Haftal›k Dergi
Ölüm orucu direnişçilerinin alınlarındaki kızıl bantlar, binlerin elinde bayrak oldu
Say›: 7 6 May›s 2002 F‹YAT (KDV Dahil) 750 000
www.ekmekveadalet.com
ABD’yi, NATO’yu, IMF’yi, AB’yi arkan›za al›p, YAKIP YIKTINIZ AÇ, ‹fiS‹Z BIRAKTINIZ KATLETT‹N‹Z HALKI S‹ND‹RD‹K, DEVR‹MC‹LER‹ B‹T‹RD‹K DED‹N‹Z
HAKLIYIZ
‹fiTE
KAZANACA⁄IZ!
A L A N L A R D AY I Z
www.ekmekveadalet.com
info@ekmekveadalet.com
Foto¤raflarla
Ay do¤ar hilal hilal Gün do¤ar ...... ......
Ruhi Su’nun tok sesinden dinlemeli bu türküyü. Hücrelerde direnen, teslim olmayan devrimcilerin her gün eriyen hücreleri, sokak ortas›nda kahpe kurflunlarla vurulup düflenlerimiz devrim devrim do¤an günlerin müjdecisi, devrim umudumuzun hiç tükenmedi¤inin ve tükenmeyece¤inin kan›tlar›. U¤runda ölenler oldukça günler devrim devrim do¤maya devam edecek demektir. Katliam, iflkence, yasaklar, zulümler günün do¤uflunu geciktirebilir, ama bilimin ve tarihin hükmünün yerine gelmesini engelleyemez. Yalan, demagoji, halka gösterdi¤i sahte kurtulufl yollar›... tümü birer birer iflas ediyor ve geriye bir tek o gerçek kal›yor; "Tek Yol Devrim"...
Tarihimiz
Tarih: 1972 Yer: Ankara S›k›yönetim Mahkemesi
‹fiTE HALK, ‹fiTE TALEPLER‹ Yüzbinler, alanlarda
Hüseyin ‹nan, Deniz Gezmifl ve Yusuf Aslan, zulmün yüzüne karfl› inançlar›n› hayk›r›yor
EKMEK istedi ADALET istedi ÖZGÜRLÜK istedi Yüzbinler, alanlarda IMF’ye, NATO’ya, ABD’ye, fiaron’a HAYIR dedi Halk›n talepleri HAKLI ve MEfiRUDUR! Bu taleplere karfl› ç›kanlar halk›n isteklerini karfl›lamak yerine halk› susturmaya çal›flanlar
Ayn› sloganlarla yürüdüler meydanlarda.
dara¤ac›na çekilirken...
Ayn› sloganlar› atarak yürüdüler Yankilerin üzerine.
Çünkü onlar DEVR‹MC‹’ydi. Y›lmadan, yorulmadan
Oligarflinin mahkemelerinde, ceza tehditlerinden
savaflmaya and içmifl, iflkenceleri,
korkmadan ayn› sloganlar› hayk›rd›lar.
hapislikleri,
Ayn› sloganlar vard› dudaklar›nda,
ölümü göze alm›fllard›...
HALK DÜfiMANIDIR!
INTERNET adresi: www.ekmekveadalet.com Ekmek ve Adalet Dergisi Sahibi ve Yaz›iflleri Müdürü: Ali Ercan Göko¤lu Adresi: ‹nebey Mahallesi ‹nkilap Caddesi Oto Han 55/54 Aksaray Fatih ‹stanbul
E-MAIL adresi: info@ekmekveadalet.com
Ekmek ve
Bürolar›m›z Adana- ‹nönü Cad. 7. Sokak K›z›lay ‹fl Han› arkas› Özkan Apt. No:10/2 Tel-faks: 0 322 351 97 25 Ankara- GMK Bulvar› Onur ‹flhan› Kat: 6 Daire: 154 K›z›lay Tel-faks: 0 312 417 39 11
‹rtibat Telefonu: 0212 491 16 40 Faks:0212 491 16 37
Antakya- Armutlu Mahallesi Elmas Sok. fiaban Kanatl› Apt. Kat: 4 D: 6 Tel-faks: 0 326 223 87 18
Ofset Haz›rl›k: Y›lmaz Yay›nc›l›k Bask›: ASPAfi Pazarlama
Bursa- Baflak Cad. Gür ‹fl Han› Daire: 25/4 Heykel Tel-faks: 0 224 224 93 97 Gaziantep- Karatepe Mahallesi Gaziler Caddesi Yeniçeri Sokak No:27 Daire:10 fiahinbey
Fiyat›: 750 000
Fransa:3 Euro
‹ngiltere: £ 2
Avrupa: 3 Euro
‹sviçre:3 Euro
Belçika: 3 Euro
Hopa:- Kuledibi Mah. ‹nönü Cad. Karaman Apt. K:1 No: 1 HOPA/ARTV‹N Tel: 0466 351 32 46
Almanya:3 Euro
Hollanda:3 Euro
Avusturya: 3 Euro
‹zmir- 3. Beyler Cad. 850. Sokak Yaparsoy ‹fl Han›
No: 31/501 Konak Tel-faks: 0 232 446 27 96 Kocaeli- Demiryolu Cad. 1. Geçit Karfl›s› Ekfli ‹fl Han› Kat: 6 No: 40 Tel-faks: 0 262 332 47 40 Malatya- Dabakhane Mah. Eskihalep Cad. Kardefller ‹flhan› Kat: 3 No: 15 Tel-faks: 0 422 325 24 61 Mersin- ‹stiklal Cad. ‹stiklal ‹fl Han› Kat: 7 No: 20 Tel-faks: 0 324 232 15 74 Samsun- Talimhane Cad. Bozluolcay ‹fl Han› Kat: 3/42 Tel: 0 362 435 25 80 Trabzon- Kemer Kaya Mah.Kundurac›lar Cad. Dedeo¤lu Sokak Pustular ‹fl Han› Kat: 1 No: 33 Tel-faks: 0 462 321 59 93 Zonguldak- Gazipafla Cad. Ofluo¤lu ‹flhan› Kat: 5 Daire: 9 Tel: 0 372 252 51 79
Adalet
TRT’de yay›nlanan “‹stanbul Yedi Tepe” dizisinde duvara "Tek Yol Devrim" yaz›ld›¤›n› gösteren bir sahne sansürlendi... Üstelik filmdeki sahne bugünü de de¤il, "12 Eylül öncesini" anlat›yordu... Oligarflinin 12 Eylül öncesi korkusu büyük. Ve bu korkusunu bast›rmak için halk kitlelerini bir “öcü” haline getirdi¤i “12 Eylül öncesine dönmek” ile korkutmaya devam ediyor. Oligarfli dönmek istemiyor gürül gürül yüzbinlerin alanlar› doldurdu¤u; Yolumuz devrim yolu Gelin gardafllar gelin Yurdumuza yanki dolmufl Vurun gardafllar vurun yal›nl›¤›nda emperyalizme ve oligarfliye karfl› savaflma ça¤r›s› yap›lan, direnme andlar› içilen günlere. Dönmemek için daha fazla katlediyor, halk›n hak ve özgürlük mücadelesine, örgütlenmelerine daha fazla sald›r›yor. Yankilerin tüm dünyay› terörle iflgal etmeye, imparatorluk s›n›rlar›na katmaya giriflti¤i bugünlerde “12 Eylül öncesinin” o yal›n marfl›n›n anlam› çok daha yerine oturuyor. Oligarfli dönmek istemiyor sloganlar›n düz ve aç›k oldu¤u, devrimcili¤in yal›n ve saf oldu¤u o döneme. Devrimcilik ne kadar bozulur, “12 Eylül öncesi” ne kadar unutturulursa, oligarfli rahat bir nefes al›yor. Ama geçici bir soluklanmadan öte bir anlam› yok bu nefes al›fl›n. Geride, “bu dünyada o da yaflad›” dedirtecek hiçbir de¤er b›rakmayanlar da ecel yatakta yakalad›¤›nda son nefeslerini
“rahat” al›p verir... çaresiz ecele faydas› olmaz bu rahatl›¤›n. "Tek Yol Devrim" büyük korkunun ad› ve en yal›n ifadesidir ecel de¤ilse de hasta yata¤›ndaki oligarflinin. Duvarlardaki o slogan dün gerçekti. Bugün daha büyük bir gerçek. Dünden çok daha büyük bir ihtiyac›, çürümüfllü¤ün, açl›k ve adaletsizlik düzeninin alternatifini anlat›yor "Tek Yol Devrim". Ne reformist politikalar, ne adlar› de¤iflik özü ayn› düzen partileri halka bir umut, gelecek vaat edemiyor. Bir gecede umudu nak›fl nak›fl ifllerken duvarlara, kentin yoksullar›na sansürlenmifl sloganlar› tafl›rken genç bir militan bir türküyü m›r›ldan›yor dilinde; Ay do¤ar hilal hilal Gün do¤ar devrim devrim
‹çindekiler 3... Direnme Savafl› 1 May›s Alan›nda 5... K›z›l Bayraklar›n Yürüyüflü 11... Halk› Yenemezsiniz 12... Anadolu’da 1 May›s 16... Direnifle çarpan “cezaevleri sorunu” 18... Alanlarda Dalgalanan K›z›l Bayraklar Olduk 19... Katillerin “Terör Listesi” Demagojisi.. 22... “Terör” Demagojisiyle Gizlenen Halk Düflmanl›¤› 23... Susurlukçular›n ‹ktidar›ndan Susurluk’un Katillerine Özgürlük! 24... Bir Bebek daha Açl›ktan Öldü! 6 Çocuk Sat›l›k! 26... Gericilik Tekellerin ‹htiyac›d›r 29... Onuruyla Yaflamak... ‹flte Bu! 30... “Çekilme” Aldatmacas› Çakal›n Pençesindeki Filistin 32... “Yemin Billah” Kendinizi Savunmay›, takiyyeyi b›rak›n... 34... Adalete Bak›n... ‹flkenceciye Bak›n 35... “Hürriyet ve Adalet” gecesi Yap›ld› 36... Dünyada 1 May›s Gösterileri 38... Burjuva Demokrasisi Ne Kadar Demokrat? 40... Özelefltirinin Olmad›¤› Yerde Yanl›fl Büyür... 42... “Sa¤ sol Yok...” Peki Ne Var? 43... Dervifl ve Meral Anlaflt›!... 44... Medya: “Ortak Muhabir “ Kim? 45... Bayra¤› B›rak›n Hürriyet Amblemine Bak›n 46... Zehra Canan Ne Diyor 48... Aslolan Kilitlenmek 49... Kahramanlar Ölmez 50... Bizim Deniz Devrimcidir
Direnme Savafl› 1 May›s Alan›nda May›s alan›na, devrimin, direniflin, sosyalizmin rengini, sesini, gücünü tafl›yan o bayraklar, o k›z›l bayraklar, kanla boyanm›flt›r. Binlerce insan›m›z›n kan› vard›r o bayraklarda. Binlerce insan›m›z›n özverisi, yaflam›, ruhu, inanc› her fleyi vard›r. O bayrak devrimcilerin, vatanseverlerin vatan›, halk›, yüre¤inin sesi, ruhu, her fleyidir. O bayrak hiç yere düflmedi. O bayrak, düflmanlar›n›n, devrim iddias› olmayanlar›n, sabotörlerin, devrimi reddedenlerin tüm karfl› çabalar›na ra¤men hep yükselerek yoluna devam etmifltir. O bayrak K›z›ldere’den bugüne hep bir yükselifl grafi¤i çizmifltir. Yaflam›n bütün alanlar›nda her zaman bu yükseliflini sürdürecek ve amac›na ulaflacakt›r. Hiç bir güç, ne katliamlar, ne bask›lar, ne yasaklar onu yolundan al›koyamaz. K›z›l bayraklar›n yürüyüflü daha çok kitseleleflerek, daha büyük mücadelelerle, daha büyük direnme savafllar› ile devrime kadar devam edecektir. u bir devrim yürüyüflüdür. Mitingleriyle, hücrelerdeki ölüm oruçlar›yla, feda eylemleriyle, halk kurtulufl savaflç›lar›yla, ideolojik, politik, kültürel kavgas›yla, iflkencede direnifliyle hayat›n her alan›ndan küçüklü büyüklü kanallardan tek bir kanala, devrim kanal›na akan bir yürüyüfltür. Ve biz her koflul alt›nda, d›fltan, içten, sa¤dan, soldan gelen ve gelebilecek tüm engellemelere ra¤men, bu yürüyüflü sürdürüyoruz. S›rt›m›z› halk›m›zdan baflka hiç bir yere dayamadan, “büyük politikalar”, “taktikler” yapmadan, düzenin icazetini aramadan yürüyoruz. Direnerek, ölerek yürüyoruz. Ne F tipleri, ne hücreler, ne “hedef örgüt” listeleri, alandaki k›z›l bayrakl›lar›n yürüyüflünü engelleyememifltir. er koflulda bu yürüyüflü sürdürme kararl›l›¤›na sahip olduk. Her koflulda, bu yürüyüfl onbinlerin, yüzbinlerin kararl›l›¤›yla sürdürüldü. Bizi yoketmek isteyenlere, Türkiye’nin gündeminden devrimi ç›karmak isteyenlere, yerine, zaman›na göre, kavgan›n gereklerine göre, yeri geldi tek bafl›m›za siyasi cüretimizle, yeri geldi onbinlerin yürüyüflleriyle karfl›l›k verdik. Hücrelerdeki direnifl, cevaplar›m›zdan biridir. Alanlardaki k›z›l bayraklar cevaplar›m›zdan biridir. Binlerce k›z›l bayrakl›, yüzlerce aln› k›z›l bantl›larla birlikte yürüdük, binlerce k›z›l bayrakl›, Zehralar’la, Fidanlar’la, U¤urlar’la, Gülsüman’larla, Sevgiler’le yürüdük. Onlarla ço¤ald›k, onlarca cofltuk, onlarla bilendi O k›z›l bayraklar, kanla boyanm›flt›r. kararl›l›¤›m›z. 17 ayBinlerce insan›m›z›n özverisi, yaflam›, d›r kavga türkülerini ruhu, inanc›, kan›, her fleyi vard›r o söylüyoruz ölümlerin bayraklarda. O bayrak hiç yere düflmedi. içinde. Kavga türküleriyle biz vard›k alanlar- O bayrak, düflmanlar›n›n, devrim iddias› da. Kavgam›z devrim olmayanlar›n, sabotörlerin, devrimi redkavgas›. dedenlerin tüm karfl› çabalar›na ra¤atliam, iflkence, san- men... K›z›ldereden bugüne hep bir yüksürle k›r›lamayan bü- selifl grafi¤i çizmifltir. ... Yükseliflini süryük direniflin sesi; dürecek ve devrime kadar yürüyüflüne devrimci güçlerin oldevam edecektir. du¤u, yüre¤ini ve
1
B
H
K
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
3
beynini devrimin sesine t›kamam›fl güçlerin oldu¤u her mitingte alanlarda yank›land›. Ölüm orucu flehitleri ve hücrelerde halen direnenler alanlarda yüzbinlerle bulufltu. Her k›z›l bayrakta dalgalanan onlard›. Her sloganda dile gelen onlard›. Kitlelerin onuru, gururu oldular. “Yaflas›n ölüm orucu direniflimiz” ve “Kahramanlar ölmez halk yenilmez” sloganlar›n›n en gür ve en coflkulu hayk›r›lan sloganlar olmas› da bunun göstergesidir. Bizi katlederek tüketemeyecekleri, tecritle, bask›yla devrim iddiam›zdan vazgeçiremeyecekleri alanda dalgalanan binlerce k›z›l bayraklar›m›zla, tüm dünyaya bir kez daha ilan edildi. Bunca bask›, kuflatma ve katliama ra¤men “azalaca¤›m›z›” bekleyenler daha çok, daha coflkulu, daha öfkeli alanlara akt›¤›m›z› gördüklerinde flafl›rd›lar. Bize, “neden ölüyorsunuz” diyenlere en iyi cevap da yine alanlarda verildi. 9 Aral›k’dan sonraki 2001 1 May›s’›nda bu “beklenti” çok daha fazlayd›. Öyle ya, büyük bir katliam›n en bafl hedefi durumunda oldu¤umuzu bilmeyen yoktu. Oligarfli ve biz vard›k çat›flman›n iki cephesinde. Devrimci mücadelede direnifl cüretinin, büyük bedeller ödense de teslim olmama kararl›l›¤›n›n ne anlama geldi¤ini bilmeyenler “ölümümüzü” bile ilan etmifllerdi. Oligarfli ise ‘da¤›tt›k, yokettik, çökerttik’ 盤l›klar› at›yordu; 5 bin kiflilik kortej direnifl ve devrimci hareketin sloganlar›yla alan› inletti¤inde, devrimci hareketin yokedilemeyece¤ine tan›k oldular. Geçen 1 May›s’tan bu yana da biz direnmeye, ölmeye devam ettik. Emperyalizm ve oligarfli yokedilmemiz için elbirli¤i içinde kuflatmay› daha da büyüttü. Bu y›l da geçen y›l›n iki kat›na yak›n kitleselli¤imizle cevap verdik bizi yoketmek isteyenlere. ephe güçleri, gencinden yafll›s›na, alandayd›lar. Kuflat›lan, her gün her saat bask› alt›nda tutulan genç-yafll› yoksul halk›m›z gecekondulardan; iflbirlikçi sendikalar arac›l›¤›yla direnme dinamikleri yokedilmek istenen emekçiler fabrikalardan-iflyerlerinden; soruflturma, okuldan at›lma, gözalt› tehdidi ile sindirilmek istenen gençlik okullardan; “Hakl›y›z Kazanaca¤›z” pankart› alt›nda topland›, umudun ad›n› hayk›rd›. Direnme savafl›m›z› alanlara tafl›yarak k›z›l bayraklar› dalgaland›rd›. Halk›z biz, halk›n öncüleri, kurtulufl umuduyuz; kortejimizde de elbette halk›n her kesiminden insanlar olacakt›. Devrim iddias› olan bir hareketin baflka türlü olmas› da düflünülemezdi. Burjuva bas›n›n dahi, “gençlerin d›fl›nda çocuk ve yafll›lar›n da oldu¤u...” k›z›l bayrakl› kortej Devrimci Hareketin halklaflmas›n›n, köklerini halk›n her
1
C
4
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
kesimine yaymas›n›n ifadesidir. Y›llara yay›lan direniflteki halklaflma, alanlarda çok daha çarp›c› olarak ortaya ç›kt›. landa HADEP kitlesinden sonra tart›flmas›z en büyük kitleselli¤e Cephe güçleri sahip olmufltur. Bizim cenazemizi kald›rmak isteyenler hatta kald›ranlar utanm›fllar m›d›r? Yüzleri k›zarm›fl m›d›r? Hiç sanm›yoruz. O yüzleri k›zarmayanlar bizi K›z›ldere’den bu yana hiç bir zaman hazmedemediler. Daha K›z›ldere’nin ard›ndan yokedildi¤imiz fetvas›n› vermifllerdi. Buna ra¤men her dönem, hayat›n her alan›nda kavgay› omuzlad›¤›m›zda, ideolojik mücadele yapmad›lar, yapamazlar; yalan, spekülasyon, karalama, sabotörlük ile düflmana yak›n bize uzak durarak bizim yürüyüflümüzü engellemek istediler. Her katliamdan, her bask› döneminden sonra cenazemizi kald›rmaya soyundular, vaazlar verdiler. Kuflatmalara al›nd›¤›m›zda, bir duvar da onlar ördüler. Bu hiç bitmedi. Her seferinde yan›ld›lar, yenildiler. Ama devam ettiler. Kendi güçlerine güvenmeyenlerin karakteri budur, hep böyle yaparlar; emperyalizmden ve burjuvaziden al›nm›fl teorilerle flu veya bu kesimleri etkilemeye çal›flt›lar. Etkileyemezler. Çünkü emperyalizmin ideologlar›ndan afl›r›lm›fl teorilerinin, politikalar›n›n hükmü hiç bir zaman uzun süreli olamaz. Olmam›flt›r. K›z›l bayrakl›lar›n yürüyüflü, tarihe büyük bir kararl›l›¤›n, cüretin ve fedakarl›¤›n ad› olarak yaz›ld›. K›z›l bayrakl›lar, düflmana inat, felaket tellallar›na inat, daha kitlesel, daha görkemli, daha coflkulu ve kararl›yd›lar. u yürüyüfl, 17 ayd›r direnme savafl›n› sürdürenlerin yürüyüflüdür. 17 ayd›r ölümler pahas›na, sakatl›klar pahas›na direnenlerin yürüyüflüdür. Evet, 17. ay›na girmiflti direnifl. fiehitlerimizin say›s› 90’a varm›flt›. 19 Aral›k’tan önce, 19 Aral›k’›n hemen ertesinde, topra¤a verdi¤imiz flehitlerimizin say›s› 50’lere vard›¤›nda, direniflimizin birinci y›ldönümünde, hep ve durmadan “bitirin, b›rak›n” diyenlere ra¤men, biz ölmekten y›lmazken, ölülerimizi saymaktan yorulanlara ra¤men, onlar›n direnifle s›rt›n› dönen, düflmana güç veren tutumlar›na ra¤men, 17 ayd›r 90 flehitle direnme savafl›n› sürdürenlerin yürüyüflüdür. Herkes alt›n› çizsin; Umut, daha da büyümüfltür bu ülkede. Bayra¤›m›z ülkemizin her yan›nda daha da çok dalgalanmaktad›r. Son sözü söylüyor de¤iliz henüz, ama alanda k›z›l bayraklar›yla konuflanlar direnenlerdir. K›z›l bayraklar›yla yürüyenler, bedel ödemekten korkmayan, ideallerinden, devrimden ve iktidar hedefinden vazgeçmeyen devrimin yürüyüflçüleridir.
A
B
KIZIL BAYRAKLARIN YÜRÜYÜfiÜ
Zaptettik alanlar›; yüzbinler olup akt›k meydanlara; emperyalizme ve zulme karfl› öfkemizle, dillerimizde direnifl ve özgürlük sloganlar›m›z, k›z›l bayraklar›m›zla ve kazanaca¤›m›z› ilan eden pankartlar›m›zla. 564 gündür hapishanelerde katliamlara, iflkencelere, tecrite, sansürlere ra¤men süren direnme savafl›n› sürdürünler yürüdü alanlarda. Direnme savafl›n›n sesini, kahraman flehitlerini alanlarda hayk›rd›k. Yüzbinlerle buluflturduk kahramanlar›m›z›. Yürüdük zulmün üstüne, kahramanlar›m›z gibi. Bu yürüyüfl k›z›l bayrakl›lar›n yürüyüflüdür. Bu yürüyüfl direnme savaflç›lar›n›n yürüyüflüdür. K›z›la bürünen alanlara rengini veren dökülen kan›m›zd›r. Binlerce insan›m›z›n kan›yla boyand› o bayraklar. Dökülen kanlar›m›zla bir kabus gibi çöktük zulmün üstüne. Oligarflinin korkusu flimdi daha büyük.
“Durduramayacaklar, halk›n coflkun akan selini”... Durduramazlar k›z›l bayrakl›lar›n yürüyüflünü. Durduramad›lar! Bask›, zulüm, katliam, iflkence, kuflatmalar, devrimcileri yoketmek için yürüten kampanyalar, felaket tellallar›n›n 盤l›klar›... hiçbir fley yürüyüflü durduram›yor. Yürüyüfl büyüyerek sürecek. Halk›z biz; yüzbinlerle doldurduk meydanlar›, milyonlar›n taleplerini ilan ettik. Afla¤›lanan, ezilen, bask›yla susturulmak istenen yoksullar›n ekmek, adalet, özgürlük ve ba¤›ms›z ülke özlemi olduk. 65 milyonduk alanlarda, karfl›m›zda bir avuç iflbirlikçi... “Halklar›n nas›rl› yumru¤u”nun “balyoz gibi patlayaca¤›” günleri bekleyin; Bekleyin k›z›l bayrakl›lar›n Anadolu’nun tüm alanlar›n› zaptedece¤i günleri... Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
5
Demek ki “Olay” Olmuyormufl! Oligarfli her y›l medyay› da kullanarak “olay ç›kacak” demagojisiyle kat›l›m› düflürmeye çal›fl›r. “Olay” ç›karan diye sürekli devrimciler lanse edilir. Oysa bugüne kadar tüm 1 May›s’lara tek tek bakan flu gerçe¤i tart›flmas›z olarak görür; polisin provokasyon yaratmad›¤›, sald›rmad›¤› hiçbir gösteride “olay” ç›kmam›flt›r. Bu nedenle bu 1 May›s için “bu kez olay ç›kmad›” haberleri esasen, “bu y›l polis provokasyon yapmad›, olay ç›kmad›” olmal›d›r.
Emek Plaformu’nun 41 yerde, “Eflitlik, Özgürlük, Kalk›nma ve Sosyal Adalet ‹çin, Baflka Bir Türkiye Mümkün” ad›yla düzenledi¤i mitingler halk›n her kesiminin kendi taleplerini dile getirdi¤i yerler oldu. “IMF Defol” slogan› tüm alanlar›da en çok at›lan slogan olurken, ‹stanbul Cephe güçlerinin k›z›l bayrakl› görkemli yürüyüflüne tan›kl›k etti.
‹STANBUL Abide-i Hürriyet’in Rengi K›z›l ‹stanbul Abide-i Hürriyet alan› yine bir 1 May›s’›n coflkusunu yaflad›. Her köflesinde devrimci sloganlar hayk›r›ld›. Halk›n taleplerini duydu tepesi, yollar›. Halk›n ekmek ve adalet, özgürlük taleplerini duymamazl›ktan gelen IMF iktidarlar› da duyacak. Abide-i Hürriyet alan›n› dolduran, alana s›¤may›p d›flar›da kalan yüzbine yak›n kitle bunda kararl› oldu¤unu her slogan›yla, her pankart› ve döviziyle anlat›yor. Geçen y›lki say›lar›n› ikiye katlam›fl olmalar› bunun kan›t›. Sabah 9.00’dan itibaren fiiflli ve Perpa yönlerinde toplanmaya bafllayan, devrimci gruplar, partiler, sendikalar, kitle örgütleri kortejlerini bir yandan sloganlar atarak oluflturdular. D‹SK, KESK, Türk-‹fl geçen y›la göre biraz daha kalabal›k bir görünüm sergilese de, üye 6
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
potansiyelleri, son bir y›l içinde emekçilere yönelik devletin politikalar› düflünüldü¤ünde emekçileri alanlara tafl›mak için yine ciddi bir çal›flma yapmad›klar›n› anlamak hiç zor de¤il. Her sektörden iflçiler, emekçiler kendi taleplerini yazd›klar› döviz ve pankartlarla sömürüye, iflten at›lmalara, özellefltirmelere karfl› sloganlar›n› hayk›rd›lar. Her iki toplanma yerinde bulunan yasal partilerde ise büyük bir de¤ifliklik yok. Yaklafl›k rakamlarla ifade etmek gerekirse; EMEP; 2000, S‹P(TKP); 1500, ÖDP; 900, DS‹P; 80, Sosyalist Parti Öngiriflimi; 100... Devrimci gruplar›n say›lar› ise 50 kiflilik gruplardan bin kiflilik gruplara kadar de¤iflik say›larda kortejlerini oluflturdular. Alana F tipleri ile ilgili pankartlar›n girifli geçen y›l oldu¤u gibi yine yasakt›. Ama direnifle iliflkin sloganlar alan›n tümünde en çok at›lan sloganlar aras›ndayd›. “Kahrolsun ABD Emperyalizmi” ve “Kahrolsun ‹srail Siyonizmi” gibi Filistin’i destekleyen, emperyalizme
Mitingden Sloganlar Mitingde at›lan sloganlardan baz›lar› flunlar oldu: B‹Z TÜKETMEZSEK, H‹Ç ÜRETMEY‹Z ÇALIfiMA SAATLER‹ KISALTILSIN DEVLET GÜDÜMÜNDE SEND‹KAYA HAYIR DÜfiÜNCEY‹ YOK EDECE⁄‹N‹ SANANLAR DÜfiÜNMEY‹ B‹LMEYENLERD‹R ve siyonizme karfl› at›lan sloganlar da halklar›n dayan›flmas›n›n güzel örnekleri olarak 1 May›slar›n tarihine geçti. Alan doldu¤unda kitlenin yar›ya yak›n› hala alana ulaflamam›flt›. Tertip komitesi bir süre bekledikten sonra mitingi bafllatt›¤›nda kortejler hala yürüyordu. Komite ad›na yap›lan konuflmalarda emperyalist politikalar, iflten at›lmalar, iktidar›n emekçilere yönelik politikalar› elefltirilirken Ferhat Tunç söyledi¤i türkülerle kitleyi coflturdu. Alanda toplanan emekçiler, her y›l en görkemli kat›l›m sa¤layan kortejlerden birinin oraya henüz ulaflmam›fl olmas›ndan gözlerini uzaktan dalga dalga gelen korteje yönlendirmiflti.
K›z›lbantl›lar Direnme Savafl›nda K›z›lbayrakl›lar Alanlarda Gökyüzünü k›z›la boyayan bir kortej geliyor dalgalanan bayraklar›yla.
En önde “Hakl›y›z Kazanaca¤›z” pankart›, arkas›nda 100 k›z›l sancak, onlar›n arkas›nda beyaz baflörtülerinin üzerine ba¤lad›klar› k›z›l bantlar›yla, önlüklerindeki “Tecriti Kald›r›n Ölümleri Durdurun” sloganlar›yla flehit ve tutsak aileleri ve büyük direniflin gazileri var. Tan›yor alanlar bu korteji; Bafl› k›z›l bantl› analar 12 Eylül’ün karanl›k günlerinden beri alanlardan ac›l›, öfkeli ve kararl› yüzleri hiç eksik olmayan TAYAD’l›lar onlar. Ucu hala gözükmeyen, 1 May›s alan›na de¤il, devrime yürür gibi yürüyen Cephe güçlerinin korteji yaklaflan. Kitlenin elindeki 500’den fazla flehidin resmi anlat›yor kim olduklar›n›; 30 y›ld›r katliamlardan, ateflten ve ihaneten geçip gelenler, ölüp ama yenilmemenin manifestosunu K›z›ldere’de, 12 Temmuz’da, Çiftehavuzlar’da, 19 Aral›k’ta, F tiplerinin hücrelerinde yazanlar onlar. 30 y›ld›r böyle görkemli, böyle kararl› bir ruhla sürdürüyorlar yürüyüfllerini.
ESNAF VE SANATKARIN SORUNLARI ÇÖZÜLSÜN Efi‹T ‹fiE EfiiT ÜCRET FAfi‹ZME KARfiI OMUZ OMUZA HERKESE ‹fi GÜVENCESi, ‹fiTEN ATILMALARA SON
‹fiÇ‹Y‹Z HAKLIYIZ KAZANACA⁄IZ ‹fiS‹ZL‹⁄E, PAHALILI⁄A, ZAMA, ZULÜME SON YAfiASIN l MAYIS YAfiASIN SOSYAL‹ZM YAfiASIN F‹L‹ST‹N HALKININ DlRENlfil. 12 EYLÜL ANAYASASI KALDIRILSIN, YAfiASIN DEMOKRAT‹K LiSE MÜCADELEM‹Z, ÜLKEM‹Z OKULUMUZ GELECE⁄‹M‹Z iÇiN MÜCADELEYE, ANAD‹LDE E⁄‹T‹M ‹ST‹YORUZ
Anadolu tan›yor onlar›; elleEkmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
7
Halk›z Biz Her milliyetten, dinden, mezhepten, meslekten, yafltan halk›z biz... istanbul’da çocuklu aileleri miting alan›ndan geri çevirmeyi, sanki çocuklar› çok düflünürlermifl gibi “çocuklar ezilmesin” demagojisiyle aç›klayanlar bu gerçe¤i de¤ifltiremedi.
rinde dalgalanan 5 binden fazla k›z›l bayra¤›n her karesini kanlar›n›n k›z›l›yla boyayan büyük bir cüretin, topraklar›m›zdaki devrim iddias›n›n temsilcisi onlar. Zulmün, “yokettik, bitirdik” dedi¤i her anda daha da güçlü aya¤a kalkmas›n› bilen, metrelerce kortejlerinin aras›na yay›lm›fl pankartlarda 20 kez tekrarlanan “Hakl›y›z Kazanaca¤›z” fliar›n› dalga dalga Anadolu’ya yayanlar onlar. Yaklafl›yorlar kararl› ad›mlarla alan› inletmek için. Kitlenin önündeki sancakl› grup meydana giriflteki ilk köprüye geldi¤inde en arkadakiler yeni yürümeye bafllayabiliyor ancak. 8 bin civar›ndaki kitle alana ulaflana kadar sa¤da solda bekleflenlerin kimi, neden bekledikleri anlafl›lmaya bafll›yor. Birer onar kat›l›yorlar Cephe güçlerinin kortejine. Bu kararl›l›¤›, k›z›l bayraklarda, sloganlarda, direnme savafl›nda ifadesini bulan devrimin yenilmezli¤ini görüp de kat›lmamak olur mu bu yürüyüfle. Kat›l›yor binlerce insan Anadolu ihtilalinin yürüyüflüne; 10 bine yaklafl›yor k›z›l bayrakl›lar›n yürüyüflü. HADEP’in ulusal taleplerini dile getirdi¤i kortejinden sonra en kitlesel kortej oldu¤u konusunda kimsenin kuflkusu yok. Seviniyor dostlar›m›z, bunca katliam ve kuflatmalardan geçerek böyle kitlesel olarak alanlara yürüyüflümüze. Öfke içinde bizi yoketmek isteyen oligarfli, ne yapsa ne etse baflaram›yor, 30 y›ll›k 8
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
çaresizlikleri ilan ediliyor yine alanlarda. “Ölümümüzü” ilan eden felaket tellallar› ise sessiz...
YÜRÜYEN YOKSUL HALK Halk›n yürüyüflü bu. Her yafltan, her mezhepten, her milliyetten halk var Cephe güçlerinin kortejinde. Bu nedenle en gür sesle, yürekten kopup geliyor “Halk›z Hakl›y›z Kazanaca¤›z” sloganlar›. Bu nedenle baflka halklar›n ac›lar›n› en çok içlerinde onlar duyuyor ve er geç olacak olan› hayk›r›yorlar ‹stanbul’dan Ortado¤u’ya; “fiaron Yenilecek Filistin Kazanacak”... Ço¤u gecekondulardan ak›p geldiler meydana. Sar›gazi, Gülsuyu, 1 May›s Mahallesi ve Kartal'dan otobüslerle yola ç›kanlar yoksul halk›n bu yürüyüflüne kat›l›m›n› engellemek için yolda durduruldu ve miting bitene kadar b›rak›lmad›lar. Buna ra¤men gecekondu yoksullar› kad›n›, erke¤i, genci yafll›s›yla burjuva bas›n›n da kabul etmek zorunda kald›¤›; Cephe güçlerinin halklaflmas›n›n en somut ifadeleri. Yoksul halk›n kurtuluflunun kavgada, devrimde oldu¤unu biliyor k›z›l bayraklar›n korteji. Zaferin Cephe ile gelece¤inden eminler. Devrimin önderli¤inin ad› düflmüyor dillerinden. Direnmeyi, kazanmay›, zorluklar, kuflatmalar karfl›s›nda pes etmemeyi ondan ö¤rendiler çünkü. Bu slogana K›z›ldere’de devrimin yolunu çizenlerin slogan› efllik ediyor; "Mahir
‹flte bayrak elimizde, gür sesimizle yürüyoruz ad›m ad›m düflman üstüne. Bask›, ceza, ölüm kar etmez bize bafl ba¤lad›k bu kavgaya öle vura vura öle... Hüseyin Ulafl Kurtulufla Kadar Savafl”...
YÜRÜYEN
Halk, umudunu hayk›r›yor. Abide-i Hürriyet alan›n› dolduran yüzbine yak›n kitle duyuyor umudun ad›n›; “Umudun Ad› DHKP-C"...
EMPERYAL‹ZME KARfiI ÖFKE
YÜRÜYEN D‹RENME SAVAfiÇILARI 1,5 y›ld›r ölümlere meydan okuyan, tarihin kaydetti¤i en büyük hapishaneler direnifli alana damgas›n› vuruyor. Bu coflkunun, kararl›l›¤›n, kitleselli¤in yarat›lmas›nda onlar›n pay› büyük. Onlar yürüyor flimdi. Bafllar›na ba¤lad›klar› k›z›l bantlar›n› ellerinde bayrak yapm›fl yürüyorlar. “ Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz” slogan›, 10 bin kiflinin hep bir a¤›zdan hayk›rd›¤› slogan. 10 bini direnme savafl›n›n ruhunu tafl›yor alanlara. “Kahramanlar Ölmez, Halk Yenilmez” slogan›nda 30 y›ll›k tarihi yaratanlar ve direnme savafl›n›n kahramanlar› an›l›yor. Kortejin bafl›ndan sonuna kadar her s›rada en az bir flehidin resmi ellerde “öldük, yenilmedik, alanlarday›z” diyor. Büyük direniflte oligarflinin iflkenceleri sonucu sakat b›rak›lan gazilerimiz direniflçilerin alev kokan nefeslerini tafl›yorlar alana. Bu alevin hasm›n› yakaca¤›ndan tüm dünya emin. Çünkü bu direnme savafl›n›n kazanma azmini tüm dünya gördü.
Tüm dünya halklar›na savafl ilan eden Amerikan imparatorlu¤u, ülkemizde de en baflta bu korteji yoketmek istiyor. Dalgalanan k›z›lbayraklar›m›z ABD emperyalizminin tarihsel düflman›, biliyor, tan›yor bizi. Emperyalizm önünde diz çökmeyen bu iradeyi çok iyi tan›yor. Bunun için oligarfliye tarihinin en büyük deste¤ini veriyor. Bu kortej de Amerika’y› çok iyi tan›yor. Tarihi boyunca bir milim bile e¤ilip bükülmemifl anti-emperyalist gelene¤in temsilcileri Cephe güçleri. Beynini emperyalist propagandalarla buland›ranlardan de¤il onlar, dünyan›n devasa gücü karfl›s›nda “taktik” ad›na takiye yapmak da yazmaz kitaplar›nda. Emperayalizme karfl› savaflmadan, hiçbir ülkede halk iktidar›n›n kurulamayaca¤›n› tarihten, bilimden ö¤rendiler, ö¤rendiklerini yaflama geçiriyorlar. Bu nedenle “Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi” slogan›n› 30 y›ld›r al›flk›n olduklar› bir ritimle at›yor 10 bin kifli hep bir a¤›zdan. Yine meydan okuyorlar dünya halklar›n›n bafldüflman›na. Yanlar›nda dünyan›n dört bir yan›nda ayn› sloganlar› hayk›ran milyarlar oldu¤unu çok iyi biliyorlar. Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
9
YÜRÜYEN EKMEK VE ADALET KAVGASI Her slogan ekme¤e ve adalete ulaflmak için. Bu düzende halk için ne ekmek ne de adalet var. Megafondan yükselen “Ne ‹stiyoruz” sorusuna tüm kitlenin hep bir a¤›zdan “Adalet” cevab› vermesi bofluna de¤il. Ama onlar onlarca y›ll›k deneyleriyle adaleti bu düzenden isteyenlerden de¤iller; yine ayn› megafonun “Kim Vuruyor” sorusuna 10 bin yürek “Cephe” diye cevap veriyor. Ard›ndan daha gür bir sesle “Yaflas›n Halk›n Adaleti” slogan› coflkuyu doru¤a ç›kar›yor. Gerçek adaletin ve herkese yetecek kadar ekme¤in halk›n iktidar›yla gelece¤ini biliyor halk›n korteji. Bunun için iktidar› istiyor, “Titre Oligarfli Parti Cephe Geliyor” sloganlar›nda, oligarflinin fobisi haline gelen “rap rap” yürüyüfllerde iktidar yürüyüflünün kararl›l›¤›n› ifade ediyor yoksullar. Kitlenin alana s›¤mamas› ve mitingin erken bitirilmesi nedeniyle Cephe güçleri ancak mitingin sonuna do¤ru alana girebiliyor. Ama terk etmiyorlar hemen alan›, alanda da slogan10
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
lar›n› hayk›r›yor ve ayn› disiplin, ayn› coflku içinde, halk iktidar›na yürüyüflün bir ad›m›n› daha geride b›rakm›fl olman›n huzuruyla ayr›l›yorlar alandan.
Y‹NE GELECE⁄‹Z, DAHA K‹TLESEL GELECE⁄‹Z! Alandan en son ayr›lan Cephe güçleri kortejini en dikkatli izleyenler panzerleri, robocoplar›, dürbünlü silahlar›yla polislerdi. Cephe güçlerinin alan›n boflalmas›na ra¤men hala orada olmas› bir an onlar› panikletse de Cephe güçlerinin kendi programlar›n› disiplin içinde uygulay›p alan› terk etmesinden sonra “rahat” bir nefes al›yorlar. K›z›lbayraklar ellerden düflürülmedi¤i gibi geride de b›rak›lmad›. Derlenip dürülmediler de... Çünkü yine gelecek o k›z›lbayraklar. Yine dalgalanacak meydanlarda. Daha büyük bir güçle dolduraca¤›z alanlar›.
K›z›lbayraklar›n yürüyüflü hiç durmayacak!
Halk› Yenemezsiniz! En kitlesel ve görkemli 1 May›s’lardan birini kutlad›k. Bu, hem genel kitlesellik için, hem de oligarflinin yoketmek için tüm kurumlar›yla seferber oldu¤u Devrimci Hareket için geçerlidir. 1 May›s’ta alanlara tafl›nan kitlesellik ve coflku mücadelede ve örgütlenmede halk güçlerinin kararl›l›¤›n›n ifadesi olmufltur. Sadece ‹stanbul’da yüz bine yak›n kitle Amerika’ya, IMF’ye ve onlar›n iktidar›na karfl› öfke ve coflku ile sloganlar›n› hayk›rd›. Alanlarda dalgalanan k›z›l bayraklar, pankartlar 1 May›s’›n kavgan›n, emperyalizme ve faflizme karfl› mücadelenin günü oldu¤u gerçe¤inin tüm çabalara ra¤men de¤ifltirilemedi¤ini gösterdi.
Yüzbinlerin kat›ld›¤› gösteriler oligarflinin tüm zulüm politikalar›na ra¤men halk› sindiremedi¤inin göstergesidir. Katliamlarla, iflkenceyle, Amerika ve Avrupa deste¤iyle, yasak ve bask›larla, tecrit ve kuflatmalarla devrimcilerin yokedilemeyece¤i 1 May›s’ta yeniden kan›tland›.
Bask› ve Zulüm Sonuç Alamam›flt›r Oligarflinin son süreçte halk›n tüm kesimleri üzerinde estirdi¤i terör dalgas›, halk örgütlülüklerinin bask› ve zorla sindirilmifl, da¤›t›lm›fl olmas›, katliamlarla halka büyük bir gözda¤› verilmifl olmas›, hak ve özgürlük aray›fllar›n›n üzerine panzerlerle, coplarla gidilmifl olmas›, demokratik hiçbir faaliyete izin verilmemesi vb. etkenler ile birlikte düflünüldü¤ünde, alanlarda ortaya ç›kan sonuç fludur; oligarfli halk› sindirememifltir. Tam tersine faflizmin zulmüne, sömürüye karfl› ekmek, adalet ve özgürlük talebi çok daha büyümüfltür. ‹flçi, memur, gecekondulu, köylü, ö¤renci tüm kesimler alanlarda örgütsüzlü¤e hay›r demifltir. Örgütlü güçlerin kitlesinin d›fl›nda büyük bir kitlenin örgütsüz olmas›na ra¤men alanlara dolmufl, flu ya da bu kortejde sloganlar› hayk›rm›fl, örgütlenme iste¤i ve ihtiyac›n› bir flekilde dile getirmifltir. Bu
görev devrimcilerindir. Elbette oligarfli de, IMF program›n› uygulayabilmek, devrimci mücadeleyi yokedebilmek için uygulad›¤› bask› politakalar›n›n sonuçsuz kald›¤›n› görmüfltür. Buna uygun yeni yasalar, yeni bask› yöntemleri gelifltirecektir. Ancak flu ana kadar yapt›klar›yla birlikte düflünüldü¤ünde sonuç almas›n›n mümkün olmad›¤› ortadad›r. Bu, uygulayaca¤› her türlü bask› ve zulüm politikas›ndan ba¤›ms›z olarak Türkiye gerçe¤inin bir sonucudur; bunca açl›¤a ve adaletsizli¤e karfl›n halk› sürgit susturmas› mümkün de¤ildir.
Emperyalizme ve Faflizme Karfl› Direnifl Büyüyecek Gerek devrimci hareketin kitlesellik ve kararl›l›¤›, gerekse alanlar›n genel kitleselli¤i ve at›lan sloganlarda ifadesini bulan halk›n talepleri faflizmin iflinin o kadar kolay olmad›¤›n› bir kez daha göstermifltir. Demek ki, oligarfli aç›s›ndan Amerika’y›, Avrupa’y› arkas›na alm›fl olmas›, trilyonlar› silaha, istihbarat birimlerine aktarmas› ve bask›, zulüm politikalar›n› pervas›zca uygulamas› yetmiyormufl. Bu güç halk›n gücüdür, halk›n gücüne inanan, kendine güvenen bizim gücümüzdür. Bu gücü örgütlülü¤e dönüfltürmek, emperyalizme ve faflizme karfl› her alanda örgütlenmeyi, mücadeleyi gelifltirmek demektir. Her mahalle, her fabrika, her okul, her iflyeri, her tarla devrimcilerin örgütlenme alan›d›r.
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
11
ANADOLU’DA 1 MAYIS ZONGULDAK ‹flçilerin ve emekçilerin bayram› olan 1 May›s Zonguldak'ta da coflkuyla kutland›. Saat 16.30'da tren gar›n›n önünde toplanan kitle, “Gündo¤du hep uyand›k” marfl›yla madenci an›t›na do¤ru yürüyüfle geçti. "Hakl›y›z Kazanaca¤›z" pankart› arkas›nda yürüyen HÖP’lülerin de içinde yerald›¤› kitle, madenci an›t› önünde topland›. Yaklafl›k 5000 kiflinin kat›ld›¤› miting, yap›lan konuflmalardan sonra söylenen marfllarla ve türkülerle halaylar çekilerek saat 19,00 da sona erdi.
TRABZON Ö¤len saatlerinde Tedafl yokuflunda toplanan yaklafl›k 1500 kifli, 12:30’da Meydan Park›na do¤ru yürüyüfle geçti. Mitinge KESK baflta olmak üzere çeflitli sendika ve DKÖ’ler, ö¤renci platformu, ÖDP, EMEP ve HÖP kat›ld›. HÖP’lüler bir çok yerde oldu¤u gibi "Hakl›y›z Kazanaca¤›z" pankart› ard›nda yürüdüler. “IMF Defol Bu Vatan Bizim", "Yaflas›n Tam Ba¤›ms›z Türkiye", "Burdur, Ulucanlar, 19 Aral›k Unutmad›k Unutmad›k Unutmad›k”, "Direne Direne Kazanaca¤iz" gibi sloganlar›n at›ld›¤› yürüyüfl ve miting yaklafl›k 3 saat sürdü ve horonlarla son buldu.
MALATYA Malatya'da miting, 1 May›s tertip komitesinin ald›¤› izne göre saat 14.00'te Ofis Market'in önünde bafllayarak saat 17.00'de Emeksiz Meydan›'nda bitirildi. Emek Platformuna üye sendikaar›n en önde yürüdü¤ü mitinge birçok parti ve dernek destek verdi. En önde "Yaflas›n 1 May›s Hakl›y›z Kazanaca¤›z" pankart›yla yürüyen HÖP kortejinde, TAYAD'l› aileler, TÖDEF, DLMK imzal›, tutsak yak›nlar›n›n ve ö¤renci gençli¤in taleplerini dile getiren pankartlar tafl›nd›. Ofis Market önünde saat 14.00 te kitlenin toplanmas›yla pankartlar aç›ld› ve yürüyüfl bafllad›. Kortej s›ralamas›nda sendikalar›n hemen arkas›nda yürüyen HÖP pankartlar›na alana giriflte müdahale edildi. TAYAD'›n pankart›ndaki "‹flkenceye Hay›r" sözü hemen orada “yasad›fl›” ilan
12
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
edilerek pankart al›nd›. Alana girmeden de TÖDEF ve DLMK’n›n pankartlar›na "tüzel kiflili¤i olmad›¤› için” elkoymak isteyen polise karfl› kitle oturma eylemi yapt›. Polis kordonun her iki taraf›nda da kitle oturma eylemi s›ras›nda "Faflizme Karfl› Omuz Omuza, Yaflas›n Devrimci Dayan›flma, Bask›lar Bizi Y›ld›ramaz" sloganlar›n› att›. Oturma eylemi s›ras›nda ‹l Emniyet Müdür Yard›mc›s› gelerek “‹stedikleri kadar otursunlar bu savafl› devlet kazanacak” dedi. HÖP korteji 30 dakikal›k oturma eyleminden sonra pankartlar›n›n hepsini alarak savafl› kimin kazanaca¤›n› gösterdi. Daha sonra alk›fllarla alana giren HÖP kitlesi pankartlar›yla alandaki yerini ald›. Emek Platformu sözcüsünün sayg› durufluyla bafllatt›¤› mitingte gelen mesajlar okunduktan sonra E¤itim-Sen Müzik grubu k›sa bir dinleti verdi. Sendika baflkanlar›nn› ve Platformun mitingin içini boflaltma çabalar› alanda çok aç›k bir flekilde kendini gösterdi. Kitlenin slogan atmas› dahi engellenmek istendi. HÖP kortejinin 350 kifliden olufltu¤u mitinge kat›lanlar›n toplam› yaklafl›k 2000 kifli civar›ndayd›.
ANTAKYA Antakya'da 9 y›l aradan sonra yap›lan 1 May›s mitingine çeflitli iflçi ve memur sendikalar›, tutuklu ve hükümlü aileleri ve çeflitli partiler, devrimci örgütler kat›ld›. Demokrasi Platformu taraf›ndan organize edilen 1 May›s eyleminde, 2000'ni aflk›n kiflinin kat›l›m›yla U¤ur Mumcu Bulvar›’nda coflkulu bir yürüyüfl yap›ld›. "Ne Amerika Ne Avrupa Ba¤›ms›z Demokratik Türkiye" pankart›yla HÖP, "Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez" pankart›yla tutuklu aileleri, "Yaflas›n Halklar›n Onurlu Mücadele Günü 1 May›s" pankart›yla Ekmek ve Adalet dergisi ve "Halk›z Hakl›y›z Kaza¤aca¤›z" pankart›yla Asi gazetesi alandaki yerini ald›. 200 kiflinin yer ald›¤› HÖP kortejinde s›k s›k ölüm oruçlar›yla ve Filistinle ilgili sloganlar at›ld›. Antakya’l› flehit devrimciler Erdinç Aslan ve Yusuf Kutlu da at›-
lan sloganlarla an›ld›. Grup Nidal'›n söyledi¤i arapça ve türkçe türkülerle miting saat 14.30'da sona erdi.
valilik kararlar›yla yasaklanmas›na ra¤men tümünde iflçi ve memur sendikalar›n›n küçük çapl› da olsa kutlamalar› oldu.
ANKARA
‹ZM‹R
‹zmir'deki 1 May›s mitingine yaklafl›k 20 bin kifli kat›ld›. Mitinge ‹zmir’de bulunan hemen tüm sendikalar, partiler ve devrimci örgütler kat›ld›. 500 kiflinin yerald›¤› HÖP korteji bayraklar›yla, Hakl›y›z Kazanaca¤›z pankart›yla, otuz y›ll›k kararl›l›¤› ‹zmir’in meydanlar›na tafl›d›. Saat 11.30’da Konak Gümrük önünde toplanmaya bafllayan kitle saat 12.00’de Alsancak Gündo¤an Meydan›’na do¤ru yürüyüfle geçti. Alana giriflte HÖP kortejinin k›z›l bayraklar› alana al›nmad›. Alanda devrim flehitleri için sayg› duruflunda bulunulmas›n›n ard›ndan konuflmalar yap›ld›. Miting boyunca iflçiler, ö¤renciler, tutsak yak›nlar› taleplerini sloganlar›yla dile getirdiler. Ölüm orucu flehidi Canan Kulaks›z ve Abdülbari Yusufo¤lu da sloganlarla an›ld›.
URFA Emek Plaformu taraf›ndan düzenlenen miting Halepli Bahçe’de yap›ld›. Mitinge kat›lan 2000’den fazla kifli Kürt halk›n›n taleplerini dile getirdi.
Sabah saaterinden itibaren birçok demokratik kitle örgütü, siyasi parti ve gruplar 1 May›s kutlamalar› için Ankara'n›n üç fark› yerinde toplanmaya bafllad›.Hipodrom’dan, Toros Sokaktan ve Maltepe nokta dura¤›ndan saat 11.00 da yürüyüfle geçen kitleler saat 13.00 e do¤ru Tando¤an Meydan›'nda toplanmaya bafllad›lar. Nokta dura¤›nda yürüyüfle kat›lan yaklafl›k 200 kiflilik Cephe korteji Hakl›y›z Kazanaca¤›z, Ölümler Durdurulsun Tecrite Son(TAYAD'l› Aileler), Emeryalizme ve Zulme Karfl› Birleflelim(TÖDEF) pankartlar› arkas›nda k›z›l bayraklar›yla yürüdü. Yürüyüfl boyunca “Halk›z Hakl›y›z Kazanaca¤›z, Mahir Hüseyin Ulafl Kurtulufla Kadar Savafl, Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz, Ölüm Orucu fiehitleri Ölümsüzdür, Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur, Devrimci Tutsaklar Teslim Al›namaz, Katil ABD Ortado¤u'dan Defol, Katil fiaron Filistin'den Defol, Filistin Halk› Yaln›z De¤ildir, Yaflas›n 1 May›s” sloganlar› at›larak miting alan›na girildi. Alanda " Titre Oligarfli Parti Cephe Geliyor, Umudun Ad› DHKP-C, Yaflas›n Devrimci Halk Kurtulufl Cephesi, Kurtulufl Kavgada Zafer Cephede" sloganlar› ve halaylarla 1 May›s’› kutlayan cephe korteji saat 14.30 da olays›z bir flekilde eylemi bitirdi.
DERS‹M Yasa¤a ra¤men 3 bin kifli Cumhuriyet Meydan›’nda topland› ve “Yaflas›n 1 May›s”, “OHAL Kald›r›ls›n” sloganlar›n› hayk›rd›.
BATMAN Üç ayr› kutlama yap›ld›. Petrol-‹fl sendikas›na üye 2 bin iflçi iflyerleri önünde kutlarken, Tek G›da ‹fl iflçileri tütün fabrikas› önünde 1 May›s’› sloganlarla kutlad›. Üçüncü kutlama ise Genel ‹fl üyesi belediye iflçilerinin iflyerlerindeki kutlamalar› oldu. Bingöl, Siirt, Van, Hakkari ve Mardin’de 1 May›s kutlamalar›
ANTALYA Sendikalar›n, partilerin ve çeflitli platformlar›n organize etti¤i 1 May›s mitingi saat 16.30' da bafllad›. Çal› kavfla¤›nda bafllayan mitingte Haklar ve Özgürlükler Platformuda sloganlarla alana girdi.
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
13
TÖDEF'li ö¤rencilerin " HAKLIYIZ KAZANACA⁄IZ, F T‹P‹ ÜLKE YÖK T‹P‹ ÜN‹VERS‹TE ‹STEM‹YORUZ" yaz›l› pankartlar›n›, alana sokmak istemeyen polis kitlenin kararl› tutumu sonucu geri çekilmek zorunda kald›. Daha sonra polis, HÖP'ün 1 May›s bildirilerini da¤›tan Ekrem Musalar adl› t›p ö¤rencisini gözalt›na alarak Terörle mücadele flubesine götürdü. Keyfi gözalt›lar› protesto eden kitle " ‹NSANLIK ONURU ‹fiKENCEY‹ YENECEK" slogan›n› att›lar. Miting boyunca s›k s›k " YAfiASIN ÖLÜM ORUCU D‹REN‹fiM‹Z, MAH‹R HÜSEY‹N ULAfi KURTULUfiA KADAR SAVAfi, ‹fiKENCEC‹LERDEN HESAP SORDUK SORACA⁄IZ, T‹TRE OL‹GARfi‹ PART‹- CEPHE GEL‹YOR, UMUDUN ADI DHKP-C" sloganlar› at›ld›. K›z›l bayraklar›n
dalgaland›¤› miting alan›nda "Mitralyöz" adl› Grup Yorum’un türküleri söylenerek halaylar çekildi.
BURSA
EMEK PLATFORMU’nun organize etti¤i 1 MAYIS saat 15:00 da ZAFER- ATICILAR PARKIN da toplanan partiler, sendikalar, DKÖ, sosyalist bas›n›nda kat›l›m› ile yaklafl›k 4000 kifli ile kortejler halinde GÖKDERE BULVAR’›na do¤ru yürüfle geçildi. EKMEK VE ADALET DERG‹S‹ BURSA TEMS‹LC‹LL‹⁄‹ "HAKLIYIZ KAZANACA⁄IZ" pankart› ile alandayd›. 60 kiflinin kat›l›m› ile oluflan kortej s›k s›k "YAfiASIN 1 MAYIS HAKLIYIZ KAZANACAGIZ","HALKIZ HAKLIYIZ KAZANACAGIZ","MAH‹R,HÜSEY‹N,ULAfi KURTULUfiA KADAR SAVAfi""F‹L‹ST‹N HALKI YALNIZ DE⁄‹LD‹R", "YAfiASIN ÖLÜM ORUCU D‹REN‹fi‹M‹Z", sloganlar› ile alana girildi. Alanda "DEVR‹MC‹ TUTSAKLAR ONURUMUZDUR","NE ‹ST‹YORUZ ; ADALET, K‹M ‹Ç‹N ;HALK ‹Ç‹N YAfiASIN HALKIN ADALET‹" sloganlar› ile halaylar eflli¤inde 1MAYIS Mitingi saat 19:00 sona erdi.
SAMSUN 1 May›s Samsun'da coflkuyla kutland›. Sendikalar siyasi partiler ve baz› DKÖ’lerinde kat›ld›¤› mitingte, HÖP te Hakl›y›z Kazanaca¤›z pankart› arkas›nda yürüdü. Saat 12.30 da bafllayan yürüyüfl ‹stasyon Caddesinden
14
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
bafllayarak Cumhuriyet Meydan›’na do¤ru devam ederken; ‹flçi Köylü, Devrimci Demokrasi ve At›l›m okurlar›n›n açt›¤› "Tecrit Kad›r›ls›n Üç Kap› Üç kilit Aç›ls›n" pankart›n›n polis taraf›ndan engellenmeye çal›fl›lmas›yla bir gerginlik yafland›. Ancak HÖP ün müdahalesi ve sloganlar› ile birlikte yürüyüfle devam edildi. Yürüyüfl s›ras›nda IMF tipi yaflama Hay›r, Katil fiaron Filistinden defol, Ezilen halklar Amerikan terörünü yenecek, Sömürge tipi santral istemiyoruz, Tecrit kald›r›ls›n üç kap› üç kilit aç›ls›n, Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz, dövizleri tafl›nd›. Ayr›ca “Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur, Tecriti Kald›r›n Tutsaklara Özgürlük, Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez, Halk›z Hakl›y›z Kazanaca¤›z, Analar›n Öfkesi Katilleri Bo¤acak slodganlar›n›n yan›s›ra iyi bir devrimci dayan›flma örne¤i gösterilerek " Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i, IMF tipi yaflama hay›r, kahrolsun amerikan emperyalizmi, Zindanlar boflals›n tutsaklara özgürlük, yaflas›n Ölüm orucu direniflimiz, yaflas›n devrimci dayan›flma gibi ortak sloganlar hep bir a¤›zdan hayk›r›ld›. Daha sonra kitle meydana girmeye çal›fl›rken yine polis ayn› pankarta müdahale etmeye çal›flt›. HÖP ün müdahalesi ve att›¤› slganlar ile tertip komitesindeki sendikac›lar›n birkaç›n›n muhalefetine ra¤men di¤erlerinin sahiplenmesi sonucu polise geri ad›m att›r›ld› ve meydana girildi. Yaklafl›k 2500 kiflinin kat›ld›¤› miting sloganlar ve halaylar eflli¤inde sona erdi.
ADANA Adana Emek Platformu'nun düzenlemifl oldu¤u 1May›s mitingine partiler, demokratik kitle örgütleri,devrimci bas›n ve ö¤renciler kat›ld›.Mimar Sinan Aç›k Hava Tiyatrosu' nun önünde sabah saatlerinde toplanan kitle saat 11'de yürüyüfle geçti.Hakl›y›z Kazanaca¤›z pankart› , k›rm›z› bayraklar› ve dövizleriyle alana gelen korteje arama noktas›nda polis sorun ç›kard›.K›rm›z› bayraklar›n as›l› oldu¤u sopalar›n "polise sald›r› olur" gerekçesiyle içeriye almad›lar.Bu nedenle polisle tart›flmalar oldu.Tertip Komitesine bayraklar verilerek içeriye girildi.Mitingte s›ks›k tecrit karfl›t› sloganlar at›ld›.Hakl›y›z Kazanaca¤›z pankart›n›n arkas›nda yaklafl›k 250 kifli yürüdü.Yürüyüfl s›ras›nda kortejde
aranma yap›lmadan giren kifliler oldu¤u gerekçesiyle polis bir arkadafl›m›z› yeniden aramak istedi.Ancak buna izin verilmedi.Polisin bu tutumunu protesto amaçl› oturma eylemi yap›ld›.Bu s›rada "Bask›lar bizi y›ld›ramaz ,†nsanl›k onuru iflkenceyi yenecek" sloganlar› at›ld›.Daha sonra yeniden yürüyüfle geçen kitle alana girerken "Halk›z,Hakl›y›z Kazanaca¤›z,Titre Oligarfli PartiCephe Geliyor" sloganlar›n› atarak ve gerilla yürüyüflüyle alana girdi.Alanda ayr›ca Mahir Hüseyin Ulafl Kurtulufla Kadar Savafl, Umudun ad› DHKP-C,Yaflas›n Devrimci Halk Kurtulufl Cephesi sloganlar› at›ld›.Devrim flehitleri için yap›lan sayg› duruflundan sonra halaylar çekildi.Saat 14'de sona eren mitingte Mersin, Osmaniye ve Antepten gelenlerde yürüdü.
Yasakç›lar Alanlar›m›z› Kirletemez Ankara’daki mitingde bugüne kadar olmayanlar da vard›. ANAP, SP, AKP ve DYP bunlardan baz›lar›yd›. 1 May›s öncesi mitinge kat›lmak için DYP, AKP ve SP kendisi tertip komitesine baflvururken; DSP, MHP, CHP ve ANAP komite taraf›ndan davet edildiler. 1 May›s’› 1 May›s olmaktan ç›karmak için sendika bürokrasisi yetmedi, flimdi de 1 May›s alanlar›n› kirletmek için düzen partileri yard›ma ça¤r›l›yor. Bunlar›n tümü ony›llarca iktidarlar› döneminde 1 May›s gösterilerini yasaklayan, meydanlarda kan›m›z› ak›tan, coplayanlar de¤il mi? 1 May›s’›n mücadele günü oldu¤unu a¤z›na almamak için elinden gelen her fleyi yapan iflbirlikçi sendikac›lar›n gücü 1 May›s’›n kavgan›n sloganlar›n›n hayk›r›ld›¤› alanlar olmas›n› nas›l engelleyemediyse, yard›mc›lar› da alanlar›m›z› kirletemezler.
1 May›s Yasaklar› ve Yasa¤a Karfl› Direnifl 1 May›s’›n yasakland›¤› yerler de oldu. Newroz’daki “olgunluk” oligarfliye yeterli gelmemifl olacak ki, 1 May›s için izin verilmeyen yerlerden biri Diyarbak›r oldu. Emek platformunun yapmak istedi¤i bas›n aç›klamas›na ise polis sald›rd›. Dersim’deki yasa¤a karfl›n yap›lan bas›n aç›klamas› yasaklaman›n çare olmayaca¤›n› göstermek için olumlu bir ad›md›. Mersin ise Dersim’in tam tersi, yasaklayanlara cüret veren bir “sessizlik” içinde geçirdi 1 May›s’›. Newroz’da yasa¤a ra¤men soka¤a ç›kan Kürt milliyetçili¤i 1 May›s öncesi 1 May›s’a sahip ç›kma yönündeki tüm ça¤r›lar›na ra¤men, Mersin’de kitlesini alanlara ça¤›rmad›. Bunun yerine partiler ve sendikalar kendi binalar›nda “kutlad›lar”. Kuflkusuz oligarfli eme¤e, halka ait her fleyi yasaklamak ister, yasaklar. Devrimcilere, sola düflen ise, yasaklar› alanlara ç›karak geçersiz k›lmakt›r. Bugün ‹stanbul’da yüzbinler alanlara doluyorsa, 1 May›s Öncesi’nden
1 MAYIS'IN COfiKUSU GÜNLER ÖNCE AKTI MEYDANLARA... Hery›l haftalar öncesinden bafllar 1 May›s haz›rl›klar›. Ev ev sokak sokak dolafl›larak 1 May›s ça¤r›lar› ulaflt›r›l›r. Bildiriler, afifller, kufllamalar, piknikler, dinletiler yap›l›r. Bu y›l da yap›ld› bunlar. Haklar ve Özgürlükler Platformu 1 May›s öncesinde ‹stanbul’da bir piknik düzenledi. 28 Nisan Pazar günü yaklafl›k binbeflyüz kiflinin kat›ld›¤› bir piknik gerçeklefltirildi. Yafll›s›ndan gencine, kad›n›ndan çocu¤una herkesin kat›ld›¤› piknikte davul zurna hiç durmad›, insanlar coflkulu halaylar çektiler. Halaylar ayr› bir anlam kazand› ölüm orucu gazileriyle. Sanatç›lar›n, müzik gruplar›n›n eflli¤inde türküler söylendi.
80’li y›llar›n sonuna do¤ru h›zlanan ve her y›l artan alana ç›kma ›srar›n›n sayesindedir. Bunun için flehitler verilmifl, bedeller ödenmifltir. Bu bedellerle 1 May›s kazan›lm›fl, oligarfli mitinglere izin vermek zorunda kalm›flt›r. Oligarfliyi o noktaya getiren devrimcilerdir, devrimci hareketin bu konudaki özel çabas› ve ödedi¤i bedellerdir. Yasaklarla karfl› karfl›ya kalan her kesim, bu süreçten ve devrimci hareketin politikalar›ndan dersler ç›karmal›d›r. Grup Yorum ad›na önce sözü Hakan Alak ald› ve "Ölüm orucu gazilerinden ‹hsan Cibelik ile birlikte 7 y›l aradan sonra birlikte sahneye ç›kman›n heyecan›ndan güzelli¤inden birde bu duygulara 1 May›s’›n heyecan› eklenince dahada anlaml› oldu¤undan" söz etti. Ve sözü ‹hsan Cibelik'e b›rakt›. Cibelik konuflmas›nda "Bugün yüre¤imizin bir parças› hastanelerde, bir parças› Filistin’de direnen halk›n yan›nda, bir k›sm› burada hep birlikteyiz . Hepimiz bugün buraday›z herfleyimizle... Hastanedekiler ayn› duygularla direniyorlar, bizler burada ayn› duygularla birlikteyiz.. Ve yine ayn› duygularla 1 May›s alanlar›nda olaca¤›z ve bugün burada olan herkesi 1 May›s'ta da görmek istiyoruz" dedi. Ve sözü türkülere b›rakt›. Grup Yorumun söyledi¤i marfllar, türkülerle insanlar coflkulu halaylar kurdular. Halaylar, 1 May›s’ta fiiflli Abide-i Hürriyet’te k›z›l bayraklar›n alt›nda sürdürüldü.
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
15
1 9 8 4 1 9 9 6 2 0 0 0 . . . 2 0 0 2 16
MGK “cezaevleri sorunu”nu görüfltü
Direnifle çarpan “cezaevleri sorunu” Hücrelerde tecrit, ülkemizde zulüm ve adaletsizlik sürdükçe MGK, “cezaevlerini sorunu”nu görüflmeye devam edecektir. Zulmün oldu¤u yerde halklar›n direnme hakk›n› yokedebilecek hiçbir karar› yaflama geçiremezler... Direnifl 550’li günleri çoktan geride b›rakm›flken, MGK’n›n Nisan sonundaki toplant›s›n›n gündemlerinden biri yine “cezaevleri sorunu” ve direniflti. Yani MGK, 19 Aral›k’da büyük bir katliamla, hücrelerde aylard›r uygulad›¤› tecritle, hastaneleri iflkencehaneye çevirerek çözemedi¤i “sorunu” tart›flt› bir kez daha. Peki ne sonuç ç›kt›? Ne diyor MGK? “MGK sonuç bildirisine” bak›l›rsa bir fley demiyor. “Son durum hakk›nda Adalet Bakan› bilgi verdi” demekle yetiniyor sadece. Gerçek elbette bu kadar de¤ildir. Cezaevleri hakk›nda bugüne kadar al›nan bir çok kararda oldu¤u gibi, bunda da toplant›n›n kamuoyuna aç›klanmayan bölümünde diyor ne diyorsa. Aç›k olan, zulme devam, katliama devam diyor özet olarak. Direniflin kararl›l›¤› aç›s›ndan MGK’n›n zulme devam demesinin hiçbir anlam› yoktur. Tüm dünyan›n hayranl›kla izledi¤i direnifl tarihte efli benzeri olmayan açl›k ve zulüm günlerini geride b›rakarak sürüyor. Faflist iktidar istedi¤i kararlar› alabilir, ama kararlar› uygulayabilme iradesini bafltan kaybetmifltir. Direniflin iradesi, zulmü kararlar›n› uygulayamaz hale getirmifltir. Güçlü silahlarla katliamlar yapabilir, yak›p y›kabilirler, ama kararlar›n› uygulam›fl olmazlar.
direnme savafl› sürüyor 564. gün
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
Kararlar›n›n özü dirinifli bitirmekse, bitiremiyorlar. Türkiye topraklar›ndan devrimcili¤i, devrimci mücadeleyi söküp atmaksa, baflaram›yorlar. ‹flte 1 May›s’da dalgalanan k›z›l bayraklar›m›z bunun ifadesidir. Devrimcilerin beyinlerini teslim almaksa, alam›yorlar. ‹dealleri, düflünceleri için ölüme yürüme kararl›l›¤›m›z bunun ifadesidir.
Hapishaneler Her Zaman MGK Gündeminde Oldu MGK hapishaneleri yeni gündemine alm›fl de¤il. Y›llard›r neredeyse her MGK toplant›s›n›n de¤iflmeyen gündemidir hapishaneler. Demirel’in ifadesiyle “30 kez MGK’da görüflülen cezaevleri sorunu” hiçbir zaman MGK’n›n gündeminden düflmedi. “Cezaevleri sorunu”; halk›n zulme ve sömürüye karfl› mücadelesi sorunu demektir. Bu sorunu çözmenin de bir tek anlam› vard›r, halk›n direniflini k›rmak, örgütlenmelerini yoketmek, umudunu yoketmektir. Çünkü cezaevleri hiçbir zaman, devrimcilerin mücadelenin belli bir aflamas›nda y›llar›n› geçirdi¤i yerler olmad›, tam tersi mücadelenin de alanlar›ndan biri haline geldi. Gün oldu, halk›n yaflad›¤› bir ac›ya, katliama cezaevlerinden ses verildi, gün oldu cezaevlerindeki direnifl d›flar›da onbinleri harekete geçiren bir iflleve büründü. Yani oligarfli aç›s›ndan hep “sorun”du cezaevleri. “Cezaevleri sorunu” diye ifade ettikleri, devrimcilerin direnifli oldukça ne IMF kararlar›n› rahatça uy-
gulayabilirler, ne Amerikan iflbirlikçiliklerini meflrulaflt›rabilirler, ne de halk›n direnme dinamiklerini yokedebilirlerdi. Bu nedenle 19 Aral›k’ta erken zafer naralar› atanlar›n bafl›nda olan Ecevit’in yeniy›l mesaj›n›n oda¤›na, “cezaevleri sorununun çözülmesi gelece¤e umutla bakmam›za etken oluyor” sözü oturmufltu. “Umutla bakt›klar› geleceklerinin” IMF ile imzalanan pervas›z sat›fl anlaflmalar› oldu¤u, topraklar›m›z› kar›fl kar›fl emperyalist tekellere sat›fl oldu¤u, Amerika’ya uflakl›¤›n Cumhuriyet tarihindeki en üst noktaya ulaflmak oldu¤u, milyonlarla ifade edilen emekçinin iflinden at›lmas› oldu¤u... Yani daha fazla sömürü, daha fazla zulüm demek oldu¤u çok geçmeden anlafl›ld›. Hapishanelere iliflkin tüm kararlar bugüne kadar MGK’da al›nd› ve uyguland›. Ulucanlar katliam›n›n hemen ard›ndan Demirel’in baflkanl›¤›nda 30 Eylül 1999’da yap›lan MGK toplant›s›n›n sonuç bildirisi, katliama sahip ç›kan ve yeni katliam kararlar›n›n al›naca¤›n›n iflaretini veren
bölümünde flöyle deniyordu; “Cezaevlerinde devlet ve kanun hakimiyetinin tam anlam›yla sa¤lanmas› için gerekli idari ve yasal tedbirlerin vakit geçirilmeksizin al›nmas› gerekti¤i üzerinde duruldu”. Nitekim, bu toplant›n›n ard›ndan 19 Aral›k karar›n›n al›nd›¤› MGK toplant›s›na kadar geçen sürede tek tek sald›r›lar›n d›fl›nda Burdur’da kol kopar›ld›, Bergama hapishanesi yerlebir edildi. 19 Aral›k’›n karar› da orada al›nd›. 19 Aral›k katliam›yla direnifli MGK gündeminden de ç›karmay› hedeflediler. Ç›karamad›lar. fiimdi yine gündemde. 564 gündür süren direniflle gündemde, uygulanamayan ›slah program›yla gündemde... Hücrelerde tecrit, bask›, iflkence sürdükçe, Türkiye’yi iflbirlikçi iktidarlar yönettikçe de MGK gündemine gelmeye devam edecektir. Çünkü, zulüm oldukça, halk›m›z aç b›rak›ld›kça biz direnmeye, mücadeleye devam edece¤iz.
Ç‹ZG‹YLE
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
17
Direndik...Öldük...Ço¤ald›k... ALANLARDA DALGALANAN KIZIL BAYRAKLAR OLDUK Onlarca ölüm orucu direniflçisini bu k›z›l bayraklarla u¤urlad›k son yolculuklar›na. Onlarcas› topra¤a bu k›z›l bayraklara sar›larak gömüldü. 19 Aral›k’da zulmün karfl›s›nda canlar›n› barikat yaparken, halk› ve yoldafllar› için bedenlerini tutufltururken k›z›l bantlar›yla yürüdüler faflizmin kurflunlar›na karfl›. K›z›l bantlar› dalga dalga bayrak oldu ‹stanbul’un yoksul gecekondular›nda dalgaland›; gecekondulara s›¤mad› 1 May›s meydanlar›nda binlerce olup “iflte yine onlar” dedirttiler dosta düflmana. Kahramanlar›n ölmeyece¤i 1 May›s alan›nda dalgalanan k›z›l bayraklarla bir kez daha duyuruldu dünyaya. O k›z›l bayraklar renklerini devrim u¤runa düflenlerin, halk için direnenlerin kan›ndan ald›. K›z›l bayraklar›m›z, özgürlük düflümüzün, ba¤›ms›z ülke idealimizin simgesidir. Düfllerimiz, ideallerimiz kahraman flehitlerimizle büyüdü. Onlarla büyüttük umudu. fiehitlerimizin miras›n› alanlarda dalgaland›r›yoruz flimdi. Ve tarih önünde, halk›m›z nezdinde, dünya halklar›n›n karfl›s›nda söz veriyoruz ki; Ülkemizin tüm alanlar›, kentlerimiz, köylerimiz, da¤lar›m›z k›z›la kesene kadar emperyalizme ve faflizme karfl› direniflimizi sürdürece¤iz. Zulüm, önünde diz çökmüfl bir halk bulamayacak. Ve ilan ediyoruz ki; sözümüzü yerine getirece¤iz. Çocuklar›m›z, olmazsa onlar›n çocuklar›, yoksa onlar›n da çocuklar› k›z›l bayraklar›m›z› özgür ve ba¤›ms›z Türkiye’nin en görkemli alan›na dikecektir. 18
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
Katillerin “Terör Listesi” Demagojisi Aylard›r bir kampanya yüanlatt›. Yalan ve demagoji gerçe¤in karrütülüyor. Avrupa Birli¤i taraTürkiye Cumhuriyeti’nin tarif›ndan haz›rlanan “terör örgüt- fl›s›nda güçsüzdür. Tüm dünya kim te- hi boyunca halka yönelik bütün leri listesine” Türkiye’den rörist, kim katlediyor, kim yalan söylü- katliamlardan, her türlü ekmek DHKP-C ve PKK’nin al›nmas› ve adalet aray›fl›n›n, hak ve öziçin oligarfli tüm kurumlar›n› yor görüyor ve biliyor. gürlük talebinin kanla, k›y›mla, seferber etti bu kampanyada. Tarihi, katliam, cinayet, provokas- katliamla bast›r›lmas›ndan so‹lgili ilgisiz tüm bakanl›klar›yla, rumlu olan; her katliam›n, cinabas›n›yla, bürokratlar›yla, ya- yonlarla dolu, Susurluk’un örgütleyicisi, yetin, iflkencenin, köy boflaltmalanlar› ve demagojileriyle süren halka karfl› ifllenen tüm suçlar›n planla- n›n, diri diri yakman›n, tecavüzbir kampanya her gün TV’lerlerin, cuntalar›n alt›nda imzas› y›c›s› Genelkurmay “terör” demagojisi olan; den izlettirildi. Özellikle listenin yenilenme- yapamaz. Terör; Genelkurmay’›n tarihiSusurluk’u bizzat örgütlesi toplant›lar›n›n oldu¤u geçtiyen, yöneten ve göstermelik ne bak›larak tarif edilebilir. ¤imiz hafta içinde kampanya olsa dahi Susurluk iliflkileri dedaha da yo¤unlaflt›. Suçluluk teflifre olmufl bir tek generalinin lafl› içindeki oligarfli binbir türlü yalanla süsledi¤i, katliamc›dahi yarg›lanmas›na “ne hukuku, ne meclis araflt›rma l›¤›n› gizlemek için kontrgerilla merkezinde haz›rlanan hakomisyonu” diyerek izin vermeyen; berleri bas›nda yay›nlatt›. IMF iktidarlar›n› destekleyerek yoksulluk, açl›k ve her "Terör Brüksel’de bayrak açt›... Bayrak da çektiler... Tetürlü zulmün yarat›lmas›ndan birinci dereceden sorumlu röristlere diplomat statüsü... Terör bayrak açt›... Teröristleolanlar konufluyor. re Belçika ‘k›ya¤›’..." bu haberlerin bafll›klar›ndan sadece bir Tarihi boyunca katletmekten baflka hiçbir fley bilmeyen, kaç›. onbinlerin kan› üzerinde ihalelerden, OYAK Holdinglerden Habere “konu” olan Devrimci Halk Kurtulufl Cephesi Entrilyonlar kazanan, “kutsal görev” diyerek binlerce genci formasyon bürosu adeta bu haberlerden bir kaç gün önce kendi pis ç›karlar› için öldüren, Amerika’ya dolar karfl›l›¤› aç›lm›fl, ya da habercilerin tümünün birden o gün haberi olkendi askerini kiralayan Türkiye’nin en büyük katliam çetemufl gibi, y›llard›r birçok ülkede oldu¤u gibi Belçika’da da sinin bafl› konufluyor. mevcut yasalar›na göre faaliyet gösteren yasal bir büronun Genelkurmay ve Genelkurmay destekli iktidar bu suçlaresimleri yay›nland›. r›n› gizlemek için Amerika’n›n tüm dünya halklar›n›n direniflKampanyaya son olarak, kampanyan›n örgütleyicisi Geleri karfl›s›ndaki “terör” demagojisini yineliyor. nelkurmay da kat›ld›. Anadolu topraklar› e¤er bir terörist tan›m›flsa, bu, halk›n Genelkurmay Baflkan› K›vr›ko¤lu 29 Nisan’da CNN s›rt›ndan zulmü hiçbir zaman eksiltmeyen Genelkurmay ve Türk’ün sorular›n› cevaplad›¤› programda; “baz› Avruonun yönetti¤i, destekledi¤i iktidarlardan baflkas› de¤ildir. pa ülkeleri PKK ve DHKP-C gibi terör örgütlerine karOny›llard›r ülkeyi MGK arac›l›¤›yla Genelkurmay’›n yönetti¤ifl›, tüm taleplerimize ra¤men hiçbir önlem almam›flt›r. ni, ordu’nun entrikalarla, tehditle, flantajla, bask›yla, gerekÖzdemir Sabanc›’n›n katili alen Türkiye’ye iade edilmeti¤inde tanklar›n› yürüterek siyaseti nas›l yönlendirdi¤ini, olmifltir.” dedi. Yalan bununla da bitmedi, “350’nin üzemad›¤›nda nas›l cuntalar yapt›¤›n› dünya üzerinde bilmeyen, rinde öldürme eylemi yapan DHKP’nin korundu¤unu” duymayan hiçkimse kalmam›flt›r. söyledi ve bunun anlam›n›n da “Avrupa’n›n Türkiye’ye Genelkurmay flimdi bu suçluluk içinde, gerçekleri dünyabu konuda ne kadar samimiyetsiz bakt›klar›n›n” kan›t› ya duyuranlara “terör... Örgüt... DHKP-C... cinayet...” deoldu¤unu söyledi. magojisi ile katliamc›l›¤›n› gizlemek istiyor.
Onbinlerin Kan› Üzerinde Oturanlar›n Suçluluk Telafl› Genelkurmay Baflkan›’n›n aç›klamas›na karfl› bir aç›klama yapan Devrimci Halk Kurtulufl Cephesi, Genelkurmay’›n Türkiye’de neyi temsil etti¤ini, kanl› tarihini
Gizleyemez! Daha iki y›l önce 19 Aral›k’ta elleri kollar› ba¤l›, dört duvar aras›na kapat›lm›fl onlarca tutsa¤› nas›l katlettiklerinin, 6 kad›n› nas›l kahkahalar aras›nda diri diri yakt›klar›n›n kan›tlar›n›, belgelerini devrimciler tüm dünyaya aç›klad›lar. “Diri diri yakt›lar”... katliamc›l›klar›n›n en çarp›c› kan›t› olarak
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
19
dünyaya yay›ld›. Genelkurmay terörist ar›yorsa 19 Aral›k’ta çekti¤i görüntülerin tümünü yay›nlas›n, kim terörist görülecektir. Ve Genelkurmay’›n maskeli ölüm timleri diri diri yakman›n onay›n› Amerika ve Avrupa’dan ald›lar. Onlar›n deste¤iyle tüm hapishaneleri yerlebir ettiler, yakt›lar y›kt›lar. Tank ihalesinde milyon dolarlar› verdikleri, Ortado¤u halklar›na karfl› ittifak kurduklar› ‹srail’in fiaron’un y›k›mlar›n› aratmad›lar.
‹flbirlikçilerin Ba¤›ms›zl›k ‹steyenlere Düflmanl›¤› Genelkurmay’›n devrimci düflmanl›¤›n›n temel nedenlerinden biridir ba¤›ms›zl›k için verilen kavga. Evet, Amerikan emperyalizminin sömürgesi olmaya karfl› savafl›yor devrimciler. Ve bu savaflta devrimcilerin karfl›s›nda Amerika ad›na Genelkurmay ve onun iktidarlar› vard›r. Genelkurmay iktidar gücünün azalmas›ndan korkuyor. Varl›klar›n›, iktidardaki güçlerini Amerika’ya borçludur. Amerika’dan gelecek talimatlar› yerine getirmeye haz›rd›rlar. Türkiye’nin ba¤›ms›zl›¤›n›n önündeki en büyük engel genelkurmayd›r. Amerika’n›n, IMF’nin kredileriyle ayakta duran, Amerika için halk›m›z açken silahlanmaya milyonlarca dolar ak›tanlar elbette devrimcileri önünde en büyük engel göreceklerdir. “Terör” demagojileri bundand›r. “Terör... 350 cinayet..." demagojileri yapan K›vr›ko¤lu; Ony›llard›r iktidar› yöneten, cuntalar yapan, dara¤açlar› kuran, provokasyonlar, infaz ve katliamlar yapan, islamc›lar›, faflist MHP, Hizbullah gibilerini kullanan, da¤larda Kur-an’dan ayetlerle komünistlere karfl› cihat bildirileri da¤›tan, tarikatlardan mafyaya kadar her türlü yasad›fl› oluflumla iflbirli¤i yapan Genelkurmay’›n bafl›d›r. Ony›llard›r bütün bunlar, devrimcileri yoketmek için, Amerika ve iflbirlikçilerinin düzeni sürsün diye yap›ld›. Katletmekten, iflbirlikçilikten ve suçlar› gizle-
20
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
mek için ilkel-kaba bir yalanc›l›ktan baflka hiçbir yetenekleri olmayan generaller katliamlar›n›n ve iflbirlikçiliklerinin karfl›l›¤›nda banka yönetimlerine, holdinglerin yönetimlerine getirildi, OYAK’›n nimetleri ayaklar› alt›na serildi, ödüllendirildiler. ‹flbirlikçilikte ve katliamc›l›kta yolald›kça, generallerin “terör” demagojileri de ona paralel olarak artt›. ‹flte bu generaller halk›m›z›n yoksullu¤u açl›¤› pahas›na Amerika ile iflbirli¤i yap›yor, kendi askerini sat›yor ve terör demagojisi yap›yor. ‹flte bu generaller Amerika’dan ba¤›ms›z tek bir ad›m atam›yor, ama “millilik”, “ulusall›k” laflar› dillerinden düflmüyor. ‹flte bu generaller Türkiye topraklar›n› kana buluyor ama devrimcilere terörist diyor.
Genelkurmay Katletme Özgürlü¤ü ‹stiyor Genelkurmay muhaliflerini yoketmek için, Bush’un “ya benden yanas›n›z ya da terörden” diyerek izledi¤i politikay› izliyor. Genelkurmay›n bu niteli¤i görülmeden “terör” demagojileri alt›ndaki gerçek görülemez. Genelkurmay s›n›rs›z katletme özgürlü¤ü istiyor. Avrupa’ya dönüp, biz katlediyoruz, siz destekleyin, siz de yasaklay›n, Fehriye’yi bize verin asal›m, flunu verin iflkence yapal›m, bunu verin komplo kurup katledelim diyorlar. Bugüne kadar Genelkurmay’›n hiçbir konuflmas›nda, hiçbir aç›klamas›nda hak ve özgürlüklerden sözedildi¤ini, demokrasi, adalet dediklerini duydunuz mu? Duyamazs›n›z! Onlar konufltuklar›nda ya oligarfli içi it dalafl›nda birilerini tehdidle susturmak istiyorlard›r, ya da bir katliam›, bir zulmü savunuyorlard›r. Yine onlar›n dilinde halk›n açl›¤›, yoksullu¤u yoktur; çünkü onlar biz açken tank ihalesi yaparlar, dünyan›n lanetledi¤i fiaron’a trilyonlar ak›t›rlar. Halk›n ç›karlar›n› savunduklar› hiç olmam›flt›r; halk›n ç›karlar› söz konusu oldu¤unda ya cunta yaparlar, ya da muht›ralar verir as›p kesmekten sözederler.
Tüm Muhalifler Yokolsun, Ben Yöneteyim! Genelkurmay›n yalan ve demagojileri bunun için.
Amerika, “Afganistan operasyonumuzu elifltirdi” diye ülkeleri, örgütleri “terörist” ilan eder; Genelkurmay hiçkimse düflüncesini aç›klamas›n ister. Amerika, tüm antiAmerikanc›lar›n yokedilmesi için bombalar ya¤d›r›r, tüm dünyada ben iktidar olaca¤›m der; Genelkurmay devrimciler yokolsun, muhalifler sussun ömür boyu ben yöneteyim ister. Nas›l ki, Amerika adaletsiz ve aç b›rakt›¤› dünya halklar›n›n isyan›ndan korkuyor ve bu korkunun dengesizli¤i içinde katletmekten baflka hiçbir fley yapam›yorsa; Genelkurmay da açl›¤a mahkum etti¤i halk›m›z›n bir gün isyan edece¤i korkusuyla iktidar›n› kaybetmemek için katletmekten, bask›dan baflka hiçbir fley bilmiyor. Devrimcilerden korkusunun, yoketme iste¤inin nedeni de budur. Muhalifleri yoketme, susturma politikas› sadece devrimcilere karfl› da de¤ildir. ‹ktidar›n› flu ya da bu flekilde tehdid edebilece¤ini düflündü¤ü burjuva muhalefete yapt›klar›na bak›n, Genelkurmay gerçe¤ini görürsünüz. Genelkurmay’›n yönetti¤i Türkiye’de hiçbir düflünce ve muhalefet özgürlü¤ü yoktur, demokratik hak arama yöntemi yoktur.
Ba¤›ms›zl›k ve Demokrasi Mücadelesi Yasaklanamaz! Hiç kimsenin Avrupa ya da Amerika’ya liste haz›rlama yetkisi vermedi¤i bir yana, Genelkurmay’›n iste¤ine boyun e¤menin bir tek anlam› vard›r; Türkiye’de demokrasi, eflitlik, özgürlük mücadelesi olmas›n demektir. Genelkurmay›n Türkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca yapt›¤› katliamlara, iflkenceye, zulme onay vermektir. Demokrasiyi adaleti yok saymakt›r. Hak ve özgürlükler mücadelesini yok saymakt›r. Kim demokrat, kim demokrasiden yana, kim faflizmin
Avrupa’dan Disipline Edilmeyi Bekleyen Onursuzluk Devrimcileri Avrupa’n›n korudu¤u yalan›n› söyleyen genelkurmay her f›rsatta AB’ye karfl› olmad›¤›n› söyleyip durur. ‹flte bu konuflmalardan birini de 23 Nisan resepsiyonunda yapt›. Genelkurmay Baflkan›, “Avrupa, Türkiye'ye çok fley kazand›r›r. Türk insan› ve bürokrasisi disipline olur” dedi. (24 Nisan Cumhuriyet) Bak›n, AB’yi savunan ötekiler gibi, AB konusunda dahi “demokrasi, hukuk, insan haklar› vs” demiyor. Türk insan›n› emperyalistlerin disipline edece¤ini görüyor. Herhalde K›vr›ko¤lu Avrupa’y› büyük bir k›flla olarak düflünüyor, o k›flla içinde halk›m›z› da disipline etmeyi hayal ediyor. Bürokrasiyi disipline etmekle neyi kastetti¤i belki anlafl›labilir, ama halk› disipline etmekten ne anlamak gerekir, bu meçhuldür. Hüseyin K›vr›ko¤lu konuflmas›n›n bu bölümünü önceden
destekçisi... “terör listesi” bir anlamda bunun da ifadesidir. Türkiye’deki katliamlar› yok sayarak, bu zulüm düzenine karfl› mücadeleye "terör" demek iki yüzlülükten baflka bir fley de¤ildir. Türkiye oligarflisinin iktidar›na "teröre devam edin, hak ve özgürlüklerin yok edilmesine devam edin" demektir; hak ve özgürlükler önemli de¤il, önemli olan Amerikan imparatorlu¤unu kurmak demektir. Devrimciler ba¤›ms›z, demokratik bir ülke mücadelesi veriyor, halk›n hak ve özgürlüklerini savunuyor. Faflizme karfl› hakl› meflru bir mücadeleyi sürdürüyor. Genelkurmay neyin mücadelesini sürdürüyor, ortadad›r. Onlar, iktidarlar› ile birlikte her türlü sömürü ve zulmün uygulay›c›s›d›r. ‹ki mücadele, kimin hakl› ve halk›n ç›karlar›n› temsil etti¤ini özetliyor. haz›rlamam›fl, ani bir soru ile karfl›laflm›fl olacak ki, laflar› bir araya getiremiyor. Buna ra¤men tüm kafa yap›s› ortaya ç›k›yor. Kafa yap›s›n› gösteren bir baflka ifadeyi de hemen bu cümleden sonra söylüyor; “AB'ye girildi¤inde pek çok serbestlik olacak. Bunlar demokrasiyi ve insan haklar›n› ihlal etmeyecek flekilde olmal›d›r.” Serbestlik olacak, ama demokrasiyi, insan haklar›n› ihlal etmeyecek; demek ki, genelkurmay›n demokrasi ve insan haklar›ndan anlad›¤› özgürlüklerle tehdid edilen bir fley. Türkiye halk›n›n Avrupa taraf›ndan “disipline edilmesine” ihtiyac› yoktur; bu onursuzluk herhangi bir emperyalist gücün denetimine, disiplinine ihtiyaç duyanlara aittir. Tarihleri boyunca e¤itimlerini, yönetmeliklerini Amerika’dan ithal eden, kendi subaylar›n› Amerikan çavufllar› önünde hazrolda beklettiren, ABD’nin övgüsünü dünyan›n en büyük nimeti sayan genelkurmay için onurun çok fazla bir önemi olmayabilir. Ama devrimciler Türkiye halk›n›n onurunu ayaklar alt›na ald›rmayacakt›r. Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
21
Bay›nd›rl›k Bakan›: “Deprem konutlar› DHKP-C ve PKK sempatizlanlar›n›n eline geçti”...
“Terör” Demagojisiyle Gizlenen Halk Düflmanl›¤› “Terör” demagojisinin oldu¤u her yerde devletin pis ç›karlar› var demektir. Demagoji flimdi depremzedeleri soka¤a atman›n arac› olarak kullan›l›yor. Bay›nd›rl›k Bakan› MHP’li Abdulkadir Akçan’›n, depremzedeler için yap›lan prefabriklerin DHKP-C ve PKK sempatizanlar›n›n eline geçti¤ini, hatta baz›lar›n›n da örgüte destek verdiklerini söyledi¤i Bakanlar Kurulu’nda karar al›nd›: tüm prefabrikler hemen boflalt›lacak. ‹çiflleri Bakan› Rüfltü Kaz›m Yücelen de Akçan’›n aç›klamalar› sonras› senaryonun “polisiye” bölümünü tamamlad›; “Bakan’›n elinde çok ciddi bilgiler var ki, konuyu Bakanlar Kurulu’na getirme gere¤i duydu. Biz soruflturma bafllatt›k...” dedi. Yani depremzedeler soka¤a at›lacak. Tüm yalanlar bunun için. “Terör”; oligarflinin katliamlar›ndan, iflkencelerine, halk›n örgütlenmesini engellemeden hak arama eylemlerine sald›r›lara, iktidar›n zulüm ve adaletsizli¤ini gizlemeye hizmet eden bir demagoji. fiimdi s›ra depremzedelerde. Gerçi onlar daha yaralar›ndan kan akarken devletin valisi taraf›ndan “terörist” diye tokatlanm›fllard›. “Herkes yerleflmifl, Çingeneler bile...” diye halk› afla¤›layan Faflist Bakan Abdulkadir Akçan, bas›n›n sorular› üzerine “böyle bir söylenti kula¤›m›za geldi” dedi. ‹çiflleri Bakan› bu “söylenti” üzerine soruflturma bafllat›yor. Bakanlar Kurulu bu “söylenti” üzerine prefabriklerin derhal boflalt›lmas› karar› al›yor. Bu nas›l söylenti? Bu nas›l devlet ciddiyeti? Yoktur bunlar›n hiçbiri. Herkesi aptal yerine koyan, ç›karlar›n›n oldu¤u her yerde “terör... örgüt...” diye demagoji yapan bir devletten elbette ciddiyet beklenemez. fiimdi geriye dönüp düflünün; devletin “terör” dedi¤i her olay›n alt›nda pis ç›karlar› vard›r. Bugün iki laflar›ndan biri haline gelen “terör” yalanlar›na yeniden dönüp bak›n; tümü halka düflmanl›klar›n›n ifadesidir. Depremzedeleri soka¤a atmak için bile “terör” yalan›ndan medet ummak, yalanc›l›¤›n da ötesinde alçakl›¤›n ifadesidir. Cephe enformasyon bürosunda yap›lan aç›klamada belirtildi¤i gibi, “bu haber tamamen yaland›r. Halk› konutsuz, aç ve susuz b›rakanlar bu tür demagojilerle yavuz h›rs›z rolü-
22
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
nü oynamakta, h›rs›zl›klar›na, zulümlerine k›l›f bulmaya çal›flmaktad›rlar.” Kald› ki, diyelim depremzedelerden bir k›sm› devrimcilere sempati duysun, hatta flu ya da bu devrimci örgütü destekliyor
olsun; onun konut hakk›, bar›nma hakk› olmayacak m›? Faflist kafa tam da bunu söylüyor. Bu kafan›n fiaron’dan hiçbir fark› yoktur. fiaron tüm Filistinlilerin evlerini, ya “terörist, teröristin ailesi” ya da “teröre destek veriyor” diye bafllar›na y›k›yor, çoluk çocuk katlediyor; faflistler de soka¤a atman›n meflrulu¤unu savunuyor. F›rsat›n› bulsa onun da ayn› katliamlar› yapaca¤›ndan kimsenin kuflkusu olmas›n.
Katlettiler, Süründürdüler Soka¤a At›yorlar 17 A¤ustos’tan bu yana depremzede halk›m›za reva görmedikleri zulüm, ac› kalmad›. Depremde 40 bin insan›m›z›n katledilmesinden birinci dereceden sorumluluklar› bir yana, aylarca “Deprem konutlar› yapaca¤›z, kimse aç›kta kalmayacak” dedi, k›fl›n so¤u¤unda halk çad›rlarda katalitik tüpünün tehdidinde yaflad›, kimi yand› kavruldu. Deprem konutlar›ndan yükselen yolsuzluk kokular› dörtbir yan› sard›¤›nda halk›m›z prefabriklerde kalmalar›n›n karfl›l›¤›nda kira vermeye, elektrik, su paras› vermeye zorland›. ‹flini, ekme¤ini kaybetmifl insanlardan bunu istemenin bir tek anlam› vard›; “aç kal›n, ölün beni ilgilendirmez” diyordu devlet. Depremzedeler örgütlenmeye bir araya gelmeye, hak aramaya bafllad›klar›nda ise 17 A¤ustos’ta ortada olmayanlar polislerini diktiler karfl›lar›na, coplatt›lar. fiimdi alçakça “terör” demagojisiyle depremzedeleri soka¤a atmak istiyorlar. “Terör” yalan›n›n nas›l bir pervas›zl›k içinde kullan›ld›¤›n›n son örne¤i olmayacakt›r. ‹ktidarlar zulümlerin, yaratt›klar› açl›¤›, iflbirlikçiliklerini “terör” demagojisinin alt›nda gizlemek için ayn› demagojiyi sürdüreceklerdir.
Susurlukçular›n ‹ktidar›ndan Susurluk’un Katillerine Özgürlük! Cumhurbaflkan› Sezer’in veto etti¤i ve Anayasa mahkemesinden dönen, kamuoyunda “Af yasas›” olarak bilinen yasan›n tart›flmalar› sürüyor. Bafltan sona “suç” üreten bir düzenin af aldatmacalar› bir yana, flimdi Haluk K›rc› ve A¤ca’n›n nas›l kurtar›laca¤› gündemde. Bu, af tart›flmalar›n›n gündeme geldi¤i andan itibaren MHP’nin temel hedeflerinden biriydi. Sadece MHP’nin de¤il, Susurluk düzeninin hedeflerindendi katilleri kurtarmak. Susurlukçular›n iktidar› flimdi, Susurlukun tescilli katillerine özgürlük veriyor. MHP’nin savundu¤u hiçbir fley genelkurmaydan ba¤›ms›z de¤ildir. Siyasetten ekonomiye her alanda genelkurmay›n sözcüsü durumundad›r MHP. Bu konuda da farkl› de¤ildir.
Tescilli Susurlukçulara Özgürlük Haluk K›rc›, göstermelik aç›lan Susurluk davas›nda da yarg›lanan bir katil. Susurluk’un tetikçilerinden biri. Abdullah Çatl› ve öteki ölüm mangas› elemanlar› ile birlikte yüzlerce insan›n katledilmesinden, kaybedilmesinden sorumlu olanlardan biri. K›rc›lara, A¤calara verilen özgürlük Susurluk’a verilen özgürlük demektir. Katliam emirlerini katillere tetikçilik görevini verenler, katillere özgürlük verenlerdir. Dün binlerce insan›m›z› bu tetikçilere katlettirdiler, flimdi onlar› yeniden soka¤a sal›yorlar.
Katiller Partisi MHP, Katliam› Savunuyor MHP’li Adalet Komisyonu Üyesi Orhan B›çakç›o¤lu, Haluk K›rc› ve ‹sa Arma¤an’›n eylemlerini sonuna kadar sahiplendi¤ini söyledi.
“Sahiplenmekse, K›rc›’y› 12 Eylül öncesi yapt›¤› eylemlerden ötürü sonuna kadar savunuyorum... Arma¤an ve K›rc›’n›n da, yapt›klar› eylemlerin de savunucusuyum” (30 Nisan, Hürriyet) Sahiplendi¤i kiflilere ve eylemlerine bak›n; K›rc›, 7 genç insan›n iflkenceyle, iple bo¤ularak, kurflunlanarak katledildi¤i “Bahçelievler katilam›n›” gerçeklefltirdi. ‹sa Arma¤an Balgat katliam›n› gerçeklefltiren faflistti.
Konumuz K›rc›, Arma¤an de¤il. Bu adam; Orhan B›çakç›o¤lu. ‹flte bu adam MHP taraf›ndan milletvekili yap›l›yor. Yetmiyor, tescilli iflkenceci polis fleflerini bakan dan›flman› yapan MHP, bu adam› da adeta alay edercesine TBMM Adalet Komisyonu’na üye yap›yor. Katliamc› Adalet Bakan› ile büyük bir uyum içinde olacaklar› kesin. Katilleri resmen savunan bir kafa, hangi adaleti temsil edebilir? Halk›n adalet iste¤ini karfl›layacak hangi yasan›n ç›kar›lmas›n› ister? Tek istediklerinin faflist katillerin cinayetlerine devam etmesi ve göstermelik dahi olsa hiç yarg›lanmamas›d›r. Burjuva düzen partileri bu konuda üç afla¤› befl yukar› benzer düflünür. Soygun düzeninin faflist katillere ihtiyac› vard›r çünkü. Bu sözler, sadece B›çakç›o¤lu’nun “kiflisel” düflünceleri de de¤il, MHP’nin tümüne aittir. Bahçeli de hiç kuflku duyulmas›n, ayn› fleyleri düflünüyor. Onlarca katili milletvekili s›fat›yla meclise tafl›yan MHP’nin yönetiminden millitvekillerine kadar tümü faflist katliamlar›n ya gerçeklefltireni ve talimat vereni; de¤ilse de savunan›d›r. Onbinlerce insan›m›z› alçakça pusularda, kitlesel katliamlarda, Marafllarda, Çorumlarda katledenler iflte bunlard›r. “De¤iflti-de¤iflmedi” tart›flmas›n›n ne kadar anlams›z ve bofl bir tart›flma oldu¤u ortada de¤il mi? Susurluk iktidar› yeniden görev verdi¤inde yeniden sokaklar›m›z› kana bulayacaklar› yeterince aç›k de¤il mi? Üniversitelerde gençli¤e, gecekondularda halk›m›za polis korumas›nda sald›ran faflist çetelere kimlerin emir verdi¤i ortada de¤il mi? Halka yönelik hiçbir faflist sald›r› kendili¤inden ve s›radan de¤ildir; örgütlü ve merkezi sald›r›lard›r. Dün oldu¤u gibi bugün de faflist çeteleri örgütleyen, emirler veren MHP’dir. MHP’liler, genel merkezinden il yönetimlerine kadar her kademede iktidar olman›n nimetleriyle keselerini doldururken, cinayet flebekelerini, faflist çeteleri örgütlemeye devam ediyor. Baflbakan yard›mc›s›, Bakan, milletvekili vs. s›fatlar›na büründürülmeleri gerçe¤i örtbas edemiyor.
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
23
Dervifl Dünyada Y›l›n Bakan› Seçildi! IMF program›n› uygulamas› için IMF ve Dünya Bankas›’n›n Amerika’dan gönderdi¤i Kemal Dervifl, kapitalistlerin “The Banker” dergisi taraf›ndan “dünyada y›l›n ekonomi bakan›” seçildi. “Ödülünü” almas› için düzenlenen törene IMF’ciler kat›l›rken, “Dervifl’in yak›n arkadafl›” anonsuyla Dünya Bankas› Baflkan› uydu arac›l›¤›yla törende konufltu ve Dervifl’in IMF program›n› nas›l baflar›yla uygulad›¤›n› anlatt›.
Ödül Neyin Karfl›l›¤›? Halk›n durumu aç›s›ndan söze bile gerek yok; iflsizlerin say›s› her fleyi anlat›yor. Sistemin kendi ekonomik yap›s› aç›s›ndan da fliflirmelere ra¤men her seferinde daha fazla borç almaya mahkum bir ekonomi var. O zaman Dervifl’e bu “ödül” neden verildi? Sorunun cevab› Dervifl’in geliflinden bu yana IMF’ye verilenlerde, emperyalist tekeller için ç›kar›lan yasalardad›r. Kemal Dervifl’in ekonomi yöteminde IMF’ye verilen “niyet mektuplar›” ile; yüzbinlerce emekçi iflten at›ld›. Zamlar günlük yaflam›n parças› haline getirildi. Daha fazla ba¤›ml›l›k anlam›na gelen borçlanmalar›n karfl›l›¤›nda onlarca yasayla emperyalist tekellere cumhuriyet tarihinin en büyük ayr›cal›klar› tan›nd›. IMF istedi, Dervifl Amerika’dan konufltu; “flu yasay› ç›karmadan para yok” dedi, iktidar jet h›z›yla istenen yasalar› ç›kard›. Ülke topraklar› kelimenin tam anlam›yla tekellere peflkefl çekildi. Emperyalist tekellerin ç›karlar› için gerekti¤inde oligarfli kendi yasalar›n›, mahkeme kararlar›n› dahi hiçe sayd›. Tütünden, flekere, panzardan, tah›la... köylünün üretti¤i ne varsa üretemez hale getirildi, köylülük yokedilme aflamas›na getirildi. Onbinlerce esnaf kepenklerini kapatt›. Daha uzatabilece¤imiz daha fazla ba¤›ml›l›k, daha fazla halk›n yoksullaflmas›, topraklar›m›z›n sat›lmas› karfl›l›¤›nda ödüllendirildi Dervifl. Çünkü; Amerikan medyas›n›n söyledi¤i gibi; “IMF Türkiye’yi Amerika için sat›n ald›” ve bu sat›fl›n tahsildarlar›¤›n› yapan da Kemal Dervifl oldu. Yine bu süre içinde Kemal Dervifl’in dilinden “halk, sosyal refah, yoksullar...” gibi sözler eksik olmad›. Sat›fl› gizlemenin yalanlar›yd› bunlar. Kemal Dervifl ödülünü almadan önce yapt›¤› konuflmada, 25 yafllar›nda “üçüncü yolcu” oldu¤unu, art›k sermaye piyasas›na inand›¤›n› söyledi. Yani özet olarak sosyalist ekonomi ile kapitalizm aras›nda bir yolu savunuyormufl, ama bunun gerçekleflmesinin mümkün olmad›¤›n› anlay›p, 24
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
en iyisi tekellerin sistemi demifl. Zaten bütün dünya da piyasa ekonomisini kabul etmifl... (30 Nisan, Milliyet) Ne büyük bir ilerleme kaydetmifl! Elbette IMF temsilcisi olunca do¤al olarak kapitalist sistemi kutsayacak. Kutsad›¤› sistemin tek kelimeyle tüm dünyadaki karfl›l›¤›; 1.2 milyar aç insan... Bu rakam› yükseltmek için Türkiye’ye gönderildi Dervifl, görevini yerine getiriyor.
Açgözlülük Sabanc›’n›n Diline Vurdu! Sabanc› ifladamlar›n›n toplant›s›nda konufltu; “bir elimizde 200 milyar dolar borç var... Öbür elimizde ne var? Üçün biri var be...” Soymaktan, çalmaktan doymam›fl, daha fazla diyen bir açgözlülük konuflturuyor. Konufltukça çizmeye çal›flt›¤› Sabanc› görüntüsü gidiyor ve lümpen, serseri, açgözlü Sabanc› gelip oturuyor. Devlet bakan› Y›lmaz Karakoyunlu’nun; “O üçün biri içinde Sabanc› holding var” cevab› üzerine Sabanc› ‘üçün biri’ne aç›kl›k getirdi(!); “ben kendim için konuflmuyorum, Sabanc› camias› için konuflmuyorum. Ben fukara için, dar gelirlilerle alakal› konufluyorum.” Yalan; halk›n yoksullu¤u, açl›ktan ölmesi, iflsiz kalmas› Sabanc›lar› hiçbir zaman ilgilendirmedi. Sadece durumu kurtarmaya çal›fl›yor. fiu kadar iflçi çal›flt›r›yorum, bu kadar ailenin karn›n› doyuruyorum diye y›llarca halk› aldatmaya çal›flt›. Sanki onlar›n eme¤iyle dünyan›n say›l› zenginlerinden biri olan o de¤ilmifl gibi. Sözde iktidar› elefltiriyor, düzeni elefltiriyor havas›nda Sabanc›, bu düzen onlar›n çark› dönsün, onlar›n kasalar› dolsun diye kurulmad› m›; neden flikayet ediyor? O 200 milyor borç Sabanc›lara ve onun gibi tekellere aktar›lmad› m›; neden yak›n›yor?Gerçek Sabanc› “üçün biri” diyen Sabanc›d›r; tüm burjuvalar gibi doymak bilmez, halk›n s›rt›nda bir asalak gibi yaflayan Sabanc›d›r.
Bir Bebek Daha Açl›ktan Öldü! 6 Çocuk Sat›l›k! Görme özürlü Kadir Develi 6 çocu¤unu al›p Tokat’tan ç›k›p ‹stanbul’a gelmifl, parkta koyun koyuna yat›rd›¤› çocuklar›n› verecek birilerini ar›yor; “yüre¤im dayanmad›, sabah kalk›yorum baba ekmek yok mu diyorlar” sözlerine görmeyen gözlerinden akan yafllar efllik ederek “evlatl›k vermeye dahi raz›y›m” diyor. Ayn› gün Zonguldakl› yoksul bir anan›n, Ümmü Karademir’in 6 çocu¤undan en küçü¤ü, 1,5 ayl›k Damla bebe¤in ölüm ka¤›d›na yaz›ld›: “ölüm nedeni g›da yetmezli¤i”... Yani Damla bebek iskelete dönmüfl bedeninden Türkiye gerçe¤ini resmi belgelere yazd›; açl›ktan öldü! Ümmü Karademir çaresizlik içinde anlat›yor önüne uzanan mikrofona; “Dilendim, sa¤a sola baflvurdum kap›lardan kovdular beni. Yiyecek veremedim.” Ümmü Karademir, önce “devlet babad›r” diye, Valiye gitti¤ini anlat›yor ve ekliyor; “atlatt›lar, flu gün gel dediler, o zamana kadar öldü.” “Kap›lardan kovdular beni” hayk›r›fl›nda devletin halka verdi¤i de¤erin ne oldu¤u dilleniyor. Kendisi de beslenemedi¤i için sütü yetmeyen Ümmü Karademir, Devlet Hastanesi’ne götürüyor 1,5 yafl›ndaki bebe¤ini; tedavi ettirmek istiyor açl›¤›n eritti¤i minik bedenini. Vali gibi, oras› da “devlet kurumu” oldu¤unu göstermekte gecikmiyor; tedavi masraflar› için 20 milyon yat›rmas› gerekti¤ini söylüyor Ümmü Karademir’e. Ama yok! Ne 10 y›l önce verem oldu¤u için iflinden olan ve tüm baflvurular›na ra¤men “yeflil kart” alamayan eflinin, ne de kendinin çal›flacak ifli yok ki, 20 milyonlar› olsun. ‹lk Manisa’da 2 yafl›ndaki Merivan Efe’nin ölüm ka¤›d›na yaz›lm›flt› Türkiye gerçe¤i, flimdi Damla bebe¤in ölüm ka¤›d›na kapkara puntolarla ifllendi: AÇLIKTAN ÖLDÜ. fiimdi tuzu kuru kimileri, “iyi de onlar da bakamayaca¤› kadar çocuk yapmasalard›” diyeceklerdir. Sanki tek çocu¤u olan›n karn› doyuyormufl, insan gibi yaflayabiliyormufl gibi. Halk› açl›ktan öldüren düzenin çürümüfllü¤ünü gizlemenin
demagojileridir bunlar. Onlar açl›k nedir, iflsiz bir baban›n çaresizli¤i nedir bilmezler. Onlar›n “baba ekmek yok mu” diyen çocuklar› yok. Onlar 20 milyon veremedikleri için bebeklerini topra¤a vermiyor. Onlar›n tuzu kuru.
Al›flt›rmak ‹stiyorlar; Al›flmamal›y›z Açl›ktan ölüyor insanlar›m›z. ‹flsiz analar-babalar kendi canlar›n›, evlatlar›n› satmak zorunda kal›yor bu ülkede. Hiç kimse açl›ktan ölümden uzak de¤il. Bugün ifli olan›n yar›n iflini kaybetmesi, çocuklar›yla sokakta, parklarda yatmak zorunda kalmas› uzak de¤il. Ülkemizi IMF yönettikçe, Amerika’ya ba¤›ml›l›k sürdükçe; herkes Kadir Develi ya da Ümmü Karademir olmaya aday demektir. Metrelerce uzayan ucuz ekmek kuyruklar›na, dilenciye sadaka verir gibi yard›mlarla yaflamaya al›flt›rmak istiyor düzen. Zenginler soysun, çals›n, kasalar›n› doldursun, art›klar›n› da üç befl aileye versin, yard›m kurulufllar› pofletlerle iki paket makarna da¤›ts›n, Sabanc›lar eski ceketlerini yoksullara ba¤›fllas›n... düzen böyle sürsün istiyorlar. Dünyan›n en zengin Amerikal›s› Bill Gates’in; “yoksullara daha fazla yard›m edilmeli” sözlerinde ifadesini bulan emperyalist politika ülkemizde de ayn› flekilde yard›mlarla yaflayan bir halk yaratmak için uygulan›yor. Al›flmamal›y›z; ekmek kuyruklar›na, “ekmek yok mu baba” diyen çocuklara, ölüm ka¤›d›nda “açl›ktan öldü” yazan bebeklere al›flmamal›y›z. Al›flmamal›y›z; IMF’nin talimatlar›n› harfiyen yerine getiren iktidarlara, Amerikanc› partilerin yalanlar›na al›flmamal›y›z. Al›flmamak örgütlenmektir. Açl›ktan ölmemek için örgütlenmektir, iflsiz b›rak›lmaya karfl› örgütlenmektir. Adaletsiz bir düzene karfl› örgütlenmektir.
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
25
GER‹C‹L‹K TEKELLER‹N ‹HT‹YACIDIR Irkç›l›¤›n, faflizmin kayna¤›, tekellerin sömürü düzenlerini sürdürme ihtiyac›d›r. Irkç› faflist örgütlenmeleri, faflist sistemleri tekeller yarat›yor. Le Pen, fiaron, Türkefl, Evren, Ecevit, Mesut Y›lmaz, Pinochet, Sami Türk, Somoza, Marcos, Demirel... Devletler yöneten, hükümetlerin bafl›na geçen bu ›rkç›, faflist, katliamc›, Amerikanc›, IMF’ci yöneticiler ordusu, emperyalist tekellerin yetifltirdi¤i bir ordudur. Dazlaklar, Nazi’ler, Neo-Nazi’ler, MHP’ler, ölüm mangalar›... Halka karfl› katliamlar yapan bu “örgütlenmelerin” hepsi, CIA’n›n, emperyalist tekellerin e¤itip besledi¤i organizasyonlard›r. Bunlar›n hepsi, burjuvazinin, emperyalizmin ve oligarflilerin ihtiyaçlar›na cevap verdikleri için vard›rlar. Faflizmi ve faflistleri, terörü ve teröristleri, ›rkç›l›¤› ve ›rkç›lar› gördü¤ünüz yerde, baflka sorumlu aramay›n; tekellerin ihtiyaçlar›na ve tekeller ad›na iktidar olanlar›n politikalar›na bak›n! Nereden ç›kt› bu Le Pen? Nas›l böyle birden bire geliflip büyüdü? Fransa seçimlerinden bu yana bunlar sorulup tart›fl›l›yor. Irkç› faflist Le Pen’in Fransa cumhurbaflkanl›¤› seçimlerinde ikinci tura geçmesiyle bafllayan tart›flmalar› izleyenler, sanki ›rkç›l›¤›n Avrupa’da ilk kez kendini böyle aç›kça gösterdi¤i izlenimine kap›labilirler. Oysa gerçek böyle de¤ildir. Tart›flman›n böyle yürütülmesi, burjuvazinin herfleyi ve bu arada mücadeleyi, politikay› “günübirlik” hale getirmesinin, s›n›fsal kökeninden, nedenlerinden kopart›p “yüzeysel” tepki ve de¤erlendirmelere hapsetmek istemesinin bir yans›mas›ndan baflka bir fley de¤ildir. Öyle ya, Le Pen, tesadüfen, “öylesine” birden geliflivermiflse, tüm sorun Le Pen’in kendisiyse, bir kaç gösteri yap›l›r, seçimlerde de Le Pen’e karfl› baflka bir sa¤c› olan Chirac desteklenir, böy-
26
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
Hitler
Bush
lelikle de herkes “Le Pen tehlikesi”nin savuflturuldu¤una inan›l›r. Böyle bakanlar yan›l›r. Çünkü “Le Pen tehlikesi”, Le Pen’in kendisinden ibaret bir tehlike de¤ildir. E¤er, “tehlike” kavram›n› kullanacak olursak, tehlikenin ad›, siyasi gericilik, ›rkç›l›k ve nihayetinde faflizmdir. Tehlikeyi yaratan ise, emperyalist tekellerin dünya çap›nda, yeni-sömürge ülkelerde ve emperyalist ülkelerin kendi içinde uygulad›¤› ekonomik, siyasi, sosyal, kültürel politikalar›n bizzat kendisidir. Bir baflka aç›dan söylersek; bugün ›rkç› faflist Le Pen’lerin, Haider’lerin iktidar›n› istemiyor görünen tekelci burjuvazi, Le Pen’lerin, Haider’lerin bizzat yarat›c›s›d›r. Böyledir, çünkü ›rkç›l›k, emperyalistlerin politikalar›n›n sonucu üremekte, ›rkç› örgütlenmeler, bizzat emperyalist devletler taraf›ndan himaye edilmekte, beslenip el alt›nda tutulmaktad›r. Böyledir, çünkü, siyasi gericilik, halklar›n de¤il, emperyalist tekellerin ihtiyac›d›r.
Irkç›l›¤›n geliflimi, kayna¤›n› ve teflvikçisini de ele veriyor Burjuvazinin ekonomik, siyasi, askeri ve kültürel olarak egemen oldu¤u yönetim biçiminin ad›, burjuva diktatörlü¤ü’dür. Bu diktatörlük ise, iki biçimde uygulan›r; burjuva demokrasisi ve faflizm. Tekeller, ola¤an koflullarda “burjuvazinin egemenli¤ini gizlemesi, devletin ‘s›n›flar üstü’ oldu¤u yan›lsamas›n› yaratmas›, burjuva düzeninin çirkinliklerini en iyi örten siyasal yönetim biçimi olmas› itibar›yla” burjuva demokrasisini tercih ederler. Ama, burjuva demokrasisi koflullar› içinde yönetemez hale geldiklerinde, pazar sorunlar›n› çözemediklerinde, faflist sald›r› yöntemlerine ve giderek faflizme baflvurmakta da duraksamazlar. Avrupa’da ›rkç› örgütlenmelerin geliflti¤i dönem esas olarak 1980’li y›llard›r.
“Türkiyelilerin yo¤un olarak yaflad›¤› Berlin, Münih gibi Alman kentlerinde, duvarlardaki “Türken Raus” yaz›lar›, ço¤alan serseri faflist çetelerin sald›r› nidalar› oldu¤unda, Avrupal›lar 1920-30’lu y›llardaki Yahudi aleyhtar› sloganlar› hat›rlad›lar. Yabanc› düflmanl›¤› Fransa’ya, ‹ngiltere’ye ve di¤er ülkelere bir bulafl›c› hastal›k gibi yay›ld›. Bunal›m›n en üst boyuta ç›kt›¤›, ‘80 sonras› emperyalist ülkelerde baflgösteren ve bizzat iktidarlarca beslenen yabanc› düflmanl›¤›, adeta 1930’lar›n tekrar› niteli¤indeydi. Faflizm, Yahudi düflmanl›¤›n› derinleflen sosyal krizin nedenlerini gizlemek ve böylece düzene yönelecek tepkileri suni hedeflere yönelterek, yedeklemek amac›yla kulland›. Yabanc› düflmanl›¤› yine ayn› amaçla kullan›l›p, tafll›-sopal› faflist çeteler can almaya bafllay›nca, burjuva Arial fi aron Bülent Ecevit reformistlerinin de tepkilerini al›yor, anti-faflist bilinç 50 y›l sonra tekrar canlan›yordu. Ayn› dönem, “elveda proletarya” teorilerinin yap›lmas›na ra¤Fransa’da, Cezayir yurtseverlerine iflkence yapm›fl olmakla men, Almanya’da, Fransa’da, ‹ngiltere’de güçlü iflçi, ö¤renci, köyLE PEN’in nam salan bafl›nda bulundu¤u faflist “Ulusal Cephe”nin, lü hareketlerinin oldu¤u bir dönemdir de. seçimlerde % 10’lara t›rmanan bir oy yüzdesi tutturmas› en soÇünkü, emperyalist devletler, içine girdikleri ekonomik krizmut örnektir. Keza Almanya’da daha flimdiden Neo-Faflistler, gelerin yükünü, mümkün oldu¤u ölçüde yeni-sömürge ülkelere y›liflen toplumsal muhalefeti susturmaya çabalayan terör odaklar› karken, krizin yükünün bir k›sm›n› da kendi halklar›na yüklemekonumundad›rlar. Komünistlerin kamu kurulufllar›nda çal›flt›r›lye bafllam›fl, “sosyal refah” politikalar›n› terketmeye yönelmifllermas›n›n yasak oldu¤u Almanya’da faflistler, spor kulüpleri ad› aldir. t›nda aç›ktan a盤a silahl› e¤itim görmektedirler.” 1980’lerin sonunda, sosyal refah politikalar›ndan uzaklaflma 15 y›l öncesinden aç›kça ortaya konulanlar›n bugün aç›s›ndan ve ekonomik, sosyal haklar›n gaspedilmesi politikas› daha da h›z gösterdi¤i fludur: kazand›. Çünkü art›k kendilerini siyasi olarak zorlayan sosyalist Tekeller, kendilerine yönelecek tepkiyi baflka kanallara ak›tbir sistemin rekabetinden de büyük ölçüde kurtulmufllard›. mak için, ›rkç›l›¤›, yabanc› düflmanl›¤›n› gelifltiriyor, besledikleri Bu ekonomik ve siyasi sald›r› karfl›s›nda, halk›n bir tepki gösNeo-Nazi’ler, Le Pen’in faflist partisi gibi partileri, ayn› zamanda termemesi düflünülemezdi. 1980’ler boyunca Avrupa’da ortaya devrimci, komünist örgütlenmelerin geliflmesini engelleyecek fiili ç›kan kitle hareketleri, iflçi s›n›f›n›n herfleye ra¤men yokolmad›¤›bir güç olarak da kullan›yorlard›. n› göstermeye yetmiflti. fiimdi Avrupa burjuvazisininin, Avrupa’n›n çok demokrat parMevcut ve olas› tehlikeleri hesap eden burjuvazi, bunal›m›n tilerinin Le Pen’i yeni farketmifl gibi davranmalar› inand›r›c› olabiderinleflmesi ve sömürünün pervas›zlaflmas›na paralel olarak, silir mi? Le Pen en az 20 y›l›n olgusu. Ve 20 y›ld›r Le Pen’in gelifliyasal gericili¤ini art›rmaya bafllad›. mini sa¤layacak politikalar› uygulayan da, tekelci burjuvaziden ve Siyasi gericilik dedi¤imiz olgunun en üst boyutu, 1933’te ikonlar›n sosyal demokrat, sosyalist yeflil, liberal etiketli partilerintidara gelen Hitler iktidar›n›n politikalar›d›r. Bu politikan›n özü den baflkas› de¤ildir. ise, “tüm toplumun ekonomik ve sosyal enerjisinin emperyalist burjuvaziye aktar›lmas›, buna engel olabilecek her türlü örgütlüYeni-sömürgelerde de lü¤ün ve tepkinin ise bask›, yasak ve zorla etkisizlefltirilmesi”dir. ayn› oyun oynanm›yor mu? Emperyalizm henüz bu noktada de¤ildi. Tekelci burjuvazinin bir yandan insan haklar›, demokrasi ad›na karfl›ym›fl gibi görünüp, di¤er yandan el alt›ndan ›rkç›, faflist 15 Y›l Öncesinden Bir Tesbit ve Öngörü örgütlenmeleri ve yönetimleri desteklemeleri, en ç›plak haliyle yeAfla¤›da aktaraca¤›m›z metin, yaklafl›k 15 y›l önce yaz›lm›flt›r. ni-sömürgelerde görülür. Devrimci Sol Ana Davas› tutsaklar›n›n Hakl›y›z Kazanaca¤›z bafll›En yak›n ve çarp›c› örnek fiaron’dur. ‹srail’de fiaron’u ekono¤›yla 1987’de mahkeme kürsülerinde yapt›klar› savunman›n bir mik, siyasi ve askeri olarak destekleyen de, elefltiren de emperyabölümüdür. listlerdir. fiili’de Pinochet’e darbe yapt›ran da, onu “insan haklar› Bu metne bakanlar görecek ki, yabanc› düflmanl›¤›, tekellerin ihlalleri” nedeniyle elefltiren de emperyalistlerdir. artan sömürüsüne ba¤l› olarak ortaya ç›kmaktad›r. 12 Eylül cuntas›n› düflünün; 1990’l› y›llar boyunca ülkemizde Bu metne bakanlar görecek ki, Le Pen tehlikesi” hiç de yeni iktidar olan katliamc› yönetimleri düflünün. Hepsi hakk›nda hem bir olgu de¤ildir. Bakal›m: Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
27
Le Pen ABD’nin, hem AB’nin “iflkence, insan haklar› ihlalleri” konusunda ne kadar kötü olduklar›na dair onlarca raporu vard›r. Sadece bu raporlara bakan gerçeklerden habersiz biri, ABD’nin de, Avrupa ülkelerinin de bu iktidarlara çok büyük bir fliddetle karfl› ç›kt›¤›n› düflünür. Ama gerçek böyle midir? Evren iktidar›n›n da, sonraki Özal, Demirel, Çiller, Ecevit iktidarlar›n›n da bafl destekçisi yine bu ülkelerdir. Bizim gibi ülkelerdeki faflist yönetimler ve örgütlenmeler, emperyalistlerin deste¤i olmadan ayakta kalamaz. Emperyalistler faflist yönetimleri her zaman desteklemifllerdir. ABD-AB aras›ndaki çeliflkiler zaman zaman bu katliamc›, ›rkç›, faflist yönetimlere karfl› yaklafl›mlarda k›smi farkl›l›klar yaratsa da, bütün faflist diktatörlüklerde hem Amerikan tekellerinin, hem Avrupa tekellerinin ortak ç›karlar› vard›r ve bu yüzden, as›l olarak bu diktatörlükleri desteklemektedirler. Irkç› ve faflist oldu¤u için Avusturya’da Haider’in, Fransa’da Le Pen’in iktidar olmas›n› -flimdilik- istemeyen tekeller, ›rkç›l›¤›, faflistli¤i, katliamc›l›¤› konusunda hiç kimsenin kuflkusuna yer olmayan MHP iktidar›n› onaylamakta hiç bir mahsur görmemifllerdir. Çünkü tekellerin ç›karlar› Fransa’da öyle, Türkiye’de böyle gerektirmektedir.
Halklar, ›rkç›l›¤›n kayna¤›na karfl› mücadeleyi yükseltmelidir Geçen haftalarda gazete ve TV’lerde ilginç bir haber yerald›: “Moskova’da dazlak terörü” diye verildi bu haber. “Yabanc› düflmanl›¤›” orada da ortaya ç›km›flt›, iflyerleri bas›lm›fl, say›s› belirsiz “yabanc›” öldürülmüfltü. Çünkü ayn› sömürü politikalar› ve kitleleri bölme, parçalama, birbirine düflürme politikalar› Rusya’da da yürürlükteydi. Ama daha ilginç olan fluydu: Dazlaklar› gerekçe göstererek baflvurulan bask› ve k›s›tlamalar, dazlaklardan çok muhalif kesimleri sindirmeye yönelikti. Her yerde ayn› taktik. Almanya’da, Fransa’da da böyle olmufltu. Dazlaklar gerekçe gösterilerek ç›ka28
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
Jospin r›lan tüm yasalar, as›l olarak devrimcilere, düzene muhalif olanlara karfl› uygulanm›fl, dazlaklar, Neo-Nazi örgütlenmeleri gerçeklefltirdikleri tüm sald›r›lara karfl› devletin bask›s›ndan uzak, aleni bir özgürlük içindeydiler. Sadece bu bile, Avrupa burjuva demokrasisinin ve düzen güçlerinin ›rkç›l›k, faflizm karfl›t› söylemlerinin sahteli¤ini göstermeye yeter. Bugün için, ›rkç› faflist örgütlenmeler, bir zamanlar ülkemizde MHP’li sivil faflistlerin kullan›l›fl›na benzer flekilde “devlete, sisteme yard›mc› güçler” olarak kullan›lmaktad›r. Henüz iktidar› onlara verme ihtiyac› duymuyor tekeller. Bugün gerek Avrupa’da, gerekse Amerika’da ve onlar›n politikalar›n›n belirleyici oldu¤u tüm dünya ülkelerini kas›p kavuran siyasi gericilik, ›rkç›-faflist örgütlenmeler taraf›ndan de¤il, bizzat mevcut iktidarlar›n ekonomik ve siyasi haklara yönelik azg›n sald›r›s›nda ve çeflitli ülkelere yönelik askeri sald›r›lar›nda ifadesini bulmaktad›r. Bugün kitlelerin mücadele enerjilerini as›l yo¤unlaflt›rmalar› gereken yer; Le Pen’ler de¤il, ABD’nin öncülü¤ünde tüm dünyaya bombalar ve açl›k götüren emperyalist politikalar› uygulayan mevcut iktidarlard›r. “Burjuvazi 1970’lerde, Avrupa’da sosyal-demokrat tandansl› hükümetleri ve ABD’de CARTER’la somutlanan demokrasi havarili¤ini desteklemiflti. Ne var ki bunal›m›n siyasi gericili¤i gerektirmesi, burjuvaziyi otoriter, gerici e¤ilimdeki hükümetleri iflbafl›na getirmeye ve h›zla “reformist” iktidarlar› tasfiyeye yöneltti. “fiahin”, “demir” lakapl› baflkanlar›n, baflbakanlar›n liderli¤indeki hükümetler, dünya çap›ndaki silahlanman›n ve devlet terörünün bafl›n› çekerken, bir yandan da ödün vermez bir tutumla emekçilerin istemlerine s›rt çeviriyorlard›.” (Hakl›y›z Kazanaca¤›z) 2000’lerde tekeller ad›na bayra¤› Bush ve iflbirlikçileri devrald›. fiimdi onlar “flahin”den daha flahin, ›rkç›dan daha ›rkç›, faflistten daha faflist politikalar›n uygulay›c›s›d›r. Dünya halklar›n›n anti-faflist, anti-emperyalist, demokratik mücadelesinin hedefi de iflte bunlard›r.
Bir bardak suyu, bir lokma ekme¤i bulamayan, evleri y›k›lm›fl, yak›nlar› katledilmifl Cenin halk›, Amerikan yard›m›n› reddetti!
ONURUYLA YAfiAMAK... ‹fiTE BU! onurlu halk›n›, bir de arkas›nda 600 bin kiflilik ordu olmas›na ra¤men “IMF bizi yar› yolda b›rakmaz” diyerek IMF’nin merhametine s›¤›nan onursuzlu¤u düflünün. Bir Cenin’i düflünün, bir de kiflisel ç›karlar› karfl›l›¤›nda, üç befl Amerikan emperyalizmi, kelimelere s›¤mayacak bir utanmazkurufl karfl›l›¤›nda, ülkesini, halk›n›, arkadafl›n›, komflusunu satan l›k ve pervas›zl›k içinde. ABD uçaklar›ndan at›lan bombalar, Afgan kifliliksizli¤i, onursuzlu¤u, namussuzlu¤u düflünün... ABD ve ‹sraçocuklar›n› yüzer, biner katlederken, ABD’de Afganistan’l› çocuklar il’in yeryüzünden silmeye çal›flt›¤› de¤erleri temsil ediyor Cenin. için ba¤›fl toplanmas›ndaki ikiyüzlülü¤ü, sahtekarl›¤›, utanmazl›¤› Amerika’n›n ve iflbirlikçilerinin bombalar›na da, sadakalar›na da hangi kelimelerle anlatabilirsiniz ki? direniyor. Yerle bir edilmesinin nedeni de buydu. Cenin halk› anlatt›. Ama ‹srail Cenin’i yerle bir ederken bu de¤erleri yerle bir Y›k›lm›fl, deprem enkaz›na dönüfltürülmüfl, yüzlercesi katlediledemedi. Tersine, Cenin’in direnifli, bu de¤erlerin mifl, binlercesi bayraklaflt›r›lmas›d›r. kaybedilmifl Cenin Y›k›lm›fl evleriyle, aç, mülteci kamp›na yaral›, ama onurlu ve indirilen Amerikan öfkeli insanlar›yla, yard›m›, Cenin halklar›n ne bomhalk› taraf›ndan balarla, ne dolarlarla sahiplerine iade t e s l i m edildiler. Kampa al›namayaca¤›n›n indirilen Amerikan yaflayan an›t›d›r yard›m› paketler, Cenin. Cenin’lilerin öfke Cenin’deki F‹lisdolu bak›fllar› altinliler tüm dünyaya t›nda yeniden “onur dersi” verikamyonlara yükleyorlar. “Onur” diye nerek, Bush’un Bedeli ölüm de olsa, açl›k da olsa, bir kavram› lügatlasurat›na f›rlat›ld›. r›ndan silenlere onubir halk›n asla satmayaca¤› tek bir fleyi vard›r: onuru! Katledilmerun ne oldu¤unu, Onurunu kaybeden halk, herfleyini kaybetmifltir. mize onay venas›l bir fley oldu¤uren, katilimizi nu gösterdiler. Onuruyla direnen, onuruyla yaflayan, silahland›ran ve Katillerinin önünekme¤ini ve özgürlü¤ünü de kazan›r sonunda. destekleyen bir de e¤ilmektense, ölülkenin yard›m›meyi; onlar›n sadakalar›yla yaflamaktansa aç kalmay› göze alan Cen› reddediyoruz diyebildi Cenin’liler. nin halk›, utanmaz Amerikan emperyalizminin Afganistan’da yapt›¤› “bir bomba, bir paket” flovunu da bozdu. Ayn› flovun iflgal alOysa Cenin’liler, kelimenin mecazi anlam›yla de¤il, en gerçek t›ndaki topraklarda tekrarlanmas›na izin vermedi. Bombalar›n sahaliyle açt›lar. Kampta yiyecek bulmak sorun. Su bulmak sorun. hiplerinden gelen paketleri reddederek, yaln›z tanklar karfl›s›nda Bu, Cenin’lilerin Amerikan yard›m›n› reddeden tavr›ndaki soylulude¤il, emperyalizmin icazetine de direndiklerini gösterdiler. Em¤u, kahramanl›¤› daha da büyütüyor. peryalizmin insaf›na s›¤›nmay› reddeden onurlu, soylu davran›fllaAç bir halk yap›yor bunu... Bir bunu düflünün, bir de büyük r›yla, bir halk›n, onuru için, ba¤›ms›zl›¤› ve özgürlü¤ü için, ölümü ekonomik imkanlar›na, zengin yeralt›-yerüstü zenginliklerine ra¤de, açl›¤› da göze almas› gerekti¤ini gösterdiler. men, IMF önünde k›rk takla atanlar›n onursuzlu¤unu, zavall›l›¤›n› Küçük bir kasaba büyüklü¤ündeki kampta binlerce kifli düflünün! Bir bunu düflünün, bir de yeralt›, yerüstü kaynaklar›m›z katledildi. Küçük bir kasaba büyüklü¤ündeki kampta, ölenler ve emperyalizme peflkefl çekip, sonra da IMF’nin gönderdi¤i üç befl sa¤ kalanlar, tüm dünyaya direnifl ve onur dersi verdiler. Cenin, milyonluk “sosyal yard›m kredileri” için yaltaklanan iktidar sahiptarihte “onurlu halk”›n simgesi olarak an›lacak. lerini düflünün. Bir Cenin’in yoksul, silahs›z ancak cüretli soylu fiaron’un katliam›na onay ve destek veren ABD taraf›ndan geçen hafta yap›lan aç›klamayla, Filistin’e, özellikle de Cenin kamp›na “acilen yard›m gönderilece¤i” duyurulmufltu.
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
29
“Çekilme” Aldatmacas› ÇAKAL’IN PENÇES‹NDEK‹ F‹L‹ST‹N Çakal, ceylan› neredeyse hareketsiz hale getirmifl, vücudunun çeflitli yerlerine pençesini dald›r›yor, as›l amac› Ceylan’›n yüre¤ini ç›kar›p yemek... Kimileri gözünü aslana dikmifl ondan bir çare, bir çözüm bekliyor. Orman›n kral› ise, Çakal’›n s›rt›n› s›vazlay›p, baflkalar›n›n müdahalesini engelliyor, durun, kimse kar›flmas›n diyor... Tepkiler karfl›s›nda çakal, pençeleri aras›nda tuttu¤u Ceylan’›n bafl›n› biraz serbest b›rak›yor... Ama Ceylan’›n ayaklar›, vücudu hala çakal›n pençelerine hapis... ‹srail sald›r›s›n›n ilk aflamas›ndan sonraki tablo k›saca iflte böyledir. “‹srail çekildi” denilerek, tepkilerin yumuflat›lmas›, Filistin’in dünya gündeminden ç›kar›lmas› hedeflendi. “Çekilme” diye bir fley yok. Tanklar›n iflgali sürüyor. “Çekilen” tanklar, tüm Filistin kentlerinin, köylerinin, mülteci kamplar›n›n hemen girifl ç›k›fllar›nda duruyorlar. Kakilya örne¤inde oldu¤u gibi, günü birlik, bir kaç saatli¤ine giriyor, öldürüyor, tutukluyor ve “ç›k›yorlar”! Ayn› gün peflpefle “‹srail Gazze’de Refah mülteci kamp›na girdi. Sald›r›da 2 yafl›ndaki bir k›z çocu¤u öldü... ‹s-
fiaron-Bush-K›vr›ko¤lu; Ayn› Dilden! Genelkurmay Baflkan› K›vr›ko¤lu, 23 Nisan resepsiyonunda gazetecilerle yapt›¤› sohbette, ‹srail-Filistin sorunu konusundaki soruyu cevaplarken, ‹srail sald›r›s›n› tümüyle desteklediklerini bir kez daha itiraf etmifl oldu. K›vr›ko¤lu, sözlerinin bafl›nda “Daha fazla devam›, daha büyük yorgunlu¤a ve pek çok hayat›n kayb›na sebep olacak... ‹ki taraf› anlaflabilece¤i bir noktada birlefltirmek laz›m ki, art›k zarar vermesin” derken hemen bir sonraki cümlesinde as›l bak›fl aç›s›n› yans›t›yor: “O terör, ayn› zamanda Türkiye'ye karfl› mücadele eden terör örgütünün yetiflti¤i yer. ASALA olsun, PKK olsun. ‹lk e¤itimlerini Bekaa Vadisi'nde ald›lar. Bekaa Vadisi'ndeki terör örgütleri de hala Filistin'deki terör örgütlerinin e¤itildi¤i kamplard›r.” Genelkurmay, Filistin’e sald›r› konusunda ayn› fiaron gibi, ayn› Bush gibi konufluyor. O da Filistin halk›n›n katledilmesini “teröre karfl› savafl” olarak görüyor. Bush-fiaron-K›vr›ko¤lu ittifak› netlefliyor. Bunun d›fl›nda söylenen her fley demagojidir 30
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
rail Kakilya kentine girdi... ‹srail Kakilya’dan çekildi... ” haberlerini izliyoruz. Ertesi gün, köylerin, kasabalar›n, kamplar›n ad› de¤ifliyor, ayn› sahneler tekrarlan›yor. Öncü ve savaflç› Filistinlileri tutuklamak için, Filistinlilerin yapt›klar› eylemlere misilleme için, halk› y›ld›rmak için, iflgal-çekilme yöntemi süreklilefltirilmifl durumdad›r. Tüm Filistin yerleflim birimlerinin tepesinde ‹srail helikopterleri dolan›p duruyor. Helikopterlerle güya “‹srail’in çekildi¤i” Filistin topraklar›na füzeler ya¤d›r›l›yor, suikastlar yap›l›yor. Arafat’›n etraf›ndaki kuflatman›n kald›r›lacak olmas› da, “çekilme” aldatmacas›n›n bir devam›d›r. ‹srail tanklar›n›n Filistin’in her köflesini istedi¤i an iflgal edebildi¤i koflullarda, ne Arafat ne Filistin halk› özgür olabilir! ‹srail tanklar›n›n kuflatmas› alt›nda olmayan bir kar›fl Filistin topra¤› m› var ki, Filistin yönetimi orada karargah›n› özgürce ve güvenlik içinde kurabilsin?
‹srail BM’ye rest çekti! “BM kararlar›na uymad›¤› ” gerekçesiyle Irak’a sald›ranlar, neredesiniz? ‹srail hükümeti, BM heyetinin Cenin kamp›nda inceleme yapma giriflimini engelleyece¤ini aç›klad›. 28 Nisan’daki Bakanlar Kurulu toplant›s›nda al›nan kararda, BM heyetinin ziyareti yasakland› ve ‹srail’in bu konuda BM ile iflbirli¤i yapmayaca¤›, heyetin ziyarette ›srar etmesi halinde, engelleme yap›laca¤›n› aç›klad›. Irak’a “BM kararlar›na uymad›¤› için” sald›ran Amerika, ‹ngiltere, Fransa, Almanya ve öteki devletler, neredesiniz? ‹flte, fiaron aç›kça meydan okuyor BM kararlar›na. Koskoca BM’nin Genel Sekreteri Kofi Annan, ‹srail’in bu meydan okumas› karfl›s›nda, Irak’a, Yugoslavya’ya yap›ld›¤› gibi, BM üyelerini tav›r almaya ça¤›raca¤›na, Cenin’i incelemek üzere kurulan BM Heyeti’nin la¤vedilece¤inden söz etmekle yetiniyor. Çünkü, ABD, Cenin konusunda da ‹srail’in yan›nda. Cenin katliam›, flu an, pazarl›klar›n da odak noktas›n› oluflturuyor. ‹srail bas›n›, “ Bush, Cenin konusunda ‹srail’e destek sözü verdi¤ini” yazd›. fiaron’un Arafat’›n etraf›ndaki kuflatmay› kald›rmaya 6 Filistinli’nin teslimi yan›nda bu sözün de etkisiyle “ikna edildi¤i” belirtiliyor.
“Arafat’a karfl›l›k Cenin”... 30 Nisan tarihli Hürriyet, bu afla¤›l›k ABD-‹srail pazarl›¤›n› bu bafll›kla yans›tt›. ABD diyor ki, yapt›¤›n katliam›n ört bas edilmesini sa¤layaca¤›m. Ne BM, ne baflka “uluslararas› bir kurum” hiç bir fley yapamaz. Cenin katliam›n›n örtbas edilmesi, ABD’nin dünyaya meydan okumas›n›n yeni bir örne¤idir.
Cenin’de binlerce kay›p Yaklafl›k 13 bin kiflinin yaflad›¤› kampta, binlerce kiflinin durumu belirsiz. BM Filistin Mültecileri Yard›m Komisyonu (UNRWA) Baflkan› Peter Hansen, “binlerce mül-
tecinin ak›betinin ne oldu¤unu bilmediklerini” aç›klad›. Hansen’in aç›klamas›nda, 800’den fazla evin y›k›ld›¤›, kamp›n alt yap›s›n›n tamamen yok edildi¤i gibi, zaten herkesin gördü¤ü gerçeklerin yan›s›ra, flu ana kadar fazla öne ç›kmayan bir baflka gerçek daha vurgulan›yor: “Kamptan binlerce kifli sürüldü, Kamptan sürülen binlerce mülteciye hâlâ ne oldu¤unu bilemiyoruz. Nereye gittikleri, götürüldükleri hakk›nda elimizde bir bilgi bulunmuyor.” “Kay›p”lar›n ço¤unlu¤unun katledildi¤ine kesin gözüyle bak›l›yor. UNRWA Baflkan› da, “binlerce mültecinin cesetlerinin enkaz haline getirilen binalar›n alt›nda m›, yoksa baflka yere mi nakledildikleri üzerinde araflt›rmalar›n› sürdüklerini” belirtiyor.
Arafat, kendi alt›n› oyuyor! “Arafat ABD plan›n› kabul etti...” Geçen haftan›n en önemli geliflmesini, ajanslar bu bafll›kla duyurdular. ABD plan›, Arafat’›n karargah›nda bulunan 6 Filistin’linin, Eriha’da Amerikal›lar›n ve ‹ngilizlerin gözetimindeki bir hapishaneye nakledilmesini içeriyordu. ‹srail, karargahtaki alt› Filistinli kendilerine teslim edilmeden Arafat etraf›ndaki kuflatmay› kald›rmayaca¤›n› aç›klam›fl, ABD buna karfl›l›k, sözkonusu alt› Filistinli’nin kendilerinin gözetiminde bir hapishaneye konulmas› plan›n› ortaya atm›flt›. Arafat bunu kabul etti. Bu plana göre, ‹srail’li katliamc› bakan Zeevi’yi cezaland›rmaktan yarg›lanan FHKC’liler ve Filistin’e silah naklini yapt›¤› iddia edilen Arafat’›n bir yard›mc›s› da içinde olmak üzere, 6 Filistinli, Eriha’da bir hapishaneye nakledilecek. Hapishane Filistin’de ama, denetim Amerikal›larda ve ‹ngilizlerde olacak. Arafat ne yap›yor? Önce, daha iflgal ve kuflatma öncesi ‹srail’e-ABD’ye güvence vermek için Zeevi’yi cezaland›rd›klar› ididas›yla FHKC’li devrimcileri tutuklad›... ‹srail’e-ABD’ye yetmedi bu, kuflatma ve iflgal yap›ld›... Kuflatma alt›nda devrimcileri yarg›lay›p onlar› onlarca y›l hapis cezas›na çarpt›rd›... Filistin yönetiminin, ‹srail tanklar›n›n kuflatmas› alt›nda iken, ‹srail’e karfl› savaflan devrimcileri yarg›lamaya kalkmas›, yarg›lananlar aç›s›ndan de¤il ama, yarg›layanlar aç›s›ndan tam bir trajediydi. Ama bu da emperyalistlere yetmedi, kural bozulmad›, emperyalistler daha fazlas›n› istediler... Bu kez devrimciler Amerikan görevlilerine teslim ediliyor. Arafat ne yapmaya çal›fl›yor ve bunlarla ne elde edebilir?.. Karfl›l›¤›nda “kuflatma” kald›r›lm›fl oldu¤unda bile ne
kazanm›fl olacak? Filistin’in her yan› tanklar›n kuflatmas› alt›ndayken bu Arafat’a ne kazand›racak? "Bar›fl ve uzlaflma" politikalar› bugüne kadar ne getirdiyse, bundan sonra da daha baflkas›n› getirmeyecektir... Arafat'›n bir kaç kifli de olsa Filistinlileri cezaland›rmas› ve bunlar›n bir kaç›n› Amerika’l›lar›n veya ingilizlerin denetimindeki bir hapishaneye göndermesi, bu flekilde anlaflmas› kabul edilemez. Bu Filistin halk›n›n varl›¤›n› zedelemektir. Meflrulu¤unu zedelemektir. Kendi adaletini Amerika’ya devretmektir. Filistin halk›n›n meflru olmas› kadar, israil siyonizmine karfl› direnifli de meflrudur. Bugün Arafat’a e¤er dünya çap›nda bir destek ve sahiplenme varsa, bu deste¤in kayna¤› Filistin halk›n›n direniflinin meflrulu¤u ve hakl›l›¤›d›r. Bu meflrulu¤a gölge düflüren bir Filistin’li politikac›, kendi varl›¤›n› ve meflrulu¤unu da ortadan kald›r›yor demektir. Arafat’›n yapt›¤› da budur.
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
31
do¤an r E p i Tayy da hakk›n ler! aset yeni k
“Yemin Billah” kendinizi savunmay›, takiyyeyi b›rak›n; Hak ve özgürlükleri savunmadan, “burjuva muhalefeti” dahi olamazs›n›z!
Tayyip Erdo¤an’›n on y›l önceki bir konuflmas›n›n kaseti ortaya ç›kar›ld›ktan, daha do¤ru bir deyiflle, kasedi elinde tutanlar taraf›ndan piyasaya sürüldükten sonra, 20 kasetin daha oldu¤u aç›kland›. Oligarfli peflini b›rakm›yor Tayyip Erdo¤an’›n. Yüzde kaç oy al›rsan al, meydanlar› ne kadar doldurursan doldur, sana iktidar koltu¤unu vermem diyor. Bunun karfl›s›nda Tayyip Erdo¤an’›n savunmas›, “onlar› on y›l önce söyledim, bugün de¤ifltim” noktas›nda dönüp duruyor. De¤iflmifl olabilir tabii, ama bunu da kesin bir biçimde ifade etmiyor. Kitleye baflka, medyaya baflka konufluyor. Halka baflka fley söylüyor, egemen s›n›flara baflka fley. Çünkü, oligarflinin güvenini almak için söyleyece¤i her söz, onun taban›n› eritecek. Çiller gibiyim, Ecevit gibiyim, Demirel gibiyim, Mesut Y›lmaz gibiyim dese, koltuk iddias›n› kaybedecek. Velhas›l bir ikiyüzlülüktür gidiyor. San›yorlar ki, “takiyye”yle koltu¤a kuruluruz. San›yorlar ki, koltu¤a bir oturursak, o zaman “islami” do¤rultuda inançlar›m›z› hakim k›lacak bir sistemi yavafl yavafl oturturuz. Devleti tan›m›yorlar. “‹nanç özgürlü¤ü istiyoruz” diyor, onun mücadelesini vermek yerine, Genelkurmay’›n, tekellerin, ABD’nin kanatlar› alt›na s›¤›n›p, onlar›n kendilerine iktidar yolunu açmas›n› bekliyorlar. Tam ABD’nin onay›n› ald›k, Genelkurmay da ses ç›karm›yor, herhalde yeterince güven verdik diye düflündükleri anda, oligarfli onlardan yeni bir “günah ç›karma” daha, yeni bir biat tazeleme istiyor, o zaman “flok” oluyorlar, flafl›r›yorlar, nerede yanl›fl yapt›k demeye bafll›yorlar. Kimi “devleti k›zd›rmayacak32
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
t›k” diye tekrardan günah ç›karmaya bafll›yor. Evet, bir yanl›fl var; o yanl›fl, düflünceleri, inançlar› savunamamakt›r. savunacak siyasi cesareti gösterememektir.
Elefltirdi¤iniz o Genelkurmay, sizi y›llard›r nas›l kulland›, hat›rlay›n! Bu devleti ne zaman tan›yacaks›n›z? Hak ve özgürlükler mücadelesinde yer almadan, hak ve özgürlüklerin aktif savunucusu olmadan Türkiye’de burjuva muhalefeti dahi yap›lamaz. Bu devlet sadece Amerika’n›n ve iflbirlikçilerinin ç›karlar›n› düflünür. Baflka hiç bir fley düflünmez. Bu ç›karlar› için de tarihi boyunca öncelikle devrimcileri ve bütün muhaliflerini sindirme yöntemini benimsemifltir. Bunun için de katletme, tutuklama ve komplolar, hileler, provokasyonlar dahil, her türlü yöntemi uygularlar. Siz de, Refah Partisi olarak iktidar oldu¤unuzda, devletin bu politikalar›n›n, yöntemlerinin uygulay›c›s› olmad›n›z m›? Sürekli kaçt›¤›n›z bir soru, hep karfl›n›zda duruyor: siz bu devletin zulmüne, bask›c›l›¤›na, yasakç›l›¤›na karfl› m›s›n›z, yoksa, sadece bu devletin iktidar koltuklar›nda biz otural›m m› diyorsunuz? ‹ktidar koltu¤unda otururken devleti bir ölçüde de olsa tan›m›fls›n›zd›r. Buna ra¤men, devletin bu yönünü hiç bir biçimde sorgulamay›fl›n›z, daha bafltan sizi hak ve özgürlük mücadelesinin d›fl›nda b›rak›r zaten. Siz bu devlete karfl› de¤ilsiniz demek ki o zaman, sadece devlet bizim elimizde olsun, iktidar koltuklar›nda biz otural›m diyorsunuz! Devlete karfl› ç›kmay›p, onunla çat›flmaktan hep kaçman›zdan dolay›, arada bir gerçekleri söyleseniz de, iflte böyle, on y›l sonra tükürdü¤ünüzü yalamak zorunda kal›yorsunuz.
Bak›n tarihe; haklar ve özgürlükler mücadelesine bir nebze katk›n›z var m›? Tarihi ö¤renin. Devrimcilerin tarihine bak›n. Bu tarihte devletin yapt›klar›na bak›n. Ülkemizdeki iktidar› ve hak ve özgürlükler mücadelesinin nas›l verilece¤ini görürsünüz. Ve bir de kendinize bak›n. Bu mücadelenin neresindesiniz? Ne yapt›n›z, kime karfl› kimlerle birlikte oldunuz? Bu iktidarlar, hatta cuntalar gerek duydukça sizleri nas›l kulland›? Katliamlara provokasyonlara nas›l ortak etti? Bak›n, kendinizi de, devrimcileri de, iktidar› da göreceksi-
niz. Bak›n, bugün içine düfltü¤ünüz durumu, devletin size karfl› uygulad›¤› provokasyonlar› daha iyi göreceksiniz. Bak›n, ne yap›lmas› gerekti¤ini göreceksiniz. Y›llard›r, bu ülkedeki haklar ve özgürlükler mücadelesine tek bir katk›n›z oldu mu? Buna verilecek tek bir olumlu cevab›n›z yoktur. B›rak›n tüm halk›n hak ve özgürlüklerini savunmay›, kendi deyiminizle “inançl› kitlenin” bile hangi hakk›n› savunabildiniz? ‹nanç özgürlü¤ü aç›s›ndan en öne ç›kan konu olan türban konusunda bile, generallerin, düzen partilerinin ete¤ine s›¤›nd›n›z, onlardan anlay›fl ve merhamet dilenip, direnenleri terkettiniz. ‹flte geldi¤iniz nokta. Her gün biraz daha gerilediniz. ‹cazetçi, düzenden kopamayan, devletle çat›flmay› göze alamayan kafa yap›n›z türbanlar›n yerine peruk takma rezaletlerini üretti. “Kim generallere, ABD’ye daha çok yaranabilecek?”, “kim onlara daha iyi hizmet edecek” yar›fl›na girdiniz ve sonuçta, partiniz karpuz gibi ortadan ikiye bölündü. Siz bir fley elde edemediniz, ama oligarfli ve Genelkurmay, amac›na ulaflt›. Tayyip’in partisi biraz güç mü kazand›, ayn› operasyon, orada da uygulanacakt›r. Hay›r, AKP’de böyle bir operasyon baflar›l› olamaz diyebilir misiniz, hay›r, çünkü, “yaranma, güven verme” yar›fl›na girmeye haz›r kafalarla dolu AKP. AKP Genel Baflkan› Tayyip Erdo¤an, Ecevit’in kendilerine “ karanl›k bir geçmiflin mirasç›s›” demesi üzerine diyor ki, " Öyle zannediyorum ki, Say›n Ecevit, çok daha kirli bir geçmiflin mirasç›s› durumundad›r". Tipik burjuva politikac›l›¤›. Tayyip Erdo¤an’›n sözlerinin, on y›l önceki konuflmas›n› on y›l sonra ortaya ç›karanlardan ne fark› var? Ecevit’in kirli geçmiflini biliyorsan, fark›ndaysan, niye o sana bir fley demedikçe, bununla hesaplaflm›yorsun? Hesaplaflm›yor, hesaplaflam›yor, çünkü Ecevit’in kirli geçmifli, ve kendisinin içinden ç›k›p geldi¤i MSP’nin, Refah Partisi’nin kirli geçmifli, birbirine çok benzer. Katliamlara ses ç›karma, iflkencelere ses ç›karma, sömürüye, IMF’ye, ABD’ye ses ç›karma, ondan sonra “muhalifim” diye ortada dolafl. Dolaflamazs›n. Ya, halk›m›z›n deyifliyle “adam gibi” muhalif olunur, ya da Genelkurmay’›n oyunca¤› ve koltuk önünde secdeye durmaktan baflka bir özelli¤i olmayan politikac›lardan herhangi biri olunur. Bu tarzla, bu yöntemlerle, onlara biat etmekle, yemin billah “biz de¤ifltik” demekle, devleti yani Genelkurmay’› ikna edemezsiniz. Ya hak ve özgürlük savunucular› ile birliktesiniz ya de¤ilsiniz. Hak ve özgürlüklerden kaçarak, katliama u¤rayanlar›n yan›nda yer almayarak, muhalif zeminde bile kalamazs›n›z. Hem flu veya bu ölçüde inançlar›n›zda, islamc› görüfllerinizde ›srar edecek, hem de, düzenin icazetini almakta ›srar edecekseniz, komplolardan komplo be¤eneceksiniz.
Ba¤›ms›z Türkiye
BAfiIMIZDAK‹ AMER‹KALILAR! ‹smet Sezgin’in bafl›nda bulundu¤u DTP’nin bafl›na, Amerika’da yetiflmifl, Amerikan e¤itimi görmüfl biri getiriliyor. Baflta Eczac›bafl› olmak üzere TÜS‹AD’›n büyük patronlar›n›n bir k›sm› da DTP’nin bafl›na geçecek M. Ali Bayar’› destekleyeceklerini aç›klad›lar. ABD’nin rahlesinden geçmifl olmak, art›k bu ülkede “yönetici” olmak için flart haline getiriliyor. Gayet do¤al bir sonuç esas›nda. ABD’nin d›fl politikas› uygulanacaksa, IMF’nin direktifleri uygulanacaksa, en do¤rusu, bu politikalar› uygulayacak olanlar›n da ABD, IMF taraf›ndan e¤itilmifl olmas›d›r! “Ba¤›ms›z ülke”ymifl! IMF’nin bir memuru getirilip bu ülkeye bakan yap›lmad› m›? Amerikan vatandafl› pasaportuna sahip, yani Amerika’ya hizmet etmeye, her koflulda Amerikan›n ç›karlar›n› her fleyin üstünde tutmaya yemin etmifl biri, Tansu Çiller, bu ülkeye Baflbakan olmad› m›? Dünya Bankas›’n›n memuru olarak y›llarca onlara hizmet etmifl, onlar›n e¤itiminden geçmifl biri, Turgut Özal, bu ülkede Baflbakan ve Cumhurbaflkan› olmad› m›? Amerikan flirketi Morrison’un Türkiye Bayisi Süleyman Demirel, Türkiye Baflbakan› Süleyman Demirel s›fat›n› almad› m›?
Bu ülkeyi, y›llard›r bunlar yönetiyor iflte. “Ba¤›ms›z ülke”ymifl! Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 15 tane Amerikan vatandafl› var. Hiç kimse, bu konuyu araflt›r›yor, soruflturuyor mu? Türbanla meclise girmeye kalkmasayd›, Merve Kavakç›’n›n Amerikan vatandafl› olmas›na da kimsenin bir itiraz› olmayacakt›. Belki duymayan vard›r: ABD pasaportu alabilmek için “ABD’nin ulusal ç›karlar›n› her fleyin üzerinde tutaca¤›na” dair yemin edilir. Y›llarca bu ülkeyi Demirel gibi, Türkefl gibi, “gizli pasaportlu” Amerikanc›lar yönetti. Sonra s›ra, Özal, Çiller gibi aç›k ABD pasaportlulara geldi. Sonra s›ray› do¤rudan onlar›n memuru, çal›flan› olan Dervifl’ler ald›. S›ra, art›k, bu ülkenin baflbakan, bakan koltu¤unda ad› CON‹ olan birini görmekte mi acaba?
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
33
Halk›n
hukuku
Adaletsiz bir ülke, güneşsiz bir dünyaya benzer
Tescilli iflkenceciyi koruyan
ADALETE BAKIN “Bir daha iflkence yapmayacak”
‹fiKENCEC‹YE BAKIN ‹stanbul 7. A¤›r Ceza Mahkemesi, ‹stanbul Emniyet Müdürlü¤ü Tim fiefi Bayram Kartal’a ve polis Semih Ay’a iflkence yapmak nedeniyle, TCK’n›n 243. maddesine göre, 1 y›l 2 ay a¤›r hapis ve 3,5 ay memuriyetten men cezas› verdi. Ne güzel, ülkemizde iflkenceciler de cezaland›r›lmaya baflland›, halka karfl› suç iflleyenler cezas›z kalmayacak, infazc›lar, soyguncular cezaland›r›lacak... diye düflünüyorsan›z acele etmeyin. 7. A¤›r Ceza Mahkemesi, bu karar›n hemen ard›ndan “san›klar›n geçmiflteki hali ve suç iflleme konusundaki e¤ilimlerine göre cezan›n ertelenmesi” karar›n› verdi. Mahkeme, iflkenceci Bayram Kartal’›n “bir daha iflkence suçu ifllemeyece¤i” kanaatinde! Hem de geçmifline bakarak böyle bir “e¤ilim” tespit etmifl. ‹flkencecili¤in hiçbir flekilde affedilmeyece¤i bir yana; demek ki, Bayram Kartal daha önce hiç iflkence davas›ndan yarg›lanmad›¤› gibi, hiçbir iflkence olay›na ad› kar›flmam›fl olmal› ki, karar›n bir “mant›¤›” olsun! Sadece mant›ki de¤il düzenin hukukuna göre de bu gereklidir. Oysa, Sendikac› Süleyman Yeter’i iflkencede katletmekten yarg›lananlardan biri olan Bayram Kartal, ayn› suçtan iki ayr› davada daha yarg›lan›yor, üstelik bu davalar da AYNI MAHKEMEDE! Ayn› mahkemede üç dava; hangi “geçmifl hali” mahkemenin kanaatine mazhar olmufl? Örne¤in sap›kl›¤› m›? 1997’de Senem Adal›’n›n cenaze törenine kat›lmak için gitti¤i Alibeyköy Cemevi önünden gözalt›na al›nan Ö.‹. götürüldü¤ü Vatan Emniyet Müdürlü¤ü iflkence merkezinde tecavüze u¤rad›. Tecavüzü seyreden polislerden biri de Bayram Kartal’d›. Susurluk düzeninin mahkemelerinin ölçüsü ne; 34
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
kaç iflkence davas› daha olunca Bayram Kartal’lar›n iflkencecili¤i meslek edinen birer katil oldu¤una hükmedecek mahkemeler? Bayram Kartal’lar›n iflkence yapma özgürlüklerinin bir s›n›r› var m›? Kaç iflkenceli ölüme kadar “iyi halleri” sürecek? Elbette bunlar›n hiçbiri olmayacak; daha önce yaflanan yüzlerce örne¤i bir yana dahi b›raksak, bu karar bile iflkencenin devletin resmi politikas› oldu¤unun kan›t›d›r. Devlet, “Bayram Kartal’lar benim düzenim için iflkence yapt›lar” deyip iflkencelerine aral›ks›z devam etmeleri için sahiplenmektedir. Bu nedenle A‹HM’in iflkence ile ilgili kararlar›nda para cezalar›n› iflkenceci polislerle ödetmenin, iflkence ile ilgili yüzlerce sözleflme imzalaman›n bu ülkede hiçbir de¤eri yoktur. Geçerli olan, iflkencenin sürmesi ve iflkencecilerin korunmas›d›r.
Hem ‹flkenceci Hem De ‹nfazc› Bayram Kartal sadece iflkenceci de¤il, tüm iflkenceciler gibi ayn› zamanda da infaz operasyonlar›na kat›lan ölüm mangalar›n›n elemanlar›ndan. 16-17 Nisan 1992’de Sinan Kukul, fiadan Öngel ve Arif Öngel’in katledildi¤i ve y›llar sonra aç›lan davada Kad›köy 1. A¤›r ceza mahkemesinde aralar›nda Susurlukçu Mustafa Alt›nok’un da bulundu¤u “yarg›lanan” infazc›lardan biri de Bayram Kartal’d›. Tüm infazc›lar gibi kan›tlara, tan›klara ra¤men o da beraat ettirildi. Yani “eli so¤utulmad›!” ve terfi ettirilip “tim flefi” yap›ld›.
Susurluk Hukuku, Katillerin ve ‹flkencecilerin Hukukudur Bayram Kartal bir örnek elbette. ‹flkence, infaz davalar›nda yüzlerce Bayram Kartal buna benzer kararlarla ya beraat ettirildi ya da göstermelik cezalar verilip, cezalar› ertelendi. Onbinlerce iflkence olay›n›n yafland›¤› ülkemizin hapishanelerinde tutuklu hiçbir iflkenceci ve katilin bulunmamas› Susurluk’un iflkencehanelerden, mahkemelere kadar her alanda sürdü¤ünün kan›t›d›r. Çürümüfl düzende adalet sadece devlet ad›na iflkence ve katliamlar yapan, “koluna kelepçe tak›lmamas› gereken” soyguncular için vard›r; halka ise adaletin zerresi yoktur. Sadece iflkencede, katliamlarda de¤il, devletle halk›n karfl› karfl›ya geldi¤i her olayda istisnas›z bu sonuç ortaya ç›kmakta, halk adaletsiz b›rak›lmaktad›r. Adaletsiz b›rak›lan bir halk›n kendi adaletini yaratmas›n›n meflrulu¤u iflte buradan do¤uyor.
“HÜRR‹YET VE ADALET” GECES‹ YAPILDI 29 Nisan günü Hollanda’da düzenlenen “Hürriyet ve Adalet” gecesine kat›lan binlerce kifli, direniflin coflkusunu üç bin kilometre uzakl›kta, Avrupa’da yaflad›. Bilgesu Erenus, Suavi, Grup Yorum, Komaçernava ve Özlem Özdil’in türküleri ve marfllar›yla kat›ld›¤› gecede, Türkiye’de devrimci mücadelenin ve uzun direniflin anlat›ld›¤› sinevizyon gösterimi salonda coflkuyla karfl›land›. Her direnifl flehidi sloganlar ve alk›fllarla selamland›. Ölüm orucu direniflinde sakat b›rak›l›p tahliye edilen gazilerin konuflmalar› izleyenlere direniflin içinden duygu ve düflünceleri aktard›.
Direnen, flehit düflen evlatlar›n› anlayan, onlar›n düflüncelerine, direnifllerine sayg› duyan, b›rakt›klar› miras› gururla tafl›may› bilen flehit aileleri ad›na yap›lan konuflma, kahramanl›k destan›n›n bir baban›n yüre¤inden kopup gelen duygular›n, binlerce insan›n beynine ulaflmas›n› sa¤lad›. Geceye de¤iflik ülkelerin devrimcilerinden gelen mesajlar›n ço¤unun ortak noktas› emperyalizme karfl› büyüyen öfke, halklar›n mücadelesi ve bu mücadele içinde ülkemizdeki direniflin anlaml› yeriydi.
Tayad Komite’den Provokasyon Haberlerine Tepki Brüksel Tayad Komite, bas›nda ç›kan “DHKP-C’liler Javier Solana ile görüfltü... teröriste diplomat muamelesi” gibi haberlere karfl› bir aç›klama yaparak, bu haberlerin tamamen çarp›tma oldu¤u ve provokatif haberlerin amac›n›n “terörizm” demagojisiyle devletin katliamc›l›¤›n›n meflrulaflt›r›lmak istendi¤i belirtildi. Söz konusu “görüflme”nin de özel bir görüflme olmay›p, “23 Ocak 2002 tarihinde, Brüksel’de Maderiaga
Vakf› taraf›ndan AB kurumlar› ile ilgili resmi ve gayr› resmi kurumlar›n davet edildi¤i bir yeniy›l kokteyli” oldu¤u ve Türkiye’den, devletin resmi temsilcisi d›fl›nda “TAYAD Komite’nin davet edildi¤i” belirtildi.
Dünya Devrimcilerinin Mesajlardan... “Hürriyet ve Adalet” gecesine gönderilen dünya devrimcilerinin coflkulu mesajlar›, direniflin dünya çap›ndaki etkisinin bir göstergesiydi. ‹talya, Avusturya, Almanya, ‹spanya gibi Avrupa ülkelerinden Nepal’e kadar devrimciler, anti-emperyalistler Türkiyeli devrimcileri ve direnifli selamlad›. Mesajlardan baz› kesitler aktar›yoruz;
“...Bat›’daki iflçi s›n›f› ve Güney’deki anti-emperyalist örgütler, kapitalizme karfl› direnifllerini ve anti-emperyalist mücadelelerini yo¤unlaflt›rmaktad›rlar. Bunlar›n aras›nda en önemlilerinden ve en anlaml›lardan, Türkiye’de demokrasi ve adalet için, F tipi hücrelerindeki iflkence ve tecrite karfl› verdi¤iniz mücadeledir...” (Ulusal Antikapitalist Meclisi-(ANA)-Italya) “Dünya proleterya devrimin bir parças› olarak, ayn› amac›n iki ayr› birlikleriyiz... Devrim baflaracak, kimse durduramayacak.” (Nepal) “..Dayan›flmam›z özellikle NATO-oligarflinin en pervas›z vahfletlerine ra¤men sürmekte olan siyasi tusaklar›n uzlaflmaz mücadelesinedir...” (Anti-emperyalist Koordinasyon- Avustur-
ya, Almanya, Italya) “...Sonucu ülkenizdeki anti-emperyalist hareketin0 kaderini büyük ölçüde etkileyecek olan siyasi tutsaklar›n uzlaflmaz mücadelesini burada tekrar ve tekrar dile getiriyoruz...” Uluslararas› Leninist Ak›m; Direzione 17 (Italya); Devrimci Komünist Liga (Avusturya) “...Emin olun ki, emperyalizmin büyük ac›lar çektirdi¤i bu günlerde, Cephenin sürdürdü¤ü kahramanca mücadelesini unutmayaca¤›z...” (‹sveç Devrimci Komünist Gençli¤i) “...Direnifliniz, Amerika, Avrupa emperyalizmi ve yerel burjuvazinin Türkiye iflçi s›n›f› ve halklara yönelik sald›r›lar›na karfl› verilen güçlü ve cesur bir s›n›f savafl›d›r.” ‹spanya Komünist Parti (yeniden infla) “...Turkiye hapishanelerdeki kad›n ve erkek yoldafllar›m›z›n davas›, açl›k grevinde flehit düflenlerin davas› gibi onurlu davalar için günlük olarak verdi¤imiz dayan›flma mücadelemizde birlikteyiz...” (Bask Tutsak Aileleri Örgütü-ASKAPENA)
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
35
dünyadan Dünya’da 1 May›s Gösterileri Emperyalist Politikalara Hay›r Dünyada 1 May›s Özüne Dönüyor: Emperyalizmin “teröre karfl› savafl” demagojisi ile halklara, anti-Amerikanc› güçlere karfl› açt›¤› savafl›n tüm h›z›yla sürdü¤ü, küreselleflmenin Avrupa’dan Afrika’ya kadar tüm emekçilere yoksulluk getirdi¤i günümüz koflullar›nda, dünyadaki 1 May›s’lar da bu konuda halklar›n direnifl kararl›l›klar›n›n ifadesi oldu. ‹stisnas›z her yerde Amerika’ya karfl› sloganlar, “küreselleflmeye” karfl› sloganlar, Filistin özgülünde direniflleri destekleyen sloganlar at›ld›. Baz› yerlerde sadece bu taleplerle mitingler yap›ld›. Denilebilir ki, Avrupa’da uzun y›llar, rutin-flenlik havas›na dönüfltürülen, ciddi taleplerin, direnifllerin bir parças› olamayan 1 May›s’lar, bu y›l büyük oranda özüne döndü; Hemen her ülkede 1 May›s mitingleri, yürüyüflleri güncel taleplerin dile getirilmesine, hükümetlerin ve emperyalizmin dünya çap›ndaki politikalar›n›n protestolar›na tan›k oldu. Somut mücadele ile ba¤›n› kurdu. Filipinler’de emekçiler Filipinlere yerleflen ABD askeri güçlerinin defolmas›n› isterken, Bulgaristan’da yeniden ülkeye dönen iflbirlikçi kral›n protesto edilmesi öne ç›kt›; Avusturalya’da iktidar›n mültecilere karfl› uygulad›¤› insanl›k d›fl› uygulamalar›n protesto edilmesi gösterilere damgas›n›
36
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
vururken, Fransa’da Le Pen’e, ›rkç›l›¤a karfl› antifaflist sloganlar ön plandayd›. Yunanistan halk› Filistin direnifline verdikleri deste¤i dile getirmeyi 1 May›s eylemlerinin ana konusu yapt›lar, Güney Kore’de ise emekçiler, emperyalist flirketlerin ülkelerinde gerçeklefltirdi¤i ya¤maya tav›r al›yorlard›. Her yerde “küreselleflme karfl›t›” diye ifade edilen, emperyalist politikalara karfl› halklar›n tepkisinin dile getirilmifl olmas›, hem emperyalizme karfl› kitleselleflen direniflin hem de taleplerin somutlaflmas›n›n göstergesidir. Tüm bu çeflitlilik, 1 May›s’›n somut, gerçek, canl› bir mücadele ve dayan›flma günü oldu¤unu anlat›rken, dünyan›n dört bir yan›nda, her milliyetten, dinden halklar›n lanetlemekte birleflti¤i ortak düflmanlar› da vard›. Bu düflmanlar en baflta ABD ve IMF’ydi. Tek bir gün içinde, milyonlarca kez lanetlendi halklar›n düflmanlar›. Milyonlarca ad›m, halk düflmanlar›n›n üstüne yürürcesine ad›mlad› meydanlar›. 1 May›s, tüm dünyada halklar›n ABD’ye, IMF’ye karfl›, ba¤›ms›zl›k, ekmek ve adalet için yürüdükleri gün oldu. *** Rusya: Moskova’da Komünist Parti taraf›ndan düzenlenen mitinge kat›lan 300 bin kifli, Putin’in politikalar›n› protesto ettiler. Mitinge Rus gençli¤inin yo¤un kat›l›m› dikkat çekerken, K›z›l Meydan’›n bir baflka köflesinde iflbirlikçi sendikalar›n düzenledi¤i Putin yanl›s› gösteriye kat›l›m oldukça düflük oldu. Almanya: Köln, Hamburg, Dresden, Frankfurt, Münih, Stutgart, Krefeld, Bremen, Nürnberg baflta olmak üzere Almanya genelinde 500 ayr› yerde yap›lan gösterilerde kat›lan yüzbinler ›rkç›l›¤a, faflizme ve emperyalizme karfl› sloganlar›n› hayk›rd›. Metal iflçileri grevin coflkusunu alanlara tafl›d›. Bir çok kentte düzenlenen gösterilere Türkiyeli devrimciler de kat›ld›. Berlin, Frankfurt, Fürth ve Göttingen kentlerindeki gösterilerde ise Neo Nazi gruplarla sol gruplar aras›nda çat›flmalar yafland›. ‹ngiltere: Londra’da Türkiyeli devrimcilerin de kat›ld›¤› gösterilerde ‹ngiliz hükümetinin Amerikanc› politikalar› elefltirildi, anti-emperyalist sloganlar at›ld› ve küreselleflme karfl›t› pankartlar tafl›nd›. Çevreciler, sendikalar ve sol gruplar ayr› ayr› gösteriler düzenledi. Küba: Dünyada en kitlesel 1 May›s Havana’dayd›. Castro’nun konufltu¤u mitingde 1 milyon kifli “Yaflas›n sosyalizm, Yaflas›n Küba” slo-
Yurtd›fl›ndan ganlar› att›. ‹sviçre: 6 kentte düzenlenen mitingde küreselleflme politikalar› protesto edilirken, Zürich’de 15 bin kiflinin kat›ld›¤› mitingde yer yer polisle çat›flmalar meydana geldi. Avusturalya: Saat fark› nedeniyle bir gün önceden bafllayan ve sol gruplar›n, antiemperyalistlerin düzenledi¤i gösterilerde polisin sert müdahalesine ra¤men mültecilere karfl› uygulanan politikalar protesto edildi. ‹talya: Roma, Torino, Milano, Napoli gibi kentlerde yap›lan gösterilerde hükümetin sosyal politikalar› elefltirildi, antiemperyalist, antikapitalist sol güçler gösterilere damgas›n› vurdu. Roma’da 600 bin kiflinin kat›ld›¤› mitingde “küreselleflme” politikalar›na karfl› sloganlar öne ç›karken, K›z›l Tugaylar’›n cezaland›rma eylemi yapt›¤› Bologna’da reformist çevrelerin de deste¤iyle 1 May›s’› “teröre de karfl›y›z” gösterisine dönüfltürmek isteyenler umduklar›n› bulamad›. Fransa: Faflist Le Pen nezdinde ›rkç›l›¤a, faflizme karfl› sloganlar›n ön planda oldu¤u gösterilere Fransa genelinde 1 milyon kifli kat›l›rken, Paris’de 400 bin kifli vard›. Le Pen’in “Jandark günü” gösterisine ise 10 binden fazla kifli kat›ld›. Yunanistan: Atina’da yap›lan gösterilerde Amerikan emperyalizmi protesto edildi, Filistin halk›n›n direnifline destek verildi. Bulgaristan: Sofya’da yap›lan gösterilerde, emperyalistlerin deste¤iyle yeniden iktidara getirilen kral protesto edildi. Filipinler: Manila’da yap›lan gösterilere anti-Amerikanc› sloganlar hakim oldu. Amerika protesto edilirken, ABD ordusunun Filipinler’den gitmesi istendi. Di¤er Ülkeler: Danimarka, Kamboçya, Hindistan, Endonezya, Venezuella, Singapur, Malezya, Suriye, Güney Kore ve daha onlarca ülkede yap›lan gösterilerde emperyalist politikalar, Amerikan imparatorlu¤u protesto edildi.--
TÜRK‹YEL‹ DEVR‹MC‹LER 1 MAYIS ALANLARINDA Yurtd›fl›nda yaflayan Türkiye halk›, devrimciler düzenlenen miting ve yürüyüfllere pankartlar› ve sloganlar› ile kat›ld›lar. DORTMUND: Cepheliler 120 kiflilik kortejle en önde M. Akif Dalc›’n›n resmiyle mitinge kat›ld›lar. KÖLN: Türkiyeli örgütlerin de kat›ld›¤› yürüyüflte Köln Anadolu Halk Kültür Merkezi Hakl›y›z Kazanaca¤›z pankart›yla yürüyüfle kat›ld›. Ölüm orucu ve Fililstin halk›n› destekleyen sloganlar att›. BERL‹N: 15 bin kiflinin kat›ld›¤› mitingde devrimciler ölüm orucu flamalar› ve Mahir Çayan resimleriyle yürüdü. STUTTGARD: Hakl›y›z Kazanaca¤›z ve 1 May›s pankartlar›yla 250 kiflilik kortejiyle kat›lan Devrimci Halk Güçleri marfllar ve sloganlarla coflkular›n›, öfkelerini hayk›rd›lar. NÜRNBERG: Nazilerin ve polisin provokasyonu ile çat›flmal› geçen 1 May›s gösterilerinde Cepheliler de yerlerini ald›. DU‹SBURG: Türkiyeli bir çok devrimci örgütün de kat›ld›¤› mitingde Devrimci Halk Güçleri 5 ayr› dilde yaz›l› "Yaflas›n 1 May›s" pankart› ile "‹flgale Son, Filistine Özgürlük" ve Almanca yaz›l› "Türkiye Hapishanelerindeki ‹zolasyona Son" pankartlar›yla kat›ld›lar. Slogan ve flamalarla ölüm orucu direnifli selamland›. FRANKFURT: TAYAD Komite k›z›l bayraklar›, ölüm orucu flehitlerinin foto¤raflar› “HAKLIYIZ KAZANACA⁄IZ”, “YAfiASIN ÖLÜM ORUCU D‹REN‹fi‹M‹Z” VE “YAfiASIN TÜRK‹YE VE F‹L‹ST‹NDEK‹ D‹REN‹fi‹M‹Z” pankartlar›yla mitinge kat›ld›. FRANSA: Antifaflist gösteriye dönüflen 1 May›s mitinglerinde Cepheliler Paris’te 500, Marsilya’da 100 kifli olarak mitinglere kat›ld›lar ve ölüm orucu direnifli ve Filistinle ilgili pankartlar tafl›d›lar. LONDRA: Karl Marks Kütüphanesi önününden bafllayan yürüyüfle 200’e yak›n kifliyle kat›lan Cephelilerin korteji emperyalizme ve faflizme karfl› sloganlar›n at›ld›¤› kortej oldu. AVUSTURYA: Viyana, Graz, Linz-‹nsbruck’ta düzenlenen yürüyüfllere Cepheliler, Parti ve Cephe bayraklar›, pankartlar› ve sloganlar›yla kitlesel olarak kat›ld›lar. Mitinglerde ölüm orucunu anlatan pankartlar Almanca ve Türkçe olarak tafl›nd›. ZÜRiH: 3000 bin kiflinin kat›ld›¤› mitingte Cepheliler büyük boy Cephe ve Parti bayraklar›yla yürüdüler.
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
37
BURJUVA DEMOKRAS‹S‹ NE KADAR DEMOKRAT? SÖMÜRGE T‹P‹ FAfi‹ZM NE KADAR DEMOKRAS‹?
38
“Burjuva demokrasisi, özgürlük ve eflitlik üzerine kula¤a hofl gelen bofl sözler, tumturakl› sözcükler, abartmal› vaatler ve gürültülü sloganlar demokrasisidir.” (Lenin)
¤erleri vazgeçilebilirler” mi diyorlar? Ony›llarca, çeflitli sosyalist ülkeler “tek partililik”le elefltirildi, “tek parti diktatörlü¤ü” kötülendi. Ama burjuva demokrasiler de esas›nda “tek bir partinin” iktidara gelmesine müsaade ediyor: tekelci burjuvazinin partilerinin. ‹ktidara gelecek her parti için, tekelci burjuvazinin düzenini ve politikalar›n› onaylamay› flart kofluyor.
Burjuva demokrasisinin maskesinden bir parça daha düfltü. Burjuva demokrasisinin “çok partililik”, “ço¤ulculuk” söylemlerinin bir OYALAMA arac› oldu¤u, “çok partilili¤in, çok seslili¤in” esas olarak kitleleri düzen içinde tutman›n arac› oldu¤u, SEÇ‹MLER”in ise, asla demokratik olmad›¤›, çünkü burjuvazinin kendi aleyhine bir seçim sonucunu asla kabullenmeyece¤i, bu defa bir ›rkç› parti vesilesiyle görüldü. Burjuvazinin kalemflörlerinin Le Pen karfl›s›nda yazd›klar›n›n özü fluydu; Tabii farkl› düflünceleri-ç›karlar›-politikalar› savunanlar olsun, ama iktidar her zaman ve her koflulda bizde -yani burjuvazide- kals›n. “Demokrasi” Le Pen gibilerin iktidar olmas›n›n önlemlerini de als›n. Ayn› fley, hemen ayn› gün, ülkemizdeki burjuva medyada tekrarlanmaya bafllad›. Savunulan yaklafl›m, Le Pen’in yerine Tayyip Erdo¤an’› koyman›n d›fl›nda tamamen ayn›yd›. Tayyip Erdo¤an’›n ve Erbakanlar’›n partileri tabii ki kapat›lmamal›yd›, tabii ki seçimlere girmeleri engellenmemeliydi, ama düzen onlar›n ‹KT‹DARA gelmelerini engelleyecek mekanizmalara da sahip olmal›yd›. Peki flimdi bu gerçekten “parlamenter” bir demokrasi mi? Buna “çok partili sistem” denilebilir mi? Bu nas›l bir demokrasi? Burada aç›kça bir “oyun” yok mu? “ Siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez araçlar›d›r ” derken, esas›nda “tekelci burjuvazinin iktidar›n› savunan siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez araçlar›d›r, di-
Burjuva demokrasisinin bu ikiyüzlülü¤ü, bugün itibar›yla Le Pen vesilesiyle ifade edilmifl olsa da, gerçekte bu bak›fl aç›s›, sadece Le Penler’e veya Tayyipler’e karfl› oluflmufl de¤ildir. Tersine, bu bak›fl aç›s› Avrupa demokrasilerinde esas olarak komünist partilere, iflçi s›n›f›n›n ç›karlar›n› savunan örgütlere karfl› gelifltirilmifl bir politikan›n ifadesidir. Komünistler, sistem içinde olsun, partilerini kurabilsin, parlamentoya girebilsin ama iktidar koltu¤una oturamas›nlar. Burjuvazinin demokrasisinin tüm yasa ve kurallar› bunu sa¤lamaya göre flekillenmifltir. Düzenin mevcut önlemlerinin yetmedi¤i yerde, baflta ›rkç›, faflist sald›r›lar olmak üzere baflka yöntemler de devreye sokulmufltur. Çeflitli Avrupa ülkelerinde “Komünist Parti”lerin iktidara gelmifl olmas›, bu söylediklerimizi de¤ifltirmiyor. “Komünist Partiler” ancak tekelci burjuvazinin düzenini sürdürmeyi garanti ederlerse iktidara gelebilirlerdi. Avrupa komünist partilerinin ço¤u iflte bu evrimi geçirerek, daha aç›k bir deyiflle, Komünist Partiler, Komünist Parti olmaktan ç›karak, hükümet olabilmifltir. Bu anlamda hiç bir zaman gerçek anlamda ‹KT‹DAR da olmam›fllard›r. ‹KT‹DAR hep tekelci burjuvazinin elinde kalm›flt›r. Burjuva demokrasisinin “parlamenter sistemi”nin, “demokrasisi”nin, özgürlüklerinin geniflli¤i iflte bu kadard›r. S›n›r, ‹KT‹DAR’d›r. O s›n›rdan sonra, emekçilerin, halk›n özgürlü¤ü yoktur, o s›n›rdan sonra demokrasi yoktur, o s›n›rdan sonra “parlamenter kurallar” geçerli de¤ildir. Emperyalist ülkelerdeki parlamenter demokrasinin s›n›rlar› böyleyken, bizim gibi ülkelerdeki demokrasicili¤in s›n›rlar› iyice daral›r. Demokrasi, çok daha kaba, aleni ve çerçevesi dar bir oyuna dönüflür. Bizim gibi ülkelerde, egemen s›n›flar›n diktatörlü¤ü, kendini faflizm olarak ortaya koyar çünkü. Ama buna ra¤men, bir “demokrasi” olduklar›n›, “demokratik hukuk devleti” olduklar›n› iddia etmekten de hiç vazgeçmezler. Faflist diktatörlerden Mussolini bile “... E¤er tarihte demokratik bir hükümet sistemi varsa, bu faflist hükümet sistemidir” diyordu. (Server Tanilli, Devlet ve Demokrasi, syf: 74) Tekelci burjuvazi, burjuva demokrasisi ad›n› verdi¤i sistemin özünde kendi egemenli¤i oldu¤unu gizlemek için, baflta insan haklar› konusu olmak üzere, her türlü sorunu kullan›r.
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
“Önlemler”, halk iktidar›na karfl›d›r
Sorun, kitleleri, sonunda “kitlelerin iradesinin” belirleyici oldu¤una inand›rmakt›r. Çünkü kitlelerde bu inanç y›k›ld›¤› an, tepkiler, flu veya bu yöne de¤il, bizzat sistemin kendisine yönelecektir.
Burjuva diktatörlü¤ü, seçimle alafla¤› edilebilir mi? Burjuva demokrasisi, tan›m›ndan da anlafl›laca¤› üzere, özü itibar›yla burjuvazi için demokrasi’dir. Burjuva demokrasisi, halk için, emekçiler için, bir diktatörlüktür. Diktatörlü¤ün en kaba ve aç›k ifadesi bu tart›flmalarda kendisini göstermektedir. Burjuvazi bu tart›flmalarda aç›kça “seni ben yönetece¤im, senin uyaca¤›n kanunlar› ben belirleyece¤im, tüm ekonomi politikalar, askeri politikalar, önce tekellerin ç›karlar›n› güvenceye alacak flekilde olacakt›r” demektedir. Tekelci burjuvazinin, sahip oldu¤u ekonomik, askeri, siyasi gücü, s›rf “demokrasi aflk›yla” kendili¤inden b›rakmas›n›, sürdürdü¤ü lüks ve sefahat içindeki asalak yaflam›ndan kendili¤inden vazgeçmesini beklemek, s›n›flar›n do¤as›na terstir. Tekelci burjuvazinin s›rf parlamentoda yar›dan bir fazla parmak, sosyalizmden yana havaya kalkt› diye, mülkiyetinden vazgeçece¤ini düflünebilecek, umabilecek kadar kim saf olabilir? S›n›flar mücadelesinin teorisinin, politikas›n›n ustalar›, burjuva demokrasisinin oldu¤u emperyalist ülkelerde, silahl› mücadele de¤il, bar›flç›l (uzlafl›c› de¤il) mücadele öngörürken de, bunu ancak bir noktaya kadar öngörürler; buralarda da iktidar›n de¤iflmesi noktas›nda ezilenlerin zoru, zorunludur. (Devrimci literatürde bu “bir nokta”dan öncesi ve sonras›, evrim dönemi, devrim dönemi diye adland›r›l›r.) Baflka türlü iktidar de¤iflikli¤i mümkün de¤ildir. Burjuvazi, Le Penler’e, Tayyip’lere ve komünistlere “parlamentoda” iktidar› vermeyiz derken, bu ç›plak gerçe¤i itiraf ediyor. Burjuva bas›n y›llard›r Tayyip Erdo¤an’›n “demokrasi bizim için bizi gidece¤imiz yere götürecek bir araçt›r” dedi¤i için elefltiriyor; peki burjuvazi için farkl› m› demokrasinin anlam›? De¤il. Tekelci burjuvazi de, oligarfliler de, sömürü düzenini sürdürmenin arac› olarak görüyor ve kendi koflullar›na uyarlayarak kullan›yorlar burjuva demokrasisini. Yeni-sömürgelerdeki oligarfliler, burjuva demokrasisi koflullar›nda iktidarlar›n› sürdüremeyecekleri için, sadece burjuva demokrasisinin kurumlar›na ve kurallar›na biçimsel (veya baflka deyiflle göstermelik) olarak baflvurup, esas olarak bu demokrasicilik oyununun gerisinde faflist bir rejimi uyguluyorlar. Bütün bunlar, burjuvazinin iktidar›na karfl› halk›n iktidar›n›n, burjuva demokrasisine karfl› halk demokrasisinin neden burjuva parlamentolar arac›l›¤›yla gerçeklefltirilemeyece¤ini de gösterir. Le Pen’den Tayyip’e, 1960’lar›n T‹P’inden fiili’de Allende’ye... her örnek bize bu “iktidar gerçe¤ini” anlat›r. Tekeller, ihtiyaç duyduklar› noktada Le Pen’lere, Tayyip’lere iktidar› verebilirler, ki geçmiflte vermifllerdir. Ama bu güçler, tekellere ra¤men iktidar olamaz, iktidar koltu¤una otursalar bile, gerçek iktidar gücü olamazlar. Düzenin yap›s› ve iflleyifli buna izin vermez.
Do¤ru, emperyalistler ve oligarfliler parlamenter çal›flmay› yasaklamam›flt›r... hatta parlamentoya girmek de mümkündür... Ama iktidar› devralman›n yolunu, yasal, polisiye, askeri anlamda kapatm›flt›r emperyalizm ve oligarfli... Bu nedenle, "iktidar hedefi” olan her hareket, baflka tercihlere de sahip olmak zorundad›r... Örgütlenmede, mücadelede flu veya bu biçimlerde düzen d›fl›na ç›kmak zorundad›r. Düzenin icazetine tabi, tüm varl›¤›n› bu icazetin yasal güvencelerine ba¤lam›fl hiç bir güç, düzeni de¤ifltirme yetene¤i ve gücüne sahip olamaz. Emperyalist ülkelerdeki burjuva demokrasisinin gerçek manada herkes için bir demokrasi oldu¤unu düflünmek de, yeni-sömürgelerdeki biçimsel kurumlara bak›p demokrasicilik oyununun gerçek bir burjuva demokrasisi oldu¤unu düflünmek de, politikada en vahim yanl›fllar›n, savrulmalar›n kayna¤› olmufltur hep. Parlamentoculuktan AB’cili¤e uzanan düzen içi teorilerin kayna¤›nda da bu vard›r. Tayyip’lere bile, iyice burnunu sürtmeden, iyice hizaya getirmeden iktidar› vermeyen oligarflinin, devrimci, sosyalist bir partiye iktidar› verebilece¤ini düflünecek kadar saf olunabilir mi? Hükümet koltu¤una oturmas›na bir an için göz yumsa bile, ayn› Refah Partisine yapt›¤› gibi, ‹srail’le anlaflmalardan, IMF programlar›na ve hapishane katliamlar›na kadar her türlü halk düflmanl›¤›n›n alt›na imza at›lmas›n› flart koflaca¤›n› bilmeyecek kadar saf olunabilir mi? T‹P’in parlamentoda bulunmas›na bile tahammül edememifltir düzen. De¤il ki, parlamentoda ço¤unlu¤u sa¤layarak sosyalizme geçilmesine seyirci kals›n! Her demokrasi bir s›n›f›n damgas›n› tafl›r. ‹ktidarda kim varsa, demokrasi de esas olarak onun demokrasisidir. Halk için demokrasi isteyenler, burjuvazinin ekonomik, siyasi egemenli¤ine de karfl› ç›kmak durumundad›r. Burjuvazi, kendi parlamentosunun kendisi sistemini y›kma arac› olarak kullan›lmas›na izin vermez, bu, böyledir; “Tek Yol Devrim” iflte bu gerçe¤in en özet sonucudur. AB’den ve TÜS‹AD’dan demokrasi bekleyenler, 11 Eylül sonras›, bunlar›n terörist yüzüyle karfl› karfl›ya geldiler. Görmek isterlerse, faflist yüzleri de çok gizli de¤ildir. Öyleyse, halk›n, emekçilerin iktidar›n› isteyenler, “parlamenter yoldan” baflka yol bulacaklar. Baflka yolun da bizim bildi¤imiz tek bir ad› var: Devrim! Üçüncü bir yol bilen var m›?
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
39
Solun Beyni Özür diliyorum Önce özür dilemek istiyorum. Ben bugüne kadar esas olarak küreselleşmeyi savundum. Dünyanın... Sınır tanımaz global sermaye, ileri teknoloji ve insanlığın demokratik ideallerinin motivasyonu ile ister istemez bir koca köy olacağını düşündüm. Bunun iyi bir şey olması gerektiğini savundum. Amaç, global köyde yaşayan herkesin refah ve özgürlüğü yakalaması olmalıydı. Bunun kaçınılmaz bir akış olduğunu düşündüm hep... Ama galiba kandırıldım. Büyük kuşkularım var. *** Çünkü... Büyük devlet siyasetlerinin, refah, eşitlik, özgürlük ve demokrasi ideallerini yerkürenin her tarafına "yaymakta", dürüst ve ahlaklı olmadığını kabul ediyorum. Bu siyasetlerin, ortak özgürlük ve refah çağını ileriye ertelediğini düşünüyorum. Niye mi bugün? Filistin'e reva görülen muamele sebebiyle bugün... Bir ulusun göz göre göre kendi topraklarında atılmasına seyirci kalmakla... Bir ulusun en doğal hakkının elinden alınarak bu derece aşağılanmasına sessiz kalmakla... Küreselleşmenin hangi idealleri paralel düşebilir? Hangi değerler örtüşebilir? Hiçbiri!.. *** Terörü alt etmekte samimi isen Filistin'e yönelen teröre de karşı çıkmalısın!.. Tıpkı, israil'e yönelen teröre karşı çıktığın gibi... Tıpkı, ikiz kulelere yönelen teröre isyan ettiğin gibi... Bizim canımız can, sizinkiler patlıcan küreselleşmesi nasıl bir küreselleşmedir? Bu küreselleşmede, herkes eşit iken, Batılılar biraz daha eşit olmuyor mu?. ... Birleşmiş Milletler, ne işe yarar? Ki, küreselleşme idealinin en temel konsepti ve organıdır... Ne işe yarar BM?.. Amerika'nın noterliğine mi?.. *** ... "Filistin riyakarlığı" ile küreselleşme fikrine kezzap döken Batı'yı şiddetle kınıyorum. ... Küreselleşme fikrini, zaten kayıtsız şartsız desteklemiyordum. Ama yeni bir sürece kadar donduruyorum, küreselleşme ile aramdaki ilişkiyi... Vicdanım böyle diyor. İlker Sarıer, Sabah
40
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
ÖZELEfiT‹R‹N‹N OLMADI⁄I YERDE YANLIfi BÜYÜR... VAH‹MLEfi‹R... SAFLARI DE⁄‹fiT‹R‹R! Bir “özür” okuyacaks›n›z yandaki sütunda. Burjuva medyada yazan küçük-burjuva bir yazar›n özrü. ‹lker Sar›er’in “birey” olarak küreselleflmeye kanm›fl olmas› çok önemli de¤il, etkisi s›n›rl› olur. Ama bütün olarak bir ayd›n kesiminin, hatta kimi sol gruplar›n küreselleflmeye flu veya bu biçimde, flu veya bu gerekçeyle kanm›fl olmas›, çok daha ciddi sonuçlar yaratm›flt›r. “Sivil toplumculuk”, “savafla da teröre de karfl›” olmalar, “her türlü fliddet” nakaratlar›, terör demagojileri ve bunlara paralel, demokratik kitle örgütlerinden devrimcilerin tasfiyesi, hep küreselleflme ideolojisinin, “emperyalizm de¤iflti” düflüncesi üzerinde flekillenen politikalar›n yans›malar›d›r. ‹flte bu nedenle, bu kesimlerin de, ‹lker Sar›er’den çok daha ciddi, derin ve köktenci bir özelefltiri yapmalar› gerekmez mi? Ne kadar derine inebilirler, bilemiyoruz, ama en az›ndan bir ilk ad›m olarak ‹lker Sar›er’in yapt›¤› kadar›n› yapmak durumundad›rlar. ‹lker Sar›er’in yazd›klar›, gerçekte benzer durumdaki yüzlerce ayd›n›n, sanatç›n›n, yazar-çizerin ruh halidir. Hepsinin kafas›ndan ayn› sorular›n geçmemesi mümkün de¤ildir. Ama böyle bir konuda özür dilemek tabii bir “medeni cesaret”ten çok, siyasi cesaret iflidir. Sol ve ayd›nlar, bu cesareti göstermek durumundad›r. Önceki say›m›zda, globalizmle, emperyalizmin “yeni dünya düzeni”yle ilgili yaz›m›z›n sonunda “emperyalizm de¤iflti diyenler, hala muhasebe yapmayacak m›s›n›z?” diye sormufltuk. Genel olarak solda ve ayd›nlarda özelefltiri gelene¤i, al›flkanl›¤› yok gibidir. Derin tahlillere efllik eden büyük politikalar saptarlar. Ama hiçbiri gerçekleflmez. Bir ay sonra tamamen farkl› fleyler yazarlar, özelefltiri yoktur, yine de sanki öncekileri yazanlar kendileri de¤ilmifl gibi bir “kesinlikle” konuflurlar. Bu “karakter”, dönüp solu vuruyor. Sol, bir burjuva yazar kadar bile özür dileme cesareti gösteremezse, inand›r›c› olabilir mi? Kim onun yar›n söyledi¤ine güvenip bir ad›m atar? Devrimcileri, "gözlerini geliflmelere kapat›yorlar, yeni koflullar› anlam›yorlar, hala eski sözlerini tekrarl›yorlar" diye durmadan elefltirenler, geliflmeler karfl›s›nda nas›l flafl› duruma düfltüklerini, nas›l emperyalist ideoloji ve propagandan›n gözlü¤üne tak›l›p kald›klar›n›, bu gözlükten bak›p nas›l yanl›fl tahliller yap›p yanl›fl tutumlar tak›nd›klar›n› görmüyorlar. Görmek zorundalar. Hangi cüretle, hangi bilimsel tahlillerle, hangi olgulara dayanarak "emperyalizm de¤iflti" demifltiniz? Peki bugün ne denilecek?..
"Emperyalizmin de¤iflti¤i" üzerine kurulan on hatta onbefl y›ll›k politikalar, bofla gitmifl y›llar, yanl›fl yolda harcanm›fl emek ve enerji de¤il mi?
“Emperyalizm de¤iflti” teorisi, kendisindeki de¤ifliklikleri gizlemeye çal›flanlar›n teorisi oldu Emperyalizmin insan haklar›n› savundu¤una inan›lmaya baflland›¤›nda, emperyalist müdahalelerde ilerici, olumlu yanlar bulunmaya baflland›¤›nda, bunun sonu gelmez. Sonunda emperyalizmle ayn› fleyler savunulur hale gelinmesi mukadderdir. Özelefltiri yap›lmad›¤›nda mevcut teori derinlefltirilecek; sonuçta mesela KADEK program›ndaki gibi bir noktaya var›lacakt›r. KADEK program›nda “teröre karfl› mücadele”den sözediyor: "(KADEK) Devlet, örgüt ve bireyden kaynaklanan terörizmi mahkum eder ve onunla her türlü mücadeleyi esas al›r. Terörizme karfl› mücadelede uluslararas›, bölgesel ve ulusal alanda kapsaml› ittifak ve iflbirli¤inin geliflmesini ilke edinir, bu temelde giriflimlerde bulunur." (20 Nisan 2002, Özgür Politika) Bu tümüyle emperyalistlerin söylemidir. 1990’lar›n bafl›nda ABD’nin Irak’a sald›r›s› karfl›s›nda sessizlikle bafllayan “ABD’yi gözetme” tavr›, bu noktaya gelmifltir. Çünkü 12 y›ld›r yaflanan onca geliflmenin hiç birinde, Kürt milliyetçili¤i geriye dönüp “yahu, biz ne söylüyoruz, neler oluyor” diye geriye bakma, muhasebe yapma, özelefltiri yapma ihtiyac› duymam›flt›r. Dünyaya iliflkin ne söyledilerse, hangi beklentileri gelifltirmifllerse, neredeyse istisnas›z hepsinde yan›lm›fllard›r. Ama iflte, muhasebe ve özelefltiri gelene¤i olmay›nca, 2002’de de ABD’nin Irak’a müdahalesini savunur durumdad›rlar. “Emperyalizmin de¤iflti¤i” üzerine, ABD egemenli¤indeki “yeni dünya düzeni” üzerine tesbitler, politikalar, sadece “dünyay› tahlil” etmekte bir yanl›fll›kla s›n›rl› kalmay›p, ba¤l› olarak ülkemizin içinde bulundu¤u durumu da yanl›fl tahlil etmeyi getirmifltir. Reformizm, legal parti çevreleri, Kürt milliyetçili¤i “emperyalizm de¤iflti” tesbitine ba¤l› olarak, ülkemizde de k›sa vadede bir demokratikleflme olaca¤›n› tesbit etmifllerdir. 80’lerin sonlar›ndan bu yana söylüyorlar bunu. Türkiye’de ise, süreç hep tersine gelifliyor. Yan›ld›klar›n› görmemifl olmalar› mümkün mü? Sanm›yoruz. Görüyorlar, çünkü görülmeyecek bir fley yok. ‹flte bu noktada “siyasi cesaret” gündeme geliyor. Yan›ld›klar›n› kabul ettikleri noktada, sadece bir “teorik yan›lg›”y› kabul etmifl olmakla kalamayacaklar›n› onlar da iyi biliyorlar. Bu yanl›fl›n üzerine infla ettikleri legal particilik çökecek en baflta. Bu yanl›fl›n üzerine oturttuklar› bar›fl, parlamenterizm politikalar› çökecek. Bunlara göre oluflturulan örgüt anlay›fllar›, çal›flma tarzlar› çökecek. Bunlar›n alternatifinin ne oldu¤u ise belli: Devrimci mücadele.
‹flte buna siyasi cesareti olmayanlar›n özelefltiri cesareti göstermesi de mümkün de¤il. Reformizmin d›fl›ndaki kesimlerde de etkileri oldu “küreselleflme”nin. Emperyalist propagandan›n etkisi alt›nda, özünde küreselleflmenin etkisi alt›nda, karfl›-devrimci komplolar›, darbeleri halk hareketi, devrim olarak de¤erlendirenler olmufltu. Bunlar da dönüp, biz nas›l böyle bir hata yapt›k, nas›l emperyalizmin iddialar›, propagandalar› bu kadar kolayl›kla beynimize s›zabiliyor diye de¤erlendirmediler. Görüldü¤ü gibi, solda özelefltiri ve muhasebe gelene¤inin zay›fl›¤›, reformistlerle s›n›rl› olmayan bir zaaft›r. Özelefltirinin insan›, devrimciyi, örgütü yüceltici yan› üzerine sözler söylemeyece¤iz. Hay›r, solda özelefltiri zorunlulu¤u, bundan daha önce, pratik aç›dan bir zorunluluktur. Bu kesimlerin kitleler nezdinde inand›r›c›l›klar›n›n ve devrim saflar›nda kalacaklarsa, bu saflardaki meflruluklar›n›n gere¤idir.
Ülkemizin Devrimcileri, Demokratlar›, ABD’nin, AB’nin “Terör Listesi”ne Karfl› De¤il Mi? F
Önceki say›m›zda yer alan bir haber, dünyan›n çeflitli ülkelerinden devrimci, yurtsever örgütlerin, ABD’nin “hedef örgütler” listesiyle 5 örgütü hedef almas›na karfl› ortak bir aç›klama yapt›¤›n› belirtiyordu. Devrimci, yurtsever örgütler, “B‹Z DE AMER‹KA’NIN POL‹T‹KALARINA KARfiIYIZ, B‹Z DE AMER‹KAN SAVAfiLARINA KARfiIYIZ, B‹Z DE AMER‹KA'YI ELEfiT‹R‹YORUZ” bafll›¤› alt›nda ABD’ye tav›r al›p, devrimci, demokrat dayan›flman›n bir gere¤ini yerine getiriyorlar. Aç›klamay› imzalayan örgütlerin say›lar› her geçen gün art›yor. ‹nsan merak ediyor, acaba ülkemizdeki devrimcilerin, demokratlar›n böyle bir sorumlulu¤u, duyarl›l›¤› yok mu? Yoksa, neden? Büyük harflerle yaz›lan bu üç cümlenin alt›na imza atmaktan kim neden uzak duruyor? Böyle bir aç›klama yapmak, flu veya bu örgütün düflüncelerini benimsemek demek de¤il elbette. Bunun böyle olmad›¤› aç›k. Ama böyle bir tav›r, herfleyden önce, Amerikan imparatorlu¤una, ABD’nin ülkeleri, halklar›, örgütleri diledi¤ince “hedef” ilan edip, bombalamas›na, yak›p y›kmas›na, yasaklar koymas›na karfl› bir tav›rd›r. Bu tavr› almak için, ne Marksist-Leninist olmak, ne de mesela silahl› mücadeleyi savunmak gerekir. Bu tavr› almak, herfleyden önce, yurtseverli¤in ve demokratl›¤›n gere¤idir. Ülkemizin yurtseverleri, ülkemizin demokratlar›, ülkemizin devrimcileri, ülkemizin ayd›nlar›, ülkemizin örgütleri, sizi, binlerce kilometre ötedekilerin gösterdi¤i dayan›flmay› göstermekten al›koyan nedir?
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
41
“Sa¤ sol yok...” PEK‹ NE VAR? “‹deolojiler öldü, sa¤ sol bitti...” sözleri, ony›llard›r burjuvazinin her f›rsatta kulland›¤›, kitlelere empoze etti¤i bir düflüncedir. Ama özellikle son dönemde burjuva siyasette kendine bir yer aç›p iktidar koltu¤una uzanmak isteyen yeni lider adaylar›n›n a¤z›ndan daha çok duyuyoruz bu sözleri. Eski polis flefi Sadettin Tantan, “Yurttafll›k hareketi” deyip ortaya ç›kt›¤›nda, “kendime iliflkin ‘sa¤c›’ imaj›n› silmek istiyorum... art›k ideolojiler yok, iyiler ve kötüler var” diyordu. Son olarak da ayn› sözler, Amerika’dan DTP’nin bafl›na getirilen M. Ali Bayar’›n gazetedeki röportaj›na bafll›k yap›lm›flt›: “Art›k sa¤ sol yok”. Ama hiç biri art›k neyin oldu¤unu söylemiyor. Diyelim “sa¤ sol yok”! Peki ne var o zaman? M. Ali Bayar’›n siyasi düflünceleri nas›l tarif ediliyor? Bunu söylemiyorlar. Biz söyleyelim; sa¤, sol yok, “Amerikanc›l›k” var onlara göre. Çünkü onlara göre, Amerikanc› olunmadan yaflanmaz art›k bu dünyada. Amerikanc› olunmadan iktidar olunmaz. Amerikanc› olmayan›n bafl›na tafl ya¤masa da, bombalar ya¤ar. Siyasettelerinin, düflüncelerinin en kaba hali böyledir. “Sa¤ sol yok” deyiflinin alt›nda, düflüncesiz, ideolojisiz, idealsiz, güce tapan bir kafa yap›s› vard›r. Bunlar Amerikan›n hegamonyas›n› meflrulaflt›rmak için, kapitalizmi kutsamak için yap›lan teorilerdir. Sömürüyü ve zulmü maskelemek için yap›lmaktad›r. Hem yok derler, hem Amerikan›n öncülü¤ünde “teröre karfl› savafl” diyerek ezilen halklara karfl› sald›r›ya geçip Amerikan imparatorlu¤unu kurmak isterler. Bu demagojiler bunun içindir. *
“Ne sa¤c›y›m ne solcu, futbolcuyum futbolcu” Tantan’lar›n, Bayar’lar›n yeni bir fley söyledikleri de yok özünde. Güya “yeni bir tesbit yap›yor... yeni fleyler söylüyor” havalar›ndaki sözleri k›rk y›ll›k nakarattan baflka bir fley de¤il. Politikleflmenin, radikalleflmenin oldu¤u her dönemde, çeflitli biçimlerde kullan›lm›flt›r bu demagoji. “Ne sa¤c›y›m ne solcu, futbolcuyum futbolcu”... sözünü herkes bir yerlerden bir biçimde duymufltur. 80 öncesinin ünlü tekerlemelerinden biridir. Faflist sald›r›lar›n ve anti-faflist mücadelenin herkesi saflaflmaya zorlad›¤› koflullarda, esas olarak bir kaç›fl›n ürünüydü bu tekerleme. Oligarfli, halk›n hep böyle olmas›n› can› yürekten istiyordu. Ama olmuyordu bir türlü. 1990’lar›n bafl›nda, sosyalist sistemin da¤›lmas›ndan güç alarak daha yüksek sesle yap›lan “ideolojiler öldü” propagandas› da ayn› amaca hizmet ediyordu. 42
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
lo “ideo
jis
nin e m fl e izl
y
üs c z ö s eni
ü”
Mehmet Ali BAYAR
Oysa “ideolojiler” öldü derken, kendileri alenen burjuva ideolojisini, burjuvazinin ekonomik sistemini, burjuvazinin kültürünü savunuyorlard›. Sa¤ sol yok derken, kendileri pekala siyasetin sa¤’›nda duruyorlar. Art›k ideolojiler yokmufl... Ayn› konuflmada da diyorlar ki, “serbest piyasa ekonomisini savunuyorum”... Peki serbest piyasa ekonomisi burjuvazinin ideolojisi de¤il mi? Art›k sa¤ sol yokmufl? Ayn› konuflmalarda diyorlar ki, küreselleflmeye uyum sa¤lamak laz›m. Peki “küreselleflme” dedi¤iniz fley, emperyalist tekellerin program› de¤il mi? Tekelci burjuvazi de “ne sa¤c›, ne solcu, futbolcu” mu yoksa? Masal anlat›yorlar. ‹deolojiler öldü, sa¤ sol yok deyip Amerikanc›l›klar›n›, IMF’ciliklerini meflrulaflt›rmak, yeryüzünde baflka bir siyasetin mümkün olmad›¤›na inand›rmak istiyorlar. Gerçe¤e ne kadar ters düflüyor oysa söyledikleri. Her fley bir yana, biz söylemiyoruz, toplum bilimciler, istatistikler, Avrupa’da da, Türkiye’de de sa¤›n ve solun tüm canl›l›¤›yla varoldu¤unu üstelik de “uç”lar›n güçlendi¤ini göstermiyor mu? Açl›¤›n, yoksullu¤un, iflsizli¤in artt›¤› koflullarda, sa¤ da, sol da b›rak›n yokolmay›, en “radikal” biçimlerine bürünür. Bu toplumsal siyasal bir gerçektir. Küreselleflmenin aç b›rakt›klar›, emekten, halktan yana SOL düflüncelere yak›nlaflacakt›r, Amerikan imparatorlu¤una karfl› ç›kanlar, ba¤›ms›zl›ktan, özgürlükten yana tav›rlar gelifltirecektir; adalet, ba¤›ms›zl›k, özgürlük istemek SOLCULUK’tur. M. Ali Bayar’lar›n, Tantan’lar›n papa¤an gibi, “ideolojiler öldü, sa¤ sol yok” demeleri bu gerçe¤i de¤ifltirebilir mi? Bu yan›yla bak›ld›¤›nda, “sa¤ sol yok” diyenlerinki, biraz da mezardan geçerken ›sl›k çalmaya benziyor. Çünkü flu veya bu inanc›n, flu veya bu düflüncenin militanca, radikallikle savunulmas›, onlar›n güce tapan, kendi beyni olmadan Amerikan›n, IMF’nin, AB’nin dediklerini yapan siyasetinin mezara gömülmesi demektir. Onlar için do¤ru, sa¤ sol yok, efendilerin söyledikleri var sadece.
emekçiler’den Dervifl ve Meral “Anlaflt›! ANLAfiMA DE⁄‹L, D‹RENME ZAMANI
herhangi bir fley dedi¤ini duyan yok. Sendikac›lar›n iflbirlikçili¤i, iflçiyi sat›fl› da çok kaba ve aç›k hale geldi. Sendikal ihanet hükmünü sürdürüyor; sendikal ihanetin hükmünü sürdürdü¤ü yerde, iflçi s›n›f›, emekçiler güçsüz demektir. Güçsüzlü¤ün afl›lmas›, iflbirlikçi sendikac›l›¤›n etkisizlefltirilmesidir. Bu ise ancak onlar› sendika yönetimlerinden alafla¤› ederek, sendikalar d›fl›nda örgütlülüklere sahip olarak mümkün olabilir. De¤ilse, “anlaflma”lar sürecek, milyonlarca iflçi, iflsizlik, açl›k karfl›s›nda eli bö¤ründe kalacakt›r.
Memurlar›n May›s Eylemleri
Kürsüde at›p tutmak kolay; Hani bir mücadele program›n›z var m›? Türk-‹fl’in, D‹SK’in, Hak-‹fl’in yöneticileri, 1 May›s’ta alanlarda yürüdüler. Alanlarda yapt›klar› konuflmalarda, IMF programlar›na karfl› ç›kt›lar, iflçinin hakk›n› savunmaktan, iflçilerin mücadelesinden sözettiler. Ama herkes biliyor ki; bu sendikalar›n hükümetin IMF talimatlar› do¤rultusunda uygulad›¤› ekonomik terörüne karfl›, en az›ndan zamlar›, iflten atmalar› durdurmaya yönelik bir mücadele program› YOKTUR! Geçen hafta, Bayram Meral’le Kemal Dervifl aras›nda görüflmeler yap›ld›, ve görüflme sonunda da “anlaflt›klar›” aç›kland›. Peki hangi konuda anlaflt›lar? IMF programlar›n›n uygulanmas›n›n durdurulmas› konusunda m›? ‹flten ç›karmalara son verilmesinde mi, zamlar›n durdurulmas›nda m› anlaflt›lar? Hay›r, anlaflmada bunlar›n hiçbiri yoktur. “Anlaflma” dedikleri, Bayram Meral’in IMF program›n› kabul etmesinden baflka bir fley de¤ildir. Sadece iflten at›lacaklar›n ilk postas›nda biraz daha az iflçi olmas›, onlar›n yerine memurlar›n at›lmas› gibi manevralar yap›lm›flt›r; Bu da iflçilerin tepkisini azaltmaya, Bayram Meral’in Türk-‹fl’teki iktidar›n› uzatmaya yönelik bir manevradan baflka bir fley de¤ildir. Bayram Meral’den memnun olan tek bir iflçi bulmak mümkün de¤ildir belki ama, hükümet ve IMF ondan memnundur. Çünkü onlar, IMF’nin “beflinci kolu” gibi çal›fl›yorlar. Türk-‹fl Baflkan› Bayram Meral, hala "bu uygulamalar iflçiyi s›k›nt›ya sokar..." diyor, hala, "e¤er hükümet dedi¤imizi dinlemezse, durumu de¤erlendirece¤iz" diyor... D‹SK’in
Geçen hafta yap›lan KESK Dan›flma Meclisi 1. Ola¤an Toplant›s›’nda, çeflitli kamu kurumlar›n›n bölge müdürlüklerinin kapat›lmas›na karfl› May›s ay› içinde çeflitli eylemler yap›lmas› karar› al›nd›. 10 May›s’a kadar bölge müdürlükleri önünde yerel düzeyde eylemler yap›lacak. 11-12 May›s’ta ‹stanbul, ‹zmir, Ankara, S›vas, Ayd›n, Adana, Mufl, Trabzon, Gaziantep, Bursa, Samsun ve Elaz›¤ illerinde bölge toplant›lar› düzenlenecek. 18-19 May›s’ta ise, ‹stanbul, Mersin, Diyarbak›r, Samsun ve ‹zmir’de bölgesel mitingler düzenlenecek. Toplant›da ayr›ca, Tüm Bel-Sen’in 14-17 May›s’ta yerel yönetimler yasas›na karfl› yapaca¤› Ankara yürüyüflünün desteklenmesi karar› al›nd›. Kamu kurumlar›ndan 31’ine ait 185 bölge müdürlü¤ü, IMF talimat› gere¤i 2004 y›l›na kadar kapat›lacak. ‹lk aflamada 31 May›s’a kadar 112 bölge müdürlü¤ü kapat›lacak... Bu, ülke ekonomisinin yönetiminin tümüyle IMF’nin oluflturdu¤u kurumlara devredilmesinin, tar›mdan alt yap› hizmetlerine kadar her konuda halk›n ihtiyaçlar›n›n art›k asgari düzeyde de olsa karfl›lanmayacak olmas›n›n yan›s›ra, en aç›k haliyle de yüzbinlerce iflçi ve memurun ‹fiS‹Z kalmas› demek. Program›n niteli¤i, yeterlili¤i tart›fl›labilir, ancak Dan›flma Meclisi toplant›s› sonuç bildirgesinde vurguland›¤› gibi, “bölge müdürlüklerinin tasfeyisinin sadece KESK’in ve memurlar›n sorunu olmad›¤›, tüm halk›n sorunu oldu¤u ve tüm halk›n gündemine tafl›nmas›” gerekti¤i aç›kt›r.
1032 Ö¤retmene Dava Diyarbak›r’da 1032 ö¤retmen hakk›nda geçen y›l yap›lan 1 günlük ifl b›rakma eylemine kat›ld›klar› için dava aç›ld›. 7 Haziran 2001’de, toplu sözleflme talebiyle yap›lan ifl b›rakma eylemine karfl› Diyarbak›r 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nde aç›lan davada, E¤itim-Sen’in 15 yöneticisi hakk›nda 1-3 y›l aras›, di¤er üyeler için ise 4 ay-1 y›l aras› “memuriyetten men” cezas› isteniyor.
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
43
bas›n tv
KIRILIR YALANIN ÇARKI
“Ortak Muhabir” Kim ? Baz› haberler vard›r ki, bafll›¤›ndan haberin içeri¤ine kadar basbas ba¤›r›r; “ben siparifl verilmifl bir kontra haberiyim” diye. 30 Nisan günkü gazeteleri okuyan, TV’lerden haber dinleyenler, sanki ayn› “muhabir” taraf›ndan yap›lm›fl böyle bir “haber”den haberdar oldular. “Terör bayrak açt›!” DHKC Brüksel Enformasyon Bürosu’nun ayn› aç›dan çekilmifl bir resmi ve AB D›fliliflkiler sorumlusu Javier Solana’ya iki devrimcinin, oligarflinin katliam ve cinayetlerini, 19 Aral›k’› anlatan bir dosya verirken görüntüleri yine ayn› gazetelerde yerald›. Biz sadece üç gazetede “ortak muhabir” taraf›ndan yaz›lan bafll›klara bakal›m; Hürriyet: “Terör Brüksel’de bayrak çekti.” Milliyet: “Bayrak da çektiler.” Türkiye: “Terör bayrak açt›.” Baflka gazetelerde de benzer bafll›klarla verilen haberin ayr›nt›lar› da ayn›. Ama ortada “haber” olacak bir geliflme yok, Cephe enformasyon bürosu resmi ve yeni aç›lm›fl da de¤il, bayrak da o gün as›lmad›. O zaman bu haberlerin ayn› anda, ayn› bafll›klarla ç›kmas›, 28 fiubat günlerinde bas›ndaki bir tart›flmay› hat›rlat›yor; “Bas›n›n Genelkurmay and›çlar›yla (Genelkurmay talimatlar›yla) yönlendirildi¤i, haberlerin Genelkurmay’›n istedi¤i flekilde haz›rland›¤›.” tart›flmas›n›. Haber konusu olacak yeni bir durum yoktu elbette ortada, ama aylard›r süren, “DHKP-C ve PKK terör örgütleri listesine al›ns›n” kampanyas› vard›. Bas›n da bu kampanyan›n içindeydi. Ve tam da o günlerde AB üye ülkeleri listenin yenilenmesi görüflmelerini yapmak üzereydi.
44
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
28 fiubat’tan bu yana (ve öncesinde de) de¤iflen hiçbir fley yok; Genelkurmay and›çlar›n›n uyguland›¤› alanlar de¤ifliyor, bas›n›n and›çlarla yönetildi¤i gerçe¤i de¤iflmiyor. Bas›n›n “ortak muhabiri”, and›çlarla bas›n› yönlendiren Genelkurmay’dan baflkas› de¤ildir elbette. Bizzat haberi yapt›ran›n M‹T ya da polis olmas› önemli de¤ildir, yönlendiren yine Genelkurmayd›r. And›çlar›n en çok yürürlükte oldu¤u alan ise, devrimcilere karfl› yap›lan yalan haberlerdir. Bas›n›n tarihi bu tür haberlerle doludur. Binlercesinin yalan oldu¤u ortaya ç›kt›¤›, belgelendi¤i halde hiçbirinde en küçük bir düzeltme yapma, tekzip yay›nlama dürüstlü¤üne rastlanmam›flt›r. Oligarfli; “devrimci mi; öldürün, hapsedin” diyor, bas›n; “devrimci mi; yalan da olsa karalay›n” diyor. Ve bu tür haberlerle ya Genelkurmay›n ve polisin katliamc›l›¤› aklan›yor, ya da katliamlar›na zemin haz›rlan›yor. O zaman baflta onurunu kaybetmemifl bas›n emekçileri olmak üzere, akl› bafl›nda herkes sormal›: Türkiye’de bas›n ne ifle yar›yor? Cumhuriyet tarihinin en büyük cinayet ve katliam flebekesinin ortaklar› m›, yoksa halk›n haber alma hakk›na sayg› duyan ve bu görevi yerine getirenler mi? “Ayinesi ifltir kiflinin lafa bak›lmaz” der halk›m›z. Bas›n›n tarihi ve halk›n “en güvenmedi¤i” kesim olmas› sorunun cevab›n› da kendili¤inden ortaya koyuyor.
Genelkurmay-MHP-Do¤an Medya Hürriyet yazar› Ertu¤rul Özkök’ün tekellerin sözcüsü oldu¤u biliniyor. Do¤an Medya Özkök arac›l›¤›yla Genelkurmay-MHP çizgisinin bas›n alan›ndaki sözcüsü olma misyonunu da öne ç›kar›yor. Özkök 30 Nisan tarihli “Af kanunu” tart›flmas›na at›f yaparak “benim katilim seninkinden iyidir”in yanl›fll›¤›n› elefltirdi¤i yaz›s›nda güya adalet-eflitlik istiyormufl havas›nda. Ama gerçekte amac› faflist katilleri savunmak. K›rc›lar’›, A¤calar’› meflrulaflt›rmak istiyor. Çünkü Do¤an Medyalar›n yani tekellerin faflist katillere ihtiyac› vard›r. Tekeller faflist katiller, Susurluklar olmadan kendini güvende hissedemez.
Bayra¤› B›rak›n 30 Nisan’da “Terör Brüksel’de bayrak çekti.” manfleti atan Hürriyet’in ertesi günkü manfleti de yine DHKP-C’yi kastederek “O bayrak 246 masum can ald›” fleklindeydi. Emniyet Genel Müdürlü¤ü taraf›ndan haz›rlanan ve DHKC taraf›ndan öldürüldükleri söylenenlerin kimler oldu¤una bakmak bile manfletteki “masum can” ifadesinin ne kadar geçersiz ve yalan oldu¤unu kan›tlamaya yetiyor. Biz tek tek isimlerini ve burjuva bas›nda da de¤iflik dönemlerde de¤iflik vesilelerle yalanlanan suçlar›n› s›ralamayaca¤›z. Bunlar biliniyor, tümü belgeli kan›tl›d›r. Faflist fleflerden, “balyozcu” lakab›n› hakedecek bir zulmün temsilcisi baflbakanlara, halk› ili¤ine kadar sömüren patronlardan, iflkence emri veren ve iflkence yapanlara, tarihi halka karfl› komplolarla dolu Mitçilerden köyleri boflaltan, yak›p y›kan, Türkiye tarihindeki tüm zulüm ve katliam politikalar›n›n planlay›c›s› ve uygulay›c›s› en eli kanl› generallere kadar tümünün suçu biliniyor. Hürriyet’in kendi yay›nlad›¤› listenin kendisi bir suçlular listesi gibidir. Hiçbiri “masum can” de¤ildir. Bunlar biliniyor, bunlar tart›flmas›z ve konumuz da bu de¤ildir. Esas olarak “O bayrak 246 masum can ald›” diyen Hürriyet’in logosuna bakal›m. O logo alt›nda halka, devrimcilere karfl› ne suçlar ifllenmifl onlara bakal›m. O logo alt›nda alk›fllanan infazlar›n haddi hesab› yoktur. Hiçbir infaz yoktur ki, “neden sa¤ yakalamad›n›z” sorusu sorulmam›flt›r. Tam tersine infazc›lar›n mahkemelerde beraat ettirilmesi alk›fllan›rken, göstermelik cezalar bile elefltirilmifltir. O logo alt›nda binlerce operasyon, binlerce cinayet, kaybetme, infaz demek olan Susurluku meflrulaflt›rmak için büyük bir çaba harcanm›flt›r. Bizzat yay›n yönetmeni Susurlukçu katillere bir gün yine ihtiyaç olaca¤›n› söyleyerek bu düzenin mahkemeleri taraf›ndan da “yasad›fl› çete” ilan edilenlere sahip ç›km›fl, hukuksuzlu¤u, katlederek ve sindirerek muhalifleri yoketmeyi savunmufltur.
Amblemine Bak›n O logo alt›nda Türkiye’de ordunun gerçeklefltirdi¤i cuntalar› alk›fllayan bafll›klar at›lm›fl, “anarfli-terör” yalan›yla cuntalar›n kendini hakl› gösterme kampanyas› desteklenmifltir. O logo alt›nda iflkenceciler her zaman en sayg›n kifliler gibi yutturulmak istenmifltir. Devrimcilere, düzene muhalif olanlara iflkence yap›lmas›n›n meflrulu¤u yarat›lmak istenmifltir. O logo alt›nda s›radan bir insan haklar› savunuculu¤una dahi tahammülsüzlük en çirkef ve ahlaks›z bafll›klarla kendini göstermifltir. O logo alt›nda Türkiye tarihinin gördü¤ü en büyük katliam operasyonu, 19 Aral›k katliam› sevinç naralar›yla ile karfl›lanm›flt›r. O logo alt›nda inançlar› için ölenler haber dahi olmazken, F tiplerindeki yemek menüsünü tam sayfa yay›nlayan z›vanadan ç›km›fl bir ahlak düflkünlü¤ü sergilenmifltir. O logo alt›nda devrimciler hakk›nda yalan haber do¤allaflt›r›lm›fl, iftira kampanyalar› örgütlenmifl, katliamlar için polise-orduya zemin haz›rlanm›flt›r. O logo alt›nda devrimcilere karfl› onlarca planl› kampanyalar örgütlenirken; halk›n hak ve özgürlüklerine iliflkin tek bir kelime, tek bir haber yer almam›fl, tek bir kampanya yap›lmam›flt›r. O logo alt›nda kat›ks›z bir Amerikanc›l›k beyinlere empoze edilmek istenmifl, ABD’nin katliamlar›na övgüler dizilmifltir. O logo alt›nda halk›m›z iflsizken, açken, yoksulluk içindeyken örgütlenip hakk›n› aramas›n diye; ç›plak kad›n resimleriyle, televole haberlerle halk› sorunlar›ndan uzaklaflt›rma, yozlaflt›rma kampanyalar› bilinçli ve programl› bir flekilde sürdürülmüfltür. O logo, tarihi boyunca hiçbir zaman yoksullar›n, emekçilerin, 65 milyonun sesi olmad›¤› gibi tam tersine bir avuç iflbirlikçinin, patronlar›n›n sesi olmufltur. Denilebilir ki, o logo yoksullara düflmanl›¤›n, zenginlerin düzenini savunman›n simgesi haline gelmifltir. Evet flimdi ba¤›ms›zl›k, özgürlük, adalet isteyenlere ve onlar›n eylemlerine de bakal›m, sonra dönüp O logoya bakal›m.
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
45
Bir kitab›n söyledikleri
Ne Diyorlar
?
Baba ve K›zlar› “Babas› Ahmet Kulaks›z... hep k›z› Zehra’n›n yan›nda... Gözlerim s›k s›k gözleriyle bulufluyor... O bir k›z›n› kendi elleriyle gömmüfl, ve flimdi öbür k›z›n›n ölümünü bekliyor... Nas›l bir ac›d›r bu, nas›l bir dayanma ve tükenmeme gücüdür, anlamakta, hissetmekte çok zorluk çekiyorum. ‹nsan böyle bir ac›y› neresine gömebilir, nas›l gizleyebilir... Canan benim de k›z›m olabilirdi, Zehra ölümü bekleyen ikinci can›m olabilirdi...” (s. 154, Cezmi Ersöz’ün yaz›s›ndan) Evet, Canan sizin de k›z›n›z olabilirdi. Veya flöyle diyelim: Yar›n sizin k›z›n›z da bir Canan, bir Zehra olabilir. Ne yapars›n›z o zaman? Baba olmak nedir? Sadece çocuklar›na “emretme hakk›” m›? Küçükler, hep büyüklerin sözünü dinlemeli mi? Ya o sözler, zulüm karfl›s›nda boyun e¤meyi, adaletsizlikler, haks›zl›klar karfl›s›nda gözlerini kapamay›, acizli¤i, onursuzlu¤u söylüyorsa... Ya o sözler, bu i¤renç, afla¤›l›k düzende i¤rençliklerin, ahlaks›zl›klar›n bir parças› olarak yaflamay› istiyorsa... * En baflta kendi akrabalar›, bafllang›çta Zehra’n›n ve Canan’›n ölümünden babalar› Ahmet Kulaks›z’› sorumlu tuttular, onu suçlad›lar. “Babal›k” görevini yerine getirmemifl miydi Ahmet Kulaks›z?
46
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
Peki, ölüm orucunu sürdüren o¤lunu, k›z›n› b›rakmaya zorlayan, onun bilincini yar› kaybetmifl halini kullan›p bir tas çorbayla arkadafllar›na ihanet etmeye yönelten anneler ve babalar m› “annelik, babal›k görevi”ni yerini getirmifl oluyordu? Canan ve Zehra’n›n direniflinin baflar›s› için mücadele eden, koflturan bir baba m›, gerçek bir babad›r, yoksa, y›llarca, “o¤lum, k›z›m, seni çok seviyorum, senin yoluna ölürüm...” deyip de, o¤luna, k›z›na, iflkenceler yap›lmas›na, hücrelere at›lmas›na ra¤men, s›rf kendi can›na bir fley gelece¤inin, kendisinin bir zarar görece¤inin korkusuyla, o¤lu için, k›z› için k›l›n› k›p›rdatmayan anneler, babalar m› gerçek anne ve babalard›r? * Gerçek ç›plakt›r. O¤lu, k›z› hücrelerdeyken k›l›n› bile k›p›rdatmayanlar, o¤lunu, k›z›n› onurlu bir yaflam için girdikleri direnifli b›rakmaya zorlayanlar, ne o¤lunu, ne k›z›n› sevemeyecek kadar kopkoyu BENC‹LLER ve ÇIKARCILARDIR. O¤ullar›n›n, k›zlar›n›n direnifli b›rakmas›n› da, o¤ullar›n›, k›zlar›n› sevdikleri için de¤il, yine kendi ç›karlar›, kendi rahatlar› için istemifllerdir. “TAYAD ad›na konuflmac› olarak benim kat›laca¤›m miting için ‹stanbul’dan topluca Ankara’ya gittik. Yürüyüflün bafllayaca¤› yer olan hipodroma vard›¤›m›zda birden küçük k›z›m Canan’› hat›rlad›m. Ölüm orucuna bafllamadan önce Canan’la gene böyle bir mitingde karfl›laflm›flt›k. O ‹zmir’den ben ‹stanbul’dan gelmifltik. Sar›ld›k hasret giderdik. ‹kimiz de F tiplerinin kapat›lmas› için omuz omuza yürüyor slogan at›yorduk. Aradan geçen bunca zamandan sonra bu kez yaln›zd›m. Canan yan›mda yoktu. Beraber yürüdü¤ümüz yolu art›k tek bafl›ma di¤er dostlar›mla yürümek zorundayd›m.” (s. 115) Haks›zl›klara, adaletsizliklere karfl› ayn› mitingte omuz omuza yürüyen bir baba ve k›z›n birbirine sevgisini, ikisi de düzen içinde yaflamaktan baflka amaçlar› olmayan bir baba ve k›z duyabilir mi? Ne baba k›z›n› kendi mülkü olarak görüyor, ne k›z›, babas›n› miras›na konaca¤› biri olarak... “Kulaks›z kardefllerin babas› Ahmet Kulaks›z, ‘Aileler çocuklar›na mülk diye bak›yorlar, k›zlar›m benim mülküm de¤il, yoldafl›m, dostum, arkadafl›m, can›m, ci¤erimdi. Ben k›zlar›m› mülk görmedi¤im için onlar› birey olarak kurtarmak yerine, tecridin kald›r›l›p ölüm orucu direniflinin amac›na ulaflmas› ad›na mücadele verdim’ diyebilen bir baba.” (s. 147, Bilgesu Erenus’un Cumhurbaflkan›na Mektubundan) * “Babas› Zehra’ya, k›z›m istersen seni hastaneye götüreyim, yaflamak istiyor musun, diye sormufl. Zehra o
an babas›na garip, bilmedi¤imiz bir ›fl›kla bakm›fl ve, komik olma baba, demifl. ‘Komik olma...’ Ve iki gün sonra bilinci gitmifl. Ertesi gün de ölmüfl. Bütün gücümü toplay›p Ahmet Kulaks›z’a sordum: E¤er, dedim, Zehra, baba yaflamak istiyorum, beni hastaneye götür, deseydi, ne yapard›n diye... Önce durdu, hemen cevaplamad›, sonra hüzne batm›fl gözlerini arad›, öyle söyledi: ‘‹steseydi, onu hastaneye götürürdüm, sonuçta k›z›md›r, kurtar›rd›m onu; ama ona eski sayg›m kalmazd›. K›z›md›r, onu sevmeye devam ederdim, ama kardefli ölmüflken o yaflarsa ona sayg›m kalmazd›...’ ‹flte o an önümde derin bir boflluk aç›ld›... ‹flte o an hayat›mdaki bütün anlamlar anlam›n› yitirdi.” (s. 175, Cezmi Ersöz’ün yaz›s›ndan) Anneli¤in, babal›¤›n anlam›n› yeniden ve yeniden düflünmek zorunda tüm anneler ve babalar. Hiç bir anne, baba unutmas›n ki, gençlerin, evlatlar›n›z›n ödedi¤i bedeller aras›nda, ayn› zamanda, sizin flu veya bu nedenle ödemekten kaç›nd›¤›n›z bedeller de vard›r. Ölüm orucunun d›flar›daki flehitlerinden Gülsüman ve fienay, iflte bu bedeli ödemeyi, evlatlar›na b›rakmayanlardan oldular. Onlar, çocuklar›na güzel bir gelecek b›rakmak için kendileri bedel ödediler. Onlar da anneydi. Onlar›n, çocuklar›na söyledikleri “P›nar’›m, Sinan’›m, Erdem’im, sizin için saç›m› süpürge ederim, sizin için ölürüm” sözlerinde bir damla bile samimiyetsizlik yoktu. Onlar›n çocuklar›na sevgisi saf, ç›kars›z, bencillikten eser tafl›mayan tam bir sevgiydi; onlar›n çocuklar›na karfl› sorumluluk duygular›, tamd›. Bu sevginin, bu sorumlulu¤un s›nav›yla, iki k›z› da birbirinden habersiz ölüm orucuna yatt›¤›nda karfl› karfl›ya geldi Baba Ahmet Kulaks›z. “Canan ve Zehra” kitab›, baban›n iki k›z›n›n direnifli karfl›s›nda bu s›nav› nas›l büyük bir dirençle ve aln›n›n ak›yla verdi¤inin kitab›d›r ayn› zamanda. Tüm annelere, babalara bir ça¤r› var bu öyküde. Annelik babal›k öyle kolay de¤il; ne evlad›n›n karn›n› doyurmakla, ne onu bafl göz etmekle bafllay›p bitmiyor bu görev. Bu görev çok daha a¤›r; onurlu bir evlat yetifltirmektir annelerin ve babalar›n görevi. Evlatlar›n›n onur kavgas›nda onlar›n yan›nda olmakt›r.
Ö¤renci Gençlik Eylemlerini Sürdürüyor
“YÖK Yasa Tasar›s› Geri Çekilsin!” Ekmek ve Adalet - ‹zmir ‹ZM‹R’de 27 Nisan’da yap›lan bir eylemle ö¤renciler, YÖK Yasa Tasar›s›’n›n geri çekilmesini talep ettiler. Konak Sümerbank önünde “YÖK'e ve Tasar›s›na Karfl› Ö¤renci Koalisyonu” taraf›ndan yap›lan eylemde, ö¤renciler “YÖK Yasa Tasar›s› geri çekilsin, Soruflturmalar durdurulsun, Herkes için eflit paras›z, paras›z bilimsel anadilde e¤itim istiyoruz” yaz›l› bir pankart açt›lar. Eyleme E¤itim-Sen üyesi e¤itimciler de kat›ld›. Ö¤renciler ad›na yap›lan aç›klamada; “Bu tasar› arkas›ndaki zihniyetle üniversiteler, sermaye kurulufllar›n›n Ar-Ge'si haline getirilmek istenmektedir. YÖK Baflkan› Kemal Gürüz üniversiteleri flirketlefltirmek için haz›rlad›¤› tasar›y› Bakanlar Kurulu’na iletti.” denildikten sonra, hükümetin bu konudaki tavr› flöyle de¤erlendirildi: “Ecevit-Y›lmaz-Bahçeli Hükümeti, t›pk› Kürtçe seçmeli ders talep eden ö¤rencilerin ö¤renim haklar›n› gaspederkenki, t›pk› Filistin topraklar›n› iflgal eden ve katleden ‹srail ile askeri iflbirli¤ini t›rmand›r›rkenki, t›pk› F Tipi cezaevlerinde tecrit ve izolasyona karfl› direnenlerin taleplerini duymazdan gelirkenki kararl›l›¤›yla(!) ve tam bir uyum içerisinde tasar›y› yasallaflt›rmak üzere TBMM'ye getirmifl bulunuyor". Aç›klama sonunda tüm ö¤renci gençlik bu politikalara karfl› mücadeleye ça¤r›ld›. * Ekmek ve Adalet - Trabzon KTÜ'de içinde TÖDEF'in de bulundu¤u YÖK tasar›s› karfl›t› ö¤renci platformu 27 Nisan’da müzik, fliir, ve tiyatrodan oluflan bir etkinlik düzenleyerek, ö¤renci arkadafllar›n› YÖK'ün yapt›r›mlar›na karfl› tav›r almak için ertesi günkü eyleme kat›lmaya ça¤›rd›lar. 28 Nisan’da saat 13. 00’de Trabzon meydan›nda düzenlenen eylemde bir bas›n aç›klamas› yapan ö¤renciler, YÖK YASA TASARISI’n›n, IMF politikas› olan özellefltirmenin e¤itim alan›ndaki bir yans›mas› oldu¤unu ifade ederek, ö¤renci gençlik olarak geleceklerinin karart›lmak istenmesine karfl› susmad›klar› ve susmayacaklar›n› dile getirdiler. Ö¤renciler ayr›ca KTÜ'nün ülke gündemine bilimsel çal›flmalarla de¤il de bebek ölümleriyle, estetik skandallar›yla gelmesinden dolay› Rektör Türkay Tüdefl'i ve üniversite yönetimini istifaya davet ettiler.
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
47
‹flkencede direnifl
ASLOLAN K‹L‹TLENMEK ‹flkence ve iflkencede direnifl... Türkiye gerçe¤inin ve devrimci mücadelenin kaç›n›lmaz bir parças›d›r. Zafere kadar da bu gerçek geçerlili¤ini koruyacakt›r. Devrimcilik tercihini yapan her devrimci bu mücadele içinde iflkence de görebilece¤ini, ölebilece¤ini de bilir. Ba¤›ms›z, demokratik, sosyalist bir Türkiye istiyoruz, bunun kavgas›n› veriyoruz, bunun için bedeller ödüyoruz. Oligarfli açl›k ve zulüm düzeninin sürmesini istiyor, bunun için iflkence, katliam, infaz... her türlü silah› kullan›yor. Oligarflinin her silah› karfl›s›nda devrimcilerin de bir silah› vard›r, olmufltur. ‹flkenceye karfl› direnifl de devrimcinin silah›d›r. Bu silah›n en etkili mermisi ise hedefe kilitlenmifl iradedir.
Hedefe Kilitlenmek Direniflte aslolan kilitlenmektir; iflkencenin biçimi ne olursa olsun, içinde bulunulan koflullar ne olursa olsun, hedefe, amaca, ideale kilitlenen bir beyni hiçbir fley çözemez. Ortaça¤›n en ac›mas›z cellatlar› falakadan geçiriyor olabilir sizi, ya da filistin ask›s›nda vücudun tüm hücrelerini sarsan elektrik flokuyla “modern” iflkence aletleri deneniyor olabilir üzerinizde. Su dolu kova içinde nefessiz b›rakarak iradenizi k›rmaya çal›fl›yor olabilir IMF’nin uflaklar›. Günlerce tepenize diktikleri bir zebani uyutmamak için flarlatanl›klar yap›yor, insan›n en do¤al faaliyeti olan uykuyu idealinizin karfl›s›na koyup; ya uyku ya da beynin, düflüncen, idealin diyor olabilir... ‹flkencenin yöntemi ne olursa olsun aslolan amaçtan vazgeçirmektir. Yoldafllar›n›z hakk›nda bir bilgi, devrimcilik yapmayaca¤›na dair verilen bir söz, tümü amaçtan vazgeçirmeye giden yolu döfleyen tafllar oldu¤unu biliyor iflkenceci. “Sat” diyor, u¤runa binlerce insan›n can verdi¤i idealini, “boflver, hayat›n› yafla” diyor alçakça bir bencilli¤e davet ederek. Fiziki, ideolojik, demagojik her türlü sald›r› iradenin “kilidini” açmak için. Kilitlenme ne kadar sa¤lamsa direniflin baflar›s› o kadar kesindir. Bu konuda kuflkusuz en çarp›c› örnekler ölüm orucu direniflçisinin ölüme kilitlenmesidir. Onlar ancak ve ancak ölümle gelecek zafere kilitlenmifl feda kufla¤›n›n yi¤itleri olarak ülkemiz ve dünya devrim tarihine adlar›n› yazd›rd›lar. Ölüm, direniflin en üst boyutudur bu direniflte, ölmeyi baflarabilmek, direnmeyi baflarabilmektir. “Bilincini kaybedenlere müdahale edildi¤ini ö¤rendim... Ayakta ölmeye, iradem, beynim aç›k ölmeye kilitliyorum 48
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
kendimi” diyen direniflçinin, iradesi d›fl›nda bilincini kaybetti¤i anda dahi koluna tak›lan serumu söküp atmas› bu kilitlenmenin beyni, vücudu düflman müdahalesine nas›l kapal› hale getirdi¤inin en güzel örne¤idir. Ali Koç, zulmün ölümle yenilece¤ine, dolay›s›yla ölüme kilitlenmifltir. ‹flkenceciler bafl›nda dönüp durmakta, bilincini kaybetmesini beklemektedir. O, elinde olmadan bilincinin kapanabilece¤ini de bilir ve öyle de olur. Kendine geldi¤inde kanlar içinde ve damarlar› çekilmifl olan kolundan serumu söküp atar ve hastane koridorlar›n› ölümünden bir iki gün önce inletecek bir güçle ba¤›r›r; "Alçaklar, flerefsizler, akbabalar, direflimi k›rmaya ç›l›fl›yorlar. Direniflimi k›ramayacaks›n›z. Cengiz gibi patlayaca¤›m beyninizde.” ‹flkenceciler Ali’nin ölüme kilitlenmifl iradesini k›rmay› baflaramad›lar. Berdan, zafere kilitlenen beyniyle son anlar›nda sosyalizmin zaferinin mutlak olaca¤›n› say›klayarak flehit düfltü. Do¤an Tokmak, ‘96 direniflinde gözleri önünde “ölüm orucu flehitlerimizin gün gün erimeleri, kan kusmalar› ama ayn› zamanda zafere kilitlenmelerinin” kendisini güçlendirdi¤i söyleyerek zafere kilitlenir ve ayn› kararl›l›kla ölümü alteder. Hedefe ölerek var›laca¤›na inanan direniflçilerin ölüme kilitleniflleri karfl›s›nda zulüm ne yapabilirdi ki? Yapamad›. Denemedi¤i silah kalmad›, ama devrimcinin inanç-irade-hedefe kilitlenmeyle doldurulmufl silah› karfl›s›nda yenik düfltü. ‹flkencede direnifl, biçim olarak farkl› olsa da kilitlenme yan›yla ayn› özü ifade eder. ‹flkenceci uykuyla m› teslim almak istiyor? Bütün hücreleri erimifl yüzlerce günlük ac›lara dayanan bedenin, uykusuzlu¤a yenik düflmesi sözkonusu bile olamaz. Yenik düflüyorsa, ne bedenle ne de gözkapaklar›yla ilgilidir; zulüm düzenini de¤ifltirmek için yola ç›kan iradenin zay›fl›¤›d›r sözkonusu olan. Yani kilitlenme noktas›ndaki zay›fl›k ya da kilitlenmeme var demektir. Kilitlenme, her zaman nihai hedefe kilitlenme de olmayabilir; zulmün önünde boyun e¤memenin onuruna kilitlenme de o hedefin bir parças›d›r. Ya da ölen ama yenilmeyen flehitlerimize, de¤erlerimize, onlar›n direnifllerine kilitlenme de nihai hedefin bir parças›d›r. ‹flkence, oligarfli aç›s›ndan devrime karfl› mücadelenin bir parças›ysa, direnifl de devrim mücadelesinin bir parças›d›r. Direnifle kilitlenen her devrimcinin iflkencehanelerden bafl›dik ç›k›fl›, zulüm düzenine vurulan bir darbe demektir.
kahramanlar ölmez fiehitlik tarihi: 6 May›s 1980 fiehit düfltü¤ü yer: ‹stanbul Haydarpafla fiehit düflme flekli: Haydarpafla Teknik Ö¤retmen Okulu’nda 6 May›s’ta Deniz’ler için düzenlenen anmada jandarman›n açt›¤› atefl sonucu katledildi. Serap fi‹MfiEK
Solmaz KARABULUT
Halil ATEfi
Fikri KELEfi
Ali YILMAZ
fiehitlik tarihi: 4 May›s 1992 fiehit düfltükleri yer:Ankara Dikmen fiehit düflme flekli: Bulunduklar› üs polis taraf›ndan kuflat›ld›. SDB savaflç›lar› sald›r›ya direniflle cevap verdiler. Bu çat›flmada Solmaz ve Fikri flehit düflerken, Halil Atefl ve Ali Y›lmaz kuflatmay› yar›p çat›flmay› sokaklarda sürdürerek flehit düfltüler.
Ayten Yüksel KELEfi
Serpil YILMAZ
fiehitlik tarihi: 4 May›s 1994 fiehit düfltükleri yer: Dersim Pertek Alt›nçevre Köyü yak›nlar› fiehit düflme flekli: Devrimci Sol gerillalar›yla jandarma ve Özel Tim aras›nda ç›kan ve 15 saat süren çat›flmalar sonunda iki savaflç› flehit düfltü.
fiehitlik tarihi: 6 May›s 1980 fiehit düfltü¤ü yer: Ordu Aybast› fiehit düflme flekli: Do¤u Karadeniz sorumlusuydu. Bir göreve giderken faflistlerin kurdu¤u pusuda katledildi. Ercan GÜNDO⁄DU
Hasan OKUT
Renan ER‹fi
Müjdat ÇEL‹KYAY
fiehitlik tarihi: 9 May›s 1978 fiehit düfltükleri yer:‹stanbul fiehit düflme flekli: Y›ld›z Üniversitesi’nde gece bölümünde birlikte okuldan ç›karlarken, faflistlerin kurdu¤u pusuyla katledildiler.
Soner GÜL
Hüsamettin YAMAN
4 May›s 1992 Soner, Cerrahpafla T›p, Hüsamettin ise ‹.Ü. ö¤rencisiydi. DEV-GENÇ’in mücadelesi içinde yerald›lar. ‹stanbul polisi taraf›ndan gözalt›na al›nd›lar ve bir daha onlardan haber al›namad›. Ekmek ve Adalet / 25 Mart 2002 / Say› 1
49
B‹Z‹M DEN‹Z, DEVR‹MC‹D‹R ‹dam edilenden, idam karar›n› verenlere dara¤ac›nda söylenen son söz: “Biz halk›m›z›n hizmetindeyiz. Sizler Amerika'n›n hizmetindesiniz. Yaflas›n Devrimciler Kahrolsun Faflizm" 15 fiubat 1971'de Ankara Balgat'taki ABD üssünde Amerikal› bir çavufl kaç›r›l›r. Çavufl 17 saat sonra serbest b›rak›l›r. Serbest b›rak›lan çavufl, kaç›rma olay›n›n kendisiyle ilgili olmad›¤›n›, ABD'yi yönetenlere karfl› oldu¤unu aç›klar. 3 Mart 1971’de NATO üssünde görevli 4 ABD eri daha kaç›r›l›r. Türkiye art›k Mahir'leri, Deniz'leri; THKP-C'yi, THKO'yu ve onlar›n eylemlerini, onlar›n önderli¤inde ad›m ad›m geliflen anti-emperyalist mücadeleyi konuflmaktad›r. Öfkesiyle, coflkusuyla, kitlenin önünde, Yankileri denize dökmeye giden Deniz, “dev gibi” gençlerin, ba¤›ms›zl›k savaflç›lar›n›n simgelerinden biridir. Simgesel, tarihsel bir benzerliktir; 1920’lerde kurtulufl savafl› gavuru denize dökmeyle simgeselleflmifl, 1960’lar›n sonunda bafllayan halk kurtulufl savafl›, 6. Filo askerlerini denize dökerek dalgaland›rm›flt›r kurtulufl bayra¤›n›. Bu eylemler, Amerikan emperyalizminin iflgaline karfl›, yurtseverlerin savafl ilan›d›r. Denizler, bu savafl›n önderlerindendir. Yak›n zamanda Naz›m Hikmet’le ilgili yaz›larda, programlarda tan›k olduk. Naz›m’› Naz›m yapan de¤erler yok say›l›p, “Naz›m’›n kad›nlar›” masallar› anlat›ld›. Kimbilir h›zlar›n› alamay›p “Bizim Deniz” deyiflleri alt›nda, “ Deniz’in aflklar›n›” yazarlar flimdi! Çünkü çoktan Deniz’i de, onu Deniz yapan de¤erlerin uza¤›nda ele al›p an›yorlar. “Türkiye Halk Kurtulufl Ordusu”(THKO) gibi bir örgütlenmenin önderlerinden birini, tüm hayat›n› silahl› mücadele temelinde bir kurtulufl savafl›na adam›fl bir devrimciyi, “kimseyi öldürmemiflti” sözleriyle “savunmaya”(!) kalk›yorlar. Amerikan emperyalizmine karfl› ba¤›ms›zl›k savafl›n› açan bir devrimciyi, s›radan, ideolojisiz, örgütsüz bir “yi¤itlik efsanesi” içinde bo¤maya çal›fl›yorlar. Ama “Bizim Deniz” yapt›klar›yla, eylemleri, örgütü ve sözleriyle tarihteki yerinde duruyor iflte. 50
Ekmek ve Adalet / 6 May›s 2002 / Say› 7
Deniz Gezmifl Yusuf Aslan Hüseyin ‹nan 6 May›s 1972’de idam edildiler
Mart 1972... THKP-C ve THKO’lular, Denizlerin idam›n› engellemek için, Türkiye tarihinde siyasi cüretin, siper yoldafll›¤›n›n, devrimci dayan›flman›n en güçlü örneklerinden biri olarak an›lacak olan bir eylem gerçeklefltirirler. Ünye Radar üssünden ‹ngiliz ajanlar› kaç›r›l›r. 30 Mart 1972... Eylemi gerçeklefltiren devrim önderleri ve savaflç›lar›, K›z›ldere’de katledilirler... ‹çeride gün gün bu geliflmeleri izler Denizler... 6 May›s 1972... Önce Deniz, ard›ndan Yusuf ve son olarak Hüseyin ‹nan, Ankara Merkez Kapal› Cezaevi’nin avlusuna kurulan dara¤ac›na götürülürler. Ad›mlar› kararl›, düflünceleri berrak, yürekleri, her zamanki cüretleriyle doludur. Cellatlar›n karfl›s›nda son sözlerini hayk›r›r Deniz: "Yaflas›n Tam Ba¤›ms›z Türkiye, Yaflas›n ‹flçiler, Köylüler, Kahrolsun Emperyalizm!". Yusuf ve Hüseyin de ayn› kararl›l›¤› sergiler, emperyalizme karfl› öfkelerini, savaflma kararl›l›klar›n› ve sanki bir mitingte konufluyormuflcas›na, Türkiye halklar›na son ça¤r›lar›n› b›rak›rlar so¤ukkanl›l›kla. Deniz devrimcidir, Deniz bu özellikleriyle Deniz’dir... Kim bu denizi buland›rabilir? Dostlar›n› ve düflmanlar›n› iyi tan›yorlard› onlar. Düflmana karfl› yürütülen kavgada tavizsizdiler. ‹nançlar›n›, düflüncelerini ölümle yüz yüzeyken de büyük bir inançla savundular. Uzlaflmazl›k ve silahl› savafl d›fl›nda bir Deniz yok!
Düzenin dara¤açlar›nda susturmaya çal›flt›¤› devrimcilerin ilk ça¤r›s›: "Bütün Yurtseverler: fierefsiz yaflamaktansa flerefle ölmek, yalvarmak yerine zora baflvurmak, baflkas›na de¤il kendine ve kendin gibi olanlara güvenmek, nerede ve nas›l olursa olsun, hainlere boyun e¤memek parolam›zd›r.” "... Ulusal kurtulufl savafl›n›n hakl› bayra¤›n› emperyalizmin sald›rgan politikas›na karfl› hep beraber dalgaland›ral›m..."