Haftal›k Dergi
BA⁄IMSIZLIK ve DEMOKRAS‹ için EKMEK ve ADALET için,
Say›: 53 23 Mart 2003 F‹YAT (KDV Dahil) 750 000 EUROPE: 3 EURO
www.ekmekveadalet.com
EMPERYAL‹ZME ve OL‹GARfi‹N‹N ‹fiB‹RL‹KÇ‹ ‹KT‹DARINA KARfiI Devrimcilerin saflar›nda MÜCADELEYE KATIL! K›z›ldere’de “Kurtulufla Kadar Savafl” fliar›yla dalgaland›r›lan bayrak, “Ya Zafer, Ya Ölüm” kararl›l›¤›yla, ölüm orucu direniflçilerinin ellerinde dalgalanmaya devam ediyor! www.ekmekveadalet.com
info@ekmekveadalet.com
Amerika’ya karfl› mücadele AKP iktidar›na karfl› mücadeledir
Foto¤raflarla Tarihimiz
Yurdumuza yanki dolmufl!
ÇA⁄RI
Yer: Tokat’›n Niksar ilçesi K›z›ldere köyü 30 Mart 1972’de Mahir Çayan ve yoldafllar›n›n katledildi¤i ev
27 Mart’ta Kayseri’de
Kerpiçten alelade bir ev. Bu evden akan kan, onu alelade bir ev olmaktan ç›kard›. Bu evde akan kanla tarih yaz›ld›. Bu evden akan kan, köyleri, flehirleri, üniversiteleri, fabrikalar›, gecekondular› dolafl›p K›z›ldere’nin manifestosunu tafl›d›... Bu evde yaz›ld› devrimcili¤in destan›. Devrimin yolu bu evde kanla imzaland›. Parti-Cephenin önderleri, halk kurtulufl savaflç›lar›, “Kurtulufla kadar savafl!” fliar›n› kanlar›yla bu evden tarihe nakflettiler; K›z›ldere bir köyün ad› de¤il, kurtuluflun ad› oldu...
16-17 Nisan’da ‹stanbul’un dört ayr› yerinde 11 devrimci katledildi. 27 Mart’ta Kayseri’de iflte bu katliamla ilgili dava görülecek. Susurluk devleti ve hukuku, y›llard›r ölüm mangalar›n› koruyor.
Amerikanc›lar›n karfl›s›nda ba¤›ms›zl›¤›, Susurlukçular›n karfl›s›nda adaleti savunmak için; Halk›m›z› 17 Nisan Davas›na sahip ç›kmaya ça¤›r›yoruz. Yer: Kayseri 2. A¤›r Ceza Mahkemesi
Saat 9.00
INTERNET adresi: www.ekmekveadalet.com Ekmek ve Adalet Dergisi Sahibi ve Yaz›iflleri Müdürü: Ali Ercan Göko¤lu Adresi: ‹nebey Mahallesi ‹nk›lap Caddesi Oto Han 55/54 Aksaray Fatih ‹stanbul ‹rtibat Telefonu: 0212 347 69 66 Faks:0212 347 69 65 Hesap No: 0041310 -4 Y›lmaz Bas. Yay. Da¤. Org. Akbank Yusufpafla fiubesi/‹ST
Ofset Haz›rl›k: Y›lmaz Yay›nc›l›k Bask›: ASPAfi Pazarlama Fiyat›: 750 000 Avrupa: 3 Euro Almanya:3 Euro
Fransa:3 Euro ‹sviçre:3 Euro Hollanda:3 Euro
‹ngiltere: £ 2 Belçika: 3 Euro Avusturya: 3 Euro
E-MAIL adresi: info@ekmekveadalet.com
Ekmek ve
Bürolar›m›z Akcadag Verlag- Odenwaldstr. 72 51105 Köln Tel: 0049 221 6906692 0049 221 6906693 Faks:0049 221 6906694 E-mail adresi: ekmekveadalet@t-online.de Adana- ‹nönü Cad. 7. Sokak K›z›lay ‹fl Han› arkas› Özkan Apt. No:10/2 Telfaks: 0 322 351 97 25 Ankara- GMK Bulvar› Onur ‹flhan› Kat: 6 Daire: 154 K›z›lay Tel-faks: 0 312 417 39 11 Antakya- Armutlu Mahallesi Elmas Sok. fiaban Kanatl› Apt. Kat: 4 D: 6 Telfaks: 0 326 223 87 18 Bursa- Baflak Cad. Gür ‹fl Han› Daire: 25/4 Heykel Tel-faks: 0 224 224 93 97 Gaziantep- Karatarla Mahallesi Gaziler Caddesi Yeniçeri Sokak No:27 Daire:10 fiahinbey Hopa: Hopa ‹fl Merkezi Zemin Kat No: 28 HOPA Tel-Faks: 0466 351 42 08
‹zmir- 3. Beyler Cad. 850. Sokak Yaparsoy ‹fl Han› No: 31/501 Konak Tel-faks: 0 232 446 27 96 Kocaeli- Hürriyet Caddesi Gakko Kervansaray ‹fl Han› Kat:7 No: 79 Kocaeli Tel-Faks: 0 262 332 41 70 Malatya- Dabakhane Mah. Eskihalep Cad. Kardefller ‹flhan› Kat: 3 No: 15 Tel-faks: 0 422 325 24 61 Mersin- Kiremithane Mah. 4406 sk. Müzeyyen Boro ‹flhan› No: 9 kat: 1 Dair e 13 Samsun- Talimhane Cad. Bozluolcay ‹fl Han› Kat: 3/42 Tel-faks: 0 362 435 25 80 Trabzon- Kemerkaya Mah. Kundurac›lar cad. Dedeo¤lu sokak Pustular iflhan› Kat:1 No:33 Tel-faks: 0462 322 20 88 Zonguldak- Gazipafla Cad. Ofluo¤lu ‹flhan› Kat: 5 Daire: 9
Adalet
Gün do¤du hep uyand›k, Siperlere dayand›k, Ba¤›ms›zl›k u¤runa da Al kanlara boyand›k... 1960’lar›n ikinci yar›s›yd›. Yürüyordu Dev-Gençliler. Bu marflla ç›nl›yordu meydanlar. Bu marfl söyleniyordu toprak iflgal eden köylülerin dilinde. Boykotlarda bu marfl vard›. Dev-Gençlilerin, yürekleriyle dev gibi gençlerin 1920’lerden sonra yenidan Anadolu topraklar›nda yükseltti¤i ba¤›ms›zl›k bayra¤› bu marflla dalgalan›yordu nazl› nazl›. Türkü'yle, Kürdü'yle, Laz›, Çerkez’iyle Anadolu halklar›n›n, yedi düvelin iflgaline son vererek ulusal kurtulufl savafl›n› muzaffer biçimde tamamlamas›n›n üzerinden çok zaman geçmiflti. Köprülerin alt›ndan çok sular akm›flt›. Yine gelmifllerdi. Bu kez askerleri, toplar›, tanklar›, bayraklar›yla de¤il, Marshall-Truman "yard›mlar›"yla gelmifllerdi. ‹kili anlaflmalar›, askeri ve ekonomik paktlar›yla; NATO, ‹MF, DÜNYA BANKASI, OECD'leriyle gelmifllerdi...
Uçak gemileriyle; 6. Filolar›, US Nimetzleri, Saratogalar› ile, Coca Colalar›, Mc Donaldslar›, Hollywood'lar›yla gelmifllerdi... Bu bir “iflgal”dir dedi Dev-Genç’in önderleri. Yürüdü Dev-Gençliler: ‹flçi köylü hep haz›r›z Faflist düzene karfl› Halk savafl› veriyoruz Emperyalizme karfl› Gelmeye devam ediyordu emperyalistler; Caterpillar, Phillips Moris, Ford, Mobil, General Dynamics, General Elektric'leriyle geliyorlard›... Adana'da, Sinop'ta, Eskiflehir'de, Malatya'da, Batman'da, Bal›kesir'de, ‹ncirlik’te üsleriyle yerlefliyorlard› kovulduklar› Anadolu’ya. Emperyalizme karfl› yeniden kurtulufl savafl› vermek kaç›n›lmazd›. Kurtulufl savafl›, art›k 1920’lerin bafllar›ndaki gibi, sadece ulusal de¤il, s›n›fsal kurtuluflu da hedefleyecekti. Bu anti-emperyalist, anti-oligarflik devrim demekti. Yolumuz devrim yolu Gelin gardafllar gelin diye devam ediyordu marfl›n sözleri... Ülkemizdeler iflte yine. Dünden daha çok, dündan daha pervas›z, dünden daha iflgalci... Cotarellileriyle, Wolfovitzleriyle geldiler... Yankee dolu gemileriyle yanaflt›lar limanlar›m›za. Havaalanlar›m›z›, limanlar›m›z› iflgal ettiler tezkereli ve tezkeresiz... Katletmeye, katliamlar›na suç orta¤› yapmaya geldiler. Yeralt› ve yerüstü zenginliklerimizi çalmak, soymak için geldiler... Yoksullaflt›rmaya, do¤mam›fl çocu¤umuzu borçland›rmaya geldiler... Kültürümüzü, benli¤imizi yok etmeye geldiler. Fuhuflu, sefaleti getirdiler... Geldiler; bize ait ne varsa çalmaya, yok etmeye, de¤ersizlefltirmeye... Marfl devam ediyor: Yurdumuza Yanki dolmufl Vurun gardafllar vurun!
‹çindekiler 3... 5... 6... 9... 10... 12... 13... 14... 16... 17... 18... 19... 20...
21... 22... 24... 26... 29... 30... 32... 33... 36... 37... 38... 39... 40... 41... 42... 45... 47... 48...
49... 50...
ABD-AKP ‹flbirlikçili¤i Halka Karfl› Savaflt›r! Amerika Kazanamayacak Irak’a Sald›r›, ABD’nin ‹mparatorluk ‹lan›d›r Dökülen Her Damla Kandan AKP Sorumludur ‹fiB‹RL‹KÇ‹L‹K ÇUKURUNDAN MANZARALAR! TSK Köylünün Topra¤›n› ABD’ye Zorla Kiral›yor Çaresiz DE¤iliz, Kaybetmedik! Bombalar Halklar›n Öfkesini Büyütüyor fiimdi Bombalar Alt›ndalar AKP Kontra Yöntemlerine Sar›ld› Haberler Çiçek Katettikçe Yükseliyor MORR‹SON SÜLEYMAN’DAN YEN‹ MORR‹SONLARA Ö⁄ÜTLER Ba¤›ms›z Türkiye: Amerikan Çavufllar›... ABD Bombalas›n Do¤an Medya Kazans›n Halepçeler Emperyalizme Karfl› Savaflmadan Önlenemez fiehitlerimizi An›yor Umudun Partisini Selaml›yoruz! D‹RENENLER YOK OLMAZ 33 Y›ll›k ‹ddia ve Kararl›l›k AKP Eme¤in Düflman›d›r 3 Y›l Tecritte Kald›m 16 MART fiEH‹TLER‹ ANILDI GENÇL‹K 21 MART’TA BOYKOTTAYDI ‹stanbul ve Adana Gençlik Dernekleri Aç›l›fl fienli¤i Yapt› Halk›n Hukukuna Gözalt› ve Tehdit Ne Yapmal› Ne ‹le Yapmal›? Newroz ABD Sald›rganl›¤› Lanetlenerek Kutland› Yan›lmaya Devam Edecekler ‹slamc›lar Karar Vermeli Irak’› Alt›n Tepside Amerika’ya Sunan BM Bir Emperyalist ‹flbirlikçinin Sonu ve Emperyalizmin “Huzur ve ‹stikrar”› Bush’un ‘A¤›z Tad›’ Irakl› Çocuklar›n Etidir Kahramanlar Ölmez
ABD-AKP ‹flbirlikçili¤i Halka Karfl› Savaflt›r! merika Irak’a sald›r›y› bafllatt›, TBMM’de tezkere kabul edildi. Amerika ve iflbirlikçileri, Irak halk›n›n üzerine bomba ya¤d›rarak, tüm dünya halklar›na açl›k, zulüm ve boyune¤meyi dayat›yorlar. Irak sald›r›s› ne kadar zamanda biterse bitsin, emperyalizmle halklar aras›ndaki savafl sürecektir. Bu savafl, teknolojinin ortadan kald›ramayaca¤› kadar derin köklere ve nedenlere sahiptir. Bu savafl›n halklar cephesi, tarih boyunca çok yenilmifl, ama tarih boyunca bir kez bile yenilgiyi kabul etmemifl; direniflini sürdürmüfltür. Tarihin ak›fl› de¤iflmeyecektir. opraklar›m›zda katliamc› Amerikal›lar cirit at›yor. Amerikan›n katliamc›l›¤›na karfl› ç›kan yurtseverler, coplan›yor, iflkenceye çekiliyor, katlediliyor. Tezkere pazarl›klar›yla onursuzlu¤un, afla¤›lanman›n bata¤›nda debelenen iktidar, ABD’den alamad›¤› dolarlar›, yeni zam ve soygun paketleriyle yine halktan ç›karmaya çal›fl›yor. Açl›¤›n 盤l›¤› büyüyor. Zulüm, sömürü bitmiyor; oligarfli flovenist k›flk›rtmalar eflli¤inde Kuzey Irak’› iflgale soyunuyor. ABD, orduya Kuzey Irak’ta flurdan fluraya geçemezsin diye ültimatom verirken ve TSK bunu sineye çekerken, Amerikal›lar ülkemizin her yan›n› kiralamayadevam ediyorlar. ‹flgal ve zulüm alt›ndaki Türkiye tablosu, iflbirlikçi iktidar›n eseridir. ünyada Amerikan imparatorlu¤u ve ülkemizde Amerikanc› iktidar gerçe¤i; bugün tüm siyasi tahlil ve tav›rlara bu iki temel olgu yön verecektir. Emperyalizm ve iflbirlikçilik, yoluna dizginsiz devam ediyor. Dünya halklar›n›n tarihte efline az rastlan›r kitlesellikteki “muhalefeti” Amerikay›, halk›m›z›n yine az rastlan›r ço¤unluktaki karfl› ç›k›fl› iflbirlikçi AKP iktidar›n› dizginleyemedi. Ama sorun iflte tam bu noktadayd›; Amerika’y› ve iflbirlikçilerini “dizginlemeye” çal›flmak! Bu vahfli hayvan› öldürmek yerine sadece dizginlemeye çal›flt›¤›n›z sürece, kendinizi o vahfli hayvanla yanyana yaflamaya mahkum etmifl olursunuz. Emperyalist sistemin kendisi bir vahflettir. Dünya savafllar› ç›kar›p 50 milyon insan› öldüren vahflettir emperyalizm. Say›s›z ülkede halk kurtulufl savafllar›n› bast›rmak için do¤rudan veya iflbirlikçileri arac›l›¤›yla yüzbinlerce yurtseveri, devrimciyi, halk› katleden vahfletin ta kendisidir emperyalizm. Milyarlar› aç b›rakan, açl›ktan, sa¤l›ks›z koflullardan her y›l milyonlar› öldüren barbar da emperyalizmden baflkas› de¤ildir. ücadelenin belli aflamalar›nda, belli biçimleri içinde, emperyalizmin veya oligarflinin herhangi bir politikas›n› durdurmak hedef al›nabilir. Ama sizin tüm amac›n›z ve hedefiniz bu olursa, gerçek anlamda sonuca ulaflamazs›n›z. Emperyalizm ve iflbirlikçilerinin kurdu¤u vahfli düzen karfl›s›nda, protestolar, sivil toplumculuk, reformist “muhalefet” anlay›fl› çözüm de¤ildir. Bütün bu teoriler altüst olmufltur. Bu altüst olufl içerisinde yeniden tart›fl›lacak ve teori yeniden ray›na, rotas›na oturacakt›r. Bu rota devrimin rotas›d›r, teori devrimci teoridir. Amerika’n›n imparatorluk ilan› ve dünya düzeni, Yeni Dünya Düzeni ad›n› verdikleri küresel tahakkümün kristalize olmas›d›r. Perdeler kalkt›, gerçekler herkesin gözleri önünde. Amerika dünkünden daha bask›c›, dünkünden daha sömürücü bir dünya düzeni için harekat› bafllatm›flt›r. Art›k emperyalistler ve onlar›n bizim gibi yeni-sömürgelerdeki iflbirlikçileri, halklar› teslim almak için daha çok zorbal›¤a baflvuracaklard›r. Dünya halklar›, tüm
A
T
D
M
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
3
ülkelerin yurtseverleri, demokratlar›, devrimcileri, bu yeni koflullarda nas›l mücadele edeceklerini yeniden düflünmek durumundad›rlar. merikan imparatorlu¤unun katliamc›l›¤›nda, hukuksuzlu¤unda, pervas›zl›¤›nda ifadesini bulan bu dünya düzeni, küreselleflmeye karfl› reformist muhalefetin, sivil toplumculu¤un iflas›n›n da ilan›d›r. Bu düzene karfl› direnmenin ve de¤ifltirmenin yolu, hiçbir muhalefet, mücadele yöntemini reddetmeksizin mücadelenin merkezine halk kurtulufl savafllar›n› koymaktan geçer. Hedef de net olmal›d›r: bu vahfli kapitalizmi kimse “reformlarla” iyilefltiremez. Bu dün de mümkün de¤ildi; Amerikan imparatorlu¤u ve iflbirlikçili¤i karfl›s›nda hiç mümkün de¤ildir. “Baflka bir dünya mümkün” diyerek de bir yer varamazs›n›z. Mümkün olan o dünyan›n ne ve nas›l olaca¤›n› ortaya koymak durumundas›n›z. ABD’ye, AB’ye yaslanarak demokrasi getirme devri de bitti. Kendileri, kendilerinde varolan demokrasiyi lüks say›p parça parça rafa kald›r›rken, size mi demokrasi hediye edecekler? Hedef, emperyalizme karfl› ba¤›ms›zl›k, faflizme karfl› demokrasi, kapitalizme karfl› sosyalizm olmal›d›r. Çünkü, bugün dünyay› ve ülkemizi açl›¤a, zulme, savafllara bo¤an emperyalizm, faflizm ve kapitalizmdir. Melanetin adlar› bunlard›r. Karfl› ç›kt›¤›n›z fleyin yerine koyacak bir alternatifiniz yoksa, kendinizi o karfl› ç›kt›¤›n›za mahkum etmifl olursunuz. mperyalizmin “içsel bir olgu olmas›” bugünkü iflbirlikçilik ve iflgal tablosu ile daha nettir. Mahir Çayan’›n dedi¤i gibi, emperyalizmle iflbirlikçi oligarfliyi birbirinden ay›rmak fiilen imkans›zd›r. Bunun pratik anlam› ise fludur: oligarflinin icazeti alt›nda muhaliflik, sonuçta ba¤›ml›l›k zincirinin, içeride emperyalizmin dikte ettirdi¤i sömürü ve zulmün sürmesidir. Kendi iktidar›na karfl› mücadele etmeyen, Amerika’ya karfl› da mücadele edemez, hiçbir savafla da karfl› ç›kamaz. Yal›n
gerçek budur. Birileri meydana ç›k›p ABD sald›r›s›na karfl›y›z, Irak’la dayan›flma içindeyiz diyor, ama Genelkurmay’la omuz omuza. Birileri “savafla karfl› bar›fl” istiyoruz diyor, ama düzenle bar›fl›k. Bir baflkas› ABD’nin Irak’a sald›r›s›na karfl›, ama o sald›r›ya yard›m, yatakç›l›k yapan AKP’ye destek olmaya devam ediyor. Bunlardan bir fley ç›kmaz. Bunlar, ne ba¤›ms›zl›k, ne demokrasi mücadelesini gelifltirmez. Bunlar açl›¤› ve zulmü, b›rak›n yoketmeyi, geriletemez bile. Bu anlay›fllarla ezilen, yoksullaflt›r›lan, zulmedilen halk›n öfkesi, enerjisi sonuçsuz bir muhalefet içinde eritilmifl olur. Bu anlay›fllarla, yukar›da k›saca tasvir etti¤imiz, tüm eziyeti ve ac›lar›yla içinde yaflad›¤›m›z iflbirlikçilik ve iflgal tablosu DE⁄‹fiMEZ!
A
E
AKP’nin ABD sald›r›s›na ortak olma karar›, içeride halka sald›r› karar›d›r. AKP iktidar› iflgalcilikle öldürmeye devam edecek, açl›k ve yoksullukla öldürmeye devam edecek, F tipleriyle öldürmeye devam edecek. “Kolay yoldan”, bedel ödemeden çözüm önerenler de, isteyenler de aldanmaya devam ediyor. Çünkü böyle bir çözüm yolu yok! 4
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
avafl d›fl›m›zda de¤il, ülkemizdedir. ABD’nin Irak’a açt›¤› savafl, tüm dünya halklar›na oldu¤u gibi, bize karfl›d›r. AKP’nin ABD sald›r›s›na ortak olma karar›, içeride halka sald›r› karar›d›r. AKP iktidar› iflgalcilikle öldürmeye devam edecek, açl›k ve yoksullukla öldürmeye devam edecek, F tipleriyle öldürmeye devam edecek. ‹flkencehaneler son iki ayd›r daha fazla yurtseveri tezgahlar›ndan geçirmeye bafllad›. Emekçilerin k›smen lehine olabilecek yasalar ç›kar›lmazken, patronlar›n istekleri kabul görüyor mecliste. Biz, devrimciler hakl› ç›k›yoruz her seferinde. AKP iktidar› konusunda da hakl› ç›kt›k. Emperyalizmin ve oligarflinin partisidir, onun politikalar›n› sürdürecektir dedik. Ba¤›ml›l›ktan, yoksulluktan, zulümden tek kurtulufl yolu, devrimcilerin önerdi¤i yoldur. Evet, zor bir yol öneriyoruz. Ama “kolay yoldan”, bedel ödemeden çözüm önerenler de, isteyenler de aldanmaya devam ediyor. Çünkü böyle bir çözüm yolu yok! flbirlikçi iktidarlar, ba¤›ms›zl›¤› yokettiler. Demokrasi zaten hiç olmad›. Çarp›k kapitalizmin egemen oldu¤u cumhuriyet tarihi boyunca refah› hiç görmedik. Yalvararak, yaltaklanarak, sömürgecilerin ufla¤›, zalimlerin kulu olarak bunlar elde edilemez. Ekmek ve adalet istiyorsak, ba¤›ms›zl›k ve demokrasi istiyorsak, bu “difle difl dö¤üflerek” kazan›lacak. ‹flgale, ABD sald›rganl›¤›na karfl› mücadele iflbirlikçi iktidara karfl› mücadeledir. Nice güç olursa olsun, bu mücadeleye ça¤›r›yoruz tüm halk›m›z›. Devrimcilerin ony›llard›r dalgaland›rd›¤› ba¤›ms›zl›k, demokrasi, sosyalizm bayra¤› alt›nda örgütlenmeye ça¤›r›yoruz. urtuluflun yolu buradan geçiyor.
S
‹
K
Sald›r› bütün dünya halklar›na karfl›d›r
AMER‹KA KAZANAMAYACAK! Á Emperyalist katliam bafllad›! Á Dünya halklar›n›n iradesi çi¤nendi! Á Dünya çap›nda demokrasinin, hukukun olmad›¤› ilan edildi! Á “Ya boyun e¤eceksin, ya öleceksin!” diyen ‹mparatorlu¤un tahakkümüyle karfl› karfl›yay›z! Á ‹mparatorlu¤u, emperyalizmin ve iflbirlikçilerinin yaratt›¤› savafllar›, açl›¤›, zulme yoketmek için; Á Amerikan imparatorlu¤u ve iflbirlikçilerine karfl›, ba¤›ms›zl›k ve demokrasi için halk kurtulufl savafllar›n› gelifltirelim! Amerikan emperyalizmi, dünya imparatorlu¤u politikas›n› hayata geçirmek için sald›r›lar›na bir yenisini daha ekledi. Bu, dünyay› ele geçirme sald›r›s›d›r. Dünya Halklar›! Sosyalist ülkelerin y›k›lmas›yla dünyan›n refah ve demokrasi cennetine dönüflece¤ini
söyleyenlerin yaratt›¤› cehennemi yafl›yoruz. Bu cehennemden kurtulman›n tek yolu, emperyalizmle her türlü uzlaflmay› reddederek emperyalizmin, yani sömürü ve sömürgecili¤in olmad›¤› bir dünya için mücadeledir. Halk›m›z! AKP iktidar› suç orta¤›d›r. Bu savafl, ayn› zamanda Türkiye halk›na karfl› aç›lm›fl, daha fazla açl›k ve zulüm getirecek bir savaflt›r. Bu onursuzlu¤a ortak olmamak, açl›¤a, zulme mahkum olmamak için ABD’ye ve iflbirlikçisi AKP’ye karfl› mücadele edelim. Amerika kazanamayacak! biz direnirsek, biz örgütlenirsek, imparatorlu¤un dünyas›nda hiç bir anlam ifade etmeyen “bar›fl”, uzlaflma ça¤r›lar›na alet olmadan devrimci mücadeleyi gelifltirirsek, emperyalizmin kazanma flans› yoktur! Birleflelim, savaflal›m, kazanal›m! Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
5
Irak’a Sald›r›, ABD’nin ‹mparatorluk ‹lan›d›r ◆ Bush’un Irak’a savafl ilan› Ameri-
ka’n›n imparatorluk ilan›d›r. Irak sald›r›s› imparatorluk sald›r›lar›n›n ilki, ama sonu olmayacak... ◆ Kurumlar›yla, hukukuyla, “Ulusla-
raras› standartlar” masal› bitmifltir. Fiili olarak varolmas›n›n hiçbir hükmü yoktur. ◆ ‹mparatorluk ilan› ayn› zamanda
onun sonu olacakt›r. ◆ Emperyalizme övgüler düzen teori-
ler iflas etmifltir, bu iflastan devrim büyüyecektir. Amerika 20 Mart sabaha karfl› 04:31’de Ba¤dat’a att›¤› bombalarla sald›r›y› bafllatt›. Milyonlarca Irakl›’n›n üzerine ya¤an bombalar, tüm dünya halklar›n›n üzerine at›lan bombalard›r. Kim ki, sald›r›y› salt Irak halk›na karfl› düzenlenmifl bir sald›r› olarak görüyorsa, yan›lmas› için çok beklemesi gerekmeyecektir. Hemen belirtelim ki, sald›r›n›n hakl›, meflru hiçbir gerekçesi yoktur. Bu gerçek bugün dünya halklar›n›n ezici bir ço¤unlu¤u taraf›ndan bilinmekte ve görülmektedir. Avrupa emperyalistlerinin benzeri flekilde “meflru de¤ildir” elefltirilerinin bu noktada samimi olmad›¤›n›, ç›kar çat›flmalar›ndan kaynakl› oldu¤unu belirtmekte fayda vard›r. Halklar›n cephesinden yükselen ses ise büyük bir öfke doludur. Gerçe¤in tam da kendisini ifade etmektedir.
Sald›r› Halklarad›r Irak’a sald›r› ve iflgal harekat›n›n nas›l sonuçlanaca¤›n› hep birlikte izleyip görece¤iz. Ancak olas› iki sonuç üzerinden bir fleyler söylemek gerekirse; Irak halk›n›n direnifli, Amerikan sald›rganl›¤›n›n sonraki hedeflerinin de önünü kesmekte, imparatorlu¤un pekiflmesinde mutlak belirleyici olan olacakt›r. Bu noktada nihai olarak iflgalin gerçekleflmesi de¤il, görkemli bir direniflin yarat›lmas›, Amerikan planlar›n›n bozulmas›ndan sözediyoruz. Bu ayn› zamanda halklar› 6
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
hesaba katmayan hiçbir plan›n baflar› flan›sn›n olmad›¤›n› da bir kez daha göstermifl olacak. fiimdi bütün dünya halklar›n›n yüre¤i Irak halk› ile birlikte at›yor. Eylemlerimiz, iflgallerimiz, boykotlar›m›z, Amerikan iflbirlikçisi iktidarlara karfl› mücadelemiz Irak halk›n›n direnifline güç verecek, moral olacakt›r. Tersi ise, yani Irak iflgalinin Amerikan emperyalizminin planlad›¤› flekilde tamamlanmas› ise s›ran›n öteki muhalif ülkelere gelmesi demektir. ‹mparatorluk sürecinin ifllemeye devam etmesi demektir. Bu noktada “diktatör Saddam... Ortado¤u’ya demokrasi gelecek...” vb. teorileri yapanlar, saf de¤ilse, aldat›lmam›flsa, hangi kesimden olursa olsun Amerikan saflar›ndad›r. En az›ndan iflah olmaz bir pragmatist, Amerikan sald›r›s›ndan kendi ç›karlar›n›n hesab›n› yapand›r. Siyasi ve ahlaki olarak, ç›karlar›n›n hesab› için Türkiye’yi sat›l›k ülke durumuna getiren AKP iktidar› kadar sorgulanmaya muhtaçt›r.
‹mparatorluk ‹lan› Tekellerin Pazar Hakimiyeti ‹çindir Irak’a sald›r› Amerika’n›n imparatorluk ilan›d›r. Esas olarak 11 Eylül sonras› bafllayan sürecin en önemli halkas›d›r. ABD, ‹ngiltere ve ‹spanya liderlerinin Azor adas›ndaki zirvede al›nan sald›r› karar›n›n ard›ndan Bush’un “Saddam’a 48 saat süre” içerikli ültimatomu, imparatorlu¤un ilan edildi¤i gündür. ‹lk bomba, bu konuflman›n alt›na imza atm›flt›r. Irak sald›r›s› imparatorluk sald›r›lar›n›n en önemli dönüm noktas›d›r, ancak sonuncusu olmayacakt›r. Bu, bizzat ABD taraf›ndan defalarca dile getirilmifltir. Bush doktrininde teorik temellerini bulan sald›rganl›¤›n hedefleri aras›nda ‹ran’dan Kuzey Kore’ye “hedefler” s›raland›. Kald› ki, Ortado¤u’ya yönelik sald›r›-iflgal harekat›n›n as›l hedeflerinin bafl›nda ‹ran gelmektedir. Irak, oraya s›çraman›n bir aflamas›d›r ayn› zamanda. ‹mparatorluk ilan›n› Bush’un ç›ld›rm›fll›¤›, “flahinlerin” belirleyicili¤i ile aç›klamak safl›kt›r, tekellerin dünyas›n› ve onun kapitalist emperyalist sistemini anlamamakt›r. Amerikan emperyalizminin sald›rganl›¤› ve emperyalizm gerçe¤i, özü itibariyle 1916’larda Lenin’in tarif etti¤i emperyalizmdir. Tekellerin sistemidir. De¤i-
fliklik görünüfltedir. ‹mparatorluk, emperyalist tekellerin Ortado¤u, Asya pazarlar›ndan bafllayarak bütün dünyan›n ele geçirilmesi içindir.
Emperyalistler Aras› Çat›flmalar Sald›r› aflamas›na gelene kadar emperyalistler aras›nda, 2. Emperyalist Paylafl›m Savafl›’ndan bu yana en keskin çat›flmalar yafland›. Çat›flman›n, bir taraf›n “bar›flç›l›¤›n›n” öteki taraf›n “savaflç›l›¤›n›n” özü özeti tekellerin pazar kavgas›ndan ibarettir. “Bar›fl” demagojisi yapanlar, pazardan daha fazla pay istemekte, Amerika, “hiçbir gücün bize rakip olmas›na izin vermeyece¤iz” tespitlerinde dile getirdi¤i gibi, bu pay› vermeye yanaflmamakt›r. Yani as›l çat›flma emperyalistler aras›ndad›r. Bir yanda bilindi¤i gibi Almanya ve Fransa’n›n bafl›n› çekti¤i, k›smen Rusya ve Çin’in yer ald›¤›, kimi Avrupa ülkelerinin de dahil oldu¤u kamp, öte yanda ABD‹ngiltere ve onlara eklenen ‹spanya, ‹talya ve ekonomik olarak çok fley ifade etmeyen ülkeler bir kamp oluflturmufltur. Günlerce süren manevralar› esas olarak kaybeden Amerika’d›r. BM’den ç›karmak istedi¤i “sald›r›ya meflruluk karar›”n› rüflvet, tehdit, flantaj, yalan ve her türlü kirli yöntemi kullanmas›na ra¤men ç›kartamam›flt›r. Amerika, kendisinin de içinde yer ald›¤› emperyalist cephenin ony›llara dayanan kurumlar›, kurallar›n› hiçe sayarak, sald›r›yla birlikte Avrupa cephesi ile de çat›flmay› derinlefltirme yolunu tercih etmifltir. Temel olarak dayand›¤› güç askeri gücüdür. Amerika elindeki askeri üstünlü¤ü, yani gücün üzerinde tepinmekte, bu noktada da “uluslararas›” dedikleri emperyalistler aras› hukukun ve onun kurumlar›n›n darbelenmesini de
göze almaktad›r. Sürecin flekillenmesine paralel olarak BM, NATO vb. örgütlenmeler yerine yeni emperyalist örgütlenmelerin ortaya ç›kmas› beklenebilece¤i gibi, çeliflkilerin bir flekilde yumuflat›lmas› sürecine dönülmesi de olas›l›k d›fl› de¤ildir. Askeri olarak güçsüz Avrupa emperyalizmi, çat›flma bu noktaya gelmesine ra¤men, ne BM’den ciddi bir ABD karfl›t› karar› göze alabilmekte, ne de kendisi için böylesi avantajl› bir durum ortaya ç›km›fl olmas›na ra¤men yeni bir örgütlenmenin ad›mlar›yla “cüretli” bir ç›k›fl› yapabilmektedir. Çat›flma elbette bu noktada kalmayacakt›r. Avrupa ya bugüne kadar oldu¤u gibi ABD önderli¤indeki sisteme uyacak, imparatorluk ilan›n› kabullenecek ya da farkl› bir yola sapmak zorunda kalacak. Ekonomik alanda, pazar paylafl›m›nda çat›flmalar çeflitli biçimlerde sürerek bu süreç flekillenecektir. Bu konuda da belirleyici olacak olan Irak sald›r›s›n›n ABD aç›s›ndan baflar› ya da baflar›s›zl›kla sonuçlanmas›...
Amerika Propaganda Savafl›n› Kaybetti Amerika’n›n yalan propaganda mekanizmalar› mutlak bir yenilgiye u¤rad› bu süreçte. Emperyalist medyan›n yo¤un çabas› da bu yenilgiyi önleyemedi. ABD devlet adamlar›n›n a¤z›ndan ç›kan her söze “yalan”, aç›klad›klar› her belgeye, “sahte, çal›nt›” gözüyle bak›l›yor olmas› bunun en aç›k kan›t›d›r. “Irak’a demokrasi götürmek, Irakl›lar› diktatörlükten kurtar›p özgürlefltirmek...” vs. yalanlar›na kimseyi inand›ramaz. Afganistan sald›r›s›na “s›n›rs›z özgürlük operasyonu” ad›n› vermiflti Amerika. Irak sald›r›s›na da, “Irak’a özgürlük operasyonu” ad›n› verdi. Dünya halklar› aç›s›ndan bu isimlendirmeler sadece komiktir, yalanc›l›¤›n, ikiyüzlülü¤ün daha da s›r›tmas› demektir. Ayn› durum Bush’un ve Rumsfeld’in yalanlar› için de geçerlidir. Irak’a bombalama bafllad›ktan sonra aç›klama yapan ABD Baflkan yard›mc›s› Rumsfeld’ten seçmeler: “Savaflarak ölmek mi istiyorlar, yoksa hayatta kalmak m› istiyorlar, yeni özgür Irak’ta rol oynamak istiyorlar m›, bunu sormal›lar kendilerine.” “Petrol tesislerinin yak›lmas›n› savafl suçu sayaca¤›z ve yarg›layaca¤›z. Bunun anlam› Irak halk›na karfl› suç ifllemektir.” “Ayr›lmak isteyenler radyo yay›nlar›m›z› dinlesinler.” “Yak›nda özgürlük günleriniz geliyor.“ “Kendinizi sald›r›lardan korumak için radyomuzu Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
7
dinleyerek ö¤renebilirsiniz. Talimatlar› dinleyin. Irak Irak halk›na aittir. Saddam rejimi devrildikten sonra, siyasi rejimi Irak halk›na teslim edece¤iz, gerekli oldu¤u kadar orada kalaca¤›z.” “Bu savafl bir ülkeye, bir halka karfl›, müslümanl›¤a karfl› bir savafl de¤ildir. Bir rejime karfl› savaflt›r...” ‹flkenceci polis fleflerini and›ran tehditlerinin aras›na s›k›flt›rd›¤› “özgürlük” laflar› nas›l da s›r›t›yor. Irak’› yak y›k, halk› katlet savafl suçu olmas›n, petrol tesislerini yakanlar› “savafl suçulusu” ilan et! Amerika’n›n tüm dünyaya hakim k›lmak istedi¤i hukukun tipik tezahürü olan bu konuflma, bombalad›¤› Irak halk›n›n kendi bombalar›ndan nas›l korunaca¤›n› tarif etmesi ise tam bir ikiyüzlülük, Afganistan’daki “bir yiyecek paketi, bir bomba” ikiyüzlülü¤ünün ayn›s›. Ama belirtti¤imiz gibi, yalan›n, demagojinin hükmü düne göre çok daha geçersiz hale geldi.
Amerika’n›n ‹mparatorluk ‹lan› Ayn› Zamanda Onun Sonudur fiu anda ABD, Avrupa ile kap›flt›¤› diplomatik alanda kaybetmifl, askeri gücünü dayatarak bu çeliflkiye de yön vermeye bafllam›flt›r. BM devre d›fl›d›r, “uluslararas› hukuk” ayaklar alt›ndad›r. Ama imparatorluk ilan›n›n ayn› zamanda sonu olmas›n›n nedenleri bunlar de¤ildi elbette. Yeni çeliflki ve çat›flmalar, yeni olanaklar demektir. Halklar do¤ru örgütlenme, do¤ru ideoloji ile bu çeliflki ve çat›flmalardan en iyi flekilde yararland›¤› noktada as›l “son” olma sürecine Amerika o zaman girecektir. fiimdiden halklar›n kazan›m› büyüktür. Özet olarak s›ralarsak: 1- Dünyada efli benzeri görülmedik flekilde büyük bir anti-ABD bilinç ve potansiyel ortaya ç›km›flt›r. Bütünlüklü olarak söylenemese de, bu anti-ABD potansiyelde genel olarak geliflen bir anti-emperyalist bilinç 8
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
az›msanamaz. Meydanlara taflan gösteriler de¤ildir bu potansiyelin tam ifadesi. Çeflitli nedenlerle, ülkemizdeki gibi, soka¤a ç›kmayan çok daha büyük bir anti-ABD potansiyel vard›r. Buna çeflitli nedenlerle olas› geliflmelerde ABD karfl›s›nda yer alacak emperyalistleflmemifl kimi devletleri de eklemek gerekir. Bu noktada Amerika’n›n “bizi 35 ülke destekliyor” demesi zoraki meflruiyet yaratman›n ifadesinden baflka bir fley de¤ildir. Bu 35 ülkenin büyük ço¤unlu¤u deste¤inin varl›¤› ile yoklu¤unun hiçbir fley ifade etmedi¤i devletlerdir. Ki onlar›n halklar› da Amerika’ya karfl›d›r ve Blair örne¤indeki gibi hükümetleri kendi parlamentolar›nda dahi zor durumdad›r. Türkiye ise bütün manevralara, yalanlara, aldatma giriflimlerine ra¤men Amerikanc› cephede lay›k oldu¤u yerini alm›flt›r. Amerika’n›n ülkeleri, örgütleri, anti-Amerikanc›lar› “tecrit etme politikas›”n›n ters tepmifltir. fiimdi ‹ngiltere, ‹spanya ve birkaç devlet d›fl›nda dünyay› karfl›s›na ald› ve tecrit oldu. Vietnam batakl›¤›n›n anlam› salt askeri de¤ildi elbette. Esasen siyasi olarak batakl›¤a saplanm›flt› ABD. Dünya tablosu flunu söylüyor ki; Amerika Irak sald›r›s›nda bugünden “batakl›¤a batm›flt›r” bu yan›yla. Vietnam’› kat be kat aflan bir siyasi teflhiri daha flimdiden yaflar durumdad›r. 2- ‹mparatorluk yeni devrimlerin de ebeli¤ini yapacakt›r. Halklar bu süreçte Amerikan imparatorlu¤u, sald›rganl›¤› karfl›s›nda varolman›n yollar›n› bulacakt›r. ‹mparatorlu¤a boyun e¤erek varolunamayaca¤› görülmüfltür. 3- Küreselleflmeci teoriler iflas etmifltir. Emperyalizmin de¤iflti¤i üzerine bundan k›sa süre önce yap›lan bütün teorilerin yerinde yeller esmektedir. Bu teoriler reformizmin teorileridir. C›l›z sesler bir süre daha ç›kmaya devam edecektir elbette, ancak kitleler aç›s›ndan bir çekim gücü olmas› giderek zay›flayacak ve yok olacakt›r. Reformist teorilerin iflas› devrimin büyümesi demektir. Anti-Küreselci, anti-globalci hareketlerin kayna¤› olan Troçkizm için de ayn› fleyi söylemek yerindedir. “Dünya devrimi” gibi bir ucubenin bugünün dünyas› ile alakas› olmad›¤›, devrimlerin, ancak bütün ülkelerin devrimcilerinin kendi iktidarlar›na karfl› verece¤i mücadeleler ile geliflece¤i gerçe¤i daha da belirginleflecektir. Irak sald›r›s›n›n askeri sonucu ne olursa olsun, bu kazan›mlar, bugünden halklar›n hanesine yaz›lm›flt›r. Bu kazan›mlardan yola ç›karak ilerici güçler, halk güçleri, anti-Amerikanc›lar Amerikan imparatorlu¤una, iflbirlikçi iktidarlara karfl› hangi araçlarla, nas›l mücadele edeceklerinin yolunu da çizecektir.
‹flte geçen hafta boyunca, ülkemizin hemen her yerinde yaflanan bir sahne: ABD’nin Irak’a sald›r›s›n› protesto ediyoruz; polis sald›r›yor, yerlerde sürükleniyoruz, coplan›yoruz, gözalt›na al›n›yoruz, iflkenceden geçiriliyoruz, tutuklan›yoruz. Bunlar› Amerika yapm›yor. Bunlar› FBI’ya ba¤l› polisler yapm›yor. Bunlar›, AKP iktidar›n›n emrindeki polis teflkilat› yap›yor. fiu veya bu gücün siyasi konumu, bazen ek bir yoruma gerek b›rakmayacak kadar aç›k hale gelir. Bu sahne de böyle bir sahnedir: Amerika ad›na AKP sald›r›yor bize. ‹flbirlikçilik baflka türlü hayata geçmez. ‹flbirlikçi iktidarlar›n baflka türlü davranmas› düflünülemez. “AKP’nin son ana kadar direndi¤i”, “gönülsüz” oldu¤u vb. söylemler, demagojidir. Ve hiç bir biçimde AKP’nin yapt›klar›n›n niteli¤ini de¤ifltirmez. ‹kinci tezkerenin kabul edilmesiyle, AKP iflbirlikçilikte bir ad›m daha atm›flt›r. ‹çte ve d›flta, Irak’ta dökülecek her damla kan iflbirlikçi iktidar›n sorumlulu¤unda olacakt›r.
rulaflt›rma giriflimidir. AKP iktidar› meflru de¤ildir... ‘Seçimle’ iflbafl›na gelmifl olmas›, halk›n flu kadar›n›n oyunu almas›, onun meflrulu¤unun kan›t› olamaz. ‹ktidar koltu¤una oturunca, emperyalizmin ve oligarflinin hizmetine girmifl olmas›n›n onu gayri-meflru yapmaya yetece¤i bir yana; kendisine oy veren halk›n iradesine ayk›r› kararlar alarak da meflrulu¤unu kaybetmifltir. AKP ne yaparsa yaps›n, yapt›klar› kendi karar› olacakt›r. Halk›m›z›n karar› de¤il. Amerikan'n›n ülkemizdeki askeri varl›¤› bir iflgaldir. Bu iflgale tezkerelerle ve gizli anlaflmalarla kap›y› açan AKP'nin yapt›¤›n›n tek ad› ise, ülkeyi satmakt›r, daha tam bir deyiflle, vatana ihanettir; ihanet iktidardad›r ve hiçbir meflrulu¤u yoktur. Ba¤›ms›zl›ktan, demokrasiden yana olan tüm kesimler, tüm güçleriyle iflbirlikçi AKP iktidar›na karfl› mücadeleye giriflmelidir. AKP’yle ABD aras›ndaki “çeliflkiler”, dolar üzerindeki çeliflkilerder, halk›n ç›karlar›, ulusal ç›karlar yoktur o pazarl›klarda. ABD ve AKP, yeni-sömürgecilik temelinde tam bir ittifak halindedirler. Sömürüyü sürdürmekte ve faflizmi uygulamakta “ittifak” halindedirler; onlar›n “stratejik müttefikli¤i”nin esas› da budur. ‹flbirlikçi iktidarlar› ayakta tutan, emperyalistlerdir; emperyalizmin düzeninin devam›n› sa¤layan da iflbirlikçi yönetimlerdir. Bu nedenle, ABD’ye en etkili darbe, onun iflbirlikçisi iktidarlar›n› gerileterek, y›karak vurulabilir. ABD’ye karfl› mücadele, iflte bu nedenle AKP’ye karfl› mücadeledir. ABD’ye karfl› mücadele eden tüm güçleri, öfkelerini, güçlerini, AKP’ye yöneltmeye ça¤›r›yoruz! Ülkesini, halk›n› seven herkes, “iflbirlikçi AKP’ye karfl› mücadele” çerçevesinde örgütlenelim, birleflelim!
Dökülen her damla kandan AKP sorumludur
AKP İktidarı Meşru Değildir
‹flbirlikçilik içte ve d›flta katliamc›l›kt›r. ‹flbirlikçilik sömürücülüktür. ‹flbirlikçi AKP’nin uygulad›¤› Amerikanc› ekonomik, siyasi ve askeri kararlar, içeride ve d›flar›da zulüm ve yoksulluk getiriyor. Amerika’n›n tecrit politikas›, iflbirlikçi AKP arac›l›¤›yla ülkemize tafl›n›yor ve içeride tüm halka karfl› uygulan›yor. Halk güçlerinin mücadelesi tek tek tecrit ediliyor. Halka karfl› terör uygulan›yor. F tiplerindeki tecrit zulmü, bu politikan›n sadece küçük bir parças›d›r. ‹lan edilece¤i söylenen, fakat pratikte bir çok ilde zaten uygulanmaya bafllanan ola¤anüstü hal, halk üzerindeki bask› ve terörü “savafl hali” ile mefl-
ABD’ye karşı mücadele, AKP’ye karşı mücadeledir
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
9
‹fiB‹RL‹KÇ‹L‹K ÇUKURUNDAN MANZARALAR! ‹flbirlikçili¤i ayaklar›na dolaflt›rd›lar Dolar aflk›na hay›r demedikleri ne rezillik kald›, ne katillik Maskeleri birer birer düfltü Afla¤›land›lar... Haketmifllerdi! Yeni-sömürge bir ülkenin hükümeti, ABD’ye ba¤›ml› bir ordu olarak ABD’nin ›rak’a sald›r›s›n› destekleyeceklerdi. Bu, iki kere ikinin dört etti¤i kadar kesindi. Ama hepsinin “zorluklar›” vard›. Hepsinin maskeleri vard›. Hem o maskeleri düflürmemek, hem de bu arada varoldu¤unu sand›klar› bir “pastadan” daha fazla pay alabilmek için, ABD’yle “pazarl›¤a” girdiler.
“iflbirlikçilik ve katillik” suçunu birbirlerine atmak istediler! ABD’nin istekleri yap›lacakt›. Genelkurmay, iflbirlikçilik, uflakl›k suçu benim üzerimde kalmas›n, “ulusalc›l›k” maskem düflmesin diye, sorumlulu¤u AKP’nin üstüne y›kmak istedi. Bu nedenle Amerikan destekçili¤ini uzun süre aç›k etmedi. AKP ise, tersinden halka, asl›nda ben istemiyorum, ama ordu istiyor görünümünü vermek için, Genelkurmay tavr›n› belirlemedikçe, ad›mlar›n› a¤›rdan ald›. Bu arada hem Genelkurmay, hem AKP, kendi yalanlar›na kendileri inanarak “Türkiye’nin stratejik önemi”ni dolara çevirmeye çal›fl›yorlard›. ABD’yle k›ran k›rana pazarl›¤a bafllad›lar. Tam bir tüccar gibi, ne kopar›rsam kar havas›na girdiler. Öte yandan ABD bast›r›yordu.
“TC”nin rüflvet yiyicili¤i ayyuka ç›k›nca... Amerika, Avrupa bas›n›nda yay›nlanan karikatürler, tüm gerçe¤i anlat›yordu. Irak halk›n›n katledilmesine yard›mc› olmak karfl›l›¤›nda dolar pazarl›¤› yapan bir zihniyet nas›l çizilirse, öyle çiziyorlard›. Türkiye’yi yönetenlerin “bas paray›, herfleye ortak olurum” tavr›n› gören Avrupa Birli¤i, kendi politikalar›n› güçlendirmek için, “Amerikaya evet deme, sana 2 milyar euro” teklifini yapt›. Teklif, Yunanistan'›n Baflbakan› Kostas 10
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
Simitis arac›l›¤›yla AK Parti lideri ve Baflbakan Recep Tayyip Erdo¤an'a resmen bildirildi. Ayn› günlerde Japonya da, arac›lar kanal›yla, Türkiye’nin ABD’nin isteklerine hay›r demesi karfl›l›¤›nda 900 milyon dolar “yard›m” edebilece¤ini iletti. Bir ülkenin yönetimi ancak bu kadar afla¤›lanabilirdi. Ama onlarda yüz yoktu ki... Bir spekülatörün “Türkiye’nin en iyi ihraç mal› ordusudur” sözüne de, bir Amerikan yetkilinin “IMF, Türkiye’yi bizim için sat›n ald›” sözüne de en küçük bir tepki göstermemiflti bu ülkenin hükümeti de, anl› flanl› Genelkurmay› da. Ar damar› çatlam›fl pazarl›kç›l›k devam etti. Bu arada halk›m›za karfl› da “ABD’ye karfl› direniyoruz... bar›fl için u¤rafl›yoruz...” havas›n› verip, siyasi rant elde etmeye çal›fl›yorlard›.
Bir dedikleri bir dediklerini tutmayanlar! Maskesini yüzünden ilk atan Genelkurmay oldu. Bakt› AKP sorumlulu¤u üstlenmiyor, Denktafl’la yapt›¤› bir görüflmede Genelkurmay Baflkan› Hilmi Özkök cebinden bir ka¤›t ç›kar›p okumaya bafllayarak hem “savafltan yana” oldu¤unu, “ABD’ye tam destek” verilmesi gerekti¤ini ilan etti, hem AKP’yi uyard›. ABD’nin tam destekçisi TSK; Genelkurmay› Amerikan planlar›n›n karfl›s›ndaki güç olarak görenlerin hayal dünyas› da çöktü bu arada. Ve herkes gördü ki, bu ülkede, “milliyetçilik”, “ulusalc›l›k” demagojilerinin yap›ld›¤› yerde, “milli menfaatlerimiz” dediklerinde orada Amerikan ç›karlar› vard›r. Genelkurmay›n ABD ad›na müdahalesiyle, ifller h›zland›. AKP ve Cumhurbaflkan› Sezer, “BM karar› olmadan tezkere geçmez” demifllerdi daha önce. Tükürdüklerini yalad›lar. Genelkurmay›n “milliyetçilik” maskesi, Sezer’in “meflruluk, hukuk” maskesi, AKP’nin “bar›flç›l›k” maskesi düfltü. ABD’nin ültimatomu üzerine hemen Çankaya’da “zirve”
görüflmelerimiz askeri, siyasi niteliktedir” diyerek içine düfltükleri durumu “zafere” dönüfltürmeye, güya onurlu bir durufl sergilenmifl havas› yaratmaya çal›flt›. Ama art›k hiç kimse nezdinde, hiç bir inand›r›c›l›klar› kalmam›flt›. Ve tarih 20 Mart. Tezkereyi daha önce reddeden TBMM, Amerikan ültimatomu ve afla¤›lamas› alt›nda topland› ve tezkereyi geçirdi! ABD’nin iste¤i karfl›lan›p hava koridoru aç›ld›. Art›k o koridordan Amerikan uçaklar› geçip, Irak halk›n›n üzerine bombalar›n› b›rakabilirlerdi. topland›. AKP, Genelkurmay, Sezer toplanarak “tezkerenin bir an önce meclisten geçirilmesi” karar›n› ald›lar. Sezer’in “tutarl›l›¤›” da oraya kadard›: Ama ikiyüzlülük sürecekti. Amerika’ya “gel hava saham›z› kullanarak Irak’› bombala” diye hava sahas›n› açma karar›n› imzalad›ktan sonra yine “sald›r›y› do¤ru bulmuyorum...” demeye devam ediyordu!
N’olur, bizden daha fazla destek isteyin! Amerika’n›n art›k fazla zaman› yoktu. “Ya gelirsin, ya yoksun” dedi, iktidar koflar ad›m gitti. Bu arada Amerika, asker geçirmekten vazgeçti¤ini, sadece hava koridorunun aç›lmas›n› istedi¤ini söyleyince, “Büyük devlet”, “stratejik müttefik” havalar› da sönüverdi. Üstelik, ABD, “art›k ekonomik paket masada de¤il” demiflti. Hükümet ve bilumum Amerikan uflaklar›, bu defa, adeta ne olur bizden daha fazla destek isteyin, ama dolar›m›z› kesmeyin havas›na girdiler. Amerikan muhipleri, pazarl›¤› eline aya¤›na bulaflt›rd›¤› için AKP’ye veryans›n ettiler. “Ulusal onur mu para m›?” ikileminde oligarfli her ikisini de kaybetmiflti. Tayyip Erdo¤an: “fiimdi para pazarl›¤› yapm›yoruz,
Bu Onursuzluk, AKP’nindir! (Tezkereyi onaylayan AKP’liler çerçeveletip duvarlar›na asabilir)
bu
sözleri
Beyaz Saray Sözcüsü: (Türkiye’nin hava sahas›n› açma karfl›l›¤›nda ‘mali yard›m’› gündeme getirmesi üzerine:
“”NATO ülkelerinin tümü hava sahas›n› açt› hiçbirine para vermedik...” Bir telefon görüflmesi:
“Hava Sahas›” Para Etmeyen Sat›l›k Ülke Ali Babacan: “‹stenen sadece hava sahas›n›n aç›lmas› oldu¤u için ekonomik yard›m paketi gündemde de¤il.” Her fleyin sat›l›¤a ç›kar›ld›¤›, inanc›n, de¤erlerin, topra¤›n ve insan›n al›n›p sat›ld›¤› oligarflinin düzeninde demek ki, Türkiye’nin “hava sahas›” para etmiyormufl. Ali Babacan, “ABD’yi destekleyen 30 ülke aras›nday›z” diye iflbirli¤iyle övünerek “borsay›, piyasay› sakinlefltirmeye” çal›flt›. Her fley piyasaya borsaya endeksli. Onurmufl, inançm›fl, ba¤›ms›zl›km›fl, insan hayat›ym›fl, AKP iktidar› için, kapitalist düzen için bunlar›n hiçbirinin önemi yok. Varsa yoksa “piyasalar”! AKP iktidar›, manevralar yapay›m, pazarl›k pay›n› yükselteyim derken iflbirlikçilikçili¤i de eline yüzüne bulaflt›rd›. Dünyan›n gözü önünde ülkeyi öyle bir hale getirdi ki, para teklif eden edene. Amerika’dan dolar gelir mi gelmez mi ayr›, ancak flu net ki, Türkiye dünya ülkeleri nezdinde sat›l›k bir ülkedir. ABD “paket masada de¤il" dedi, ancak AKP merak etmesin, sat›l›¤a ç›kar›lan mal›n al›c›s› mutlaka olur! Peki ulusall›k nedir, kim ulusalc› olabilir? Abdullah Gül: “Hava saham›z› açar›z, ama ekonomik yard›m isteriz.” Powell: “Ekonomik paket art›k masada de¤il, Say›n Gül...” Bir baflka telefon görüflmesi: Powell: “Hava koridorunun yan›nda baz› üslerinizi de açman›z› istiyoruz.” Abdullah Gül: “Tam olarak askeri iflbirli¤ini mi kastediyorsunuz. Bu durumda mali paket de geçerli olacak m›?..”
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
11
TSK Köylünün Topra¤›n› ABD’ye Zorla Kiral›yor
“Askerimiz Amerikal›lar›n önüne düflüp geliyor, arazinizi verir misiniz demiyorlar, vereceksiniz diyorlar, biz de savafla karfl›y›z ama mecburuz...” Bu sözler Nusaybin’de topraklar› Amerikal›lar taraf›ndan kiralanan köylülere ait. Bir al›nt› da bas›nda ç›kan haberlerden birinden yapal›m: “Türk subaylar eflli¤inde bölgeyi gezen ABD'liler, Oyal› bölgesinde 10 ila 15 bin dönüm arazi kiralamak istiyorlar. ABD'lilerin yan›na bas›n mensuplar› yaklaflt›r›lmazken, ayn› kifliler daha sonra Cizre'ye ba¤l› Dicle bölgesine giderek Kocap›nar, Tepeönü, Düzova ve ‹dil'in S›rtköy beldesinde tarla bakt›lar.” Köylünün topra¤›n› ABD’ye kiralamas›, yani onursuzlu¤a, katliama ortak olmas› için kendi köylüsüne bask› yapan, emir veren bir ordu, bu ülkenin ordusu olabilir mi? Ya da Genelkurmay baflkan› Hilmi Özkök’ün dedi¤i gibi “savafla karfl›” olabilir mi? Bas›na, flu köyde flu kadar tarla kiraland›, flu sanayi sitesi ABD deposu oldu vb. haberlerin alt›nda yatan gerçe¤in bir parças›d›r yukar›da aktard›¤›m›z al›nt›lar. Kimi istisnai örneklerde gönüllü olarak kiralamalar yok mudur; olabilir. Kapitalizmin ç›karc›laflt›rd›¤›, bencillefltirdi¤i, yok12
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
sullaflt›rarak, aç b›rakarak ekme¤e muthaç hale getirdi¤i insanlar›n, bir avuç dolar için topra¤›n›, dükkan›n› ABD’ye kiralamas› elbette ahlaks›zl›kt›r, soysuzlaflman›n, çürümenin belirtileridir. Her ne gerekçeyle olursa olsun hoflgörülmesi, anlay›flla karfl›lanmas› mümkün de¤ildir. Ancak, ony›llard›r TSK’n›n bask›lar›n›, katliamlar›n› yaflayan, hukukun göstermelik dahi olmad›¤›, askerin a¤z›ndan tek sözün her fley oldu¤u güneydo¤u’da conilerin önüne düflüp gelen TSK subay›na “hay›r ben topra¤›m› kiralam›yorum” demek çok daha büyük bir cüret demektir. As›l suçlu olan Conilere komisyonculuk yapan, bunun için halk› tehdit eden TSK’d›r.
Kendisi Amerikanc›, köylüleri de Amerika’ya yard›m yatakl›k suçuna ortak ediyor. ABD ile yap›lan mütabakata, “ABD askerleri toprak kiralamak istedi¤inde köylülerle bizzat irtibata geçecek” ibaresinin eklenmesi de, ordunun böylesi onursuz bir durumdan kendini kurtarmak için konulmufltur. Tabii, bu sadece düzenin mahkemelerinde bir “savunma” olabilir. Halk›n gözünde aç›k olan, iflbirlikçili¤in en rencide edici noktas›nda bulunmalar›d›r. Amerikal›lar›n toprak kiralama haberlerini yapan bas›n, bu gerçe¤in üzerinden atlay›p, sanki köylülerimiz yollarda Amerikal› bekliyormufl havas›nda yans›t›yor. Gizlenmek istenen ordunun iflbirlikçilikte nas›l afla¤›l›k bir noktada bulundu¤udur. Bugün ülkenin içinde bulundu¤u durumda en büyük pay sahibi olanlar için geldikleri nokta bir sonuçtur, ama son de¤ildir...
Mardin’de Coniler ‹çin Genelev Açma Giriflimi;
Pezevenklik Kültürünü Kim Yaratt›? Malatya yolu üzerinde, ortaklar› aras›nda 2. ordudan bir albay›n da bulundu¤u randevuevinin ard›ndan, Conilerin yo¤un olarak yerleflti¤i Mardin’de de genelev açmak için valili¤e izin baflvurusu yap›ld›. Amerikal›lar›n taleplerini yerine getirmek için pezevenklik yapmak isteyen genelev iflletmecisinin talebi flimdilik karfl›lanmad›. Mardinliler, “e¤er illa açacaklarsa sermayeleri ABD'den getirsinler” sözleriyle tepkisini dile getirirken, giriflim günlerce bas›nda tepkili haberlerle karfl›land›. Vali izin vermeme gerekçesinde flöyle diyor; “Bu konuda vatandafllar›n olumsuz tepkisi var. Biz de genelev aç›lmas›na izin vermedik”. (Akflam 16 Mart) Demek olay bas›na yans›masa, Mardinliler yo¤un tepki göstermese TC valisi pekala izin verecek. Çünkü o devletin kültürünü çok iyi içsellefltirerek o makama yükselmifltir. Conilere pezevenklik bu düzenin karakteri. Kim yaratt› bu kültürü sorusunun cevab› bu düzenin tarihindedir; 1960’larda coniler için genelevlerini beyaza boyayan kültürdür bu. Ülkesini sat›l›¤a ç›karan zihniyet, her türlü ahlaks›zl›¤›n kayna¤›d›r, o zihniyette her türlü pislik meflrudur, karfl›l›¤›nda dolar var m› yok mu, buna bakar. Genelev iflletmecisini cüretlendiren de bu tarihsel gerçektir.
Çaresiz De¤iliz, Kaybetmedik! ‹mparatorlu¤a karfl› direnifli yükseltelim “Biz kaybettik” diye yaz›yordu bir köfle yazar›. “Engelleyemedik” diye a¤lamakl›yd› bir öteki. “Gücümüz, dünyan›n gücü yetmedi, kaybettik...” diye yazd› bir baflkas› da. Emperyalizmi, dünya gerçe¤ini kavramadan, onun kendi yap›s›n› ve kurallar›n› yok sayarak yola ç›kanlar yaflad› bu hayal k›r›kl›¤›n›. Bu mücadele uzun sürelidir. Savafl›n bafllamas› Amerikaya ve iflbirlikçilerine karfl› mücadelenin sonu de¤ildir. Do¤ru, flu ana kadar baflvurulan mücadele biçimleri sonuçsuz kald›, flimdi Amerikan›n imparatorluk sald›r›lar›n›n karfl›s›na hangi araçlarla, hangi yöntemlerle, hangi örgüt biçimleri, hangi mücadele biçimleriyle karfl› ç›k›laca¤› tart›fl›lmal›d›r. Araçlar, yöntemler, örgütlenme biçimleri, mücadele biçimleri; tart›flman›n bu dört bafll›¤›nda mevcut durumun afl›lmas› gerekti¤ini gösteriyor bugünkü sonuç. Daha etkili araçlarla mücadele edelim. Grevler, boykotlar, iflgaller iflbirlikçi iktidarlar› hedef almal›. Daha farkl› örgütlenmeler yaratarak, kendi hedeflerimiz için mücadele etmeliyiz. Hedefi olmayanlar, hedefi olanlara hizmet ederler. Mesele “engelleyip engelleyememe” olarak ele al›namaz. Emperyalizm, sald›rmak zorundad›r. Militarize edilmifl ekonomisini yaflatmak için, dünya üzerindeki sömürgecili¤ini sürdürebilmek için savaflmak zorundad›r. Mesele, emperyalizmin flu veya bu sald›r›s›na karfl› olmaktan çok, emperyalizmin bizzat kendisine karfl› ol-
At›lan tek bir ad›m, hayk›r›lan tek bir slogan bofluna de¤ildir. ‹rademiz çi¤nendi, ama yenilmifl de¤iliz; ‹rademizi çi¤neyenler, yenilgilerine ad›m att›lar. Bu yürüyüflünü daha güçlü, daha örgütlü, daha netleflmifl hedeflerle sürdürecek dünya halklar› kazanacak!
makt›r; halklar›n mücadelesi bu yönde geliflecektir. “Savafla hay›rc›l›k” diye bir mücadele yoktur. ya kendi iktidar›na karfl› mücadele edersin ya da bir gücün yede¤i durumuna düflersin. ABD’nin imparatorluk ilan› da “dünyan›n sonu” de¤ildir; bu ABD’nin niyetidir, ama tüm dünyay› teslim almas› mümkün de¤ildir; bu kavgan›n nihai sonucunda halk güçlerinin, mücadelenin gücü belirleyici olacakt›r. ‹flgal, ya¤ma, talan her boyutuyla sürerken mücadele ad›na 'aman bar›flç› olal›m', 'aman sertlik olmas›n', 'aman yasall›k icazet s›n›rlar›n› aflmayal›m' diyenlerin tablosu bu iflgal gerçekli¤iyle, iflgale karfl› mücadele gerçekli¤iyle ne kadar uyufluyor? Kuflkusuz ki, emperyalist iflgale, emperyalist sald›rganl›¤a karfl› mücadelenin her biçimi önemli ve ifllevlidir. Ancak di¤er yandan aç›kt›r ki, mücadelenin geliflip radikalleflmesini engelleme çabalar›, halk›n direniflini örgütleme yerine direniflini geriletme çabalar› halka, bizlere de¤il, emperyalistlere güç vermektedir. Mücadelenin s›n›rlar›n›, biçimlerini tek bafl›na bizlerin belirleme flans› yoktur ve gerçekçi de¤ildir. Sald›rganl›k en geliflmifl silahlarla, milyonlar› katletmeyi hedefleyen nükleer silahlarla süren bir sald›rganl›kla ve ülkemiz çiçeklerle de¤il, tanklarla, toplarla, füzelerle iflgal edilmiflse ortada bar›fl ve bar›flç›l›k yoktur, biz görmek istesekte istemesekte sald›r› ve savafl vard›r. Bu noktada tercih flans›m›z yoktur, tercihimiz direnmek yada teslim olmak noktas›ndad›r. Ayn› fley örgütlenme biçimleri konusunda da geçerlidir. E¤er tüm mücadelemiz ve örgütlenmemifl, emperyalistlerin, burjuva, yeni-sömürge yönetimlerinin “izni”ne tabiyse, onlar izin vermedi¤inde yerimizden k›m›ldayamayacak durumdaysak, onlar “yasak” dedi¤inde örgütlenemeyecek durumdaysak, onlar›n bilgisi, izni, onay› d›fl›nda kendimize ait bir örgütlenme alan› yaratmak zorunday›z demektir. Emperyalizmin iflgaline karfl› direnifl biçimimiz iflgalin boyutuna göre olmak zorundad›r. Yenilmifl, kaybetmifl de¤iliz. Tersine, çok fley kazand›k. Büyük bir güç oldu¤umuzun fark›na vard›k tekrar. Kendini demokrasi, bar›fl, hukukun hamisi ilan edenlerin maskesini indirdik. ‹mparatorluk ilan›na karfl› direnifli yükseltelim; Milyonlar olup meydanlarda yürüdü¤ümüz bu süreçten güç alarak, bu sürecin yetersizliklerini aflmay› hedefleyerek, mücadeleye devam etmeliyiz. Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
13
Bombalar Halklar›n Öfkesini Büyütüyor Irak’a düflen ilk bomban›n ard›ndan dünyan›n dört bir yan›nda ülkemizin kentlerinin meydanlar›nda öfke yank›land›. Meydanlara ç›kan halklar Amerikan elçiliklerine yürüdü, ABD bayraklar›n› yakt›, sald›r›ya karfl› öfkesini hayk›rd›. Bombalaman›n bafllad›¤› gün ‹stanbul baflta olmak üzere ülkemizde de çeflitli eylemler gerçeklefltirildi. ‹stanbul Üniversitesi’ndeki yang›n gözleme kulesi bir grup üniversite gençli¤i taraf›ndan iflgal edildi. ‹flgal sürerken afla¤›da toplanan ö¤renciler eylemi destekleyen sloganlar att›. Ayn› saatlerde Fen-Edebiyat fakültesinde islamc› ö¤rencilerin eyleminde ABD ve israil bayraklar› yak›ld›. ‹stiklal caddesinde TTB’nin ça¤r›s›yla toplanan yaklafl›k 100 kiflilik ayd›n, sanatç›, doktor ABD sald›r›s›n› protesto etti. Taksim’de akflam saatlerinde toplanmaya bafllayan kitle hava kararana kadar sloganlar›n› hayk›rd›. Ard›ndan ABD elçili¤ine yürüyen kitleye polis gaz bombalar›, coplarla sald›r›rken, kitle tafllarla karfl›l›k verdi. Ankara’da sendika ve oda yöneticilerinin de bulundu¤u bir grup ABD elçili¤ine yürüdü. Kitleye sald›ran polis daha sonra ABD elçili¤ine siyah çelenk b›rak›lmas›na izin vermek durumunda kald›. Dergimiz yay›na haz›rlan›rken ABD’ye karfl› öfke dolu eylemler sürüyordu. Sald›r› Öncesi Eylemler Sald›r› bafllamadan önce de bir çok kentte eylemler gerçeklefltirildi. Alibeyköy Emperyalist Savafl Karfl›t› Birli¤i 15 Mart günü Eyüp AKP önünde 5 dakika oturma eylemi yapt› ve "Katil ABD ‹flbirlikçi AKP", "Tecriti Kald›r›n Ölümleri Durdurun" sloganlar› att›. ‹zmir Savafl Karfl›t› Platform 19 Mart günü ‹zmir AKP ‹l binas› önünde düzenledi¤i eylemde "‹kinci ABD Tezkeresini Meclise Getirmeyin, Onay vermeyin" diye-
ÇA⁄RI: 6 Nisan günü ‹stanbul’da yap›lacak Amerikan sald›rganl›¤› karfl›t› mitinge kat›lal›m. Bombalar›n düfltü¤ü Irak halk›n›n yan›nda oldu¤umuzu, Amerika’n›n halklar› teslim alamayaca¤›n› hayk›ral›m. 14
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
rek iflbirlikçi AKP'yi ve ABD emperyalizmini protesto etti. Bas›n aç›klamas›n›n da okundu¤u eyleme 100 kifli kat›ld›. Platformun 15 Mart günü düzenledi¤i eylemde de çok say›da sanatç› türkülerle ABD’yi protesto etmiflti. Irak'ta Savafla Hay›r Koordinasyonu’nun AKP Fatih ‹lçe Binas› önünde 19 martta yapt›¤› eyleme kat›lanlar “oyumu geri istiyorum” dedi. Tezkerenin kabul edilmemesini isteyen yaklafl›k 300 kifli, "Milletin mi Vekillerisiniz Amerikan fiirketlerinin mi?, Stratejik Ortakl›k = Suç Ortakl›¤›, Bir Irak'l› Çocuk Kaç Dolar Eder" dövizleri tafl›d›. Ankara Savafl Karfl›t› Platform, TMMOB, D‹SK ve Ankara Ayd›n ve Sanatç› Giriflimi üyeleri 15 Mart’ta Yüksel Caddesi’nden sloganlarla Sakarya Caddesi'ne yürüyerek yoksullu¤u, ABD’yi protesto etti. Eylemde, “Katil ABD Ortado¤u'dan Defol, Savaflta Hücrede Tecritte Ölmeyece¤iz” sloganlar› at›ld›, ellerinde yar›m ekmekler ve bofl tencere ve tavalarla hükümet protesto edildi. Eyleme yaklafl›k bin kifli kat›ld›. Bursa Savafl Karfl›t› Platformu 15 Mart günü düzenledi¤i eylemde “Tecriti Kald›r›n Üsleri Kapat›n" sloganlar›n› hayk›rd›. Emekli-Sen 16 Mart günü Kad›köy ‹skele Meydan›'nda yapt›¤› eylemle ABD sald›r›s›na karfl› ç›karken, "Emekliyiz Hakl›y›z Kazanaca¤›z", "Amerikan ‹mparatorlu¤una Karfl› ç›kal›m", "Yafll›l›k Onurumuzu çi¤netmeyece¤iz" sloganlar› at›ld›. Malatya Savafl Karfl›t› Platform 15 Mart günü yapt›¤› eylemde okunan bas›n aç›klamas›nda tezkerenin gündeme getirilmesine karfl› ç›kt›. Nurtepe'de 15 Mart günü Nurtepe Savafl Karfl›t› Platform Güzeltepe Minibüs Dura¤›'nda 50 kiflinin kat›ld›¤› bir eylem düzenledi. Eylemde "Irak Halk› Yaln›z De¤ildir" sloganlar› at›ld›. Okmeydan› Savafl Karfl›t› Birlik taraf›ndan her haf-
ta düzenlenen eylem 15 Mart günü de gerçeklefltirildi. Meflaleli yürüyüflte "Kahrolsun Amerikan Emperalizmi" sloganlar› at›ld›. Esenler halk› "Savafl Karfl›t› Platform" imzal› pankartla yap›lan 16 marttaki meflaleli yürüyüflte Esenler halk› Tecrit ve ABD sald›rganl›¤›n› protesto eden sloganlar hayk›rd›. Ankara Üniversitesi Cebeci Kampusü'nde 19 Mart’ta Hürriyet gazetesi, A.Gül ve Erdo¤an'›n foto¤raflar›n›n yak›ld›¤› protesto eylemine 200 ö¤renci kat›l›rken, ODTÜ ö¤rencilerine jandarma sald›rd›. Yüksel Caddesi'nde düzenlenen eyleme ise 400 kifli kat›ld›. ‹skenderun’da yaklafl›k 10 bin kiflinin kat›ld›¤› mitingde ülkemizin iflgal edilmesine karfl› ç›k›ld›. Çok say›da örgüt, parti, sendika ve DKÖ’nün kat›ld›¤› eylemde, “Katil ABD ülkemizden defol” sloganlar› at›ld›. Irak’ta Savafla Hay›r Koordinasyonu ile Savafla ve ‹flgale Hay›r Platformu’nun ABD askerlerine tahsis edilen ‹stanbul Sabiha Gökçen Havaliman› önündeki eylemine kat›lan 2 bin kifli “Üsler Kapans›n, ABD Defolsun” dövizleri tafl›yarak, Amerika ve AKP’yi sloganlarla protesto etti. Yurtd›fl›ndan 14 Mart günü Cephe Güçlerinin de kat›ld›¤› Zürich’deki ABD karfl›t› eyleme yaklafl›k 7 bin kifli kat›ld›. Eylemde Cephe Güçleri bayrak ve pankartlar›n› tafl›rken, ‹sviçre ö¤renci gençli¤i de düzenledi¤i çok say›da eylemle Amerika’y› protesto etti. Paris’te 15 Mart’ta düzenlenen eyleme onbinlerce kifli kat›ld›. Sendika ve siyasi partilerin destek verdi¤i eylemde Cephe Güçleri "Emperyalist Hay›r Hay›r DHKC" pankart ve Parti Cephe bayraklar› ile yerlerini ald›lar. Yunanistan’da Cephe güçlerinin kat›ld›¤› eylemlerle onbinlerce kifli Amerika’y› protesto etti. 15 Martta Atina’da düzenlenen mitinglerde Yunanistan'›n sald›r›ya destek vermemesi hayk›r›ld› ve 21 Mart'ta grev ça¤r›s› yap›ld›. Cephe Güçleri eylemde “Tek Düflman Emperyalizmdir” pankart› tafl›d›, ölüm orucu direnifli ile ilgili bildiriler da¤›tt›. Girit adas›nda 16 Mar’tta düzenlenen gösteriye kat›lan Cephe Güçleri burada da “Hücrelere Karfl› Ölüm Orucu 105 fiehitle Sürüyor” pankart› açt›. Dünyadan... ‹spanya’da 30 bin ö¤renci ve ö¤retmen Aznar’›n Amerikanc› politikalar›n› protesto ederken, geçen hafta içinde ABD karfl›t› eylemlerin gerçekleflti¤i ülkeler flunlar: ‹ran, Keflmir, Yeni Zelanda, Nijer, Filipinler,
Avustralya, Bulgaristan, Fransa, Yemen, Vietnam, Moskova, Amerika... Sald›r› Sonras› Eylemler... ABD’nin 20 Mart’ta henüz gün ayd›nlanmadan bafllatt›¤› sald›r› tüm ülke ve dünya genelinde protestolarla lanetlendi. ‹stanbul’da... Yaklafl›k 3000 kifli Taksim Meydan›’nda toplanarak ABD Emperyalizminin sald›rganl›¤›n› protesto etti. Meydandan ‹stiklal Caddesi boyunca ilerleyen kitle ABD Konsoloslu¤u’na kadar ilerledi. Konsolosluk önünde de protesto gösterisine devam eden binlerce insan ABD’nin Irak’a sald›r›s›na karfl› Irak halk›n›n yan›nda oldu¤unu ifade ediyordu. ‹zmir’de... ‹zmir Savafl Karfl›t› Platformu 20 Mart 2003 tarihinde saat I2. 30'da ‹zmir AKP il binas› önünde yapt›¤› bas›n aç›klamas›yla Meclis'e gelen ikinci ABD tezkeresi ABD'nin Irak'a bafllatm›fl oldu¤u sald›r›y› protesto ederek oturma eylemi gerçeklefltirdi. Adana’da... 20 Mart Perflembe günü Adana Emek Platformu saat I2.30'da ‹nönü Park›'nda ABD'nin Irak'a sald›r›s›n› protesto etmek için eylem düzenledi. Eyleme 200 kifli kat›ld›. Ayn› gün Adana Haklar ve Özgürlükler Cephesi 5 Ocak Meydan›’ndan bafllayan bir yürüyüfl gerçeklefltirdi. Yürüyüfle kat›lanlara robocoplarla sald›r›l›rken eylemde Beyhan Peynirci gözalt›na al›nd›. Peynirci ertesi gün tutuksuz yarg›lanmak üzere serbest b›rak›ld›. Malatya’da... Malatya Savafl Karfl›t› Platform Amerika'n›n Irak'a sald›r›s›na karfl› 20 Mart'ta, AKP il binas› önünde saat 15.00'de bas›n aç›klamas› yapt›. 150 kiflinin kat›ld›¤› aç›klamada sloganlarla yolu trafi¤e kapatan kitle PTT'de Meclis'e faks çekerek, üslerin kapat›lmas›n›, tezkerenin oylanmamas›n› istedi. Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
15
n t ’t a a d Ba¤
CANLI KALKANLAR anlat›yor
fi‹MD‹ BOMBALAR ALTINDALAR cek her türlü riski göze alarak geldik, bu ölüm de olabilir.”
“Biz buraya Irak halk›n›n yan›nda olmaya, koflullar ne kadar zor olursa olsun, gerekti¤inde ac›lar›n› da paylaflmaya geldik.” Oradalar, Ba¤dat’ta! Bombalar ya¤›yor üstlerine. Sald›r› bafllad›, bombalar düfltü, spekülasyonlar bitti. Oradalar. Santrallerde, rafinerilerde, okullarda, hastanalerde... Amerikan sald›r›s›na karfl›, Irak halk›n›n önünde canl› kalkan olarak kendilerini siper ettiler. Ba¤dat’taki canl› kalkanlardan Grup Yorum üyesi Cihan Keflkek ve ‹stanbul Gençlik Derne¤i üyesi Eylül ‹flcan, sald›r›dan bir kaç gün önce, oradaki son geliflmelere iliflkin bir aç›klama yapm›fllard›. Aç›klaman›n bafll›¤› flöyleydi:
"Biz buraya karfl›lafl›labile16
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
fiimdi o riski göze alarak bombalar›n alt›ndalar. Sald›r›n›n çok yak›nlaflt›¤›n›n belli oldu¤u o günlerde, onlara da Ba¤dat’› terketmeyi önerenler oldu. Sözünü etti¤imiz aç›klama bu konudaki tart›flma ve geliflmeleri de içeriyordu. Orada devrimcilerin enternasyonal gelene¤ini, halklar›n dayan›flma gelene¤ini sürdürüyorlar. Söylediklerini yapman›n, yapt›klar›n› savunman›n temsilcisi olarak oradalar. Onlardan bize ulaflan son anlat›mlar› -ki bunlar belki onlardan son anlat›mlar olacak- afla¤›da yay›nl›yoruz: *** 13 Mart 2003, Perflembe: Bugün saat 8:30’da Filistin Otelinin önünden, Samarra-Ba¤dat yürüyüflüne kat›lmak için, organizasyonu yapan Budist arkadafllarla bulufltuk. Saat 10:30’da yürüyüfle bafllad›k. 14:30’da yürüyüflün ikinci bölümü sona erdi. Toplam 5 gün sürecek yürüyüflün bugün 2. günüydü... 4-5 yerde mola verdik. Bir molay› bir köy evinin bahçesinde verdik. Çay içtik, sohbet ettik. Yürüyüfl boyunca yoldan geçen arabalar ve halk›n ilgisi çok iyiydi. ... Yürüyüfl 3 gün sonra Ba¤dat'ta noktalanacak. - WSF ve ESF bünyesinde çal›flan WorldSocial Movements ve Anti-War-Networks temsilcileri bas›n aç›klamas› yapt›lar. Avus-
turya, Almanya ve Nikaragua dan. Yak›nda bafllayacak savafl› bir an önce önleyebilmek için 4 gün önce Ba¤dat'a gelmifl olduklar›n› söylediler.
“Canl› Kalkan”lar Aras›nda Tart›flma: “E¤er bombalar Irak halk›n›n üzerine düflecekse, bizim üzerimize de düflecektir.” 13 Mart 2003, Perflembe akflam; Ba¤dat’ta “canl› kalkan” s›fat›yla bulunan 7-8 arkadafl bizlerle konuflmaya geldi. Konufltuklar›m›z›n özeti flöyle: Gelen arkadafllar, savafl›n önümüzdeki günlerde olaca¤› ve bu yüzden hepimizin en k›sa zamanda hatta yar›n Irak’tan ayr›lmam›z gerekti¤ini, çok güvenilir duyumlar ald›klar›n›, e¤er burada kal›rsak pek çok riskle karfl› karfl›ya kalaca¤›m›z›, bizim ölmemizi istemediklerini, bizim de kendileriyle birlikte gitmemizi istediklerini söylediler. Yafl›m›z›n genç oldu¤undan, burada kalman›n ç›lg›nl›k oldu¤undan bahsettiler. Sonuçta karamsar bir tablo çizdiler. Bizim cevab›m›z netti: "Biz buraya karfl›lafl›labilecek her türlü riski göze alarak geldik-bu ölümde olabilir-. Ald›¤›m›z bu karar bilinçle al›nm›fl bir karard›r. Biz buraya savafl› önleme gibi hayalci bir kafayla gelmedik, biz buraya Irak halk›n›n yan›nda olmaya, koflullar ne kadar zor olursa olsun, birlikte olarak, gerekti¤inde ac›lar›n› da paylaflmaya geldik. E¤er bomba
onlar›n üzerine düflecekse, bizim üzerimize de düflecektir. Belki yirmisinde olabiliriz ama böylesi tarihi bir olay gerçekleflirken do¤ru kararlar al›yoruz." Bunlar› belirttikten sonra onlara sorduk: “Niye siz kalm›yorsunuz? Çocuklar ölmesin, insanlar ölmesin diyor, sürekli burada kalaca¤›n›z› söylüyordunuz. fiimdi ne de¤iflti?”. Cevaplar›, bu sorumuzun cevab› de¤ildi: "Bizim burada yapabilece¤imiz bir fley kalmad›. Bu hareketin gücü medyayd›, art›k medya da yok.” gibi sözlerden sonra “sizler hakl› olabilirsiniz, gerçekten cesur insanlars›n›z.” diyerek sözlerini noktalad›lar. ‹çlerinden bir arkadafl a¤lad›. 14 Mart 2003, Cuma: Saat 14.00'de bütün canl› kalkanlar Filistin otelinde topland›k. Buradan araçlarla çocuklar›n bizim için haz›rlad›¤› bir program› izlemeye gittik. Çocuklar bizim için program sundular. Program› izledikten sonra, Irakl› bir grupla maç yap›ld›. Bas›n›n ilgisi yo¤undu. Türkiyeli gruptan birçok röportaj yapt›lar. Türkiye'den ‹HA vard›. Bizimle de röportaj yapt›lar. Maçtan sonra bas›n merkezine gittik. Suriye'li bir bayan gazeteci ile röportaj yapt›k. Türkiye'den yeni 4-9 kifli gelmifl canl› kalkan olarak. Gelenlerle görüflmeye çal›flt›k. Bugün görüflemedik. Yar›n görüflmeye çal›flaca¤›z. Dostlar›m›za, halk›m›za sevgi ve selamlar›m›z› yolluyoruz.
Cihan Keflkek (Grup Yorum Üyesi)
Eylül ‹flcan (‹stanbul Gençlik Derne¤i Üyesi)
AKP Kontra Yöntemlerine Sar›ld› AKP “piflmanl›k yasas›” tasar›s› haz›rlad›. fiu ana kadar 40 tane “piflmanl›k yasas›” ç›kar›ld›. 41’ncisinin ç›kar›lmak zorunda kalmas› bile, bu kontra yönteminin iflas etti¤inin göstergesi olmas›na ra¤men, AKP de yoksullu¤u ve zulmü büyüttükçe kontra yöntemlerinden medet umuyor. Hiç bir konuda kendine ait hiç bir program›, düflüncesi olmayan AKP, kendilerinden öncekilerin k›rk defa denedi¤ini yeniden denemekten baflka çare bulam›yor. Bu yasa da AKP’nin ellerinde kalacak.
Dünya halklar›, iflbirlikçileri affetmeyecek! Tan›y›n bu iflbirlikçileri. Amerika’n›n gayri-meflrulu¤unu gizlemek için, tüm dünya halklar›n›n politikalar›na karfl› olud¤unu gizlemek için sayd›¤› “35 ülke bizim yan›m›zda” dedi¤i ülkeleri tan›y›n. Tabii, bu ülkelerin halklar› de¤il, iflbirlikçi yönetimleridir ABD’yi destekleyen. Tan›y›n bu iflbirlikçi yönetimleri! Arnavutluk, Ermenistan, Bulgaristan, Azerbaycan, Gürcistan, H›rvatistan, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Macaristan, Latviya, Litvanya, Makedonya, Slovakya, Slovenya, Romanya, Polonya, Bahreyn, Ürdün, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Oman, Birleflik Arap Emirli¤i, ‹srail, Kosta Rika, Filipinler, Avustralya, Japonya, ‹talya, Portekiz, ‹spanya, Danimarka, ‹ngiltere ve TÜRK‹YE!
Al›n Size Provokasyon Oligarfli ve burjuva bas›n, Kuzey Irak’taki kürt kentlerinde yap›lan gösterilerde bayrak yak›lmas›n› “provokasyon” naralar› aras›nda flovenizmi k›flk›rtmak için kulland›. 18 Mart günü Ankara’da “Irakl› muhalifler” toplant›s› yap›ld›. ABD, Türkiye ve Kürt, Türkmen gruplar›n›n kat›ld›¤› toplant›ya ça¤r›lan IKYB lideri Talabani toplant›n›n yap›laca¤› “Devlet Konukevi”ne giriflte Türkiye Kamu Sen üyesi 30 kiflilik faflist grubun tekmeli sald›r›s›na u¤rad›. Polis müdahale etmedi, bas›n “Milli tepki” diye verdi haberi... Provokasyon mu diyorsunuz, iflte size provokasyonun alas›. ‹ster be¤enin ister be¤enmeyin, politikalar›n› onaylay›n ya da onaylamay›n, bir halk›n temsilcisini ülkene ça¤›r, sonra üzerine faflistleri sald›rt. Nice isyan liderini, nice elçiyi saray›na buyur edip bo¤durtan Osmanl›’n›n mirasç›lar› baflka ne yapacakt› ki!
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
17
O¤lum
Niçin Öldß?
Yakla›k bir y›l Ăśnce Kand›ra F Tipi Hapishanesi'nde tutuldu¤u tek kiilik hĂźcresinde ĂślĂź bulunan Volkan A¤›rman'›n babas› Niyazi A¤›rman soruyor: Oâ „LUM N‚Ç‚N Ă–LDĂœ? Niyazi A¤›rman 19 Mart gĂźnĂź AlibeykĂśy'deki evinin ĂśnĂźnde bas›n›n kar›s›na ç›k›p o¤lunun foto¤raf›yla, eiyle birlikte o¤lunun niçin ĂśldĂźrĂźldߤßnĂź sordu. “Ben herhangi bir aç›klama yapmayaca¤›m ama bir sorunuz olursa cevaplar›mâ€? diye tepkisini sessizlikle dile getirirken, foto¤raf her eyi anlat›yor. O¤lunun ĂślĂźmĂź Ăźzerine suç duyurusunda bulunan A¤›rman halen mahkemenin sĂźrdߤßnĂź ve mahkeme heyeti ile birlikte o¤lunun ĂślĂź bulundu¤u hĂźcreyi gezdiklerini oralar›n yaanacak bir yer olmad›¤›n› sĂśyleyip “ben o¤lumu kaybettim kardeim Tekirda¤ F Tipi Hapishanesi'nde bulunuyor onu da kaybetmek istemiyorum. Geçenlerde genç bir arkada›m›z da kendini yakarak hayat›n› kaybetti, oralar› gerçekten de yaanacak yerler de¤il. Biz Ankara'ya gittik Ceza ve Tevkif Evleri MĂźdĂźrĂź Ali Suat Ertosun'la gĂśrßtĂźm. Bana senin o¤lunu ben ĂśldĂźrdĂźm ben katilim aç›klamas› yapt›. Evet onlar katillerdir o¤lumun katili Ali Suat Ertosun'durâ€? dedi.
Do¤an TOKMAK An›ld› 16 Mart Pazar gßnß ailesi Do¤an Tokmak için Ülßmßnßn y›ldÜnßmß nedeniyle anma dßzenledi. Anmaya yak›nlar›n›n yan›s›ra yoldalar› da kat›l›rken, an›s›na yemek da¤›t›ld›. Sabahtan akama kadar ziyaretler sßrerken, mezarl›¤a yap›lan ziyarette, marlar sÜylendi, sloganlar at›ld›. Do¤an’›n mezar›na karanfiller b›rak›lmas› ve sayg› duruu ile bitirilen anman›n ard›ndan Okmeydan› Cemevi’nde, Halk Meclisi ßyelerinden Veli Özcan için verilen 40 yeme¤ine kat›l›nd›.
Adana Dayan›ma-Der’den Protesto 9 Mart’ta AKP binas› Ünßnden gÜzalt›na al›narak tutuklananlar için Adana Dayan›ma-Der'li Aileler, 13 Mart gßnß ‚HD binas› Ünßnde bir eylem dßzenledi. Yap›lan aç›klamada
18
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
gÜzalt› ve tutuklamalar protesto edilirken, Amerikan sald›rganl›¤›na hay›r denildi.
KĂźrkçßler'de Keyfi Uygulama Adana'da 9 Mart gĂźnĂź Dayan›ma-Der'li Ailelerin AKP il binas› ĂśnĂźnde Amerikan sald›rganl›¤› ve tecriti protesto için dĂźzenledi¤i eylem Ăśncesi gĂśzalt›na al›p tutuklananlardan Sema Peynirci KĂźrkçßler Hapishanesi’nde keyfi uygulamalara maruz kal›yor. Ailesinden al›nan bilgiye gĂśre 11 Mart gĂźnĂź sabah say›m›nda "ayakta say›m verme" dayatmas›na itiraz etmesi nedeniyle, dayaktan geçirilmi, ba› yerde ayaklar›ndan havaya kald›r›larak “say›m al›nm›,â€? Ăźstelik bu da yetmemi 1 ay mektup ve gĂśrß yasa¤› verilmitir. Hapishane MĂźdĂźrĂźnĂźn "Ben Azrail'im, ben cellad›m, benim istedi¤im gibi davranacaks›n›z" sĂśzleri hapishanedeki keyfiyeti aç›klamaya yetiyor.
AKP Ă–nĂźnde Protesto 15 Mart gĂźnĂź Cezaevleri çal›ma Grubu ‚zmir AKP ‚l Binas› ĂśnĂźnde yapt›¤› eylemle "Hapishanelerde Tecrite ve Zorla MĂźdahaleye Hay›r!â€? dedi. Eyleme yakla›k 100 kii kat›l›rken, yap›lan aç›klamada “tecritin kald›r›lmas› insan onuruna uygun yaam koullar›n›n yarat›lmas›â€? istendi. Eylem “Tecriti Kald›r›n Ă–lĂźmleri Durdurunâ€?, “Devrimci Tutsaklar Onurumuzdurâ€? sloganlar› ile sona erdi.
“Haklar›m›z› Koruyaca¤›zâ€? TĂźrk-‚, Hak-‚, D‚SK Ăźyeleri 14 Mart gĂźnĂź AKP ‚zmir ‚l Binas› ĂśnĂźnde yapt›klar› eylemle ‚ Kanunu Tasar›s›n› protesto ettiler. "KĂśleli¤i Kabul Etmeyece¤iz, KĂślelik Yasas› Geri Çekilsin, HĂźkĂźmet ďŹ a›rtma Sabr›m›z› Ta›rtma, Genel Grev Genel Direni, ABD Askeri Olmayaca¤›zâ€? ve â€œâ€šďŹ‚Ă§iyiz Hakl›y›z Kazanaca¤›z" sloganlar›n›n at›ld›¤› eyleme 300 kii kat›ld›. Burada yap›lan aç›klamada, "kazan›lm› haklar›m›z› her ne pahas›na olursa olsun koruyaca¤›zâ€? denildi.
D‚SK ve SES’ten Eylem D‚SK Ege BĂślge Temsilcili¤i ‚zmir BĂźyĂźkehir Belediyesi ĂśnĂźnde dĂźzenledi¤i eylemle, "‚ Yasas›n› Kabul Etmiyoruz. KĂślelik Yasas›na Hay›r, Haklar›m›z› Gasbettirmeyece¤iz. Gelece¤imizi Karartmayaca¤›z" dedi. Eyleme 3 bin kii kat›l›rken, yap›lan konumalarda iktidar›n patronlardan yana tutumu protesto edildi. “14 Mart T›p Bayram›â€? SES "Sendikal MĂźcadelede Kaybedilen Sa¤l›k Emekçileri" an›s›na ve ABD sald›rganl›¤›na kar› ‚zmir’de denize karanfil atarak eylem gerçekletirdi. Karanfillerin at›lmas›n›n ard›ndan yap›lan aç›klamada sa¤l›k politikas› eletirildi, ABD sald›r›s›na kar› ç›k›ld›¤› belirtildi.
Çiçek katlettikçe yükseliyor - Devlet kural›: “devrimcileri katleden terfi eder”, kural iflliyor Abdullah Gül’ün yerine Tayyip Erdo¤an’›n Baflbakan olmas› ile kurulan 59. Amerikanc› hükümetin kabinesinde Cemil Çiçek yine Adalet Bakan›. Ama O’nun tek görevi bu de¤il art›k; Cemil Çiçek ayn› zamanda “hükümet sözcülü¤ü”ne terfi etti. Bir düflünelim; 100 günlük bakanl›¤› süresince büyük baflar›lar m› gösterdi, yoksa gazetelerdeki TV’lerdeki röportajlar›n›n aksine gizli bir “hitabet” s›rr›, olgular› derli toplu, demagoji yapmadan, k›raathane üslubuna sapmadan aç›klama yetene¤i vard› da, o mu keflfedildi? Hay›r, bunlar›n hiçbiri de¤il. Cemil Çiçek’in sözcü yap›lmas›n›n nedenlerinden biri, haberi veren bas›n flu ifadelerle özetliyor; “ABD ile birlikte hareket etmeliyiz” görüflünü aç›kça savunan ‘flahin kanattan’ olmas›”... Demek ki, ilk becerisi bu; Su kat›lmam›fl bir Amerikanc›l›k. ‹kincisi ise 100 günlük Adalet Bakanl›¤›ndaki icraatlar›nda gizli. Gizli de¤il asl›nda herkesin gözleri önünde; O’nun bakanl›¤› döneminde 8 devrimci tutsak flehit düfltü. Tam 8 insan› sadece 100 günde katletti Çiçek. Bu iki önemli özellik asl›nda birbiriyle ba¤lant›l›. Amerikanc›l›k ve katliamc›l›k ikiz kardefller gibidir. ‹flbirlikçilik, katliamc›l›k olmadan sürdürülemez. Amerika’n›n ve tabii ki MGK’n›n gözüne girmenin en önemli arac› devrimcileri katletmektir. Bizi katlettikçe terfi eden, ABD’den fliltler, ödüller alan “devlet adamlar›”n›n, polis fleflerinin adlar›n› buraya yazar›z bitiremeyiz. Polis fleflerini, ölüm mangalar›n› bir yana b›rak›n. Sadece iki katliam› anmak bile, devrimcileri katletmekle, Amerika’ya yaranmak aras›ndaki iliflkiyi gözler önüne serer. Tarih 1991. Amerika bugünkü gibi Irak’a sald›rmaktad›r. ABD baflkan› Baba Bush’un Türkiye ziyareti gündemdedir. Gündemde olan bir baflka fley ise, devrimci hareketin o süreçte Amerikan hedeflerine karfl› üstüste etkili eylemler gerçeklefltirmesidir. Amerika, cezaland›r›lan Conilere, CIA ajanlar›na karfl›l›k Devrimci Solcu cesedi istemektedir oligarfliden. Özal iktidar›n›n eli kanl› katilleri Bush’un ziyaretinin hemen öncesinde 12 Temmuz günü 10 devrimcinin cesedini hediye etti. Y›l 1999. Ecevit Amerika’ya gitmeye haz›rlan-
maktad›r. Ulucanlar hapishanesinde devletin provakasyonuna karfl› direnifl vard›r. Havaalan›ndan emir verir Ecevit; “gere¤i yap›lacakt›r”. On devrimci tutsa¤›n cesedi, Ecevit Cl›nton ile görüflmeden önce “yetifltirilir”! Ve Beyaz Saray’dan Clinton ile Ecevit’in o “samimi” pozu dünyaya yay›l›r. Cemil Çiçek de ayn› yoldan yürüyerek hükümet sözcülü¤üne terfi etti. Merdivenleri h›zla t›rmanmaya devam edecektir. Katlettikçe terfi edilenlerin aras›na ad›n› yazd›rd›ktan sonra yollar aç›lm›flt›r art›k. MGK’n›n adam› olarak Adalet Bakan› yap›lm›flt›. Devletin tecrübeli ve güvenilir adam›yd› Cemil Çiçek, art›k Amerika’n›n ve MGK’n›n daha da güvenilir bir adam›.
Pul paras› yok, F tiplerine çok Cemil Çiçek, Adalet Bakanl›¤› bütçesi görüflmelerinde, yeterince kaynak ayr›lmamas› nedeniyle a¤lay›p s›zl›yor; “pul paras› bulam›yoruz... Adalet Bakan› olarak bu sorunlar› dile getirirken yüzüm k›zar›yor..." Çiçek, TV’lere ç›k›p bir tek F tipinin yap›m›na trilyonlar harcayarak nas›l “hapishaneler sorununu” çözdüklerini anlat›rken UTANMIYORDU. Hala birçok yerde yeni F tipleri yaparken, bunlara yenilerini eklemek zorunda olduklar›n› anlat›rken UTANMIYORDU. Neden utans›n, o “milli” politika de¤il mi; halk açl›ktan ölse de mutlaka hücreler inflaa edilmeye devam edilmeli, yoksa açl›¤a isyanlar nas›l bast›r›l›r?! Faflizm için adalet, hukuk sadece, “hukuk devleti” masal›n›n perdesi, kaynak ay›rmaya ne gerek var. Hatta flu “demokrasi olmasa”, yarg›lamaya bile gerek görmez faflizm. Nitekim “ödenek yok” denilerek yüzlerce insan mahkemelere götürülmüyor.
Okul kapat, F tipi aç! Van’da Ziraat Meslek lisesi kapat›l›p F tipi yap›lmaya baflland›. Bahçesinde F tipi inflaat› sürüyor. Okuldan çok, e¤itimden çok hapishaneye ihtiyac› var devletin. Tar›m zaten IMF politikalar›yla yokedildi¤i için ziraate hiç gerek yok. “Sosyolojik araflt›rmalara” ne gerek var, iflte her türlü “suçu” üreten bu faflist zihniyettir.
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
19
MORR‹SON SÜLEYMAN'DAN YEN‹ MORR‹SONLARA Ö⁄ÜTLER 1950'lerden sonra ülkemizi hangi zihniyetlerin yönetti¤ine en iyi örnek Süleyman Demirel'dir. 1960 ortalar›ndan 2000'lere kadar devletin tepesinde olan Demirel'in Amerikanc›l›¤›n›, halk düflman›, zalim ve kan dökücü oldu¤unu burada uzun uzun anlatmak gereksiz. Onun bütün iktidarlar› bu niteliktedir. O, 'Morrison Süleyman' ad›n› uygulamalar›yla yüzlerce kez hak etmifl tescilli bir Amerikan ufla¤›d›r. Ondan sonra gelen uflaklardan hiçbiri onun kadar uzun soluklu olamad›. Bu nedenle, art›k ifli bitmifl ve bir köfleye at›lm›fl olmas›na ra¤men, tecrübelerini emperyalizmin yeni uflaklar›na aktarma ihtiyac› duyar. Irak' a sald›r›da ABD ile iflbirli¤i yap›lmas› konusundaki son aç›klamas› da, yeni Morrisonlara yönelik, bu ifllerin ülkemizde nas›l yürütülmesi gerekti¤ine dair ö¤ütler içermekte. Milliyet Gazetesi'nin aktard›klar›na göre flöyle diyor: "Türkiye ABD'ye, 'Irak'a bir harekat yapacaksan›z sizinle oluruz' dediyse, bunu yerine getirmeli. 'Halk›m raz› de¤il, meclisim raz› de¤il' demek olmaz. ‹kinci kez tezkereyi geçirmezlerse, bunlar›n iktidar› biter." Türkçesi; önemli olan kapal› kap›lar arkas›nda ABD'ye verilen sözler ve bunlar›n ne pahas›na olursa olsun yerine getirilmesidir. Halk›n, meclisin kararlar›n›n, isteklerinin bir önemi yoktur. Bu ülkede Amerikan istekleri ve kararlar› uygulan›r. Halk›n istekleri veya meclisin kararlar› bunun aksi yönündeyse icab›na bak›l›r. Halk bask›, terör, iflkence ve katliamlarla sindirilir, meclis rüflvet, tehditle yola getirilir. Aksi taktirde hükümet olamazs›n. Bakmay›n siz 'halk›n seçti¤i iktidar' demagojilerine. Bu ülkede iktidara getiren de, indiren de ABD'dir. Mecliste kaç sandalyen oldu¤u, halktan ne kadar oy ald›¤›n de¤il, ABD'ye ne kadar uflakl›k etti¤in önemli. Ötesi göstermelik, Amerikanc› iktidarlar› halk nezdinde meflrulaflt›rma araçlar›, demokrasicilik oyunudur. Yoksa Ecevit gibi bir anda o sandalyeler alt›ndan çekilir. Evet Demirel'in dedikleri tastamam bu anlama geliyor. Ama Demirel bununla da yetinmiyor, baflka bir gerçe¤i daha dile getiriyor. Amerika'n›n da yapt›¤› gibi iktidar› Kürt umac›s› ile tehdit edip, flovenist duygular› körüleyip flöyle devam ediyor: 20
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
"Asl›nda Amerika, çok enteresan bir memlekettir, haz›ms›zd›r. Bize elinden gelen kötülü¤ü yapar. fiimdi yap›lacak ifl, Erdo¤an'›n bugün hükümeti kurmak için güvenoyunu beklemeden ikinci tezkereyi derhal Meclis'ten geçirmesidir." Erdo¤an da aynen böyle yap›yor. Demirel, Amerika ile sömürgecilik iliflkisinin esas›na da ›fl›k tutuyor. Sömürgecilik iliflkisinin esas› da zorbal›¤a dayan›r. ‹flbirlikçi de olsa kimse sömürü iliflkilerine tamamen gönüllülük temelinde uymaz. En az›ndan efendisinden pay›n› art›rmas›n› ister. Bu nedenle efendi-köle iliflkisi gibi, emperyalizm-sömürge iliflkisi de temelinde ekonomik, askeri ve siyasi zor olan hegemonya iliflkisidir. ‹flbirlikçi buna kolayca boyun e¤er ve ABD’nin bahfletti¤iyle yetinir. Ba¤›ms›zl›ktan yana olanlar ise ancak buna karfl› direnerek varl›klar›n› sürdürebilirler. Tabi birinciler ayn› zamanda tam bir kifliliksizlik örne¤i sergiler. En küçük kiflilik sahibi olan biri, kendine yönelik kuvvet ve kötülük tehditi karfl›s›nda direnmenin ve ona ra¤men varl›¤›n› sürdürmenin yollar›n› arar. Ama iflbirlikçilerde böyle bir kiflilik aramak boflunad›r. O nedenle o en küçük tehdit karfl›s›nda panikler, prosedürü bile uygulama gere¤i duymadan emperyalizmin isteklerini yerine getirmek için ç›rp›n›r. Demirel 'ikinci tezkere meclisten geçmeli' derken bu ruh halini yans›tmakta. Demirel rahat olabilir. Hükümette, Genelkurmay da, Cumhurbaflkan› da onun iflaret etti¤i yolda yürümektedir. 17 Mart'ta yap›lan zirvede bu bir kez daha tescil edilmifltir. Yeni Morrisonlar görevleri bafl›ndad›r ve biraz yalpalayarak ta olsa görevlerini sürdürmektedirler.
Bu kafa yönetiyor orduyu Eski Genelkurmay Baflkan› Hüseyin K›vr›ko¤lu, sald›r›n›n “bir hegemonya savafl›” oldu¤unu bildi¤i, söyledi¤i halde bak›n ordunun tepesindekilerin kafa yap›s›n› nas›l yans›t›yor;
“Di¤er taraftan ABD'nin kararl›l›¤› ortadad›r. Türkiye, bu kararl›l›ktan faydalanmas›n› bilmelidir.” (Aktaran Fatih Çekirge, 15 Mart Star) “Milli ordu”nun milli generallerinin tümü ayn› zihniyettedir. Yeni Genelkurmay Baflkan›’n›n “kötüler aras›ndaki tercih” dedi¤i de ayn› zihniyettir. Bu kafan›n yönetti¤i ordu milli, ba¤›ms›zl›ktan yana olabilir mi? “Kararl› ABD” eskaza ülkemizi iflgal etse direnebilir mi?
Ba¤›ms›z Türkiye
Amerikan Çavufllar› Bafll›¤a bak›p, TSK subaylar›n›n karfl›s›nda hazrolda durdu¤u o bilinen eski Amerikan çavuflunu anlataca¤›m›z› düflünmeyin. Bu Amerikan çavufllar›, kimliklerinde TC vatandafl› yazmakla kalmay›p, “devlet” denilen mekanizmay› oluflturanlar›n bizzat kendisi. Afla¤›da bas›ndan aktaraca¤›m›z birkaç saatlik geliflmeler, devletin tepesindekilerin kimin hizmetinde oldu¤unu ve “Türkiye’nin ç›karlar›” dediklerinin ne anlama geldi¤ini göstermeye yetiyor. “ABD D›fliflleri Bakan› Powell, saat 19:00’da arad›¤› D›fliflleri Bakan› Gül’e tezkere yan›t› için 22:00’ye kadar süre verdi. Köflk’teki zirve 21:45’te bitti. Sürenin bitimine 12 dakika kala, saat 21:48’de Ankara karar›n› aç›klad›: Türkiye’nin ç›karlar› için gerekli kararlar ivedilikle al›nacakt›r...” Ne Türkiye’nin ç›karlar›; resmen emrediyor, süre veriyor, Genelkurmay’›ndan Cumhurbaflkan›’na kadar “büyük devlet Türkiye”nin yöneticileri tin tin koflturup alelacele toplan›yor ve Amerika’n›n isteklerine tamam diyor. Sonra ç›k›p halka; “Türkiye’nin ç›karlar›” masal› anlat! Bir ülkenin devlet mekanizmas› ABD’den gelen telefonlarla kararlar al›yorsa, orada bir devlet de¤il, olsa olsa Amerikan eyaleti var demektir. 1970’lerden bu yana devrimcilerin dile getirdi¤i “Amerikan eyaleti olduk” sözü bugünkü devlet mekanizmas›n› en özlü tan›mlayan sözdür. Ecevit hükümetinin özellikle IMF ile iliflkilerde sergiledi¤i onursuz tav›r›n, Amerikan uflakl›¤›n›n cumhuriyet tarihinin en iflbirlikçi tavr› oldu¤unu söylemifltik. AKP iktidar› flu ana kadar Ecevit’i çoktan sollad›. AKP (onun açt›¤› yoldan, kendisini geçen olmazsa!) Cumhuriyet tarihinin en iflbirlikçi iktidar› olmay› hak etti. Menderes ile bafllayan iflbirlikçilik süreci, kendine Menderes’i örnek alan “müslüman demokratlarca” zirvesine ulaflt›r›ld›. “Amerikan denkleminde” yerleri rezervedildi. ABD’ye “ilk destek vermekle” övünen Tayyip Erdo¤an, “en iflbirlikçi” olmakla da övünebilir.
Çanakkale Anmalar› Neyi Gizliyor? Eminiz dikkat çekmifltir; “18 Mart Çanakkale flehitlerini anma törenleri” bu y›l geçti¤imiz y›llara oranla “millilik”, “ba¤›ms›zl›k” vurgular›yla, “emperyalist ülkelere direnme” nutuklar›yla gerçekleflti. Yine bilinir ki, 18 Mart Çanakkale geçilmez nutuklar› 1915’te bafllayan de- Amerikanc›l›¤›n›z› unutturamaz niz ve kara harekat›nda Çanakkale’de ölen 200 binden fazla Anadolu insan›n›n mezarlar› dahi bak›ms›zl›ktan koybolmaya yüz tutmufltu. Bir yandan Amerika ile görülmedik bir iflbirli¤i, üsler, limanlar, Anadolu’nun köyleri dahi yanki dolmufl, öte yandan Çanakkale flehitleri! Ayyuka ç›kan iflbirlikçilik Çanakkale anmalar›yla gizlenemez, üstü örtülemez. “Çanakkale geçilmez”den, “ABD’nin yan›nda yer almal›y›z”a gelen süreç herkesin gözleri önünde. Çanakkale anmalar› yapan ordu bugün ABD askerlerine eskortluk yap›yor, pazarl›klar›n tepesinde yer al›yor, kendi halk›na iflbirlikçili¤i dayat›yor, Genekurmay Baflkan› “kötüler aras›nda seçim” yaparak “Amerikan saflar›nda yer almal›y›z” diyor. Türkiye topraklar›n›n her yan›, her Amerikan üssünün bulundu¤u toprak Çanakkale de¤il mi bugün? O ayr› de¤il mi, orada “milli ç›karlar” var!
Amerikanc› 59. Hükümet Amerikanc› 59. Hükümet kuruldu. Abdullah Gül hükümetinin devam› olacak olan Tayyip’li AKP iktidar›n›n niteli¤ini anlamak için birkaç gün içindeki ilk iki icraat›na bakmak yeterli. Bunlardan ilki, patronlar›n emri ile ifl güvencesi yasas›n› ertelemek oldu. ‹kincisi ise Amerikan isteklerini yerine getirmek için ivedi toplant›larla tezkereyi meclise gönderme karar› almak. Halka dair bir fley var m›; tam aksine halka düflmanl›¤›n dik alas› var ilk icraatlarda. 59. AKP hükümeti de önceki gibi Amerikanc› bir hükümet oldu¤unu daha ilk günden gösterdi. ‹çte ise patronlara hizmete devam. Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
21
ABD Bombalas›n Do¤an Medya Kazans›n Aldat›lmam›flsa, Amerikan savafl›na destek verenlerin mutlaka orada ç›kar› var demektir. Hele bu Amerikanc›lar patronlar›n en irileri ise orada art›k kuflkuya yer yoktur. Sermaye ile Amerikan sald›rganl›¤› aras›nda do¤rudan bir ba¤ vard›r. Her düflen bombadan ç›kar elde etme hesab› yapar onlar. Amerikan tekelleri ile içiçe geçmifltir ço¤u. Bu, TÜS‹AD’›n “Amerika’n›n yan›nda yer almal›y›z” aç›klamas› ile tarife gerek b›rakmayacak flekilde deflifre olmufltu daha önce. Bugünlerde Amerikanc› saflarda bir deflifrasyon daha yafland›: Aylard›r savafl k›flk›rt›c›l›¤› yapan, Amerika’dan daha çok Amerikanc› oldu¤unu art›k herkesin dile getirdi¤i Do¤an Medya’n›n Irak’a sald›r›da elde edece¤i ç›karlar.
Irak’a Bomba, Do¤an Medya’ya Dolar Irak’› bombalamak için havalanacak her Amerikan uça¤›n›n, Irak halklar›n›n tepesine bomba ya¤d›r›rken, Do¤an Medya’n›n kasalar›na da dolar ya¤d›raca¤› ortaya ç›kt›. ABD’nin, uçaklar›nda kullanaca¤› yak›t›n büyük bir k›sm›n›n Petrol Ofisi A.fi. (POAfi) taraf›ndan karfl›lanmas› için anlaflma yap›ld›. Yani Kuzey Cephesinin aç›lmas›, dolay›s›yla topraklar›m›za ABD uçaklar›n›n inip kalkmas›, yak›t ikmali yapmas› demek, POAfi’›n devletin tesislerini de kullanarak Amerika’ya petrol satmas›, milyonlarca dolar ç›kar elde etmesi demektir. Peki POAfi kimin? 2000 y›l›nda özellefltirilinceye kadar kamu kuruluflu olan POAfi’›n yüzde 97’si ‹fl Bankas›-Do¤an ortakl›¤›na ait. Yani yar›ya yak›n› Do¤an Medya’n›n. Hürriyet’den Milliyet’e, “demokrat” maskeli Radikal’den Do¤an Medya TV’lerine kadar Amerikanc› yay›nlar›n s›rr› iflte bu. fiimdi, Ertu¤rul Özkök’lerin, M. Ali Birand’lar›n ve daha onlarca Amerikan ufla¤›n›n “Türkiye’nin ç›karlar›... Reel politik...” vs. diyerek nas›l savafl k›flk›rt›c›l›¤› yapt›klar›n›, nas›l yüzsüzce Amerikanc›l›k sergilediklerini hat›rlay›n.
Katil Kardefller ‹ttifak›: Ordu, AKP, ABD, Do¤an Holding Ordu’nun yak›t›n›n naklini de yapan POAfi’›n da do¤rulad›¤› Amerika-POAfi anlaflmas›n›, Enerji ve Ta22
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
bii Kaynaklar Bakan› Hilmi Güler de do¤ruluyor ve bak›n ç›kar iliflkilerinin flekilleniflini nas›l anlat›yor (ya da anlatam›yor!);
“Akaryak›t ‹kmal ve NATO POL Tesisleri ‹flletme Baflkanl›¤› ile Petrol Ofisi aras›nda özel bir anlaflma oldu¤u do¤ru. Anlaflman›n detaylar›n› bilmiyorum, ABD’nin, akaryak›t ihtiyac›n›n bir k›sm›n› Petrol Ofisi arac›l›¤›yla temin edecek. Bu iliflkide Petrol Ofisi'nin özel bir statüsü var. O konulara girmek istemiyorum. Çünkü benim alan›m de¤il, Milli Savunma Bakanl›¤›'n›n alan›na giriyor. Akaryak›t›n NATO Boru Hatt›'ndan MSB'ye aktar›ld›¤›n› biliyorum. NATO Boru Hatt›'na da Petrol Ofisi arac›l›¤›yla akaryak›t veriliyor”. (16 Mart Akflam) NATO, Ordu, Amerika, Do¤an Medya, AKP bakanlar› ayn› “denklemde”. Elbette böyle bir tabloda Hürriyet’in Susurluk propagandac›l›¤›, devrimcilerin infaz›n› alk›fllamas›, 19 Aral›k katliam›n› meflrulaflt›rma haberleri, Amerikanc›l›k, ordu flakflakç›l›¤›... her fley yerli yerine oturuyor.
Hürriyet’e Protesto Geçen hafta Irak’ta Savafla Hay›r Koordinasyonu, ‹HD ve Özgür-Der’li bir grup Hürriyet binas› önünde bir eylem yaparak, ”Pentagon bülteni Hürriyet gazetesi” ve “Ç›karsa tezkere Özkök gitsin askere” sloganlar› att› ve “temsili dolar çekleri ile mektuplar›” Ertu¤rul Özkök’e ulaflt›r›lmak üzere, Hürriyet’e teslim etti. Eylem Özkök’ün moralini bozmufl ve daha önce ‹HD’yi istedi¤i noktaya getirmenin malzemesi olarak kulland›¤›, “terörü k›namayan dernek” demagojisine sar›ld›.
Büyükelçi Buluflmalar›n›n S›rr› Hat›rlanaca¤› gibi, Türkiye’nin sald›r›ya ortak edilmesi çal›flmalar›n›n h›zlanmas› Amerikan büyükelçisi ve ABD’den gelen bakanlar›n patronlarla yal›larda toplant›lar yapt›¤› süreçteydi. Ayn› günlerde ziyaret edilenler aras›nda resmi s›fat› bulunmayan AKP lideri de vard›. O günden sonra TÜS‹AD aç›klamalar› ile tam bir Amerikanc› kampanya bafllat›ld›. Do¤an Holding’in kan, dolar, petrol üzerine pazarl›¤› da Ayd›n Do¤an ile ABD Büyükelçisi Pearson aras›nda Bebek'te yap›lan görüflmeyle kotar›lm›fl ve bu o dönemde bas›na yans›m›flt›. Amerikan elçileriyle yap›lan toplant›lar›n hiçbirinin s›radan olmad›¤›n› bu ülkede çocuklar dahi bilmesine ra¤men, Ertu¤rul Özkök o günlerde çocuklara masallar anlatarak durumu izah etmeye çal›flm›flt›. “O gizli buluflmay› aç›kl›yorum” bafll›¤›yla güya ti’ye alma havas›n› vermeye çal›flt›¤› sat›rlar›nda flöyle diyordu tescilli Amerikan ufla¤›; “Yap›lan ifl de sanki illegal bir iflmifl gibi sunuluyor. Bir medya patronunun, bir gazete yöneticisinin bir ülkenin büyükelçisi ile görüflmesi de sanki kanun d›fl›, ahlaks›z bir ifl... Ben ayda ortalama iki veya üç ülkenin büyükelçisi ile görüflüyorum. Bazen onlar benim ofisime geliyor, bazen ben büyükelçiliklere gidiyorum. Bazen d›flarda bir restoranda bulufluyoruz, bazen bizim evde.” (26 Ekim 2002, Hürriyet) Her görüflmeyi siz halklara düflmanl›k anlaflmalar›n›n, yalan üzerine kurulu dezenformasyon kampanyalar› kararlar›n›n al›nd›¤› toplant›lar olarak görebilirsiniz. “‹fl”in ahlakl› m›, ahlaks›z m› oldu¤u flimdi ortada. Kald› ki, ahlak kavram›n›n kendisi bizzat Özkök taraf›ndan çoktan bir kenara at›lm›fl, eskimifl, demode ilan edilmemifl miydi!? POAfi gerçe¤inin, Sabah Gazetesi’nde yay›nlanmas›ndan sonra ise Hürriyet sayfalar›ndan konuya iliflkin tek bir sat›r ç›kmad›. Özkök masal bulamad› an-
lafl›lan. Nas›l ç›ks›n, yüzlerinde hiçbir maske kalmad› ki! Dolar yeflili suratlar›yla neyi savunabilir Do¤an Medya’n›n Amerikanc› çocuklar›?
Poafl, Ç›karlar›n Küçük Bir Parças› Ancak san›lmas›n ki, Do¤an Medya’n›n Amerikan savafl› propagandalar›n›n, sat›lm›fl köfle yazarlar›n›n Kuzey Cephesi aç›ls›n, tezkere geçsin yaz›lar›n›n tek nedeni POAfi’›n kasas›na akacak dolarlar. Bu, oligarflinin befl büyük ailesinden birisi olan Ayd›n Do¤an için sadece “peflinat”. As›l ç›kar, Do¤an Medya’n›n tercihi ve bu tercihe bütün ülkeyi ortak etmek için yürüttü¤ü savafltad›r. Do¤an Holding, Amerikan imparatorluk düzeninde saf›n› ABD’nin yan›nda belirlemifl, ç›karlar›n› bunun üzerinden flekillendirme savafl› vermektedir. Gelece¤ini Amerika’n›n gelece¤iyle bir görmektedir. Yaz›lan her sat›r buna uygundur.
Hürriyet, Milliyet... Gazete De¤il Do¤an Medya Bas›n Kuruluflu De¤il E¤er bu ülkede bas›n ahlak› ve onurunun zerresi kalm›flsa, bir tek olay nezdinde ortada duran iliflkilerin ve bu iliflkilerin yön verdi¤i yay›nlar›n gazetecilikle, bas›n kuruluflu olmakla ilgisinin bulunmad›¤› hayk›r›lmal›d›r. “Do¤an Medya ilkeleri” iflte bu kirli, kanl›, dolarl›, petrollü, yalanl›, dezenformasyonlu iliflkileri gizlemek için uydurulmufl yalanlardan ibarettir. “Halk›n haber alma hakk›” imifl, “bas›n ahlak›” imifl, “do¤ru habercilik” imifl, bunlar›n hepsi palavradan ibarettir. Do¤an medyan›n “amiral gemisi” Hürriyet’e ve onun “kaptan›” Ertu¤rul Özkök’e bakmak bile, yap›lan›n gazetecilik olmad›¤›n›, oligarfli içi güç dengelerine, iktidarlar›n durumuna paralel politika yapmaktan ibaret oldu¤unu görmeye yeterlidir.
Do¤an Medya’n›n “Demokrat›” Demokrat havalar›ndaki Hürriyet baflyazar› Oktay Ekfli’nin nas›l bir katliam alk›flç›s› oldu¤unun örneklerini devrimcilerin infazlar›na tuttu¤u alk›fllardan biliyorduk. Ayn› faflist damar HADEP'in kapat›lmas›, DEHAP hakk›nda dava aç›lmas› konusunda da tezahür etti: "... Bu partilerin bafl›ndakiler bu kafayla (yani Türkiye'yi bölmeyi amaçlayan terör örgütleriyle bir flekilde iflbirli¤i yapmaya devam ettikleri) sürece bafllar›na bunun gelmesi hem tabiidir, hem de gereklidir." (14 Mart 2003 Hürriyet) HADEP'in kapat›lmas›na burjuva medyada bir ço¤unun gizliden sevindi¤i, ama “serdeki demokratl›ktan”, parti kapatmaya alk›fl tutmufl olmaktan çekinerek dile getirmedi¤i gerçek. Ekfli’nin fark› da burada. Devrimciler, Kürtler sözkonusu olunca flovenist, faflist damar› güp güp atmaya bafll›yor. Bu kafa ABD’ye karfl› olsa ne olur, demokrat olsa ne olur, “ulusalc›” olsa ne olur. Ha Altemur K›l›ç ha Oktay Ekfli!
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
23
Halepçeler Emperyalizme Karfl› Savaflmadan Önlenemez* ... 16 Mart 1988'de Saddam diktatörlü¤ünün bombalar› Halepçe'ye ya¤d›. Kürdistan Yurtseverler Birli¤i'nin (KYB) Halepçe'ye girmesini, Kerkük'e yaklaflmas›n› bahane eden Saddam yönetimi uçaklar›n› Kürt halk›n›n üzerine yollayarak Halepçe, Derbendikan, ‹nap ve Ducayda bölgelerine kimyasal bombalar ya¤d›rd›. Katliam›n en büyü¤ü Halepçe'de oldu. Siyanür, Hardal ve pek çok çeflit kimyasal gaz›n kullan›ld›¤› bu bombard›manda 5 bin Kürt katledildi. Sokaklar ceset doldu. Halepçe'nin üzerini gaz bulutlar› kaplad›. 2. Paylafl›m Savafl›'ndan sonra kimyasal silahlarla yap›lan ilk büyük katliam oldu Halepçe. Halepçe'de yafll›s›, genci, kad›n›, erke¤iyle katledilen Kürt halk›n›n yaflad›¤› vahflet bununla da s›n›rl› kalmad›. 70 bin kiflilik Halepçe'de onbinlerce insan göç yollar›na düfltü. Saddam'›n zulmünden kaçanlar bu kez Türkiye oligarflisinin zulmünün pençesinde buldular kendilerini. Çukurca, Ç›¤l›, Cudere, Yüksekova, Diyarbak›r, Mardin gibi birçok il ve ilçede tel örgülerle çevrilmifl mülteci kamplar› oluflturuldu. Buralara toplanan Kürtleri açl›k, so¤uk, hastal›k, s›k s›k yaflanan zehirlenmeler yani k›sacas› ölüm bekliyordu. Oligarfli bu flekilde yüzlerce Kürdün katledilmesinin birinci dereceden sorumlular›ndan oldu.
ÖLÜM BOMBALARI K‹M‹ND‹? Tüm dünyan›n gözünün önünde yap›lan bu katliamc› bugün sözümona dünyay› Saddam'›n kimyasal silahlar›ndan koruma ad›na Irak'a sald›ran ABD emperyalizmi de ses ç›karmam›flt›. Irak-‹ran savafl›nda Saddam'› destekleyen, ona bu ölüm saçan bombalar› veren ve Kürt halk›n›n üzerine ya¤d›r›lmas›n› sa¤layan emperyalizmin ta kendisiydi. Halepçe'ye ya¤an bombalar halklar›n bafl düflman› olan emperyalizmindi. Kimyasal silahlar›, nükleer silahlar›, biyolojik silahlar› onlar üretti. Ama Halepçe onlar›n akl›na, Saddam'a ne zaman sald›racaklarsa o zaman geldi. Oligarfli de Halepçe katliam›n› izledi¤i gibi, Türkiye'ye göç eden yüzlerce Kürdün katledilmesine imza att›. Uflakl›¤›yla, iflbirlikçili¤iyle emperyalizmin suç ortakl›¤›n› yapt›. Yak›n zamanda ABD'nin 24
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
Ortado¤u'da sald›r› haz›rl›klar›na giriflti¤i süreçte burjuva medya s›k s›k Halepçe katliam›ndan sözetti. Yaz›larla, foto¤raflarla, ekranlar›nda, gazete sütunlar›nda vahfleti verdi. Emperyalizmin müdahalesini meflrulaflt›rmak için Halepçe'de katledilmifl insanlar›n resimlerini kullanmaya çal›flt›. Oysa oligarflinin kendisi Türkiye’deki Kürtlere karfl› Halepçe'den afla¤› kalmayan birçok toplu katliam yapm›flt›. Köyleri yakan, insanlar› göçe zorlayan kendisiydi. Operasyonlarda birçok kimyasal silah kulland›.
M‹LL‹YETÇ‹ KÜRT ÖRGÜTLER‹ NE YAPTILAR? Halepçe katliam›nda emperyalizm ve bölge devletleri kadar iflbirlikçi Kürt örgütlerinin de pay› büyüktür. Gerek Barzani, gerekse de Talabani hiçbir zaman kendi öz güçlerine güvenmediler, kendi halklar›na inanmad›lar. Yönlerini hep emperyalizme ve iflbirlikçilerine döndüler. Sürekli birilerine yaslanmaya çal›flt›lar. Bu bazen emperyalist devletler, bazen de bölge ülkeleri oldu. Defalarca Kürt halk›n› katledenlerle birlikte olmak da, onlara hizmet etmek de, onlar›n planlar›n›n uygulay›c›s› olup kendi halklar›n› katletmek de bu iflbirlikçili¤in sonuçlar›d›r. Onlar›n bu politikalar›n›n faturas›n› da her seferinde katledilen, yerinden yurdundan göç ettirilen Kürt halk› ödedi. Bu yan›yla Halepçe Kürt halk›n›n yaflad›¤› trajedinin en tipik örne¤idir. Daha önce de defalarca Irak ve ‹ran'a dayanmaya çal›flan Barzani ve Talabani bunun faturas›n› çok a¤›r ödemelerine ra¤men bu tav›rlar›ndan vazgeçmediler. Kullanma ad›na bölge devletleri taraf›ndan kullan›ld›lar. Bölge devletleri ifllerine geldi¤inde onlar› güçlendirirken, iflleri bitti¤inde ise aralar›ndaki çeliflkileri körükleyip, birbirlerine dü-
flürdü, katletti. Irak-‹ran savafl› ve sonras›ndaki Halepçe katliam›nda da olan ayn›s›yd›. ‹ran-Irak savafl›nda, ‹ran, Irak Kürtlerini desteklerken, Irak da ‹ran Kürtlerini destekliyordu. Ne zaman ki savafl bitti, bu kez ‹ran ve Irak aralar›nda anlafl›p, "kendi" Kürtlerini katletmeye bafllad›lar. ‹flte Halepçe de bunun ürünüydü. Ayn› süreçte Barzani ve Talabani'yle iliflkiler gelifltiren, onlar› Ankara'da a¤›rlayan Türkiye'nin tavr› da farkl› de¤ildi. Oligarfli de kendi Kürtlerini katletmekle meflguldü. Halklara karfl› aç›lan tüm savafllar›n, katliamlar›n bafl sorumlusu olan emperyalizme ve onun iflbirlikçilerine karfl› savafl›lmadan halklar gerçek kurtulufllar›na kavuflamazlar. Özgür olamazlar. Kürt halk›n›n da gelece¤i emperyalizmde, bölge devletlerinde, iflbirlikçi feodal önderliklerde de¤il, devrimdedir. Halk kurtulufl savafl›m›z da yeni Halepçeler yaflanmas›n, Kürt, Türk ve tüm halklar ba¤›ms›zl›¤›na kavuflsun, kendi iktidarlar›n› kursun diyedir.” * Bu yaz›, 14 Mart 1998 tarihinde Halk ‹çin Kurtulufl dergisinin 72. say›s›nda yay›nlanm›flt›r.
Halepçe’nin 15. y›ldönümünde bir çok kentte gösteriler düzenlendi. Batman, Diyarbak›r, I¤d›r, ‹stanbul, Ankara, Dersim, Mersin ve bir çok kentte DEHAP’l›lar›n yo¤un olarak yer ald›¤› anma etkinliklerinde sloganlar ABD’ye karfl› da hayk›r›l›rken ‹zmir’de yap›lan eyleme Tayad’l› aileler de kat›ld›. Gençlik de bir çok üniversitede 16 Mart ile Halepçe’yi birlikte and›lar. Adana’da Gençlik Derne¤i’nin de kat›ld›¤› anmada "Savafla ve katliamlara izin vermeyece¤iz" pankart› aç›ld›.
Göç Yollar›ndaki Kürtler Irak’ta Ölecek Yüzbinler Irak yönetimi alt›ndaki bölgelerde yaflayan Kürtler, Amerika’n›n savafl ilan›n›n ard›ndan evlerini, yurtlar›n› terk etmeye bafllad›. Kürtlere yine göç yollar› göründü. Amerikan bas›n›, Kerkük’ten göçlere neden olarak, üç ajan Kürt’ün istihbarat çal›flmas› yaparken Irak istihbarat› taraf›ndan yakalanmas› ve ard›ndan Kürtlere yönelik operasyonlar› gösterdi. Öyle ya da böyle, “Saddam bomba atacak” korkusu yaflamalar›n›n nedeni sadece Saddam’›n Halepçe vahfleti örne¤i de¤il. Amerika ile iflbirli¤i yapan Barzani, Talabani yönetimleridir. Barzani, Talabani iflbirli¤i yap›yor Kürt halk› ölüm korkusu yafl›yor. Ancak, esas katliam›n Amerikan bombalar›n›n düflece¤i Sad-
dam yönetimindeki bölgelerde yaflanaca¤› biliniyor. Yüzbinler, belki milyonlar yok olacak. Amerika, tarihinin en büyük katliam›n› yapmaya haz›rland›¤›n› gizlemiyor, tersine bütün dünyaya gözda¤› vermek için, imparatorluk ilan›na uygun olarak, medya arac›l›¤›yla duyuruyor. Sald›r› planlar› yay›nlan›yor medyada. ABD’nin nas›l bombalayaca¤›na, kaç günde kaç bin “ak›ll› bomba” at›laca¤›na iliflkin çarflaf çarflaf haberler aras›nda ölecek yüzbinler yok, yurtsuz kalacak insanlar yok, yerin bilmem kaç bin metre alt›na etki eden bombalar›n s›¤›naklarda yak›p kavuraca¤› Irakl›lar yok. Bush, savafl ilan› konuflmas›nda Irakl›lara sesleniyor; “bu savafl
size karfl› de¤il, iktidar›n›za karfl›d›r” diyor; bombalar onlar›n bafl›na düflecek, imparatorluk gücünü göstermek için Afganistan’dan, Yugoslavya’dan çok daha büyük katliamlar› onlara karfl› yapacak. Yalan sudan ucuz, dolar›n ahlak› bafltan afla¤› yaflama hakim k›l›nmak isteniyor. Bütün dünya emperyalizmin insana de¤er vermeyen kültürüne, ideolojisine bir kez daha tan›k oluyor...
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
25
30 Mart 17 Nisan
fiehitlerimizi An›yor Umudun Ad›n› Selaml›yoruz!
“Ba¤›ms›z Türkiye” sloganlar›yla ç›kt›lar meydanlara. “Tek Yol Devrim” diye hayk›rd›lar kararl›l›klar›n›. “Kurtulufla Kadar Savafl” fliar›yla düfltüler K›z›ldere’de. “Yolumuz Çayanlar›n Yoludur” diyenler,” Kurtulufla kadar savafl” fliar›yla kavgay› sürdürüyor. K›z›ldere’de göndere çekilen Çiftehavuzlar’da dalgaland›r›lan bayrak Ölüm Orucu direniflçilerinin elinde “ya ölüm ya zafer” kararl›l›¤›yla dalgalanmaya devam ediyor! Bayra¤›m›zda, emekçilerin orak ve çekici, bayra¤›m›zda ezilen halklar›n y›ld›z› var. Umudun ad›d›r, güneflin üstüne nakfletti¤imiz OrakÇekiç’li k›z›l y›ld›z. Umut meydanlar› k›z›la boyayan güçtür, umut, zindanlarda direnen yürektir, umut da¤larda söylenen türküdür. Umudun bayra¤›d›r K›z›ldere’de, Çiftehavuzlar’da ve direniflçilerin al›nlar›nda dalgalanan. Zafer için yola ç›kt› bu bayrak. Var›ncaya kadar zafere, yere düflmeyecek! 26
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
Her Mart’ta usul usul kan akar K›z›ldere’den. Da¤lar›n, nehirlerin sesi bir devrimcinin hayk›r›fl›yla kesilir bir an: “Biz buraya dönmeye de¤il, ölmeye geldik...” Her Nisan’da bir bayrak dalgalan›r tüm görkemiyle; Çiftehavuzlar’da, Sahray› Cedit’te, Üstbostanc›’da, Erenköy’de... Her Nisanda bir kad›n savaflç›n›n “cesaretiniz varsa gelin” sesi yank›lan›r Çiftehavuzlar’da. Cümle halk düflmanlar› “yoldafllar›m›z hesap soracak” sesiyle ürküp dona kal›rlar olduklar› yerde. Mart’tan Nisan’a, 1972’den 1992’ye, Mahirlerden Sabolara umudun bayra¤› tafl›n›r ülkemizin her taraf›na. 1970’de Parti’nin kurulufluyla bafllayan uzun yürüyüflümüz, ilk ad›m›nda önüne koydu¤u “ba¤›ms›zl›k, demokrasi ve sosyalizm” hedefiyle yoluna devam ediyor. Bu uzun yürüyüflün kesintisizli¤ini, K›z›ldere’de yak›lan ›fl›¤›n hala devrimimizin yolunu ayd›nlatmaya devam etmesini en baflta bu yolda en önde savaflan flehitlerimize borçluyuz. Her y›l 30 Mart-17 Nisan onlara adanm›flt›r. fiehitlerimize borcumuzun bilincini yaymak, bu ülke, bu halk için topra¤a düflenlerimizi tan›mak ve tan›tmak için 30 Mart - 17 Nisan flehitlerimizi anma günleri olarak ilan edilmifltir. Neden 30 Mart-17 Nisan? Neden bu tarihler?
Bu iki tarih, Türkiye devrimi aç›s›ndan birer “y›ldönümü” olman›n çok ötesinde anlamlar yüklenmifllerdir. 30 Mart 1972, Parti-Cephe önderlerinin K›z›ldere’de kuflat›ld›¤›, kuflat›lan önder kadrolar›n ve savaflç›lar›n devrim ve sosyalizm kararl›l›¤›yla bir direnifl destan› yazd›klar› tarihtir. Tarih o gün, Parti-Cephe önderlerinin tavr›nda, fiziki bir yenilginin siyasi bir zafere dönüfltürüldü¤üne tan›kl›k etti. O tarihi gün, ülkemizin yurtseverleri, devrimcileri için bir manifesto özelli¤i kazand›. ‹flte bundan dolay› 30 Mart. 17 Nisan 1992, oligarflinin devrimci harekete karfl› düzenledi¤i en kapsaml› imha sald›r›lar›ndan biriydi. Devrimci hareketin önder kadrolar›n›n bulundu¤u üslere yap›lan bask›nlarda, kuflatma alt›nda hayk›r›lan sloganlar ve Çiftehavuzlar’da dalgaland›r›lan bayrak; K›z›ldere’de oldu¤u gibi, bir “darbe”yi, siyasi zafere çevirdi. Sosyalist sistemi da¤›tan emperyalizmin “sosyalizm öldü” 盤l›klar› daha taptazeyken, Çiftehavuzlar’da pencereden dalgalanan orak çekiçli bayrak, sosyalizmin ölümsüzlü¤ünü, devrimin yenilmezli¤ini ilan etti dünyaya. Ve yeniden 30 Mart; bu kez 30 Mart 1994: Parti-Cephe’nin yeniden yarat›lmas› sürecinde, ony›llard›r rüyas› kurulan, ony›llard›r u¤runa ölünen tarihi ad›m at›ld›. Devrimci hareket, 30 Mart 1994’te bir Parti olarak yeniden yarat›ld›. 1974’ten beri ad›m ad›m örülen, flehitlerle taçlanan bir yap› yükseliyordu flimdi Türkiye devriminde. ‹flte bunlardan dolay› 30 Mart, iflte bunlardan dolay› 17 Nisan.
K›z›ldere’den 17 Nisan’a, 17 Nisan’dan 19 Aral›k’a Yenilmezli¤imiz Küllerimizden yeniden do¤arak yaz›yoruz tarihi. 30 Mart 1972 ve 17 Nisan 1992, “bitti¤imize hükmettikleri” iki tarihtir. Bu iki tarihin ertesi günü yay›nlanan gazeteler, oligarflinin “hükmü”nü yazd›lar. “Eflkiya’n›n kökü kaz›nd›”... diye yaz›ld› 1972 30 Mart’›n›n ertesinde. “Beyinlerini da¤›tt›k” diyordu 18 Nisan tarihli gazeteler. Ayn› hükmü veren baflkalar› da oldu. 1970’de bafllayan silahl› devrim mücadelesiyle statükolar› bozulanlar, K›z›ldere’nin ard›ndan Parti-Cephe’nin “siyasi olarak yenildi¤ini” vazettiler. “Bir avuç gencin oligarfliyle düellosu” bitmiflti iflte. Onlara göre “macerac›”yd› Parti-Cepheliler; K›z›ldere de maceran›n sonu!
Devrimci hareketin 1990 at›l›m› da, legal particilik batakl›¤›na yerleflmeye çal›flanlar›n statükolar›n› bozmufltu. Bu yüzden 17 Nisan sonras› oligarflinin “beyinlerini da¤›tt›k” fetvas›na inanmakta acele ettiler. Öyle olmas›n› istiyorlard› çünkü. Statükolar›n› bozan ne varsa, yok olmal›yd›. Ayn› hükmün verildi¤i baflka tarihlerden de geçti devrimci hareket. 12 Temmuz 1991’de, 10 devrimci sol önder kadro ve militan› katledildi¤inde hüküm tamamd›; art›k bir daha belini do¤rultamazd› devrimci hareket. 19 Aral›k 2000’de onlarca Cepheli katledildi¤inde bir kez daha hüküm tekrarland›; “devrimci demokrasi bitmiflti” art›k! Onlar›n hükmü de¤il, tarihin hükmü yürürlüktedir. Tarih, yüzy›llar›n bilgeli¤iyle, faflizmin zulmü karfl›s›nda boyun e¤meyi asla kabul etmeyenlerin, Marksizm-Leninizmi asla terketmeyenlerin, devrim ve sosyalizm hedefinden en zor koflullarda dahi vazgeçmeyenlerin yenilmeyece¤i hükmünü vermifltir. Faflizmin en güçlü “darbe”lerini, daha yaflan›rken zafere çevirmesini bilenleri kim yokedebilir?
Yenilgilerden zaferler yaratan Marksist-Leninist ideolojimizin gücüdür! K›z›ldere’de, Çiftehavuzlar’da, 19 Aral›k’ta yenildi¤imize, bitti¤imize hükmedenler veya oligarflinin hükmüne kat›lanlar, yaflananlara ve yaflanacaklara halklar›n direnifl gelene¤inin ve Marksizm-Leninizmin gözünden bakamayanlard›r. Öyle bakamad›klar› için ne bu direniflleri anlayabilmifl, ne sonuçlar›n› tahmin edebilmifllerdir. Direnifl ve sonuçlar› konusunda tam bir kafa kar›fl›kl›¤› içindedirler. Mahirler teslim olmak yerine direndikleri için “intihar”la suçlad›lar. Devrimci hareketin önderlerinin, savaflç›lar›n›n kuflat›ld›klar› üslerinde “teslim olmak yerine direnmelerini” hiç mi hiç anlayamad›lar. Bu kadrolar› kurban etmekti! “Sonunda ölecekleri kesinken direnmeleri anlams›z”d›! 19 Aral›k’ta zulmün karfl›s›na bedenini tutuflturarak ç›kanlar› da anlamad›lar. Bu vahfletti, fliddetti, yanl›flt›! Onlar›n yanl›fl, gereksiz buldu¤u herfley, oligarfli karfl›s›nda bir zaferdi. Onlar›n “intihar” sand›klar› yaflamakt›. Onlar›n “yaflamak” sand›klar› ise siyasi ölümdü! Bugüne kadar yüzlerce kez infazlarda, iflkencelerde, hapishanelerde, da¤larda, kuflat›lm›fl üsEkmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
27
lerimizde, sokak ortalar›nda katledildik. Devrimci hareketin en de¤erli kadrolar›, savaflç›lar› imha edildi, tutsak edildi. Onlar ise bu “kay›p”lar› yaflamad›lar. Ama “kadrolar›m›z› kaybetmeyelim” derken, devrimciliklerini, devrim ve sosyalizm hedefini kaybettiler. ‹flte bundan dolay›, tüm o darbelere, oligarflinin bask› ve terörünün onun üzerinde yo¤unlaflmas›na ra¤men, Parti-Cephe yenilmezleflirken, geliflen güçlenen olurken, Türkiye topra¤›n›n direnen devrim damar› olurken, onlar eriyen, etkisizleflen, kaybolan oldular. Dönemsel ilerleyifller, gerileyifller, oligarflinin zulmüne yahut onlara tan›d›¤› icazete göre de¤iflen görünümler, bu tarihsel çizgiyi, tarihsel hükmü de¤ifltirmemifltir.
Mahirlerden Sabolara; ba¤›ms›zl›k demokrasi sosyalizm bayra¤›y›z! K›z›ldere’dekiler netti; Türkiye devrimi için yola ç›km›fllard›. Onlar, daha silaha sar›l›p halk savafl›n› bafllatmadan tesbit etmifllerdi ki, Türkiye emperyalizme ba¤›ml›, faflizmin sürekli oldu¤u bir ülkedir. Böyle bir ülkede “devrim” gibi bir misyonu üstlenmek, Amerikanc› iktidarlar›n kurflunlar›na hedef olmak demekti. Devrimin yolunda, ancak bunu göze alanlar yürüyebilirdi. 12 Mart cuntas›n›n a¤›r bask› ve takip koflullar›nda savafl› durdurmak, önder kadrolar›n katledildi¤i, tutsak edildi¤i koflullarda savafl› kald›¤› yerden sürdürmemek, Denizlerin idam›na seyirci kalarak Türkiye devrimci hareketinin prestijine sahip ç›kmamak, ve nihayetinde K›z›ldere’de teslim olmak; hepsi devrim yürüyüflünden, yani ba¤›ms›zl›k, demokrasi ve sosyalizm savafl›ndan “dönmek” demekti. “Dönmeye de¤il ölmeye geldik” sözünün anlam› buradayd›. Onlar ölecek, devrim sürecekti. Onlar ölecek, Türkiye halklar›n›n Parti-Cephe önderli¤indeki ba¤›ms›zl›k, demokrasi, sosyalizm savafl› sürecekti. Öyle de oldu. Çiftehavuzlardakiler netti; Türkiye gibi faflizm alt›ndaki bir ülkede devrim yürüyüflünü sürdürüyorlard›. Süreç, infazlar, kaybetmeler, iflkenceler, tutsakl›klar, katliamlar alt›nda yaflanacakt›. Dönenler, y›lg›nlaflanlar, savrulanlar olacakt›. ‹flte bu da onlardan biriydi. Güçlü bir karfl›devrim rüzgar› esiyordu nicedir. O rüzgar, SSCB’yi y›km›fl, Do¤u Avrupa’n›n sosyalist ülkelerinde karfl›-devrimlere yolaçm›fl, Latin 28
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
30 Mart’tan 17 Nisan’a, Mahirlerden Sabolara uzanan yürüyüflün ö¤rettikleriyle sürüyor devrim yürüyüflü... Ba¤›ms›zl›k, demokrasi ve sosyalizme, onlar›n açt›¤›, yürüdü¤ü yoldan ulaflacak Türkiye!
Amerika’n›n, Asya’n›n yurtsever, devrimci hareketlerine silah b›rakt›rm›fl, ülkemizde ise dünün halk savafl›, ayaklanma, devrim savunucular›n› legal particilik batakl›¤›na savurmufltu. Dik durulmal›yd›. K›z›ldere’deki Parti-Cepheliler, 12 Eylül’ün hapishanelerindeki Devrimci Solcular gibi dik durmal›yd›lar. Kuflat›lm›fllard›. Beklemedikleri bir fley de¤ildi. “Teslim ol” ça¤r›lar›na verilecek cevap üzerinde düflünmeye bile de¤mezdi. fiimdi sosyalizmin orak çekiçli bayra¤›n› dalgaland›rmak zaman›yd›. Dünyaya ve halk›m›za ilan etmeliydiler; dünyan›n Türkiyesinde, devrimci bir hareket, tüm demagojilere, katliamlara ra¤men sosyalizmin bayra¤›n› dalgaland›rmaya devam ediyor! Devam ediyoruz. fiu yeryüzünde bizi yolumuzdan döndürebilecek hiç bir güç yoktur. Nereden al›yoruz bu gücü? Bu gücü, vatan ve halk sevgimizden al›yoruz. Bu gücü Marksist-Leninist ideolojimizden al›yoruz. Bu gücü 33 y›ll›k gelene¤imizden ve çizgimizden al›yoruz. Bu gücü flehitlerimizden al›yoruz. Bu gücü F tiplerinde ölüme yürüyen direniflçilerden al›yoruz. Yenilmezli¤imizin s›rr› iflte buralard›r.
Kızıldere’den F Tiplerine kanıtlanan gerçek:
D‹RENENLER YOK OLMAZ
da
dire
nme savafl›n
3. y›l 886 gün .
K›z›ldere, Türkiye devrim tarihinin manifestosu, K›z›ldere direnme, teslim olmama gelene¤inin tohumlar›n›n Anadolu topraklar›na, hiç sökülmeyecek flekilde düfltü¤ü yer. K›z›ldere’de Anadolu’nun rahmine düflen tohumu gün gün büyüttük. Türkiye devriminin kurtulufl yolunu gösteren THKP-C’nin kuruluflundan bu yana, 33 y›ll›k sosyalizm mücadelemizde, K›z›ldere’de yarat›lan geleneklere, kuflat›lan üslerimizde, özgür tutsakl›k gelene¤ini yaratt›¤›m›z hapishane direnifllerinde yenilerini ekledik. Buca’dan Ümraniye’ye, Ulucanlar’dan F tiplerine direnen, zulmün karfl›s›nda bafle¤meyen, devrim davas›n› ölümüne savunan, teslim olmayan devrimcili¤in temsilcisi olduk. 19-22 Aral›k günleri direnifl gelene¤imizi doru¤a tafl›d›¤›m›z, destanlar yazd›¤›m›z günler olarak geçti devrim tarihine. Kuflat›ld›¤›m›z hapishane ko¤ufllar›ndan direnifl sesleri yükseldi. Hapishanelerin her kar›fl›na kan›m›z akt›, tutuflan bedenlerimizden küller savruldu, hiçbir özgür tutsa¤›n elinin havaya kalkt›¤›n› göremedi, bizi yok etmek isteyenler. Fidan’›n, Ahmet’in, Hasan’›n, bedenlerini birlefltirip tutuflturan Berrin ve Yasemin’in alevleri K›z›ldere’de tutufltu. 30 Mart’›n direnifl ruhu bedenlerimizi saran alevler, gün gün eriyen hücrelerimiz oldu. 30 Mart’tan F tiplerine direnerek, teslimiyeti reddederek yürüyoruz devrim yolunu. Yok edilemezli¤imizin s›rr› burada; bunun için katliamlar, infazlar, imha operasyonlar›, ideolojik sald›r›lar sonuçsuzdur. Marksizm-Leninizm düflüncesinde ›srar, devrim yolunda sars›lmaz inanç bizimle bütünleflti. Bunun için 2,5 y›ld›r bitirilemeyen bir direnifli yaratt›k ve kararl›l›k, sab›r, umut ve inançla sürdürüyoruz. Çünkü biz devrimciyiz. Amerikan imparatorlu¤unun halklara savafl ilan etti¤i sürecin, faflizmle yönetilen Türkiye’nin devrimcisiyiz. Böyle bir ülkede, bugünün dünyas›nda devrimcilik direnmektir, büyük bedellerle süren kavgad›r. K›z›ldere’nin feda ruhu ile direnmeyenlerin yaflam flans›, gelece¤e iliflkin söyleyecek sözü yoktur. Mahir’ler “biz buraya dönmeye de¤il, ölmeye geldik” dediklerinde, “fiziken yokolufl-siyaseten yokolmayacak flekilde Türkiye topraklar›na kök salmak” tercihlerini yapt›klar›nda söylediler son sözlerini. Direnifllerde söylemeye devam ediyoruz sözümüzü. Sözümüz, Türkiye halk›na verdi¤imiz devrim sözüdür. Sözümüzü kan›m›zla, eriyen hücrelerimizle, alev alev tutuflan bedenlerimizle yazmaya devam ediyoruz. Kanla, ateflle yaz›lan bir tarihin mirasç›lar›y›z biz. Miras› 886 gündür büyütüyoruz. Halklar›n tarihinin kaydetti¤i, dünya devrimlerinin gösterdi¤i gerçek, dünyan›n Türkiyesinde bizimle hayat buluyor; Direnenler yok olmaz! O gerçe¤i K›z›ldere’den F tiplerine, her an› direnifl olan tarihimizle, feda ruhumuzla kan›tlad›k. Gelece¤i kazanmak, direniflte ›srar, kararl›l›k, cüret ve inançla mümkündür. Her özgür tutsak direnifltir, kararl›l›kt›r, tepeden t›rna¤a cürettir. Kimsenin kuflkusu olmas›n ki, flehitlerimizi anmaya, gelece¤imizi tarihin bilgeli¤iyle gösteren umudumuzun kuruluflunu kutlamaya haz›rland›¤›m›z bugünlerde söz veriyoruz ki; Bu cüret, bu kararl›l›k, bu inanç, bu direnifl ruhu hiç eksilmeyecek, ba¤›ms›z, demokratik, sosyalist Türkiye’yi yaratana kadar her hücrede direnifl destanlar› yaratmaya devam edece¤iz. Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
29
33 Yıllık İddia ve Kararlılık 1 Oligarfliyle, oligarflinin uzant›lar›yla ideolojik, siyasi, askeri zorlu kavgalar›n ateflinde piflti bu hareket. Zulme karfl› direnifller içinde çelikleflti. Say›s›z yol ayr›m›ndan geçildi, darbeler gö¤üslendi, hiç bir yol ayr›m›, bu çizgiyi, Türkiye devriminin yolundan sapt›ramad›. THKP-C... DEVR‹MC‹ SOL... DHKP-C... 33 y›ll›k tarihin üç ana halkas›. Kurtulufl yolunda bayra¤› elden ele tafl›yan tek bir zincirin halkalar› onlar. FKF, DEV-GENÇ, Elrom’un cezaland›r›lmas›, Maltepe, K›z›ldere, anti-faflist mücadele, ‘78 Devrimci Sol ayr›l›¤›, partileflme sürecinde ad›mlar, Erim’in cezaland›r›lmas›, 1984 ölüm orucu, 1980 sonlar›nda hayat›n her alan›na yay›l›fl, 1990 at›l›m›, 1992 hareket içinde darbe, 1994 Kurulufl Kongresi, Sabanc›’n›n cezaland›r›lmas›, Cephe damgal› 1 May›slar, F tiplerine karfl› büyük direnifl... otuz üç y›ll›k tarihin hemen ilk anda s›ralanabilecek dönüm noktalar›d›r. Bu yaz› dizimizde, iflte bu dönüm noktalar›n› k›sa bilgeler halinde hat›rlataca¤›z.
33 y›ll›k bu tarihi, hiç bir fleyi eksik b›rakmadan bir dergi yaz›s›na s›¤d›rmak mümkün de¤il elbette. Bu tarihi 1960’lar›n ikinci yar›s›ndan bafllat›yoruz. Devrimci hareketin oluflum süreci as›l olarak bu döneme denk düfler. O güne kadar ülkemizde elbette kendine sosyalist, komünist diyen çeflitli ak›mlar vard›r, ama bu dönemin ilericili¤i, sosyalistli¤i esas olarak parlamenterist, cuntac› kal›plar içindedir. Parti-Cephe’nin ç›k›fl›n›n tarihsel anlam› da buradad›r zaten. Reformist, revizyonist, orducu “alternatiflerin” d›fl›nda, Türkiye’de tarih sahnesine devrimci alternatifin ç›k›fl›d›r. Emperyalizme ve oligarfliye karfl›, devrimi hedefleyen bir hareketin bafllamas›d›r. ‹lk örgütlenmeler: Gençli¤in ülkesine, gelece¤ine sahip ç›k›fl›n›n ilk kitlesel örnekleri Menderes despotlu¤una karfl› eylemleridir. 27 May›s darbesinin de ba¤›ms›zl›k, demokrasi, kurtulufl sorununu çözemedi¤ini gören gençlik, ‘60’lar›n ortalar›nda kendi ba¤›ms›z örgütlenmelerini yaratmaya yönelir. 1964-65’te çeflitli fakültelerde Fikir Kulüpleri kuruldu. Bu örgütlenmeler, ö¤rencilerin akademik-demokratik mücadelesini organize ederken, ayn› zamanda adlar›na uygun olarak, gençlik için ülkenin gelece¤ini tart›flabildikleri ideolojik, kültürel birer okul da oldular. 17 Aral›k 1965’te, bu dernekler, Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF) ad› alt›nda birlefltiler. Mahir Çayan da SBF Fikir Kulübü üyesiydi, bir dönem baflkanl›¤›n› yapt›. 1960’lar›n sonunda, devrimci örgütlenmeleri yaratacak birçok kadro, Mahir gibi, mücadeleye ilk ad›mlar›n› bu kulüplerde att›lar. FKF, bu dönemde, gençli¤in mücadelesinin oldu¤u kadar, anti-emperyalist mücadelenin de merkezidir.
FKF’den Dev-Genç’e O dönemin mevcut tüm siyasi e¤ilimleri FKF içinde yer almaktayd›. FKF’nin ilk yönetimlerinde de T‹P’liler a¤›rl›ktayd›. Ama T‹P (Türkiye ‹flçi Partisi) politikalar›, ne mücadelenin o günkü ihtiyaçlar›na cevap verebiliyor, ne de gençli¤in daha büyük hedeflerine uygun düflüyordu. Bu dönem, T‹P’in etkisizleflmesi ve önüne hedef olarak devrimi koyan gruplar›n yükselme dönemidir. 1969 bafl›nda yap›lan kongrede T‹P’liler yönetimden uzaklaflt›r›ld›lar. Daha sonra THKPC’nin yönetiminde de yer alacak olan Yusuf Küpeli FKF Baflkan› seçildi. 1969 Ekim’inde yap›lan kongrede ise FKF’nin ad› Devrimci Gençlik Dernekleri Federasyonu (DEVGENÇ) olarak de¤ifltirildi. Sonraki ony›llar boyunca Türkiye siyasetinde önemli bir yer tutacak olan bu isim böylece do¤mufl oldu. Devrim yolunu netlefltiren ayr›flmalar Bu süreç ayn› zamanda yo¤un bir ideolojik mücadele ve netleflme sürecidir. Önce T‹P parlamenterizmine, cuntac›l›¤a karfl› Milli Demokratik Devrim stratejisini savunma temelinde bir oluflum flekillendi. Bunlara “MDD’ciler” denildi. Ancak içinde Mihri Belli’nin, Do¤u Perinçek’in, Mahir Çayan’›n da yer ald›¤› MDD’cilik, oldukça genel bir çerçeveydi; devrim yolu aray›fl› sürüyordu. Bu aray›fl, ayr›flmalar› da getirecekti. ‹lk olarak Perinçek grubuyla ayr›flma gerçekleflir. Perinçekciler, Belli’nin ve Çayan’›n da yazarlar› aras›nda bulundu¤u Ayd›nl›k Sosyalist Dergisi’ye karfl›, “Proleter Devrimci Ayd›nl›k” dergisini ç›kartmaya bafllad›lar. Perinçekciler bundan sonra uzun süre “PDA’c›lar” diye an›lacaklard›r. Mahir’in önderli¤indeki grup, devrimin yolunun netlefltirilmesinde önemli mesafeler kateder. Halk savafl›, demokratik devrim anlay›fl› ve buna ba¤l› ittifak çizgisi belirginleflir. Bunu MDD içinde birlikte olunan Mihri Belli’lerden kopufl izler. Ayd›nl›k Sosyalist Dergi’ye yaz›lan bir “Aç›k mektup”la ayr›l›k ve devrimin yolu ilan edilir. Mahir taraf›ndan yaz›lan ve Yusuf Küpeli, Münir Ramazan Aktolga ve Ertu¤rul Kürkçü taraf›ndan da imzalanan “ASD’ye Aç›k Mektup” adl› broflür, Türkiye devrim tarihinin kilometre tafllar›ndan biridir. Ayn› dönemde Hüseyin ‹nan, Deniz Gezmifl önderli¤indeki bir baflka grup da, farkl› bir yoldan Türkiye Halk Kurtulufl Ordu-
su’nun oluflumuna yönelmifltir. ‹lk illegal oluflumlar Dev-Genç, gençli¤in büyük bir kesimini örgütlemifl, deste¤ini alm›flt›. Ama sonuçta yasal olarak kurulmufl, mücadele alanlar› ve hedefleri s›n›rl› bir örgütlenmeydi. Devrim hedefine yürünmesinin temel arac› olamazd›. Mahir, partileflmek gerekti¤ine iflaret etti¤i bir konuflmada flöyle der: “Dev-Genç örgütlenmesi düzen örgütlenmesidir. Oysa yapt›¤› ifl düzenle savaflt›r. Bu ikisi aras›nda bir çeliflki vard›r. Bu çeliflki ortadan kald›r›lmal›d›r.” Dev-Genç d›fl›nda çeflitli gruplaflmalar, farkl› organizasyonlar gündeme gelir. 1969 k›fl›nda SBF'de Mahir Çayan, Yusuf Küpeli, Hüseyin Cevahir, ‹lhami Aras, ODTÜ'de de Ulafl Bardakç›, ‹rfan Uçar, Münir Aktolga, kendi iç disiplini olan illegal bir örgütlenme yaratma do¤rultusunda bir araya gelmifller, aralar›nda çok kesinleflmifl olmayan ifl bölümleri yapm›fllard›. Bu iliflkiler içine Bingöl Erdumlu ve iflçi kesiminden Necmettin Giritlio¤lu da kat›ld›lar. SBF'den Çayan-Küpeli, ODTÜ'den Aktolga-Bardakç› önderli¤inde ilk illegal çekirde¤i oluflturan grup, 1970 yaz›nda görev paylafl›m› yaparak, düflünülen örgütlenmenin alt yap›s›n›, iliflki a¤›n› oluflturmak üzere Anadolu'ya da¤›ld›lar. Devrimin yolu netleflmifltir, s›rada Marksist-Leninist partinin kurulmas› vard›r 1970 Ekim’inde yap›lan DevGenç Kongresi, ideolojik netleflme do¤rultusunda var›lan noktan›n ilan edilmesine vesile olur. Bu kongrede Mahir Çayan 6 saate yak›n süren uzun bir konuflma yapt›. Özetle flöyle der Mahir: “kurulacak örgüt, düzen örgütü olmay›p bir savafl örgütü olacakt›r... Dev-Genç’in ötesinde Marksist-Leninist bir savafl partisi kurulmas› gerekir... Milli Demokratik Devrim Stratejisi bir savafl stratejisidir, bu devrimci savafl›n görevleri bir gençlik örgütü (DevGenç) taraf›ndan asla yerine getirilemez.... Art›k gündemde partinin kuruluflu vard›r. Mahir ayn› konuflmada devrimin “k›rlardan kentlere” do¤ru izleyece¤i rotay› da çizerek, zaferin halk savafl›yla kazan›laca¤›n› tesbit eder.
-SürecekEkmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
31
emekçiler’den Patronlar istedi, AKP “‹fl Güvencesi Yasas›”n› erteledi
Emekçiler AKP Önünde:
AKP Eme¤in Düflman›d›r
“‹flgal Edelim ‹flgal”
Geçen haftaki say›m›zda, patronlar›n istedi¤i ‹fl Yasas›’n›n mecliste görüflülmeye baflland›¤›n› ve baz› maddelerinin kabul edildi¤ini belirtmifltik. Yasan›n, patronlar›n karfl› ç›kt›¤› ‹fl Güvencesi yasas›n›n yürürlü¤e girece¤i 15 Mart’a yetifltirilemeyince, hem ‹fl Güvencesi yasas›n›n yürürlü¤e girifli, hem de ‹fl Yasas›’n›n görüflülmesi Tayyip Erdo¤an’›n talimat› ile Haziran’a ertelendi. Erdo¤an hükümetinin ilk icraatiydi bu. Erdo¤an Meclis genel kuruluna ilk kez kat›lm›flt› ve ilk kat›l›fl›nda “erteleme” tezkeresini okudu. AKP, burjuvazinin iktidar› oldu¤unu bir kez daha tescil etti bu erteleme ile.
Sendikalardan Tepki Patronlardan Övgü ‹fl Güvencesi yasas›n›n ertelenmesi iflçi konfederasyonlar› taraf›ndan “tepkiyle” karfl›lan›rken patronlar yine istediklerini elde etmenin mutlulu¤u içindeydi: Yaflar Holding sahibi Selçuk Yaflar, Erdo¤an’a övgüler ya¤d›ran Sabanc›’ya kat›ld›¤›n› belirtti ve “hükümet gemiyi iyi götürüyor" dedi. TOBB Sanayi Odalar› Konseyi’nden Kemal Çolako¤lu: "Yasan›n 3 ay ertelenecek olmas› ifl bar›fl› aç›s›ndan do¤ru ve yararl›d›r" dedi. Ege Sanayici ve ‹fladamlar› Derne¤i Baflkan› Enis Özsaruhan da ertelemeyi överken, ASO Baflkan› Zafer Ça¤layan, karar› övdü ve yasay› "Anadolu sermayesini tasfiye etmeyi amaçlayan" yasa olarak tan›mlad›, 32
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
AKP’ye teflekkür etti. Kendi iktidarlar›n› övüyor patronlar. Onlar için iflçinin elde etti¤i her hak, an›nda gaspedilmesi, zorla, bask›yla, iktidarlar yoluyla ellerinden al›nmas› gereken haklar. Yalan, demagoji çok. Erteleme gerekçesi de t›pk› patronlar›n dilinden; "Toplumda psikolojik nedenlerle yafland›¤› gözlenen tedirginli¤in ve kanunun getirdi¤i ifl güvencesinin baz› kesimlerce tam olarak anlafl›lamamas›n›n iflçilerin ma¤dur olmas›na yol açaca¤› düflünüldü¤ünden kanunun yürürlük tarihi ertelenmifltir.” Demek ki, iflçi k›smen, keyfi iflten ç›kar›lmama, aç kalmama hakk› elde etmiflse, bu “toplumda tedirginli¤e neden oluyor”! “Toplum” dedi¤i patronlardan baflkas› de¤il.
Ertelemeyi, Direnifli Örgütlemek ‹çin De¤erlendirelim Haziran’a erteleme, ayn› zamanda emekçiler için genel direnifli yaratmak için de zamand›r. fiu ana kadar sendika aristokrasisinin yapt›¤› gibi, emekçileri kölelefltirecek ‹fl Yasas›’n›n meclise getirilmesini beklemeyelim. Genel grevi, genel direnifli iflyerlerinden, fabrikalardan bafllayarak meclise hiç getirtmemek için tabandan yaratal›m. Beklemek, esnek çal›flmay›, köleli¤i kabullenmektir. Son y›llar›n en büyük sald›r›s› göstermelik eylemlerle durdurulamaz, tek çözüm üretimden gelen gücümüzdür, genel grev, genel direnifltir.
Türk-‹fl, D‹SK, Hak-‹fl ve KESK’in ‹fl Yasas› Tasar›s›’na karfl› AKP binalar› önünde eylem yapma karar› gere¤i, 14 Mart’ta bir çok kentte AKP binalar› önünde eylemler gerçeklefltirildi. ‹stanbul, ‹zmir, Ankara, Adana, Gaziantep, Antalya, Diyarbak›r ve daha bir çok yerde yap›lan eylemler iflçi düflman› AKP iktidar›na karfl› öfkeye tan›k oldu. ‹stanbul’da gerçeklefltirilen eylemlerde emekçiler s›k s›k, “‹flgal Edelim ‹flgal”, “Söz Bitti S›ra Eylemde” , “Eylem ‹stiyoruz” , “Genel Grev Genel Direnifl”, “fiartel ‹necek Bu ‹fl Bitecek” sloganlar› atarken, sendikac›lara yönelik tepkiler de yafland›.
KESK ‹fl B›rak›yor KESK ‹stanbul fiubeleri Platformu taraf›ndan yap›lan toplant› ile 21 Mart’ta tam gün ifl b›rakma karar› al›nd›. Karara, E¤itim-Sen 7 ve 8 No’lu flubeler karfl› ç›karken, 16 sendika flubesi karara sahipleneceklerini aç›klad›.
Genel Direnifl Ça¤r›s› ‹stanbul’dan bafllayan, Türk-‹fl, D‹SK ve KESK’e ba¤l› sendikalar›n flube yöneticileri ve iflyeri temsilcilerinin toplant›lar›, Kocaeli ve ‹zmir ile sürüyor. Her üç kentte de genel direnifl ça¤r›lar› yaparken, ifl yasas›na karfl› mücadele kararlar› al›nd›. Sald›r›y› püskürtmenin sendika aristokrasisinin göstermelik eylem kararlar›yla olmayaca¤› deneylerle sabittir. Bu yan›yla, flubelere, iflyeri temsilcilerine yay›lan giriflimler olumludur, ancak oradan ç›kacak kararlar sendika yönetimlerine “eylem karar› alma teklifi” boyutuyla kal›rsa sonuç de¤iflmeyecek, genel merkezlerin “eylem”leri göstermelik olacakt›r.
‘Savaflan Komünist Hücreler’ Lideri Pierre Carette 17 Y›ll›k Tutsakl›ktan Sonra Tahliye Oldu
3 y›l tecritte kald›m Kendinizi tan›t›r m›s›n›z? 1952’de Charleroi’de do¤dum. 16 yafl›mda çal›flmaya bafllad›m. Brüksel Güzel Sanatlar Akademisinde okudum. ‘70’lerin bafl›nda mücadeleye kat›ld›m. ‹lk olarak, Bar›flsever Hareketi, Vietnam Halk›yla Dayan›flma Hareketi, Pinoflet diktatörlü¤üne ve Franko faflizmine karfl› mücadeleye dayan›flmac› olarak destek verdim. Belçika’da, ifade özgürlü¤ünü k›s›tlayan Vandepoorte yasa tasar›s›na karfl› mücadelede yer ald›m. Bu hareket içinde siyasi olarak, yavafl yavafl olgunlaflmaya bafllad›m. Ancak beni en çok etkileyen ‘70’lerin ortalar›nda, Almanya’daki K›z›l Ordu Fraksiyonu RAF’›n mücadelesi oldu. RAF’›n meflhur 1971-72 Vietnam halk›yla dayan›flma kampanyas› vard›. Almanya’daki ABD Karargah›nda bulunan Vietnam’›n bombalanmas›n› programlayan bilgisayar sistemine yönelik bir eylemle, ABD program›, RAF militanlar› taraf›ndan tahrip ediliyor. O dönem enternasyonalist duygu ve eylemler doruktayd›. RAF’›n sald›r› tutumu beni etkiledi. Gerekli oldu¤unu görüyordum. O dönemde, RAF tutsaklar› üzerinde “beyaz ifl-
kence” olarak adland›r›lan yo¤un bir tecrit iflkencesi vard›. Bu temelde kampanyalar düzenlemifltik. 1976’da, RAF’›n yeralt› örgütlenmeleriyle iliflki kurarak aktif bir sempatizanlar› oldum. 1978’de ‹sviçre’de yakaland›m. 1977 RAF’›n yenilgisi var. Eylül 1977 Nazi ifladam› Schleyer rehin al›n›r ve RAF’ç› tutsaklar›n serbest b›rak›lmas› istenir. O dönemde, devrimciler, enternasyonalist bir temelde karfl›l›kl› bir dayan›flma ruhu yaratmay› baflarm›fllard›. Halimeh fiehit Komandosu, RAF tutsaklar›n›n serbest b›rak›lmalar› için, Lufthansa havayollar›na ait bir uça¤› kaç›rm›fllard›. Bu eylem baflar›s›zl›kla noktaland›, militanlar katledildi. Ard›ndan, 4 RAF tutsa¤› katledildi ve Nazi Schleyer RAF taraf›ndan cezaland›r›ld›. Bundan sonra RAF krize girdi. O dönemde kendimi sorgulamaya ve ilk siyasi elefltirileri yapmaya bafllad›m. ‹lk ad›mlar›m› RAF’la atm›flt›m, ikinci ad›mlar›m› ‹talyan K›z›l Tugaylarla att›m. Sonra Fransa’daki Do¤rudan Eylem örgütünden François Oriach’la ile birlikte, “Subversion” (“Bozgunculuk”) isminde teorik ve mücadeleci bir dergi ç›karmaya bafllad›k. 1983’te, tüm bu tecrübeler ve temaslarla birlikte, “Hücreler” projesi oluflmaya bafllad›. Savaflan Komünist Hücrelerimiz ‘84’ten Aral›k 1985’e kadar eylemler yapt›. Benimle birlikte 3 kifli daha yakaland›. O tarihten sonra, hücreler polis taraf›ndan tasfiye edildi. Bu darbeden sonra, hücreler yeniden toparlanamayacak duruma geldi. Ömür boyu hapse mahkum edilmifltik. 1985’in sonundan 1988’e kadar, birbirimizden ayr› tecritte tutulduk. Mahkememizin sürdü¤ü 3 y›l içinde tecrite karfl›, 43 günlük ve 56 günlük iki açl›k grevi düzenledik. Direniflimiz sayesinde tecritten ç›kar›ld›k. Bu y›llarda, burjuva adaletine, hukukuna, hapishanelerine yak›ndan tan›k olduk. Bunun sosyal tutsaklar (adliler) üzerinde büyük bir Belçika’daki Savaflan Komünist Hücreler (CCC) lideri 51 yafl›netkisi olmufltu. Sosyal tutsaklar, umutsuz ve daki Pierre Carette, 17 y›ll›k bir mahpusluktan sonra 25 flubatçaresizdiler. Ancak zaman zaman, dayan›lta serbest b›rak›ld›. CCC’nin 1984-1985 y›llar›nda düzenledi¤i mayacak koflullar›na karfl› ayaklan›yorlard›. silahl› bombal› eylemlerin hedefleri NATO tesisleri, ABD flir17 y›ll›k tusakl›¤›mda flunu ö¤rendim: ketleri, kapitalistler ve bankalar olmufltu. son 30 y›l içinde hapishanelerde yap›lan reCarette, Ölüm Orucu direniflçileriyle dayan›flma amaçl› bir formlar›n hiçbiri insani nedenlerle ve deçok kere açl›k grevi yapt›. Son olarak 19 Aral›k katliam›n›n mokrasi aflk›yla uygulanmad›. Tüm haklar, ikinci y›l›nda, Uluslararas› Tecritle Mücadele Günleri ilan›n› zor ve fliddetle kazan›ld›. selamlamak amac›yla on günlük bir açl›k grevi yapt›.
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
33
Açl›k grevlerinizle birlikte baflka kazançlar›n›z oldu mu? Açl›k grevleri sayesinde, tecritten ç›kar›ld›k. Tutsaklar aras›nda yaz›flma hakk›n› kazand›k. Her türlü bas›n okuma hakk›m›za yönelik sansürler kalkt›. Siyasi çal›flmalar›m›z kitap ve arfliv hakk› kazand›k. Savunma haz›rl›¤› için dördümüz bir araya gelme hakk› kazand›k. Kazanamad›klar›m›z haklar da oldu: Bir arada kalma hakk›n› elde edemed›k. Zira dördümüz ayr› hapishanelere sevkedildik. Ayr›ca sembolik talebimiz olan tek tip elbisenin kald›r›lmas› da vard›. Onu da kazanamad›k. Kazan›mlar›m›z›n gasp edildi¤i de oldu. ‹stisnas›z olarak tüm mektuplar›m›z fotokopi edildi. Halbuki, bu uygulamayla özel hayat› koruma yasas› ihlal ediliyordu. ‹lk üç y›lda, tecrit uygulamas›ndan dolayi, hiçbir sosyal tutsa¤› göremedik. Ancak, bas›nda ç›kan haberlerden dolay›, o dönemde devlete karfl› baflkald›r›y› simgeledi¤imiz için, gözlerinde bizi büyütmüfllerdi. Belli bir sayg› vard›, ama daha çok ‘sansasyonel’ temelde. Örne¤in, Eylül 1987’de, Saint Gilles hapishanesinde büyük bir isyan oldu. Sosyal tutuklular biraraya gelip hücrelerimize yöneldiler. Kilitli kap›lar›m›z› k›rarak beni tecritten ç›kar›p omuzlar›nda tafl›d›lar. Yere inmek istememe ra¤men, tüm hapishanede beni omuzlar›nda gezdirdiler.
Bafl›mda bir gardiyan sürekli ne yapt›ysam yaz›yordu Tutukluluk koflullar› nas›ld›? 1985’te Forest ve Saint Gilles hapishanesine düfltü¤ümüzde, dehflet idi. Ortaça¤ gibiydi. Hücredeki ›fl›k, sabah 06’dan akflam 21’e kadar aç›kt›. Tuvalet, lavabo yoktu. Sadece suyu içilmeyen bir çeflme vard›. Tuvalet olarak kullanmam›z için bir kova veriliyordu. Kokular›n etkisini azaltmak için gereken kimyasal maddeden bana hiç verilmedi. Kova, sadece haftada bir de¤ifltiriliyordu. Hücrenin yüzölçümü, 4 x 2 m yükseklik 80 idi. Elektrik dü¤mesi hücremizin d›fl›ndayd›. Hücremin sa¤›nda bofl bir hücre, solunda ise, parmak izlerinin al›nd›¤› bir oda vard›. Pencereler de tel kafesle kapat›lm›flt› ve gündüz dahi birfley okumak olanaks›zd›. Hücremin kap›s›n›n kilit say›s› di¤er hücrelere nazaran daha fazlayd›. Bu da gardiyanlar›n benimle temas kurmalar›n› engellemek içindi. Kap›m›n baz› kilit anahtarlar› müdür yard›mc›s›nda bulunuyordu. Bir masam›z, bir sandalyemiz vard›. ‹lk etapta, ne kitab›m›z ne radyomuz vard›. Ancak açl›k grevimizle birlikte, bu haklar› kazand›k. Kap›m›n arkas›nda bir masa vard›. Bafl›mda bir gardiyan sürekli 34
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
beni izliyor, ne yapt›ysam yaz›yordu. fiu saatte, flu dakikada Carette kitap okuyor. fiu saatte Carette kafasini kafl›yor. Carette pencereden bak›yor.
Son 12 y›lda ziyaret yasa¤› vard› Avukat ziyaretlerinde gidiflte ve dönüflte tepeden t›rna¤a aran›yorduk. Avukat görüflünde gardiyan tüm söylediklerimizi dinleyip kelimesi kelimesine telsizle bildiriyordu?: Avukat flunu sordu. Carette flöyle cevap verdi?. Gardiyan›n avukatimla geçen diyalogumu kime okudu¤u ise meçhul. Haftada bir mobilyam de¤ifltiriliyordu. Bizim ziyaret yasa¤›m›z vard›. Son 12 y›lda hiçkimse ziyaretime gelemedi.
Soruflturma ve mahkeme sürecinizde ne tür uygulamarla karfl›laflt›n›z? Belçika devleti bizi özel bir muameleye tabi tuttu. Tutukluluk, soruflturma ve mahkeme koflullar› ola¤anüstü ve yasad›fl›yd›. Belçika istihbarat›, ordusu, polisi bizim için özel bir birim kurmufltu. Ola¤anüstü bir keyfiyet ve denetim alt›ndayd›k. Nitekim daha ilk bafl›nda, mahkemeyi reddettik. Çünkü mücadelemiz hakl› ve meflruydu. Ceza Kanununu ve burjuvazinin yasalar›n› reddettik. Bu yasalara dayanarak kendimizi savunmay› reddettik. Polis, savc› soruflturmalar›na kat›lmay› reddettik. Avukatlar›m›z› bile reddettik. Mahkemelerimize sadece dünya devrimci güçleri ve halklara hitaben siyasi aç›klama yapmak için gidiyorduk. 2000 y›l›nda, Bertrand Sassoye serbest b›rak›ld›. Bertrand’›n serbest b›rak›lmas›yla, d›flar›da, “Pierre Carette Özgürlük” kampanyas› yeniden canland›. Bu kampanya gelifltikçe, devlet benden kurtulmak istedi. Bu pazarl›kta, devlet diz çöktü imaj›ndan kaç›n›lacak flekilde, kaçamak bir çözüme yöneldi. Ve tahliye edildim. Mesela, bizim tav›rlar›m›z karfl›s›nda, devletin önkoydu¤u flartlardan biri, “d›flar›da dava arkadafllar›yla görüflme yasa¤›” koflulu yerine “d›flar›da dava arkadafllar›yla s›kça görüflmemek koflulu” olarak de¤ifltirildi. Bir baflka flart ise “tüm ma¤dur kiflilere tazminat ödemek”ti. Düflman›n kurumlar›na yönelik yapt›klar›m›zdan hiç piflmanl›k duymad›¤›m›z›, asla bunu kabul etmeyece¤im deyince, Komisyon, bu flart› “Carette, itfayeci ailelerine tazminat ödemek flart›yla...” olarak de¤ifltirdi. Böylece, bugün 10 y›ll›k bir süreli¤ine flartl› tahliyeyle serbest b›rak›ld›m. 1996’dan beri, devrimci düflüncelerimi reddedece¤ime dair bir ka¤›t imzalatmak istediler. Asla kabul etmedim. 1996’dan beri serbest b›rak›lma durumumuz vard› ancak devrimci inanc›m›z› ›srarla savundu¤umuz için, hapiste kalmay› tercih ettik. Sonunda, Belçika
devleti pes edip bizi teker teker b›rakmak zorunda kald›.
“Savaflan Komünist Hücreler”in ideolojisi ve stratejisi nedir? Marksizm-Leninizmi temel al›yordu. Stratejik yönelimi, uzun süreli devrimci savaflt›. Bunun ilk aflamas›nda, siyasi çal›flmalar›n askeri eylemlerle desteklenen silahl› propaganda temelindedir. Gerçek bir devrimci ilerleyifl, ancak fliddet yoluyla olabilir. Burjuva legalizminde devam etmek, burjuvazinin meflrulu¤unu getirir düflüncesindeyiz. ‘84-’85 sürecinde yapt›¤›m›z en büyük hata, militarist bir e¤ilime düflmemiz oldu. Mücadelenin askeri taraf›na fazla önem verdik. Bu dengesizlikten yararlanarak polis, örgütümüzü tasfiye etmeyi baflard›. Kadrolaflmaya ve örgütlemeye daha fazla yat›r›m yapmal›yd›k. As›l baflar›s›zl›k, seçti¤imiz yol de¤il, seçti¤imiz yolu yanl›fl uygulay›fl›m›zd›r. Neden hücre türü örgütlenme flekline yöneldi¤imizi soracak olursan›z, biz Leninistiz, yani demokratik merkeziyetçilik esas›na dayal› bir Parti olmaks›z›n devrim olmaz diyoruz... Bugün polisiye olarak, tamamen deflifre olmufl biriyim. Bu koflullarda, en büyük hizmetim, legal ve kamuya yönelik bir çal›flma yapmak olacakt›r. Bugün K›z›l Yard›m ve Belçika’da yeni kurulan Marksist Leninist Blok içerisinde faaliyet sürdürece¤im. Bu faaliyetlerle, uzun vadede, devrimci bir parti kurmay› hedefliyoruz. Son olarak söylemek istedi¤iniz bir fley var m›? Röportaj için teflekkür ediyorum. Proleterya enternasyonalizmi komünist mücadelenin temel ilkesidir. Bu ba¤lamda, birlikte mücadele edece¤imizi temenni ediyorum.
Amerikal› Rachel’in Kan› Filistinlilerin Kan›na Kar›flt› Filistin’de her gün katliam, her katliam sald›r›s›n›n yafland›¤› yerde direnifl var. Bat› fieria ve Gazze'nin mülteci kamplar›nda kan›m›z›n akmad›¤› gün yok. Ama akan kan›n hedefine ulaflamad›¤›n› gösteren en önemli ölçü flu ki, Filistinlilerin silahl›-silahs›z direnmedi¤i tek bir mülteci kamp› da yok. Geçti¤imiz hafta boyunca Cenin, Nusseirat, Refah mülteci kamplar› ve Bat› fieria kentlerinde düzenlenen katliamlarda, kafas›ndan kurflunlanan 2 yafl›nda bir bebek ve 13 yafl›nda bir çocu¤un da bulundu¤u 30’dan fazla Filistinli katledildi. Cenin ve Nusseirat sald›r›lar›nda silahl› direnifle geçen Filistinliler bir tank› havaya uçurdu. Katledilenler sadece Filistinliler de¤ildi, ilk kez bir Amerikal›n›n kan›, Filistin topra¤›na akt›. F‹L‹ST‹N’DE “BARIfi EYLEMC‹S‹” OLMAK VE RACHEL Amerikal› “bar›fl eylemcisi” Rachel Corrie, uluslararas› dayan›flma hareketi üyesi olarak Filistin’deki katliamlara karfl› mücadele etmek amac›yla Filistin’e gitti. 16 Mart günü, Gazze fleridindeki Refah mülteci kamp›nda bir doktorun evinin buldozerlerle y›k›lmas›n› engellemek için önüne geçti, elinde megafonla seslendi, üzerinde gece de görülebilecek k›rm›z› parlak kaban vard›. Görülmemesi mümkün de¤ildi. Buldozer durmad›, Rachel’i ezdi, geri çekilip yeniden üzerinden geçerek bir daha ezdi. Rachel’in kafas› parçaland›. ‹srail, “kaza” dedi, kendi vatandafllar› için büyük yaygaralar koparmas›yla bilinen ABD suskun! Rachel’in evinin bulundu¤u ABD’nin Olympia kentinde düzenlenen törende aç›lan posterlerin alt›nda flöyle yaz›yordu; “Cesaretin, direnifl ruhun ve yaflama sevincin, bar›fl ve adalet mücadelemize ilham verecek”. Yap›lan konuflmalarda ise “verdi¤imiz vergilerle al›nan buldozerle ezildi, onun ad›na sesleniyoruz; katliama son verin...” denildi... Filistin gibi, bizim gibi ülkelerde bar›flç›l›k da bedeller istiyor. Buldozerin önüne dikilirken çi¤nemeyece¤ini düflünüyor, bütün iyi niyetine ra¤men faflizmi, terör üzerine kurulu siyonist ‹srail’i tan›m›yor. Rachel ailesine yazd›¤› mektuplardan birinde Filistin’de yaflananlar› flöyle anlat›yordu; “Buradaki çocuklar›n evlerinin duvarlar›nda tank mermisi delikleri ve kendilerini yukar›lardan seyreden iflgalci gücün kuleleri olmaks›z›n bir gün yaflay›p yaflamad›klar›n› merak ediyorum. Burada olanlar›, okuyarak dersler alarak ö¤renemezsin. Burada görmedikçe bilemezsin. Görsen de senin gördü¤ün Filistinlilerin gördü¤ü olmayacak.”
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
35
16 MART fiEH‹TLER‹ ANILDI
16 Mart 1978'de katledilen 7 devrimci ö¤renci 14 Mart günü, katliam›n yafland›¤› Beyaz›t’ta an›ld›. ‹stanbul Gençlik Derne¤i’nin de bulundu¤u çeflitli gençlik örgütlenmeleri taraf›ndan düzenlenen anmada tramvay dura¤›nda toplanan ö›renciler “ABD ve ‹fiB‹RL‹KÇ‹LER‹NE GEÇ‹T YOK, EMPERYAL‹ZMLE SAVAfi HALKLARA ÖZGÜRLÜK-Üniversite ö¤rencileri” yaz›l› pankart açarak meydana kadar sloganlarla yürüdü. “16 Mart'› ve Halepçe'yi Unutmad›k, Unutturmayaca¤›z”, “Savafla ‹flgale ve Yeni Katliamlara Hay›r” pankart› alt›nda toplanan ö¤renciler burada okuduklar› bas›n aç›klamas›nda “16 Mart 1978'de Beyaz›t'ta Eczac›l›k Fakültesi önünde kontrgerilla ve faflistler taraf›ndan katledilen Hatice Özen, Cemil Sönmez, Baki Ekiz, Abdullah fiimflek, Murat Kurt, Hamdi Ak›l, Turan Ören gibi anti-emperyalist gençli¤in mücadelesini yükselten bugünün üniversitelileri olacakt›r” dedi. 600 ö¤rencinin kat›ld›¤› aç›klaman›n ard›ndan, marfllar ve “Katil ABD ‹flbirlikçi AKP”, “Emperyalistler ‹flbirlikçiler 6. Filo'yu Unutmay›n”, “Tecriti Katliam› ‹flgali Savafl› Affetmiyoruz”, “Beyaz›t Katliam›n› Halepçeyi Affetmiyoruz Faflizme Karfl› Omuz Omuza” sloganlar›yla Eczac›l›k Fakültesi önüne yürüyen ö¤renciler, burada flehitler için sayg› duruflunda bulunarak anmay› rektörlük binas› önünde noktalad›. ‹HD binas› önünde yap›lan eylemde ise 16 Mart ve Halepçe katliam›nda yaflam›n› yitirenler an›ld›, “bu katliamlar› unutmayal›m” denildi.
“Üsler kapatılsın tecrit kaldırılsın” 16 Mart flehitleri Ankara gençli¤i taraf›ndan da 36
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
an›ld›. 14 martta panzerler, çevik otobüsleri, yüzlerce polis taraf›ndan kuflat›lan Cebeci Kampüsü’nde bafllad›. Burada at›lan sloganlarla flehitler an›l›rken, polis kuflatmas›ndan geçip toplanabilen kitle, Yüksel Caddesi’ne do¤ru yürüyüfle geçti. Polis pankart açt›rmamaya çal›fl›rken, kald›r›mdan yürünmesini dayatarak, katliam›n lanetlenmesini engellemek istedi. Kurtulufl Park›’ndan itibaren pankartlar›n aç›lmas› ile, Ankara Gençlik Derne¤i’nin de bulundu¤u ortak eylemde, ortak slogan ve ayr› ayr› dövizlerle katliam lanetlendi. Amerikan sald›rganl›¤›na karfl› sloganlar›n da at›ld›¤› eylem, Yüksel Caddesi’nde yap›lan aç›klamayla sona erdi. Eylem boyunca, “Kahrolsun ABD Emperyalizmi”, “Üsler Kapat›ls›n Tecrit Kald›r›ls›n”, “Petrol Dolar Sabanc›lar ‹çin Ölmeyece¤iz”, “Halk›z Hakl›y›z Kazanaca¤›z” sloganlar› at›ld›.
“Unutmayacağız” I5 Mart günü Konak Sümerbank önünde düzenlenen ve TAYAD’›n da kat›ld›¤› eylemin ard›ndan 16 Mart günü de gençlik 16 Mart ve Halepçe katliamlar›n› protesto etti. Devrumcu Demokrat Ö¤rencilerin eyleminde "16 Mart'› Unutmad›k Unutmayaca¤z" pankart› aç›ld›.
AKP ‹l Baflkan›n›n Gençlikten Kaç›fl› 13 Mart’ta Malatya Gençlik Derne¤i taraf›ndan düzenlenen bir eylemle AKP iflbirlikçili¤i ve YEK yasas› protesto edildi. AKP önüne kadar yürüyen ö¤rencilerden 5 temsilci AKP il yönetimi ile görüflerek, ABD iflbirlikçili¤ine, tecrite ve YEK yasas›na karfl› olduklar›n› dile getirdiler. Görüflme s›ras›nda d›flar›da bekleyen kitle, “Meclisi Basal›m Tezkereyi Yakal›m, Ölümleri Durdurun” sloganlar› at›ld›. Gençlikle görüflmemek için il binas›n›n karfl›s›nda sivil polislerin aras›nda sloganlar› dinleyen AKP il baflkan›n›n resmi yerel gazetelerde bafl› önde yay›nlan›rken, habere flu bafll›k at›lm›flt›: “Gençlik Derne¤i'nden ‹l Baflkan›'n›n kaç›fl›”
Gülsuyu’nda Gazi Anmas› Gazi ayaklanmas›n›n flehitleri ‹stanbul Gülsuyu mahallesi'nde düzenlenen yürüyüflle an›ld›. “Yaflas›n Gazi Direniflimiz Kahrolsun ABD Emperyalizmi/ Gülsuyu HÖCEHB) imzal› pankart›n aç›ld›¤› eylemde “Irak Halklar› Yaln›z De¤ildir” ve “Katil Devlet Hesap Verecek” sloganlar› at›ld›. Eyleme sald›rmak isteyen polis panzerine karfl› barikat, tafl ve molotoflarla karfl›l›k verildi.
BASINA VE KAMUOYUNA Sald›rd› sald›racak derken Amerika Irak halk›na sald›rd›. Bu sald›r› Irak halk›na de¤ildir. Bu sald›r› tüm dünya halklar›na yap›lan bir sald›r›d›r. Dünya halklar›n›n Amerikan sald›rganl›¤›na karfl› ç›kmalar›na, protestolar›na ra¤men Amerikan emperyalizmi dünya halklar›na meydan okuyor. 6.5 milyara karfl› bir avuç Amerikan petrol ve silah tekeli dünyan›n halklar›n kadeni belirlemeye, gelece¤iyle oynamaya çal›fl›yor. EMPERYAL‹ZM YEN‹LECEK! HALKLAR ÖZGÜR ÜLKELER BA⁄IMSIZ OLACAK! Bu sald›rganl›ktan, meydan okumadan, pervas›zl›ktan korkmuyoruz. Çünkü biz halk›z. Çünkü biz her diyardan 6.5 milyar›z. çünkü biz hakl›y›z. Emperyalist sald›rganl›¤a karfl› direndik, direnece¤iz. direngenli¤imiz, hakl›l›¤›m›z gücümüzdür... KAHROLSUN AMER‹KAN EMPERYAL‹ZM‹! ‹KT‹DAR SAVAfiLA, TECR‹TLE, YOKSULLUKLA ÖLDÜRÜYOR! Ülkemizdeki iflbirlikçi iktidarlar da halk›m›z›n onay› olmamas›na karfl› ç›k›fl›na ra¤men topraklar›m›z› Amerikan›n savafl karargah› haline getirdiler. Ülkemizi Amerikan üsleriyle donatt›lar, iflbirlikçilikte s›n›r tan›mad›lar. Bir halk›n katledilmesi karfl›s›nda dolar pazarl›klar› yapt›lar. ülkemizi Amerikan›n iflgaline aç›k hale getirdiler... Amerikan iflbirlikçili¤ini affetmeyece¤iz. KAHROLSUN AMER‹KAN ‹fiB‹RL‹KÇ‹L‹⁄‹! IMF'nin dayatmalar›na boyun e¤ilerek halk›m›z her gün
biraz daha yoksullaflt›r›ld›; iflsizlik, açl›k, sefalet dizboyu. YOKSULLUK KADER‹M‹Z DE⁄‹LD‹R IMF'YE HAYIR!.. F tiplerinden tabutlar ç›kmaya devam ediyor. TECR‹TE SON VER‹N ÖLÜMLER‹ DURDURUN!.. Halk›m›z›n yoksullaflt›r›lmas›n›n, F tiplerindeki ölümlern sorumlusu da baflta Amerikan emperyalizmi, emperyalistler ve iflbirlikçileridir. biz ADANA, ANKARA, ANTALYA, AYDIN, BALIKES‹R, BURDUR, BURSA, ESK‹fiEH‹R, HATAY, ISPARTA, ‹STANBUL, ‹ZM‹R, KOCAEL‹, MALATYA, MERS‹N, SAKARYA, SAMSUN, S‹VAS ve ZONGULDAK GENÇL‹K DERNEKLER‹ olarak bir kez daha ilan ediyoruz; Irak halk›n›n yan›nday›z. amerikan sald›rganl›¤›na, Amerikan›n ülkemizi iflgaline karfl› her yerde meflru direnme hakk›m›z› kullanarak direnece¤iz, ba¤›ms›zl›k bayra¤›m›z› yükseltece¤iz... Tüm devrimci, ilerici, yurtsever, demokrat güçleri emperyalizme karfl› direnmeye, ba¤›ms›zl›k bayra¤›n› yükseltmeye ça¤›r›yoruz. YAfiASIN BA⁄IMSIZ TÜRK‹YE! KAHROLSUN AMER‹KAN EMPERYAL‹ZM‹ ‹fiB‹RL‹KÇ‹L‹⁄‹! IRAK HALKININ YANINDAYIZ! HALKLAR ÖZGÜR ÜLKELER BA⁄IMSIZ OLACAK!
VE
20 Mart 2003
GENÇL‹K B‹RL‹K KOORD‹NASYONU
GENÇL‹K B‹RL‹K KOORD‹NASYONU’NUN ÇA⁄RISIYLA GENÇL‹K 21 MART’TA BOYKOTTAYDI ‹stanbul’da birçok üniversite’de gerçeklefltirilen boykot Anadolu üniversitelerinde de gerçeklefltirildi. ABD’nin Irak’a sald›rmas›yla birlikte uflaklar› da Anti-emperyalist eylemlere tahammül göstermeyerek sald›r›lar gerçeklefltirdi. Bal›kesir’de... Bal›kesir’de gerçeklefltirilen eylemde ÖGB’lerin kampüs giriflinde kimlik kontrolü yaparak içeri kimseyi almamas›n›n karfl›s›nda içeridekiler içeride d›flar›da kalanlar da d›flar›da olmak üzere yaklafl›k 100 kifli halaylar eflli¤inde ABD’nin sald›rganl›¤›na karfl› gerçeklefltirikleri boykotla birlikte Newroz’u da kutlad›. Ard›ndan Irak’ta ölenler için bir dakikal›k sayg› duruflu yap›ld›. Afyon’da... Afyon kocatepe Üniversitesi’nde gerçeklefltirilen boykota yaklafl›k 100 ö¤renci kat›ld›. Boykota kat›lanlar alk›fl ve sloganlarla okulu terk ettiler. Bursa’da... Uluda¤ Üniversitesi’nde gerçeklefltirilen boykotta jandarma önce s›n›f, katin ve okul giriflinde boy-
kota ça¤r› yapan ö¤rencilerden 3’ünü gözalt›na ald›. Gözalt›lara ra¤men boykotu gerçeklefltirerek kampüs içinde yürüyüfle geçen ö¤rencilere sald›ran jandarma 5 kifliyi daha döverek gözalt›na ald›. Gözalt›na al›nan ö¤renciler daha sonra serbest b›rak›ld›. Sivas’ta... Sivas’ta 20 Mart akflam› ö¤renci gençli¤in kald›¤› evlere bask›n yapan polis boykotu ve Newroz’u engellemek amac›yla birçok ö¤renciyi gözalt›na ald›. Buna ra¤men ertesi gün gençli¤in kutlamalar› engellenemedi ve Newroz coflkuyla kutland›. Adana’da.. Çukurova Üniversite’sinde gerçeklefltirilen boykot çal›flmalar› s›ras›nda boykota ça¤r› yapan ö¤renciler baflata ÖGB’ler taraf›ndan tehdit edildi. Saat: 10.00’da Fen-Edebiyat Fakültesi önünde gerçeklefltirilen boykota çevik kuvvet tekme tokat sald›rarak 11 kifliyi gözalt›na ald›. Sald›r›n›n ard›ndan toplanan yaklafl›k 60 kifli rektörEkmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
37
lü¤e yürüyerek sald›r›y› protesto etti. ‹zmir’de... Ege Üniversitesi’nde gerçeklefltirilen boykotta gençlik Saat: 9.00’da ABD Askeri Olmayaca¤›z pankart›yla yürüyüfle geçti. Daha sonra iki gruba ayr›larak kampüs içinde gençlik boykota ça¤r›ld›. Ayr›lan grup yapt›klar› ça¤r›n›n ›rd›ndan Yabanc› Diller Bölümü önünde tekrar birleflerek sloganlarla flenlik alan›na yürüdü. Savafla iliflkin bir tiyatro gösterisi, fliir ve müzik dinletilerinin ard›ndan yap›lan bir bas›n aç›klamas›yla boykot etkinli¤i sona erdi ve kitle toplu olarak Buca’da gerçeklefltirilen etkinli¤e kat›lmak üzere yola ç›kt›. Sakarya’da... Daha 21 Mart öncesinden gençli¤e yönelik sald›r›lar bafllad›. emperyalist savafl› rotesto ederek Newroz’u kutlamak isteyen ö¤rencilere ÖGB’ler ve jandarma birlikte sald›rd› ve 7 kifli gözalt›na al›nd›. Gözalt›na
‹stanbul ve Adana Gençlik Dernekleri Aç›l›fl fienli¤i Yapt› ‹stanbul Gençlik Derne¤i kurulufl flenli¤ini 18 Mart Sal› günü Kad›rga Kültür Merkezi'nde yapt›¤› flenli¤e Grup Yorum, Cahit Berkay, Betül Ar›m, Vedat Sakman, Orhan Alkaya, ‹brahim Karaca, Cezmi Ersöz, Ekrem Ataer kat›ld›lar. fienlik ‹stanbul Gençlik Derne¤i Ö¤rencilerinin aç›l›fl konuflmas›yla bafllad›. "Kültürel yozlaflmaya, anti-bilimsel anti-demokratik e¤itim sistemine, Amerikan sald›rganl›¤›na, ülkede yaflanan tüm sorunlara karfl› her zaman seslerini yükselteceklerini; üretim, paylafl›m, çözüm için" birlikteli¤in önemini vurgulayan aç›l›fl konuflmas›nda Ö¤renci Gençlik birlikteli¤e kat›lmaya, Gençlik Derne¤ine üye olmaya davet edildi. 800 kiflinin kat›ld›¤› flenli¤in aç›l›fl konuflmas›n›n ard›ndan "Anadolu, savafl ve insan" konulu dia gösterimi yap›ld›. Daha sonra ‹Ü Halkbilim Kulübü semah ekibi gösterisini sunarken geceye kat›lan sanatç›lar s›rayla türkülerini söylediler. Sanatç›lar yapt›¤› k›sa konuflmalarda gençli¤in mücadelesinin yan›nda olduklar›n› belirtirken, Grup Yorum marfllar› ile gençli¤i coflturdu. Grup Yorum’un ard›ndan Gençlik Derne¤i'nin haz›rlad›¤› Mey dinletisi sunuldu. Ve Karadeniz coflkusuyla horon tepildi. ‹stanbul Gençlik Derne¤i Üyesi ve flu an Irak'ta canl› kalkan olarak bulunan Eylül ‹flcan'›n flenli¤e gönderdi¤i mesaj coflku yarat›rken, Anadolu'daki 18 Gençlik derne¤i mesajlar›yla ‹stanbul Gençlik Derne¤i'nin kuruluflunu kut-
38
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
al›nanlar daha sonra serbest b›rak›ld›lar. Edirne’de... AKP Edirne il binas› önünde emperyalist sald›rganl›¤a ve haydut devlet ABD'nin ve iflbirlikçilerinin Irak'› iflgaline karfl› aç›klama yapmak isteyen Tekirda¤ Üniversitesi ö¤rencilerine önce Garanti Bankas› yak›nlar›nda sald›rarak yaklafl›k 30-35 ö¤renci gözalt›na al›nd›. Arkadafllar›n›n serbest b›rak›lmas›n› isteyen ve bu amaçla Cumhuriyet Savc›l›¤›'na giden bir grup ö¤renci, Edirne Valili¤i bahçesine giriflte polis taraf›ndan engellendi. Bir süre sonra buradaki ö¤rencilere polis yine ayn› flekilde sald›rarak da¤›tt›. Edirne’de yaflanan bu sald›r›lar›n ard›ndan Edirne SES ve Yap› YOl SEn bir aç›klama yay›nlayarak “Biz Tekirda¤ Üniversitesi ö¤rencilerine yap›lan bu sald›r›y› ve gözalt›lar› k›n›yor, gözalt›ndaki ö¤rencilerin derhal b›rak›lmas›n› istiyoruz.” deiler. lad›lar. Müslüman Gençlik, "Müslüman Ö¤renciler" çelengiyle aç›l›fl› selamlarken, Cahit Berkay'›n saz resitaliyle flenlik sona erdi. Adana Gençlik Derne¤i'nin aç›l›fl flenli¤i ise 18 Mart günü gerçeklefltirildi. 200 kiflinin kat›ld›¤› aç›l›fl E¤itim Fakültesi Kantini'nde gerçeklefltirilirken, derne¤in amac› anlat›ld›, Özgürlük tiyatro toplulu¤unun oyunu sergiledi. Etkinlik Grup Arkadafl'›n türküleri ve halaylarla son buldu.
Gençlik Emperyalizme Karfl› Ayakta Amerikan emperyalizmine karfl› ülkenin bir çok üniversitesinde gerçeklefltirilen eylemlerle gençlik tarihsel misyonuna sahip ç›k›yor. S›vas Gençlik Derne¤i 19 Mart günü Cumhuriyet Üniversitesi merkez kafeteryas› önünde 70 kiflinin kat›l›m›yla Amerikan sald›rganl›¤›n› ve iflbirlikçisi AKP iktidar›n› protesto ederek faks çekti, gösteri düzenledi. Eylemde "Irak Halk› Yaln›z De¤ildir", "Bu Vatan Bizim Kahrolsun Emperyalizm" sloganlar› at›ld›. Çukurova üniversitesinde 17 Mart günü Adana Gençlik Der'li ö¤rencilerin de bulundu¤u 150 ö¤renci, E¤itim Fakültesi önünde "Savafla ve Katliamlara ‹zin Vermeyece¤iz" pankart› açarak 16 mart katliam›n› ve ABD’yi protesto etti. Trakya Üniversitesi ö¤rencileri emperyalist sald›r›y› mumlu eylemle protesto etti. Eyleme 150 kifli kat›ld›. Manisa Celal Bayar Üniversitesi'nde aralar›nda Gençlik Derne¤i Giriflimi’nin de bulundu¤u Emperyalist Savafla Karfl› Ö¤renci Platformu kuruluflunu ABD karfl›t› eylemle duyururken, düzenlenen kurulufl etkinli¤inde de Amerika’ya öfke “Katil ABD Ortado¤u'dan Defol, Irak ve Filistin Halk› Yaln›z De¤ildir" sloganlar›yla hayk›r›ld›.
Halk›n Hukuku’na Gözalt› ve Tehdit!
¤in yere flikayet et" diyerek korkak yüklerini, bu pervas›zl›klar›n›n dayand›¤› gücü itiraf ettiler.”
Halk›n Hukuk Bürosu avukatlar›ndan Behiç Aflç›, 13 Mart’ta yasad›fl› ve keyfi biçimde gözalt›na al›nd›. ‹stanbul Terör fiubesi polisleri taraf›ndan gözalt›na al›nan Aflç›, polis taraf›ndan ölümle tehdit edildi. Halk›n Hukuk Bürosu avukatlar› taraf›ndan olaya iliflkin yap›lan aç›klamada geliflmeler flöyle anlat›ld›:
Halk›n Hukuk Bürosu taraf›ndan yap›lan aç›klamada, hak ve özgürlüklerden yana olan tüm kesimler, bu konuda tav›r almaya ça¤r›larak flöyle denildi. “Yapt›¤›m›z savunma görevi, haklar ve özgürlükler mücadelesindeki tavr›m›z, iflkence, infaz ve katliam davalar›ndaki ›srarl› suçlular›n cezaland›r›lmas› amaçl› takibimize, arkas›nda DEVLET‹N oldu¤unu söyleyen TEM polislerinin biçti¤i bedel iflte bu: EN GEÇ B‹R YIL ‹Ç‹NDE CESED‹N‹Z‹N B‹R KENARA ATILMASI. ... Büromuz ve avukatlar› neden hedefte, neden tehdit ediliyor diye düflünmeli herkes ? Bu ülkede adaleti savunman›n, hukuksuzluklara, hak gasplar›na, katliamlara, infazlara karfl› gelmenin; özgürlük, adalet, haklar ve özgürlükler mücadelesi vermenin devlet güçlerinden ald›¤› karfl›l›kt›r bu. Bu polislere al›nacak tav›r, haklar ve özgürlüklere, demokrasiye, hukuka ‘gerçek bak›fl aç›n›z›’, kimin/neyin yan›nda oldu¤unuzu gösterecektir. Biz HALKIN HUKUK BÜROSU, tüm bu tehditlere, bask›lara karfl› koyarak, tarihimizdeki onurlu mücadelemize devam ediyoruz.”
Av. Behiç Aflç›
“TEM fiubede görevli, infaz ve katliamlarda baflrollerde oynayan ve bu nedenle yak›ndan tan›d›¤›m›z polisler AL‹ ERfiAN ve N‹HAT CULHAO⁄LU, di¤er polislerin önünde "Halk›n Hukuk Bürosunda çal›flma, büroda çal›flmaya devam› edersen en geç bir y›l içinde cesedin bir kenarda bulunur" diyerek tehdit ettiler. Meslektafl›m›z›n "Bu bir tehdit mi?" sorusuna piflkinlikle "Evet !" diyen katliamc›lar "Bu söylediklerinizi Savc› karfl›s›nda da tekrarlar m›s›n›z?" sorusuna ise "B‹Z DEVLET‹Z, istedi-
Halk›n
hukuku
Adaletsiz bir ülke, güneflsiz bir dünyaya benzer
Faflizmin hukukunda Avukat da “suçlu” kadar suçlu! Halk›n Hukuk Bürosu avukatlar› üzerindeki bask›lar yeni de¤ildir. Bürolar› defalarca bas›lm›fl, iflkencelerden geçirilmifl, komplolarla y›llarca tutsak edilmifllerdir. Bu, devrimci tutsaklar›n davalar›n› üstlenen avukatlar›n, “faflizmin adaleti” taraf›ndan “teröre destek olan kifliler” olarak görülmesinin sonucudur. Bu konudaki keyfiliklerin haddi hesab› yoktur. Avukatlar›n gözalt›na al›nmas›, sorgulanmas› bir çok prosedüre ba¤lanm›flt›r. Adalet Bakanl›¤›ndan soruflturma izni veya herhangi
Halk›n Hukuk Bürosu: Tarihimizdeki onurlu mücadelemize devam ediyoruz.
bir yarg› karar› olmas› gerekir örne¤in; Anayasa, Avukatl›k Yasas› ve A‹HS hükümleri de bunu “güvence” alt›na alm›flt›r. Ama e¤er sözkonusu olan devrimci bir avukatsa ve iflkenceye niyetlenen terör flubesi ise bu prosedürlerin tümü gereksiz-geçersiz hale gelir. Savunma’n›n haklar›n› korumakla yükümlü savc›lar ve yarg›çlar da yasad›fl›l›kta iflkenceci polislerden geri kalmazlar. Bugün özellikle F Tipi Hapishanelerde avukatlara uygulanan k›s›tlamalar, keyfilikler, arama dayatmalar›, faflist devletin “savunma”ya bak›fl aç›s›n›n bir baflka tezahürüdür. AKP iktidar›n›n Susurlukçu Adalet Bakan›, sorumlulu¤u alt›ndaki her yerde oldu¤u gibi, bu konuda da kontra yöntemlerin önünü açm›flt›r. Çatl›lar›n, Çark›nlar›n “deflifre edilmemesi”ni savunan bir Adalet Bakan›’n›n himayesinde iflkenceciler daha pervas›z olacaklard›r. Bu pervas›zl›¤›n karfl›s›na burjuvazinin de¤il, halk›n adaletinin savunucular› ç›kacakt›r. Halk›n Hukuk Bürosunun ça¤r›s› yerindedir: Hukuku savunanlar, buyursun ç›ks›n iflkencecilerin karfl›s›na.
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
39
Solun Beyni
Ne yapmal›, ne ile yapmal›? E¤er tarihin iyi bir ö¤retmen oldu¤una inan›yorsak, tarihin mevcut sistemlerin de¤ifltirilmesi konusunda ne söyledi¤ine bakal›m; toplumlar›n tarihindeki tüm dönüflümlerin temelinde bir olgu vard›r: halklar›n örgütlü mücadelesi. Köleler, serfler, iflçi s›n›f›, ezilen halklar, örgütlenip savaflarak de¤ifltirdiler sistemleri. Politik ve askeri örgütler kurdular. Bir çok mücadele biçimi gelifltirdiler. Dünya halklar› ve ülkemiz solu, tarihin bu yan›na, bugün çok daha yak›ndan, tekrar tekrar bakmak durumundad›r. Son yirmi y›l içinde örgütlenme, mücadele biçimleri konusunda oradan oraya savrulanlar›n yeniden do¤ru bir çizgiye ulaflabilmeleri için bu tarihi tecrübeye ihtiyaçlar› var. Çünkü bu konu, geçen yirmi y›ldan çok daha yo¤un olarak önümüzdeki sürecin tart›flma konusu olacakt›r. Burjuvazinin özellikle SSCB’nin y›k›l›fl›n›n ard›ndan dünya soluna hakim k›lmaya çal›flt›¤› solculuk tarz›, gerçekte “örgütsüzlefltirme”nin de¤iflik bir biçimidir. Bu süreç, “silahlara veda”yla bafllam›flt›r. Silahl› mücadeleyi savunan örgütlere dayat›lan “silah b›rakma” asl›nda sadece ilk ad›md›. Karfl›-devrim rüzgarlar›n›n oldukça güçlü biçimde esti¤i o süreçte özellikle Latin Amerika’da, dünya halklar›n›n sempatisini toplam›fl çeflitli örgütlerin silah b›rakmas› ideolojik çözülmeyi ve sa¤a savrulmay› h›zland›ran bir rol oynad›. ‹fl silah b›rakmayla bitmeyecekti. S›ra örgütsüzlefltirmeye gelecekti. Madem devrimden, silahl› mücadeleden vazgeçilmiflti, illegaliteden de vazgeçilmeliydi, madem illegaliteden vazgeçiliyordu, “Stalinist örgüt” anlay›fl›ndan da, demokratik merkeziyetçilik anlay›fl›ndan da vazgeçilmeliydi. Madem bunlardan vazgeçilmiflti, solun “tutucu” kültüründen, ahlak›ndan da vazgeçilmeliydi... Madem, madem, madem... Sonu yoktu bunun. Tart›flma bugünden bafllam›flt›r. Milyonlarca insan›n iradesinin bir “güç” haline dönüflememesi do¤al olarak tart›fl›lacakt›r. Türkiye solu esas›nda daha öncesinden girdi bu tart›flmaya (her ne kadar tart›flmadan kaçmaya çal›flsa da, içindedir.) Feda eylemleri bu tart›flmay› açm›flt›r. Ölüm oruçlar› bu tart›flmay› açm›flt›r. Solun burjuva ideolojisinin etkisi alt›nda illegaliteyi,
40
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
fliddeti, örgütü reddeden kesimleri, feda eylemlerini, ölüm oruçlar›n› “yanl›fl” buldular. Hep sorduk. Peki nas›l mücadele edilsin? Ölüm oruçlar› olmas›n, silahl› mücadele olmas›n, feda eylemleri olmas›n... ‹flte zulüm... Veya iflte filistin, sorduk; söyleyin Filistinliler nas›l mücadele etsin? F tiplerinde “demokratik mücadele yollar›” önerildi, iflte bütün dünya, tarihte görülmedik flekilde “demokratik mücadele” örne¤i yaratt›, yetmedi. O zaman nas›l, hangi eylem biçimleriyle mücadele edece¤iz? Amerikan›n dünya imparatorlu¤u için kendisinin de içinde yer ald›¤› “uluslararas› kamuoyunu, hukuku” hiçe sayd›¤›, faflizmin iflbirlikçili¤inin ayyuka ç›kt›¤›, her türlü katliam›n, iflkencenin, ölümlerin s›radanlaflt›r›ld›¤› bir düzende nas›l mücadele edelim?... Sorduk, sormaya devam edece¤iz. Soru flimdi çok daha genelleflmifltir. “Stalinist örgüt” vb. diyerek, gerçe¤in d›fl›na, hayali bir mücadele dünyas›na savruluyorlar. Her ciddi örgüt, kendi iç disiplinine sahiptir. Bu bir burjuva örgüt olsa bile. Örgüt olamayanlar›n, bireycili¤in, otonom gruplar›n yüceltildi¤i bir anlay›fl›n neyi ne kadar baflarabilece¤i ortaya ç›km›flt›r.
“Örgüt anlay›fl›”... “temel mücadele biçimi” Bu iki kavram, düzeni de¤ifltirmeye soyunan her devrimci örgütün en önemli tesbitlerinin bafl›nda gelir. E¤er “devrim” iddias› ve hedefi yoksa, bu kavramlar unutulur,
geçifltirilir. Amerikan imparatorlu¤unun dünyas›nda, Türkiye faflizminde ba¤›ms›zl›k ve demokrasi sorunununz varsa, bu iki konuda devrimci olmak zorundas›n›z. “Parti olmayan parti”ler tart›fl›lacak. “Her türlü fliddet” söylemi tart›fl›lacak. Silahl› mücadelenin zaferler elde etti¤i 1960-’70’li y›llarda, revizyonist, reformist, hatta tamamen legal alandaki partiler bile silahl› mücadeleye tümüyle karfl› ç›kamaman›n sonucunda, onun yaratt›¤› sempatiyi de de¤erlendirmek amac›yla, herkes “silahl› birimler” oluflturuyordu. Mahir’in bunu dile getiren çarp›c› bir benzetmesi vard›r: “Silahl› propagandan›n prestij kazanmas› üzerine solda prestij kayb›na maruz kalan bu (revizyonist) örgütler, sonradan gerilla yapan bir flube de açm›fllard›r. Tabiî bu gerilla hikaye olmufltur”. Düflünün bir hareket, dün barikat savafllar›n› savunuyordu, bugün legal particili¤in ortas›nda barikat kurup çat›flanlara “disiplinli, sa¤duyulu eylem” ça¤r›s› yapar hale geldi. Bir di¤eri “Devrimci Yolumuz Çayanlar›n Yoludur” demiflti zaman›nda, ayn› kadro bugün Avrupa Birli¤i yolunda... Bunlar›n da etkisinin oldu¤u daha farkl› kesimlerde “sivil toplum örgütçülü¤ü” resmen benimsenmifl, “bar›flc›l›k” politik çizgi haline getirilmifl, güya kapitalizmi de, sosyalizmi de reddeden “üçüncü yol”lar, “baflka bir dünya
mümkün”ler ortaya at›lm›fl... Bu anlay›fl içindeki bir “hareket” bir havuzun içindeki sandalda kürek çekenlere benzer; hiç bir yere varamaz. Art›k “günübirlik strateji”lerle gidilebilecek bir yer olmad›¤›n› herkes görmek durumundad›r. “ABD’nin Irak sald›r›s›na karfl› mücadele prati¤i” de bunu göstermiyor mu zaten? “Emperyalizmle bir arada yaflamay›” kabul ediyorsan›z, bu savafllar›, sald›r›lar› hiç bir zaman engelleyemeyeceksiniz demektir. Mevcut düzeni meflru kabul ediyor, düzeni devrimle kökten de¤ifltirmeyi de¤il, fluras›ndan buras›ndan “iyilefltirmeyi” savunuyorsan›z, Amerikan iflbirlikçili¤ini, yoksullu¤u, zulmü hiç bir zaman engelleyemeyecek, sorunlar› kökünden çözemeyeceksiniz demektir. Hay›r, biz emperyalizm yokolsun istiyoruz, oligarfli de¤il, halk›n iktidar› olsun istiyoruz, diyorsan›z, o zaman bunlar›n nas›l gerçekleflece¤ini bilmek, bulmak zorundas›n›z. Tarihte sistemler, isteklerle, niyetlerle de¤il, istekleri gerçekli¤e dönüfltürebilecek uygun araç ve yöntemlerle de¤iflir. Uygun arac›n, devrimci bir parti, devrimci bir cephe, uygun yöntemin halk›n silahl› savafl› oldu¤unu gösteriyor tarih ö¤retmen.
ONB‹NLER NEWROZ’U ABD SALDIRGANLI⁄INI LANETLEYEREK KUTLADI AMA KESK K‹M‹N YANINDA HAREKET ETT‹? Yüzy›llar önce Kawa’n›n yakt›¤› atefl yine Anadolu halk›n›n meflalesi oldu. 21 Aral›k Cuma günü Zeytinburnu Kazl›çeflme Meydan›’nda kutlanan Newroz saat: 10.00’da bafllad›. Aç›l›fl konuflmas› için sahneye ça¤r›lan Eren Keskin konuflmas›nda “Newroz bayram›n› kutlad› ve yüre¤i bizimle at›p da aram›zda olamayan hapiste olan arkadafllar›m›z›n da bayram›n› kutluyorum.” dedi. Ve hapishanelerin isimlerini sayd›, halk selam sesleriyle cevap verdi. Aç›l›fl konuflmas›n›n ard›ndan tüm flehitler ad›na bir dakikal›k sayg› duruflu yap›ld›. Sayg› duruflunda “fiehit Nam›r›n” sloganlar› at›ld›. Kutlamada s›k s›k “Newroz Piroz Be” sloganlar› at›ld›. Metin Kemal Kahraman’›n verdi¤i müzik dinletisinde insanlar halaylar çekti. Medandaki kitlenin ço¤unlu¤unu DEHAP’l›lar olufltururken Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i ve pek çok kurum ve kurulufl yerlerini ald›lar. 15 binden fazla insan›n kat›ld›¤› kutlamada sahneye ç›kan bütün konuflmac›lar ABD’nin Irak’a sald›r›s› lanetlendi. Saat: 15.00’a kadar süren kutlama çoflkulu geçti. Böylesine bir dönüm noktas›nda duyarl› demok-
rat kendine insan›m diyenler alanlarda Newroz kutluyor, ABD’nin sald›rganl›¤›n› lanetliyordu. “KESK K‹M‹N YANINDAYDI? 21 Mart tüm dünyada, dünya halklar›n›n ABD sald›rganl›¤› karfl›s›nda barikat oldu¤u bir gündür. 21 Mart dünya halklar›n›n direnifl ça¤r›s›d›r. ‹flgalin, onursuzlu¤un bu kadar aç›k oldu¤u bir ülkede KESK ne yap›yor? KESK, Irak'ta Savafla Hay›r Koordinasyonu'nun ald›¤› bu karar karfl›s›nda tam bir sorumsuzluk örne¤i sergiliyor. 21 Mart'la ilgli net, ba¤lay›c› bir karar alm›yor, aç›klam›yor.Karar alma sorumlulu¤u fiubeler Platformu'na b›rak›l›yor. Ve bu da eyleme birkaç gün kala aç›klan›yor. Ve bunun bir tek ismi vard›r; direnifl k›r›c›l›¤›. KESK'i temsilcisi oldu¤u kitlenin yan›nda durmaya, icazetçi de¤il, ald›¤› sorumlulu¤u yerine getiren, devrimci sendikac›l›k yapmaya ça¤›r›yoruz.”* * Memur Dergisi’nin 21 Mart günü yay›nlad›¤› ac›klamadan al›nt›d›r.
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
41
S›n›flar Gerçe¤ini Gözard› Edenler
Yan›lmaya Devam Edecekler Geçen haftaki say›m›zda “aldanan aldanana” demifl ve Kemalistinden ‹slamc›s›na, Bar›flç›s›ndan, AB’ci demokratlar›na kadar, ABD’nin Irak’a sald›r›s›, Türkiye’nin tavr›, AKP ve orduya iliflkin de¤erlendirmeler, düzene ve düzenin kurumlar›na biçilen misyonlar üzerine yan›lg›lar› gözler önüne sermifltik. 20 Mart sabaha karfl› 04:31’de ‹lk bomba düfltü Ba¤dat’a. ‹lk bomba sadece Ba¤dat’a düflmedi, ayn› zamanda yan›lg›lar›n üzerine de düfltü. Yan›lg›lar›n› anlayanlar, bunun kaynaklar›n› görmek, tart›flmak, sonuçlar ç›karmak, yan›lg›lar›n›n önünü kapamak yerine karamsarl›k yaymaya, umutsuzluk pompalamaya bafllad›. “Savafla karfl› ç›kanlar olarak yenildik” sözleri bunun sonucu. Umutsuzlu¤un kayna¤› ile yan›lg›n›n kayna¤› ayn›. Yani yan›lg› bu yan›yla sürüyor, ortada ç›kar›lan bir sonuç yok. Her fleyi “Bush’un kural tan›mazl›¤›na” dayand›rmak (bu do¤ru olsa dahi) gerçekten kaçmaktan baflka bir anlam tafl›m›yor. O “kural tan›mazl›k” 20 Mart’ta ortaya ç›kmad›. Her önemli süreçte yan›l›r reformist, düzen ayd›n›, emperyalist ideolojiye beynini açan “bar›flç›”. Yan›lg› her zaman umutsuzlu¤a, y›lg›nl›¤a dönüflür. Yan›lmayan devrimcilerdir. ‹ktidar perspektifiyle mücadele, dünyaya s›n›flar penceresinden bakmak ve bu eksendeki çeliflki ve çat›flmalar› devrimin lehine dönüfltürmeyi düflünmek, yan›lmama nedenlerinin k›sa özetidir. Yan›lg›ya yol açmayan biricik dünya görüflü MarksizmLeninizmdir. Yan›lg›lardan sonuçlar ç›kar›lm›yor, çünkü hala düzend›fl› düflünemiyor, dünya gerçe¤ini, s›n›flar gerçe-
Biraz Ciddiyet ve Sorumluluk Lütfen-2 Bar›fl Giriflimi’nin TBMM’ye sahiplenmesini ele ald›¤›m›z yaz›m›z›n bafll›¤› buydu. Ciddiyetsizlik sürdü¤ü için “2.”sini yazmak zorunda kald›k. 18 Mart günü “Irak’ta Savafla Hay›r Koordinasyonu” acil geliflmeler üzerine toplan›yor. Malum, Bush ültimatom vermifl, AKP tezkere haz›rl›klar›n› h›zland›rm›flt›. Koordinasyon’un kurulufl amaçlar›na göre ciddi geliflmelerdi elbette bunlar. Neler yap›labilir üzerine tart›flmalarda çeflitli öneriler getirildikten sonra s›ra Bar›fl Giriflimi’nin önerisine geldi:
42
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
¤ini, çeliflki ve çat›flmalar›n nas›l cereyan etti¤ini görmek istemiyor. Sorunu görmemek de¤il, esas sorun, gördü¤ü ve dile getirdi¤i noktada buna göre bir mücadele tarz› belirlemenin beraberinde zorunlu olarak gündeme gelecek olmas›d›r.
“Biz bu savafl› önleriz” Bu söz, kimilerince sloganlaflt›r›ld›, pankartlara, dövizlere tafl›nd›. Propagandif olarak kullan›lmas› bir noktaya kadar anlafl›labilir, s›radan insanlar› eylemlere katman›n bir ça¤r›s› olarak kullan›lm›flt›r denilebilir. Ama bu slogan› tespit edenlerin kafa yap›s› bu de¤il, bu tamamen ideolojik bir duruflun sonucu. Miad›n› dolduran sivil toplumcu, protestlikle s›n›rl› mücadele anlay›fl›nda ifadesini bulan bu durufl, “Savafla Hay›r” slogan›n› da ayn› zihniyetle kullan›yor. “Savafla Hay›rc›l›k” diye bir mücadele yoktur. Ya kendi iktidar›na karfl› mücadele edersin ya da bir gücün yede¤i durumuna düflersin. Nitekim, ülkemizde ve dünyada “Savafl Hay›r” eylemlerinin Avrupa emperyalistleri (ve bir noktaya kadar AKP iktidar›) taraf›ndan yedeklenmesi, kullan›lmas› bunun sonucudur. Çeliflkilere halklar-emperyalizm ekseninden bak›larak mücadele araç, yöntem ve sloganlar› buna göre tespit edilmedi¤inde bu kaç›n›lmaz oland›r. Susurluk sürecinde, yine ayn› kesimlerin “bir dakika karanl›k” eylemleri de ayn› gerçe¤i gözler önüne sermiflti. ‹cazetçilik de bu durumdan rahats›z de¤il, aksine istedi¤idir. “Biz bu savafl› önleriz” diyen bar›flç›lar, reformistler, AB solcular› emperyalizm gerçe¤ini, sermayenin geliflimi kanunlar›n› hiçe saymakta, en bilinen klasik
“Zaten uyuyam›yoruz. Uyumama eylemi yapal›m, bas›na da duyural›m. Gider gitmez evlerimizin cam›na dövizler, afifller asal›m.” Burjuva bas›ndan bir yazar ›fl›k söndürme eylemleri için, “tam bize göre, zahmetsiz, uzat ayaklar›n› açkapa” diyordu. Bar›fl Giriflimi san›r›z aç-kapa yapmay› da gereksiz bulmufl. Hala ne Amerikan sald›rganl›¤›n›n siyasi, halklar aç›s›ndan sonuçlar›n› anlam›fl bu kafa, ne de durumun ciddiyetine uygun bir ciddiyet ve sorumluluk tafl›yor. Bas›n, “200 kaliteli ayd›n cam›na yaz› asm›fl” deyip koflacak ve manfletlere ç›karacak zannediyor bu kafa. Zaten yapt›¤› bas›na ç›kmazsa, onu da k›ymetsiz görüyor. 51. say›m›zdan tekrarl›yoruz; “biraz ciddiyet ve sorumluluk lütfen”!
teorileri yok saymaktad›r. Burjuva bas›ndan kimileri, “bu süreci ancak Marksizm aç›klayabiliyor” derken, kendisine sosyalist, ilerici diyenler Marksizm-Leninizmin sermaye, tekeller ve savafl üzerine söylediklerini a¤›zlar›na almaktan ›srarla kaç›nm›fllard›r. Emperyalizmin küreselleflme teorileriyle beyinleri teslim al›nan bu kesimler, emperyalizmin, oligarflinin icazet s›n›rlar› içinde hareket ederken elbette Marksizmi, Leninizmi a¤›zlar›na alamazlard›. “Ak›ll› solcu” olmaya devam etmek zorundayd›lar. “Ak›ll› solcu” kafalardan üretildi, “biz bu savafl› önleriz” sloganlar›. B›rak›n devrimci olmay›, akl› bafl›nda bilim adamlar›n›n, demokratlar›n dahi “ne savafl›, ortada ABD sald›rganl›¤› var” dedi¤i ortamda, ülkemizde ve dünyadaki “ak›ll› solcular” öne ç›kard› “Savafla Hay›rc›l›¤›”. Amerikan›n imparatorluk sald›rganl›¤›n›n tekellerin pazar ç›karlar› için oldu¤u biliniyor. E¤er sen, tam da bu ç›karlara darbeler vuram›yor, bunal›mlar›n› derinlefltiremiyorsan, o savafl› önleyemezsin. Emperyalistler aras› dengeler, çat›flmalar farkl› sonuçlar ç›kar›r, savafl önlenir, bu ayr›d›r. Ki, bunda da sivil toplumcular›n “savafla hay›r” demelerinin pay› zaten yoktur. Elbette bunun anlam› gösterilerin, demokratik mücadelenin küçümsenmesi de¤ildir, söylenen, sadece bunlarla, dünya imparatorlu¤unu ilan eden bir gücün emperyal politikalar›ndan döndürülemeyece¤idir. Savafl› önleyemezsiniz, önlemedi. Ama her ülkenin devrimcisi, ilericisi, sosyalisti, anti-emperyalisti Amerikan sald›rganl›¤›na siyasi, askeri olarak destek veren, besleyen kendi iktidarlar›na karfl› halk›n iktidar› mücadelesini sürdürür. Savafllar›n önlenmesi bu iktidar savafllar›n›n sonuçlar›na göre belirlenebilir ancak. Bu kesimlerin iktidar perspektifinden uzak olufllar› nedeniyledir ki, önce hayaller üretir, sonra hayaller gerçe¤e çarp›p tuz buz olunca da y›lg›nlafl›r.
“Meclisi Sevenler” Konuflmayacak M›? Geçen haftaki yaz›m›zda belirtti¤imiz gibi, yan›lanlar›n en sorumsuzlar› “bar›flç›lar”, AB’ci demokrasicilerdi. Mecliste tezkerenin reddinin ard›ndan faflizmin meclisine sahip ç›kt›lar, meclise çiçekler gönderdiler. Hava sahas›n› açan tezkerenin yeniden meclise gelmesinden önce “Bar›fl Giriflimi” milletvekillerine yönelik bir ça¤r› haz›rlayarak flöyle dedi: “... Savafla ve iflgale hay›r derseniz: Arkan›zda biz var›z! Biz bar›fl için var›z!” Yan›lg› sürüyordu. TBMM, ezici bir ço¤unlukla tezkereye “evet” dedi. Türlü etkenlerle yaflanan 1 Mart “yol kazas›” böylece düzeltilmifl oldu. Peki “Bar›fl Giriflimi” hatas›n› düzeltecek mi? “Faflizmin meclisine sahip ç›kt›k, meflrulaflt›rmaya
çal›flt›k, hata ettik” diyecek mi? “Halkla ilgisi olmayan bir meclise, bizim meclisimiz diyerek sorumsuzluk, ciddiyetsizlik yapt›k” diyecek mi? Demiyecektir. Çünkü o bir “bar›flç›” olarak “üzerine düfleni” yapt›. Bu arada faflizmin meclisine övgüler dizilmifl, meflrulaflt›r›lmas›na hizmet edilmifl önemli mi! Zaten o sorumsuzlu¤unu kendisi anlatm›yor mu!
Faflizm Gerçe¤i ve “Kaliteli” Bar›flç›lar Peki “bar›flç›lar” gerçekten bar›flç› m›? Bizim gibi ülkelerde bar›flç›l›¤›n da bedeller istedi¤ini, faflizme karfl› (hangi mücadele biçimini benimsiyorsa onunla) mücadele etmesi demek oldu¤unu bu sayfalarda yazd›k. Filistin’de ‹srail dozerleri alt›nda ezilen Amerikal› da bir “bar›flç›yd›”. Siyasi olarak yanl›fl düflünmüfl olmas› bir yana, inand›¤› amac›n bedelini ödemeyi bir flekilde göze ald›. Peki bizim ülkemizdeki “bar›flç›lar” ne yapar? Sahi bu Bar›fl Giriflimi neden hep kapal› salon toplant›lar› yapar da soka¤a ç›kmaz? “‹nternet meydan›” yerine örne¤in Taksim meydan›nda niye hayk›rmaz? Ya da ülkemizdeki bar›flç›lar›n, mesela, 19 Aral›k günü hapishaneleri y›kan dozerlerin önüne dikildi¤ini gördünüz mü? Ya da ülkenin bütün hapishanelerinden kurflun sesleri gelirken o hapishanelerin önünü dolduran bar›flç›lar oldu mu? Filistin’e, Irak’a dayan›flma için, bombalar›n alt›na giden Bar›fl Giriflimcisi duydunuz mu? Hay›r bunlar›n hiçbiri olmad›. Olmad›¤› gibi, örne¤in F tiplerindeki vahflette, devletten çok direnen devrimcileri elefltirdiler. ‹nand›¤› dava u¤runa kendini feda edenlere, “mürid, tarikat” diye hakaret ettiler. Bunlar da yetmedi, F tiplerindeki zulme karfl› demokratik mücadele yürüten TAYAD’› ihbar ettiler. Tüm bunlar›n s›radan olmad›¤›n›, bir anlay›fl›n sonucu oldu¤unu söylemifltik. Bugün “savafl karfl›tl›¤›nda” da ayn› mant›k hakim. O mant›¤›, yaflam tarzlar›n›, mücadele anlay›fllar›n› anlayabilmek için kendi sözlerine baflvural›m. “Toplumsal Hareketler Konufluyor” isimli kitapta konuflan “STK temsilcilerinden” Bar›fl Giriflimi’nden ve ayn› zamanda ÖDP’nin de milletvekili aday› olan Oya Baydar “200 kadar kaliteli, düzeyli ayd›n›n sivil yurttafl”›n giriflimi oldu¤unu belirtti¤i Bar›fl Giriflimi’ne iliflkin flunlar› söylüyor: “Giriflim, emperyalizme ve emperyalist savafla karfl› de¤il, genel olarak savafla ve terörizme karfl›d›r... oldu¤unu, hakl› fliddet ve devrimci terör gibi söylemler ve tart›flmalar karfl›s›nda aç›k tav›r alan mutlak bar›flç› bir durufl... Hiçbir egemenli¤e, siyasete, ideolojiye, zora bulaflmamak ve karfl› ç›kmak...” (Toplumsal Hareketler Konufluyor, Leyla fianl›, Alan Yay›nc›l›k, Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
43
Ocak 2003) Bir baflka al›nt› da, “kaliteli ayd›nlar›n” yaflam tarz› ve “mücadelesine” iliflkin: “‹fl yürütme biriminde yer almaya, hele de iflin yöneticisi olmaya gelince herkes görevi birbirine ikram ediyor, birbirini zorluyordu. Çünkü herkesin vaktinin büyük bölümünü alan bir ifli, profesyonel bir u¤rafl›, tam zaman bar›flç›l›¤a uygun olmayan bir yaflam biçimi vard›.... Sorumluluk anlay›fllar›na dayanan bir yap› amaçlan›rken, etkin iflleyifle kavuflamayan, verimli ve sonuç al›c› olmayan keyfi bir yap› kuruldu ve henüz bu afl›lamad›.” (ayn› kitaptan sayfa 214 ve 215) Emperyalizme karfl› olmadan bar›flç›! Emperyalist savafla karfl› olmadan bar›flç›! ‹deolojisi, siyaseti olmayan bar›flç›! Sorumsuz bar›flç›! Kitab›n bir baflka yerinde kampanyalar›n›n bafl›na geleni anlat›rken sözünü etti¤i gibi, o konuda “devlet politikas›n›n farkl› oldu¤unun” ortaya ç›kmas›, Genelkurmay’›n kafl›n› çatmas› ile kampanyalar›n› unutan bar›flç›! Devletin icazetini almak için “farkl› olmamaya” özen gösteren bar›flç›!
‹slamc›n›n Yan›lg›s› Bir k›s›m islamc›lar “Türkiye destek vermezse savafl ç›kmaz” tezi üzerinden hareket etti. Son günde dahi, “ABD'nin Türkiye üzerinde ›srar›, 'savafl›n nas›l olsa ç›kaca¤›n›' de¤il, 'savafl›n Türkiye olmazsa ç›kamayaca¤›n›' ispat ediyor.” (Fehmi Koru) tespitlerinde ›srar edildi. Ve bu noktada AKP’nin Amerika’ya destek vermemesine umut ba¤land›. Kuflkusuz, Amerika’n›n Irak halk›na sald›rmas›na karfl› samimi duygular tafl›yorlard›. (Müslüman olmasa, ayn› flekilde karfl› ç›karlar m›yd› sorusu ayr› bir tart›flmad›r.) Ama yan›ld›lar. Yan›lg›n›n kayna¤›nda AKP’nin yanl›fl de¤erlendirilmesinde ifadesini bulan yanl›fl islamc› bak›fl aç›s› ve emperyalizmi tan›mama vard›. Belirtelim ki, emperyalizmi tan›mak, Bush’un ne kadar “ç›ld›rm›fl” oldu¤unu, ABD’yi “yahudilerin yönetti¤ini” söylemek de¤ildir. Emperyalizmi tan›mak esas olarak s›n›flar gerçe¤ini, sermayenin yasalar›n› tan›makt›r. Reformist sola iliflkin yaz›m›zda buna de¤indi¤imiz için burada girmiyoruz. Esas olarak bu kesimlerin sorunu islamc› bak›fl aç›s›n›n sorunudur. AKP’nin pazarl›k pay›n› yükseltmek, alaca¤› kredilerle, Amerikan deste¤i ile koltu¤unu korumak ve
44
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
“Her türlü fliddete karfl› olmak” ad›na devrimci mücadeleye, Amerika’ya, oligarfliye karfl› olmaktan daha çok karfl› olan bar›flç›! B›rak›n “dozerlerin önüne dikilmeyi”, kurulu düzen yaflam›ndan, zaman›ndan dahi fedakarl›k yapamayan ak›ll› solculu¤u, “tembellik hakk›”n› anlay›fl olarak savunan ÖDP-DY’den tan›yoruz. “Komünist” bir derginin yazar›n›n solculu¤u gibi, “çocu¤un okulu, yetiflilecek paneller, araban›n tamiri” çerçevesinde flekillenen yaflam›na bakmadan, “kaliteli ayd›nlar›n” “yaz tatillerine ç›kmas›” nedeniyle kampanyalar›n› dahi sürdürememesini sorgulamadan, can›n› feda edenlere dil uzatan bar›flç›l›¤›n halka, mücadeleye karfl› sorumluluk duymas› mümkün mü? Yukar›daki listeyi kendi yaz› ve aç›klamalar›ndan uzatabiliriz de, ama gereksiz. Bunlar›n hiçbirinin b›rak›n solculu¤u, sosyalistli¤i, ilericili¤i demokratl›k dahi oldu¤u tart›flmal›d›r ve en baflta kendileri taraf›ndan tart›fl›lmal›d›r! Bu kafan›n yan›lmas› kadar ola¤an bir fley olamaz. O, AB’nin demokrasi getirece¤ini bekleyerek yan›l›r, TBMM’den “bar›flç›l›k”, yurtseverlik bekleyerek yan›l›r, emperyalizmin de¤iflti¤ini söyler yan›l›r... Yan›lmamak ola¤anüstülüktür onlar için!
daha say›labilecek kimi nedenlerden dolay› yapt›¤› manevralara büyük anlamlar vehmedildi. “Bizim partimiz, bizim iktidar›m›z” denildi AKP için. Fehmi Koru ve Yeni fiafak gazetesi çevresinde en aç›k ortaya ç›kan haliyle, gerçek yads›narak, umut edilen gerçe¤in yerine konuldu. AKP direniyordu, iyi politika yap›yordu, geçit vermiyordu, bar›fl giriflimlerinde bulunuyor savafla karfl› ç›k›yordu... vs. denildi. Oysa AKP daha iktidar olurken emperyalizme ve sermayeye güven vererek iktidar oldu. Elbette onlar›n istedi¤i politikalar› uygulayacak. Uygularken yaflanan kimi sanc›lar, parti içi dengeler “sürprizler” yaflanabilir, ama bu gerçe¤i de¤ifltirmez. En nihayet AKP’nin yeri bellidir. Diyelim ki, AKP, islamc›lar›n görmek istedi¤i niteliklere sahip olmufl olsun ve ABD’ye “hay›r” demifl olsun. Peki sonras›? Askeri, ekonomik olarak ABD’ye ba¤›ml› bir düzen gerçe¤i dikilecek karfl›s›na. ‹lk önce “piyasan›n tokad›” gelecek, ard›ndan öteki uyar› ve darbeler... O zaman sorun “bu düzende anti-amerikanc› bir iktidar nas›l olur, olabilir mi” sorusuna cevap vermek gerekiyor. Sorunun cevab› AKP iktidar›n›n niteli¤ini de ortaya ç›karacak, düzeniçi islamc›l›k da tart›fl›lmak zorunda kal›nacakt›r. Bundan kaç›ld›¤› noktada yan›lg›lar›n ard› arkas› kesilmeyecektir.
‹slamc›lar karar vermeli:
Ya AKP’ye karfl› mücadele; Ya AKP’yle utangaç ortakl›k! ‹slamc›lar (kendilerini hiçbir zaman AKP ile ayn› yerde tarif etmeyenler d›fl›nda) ayn› safta yer ald›klar›, dün destekleyip iktidara tafl›d›klar› AKP karfl›s›nda s›navdad›r. ‹slamc› camiadan bir yazar dünya tablosunu, Amerikan sald›rganl›¤›n› özetleyip yaz›s›n›n sonunda soruyor; “Bakal›m insanl›k nas›l bir s›nav verecek?” Ayn› soruyu islamc›lara AKP karfl›s›ndaki konumlar› için, gerçeklere gözlerini kapamayan herkes soruyor; bakal›m islamc›lar AKP iktidar› karfl›s›nda nas›l bir s›nav verecek? “Zulme karfl› direnece¤iz” diyenler, AKP’ye karfl› tav›rlar›n› netlefltirmelidirler. Hem elefltirip hem yan›nda durmak, zulüm politikalar›n›n sürdürücüsüne güç vermekten baflka bir anlam tafl›mamaktad›r. Ya Amerikan iflbirlikçisi AKP iktidar›n›n yan›nda ya da karfl›s›nda. ABD’ye karfl› ç›k›p AKP’yi desteklemek, elefltiriyor gibi yap›p ayn› safta yer almak tutars›zl›kt›r, açmazd›r. Bu açmazdan ç›kamayanlar, zulme karfl›, hak ve özgürlüklerden yana bir çizginin savunucusu olamazlar. Bütün islamc› çevreler, AKP’nin islamla ilgisinin olmad›¤›n› görmeli ve bunu ilan edebilmelidirler.
YÖK’ün ‹kna Odalar›ndan AKP’nin ‹kna Odalar›na YÖK türbanl› ö¤rencilerin türbanlar›n› ç›karmalar› için “ikna odalar›” kurmufl ve belli oranda “baflar›l›” da olmufltu. ‹nsanlar› inançlar›ndan, inand›klar› gibi yaflamaktan vazgeçirmek için kullan›lan zorbal›¤›n bir biçimiydi “ikna odalar›”. Ayn› “ikna odalar›” flimdi AKP’nin hizmetinde. 19 Mart tarihli bas›ndan aktaral›m:
“AKP, ikinci kez tezkerenin reddedilmesinin önüne geçmek için ‘retçi’ milletvekillerini iknaya çal›fl›yor. Bu amaçla, Genel Merkez’de retçileri iknaya yönelik “ikna odalar›” faaliyete geçti. ‹lk tezkereye ret oyu kullanan
Oligarflik düzende, hiç bir hükümetin gerçekten iktidar olamad›¤›, güç ve yetkinin Genelkurmay’da olmas›, AKP’nin sorumlulu¤unu hiç bir biçimde azaltmaz. Çeflitli islamc› kesimler bu düzen gerçe¤ini, AKP’nin gerçek niteli¤iyle yüzleflmekten kaçmak için kullan›yorlar. ABD’ye uflakl›ktan, IMF’yle yap›lan anlaflmalardan ya “askeri” ya bürokratlar› sorumlu tutarak, AKP’nin bunlarda bir günah› olmad›¤›n› ima etmeye veya düpedüz kan›tlamaya çal›fl›yorlar. Bununla kendilerini de, islamc› taban› da bir süre daha oyalayabilirler. Fakat bu da AKP iktidar›n›n iflbirlikçilik ve zulüm suçunun sorumlulu¤una ortak olmalar› gerçe¤ini de¤ifltirmez.
AKP nas›l iktidar oldu? ‹slamc›lar›n en baflta sormas› gereken soru budur. Bunun cevab› ortaya konuldu¤unda “AKP’nin niteli¤i” de a盤a ç›km›fl olacakt›r. AKP, 28 fiubat sonras› “ayr›l›¤›yla”, emperyalizm ve oligarfli ad›na iktidar olmaya talip olmufltur. ‹flin do¤rusu, bunu çok fazla da gizlememifltir. Sadece bunu aç›kça söylerken, Refah Partisi taban›n› elinde tutabilmek için de araya “din istismarc›l›¤›n›n” klasik sloganlar›n›, sözlerini yerlefltirmifltir. TÜS‹AD’›n deste¤i nas›l oldu? 28 fiubat destekçisi and›çlar›n medyas› nas›l ve neden AKP’ye destek verdi, onun
milletvekilleri gruplar halinde genel baflkan yard›mc›lar›n›n görev ald›¤› ‘ikna odalar›’na davet edildi...” Amaç ayn›, zihniyet ayn›; flu veya bu nedenle inand›klar› gibi oylar›n› kullanan milletvekillerinin inançlar›n›n de¤ifltirilmesi, inançlar›na ihanet etmelerinin sa¤lanmas› için çal›fl›yor AKP. Peki “ikna” için, bas›nda yazan “tezkerenin neden ç›kmas› gerekti¤ine iliflkin” malum gerekçeleri mi anlat›yorlar, milletvekillerinin bilmedikleri bir fley mi var bu konuda? Hay›r. “‹kna odalar›”n›n hikmeti de burada. YÖK’ün “yoksa okuldan at›l›rs›n” tehditlerinin, AKP’nin ikna odalar›nda mesela “yoksa koltuktan olursun, flundan faydalanamaz, bundan mahrum olursun”a dönüfltü¤ünden emin olabilirsiniz. “‹kna odalar›” kürsülerde, halk›n karfl›s›nda aç›kça söylenemeyeceklerin, zorbal›¤› gizlemenin arac›d›r. AKP devlet politikas›n› ö¤renmeye devam ediyor...
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
45
propagandas›n› yapt›? AKP’nin düzenle ters düflmeyece¤i konusunda asgari bir güven duymasalar, bu deste¤i vermeyeceklerdi elbette. Seçimler yaklaflt›¤›nda da esas›nda AKP’nin niteli¤ini görmek için öyle çok uzun boylu tahliller gerekmiyordu. IMF program›, AB üyeli¤i, türban gibi konulardaki aç›klamalar›yla, nas›l bir iktidar olaca¤› belliydi. AKP’nin halk›n önemli bir bölümünün öfkesinin, hoflnutsuzlu¤unun temsilcisi görünümünü yaratmas›, tümüyle “sanal”d›, di¤er düzen partilerinin erimiflli¤i koflullar›nda gerçekleflen bir yönelimdi. Bu noktadan hareketle yap›lan “sosyolojik AKP tahlilleri”, soyut, Türkiye gerçeklerinden, faflizm ve ba¤›ml›l›k gerçe¤inden uzak tahlillerdi. Nitekim, o “tahlillerin” hepsi aradan bir kaç ay bile geçmeden çöpe at›ld›.
“Emperyalizmin ve oligarflinin bir partisi”nde “ehven-i fler” aramak, kendini kand›rmakt›r Solun bir kesimi, nas›l hala CHP’den vazgeçemiyorsa, islamc› kesimlerin bir ço¤u da AKP’ye öyle bak›yor; ondan vazgeçemiyor. Düflünün; bu ülkede en büyük katliamlar, Marafl katliam›, Sivas katliam› CHP’li kadrolar›n yönetimde oldu¤u dönemlerde olmufl; say›s›z IMF paketi onlar›n imzas›yla yürürlü¤e konulmufl; ama baflta bu katliamlardan en büyük zarar› gören Alevi halk›m›z olmak üzere, ayd›nlar, sendikac›lar, çeflitli odalar ve üyeleri, ondan bir türlü kopam›yor. Adeta niteli¤ini bile bile seçim döneminde “kötünün iyisi” diyerek yine gidip ona oy veriyor. Ayn› fley gerçekte MSP çizgisi için de geçerlidir. ‹ktidar olduklar› her dönem, emperyalizmin ve oligarflinin politikalar›n› eksiksiz uygulamaya devam etmifl, hatta hapishane katliamlar›, ‹srail’le anlaflmalar gibi, di¤er düzen partilerini geride b›rakan icraatlara imza atm›fllard›r. Ama islamc› çevrelerin büyük bölümünde, bu “iktidar” dönemleri neredey-
“Omurgas›zl›k!” Daha önce reddedilen tezkerenin tekrar TBMM gündemine getirilmesi üzerine, gazeteciler Bülent Ar›nç’a tavr›n›n ne olaca¤›n› sorduklar›nda flu k›sa cevab› verdi: “Ben omurgas›z de¤ilim!” Bunun anlam›, tezkereye evet diyeceklerin omurgas›z oldu¤uydu. Ar›nç’›n ne kadar “omurgal›” oldu¤u da tart›fl›l›r; Ge-
46
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
se hiç elefltirilmemifl, sorgulanmam›flt›r. ‹ster FP, ister AKP olsun, “islamc›” düzen partilerinin islamc›l›¤›, belli bir taban› elde tutma istismarc›l›¤›na dönüflmüfltür, s›n›fsal planda, emperyalizmin dünya düzeninin, iflbirlikçi tekelci burjuvazinin ç›karlar›n›n savunucusu ve bunun devam› olarak da faflizmin sürdürücüsüdürler. Bugüne kadar böyle oldular, AKP de ayn› çizgide iktidar olmay› sürdürüyor, yar›n bir baflka “islamc›” düzen partisinin yapaca¤› da bundan farkl› olmayacakt›r.
AKP karfl›s›nda netleflmeniz, mücadele ve birlik konusunda netleflmenizdir! ‹slamc›lar, bu ç›plak olguyu görmek, “s›n›f gerçe¤i”ne dönmek durumundad›r. Ahmet Hakan’›n kendisi hangi çizgide olursa olsun, flu sözleri kuflkusuz “islamc› muhasebe” için de kayda de¤erdir. “Sa¤c› politikac›lar›n dine ve dindarlara olan yak›nl›klar› her zaman bir yere kadard›r. ‹fl s›n›fsal meselelere gelince bütün büyü bozulur.” (Ahmet Hakan, 9 Mart 2003 Sabah) ‹slamc› tüm çevreler art›k emperyalizmin ve oligarflinin baz› partilerinin “islamc›l›k” büyüsünden kurtulmal›d›rlar. Ya oligarflinin iktidar›n›n yan›nda ya da karfl›s›nda olunacakt›r. AKP’yi desteklemek, oligarflinin iktidar›n›n yan›nda olmakt›r. Karfl›s›ndaysan›z, devrimcilerle birlikte olmak durumundas›n›z. Samimi anti-Amerikanc›lar, zulme karfl› olanlar; zulüm iktidar›na karfl› birlikte olmal›y›z. “Yar›n flunda anlaflamay›z, bunda ayn› düflünmeyiz” kayg›lar›yla da hareket edilmemelidir. Ayr› düflünülen yerde ayr›l›n›r. Bunda yanl›fl bir fley de yoktur. Ama bugün zulme karfl› direnmekte, Amerikan emperyalizminin imparatorlu¤una karfl› ç›kmakta, zulmün ve Amerikanc›l›¤›n ülkemizdeki temsilcisi, yürütücüsü olarak AKP’ye karfl› mücadelede kararl› ve tutarl› olunacaksa, bunda hemfikir olanlar, pratikte de birlikte olabilirler ve olmal›d›rlar. nelkurmay’la iliflkilerinde hiç de öyle durmuyor çünkü. Ama sorun Ar›nç sorunu olmaktan ötededir; islamc› gelenek, nas›l bu kadar omurgas›z üretiyor? “Takiyyecilik” gelene¤inin bunda pay› nedir? ‹slam›n “en kat›” yorumunu savunur görünen Hizbullah gibileri, MTTB gibi islamc›lar›n yönetimindeki örgütler, nas›l kontrgerilla devletiyle bu kadar kolay bütünleflebiliyorlar? Omurgas›zl›¤›n kayna¤›, düzenden kopamamakt›r. ‹slamc›lar, AKP karfl›s›ndaki tav›rlar›n› bir de bu aç›dan gözden geçirmelidirler.
ajanlar›yla istihbaratlar toplay›p ABD’ye teslim ediyor, Amerika “tamam senin iflin bitti ç›k Irak’tan” demesinin ertesi günü denetçiler görülmedik bir h›zla ç›k›p, buyurun bombalay›n diyor. Ondan sonra da gelsin “insani yard›m”. Oligarfli de Kuzey Irak’a “insani yard›m” yalan›yla girmek, Kürt halk›n› katletmek, Kuzey Irak topraklar›n› iflgal etmek istiyor. Efendisi Amerika’dan ö¤reniyor. Amerika da Irak halk›n›n tepesine bombalar ya¤d›rmadan önce “size ilaç verece¤iz” diye dalga geçer gibi aç›klamalar yap›yor.
Irak’› Alt›n Tepside Amerika’ya Sunan BM BM’den ikinci bir karar ç›karmaya gerek görmeyerek, daha do¤rusu böyle bir karar ç›karamayaca¤›n› anlayarak sald›r›y› bafllatan Amerika, ayn› zamanda BM gerçe¤ini de gözler önüne seriyor. BM’nin “uluslararas›” alanda hiçbir ifllevinin olmad›¤›, Amerikan sald›rganl›¤›n› meflrulaflt›rd›¤› sürece varolabilece¤i bir kez daha ortaya ç›kt›. Halklar nezdinde zaten hiçbir meflrulu¤u olmayan, emperyalistlerin onay kurumu olan BM, böylece “uluslararas› kamuoyu” dedikleri resmi devletler nezdinde de ciddi olarak tart›flmal› duruma geldi.
‹nsani Yard›m Maskaral›¤› Sald›r›n›n eli kula¤›ndayken, ABD’nin takmad›¤› BM’nin genel sekreteri Kofi Annan a¤l›yor; “Size yalvar›yorum, bari ekonomik yard›m yap›n, oradakilere insani yard›m yapmak zorunday›z...” Amerika sald›rs›n, sen Amerika’ya karfl› tek bir karar alma, yapt›r›m uygulamay› akl›ndan dahi geçirme, ondan sonra Amerika’n›n yak›p y›kt›klar›ndan geriye kalanlara “insani yard›m...” Böylece BM, nas›l da insanc›l, nas›l da ifllevli oldu¤unu mu göstermifl oluyor? Elbette Amerika’ya karfl› tek bir karar alamaz BM. Annan’›n a¤lamas›, BM’yi ekonomik olarak ayakta tutan›n da ABD oldu¤unun göstergesi. Deste¤i çekti¤inde o meflhur “insani yard›mlar›n›” dahi yapamaz durumda. “‹nsani yard›m”, emperyalistlerin dilinde, katliam›n üzerini örtmenin, tepkiyi yat›flt›rman›n bir arac› haline geldi. Her türlü hukuksuzlu¤un, katliamc›l›¤›n tül perdesi gibi. BM, Irak’› silahs›zland›rma ad›na alt›n tepside sundu Irak’›. BM denetçileri Irak’a gidiyor, flu silah› yok et, bu füzeyi imha et diye diye silahlar›n›n ço¤unu yok ediyor,
Yurtd›fl›ndan
HAMBURG’DA GÖSTER‹ Dünya tutsaklar günü nedeniyle Hamburg’da gösteri düzenlendi. Miting Cephe tutsa¤› ‹lhan Yelkovan’›n da bulundu¤u Fuhlsbüttel hapishanesinin önünde yap›l›rken, TAYAD Komite de ölüm orucunu anlatan bildiri okudu mitingte. ‹zolasyon iflkencesine karfl› ç›k›lan mitine Alman gruplar da kat›ld›.
Göçmen Yasas› Toplant›s› Londra Anadolu Halk Kültür Merkezi’nde “Terörizm Act 2000” isimli yasa ve ilticac›lara ve göçmenlere iliflkin yasadaki son de¤ifliklikler ile ilgili bilgilendirme toplant›s› düzenlendi. 16 Mart günü toplant›ya 70 kifli kat›l›rken, yasa hakk›nda bilgileri 'Hackney Refugee M›grant Group' isimli grup verdi ve mültecilerin yaflad›¤› sorunlar› dinledi. Dile getirilen bask›lar genel olarak, ‹ngiliz hükümetinin 11 Eylül sonras› mültecileri adeta düflman ilan etmesi noktas›nda toplan›rken, sorunlar›n çözümü için yap›lan baflvurulard›n sonuçsuz kald›¤› dile getirildi. Terörizm Act 2000 yasas›n›n, insan haklar›na sald›r› ve anti demokratik bir yasa oldu¤u belirtilen toplant›da “bu yasa ile en insani hakk›n aranmas›, sorulmas› terörist olarak nitelendirilip bask› alt›nda tutulmaya yetiyor, kazan›lm›fl haklar gaspediliyor” denildi. Örnek olarak ise, 11 Aral›k 2002 tarihinde gözalt›na al›nan Türkiyeli devrimcilerin yaflad›klar› dile getirildi.
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
47
dünyadan Bir emperyalist iflbirlikçinin sonu ve emperyalizmin “huzur ve istikrar”› S›rbistan Baflbakan› Zoran Cinciç geçti¤imiz hafta u¤rad›¤› silahl› sald›r› sonucu öldürülmüfltü. Cinciç’i kimin, neden öldürdü¤üne iliflkin S›rbistan resmi kaynaklar›n›n aç›klamas› d›fl›nda netleflen bir durum olmasa da, CinEmperyalistlerle iflbirli- ciç’in tasfiyesi, bulundu¤u maka¤i yapt›, Yugoslavya’n›n ma nas›l yükseldi¤i ve parçalanan parçalanmas›nda Yugoslavya’dan bugün geriye kaönemli rol oynad›, kendi devlet baflkan›n› do- lan ülkecikler gerçe¤i eylemi kilar karfl›l›¤› satt›... ve öl- min yapt›¤›n›n ötesinde sonuçlar› ifade ediyor. Ancak, burjuva meddürüldü... yan›n Amerikanc›lar›ndan Ertu¤rul Özkök’ün eylemin “geliyorum” dedi¤ini belirtti¤i yaz›s›nda, bunun göstergesi olarak, Miloseviç’in mahkemesinin bütün Tv kanallar›nda canl› yay›nlanmaya ve reyting rekorlar› k›rmaya bafllad›¤› yönündeki üzüntüsünü hat›rlatmakta yarar var. C‹NC‹Ç K‹MD‹R? Cinciç’in öldürülmesine en çok üzülen Avrupa ve ABD emperyalistleri oldu. Avrupa ve ABD bas›n›, “reformcu” dedi¤i Cinciç’in öldürülmesinin ard›ndan neredeyse a¤›tlar yakt›. Örne¤in, Washington Post olay›, “Washington’un bu ülkedeki en güçlü siyasi müttefikinin tasfiyesi” olarak de¤erlendirdi ve Miloseviç’in devrilmesi ile bafllayan sürecin tamamlanmad›¤›n› gösterdi¤ini yazd›. Resmi “üzüntüler” ABD, BM, AG‹T, Fransa, Almanya ve ‹ngiltere gibi bütün emperyalistlerden gelirken, Miloseviç’i “yarg›layan” mahkemenin Baflsavc›s› Carla Del Ponte, “Cinciç bizimle iflbirli¤i içine giren ilk yandafl›m›zd›, bize yard›m etmek için çok çal›flt›” dedi. Washington Post’un Cinciç’in ABD ile iflbirli¤i yapmak için halk›n nefretini toplamaktan çekinmedi¤ini belirtmesi bile Cinciç’in kim oldu¤unu anlatmaya yeterlidir. Miloseviç iktidar›n›n devrilmesinde, medya kampanyal› karfl› devrimin gerçeklefltirilmesinde önemli rol oynad›. En son olarak da kendi devlet baflkan›n› dolar karfl›l›¤› satan adam olarak tarihe geçti. Eylem hangi nedenle yap›lm›fl olursa olsun, zeminini Cinciç’in iflbirlikçili¤i haz›rlad›. Halklar ülkesini satan kim olursa olsun affetmiyor. H‹ÇB‹R fiEY‹ ÇÖZEMED‹LER Balkanlar›n bombalanmas›, Yugoslavya’n›n parçalanmas›, eksi¤i gedi¤i ile emperyalistlere kafa 48
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
tutan Miloseviç’in tutuklanmas› ile her fleyi halletti¤ini, Balkanlar’da denetimi sa¤lad›¤›n› ilan etmiflti. Siyasi, ekonomik, askeri olarak k›smen olabilir, ama Cinciç’in ölümü ve süren çat›flmalar halklar cephesinden durumun hiç de böyle olmad›¤›n› gösteriyor. Emperyalizmin Balkanlara götürdü¤ü “huzur ve istikrar”, kan, gözyafl›, huzursuzluk ve istikrars›zl›k demektir. Emperyalist bas›n›n dedi¤i gibi, “süreç tamamlanmam›flt›r”.
D›flta Amerikanc›l›k, ‹çte Bask› ve Yasak ‹spanya Yüksek Mahkemesi, hükümetin baflvurusu ile Bask partisi Batasuna’y› temelli kapatt›. Daha önce 3 y›ll›¤›na kapat›lmas› yüzbinlerin protestosuyla karfl›laflan Batasuna Partisi bu kararla tamamen kapat›lm›fl oldu. Karardaki gerekçe de çok tan›d›k idi; Batasuna’n›n “ETA örgütüne yak›nl›¤›” gerekçe gösterildi. Türkiye’den ‹spanya’ya, ABD iflbirlikçileri içeride “cephe gerisini tahkim etme” ad›na bask›lar›n› bu süreçte daha da yo¤unlaflt›r›yor. Amerikanc›l›k bask›ya, teröre baflvurmadan yap›lamaz. Oligarfli HADEP’i kapat›yor, ‹spanya Batasuna’y›. Gerekçeler ayn›; “terör”. Bu, Amerika’n›n yaratt›¤› “standart”, “Terör” denilen yerde tüm hak ve özgürlüklerin yokedilmesi normal. ‹spanya, önceki karar›n ard›ndan, AB’nin “‹spanya’n›n içiflleridir, biz yorum yapmay›z” aç›klamas›, ABD’nin “‹spanya’n›n karar›n› destekliyoruz” aç›klamas› ile güç ald›, yüzbinlerin tepkisine, hukuki temeli olmamas›na ra¤men böylesine pervas›z davranabiliyor. AB, ifline geldi¤inde içifllerine, hatta rejimine kar›flmad›k ülke b›rakm›yor, sözkonusu olan yurtsever bir partinin kapat›lmas› olunca birden “içiflleri”ni hat›rl›yordu. “Kopenhag kriterleri”nde herhangi bir ülkedeki ezilen, az›nl›k ulus ve milliyetlerin örgütlenme, kendi ulusal kimliklerini savunma, ba¤›ms›zl›klar›n› savunma haklar› yok demek ki. O kriterlerin k›stas› tekellerin ç›karlar›ndan ibaretti. Batasuna’n›n kapat›lmas› AB demokrasisine örnektir. Ayn› AB, HADEP kapat›lmas›nda da sesini ç›karmad›. Döneme göre tepki, döneme göre onay. Emperyalist demokrasi bu!
bas›n tv
KIRILIR YALANIN ÇARKI
Bush’un ‘a¤›z tad›’ Irakl› çocuklar›n etidir ‹deolojik olarak beynin çarp›t›lmas› sonucu, emperyalizmin demokrasi masallar›na inan›p Amerikan propagandas› yapmak bir noktaya kadar anlafl›labilir ve deyim yerindeyse iflah edilebilir bir durumdur. ‹skenderun aç›klar›nda bekleyen Amerikan gemilerindeki Yankee’lerin “moralini” düflünmek, Bush’un “a¤›z tad›”n›n derdine düflmek ise, art›k iflah olmaz bir Amerikanc›l›¤›n, kat›ks›z bir Amerikan muhripli¤inin delaletidir. Genel yay›n yönetmeni Ertu¤rul Özkök’ün “Yankee’lerin moralini” dert edindi¤i Hürriyet’in bir baflka yazar›, M. Ali Birand da bak›n neyi dert edinmifl; “Türk-Amerikan iliflkileri son anda kurtar›ld›... Hafta sonu Türkiye mezarl›¤a benziyordu... Herkesin suratlar› as›kt›... Tezkere istedikleri gibi ç›ksa dahi, Bush yönetiminin a¤z›nda art›k buruk bir tad kalacakt›r.” (19 Mart, Hürriyet)
“Herkes” dedi¤ine önce aç›kl›k getirelim; say›lar› bir elin parmaklar›n› geçmeyen Amerikanc›lar oluyor bu “herkes”. 70 milyon halk m›; onlar›n ço¤u zaten bu “demokrat” kafa için kaale al›nmamas› gereken çulsuzlar, “azg›n”lar. Peki yukar›daki sat›rlarda gazetecilik, ayd›nl›k, demokratl›k ad›na tek bir kelime bulmak mümkün mü? Resmen Amerika ad›na konufluyor. Duygular›yla, kalemiyle, bütün benli¤iyle tam bir Amerikan muhribi. Bush’un “a¤›z tad›”n›n derdi neden Birand’a düfltü acaba? Bush’un “a¤›z tad›”n›n, katledilecek Irakl› çocuklar›n bombalarla yanm›fl eti, bombard›man alt›nda do¤urmamak için erken do¤um s›ras›na giren Irakl› kad›nlar›n nükleer silahlarla büzüflmüfl teni oldu¤unu art›k bütün dünya biliyor. Elbette Birand da çok iyi biliyor, ama onun Irakl›lar umurunda de¤il, o “real politik” ile ilgili ya, Bush’un “a¤›z tad›” buna dahil! Powell’in. dünyan›n alay etti¤i internetten çal›nma BM’deki yalanlar›n› heyecanla alk›fllamaktan utanmad›, flimdi de Bush’un “a¤›z tad›”. Do¤an medya gazetelerinin köflelerinde ayn› duygular› paylaflan sadece o de¤il. Ayd›n Do¤an’›n solcular okusun diye ç›kard›¤› Radikal’in yay›n yönetmeni ‹smet Berkan da tespit yapar havas›nda, art›k “Türk-Amerikan iliflkilerinde hiçbir fleyin eskisi gibi olmayaca¤›n›” (18 Mart, Radikal) söyleyerek üzüntüsünü dile getiriyor.
Ç‹ZG‹YLE
Ekmek ve Adalet / 23 Mart 2003 / Say› 53
49
kahramanlar ölmez
Recai D‹NÇEL
‹brahim Yalç›n ARKAN
fiehitlik tarihi: 21 Mart 1996 fiehit düfltü¤ü yer: Hatay-Yaylada¤ Yefliltepe köyü fiehit düflme flekli: Antakya’da devrimci mücadele içinde yer alan Devrim As- Yaflar Devrim ASLAN lan, mücadelesini farkl› bir alana tafl›mak üzere s›n›rdan geçifl yaparken katledildi.
Avni TURAN
fiehitlik tarihi: 24 Mart 1993 fiehit düfltükleri yer:‹stanbul Bahçelievler fiehit düflme flekli:Devrimci hareketin çeflitli alanlarda sorumluluklar› olan yönetici kadrolar›ndand›lar. Darbe ihanetinin yolaçt›¤› tahribat›n onar›lmas›nda yer almak üzere ‹stanbul’a geldiler. Kald›klar› evde ölüm mangalar› taraf›ndan kuflat›ld›lar. 4.5 saat süren çat›flma boyunca marfl ve sloganlar› hiç susmad›. Geleneklerimize yeni bir halka ekleyerek ölümsüzlefltiler.
fiehitlik tarihi: 25 Mart 1997 fiehit düfltü¤ü yer: Almanya Frankfurt fiehit düflme flekli: DHKP-C taraftar›yd›, flehitleri anma gecesinin haz›rl›klar›n›n yap›ld›¤› s›rada beynindeki urun yolaçt›¤› Cahit Ç‹FTEC‹ ani bir rahats›zl›k sonucu aram›zdan ayr›ld›.
Da¤lar›n flahinleri Gökçe fiAH‹N, birli¤in komutan›yd›. Temmuz 1998’de kat›lm›flt› Karadeniz Birli¤i’ne. Yaklafl›k 4 y›ld›r da¤lardayd›. Dev-Gençliydi, hak, özgürlük isteyen, YÖK’ün robotlar›ndan biri olmay› reddeden isyankar bir ö¤renci oldu¤u için okuldan at›ld›. Ayn› dönemde tutsak düfltü; o hapishanenin kap›s›ndan içeri ad›m›n› att›¤› gün, bir baflka hapishanede, Buca’da katliam yap›l›yordu.
Gökçe fiAH‹N
fiengül GÜLSOY
fiehitlik tarihi: 20 Mart 2002 fiehit düfltükleri yer: Ordu-Ünye Yeflilkent beldesi fiehit düflme flekli: Karadeniz gerilla birli¤ine ba¤l› Turan fiAH‹N bir grup olarak k›rlarda faaliyet sürdürürken, jandarma özel timleri ile ç›kan çat›flmada flehit düfltüler.
Tahliye olduktan sonra, mücadelesini ancak eskisinden farkl› bir biçimde sürdürebilece¤i gerçe¤iyle karfl›laflt›¤›nda, bir tereddüt yaflad›. Böyle durumlarda hep oldu¤u gibi, “ya devrim, ya düzen kazanacakt›”. Sonras› flöyle geliflti kendi anlat›m›yla: “Hay›r dedim kendime. Kesinlikle... Ben, Birtan’›n, Berdan›’n, Sinanlar›n, Niyazilerin yüzüne gönül rahatl›¤›yla bakmak istiyorum...” fiehitlerimiz yol göstericisiydi onun da. Tereddütsüz kufland› halk kurtulufl savaflç›lar›n›n üniformas›n›. Konfeksiyon iflçisi fiengül GÜLSOY, 1995’te Cephe’nin 1 May›s kortejinde kat›larak yapt›¤› tercihinin sonucunda, arada say›s›z eylemler, gözalt›lar yaflad›ktan sonra, 1998’de Gökçeyle ayn› y›l, Karadeniz da¤lar›na ç›kt›. Çok istiyordu bunu; “fiehirde Sibel gibi savaflç› olmak, Ali R›za Kurt gibi, direniflte Sabahatlar gibi olmak isterim” diyordu. fiehitleri ö¤retmeniydi onun da. Turan fiAH‹N, ikisinden bir y›l daha önce gelmiflti da¤lara. Oysa en gençleriydi. Gerillaya kat›lmay› istedi¤inde kabul edilmedi önce; çünkü yafl› henüz 13’tü. Ailesi taraf›ndan ‹stanbul’a gönderildi. Dört y›l bir iflçi olarak çal›flt› ‹stanbul’da. Bir de ‹stanbul’daki sömürüyü, zulmü, adaletsizli¤i görünce, gerillaya kat›lma iste¤i daha da kesinleflti. 1997 Ekim’inde gerillaya kat›ld›. Ba¤›ms›zl›k, demokrasi, sosyalizm bayra¤› onlarla dalgaland› ülkemizin da¤lar›nda.