Page 1

CİLT:5

SAYI:56

Ekim – Kasım : 2008

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


www.proleter.org

MARKSİZM-LENİNİZM HER ZAMAN GÜNCEL VE BİLİMSEL ÖĞRETİ EMPERYALİSTKAPİTALİZMİN KRİZİ “KAPİTALİST MÜLKİYETİN SON SAATİ; MÜLKİYETE EL KOYANLARA EL KONULACAKTIR” “Şimdi gözlerimizin önünde benzer bir hareket cereyan ediyor. Burjuva üretim ve değişim koşulları, burjuva mülkiyet ilişkileri, öylesine büyük üretim ve değişim araçlarını oluşturma büyüsünü başarmış o burjuva toplumu, yer altından kendi çağırdığı güçlere artık hükmedemez olan cinci hocalara dönmüş durumda. On yıllardan beri sanayi ve ticaretin tarihi, modern üretici güçlerin, modern üretim ilişkilerine karşı, burjuvazinin 2

ve burjuva egemenliğinin yaşam koşullarını oluşturan bu mülkiyet ilişkilerine karşı başkaldırısının tarihidir yalnızca. Periyodik yinelenmeleriyle tüm burjuva toplumunun varlığını sürekli artarak tehdit eden ve sorgulayan ticaret krizlerini anmak yeter. Ticaret krizlerinde, yalnız üretilen ürünlerin değil, oluşturulmuş üretici güçlerin de büyük kesimi düzenlice yok oluyor. Krizlerde öyle bir toplumsal bulaşıcı hastalık ortaya çıkıyor ki, bu hastalık tüm daha önceki dönemler için saçma görünürdü —aşırı üretim denen salgın hastalık. Toplum bir anda kendini barbarlık durumuna düşürülmüş buluyor; bir kıtlık, genel bir yok etme savaşı, tüm yaşamsal maddeleri toplumun elinden almış görünüyor; sanayi, ticaret yok edilmiş görünüyor, niçin? O toplum aşırı uygarlığa, aşırı geçim aracına, aşırı sanayiye, aşırı ticarete sahip diye. Elinin altındaki üretici güçler, burjuva mülkiyet ilişkilerini desteklemeye hizmet etmiyor artık; tam tersine bu güçler, o ilişkilere büyük gelmeye başlamıştır, engellenirler; engel-


Proleter Ekim-Kasım: 2008 Sayı:56 lerden kurtuldukları zaman ise Kapitalist sistemin kriztüm burjuva toplum düzenini leri, kapitalist yeniden üretim bozuyorlar, burjuva mülkiyetin koşullarının 10’ar yıllık devrevarlığını tehlikeye sokuyorlar. sel krizleri, üretici güçlerin tahBurjuva ilişkiler, kendi ürettiği ribatı, yıkımlar ve yeniden ve zenginliği kucaklamaya yetdaha acımasız yoğun sömürü meyecek kadar daralmış. Burile yükselmelerinin ardından juvazi, krizleri ne yolla aşıyor? gelişen tekeller, emperyalist Bir yandan üretici güçlerin büilişkileri doğurarak dünya pazarlarının emperyalist tekeller yük bölümünü zorla yok etme, tarafından paylaşılmasına, aröbür yandan yeni pazarlar fetdından yinelenen krizler dönhetme ve mevcut pazarları güsüyle bu pazarların yeniden daha dibine kadar sömürme paylaşılması olan I. Ve II payyollarıyla. Yani? Daha çok laşım savaşlarını doğurdu. Bu yönlü ve daha büyük krizleri savaşlardan güçlenmiş olarak hazırlama ve krizleri önleyici çıkan ABD emperyalist tekelaraçları daha da azaltma yoleri uzunca bir süredir başını luyla. çektiği dünya emperyalist “liBurjuvazinin feodalizmi derliği” meydana gelen bölgeyere sermede kullandığı silahsel, ve ulusal krizleri bu günlelar şimdi burjuvazinin kendisire kadar “yöneterek” geldi. ne yönelmiş durumda. Sermayenin uluslar arası serbest dolaşımının koBöylece burjuvazi, kenlaylaşması, ABD , AB’de ve di ölümünü getirecek silahları Japonya da aşırı yoğunlaşıp yapmakla kalmayıp, o silahları tekelleşen sermayenin aşırı2 kullanacak insanları da yaratbirikimine neden olmuş bunun mıştır —modern işçileri, proleterleri!”1 2

1

Karl Marx ve Friedrich Engels (1848) Komünist Parti Manifestosu

”Sermayenin uluslar arası hareketi bir ülkenin sermaye ihracı veya ithali açısından ele alınabilir. Bir ülkeden yapılan sermaye ihracı bu ülkede sermaye üretiminin, yani sermayenin aşırı birikiminin olmasını gerektirir.” (Emperyalizm ve Dünya Ekonomisi. N. Buharin)

3


www.proleter.org

sonucu sermayenin toplam dolaşımı tıkanmaya, ardından süreç değişik evreleri durdurup, duraklatmış emperyalist kapitalizmin merkezinde kriz bankalara, kredi kuruluşlarına, sigorta tekellerine ve bir birini takip eden sermayenin diğer bileşenlerine sirayet ederek sürecin tümünü etkisi altına alarak, yayıldığı ve uzandığı tüm noktaları da krizin pençesine atarak dünyanın tüm ekonomik toplumsal yeniden üretim sürecini krizin içine atmıştır. Önce değişik “çözüm” yolları denenmiş, ardından bu “çözümler” sorunu çözmek yerine frenlerleri patlatmış, 150 yıllık devleri bir gecede mülkiyeti bir elden başka ellere geçmiştir. Kendilerine uygun çözüm aramaya soyunan burjuvazinin “servis”, “bakım”, “tamir” ekiplerini “piyasalara para pompalamaya” yöneltmiştir. Daha önceki dönemlerde başka ülke ve tekelleri yok ederek, savaş tahribatları yaratarak , üretici güçlerin büyük bir kısmını yok ederek, çözümü, zaten sürekliliğe dönüşmüş, rakiplere karşı (Rusya, Çin, Afganistan, Hindistan, Pakistan, Ortadoğu 4

ve Afrika için) proje uygulamaları devam etmektedir. (Kafkasya girişimleri) yeni çıkış yolu arayışlarının ip uçlarını vermekte olduğu gözlenmektedir. II.Paylaşım savaşının galibi ve güçlü ekonomisiyle “küresel sermaye” IMF ve Dünya Bankasıyla egemenliğini artıran ABD ekonomisi savaş sanayi, ticaret, (yardım planları Marsall) ve Afrika ülkelerine yapılan gıda ve sermaye yardımı doğrudan ve dolaylı müdahaleyle ele geçirilen devlet ve ekonomik zenginlikler, enerji ve hammadde kaynakları diğer yönden “demokratikleştirme” ve özelleştirmelerle3 ele geçirilen “ulusal 3

Özelleştirme: “Genel olarak bakıldığında, devletlerin çelik fabrikalarını işleten küçük işletmeleri vardır ve bu işi genellikle yüzlerine gözlerine bulaştırırlar. (Dünyanın en verimli çelik fabrikaları Kore ve Tayvan devletlerinin kurduğu ve işlettiği fabrikalardır. Ama bunlar istisnadır.) genelde rekabetçi özel teşebbüsler, bu tür işleri daha verimli bir şekilde yerine getirirler. İşte özelleştirme tartışması budur: devletin işlettiği sektörleri ve firmaları özel hale getirmek. Ancak özelleştirmenin ekonominin büyümesine katkıda bulunabilmesi için bazı ön koşullar vardır.” (Küreselleşme Büyük Hayal Kırıklığı Joseph e.Stiglitz s.76)


Proleter Ekim-Kasım: 2008 Sayı:56 devlet” KİT’leri ile hemen heve By Sarkozy’in Ortadoğu ve men dünyanın 2/3’ini kendi Akdeniz ülkelerinden topladıkdenetimi, egemenliği altına alları silah siparişlerinin4 bu krizde nasıl bir “çözüm” getidığı ABD ekonomisi bundan receğinin de birer işaretidir5. önce “ufak” sarsıntılarla atlattığı Asya, Arjantin, krizleri Yeni başkanlık seçimleşimdilerde bünyenin diğer orrinin ardından “yeni” planlar ganlarındaki kısmi felçler bir devreye sokulacaktır. beyin travması yaratarak merkezi sistemin orta yerinde patlamış, önemli oranda iflaslar, Şimdi Türkiye ve diğer yutulmalar, satın almalar, devülkelerdeki farklı sınıf temsilciletleştirmelerle devam eden lerinin emperyalist kapitalizkapitalist sistemin krizi bilinçli min bu dünya krizine karşı bilinçsiz burjuva vülger ekodeğerlendirmeleri ve yönetici nomistlerin gözüne “finansal sınıflardan taleplerini göz atakriz” olarak görünmüş, buna lım. ilişkin “çözüm” yolları üretilmeye ve bu yolla krizin üstesinden gelinmeye çalışılmak“TÜRKİYE’Yİ KRİZDEN KOtadır. RUYACAK ÖNLEMLER! Kapitalist emperyalizmin icracı elemanları, belli 4 “Kapitalizm, militarizmin gücünü büyük başlı dünya “liderleri”, Bush, ölçüde artırdı. Tarihi arenaya milyonlarca Markel, Brown, Sarkozy, Hu silahlı insanı çıkardı.” (Emperyalizm ve Dünya Ekonomisi. N. Jianto, bir dizi toplantılar düBuharin) zenleyip daha kötü günlerine karşı ne yapacaklarını görüş5 Editör : Gözlem Gazetesi meye daldılar. Temmuz – Tarih : 19.10.2008 Ağustos ayarlında By Bush’un “Liberalleştirmenin (finans piyasalarında, sermaye piyasalarında ve ticaret engellerinde devlet müdahalesinin ortadan kaldırılması ) bir çok boyutu var.WTO (Dünya Ticaret Örgütü)

“ABD Başkanı Bush, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy ve AB Komisyonu Başkanı Barroso ile Camp David'de bir araya geldi. Görüşmede, küresel mali krizle ilgili dünya liderleri zirveleri yapılması için çalışılması kararı alındı.”

5


www.proleter.org

http://blog.mynet.com/tunca y.tursucu/yazi/turkiyeyi_kriz den_koruyacak_onlemler/14 5906#more-145906 “Son günlerde Hükümete yapılan en büyük eleştirilerden birisi, bütün dünyada global krize karşı önlemler alınırken, Türkiye Hükümeti’nin hareketsiz kaldığı yönünde bulunuyor. TÜSİAD, İSO, Bankalar Birliği gibi temel kuruluşlar Hükümet’ten alınması gereken önlemler hakkında isteklerini söylediler. Basında dağınık olarak açıklanan önlemleri liste olarak sıralayalım. İşte Türkiye’yi Krizden Koruyacağına inanılan önlemler; 1. IMF ile anlaşmanın yapılması. Burada para içeren bir anlaşmadan daha çok yine IMF’nin çıpa görevini gördüğü ihtiyati stand-by anlaşması konuşuluyor. Özellikle Türk iş dünyası IMF ile koordineli ekonomik sürecin devam etmesini istiyor. 2. Avrupa Birliği ve bu konudaki reformist yapının güçlü 6

bir ikinci çıpa olarak korunması ve sürdürülmesi. 3. Gerektiğinde Merkez Bankası ile koordineli olarak piyasalara likidite sağlanmasına yönelik hazırlıkların yapılması. 4. Zor durumdaki KOBİ’ler için Ziraat Bankası ve Halk Bankasının devreye girmesi. 5. Reel Sektöre yönelik kredi musluklarının asla kapanmaması. Bununla ilgili Maliye Bakanı Unakıtan Bankalara ikazlarda bulundu. 6. Petroldeki gerilemenin tüketiciye yansıtılması. KKDF ve TRT payı gibi uzun süredir gündemde olan indirimlerin artık yapılması. 7. İşçi çıkarma son çare olmalı. Buna destek amacıyla gerektiğinde devlet eliyle sübvansiyonların yapılması. 8. Yerel seçimlere yönelik mali disiplinden asla taviz verilmemesi 9. Merkez Bankasında tutulan mevduat munzam karşılıklarının yarı yarıya indirilmesi. 10. Merkez Bankası döviz deposu için belirlediği limitin yükseltilmesi 11. Türklerin yurtdışındaki paralarının çekilmesi için çalışma yapılması: Başta vergi ol-


Proleter Ekim-Kasım: 2008 Sayı:56 mak üzere cazibe sağlayacak kaynağın en az 10 milyar dotedbirlerin işleme koyulması lar civarında olacağı belirtiliisteniyor. Bununla ilgili olarak yor. Hükümet bir çalışma içinde Avrupa Yatırım Bankabulunuyor. Özellikle cari işsı’ndan KOBİ’le 1 milyar euro lemler dengesinde Ağustos kaynak sağlanması planlanıayında gelen yüzde 100’lük yor. yükselişten sonra bu konuda Dünya Bankası, Avrupa daha fazla öneme sahip olaİmar ve Kalkınma Bankası, AB fonları, BM ve Alman Kalcak. Hükümet’in cari açığın fikınma Bankası’ndan sağlananansmanı ile ilgili ciddi önlemcak fonların artırılması hedefler alması lazım.”6 leniyor. - 2B Yasası’nın çıkarılması ve Hükümet ve diğer sınıf temsilbu arazilerin satışından gelir cilerinden gelen birleştirilmiş elde edilmesi planlanıyor. talepler ise şöyle toplanmış: - Körfez sermayesini çekmek için yasal düzenlemelere hız “Ekonomiyi canlandırverileceği kaydediliyor. mak amacıyla hazırlık çalış- Varlık Barışı7 adıyla çıkan maları sürdürülen ekonomik pakette, yurtiçi kaynakların yasa sayesinde yurtdışındaki yanı sıra yurtdışı finansman Türklere ait paraların Türkikaynaklarından da etkin şekilye’ye çekilmesi öngörülüyor… de yararlanılması planlanıyor. …Devlet Bakanı Mehmet Paketi fonlayacak kaynaklar Şimşek, bankacılık sektörü ana hatlarıyla şöyle: için bir paket ortaya çıkarma- IMF ile yapılması öngörülen ya gerek olmadığını belirtti. ihtiyati stand-by’dan gelecek Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türk-İsviçre İş Konseyi ve İsviçre Ticaret Odası tara6 16 Ekim 2008 fından düzenlenen 4. İsviçrehttp://blog.mynet.com/tuncay.tu rsucu/yazi/turkiyeyi_krizden_ko 7 Bunu bazı kesimler “Deniz Fenrin’den ruyacak_onlemler/145906#moregelen paraların ekonomiye dahil edileme145906 yenlerinin yasal kılıfı olarak değerlendiriliyorlar.

7


www.proleter.org

Türkiye Ekonomi Forumu’nda konuşan Şimşek şunları söyledi: ‘Türkiye’de özellikle YTL’ye ilişkin olarak bazı önlemler hayata geçirildi. Özellikle döviz likiditesiyle ilgili olarak bazı adımlar atıldı, bazı maliyetler düşürüldü. Bankacılık sektörü son yıllarda iyi bir konumda. Çok iyi sermayelendirilmiş ve likidite oranları çok güçlü. Bankacılık sektörü için bir paket ortaya çıkarmaya gerek kalmadı. Kaynaklarını artırmak adına yeni önlemler de alabiliriz. Ancak iyi konumdalar. Kırılmış bir şey yoksa neden tamir etmeye çalışasınız?’ Kriz nasıl yönetilecek? 1- Kamu kesimi ve özel sektör temsilcilerinden oluşan ‘Küresel Kriz Komitesi’ kurulması (Kuruldu) 2- Türkiye’nin krizden etkilenmesi konusunda kamuoyu zamanında bilgilendirilmesi 3- Düzenleyici ve denetleyici kurullar arasında koordinasyon sağlanması 4- Bankalar ile reel sektör arasındaki sorunların çözümlenmesi için ortak bir platform kurulması 8

5- Fikir alışverişi ve güvenin artması için tüm kesimlerin katıldığı toplantılara devam edilmesi 6- Krizin daha iyi yönetilmesi için senaryo çalışmaları yapılması 7- Tüm kararlarda ortak aklı ortaya çıkararak, proaktif, esnek ve hızlı davranılması 8- Tedbirler kısa ve uzun vadeli olarak ayrılarak, kısa vadeliler hemen hayata geçirilmesi Güven tedbirleri: 9- IMF ile kriz şartlarını içeren esnek ve kredi temini içeren bir anlaşma yapılması 10- Kayıtlı ekonomiyi geliştirme çalışmaları sürdürülmesi 11- Tüm mevduata tam güvence verilmesi (Yetki Bakanlar Kurulu’na verildi) 12- Bütçe disiplinini bozmadan harcama kararları değiştirilerek, sağlanacak tasarrufla BSMV’nin kaldırılması 13- Mevduata tam garanti sonrası faiz yarışı engellenmesi için faize üst limit getirilmesi 14- Borsada açığa satış işlemlerinin önlenmesi 15- Ara seçimlerde popülist politikalar uygulanmaması


Proleter Ekim-Kasım: 2008 Sayı:56 27- MB disponibilite oranları16- 2B yasası yeniden günnın düşürülmesi deme getirilmesi(Gündeme 28- Mevduat faizi üzerinden getirildi) alınan stopajın yüzde 15’ten 17- Yatırım ortamını iyileştiryüzde 5’e düşürülmesi me çalışmaları yeniden hız29- Yüzde 3 oranındaki KKDF landırılması kesintisinin geçici bir süreyle 18- Devletin finans ve reel kaldırılması sektörü destekleyecek politi30- Off -Shore bankacılığı kalar yürütmesi Türkiye’ye taşınması 19- Merkez Bankası’nın para 31- IMF kredisinin cari işlempolitikasında herhangi bir oyler açığı ve özel sektör borçnama yapılmaması lanmaları için kullanılması 20- Türkiye’nin dış borçlarının 32- Menkul kıymet alım satımtam dökümü yapılacak. larında uygulanan stopaj oranNakit akışı tedbirleri: larındaki yerli yabancı ayrımı21- Reel sektöre kredi sağnın kaldırılması (yapıldı) lanması için İstanbul Yaklaşı33- Kamu bankalarının reel mı benzeri özel bir fon kurulsektörün likidite ihtiyacını karması şılayacak şekilde yönlendiril22- Türk vatandaşlarının ve mesi şirketlerinin yurtdışında ve 34- Vadesi gelmemiş kredileyurtiçindeki varlıkları ekonorin geri çağrılmaması için gemiye kazandırılması (Kanun çici tedbirler alınması çıkarıldı) 35- Dünya Merkez Bankaları 23- KOBİ’lere kredi desteği faiz indirimi kararı alırken için banka kredi faizlerinin bir TCMB’nin de paralel kararlar kısmını devletin karşılaması alması 24- Devletin yüksek getirili 36- İşsizlik Fon’undan küçük özel KOBİ tahvilleri çıkarması sanayiciler yararlandırılması 25- MB’nin döviz depo piyasasının limitlerini artırması 37- KOBİ’lere destek amacıy(yapıldı) la, KOSGEB bütçesinin artı26- Mevduat munzam karşılık rılması oranlarının düşürülmesi 38- MB’nin firmalara doğrudan uzun vadeli kredi verebilmesi 9


www.proleter.org

39- Bankaların yurtdışındaki fonlarının yurtiçine yönlendirilmesi 40- Uzun vadeli proje kredilerine kriz atlatılana kadar devlet garantisi verilmesi Piyasa için planlanan öncelikli tedbirler 41- IMF’nin kabul etmesi mümkün görülmeyen önlemlerin anlaşma öncesi alınması 42- Eximbank kaynaklarının artırılması 43- DFİF’e kaynak aktarılması ve Fon’daki ihracat katkısının yüzde 1 olması 44- Vergi borçlarının tahsilatında taksitlendirmeye gidilmesi (yapıldı) 45- Bütçe açığı konusunda fazla ısrarlı olunmaması 46- Taşeron kullanma şartlarının hafifletilmesi 47- Büyüme küçüleceğinden mikro reformlara yönel inmesi 48- Yabancı sermayeli şirketlerin karlarını Türkiye’de bırakmaları için özendirici tedbir alınması 49- Borsada işlem gören şirketlere kendi hisselerini alma hakkı verilmesi 50- KVK’nın ‘örtülü sermaye müessesesi’ne ilişkin kısıtlayı10

cı hükümlerin 2010 sonuna kadar ertelenmesi 51- Yurtdışı iştirak kazançlarının, belli bir tarihe kadar Türkiye’ye transfer şartıyla vergiden istisna tutulması 52- Dampingli ithalatta yaşanacak olası artışa karşı tedbir alınması 53- Kamu İhale Kanunu’nda yerli malı teklif eden yerli istekliler lehine yüzde 15 fiyat avantajı sağlanması 54- Yurtdışı müteahhitlerin Türk Malı kullanmaları için özendirilmesi 55- Kamu bankalarındaki kaynaklardan ve İşsizlik Fonu’ndan yararlanarak, altyapı yatırımlarının artırılması, TOKİ’ye ilave kaynak aktarılması 56- Enerji yatırımlarının özendirilmesi, daha fazla teşvikle yabancı sermaye girişi sağlanması 57- Yatırımların özendirilmesi amacıyla proje bazında teşvik uygulanması 58- Finansal kiralamada üretimle ilgili tüm makine, ekipmanların KDV’sinin tekrar yüzde 1’e indirilmesi 59- Tarımsal kredi faizlerinin iyileştirilmesi


Proleter Ekim-Kasım: 2008 Sayı:56 70- Ek vergi yükü getirilme60- GAP bölgesinde yabancı mesi yatırımların özendirilmesi 71- Halka açık şirketlere vergi 61- İhracatta yeni pazar araistisnası getirilmesi yışlarına hız verilmesi, Rusya 72- İhracatta lokomotif sektörile sorunları çözülmesi lere yönelinmesi 62- İhracatta geçici bir süre 73- Eski araçların hurdaya ayiçin KDV iade sisteminin basitrılarak yeni araç alınması haleştirilmesi linde ÖTV indirimi getirilmesi 63- KDV iade alacağının, ithalde ödenen vergi borçlarına Sosyal yapıyı koruyucu tedmahsubuna ilişkin tebliğin net birler olarak belirlenmesi 74- İşsizlikle ilgili özel bir ara64Şirket birleşmelerinin ma konferansı yapılması özendirilmesi 75- Mesleki eğitim seferberli65- Elektrik ve doğalgaz zamğine gidilmesi larının bir bölümünün geri 76- Kıdem tazminatları için işalınması çi çıkartmalarda küçük sanayiciye fondan borçlanma im66- Özelleştirme ihalelerine kanı verilmesi hız verilmesi 77- İşçi çıkarma yerine, belli 67- Bireysel Emeklilik ve Özel bir süre SSK ve muhtasarların Birikim sigortalarında 10 yılı uzatılması aşan tüm ödemelerde anapa78- Bireysel emekliliğin bir ra üzerinden değil getiri üzerinden düşük oranlı vergi kısmının zorunlu hale getirilalınması, 10 yılı aşan ödememesi 79- İşçi çıkarmak yerine ücretlerde istisna oranının yüksellilere ücretinin bir kısmı hisse tilmesi senedi olarak verilmesi 68- ‘Sanayi stratejisi’nin uygu80- En az yatırımla genç nülanması fusun istihdamını sağlayabile69- Son üç yılda ödenen muhcek iletişim ve çağrı merkezletasar, SSK, elektrik faturaları ri kurulması gibi kalemlerde kriz döneminde, 1 yıl için toplamından yüzKrizi fırsata dönüştürme de 25 indirim yapılması 11


www.proleter.org

81- Körfez kökenli kaynaklar için, devletin de ortak olacağı bir örgütlenmeyle yeni yatırım fonu ve gelir ortaklığı veya reel büyüme hızına endeksli borçlanma araçları oluşturulması 82- İç borcun yönetiminde Körfez kökenli kaynakların dikkate alınması, bu bölgeye has yatırım ve borçlanma ile ilgili mevzuatın bir an önce çıkarılması 83- İstanbul’un finans merkezi haline getirilmesi Bugüne kadar 6 alanda adım atıldı - 30 Ekim 2008’de 27039 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Vergi borçlarının taksitlendirilmesine yönelik Tahsilat Genel Tebliği ile, 2008 yılı gelir ve kazançları için tahakkuk eden geçici vergi ve bu vergi ile birlikte ödenmesi gereken Damga Vergisi hariç olmak üzere 30 Ekim 2008 tarihine kadar 01 Eylül 2008 tarihi itibariyle vadesi geldiği halde ödenmemiş tüm vergi ve diğer tüm amme alacaklarının tahsili düşük faizli taksitlendirmeye konu edildi. 12

- Türkiye’den sermaye kaçışına karşı bir önlem olarak Türklerin yurt dışındaki paralarının Türkiye’ye getirilmesi ve yurt dışı iştirak kazançlarının, belli bir tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmek şartıyla gelir ve kurumlar vergisinden müstesna tutulması amacıyla hazırlanan “Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanunu” kabul edildi. - Bankacılık Kanununun 63. maddesiyle TMSF’ye verilen mevduat sigortası sınırını ve kapsamını belirleme yetkisi, Bakanlar Kurulu’na devredildi. - Merkez Bankası, bankalar arası döviz piyasasında döviz likiditesinin akışkanlığının artırılmasına katkıda bulunmak amacıyla, döviz depo piyasasındaki aracılık faaliyetlerine yeniden başlanmasına karar verdi. Merkez Bankası tarafından döviz depo piyasası işlem limitleri artırıldı. - Küresel krizi yakından takip etmek ve yol haritası belirlemek amacıyla ‘Kriz Takip Komitesi‘ kuruldu. - Hisse senedi alım satımlarında uygulanan stopaj oranı yüzde 0’a indirilmek suretiyle


Proleter Ekim-Kasım: 2008 Sayı:56 yerli yabancı yatırımcı ayrımı IMF'nin 'Türkiye'de tarım 8 kaldırıldı” . önümüzdeki günlerde en avantajlı sektör' açıklamasını Tarım ve hayvancılık yönüyle hatırlatan Bayraktar, geçmişte TZOB Başkanı ise şu değerTürk tarımına destek verilmelendirme ve taleplerde bulusine engel olan IMF'nin açıknuyor: lamasını hayretle karşıladıklarını kaydetti. “Halkın yeterli gıdaya ulaşması için tarımın üretim Bayraktar, krizle ilgili alınacak yapması gerektiğini kaydeden önlemlerde Ekonomik KoordiBayraktar, 2002 yılında tarımı nasyon Kurulu'nda dikkate desteklemek için milli gelirin alınması gereken hususları yüzde 65'i ayrılırken, 2009 yışöyle sıraladı: lında ise bu oranın yüzde 49'a düştüğünü ifade etti. Küresel ‘Girdi fiyatlarındaki artışlar mali krizin tarıma ve çiftçilere frenlenmeli veya telafi edilme2001 sonrası olduğu gibi yelidir. Gübrede gümrük vergileri niden bir darbe vurmasına göz aşağıya çekilmeli, KDV'ler yumulamayacağını kaydeden yüzde 1'e düşürülmelidir. ÇiftBayraktar, ‘Tarımı ayakta tutaçilerimiz borçlarını ödemede rak halkımızın gıdaya ulaşızorlanmaktadır. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifmını garanti altına alabilmelileri'nce çiftçilerimizin borçları yiz. Bu şekilde hiç olmazsa inyeniden yapılandırılmalıdır. sanlarımızda krizden kaynaklanan moral bozukluluğunu Kredi kullanımında kısıntı olazaltabiliriz. İstihdamın yüzde mamalı veya yükselen faizler 28'ini tarım sektörü oluşturtelafi edilmelidir. Tarımsal makta, 6.3 milyon kişi tarımdestekleme bütçesi ihtiyaca dan ekmeğini ve hayatını kauygun büyüklükte belirlenmeli zanmaktadır’ dedi. ve kısıntıya gidilmemelidir.’.”9

8

Kadife Şahin (Milliyet)

9

Editör : Gözlem Gazetesi

13


www.proleter.org

Buraya kadar görüyoruz ki büyük sermaye sahiplerinin, bankaların, ticaret, toprak, sanayi ve tarım kesiminin talepleri ile hükümet tarafının gerek düzenlemeleri ve gerekse düzenlemek için çalışmalar yürüttüğü konular arasında işçiler, emekçiler ve hatta küçük burjuva kesimlerin lehine bir düzenleme görülmemektedir. (Böyle olması da zaten beklenmemelidir.) Tam tersine bu kesimlerin sırtından elde edilen artı-değerlerin kapitalistlerin ortak fonlarında tuttukları kısımdan sermaye sahiplerine aktarmalar planlanmakta ve hayata geçirilmektedir. (İşsizlik fonu kullanımları, emeklilik, kıdem tazminatı ve ücretlerin bir kısmının tahvillerle ödenmesi, vergi vs. yapılan indirimler bu konuya örnektirler.) Şimdi de bazı Sendika, Oda, Dernek ve Siyasi parti gibi işçi, emekçi ve küçük burjuva temsilcilerinin seslerine kulak verelim. “Basın toplantısında iktisatçı Mustafa Sönmez ise ‘‘KÜRESEL KRİZ, TÜRKİYE ve SOSYAL DAYANIŞMA 14

PROGRAMI’ başlıklı kapsamlı bir rapor sundu. …Tüm dünya büyük bir krizle çalkalanıyor. 2007 yılından itibaren Türkiye’de baş gösteren ekonomik durgunluk, dünya çapındaki krizle birleşerek büyük ekonomik ve sosyal sonuçlar doğurmaya başladı. Her şeyden önce altını çizmek gerekir ki, bu kriz, neo-liberal politikaların iflas ettiğinin göstergesidir. Piyasacılığı, özelleştirmeleri, kuralsızlığı tek seçenek olarak dünyaya dayatanlar bu krizin asıl sorumlularıdır… …Yaşadığımız bu kısır döngünün farkında olan emekçiler, 2001 yılındaki krizde, IMF programına karşı, Emek Platformu çatısı altında ortak bir “alternatif program” ortaya koymuş, ne yazık ki, hükümet bu programı ciddiye almamıştır. Krize emekten yana çözüm üretmek isteyenleri görmezden gelen dönemin iktidarının ve sonrasındaki AKP İktidarı’nın Türkiye’yi sürüklediği nokta maalesef yeni bir kriz olmuştur. İçinde bulunduğumuz krizin tek nedeni uluslararası piyasalarda yaşanan kaos değil, 2001 krizinden


Proleter Ekim-Kasım: 2008 Sayı:56 tem bütün olarak demokratiksonra uygulanan ekonomik leşmelidir… programdır. Dolayısıyla krizin …Siyaset üzerindeki her türlü asıl sorumlusu, bu dönemde vesayetin etkilerine son veriliktidarda olan siyasi partilermelidir. Temel insan hak ve dir… özgürlüklerinin hiçbir durumda … Demokrasi, yalnızca oy kısıtlanamayacağı anayasal vermeyle sınırlı bir siyasal tergüvence altına alınmalı, işcih değil, siyasetin ve gündelik kence ve kötü muamele önhayatın özüne yönelik bir işlelenmelidir. Etnik, dinsel, kültüyiş tarzı ve çözüm üretme birel çeşitliliği koruyucu ve desçimidir. Ekonomik işleyişin tıtekleyici politikalar hayata gekandığı ve çözümsüzlüğe süçirilmelidir. Toplumsal barış ve rüklendiği kriz anlarında verihoşgörü içerisinde bir arada lecek kararlar demokratik bir kardeşçe yaşamın desteklensürecin ürünü olmalıdır. Bu ise mesi yolunda kamu otoritesi ancak toplumun örgütlü ketarafından adımlar atılmalıdır. simlerinin ekonomik ve siyasal alanlardaki çözüm önerilerinin Kürt sorununa barışçıl ve dedikkate alınmasıyla mümkünmokratik bir çözüm bulunmadür… lıdır. Anayasa’dan başlayarak …Krizlerin toplumsal maliyetinin en aza indirilebilmesi için, tüm kanunlarda cinsiyet aykrize karşı oluşturulacak mürımcılığını içeren ifadeler kalcadele programının ekonomik dırılmalıdır. Kadınların, sosyal, alanda olduğu gibi, sosyal ve siyasal ve gündelik yaşamda siyasal alanlarda alınacak tam bir eşitlik ilkesiyle var olatedbirlerle de desteklenmelibilmesi için kamu otoritesi tadir… rafından pozitif politikalar ha…Hızla demokratikleşme yoyata geçirilmelidir. lunda adımlar atılmalıdır. 1982 Bizler toplumsal sorumluluğu Anayasası değiştirilerek, tüm olan emek ve meslek örgütleri toplumsal kesimlerin katılımıyolarak, yaşadığımız ekonomik la eşitlikçi, özgürlükçü ve dekrizin bedelinin emeğiyle gemokratik bir anayasa hazırçinenlere ödetilmesine izin lanmalıdır. Başta siyasal sis15


www.proleter.org

vermeyeceğiz. Kriz, emekçilerin değil, sermayenin doymak bilmeyen kâr hırsının krizidir ve bedelini de sermaye kesimleri ödemelidir. AKP’nin IMF bürokratları ve sermaye çevrelerinin talepleri doğrultusunda uygulayacağı ekonomik programı kabullenmemiz mümkün değildir. Krize, işçilerin, kamu emekçilerinin, çiftçilerin, dar gelirlilerin, meslek sahiplerinin, küçük esnafın, emeklilerin, gençlerin, kadınların, kent yoksullarının, köylülerin yani toplumun geniş kesimlerinin çıkarları doğrultusunda hazırlanmış bir “sosyal dayanışma ve demokratikleşme programı” çerçevesinde çözüm üretmek, Türkiye’nin geleceğinin güvencesi olacaktır. Bu doğrultuda bir araya gelen biz emek ve meslek örgütleri, emekçilerin, çalışanların ve yoksul halkımızın yaşanılan ve yaşanacak olan krizlerden zarar görmemesi doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürecek, krize karşı toplumun geniş kesimlerini kucaklayan acil eylem planlarını oluştura16

cağız. DİSK, KESK, TMMOB, TTB, ÇİFTÇİ SEN” Kaustky varı bu değerlendirme ve sunuş küçük burjuva, reformist değerlendirmeler olup emperyalist kapitalizmin krizine karşı proletaryanın sınıf bilincini yansıtmamakla kalmayıp, onun talepleriyle çakışan bir tarafı da yoktur. Tam tersine işçi ve emekçileri sermayenin emrine ve çıkarlarına hizmet etmesi için uysallığa ve sermayeyi desteği vaaz etmektedir. Dünya nüfusunun %2.5’unun yani 7 milyar nüfusun içinde 2.5 milyon sermayedarın servetleri nüfusun geri kalanına eşit olduğu bu ortamda onların gemilerini batmaktan kurtarmaya alet olmaya gönüllü olmaktadırlar. Mustafa Sönmez ve beraberindeki “emek ve meslek örgütleri” küçük burjuva teknokrat kesim, adı sendika veya “sivil toplum örgütü” olsun bu gerçeği değiştirmemektedir. Üretimin, dağıtımın ve bölüşümün toplumsal üretim koşullarının doğru bir açımlan-


Proleter Ekim-Kasım: 2008 Sayı:56 rine sözde attığı zılgıtlara masına sahip olmayan bilim benzemektedir. Bunların ağızdışı tezleriyle hizmet ettikleri larından çıkan sözcükler, kavkapitalist ve gerici kesimlerin ram ve deyimler söz ve anpolitik ve ekonomik uygulamalamlarıyla değil, kendi popülist larını, sermayenin işleyiş yagörüşlerini süsleme aracı olasalarının önüne engel olabilerak kullanılmaktadır. Çünkü ceğini, bunu da politik kararlar gerçekler bunları yalanlamakve iradeleriyle çözebilecekletadır. Dünya emperyalistrini vaaz ederek, krizin nedenkapitalist temsilcileri ile kol koleri olarak hükümetleri, kredi la hareket edip, sermaye sakuruluşlarını, bankaları, serhipleri adına sömürü ve sermaye ve mülk sahiplerinin pomaye egemenliğinin artırılmalitikaları olarak göstermektesı konusunda kararlar alıp, tadirler. Halbuki bu politikaları limatlar vermemişler gibi. Yafbelirleyenin toplumsal üretim talar üretmektedirler. ilişkilerinin oluşturduğu ilişkile“Küresel Kriz, Türkiye rin bir sonucu olarak toplumve Sosyal Dayanışma Progsal kesimlerin kendilerini ifade ramı” diğer şeylerin yanında biçimleri olduğu Marksist tezi şu görüşleri de sıralamaktadır: çürütmeye çalışmaktadırlar. Savundukları veya sa“…Kapitalizmin bütün vunmaya çalıştıkları keskin derin krizleri bir depresyonu savlar bu ise bu yüzlerini örtgetirir. Sermaye büyük ölçüde mek için kullandıkları “camlı atıl kalır, üretim ve yeniden kalkan” gibi durmaktadır. Bu üretim daralır, birkaç çeyrek bakımdan da sermaye sahipüst üste negatif büyümeler leri ve temsilcileri tarafından yaşanır. Haliyle işsizlik artar bıyık altından gülümsemelere ve reel gelirler düşer. neden olmakta, sermaye saK.Marks’ın Kapital’de, ‘kapitalistlerin kapitalistler tarafından hiplerinin beceremediği işlevmülksüzleştirilmesi’ adını verlerin yerine getirilmesi olarak diği, el değiştirmeler, satın aldeğerlendirilmektedir. malar ; büyük balığın küçüğü Bu aynı zamanda Başyutması böyle dönemlerde bakan R.Tayyip Erdoğan’ın hızlanır. TUSİAD ve Banka temsilcile17


www.proleter.org

Devlet, krize müdahaleye çağrılır, maliye politikaları ile krizin etkisini hafifletmeye çalışır, kamusal kaynaklar sosyal harcamalardan kriz giderici alanlara kaydırıldığı için toplum ikinci bir yoksullaşmaya maruz kalır. Nitekim, ilk elde 12 ülkenin devleti 3,5 trilyon dolarlık kurtarma paketleri hazırlayarak zararı toplumsallaştırmaya giriştiler. Bu operasyonlar, toplumsal dalgaları derinden sarsmaya ve dip dalgaları üretmeye aday…”10 Emperyalist-kapitalist sistemin krizinde 12 ülkenin devletinin 3.5 Trilyon dolarlık “kurtarma paketini” “zararı toplumsallaştırmak” olarak değerlendirmek gerçekçi olamaz. Bu ancak “kamusal kaynakların” başka bir değişle toplumsal ortak harcamalara harcanacak fonun, “devlet gelirlerinin”, “bütçe kaynakları”nın iflas eden, ekonomik zora “düşen” kapitalist sermayenin el 10

“Küresel Kriz, Türkiye ve Sosyal Dayanışma Programı” Mustafa Sönmez Ekim 2008

18

değiştirmesinde kullanılmasıdır. Bunun diğer adı da sermayenin, sermaye sahiplerinin “ortak örgütü” devlet tarafından ele geçirilmesidir. Bunun böyle olup olmadığının gerçek görüntüsü, savaş koşullarında, savaşın finansmanı ve elde edilen “ganimetin” el konulan değerlerin paylaşılmasında net olarak anlaşılır bir görüntü verir. En son örnek ABD’nin Irak’ı işgali ve Irak toplumsal sermaye ve enerji kaynaklarının paylaşılması konusunda ortaya çıkmıştır. Petrol gelirlerinin paylaşılması ve işletilmesi konusunda adı geçen şirketlere baktığımızda bunu net olarak görürüz. Buradaki yanılgı zaten Mustafa Sönmez’i Hükümet, Anayasa, Demokratikleşme, Kürt Sorunu, Krizin “Toplumsal maliyetinin en aza indirilmesi” önerilerinde de yatmaktadır. Emek ve meslek örgütlerini sermayenin gönüllü uşaklığını razı olmaya ikna etmek, bundan daha başka sözlerle, bu kadar başarılı ve mümkün olamazdı. Devam edecek olursak: “EMEKÇİ SINIFLARI BEKLEYEN TEHLİKELER


Proleter

Ekim-Kasım: 2008 Sayı:56 zin doğuracağı yeni bir emperyalistler arası yeni bir payEtnik ve mezhepsel çatışmalaşım savaşı tehlikesidir. Süların kışkırtılması reci bu yönüyle birlikte değerNeoliberal-gerici AKP iktidarılendirmeden, sadece hükümenın faşizan bir çizgiye meyli tin ve ya siyasi çevrelerin ülYeni bir pahalılık dalgası keler içindeki siyasi tutum ve Tensikatlar, yeni bir işsizlik davranışlarına indirgemek dalgası doğru olmayacaktır. Zaten bu IMF reçeteleri ile kentlerde ve konuda hükümet ve sermaye kırda yeni yoksullaşmalar çevreleri çözüm talepleri araDevletin asker-polis bütçelerisında yeni pazarlara açılmak ni artırıp sosyal harcamaları için destekler, indirimler, teşiyice kısması vikler istemektedirler ve seyaDaha fazla özelleştirme, kahatler üzerine seyahatler dümusal yoksullaştırma zenleyerek diğer ülkelerle ikili Batık banka ve firmaları kuranlaşmalar imzalamaktadırlar. tarmanın faturası Borçlu ailelere icra-iflas davaYakın gelecekte bu ilişkiler ları başka emperyalist sermaye ve Anti-sendikal saldırılar, antidevletler tarafından ekonomik demokratikleşme” ve askeri dayatmalarla karşı karşıya gelecekler ve gelmekEmekçi sınıflara bekletedirler. Bu biraz daha yakınyen tehlikeler sadece bunlarla dan incelendiğinde Kafkaslarsınırlı kalmayacaktır. Zaten da, Rusya’da, Orta Doğu ve Asya ülkelerinde kısmi olarak yukarıda sayılan “tehlikeler” yaşananlar bu sürecin gösterher gün içinde yaşadıkları topgeleri, ipuçlarını vermektedirlumsal koşulların kendisidir. ler. Emperyalist sermaye büBunların böyle olduğunun tün dünya da böyle bir safgöstergesi raporun diğer kılaşmanın içindedir. Sermayesımlarında derlenen istatistiki nin bu yüzünü saklamak ve diğer verilerden de anlaemekçi sınıfları ve meslek örşılmaktadır. Emekçi sınıfları gütlerini kandırmanın bir yolu bekleyen esas ve ölümcül teholabilir ama, bilimsel gerçeklelike emperyalist-kapitalist kri19


www.proleter.org

rin ve Marksizm’in özünü karartmaya yetmez. “Makro politikalar Imf’den uzak durulmalı, çalışanların katılımıyla yeniden beş yıllık ve yıllık planlar yapılmalı, planlar kamuya emredici, özel sektöre yol gösterici olmalıdır. Yeni planlama döneminde kamuya enerji, ileri sanayileşme ve bölgesel adalet sağlama görevleri verilmelidir.özelleştirmeler durdurulmalıdır. Zordaki firma ve bankalar kamulaştırılırsa yönetimleri çalışanların özyönetimine bırakılmalıdır. Gümrük birliği askıya alınmalı, yıkıcı ithalat önlenerek yerli üretim ve istihdam desteklenmelidir. Sermaye hareketlerine kısıtlama getirilmeli, dış yatırım yerine iç yatırım özendirilmeli, sıcak para giriş ve çıkışına kontrol getirilmelidir. Yerel yönetimlere daha çok yetki ve kaynak sağlanmalı : vergi reformu yapılmalı, iç borçlar yeniden yapılandırılmalıdır.

20

Güneydoğu –kürt sorununa barışçı çözüm paketi geliştirilmeli ve uygulanmalıdır…” “Sosyal önlemler 2009 bütçesinden hane halkına, tarıma, küçük işletmelere daha çok ödenek ayrılmalıdır. Yeşil kartlı yoksullara bütçeden doğrudan gelir desteği ödeneği ayrılmalıdır. Savunma-güvenlik harcamaları azaltılıp, eğitim-sağlık bütçesi artırılmalıdır. İstihdamı koruma-artırma politikaları geliştirilmelidir. Hane halkı borç ödemelerine kolaylık getirilmelidir. Nüfusun yüzde 1’ini oluşturan süper varlıklı sınıftan servet vergisi alınmalıdır. Ücretten alınan gelir vergisi oranı düşürülmeli, şirketlerden, serbest meslek sahiplerinden güçlerine göre daha çok vergi alınmalıdır. Vergi kaçakçılığının, yolsuzlukların yaptırımı ağırlaştırılmalıdır…” Görülüyor ki, “Emek ve Meslek Örgütleri” Temsilcileri ve yazarımız, emperyalist- kapitalist sermayenin “emek, tarım ve küçük işletmeler için” iyileştirmeler yapılmasını talep etmekteler ve sermaye sahiplerine “kendileri için” nasıl dav-


Proleter Ekim-Kasım: 2008 Sayı:56 cahilliğin daniskası da yaşanranmaları ve nasıl adımlar atmaktadır. Bunlardan biri “Sermaları konularında yol gösvet Vergisi”, bir diğeri de “KİT” termektedirler. Bunlar halledilyönetimleri oluşturma konudiğinde emperyalist-kapitalist sudur. Bunlara canlı örnekler sistem “iyileşecek”,”kirli” ve varken ve sonuçları ortada “kötülüklerin” den arınmış olaiken “zordaki banka ve firmacaktır. lar kamulaştırılıp çalışanların Yazarımız bunları talep özyönetimine verilmelidir” diederken başka bir yerde de yebilmektedirler. Tarım Kredi tarihin tekerleğini geri dönKooperatifleri, Sümer Banklar, dürme gayretine kapılarak Tariş, Fisko Birlik vb. Kuruluş“Yeni planlama döneminde ların yönetim ve işleyişleri kamuya enerji, ileri sanayiönerilen yeni “KİT”lere benleşme ve bölgesel adalet sağzemektedir. Bunların şu andalama görevleri verilmeliki toplumsal yapı içerisinde dir.özelleştirmeler durdurulmaekonomik yapıları ve işleyişleri lıdır.” Diyerek sermayeyi eski olarak daha büyük sermaye “sermaye birikimi” sağlama ile bütünleşme ve “devletin sodönemlerine geri döndürmeye runlarına el atma” talepleri yer çalışmaktadır. Klasik devlet kapitalizm örneklerini görmezalmaktadır. Sorunların nedenlikten gelip, sanki yeni bir topleri olan tarafların bakış açılalumsal örgütlenmeymiş gibi rıyla bu sorunların böyle çözühareket ederek, Rusya ve lemeyeceği açıkken, böyle taTürkiye’nin bir dönem uygulaleplerde bulunmak, savımızı dığı günlere çağrışım yaparak güçlendirmekten başka bir işe tarihin tekerleğini geri dönyaramayacak, kimse de bundürmeye çalışırlarken, kafaları lara kaleye almayacaktır. karıştırarak efendilerine daha “Sermaye giriş çıkışlarına kontrol getirilmesi ‘alteriyi hizmet etmenin yolunu natif politika’ demetinde atıl“aramaktadırlar”. ması gereken ilk adım. Öte yandan kulaklara 1989’da sıcak para gelsin, dihoş gelse de, gerçekte bu tür ye getirilen 32 sayılı kararın uygulamaların sonuçlarının mutlaka gözden geçirilmesi kime hizmet ettiği konusunda 21


www.proleter.org

gerekli. Sermaye giriş çıkışı belli kurallara bağlanmalı. Tobin vergisi konularak sıcak para hareketinin yarattığı sarsıntılar caydırılmalıdır. Borsa’da spekülasyona meydan vermemek için kağıt alana, o kağıdı belli bir süre tutma mecburiyeti getirilmeli. Borsa kazançları, gelir vergisi kapsamına alınmalı. Son yıllarda , içerideki ücretler ve diğer şartlar gerekçe gösterilerek yurt dışına taşınan yatırımlar, içerideki olası istihdam imkanlarını kısıtlıyor ve ülkede yaratılmış değerin dışarıya transferini getiriyor. Toplamda 13 milyar doları aşan bu sermaye ihraçlarına kontrol getirmek, yerli yatırıma dönüşmesini sağlamak gerekir. Döviz kurunun, dezenflasyon programı gereği, yıllardır düşük tutulması, fiyatları dizginlese de ithalatı kamçıladı,cari açığı büyüttü, borçlanmayı cesaretlendirdi.Bu politikadan vazgeçilmeli, kur, ÜFE’ye endekslenmeli, bu da zamana yayarak yapılmalı. Burada ana fikir, sermaye kaçışları ile ekonominin kan kaybına uğramasını önlemektir... 22

Özellikle yabancı bankaların, ana firmalarına Türkiye’den fon aktarması kontrol edilmelidir.” Bu gün emekçi sınıflar için istenen bu talepler sermayenin bir kısmı için de talep edilmektedir. Bu nasıl bir bilimsel görüş ve bakış açısıdır ki çıkarları bir birinden taban tabana zıt çıkarlara sahip kesimlerin sorunlarına çözüm olmaktadır? Düşünmek gerekir! “BDDK verilerine göre, Türkiye'de mevduat cüzdanı sahiplerinin yüzde 1’i, mevduatın yüzde 62'sine sahipler. Cüzdan sahiplerinin yüzde 2.3'ü ise, toplam mevduatın yüzde 83'ünün sahibidirler. Kredi işlemlerinin binde 3'ünü gerçekleştirenler ise kredilerin yüzde 72'sini kullanıyor. Borsada 10 bin yatırımcı, borsa portföyünün yüzde 77'sine sahip. Yatırımcıların binde 1'i ise borsa portföyünün yüzde 64'ünü ellerinde tutuyor. İlk 10 yatırımcı portföyün yüzde 21'ini, ilk 100 yatırımcı da portföyün yüzde


Proleter Ekim-Kasım: 2008 Sayı:56 ve servet sahiplerinin, bu 44'ünü kontrol ediyor. azınlığa uygulanacak bir serMevduatta, kredide, vet vergisiyle korumak ve kurborsadaki yüzde 1'in hakimitarmaktır. Bunun etkili bir talep yeti, 80 milyar dolarlık altın olabilmesi için işçi sınıfının sistokunun sahipliğinde ve Türyasi taleplerinin, partilerinin kiye'nin gayrimenkul sahipliöncülüğünde hayata geçirilğinde de farklı değil... mesi aşamasında mümkünAilelerin yüzde 1'i, Türdür. Yani işçi sınıfının siyasi kiye gelirinin yüzde 17'sini kulegemenliğini baltalayacak, lanıyor, takip eden yüzde 5 de yeni burjuva sınıf ilişkilerinin dahil edildiğinde nüfusta ilk egemenliğine engel olmak için yüzde 6, milli gelirin yüzde geçerlidir. 33'ünü yani üçte birini kullanı“Burjuvazinin hem solu yor. hem de sağı bizim artan işsizÖncelikle bu azınlığa liğe, azalan ücretlere, sağlık etkin bir servet vergisi uygulasisteminin boktan durumuna narak, planlı büyümenin ve ve çürüyen emeklilik sistemine sosyal dayanışma programıçözümün seçim sandığında ya nın finansmanına önemli bir da reformda yattığına inankatkı sağlanmalıdır.” mamızı istiyor. Ne var ki gerDerlenen bu verilerin çekte burjuvazinin kendi sisbize söylediği şudur: teminin krizine hiçbir çözümü Türkiye’de ekonomiye yok ve topluma da canice emve ekonomik değerlere yön peryalist savaşlardan ve artan verenlerin nüfus içindeki sayıoranda yıkıcı krizlerden başka sı bize servetin belirli ellerde toplandığını, hükümet, sermabir gelecek sunduğu yok. ye, ve diğer kurumların “kurAcı gerçek şu ki, bütün tarma”, “koruma” tedbirlerinin dünyanın işçileri kapitalizmin arkasında bu çevrelerin kurkrizinin bedelini yıllardır ödütarma ve korunması olduğunu yor. Ve bugün her yönden gegöstermektedir. Hal böyle iken len saldırılar karşısında, kapiortaya atılan bu taleplerin elle talizmin iş ve yaşam koşullarıtutulur bir yanı yoktur. Dolayına yönelik saldırganlığı karşısında işçilerin, kendi sınıf müsıyla bu olsa olsa, bu sermaye 23


www.proleter.org

cadelesi alanında mücadele etmekten başka yolu yok. Bu mücadele kapitalist sömürü mantığına karşı savaşmayı gerektiriyor. Savaş ve kriz dolu kapitalist geleceğe karşı işçi sınıfı insani ihtiyaçlara dayanan bir toplum temelindeki kendi perspektifini ortaya koymak zorundadır.”11 Şimdi de bir başka kesimin sözcülüğünü yapan Halk Evleri sözcülerinin taleplerine bakalım: “Krize karşı halkın insanca yaşam ve çalışma hakkının güvence altına alınması için acil olarak şu önlemlerin alınması şarttır: 1- İşten çıkarmalar yasaklanmalıdır. İşçi ücretlerinin düşürülmesi, esnek çalıştırma ve taşeron sistemi engellenmeli; asgari ücret vergi dışı bırakılmalı; işsizliğin azaltılması için çalışma saatleri kısaltılmalıdır. 2- Temel gıda maddeleri, konut kiraları ve enerji fiyatları kontrol altına alınmalıdır. 3- Elektrik, su, doğalgaz kullanımı asgari ihtiyaç sınırına kadar ücretsiz olmalıdır. 11

Eduardo Smith Internationalism (Enternasyonal Komünist Akım ABD Şubesi)

24

4- Sabah 06.00-09.00 ile akşam 18.00–20.00 saatleri arasında ulaşım ücretsiz olmalıdır. 5- Açlığa önlem olarak kadınlara, asgari ücret düzeyinde mutfak maaşı verilmelidir. 6- Eğitimde hiçbir ad altında para alınmamalı, eğitimin okul dışı giderleri de devlet tarafından karşılanmalıdır. Okulların elektrik, su, doğalgaz gibi temel giderleri ücretsiz karşılanmalı ve bununla ilgili tüm borçları silinmelidir. 7- Hastanelerde hiçbir ücret alınmamalı; sağlık parasız olmalıdır. 8- Çiftçilerin kredi borç faizleri silinmeli, tarımsal borçlar üretimi olumsuz etkilemeyecek şekilde düzenlenmeli; tarımsal üretim devlet tarafından korunup desteklenmelidir. 9- Kredi kartı ve tüketici kredisi borç faizleri silinmeli ve borçlar makul vadelerle yeniden yapılandırılmalıdır. 10- Kürt Sorununda savaş ve şiddet politikaları terk edilmeli ve demokratik çözüm getirilerek savaşa harcanan kaynaklar Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz’in bölgesel kalkınmasına harcanmalıdır.


Proleter Ekim-Kasım: 2008 Sayı:56 Ancak bu şartlar yerine getirilayısıyla daha önceki eleştirilirse halk krizden korunmuş lerimiz bu grup talepler içinde olur. Halkın krize karşı bu geçerlidir. Bunlarda bir süre şartlarının yerine getirilmesi sonra bu taleplerinin gerçekiçin kaynak vardır: leşme olasılığının bulunmadı1. Kurumlar vergisi, lüks tükeğını, tam tersine bu taleplerin tim vergileri artırılmalı; servet sermayenin emekçi kitlelere vergisi uygulaması başlatılmaavutmak için kullanacağı lıdır. “yemler” olduğu ortaya çıka2. Borsa ve faiz gelirlerinden caktır. İşçi sınıfı bu taleplerin alınan vergiler yükseltilmelidir. kendi talepleri ile örtüşmediği3. İstihdam yaratan ve halkın ni, kendi kurtuluşları için yetertemel ihtiyaçlarını güvence alli olmadığını göreceklerdir. tına alan kamu yatırımları ye“Kriz sermayenin kriniden başlatılmalı ve KİT işçizi, faturayı biz ödemeyecelerine yönetimde söz ve karar ğiz… hakkı tanınmalıdır. Biz işçiler, emekçiler, kadınlar, 4. Yabancı sermaye çıkışı ve işsizler, üretici ve topraksız kar transferi yasaklanmalıdır. köylüler ve yoksul halk kesimleri olarak diyoruz ki: Kriz 5. Banka batıranlar cezalandısermayenin krizidir, faturayı rılmalı; kurtarma operasyonlabiz ödemeyeceğiz. rı yapılmamalı; ortaklarının Emperyalist ülkelerde varlıklarına el konulmalı; bafinans alanında patlak veren, tan banka ve şirketlerin işsiz kapitalizmin büyük krizlerinbıraktığı işçilere iş güvencesi den biriyle karşı karşıyayız. verilmelidir. Halkevleri Merkez Yürütme Finans alanına yatırılan de12 Kurulu” ğerler, üretim sürecinde artıdeğer sömürüsünden elde Burada sıralanan talepedilen değerlerdir. İşçi ve lerin de Mustafa Sönmez’in emekçilerin yarattığı artıöncülük ettiği “Emek ve Mesdeğeri yeniden üretime yatırlek Örgütleri”nin taleplerinden mak giderek güçleşmiş ve bir farkı bulunmamaktadır. Dosermaye finansal alana yönelmiştir. 1970’lerde başlayan 12 Altları HMYK tarafından çizilmiş.

25


www.proleter.org

bu eğilim son dönemde hızlanmış ve finans balonu giderek şişmiştir. Şişen balonun patlaması kaçınılmazdı ve sermaye kendi doymak bilmez hareketinin sonucunda krizle karşı karşıya kaldı. Kriz, finans alanının krizi olarak görünmekle birlikte asıl olarak kapitalist üretimin krizidir. Ve krizin üretim alanındaki sonuçları şimdiden ortaya çıkmaya başladı. Sermaye yasal dayanak ve fiili uygulamalarla, her krizde işten çıkarmalarla, reel ücretleri düşürerek, dolaylı vergileri arttırarak, sosyal hakları gerileterek, batan bankaların zararlarını toplumun sırtına yükleyerek faturayı işçi sınıfı ve yoksul halka çıkarmaya çalışıyor. Bunun can alıcı sonuçlarını en son 2001 krizinde yaşadık. Sermaye bugün de işten çıkarmaları, sıfır zammı, ücretsiz izinleri, kazanılmış ekonomik ve sosyal hakların gaspını gündeme getirmeye başlamıştır. Uyarıyoruz… Krizin, işçi ve emekçilere kesilmesine izin vermeyeceğiz. Çağrımızdır… Tüm sendikaları, demokratik 26

kitle örgütlerini ve emekten yana güçleri kapitalizmin krizinin sonuçlarına karşı birlik olmaya ve mücadele etmeye çağırıyoruz. İstiyoruz: Krizde gasp edilmek istenen çalışma hakkımızı savunacağız: • İşten çıkarmalar, mevcut haklar korunarak, iş yoğunluğu arttırılmadan, yasaklanmalıdır. Bu süreçte işten çıkarılanlar işlerine iade edilmelidir. • Çalışma süreleri ücret kaybı olmadan ve çalışma koşulları ağırlaştırılmadan 40 saate düşürülmelidir. • Devlet, çalışmak isteyen herkese insan onuruna yakışır bir iş garantisi vermelidir. • Çalışamayacak durumda olanların temel ihtiyaçlarını karşılayacak bir gelir sağlanmalıdır. • Taşeron sistemi, güvencesiz çalışma, geçici çalışma sözleşmeleri ve uygulamaları yasaklanmalıdır. • İş kazaları ve meslek hastalıklarına neden olan ortamlara izin verilmemelidir. • İşsizlik fonunun sermaye ve devlete aktarılmasına son verilmeli; fondan yararlanma ko-


Proleter Ekim-Kasım: 2008 Sayı:56 sendikaları, meslek birlikleri, şulları işçilerin lehine değiştiriemekten yana güçler, bütün lerek, işçilerin ihtiyaçlarına akörgütsüz kesimler, hepimiz bir tarılmalıdır. araya gelmek, güçlerimizi birİnsanca yaşamak istiyoruz leştirmek zorundayız. • Doğal gaz, elektrik, su, gıda, 2001 krizi sonrasındaki kakira, ulaşım, eğitim, sağlık gibi yıplarımızı unutmadık. temel ihtiyaçları karşılayan Yeniden yaşamamak için … mal ve hizmetlere yapılan İşçi sınıfının örgütlü ve örgützamlar geri çekilmelidir. • İşçilerin ve emekçilerin kredi süz tüm kesimlerini kapsayan, kartı borçlarına uygulanan faEnternasyonalist dayanışmayı izler iptal edilmelidir. güçlendiren bir mücadeleyi • Temel ihtiyaç mallarına kobaşlatmak üzere ilgili tüm kişi nulan dolaylı vergiler tamave kurumları bir arada olmaya men kaldırılmalı; varlıklı keçağırıyoruz.”13 simler ve büyük şirketlerden alınan vergiler arttırılmalıdır. • Asgari ücret vergiden muaf “TOPLUMSAL İHTİYAÇLAtutulmalıdır. RA DÖNÜK EKONOMİ • Kriz dönemlerinde küçük esPOLİTİKALARI ZAMANI naftan vergi alınmamalı, stopaj uygulamasına son verilGeçmişteki yöntemlerle melidir. bu kriz atlatılamaz. Ic piyasayı • Mali disiplin uygulamaları daraltarak ihracat yoluyla kriz kaldırılmalı, bütçeden sermaatlatma yolu bu kez kapalı. yeye değil emekçilere kaynak Bu krizin toplum üzerinaktarılmalıdır. deki, ücretli çalışanlar, isçiler • Kriz sürecinin olumsuzluklarını daha fazla yaşayacak olan kadınların, özgül talepleri göz 13 Kaynak : Birleşik Metal-İş Sendikası önünde bulundurulmalıdır. açıklaması. “ 03 Kasım 2008 – • Örgütlenme önündeki her Birleşik Metal-İş Sendikası, 31 Ekim-1 türlü engel kaldırılmalıdır. Kasım 2008 tarihlerinde bilim insanları ve DİSK ve Türk-İş bağlı bazı sendikalaÇağrımızdır… rın katılımı ile yaşanan krizle ilgili bir Bugün açık ki işçi ve memur atölye çalışması yaptı.

27


www.proleter.org

ve emekçiler üzerindeki yıkıcı etkisini önlemenin yolu, istihdama ve sosyal bir sisteme olanak tanıyacak ekonomi politikaları üzerinde çalışılmasıdır. İç talebi arttıracak, mali kontrole ve niteliğe dayalı bir büyüme modeline ihtiyaç vardır. 1. Her şeyden önce isten çıkarma dalgasının durdurulması gereklidir. 2. İzlenecek politikaların temel önceliği ekonominin yeniden ayağa kaldırılması ve istihdam olmalıdır. Büyüme, tam istihdam, sosyal ve çevresel koruma lehine önlemler alınmalıdır. 3. Yurtiçinde talebin arttırılması ve reel ekonominin güçlendirilmesi gereklidir. Bu nedenle ücretler ve sosyal haklar yükseltilmeli, çalışanların satın alma gücü arttırılmalıdır. 4. Asgari ücret düzenlemesi sendikaların talepleri doğrultusunda yeniden yapılmalı, asgari ücret vergi dışı bırakılmalı ve tüm yurttaşlara asgari bir yurttaşlık geliri sağlanmalıdır. 28

5. İssizlik Fonu amacına uygun olarak isletilmeli, işverenlere peşkeş çekilmemelidir. 6. Doğrudan sermaye yatırımı ve ticaretle ilgili olmayan sermaye hareketleri kontrol altına alınmalıdır. Mali işlemler ciddi ölçülerde vergilendirilmelidir. 7. Üretime donuk yatırım teşvik edilmeli, bu teşvik özellikle küçük ve orta ölçekli isletmelere sunulmalıdır. 8. Nitelikli kamu hizmetleri basta olmak üzere istihdam yaratacak programlar devreye sokulmalıdır. Bugün, emek ve meslek örgütleri, emekten yana partiler ve demokratik örgütler, yurttaş örgütleri krizin etkilerine, sosyal ve ekonomik hak kayıplarına karsı birlikte mücadele icin hazırlanıyor.14” Bütün bunlardan çıkan sonuçlar, kapitalizmin krizinin işten çıkarmaları artıracağı, işçi sınıfı ailelerinin barınmasının, gıda bulmasının ve sağ14

Ufuk URAS ODP Genel Başkanı İstanbul Milletvekili


Proleter Ekim-Kasım: 2008 Sayı:56 rumluluğunu üstlense, karşılıklarına dikkat edebilmesinin laştıkları ilk engel yerel ve gittikçe zorlaşacağı anlamına uluslararası burjuvazinin silahgeliyor. Bu aynı zamanda bulı kuvveti olmaktadır. Toplugün kapitalizmin genç insanlamun geleceği daha karanlık ra önerebilecek hiçbir geleceği ve korkunç hale gelmektedir. olmadığı anlamına da geliyor Kapitalist sınıfın iç çelişkileri olması, bu talepleri ön plana ve krizlerin sonuçları sadece çıkarıyor, işçi sınıfının kurtuluşuna götürecek taleplerinin, ekonomik alanla sınırlı değilgünümüz krizine karşı esas dir. Global ve bölgesel savaşhaykırılması ve ön plana çıkalar, militarizm ve askeri saldırırılması gereken şu talepleri ve lar, diktatör ve polis devletleri, örgütlenmeleri olmalıdır: insanların sivil ve politik haklaİnsanlığın bütün sıkıntırının ellerinden alınması, devlarının arkasında kapitalist sislet terörünün yükselişi, aşırı tem vardır. Yoksulluk, ayrımcıdinci, milliyetçi, ırkçı ve kadın lık, eşitsizlik, politik baskı, cekarşıtı grup ve eğilimlerin güçlenmesi emperyalisthalet, bağnazlık, kültürel gerikapitalizmin özellikle kriz dölik, işsizlik, evsizlik, ekonomik nemlerindeki gerçeklikleridir. . ve politik güvensizlik, yolsuzBu, bütün sömürücü kapitalist luk ve suç bu sistemin kaçıilişkilere ve bütün sömürü ve nılmaz ürünleridir. zorluklara son vermek işçi sıBu sorunların üstesinnıfının komünist partisi önderden gelmek ve bunları yok liğinde gerçekleştireceği topetmek için çaba harcayan inlumsal bir devrim ile son busanlara sürekli ve acımasızca lur. Gerçek bireysel ve sivil direnen burjuvazi ve kapitalist özgürlükler sadece özgür bir sistemin kendisidir. Yaşam toplumda gerçekleşebilir. koşullarını ve sivil hakları ilerEkonomik ve sınıfsal kölelikleletmek için mücadele eden işri yok ederek işçilerin komüçilerin önündeki engel burjunist devrimi yaşamın farklı vazi, onun hükümetleri ve paralanlarında bireyin kendini ifatilerinden başkası değildir. Ne zaman yoksul bölgelerde inde edebilmesi için en geniş sanlar kendi yaşamlarının so29


www.proleter.org

özgürlüklere ve fırsatlara yol açacaktır. Aynı zamanda komünist partisi günümüz toplumunda en geniş bireysel ve sivil hakların gerçekleştirilmesi ve korunması için mücadele ederken, toplumsal özgürlüklerin güvencesi finans kapitalin diktatörlüğü yerine proletarya diktatörlüğü alacaktır. Emperyalist-kapitalist sermaye insan toplumuna hükmettikçe, insanlar emek güçlerini üretim araçlarının sahiplerine satmak zorunda ve yaşamak için sermaye için çalışmak zorunda oldukça ve ücretli emek sistemi ve insan emek gücünün alım satımı sürdükçe hiçbir iş Anayasa ve yasa işçiler yararına ne kadar cümle içerirse içersin gerçek bir özgür iş yasası, işçilerin iş yasası olamaz. İşçilerin gerçek iş yasasının ücretli emek sisteminin kaldırılması ve herkesin yeteneklerine göre ve gönüllü olarak yaşamın gereklerinin üretimine katkıda bulunacağı ve ihtiyaçlarına göre bu kolektif çalışmanın ürünlerinden pay alacağı bir toplumu yaratmaktır. 30

Bununla birlikte ücretli emek sistemi sürdüğü sürece Komünist partisi, insanları ücretli emek sisteminin yıkıcı etkilerinden korumak, işçiler için en iyi çalışma koşullarını ve olanaklı en yüksek refah seviyesini sağlamak için bu sistemdeki iş ilişkileri ve iş yasalarına belli şartları yerleştirmeyi amaçlar. Ayrıca işçilerin sınıf olarak bilinçliliğini, örgütlerini ve mücadelelerini geliştirecek iş standartlarının uygulanmasını amaçlar. İş ve toplumsal refah yasaları vatandaşların bütün hakları ve zorunluluklarında olduğu gibi yabancı işçiler ve ülkede ikamet eden diğer yabancılar için de uygulanmalıdır. Komünist partisi vatandaşlık, ulus, din, cinsiyet ayrımı yapmadan bütün işçiler için eşit hakları savunur. İşçi ve emekçilerin yararına olabilecek toplumsal üretim biçimi emperyalist-kapitalist sistem değil sosyalizmdir. Tek çıkar yol ve kurtuluş sosyalizmdedir. Ekim-Kasım M.Gündar

2008


Proleter

Ekim-Kasım: 2008 Sayı:56 asalak gelişmeye dikkat çeker görünüyor. “Türkiye’de artık üreten değil, serveti olan kesimler veya dolarını dışardan getirip içeride menkul kıymetler alıp – satıp dışarı çıkan yabancı sermaye kazanıyor. Bu kesimTÜRKİYE’DE DEVRİM ler, durumun sürdürebilir olVE madığını görseler de bu oyuKARŞI-DEVRİM nun içinde sıkışmış durumdadırlar. Oyunun kurallarının değişmesinden müthiş endişe Geçen sayıdan devam… ediyorlar. Üretimi, istihdamı ve sosyal barışı tehdit eden bu Zaten onlar için gelişme durumun böyle gitmeyeceği ve ilerleme, mutlaktı. tarihselaçık.” (Faik Öztrak likten uzak iyi ve ideal olanı 29.12.2006 Milliyet) korumak amacındaydılar. KüDünyada egemen olan çük burjuvazinin toplumsal gekapitalizm, asalak, rantiye, telişmesi denk düşmeyen hayalfeci özellikleri olan bir emperleri kapitalizmin zaferi ile dağıyalist kapitalizmdir. Emperyalıp yok oldu. Yerini yılgınlık, lizm yabancı halkların sömüteslimiyet ve kapitalizmi mazur rüsü üzerinde var olur. Bu kögösterme çabaları aldı. Bu sıleci ve feodal emperyalizmlernıftaki durumu da geniş ele de de böyleydi. Kapitalist emalmak gerekir. Ama öncelikle peryalizmde de böyledir. Bu büyük burjuvaların Türkisömürü, bazı burjuvaların ye’deki kapitalizm üzerine düonun sömürüsü olarak görmeşüncelerini görelim. Bunları se de “yabancıların” kazan“yüzeysel modernleşme” – masından rahatsızlık duymakburjuvalaşmadan söz ederken talar. Bir kısmı da bu durumu eksiklikleri yarım ağızla dile “irdeleme” konusu olarak getirirken, bazıları da yaşanan görmekte. kapitalistleşmedeki rantiyeci, 31


www.proleter.org

“Türk ekonomisinin dış ticaret hacmi milli gelirinden hızlı artıyor. Demek ki, Türk ekonomisi giderek dünya ile bütünleşiyor. Yabancı sermaye hareketlerinin milli gelir içindeki payı ise çok daha hızlı büyüyor. Kısacası, artık Türk ekonomisini dünya ekonomisinden bağımsız düşünmek yada irdelemek mümkün değil.” (Hurşit Güneş 03.01.2007 Milliyet) Burjuvaların dünya kapitalizminin tekelleri ile işbirliği, ortaklık, yada “bütünleşme” ilişkileri ağı içinde onlar için bu durum “dünyalı” olma, gelişme ve ilerlemedir. Görülüyor ki, büyük burjuva kendini geliştiren, sermaye birikimini (ödenen emperyalist haraç, kar transferlerine rağmen) olması gereken ideal durum ve “Türkiye’nin çıkarına olan önünü açma” olarak görmekteler. Bu onların kendi liberal sınıfsal çıkarın “toplumun çıkarı” olarak gösterme çabasıdır. “Küresel kapitalizm” de onlara göre emperyalist sömürü yok, karşılıklı çıkar, “karşılıklı bağımlılık” vardır. Zaten bu “serbest piyasa ekonomisi”nin yeni ve ileri bir evresidir, şeklin32

deki düşünceler tartışılmaz alternatifsiz dogmalar olarak sunulur. Ne var ki yaşanan “küresel kapitalizmin krizi” bu beylik düşüncelerin tutarsızlığına son vermiş bulunuyor. Burjuvalar sınıfında bunalım günlerinde çıkar karşıtlıkları daha net ve açık ortaya çıkar. Bu günlerde de öyle oluyor. Son sürat hızla kapitalist “merkezler” de yapılan devletleştirmeler, neo-liberal dogmalarda bir hayli büyük gedikler açmış bulunuyor. liberaller ile kapitalist devletçiliği “sosyalizm” yada savunulacak mevzi gören “halkçı sosyalist”, küçük burjuva sosyalizminin süngüsü düşmüş vaziyette. kapitalizmin bu kez emperyalistkapitalizmin metropollerde (“merkezde”) baş göstermesi krizin nedenleri üzerine tartışmalara neden oldu. Kapitalist sınıfın krizi yorumlayışı genel olarak şöyle oldu. “Bilindiği gibi yaşanan final kriz” türev ürünlerden çıktı. Olay kısaca şöyle gelişti. Önce insanlar gitti bankalardan ipotek mukabili ödünç aldı. Ortaya bir “kredi” sözleşmesi çıktı. Bu sözleşmenin bir borçlusu, yani evi olan kişi, bir


Proleter Ekim-Kasım: 2008 Sayı:56 yelim, taş çatlasın birinci işalacaklısı, yani ödünç veren lemlerin toplamı 700 milyon banka, bir de ödüncün teminadoları geçmez. teminatların tı olan taşınmaz mal vardı. Bu değeri %40 düşmüş olsa, kresözleşme teminat gösterilerek, dilerin teminatının bakiyesi ikinci bir sözleşme yapıldı, 280 milyon dolar eder. Bu da, sonra dördüncüsü ve bu tübırakın tüm dünyayı ABD için retme işleri beklide yüz kere bile altından kalkılamayacak tekrar edilir. Böylece ortaya bir yük değildir. Son söz: türev kimsenin hesap bile edemeürünlerin yarattığı sorunların yeceği büyüklükte bir “türev türevi sonsuzdur.” (Ege ürünler stoku” çıktı. Toplam Cansen 29.10.2008 Hürriyet) stokun 120 trilyon dolar para Kapitalist kamuoyu kabattı diye anlıyor. Çok huzurpitalizmin 2008 krizini “finansuz oluyor. sal kriz” olarak yorumladı. Dünyanın bütün sersem Şimdilerde “reel sektöre” bukurnazları bir araya gelse böylaştırmamak için önlemler le bir serveti yüz yılda batıra(devletleştirmeler) alındığı gömaz. Reel olmayan ekonomide işlemler genelde “toplamı rüntüsü veriyorlar. Ve krizin sıfır olan” oyunlardır. Birinin kapitalizmin krizi olmayıp “fikarı, çoğunlukla diğerinin zanansal piyasaların krizi” oldurarıdır. Reel zarar esas olarak ğu düşüncesinin egemen olreel sektörden doğar. Buradan ması için çalışmaktalar. “Fibankalara yansır. Soru: Türev nansal kriz” , “türev ürünler” 120 trilyon dolar eden denkdeki artış, “köpük”, “balon” lemin “entegrali” ne? Kaç pafuryasıdır, geldiği yer. Buna ralık bir mel işlem yapılmıştır? “risk yönetimi”ne boş verip Teminatlarının değer kaybınvazgeçmenin neden olduğunu söylüyorlar. Yani sonuç oladan oluşan zarar ne? Bende rak, kapitalistler ve dalkavukbu sorunun hazır cevabı yok. ları vülger (bayağı, yüzeysel) Birlikte bulmaya çalışalım. iktisadın temsilcisi iktisatçılar, ABD’de de bir milyon ipotekli kapitalizmin gündelik çıkarları ev satılmış, tanesi 50 bin dolar ve dilinin pençesinde kıvranıp olsa, 500 milyar dolar eder. günü kurtarma teleşı içinde Başka batık kredileri de ekle33


www.proleter.org

görülüyorlar. Şu anda uzun vadeli hesapları bir kenara bırakmış krizden zarar görmeden çıkma uğraşısı içindeler. Bunalımın kapitalist sınıf içinde çıkar çatışmasını artırması, bu dönemde sermayenin merkezileşmesi doğrultusunda “mülksüzleştirenlerin mülksüzleştirilmesi” yasasının işleyeceğini gösteriyor. “Finansal kesim” tefeci finans kapitalin asalaklığı tespitleri yapılmaya başlandı. “Finans (bankalar, yatırım firmaları, sigorta şirketleri ve gayrimenkul konsorsiyumları), Marks’ın P-P’ formülleştirmesinde olduğu gibi, paradan para kazanmak üzere bir dizi sayısız yeni biçimde gelişmektedir. Yani finans artık sadece kapitalist sistemin çeşitli parçalarını birleştiren bir “zamk” ve işleyişini kolaylaştıran bir “yağ” değildir; finans olgusu kapitalist ekonomideki hakim etkinlik haline gelmiştir. (sendika.org Freed Maydoff) 22.10.2008 Gördüğümüz gibi, yazar “Finansı” P-P’ ne giden, paradan para kazanma olarak ifade etmiş. Bu görüşüne Marks’tan dayanak göstermiş. 34

Evet, Marks tefeci sermayenin formülünün P-P’ olduğu formülasyonu nu yapmıştır. Bunun sermayenin genel formülü P-M-P’ nün kısaltılmış olduğunu söyler. Hareket sermaye sürecinde paradan daha çok paraya çevrilmesidir. Bu daha çok tüccar sermayesinin formülü gibidir. Daha geri gittiğimizde P-M…R…M’-P’ formülünün yani sanayi sermayesinin genel formülünün kısaltılması olduğunu görürüz. Yani hepsinde kendi kendine değer kazanması, çoğalma, artma gücü kazanmış değer olarak sermaye belirli miktarda para ile başlar, çoğalmış para ile sona erer. Sermayeye dayalı üretim basit ölçekli üretim değil, genişlemiş ölçekli üretim (artı-değerin bir bölümünün sermayeleştirmesi)dir. Parayı bazı burjuva iktisatçıları eskiden beri ekonominin sürtünmesini önleyen “yağ”, bazıları da “zamk” olarak görür. Yazar bunu “finansal kesime” kadar genişletilmiş, çünkü onlarda para ile sermaye ayrımı yoktur. Para, meta yada üretim aracı gibi nesneleri sermaye olarak görürler. Halbuki sermaye bir toplumsal


Proleter Ekim-Kasım: 2008 Sayı:56 lüyse isteyerek yapar. Ama ilişki, süreç, bir harekettir. Peğer fabrikatörün kendisi, M-P’ genel formülündeki P, M para sermayesini bazı kredi ve P’ kendi başlarına sermaye anlaşmaları ile yerine koyudeğildir. Ancak aralarında, yorsa, işler o kadar iyi deformülde gösterilen ilişki içinğildir.15 ) ihracatçı, pamuklu de sermayedir. Para ve metalar ancak potansiyel sermayemallarını, yatırdığı sermaye dirler. bütün bunlar içinde yakendisine iade edildiği Hindisşadığımız kapitalizmin asalık, tan pazarlarında daha sonra rantiye özelliklerinin burjuvasatar. Bu iadeye kadar durum, larca itirafıdır. Kapitalist üretiüretim sürecinin belli bir ölçekmin, sermayenin amacı eldeki te sürdürülmesi için, çalışma parayı, değişim-değerini çodöneminin uzunluğunun yeni ğaltmak olan, değişim değeri para-sermaye yatırımını geavcılığıdır. Bunun için Marks rektirdiği durumlarda olduğu sermayenin genel formülü pagibi aynı yolu izler. Fabrikatöra ile başlatıp, artmış, çoğalrün emekçilere ödeme yapmış para ile sonuçlandırır. tığı ve döner sermayenin Formülasyon sermayenin diğer öğelerini yenilediği amacına işaret eder. Para para- sermaye, ürettiği ipli“yağ” ve “zamk” gibi süreçteki ğin para biçimi değildir. İpyardımcı bir madde değil, moliğin değeri İngiltere’ye para tor, hareket ettirici güçtür. Ege ya da ürün biçiminde döneCansen, yukarıda “finansal ne kadar durum bu olamaz. Önceki gibi ek parakrize” ilişkin bize bir hikaye sermayedir. Aradaki tek fark , anlatmıştı. Bakalım Marks kabunun fabrikatör yerine tüccar pitalizmin krizine ilişkin neler tarafından yatırılmış olmasıdır yazmış: , ve o da bunu pekala kredi “Örneğin, İngiliz, pamukluları ya da pamuk iplikleri işlemleri yoluyla elde etmiş Hindistan’a satılır. İhracatçıolabilir. Aynı şekilde, bu para nın, İngiliz pamuklu imalatçıpazara sürülmeden önce, sına kendisinin ödeme yaptıyada bununla birlikte, bu ğını düşünelim. (ihracatçı, bunu ancak, para piyasası güç15 Abç.

35


www.proleter.org

parayla satın alınabilecek ve üretken yada bireysel tüketim alanına girebilmek hiçbir ek ürün İngiliz pazarına konulmamıştır. Eğer bu durum, oldukça uzun bir zaman, oldukça büyük bir ölçekte sürecek olursa, daha önce sözü edilen çalışma döneminin uzatılmasındaki aynı etkiyi yaratır. Şimdi bu iplik Hindistanda tekrar kredi ile satılabilir. Bu kredi ile Hindistan’da ürünler satın alınır ve İngiltere’ye mukabil sevkıyat ya da bu miktar için çekilen poliçe olarak gönderilir. Eğer bu durum uzayacak olursa, Hindistan para-piyasası baskı altına girer ve İngiltere üzerindeki yansıması burada bir bunalım yaratabilir. Bu bunalım da, Hindistan’a yapılan külçe altın ihracı ile bağıntılı bile olsa, Hindistan bankalarından kredi almış bulunan İngiliz firmaları ile bunların Hindistan’daki şubelerinin iflası sonucu bu ülkede yeni bir bunalım yaratır. Böylece, ticaret dengesinin lehte olduğu pazarda olduğu gibi, aleyhte olduğu pazarda da aynı zamanda bir bunalım meydana 36

gelir. Bu olay daha karmaşık olabilir. Örneğin, diyelim ki, İngiltere Hindistan’a külçe gümüş göndermiş olsun, ama Hindistan’ın İngiliz alacaklıları bu ülkedeki alacaklarını hızla tahsil ediyor olsunlar, bu durumda Hindistan hem bu külçe gümüşleri İngiltere’ye geri göndermek zorunda kalacaktır. Hindistan’a yapılan ihracat ile Hindistan’dan yapılan ithalat, ithalatın hacmi (pamuk kıtlığı vb. gibi özel durumlar hariç) ihracatın hacmi ile belirlendiği ve teşvik edildiği halde, bir birlerini aşağı yukarı engellemeleri mümkündür. İngiltere ile Hindistan arasındaki ticaret dengesi eşit gibi görünebilir. Yada her iki yöne doğru hafif dalgalanmalar gösterebilir. Ama İngiltere’de bunalım patlak verir vermez, Hindistan’da satılamayan ketenli mallar yığılır. (yani metasermayeden parasermayeye çevrilemeyen mallar birikir.- ve bu ölçüde bir aşırı üretim görülür) ve öte yandan da İngiltere’de satılmayan Hint malları depoları doldurduğu gibi, bir de satılan ve tüketilen malların büyük bir


Proleter Ekim-Kasım: 2008 Sayı:56 ABD’deki büyük “cari açık” kısmının da bedeli henüz Marks’ın yukarıda sözünü etödenmemiştir. Demek olyor tiği ithalat-ihracat dengesi yaki, para piyasasında bir buda dalgalanmaları- tespitleri nalım gibi görünen şey , asyapıp bunun tehlikesinden söz lında bizzat üretim ve yenietmekteydiler. Ama bunalımın den üretim sürecindeki nedenleri dış ticarette değil, anormal koşulların bir ifasermayenin kendisindedir. O desidir.” (Karl Marks Kapital da daha, metaın özündeki, C.III. Sayfa 285-286) kullanım değeri, eğişim değeri Marks, bunalıma ilişkin karşıtlığında tohum halinde uzunca örneğini ; “Demek olumevcuttur. Sermayede ise deyor ki para-piyasasında bir vir döneminin kesintiye uğrabunalım gibi görünen şey, asması, sermayenin, kesimlerilında, bizzat üretim ve yeninin (değişmeyen ve değişen den-üretim sürecindeki anormal koşulların bir ifadesidir.” sermaye, yada doğru ifade ile Cümlesi ile bitirmiş. İçinde döner sermayenin) yerine kokredi-sermayenin de yer aldığı namamasının kesintiye uğra(kapitalizmin 2008 bunalımınmasıdır. Bu durumda aşırı da olduğu gibi. ) modern kapiüretim oluşmuştur. Marks’ın talizmin bunalımına ilişkin göörneğinde fabrikatörün emekrüşleri bunlardır. Bunalım hiççilerine ödeme yaptığı, “döner bir zaman para-piyasası (“fisermayesini diğer öğelerine nans sektörü”) değildir. Ya da yerine koyduğu, yenilediği” sadece görünüşte öyledir. Büpara-sermayenin ürettiği iplitün görünüş ve biçimlerin dağin para-biçimi olmadığı, yeni ha derindeki öz’ün (sermayekredi sermaye, ek sermaye nin, üretim ve yeniden üretim olduğunu ve bunun para piyasası üzerinde baskı oluşturkoşulları) yansımasıdır. Meta duğunu dikkat çekiyor. Bu aşısermayenin, para-sermayeye rı üretimi arttıran bir faktör oladönüşmesi gerçekleştirilemerak iş görür. Peki kredi sermamektedir. Bunun arka planınyeye aşırı- üretim söz konusu da olan ise belli ölçüde aşırı olmayacak mıdır, elbette olaüretimdir. Bilindiği gibi, burjucaktır. İşin özünde sermayeye va iktisatçıları, bir süredir 37


www.proleter.org

kapitalist üretim, basit yeniden üretim değil, genişletilmiş ölçekte yeniden üretimdir. Ne var ki vülger iktisatçı görüneni, yüzeyde olanı görür. Sermayenin çelişkilerini kavrayıp açığa çıkarmayı bırakalım, sermayeyi onlardan arındırmaya çalışır. Kapitalistin dalkavuğu, hizmetkar olarak var oluş nedeni de zaten bunun içindir. Bu gün kapitalizmi, “zehirli kâğıtlardan” , “türev gelirlerden” , “köpükten” ve “finans krizinden” söz etmeleri boşuna değildir. kapitalistler ve iktisatçılarının “para bunalımını” ,”finansal kriz” tespitlerinde anlaşmalarının, arkasında burjuva dar kafalılığı ve mazeretleri vardır. Ne var ki bunalım, kapitalizmin karşıtlıklarını, daha net ve hissedilir bir şekilde ortaya koyar. Şimdi kapitalizmin 2. büyük bunalımı yaşanmakta, bu bir “dünya bunalımı”dır. Bunalımlarda kapitalizm, bir anda kendini barbarlık koşullarında bulur, metalar yığılıdır. Ama hiçbir şey alınıp, satılamamaktadır, bu durumda Rosa Lüxemburg “Ya barbarlık, ya sosyalizm” diyordu. Taş kesilmiş meta sermaye, para-sermayeye 38

dönüşmemektedir. Bunalım çukuruna düşen kapitalistin işçilerine verecek işi yoktur. Basit meta üretimi ile kapitalist meta üretiminde, bireysel emeğin , toplumsal emek haline gelmesi, dolaşım serüveninden geçtikten sonra olur. Ünlü değer ancak ürünler değişim yoluyla, alım ve satımla , ya da en ilkel biçim takasla sürecinin sonunda ortaya çıkar. Para, değerin bağımsızlık kazanmış biçimi olarak , hayali biçiminde bu temelde baş kaldırır. Bağımsızlığı “sanal piyasalarla” en üst düzeye taşır. İşte bunalımlar, şimdikinde de olduğu gibi onun “reel sektör”de üretim sürecinde üretilmiş bir karşılığı olması gerektiğini hatırlatır. Bu çokta pahalı bir hatırlatma olur. 1971 yılında ABD’de altın karşılığı (merkez bankasının mahzenlerinde basılacak para karşılığı altın bulundurma) para basma zorunluluğuna son verildi. Diğer bazı “ulusal” merkez bankaları dolar karşılığı “ulusal para” basmaya başladılar kağıt para zaten , bir diğer simgesi ve alameti durumuna gelmiş, altın ve gümüş parada (değerli ma-


Proleter Ekim-Kasım: 2008 Sayı:56 banker Bron de Rathshild denler) olduğu gibi fiilen değer elemanlarına ‘sokaklar kan temsilcisi değildi. Paradaki gölü olduğunda alıma geçin’ değerin bağımsızlık kazanmış talimatı vermişti. Normal döbiçimin olma durumu, meta nemlerinde ise borsalardaki üretimi ve dolaşımı yasalarıyüzde 25’lik bir düşüş bile yanın zorluğu sonucu gelişmiştir. rımlara alım zamanının geldiYoksa keyfi olarak bazı ekoğini düşündürmüştür.” (Faruk nomi-politikalarının uygulanTürkoğlu Referans 2.11.2008) ması sonucu ortaya çıkmış krizin dibi ne zaman görünür değildir. Yani şimdi kriz günlerinde kapitalist sınıfın, “piyasa sorusunun yanında bir tarafekonomisi” dedikleri, kapitatansa “kriz fırsattır” temennisilizmi, krizin nedeni olma dunin dile getirildiğini görüyoruz. rumundan uzak tutma çabala“Sokaklar kan gölü olunca rı, onun itibarını koruma içgüalıma geçin” talimatını veren düsünün arkasında onların de “kriz fırsattır” diyende aç temeli olan-kapitalist kişileşgözlü, bencil çıkarların aynı miş sermayedir der Marks.sınıfın üyeleridir. Göğsünün meta üretimi ve kapitalist meta sol tarafında kalp yerine para üretiminin korunması zorunlucüzdanı taşıyan sınıfın menluğu yatar. suplarıdır bunlar. Bir borsa Bu gün her krizin belirtikralı spekülatör ile tefeci tücleri ortaya çıkışında görürüz car sanayi kapitalisti ve tekellerin hisse sahibi kapitalisti ki, kapitalist kesimde, krizin arasında , “kar etme” , daha dibi ne zaman görülür? Sorufazla paraya sahip olma amasu sorulmaya başlanır. cı açısından fark yoktur. Bu “Piyasalarda dip noktakutsal amaçları için her türlü sına gelinip ve satış furyasının aracı işçilerin sokağa atılmane zaman satın alma eğilimine sından tutunda, sokakların döneceği konusunda hep farkkan gölü olmasına kadar kullı görüşler ortaya atılır. Örnelanılabilir. Ve kullanılmalıdır. ğin 1871 yılında Prusya, Fransa’yı işgal ettiğinde ve işYeter ki onların varlıklarının çiler Paris Komünün de yönezorunlu koşulu, temeli, sermatime baş kaldırdığında ünlü ye, artı emek sömürüsü ile 39


www.proleter.org

“yola devam” etsin. Bakın bir başka yazar krizin nedeni üzerine neler söylüyor. “Bu yabancı bir kriz, Bu krizi yabancı para züppeleri, hedge fon cambazları, Saros tipi olay odaklı spekülatörler, sabit arbitrajı yapanlar global konvertibl tahvil arbitrajına vidalamış şarlatanlar ödeme gücü çok değişik olanlar, konut satıp çok yüksek değişken faizle borçlandırmalar, global makro işlem yürütücüleri, emtia işlemlerini çıldırtan fırsat düşkünleri çıkarttılar. Para cambazlarının… hedge fon ahlaksızlarının piyasa kurdu fırsatçılarının… ve entrika ruhlularının krizidir. Ürettikleri türev kâğıtlarının karlı yatırım ortamı yakalamak için ‘her türlü parasal oyun ahlaksızlığı’ yapıp fakat çoğunluğu bizim tip ülkelerde sivil toplum kuruluşlarının hayırsever yardımlar sunan idealist kılığına girmiş şarlatanların krizidir. Çekin üzerine, senedin üzerine, tahvilin üzerine milyon dolar , milyar dolar yazarak ve toplamda trilyonlarca dolara ulaştırdıkları ‘sıcak hoppa parayla’ dünyayı üretimle yaratılmış bir ekonomik büyüme yerine ‘cari 40

açık veren bizim gibi ülkelerin cahil politikacılarını afyonlayıp uyuşturan aşırı parasal şişmeyle’ büyütenlerdir. İşte krize neden bunlardır. Boşa çıkarken de ..boşa inerken de ..piyasa yükselirken de..piyasa düşerken de bu hedge fon şarlatanları, yatırım bankası, cambazları, ticari banka ahlaksızları, yalancı, sahtekar derecelendirme kuruluşları toplumları aldatan harika ekonomistleri, ‘IMF- Dünya Bankası-ABD Hazine Başkanlığından oluşan üçlü, doların rezerv para haline gelmesinden doğan avantajı kullanarak dünyayı soyan ve Amerikan tüketicisini hak etmediği rahat hayatı yaşatan Bush yönetimi ile bunların yarattığı sistemi ‘küreselleşmenin fazileti’ adı altında alkışlayan medyadaki ekonomi yazarları Kriz bunlardan çıktı.” (Necati Doğru 21.11.2008 Vatan) Kapitalizmin 2008 krizinin nedenine ilişkin Necati Doğru’da Ege Cansen ile aynı tespiti “Türev Kâğıtlardan” çıktı yapmış. Yalnızca karşı çıkışın biçiminde ayrılıyorlar. Ege Cansen bu bir hataydı derken. Necati Doğru ise “Türev Kağıt-


Proleter Ekim-Kasım: 2008 Sayı:56 kralları ile demiryolu krallarıları” derken, “küresel para nın egemenliğinin toplumun züppelerinin” “Saroz tipi spediğer sınıflarının nefretini kakülatörlerin”, , “Hetge fon zandığını anlatır. Kapitalizmin cambazlarının” varlığını hatalı emperyalist döneminde sergörüp, onlarsız bir “piyasa mayenin egemenliği mali serekonomisi-kapitalizmhayal mayenin egemenliği olarak etmekte. Türkiye’de egemen kendini ortaya koyar. Bu döburjuvazinin liberal ve “ulusal” nemde de sermayenin genel cumhuriyetçi kesimlerinin kriformülü P-M-P’’dür. Bu “Türev ze ilişkin tavırları bu eksende piyasalar” denenlerde P-P’ ayırmaktadır. Her ikisi de burolarak kendini gösterir. Ne var juva dünyanın temsilcileri olaki, sermayenin analizi, bireyrak ,krizi, “finalsal kesim” ile sel sermayelerin, tekil sermasınırlı görüp (bazıları bunun yelerin hareketi üzerine formü“reel sektöre” bulaşmasından le edilmez. Genel toplumsal son derece rahatsızdır) kensermayenin hareketi üzerindince çözümler önermekteler. den, genel hareket yasaları Amaçları burjuva toplumu buformülasyonu yapılabilir. “Reel nalımlardan kurtarmaktır. Bu sektöre” ağırlık verilmesini sapara şövalyeleri sözünü ettiklık veren burjuva iktisatçılarıleri hataları yapmasalardı, yanın temennilerinin aksine da “ulusal” cumhuriyetçilere sermaye hareketi, R…M’göre “üretim odaklı bir ekoP’…R’16 olarak değil, P-M-P’ nomik sistem” uygulansa idi bunlar başlarına gelmezdi, ne giden bir süreçtir. Sermaye hayıflanmaları içinde suçu biramacına-değeri çoğaltıp, gebirlerinin üstüne atmaktalar. nişletme, daha fazla paranın Kaldı ki, para sermayenin (“fiuygun olarak para sermayenans sektörü”) kapitalist üreden hareketle başlar. Ve buntim üzerindeki gücü ta doğular birlik içerisinde sermayeyi şundan bu güne artarak deoluştururlar. Yani “finans” sektör krizi tespiti yapanlar, servam etmiştir. Marks Fransa’da sınıf mücadeleleri adlı eserinde 1800’lü yılların ortalarında, 16 R=üretken sermaye, M=meta sermaye, mali aristokrasinin, yani, borsa P=para sermaye

41


www.proleter.org

mayenin üretim ve dolaşım birliği olan bir yeniden üretim süreci olduğunu, üretim ve dolaşımın birlik olduğu kadar, karşıtlık oluşturduğuna “unutuyorlar”. Tek başına, yalıtık olarak “finans” diye bir sermaye yoktur, olamaz. Kapitalizmin 2008 bunalımı, uyuklayan sınıflar arasındaki çatışmaları, harekete geçirip, devrimi yükselişe geçirecektir. Gönenç ve refah ve kısmi durgunluk günleri burjuvazinin hakimiyetini güvenceye alırken, bunalım, onun gereksiz bir toplumsal sınıf olduğunu proletaryaya gösterir. Burjuva ve küçük-burjuva sosyalizm saflarında derin bir kargaşaya neden olur. Burjuva ve proleter bir ayrışmanın artacağı günler hızla yaklaşmakta. Daha şimdiden ara sınıflar tam bir iflasın eşiğine gelmiş bulunuyor. Bunlar hızla işçi sınıfı içine yuvarlanırken kararsızlıklarını da beraberinde getirirler.

42

Devam edecek… Necati IŞIK Ekim-Kasım 2008


Proleter

Ekim-Kas覺m: 2008

Say覺:56

43

56-PROLETER  

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- CİLT:5 EMPERYALİST- KAPİ...