar› çi¤neyerek serbest b›rakt›rmaya, Alaaddin Çak›c› gibi bir mafyac›y› göz göre göre kaç›rtmaya ancak emperyalizmin tam deste¤ini alm›fl iflbirlikçi faflist bir iktidar cüret edebilir. Herfley alenidir; katilleri bizzat AKP kaç›rt›yor... AKP’nin hukuku, haklar›nda dava aç›lm›fl iflkencecileri, infazc›lar› bulam›yor, Çak›c›lar karfl›s›nda “çaresiz” kal›yor, ama bu hukuk, haklar ve özgürlükler mücadelesi verenlere karfl› her türlü bask›n›n, terörün, provokasyonun, yasaklaman›n, k›s›tlaman›n gerçeklefltirilmesine izin veriyor. AKP’nin hukuku, AKP içindeki veya AKP destekçisi hortumcular›n, doland›r›c›l›k san›klar›n›n yakas›na yap›flm›yor, ama ayn› hukuk oligarfli içi siyasi ve ekonomik rekabette “rakipleri” olarak gördükleri tekelcilerin yakas›na yap›fl›yor... Çünkü asl›nda AKP’nin hukuku yok. Yasalar de¤il, emperyalizmin ve oligarflinin ç›karlar› neyi gerektiriyorsa, onu yap›yor. AKP “Polis devleti”ni hergün biraz daha pekifltiriyor. Polisin “AB’ye uyum yasalar› elimizi kolumuzu ba¤l›yor” demagojileri, polisin AKP iktidar›nda daha “güçlü, yetkili, özgür” hale getirildi¤ini gizlemek için söylenen yalanlard›r. AKP’li bakanlar›n 1,5 y›ll›k iktidar› boyunca meydanlarda estirilen polis terörünü, iflkenceleri, polis marifetiyle konulan yasaklar› elefltiren tek bir aç›klamas› duyuldu mu? Hay›r, ya hiç yokmufl gibi davranm›fl ya da polisin sald›r›lar›n› onaylam›fllard›r. AKP, ABD’yle, AB’yle iliflkilere bak›yor, “iç yönetimi” adeta polise b›rakm›fl durumdad›r. Polis yönetiyor; polisin ise yasalarla, hukukla bir ilgisi yok. Bak›n Çak›c› olay›na, kaç›ran belli, yard›m eden belli, tek tutuklu yok. Polis böyle durumlarda ya “CMUK elimizi kolumuzu ba¤l›yor” diyor, ya “AB yasalar›ndan dolay› kar›flamay›z” diyor, ama s›ra haklar ve özgürlükler mücadelesi verenlere gelince, hiç bir engel yok. Sahte belgelerle onlarca kifli tutuklan›yor. Hukuk ne için var, kimin hizmetinde? “Hukuk devleti”, “ba¤›ms›z yarg›”, “AB’ye uyum” sözlerine fazla de¤er verenlere bu soruyu sormal› önce. Oligarflinin hukuku, her dönem oligarflik s›n›flar›n sömürü düzenini gü-


vence alt›na alman›n hizmetinde olmufltur. Halk›n mücadelesinin bast›r›lmas› sözkonusu oldu¤unda mevcut hukuk buna göre yoruma tabi tutulmufl, yoruma tabi tutman›n zor oldu¤unda da rafa kald›r›lm›flt›r. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir “Hukuk devleti” de¤ildir. “Hukuk devleti” demagojisi de, demokrasi demagojisi gibidir. Demokrasi demagojisi faflizmin kendisini, “hukuk devleti” söylemi de faflizmin hukukunu gizler... Bunu “test” etmek çok kolayd›r; Hukuk, kavramsal olarak “devletçe konulan yasalar›n tümünü” dile getirir. Peki bu devletin koydu¤u yasalar içinde polisin sahte belge düzenlemesi var m›? ‹nfaz etmek, tutuklamak istediklerini ikide bir gazetelerde “canl› bomba” diye lanse etmesi var m›? Polisin gözalt›na ald›¤› kiflileri resmi kayda geçirmeyip bir otomobilin içinde, veya bir inflaata götürüp iflkenceyle sorgulay›p sonra bir araziye atmas› var m›? Veya bu devletin yasalar›nda “dernek kurma hakk›”yla ilgili flöyle mi yaz›yor: “gerekli yasal koflullar› ve evraklar› tamamlayanlar dernek kurabilir; ancak polis o derne¤in üyelerini, yöneticilerini, onlar›n ailelerini tehdit ederek derne¤in çal›flmas›n› fiili olarak engeller.” Elbette böyle yazm›yor, ama yürürlükteki “hukuk” budur... ‹flte bunun için bir “hukuk devleti”nden de¤il, halk›n mücadelesini bast›rmak, örgütlülüklerini yoketmek için her türlü hukuksuzlu¤un devlet kat›nda mübah görüldü¤ü bir faflizmden sözediyoruz. Hukuk nedir? Egemen s›n›f›n yasallaflt›r›lm›fl iradesidir. Burjuva demokrasisinin geçerli oldu¤u emperyalist ülkelerin “hukuk devleti” oldu¤u bir yere kadar söylenebilir; çünkü genel Bütün Anadolu’yu bir olarak kendi koydu¤u yasaAmerikan üssüne lara uyan bir devlet iflleyifli çevirip, ülkemizi ABD- sözkonusudur. Bu ülkelerdeki tekelci burjuvazi güçlü ve AB tekellerinin çiftli¤i “kendine güveni” oldu¤u için yapmak istiyorlar. yasal olarak tan›d›¤› haklar› ABD’nin ve AB’nin fiili olarak da kulland›r›r; ve AKP’yi destekleyerek yine gücüne güvenerek ayn› pervas›zl›kla haklar› yasaklagerçeklefltirmek iste- yan yasalar ç›karabilir. Bizim di¤i budur. Bu ise, gibi ülkelerde ise, yönetim ba¤›ml›l›¤›n, sürekli bir korku ve güvensömürünün ve faflist sizlik içindedir. Yürürlükteki sistem faflist oldu¤u için sübask›lar›n daha da rekli bunu gizleme kayg›s›yla artaca¤›ndan baflka hareket eder, ka¤›t üstünde bir anlam› gelmez. haklar, özgürlükler tan›r. Herkes hesab›n› buna Ama bunlar›n kullan›lmas›ndan çok korktu¤u için de fi-

göre yapmal›.

ilen bunlar› engeller. ‹flte bu noktada kendi yasalar›n›n d›fl›na ç›kar, hukuksuz bir rejim haline gelir. Kendi koydu¤u yasalara uymayan, o yasalar›n d›fl›nda hareket eden, “devlet rutin d›fl›na –yani hukuk d›fl›na– ç›kabilir” diyen bir devletin “hukuk devleti” oldu¤u ileri sürülemez. Geçen say›m›zda da vurgulad›¤›m›z gibi, AKP iktidar› “AB’ye uyum yasalar›”n› ç›kard›kça, hukuksuzlukta, bask› ve terörde daha pervas›zlaflmaktad›r. Terörünü “kitab›na uydurdu¤u”nu düflünmektedir. AB’ye uyum kapsam›nda DGM’lerin kald›r›lmas›n›n ard›ndan DGM’lerden hiç bir fark› olmayan bir düzenlemenin getirilmesi, bu “demokratikleflme oyunu”nun yüzünü daha genifl kesimler nezdinde a盤a ç›karm›flt›r. “AB’ye uyum” çerçevesinde daha önceki tüm demokratikleflme ad›mlar›n›n özü de, DGM’lerde yap›landan farkl› de¤ildi. Ama burjuva medya da, Avrupa Birli¤i de bunu görmezden gelmifltir. Çünkü bunlar da “Demokrasicilik oyunu”nun baflrol oyuncular›d›r. Avrupa dünden haz›rd›r bu oyunu kabul etmeye. Art›k bakanlar, gazeteciler aç›kça ifade ediyor, flu yasalar› ç›kar›p AB’nin gözünü boyayal›m, sonra biz yine bildi¤imizi okuruz diyorlar. “AB istedi¤i için de¤il, halk›m›z için” demagojilerinden de vazgeçip “AB’ye karfl›” köprüyü geçinceye kadar ay›ya day› deme politikas› izlendi¤i aç›kça söyleniyor. Normalde bu AB’ye de bir hakarettir, AB’yi kand›r›lacak “enayi” yerine koyuyorlar. Ama AB bunu sorun yapm›yor; Avrupal›lar da uyutuluyor görünmeyi ç›karlar›na uygun buluyorlar... Avrupa Birli¤i sözcüleri, karfl›lar›ndaki bu aleni oyuna ra¤men “Türkiye çok iyi yolda, sessiz devrim gerçeklefltiriyor, at›lan ad›mlar› çok takdir ediyoruz” demeçleri vererek halka karfl› bu oyunu oynayanlar› cüretlendiriyor. Herkes art›k bu oyunu görüp, “Tam AB’ye girerken bunlar olur mu?” flaflk›nl›¤›ndan da vazgeçmeli. Evet, tam AB’ye girerken, keyfiliklerin, komplolar›n, provokasyonlar›n daha da ço¤alaca¤›n›, polis devletinin hukuksuzlu¤unun her alana yay›laca¤›n› görmek kimse için flafl›rt›c› olmamal›. Böyle bir bask› kurmadan, nas›l bütün Anadolu’yu bir Amerikan üssüne çevirip, ülkemizi ABD-AB tekellerinin çiftli¤i yapabilirler? ABD’nin ve AB’nin AKP’yi destekleyerek gerçeklefltirmek istedi¤i budur. Bu ise, ba¤›ml›l›¤›n, sömürünün ve faflist bask›lar›n daha da artaca¤›ndan baflka bir anlama gelmez. Herkes hesab›n› “AB’ye uyum” aldatmacalar›na göre de¤il, buna göre yapmal›.


TÜRK‹YE’DE HUKUK YOK MU!

Yine Sahte Belgeler, Yine Tutuklamalar “NATO zirvesine yönelik silahl›-bombal› eylem yapacaklar› istihbarat› al›nan, yasad›fl› DHKP-C örgütü üyesi flu kadar kifli yakaland›...” Rutin haline dönüfltü bu haberler. Ne “yasad›fl› örgüt” ile, ne de NATO zirvesine yönelik sözü edilen türden eylemle hiçbir ilgisi olmayan insanlar, bu yalan haberler eflli¤inde tutuklanmaya devam ediliyor. 1 Nisan terörü sürüyor. Hukukçular›n›n, ayd›nlar›n, sendikalar›n, demokratik kitle örgütlerinin gözüne bakarak, bu ülkenin iktidar› resmen sahte belgeler operasyonuyla insanlar› tutuklamaya devam ediyor. Geçti¤imiz hafta tutuklanan, Gülten Tekin, Tigin Öztürk,Y›lmaz Küçük, TAYAD'l› Feridun Osmana¤ao¤lu ve Sezai Demirtafl’›n ard›ndan, Okmeydan›’nda yerlerde sürüklenerek göz alt›na al›nan, Gençlik Gelecektir Dergisi çal›flan› Aygün Kumru ile Gençlik Derne¤i lise komisyonu üyeleri Sevda Kurban da ç›kar›ld›klar› ‹stanbul DGM taraf›ndan tutukland›lar. DGM’ler kalk›yor, demokratiklefliyoruz ya! ‹sim makyaj› yap›lmadan hukuksuzluk ya¤d›rmaya devam ediyor DGM.

1 Nisan terörünün, sahte belgelerle, bizzat polisin kendi eliyle kurup herkese örgüt konumlar› da¤›tt›¤› “Erdo¤an Kaldi örgütü”nde ad› geçti¤i (ki o adlar› oraya yazan da polisten baflkas› de¤ildir) gerekçeleriyle tutuklamalar bunlarla da s›n›rl› kalmad›. 18 May›s günü kaç›r›larak gözalt›na al›nan ve 4 gün boyunca gözalt›nda iflkence gören, ‹kitelli Temel Haklar sekreteri Kemal Delen de 22 May›s günü tutukland›. AKP iktidar›n›n provokasyoncu, komplocu polisi, demokratik mücadele içinde yer alan, bildi¤i, tan›d›¤› ne kadar devrimci, demokrat insan varsa, mutlaka hakk›nda bir sahte belge düzenleyip, “arama kararlar›” ç›kartt›¤› için, hukuksuzlu¤un ard› arkas› da kesilmedi. 24 May›s günü avukatlar›yla birlikte gitti¤i ‹stanbul Emniyet Müdürlü¤ü'nde gözalt›na al›nan sendikac› Aynur Karaaslan, 26 May›s günü DGM'ye ç›kar›larak tutukland›. Gerekçe malum: “1 Nisan tarihinde yap›lan operasyonda bulunan diskette ad›n geçiyor.” Daha bir hafta önce, “aramas› oldu¤u” gerekçesiyle ‹stanbul DGM'ye ifade vermek için gitti¤inde, savc›l›k aramas› olmad›¤› için ifadesini almam›flt› Karaaslan’›n.

Hukuksuzluk Daha Ne Kadar ‹zlenecek?

Polis Sahte Belge Düzenleyip Dernek Kapat›yor, ‹nsan Tutukluyor

Bilgisayar›n dü¤mesine bas, haz›rla bir sahte “örgüt döküman›” ve tutuklat. Belki karikatürize etti¤imiz düflünülecek, “bu kadar da basit mi” diyenler olacak. Ama komploculuk, sahte belgeler haz›rlamaktaki pervas›zl›k tam da bu flekilde. Ve insanlar bu sahte belgelerle tutuklan›yor. Bursa’da bir savc›, ayn› nedenlerle, “diskette ad›n geçiyor... hakk›nda belge var” vb. denilerek mahkemeye ç›kar›lan bir devrimci, demokrat insana aynen flöyle diyor: “bir fley izah etmene gerek yok. Bu belgeleri internet arac›l›¤›yla CIA da gönderebilir, bir baflkas› da... böyle tutuklama m› olur”. Oligarflinin hukuksuzlu¤una al›flm›fl bir savc›ya bile “al›fl›k olmayan” bir pervas›zl›k olarak görünüyor yaflananlar. Peki hukuktan, hak ve özgürlüklerden yana olanlara nas›l görünüyor yaflananlar? Onlar daha susmaya, AKP iktidar›n›n büyük bir pervas›zl›kla sürdürdü¤ü bu hukuksuzlu¤u izlemeye devam edecekler mi?

Say› 110 5 30 May›s 2004


Türkiye’nin Ebu Garib’lerinde

112. Ölüm! Ali fiahin, Edirne F Tipi Hapishanesi’ne Katledildi 1 May›s’ta F tiplerindeki 111. ölümün haberini alm›flt›k. Aradan sadece 20 gün geçti. 112. ölüm haberini ald›k. Edirne F Tipi Hapishanesi’nde DHKP-C Davas›’ndan 26 yafl›ndaki Ali fiahin, 21 May›s’ta tecrit politikas›n›n aram›zdan ald›¤› 112. tutsak oldu. F tiplerinin aç›l›fl tarihi olan 19 Aral›k 2000’den bu yana 42 ay oldu. Ve 11 ölüm... Ölümsüz ay, “iflkenceli ölüm” hücrelerinde ad›m ad›m ölüme do¤ru yürünmedi¤i tek bir gün geçmiyor F tiplerinde. Say› 110 6 30 May›s 2004

F tiplerinde tecrit ve iflkence öldürmeye devam ediyor! ‹flkenceci, katliamc› AKP iktidar›, F tiplerindeki tecrit zulmünü yeni tabutlar ç›karma pahas›na sürdürüyor.

Ali fiahin’in ölümü, iflkence karfl›s›ndaki riyakarlar›n yüzüne inen bir tokatt›r; Ali fiahin’in Edirne F Tipi’nde hayat›n› kaybetti¤i günlerde, tüm burjuva medya iflkenceleri yaz›p çiziyordu. Ama ülkemiz F tiplerindeki iflkenceleri de¤il, sadece Irak’›n Ebu Garip Hapishanesi’ndeki iflkenceleri yaz›yorlard›. Cephe taraf›ndan Ali fiahin’in hayat›n› kaybetmesi üzerine yap›lan 23 May›s 2004 tarihli 333 No’lu aç›kla-

mada bu riyakarl›¤a flu sözlerle dikkat çekildi: “Türkiye’deki siyasi iktidar›n, burjuva medyan›n ortaya koydu¤u tablo çok çarp›c›d›r. AKP Hükümeti sözcüleri, bakanlar›, milletvekilleri, günlerdir iflkenceler, katliamlar üzerine ‘k›nama’ aç›klamalar› yap›yorlar. Burjuva medyada Ebu Garib’teki zulmü ve vahfleti anlatan yaz›lardan, resimlerden geçilmiyor. Ama gözlerinin önündeki F tipi hapishanelere dair, AKP’lilerden tek kelimelik bir aç›klama, burjuva medyada tek kelimelik bir yaz› yok. F tipleri yok sanki bu ülkede. Ftiplerinde 112 kifli ölmedi sanki. F tiplerinden tabutlar ç›kmaya devam etmiyor sanki... AKP iktidar› riyakar, burjuva medya riyakar. Yaln›z onlar m›? Hay›r! Ebu Garip Hapishanesi’ndeki iflkencelerden söz ederken, dört y›lda 112 can alan F tiplerinden söz etmeyenler de, isimleri, s›fatlar›, konumlar› ne olursa olsun, riyakarl›¤›n bata¤›ndad›r.” Aç›klamada süren direniflin bir yan›yla da bu riyakarl›¤a karfl› oldu¤u belirtilerek, “bu riyakarl›k düzeninin parçalanmad›¤› yerde, gerçekle yalan, hep yer de¤ifltirecek, ak- kara, kara- ak diye gösterilecektir.” denildi.

TAYAD’l› Aileler;

Tecrit Ölümdür, sessiz kalmayal›m! Dört y›ld›r hücrelerin ölüm oldu¤unu, tecritin baflta yaflam hakk› olmak üzere, insana dair tüm haklar› gaspetmekte bir araç oldu¤unu hayk›r›yoruz. Sadece hayk›rmakla da kalmay›p, herkesin F tipi hapishanelerde yaflanan zulmü ve ölümleri duymas› için çaba harc›yoruz. Gün oluyor hapishanelerdeki evlatlar›m›z›n, yak›nlar›m›z›n sesi-solu¤u olmak için Ankara

yollar›na dökülüyoruz; gün oluyor sokaklarda, meydanlarda coplan›yoruz. Her yerde: ‘Tecrit Can Almaya Devam Ediyor’ diyoruz. Tecritin kald›r›lmas›, ölümlerin durmas› için verdi¤imiz mücadele bask› ve tutuklamalarla engellenmeye çal›fl›l›rken biz hemen her gün hapishanelerden ç›kan yeni tabutlar› tafl›yoruz.

... Bu gün Ali fiAH‹N’in cenaze töreninde birkez daha duyurduk tüm dünyaya: ‘Tecrit kalkana, ölümler durana dek, susmayaca¤›z!’ Ali fiAH‹N, gencecik bir insand›. 19 Aral›k 2000’de hapishanelerde yaflanan katliam› protesto etti¤i için tutuklan›p F tipi hücrelere kapat›lm›flt›. Yar›n... baflka Aliler’in cenazesini omuzlar›m›zda tafl›mamak için, bugün Ali fiAH‹N’in ölümüne sessiz kalmamal›y›z. 22 May›s 2004


Katleden Tecrittir; katleden tecriti sürdüren AKP’dir. Ali fiahin, 2001’den bu yana tutsakt›.

Yoksul Gecekondular, Bir Direnifl fiehidini Daha U¤urlad›

1 May›s 2002’de ölüm orucuna bafllayan 8. Ölüm Orucu Ekibi içinde yer ald›. Direniflin bir aflamas›nda zay›fl›k göstererek ölüm orucunu b›rakt›. Hastanede ve hapishanede tecrit alt›nda tutulmaya devam edildi. Bu arada Edirne F Tipi Hapishanesi’ne sevk edildi. Ciddi rahats›zl›klar baflgösterdi vücudunda. Hastal›¤›na lösemi (kan kanseri) teflhisi konuldu. Ailesi 399. Maddeden tahliye edilmesi için baflvurdu; ama ne kadar çok tutsak ölürse, bürokratlar›n› o kadar “baflar›l›” bulan, Wernicke Korsakoff hastalar›n› bile tutuklayan Adalet Bakanl›¤› bu talebi kabul etmeyerek Ali fiahin’in tedavisini engelledi. Tedavisinin yap›lmamas›, hastal›¤›n›n a¤›rl›¤›na ra¤men tahliye de edilmemesi nedeniyle 21 May›s’ta Edirne’de tecritin ald›¤› 112. can olarak hayat›n› kaybetti. TECR‹T alt›nda, hiç bir tutsa¤›n can güvenli¤i yoktur. TERS‹NE, tecrit, zaten tüm tutsaklar› gün gün iflkence hücrelerinde tutarak çürütmek, öldürmek üzerine kurulmufl bir politikad›r. Cephe aç›klamas›nda özellikle bu noktaya dikkat çekilerek flunlar belirtiliyordu: “Ali fiahin, ölüm orucunda de¤ildi. Bedenini tutuflturarak da ölmedi. Onun ölümü, F tiplerindeki tecrit iflkencesinin, F tiplerini yöneten insana de¤er vermeyen zihniyetin göstergesidir. F tiplerindeki tecrit iflkencesi durdurulmad›¤›nda, F tipleri öldürmeye devam edecektir. Bugüne kadar F tiplerinde ölümün bir çok çeflidine tan›k oldunuz. Kimi tutsaklar, F tiplerinin iflkenceli ölüm hücrelerine dayanamayarak intihar etti. Kimi tutsaklar, düflünce de¤iflikli¤inin, kifliliksizleflmenin dayat›ld›¤› bu zulme karfl› direnerek ölüm oruçlar›nda gün gün eriyerek öldü. Kimi tutsaklar, direnifllerini isyana çevirip bedenlerini tutuflturarak öldüler. Kimileri de Ali fiahin gibi, tecrit kuflatmas› alt›nda, tedavileri yap›lmayarak, yasal haklar› gasbedilerek öldürüldü... F tipleri katliam›n›n bilançosu a¤›rlafl›yor...”

Katliam›n orta¤› olmay›n! Soruldu: Ali fiahin’in ölümünün ard›ndan yap›lan aç›klamalarda: Günlerdir Ebu Garib’teki iflkenceleri yaz›p çizenler, F tiplerini sansüre devam edecek misiniz?

Ali fiahin’in cenazesi Edirne’den Ümraniye’ye getirildi ve 22 May›s’ta ilk önce Ümraniye Birlik Mahallesi Cemevi'nde bir cenaze töreni düzenlendi. Ailesinin, TAYAD’l›lar›n, mahalledeki arkadafllar›n›n kat›ld›¤› Cemevi’ndeki törenin ard›ndan cenaze arabas›yla ve otobüslerle yola ç›k›larak Ç›nç›n Mezarl›¤›'na gidildi. F tiplerinde hayat›n› kaybedenler için aç›lan taze mezarlardan birinin bafl›ndayd›lar iflte. Burada yap›lan konuflmalarda F tiplerindeki zulüm bir kez daha anlat›ld›. Z›lg›tlar ve sloganlar birbirine kar›flt›. “Ali fiahin Ölümsüzdür” yaz›l› pankart›n önünde arkadafllar› Ali fiahin'in hayat›n› anlatt›lar. Ali’nin mezar›na karanfiller b›rak›larak tüm direnifl flehitleri için sayg› duruflunda bulunuldu. Sayg› duruflunun ard›ndan o¤lu Volkan A¤›rman'› tecrite kurban veren Niyazi A¤›rman k›sa bir konuflma yaparak Ali fiahin'i anlatt›, halen sürmekte olan ölüm orucu direnifline ve tecrite de¤indi. “Ali fiahin Ölümsüzdür!”, “Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez” sloganlar›yla anma bitirildi. Anman›n ard›ndan Cemevine dönülerek ailenin verdi¤i yeme¤e kat›l›nd›. Ça¤r›lar yap›ld›: Gazetecilik ahlak›, insanl›k onuru olan tüm gazetecilere, yazarlara sesleniyoruz; son verin bu sansüre! AKP ‹ktidar›n›n yalakal›¤›n› b›rak›n, AKP’nin F tipi hapishanelerde sürdürdü¤ü tecrit iflkencesinin ve katliam›n orta¤› olmaya son verin! Ve katliam›n ortaklar› uyar›ld›: Bu bilançonun sorumlulu¤u a¤›rd›r. AKP bu katliam›n a¤›rl›¤› alt›nda kalacakt›r. Yaln›z AKP de¤il, flu veya bu biçimde sansürün orta¤› olanlar da bu a¤›r sorumlulu¤un hesab›n› halka flu veya bu biçimde verecekler...

Say› 110 7 30 May›s 2004


AKP’nin Türkiyesi’ne, Ortado¤u, Balkanlar ve Kafkaslar’da Merkez Üs Rolü

KOLTU⁄UN D‹YET‹: TÜM TÜRK‹YE -Din Pezevenkleri Anadolu’yu Amerika’ya Kiral›yor-

Say› 110 8 30 May›s 2004

Büyük bir riyakarl›k ve takiyye düzeni yaratt› AKP iktidar›. Takiyye, oligarfli içi güçlere karfl› de¤il, esas halka karfl› uygulan›yor. AKP, hangi konuda ne yap›yorsa, halka tam tersi bir imaj vermek için takiyye yap›yor. Bir yandan Amerika ve ‹srail’i elefltiriyormufl gibi yap›yor, öte yandan her ikisiyle de iliflkileri gelifltiriyor. 24 May›s tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nde yay›nlanan ABD ile yeni anlaflma belgeleri, AKP iktidar›n›n Amerikanc›l›¤›n zirvesine yolculu¤unda yeni bir aflamay› ortaya koydu. Anlaflma metni, her zaman oldu¤u gibi halktan gizlendi. Ortaya ç›kmasa, gizlenmeye de devam edecekti. Cumhuriyet’in yay›nlar›n›n ard›ndan D›fliflleri Bakanl›¤›, ABD’nin isteklerini do¤rulamak zorunda kald›. ABD taraf›ndan AKP iktidar›n›n önüne konulan anlaflma metnine göre, ne mecazi ne de propagandif; Türkiye tam anlam›yla, Amerika’n›n bir askeri üssü haline getiriliyor. Ondan sonra da “egemenlik kay›ts›z flarts›z milletindir”! Hani nerede? Din tüccarlar›n›n flarlatanl›¤› dizginlerinden boflald›.

Anadolu, Bölge Halklar›na Karfl› Sald›r› Üssü Haline Getiriliyor ABD’nin AKP iktidar›n›n önüne koydu¤u ve halen iktidar›n cevab›n›n beklendi¤i anlaflma tasla¤›, 18 Mart 2004 tarihini tafl›yor. Yani iki ayd›r gizlenen bir anlaflma tasla¤›. Amerika, imparatorluk projesine uygun olarak, Balkanlar, Kafkaslar ve Ortado¤u'daki askeri güçlerini yeniden flekillendirmek istiyor. Ve bunun için Türkiye'yi bölgesel merkezi üs haline getirmek istiyor. AKP’nin, Il›ml› ‹slam›n rolü giderek böyle biçimleniyor. Taslakta ABD’nin istekleri NATO ve Türkiye ile ABD aras›nda imzalananan anlaflmalara dayand›r›l›yor. Böylece TBMM’den izin alma külfeti de ortadan kald›r›l›yor. AKP iktidar›n›n “tamam” demesi ile, Türkiye’nin dört bir yan›nda

Amerikan üslerinin kurulmas› öngörülüyor. ABD’nin ülkemizi askeri üs olarak kullanma amac›n› tafl›yan, bunun için süresiz ve s›n›rs›z izin öngören istekleri flunlar:

☛

Türkiye ile ABD’nin Avrupa Kuvvetler Komutanl›¤› aras›nda, Türkiye’de yap›lacak e¤itim tatbikatlar›na iliflkin mutabakat metni imzalayal›m. ☛ Bu metin, Türkiye’nin ABD’ye bar›fl zaman› tatbikatlar› süresince her türlü deste¤i sa¤lamas›n› öngörsün. ☛ Deste¤in içeri¤i, NATO ve Türkiye ile ABD aras›nda imzalananan anlaflmalara dayal› olarak biçimlensin. Bunun d›fl›nda bir istem oluflursa iki ülke temsilcileri birlikte karar versin. ☛ ABD, ‹ncirlik ve Konya Hava Üsleri’nde 48 savafl uça¤› bulundursun. Bu uçaklar›n gereksinimleri de “silahl› tatbikat konuflland›rmas›” koflullar› çerçevesinde Türkiye’ye getirilsin. 2 ayd›r görüflmeler yap›l›yor. AB’ nin taslak biçiminde metne döktü¤ü bu istemlerde dikkati çeken kimi unsurlar flunlar:

☛

ABD, istemlerini e¤itim tatbikat› ad› alt›nda listeliyor. Ancak e¤itim tatbikat› çok genifl kapsaml› bir tan›m. Bunun çerçevesini çizmiyor. Tatbikat›n hedeflerini ve süresini aç›klam›yor. ☛ ABD uçaklar› gelince bu uçaklar›n bak›m›, kullan›m› ve benzer gerekleri için de asker gelecek. ABD bu konuda da çerçeve çizmiyor. ☛ ‹ki ülke aras›ndaki anlaflmalara ve NATO anlaflmalar›na gönderme yap›l›yor. Türkiye bunu kabul ederse, ABD istemleri için TBMM’den izin almak gerekmeyecek. ☛ ‹kili görüflmeler s›ras›nda metin d›fl›na da ç›k›ld› ve tasla¤a eklenecek istemlerden de söz edildi. Bunlar aras›nda Trabzon ve Samsun’da deniz üssü istemi de var. (Cumhuriyet, 24 May›s) ‹hanetin belgeleridir bunlar; AKP, Ortado-

Ülkemize biçilen bu rolü, ony›llard›r de¤iflmeyen ve AKP iktidar› ile daha da a¤›rlaflt›r›lan bu “kaderi” sadece biz bozabiliriz. Anti-emperyalist, anti-oligarflik devrimle k›raca¤›z bu sömürgecilik zincirlerini


¤u’dan Kafkaslara bölge halklar›n›n dökülen her damla kan›nda suç orta¤›d›r.

“De¤iflim-Dönüflüm” Dedikleri ABD Hegomonyas› Anlaflma metnindeki istekler, bugüne kadar Amerika’ya verilen tavizlerin, üslerin çok daha üzerindedir. AKP’nin iki ay gizledikten sonra, art›k gizlenemeyecek duruma geldi¤i anlaflma metnini adeta “‹ncirlik’i eski statüde kullanmak istiyorlar” gibi göstermesi aldatmad›r. Böyle olsa dahi suçtur, ancak gerçek bu de¤ildir. Tüm Türkiye’nin ‹ncirliklefltirilmesi söz konusudur. AKP’nin dilinden düflürmedi¤i ve halk›n düzen de¤iflikli¤i özlemini sömürdü¤ü, “de¤iflim-dönüflümden” ne anlad›¤› bugün daha nettir. “De¤iflim-dönüflüm” dedikleri, ABD hegomonyas› ve bu hegomonyan›n önünde el pençe divan durmaktan baflka bir fley de¤ildir. AKP iktidar› gelece¤ini, Tayyip Erdo¤an’›n “dünya gerçekleri” diye formüle etti¤i Amerikan imparatorlu¤una ba¤lam›flt›r. Dayand›¤› tek güç emperyalistler. Bu ülkeyle, bu ülke halk›yla zerre kadar ilgisi yoktur, “halkç›l›klar›”, “yoksulluk” söylemleri, müslümanl›klar› sadece halk› aldatmak içindir. Önüne konulan bu anlaflma metni de “de¤iflimdönüflümün” bir parças›d›r. Sonuç ne mi olacakt›r? Kamuoyuna yönelik, “itiraz etme, yok imzalamad›k” aç›klamalar› yap›lacak, kapal› kap›lar ard›nda ABD’nin bütün istekleri yerine getirilecektir. TBMM’nin eskaza ald›¤› 1 Mart tezkere karar› ard›ndan yedi¤i f›rçay› unutmayan iktidar› (ve generaller) ayn› “hatay›” bir daha yapmayacak, iyi bir uflak oldu¤unu kan›tlayacakt›r. AKP’nin iktidar koltu¤unda oturabilmesinin diyeti bunu gerektirmektedir. AKP iktidar›, ABD ve Avrupa deste¤i olmadan bir gün bile ayakta kalamayaca¤›n› çok iyi bilmektedir. Tüm Türkiye üs haline getirilmifl, bölge ülkelerine sald›r› üssü olarak kullan›lacakm›fl, müslüman halklar katledilecekmifl, AKP iktidar›n›n umurunda de¤ildir. O sadece iktidar koltu¤unda oturmaya bak›yor. Halk›n tepkisini ise yalanla yat›flt›rma politikas› izliyor. “Yolsuzluklara karfl› operasyon... yoksullara yard›m... Türban ve ‹HL’ler...” gibi, gerçe¤in üzerini örtmeye yönelik ad›mlarla halk› aldatmaya çal›fl›yor. Halk bunlara bakacak ve AKP iktidar›n›n Amerikanc›l›¤›n›, ülkemizin gelece¤ini nas›l ipotek alt›na ald›¤›n›, siyasi-askeri-ekonomik her konuda nas›l daha da ba¤›ml›laflt›r›ld›¤›m›z› böylece gözden uzak tutmak istiyor. Daha düne kadar, “Müminler askerimiz.. Camiler k›fllam›z.. Kubbeler mi¤ferimiz.. Minareler süngümüz..” diyen bu flarlatanlar de¤il miydi? fiimdi kim kimin mümini? AKP kime karfl› sall›yor süngüsünü? Amerika’n›n mümini olmufllar, Türkiye halk›n› ve bölgedeki müslüman halklar› süngülüyorlar. Çünkü on-

Bu ‹hanet Tarihi Oligarflinindir ABD isteklerinin dayand›r›ld›¤›, ABD ve NATO ile yap›lan ihanet anlaflmalar› flunlar: - 1951'de imzalanan NATO anlaflmas›. - 1954 tarihli ABD'ye ayr›cal›klar anlaflmas›. - 29 Mart 1980 tarihli, Savunma ve Ekonomik ‹flbirli¤i Anlaflmas› (SE‹A). Bu anlaflman›n ekleri ve sonradan yap›lan de¤ifliklikleri. - 16 Mart 1987'de kabul edilen Konya'n›n kullan›m›na iliflkin SE‹A'ya ek. - 12 A¤ustos 1996 tarihli uygulama anlaflmas›. - 1996 tarihli Konya'n›n kullan›m› protokolü. Bu ihanet ve sömürgecilik tarihini Türkiye iktidarlar› yazd›. Borçland›r›p, her türlü anlaflmay› dayatan emperyalistler, ony›llard›r bu tür ikili anlaflmalarla, NATO anlaflmalar› ile ülkemizi askeri olarak kullan›yor.

ABD için dökecek kan›m›z yok! Emperyalistler “NATO’nun ucuz askeri” Türkiye’den Afganistan için yeni asker istiyorlar. Karar›n NATO zirvesinde netleflmesi bekleniyor. Buna göre, Türkiye Afganistan’›n tümünden sorumlu olacak, do¤rudan direniflçilerle savafla girecek, NATO ad›na, emperyalistler ad›na iflgale komuta edecek. ‹stek ABD’nin yan›s›ra, geçti¤imiz günlerde, (niye gelip gitti¤i gizlenen) Blair taraf›ndan iletildi. fiimdiden, istek paketinde yer alan üç helikopter gönderildi. Di¤er isteklerini yerine getirilmesi de art›k zamanlama meselesi. Ama yerine getirilece¤ine kimsenin kuflkusu olmas›n. Emperyalistler için dökülecek kan›m›z yok! Afganistan’daki askerler derhal çekilmeli, yeni asker gönderilmemelidir.

Tayyip, Efendilerinin Huzurunda ABD, Tayyip Erdo¤an’› G-8 zirvesine davet etti. “Ne ifli var orada, G-8 en zengin 8 kapitalist devletin, dünyan›n efendilerinin toplant›s› de¤il mi?” diye düflünebilirsiniz. G-8’in gündemi Büyük Ortado¤u Projesi olacak. ABD, di¤er emperyalistlerle BOP üzerinde pazarl›klar yapacak. Tayyip’in davetinin s›rr› da burada. Tayyip, efendilerinin huzurunda, onlara BOP çerçevesinde nas›l hizmet verece¤ini anlatacak. Bush’un davetinde, “demokratik ortak” statüsünden söz ediliyor. Ortado¤u ülkelerine model “›l›ml› islam” flimdilerde böyle formüle ediliyor demek ki. ABD’ye hizmete devam; koltuk tatl›d›r.

Say› 110 9 30 May›s 2004


lar “de¤iflim-dönüflüm”e ayak uydurup, ABD imparatorlu¤unun tebaas› olmay› kabul ettiler. Bir yandan Osmanl› olma hayalleri de en üst boyutta. O da, ABD’nin mümini Tayyip’in zevcesi Emine han›m›n, “Han›m Sultanl›¤›”ndan ibaret.

‹slamc›l›¤›n Tarihi Rolü; Her Koflulda Emperyalizmin Hizmetindeler Dini bile Amerikan tekellerinin ç›karlar› için pazarlad›klar›n› söylemifltik. Il›ml› islam ad›yla formüle edilen bu pazarlama, AKP’nin ahlak›n›, müslümanl›¤›n›, her fleyini göstermeye yetiyordu. Art›k satamayacaklar› hiçbir fley kalmam›flt›r. Her fley pazardad›r. ABD ne isterse, “ya Allah bismillah” deyip, sat›yorlar. Say› 110 10 30 May›s 2004

Dertleri sadece koltuk, iktidar. Din tüccar› flarlatanlar iktidar koltu¤unda otursun, Fetullahç›, tarikatç› sermaye köfleyi dönsün de, gerisi tufan. Tabana, “türban” ve “‹HL” selam›, iç-d›fl politikada büyük bir ihanet ve müslüman bölge halklar›n›n katledilmesine ortakl›k. ‹slamc›l›k tarihi rolünü oynuyor. Dün, “Komünizme karfl›” kullan›ld›lar. Bugün Amerika’ya direnen müslümanlara karfl› kullan›l›yorlar. Her koflulda emperyalizmin hizmetindeler. Türkiye de ayn› hizmeti ony›llard›r veriyor emperyalistlere. Sovyetler’e karfl› tampon olan, “komünizm tehlikesi” ad›yla her türlü kontra faaliyetinin üssü haline getirilen, emperyalizmin ileri karakolu olan Türkiye, flimdi de Kafkaslar’dan Balkanlar’a, Ortado¤u’ya kadar tüm bir co¤rafyada emperyalist üs. Bu çark›, ülkemize biçilen bu rolü, ony›llard›r de¤iflmeyen ve AKP iktidar› ile daha da a¤›rlaflt›r›lan bu “kaderi” sadece biz bozabiliriz. Devrimimiz, iflte bu nedenle anti-oligarflik oldu¤u kadar, anti-emperyalist nitelik tafl›maktad›r.

Tayyip’in M Katil fiaron’ Katliamc› ‹srail ve iflgalci Amerika ile bütün askeri, siyasi, ekonomik iliflkiler kesilsin! Bu iliflkileri kesmeyen bir iktidar, zulmün, iflgallerin, iflkencelerin, y›k›mlar›n orta¤›d›r. Filistin kan a¤l›yor, evler yerlebir edilmifl, analar ölü bebeklerini ‹srail bombalar›n›n yaratt›¤› enkazlar›n alt›ntan topluyor, kahraman bir halk yanyana dizmifl ölülerini, zulmün en pervas›z›na karfl› direnmekte ne kadar kararl› olduklar›n› cesetleriyle anlat›yor. Tecavüz edilmifl kad›nlar, istiflenmifl ve afla¤›lanm›fl ç›r›lç›plak erkekler, cinsel afla¤›lamalar, elektrik manyetolar›... Ve bir dü¤ün evinde çoluk çocuk 45 ölü... Filistin ve Irak’taki bu görüntülerin ard›ndan, AKP iktidar› birden flahland›!!! fiahlanmak zorundayd›, çünkü taban bast›r›yor, halk burnundan soluyor, bu katliamc›larla dostlu¤u sorguluyordu. Halk›n öfkesini dindirmek gerekiyordu. Tayyip konufltukça medya fliflirdi. Duyan AKP’nin Irak iflgaline, ‹srail zulmüne ne kadar da karfl› oldu¤unu, elindeki bütün gücü kullanarak bu zulmü durduraca¤›n› düflündü. Üstelik Tayyip Erdo¤an, kendi yapacaklar›yla da yetinmiyor, tüm dünyaya ça¤r› yap›yordu: ‹srail devlet terörü yap›yor, k›nama yetmez, durdurulmal›. Öyle ya, böyle bir zulüm “k›namakla” geçifltirilebilir miydi? AKP’liler iflte bu tiyatronun ard›ndan “k›namay›” bile beceremediler. Böylece iflkence ve katliam› k›nama karar›n› reddeden bir meclis olarak geçtiler tarihe. (Bu arada, 1 Mart tezkeresinde “meclisimi seviyorum” kokartlar› takan flu “bar›flç›” ayd›nlar›m›z neredeler acaba? Direnenlere küfretmekle meflgul olmas›nlar! Bu meclise bu “ayd›n”!) ‹srail y›k›mlar›n›n ve Irak’taki iflkencelerin TBMM karar› ile resmi olarak k›nanmas›, bizzat AKP’nin önerisi ile meclise getirilmiflti. ‹slamc›lar, “bizim iktidar” diye her türlü katliamc›l›¤›na, F tiplerindeki zulmüne, iflgal ortakl›¤›na göz yumduklar› AKP’nin, hiç de¤ilse flimdi, kendilerini rahatlatacak bir karar alaca¤›n› umdu. Hatta h›z›n› alamayanlar, Tayyip’in taban› selamlamak için oynad›¤› tiyatroya inanmak isteyenler, “‹srail ile iliflkiler yeniden gözden geçirilmeli” bile dediler. Oylama günü geldi. Karar tasar›s›, AKP’lilerin oylar›yla reddedildi. Katliamc›l›k, bebek cesetleri, tecavüzler k›nanmad›, “reel politikan›n” gere¤i olarak görüldü, sessiz onay verildi. AKP nas›l k›Abdullah Gül ise, TBMM’de yapt›¤› konuflmada, “ABD’nin üzüntü ve özür beyanlar› faydal› olnas›n bunlar›; mufltur. ‹flkence yapan askerlerin cezaland›r›laiflkenceci ca¤› taahhüdü verilmifltir. Bunun sonuçlanmas› beklenmelidir.” diyerek, reel politikan›n nas›l ABD’nin desbir Amerikanc›l›¤›n kod ad› oldu¤unu herkese te¤i olmadan gösterdi. koltukta otuAKP, “de¤iflim-dönüflümün” gere¤i olarak, müslüman halklar›n katletmesini, tecavüzleri, ramaz


Müridleri “Duygusal Davranmad›lar”; ’u ve Tecavüzcü Bush’u Üzmediler y›k›mlar›, “reel politika”ya uygun buldu, en az›ndan sessiz kald›. Amerikanc›l›k, ideolojide, ahlakta, kültürde, inançta ne varsa yok eder. Hani islamc›lar ‹srail’i lanetliyordu? Hani zulme karfl›yd›lar? Hani Filistin halk›n›n dostuydular? (Bu arada parlamentolar aras› dostluk gruplar›nda, Filistin dostluk grubundankinden daha çok AKP’li, ABD ve ‹srailli dostluk grubunda bulunmakta) Peki ne olmufltu da, “sevgili meclis”in “müslüman demokratlar›”, ne müslümanl›klar›n›n gere¤ini yapamam›fllar, ne de demokratl›klar›n› gösterememifllerdi? TBMM’deki toplant› öncesinde, her zaman oldu¤u gibi, Tayyip Erdo¤an grup toplant›s›nda konufltu. Nas›l davranmalar› gerekti¤ini flu sözlerle özetledi: “Duygular›n›zla gerçekleri kar›flt›rmay›n... Olaylara dünya gerçeklerinden yola ç›karak yaklaflmal›y›z. Biz hükümet olarak bunu yap›yoruz. Siz de öyle yaklafl›n.” ‹flte her fley bu sözlerde var. Tayyip’in müridleri ‘duygusal olmad›lar’; katil fiaron ve tecavüzcü Bush’u üzecek bir karar almad›lar. Konuflan Tayyip de¤il, bir Amerikan bürokrat›d›r. ABD kula¤›n› çekti, AKP kendi önerisini reddetti. Amerikanc›l›¤› benimsemiflsen, öyle göstermelik flovlar, taban selamlamalar, “devlet terörü” flovlar› yapamazs›n. ‹flbirlikçiysen, adam gibi yapacaks›n bu ifli. AKP’ye iflte bu gerçekler hat›rlat›ld›. AKP de buna uydu. ‹slamc› flarlatanl›k bu iflte! (Ayn› zihniyetteki riyakar islamc›lardan oluflan Arap Birli¤i de, Tunus’taki toplant›da benzeri bir flarlatanl›¤› sahneliyordu.) Üstelik bu utanç da yeterli olmad› AKP’ye. Ayn› gün, ‹srail Enerji ve Mali Altyap› Bakan› Josep Paritzky Türkiye’deydi. Yine bir anlaflma yap›ld›. Zorlu Holding’in ‹srail ile yapt›¤› 800 milyon dolarl›k Dorad Energy Anlaflmas›’n›n imza töreninde Enerji Bakan› Hilmi Güler de haz›r bulundu ve ç›k›flta flöyle dedi: “Anlaflma, ‹srail ve Türkiye aras›ndaki iliflkileri daha da gelifltirecek... Ayn› zamanda bölgede istikrar ve bar›fl aç›s›ndan umut verici bir olay olacak... Filistindeki olaylar›n bununla ilgisi yok. Anlaflma için bu ön flart de¤il ki. Kald› ki, Filistinlilerin de suya ihtiyac› var...” (25 May›s) Bu kadar demagojiyi, yalan›, katliamc›larla dostlu¤un mide buland›r›c› flekilde gerekçelendirilmesini her yerde bulamazs›n›z. AKP’nin fark› da bu zaten; her

türlü yalan› an›nda, ayak üstü söyleme yetene¤ine sahiptirler. Takiyye iliklerine ifllemifl nede olsa! ‹srail’li bakan ile Tayyip Erdo¤an’›n görüflmesi ise bir baflka tiyatroya, halk› aldatman›n bir baflka mizansenine dönüfltürüldü. TBMM’ye utanç karar› ald›rd›¤› yetmiyormufl gibi, bir de ‹srailli bir katili kabul etmesi, anlaflmalar yap›lmas› sorgulanmas› gerekirken, islamc› bas›n ve burjuva bas›n, görüflmenin “kapal› kap›lar arkas›ndan” “f›rçalamalar” aktarmay› becerdiler. Görüflme ç›k›fl›nda, ‹srailli bakan flöyle diyordu: “Teröre karfl› mücadelede anlaflt›k”! “Terör” ne? Bütün Filistin halk›n›n direnifli! Direnifli ezmek için anlaflm›fllar, ama bak›n islamc› medya baflta olmak üzere, burjuva bas›n ne hale getiriyor bu rezaleti. AKP’liler d›fl›nda kimsenin olmad›¤› kapal› kap›lar ard›ndaki görüflmeden aktar›yor ya¤c› bas›n: “Erdo¤an k›zd›... Baflbakandan ‹sraile f›rça... Tayyip Erdo¤an’dan müthifl uyar›...” Herkes aptal, bir tek riyakar islamc›lar ve onlar›n ya¤c›lar› ak›ll›. Ne müslümanl›kla ne de demokratl›kla ilgisi vard›r bu iktidar›n. Müslüman halklar katledilirken, o katillerle stratejik ortakl›¤› sürdürmekle kalm›yor; göstermelik de olsa “k›nama” karar› bile alam›yor. Niye? Çünkü Tayyip Erdo¤an “duygusal davranmay›n” dedi. “Duygusal davranmay›n” telkinlerini, “reel politik” sözlerini duydu¤unuzda, bilin ki, orada Amerikanc›l›k vard›r, iflgalcilerle, katliamc›larla, iflkencecilerle, tecavüzcülerle destek vard›r. “Din kardefli... A¤layan efller, analar” yalanlar›, her fley halk› aldatmak içindi. K›nayamad›lar bile... Z›lg›t›n nereden geldi¤i malum; Amerika’dan, Beyaz Saray’dan. Beyaz Saray ne diyorsa, o. Ödenecek borçlar var, krediler var, en önemlisi iktidar için destek var. ‹ktidar koltu¤unun nimetleri var; Filistin bunlar yan›nda ne ki! ‹slamc›lar; boflverin siz Filistin’i, AKP’yi desteklemeye devam edin! Böyle bir iktidar ‹srail, ABD zulmüne karfl› en küçük bir fley söyleyebilir mi? Söyleyemiyor. Medyan›n çarp›tmalar› halk› aldatamaz. Riyakar islamc›l›k, ‹srail zulmünün, Amerikan iflgalinin do¤rudan orta¤›d›r. Ortado¤u’da dökülen her müslüman kan›nda AKP ortakl›¤› vard›r. Onur, haysiyet, ba¤›ms›zl›k gibi de¤erler çok uzakt›r bu iktidara. Anlamaz bunlardan, iktidar için her fleyi satar.

Say› 110 11 30 May›s 2004


Hapishanelerinde ‹flkenceli Ölüm Baflkentinde “Zulme Son” Ç›¤l›¤› Eksilmeyen Ülkenin “Uyum Yasal›”

Demokratikleflme Soytar›l›¤›

Abdi ‹pekçi Park›’nda TAYAD’l› Ailelerin direnifli sürüyor.

Say› 110 12 30 May›s 2004

112. ölümü de, “Tecriti Kald›r›n Ölümlerini Durdurun” diyerek karfl›lad›lar. Nas›l bir iktidar ki, yan›bafl›nda “ölümleri durdurun” diye hayk›ran insanlara kulaklar›n› t›k›yor ve durmadan hapishanelerden ölüm haberleri geliyor? AKP iktidar› zulmün, bask›n›n iktidar›d›r. Katletmek, ülkemizi tekellere peflkefl çekmek için iktidar olmufllard›r. Bu hizmetlerinin karfl›l›¤›nda da, hizmet ettiklerinden ödüller al›yorlar. Koltukta böyle oturabiliyorlar. fiimdi koltuklar› daha sa¤lamlaflt› demektir. Bir devrimci daha katlettiler hapishanede, efendilerinden bir “aferin” daha ald›lar. “AB’ye uyum yasalar›yla” Türkiye’nin demokratikleflmeyece¤i bir yana, demokratiklefliyoruz dedikçe bu ülkenin insanlar› katledi-

Çanakkale Katliam Davas›

Maskeli Katiller

✔

liyor. Katlederek demokratiklefltiriyor islamc›lar. Biz zulme karfl› direnmeye devam edece¤iz. TAYAD’l›lar Abdi ‹pekçi Park›’nda, bu iktidar›n uygulad›¤› zulmü, katliamc›l›¤›n› herkese anlatmaya devam edecekler. Ve bu iktidar›n tarihine, riyakar islamc›l›¤›n siciline bunlar yaz›lacak. “Uyum yasal›” soytar›l›klar, gözlerini AB’cilikte karartm›fllar›n gözünü boyayabilir. “AB’ye girifl sürecindeki bir ülkede sorun ç›karmama” ad›na, en basit demokratl›¤›n gereklerini dahi ask›ya alm›fl olabilirler. Avrupa, aç›klama üstüne aç›klama yaparak “iyi geliflmeler var” yalanlar›n› s›ralayabilir. Ve hep bir a¤›zdan Türkiye’nin AKP iktidar›yla demokratikleflti¤i havas› yaratma flarlatanl›¤›na son sürat devam edebilirler. Ama Türkiye gerçe¤i yerinde duruyor. Ve bu gerçe¤in mihenk tafl›n›, hapishanelerdeki 112 ölüm ve tecrit iflkencesi oluflturuyor. AKP iktidar› istedi¤i yasay› ç›kars›n, 112 ölüm boynunda as›l› olacakt›r. TAYAD’l› Ailelerin, “Tecriti Kald›r›n, Ölümleri Durdurun” 盤l›¤›na kulak vermedikçe, ölülerimiz onlar› takip edecektir. Peflinde ölüler b›rakarak, analar›n ah›n› alarak yürüyen bir iktidar asla iflah olmaz.

‘uyum yasas›’ maskeli faflizm nu yapan jandarma timlerinin, “robo-

19-22 Aral›k 2000'deki hapishaneler katliam›nda, Çanakkale Hapishanesi’nde gerçeklefltirilen katliama iliflkin, üç y›l›n ard›ndan aç›lan davaya devam edildi. Katliam faillerinden sadece bir k›sm› hakk›nda aç›lan dava, Çanakkale A¤›r Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Mahkeme heyeti, 154 tutsak ve 563 “güvenlik görevlisi” hakk›nda ayr› ayr› aç›lan davalar› tek dosyada birlefltirdi. Avukatlar›n, “operasyon s›ras›nda görevde bulunan tüm güvenlik görevlilerinin ve mahkumlar›n yüzlefltirilmesi” talebi mahkeme taraf›ndan reddedildi. Talebin, operasyo-

cop” k›yafeti kulland›¤› ve bafllar›nda kasklar oldu¤u, tan›namayacaklar› için reddedilmesi, katiller sürüsünün neden maske takt›klar›n› da gösterdi. Avukatlar ayr›ca, operasyonda kullan›lan silahlar ve telsiz konuflmalar›na iliflkin bilgi istenmesini talep ettiler. Dava, 26 Haziran 2004 tarihine ertelendi. Katliamc›lar, Çanakkale’de yüzlerce tutsa¤› kurflunlarla, bombalarla yaralam›fl, dört tutsak katledilmiflti. 19-22 Aral›k katliam›nda kullan›lan toplam 20 bin gaz bombas›n›n 5 bini Çanakkale'de kullan›lm›flt›.

Maskeli de olsalar tan›r›z biz katilleri. Gözlerinden, sinsi bak›fllar›ndan, korkular›ndan tan›r›z onlar›...


Pornocu Polis! Uyuflturucu, fuhufl, kumar, her türlü pisli¤in kayna¤›n›n polis oldu¤una iliflkin gün geçmiyor ki, yeni bir örnek ortaya ç›kmas›n. Polis teflkilat›, tam bir çürüme ve yozlaflma içinde lime lime dökülüyor her yan›ndan. Çürüdükçe devrimcilere sald›rarak, komplolar kurarak sahte “baflar›l› polis” havas› yaratmaya h›z veriyorlar. Son örnek Antalya Emniyet Müdürlü¤ü'nde yafland›. Komiser T.A. ile polis N.A. ve Y. H.’n›n, polis bask›nlar›nda toplad›klar› porno CD ve kaçak sigaralar› sat›c› flebekelere geri satarak ceplerini doldurduklar› ortaya ç›kt›. Sat›fl s›ras›nda suçüstü yap›lan polisler, “komiserimizin emriyle sat›yorduk” dediler. (Radikal, 24 May›s) Hemen, an›nda birbirlerini satmaya da ne kadar haz›rlar, görüyorsunuz! Polislerin ifadesine göre, porno CD’leri sat›p, polis otolar›n›n tamir paralar›n› karfl›l›yorlarm›fl.. Vah vah vah... Demek koskoca devlet, polis teflkilat›n›n masraflar›n› karfl›layam›yor, porno CD satt›r›yor. Biz de bugüne kadar halktan “vergi” ad›yla toplanan haraçlar›n büyük ço¤unlu¤unun orduya ve bu teflkilata aktar›ld›¤›n› biliyorduk!!! Böyle “kapkaç” iflleri, arac›lara eroin paketleri, gecekondu mahallerinde fuhufl evleri korumal›klar› yapmay›n; resmen Emniyet Genel Müdürlü¤ü’ne ba¤l› olarak genelevler, porno dükkanlar› aç›n, çal›flt›r›n. Böyle bir teflkilata yak›fl›r!

iflkenceciler Çiçek’in Himayesinde ‘uyum yasas›’

✔

maskeli faflizm

Adalet Bakanl›¤›, iflkencecileri himayeye devam ediyor. ‹zmir Barosu'nun ‘‹flkenceyi Önleme Grubu’ tarafından yürütülen "‹flkencenin Önlenmesinde Hukukçuların Rolü" projesi kapsamındaki, arfliv taraması iste¤ini Adalet Bakanl›¤› reddetti. Gerekçe, "özel hayatın gizlili¤i". Sanki “özel hayat›n gizlili¤ine” sayg›lar› varm›fl gibi. Bakanl›k arflivlerindeki iflkence dosyalar›nda “gizli” olan, iflkencecilerden baflka ne var ki? Mesele de burada; Cemil Çiçek iflkencecileri koruyor. Kamuoyuna yans›mas›na, tutanaklara geçilmesine engel oluyor.

Bir Daha Gazete Satarsan Tecavüz Ederiz

✔

‘uyum yasas›’

Ülkede Özgür Gündem Gazetesi da¤›t›mc›s› Akif maskeli faflizm ‹nan, 24 May›s günü, sivil polisler taraf›ndan götürüldü¤ü TRT binas› bekçi kulübesinde kendisine iflkence yap›ld›¤›n› aç›klad›. Diyarbak›r’da gazete da¤›t›mc›s› olan 23 yafl›ndaki ‹nan, bir kahvede gazete satt›ktan sonra sivil polisler taraf›ndan önünün çevrildi¤ini belirterek olay› flöyle anlatt›: “beni araca bindirerek TRT binas›n›n bekçi kulübesine götürdüler. Burada 4 polis üzerimi soyarak dövdü. Neden gazete da¤›tt› sordular. Ve ‘bir daha gazete da¤›t›rsan seni öldürürüz, tecavüz ederiz. Git h›rs›zl›k yap ama bu ifli yapma’ dediler.”

Düflünceye Ceza Sürüyor

✔

“Düflünce özgürlü¤ü” nutuklar› sürerken, yaz›lar›, ha- ‘uyum yasas›’ berleri nedeniyle, bas›na ve maskeli faflizm yazarlara cezalar verilmeye devam ediliyor. Vakit Gazetesi generaller aleyhine yazd›¤› bir yaz› nedeniyle cezaland›r›l›rken, islamc› Gerçek Hayat Dergisi yazar› Hakan Albayrak’›n, “Atatürk'ü Koruma Kanunu” gere¤ince ald›¤› ceza onayland›. Milli Gazete yazar› Selahattin Aydar’›n bir yaz›s›ndan dolay› DGM’ce verilen 18 ayl›k hapis cezas› yarg›tay taraf›ndan onand›. Bu arada, mevcut yasal de¤ifliklikler pratikte uygulansa dahi, (ki hiçbirinin uygulanmamas› bir Türkiye gerçe¤idir) düflüncenin önündeki engellerin kald›r›lmayaca¤›, bir çal›flma ile ortaya konuldu. Düflünce Suçuna Karfl› Giriflim ad›na hukukçular taraf›ndan yap›lan bir çal›flmada, mevzuatlarda yer alan düflünce önündeki hükümler kitap haline getirildi. fianar Yurdatapan’›n sözcülü¤ünü yapt›¤› Giriflim’in Sezer’e gönderdi¤i kitap, tam 2148 sayfa. Demokratikleflmenin, faflist sistemin tümden y›k›lmas› sorunu olmas› bir yana, böyle bir ülkede üç-befl yasa de¤iflikli¤i ile düflünce önündeki engeller kald›r›labilir mi? Oligarfli muhalif her türlü düflüncenin düflman›d›r. F tipleri bu konuda bir an›t gibi orta yerde durmaktad›r. F tiplerinin ana mant›¤›n› düflüncenin zorla de¤ifltirilmesi oluflturuyor. B›rak›n baflka örnekleri, hapishane modelini, mant›¤›n›, düflünce düflmanl›¤› üzerine oturtan bir düzenden söz ediyoruz...

Say› 110 13 30 May›s 2004


Hürriyet Ve Polisin “5 dakika önce” Asparagaslar›

Say› 110 14 30 May›s 2004

25 May›s tarihli Hürriyet’te bir haber: “Evren’i ezan sesi kurtarm›fl”. Habere göre, DHKC savaflç›lar› cunta flefi Kenan Evren’i Marmaris’de öldürecekmifl, telefon konuflmalar›nda “‹çmeler” diye bir yer ismi geçmifl, polis Tuzla-‹çmeler’den sonuç alamam›fl, ancak uyan›k bir polis telefon konuflmas›n›n arkas›ndan gelen ezan sesinin ‹stanbul’a göre 5 dakika önce okundu¤unu fark etmifl ve böylece Marmaris-‹çmeler oldu¤u anlafl›l›p, eylem önlenmifl... 12 Eylül’den hemen bafllamak üzere, devrimcilerin cuntac›lar› cezaland›rma giriflimleri bilinen, Cephe taraf›ndan da aç›klanan bir gerçek. Bu ayr› bir konu. Ama Hürriyet, sayfalar›n› polise öyle bir açm›fl ki, haberinin gerçek olup olmamas›, asparagas›n›n ortaya ç›k›p ç›kmayaca¤›na bakm›yor bile. Polise ya¤ çekmek için gözünü kapat›p vazifesini yap›yor. Üstelik haber sürmanfletten verildi... Okuyanlar flunu düflünecek; vay be, bizim polis ne kadar zekiymifl, eylemleri nas›l da önlermifl... Klasik bir “baflar›l› polis” ya¤lamas› olan haberde belirtildi¤i gibi, ezan Marmaris’te ‹stanbul’a göre 5 dakika önce de¤il, tam tersine 5 dakika sonra okunur. Çünkü Marmaris, daha bat›dad›r. 1999’dan bir “5 dakika önce” haberi daha hat›rlayal›m. Ulucanlar katliam› yaflanm›fl, burjuva bas›n katliam› meflrulaflt›rma çabas›ndad›r. Hürriyet’e polis taraf›ndan verilen bir resim ve bafll›k: “5 dakika önce çekildi.” Haber, “bak›n, tutuklular savafla haz›rlan›r gibi haz›rlan›yor, 5 dakika önce resimler çektiriyor, içerisi örgüt karargah› olmufl...” havas› yaratmak istemektedir. Oysa, resim, y›llar önce, üstelik Ulucanlar’da da de¤il, baflka bir hapishanede çekilmifltir. Hürriyet-polis iflbirli¤i iflte böyle dezenformasyon yap›yor. Hürrriyet bununla uslan›r m›? Asla! O yine polis bülteni olmaya, devrimcilere sald›rmaya, polise hizmet etmeye devam edecektir. Onun misyonu budur.

Sermaye Hukuku Cinayete Onay Verdi, Hürriyet Zil Takt› 6 Mart 2002’de Finansbank Kazasker fiubesine giren Suat Durmufl ile Mustafa Murato¤lu isimli kiflileri hedef gözeterek öldüren koruma memuru Engin Bozkurt beraat etti. Böylece, hukuk, “paralar gitmesin” diye gerçekleflen cinayetleri aklam›fl oldu. Sermayenin hukuku oldu¤unu gösterdi. Buna en çok sevinen ise, bu tür durumlarda, yani tekellerin paralar› gidecekse herkesin katledilebilece¤ini savunan Hürriyet oldu. Olay s›ras›ndaki manfletini hat›rlatan Hürriyet, “cinayet de¤il, meflru müdafaa” manfleti att›. O gün de, “Merak etme halk ve hukuk seninle” manfleti atm›flt› Hürriyet. Hukuku çok iyi tan›yordu, sermayenin ç›karlar› neyi gerektirirse o karar› al›rd›. Hürriyet hakl› ç›kt›. Nas›l olsa “halk-kamuoyu” gibi kavramlarla anlatmak istedi¤i de, kendisi gibi üç befl tekelden baflkas› de¤ildi. Zaten Türkiye’de onlardan baflkas› da yaflam›yordu, ikinci soyguncu onlar›n paras› için ölmüfl, çok muydu? Koruma memuruna hemen, Susurlukçular›n avukat› Ömer Yeflilyurt’un atanmas›n›n da bofluna olmad›¤› anlafl›ld›. ‹ki kifli öldü, paralar kurtuldu, Susurlukçular bir tetikçi kazand›.

Vakit Gazetesi Kontra Yay›na Devam Edecek Mi? Vakit Gazetesi hakk›nda generallerin açt›¤› dava ve mahkumiyet karar›n› dergimiz safyalar›nda okudunuz. Bu karar, Vakit’i düflündürtmelidir; Geriye dönerek arflivlerini tara ve devrimciler hakk›nda ne kadar kontra haber yapt›n, bu devlete yaranmak için nas›l sald›rd›n, yeniden düflün! Yine de yaranam›yorsunuz iflte. Biz, Vakit’in üzerindeki bask›ya da karfl›y›z. Peki sen bir tek devrimci bas›na yönelik oligarflinin terörüne karfl› ç›kt›n m›? Hay›r! Aksine destekledin, “terör” diyerek sald›r›ya ortak oldun. Haydi flimdi, kontra yay›nc›l›¤a devam et! Daha fazla sald›r göze girmek için. “Terööör... komünistler...” diyerek manfletler at; unutma ki, asla yaranamayacaks›n!


✔

‘uyum yasas›’ maskeli faflizm

Birtan’›n Katillerini Korumaya Devam

AKP iktidar›n›n, Amerika’n›n ve Avrupa’n›n “iflkence karfl›tl›¤›” flovu yapt›klar›, Birtan Altunbafl davas›nda iflkenceciler korunmaya devam ediliyor. Göstermelik cezalar verilen 4 iflkenceciden dosyalar› ayr›larak davalar›na devam edilen iki iflkenceci hala “bulunam›yorlar.” Mahkeme, san›k iflkenceci polis Ahmet Bafltan’›n adresini bildirmeleri için Emekli Sand›¤› Genel Müdürlü¤ü’ne yazd›¤› yaz›lara hala cevap alam›yor. 20 May›s günü Ankara 2. A¤›r Ceza Mahkemesi’nde devam edilen davada, avukatlar›n, mahkeme kararlar›n› yerine getirmeyen Emekli Sand›¤› Genel Müdürlü¤ü hakk›nda suç duyurusunda bulunulmas› talebi mahkeme taraf›ndan reddedildi. Devletin iflkenceye ve iflkencecilerine sahiplenmesi daha baflka nas›l olabilir. Polisi, Adalet Bakanl›¤› yetmiyor, Emekli Sand›¤›’ndan PTT’sine kadar hepsi iflkencecilere kol kanat geriyor. Irak’ta iflkencecili¤ini tüm dünyan›n gördü¤ü Amerika’n›n iflkence karfl›tl›¤› flovu nedeniyle 4 iflkenceciye göstermelik ceza vermek

durumunda kalan oligarfli, iki Temel Haklar, iflkenceciyi ko- burada ilan etmifl; ruyarak, tüm ifl- Irak’ta resmi k e n c e c i l e r e çekilmiflti. “merak etmeyin” mesaj› veriyor. ‹flkenceci Ahmet Bafltan ve Naip K›l›ç flimdi ad›m ad›m “zaman afl›m›na u¤ratma” oyunuyla aklanmak isteniyor. 17 Haziran 2004 tarihine ertelenen duruflmada da farkl› bir geliflme olmayacak, “arama” oyunu zaman afl›m› dolana kadar sürdürülecektir. Tabi, bu arada emperyalistlerin flov yapma ihtiyac› gündeme gelmezse. AKP iktidar› zaten, sadece emperyalistler emretti¤inde göstermelik olarak iflkencecilere cezalar verilmesi için seferber oluyor. Emperyalistler susunca, iflkence ve iflkencecilerin korunmas› politikas› aral›ks›z sürdürülüyor.

Zehir Saçan Tesise Protesto Mersin Karaduvar Mahallesi’nde, çevreye zarar veren OPET, TUTA, ATAfi Tesisleri protesto edildi. Standartlara uygun çal›flt›r›lmayan, halk›n sa¤l›¤›n› tehtid eden tesisleri protesto için, 22 May›s günü muhtarl›k önünde toplanan kitle, tesislere kadar yürüdü. Haklar ve Özgürlükler Cephesi’nin de bulundu¤u, çok say›da siyasi grup, sendika ve DKÖ’nün kat›ld›¤› eylemde konuflan Karaduvar Mahallesi Muhtar› Habib Nazar, “600 ton petrol topra¤a kar›flm›flt›r. Biz ölmeyece¤iz. Mücadelemizi sonuna kadar sürdürece¤iz” dedi.

“Ülkü” ocaklar› de¤il, haraç ocaklar› Yata¤an'da tafloca¤› sahibi Ömer Baflç›, hisselerini ülkü ocaklar›na devretmesini sa¤lamak amac›yla Mu¤la Ülkü Ocaklar› Baflkan› Helim Meliko¤lu ve Milas Ülkü Oca¤› Baflkan› Tunahan Ongun'un plan›yla kaç›r›larak, iflkence yap›ld›. Baflç›, gördü¤ü iflkencelerden sonra korkarak hisselerini devretti. (22 May›s, Milliyet) Bütün “ülkü ocaklar›” ayn› zamanda mafya merkezleridir, haraç yuvalar›d›r. Her türlü mafyac›l›¤› oralarda bulabilirsiniz. Bofl yere mafyac›lar “ülkü ocaklar›” kökenli olmuyor, buralarda e¤itim al›yorlar. Hiçbir “ülküleri” yoktur gerçekte; halka düflmanl›k ve çek senet mafyac›l›¤› d›fl›nda.

A‹: ‹flkence Sürüyor

✔

Uluslararas› Af Örgütü (A‹) ‘uyum yasas›’ 2004 y›l› ra- maskeli faflizm porunu yay›nlad›. Rapor’da a¤›rl›kl› olarak Amerika’n›n “teröre karfl› savafl” ad›yla sürdürdü¤ü savafl elefltirilirken, Türkiye’ye iliflkin bölümde de, iflkencenin sürdü¤ü dile getirildi. ‹z b›rakan iflkence yöntemlerinde azalmaya karfl›n, iz b›rakmayan yöntemlerin sürdü¤ü dile getirildi. Rapora göre, Türkiye’de; dövülme, ç›r›lç›plak soyma, cinsel taciz, uykusuz b›rakma, yiyecek, içecek ve tuvalet ihtiyaçlar›n› karfl›lamama gibi iflkence türleri yayg›n olarak kullan›l›yor. Bu arada A‹, raporunda F tiplerindeki iflkenceleri ve ölümleri görmeyerek, yine tarihsel misyonunu oynamaya devam etti.

Say› 110 15 30 May›s 2004


Emperyalist demokrasi “özgürlüklerinden” ar›n›yor

Say› 110 16 30 May›s 2004

Avrupa emperyalist demokrasisi, Amerika’n›n “teröre karfl› savafl” sald›r›s›na uygun olarak, kendi ülkelerinde hak ve özgürlükleri k›s›tlayan “terör yasalar›”n›n ard›ndan, yeni “Göç Yasalar›” ile, görece “özgürlüklerinden” silkinmeye devam ediyor. Avrupa’da bask› ve yasaklar›n öncülü¤ünü yaparak, di¤erlerine örnek olan Almanya bu konuda öncü. Partiler aras›nda uzlaflma sa¤land›. Göç Yasas›, Haziran ay›nda yasallaflacak. Yasaya göre; “Tehdit” olarak görülen yabanc›lar suçlu olup olmad›¤›na bak›lmaks›z›n s›n›rd›fl› edilecekler. ‹slamc› ve ilerici kiflilerin s›n›rd›fl› edilmesi ise daha da kolaylaflt›r›l›yor. Hukuk, demokrasi dedi¤in zaten böyle olur; “tehdit olarak gördü¤ünü iflkenceci devletlere teslim et!” Peki “tehdit” neye göre belirleniyor? Örne¤in, Türkiyeli bir devrimcinin, ilericinin Almanya için “tehdit” kriteri ne? Biliniyor ki, bunu belirleyen Türkiye faflist iktidarlar› ile Almanya tekellerinin ç›kar iflbirli¤i sonucu yap›lan anlaflmalar. Yasa’da siyasi mültecilik kurumuna büyük oranda darbe vurulurken, Alman tekellerin ihtiyac› olan beyin ve emek gücü ithali için her türlü kolayl›k sa¤lan›yor. “Alman ekonomisinin gereksinimine göre ifl piyasas›nda esnek davran›lmas›. Belirli ifl kollar›nda kalifiye eleman getirilmesi kolaylaflt›r›lmal›, yabanc› akademisyenlerin Almanya’ya

Avrupa ad›m ad›m Irak’a... Belçika D›fliflleri Bakan› Louis Michel, NATO’nun Irak’ta rol üstlenmesine karfl› ç›kmayacaklar›n› aç›klad›. “Konu ‹stanbul’da gündeme gelirse, veto hakk›m›z› kullanmayaca¤›z” diyen Belçika’n›n tavr›, bafltan beri iflgale karfl› rolü oynayan Avrupa emperyalizminin iflgal pastas›ndan pay kapmakta ataca¤› ad›m›n iflareti. NATO arac›l›¤›yla ifl-

gelmeleri cazip hale getirilmeli.” Yine bir baflka maddede tekellerin ihtiyac›n›n karfl›lanmas› için beyin göçü flu flekilde teflvik ediliyor: “Mühendis, matematikçi, bilgisayar uzman›, menajerler, araflt›rmac› ve bilim adamlar›na bafltan süresiz oturma izni.” ***

"Muzaffer Do¤an S›n›rd›fl› Edilemez!" Almanya TAYAD Komite yapt›¤› aç›klamayla bir s›n›rd›fl› tehlikesini duyurdu. Aç›klamada, Muzaffer Do¤an isimli Türkiyeli devrimci’nin ilticac› oldu¤u ve 15 May›s 2004 tarihinden itibaren s›n›rd›fl› edilmek üzere Dresden Hapishanesi’nde tutuldu¤u dile getirildi. ‹ltica yasas›ndaki maddelere ra¤men, “Almanya'da kaçak” kabul edilen Do¤an’›n s›n›rd›fl› edilmemesi gerekti¤i belirtilen aç›klamada, flu ifadelere yer verildi: “‹ade edildi¤i taktirde devrimci kimli¤inden dolay› Türkiye’de faflizmin bask›lar›na ve iflkencelerine maruz kalabilir. Bu yüzden Muzaffer Do¤an’›n bafl›na gelebilecek tüm olumsuz durumlar›n sorumlusu Federal Almanya Devletidir. Almanya’n›n Türkiye faflizmi ile iflbirli¤i yap›p faflist bask›lara ortak olmamas›n› istiyoruz!” ***

Kesbir ‹çin ‹ade Karar› Siyasi mülteci statüsünün giderek yok edilmesinin bir örne¤i de Hollanda’da yaflan›yor. Kongra-Gel üyesi Nuriye Kesbir için Hollanda devleti Türkiye’ye iade karar› ald›. Halen tutuklu bulunan Kesbir’in iadesi karar›, kitlesel eylemlerle protesto ediliyor.

gale ortakl›k al›flt›ra al›flt›ra gelifltirilecektir. Irak’ta zor durumda olan Amerika için bu, bir anlamda geri ad›m niteli¤i tafl›maktad›r. ‹flgali tek bafl›na beceremeyip, yine kutsal emperyalist ittifak› devreye sokmak zorunda kalmas› demektir. Avrupa aç›s›ndan ise, olmas› gereken yerde olmalar›d›r. ‹stedikleri pay› alamad›klar› için iflgale karfl› ç›kma oyunlar› da böylece sona ermifl olur.

Çiçek: “Cezaevi iflsiz doldu”

Senin Sistemin Dolduruyor Adalet Bakan› Cemil Çiçek, Trabzon’da Lipton F›nd›kl›'daki çay iflleme fabrikas›n›n aç›l›fl›nda, “yüzde 5 büyümeyle iflsizli¤in çözülmesinin de mümkün olmad›¤›n›” söyledi. ‹flsizli¤in hapishanelere yans›yan sonuçlar›n› ise flu sözlerle ifade etti: “Af ard›ndan 72 binden 35 bine düflen cezaevindekilerin say›s›, iflsizlik sorunu çözülemedi¤i için 69 bine yükseldi” (24 May›s Radikal) Kim yarat›yor iflsizli¤i, kim dolduruyor hapishaneleri? Çiçek’in düzeni, AKP iktidar›. Çiçek, her zamanki gibi, kendi suçlar›n› sanki baflka bir nedeni varm›fl, baflkas› çözecekmifl gibi anlatmaya devam ediyor.


HÜCRELERDEN

“Tecrit”in oldu¤u yerde, insani hiçbir fley yoktur! F tiplerinde bir ölüm daha yaflad›k. Bir arkadafl›m›z› daha kaybettik. Ali fiahin kan kanseriydi. Ama onu öldüren kan kanseri de¤ildir. Onu öldüren tecrittir.

emperyalizmin ve oligarflinin hücrelerine karfl› direniflte

4. y›l Gültekin KOÇ Ölüm Orucu Ekibi üç flehit verdi...

üç ölüm orucu direniflçisi Ölüm yürüyüflünü “Ya zafer, ya ölüm!” diyerek

226 Gündür sürdürüyorlar... Üç flehit veren Gültekin Koç Ölüm Orucu Ekibi’nin di¤er direniflçileri:

Selami Kurnaz (Tekirda¤ F tipi) Hüseyin Çukurluöz (Sincan F Tipi) Bekir Baturu (Sincan F Tipi)

Bu hastal›¤›n bafllang›c› aç›s›ndan da, geliflimi ve bu kadar k›sa bir sürede ölümle sonuçlanm›fl olmas› aç›s›ndan da böyledir. Birinci soru; onun genç yafl›nda neden ve nas›l kanser oldu¤udur. ‹kinci soru; neden tedavisinin yap›lmad›¤›d›r. Ali fiahin yaklafl›k 3,5 y›ld›r tutsakt›r ve 3,5 y›ld›r F tiplerinin hücrelerindedir. Fiziki ve psikolojik iflkencenin günlük olaylar oldu¤u, insandan, insan›n yard›mlaflmas›ndan, moralinden, paylafl›m›ndan kopar›lm›fl ölüm hücrelerinde yakaland› bu hastal›¤a. Sonra... Ali fiahin 1 May›s 2002’de ölüm orucuna bafllayan arkadafllar›m›zdand›. O zaman böyle bir rahats›zl›¤› yoktu. Bir süre sonra direnifli b›rakm›flt›r. Rahats›zl›¤› ondan sonraki bir süreçte ortaya ç›km›flt›r. Hastal›¤›n ortaya ç›kmas›yla ölümü aras›nda ise sadece 1,5 y›l vard›r. Normal koflullarda çok daha farkl› ve uzun bir seyir izleyen bu hastal›k, Ali fiahin’i bu kadar k›sa sürede öldürmüfltür. Çünkü Ali fiahin normal koflullarda de¤il, tecrit alt›ndad›r. “‹flkenceli ölüm” demek olan hücrelerdedir. Düflünün; hastas›n›z, kendi bafl›n›za hareket edemez durumdas›n›z. Fiziki, moral, t›bbi deste¤e ihtiyac›n›z var. Ve hücrede bunlar›n hiçbiri yok, tek bafl›nas›n›z. Bu koflullarda nas›l bir “tedavi” ve “iyilefltirme” sözkonusu olabilir? Oligarflinin gündeminde tek bir “iyilefltirme” var. O da tutsaklar›n düflüncelerinin de¤ifltirilmesidir. Bunun için hastal›k’tan aile, avukat ziyaretine kadar herfleyi bir “araç”a dönüfltürmekte bir mahzur görmez. F tiplerinde uygulanan politikalar, Türk Ceza Kanunu, ‹nfaz Kanunu gibi haz›rlanan yeni yasalar, hep buna yöneliktir. Devrimcilikten vazgeçirmek üzerine inflaa ediliyor herfley. Piflman olmazsan›z, hiçbir hak yok. Ya beyniniz, ya vücudunuz ölecek. Politikan›n özeti bu. 1996-2000 Aras›nda, “Hapishanelerde SESS‹Z ‹MHA” bafll›kl› onlarca aç›klama yapt›k. Onlarca tutuklu ve hükümlü, gerekli tedavilerinin yap›lmamas›, engellenmesi nedeniyle hayat›n› kaybetti o dönemde. F tipleri ve tecritle birlikte art›k “sessiz imha”dan sözetmek mevcut durumu ifade etmeye yetmez. Apaç›k bir imha politikas› sürdürülüyor. ‹nsanlar› “yaflayan ölülere” çevirmek art›k sadece bir “ihmalkarl›k” de¤il, bir devlet politikas› haline getirip uygulan›yor. Wernicke Korsakoff hastalar› tutuklan›yor; bunun anlam› aç›kt›r. Devlet, aynen flöyle demifl oluyor: sen hastas›n ama beni ilgilendirmiyor, seni her türlü tedavi imkan›ndan yoksun b›rak›p bu hücrelerde sürünmeye ve ölmeye mahkum ediyorum! ‹flkenceci, katliamc› zihniyetin bundan aç›k ifadesi olur mu? Hangi biçimde olursa olsun ölümleri durdurmak, tecrite son verilmesinden geçiyor.


Emekçiler’den AKP’ye, patrona ve sar› sendikac›lara protesto Geçen y›l ekim ay›nda Çukurova Tekstil’de iflten at›lan yaklafl›k 500 iflçi, 22 May›s günü Tarsus AKP önünde yapt›klar› eylemle çal›flma haklar›n› istediler. Eylem s›ras›nda iflçiler ad›na yap›lan aç›klamada mücadeleyi hem mahkemelerde, hem meydanlarda devam ettireceklerini belirten iflçiler, iflten ç›kar›lmalar›n›n sorumlusunun AKP, Çukurova Tekstil’in patronu Mehmet Emin Karamehmet ve kendilerine sahip ç›kmayan TEKS‹F oldu¤unu vurgulad›lar. Eylem “Direne Direne Kazanaca¤›z!” sloganlar›yla bitirildi.

Faflistler iflçilere sald›rd› ‹zmir Bornova’da Standart Kargo’da direniflte olan TÜMT‹S üyesi ambar iflçilerine faflistler sald›rd›. Standart Kargo patronlar›n›n iflçilerin üzerine sald›¤› MHP’li güruhün, pompal› tüfekler ve b›çaklarla gerçeklefltirdikleri sald›r›da, iki iflçi yaraland›. Yaralanan iflçilerden Düzgün Kömür’ün durumunun a¤›r oldu¤u belirtildi. Sald›r› üzerine ambar iflçileri, Standart Kargo önünde toplanarak “‹flçiye Uzanan Eller K›r›l›r” sloganlar›yla sald›r›y› protesto eden bir eylem yapt›lar. TÜMT‹S Genel Baflkan› Sabri Topçu’nun da kat›ld›¤› eylemde, Topçu sald›r›n›n örgütlenme hakk›n›n kullan›lmas›na yönelik oldu¤unu, polisin gözü önünde gerçeklefltirildi¤ini vurgulad›. Bir çok sendika taraf›ndan yap›lan aç›klamada da sald›r› k›nand›.

E¤itim-Sen: “Sürgünlere Son!” Say› 110 18 30 May›s 2004

E¤itim-Sen’liler, 20 May›s’ta ‹stanbul ‹l Milli E¤itim Müdürlü¤ü önünde yapt›klar› eylemle fiiflli 19 May›s ‹lkö¤retim Okulu ö¤retmenlerinden R›za Dalk›l›ç’›n keyfi gerekçelerle sürgün edilmesini protesto ederek sürgün karar›n›n geri al›nmas›n› istediler. Eylemde E¤itim-Sen üyelerine kar›fl bir çok yerde keyfi k›nama, sürgün gibi uygulamalar›n yürürlükte oldu¤u belirtilerek, “Yaflas›n Örgütlü Mücadelemiz”, “Sürgünler, Bask›lar Bizi Y›ld›ra-

maz”, “AKP Sandalyeni Al Bafl›na Çal” sloganlar› at›ld›.

KESK’lilere Soruflturma! KESK üyelerinin ‹zmir Konak Meydan›’nda “Kamu Yönetimi Temel Kanunu”nun geri çekilmesi talebiyle 10 Aral›k 2003’te yapt›klar› eylem nedeniyle, 69 kifliye, “polisin uyar›lar›na ra¤men bas›n aç›klamas› ve oturma eylemi yap›p trafi¤in ak›fl›n› engelledikleri” gerekçesiyle dava aç›ld›. ‹çlerinde eyleme destek veren ö¤rencilerin de yerald›¤› 69 kifli hakk›nda onlarca y›l hapis cezas› isteniyor.

Aynur Karaaslan’a Özgürlük! D‹SK Genel-‹fl E¤itim uzmanlar›ndan, eski Tez Koop-‹fl 3 No’lu fiube Baflkan› Aynur Karaaslan tutukland›. Tutuklaman›n hiçbir hukuki gerekçesi yoktur. “1 Nisan operasyonu” denilen senaryonun devam› olarak tutuklanm›flt›r; bu operasyon, haklar ve özgürlükler mücadelesi yürütenlere yöneltilmifl bir sald›r›d›r. Devrimci demokrat dernekler, dergiler, kültür merkezleri ve flimdi s›ra sendikalara, sendikac›lara gelmifltir. Aynur Karaaslan, yaklafl›k 20 y›ld›r sendikal mücadelenin içindedir. Baflta Migros’un patronu Koçlar olmak üzere patronlar ve onlar›n bekçisi-tetikçisi olan polis, düflmand›rlar Aynur Karaaslan’a. Çünkü y›llard›r, haks›zl›¤›n, sömürünün ve zulmün karfl›s›nda, emekçilerin yan›ndad›r. fiimdi sendikalar›n Aynur Karaaslan’›n yan›nda olduklar›n› göstermelerinin zaman›d›r. Bu tutuklamay› sadece Karaaslan’a yönelik olarak görenler, yan›l›r. Sald›r›, haklar ve özgürlükler mücadelesi yürüten tüm kifli ve örgütlenmelere oldu¤u için, ayn› zamanda sendikalara ve sendikac›lara yöneliktir.

Bol-Pat’ta direnifl Bolu Patates Fabrikas›’nda iflçilerin sendikalaflma çal›flmalar›, patronlar›n klasik bask›lar›yla karfl›laflt›. ‹flçilerin dörtte üçünün Tek G›da-‹fl Sendikas›’na üye olmalar› üzerine, 9 iflçi at›l›rken, baz› iflçiler de patronun tehdit ve flantajlar› sonucunda üyelikten istifa etti. Fabrikan›n yak›n›nda kurduklar› çad›rda direnifl bafllatan iflten at›lan iflçiler, 22 May›s’ta fabrika önüne siyah çelenk b›rakma eylemi yapt›lar. ‹flçiler, iflçilerin örgütsüzlefltirilmek istendi¤ini belirterek örgütlenme ve ifl hakk› için direnifli sürdüreceklerini kaydettiler.


12. GENEL KURUL'DAN ‹fiÇ‹LER‹N D‹SK'‹N‹ ‹ST‹YORUZ Afla¤›daki yaz›, Devrimci ‹flçi Hareketi’nden iflçilerin 12. Genel Kurul öncesi yay›nlad›¤› “iflçilerin D‹SK’ini istiyoruz!” bafll›kl› broflürden yararlanarak haz›rlanm›flt›r. Broflürün giriflinde “D‹SK'in 12. Ola¤an Genel Kurulu'nun "‹fiÇ‹LER‹N D‹SK'‹"ni yaratma mücadelesinde önemli bir kilometre tafl› olmas› dile¤imizle, bu broflürü Türkiye ‹flçi S›n›f›n›n nihai hedefine ulaflmada katk› sunmas› amac›yla yay›nl›yoruz.” diyen devrimci iflçiler, broflürün ilk bölümünde dünyadaki ve ülkemizdeki geliflmeleri, bunun ekonomi ve emekçiler dünyas›ndaki yans›malar›n› ayr›nt›l› bir biçimde ortaya koyuyorlar. Biz burada esas olarak sendikal harekete iliflkin devrimci iflçilerin tahlillerine ve ça¤r›lar›na yer verece¤iz.

Türkiye’de Sendikal Hareketin Durumu Ve Örgütsüzlü¤e, Teslimiyete Zorlanan ‹flçi S›n›f› Türkiye iflçi s›n›f›, belki de tarihinde ilk kez, nicel olarak kabaran say›s›na oranla, kendi gelece¤inin karart›lmas›na iliflkin ç›kar›lan yasa ve keyfi uygulamalara karfl› olmas› gereken düzeyde tepkiden, tav›r ve duyarl›l›ktan uzak bir yenilgi psikolojisi içerisinde, siyasi iktidar›n her yapt›¤›n› kadr-i mutlak dercesine kabullenmeye, "buna da flükür" dercesine teslimiyete zorlanan bir gerileme süreci yaflamaktad›r. Bunun çeflitli nedenleri olmakla birlikte, esas nedenlerinin örgütsüzlük ve bafl›nda uzlaflmac›, iflbirlikçi-sar› sendikac›lar›n oldu¤u sendikalara güvensizlik oldu¤unu tespit etmek zorunday›z. 12 Eylül öncesi ekonomik ve demokratik kay›plar›n› telafi etmek için, mevcut örgütsüzlü¤üne, tüm di¤er zay›fl›klar›na ra¤men "bu yasalarla (2821, 2822) grev yap›lmaz" diyenlere inat '87 y›l›nda Netafl, Seka ve Migros grevlerini gerçekleflti-

ren, '89 Bahar Eylemleri ile (‹flbirlikçi Türk-‹fl yönetimine ra¤men) aya¤a kalkan, '91 Zonguldak Madenci yürüyüflü ve Genel Grevi'ni gerçeklefltiren, '91 Paflabahçe direnifli ile iflçi k›y›mlar›na karfl› nas›l zafer kazan›laca¤›n› dosta-düflmana gösteren, 1 May›slar› M. Akif Dalc›lar› flehit verme pahas›na, siyasi iktidarlara dayatarak fiilen yasalaflt›ran, kendi içinde kurdu¤u birlik ve platformlar ile siyasal gündeme alternatif politikalar› ile müdahale eden, siyasi iktidarlar›n önemsemek zorunda kald›¤› bir güç oluflturabilen Türkiye iflçi s›n›f› ve sendikal hareket bugün olmas› gereken düzeyde de¤ildir. Yasak savma kabilinden yap›lan mitingler, bas›n aç›klamalar› TV. programlar›nda inand›r›c› olmaktan uzak, “gök kubbeyi bafllar›na y›kar›z” söylemleri ard›ndan sonuç yaratmayan etkisiz eylemlerin peflis›ra yaflanan suskunluk ve hükümetlerle yap›lan z›mmi anlaflmalar, % 5'lik, % 10'luk toplusözleflmelerin imzalanmas›, iflçi s›n›f›nda sendikalara-sendikac›lara güvensizlik duyulmas›na neden oldu... Sar›-iflbirlikçi sendikac›lar›n bu sürecin bafllar›nda MGK'dan ald›klar› brifinglerin etkisiyle, sendikalardaki muhalif-devrimci sendikac›lar› tasfiye etmek için her yolu kullanmalar›, sendikalar›n iflveren örgütleriyle kolkola ayn› birlikplatformlar içinde yer almalar›, zaten açl›k s›n›r›nda yaflat›lan iflçiler ad›na "biz de fedakarl›k yapmal›y›z, ça¤dafl sendikac›l›¤›n gere¤i budur" aç›klamalar›, bir k›s›m sendika yöneticilerinin sendikal mevzileri kendilerini parlamentoya gönderecek atlama tahtas› olarak kullanmalar›yla güvensizli¤in pekiflmesine, iflçi s›n›f›n›n, bürokratlaflm›fl-kastlaflm›fl sendikal yap›lardan uzaklaflmas›na neden olmufltur.

TÜRK-‹fi'lefltirmeye Çal›fl›lan D‹SK Kuruldu¤u 1967 fiubat'›ndan kapat›ld›¤› 12 Eylül 1980'e kadar, kurulufl sürecinde ortaya konulan amaç ve ilkelere, yönlendirici temel ilkelere, o sürecin yöneticileri-

Say› 110 19 30 May›s 2004


D‹SK ancak tarihsel kimli¤iyle yaflayabilir; Bu kimlikte, en baflta devrimcilik vard›r, bu kimlikte s›n›f mücadelesi var, bu kimlikte militan mücadele var. D‹SK bunlardan uzaklaflt›¤› ölçüde küçülmüfltür ve D‹SK bunlara sahip ç›kt›¤› ölçüde geliflip büyüyecektir. ‹flçilerin D‹SK’i, devrimci D‹SK’tir. Yani, ad›na yarafl›r bir konfederasyondur.

Say› 110 20 30 May›s 2004

nin yetersizli¤i veya düzeniçi-reformcu sendikal anlay›fla sahip olmalar›na ra¤men, tabandaki iflçilerin ve genel siyasal ortam›n zorlamas›yla oligarflinin korkulu rüyas› halin gelen, Türk-‹fl'in Amerikanc›, iflbirlikçi yüzünü a盤a ç›karan D‹SK, bugün o y›llardaki konumundan oldukça uzakta, adeta ikinci TÜRK‹fi olmaya zorlanmaktad›r. D‹SK'in kuruldu¤u, 1967 y›l›nda yaflanan ekonomiksosyal siyasal koflullar›n Amerikan ‹mparatorlu¤u'nun dünya halklar›n› kölelefltirmeye çal›flt›¤› günümüzde çok daha boyutlusu yaflanmaktayken, bugün D‹SK'in oluflturdu¤u Demokratik S›n›f ve Kitle Sendikac›l›¤› ilkelerine daha fazla ihtiyaç varken, kifayetsiz, sömürüye karfl› mücadele bilinci, hedefi ve kararl›l›¤› olmayan, sendikac›l›¤› bir geçim kap›s› olarak gören uzlaflmac›, reformist yöneticilerin elinde D‹SK ilke ve amaçlar›ndan uzaklaflt›r›lmaktad›r. D‹SK'i iflçilerden uzaklaflt›ran, güvensizlik yaratan, TÜRK-‹fi'in pisliklerini D‹SK'e tafl›yan nedir ve kimlerdir? Öncelikle sorun ideolojiktir... Bu sürecin mimarlar›, '92 y›l›nda ikinci kez sendikal yaflama at›lan D‹SK'in bafl›na çöreklenenler olup, Demokratik S›n›f ve Kitle Sendikac›l›¤› ilkesini yok ederek, emperyalizmin YDD ideolojisine uygun, Avrupa'dan ithal edilmifl, AB'ci , "küreselleflmeci" ideolojik yaklafl›m›n ürünü olan "Ça¤dafl Sendikac›l›k" safsatas›n› D‹SK'‹n temel ilkesi haline getirmeye çal›flanlard›r... D‹SK'in bafl›na çöreklenenler bürokratlaflm›fl, iflçi kültüründen uzaklaflm›fl, iflçi s›n›f›na ihanet etmekte ve ifl görmeyen, sahip oldu¤u koltu¤u veya konumu kendi kiflisel ç›karlar› için kullanmaya çal›flan düzen sendikac›lar›d›r... “De¤iflen yeni durumlar”, "eski kavramlar, yeni yaklafl›mlar" bu de¤iflimin ve D‹SK'i TÜRK‹fi’lefltirmenin köfle tafllar›n› oluflturuyordu. D‹SK'in kendilerini "yenilemifl" sendikac› eskilerinin "eski" buldu¤u kavramlar, yaklafl›mlar nelerdi peki? Onu da 1 May›s 77'den sonra ya-

p›lan 6. Genel Kurul Çal›flma Raporu'ndan aktaral›m. "Ülkemiz emperyalizme ba¤›ml›, geri ve çarp›k kapitalist bir ülkedir. Tüm ekonomik ve toplumsal sorunlar, buhran, eflitsizlik ve adaletsizlikler bu yap›dan kaynaklanmaktad›r. Kapitalist düzende kal›nd›kça emekçi halk›n yaflam düzeyini ve çal›flma koflullar›n› gelifltirmeye yönelik köklü dönüflümler yapma olana¤› yoktur. ... D‹SK, iflçi s›n›f›n›n hak ve ç›karlar›n› savunma ve gelifltirme savafl›m›n› iflte bu hedef do¤rultusunda, sosyalizme yolu açan ileri demokratik bir düzen hedefi do¤rultusunda sürdürmektedir..." ‹flte, "eskimifl kavramlar" diye kastettikleri bunlard›r. Zulüm ve sömürü düzeninin tesbit edildi¤i, insanlar›n insanca yaflayabilecekleri yeni bir düzenin tarif edildi¤i sat›rlar ve kavramlard›r. Yeni yaklafl›mlar›n› da tespit etmifllerdi. D‹SK Genel Baflkan› Kemal Nebio¤lu özellefltirmelerin tart›fl›ld›¤› bir toplant›da, "Biz muharebe (savafl) etmek istemiyoruz, muhavere etmek (konuflmak, söyleflmek) istiyoruz" diyordu. Bir baflka genel baflkan R›dvan Budak "Önce pastay› büyütece¤iz, iflverenler daha çok kazanacaklar, ondan sonra büyüyen pastadan iflçi için pay isteyece¤iz." diyordu. Bu yaklafl›m ise, D‹SK'in de¤il, Amerikanc› TÜRK-‹fi'in yaklafl›m› idi. Oysa D‹SK'i D‹SK yapan temel ilkeleri vard› ve bu ilkeler iflçi s›n›f›n›n nihai kurtulufluna hizmet eden, düzen sendikac›l›¤›ndan farkl› bir sendikal modeli ortaya koyuyordu. Bunlardan en önemlisi; “Yönlendirici Temel ‹lkeler” olarak ifade edilen "sömürüyü ortadan kald›rma ve sömürüyü s›n›rland›rma mücadelesi bir bütündür" ilkesidir... Bu ilke, burjuvazinin pastas›n› büyütmeyi de¤il, tam tersine bu pastadan iflçi s›n›f›na ve emekçilere daha fazla pay al›rken, giderek burjuvaziyi bu pastan›n etraf›ndan uzaklaflt›rma, "Üretenlerin yönetece¤i" bir düzenin kurulmas› mücadelesini koflulland›ran bir ilkedir... D‹SK'in bafl›na çöreklenen, beyinleri çürümüfl sendikac› eskilerinin ve burjuva parlamentosunda bir sandalye kapma heveslilerinin, Avrupa Birli¤i misyonerli¤ine soyunmalar› da, D‹SK'in ilkelerinden, anti-emperyalist özünden uzaklaflt›r›lmas› amaçl›d›r... Oysa D‹SK kuruluflundan bugüne anti-faflist, anti-emperyalist tav›r ve söylemleriyle iflçi s›n›f› içerisinde meflruiyet ve güven kazanm›flt›r. D‹SK'in, AB misyonerli¤ine soyunan söyledikleri ve yapt›klar›yla iflçilerden çok iflverenlere hizmette kusur etmemeye özen gösteren, pusulas›-


n› flafl›rm›fl yöneticileri tarihlerini hat›rlamamakta, "yeni" kavramlarla "yeni" tarih yaz›m›na soyunmaktad›rlar. Bu yeni kavramlardan biri "emperyalizm" yerine kullan›lan "küresel sermaye" kavram›d›r. Bu yeni tarih yaz›c›lara göre AB, yeni sömürge Türkiye halklar›n› sömüren bir organizasyon de¤il de, bizim gibi ülkelere demokrasi, özgürlük ve refah getiren ulvi ve kutsi bir yap›d›r... Sanki, açl›k s›n›r›nda bir yaflama mahkum edilmemizde AB patentli tekellerin pay› yokmufl gibi, sanki F tipi hapishanelerde 112 insan›m›z› öldüren, "Tecrit ve ‹zolasyon" politikalar›n›n ard›nda onlar›n parma¤› yokmufl gibi davran›l›p, emekçilerin gözü boyanmaya çal›fl›lmaktad›r... Bu tav›r, kendi flahsi ç›karlar› için vatan›m›z› üç kurufl paraya sat›l›¤a ç›karan siyasi iktidarlar›n temsilcilerinden, farkl› de¤ildir. Hatta toplumsal muhalefetin içerisinde olup, emperyalistlerin, AB'cilerin Truva at› rolünü kabullenerek ayn› sat›fl› yapmak, birincilerden daha çirkin, afla¤›l›k ve alçakça bir tav›rd›r, daha tehlikelidir..

‹flçilerin D‹SK'ini istiyoruz! Amerikan imparatorlu¤unun dünya halklar›n› tehdit, flantaj, iflgaller ve katliamlarla teslimiyete ve köleli¤e zorlad›¤› bir dünyada, ABD'nin Amerikanc› AKP iktidar› ile bu politikalar›n› uygulamaya çal›flt›¤›, iflçi s›n›f›n›n örgütsüzlefltirilmeye, sendikal hareketin bask›larla yokedilmeye çal›fl›ld›¤› Türkiye'mizde iflçilerin Amerikanc› TÜRK-‹fi'in kopyas›, taklidi olacak bir Avrupac› D‹SK'e ihtiyac› yoktur! 12. Genel Kurul'a gidilirken, D‹SK'i yönetecek olanlar›n; D‹SK'i D‹SK yapan temel ilkelerden bir milim bile taviz vermeden, D‹SK'i TÜRK-‹fi'in taklidi yapmaya çal›flanlara, D‹SK'e hayat hakk› tan›mayan emperyalizme ve yerli iflbirlikçilerine karfl›, iflçi s›n›f›n› D‹SK çat›s› alt›nda toplamak için gecesini gündüzüne katan, fabrika fabrika, iflyeri iflyeri, örgütlenme ve e¤itim faaliyetlerini, taban›n söz ve karar sahibi olmas› temel ilkesi çerçevesinde hayata geçiren kadrolardan oluflturulmas› gerekti¤ini belirtmek istiyoruz. TÜRK-‹fi Amerikanc› sar› sendikac›l›¤›n temsilcisi olarak, yöneticileri Amerikan Sendikalar Federasyonu AFL-CIO taraf›ndan yetifltirilerek, yukar›dan afla¤›ya do¤ru kurulmufltur. TÜRK‹fi'in tarihi, iflçi s›n›f›na ihanetin tarihidir. D‹SK ise; TÜRK-‹fi'e alternatif olarak, iflçi s›n›f›n›n sömürüyü s›n›rlama ve tamamen ortadan kald›rma hedefleri için mücadele içerisinde kurulmufltur. Yaratt›¤› mücadele gelenekleriyle örnek direniflleri ve ekonomik-demokratik hak ka-

zan›mlar›n› geniflletmesiyle- eksiklerine ra¤menonurlu bir geçmifle sahiptir. ‘92 y›l›ndan bu yana D‹SK'i geçmiflinden soyutlayarak TÜRK-‹fi’lefltirmeye çal›flanlar, s›n›f düflmanlar›yla kolkola girip, D‹SK'i s›n›f uzlaflmac› "Ça¤dafl sendikac›l›k" safsatas›yla bo¤mak isteyenler bunu baflaramayacakt›r... Çünkü; D‹SK ‹fiÇ‹LER‹ND‹R! D‹SK B‹Z‹MD‹R! D‹SK'in kurulufl amaç ve ilkelerine sahip ç›kmak, D‹SK'i D‹SK yapan de¤erlere, geleneklere sahip ç›kmak, onurlu, namuslu, dürüst, devrimci ve vatansever tüm iflçilerin görevidir... D‹SK'i bizzat iflyerlerinde çal›flan, grev çad›rlar›nda, sokaklarda, meydanlarda verilen flehitler pahas›na, bedeller ödeyerek bugünlere tafl›yan iflçiler oldu.. Bu nedenle, D‹SK'in gelece¤i yine iflçilerin yarat›c› ellerinde olacakt›r.. ‹flyerlerinden bafllayarak flubelere, genel merkezlere ve D‹SK'e kadar her yerde; D‹SK'li iflçilerin gelece¤i kazanmak için, D‹SK içerisindeki sendikac›l›¤› geçim kap›s› olarak gören, iflçi s›n›f›na ihanet eden ahlaks›zlar› teflhir etmek ve D‹SK'ten uzaklaflt›rmak için, - D‹SK'i TÜRK-‹fi'lefltirmeye çal›flan AB'ci, MGK'c› sendika patronlar›na izin vermemek için, - YDD ideolojisinin yaratt›¤› "Ça¤dafl Sendikac›l›k" safsatas›n› yok etmek ve Demokratik S›n›f ve Kitle Sendikac›l›¤›n› hayata geçirmek için, - Taban›n Söz ve Karar sahibi olmas› ilkesini hayata geçirmek için; - Patronlar kulübü ile T‹SK, TÜS‹AD, ESK, TOBB ile de¤il, D‹SK'in gerçek ve geleneksel ittifaklar› olan Demokratik Kitle Örgütleri ve yasal-meflru tüm halk örgütlenmeleriyle yeniden buluflturmak için; - D‹SK'in en ücra kasabalarda bile örgütlenmesi, örgütlü oldu¤u yerlerde taban›n iradesini a盤a ç›karmak, hakim k›lmak amac›yla D‹SK Temsilcilikleri, ‹flçi Evlerinin aç›lmas›, ‹fiÇ‹ MECL‹SLER‹N‹ ve ‹fiÇ‹ CEPHES‹N‹ kurmak için; - Kazan›lm›fl haklar›m›z› gaspedenlerin elinden, haklar›m›z› kopar›p almak, yeni haklar kazanmak, yeni mevziler elde etmek için; - 12 Eylül'cülerle, Susurluk'çularla, YDD'cilerle ve 1 May›s '77 provakasyonunu a盤a ç›kararak, sorumlular›yla hesaplaflmak için; - Ba¤›ms›z, Demokratik bir Türkiye için; D‹SK'i, MGK'n›n, patronlar›n, AB'ci misyonerlerin elinden kurtaral›m, ‹fiÇ‹LER‹N D‹SK'‹N‹ YARATALIM!...

Say› 110 21 30 May›s 2004


‹flgalcilere, iflkencecilere BM onayl› dokunulmazl›k Ebu Garib iflkenceleri ve arkas›ndan gelen dü¤ün evi katliam› Amerikan emperyalizminin Irak’a götürdü¤ü “demokrasinin, özgürlü¤ün” kan›tlar› olarak gözlere sokuldu. fiimdi, emperyalist demokrasi telafl içinde, yalanla süslenmifl kampanyalar düzenleyerek gerçe¤i çarp›tmaya, olay› münferit göstermeye çal›fl›yor.

“Hukuka Uymaya Gerek Yok!” Amerikan imparatorlu¤u ç›rp›nd›kça, yeni pislikler, iflkencelerin arkas›ndaki gerçekler de birer birer gün yüzüne ç›k›yor. Newsweek Dergisi, iflkencecili¤in, hukuksuzlu¤un 11 Eylül’ün hemen ard›ndan bizzat ABD Adalet Bakanl›¤›’n›n resmi belgesi ile yafland›¤›n› ortaya ç›kard›. Emperyalist hukuk, adalet diyor ki, “uluslararas› kurallara, hukuka uymam›za gerek yok!” Say› 6 22 30 May›s 2004

Kimilerinin hayran oldu¤u ve ülkemize de gelsin diye ç›rp›nd›¤› emperyalist hukukun hukuksuzlu¤unun gerekçesi malum; teröre karfl› savafl! Zaten, “Afganistan’da meflru bir devlet de yok” diyor emperyalist demokrasi. “Teröre karfl› savafl”›n her türlü hukuksuzlu¤un, iflkencelerin, iflgallerin nas›l k›l›f› haline getirildi¤inin, “meflru devlet” ABD’nin dünyaya nas›l bir düzeni dayatt›¤›n›n baflka örnekleri de ortaya ç›kmaya devam edecektir. Emperyalist tekellerin oldu¤u yerde, halklar için hiçbir hukuka, hakka ve özgürlü¤e yer yoktur. ABD’nin “münferit” aç›klamas›na inanmak isteyen, emperyalist demokrasi hayranlar›, burjuva bas›n›n köfle yazarlar› ise tam anlam›yla flaflk›n. Mesela, biri, bütün dünyas› y›k›lm›fl bir haleti ruhiye içinde flöyle diyor; “Bütün etik, ahlak, insan haklar›, demokrasi, hak, hukuk, ülkelerin egemenli¤i ve ba¤›ms›zl›¤›,

BM dokunulmazl›klar›, iflkenceler, katliamlar bofluna; iflgalciler direnen Irak halk›na, dünya halklar›na hesap vermeye devam edecekler. ‹flkenceciler, katliamc›lar, iflgalciler emperyalist hukukun hangi z›rh›n› üstlerine geçirirlerse geçirsinler; halklar›n gözünde suçludurlar. Ve onlar› koruyacak hiçbir güç yoktur.

Birleflmifl Milletler yasalar› gibi, bugüne kadar insanl›¤›n büyük kazan›mlar› olarak alk›fllad›¤›m›z, katetti¤i mesafenin göstergeleri olarak kabul etti¤imiz bütün “standartlar” z›rva, yalan ve sahteymifl me¤er!”

Ne zannediyordunuz? “Küreselleflen dünya”n›n nimetleri iflkence, iflgal, katliam olarak ya¤›yor halklar›n tepesine. Zulüm globallefltiriliyor. Emperyalistler iflbirlikçisi ülkelere F tipleri yapt›r›yor, muhalifleri, ilericileri tasfiye etmek için her türlü zulmün önü “Yeni Dünya Düzeni”ne uygun olarak aç›l›yor. Devrimciler bu gerçekleri ony›llard›r büyük bedeller ödeyerek anlat›yor. Bekleyin, daha da pervas›zlaflt›¤›n› göreceksiniz. Direnifl gelifltikçe, zulmü büyütmekten ve bat› demokrasisi hayranlar›n› flafl›rtmaktan baflka yapabilecekleri hiçbir fley yoktur. Tarih boyunca bütün iflgalcilerin, sömürgeci güçlerin yaflad›¤› açmazlar›, Amerikan emperaylizmi de yaflayacak. Katlettikçe yenilecek, yenildikçe katledecek. Ve en sonunda zafer, direnen halk›n olacak. Amerika flimdi iflgalini, iflkencelerini meflrulaflt›rma, tecavüzcü, iflkenceci askerlerini korumaya alma hesab› yap›yor. Bunun için BM’nin önüne bir karar tasar›s› sunuldu bile.

Tecavüzcülere BM Korumas› Geliyor ‹flgalciler BM’ye yeni bir tasar› sundular. 30 Haziran’da “yetkinin” göstermelik devri ve kurulacak kukla hükümete iliflkin ayr›nt›lar›n yer ald›¤› karar tasar›s›nda, iflgale son verilmesine dair hiçbir emare yok. Ancak karar tasar›s›nda baflka fleyler var. Tasar›ya göre, yetki devrinin ard›ndan, sözde güvenlik BM’ye “uluslararas› güce” devredilecek, ama ABD askerleri ABD Genelkurmay›’na ba¤l› olacak. 1 y›ldan önce iflgalin durumu de¤erlendirilemeyecek. Yani iflgal 1 y›l daha kesin olarak devam edecek, sonras› ise malum, direnifl iflgale son vermedikçe, süreç uzat›lacak. Yine tasar›n›n bir baflka maddesinde de, tecavüzcü, iflkenceci, katliamc› askerleri için koruma isteniyor. ‹fllenen “insanl›k suçlar›” dahi buna göre yarg›lanamayacak. ‹flgale meflruiyet kazand›rmaktan baflka hiçbir amac› olmayan tasar›, emperyalistler aras› pazarl›k aflamas›nda. BM Güvenlik Konseyi’nin üyeleri, Irak pastas›ndan alaca¤› paya ba¤l› olarak tasar›ya karfl› tav›r belirleyecektir. Öncekilerde oldu¤u gibi. ABD’nin “Uluslararas› Ceza Mahkemesi”nden bir y›l muaf tutulmas› karar›n› onaylayan bir BM’nin, Irak’taki iflkencelere tav›r alaca¤›n›, “ iflgaller, katliamlar, insanl›k suçlar›, iflkenceler yarg›lanmal›” diyece¤ini kimse beklemesin. BM,


“Uluslararas›” de¤il, emperyalist bir kurum haline çoktan dönüflmüfltür. Ve halklar nezdinde hiçbir inand›r›c›l›¤› yoktur. Ama flu aç›k ki, BM’nin böyle bir karar tasar›s›n› onaylamas›, ayn› zamanda iflkencenin meflrulaflt›r›lmas›n›n da giriflimi olacakt›r. Emperyalistler, bütün insan haklar› demagojilerine, “insan haklar› raporu” haz›rlama soytar›l›klar›na karfl›n, iflkencecidirler, iflkencenin mucidi egemen s›n›flard›r. Keza, Ebu Garib’in ard›ndan Amerikal› ve Avrupal› hukukçu profesör, politikac›, generallerden “terör suçlar›nda iflkence yap›labilece¤i” aç›klamalar›, tart›flmalar ve bu yönde sözde “kamuoyu araflt›rmalar›” ço¤ald›. Emperyalistler politikac›lar›, profesörleri konuflturarak ‹flkenceyi meflrulaflt›rma, kan›ksatma kampanyas› m› açt›? “Teröre karfl› savafl” denilerek meflrulaflt›r›lmas›na kimse flafl›rmamal›d›r; sihirli sözcüktür “terör”, her türlü hukuksuzluk, iflkenceler, iflgaller, katliamlar, tecavüzler bu sözcü¤ün arkas›na gizlenir.

Bush’un Çözümü: Yeni Ebu Garib Ebu Garib vahfletinin ortaya ç›kmas›n›n ard›ndan, Amerikan emperyalizmi, iflgal komutan› Bush, adeta halklarla alay etmeye devam ediyor. “‹ncelikli” manevralara dahi ihtiyaç duymuyor emperyalistler. “Münferit” deyip iflin içinden ç›kmaya çal›fl›yor. ‹flkence sistematik ve iflgal politikas›n›n bir parças› oldu¤u için iflkenceyi önlemeyen ABD, iflkencenin görüntülenmesini önlemeye çal›fl›yor. ABD askerleri, art›k resim çeken cep telefonu ve foto¤raf makinalar› kullanamayacaklar. ABD’nin “çözümleri” bununla bitmiyor. En dahiyane olan› Bush’tan geldi! Bush’un buldu¤u yeni “çözüm”, tam da zihniyeti gösteriyor. Irak bata¤›n› Amerikan halk›na aç›klama ihtiyac› duyan Bush, Irak’ta “5 aflamal› plandan” söz etti¤i konuflmas›nda, iflkenceleri önleme yöntemini de aç›klad›: Ebu Garib’i y›k›p, yeni bir hapishane yapmak! Üstelik bu hapishane “yeni Irak’›n simgesi olacak”m›fl. Emperyalistlerin zulümlerinin üzerini örtme, bunun üzerinden insan haklar›, demokrasi oyunu oynamas›nda, bu durumda senaryo genel olarak flu olurdu: Ebu Garib’i y›k›p yerine mesela kültür merkezi yapmak. ABD bu oyuna bile ihtiyaç duymuyor. Daha modernini yapaca¤›z diyor. Modern hapishane ve “yeni Irak”. ‹flgal alt›ndaki bir ülke için baflka bir simge düflünülemezdi. Sonra, iflkenceler, tecavüzler, afla¤›lamalar bu “Modern hapishanede” sürecek demektir.

Korgeneral ‹flkence Seanslar›nda ‹flkencenin en tepeden, emir-komuta zinciri içinde gerçekleflti¤i konusunda kimsenin kuflkusu yoktu.

Hainlerin kaderi!

Dünyan›n her yerinde bütün hainlerin kaderi ayn›d›r. Kullan›l›r, ifle yaramaz duruma geldiklerinde bir yana at›l›rlar. Hatta hizmet ettikleri güçler taraf›ndan cezaland›r›ld›klar› da olur. Irak iflgalinin hemen öncesinde ABD taraf›ndan kurdurulan ve finanse edilen Irak Ulusal Kongresi'nin lideri Ahmet Çelebi’nin durumu, tasmas›ndan tutulup at›lan bir hainin trajedisini gösteriyor. ABD, Geçici Konsey’in de üyesi olan Çelebi’ye önce ödedi¤i paralar› kesti. Irak iflgalinin baflar›s› için vatana ihanet suçu iflleyen Çelebi, ayl›k 340 bin dolar ödenekten olmas›n›n ard›ndan, evinin ve bürosunun bask›n›n› yaflad›. Nereden nereye?... Beyaz Saray’da a¤›rlanan, büyük umutlar ba¤lanan, iflbirlikçi yönetimin bafl›na geçirilmesi planlanan ABD kuklas›, ihanetine ihanet etmekle suçlan›yor. Panama’n›n eski devlet baflkan› Noriega’dan Gürcistan devlet baflkan› Eduard fievardnadze’ye kadar tüm emperyalist iflbirlikçilerinin kaderi bu! Sosyalist sistemin y›k›lmas›nda Gorbaçov ile birlikte büyük rol oynayan Gürcistan devlet baflkan› Eduard fievardnadze, ABD darbesiyle düflürülmesinin ard›ndan, sosyalist sistemi y›kmaktaki pay›n›n büyük oldu¤unu hat›rlat›yor, "Irak için yardım istediklerinde verdi¤ini” söylüyor ve flöyle diyordu: “Olup biteni izah edemiyorum. Ben de en önemli rollerden birine sahibim, (sosyalizmin y›k›l›fl›nda) Batı ise beni yüzüstü bıraktı”. Zavall› iflbirlikçiler böyle s›zlanmaktan baflka ne yapabilir ki!

Hesaps›z Zulüm! ‹flgalin bir y›ll›k bilançosunda kaç Irakl›n›n katledildi¤inin bilançosu ç›kar›lam›yor. Ba¤dat, Kerbela, Kerkük ve Tikrit'teki morg tutanaklar›na göre, bu say›, bu bölgeler için 5 binden fazla silahs›z Irakl›’n›n ölümünü gösteriyor. Baz› araflt›rmalarda ise, ölü say›s› en az 10 bin olarak kaydediliyor. Son olarak AP'nin araflt›rmas›na göre ise, iflgalin ilk 12 ay›nda, sadece Ba¤dat ve 3 kentte 5 binden fazla Irakl› öldürüldü. Hala fiii kentlerinde süren katliamlar›n hesab› ise hiç tutulam›yor. Kerbela’da, Kufe’de vatanseverlerin katledilmesi devam ediyor. Her gün, 20’fler 30’ar Irakl› direniflçi Amerikan bombard›man› ile can veriyor, evler y›k›l›yor, ‹mam Ali türbesinin bombalanmas›nda oldu¤u gibi, ibadet yerleri yerlebir ediliyor.

Say› 6 23 30 May›s 2004


Tecrit Etme Hakk›!

Irak'taki ha-

pishanelerin eski komutan› Tu¤general Janis Karpinski taraf›ndan imzalanan bir mektup, iflkencenin sistematik olarak uyguland›¤› ve bir hak olarak görüldü¤ünü gözler önüne seriyor. 24 Aral›k 2003'te K›z›lhaç'a gönderilen mektupta, esirlerin bir ço¤unun Cenevre Sözleflmeleri'nden yararland›r›lmad›¤›, “istihbarat de¤eri olan esirlerin tecrit edilmesinin askeri bir gereklilik oldu¤u” ve güvenlik tehdidi teflkil eden esirlere daha farkl› muamele etmeye haklar› bulundu¤u söyleniyor.

“ABD’lilere Veririz!”

Say› 6 24 30 May›s 2004

‹nsan Haklar› ‹zleme Örgütü'nün raporunda, Amerikan iflkencelerinin di¤er ülkelere bahane oluflturdu¤u belirtildi. Bu yeni bir durum de¤ildi. Ebu Garib görüntülerinin yay›nlanmas›ndan sonra Cemil Çiçek’in, “bizi art›k elefltiremezsiniz” sevincini herkes gördü. Örgütün verdi¤i örnek Malezya’dan. ABD'nin “terorizmle mücadele” müttefiki olan Malezya'da, “terörist” denilerek gözalt›na al›nanlar, ABD’ye verilmekle, Guantanamo’ya gönderilmekle tehdit ediliyor. Baz› tutuklulara, iflbirli¤i yapmad›klar› takdirde “ömürlerini hapiste geçirecekleri ya da Guantanamo'ya gönderileceklerinin” söylendi¤i yaz›lan raporda, bir tutuklunun flu ifadelerine yer veriliyor: “Guantanamo'ya gönderilirsem daha kötü iflkence görece¤imi, bir kolumu ya da baca¤›m› kaybedebilece¤imi, felç olabilece¤imi söylediler.” (Cumhuriyet 25 May›s) ABD, her yere demokrasiyi, özgürlükleri de¤il, ama yeni yeni iflkence yöntemlerini, tehdit araçlar›n› da¤›t›yor. ABD’nin yaratt›¤› hücreler, hukuksuzluk düzeninin bizzat kendisi bir tehdit unsuruna dönüflüyor.

Kanl› Fuar Ba¤dat kan içinde, iflgal alt›nda, tekeller “Ba¤dat Fuar›” düzenliyor. “Güvenlik” gerekçesiyle Ba¤dat’ta yap›lamayan, Irak’›n zenginliklerinin pazara ç›kar›lmas› fuar›n›n yeri ise, AKP’nin iflbirlikçili¤inin yeni bir örne¤i. Fuar, Tayyip’in “BOP’un y›ld›z› olacak” dedi¤i Diyarbak›r’da yap›l›yor. Böyle y›ld›z olacak demek ki! ‹flbirlikçi tekeller, emperyalist tekeller, kapitalistlerin ahlak› olmad›¤›n›, kan oluk oluk aksa da, ç›karlar›n›, kasalar›n› düflüneceklerini ve kandan nas›l ç›kar sa¤layacaklar›n›n hesab›nda olacaklar›n› herkese gösteriyor.

ABD’nin Irak’taki en üst yetkili komutan›n Korgeneral Ricardo Sanchez’in de bizzat iflkenceli sorgulara kat›ld›¤› ortaya ç›kt›. Washington Post Gazetesi’nin, bir askeri duruflman›n kay›tlar›ndan aktard›¤› bilgiye göre, Ebu Garib’de görevli yüzbafl› Donald Reese, “Irak'taki Amerikan güçlerinin komutan› korgeneral Ricardo Sanchez, baz› esirlerin sorgu ya da kötü muameleden geçirilmesi s›ras›nda haz›r bulundu¤unu” aç›klad›. Bu da, “münferit” bir komutan anlafl›lan!!!

ABD ‹flkence Aletleri Üretiminde Birinci Tüm dünyada, iflbirlikçi iktidarlar için iflkencecilerin e¤iten ABD, faflist rejimler için iflkence aletleri üretiminde de birinci. Tekeller, dünyan›n dört bir yan›nda, ülkemizde, manyetonun her dönüflünde, bedene verilen elektrikte, yeni iflkence yöntemlerinin her denendi¤inde, kasalar›n› dolduruyorlar. Serbest piyasac›lar sözünü etmekten pek hofllanmaz bu tür örneklerden. Kapitalizmin kâr için yapmayaca¤› hiçbir fley yoktur. "‹flkenceyi Önleme ve ‹flkence Kurbanlar›na Destek-TASSO" örgütü taraf›ndan yay›nlanan rapora göre, iflkence aletleri üreten ve ithal eden ülkeler, polis-ordu birimlerinin e¤itimlerine iflkence tekniklerini de resmen ekliyorlar. ABD’nin yan›s›ra, Fransa, Rusya ve ‹ngiltere bu ülkeler aras›nda yer al›yor. ‹flkence aleti ithal eden ülkeler aras›nda Türkiye’nin yan›s›ra kimler yok ki! Suudi Arabistan, Rusya, Tayvan, Brezilya, ‹srail, M›s›r, ‹sveç ve ‹sviçre gibi Avrupa ülkeleri de ithal ediyor.

‹flkenceler, Katliamlar, Kuflatmalar, BM K›l›f› Bofluna; Direnifli K›ramayacaklar Ba¤dat, Diwaniye, Hille, Necef, Kerbela, Bakuba, Küfe baflta olmak üzere, Irak’›n bir çok bölgesinde direnifl her geçen gün geliflip güçleniyor. fiii kentlerinde, kent savunmalar› yaflan›yor. Sadr'a ba¤l› Mehdi Ordusu, bombard›manlarda a¤›r kay›plar vermesine ra¤men direniyor. Baflta Sistani olmak üzere, di¤er fiii dini liderliklerin ihanet düzeyindeki sessizli¤i, direnifle destek vermemesi de Mehdi Ordusu’nu durdurmuyor. Di¤er fiii dini liderlerin bu tavr›, takiyyeci, pragmatist islamc›l›¤›n nerelere varaca¤›n›n da iyi bir örne¤idir. Aç›k bir iflgal ve direnenler var. Onlar ise, nas›l bu direniflin d›fl›nda kalarak kukla yönetimde yer kapar›z, koltuk al›r›z hesab› içindeler. Hatta, kukla Konsey içinde yer alan fiii gruplardan Abdülaziz El-Hekim'e ba¤l› Irak ‹slam Devrimi Yüksek Konseyi'nin, Kerbela’da Sadr’› protesto gösterisi düzenletiyor. ‹flkenceler, tecavüzler, katliamlar, kentlerin kuflat›l›p havadan bombard›mana tutulmas›, BM maskesi, ihanetler, hiçbir fley direniflin önünü alam›yor. ‹flgalciler için, Irak giderek büyüyen bir kâbustur art›k. Direniflçiler bir yandan iflbirlikçi polis ve hainleri cezaland›r›rken, öte yandan iflgal güçlerine kay›plar verdiriyor.


‘TerĂśre Kar› ‘TerĂśre Kar› Sava’ ‘TerĂśre Kar› Sava’ TerĂśrĂź... ABD’ye yaranmak için katliam

Balkan Ăźlkelerinden Makedonya Devleti’nin, 2 y›l Ăśnce ABD'nin “terĂśre kar› savaâ€?ta gĂśzĂźne girmek için, 6 Pakistanl› ile bir Hintliyi katletti¤i ortaya ç›kt›. Aç›klama bizzat Makedonya ‚çileri Bakan Yard›mc›s› taraf›ndan yap›ld›. Bakanl›k SĂśzcĂźsĂź Mirjana Konteska’n›n aç›klamalar›na gĂśre; Ăśnceki ‚çileri Bakan› Ljube Boskovski, Ăśzel gßçler içinden "Aslanlar" ad›yla bir kontra ekibi kurdu. ABD’nin “terĂśre kar› savaan Ăźlkelereâ€? maddi destek vermesini Ăśrnek alan hĂźkĂźmet, sahte bir “terĂśr operasyonuâ€? dĂźzenledi. DĂźzenlenen sahte “anti-terĂśr operasyonuâ€?nda mizansenler de, Ăźlkemizde tan›d›¤›m›z yĂśntemlerle haz›rland›. “‘Aslanlar’, ĂœskĂźp'teki ABD ve ‚ngiltere elçiliklerine sald›r›ya haz›rlanan fanatik ‚slamc›lar olarak takdim etti¤i, Ăźlkeye Avrupa'da i bulmak için kaçak giren 6 Pakistanl› ve bir Hintliyi k›rsal bir bĂślgeye gĂśtĂźrerek kuruna dizdi. TerĂśr mizanseni yaratmak için de cesetlerin yan›na kamuflaj Ăźniformalar› ile silahlar konuldu.â€? Suçlu kim? ABD’ye yaranmak, maddi destek almak için insanlar› katleden hĂźkĂźmet mi sadece? As›l suçlu; “terĂśre kar› savaâ€? ad›yla tĂźm dĂźnyada halklara kar› savaan, her tĂźrlĂź hukuku yok eden, Ăźlkelere rßvet da¤›tan Amerika’d›r. Amerika’ya yaranmak için infaz, katliam uygulamak da, sadece Makedonya’ya ĂśzgĂź de¤ildir. TĂźrkiye devleti Baba Bush’un ziyareti Ăśncesi yapt›¤› 12 Temmuz 1991’deki katliam›, 4 Haziran 1999’da ABD konsoloslu¤u kar›s›nda iki devrimcinin infaz›n› kime yaranmak için yapt›, kimden madalya ald›lar, biliniyor.

TerĂśr y›k›m›... ‚srail’in “terĂśre kar› savaâ€?›nda Refah’taki y›k›m›n bilançosu BM temsilcisi taraf›ndan duyuruldu: 2 bin Filistinli evsiz kald›. Buyurun “terĂśre kar› savaâ€?!

A‚ Raporunda TerÜr... Uluslararas› Af Örgßtß (A‚) nihayet fark›na vard›!!! Haz›rlad›¤› son raporda u tespitlere yer verdi: ABD terÜre kar› ilkesiz bir sava açm›t›r. ‚nsan haklar› kurban edilmitir. Siyasi iltica sistemi yok edilmitir. Irakl› sivillere kar› hukuk d›› cinayet iliyor. Dßnya art›k ABD’nin politikalar› nedeniyle daha tehlikeli bir yer haline

TerÜr Demagojisi z›vanadan ç›kt›

Katlet, “terĂśristtiâ€? de! Bombala, “terĂśr yuvas›yd›â€? diye aç›kla! ‚gal et, “terĂśre kar› sava›yorumâ€? de! Hiçbir inand›r›c›l›¤› kalmayan “terĂśrâ€? demagojisinde son Ăśrnek, Irak’ta bombalanan dߤßn evi oldu. ABD “terĂśristlerin ĂźssĂźnĂź bombalad›¤›n›â€? aç›klam›t›. DߤßnĂźn ve dߤßnde halay çekenlerin daha sonra yerde kanlar içinde yatan gĂśrĂźntĂźlerinin yer ald›¤› video gĂśrĂźntĂźleri bile ç›kt›, ama hâlâ “terĂśrâ€? demagojisini sĂźrdĂźrĂźyor Amerika. Irak'taki Amerikan ordusunun sĂśzcĂźsĂź Tu¤general Mark Kimmit, bak›n ne diyor: "Hiç dߤßne ilikin bir iaret yoktu, ne sĂźs, ne mĂźzik aleti. Ne de ikram yap›ld›¤›n› gĂśsteren bula›k kap kacak. Yine de bir tĂźr kutlama yap›lm› olabilir. KĂśtĂźler de kutlama yapabilir." SĂśzĂźn bitti¤i, demagojinin bile z›vanadan ç›kt›¤› nokta buras›. 25 May›s tarihli bas›nda ayr›nt›l› ekilde yer alan, ço¤u çocuk 45 kiinin katledildi¤i bombalama ve dߤßn evi kan›tlar›n› burada s›ralamay› gereksiz gĂśrĂźyoruz. Katliam çok aç›k. “TerĂśrâ€? demagojisinin ulat›¤› nokta da burada ortaya ç›k›yor. Birilerinin bu demagojilere itibar gĂśstermesi, Amerikan yalanlar›na inanmas› gerekmiyor art›k. ‚galci general de herkesin, “yalanâ€? diye dßßndߤßnĂź biliyor, ama “gßç benim, ben bĂśyle diyorsam bĂśyledirâ€? diye dayat›yor. Bu dayatma sadece bu konuda de¤il, her Ăśrnekte. Bu bile, terĂśrĂźn alas› de¤il mi? geldi. Avrupa ve Asya’da ç›kar›lan “anti-terĂśrâ€? yasalar› ĂśzgĂźrlĂźkleri ciddi ekilde tehtid ediyor. Avrupa insan haklar› ihlallerine gĂśz yumuyor.â€?

DiktatĂśrler Batac›... Darbe yapt›¤› için BM Ăźyeli¤i dondurulan Mßerref yĂśnetimindeki Pakistan yeniden Ăźyeli¤e al›nd›. Sebep; ABD’nin terĂśre kar› sava›na verdi¤i destek. “TerĂśre kar› savaâ€? varsa, diktatĂśrler de batac› edilir. ABD Adalet Bakanl›¤›’n›n terĂśre kar› savata 'Hukuka uymak gerekmezâ€? dedi¤i yerde diktatĂśrler de bĂśyle a¤›rlan›r.

Say› 6 25 30 May›s 2004


Provokasyon, faflizmin bir ‘yönetme’ biçimidir Gözcü Gazetesi yazar› Sayg› Öztürk, bir polis flefine “Polis, Çak›c›’n›n kaç›fl›na engel olabilir miydi?” diye soruyor; ald›¤› cevap aynen flöyle: “Evet, Çak›c›’n›n kaç›fl›n› çok rahatl›kla engelleyebilirdik. En basit bir yöntemi söyleyeyim, Çak›c›’yla birisini kavga ettirir gözalt›na al›rd›k. Ama art›k böyle yapmam›z istenmiyor. O zaman Çak›c›’ya güle güle...” (Gözcü, 24 May›s 2004) Bu konuflmadan belli ki, provokasyon, onlar için çok al›fl›lm›fl, s›radan, do¤al bir fley. Devlet için de böyle bir provokasyon çok normal! Hukukun egemen oldu¤u bir düzende, hukukun egemenli¤ini sa¤lamakla yükümlü savc›lar, hakimler, bu polis flefine “gel bakal›m, bugüne kadar kaç kifliye karfl› böyle provokasyonlar yapt›n?” diye sorar. Ama ülkemizdeki hiçbir savc› bunu sormad›, sormayacakt›r da. Çünkü provokasyon, tüm faflist rejimler gibi, ülkemizdeki yönetim için de her zaman kullan›lan ve kullan›labilecek bir yöntemdir. Say› 110 26 30 May›s 2004

Bu yöntem bazen halk›n dikkatini belli bir konu üzerinden çekip baflka bir yere yöneltmek amac›yla, bazen oligarfli içi it dalafl›nda da kullan›l›r. Ama as›l kullan›m alan›, halk›n devrimci mücadelesini da¤›tmak, sindirmek, bulan›klaflt›rmak amaçl›d›r. Gazeteci Sayg› Öztürk’e konuflan polis flefi provokasyonlara baflvurduklar›n› itiraf ederken, “Ama art›k böyle yapmam›z istenmiyor.” diye eklemesi ise polisin mafyac›lar›n hamisi oldu¤unu gizleme cümlesinden baflka bir fley de¤ildir. Devrimcilere karfl› hala böyle yapmaya devam ediyorlar. Ve bu noktada onlar›n önüne ne AKP, ne AB hiçbir s›n›r koymufl de¤ildir. “1 Nisan operasyonu” denilen veya halka “Uluslararas› DHKP-C operasyonu” diye lanse edilen ve 50’yi aflk›n kiflinin sahte belgelerle tutukland›¤›, derneklerin kapat›ld›¤› operasyondaki provokasyonlara bakmak bile, b›rak›n “böyle yapmalar›n› istenmemesini”, tersine önlerinin iyice aç›ld›¤›n› gösterir.

Oligarflinin ilk provokasyonlar›ndan biri...

Egemen s›n›flar haks›z ve gayr›meflru olduklar› için s›k s›k provokasyona baflvururlar Provokasyon, egemen s›n›flar›n kendi yasalar›n› çi¤neyerek gerçeklefltirdi¤i bir eylemdir. Mevcut yasalar›yla ve yasal güçleriyle halk›n mücadelesini bast›ramayan veya herhangi bir direnifli k›ramayan, herhangi bir örgütü yokedemeyen düzenler, bu amaca yasad›fl› yöntem ve yasad›fl› güçleri kullanarak varmaya çal›fl›rlar. (Ço¤u zaman esas›nda kullan›lan güçler “yasad›fl›” de¤il, devletin resmi güçleridir, ama kullan›l›fllar› yasad›fl› olur.) ‹stisnalar d›fl›nda, provokasyonlar›n hedefi, devrimcilerdir. Faflizmin provokasyonlar›nda hemen hiçbir zaman de¤iflmeyen bir amaç vard›r: “Komünist av›”. ABD’den Nazi Almanyas›’na, ülkemize kadar düzenlenen provokasyonlara bakt›¤›m›zda, her provokasyonu komünistlere-devrimcilere karfl› yürütülen bir “av”›n izledi¤i görülür. Naziler, meclis binas›n› yak›p komünist av›na ç›karken, ülkemizdeki kontrgerilla mesela Kültür Saray›’n› yak›p, suçu devrimcilerin üzerine atar... Provokasyonun da binbir türlüsü vard›r. Halka karfl›, veya hedefi net olmayan bir eylemi yap›p onu devrimcilere maletmek, devrimcilere karfl› sahte belgeler düzenlemek, halk›n zarar görece¤i çat›flmalar ç›karmak, halk› devrimcileri birbirine düflürecek spekülasyonlar üretmek, komplolar kurmak, bunlar›n sadece baz›lar›d›r.

Oligarflinin provokasyon tecrübesi eskidir... Provokasyon denilince bu ülkede akla ilk 6-7 Eylül Provokasyonu gelir. Çünkü hem ilk büyük provokasyonlardan biridir, hem bir çok yönüyle a盤a ç›km›flt›r ve çok da karakteristiktir. 1955 A¤ustosunda K›br›s meselesinin Yunanistan taraf›ndan uluslararas› platformlara götürülmesine, oligarfli ülke içinde Rumlara karfl› halk› k›flk›rtarak cevap verir. 1. ad›m; 5 Eylül’de Mustafa Kemal’in Selanik’teki evi bombalan›r. Bombay› koyanlar, T.C Selanik Konsoloslu¤u’ndaki bir görevliyle, MAH (o zamanki M‹T) ajan› bir ö¤rencidir. 2. ad›m; Ekspres Gazetesi özel bask›yla olay› duyurur. Tabii habere göre Mustafa Kemal’in evini Rumlar bombalam›flt›r... (Haberi yapan gazeteci DP’li Mithat Perin de MAH eleman›d›r.) 3. ad›m; Ayn› anda ‹stanbul, ‹zmir ve Anka-

6-7 Eylül Ya¤ma ve Katliam›


ra’da ‘K›br›s türktür, Türk kalacakt›r. Rumlar ittir, it kalacakt›r’ sloganlar›yla k›flk›rt›lm›fl gerici kitle, az›nl›klara ait iflyerlerine, ibadet yerlerine sald›rd›. 3 kifli öldürüldü, Rumlara ait 5 bin ev, iflyeri, kilise, manast›r, yak›l›p y›k›ld›. 70.000 Rum Türkiye’yi terketmek zorunda kald›. 4. ad›m; Suç, komünistlere y›k›ld›. Baflbakan Menderes’ten polis fleflerine kadar herkes, kimlerin sald›rd›¤›n› çok iyi bilmelerine ra¤men, sald›r›lar› “mülkiyet düflman› komünistler”in yapt›¤›n› iddia ettiler ve ard›ndan s›k›yönetim ilan edilerek, onlarca ilerici, komünist tutukland›. O dönem MAH’›n yöneticilerinden biri olan daha sonra bu “baflar›lar›ndan” dolay› orgeneralli¤e kadar terfi ettirilen Em. Org. Sabri Yirmibeflo¤lu, 6-7 Eylül için daha sonra flöyle diyecekti: “Özel Harp Dairesi’nin muhteflem bir örgütlenmesiydi.” Kontrgerillan›n “Muhteflem” organizasyonlar› devam etti.

Devrimcileri “amac›, hedefi belirsiz teröristler” olarak göstermek için düzenlenen provokasyonlardan bir örnek; Bu tür provokasyonlar›n ilk uygulamalar›, 1970’lerde yafland›. ‹stanbul Taksim’deki Kültür Saray› 1970’de yak›ld›. Yine 1972’de Eminönü ve Marmara araba vapurlar› bat›r›ld›. Her üç olay da “anarflistler, komünistler” denilerek, h›zla geliflmekte olan devrimcilerin üzerine y›k›ld›. Dönem devrimciler, halk nezdinde büyük bir sempati kazanmaya bafllad›¤› bir dönemdir. Bu provokasyonlarla amaç, devrimcilerin “halk›n mal›na zarar veren, amac› belli olmayan, sa¤› solu bombalayan, yakan” anarflistler oldu¤u propagandas› gelifltirilmesiydi.

Kitle katliamlar›n› k›flk›rtmak için gerçeklefltirilen provokasyonlardan: Bunun en boyutlu örneklerinden biri 1977 1 May›s katliam›d›r. Çeflitli sol gruplar›n da zemin haz›rlamas›yla, oligarfli günler öncesinden “sol gruplar birbirine karfl› katliam yapacak, olay ç›kacak” propagandas›n› sürdürdü. O gün saatler süren 1 May›s gösterilerinde, baz› sol gruplar aras›ndaki sorunlara ra¤men böyle bir fley olmad›. Zemini haz›rlad›¤›n› düflünen kontrgerilla, alandaki yüzbinlerin üzerine atefl açarak katliam› bafllatt›. (Hesaplar›ndan biri, ilk atefli açarak zaten “gergin” durumda olan sol gruplar› birbirine k›rd›rmakt›, ama baflta Dev-Gençlilerin so¤ukkanl›l›¤›yla bu provokasyona gelinmedi.) Bu beklentisi de gerçekleflmeyen oligarfli kendi katliam›n› kendi tamamlad›. Katliam›n ertesi günü, hükümet ve bas›n, devrimcileri “suçlu” ilan etti. Sonradan gerçekler a盤a ç›km›fl olsa da, uzun süre, bu katliam›n sorumlulu¤u da sol üzerine y›k›lmaya çal›fl›ld›. 1978-80 aras›nda gerçeklefltirilen Marafl, Ço-

rum, Sivas katliamlar›, provokasyonun kitle katliamlar›nda kullan›lmas›n›n farkl› türde örnekleridir. Bu katliamlar›n hepsinin bafllang›c›nda “Komünistler camileri bombalad›” k›flk›rtmas› vard›r. Camiler gerçekten de bombalanm›flt›r; ama kontrgerilla taraf›ndan! Camiler devrimciler taraf›ndan bombalanm›fl gibi gösterilip gerici faflist kesim Alevi halka karfl› k›flk›rt›lm›fl ve bu k›flk›rtma sonucu yüzlerce insan katledilmifltir.

‹ktidarlar de¤iflmifl, provokasyon politikas› de¤iflmemifltir 1980 bafllar›ndan bugüne ele al›rsak, sa¤c›, solcu, islamc›, liberal bir sürü s›fatlar tafl›yan çeflit çeflit düzen partileri geldi iktidara. Haklar›n› yemeyelim, elbette ufak-tefek de olsa, birbirlerinden baz› farklar› vard›; ama hiç farklar›n›n olmad›¤› konu, halka karfl› terörü sürdürmek oldu. Böyle olunca, provokasyonlar da hepsinin de¤iflmez yöntemi olmaya devam etti. - Özel timlerin, Güçlükonak’ta bir minübüs dolusu insan› yak›p, “PKK’liler yakt›” denmesi... - Sedat Simavi’nin mezar›na bomba konulup “Dev-Sol yapt›” haberleri yay›nlat›lmas›... - “Teröristler halk›n kalabal›k oldu¤u yerlerde eylem yapacaklar” türü haberlerin ard›ndan al›flverifl merkezleri yak›nlar›nda bizzat polis taraf›ndan bombalar patlat›lmas›...

Say› 110 27 30 May›s 2004

- Hapishanelere sald›r›lar›n› meflru göstermek için, bizzat mafyac›lar kullan›larak hapishanelerde isyanlar, kavgalar ç›kart›l›r... - Demokratik alanda mücadele eden devrimcilerin katledilip, katlettikten sonra cesetlerinin yan›na silah konulup “teslim ol ça¤r›lar›na ateflle karfl›l›k verdiler”, aç›klamalar›n›n yap›lmas›... Gibi onlarca provokasyon s›ralanabilir. - Mesela, gençlik mücadelesi içinde yeralan bir ö¤rencinin gözalt›na al›n›p, parmak izlerinin bir el bombas›n›n üzerine sürülmesi ve bak mücadeleye devam edersen bu bombay› bir yere atar, fail olarak da seni yakalar›z diye tehdit edilmesi gibi; - Veya, yine mücadele eden insanlar› y›ld›rmak

Oligarflinin son provokasyonlar›ndan biri...


politikas› çerçevesinde, Haklar ve Özgürlükler Platformu’nun sözcülü¤ünü yapan birinin özürlü arac›n›n içine uyuflturucu konulup tutuklatt›r›lmas› gibi, daha “ince” ve özel yöntemler de gelifltirmifllerdir.

Demokratikleflme manevralar› artt›kça, devletin provokasyonlara ‘ihtiyac›’ da artm›flt›r Peflpefle “AB’ye uyum yasalar›”n›n ç›kar›ld›¤› son 1,5 y›ll›k AKP iktidar› dönemine bak›l›rsa, bu tesbitimizin gerçe¤i özetledi¤i de anlafl›l›r. Baflta da belirtti¤imiz gibi, sömürücü egemen s›n›flar›n provokasyonlara baflvurmalar›n›n nedenlerinden biri de, mevcut yasa ve güçleriyle yapamad›klar›n› gerçeklefltirmektir. Göstermelik de olsa, baz› demokratikleflme yasalar› ç›kart›ld›kça, polis, M‹T, jandarma da daha çok provokasyonlara baflvurmaktad›r. AKP iktidar›nda, AB’ye uyum yasalar› ç›kar›ld›kça, polisin kaç›rma, tecavüz, canl› bomba yalanlar› gibi yöntemlere daha fazla baflvurmas›n›n Say› 110

yeniden artmas› aras›nda bir ba¤ vard›r. Keza, mevcut yasalara göre faaliyet yürüten derneklere, dergilere karfl›, mevcut yasalarla birfley yapamayan AKP iktidar› ve onun polisi, provokasyon ve komploda geçmifl dönemleri aflan bir pervas›zl›kla; Erdo¤an Kaldi anlatt› diye sahte ifadeler, “dergide bulundu” diye sahte belgeler haz›rlay›p onlarca kifliyi tutuklam›fllard›r. Bu kadar sahte belgenin tek bir dosyaya konulmas›na cunta döneminde bile rastlanmam›flt›r. Bütün mesele, her ne yolla olursa olsun halk›n mücadelesinin engellenmesi, örgütlülüklerinin da¤›t›lmas›d›r; bu, iktidarlar›n vazgeçilmez politikas›d›r. Polis bu provokasyonlar›, iktidarlar›n emir ve yönlendirmesi alt›nda yap›yor. Bu anlamda, oligarflinin halk›n mücadelesine karfl› bu politikas› de¤iflmedi¤i sürece, provokasyonlar›n bitece¤ini düflünmek, art›k herfleyin “yasalar çerçevesinde” olaca¤›n› ummak safdillikten baflka bir fley de¤ildir. Polis flefinin bu yaz›n›n bafl›nda aktard›¤›m›z sözlerinde oldu¤u gibi, hiçbir fley yapamasalar, birini üzerine gönderip kavga ettirip tutuklarlar!

melik oldu¤unu bafll›klara ç›kard›.

28

Bafll›klar, adeta “ama bu kadar da olmaz ki” havas›ndayd›.

30 May›s 2004

Peki ne san›yordunuz? Gerçekten demokratik bir de¤iflim mi bekliyordunuz? Bundan önce alk›fllad›¤›n›z de¤ifliklikler öyle miydi sanki? Hay›r! Ama o “göstermelik de¤iflikliklerin” gerçekten demokratikleflme oldu¤u aldatmacas›n›n bir parças›yd›n›z siz de.

Ne zannediyordunuz? Y›llard›r AB’cili¤in savunuculu¤unu yapan, her “AB’ye uyum” yasas›n› alk›fllamaktan, art›k demokrasiye geçtik yaz›lar› yazmaktan b›kmayan burjuva medyan›n sanki DGM’ler konusunda biraz gözleri aç›ld›. Kuflkusuz bu muhalefetlerinin alt›nda yine oligarfli içi kimi çeliflkiler var, ama “DGM’lerin kald›r›lmas›” o kadar “kör gözüm parma¤›na” fleklinde bir oyuna çevrildi ki, art›k bunu da görmezlikten gelmek, eski “demokratiklefliyoruz” türküsünü söylemek, burjuva medyan›n zaten pek kalmayan inand›r›c›l›klar›ndan biraz daha al›p götürecekti. En aç›k bafll›klardan birini Milliyet att›: “AB’ye Selam, DGM’ye Devam”. Cumhuriyet “DGM'lere isim makyaj›” bafll›¤›n› kulland›. Sabah ise “Anayasaya DGM by-pass’›” olarak de¤erlendiriyordu. K›sacas› bir kaç istisna d›fl›nda, hemen tüm burjuva medya, de¤iflikli¤in göster-

Siz nas›l “AB’ye uyum oyunu”nun bu kadar aleni hale getirilmesine flafl›rd›ysan›z, tepki gösterdiyseniz, AKP’nin Adalet Bakan› da, sizin bugüne kadar aldatmacaya ortak olup da flimdi aldatmacay› gözler önüne sermenize tepki gösteriyor. Özellikle Milliyet’in bafll›¤›na iliflkin Cemil Çiçek flöyle diyordu: “böyle manfletler kendi iflimizi sora sokmakt›r.” Yani Türkçesi flöyle diyor Çiçek: AB’ye girifl için bu makyajlara ihtiyac›m›z var, siz de AB’cisiniz, bak›n ifli zorlaflt›rmay›n. K›sacas›, oyun aleni; Geçen hafta, Adalet Bakanl›¤›'nda DGM savc› ve hâkimleriyle yap›lan zirveden de "DGM'lerin tabelas›n›n de¤ifltirilmesi ve ayn› yap›y› sürdürme formülü" ç›km›fl. Adalet Bakanl›¤› bürokratlar›, “DGM'lerin kald›r›lmas›n›n Avrupa'daki kötü flöhretinden kaynakland›¤›n›, Türkiye'nin bu mahkemelere ihtiyaç duydu¤unu” belirtmifller. Baflka nas›l olabilirdi ki?!


Ebu Garib’i görüp de F Tiplerini görmeyenler

Hangi AHLAKA Sahiptir? Kan revan içinde bir ülkeyiz. ‹ktidarlar›n de¤iflti¤i, ama iflkencenin ve vahfletin eksilmedi¤i, ac›lar›n hiç dinmedi¤i bir ülkeyiz. Ve en önemlisi bu tablonun tam ortas›nda hâlâ oluk oluk kan akan, hâlâ iflkenceli ölümlerin yafland›¤› F tipi hapishanelerin oldu¤u bir ülkeyiz. Böyle bir ülkede yaflayan ve az çok geliflmelerden haberi olanlar›n, Irak’taki Amerikan iflkencelerine, “flafl›rmaya”, “dudaklar›n›n uçuklamas›na”, “resimlere bakamamas›na”, “insanl›k ad›na utanç duymas›na” hakk› da yoktur, samimi de de¤ildir. Kendi ülkesindeki zulmün karfl›s›na da dikilen, F tiplerindeki iflkencelerin, katliamlar›n karfl›s›nda duyars›z kalmayanlar› elbette ay›rmak gerekiyor. Ama ne yaz›k ki, bunlar›n say›s›n›n azl›¤› bilinmektedir. Bir elin parmaklar›n› geçmeyen yazarayd›n, duyarl› insanlar›m›z›n bu namuslu tavr›, varolan çürüme tablosunun üzerini örtemiyor. Evet, tart›fl›lmas› gereken, bu riyakarl›k, ikiyüzlülük, çürümedir. Böyle bir ahlak›n nas›l yarat›ld›¤›d›r. Sol’dan bir kesimin ve islamc›lar›n politik olarak ald›¤› tutumlar sonucu “F tiplerini görmeme” tavr› ayr› bir de¤erlendirme konusudur. Bunu, geçen say›m›zda ele ald›k. Devrimcili¤in, sosyalistli¤in kriterlerinin unutuldu¤u, b›rak›n bunlar›, demokratl›¤›n en basit gereklerinden dahi kaç›ld›¤› bu politik tav›rlar tarih ve halk önünde mahkum olmaya devam edecektir. Ama bu kesimlerin saflar›nda yer alan unsurlar da, bu politikaya tabi olarak, ayn› “ahlak›n” pençesine düflmekten kurtulam›yorlar. “Cepte keklik mi sand›n... Ayn› mahalleden de¤iliz... Fark›m›z› koyduk, iyi oldu...” veciz sözleriyle dile gelen bir solculuk anlay›fl›, elbette kendi insanlar›n› da çürütür. Kimse, Amerika’ya lanetler ya¤d›r›l›rken, kendi ülkesinde çok daha vahflice gerçeklefltirilen katliamlar›, iflkenceleri, 112 ölümü görmezden gelmenin nas›l bir ahlak›n tezahürü oldu¤unu sorgulamadan kendini muaf tutamaz.

“112 ‹nsan Katledilirken Ne Yapt›n?” Ayd›n›m›z›n tarihi olaylarda, mesela Hitler dönemine geri giderek, ya da Irak’a sald›r› günlerini hat›rlatarak, o¤ulun a¤z›ndan babaya sormay› sevdi¤i bir soru vard›r. “Savafla karfl› (Hitler’e kar-

fl›) ne yapt›n baba?” Soru do¤rudur, bir sorumlulu¤un hat›rlat›lmas›d›r, namuslu bir insan›n, ayd›n›n, bencilli¤in bata¤›nda pis can›n›n derdine düflmeyen herkesin, her olayda sorabilece¤i bir sorudur. Ama ayn› soruyu, ayd›n›m›z, “112 insan gözlerimin önünde katledilirken, kad›nlar diri diri yak›l›rken, analar›n feri sönmüfl gözlerini çocuklar› kapat›rken ben ne yapt›m” diye sormaz. Ebu Garib’i görüp F tiplerini görmeme tart›flmas›nda da as›l soru budur. Milliyet yazar› Hasan Pulur, "Ebu Garip" de¤il F - tipi mektubu... bafll›kl› yaz›s›nda, “Ebu Garip'te olanlar› ö¤rendik de, acaba bizim "F - tipi" cezaevlerinde neler olup bitiyor, biliyor muyuz?” diye soruyor ve F tipinden gelen bir mektuba yer veriyor. (24 May›s, Milliyet) Herkes sormal›d›r bu soruyu; “F tiplerinde neler oluyor?” Ve bu sürece nas›l bir katliamc›l›kla, nas›l bir zulümle gelindi? Ve ben ne yapt›m, yap›yorum, bunun karfl›s›nda? Ne çabuk unuttunuz; ilkokul ça¤›ndaki çocuklar›n›n yan›bafl›nda gün gün eriyerek ölen analar›? Ne çabuk unuttunuz; “bizi, 6 kad›n› diri diri yakt›lar” diyen 盤l›¤›? Ne çabuk unuttunuz; alevlerin ortas›ndaki bedenleri? Ne çabuk unuttunuz Ftipi tecriti kald›rmak için 112 insan›n hayatlar›n› verdi¤ini? Ne çabuk unuttunuz alevler içindeki bedenlere dahi kurflunlar ya¤d›r›ld›¤›n›? Ne çabuk unuttunuz “hücrelerin iflkenceli ölüm” oldu¤unu? Ne çabuk unuttunuz “o hücrelerde insan›n yaflamayaca¤›”n› söyledi¤iniz günleri? Biliyoruz ki, kimse unutmad›, beyninin bir köflesinde duruyor. Ahlaki bir sorgulamadan, vicdani bir hesaplaflmadan kaçmak için, mesela Gülsüman Dönmez’in mektubunu hat›rlamamak için, nas›l bir zulmün insanlar›n kendini yakmas›na neden oldu¤unu düflünmemek için, gerçe¤e s›rt dönülüyor. Ayd›n›, yazar›, kendine demokrat diyeni; yazmaktan, dillendirmekten, karfl› ç›kmaktan, bu zulme karfl› direnifle omuz vermekten kaç›yor. “Hayat›m›z›n ortas›na kurulmufl vahflet yata¤› hayatlar› yutmaya devam ediyor.” diyen Y›ld›r›m Türker, Radikal’deki köflesinde onlar›n tavr›n› flu sözlerle anlat›yor: “Devlet zulmünün son mimari zaferi. Art›k hiç yokmufl gibi unutmak istedi¤imiz, nerede konusu aç›lsa kulaklar›m›z› kapat›p sertçe bafl›m›z› çevirdi¤imiz F tipi hücreler.” (24 May›s) Kulaklar neden kapat›l›yor, bafllar neden çevriliyor?

Bu Ahlak› Kim Yerlefltirdi? Ebu Garib’i görüp de, F tiplerini görmemenin bir yan› siyasi bir tav›r iken, öte yan› sorgulanma-

Say› 110 29 30 May›s 2004


hak ve özgürlükten” söz etsinler, böyle bir ülkeyi asla yaratamazlar. Sadece tekellerin demokratikleflme vitrininde oturan basit kuklalar olurlar. Ki, bugün kendi ülkesindeki zulmü görmek, göstermek istemeyenlerin ayn› zamanda “demokratikleflme” manevralar›n›n propagandac›s› olmalar› da tesadüf de¤ildir. Oligarflinin zulmünü gizlemek için gerdi¤i perdeyi cilalayan durumundad›rlar.

ölüm orucu flehidi fienay Hano¤lu ve k›z›... s› gereken bir “ahlak” ile karfl› karfl›ya oldu¤umuz gerçe¤idir. Sorun; devrimcilik, sosyalistlik, ilericilik sorunu de¤ildir. Dört y›ld›r süren bir direniflten sözediyoruz. Böyle bir süreç, böyle bir direnme kararl›l›¤› siyasi tarihte görülmemifltir. Direnifli bu kadar kararl› ve büyük k›lan, direnenlerin politik kararl›l›¤› oldu¤u kadar, zulmün de büyüklü¤üdür.

Say› 110 30 30 May›s 2004

Dört y›ld›r 112 insan› katleden, yüzlercesini sakat b›rakan, F tiplerindeki binlerce insan› tecrite mahkum eden, düflüncelerini de¤ifltirmeye zorlayan, yaln›zlaflt›r›p teslim almay› planlayan, ad›m ad›m çürütmeyi hesaplayan, zamana yay›lm›fl ve tasarlanm›fl bir zulümden söz ediyoruz. Buna karfl› ç›kmak için devrimci, demokrat, sosyalist olmaya bile gerek yoktur. Bu nas›l bir ahlakt›r, sorgulamal›y›z. Bu ahlak› kim, nas›l yerlefltirdi? Bu ülkenin ayd›n›, yazar›, sanatç›s›, solcusu, demokrat› nas›l bu hale getirildi? Yanm›fl ceset kokular› genzini yakarken, gözbebeklerinden bir deri bir kemik kalm›fl ceset görüntüleri hiç eksik olmazken, birileri tam 112 insan›n tabutunu dört y›ld›r omuzlay›p önünden geçerken, “banane” diyen bir ahlaktan söz ediyoruz. Halklar›n tarihinde bu ahlak›n egemen oldu¤unu, onurun, haysiyetin de¤ersiz görüldü¤ü, güç karfl›s›nda boyun e¤menin ak›ll›l›k olarak adland›r›ld›¤›, zulüm karfl›s›ndaki her türlü direniflin lanetlendi¤i, düflünceleri için ölen ve baflkalar›n›n düflüncelerini savunabilmesi için bedel ödeyebilen ayd›n kimli¤inin hiç varolmad›¤› bir tarihin üzerine oturdu¤umuzu bir an hayal edin. Ne haktan, ne özgürlüklerden, ne hukuktan, ne de insani özelliklerden söz etmek mümkün olur muydu? Bugün halklar›n onurla, gururla and›¤›, zulme karfl› hiçbir baflkald›r› yaflanabilir miydi? Tarih böyle yaz›lmad›¤› için onurdan, erdemden, ahlaktan söz ediyoruz. Kapitalizm iflte bu ahlak› yok etmek, yerine bencilleflmifl, körleflmifl, s›¤, düflünmeyen, zulüm karfl›s›nda susan, biat eden bir ahlak› hakim k›lmak istiyor. Buna teslim olanlar, istedikleri kadar “demokratikleflmeden,

Ayn› kesimlerin, çeflitli konularda, “toplumun duyars›zl›¤›ndan” söz etmeleri ise, kendi duyars›zl›klar›n› örtmekten, kabul edilebilir göstermekten baflka hiçbir anlam tafl›mamaktad›r.

Oligarfli Beyinleri Böyle Teslim Al›yor Bak›n iki solcu ayd›n, Lütfü Akad ve At›f Y›lmaz ne diyor; “Biz zihnen malul say›l›r›z. Sansür vard›, bir fley yapmadan önce, ‘acaba bu geçer mi kabul edilir mi, flöyle bir fley yapsak s›k›nt› olur mu’ hesaplar›yla öyle bir noktaya geldik ki, bugün bize ‘istedi¤inizi yapmakta serbestsiniz’ deseler de, bu çemberin d›fl›na ç›kamay›z. Zihnen malul say›l›r›z.” (Aktaran Do¤an H›zlan, Hürriyet) Zihnen malulluk durumu, kendi ahlak›n› da yarat›yor. Bencil, ikiyüzlü, hiçbir konuda göründü¤ü gibi olmayan bir ahlak. Hesapl› kitapl› flekilde yap›lan, oligarfliyle çat›flaca¤› konulara asla bulaflmama, bu nedenle de onun zulmüne ses ç›karmama tavr›, bir süre sonra kiflili¤inin, ruh halinin bir parças› haline dönüflüyor. “Her türlü otoritenin, yaz›nsal ve görsel bilginin, sanat›n, modalar›n, e¤ilimlerin, ilgilerin merkezi 'Saray'”›n (Cezmi Ersöz, Suçtur Umutsuzlu¤a Kap›lmak) politikalar› ne ise, o da tavr›n› ona göre belirliyor. ‹ktidara hofl görünmek kayg›s› her fleye yön veriyor, tutars›zlaflt›r›yor, samimiyetten uzaklaflt›r›yor, riyakarlaflt›r›yor. ‹flkenceye karfl›, onda samimi de¤il. ‹flkence uzakta ve art›k herkesin karfl› ç›kt›¤›, elefltirilmesi kolay olan Amerikan iflkenceleri ise, en h›zl› insan haklar› savunucusu. ‹flkence, tecrit hücrelerindeyse, onu görmüyor, kulaklar›n› t›k›yor ve bafl›n› sertçe öte yana çeviriyor. Savafla karfl›; ama onda da samimi de¤il; karfl› oldu¤u savafllar var, görmezden geldi¤i savafllar var. Bu savafl oligarfliyle karfl› karfl›ya gelmesine neden olacak bir savaflsa, mesela Kürt halk›na karfl› sürdürülen bir savaflsa sesi ç›km›yor. fiiddete karfl›, onda da tutarl›l›¤› yok. B›rak›n siyasi yan›n›, bilimsel olarak dahi, halklar›n fliddetinin egemen s›n›flar›n fliddetiyle ayn› kefeye konmamas› gerekirken, o koyuyor. Bu da yetmiyor, “örgütün fliddetinin” karfl›s›na ç›kt›¤› kadar, diri diri yakan oligarflinin fliddetinin karfl›s›na dahi ç›kam›yor. Benim ülkemde nas›l insanlar› diri diri ya-


kars›n›z diye feryat etmiyor. Herfley ikiyüzlü, her fley oligarflinin gözlerinin içine bak›larak, icazet al›narak yap›l›yor. Zulümde de böyle, direnifl karfl›s›ndaki tav›rda da böyle. Filistin, Irak direnifli karfl›s›nda en uç boyutta heyecanlan›yor, övgüler düzüyor, “Dünyan›n Gelece¤i Ortado¤u'da” diyor, Ortado¤u’nun bir baflka parças›nda, kendi topraklar›ndaki direnifle karfl› körlü¤ünü her geçen gün daha da büyütüyor. Bu kadar uzun süreli, bu kadar kararl› bir direniflin siyasi ve tarihsel anlam›n› görmemek için özel bir çaba harc›yor adeta. fiu anlafl›labilir; direnifle, tarz›na iliflkin elefltirileri de olabilir, bunlar yap›labilir de. Ama zulüm karfl›s›nda, oligarfli karfl›s›nda “bizim insanlar›m›z” diye sahiplenir direnenlere. Zulmün karfl›s›na bu bilinçle dikilir ve önce “112 insan›m›z›n hesab›n› ver” diye yakas›na yap›fl›r bu düzenin. Her fleyi, Irak konusunda “lanetledi¤i” emperyalizmin iflbirlikçisi oligarfli belirliyor. Ne yiyece¤inden ne giyece¤ine, neye karfl› ç›k›p neye ç›kmayaca¤›na, nas›l düflünüp ne yazaca¤›na, hayat›ndaki en küçük ayr›nt›ya, beynin k›vr›mlar›ndaki en küçük düflünce k›r›nt›s›na kadar, egemen olana göre flekilleniyor. Talimat gibi uyuyor oligarflinin belirledi¤i kal›plara. “Yasaklanm›fl alanlara” asla girmiyor. Dokundu¤unda tanr›lar›n gazab›na u¤rayacakm›fl gibi yüre¤i titriyor. Oligarfli diyor ki, “F tiplerini yazmayacaks›n, görmeyeceksin”! Yazm›yor, görmüyor! Oligarfli diyor ki, “bu ülkede böyle bir direniflin varoldu¤unu yok sayacaks›n”! Yok say›yor! Oligarfli diyor ki, “iflkenceye karfl› ç›kacaksan, Irak’takine karfl› ç›kacaks›n, ya da AB’nin belirledi¤i ‘örnek vak’alarla’ yetineceksin”! Harfiyen belirlenene uyuyor. Beyinlerin teslim al›nmas› budur. Kalemlerin sat›lmas› budur; karfl›l›kl› oturup mukavele imzalanm›fl olmas› gerekmiyor. Kimden ödül al›r›m, nas›l kariyer kapar›m, statükomu nas›l korurum kayg›lar›, herfleyin önünde. Özü itibariyle de bu ayd›n tipi, Sabanc›’ya hayran, tekellere afl›k. O güce sahip olmak istiyor. Emperyalizm ve oligarfli beyinleri iflte bu hale getirdi. Bu ahlak sorgulanmadan da, beyinlerin özgürleflmesinden söz edilemez. Gerçek ayd›n, hesaps›zd›r, ayaklar› bu ülke topraklar›ndad›r. Ebu Garib ve F tipleri konusundaki tav›r, bu konuda yeni bir s›nav koymufltur ayd›n›n, demokrat›n, hak ve özgürlüklerden yanay›m diyenin önüne.

Irak’ta ‹flkence ve AB Irak’taki Amerikan iflkenceleri karfl›s›nda, Avrupa’n›n suskunlu¤u sürüyor. Göstermelik aç›klamalar d›fl›nda hiçbir somut ad›m, giriflim yok. Ayn› flekilde, AB’ye do¤rudan ba¤›ml› ya da fonlar arac›l›¤›yla beslenen “insan haklar› kurulufllar›” da suskun. Yine, Avrupa’ya endeksli olarak iflgale karfl› ç›kan “küreselleflme karfl›t› muhalefet” de sokaklarda görünmüyor. Tüm bunlar s›radan de¤ildir, bir politikan›n, siyasi bir tavr›n sonucudur. Hani nerede AB’nin insan haklar› savunuculu¤u? Böylesi kan›tlanm›fl, belgelenmifl bir vahflet karfl›s›nda yüzlerce AB kurumunun yapaca¤› hiç bir fley yok mu? Temelinde Avrupa emperyalistlerinin oldu¤u “uluslararas› kurumlar... uluslararas› hukuk” yerlebir edilirken, Avrupa’n›n hiçbir itiraz› yok mu? ABD karfl›s›nda bunu yapacak gücü olup olmad›¤› bir yana, böyle bir siyasi irade söz konusu de¤il. Kimse flafl›rmas›n bu duruma! Gördü¤ünüz, gerçek Avrupa’d›r, Bat› de¤erleridir, Kopenhag Kriterleri’dir. Tarihi sömürgecilik olanlar, iflgalci ABD’ye ne diyebilir ki? Ki, Avrupa’n›n gerçek yüzü, tarihinden de ibaret de¤ildir. Tekellerinin ç›karlar› söz konusu oldu¤unda her türlü bask› rejimini destekleyen, Balkanlar’da bombalar ya¤d›ran da onlard›r. fiimdi herkes, bu ikiyüzlülü¤ün Balkanlar’da nas›l bir “insanl›k ad›na müdahalede bulundu¤unu” düflünmelidir. Ve ayn› Avrupa’n›n ülkemizde ne yapmaya çal›flt›¤›, “insan haklar›, demokrasi” derken, gerçekten böyle bir niyeti olup olmad›¤› sorgulanmal›d›r. Böyle bir niyeti yoktur. Türkiye’de demokrasi, hukuk, hak ve özgürlükler olsun diyen bir gücün ilk talep edece¤i fley; katliamc›lar›n, iflkencecilerin, cuntac›lar›n yarg›lanmas›d›r. Manisa davas› d›fl›nda iflkencecilerin yarg›lanmas›ndan hiç söz ettiklerini duydunuz mu? 19 Aral›k 2000’deki büyük katliam onlar›n onay›yla gerçekleflti ve 6 kad›n›n diri diri yak›ld›¤›, 28 insan›n dört duvar aras›nda katledildi¤i katliam için sadece “afl›r› fliddet kullan›lm›fl” dediler. Tabii, F tiplerine desteklerini eklemeyi de unutmadan. F tiplerinin sahiplerinin, Irak’ta iflkencelere elbette karfl› ç›kmaya hiçbir hakk› yoktur. ‹ster Irak’ta isterse Türkiye’de; Ebu Garib’deki iflkencelerin de, F tiplerindeki katliam ve tecritin de hedefi, direnenlerin yok edilmesidir. Bu hedef bütün emperyalistlerin tüm dünyadaki, ama en baflta da bölgemizdeki ana hedefidir. Yani Avrupa, Irak’ta, yapmas› gerekeni yap›yor.

Say› 110 31 30 May›s 2004


Radikal Bu Yaz›y› Neden Sansürledi? Cezmi Ersöz’ün, Gendafl Yay›nlar›’ndan ç›kan, “Suçtur Umutsuzlu¤a Kap›lmak” isimli kitab›n›n tan›t›m yaz›s›n›n Radikal Kitap eki taraf›ndan sansürlendi¤ini, yay›nlanmad›¤›n›, geçen haftaki dergimizde okumufltunuz. Araflt›rmac›-tarihçi-yazar Erdo¤an Ayd›n taraf›ndan kaleme al›nan tan›t›m yaz›s›, Cumhuriyet Kitap (20 May›s) dergisinde yay›nland›.

Say› 6 32 30 May›s 2004

Yaz›y› okuyan herkesin ilk akl›na gelecek soru flu: “Radikal’in solcular› bu tan›t›m yaz›s›n›n neresinden korktu, neresini be¤enmedi?” Cezmi Ersöz kitab›nda ne yazm›flsa, Erdo¤an Ayd›n da, (yer yer direnifle iliflkin kendi elefltirilerini de katarak) onu anlat›yor. Mesela flu sat›rlar bir gerçe¤in somut ifadesi de¤il mi ki, Radikal’in solcular› tarihe sansür koyuyor; “Bir duygu seli, bir 盤l›k olarak yaz›yor Cezmi Ersöz. Her zaman yapt›¤› fleyi yap›yor asl›nda, ama bu sefer daha derinden, adeta bir tragedyan›n ölmüfl kahramanlar› üzerinden toplumsal vicdan›m›z› sarsmaya çal›fl›yor; kendisi baflta olmak üzere bizleri en a¤›r bir dille yarg›l›yor. Yer yer afl›r› yorumlara var›yor; ama bunu hep bizleri sarsarak, birkaç çocuk daha ölmesin, kendimizle yüzleflebilelim, yüzleflmek için gerekli cesareti bulabilelim diye yap›yor.” Radikal Kitap’›n solcular› gerçekle yüzleflmekten mi kaç›yor? Nereye kadar? Nerede görülmüfl gerçekten kaçman›n mümkün oldu¤u? Ya da tarihin ve gerçeklerin medya marifeti ile, kitaplara sansür uygulayarak de¤ifltirilebildi¤i? Objektif olmaktan en çok on-

lar söz eder. Demokratl›k ise dillerinden düflmez. Ama zerresi olmad›¤› görülmüfltür bunlar›n. Mesela demokrat tav›r fludur: “Bu ölüm orucu zorunlu muydu diye de tart›fl›labilir tabii, bunca insan›n ölüme yatmas› ve sonuna kadar götürmesi do¤ru muydu, aradan bunca zaman ve bunca ölüm yafland›ktan sonra bu iflin hâlâ bir bilançosu ç›kar›lmayacak m› diye so¤ukkanl› sorgulamalar yap›labilir, yap›lmal› da... Ama Cezmi Ersöz bunu yapm›yor ve bundan dolay› da asla k›nanmas› gerekmiyor; çünkü Onun ve bizlerin asli görevi F tiplerinin dayat›ld›¤› bir cehennem ortam›n› sorgulamak... Ve iflte bu yürek burkuntusuylad›r ki, "hücrelere girmemek için canlar›n› ortaya koyanlara de¤il de devlete ve medyaya bu kadar kolayl›kla inananlara" olan öfkesini seslendiriyor Cezmi. Ve buradan yola ç›karak... ikinci tür bir ölümü, özgürlük ve erdem için de¤il, "büyük birader" rejiminin yalanlar›na inanmakla gerçekleflen ölümü, köleleflerek ölümü anlat›yor bize.” Egemen s›n›flar karfl›s›nda direnen herkese, kapitalizmin serbest piyasa ekonomisine muhalif olan, bu düzeni de¤ifltirmek isteyenlere, gerçek demokrasi ve özgürlüklerin ancak devrimle mümkün oldu¤unu savunan ve bunun için ölümü gülerek kucaklayanlara karfl› bir düflmanl›k ancak böyle bir sansürü uygulatabilir. Orada da solculuk yoktur zaten. Edebiyata, yazara sayg› gibi de¤erlerden ise hiç söz etmiyoruz; tekellerin, patronlar›n ç›karlar›na endekslenmifl bir yay›nc›l›k, bir yazarl›k tan›m›nda bunlara yer yok. Tan›t›m yaz›s›n›n sonunda, “Bu kitab› mutlaka.. Temizlenmek için okuyun; vicdanlar›m›z›n daha çok sars›lmas›na fliddetle gereksinim içindeyiz” diyen Ayd›n, “çocuklar›m›z” diyebiliyor direnenler için.

Her fleyden önce, bu ülkede kendine ayd›n, solcu diyenler, direnenlere “bizim insanlar›m›z, bu topra¤›n evlatlar›” diyebildi¤i anda, beyni bu topraklarda, bu ülkede yaflananlara yüzü dönük demektir. Peki Radikal solcular›n›n yüzü nereye dönük? Avrupa Birli¤i’ne ve Ayd›n Do¤an’a. Oradan da, emperyalizme, oligarfliye karfl› direnifle iliflkin ne varsa, ona yönelik sansür ve yasak talimatlar› ya¤›yor. Peki engelleyebiliyorlar m›? Medya, oligarfli içi it dalafllar›nda iktidarlar y›k›p, partileri bölebilir. Ama tarih yazamaz. Tarihi direnenler yaz›yor. Ayd›nlar›m›z yaz›lan bu tarihi romanlar›, makaleleri, resimleri, müzikleri, oyunlar›, sinemalar› ile kaydetmelidir. Tarihin bu kesitinde, bu ülkede yaflad›klar› ancak böyle anlafl›lacakt›r. Ayd›n tan›kl›k etmiyorsa, yaflam›yor demektir.

Ölüm orucu direnifli, bir çok yan›yla romanlara, türkülere, sinemalara konu olmaya devam edecektir. ‹ster olumlu, isterse olumsuz, tart›fl›lacakt›r direnifl gerçe¤i. Oya Baydar gibi, kendi beyninin irinlerini ve devrim düflmanl›¤›n›, kaçk›nl›k ve bozgunculuktan baflka hiçbir fley olmayan geçmiflinden süzüp getirdi¤i zehirlerini ak›tan da olacak (ki bu ayr› bir yaz› konusudur), Cezmi Ersöz gibi yaflad›¤›na, gördü¤üne tan›kl›k eden, ayaklar› bu topraklarda olan namuslu ayd›nlar›m›z da olacak. Ama, her halukarda, bu topraklarda bir tarih yaz›l›yorsa (ki öyledir), bu tarihi kaydedenler de olacakt›r.


Sorular

Cevaplar

Sömürge Tipi Faflizm

Kurtulufl yolunun klavuzu Marksizm-Leninizm’dir Faflizm mi, demokrasi mi, bunu bilmenin önemi nedir?

?

Ülkemizdeki geliflmeleri do¤ru biçimde de¤erlendirebilmek için, mevcut siyasal yap›y› ve devlet biçimini iyi tan›mak gerekir. Mevcut sosyo-ekonomik yap› do¤ru analiz edilemedi¤inde, cuntalar, sivilleflmeler, AB’yle gelifltirilen iliflkiler, yerine oturtulamayaca¤› gibi, ekonomik-demokratik mücadele bak›m›ndan da bu düzende neyin mümkün olup olmad›¤› tam görülemez. Sonuç, politikalarda, taktiklerde sa¤ veya sol uç noktalara savrulmakt›r. En kaba hatlar›yla söylersek; demokrasicilik oyununun yoksay›l›p faflizmin mutlaklaflt›r›lmas›, demokratik mücadelenin yads›nmas›na; tersine olarak da demokrasicilik oyununun demokrasi san›l›p faflizmin yok say›lmas› ise, devrimci örgütlenmenin yads›nmas›na, legal mücadeleden büyük beklentiler içine girilmesine götürür. Bunun için Mahir Çayan’›n sömürge tipi faflizm olarak adland›rd›¤› devlet biçiminin çok iyi anlafl›lmas›, kavranmas› gerekir. Bugüne kadar tabii ki Mahir Çayan’›n d›fl›nda da Türkiye’deki devlet biçimine iliflkin pek çok tan›mlar, tesbitler yapanlar olmufltur. Kimileri, y›llarca teorik tart›flmalarda “faflizmin olmad›¤›n›”, eksikli de olsa “esas olarak burjuva demokrasisi vard›r” tezini kan›tlamaya çal›flm›fl, kimileri, sömürge tipi faflizmin kendi içindeki nüanslar›n›, aç›k-gizli faflizm ayr›m›n› yads›yan “faflist diktatörlük” tesbitleriyle ülkemizdeki devlet yap›s›n›, klasik faflist sistemlerle benzefltirmifl, kimileri ise, faflist cuntalar› “bonapartist” (devletin s›n›flardan belli ölçülerde görece ba¤›ms›zl›k kazand›¤› bürokratik diktatörlük) ilan etmifl, kimileri de mevcut sistemin faflist de¤il, faflizan oldu¤unu, faflist yanlar› olmakla birlikte demokrasinin a¤›r bast›¤›n› söylemifllerdir. (Elbette mücadele ve örgüt anlay›fllar›, taktik hedefler ve sloganlar da bu tesbitlere göre biçimleniyordu.) Ama bunlar›n hiçbiri 12 Mart’tan bu yana yaflanan geliflmeleri aç›klayamam›fl, bir geliflmeyi aç›klar gibi görünen teoriler, bir baflka geliflme karfl›s›nda iflas etmifltir. Kimi legaliteyi yads›d›¤› için fokoculu¤a (sol sapma), kimileri illegaliteyi

yads›d›¤› için legalizm bata¤›na (sa¤ sapma) do¤ru savrulmufltur. Ama belirtmek gerekir ki, Türkiye solundaki sapmalar, her ne hikmetse ço¤unluklu “sa¤a” do¤ru olmufltur. Farkl› nedenleri de olan bu sa¤a savrulma içinde, oligarflinin faflizmi ve demokrasisinin niteli¤ini anlayamayanlar, ne 1970’lerin faflist “Miliyetçi Cephe” iktidarlar›n›, ne 12 Eylül faflizminin on y›ll›k program›n›, ne 1983 seçimlerindeki “sivilleflme” manevralar›n›, ne SHP arac›l›¤›yla 1990’lar›n bafl›nda gelifltirilen demokratikleflme manevralar›n›, ne de AB’ye uyum süreçlerini do¤ru de¤erlendirememifllerdir. Bu süreçlerdeki yanl›fl de¤erlendirmeleri onlar› daha da sa¤a savurmufltur. Sömürge Tipi Faflizm, iflte bu noktada ülkemizdeki devlet yap›s›n› ve bu yap›daki geliflmeleri, demokratik haklar›n ve demokratikleflme manevralar›n›n faflizm içinde nereye oturdu¤unu aç›klayabilen, sisteme iliflkin öngörüleri do¤rulanan bir teori olarak öne ç›km›flt›r.

Bir siyasi sistemin ne olup olmad›¤›n› neye göre belirleriz?

?

Demokrasi konusunda denilebilir ki, tüm dünyada bir hemfikirlik vard›r. Dikkat edilecek olursa, demokratik oldu¤unu iddia etmeyen, demokrasiye ba¤l› oldu¤unu söylemeyen hemen hiçbir sistem yoktur. Kimse “demokrasiye karfl›” görünmek istemez. Hatta demokrasinin tüm kurum ve kurallar›n› ask›ya alan cuntalar bile, darbeleri “en k›sa sürede demokrasiye geçilece¤i” vaadiyle yaparlar. Faflist diktatör Mussolini bile “... E¤er tarihte demokratik bir hükümet sistemi varsa, bu, faflist hükümet sistemidir.’’ diyordu. O halde buradan ç›kacak ilk sonuç; bir ülkeyi yönetenlerin, o ülkedeki yönetim sistemi hakk›nda ne dedikleri, sistemin tan›mlanmas› için belirleyici olamaz. Siyasi sistemlerin tan›mlanmas›nda tart›flman›n özünde, sistemin demokrasi olup olmamas› vard›r. Ülkemizdeki tart›flma da budur. Çarp›tmalar da en baflta demokrasinin ne olup olmad›¤› noktas›nda ortaya ç›kar. E¤er demokrasi tan›m›n›z net de¤ilse, bilimsel de¤ilse, herhangi bir

Say› 110 33 30 May›s 2004


ülkedeki siyasi sistemi do¤ru tan›mlaman›z da mümkün de¤ildir. Bu anlamda önce ifle bunun tan›m›yla bafllayal›m. Demokrasi, tüm vatandafllar›n ayr›m gözetilmeksizin yönetime kat›ld›¤›, tüm vatandafllar›n yönetime kat›lmas›n›n araçlar› olarak da parlamento baflta olmak üzere çeflitli kurumlar›n oldu¤u bir yönetim biçimidir. Öyleyse, herkesin oy hakk›n›n ve de parlamentonun oldu¤u her yönetim biçimi demokrasidir denilebilir mi? Egemen s›n›flar öyle diyorlar ve as›l çarp›tma da burada bafll›yor. Burjuva demokrasisi, demokrasinin biçimsel anlamda uygulanmas›n› öne ç›kar›r. Demokrasi tan›m›n›n buna göre yap›lmas›n› ister. Burjuva demokrasisinin iflleyifli, “halk›n yönetime kat›l›m›”n› üç-befl y›lda yap›lacak seçimlere, arada bir yap›lacak referandumlara indirgeyen bir tarzd›r. Ve as›l önemlisi, onlar sistemlerine burjuva demokrasisi demez, sadece demokrasi demeyi tercih ederler. Neden? ‹flte bütün mesele de buradad›r. Say› 110 34 30 May›s 2004

Çünkü demokrasi esas›nda, mutlak bir eflitlik ve özgürlük de¤ildir. Yeryüzünde böyle bir demokrasi de olmam›flt›r. Demokrasi, diktatörlükle içiçedir. Bu diktatörlü¤ün, kimin kime karfl› diktatörlü¤ü oldu¤unu belirleyen ise, mevcut üretim sistemidir. Buradan hareketle maddelefltirelim: - Tek bir demokrasi yoktur. ‹ki türlü demokrasi vard›r: Burjuva demokrasisi, sosyalist demokrasi. - Burjuva demokrasisi, burjuva diktatörlü¤ünün bir biçimidir. (Burjuvazi, ya burjuva demokrasisiyle, ya faflizmle yönetir.) Sosyalist demokrasi de proletarya diktatörlü¤üdür. (Demokratik halk devrimiyle kurulacak devrimci halk iktidar›n›n yönetim biçimi de halk demokrasisi olarak adland›r›labilir. Bu iktidar sosyalizme geçiflin bir biçimi, aflamas›d›r.) Burjuva demokrasisiyle, sosyalist demokrasiyi ay›rdeden bu diktatörlüklerin niteli¤idir. Burjuva demokrasisi, burjuvazinin halka karfl› diktatörlü¤üdür; yani az›nl›¤›n diktatörlü¤üdür. Yani demokrasinin tan›m›n›n özüne ayk›r› bir gerçekli¤e tekabül eder. Bu nedenle burjuva demokrasisi, ancak formel (biçimsel) bir demokrasi olabilir. Sonuç olarak, bir ülkenin nas›l yönetildi¤ini do¤ru tan›mlayabilmek için önce, o ülkenin üretim biçimine bakaca¤›z; “Her demokrasi, nihai

olarak o toplumun üretim iliflkileri taraf›ndan belirlenir”. (Lenin) ‹kinci olarak o üretim iliflkileri içindeki hakim s›n›flar›n nas›l yönetti¤ine bakaca¤›z.

Ülkemiz nas›l yönetiliyor? Demokrasiyle mi, faflizmle mi?

?

Asl›nda çok derin teorik tahlillere girmeden de flöyle bir cevap verilebilir: 1950’den önce “tek parti” döneminde zaten sistemin “demokrasi” oldu¤unu iddia eden yoktu pek. “Demokrasi” oldu¤u iddias› “çok partili rejime geçifl”le birlikte bafllad›. Ne var ki, “çok partili rejim”de de, burjuva demokrasisinin biçimsel kurum ve kurallar›n›n bir güvencesi olmam›fl; “demokrasinin vazgeçilmez araçlar›” olan partiler toptan kapat›labilmifl, parlamentolar befl generalin emriyle da¤›t›labilmifltir. fiimdi bu tabloyu da gözümüzün önünde bulundurarak, yukar›da koydu¤umuz ölçüler temelinde ülkemizdeki siyasi sisteme bakal›m. Bir; ülkemizdeki hakim üretim biçimi kapitalizmdir. (Ki bu durumda ülkemizdeki siyasi yönetimin de burjuva diktatörlü¤ü –burjuva demokrasisi veya faflizm biçiminde– olmas› gerekir). ‹ki; ANCAK... Bizim ülkemizde kapitalizmin geliflme koflullar›ndan dolay›, tekelci burjuvazinin tek bafl›na iktidar› yoktur. ‹flbirlikçi tekelci burjuvazi toprak a¤alar›yla, tefeci-tüccarlarla ittifak yapm›flt›r, ki bu yap›ya oligarfli diyoruz. Bu anlamda da ülkemizde burjuva diktatörlü¤ü de¤il, oligarflik diktatörlük sözkonusudur. Mahir Çayan, bunu flöyle ortaya koyuyor: "... Bizim gibi ülkelerdeki oligarflik dikta ise sadece finans kapitalin damgas›n› tafl›mamaktad›r. Çünkü ülkedeki kapitalizm, kendi iç dinami¤i ile de¤il, 'yukar›dan afla¤›ya' gelifltirilmifltir. Dolay›s›yla yerli tekelci burjuvazi, daha bafltan, çekirdek halindeyken emperyalizmle bütünleflerek geliflmifltir. (Emperyalizm içsel bir olgu durumuna geldi¤i için bu oligarfli içindedir.) Ancak bu geliflen tekelci-burjuvazi tek bafl›na emperyalizmle ittifak›n› sürdürerek emperyalist üretim iliflkilerini muhafaza edecek güçte de¤ildir. Dolay›s›yla, yabanc› ve yerli tekellere zorunlu olarak ba¤l› olan toprak burjuvazisi ve feodal kal›nt›larla yönetimi paylaflmaktad›r. Oligarflik yönetim içinde, iflbirlikçi tekelci burjuvazi, emperyalizmin temel dayana¤› olmas›na ra¤men, emperyalist üretim iliflkilerini muhafaza eden tek yerli s›n›f de¤ildir.” Peki, oligarfli bu diktatörlü¤ünü nas›l bir yönetim tarz›yla gerçeklefltiriyor?


Bu sorunun cevab›n› da yine Mahir’e b›rakal›m: “Bizim gibi ülkelerdeki oligarflik yönetim, rahatl›kla iflçi ve emekçi kitlelerin demokratik hak ve özgürlüklerinin olmad›¤› tam bir dikta yönetimi ile ülkeyi yönetebilmektedir, buna sömürge tipi faflizm de diyebiliriz. Bu yönetim, ya klasik burjuva demokrasisi ile uzaktan yak›ndan ilgisi olmayan 'temsili demokrasi' ile icra edilir (gizli faflizm), ya da, sand›ksal demokrasiye itibar edilmeden aç›kça icra edilir. Ancak aç›k icras› sürekli de¤ildir. Genellikle ipin ucunu kaç›rd›¤› zaman baflvurdu¤u bir yöntemdir."

Faflizm mi, demokrasi mi sorusunda kafa kar›flt›ran unsurlar nelerdir?

?

Bir; burjuva demokrasisinin baz› biçimsel kurumlar›n›n (seçimler, parlamento ve k›smi demokratik haklar gibi) varl›¤›. ‹ki; faflizmin klasik biçiminin birebir ülkemizde görülmemesi. (Asl›nda üçüncü bir neden olarak da, gerçe¤i bal gibi görüp de, faflizme karfl› mücadele etme cüretine sahip olmayan, faflizme karfl› mücadelenin bedellerini ödemekten kaçan kesimlerin gerçe¤i bile bile çarp›tmalar›ndan sözedebiliriz.) Emperyalist ülkelerdeki burjuva demokrasisinin demokrasi tan›m›n›n biçimsel bir tezahürü oldu¤unu söylemifltik. Yeni-sömürge ülkelerde ise, burjuva demokrasisinin tüm kurum ve kurallar› da Bütün Yaz›lar ÇIKTI! de¤il, baz› biçimsel

kurumlar› vard›r. “Demokrasicilik oyunu” da iflte bu baz› biçimsel kurumlar üzerinden sürdürülmektedir. Faflizm, “finans kapitalin en gerici, en bask›c›, en kanl› diktatörlü¤ü”dür. Peki tekelci burjuvazi, ne zaman böyle bir kanl› diktatörlü¤e geçer? “Burjuvazinin art›k varl›¤›n› ve yönetimini burjuva demokrasisi ile sürdüremedi¤i koflullarda” devreye faflizm sokulmufltur. Faflizmde burjuva demokrasisi rafa kald›r›l›r, demokratik ve siyasal haklar gasp edilir. Tekelci burjuvazinin tam egemen oldu¤u emperyalist ülkelerde gerçekleflen faflizmin bu türü, ‹lk olarak ‹talya”da 1922 y›l›nda Mussolini ile iktidara geldi. 1938’de Almanya’da Hitler iktidar› da faflist bir iktidard›. Japonya, Avusturya, Belçika, Fransa, ‹ngiltere ve ‹spanya’da de¤iflik biçimlerde faflizm iktidar olmufltur. Literatürde “klasik faflizm” olarak da adland›r›lan bu faflizmlerin özellikleri flunlard›r: - Faflizm, afla¤›dan yukar›ya gelifltirilen bir hareketle iktidar yap›lm›flt›r. - Bu niteli¤ine ba¤l› olarak bir kitle taban›na sahiptir. Bizim gibi ülkelerde ise faflizmin yönetim biçimi haline gelifli bu flablona uymaz. Afla¤›dan y›kar›ya bir faflist hareket arac›l›¤›yla de¤il, yukar›dan afla¤›ya devlet –baflta ordu olmak üzere– arac›l›¤›yla kurumsallaflt›r›lm›flt›r. (Elbette her faflist sistem kendine bir kitle taban› yaratmaya çal›flm›flt›r; ülkemizdeki sivil faflist hareket MHP; düzenin faflizme kitle taban› yaratma politikas›n›n ürünüdür.) Yukar›dan afla¤›ya kurumsallaflt›r›lan faflizm, kendini güçlü hissetti¤i ölçüde, parlamenter bir sistemi de çal›flt›r›r, k›smi demokratik hak ve özgürlükler tan›r. Ama halk›n mücadelesi geliflti¤i ve mevcut iflleyifl içinde bu mücadelenin engellenemedi¤i koflullarda da parlamento da, haklar da bir gecede rafa kald›r›labilir. burjuva demokrasisiyle, bizim gibi ülkelerdeki “Filipin Tipi demokrasi” de denilen “sand›ksal demokrasi” aras›ndaki en bariz farklardan biri budur. Bu anlamdad›r ki, bizim ülkemizde “demokrasi” de¤il, “demokrasicilik oyunu” var diyoruz. “Sand›ksal demokrasi”de, kitlelerin seçimler arac›l›¤›yla “yönetime kat›lma” hakk› vard›r. Ama asl›nda bu seçimlerin yönetim üzerinde hemen hemen hiçbir etkisi yoktur. Her parti, emperyalizmin, oligarflinin politikalar›n› uygulayan bir kukla iktidar olur; halka karfl› bask›, terör, zulüm ise, her yönetimin de¤iflmez özelli¤idir.

Say› 110 35 30 May›s 2004


?

AB’ye uyum ve üyelik süreci, Türkiye’deki faflizmi tasfiye mi ede-

cek?

Bunun hayalini kuranlar varsa, bugüne kadar yaflad›klar›n›n on misli büyüklükte hayal k›r›kl›¤› yaflayacaklar demektir. Cunta dönemleri d›fl›nda faflizm ve demokrasicilik oyunu mümkün oldu¤unca yanyana sürdürülür. Yukar›da Mahir’in yapt›¤› aç›k faflizm - gizli faflizm ayr›m›n› hat›rlayal›m. Nas›l ki, emperyalist ülkelerdeki tekelci burjuvazi, mümkün oldu¤unca burjuva demokrasisiyle yönetmeyi tercih edip faflizmi ancak belli koflullarda baflvurulacak bir yönetim biçimi olarak görüyorsa, oligarfli de gizli faflizmi tercih eder; aç›k faflizme çok zorunlu oldu¤unda baflvurulur. Aç›k faflizme baflvurman›n da s›n›rlar› vard›r. Çünkü her aç›k faflizm, oligarflinin en güçlü kozu –baflvurulacak son koz– olan orduyu y›pratt›¤› ve halk›n düzene karfl› memnuniyetsizli¤ini ve tepkisini uzun vadede büyüttü¤ü için tercih edilmez. Öte yandan, emperyalizm de, oligarfli de bilmektedir ki, halk›n her geçen gün daha fazla sö-

mürüldü¤ü, yoksullaflt›r›ld›¤›, ba¤›ml›l›¤›n art›r›ld›¤› bir ülkede, faflizmin fliddetini art›rmadan oligarflinin iktidar› sürdürülemez. ‹flte buna çare olarak 12 Eylül’de, aç›k faflizmlere bir daha baflvurulmayacak bir düzenleme yap›lmaya çal›fl›ld›. Tabiiri caizse aç›k faflizm kurumsallaflt›r›ld›, yasallaflt›r›ld›. Bunun sonucudur ki, 12 Eylül’den bu yana “sand›ksal demokrasi”yle aç›k faflizme özgü bask› ve terör yanyan›d›r. Bunun sonucudur ki, katliamlar, infazlar, kay›plar, faili meçhuller, hapishane katliamlar›, provokasyonlar, komplolar, günlük bask› ve yasaklar, polis jandarma terörü, “parlamenter demokrasinin” yürürlükte oldu¤u koflullarda da en pervas›z biçimlerde hayata geçirilmektedir. Emperyalizm ve oligarflinin Türkiye’deki egemenli¤ini sürdürmesinin baflka yolu yoktur. AB sürecinde demokrasicilik oyunu yeni manevralarla sürdürülecek ancak faflizm tasfiye edilmeyecektir. Faflizmin y›k›lmas›, bir devrim sorunudur. Baflka deyiflle, faflizmin yerine demokrasinin geçmesi, bizim gibi ülkelerde bir iktidar de¤iflikli¤ini (oligarflinin iktidar› yerine halk›n iktidar›) flart k›lar.

Nikaragua'da gençlik-köylü direnifli

Dünya’dan Nepal’de istifalar

Nikaragua hükümetinin bütçede e¤itime ayr›lan payda yapt›¤› kesinti üzerine 18 May›s’ta ö¤renciler taraf›ndan bafllat›lan eylemler, ülke çap›nda köylülerin de kat›l›m›yla yayg›nlaflt›.

Baflkent Katmandu Belediye Baflkan› ve Belediye Meclisi Üyeleri, gerillalar›n istifa ça¤r›lar› sonucu istifa ettiler. Belediye Baflkan› Keflav Stapit ve 34 meclis üyesi, 24 May›s’ta “elveriflsiz çal›flma koflullar›” gerekçesiyle istifalar›n› aç›klad›lar. NKP(M) bir süre önce belediye baflkanlar›na istifa ça¤r›s› yapm›flt›.

Kâbil'de eylemler Afganistan’da iflgale karfl› direnifl sürüyor. Direniflçilerin, 23 May›s’ta Kabil’de bir devriye arac›na karfl› düzenledikleri eylemde, 1 Norveçli asker cezaland›r›ld›. Yine ayn› günlerde Paktia ve Uruzgan Eyaletleri’nde iflbirlikçi askeri güçlere karfl› gerçeklefltirilen eylemlerde Afgan askerleri öldürüldü. Afganistan’daki geliflmeler dünyaya fazla yans›mazken, ‹ngiltere Avam Kamaras› tara-

f›ndan haz›rlanan Afganistan raporu, emperyalizmin Afganistan’da da bata¤a sapland›¤›n›, direnifl karfl›s›nda “sonuca ulaflamad›¤›n›” ortaya koyuyor. Bas›na yans›yan rapora göre, “Avam Kamaras› D›fl ‹liflkiler Komisyonu üyeleri, Afganistan’› ziyaretlerinden floke olmufl bir halde ülkeye döndüler”. Onlar› flok eden bellidir; devasa bir güce sahip ABD ve ‹ngiltere’nin nas›l olup da kerpiç evlerin Afganistan’›nda tam egemen olamad›¤›n› anlayam›yorlar bir türlü.

Baflkent Managua'daki Ulusal Tar›m Üniversitesi'nde barikatlar kurulurken, Matagalpa, Leon, Esteli gibi ö¤renci kentlerinde de eylemler bafllad›. Polisin eylemlere sald›r›s› sonucunda çok say›da ö¤renci yaralan›rken, köylüler de ö¤rencileri desteklemek için Managua'ya giden yollarda barikatlar kurarak direnifle kat›ld›lar.

‹talya’da grevler Berlusconi hükümetinin ekonomik ve siyasal haklar› gasbetmeye yönelik politikalar›, halk›n her kesimi taraf›ndan eylemlerle cevaplan›yor. Kamu çal›flanlar›n›n 21 May›s’ta ülkenin bir çok yerinde hayat› durduran bir genel grev gerçeklefltirdiler. Greve yaklafl›k 2 milyon memur kat›ld›. Yarg›çlar ve savc›lar da, Berlusconi hükümetinin “yarg›y› kendi denetimine almak” için gündeme getirdi¤i yasay› protesto etmek için üç günlük grev yapt›lar.


NATO Karfl›t› Örgütlenmeler Yay›l›yor AKP iktidar›n›n sald›r›lar›, “terör” demagojisi, gözda¤› haberlerine ra¤men, 28-29 Haziran’da ‹stanbul’da yap›lacak olan NATO zirvesine yönelik örgütlenmeler ve eylemler tüm Anadolu’ya yay›l›yor. fiimdiden, “eylem alan›” sadece ‹stanbul olmaktan ç›kt›, tüm Anadolu haline dönüflmeye bafllad›. Bu örgütlenmeleri daha da yayg›nlaflt›rmal›, Anadolu’nun her kentinde, her kasabas›nda hatta köylerinde NATO’ya, emperyalistlere karfl› sesimizi yükseltmeliyiz. ‹stanbul’da “NATO ve Bush Karfl›t› Birlik” bu konuda en genifl zemini olufltururken, Anadolu kentlerinde de, özü anti-emperyalist nitelikli olan, çeflitli isimler alt›nda örgütlenmelerde bir çok siyasi grup, demokratik kitle örgütü, sendika, oda vb. bir araya geliyor. ANKARA: "Ankara NATO Karfl›t› Gençlik Platformu", kuruluflunu, 15 May›s günü Yüksel Caddesi’nde düzenledi¤i bir eylemle duyurdu. Herkesi NATO’yu protestoya ve birli¤e ça¤›ran Platform, Ankara Gençlik Derne¤i’nin de bulundu¤u çok say›da gençlik örgütlenmesinden olufluyor. Ankara’da kurulan bir baflka platform olan “NATO’ya Hay›r Ankara Platformu” oldu. Çok say›da siyasi grup, DKÖ, sendika ve oda, NATO Karfl›t› Platform’da birlikte mücadele karar› ald›. "Ankara NATO Karfl›t› Gençlik Platformu" 22-23 May›s günlerinde de eylemdeydi. 23 May›s günü “‹stanbul’da NATO Zirvesine Geçit Yok” yaz›l› pankart›n aç›ld›¤› eylemde Gençlik Dernekleri de bayraklar›yla yer ald›lar. “‹flkenceci ABD Haklara Hesap Verecek” sloganlar› at›lan eylem, Sakarya Caddesi’ne kadar gerçeklefltirilen bir yürüyüfl ve burada söylenen Beyaz›t Marfl› ile sona erdi. MERS‹N: NATO ve ‹flgal Karfl›t› Gençlik Platformu, kuruluflunun ard›ndan, ilk eylemini 22 May›s günü yapt›. Gençlik Derne¤i, SDG, Emek Gençli¤i, DPG’nin yer ald›¤› eylemde, NATO zirvesinin protesto etmenin, emperyalizme karfl› mücadelenin gençli¤in tarihsel görevi oldu¤u dile getirildi. Mersin’de 23 May›s günü DEHAP Merkez ‹lçe binas›nda düzenlenen panelde NATO anlat›ld›. HÖC, ESP, ‹flçi Köylü, Devrimci Demokrasi ve Al›nteri taraf›ndan düzenlenen panelde ESP’den Figen Yüksekda¤ ve BES üyesi Güven Altun’un konuflmac› olarak yer ald›. Güven Altun F tiplerinde de NATO’nun rolü oldu¤una dikkat çekerken, Figen Yüksekda¤, NATO’nun, ABD’nin “bitmeyen savafl›n›n iktisadi siyasi

ve askeri örgütü” oldu¤unu söyledi. Panelin sonunda, Gençlik Derne¤i müzik grubu, Grup Berdan bir dinleti sundu. ELAZI⁄: Amerikan ‹flgaline Hay›r Platformu, 24 May›s günü kuruluflunu duyurdu. Platform’da; Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i, EMEP, DEHAP, Saadet Partisi, ÖDP, Anadolu Gençlik Vakf›, ‹HD, Memur-Sen, ‹slami E¤itim ve Yard›mlaflma Vakf›, KESK, Ö¤retmenler Vakf›, Furkan E¤itim ve Yard›mlaflma Vakf› ve Tuncelililer Derne¤i bulunuyor. MU⁄LA: Mu¤la Üniversitesi ö¤rencileri NATO ve Bush’a Karfl› Birlik Mu¤la Üniversitesi Oluflumu ad›yla bir araya geldiler. 21 May›s günü deklerasyon yay›nlayarak faaliyetlerine bafllayan Platform’da Gençlik Derne¤i’nin de bulundu¤u gençlik örgütlenmeleri yer al›yor. Birlik, ilk etkinli¤ini de 21-23 May›s tarihleri aras›nda S›n›rs›zl›k Meydan›’nda açt›¤› NATO’nun ve ABD’nin katliamc›l›¤›n› teflhir eden resim sergisi ile gerçeklefltirdi. Sergide “NATO’dan Ç›k›ls›n, Üsler Kapat›ls›n” yaz›l› pankart ve dövizler yer ald›. Ayr›ca imza kampanyas› sürdürülürken, toplanan imzalar 24 May›s günü kitlesel bir eylemle, Meclis’e gönderildi. Eylemde, “NATO Defol Bu Memleket Bizim”, “Emperyalistler ‹flbirlikçiler 6. filoyu Unutmay›n” sloganlar› at›ld›. ADANA: ‘Emperyalizm, ‹flgal ve NATO Karfl›t› Platform’ 22 May›s günü düzenledi¤i eylemle, kuruluflunu duyurdu. ‹nönü Park›’nda yap›lan eyleme 250 kifli kat›l›rken, ‹srail ve ABD ile iliflkilerin kesilmesi istendi. NATO ve ABD karfl›t› sloganlar›n at›ld›¤›, Irak ve Filistin direnifllerinin selamland›¤› eylemde, ABD’nin iflkence resimleri de tafl›nd›. Platform’da çok say›da sendika, siyasi grup ve DKÖ ile birlikte Haklar ve Özgürlükler Cephesi de yer al›yor. ‹ZM‹R: Ege Üniversitesi'nde 17 May›s günü yap›lan eyleme 500 kifli kat›ld›. ‹zmir Gençlik Derne¤i, ÖG, DGH, YDG, SDP, EMEP, TKP ve Koordinasyon taraf›ndan düzenlenen eylemde, kitle Edebiyat Fakültesi önünde toplanarak, flenlik alan›na yürüdü. Yürüyüfl s›ras›nda, 'NATO Defol Kahrolsun Emperyalizm'

Say› 110 37 30 May›s 2004


AKP, Efendileri ‹çin Terör Estiriyor pankart› aç›ld› ve s›k s›k "Emperyalistler ‹flirlikçiler 6. Filoyu Unutmay›n", "Kahrolsun ABD Emperyalizmi" sloganlar› at›ld›. NATO karfl›t› eyleme dönüflen “fienlik”te, Yeni Türkü konseri s›ras›nda da s›ks›k NATO karfl›t› sloganlar at›ld›. Konser sonras› yemekhane önünde toplanan kitle burada sloganlar at›p halaylar çekerek da¤›ld›. 25 May›s günü ‹zmir Dokuz Eylül Üniversitesi Buca E¤itim Fakültesi’nde düzenlenen Bahar fienlikleri kapsam›ndaki konser NATO karfl›t› eyleme sahne oldu. Mor ve Ötesi grubunun konseri s›ras›nda kantin önünde toplanan ö¤renciler, sloganlarla bir yürüyüfl düzenleyerek konser alan›na geldiler. Alandaki di¤er ö¤renciler NATO karfl›t› sloganlara alk›fllarla destek verdi.

Say› 110 38 30 May›s 2004

HATAY: Samanda¤’da, E¤itim-Sen flubesi, düzenledi¤i bas›n aç›klamas›yla ABD'nin Irak'taki iflkencelerini lanetledi. Aç›klamay› okuyan Cüneyt Kay›kç›, “ABD Emperyalizmi kendi d›fl›ndaki halklara yaflam hakk› tan›mamakt›r.” dedi. ‹flkencenin münferit oldu¤u aç›klamalar›na da tepki gösteren Kay›kç›, “Dünya halklar› biliyorki bu yap›lanlar ABD'nin ve ortaklar›n›n genel politikas›d›r. Sald›rmak, baflkalar›n›n ekme¤ine gözkoymak, zorbal›k emperyalistlerin karakteridir. Bu yüzden gün emperyalizme karfl› ç›kma günüdür" fleklinde konufltu. Eylemde, "ABD Halklara Hesap Verecek", "Kahrolsun ABD Emperyalizmi", "Irak Halk› Yaln›z De¤ildir", "Katil ABD ‹flbirlikçi AKP", "Ortado¤u Halklar› S›klaflt›r›n Saflar›", sloganlar› at›ld›. BANDIRMA: Band›rma Demokratik Gençlik ‹nsiyatifi, 21 May›s günü, Çerkes sürgününün 140. y›l› nedeniyle düzenledi¤i eylemde, Çeçenistan’›n yan›s›ra, Irak ve Filistin iflgallerini protesto etti. Cumhuriyet Meydan›'nda yap›lan eylemde, emperyalistlerin Kafkasya üzerindeki paylafl›m planlar›na dikkat çekildi. Eylemde 'Kafkasya Halklar› Yaln›z De¤ildir', 'Çeçenistan'daki Soyk›r›ma Son' 'Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi' ve 'Abhazya'daki Ambargoya Son' yaz›l› dövizler tafl›d› ve 'Zafer Direnen Halklar›n Olacak', 'NATO'ya Hay›r Üsler Kapat›ls›n' sloganlar› at›ld›. BALIKES‹R: “Bal›kesir NATO Karfl›t› Gençlik ‹nsiyatifi” taraf›ndan 24 May›s’ta yap›lan eylemde, E¤itim Fakültesi önünde toplanan ö¤renciler, “Kahrolsun ABD Emperyalizmi”, “Emperyalistler ‹flbirlikçiler 6.filoyu Unutmay›n” sloganlar› att›. Ali Hikmet Pafla Meydan›’na yürüyüfle geçen gençli¤in önü AKP’nin

4 NATO zirvesinin yap›laca¤› bölgedeki TRT binas›nda görevli 8 TRT çal›flan› 26 May›s günü gözalt›na al›narak sorguland›. Haber-Sen Genel Baflkan› Kemal Kelefl , TRT çal›flanlar›n›n “potansiyel suçlu” ilan edildi¤ini belirterek “Eli kanl› katliam sorumlular›n›n güvenliklerini sa¤lamak için ‹stanbul'da yaflayan herkesi potansiyel suçlu ilan eden anlay›fl, TRT çal›flanlar›n› gözalt›na ald›” dedi. TRT Genel Müdürlü¤ü ise yapt›¤› aç›klamada, zirveyi izleyecek gazetecilerin akreditasyonunun TRT Harbiye Radyoevi binas›nda gerçeklefltirilece¤ini hat›rlat›p, uygulaman›n “normal” oldu¤unu söyledi. 4 Esenyurt NATO ve Bush Karfl›t› Platform'un düzenledi¤i NATO karfl›t› eyleme kat›lan 150 kifli, “Emperyalist ‹flgale ve NATO'ya Son” pankart› açarak, 22 may›s günü AKP ilçe binas›na yürüdü. Kitleye sald›ran jandarma, 10 kifliyi gözalt›na ald›. 4 Mersin Tafl Bina önünde 25 May›s günü bir bas›n aç›klamas› yapmak isteyen ESP’lilere polis sald›rd›, 8 kifli gözalt›na al›nd›. 4 Bahçelievler Alt›ny›ld›z Fabrikas› önünde ABD ve NATO karfl›t› bildiri da¤›tan EMEP’liler 26 May›s günü Terör fiubesi taraf›ndan gözalt›na al›narak 17 saat tutuldu. 4 Kayseri Hunat Meydan›’nda 25 May›s günü imza stand› açmak isteyen 6 ESP’li polis taraf›ndan engellendi. 4 27 May›s günü Mersin’de düzenlenen NATO karfl›t› eyleme polis azg›nca sald›rd› ve çok say›da kifliyi yerlerde sürükleyerek gözalt›na ald›. polisi taraf›ndan barikatla kesildi. Ö¤rencilerin kararl›l›¤› sayesinde polis geri ad›m atmak zorunda kal›rken, halk›n alk›fllarla destek verdi¤i gençlik, AKP önüne sloganlarla yürüdü ve bir bas›n aç›klamas› yapt›. “NATO’ya Geçit Yok, Kahrolsun Emperyalizm” pankart› açan ö¤renciler “Filistin Halk› Yaln›z De¤ildir”, “Katil ABD, ‹flbirlikçi AKP” sloganlar› att›lar. KAYSER‹: 23 May›s günü KESK fiubeler Platformu taraf›ndan düzenlenen eylemde, “Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi” ve “ABD Ortado¤u’dan Defol” sloganlar› at›ld›. TRABZON: Karadeniz Teknik Üniversitesi ö¤rencileri, 24 Mayıs günü düzenledikleri eylemle “dünya halklar›n›n katillerini ülkemizde istemiyoruz” dedi. Yap›lan aç›klamada, “Türkiye, Filistin, Irakta katledilen direniflçilerin, ezilen, sömürülen, iflkencelere maruz kalan, tecavüze u¤rayan, çocuk yaflta hunharca öldürülen halkların ödedi¤i bedellerin karflılıksız kalmayaca¤› belirtilen aç›klaman›n ard›ndan "NATO’ya hayır" sloganı at›ld›. KOCAEL‹: 26 May›s günü Kocaeli Üniversitesi Merkez Kampüsü'nde NATO Karfl›t› Ö¤renciler eylem yapt›. Aralar›nda Kocaeli Gençlik Dernekli ö¤rencilerin de bulundu¤u gençlik kitlesi, kampüs içinden sloganlarla yürüyerek girifl kap›s›na geldi. Burada yap›-


NATO Askerleri Karaya Ç›kamad› lan aç›klamada, Dünya halklar›n›n mücadelesini yok etme amac›yla kurulan ABD'nin savafl örgütü NATO toplant›s›n›n 28-29 Haziran'da ‹stanbul'da yap›laca¤› hat›rlat›larak, “ABD katliam ve iflkenceye yeni ortaklar ar›yor. ABD, BOP ile bütün Ortado¤u'yu kan gölüne çevirmek ve sömürgelefltirmek istiyor. Halk›m›z bu onursuzlu¤u kabul etmeyecektir" denildi. Aç›klaman›n ard›ndan “Kahrolsun ABD Emperyalizmi, Sömürüye, Savafla, NATO'ya Hay›r, ‹stanbul NATO'ya Mezar Olacak" sloganlar› at›ld›. Eylemde “NATO'ya Geçit Yok” yaz›l› pankart aç›ld›.

‹stanbul’da Eylemler Sürüyor ✔ 22 May›s günü ‹srail Konsoloslu¤u önünde toplanan NATO ve Bush Karfl›t› Birlik üyeleri, “Katil fiaron, Katil Bush” sloganlar› ile ‹srail ve Amerika’y› protesto etti. Levent Metro dura¤›nda toplanarak konsoloslu¤a yürüyen kitle, “NATO’ya Hay›r” sloganlar› hayk›rd›. 300 kiflinin kat›ld›¤› eylemde, “‹srail’le ‹liflkiler Kesilsin”, “Zafer Direnen Halklar›n Olacak”, “Katil ABD Ortado¤u’dan Defol” yaz›l› dövizler tafl›nd›. Birlik, konsolosluk önünde bir bas›n aç›klamas› yaparak, ‹srail’in Filistin’de teröre son vermesini istedi. ✔ Ayn› gün NATO ve Bush Karfl›t› Birlik üyeleri Taksim Gezi Park›’nda da eylem yapt›. “NATO’ya Hay›r, Üsler Kapat›ls›n”, “Yeni Guernica’lara ‹zin Vermeyece¤iz” “Savafl Tüccarlar›n› ‹stanbul’da ‹stemiyoruz” dövizleri açan Birlik ad›na Ümit Efe bir aç›klama yapt›. Türkiye’nin emperyalistlerin üssü oldu¤unu belirten Efe, ‹ncirlik Üssü’nde Amerikan askerlerinin konuflland›r›ld›¤›n› belirtti. Efe, NATO zirvesine hay›r demek için sesimizi hep birlikte yükseltelim ça¤r›s› yapt›. 150 kiflinin kat›ld›¤› eylemin sonunda, ressamlar NATO ambleminin çizili oldu¤u bir tuvalin üzerine kan› simgeleyen k›rm›z› boyalar döktüler. ✔ Güzeltepe-Nurtepe Nato Karfl›t› Birlik: Haklar ve Özgürlükler Cephesi, ESP, Ka¤›thane Halk Kültür Merkezi, SODAP, SEH, TÖP, Devrimci Mücadele ve Proleter Devrimci Durufl taraf›ndan kuruldu. ‹lk eylemini 22 May›s gecesi düzenleyen Birlik, “NATO Da¤›t›ls›n Üsler Kapat›ls›n” pankart›, dövizler, bayraklar açarak yürüdü. ✔ Esenler Nato ve Bush Karfl›t› Birlik, 22 May›s günü Dörtyol Meydan›’nda düzenledi¤i eylemle kuruluflunu duyurdu. Birlik; Esenler Temel Haklar, SDP, ESP, Esenler Kültür Merkezi’nden olufluyor. ✔ 22 May›s günü, Galatasaray Postahanesi önünde bir bas›n aç›klamas› yapan Ekim Gençli¤i "NA-

Antalya’da NATO karfl›t› eyleme sald›r›, 23 May›s günü protesto edildi. Aç›klamaya, Gençlik Derne¤i, Emek Gençli¤i ve Sosyalist Demokrasi Gençli¤i ve Demokratik Gençlik Hareketi d›fl›nda, Temel Haklar, E¤itim-Sen, TÜMT‹S, SES, BES, DEHAP, ÖDP de kat›ld›. “NATO Defol Bu Ülke Bizim, Gözalt›lar Serbest B›rak›ls›n” sloganlar›yla NATO zirvesini protesto ça¤r›s› yap›ld›. Bu arada gençli¤in öfkesi karfl›s›nda, Antalya liman›na demirleyen NATO gemisindeki emperyalist askerlerin, izinli olmalar›na ra¤men “can güvenlikleri olmad›¤›” gerekçesiyle, karaya ç›kmad›klar› ö¤renildi. Radikal kitle hareketi ve anti-emperyalist tav›r böylece sonuç verdi. TO'ya Emperyelizme Karfl› Deniz Olunmal›" yaz›l› pankart açt›lar. Ayn› gün, Sosyalist Gençlik Derne¤i de ‹ngiliz Konsoloslu¤u önünde gösteri yapt›. ✔ 26 May›s günü Tuzla ‹çmeler Tren ‹stasyonu’nda bir eylem yapan “Limter-‹fl” sendikas› üyesi iflçiler, “Katil ABD Ortado¤u’dan Defol”,”BOP ‹flgaldir, ‹flsizliktir, Katliamd›r, Yoksulluktur” ve “Katil ‹srail Filistin’den Defol” dövizleri tafl›d›lar. ‹flçiler, tüm emekçileri NATO’ya karfl› mücadeleye ça¤›rd›.

‹flgale, NATO’ya Karfl› Mitingler Sivas’ta islamc› Anadolu Gençlik Dergisi, 22 May›s günü, “Zulme Hay›r ‹flgale Son” mitingini yapt›. Sol gruplar›n da destek verdi¤i mitingte, “Kahrolsun ABD Emperyalizmi” sloganlar› at›ld› ve ‹srail ile Amerikan bayraklar› yak›ld›. 24 May›s günü Bursa’da Milli Gençlik Vakf› ve Anadolu Gençlik Dergisi taraf›ndan düzenlenen mitingte Amerika ve ‹srail’in iflgal ve katliamlar› lanetlendi. ‹ngiltere’nin baflkenti Londra’da 22 May›s’ta Savafl› Durdur Koalisyonu taraf›ndan yap›lan “Askerler Hemen Geri Çekilsin” mitingine kat›lan 7 bin ‹ngiliz, “Acil Eylem Ça¤r›s›” yapt›.

KESK ‹srail’i Protesto Etti KESK Ankara fiubeler Platformu, ‹srail’in katliamlar›n› ‹srail Büyükelçili¤i'ne siyah çelenk b›rakarak protesto etti. Memurlar, “Kahrolsun ABD Emperyalizmi”, “Katil ABD Ortado¤u'dan Defol”, '' Yaflas›n Halklar›n›n Kardeflli¤i'' sloganlar›n› atarken, Platformun Dönem Yürütmesi ad›na bir aç›klama yapan Kemal U¤urlu, ‹srail siyonistlerinin, tecrit, katliam politikalar› uygulad›¤›n› söyledi. “As›l sald›rgan ve fiaron’un destekçisi Amerikan emperyalizmidir” diyen U¤urlu’nun konuflmas›n›n ard›ndan, Büyükelçili¤in girifline “Filistin'de Vahflete Hay›r” yaz›l› siyah çelenk b›rak›ld›. Eylemin ard›ndan Filistin Büyükelçisi Fuad Yasin ziyaret edildi.

Say› 110 39 30 May›s 2004


Gençlik’den

“ALLAH ALLAH ALLAH...”

r›yla direnifle destek olan gençli¤in karfl›s›na ise sivil faflistler ç›kar›ld›. Gençlik düflman› ittifak tamamlanm›flt›. Faflistler jandarma ve polis nezaretinde zincir ve sopalarla sald›rd›lar. Bu s›rada, polisler fakültenin camlar›n› k›rarak jandarma eflli¤inde, ö¤rencileri öldüresiye döverek gözalt›na ald›.

Vurun Vatansever Gençli¤e! Edirne: 19-20 May›s günlerinde Trakya Üniversitesi Bahar fienliklerinde, AKP’nin emriyle, gençlik düflman› ittifak; Jandarma-polis-rektör-faflistler gençli¤e sald›rd›. AKP ‹ktidar› Vatansever Gençlik ‹stemiyor Her y›l yap›lan Bahar fienlikleri çerçevesinde, devrimci demokrat ö¤rencilerin stand açmalar›na, NATO’ya karfl› gençli¤in tepkisini dile getirmelerine rektörlük taraf›ndan izin verilmedi. Bunun üzerine, içlerinde Edirne Gençlik Derne¤i Giriflimi ö¤rencilerinin de yer ald›¤› devrimci, demokrat ö¤renciler demokratik haklar›n› kullanarak standlar›n› açt›lar. ‹lk sald›r› 19 May›s günü yafland›. NATO karfl›t› afifller, pankartlar ve Öcalan posteri bahane edilerek yaflanan sald›r›, devrimci ö¤rencilerin direnifli ile püskürtüldü. Say› 110 40 30 May›s 2004

Ertesi gün, rektörlü¤ün davetiyle, polis ve jandarma tam bir güruh halinde, “allah allah allah...” nidalar› ile gençli¤e sald›rd›. Bir tek mehter tak›m› eksik olan faflist güruh AKP’nin iman gücüyle vatansever, emperyalizme karfl› ç›kan gençli¤i susturmak istiyordu. ‹flbirli¤i yapt›klar›yla, it dalafl›nda birbirilerini yedikleri, koltuk için kavga verdikleri YÖK’çülerdi. Sald›rd›klar› bizim gençlerimizdi, bu ülkenin vatansever gençli¤iydi. Devrimci demokrat ö¤rencilerin “Katliam Gibi Müdahale!” olarak niteledi¤i sald›r› s›ras›nda panzerler yürüdü, gaz bombalar›, coplar havalarda uçufltu. Düflmand› sald›rd›klar›. Gençlik susmad›kça, vatanseverlerin sesi hep duyulacakt›, bu nedenle susturulmal›, apolitikleflmeleri için terör estirilmeliydi.

Gençlik Barikatta Direniyor Gençlik sald›r› karfl›s›nda direndi. Mimarl›k Fakültesi'ne s›¤›nd›lar ve barikatlar kurdular. Gençlik Derne¤i Giriflimi taraf›ndan verilen bilgiye göre; bu s›rada d›flar›daki ö¤renciler destek için sloganlar atmaya bafllad›lar. 'Katil Polis Üniversiteden Defol' sloganla-

Rektör, t›pk› Mad›mak’ta 33 ayd›n›n yak›lmas›n› “vatandafllar›m›zdan kimsenin burnu kanamad›” diye karfl›layan dönemin Baflbakan› Çiller gibi, “bir kiflinin bile burnunun kanamamas› sevindiricidir” aç›klamas› yapt›. Oysa sald›r› s›ras›nda; Hasan isimli bir ö¤renci okulun ikinci kat›ndan at›ld›, durumu a¤›r. ‹kisi a¤›r olmak üzere, toplam 16 ö¤renci hastaneye kald›r›ld›. Onlarca ö¤rencinin vücutlar› yara bere içinde. Ayn› gün 10 ö¤renci evi bas›larak terör estirildi.

‹slamc› AKP “Sald›r” Emri Veriyor; AKP’nin Polisi “Allah Allah” Diye Sald›r›yor ‹slamc› Kanal 7 Gerçe¤i Tersyüz Ediyor Toplam 88 ö¤rencinin gözalt›na al›nd›¤› sald›r› oligarflinin ilerici, politik gençli¤e düflmanl›¤›n›n boyutunu göstermesi aç›s›ndan çarp›c›d›r. Hepsi nas›l da bir araya geliyor gençli¤e karfl›. Gözalt›lardan bir k›sm› serbest b›rak›l›rken, mahkemeye ç›kar›lan ö¤rencilerden 19’u “haks›z eylem ve davran›fllarla e¤itim ve ö¤retim çal›flmalar›na ara verilmesine neden olmak, cürüm teflkil eden fiili övmek, kamu mal›na zarar vermek, e¤itim ve ö¤retim kurumlar›na izinsiz afifl yap›flt›rmak” suçlamas›yla tutukland›. Vatanseverli¤in, düflünmenin, iflbirlikçilere boyun e¤memenin, halk için bilim ve halk için e¤itim istemenin bedelidir bu tutuklamalar. Gençlik bu bedelleri ony›llard›r ödeyerek mücadelesini büyütüyor, yine büyütecek. Bas›n, olay› çarp›tarak, “olay ç›karan ö¤renciler” havas› yaratarak verirken, bu konuda islamc› Kanal 7’nin eline hiçbiri su dökemedi. ‹fllerine geldi¤inde, bask›dan, polisin fliddetinden flikayet eden riyakar islamc›lar, sald›ran AKP iktidar› olunca her türlü zulmü nas›l destekleyeceklerini yine gösterdiler. Hele bir de polisin ve jandarman›n “allah allah allah” nidalar› ile sald›rd›¤›n› görünce, eminiz, “flimdi iktidar olduk, bunlar bizim tosuncuklar” diye kendilerinden geçmifllerdir. Bu arada Edirne’deki sald›r› Gençlik Dernekleri taraf›ndan protesto edilmeye devam ediliyor. Bu protestolardan biri de 26 May›s günü Samsun’da Süleymaniye Geçidi’nde yap›lan eylem oldu. “Bask›lar Bizi Y›ld›ramaz” pankart›n›n aç›ld›¤› aç›klamada, “Bask›lar Bizi Y›ld›ramaz, Ö¤renciyiz Hakl›y›z Kazanaca¤›z” sloganlar› att›ld›.


"YÖK Yasa Tasar›s› Geri Çekilsin" YÖK’e ve AKP iktidar›n›n kendi YÖK’ünü kurma amaçl› yasa tasar›s›na karfl› gençli¤in eylemleri sürüyor. Eskiflehir’de, Gençlik Derne¤i, Sosyalist Gençlik Derne¤i, SDP, EHP ve DEHAP gençliklerinin AKP il binas› önünde düzenledi¤i eylemde, "YÖK Yasa Tasar›s› Geri Çekilsin" pankart› aç›ld›. "F Tipi Üniversite ‹stemiyoruz", "Ö¤renciyiz Hakl›y›z Kazanaca¤›z", "Ferman Devletin Üniversiteler Bizimdir", "YÖK'ü YEK De¤il Yok Edece¤iz" sloganlar› at›lan eylemde bas›n aç›klamas› okundu. Aç›klamada, gençli¤in tepkileri nedeniyle kuruluflundan bu yana “YÖK’te reform” söylemlerinin hiç bitmedi¤i belirtilirken, bunun aldatmaca oldu¤u dile getirildi. Gençli¤e bask› konusunda hep birlikte davran›yorlar denilen aç›klamada, ”Yan›l›yorlar, asla bizi susturamayacaklar. Bizler üniversitelerimizi al›ncaya kadar mücadele edece¤iz. fiiar›m›z 'HALK ‹Ç‹N B‹L‹M , HALK ‹Ç‹N E⁄‹T‹MD‹R'” ifadelerine yer verildi.

GRUP YORUM'A ÖZGÜRLÜK ‹zmir’de Dayan›flma Konseri ‹zmir Gençlik Derne¤i "Grup YORUM'a Özgürlük" konseri düzenledi. Konserde Derne¤in müzik grubu Grup Harmanyeli ve Cevdet Ba¤ca, türküler söyledi. 350 kiflinin kat›ld›¤› konser s›ras›da yap›lan konuflmada YORUM üzerindeki bask›lara, tecrite, NATO zirvesine ve iflkencelere de¤inildi. Gecede s›k s›k "Grup YORUM'a Özgürlük", "Türküler Susmaz Halaylar Sürer" sloganlar› at›ld›.

Tutsakl›k Zincirleri K›r›lacak ‹dilcan Kültür Merkezi taraf›ndan 23 May›s günü "Grup Yorum'la Dayan›flma Gecesi" düzenlendi. 200 kiflinin kat›ld›¤› gecede H›d›r Çelebi, Meral Sar›yarlio¤lu ‹KM Çocuk Korosu’nun türküleri, Sema A¤abeyo¤lu, A.Galip, Abdullah Oral’›n fliirleri yer ald›. Gecenin ikinci bölümünde ‹dilcan Kültür Merkezi Müzik Toplulu¤u sahne al›rken, tutsak Yorumcu’lar›n mektuplar›ndan bölümler okundu. Zincirlenmifl ba¤laman›n zincirlerinin kopar›lmas› dakikalarca alk›flland›.

Soruflturma ve Cezalar Y›ld›ramaz Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde, gençli¤e yönelik faflist sald›r›y›, 1 Mart’ta yapt›klar› yürüyüflle protesto eden 400 ö¤renciden 21’ine aç›lan soruflturmada çeflitli cezalar verildi. Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde de 12 ö¤renci hakk›nda Newroz etkinliklerine kat›ld›klar› gerekçesiyle idari soruflturma bafllat›ld›.

Faflist provokasyon 25 May›s günü Kocaeli Üniversitesi Merkez Kampüsü'nde, Gençlik Derneklilerin de bulundu¤u ö¤renciler, haklar›nda aç›lan soruflturmalarla ilgili olarak rektörlü¤e savunma vermek ve soruflturmay› protesto etmek üzere topland›lar. Alk›fllarla kantin önünden rektörlü¤e yürünürken, bir grup faflistin provakasyonu üzerine, faflistler dövülerek cezaland›r›ld›. Bu s›rada, ÖGB’ler de gençli¤in öfkesinden nasiplerini ald›lar. Daha sonra, “Faflizme Karfl› Omuz Omuza” slogan› at›larak rektörlük önüne yüründü. Faflist provokasyonu duyan ö¤rencilerin okula giriflinin engellenmesi üzerine, rektörlük önündeki ö¤renciler ana kap›ya yürüdü. Burada ÖGB’lerle arbede yafland›. Gençli¤in kararl› tavr› karfl›s›nda ÖGB’ler geri ad›m atarken, d›flar›dan gelen devrimci-demokrat ö¤renciler içeri al›nd›. Kampüsteki NATO karfl›t› masa’ya sloganlarla yürüyen ö¤renciler, faflist provokasyonlara izin vermeyeceklerini, emperyalizme, bask›lara karfl› direneceklerini söylediler.

Dersim Gençli¤i: ‘Zafer Direnenlerindir’ Dersim’de, Gençlik Dernekleri Fedarasyonu Giriflimi, 26 May›s günü yapt›¤› eylemle, “NATO’ya, Tecrite ve ‹flkenceye Hay›r” dedi. NATO zirvesine karfl› gençli¤in aya¤a kalkaca¤› mesaj› verilen eylemde “Zafer Direnen Halklar›n Olacak, ‹nsanl›k Onuru ‹flkenceyi Yenecek, Bu Vatan Bu Halk Bizim, Kahrolsun Emperyalizm, Ba¤›ms›z, Özgür, Demokratik Bir Ülke ‹çin NATO’ya Hay›r” sloganlar› at›ld›.

Kaypakkaya An›ld› Band›rma Gençlik ‹nsiyatifi, iflkencede katledilen ‹brahim Kaypakkaya’y› 20 May›s günü and›. ‹flkencede direnifle yer verilen konuflmalarda, F tiplerindeki iflkenceler, Ebu Garib örnekleri verildi. F tipi iflkencesine karfl› sürdürülen ölüm orucu direniflini anlatan Yaflatmak ‹çin Öldüler adl› filmin izlenmesi ile anma sona erdi.

Say› 110 41 30 May›s 2004


✍ Gençli¤in

Ben de sizlerden biriyim, hala standartlara göre genç de say›l›r›m. Genç olman›n yan›nda bir de tutsa¤›m. Gençlikle hep birlikte oldum. Yani içeride de olsam, kalbim sizlerle att›. Aç›l›fl flenliklerinde, 6 Kas›m çal›flmalar›nda, forumlarda, boykotlarda gençli¤e yönelik tüm sald›r›larda sizinleydim. Kalbim, akl›m sizinle. DevGenç’li olmak böyle de bir fley zaten. Halk›m›z›n nerede bir ac›s›n› görsek, oraday›z. fiimdi de halklara karfl› bafllat›lan tecrit politikalar›na karfl› ölüm orucunday›m. Günlerim ilerlerken ve sald›r›lar artarken sizlerle bugün de birlikteli¤imizi belirtmek için yaz›yorum.

Kaleminden DEV-GENÇ’L‹ YOLDAfiLARIMA!

Say› 110 42 30 May›s 2004

Canlar›m... Hepiniz içimdeki umut, yüzümdeki gülüfl gibi yak›n ve c›v›l c›v›ls›n›z. Bugün önünüzde zorlu görevler var ve her zaman da cüretimizle üstesinden geldik. Önderimizin dedi¤i gibi, “Bir Dev-Gençimiz vard›, yine var.” ‹nan›yorum ki, ben ve benim gibi yeni yeni gençler de vatan›, halk› için yola ç›kacak. DevGenç gelene¤i bitmeyecek. Küllerimizden yeniden do¤aca¤›z. Evet zorlu dönemler. Daha da zorlanacak iflimiz. Gençli¤in dünyas›na girmeyi, örgütlemeyi, de¤iflimi baflaraca¤›z. Emperyalizm gençli¤e de yo¤un bir sald›r›ya giriflti. Halklar birbirine yabanc›laflt›r›l›p, umutlar› yok edilmeye çal›fl›l›rken, gençlik de yoz,

Bilim insanlar› da var Ülkemizde bilim insanlar›n›n, ö¤retim üyelerinin bask›lara, yasaklara, gençli¤e yönelik sald›r›lara karfl› tav›r ald›¤› ender rastlanan bir olayd›r. 12 Eylül’den bu yana yarat›lan apolitiklefltirmeden, gözda¤›ndan, kimliksizlefltirmeden onlar da nasiplerini alm›fl, ilerici bilim insanlar›n›n ço¤u üniversitelerden tasfiye edilmifltir. Bo¤aziçi Üniversitesi’nde bir istisna yafland›. 21 ö¤retim üyesi, ortak bir mektup kaleme alarak Rektör Sabih Tansal’a sundu. Mektupta üniversitede “güvenlik” gerekçe gösterilerek, gerek ö¤retim üyeleri, gerekse ö¤rencilerin etkinliklerine, demokratik eylemlerine karfl› bas-

halk›na yabanc› bir kültüre itiliyor. Umutlar›, hayalleri yönlendiriliyor. Bizler gerçek umut ve hayallerin bizlerle gelece¤ini, getirece¤imizi biliyoruz. Kendimize güvenimizi yitirmeden, hedeflerimizi büyüterek yaflad›¤›m›z dünyay›, sömürüyü anlayarak, anlatarak yozlaflt›rmay› da önleriz. Biz Dev-Gençliler, her koflulda bu kültürün k›r›nt›lar›ndan dahi kendimizi kurtarmal›, kal›n çizgiler çekmeliyiz aram›za. Ki, hedeflerimizi yerine getirebilelim. ‹deallerimizin, ideolojimizin gösterdi¤i yoldan, devrim yolundan sapmayal›m... Ailemizin gösterdi¤i yolu takip edelim yeter. CHE’yi tan›yal›m, onun mücadeleci, ö¤retici hayat›n›, yapt›klar›n›, yanl›fl tan›yanlara tekrar anlatal›m. Gençlik için Che örnek ve önderdir. Yine onun gibi devrim önderleri hepimize say›s›z derslerle dolu. Bizim önderli¤imiz, tarihimiz de öyle. Ancak bunlar› ö¤renmek, düzenle ba¤lar›m›z› tam koparmam›za ba¤l›d›r. Özlemler, zaaflar, de¤iflmeyen yanlar olacakt›r. Yüzümüz hangi tarafa dönükse, o büyür ve geliflir. Olumsuzluklar› büyüten ve gelifltiren de¤il, de¤ifltiren, de¤iflimde öncülük eden olmal›y›z. Düzeni, son an›m›za kadar savaflarak yenece¤iz. Kendi iç devrimimiz süreklidir ve bunu hedeflerimizi büyüterek yapmal›y›z. K›sacas› h›zla büyümeliyiz. Ben de gençlik içinde sorumluluklar, görevler alarak büyüdüm. Görev ve sorumluluk bilinci insanlar›m›z› büyütür. Ben de sorumluluklar›m› bildi¤im için bu yolu tercih ediyorum. Hepinizi çok seviyor ve güveniyorum. ‹çinizden biri gibi kucakl›yorum. 13 Nisan 2004 / Selma Kubat k›lar k›nand›. Demokratik her tür eylemin meflru karfl›lanmas› gerekti¤ini belirten ö¤retim üyeleri, ayr›ca bu konuda bir de imza kampanyas› bafllatt›lar. Bildiride, bask›lar›n NATO zirvesinin yaklaflmas› ile birlikte daha da yo¤unlaflt›¤›na dikkat çeken ö¤retim üyeleri, her tür muhalefetin polisiye tedbirlerle engellenmeye çal›fl›ld›¤›n› söylediler. Gençlik eylemlerinin s›k yaflanmad›¤› Bo¤aziçi Üniversitesi’nde geçti¤imiz günlerde, Dersim’de baraj yap›m›na karfl› ç›kan gençlerin bir eylemi polisin azg›n sald›r›s› ile karfl›laflm›flt›. Bütün ö¤retim üyelerinin almas› gereken bir tav›rd›r bu örnek. Bask›ya, demokratik haklar›n polis zoruyla engellenmesine karfl› ç›kmak, bilimin, ayd›n olman›n da gere¤idir.


Paras›yla yasa... ‹hale karfl›l›¤› demokrasi! 21 May›s’ta Dünya Bankas›’yla yeni bir kredi anlaflmas› imzaland›. Bu anlaflmaya göre Türkiye’ye 2004-2006 y›llar›nda toplam 4,5 milyar dolar kredi verilecek. Ama Dünya Bankas›, verdi¤i kredinin karfl›l›¤›nda sadece faiz istemiyor. Daha fazlas›n› istiyor; kredi karfl›l›¤› olarak emperyalist tekellerin ç›kar›lmas›n› istedi¤i yasalar var. 4,5 milyar dolarl›k bu kredi “mali ve kamu sektörü yap›sal uyum kredisi” olarak adland›r›l›yor. Bunun pratikteki anlam› ise flu: Türkiye, bu krediyi kullanabilmek için; - Mali ve kamu sektöründe “tam serbestleflme” için gereken yasalar› ç›karacak. - Kamu Mali Kontrol Rejimi, Kamu Yönetim Reformu gibi yasal düzenlemeleri en k›sa sürede yapacak.

- Halk Bankas› ve Ziraat Bankas› baflta olmak üzere Kamu bankalar›n›n özellefltirmesi h›zland›r›lacak. ‹flleyifl bu; emperyalistler dolar› bast›r›yor, istedi¤i yasay› ç›kartt›r›yor. Bu yasalar› güya TBMM ç›karacak; ama talimat Dünya Bankas›’ndan. TBMM Dünya Bankas›’n›n, IMF’nin, AB’nin emrine verilmifltir. Durum budur. Bu demektir ki, art›k sat›lmayacak.

Benden sonra tufan! Dünya Bankas›’ndan al›nan bu kredinin 17 y›l vadeli ve ilk 4 y›l›n›n geri ödemesiz oldu¤u aç›kland›. Her iktidar böyle düflünmüfltür. Ben bugünü kurtaray›m da sonras› ne olursa olsun. Hepsi böyle dedi¤i için de, bu ülke, böylesi bir borç bata¤›n›n

içine çak›l›p kalm›flt›r. Afla¤›daki yaz›da AKP’nin nas›l dizginsizce borçland›¤›n› göreceksiniz. Bizden sonras› tufan anlay›fl›yla bol bol borç al›p, sonras›n› düflünmeksizin, günü kurtar›yorlar.

Ver ihaleyi, kap üyeli¤i; de¤iflmez AB standart›! Ulaflt›rma Bakan› Binali Y›ld›r›m, geçen hafta yapt›¤› aç›klamada Türk Haya Yollar›’n›n ihtiyac› olan uçaklar için ihalelerin Fransa, Almanya gibi Avrupa ülkelerine verilece¤ini belirterek sözlerini flöyle tamamlad›: “AB’ye üyelik konusunda müzakere tarihi üzerinde bu ihalelerin pozitif etkisi olmas›n› bekliyoruz.” ‹haleler verilecek, karfl›l›¤›nda müzakere tarihi al›nacak! Evet, gerçek bu; AB için “müzakere tarihi” verilmesinde olsun, oligarfliyle di¤er iliflkilerinde olsun, belirleyici olan tekellerin ç›karlar›d›r. ‹nsan haklar›, demokratik kriterler mi, onlar sadece pazarl›k malzemesi; olsa da olur, olmasa da.

AKP iktidar›n›n 1,5 y›ll›k bilançosu:

‹ç borç; 144 milyar dolardan 203 milyar dolara D›fl borç; 131 milyar dolardan 151 milyar dolara YÜKSELD‹ AKP müflis tüccar gibi. Durmaks›z›n borç al›yor. 50 y›lda 144 milyar dolara ulaflan iç borcu, 1,5 y›lda, 200 milyar dolara ç›kard›. 1,5 y›l gibi bir zamanda 20 milyar dolar d›fl borç ald›. Borç AKP’nin kamç›s›; ama AKP “borç yi¤idin kamç›s›d›r” atasözündeki yi¤it yerine geçmiyor burada; AKP borçlanarak kölelefliyor, kamç›y› yedikçe efendisinin isteklerini yerine getiriyor. “2004’te IMF’yi kap›n›n önüne koyaca¤›z” diye gelmifllerdi iktidara. Ama hala IMF’nin, Dünya Bankas›’n›n kap›s› önünde sürünüyorlar. Emperyalizmin ve iflbirlikçi tekelci burjuvazinin “IMF’yle devam edeceksiniz” talimat› ve tabii “kriz” flantajlar› üzerine AKP yelkenleri suya indirdi; “dünya gerçekleri” deyip IMF’nin dü-

men suyundan ç›kmayaca¤›n› aç›klad›. Borç bata¤› gittikçe derinlefliyor. Türkiye borçlar›n faizlerini ödeyemeyecek durumdad›r art›k. Borç faizlerini ödemek için yeni borç al›yor. Ama AKP için önemli de¤il; çünkü nas›l olsa, o yük halk›n s›rt›na yüklenilecek. Tekellerin karlar›nda bugüne kadar oldu¤u gibi, bundan sonra da hiç eksilme olmayacak. AKP, ald›¤› borçlarla bir yandan da “yard›m” politikas›n› sürdürüp günü kurtar›yor. Halka “bedava” diye da¤›t›lan kömürlerin, erzak›n paras› borçlarla sa¤lan›yor. Yani, bugün bedava kömür ald›m diye sevinenler, yar›n bu faturay› daha a¤›r biçimde ödemekle karfl› karfl›ya kalacaklar.

Say› 110 43 30 May›s 2004


A yn› S afta

Kucaklay›c›l›k, kapsay›c›l›k, nas›l olur, nas›l olmaz? (Veya islamc›larla birlikte olabilir miyiz?)

Özellikle Irak’ta ABD sald›r›s›na karfl› gelifltirilen eylemler çerçevesinde, ülkemizdeki muhalefet aç›s›ndan yeni bir olgu gündeme geldi; baz› islamc› gruplarla sol bir arada oldu. (Daha öncesinde de baz› ortak eylemler olsa da bu tarz bir süreklilik kazanmas› yan›yla ilkti.) Irak’ta Savafla Hay›r Koordinasyonu içinde birlikte yeral›nd›. Tabii bu birliktelik, bafl›ndan bu yana da çeflitli tart›flmalar› beraberinde getirdi. Kimi gruplar “islamc›larla birlikte olmay›z” dedi; kimileri “Sivas katliamc›lar›yla yan yana durmay›z” dedi. 1979 ‹ran devrimi hat›rlat›larak devrimciler “uyar›ld›”! NATO ve Bush Karfl›t› Birlik içinde bu tart›flmalar geçti¤imiz günlerde yeniden gündeme geldi. Önce tart›flmadan k›sa bir kesit aktaral›m:

Say› 110 44 30 May›s 2004

- Bas›n-‹fl sözcüsü: Özgür-Der’in bu platform içerisinde bulunmas›ndan rahats›z›z. Siyasal islamla ayn› yerde olmay›z. - Halkevleri: Soka¤a yans›yan politik islama biz müdahale ederiz. ‹slami motiflere hiçbir zaman izin vermeyece¤iz... - PSAKD: Biz islami çevreler olmad›¤› için geldik buraya... Çeflitli konuflmac›lar, bu arkadafllara cevaben emperyalizme karfl› tav›r alan, NATO’ya, Bush’a karfl› olan herkesin bu zeminde yeralabilece¤ini, almas› gerekti¤ini belirtiyorlar ve bir konuflmac› da islamc›lar›n orada bulunmas›na karfl› ç›kanlara flu soruyu yöneltiyor: - Peki Irak’ta direnenler islamc› de¤il mi? Bas›n-‹fl sözcüsü bu soruya flu cevab› veriyor: - Ben halk olarak görüyorum onlar›... *** Bu cevap m› flimdi? Irak’ta ABD’ye karfl› mücadele eden islamc›lar› destekliyor, ülkemizde ABD’ye karfl› mücadele içinde yeralacak islamc›yla yanyana olmam diyor! Tabii ki çeliflkili, tutars›z bir tav›r; izah› gerekiyor, ama izah etmek de zor; - Ben halk olarak görüyorum onlar›... deyip iflin içinden ç›kmaya çal›fl›yor. Peki burada anti-emperyalist mücadeleye kat›lmak için kurulan platforma gelen islamc›lar neden “halk”tan de¤il? Kimin halk olup olmad›¤›na neye göre karar veriyor? Cevab›n tutars›zl›¤›, komikli¤i bir yana, halk hareketini gelifltirmek isteyen biri aç›s›ndan da ak›ll›ca de¤ildir. Devrimcilerin önderlik misyonundan uzakt›r. Hemen belirtmek gerekir ki, islamc› gruplar›n bu anti-emperyalist zeminde varl›¤›na karfl› ç›kanlar›n bir ço¤u, bu noktadaki “duyarl›l›¤›”, baflka ittifaklar›nda göstermez. Bir yan-

dan kapsay›c›l›k, kucaklay›c›l›k ad›na, soldaki ilkesizliklere, ideolojik savrulmalara, solla ba¤daflt›r›lamayacak tav›rlara göz yumuluyor, di¤er yandan kapsay›c› davranmak gerekti¤i noktada tutars›z gerekçelerle daha genifl birliklerin önüne ç›k›l›yor. Mesela, “ittifak”lar› bozmama ad›na, solda Amerikan müdahalecili¤inin savunulmas›na pekala sesziz kal›nabiliyor. Mesela, kimi ayd›nlar›n devrimcilere küfür, hakaret içeren düflünce ve tav›rlar›, “kapsay›c›l›k” ad›na elefltirilmeyebiliyor. Bu çeliflkili tav›rlar, iktidar perspektifli düflünmenin yerini pragmatizm ve icazet hesaplar›n›n almas›n›n sonucudur. Türkiye solu, iflte bu aç›dan dini ve dinsel karakterli hareketleri de tart›flmak durumundad›r. Solun önemli bir kesimi flu anda bu konuda oldukça s›¤ yaklafl›mlar içindedir. Birincisi; toplumumuzdaki hakim kültürün bir parças› olan islamc› kültürü anlamak ve onu kitle çal›flmas›nda, mücadele içinde nereye oturtaca¤›n› saptamak aç›s›ndan tart›flmal›d›r. Tutsak yak›nlar› mevlût okuttu, Grup Yorum bu mevlüte kat›ld› diye Türkiye solunda neler söylendi¤ini az çok hat›rlayanlar, solun bu noktada kendi topra¤›ndan kopuk oldu¤unu bilir. ‹kincisi; konjonktürel olarak bir çok islamc› hareket bugün dünya çap›nda emperyalizme karfl› bir konum içindedir. Bunun yans›mas› olarak ülkemizde de benzer gruplar vard›r. Bunlarla nas›l bir iliflki içinde olunaca¤›, ittifak›n, ideolojik mücadelenin nerede bafllay›p, nerede bitece¤i üzerine tart›fl›lmak durumundad›r. Geçmiflte islamc›lar, oligarflinin yan›nda yer alarak halka, devrimcilere karfl› çok fley yapm›fllard›r. ‹slamc›lar›n bir k›sm› da böyle yapmaya devam ediyor. Ama bunlar›n bir k›sm›, bugün anti-emperyalist mücadele içinde bir biçimde yeralmak istiyorsa sola düflen onlar› d›fltalamak, itmek de¤il, bu mücadelenin içine daha fazla çekmek, yüzeysel anti-Amerikanc›l›¤›’n›, daha tutarl› bir anti-emperyalizme dönüfltürmeye çal›flmakt›r. ‹slamc› gruplar›n halka karfl› politika ve eylemleri konusunda köklü bir özelefltiri içinde oldu¤unu söylemek mümkün de¤il. Ancak bunu tek ölçümüz haline getiremeyiz yine de. Prati¤imiz aç›s›ndan esas alaca¤›m›z, fiilen halka karfl› cephenin ve eylemin d›fl›na ç›km›fl olmalar›d›r. Halen bu noktada olan islamc› gruplarla elbette herhangi bir birlik tart›flmas› olamaz, ancak bunun d›fl›na ç›k›p yer yer de olsa bizimle ayn› cephede olma iste¤i gösteren gruplar karfl›s›nda tavr›m›z farkl› olur. Halk› birlefltirme politikas›, flu veya bu konjonktürde iflgale, Amerika’ya, faflizme karfl› daha genifl birlikler oluflturma politikas›, sadece geçmifle de¤il, gelece¤e bakarak oluflturulur. Geçmifli unutmak, belleksizlik, elbette devrimciler için sözkonusu olamaz, olmamal›d›r. Hangi kesim söz-


konusu olursa olsun, geçmifli unutanlar›n yan›lma ihtimali büyüktür. Ama sadece geçmiflte flöyle oldu diye, yeni ve farkl› geliflmeleri de görmezden gelemeyiz. E¤er geçmifle tak›l›n›p kal›nacaksa, b›rak›n baz› islamc› gruplarla bir araya gelmeyi, solun bir çok grubu da yanyana gelemez. Özelefltirisi verilmemifl nice çat›flmalar, provokasyonlar vard›r sol gruplar aras›nda da. Ve yine tarih, belli bir dönemde birbiriyle uzun, kanl› çat›flmalar yapan nice grubun, halk kesimlerinin farkl› koflullarda yapt›klar› ittifaklara da tan›kt›r. Bütün mesele, anti-emperyalist, anti-oligarflik ittifak› büyütmek, emperyalizme, faflizme karfl› mücadeleyi gelifltirmektir. ‹ttifaklar politikas›n› belirleyen en temel olgu budur. Solda kimileri, böyle bir iddia ve hedeften uzak oldu¤u için, bu islamc› gruplar karfl›s›nda, günlük politikan›n, hatta kâh oligarflinin, kâh küçük-burjuva çevrelerin, kâh reformizmin etkisi alt›nda kalarak düflünmektedirler. Bu etkilenmeler alt›nda biçimlenen düflüncelerin devrimci bir perspektifi yoktur. Ülkemizdeki sol küçük-burjuva çevreler, ne kadar ilerici olduklar›n›, hatta sosyalist olduklar›n› iddia etseler de, ‹slamc›lar sözkonusu oldu¤unda düzenin fleriat-laiklik ikileminin içine kolayca düflebilmektedirler. ÖDP reformizminin Susurluk ve 28 fiubat sürecinde “fleriata karfl› olma” ad›na adeta MGK’yla ayn› cepheye düflmesini, TKP’nin düzenin icazetinde bir mahzur görmeyerek “fleriata karfl›” yürüttü¤ü kampanyay›, KESK genel baflkan›n›n emekçilerin hak ve özgürlüklerinin gasbedilmesine karfl› bir eylemi “laikli¤i savunma” eksenine oturtmaya yönelik gaf›, D‹SK’ten çeflitli ilerici Odalara kadar pek çok kurumun zaman zaman oligarflinin güçleriyle “demokratik-laik düzeni” savunma söylemine ortak olmas›... gibi örnekler hat›rland›¤›nda, sözünü etti¤imiz savrulma ve etkilenmenin hiç de küçümsenmeyecek boyutlarda oldu¤u görülür. Devrimciler, “fleriatç›” bir düzen oluflturulmas›na karfl› dururlar; devrimciler, dinin kitlelerin uyuflturulmas›nda, tarikatlar arac›l›¤›yla pasifize edilmesinde bir araç olarak kullan›lmas›na karfl› ç›karlar. Ama devrimcilerin bunu yap›fl biçimleriyle kendilerini “laik güçler” olarak adland›ranlar›n, bunu yap›fl biçimleri farkl›d›r. Farkl› da olmak zorundad›r. Yeniden “birlik” meselesine dönersek, devrimciler ittifaklar›n› temel, tali çeliflkilere göre biçimlendirirler. Bugün bizim önceli¤imiz ülkemizdeki Amerika’ya karfl› olan islamc›lara karfl› mücadele de¤il, Amerikan ‹mparatorlu¤una ve ülkemizdeki Amerikanc› ‹slamc›l›¤a karfl› mücadeledir. Amerikanc› ‹slamc›l›¤a karfl› mücadelede, e¤er baz› ‹slamc› gruplar› yan›m›za çekebilirsek, bu ideolojik ve politik olarak bizi güçlendirir. Amerika’ya veya ülkemizde sömürünün, zulmün herhangi bir tezahürüne karfl› bizimle birlikte mücadele etmek isteyen bir grubu “‹slamc›” diye reddedenler, Filistin’deki, Irak’taki direnifli (ki o direnifllerin içinde devrimciler, islamc›lar, ulusalc›lar yanyanad›r) desteklemelerini aç›klayamazlar; t›pk› yaz›n›n bafl›nda aktard›¤›m›z tart›flmada oldu¤u gibi ancak komik, tutars›z tan›mlamalar yapabilirler.

Demokratik mücadele, bizim gibi ülkelerde militanca sürdürülebilen bir mücadeledir 1 May›s vesilesiyle Ayn› Safta sayfam›zda bu konu üzerinde durmufltuk. NATO’ya karfl› yap›lan eylemlere sald›r›lar›n yo¤unlaflt›¤› bugünlerde tekrar dikkat çekmekte yarar görüyoruz. Eylem yerlerinden eylem biçimlerinin belirlenmesine kadar, sald›r›lar›n yaratt›¤› bask› alt›nda, polisin, iktidar›n icazetini temel almaya kalk›flmak, NATO’ya, emperyalizme karfl› mücadeleyi zay›flatmak olur. Elbette güçlerin durumu hesaba kat›l›r her durumda; ama sald›r› olmayacak, kavga ç›kmayacak üzerine kurulu bir eylem program› olamaz. NATO ve Bush Karfl›t› Birlik, demokratik, meflru hakk›n› kullanarak, demokratik eylemler yap›yor. Fakat biliyoruz ki, bunlar oligarflinin sald›r›s›n›n önünde engel de¤ildir. Sen koskoca NATO’ya karfl› bir direnifl örgütlüyorsun. Emperyalizmin en büyük askeri örgütünün planlama toplant›lar›n›n karfl›s›na bir halk direnifli koymaya çal›fl›yorsun. Böyle bir mücadelede sald›r› da olur, çat›flma da. Bedeller de ödenebilir. Bunu göze alamay›p, eylemlerin içini boflaltmaya kalk›flmak, etkisiz alanlara çekmek, polisin kabul edebilece¤i biçimlerle s›n›rlamak kabul edilemez. Mesela, falan eyleme ayd›nlar, meslek odalar› kat›ls›n, birlikten (yani siyasi gruplardan) kimse kat›lmas›n... gibi anlay›fllarla bir yere var›lamaz. Ayd›nlar kat›ls›n, siyasi hareketler kat›lmas›n... böylelikle polis sald›rmayacak... bu anlay›flla nereye var›l›r?.. Mesele yine, 1 May›s vesilesiyle tart›flt›¤›m›z konuya geliyor; demokratik mücadelenin nas›l yürütüldü¤ü unutulmufl. Demokratik mücadeleyle sald›r›-direnifl, sanki birbiriyle tezatm›fl gibi ele al›n›yor. Militanl›k yokolmufl, legalist, yasalc›, reformist bir tarz hakim olmufl beyinlere. Bu tart›flmalar buradan ç›k›yor. Demokratik mücadele vereceksen, NATO’ya karfl› direnifl örgütleyeceksen, emperyalizmin iflbirlikçilerinin sald›rabilece¤ini bilerek vereceksin. Yok bunlar göze al›nm›yorsa, bu “ihtimal”in ortaya ç›kt›¤› her noktada geri ad›m at›l›yorsa, ne bu mücadelenin meflrulu¤u dayat›labilir, ne de güçlü bir protesto gerçeklefltirilebilir. Yine, NATO’ya karfl› mücadele, AKP’ye karfl› mücadeleden ayr›lamaz. Bugün, emperyalizmin politikalar›n› ülkemizde uygulayan bu iktidard›r. NATO’nun ülkemizdeki siyasi gücüdür ve zirvede yeni roller üstlenmeye aday oldu¤u bilinmektedir. Sloganlardan, aç›klamalara kadar, AKP iktidar› da NATO karfl›t› eylemlerde hedefe konulmal›d›r.

Say› 110 45 30 May›s 2004


SELMA KUBAT’IN SON MEKTUBU

“Yang›n›mla sald›r›lar›n önünde barikat›m” Tecrite karfl› direniflte, 1 May›s günü bedenini tutuflturarak flehit düflen, Selma Kubat’›n, son mektuplar›n›, seslenifllerini yay›nlamaya devam ediyoruz. Bu sözler, ölüme günler, saatler kalm›flken edilen sözlerdir. Tarih yazanlar›n, tarihe düfltükleri “notlar”d›r...

Say› 110 46 30 May›s 2004

Bu sizlere son mektubum, ancak son merhasavunmak için kendimi feda ediyorum. bam de¤il. Her son bir bafllang›ç ve bugün 1 Ma1 May›s mücadele, birlik ve dayan›flma günü y›s 2004, benim yeniden do¤uflum. Halk›m›n bugün, kendi tercihim ve karar›m. Birlik, mücaba¤r›na u¤urland›¤›m gün olacak. Bugün burada dele ve dayan›flma bizim direniflimizle olur. Beyakt›¤›m atefl, ki yaln›z bedenimde de¤il. Yaln›znim fedamla güçlenir. Ben de alanlara ak›yorum ca beden yanmad› yanm›yor da. Koca bir halk; eylemimle. Yoldafllar›mla mücadeleden yana iflçisi, emekçisi, ö¤rencisi, iflsiziyle yan›yor zaten. olanlarla bugün omuz omuzay›m. HalaylardaBen bugün yaln›zca “yazg›m›” birlefltiriyorum. y›m, mutlu ve huzurluyum. Hiçbir sald›r›, zorbaBugüne kadar onlar için yand›m, en çok içim l›k 1 May›s alanlar›na ak›fl›m›z› durduramaz. Biz yand›. 19 Aral›k'ta 28 can›mla birlikteydim, onfeday› kuflanan yüreklerle ç›kt›kça zulmün karfl›lar içeride ben d›flar›da, onlar için yand› içim. 6 s›na, hiçbir engel tan›may›z. Dalc›'n›n elindeki Kas›m'da Armutlu'da DÖRT can parçamla yantafl de¤il yüre¤iydi. Ben de onun yüre¤inin yan›d›m. Onlar›n da ac›s›n› tafl›d›m bugünlere. Hepsi na kat›yorum yüre¤imi. Yüre¤imiz düflmana sadirenenleri engellemek için vahfletin en üst s›n›r›vurdu¤umuz tafllard›r. na t›rmanmas›yd›. Öfkem içimi yakt›. Ölüm orucu 4 y›ld›r sürüyor ve bugüne kadar 110 flehit Irakl› çocuklar, Filistinliler ve bizler bütün salverdik, hepsiyle daha da çok yand› içim. Emperd›rganlar› bu yüreklerle yenecek, halklar›m›za yalizm, ABD, Afgan halk›na sald›rd›¤›nda, Filistin kurtuluflu arma¤an edece¤iz. Biz kazanaca¤›z. halk›na karfl› ‹srail siyonizmini körükledi¤inde ve Zaferimiz feday› kuflanan yüreklerimizdedir. Halen son Irak'a iflgal güçlerini y›¤›p katliam yapt›k›m›, yoldafllar›m› partimi ve tüm dostlar›m›z› ¤›nda yan›yordu içim... sevgiyle selaml›yorum. Halk›m›, vatan›m›, yol‹çimdeki yang›n, halk›m›n açl›¤›nda, yoksuldafllar›m›, partimi, önderimi seviyorum. Hep aralu¤unda, emekçilerin sefalet ücretinde, iflçilerin n›zda olaca¤›m, bunu biliyorum. Sizin feda diyen grev yasaklamas›nda ö¤renci gençli¤e demokrayüreklerinizleyim... tik-akademik talepleri için sald›r› oldu¤unda, büGültekince Selamlar yüdü. Ailelerimize sald›r›yor düflman, bizim öldüSelma Kubat ¤ümüzü duyurduklar› için. AKP iktidar›n›n bilançosunu, katliam›n› hayk›rd›klar›ndan. Copland›1 May›s 2004 Saat: 14.00 lar yerlerde sürüklendiler, tutukland›lar... Hala NATO GÜN NEDEN ÖLÜYORUM? Zirvesi öncesi operasyon, komplo, tutuklamalar sürü- 140. Ba¤›ms›z bir ülkede “yaflamak” istedi¤im için.. yor. Ülkemizin yang›n yeri 141. Dünya halklar›n›n ba¤›ms›zl›¤› için... oldu¤unu hayk›ranlar, bi- 143. Kad›nlar›m›z›n özgürleflmesi için... zim sesimiz olanlar, yani 144. Gelifleni ve yenileneni savundu¤um için... demokratik mücadele ve- 145. Düflman› yenmek için... renler tutuklan›yor. Ve bu- 146. Büyük dünyalar kurmak, büyük özlemleri dindirmek gün öfkem onlar›n sald›r›la- 147. Yoldafllar›m için. Onlar›n bir tek teline zarar gelmesin r›ndan daha büyük. Ben 148. Do¤acak güzellikleri görüyorum bugün yakt›¤›m ateflle yan- 158. Bir daha hiç mi hiç ölmemek için g›n›mla tüm bu sald›r›lar›n 166. Fiziki yok oluflun hiçbir anlam› olmad›¤› için önünde barikat›m. 167. Umut olmak, umudu büyütmek için Bizlere ölmeyelim, di- 170. Tecriti k›rmak, halk›ma ulaflmak için renmeyelim diye zorla mü- 174. Yeniden do¤mak için dahale ediyorlar. Bundan 177. Çok yaflaman›n de¤il, yaflad›¤›m sürede do¤ru fleyler yapman›n peflinde oldu¤um için önce birçok yoldafl›m müBütün insanlar›n mutlulu¤u için dahaleyle flehit düfltü. Ben 178. Duvarlara isyan›mdan de zorla elimizden al›nmak 180. Çocuklar›m›z›n mutlulu¤u için istenen direnme hakk›m›z› 184. 196. Yanmak için say›s›z nedenim var...


Ben bir feda savaflç›s›y›m. Bugüne kadar 150. gün açl›¤a, sizin güveniniz ve size olan güvenimle geldim. Ben de sizlerden biriyim. Tarlada, ekinde, nohutta, fasulyede, arpada çal›flan köylü, da¤da s›¤›r otlatan çoban, okulda ö¤renci, dergide bas›n emekçisiyim, yani sizin gibiyim, sizdenim. Bana bugün kendimi feda gücünü veren de siz halk›ma olan güvenimdir. Biliyorum zor, “babana bile güvenmeyeceksin” deniliyor. Biliyorum, güven duymak zor, ahlaks›zl›k, yozlaflma, birbirini s›rt›ndan vurma, gammazlama, kaz›klama alm›fl bafl›n› gidiyor. Kime güvenece¤inizi biliyorsunuz; kendinize ve kendiniz gibi olanlara, yani bizlere. Bilek gücümle çal›fl›rken neden dünya eflit de¤il diye çok sitem ederdim. Hala da böyle bir dünya yaratamad›¤›m›z için içim buruk. Ama mutlaka var böyle bir dünya ve yaln›z hayal de¤il. Ve biz sizinle ulaflaca¤›z. Ben, siz aç kalmayas›n›z, çocuklar›n›z›n r›zk›ndan kesip semirmifl yönetenlere yedirmeyesiniz diye ölüyorum. Ben, siz daha fazla ac› çekmeyesiniz diye ölüyorum. Hastane kuyruklar›nda, veyahut ameliyat olup rehin kalmayas›n›z, kuyruklarda can vermeyesiniz diye... Yolu olmad›¤› için çocuklar›n›z› çal›flt›rmayas›n›z, çocuklar›m›z e¤itim görsün diye ölüyorum. Bugün bunlar mümkün de¤il, ama olacak! Kendine bas›n emekçisi diyenlerimiz say›ca azalm›flt›r, ama ben bas›n yalan yazma-

Halk›ma!

kulak verin. Sizin için yan›yoruz... Küllerimizi vatan›m›za gömün. Küllerimizden do¤acak dünyaya bak›n... Uzak de¤il yak›n, mutlu günler gelecek, inan›n, bize güvenin... Ben halk›ma, sizlere güveniyorum. Gözüm arkada kalmayacak. 18 Mart 2004 Selma Kubat

Bize güvenin kendiniz gibi bilin! s›n diye ölüyorum. Ben sansür kalks›n halk›m›za gerçekleri ulaflt›r›n, herkes gerçekleri bilsin istedi¤imiz için ölüyorum. Siz bas›n mensuplar› emperyalistlerin kalemi olmay›n diye ölüyorum. Gençlerimiz demokratik üniversitelerde bilimsel e¤itim als›n diye ölüyorum. Ben de gencim ve bunu istedi¤im için hükümlüyüm. Bu istek için sadece 25 y›l ceza veriliyor bu ülkede. Evet! Yine versinler, yine de istiyorum bunlar› ve bunlar› istedi¤imiz için ölüm de zor gelmiyor. Ac› gelmiyor. Siz de ac›may›n. As›l ac› olan, neden öldü¤ümü görmemek olur. Yans›n! Yans›n bu bedenden do¤acak güzellikler varsa, ac›maz.

Bu yang›n tek benim bedenimde de¤il. Halk›m sizin için yan›yorum. Bu yang›n› Irak’taki, Filistin’deki halklar›n ba¤r›nda da görebilirsiniz. Afganl› kad›nlar›n çaresizliklerinden, bir y›lda 52 kad›n›n ahlak›n› korumak için yand›¤›n› görün. Bu yang›n tek benim bedenimde de¤il. Düflman›m›z›n sald›rd›¤› her ülkede büyüyor. Sar›yor dünyay›, saracak. Ah›m›z yerde kalmaz, kalmayacak. Siz, Türkiye’de, vatan›mda yaflayan tüm halklar olarak bilin ki, bu güç sizin içinizden ç›k›yor. Bu gücü yaratan sizlersiniz. Sahip ç›k›n kendinizin olana, vermeyin düflmana. Halk›m! Sizi u¤runda yanacak, kül olacak kadar çok seviyorum. Buna de¤ersiniz, ‘de¤mez’ diyenlere de¤il, bize

20 Nisan Uykum geldi Ve zaten sonsuz uykuya dalaca¤›m Uyuyup uyanmayaca¤›m Bunca ayakta uyuyan (Ben de çok uyudum ayakta) Uyutulan insanlar›m sizin için de yakaca¤›m rüyalar› uykular› uyuyanlar› Alevlerin içinde uyumayacak Umutlu flark›lar besteleyece¤im bütün uyuyanlar› uykular› yakarak yanaca¤›m gidece¤im Benim de alevden kanatlar›m olacak Yeniden do¤du¤um günde O alev kanatlar›m› açaca¤›m her yana 20 Nisan 2004

Say› 110 47 30 May›s 2004


Yurtd›fl›’ndan

"Bir Efsane Gecesi"

fiölen, fiair Mehmet Özer'in Spartaküs'ten bafllayarak insanl›¤›n direnifl tarihini anlatan fliirsel konuflmas›yla bafllad›. Köln Halk Sahnesi oyuncular› mizansenleriyle direnifl tarihini canland›rd›lar. Bilgesu Erenus kendine özgü tarz›yla ölüm orucu direniflinin kahramanlar›n› ve Günay Ö¤rener’i anlat›rken izleyenlerin gözyafllar›n› tutamad›klar› gözlendi.

Say› 110 48 30 May›s 2004

22 May›s’ta Hollanda’n›n S'Hertogenbosh flehrinde "Bir efsane gecesi" ad›yla yap›lan flölen 3000'in üzerinde kiflinin ve çok say›da sanatç›n›n kat›l›m›yla gerçekleflti. Anadolu’nun isyan ve direnifl tarihi damgas›n› vurdu geceye. fiiirler, sözler, müzik, skeçler, bu tarihi canland›r maya çal›flt›. Spartaküs’ten Günay Ö¤rener’e kadar dünya halklar›n›n kahramanlar› ç›kt› sahneye bir bir. Üç bini aflk›n kifli, kah sloganlar›yla, kah halaylar›yla, kah gözyafllar›yla, öfkeleriyle yüzlerce y›ll›k bu direniflin içinde yaflad›lar...

‹spanya: Uluslararas› Tutsaklarla Dayan›flma Konferans› 20-23 May›s tarihlerinde, Bask Ülkesi’nin San Sebastian Kenti’nde tutsaklar için uluslararas› bir dayan›flma konferans› düzenlendi. ABD, Korsika, Bretonya, ‹rlanda, Arjantin, fiili, Filistin, ‹talya, Sri Lanka, Güney Afrika’dan tutsaklarla dayan›flma ve aile örgütlenmelerinin kat›ld›¤› konferansa Türkiye'den TAYAD ve MKM kat›ld›. Dört gün süren konferans boyunca, çeflitli paneller, toplant›lar yap›ld›. TAYAD temsilcileri, panellerin bir ço¤unda konuflmac›lar aras›nda yer alarak, ülkemizdeki ve dünyadaki siyasi tutsaklar›n koflullar›na, direnifllerine iliflkin hem bilgilendiren, hem direnifllerin nas›l flekillenmesi gerekti¤ine iliflkin önerilerini içeren konuflmalar yapt›lar. Tecrite karfl› mücadelenin emperyalizme karfl› mücadeleyle içiçeli¤ini anlatan TAYAD temsilcileri, ülkemizdeki NATO’ya karfl› sürdürülen kampanya hakk›nda da bilgi verip ça¤r›da bulundular. Son gün sonuç deklerasyonu okunduktan

Binlerce yüre¤in, insanl›k tarihinde gelece¤i, özgürlü¤ü ve adaleti temsil eden direniflçilerin an›s›na sayg›ya durdu¤u geceye, Erdal Erzincan, Hilmi Yaray›c› ve grubu, Fuat Saka, Edip Akbayram, Dortmund Yedi Yöre Halkoyunlar› Ekibi ve Civan Haco da Anadolu’nun dört bir yan›ndan, de¤iflik dillerden türküleriyle kat›ld›lar. Binler onlar›n türküleriyle cofltu. Cezmi Ersöz’ün ölüm orucu direniflini anlatt›¤›, “Suçtur umutsuzlu¤a kap›lmak” kitab›ndan bölümler yans›tt›¤› konuflmas› ilgiyle dinlenildi. Bu arada yap›lan konuflmalarda “1 Nisan operasyonu” ad› verilen sald›r›daki hukuksuzlu¤a de¤inilerek emperyalizmin ve oligarflinin provokasyonlar›n›n altedilece¤i vurguland›. Grup Yorum'un sahnede yerini almas›yla birlikte binlerce insan hep birlikte halaya durup Grup Yorum'a efllik ettiler. fiölen boyunca umudun ad›n› ve ölüm orucu direniflinin kahramanl›¤›n› hayk›ran sloganlar hiç durmad›. sonra dört bin kiflinin kat›ld›¤› bir yürüyüfl düzenlendi. Yürüyüflün temel talebi “Bütün Bask Tutsaklar›na Özgürlük” idi.

Fransa: Bayon’da Panel 19 May›s’ta, Bask Ülkesi’nin Fransa kesimindeki Bayon Kenti’nde DHKC Enternasyonal, FHKC ve Korsika Direnifl Hareketi temsilcilerinin panelist olarak yerald›¤› bir enformasyon toplant›s› düzenlendi. Toplant›da Filistin, Korsika ve Türkiye hapishanelerindeki bask›lar ve direnifller üzerine görüfl al›flveriflinde bulunuldu.

‹sveç: RKU Kongresinde Dayan›flma ‹sveç Komünist Partisi Marksist Leninist (devrimci)’in gençlik kolu Devrimci Komünist Gençlik (RKU), 20-22 May›s’ta yapt›¤› 6. Kongresine onur misafiri olarak DHKC Enternasyonal, Almanya Marksist Leninist Partisi (MLPD) Gençlik Hareketi Rebell, Danimarka'dan K›z›l Gençlik temsilcilerini davet etti. Rebell, K›z›l Gençlik ve DHKC Enternasyonal temsilcileri yapt›klar› konuflmalarda halklar›n mücadele birli¤ine vurgu yapt›lar.


-Bas›ndan

“

F Tipi Hayat

“

Yazal› iki y›l olmufl. De¤iflen bir fley yok. Hayat›m›z›n ortas›na kurulmufl vahflet yata¤› hayatlar› yutmaya devam ediyor. Devlet zulmünün son mimari zaferi. Art›k hiç yokmufl gibi unutmak istedi¤imiz, nerede konusu aç›lsa kulaklar›m›z› kapat›p sertçe bafl›m›z› çevirdi¤imiz F tipi hücreler. ‹çinde usulca ölüme kayanlar›n o korkunç tabutluklarda nas›l yafland›¤›n› merak eden insan kalmad› m›? ‹çeridekilerle birlikte d›flar›dakilerin de ustaca tecrit edilmifl oldu¤unu gösteriyor olabilir mi bu ölümüne kay›ts›zl›k? Cumhuriyet tarihinin görmüfl oldu¤u en zarif ve en ac›mas›z Adalet Bakan›'n›n h›rstan gözü dönmüfl bir tur operatörü gibi F tipi cezaevlerine toplu geziler düzenledi¤ini unutmad›k. Henüz kan bulaflmam›fl temiz hücrelerin kap›lar›n›, oras›na buras›na çiçekler yerlefltirip sevgili bas›n mensuplar›na açt›¤› günler geride kald›. O furyada yay›mlanm›fl foto¤raflar, uzak, âdetleri farkl› bir dünyadan görüntüler olarak unutulufla postaland›lar. Oysa o hücreler art›k dolu. Gözden ›rak, insanl›k ülküsünden ar›nd›r›lm›fl hayatlar, büyük plan›n bir parças› olarak yaflat›l›yor oralarda. Sessizli¤imiz, onay›m›z oldu. Zaten say›n Bakan'›n... uzlaflmaya asla gönlü yoktu. Edepsiz bir bilgenin aforizmas›n› hat›rlat›yordu: "Nezaket, iletiflimsizli¤in sanat için sanat›d›r." Tarihin belki en k›y›c› alay›yla 'Hayata Dönüfl Operasyonu' ad› verilen kanl› müdahalenin içyüzü her ne kadar ayd›nlat›lsa da hak edenler cezaland›r›lam›yor iflte. Resmi tarih, devletin bu karanl›k giriflimini örtbas etme çabas›ndan vazgeçmiyor. ... ‹stanbul 2. ‹dare Mahkemesi, Bayrampafla Cezaevi'nde, 'Hayata Dönüfl Operasyonu'nda askerler taraf›ndan öldürülen Murat Ördekçi'nin ailesinin ‹çiflleri ve Adalet Bakanl›¤›'na açt›¤› davada, söz konusu bakanl›klar› suçlu bularak 109 milyar lira tazminat cezas› ödemeye mahkûm etme karar›n› oy birli¤iyle alm›flt›. 'Hayata Dönüfl Operasyonu'na 'katliam' dedik diye alm›fl oldu¤umuz ceza da böylelikle yan›m›za kâr kald›. Ama burada bitmiyor elbet. ... Operasyonlardan sonra hayat›n› kaybeden mahkûmlar›n aileleri, operasyona kat›lan askerler hakk›nda kasten adam öldürmek suçlamas›yla suç duyurusunda bulundu. Bayrampafla ve önce Üsküdar, sonra Ümraniye Cumhuriyet Baflsavc›l›klar›'nca yürütülen haz›rl›k soruflturmas›, aradan geçen 41 aya ra¤men hâlâ sonuçland›r›lamad›. Bu davan›n seyri, bir ibret belgesi olarak hangi hayata döndürüldü¤ümüzün özeti olacakt›r.

Ne bilgi var ne belge! Suç duyurular› üzerine bafllat›lan soruflturmada savc›l›klar, Bayrampafla operasyonuyla ilgili ‹stanbul ‹l Jandarma Alay Komutanl›¤›'ndan; Ümraniye ile ilgili de Gebze ‹lçe Jandarma Komutanl›¤›'ndan operasyona ka-

t›lan görevlilerin isimlerini istedi. Söz konusu askeri kurumlar, çok flafl›racaks›n›z ama, savc›l›klar›n talebine her seferinde 'ellerinde bilgi ve belge olmad›¤›' cevab›n› verip sonunda canlar› s›k›ld›¤›nda kendi personelinin operasyona kat›lmad›¤› cevab›yla ifli kestirip att›. Bu mercilere kal›rsa kendi askeri personeli operasyon s›ras›nda sadece çevre güvenli¤i ve operasyon sonras› sevklerle ilgili görev yapm›flt› ve suç duyurusuna konu olan operasyon timi Ankara Jandarma Komanda Özel Asayifl Komutanl›¤› emrine ba¤l› askerlerdi. Ancak bu kiflilerin kimliklerine iliflkin bilgiler sadece ilgili komutanl›ktan ö¤renilebilirdi. Bunun üzerine savc›l›klar J. K. Ö. A. Komutanl›¤›'na ayn› talepte bulundu. Cevaben komutanl›k, yine flafl›racaks›n›z, ama operasyona kat›lan personel ile ilgili bilgi ve belge elde edilemedi¤ini belirtti. Savc›l›k bunun üzerine, ... yeniden talepte bulundu. Hâlâ ne flafl›r›yorsunuz, bu talebe de yan›t al›namad›. Savc›l›klar dava açabilmek için görevli personelin isim listesine ulaflmak için ç›rp›n›rken, operasyonlar jandarman›n idari görevi s›ras›nda oldu¤u için yasa gere¤ince ‹stanbul Valili¤i'ne de soruflturma izni için baflvuruda bulundu. Dönemin Valisi Erol Çak›r, laf› hiç doland›rmad›. 'fiikâyetlerin as›l amac›n›n devletin otoritesine karfl› bir baflkald›r› ve güvenlik güçlerini y›pratma amac› tafl›maktad›r' gerekçesiyle soruflturma izni verilmedi¤i karar›n› savc›l›klara iletti.

Valili¤e inceden uyar› Savc›l›k, operasyona kat›lan jandarma görevlilerinin kimliklerinin tespit edilemeyip ifade ve savunmalar›n›n al›nmadan karar verildi¤ini belirterek valili¤in karar›na itiraz etti. ... Alt› ayd›r bu itiraza da bir yan›t gelmifl de¤il. Savc›l›¤›n 'güvenlik güçlerini y›pratma ve devlet otoritesine baflkald›rma' yolunda asla geçit verilmeyen çabalar› sürerken Eyüp Savc›l›¤›'na bir ihbar mektubu geldi. Ali Er imzal› mektup vicdandan söz ederek.. (Kendisi de görev alm›flt›) operasyonu bizzat yöneten ve tüm cezaevlerinde ölüm emirlerini veren bafl failin Albay Burhan Ergin oldu¤unu aç›kl›yordu. Burhan Ergin'in flimdi Diyarbak›r'›n Silvan ilçesi’nde görevli oldu¤unu, daha önce de Ankara'da Jandarma Özel Asayifl Komutan› olarak görev yapt›¤›n› da belirtiyordu. ... fiimdilik, bu noktaday›z. F tipi cezaevlerine ölüm orucuyla direnenlerden kaybettiklerimizin say›s› 110. Adalet Bakan› Cemil Çiçek, bir cezaevi ziyareti s›ras›nda kendisine sorulan bir soruya karfl›l›k, 'Cezaevi sözü içime dokunuyor. Buralar konukevi' demiflti. Her gün flefkatli devletin o konukevlerinden mektuplar geliyor. O cehennemlerde yaflat›lanlar, y›lmadan duyurmaya çal›fl›yorlar seslerini. Ama onlar öldüklerinde gazetelerde haber olamayanlar. Öldürüldüklerinde katillerinden hesap sorulamayanlar. Biz d›flar›dakiler, çoktan hayata döndürülmüflüz. Kendi hücrelerimizde müebbet körlük. Vicdan›m›z çoktand›r görüfle gelmiyor.

Y›ld›r›m TÜRKER (24 May›s, Radikal)

Say› 110 49 30 May›s 2004


kahramanlar ölmez 29 May›s - 4 Haziran fiehitlerimiz

Hüseyin CEVAH‹R 1 Haziran 1971 ‹stanbul Maltepe’de yoldafl› Mahir Çayan’la birlikte kuflat›ld›¤› evde çat›flarak flehit düfltü. 1947’de Dersim'in Mazgirt ilçesi’nin Mohundu (Dar›kent) Nahiyesi’nde, Kürt-Alevi bir köylü ailesinin çocu¤u olarak do¤du. Köyünde açl›¤›, zulmü, ulusal bask›y› gördü, yaflad›. Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne girdi¤inde, çok do¤al olarak devrimci mücadeleye kat›ld›. Bu mücadele içinde önder yanlar›yla giderek belirleyici bir rol oynamaya bafllad›. Hem teorik, hem pratik yetkinli¤iyle THKPC’nin kurucular›ndan biri oldu. Toprak a¤as› ve tekelci burjuvalardan Has’lara yönelik kamulaflt›rma eylemi, ‹srail Konsolosu Efrail Elrom’un kaç›r›lmas› eylemi baflta olmak üzere, bir çok eylemde yerald›. Çeflitli dergilerde yaz›lar› yay›nland›. Bunlardan biri de Ayd›nl›k Sosyalist Dergi'nin May›s 1970 tarihli 19. say›s›nda yay›nlanan “Diyarbak›r, Bismil, Silvan izlenimleri”ydi. Kürt sorunu özel olarak yo¤unlaflt›¤› konulardan biriydi. Zaten THKP-C Genel Komitesi içinde de Do¤u Anadolu sorumlulu¤unu üstlenmiflti. Daha o zaman büyük bir öngörüyle flu sat›rlar› yazm›flt›: "Do¤u sorunu ancak devrimci yoldan çözüme ba¤lanabilir. Bu devrimci iktidar u¤runa Kürt ve Türk devrimcileri, bütün yurtseverler omuz omuza çal›flmal›d›rlar. Halklar› var olan, gerçek kardeflli¤i pekifltirilmeli, bafl düflman emperyalizme karfl› mücadele edilmeli ve uyan›k olunmal›d›r. Tek do¤ru yol budur. Yoksa hangi saflarda olursa olsun burjuva flovenizmine düflmek emperyalizmin oyununa gelmektir, bölücülüktür." *** 29 May›s’ta kuflat›ld›klar›nda, teslim olmay› düflünmediler hiç. Tam 51 saat sürdü kuflatma ve direnifl. Parti-Cephe geleneklerinin ilk halkas›nda onlar vard›r hep; Mahir, Hüseyin ve Ulafl... Yolunuzday›z.

Tahsin ELVAN 1 Haziran 1982 ‹stanbul Maslak’ta polisle girdi¤i çat›flmada flehit düfltü. 1960 y›l›nda Trabzon’da do¤du. ‹stanbul’da devrimci harekete kat›ld›. Bu mücadele içinde kendini gelifltirdi ve çeflitli görevler üstlendi. 12 Eylül sonras›nda cuntaya karfl› direnifli örgütleyen kadrolardan biri oldu. Çeflitli mahallelerin sorumlulu¤unu üstlendi. Aranmas›na, polisin gözalt›na al›nanlar arac›l›¤›yla gönderdi¤i tehditlere ra¤men, görevlerini aksatmaks›z›n sürdürdü. Onun katledildi¤i gün, Kenan Evren ‹stanbul’a gelecekti. ‹stanbul sokaklar› adeta iflgal edilmiflti. Bindi¤i minibüs Hac›osman bay›r›nda polis taraf›ndan durdurulunca hiç tereddütsüz polisle çat›fl›p oradan uzaklaflmaya bafllad›. Hac›osman bay›r›nda s›k›flt›r›larak kurfluna dizildi... 12 Eylül sonras› direnifl, onun gibi kadro ve savaflç›lar›n eseriydi.

Sad›k MAMAT‹ Selçuk AKGÜN 4 Haziran 1999 ABD’nin Yugoslavya sald›r›s›na misilleme amac›yla ABD ‹stanbul Baflkonsuloslu¤u’na yönelik eylem s›ras›nda flehit düfltüler. Sad›k Mamati, Afyon’da Dev-Genç saflar›nda mücadeleye kat›ld›. 1994-97 aras›nda gözalt›lar, tutsakl›klar yaflad›. Tahliye oldu¤unda yine mücadeleye haz›rd›. Topkap› Bölge sorumlulu¤una atand›. Daha sonra da silahl› birliklerde yerald›. Selçuk Akgün, mücadeleye 12 Eylül öncesi baflka bir siyasi hareketin saflar›nda bafllad›. 80 sonras› ‹stanbul’a geldi. Adli bir olay nedeniyle 5 y›la yak›n tutuklu kald›. 93’te firar etti... Firari olarak yaflad›¤› bu dönemde devrimci hareketle iliflki kurdu. En son ‹stanbul’da silahl› birliklerde görevlendirilmiflti.

“fiengül Akkurt Ölümsüzdür!” Ankara K›z›lay’da feda eyleminde flehit düflen fiengül Akkurt, Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i üyeleri taraf›ndan 20 May›s’ta mezar› bafl›nda düzenlenen bir törenle an›ld›. Halk›n flehitlerine sahip ç›kmas›n› hiç bir zaman hazmedemeyen polis ve jandarma da oradayd›. Kamerayla çekim yapma gibi yöntemlerle anmaya kat›lanlar› taciz etmeye çal›flt›lar. Anmaya kat›lanlar ise, polisin tacizlerine ra¤men, hakl›, meflru törenlerini sürdürdüler. ESP’lilerin de destek verdi¤i anmada sayg› duruflunun ard›ndan Selma Kubat’›n fiengül Akkurt’a yazd›¤› fliir okundu. Anmaya kat›lanlar aras›nda ölüm orucu flehitlerinden Feride Harman’›n annesi de vard›. Hatice Harman’›n konuflmas›n›n ard›ndan sloganlar ve marfllarla sürdürüldü anma.


Turn static files into dynamic content formats.

Create a flipbook
AdaletWeb110 by sol yayin - Issuu