Bu ülke böyle yönetiliyor
Ekmek ve
Adalet Haftal›k Dergi / Say›: 103 / Tarih: 21 Mart 2004 / F‹YAT (KDV Dahil) 750 000
✔ Tecrite karfl›
mücadelede 109. ölüm. Direnifl Sürüyor
www.ekmekveadalet.net Mail:info@ekmekveadalet.net
AKP terörü
gençli¤i teslim alamayacak!
Oligarflinin Yönetti¤i Türkiye’de Tüm Halk Düflman Görülür
Halk›n Türkiye’si Devrimci Halk ‹ktidar›yla Yönetilen Türkiye’dir ISSN: 1304 687X 103
Ekmek ve
Adalet
www.ekmekveadalet.net info@ekmekveadalet.net
Günay ve Muharrem’in Katili AKP’dir
Beyaz›t’ta faflist katliam› protesto edenlere faflist sald›r›
alevlerimiz faflizmi kavuracak... Top, tüfek, atefl, ölüm v›z gelir bize... Halk›z biz tükenmeyiz, tarihler yazar bizi, biz tarih yazanlar›z ‹ki direniflçi daha, iki tutsak daha eksildi diye hesap yapmas›n kimse. Yan›l›r. Bugün bizim bedenimizi tutuflturan alevler, yar›n faflizmin etraf›nda onu kuflatan çember olacakt›r. Tarih boyunca hep böyle olmufltur. Egemen s›n›flar, katlettikleri her devrimciyi kendi “zafer” hanesine yazm›flt›r. Direnerek, direniflin yolunu göstererek, faflizme karfl› son nefesine kadar direnilebilece¤ini kan›tlayarak ölenlerin, faflizmin ölümünü haz›rlad›¤›n› görmemifl, gördüklerinde de kabul etmek istememifllerdir. Tarihi, biny›llard›r ölümleri pahas›na özgürlük idealini bayraklaflt›ranlar yazm›flt›r. Zulüm karfl›s›nda hakl›l›¤›ndan, do¤rulu¤undan, inançlar›ndan vazgeçmeyenlerin destan›d›r tarihsel geliflme. Biz tarih yaz›yoruz. Emperyalizme ve oligarfliye karfl› direnifl ve savafl içindeyiz. Bu savafl› kendi s›n›f bilincine sahip olanlar, kendi s›n›flar›n›n gelece¤i için gerekli cüret ve fedakarl›¤› ortaya koyanlar
✹R ÇA⁄ DUYU
I U
NEWROZ P‹ROZ BE!
‹ki Madalya !
kazanacakt›r. Tarih ve bilim böyle söylüyor. ‹flte bundan dolay›, Günaylar’da, Muharremler’de zaferimizi görüyoruz biz. Günaylar’›n, Muharremler’in bedenlerini tutufltururken ortaya koyduklar› irade, inanç ve kararl›l›k, faflizmi yenece¤imizin güvencesidir.
Gö¤sünde “Devlet üstün hizmet madalyas›”yla Ali Suat Ertosun’a ve al›nlar›ndaki k›z›l bantlar›yla ölüm orucu direniflçilerine bakt›¤›n›zda, katledeni ve katliama maruz kalan› görürsünüz ilk bak›flta. Bak›fllar›n›z› biraz daha derine, onu tafl›yanlar›n kimli¤ine, kiflili¤ine, tarih ve toplum içindeki rollerine yöneltirseniz, daha birçok fley görebilirsiniz.
Günay ve Muharrem, yaklafl›k onbir ayd›r zorla müdahalelerle direniflçileri sakat b›rak›p, direniflin flehitlerle yolunda yürümesini engellemek isteyen politikay› bedenlerini tutuflturarak bozdular. Faflizmin direnifli k›rma umutlar›n› k›rd›lar bir kez daha. “Zaferi flehitlerimizle kazanaca¤›z” fliar›, 1984, 1996 ve 2000 ölüm oruçlar›n›n da ortak fliar›yd›. Burjuvazinin “yaflam kutsald›r”, “hiçbir düflünce u¤runa ölünecek kadar de¤erli de¤ildir” demagojileriyle dumura u¤rat›lm›fl beyinler için bu, telaffuzu bile zor bir cümle olsa da, s›n›flar mücadelesinin imbi¤inden süzülmüfl bir gerçektir. Zafer ancak flehitlerle kazan›laca¤› için ölüme yat›lmaktad›r zaten.
G
Ertosun’un gö¤sündeki “üstün hizmet” madalyas›, zulüm düzenine, faflizme “üstün hizmet”inin karfl›l›¤›d›r. O “hizmet”in karfl›l›¤› düzenin hiyerarflisi içinde yükselmektir; daha yüksekte bir koltuk, daha büyük ç›kar sahibi olmakt›r.
O
Tutsaklar›n aln›ndaki bantta da bir “hizmet” söz konusudur. Al›ndaki k›z›l bant, halk için, vatan için, devrim ve sosyalizm için daha büyük görevlere aday olman›n simgesidir. Karfl›l›¤›nda ise ne bir makam, ne bir ç›kar vard›r; tersine, bu hizmet, insan›n can›yla yapt›¤› bir hizmettir.
Oligarfli direnifli k›rma hedefinin bir parças› olarak, her ne pahas›na olursa olsun “ölümleri engelleme”yi sürekli bir yöntem haline getirmifl; zorla müdahalelerle yüzlerce direniflçiyi sakat b›rakm›fl, “yaflayan ölü” haline dönüfltürmüfl, tecrit ve direnifl gerçe¤ini sansürün karanl›¤›nda yok saymak istemifltir.
G
Ertosun’un gö¤sündeki “üstün hizmet” madalyas›, bir ödüldür. Bir insan›n ne kadar faflistleflirse, ne kadar canileflirse alabilece¤i türden bir ödüldür. Bu ödülü kazanabilmek için, en iflkenceci, en katliamc›, en insanl›k d›fl› yöntemlerin savunucusu olmak gerekir.
Devrimciler çaresiz de¤ildir. Zulmün plan› direniflçilerin sars›lmaz, y›k›lmaz, yenilmez iradesiyle bozulmufltur. Bu sürecin son sözünü de, tarihin son sözünü de iflte bu irade söyleyecektir. “Tükenece¤imiz” hayaliyle yaflayanlar; K›rmak ile bitmeyiz... Yeniden do¤ar›z ölümlerde... Tohum oluruz toprakta. Biz bu marfllar› yazanlar›z. Marfllardaki gibi yaflayanlar›z.
Ortado¤u halklar›n›n Newroz’unu kutluyoruz! ‹stiyoruz ki, Newroz, Kürt, Arap, Fars, Türk tüm ulus ve milliyetlerden halklar›m›z için umudun büyüdü¤ü, kardeflli¤imizin pekiflti¤i bir gün olsun!
‹stiyoruz ki, Newroz’da yakaca¤›m›z atefller, bizi bölüp birbirimize düflürmek, bizi güçsüzlefltirip sömürgelefltirmek isteyen emperyalizme karfl› isyan ateflleri olsun! Emperyalizme, oligarfliye karfl› B‹RLEfiEL‹M, SAVAfiALIM, KAZANALIM!
Haklar ve Özgürlükler Cephesi
O
Tutsa¤›n aln›ndaki k›z›l bantta bir ödüldür. Ölüm orucuna gönüllü olan yüzlerce tutsak, onca aday içinde önce kendisinin tercih edilmesini bekler sab›rs›zl›kla. Halk›n›n, örgütünün güveni olarak gö¤üs yerine alna tak›lan bir savaflç›l›k madalya-
s›d›r k›z›l bant. Bu ödülü kazanabilmek için, en fedakar, en kararl›, en inançl›lardan biri olmak gerekir. Bütün bu z›tl›klar›n kayna¤›nda, iki madalyan›n birbirinden dünya kadar uzak ve birbirine uzlaflmaz biçimde düflman, iki de¤erler sisteminin simgesi olmas› vard›r. Ertosun’un madalyas› kapitalizmin, tutsaklar›n al›n bantlar› sosyalizmin simgesidirler. Ertosun’un madalyas›, emperyalizme ba¤›ml›l›¤›n madalyas›d›r; tutsaklar›n al›n bantlar› emperyalizme karfl› ba¤›ms›zl›¤›n simgesidir. Ertosun’un madalyas›, faflizme hizmeti, tutsaklar›n al›n bantlar› faflizme karfl› demokrasi mücadelesini anlat›r. ‹ki madalyada; ‹ki farkl› ideoloji... ‹ki farkl› dünya görüflü... ‹ki farkl› kültür... ‹ki farkl› ahlak... ‹ki farkl› onur ve namus anlay›fl›... ‹ki farkl› insanl›k anlay›fl›... ‹ki farkl› kiflilik... Ve iki farkl› s›n›f›n ç›karlar›n›... görürsünüz. ‹ki farkl› dünyan›n kavgas›d›r bu. Eme¤in ve sermayenin dünyas›. Emperyalizmin ve halklar›n dünyas›. Kavgan›n konusu ne olursa olsun, mekan› neresi olursa olsun, kavga iflte bu zeminde sürüyor. Tutsaklar›n al›n bantlar› iflte bu yüzden, özgürlük, adalet savafl›n›n bayra¤› olurken, Ertosun’un gö¤süne tak›lan madalya Naziler’in gamal› haç’›ndan baflka bir fley de¤ildir.
Ekmek ve
Adalet
INTERNET adresi: www.ekmekveadalet.net
Ekmek ve Adalet Dergisi Sahibi ve Yaz›iflleri Müdürü: Mustafa Köflker Genel Yay›n Yönetmeni: Gülizar Kesici Adresi: ‹nebey Mahallesi ‹nk›lap Caddesi Oto Han 55/54 Aksaray Fatih ‹stanbul ‹rtibat Telefonu: 0212 347 69 66 Faks: 0212 347 69 65 Hesap No: 0041310 -4 Y›lmaz Bas. Yay. Da¤. Org. Akbank Yusufpafla fiubesi/‹ST Ofset Haz›rl›k: Y›lmaz Yay›nc›l›k Bask›: ASPAfi Pazarlama ISSN: 1304 687X Fiyat›: 750 000 Avrupa: 3 Euro Almanya:3 Euro
Fransa:3 Euro ‹sviçre:3 Euro Hollanda:3 Euro
‹ngiltere: £ 2.5
Belçika: 3 Euro Avusturya: 3 Euro
E-MAIL adresi: info@ekmekveadalet.net
Bürolar›m›z Yap›verlag Venloerstr. 507-A 50825 Köln Hopa:Hopa ‹fl Merkezi Zemin Kat No: 1 HOPA Tel-Faks:0 466 351 42 08 Tel: 0049 221 280 87 74 0049 221 280 87 75 ‹zmir- Milli-i Kütüphane Cad. No: 17/104 Tepeköylü ‹fl Merkezi Faks:0049 221 280 90 84 Konak/‹zmir Tel-Faks: 0 232 482 29 54 E-mail adresi: ekmekveadalet@arcor.de Kocaeli- Hürriyet Caddesi Gakko Kervan Saray ‹flhan› Kat:7 No:79 Tel-Faks: 0 262 331 66 51 Adana- ‹nönü Cad. 7. Sokak K›z›lay ‹fl Han› arkas› Özkan Apt. Malatya- Dabakhane Mah. Bak›rc›lar Çarfl›s› Sar›beyo¤lu ‹flhan› No:10/2 Tel-faks: 0 322 351 97 25 Kat:1 No:43 Tel: 0422 323 24 77 Ankara- GMK Bulvar› Onur ‹flhan› Kat: 6 Daire: 151 K›z›lay Mersin- Bahçe Mah. 4604 Sk. Tütüncü Apt. Kat: 1/6 Tel-faks: 0 312 419 27 38 Samsun- Talimhane Cad. Bozluolcay ‹fl Han› Kat: 3/42 Antakya- Armutlu Mahallesi Elmas Sok. fiaban Kanatl› Apt. Kat: Tel-faks: 0 362 435 25 80 4 D: 6 Tel-faks: 0 326 223 87 18 Trabzon- Kemerkaya Mah. Kundurac›lar cad. Dedeo¤lu sokak Bursa- Baflak Cad. Gür ‹fl Han› Daire: 25/4 Heykel Pustular iflhan› Zemin Kat No:4 Tel-faks: 0462 321 14 80 Tel-faks: 0 224 224 93 97
Ekmek ve Adalet Say› 103 ‹çindekiler
3... 5... 6... 12... 14... 16... 18...
19... 20... 22...
23... 34... 26... 29... 32... 34... 35... 36... 37... 38... 40... 42... 43... 44... 46... 48... 49... 50...
DEV-GENÇ gelene¤i ve AKP faflizmi AKP’nin 16 Mart terörü Gençlik direniyor haberler AKP ve YÖK’çüler ne yapmak istiyor? Siz kimi nereye kazan›yorsunuz ‹flkence sürüyor! Zulme son ver diyenlere AKP’nin bu kaç›nc› sald›r›s› AKP iktidar› katlemeye devam ediyor Gazi katliam›n› unutmad›k, Unutmayaca¤›z Bir ad›m daha at›n; yak›n muhalif gazeteler! size yak›flan budur Fahifleyi iflkence arac› yapan ahlak! Bir kontran›n itiraflar› Bu ülke böyle yönetiliyor Dökülen kan›n baflsorumlusu Amerikan emperyalizmidir Korku ve katliamc›l›k IMF’ye üyeli¤in 57. y›l› Tekeller lastik grevinin de engellenmesi talimat› verdi fiifle-Cam’da tekeller için “mutlu son!” Halk› afla¤›lamak yetmedi... Suriye’de Kürt katliam› ve halk›n direnme hakk› Bugünü anlamak için dünü unutmamak laz›m! Dersten ç›kar, kameraya kaydet, fiflle! K›z›lay’da olmayan sol, neden yoktu? ‘Tecrit’ hepimizi yutacak Anadolu’ya su gibi hayat verecek bir k›z u¤urlad›k AKP, hak ve özgürlükler mücadelesi veren... Kahramanlar ölmez Köyün delisi
DEV-GENÇ Gelene¤i ve AKP Faflizmi K›z›lay’da 13 Mart’ta, zulüm karfl›s›nda boyun e¤meyen, haks›zl›klar karfl›s›nda susmayan, vatanseverlik duygular›yla, sosyalizm inanc›yla dolu bir gençlik vard›. Bizim gençlerimiz vard›. Karfl›lar›nda ise emperyalizmin ve oligarflinin polisi. Gençli¤imize vahflice sald›rd›lar; ama biz burada bunun üzerinde durmayaca¤›z; bu sald›r›n›n ayr›nt›lar›n› dergimizdeki di¤er yaz›larda okuyacaks›n›z. Biz sald›r› karfl›s›nda da y›lmayan, direnen gençlerimizi yazaca¤›z. ‹yi bak›n bu gençli¤e. ‹yi bak›n o alan› hakl› ve meflru taleplerini dile getiren sloganlar›yla inleten, k›z›l bayraklar›yla ba¤›ms›zl›k, demokrasi ve sosyalizm mücadelesinde saf tutan gençlerimize. Onlar neden bu ülkede umutsuz olunmamas› gerekti¤ini gösteriyorlar bize. K›z›lay’daki tablo; gençli¤e karfl›, 12 Eylül 1980 sabah›ndan beri yürütülen sindirme, y›ld›rma, apolitiklefltirme politikalar›n›n iflas›d›r. Okuldan atmalarla, hapishanelerle, YÖK k›skac›yla gençli¤imizi politikadan uzak tutmak, yozlaflt›rmak, sindirmek için çok u¤raflt›lar. Ancak baflaramad›lar. Gençlik 12 Eylül terörü alt›nda gerçeklefltirilen bu kuflatmay› 1984’lerden sonra ad›m ad›m geniflletti¤i örgütlenmesi ve büyüttü¤ü mücadelesiyle yard›. Düflünün ki, tam 24 y›ld›r sürdürülen bir bask› mekanizmas› bu. Politikleflen, okullardaki k›flla düzenine, faflist sisteme karfl› ç›kan her ö¤renci kufla¤›, okuldan atmalarla, tutuklamalarla k›y›ma u¤rat›ld›; ama yine de bitiremediler üniversitelerdeki haklar ve özgürlükler mücadelesini. Bitiremediler okullardaki devrimci örgütlenmeyi. 24 y›ld›r okullarda hiç yere düflmedi DEV-GENÇ bayra¤›. At›lanlar›n, hapsedilenlerin, katledilenlerin yeri dolduruldu. K›z›lay’a bak›nca, iflte bu yenilmezli¤i, yok edilemezli¤i görüyor ve gençli¤imizle, DEV-GENÇ’imizle bir kez daha gurur ve onur duyuyoruz. DEV-GENÇ’li onlar. 35 y›ll›k bir miras› omuzluyorlar. 35 y›ld›r yarat›lan bir gelene¤i sürdürüyorlar. 1969’da duyuldu ilk kez DEV-GENÇ ad›. 1960’lar›n ikinci yar›s› boyunca üniversitelerdeki eflitsizliklere karfl› mücadele eden, anti-emperyalist mücadele bayra¤›n› tafl›yan ve giderek devrim yoluna giren devrimci, vatansever gençlerin kurdu¤u “Türkiye Devrimci Gençlik Federasyonu”nun k›sa ad› olarak girdi hayat›m›za. Türkiye solunda, ad› bu kadar uzun süre yaflayan, örgütlenmesini ve mücadelesini ony›llar boyunca kesintisiz sürdüren baflka bir gençlik örgütlenmesi yoktur. K›z›lay’daki gençli¤imizin temsil etti¤i gelenek 35 y›ld›r kan can bedeli yaflat›lan DEV-GENÇ gelene¤iydi. 35 y›ld›r, ö¤renci gençli¤in akademik-demokratik mücadelesinde, anti-faflist mücadelede, anti-emperyalist mücadelede vard› onlar. ‹lk boykotlar, ilk iflgaller, ilk dernekler, ilk dayan›flma eylemleri onlar›n tarihinde yaz›l›d›r. ‹ETT otobüs biletlerine yap›lan zamlar› protesto eylemlerinden, “Ayr›cal›kl› ve Paral› E¤itime Son” kampanyas›na, s›k›yönetimlere, cuntalara, infaz-kay›p politikalar›na karfl› mücadeleden Amerikan imparatorlu¤unun Irak’a sald›r›s›na karfl› mücadeleye kadar, gençli¤i, halk›m›z›, dünya halklar›n› ilgilendiren ne varsa, onlar›n da o konuda söyleyecek bir sözleri
oldu hep. Ve bu sözlerini hiç sak›nmadan, korkmadan, cüretle söylediler. DEV-GENÇ ad› cüretle, militanl›kla özdeflleflti. Gençlerimizin iflçi, köylü, ö¤renci gençlik olarak DEV-GENÇ’te birlefltikleri günden bu yana da onlar›n üzerinde sald›r›lar eksik olmad›. Binlerce DEV-GENÇ’li vuruldu, katledildi, hapsedildi. 24 Temmuz 1968’de anti-emperyalist bir gösteride polis taraf›ndan katledilen Vedat Demircio¤lu, 27 May›s sonras›nda gençli¤in ilk flehidiydi. 4 Mart 2004’te flehit düflen Günay Ö¤rener de DEV-GENÇ saflar›ndan kat›lm›flt› ba¤›ms›zl›k, demokrasi ve sosyalizm savafl›na. Bugün F Tiplerinde yüzlerce DEV-GENÇ’li var. Büyük direniflin 109 flehidi aras›nda onlarca DEV-GENÇ’li var. Art›k bu gelenek öylesine kökleflmifltir ki; vurarak, k›rarak, hapsederek yok edilemez. Gençli¤imizin yüre¤imizi umutla dolduran K›z›lay’daki tablosu da iflte bunu gösteriyor. Gençlik, K›z›lay’daki 13 Mart eylemine, kelimenin gerçek anlam›yla bir terör çemberinden geçerek gelmifltir. Aylard›r tüm üniversitelerde tam bir “soruflturma terörü” uygulanmaktad›r. Bini aflk›n ö¤renci bu terörün hedefi olmufl, okullar›ndan at›lm›fl, uzaklaflt›r›lm›flt›r. Terör, bu soruflturmalarla s›n›rl› kalmam›flt›r. Gençlik, soruflturmalara, cezalara karfl› ç›kmaya bafllad›¤› andan itibaren, polis terörü girmifltir devreye. Gençli¤in hakl›, meflru eylemleri coplar, gaz bombalar› alt›nda k›r›lmaya çal›fl›lm›flt›r. Bunun da yetmedi¤i yerde ise, gençlerimiz iflkencehanelere, hapishanelere tafl›nmaya baflland›. Ony›llard›r sürdürülen pasifikasyon ve apolitiklefltirme politikalar›n›n üstüne, iflte böyle bir terör ortam›nda ç›kt› gençlerimiz K›z›lay’a. Cüretliydiler, 35 y›ld›r DEV-GENÇ bayra¤›n› tafl›yan a¤abeyleri, ablalar› gibi. Militand›lar, DEVGENÇ gelene¤ine yarafl›r biçimde. 12 Martlar’›n, 12 Eylüller’in, ANAP-DYP iktidarlar›n›n zulmüne karfl› direnen bu gelenek, Amerikanc› AKP ve YÖK zulmüne karfl› da direnecekti. Direnmekte kararl›yd›lar, cüretliydiler, çünkü DEV-GENÇ’liydiler. *** Komplo teorisyenleri, K›z›lay’da, Beyaz›t’ta yaflananlar›, kah Suriye’deki geliflmelerle, kah Masonlar Derne¤i’ne yönelik eylemle birlefltirerek ucube teorilerle aç›klamaya çal›fl›yorlar. Sanki ortada hiçbir sorun yok, hiçbir talep yok da birileri “durduk yerde” meydanlara ç›km›fl! Bu kadar uzun boylu kafa yormalar›na gerek yok. Bu ülkenin s›n›rlar› içinde sürdürülen zulme baks›nlar yeter. Neden alanlara ç›k›ld›¤›n›n cevab›n› da, alanlarda gördükleri o terörü kimin,
neden estirdi¤inin cevab›n› da bulacaklard›r. Amerikan ve Avrupa emperyalizmine s›rt›n› yaslayan AKP iktidar›, onlar›n ve iflbirlikçi oligarflinin isteklerini yerine getirmek için ç›rp›nmaktad›r. Bunlar›n bafl›nda halk›n mücadelesinin ve örgütlenmesinin yok edilmesi vard›r. ‹slamc›lar›n demokrasisi de böyle; demokrasicilik oyunu alt›nda faflizmi sürdürüyor AKP de. Onlar›n beyinlerinde kapitalizmin azg›n sömürüsünden, faflizmin zulmünden baflka bir fley yoktur. Ve bunlar›n silahlar›yla sald›rmaktad›rlar halka. Hak, hukuk, özgürlük gibi kavramlardan uzakt›rlar. Sadece kendi ç›karlar› söz konusu oldu¤unda, kendileri bir flekilde “ma¤dur” olduklar›na ak›llar›na gelir, ya da demagojik olarak, AB’ye yaslanmak için kullan›rlar. Hepsi sahtedir, sadece demokrat, özgürlükçü görünürler. ABD’ye ve tekellere ba¤lanm›fllard›r, onlar›n temsilcisi olarak sald›r›yorlar. Üniversitelerin tekellerin istekleri do¤rultusunda düzenlenmesinin önünde engel olarak görülen gençli¤e sald›r›yor. Tekellerin ifllerini aksatan fiifle-Cam grevini yasakl›yor. Devrim, sosyalizm demekte ›srar edenlere, meydanlarda mücadelenin, özgürlü¤ün, sosyalizmin simgesi olarak k›z›l bayraklar› dalgaland›ranlar› yok etmek için her türlü komplo, provokasyon ve terör yöntemini baflvuruyorlar. Terörün, demagojinin AKP taraf›ndan pervas›zca uyguland›¤› bir süreci yafl›yoruz. K›z›lay’dan Abdi ‹pekçi’ye terörle yönetiyorlar. Seçim mitinglerine taleplerini tafl›mak isteyenler dahi ya polis, ya AKP’nin örgütledi¤i güruhlar taraf›ndan sald›r›ya u¤ruyorlar. Bu faflizm, AB ve ABD desteklidir. ABD dünyan›n dört bir yan›nda kontra yöntemlerle darbelere devam ediyor; AB, mevcut demokratik haklar› rafa kald›r›yor. Böyle bir AB ve ABD’nin AKP yönetimindeki faflizmin de destekçisi olmas›nda flafl›lacak birfley yoktur. Ve biz iflte bunlara karfl› mücadele ediyoruz, F tiplerinde, K›z›lay’da, Beyaz›t’ta DEV-GENÇ gelene¤iyle bunun için direniyoruz. Faflizme karfl› demokrasi, emperyalizme karfl› ba¤›ms›zl›k mücadelesi vermekten söz edenler, kimseye yaslanamaz. AB ve ABD’nin Türkiye’ye “demokrasiyi dayatt›¤›” rüyas›ndan ç›kamayanlar için, AB ve ABD deste¤indeki faflizm kendilerinin kap›s›n› çald›¤›nda çok geç olacakt›r. Henüz zaman vard›r. ‹yi bak›n K›z›lay’daki gençli¤imize. Orada nas›l direnilece¤ini göreceksiniz. 35 y›ld›r mücadele arenas›nda olan DEV-GENÇ gelene¤ini göreceksiniz. DEV-GENÇ’imiz onurumuz oldu¤u kadar, gelece¤e güvenimizdir. Böyle bir gençli¤e sahip olmak, halk›n tüm kesimleri için büyük bir flans, büyük bir güçtür.
Susurluk’un 16 Mart Katliam›’n›n Protestosunda
AKP’nin 16 Mart Terörü Gençlik, 1978’de 7 devrimci, ilerici ö¤rencinin katledildi¤i 16 Mart katliam›n› unutmad›¤›n› bu y›l da düzenledi¤i anmayla gösterdi. Susurluk devletinin bu katliam›n› protesto etmek için Beyaz›t Meydan›’na ç›kan kitle, Susurluk politikalar›n›n bugünkü uygulay›c›s› olan AKP iktidar›n›n polisinin vahflice sald›r›s›na u¤rad›.
16 Mart'tan F Tiplerine Katliam Tecrit Sürüyor ‹lk anma ö¤le saatlerinde gerçeklefltirildi. Üniversite içerisinde toplanan ö¤renciler, "YÖK'e, Yasa Tasar›s›na, Soruflturmalara Hay›r" yaz›l› pankartlar›yla d›flar› ç›kt›lar. Meydanda bas›n aç›klamas› yapan ö¤reciler, 16 Mart Marfl›'n› söyleyip, "Faflit Devlet Hesap Verecek" ve "16 Mart'› Unutturmayaca¤›z" sloganlar›yla katledilenlerin isimlerini sayarak 'aram›zda-yafl›yor' diyerek unutmad›klar›n› hayk›rd›lar. Sayg› duruflu ve karanfil b›rakmayla anma son buldu. Daha sonra 500 kiflilik ikinci bir grup anma için alana girdi. Kitlenin tafl›d›¤› pankartlarla kat-
liamlar lanetleniyordu. “16 Mart'›, Halepçe'yi Unutmad›k, Kahrolsun Emperyalizm-Üniversiteli Ö¤renciler", "16 Mart'tan F Tiplerine Katliam Tecrit Sürüyor-‹stanbul Gençlik Dernekli Ö¤reciler", "Ö¤renciyiz Hakl›y›z Kazanaca¤›z-Gençlik Dernekleri Federasyonu giriflimi", "Haklar ve Özgürlükler Cephesi", "Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i", "Hapishanelerde 109 ‹nsan Öldü Duydunuz mu?-TAYAD'l› Aileler" yaz›l› pankartlar, dövizler ve Dev-Genç amblemli k›z›l bayraklar, DEHAP’l›lar›n pankartlar› ile alana giren kitle, "16 Mart fiehitleri Ölümsüzdür” sloganlar› att›. Suriye’deki katliam›n, Halepçe ve 16 Mart’›n protesto edildi¤i Kürtçe sloganlar›n da at›ld›¤› eyleme, polis hiçbir uyar› yapmadan, do¤rudan gaz bombalar›yla, joplarla, polis köpekleriyle, Allah Allah... hurra 盤l›klar› atarak sald›rd›. K›z›lay’daki sald›r› Beyaz›t’ta devam ediyordu. K›z›lay’daki terörünün desteklendi¤ini gören AKP, Beyaz›t’ta da ayn› vahfleti sergileme cüretini bulmufltu. Amac›n “eylemi da¤›tmak”, “Kürtçe sloganlar”› engellemek olmad›¤› aç›kt›. Hiçbir muhalefete, protestoya izin vermek istemiyor AKP. Herkesle kavgal›, herkese düflman. Bunun için meydanda tüm Türkiye’ye linç görüntüleri izlettirerek, “meydanlara ç›kars›n›z böyle yapar›z” denildi. Eyemcilerin kaçabilece¤i bütün yollar› da kesmifl binlerce polis, birkaç yüz insan› “kuflatma, ezme” operasyonu yap›yordu. Onlarca kifli sald›r›lar sonucu yaraland›, onlarcas› gözalt›na al›nd›. Beyaz›t Meydan› at›lan gaz bombalar› ile görünmez hale geldi.
Bu faflist güruhu kim e¤itiyor, kim emir veriyor?
ket edecek hali kalmay›nca da, yerde sürükleyerek yar› bayg›n halde polis otosuna bindiriyor.
Düflünün, TV’lere de yans›yan o görüntüleri yeniden kafan›zda canland›r›n. Örne¤in bir sahne fluydu: Bir ö¤renciyi yere yat›rm›fl onlarca polis, kafas›na durmadan coplarla, tekmelerle vuruyor. H›nçla, kinle, büyük bir düflmanl›kla ve emrin “yukar›dan” verilmifl olmas›n›n, demokrasicilik oyununda “iflkenceye karfl› mücadele ediyoruz” senaryosuna alet edilmeyece¤inin huzuruyla vuruyordu. Ö¤renci kafas›na darbe almamak için iki eliyle bafl›n› korumaya çal›fl›yor. Vahfletten gözü dönmüfl, “iflte buras› terör yuvas›” diye üniversite önlerinde silahl› gösteriler yapan güruh, gencin ellerini çözüyor, yeniden bafll›yor kafas›na vurmaya. Gencimizin hare-
Ne demokratikleflmesi! AKP’nin gençli¤e ilan etti¤i savafl›n bir ‘muharebesi’. Ama bu muharebede, taraflardan birinin elinde sadece ve sadece demokratik protesto hakk› var. Di¤erinin elinde ise, iktidar gücü, yasalar, gaz bombalar›, coplar, panzerler ve faflist bir güruh var. AKP iktidar› gençli¤e karfl› savafl›rken ayn› zamanda da kallefl ve namert bir düflmanl›k sergiliyor.
Buyurun size demokratikleflme!
Kafa yap›s› flu: Bütün muhaliflerini ez ve yok et! Bas›n dahi, “birden hurra sesleri gelmeye bafllad›, karfl›lar›nda düflman askerleri olsa böyle sald›rmazlar...” diyordu. Evet onlar düflman bu ülkenin gençli¤ine, Kürdüne, emekçi halk›na. Polis de¤il, tam bir faflist güruh. Kim e¤itiyor bu güruhu, kim emir veriyor? AKP e¤itiyor, AKP emir veriyor. AKP’nin faflist anlay›fl› Beyaz Meydan›’nda kendini gösteriyor. AKP’nin faflist ruhu cop, tekme, panzer, bomba olup bu ülkeninin insanlar›n›n üzerine iniyor.
Say› 103 5 21 Mart 2004
Buras› oligarflinin baflkenti Ankara
Say› 103 6 21 Mart 2004
Üzerine bombalar ya¤d›r›lan: Bu ülkenin gençli¤i... Protesto ettikleri: YÖK, soruflturmalar ve tecrit... ‹stekleri: Halk için bilim, halk için e¤itim Gençli¤e sald›ranlar›n iste¤i: Gençlik düflünmeyecek, konuflmayacak, karfl› ç›kmayacak, bilim ve e¤itim halk için de¤il, tekeller için olacak. Emir veren: AKP iktidar› Uygulayan: Ankara Valisi ve Emniyeti Sonuç: Onlarca yaral›, 69 gözalt›, 13 tutuklama AKP ne diyor: Böyle bir olay yokmufl gibi susuyor ve riyakarca sald›r› emirlerine devam ediyor. Gençlik ne diyor: Miras›m›z Dev-Genç. ‹lk kez tepemize bombalar at›lmad›. Bizi yoketme hayalleriyle sald›ranlar flimdi yoklar, biz var›z ve direnmeye devam ediyoruz. Yine K›z›lay’a gelece¤iz. Yine direnme hakk›m›z›, demokratik haklar›m›z› kullanmakta ›srar edece¤iz.
AKP Gençli¤i Düflman Görüyor
Gençlik Direniyor Günler öncesinden ülkenin dört bir yan›ndan YÖK'ü, tecriti ve soruflturmalar› protesto etmek için 13 Mart'ta Ankara'da olacaklar›n› duyurmufllard›. Ve ayn› gün Anadolu'nun birçok ilinden yola ç›kt› gençlik. Gençlik 13 Mart sabah› Ankara'da toplanmaya bafllad›. En demokratik haklar›n› kullanmak, YÖK’ün en yo¤un tart›fl›ld›¤› günlerde, gençli¤in YÖK’e iliflkin düflüncelerini aç›klamak istiyorlard›. AKP ise polise günler öncesinden talimat vermifl; hay›r gençli¤in düflüncesi olmayacak, ben ne diyorsam onu düflünecek, bana tabi olacak diyordu. Vali, emniyet müdürü gençli¤i tehdit et-
ti, tüm illerde gözalt›lar, bask›lar, bask›nlar, tehditler yafland›. K›z›lay’da de¤il, flurada, burada yap›n demagojilerinin hiçbir anlam› olmad›¤›n›n, olmazsa baflka bir bahane bulunaca¤›n›n yaflanan binlerce örne¤i vard›. K›z›lay meydan› gençli¤in hakk›yd›, gençlik hakk› olan› almak için topland›. K›z›lay’› ablukaya alan polis, il giriflinde de otobüsleri engellemeye çal›flt›. Her fley bafltan itibaren sald›r› haz›rl›¤›n› gösteriyor, karar›n AKP taraf›ndan çok önceden al›nd›¤›n› ortaya koyuyordu. Gençlik ilk kez görmüyordu panzerleri, binlerce polisi, gaz bombalar›n›, sindirme politikalar›n›. Böyle direnerek gelmiflti bugüne. Yine direnecek, miras›na, gelene¤ine sahip ç›kma kararl›l›¤›n› ortaya koyacakt›.
2 Bin Ö¤renci, Milyonlarca Ö¤rencinin Sesidir Gençli¤in direnme karar›, en somut flekilde, en canl› haliyle Gençlik Dernekli Ö¤renciler’in kortejinde yaflan›yordu. Bu kararl›l›¤›n kayna¤›, Türkiye gençli¤inin onur tarihi Dev-Genç’ten geliyordu. Sabah saatlerinde toplanma yeri olan Kurtulufl Park› sloganlarla inledi. 500'ünü Gençlik Dernekli ö¤rencilerin oluflturdu¤u, say›lar› 2 bini bulan ö¤renciler, K›z›lay'a yürüyüfle geçti. Eylemde, Gençlik Dernekli Ö¤rencilerin yan›s›ra, Ekim, Özgür Gençlik, DPG, DÖB, YDG, Maya ve Kald›raç yer ald›. 2 bin ö¤renci milyonlarca ö¤rencinin taleplerini seslendiriyordu. Halk için bilim, halk için e¤itim istiyorlar, demokratik üniversite sloganlar› at›yorlard›. Bunlar› istemeyen hiçbir ö¤renci yoktu. Önlerine barikat kurmaya haz›rlananlar da, tüm gençli¤in taleplerinin önüne barikat kuruyorlard›. Barikat›n sahibi AKP idi.
AKP’nin Gençli¤e Savafl ‹lan›n›n Resmi: 5 Bin Polis, Panzerler, Bombalar... K›z›lay’a do¤ru yürüyen ö¤rencilerin önü, 5 bin polis, panzerler, gaz bombal› robocoplar, sivil polisler, barikatlarla kesildi. Ö¤renciler, K›z›lay meydan›n›n meflru haklar› oldu¤unu, halk için bilim, halk için e¤itim talebini dile getireceklerini söylediler. AKP’nin polisi, sald›r› karar› alm›flt›, sadece "biz uyar›m›z› yapt›k" demek için bir süre tart›flt›. Ve ard›ndan tam bir sürü halinde sald›r›ya geçti. Burjuva bas›n›n da dedi¤i gibi “tam bir savafl”t› yaflanan. Ama onlar›n göstermek istedi¤i gibi, “gençli¤in kald›r›mlar› k›rmas›, reklam panolar›na zarar vermesi” de¤ildi bu savafl› yaratan. Bu savafl› yaratan AKP’nin gençli¤e düflmanl›¤›d›r. Bu
düflmanl›k, direnen, hak arayan, “biz de bu ülkede yafl›yoruz” diyen, zulme boyun e¤meyen, açl›¤a isyan eden, iflten at›lmaya karfl› ç›kan, özellefltirme ad›yla yap›lan kapitalizmin ideolojik sald›r›s›n› hay›r diyen herkese yönelik düflmanl›¤›n parças›yd›. AKP, kölelefltirilmifl, tebâ haline getirilmifl bir halk istiyordu. Gençlik, bunun önündeki en büyük engel. Hapishaneler ve üniversiteler, bu ülkenin düflünce üreten, faflizme ve emperyalizme karfl› muhalefet ve mücadele oda¤› olan yerlerdi. Bu odaklar› susturmak, sindirmek, tüm halk› sindirmekte önemli bir aflamayd›. Hapishanelerde tecritle katletmeye devam eden AKP, K›z›lay meydan›nda da “linç” görüntüleri yaratarak, meydana toplananlar› “YÖK’e karfl› ç›kt›klar›na piflman ederek” üniversiteleri sindirmeyi amaçl›yordu. Tam bir güruh halinde azg›nca sald›ran, meydan›, ara sokaklar› savafl alan›na çeviren, say›s›z gaz bombas› ile tüm halk› bo¤an polis, karfl›s›nda direnen bir gençlik buldu. Tayyip halk düflman› yüzünü, meydanlarda halk› azarlayarak gösterirken, onun polisi halk düflmanl›¤›n› tam bir vahflet sergileyerek gösteriyordu. Sald›r›lardan bas›n da nasibini al›rken, çevredeki binalara dahi, “sald›r›dan kaçan gençler vard›r” diye, gaz bombalar› at›ld›. Binlerce polis, Cebeci Kampüsü’ne kadar, yani yüzlerce metre, gençli¤in ard›ndan bombalar att›.
Gençlik Direnme Hakk›n› Kullan›yor Gençlik gaz bombalar›na, coplara, panzerlere, 5 bin kiflilik faflist güruha karfl› direndi. Sald›r›lara yer yer kat›lanlar aras›nda sivil faflistlerin de bulunmas›, AKP iktidar›n›n “yard›mc› güçlerinin” haz›r oldu¤unu da gösteriyordu. Gençlik meflru direnme hakk›n› savunuyordu Ankara meydanlar›nda. Yerden sökülen tafl, ellerdeki pankart sopalar› bunun basit araçlar›yd›, aslolan demokratik bir hakk›n terörle yok edilmesi karfl›s›nda al›nan direnme tavr›yd›. Saat saat, sokak sokak, barikat barikat K›z›lay direnifli bu tavr›n sonucu yarat›ld›. ‹lk sald›r›n›n ard›ndan Gençlik Dernekliler ve Özgür Gençlik uzun süre direndi. Direnifl Cebeci civar›na kadar sürdü. Da¤›lan kitle bir süre sonra yeniden toparlanarak Abdi ‹pekçi Park›'na gittiler. Buras› aylard›r direnifl yeriydi. TAYAD’l›lar›n direnifli, gençli¤in direnifliyle bir bütündü. Ancak buras›da abluka alt›ndayd›. Abluka alt›nda olan, direnen herkesti, direnifl oda¤› olan her noktayd›.
“YÖK'e, Tecrite ve Soruflturmalara Hay›r” demek için Ankara’dayd›lar, AKP’nin terörüyle karfl›laflt›lar. Demokratik protesto haklar›n›n yokedilmesine karfl› direndiler. Gençlik bu ablukay› da¤›tma kararl›l›¤›n› K›z›lay’da sergiledi¤i direniflle gösterdi. Sald›r› sonucunda onlarca ö¤renci yaraland›, ço¤unlu¤u direnen Gençlik Dernekli ö¤rencilerden oluflan 69’u gözalt›na al›nd›, iflkence gördü. Polis meydanda estirdi¤i terörle yetinmedi hastanelerden yaral› ö¤renci av›na ç›kt›, buralarda gözalt›lar gerçeklefltirdi. Gözalt›na al›nan 69 ö¤renci ertesi günü mahkemeye zafer iflaretleri, direnifl sloganlar›yla getirildi. Arkadafllar› da onlara destek için sloganlar›yla oradayd›lar. Ö¤rencilerden 13’ü ç›kar›ld›klar› mahkemece tutukland›. Gençlik Dernekliler, tutuklananlardan 8’inin Gençlik Dernekli oldu¤unu belirttiler. Tutuklanan ö¤rencilerin isimleri flöyle: Nesim Günefl, Serkan Ac›bucu, Soner Tohumcu, Yoldafl Ery›lmaz, Ufuk Say›n, Hasan Bulut, Kürflat Sayar, Bar›fl fiimflir tutuklanan Gençlik Dernekli ö¤rencilerdendi. Atanur Durmufl, Cengiz ‹çli, Emre Kayal›, Ercan Ulafl, Danyal Özgerde di¤er ö¤renci gruplar›ndand›.
AKP Gençli¤i Teslim Alamayacak Sald›r›, ayn› gün Yüksel Caddesi'nde yap›lan eylemle protesto edildi. 1000’e yak›n ö¤rencinin kat›ld›¤› bas›n aç›klamas›nda, gençli¤in sald›r›larla teslim al›namayaca¤›, AKP iktidar›n›n, YÖK’ün bask› ve sindirme politikalar›na karfl› direnilece¤i dile getirildi. Eylemde, gözalt›na al›nanlar›n serbest b›rak›lmas› istenirken, “Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz, YÖK Polis Gidecek, Soruflturmalar Geri Çekilsin, Gözalt›lar Serbest B›rak›ls›n, Mahir Hüseyin Ulafl Kurtulufla Kadar Savafl” sloganlar› at›ld›. Gençli¤e sald›r› birçok kurum ve kurulufl taraf›ndan aç›klamalar yap›lar protesto edildi.13 Mart K›z›lay direnifli öncesinde, gençlik çeflitli kentler-
Say› 103 7 21 Mart 2004
✍ Gençli¤in Kaleminden Direnme hakk›m›z yok edilemez
Say› 103 8 21 Mart 2004
... Biz ülkenin dört bir yan›ndan devrimci-demokrat ö¤renciler olarak günler öncesinden YÖK'e, soruflturmalara, tecrite karfl› 13 Mart'ta Ankara'da olaca¤›m›z› aç›klam›flt›k. Ankara demifltik çünkü, Ankara tüm antidemokratik kurumlar›n merkezi, ayn› zamanda YÖK'ün de merkezi. Bizi tutuklayan, gözalt›na alan faflist zihniyetin baflkenti. Direnen halklara karfl› emperyalist ülkelerle iflbirli¤i Ankara'dan yap›l›yordu. Halka karfl› ç›kar›lan yasalar da Ankara'dan ç›kar›l›yordu. Ankara valisi ve emniyet müdürü, günler öncesinden "gelme-
sinler, polisimizle yüz yüze kalmas›nlar, K›z›lay'da gösteri yapmak isterlerse müdahale edece¤iz" gibi aç›klamalar yaparak bizi aç›kça tehdit etti. Kimsenin sesini ç›karmas›n› istemiyorlard›. Biz yinede bütün tehditlere, bask›lara ra¤men, karl›l›¤›m›zla 13 Mart'ta Ankara'dayd›k. K›z›lay'da bas›n aç›klamas› yap›p taleplerimizi dile getirecektik. Ama AKP iktidar›, valisi karfl›m›za binlerce polisi, panzer ve gaz bombas›yla ç›kt›. ... Polis en yasal hakk›m›z olan bas›n aç›klamas›na sald›rd› ve 13 arkadafl›m›z› tutuklatt›. Arkadafllar›m›z keyfi ve hukuksuz bir flekilde tutukland›. Bu olaylar›n sorumlular› arkadafllar›m›z de¤il, günler öncesinden tehditler savuran Ankara Valisi, Emniyet Müdürlü¤ü, YÖK ve AKP’dir. Medya, 13 Mart'›n sorumlular›n› ar›yorsa bize ö¤rencilere de¤il, AKP iktidar›na, valisine, emniyet müdürlü¤üne, YÖK'e bak-
deki üniversitelerde yapt›klar› eylemler, bas›n aç›klamalar› ile, gençli¤i sorunlar›na sahip ç›kmaya, YÖK’e, soruflturmalara karfl› K›z›lay’da olmaya ça¤›rd›.
s›n. Ama burjuva bas›n kameralar›n› yine bize çevirdi. “Ankara'y› kar›flt›rd›lar” dedi. Arkadafllar›m›z›n tutuklanmas›na sessiz kalan, bu ülkenin gençlerini bile bile faflizmin karfl›s›nda yaln›z b›rakanlar ayd›n, demokrat olamaz. ... Vali olay›n hemen üzerinden bundan sonra yap›lacak bütün eylemlere müdahale edeceklerini aç›klad›. Daha sorumlular› nerede aran›yor. Niye tutuklanan biz olduk. Bu ülkede bas›n aç›klamas› yapmak suç mu? Buradan yine sesleniyoruz. Ankara'ya yine gelece¤iz. Günler öncesinden gelmeyin diyenler avaz›n›z›n ç›kt›¤› kadar ba¤›r›n, biz yine K›z›lay'a ç›kaca¤›z. Gençli¤in direnme hakk›na, taleplerini hayk›rmas›na engel olamayacaks›n›z. GENÇL‹K DERNEKLER‹ FEDERASYONU Giriflimi
13 Mart Öncesi Ça¤r› Eylemleri
"YÖK'e Hay›r, F Tipi Üniversite ‹stemiyoruz"
Bursa
ganlar›n›n at›ld›¤› eylemde, 13 Mart’a ça¤r› yap›ld›.
11 Mart günü ise Anadolu Üniversitesi önünde bir bas›n aç›klamas›yla gençlik K›z›lay’a ça¤r›l›rken, film gösterimleri, söylefliler, afifller ile ça¤r› gençli¤e ulaflt›r›ld›.
‹stanbul ve ‹zmit'ten “13 Mart'ta Ankaraday›z" slogan›yla yola ç›kan ö¤rencileri, 11 Mart günü Bursa'da, Uluda¤ Gençlik Dernekli Ö¤renciler, Özgür Gençlik, YDG, DPG karfl›lad›. "YÖK'e soruflturmalara Hay›r, 13 Mart'da Ankaraday›z, K›z›lay'a yürüyoruz" yaz›l› önlükleriyle yürüyen ö¤renciler, burada bir bas›n aç›klamas› yapt›lar. "YÖK'e Hay›r, F Tipi Üniversite ‹stemiyoruz" soganlar›yla Osmangazi Metro ‹stasyonu ç›k›fl›nda neden Ankara'ya yürüdüklerini anlatan ö¤renciler daha sonra yola ç›kt›lar.
Ankara: Ankara’da günler öncesinde yap›lan eylem ça¤r›lar›ndan biri, 9-10 Mart'ta Ankara üniversitesi Cebeci Kampüsü’nde kurulan “alternatif üniversite” oldu. Gençli¤in nas›l bir üniversite istedi¤inin anlat›ld›¤› bu çal›flmada çeflitli konularda dersler yap›ld›. ‹lk gün, Serpil Köksal "Emperyalist Savafl ve Nato", Temel Demirer "68 Deneyimleri", Sibel Özbudun "Kad›n Sorunu" konulu dersler verirken, Canan-Zehra Halk Sahnesi bir oyun sergiledi ve ‹dilcan Müzik Toplulu¤u dinleti sundu.
Eskiflehir: Osmangazi Meflelik Kampüsü’nde 13 Mart ‹nsiyatifi, “Soruflturma ve YÖK Yasa tasar›s›na karfl› 13 Mart'da K›z›layday›z” pankart› ile bir bas›n aç›klamas› yapt›. "Ö¤renciyiz Hakl›y›z Kazanaca¤›z, F Tipi Üniversite ‹stemiyoruz, Soruflturmalar, Gözalt›lar, Bask›lar Bizi Y›ld›ramaz" slo-
‹kinci gün kapal› alanda devam eden alternatif üniversite, Can fienli¤i Oyuncular›’n›n tiyatrosuyla bafllad›. EMO’dan Cengiz Gültafl “Özellefltirme”, A.Ü. ö¤r. gör. Ramazan Günlü “Üniversiteler Kimindir?”, ÇHD Ankara flubesi, “soruflturmalar ve hukuk”, TAYAD'l› Sezai Demirtafl “Tecrit” konular›nda ö¤rencilere bilgiler verdiler. Mehmet Özer de fliirleriyle gençli¤in yan›nda yer ald›. 2 gün süren alternatif üniversitenin sonunda, 13 Mart ‹nsiyati-
Ankara
finden ö¤renciler, E¤itim Kampüsü’nün ana kap›s›na kadar sloganlarla yürüyerek burada bir aç›klama yapt›. Aç›klamada, “Ne olursa olsun gençlik 13 Mart'ta K›z›layda olacak” denildi.
‹zmir: 9 Mart günü bas›n aç›klamas› yapan ö¤renciler, “soruflturmalara hay›r” yaz›l›, 13 Mart ‹nsiyatifi imzal› pankart açt›lar. Konak Sümerbank önünde yap›lan aç›klamada, “13 Mart'ta K›z›lay’day›z” denildi. Eylemde, "F tipi üniversite istemiyoruz, Bask›lar bizi y›ld›ramaz, Tecriti kald›r›n ölümleri durdurun, Soruflturmalar geri çekilsin” slaganlar› at›ld›.
Isparta’ta Polisin 13 Mart Afifli Keyfili¤i Isparta Genclik Derne¤i üyesi Selda Bulut ve Mahir Özkan, 10 Mart günü kampüs önünde 13 Mart eylemi ile ilgili afifl asarken gözalt›na al›nd›lar. Demokratik haklar› engellemek için her türlü yolu mübah gören, komik gerekçeler sunan polisi aratmayan ÖGB’ler, “yolun ve köprünün üniversiteye ait oldu¤unu” söyleyerek ö¤rencileri siyasi polise teslim ettiler. Afifllerin yasal olmas›n›n, ÖGB’lerin yetki alan›n›n d›fl›nda yap›lmas›n›n hiçbir önemi yoktu. AKP iktidar› gençli¤e düflmanl›¤›n› aç›kça ilan etmifl, bu iflareti alan her yerde sald›r›lar yasad›fl› flekilde sürdürülmektedir. Gözalt›na al›nanlar hakk›nda, okul d›fl›na yapt›klar› afifllerden dolay›, “okul içinde afiflleme yapmaktan” tutanak tutuldu. Gözalt›na zorla ifade imzalatt›r›lmak istenen ö¤renciler, tüm bu keyfiliklerin ard›ndan serbest b›rak›ld›lar.
Mersin Temel Haklar Ö¤rencilerin Yan›nda Soruflturmalar tüm h›z›yla sürüyor. Mersin'de 5 ö¤renciye soruflturma aç›ld›. Gençlik, hem K›z›lay’a ça¤r› yapmak, hem de soruflturmalar› protesto etmek için, 9 Mart günü Tafl Bina önünde bas›n aç›klamas› yapt›. “Bu soruflturmalarla demokratik üniversite mücadelesi hedefleniyor" denilen aç›klamada "Ö¤renciyiz Hakl›y›z Kazanaca¤›z, F Tipi Üniversite ‹stemiyoruz" sloganlar› at›ld›. Mersin Temel Haklar da eyleme kat›larak gençli¤e destek verdi. Bu arada Mersin’de yap›lan “13 Mart’ta K›z›lay’day›z” çal›flmalar› kapsam›nda, Gençlik Derne¤i’nden Erdem Tekgöz, 13 Mart ‹nsiyatifi ad›na, Mersin Radyo Ses'te, “Soruflturmalar, YÖK, NATO zirvesi” konulu programa kat›ld›. Ankara
DTCF’nin Faflistleri, AKP ve YÖK’ün “Milisleri” Mi? 13 Mart eylem ça¤r›s› yapan iki bayan ö¤renci, 11 Mart günü Ankara DTCF yemekhanesinde faflisterin sald›r›s›na u¤rad›. Ard›ndan yemekhaneye bildiri da¤›tmaya giden 13 Mart insiyatifinden ö¤rencilere faflist çeteler b›çak ve sopalarla sald›rmaya çal›flt›. Devrimci dayan›flmayla püskürtülen faflistler bir ö¤renciyi yaralad›. Sald›r›n›n ard›ndan toplanan devrimci ö¤rencilerin karfl›s›na faflistleri korumaya alan polis barikat› ç›kt›. Ö¤renciler Yüksel Caddesine, bas›n aç›klamas› yapmak üzere yürüyüfle geçti. "Dil Tarih Faflizme Mezar Olacak, Yaflas›n Devrimci Dayan›flma” sloganlar›yla yürüyen ö¤rencileri, sald›r›y›, halk düflmanlar›n›n, Susurluk çetelerinin art›klar›n›n gerçeklefltirdi¤ini dile getirdiler. Aç›klamada, “Üniversitelerde özgür düflünce ortam› yaratmaya çal›flanlar bizleriz. Üniversitelerimizi bilim yuvas›na dönüfltürmeye çal›flanlar bizleriz. Demokratik üniversite için mücadele eden bizleriz. Ama her seferinde soruflturmaya u¤rayan, okuldan at›lan, bir avuç çapulcu taraf›ndan sald›r›ya maruz kalan yine bizleriz. Birli¤imiz faflizme verilen en büyük cevapt›r.” denildi. 300 kiflinin kat›ld›¤› eylem, “13 Mart'ta K›z›layda olaca¤›z" ça¤r›s›yla sona erdi.
Temel Haklar: AKP, kendisi gibi düflünmeyen herkese sald›r›yor “...Gençlik... K›z›lay Meydan›'nda da taleplerini iktidara duyurmaya çal›flt›lar. Ama izin verilmedi. En demokratik haklar›ndan birisi yine ellerinden al›nd›. Konuflmaya bile tahammül edemeyen AKP iktidar›, polisleriyle yine sald›rd›. Sanki hapishanelerde onlarca tutuklu ö¤renci yokmufl gibi, yenileri ekleniyor bir bir. AKP iktidar›, ö¤renci gençli¤in sorunlar›n›n üstünü tutuklamalarla kapatabilece¤ini san›yor. AKP iktidar› her konuda, her kim olursa kendisi gibi düflünmeyen herkese sald›r›yor. Ama bilmedi¤i bir fley var. Halka sald›rmak çare de¤il! Onlarca y›l, gençli¤e ve halka sald›ran di¤er hükümetler gibi AKP de yaklaflan sonunu h›zland›r›yor.”
Say› 103 9 21 Mart 2004
Dicle Gençlik Dernekli Ö¤rencilerin Direnifline, Alk›fllarla Destek
Say› 103 10 21 Mart 2004
Diyarbak›r’da kurulu Dicle Gençlik Derne¤i ö¤rencilerinin 10 Mart günü "Neden Ankara'ya gidiyoruz" bildirilerini kampüsde da¤›tmalar› sivil polisler taraf›ndan engellenmeye çal›fl›ld›. Bir sivil polisin, Dicle Gençlik Derne¤i Baflkan› ‹lker Bo¤a hakk›nda “polise mukavemet etti¤i” iddias›yla flikayetçi oldu¤u ileri sürülerek gözalt›na al›nmaya çal›fl›lmas›na, gençlik tepki gösterdi. Dernek üyeleri Dinçer Çal›m, Alihan Pilaf, Salih Esmer ve olay s›ras›nda orada bulunan bir ö¤renci ‹lker Bo¤a ile birlikte polisin sald›r›s›na u¤rad› ve iflkence görerek gözalt›na al›nd›lar. Polisin uzun süre arabaya bindiremedi¤i ö¤rencilerin direnifli, çevrede bulunan kitlenin alk›fllar›yla desteklenirken, polis ise uzun süre ›sl›klarla protesto edildi. Dicle Gençlik Derne¤i ertesi günü Fen Edebiyat Fakültesi önünde yapt›¤› bas›n aç›klamas›yla sald›r›y› protesto etti. Polisin sald›r›s›n›n örgütlü mücadeleye oldu¤unu belirten gençlik, polisin derhal üniversiteyi terk etmesini istedi. "Yaflanan olaylar gösteriyor ki Dicle Üniversitesi'nin demokrasi anlay›fl› F tipi hücreleri açanlar›n anlay›fl›ndan hiçbir fark› yoktur.” denilen aç›klamada, gözalt›na al›nanlar›n serbest b›rak›lmas›, fliddet uygulayan polislerin yarg›lanmas› istendi. Eylemde "F Tipi Üniversite ‹stemiyoruz, Ö¤renciyiz Hakl›y›z Kazanaca¤›z, Bask›lar Bizi Y›l›ramaz" sloganlar› at›ld›.
Manisa’da Liseli Gençli¤e Faflist Sald›r› “Manisal› Gençler”, hem iflkenceci devletin simgelerinden biri haline gelmiflti, hem de gençli¤e “mücadele ederseniz böyle yapar›z” örne¤i olarak kullan›lmaya çal›fl›lm›flt›. Manisal› Liseliler yine mücadele ediyor, yine e¤itime iliflkin taleplerini, emperyalizme öfkelerini, faflizme kinlerini hayk›r›yorlar. Manisa Lisesi de bu liselilerin bulundu¤u yerlerden biri. Liseli gençli¤in mücadelesini engellemek isteyenler, bu kez faflistleri devreye soktular. Okul ç›k›fl›nda gençli¤e sald›ran faflistler iki ö¤renciyi a¤›r flekilde yaralad›lar. Sald›r›n›n ard›ndan polisin okula girerek sald›r›ya u¤rayan ö¤rencileri tehdit etmesi, arama yapmas›, polis-idare-faflist iflbirli¤inin göstergesi oldu. Manisa Gençlik Derne¤i sald›r›ya iliflkin yapt›¤› aç›klamada, “Anti-emperyalist mücadelemiz tüm bask› ve dayatmalara karfl› sürecek” denildi.
Önder Babat An›ld› Önder Babat, katledili¤i, Beyo¤lu’ndaki ‹mam Adnan Sokak’ta 11 Mart akflam› “Kahrolsun faflizm” sloganlar›yla an›ld›. Babat’›n resimlerinin tafl›nd›¤› anmaya yaklafl›k 250 kifli kat›l›rken, Önder’in avukat› olay›n bir “kaza” gibi gösterilmek istendi¤ini belirtti. Önder Babat’›n vuruldu¤u esnada yan›nda bulunan arkadafl› Erman Öztürk ise, “ac›m›z kadar öfkemiz de büyük” dedi. Anmada, “Önder Babat ölümsüzdür”, “Kahrolsun faflizm”, “Yaflas›n devrimci dayan›flma” sloganlar› at›ld› ve katledili¤i yere karanfiller b›rak›ld›.
Soruflturmalar Y›ld›ramaz Manisa Gençlik Dernekliler ve Özgür Gençlik 11 Mart günü düzenledikleri bas›n aç›klamas› ile soruflturmalar› protesto etti. Üniversite kampüsü içinde yap›lan eylemde “Soruflturma terörüne son” pankart› aç›l›rken, “Halk için bilim, Halk için e¤itim”, “Direne direne kazanaca¤›z’, ‘Sorun, soruflturun y›lmayaca¤›z’ sloganlar› at›ld›. Aç›klamada, ‹.Ü ö¤rencisi Önder Babat’›n katledilmesi de protesto edildi.
16 Mart Protestosu Özgür Gençlik ve ‹zmir Gençlik Derne¤i ö¤rencileri, 16 Mart günü yapt›klar› eylemle, Gazi, Halepçe ve 16 Mart katliamlar›n› protesto ettiler. “16 Mart Beyaz›t ve Halepçe katliam›n› unutmad›k” pankart›yla Bornova Küçük Park’ta yürüyüfl yapan ö¤renciler, bir aç›klama yaparak, “Kahrolsun Faflizm Yaflas›n Mücadelemiz” sloganlar›yla katliamlar› lanetlediler.
AKP Kredileri Tek Elde Topluyor
“Her fiey Benim Denetimimde Olacak” AKP iktidar›, ö¤rencilere çeflitli kamu kurum ve kurulufllar› taraf›ndan verilen bütün kredileri tek elde toplayarak, Kredi ve Yurtlar Kurumu’na ba¤l›yor. Baflta da, üniversitelerin bünyesinde yer alan vak›flar›n kredi-burs verme yetkileri ellerinden al›n›yor. Elbette, tarikat vak›flar› burslar›, yurtlar›, yani bir bütün olarak maddi olanaklar›, gençli¤i anti-bilimsel, gerici, hakk›n› aramayan robotlar olarak yetifltirmek için tuzak kullanmaya devam edecek. YÖK üzerindeki iktidar savafl› bu alanda da devam ediyor. AKP iktidar› YÖK’te iktidar›n› kurmak için her yolu kullan›yor. En genel anlamda ise yönetim tarz›n›n, “her fley benim denetimimde olacak, her fley bana hizmet edecek” oldu¤u daha da netlefliyor. AKP bir yandan “yerinden yönetim” masallar› anlat›yor öte yandan yüksek ö¤retimde merkezileflmeyi dayat›yor. Elbette merkezde kendisi varsa. ‹kiyüzlülük dizboyu, bir yandan “vak›f” ad› alt›nda örgütlenen tekellere üniversite kurduruyorlar, öte yandan üniversitelerin kendi bünyesindeki vak›flar› devre d›fl› b›rak›yorlar.
Gençlerimizi Ç›r›lç›plak Soyan, Dayaktan Geçiren AKP’nin ‘S›f›r Toleransl›’ ‹flkencecileri Burdur Gençlik derne¤i üyelerinden Deniz Kalayc›, Muhammet ‹pek, ‹lyas Ay, 9 Mart günü, K›z›lay eylemine ça¤r› afiflleri ve TAYAD’›n “Hapishanelerde 109 insan öldü duydunuz mu?” afifllerini ast›¤› gerekçesiyle gözalt›na al›nd›lar. Arama bahanesiyle, gözalt›nda ç›r›lç›plak soyulmalar› dayat›lan ö¤renciler, bu onursuz dayatmaya direnince kaba dayaktan geçirildiler, küfürlere, hakaretlere maruz kald›lar. AKP’nin s›f›r toleransl› iflkencecileri pervas›zca iflkencelerini sürdürürken, gençlik yasal direnme hakk›n› kulland›. Ç›kar›ld›klar› savc›l›ktan serbest b›rak›lan ö¤renciler, polisler hakk›nda iflkence yapmaktan suç duyurusunda bulundular. Burdur Gençlik Derni¤i de yapt›¤› aç›klamada, “bask›lar bizi y›ld›ramayacak” dediler.
‹slamc›n›n Demokrat› Olmayaca¤›n› Bir Kez De Sen ‹spatla Fehmi Koru! Gençli¤in K›z›lay’da demokratik hakk›n› kullanmak isterken polisin azg›nca sald›r›s›na u¤ramas› ve faflist güruha karfl› direnmesi, ‹slamc›lar› çok rahats›z etti. Ne de olsa AKP’ye karfl› olan her fleye onlar da karfl› olur. Elbette ilk küfürler Vakit’ten geldi. Vakit, bu kesimlerin en aç›k sözlüsü oldu¤u için, ona kalsa, bu ülkenin bütün solcular›n›n, demokratlar›n›n, ilericilerinin, Aleviler’inin kellesi uçurulmal›, mesela bir otele doldurulup diri diri yak›lmal›. Onu geçiyoruz bu yüzden. Irkç›, faflist kafa riyakar ‹slamc›l›kla birleflince ortaya Vakit ç›k›yor. Yeni fiafak yazar› Fehmi Koru, ‹slamc› bas›n›n en demokratlar›n›n bafl›nda say›lan biri. Koru, 17 Mart tarihli Yeni fiafak’ta Taha K›vanç mahlas› ile yazd›¤› “Ben içinden ç›kamad›m” bafll›kl› yaz›s›nda, komplocu kafa yap›s› ile sol düflmanl›¤›n› bak›n nas›l birlefltiriyor: “Çevreye verdi¤i zarar bak›m›ndan pek çok kifliyi flafl›rtan Ankara'daki eylemleri izlerken, içimden, "Acaba bu olay bizde de bir diplomatik krize yol açacak m›?" düflüncesini geçirmeden edemedim. O soruyu sormam›n sebebi, eflzamanl› sayabilece¤imiz Suriye'nin s›n›r›m›za yak›n bölgesinde meydana gelen ayaklanmada bir diplomatik krizin ç›kmas›...” Peki baflka? “Bu ifllerden anlayan bir meslektafla, "Ankara'daki eylemleri üstlenen nas›l bir sol örgüt?" diye sordu¤umda,.. "Suratlar›n› örten eylemcilerin ideolojisi olmaz" cevab›n› verdi. Öyle ya...” Bu kafa, ‹slamc›n›n en demokrat›. Evet çok yerinde bir soru, bu insanlar niye yüzlerini kapatm›fllar? Sen nas›l bir demokrats›n ki, bu ülkede aylard›r nas›l bir soruflturma, gözalt› ve tutuklama terörü estirdi¤ini bilmezsin? Evet yüzlerini gizliyorlar, çünkü direnme haklar›n› yok etmek için tutuklan›yorlar. K›z›lay’da faflist bir güruh halinde bu ülkenin gençlerine sald›ranlar› görmüyor, bu nas›l demokrasi, bu nas›l gösteri hakk›na sayg› diye sormuyor, 2 bin ö¤rencinin karfl›s›na 5 bin gaz bombal›, panzerli ç›karan hiçbir iktidar demokrat olamaz deyip AKP’yi elefltirmiyor, demokratik hakk›n›n yok edilmesine karfl› direnenlerde “d›fl mihrak” ar›yor. Bu masal bayatt›r, kimin “d›fl mihrak” oldu¤unu görmek için iktidar koltu¤una bakmak yeterlidir. ‹slamc› riyakarl›¤›; demokratl›¤›n zerresi beynine ifllemez, en demokrat›n›n kafa yap›s› bu iflte. Bildikleri tek fley, ABD ile nas›l iflbirli¤i yapar›z. Gençlere sald›ran bu güruha böyle bir emri ancak faflist iktidarlar verebilir. Fehmi Koru, müslümanl›kta neredeye oturttu¤unu düflünmüyor, bir de o sald›r›yor.
Say› 103 11 21 Mart 2004
AKP ve YÖK’çüler Ne Yapmak ‹stiyor? Ankara K›z›lay Meydan›’nda patlayan bombalar, panzerler, gaz maskeli 5 bin polis, saatlerce süren sald›r›, kapat›lan yollar, günler öncesinden bafllayan tehditler, durup dururken yaflanmad›. Ne Ankara valisinin, ne emniyet müdürünün despotlu¤unun sonucuydu, ne de K›z›lay Meydan›’n›n “gösterilere yasaklanm›fl olmas›ndan” kaynakland›. Burjuva medyan›n göstermek istedi¤i gibi, bir grup ö¤renci “çat›flmak, kald›r›m tafllar›n› sökmek, polise sald›rmak” için de K›z›lay’a gelmemiflti. AKP iktidar›n›n 13 Mart K›z›lay sald›r›s›, 12 Eylül’cü YÖK’çülerin soruflturma sald›r›s›n›n devam›d›r. Her iki sald›r› da ayn› amaçla gündeme getirilmifltir.
YÖK ve AKP, karfl› ç›kmayan, düflünmeyen, kendilerine tabi olan bir gençlik istiyorlar. Soruflturma terörüyle hedeflenen, ilerici, düflünen, sorgulayan, gerici-faflist e¤itime, üniversitelerin tekellere hizmet eden kurumlar olmas›na karfl› ç›kan gençli¤i tecrit etmek, üniversitelerden uzaklaflt›rmak için gündeme getirilmiflti. K›z›lay sald›r›s› da ayn› sald›r›n›n bir parças›d›r. YÖK’çüler ve AKP iktidar›, ilerici, devrimci gençli¤e karfl› birleflmifllerdir. Uygulamaya devam ettikleri politika, 12 Eylül cuntas›n›n politikas›d›r. Düflünmeyen, sorgulamayan, örgütlenmeyen, ne dayat›l›rsa, ne verilirse kabullenen, karfl› ç›kmayan, her biçimde kendilerine tabi olan bir gençlik yaratma program›, 12 Eylül cuntas›n›n program›d›r. 12 Eylül’den bu yana da bütün pervas›zl›¤›yla sürdürülmektedir. Hatta gençlik bu politikayla öylesine yozlaflt›r›lm›fl, apolitiklefltirilmifltir ki, düzenin kendisi dahi yer yer flikayet etmektedir, kendi eserlerinden. Soruflturmalarla okullardan uzaklaflt›rmak istedikleri, meydanlarda terörle y›ld›rmak istedikleri gençlik, bu politikan›n önünde en büyük engel durumundad›r. Onlar düzeHalk için nin istedi¤i ö¤renci tipine isyand›r. Polibilim, tik, ülke ve dünya sorunlar›na duyarl› ve halk için duyarl› olmakla kalmayarak seslerini yükseltenlerdir. Onlar, Amerikan empere¤itim iflgaline, iflgal ortakl›¤›na, faisteyenleri yalizminin flist yasalara, hapishanelerde tecrite, dilsusturmak ler ve kültürler üzerindeki bask› ve asi-
istiyorlar
milasyona, yoksullu¤a karfl› mücadele ediyorlar.* AKP iktidar› ve YÖK, “hay›r siz düflünmeyeceksiniz, ülke ve dünya sorunlar›yla, halk›n ac›lar›yla, yoksulluklar›yla ilgilenmeyeceksiniz. Sadece bize tabi olacak, bizim istedi¤imiz gibi düflünecek ve yaflayacaks›n›z” diyor. YÖK ve AKP aras›ndaki “çat›flman›n”, söz konusu olan ilerici gençlik oldu¤unda tümüyle ortadan kalkt›¤› aç›kt›r. AKP’nin YÖK’e karfl›tl›¤› sahtedir, ikiyüzlüdür. Sorun iktidar çat›flmas›d›r. YÖK’te kim iktidar olacak, üniversiteleri kim yönetecek çat›flmas›d›r. Yoksa, AKP’nin, cuntan›n yaratmak istedi¤i gençlik konusunda YÖK’ten farkl› düflündü¤ü hiçbir nokta yoktur. Ve bugün bu politikay› birlikte sürdürmektedirler. YÖK’çüler üniversitelerde, AKP meydanlarda terör estiriyor. YÖK, üniversite rektörlüklerine “emniyet güçlerine yard›mc› olma... ‹deolojik faaliyetleri s›k› takip etme” talimatlar› göndererek, meydanlarda estirilen terörle do¤rudan ba¤›n› itiraf ediyor.
Sald›r› önceden planland›, günler öncesinden haz›rl›klar› yap›ld›. AKP’nin emriyle polis, gençli¤e vahflice sald›rd›. Sald›r› K›z›lay’a gelmeden, günler öncesinden bafllam›flt›. Birçok kentte ö¤renci evleri bas›ld›, gençlik Ankara’ya gitmemesi için tehdit edildi, gözalt›na al›nd›, taciz edildi, yalan propagandalar yap›ld›. Amaçlar› YÖK’e kimsenin karfl› ç›kmamas›yd›. Gençli¤i sindirmek istiyordu AKP iktidar›. Bu demokratik, meflru gösterinin olmamas› için tüm polis teflkilat› Türkiye çap›nda seferber edildi. Ancak gençlik kararl› davranarak Ankara’ya gelmifltir. Polis tam da bu noktada gençli¤in elindeki tek demokratik hakk›n›, gösteri hakk›n› elinden almak istemifltir. Adeta Ankara’da bir savafl varm›fl gibi abart›l›, tamamen gözda¤›na yönelik y›¤›nak yap›lm›flt›r. 5 bin polisin, gaz bombalar›n›n, kapat›lan yollar›n, panzerlerin, Ankara’n›n bütün sokaklar›n› iflgal etmenin baflka bir anlam› yoktur. AKP iktidar› gençli¤e savafl açm›flt›r. AKP bu ülkenin düflünen, örgütlenen ilerici gençli¤ine düflmanl›¤›n› bir kez daha göstermifllerdir. Hani AKP, YÖK’e karfl›yd›? Özgürlükçüydü? Tümü yalan, tümü sahte. Bunun en aç›k göstergesidir K›z›lay.
Sald›r› Tüm Gençli¤edir, Halkad›r: Halk ‹çin Bilim, Halk ‹çin E¤itim mi Olacak, Tekellerin Üniversiteleri mi Olacak? YÖK’çüler de, AKP iktidar› da tekellerin üniversitelerinden yanad›rlar.
garflinin tüm Türkiye gençli¤ine sald›r›s›d›r. Demokratik üniversite tüm gençli¤in talebidir. K›z›lay’da sald›r›ya u¤rayanlar bu talebi, bütün bedelleri göze alarak dile getirenlerdir. Bu sald›r› halk için e¤itim, halk için bilim dedikleri, üniversitelerin tekellerin üniversitesi olmas›na karfl› ç›kt›klar› için yap›lm›flt›r. Hürriyet’ten Milliyet’e, Sabah’tan Akflam’a, ‹slamc› Zaman’dan Yeni fiafak’a iktidar yalakas› bas›n, ö¤renci gençli¤i suçlu göstererek, anti-propaganda yaparak, vahflice sald›ran polisin yan›nda yer ald›lar. Çünkü onlar da yoz, kifliliksiz, apolitik bir gençlik istiyor, üniversitelerin tekellerin ihtiyaçlar›n› karfl›layan kurumlar olmas›nda AKP ve YÖK ile ayn› safta yer al›yorlar. Hiçbirinde YÖK’e dair tek bir kelime bulamazs›n›z. YÖK’ün 12 Eylül’den bu yana neler yapt›¤›, gençli¤in neden YÖK’e karfl› ç›kt›¤› yoktur burjuva bas›nda. Bunda amaçlar›, gençli¤in eylemini gayri meflru bir platforma itmektir. Elbette bu politika, esas olarak AKP iktidar›na ve YÖK’e aittir. “‹spanya’da 11 milyon yürüdü hiçbir fley olmad›, Türkiye’de neden böyle oluyor” diyor. Bu k›yaslamay› gençli¤i karalamak için yapan bas›na biz soruyoruz; Evet neden Türkiye’de YÖK’e karfl› ç›kman›n karfl›l›¤› bombalard›r, panzerlerdir, öldüresiye dayak yemektir, tutuklanmak, iflkencelerden geçirilmektir? Savundu¤unuz “demokratikleflme” budur iflte; Hak arayana, iktidar›n, devletin herhangi bir politikas›na karfl› ç›kana bomba! Üniversitelerin, tekellerin ihtiyac›na uygun bir e¤itim, onlar›n ihtiyaçlar›n› karfl›layacak elemanlar yetifltiren kurumlar olmas›n› istemektedirler. Onlar›n hiçbir zaman, üniversitelerde halk için bilim, halk için e¤itim iste¤i olmam›flt›r. Ba¤›ms›z, demokratik bir üniversitieyi hiçbir zaman istemediler. Tam tersine bunlar› dile getirenleri, bunlar için mücadele edenleri “teröristlikle, anarflistlikle” suçlad›lar. Gençlik hakk›nda yo¤un anti-propagandalar düzenleyerek gözalt› kampanyalar› bafllatt›lar, zorla, düzmece komplolarla “örgüt üyesi” yapt›lar, tutuklad›lar. Okullardan uzaklaflt›rmak için çektikleri “halay›” bile bahane ettiler. K›z›lay’daki ses gençli¤in ba¤›ms›z ve demokratik üniversite sesidir. Bu ses susturulmak istenmifltir. Türkiye gençli¤inin demokratik üniversite talebi yok edilmek istenmifltir. Demokratik üniversite istedikleri için üzerlerine bombalar ya¤d›r›ld›, copland›lar, linç edilircesine dövüldüler, gözalt›na al›n›p iflkence gördüler ve tutukland›lar. Bunun için tekellerin medyas› taraf›ndan hedef gösteriliyorlar. Bu aç›k düflmanl›¤›n hedefi demokratik üniversite iste¤idir. Bu nedenle K›z›lay sald›r›s›, oli-
Bu sald›r› halka ve bilimedir. Sistemin gerici güçleri, faflistler, emperyalistler, medya, hepsi, gençli¤in demokratik üniversite talebini yok etmek, sesini susturmak için iflbirli¤i içindedirler. Üzerinde uzlaflt›klar› temel, tekellerin üniversitesidir. Gençli¤in üzerine bombalar ya¤d›ranlar, soruflturma terörüyle y›ld›rmak isteyenler, gençli¤i halka yabanc›, halka düflman, tekellerin ç›kar› için e¤itenlerdir. Gençlik iflte tüm bunlara karfl› direnerek bugüne geldi. Ve AKP iktidar›n›n, YÖK’ün bu sald›r› ve tasfiye kampanyas›na karfl› da direniflini sürdürecektir. *** * Gençli¤in apolitiklefltirilmesi sadece oligarflinin gündeminde de¤il. Reformizm, küçük-burjuva ayd›nlar da 12 Eylül’den bu yana bu politikan›n orta¤›d›rlar. Halen de sürdürmektedirler bunu. Reformizmin nas›l bir gençlik istedi¤ini en aç›k flekilde, ÖDP’nin yay›n organ› “Eflitlik ve Özgürlüklük Gelecek” dergisinin, fiubat 2004 tarihli, 17. say›s›nda görebilirsiniz. Soruflturmalara karfl› günlerce sürdürülen eylemlerden gençlik kitlesinin neden uzak durdu¤unun “derin analizini” yap›yor ÖDP: “Dün üniversite kap›s›ndan ç›kmas› engellenen ö¤renci kitlesiyken, bugün içeri giremeyenler solculardan ibaret. Çünkü ö¤renci kitlesi ‘ö¤retici’ solun faaliyetlerini onaylam›yor. Onlardan uzak duruyor. Örne¤in YÖK’e karfl› ç›kmak isteyen ö¤renciler bu eylemlerde sol yap›lar›n kendi gündemlerini dayatmalar›ndan rahats›z. F Tipi ölüm hücrelerine karfl› ç›kmak ya da Kürtçe e¤itim istemek elbette bir hak. Ancak bu taleplere kat›lmayanlar savafl eylemlerinde bu taleplerin dillendirilmesini istemiyorlar.” Reformizme göre, devrimci gençlik, gençli¤i politiklefltirmemeli, ülkesinin sorunlar›na dikkat çekmemeli. Kendisini, “üniversitelere al›nmayan sol”dan görmeyen bu kafa yap›s›, kendi düflüncelerini, kendisinin istemediklerini, genel gençlik kitlesine mal ediyor. Ne büyük tespitler yap›yor yazar; Oligarfli elbette, öncelikli olarak gençli¤in öncü güçlerini, liderlerini okullardan uzaklaflt›racakt›r. Faflizm her alanda ayn› politikay› uygular. Bu arada, “109 ölümün, Kürt halk›n›n sorunlar›n›n” ÖDP’nin sorunu olmad›¤›n›, belli kesimlerin “kendi gündemleri” oldu¤unu da kendi dillerinden ö¤renmifl oluyoruz. Malumun bu ilan› yap›l›rken, “devrimcilerden uzak duran gençli¤in”, ÖDP saflar›na ak›n ak›n kofltu¤unu da gören yok nedense! Sak›n ayn› gençlik ÖDP’nin yapt›klar›n› da “meflru görmüyor, onaylam›yor” olmas›n? Apolitikli¤in s›n›rlar›n›n nereye uzanaca¤› belli olmaz.
Say› 103 13 21 Mart 2004
HÜCRELERDEN
Siz, Kimi, Nereye Kazan›yorsunuz? emperyalizmin ve oligarflinin hücrelerine karfl› direniflte
4. y›l Gültekin KOÇ Ölüm Orucu Ekibi iki flehit verdi Ölüm yürüyüflündeki di¤er direniflçiler
156. Günde Dostlar çok fley ald›k hepinizden Çok fley verdi asi özgür hayat demini çektik içimize Bilin ki çok fley kalacak gerimize özümüzden Al›n bunu ellerinize asi kanatlar›yla havalans›n ÖZGÜRLÜK! Serdar KARABULUT 2000-2004 Ölüm Orucu fiehidi
Direniflimizi k›rmak için bir kez daha “Ailelerimiz” üzerine oynuyorlar. Bir süre önce ‹çiflleri ve Adalet Bakanl›klar›, “F tipi cezaevlerindeki terör mahkûmlar›n› kazanmak için”, ailelerimize mektup gönderme kampanyas› bafllatm›fllard›. Kampanyalar› bitmifl ve sonuçta “Aileye Aç›k Mektup Projesi Araflt›rma Raporu” bafll›kl› bir rapor haz›rlam›fllar. 14 Mart 2004 tarihli Zaman Gazetesi’nde yer alan bu raporun baz› bölümleri üzerinde durmak gerek. B‹Z‹ KAZANAN KAZANMIfiTIR! En baflta, AKP hükümetinin kampanyas› üzerine birkaç söz söyleyelim: Kampanyalar›n›n amac› “F tiplerindekileri kazanmak” olarak belirlemifller. Bizi kazanan kazanm›fl; bizi halk›m›z kazanm›fl, vatan›m›z kazanm›flt›r. Art›k bizim kazan›laca¤›m›z daha do¤ru, daha hakl› baflka bir yer yok. AKP’nin “kazanmak”tan, “kazan›lmak”tan anlad›¤› bellidir. AKP, düflüncelerini inkar ederek ABD taraf›ndan kazan›lm›flt›r. Bizi de ayn› çizgiye raz› etmeye çal›fl›yorlar. “Kazanmak” dedikleri ABD-AKP cephesine kazanmakt›r. Hay›r! Bunu biz devrimci tutsaklara kabul ettiremeyecekler. Bizim inançlar›m›z AKP’ninki gibi zay›f, çürük, ç›karlara dayal› ve kullan›lmaya müsait de¤ildir. D‹R‹ D‹R‹ YAKAN DEVLET, D‹R‹ D‹R‹ YAKTIKLARININ A‹LELER‹NE ‹fiB‹RL‹⁄‹ ÖNER‹YOR!!! Rapora göre, 1055 ailemize gönderilen mektuplarda “ailelere devletle iflbirli¤i yapmalar›” önerilmifl. Ald›klar› cevab› yazmam›fllar rapora. Ne yazacaklard› ki? Ailelerimiz, gizli kapakl› da de¤il, üç y›ld›r aç›k aç›k her zeminde, o devlete “diri diri yakt›¤›n›z yak›nlar›m›z›n hesab›n› verin, F tiplerindeki tecrite son verin” diye hayk›r›yorlar. Ailelerin gerçek taleplerini, tepkilerini yazamayanlar, her zamanki gibi yalanlara baflvurmufllar: Güya mektuplar üzerine “Aileler mektuplar› memnuniyetle karfl›larken devleti geç kalmakla suçlad›. Aileler, devlet taraf›ndan ilk kez muhatap al›nd›klar›na dikkat çekti.” imifl. Yalan oldu¤u fluradan belli ki; ailelerimize, hapishane idareleri ve Bakanl›k taraf›ndan daha önce de mektuplar gönderilmifltir. Yani ilk kez yap›lm›yor bu. Bu ülkedeki tutsak aileleri, daha 1983-84’lerde Metris önünde idare taraf›ndan ailelere bildiri da¤›t›lmas›na tan›k olmufltur. Ve hiçbir seferinde zindanc›lar bir sonuç alamam›fllard›r. BIRAKIN S‹Z “Tutuklu Aile Birlikleri” KURMAYI; BU NE ‹K‹YÜZLÜLÜK; TUTSAK A‹LELER‹N‹N ÖRGÜTLÜLÜKLER‹NE SALDIRAN S‹Z DE⁄‹L M‹S‹N‹Z? Evet, akl› evvel Adalet ve ‹çiflleri bürokratlar›n›n raporlar›ndaki “öneri”lerinden biri de “Okul aile birlikleri benzeri ‘Cezaevi hü-
8 Mart Eylemleri kümlü ve tutuklu aile birlikleri’ oluflturulmas›”ym›fl. Tutsak yak›nlar›n›n birlikleri zaten var. Ve üstelik, bu raporu haz›rlatan Adalet ve ‹çiflleri Bakanl›klar’›n›n sürekli bask›s› alt›ndad›rlar. Hapishanelerdeki yak›nlar›n›n sorunlar›n›, taleplerini dile getirmelerine tahammülsüzlük had safhadad›r. TAYAD’l›lar›n “Hapishanelerde 107 ‹nsan Öldü! Duydunuz Mu?” kampanyas› karfl›s›nda estirdikleri terör bunun kan›t›d›r. D‹REN‹fi‹N KAZANIMI, ÜLKEM‹Z‹N KAZANIMIDIR Mektuplarda, ailelerin düflüncelerini buland›rmak için olsa gerek flöyle bir vurgu yap›l›yor: “Örgütlerin genç üyelerini ölüm orucu eylemlerine yönlendirmeleri sonucu elde edeceklerini düflündükleri kazan›mlar, ülke aç›s›ndan genç potansiyelin kayb› olarak alg›lanmal›d›r.” Ölüm orucunu ülke aç›s›ndan “genç potansiyelin kayb›” olarak görüyorlarsa yapacaklar› aç›kt›r; ölüm orucunun nedeni olan TECR‹TE SON VERMEK! Ama vermiyorlar. Çünkü ne ülkenin genç potansiyeli, ne ülkenin gelece¤i onlar›n umurunda de¤ildir. Onlar, F tipleriyle sadece, bu ülkenin umudu olan devrimcileri y›ld›rmak, sindirmek ve yok etmek peflindedirler. Böyle oldu¤u içindir ki, bu sald›r›n›n önünde barikat ören direniflin kazan›m›, bu ülkenin kazan›m›d›r. Direniflin kazan›m›, bu ülkenin genç potansiyelinin, F tipleri zulmüne maruz kalmas›n›n önlenmesidir. TEK AMAÇ D‹REN‹fi‹M‹Z‹ KIRMAKTIR! Ailelere gönderilen mektuplar›n bafl›nda sonunda hep “ulvi” amaçlardan söz edilmekte, ama as›l niyet söz konusu raporda aç›k edilmektedir. ‹flte o as›l niyeti gösteren bölüm: “Hayati tehlike içeren açl›k grevi ve ölüm orucu eylemlerinin sona erdirilmesi için ailelerin deste¤inin al›nmas› zorunlu görüldü¤ünden, ailelere iflbirli¤i önerilmifltir.” Raporda, ayr›ca “yeniden e¤itim, rehabilitasyon, sosyallefltirme, iyilefltirme, ›slah, topluma kazand›rma” gibi kavramlar›n hükümlü ve tutuklular›n direnç göstermelerine neden oldu¤u, bunun yerine baflka kavramlar bulunmas› gerekti¤i öneriliyor. Direnifli k›rmak için daha neler uyduracak, hangi k›l›klara gireceksiniz bakal›m?! Ama hangi k›l›¤a girerseniz girin, hangi yönteme baflvurursan›z vurun, direnifli k›rmay› asla baflaramayacaks›n›z. Biz Cepheli tutsaklar ve ailelerimiz, kazan›ncaya kadar, direnifli sürdürece¤iz.
“Bu ülkede kad›nlar› diri diri yakt›lar” Elaz›¤
Antakya - Kad›n Platformu Üyeleri ve Haklar ve Özgürlükler Cephesi'nin kat›ld›¤› eylemde 8 Mart’›n sömürüsüz bir dünya için kad›nlara mücadele ça¤r›s› oldu¤u belirtildi. Elaz›¤ - 7 Mart’ta Postahane önünde Temel Haklar, HÖC, Tunceliler Kültür Sanat Yard›mlaflma ve Dayan›flma Derne¤i, EMEP ve ‹HD’nin kat›l›m›yla yap›lan eylemde, “Ulusal, S›n›fsal, Cinsel Sömürüye Son” pankart› ortak aç›l›rken, Elaz›¤ HÖC de "Bu Ülkede Kad›nlar Diri Diri Yak›ld›lar" pankart› açt›. Elaz›¤’da 8 Mart akflam› da Belediye Kültür Merkezi’nde yaklafl›k 1000 kiflinin kat›ld›¤› bir flenlik yap›ld›. Antalya - Antalya Temel Haklar Derne¤i, Haklar ve Özgürlükler Cephesi, SDP, DEHAP, KESK'li Kad›nlar, Demokratik Kad›n Hareketi Giriflimi’nin kat›l›m›yla bir miting yap›ld›. Miting öncesi kortejiler oluflturulurken, Antalya Gençlik Derne¤i müzik grubu Grup Seslenifl üyesi Ahmet At›c› gözalt›na al›nd›. Çall›'dan bafllayan ve Pazartesi Pazar›’na kadar süren yürüyüflte HÖC korteji "Hapishanelerde 6 Kad›n› Diri Diri Yakt›lar" dövizleri ve k›z›l bayraklar›yla yürüdüler. Mitinge yaklafl›k 500 kifli kat›ld›.
8 Mart Günaylarla Anlam Kazand›! Londra - 14 Mart’ta Anadolu Halk Kültür Merkezi'nde yap›lan toplant›da, mart ay›n›n her günü direnifl ve flehitliklerle dolu bir ay olarak vurgulanarak, 8 Mart’ta flehit düflen kad›nlar, 12 Mart’ta Gazi’de, 16 Mart’ta Beyaz›t’ta katledilenler, ve diri diri yak›lan kad›nlar›m›z an›ld›. Darmstad - 108. 109. direnifl flehitleri Muharrem Karademir ve Günay Ö¤rener’i anmak ve 8 Mart Dünya Emekçi Kad›nlar Günü’nü kutlamak için yap›lan toplant›da, Köln Halk Kültür Evinin haz›rlad›¤› mücadeleci ve emekçi, önder kad›nlar›m›z› anlatan bir sinevizyon gösterimi yap›ld›. HOLLANDA - TAYAD Komite ad›na bir heyet, 17 Mart’ta, Yeflil Sol parlamento grubuyla direnifl üzerine bir görüflme yapt›. Yeflil Sol grubu, Hollanda hükümetine bir soru önergesi verece¤ini belirtti.
Say› 103 15 21 Mart 2004
da Gül, “iflkenceyle kararl›l›kla mücadele edilecektir” nakarat›n› tekrarlad›. AKP iflbafl›na geldi¤inden bu yana ayn› nakarat› dinleyip duruyoruz ve ‹flkence sürüyor; Halka, iflkenceye “s›f›r tolerans” gösterilecek, iflkence yapanlar için “cezas›zl›k kültürü” son bulacak masallar› dinletilirken ‹flkence sürüyor. Türkiye’de birçok konu tart›flmal› olabilir; ama iflkencenin sürdü¤ü en tart›fl›lamaz konulardan biridir. 13 Mart’ta K›z›lay’da, 16 Mart’ta Beyaz›t’ta tan›k oldu¤unuz sahneleri düflünün yeter; meydanlarda, kameralar›n, dünyan›n gözü önünde, 5-10 polisin bir kifliyi aralar›na al›p dakikalarca dövdü¤ü bir ülkede; gözlerden uzak iflkencehanelerde neler oldu¤unu tahmin etmek zor de¤ildir.
‹flkence Sürüyor! ● AKP’nin
en iyi bildi¤i yöntem; zulmet, iflkence yap, çal ç›rp... ve G‹ZLE!
● AKP, Emniyet Müdürlü¤ü’nün iflkence raporunu da AB’den gizledi! D›fliflleri Bakan› Abdullah Gül, iki hafta önce AB’yle yap›lacak görüflmelerde sunulmak üzere ‹çiflleri Bakanl›¤›’ndan iflkenceyle ilgili bilgi istedi. Emniyet Müdürlü¤ü’nden gelen rapordaki rakamlar ise, AKP’nin iflkenceye karfl› mücadelesini de¤il, ülkemizdeki iflkencenin nas›l devlethükümet-yarg› korumas›nda oldu¤unu gösteriyordu.
Say› 103 16 21 Mart 2004
2003 y›l› içinde iflkence konusunda 250 flikayet yap›lm›fl; bunlar üzerine bafllat›lan soruflturmalar›n 225’i sonuçland›r›lm›fl ve bunlardan sadece üç polis “cezaland›r›lm›flt›”. ‹flkence yapt›¤› sabit görülen üç polise verilen cezalar ise “Geçici iflten ç›karma gibi” hikayeden müeyyidelerden ibaretti. ‹stedi¤i rapor böyle olunca, D›fliflleri Bakan› Abdullah Gül, raporlar› Troyka toplant›s›na götürmekten vazgeçti. Ve bilindi¤i gibi, toplant›lar-
Kayda geçirilmeyen gözalt›lar, ‘belgelenemeyen’ iflkence yöntemleri! AKP’nin “iflkencenin belgelenmemesi” talimat› üzerine son aylarda “kayda geçirilmeyen gözalt›lar” yo¤unlaflm›fl; haklar ve özgürlükler mücadelesi yürütenler, sivil polis ekipleri taraf›ndan kaç›r›lmakta, iflkence yap›l›p sorgulan›p tehdit edilmekte, ço¤u kez bayg›n halde bir yere at›lmaktad›r. AKP’nin tüm talimatlar›na ve iflkenceci flefle-
KOMPLO SUÇTUR, SUÇLULAR CEZALANDIRILSIN! TAYAD'l› Aileler, 13 Mart’ta ellerinde “Dikkat! Her An Gözalt›na Al›nabilir, Bir Polis Komplosuyla Tutuklanabilirsiniz, Çünkü Erdo¤an Kaldi Var" yaz›l› dövizleri ve tutuklanan TAYAD Baflkan› Tekin Tangün’ün resimleriyle fiiflli Adliyesi’nde suç duyurusunda bulundular. TAYAD’l›lar, bask›, tehdit ve
menfaat karfl›l›¤›nda, 148 kifli hakk›nda yalan, iftira dolu ifadelere imza atan Erdo¤an Kaldi adl› kifli ve onu kullanarak böyle bir komployu uygulamaya koyan ‹stanbul Emniyet Müdürlü¤ü Terörle Mücadele fiubesinde görevli polisler hakk›nda suç duyurusunda bulunarak, Kaldi’nin suçsuz insanlara iftira atmaktan, polislerin ise görevi kötüye kullanmak ve yasaya ayk›r› vaatler ile ifade almak suçundan dolay› cezaland›r›lmalar›n› istediklerini söylediler. fiiflli Adliyesi önüne "Bask›lar Bizi Y›ld›ramaz" pankart›yla
gelen TAYAD’l›lar, tafl›d›klar› resimlerle de Erdo¤an Kaldi’nin ifadeleri gerekçe gösterilerek tutuklanan Genel Baflkanlar› Tekin Tangün’ün serbest b›rak›lmas›n› talep ettiler. Aileler ad›na aç›klama yapan TAYAD’l› Aysel Bölücek, “Bu ifade ve oluflturulufl tarz› dikkate al›nd›¤›nda baz› özgürlükleri engellemenin yan› s›ra, suçsuz insanlara iftira at›lmaya çal›fl›ld›¤› da görülecektir. Çünkü hiçbir dayana¤› olmayan, hiçbir maddi delil ile desteklenmeyen bu ifade ile insanlar zan alt›nda b›rak›lmaktad›r...” diyerek “Erdo¤an Kaldi örgütü komedisine” dikkat çekti. Suç duyurusunda TAYAD'l›lara Bilgusu Erenus, Sevinç Eratalay ve ESP’liler de destek verdi.
Birtan Altunbafl’›n iflkenceyle katledilmesi Davas›
ERTELEMEYE DEVAM! Birtan Altunbafl’›n iflkencede katledilmesi davas›na 18 Mart’ta yap›lan duruflmayla devam edildi. Duruflman›n özeti fludur: “iflkenceci düzen cephesinde yeni bir fley yok!” Duruflmada iflkencecilerin avukatlar› “reddi hakim” talebinde bulundular. Bir gerekçeleri yoktu, tek gerekçeleri, oyalamay› sürdürmekti. Davan›n bafl›ndan beri bir türlü “bulunup getirilemeyen” ‹brahim Dedeo¤lu’nun önceki avukat› da duruflmadan çekilmifl ve yerine yeni bir avukat gelmiflti. Yeni iflkenceci avukat› “süre talebinde” bulundu. Davay› “zaman afl›m›na” u¤ratman›n bafltan beri uygulanan taktiklerinden biri buydu zaten; s›k s›k avukat de¤ifltirip süre isteme. Bu takti¤in iyice deflifre olmas› karfl›s›nda mahkeme baflkan› göstermelik bir tepkiyle “sürekli avukat de¤ifltirirseniz bu dava nas›l bitecek” dedi. Davan›n san›klar› e¤er devrimciler olsayd›, o mahkeme baflkan› davan›n nas›l bitirin tüm “özen”lerine ve polis-Adli T›p iflbirli¤iyle gizleme çabalar›na ra¤men, yüzlerce kifli iflkence gördüklerini raporlarla belgelemektedir. ‹flkencenin bir de “raporluk” hale getirmeyen boyutu var: Afla¤›da s›ralad›klar›m›z tüm gözalt› operasyonlar›nda gözalt›na al›nanlar›n maruz kald›klar› uygulamalard›r:
●Uykusuz b›rakma, kaba dayak, ●Zorla ç›r›lç›plak soyma, cinsel taciz, tuvalete götürmeme, hayalar› burma, a¤za silah sokma, bafla silah dayama, tetik düflürme, küfür, hakaret, afla¤›lama, bafl›na torba geçirip havas›z b›rakma... ●Tehdit, flantaj, menfaat teklifi,
●Bunlar›n yetmedi¤i yerde komplolar.
Bunlar olurken, “iflkence görmüfltür” fleklindeki Adli T›p raporlar› azalsa ne farkeder; aç›lan iflkence davalar›n›n say›s› azalsa ne fark eder. Bütün emniyet müdürlüklerinde, jandarma karakollar›nda, sistemli, yayg›n ve hiyerarfli alt›nda iflkence sürdürülmektedir. Emniyet Müdürlükleri’nin Çocuk fiubeleri’nde bile iflkence yap›lmaktad›r. Resmi binalar d›fl›nda, bofl inflaatlardan flehir d›fl›ndaki ormanl›k arazilere kadar her yer gay-
rilece¤ini çok iyi bilirdi! Mahkeme heyeti, göstermelik tepkilerle kendi rolünü gizleyemez; bafl›ndan beri iflkencecileri himaye eden, davay› sürüncemeye sokan kendileridir. Duruflmaya, birkaç duruflmad›r oldu¤u gibi, ABD ve AB’den “gözlemciler” de kat›ld›. Temel Haklar üyeleri, adliye binas› önünde “Amerika’n›n Yeri San›k Sandalyesidir” yaz›l› pankart›n önünde yapt›klar› aç›klamada, davaya “izleyici” olarak kat›lan ABD yetkililerinin ikiyüzlülü¤ünü ve ülkemizdeki iflkencelerde suç orta¤› oldu¤unu vurgulayarak, bir kez daha Birtan’›n katillerinin cezaland›r›lmas› ça¤r›s›nda bulundular. Duruflma yeni bir “erteleme” karar›yla sona erdirildi. ri-resmi iflkencehane olarak kullan›lmaktad›r. Avrupa Parlamentosu(AP) Türkiye Raportörü Arie Oostlander taraf›ndan haz›rlan›p 17 Mart’ta AP’de kabul edilen raporda, “iflkenceye son verilmesi” iste¤i dile getirilirken, iki hafta önce de, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi, Türkiye’yi “insan haklar› bak›m›ndan izlenecek ülkeler” s›n›f›ndan ç›karm›flt›. Tam bir oyun. AB’nin “demokratiklefltirme” oyunuyla, oligarflinin “demokrasicilik oyunu”nun birbirinden hiç fark› yoktur ve tersine, birbirini tamamlamaktad›r. Abdullah Gül’ün AB’den gizledi¤i Emniyet Müdürlü¤ü raporu, küçük ama önemli bir göstergedir. ‹flkence sürüyor ve iflkencecilerin soruflturulmas›, yarg›lanmas› devletin tüm kademelerinin iflbirli¤iyle engelleniyor. AKP iktidar›, iflkenceyi yok etme de¤il; yok sayma, gizleme politikas› izliyor. ‹flkenceyi yoketmiyor, iflkence gerçe¤ini sansür ediyor. F tiplerindeki katliam› durdurmay›p, sansür etti¤i gibi. AKP, “s›f›r iflkence” hedefine, iflkenceyi tamamen gizleyerek varabilir ancak! K›sacas›, iflkenceye karfl› mücadele ve iflkenceye direnme, bu ülkede haklar ve özgürlükler mücadelesi verenlerin görevi olmaya devam edecektir.
Say› 103 17 21 Mart 2004
bilece¤ini çok iyi bilen Marmara Tayad’l›lar, böyle bir istekleri olup olmad›¤› konusunda Genç Parti yetkilileriyle görüfltüler. Yoktu böyle bir istekleri. Polis aç›kça bahane yapm›fl ve Sezai Demirtafl ve Abidin isimli TAYAD’l›lar› döverek parktan ç›karm›fl, eflyalar›na da el koymufltu. Ankara’n›n ortas›nda, AKP talimat›yla sergilenen bu eflkiyal›k, TAYAD taraf›ndan yap›lan bas›n aç›klamas›yla protesto edildi ve yaflanan her türlü sald›r› ve tacizden AKP iktidar› sorumlu tutuldu. Yaflanan, tam bir acizlik örne¤i, faflist zihniyetin bir yans›mas›d›r. 109 insan› katlet, katletmeye devam et, buna dur demek için so¤uk, kar, k›fl demeden, her türlü bask›, gözalt›, taciz, kaç›rma, iflkence yöntemlerine ra¤men orada bulunanlar›n sesini susturmak için de hile yap! AKP, zulme karfl› direnenlere karfl›, faflist yöntemlerle savaflmaya devam ediyor.
‘Zulme Son Ver’ Diyenlere AKP’nin Bu Kaç›nc› Sald›r›s› F tipi hapishanelerdeki tecrite ve ölümleri sansürle gizlemeye karfl› Ankara Abdi ‹pekçi Park›’nda açl›k grevi yapan TAYAD'l› Aileler’e, direnifllerinin 180. gününde polis yine müdahale etti. ‹lk günden bu yana bu kaç›nc› sald›r›? AKP, polislerine emir veriyor, hak arayan, insanlar ölmesin, zulme son verin diyenlere sald›r›lar düzenleniyor. Say› 103 18 21 Mart 2004
Bu kez gerekçe, ayn› yerde Genç Parti’nin miting yap›yor olmas› ve Genç Parti yöneticilerinin can güvenlikleri olmad›¤› gerekçesiyle, Tayad'l›lar›n parktan ç›kar›lmas›n› istemifl olmalar›yd›. Polisin çal›flma yöntemini, riyakar ‹slamc› AKP’nin hak arayan herkesi susturmak her türlü yalana, hileye baflvura-
Grup Yorum Tutuklamalar›, AKP Önünde Protesto Etti Grup Yorum, Grup Özgürlük Türküsü, FOSEM, Tav›r Dergisi ve ‹KM çal›flanlar›, 11 Mart günü AKP ‹stanbul il binas› önünde düzenledikleri eylemle, Grup Yorum elemanlar› ‹hsan Cibelik ve Muharrem Cengiz’in tutuklanmas›n› protesto ettiler. Aç›klamay› okuyan Yorum üyesi ‹nan Alt›n, iki Grup Yorum eleman›n›n, düzmece iddialarla, hukuk kurallar› ayaklar alt›na al›narak tutukland›¤›n› belirterek, AKP iktidar›n›n demokrasi söylemlerinin yalan oldu¤unu söyledi. ‹hsan Cibelik’in,
Adana TAYAD'l›lardan AKP’ye:
109 ‹nsan› Katlettiniz Daha Kaç› Ölmeli? TAYAD’›n “Hapishanelerde 109 insan öldü duydunuz mu?” kampanyas› çerçevesinde kentin birçok yerinde afifller, pullar, kufllamalar yaparak halka gerçekleri anlatan Adana TAYAD'l› Aileler, ‹nönü Park›'nda düzenledikleri eylemle, Günay Ö¤rener'in katilinin AKP oldu¤unu dile getirdiler. "Hapishanelerde 109 ‹nsan Öldü Duydunuz mu? Daha Kaç ‹nsan Ölecek?” pankart›n›n aç›ld›¤› eylemde TAYAD ad›na konuflan Ömür Çal›fl›r, AKP iktidar›na seslendiklerini belirterek flöyle dedi: "109 insan›m›z› katlettiniz. Daha kaç insan›m›z›n ölmesi gerekiyor? Siz görmezden gelseniz de, tarih bu katliamlar›n›z›n hesab›n› bir bir soracakt›r.” ‹HD ve ESP'nin de destek verdi¤i eylemde “Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz, Sansüre ve Tecrite Son, Günay Ö¤rener Ölümsüzdür, Bedel Ödedik Bedel Ödetece¤iz" sloganlar› at›ld›.
iyileflemez durumda Wernicke Korsakoff hastas› oldu¤u halde tutukland›¤›n› hat›rlatan Alt›n, bu karar politik bir karard›r dedi. Adli T›p raporunu AKP yöneticilerine ilettiklerini belirten Alt›n, AKP’lilerin, “konunun gündemlerinde oldu¤unu” söylemekle yetindiklerini dile getirdi. Ayr›ca, Adana Gençlik Derne¤i müzik grubu Grup Nisan Günefli yapt›¤› bas›n toplant›s› ile Grup Yorum üzerindeki bask›lar› k›nad›. Grup üyesi Soner Tohumcuer, Yorum’un bask›larla durdurulamayan bir kar makinas› oldu¤unu belirterek, “Grup Yorum tarihi boyunca yaflad›¤›, hiç yabanc›s› olmad›¤› bir bask› sürecinden geçiyor.” dedi. Nisan Günefli’nin, Yorum’un yaratt›¤› gelene¤i sahiplendi¤ini dile getiren Tohumcuer, “Grup Yorum üzerindeki bask›lar›n kald›r›lmas›n›, elemanlar›n›n derhal serbest b›rak›lmas›n› istiyoruz." dedi. Aç›klamada “Grup Yorum’a Özgürlük” pankart› aç›ld›.
AKP iktidar› katletmeye devam ediyor
yorlar? ‹nand›klar› hangi dindir, nas›l bir inanç sistemidir ki, insanlar›n düflüncelerini de¤ifltirmek için katlet, yak, itiraz edenleri sustur, katillerinin gö¤süne “üstün hizmet madalyalar›” tak, diyor? Bu zihniyetin hiçbir inanc›, hiçbir dini olamaz. Onlar ancak tekellerin ç›karlar› için faflist politikalar›n uygulay›c›s› olabilirler.
‹ki ölüm orucu direniflçisi, Muharrem Karademir ve Günay Ö¤rener, 27 fiubat ve 4 Mart Ertosun’un Huzuru! günlerinde flehit düfltüler. Ceza ve Tevkifevleri Eski Genel Müdürü Ali Tecritin kald›r›lmas› için, düflünceleriyle birSuat Ertosun ve onun gibi eli kanl› bürokratlar, likte yaflayabilmek için, 20 Ekim 2003’te, Güliflkenceci polisler AKP’nin seçim meydanlar›ntekin Koç Ölüm Orucu Ekibi’nde ölüm orucuna da haktan hukuktan söz ederek iktidar olmas›nbafllam›fllard›. Her ikisi de, zorla müdahale ededan dolay› endifleliydiler. “Ne olacaklar›n›n belli rek direnme haklar›n›n ellerinden al›nmak istenolmayaca¤›n›” hatta “katliam san›¤›, iflkenceci mesine karfl› bedenlerini tutuflturdular. olarak san›k sandalyesine oturtulabileceklerini” Direnme haklar›n› alevler içinde hayk›rd›lar. dahi düflünüyorlard›. Haktan, hukuktan, adaletOnlar› tutuflturan alevi yakan, bedenlerini ten söz eden bir iktidar›n da yapmas› gereken açl›¤a yat›rarak gün gün hücrelerini yok buydu. ‹lk ifl, bu ülke tarihinin en büyük Katilleri eden AKP iktidar›d›r. hapishaneler katliam›n›n sorumlular›n› san›k sandalyesine oturtmak AKP iktidar›, “kendilerini yakt›olmal›yd›. lar” diyerek kurtulamaz. Ecevit iktidar›n›n bakanlar› da 19 AraKatillerin “rahatlamalar›” l›k katliam›n› “kendilerini yakiçin çok süre geçmesine gerek t›lar, birbirlerini kurflunlad›lar” kalmad›. Önceki hükümetin diye aç›klam›flt›. Faflizmin katistisnas›z tüm politikalar›n› liamlar›n› gizlemek için baflelefltiren AKP iktidar›n›n, Ecevurdu¤u tüm yalanlar gerçe¤in vit iktidar›n›n takdir etti¤i tek karfl›s›nda güçsüzdür. Çünkü icraat›n›n 19 Aral›k katliam› olhaks›zd›rlar, zalimdirler. du¤unu kendi dilleriyle ifade ettiler. AKP iktidar›, 109 insan›n katledildi¤i zulmün bugünkü sahibidir. Ertosun madalyas›n› takt›¤› 109 insan›n kan› AKP’nin elindedir. gün, “rahatlam›fll›¤›n” sarhofllu¤u AKP’dir içinde, kendinden geçiyordu konuflurken. Muharrem ve Günay’›n katili Konuflmas›n› “Yaflas›n Türkiye Cumhuriyeti, Ne AKP iktidar›d›r. Mutlu Türk’üm Diyene!” diye bitirdi. AKP, katAKP katletmeyi sürdürürken, sistemin bütün lettikçe yaflayan cumhuriyetin “Türk tipine” tam güçlerini arkas›na alm›fl durumdad›r. Baflka koda uygundur. Susurluk devletinin böyle çok nularda aralar›nda it dalafl› sürerken, devrimci “Türk tipi” bürokrat›, polisi, generali var. Ellerintutsaklar›n katledilmesinde hiçbir ayr›l›klar› olde halk›n kan› olan bu “Türk tipleri” flimdi mad›¤› art›k tart›flmas›z olarak ortadad›r. AKP’nin hizmetinde, görevlerine devam ediyorGenelkurmay’dan iflbirlikçi tekellere, medyalar. dan burjuva partilere kadar düzenin bütün güçKatliamc› devlet gelene¤i “devlette devaml›leri deste¤inde katleden bir iktidard›r AKP. Sal›k esast›r” denilerek savunuluyor. Devam ettidece onlar de¤il elbette. En büyük destek Avruriyorlar katletmeyi. Bu “devlet politikas›n›n” capa ve Amerikan emperyalizminden gelmekten›n› ald›¤› bu ülkenin insanlar›n›n say›s› 109 oldir. Avrupa’n›n elefltirmedi¤i, Amerika’n›n emdu. AKP zulme son vermedikçe, tecriti kald›rretmedi¤i hiçbir fleyi yapmayan AKP iktidar›, mad›kça bu say›n›n daha da artaca¤› aç›kt›r. onlar›n onay› ve deste¤iyle katlediyor. EmperBugün, “muhalefeti bast›rd›m, zaten Avrupa da yalistlerin onay› ve emriyle bu ülkenin insanlar›arkamda” diye düflünerek, katlettiklerinin hesan› katleden bir iktidar, bu topraklar›n iktidar› deb›n› kimsenin sormayaca¤›n›, sansürle herkes¤ildir. ten gizleyece¤ini san›yorsa, büyük bir yan›lg› Faflizmin politikalar›n› uygulad›kça emperiçindedir. Bu halk, bu ülkenin devrimcileri yaflayalistlerden, tekellerden, MGK’dan takdir alan nan hiçbir zulmü unutmazlar. AKP, kan denizinAKP’liler, 109 ölümü hangi inanc›n içine oturtude bo¤ulana kadar katletmeye devam edebilir!..
Say› 103 19 21 Mart 2004
Gazi Katliam›n› Unutmad›k, Unutmayaca¤›z 012 Mart 1995 y›l›nda 17 insan yaflam›n› yitirmiflti faflist namlularla. ‘Halil Dede'den Sezgin Engin'e genç- yafll›, kad›n- erkek 17 insan›n kan›n› ak›tm›flt› Susurluk devleti. Üç gün boyunca katliam kurflunlar›yla, bombalarla Gazi ve Ümraniye Mahallesi'nde halk›n kan› akt›. 9 y›l geçti. 9 y›ld›r adalet ar›yor Gazililer. Ama adaletin uygulanmayaca¤›, katillerin cezaland›r›lmayaca¤› art›k netleflti. ‹flte bu yüzden 12 Mart günü Gazi halk› baflta olmak üzere yaklafl›k bin befl yüz kifli "Yaflas›n Halk›n Adaleti" slogan›n› hayk›rd›.
“Katil Devlet Y›kaca¤›z Elbet”
Say› 103 20 21 Mart 2004
Gazililer sabah saatlerinde Gazi Cemevi önünde toplanmaya bafllad›lar. Alibeyköy Mezarl›¤›'ndaki Fevzi Tunç, Mümtaz Kaya, Reis Kopal'›n mezarlar› bafl›nda sayg› duruflunda bulunuldu. "Katil Devlet Y›kaca¤›z Elbet" slogan› at›larak devlete öfke ya¤d›. Mezarl›ktaki anman›n ard›ndan, Gazi’de ilk katliam›n yafland›¤› yere karanfiller b›rak›ld›. Buradan "Gazi'nin Yolu Ayaklanma Yoludur, Gazi'nin Hesab›n› Soraca¤›z, Gazi'de Düflenler Kavgam›zda Yafl›yor, Devrim fiehitleri Ölümsüzdür, Faflizmi Döktü¤ü Kanda Bo¤aca¤›z" sloganlar› eflli¤inde Gazi Cemevi'ne yüründü. Cemevi’nde verilen yemekten sonra kortejler halinde Gazi Mezarl›¤›'na yürüyüfle geçildi. Yürüyüflün en önünde "Gazi Katilleri Af Edilmesin” pankart› ile Gazi Davas› Aileleri yer al›r-
1 May›s’ta Anma 1 May›s Mahallesi Halk›, Gazi Ayaklanmas›'n›n dokuzuncu y›ldönümünde, Gazi ve Ümraniye'de flehit düflenleri and›. 14 Mart günü 1 May›s Cemevi'nde, flehit düflenlerin an›s›na verilen yeme¤in ard›ndan mahallede yürüyüfl yap›ld›. 1000 kiflinin kat›ld›¤› yürüyüflte, önde "fiehitlerimizi Unutmayaca¤›z 1 May›s Halk›" imzal› pankart, ard›nda "Gazi Katilleri Af Edilmesin Gazi Davas› Analar›" yaz›l› pankart ve ayaklanmada düflen flehitlerin resimleriyle 30 A¤ustos ‹lkö¤retim
ken, onlar›n ard›ndan "Gazi Katliam›n› Unuturmaca¤›z Gazi Halk Meclisi” ve "Gazi Katliam›n› Unutmad›k, Unutturmayaca¤›z Haklar ve Özgürlükler Cephesi" pankartlar› tafl›n›yordu. TAYAD'l› Aileler beyaz bafl örtüleri ve k›z›l bantlar›yla Gazi halk›n›n yan›ndayd›lar. Kitle karakolun önüne geldi¤inde at›lan "Gazi Halk› Burada, Katiller Nerede?" sloganlar›, ayaklanma günü Ali Haydar Çakmak’›n gösterdi¤i adresi halk›n unutmad›¤›n›, tam tersine 9 y›ld›r Ali Haydar’›n önderli¤inin ne kadar yerinde ve do¤ru oldu¤unu gösteriyordu. HÖC korteji 500 kiflilik kortejiyle, "Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez, Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz, Katil Devlet Hesap Verecek, Mahir Hüseyin Ulafl Kurtulufla Kadar Savafl, Kurtulufl Kavgada Zafer Cephede, Umudun Ad› DHKP-C, Ne ‹stiyoruz? Adalet Kim ‹çin? Halk ‹çin Yaflas›n Halk›n Adaleti" sloganlar›n› hayk›r›rken, Gazi marfl›yla coflku doru¤a ulaflt›.
“Bu Nas›l Hukuk Devleti ki...” Mezarl›kta devrim flehitleri için yap›lan sayg› duruflunun ard›ndan Sezgin Engin'in kardefli Ergin Engin bir konuflma yapt›. "Bu nas›l hukuk devletidir ki vatandafllar›n› korumakla yükümlü görevliler Gazi sokaklar›nda oluk gibi kan ak›t›Okulu'nun önüne kadar yüründü. Yürüyüfl s›ras›nda "Katil Devlet Hesap Verecek, Bedel Ödedik Bedel Ödetece¤iz, Devrim fiehitleri Ölümsüzdür, 1 May›s Faflizme Mezar Olacak" sloganlar› at›ld›. Yürüyüflün sonunda Pir Sultan Abdal Kültür Derne¤i Baflkan› Sad›k Genç bas›n aç›klamas›n› okudu. Gazi ve 1 May›s’ta dökülen kan›n, 12 Eylül cuntas› sonras› halk› sindirme politikas›n›n devam› oldu¤unu söyleyen Genç de; devletin, hukuk devleti ile hiçbir ilgisi olmad›¤›n› dile getirdi. "Art›k örgütsüz ve sessiz ço¤unluk olmamal›y›z! 1 May›s halk› çok bedel ödedi. Bunu unutmayaca¤›z." sözleriyle biten aç›klaman›n ard›ndan eylem sloganlarla sona erdi.
yor, katledilmifl yavrular›m›z›n cans›z bedenlerini yerlerde sürükleyerek, tekmeleyerek çöp bidonlar›na atabiliyordu.” diyen Engin, sözlerini flöyle sürdürdü: “Kendileri atefl açt›klar› yetmiyormufl gibi, bu devletin polisi, sald›r›da yaralananlar› hastahaneye götürmek isteyen insanlar› gözalt›na alarak yaral›lar›n hastahaneye ulaflt›r›lmalar›na engel oldu. Birçok yaral› kan kayb›ndan yaflam›n›
yitirdi. Hani biz de cumhuriyetin temel tafl›yd›k? Devlet, hukuk devleti olsayd›, suçluyu cezaland›rsayd›, ne Marafl ne Çorum ne de Gazi'ler yaflanmazd›". Bu arada Nurtepe esnaf› da 12 Mart günü, bir saat kepenk kapatarak katliam› protesto etti.
Gazi fiehitleri, Tüm Halk›n fiehitleridir Gazi katliam›n›n y›ldönümünde çeflitli kentlerde de anmalar düzenlendi.
Adana: TAYAD'l›lar 12 Mart’ta Gazi flehitlerini ‹nönü Park›’nda yapt›klar› eylemle and›lar. "Gazi katliam›ndan, 19-22 Aral›k Hapishaneler Katliam›na Hiçbirini Unutmad›k Unutturmayaca¤›z" pankart› açan TAYAD’l›lar ad›na aç›klama yapan Erhan Bingöl, Gazi’nin, ezilen halk›n, emekçilerin, ekme¤ini t›rna¤› ile kopar›p alan, zulmün karfl›s›nda duran gecekondulular›n mahallesi oldu¤unu belirterek, “bu nedenle sald›rd›lar Gazi’ye.” dedi. Gazi’nin ilk olmad›¤› gibi son da olmad›¤›n› belirten Bingöl aç›klamaya flu sözlerle devam etti: “19-22 Aral›k'ta yine ifl bafl›ndayd› katliamc›lar. 28 devrimci tutsakt› bu defa katledilen, ama t›pk› Gazi'de oldu¤u gibi burada da büyük bir direniflle karfl›laflt›lar. Bugün katliamc›lar ellerini kollar›n› sallayarak gezmektedirler. Hatta katliamc›lar ödüllendirilmektedir.” Aç›klaman›n ard›ndan eylem, "Katil Devlet Hesap Verecek, Yaflas›n Halk Direniflimiz" sloganlar›yla bitirildi. Ayr›ca Alevi Bektafli Birlikleri ve ‹HD taraf›ndan da ‹nönü Park›’nda yap›lan aç›klamayla katliam lanetlendi. *
Bursa: Haklar ve Özgürlükler Cephesi, Partizan, ESP, SODAP’›n düzenledi¤i ortak eylemle flehitlerini and›lar. A.V.P Tiyatrosu önünde yap›lan eylemde, "Gazi Katliam›n› Unutmad›k, Unutturmayaca¤›z" pankart› aç›ld›. "Faflizme karfl› Omuz Omuza, Bedel Ödedik Bedel Ödetece¤iz, Tecriti Kald›r›n Ölümleri Durdurun" sloganlar›n›n at›ld›¤› eylemde, 12 Mart’›n tarihe Gazi katliam› olarak geçti¤i dile getirildi. Hapishaneler katliam›ndan, infazlara çeflitli örneklerle, halk›n yine katledilmeye devam edildi¤i belirtilen aç›klama, “Tarihin hiçbir döneminde katliamc›lar kazanamad›, kazanamayacak” sözleriyle sona erdi. *
Antalya: Antalya Temel Haklar, 15 Mart günü dernek binas›nda Gazi flehitleri için bir anma düzenledi. Sayg› durufluyla bafllayan anma, katliam›n anlat›lmas›, Gazi’den bugüne sürecin de¤erlendirilmesi, film gösterimi, fliir dinletisi ve Grup Seslenifl’in marfllar› ve türkülerle bitirildi.
*
Mersin: Haklar ve Özgürlükler Cephesi Taflbina önünde yapt›¤› eylemle katliam› lanetledi, direnen halk›n flehitlerini and›. Polisin y›¤›nak yapt›¤› eylemde, Haklar ve Özgürlükler Cephesi imzal› "Gazi Katliam›n› Unutmad›k, Unutturmayaca¤›z" pankart› ve dövizler aç›ld›. Sevtap Türkmen yapt›¤› aç›klamada, katliamlar›n devam etti¤ini belirterek 19 Aral›k katliam›n›, Armutlu katliam›n› hat›rlatt›. “Halka karfl› yap›lan katliamlar› unutmayaca¤›z. Unutmamak direnmektir. Unutmamak mücadele etmektir. Gazi katliam›n› unutmayacak, unutturmayaca¤›z" sözleriyle sona eren aç›klaman›n ard›ndan “Gazi fiehitleri Ölümsüzdür” sloganlar› at›ld›. *
Ankara: 12 Mart günü Ankara ‹dilcan Kültür Merkezi’nde saat 17:00 da gazi flehitleri için anma gecesi düzenlendi. ‹dilcan Müzik Toplulu¤u'nun verdi¤i dinletiden sonra fiirintepe Mahallesi’nde meflaleli yürüyüfl yap›larak Gazi direnifli selamland›. Yürüyüflte "Gazi fiehitleri Ölümsüzdür" "Halk›z Hakl›y›z Kazanaca¤›z" sloganlar› at›ld›. Ayn› gün Ankara Yüksel Caddesi’nde de 1995’te katledilen Gazi flehitleri an›larak direnifl selamland›. Temel Haklar ad›na yap›lan aç›klamada 12 Mart günü Gazi Mahallesi’nde Susurluk çeteleri bir katliam yapt›. Halk bu katliam karfl› direndi....Türkiye’de devletin hala katliamlar yapt›¤›na de¤inilen aç›klamada F tipi hapishanelerde devrimcilerin tecritle katledilmeye devam edildi¤i söylendi. Anmada "Gazi fiehitleri Ölümsüzdür", "Yaflas›n Gazi Direniflimiz" sloganlar› at›ld›. *
‹zmir: ‹zmir Gençlik Derne¤i binas›nda yap›lan anmayla 12 Mart Gazi katliam› k›nand›. "Gaziyi Unutmad›k, Unutturmayaca¤›z" pankart›n›n as›ld›¤› anmada Gazi flehitlerinin resimleri ve hayatlar›ndan küçük bir bölüm yaz›larak duvarlara as›ld›. fiehitler için yap›lan say g› duruflundan sonra okunan m e t i n i n ard›ndan anma sona erdi.
Say› 103 21 21 Mart 2004
Bir ad›m daha at›n; yak›n muhalif gazeteleri! Size yak›flan budur.
Say› 103 22 21 Mart 2004
Bir gün elinize flöyle bir davetiye geçebilir: "10 May›s 1933, Çarflamba günü, gece saat 11:30'da mitinge ça¤r›l›rs›n›z. Bu kartla Königsplatz'da ayr›lm›fl bölgeye girifl hakk›na sahip olmaktas›n›z. Saat 11:00'den sonra Münih üniversite ö¤rencilerinin meflale geçidi yap›lacakt›r. 1. Karma bandolardan marfllar. 2. Tören ‘Burschen heraus’ (Delikanl›lar ç›k›n ortaya) flark›s›yla saat 11:30'da bafllat›lacak. 3. Halk aras›nda bölücülük yapan kitaplar›n ve dergilerin yak›lmas›. 4. Hep birlikte flu flark›lar›n söylenmesi: ‘Deutschland Deutschland über alles’ (Almanya Almanya her fleyin üzerinde)...” Böyle bir davetiye 1933 Almanyas›’nda da¤›t›lm›flt›. Sözler, söylenecek marfllar ve kitaplar›n, gazetelerin yak›laca¤› meydan›n ad› farkl› olsa da, böyle bir davetiyeyi Türkiye’de de alabilirsiniz. AKP yönetimi, flu k›sa sürede gösterdi ki, muhalif düflüncelere, elefltiriye karfl› Naziler’den daha tahammüllü de¤ildir. ‹flte son örnek: Devlet Bakan› Kürflat Tüzmen, Kilis-Gaziantep “duble yol” temel atma töreninde, kendisiyle ilgili yay›nlanan bir habere
k›z›p Söz Halk›n adl› gazeteyi, kürsüde, yalakalar›n›n flakflaklar› eflli¤inde y›rtt›. Kürflat Tüzmen'in kürsüde gazete y›rtmas›n›n 1933 Almanyas›’nda yap›lan iflten, özünde hiçbir fark› yoktur. AKP zihniyeti, elinden gelse, ortam› uygun görse, tüm muhalif yay›nlar için bir meydan atefli yakmakta tereddüt etmez.
‹ktidara gelir gelmez, F tiplerinde Nazi toplama kamplar› politikas›n› sürdürmekte hiç yabanc›l›k çekmeyen, sansürü tam bir Nazi kat›l›¤›yla uygulayan, meydanlardan yükselen en küçük bir hak özgürlük istemine tahammül edemeyen, seçim meydanlar›nda bile en s›radan flikayetleri dinlemeyen AKP zihniyeti, faflist bir zihniyettir. Kürflat Tüzmen, gazete y›rtmas›yla ilgili, flu s›ralar en büyük ya¤c›lar› ve destekçileri olan burjuva medyaya hofl görünmek için sade suya tirit bir özür aç›klamas› yapt› ama, zihniyet bir kez a盤a ç›km›flt›r. Çeflitli gazetecilik meslek kurulufllar›, Kürflat Tüzmen’in faflist tavr›n› protesto eden aç›klamalar yapt›lar. Burjuva bas›nda kimi köfle yazarlar› elefltirdiler. Fakat as›l görülmesi gereken, AKP’ye bu cüreti verenin, “muhalefetsiz bir ülke olabilece¤i”ni düflündürtenin, bizzat burjuva medya oldu¤udur. Yüzbinlerin meydana ç›kt›¤› eylemleri, 109 ölümü, meydanlardaki terörü yazmayanlar, Kürflat Tüzmen’in yapt›¤›n› meflru görüyorlar demektir.
RTÜK’te “Yay›n ilkeleri” de¤il “Polis istekleri” geçerli! Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), K›z›lay’da feda eylemi haz›rl›¤› s›ras›nda flehit düflen fiengül Akkurt’a “Allah'tan rahmet dileyen” Günefl TV'ye 30 gün yay›n durdurma cezas› verdi. Günefl TV, 22 May›s 2003'teki haberinde, “yasad›fl› örgüt üyesi” fiengül Akkurt’un cenazesinin Malatya’ya getirildi¤ini belirtmifl ve haberin ard›ndan da sunucu “fiengül Akkurt'a Allah'tan rahmet, yak›nlar›na ise baflsa¤l›¤› diliyo-
ruz” demiflti. Vay sen misin “teröriste” rahmet dileyen! Öyle ya, onlar AKP’den ald›klar› fetvayla, art›k “Allah’›n rahmetinin kimin üstüne” olaca¤›n› bile belirliyorlar. Tayyip, ‹slamda neyin olup neyin olmad›¤› üzerine hergün fetvalar vermiyor mu? Üstelik AKP’nin polisi de devrede; as›n, kesin diyor. RTÜK incelemesine göre, “haberde yay›n ilkelerine ayk›r›l›k bulunmamaktad›r”.
RTÜK uzmanlar› haberde “terörün teflvik edilmedi¤i” raporunu veriyor. Ama RTÜK tüm bunlara de¤il, Malatya Emniyet Müdürlü¤ü'nün iste¤ine uyarak Günefl TV'nin “Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlü¤üne ayk›r› yay›n yapt›¤›na” hükmediyor ve Günefl TV, 30 gün susturuluyor. Bak›n çarp›kl›klara; ço¤unlu¤u Müslüman bir ülkede rahmet dilemek suç! RTÜK, yay›n ilkelerine, hukuka göre de¤il, polis talimatlar›na göre karar veriyor. Müslüman, muhafazakar, demokrat! AKP hükümeti tüm bunlara onay veriyor.
EMPERYAL‹ST ZULÜM imparatorluklar da yıkılır
Fahifleyi iflkence arac› yapan ahlak!
“Kampa getirilen fahifleler, tutuklular önünde ç›r›lç›plak soyunduruluyorlard›. Daha önce topluluk içinde hiç örtüsüz kad›n görmemifl olan tutuklulara, kampa getirilen fahiflelerin ç›r›lç›plak soyunmalar› izlettirilirdi. Amerikal› oldu¤unu söyleyen bir fahifle, beni afla¤›lamak için yüzüme ve di¤er tutuklular›n yüzlerine adet kan›n› att›... “Guantanamo’daki bütün mesele, tutuklular›n psikolojik olarak ele geçirilmesiydi. Dayak da yedik, ama yap›lan psikolojik iflkencelerin yan›nda bir hiçti. Zira daya¤›n izleri birkaç günde kayboluyordu ama gördü¤ümüz psikolojik iflkencenin izlerini silmemiz imkans›z... Bize sürekli, ‘burada hiçbir hakka sahip de¤ilsiniz’ deniliyordu. ‘Hayvan haklar›na sahip olmaya raz› olur hale geldik’...” Geçti¤imiz günlerde ABD’nin Guantanamo esir kamp›ndan serbest b›rak›lan ‹ngiliz tutuklular Cemal El Haris ve Tar›k Dergoul anlat›yor bunlar›. Anlat›yor ve “diktatörlükleri y›kmak, özgürlük ve insan haklar› götürmek” demagojisiyle dünyay› yak›p y›kan bir emperyalistin ahlaks›zl›¤›n› tüm dünyaya gösteriyor. “‹flkencecileri küreselleflme yakalar” diye ABD-AB propagandas› yapan ayd›n müsvettelerinin yüzüne at›lm›fl bir flamard›r bu gerçekler.
Dünyan›n en vahfli ve en afla¤›l›k iflkence yöntemlerini uygulayan her zaman önce emperyalistler olmufltur. Yeni-sömürgelerdeki uflaklar› sadece onlar›n izleyicisidir. Cinselli¤i insanlar› sömürmek için, uyuflturmak için kulland›lar, ama cinsellikten yararlanacaklar› yeni alanlar keflfediyorlar sürekli; flimdi de bir iflkence arac› haline dönüfltürüyorlar. ‹nsan onuruyla, kiflili¤iyle oynuyor, inançlarla alay ediyorlar.
“Kad›n›n kullan›lmas›na” karfl› ç›kt›¤› iddias›ndaki AKP’nin Sanayi Bakan› Ali Coflkun, ABD’ye de ayn› suçlamay› yöneltecek mi? Müslümanlar›n inançlar›yla iflte böylesine pervas›zca alay ediyorlar, ama alay eden de ABD. Yani, onlar›n önünde boyun e¤di¤i, Büyük Ortado¤u Projesi’nde ortak olduklar› efendileri. Böyle bir ahlak›n düflkünlü¤üne, alçakl›¤›na, baya¤›l›¤›na iliflkin ne söylense azd›r. Meselenin özünü, Guantanamo tecrübesini yaflayan tutuklular dile getiriyor: “mesele tutuklular›n psikolojik olarak ele geçirilmesiydi.” Guantanamo’dan F tiplerine kadar hepsinde amaç ayn›: ‹nançlar› zay›flat›lm›fl, düflüncelerinden uzaklaflt›r›lm›fl insanc›klar yaratmak! Bunun içinse her yol, her yöntem mübaht›r onlar›n kitab›nda.
zihniyetleri de ahlaklar› da bir!
‹flkencecilerin ahlaks›zl›¤›,
sap›kl›¤› belgelendi ODTÜ Sosyoloji Bölümü taraf›ndan Ankara polisi içinde yap›lan bir araflt›rman›n sonuçlar›, kad›n polislerin “meslek içi ayr›mc›l›k ve meslektafllar›n›n cinsel tacizleriyle karfl› karfl›ya olduklar›n›” ortaya koydu. ODTÜ Sosyoloji Bölümü Baflkan› Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan ve Araflt›rma Görevlisi Murat Cem Demir taraf›ndan yap›lan araflt›rmada flu olgular tespit edilmifl: - Tacize u¤rayan ya da tan›k olanlar›n yüzde 78'i flikâyette bulunmuyor. - Kad›n polisler daha çok karfl›l›ks›z sözlere, bak›fl ve davran›fllara, sözlü-bedensel flakalara ve erkeklerin ulu orta argo konuflmalar›na maruz kal›yor. - Arkadafl›n›n tacize u¤rad›¤›n› söyleyenlerin
oran›, kendisinin tacize u¤rad›¤›n› aç›klayanlara oranla daha fazla. Hatta cinsel tacize u¤rayan ve tan›k olanlar›n yüzde 78'i flikâyette bulunmuyor. Bunun nedeni ise flikâyet edince çözüm sa¤lanamayaca¤›, kan›tlayamayacaklar› ve yaln›z kalabilecekleri düflüncesi. ‹flte size iflkencecilerden, infazc›lardan oluflmufl, kontrgerilla fleflerinin yönetimindeki bir güruhun portresi. fiafl›lacak bir fley yok. Tersi bir sonuç ç›ksayd› belki flafl›l›rd›. Poliste tacizcilik, tecavüzcülük o kadar yerleflmifl ki, kendi kad›n meslektafllar› bile bu sald›r›lardan kurtulam›yor... ‹flkenceciler, infazc›lar, halk düflmanlar›n›n en pespaye, en tortulaflm›fl kesimlerinden biridir. Gözalt›na ald›klar› insanlara, genç-yafll›, kad›n erkek demeden dayak atan, cinsel taciz ve tecavüzde bulunan, elektrik veren, vücudunda sigara söndüren, a¤›zlar›ndan ahlakl› tek bir söz ç›kmayan bir güruhta ahlaki, toplumsal de¤erler olmas› mümkün de¤ildir.
Say› 103 23 21 Mart 2004
Bir kontran›n itiraflar› ve ortalarda görünmeyen savc›lar, hakimler! "Vedat Ayd›n'›n olay›nda keflifte yer ald›m; Ersever ekibi öldürdü... Daha sonra tabi olay meydana ç›k›nca ortal›k kar›flt›; büyük yürüyüfller, cenaze törenleri yap›ld›. Biz o esnada J‹TEM'de oturuyorduk. Daha sonra cenazeye gelen halka atefl etme emrini de o zamanki Diyarbak›r Alay Komutan› olan, yani 'Yedi Bela' lakapl› ‹smet Yediy›ld›z'›n verdi¤ini ö¤renmifl oldum. fiimdi bu olayda Vedat Ayd›n'› evden al›rken gören fiükran Ayd›n'›n çizdi¤i robot resimler vard›. O robot resimler Ali Ozansoy, Fethi Çetin ve Aytekin Özen Binbafl›'ya baya¤› uyuyor." ... Necati Ayd›n, Ramazan Keskin ve Mehmet Ayd›n... J‹TEM'de birkaç gün iflkenceyle sorguland›... Say› 103 24 21 Mart 2004
Birgün J‹TEM'in sivil arabalar›yla yola ç›kt›k... Bir köprü yak›n›nda, ana yoldan ayr›larak bir tarlan›n içerisine vard›k. Orada bu kifliler, Abdülkerim K›rca taraf›ndan kafalar›na kurflun s›k›larak infaz edildi. Bu olayda fiehmuz kod adl› Uzman Çavufl U¤ur Yüksel, Uzman Çavufl Abdulkadir U¤ur, ben, Kemal Emlük, Astsubay Nuri Atefl, Diyarbak›r ‹stihbarat Tim Komutan› Yüzbafl› Tunay Yanarda¤ ve Abdulkadir K›rca
vard›.” Buna benzer onlarca isim, onlarca infaz›n itiraf› yay›nland› Ülkede Özgür Gündem Gazetesi’nde. Abdülkadir Aygan isimli J‹TEM eleman› anlat›yor; ben yapt›m diyor. Yan›mda flunlar flunlar vard› diyor. fiu flu binbafl›n›n, te¤menin, astsubay›n emri alt›ndayd›k diyor. Yer veriyor, isim veriyor, tarih veriyor... J‹TEM kurucusu Cem Ersever’in ekibinden bir katil o. O zaman›n Asayifl Jandarma Kolordu Komutan› Korgeneral Hikmet Köksal'›n “Sen ve Adem Yak›n evlad›ms›n›z” dedi¤i bir kontrgerilla eleman›. Kimse anlat›lanlar› görmezden gelemez. Normal bir devlet, en az›ndan do¤rudur veya yaland›r der. AKP hükümeti demiyor. Hepsi kendi hiyerarflisi alt›nda olan isimlere iliflkin iddialar karfl›s›nda Genelkurmay susuyor. Demokrasicilik oyununun oldu¤u bir ülkede bile, normal olan, savc›lar›n bunlarla ilgili soruflturma açmas›d›r. Faflizm bile, böylesine bir iddia karfl›s›nda, en az›ndan bu iddialar›n üstünü örtmek için göstermelik de olsa bir soruflturma aç›p, “söylenenlerin gerçekle ilgisi olmad›¤› görülmüfltür” raç›n›n ifadelerine dayanarak, delil kan›t aranmadan insanlar tutuklanmaktad›r. Böyle bir ülkede aç›kça ifllenen suçlar›n üzeri örtülmeye çal›fl›lmaktad›r. fiimdi susma de¤il konuflma zaman›d›r. fiimdi itiraf edilen suçlar›n yarg›lanmas›n› isteme zaman›d›r. BAfiTA ‹T‹RAFÇI ABDÜLKAD‹R AYGAN'IN BULUNDU⁄U VE TEK TEK ‹S‹MLER‹N‹ DEfi‹FRE ETT‹⁄‹ TÜM KATL‹AMCILAR, ONLARA EM‹R VEREN TÜM SUSURLUK DEVLET‹ YETK‹L‹LER‹ YARGILANMALIDIR. GÜNÜMÜZDE DE KONTRGER‹LLA VE J‹TEM'‹N KATL‹AMLARINA DEVAM ETT‹⁄‹ B‹R KEZ AÇI⁄A ÇIKMIfiTIR. BU NEDENLE BU HALK DÜfiMANI KURUMLAR DA⁄ITILMALIDIR. 15 Mart 2004
KAT‹LLER VE EM‹R VEREN KATL‹AMCILAR HEMEN YARGILANMALIDIR! ... ‹tirafç› Abdülkadir Aygan... Aç›k olarak yapt›¤› katliamlar› anlatmaktad›r. ‹tiraflarda bulunmaktad›r. Savc›lar, hakimler sessizdir, köfle yazarlar›, medya sessizdir. Herkes bu itiraflar› görmezden gelmeyi ye¤lemektedir. ‹tiraflar görmezden gelinerek ‘AB', ‘Demokratikleflme' masallar› anlat›lmaya devam edilmektedir. Aç›kça katilleri yarg›lamayan, bafltan sona organize suç çetelerinden oluflan bir sistemin demokratikleflmesinden söz edilebilir mi? Bu itiraflar karfl›s›nda Barolar da sessiz kalmay› ye¤lemektedir. Bu nas›l hukuk savunuculu¤udur?.. Koca koca sendikalar, kitle örgütleri neden sessiz kalmaktad›r? ... Kimse susmamal›d›r. Herkesin bu pisli¤in üzerine gitmesi, suçlular›n yarg›lanmas› için mücadele etmesi gerekmektedir. Bu ülkede, bir itiraf-
TEMEL HAKLAR VE ÖZGÜRLÜKLER DERNE⁄‹
porlar› haz›rlar. Çünkü faflizmin bile kendine göre bir hukuku vard›r.
‘Deflifre olmam›fl’ Ayganlar taraf›ndan katledilen
Bugünkü Türkiye tablosu, hukukun “h”sinin bile kaale al›nmad›¤› bir tablodur.
‹mam Boztafl Topra¤a Verildi
Yarg› yok olmufltur, ortadan kaybolmufltur bu itiraflar karfl›s›nda. Bir tek savc› ç›kmamaktad›r bunlar› soruflturacak. Sanki tüm savc›lar, okuma, görme, duyma özürlü hale gelmifltir... Neden böyle oldu¤unun cevab› da var elbette.
Yarg›tay Baflkan› Özkaya: Yarg› ba¤›ms›z de¤il Yarg›tay Baflkan› Eraslan Özkaya, bir panelde yapt›¤› konuflmada, yarg›n›n durumunu flu sözlerle özetledi: “Türkiye’de yarg› ba¤›ms›z de¤ildir, yar› ba¤›ms›z yarg›ya da ‘ba¤›ms›z’ denemez... Bir fley ya çürüktür ya sa¤lamd›r, yar› çürük olmaz. Yar›m adalet olmayaca¤› gibi yar› ba¤›ms›z yarg› da olmaz.” Özkaya, konuflmas›n›n devam›nda “‹dari organ›n, yarg›y› abluka alt›na almak, yarg›y› kullanmak için her türlü hamleyi yapt›¤›n›... Hakimler ve Savc›lar Yüksek Kurulu’nun bakanl›¤›n hakimiyeti alt›nda oldu¤unu, ba¤›ms›z bir bütçesinin bulunmad›¤›n›” belirtti. Bu “bürokratik” görünümlü tespitlerin özü fludur; ülkemizdeki yarg›, hukukun savunucusu, adaletin uygulay›c›s› de¤il, sömürü ve zulüm politikalar›n yürütücüsüdür. O devlete karfl› halk›n hakk›n›, hukukunu korumaz; onun tek ifllevi, halka karfl› devletin bekas›n› sa¤lamakt›r. Bunun içindir ki, iflkenceler, infazlar, kay›plar, kontrgerilla, Susurluk, J‹TEM gibi konularda yarg› yoktur. Savc›lar, hakimler kör, sa¤›r ve dilsizdir. Onlar kara kapl› ceza kitaplar›n› ancak karfl›lar›na vatanseverler, devrimciler getirildi¤inde açarlar.
Barolar’›n somuttan kopuk “Hukuk Devleti” Kampanyas›! ‹stanbul Barosu’nun öncülü¤ünde 35 ilin barosu taraf›ndan “Hukuk Devleti ve Yarg› Reformu’’ adl› bir kampanya bafllatt›ld›. Yarg›tay Baflkan›’n›n yukar›da aktar›lan konuflmas› da bu kampanya kapsam›ndaki bir panelde yap›lm›flt›. Barolar, “yarg› ba¤›ms›zl›¤›, yarg›ç güvencesi, adli kolluk, usül yasalar›n›n düzenlenmesi” gibi taleplerle esas olarak mevcut devletin bir “hukuk devleti” olmad›¤›n› belirterek hukuku savunuyorlar. ‹stekleri hakl›, meflru ve demokratik bir içeri¤e sahiptir. Ne var ki, bugün ülkemizde e¤er hukuk mücadelesi verilecekse, bunu
8 Mart’ta evinin kap›s›nda “kar maskeli” iki kifli taraf›ndan katledilen ve katilleri “faili meçhul” b›rak›lan ‹mam Boztafl Dersim’in Xogex (Alanyaz›) köyünde, yaklafl›k bin kiflinin kat›ld›¤› törenle topra¤a verildi. Cenaze törenine Dersim’deki tüm devrimci, ilerici kesimler kat›l›rken, TAYAD'l› Aileler’de oluflturduklar› kortejde analar›n öfkesini dile getirdiler. Törende, MKP bayra¤›na sar›l› ‹mam Boztafl’›n tabutu önünde sayg› nöbeti tutulurken, “Katil Devlet Hesap Verecek” sloganlar›yla katilinin meçhul de¤il, belli oldu¤u vurguland›. Bu slogan ayn› zamanda Dersim halk›n›n, devlet taraf›ndan yürütülen "örgüt içi çat›flma" haberlerine tepkisini de ortaya koyuyordu. Avukat Hüseyin Aygün, Temel Haklar Baflkan› Murat Kaymaz ve Ba¤›ms›z Belediye Baflkan Aday› Haydar Beltan’›n yapt›klar› konuflmalarla artan kontrgerilla cinayetlerine dikkat çektikleri törende, ‹mam Boztafl'›n aileside cesur davran›fllar›yla kitleye mücadele azmi verdi. akademik istekler düzeyinden ç›karman›n hem koflullar›, hem gere¤i vard›r. ‹flte Abdülkadir Aygan’›n itiraflar›. ‹flte polis komplolar›. ‹flte beraatle ya da zaman afl›m›yla sonuçland›r›lan iflkence, infaz davalar›. Hukuk her gün ayaklar alt›na al›n›yor. Kontrgerilla cinayetleri, kay›plar, faili meçhuller yarg›lans›n diye, iflkenceciler cezaland›r›ls›n talebiyle ortaya ç›kabiliyor musunuz? Süren davalara barolar niye müdahil olmaz? Hukuku yok eden faflist bi devletin icazetinde kalmak esas olursa, orada hukuk mücadelesi verilemez. “Hukuk devleti” olmak, hayat›n içinde bunlar›n mücadelesini vermekten geçecektir.
Say› 103 25 21 Mart 2004
Hukuk, sadece egemen olan s›n›f›n koydu¤u yasalar› ifade etmez, ayn› zamanda “hak” kavram›n›n da ço¤uludur. Halk›n haklar› varsa hukuktan söz edilebilir. Haklar›n bask›yla, yasaklarla yokedildi¤i, oligarflinin kendi yasalar›na uymad›¤› bir ülkeyiz. Ancak buna ra¤men ›srarl› bir flekilde “Hukuk devleti” oldu¤umuz, yasalarla bölüm 1 yönetildi¤imiz söylenip durulur. Bu demagojinin bu kadar s›k kullan›lmas› bile, bir gerçe¤in üzerini örtme çabas›d›r. O gerçek, hukuksuzlu¤un, yasad›fl›l›¤›n sistemin karakteri olmas›d›r. Kara Kuvvetleri Komutanl›¤›’n›n (KKK) haz›rlad›¤› ve Genelkurmay Kimi zaman düzen içinden, hatta hükümetlerden, “hukuk devleti olmad›¤›m›za” iliflkin elefltiriler yap›l›r. Fakat Baflkanl›¤› taraf›ndan da üstlenilen bu elefltiriler özünde, “hukuk devleti oldu¤umuz, ama bir fiflleme genelgesi, bu ülkenin ony›ltak›m eksikliklerin, keyfiliklerin bulundu¤u” üzerine flekillard›r nas›l yönetildi¤inin bir yans›malenir. Çünkü yaz›l› yasalar vard›r, yasalarda “yarg›n›n bas›d›r. Türkiye gerçe¤ini bilenler için, ¤›ms›zl›¤›”ndan söz edilmektedir, öyleyse Türkiye Cumhuherkesin fiflleme listesine dahil edilriyeti bir hukuk devletidir. mesi flafl›rt›c› de¤ildir. Bu, oligarflik
Bu ülke böyle yönetiliyor
Say› 103 26 21 Mart 2004
devletin halka bak›fl›n›n bir tezahürüdür. Halk düflmand›r oligarflik devlet için. Bast›r›lmas›, sindirilmesi, hak arama yollar›n›n yok edilmesi, örgütlenmesinin her yolla engellenmesi gerekendir. Oligarfli, bu ülkeyi ancak böyle yönetebilece¤ini düflünmektedir. Ba¤›ml›l›¤›n alabildi¤ine derinlefltirildi¤i, halk›n açl›¤a ve yoksullu¤a mahkum edildi¤i, bir avuç iflbirlikçi tekelin ve onlar›n çanak yalay›c›lar›n›n sefa sürdü¤ü bir ülkeyi baflka türlü yönetmeleri de mümkün de¤ildir. Suskun, sinmifl, örgütlenmekten, hak aramaktan korkan bir halk yaratman›n, halk›n mücadelesini kanla bast›rman›n yolu olarak gördükleri her yönteme baflvurdular bugüne kadar. Katliamc›lar›na “devlet üstün hizmet madalyas›” takacak kadar, bu yöntemler “devlet politikas›” haline gelmifltir bu ülkede. Oligarfli bu ülkeyi ony›llard›r katliamlar, infazlar, provokasyonlar, fifllemeler, kaybetmeler, iflkencelerle, Susurluk’la yönetiyor. Görünürde parlamentonun, seçimlerin, yaz›l› bir hukukun, yasalar›n olmas› yönetim tarz›n› de¤ifltirmiyor. Bu yaz› dizimizin kapsam›nda, temel politikalar etraf›ndan ülkemizin nas›l yönetildi¤ini ele alaca¤›z. Görülecektir ki, gayri meflru, halka karfl› savaflan, bu savaflta bütün kontrgerilla yöntemlerine baflvuran bir devletle karfl› karfl›yay›z.
Elbette gerçek bu de¤ildir. Oligarflik devlet, b›rak›n halk›n “hak”lar›n› tan›mas›n›, kendisi kendi yasalar›na dahi uymayan, uygulamayan, ülkeyi gayri meflru yöntemlerle, hukuksuzlukla yöneten bir devlettir. “Devletin menfaatleri, Türkiye’nin ç›karlar›” demagojileri arkas›nda her türlü hukuksuzluk meflrulaflt›r›lm›flt›r. Kay›plar, infazlar, katliamlar, iflkenceler yazmaz anayasada, ama yap›l›r. TCK, “iflkencecileri, infazc›lar› koruyun” demez, ama korunur. Yasalarda “iflkence yasaklan›r”, hatta “iflkencenin önlenmesi için” her üç-befl ayda bir genelgeler yayg›nlan›r, ama iflkence devlet politikas› olarak uygulanmaya devam eder... Cumhurbaflkan› düzeyinde devlet yöneticilerinin “Anayasay› bir defa delmekle bir fley olmaz” dedi¤i bir ülkedir Türkiye. Ve bu anlay›fl sadece Özal’›n anlay›fl› ya da “pervas›zl›¤›” de¤ildir. Örne¤in, ony›llarca bu ülkeyi Baflbakan ve Cumhurbaflkan› düzeyinde yöneten Demirel’in, Susurluk’un kay›p silahlar› konusundaki flu sözleri yönetim tarz›n› aç›kça ortaya koymaktad›r: “Devlet halin icab›na göre hareket eder. Her zaman rutini takip etmek mecburiyetinde de¤ildir. Yüksek menfaatler icap ettirdi¤i zaman devlet rutinin d›fl›na ç›kabilir.” “Rutin d›fl›na ç›kmak” yasad›fl›l›kt›r. Ve pratikte ifadesini kay›plarda, katliamlarda, infazlarda, iflkencelerde, mafyac›l›kta, Susurluk’ta, provokasyonlarda, komplolarda bulur. Örne¤in, oligarflik düzenin muhaliflerine bask› gerekçesi yapaca¤› ya da faflist bir yasay› ç›karmaya gerekçe olarak kullanaca¤› bir olay yoksa, gerekirse bunu da kendisi yarat›r. Ve “rutin d›fl›l›k”, bütün hükümetler döneminde de¤iflmeyen kurald›r. Burjuva anlamda dahi demokrasiden söz edilemeyen ülkemizde, hukuksuzluk hukukun, “rutin d›fl› ifller” yasalar›n yerini alm›flt›r. Hukuk, sadece halk›n mücadelesinin bast›r›lmas› söz konusu oldu¤unda gündeme getirilir. DGM’ler, faflist yasalar bunun için devreye sokulur. Oligarflinin kendi hukuku-
nu hiçe saymas›n›n da temel hedefi budur. MGK Genel Sekreterli¤i yönetmeli¤i, KKK fifllemesi, Susurluk, kitle katliamlar›, katliamc›lar›n “elinin so¤utulmamas›”, Genelkurmay baflkanlar›n›n Susurlukçular’›n deflifre olmas›na aç›kça karfl› ç›kmas› ve daha say›labilecek binlerce hukuksuzluk örne¤inin hedefi halk›n mücadelesi ve örgütlenmesidir. Ve bu mekanizma bütün haz›yla ifllemeye devam etmektedir. Tek bafl›na, ülkeyi as›l yönetenin MGK oluflu, halka aç›klanmayan “gizli” ibareli “Milli Güvenlik Siyaset Belgesi”nin bütün yasalar›n üzerinde ülkeyi yöneten gerçek Anayasa olmas› bile, düzenin hukukla, yasalarla yönetilmedi¤ini, seçimlerin, parlamentolar›n üzerinde bir mekanizman›n varl›¤›n› anlat›r. Bu konuda Çiller ve Mesut Y›lmaz aras›nda geçen flu diyalog yasalar›n, Anayasalar’›n, hukukun, partilerin, hükümetlerin ne ifle yaray›p yaramad›¤›na da ›fl›k tutacakt›r. Çiller: Say›n Y›lmaz... ‹ç politika ve d›fl politikan›n MGK ile ne ilgisi var? Burada alaca¤›m baz› mesajlar› MGK’ya götürmek do¤ru de¤ildir. Y›lmaz: MGK’ya bir defa kat›ld›n›z. Orada milli güvenlik stratejileri var. Her fley konuflulur. Önce orada tart›fl›l›r. Milli Güvenlik Belgeleri’nde baz› konular a盤a ç›kmadan meseleleri uygulamaya koyamazs›n›z.” (12 Temmuz 1993’te yap›lan görüflme, Aktaran M. Yetkin Radikal) Peki bugün, MGK yasas› de¤iflikli¤i bu durumu de¤ifltirdi mi? Hay›r. “AB’ye uyum” oyunu gere¤i yap›lan de¤iflikliklerin pratikte hiçbir anlam› yoktur. Yöneten yine MGK’d›r, kararlar yine orada al›n›r. Önceki hükümetlere göre AKP’nin tek parti iktidar›n›n kimi farkl›l›klar› olsa da, temel “devlet politikalar›nda” de¤iflen bir fley yoktur. Ki, as›l belirleyici olanda bu politikalard›r. Buraya kadar en genel hatlar›yla, düzenin hukuk temelinden yoksun, gayri meflru yöntem ve uygulamalarla iflledi¤ini ele ald›k. fiimdi bu hukuksuzlu¤un nas›l tezahür etti¤ine bakal›m.
Halk› Fiflleyerek Yönetiyorlar “Fiflleme”nin mant›¤›, “düflman görme”ye ve düflman gördü¤ü kesimlere karfl› “tedbir alma”ya dayan›r. KKK Genelgesi, fifllemenin ayyuka ç›kt›¤› bir örnek olmufl, “düflman”›n bütün halk oldu¤u çarp›c› bir flekilde tescillenmifltir. Bu devlet ony›llard›r tüm halk› düflman görerek, fiflleyerek yönetiyor. Bu görevi TSK’dan M‹T’e, polise kadar bütün kurumlar› yerine getiriyor. Bu örnekte, ordu olmas› durumun vehametini daha çarp›c› gözler önüne sermektedir. Bunlar, “vatan› korumakla görevli olan” ordu. Üzerinde yaflayan tüm halk› düflman görenler, o vatan› korur mu? Nitekim, korumaktan öte, emperya-
listler ad›na ülkeyi yönetiyorlar. *** Fiflleme iki biçimde gündeme gelmektedir. Birincisi, oligarfli içi çeflitli kesimlerin aras›ndaki çat›flmada birbirlerine karfl› kullan›lan bir silah olarak. ‹ktidar gücü hangi kesimin elindeyse, istihbarat örgütlerine kim hükmediyorsa, o rakiplerini safd›fl› b›rakmak, flantajlar›na malzeme yapmak için bu yönteme baflvurmufltur. ‹kincisi ve as›l olan› ise, halk›n, halk›n öncü güçlerinin, devrimcilerin fifllenmesidir. KKK genelgesini yans›tan bas›n, genelgenin “neredeyse tamam›n›n” muhalif güçleri hedef almas›na ra¤men, sadece üç maddeye dikkat çekmifltir. Burjuva bas›n, “tamam solu, muhalifleri fifllemene bir fley demiyoruz, ama bu AB’ciler, ABD’ciler, zengin çocuklar›... ne demek oluyor” diye Genelkurmay’a yüklenmifltir. Biri tüm muhalifleri fiflliyor, ötekisi “demokratl›k” ad›na bunu “rutin ifllerden” görüp elefltirmiyor; Sistemin ordusu, sistemin medyas›n›n halka, sola bak›fl› aras›nda özde fark yoktur. ‹lericilerin, devrimcilerin fifllenmesi oligarflinin “güvenlik kurumlar›n›n” hiçbir yasaya dayanmadan, hiçbir mahkemeden izin almadan yapt›klar› ifllerin bafl›nda gelir. Üstelik fifllemekle kalmay›p takiplere, tacizlere, komplolu tutuklamalara, iflkencelere, infazlara, katliamlara maruz kalan halk güçleri, devrimcilerdir. Onlar›n fifllenmesi ola¤and›r. Bu nedenle kimse M‹T’e, TSK’ya, Polise, “yasad›fl› bir uygulama oldu¤u” elefltirisi yapma gere¤i dahi duymamaktad›r. Halbuki, demokratl›¤›n ölçüsü, muhalif olan›n ma¤duriyetinin karfl›s›nda olmakt›r. Ve sol, her dönem fifllemelerin hedefidir. 12 Mart’›n kitlesel fifllemeleri ve bunlara dayanarak gerçeklefltirilen tevkifatlar›n üzerinden on y›l geçtikten sonra, 12 Eylül dönemi en kitlesel fifllemelerin yafland›¤› süreç olmufltur. Cunta döneminde; 1 milyon 683 bin kifli resmi olarak fifllendi. Sendikalar›n, partilerin, kitle örgütlerinin kapat›ld›¤› dönemde gözalt›na al›nanlar›n say›s› ise 650 bini buldu. Bunlar›n tümü iflkencelerden geçirildi. Fifllemeler, gözalt›lar, tutuklamalar sonucunda 230 bin kifliye dava aç›ld›, 517 idam cezas› verildi, 49 kifli as›ld›, 600 kifli katledildi. Hapishaneler de iflkencehaneye dönüfltürüldü. Onlarca tutsak katledildi. Hak aramak için meydanlara ç›kan, bir biçimde demokratik kitle örgütlerinde bir araya gelen insanlar›n gözalt›na al›nmas›, bir flekilde “polisle tan›flmas›” s›radan bir olayd›r ülkemizde. Fiflleme, bu gözalt› uygulamalar›n›n rutin bir parças›d›r. Politik olmayan bir gözalt› olay›nda dahi uygulan›r. Parmak izleri al›n›r, resimler çekilir, fifller,
Say› 103 27 21 Mart 2004
kay›tlar tutulur. Resmi rakamlarda dahi her y›l binlerce insan›n gözalt›na al›nd›¤›, bir ülkede bu uygulaman›n nas›l bir fiflleme külliyat› oluflturdu¤u tahmin edilebilir. Örne¤in ‹çiflleri Bakanl›¤›’n›n aç›klamas›na göre, sadece “1995-2001 aras›nda ülke genelinde 1 milyon 740 bin 70 kifli gözalt›na al›nd›...” Sadece alt› y›lda 2 M‹LYON insan›n fifllenmesi, iflkenceden geçirilmesi demektir bu. Kendi halk›ndan duyulan korkunun bundan daha büyük bir ifadesi olabilir mi? Fifllemede kullan›lacak araç ve kurumlarda hiçbir s›n›r yoktur. Örne¤in, oligarfli, nüfus kütüklerinin sistematiklefltirilmesi, teknolojinin bu alanda da kullan›lmas› diye aç›klad›¤› Mernis Projesi’ni de fiflleme arac› olarak kullanmaktad›r.
Say› 103 28 21 Mart 2004
Yine fiflleme hukuksuzlu¤unda devletin bütün kurumlar›, istihbarat örgütlerine hizmet etmekle görevlidir. Muhtarl›klardan, karayollar› bölge müdürlüklerine, ortaö¤retim kurumlar›ndan üniversitelere, kaymakaml›klardan belediye baflkanl›klar›na kadar bütün kurumlar bu mekanizmaya dahil edilir, kullan›l›r. Bunun için, o kurumun resmi görevleri aras›nda, “devletin güvenlik güçlerinin fiflleme, istihbarat çal›flmalar›na yard›mc› olmas›” gibi bir görevin olmas› da gerekmiyor. Bu tarz öylesine rutin hale gelmifltir ki, hiçbir kurum M‹T’in, polisin, J‹TEM’in bu tür isteklerine “hay›r” cevab› veremez. Fifllemenin, istihbarat›n hangi yasaya dayand›r›ld›¤›n› dahi sormadan hizmet ederler. Ö¤retim kurumlar› bu konuda çarp›c› bir örnektir. Üniversitelerden liselere kadar polislerin, M‹T mensuplar›n›n müdür odalar›nda sorgular yapt›¤›n›n, okul yetkililerinden ö¤rencilerin siyasi e¤ilimleri, arkadafl gruplar› hakk›nda bilgiler toplad›klar›n›n binlerce örne¤i yer alm›flt›r. Bunlar›n hiçbiri mevcut yasalarda yazmaz, ama uygulanmas›na ne mahkemelerin, ne de burjuva partilerin hiçbir itiraz› olmaz. Halk›n en demokratik temelde, hak ve özgürlükleri için, ekonomik talepleri için bir araya gelmesi, devlet taraf›ndan fifllenmesi için bir gerekçedir. Hatta, örne¤in bir gecekondu mahallesinde bir grup insan›n bir araya gelip dayan›flma içinde mahallenin bir sorunuyla u¤raflmas› bile tehlikedir oligarflik devlet için. Çünkü, dayan›flman›n erdemini, kendi gücünü gören halk tehlikedir bu zihniyete göre. Naziler’in Yahudiler’in kollar›na Yahudi olduklar›n› belirtecek bantlar takmalar› ile oligarflinin fiflleme mant›¤› özünde ayn›d›r. Bir yanda halklar, öte yanda egemen s›n›f›n devleti. Ve bu devlet “di¤erlerini” düflman görmekte, zaman› geldi¤inde çeflitli biçimlerde cezaland›r›lmaktad›r. - sürecek -
Genelkurmay Amerikanc›lar ve Avrupac›lardan Özür Diledi. Muhalifleri Fifllemeye Devam Genelkurmay fiflleme genelgesiyle ilgili aç›klamalar yapt›. Yap›lan yaz›l› aç›klama, genelgeye iliflkin söylediklerimizin kan›t› gibidir. As›l fifllenen, düflman görülenin muhalifler oldu¤u ve bunlar›n yasad›fl› flekilde fifllenmeye devam edilece¤i söylenmektedir. Genelkurmay’›n özetle söyledi¤i flunlar: “Fiflleme diye bir fley yoktur. Kimse fifllenmemifl, bu konuda hiçbir birime emir verilmemifltir. Halk›m›z huzur içinde olmal›d›r. Konu, TSK’n›n de¤il, il mülki amirlikleri ile illerdeki garnizonlar›n sorumlulu¤undand›r. Esasen maddelerin neredeyse tamam› y›k›c›, bölücü ve irticai faaliyetlerle ilgilidir. Sadece üç maddesinde yer alan ve bas›nda yans›t›lan bölümde amac›n› aflm›fl isteklerse, bu konudaki e¤itimde zaafiyeti olan karargah subaylar›n›n kusurudur. Düzeltilmesi için gere¤i yap›lm›fl, yap›lmaktad›r.” ABD’ci, Avrupac› ve Zenginlerden Özür “Maksad› aflan” ve “e¤itimsiz personele” yüklenen bölümde fifllenmesi istenenler esas olarak ABD’ci ve AB’ciler ile zengin çocuklar›n›n gruplar›d›r. Genelkurmay’›n düzeltmesi de bunlara yöneliktir. Yani, siz merak etmeyin, biz as›l olarak y›llard›r “y›k›c›, bölücü, irticai” ad›n› verdi¤imiz halk›n mücadelesine karfl› savafl›yoruz, onlar› fiflliyoruz, deniliyor. Onlar›n fifllenmesinde yasalar›n yok say›lmas›n›n zaten önemi de yoktur. Muhaliflere karfl› Susurluk’u örgütleyenler, Susurlukçu generallerini koruyanlar, elbette bu konuda da yasad›fl› yollara baflvuracakt›r. “E¤itimsiz” De¤il, Çok ‹yi E¤itilmifl Personel Genelkurmay demagoji yap›yor. Genelgeyi haz›rlayan personel, tam tersine çok iyi e¤itilmifltir. TSK tüm personelini ony›llard›r halka düflman, katliamc›, kafatasç›, ahlak düflkünü, terörizm demagojisiyle e¤itmektedir. Ve bu “personel”, kulak kesip kolleksiyon yapan, kafa koparan, köylüyü dipçikleyen “personeldir.” General düzeyinde olanlar ise, muhaliflerinin “makad›na süngü tak›p gezdirmekte”, siyanürle binlerce insan› yok etmeyi düflünmekte, ayk›r› her sesin üzerine tanklar›n› yürütmekte, cuntalar tertiplemekte, Susurluk’ta mafyac›larla ve faflistlerle kolkola halka karfl› savaflmaktad›r... Personele bak›n! Aç›klaman›n sonundaki “Halk›n huzuru için binlerce can, kol, bacak, göz vermifl, flehitler yuvas› TSK” hamaseti ise kendi katilli¤ini gizlemek içindir. O “gazileri”, o “flehitleri” bafl›n›za çuval geçirenlere karfl› savafl›rken mi verdiniz?
Madrid Katliam›
Dökülen kan›n bafl sorumlusu Amerikan emperyalizmidir Madrid’de patlayan bombalar›n hedefinde sadece halk vard›. Bu nedenle aç›k bir katliamd›. Geçen haftaki say›m›zda belirtti¤imiz gibi, “Hiçbir anti-emperyalist, hiçbir ilerici grup, hatta hiçbir politik grup, do¤rudan halka sald›ran bir eylem yapamaz. Bu tür eylemler ancak egemenlerin, faflistlerin ve emperyalistlerin yöntemi olabilir.” Ancak, “K‹M yaparsa yaps›n”, “NEDEN‹ ne olursa olsun”... türü yaklafl›mlar, apolitiktir, gerçe¤in bir yan›n›n üzerini örtmeye hizmet etmekte, salt bir “terör” demagojisiyle paralellik kurmaktad›r. Bu katliam›, “teröristtir, nereye, neden sald›raca¤› belli olmaz” diye aç›klayanlar, Amerika’n›n istedi¤i gibi düflünenlerdir. Sald›r› sonras› ‹spanya’da yaflananlar, esas olarak bu çerçevede geliflmemifltir. Birincisi, Aznar’›n hiçbir somutlu¤u yokken ETA’y› suçlamas›, kendi suçunun üzerini örtme gayretinin yans›mas›yd›. Yani Aznar da, dökülen kan›n bafl sorumlusunu çok iyi biliyordu. O sorumlu Amerika’dan baflkas› de¤ildi. Aznar, ABD ile Irak iflga-
ETA (Bask Anavatan ve Özgürlük):
ba¤›ms›zl›k ve sosyalizm mücadelemiz sürecek ETA: Madrid'deki sald›r›larla hiçbir ilgimiz yoktur. Sald›r›lar Aznar'›n d›fl politikas›n›n bir sonucudur. Bush'u, Irak iflgalini desteklemek karfl›l›¤›nda, ‘Bask Ülkesi meselesini’ kesin bir flekilde bitirece¤ini umuyordu. Amerikal›lar’›n hizmetinden, tavsiyelerinden ve kaynaklar›ndan istifade etmek için, Bush'un uluslararas› cani politikas›n›n bafl iflbirlikçilerinden biri oldu. Aznar'›n bu d›fl politikas› sert bir 'bumerang' etkisi yaratt›. Bu sald›r›lar, do¤rudan Aznar hükümetinin Bush'un d›fl politikas›n› desteklemesinin sonucudur. Polis bafl›ndan beri ETA'n›n bu sald›r›lar›n faili olmad›¤›n›n bilincindeydi. Bask Ülkesi meselesi, ‹spanya'n›n bir iç sorunu de¤ildir, mev-
lindeki iflbirli¤inin suçlulu¤u içinde ETA’ya sald›r›yordu. Bir yandan da yeniden seçimi kazanma hesab› yap›yordu. ‹kincisi, ‹spanyol halk› da bafl sorumluyu görmüfltür. Sadece seçimlerde göstermemifltir bunu. Yap›lan gösterilerde, Aznar hükümetinin istedi¤i gibi, “Kahrolsun ETA” sloganlar›n› de¤il, iflgal ve savafl karfl›t› sloganlar› hayk›rm›flt›r. Seçim gününe kadar yap›lan çeflitli gösterilerde de “Yalanc› Aznar” sloganlar›n› hayk›rm›flt›r. Aznar’›n partisi, Halkç› Parti’nin Madrid’deki genel merkezi önünde yap›lan ve binlerce insan›n kat›ld›¤› bu gösterilerden birinde tafl›nan pankartta aynen flunlar yaz›yordu: “Aznar, senin suçunu hepimiz ödüyoruz”, “Seçimleri kazanmak için yalan söylüyorsunuz”. Aznar’›n Halk Partisi’nin yenilgisi, Amerikan iflgalcili¤inin, iflgal ortakl›¤›n›n “sand›kta” da olsa yenilgisidir. ‹spanyol halk› Amerikan iflbirlikçilerini cezaland›rm›flt›r bu seçimde. Aznar’›n ›srarla ETA’y› suçlamas› da bu yüzdendi. Çünkü eylemin El Kaide taraf›ndan yap›ld›¤›n›n kabul edilmesi, bir anlamda “ben ABD ile iflgal ortakl›¤› yapt›m, bu sald›r› da bunun bedelidir” demekti. Ancak Aznar hükümeti tüm yalan, sansür mekanizmalar›n› çal›flt›rmas›na, ulusal devrimci hareket ETA’ya düflmanl›¤›n› kusmas›-
cut durum, ‹spanya devletiyle "özgür kat›l›ml› bir antlaflmadan" kaynaklanm›yor. Tersine, meselenin temelinde kendi kaderini tayin hakk› yatt›¤› için, çat›flma 'uluslararas› bir boyuta' sahiptir. '‹spanya ve Fransa'n›n yan› s›ra Avrupa ve uluslararas› toplulu¤unun tümünü de do¤rudan ilgilendirmektedir. fiimdiye kadar oldu¤u gibi mücadele edece¤iz, ayn› zamanda bir çözüm bulmak için de haz›r›z. Sekiz y›ll›k süreçte hükümet, faflist kiniyle ald›¤› önlemlere ve kaynaklara ra¤men ba¤›ms›zl›k ve sosyalizm mücadelesini bitiremedi, gelecekte de bitiremeyecek. Aznar'›n, Bask Ülkesini bask› alt›nda tutma politikas› bofla ç›kt› ve ‹spanya’dan gelen tüm politikalar bofla ç›kacak. *** BATASUNA: Bask sosyalist siyasi örgütü Batasuna, Madrid ma¤durlar›, aileleri ve iflçilerine dayan›flmam›z› sunar, ac›lar›n› paylafl›r. ‹fllerine giden sivillere ve iflçilere
hiçbir fark gözetmeksizin yap›lan bu sald›r›lara, Bask sol hareketi kesin olarak nefretle bakar, aç›k bir flekilde k›nar. ‹spanya hükümetinin, Bask Halk›n›n meflru özgürlük mücadelesini Madrid'deki olaylar›yla kar›flt›rarak, seçimler için siyasi amaçl› f›rsat olarak kullanmas›n› k›n›yoruz. *** ‹spanya Halklar›n Komünist Partisi PCPE: ‹fllerine giden emekçiler ve ö¤rencilere yönelik sald›r›lar› k›n›yoruz. Bu ac› dolu olaydan yararlanmay› amaçlayan her türlü siyasi manevray› k›n›yoruz. Bugün emperyalist ve neo-liberal güçler, terörle mücadeleyi kendi egemenliklerini meflrulaflt›racak, demokrasiyi ve özgürlükleri k›s›tlayacak bir strateji olarak, sermaye birikim sürecini pekifltirmek ve iflçi s›n›f›n› sömürmek için sindirmeye dayal› siyasi çizgi olarak kullanmaktad›rlar...
Say› 103 29 21 Mart 2004
na ra¤men, halk as›l suçluyu gördü. ‹spanya’n›n yeni hükümetini kuracak olan Sosyalist Parti’nin ilk aç›klamas›n›n “Irak’tan ‹spanyol askerlerinin çekilece¤i” olmas›, halk›n seçim sonuçlar›yla anlatt›¤› iste¤inin do¤rudan ifade edilmesidir. ‹ster Irak’ta, ister ‹stanbul’da, isterse ‹spanya’da dökülen her damla kan›n sorumlusu Amerikan emperyalizmi ve iflbirlikçileridir. Amerikan iflbirlikçili¤i, her yerde ölüm getiriyor. ‹stanbul’da Sinagoglar’da ölüm getirdi, Madrid’de tren istasyonlar›nda. Sald›r›larda halk›n zarar görmesi ya da do¤rudan hedef al›nm›fl olmas›, bu ç›plak gerçe¤in gözard› edilmesini gerektirmez.
Aznar, ETA’y› Neden Katliamc› Göstermek ‹stedi, ETA Ne ‹çin Savafl›yor? Önce Batasuna Partisi yetkilisi eylemin ETA ile ilgisi olmad›¤›n› aç›k-
“ETA yapt›” yalan› ve politikada burjuva çirkefli¤i Say› 103 30 21 Mart 2004
‹spanya halk›n›n iktidardan düflürerek cezaland›rd›¤› Amerikan iflgalinin orta¤› faflist Aznar, elinde hiçbir belge, kan›t olmaks›z›n, sald›r›y› ETA’n›n yapt›¤›na iliflkin seçimin son saatlerine kadar ›srar etti. Bu ›srar›n çeflitli nedenleri var, ancak burada bir politika tarz›na dikkat çekmek istiyoruz. Egemen s›n›flar politik, ekonomik ç›karlar› için her türlü yalan› söyler, her türlü çirkefli¤e, iftiraya, anti-propagandaya baflvururlar. Devrimci güçleri karalama kampanyalar›nda hiçbir kural, yasa tan›mazlar, gerçe¤i tersyüz ederler. Aznar hükümetinin “elimizde kan›t var” yalan›na dahi baflvurarak yapt›¤› aç›klamalar›n baflka bir anlam› yoktur. Hatta, Aznar hükümeti, sald›r›n›n ETA’ya y›k›lmas› için bütün ülkelerdeki ‹spanyol elçiliklerinin bu yönde beyanatlarda bulunmalar› talimat› vermifltir. Resmen yalan, iftira. Fakat bunun önemi yoktur burjuva politikac›lar› için. Aznar, her türlü çirkefli¤in, yalan›n, iftiran›n mubah görüldü¤ü burjuva politikac›l›¤›n›n
lad›. El Kaide de hem bildiri hem de bir kasetle sald›r›lar› üstlendi. Aznar’›n ETA’y› hedef göstermesinin, yukar›da sayd›¤›m›z gerekçelerinin d›fl›nda, ETA düflmanl›¤› belirleyicidir. Bu f›rsatta ETA’y› yok etmek istemifltir. (Bir siyasi hareket için, hele sol bir hareket için, böyle bir eylemde burjuvazinin operasyonlar›na bile gerek yoktur, eylemin kendisi siyasi intihard›r zaten.) Peki ‹spanyol burjuvazisi neden düflmand›r ETA’ya? ETA (Euskadi Ta Azkatasuna-Bask Anavatan ve Özgürlük), uzun süredir ‹spanya’n›n kuzeyindeki Bask Ülkesi’nin tam ba¤›ms›zl›¤› için mücadele ediyor. ‹spanya, sömürgesini kaybetmemek için say›s›z infaz, iflkence, tutuklama operasyonlar›n›n yan› s›ra, bask› yasalar›na dayanmaktad›r. Legal Batasuna Partisi’nin, AB’nin onay› ile kapat›lmas›, Bask halk›n›n gazetelerinin kapat›l›p ya-
tipik bir örne¤idir. Bushlar, Blairler nezdinde de¤iflik biçimlerde yaflanmaktad›r. ETA’ya yap›lan›, Türkiyeli devrimciler ony›llard›r yafl›yor. Oligarfli ayn› yöntemi sola, devrimcilere karfl› izliyor. En genel amac›yla, devrimcileri karalamak, flaibe alt›nda b›rakmak, halk›n gözünden düflürmek için; kimi zaman da çeflitli özel amaçlarla kontrgerillan›n, faflistlerin gerçeklefltirdi¤i sald›r›lar birçok kez devrimcilere mal edilmeye çal›fl›lm›flt›r. 6-7 Eylül olaylar› öncesi provokasyon bombalamalar›, (ki bu sald›r›lar› devletin gerçeklefltirdi¤ini Org. Sabri Yirmibeflo¤lu, y›llar sonra “mükemmel operasyondu” diyerek itiraf etmifltir.), 12 Mart 1971’de Kültür Saray›’n›n yak›l›p Marmara vapurunun bat›r›lmas›, S›vas’ta, Çorum’da, Kayseri’de sola sald›rmak için provokasyon amaçl› patlat›lan bombalar›n sola mal edilerek anti-propaganda yap›lmas›, Sedat Simavi’nin mezar›n›n kontrgerilla taraf›ndan bombalan›p “Devrimci Sol”a mal edilmek istenmesi ve daha sayamayaca¤›m›z yüzlerce irili ufakl› örnek vard›r. Yalan propaganda, kontra yöntemler her yerdedir. A¤ababa-
lar›, e¤itmenleri A m e r i ka’d›r, “Komünizme karfl› savafl” amac›yla tüm NATO ülkelerinde kurulan kontgerilla örgütlenmeleri bu yöntemlerin karargah›d›r. Burjuvazinin ahlak›, kural›, halka karfl› sorumlulu¤u yoktur. En iyi bildikleri yaland›r. Ancak tutmuyor, solu kirletmeyi baflaram›yorlar. Ne ‹spanya’da ne baflka bir yerde ne de Türkiye’de. Bunu sa¤layan devrimci adalet anlay›fl›m›zd›r. Halk›n belle¤inde yer etmifltir adaletimiz. Bu adaletin temelinde, halka zarar vermeme, dostu düflman› ay›rma vard›r. Kurmak için mücadelesini verdi¤imiz iktidar›m›z›n adalet anlay›fl› vard›r. Aznarlar’›n temsil etti¤i politika tarz›yla taban tabana z›t bir politika anlay›fl›m›z, adaletimiz vard›r. Aznarlar gücünü tekellerden, kontra örgütlenmelerinden, medyalar›ndan, ordular›ndan al›r, biz halktan. Ve halk›n burjuva çirkefli¤inden güçlü oldu¤u tart›flmas›zd›r.
saklanmas›, kurduklar› yeni partilerin de seçimlere girmelerinin engellenmesi, “ETA’y› yok etme” ad›na yap›lan bask›lar, son süreçte yaflananlard›r. Düflmanl›¤›n nedeni, Bask Ülkesi’nin ba¤›ms›zl›¤›n› savunuyor olmalar›, ba¤›ms›z ve sosyalist Bask için mücadele etmeleridir.
Avrupa Emperyalizmi ‹spanyol Halk›n›n Kan›n› Kullanarak Yeni Bask› Yasalar›na, Yasaklara Haz›rlan›yor. Fransa Schengen (Avrupa ülkeleri aras›ndaki serbest dolafl›m) anlaflmas›n› ask›ya ald›. ‹ngiltere trenlere silahl› polisler koydu. Almanya, Avrupa ülkelerinin içiflleri bakanlar›n› “yeni önlemleri görüflmek üzere” toplant›ya ça¤›rd›. Bunlar ilk günden yaflananlar. Bu toplant›dan ne ç›kaca¤›n› da görece¤iz. Avrupa emperyalistleri, 11 Eylül sald›r›s›n›n
‹slamc›lar; niye ç›rp›n›yorsunuz? Bu eylem anlay›fl› sizin Do¤rudan halk› hedef alan katliam sald›r›s›n›, El Kaide’nin de¤il de, sosyalist ETA’n›n yapt›¤›n› ispatlamak için Aznar’dan sonra en büyük çabay› ‹slamc›lar gösterdi. Hatta; Aznar, ‹spanya halk›ndan, “yalanlar›na inanm›yoruz” cevab› ald›ktan sonra da, ‹slamc›lar›n bu çabas› sürdü. Vakit, Zaman, Yeni fiafak gazeteleri s›k›nt› içinde “ille de ETA yapm›flt›r” ya da “objektiflik” havas›nda “ETA’ da yapabilir” diyerek, böyle bir katliam› “Müslümanlar›n yapamayaca¤›”n› ispatlamaya çal›flt›lar. 13 Mart tarihli Vakit, öteki bas›n› elefltirme havas›nda, “bizim kartel medyas› El Kaide’de ›srarc›” derken, ‹slamc› bas›n›n neden “ETA’da ›srarc›” oldu¤una bir türlü gelemiyordu. Ayn› gün birinci sayfadan haberi de “bütün izler ETA’ya gidiyor” bafll›¤›yla veriyordu. Fethullah’›n Zaman Gazetesi, kendi kafas›ndakini ‹spanya hükümetinin a¤z›ndan ETA’da ›srar ediyordu. Üstelik ETA’n›n “kabar›k sicilini” de bir güzel ç›karm›flt›
ard›ndan bask› yasalar›ndan, hak ve özgürlüklerin gaspedilmesinde Amerika ile yar›flm›fllard›. fiimdi, Avrupa halklar›n›n hak ve özgürlüklerini k›s›tlamak için yeni bir f›rsat elde ettiklerini düflünmektedirler. Halk›n hak ve özgürlüklerinin k›s›tlanmas›ndan sadece emperyalist tekellerin ç›kar› vard›r. Hükümetler, onlar›n isteklerini yerine getirmek için vard›rlar. Onlar katledilen ‹spanya halk› için de üzülmezler. Çünkü tekellerin insan de¤eri olmad›¤› binlerce kez kan›tlanm›fl bir gerçektir. Hiçbir “terör” demagojisi, hak ve özgürlüklerin k›s›tlanmas›na, yok edilmesine, polis devleti uygulamalar›n›n gündemlefltirilmesine gerekçe olamaz. Bunu gerekçe yapmak, katledilen ‹spanyol halk›n›n kan›n› tekellerin ç›karlar› için kullanmakt›r. Avrupa flimdi bunun haz›rl›¤›nda.
Zaman. Yeni fiafak’›n köfle yazarlar› da ayn› s›k›nt› içindeydiler. Evet s›k›nt› büyüktü. ‹slamc›lar›n adalet anlay›fl› bir kez daha gözler önüne seriliyordu bu eylemle. Ortada ne askeri, ne politik bir hedef yoktu, do¤rudan halk katledilmiflti. ‹slamc›lar “bunlar› Müslümanlar yapm›fl olamaz” nakarat›ndan ç›k›p, bu eylem anlay›fl›n›n ‹slamc› camiada neden ve nas›l zemin buldu¤unu sorgulamalad›kça s›k›nt› devam edecektir. Bu adalet anlay›fl›, eylem tarz› sadece El Kaide’ye özgü, sadece flu son birkaç y›l›n ürünü de¤ildir. Ve sadece Amerika’ya, iflgalcilere karfl› savaflta da gündeme gelmemifltir. Marafllar’›, Kanl› Pazarlar’› yapt›ran, S›vas’ta ayd›nlar› yakan ve bu vahfleti hala savunan anlay›fl sizin kültürünüzdür. Bu kültür ‹ran ‹slam Devleti’nin Evin hapishanesi katliam›ndad›r. Bu kültür Taliban’›n vahfletindedir. Bu kültürün Cezayir’deki ad› F‹S ve GIA’d›r. Endonezya’da “Yarasa”lar ve “Kopussus”lar olarak ortaya ç›km›flt›r. Türkiye’de Hizbullah’›n mezar evlerinde gördü herkes bu kültürü. Ve tüm dünyada ortak özellikleri, “komünizme karfl›” emperyalizm taraf›ndan kullan›lm›fl ol-
malar›d›r. “Zaman” imzal›, “lanetliyoruz” yaz›s› yazd›ran Fethullah, El Kaide vb. radikal gruplardan fark›n› koyuyor güya. Ancak de¤iflik zaman ve süreçte ayn› tür vahfletleri yaratacak kafaya sahip oldu¤unu da herkes biliyor. Çünkü adaleti, vicdan› yoktur bu kafan›n. Fethullah’›n kendi sözleri bir yana, Zaman Gazetesi’nin ölüm orucu gazilerine, yani sakat b›rak›lm›fl, aciz durumda olan insanlara yönelik kampanyas› bile nas›l bir adalet, vicdan anlay›fl›na sahip olduklar›n› göstermeye yeterlidir. Sakatlar› bile tutuklatan vahflet beyinlerine yerleflmifltir. Bu kültürle, bu adalet anlay›fl›yla hesaplaflmak durumundad›rlar. Emperyalizmin ve oligarflinin dayatt›¤›, düzen içilefltirme hesaplaflmas› de¤ildir bizim sözünü etti¤imiz. Bunun sonucu da faflizmin adaletini uygulayarak zulmeden AKP’dir. Emperyalizme karfl› savafltan söz ediyorlarsa, halka zarar vermemeli, devrimcilerin adalet anlay›fl›ndan ö¤renmeli, onlar› örnek almal›d›rlar.
Say› 103 31 21 Mart 2004
Korku ve Katliamc›l›k
efendisinin söylediklerini yapmak zorunda. Irak halk› ise zaten direnifl saflar›nda kendi yasalar›n›, kendi kurmayl›klar›n› yaratmaya devam ediyor.
‹flgal güçleri, Ba¤dat’a ad›m att›klar› ilk günün ard›ndan, ruhsal yap›lar›n› bozan o büyük korkuyu yaflamaya bafllad›lar. Yabanc› topraklarda, baflka halklara zulmederek var olman›n, iflgalcili¤in biny›llard›r “kaderiydi” bu korku.
Ordu, bir ülkenin en önemli kurumudur. Genelkurmay baflkanl›¤›n› iflgalcilerin yürütecek olmas›, Irakl›lar’a yönetimin nas›l devredilece¤ini de dolays›z flekilde anlatmaktad›r.
‹flgalciler korkular›n› bast›rmak için say›s›z katliam düzenledi. En küçük bir ses duyduklar› her yeri yak›p y›kt›lar, bombalad›lar. Her birinde silahs›z, çocuk, genç, yafll›, kad›n, erkek binlerce insan› katlettiler. Muhasebesi dahi tutulmayan bu katliamlar›n sonuncusu geçti¤imiz hafta yafland›. Ortado¤u halklar›n›n gelene¤i oldu¤u üzere, dü¤ünde havaya silah s›kan Irakl›lar’›n üzerine bombalar ya¤d›r›ld›. Biri çocuk, 6 Irakl›’n›n bedenleri parça praça edildi bombalarla. Korkular›n› bast›r›rken, halka gözda¤› vermek isteyen iflgalciler; “bize atefl aç›ld› zannettik” dediler. Bu kadar... Irak halk›n›n katledilmesinin bir karfl›l›¤› yok. Ne savafl hukuku, ne “uluslararas› hukuk” dedikleri ortada yok. Say› 103 32 21 Mart 2004
Korku katliamc›l›klar›n› büyütürken, her katliam yeni direniflçilerin do¤mas›na yol aç›yor ve iflgalcilerin korkular›n› büyütüyor. ‹flgal güçleri kendileri için k›s›r döngü olan bu açmazdan kurtulamazlar. “Yönetimin Irakl›lar’a devri” oyunu, “Anayasa” soytar›l›¤›, halklar› birbirine düflürerek iflgali daha fazla sürdürebilme çabalar› da halklar›n gözünde giderek daha fazla deflifre olacak ve geri teperek kendini vuracakt›r.
Yönetim Irakl›lar’a devredilecek ama... Irak ordusuna ABD'li Genelkurmay Baflkan› Amerikan iflbirlikçisi Geçici Yönetim Konseyi’nin bütün üyeleri, iflbirlikçi iktidar koltu¤unda daha fazla söz sahibi olabilmek için çeflitli hamleler yap›yor. Barzani ve Talabani’den, fiii liderlere kadar tümü “yönetimin Irakl›lar’a bir an önce devredilmesini” söylüyorlar. ABD’ de devredece¤ini aç›kl›yor zaten. Peki nas›l devredecek? Amerikanc› bir yönetimi iflbafl›na getirdi¤i koflulda. Ama, mevcut dengeler flu an için böyle bir yönetim oluflturmalar›n› engelliyor. ‹flgalcilerin Irak’a demokrasi, özgürlük getirdi¤ini düflünen ahmaklar› bir yana atarsan›z, böyle bir durumda do¤al olan Amerika’n›n yeni devlet yönetiminin temel noktalar›n› elinde tutmas›d›r. Yeni kurulacak Irak ordusuna ABD’li Genelkurmay Baflkan› da bu tedbirlerin parças›. Bas›nda yer alan habere göre, bu konuda Amerika ve ‹ngiltere anlaflm›fl. Irakl›lar’a zaten sormaya gerek yok. ‹flbirlikçisi
Irak halk›n›n iradesini tanklarla, bombalarla ezen iflgalciler, o iradeyi hiçe saymaya devam ediyorlar.
Sünni-fiii Çat›flmas› Tutmad› Kerbela’da fiiilere yönelik katliam›n ard›ndan emperyalistler gözlerini dikmifl fiii-Sünni halk›n çat›flmas›n› dört gözle bekliyordu. Böyle bir çat›flman›n bugün için iflgalcilerin ç›kar›na olaca¤› aç›kt›r.
Direnen Halk Kazanacak ‹flgalciler Yenilecek ‹flgalin 1. y›l› dolarken, iflgalcilere ve iflbirlikçilere yönelik sald›r›lar, direnifli büyütüyor.
✍ ‹flbirlikçilere yönelik sald›r›lar: Ba¤dat’ta iflgalcilere tercümanl›k yapan bir, Basra’da ise ‹ngilizler’e tercümanl›k yapan iki iflbirlikçi Irakl› direniflçiler taraf›ndan cezaland›r›ld›. 16 Mart günü ise Musul’da yine ABD’ye çal›flan bir tercüman cezaland›r›ld›. 13 Mart gecesi Ba¤dat’ta bir iflbirlikçi ma¤azas›na konulan bombayla cezaland›r›ld›.
✍ ‹flgalcilere yönelik sald›r›lar: 10 Mart günü Bakuba’da düzenlenen bombal› sald›r›da 1 ABD askeri öldü, ikisi yaraland›. Habbaniye yak›nlar›nda 12 Mart günü ABD konvoyuna düzenlenen sald›r›da iki Amerikan askeri öldürüldü, biri yaraland›. 13 Mart gecesi Ba¤dat’ta devriye gezen iflgal güçlerine vatanlar›n›n sokaklar›n› yasaklayan direniflçiler bombal› sald›r› düzenledi. Sald›r›da 3 iflgalci öldü, biri yaraland›. 14 Mart günü Tikrit kentindeki sald›r›da 2 iflgal güçleri askeri öldü, 4 asker yaraland›. 16 Mart günü, Musul’da 4 “sivil” Amerikal› cezaland›r›l›rken, 3’ü yaraland›. Yap›lan aç›klamada “4 Amerikal›’n›n yard›m da¤›tan STK’lara çal›flt›¤›” belirtildi. Musul halk› ise, bu STK’lar›n Amerikan ajan› olarak faaliyet gösterdi¤ini dile getirdiler. 16 Mart günü, Tikrit’te düzenlenen sald›r›da 2 yanki öldürüldü. 16 Mart günü Kerbela’da, Irak ya¤mas›ndan pay almak isteyen Alman tekellerine çal›flan iki Alman mühendis ve iki de iflbirlikçi öldürüldü.
Ancak, katliam›n hemen ard›ndan, Sünniler’in yaflad›¤› kentlerde Kerbela’ya kan ba¤›fl› kampanyalar› bafllat›lmas›, katliam›n lanetlenmesi ve Sünni, fiii dini otoritelerin mesajlar› bu beklentiyi bofla ç›kard›. Bunun son örne¤i de; Sünni ve fiii Müslümanlar›n birlikte cuma namaz› k›lmas› oldu. S›kça rastlanmayan böyle bir durum, tüm Irak halklar›na yönelik bir birlik mesaj›yd›. Birli¤in, iflgale karfl› direnifl cephesinde sa¤lanmas› ise as›l önemli oland›r. Irak halklar›n›n bu bilinci ve iradesi vard›r. Çeflitli dini ve siyasi önderliklerin farkl› hesaplar› flimdilik böyle bir birli¤in önünü t›kamaktad›r. Ancak direniflin geliflimi ve iflgalcilerin “yönetimi Irakl›lar’a devri” oyunlar›n›n tümüyle deflifre olmas›, bu durumun de¤iflmesini h›zland›racakt›r.
✔ AKP’nin ABD’ye hizmetleri sürüyor ‹ncirlik’in askeri seviyesi yükseltildi;
Topraklar›m›z›n ba¤r›na saplanan büyük ihanet hançeri ‹ncirlik Üssü’nün askeri seviyesi “tabur” düzeyinden, “alay”a ç›kar›ld›. Amerikan emperyalizmi için ‹ncirlik’in önemi sürüyor. Irak iflgalinde zorlanan ABD, ‹ncirlik’i yine Ortado¤u halklar›na karfl› sald›r› üssü olarak kullanmaya devam edecek demektir. Irak’taki iflgal güçlerinin nakline, yani katiller sürüsüne halktan gizli bir flekilde ‹ncirlik’i kullanma izni veren AKP, bu durumdan memnundur. Amerika’ya ne kadar çok hizmet ederse, o kadar efendisinin gözüne giriyor demektir. Sat›n riyakar ‹slamc›lar; dini, topraklar›m›z›, ulusal onurumuzu sat›n. Yeter ki, o iktidar koltu¤unda oturmak için emperyalist destek arkan›zdan eksik olmas›n.
✔ Filistin’de Direnifl ve Katliam
‹srail’in katliam sald›r›lar›na Filistin direniflinin cevab› 14 Mart günü geldi. ‹srail'in ikinci büyük liman kenti Afldod'da, iki feda eylemcisinin ayn› anda düzenledi¤i sald›r›da 11 kifli öldü, 18 kifli de yaraland›. Sald›r› Hamas ve El Aksa birlikte gerçeklefltirdiklerini aç›klad›lar. Bu feda birli¤inin belgelendi¤i video kasetinde ise, her iki feda savaflç›s›n›n kendi örgütlerinin bayraklar›n›n önünde yanyana durduklar› ve siyonizmden hesap sorma konuflmalar›n›n ard›ndan kucaklaflt›klar› görüldü. ‹srail’in “misilleme” ad›yla Gazze’de düzenledi¤i katliamda ise, 6 Filistinli flehit oldu.
Emperyalist ‹flgal ‹yidir! Halklar›n binlerce y›ll›k tarihinde, iflgal alt›nda yaflamaktan, katledilmekten, kad›nlar›n›n tecavüze u¤ramas›ndan, toplama kamplar›nda iflkence görmekten, topraklar›n›n iflgalci postallar›yla çi¤nenmesinden memnun olan bir halk yoktu. “Yoktu” diyoruz, çünkü emperyalist propaganda araçlar›na göre art›k var! Her nas›l bir araya gelmifllerse ‹ngiliz BBC, Alman ARD, Japon NHK ve Amerikan ABC televizyonlar› bir araya gelmifl ve ‹ngiliz Oxford Uluslararas› Araflt›rma Kuruluflu’na bir araflt›rma siparifli vermifller. Kurulufl araflt›rman›n sonuçlar›n› 16 Mart günü aç›klad›. Buna göre özetle; Irak halk›n›n yüzde 56’s› flu anda yaflad›klar› flartlardan (yani iflgal alt›nda yaflamaktan) memnunmufl. Yüzde 70’i “durumun daha iyiye gitti¤ini” düflünüyormufl. Yüzde 49’u “ABD iflgalinin do¤ru ve yerinde” oldu¤unu söylerken, yüzde 41’i “iflgalin Irak halk›n› küçük düflürdü¤ünü” söylüyormufl. Yalana dayanarak iflgal ettiler, yalanla iflgali meflru göstermek istiyorlar. Dünyan›n en büyük emperyalist devletlerinin “seçkin” TV kanallar›n› bir araya getiren, uluslararas› tekellerden baflkas› de¤ildir. ‹flgalci Amerikan ve ‹ngiliz tekelleri, iflgalden pay almak için ABD ile pazarl›k yapan Alman tekelleri, iflgale ortak olan Japon tekellerinin eline, paralar›na sa¤l›k; böylece dünya tarihi iflgalden memnun olan bir halk› da sayfalar›na kaydetmifl oldu. Emperyalist tekeller böyledir; kendilerini çok ak›ll›, dünya halklar›n› aptal yerine koyarlar. Yalanla, demagojiyle, kanla yönetmek isterler dünyay›. Yalan propaganda da s›n›rs›zd›rlar. Bu anketi yapanlar, “o zaman dünyan›n süper gücüne kök söktüren böyle görkemli bir direnifli kim yarat›yor? Halktan yo¤un destek almayan bir direnifl nas›l oluyor da bir y›l boyunca ivmesini art›rarak sürdürülebiliyor?” gibi sorulara da cevap bulsa da herkes ayd›nlansa. Gerçi bu konuda Amerikan yalan propaganda merkezlerinde önceden piyasaya sürülen “cevaplar” var: Bir grup El Kaide’ci, ‹slamc› gruplar ve BAAS rejimi art›klar›. Anket, Irak halk›n›n afla¤›lanmas›d›r. Öyle afla¤›l›k bir halk ki, onursuzluktan, katledilmekten, iflkence görmekten büyük mutluluk duyuyor! Bu palavralara cevab› Irak halk›n›n onurlu kurtulufl savafl› veriyor. Hiç ç›rp›nmay›n, direnifl geliflecek, ulusal birli¤ini sa¤layacak ve tekellerinizi de, iflalcilerinizi de topra¤›ndan defedecektir.
Say› 103 33 21 Mart 2004
Tekellerin bayram›, halk›n kara günü:
IMF’ye üyeli¤in 57. y›l› Türkiye, ba¤›ms›zl›k savafl›ndan y›llar sonra kapitalist sisteme entegre olma ad›mlar› att›¤› günlerde, 11 Mart 1947’de üye oldu IMF’ye. O günden bu yana, yani 57 y›lda tam 18 kez Stand-by anlaflmas› yapt› IMF ile. Bu anlaflman›n anlam›, ülkenin bütün ekonomi yönetiminin iplerinin IMF’ye teslim edilmesi demekti. IMF, kapitalist sistemin çarklar›n›n, dünya genelinde ABD tekelleri öncülü¤ünde dönebilmesi için kurulmufltu. IMF üyeli¤i iki türlüdür. Zengin kapitalist ülkeler sürekli yönetiminde olduklar› IMF arac›l›¤›yla yeni-sömürge ülkelere ekonomik programlar›n› dayat›rlar. Türkiye gibi yeni-sömürge ülkelerin üyeli¤i ise, bu sömürü boyunduru¤una gönüllü boynunu uzatmak demektir.
Say› 103 34 21 Mart 2004
Tayyip Erdo¤an’›n 3 Kas›m seçimleri öncesi, IMF’nin düflman›m›z olmad›¤›n› anlatmak için “biz de üyeyiz” sözlerinin nas›l bir sahtekarl›k ve tekellerin ajanlar›na yarafl›r bir söz oldu¤u bu mekanizmayla da bellidir. Madem o kadar vatan›n milletin ç›karlar› böyle gerektiriyordu; buyrun kutlay›n, törenler düzenleyin y›ldönümünde.
O Reklam, AKP’lilerin Savundu¤u Kapitalizmin Resmidir; Evlerinin Baflköflesine Asabilirler AKP’li Bakan Ali Coflkun bir ma¤azan›n ç›plak kad›n kullanarak reklam vermesini, “örf ve adetlerimize ayk›r›” oldu¤unu, “kutsal kad›n›n kullan›lmamas› gerekti¤ini” söyleyerek elefltirdi. Reklam› veren firma, bunun bütün dünya çap›nda bir reklam oldu¤unu aç›klad›. Kapitalizm kad›n› meta yerine koyar, afla¤›lar, reklamlarda kullan›lmas› bunun bir örne¤idir. Bunlar biliniyor. Peki AKP kad›na nas›l bakar? “‹slamc›” gelenek tek kelimeyle “köle” olarak görmek ister kad›n›. “Kutsal kad›n” nitelemisi de bu bak›fl›n ürünüdür. Kölelefltirdi¤ini gizlemek için kutsallaflt›r›r. Asla eflit görmez, o kendine hizmet edecek bir varl›kt›r sadece. Gerekirse 4’e kadar kutsallar, haremi de kurmakta sak›nca yoktur. Bakmay›n siz AB’nin, burjuvazinin gözüne girmek için oynad›klar› “ça¤dafll›k” numaralar›na, as›l kafa yap›lar› budur.
Peki, IMF üyeli¤indeki bu 57 y›lda Türkiye halk› ne kazand›, ne kaybetti? Halka düflen, iflsizlik, yoksulluk, sofralar›m›zdan azalan lokmalar, tekellerin ç›karlar› için ç›kar›lan yasalarla ya¤malanan zenginliklerimiz, ekme¤imizden kesip ödedikçe artan iç ve d›fl borçlar, zamlar, ek vergiler, ulusal onurun ayaklar alt›na al›nmas› oldu. Ayn› 57 y›ll›k süreçte emperyalist tekeller ve onlar›n iflbirlikçisi tekeller sürekli büyüdü, kasalar›n› doldurdular. Hükümetleri yönetir, yönlendirir duruma geldiler. fiimdilerde 18. Stand-by Anlaflmas› uygulan›yor. 2004 y›l› sonunda bu anlaflma sona erecek. Tekeller, IMF ile yeni bir anlaflma yap›lmas›n›, yani “IMF ile yola devam edilmesini” istiyorlar. Daha soyulacak, talan edilecek çok zenginli¤imiz var demek ki. Daha yoksullaflt›r›lmam›z, aç ve iflsiz b›rak›lmam›z gerekiyor demek ki. AKP, yeni bir Stand-by Anlaflmas› yaps›n ya da yapmas›n, pratik olarak ülkenin ekonomi yönetimi IMF’ye ba¤l› kalmaya devam edecektir. G›rtla¤›na kadar borca batm›fl ve ödemek için yeni borç almak zorunda olan bir ülke durumuna getirildi Türkiye. Kapitalist politikalar›n yaratt›¤› sonuçtur bu. “Baflka çare yok” diyenler, halk›n sosyalizm alternatifi oldu¤unu gizlemek isteyen tekellerin sözcüleridir. Ancak bundan daha önemlisi; Bu kapitalizmi savunan, en keskin küreselleflmeci olan AKP de¤il mi? Kapitalizme karfl› ç›kanlara “terörist” diyen bunlar de¤il mi? Al›n size kapitalizm! Buyrun küreselleflmeye karfl› mücadele edin de görelim. Kapitalizm gerçe¤ini halk nas›l olsa bilmez diye, “ahlakl›, erdemli” oyunu oynuyor Coflkun. Kapitalizmin ekonomi politikalar›n› canh›rafl savunacaks›n›z, özellefltirmelerden serbest piyasaya tüm kurallar›n› harfiyen uygulayacaks›n›z; sonra da “gelenek, örf, adet” demagojileri yapacaks›n›z. Unak›tan’›n “babalar gibi sat›fl›” ile ç›plak kad›nla yap›lan reklam ayn› ahlak›n ürünüdür. Hiçbir fark yoktur aras›nda. Kapitalizmi savunuyorsan›z, onun ahlak›n›n da yay›c›s›n›z demektir. Ali Coflkun kendi yayd›¤› ahlaktan flikayet ediyor. Yok elefltiriyorsan›z bu ahlak›, o zaman kapitalizme de karfl› olacaks›n›z. “Ben kapitalizmin her fleyini uygular›m, o çarktan nasiplenir kasalar›m› doldururum, ama iflime gelmeyene de karfl› ç›kar›m” diye bir kural yoktur bu çarkta. AKP’liler; o resim, savundu¤unuz kapitalizmin eseridir. Al›n evinizin baflköflesine as›n.
Tekeller Lastik Grevinin de Engellenmesi Talimat› Verdi ‹stanbul’da yap›lan “Yat›r›m Dan›flma Konseyi Toplant›s›” sona erdi. Emperyalist tekellerin yöneticilerinin, Dünya Bankas› ve IMF yöneticileri ile Baflbakan ve AKP hükümetinin ekonomiden sorumlu bakanlar›n›n kat›ld›¤› toplant›, AKP’nin kendini tekellere be¤endirme, Türkiye’yi pazara ç›karma toplant›s›yd›.
Emperyalist Tekeller Sendikalardan Ürküyormufl! Tayyip, “bu son olmas›n, bir daha gelin, Türkiye de¤ifliyor, ekonomi yeniden yap›lan›yor, yat›r›m yap›n” mesajlar› verirken, emperyalist tekellerin de AKP’den istekleri oldu. Sendikalara iliflkin bölümünü bafll›¤›na ç›kartan Hürriyet, bu istekleri flöyle s›ral›yor: “‹stikrar› sa¤lay›n, bürokrasiyi azalt›n, bütçe aç›klar›n› azalt›n ve sendikalar›n›z yabanc› yat›r›mc›ya karfl› daha aç›k olsun.”
Pirelli lastik tekelinin yöneticisi Marco Tronchetti Provera, “sendikalar›n makul olmas›n›” isterken, AKP’ye de ne yapmas› gerekti¤ini anlatm›fl oldu. Lastik sektöründeki grev karar›n› yorumlayan tekeller, sendikac›lar›n “makul olmas›n›” istiyorlarm›fl. Demek ki, bu uzlaflmac› sendikac›l›k da yetmiyor tekellere. Daha geri, daha uzlaflmac›, iflçinin hakk›ndan hiç söz etmeyen, patronlar ne verirse ona sesini ç›karmayan, sadece sözleflmelerin alt›na imza atmakla yükümlü bir sendikac›l›k istiyorlar.
Ey Çal›flkan “Türk ‹flçisi”! Türkiye’nin iflçileri, emekçileri; emperyalist tekeller bu ülkenin en çok “insan”›n› be¤eniyormufl, çünkü çok çal›flkanm›fl “Türk insan›”. Bu ne aflk, bu ne sevgi diye düflünmeyecek misiniz? Kar›ndan baflka hiçbir fley düflünmeyen, emekçilerin taleplerine karfl› her türlü zora baflvuran tekeller sak›n sizin ucuz eme¤inizi seviyor olmas›n. Hani bu ülkenin iktidarlar› taraf›ndan haraç mezat pazarlanan, o kutsall›¤›na tecavüz edilen eme¤iniz.
AKP iktidar›n›n emekçilere yönelik sald›r›lar›n›n bir yönünü de böyle bir sendikac›l›¤› kurumlaflt›rma çabas› oluflturmaktad›r. AKP bu alanda da tekellerin talepleri do¤rultusunda bu ülkenin emekçilerini teslim almaya çal›fl›yor.
Halk› Azarlayan Tayyip’in Gerçek Dostlar› Resimde gördükleriniz, IMF direktöründen Dünya Bankas› Baflkan›’na, dünyaca ünlü emperyalist tekellerin yöneticilerine kadar ülkemizi talan edenlerdir. Tayyip Erdo¤an, ‹stanbul’da iflte bu sömürücülerle biraraya geldi. “Ülkemize gelin, siz de ya¤malay›n, soyun, biz halk›n tepkilerini bast›r›r›z” dedi. Emperyalist tekellerin yöneticileri, karfl›lar›nda istediklerinden de daha uflak bir lider bulman›n rahatl›¤› içinde, “cam grevini durdurun” talimat› vermekten bile çekinmediler. Elbette Baflbakan buna, “bizim iç ifllerimize, emekçilerimizin taleplerine siz ne kar›fl›yorsunuz” demedi. O da ayn›s›n› düflünüyordu çünkü. Resimde gördükleriniz, Tayyip’in gerçek dostlar›d›r. Halk› azarlayan Tayyip, onlar›n aras›nda mutludur. Çünkü onlar tekellere, Amerika’ya hayrand›rlar. Y›llard›r halka söylenen yalanlar, dini istismar ederek oturdu¤u koltuk hep onlar› temsil edebilmek içindi.
Lastik’teki grev karar› karfl›s›nda Pirelli patronunun iste¤i bu yan›yla çarp›c›d›r. “E¤er kendileri (sendikac›lar) çok fazla talep ederlerse, çok üzülürüz, çok büyük bir ac› kay›p olur. Çünkü bu durumda uluslararas› bir flirket olarak yat›r›mlar›m›za ara vermek zorunda kalabiliriz.” Bu sözler elbette, orada oturan Tayyip’e söyleniyordu. Lastik’te grev karar›n› uygulatma, yoksa yat›r›m yapmay›z, diye tehdit ediyorlard› Türkiye Cumhuriyeti hükümetini. “Yabanc› yat›r›mc›y› çekme” demagojisiyle, ülkemizi daha fazla emperyalist sermayenin sömürü alan› haline getirmekten baflka hiçbir ekonomi politikas›, hedefi olmayan, yat›p kalk›p “yabanc› yat›r›mc›y› çekmekten” söz eden bir iktidar›n bu tehdit karfl›s›nda yapaca¤› malum. Cam grevinin bafl›na gelenlerin Lastik’teki grev karar› karfl›s›nda da uygulanmas› sürpriz olmayacakt›r. Geçmiflte de Lastik grevi Sabanc›’n›n güvenli¤ini tehdit etti¤i için “milli güvenlik” bahanesiyle yasaklanm›flt›. Yine bu yolu deneyeceklerdir. Elbette sendika “makul olur” da, patronlar›n çizdi¤i s›n›rlar›n d›fl›nda bir fley talep etmezse sorun yoktur.
Say› 103 35 21 Mart 2004
Emekçiler’den
fiifle-Cam’da Tekeller ‹çin “Mutlu Son!”
14 Mart’ta yap›lan Kristal-‹fl ve fiifle-Cam patronlar› imzal› aç›klamada, anlaflmaya var›ld›¤› ve ücretlere ortalama yüzde 10 zam yap›ld›¤› belirtildi.
fiifle-Cam direniflinin as›l nedenlerinden biri olan iflten at›lan iflçilerin ferahlad›¤›n› da kimse söyleyemez. Çünkü yap›lan anlaflma, iflçilerin taleplerinin gerisinde. At›lan iflçilerin bir k›sm›n›n gelece¤i meçhul, tafleron iflçilerin durumu meçhul. Kristal‹fl, önder iflçilerin bir fabrikadan bir baflka fabrikaya sürgün edimesini de kabul etti anlaflmada.
Sendika a¤alar› ve fiifle-Ccam patronlar› yapt›klar› aç›klamada “iflletmeleri ve çal›flanlar› ferahlat›c› bir çözüme ulaflt›klar›n›” söylüyorlard›. fiifle-Cam patronunun ve fiifle-Cam’la çal›flan tekelcilerin ferahlad›¤› kesin; ama çal›flanlar için ayn› fley söz konusu bile de¤il.
K›sacas›; tekeller, Kristal-‹fl’in yetkisine itiraz etmemek, at›lan iflçilerin bir k›sm›n› geri almak gibi tavizler karfl›l›¤›nda, direnifli k›rm›flt›r. Bu sonuçla, tekellerin iste¤i yerine gelmifl, grev hakk›n›n fiilen yok edilmesi, sendika yönetimi taraf›ndan kabul edilmifltir.
Greve ç›kmalar› iki kez AKP hükümetinin karar›yla engellenen fiifle-Cam iflçileri, grev hakk›n› fiilen savunma cesaretinden yoksun Kristal-‹fl taraf›ndan masa bafl›nda sat›ld›.
Demiryollar›n›n Tasfiyesine Hay›r! Say› 103 36 21 Mart 2004
Birleflik Tafl›mac›l›k Çal›flanlar› Sendikas› (BTS) Adana fiubesi üyesi memurlar, 15 Mart’ta demiryollar›n›n özellefltirilmesi ve tasfiyesine karfl› bir protesto eylemi yapt›lar. TCDD 6. Bölge Müdürlü¤ü önünde bir saat boyunca oturma eylemi yapan memurlar, eylemde “Ulafl›m Özgürlü¤ü ve Güvenli¤imiz ‹çin Tasfiyeye Hay›r!” yaz›l› pankartla taleplerini dile getirirken, yap›lan konuflmalarda da memurlar›n hak arama eylemlerine karfl› uygulanan bask›ceza politikas› da elefltirildi. Eyleme Demiryol-‹fl Sendikas› üyesi emekçiler de destek verdi.
ULTAfi’ta Sendikalaflan ‹flçiler At›ld›! Çerkezköy'de tekstil sektörüne çal›flan Ultafl Boyahanesi’nde 28 iflçi iflten at›ld›. Gerekçe; sendikalaflmak! Ultafl’ta çal›flan bir grup iflçi, bir süre önce D‹SK'e ba¤l› Tekstil §endikas›’na üye olarak, arkadafllar›n› da üye yapma çal›flmas›na bafllad›lar. Ultafl patronlar›n›n sendikalaflmaya cevab› ise, 28 iflçiyi iflten atmak oldu. Sendikalaflmak, bu ülkenin yasalar›na göre de
Hilton’da Grev Karar› Parksa Hilton ve ‹stanbul Hilton iflçileri, 12 Mart’ta otel önünde düzenledikleri bas›n toplant›s›nda, grev karar› ald›klar›n› aç›klad›lar. D‹SK’e ba¤l› Oleyis Sendikas›’nda örgütlü olan iflçiler ad›na aç›klama yapan Oleyis Genel Baflkan› Kamer Aktafl, Toplu ‹fl Sözleflmesi görüflmelerinin anlaflmazl›k noktas›na geldi¤ini, patronlar›n zam vermek bir yana, günlük çal›flma süresini 11 saate ç›karmak istedi¤ini izinlerinin, ikramiyelerinin k›s›tlanmak istendi¤ini; bunlar› kabul edemeyeceklerini, bundan dolay› grev karar› ald›klar›n› belirtti. Aç›klama iflçilerin sloganlar›yla bitirildi.
iflçilerin en do¤al, meflru hakk›d›r. Bu hakk› kulland›klar› için onlarca iflçinin, onlar›n ailelerini iflsizli¤in, sefaletin kuca¤›na at›lmas›, vahfli kapitalizmin ifllemeyi al›flkanl›k haline getirdi¤i bir suçtur. Patronlar, AKP iktidar›n›n deste¤inde her yerde bu suçu ifllemeye devam ediyorlar; iflçilerin bunun karfl›s›nda güvenebilece¤i ne ifl mahkemeleri var, ne baflka bir yer; güvenebilecekleri tek fley; kendi güçleri, kendi direniflleridir.
Çorap Sektöründe “‹fl Cinayeti” Çorap Emekçileri Derne¤i, 17 Mart’ta yapt›¤› aç›klamada, “Çorap sektörü can almaya bafllad›” diyerek, sektördeki geliflmelere dikkat çekti. Aç›klamada bir ifl cinayeti anlat›l›yordu. ATLAS Çorap Fabrikas›’nda çal›flan R›za Dalbudak adl› iflçi, si-
gortas›z çal›flt›r›ld›¤› iflyerinde, iflçilere konulan k›s›tlamalar sonucunda can verdi. Patronlar ölümün sorumlulu¤unu kabul etmediler. Çorap Emekçileri Derne¤i, aç›klamas›nda R›za Dalbudak’›n haklar›n› savunmak için gerekli tüm hukuki masraflar› üstlendiklerini belirtirken, “Sigortas›z çal›flmayal›m, haklar›m›z› savunal›m!” ça¤r›s› yapt›.
Halk› afla¤›lamak yetmedi, s›ra kifliliksizlefltirmeyi meflrulaflt›rmaya geldi Türkiye halk›n›n en çok flikayet etti¤i, en çok yaka silkti¤i fleyin zamlar, “hayat pahal›l›¤›” oldu¤unu anlamak için öyle büyük araflt›rmalar yapmaya da gerek yoktur. Bir avuç iflbirlikçi d›fl›nda herkes ayn› cevab› verecektir. Ancak, daha önce hiç olmayan bir fley yafland› ülkemizde. Tayyip Erdo¤an’›n Erzurum mitinginde meydanda “zam yap, zam yap” diye sloganlar at›ld›. Tayyip de, “halk› afla¤›l›yor, azarl›yor” elefltirilerine cevap olarak, medyaya bu sloganlar› atanlar› “görün görün” diyerek “örnek vatandafllar” olarak sundu. Ortada “patolojik” bir durum olduu aç›kt›r. ‹ster AKP il teflkilat›n›n bir mizanseni olsun, ister ç›karc› flakflakç›lar olsun, isterse beyni tarikatlarca y›kanm›fl, iktidar›n büyüsüne kap›lm›fl bir grup olsun, as›l dikkat edilmesi gereken Erdo¤an’›n davran›fl›d›r. Halk› afla¤›lama, azarlama örneklerini bolca sunan Erdo¤an da “zam yap” diye tempo tutman›n ne anlama geldi¤ini bilir. Sorun da burada, Erdo¤an’›n hofluna gidiyor bu durum. Aç›k bir ki-
Tayyip’i Protesto Eden ‹flçiler, AKP’lilerin Sald›r›s›na U¤rad› Petrol-‹fl üyesi TÜPRAfi iflçileri Tayyip Erdo¤an’›n Kocaeli mitinginde özellefltirmeleri ve AKP’yi protesto etti. Tüm iflçilerin kat›lmas›yla planlanan protesto; polisin, iflçilerin fabrikadan ç›k›fl›n› engellemesi üzerine, vardiyada olmayan 300 iflçi taraf›ndan gerçeklefltirildi. “TÜPRAfi Halk›nd›r Sat›lamaz” sloganlar›yla Tayyip’i protesto eden iflçiler, ›sl›klarla da tepkilerini dile getirdiler. ‹flçi düflmanl›¤›n› Baflbakanlar›ndan ö¤renen AKP’li gençler, t›pk› Tayyip gibi, hiçbir protestoya tahammülü olmad›klar›n›, iflçilere sald›rarak gösterdiler. Sald›r› s›ras›nda baz› iflçiler yaraland›. K›r›kkale’de de 2 bin TÜPRAfi iflçisi ve aileleri, D›fliflleri Bakan› Abdullah Gül’ün kat›ld›¤› mitingte, “TÜPRAfi’› Satan Vatan Haini” sloganlar›yla protesto ettiler.
fliliksizleflme örne¤i olan alk›flç›lar grubunun büyümesini, tüm halk›n hep bir a¤›zdan “zam yap, zam yap” diye kendisinin önünde yalvarmas›n›, diz çökmesini isteyen bir ruh hali, bir kiflilik örne¤i yaflan›yor. Güya, “ben ne yaparsam, halk beni anlar ve destekler” mesaj› veriyor ama as›l olarak, kifliliksiz, halk özelli¤ini yitirmifl insan tipi meflrulaflt›r›lmak isteniyor. Buna karfl› direnenleri de katlediyor, coplat›yor, panzerleri üzerine sürüyor. *** AKP gibi ars›zca ve aleni flekilde halk›n oyunu tehditle, rüflvetle almaya çal›flan pek olmam›flt›. ‹zmir Belediye Baflkanl›¤› için, önce Maliye Bakan› Unak›tan, sanki babas›n›n paras›n› da¤›t›r gibi, AKP’nin aday›n›n seçilmesi durumunda Maliye Bakan›’n›n memnun olaca¤›n›, bunun da ne anlama geldi¤ini herkesin bildi¤ini söyledi. 'E¤er bize oy vermezseniz vergi denetmenlerinden kafan›z› kald›ramazs›n›z' manas›nda tehditleri de ihmal etmeden elbette. Sonra Abdullah Gül, “Bizim aday kazan›rsa en ufak sorun yaflatmay›z. Aday›m›z, beni ve Baflbakan'› istedi¤i saatte evinden arar” dedi. ‹ktidar koltu¤unun sarhofllu¤u beyinlerine vurdu.
TAYY‹P DERS‹M'DE YOLUNU DE⁄‹fiT‹RD‹ Tayyip Erdo¤an'›n Dersim'deki mitingini protesto etmek için, TAYAD'l› Aileler, Temel Haklar, Devrimci Demokrasi okurlar›, ESP'liler, KESK, DEHAP ve EMEP taraf›ndan ortak bir eylem düzenlendi. Tayyip'in geçece¤i tek ana cadde olan Yeralt› Çarfl›s› üzerinde toplanan 1500'ü aflk›n kifli alk›fllar, ›sl›klar ve yuhlamalar eflli¤inde "AKP'nin icraatlar›, iflgal ortakl›¤›, sendika düflmanl›¤›, hapishanelerde 109 ölüm, ‹mam Boztafl'›n katledilmesi" yaz›l› pankart açt›lar ve yol trafi¤e kapand›. TAYAD'l› Aileler, "‹flgale ortak olan AKP'dir, ‹nfazlar›n katliamlar›n sorumlusu AKP'dir" dövizleri ile "Katil ABD ‹flbirlikçi AKP, AKP Defol Bu Memleket Bizim, ‹mam Boztafl Ölümsüzdür, Tecriti Kald›r›n Ölümleri Durdurun" sloganlar›yla Tayyip'in arac›n› karfl›lad›lar. Tayyip yo¤un güvenlik önlemi ve panzerler eflli¤inde flehrin merkezine giremeyerek sokak aralar›ndan mitingin yap›laca¤› Palavra Meydan›'na gitti. Ve o meydan›n nam›na ilk kez uygun biri kürsüye ç›kt›. Tayyip'te hem palavra, hem de düzenbazl›k boldu. Tayyip'in Palavra Meydan›'nda yapt›¤› konuflmaya d›flar›dan gelen flakflakç›lar ve polis d›fl›nda bir ilgi yoktu. Onu dinlemeye gidenler de "Palavra'ya bir yalanc› gelmifl, hemi de bafl palavran" merak›yla çevreden izlediler. Tayyip 10 dakika kald›¤› Dersim’in ard›ndan Elaz›¤'a geçifl yapt›.
Say› 103 37 21 Mart 2004
Suriye Kürt Halk›n›n Hak ve Özgürlüklerini Tan›mal›d›r Kürt Halk› ABD’ye Dayanarak Kurtulufl Olmayaca¤›n› Görmelidir 12 Mart günü, Suriye’de, Kamıfllo Kent’inde bir futbol maç› esnas›nda bafllayan olaylar giderek tüm Suriye’ye yay›ld›. Haseke, Amude, Derîk, Derbespî, fiam, Halep, Afrin, Kobani ve daha birçok yerde Kürt halk› ile Suriye güvenlik güçleri aras›nda çat›flmalar yafland›. Hala irili ufakl› gösteriler, çat›flmalar sürüyor. Olaylarda flu ana kadar 100’e yak›n Kürt’ün yaflam›n› yitirdi¤i, yüzlerce insan›n Suriye polisi taraf›ndan tutukland›¤› belirtiliyor. Katliam, baflta Suriye’deki Kürtler olmak üzere, Türkiye ve Avrupa’da da protesto edildi. Suriye devletinin bu katliam›n› lanetliyor, Güneybat› Kürdistan halk›n›n ac›s›n› paylafl›yoruz.
Arap-Kürt Çat›flmas› De¤il, Kürt Halk›n›n Bask›c› Rejime Karfl› Direnifli Say› 103 38 21 Mart 2004
Öncelikli olarak yaflananlar, “Kürt halk›n›n ayaklanmas›” de¤il, katliama karfl› geliflen tepkidir. Bu tepkinin boyutu, y›llar›n birikmifl bask›lar›na, asimilasyon ve inkar politikalar›na karfl› hakl› öfkeyle bütünleflmifl ve yay›lmaktad›r. Yine yaflananlar›, kimilerinin göstermek istedi¤i gibi, “Arap-Kürt çat›flmas›” olarak de¤erlendirmek yanl›flt›r. Kürt halk› ile bask›c› Suriye rejimi aras›ndaki bir çat›flmad›r. “Arap-Kürt çat›flmas›” üzerinden propaganda yapanlar, bilerek ya da bilmeyerek, tam da Amerikan emperyalizminin bölgede yaratmak istedi¤i, halklar aras› çat›flmalara çanak tutmaktad›rlar.
Kürt Halk›n›n Bask›c›, Asimilasyoncu Rejime Karfl› Direnme Hakk› Vard›r Güneybat› Kürdistan halk› ony›llard›r inkarc›, asimilasyoncu, bask›c› bir rejim alt›nda yaflamaktad›r. Hiçbir demokratik, ulusal haklar› tan›nmamakta, hatta kimlik dahi verilmemekte, resmen yok say›lmaktad›r. ‹nkarcıl›k, devletin resmi temel politikalar›ndan biri olagelmifltir. Bu katliam da “resmi politika”n›n sonucudur. Suriye’nin bu bask›c› politikas› ile, Türkiye oligarflisinin Kürt politikas› birbirinden fark-
✹✹✹ Dersim katliam›
Halepçe Katliam›
Kürt halk›n› katliamla, asimilasyon, inkarla yok edemezler
Qam›fllo Katliam›
s›zd›r. AKP’nin büyük bir ars›zl›kla Kam›fllo katliam›n› Kürtler’i tehdit için kullanmas›, bu flovenist, katliamc› kafan›n ürünüdür. Bu kafa, en ç›plak haliyle, Tayyip’in Kürt illerindeki mitinglerinde “milliyetçilik elefltirisi” yapar havada “yaflananlar› tasvip ediyor musunuz” diyerek meydandaki halk› tehdidinde somutland›. Suriye-Türkiye-‹ran devletleri, Kürt halk›na düflmanl›kta, bast›rmakta birbiriyle yar›fl›r durumdad›r. Bu üç ülke aras›nda yap›lan anlaflmalarla da bask›, katliam ve inkar politikalar› paralel bir flekilde sürdürülmektedir. “Teröre karfl› birlikte mücadele” ad› alt›nda yap›lan bu gerici ittifak›n temeli, Kürt halk›na düflmanl›kt›r. Kürt halk› Türkiye’de oldu¤u gibi, Suriye’de, ‹ran’da da bask› alt›ndad›r, haklar› yok edilmifltir. Haklar›n› istemek, mücadele etmek, direnmek, kendi kaderini tayin hakk› için, kendi gücüne, örgütlenmelerine dayanarak savaflmak en do¤al hakk›d›r. Bu hakk› yok etmek, yok saymak isteyenler, emperyalistler ve faflist, flovenist kesimlerdir.
Kürt Halk› Kendi Gücüne Dayanmal› Türkiye, Suriye ve ‹ran, Kürt halk›n›n haklar›n› tan›mama noktas›nda direnmektedirler. Ancak bu rejimlerin bask›c›, floven politikalar›na karfl› direnen Kürt halk›, dünyadaki bütün bask›, katliam ve gericili¤in kayna¤› olan emperyalizme dayanarak kurtuluflunu kazanamayaca¤›n› görmek zorundad›r. Irak’ta gösterilmek istenen “Kurtulufl”, bir halk›n kurtuluflu de¤il, onursuzlaflt›r›lmas›, kölelefltirilmesidir. Amerika kendi politikalar› çerçevesinde kullanmaktan baflka Kürt halk›na hiçbir fley vermez. Amerikan imparatorluk politikalar›n›n Kürt halk›n›n talepleri ile çak›flmas› yan›lt›c› ve geçicidir. Yar›n tam tersine döner. Nitekim tarihte bunun onlarca örne¤i yaflanm›fl ve halen yaflanmaktad›r. Türkiye örnektir; Irak, Suriye, ‹ran Kürtleri Amerika’n›n “büyük sevgisine” mazhar olurken; oligarfli Türkiye’de bask›, yasak, asimilasyon politikalar›n› Amerika’dan ald›¤› icazetle sürdürüyor. Kürt milliyetçili¤ini yok etme konusundaki “görüfl birli¤ini” durmadan yineliyorlar. ABD’nin en son yapt›¤› “mafyavari” aç›klamas› bunun son örne¤ini teflkil etmektedir. “KADEK’in uygun biçimde icab›na bak›lacakt›r” diyen Amerika, Kürt halk›n›n dostu de¤il düflman›d›r. Suriye’de yaflananlar› da kendi ç›kar› için kullanmaya çal›flaca¤› aç›kt›r. Nitekim ilk günden yap›lan aç›klamalar bunu göstermektedir. Bir yandan “Kürtler’e bask› uygulama” diye “Kürt dostu” havalar›na Suriye’yi tehdit ederken, öte yandan as›l niyetinin Suriye’yi teslim alma oldu-
¤unu gizlememektedir. Bir Amerikan generali Kürt halk›n›n katledilmesini a¤z›na almadan hemen bu olaylar üzerine bak›n ne diyor; “Suriye, terörizmi destekleyen ülkeler aras›nda benim listemde üst s›ralarda. Bu deste¤i kesmezse yapt›r›mlar sertleflecek. El Kaide konusunda iflbirli¤i yapt›, ama Hamas ve ‹slami Cihad’› desteklemeye devam ediyor.” Katliama iliflkin kimi protestolarda (yurtd›fl› gibi) ABD lehine sloganlar at›lmas›, istisnai olsa da ABD bayraklar› tafl›nmas›, Amerikan politikalar›na hizmettir. Kürt halk›n›n ç›kar›na olmad›¤› gibi, katliamlar›n son bulmas›n›n, ulusal haklar›n elde edilmesinin yolu da de¤ildir. Kürt milliyetçili¤inin Kam›fllo katliam› üzerine yapt›¤› aç›klama da, t›pk› Saddam’›n devrilmesinin ard›ndan yap›lan aç›klamalar› hat›rlatmaktad›r. “De¤iflmeyeni de¤ifltirirler” diye Türkiye, Suriye ve ‹ran’› Amerikan müdahalesi ile tehdit eden Kürt milliyetçili¤i, Qam›fllo katliam›’n› da Amerikan politikalar› çerçevesinde de¤erlendirmektedir. Bu yaklafl›m›n devam›, Amerika’y› iflgale, yapt›r›mlara, Suriye’ye teslimiyet dayatmaya ça¤›rmak olacakt›r. Kürt halk›n›n ulusal haklar› böyle kazan›lamaz. Uluslar›n Kendi Kaderini Tayin Hakk› da bu de¤ildir. Kürt halk› kaderini tayin hakk›n›, kendi mücadelesine, örgütlenmesine, birli¤ine dayanarak, emperyalizme ve oligarflik düzene karfl› mü-
Herkes “Kürt Düflman›” M›? Kürt’ün Düflmanlar› Kimlerdir? Kürt milliyetçi çevrelerde yayg›n bir görüfl, ruh hali olarak dillendiriliyor bu durum. Onlara göre, bölgede herkes Kürt halk›na düflmand›r. Yanl›fl anlamay›n, düflmanl›klar› zaten bilinen Türkiye, Suriye, ‹ran, yönetimlerinden söz etmiyoruz. Türkmenler düflman, fiiiler düflman, Sünni Araplar düflman, hatta kimilerine göre Türkler düflman... Zaten bu politikay› izleyen emperyalizmin, özellikle Irak iflgaliyle birlikte, halklar aras›nda nas›l düflmanl›k tohumlar› ekti¤ini, varolan sorunlar› körükledi¤ini görmezden gelirseniz, düflmanl›k diye tan›mlanan sorunlar›n kayna¤›n› es geçerseniz, elbette herfleyi böyle aç›klar, iflin içinden ç›kars›n›z. Peki bu düflmanl›k nas›l olufluyor ve neden bugün halklar çat›flma noktas›na do¤ru itiliyor? Irak’tan Suriye’ye, ‹ran’a, halklar aras›ndaki çat›flma potansiyelinin kayna¤› Amerikan emperyalizmidir, iflgaldir. Kürt milliyetçisi afliret liderleri iflgalin do¤rudan orta¤› olarak, bu “düflmanl›¤›n” gelifltirilmesinde dolays›z pay sahibi olmufllard›r.
Halk Savunma Güçleri (HPG) Komuta Konseyi: “Qam›fllo'da bafllayan bu katliam, dünyada yaflanan geliflmelere ayak uyduramayan, demokratikleflme ve de¤iflim/dönüflümü gerçeklefltirmeyen Suriye yönetiminin eski rejimde ›srar›n›n bir sonucu olarak ortaya ç›km›flt›r” (15 Mart 2004 Ülkede Özgür Gündem) Kürt milliyetçili¤i Irak’ta yaflananlar›n, Suriye’de de gerçekleflmesi için dolayl› ça¤r›lar yap›yor. Katliam, Suriye’nin Amerikanc› olmamas›yla aç›klan›yor. “Dünyada yaflanan de¤iflim” dedikleri, tüm ülkelerin, halklar›n Amerikan imparatorlu¤una boyun e¤mesidir. “Ayak uydurulmas›” istenen, Amerikanc›l›kt›r. “ABD’nin Kürdistan’da, bölgede kendisine göre istikrar yaratmasına bir fley dememenin, kendi çıkarlarına göre düzenleme yapabilece¤ini.” (Cemil Bayık, Özgür Politika, 20 Haziran 1999) söyleminin, Irak iflgalinde “demokratikleflme, özgürlük” görmenin, do¤al sonucudur bu yaklafl›m. Amerika’n›n bugün, Ortado¤u’yu kendi ç›karlar›na göre nas›l düzenlemek istedi¤i ortada; katliamlarla, halklar› birbirine k›rd›rarak, düflmanlaflt›rarak, iflgallerle, sömürgelefltirerek... Kürt milliyetçili¤i Suriye’de de mi bunu istiyor?!... cadele do¤rultusunda kullanarak özgürleflir. Hakl› ve meflru direnme hakk›n›n kullan›m› da bu zeminde oldu¤unda, kazan›m halklar›n cephesine yaz›l›r. Ben sadece kendi ç›karlar›ma bakar›m, halklar›n ac›lar›, topraklar›n›n iflgali beni ilgilendirmez diyeceksin, Sünnisi ve fiiisi ile Araplar’›n bafl›na bombalar ya¤d›r›lmas›n› destekleyecek, bu harekat›n içinde yer alacaks›n, sonra da, “Kürtlerle di¤er halklar arasındaki kardeflli¤in ve halkların barıfl içinde bir arada yaflamasının sürmesi gerekti¤i”ni söyleyeceksin. (KDP Lideri Mesud Barzani’nin Suriye’de yaflananlardan sonraki bildirisinden) Elbette iflbirlikçi milliyetçili¤in bu noktada hiçbir inand›r›c›l›¤› yoktur. “Amerikan aflk›”, emperyalizm iflbirlikçili¤i büyük onursuzluktur. Kürt milliyetçili¤i, bunun üzerini, Kürt halk›na yanl›fl düflman hedefler göstererek örtemez. Düflman iflgalcilerdir, emperyalizmdir. Düflman emperyalizmin iflbirlikçisi Türkiye oligarflisidir. Bölgenin gerici, bask›c› devletleridir. Bölgede yaflayan bütün halklar Kürt halk›n›n kardeflidir. Ancak bu kardeflli¤in temelinin, bölgeye kan, ac›, iflgal ve ya¤madan baflka hiçbir fley getirmeyen emperyalizme karfl› birlik, halklar›n direnifl cephesi oldu¤u unutulmamal›d›r. Yoksa “halklar›n kardeflli¤i” sözü, bir slogan olman›n ötesine geçemez.
Say› 103 39 21 Mart 2004
A yn› S afta Birleşen halk yenilmez!..
BUGÜNÜ ANLAMAK ‹Ç‹N DÜNÜ UNUTMAMAK LAZIM!
KONGRA-GEL içinde bafl›n› Kongra-Gel Merkez Yönetimi’nde yer alan bir grubun çekti¤i bir “ayr›l›k”, geçti¤imiz günlerde kamuoyuna yans›d›. Bu geliflme Kürt milliyetçi bas›ndaki yaz›lar ve KONGRA-GEL yönetimi taraf›ndan yap›lan aç›klamalarla da do¤ruland›. KONGRA-GEL içinde bu sorunu ortaya ç›karan kiflisel, subjektif çeflitli etkenler de olabilir elbette. Sorunun örgütsel, kiflisel boyutlar› bizim ilgi alan›m›z d›fl›ndad›r. Ama bunun d›fl›nda sorunun siyasal boyutu önemlidir. Üzerinde as›l tart›fl›lmas› gerekendir. KONGRA-GEL yönetimi taraf›ndan “tasfiyecili¤i” dayatt›¤› belirtilen grubun tasfiyecili¤inin ideolojik-politik kayna¤›, PKK, KADEK ve KONGRA-GEL çizgisinin d›fl›nda de¤ildir. Böyle oldu¤u içindir ki, KONGRA-GEL, Osman Öcalan’›n bafl›n› çekti¤i belirtilen bu gruba karfl› tutarl› politik elefltiriler getirememektedir. Say› 103 40 21 Mart 2004
ABD’YE YANAfiMANIN YOLUNU AÇAN ÖCALAN Ç‹ZG‹S‹D‹R; Tasfiyeci olarak nitelendirilen gruba yöneltilen belli bafll› elefltiriler flunlard›r: “Bizi tehlikeli buluyor, ABD etkisinde yaflamayı güvenlikli buluyorlar.” “Onlar, örgütü yadsıyorlar, örgütsüz kalmamız için çalıflıyorlar.” “Kendisi dıflındaki yönetimi çeflitli sıfatlarla tanımlayarak mahkum ediyor ve yok etmeyi öngörüyor. ‘Gericidirler’ diyerek, atılmalarını istiyor.” (Duran Kalkan, 11 Mart 2004, Ülkede Özgür Gündem)
için gerillan›n her an savaflacakm›fl gibi olan mevcut durumundan ç›kar›lmas›n› öneriyorlar. Gerillay› la¤vedip ABD’yle daha yak›n bir iliflki içine girmeyi savunmak, gerici bir tutumdur. Ama bunun karfl›s›nda yer alanlar›n “ilericili¤i” de izafi bir ilericiliktir. Çünkü, ABD’ye iliflkin bugün o grubun yapt›¤› de¤erlendirmeler, bizzat Abdullah Öcalan’›n taraf›ndan yap›lan de¤erlendirmelerden kayna¤›n› almaktad›r. (Ki yukar›daki notlarda Abdullah Öcalan’›n kendisi de buna iflaret ediyor.) Bu kadar da de¤ildir; yani ayr›lan grup, Abdullah Öcalan’›n baz› sözlerini “uç noktada yorumlam›fl” da böyle bir tav›r gelifltirmifl de¤illerdir. Anlafl›ld›¤› kadar›yla onlar, ABD’ye ve ABD’nin Ortado¤u’ya müdahalesine iliflkin yap›lan tespit ve tahlilleri mant›ksal-pratik sonuçlar›na götürmeyi savunmaktad›rlar. K›sacas›, bugün ayr›lan grubu, ABD’yle fazla yaklaflmakla, gerillay› la¤vetmekle elefltirenler, yar›n ayn›s›n› kendileri yapabilirler. Çünkü bunun ideolojik, politik zemini zaten haz›rlanm›flt›r. Gerisi zamanlama ve dengeler meselesiydi.
BUGÜNKÜ SORUNUN KAYNA⁄I VE ‹PUÇLARI, DÜNDED‹R! Afla¤›da, bundan bir süre önce yay›nlanan “Amerikan ‹mparatorlu¤u Milliyetçilik ve Demokrasi” adl› kitaptan bir bölüm aktaraca¤›z. Aktar›lacak sat›rlar, bugünkü sorunun ABD’ye iliflkin politikalar›n seyrinin bir sonucu oldu¤unu ortaya koyuyor:
“Derinli¤ine ABD hareketi midir? (Do¤rudan bir ABD iliflkisi olmad›¤› söyleniyor) Dolayl› olabilir. ABD zaten dolayl› yapar, Türkiye'den dolay› aç›k yapmaz zaten. ABD ile çal›fl›p güç olabilir mi?
“KADEK’in flu aç›klamas› ABD’yle ittifak›n ‘teorik temelini’ de haz›rl›yor: ‘Bölgede mevcut devlet biçimlerinin artık tarihin çöp sepetine atılmasının zamanı gelmifltir... bu sistemin aflılması en do¤rusudur. Aynı flekilde bunlar ABD açısından da aflılması gereken güçlerdir.’ (Osman Öcalan)
Ferhat, benim Amerikan de¤erlendirmelerimi fley alarak, ben buna oynayay›m dedi herhalde. ABD'nin, PKK'nin yard›m›na ihtiyac› var, ben buna oynayay›m dedi. Tümüyle örgütü sürükleyece¤ini sand›.
Amaç ayn› olunca, o amaç do¤rultusunda iflbirli¤i de do¤ald›r. Ama bir sorun var; ABD kendine baflka müttefikler bulmufl. Bu noktada yap›lacak fley ‘kendilerinin daha uygun bir müttefik oldu¤unu kan›tlamak’t›r.
Onlar›n güvenli¤ini al›n. ABD'nin yörüngesinden ç›karal›m.” (Abdulah Öcalan, 13 Mart 2004, Özgür Politika)
PÇDK ad›na yap›lan aç›klamalarda, ‘KDP, YNK gibi partiler bugüne kadar kendi aralar›nda demokrasi gelifltirmemifllerdir. ABD flimdi de bu güçlere dayanarak demokratik bir sistem yaratamaz.’ (2 Haziran 2003, Özgür Politika) denilmektedir. ABD’ye dayan›lacak güç olarak
Abdullah Öcalan’la “görüflme notlar›”, ayr›lan grubun konumunu daha net ortaya koyuyor:
Anlafl›l›yor ki, temel sorun, söz konusu grubun ABD’nin yörüngesinde olmas›d›r. Buna paralel olarak da, ABD’yle daha fazla yak›nlaflmay›, bunun
Barzani-Talabani yerine kendini önermektedir KADEK çizgisi.” (Amerikan ‹mparatorlu¤u Milliyetçilik ve Demokrasi, s.109) ‹flte ayr›lan grup flimdi bunu yap›yor. Gerillan›n la¤vedilmesini, ABD’ye daha yak›n politikalar izlenmesini, Irak’ta daha s›k› iflbirli¤i yap›lmas›n› istiyor. Osman Öcalan, ABD’yle iliflki kurulmas› gerekti¤ini yeni de söylemiyor. “Demokratik de¤erlere önem vermesi ve Kürt halkının özgürlü¤ünü kabul etmesi durumunda, Amerika ile iliflkiye geçebiliriz.” (Osman Öcalan, 22 Nisan 2003, Yeniden Özgür Gündem). Üstelik Osman Öcalan, bu sözleri KADEK ad›na söylüyordu. Ve yine üstelik, bunu söyleyen yaln›z o de¤ildi, Abdullah Öcalan da ayn› fleyleri dile getiriyordu: “ABD ile görüflme ve demokratik iflbirli¤i olabilir. E¤er olumsuzluk yapmazlar, Kürt ve Türk demokratik birli¤ini gerçekten isterler ve gere¤ini yaparlarsa bu yaklafl›m bütün bölge ülkelerinin demokratikleflmesini olumlu etkiler. Bush'un son zamanlarda diktatörlerin afl›lmas› yönündeki baz› de¤erlendirmeleri yanl›fl de¤ildi.” (18 May›s 2003, Özgür Politika) Amerikan ‹mparatorlu¤u Milliyetçilik ve Demokrasi adl› kitapta, Osman ve Abdullah Öcalan’›n bu sözleri üzerine de flunlar söyleniyordu: “Osman ve Abdullah Öcalan, imparatorlu¤unu kurmak için pervas›z bir sald›rganl›k içindeki ABD’den demokratik de¤erlere önem vermesini bekliyorlar! ABD’yi mi tan›m›yorlar, yoksa emperyalizmi mi bilmiyorlar? Bunlar›n cevab›n›n hay›r oldu¤unu kabul etmek durumunday›z. O zaman geriye tek bir fl›k kal›yor. Bunlar biline biline ABD’yle müttefiklik tercih ediliyor.” (Agk. s.110) Ortada bu yan›yla “yeni” bir fley yoktur. “Beklenmeyen” bir geliflme de¤ildir.
“ABD Hakimdir, Bunu Kabul Etmeliyiz” D‹YENLER “Gidenleri”, NASIL ELEfiT‹RECEK? PKK çizgisinde, ABD’yle uyumlu olma, onun icazeti alt›na girme ve nihayetinde ittifak içinde olman›n politikas›, çok uzun süre önce yap›lm›flt›r. Fakat bunun “pratikleflmesi”, ülke içi koflullar ve ABD’nin farkl› hesaplar› nedeniyle bir türlü gerçekleflememifltir. Bunlar hat›rlanmadan bugün KONGRA-GEL bünyesinde yaflananlar› anlamak mümkün de¤ildir. Afla¤›da aktaraca¤›m›z tespit ve aç›klamalar yaklafl›k 5 y›l önceye aittir: “Geçti¤imiz on yılda, dünya ölçüsünde büyük bir de¤iflim yaflandı. ... Bunu yürüten, buna hakim olan ABD, buna “Yeni Dünya Düzeni”
dedi ve dünya ölçüsünde gelinen noktada, bu konuda da önemli bir düzey tutturuldu. Bunu görmek, anlamak ve kabul etmemiz gerekiyor.” (Serxwebun, A¤ustos 1999, Sayı: 212) “Süreç de¤ifliyor ve biz çözüm arıyoruz. O nedenle geçmiflteki gibi davranıfllar gösteremeyiz. ... Karflı tarafla farklı bir diyalog zemini ararken, uluslararası güçler bizi böyle bir duruma sürüklediler. HAK‹MD‹RLER. BU ANLAMDA ÇÖZÜMÜ B‹Z‹M DE BU GERÇE⁄‹ GÖRME TEMEL‹NDE ARAMAMIZ GEREK‹R.” (PKK Baflkanlık Konseyi Üyesi Duran Kalkan, 6 Haziran 1999, Özgür Bak›fl) Abdullah Öcalan’›n, KONGRA-GEL’deki sorunu de¤erlendirdi¤i görüflmede, Ferhat ve beraberindekilerin tavr›na iliflkin söyledi¤i bir söze de yeniden dikkat çekmekte yarar var: fiöyle diyor: “Ferhat... ABD'nin PKK'nin yard›m›na ihtiyac› var, ben buna oynayay›m dedi. Tümüyle örgütü sürükleyece¤ini sand›.” Ferhat’›n böyle sanmas›ndan daha do¤al ne var ki? ‹flte flu sözler de bir y›l önce söylenmifl: "Kürtler, yaln›zca Irak'ta de¤il, Suriye, Türkiye ve ‹ran'da da demokrasi lehine büyük bir rol oynayabilir. ABD'nin kendi bafl›na hareket edemieyece¤ine inan›yoruz. Bize de ihtiyac› var.” (KADEK Baflkanl›k Konseyi Üyesi Nizamettin Tafl'›n Financial Times'e verdi¤i demeçten) Yani ABD’nin, PKK’nin yard›m›na ihtiyac› oldu¤u düflüncesi, yaln›z ayr›lan gruba de¤il, KONGRA-GEL’e ait bir düflüncedir. Ve bizzat KONGRAGEL bu düflünce üzerine politika yapm›fl, manevralara baflvurmufltur. Somut ad›m PÇDK üzerinden at›lm›flt›r. KADEK çizgisinin Kuzey Irak’taki örgütlenmesi olarak kurulan PÇDK, 2003 Nisan ay›n›n sonunda, Ba¤dat’›n iflgal edilmesinden iki hafta sonra, silah b›rakarak flu aç›klamay› yapt›: "PÇDK, bu tarihi kararı verirken ... ABD VE DEMOKRAT‹K GÜÇLERLE ORTAK ÇABA GÖSTERECEKT‹R.” PÇDK’n›n tavr› KADEK’in tavr›yd› ve burada aç›kça ABD’yle ortak çaba gösterilece¤i beyan edilmekteydi. Abdullah Öcalan, Ferhat önderli¤indeki gruba iliflkin “Ferhat Irak partisine oynam›fl.” diyor; Irak üzerinden ABD’yle paralellik kurma politikas›, yukar›daki geliflmelerden de anlafl›laca¤› gibi Ferhat’a de¤il, KADEK’e aittir.
HESAPLAfiMA, ABD’YE ‹L‹fiK‹N POL‹T‹KALARLA YAPILMALIDIR; TERS‹ DURUMDA BU Ç‹ZG‹ TASF‹YEC‹L‹⁄‹ ÜRETMEYE DEVAM EDECEKT‹R! ABD’nin Ortado¤u’ya müdahalesini onaylaman›n do¤al, mant›ki sonucu ABD’yi desteklemektir. Devrimci-
Say› 103 41 21 Mart 2004
ler buna da, yine çok daha önce dikkat çektiler: Amerikan bayra¤›n›n katliamla, iflgalle dalgaland›r›ld›¤› bir yerde, demokratik geliflme olur deniyorsa, bunu söyleyenler çok aç›kça, Amerikan iflgalleri meflrudur, Amerikan iflgalleri ilerici bir nitelik tafl›maktad›r, demek zorundad›r. Tarihi yeni bafltan yazmak, teoriyi yeniden yapmak zorundad›rlar. Bunu cüretle ne zaman yaparlar, ne zaman “Yaflas›n ABD’nin ilerici müdahaleleri, Yaflas›n Amerika!” düflüncesini sloganlaflt›r›rlar bilinmez; ... Bu ç›plak siyasi tav›rdan, yani “Kahrolsun Amerika!” demekten de, “Yaflas›n Amerika!” demekten de uzak durarak, bugün gelinen nokta gizlenmeye çal›fl›lmaktad›r.” (Agk. s.152-153) Demek ki, Ferhatlar “Yaflas›n ABD’nin ilerici müdahaleleri” tavr›na biraz daha yaklaflm›flt›r. KONGRA-GEL, ABD karfl›s›ndaki politikalar›n› sorgulamad›¤› sürece, ayr›lanlara karfl› belki örgütsel önlemlerini alabilir, ancak tasfiyecili¤e karfl› ideolojik-politik bir mücadele sürdüremez. Say› 103 42 21 Mart 2004
ABD’nin Ortado¤u müdahalesini onaylayan politika mahkum edilmelidir. Barzani-Talabani’de somutlaflan iflbirlikçi milliyetçilik mahkum edilmelidir. ABD’yle iflbirli¤i mahkum edilmeyip, savunuldu¤u sürece, aç›k ki, bu çizgide Barzani-Talabani daha “baflar›l›d›r”. ABD yörüngesinden ç›kman›n yolu, Barzani çizgisiyle hesaplaflmakt›r. Deniliyor ki, Barzani bu politikayla Kürtler için belli kazan›mlar elde etti. Peki ne pahas›na? Baflka halklar› katletme pahas›na. Baflka halklarla Kürtler aras›na düflmanl›k ekme pahas›na. Amerikan emperyalizmini güçlendirip halklar cephesini zay›flatma pahas›na. Üstelik ABD flemsiyesi alt›ndaki hiçbir kazan›m›n güvencesi yoktur. Bu iflbirlikçilik çizgisi, Kürt halk›n› ya baflka halklarla, ya tafleron olarak baflkalar›na karfl› savafla sürükleyecektir. Halk› savafllardan savafllara, ac›lardan ac›lara sürükleyen, “kurtulufl”tan hep uzak tutan bir “kazan›m”, kazan›m m›d›r? ABD müdahalelerini onaylama ve ABD’yle iflbirli¤i çizgisi savunulmaya devam edildi¤i müddetçe, bu çizgiyi biraz daha ileri götürüp Barzanileflmek isteyenlerin ç›kmas› kaç›n›lmazd›r. ABD’ye do¤ru at›lan her ad›m, halklar cephesinden biraz daha uzaklaflmakt›r. ABD’nin mahkum edilmesi ise, halklar cephesini güçlendirmektir. Bir halk gücü olarak gördü¤ümüz KONGRA-GEL’in mevcut sorun karfl›s›nda ikinci yolu tercih etmesini diliyor ve öneriyoruz.
Dersten Ç›kar, Kameraya Kaydet, Fiflle! AKP iktidar› gençlik düflmanl›¤›nda ve yasad›fl›l›kta gittikçe pervas›zlafl›yor. Bana itaat etmeyeni yok ederim mant›¤›yla hareket eden AKP’nin, polislere verdi¤i “gençli¤i terörle sindirme” talimat›, Marmara Üniversitesi’nde harfiyen yerine getiriliyor. Marmara Üniversitesi’nde ö¤renciler derslerden ç›kar›larak polis taraf›ndan kameralara kaydediliyor. 17 Mart günü ÇHD ‹stanbul fiubesi’nde düzenlenen bas›n toplant›s›yla gençlik üzerinde estirilen terör protesto edildi. Bas›n toplant›s›nda Av. Güçlü Sevimli, Av. Hüdai Berber ve ö¤rencilerden Ceren Tu¤lu konufltu. Av. Hüdai Berber, polisin hukuksuzlukta nas›l pervas›z davrand›¤›n›, polisin TAYAD'l›lar›n afifli konusunda söyledi¤i 'suç olmad›¤›n› biliyoruz fakat yukar›dan emir geldi' sözleriyle ifade etti. Av. Güçlü Sevimli de meydanlarda, okullarda yo¤unlaflan bask›ya de¤indi ve flöyle dedi: “Toplumsal muhalefetin en dinamik kesimi olan ö¤rencilere yönelik geçmiflte de bask›lar uyguland›, ancak içinden geçilen süreçte bu bask›lar ciddi flekilde yo¤unlaflt›. Bu günlerde ö¤rencilerin e¤itim, bilimsel araflt›rma yapma, yaflam haklar›n› ve kifli hürriyetlerini ortadan kald›ran uygulamalar›n yafland›¤›na tan›k olunuyor.” Üsküdar 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin karar›yla M.Ü ö¤rencilerinin okul girifllerinde sürekli olarak polis taraf›ndan üzerlerinin arand›¤›n› belirten Sevimli’nin ard›ndan konuflan M.Ü ö¤rencisi Ceren Tu¤lu, özellikle Haydarpafla Kampüsü’nde sürekli çevik kuvvet polisinin bulundu¤unu belirterek sözlerini flöyle sürdürdü: “Çevik Kuvvet her zaman üniversitedeki ilerici, yurtsever, demokrat ö¤rencilere sald›r›lar yap›yor. Bu durumu k›namak için bildiriler da¤›tt›k, afifller ast›k, bas›n aç›klamalar› yapt›k. Afiflleri ast›¤›m›z 4 Mart günü, 150 çevik polisi okula girerek ö¤rencileri gözalt›na almakla tehdit etti. Ard›ndan anfilerde derste olan ö¤renciler de dahil d›flar› ç›kart›p herkesi kameraya çektiler.”
‹HD’den Aksu’ya: fiiddete Son Verin ‹HD ‹stanbul fib. Beyaz›t Meydan›'ndaki polis sald›r›s›n› ‹çiflleri Bakan› Abdulkadir Aksu'ya mektup göndererek protesto etti. ‹HD fiube Baflkan› Hürriyet fiener mektubun içeri¤ine iliflkin bir aç›klama yapt› ve Aksu’ya “polisin fliddetini durdurun” diye seslendi.
K›z›lay’da Olmayan Sol, Neden Yoktu? Baz› gençlik gruplar›, K›z›lay eyleminde yoktu. Aylar öncesinden program›, tarihi belliydi, bu yan›yla bir mazeretleri olmad›¤› aç›kt›r. Gençlik kitlesine karfl› sorumluluk duyar da, aç›klarlarsa, neden kat›lmad›klar›n› da herkes ö¤renir. Gençlik YÖK’e karfl› ç›karken, iktidar ve YÖK, gençli¤e karfl› birleflmifl halde, soruflturmalarla, gaz bombalar›yla sald›r›rken, onlar neyi bekliyordu acaba? Varsa bekledikleri bir süreç, tüm gençlik örgütlenmelerine aç›klas›nlar da, gençli¤in mücadelesinin gelifltirilece¤i o meçhul süreci herkes beklesin. YÖK’ün tart›fl›ld›¤›, YÖK üzerinden iktidar kavgalar›n›n verildi¤i, AKP’nin sahte YÖK karfl›tl›¤› yapt›¤› bir süreçte, YÖK’e karfl› y›llard›r mücadele eden gençlik konuflmayacaksa, ne zaman konuflacak? Beklenen ne, “hesap” ne? 6 Kas›m’da Koordinasyon grubunun yapt›¤› gibi, bir gün önce eylem birli¤inden ayr›l›p reklamlar›n› yapamayacaklar›, dar grup ç›karlar›n› gençli¤in genel ç›karlar›n›n önüne koyamayacaklar› bir zeminin olmad›¤›n› m› düflündüler? Do¤rudur; bu eylem birli¤inde demokrasi vard›, adalet vard›, kararlar bu anlay›fl içinde hep birlikte al›nd›. Bu iradeye uymak dar grup ç›karlar›n› bir yana b›rakmay› gerektirir? Yoksa, daha önce de çeflitli örnekleri yafland›¤› gibi, oligarflinin “sald›raca¤›z” tehditleri karfl›s›nda, bir köfleye çekilip pusuya yatma, “fark koyma”, hesab› m› yap›ld›? 19 Aral›k Katliam› karfl›s›nda kimi reformist çevrelerin kan›m›z maltalarda akarken düflündükleri gibi, oligarfli meydanlara ç›kan
gençlik örgütlenmelerini ezer, tutuklar, okullardan atar, alan bize kal›r hesab› m› yap›ld›? Tüm bu ve benzeri hesaplar solun kültürüne, geleneklerine yabanc›d›r, çürümedir. Ama bir o kadar da solun gerçe¤i haline getirilmifltir. Bir çok konuda oldu¤u gibi, gençlik alan›nda da ayn› kültür, solu çürüten ayn› anlay›fllar ç›k›yor karfl›m›za. Bu yan›yla K›z›lay’da olmayanlar›n a¤›rl›¤›n›n reformizmin gençlik örgütlenmeleri olmas› elbette tesadüf de¤ildir. Büyük yan›lg› içindedirler; oligarfli devrimci gençli¤i sindirme, üniversitelerden tecrit etme operasyonu yaparken, bunu izleyenlerin hiçbir siyasi, politik ç›kar elde etmesi mümkün de¤ildir. Ancak, oligarflinin solu bölüp parçalama, güçsüzlefltirme ve tek tek yok etme oyununun parças› olabilirler. Devrimci gençli¤in olmad›¤› yerde reformist solun, elini oynatmas› bile mümkün de¤ildir. Onlar, ony›llard›r devrimci gençli¤in ödedi¤i bedellerle yarat›lan meflruluk ve kazan›mlar üzerinden politika yapmaktad›rlar. Daha gerileri b›rak›n, 1980 sonras› gençlik mücadelesinin tarihini bilenler, bunu çok iyi bilirler. Hiçbir mazeret, neden kat›lmad›klar›n› aç›klamaya yetmez. Kendi tabanlar›na bile, o “büyük politikalar›n›, taktiklerini” izah edemezler. Neden kat›lmad›klar›n› bütün ö¤renci kitlesine aç›klayamaz, onlar›n önünde tart›flamazlar. Ne diyecekler; “oligarfli gençli¤in demokratik üniversite iste¤ine, halk için bilim, halk için e¤itim talebine sald›rd›, biz yoktuk. Çünkü....” Gerisi yoktur. Yine ayn› oyunu izliyoruz; Oligarfli bütün güçleriyle devrimcilere sald›r›yor, solun bir kesimi ‹ZL‹YOR.
Ya KESK, D‹SK, DKÖ’ler; siz neden yokdunuz? Gençli¤in toplumsal muhalefetin önemli ve en dinamik kesimi oldu¤u konusunda sayfalarca teori yap›l›r. Ama o dinamikle bütünleflme, bu dinami¤in sindirilmesinin karfl›s›na dikilme gibi bir sorumlulu¤un duyulmad›¤› aç›kt›r. Onlar bu ülkede yaflam›yor, YÖK onlar› ilgilendirmiyor, gençli¤e savafl ilan› umurlar›nda de¤il. Peki umurlar›nda olan çok önemli gündemleri mi var? Türkiye tablosuna bakan, olmad›¤›n› bilir. Kald› ki, böyle olsa bile gençli¤in yan›nda olmalar›na engel de¤ildir. Baflta KESK, D‹SK olmak üzere sendikalar, odalar, DKÖ’ler düflünmelidir; Bu gençlik uzaydan m› geldi? Bu ülkenin gençli¤i de¤il mi, neden gençli¤in yan›nda de¤ildiniz? Hangi hesapla uzak durdunuz? KESK’in, D‹SK’in ve bir k›s›m odalar›n gençlikle (ya da baflka bir kesimle) dayan›flmas› için, reformistlerin de içinde olmas› gerekti¤i gibi bir ön flartlar› m› var yoksa? Varsa böyle bir ön flart, nedenleriyle herkese aç›klay›n. Elefltiri ve ça¤r›lar ona göre yap›l›r. Sahi siz halk›n hangi kesimiyle dayan›fl›rs›n›z? Gazi halk›n›n katliam anmas›nda da yoktunuz. Gazi katliam›nda ilan etti¤iniz “provokasyona gelmeme” ça¤r›n›z hala m› geçerli yoksa? KESK Baflkan› Sami Evren ve D‹SK Baflkan› Süleyman Çelebi’nin “halk› birlefltirme, birlikte mücadeleyi örgütleme” sözlerinin mürekkebi henüz kurumam›flt›r. Ancak kimi birlefltirecekleri meçhuldür. Gençlik meydanlarda, onlar yok. Gecekondu halk› adalet istiyor, katliam› lanetliyor, onlar yok. Devrimci tutsaklar ve aileleri tecrite karfl› büyük bir direnifl veriyor, onlar yok. Peki siz kimi, nas›l birlefltirecek, hangi birleflik direnifli yaratacaks›n›z?
Say› 103 43 21 Mart 2004
✍Bas›ndan
“
‘Tecrit’ hepimizi yutacak Terör suçu ifllemeniz gerekmiyor, terör örgütünün sair efrad› say›lman›z için “ideolojik ve anarflik” bir eylem içinde bulunman›z yeterlidir. Duvarlara ideolojik bir slogan, mesela “Kahrolsun faflist diktatörlük” yazarken yakalanm›fl ya da okulda yap›lan aramada çantan›zdan toplat›lm›fl bir dergi bulunmuflsa, maharetli savc›lar k›yas yolu ile sizi derhal bir terör örgütünün sair efrad› yapabilir.
Say› 103 44 21 Mart 2004
Onlar›n ço¤u TCK’n›n 168. Maddesi’nin ikinci f›kras›na göre mahkum olmufl ya da yarg›lan›yordu, yani terör örgütünün “sair efrad›” idiler. Resmi görüfle göre, cezaevlerini “terör yuvalar›” haline getirmifllerdi; o nedenle özel olarak haz›rlanan ve odalardan oluflan cezaevlerine konularak birbirleri ile irtibatlar› kesilecekti. Bütün bunlar terörle mücadelenin bir parças›yd›, zaten Terörle Mücadele Kanunu da bunu emrediyordu. Onlarsa hücrelerine girmemek için direniyorlard›; ölüm hücrelerine girmektense açl›ktan ölmeyi tercih ediyorlard›. ‹flte geçti¤imiz günlerde onlardan biri daha ölümü hücreye tercih etti; 30 yafl›nda genç bir insan, F tipi cezaevlerindeki “tecriti”i ve siyasi tutuklular›n ziyaretçilerine yönelik bask›lar› protesto etmek amac›yla Kand›ra Cezaevi’nde 130 gündür ölüm orucunda bulunan Muhar-
Bilmem, bütün bir ülkenin, hatta yeryüzünün F tipi cezaevlerine dönüfltürüldü¤ünün fark›nda m›y›z? Bu genç insanlar bütün bunlar›n fark›ndayd›lar ve bunlardan 108’i, operasyonda, iflkencede, açl›k grevinde bunun için öldü, yüzlercesi bunun için sakat kald›, yüzlercesi de direnmeye devam ediyor.
rem Karademir, kendini yakarak ölüme gitti. Muharrem Karademir, F tipi inatlaflmas›na verilen 108. kurban; müdahaleler, bask›nlar ve nakillerdeki dayak ve iflkencelerden ve ölüm orucundan sa¤ kurtulup sakat kalan yüzlerce genç insan daha var. Sa¤›, solu, ortas›, iktidar› ve muhalefetiyle müthifl bir sessizlik var, sanki bütün bir toplum, tüm insanlar birbirlerinden tecrit edildi, kimse kimsenin sesini duymuyor, kimse kimseyi görmüyor. Toplum olarak ve tek tek insanlar olarak en insani özelliklerimizi yitirdik; kan›ksama, duyars›zl›k, ilgisizlik ve ald›rmaman›n sessizli¤ine gömüldük, çaresizlik batakl›¤›na sapland›k ve kahrolas› bir karanl›kta yitip gidiyoruz. ‹nsan olman›n en s›¤ sular›nday›z, en geride, her an afla¤›larda sürünüyoruz, b›rak›n›z ötekinin hak ve hukukuna sahip ç›kmay›, kendi hak ve hukukumuzu, de¤erlerimizi, insan olman›n onurunu b›rakt›k, karn›m›z›n doymas›na, nefes al›p verebildi¤imize flükrediyoruz.
As›l Tecrit Bu F tipi cezaevleri sadece Türkiye’ye özgü terör suçlular›n›n tecrit edilmesi amac›yla kurulan cezaevleri de¤ildir; F tipi cezaevleri bir felsefedir, bir kuflatma, teslim alma, hegemonya ve postmodern kapatma felsefesi. F tipi cezaevlerinde sorun, mahpuslar›n tek tek odalarda kalmalar›, hücrelerde tecrit edilmeleri de¤ildir. F tipi cezaevlerinde insanlar as›l toplu kullanma alanlar›nda; spor salonlar›nda, ifl yurtlar›nda ve kütüphanelerde tecrit edilmektedir, orada tüyler ürpertici kelime “hücre” de¤il, iyilefltirme (treatment)’dir. Terör suçlular› deniliyor ama F tipi cezaevlerine t›k›lanlar›n büyük ço¤unlu¤u, siyasi suçlular, yani
Sa¤›, solu, ortas›, iktidar› ve muhalefetiyle müthifl bir sessizlik var, sanki bütün bir toplum, tüm insanlar birbirlerinden tecrit edildi, kimse kimsenin sesini duymuyor, kimse kimseyi görmüyor. Toplum olarak ve tek tek insanlar olarak en insani özelliklerimizi yitirdik
Mehmet Bekaro¤lu
farkl› düflünenler, muhaliflerdir. Devlet, iktidar her kimse, egemen olan, farkl› düflünmeyi, muhalif olmay› hastal›k olarak kabul ediyor ve onlar› iyilefltirmek istiyor. Önce mahpuslar› hücrelere koyarak fiziki olarak tecrit ediyor, onlar› di¤er insanlardan uzaklaflt›r›p insani iliflkilerden mahrum ediyor. Sonra onlara “e¤er flu programa uyarsan seni di¤er insanlarla bir araya getiririm, seni spor alan›na, kütüphaneye, ifl yurduna götürürüm” diyor. Bu ortak kullanma alanlar›nda önceden haz›rlanm›fl paket iyilefltirme programlar› uygulan›yor; mahpuslara ancak bu programlar dahilinde di¤er mahpuslarla temas imkân› veriliyor. Bu flekilde onlar, “tehlikeli” ve “hastal›kl›” düflüncelerinden kurtar›l›yor, iyilefltiriliyorlar. As›l tecrit bu, insanlarla birliktesiniz ama onlarla ancak iyilefltiricilerin yapt›¤› program çerçevesinde temas kurabiliyorsunuz ve bu temas›n sonucunda onlar da sizde kendiniz olmaktan ç›k›yorsunuz.
Ya Biz, Biz Var m›y›z? Bu arada ihaleye ç›kar›lan ifl yurtlar› arac›l›¤›yla mahpuslar, sorunsuz ve ucuz iflgücü olarak neo-liberal ekonomiye de eklemleniyorlar. Amerikal› ve Avrupal› insan haklar› komiserlerinden y›ld›zl› pekiyi alan, Adalet Bakanlar›’n›n befl y›ld›zl› oteller dedi¤i, F tipi cezaevleri bunlard›r.
Bilmem, bütün bir ülkenin, hatta bütün bir yeryüzünün F tipi cezaevlerine dönüfltürüldü¤ünün fark›nda m›y›z? Hayata dönüfl operasyonu, hücrelerde tecrit etme ve toplu kullan›m alanlar›nda iyilefltirme programlar›na tabi tutma ile 12 Eylüller, 28 fiubatlar, bask›lar, mahrumiyetler, sonra gevfletme ve iyilefltirmeler aras›ndaki benzerlikleri görebiliyor muyuz? Ayn› flekilde bombalar, füzeler, iflgaller, açl›k, sefalet, sonra demokrasi, özgürlük ve ekonomik iyilefltirme programlar›. Bu genç insanlar bütün bunlar›n fark›ndayd›lar ve bunlardan 108’i, operasyonda, iflkencede, açl›k grevinde bunun için öldü, yüzlercesi bunun için sakat kald›, yüzlercesi de direnmeye devam ediyor. Baflta televizyonlardan, gazetelerden seyirlik olarak izledik, onlar›n bir deri bir kemik bedenleri ve ölümleri haberdi, yani medyan›n malzemesi. Vicdanlar›m›z›, onlar›n teröristli¤ini, marjinalliklerini, geçmiflte tak›l›p kalm›fll›klar›n› tekrarlay›p rahatlatmaya çal›flt›k. Giderek kan›ksad›k, unuttuk, art›k onlar yoklar, haber de olmuyorlar. Ya biz, biz var m›y›z? (17 Mart 2004, Evrensel Gazetesi)
Newroz Zulme ‹syand›r Bugünün Dehak’› ‹flgalci Amerika’d›r Kawalar Dehak’a Direnmeye Devam Ediyor Binlerce y›l öncesinin ezilen halklar›n kurtulufl efsanesidir Newroz. Mezopotamya'da Asur Kral› Dehak, tarihin gördü¤ü en büyük zalimlerden biridir. Öyle zalimdir ki, efsanede, her gün iki gencin beynini yiyerek yaflayan bir kral olarak anlat›l›r. Dehak’a karfl› Ortado¤u halklar›n›n Demirci Kawa önderli¤inde gerçeklefltirdi¤i isyan sonucu, bugün Irak topraklar›nda olan Ninova yerle bir olur ve Demirci Kawa, Dehak'›n bafl›n› çekiciyle parçalar. Tüm Ortado¤u halklar›n›n bayram› olur o gün. Atefller yak›l›r dört bir yanda. Kürt, Arap, Fars, Acem, Türkmen halklar›nda da adlar, yerler de¤iflik, benzer efsaneler vard›r. Dehak’›n bafl›n›n ezildi¤i, zulüm iktidar›n›n y›k›ld›¤› yer, bugünün Dehak’› taraf›ndan iflgal edilen toprak olmas›, tarihin bir tesadüfüdür. Ama anlaml› ve yerinde bir tesadüf bu. Ayn› topraklarda ve dünyan›n baflka yerlerinde yine Kawalar isyan› ateflliyor, Dehak’a direniyorlar. T›pk› 2001’in 21 Mart’›nda Sincan F Tipinde Newroz’u flehitli¤iyle karfl›layan ölüm orucu savaflç›s› Cengiz Soydafl gibi... Zalim Dehak günde iki gencin beynini yok ediyordu. Bugünün Dehak’› Amerikan imparatorlu¤u ve onun kap›kullar› binlerce gencimizin canlar›n› al›yor, emperyalist politikalarla beyinlerini yokediyor. ‹stiyor ki Dehak, beyinlerini yok ettiklerim Amerikanc›lafls›n, isyan etmesin, Kawalaflmas›nlar. Ama çaresi yok, halklar›n Kawalar› hiç tükenmiyor. Binlerce y›l önce halklar›n yakt›¤› ateflle tutuflturuyor bedenini Günaylar. Binlerce y›l önce halklar zalimin yok oluflunu kutluyordu o ateflle, Muharremler ayn› zalimi yok etmek için yak›yorlar tenlerini. Bugün, Dehak’›n zulmüne son verilen topraklar baflta olmak üzere, dünyan›n bütün Ninovalar’›nda isyan etmenin günüdür. Bugün zulüm çok daha katmerli ve sinsi. Dost gibi giriyor,
demokrasi, özgürlük yalanlar›yla aldatmak istiyor. Üstelik Dehak’›n zulmü Ortado¤u ile s›n›rl›yken, bugün Dehak kollar›n› her yana uzatt›. Filistin’de, Irak’ta, Türkiye’de, Latin Amerika’da, Kafkaslar’da, Balkanlar’da, Asya’da... Kana doymuyor Dehak’›n tekelleri, içtikçe kan›m›z›, sömürdükçe can›m›z› hep daha fazla istiyor. Newroz’un kelime anlam› “yenigün”dür. Ortado¤u’da do¤an her gün, bugün direniflle do¤uyor. O direniflin içinde olmayanlar ne Demirci Kawa’n›n çekicinin adaletini anlayabilir, ne de isyan ateflini tutuflturabilirler. Kawa’n›n çekici devrimcilerin elindedir flimdi. ‹syanlar› tutuflturacak atefl Ortado¤u’nun ezilen, sömürülen, afla¤›lanan, topraklar›nda iflgal alt›nda yaflayan, Dehak’›n iflbirlikçisi zalimler taraf›ndan yönetilen halklar›n›n yüre¤indedir. Hem de o atefl dünden daha gür, daha harl› yan›yor. Patlad› patlayacak, “yenigün” do¤du do¤acak... O “yenigün”ün do¤umu, ABD imparatorlu¤una karfl› isyan atefllerini büyütmekten geçiyor. Kürt, Arap, Fars, Acem, Türkmen, efsanelerinde Kawalar’› yaflatan tüm halklar›n birleflik direnifliyle Dehak’›n beyni parçalanacakt›r. Amerikan emperyalizmi flimdi seçti¤i mezarl›¤›nda, beyninin parçalanaca¤› güne kadar zulümle ayakta kalmaya çal›fl›yor. Direnenler Kawa’n›n ateflini büyütüyor. Anadolu’dan Ortado¤u’ya bu topraklarda Dehaklar’a huzur olmayaca¤›n›, bu topraklar›n Kawalar’›n, Baba ‹shaklar’›n, Bedreddinler’in, Pir Sultanlar’›n, Bedirhanlar’›n, Mahirler’in topra¤› oldu¤unu göstererek Newroz’u tarihi ve efsanevi anlam›na kavufltural›m. ‹flte o zaman, Dehak’›n bafl› binlerce y›l sonra yeniden parçalanacakt›r. Yeter ki, Kawa’n›n çekicini s›ms›k› tutal›m namuslu ve nas›rl› ellerimizle.
Say› 103 45 21 Mart 2004
Anadolu’ya Su Gibi Hayat Verecek Bir K›z U¤urlad›k Günay; mavi, bulutsuz gözlü k›z›m›z... Fedas› destan oldu, t›pk› Fidan gibi, Ahmet, Murat, Aflur, Hasan gibi... T›pk› can›ndan çok sevdi¤i Berrin ve Yasemin gibi. F tipleri ve tecrit kaç can›m›z› ald›. Her can binler olup düfltü topra¤a. Tecrit hücrelerle s›n›rl› de¤ildi ki, herkese, her yerdeydi. Ne yaparlarsa yaps›nlar bitiremediler 4. y›l›na giren ölüm oruçlar›n›. ‹flte Muharrem, iflte Günay... Bedenlerini tutuflturdular tecrite, sömürüye, zulme karfl›, direnme hakk›n›n elimizden al›nmas›na, zorla müdahale yasas›na karfl›... Günay, mavi bulutsuz gözlü k›z›m›z, kardeflimiz, yoldafl›m›z, kahraman›m›z... Say› 103 46 21 Mart 2004
29 fiubat'ta tutuflturdu bedenini Berrin'i Yasemin'i selamlayarak, Halk›m›, yoldafllar›m›, bu vatan› çok seviyorum diyerek... Umuda binlerce selam gönderip, has k›z›n›z olarak gidiyorum, ne mutlu bana, diyerek. Bedenini tutuflturduktan sonra, Günay’›m›z› pald›r küldür ‹zmir Yeflilyurt Devlet Hastanesi'ne götürüyorlar... 4 Mart'a kadar hastanede bulundu¤u halde hapishane idaresi, ne ailesine ne de arkadafllar›na bir haber veriyor. Suçlular F tipi bir yaflam› hayata geçirdikleri için, "tutuklular›n yaflam güvencesi ellerinde oldu¤u" halde haber vermedikleri için suçlular. Günay 4 Mart saat 17:00 sular›nda flehit düfltü¤ünde ailesini aray›p "k›z›n›z öldü, Yeflilyurt Hastanesi’nden gidin al›n" diyecek kadar namussuz ve ruhsuzlar. Günay zorla müdahale yasas›na, tecrite karfl› can›n› feda etti. Mengele art›klar› k›p›rdayamad›¤› için omzuna serum takt›lar, vücudunun çeflitli yerlerine çeflitli makinalar ba¤lad›lar, fakat a¤z›ndan hiçbir müdahaleyi baflaramad›lar. Sadece bafl›n› oynatabiliyordu ve hiçbir alet vs. tak›lmas›na izin vermiyordu. Konufluyor, fedas›n› anlat›yordu. "Doktorlar" soruyordu: Ailenin adresi ne, telefon numaras› ne... Günay ölüme koflullanm›fl, verirse art› bir müdahale olacak bunu biliyor.
rine kadar yüzlerce resmi ve sivil polis çevreyi sarm›fl bir an önce Günay›m›z› göndermek istiyor. Günay’›n sevenleri de orada. TAYAD'l› Aileler, Temel Haklar’dan gelenler, avukatlar, Günay’›n ailesi, yak›nlar› ile Ekmek ve Adalet dergisi çal›flanlar› oradalar. Say›lar› polis kadar de¤il, hatta bir avuç ama hepsinin yüreklerinde Günay var, onu karfl›laman›n, son görevlerini yerine getirmenin coflkusu var. Polis ailesinden bir kifliyi al›p alelacele otopsi yapt›r›p ç›k›fl ifllemlerini bitiriyor. Korkuyorlar Muharremler’in, Günaylar’›n gücünden, fedan›n gelece¤in yarat›c›s› olmas›ndan. Günay’›n ç›k›fl›yla patl›yor sloganlar "Günay Ö¤rener Ölümsüzdür, Devrime Meflale Bizim Kad›nlar›m›z". Resimleri bir anda etraf› süslüyor, gülümsüyor orada bulunanlara "biliyorum" diyor, "beni yaflatacaks›n›z daima". ‹stiyoruz ki Günay’›m›za çok sevdi¤i güzel ‹zmir’den denizi seyrettirelim son kez. Olmuyor. Geçti¤imiz yollardan bakabiliyoruz ancak. Polis eskortlar› eflli¤inde ‹zmir’den ç›kart›l›yoruz. Akflam 20.30 civar› Burdur'day›z. Ertesi gün için heyecanl›y›z "son" görevimizi lay›k›yla yerine getirmek istemenin heyecan›. Ertesi gün yani 6 Mart. Bugün Günay’›m›z› sonsuzlu¤a u¤urlayaca¤›z. Ayn› zamanda Burdur'un kurtulufl günü. Kutlanacak nesi kalm›fl ki kurtuluflun, vatan› bir taraftan parsel parsel sat›p bir taraftan göstermelik kutlamalar yap›l›yor. Vatan topraklar›n›n sat›lmas›na karfl› bir direnifltir Günaylar’›n fedas›. Kurtuluflu, ba¤›ms›zl›¤› onlar savunuyor, onlar bu u¤urda gelece¤i kurtar›yor.
"Söylemeyece¤im, kimseyi istemiyorum, müdahale istemiyorum" diyor. Son sözlerini avukat›na söylüyor, "Tüm ailemizi s›ms›k› kucakl›yorum, binlerce selam" diyor.
Son u¤urlamaya tüm Burdurlular’› davet ediyoruz. ‹zmir'den, Isparta'dan, Antalya'dan ve Birtan Altunbafl'›n mahkemesi için Ankara'da bulunan ‹stanbul TAYAD'l›lardan yaklafl›k 150 kiflilik u¤urlayan› var Günay’›m›z›n. Ailesi; "çocu¤umuz nas›l istediyse, her fley ona uygun olsun" diyor. Tabi ailenin istekleri de yerine getiriliyor. Saçlar› vasiyeti üzerine Karadenize gönderilmek için kesiliyor. Vasiyetinde diyor ki, "Akdeniz’de do¤dum, Ege’de çal›flt›m; bari saçlar›m Karadeniz’e gitsin". Deniz sevgisi bambaflka Günay’›n. ‹zlemeye doyamaz. Zaten denize at›lmay› istiyor ama vasiyetinde de belirtti¤i gibi yasal zorunluluk böyleyse Burdur’da olay›m diyor.
Hastaneden Bayrakl›'da bulunan Adli T›p'a getiriliyor. Çevre sar›lm›fl, robokoplar›ndan, özel timle-
Süsleniyor Günay bir gelin gibi. K›nalar› yak›l›yor pullu k›z›l mendillerle ba¤lan›yor, k›pk›z›l bir ta-
butun içine konuyor, aln›nda yine k›z›l band›, tabutunun üzerinde karanfillerden sar› y›ld›z›. Herkes görmek, son bir defa aln›ndan öpmek istiyor. ‹kindi namaz›ndan önce Ulu Cami alan›na götürülüyor. Yine resimleri var arkadafllar›n›n ellerinde. Bafl›nda sayg› nöbeti tutuyorlar. Namaz sonras› çok sevdi¤i Burdur gölüne marfllar ve Ege türküleri eflli¤inde götürülüyor. Yan› bafl›nda bir efe var; çiçekli fesi cepkeni, efe k›yafeti, elinde kamas›yla... Türküleri çok sever ama Ege türkülerinin zeybeklerinin yeri ayr›d›r Günay'da. Bafll›yor Ege türküleri Burdur gölü k›y›s›nda. Zeybek dönüp dönüp diz k›r›yor Günay’›n önünde. “E¤ilmez bafl›n gibi gökler bulutlu efem” diyor hep bir a¤›zdan 150 kifli. Ard›ndan konvoy tekrar yola koyuluyor, son kez evinin önünde Günay. Annesi son bir veda gibi el sall›yor çocu¤una. Mezarl›¤a do¤ru yola ç›k›l›yor, mezarl›¤a varmadan An›t olan bir meydanda konvoy arabalardan iniyor. Günay kad›nlar›m›z›n omuzlar›nda, önde "Kah-
ramanlar Ölmez Halk Yenilmez" pankart›, Günay’›m›z›n karanfillerle süslü resmi, efenin ard›nda ise Ege'nin kahraman kad›n efesi Günay. “Günay Ö¤rener Ölümsüzdür” pankart› ve k›rm›z› flamalar. Düzenli, görkemli kortej sloganlar eflli¤inde yürüyüfle geçiyor. Burdur, Burdur olal› böyle cenaze töreni görmedi belki de. En az›ndan 80 sonras› Günay’›m›z ilk. ‹zleyenler flaflk›n bak›yorlar bu nas›l cenaze, dü¤üne gider gibi... Burdur sokaklar› ve mezarl›k ç›nl›yor "Günay Yoldafl Ölümsüzdür, Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez, Devrime Meflale Bizim Kad›nlar›m›z, Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz, Mahir Hüseyin Ulafl Kurtulufla Kadar Savafl..." Topra¤a verildikten sonra sayg› duruflu ve ard›ndan vasiyet mektubu okunuyor Günay’›m›z›n. TAYAD ad›na tecrite iliflkin bir konuflma yap›l›yor. Çok istedi¤i sar› ve k›rm›z› güller serpiliyor üzerine. Karanfiller ve papatyalarla donat›l›yor mezar›. Anadolu'ya su gibi hayat verecek bir gelin b›rakt›k Ege topraklar›nda.
GÜNAY’›n VAS‹YET MEKTUBU Say› 103
.... Denize bakmaya doyamam. Özellikle tam tepeden diklemesine. Öyle bak›nca derinli¤i görülüyor. Öyle bak›nca hayran olurdum. Ve güzelli¤inden ölesim gelirdi. Ben öldü¤ümde denize at›lmak isterdim. Çocuklu¤umdan beri çok sevdi¤im denizde ölmek istedim en çok. Ama büyük ailemizle deniz d›fl›nda bir tercihim oldu elbette. Bu defa da beni denize ats›nlar istedim. Bilmiyorum neden denizi kendime yak›n buluyorum. Suyu çok seviyorum. Su bana çok anlaml› geliyor. Su hayatt›r derler ya, su yaflam›n ilk bafllad›¤› yer. Toprak bile susuz yapamaz, hiçbir tohum susuz çiçek vermez. Ve bütün sular›n kavufltu¤u yer denizdir. Ayr›ca su anlatamayaca¤›m ölçüde farkl› bir fley. Gerçekten kimyas›n›(H2O) ve bunlar›n da birbiriyle ba¤›n› ve birçok maddeyle etkileflimini, gazlar›n› da inceledim. Suya iliflkin her ö¤rendi¤im fley beni hayran b›rakt›. Çok farkl› bir bileflik. Ama hepsinden önce, su hayatt›r. O yüzden topra¤a de¤il suya gömülmek isterdim. Öyle bir güzellik ki herkesin görmesini istiyorum. Baz› düflünürdüm, nereye gömülmeli insan... Nereye gelecek ziyaretçilerim? Onlar› harika bir yerde karfl›lamak isterim. Bakmaya doyamas›nlar, onlar da görünce kendinden geçsin... Güzel bir orman m›, bir da¤ bafl› m›... Müthifl bir manzaras› olmal›. Bence buna en uygun yer de deniz.
Örne¤in dünyay› seviyorum ve bak›yorum dörtte üçü su; Anadolu'ya hayran›m, dört yan›n›n üçü deniz; insan› seviyorum, dörtte üçü gene su. Su müthifl bir fley. Sevdi¤im her fley suda var ve sevdi¤im her fleyde su var. Niye sonsuza kadar suda kalmayay›m. Niye suya kar›flmayay›m yeniden. Büyük bir coflku olurdu. Olmazsa,... Burdur'da aile mezarl›¤›m›z var. Onlar da ailem de ister yanlar›nda olmam›. Hem Burdur'da hiç flehitlerimizden kimse yok. Tuhaf olacak “baba” da orada. Belki de ikisini bir görmek insanlara adaleti ve gerçe¤i daha çarp›c› gösterebilir. Hiçbir ba¤ adaletten daha güçlü olamaz insanl›k için. Tabii geleneklerimize uygun, umuda sar›l› gömülmek isterim. Mezar tafl›ma ne yaz›ls›n, ö¤retici bir fley ar›yorum... Toprak mezarl›k olursa bile, saçlar›m... Karadeniz'e at›ls›n istiyorum. Anadolu'yu dolaflm›fl olurum böylece. Baflka flehitlerimizin topra¤›ndan istemem. Yani zahmet ç›karmayay›m fazla. Çünkü hepsini seviyorum ve ay›rt edemem ayr›ca. Ben Ege'ye, saçlar›m Karadeniz'e... Berrin'i düflünüyorum. Sar› gülü çok severdi. Onu üzerimde tafl›mak isterim. Nuray ve benim için k›rm›z›. fiöyle topra¤›mda bir sar› bir k›rm›z› gül olsa çok güzel olur. Tekrar sevgi ve selamlar›mla. Gültekince kucakl›yor hepinizi tek tek öpüyorum. 12. 2. 2004, Günay
47 21 Mart 2004
AKP, Hak ve Özgürlükler Mücadelesi Veren Herkesi Susturmak ‹stiyor Kocaeli Temel Haklar’a Bask›n Kocaeli Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i 15 Mart günü polis taraf›ndan bas›ld›. Ayn› s›ralarda demokratik mücadele içerisinde yer alan devrimcilerin evlerine de bask›nlar düzenlendi. Gerekçe mi? Haklar ve özgürlükleri sadece AB’ye giriflte bir vitrin olarak kullanan, sadece kendi haklar› söz konusu oldu¤unda haktan söz eden bir anlay›fl›n yönetti¤i bir ülkede böyle bir gerekçeye gerek var m›? AKP, ilerici tüm halk örgütlülüklerinin susturulmas› operasyonu yürütüyor. Doludizgin bir iflbirlikçili¤in yafland›¤› sürecin “önünü temizliyor”. Ecevit iktidar› da IMF programlar›n›n önünü 19 Aral›k katliam›yla temizlemiflti. Say› 103 48 21 Mart 2004
Yap›lan bask›nda, Temel Haklar yöneticisi Süleyman Kaman, üyeleri ‹smet Bursal›, Ayhan U¤ur, Ali Anlamaz, Özlem Anlamaz, Gençlik Derne¤i üyesi ‹smail Temiz, dergimiz Kocaeli Temsilcisi Ayd›n Yavuz ve Bahattin... gözalt›na al›nd›lar. Dernek baflkan› Y›lmaz fien, derne¤in
Mersin Temel Haklar› ‘Usulsüz’ Olarak Kapatma Davas› Düfltü Mersin Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i'nin kapat›lmas› istemiyle aç›lan dava, 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 10 Mart’ta görüldü. Duruflmaya Temel Haklar üyelerinin yan› s›ra SDP, ESP, ‹HD ve Devrimci Demokrasi destek vermek için kat›ld›. Temel Haklar avukat› ve ayn› zamanda derne¤in üyesi Av. Ergün Aygün ile ‹HD fiube Baflkan› Av. Cüneyt Durnao¤lu’nun da haz›r bulundu¤u duruflmada, davan›n usülüne uygun flekilde aç›lmad›¤›na karar verildi. Böylece dava bafllamadan biterken, bu davay› açt›ranlar›n yasa, kural, usül tan›madan telaflla kapatmaya çal›flt›klar› da belgelenmifl oldu. Duruflma ç›k›fl›nda yap›lan bas›n aç›klamas›nda bu hukuksuzlu¤a dikkat çekilirken, “Bizler mücadelemize devam edece¤iz" denildi. Aç›klama s›ras›nda "Derne¤imiz Kapat›lamaz, Yaflas›n Örgütlü Mücadelemiz" dövizleri tafl›nd›.
kurulufl aflamas›ndan itibaren bask›larla karfl›laflt›¤›n› belirtti. Gözalt›lar›n keyfi oldu¤unu, polisin hiçbir gerekçe gösterme gere¤i dahi duymad›¤›n›, bask›ndan sonra da derne¤e giriflin polis taraf›ndan engellendi¤ini dile getirdi. fien bask›lar›n amac›n› “bizleri korkutmak, sindirmek ve gözda¤› vermektir.” fleklinde de¤erlendirdi.
Kocaeli Polisi: TAL‹MAT ALDIK Temel Haklar, ertesi günü de, AKP polisinin gayri meflru yasad›fl› bask›nlar›yla ilgili suç duyurusunda bulundu. Adliye önünde bir aç›klama yapan Y›lmaz fien, polisin hukuksuz bask›lar›na maruz kald›klar›n› belirterek, hiçbir arama karar› bulunmadan, dernek kap›s›n› k›rmaya çal›flarak gösterilen hukuksuzlu¤u gözler önüne serdi. fien, keyfi bask›nla ilgili polise nedenini sorduklar›n›, sadece “talimat ald›k” cevab› verdi¤ini aktard›. Aç›klaman›n ard›ndan Kocaeli Emniyet Müdürlü¤ü Terörle Mücadele fiubesi’ne ba¤l› görevliler hakk›nda Cumhuriyet Baflsavc›l›¤›’na suç duyurusunda bulundu.
Hatay’da Tecrit Paneli Hatay SES fiubesi’nde 14 Mart günü “yaflam hakk›, tecrit, sansür ve sa¤l›kta dönüflüm program›” konulu bir panel düzenlendi. Mersin TAYAD’dan Sevtap Türkmen, Hatay Barosu Avukatlar›ndan Mevlüt Yeflilda¤, SES üyesi Dr. Merih fianl›’n›n konuflmac› olarak kat›ld›klar› paneli Dr. Ahmet Aras yönetti. ‹lk olarak söz alan Sevtap Türkmen, tecritin yaln›zlaflt›rma oldu¤unu anlatarak, hücrede tecritin nas›l uyguland›¤›n› tasvir etti. Tecritin insanl›k d›fl› oldu¤unu belirten Türkmen, bu politikan›n her alanda uyguland›¤›n› da sözlerine ekledi. Av. Mevlüt Yeflilda¤ ise, tecritin hukuk d›fl› oldu¤unu ve Türkiye'deki hapishanelerin Avrupa'dan ithal edildi¤ini, bu yüzden AB’nin Türkiye'deki ölümlere sessiz kald›¤›n›
söyledi. 109 insan›n ölümünün bile tek bafl›na hukuksuzlu¤un, adaletsizli¤in göstergesi oldu¤unu belirten Yeflilda¤’dan sonra Dr. Merih fianl› söz alarak tecritin insan sa¤l›¤› üzerindeki etkilerini anlatt›. Tercitin örgütsüzlefltirip birlefllefltirmeyi hedefledi¤ini belirten fianl›’n›n ard›ndan, Dr. Ahmet Aras konufltu. Aras, AKP’nin sa¤l›k politikas›n› ele ald›¤› konuflmas›nda, ç›karmak istedi¤i yasayla sendikalar›n fiilen ifllevsizleflece¤i, örgütsüzlefltirmenin bu alanda da kendini gösterece¤ini söyledi. Dinleyicilerden söz alan bir kifli ise, TAYAD’›n her fleye ra¤men sürdü¤ü mücadelesine hayranl›¤›n› dile getiren bir konuflma yapt›.
kahramanlar ölmez 20 Mart - 26 Mart fiehitlerimiz Yaflar Devrim ASLAN 21 Mart 1996 Hatay’›n Yaylada¤ ‹lçesi Yefliltepe Köyü yak›nlar›nda 21 Mart’ta s›n›rdan geçifl yaparken katledildi. Antakya bölgesinde devrimci mücadele içinde yer ald›, çeflitli alanlarda çal›flt›, ama as›l hayali da¤lard›. Bu hayalini gerçeklefltirmek yolundayken flehit düfltü.
Gökçe fiAH‹N fiengül GÜLSOY Turan fiAH‹N 20 Mart 2002 Karadeniz Bölge Komutanl›¤›’na ba¤l› bir grupta yer alan halk kurtulufl savaflç›lar›yd›lar. Ordu Ünye ‹lçesi Yeflilkent Beldesi yak›nlar›nda jandarma özel timleri ile ç›kan çat›flmada flehit düfltüler. Temmuz 1998’de gerillaya kat›lan Gökçe fiAH‹N, birli¤in komutan›yd›. Hacettepe Üniversitesi Kimya Mühendisli¤i ö¤rencisiyken DEV-GENÇ içinde yer alm›fl, sorumluluklar üstlenmifl, 95’te tutsak düflmüfltü. Tahliye oldu¤unda tereddütsüz düflenlerin bayra¤›n› tafl›mak için da¤lara kofltu. fiengül GÜLSOY da ayn› y›l kat›lm›flt› gerillaya. Konfeksiyon atölyelerinde çal›flan yoksul bir genç k›z›n özgürlük savaflç›l›¤›na uzan›fl›n›n öyküsüydü onun öyküsü. Turan fiAH‹N, 1997 Ekim’inde kat›lm›flt› Cephe’nin gerillalar› aras›na. Tokat’›n Almus ‹lçesi’ndendi. Gerillalar› küçük yaflta tan›d›, sevdi ve onlardan biri oldu.
Recai D‹NÇEL ‹brahim Yalç›n ARKAN Avni TURAN 24 Mart 1993 Ony›llar›n devrimcisiydi üçü de. 12 Eylül öncesinden bu yana önemli sorumluluklar üstlenmifllerdi. 1993’e gelindi¤inde; Recai, Karadeniz Bölgesi sorumlusu, Yalç›n Arkan, Ege Bölgesi’nde gerilla birli¤ini örgütlemekle görevli; Avni, Sivas Tokat da¤lar›nda komutan yard›mc›s›d›r. Devrimci hareketin darbe ihanetiyle karfl› karfl›ya kalmas› onlar› ‹stanbul’da Bahçelievler’de bir araya getirmifltir. Kald›klar› ev kuflat›ld›¤›nda, teslim ol ça¤r›lar›na “Devrimci Solcular teslim olmaz! cevab›n› vererek, 4.5 saat boyunca çat›flarak direndiler. Direnifl boyunca marfl ve sloganlar› susmad›. Kuflatma alt›nda direnifl gelene¤imize alt›n bir sayfa ekleyerek ölümsüzlefltiler.
Cahit Ç‹FTEC‹ 25 Mart 1997 Devrimci hareketin bir taraftar›yd›. Yurtd›fl›nda coflkusu, fedakarl›¤›yla örgütünün yan›nda oldu. fiehitleri anma ve Parti-Cephe’nin kurulufl y›ldönümü haz›rl›klar› içinde oldu¤u bir s›rada, beynindeki habis bir ur nedeniyle aram›zdan ayr›ld›.
Yusuf ARACI (DHKP-C) 26 Mart 2003 8. Ölüm Orucu Ekibi’nde yer alan bir ölüm orucu savaflç›s› olarak direniflin 106. flehidi oldu. 1 May›s 2002’de aln›na takt›¤› direniflin simgesi k›z›l bant›n›, 330 gün kararl›l›kla tafl›d›. 16 Ekim 1971’de ‹skenderun’da do¤mufltu; Arap-Alevi (Nusayri) bir ailenin çocu¤uydu. Mücadeleye 1995’te Dicle Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi ö¤rencisiyken bafllad›. Ö¤renci gençlik örgütlenmesi içinde mücadeleye kat›ld›. 1997’de örgütlü iliflkiler içinde yer ald›. Son olarak Akdeniz Silahl› Propaganda Birlikleri’nden birinin komutan› olarak savafl›rken, 2000 A¤ustos’unda tutsak düfltü ve Ceyhan Hapishanesi’ne konuldu. Yoldafllar›yla birlikte 19 Aral›k operasyonunda katliamc›lara karfl› direndi. Katliamdan sonra sevk edildi¤i Sincan F Tipi’nde direniflin bayra¤›n› tafl›yarak ölümsüzleflti.
Büyük direniflte ölümsüzlefltiler
Cengiz SOYDAfi (DHKP-C) 21 Mart 2001 19-22 Aral›k sonras› F tiplerindeki ilk ölüm orucu flehidi olarak ‘ölümü yenme’nin ad› oldu. Trabzon do¤umlu olan Soydafl, 1990’da Gazi Üniversitesi Mühendislik-Mimarl›k Fakültesi’ne girdi¤i y›l, gençlik mücadelesi içinde yer almaya bafllad›. Önce DEV-GENÇ’te ard›ndan ‘95 y›l›nda Ankara demokratik alanda sorumluluklar alarak mücadelesini büyüttü. Temmuz 1995’de tutuklanarak Ulucanlar Hapishanesi’e konuldu. ‘96 Ölüm Orucu Direniflinin ‹kinci Ekibi’nde yer ald›. ‘98 Nisan’›nda Bart›n Hapishanesi’ne sevk edildi. 19 Aral›k sald›r›s› yafland›¤›nda Bart›n’da ölüm orucu 1. ekibi savaflç›s›yd›. ‹flkencelerle Sincan F Tipi’ne sevk edildi. Sald›r›dan aylar önce söyledi¤i, “Türkiye devrim tarihinde 2000 y›l› Cepheli Özgür Tutsaklar’›n kahramanl›klar›yla an›lacak.” sözlerini direnifliyle, fedakarl›¤›yla, flehitli¤iyle yerine getirdi.
Tuncay YILDIRIM (MLKP) 21 Mart 2002 Büyük direniflin 89. flehididir. Y›ld›r›m, 1989’da Uluda¤ Üniversitesi’nde devrimci düflüncelerle tan›flt›. Son s›n›fta okuldan ayr›larak profesyonel devrimcilik yapmaya bafllad›. 1997’de Adana’da tutsak düfltü. 19 Aral›k katliam›nda Buca Hapishanesi’ndeydi. Katliamdan sonra sevk edildi¤i K›r›klar F Tipi’nde 6. ekiple ölüm orucuna bafllad›. Direniflinin 201. gününde tahliye edildi ve eylemini d›flar›da da sürdürerek flehit düfltü.
Asl›, surete yans›d›
köyün !Delisi
AKP’lilerin Amerikanc›l›¤›, Maliye Bakan›’n›n aile efrad›n›n suretine de yans›d›. Bir sonraki ad›m›, Bakanlar Kurulu’nun toptan, ABD bayrakl› kravat takmalar›d›r. Öyle ya, “ya oldu¤un gibi görün, ya göründü¤ün gibi ol.” AKP’lilerin göründü¤ü gibi olmad›klar›n›n binlerce kan›t›n› bir y›ld›r yaz›yoruz. Geriye di¤er seçenek kal›yor. Bekliyoruz...
D‹KKAT KOMPLE! “Üzerinden y›llar geçmifl Halepçe katliam›yla Eczac›l›k Fakültesi olaylar›n› bugünlere tafl›mak kime ne kazand›r›r? ... Att›klar› sloganlar, açt›klar› flamalar kim olduklar›n› resmediyor. Aralar›nda birçok yabanc› ajan›n oldu¤una da flüphe yok. Dünkü manzaralar 1970-80’lerin bir tekrar›yd›. Devam etmesi çok tehlikeli olur.” ‹MZA: Rahim Er, Türkiye, 18 Mart 2004
Say› 103 50 21 Mart 2004
Bu aralar benzeri “analiz”leri s›kça okuyacaks›n›z. Aman dikkat. Hele flu “yabanc› ajan” arayanlara daha çok dikkat. KKK genelgesinde oldu¤u gibi, tüm ABABD ajanlar›, her yerde ajan var paronayas› yarat›p, kendilerini unutturmak istiyorlar anlafl›lan.
Ç‹ZG‹YLE
Hangi komando kamp›ndan bunlar? Tayyip’in mitinglerinde kim protesto etse, AKP’li gençlerin sald›r›s›na u¤ruyor, kafalar› gözleri patlat›l›yor. Naziler’in iktidara yürüyüfl y›llar›n› hat›rlat›yor bize, ama flimdilik bu, akl›m›z›n bir köflesinde dursun. Fakat flu sorunun cevab›n› merak ettik: Hangi komando kamplar›nda e¤ittiniz bu serserileri? MHP’li tosuncuklarla beraber mi yoksa? E¤er onlarla kar›flmas›n diyorsan›z, s›rtlar›na k›na sürün de, faflist sürüdeki öteki kurtlardan ayr›flt›r›labilsinler.
“F‹fiLE BEN‹”
Bir k›s›m ayd›n›m›z Kara Kuvvetleri’nin fiflleme genelgesine karfl› bir protesto kampanyas› bafllatt›lar. ‹yi güzel de, keflke flu kampanyalar›na daha ciddi bir isim bulsalarm›fl. Yak›flt›ramad›k bu laubali ismi.