Haftal›k Dergi Say›: 46 2 fiubat 2003
Irak halk›n› savunmak,
F‹YAT (KDV Dahil) 750 000 EUROPE: 3 EURO
Emperyalizme ve Oligarfliye karfl› ç›kmakt›r!
www.ekmekveadalet.com
Ba¤›ms›zl›¤› savunmak Emperyalizme ve Oligarfliye karfl› ç›kmakt›r!
O 26 Ocak 2003 ‹stanbul Beyaz›t
ÜSLER KAPATILSIN! TECR‹T KALDIRILSIN! www.ekmekveadalet.com
info@ekmekveadalet.com
B‹R SUSURLUKÇU Amerika Irak’a saldırı hazırlıklarını Tür kiy e topr aklarında sürdürüyor!
AKP iktidar› ABD iflbirlikçisidir
Foto¤raflarla Tarihimiz
BAfiBAKANLIK ÖNÜ
tablo, AÇLIK VE ZULÜM ülkesi oldu¤umuzu anlatmaya yeter. AKP iktidar› bu tabloda hiç bir de¤ifliklik yaratmam›flt›r, tersine, açl›k da zulüm de koyulaflmaktad›r. Açl›¤› ve zulmü devam ettiren politikalar›n sahipleri, er geç oraya yeniden koruma duvarlar› çekeceklerdir... Aç b›rakanlar, zulmedenler, halktan korkar: Yasa budur. Soygunu sürdürenler, emekli maafl›nda bile halk› kand›ranlar, iflbirli¤i yapt›klar› tekellere 5 milyar dolarlar› hortumlayanlar, hiç flüpheniz olmas›n, her gün daha da zalimleflecektir. Bir örnek olsun diye; tutuklu yak›nlar›n›n ve iflsiz vatandafl›n Baflbakanl›k önündeki eylemlerinin devam›na bakal›m: TAYAD’l›lar da, iflsiz vatandafl da gözalt›na al›nd›. TAYAD’l›lar polis sorgusundan geçirildi. ‹flsiz Ekrem Çatal, Baflbakanl›k önünden gözalt›na al›n›p ç›kar›ld›¤› mahkemede hafif para cezas›yla serbest b›rak›ld›! Adam Baflbakanl›k önünde kendini yak›yor. Dikkat edin, Baflbakanl›¤› de¤il, kendini yakmaya kalk›yor. Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri, onu önce tedavi ettirip ard›ndan sorununu çözmeye çal›flacaklar› yerde, onu mahkemeye ç›kar›yorlar ve üstelik bir de “hafif para cezas›” veriyorlar. Yok asl›nda, a¤›r ceza vermeliydiler. Bu devlete, bu hükümete daha çok yak›fl›rd›... Ki bunun da çok uzak olmad›¤› bilinsin.
_Türkiye’nin aynas›_
Açl›¤a zulme son vermeden Baflbakanl›k önündeki yolu yaya geçifline açma makyaj› üç günde döküldü. Baflbakanl›k aynas› önünden üç günde Türkiye gerçe¤i görüldü. Yasaklar, koruma duvarlar›, asl›nda aynan›n üstüne perde çekmekten baflka bir fley de¤il. Ama o gerçek bu defa, Baflbakanl›k önünden de¤il de, bir baflka yerden, bir baflka biçimde mutlaka yans›r.
Tarih:
Kan›t Yok! AMA... Amerika sald›racak! AKP ve Genelkurmay ABD’nin Yan›nda!
1997 May›s
Yer: Ankara
Ameriya’ya ve iflbirlikçilerine karfl› mücadeleye devam! “Susurluk Devleti” yarg›l›yor bu ülkede devrimcileri, yurtsever leri, demokratlar›; hukuksuz, kan›ts›z onlarca y›ll›k hapis
❖
cezalar› veriyor. Ve zindanlarda Susurlukçular tutuyor onlar›.
AKP emeklileri aldatt›! Karamehmetlere 6 milyar dolar!
Susurluk Devleti “en gözde” bürokratlar›n› Adalet Bakanl›¤›’na koyuyor; iktidar olan partiler, “en Susurlukçu” üyelerini Adalet Bakan› yap›yorlar. AKP’nin Cemil Çiçek’i o koltu¤a oturtmas› gibi... Susurluk, iktidar›n› sürdürüyor... Susurluk’a karfl› tafl›nan
AHLAKSIZLAR!
pankartlar, at›lan sloganlar, ortaya konulan talep ve çözümler, hala geçerli, hala gerekli!
❖
“Emir verdim mi kan gövdeyi götürecek!” TAYAD ‹zmir-Ankara Yolunda... Kahraman Polis ve Mehmetçik Görevde
INTERNET adresi: www.ekmekveadalet.com Ekmek ve Adalet Dergisi Sahibi ve Yaz›iflleri Müdürü: Ali Ercan Göko¤lu Adresi: ‹nebey Mahallesi ‹nk›lap Caddesi Oto Han 55/54 Aksaray Fatih ‹stanbul ‹rtibat Telefonu: 0212 347 69 66 Faks:0212 347 69 65 Hesap No: 0041310 -4 Y›lmaz Bas. Yay. Da¤. Org. Akbank Yusufpafla fiubesi/‹ST
Ofset Haz›rl›k: Y›lmaz Yay›nc›l›k Bask›: ASPAfi Pazarlama Fiyat›: 750 000 Avrupa: 3 Euro Almanya:3 Euro
Fransa:3 Euro ‹sviçre:3 Euro Hollanda:3 Euro
‹ngiltere: £ 2 Belçika: 3 Euro Avusturya: 3 Euro
E-MAIL adresi: info@ekmekveadalet.com
Ekmek ve
Bürolar›m›z Akcadag Verlag- Odenwaldstr. 72 51105 Köln Tel: 0049 221 6906692 0049 221 6906693 Faks:0049 221 6906694 E-mail adresi: ekmekveadalet@t-online.de Adana- ‹nönü Cad. 7. Sokak K›z›lay ‹fl Han› arkas› Özkan Apt. No:10/2 Telfaks: 0 322 351 97 25 Ankara- GMK Bulvar› Onur ‹flhan› Kat: 6 Daire: 154 K›z›lay Tel-faks: 0 312 417 39 11 Antakya- Armutlu Mahallesi Elmas Sok. fiaban Kanatl› Apt. Kat: 4 D: 6 Telfaks: 0 326 223 87 18 Bursa- Baflak Cad. Gür ‹fl Han› Daire: 25/4 Heykel Tel-faks: 0 224 224 93 97 Gaziantep- Karatarla Mahallesi Gaziler Caddesi Yeniçeri Sokak No:27 Daire:10 fiahinbey Hopa: Hopa ‹fl Merkezi Zemin Kat No: 28 HOPA
‹zmir- 3. Beyler Cad. 850. Sokak Yaparsoy ‹fl Han› No: 31/501 Konak Tel-faks: 0 232 446 27 96 Kocaeli- Ömera¤a Mah. Atça Cami Cad. No: 30 Kat: 2 Tel-fax: 0262 325 58 06 Malatya- Dabakhane Mah. Eskihalep Cad. Kardefller ‹flhan› Kat: 3 No: 15 Tel-faks: 0 422 325 24 61 Mersin- Kiremithane Mah. 4406 sk. Müzeyyen Boro ‹flhan› No: 9 kat: 1 Dair e 13 Samsun- Talimhane Cad. Bozluolcay ‹fl Han› Kat: 3/42 Tel-faks: 0 362 435 25 80 Trabzon- Kemerkaya Mah. Kundurac›lar cad. Dedeo¤lu sokak Pustular iflhan› Kat:1 No:33 Tel-faks: 0462 321 59 93 Zonguldak- Gazipafla Cad. Ofluo¤lu ‹flhan› Kat: 5 Daire: 9
Adalet
Baflbakanl›k önü, Türkiye’nin “aynas›” olmaya aday! 57. Hükümet döneminde baflbakanl›k önündeki yolun halka kapat›lmas›, binan›n etraf›na çekilen yeni koruma duvarlar›, iflledi¤i suçun fark›nda olan bir iktidar›n halktan korkusunun aynas›yd›. Yeni iktidar bu çok aleni aynay› söktü. Kendilerinin “önceki hükümetten farkl›” olaca¤› görünümünü yaratmak istedi böylelikle. Ve bir süre belli bir kesim “farkl›” olmas›n› da bekledi; en az›ndan öyle umdu. Ama bak›n, geçen hafta Baflbakanl›k önünde iki eylem oldu. Birincisi, F tiplerindeki zulüm alt›nda bugüne kadar 104 evlatlar›n› kaybeden TAYAD’l› ailelerin eylemi... Zulme son verin diye hayk›rmak istediler Baflbakanl›k önünde. ‹kinci eylem ise, açl›¤›n eylemiydi: Ekrem Çatal isimli iflsiz bir vatandafl, Baflbakanl›k önünde üzerine önceden döktü¤ü benzini atefllemek istedi. Manyetolu çakma¤›n›n atefl almamas› üzerine polisler taraf›ndan müdahale edilerek gözalt›na al›nd›. Öncesinde de böyleydi; ‹ki türlü “protestocu” görünür genellikle Baflbakanl›¤›n önünde: Bir, açl›¤› protesto, iki bask›lar› protesto. Ve iflte bu
BM Denetimi Sonuçland›
‹çindekiler 3... 5... 7...
9... 12... 13... 14... 16... 17... 19... 21... 23... 24... 25... 26... 28... 30... 32... 33... 35... 39... 40... 41... 42... 43... 46... 47... 48... 49... 50...
AKP Faflizmi Uyguluyor! Türkiye Yönetimi Savafl›n ‹çinde Amerika’n›n Yede¤inde BM Raporu’nda Kan›t Yok Yorum Var Amerikan Sald›rganl›¤› Daha Aç›k ABD’ye Karfl› Ayaktay›z! Halk›n ‹radesi Sald›r›larla Engellenemez! Halklar ABD’ye ‹nanmad›¤›n› Meydanlarda Hayk›r›yor Adalet Koltu¤unda Bir Susurlukçu Direnifl Çiçek’in Mumunu da Söndürecek Kimyasal Silah ve Bayrampafla TAYAD: “Adalet Bakan›’ndan Baya¤› Yalanlar Bofl Sözler” Her Müdahalede Ya Ölüm Ya Sakatl›k Tecrit ve AKP’nin Yalan ve ‹nkar Siyaseti Ahlaks›zlar! Pülümür’de Deprem, Yine Devlet Çöktü! Amerika’ya ve ‹flbirlikçi Oligarfliye Karfl› Birleflelim! MASADAK‹ HALKIN KANI! HÜMAN‹ST EMPERYAL‹ZM! Oligarflinin Dostu ‹srail’den Katliam Davos ve Porto Allegre ‹kili Anlaflmalar-3 AKP Karamehmet’i Kurtard› Adalet Koltu¤unda Susurlukçular Geçidi Gençlik Örgütlenmelerine Sald›ranlar Meclisler, Cepheler, ‹cazeti Y›kt›¤›m›z Yerde Hayat Bulur “Emir Verdim mi Kan Gövdeyi Götürecek!” Polis Zorda; Demagoji Malzemesi Bulam›yor Levent K›rca, Oya Baflar, 104 ve ‘Olacak O Kadar’ De¤il... Celalettin Ali Güler’i Bir Yoldafl› Anlat›yor Kahramanlar Ölmez AKP Usulü Adalet
AKP, ( ) Faflizmi uyguluyor! Adalet ve kalk›nma politikalar› de¤il
ürkiye, AKP iktidar› alt›nda da zam ve zulümü yafl›yor. AKP iktidar› alt›nda koflar ad›m ABD sald›rganl›¤›n›n orta¤› oluyor. AKP iktidar›yla ekonomide, demokratikleflme alan›nda k›smi de olsa “iyileflmeler” bekleyenler, k›sa sürede hayal k›r›kl›¤›na u¤rad›lar. Geçmiflin veciz sloganlar›ndan biri flöyleydi: “Zam, zulüm, iflkence; iflte faflizm!” Böyle bak›ld›¤›nda slogan› “iflte faflizm, iflte AKP!” diye sürdürebilirsiniz. Yaklafl›k üç ayl›k iktidar›n özeti fludur: AKP Genelkurmay politikalar›n› uyguluyor. AKP faflizmi uyguluyor. AKP, k›sa süre önce kurulmufl bir partiydi, yasaklarla bo¤uflan bir partiydi, baflkan› yasakl›yd›; baflta islamc› çevreler olmak üzere, çeflitli kesimlerin beklentisi, AKP’nin güçsüz de olsa bir “demokrasi” rüzgar› estirmesiydi. Ama AKP’nin ne böyle bir gücü, ne de böyle bir politikas› vard›. Üç ayda görülen budur. eki öyleyse, AKP’nin “politikas›” nedir? AKP’nin flekillenmifl bir ideolojisi de, politikas› da yoktur. AKP “biz islamc› parti de¤iliz” derken do¤ru söylüyordu. Ama eksi¤i vard›; “biz hiç bir fley de¤iliz” demeleri en do¤rusudur. AKP, Koltuk Partisi’dir. Kuruluflunun temelinde bu vard›r: Refah Partisi içindeyken “bize bu halimizle iktidar› vermeyecekler, de¤iflmemiz laz›m” diyenlerin kurdu¤u bir partidir. AKP bu temelde oluflmufl bir “koalisyon”dur ayn› zamanda. De¤iflik düzen partilerinde olup da orada “ikbal” görmeyen her görüflten burjuva politikac›lar›n, iktidar nimetlerinden yararlanmak isteyen tarikatlar›n koalisyonu olarak kurulmufltur. Bu nedenle MHP’lisi, MSP’lisi, DYP’lisi, ANAP’l›s›, CHP’lisi hepsi yeralm›flt›r AKP’de. Kuruluflunun temelinde “koltu¤u elde etme” amac› olan AKP’nin, iktidar› sürdürmesinin temelinde de “koltu¤u koruma” vard›r. Do¤al olan› da budur. Dün, iktidar› alabilmek için her k›l›¤a girenler, bugün iktidarda kalmay› sürdürmek için de k›l›ktan k›l›¤a girmeye devam ediyorlar. üzen içinde iktidar koltu¤unda oturmak, düzeni, yani faflizmi, yani emperyalizme ekonomik, askeri ba¤›ml›l›¤›, yani IMF programlar›n› sürdürmek demektir. AKP’nin yapt›¤› da budur. AKP kadrolar›, genel olarak emperyalizmin politikalar›n› ve faflist politikalar› yüksünmeden sürdürebilecek politikac›lard›r zaten. ‹çlerinde bu konuda tecrübelileri de vard›r. AKP hükümeti oluflturulurken iflte bu “tecrübeler” esas al›nm›flt›r. Abdülkadir Aksu’nun, Cemil Çiçek’in, Yaflar Yak›fl’›n, yani “devlet politikalar›” aç›s›ndan kilit bakanl›klara atanmas›, AKP-MGK pazarl›klar›n›n sonucudur. Evet, AKP hükümeti, bir bölümü kamuoyuna da yans›yan böyle bir pazarl›kla kurulmufltur. Bu pazarl›¤›n unsurlar›, Cemil Çiçek nezdinde a盤a ç›k›yor. emil Çiçek’in Korkut Eken’le yak›n iliflkisi, halk›n fazla bilgisi dahilinde de¤ildi belki, ama MGK’n›n bilgisi dahilindeydi. Abdülkadir Aksu
T
P
D
C
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
3
ise, infazlar›yla, Susurluk icraatlar›n›n en yo¤un oldu¤u dönemlerde görev almas›yla tan›n›yordu. Bu isimler, AKP’nin Genelkurmay’›n güvenini kazanmak için yapt›¤› atamalard›. Devletin “kilit” bakanl›klar› Susurlukçular›n d›fl›nda kimseye teslim edilemezdi. Bu flekillenmenin sonucudur ki, bugün AKP iktidar›nda Amerikanc›l›ktan F tiplerindeki zulme, Kürt sorunundan ekonomiye; Susurluk politikalar› yürürlüktedir. KP ile Genelkurmay aras›nda, mesela K›br›s konusunda ç›kan “çeliflki”, mesela türban konusundaki sürtüflmeler, AKP’nin faflizmin uygulay›c›s› oldu¤u gerçe¤ini de¤ifltirmiyor. Düzen güçleri aras›nda çok çeflitli konularda farkl›l›klar, çeliflkiler olabilir, bundan sonra da olacakt›r, ama bunlar sistemin asli niteli¤i aç›s›ndan belirleyicilik arzetmezler. Bugün ise, AKP’nin bu “çeliflkilere” ziyadesiyle ihtiyac› vard›r. Düzen içinde üstlendi¤i mevcut rolü gizlemek için muhtaçt›r bunlara. Tayyip Erdo¤an’›n zaman zaman adeta bir “muhalefet partisi lideri” gibi konuflmaya devam etmesi de, Tayyip Erdo¤an’›n “demokratl›¤›n›n” de¤il, bu ihtiyac›n sonucudur. AKP, herfleyden önce “mücadeleci” bir parti de¤ildir, tersine “icazetci” bir partidir. Kurulduklar› günden bu yana, yapt›klar› tüm belirleyici aç›klama ve uygulamalar, Genelkurmay’a, ABD’ye, IMF’ye, AB’ye “güven vermeyi”, onlar›n gözünde onaylanmay› amaçlam›flt›r. Bunun d›fl›ndaki sözleri, “oy avc›l›¤›na” yönelik olup, siyasi aç›dan bir önem tafl›mazlar. AKP, kendi oy taban›n›n düzen içinde kabul edilebilir talepleri için bile mücadele verebilecek bir parti de¤ildir. Bu tesbitimizle çeliflki gibi görünebilecek olan Tayyip Erdo¤an’›n “mücadeleci üslubu”, bask› düzenine de¤il, tribünlere yöneliktir. KP’nin “müslüman, demokrat” bir damar› görünmedi bugüne kadar; ama faflist damar› tüm ç›plakl›¤›yla aç›kta. Hapishanelerde 97 ölümle devrald›klar› zulüm
A
E
A
AKP’nin flekillenmifl bir ideolojisi de, politikas› da yoktur. AKP, Koltuk Partisi’dir. Kuruluflunun temelinde bu vard›r: AKP’nin iktidar› sürdürmesinin temelinde de “koltu¤u koruma” vard›r. Dün, iktidar› alabilmek için her k›l›¤a girenler, bugün iktidarda kalmay› sürdürmek için de k›l›ktan k›l›¤a girmeye devam ediyorlar. Düzen içinde iktidar koltu¤unda oturmak, düzeni, yani faflizmi, yani emperyalizme ekonomik, askeri ba¤›ml›l›¤›, yani IMF programlar›n› sürdürmek demektir. AKP’nin yapt›¤› da budur. 4
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
politikas›n› sürdürüyorlar; onlar›n iktidar›nda say› 104’e ç›kt›. Ve AKP iktidar›, bu rakam› telaffuz bile etmiyor, sanki yok böyle bir fley. AKP iktidar›, Kürt halk›na karfl› bask›y›, terörü aral›ks›z sürdürüyor; “bu sorunu yok sayarsan›z, yok olur” kafas›yla oligarflinin onlarca y›ll›k asimilasyon ve imha politikas›n›n sürdürücülü¤ünü üstleniyor. “Herkes hak ve özgürlükleriyle yaflayacak” demifllerdi, direnme hakk›n› yokeden yasalar ç›kar›yorlar. Hak ve özgürlük alan›nda durum buyken, ekonomi alan›nda da farkl› de¤il. IMF’yi bile flafl›rtan bir özellefltirmecilik hevesindeler. IMF’nin istedi¤inin de üstünde “faiz d›fl› fazla” ay›rmakla övünüyorlar. Tabii bunlar, halk›n yoksullaflt›r›lmas›, iflsizli¤e mahkum edilmesi pahas›na gerçeklefliyor. Mazot fiyatlar›n› indirece¤iz demifllerdi köylüye, iki günde bir yeni zam bindiriliyor mazota. Emekliyi kand›r›yor, esnaf› oyal›yor, iflçiye, memura bir fley yok. n çok sözünü ettikleri fleylerden biri de “kat›l›mc›l›k”t›; iflçiyi, köylüyü bir yana b›rak›n, oy tabanlar›n›n dayanak noktalar›ndan biri olan esnaf› bile kaale alm›yorlar. Halkla ne ilgisi var bu partinin? TESK, “sadece TÜS‹AD’› ve MÜS‹AD’› dinliyorlar” diye yak›n›yor. Demokrasi dedikleri fley özünde “egemenlerin kat›l›mc›l›¤›”d›r. Buna uygun davran›yorlar. TÜS‹AD patronlar›yla, emperyalist tekellerin temsilcileriyle, yöneticileriyle sürekli “görüfl al›fl verifli” içindeler. Demokrasi deyince, modelleri Amerika’d›r. Sadece “demokrasi”de de¤il, hemen her konuda Amerikan hayranl›¤›, AKP’nin karakteristik özelliklerinden biridir. Laiklik konusundaki örnekleri Amerika’d›r. Parti yap›lar›n› flekillendirirken bile Amerikan partilerini örnek alm›fllard›r. Tayyip Erdo¤an’›n çocuklar›n› Amerika’da okutmas› tesadüfi de¤ildir. Yaflar Yak›fl’›n “Kuzey cephesini imkans›z hale getirmeme” kayg›s›, Abdullah Gül’ün burjuva bas›n›n deyifliyle “Bush gibi” konuflmas›, Amerikanc›l›¤›n d›fla yans›yan yanlar›d›r. ahte dindarl›k, ABD hayranl›¤›, Osmanl› hayranl›¤›, ortaya ç›kan iflte böyle bir ucubedir. Tayyip Erdo¤an’›n kurmaylar› taraf›ndan düzenlenen Davos’taki “Türk gecesi” bu ucubenin simgesi gibidir. Ama bu sadece “sosyal, kültürel” bir ucube olmakla kalm›yor. Bu ucube, katlediyor. Bu ucube, Türkiye’yi Amerikan sald›r›s›na ortak ediyor. Bu ucube, yoksullaflt›r›yor. Bu ucube soygunu sürdürüyor. Bu ucube, IMF’nin, Genelkurmay’›n talimatlar› alt›nda açl›k ve zulmü büyütüyor. Amerikanc›l›¤›n ve faflizmin haldeki temsilcisi ve sürdürücüsü AKP’dir. Açl›¤a ve zulme karfl› ç›kanlar›n, ekmek, adalet, demokrasi, ba¤›ms›zl›k isteyenlerin faflizmi uygulayan bir iktidarla çat›flmaktan baflka yolu yoktur.
S
Türkiye Yönetimi Savafl›n ‹çinde Amerika’n›n Yede¤inde ✔ Irak halk›n› katlederek, katliam sonras› “kurulucak masada oturma” politikas› KARAR haline getirilmifl ve uygulanmaktad›r. ✔ AKP, Genelkurmay ve TÜS‹AD, bu karar›n savunucusu ve uygulay›c›lar›d›r. Aralar›nda bu konuda bir çeliflki yoktur. ✔ ABD sald›rganl›¤›na karfl› tav›rlar›n› iletmek için hükümet üyeleriyle yap›lan görüflmelerde, en güler yüzlü halleriyle “biz de savafla karfl›y›z, bar›fl için çal›fl›yoruz” diyen sahtekarl›k, katliam ortakl›¤›n›n haz›rl›¤›n› yap›yor. ✔ Askeri konvoylar›n harekete geçti¤i, ABD’lilerin cirit att›¤› yerde, halk›n da daha güçlü bir biçimde harekete geçmesi zorunludur! ✔ Irak halk›n›n katledilmesinden Türkiye halk› sorumlu olmayacak diyorsak, harekete geçmek zorunday›z! ✔ Irak’a sald›r›ya karfl› ç›kmak için, ABD ve ülkemizdeki Amerikan iflbirlikçilerine karfl› mücadeleyi yükseltmeliyiz!
30 Ocak’ta Türkiye’nin yollar›na askeri konvoylar döküldü. Genelkurmay hemen ayn› gün bir aç›klama yaparak “2. Ordu Bölgesi’ne sevkiyat yap›ld›¤›n›, bunun savafl›n yaklaflt›¤›, Türkiye’nin savafl›n içinde yerald›¤› gibi de¤erlendirilmemesi gerekti¤ini” buyurdu. Tabii, bir tek “ak›ll›” onlar. Bütün halk, kör, sa¤›r ve aptal. AKP ve Genelkurmay, ABD’nin hemen tüm isteklerini bir biçimde kabul ettikleri halde, hala halk›n karfl›s›nda “savafla karfl›” görünümünü sürdürmeye çal›fl›yorlar. Oysa ABD’yle pazarl›klar ve planlama, büyük ölçüde tamamlanm›fl durumda. - Üsler, limanlar ve havaalanlar›nda “ABD incelemeleri”nin bitmesinin ard›ndan “inflaat” aflamas›na geçiliyor. - Türkiye’den "gelip geçecek" ABD birliklerine, Ha-
bur’dan bafllayan bir "koridor" verilmesi benimsendi. ABD kuvvetlerinin, Irak silahl› kuvvetleriyle karfl›laflana kadar, bu koridorda ilerleyece¤i belirtildi. Bu mu “savafl›n d›fl›nda” olmak? Halen kanl› postallar›yla veya makosen ayakkab›lar›yla topraklar›m›z› kirleten kaç bin Amerikal› oldu¤unu kimse bilmiyor. Ama ABD’nin Irak’a yönelik istihbari, askeri tüm faaliyetlerini ülkemiz üzerinden yürüttü¤ü bir s›r de¤il. Topraklar›m›z ABD’nin sald›r› karargah› yap›lm›fl durumda. ABD Baflkan› Bush’un “Türkiye ile askeri görüflmelerden memnunuz” demesi, (Bush’un Gül’e mektubundan), Davos’ta ABD D›fliflleri Bakan› Colin Powell ile görüflen Tayyip Erdo¤an ve Abdullah Gül’ün görüflme sonras› "Irak'›n bölgede tehlike yaratmamas› konusunu görüfltük. Olumlu bir görüflme oldu. ABD, Türkiye'nin Ortado¤u'daki giriflimlerini memnuniyetle karfl›lamaktad›r" demesi, bu ortakl›¤›n ifadesinden baflka ne anlam tafl›r! Bütün bunlar ortadayken, iktidar›n ABD sald›r›s›na kat›lma niyeti var m›, yok mu diye tart›flmak, aldatmacad›r. Türkiye ABD sald›rganl›¤›na yedeklenmifltir. Art›k Irak’ta dökülecek kandan AKP ve Genelkurmay da sorumludur. ‹stanbul Deklarasyonu “Bar›fl”c›l›¤›n De¤il; Amerikan ‹flbirlikçili¤inin Belgesidir Türkiye, ‹ran, M›s›r, Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan'›n D›fliflleri Bakanlar›n›n 23 Ocak’ta ‹stanbul’da yapt›klar› toplant› sonucunda haz›rlanan ‹stanbul Deklarasyonunun haz›rlan›fl› s›ras›ndaki tart›flmalar bu iflbirlikçiEkmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
5
li¤i tüm ç›plakl›¤›yla gözler önüne seriyor. Aç›klanan ortak metin, Irak’a ABD karfl›s›nda diz çökme ça¤r›s› yapan bir metindir. Irak’› ABD imparatorlu¤u karfl›s›nda diz çöktürerek “savafl› önleme” manevras› sergilenmifltir kabaca. Metne “silah denetçilerinin tarafs›z davranmas›, k›flk›rt›c› hareketlerden kaç›nmas›, denetimlerin uzat›lmas›, ABD'nin gerilim yaratan politikalardan vazgeçmesi”nin de eklenmesi önerileri, tam bir Amerikan uflakl›¤› içindeki Türkiye yönetimi taraf›ndan reddedilmifltir. Bu konularda Bush ne diyorsa, TC. D›fliflleri Bakanl›¤› da ayn› fleyleri söylemifltir. Abdullah Gül, ABD’nin Avukat› m›? Baflbakan Gül’ün Davos’ta yapt›¤› aç›klamay› burjuva bas›n bile, “Gül, Bush gibi” bafll›klar›yla yans›tt›. Çünkü Gül de, ayn› Bush gibi, Saddam’› suçluyor ve sadece ona ça¤r› yap›yor. ‹stanbul Deklarasyonu’nun tart›fl›lmas› s›ras›nda Arap ülkelerinin “bar›flç› çözüm için ABD'ye de ça¤r› yap›lmas›” önerisine verilen cevap flu oldu: “ABD zaten bar›flç› çözüm için çaba harc›yor”! ‹stanbul toplant›s›n›n aç›fl konuflmas›nda da flöyle diyordu Gül: "Son 10-15 y›lda hatay› Irak liderli¤i yapt›. En büyük sorumluluk Irak'a aittir"! dedi. Konuflan kim? Bush mu Gül mü? “Bar›fl ile savafl aras›ndaki yol ayr›m›nda Irak liderli¤inin büyük sorumlulu¤unu hat›rlatmak isterim” diyen Tayyip Erdo¤an da ayn› telden çal›yor. Kraldan daha kralc› davranan AKP yönetimi mi “savafla karfl›”? Davos’ta da ayn› üslubu devam ettiriyordu Baflbakan: “Oyun oynaman›n zaman› de¤il. Saddam bu savafl› önleyebilir.” Bu cümleyi araflt›r›n, Bush’un konuflmalar›nda oldu¤unu göreceksiniz. ABD ‹stiyor, Türkiye NATO’ya Baflvuruyor Hat›rlanaca¤› gibi, BM’de sald›r›s›n› meflrulaflt›rmakta zorluk çeken ABD, sald›r›s›na meflruluk kayna¤› bulmak için “Irak savafl›na iliflkin askeri haz›rl›k yap›lmas›” talebiyle NATO’yu devreye sokmak istemifl, ancak bu talebi reddedilmiflti. Bunun üzerine NATO’yu devreye sokma görevini Türkiye oligarflisi üstlendi. Türkiye’nin “korunma deste¤i için NATO’ya baflvurdu¤u” aç›kland›. Bu baflvurunun gündeme geldi¤i günlerde ise, bir NATO heyeti Eskiflehir’de üs incelemesi yap›yordu. Topraklar›m›z ne halde bak›n; her yerinde ABD heyetleri, NATO heyetleri, askeri birlikleri gezip tozuyor. Ve iflbafl›ndaki hükümetle, bu ülken›n s›n›rlar›n› korumakla görevli Türk Silahl› Kuvvetleri ise, hala halk› aldatmakla meflgul! 6
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
Dolar karfl›l›¤›nda katliamc›l›k kabul edilmifltir; bunun lam›-cimi yoktur! AKP iktidar›, do¤rudan ABD Hazine Bakanl›¤›’yla görüflüyor. Ne görüfltü¤ü belli. Abdullah Gül; “Savafltan görülecek zarar konusunda Amerika ile ‘esnek destek’ konusunda anlaflt›k” aç›klamas›n› yapt›. AKP’nin zaman zaman yapt›¤› “insan hayat› üzerine pazarl›k olmaz” türü hümanistliklerinin, müslüman demokratl›klar›n›n sahteli¤i karfl›m›zda iflte yine. ABD sald›rganl›¤›na karfl› tav›rlar›n› iletmek için çeflitli demokratik örgütlerin hükümet üyeleriyle yapt›klar› görüflmelerde, en güler yüzlü halleriyle “biz de savafla karfl›y›z, bar›fl için çal›fl›yoruz” diyen sahtekarl›k, katliam ortakl›¤›n›n haz›rl›¤›n› yap›yor. Ayn› sahtekarl›k, savafl› f›rsat say›p, bask›lar›, yasaklar›, gözalt› ve tutuklamalar› yayg›nlaflt›rmaya, “terör demagojisi”ni kullanmaya çal›fl›yor. Ayn› sahtekarl›k, 57. hükümete rahmet okutacak “kurtarma operasyonlar›” yap›p hortumcular› ihya ediyor. AKP ve Genelkurmay, iki fleyde kesin anlaflm›fl durumdad›rlar: Bir; Amerikan uflakl›¤› karfl›l›¤›nda IMF’den ve ABD hazinesinden mümkün oldu¤unca çok dolar kopart›lacakt›r. ‹ki; “savafl ortam›” bahanesiyle içte halk›n muhalefeti törpülenirken, Kuzey Irak’ta önemli bir gücü bulunan Kürt milliyetçi hareketine imha sald›r›s› yap›lacakt›r. ABD’yle halen süren görüflmelerin içeri¤i de budur. Bunun ötesindeki tüm manevralar, aç›klamalar, halk› aldatmaya yöneliktir.
Baykal tarz› muhalefet: Aman Amerika’y› küstürmeyelim! Bu ülkede “parlamento içi muhalefet” var m›? Evet, orada “ana muhalefet partisi” s›fat›n› tafl›yan CHP diye bir parti vard›, ama... Ama sesi solu¤u ç›km›yor. Çünkü o, ABD ülkemizi “savafl karargah›na” çevirirken “laikli¤i korumak”la meflgul. Çünkü o, savafl konusunda da Genelkurmay’c›! Genelkurmay ne derse onu savunur esas olarak. Son günlerde, ya Avrupa’ya paralel olarak, veya taban›n›n bask›s›yla ibresini k›smen “savafl karfl›tl›¤›na” yönelten Baykal; karfl› ç›karken bile, sözlerini “Stratejik orta¤›m›z› s›k›nt›ya sokmayal›m, onu küstürmeyelim...” diye bitiriyor. Al bafl›na çal stratejik orta¤›n›! O stratejik orta¤›nla birlikte sen de lanetleniyorsun her gün!
BM Raporunda kan›t yok yorum var
Amerikan sald›rganl›¤› daha aç›k BM raporu zerrece kan›ttan yoksun, Amerikan sald›rganl›¤›na çanak tutan bir paçavradan ibarettir. ABD sald›rganl›¤› ve iflbirlikçileri bugün çok daha net; ABD Irak üzerindeki petrol hesaplar›n› daha aç›kça ifade ederken, Avrupa’daki Amerikanc› cephe, dünya halklar›n›n terörist ilan etti¤i ABD’yi “özgürlüklerin koruyucusu” ilan etti. Amerika tehditle, flantajla, rüflvetle, ç›kar iflbirli¤i yaparak “muhalif” devletleri “ikna” edebilir; Ancak halklar› ikna edemeyece¤i kesindir ve bugün ekti¤i tohumlar› yar›n biçmesi kaç›n›lmazd›r. BM Silah Denetim Komisyonu’nun (UNMOVIC) ve Uluslararas› Atom Enerjisi Kurumu’nun (IAEA) 60 günlük denetim sonunda haz›rlad›klar› rapor aç›kland›. UNMOVIC Baflkan› Hans Blix ve IAEA Baflkan› Muhammed El Baradei taraf›ndan ayr› ayr› haz›rlanan raporlar› Amerika kendi ç›kar›na geldi¤i gibi yorumlamakta gecikmedi. Çünkü rapor tam da buna uygundu. Her iki rapor da somut bir fley bulamad›klar›n› aç›k olarak belirtmelerine, hatta Baradei ›srarla yeniden aç›klama yaparak Irak’›n BM karar›n› somut olarak ihlal etti¤ine iliflkin delil yok demesine ra¤men, Blix’in raporundaki kimi mu¤lak ve tamamen niyete, yoruma ba¤l› ifadeler Amerika’ya (istedi¤i düzeyde olmasa da) sald›rganl›¤›n› art›rmas› için zemin verdi.
Blix’in ‘Ben Amerikanc›y›m’ ‹fadeleri Blix, Irak’›n “saydam” bir iflbirli¤ine yanaflmad›¤›n› söylüyor. Ne demek “saydaml›k”? Saraylar, camiler, evler her köfle buca¤› mafya yöntemleri kullanarak aram›fl hala iflbirli¤i yapmad›¤›ndan sözediyor. “Irak yeterince iflbirli¤i yapm›yor” ifadeleri ABD kaynakl› ve bütün Amerikanc›lar›n dilindeki bahane. Bu sözü kimden duyuyorsan›z, bilin ki o Amerikanc›d›r. ABD iflbirlikçisi Abdullah Gül, Tayyip Erdo¤an da ellerine tutuflturulmufl ka¤›ttan okur gibi ayn› ifadeleri kullanmad› m›? Blix’in öteki suçlamalar› da, bu Amerikanc›l›k üzerine oturuyor ve ABD’ye malzeme sunuyor.
Denetimlerin bafl›nda “tarafs›z” hava vererek dünya kamuoyuna karfl› inand›r›c›l›k kazanmaya çal›flan Blix’in rolü böylece netlefliyor. O, BM’nin son on y›ldaki misyonuna uygun bir Amerikanc›; ABD’yi onaylamak, sald›rganl›¤›n› meflrulaflt›rmak. Raporun en geneli flu mant›k üzerine oturuyor; suçlayan iddias›n› ispatlayam›yor, suçlanana suçsuz oldu¤unu ispatla deniliyor. Emperyalist hukuk, bilinen, bugüne kadar geçerli bütün hukuk kurallar›n› Amerikan imparatorlu¤unun ç›karlar› için ayaklar alt›na al›yor.
ABD Sald›rganl›¤› Art›k Daha Aç›k Amerika’n›n bütün gerekçeleri çöktü. fiimdi gerçek yüzler daha aç›k olarak halklar›n gözü önündedir. Beyaz Saray’dan daha BM raporu okunurken yap›lan aç›klamalar, Bush’un “ulusa seslenifl” konuflmas› ve Colin Powell’in aç›klamalar› ç›plak hale gelen gerçe¤in itiraflar›d›r. Blix raporu okumay› bitirmeden Amerika konufltu. Beyaz Saray Sözcüsü Ari Fleischer, “ABD, Blix’in raporunu tek bir fleyi görmek üzere okuyacak. Irak BM kararlar›na uyuyor mu, ya da uymuyor mu? E¤er yan›t sadece k›smen evet ise, o zaman bizim için yan›t hay›rd›r” dedi. Türkçesi; benim sald›r›ma hizmet edecek mi etmeyecek mi, ben buna bakar›m. Ancak ABD sald›rganl›¤›n›n aç›kça ilan edilmesi bununla bitmedi. Bush, Irak’›n El Kaide ile iflbirli¤i yapt›¤›ndan tutun da, denetçileri afla¤›lad›¤›na (Denetçilerin bütün Irak halk›n› afla¤›lamas›n› dünya biliyor.) kadar s›ralad› ve denetçilerinin kendine sundu¤u demagoji ve yalan malzemelerini tepe tepe kullanarak bütün dünyaya tehditler ya¤d›rd›.
“Avrupal› müttefiklerine ra¤men” Irak’› iflgal edebileceklerini aç›kça ifade eden Bush, iflgali Amerikan halk›n›n özgürlük ve güvenli¤ini savunmak için yapaca¤› yalan›n› uydurdu. Dünyay› tehdit etti¤ini, ele geçirmeye çal›flt›¤›n› kendi halk› bile söylerken, Saddam Ortado¤u’yu tehdit ediyor, ele geçirmeye çal›fl›Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
7
yor diyen Bush, Kuzey Kore’yi “izolasyona u¤ratmay› planlad›klar›n›” da aç›kça ifade etti. Muhalif güçlerin dünyada Amerika taraf›ndan, ülkemizde oligarfli taraf›ndan izolasyona tabi tutmas›n›n emperyalist politika oldu¤unu, F tiplerinin de bunun bir parças› oldu¤unu bu sayfalarda yazd›¤›m›zda belki kimileri anlayamam›flt›; iflte Bush kendisi ifade ediyor.
“Irak’› ‹flgal Edersek Petrolu ‹flletiriz” Colin Powell ABD medyas›na yapt›¤› aç›klamada aç›k olarak ifade etti bu sözleri. "Irak'› iflgal edersek, bu, Irak halk›n›n yarar›na olacakt›r ve petrolü de Irak halk›n›n menfaatine idare edilecektir. Irak petrolünü nas›l iflletece¤iz? Çeflitli örnekler üzerinde çal›fl›yoruz. Ancak sizi temin ederim, Amerikan idaresindeki petrol Irak halk›n›n yarar› için kullan›lacakt›r. Bu, iflgal kuvvetinin yasal yükümlülü¤ü olacakt›r." (24 Ocak Radikal) Milyonlarcas›n› katletmeye haz›rland›¤› Irak halk›n› düflünme yalan›n› at›n bir kenara, geriye ne kal›yor; “‹flgal... Irak’›n petrolünü yönetmek” As›l gerekçeler bizzat iflgalcinin dilinden ifade ediliyor. Daha bugünden petrolün nas›l Amerikan depolar›na ak›t›laca¤›n›n hesaplar›n›n yap›ld›¤› aç›klan›yor. (Nihai hedefin tüm bölgenin, bütün kontrol alt›na al›nmam›fl dünyan›n öteki bölgelerinin ele geçirilmesi, amac›n dünya imparatorlu¤u oldu¤unu da kendileri ‘ulusal güvenlik belgesi’nde aç›klam›fllard›.) Bu ç›plak gerçeklerin ötesindeki her fley yalandan ibarettir. Amerika dünya halklar›na savafl ilan etmifltir. fiimdiki hedef Irak, ama onunla bitmeyecektir. ABD yalanlarla, rüflvetle, tehditle, flantajla flu ya da bu Avrupa ülke8
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
sini, bölge ülkelerini “ikna” edebilirler, ama bugün art›k daha aç›k hale gelen Amerikan sald›rganl›¤›n›n bütün dünya bilincine varm›flt›r bu süreçte ve halklar› ikna edemez. ABD’nin bugün ekti¤i Amerikan karfl›t› tohumlar› söküp atabilmesi mümkün de¤ildir.
Avrupa’daki Amerikanc› Cephe Aralar›nda ‹ngiltere, ‹talya, Portekiz ve ‹spanya’n›n da bulundu¤u 8 AB üyesi ülke “Amerika’n›n arkas›nda yeralal›m. ABD Avrupa’y› Nazizmden ve komünizmden kurtarm›flt›r. Özgürlüklerin koruyucusudur” bildirisi yay›nlad›. Bu elbette ABD’nin Avrupa cephesine bir darbesi, emperyalistler aras› çeliflkinin bir tezahürü, ‹ngiltere öncülü¤ündeki Avrupa’daki Amerikanc› cephenin ilk net ç›k›fl› olarak saflar›n flekillenme ad›mlar›n›n at›lmaya baflland›¤›n›n belgesi, ama biz bu noktalar› baflka bir yaz›ya b›rakarak, bildirideki kocaman yalanlara de¤inmek istiyoruz. Avrupa’y›, hatta tüm dünyay› Nazilerden kurtaran, milyonlarca insan›n› feda eden Stalin önderli¤indeki Sovyetler Birli¤i oldu¤u bütün tarihi belgelerde kocaman harflerle yaz›l›d›r. Ve bunu bilmeyen de yoktur. Keza Nazilerle iflbirli¤i yapan, iflsiz kalan Nazilere CIA’da ifl veren de ABD’den baflkas› de¤ildir. Bunu da dünya bilir. “Kurtard›” dedi¤i komünizmin bugün Avrupa topraklar›nda olmay›fl› ise Avrupa halklar› aç›s›ndan sevinilecek de¤il, ancak ac›s› bugün daha fazla anlafl›lan bir eksikliktir. Bildiriyi yazanlar tekellerin devleti olunca elbette halklar›n ac›s› onlar› ilgilendirmiyor. ABD’nin özgürlüklerin güvencesi oldu¤u yalan›na ise hiç girmiyoruz, çünkü 11 Eylül’den bu yana dünyaya bakan, bu bildiriyi yazan›n yüzüne okkal› bir küfür savurur sadece.
Halk›n iradesine karfl› Genelkurmay iradesi Kara Kuvvetleri Komutan› Org.Aytaç Yalman, Tayyip Erdo¤an’›n Denktafl ve Klerides’i elefltirdi¤i aç›klaman›n hemen ard›ndan K›br›s’a giderek ‘Denktafl’›n arkas›nda’ olduklar›n› aç›klad›. General Yalman’›n, Denktafl’a hitaben söyledi¤i “Türk Silahl› Kuvvetleri ad›na hayranl›k duygular›m›z› belirtmek isterim" sözleri, K›br›s halk›n›n düflüncelerinin, iradesinin kendileri için hiçbir de¤er tafl›mad›¤›n›n da ilan›yd› adeta. Despotluk ve iflgalcilik, bundan daha aç›k nas›l ifade edilebilir acaba?
Davos’ta Türk gecesi! Türbanl› ve s›rma ifllemeli mantolu iki kad›n›n üzerindeydi kameralar. Sonra onlar›n kocalar›na döndü. Hemen ard›ndan “Dünya güzeli”ni ve podyuma ç›kan mankenleri gösterdi bu kez. Ne ararsan›z vard› burda, içkiler flu köfledeydi, bu köflede ise semazenleri izleyebilirdiniz... ‹kiyüzlülü¤ün, kozmopolitizmin, kafa kar›fl›kl›¤›n›n, kendini emperyalistlere be¤endirmeye çal›flan afla¤›l›k kompleksinin ve Osmanl› hayranl›¤›n›n gecesi... Türbanl› ve kürklere bürünmüfl han›mlar› yan›nda tek eksik kendilerinin de incili bir kaftan giymemifl olmalar›yd›. Bir dahaki Davos zirvesinde onu da yaparlar inflallah!
ABD’ye karfl› ayaktay›z! Amerikan sald›rganl›¤›na karfl› dünyan›n dört bir yan›nda oldu¤u gibi ülkemizde de protesto eylemleri yayg›n olarak sürüyor. 23 OCAK: D‹SK Habur S›n›r Kap›s’nda ve ‹stanbul Saraçhane'de, Genel-‹fl ‹zmir 5 No'lu flube üyeleri Karfl›yaka Park›’nda, Menemen'de, Mazlum-Der Ç›ra¤an Saray› önünde, Adana Savafl Karfl›tlar› Platformu, Ayd›n Savafl Karfl›t› Platformu, ‹zmir Buca Savafl Karfl›t› Platform ve Samsun Savafl Karfl›t› Platformu yapt›klar› çeflitli eylemlerle Amerikan sald›rganl›¤›na karfl› ç›kt›lar. 24 OCAK: Mersin’de Emek Platformu’nun toplad›¤› imzalar 300 kiflinin kat›ld›¤› bir eylemle TBMM’ye gönderildi. Malatya’da toplanan 30 bin imza Malatya Savafl Karfl›t› Platformu’nca TBMM’ye gönderildi.
‹HD’nin ‘Ankara’dan ‹ncirlik’e Bar›fl Treni’ni Adana’da parti ve sendikalardan 500 kifli “‹ncirlik Üssü Kapat›ls›n” pankart›yla karfl›lad›. ‹ncirlik Üssü’ne 1 km uzakl›kta yap›lan eylemde de “‹ncirlik Üssü Kapat›ls›n” sloganlar› at›ld›. E¤itim-Sen ‹stanbul 4 No'lu fiube üyeleri Gaziosmanpafla’da, ‹zmir Meslek Odalar› Platformu K›br›s fiehitleri Caddesi'nde yapt›klar› eylemlerle sald›r›ya karfl› olduklar›n› aç›klad›lar. Çeflitli sendika, parti yöneticileri ile ayd›nlar taraf›ndan imzalanan Bar›fl Beyannamesi TBMM Baflkan› Bülent Ar›nç'a teslim edildi. Mülkiyeliler Birli¤i düzenledi¤i panelle, Sivas Emek Platformu toplad›¤› 35 bin imzay› meclise göndererek Türkiye’nin sald›r›n›n içinde olmas›na karfl› ç›kt›lar. 25 OCAK: Mersin'de emek platformu taraf›ndan
Beyaz›t... Üsler kapat›ls›n tecrit kald›r›ls›n
Kat›lanlardan izlenimler... “Eylemin ciddiyetini tafl›mayanlar da vard›. Örnek; pet fliflelere kum doldurup sallayan, a¤›zlar›nda maçlarda öttürülen borozanlarla gürültü yapan ve yürüyüflü, sloganlar› karikatürize eden bir grup vard›. Pankartlar›nda "Irak'a gireceksek kap›dan girelim, Ayaklar›m›z› paspasa silelim" yazanlar›n ne kadar ciddiyeti olabilir. Eyleme de¤il de haflar›l›k yapmaya gelmifl gibilerdi. Bunu da katt›k ‘çok renklili¤in’ aras›na...”
‘Irak’ta Savafla Hay›r Koordinasyonu’ taraf›ndan 26 Ocak’ta ‹stanbul Beyaz›t Meydan›’nda düzenlenen mitinge 10 bini aflk›n kifli kat›ld›. Saraçhane Park›'ndan meydana kadar yürüyen kitle yol boyunca Amerikan karfl›t› sloganlar›n yan›s›ra, üslerin kapat›lmas›n› isteyen sloganlar hayk›rd›. Yaklafl›k 700 kifliden oluflan Haklar ve Özgürlükler Cephesi korteji "Üsler Kapat›ls›n, Tecrit Kald›r›ls›n" pankartlar› ile eyleme kat›l›rken, DEHAP’l›lar Öcalan’›n tecriti-
nin kal›d›r›lmas›n› isteyen sloganlar att›lar. ‹slamc› gruplar›n toplam kitlesi 800 civar›nda iken, Özgür-Der ‘Emperyalist Savafla, ‹flgale, Sömürüye Karfl› Küresel ‹ntifada’ pankart› tafl›d›. Alanda yap›lan konuflmalarda sald›r›ya karfl› ç›k›l›rken, polis ÖDP’lilere sald›r› girifliminde bulundu. K›z›lbantl› TAYAD’l›lar›n kortejin önünde yerald›¤› Haklar ve Özgürlükler Cephesi tafl›d›¤› Irak bayraklar› ile “biz ezilen halklar›z” mesaj› verdi.
“‹slamc› ve sol gruplar›n biraraya gelifli bir olumluluktu.” “Koordinasyonlar, platformlar ad›na her yerde hep onlar sözcülük yap›yor ama iflçi ve memur sendikalar› neredeyse alanda yok gibiydi.” “Sanki sözkonusu olan Amerikan sald›rganl›¤› de¤il de, ortada bir savafl varm›fl gibi yine ‘savafla hay›r’ sloganlar› at›ld›. Ezenezilen çeliflkisini görmemekte ›srar eden ‘müslüman halklar kardefltir’ slogan› da ayr› bir ideolojik çarp›kl›¤›n ifadesi olarak alanda at›lan sloganlardan biriydi.”
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
9
‹zmir’de Öfke 26 Ocak’ta ‹zmir Savafl Karfl›t› Platformu taraf›ndan düzenlenen mitinge binlerce kifli kat›ld›. Üç koldon Cumhuriyet Meydan›'na yürüyen kitle "Kahrolsun ABD Emperyalizmi", "Irak Halk› Yaln›z De¤ildir" sloganlar› att›. Platform sözcüsü Alim Murathan, sald›r›y› ancak halklar›n durdurabilece¤ini belirtirken, konuflmas›nda tecrite de de¤inerek, tecrite derhal son verilmesi ça¤r›s›nda bulundu. Ayn› gün Çeflme’de de 300 kifli yürüyüflle ABD sald›rganl›¤›n› protesto etti. düzenlenen ve 86 kurumun kat›ld›¤› mitingte 20 bin kifli üslerin kapat›lmas›n›, Mersin liman›n›n kulland›r›lmamas›n› istedi. TAYAD’l›lar eyleme "Üsler Kapat›ls›n" pankart› ile kat›l›rken, eylemde "Üsler Kapat›ls›n, Açl›¤a Savafla Hücrelere Hay›r, Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz, Halk›z Hakl›y›z Kazanaca¤iz, ABD Ülkemizden Defol” sloganlar› at›ld›. Yalova'da 500 kifli ''Kahrolsun ABD emperyalizmi'' slogan›yla, Sinop'ta 5 bin kifli Amerikan sald›rganl›¤›na karfl› yürüdü. Ankara Savafl Karfl›t› Platformu K›z›lay'da ‘Bar›fl zinciri’ oluflturarak “Savafl hükümeti istemiyoruz”, “Kahrolsun ABD emperyalizmi” pankartlar› açt›. Ankara Gazi Üniversitesi T›p Fakültesi'nden 91 ö¤retim üyesi yay›nlad›klar› bildiri ile sald›r›ya karfl› ç›kt›lar. “YÜZler Meclisi” ad›yla biraraya gelen çeflitli mesleklerden ‘seçilmifller’, Lütfi K›rdar Sergi Saray›'nda savafla karfl› ç›kt›klar›n› duyurdu. Toplant› öncesi sinema sanatç›lar› Taksim’e yürürken, toplant› öncesi salon önünde referandum sand›¤› kuran
Okmeydan›’nda Gösteri 28 Ocakta Okmeydan› Piyalepafla Park›'nda toplanan Okmeydan› Savafl Karfl›t› Birlik, "Emperyalist Savafla Hay›r" imzal› pankart ile bir eylem gerçeklefltirdi. Aralar›nda Haklar ve Özgürlükler Cephesi’nin de bulundu¤u birlik üyesi 200 kifli "Amerika Irak'tan Elini Çek" ve "Tecriti Kald›r›n Ölümleri Durdurun" sloganlar›yla mahalle içinde bir yürülüfl yapt›. Yürüyüfl sonunda yap›lan bas›n aç›klamas›nda ise, Amerikan sald›rganl›¤› protesto edilirken, tecritin kald›r›lmas› istendi.
10
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i Giriflimi üyelerine polis sald›rd›. Elaz›¤ EMEP ‹l Örgütü de PTT Meydan›'nda savaflla ilgili referandum yapt›. Aralar›nda Hak-Der ve Malatya Gençlik Derne¤inin de bulundu¤u Malatya Savafl Karfl›t› Platformun düzenledi¤i mitinge kat›lan 1500 kifli Amerika’y› protesto etti. Haklar ve Özgürlükler Cephesi eyleme 200 kifli ile kat›ld›. Ayn› gün platformun ça¤r›s› ile üç gün boyunca bir dakikal›k ›fl›k söndürme eylemi bafllat›ld›. Denizli Savafla Hay›r Platformu, Pamukkale travertenlerinde ‘bar›fl zinciri’ oluflturdu. Urfa Bar›fl Platformu üyeleri düzenledikleri gösteriyle sald›r›ya karfl› ç›kt›. Edirne DEHAP teflkilat› düzenledi¤i eylemde 'Biji Afliti' pankart› tafl›d›. Hakkari Yüksekova’da DEHAP ilçe binas› önünde düzenlenen eyleme kat›lan 500 kifli Irak’a müdahaleye ve tecrite karfl› ç›kt›. Eylemden iki gün sonra ise, Cumhuriyet Savc›l›¤›, parti binas› önünde toplanan kitleye balkondan ‘Savafla Hay›r’ diye ses-
lenen DEHAP ‹lçe Sekreteri Resul Temel’in, “yasad›fl› örgüt üyeli¤inden” yarg›lanmas›n› istedi. Temel tutuksuz yarg›lanmak üzere serbest b›rak›ld›. 26 OCAK: Bursa Savafl Karfl›t› Platformu’nun düzenledi¤i, ve 250 kiflinin kat›ld›¤› eylemde Bursa Gençlik Derne¤i de "Ortado¤u Ortado¤u Halklar›n›nd›r" ve "Halklar Amerikan ‹mparatorlu¤una Karfl› Direnelim" dövizleri tafl›d›. Eylemde "Tecriti Kald›r›n Ölümleri Durdurun" sloganlar› at›ld›. Kars Emek Platformu’nun yapt›¤› eyleme kat›lan 450 kifli ”Katil ABD Hesap Verecek” sloganlar› atarken, bir gün önce de aç›lan standlarda ‘ABD Emperyalizmine Hay›r’ slogan›yla 5 bin imza topland›. Ankara’da BM binas› önünde toplanan Emek Platformu üyeleri “Katil ABD Ortado¤u’dan Defol” sloganlar› ile gösteri yapt›. Ankara Savafl Karfl›t› Platform ise Yüksel caddesinde meflalelerle bir gösteri yapt›. Batman’da Bar›fl Platformu taraf›ndan Cumhuriyet Meydan›’nda yap›lan mitinge yaklafl›k 4 bin kifli kat›ld›. Mufl’ta KESK fiubeler Platformu’nca düzenlenen mitinge kat›lan 6 bin kifli sald›r›ya karfl› ç›kt›. Bingöl’de de Emek Patformu ve KESK fiubeler Platformu’nun eylemine 3 bin kifli kat›ld›. Dersim’de ise düzenlenen kitlesel aç›klamaya kat›lan 500 kifli Amerika’y› protesto etti. Sivas’taki mitinge kat›lan yaklafl›k bin kifli Amerikan sald›rganl›¤›na karfl› öfkeli sloganlar att›. Bolu’da Emek Platformu taraf›ndan düzenlenen mitingte emekçilere sald›r›ya karfl› seslerini yükseltme ça¤r›s› yap›ld›. Trabzon Savafl Karfl›t› Platform’un mitinginde binlerce kifli Amerika’ya öfkesini hayk›rd›. Amasya Savafla Hay›r Platformu’nun düzenledi¤i ve 1500 kiflinin kat›ld›¤› eylemde Amerikan karfl›t› sloganlar at›ld›. Hatay Savafl Karfl›t› Platformu’nun 10 bin kiflinin kat›ld›¤› mitiginde ‘Yanke Go Home’ sloganlar› hayk›r›ld›. Mitingte Grup Nidal Arapça türküler söyledi. Tekirda¤ Çorlu’da 2 bin kiflinin kat›ld›¤› eylemde savafl açl›k, ölüm demektir denildi. Hatay’›n Reyhanl› ilçesinde 3 bin kifli düzenlenen mitingte Amerika’ya karfl› mücadele edelim denildi. Kütahya’da binlerce kiflinin kat›ld›¤› mitingte savafl 盤›rtkan› TÜS‹AD protesto edildi. ‹zmit’te oluflturulan Savafl Karfl›t› Platform belediye önünden An›t Park’a kadar yürüdü. Ayr›ca Bursa’da, Mudanya ve ‹negöl’de, Erzincan, Çanakkale, Antalya, Diyarbak›r, Marafl, Giresun, Bart›n, Manisa, ‹zmir-Ödemifl, Mu¤la-Milas, Denizli, Ad›yaman, Nevflehir, K›rakkale, Uflak, K›rk-
Beyaz›t Mitingindeki Bildiriden... “... Önce, flirketleriyle geldiler. Markalar›yla akl›m›z› çeldiler. Dolarlar›yla ruhumuzu sat›n almak istediler. IMF politikalar›yla yoksullu¤a mahkum ettiler. Kültürleriyle yozlaflt›rd›lar. F-tipi hapishaneleriyle tecrit ettiler. fiimdi de üniformalar›, bayraklar›, ölüm kusan silahlar›, kanl› postallar›yla utanmazca, ars›zca, pervas›zca Türkiye'ye yerleflmek istiyorlar! Buna izin verecek miyiz? Hay›r! ‹tiraz Ediyoruz! Peki biz izin vermiyorsak, kim verebilir? ‹çeride baflka d›flar›da baflka konuflan hükümet mi? Yüzde 90'› savafla karfl› olan bu topra¤›n insanlar›, sormaz m› devleti oluflturan tüm kurumlara, bize sormadan nas›l karar al›yorsunuz diye? Sormazlar m›, kimin topra¤›n› kimin emrine tahsis ediyorsunuz diye? ... Biz BM Güvenlik Konseyi savafl karar› alsa bile bu savafla ‹T‹RAZ ED‹YORUZ! Çünkü Güvenlik Konseyi'ndeki ülkelerin hiçbiri adil de¤il ve hepsi de, Irak'›n elinde bulundu¤unu iddia ettikleri nükleer silahlardan kat kat fazlas›na sahip! Dünya'y› kitle imha silahlar›ndan kurtarmak m› istiyorsunuz? Adresiniz: ABD! Uluslararas› Hukuk'u ihlal eden yasa tan›maz bir devlet mi ar›yorsunuz? Adresiniz: ABD! Nükleer silahlar›yla, Y›ld›z Savafllar› planlar›, gizli darbeleri, ak›l almaz silah harcamalar›yla dünya bar›fl›n› tehdit eden bir devlet mi dediniz? Adresiniz: ABD! Saddam'› yaratan ve ‹ran-Irak savafl› boyunca ona kitle imha silahlar›n› satan kim? Gene ABD, gene ABD! Amaç ne terörizmle savaflt›r, ne de Irak'›n demokratiklefltirilmesi veya silahs›zland›r›lmas›. Amaç, bütün dünyay› ele geçirmektir. ‹T‹RAZ ED‹YORUZ!.. ABD'ye askeri üsler, limanlar, kara ve havayollar› kulland›r›lmas›n! ABD ile yap›lan tüm gizli anlaflmalar halka aç›klans›n ve iptal edilsin! ‹srail'le askeri iflbirli¤ine ve silah ihalesi antlaflmalar›na son verilsin!” lareli ve Samsun’daki eylemlere kat›lan binlerce kifli halk›n ABD sald›r›s›na karfl› ç›kt›¤›n› ilan etti. 28 OCAK: Bursa Savafl Karfl›t› Platform, düzenledi¤i meflaleli yürüyüfl ile Amerika’y› protesto etti ve “Ortado¤u Halk› Yaln›z De¤ildir” sloganlar› att›. Bal›kesir Ayval›k ve Mu¤la Milas ilçelerinde düzenlenen mitinglere kat›lan binlerce kifli sloganlar pankartlarla Amerikan sald›rganl›¤›na karfl› Türkiye halk›n›n sesine seslerini katt›lar. Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
11
Halk›n iradesi sald›r›larla engellenemez! ‘Halk Karar Versin’ kampanyas›na sald›ranlar, halk›n iradesine sald›ran faflistlerdir Lütfi K›rdar Önünde Engelleme
Lütfi K›rdar Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i Giriflimi’nin ça¤r›s›yla Türkiye genelinde bafllat›lan "Halk Karar Versin” kampanyas› sürüyor. ‹ktidar›n halk›n karar›ndan, iradesinden korkusunun en somut hale dönüfltü¤ü kampanyaya yönelik sald›r›lara yine halk cevap vererek referandum sand›klar›n› ›srarla kurmaya devam ediyor.
‹lk Sonuç Hatay’dan Kampanya çerçevesinde elimize ulaflan ilk referandum sonucu Hatay Samanda¤’a ba¤l› Uzunba¤ beldesinden. ‘Ülkemizin Amerika taraf›ndan savafl karargah› gibi kullan›lmas›n› kabul ediyor musunuz?’ sorusuna cevap veren 500 kiflinin tamam› “hay›r” cevab›n› vererek iradesini ortaya koydu. Sonucu dergimize ileten Uzunba¤ beldesi halk› ad›na yap›lan aç›klamada, “Amerika ile savafl pazarl›¤› yapanlar bize sormuyor; öyleyse biz söyleyece¤iz” dedi.
Nurtepeliler ‹radesine Sahip Ç›k›yor 24 Ocak’ta referandum sand›¤› kurarak, "Halk Karar Versin" pankart› alt›nda kampanya çal›flmas› yapan üç kiflinin siyasi polis taraf›ndan tekme tokatlarla gözalt›na al›nmas›n›n ard›ndan, Nurtepe halk› iradesini ortaya koyman›n yeni yöntemlerini an›nda üretti. Mahalle halk› gözalt›lar› protesto için referandum sand›¤›n›n aç›ld›¤› Sokullu Caddesi’nde topland›. Yüzlerce çevik kuvvet ile halka sald›ran Amerikanc› polis burada da 13 kifliyi gözalt›na ald›. Gözalt›lar s›ras›nda "Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi” sloganlar› atan kitle Alibeyköy Karakolu'nda da bask›lara maruz kal›rken mahkemeden serbest b›rak›ld›lar. Bu arada iradesinin önüne sald›r›larla engel koymaya çal›flan AKP iktidar›na ve Amerikanc› polise en iyi cevab› yine Nurtepeliler verdi. Sald›r›lar sonras› mahalle esnaf› kepenklerini kapatarak gözalt›lar› protesto etti, Kahrolsun Amerikan emperyalizmi hayk›r›fl›na destek verdi. 12
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
Seçkin bir grup ayd›n taraf›ndan organize edilen “Yüzler Meclisi”nin Lütfi K›rdar Kongre Salonu'nda düzenledi¤i toplant› s›ras›nda salon önünde referandum sand›¤› kurmak isteyen giriflim çal›flanlar›na polis kitlenin gözleri önünde sald›rd›. Koflulsuz olarak emperyalizme ve iflbirlikçilerine karfl› olmakla “savafla hay›r” demenin ayn› fley olmad›¤› burada bir kez daha görüldü. Sald›r›y› bir ço¤u izlemekle yetinirken, Yüzler Meclisi’nden bir iki kiflinin de t›pk› polis gibi, "bunlar›n amaçlar› baflka" türünden polisin sald›r›s›na çanak tutmas›, “bunlar m› Amerika’ya karfl› ç›kacak” sorusunu düflündürttü. Bu arada duyarl› ve gerçekten “ne Saddam ne Bush” demeden dünyay› ele geçirmek isteyen emperyalizme karfl› olan ayd›nlardan bir k›sm› hem oy kulland› hem de tepkisini dile getirdi. Yüzler Meclisi toplant›s›na kat›lanlar aras›nda da neden tepkisiz kal›nd›¤› yolunda tart›flmalar yaflan›rken, Emekli-Sen üyeleri toplant› bafllayana kadar salon önünde sloganlar›yla gösteri yapt›, oylar›n› kulland›lar. Sand›¤›n kald›r›lmas›n› isteyen ve bu nedenle sald›ran polisler, Cumhurbaflkan›’n›n yetkisinde olan referandum hakk›n›n gaspedildi¤ini söylerken, halk›n Amerika’ya karfl› ç›kma hakk›n›n karfl›s›na neden coplar›yla ç›kt›klar›n›, neden ABD’yi bu kadar canh›rafl savunduklar›n› aç›klayamad›lar.
Biz karfl›y›z, bunlar savafl m› istiyor? Bu soru, 24 Ocak’ta Okmeydan›’nda kurulan sand›¤› gaspederek, kitleye sald›rarak halk›n sand›¤a gitmesini engellemeye çal›flan yüzlerce polisi gören mahalle sakinlerinden geliyordu. Sand›¤›n neden kuruldu¤unu ö¤renen halk›n, bunun neresinin suç ve neden engellenmek istendi¤ine anlam veremedi¤ini polisleri kastederek, bunlar savafl m› istiyor, biz karfl›y›z sözleriyle dile getiriyordu. Okmeydan›
Halklar ABD’ye inanmad›¤›n› meydanlarda hayk›r›yor BM Raporu aç›kland› ve rapor her ne kadar silah bulamad›k dese de, kimi ifadeleri ile Amerikan sald›r›s›na da çanak tutar nitelikte. Amerika ise yo¤un bir propaganda ve yalan kampanyas› ile dünyay› sald›r›ya ikna etmeye çal›fl›yor. Öteki emperyalist devletleri ikna edebilir, her fleye ra¤men Irak’a sald›rabilir de; ama bir gerçek var ki, ne Irak’a sald›r› gerekçeleri dünyay› ikna edebiliyor, ne de Amerika bugün ekti¤i Amerikan karfl›t› tohumlar› kolay kolay silebilir. ‹mparatorlu¤un önünü kesecek olan da bugün ABD’nin kendi elleriyle ekti¤i tohumlard›r. Bunun en iyi göstergesi meydanlara dökülen halklar, halklar›n dilindeki “terörist ABD” sloganlar›d›r. “Canl› Kalkanlar” Ba¤dat Yolunda Irak’a sald›r›ya karfl› kendi bedenlerini canl› kalkan yapma karar› veren gönüllüler 25 Ocak günü ‹ngiltere’den 3 otobüsle hareket etti. 15 fiubat’ta yap›lacak eylemlerin ard›ndan daha kitlesel bir grubun da ‹ngiltere’den Ba¤dat’a hareket edece¤i belirtilirken, canl› kalkanlara u¤rad›klar› ülkelerden yeni kat›l›mlar da oluyor. Bu arada ülkemizden de canl› kalkan olmak için eylemi düzenleyen komiteye yo¤un baflvuru oldu¤u belirtiliyor. Her Yerde ABD’ye Karfl› Büyük Öfke Hafta boyunca dünyan›n dört bir yan›nda Amerikan sald›rganl›¤›na karfl› halklar meydanlara döküldü. ABD elçiliklerinin önü, kentlerin meydanlar›nda gösteriler hiç eksik olmazken, Amerika’da düzenlenen gösterilerde Amerikan halk› kendi hükümetleri-
nin petrol için kan dökmeye haz›rland›¤›n› hayk›rd› ve “Bush’u durdurun” sloganlar› hayk›r›ld›. Avrupa, Latin Amerika’daki gösterilerin yan›s›ra bu hafta en kitlesel gösteriler Ortado¤u ülkelerinde gerçekleflti. Yemen’in baflkenti Sana, Sudan’›n baflkenti Hartum, Suriye’nin baflkenti fiam, Lübnan’›n baflkenti Beyrut, M›s›r’›n baflkenti Kahire, Bahreyn’in baflkenti Manama ve Ürdün’de meydanlara dökülen Arap halklar› Amerikan sald›rganl›¤›n› protesto etti. Gösterilerde ‹srail ve ABD bayraklar› yak›l›rken, Irak bayraklar› dalgaland›r›ld›. Yunanistan’da düzenlenen gösteriye kat›lan 10 bin kifli çal›flma koflullar›n›n düzeltilmesini isterken, Amerikan karfl›t› sloganlar hayk›rd›. Eyleme 300 civar›nda polis sendikas› üyesi de kat›ld›. Avrupa’da ABD’ye Öfke Direnifle Destek Avrupa ülkelerinde yap›lan Amerikan sald›rganl›¤›na karfl› eylemlere yurtd›fl›ndaki devrimciler de kendi pankart ve sloganlar›yla kat›l›yorlar. Yunanistan’›n Naflio kentinde düzenlenen gösteriye kat›lan Cephe Güçleri "Ölüm Orucu Sürüyor" pankart›yla yürüyüflteki yerini ald›. Ayr›ca Girit ve Selanik'te ‘Ölüm Orucu Direniflini Destek’ geceleri düzenlendi. Avusturya Innsbruck’da 25 Ocak’ta düzenlenen Amerika karfl›t› gösteriye 1500 kifli kat›l›rken Cephe güçleri de “Emperyalist savafla hay›r Ölüm orucu sürüyor ölümleri durdural›m” pankartlar›yla yürüyüflte k›z›l bayraklar›n› dalgaland›rd›lar.
15 fiubat’ta Amerika’ya Karfl› Alanlara! 15 fiubat dünya halklar›n›n ABD sald›rganl›¤›na karfl› aya¤a kalkaca¤›, meydanlara dökülerek imparatorlu¤un karfl›s›na dikilece¤i gün olacak. Biz de ülkemizde, 15 fiubat’›, gecekondularda, meydanlarda, fabrikalarda, köylerde, kasabalarda, okullarda, hayat›n her alan›nda Amerika’ya karfl› öfkemizi hayk›rd›¤›m›z güne dönüfltürelim. O gün bütün esnaflar camlar›na Amerika karfl›t› sloganlar yazan dövizler asarak, gecekondular sokaklara ç›karak, merkezi olarak düzenlenecek eylem ve etkinliklere kat›larak, okullarda gençlik olarak anti-emperyalist gelene¤imize sahip ç›karak, (her gün) geceleri ›fl›klar›m›z›
saat 9’da 5 dakika söndürerek tepkimizi gösterebiliriz. 15 fiubat kentlerimizin sokaklar›n›n “Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi” sloganlar›yla inledi¤i bir gün olmal›. Sadece yap›lacak eylemlere kat›lmak, kat›l›m› sa¤lamak için çal›flmalar yapmak yetmez, bütün vatanseverler, ilericiler, demokratlar, Amerikan karfl›tlar› bulunduklar› her alanda çeflitli eylem biçimleri bularak bunlar›n örgütlenmesine öncülük etmelidir. Amerika’ya karfl› ç›kmak, kendi gelece¤imize sahip ç›kmakt›r. Sadece 15 fiubat’ta de¤il, sürekli olarak Amerikan mallar›n› boykot eden, özellikle Arap halklara biz de ayn› eylemle destek olabiliriz.
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
13
Adalet Koltuğunda Bir Susurlukçu Zulüm artt› eksilmedi, Cemil Çiçek Adalet Bakanl›¤› koltu¤una oturdu¤undan bu yana. Ölümler durmad› sürdü. B›rak›n ölümleri durdurmay›, kendi iktidarlar›ndan önceki katliamlar› da üstlendi, 19 Aral›k’› savundu. AKP, Genelkurmay politikalar›n› eksiksiz sürdürecek çok isabetli(!) bir atama yapm›flt› Adalet Bakanl›¤›’na. Kuflkusuz Cemil Çiçek’i iyi tan›yordu AKP yönetimi. Kamuoyunda çok iyi bilinmese de onlar›n Susurlukçularla fikri ve fiili yak›nl›¤›n› iyi biliyor olmal›yd›lar. Atamadaki isabet(!) bunun sonucuydu. Halk da Cemil Çiçek’i daha iyi tan›maya bafll›yor flimdi. TAYAD’l› Aileler, 26 Ocak’ta yapt›klar› bir aç›klamayla, Cemil Çiçek’in fazla bilinmeyen bir yan›n› gözler önüne serdiler. Aç›klamada Çiçek’in Korkut Eken ve di¤er Susurlukçulara sahip ç›k›fl› kendi a¤z›ndan aktar›larak flu soru soruluyordu: “Adalet Bakanl›¤› Koltu¤unda Susurluk Avukat›’n›n Oturdu¤u Yerde Adalet Olur Mu?” Cemil Çiçek’in kontrgerilla fleflerinden Korkut Eken nezdinde tüm Susurlukçulara sahip ç›kt›¤› sözleri, Tercüman Gazetesi’nde Emin Pazarc›’n›n
CEM‹L Ç‹ÇEK’‹N SUSURLUKÇULU⁄UNUN ‹T‹RAFIDIR! Bu yaz› Tercüman Gazetesi’nde yay›nlanm›flt›r! “... AK Parti içinde baz› isimler Eken’e s›cak bakm›yorlar. Baz›lar› ise, farkl› görüflte. Adalet Bakan› Cemil Çiçek, bakan olmadan önce Korkut Eken’i cezaevinde ziyaret edip ‘geçmifl olsun’ diyen bir isim. Üstelik, Cemil Çiçek’in, Özal döneminden beri Korkut Eken’le ‘merhabas›n›n’ oldu¤u biliniyor. Adalet Bakan› bundan rahats›z da de¤il. Yeri ve zaman› geldikçe, Korkut Eken’e sahip bile
14
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
köflesinde yay›nlanm›flt›. (Afla¤›da yaz›n›n ilgili bölümünün tam metni aktar›lm›flt›r.) Yaz› neyi gösteriyordu peki? Cevap k›sa ve öz: “Okuyun, Cemil Çiçek’in kim oldu¤una dair, fazla söze, yoruma gerek kalmayacak. Okuyun, göreceksiniz ki, o bir SUSURLUKÇU, göreceksiniz ki, o bir KONTRA HAM‹S‹, göreceksiniz ki o bu ülkede onmilyonlar›n ›fl›klar›n› yak›p söndürerek, meydanlara ç›karak lanetledi¤i KATL‹AMCILARIN AVUKATI!” Anlafl›l›yor ki, Çiçek’in daha Özal döneminden beri Korkut Ekenler’le iliflkisi var. Peki NE ‹L‹fiK‹S‹ bu? Hangi s›fatla, hangi görevle? Cemil Çiçek bunu aç›klamal›d›r. Ama ondan da önce, Çiçek’i Adalet Bakanl›¤› koltu¤una oturtan AKP aç›klamak zorundad›r!
Çiçek, “Deflifre olmam›fl Susurlukçu”lardan Biri Mi? Korkut Eken’in en yak›n “mesai arkadafllar›” bile halk nezdinde teflhir olmuflluklar›ndan dolay› onu hapishanede ziyarete gidemezken Cemil Çiçek gidiyor. Bu “ziyaret”in Korkut Eken’le “kifliç›k›yor. *** Bir televizyon program› öncesiydi. Adalet Bakan› Cemil Çiçek’le sohbet ediyorduk... Bakan Çiçek, Korkut Eken konusunu kendisi açt›. “Baz› komutanlar, Eken’le ilgili aç›klamalar yapm›fllard›” dedi: - "Ben de o komutanlar›n söyledikleri gibi, kendisini ülke yarar›na çal›flan, gayret eden bir insan olarak tan›d›m." Bakan Çiçek, 1980’li y›llara uzand›: - "Onlar, Ermeni terör örgütleri sebebiyle Türkiye'nin yurt d›fl›nda bafl›n›n derde girdi¤i dönemde hayatlar›n› ortaya koyarak mücadele eden insanlar olarak tan›n›rlar." Ard›ndan ekledi: - "Bu terörün sona erme-
sel” bir yak›nl›ktan öte oldu¤unu ise, yine Cemil Çiçek’in sözleri ortaya koyuyor: O tüm Susurlukçulara sahip ç›k›yor: “Bunlar, suç iflledilerse bile, davulla zurnayla ilan edilerek deflifre edilmemeliydiler. Bu ülkeye bir daha hizmet edecek olan insanlar›n önlerini kesecek flekilde bir hareket tarz› içine girilmemeliydi."
Bu sözleri, herhangi biri de¤il, bir Adalet Bakan› söylüyor. Adaletin ›rz›na, en baflta onu uygulamakla görevli olanlar geçiyor. Bu ülkede do¤ru düzgün bir savc› olsa, dava açar bu sözlerle ilgili. Bu sözleri sarfeden birinin Adalet Bakanl›¤› yapamayaca¤›n› ileri sürer. “Suç iflledilerse bile deflifre edilmemeliymifller! Mehmet A¤ar a¤z›yla konufluyor. O da ayn› fleyden flikayetçiydi hat›rlanacak olursa. Ama A¤ar flunu da eklemiflti: “deflifre olmam›fl arkadafllar›m›z var, onlar ifllerinin bafl›ndalar, görevlerine devam ediyorlar...” Cemil Çiçek iflte o “deflifre” olmam›fllardan biri olsa gerek. “Suç ifllense bile deflifre edilmemeliler” derken, ayn› zamanda kendisini gelecekte bekliyor olabilecek bir tehlikeyi önlemeye çal›fl›yor.
Çiçek istifa edip, Avukat cübbesini giymelidir! ‹nfazlar›, faili meçhulleri, uyuflturucu ticaretleri, aralar›ndaki tehdit, flantaj ve rüflvetler, h›rs›zsinde son derece etkili oldular!" *** Adalet Bakan› Cemil Çiçek, kendisini rahats›z eden bir noktaya da dikkati çekti. Korkut Eken’le ilgili olarak tak›n›lan tutumu elefltirdi: - "Bunlar, suç iflledilerse bile, davulla zurnayla ilan edilerek deflifre edilmemeliydiler. Bu ülkeye bir daha hizmet edecek olan insanlar›n önlerini kesecek flekilde bir hareket tarz› içine girilmemeliydi." Adalet Bakan› bir noktan›n alt›n› çizdi: - "Bu hareket tarz›, devletin ileride yasalara uygun bir flekilde baz› iflleri yapacak insanlar› bulmas›nda zorluk çekmesine yol açar." Çiçek son olarak bir soru sordu: - "Siz böyle yaparsan›z, bu insanlar› laz›m oldu¤unda bir daha nereden bulacaks›n›z?" (Tercüman, 22 Ocak 2003)
Bu “kahramanlar” deflifre edilmemeliymifl Çiçek’e göre. Hatta yarg›lanmamal›lar bile. Çünkü onlar “vatan için kurflun atm›fl, vatan için uyuflturucu kaç›rm›fl”lar... Cemil Çiçek mi yanl›fl partide, YOKSA AKP de Susurluk Partisi mi? l›klar› a盤a ç›km›fl olmas›na ra¤men, Cemil Çiçek adl› Adalet Bakan›, onlar›n ülkeye çok yararl› ifller yapt›klar›n› söylüyor. Kendisinin de ayn› iflleri yapmamas› için bir neden kalm›yor tabii. O da katledecek, o da iflkence yapacak, yapt›racak, o da uyuflturucu ticaretine yol verecek, gazete binalar› bombalat›lacak, birileri “ortadan kald›r›lacak”, kumarhanecilerin avantas› yenecek, vatana hizmet edilecek!!! Adalet ve Kalk›nma Partisi’nin Adalet Bakan›, iflte bunlar› savunuyor. Burada “adalet”in izi var m›? Bu kafadan adalet ç›kar m›? Bu kafan›n yönetti¤i hapishanelerde, insanca yaflam koflullar› olur mu? Tutsaklara insanca davran›fl olur mu? Bu kafa yap›s›ndaki biri, böyle bir düzende bile bir dakika dahi, Adalet Bakanl›¤› koltu¤unda oturamaz! Devletin bu “suç”lar› iflleyecek adamlara her zaman ihtiyac› oldu¤unu söyleyen kafada hukukun zerresi yoktur. Onun yapabilece¤i tek fley, bu pisli¤in avukatl›¤›n› üstlenmifltir. Susurluk pisli¤ini ancak kafas›nda hukukun zerresi olmayanlar savunabilir. Susurlukçular lanetlenmifltir; kimse aklayamaz! Bakan olsan›z bile! Cemil Çiçek Ekenleri sahiplenerek bofluna ç›rp›n›yor. Hiç kimse Susurlukçular› aklaya-
maz; Adalet Bakan› bile olsa. Susurlukçular bir kez bu halk taraf›ndan lanetlenmifllerdir. Türkiye tarihinde art›k “Susurlukçuluk” lanetli olmak demektir. Cemil Çiçek de Susurluk hamili¤i, avukatl›¤›yla, ama daha da önemlisi Susurluk politikalar›n›n uygulay›c›s› olarak lanetliler s›n›f›na girmektedir. Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
15
Direniş, Çiçek’in mumunu da söndürecek! Yalan, yalan, yalan! Adalet Bakan› Cemil Çiçek ekranlarda konufluyor, gazetelere demeçler veriyor; a¤z›n› her aç›fl› yalan!
da
dire
nme savafl›n
3. y›l 837. gün
◆ Cemil Çiçek, direniflçilerin say›s›n› söylemekten korkuyor: Direniflçilerin say›s› konusunda “5 kifli” diyor bir çok yerde. NTV’deki 30 Ocak günkü konuflmas›nda bunu da inkar etti, hapishanelerde ölüm orucu direniflçisi yok dedi, d›flar›dakiler yap›yor dedi. Yalan! Yalan! Yalan! Halen ölüm orucunda 15 tutukluhükümlü vard›r. Adlar› afla¤›dad›r: Tanju Mete, fiengül Arslan, Mesut Akbulut, Nihat Palab›y›k, Yavuz Atefl, Yusuf Ar›c›, Eylem Göktafl, Ümit Günger, Erkan Bülbül, Kemal Gömi, Ayfle Sultan Yaz›c›, Ali K›l›nç, Sibel fiahano¤lu, Mürsel Kaya ve Hasan Öksüz. ◆ Cemil Çiçek “HÜCRE”nin ad›n› anmaktan korkuyor. “Tek kiflilik hücre”leri gizliyor! Hücre demiyor, oda diyor. Onlar›n da hep “üç kiflilik” oldu¤unu söylüyor. “Tek kiflilik oda”lar› a¤z›na bile alam›yor. Çünkü onlar› hiç mi hiç savunamayaca¤›ndan korkuyor. F tipi hapishaneler, HÜCRE T‹P‹ hapishanelerdir. 1 ve 3 kiflilik hücrelerden oluflur. ◆ Cemil Çiçek hapishanelerde ölen yok, d›flar›dakiler ölüm orucu yap›p ölüyor derken, ölümün sorumlulu¤undan korkuyor! Do¤rusunu yaz›yoruz: AKP iktidar› iflbafl›na geldi¤inden bu yana, 7 ölüm orucu direniflçisi flehit düflmüfl-
16
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
tür. Bunlar›n isimleri ve flehit düfltükleri yerler flöyledir: Serdar Karabulut: Sincan F Tipi’nden Numune Hastanesi’ne kald›r›ld›, orada flehit düfltü. ‹mdat Bulut: Kand›ra F Tipi’nden Bayrampafla Hastanesi’ne kald›r›ld›, orada flehit düfltü. Zeliha Ertürk: Kartal Özel Tip’ten fiiflli Etfal Hastanesi’ne kald›r›ld›, orada flehit düfltü. Feridun Yücel Batu: ‹zmir K›r›klar F Tipi’nden Atatürk Araflt›rma Hastanesi’ne kald›r›ld›, orada flehit düfltü. Feride Harman: Ölüm orucundayken tahliye edildi, d›flar›da ölüm orucunu sürdürerek flehit düfltü. Berkan Abatay: Edirne F Tipi’nden önce Bayrampafla, ard›ndan fiiflli Etfal’e kald›r›ld›, orada flehit düfltü. Özlem Türk: Kütahya Hapishanesi’nden Numune Hastanesi’ne kald›r›ld›, orada flehit düfltü. Görüldü¤ü gibi “ölüm orucunu d›flar›da sürdürerek flehit düflen” sadece Feride Harman’d›r. Cemil Çiçek’in sözleri KOCA B‹R YALANDIR. Koca adam›n, koca bakan›n bu yalan› söylerken yüzü k›zarmamaktad›r. Ama hepsi d›flar›da sürdürüp flehit düflse ne olurdu? Bu F tiplerinde zulmün, tecritin olmad›¤›n› m› gösterir, bu Cemil Çiçek’in ve AKP’nin ölümleri durdurma sorumlulu¤unu ortadan m› kald›r›r?
◆ Yalanc›n›n mumu yats›ya kadar yanar! Yalanla adalet bir arada olmaz! Bu kadar yalan söyleyen, kaç kiflinin öldü¤ünü, sakat kald›¤›n› söylemekten korkup gizleyen bir “bakan”› halk›n takdirine b›rak›yoruz!
Kimyasal Silah ve Bayrampafla “Kimyasal silah herkeste var” diyor Tayyip Erdo¤an. Türkiye’de, 19 Aral›k’ta Bayrampafla’da kimyasal silahlar›n kullan›ld›¤›n› da aç›klayacak m›? Irak’›n kitle imha silahlar›, kimyasal, biyolojik silahlar› tart›fl›l›yor ve bu sald›r› gerekçesi yap›lmaya çal›fl›l›yor. Savafla karfl› ç›k›yor havas› vermek için Tayyip Erdo¤an da, “kimyasal silah herkeste var” dedi. Peki Türkiye’de? Ona cevap yok elbette. Oligarflinin da¤larda, hapishaneler katliam›nda kimyasal silahlar kulland›¤›n› herkes biliyor. AKP, bu gerçekleri de aç›klayacak m›? Türkiye devletinin b›rak›n komflular›na, kendi ülkesinin insanlar›na karfl› vahflice gazlar kulland›¤›n›, kimyasal maddelerle yakt›¤›n› da dünyaya duyurabilecek mi? Örne¤in afla¤›da anlat›mlar› yer alan Bayrampafla Hapishanesi bayanlar ko¤uflunda kullan›lan “beyaz tozlar›n”, “kimyasal gazlar›n” ne oldu¤unu aç›klayabilecek mi?
19 Aral›k’ta Kullan›lan Kimyasal Gazlar›n Belgeleri “S›cakl›k hissettim. Elbiselerim üzerimdeydi ama vücudum yan›yordu. Bafl›ma dokundu¤un anda hani bofl bir a¤aca dokundu¤unda öyle bir ses gelir ya bir an öyle hissettim. Ellerimde, avuç içlerimde yan›klar yoktu ama avuç içlerim yan›yordu sanki. Ateflin, alevin yak›fl› de¤ildi bu.” “Bir anda oldu alev. Bir iki saniye içinde bütün ko¤ufl yanmaya bafllad›. Ben yand›¤›mda elbiselerim sa¤lamd›. Vücudu yak›yor, ilginç bir fley. Benim s›rt›m, ellerim yüzüm yand› ama giyindi¤im fleyler yanmad›. Yani ben tutuflmad›m, alev almad›m ama yand›m.”
Dünya biliyor! Oligarfli istedi¤i kadar gizlemeye çal›fls›n, holding medyas› kendi ülkesinde kimyasal silahlarla insanlar›n katledilmesinin, diri diri yak›lmas›n›n utanc›n› isterse paylafls›n, dünya biliyor gerçe¤i. ‹flte gerçeklerin ortaya ç›kt›¤› günlerde Almanya’daki baz› gazetelerde yer alan haberlerin bafll›klar›ndan ikisi: “Türkiyeli Tutsaklar›n Ölümlerinin Nedenlerini Bir Rapor Ortaya Ç›kar›yor: Ordu Gaz Kulland›” (Frankfurter Rundschau, 4 Temmuz 2001) “Gözlerimin önünde derimin nas›l akt›¤›n› gördüm” (Bremer Nachrichten, Tagesspiegel, 4 temmuz 2001)
Oligarflinin kimyasal silahlar›n›n sonucu “Bombalar 4-5 çeflit kimyasal bomba idi... Gazlardan bo¤azlar›m›z yan›yor, ci¤erlerimiz yan›yor, nefes almakta zorlan›yorduk.” “Sinir sistemimiz felç oldu. Solunumumuz durdu ve ç›rp›nmaya ve titremeye bafllad›k.. Nefes alam›yorduk. Konuflam›yorduk... inilti ve bo¤ulma, ç›rp›nma seslerinden baflka bir ses yoktu.. "Ölüyoruz" diye içimizden geçirdik...” “Tavandan ve mazgaldan açt›klar› delikten boru uzatm›fllar içeriye yan›c› gaz veriyorlard› ve an›nda alev al›yordu.. Yine çat›dan beyaz kimyasal bir toz serpifltirdiler.. Ne oldu¤unu bilmiyorduk. Hepimiz saçlar›m›zdan tutuflmufltuk.” “Neremizin yand›¤›n› anlamak güçtü. Elimizle üstümüzü yokluyor, alev ar›yorduk söndürmek için. Mazgaldan kurflun s›kan› gördüm. Kahkaha at›yor, "hepinizi kebap" yapaca¤›z diyordu.” O ko¤uflta bulunan ve yan›k yaralar›yla kurtulanlardan Hacer Ar›kan, Ebru Dinçer, Münevver Köz ve Birsen Kars dergimizde ve çeflitli yay›n organlar›nda yer alan anlat›mlar› kullan›lan kimyasal silahlar›n etkisini tüm aç›kl›¤›yla gözler önüne seriyor. Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
17
F Tiplerini Yapt›ran Emperyalistler Orduya Kimyasal Silah E¤itimi Verdi Avrupa, 19 Aral›k katliam›nda kullan›lan silahlar›n menfleini çok iyi bilmektedir. Hem bu maddelerin sat›c›s› hem de afla¤›da örne¤ini verece¤imiz gibi e¤iticisi olarak biliyorlar. 19 Aral›k katliam›ndan bir y›l önce; 27 Ekim 1999. Alman ikinci kanal› ZDF’in sundu¤u ‘Kennzeichen D’ adl› program›n konusu, ‘Almanya Ordusu’nun, Türkiye Ordusu’nu kimyasal bir silah laboratuvar› kurmakta destekledi¤i’ üzerineydi. (...)Bu y›l›n Eylül ay›nda Türkiye Ordu mensuplar› ve Krauss-Maffei Wegmann ile Rheinmetall firmas› aras›nda Koblenz flehrindeki Federal Askeri Teknik ve Tedarik Dairesi’nde bir buluflma gerçekleflti ve anlaflmaya var›ld›. Ayr›ca programa kat›lan Özel Tim eski üyesinin aç›klamalar›na göre, yürütülen baz› operasyonlarda kimyasal silah kullan›ld›¤›n›, bizzat kendisinin de tan›k oldu¤unu anlatt›.
Ya Oligarflinin Kimyasal Silahlar›? Moskova’da Çeçenlere karfl› kullan›lan gazlar›n tart›fl›ld›¤› günlerde, 33. say›m›zda “Rusya’da gaz kullan›ld›¤› için feveran edenler, özellikle bas›n, 19 Aral›k’ta Bayrampafla’da 6 devrimci kad›n› diri diri yakan gazlar› bugün hat›rlad›lar m› acaba?” diye sormufltuk. Hat›rlamad›lar, yazmad›lar. Bugün de, kimyasal silahlar›n tart›fl›ld›¤› ve Bayrampafla’da kimyasal silah kullan›ld›¤›na iliflkin bunca kan›t›n bulundu¤u bir durumda da tart›flmayacaklard›r. Katliam› yapan “bizimkilerse”, kimyasal silah› kullanan “milli ordu” ise dile getirmezler, getiremezler! Erdo¤an’›n dedi¤i gibi, bütün devletlerde flu veya bu düzeyde bu silahlardan bulunmaktad›r. Kendi halk›na karfl› ony›llard›r savaflan Türkiye Cumhuriyeti devletinde, ordusunda ise, en geliflmifl olanlar›, en öldürücü olanlar› vard›r. Bütçeden ayr›lan bu kadar paran›n nereye gitti¤ini san›yorsunuz?!
AKP, iflkenceyi böyle yasallaflt›r›yor! TBMM Adalet Komisyonu, ölüm oruçcular›na zorla müdahaleye, bilinci aç›k ya da kapal› iken zorla beslemeye izin veren, bunun yan›s›ra, “ölüm orucuna teflvik edenlere cezalar” öngören yasa tasar›s›n› kabul ederek meclise sevk etti. Yasan›n, kutsal direnme hakk›na müdahale oldu¤una burada yeniden girmeyece¤iz. Yasan›n nas›l bir faflist mant›kla haz›rland›¤›n› geçti¤imiz hafta TAYAD’l›larla birlikte Komisyon Baflkan› Köksal Toptan ile görüflmede anlatan ÇHD Baflkan› Hüseyin Biçen’den aktaral›m: “Bu yasada uzman doktor kalkm›fl. Yani s›radan hekime, ola ki hekim yoksa orada herhangi birine müdahale yetkisi veriyor. ‹nsanlar orada s›radan bir görevliye teslim ediliyor. Bugüne kadar zaten uzman doktor müdahale etti¤i halde insanlar sakat kal›yordu...” fiimdi de, zorla besleme dediklerinin nas›l yap›ld›¤›n›n örne¤ini, Dr. Ata Soyer’in, Türk Tabipleri Birli¤i Toplum ve Hekim Dergisi’nin Kas›mAral›k 2000 tarihli 6. say›s›ndan aktaral›m. “Bu konuda 1974’te ‹rlandal› Mahkumlar› Desteklemek için Eylem Komitesi’nin BMA’ya yazm›fl oldu¤u mektup oldukça tipiktir: Mahkumlara zorla besin flöyle verilmektedir: A¤›zlar› bir cerrah aletiyle zorla aç›lmakta ve turuncu renkli ya¤l› bir hortum bo¤azlar›ndan afla-
18
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
¤›ya do¤ru itilmektedir. Sonra s›v› bir kar›fl›m hortuma dökülmektedir. Bunu hemen hemen her zaman kusma ve mide bulant›s› izlemektedir. Mahkumlar› zapt etme iflini gardiyanlar yapmaktad›r. BMA’ya yazanlar aras›nda hekimler de vard›r: Zorla besin vermek için kullan›lan yöntem, bu yüzy›l›n bafllar›nda genel oy hakk› için mücadele edenlere uygulanan yöntemin ayn›s›d›r. Difllerin aras›na tahtadan bir blok yerlefltirilmektedir. Bu blok, içinden ya¤l› bir mide hortumunun geçti¤i bir delik ihtiva etmektedir. Bu ifllem günde bir veya iki kez yap›lmakta, kusma olursa tekrarlanmaktad›r. Direnme söz konusu oldu¤unda, a¤z› açmak için çelik bir kelepçe kullan›lmaktad›r. Bu tür durumlarda mahkumu sabit tutmak için birkaç kifli gerekli olmaktad›r.”(BMA Arflivinden) Benzer bir sürecin 1980’lerin ortalar›nda ve 1990’lar›n bafl›nda Fas’ta yafland›¤›, açl›k grevi yapan mahkumlara hastanede olduklar› sürece nazogastrik sonda ile zorla besin verildi¤i, yine bu süreçte mahkumlar›n yata¤a ba¤land›¤›, giysi ve çarflaflarla kendilerine yemek verilen hortumun y›lda sadece iki kez de¤ifltirildi¤i, bu ifllemde sa¤l›kç›lardan çok gardiyanlar›n kullan›ld›¤› bilinmektedir. (BMA 1996). AKP, iflkenceyi böyle yasal hale getiriyor.
TAYAD: “Adalet Bakan›’ndan
Baya¤› Yalanlar Bofl Sözler” Adalet Bakan› Cemil Çiçek yine konufltu. Hiç bir sorunu çözmeye niyeti olmayan, zulmü sürdüren bir bakan oldu¤unu piflkince sözlerle geçifltirmeye çal›flan bir kifli nas›l konuflursa, o da öyle hafif, öyle abes, öyle demagojik ve öyle cahilce sözlerle konufluyor. 1) Diyor ki: “Açl›k grevi yapan 400’den fazla mahkum d›flar›da. Kim ne fayda sa¤layabiliyorsa buyursun yaps›n!” Ne demek flimdi bu? O kadar kafa patlatmam›za ra¤men, do¤rusu bu sözde ne demek istedi¤ini bulamad›k. Bir fley demek istedi¤i de flüpheli. Konufluyor. O kadar. Halk›m›z›n güzel deyifliyle “laf söyledi bal kaba¤›”ndan baflka bir aç›klama gelmiyor akl›m›za. Bu cümledeki tek do¤ru, 400’den fazla ölüm orucu direniflçisinin “d›flar›da” oldu¤udur. Ama nas›l? Hepsi haf›zas›n› kaybetmifl... ço¤u koltuk de¤nekleriyle yürüyor... ço¤u bir baflkas›n›n yard›m› olmadan hiç bir iflini halledemiyor... Cemil Çiçek, sanki onlar› bir lütuf olarak b›rakm›fllar gibi anlat›yor. 400’den fazla ölüm orucu direniflçisi, sakatlanarak, haf›zalar› yokedilerek b›rak›ld›. Yar› yar›ya
Çiçek Yalana, TAYAD A盤a Ç›karmaya Devam Ediyor! TAYAD’›n yukar›daki 25 Ocak tarihli aç›klamas›ndan bir gün sonra CNN Türk’te Cafe Siyaset program›nda konuflan Çiçek yalan söylemeye devam etti. TAYAD’l› Ailelerden cevap gelmekte gecikmedi. Direniflçilerin say›s›n› dahi yalan söyledi¤ini, “HÜCRE”nin ad›n› anmaktan korktu¤unu belirten TAYAD’l›lar, Cemil Çiçek’in “Avrupa be¤endi” sözlerini elefltirerek, “Çiçek, s›rt›n› Avrupa’ya, Amerika’ya yaslay›nca sorumluluktan kurtulmufl mu olacak?“ diye sordular. Çiçek’in yalanlar›n›n aksine, bugün Avrupa’n›n bile kendi yapt›rd›¤› F tiplerini elefltirdi¤ini belirten TAYAD’l›lar, bunun son örne¤inin CPT oldu¤unu belirttiler. Çiçek’in Adalet Bakanl›¤›’n›n CPT’nin elefltirilerine verdi¤i cevapta, aç›k olarak “tutuklular düflüncelerini de¤ifltirmedikçe, bir araya getirmeyiz” dedi¤ini söyleyen TAYAD, aç›klaman›n sonunda, “Cemil Çiçek’in ve bürokratlar›n›n bütün yalanlar›na cevap vermeye devam edece¤iz.” dedi.
öldürülüp b›rak›ld›lar d›flar›ya. Ne için? Tabii, direnifli k›rmak için. K›ramad›lar. Gerçek budur. Cemil Çiçek ne onlar› sakat b›rakt›klar›n›, yar› yar›ya öldürdüklerini söyleyebiliyor, ne de bu manevralar›n›n direnifli k›ramad›¤›n›. Anlatamaman›n s›k›nt›s›yla anlams›z cümleler kuruyor. fiu anda ölüm orucunu sürdürenlerden hiç sözetmiyor zaten. Sanki öyle bir fley yok! 400’ü aflk›n ölüm orucu direniflçisinin d›flar› ç›kar›lmas›n› sa¤layan 399. maddenin kendisi herfleyi aç›kl›yor zaten. Bu madde “sa¤l›¤›, hapishane koflullar›nda tedavi edilemeyecek kadar bozulan” kiflileri; yani iktidar›n yar› ölü haline getirdi¤i insanlar› tan›ml›yor. 2) Cemil Çiçek, konufluyor!!!: “Birilerinin insan hakk› talebinde bulunanlar›n, kimlerin hayat hakk›na tecavüz ettiklerini kendi vicdanlar›nda tartmalar› gerekir.” Yine asl›nda insan› “acaba ne demek istedi” diye derin düflüncelere salacak bir cümle... O yüzden tümünü anlamaya, çözmeye çal›flmak “bal kaba¤›”yla u¤raflmaktan farks›z. Ama bir fley anlafl›l›yor cümlesinden: Hakl› ve meflru taleplerin sahiplerini yaflam hakk›n› yoketmekle suçluyor. Bunu söyleyen yalan› ve demagojiyi meslek edinmifl biridir. ABD ve Avrupa’dan ald›klar› tecriti sürdürmek için 104 insan› öldürdüler. Utanmadan baflkalar›n› “hayat hakk›na tecavüz”le suçluyor. Yüzsüzce. Bu insanlar “tecritte yaflamaktansa ölürüz” dediler. 19 Aral›k’ta, F tiplerinde sürdürdükleri zulümle 104 insan› öldürüp “hayat hakk›”ndan sözediyor. “Yavuz h›rs›z”! Bunlar faflizme özgü yöntemler, yalan ve demagojilerdir. ‹flkenceci faflist iflkence yaparken, kendinize iflkence yapt›rtmay›n der. Cemil Çiçek, “kendinizi öldürtmeyin” diyor kabaca. Neredeyse yüzy›ld›r, hep ayn› demagojilere baflvuruyor faflistler. Cemil Çiçek de gençli¤inden itibaren bu faflist ideolojiyle e¤itilmifltir. Bu yalan ve demagojileri iyi bilir. 3) Cemil Çiçek ayn› aç›klamada flunu da söylüyor: “Ben sade vatandafl olarak gelen herkesle göEkmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
19
rüflüyorum. 40-50 kamera ile gelenlerle görüflmem” Yalan söylüyor. Randevu bile vermiyor. Ama bu bir yana! Ne demek “kameralarla gelmesinler!” Gelseler ne olur? Cemil Çiçek’in bas›ndan gizledi¤i bir fley mi var? Orada “gizli görüflme” mi yap›lacak? Ne demek “sade vatandafl olarak gelsinler”? Türkiye Cumhuriyeti Bakanlar›’yla görüflmek için “hiç bir partiye, örgüte, derne¤e üye olmamak” flart› m› var? Ne demek istiyor Cemil Çiçek; herkes örgütsüz olsun, kendi bafl›na m› olsun? Her kelimesi, kelimesinin her harfi çeliflki! En baflta kendisi bir partinin üyesi! Niye “sade vatandafl olarak” kalmam›fl? Niye sade vatandafl olarak bakan olam›yor da, bakan olmak için bir partiye kapa¤› at›yor? TÜS‹AD üyeleriyle sade vatandafl olarak m› görüflüyor acaba Bakan? 4) Meteoroloji de Cemil Çiçek’e ba¤l› anlafl›lan! Cemil Çiçek, ‹mral›’da Abdullah Öcalan’a karfl› uygulanan tecritle ilgili piflkinli¤ini sürdürerek, gazetecilere yapt›¤› son aç›klamada “geçen hafta hava muhalefeti nedeniyle görüflemediler (7 haftad›r görüfltürülmedi¤ini yine piflkinli¤e vurarak geçifltiriyor ve ekliyor) ama önümüzdeki hafta görüflebilirler.” Önümüzdeki hafta hava muhalefeti olmayaca¤› anlafl›l›yor bu aç›klamadan. Ne kadar bilerek konufluyor, o tart›fl›l›r ama, gelecek hafta görüfltürülece¤ini bilerek konufluyorsa, bu, ‹mral›’da fiilen avukat ve ziyaret yasa¤› uyguland›¤›n›n, “hava muhalefeti”nin bahaneden ibaret oldu¤unun itiraf›d›r. Hava durumu, Genelkurmay’›n ve Adalet Bakanl›¤›’n›n keyfine göre belirleniyor demektir. Genelkurmay sözcüsü Cemil Çiçek, demagoji yaparken ele veriyor kendini yine. Türkiye çok katliamc›, yalanc› bakan gördü, Çiçek de gayr›-ciddili¤iyle, çaps›z bir kukla olufluyla geçecek bu tarihe. Cemil Çiçek konufluyor! Tabutlar›n bafl›nda “tecrit yok” diyor. Piflkince. Kendi bakanl›¤› döneminde 7 kifliyi mezara gömmüfl, “hayat hakk›na tecavüz”den sözediyor. Piflkince. Ey ahali, sözüme de¤il, yüzüme bak›n, ben nas›l bir zulüm bakan›y›m diyor. Konuflun faflist kültürlü bay bakan, konuflun! 25 Ocak 2003
TAYAD’l› Aileler 20
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
Açl›k Grevi Sürüyor TAYAD’l› Ailelerden Feridun Osmana¤ao¤lu ile o¤lu ölüm orucunda olan Emine Palab›y›k’›n 5 Ocak günü bafllatt›¤› süresiz açl›k grevi Gazi Mahallesi’nde sürüyor. Mahalle halk›n›n ve F tiplerinde yaflanan tecrit iflkencesine karfl› duyarl› kesimlerin ziyaretleriyle destek verdi¤i TAYAD’l›lar açl›klar›n› yak›nlar›yla birlefltirirken, daha fazla duyarl›l›k ve destek ça¤r›s›nda bulunuyorlar. Eyleme, iflçilerden memurlara, gecekondu halk›ndan gençli¤e kadar çeflitli kesimler de k›sa süreli açl›k greviyle destek veriyor.
CNN Türk’e Suç Duyurusu Baflbakanl›k önünde “tecriti kald›r›n ölümleri durdurun” diye eylem yapan TAYAD’l› ailelerle ilgili yapt›¤› haberde aileler hakk›nda “akli dengesi bozuk” ifadeleri kullanan CNN Türk Televizyonu hakk›nda TAYAD’l›lar taraf›ndan suç duyurusunda bulunuldu. Polis kaynakl› habercili¤in son sefalet örne¤i olan bu habere karfl› TAYAD’l›lar›n tekzibine Do¤an Medya’n›n “ilkelerinin” ne kadar tahammül edebilece¤ini hep beraber görece¤iz.
TAYAD’l›lar Açl›k Grevi Yapt› Baflbakanl›k önünde gözalt›na al›nan ailelerin serbest b›rak›lmas› ve tecritin kald›r›lmas› istemiyle 6 TAYAD’l› Ankara’da 3 günlük açl›k grevi gerçeklefltirdi. Bu arada Baflbakanl›k önünden gözalt›na al›nan aileler ç›kar›ld›klar› savc›l›ktan serbest b›rak›ld›lar.
Ankara Numune Hastanesi için suç duyurusu
Her müdahalede ya ölüm ya sakatl›k Ölüm orucu direniflçilerine zorla müdahale edilerek, kimisinin katledildi¤i, kimisinin ise sakat b›rak›ld›¤› Ankara Numune Hastanesi’nin sorumlular›, Adalet ve Sa¤l›k Bakanl›klar› hakk›nda suç duyurusunda bulunuldu. Avukatlar taraf›ndan savc›l›¤a yap›lan suç duyurusunun d›fl›nda, bugüne kadar yaflanan iflkencelere, cinayetlere sessiz kalan Tabip Odalar›na da baflvuruda bulunalarak Ankara Numune Hastanesi’nin incelenmesi, iflkenceye ve cinayetlere karfl› harekete geçilmesi ça¤r›s› yap›ld›.
Yataklara zincirlenmektedirler Adalet Bakan› Cemil Çiçek, Sa¤l›k Bakan›, Ankara Numune Hastanesi Baflhekimi, zorla müdühalede bulunarak ölüm oruçcular›n› katletti¤i ya da sakat b›rakt›¤› ö¤renilenlerden Dr. Ömer Ça¤lar ve
Numune’de Katledildiler:
Erol Evcil
Murat Çoban
Serdar Karabulut F.Hülya Tümgan
Yusuf Kutlu
Fatma Köse
Endercan Y›ld›z
Ali Koç
Özlem Türk
soruflturma s›ras›nda tespit edilecek Mengele art›klar› hakk›nda yap›lan suç duyurusunda Numune’nin ‹ç Anadolu, Güneydo¤u Anadolu ve Ege Bölgesi’ndeki ölüm oruçcular›n›n kald›r›ld›¤› pilot hastane oldu¤u belirtilmekte ve burada özel bir bölümün bu ifl için ayr›ld›¤› ve bu bölümün dünyadan tamamen tecrit edildi¤i dile getirilmekte. Sayfalar›m›zda daha önce de yer verdi¤imiz gibi, Ankara Numune Hastanesi’nde t›pk› F tiplerindeki gibi uygulanan tecrit sonucu, ölüm orucu direniflçilerinin avukatlar› ve aileleri ile görüflmelerinin engellendi¤inin belirtildi¤i suç duyurusunda, “bu nedenle de Numune Hastanesi'nde neler oldu¤unu ö¤renmek mümkün de¤ildir.” denildikten sonra iki y›ld›r birkaç avukat görüflü ve bu iflkencehaneden ç›kan cesetler üzerinde yap›lan incelemeler sonucu elde edilen bulgulara da yer verildi. Suç duyurusunda yer verilen tespitler flöyle: “-Numune Hastanesi'ne kald›r›lanlar yataklar›na zincirlerle ba¤lanmaktad›r. 15-20 kiloya düflen, açl›kta 200'lü / 300'lü günleri geride b›rakan insanlar›n yataklara zincirlerle ba¤lanmas› ne kadar insan haklar› ile ba¤dafl›r? -Hastanede yatanlar›n ihtiyaçlar›, su, bak›m gibi ihtiyaçlar› karfl›lanmamaktad›r. Ziyaretçiler yataklarda her türlü pisli¤in oldu¤unu, yataklar›n ve odalar›n her taraf›n›n pislik, kan vs. ile kapl› oldu¤unu anlatm›flt›r. -Numune’de ölüm oruçcular›n›n hasta olarak kabul edilip, hasta haklar›ndan yararlanmalar›n›n sa¤lanmas› gerekirken bu yap›lmamaktad›r. Hastan›n en temel ve ilk haklar›ndan biri kendisine uygulanacak t›bbi müdahale konusunda seçim hakk› olmas›, hatta kendisine t›bbi müdahale yap›l›p yap›lmamas› konusunda da seçim hakk› olmas›d›r. Ölüm oruçcular›na iradelerine ayk›r› olarak zorla ve yanl›fl müdahale edilmektedir. Ölüm oruçcular› bilinçlerini yitirdiklerinde ya da bilinçleri aç›kken kendilerine t›bbi müdahale yap›lmas›n› istemediklerini belirtmifl olmalar›na ra¤men bilinçlerini yitirdiklerinde ya da bilinçleri aç›kken zorla müdahale yap›lmaktad›r. Bu müdahale iflkence ile olmaktad›r. Hatta bugüne kadar üç kiflinin (Ali Koç, Fatma Köse ve Özlem Türk) bileklerinin kesilerek serum ba¤lanmaya çal›fl›ld›¤›n› tespit ettik. Her üçü de yataklar›na zincirle ba¤lanm›fl, daha sonra bilinçleri aç›kken bilekleri kesilmifl, serum Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
21
ba¤lanmaya çal›fl›lm›flt›r. Bu müdahalenin üç kifliyi yaflatmak için yap›ld›¤› söylenmektedir. Oysa her üçü de vefat etmifltir. Gerek üç kiflinin de yap›lan müdahaleye ra¤men vefat etmeleri gerekse müdahalenin yataklara zincirle ba¤lanarak, bilekler kesilerek iflkence ile yap›lm›fl olmas› bu hastanede baflka bir fleylerin oldu¤unu bizlere düflündürtmektedir.” Fatma Tokay Köse'nin Ablas› Halime Tokay'›n hastanedeki tan›kl›¤›n›n yer ald›¤› ve Türk Tabipler Birli¤i'ne verdi¤i dilekçenin bir örne¤inin de bulundu¤u suç duyurusuna verilecek cevap ayn› zamanda mahkemelerin Numune’nin suçuna ortak olup olmayaca¤›, AKP iktidar›n›n “iflkenceye s›f›r tolerans›”n›n Numune’deki iflkenceler, cinayetler için geçerli olup olmad›¤› da görülecektir.
Tabip Odalar› hala susacak m›?! Zorla müdahalenin ilk gündeme geldi¤i günleri hat›rlay›n; “hayat kutsald›r” diyerek, “bilinci kapand›¤›nda zorla müdahale edilebilir” denilerek bugüne gelindi. 500’e yak›n insan sakat b›rak›ld›, Numune’deki gibi, kimi direniflçiler bu müdahaleler s›ras›nda flehit düfltü. Bugünkü tabloya bak›n; Tabib Odalar› suskun, Numune’de iflkence ve iflkenceli ölüm ayyuka ç›km›fl durumda ve AKP bu tepkisizlikten faydalanarak yeni ç›karaca¤› yasa ile zorla müdahaleyi her koflulda ve hatta doktora bile ihtiyaç duymadan s›radan bir gardiyan›n dahi yapabilece¤ini yasallaflt›rmaya haz›rlan›yor. Tabip Odalar›’n›n bu yasaya karfl› da sesi ç›km›yor. Düne kadar savunduklar› “bilinci aç›kken müdahale edilemez” düflüncelerini dahi ç›k›p savunam›yor. Numune’de yaflanan iflkenceler karfl›s›nda susan bir hekim odas›, hangi “etik”i savunacak, hangi yaflam›n kutsall›¤›ndan söz edecek? Avukatlar›n “ölüm oruçcular› üzerinde deneyler yap›ld›¤›ndan kuflkulan›yoruz” aç›klamalar› dahi onlar› harekete geçirmemifltir flu ana kadar. Söze geldi-
¤inde Naziler lanetlenirken, Mengeleler hekimli¤in yüz karas› diye an›l›rken, kendi ülkesindeki Mengelelere sesini ç›karmamak nas›l aç›klanabilir? Numune Hastanesi’ndeki uygulamalar hakk›nda suç duyurusunda bulunan avukatlar, ‹stanbul Tabip Odas› nezdinde Tabip Odalar›’na bir kez daha baflvurarak, sorumluluklar›n› hat›rlatt›lar ve “Numune Hastanesi'nde olanlar›n yerinde görülmesini ve tespit edilmesini, bunun için Hastanenin ölüm oruçcular›n›n bulundu¤u bölümde inceleme yap›lmas›n›, bu bölümde görevli doktorlar›n, hemflirelerin, hasta bak›c›lar›n tespit edilerek cezaland›r›lmalar›n›, hastanenin bu bölümünün Tabip Odas›'n›n denetimine aç›lmas›n›n sa¤lanmas› için giriflimlerde bulunulmas›n›” istediler. Numune’ye iliflkin gözlem ve de¤erlendirmelere yer verilen baflvuruda, direniflçi tutsaklar›n iradesinin d›fl›nda yap›lan müdahalelerin nas›l yap›ld›¤› anlat›larak, “tan›klar›n anlat›mlar›na göre müvekkillere ne yap›l›yorsa yataklar kanlar içinde kalmakta, ölüm oruçcular›n›n 盤l›klar› tüm koridorlar› doldurmaktad›r.” ifadelerine yer verildi. Bu iflkencelerin tan›klar›n›n bulundu¤u, avukat ve ziyaretçilerinin anlat›mlar›n›n kamuoyuna yans›d›¤› belirtilirken, kendisine doktor diyen Mengele art›klar›n›n iflkenceleri ve cinayetleri bilinçli olarak yapt›¤› dile getiriliyor ve doktorlar›n ölüm oruçcular›na söyledikleri flu sözlere yer veriliyor: " ... ölüm orucunu kendiniz bitirin ve tedaviye bafllay›n, böyle yaparsan›z size bir fley olmaz. Ama eyleme devam ederseniz biz size müdahale edece¤iz ve siz de haf›zan›z› yitirirsiniz...." Tabip Odalar›’n›n, kendilerinin do¤all›¤›nda yapmas› gerekenlerin bu baflvuru ile hat›rlat›lmas› ayr› bir konu, bu aflamada ne yapaca¤›n› direniflçilerin aileleri, Numune’de flehit düflenlerin aileleri ve kamuoyu dikkatle izleyecektir.
F Tiplerini yapt›ran da elefltiriyor F tiplerinin yap›lmas›n› teflvik eden, katliama onay veren Avrupa Konseyi’ne ba¤l› CPT (‹flkenceyi Önleme Komitesi) adl› kurumun 2001’de haz›rlad›¤› raporda F tiplerindeki izolasyona de¤iniliyor ve de¤ifltirilmesi dile getiriliyordu. Öcalan’›n durumunun da dile getirildi¤i bu rapora geçti¤imiz aylarda oligarflinin verdi¤i cevap aç›kland›. Tecriti savunan, elefltirileri kabul etmeyen Adalet Bakanl›¤› demagoji ve yalanla süsledi¤i cevab›nda özet olarak, “tutuklular düflüncelerini de¤ifltirmedikçe, bir araya getirmeyiz” dedi.
22
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
F tiplerini niye yapt›klar› da böylece daha aç›k hale geliyor; düflünceyi de¤ifltirmek. Yapt›ran›n istedi¤inden de kat› bir izolasyonu, tecriti yaflama geçiren Adalet Bakanl›¤›’n›n, “Avrupa be¤endi” derken de asl›nda yalan söyledi¤i de ortaya ç›k›yor. Ama Cemil Çiçek, nas›l olsa halk duymam›flt›r, duyup da duyuranlar› da ‘ideolojik amaçl›’ der içinden ç›kar›m diye yalana devam ediyor. CPT’nin elefltirileri ise, direniflin ayn› zamanda Avrupa’n›n gerçek yüzünü ortaya ç›karm›fl olmas›n› bertaraf etmenin ötesinde bir anlam tafl›m›yor.
Tecrit ve AKP’nin Yalan ve ‹nkar Siyaseti AKP’nin halk›n tüm kesimlerinin taleplerini yalanla, inkarla geçifltirme politikas› izledi¤i art›k belirginlefliyor. Yalan, inkar, dalavere ve zulüm AKP’nin halka yaklafl›m›nda giderek ön plana ç›k›yor. Bunun en çarp›c› örne¤i tecrit, ölüm oruçlar› ve KADEK Genel Baflkan› Abdullah Öcalan’›n durumu konusunda yaflan›yor. AKP, yalanc›l›kta ve utanmazl›kta o kadar pervas›z ki, ölüm oruçcular›n›n say›s›n› gizlemeye çal›fl›yor, Öcalan’›n 8 haftad›r avukatlar›yla görüfltürülmedi¤inin do¤ru olmad›¤›n› söylüyor, tecritin ise üzerine hiç u¤ram›yor bile.
Yalanc›lar Geçidi Öcalan’›n durumu ile ilgili olarak yalan sadece Adalet Bakan› Çiçek’in "Öcalan'›n 7 haftad›r görüfltürülmedi¤i do¤ru de¤il. Bunlar maksatl› olarak gündeme getiriliyor" sözleriyle s›n›rl› kalmad›. Baflbakandan, sözde TBMM’nin ‹nsan Haklar› Komisyonu Baflkan›’na kadar yeni yalanlarla Çiçek desteklendi. TBMM ‹nsan Haklar›n› ‹nceleme Komisyonu Baflkan› Mehmet Elkatm›fl, TRT'de kat›ld›¤› bir programda "Tahrik ediyorlar. Ben Adalet ve ‹çiflleri Bakanl›¤›'ndan ayr› ayr› ikifler kere görüfltüm, onlar da bunun (7 haftad›r görüfltürülmedi¤inin) do¤ru olmad›¤›n› söylediler" dedi. Yalan›n çok bariz oldu¤unu düflünmüfl olacak ki, 29 Ocak’ta yapt›¤› aç›klama ile 8 haftad›r görüfltürülmedi¤inin do¤ru oldu¤unu kabul etti. Ama daha önce aç›klanan ‹mral› ziyaretini “konu istismar edildi¤i için” ertelediklerini söyledi. ‹lk aç›klamalar›nda neden “görüfltürülmedi¤i yalan” dedi¤inin aç›klamas›n› yapma gere¤i duymayan Elkatm›fl, hapishanelerden ölümler ç›karken, Numune Hastanesi’nde ölüm oruçcular› üzerinde deneyler yap›ld›¤› iddialar› ciddi olarak ortadayken, Almanya’daki hapishanelerde Türk tutuklular›n kobay olarak kullan›ld›¤› bilgisini ald›klar›n›, bunu incelemeye gideceklerini belirtti! Baflbakan Abdullah Gül: “Son denemlerde sorun kalmad›. Yabanc› avukatlar›n her baflvurusuna olumlu karfl›l›k verildi. Avukatlar›n, baz› f›rsatlar› kendi sorunlar›ndan ötürü kullanmad›¤›n› düflünüyorum.” sözleriyle yalanlara kat›ld›. Geçmiflte Susurluk Raporu ile gündeme gelen ve kamuoyuna “demokrat” görünüm veren Elkatm›fl’›n devrimciler ve Öcalan sözkonusu oldu¤unda gerçek yüzünün nas›l ortaya ç›kt›¤›n›, ‹mral›'da flartlar›n söylendi¤i gibi kötü olmad›¤›. cezaevleriyle ilgili flikâyetlerin yüzde 99'unun do¤ru olmad›¤› sözleri
aç›klamaya yeterlidir. Öcalan’›n avukatlar›yla afla¤›daki diyalog ise Öcalan konusunda bilinçli, merkezi olarak al›nan bir karar›n AKP iktidar›nca uyguland›¤›n› da göstermektedir. Denilebilir ki, bu kadar aleni bir gerçek ortadayken yalanla nereye kadar gizlenebilir, inkarla nereye kadar gidilebilir? Do¤ru gidilmez, ama nereye kadar gidebilir, ne kadar insan› aldatabilirse kar diye bak›yor AKP. AKP’nin her konudaki politikas›n›n özü bu. Vaatler bu mant›kla s›raland› ve flimdi ad› an›lm›yor. AKP’nin takiyyecili¤i, yalanlar› kendine dönmedikçe Genelkurmay’›n da bu konuda bir rahats›zl›¤› yoktur. Tersine, katliamc›l›kta, iflkencecilikte devlet politikas›n› sürdürmede destek veriyor, kullan›yor.
Gerçek AKP Budur! “Bar›fl Anneleri ‹nisiyatifi” temsilcileri ile Öcalan’›n avukatlar›n›n TBMM ‹nsan Haklar› Komisyonu Baflkan› Mehmet Elkatm›fl ile görüflmelerinde Elkatm›fl’›n sald›rganl›¤› AKP’nin faflist yüzünün yans›mas›d›r. “Bar›fl Anneleri ‹nisiyatifi” temsilcisi Müesser Günefl’in, sanki AKP’nin bar›fl gibi bir anlay›fl› varm›fl gibi, ‘bar›fl›n simgesi’ diye vermek istedi¤i beyaz tülbenti reddeden Elkatm›fl önceden planl› konuflmas›n› yapt›: “Kim Apo’yla görüflemiyorum diyorsa sahtekard›r. Apo herkesle her zaman görüfltürülemez. Apo kim ki? Neden herkesin Apo ile görüflmek istedi¤ini anlayam›yorum.” Elkatm›fl Öcalan’›n Avukat› Baran Do¤an’a da görüflme s›ras›nda sald›rgan tav›rlar sergiledi. Bu tav›r elbette ne Elkatm›fl’a özgü ne de o anl›kt›r. AKP’nin ölüm orucu ve Öcalan’a tecrit konular›n› ayn› zamanda kendisini MGK’ya ispatlama arac› olarak kulland›¤›n›, iflkenceye karfl› olmak, hak ve özgürlükler önündeki engelleri kald›rmak gibi flaflaal› sözlerin yalandan ibaret oldu¤unu ve AKP’nin gerçek yüzünün zulüm politikalar›nda ›srar oldu¤unu gözler önüne seriyor.
Protestolara Sald›r›yla Cevap KADEK’li tutuklular ve d›flar›da toplam 95 kifli protesto açl›k grevlerini sürdürürken, çeflitli eylemler de düzenleniyor. Sansürlenen demokratik eylemlere karfl› sald›rganlaflan AKP iktidar› protesto telgraf› çekmek isteyen 10 kifliyi tutuklarken, DEHAP’›n Kad›köy, fiiflli, Ka¤›thane, Esenler, Küçükçekmece, Beyo¤lu, Gaziosmanpafla ve Ba¤c›lar ilçe örgütleri ve daha bir çok yerde binalar› bas›l›yor, partililer gözalt›na al›n›yor.
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
23
AKP emeklileri aldatt›
Ahlaks›zlar! AKP, “emekliye zam verdik” flovlar› yapt›. Zamm›n, emeklilerin her ayki enflasyon oran›ndaki art›fllar›n›n peflin ödenmesinden baflka bir fley olmad›¤› ortaya ç›kt›. Maafl kuryuklar›nda ölmeme, üç kurufl maaflla açl›¤a karfl› direnme savafl› veren emekliyi aldatanlar›n ahlak› ve koltuk için yapamayaca¤› yoktur. Hat›rlanaca¤› gibi AKP, 3 Ocak’ta SSK ve Ba¤-Kur emeklilerine 75-100 milyon aras›nda zam yapt›. ‘Kaynak nerede’ diyenlere de, “ne yani yoksul insanlar›m›z› bir kenara m› atsayd›k” diye ç›k›flt›. Ç›k›fl›nda hakl›yd›. Ve biz o gün, “kayna¤› tekellerden alabilecek misin” diye sormufltuk. B›rakal›m zamm›n hemen ard›ndan tekel ürünlerine yüksek oranda yapt›¤› zamla halk›n cebine elini atmas›n›, emekliye verdikleri zamm›n da aldatmadan ibaret oldu¤u ve verdi¤i zamm› taksit taksit yine emekliden çalaca¤› ortaya ç›kt›. Abdullah Gül, 3 Ocak’taki bas›n toplant›s›nda zamm› emeklilerin önceki y›llardaki kay›plar›n›n karfl›l›¤› olarak yapt›klar›n› ve enflasyon oran›nda her ay maafllar›na yap›lan zamm›n kesilmeyece¤ini söylemiflti. Zam karar› 8 Ocak günkü Resmi Gazete’de yay›nland›. Ancak aradan bir hafta geçmiflti ki, 17 Ocak günkü Resmi Gazete’de yay›nlanan baflka bir kararla verilen zamm›n, her ay zaten yap›lan enflasyon oran›ndaki zamm›n bir y›ll›k toplam›ndan ibaret oldu¤u anlafl›ld›. Sözkonusu karar maafllara her ay otomatikman enflasyon oran›nda yap›lan zamm›n bir y›l boyunca yap›lmayaca¤›n› dü24
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
zenliyordu. Buna göre, Ocak’tan itibaren yap›lan seyyanen zam enflasyon karfl›s›nda eriyene kadar devam edecek, her ayki enflasyona göre ücret eriyene kadar yap›lan zamdan düflülecek. Yani AKP, emekliye gerçekte zam vermemifl, sadece bir y›ll›k alaca¤›n› peflin ödeyerek flov yapm›fl, aldatm›flt›. Bu nas›l bir ahlak, bu nas›l bir sahtekarl›k! Gözyafllar› dökerek ekranlar karfl›s›nda “emeklimiz” flovlar› yaparken yüzleri bile k›zarm›yor. Tayyip Erdo¤an, “Vergi bindirmek suretiyle maafl vermeyece¤iz" (5 Ocak) derken asl›nda do¤ru söylüyordu; vergi de¤il tekel ürünlerine zam yaparak, yetmedi parça parça emeklinin gözyafllar›ndan, ekme¤inden çalarak verecekler.
‘Hesapl›, Kitapl›’ ve Sahtekarca AKP’den daha da ahlaks›z bas›n›n yap›lan emekli zamm›na “kayna¤› nereden bulacaks›n” diye itiraz etmesine Baflbakan Gül flöyle diyordu o günlerde; “Hesaps›z kitaps›z ifl yapmad›k. Kayna¤› nereden bulaca¤›m›z› çok iyi biliyoruz. Hiçkimse 66 milyon lira ayl›kla geçinemez.” (8 Ocak bas›n)
Do¤ru, tam da hesapl› ve kitapl› bir aldatma, yalan ve entrikayla bu ülkenin en dar gelirli kesiminin, emeklilerin gururuyla, umutlar›yla oynad›lar. Emekli-Sen flube baflkanlar›ndan Hasan Kaflk›r, “hükümetin yapt›¤› borç verip her ay verilecek zamm› keserek bu borcu almak” derken, ‹flçi-Memur Ba¤kur Emeklileri Derne¤i Baflkan› Hamdi Öz, “aldat›ld›k” dedi. Bu, AKP’nin siyaset tarz›n›n bir yans›mas›d›r. Yalanla, hileyle, aldatarak günü kurtarmaya çal›fl›yor her alanda. Maafllar›n› almak için gittiklerinde gerçe¤in ortaya ç›kaca¤›n›, milyonlarca insan›n feryat edece¤ini bile bile yap›yor hem de. Neden? Çünkü bir yanda afla¤›l›k bir iflbirlikçilik içinde Amerika’ya topraklar›m›z› peflkefl çekmifl, öte yandan halka verdi¤i sözlerin hiçbirini tutmam›flt›r AKP. Kendi taban›nda dahi tüm bu konularda ciddi bir rahats›zl›k sözkonusudur. Bu rahats›zl›¤› “yoksula yard›m” flovlar› ile “toplumun en ma¤dur kesimi emekliye zam” yalan›yla gidermeye çal›fl›yor. Ortaya ç›k›nca da nas›l olsa bir yalan bulup aç›klar, baflka bir flov yap›p unuttururum diye hesap ediyor. K›saca alavere dalavere ile günü kurtarmaya çal›fl›yor AKP.
Pülümür’de Deprem
Yine Devlet Çöktü! Tunceli’nin Pülümür ‹lçesi’nde 27 Ocak’ta meydana gelen 6.5 büyüklü¤ündeki depremde bir kifli öldü, yüzlerce bina y›k›ld›. Bu ülkede, fliddeti küçük veya büyük, her depremin y›k›nt›lar›n›n alt›ndan görülen tek fley, Türkiye gerçe¤idir. Pülümür’de de bu kural de¤iflmedi. Depremde en a¤›r hasar› gören binalar yine devletin, daha do¤rusu, soygun, yolsuzluk devletinin binalar›yd›. Pülümür Emniyet Müdürlü¤ü, Ziraat Bankas› fiubesi, Pülümür Belediyesi, Yat›l› ‹lkö¤retim Bölge Okulu binalar› kullan›lamaz hale geldi. Ama daha da garibi, deprem için yap›lan “Afet Konutlar›” da kullan›lamaz hale gelmiflti. Keza, Yat›l› Bölge Okulu da önceki depremde y›k›lm›fl ve ayn› yere yenisi yap›lm›flt›. “Depreme dayan›kl›” olarak yap›lan yenisi, 6.5 fliddetindeki bir depreme bile dayanamad›.
en çok tart›flma yap›lan kurumlardan biri de K›z›lay olmufltu. Tabii sözde ne reformlar, ne devrimler yap›lm›flt› K›z›lay’da. Sonucu Pülümür’de gördük. Aç›kta kalanlar hepsi bir kaç bin kifliydi, y›k›lan bir kaç yüz binayla s›n›rl›yd›. Ama K›z›lay, oraya üç tane insanlar› so¤uktan koruyacak çad›r kuramad›. Soygundan, doland›r›c›l›ktan, koltuk kavgas›ndan halk›n ihtiyaçlar›n› karfl›lamay› planlayacak zamanlar› yoktu. Ama “h›rs›z” olmakla da kalm›yor; hem suçlu, hem güçlü misali, yazl›k çad›r kurulmas›n› elefltirenlere de k›z›yorlard›. K›z›lay Genel Baflkan› Ertan Gönen “Çorba verdik kafl›k yok diyorlar. Kafl›k yoksa tastan içilebilir” diyordu, ayn› “40 trilyona F tipi yapt›k, daha ne istiyorsunuz” diyen Adalet Bakan› gibi. Kafa hep ayn›; faflist, despot kafa. Verilenle yetineceksin, itiraz etmeyeceksin! Pülümür’ün yaklafl›k 40 köH›rs›zlar›n despotlu¤u! yünde tahribat yaratt› deprem. 17 A¤ustos depremi sonra26 Temmuz 1967'de meys›nda hat›rlanacakt›r, üzerinde dana gelen Pülümür depreminde de 1282 bina y›k›lm›fl, 97 kifli hayat›n› kaybetmiflti. 15 Mart 92‘de meydana gelen 5.8 fliddetindeki depremde ise 439 bina y›k›lm›flt›. Yoksulluk ve yolsuzluk, sa¤lam bina yap›m›na izin Devletin düflkünü vermiyor ki! yazl›k çad›r kurar k›fl günü...
100 Say›da VATAN-2
TOPLATILDI! Emperyalizme karfl› ç›kmak; Zulme karfl› direnmek; Diri diri yak›lanlar› yazmak; SUÇ VE TOPLATMA GEREKÇES‹! Anadolu Yay›nc›l›k taraf›ndan 100 Say›da Dizisi-2 ad›yla yay›nlanan Vatan Dergisi seçmelerinden oluflan kitap 4 No'lu DGM taraf›ndan toplatt›r›ld›. Anadolu Yay›nc›l›k taraf›ndan toplatma karar› üzerine yap›lan aç›klamada flöyle denildi: "... demagojiler bir yana, de¤iflen birfley olmad›¤› ortadad›r... Nitekim toplatt›rma karar› flu anda sürmekte olan ölüm oruçlar› ile ilgilidir. Meclisten bir yandan direniflçilere zorla müdahale karar› geçirilirken, direniflle ilgili yaz›lar da yasaklanmaya devam ediyor. ‹flkenceyi yazmak, iflkencede katledilen Yunus Güzel ile ilgili gerçekleri dile getirmek toplatt›rma gerekçesi olmufltur. 19 Aral›k 2000’de Bayrampafla Hapishanesi'nde diri diri yak›lan kad›n tutsaklar› yazmak toplatt›rma gerekçesi yap›lm›flt›r. ‹flkenceyi, katliamlar›, diri diri yak›lanlar› yazmak, ba¤›ms›z bir ülke istemek, emperyalizme karfl› ç›kmak toplatt›rma gerekçesi olmufltur. Emperyalist savafl›n gündemde oldu¤u bir zamanda emperyalizme karfl› ç›kmakta suç say›lm›flt›r.” Yap›lan aç›klamada yasaklar›n gerçe¤i engelleyemeyece¤i bir kez daha vurguland›.
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
25
Amerika’ya ve iflbirlikçi oligarfliye karfl› Emperyalist sald›r›ya ve içteki zulme karfl›
B‹RLEfiEL‹M! ✔ Oligarfli, bölüp parça parça yoketmek istiyor; birleflelim, halk›n mücadelesini güçlendirelim! ✔ Oligarflinin bölmesine, parçalamas›na, tecrit etmesine, ma nevra alan› kazanmas›na izin vermeyelim! ✔ Birleflelim; oligarflinin manevra alan›n› daralt›p halk›n örgüt lenmelerini geniflletelim! Özellikle son iki haftad›r oligarfli gösteriler karfl›s›nda bariz bir biçimde sald›rganlaflt›. Yüzlerce kifli gözalt›na al›nd›, onlarca kifli de tutukland›. Sald›r›lan gösterilerin flimdilik a¤›rl›kl› olarak Haklar ve Özgürlükler Cephesi’nin ve HADEP’lilerin gösterileri olmas›, gözalt› ve tutuklamalar›n da a¤›rl›kla onlara yönelik olmas›, kimse için yan›lt›c› olmamal›d›r. Bu oligarflinin klasik takti¤idir. HADEP’liler nezdinde “Öcalan’›n tecritinin” gündeme getirilmesinin vesile yap›lmas›, Haklar ve Özgürlükler Cephesi nezdinde ise “Halk Karar Versin” fliar›n›n bir arac› olan “referandum sand›klar›n›n” sald›r› gerekçesi olarak kullan›lmas›, sald›r›n›n niteli¤inin görülmesine engel olmamal›d›r. Sald›r›lar, halk›n muhalefetini engellemek, s›n›rland›rmak, içini boflaltmak içindir. ABD sald›r›s› yaklaflt›kça, oligarfli savafl›n daha çok içine girdikçe, içteki sald›rganl›¤›n›n daha da artaca¤›n› tahmin etmek zor de¤ildir. Oligarfli, “savafl durumu” bahanesiyle halk›n muhalefetini sindirme f›rsat›n› kullanmak isteyecektir. Bu noktada AKP ve Genelkurmay’›n tam bir mutabakat halinde olaca¤›n› flimdiden söyleyebiliriz. Oligarfli 1991’deki Irak sald›r›s›nda da ayn› hedefi gündeme getirmifl; adeta “12 Eylül koflullar›”n› yeniden estirmek istemifltir. Ama o gün bunda baflar›l› olamam›flt›r. Bugün sald›r›s›n› daha hesapl› taktiklerle biçimlendiriyor. Belli kesimlere sald›r›p di¤er kesimleri flimdilik sald›r›dan muaf tutma, çeflitli sorunlar›n, taleplerin gündeme getirilmesini “icazet d›fl›na ç›kma” olarak de¤erlendirip çeflitli muhalif kesimleri sadece “savafla hay›r” s›n›rlar›na hapsetme bu hesapl› takti¤in bir parças›d›r. Belli kesimleri “tarafs›zlaflt›rarak” bir kesimi “tecrit” edip, önce ona sald›rma, ard›s›ra, ilk sald›r›da “tarafs›zlaflt›rd›klar›n›” hedefe koyma, oligarflinin F tipleri konusunda uygulad›¤› ve k›smen de baflar›l› oldu¤u bir taktiktir. Bugün ABD sald›rganl›¤›na karfl› halk›n 26
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
muhalefeti yay›lmakta ve B‹RLEfiME e¤ilimi göstermektedir. Solun çeflitli kesimlerinin kendi aras›nda, bunun da ötesinde sol ile islamc› kesimler aras›nda böyle bir birlikteli¤in ortaya ç›kt›¤› bir aflamada, oligarflinin öncelikle bölüp parçalamay› esas alan bir politika gelifltirmesi flafl›rt›c› de¤ildir.
Oligarflinin icazetinde “savafl karfl›tl›¤›” de¤il, emperyalizme ve oligarfliye karfl› ç›kma temelinde savafla karfl› mücadele! Halk›n ABD sald›rganl›¤›n› da, bu sald›rganl›¤a ortak olmay› da reddetti¤inin ortaya ç›kt›¤› noktada, oligarfli, kendi icazetinde bir “savafl karfl›t› muhalefet” yaratmak istedi. Buna hem AKP, hem Genelkurmay dahildir. Oligarfli, muhtevada sald›ran›, sald›r›lan› ay›rdetmeyen bir “savafl karfl›tl›¤›n›” buna ba¤l› olarak da soyut bir “bar›fl” talebini öne ç›kar›rken, biçimde de “sivil toplumcu muhalefet” biçimini aflmayacak bir tarz› hakim k›lmaya çal›flt›. Bunun bir anlamda haz›r zemini de vard›. kimi “yurtsever” kesimler, ABD’ye karfl› ç›karken Genelkurmay’a karfl› ç›kmamak, kimi “islamc›” kesimler ABD sald›r›s›na karfl› ç›karken AKP iktidar›na karfl› ç›kmamak, kimi “solcu” kesimler de iktidarla, Avrupa’yla paralellik kurarak oligarflinin olas› sald›r›lar›na maruz kalmama kayg›lar› içinde hareket ettiklerinden, ortaya çarp›k, içeri¤i bofl bir “savafl karfl›tl›¤›”n›n, bofl bir “bar›fl savunuculu¤u”nun ç›kmas› zor olmad›. AKP’nin ve Genelkurmay’›n icazetindeki bir “savafl karfl›tl›¤›” muhteva olarak da onlara göre flekillenecek; neticede sadece ABD’nin tek bafl›na sald›rmas›na karfl› ç›k›p, BM karar›yla sald›rmas›n› meflru görecekti. Ama geliflmeler tam da oligarflinin bekledi¤i gibi olmad›. ABD sald›rganl›¤›na karfl› muhalefetin önemli bir kesimi “sa-
vafla hay›r” genel slogan›n› kullansa bile, bunun içinde “her türlü savafla, her türlü fliddete hay›r” diyerek halklar›n direnme hakk›n› yoksayanlar olsa bile, AKP ve Genelkurmay’›n ABD iflbirlikçili¤i a盤a ç›kt›kça, hem Genelkurmay’›n hem AKP’nin “savafls›z çözülmesini istiyoruz” diye diye, halk›n gözlerinin içine baka baka topraklar›m›z› ABD’ye açt›¤› görüldükçe, AKP ve Genelkurmay’a yönelik öfke ABD’ye karfl› öfkeyle birleflmektedir.
lerini büyük ölçüde karfl›lam›flt›r. Türkiye, daha flimdiden ABD katliamc›l›¤›n›n “yata¤›” yap›lm›flt›r. fiimdiden AKP ve Genelkurmay katliam›n orta¤› durumuna girmifltir. “Savafla hay›r” derken, Genelkurmay’la, hükümetle veya falan bakanla “ayn› düflündü¤ünü görmek”, devrimciler, demokratlar, yurtseverler, islamc›lar için sadece bir yan›lg›yd› ve bunda sevinilecek bir fley yoktu. “Sanal” bir görünüme sevinilemezdi elbette; tersine bu görünümdeki aldatmacay› ortaya ç›karmak çok daha önemli hale gelirdi. Devrimciler, bu konunun bafl›ndan itibaren her zeminde buna dikkat çekOligarfli, bütün olarak halk›n tiler. AKP’nin, Genelkurmay’›n “savafl karfl›tl›¤›”na bel ba¤mücadele ve örgütlenmesinin layanlar› uyard›lar. Ve kuflkusuz bu uyar›y› yapt›klar› için de geliflimini engellemek için sald›r›yor “ABD’ye karfl› ç›kanlar” içinde öncelikli “hedef” seçildiler. Bu Amerika, kimseye sormadan topraklar›m›z› kullan›yor nedenle, oligarfli mesela Haklar ve Özgürlükler Cephesi’ne de¤ildi elbette. Onay ald›¤› bir yerler vard›. Bunlar›n AKP diyor ki, “hay›r, siz savafla da karfl› ç›kmayacaks›n›z”! Hükümeti ve Genelkurmay oldu¤u aç›kt›, flimdi daha da aç›fiimdi AKP iktidar›yla hem siyasal olarak, hem meydan¤a ç›km›flt›r. Hal buyken, Genelkurmay’› ve AKP iktidar›n› larda çat›flmay› göze almayan islamc›, bunu göze almayan elefltirmeden savafla karfl› ç›kmak da mümkün de¤ildir. demokrat, ayd›n, GenelkurOligarfli, iflte tam bu nokmay’la çat›flmay› göze almaABD sald›r›s›na karfl› ç›k›p tada, ABD sald›rganl›¤›na yan laik-yurtsever, ABD salkarfl› mücadelenin iktidara Genelkurmay’a karfl› ç›kmayanlar, d›r›s›na karfl› ç›kabilir mi? karfl› mücadeleye dönüflmesiHay›r. Bunun cevab› ni engellemek için sald›r›yor. Irak halk›na sald›r›lmas›na aç›k. Bu güçlerin icazetini Sald›rd›¤›, gösterilerini enkaybetmek istemeyenler, karfl› ç›k›p AKP’ye karfl› gelledi¤i, gözalt›na al›p tuoligarflinin icazeti d›fl›nda tuklad›¤› güçler, do¤rudan ç›kmayanlar, mücadele edenleri de yaln›z mevcut iktidara karfl› talepb›rakacaklard›r. ‹flte bu leri dile getirenlerdir. Öte Emperyalist savafla karfl› ç›k›p, nokta, oligarflinin halk›n yandan oligarfli, yaklafl›k onoligarfliyle mücadeleyi, muhalefetini bölmeyi baflary›ld›r sürdürdü¤ü örgütsüzd›¤› nokta olur. Buna izin çat›flmay› göze almayanlar, lefltirme, etkisizlefltirme, verilmemelidir. meydanlardan uzaklaflt›rma havanda su döverler! Oligarflinin halk›n muhaçabas›n›n ABD’ye karfl› mücalefetini ve mücadelesini hem dele içinde “bofla gitmesini” enörgütsel olarak, hem talepler ve hedefler aç›s›ndan bölme gelleme peflindedir. Kitlelerin aya¤› yeniden mücadeleye, örtakti¤i, hiç gündemden ç›km›yor. Aman onlar terörist uzak gütlenmeye al›flmamal›d›r. durun, aman onlar islamc› uzak durun, aman onlar bölücü, Gösterilere sald›r›n›n, gözalt› ve tutuklamalar›n as›l neuzak durun... Oligarflinin polisi, “esneklik”, “hoflgörü” s›n›rdeni budur. Sald›r›n›n öncelikle belli kesimlere yönelik gibi lar›n› buna göre belirliyor. “100’ler Meclisi”nin burnunun görünmesi, sadece baflta söyledi¤imiz hesaplarla ilgilidir. dibinden gözalt›na al›nanlara sahip ç›kmamas› iflte burada Daha önce de pek çok kez vurgulam›fl›zd›r; oligarfli önce önem kazan›yor. Irak’ta öldürülecekleri düflünerek ABD salkendince “en tehlikelileri” hedef al›yor; ama bu o an için d›rganl›¤›na karfl› ç›kanlar›n Lice’de katledilenleri, F tiplerin“daha az tehlikeli” görünenin ilelebet sald›r›dan muaf tutude iflkenceli ölümlere mahkum edilenleri görmezden gelmelaca¤› anlam›na gelmiyor. “En tehlikeli” belli ölçüde etkisizsi, iflte bu noktada önem kazan›yor. Say›s›z soruna de¤inip lefltirilince, s›ra ötekine, giderek “en az tehlikeli”sine geleÖcalan’›n tecritine de¤inmekten uzak durulmas› burada cektir. “Tehlike”nin ölçüsü nedir denilirse, kimse “silahl› önem kazan›yor. mücadele”yi savunmak gibi nedenler düflünmesin. TehliAmerikan sald›r›s›n›n ayaklar›ndan biri, Türkiye yönetike’nin ölçüsü “muhalif” olmakt›r. Her muhalif, derece deremindeki iflbirlikçilerdir. Genelkurmay ve AKP’dir. ce de olsa, “tehlikeli”dir oligarfli için. Emperyalist savafla karfl› mücadele, bu yüzden ayn› zamanda iflbirlikçi iktidara karfl› mücadeledir. Bu mücadelenin Emperyalist savafl ve oligarflinin zulmü, icazet kayg›s›yla bölünmesine izin vermemek, oligarflinin bu do¤rultudaki manevralar›n› etkisizlefltirmek, tüm muhalif ortak sorunumuzdur güçlerin görevi ve sorumlulu¤udur. Art›k herkes biliyor ve yaz›yor ki, iktidar ABD’nin istek-
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
27
IMF Sopas› ABD’nin Elinde; AKP, ‘4 Milyar Kurtarmaz’ Pazarl›¤›nda
MASADAK‹ HALKIN KANI! Genelkurmay’›n ve AKP iktidar›n›n Amerikan iflbirlikçili¤i bir yana, böyle olmasa bile ABD’nin istekleri karfl›s›nda baflka çaresi olmad›¤›n› bilmeyen yok. Bundan aylar önce, Irak’a sald›r› bugünkü gibi gündemde de¤ilken bir Amerikan gazetesinde flu sat›rlar yer alm›flt›: “IMF Türkiye’yi Irak konusunda bizim için sat›n ald›!” Ve bugün. Bu gerçek art›k gizlenemeyecek kadar aç›kt›r. ABD Hazine Bakanl›¤›’n›n “masas›nda unutulan” ve Amerikan gazetelerinde yay›nlanan bir rapor, IMF’ye ba¤›ml›l›¤›n emperyalistlerce bir ülkeye her türlü isteklerini kabul ettirmekte nas›l kullan›labilece¤ini de gösterdi.
ABD ‘IMF Sopas›n›’ Sall›yor Bir yandan IMF’ciler el alt›ndan ekonominin “alarm verdi¤ini” yaymaya bafllad›. Öte yandan ülkemizdeki IMF ekonomistleri “daha derin, sars›c› krizlerin kap›da” oldu¤unu yazd›. Ve son olarak da sözünü etti¤imiz ABD Hazine Bakanl›¤› belgesi ortaya at›ld›. Belgeye göre, “Türkiye IMF’ye verdi¤i taahhütleri yerine getirmiyordu”. Bu nedenle de “IMF ve Dünya Bankas› programlar› aç›s›ndan raydan ç›kt›¤›” söyleniyordu. Tam bu s›rada IMF ‹kinci Baflkan› Türkiye’nin ABD hazinesinden Irak sald›r›s› karfl›l›¤› verilece¤i söylenen krediyi almas› gerekti¤ini, ama bunun da yetmeyece¤ini söylüyordu. Yap›lan pazarl›¤› do¤rulayarak ve gayet do¤alm›fl gibi göstererek, “Irak için pazarl›k bizimle de¤il ABD hazinesi ile yap›lmal›” diyordu. Yine ayn› dönemde Bush’un Abdullah Gül’e yazd›¤› mektupta yeralan “IMF program›na ba¤l›l›¤›n›z olmazsa, ABD’nin destek paketlerinin de faydas› olmaz” sözleriyle, Türkiye’ye Irak karfl›l›¤› verilecek rüflvetin nereye kullan›lmas› gerekti¤i de flimdiden belirtiliyor ve bir yandan da yeni IMF paketleri ile halka daha çok zam, yoksulluk dayat›lmas› gerekti¤ini telkin ediyordu. Son olarak Davos’ta Gül ve Erdo¤an ile görüflen ABD D›fliflleri Bakan› Powell’in, 27 Ocak tarihli Milliyet’te Hasan Cemal’in aktard›¤› sözlerine yer verirsek tablo tamamlan›yor. Türkiye’den memnun oldu¤unu ve “Türki28
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
ye’nin, Amerika’n›n büyük dostu” oldu¤unu söyleyen Powell, Irak sald›r›s›na oligarflinin askeri deste¤i soruldu¤unda flöyle diyor; “Biz de geçmiflte Türkiye’ye ekonomi baflta olmak üzere birçok konuda yard›mc› olduk." Amerikanc›l›¤› bilinen Hasan Cemal bile aba alt›ndan gösterilen sopay› görüyor ve “askeri iflbirli¤inden söz eder etmez, bunun yan›na derhal ABD’nin ekonomik yard›m›n› koymas› ilginç.” diyor yaz›s›nda. Söylenenleri, verilen mesajlar› biraraya getirip türkçeye çevirirsek: Amerika, isteklerimizi yerine getirmekte nazlan›rsan›z krizlerden kriz be¤enin, diyor. Bunun için IMF sopas›n› sall›yor. 4 milyar dolar oldu¤u belirtilen rüflvet öneriyor ve bu paraya Türkiye’nin mutlaka ihtiyac› oldu¤unu söylüyor. Yoksa “raydan ç›kaca¤›” tehdidi savruluyor. IMF ise, ABD’nin söylediklerini yineliyerek mesaj› güçlendiriyor. Bir elde havuç, ötekisinde sopa, hangisi gerekiyorsa onu gösteriyor. “Büyük dostluk” dedikleri iliflkiler böyle yürüyor emperyalist pazarda! Emperyalistlerle oligarfli aras›nda süren pazarl›¤›n ayr›nt›lar› bir yana, özü dolarlar, ç›karlar üzerinden dönüyor. Bu art›k AKP iktidar›nca da gizlenmiyor. Elbette bu noktada AKP için ahlaktan, düflünceden, mazlum halklardan söz etmenin zerrece anlam› yoktur. O, pazarl›k masas›nda bunlar› demagojik olarak savunabilmeyi dahi sat›fla ç›karm›flt›r. Koltuk için yapamayacaklar› hiçbir fley olmad›¤› her olayda karfl›m›zda duran gerçek. Pazarl›¤›n esas yürütücülerinden Genelkurmay’›n ise hiçbir zaman böylesi de¤erleri olmam›flt›r. Onlar e¤itimlerini Amerika’dan al›r, “Türki-
Mazlum Irak halk›n›n kan› karfl›l›¤› zalimden alaca¤› rüflvetin pazarl›¤›n› yapanlara;
“Zal‹mlerle b‹rl‹kte varl›k ‹ç‹nde yaflamay› alçakl›k; Zal‹me karfl› gelerek bulaca¤›m ölümü ‹se yücel‹k sayar›m” ‹mam Hüseyin
ye’nin ç›karlar›” diye diye Amerika’n›n ç›karlar›n›n bekçili¤ini yaparlar. Ordu’nun tarihi bunun yüzlerce örne¤iyle doludur. Onlar› flimdilik bir yana b›rak›p AKP’nin ne dedi¤ine bakal›m.
“Arçelik Bayii” Erdo¤an Pazarl›k Ustas› Oldu¤unu Gösteriyor Irak halk›n›n katledilmesi, Irak’›n iflgal edilmesi karfl›l›¤› yap›lan pazarl›k o kadar aleni hale geldi ki, Davos toplant›lar›nda Tayyip Erdo¤an 4 milyar dolar› do¤rulayarak, “2 milyar art› 2 milyar dolardan bahsediliyor. Bu miktarlar, Türkiye’nin sorunlar›n› çözmez” dedi. Yani ortada bir pazarl›k var, 4 milyar teklifi var ve AKP de bu pazarl›¤›n do¤al olarak taraf› ve argo olarak ifade edersek Erdo¤an “kurtarmaz abi” diyor Amerika’ya. IMF’ye havale edilen, bat›r›lan ekonomi Irak halk›n›n kan›yla kurtar›lmaya çal›fl›l›yor. Kans›zlar›n kan pazarl›¤› AKP’nin ahlak›na yak›fl›yor. “Arçelik Bayii” olmakla övünen ve bu sayede ekonomiyi çok iyi bildi¤ini anlatmaya çal›flan Tayyip Erdo¤an’›n tüccar kafas›nda her türlü pazarl›¤a yer var. Yeter ki, karfl›l›¤›nda koltuk gelsin, yeter ki, karfl›l›¤›nda Amerika s›rt›n› s›vazlas›n, meflruiyet deste¤i versin; satar. Tayyip Erdo¤an’a sesleniyoruz; Satt›¤›n›z Irak halk›n›n kan›, Türkiye halk›n›n onuru, dünya halklar›n›n gelece¤idir; Arçelik buzdolab› de¤il! Koltuk için düflüncelerinizi satabalirsiniz, inançlar›n›z› satabilirsiniz, ama Türkiye halk› ve topraklar› sat›l›k de¤ildir!
Gül: “Amerika ‹le Anlaflt›k” Baflbakan Abdullah Gül yapt›klar› anlaflmay› geçen hafta flu sözlerle özetledi: “savafltan görülecek zarar konusunda Amerika ile ‘esnek destek’
konusunda anlaflt›k” . “Esnek destek”in ne oldu¤unu geçen haftaki say›m›zda, ekonomiden sorumlu bakan Ali Babacan’›n 'esnek destek mutabakat›n›' do¤rulayan sözleriyle aktarm›flt›k. Hat›rlayal›m: “Rakam belirlenmedi, harekat›n seyrine, geliflmelere ve nihayet Türkiye'nin sa¤layaca¤› deste¤in ebad›, fiyat› ve kalitesine göre ayni, nakdi, destek programlar› devreye girebilecek.” ‹lk “destek program›”n›n nakdi miktar› ABD taraf›ndan böylece aç›klanm›fl oldu; destek karfl›l›¤› 4 milyar dolar! 5 fiubat’ta IMF’ye 3 milyar dolarl›k k›sa vadeli borcunu yeniden finanse etmek için ödeme yapmak zorunda olan AKP iktidar›n›n bu nedenle de bu paraya ihtiyac› var. IMF’ye ba¤›ml›l›k yeminleri etti¤inizde, patronlara s›rt›n›z› dayad›¤›n›zda çark böyle ifllemek zorunda. Bazen de dolar›n efendileri yeni krediler için özellefltirmeler, iflten atmalar yerine böyle üslerinizi, topraklar›n›z›, ordunuzu ve onurunuzu ister; vereceksiniz. Dedik ya; bu sistemin çarklar› böyle iflliyor. Çark›n nas›l k›r›laca¤› ayr› ve bilinen bir konu. Biz yeniden AKP’nin pazarl›¤›na dönelim. ‹lk ikili anlaflmalar›n imzaland›¤› 1940’l› y›llar›n sonunda sadece 100 milyon dolar karfl›l›¤› ülkemiz sat›lm›fl ve bugüne kadar “destek, yard›m” diye diye topraklar›m›z Amerikan üssüne dönüfltürülmüfltü. Bugünkü rakamlara göre, demek ki ucuza satm›fl dönemin iktidar›! AKP sahte “savafla karfl›ym›fl” havas›n› biraz daha pompalayarak belki pazarl›¤› daha da yükseltir! Manzara ortada; Devlet dedikleri asl›nda adi mafya teflkilatlar›ndan farks›z yöntemler kullan›yor. Amerika tehditle, rüflvetle, olmad› “sopa göstererek” istedi¤i sonucu almaya çal›fl›yor. Türkiye ise ondan farks›z. Tefeciye borçlanm›fl 盤›rtkan tüccar havas›nda satacak bir fleyi kalmay›nca topraklar›n›, “Mehmet”in kan›n› ve “kardefl halk” dedi¤i komflusunu sat›fla ç›kar›yor. Ve bunun ad›na da emperyalistler aras›nda “diplomasi” deniliyor.
"Köpektir zevk alan sayyâd-› bîinsafa hizmetten" -insafs›z avc›ya hizmet etmekten zevk alan yaln›zca köpektir- (Nam›k Kemal)
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
29
HÜMAN‹ST EMPERYAL‹ZM! Katliamc›l›¤a “insaniyet” perdesi Burjuvazi, ideolojik, kültürel hegomanyas›n› ancak herfleyin ters yüz edildi¤i bir dünyada kurabilir. AK’› kara, KARA’y› ak göstermek, hemen tüm emperyalist propaganda cihaz›n›n as›l amac›d›r. Çarp›tmal› ki, haks›z, gayr›-meflru politikalar›n› sürdürebilsin. Tarihi geçmifli bir yana, 1990’dan bugüne, tüm emperyalist sald›r›lar böyle tezgahlanmad› m›? Amerikan emperyalizmi, Irak’a sald›r› konusunda, amac› ne kadar deflifre olmufl olursa olsun, bu yöntemlerden yine de vazgeçmiyor. Geçen hafta, ülkemize yollad›¤› “insani yard›m heyetleri” de iflte bu yöntemlerin bir parças›. Amerikan askeri heyetleri ile görüflmelerin bitmesinin ard›ndan, içlerinde sivil ve askeri yetkililerin yerald›¤› “insani yard›m heyetleri” geldi. Aç›kland›¤›na göre, bu heyetler, “olas› bir savafl durumunda”, zarar görecek Irakl›lara gereken insani yard›mlar›n yap›labilmesini organize edecekler-mifl. Ne kadar insanc›llar! Önce bombalar ya¤d›racaklar Irak’a, ölen ölecek, sonra eskaza bombalardan kaçabilen mültecilere de yard›m yapacaklar! Yani k›sacas› “Bir bomba bir yard›m paketi” politikas›; Afganistan’da da tan›k olmufltuk hat›rlan›rsa.
Ankara’n›n “insaniyeti” “Küçük Amerika” büyük Amerika’dan geri kalacak de¤il elbette. Ayn› demagojiye o da sar›l›yor. Generaller, daha önce “Kuzey Irak’a girersek, insani amaçlarla girece¤iz”
“‹NSAN‹YET”in Misket Bombalar› - ABD, Afganistan sald›r›s›nda ilk sekiz hafta içinde, 3767 sivili klasik Kitle ‹mha Silahlar› ile öldürdü. Bu silahlar flunlard›: - Misket bombalar› - Termobarik bombalar (7 tonluk ›s›-bas›nç bombalar›) - B-52’lerden yap›lan "hal›" bombard›manlar› - 458 kg’l›k flarapnel bafll›kl› seyir (cruise) füzeleri - Seyreltilmifl uranyum (DU) bombalar›
30
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
“‹NSAN‹YET”in “Ambargo” ad›n› verdi¤i bombas›z katliam! "Uygar dünya" 12 y›ld›r Irak'a ambargo uyguluyor. 1996 y›l›na kadar Irak'›n d›fl dünyayla tüm ticari iliflkisi kesildi. Irak ne d›flar›ya mal satabildi, ne de d›flar›dan mal alabildi. Irak'›n yurtd›fl› bankalardaki hesaplar› donduruldu ve yapt›¤› bütün ticari anlaflmalar iptal edildi. Bu ac›mas›z ambargonun ilk befl y›l›nda, yetersiz beslenme ve ilaçs›zl›k nedeniyle 567 bin çocuk öldü. Ambargo halen sürüyor. Ambargodan dolay› Irak'ta her ay 7 bin çocuk ölüyor, ölüyor, ölüyor... aç›klamas› yapm›fllard›. Bugünlerde ise “askeri planlama çal›flmalar›n› tamamlayan Ankara, insani yard›m çal›flmalar›n› bafllatt›” haberleri yay›nlat›l›yor gazetelerde. Deniyor ki; Ey Irakl›lar; biz sizin katledilmeniz için Amerika’ya yatakl›k yap›yoruz, suç iflliyoruz ama bak›n göç etti¤inizde size çad›r verece¤iz, ekmek su verece¤iz... Emperyalist, katliamc›l›k suçunu, iflbirlikçi oligarfli de yatakl›k suçunu “insani” yard›m perdesi arkas›na gizlemeye çal›fl›yor. Ama ifllenen suçun büyüklü¤ü karfl›s›nda bu perde çok ince kal›r. Afganistan’dan tarihe kalan, ABD’nin havadan att›¤› ”yard›m paketleri” de¤il, bombalard›r.
Uygarl›k ambalaj›na sar›lm›fl sömürgecilik Sömürgecilik icat oldu¤undan beri böyledir. Tüm sömürgecilik harekatlar›, iflgalleri, “insani” ideallerle ambalajlanm›flt›r. Ya bar›fl› götürmek, ya demokrasiyi korumak ad›na, ya ça¤dafll›k, uygarl›k götürmek ad›na iflgal etmifl-
lerdir yeryüzünü. Ölüm ve y›k›m, tüm sömürgecilik tarihi boyunca buna benzer kavramlar›n ard›na gizlenmeye çal›fl›lm›flt›r. Hep “ulvi” amaçlar› vard›r bu iflgallerin. Afrika’n›n, Latin Amerika’n›n yerlilerine “uygarl›k” götürme ad›na ya¤malanm›flt›r k›talar. 20. Yüzy›lda, teknik, iletiflim, bas›n yay›n çok geliflmifl, dünyan›n bir ucunda olan bitenler, fazla zaman geçmeden öteki ucunda bilinmeye bafllanm›flt›r. Ama demagoji de¤iflmemifltir. 21. Yüzy›lday›z; art›k hemen hiçbir fley gizlenemiyor. Ama demagoji yine de¤iflmiyor. 1991’deki Irak katliam› “uluslararas› hukuku korumak” ad›na gerçeklefltirildi. Yugoslavya katliam› “etnik temizli¤i önleme” ad›na. Afganistan “ça¤d›fl› Taliban rejimi’ni y›k›p ça¤dafl bir rejim kurma” ad›na... yak›l›p y›k›ld›. ABD’nin imparatorluk hedefi çok aç›k. Ama iflte yine ayn› yalanlar› dinliyoruz; Saddam diktatörmüfl, halk›n› aç b›rak›yormufl, Irak halk›n› bu zalim yönetimden, Ortado¤u’yu bu tehlikeli diktatörden kurtarmak laz›mm›fl vs. vs.
Bir halk› “açl›¤a, ilaçs›zl›¤a mahkum etmek” mi insani? Katliamc›l›¤›, iflgalcili¤i “insani”lik k›l›f›na büründüren sadece ABD de¤il. Burjuvazinin hümanizminin s›n›rlar›, tekellerin ç›karlar› ve emperyalizmin dünya egemenli¤inin sözkonusu oldu¤u yerde biter. En somut örnek Irak’a ambargo. Birleflmifl Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, 1996 y›l›ndan itibaren Irak'a ambargo karar› olarak s›n›rl› miktarda g›da ve sa¤l›k malzemesi almas›na izin verdi. Uygarl›¤›, ça¤dafll›¤› kimseye b›rakmayan tüm ülkelerin üyesi oldu¤u BM, Irak'›n ithal edebilece¤i g›da miktar›n› belirlerken "yüzde 30 yetersiz beslenme s›n›r›n›" ölçü ald›. Yani aç›kça, Irak halk› bu uygar, bu ça¤dafl ülkelerin karar›yla “yetersiz beslenmeye” mahkum edildi. BM Güvenlik Konseyi, 2002’de "ambargoyu daha da sertlefltirdi¤ini" ilan ederek insafs›zl›kta, vicdans›zl›kta hiçbir s›n›r tan›mad›¤›n› ortaya koydu. ‹flte “insani yard›m” kampanyalar› örgütleyenler de bunlar.
Topra¤a tohum saçar gibi kanser saçmak m› insani? Irak halk›n›n 1991’deki sald›r›da yaflad›¤› vahflet, emperyalist medyan›n sansürüne u¤rad›. Bu vahfletin görüntüleri hemen hiç gelmedi gözlerimizin önüne. Ama afla¤›daki rakamlar›n yarataca¤› vahfleti tahayyül edebilirsiniz: “Körfez Savafl›'nda Irak'a, ‹kinci Dünya Savafl›'nda kullan›lan miktarda bomba at›ld›. 43 gün süren ha-
va sald›r›lar›nda Irak'›n tamam›na 80 bin misket bombas› düfltü. Bu misket bombalar›n›n tahrip gücü, 16 milyon el bombas›na eflitti. ABD ordusu radyoaktif seyreltilmifl uranyum içeren 944 bin adet parça tesirli bomba kulland›.” Uranyumlu bombalar, Yugoslavya’da da kullan›ld›. “fiarbon, kimyasal, biyolojik silah” diye ortal›¤› aya¤a kald›ranlar, bunlar› kulland›¤› aç›k olan ülkelerin yakas›na yap›flmad›lar hiç. “Bombard›manlarda kullan›lan seyreltilmifl uranyum nedeniyle bugün binlerce Irakl› çocuk sakat do¤uyor; yetiflkinler aras›nda kansere yakalanma oran› art›yor... S›rf bu sebepten Irak hastanelerinde ölümü bekleyen binlerce Irakl› çocuk var. Kanser, Hodgkins Lösemisi, Mutasyonlar, Ba¤›fl›kl›k Sistemi Zaaflar› vesaire yüzünden...” (Kaynak: Unicef) Denis Halliday, BM’nin “Irak'a ‹nsani Yard›m” Koordinatörü’ydü. Yapt›klar›n›n yard›m de¤il, vahflet oldu¤unu görerek bu görevinden istifa etti. Yap›lan› flöyle özetlemiflti: "Bir toplumun tamam›n› mahvetmek üzereyiz. Olay bu kadar basit oldu¤u kadar, bir o kadar da dehflet verici. Yapt›¤›m›z fley yasad›fl› ve ahlak d›fl›."
“‹NSAN‹YET” ad›na 255 bin cinayet! Irak’a 1991’de emperyalist koalisyon taraf›ndan yap›lan sald›r›da: “- 43 gün içinde 11 bin sorti yap›ld›! - Seksen sekiz bin ton bomba at›ld›. Bunlar›n sadece yüzde yedisi güdümlüydü. Yüzde doksanüçü ise, öyle rastgele at›lan ve herhangi bir irade taraf›ndan yönlendirilmeyen, herhangi bir yere düflen bombalard›. - Kara savafl›na gelince... kara savafl› diye birfley olmad›. Bana tek bir muharebe gösteremezsiniz. Bu bir muharebe falan de¤ildi, bir katliamd›. General Kelly, askerlerinin nihayet ilerleme düzenine geçti¤i anda "onlardan savaflacak pek kimsenin hayatta kalmad›¤›"n› söyledi. En az 125 bin asker ve flu ana kadar 130 bin sivil öldürdük. Öldürebildi¤imiz kadar›n› öldürdük. (ABD Eski Adalet Bakan› Ramsey Clarkí›n Körfez Savafl›’ndaki ABD davran›fllar› hakk›nda Soruflturma Komisyonu önündeki tan›kl›¤›ndan, New York, fiubat 1992)
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
31
-Oligarflinin dostu-
‹srail’den katliam den yap›lan anonsla birlikte soka¤a ç›kan silahl› direniflçiler saatlerce tanklara karfl› direnerek Filistin’in katliamlarla teslim al›namayaca¤›n› bir kez daha gösterdiler.
Filistin’de Katliam: 16 ölü Abdullah Gül: “‹srail ile iliflkilerimiz iyi. Bu korunmas› gereken bir flans.” Oligarfli Ç›ra¤an Saray›’ndaki “bar›fl toplant›lar›”n›n sonuç bildirgesinde ‹srail’in k›nanmas›n›, kitle imha silahlar›n›n denetlenmesini isteyen Arap ülkelerine itiraz ederken, ‹srail Gazze’de katliam yapt›. Gazze’ye 35 tank, z›rhl› araç ve helikopter deste¤inde sald›ran ‹srail 12 Filistinliyi katletti, 60’tan fazlas›n› yaralad›. 25 Ocak gecesi gerçekleflen sald›r›, 1994’ten bu yana Gazze’ye yönelik en kapsaml› sald›r› niteli¤inde. ‹srail ordusu, 11 Eylül sonras› Amerika ve ‹srail’in her türlü terör sald›r›s›n›n bahanesi haline gelen “terörün altyap›s›n› yoketmek” için operasyon düzenlediklerini aç›klarken, Savunma Bakan› fiaul Mofaz, ‹srail’deki seçim süresince gerekirse ‘Filistin topraklar›nda soka¤a ç›kma yasa¤› uygular›z’ dedi. Sald›r›lar ertesi günlerde de sürdü, 27 Ocak’ta bu kez hedef Cenin idi. Sald›r›ya karfl› Filistinliler direniflle cevap verdi. Dört Filistinli katledildi. Gazze sald›r›s›nda da camiler32
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
Gözler Irak’›n Silahlar›na! Katliamlara Devam Emperyalistler, dünyan›n gözünü, kula¤›n› Irak’›n kitle imha silahlar›yla doldurmaya çal›fl›rken, siyonizm katliamlar›n› sürdürüyor. Irak’›n kitle imha silahlar›ndan söz eden emperyalistler, b›rak›n kendilerinin sahip olduklar› yokedici silahlar›, ‹srail’in sahip oldu¤u kimyasal, biyolojik silahlardan da sözetmiyor. Aksine, katliamc›l›¤› aleni olan bir devlet için kitle imha silahlar›na sahip olmak adeta hak olarak gösterilmek isteniyor. Oligarfli de, emperyalistlerle
ayn› safta, Filistin halk›n›n karfl›s›nda oldu¤unu ‹stanbul’da kimi Arap devletleriyle düzenlenen toplant›da ortaya koydu. Suriye’nin, sonuç bildirgesine, ‹srail’in silahlar›n›n da denetlenmesi, katliamc›l›¤›n›n k›nanmas› gibi istekleri Türkiye taraf›ndan geçifltirildi. Zoraki olarak konulan birkaç cümle ise ‹srail’in silahlar›ndan, katliamc›l›¤›ndan söz etmiyordu bile. Oysa, tüm dünya ‹srail’in elinde bulundurdu¤u kitle imha silahlar›ndan haberdar. Ama, o meflhur ‘uluslararas› kurumlar’, Irak için “yeterince iflbirli¤i yapmad›” diyen BM, bugüne kadar ald›¤› hiçbir karar› dinlemeyen ‹srail karfl›s›nda suspus! Silahlar›n› denetlemeyi, katliamlar›n› durdurmay› düflünemiyor bile. Çünkü karfl›s›nda Amerika var.
‹srail’de Umutsuzluk! Katliama u¤ruyan, topraklar› iflgal edilen, en modern silahlara karfl› bedenleriyle, küçük çapl› silahlarla direnen Filistinliler. Ama bu tablo Filistinlileri umutsuzlaflt›rm›yor; ›srarla direnifllerini yarat›c›l›klar›n› gelifltirerek sürdürüyorlar. Bu yan›yla dünya halklar›na çok büyük dersler sunuyor, umut oluyorlar. Umutsuzlaflanlarsa en modern silahlara sahip olan, Amerika baflta bütün emperyalistlerin deste¤ini arkas›na alan ‹srail oluyor. Gazze ve Cenin sald›r›lar›n›, “seçim için güvenlik önlemleri” diye aç›klayan ‹srail’i katliamlar da umutsuzluktan kurtaram›yor, güvenlik sa¤layam›yor. ‹srail toplumunda umutsuzlu¤un boyutunun son göstergesi yap›lan son seçimler oldu. fiaron’un kazand›¤› seçimlere kat›l›m, bugüne kadar yap›lan seçimlere kat›l›m›n en düflük seviyesinde gerçekleflti. Militarize bir toplum haline gelen ‹srail ‘ne de¤iflecek ki’ umutsuzlu¤u içinde büyük oranda sand›klara gitmedi. Zulmedeni umutsuzlaflt›ran zulme karfl› amans›z bir direnifl gösteren Filistindir, intifadad›r.
Davos ve Porto Allegre Zenginler ve Yoksullar Geçen hafta, 23 Ocak’ta ‹sviçre’nin Davos Kenti’nde emperyalistlerin ve iflbirlikçilerinin “zirvesi” yap›l›rken, ayn› günlerde Brezilya’n›n Porto Allegre adl› kentinde “küreselleflme karfl›tlar›”n›n toplant›s› vard›. Davos’ta “Dünya Ekonomik Forumu”, Porto Allegre’de ise “Dünya Sosyal Forumu” topland›. Birincisine iliflkin bolca görüntü ve haber izlediniz medyada. ‹kincisi ise, ancak geçerken de¤inilen bir “haber”di. Burjuva medyan›n “Davos’ta toplananlar›n” medyas› oldu¤u da bir kez daha teyid edilmifl oldu. Peki kimler vard› Davos’ta? Emperyalist tekellerin temsilcileri Davos Zirvesi’nin as›l ev sahipleriydi. Misafirlerin ço¤unlu¤unu ise iflbirlikçi ülkelerin yöneticileriyle burjuva ekonomistleri oluflturuyordu. Davos’ta ve Porto Allegre’de toplananlar›n gündemleri farkl›yd›. Davos’takiler, “küresel güvenlik”, “büyük flirketlerin iflas›”, “köktendinci islam›n yaratt›¤› tehdit”, “hassas ekonomik durum” gibi konular› tart›fl›rken, Porto Allegre’dekilerin gündeminde “Amerikan›n Irak’a sald›r›s›” vard›. Davos’ta 2100 davetli vard›; “Elit” bir davetli toplulu¤uydu. Davetiyesiz kat›l›nam›yordu zaten. Porto Alleg-
re’dekiler ise 100.000 kifli kadard›lar; ço¤u iflçi, iflsiz, ö¤renciydi, davetiye gerekmiyordu kat›l›m için. Davos’takiler bile Amerikan sald›rganl›¤›n› savunamad› Davos Zirvesi’nin resmi gündemi her ne kadar “Güven tesis etmek” olarak belirlenmifl olsa da, fiili gündemde yine ABD’nin Irak’a sald›r›s› vard›. Ama dünya genelindeki anti-Amerikan hava Davos’u da kuflatm›flt›, tekeller, çeflitli emperyalist ülkelerin, yeni-sömürge ülkelerin yöneticileri, gerçekte fiilen flu veya bu biçimde orta¤› olduklar› sald›r›y› aç›ktan savunamaz durumdayd›lar. Mesela, hemen her ülkeden kat›l›mc›lar›n oldu¤u bir yemekte, ABD’nin Irak’a sald›r›s› oylanm›fl ve ABD temsilcisi d›fl›nda “evet” oyu veren ç›kmam›flt›. Kuflkusuz, hepsi, ülkelerinde izledikleri ikiyüzlü politikay› oraya da tafl›m›fllard›. Ama yine de bu dünya halklar›n›n aylard›r yürüttü¤ü anti-Amerikan eylemleriyle yaratt›¤› büyük etkiyi göstermesi aç›s›ndan dikkate de¤er bir sonuçtu. Bunun ötesinde ise, Davos Zirvesi emperyalizmin ekonomik, siyasi olarak içinde bulundu¤u krizin göstergesi oldu; Davos’taki yüzlerce seminerde konuflan yüzlerce
Davos Zirvesi’nin eteklerinde fliddet Davos Zirvesi’nin sürdü¤ü günler boyunca, Davos, Languart ve Bern’de küreselleflmeyi ve Amerikan sald›rganl›¤›n› protesto eden gösteriler yap›ld›. Yaklafl›k 30 örgütün kat›ld›¤› bu gösterilerin izinleri haftalarca önceden al›nm›flt›, ama buna ra¤men polis gösterilere sald›rd›. Haftalar öncesinden ‹sviçre s›n›rlar›nda silahl› polis say›s› artt›r›ld›. 24 Ocak’ta Basel’de s›n›rdaki k›s›tlamalarla ilgili bir gösteri yap›ld›. Cephelilerin de kat›lPORTO ALLEGRE d›¤› gösteride Davos’a gelenlerin keyfi biçimde engellenmesi protesto edildi. 25 Ocak’ta aralar›nda Cephelilerin de bulundu¤u 3000 bin kiflilik kitle, arama bariyerlerini aflarak Davos’da gösteri yapt›. Trenle giden grup Languart flehrinde aktarma yapmak için istasyona hapsedilerek baflka flehre gitmeye zorland›. Grup hareket ettikten bir süre sonra polis taraf›ndan arazide durdurularak göz yaflart›c› gaz ve plastik mermilerle gruba sald›rd›. Sald›r›n›n ard›ndan grup uzun süre tutuldu; çeflitli örgüt ve kurumlar burada pankartlar›n› açarak gösterilerini sürdürdüler. Cepheliler “Emperyalist Savafla ve Amerikan ‹mparatorlu¤una Hay›r!”, “Tecrit Öldürüyor, Tecrite Hay›r!” yaz›l› pankartlar›n› açt›lar. ‹sviçre polisinin yan› s›ra Alman ve Frans›z polisi de sald›r› için oradayd›. Bern’de yap›lan gösteriye de polis sald›rd›, 15 kifli yaraland›, 5 kifli de tutukland›. Davos’taki gösterilere kat›lan sendika yöneticilerinden biri flu ç›plak soruyu soruyordu: “fiiddeti yaratanlar bizler miyiz yoksa flu anda Davos’ta toplan›p savafl haz›rl›¤› yapan tekeller ve devlet yöneticileri mi?”
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
33
“bilim adam›, politikac›”n›n “beyninden” yeni hiçbir fikrin ç›kmad›¤›, burjuva bas›na yans›yan haberlerden belliydi; emperyalistlerin ve iflbirlikçilerinin söyleyecekleri yeni bir fley yoktu! Erdo¤an-Gül ikilisinin peflkefl toplant›lar› Davos’ta yaklafl›k 270 seminer yap›ld›. Davos’un organizatörleri buna “beyin f›rt›nas›” diyorlar. Emperyalist tekeller önceden belirlenmifl burjuva ekonomistleri, medyac›lar›, politikac›lar› dinleyerek onlar›n tecrübelerinden, çeflitli ülkelere iliflkin do¤rudan gözlemlerinden yararlan›yor, yat›r›m planlar›n› yaparken onlar› gözönünde bulunduruyorlar. Ama Davos’a giden yeni-sömürge ülke yöneticileri oraya sadece “ak›llar-fikirler” götürmüyorlard›. Çantalar›nda emperyalizme neleri, nas›l peflkefl çekeceklerinin projeleri vard›. Davos’un de¤iflmez rolü de buydu gerçekte. Yeni-sömürge yöneticileri orada “yabanc› sermaye”yi kendi ülkelerine çekebilmek için adeta birbirleriyle yar›fl›yorlard›. Uflakl›k ihaleye ç›kar›l›r her y›l Davos’ta. Kim daha fazla uflak olma güvencesi verirse, o y›l “Davos’un parlayan y›ld›z›” olarak ilan edilir. Geçti¤imiz y›llarda, mesela Özal’›n, Ecevit hükümetinin Davos’a kat›ld›¤› zamanlarda “çantam›zda flu kadar milyar dolarl›k yat›r›m projeleri var” diye övünürlerdi. Gül ve Tayyip, koltuklar›n›n alt›nda götürdükleri sat›fl ve peflkefl paketini bas›na s›zd›rmad›lar. Emperyalizme peflkefl çekmenin art›k halkta nas›l bir b›kk›nl›k ve k›zg›nl›k yaratt›¤›n›n fark›ndayd›lar çünkü. Y›l 1954... Zaman›n Cumhurbaflkan› Celal Bayar Amerika'da, Amerikal› ifladamlar›n›n flerefine verdikleri bir ziyafette flöyle konuflur; "... Sizlere bütün sahalarda, her çeflit konularda aç›k bir pazar sunuyoruz. Hem de en müsait flartlarla..." Ayn› sözlerin Tayyip Erdo¤an ve Abdullah Gül taraf›ndan Davos’ta emperyalist tekellerin temsilcileri önünde söylendi¤inden emin olabilirsiniz. Bu konuda kendilerinden önceki iktidarlardan, ne Özal’dan, ne Çiller’den ne Ecevit’ten geri kalmam›fllard›r. Porto Allegre’de Amerika’ya Öfke Dünya Sosyal Forumu’nda bir araya gelen çeflitli partilerin, sendikalar›n üyeleri, yerli halklar›n temsilcileri, örgütsüz kesimler, alt› gün boyunca çeflitli toplant›larda küreselleflmenin sonuçlar›n› ve küreselleflmeye karfl› mücadele yollar›n› tart›flt›lar. Gösteri ve toplant›lar›n hemen tümünde ABD’nin Irak’a sald›r›s› ve daha bölgesel bir sorun olarak da ABD’nin 2005 y›l›nda yürürlü¤e koymay› planlad›¤› Amerika K›talar› Serbest Ticaret Bölgesi (FTAA) protesto edildi. 34
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
DAVOS Porto Allegre’deki muhalefet, halklar›n IMF karfl›t› tepkilerinden güç al›yor, onu yayg›nlaflt›r›yor, ama ayn› zamanda onun önünü t›k›yor. Çünkü bir “alternatifi” yok. Porto Allegre’nin özellikle bir kaç y›ld›r en gözde sloganlar›ndan biri, “baflka bir dünya mümkün” slogan›d›r. Porto Allegre’nin açmaz› da iflte bu sözdedir; bu söz, “baflka”n›n tarifini yapmamaktad›r. “Nas›l bir dünya” sorusunun cevab›n› vermemektedir. Ama iflin daha olumsuzu, bunu gündemine de almamaktad›r. Milyarlar›, “bu olmas›n da baflkas› olsun” diye bir hedefe yönlendirmek mümkün de¤ildir. Porto Allegre toplant›lar›, küreselleflmenin “sosyal boyutu”nun olmad›¤›ndan yola ç›km›flt›. Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’na alternatif olarak Dünya Sosyal Forumu ad›n› almas› da bunun bir ifadesiydi. Kitlesel bir muhalefet oda¤› olarak belli bir rol de oynad›. Ama art›k belli bir t›kanmay› da yafl›yor; t›kanma, emperyalizmin icazetine karfl› kesin bir tav›r alamay›fltan da kaynaklan›yor. Geçen y›lki toplant›lara ABD’nin “terör listesi”ne ald›¤› çeflitli devrimci örgütlerin al›nmak istenmeyifli, Fransa gibi emperyalistlerin “devlet düzeyinde” kat›lmalar› ve buna itiraz edilmemesi, bu durumun göstergelerinden biriydi. fienliklerin, e¤lencelerin giderek daha a¤›rl›kl› bir hal almas› t›kan›kl›¤›n bir baflka göstergesi oldu. Porto Allegre’nin gücünün ve güçsüzlü¤ünün en aç›k simgesi, geçti¤imiz günlerde Brezilya Devlet Baflkan› seçilen Lula da Silva’n›n konumudur. Lula’n›n, hem Porto Allegre’ye, hem Davos Zirvesi’ne kat›lmas›, tam da içinde bulundu¤u durumun maddi ifadesidir. Ne emperyalizme tam karfl›... ne halktan tam kopuk... Bu “t›kan›kl›k” k›smi de olsa Porto Allegre’de de tart›fl›ld›. Tart›flmalar sonucunda Dünya Sosyal Forumu’nun gelecek y›lki toplant›s›n›n, Hindistan’›n baflkenti Yeni Delhi’de yap›lmas› kararlaflt›r›ld›. “Dünya Sosyal Forumu”, ya devrimcileflecek, ya küreselleflmenin reformist bir parças› olacak; fazla alternatifi yok. Sosyal Forum’un son gecesinde yap›lan büyük gösteride ise, ABD bir kez daha lanetlenerek tüm dünya halklar› emperyalist savafla karfl› direnmeye ça¤r›ld›. Porto Allegre’nin önünü açacak olan da bu direnifltir.
45. say›m›zda Truman ve Marshall yard›mlar›n›n ard›ndan ABD ile ikili anlaflmalar›n birbiri ard›s›ra imzalanmaya baflland›¤›n› belirtmifltik. “Yard›m” ad› alt›nda emperyalizmle girilen iliflkilerin sonucu; d›fl ticaret a盤› ve borçlanma k›s›rdöngüsüne sokulan ülkemizin giderek daha ba¤›ml› hale gelmesidir. Ba¤›ml›l›k krizleri do¤urdu, emperyalistlerin yaratt›¤› her kriz yine emperyalistler taraf›ndan yeni yeni tavizler koparmak, sömürüyü derinlefltirmek için kullan›ld›. T›pk› bugün oldu¤u gibi! 1954’te, ülkenin emperyalistlerce krize sokuldu¤u y›llarda, ABD ile imzalanan ‘Vergi Muafiyetleri Anlaflmas›’yla’ gümrük vergileri ABD için kald›r›ld›. Böylece ABD gümrüksüz, vergisiz, kontrolsüz, yasa ve kanunlardan uzak olarak ülkemizdeki talan›n› günümüze kadar pekifltirecekti. Ayn› y›l, yukar›da ifade etti¤imiz k›s›r döngü sonucunda da yaflanan krizin ard›ndan, 1958’de borçlar ödenemez duruma geldi ve Osmanl› dönemindeki Düyun-u Umumiye benzeri bir “Yard›m Konsorsiyumu”nun kuruluflu ilan edildi. Truman ve Marshall “yard›mlar›”n›n en yak›n sonucudur konsorsiyum. Bundan sonra da krizlerin, IMF anlaflmalar›n›n “niyet mektuplar›n›n” ard› arkas› kesilmedi. Ekonomik, askeri, siyasi ba¤›ml›l›k giderek derinleflti.
Ba¤›ml›l›¤›n halkalar›
Topraklar›m›z›n Amerika’n›n batmaz uçak gemisi haline getirilmesinin, 6. Filolara, ‹ncirliklere zemin haz›rlan›fl›n›n...
‹kili Anlaflmalar ve ‹flbirlikçileflen Ordu
“Türkiye’nin ç›karlar›” aldatmacas›yla Amerikan ç›karlar›n›n tahsis edilmesinin... Kardefl halklara karfl› Amerika’n›n saf›ndan düflmanl›¤›n belgeleri
“‹K‹L‹ ANLAfiMALAR” 3
‹kili anlaflmalar›n bir ço¤u askeri iflbirli¤ini kapsar. Bir ülkenin ordusunun iflbirlikçilefltirilmesi, o ülkenin ele geçirilmesinin, azg›nca sömürülmesinin ilk ad›m›d›r. ‹kili anlaflmalar, paktlar, üsler, askeri yard›mlar ve ortak askeri yat›r›mlar ise iflbirlikçilefltirmenin, kendi ülkesini iflgal ettirmenin en temel yollar›d›r. ‹kili anlaflmalar do¤rultusunda yap›lan "yard›mlar"la ordunun e¤itiminden rütbe düzenlemelerine kadar birçok iliflkiye müdahale edildi. Süngüsünden palaskas›na, tüfe¤inden mi¤ferine kadar ABD yard›m›yla donat›ld›. Dönemin Amerikan Yard›m Heyeti Baflkan› General Pendleton bu durumu; "1940'lar›n sonundan 1950'lerin ortalar›na kadar Türk ordusunu adeta yeniden infla ettik." (M.A.Birand, Emret Komutan›m) diye aç›klayacakt›. Ayn› y›llarda askeri yard›mlar›n daha ilk günlerinde ülkemize gelen bir ABD heyeti, hükümete ABD’nin flu üç önemli iste¤ini iletiyordu: "1- K›r›kkale Askeri Tesisleri kapat›ls›n. 2- Harp Akademileri’nin ö¤renim sistemi yanl›fl. 3- Türk ordusunu entegre bir kumandanl›k emrinde toplamaya haz›rlan›n›z, kumandan her halde bir Amerikal› general olacak." (Do¤an Avc›o¤lu, Devrim ve Demokrasi Üzerine syf.422) Herfley ortada. Yoruma yer b›rakmayacak kadar aç›k. Söylenen fluydu; her fleyinizle bize ba¤›ml› olacaks›n›z. ABD’li savunma bakanlar›ndan Mc Namara, “Askeri yard›mlar›m›z›n amac›, azgeliflmifl ülke askerlerini ABD ideolojisine göre yetifltirmek ve onlardan, gelecekte, gerekti¤inde o ülke yönetiminde yararlanmakt›r” sözleriyle daha 1967’lerde yard›mlar›n amac›n› aç›kça dile getirirken tarif etti¤i iflte bu tabloydu. ABD ordusunun ikmal, e¤itim, harekat bilgilerini içeren talimatnamelerin aynen uygulanmas›na iliflkin 1964’teki flu örnek orduyu e¤itenlerin kim oldu¤unu aç›klamaya san›r›z yeterlidir: Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
35
ABD Kara Kuvvetleri taraf›ndan ç›kar›lan kontrgerilla hareketleriyle ilgili bir kitab›n kodu, FM-3115’tir. Kitapta öngörülen kontra faaliyetleri aras›nda tecavüz, kundaklama, sabotaj, gerilla k›l›¤›nda halka zulmetme bulunur. 25 May›s 1964’te TSK taraf›ndan e¤itim amac›yla yay›nlanan ayn› konudaki bir kitab›n kodu da ST-31-15’tir. “FM” k›saltmas›, ingilizce “Sahra Talimnamesi” demektir. “Milli” ordumuzun “ST” k›saltmas› da ayn› anlama gelir. Kitab› çevirenler, efendilerine o kadar ba¤l›d›r ki, kodunu bile de¤ifltirme gere¤i duymam›fllard›r. ABD ile imzalanan 12 Temmuz 1947’deki ikili anlaflman›n maddelerinden birisi, Türk subay ve astsubaylar›n›n e¤itim amac›yla ABD’ye gönderilmesini içerir. Anlaflma Temmuz’da imzalanm›flt›r; ilk kafile ise hemen A¤ustos’ta yola ç›km›flt›r. “E¤itim”, ABD’nin bir orduyu ba¤›ml›laflt›rmakta kulland›¤› en temel yöntemlerden biridir. Amerikan Savunma Bakanlar›ndan Robert Mc Namara, 1967’de yapt›¤› konuflmada flöyle der örne¤in: “Bu ö¤renciler ... ülkelerine döndüklerinde e¤itmen olmak üzere seçilmifllerdir. Bunlar gelecekteki liderler, ifl yapmas›n› bilen ve bunu liderlik ettikleri kuvvetlere ö¤retebilecek kiflilerdir. Liderlik mevkiinde, Amerikal›lar›n hareket tarzlar›n› ve nas›l düflündüklerini yak›ndan bilen kifliler olmas›n›n de¤eri üzerinde fazla durmam›za gerek yoktur. Böyle insanlarla arkadafll›k kurmam›z›n de¤eri ölçülemez.” Bu de¤erli arkadafll›klarla, Türkiye’de cuntalar tertiplenmifl, Ordu Amerikan istihbarat›yla içli d›fll› olmufltur. Bugün generallerin AKP hükümetini s›k›flt›rarak bir an önce ABD’nin istekleri için karar almas›n› istemesinin nedenlerini buradan bafllayarak aramak gerekir. Art›k ordu emperyalizme karfl› savaflm›fl Kuva-i Milliye ruhuyla donanm›fl bir ordu de¤il emperyalizmin iflbirlikçisi gayri-milli bir orduydu.
‹kili Anlaflmalar ve Üsler Geçen haftaki say›m›zda 23 Haziran 1954 tarihli "Askeri Kolayl›klar Anlaflmas›"n›n topraklar›m›z›n Amerikan üssü haline getirilmesinin ilk ad›m› oldu¤unu söylemifltik. O tarihten sonra onlarca kez halklara karfl› sald›r›da kullan›lacak bu üslerin say›s› 1966’ya kadar 35 milyon metrekarelik bir alana yay›lm›fl olarak 112’ye ç›kacakt›. Bu demek oluyor ki, Anadolumuzun ba¤r›nda üzerinde Amerikan emperyalizminin bayra¤› dalgalanan 35 milyon metrekarelik 112 kanl› hançer sapl›. Bu kanl› hançerlerin emperyalistler için ne kadar önemli oldu¤unu Amerikal› general G.S. Brown flöyle ifade ediyor. “Türkiye’deki üsler, Birleflik Devletler için son de36
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
Y›l 1959: Döneminin Genelkurmay 2. Baflkan› Rüfltü Erdelhun'un, ‹zmir'deki ABD 6. Taktik Hava Kuvvetleri Karargah›'nda ABD askerlerine hitaben söyledi¤i sözdür: “Bu memleket bizim de¤il, sizindir...” Y›l 2003: ‹ngiltere’nin üs ve hava sahas›n› kullanma talebine oligarflinin verdi¤i cevap: “Amerika d›fl›nda kimseye hava saham›z› ve topraklar›m›z› açmayaca¤›z!” rece önemlidir. Gerçekte Ortado¤u’da (...) Amerika’n›n do¤rudan müdahalesini gerektiren bir olayda Türkiye’nin deste¤ini almaks›z›n ve bu üsleri kullanmaks›z›n bunu önlemek mümkün de¤ildir.” (Aktaran Emekli Amiral Sezai Orkunt, Türkiye-ABD Askeri iliflkileri S.268) Bugün topraklar›m›z›n tamam›n›n üs haline getirilmesi haz›rl›klar› son h›z sürerken, bütün demagojileri gereksiz k›l›yor bu söz. Üslerin kurulufluna iliflkin resmi olarak hangi yalanlar yaz›l›rsa yaz›ls›n, iktidarlar halka, ‘ortak güvenlik’ vb. hangi yalan› söylerse söylesin, üslerin ifllevi bölge halklar›na karfl› Amerikan sald›rganl›¤›n›n odaklar› olmufltur. Amerikan üslerinin topraklar›m›za yay›lmas› 1966’da bitmez elbette. Bu tarihten sonraki iktidarlarda da ihanet anlaflmalar›yla hançerler saplanmaya devam eder. 12 Eylül sürecinde yap›lan anlaflmalarla öylesine a¤›r yükümlülükler alt›na girilir ki, ülkenin neredeyse tamam› üs haline getirilip, ABD'nin çiftli¤ine dönüfltürülür. 1980'de bafllayan ikili anlaflmalar zincirinin ilk halkas› ‘Savunma ‹flbirli¤i Anlaflmas›’yd›. Bu anlaflman›n alt›nda Demirel'in imzas› vard›. Yürürlü¤e sokma flerefi ise 12 Eylülcülere nasip oldu. Bu anlaflmalarla Türkiye'deki 12 tesise daha ABD bayra¤› çekilecek, jandarmal›k rolü daha etkin yerine getirilecekti. (1986’da SE‹A’ya dönüfltü) SE‹A ile Ortado¤u'ya yönelik sald›r›lar›n en önemli üssü olan ‹ncirlik, kay›ts›z flarts›z Pentagon'un emrine veriliyordu. ‹ncirlik halklara karfl› bugüne kadar say›s›z suçun oda¤› oldu. (Bkz. Ekmek ve Adalet Say› 43, “Misak-› Milli s›n›rlar›ndaki Amerikan kalesi: ‹ncirlik Üssü” bafll›kl› yaz›.) Örne¤in, ABD'nin Lübnan'a sald›r›s›nda hükümete haber vermeden ‹ncirlik'i kullanmas› karfl›s›nda, dönemin Milli Savunma Bakan› Zeki Yavuztürk "vallahi billahi benim ‹ncirlik iflinden haberim yok” derken, ABD Baflkan› Eisenhower, Türkiye’nin verdi¤i destekten
Bir iflbirlikçinin itiraf› Demirel konufluyor; "1960'lar›n bafl›nda Türkiye, NATO ve ABD'nin hemen her istedi¤ini yapm›fl, NATO ve ABD'nin sad›k bir müttefiki ve her vecibesini yerine getirmifl bir ülkedir. Sadakat›nda o kadar ileriye gitmifltir ki, Sovyetler Birli¤i'nin yumuflak karn›nda oturmas›na ra¤men kendini topun a¤z›na koymaktan çekinmemifltir..." (C. Arcayürek Aç›kl›yor, Cilt 4, syf.296)
dolay› Cumhurbaflkan› Celal Bayar’a bir mektup yazar ve, “Milletlerin özgürlüklerini korumak için gerekti¤inde yard›m istemek ilkelerine uygun olan bu hareketimizi desteklemeniz beni ziyadesiyle mütehassis etti.” diye teflekkür eder! 1986 fiubat'›nda ABD ile Türkiye aras›nda imzalanan "Ev Sahibi Ülke Destek Anlaflmas›”yla bu durum defalarca tekrarlanacakt›. Türkiye "ev sahibi" olmas›ndan kaynakl› neler yapmayacakt› ki! Üsleri kullan›ma açmak, destek filolar›, personel tafl›ma kolayl›¤› sa¤lamak, yak›t, su, t›bbi hizmetler, ulaflt›rma araçlar›, iflçi temini, çevirmenler, lojistik ve sivil savunma hizmetleri yan› s›ra, ABD askerlerini a¤›rlamak ve memnun etmek... ‹flte Türkiye'nin görevleri bunlard›. Cunta, emperyalizme hizmette s›n›r tan›mad›. 1982'de imzalanan "Zincirleme Harekat Üsleri Anlaflmas›" ABD'nin kullanma yetkisine sahip oldu¤u üs say›s›na yenilerini ekledi. Bu anlaflma “Bir kriz an›nda ABD’den Türkiye’ye gelecek takviye hava kuvvetlerinin konaklamas› için, Türkiye’deki hava üslerinin modernize edilmesini ve en geliflmifl teknoloji ile iki yeni havaalan›n›n (Mufl, Batman) infla edilmesini öngörür. Üs-
Yankee’ye dokunamayan adalet 1959 y›l›n›n Kas›m ay›d›r. Ankara'n›n Çankaya's›nda, Türkiye'nin tam göbe¤inde Morrison adl› Amerikal› bir yarbay Amerikan klübünden ç›kt›ktan sonra, toplu halde yürüyen onbir “Mehmet”e otomobiliyle çarpar. Askerlerden biri ölür, birkaç› da felç olur. Ama Amerikal› yarbay görevli oldu¤u iddias›yla TC adli makamlar›na verilmez. Devrimcilere, ilericilere, idam kararlar› ç›karan yasalar, yankee karfl›s›nda hiçbir anlam ifade etmez. Çünkü, NATO gere¤ince "kuvvetler statüsü"ne dair imzalanan bir dizi anlaflma vard›r. Buna göre, Amerikal›lar ancak ABD kanunlar› ve makamlar›nca yarg›lanabilirdi.
ler NATO çerçevesinde yap›l›r ama masraflar› ABD karfl›lar.” (Çevik Kuvvet Gölgesinde) K›l›f her zamanki gibi NATO’dur, fiilen kullanan, yararlanan ABD olur. ABD Kongresi Araflt›rma Merkezi Savunma Bölüm Baflkan› Recherd CR‹MMET, 1984’teki raporunda Mufl ve Batman üsleri için “Basra Körfezi’nin istikrar›n› garanti eder” derken, bu üslere yüklenen misyonu, dönemin ABD donanma akademisi strateji uzman› Elit Comen bugüne de ›fl›k tutan flu sözlerle ifade eder; "... Do¤u Türkiye'de yap›lmas›na bafllanan yeni üsler de bu ba¤lamda çok önem tafl›yacak. Bu üsler, her ne kadar ka¤›t üzerinde Basra Körfezi ile irtibatland›r›lm›yorsa da müstakbel bir kriz an›nda büyük hizmetleri geçecek." (Aktaran U. Güldemir, Çevik Kuvvet Gölgesinde) Tablo k›sa süre sonra imzalanacak ‘Çabuk Mukabele Sistemi Anlaflmas›’ ile tamamland›. Türkiye'deki birçok üste nükleer mermi atan savafl toplar› ve uçaklar›n konuflland›r›lmas›na izin veren bu anlaflma ülkemizi nükleer çat›flmalar›n hedefi haline getiriyordu. Dünyan›n hiçbir ülkesi bu duruma raz› olmazken, 12 Eylülcüler emperyalizmin "Taktik Av Silahlar› E¤itim Merkezi" olmay› kabul ediyordu. Hem de halk›n hayat›n› hiçe sayarak. Ama tüm bunlar›n hiç mi hiç önemi yoktu. Yeter ki, Abdullah Gül’ün bugün dedi¤i gibi, ABD “küstürülmesin”di!..
Savunma-Ekonomik ‹flbirli¤i Anlaflmas› Bütün ikili anlaflmalar›n Savunma ‹flbirli¤i Anlaflmas› (S‹A) ad› alt›nda tek anlaflmada topland›¤›n› belirtmifltik. S‹A, askeri ekonomik ba¤›ml›l›¤›n en önemli halkalar›ndan birisidir. Cunta öncesi imzalanan ancak cuntan›n uygulamaya koydu¤u S‹A, sadece önceki ikili anlaflmalar› biraraya toplam›yor, ABD’ye yeni üsler, imtiyazlar veriyordu. S‹A’n›n Amerika için anlam›, yeni yeni mevziler elde edilmesi iken, Türkiye için anlam›, ‘ortak savunma faaliyetleri’ ad›na bölgede emperyalizmin jandarmal›¤›n› yüklenme, kendi topraklar›n› ‘üs-tesis’ adlar› alt›nda ABD’nin denetimine vermekti. Buna göre; Sinop, Pirinçlik, ‹ncirlik, Yamanlar, fiahintepe, Elmada¤, Karatafl, Mahmurda¤, Alemda¤, Kürecik, Belbafl›, Karaburun üs ve tesisler Amerika’n›n hizmetine aç›ld›. Anlaflma süresi 5 y›ld›, ancak hiçbir iflbirlikçinin süreyi uzatmamaya itiraz› dahi olmad›. Ve art›k oligarfli S‹A’y› uzatma s›k›nt›s›ndan da kurtularak, yeni yeni üsler, tavizler de ekleyerek Amerika ile 1986’da Savunma ve Ekonomik ‹flbirli¤i Anlaflmas› (SE‹A) olarak imzalad›. SE‹A’ya göre; “- Nükleer bafll›k depolar› yeni sistemle donat›l›p, Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
37
bu sistemden ‹ncirlik’e 30, Bal›kesir’e 5, Malatya Erhaç’a 6, Mürted’e 6, Eskiflehir’e 6 adet getirilecektir. - ‹ncirlik’teki üssün iç güvenli¤i ve kullanma yetkisi ABD’ye, çevre koruma Türkiye’ye verilecek. Ve üs geniflletilecek. F-4 ve F-104’ler daha geliflmifl F-16’larla de¤ifltirilecek. Ek olarak 24’er uçakl› iki filo eklenecek. - Destek Anlaflmas› uyar›nca, kriz an›nda ABD’den takviye yerine, do¤rudan ev sahibi ülkeden faydalan›lacakt›r. - Mufl-Batman havaalanlar› yap›l›p, di¤erleri modernize edilecek. - SE‹A’n›n tekrarlanmas› için hükümetin ileri sürdü¤ü ABD kredi ve yard›mlar›n›n art›r›lmas›, FMS (D›fl Askeri Yard›m) borçlar›n›n silinmesi, ihtiyaç fazlas› askeri malzeme sa¤lanmas›, TürkiyeYunanistan aras›ndaki 7/10 oran›n›n bozulmas›, savunma sanayi kurulmas› ve ticari kolayl›klar›n sa¤lanmas› noktalar›nda anlaflmaya var›lamad›.” (Hakl›y›z Kazanaca¤›z) SE‹A bugün hala yürürlüktedir ve askeri, ekonomik birçok konuda tavizler bu anlaflmaya dayand›r›larak verilmektedir.
Onursuzluk Sürüyor Bugün art›k birçok konuda yaz›l› anlaflma metinlerine dahi gerek duymuyorlar. ABD'ye yap›lan geziler, ülkemizden hiç eksik olmayan Amerikan askeri-ekonomik heyetleri, ABD baflkanlar›n›n mektup ve telefonlar› bu ifllevi fazlas›yla yerine getiriyor. ‹flbirlikçilik özellikle son y›llarda öylesine aleni hale geldi ki, bir halk›n katledilmesine yard›m yatakl›k etmenin karfl›l›¤› al›nacak dolar hesab› tüm dünyan›n gözleri önünde yap›l›yor. Dünya bas›n›, Türkiye’nin rüflvetle sat›ld›¤›ndan söz ediyor. Yaz› dizimizde Amerika ile yap›lan ikili anlaflmalar›n sadece birkaç›ndan örnekler verdik. Daha onlarca ikili anlaflma ile topraklar›m›z parsel parsel sat›ld›, ordu Amerika ad›na iflgal ordusuna dönüfltürüldü ve nihayetinde Türkiye yeni bir kurtulufl savafl›na duyulan yak›c› ihtiyaçla yüzyüze b›rak›ld›. Ancak bir kurtulufl savafl› bu onursuzluk anlaflmalar›n› y›rt›p atabilir. 38
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
Savafl Ç›¤›rtkan› Koç Savafl Uçaklar› Sat›c›s› Rahmi Koç, Amerikan sald›r›s›na iliflkin genel olarak sermayenin, özel olarak Koç Holding’in düflüncelerini flöyle aç›klam›flt›: “Mutlaka ABD’nin yan›nda yer alal›m... En bafl›ndan itibaren ABD’nin yan›nda olmal›y›z çünkü Amerika bütün dünyaya ‘ya bizim taraf›m›zdas›n›z ya da de¤ilsiniz’ dedi. Bizim baflka alternatifimiz yok...” ‹flte bu aç›klama ve sonras›nda TÜS‹AD’›n Koç’a paralel aç›klamalar› nedeniyle sermayenin gerçek yüzü (demokratikleflme paketleri ile gizlemeye çal›flt›¤›) görüldü ve bu nedenle protestolarda TÜS‹AD da “kan emiciler” olarak adland›r›lmaya baflland›. Koç’lar›n niye savafl 盤›rtkanl›¤› yapt›¤› daha da netleflti; Koç Holding, Amerikan Sikorsky ve Boeing tekellerinin orta¤› oldu¤u ortaya ç›kt›. Koç, Ortaasya ve Kafkaslar’da Boeing’e Sat›fl Dan›flmanl›¤›, Sikorsky’e ise Sat›fl Temsilcili¤i hizmeti verdi¤ini kendi yay›nlar›nda (internet) dile getiriyor. Koç Holding, ölüm kusan silahlar›n üreticisi Sikorsky ve Boeing’in s›radan bir temsilcisi de¤il, “uluslararas› stratejik orta¤›” ünvan›n› da tafl›yor. Kafkaslar, Balkanlar ve Ortado¤u, Ortaasya’da oligarfliye verilen rol, silah tekelleri taraf›ndan Koç’a ihale edilmifl. Koç neden istemesin savafl›; Amerikan sald›rganl›¤› ne kadar yayg›nlafl›rsa, Koç o kadar çok ülkeye silah satacak demektir. Genel olarak savafl ile sermaye aras›ndaki kanl› iliflki Koç holding nezdinde silah tekelleri iliflkisiyle böylece somutlan›yor. Halklar›n üzerine ya¤an her bomba, Irak semalar›nda uçan her uçak Koç’lar›n ve Amerikal› ortaklar›n›n cebine dolar olarak giriyor. Tekellerin egemen oldu¤u dünya düzenini, tekellerin ç›karlar› üzerine kurulu olan ülkemizdeki siyasi rejimi de¤ifltirmedikçe Koç’lar›n ç›karlar› için halklar›n kan› dökülmeye, ac›lar yaflamaya devam edilecek demektir.
AKP Karamehmet’i Kurtard› (Halktan 5.8 milyar dolar çalarak!) “Art›k banka kurtar›lmayacak”! “Bat›klar›n, yolsuzluklar›n damar›na girdik, kökünü kurutaca¤›z”! Bu sözler AKP’ye ait. “Vergi bar›fl›” yasas› ile vurguncular›n, soyguncular›n imdad›na yetiflen AKP, kimin iktidar› oldu¤unu göstermeye devam ediyor. “Vergi bar›fl›”ndan, baflta kendi bakan ve milletvekilleri olmak üzere yolsuzluklar›n aklanmas›ndan daha da büyük bir kurtarma operasyonu Çukurova Holding’in sahibi Mehmet Karamehmet için uyguland›. * Önce yarg›tay, AKP’nin iktidara gelmesinin hemen ard›ndan Pamukbank’a el konulmas› karar›na “yürütmeyi durdurma” karar› verdi. Pamukbank sahiplerine, yani Karamehmet’e devredildi. Seçim döneminde bat›k bankac›larla toplant› yapan AKP lideri Tayyip Erdo¤an ilk günden hortumculara verdi¤i sözü tutmaya bafllam›flt› bile. Kapal› kap›lar ard›ndan yap›lan pazarl›klar sonucu BDDK ile Çukurova gurubu aras›nda yap›lan anlaflma gere¤i bat›k banka Pamukbank yeniden Tasarruf Mevduat› Sigorta Fonu’na devredildi. BDDK ile yap›lan protokol bir süre sonra ortaya ç›kt› ve bununla birlikte AKP’nin halk›n cebinden 5,2 milyar dolar + 600 milyon dolar çalarak Karamehmet’i kurtard›¤› anlafl›ld›. Pamukbank ve Yap› Kredi’den sahibi oldu¤u flirketlere toplam 5.2 milyar dolar aktaran Karamehmet’in BDDK ile yapt›¤› protokole göre, 5.2 milyarl›k borç 15 y›la yay›l›rken, üstüne bir de 600 milyon dolarl›k yeni kredi verildi. * IMF’den “kredi” diye al›nan, yani halk›n cebinden faiziyle geri ödenecek olan paran›n 5.8 milyar dolar› sadece
Karamehmet’in cebine gitti. IMF kredilerinin tekeller için oldu¤unu her vesileyle dile getirdik. AKP iktidar› da bunun d›fl›nda olmad›¤›n› daha bir kaç ay geçmeden ortaya koydu. Düzen iktidarlar›ndan hiçbiri tekellere, emperyalistlere s›rt›n› dayamadan ayakta duramaz. Çark böyle iflliyor. AKP de ilk günden bu yana tekeller için çal›fl›yor, Irak’ta ve IMF ile iliflkilerde bu a盤a ç›kt›, kurtarma operasyonlar›nda, hortumcular için ç›kar›lan yasalarda bu ortaya ç›kt›. “Yoksullar›n sesi olaca¤›z” diyerek iktidara gelen AKP’nin tekellerin sesi, hamisi oldu¤u konusunda hala kuflkusu olan varsa daha çok icraat görecektir. * Bu arada Do¤an Medya’n›n gazeteleri, rakibi Karamehmet’in kurtar›lmas›na karfl› “halk›n durumu” edebiyat› yapmas›n bofl yere. Emekliye verilen üç befl kuruflta gözü olan onlar de¤il miydi? Bugüne kadar halk›n durumu umurlar›ndayd›! IMF programlar›n›n propagandas›n› yapan sanki onlar de¤il, Irak’a sald›r›y› canh›rafl destekleyen Do¤an Medya de¤il; Onlar halk› ancak rakiplerine vurufllar yapmak istediklerinde hat›rlar. * Halk›m›z; Cebimizden, sofram›zdan çal›nanlar Karamehmet’in kasalar›na AKP eliyle ak›t›l›yor. Yalanlarla uyutmak istiyorlar. Onlar›n takiyyesi MGK’ya karfl› de¤il, as›l halka karfl›d›r.
IMF ‹stedi AKP Çark Etti Bu bafll›¤› IMF karfl›s›nda AKP’nin durumunu anlatmak için daha çok ataca¤›m›z aç›k. ‹lk günden bu yana halka verdi¤i her vaat sözkonusu oldu¤unda IMF’nin “olmaz” demesiyle geri ad›m atan AKP hükümeti son geri ad›m›n›, hükümet program›nda yer verdi¤i 600 “yat›r›m” konusunda att›. Önümüzdeki günlerde “niyet mektubu” almak için ülkemize gelecek olan IMF’ye kendini kan›tlamak için program›nda yer verdi¤i yat›r›mlar›n 600’ünden vazgeçti¤ini aç›klad› AKP. Gerekçesi de tam da AKP’ye uygun; “zaten acil de¤ildi”. De¤ilse neden programa koydunuz? AKP, IMF karfl›s›ndaki köleli¤i bu uydurma gerekçelerle daha ne kadar aç›klayabilecek; aç›klayamaz! “Kendi evimizi biz düzeltiriz” masallar› da kimseyi aldatam›yor art›k.
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
39
Halk›n
hukuku
Adaletsiz bir ülke, güneflsiz bir dünyaya benzer
Adalet Koltu¤unda Susurlukçular Geçidi Ey hukuk, kimlere kald›n gördün mü? Mehmet A¤ar’lar›n, fievket Kazan’lar›n, Sami Türk’lerin, Cemil Çiçek’lerin “adalet” koltu¤unda oturdu¤u bir ülkede nas›l adalet olsun? Böyle bir ülkede Susurluk’u kim, nas›l yarg›las›n? Böyle bir ülkenin hapishaneleri kan gölüne dönüflmez de ne olur? Böyle bir ülkede baklava çalanlara on y›llarca hapis, bankalar›n içini boflaltanlara ek krediler verilmez de ne yap›l›r? Çak›c›’lar, Oral Çelik’ler böyle bir ülkenin hapishanelerine gelmek için can atmaz da ne yapar? Adalet’in bafl›nda böyle Adalet Bakanlar› varken, hukukun üstünlü¤ü, adliyelerin girifl kap›s›nda paspas olmas›n da ne olsun? Böyle bakanlar varken, ç›kar›lacak yasalarda Mussolini ‹talyas›ndan, Hitler Almanyas›ndan, Bush’un Amerikas›ndan baflka model aran›r m›? Böyle bakanlar varken, devlet kendi yasalar›na uyar m›? Nas›l da seçip getiriyorlar bunlar› diye akl›n›zdan geçiyor mu? Geçsin. Bu soru akl›n›zdan geçsin ki, devletin ve sistemin niteli¤i üzerine kafan›zda hiç bir kuflku kalmas›n. *** Böyle Adalet Bakanlar›’n›n oldu¤u ülkede, Susurlukçu bakanlar›n sicilini tuttu¤u Susurlukçu savc›lar, hakimler, HUKUK UCUBELER‹ yaratmaya devam ediyorlar. Ankara’da bir ö¤renci eylemi s›ras›nda izbe bir yere sürüklenerek vahflice dövülen Veli Kaya adl› ö¤renciyi döven polisler yarg›lanm›yor, ama onu polisin vahfletinden kurtarmak için u¤raflanlara “3-5 y›l aras› hapis cezas› istemiyle” dava aç›ld›! Mersin’de Newroz gösterilerinde kitlenin üzerine panzer sürülmüfl ve bir kifli ezilerek katledilmiflti. Peki ne oldu? Bir kifliyi ezmek suç de¤il. Ama panzere yani, “devlet mal›na” hasar verdikleri gerekçesiyle halktan 175 kifli hakk›nda tazminat davas› aç›ld›!
40
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
AKP Teflkilatlar›na Ziyaretler:
“Ölümleri Durdurun” Tecritin kald›r›lmas›n› isteyenlerin AKP teflkilatlar›n› ziyaretleri sürüyor. Isparta ve Antalya il teflkilatlar›n› ziyaret edenlerin talepleri ortakt›; “tecrit öldürüyor, ölümleri durdurun” dediler. 27 Ocak’ta Isparta AKP ‹l Baflkanl›¤›'n› ziyaret eden, Ölüm Oruçlar›na duyarl› insanlardan oluflan bir grup, Baflkan Yard›mc›s› ile yapt›¤› görüflmede F Tiplerindeki tecriti ve uygulamalar› anlatt›lar. 104 insan›n tecritin kald›r›lmas› için yaflam›n› yitirdi¤ini belirten ziyaretçiler, AKP'nin iktidara gelmeden önce vaadetti¤i "haklar ve özgürlüklerin önünü açaca¤›” sözünü yerine getirmesini istediler. Görüflme sonucunda, AKP yöneticisi “ilgili yerlere iletece¤ini” belirtmekle yetindi. Bir baflka görüflme de Antalya AKP’de gerçekleflti. 25 Ocak’ta yap›lan görüflmede ölüm oruçlar› hakk›nda bilgi verildi ve AKP’nin vaatlerini yerine getirmesi istendi. “‹lgileneceklerini” belirten il yönetimine F tipleri ve sonuçlar› ile ilgili haz›rlanan dosya verilerek görüflme sona erdi.
Susurluk Hukuku ‹nfaz› Onad› 17 Mart 1999’da ‹stanbul fiirinevler’de sokak ortas›nda Fuat Ünlü’yü infaz eden polisler mahkemenin ard›ndan yarg›tay taraf›ndan da beraat ettirildi. Savc›n›n ceza dahi istemedi¤i Bak›rköy 2. A¤›r Ceza Mahkemesi’ndeki duruflmalarda Ünlü’nün silah kullanmad›¤› raporlarla sabit olmas›na ra¤men, mahkeme beraat verdi. Yarg›tay’›n tek itiraz› ise “san›k polislerin beraatine” ifadesinin bulunmamas› oldu! Susurluk avukat›n›n bakan oldu¤u yerde Susurluk hukukçular› da daha cüretli!
Hukuk Ne Ki; Maksat ‘‹tibar’! Cemil Çiçek Manisa davas›n›n zaman afl›m›na yaklaflt›¤›n›n sorulmas›na cevap veriyor; “d›fl itibar aç›s›ndan ne kadar önemli oldu¤unu yarg›tay hakimleri de bilir, umar›m d›fl itibar›m›z› zedeleyecek bir durum ç›kmaz ortaya.” Derdi hukuk, iflkencecilerin cezaland›r›lmas›, hak ve özgürlükler de¤il ki; görüntü! (Yarg›y› yönlendirmesi de cabas›) Beyni bu ülkede olmay›nca, yasalar da emperyalistler için ç›kar, hapishane modelleri de onlar›n istedi¤i gibi yap›l›r! Sonra da “vallahi AB istedi diye de¤il, kendi halk›m›z için yasalar› ç›kard›k” yalanlar› söylenir.
Gençlik Örgütlenmelerine Sald›ranlar Yozlaflmadan, Apolitizasyondan Yanad›r Gençlik bir yandan Anadolu’nun dört bir yan›nda örgütlenmeye devam ederken, AKP iktidar› bofl durmuyor, gençli¤in örgütlenmesini engellemek için polislerini devreye sokuyor. Geçti¤imiz haftalarda Hatay’da yaflanan Gençlik Derne¤i kurucular› üzerindeki bask›lar›n benzeri baflka kentlerde de yaflanmaya bafllad›. Ajanlaflt›rma, örgütlenmekten vazgeçirme çal›flmalar›n›n flu bu kentin polislerinin hukuk tan›mazl›¤›n›n ötesinde oldu¤u son olarak ‹zmir, Eskiflehir gençlik derneklerine yönelik faflist bask›larla ortaya ç›kt›.
Yasal Örgütlenmelere Yasad›fl› Bask› ‹zmir Gençlik Derne¤i Kurucu üyesi Uysal Koçtan’a polis taraf›ndan yap›lan ajanl›k teklifi dernek taraf›ndan verilen bilgide flöyle özetlendi: “Uysal Koçtan 13 Ocak'ta Karfl›yaka’da polisler taraf›ndan durdurulup, "Gençlik Derne¤i’ne git. Orada neler konufluluyor, faaliyetler, planlar neler, kimler geliyor, gelenlerin adresleri nelerdir. Hepsini bize anlat. Biz seni çok sevdik. Bizi ne zaman istersen arayabilirsin. Olur ya para ihtiayc›n olur, can›n s›k›l›r. Sen ara biz hemen seni buluruz". demifl, bunun üzerine Koçtan “ben kallefl miyim” diye cevap vermifl, bunun üzerine polisler, "Cebinde para yok, al bu befl milyonu harçl›k yapars›n" diye rüflvet vermek istemifltir. Karfl›l›¤›n›n ne oldu¤unu soran Koçtan’a, adlar›n›n Kaan ve Do¤ukan oldu¤unu uyduran sivil
polisler, "dedi¤imizi yap yeter. ‹fle girmene gerek yok, biz var›z" diyerek her fleyi satmaya haz›r ahlaklar›n› dayatmak istemifllerdir.” Eskiflehir’de yaflanan örnek ise, s›kça rastland›¤› gibi, kaç›rma, tehdit yöntemlerini kullanarak gençli¤in örgütlenmesini engelleme giriflimi. Eskiflehir Gençlik Derne¤i üyesi Tayfun Örnek, Onur Öztürk ve Esat Y›lmaz savc›l›¤a yapt›klar› suç duyurular› ile polisin kendilerini taciz, takip etti¤ini söyleyerek, ayr›ca polisin Ayfer Camuz'un evine giderek "örgüt üyesini evinde bar›nd›r›yorsun" diye tehdit etti¤ini belirttiler. Bask›lara iliflkin Eskiflehir Gençlik Derne¤i çal›flanlar›n›n eylemine destek veren At›l›m okurlar›, Halkevi, SDP üyeleri de bask›lara karfl› tepkilerini gösterdiler.
Örgütlenmeyin! Ne Yaps›nlar? Gençlik derneklerine yasad›fl›, gayri meflru yöntemler kullanarak engellemeye çal›flanlar gençli¤e ne diyor? Ülkenizle, sorunlar›n›zla ilgilenmeyecek, bencil olacaks›n›z, her fleyi satmaya haz›r olacak, asalaklaflacak, düflünmeyeceksiniz, Amerika topraklar›n›z› istedi¤inde de “al” diyecek direnmeyeceksiniz, vatansever olmayacaks›n›z diyorlar. Gençlik Derneklerine sald›ranlar gençli¤i böyle görmek istiyor. Gençlik sald›r›lara karfl› direnirken, iflte bu yozlaflt›rmaya karfl› da direnecektir.
GENÇL‹K ÖRGÜTLEN‹YOR
‹zmir Gençlik Derne¤i Kuruldu: Bir süredir çal›flmalar›n› Giriflim olarak sürdüren Gençlik Derne¤i kurulufl sürecini tamamlayarak 21 Ocak’tan itibaren “Erzene Mah. 23. Sok. No:1 Bornova” adresinde faaliyete geçti. Giriflim sürecinde E¤itim Gönüllüleri Toplulu¤u faaliyetleri ile 90 ö¤renciye ücretsiz üniveristeye haz›rl›k kurslar› veren, gençli¤in sorunlar›na iliflkin çal›flmalar yapan ‹zmir Gençlik Derne¤i, çal›flmalar›n› h›zland›rarak sürdürece¤ini bildirdi.
Zonguldak Gençlik Derne¤i Kuruldu: Gençlik derneklerinden biri de Zonguldak’ta 23 Ocak günü kurulufl ifllemlerini tamamlayarak resmen faaliyetlerine bafllad›. Zonguldak gençli¤ini, dernek bünyesinde yap›lacak faaliyetlere kat›lmaya ça¤›ran Gençlik Derne¤i adresini ise flöyle ifade etti: “Mithatpafla Mah. Üzülmez Cad. Ketenci ‹fl Han› Kat:3 / E-mail: zonguldak Genclikder@mynet.com”
Isparta Gençlik Derne¤i ABD’ye Karfl› Gençli¤in Sesi Isparta Gençlik Derne¤i, Amerikan sald›rganl›¤›na karfl› ç›kan Isparta gençli¤inin, halk›n›n sesi oluyor. 19 sorudan oluflan anket çal›flmas› ile halk›n sald›r›ya karfl› oldu¤unu ortaya koyan Gençlik Derne¤i, sadece gençlerle s›n›rl› kalm›yor, bu alanda tüm Isparta halk›n›n düflüncelerini ifade ediyor.
Samsun Gençlik Derne¤i Kuruldu Samsun Gençlik Derne¤i 29 Ocak 2003 te baflvurusunu yapt› ve Dernek resmi olarak kuruldu. Derne¤in kurulufl aflamas›nda bir tak›m zorluklarla karfl› karfl›ya kalan Gençlik Derne¤i Giriflimcileri ve derne¤in kuruluflunda yard›mc› olan insanlar polis bask›s› ve tehditlerine maruz kald›lar. Bunun d›fl›nda dernek evraklar› Dernekler Masas›'na teslim edildi¤inde verilmesi gereken "al›nd› belgesi" keyfi gerekçelerle verilmeyerek derne¤in kuruluflu geciktirilmeye çal›fl›ld›. Savc›l›¤a yap›lan suç duyurusundan sonra "al›nd› belgesi" verildi. Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
41
Solun Beyni
istemez. Böyle bir bak›fl aç›s›, elbette halk› birlefltiremez, örgütleyemez, harekete geçiremez. *** Sol, icazetcilik gibi etkenler alt›nda oldu¤u sürece, kendi iliflkileri, yaflam› içinde kural üretemiyor. Kurumlaflam›yor. Bölünüyor, içe dönüyor, daral›yor. Burjuvazinin kurumlaflmas› ve çözümlerdeki ›srar›, “s›n›fsal bir kararl›l›¤›n” ifadesi olarak bir örnek de oluflturuyor. Çok çeflitli emperyalistler aras› birliklerde, onlarca ülke, onlarca çeliflki vard›r. Ama hiç bir sorun çözümsüz kalm›yor. Anlaflam›yorlar, komisyonlar oluflturuyorlar, olmad› daha da alt komisyonlar oluflturuyor, haftalarca, aylarca tart›fl›yor, sonuçta bir karara var›yorlar. Solun çeflitli kesimlerini oluflturan örgütlenmelerin, ayd›nlar›n yak›nmalar› ayn›d›r. ABD’nin sald›rgan savafl›na karfl› halk›n tepkisiyle, eylemler aras›ndaki orant›s›zl›k bu sorunumuzu daha ç›plak hale getirdi. Hayat bizi s›k›flt›r›yor. Ama ne birlik sorununu, ne di¤er sorunlar› ›srarla, sab›rla ele al›p da çözüme kavuflturma iradesi ortaya ç›km›yor. Gerçek bir meclis, tüm demokratik kitle örgütlerinin, siyasi örgütlenmelerin, kiflilerin kendini temsil edebildi¤i, karar alma mekanizmalar›na, kendi kurumlaflmalar›na, ve yapt›r›m gücüne sahip bir meclis, veya bunlar› yerine getirecek bir cephe, bu sorunun çözümü için bafllang›ç olamaz m›? Olur elbette. Olur da... Bunun yerine günü birlik iliflkiler, tabii buna paralel olarak günü birlik kurallar, günü birlik kurumlar var... Ve tabii bunlarla da büyük sonuçlar yaratam›yoruz. *** Sol denilince kimi “ÖDP, EMEP, HADEP, TKP, SDP...” kliflesinden öteye geçmiyor. Kimi sendikalar, odalar, Emek Platformu deyip, baflkas›n› yok say›yor. Kimi aman “örgüt” olmas›n diyor. Kimi aman flu sorunu anmay›n diyor. Ondan sonra “solun birli¤i”, “halk›n birli¤i” deniliyor. Zaten bafltan kesip budam›fls›n. Senin sa¤layaca¤›n› söyledi¤in birli¤in bafltan bir yar›s› yok.
Meclisler, Cepheler, ‹cazeti Y›kt›¤›m›z Yerde Hayat Bulur Geçen hafta, ABD sald›rganl›¤›na karfl› gerçeklefltirilen etkinliklerden biri de “Yüzler Meclisi”nin aç›klamas›yd›. Fikir olarak bir “meclis” anlay›fl›n› gündeme getirmesi olumluydu, ama etkinli¤in gerçek anlamda bir meclis oluflumuna ve iflleyifline tekabül etmiyor oluflu, onun zay›f yönüydü. “Yüzler Meclisi” ad› verilmiflti ama gerçekte genifl kat›l›ml› bir “bas›n aç›klamas›” olarak örgütlenmiflti. Oysa Meclis türü bir oluflum, bugün gerçekten de halk›n mücadelesinin ihtiyaç duydu¤u bir örgütlülüktür. Mesela bugün, halk›n bu yayg›n muhalefetinin, önceki çeflitli yay›nlar›m›zda geniflçe ortaya koydu¤umuz “Demokratik Muhalefet Meclisi” taraf›ndan örgütlendi¤ini düflünün. Yüzler Meclisi, demokratik bir meclisin biçimsel anlamda taklididir. Ne öncesi bir meclis anlay›fl›n› yans›t›r, ne de sonras›nda halk›n her kesiminin temsil edildi¤i bir meclis olarak “kurumlaflma” hedefi vard›r. Peki neden? Neden böyle oldu¤unun aç›klamas›, “Yüzler Meclisi”nin kendini “savafla hay›r”la s›n›rlamas›nda, “tamamen sivil inisiyatif taraf›ndan örgütlendi, toplant›n›n arkas›nda önünde hiç bir örgüt yoktur” deyifllerinde, süreklilikten, kurumlaflmaktan, örgütlenmekten kaç›fl›ndad›r. Bu ise, “icazetcilik” dedi¤imiz fleyin ta kendisidir. ‹cazetcilikten çok sözettik. Sözetmeye devam edece¤iz. Herkes flunu görüp anlamal›d›r ki, ister politikada, ister eylem biçimlerinde, icazetcilik, herhangi bir hareketi, örgütlülü¤ü, FELÇ eder. Elini aya¤›n› ba¤lar. Yüzler Meclisi toplant›s›nda oldu¤u gibi, koskoca ABD’ye kafa tutarken, yan›bafl›ndaki polis terörüne karfl› tav›r alamaz hale getirir. ‹cazetcilik, beyni dumura u¤rat›r. ‹cazeti alt›nda oldu¤u güçlerin manevralar›n›, politikalar›n› kavrayamaz hale gelir. Yüzler Meclisi böyle mi olmal›yd›? Binlerce kifliyi toplayan Yüzler Meclisinin ömrü bir toplant›l›k m› olmal›yd›? Niye ötesi olmas›n? Niye Anadolu’nun belli bafll› yerlerine yay›lmas›n bu meclisler? Niye örgütleyici bir misyon yüklenmesin? Niye afla¤›dan yukar›ya halk›n iradesinin tecelli etti¤i, yukar›dan afla¤›ya mücadelenin organize edildi¤i kurumlaflmalar› yaratmas›n? Niye süreklileflmesin? ‹cazetcili¤in, reformizmin damgas›n› vurdu¤u yerde, ötesi olmaz. Ba¤lay›c›l›k istemez. Örgütlülük istemez. Risk 42
Ekmek ve Adalet / 26 Ocak 2003 / Say› 45
Bafltan bu noktada kendini oligarflinin çizdi¤i s›n›rlara hapsedenler, onun çizdi¤i s›n›rlar› meflru sayanlar, halk›n mücadelesini gelifltirme, oligarfliyi ABD’nin sald›r›s›na ortak olmaktan cayd›rma, veya daha genel deyiflle, bu düzeni de¤ifltirme konusunda oligarfliyle herhangi bir çat›flma içine girebilir mi, bunu göze alabilirler mi? Pratik ortada. Alam›yorlar. Bir fley yaparken bile, icazeti güvenceye alacak vurgular› öne ç›kar›yorlar. Bütün kesimlerin haklar ve özgürlükler cephesi yarat›lmak durumundad›r. Bunun koflullar› vard›r. Beyinler ve buna ba¤l› olarak pratik tutum ve eylemler, emperyalizm ve oligarflinin s›n›rlar›ndan kurtar›lmal›d›r. De¤ilse, bu anlay›flla hiç bir hak ve özgürlük savunulamaz, Amerikan karfl›t› mücadele gelifltirilemez.
TAYAD Ankara yolunda; “Kahraman polis ve Mehmetçik” görevde!
“Emir verdim mi kan gövdeyi götürecek!” B‹R YOL H‹KAYES‹! Okuyun; tutsak ailelerinin en demokratik haklar›n›n kullan›lmas›na karfl› nas›l bir hukuksuzluk sergilendi¤ini, ‹zmir-Ankara yolu boyunca nas›l terör estirildi¤ini görün! Geçen hafta haberini verdi¤imiz TAYAD’›n Ankara yürüyüflünün ‹zmir aya¤› tam anlam›yla “soluk solu¤a”, sald›r›larla, direnifllerle, her türlü hukuksuzlu¤un ve terörün sergilendi¤i bir ortamda gerçekleflti. Yol boyunca sadece bir sald›r›, sadece bir engelleme giriflimi ile s›n›rl› kalmad› hukuksuzluk. Ad›m ad›m, tehdit tehdit, bask› bask› Ankara kap›lar›na kadar sürdü. Afla¤›da anlatacaklar›m›z ne bir öykü ne de bir kurgulamacad›r. Tamam› harfiyen yaflanm›fl olanlar›n sadece bir özetidir.
Yasak Kent Manisa
polis, aileleri kente sokmamakta cüretleniyor ve itifl kak›fllar bafll›yor. Bu arada flehre giren bütün yollar kapat›lm›fl, araç trafi¤i durdurulmufl, tam bir seferberlik ilan edilmifl durumda. Ama aileler kararl›. E¤itim-Sen’e gitmek için oluflturulan heyet flehre girmeye çal›fl›yor. Ne mümkün. Birkaç yüz metre sonra temsilciler de durduruluyor. Otobüste kalanlar›n da temsilcilerin yan›na gitmesinin ard›ndan E¤itim-Sen flubesi aranarak durum iletiliyor. Korku, yasak kentin demokratlar›n›n yüre¤ini de teslim alm›fl. E¤itim-Sen’lilerin “görüflülecek bir fley yok, yetkili yok” vb. cevaplar›, polisin bafltan beri neden “kimse sizinle görüflmek istemiyor” sözlerinde ›srar etti¤ini de ortaya koyuyor. Anlafl›lan o ki, seferberlik o gün de¤il, günler öncesinden bafllat›lm›fl, iflkencecili¤i tescilli Manisa Emniyeti harekete geçerek, TAYAD’l›lar›n önceden randevu ald›¤› yerleri “ziyaret” etmiflti.
Salihli’de Sald›r›
18 Ocak. Di¤er kentlerle paralel olarak ‹zManisa’ya girme hakk›n› kullanamayan aileler mir’den TAYAD’l›lar Ankara’ya hareket ediyor. PoSalihli’ye hareket ediyor. Ama polisin görevi bitlislerin sataflmalar›na karfl›n u¤urlama s›ras›nda fimemifl henüz. Görev Ankara kap›lar›na kadar süili bir sald›r› henüz bafllam›fl de¤il. “Müslüman derecek. Devletin emniyet, jandarma teflkilatlar› bümokrat” AKP’nin polisleri TAYAD’l›lar›n yola ç›ktün ifllerini güçlerini b›rakm›fl, bir otobüs aileyi yol mas›n› bekliyor. Planlar haz›r, gözlerden uzakta boyunca nas›l yapar›z da sindiririz diye u¤rafl›yor. sergilencek kanunsuzluklar faflist beyinlerde. Salihli’den önce Turgutlu’da durduruluyor otoTAYAD’l›lar Manisa giriflinde durduruldu. Otobüs. "Direk mi gideceksiniz, yoksa inecek misibüsü durduran polisler, "valili¤in emri var, sizi niz?" Anlafl›lan ona göre “tedbir” alacaklar. Aileleflehre sokmayaca¤›z" dedi. rin direk gideceklerini ö¤renince Turgutlu’dan büSeyahat özgürlü¤ü vard›, üstelik otobüstekiler yük takip operasyonuna katk›da bulunan polisler evlatlar›n›n, yak›nlar›n›n katledilmesine son verilderin bir “ohh” çekiyor. mesini isteyen, en demokratik haklar›n› kullanan Salihli Otogar›’na girmeden yeniden durdurulan insanlard›. Ama yol boyunca valiler, jandarma, poTAYAD’›n otobüsünü karfl›lamak için flehit Erdolis TAYAD’l›lara karfl› tam bir koordinasyon örne¤an Güler’in ailesi, HADEP’liler ve EMEP’liler de ¤i göstermeye bafllam›fllard›. orada. Polisin aileleri flehre sokmamas›na, Manisa giriflinde TAYAD’l›larla polis konaklama, ihtiyaçlar›n› giderme, sendiaras›ndaki tart›flma sürerken, daha önka ve partilerle görüflme yapmalar›na Film de¤il ceden randevu al›nan CHP’lilerle teleizin verilmemesine karfl›, “onlar bizim gerçek! fon ba¤lant›s› sonucu parti yöneticilemisafirimiz” diyerek müdahil oluyorBuras› ri ailelerin bekletildi¤i yere geliyor. lar. Otobüsten inmelerine dahi izin Ama “devlet politikas›na” karfl› yapa“demokratik verilmeyen ailelerin ›srar› karfl›s›nda caklar› bir fley olmad›¤›n› söylemekle hukuk devleti” tart›flma sürerken bir yandan da otoyetiniyorlar sadece. gara takviye polisler gelmeye bafll›Türkiye! yor. Polis yetmiyor jandarmalar da kal“Aslan sosyal demokratlar›n” gözler kanlar› ile haz›r ediliyor. Ne de olsa devyaflartan demokratl›klar›ndan faydalanan Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
43
let elden gidiyor; Amerikal›lar dört bir yan› kar›fl kar›fl denetliyorsa da, topraklar›m›z onursuzca, hayas›zca Amerika’n›n üssü haline getiriliyorsa da, devletin “güvenlik” güçleri için ‹zmir-Ankara hatt›n›n bir avuç TAYAD’l›dan korunmas› daha önemli. Bunun için hiçbir masraftan kaç›nm›yor “büyük Türkiye Cumhuriyeti”!
Vatan Salihli’de Kurtar›l›yor: “Sa¤lam adam b›rakmayacaks›n›z”
hakk› yok. Demokratik devletin, “iflkence ile an›lmak istemiyoruz” diye geçen hafta flov yapan polislerin kanunlar› geçerli sadece. Bu arada yaral›lar›n tedavisi için HADEP ve EMEP’liler tuttuklar› araçlarla sekiz kifliyi hastaneye götürüyor. Ama Kula devlet hastanesi acil servisine de tiz elden yetifliveriyor devletin polisi. Pansumanlar yar›da b›rak›l›yor. Doktor ve hemflireler, “asker ve polis gelmeden tedavi yapmayacaklar›n›” söylüyor. ‹tirazlar üzerine ise cevap haz›r; “ölümcül birfley yok, bekleyin"! Demek polisin k›rd›¤› kafalar›n sar›lmas› için ölümcül olmak gerekiyor Devlet Hastaneleri’nde!
Polisin “valilik karar› sokmayaca¤›z” dayatmas›na karfl› TAYAD’l›lar oturma eylemine geçiyor. Bu s›rada, Amerikan Genelkurmay’› ile pazarl›klar yapan Ordu’nun “kahraman jandarma komuta‘Bu kadar olmaz’ demeyin, okuyun! n›”n›n sesi duyuluyor. Komutan sald›r› öncesi halk çocuklar›n›, askerleri doldurufla getirmeye çal›fl›Tedavileri yap›lmadan dönen TAYAD’l›lar›n peyor. Öyle ya, karfl›lar›nda ço¤u yafll› bafll› bir avuç flini b›rakm›yor polis. Tesis sahibi iki kolundan tuinsan. “Mehmet” anlamaz belki “neden” diye sorar tup sürüklenerek ailelerin yan›na getiriliyor. kafas›nda. Sormamas› için “gaza getirmek, emir “Bunlar›n burada kalmas›n› istiyor musun?” demiri keser” dedirtmek gerek. Ne kadar demokratlar! Karar›, iki koluna giril“Size sald›r›n deyince burada kan gövdeyi götümifl, resmen sürüklenerek getirilen “mal sahibine” recek, sa¤lam adam b›rakmayacaks›n›z...” b›rak›yorlar. Jandarma komutan›n›n bu sözlerinin ard›ndan, Birkaç yüz metre ötede bir benzin istasyonuna ailelere yönelik azg›nca bir sald›r› bafll›yor. Sivil ve gitmek zorunda kal›yor aileler. resmi polislerle birlikte jandarman›n sald›r›s› soO da tehditlerden an›nda nasibini al›yor. “Bunnucunda “kan gövdeyi götürüyor”. lardan rahats›z m›s›n, haydi söyle”! Bu kez, halk›n 3 kiflinin kafas›, birinin kaburgas› k›r›l›rken, 5 de¤erlerini korkuya teslim etmeyen biri var karfl›kifli çeflitli yerlerinden yaralan›yor. Bütün lar›nda; “Onlardan bana zarar yok, as›l siz buray› TAYAD’l›lar›n vücutlar› morluklar içinde. iflgal ediyorsunuz, insanlar› korkutuyorsunuz”. Sald›r› bitmiyor. Polis bu; oyun çok! TAYAD’l›lar›n otobüse binerek kap›lar› kapatTesisin elektrikleri durup dururken kesilir! mas› üzerine, bu kez “büyük devletin büyük takAkabinde polis jandarma y›¤›na¤› artarken, tesis tikleri” devreye giriyor. Önce “çekici getirip otosahibi tehdit edilmeye devam edilir. Bu arada büsü çektirece¤iz” tehditleri, ard›ndan floförün TAYAD’l›lar ‹zmir CHP Milletvekili Vezir Akdemir’i belgelerine el koyma tehditlerine karfl› ailelerin cearayarak hem jandarman›n megafonla yapt›¤›, “isvab› sloganlar oluyor. tasyonu terkedin yoksa zor kullanaca¤›z” tehtidleDevlet bu; “kararl›l›¤›yla” kim bafledebilir? Her ri dinlettirilir, hem de giriflimde bulunmas› istenir. ne kadar emperyalistler karfl›s›nda süt dökmüfl keZavall› parlamento tablosu konuflur telefonun diye dönseler de, kendi halk›na karfl› çok kararl›öbür ucundan: “elimden flu an birfley gelmez, ama d›rlar çok. gene de ilgilenece¤im”!.. Salihli’den hareket eden TAYAD’l›lar, Askerler “Kaymakam” oldu¤unu söyle“muharebenin” yaralar›n› sarmak için dikleri birilerini de tesise getirerek bu Yunus Emre Dinlenme Tesisleri’nde kez de demokratik ülkenin “sivil” yöBu yaflanan durmak istiyor. Ona da izin yok. neticilerini devreye sokar. Kaymakam hukuksuzlu¤un Sa¤lam adam b›rakmayacaks›n›z dive yüzbafl› taraf›ndan söylenen yine yenler, yaralad›klar›n›n tedavilerine hesab›n› soracak ayn›; “burada konaklatmayaca¤›z”! de izin vermiyor. Yaralar›n pasumahukukçu veya Tesis sahibine resmi ve sivil tehditler n› bafllam›flken, tesis sahibi polis ve karfl›s›nda, (bu arada tesis sahibi ›shükümet jandarman›n bask› ve tehditleri ile airarla ailelerin bana zarar› yok demekvar m›? leleri kovmaya zorlan›yor. Seyahat tedir) TAYAD’l›lar gece 02 s›ralar›nda hakk› yok, dinlenme hakk› yok, tedavi tesisten ayr›lma karar› verirler. 44
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
Uzun takip bitmez elbette. Önde TAYAD’l›lar›n otobüsü, arkada, 4 adet jandarma minibüsü, sivil polisler, resmi polisler, ‹zmir’den Ankara’ya kadar hiç ayr›lmayan çekici arac›, trafik polisleri ve jandarma komutan›n›n özel arac› ile “KONVOY” halinde Uflak’a hareket edilir. Yol boyunca ihtiyaç karfl›lanmak için konaklan›lan her tesisin, benzinli¤in istisnas›z elektrikleri kesilivermekte, giriflleri kapat›lmaktad›r. Gece 03 civar›nda Uflak girifline ulaflan ailelerin önü yine asker ve polis taraf›ndan kesilir. “Burada konaklatmayaca¤›z”. Ege Bölgesi bafltan bafla koruma (!) alt›ndad›r. Aileler kap›lar› kapatarak otobüste oturmaya bafllar. ‹zmir’den beri konvoyun ayr›lmaz parças› olan çekici otobüsü çekmek üzere yanaflacakken aileler hareket ederek kurtulurlar. Ama TC’nin vatansever polis ve jandarmas›ndan kurtulmak ne mümkün. Tesislerde ihtiyaç gidermek tam bir kapt› kaçt›ya dönüflür. Uflak sonras› u¤ran›lan tesislerde de ayn› manzaralar yaflanmaya devam eder. Tuvalet ihtiyac› d›fl›nda mola vermek kesinlikle mümkün de¤il. Konaklama yerlerinde bir baflka sorun da, çekici ile otobüs aras›ndaki film sahnelerini and›ran durup hareket etmeler. Uflak sonras›nda u¤ran›lan bir tesiste de ailelere sald›ran polis ve jandarma ailelerin tavr› karfl›s›nda bu kez ne yapaca¤›n› flafl›r›yor.
Vazgeçtik, geri dönüyoruz! Ailelerin ‹zmir’den bu yana bütün programlar›n›n sald›r›lar ile engellenmesi karfl›s›nda, “vazgeçtik Ankara’ya gitmekten, ‹zmir’e geri dönüyoruz” sözleri karfl›s›nda Jandarma Komutan› bu kez ›srarla, “hay›r Ankara’ya gideceksiniz” diyerek geri dönüfl yolunu trafi¤e kapat›yor. Tart›flma sürüyor, çekici yine faaliyette, konvoydaki jandarma ve polis araçlar›n›n say›s›na yeni eklemeler oluyor... Yola devam eden “konvoy” Afyon s›n›r›nda. Afyon-Sincanl› yol ayr›m›nda mola veren ailelerin program› Afyon’a girmek. Ama yine ayn› engel önlerinde; “kente girmeyeceksiniz”! CHP ‹l Baflkan› “elinden bir fley gelmeyece¤ini” söyledikten sonra
aileler Afyon’a girme kararl›l›¤›yla yola ç›k›yor. Giriflte yollar› kesilen aileler otobüsten inerek flehir merkezine do¤ru yürümeye bafll›yor. Programa göre bas›n aç›klamas› yap›lacak, partiler ziyaret edilip tecrit anlat›lacak. Ancak bu kez polis-jandarma barikat›na “destek” var; CHP ‹l Baflkan›, CHP Afyon Milletvekili, E¤itim Sen fiube Baflkan› Nedim ‹flkoru. E¤itim Sen fiube Baflkan›, “merkezden talimat ald›k, TAYAD’›n bu eylemine destek olmayaca¤›z, kap›lar›m›z› açmayaca¤›z” derken, milletvekili de dahil olmak üzere CHP’liler, “valiyle yüz göz olmak istemiyoruz” sözleriyle nas›l bir demokrat olduklar›n› gösterdiler. Ailelerin bulundu¤u yeri ziyaret ederek destek veren ise TÖDEF’lilerin yan›s›ra HADEP’liler ve EMEP’liler oldu. ‹stanbul’dan Ankara’ya yürüyen TAYAD’l›larla buluflulan Sivrihisar’a kadar dinlenme tesislerinde benzeri sahneler yaflan›rken, ailelerin coflku ve kararl›l›klar› her engellemede daha da artt›.
TAYAD’l›lar›n haklar› ve özgürlükleri yok mu? Ne istiyordu ki TAYAD’l›lar, bunca engelleme yap›lm›fl, devlet bütün kurumlar›yla seferber olmufl, milyarlarca masraf yap›larak ‹zmir-Ankara aras›nda bütün flehirler, kasabalar teyakkuza geçirilmiflti? Üzerlerine giydikleri ve sald›r›lara karfl›n koruduklar› önlüklerinde yaz›yordu ne istedikleri; “Tecriti kald›r›n ölümleri durdurun!” Bu slogan›n Manisa, Salihli, Uflak, Afyon ve daha bir çok yerde yaflayan halka ulaflmas›ndan neden bu kadar korkuyordu devlet? Hay›r biz ölümleri durdurmayaca¤›z! Hay›r biz, sizin gerçekleri her yana duyurman›z› kendi kanunlar›m›z› hiçe sayarak, en do¤al hak ve özgürlükleri kullanman›za barikatlar kurarak engel olaca¤›z! TAYAD’l›lara söylenen bu. Ve bu devlet, AKP iktidar› tüm bu hukuksuzluklar, sald›r›lar karfl›s›nda durmadan hukuktan, insan haklar›ndan söz ediyor. Bir avuç insan›n seyahat özgürlü¤ünün böylesine bir seferbirlikle engellendi¤i yerde hangi haktan hangi özgürlükten söz edilebilir?! Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
45
Polis Zorda; Demagoji Malzemesi Bulam›yor -Ankara Tim 1 iflkencecilerinden incilerHer durumda mutlaka demagoji yapacak, devrimci harekete sald›racak bir fleyler söyleyeceksin. “‹lke” bu! Ankara polisi de öyle yap›yor. (Örneklerimiz Ankara’dan ama tüm iflkencehanelerde ayn› yöntemler geçerlidir.) Gözalt›na ald›¤› gence bafll›yor anlatmaya; çoluk çocukla m› devrim yapacaks›n›z, bak kimse kalmad› çoluk çocuk kald›n›z, bak gençsin hayat›n› yafla, ifl bulal›m, para verelim... Yok e¤er durum buna müsait de¤ilse ya da bu demagojiyi o anda unutmuflsa geçiyor baflka birine; falanca kifli 40 yafl›n› geçmifl, onun yapacak baflka ifli yok devrimcilik yap›yor, sen gençsin hayat›n› yafla. Ya da Ankara’da TAYAD’l›larla birlikte gözalt›na ald›¤› gence bafll›yor anlatmaya, “takm›fls›n›z peflinize 50 yafl›ndaki falancay›, 60 yafl›ndaki bilmem hangi babay›..” Nasrettin Hoca efle¤e binmifl, çocu¤u yan›nda yürüyor. Yoldan geçen köylü laf atm›fl; Kocaman adam efle¤e binmifl parmak kadar çocu¤u yürütüyor ay›p! Ne yaps›n Hoca, inmifl eflekten bindirmifl çocu¤u. Bu kez bir baflka köylüye rastlam›fl. Kocaman ihtiyar adam yürüyor gencecik çocuk efle¤in s›rt›nda olacak ifl mi... Bakm›fl olacak gibi de¤il ikisi birden binmifl efle¤e. Ama kurtulufl yok. Köylü lanetler okuyarak söylenmifl. Yaz›k de¤il mi hayvana ikiniz birden binmiflsiniz. Lahavle çeken Hoca çareyi o¤luyla yürümekte bulmufl. Köylüde laf çok; enayilere bak, efle¤i b›rakm›fllar ikisi de yürüyor. ‹flkenceci poliste de demagoji çok. ‹flin asl› ise, karfl›s›nda bir “halk hareketi” olunca, o da ne diyece¤ini flafl›r›yor. Amaç karfl›s›ndakinin kafas›n› kar›flt›rmak olunca nereden ne malzeme bulurum diye ›k›n›p s›k›n›yor ama bir fley bulam›yor ve gidip itirafç›lara, devrimcilikle alakas› kalmam›fl üç befl serseri örneklere sar›l›yor.
Polisin “Örgütçü Adam›” “Bir zamanlar flu kifli vard›, ta bizim yan›m›za kadar geldi. Örgütçü adam yan›m›za geldi, çay›n› içti, sohbet etti, yapt›¤› fleyleri savundu. Örgütçü adam odur. Sen de kendini bir fley san›yorsun da konuflmuyorsun.” Sözünü etti¤i “örgütçü” tahmin edilece¤i gibi bir itirafç›. Hat›rlanaca¤› gibi, Armutlu direnifli sürecinde de tahliye olduktan sonra direnifli sürdürmeyen46
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
lerin propagandas›n› yap›yordu iflkenceciler. Nerede kiflili¤ini satm›fl, ahlaks›zlaflm›fl, düflüncelerini, beynini teslim etmifl olan varsa ona sar›l›yor. De¤erler yaratan ve de¤erlerini ölümüne koruyan bir harekete karfl› elbette demagoji yapmak kolay olmuyor. Bir bak›yorsunuz itirafç›y› örnek vererek “örgütçü odur” diyor, bir bak›yorsunuz susma hakk›n› kulland›¤› için “örgüt tavr› koyuyorsun” diye suçlamaya çal›fl›yor. Hangisi tutarsa! Oysa Yarg›tay’›n geçti¤imiz günlerde ald›¤› bir kararda da dile getirdi¤i gibi, b›rak›n iflkence alt›nda mahkemede dahi susma hakk› bir hakt›r ve san›¤›n aleyhine kullan›lamaz. (M. Kartal isimli kiflinin 17'inci A¤›r Ceza Mahkemesi'ndeki davas›nda susma hakk›n› kullanarak ifade vermeyi reddetmesini "inkara yönelik beyan" olarak karar vermesi Yarg›tay 8. Dairesi’nde bozuldu. Yarg›tay, “san›¤›n susma hakk›n› kullanmas›n›n CMUK'un 135'inci maddesiyle düzenlenen bir hak oldu¤unu” belirterek, bu hakk› kullanan san›¤›n s›rf bu nedenle "iyi hal indiriminden" yararland›r›lmamas›n›n "Savunma hakk›n›n kullan›l›fl biçimini s›n›rland›rma" olarak de¤erlendirdi.) Ama polis için yasan›n, hukukun, yarg›tay›n ne önemi var, ya karfl›s›ndaki haklar›n› bilmiyorsa, ya zay›f düfler de “örgüt tavr› koymayay›m bari” diye düflündürtebilirse... Polisin “dahiyane” sorgular› hep bu basitlikler üzerine kuruludur özünde. Demagojilerin tükendi¤i yerde ise iflkence ve tehditler devreye girer; “Buras› ‹stanbul de¤il Ankara. Ülkenin baflkenti, burada seni götürürüz, hiç kimsenin de haberi olmaz.” Ne de olsa gerçek iktidar›n kendileri, Genelkurmay oldu¤unu en iyi onlar biliyor. Generallerin iktidar›nda ülkenin baflkenti de en büyük hukuksuzlu¤un flehri demektir. Zaten Ankara iflkencecileri ne anlat›yor; “ölüm orucu böyle çözülmez, devlet istese bu ifli çözer ama devletin bafl›nda asker var, ordu var, Abdullah Gül piyondur.” Evet gerçekte ülkemizi kimin yönetti¤ini, Amerika ile iflbirli¤ini nas›l ve kimlerin yapt›¤›n› çok iyi bilir iflkenceciler. ‹flkencelerinin, yalan ve demagojilerinin Amerika için oldu¤unun da fark›ndad›rlar. Ama ne yaps›nlar, “ekmek paras›”! Ekme¤in kimden geldi¤inin ne önemi var; s›k s›k “verin paray› size hizmet edelim” diyen de onlar de¤il mi?!
✍
Bas›ndan
Levent K›rca, Oya Baflar, 104 ve ‘Olacak O Kadar’ de¤il, olmamal›yd› bu kadar! Serhat ‹ncirli Levent K›rca Oya Baflar Tiyatrosu Türkiye'de bir ekoldür… Toplumsal gerçekleri en iyi flekilde hicveden ve izleyeni güldürürken derin düflüncelere de iten birçok esprileri vard›r. Oldum olas› tiplemelerinden de esprilerinden de müthifl ilham al›r›m. Geçti¤imiz Cuma akflam› özel bir Türk kanal›nda ‘Olacak O Kadar’ program›n› izliyorum... ‘104’ esprisi yapt›lar... Metin Serezli, televizyon muhabiri rolünde, etraftan geçen insanlara 104 rakam›n›n ne anlama geldi¤ini soruyordu. ‹zleyenler bilecek. Ben izlemeyenler için anlat›yorum... Kimisi, Nadide Sultan'›n gö¤üslerinin çevresinin 104 santim oldu¤unu söyledi. Kimisi 300 milyon olan bir çift çizmenin fiyat›n›n ucuzlukta 104 milyona düfltü¤ünü ve koflarak gidip alaca¤›n› anlatt›. 104 rakam› neyi hat›rlat›yor insanlara; Benim akl›ma vermek istedikleri mesaj hemen geldi. Ama "olamaz" dedim içimden. Bu akl›ma gelen konuyu Türk Medyas› haber dahi yapm›yor, yapam›yor. Derin devlet ebesini düzer bu konuya de¤inenin... Nereden nereye, Levent K›rca böyle bir espri yapacak! Mümkün de¤il. Ama bekliyorum yine de... 104 rakam› neyi hat›rlat›yor size? Onlarca yan›t aras›nda, o yan›t› veren ç›km›yor... Ve yorum geliyor... Evet tahmin etti¤im fley. Helal olsun Levent K›rca ve ekibine... 104 insan, 104 yürek sustu geçti¤imiz haftaya kadar Türkiye'de... ‹ki y›l önce bafllad› açl›k grevleri... F Tipi cezaevi uygulamas›na karfl›... Devlet diretti, insanlar ölmeye bafllad›. Bir, iki, üç derken 104 kifli... Yavafl yavafl... Naz›m Hikmet'in dedi¤i gibi bir fliirinde. Birden de¤il a¤›r a¤›r... Açl›k grevleri, dünya tarihine, insanl›k tarihine bir kara leke olarak yans›yacak. Açl›k grevi yapan eylemcilerin siyasi düflünceleri ne isterse olsun. Ölüyor insanlar yahu! Yata¤a yat›yorlar... al›nlar›na geçiriyorlar al›n bantlar›n›. K›pk›z›l... Ve yatakta gülen yüzlerle ölüme gidiyorlar. K›l›m›z› k›p›rdatm›yoruz... Yaz›klar olsun... Levent K›rca'n›n program›n› izlerken a¤lad›m... Evet, bir komedi program›nda a¤lad›m... Ay›p m› a¤lamak. Ay›p ettim be! Ulaflabildi¤im tüm e-mail adreslerine, bu ölümlerin durdurulmas› için bir bi-
rey olarak, bir dünya vatandafl› olarak, bir insan olarak mesaj yazmaya çal›flt›m. Yaz›k de¤il mi bu gül gibi insanlara. Günah varsa e¤er; günah de¤il mifl. Yeni Türkiye hükümeti çok önemli sözler verdi halka, iktidara gelirken... Ama birçok konuda oldu¤u gibi bu konuda da bir fleyler yapamad›. "Ölenler bir grup terörist" dediler... ‹nsan be insan... Göz göre göre eriyorlar... Küfür mü olacak? Olsun anas›n› satay›m ama F Tipi uygulamas›, insan›n›z›n ömründen daha m› önemli? ‹ngilizi örnek verecek de¤ilim. Geçmifli çok kanl›, geçmifli çok vahfli... Ama geçenlerde Hackney'de rehine krizini hat›rlay›n. 20 gün bir evde direnen adam› öldürmemek için polis cidden büyük çaba harcad›. Ailesini ça¤›rd›lar. Birinci gün, hatta birinci dakika o eve bir gözyaflart›c› atsalar, iki flarjör boflaltsalar bu ifl kapanmaz m›yd›? Türkiye'de olsa olurdu. (...) Ve onuruyla, gururuyla ölüme gidiyor insanlar. 104 insan... Türk medyas›n› takip ediyorum. Belki küçük bir haber olur köflede bucakta... flimdilerde o da yok... "Oh ölsünler kurtuluruz" mant›¤› hakim. ‹nsan ölüyor insan o¤lu insanlar! Ses vermek laz›m bu konuda... Sessiz kalmamak laz›m... Her okudu¤um kitap etkilemez beni... Her yazar da etkilemez... Kimin yazd›¤› önemli de¤il... Siz Canan ve Zehra'y› okudunuz mu? Siz bir baban›n, iki k›z›n›n ölüm orucu mücadelesini yazd›¤›n› biliyor musunuz? Çok merak edene, bulamayana bende bir tane var, ödünç verebilirim... F Tipi uygulamas›na karfl› durmak; sadece Türkiye ile olan ba¤›m›z gere¤i de¤ildir. Türkiyeli Türk ya da Kürt olmak gerekmiyor insanl›k sorunlar›yla u¤raflmak için... "Hadi oradan Pis K›br›sl›, sana m› kald› Türkiye'de üç befl zibidi teröristin saçma mücadelesi!" diyenleri duyar gibiyim... V›z gelir t›r›s gider... Bu bir insanl›k ay›b›d›r. Bu, Türkiye'n›n bir ay›b›d›r. F Tipi uygulamas›ndan derhal vazgeçilmeli ve 104'ün 105 olmas› engellenmelidir... Buna destek vermek, insan›m diyen, insan yaflam›na de¤er veren herkesin, her örgütün borcudur... Irak ve K›br›s sorunlar›na tak›l›p kald›k son zamanlarda... Elbette çok önemli sorunlar... Ama sak›n ha, sak›n; insanlar›n a¤›r a¤›r kendi kendilerini öldürdükleri bu büyük drama sessiz kalmayal›m... ‹nsan›m diyen, insan yaflam›na de¤er verdi¤i iddias›nda olan herkesi; F tipi konusundaki onurlu mücadeleye deste¤e ça¤›rmak istiyorum... * Bu yaz› 23 Ocak 2003 tarihinde haftal›k olarak onbinin üzerinde ücretsiz da¤›t›lan yerel Toplum Postas› isimli gazetenin ‘Denizin Kokusu’ köflesinde yay›nlanm›flt›r. (www.toplumpostasi.org) Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
47
Celalettin Ali Güler’i bir yoldafl› anlat›yor:
‹¤neyle kuyu kazan! Celalettin, devrime, ömrünü sunmufl dava adamlar›ndan biridir. '80 öncesi devrimci hareketin genç bir militan›d›r. Tutsak düfltü¤ünde Metris'in en gençlerindendir. Direnifllerden direnifllere koflulan günlerde en öndedir. O yoldafllar›n›n Celo'sudur. Metris'ten Bayrampafla'ya tüm hapishanelerin, tüm direnifllerin yaman direniflçisidir. Çok gördü¤ümüz bir foto¤raf vard›r, tarihe belge (Yeni Çözüm dergisine kapak olmufltu). Sinan, Mustafa Selçuk yaral›d›rlar, ranzada oturmufllard›r. Celo pansuman yapmaktad›r yoldafllar›n›n yaralar›na. O da yaral›d›r. Bir direniflin hemen sonras›d›r ve direniflçilerin öfkesi, coflkusu yüzlerinden okunur. Celo, çabuk ö¤renir, emek verir, yetenekli ve yarat›c›d›r. Sabahlara kadar çal›fl›r, üretir çok ama çok sab›rl›d›r. Küçücük ka¤›tlara, küçücük harflerle yaz›lar ço¤alt›r, gerekirse kocaman kitaplar› küçücük muska gibi kitapç›klar›na çevirip ulaflt›r›r yoldafllar›na. Okur, yazar, araflt›r›r. Hakl›y›z Kazanaca¤›z'›n yaz›lmas›nda görev al›r, emek verir. Özgürlük eylemlerinin de bafl emekçilerindendir. Teknik konularda becerikli, emektar ve sab›rl›d›r. Gerekirse i¤neyle kuyu kazanlardand›r. Önderini, yoldafllar›n› bir bir u¤urlar özgürlü¤e... Günü geldi¤inde Celo da tahliye olur. At›l›m y›llar›d›r ve hemen daha ilk günden koflar örgütüne. Görevler üstlenir ve At›l›m›n mimarlar›ndan olur. Ege Bölgesi'nde at›l›m› örgütler. Kurumlaflma, örgütlenme, düflmandan hesap sorma Celo'nun iflidir. Gün gün büyür hareket Ege’de. Gençli¤i, mahalleleri sarar at›l›m ruhu. Sonra Ege'de gerillay› örgütler ‹brahim Yalç›n Arkan Komutan’la... Metris'te omuz omuza oldu¤u ihtiyar (Bülent Pak) da yan›ndad›r. Gerilla Ege da¤lar›nda umudu büyütmeye bafllam›flt›r. Celalettin bu dönemde tutsak düfler yeniden. Art›k Buca Hapishanesi'nde Ali R›za Komutan’la, Tevfik'le,
Sinan Kukul, Mustafa Selçuk, Celalettin Ali Güler, Sa¤malc›lar’da bir operasyon sonras›nda... 48
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
Müjdat Yanat’la omuz omuzad›r. Buca yine sald›r›lar›n, direnifllerin mevzisidir. Biz ‘92 Ekim'inde tutsak düflüp Buca'ya girdi¤imizde yine bir sald›r› olmufl ve süresiz açl›k grevi bafllam›flt›. Direnifl içinde kucaklaflt›k Celo'yla. Çok geçmeden de SAG zaferle sonuçland›. Buca Hapishanesi'nde h›zla ço¤al›yorduk. Ege'nin her ilinden, ilçesinden insanlar›m›z tutuklan›yordu. Celo, olgunlu¤u, tertipli, düzenli titiz haliyle hemen dikkati çekiyordu. Kültürümüzün sembolüydü. Yafl› 40'a yak›nd› ama o herkesin Celo'suydu. S›cac›k sohbeti, ilgisiyle hemen sarar sarmalar, kaynafl›rd›. Bir de bo¤az›ndaki rahats›zl›k nedeniyle sürekli "öhhö öhö" deyip bo¤az›n› temizlerdi. Arada bir esprisini yapar k›zd›r›rd›k. Hem güler, hem kovalard› Celo. Onu k›zd›rmak zordu zaten. Her iflin, her görevin adam›yd› ama komüncülü¤ü meflhurdu. E¤itmenli¤i bir yana, tecrübesi o kadar fazlayd› ki, her an bir fleyler ö¤renirdik ondan. Komüncümüzdür, her fleyimizle ilgilenir, giydirir, yedirir, içirir. Gerçek bir ana-babad›r yoldafllar› için. Zor günlerde yarat›c›l›¤› ile yoktan var eder, eme¤iyle güzellikler yarat›rd›. Günü gelince Birinci sigaras›n› ikiye böldüren de odur, masa boyu Metris pastas› yapt›ran da o... Bayrampafla'n›n, Metris'in birikimi, ‹brahim Erdo¤an'›n komüncülü¤ü Celo'dad›r. Hiç bofl durmazd›. “On parma¤›nda on hüner” denen insanlar›m›zdand›. On parmak daktilo yazar, tamir iflleri yapar, boncuklardan yoldafllar›na sallama yapar, çakmak k›l›f› örer, pankart yazar, kitap ciltler. Sürekli üretir, ö¤retirdi. Tabii Celo deyince özgürlük eylemleri gelirdi akla. Özgürlük tutkusuyla, tecrübe ve yarat›c›l›¤›yla sürekli s›cak savafla koflmak için u¤rafl›rd›. Biri patlar, Celo, ‹htiyar›m›zla, Ali R›za Komutan’la kafa kafaya verir, yeni bir yol bulurdu. Sonunda baflard›lar da. Koro faaliyetlerinin, anma ve kutlamalar›n örgütleyeni, emekçisidir Celo. Ege türkülerini çok sever, söylerdi. Ayr›ca onun özel parçalar› vard›. Filistinli bir flehit babas›n› anlatan "a¤lam›yordu ihtiyar" parças›n› çok sever, coflkuyla söylerdi. Bir de "ç›k›n›nda çökelek" parças› ona özeldi. Celo denince bir de su savafllar›nda bizi nas›l u¤raflt›rd›¤› geliyor akl›ma. Ranzalara Metris usulü bir yap›fl›rd› ki 15-20 kifli sökemezdik onu. Gitmeden önce günlerce u¤rafl›p boncuklardan bayra¤›m›z› örmüfltü Ali R›za Komutan’a. Ali R›za Komutan giderken gö¤süne koyup "flehit düflersem koynumda bulunacak" deyip gö¤süne yerlefltirmiflti o bayra¤›. Büyük bir coflkuyla aflt›lar Buca duvarlar›n›. Umudu büyütmeye gittiler ve birer birer hedefe vard›lar... Aln›nda y›ld›zl› beresiyle, elinde silah›yla en güzel hayalini gerçeklefltirdi Celo.
kahramanlar ölmez TURGAY (KOÇ) HOCA’y› Kaybettik Malatya Ekmek ve Adalet - Malatya Devrimci Memur Hareketi içinde yer alan Turgay Hoca, uzun süredir hastal›¤›ndan dolay› tedavi gördü¤ü Fransa’da aram›zdan ayr›ld›. Sendikal ve devrimci mücadeleye kat›ld›¤› için birçok defa gözalt›na al›nan, tutsakl›k süreçleri yaflayan Turgay Hoca, bunlara ra¤men mücadelesinden, düflüncelerinden kopmad›. Yak›nlar›na ve büyük ailesine baflsa¤l›¤› diliyoruz.
Musa ÖZNUR Mehmet MARAfi fiehitlik tarihi: 1 fiubat 1979 fiehit düfltü¤ü yer: ‹nebolu fiehit düflme flekli: DEV-GENÇ saflar›nda mücadele ederken, Halkevi’nin faflistler taraf›ndan bombalanmas› sonucu flehit düfltü.
fiehitlik tarihi: 1 fiubat 1980 fiehit düfltü¤ü yer: ‹stanbul fiehit düflme flekli: Dev-Genç’in önder militanlar›ndand›. Faflistlerin bir sald›r› plan›n› bozmak için gerçeklefltirilen eylemde elindeki bomban›n patlamas› sonucu aram›zdan ayr›ld›.
Feride HARMAN'›n K›rk Yeme¤i Malatya Ekmek ve Adalet - 26 Ocak’ta Feride’nin ailesinin evinde verilen yeme¤e komflular› ve TAYAD'l› Ailelerden yaklafl›k 200 kifli kat›ld›. Feride'nin resimlerinden oluflturulan köfle anma yeme¤ine kat›lanlar›n ilgi oda¤› oldu. Yemekten sonra TAYAD'l›lardan 40 kiflilik bir grup Feride'nin Kürecik-Dumuklu köyündeki mezar›na giderek bir anma yapt›. Sayg› duruflunun yap›ld›¤›, a¤›tlar›n yak›l›p fliirlerin okundu¤u anma, mezara karanfiller b›rak›lmas›yla sona erdirildi.
Zeliha ERTÜRK An›ld› ‹smail KANDEM‹R Ali Necip BOZAL‹O⁄LU fiehitlik tarihi: fiubat 1977 fiehit düfltü¤ü yer: ‹stanbul fiehit düflme flekli: Befliktafl Mimarl›k Yüksek Okulu’nu basan sivil faflistler taraf›ndan katledildi.
fiehitlik tarihi: 1 fiubat 1994 fiehit düfltü¤ü yer: Eskiflehir fiehit düflme flekli: ESKAD ve Eskiflehir ÖZGÜR-DER kurucusu olan KANDEM‹R’i, bir trafik kazas›nda kaybettik.
fiehitlik tarihi: 6 fiubat 1992 fiehit düfltü¤ü yer: Adana fiehit düflme flekli: ‹Ü Difl Hekimli¤i Fakültesinin 3. s›n›f›ndayken tüm zaman›n› ve hayat›n› devrimci mücadeleye adama kararl›l›¤›yla profesAli AYGÜL yonel iliflkiler içinde yerald›. Adana’da devrimci bir eylemi gerçeklefltirirken çat›flmada flehit düfltü.
TAYAD'l› Aileler Gazi Mahallesi Cemevi'nde ölüm orucunda flehit düflen Zeliha Ertürk an›s›na yemek verdi. 25 Ocak’ta düzenlenen anma yeme¤ine Zeliha'n›n ailesi, akrabalar›, ölüm orucu gazileri, yoldafllar›, mahalleliler ve Zeliha’n›n çok sevdi¤i çocuklar kat›ld›. Özellikle çocuklar olmal›yd› onun anmas›nda. Vasiyeti, arzusu da buydu. Yapt›¤› ölüm orucu o yoksul çocuklar›n rahata kavuflmas› için de¤il miydi zaten. Türküde söylendi¤i gibi: "aç çocuklar doysun diye gülmeyi ö¤rensin diye kucak kucak umudu saçt›k ülke topraklar›na"
fiehitlik tarihi: 6 fiubat 2002 fiehit düfltü¤ü yer: Almanya fiehit düflme flekli: 12 Eylül sonras› baflka bir davadan y›llarca hapishanelerde kald›. Tutsakl›k döneminden sonAli K›l›ç ra gitti¤i Almanya’da Devrimci Hareket içinde mücadelesini sürdürürken yakaland›¤› bir hastal›k sonucu kaybettik.
bas›n tv
KIRILIR YALANIN ÇARKI
AKP usulü adalet Adalet Bakan› Cemil Çiçek, cezaevlerinde ölüm orucuna devam eden dört hükümlü bulundu¤unu söylemifl, "Bugün cezaevinde veya d›flar›da ölüm orucuna devam edenlere bu akl› verenler, Bat› ülkelerinde çok lüks bir hayat yafl›yor," demifl. 12 Eylül'de Evren'in malzemesi olan bu konu biraz bayatlamad› m›, diye soras› geliyor insan›n, ama Çiçek de eski bir politikac› zaten. Ölüm oruçlar› ile ilgili bir soruyu yan›tlarken Çiçek, bu konunun kamuoyu taraf›ndan yeteri kadar bilinmedi¤ini söyleyerek, "Topluma verece¤i mesaj› kalmam›fl, toplumda gerekçesi kalmam›fl, toplumun itibar etmedi¤i bir k›s›m kurulufllar›n reklam arac› olmas›n› istemiyorum. Onun için bu meseleyi reklamdan uzak, birebir çözmenin çabas› içindeyiz." Yaz›lan her yaz›ya ve yay›mlanan aç›klamalara bir aç›klama gönderme al›flkanl›¤›nda olan Cezaevleri Genel Müdürü'nden bu konuda hiçbir aç›klama almad›m. Her halde 'gizli' yürütülüyor, bu çare aray›fl›. Çiçek
Ç‹ZG‹YLE
50
Ekmek ve Adalet / 2 fiubat 2003 / Say› 46
devam ediyor, "F tipi cezaevlerinden dönüfl, eski ko¤ufl sistemine dönmek demektir." Bakan, ders kitab›ndan yanl›fl cevab› ezberlemifl bir okul ö¤rencisi gibi. F tipi cezaevi uygulamas›na karfl› ç›kan hiçbir kurulufl, ko¤ufl sistemine dönülsün, demedi. Tecrit uygulamas›n›n insanl›k d›fl›l›¤›na vurgu yapt›. Mimari ve idari düzenlemeyle bu sak›ncalar›n giderilebilece¤ini söyledi. Ama sorunu çözme merciindekiler yanl›fl plak çal›yor. Murat Çelikkan, 23 Ocak 2003, Radikal ✍✍✍
Gölgelere karfl› dövüfl! Il›caklar’›n Tercüman›’n›n 29 Ocak tarihli manfleti: “Halk Sizden Hesap Sorar!” Radikal bir manflet. Konu, Karamehmet’e 6 milyar dolar›n hortumlanmas›. Ama manfletin alt›nda 5 bürokrat›n resmi. Sanki o 6 milyar› hortumlatan sadece o bürokratlar. Sanki o karar AKP’nin karar› de¤il. Ama AKP’yi hedefine koyam›yor tabi! Tüm burjuva bas›nda yöntem bu. Kimi tarikatlara esip gürler, ama tarikatlar›n as›l hamisi Genelkurmay karfl›s›nda suspustur. Kimi “insan haklar› savunucusu” kesilecektir, üç befl polisi hedefe koyar, ard›ndaki “devlet”e dokunmaz. Hepsi, baflkas›n›n hortumlamas›na karfl› “adalet” savunucusudur, ama hortum kendi holdinglerine ak›yorsa, mesele yoktur....