Issuu on Google+

CİLT:3

SAYI:35

Aralık: 2006

----------------------------------------------------------------------------------------------------

MARKSİZM VE LENİNİZM HERZAMAN GÜNCEL VE BİLİMSEL ÖĞRETİ ÖZEL “GÜVENLİK” Burjuvazi gerek ulusal sınırları içinde gerekse uluslar arası ilişkilerinde egemenliğini sürdürmek için değişik yollar ve yöntemler deniyor. Bu alanda epeyce mesafe kat etmiş durumda. Kurum bekçiliğinden, kat görevlilerine, kapı kontrollerinden, fabrika, işyeri, mağaza, alışveriş merkezleri olmak üzere hayatın her alanına değişik adlar ve örgütlenmelerle yönetimlerini ve egemenliklerini sürdürmeye, işçi sınıfına ve emekçi halka yaşamın her alanında egemenliğini

hissettirmeye çalışıyor. Üretimde veya çalıştığı işin diğer kısımlarında, bölümlerinde ya da servislerinde çalıştırılan taşeron yanında yine çalışmanın başka alanı olan yerlerde de “özel güvenlik” şirketlerini devreye sokarak, temizlik, tamirat, ikmal, iaşe vb ad altında da uzmanlaşmış başka şirketleri devreye sokarak üretim sürecindeki iş sürecini daha da farklılaştırarak, iş bölümünü daha da artırmak suretiyle ve bunları da ayrı bir üretim süreci olarak değerlendirip işin örgütlenmesini buna göre yapıp işçilerin bütünlüğünü ve birlikteliğini bozarak bölmeparçalama yöntemiyle aralarına ayrılıklar, nifaklar, “yasal” dediği yöntemlerle birbirlerine karşı kışkırtma


www.proleter.org

yöntemleri uygulayarak bölyönet sistemini devreye sokarak işçilerin burjuvaziye karşı savaşımının yönünü şaşırtmaya kafalarını bulandırarak, sınıfı sınıfa karşı getirerek bilincini köreltmeye, kendini gizlemeye özenli çaba göstermektedir. Fabrika ve iş yerlerinde çalışanları değişik ad altında kategorilere ayırarak işçilerin bölünmesini sağlayarak örgütlenmeden hak mücadelerine kadar “ayrı ayrı” sorunları haline getirerek, aynı sendikada örgütlenmelerini engelleyerek sendikal mücadeleyi engel olmaktadır. Bunun yanında çalışma koşullarından, ücret vb. mücadelelerine kadar gücünü zayıflatmak suretiyle, olduğu gibi; öte yandan da işçilerin bir kısmını mücadele edenlerin karşısına dikerek birbirlerini kırdırma işlevini de göstermektedirler. İşçiler burjuvazinin sömürüsüne, baskısına, karşı savaşmak yerine kendi aralarında mücadele etmek burjuvazinin işine gelmektedir. 2

Burjuvazinin bu yöntemi bu gün uluslar arası sermayenin uluslar arası egemenlik ve paylaşım savaşlarında da uyguladığı bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır. Gerçi zaten burjuvazi kendi ulusal ve uluslar arası askeri kanunlarında bunları “yasal” olarak bütün burjuvaziye uygulatmakta ve hatta seferberlik emirleriyle kendi kontrol ve yönetimine alması söz konusudur. Fakat burada sözü edilen egemenlik ve paylaşım savaşlarının insanlığın o eski yağma, talan ve ganimet toplama günlerini hatırlatan bir resim ortaya koymaktadır. Sefere çıkan askeri birliklerin bir kısmını kendi ihtiyacı iaşe ve malzemeleri temin maksadıyla görevlendirilirken, el konulanlar yerine göre mülk edinmekten, (topraklara katma) ganimet toplamaya kadar geniş bir el koyma, sahiplenme ve egemenlik kurma ereği içindedir.


Proleter Aralık 2006 Sayı:35 burjuvalarına, emperyalist Burjuvazinin diplomasi kurallarıyla aşamadığı güçlere hizmet etmektedir. Bu politikasını, başka araçlarla bakımdan Amerika Dış İşleri hasımlarına kabul ettirme Bakanı açık yüreklilikle “savaşın yatırıma değer”1 sürecinde sahip olduğu devletin tüm mülk ve olduğunu söylememiş miydi? araçlarına (fabrika, depo, Aşağıya aktardığımız gemi, ulaşım araçları, yiyecek haber bize son durumlardan ve giyecek araçları vb.) el bir (anlık) enstantane koyarak, halkı; asker olarak sunmaktadır. savaşa sürmektedir. Bu gün burjuvazi savaş 'GÜVENLİK ŞİRKETLERİ araç ve gereçlerinin teminini DENETLENSİN' ihaleler, satın almalar yoluyla yerine getirmektedir. Bazı insan kaynaklarını (istihbarat, özel makine ve donanım operatörleri vs.), savaş iaşe malzemelerini, konuşlanma, savaş sırasında gerekli ikmal yolları ve araçları, savaş araç gereçlerinin taşınması için “sivil”,“Özel Güvenlik Güvenlik sorunları özel Şirketleri” olarak şirketleri Irak'a çekiyor adlandırdığı. Kurumlara yaptırmaktadır. 1 Bunlar hiçbir “yasal” Rice Savaş yatırıma değer Bush yönetimi Irak'taki şiddet sorumluluğu olmayan, özel olaylarına bir çözüm bulamasa da işgali eğitilmiş, özel araç ve savunmaya devam ediyor ABD gereçlerle donatılmış, Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice tüm gerektiğinde silah taşıma ve can ve mal kayıplarına karşın Irak kullanma yetkileri ile savaşının yatırıma değer olduğunu savundu donatılmış bir yetki ile 22.12.2006 11:54:58 NTV

3


www.proleter.org

“Uluslararası kalkınma örgütlerinden War on Want, çatışma bölgelerinde faaliyet gösteren özel güvenlik şirketlerinin denetlenmesi konusunda daha katı kurallar getirilmesini istedi. “Örgüt, İngiltere hükümetinin özel güvenlik şirketlerinin çatışmalarda doğrudan yer almaları ve destek sağlamalarının yasaklanmasını öngören yasa düzenlemeleri ve bu şirketlerle yapılan sözleşmelerin incelemeye açık olmasını istiyor. Örgüte göre, hâlihazırda söz konusu şirketlerden hesap sormak imkânsız. Milyarlarca dolar büyüklüğünde bir iş alanı olan savaş bölgelerindeki özel güvenlik faaliyetleri, özellikle Irak'ta yaygın durumda. War on Want örgütünün tahminlerine göre, Irak'ta 48 bin özel güvenlik personeli bulunuyor. Örgüt bu konudaki raporunda ayrıca bu şirketlerde 4

çalışanların insan haklarını ihlâl ettiklerini iddia ederek bu şirketleri eylemlerinden dolayı sorumlu tutmanın da mümkün olmadığını belirtti. ABD ordusu bu yılbaşlarında İngiliz güvenlik şirketi Aegis Defence Services'ta kontratlı çalışan bir kişiyi, Irak'ta sivil araçlara ateş açarken gösteren bir video kaydının internette yayımlanması üzerine soruşturma başlatmış, ancak daha sonra suçlamaları geri çekmişti. Aegis'in yaptığı soruşturma ise 'sivil personelin güç kullanımı konusunda kurallara uygun hareket ettiği' sonucuna varmıştı. Rapor, Londra'da bugün düzenlenen İngiltere Özel Güvenlik Şirketleri Derneği'nin yıllık toplantısında açıklandı. Bu toplantıda, düzenlemelerin nasıl yapılacağı tartışılıyor. ‘Savaş özelleştiriliyor’ İngiltere yayımlanan Independent gazetesi ise aynı haberi verirken Irak'taki savaşın özelleştirilmekte olduğu uyarısında bulunuyor.


Proleter Aralık 2006 Sayı:35 ‘War on Want’ örgütünün güvenlik birimleri sonuçta raporuna gönderme yapan paralı askerlerden oluşuyor.' Independent, Irak'ta görev 'Görevleri ise, iyi eğitilirlerse yapan özel şirketlerin istihdam Irak askerlerinin ve ülke işgal altında olduğu sürece de ettiği güvenlik görevlilerinin İngiliz ve Amerikan sayısının, ülkede bulunan askerlerinin yapmaları İngiliz askerlerinin sayısının gerekeni, yani güvenliği üç katı olduğunu vurguluyor. sağlamak. Özel güvenlik Raporda, 'Yasalar dışında güçleri ise, kendilerine para hareket eden paralı askerlerin ödeyen şirketlere karşı faaliyette bulunmasına izin sorumludur.' vererek Amerika ve İngiltere, 'Güvenlik talebinin bu Irak'ta nasıl barış ve güvenliği seviyede olması ise, bu tesis etmeyi umut edebilir' şirketlerin personel sayısının sorusuna yer verildiğini ve kârlarının artması demek.' aktaran Independent, şöyle ”2 devam ediyor: 'Yerinde bir soru. Irak'ta yayılmakta olan anarşi, büyük oranda güvenlik yokluğunda GÖZETLEME VE TAKİP mantar gibi çoğalmakta olan Aşağıdaki Haber-Yazı milis güçlerinden Günden güne artmakta olan kaynaklanmaktadır. Bu “güvenlik” gerekçesiyle birçok milisler ya silahsızlandırılarak alanda uygulamaya konan, ya da ulusal ordu bünyesine “kişi hak ve özgürlüklerini” katılarak kontrol altına hiçe sayan uygulamalarından alınmadığı sürece, düzenin bir örnek teşkil etmektedir. kurulması beklenemez.' Burjuva düzenin 'Irak'ın ihtiyacı olan son şey kokuşmuşluğu, işçilerin ve ise, yabancı şirketlerin yönetimindeki ek silahlı güçlerin yayılmasıdır. Bu özel 2 Bbc Türkçe Servisi 01.11.06 5


www.proleter.org

emekçilerin ekonomik – demokratik taleplerin dile getirilmesi, örgütlenme ve düzene karşı tüm faaliyetlerin gözetim altında tutulmasına , insanların tek tek faaliyetlerini gözetleme ve denetimi, burjuva düzenin işleyişinin artık normal yollarla yapılamadığı (yasalar, yönetmelikler, cezai yaptırımlar vs.) bu yapılanmanın ülkemizde de yaygınlaştırılmaya çalışıldığını vurgulamak isteriz. İşçilerin işyerlerindeki, yemekhanelerdeki, koridor, depo vs. birçok yerde faaliyetlerini gözetleme bu günlerde çok moda. “İngiltere enformasyon komisyonu'nun raporuna göre ülkede yaklaşık 4.2 milyon cctv (kapalı devre uzaktan izleme) kamerası olduğu belirlendi… “Bu yaklaşık her 14 kişiye bir kamera düştüğü anlamına geliyor. Komisyonun yaptırdığı araştırma sonucunda hazırlanan rapora göre, gözetleme sistemleri, 6

önümüzdeki 10 yıl içinde daha da artarak gelişecek… “Raporu hazırlayanlardan Dr. David Murakami - Wood, BBC'ye yaptığı açıklamada, diğer sanayileşmiş Batılı devletlerle kıyaslandığında, İngiltere'nin ‘en fazla gözetlenen ülke’ olduğunu söyledi.

Murakami - Wood, özel yaşam ve veri koruma yasalarının da gevşek olduğuna dikkat çekti. Rapora göre gözetleme süreci, Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı'nın İngiltere üzerinden telefon trafiğini takip etmesinden şirket araçlarının uydu izleme sistemleriyle yoluyla izlenmesine dek geniş bir yelpazeyi kapsıyor.


Proleter Aralık 2006 Sayı:35 “Raporun dikkat çektiği yollar bulunmalı “kimse” bu bir diğer unsur da yeni uygulamalara karşı "dataveillance" yani veri gelememelidir. gözetleme diye tanımlanan PEKİ İşçiler ve bireylerin kredi kartları, cep emekçiler bu uygulama ve telefonları ya da diğer faaliyetlere karşı nasıl bir yol süpermarket indirim kartlarıyla izlemeli ve tavrı ne olmalıdır? yaptıkları alışverişlerdeki Engels işçi ve tercihlerinin takip ediliyor emekçilerin burjuvaziye karşı olması.”3 savaşımında uygulanan pratik Diğer yandan günümüz savaşımın 1900 yıllara teknolojilerinin işçi ve emekçi yaklaşırken uygulanan bir sınıfların kullanımına takım taktiklerin ve yararlanılan birtakım araçların müsaade edilen kısımlarında korkunç derecede bir denetim artık “modası” geçtiğinden dem vurarak işçi ve ve kontrol sistemini de emekçilerin yeni taktikler ve beraberinde getirdiğini araçlar bulmaları gerektiği unutmamak gerekiyor. Bu denetim ve kontrol sistemiyle konusunda uyarır. Bu uyarının bu günkü kullanılan burjuvazi kendine karşı taktik ve araçlarında kullanımı gördüğü söz, eylem ve konusunda da gündeme örgütlenmeleri takip ederek getirilmesi gerektiğinin yaşamını ancak başka zamanının geldiği ve kendisini araçlarla sürdürmenin çarelerini aramaya pratik içerisinde yöneltmektedir. Çünkü artık zorunluluğunu hissettirdiğini parlamentolar, anayasa ve tanık oluyoruz. yasalar artık yönetmeye ve Bu konuda yaşanan denetlemeye yetmemektedir. önemli örnekler sıcağı Bunların yerine “yasal” başka sıcağına değerlendirmelere alınmalı yerine ne gibi önlem ve araçların kullanılması 3 BBC 02.11.2006 gerektiği tespit edilmelidir. 7


www.proleter.org

Bu gün burjuvazinin kullandığı klasik yöntemlerin (Sıradan istihbarat çalışmaları, ihbarlar, fotoğraf, film, sabit-cep telefon görüşmelerini dinleme) yanı sıra elektronik posta, internet üzerinden yapılan denetimler, elektronik çip ve görüntüleme4-dinleme araçlarının kullanımı da yeni istihbarat araçlarını oluşturmaktadır. Bunların yanı sıra çalışmaları devam eden uyulması zorunlu Kimlik Numarası üzerinden yapılacak işlemler yoluyla adres tespitleri, banka hesapları, menkul ve gayrimenkul sahipliliği, şirket , dernek, vakıf, sendika, parti üye ve ortaklıkları, pasaport işlemleri, otel ve konaklama işlemleri, yolculuk bilgileri, askerlik, trafik, vergi, okul, eğitim, hastane, doktor, ilaç, alış-veriş bilgilerine kadar 4

İngiltere de yeni bir uygulama olarak sokaklara yerleştirilen bir çeşit X-Ray cihazlarla (insanların tüm vücudunu çıplak olarak tarayıp gösteren cihazlar) gözetlenmeye başladığı gazete haberlerine konu olmaya devam ediyor.

8

sadece farkına varmadan kimlik numarası üzerinden tespit edilebilecek işlemler ve dökümanlar söz konusudur. Diğer taraftan kredi kartı ve çipli kart işlemleri de benzer bilgileri aktarabilecek araçlar arasındadır. Bu kartların telefon ankesörlerinde kullanılması kart sahibini doğrudan jurnalleyecek araçlar arasındadır. Bu gün ekonomik demokratik hakların kullanılmasını engelleyen, bir çok yasal-yasadışı engellerin yanı sıra yeni uygulamalarla daha da çoğaltmak mümkündür. Sözüm ona özel hayatın gizliliği ve konut dokunulmazlı “var”. Bu uygulamalar bu hakların kullanımına engel olduğu gibi, sivil yaşamı askeri disiplin içerisinde her an “biri bizi gözetliyor, dinliyor, izliyor” korkusu ve kaygısı yaşatmaktadır. Elbette bunlardan kurtulmanın yolları ve araçları vardır. Ve bulunacaktır da. Burjuvazinin bu uygulamaları onların sömürü


Proleter Aralık 2006 Sayı:35 amacı oldu. İçinde ve baskı düzenini korumaya, yaşadığımız dönemde ömrünü uzatmaya bunlara oldukça sık rastlanır yetmeyecektir. Bütün bu oldu. Günlük burjuva araçlarının tarihin çöp basınındaki bazı ünlülerinden sepetine atılması an bu konudaki incileri birlikte meselesidir. Bunun tek okuyalım: güvencesi sınıf bilinciyle “Bilindiği, Roche donanmış işçi sınıfının olayının meydana geldiği sosyalizm mücadelesidir. medyada geniş yer bulmasının nedeni Roche M.Gündar Aralık 2006 şirketinin bazı ilaçları devlete yüksek fiyatla satmış olmasıydı. Benzer VÜLGER EKONOMİişlemleri diğer ilaç şirketleri de POLİTİK gerçekleştirilmiş olduğu halde, VE onların isimleri medyada pek BİLİM yer almadı. Aslında, satan değil satın alan hatalıydı. Kapitalizmin gelişimi ile Zaten olayın duyulmasından birlikte onun yasalarını ortaya koyan, iç çelişkilerini ortaya sonra, sağlık bakanlığı ilaç alım sistemini tamamen çıkaran ekonomi bilimi ile, değiştirdi ve sıkıntıları giderdi. kapitalist toplumun egemen sınıfının üyesi kapitalistin Bildiğim kadarıyla, gündelik çıkarlarını teori medyada sadece bu düzeyine yükselten bayağı sütunlarda, Roche’nin hatalı (vülger) ekonomi-politik olmadığı savunuldu. varlıklarını sürdürdüler. Dünyadaki ilaç üretim ve Kapitalistin kar güdüsü satış sistemini biliyorum. hareketi ve bu doğrultudaki İlaç firmalarında kar amacı faaliyeti vülger ekonomigüdüyorlar. Roche’nin karlı politikçiler tarafından mazur olan bir işlemi yapması gösterme çabalarının başlıca neden yadırganıyor? 9


www.proleter.org

Aslında her ilacın gerçek maliyeti birkaç kuruş. Bunların yüksek fiyatlarla satılmasının nedeni, yüksek araştırma maliyetleri. İlaçlar maliyet fiyatına veya az bir karla satılsa, yeni ilaç üretilemez. İnsan ömrünün gittikçe uzamasının temel nedeni, tıptaki yeni ilaçlar ve buluşlar. Bu kadar basit.”5 (Yaman Törüner Milliyet 21.12.2006) Bayağı ekonomi-politik ve ekonomi politikçinin sıraladığı mazeretleri görüyoruz. Roche’nin yaptığı diğer ilaç üretimi yapan firmalar (siz kapitalist üretim yapan kuruluşlar okuyun) gibi karlı bir işlemi yapmaktadır. Bayağı iktisatçı, kapitalistin karı meşru olduğu kabulünden hareket eder. Onun için ne kar ne de bu gelirin sahibi kapitalistin toplumsal gerekliliği tartışılmazdır. Efendilerinin faaliyetini (kapitalist üretim, karşılığı ödenmeyen artı5

Altını ben çizdim.

10

emek sömürüsüne dayanan üretim) mazur göstermek için başka gerekçelerini sıralamaya devam eder. “Aslında her ilacın gerçek maliyeti birkaç kuruştur.” Deyip araştırma maliyetlerinin yüksekliğinden yakınır. Kapitalist az bir karla satsa “ yeni ilaç üretemez” deyip, yüksek karları mazur göstermek için, insan ömrünün uzaması “yeni ilaçlar ve buluşlardır” der. İşte kapitalistimiz temize çıkmıştır. “Bu kadar basit.” Öncelikle şunu söyleyeyim. Kapitalistin , ürettiği metaı , maliyet fiyatının üstüne istediği karı koyarak fiyatı belirlemez. Bu tür iktisatçılar, kapitalistin bakış açısıyla değişmeyen sermaye artı değişen sermaye olan kapitalistin maliyet fiyatının (ki onlar bu kapitalist sermayesinin temeli olan organik bileşim ayrımını yapmazlar) üstüne kar eklemesiyle fiyat tespitleri inşa ederler. Gerçekte, kapitalist üretim esasına göre üretilen metaın maliyeti onun değeri ile özdeş, aynı değildir.


Proleter Aralık 2006 Sayı:35 olduğu gibi dükkanına Kapitalistin maliyetinin tamamlandığı yerde üretim odunları yığmış. Hatta diğer durmaz, işçi üretmeye devam oduncuların odun stoku ederek onun için (kapitalist yapmadıklarını görünce her zamankinden fazla odun için) artı-değer üretir. Hep almış. .. derken efendim, onların keyfi eklemeler olarak havalar bir bozmuş, bir gösterdikleri, artı-değerin bozmuş inanılmaz. Her tarafı dönüşmüş biçimleri olan, kar, kar kaplamış. Diğer rant, faiz gibi kapitalist ve oduncularda odun yok. asalak yada atıl kapitalistlerin Ormandan odun getirmeye gelirlerinin kaynağıdır. Hiç imkan yok. Kasaba halkı kimsenin karşı çıkmayı “insan oduncu Mehmet efendinin ömrünün uzatılması” işlevi de kapısında sıraya girmiş. işin içine katıldı mı ne kapitalist ne de onun Mehmet efendi odunları dalkavuğu vülger ekonomiyüksek fiyatla satmaya politikçiye kimse dokunamaz. kalkınca da … “vay Bu tür iktisatçılardan okumaya namussuz, ¨… spekülatör… devam edelim. Aynı gazetenin stokçu… gözünü para sütunlarını paylaşan Güngör bürümüş adam. …” diyerek Uras, Ege Cansen’den bir onu kötülemişler. Kimse hikaye anlatmış. düşünmemiş ki başkaları “O yıl havalar çok iyi odun almaz iken Mehmet gidiyormuş. Kasaba halkı Efendi bu odunları kışın iyiy geçeceğine inanmış. dükkanına yığarak riske Kimse evine kışlık odun girdi. Stok taşımanın almayı düşünmemiş. maliyetini üstlendi. Daha da Oduncuların çoğu da kışın iyi önemlisi onun stokları geçeceği ve odunların yüzünden kasaba ellerinde kalacağı donmaktan kurtuldu.” Sayın düşüncesiyle odun stoku okuyucularım yapmamış. Sadece oduncu “spekülasyon” ileriyi görmektir. Spekülasyon Mehmet Efendi her yıl 11


www.proleter.org

yapmak bol iken almak, yok iken satmaktır. Spekülatörler istikrarsız ekonomiyi dengeler.” (Güngör Uras 25.12.2006 Milliyet ) Güngör Uras uzunca oduncu hikayesini “dolarizasyon” nitelendirmesinin yada bu günkü “halkın tasarruflarının dolara bağlanmasının” önemini ve “ekonominin” dengede durmasına sağlayan rolünü kendince vurgulamak için yapmış. O günkü yazısının tamamında bu anlaşılıyor. Burjuva ekonomipolitiği ekonomik masal ve hikayelerle doludur. Bunlardan en ünlüsü kapitalist birikimin temeli olarak gösterilen, ezelden beri çalışan ve tutumlu insanlar ile tembel ve savurgan olanların var olduğudur. Kapitalist toplumun bireylerinden, kapitalist ve işçinin bu özelliklerinin gelişmesi sonucu olduğu anlatılır. Burjuva ekonomi-politiği kategorilerini bunlar üzerine kurmuştur. Sermaye birikimini buna bağlı olarak açıklamıştır. Bize 12

anlatılan hikaye ye dönecek olursak, orada “spekülatörün” aldığı “risk”in önemi ve oynadığı rol vurgulanmaktadır. Odun “spekülatörü” yüksek fiyatla odun satmıştır, ama şehir halkını donmaktan kurtarmıştır. Ve eklemiş yaptığı iş olan “spekülasyon” ilericiliktir. Bu sayede “istikrarsız ekonomi” dengede tutulmuş olur. Birinci yaptığımız alıntının yazarı Yaman Törüner ilaç üreten kapitalistin karının toplumsal gerekliliğinin nedenlerini göstermişti. Cebine indirdiği yüksek karlar gerekli idi. Yoksa insan ömrü başka türlü uzatılamazdı. İkinci alıntının yazarı Güngör Uras’ta “spakülatör’ün riskin yüksek karları getirdiğini ve onun da halkı üşümekten kurtardığının toplumsal gerekliliğini (meşruluğunun) kendince kanıtlamaktadır. Vülger ekonomi-politiğin temsilcileri kapitalizmin işleyiş yasalarını açığa çıkarmak yerine üstünü örtmeyi kendilerine iş edinmişlerdir. Bilimsel bir


Proleter Aralık 2006 Sayı:35 çakıştığı ölçüde. Burjuvazi çalışma yürütenler ile bunlar arasındaki fark konusunda bununla çatışmaya düştüğü anda, ona karşı da başka Marks şunları işaret etmiş. zamanlar proletaryaya ve “böylece, Ricardo’nun aristokrasiye karşı olduğu kaba sertliği, yalnızca bilimsel kadar acımasızdır. açıdan dürüst olmakla Peki ya Malthus! Bu kalmamış, ona onun bakış habis, yalnızca belli bilimsel açısından, aynı zamanda önermelerden (ki her zaman bilimsel bir gerçekliktir. Ancak çalmaktadır) yalnızca böyle olduğu içindir ki, burjuvaziye ve proletaryaya, onun gözünde üretici her ikisine karşı aristokrasiye güçlerin gelişmesinin, “uygun gelen” (yararlı) toprak mülkiyetini ya da sonuçları seçer alır. Bu işçileri yok etmesi hiç fark yüzden de üretim için üretim etmez. Bu gelişme sanayi istemez; yalnızca status burjuvazisinin sermayesinin guo’yu koruduğu yada düşürürse onu da aynı geliştirdiği ve egemen hoşnutlukla karşılar. Eğer sınıfların çıkarına hizmet ettiği emeğin üretkenlik gücünün ölçüde ister. gelişmesi, var olan sabit Onun daha ilk sermayenin değerini yarıya çalışması, özgün yapıtın indirirse elden ne gelir, zararına yapılan fikir diğer Ricardo insan kısırlığının en başarılı emeğinin üretkenliği bir kat yazınsal örneklerinden biri artıyor ya. İşte bilimsel dürüstlük burada. olan çalışması, mevcut İngiliz Ricardo’nun yaklaşımı, bir Hükümetinin ve toprak bütün olarak, sanayi aristokrasisinin çıkarı için, Fransız Devriminin ve onun burjuvazisinin çıkarınadır, İngiltere’deki yandaşlarının, ama yalnızca onların çıkarı sorunları olgunlaştırma üretimin çıkarlarıyla yada eğiliminin ütopik olduğunu insan emeğinin üretken gösterecek “ekonomik” kanıt gelişimiyle çakıştığı için ve 13


www.proleter.org

sağlamak gibi pratik bir amaç taşıyordu. Başka deyişle tarihsel gelişmeye karşı, var olan koşullara övgüler yağdıran ve dahası devrimci Fransa’ya karşı savaşı haklı gösteren bir broşürdü. Koruyucu gümrük tarifeleri ve rant konusunda 1815’deki yazıları bir ölçüde, üreticilerin yoksulluğunu mazeret bulucu daha önceki (yazılarım..-ç) haklı çıkarma aracıydı, ancak özelliklede “aydınlanmış” , “liberal” ve “ilerleme yanlısı” sermaye karşıtı, gerici toprak mülkiyeti savunma aracıydı ve özellikle İngiliz yasalarında aristokrasi yararına sanayi burjuvazisine karşı yayılmaya niyetlenilen değişiklikleri haklı göstermenin aracıydı. Son olarak Ricardo’yu hedef alan Ekonomi Politiğin İlkeleri (adlı yapıtı.-ç) esas olarak, “sınai sermayenin” vaz geçilmez isteklerini ve üretkenliğinin gelişmesine temel olan yasaları, toprak aristokrasisinin çıkarlarına “Yerleşik Kiliseye” (Maltus o kiliseye mensuptu), devlet 14

emekçilerine ve vergi tüketicilerine “yararlı olan” “arzularının sınırlarını” geriletme amacını taşıyordu. Ancak bir insan , (ne kadar hatalı olursa olsun) bilimin kendiliğinden değil, dışarıdan, yabancı, dış çıkarlardan türetilen bir bakış açısını bilimle bağdaştırmaya çalışırsa ben ona “alçak” derim. Ricardo, proletaryayı makinelerle yada yük hayvanlarıyla metalarla aynı kefeye koyduğu zaman, bu alçakça bir hareket değildir, çünkü (onun görüşünce) onların makine yada yük hayvanı olmaları sırf “üretime” neden oluşlarıyla ilgilidir, yada burjuva üretimde yalnızca meta oldukları içindir. Bu yansızdır, nesneldir, bilimseldir. Onun, bilimine karşı günah işlemeye yol açmadığı ölçüde Ricardo her zaman bir insan-severdir, pratikte de olduğu gibi. Öte yandan rahip Malthus, işçiyi üretim uğruna bir yük hayvanını indirger ve hatta onu açlıktan ölüme ve


Proleter Aralık 2006 Sayı:35 bekarlığa mahkum eder. Ama Malthus’un bilimsel bu aynı üretim istemleri vargıları, egemen sınıflara karşı genel olarak ve toprak sahibinin rantını köstekler yada Yerleşik egemen sınıfların gerici Kilise’nin “ondalıklarına” öğelerine karşı özel olarak yada “vergi tüketicileri”nin “saygılıdır”, başka değişle çıkarına el uzatırsa ve ayrıca bu çıkarlar için bilimi sanayi burjuvazisinin de çarpıtır. Ancak vargıları çıkarı, gelişmenin özünde boyun eğdirilmiş sınıflara engel haline gelen kesimi, ilişkin olduğu ölçüde acımasızdır. –Yalnız üretimin ilerlemesini temsil acımasız değildir, acımasızlık eden kesime kurban edilirsetaslar, bundan hınzırca bir ve bu nedenle her ne zaman sorun aristokrasinin, burjuva haz alır, ve sefilleri hedef karşısındaki çıkarları yada aldığı ölçüde de vargılarını tutucu durağan burjuvazinin onun görüş açısından ilerlemeci burjuvazi bilimsel olabilecek karşısındaki çıkarları ise – noktasının ötesine geçecek tüm bu durumlarda “rahip” ölçüde abartır. Malthus o belirli çıkarları İngiliz işçi sınıfının üretime kurban etmez, ancak Malthus’a karşı duyduğu yapabildiği kadarıyla üretim nefret- Cobbett ona kaba bir biçimde “Şarlatan Rahip” diye istemlerini mevcut egemen ad takmıştı. (Cobbett gerçi sınıfların yada sınıf kesimlerinin belli başlı İngiltere de bu yüzyıldaki en çıkarlarına kurban etmenin büyük siyaset yazarıydı, yollarını arar. Bu sonuca ama Leibzig ulaşmak içinde bilimsel profesörlüğünden yakınırdı vargılarını çarpıtır. Bu onun ve “okumuşların dili”nin açık düşmanıydı.)çok bilimsel alçaklığıdır, haklıydı ve halkın güdüsü utanmaz ve mekanik fikir doğru yolu, Malthus’un bir hırsızlığından ayrı olarak bilim adamı olmadığını ama bilime karşı günahıdır. 15


www.proleter.org

karşıtlarının satın alınmış avukatı, egemen sınıfların utanmaz dalkavukluğu olduğunu hissediyorlardı. Bir fikrin mucidi onu tüm dürüstlüğü içinde abartabilir, fikir hırsızı abarttığı zaman böyle bir abartmayı “iş” edinir.” (Karl Marks Artı-Değer Teorileri İkinci Kitap S.107-108-109) Marks, yukarıdaki satırlardan Ricardo ile Malthus’un kişiliğinde bir bilimsel çalışma ile bilim hırsızlığını karşılaştırmış. Vardığı sonuçlar ortada. Ricardo’nun kendi döneminde “üretim için üretim” istemesini, kapitalist üretim tarzını, genel üretim ve zenginlik yaratma açısından en yararlı saymasını ve bunun üretici güçlerin geliştirilmesine hizmet etmesinin bilimsel çalışma olduğu vurgular. Malthus’un bilim hırsızlığını ise, toprak aristokrasisinin kilisenin, vergi tüketicilerinin yani egemen sınıfların çıkarlarını savunup, statuquo’ya korumaya hizmet ettiğini tespit edip altını çizer. 16

Malthus’a vülger iktisatçı demekte güçtür. Ama sonuçta o dönemde “Şarlatan Rahip” olarak geçici bir rol üstlenmiştir. Burjuvazinin, sanayi burjuvazisi kesiminin en devrimci öğeyi temsil ettiği dönemde onun çıkarlarının ekonomi-politikte dile getirilmesi-ki onu en iyi Ricardo yapmıştı. Zaman zaman bazı konularda gerilemeler göstermesine rağmen en ileri giden o oldu.burjuva sınırlar içinde bilimin gelişmesi olarak kendini gösterdi. Malthus’un hizmet ettiği sınıf ve sınıf kesimleri de gösteriyor ki bunlar üretici güçlerin gelişmesinin, yada devrimin gelişmesinin önünde engel olan güçlerdi. Toprak sahibi aristokrasi, kilise, devlet emekçileri ve vergi tüketicileri bu egemen güçleri temsil ediyordu. Marks’ın devlet emekçileri ve vergi tüketicilerini6 dönemin gerici 6

Çetin Altan bunları “hazineden geçinenler” der. “Hazineden geçinen” itibarlı kesimin “devlet”, çıplak hayattan geçinen itibarsız kesimin “millet” sayıldığı, oligarşik bir yönetim


Proleter Aralık 2006 Sayı:35 güçleri arasında sayması gerekliliği ancak onun maiyeti dikkat çekicidir. Bu kesimler ile “üçüncü kişiler” denenler bazı burjuva ekonomiemeğinin üretkenlik payesini politikçileri tarafından üretken kazanması ile mümkün olmayan emekçiler içinde olabilirdi. Vergi toplayıcının, kategorize edilmiştir. paralı askerin, adalet Burjuvazinin devrimci olduğu dağıtıcılarının emeğini dönemde onun önde gelen kutsama işini vülger ekonomitemsilcilerinin bu üretken politikçiler üstlendi. olmayan emekçilerin üretken Vergi tüketicileri, devlet memurları (yada emekçileri) olmayışlarının vurgulanması esastır. Burjuvazinin devlet denen kişilerin emeğinin veya iktidarını ele geçirip genel olarak üretken olmayan kurumlaştığı dönemde ise emekçilerin emeğinin üretken burjuva ekonomi-politiğinde olup olmamasının kaynağı sözü edilen emekçilerin nedir? Bu soruya verilen emeğinin üretkenliği üzerine cevaplar çeşitli oldu. Bazıları giderek artan bir düşünce seli bunun emeğin üretkenliğine, oluştu. Vülger iktisatçılar türüne, (marangoz, tornacı, burada başı çekiyordu. doktor, vergi memuru, paralı Burjuvazinin feodaliteye asker, icra memuru, vali vb.) saldırdığı günlerde hor bağladı. Bazıları emeğin görülenler, kendi kuramlarını ürününe yada yararlı etkiye savunmaya geçtiği dönemde bağladılar. Peki neydi baş tacı edilip üretken emek emekçiyi üretken yada sahibi olmakla üretken olmayan yapan? ödüllendirildiler. Kapitalistin Bunların hepsi emek-güçlerini satmaktadırlar. Emekçi emekgelirinin (karının) ve kendisinin toplumsal gücünü ne karşılığı değişmektedir. Kapitalist ile işçi arasındaki değişimde , yapısında en tepedeki koltuğa yerleşme işçi emek-gücünü kapitalistin polemiklerinin , beklenmedik belaları gebe kalması da doğaldır.” (Çetin Altan sermayesi karşılığında

22.12.2006 Milliyet)

17


www.proleter.org

değişir, daha doğrusu kapitalistin potansiyel sermayesi, bu değişim ile sermaye haline, değişen sermaye işlevini yerine getiren biçime dönüşür. Devletin emekçileri ve genel olarak üretken olmayan emekçiler emek-gücü metalarını gelir ile değiştirirler. İşte burjuva toplumunda emekçiyi üretken veya üretken olmayan emekçi yapan emek-gücü metasının sermaye yada gelir karşılığı değişilmesidir. Emek-sermaye karşıtlığına dayanan toplumda belirleyici kategorik ilişki emek-gücünün sermaye karşılığı değişilmesi olduğu içindir ki, bu değişim ilişkisi toplumsal belirleyici durumundandır. Bu değişim ile emek, ücretli emek biçimine bürünür. Bu konuda Marks’ı dinleyelim: “Eğer Adam Simith, özü itibarıyla kendi yapıtında bulunan ve artı-değerin yalnızca sermayenin ücretli emekle değişilmesi sayesinde yaratıldığını belirten çözümlemesine tam bir 18

bilinçle bağlı kalsaydı, bundan üretken emeğin, yalnızca sermaye ile değişilen emek olduğu sonucuna çıkarırdı. Hiçbir zaman gelir ile değişilen emek değişilen emek sonucunu çıkarmazdı. Gelirin üretken emekle değişilebilmesi için (bu gelirin…-ç) önce sermayeye dönüştürülmesi gerekir.” (Karl Marks Artı-Değer Teorileri Birinci Kitap Sayfa 243) Kapitalist üretimde yada sermayeye dayalı üretimde emeğin üretkenliğinin neye bağlı olduğunu Marks şöyle açıklamış; Tekrarlayacak olursak, artı-değer sermayenin ücretli emekle değişilmesi sonucu yaratılır. İşte emek sermaye ile bu ilişki içinde üretken olmaktadır. Aynı emek türü emekgüçlerini sermaye ile değiştiklerinde artı-değer üretir. Dolayısıyla üretken emekçiler olurken, gelir ile değiştirildiğinde üretken olmayan emekçidirler. Kapitalist toplumda tek üreticiler sınıfı işçi sınıfıdır.


Proleter Aralık 2006 Sayı:35 güçlerin önünde engel haline Onların emek-gücü sermaye ile değiştirilmesi sonucu artıgelmeye başlamasıyla değer üretir, dolayısıyla toplumsal devrim sürecini sermayeyi, kendi zincirlerini başlatması, burjuvazi ile proletarya arasındaki üretirler. Sermaye ile bu mücadeleyi şiddetlendirdi. ilişkiye giren emek toplumsal Buna bağlı olarak burjuva biçim belirleyici, ücretli-emek ekonomi-politiğinde vülger durumundadır. Burada ucu (bayağı) öğe giderek ağırlığını kapalı dairesel bir hareket söz artırdı. Ekonomi-politikçiye konusudur. Sermaye ve artık kapitalistlerin dalkavuğu ücretli-emek birbirlerinin hem demek dahi azdır. Onun bir nedeni, hem sonucu, hem de maiyeti yada çalışmasıdır. zorunlu koşuludur. Devletin Bunu son yıllarda dünya emekçileri yada memurları ise çapında iktisatçı olarak adı emek-güçlerini gelir ile anılanların büyük çoğunluğu değişirler. Devlet bu emekya IMF yada Dünya gücü alımında sermaye değil Bankasında çalışmışlar veya gelir kullanır. Bu gelirde büyük çalışmaktadır. Nobel Ödülü ölçüde vergilerden oluşur. Onun için Marks bunlara vergi verilenlerde bu özelliği göze tüketicileri demektedir. Kimin batmaktadır. Emperyalist işçi olduğunu yada olmadığını tekeller bünyelerinde önemli emek-gücü metaının ne ile iktisatçıları bulundururlar. değişildiğine bağlıdır. Şimdilik IMF’nin “yükselen pazarlara” bu konuda bu kadar yeter. (siz emperyalizme bağımlı Onu başlı başına daha geniş ülkeler okuyun) yaptığı olarak ele almak gerekiyor. reçeteler onlar tarafından Kapitalizmin yapılır. İflas ettiğinde yine gelişmesinin emperyalizm aynı kampta olanlar aşamasına ulaşması, onun tarafından eleştirilir. Sermayenin üretici güçlerin daha önce olgunlaşmış önünde engel haline gelmesi kapitalizm durumundayken uç bilimin onun sözcülerinin, vermeye başlayan üretici 19


www.proleter.org

temsilcilerinin ellerinde ilerleyemeyeceği iyiden iyiye görülür oldu. Vülger biçimin egemenliğindeki sermaye ve ona bağlı kapitalist ve maiyetinin varlığının devamının sağlanması onların temel uğraşı ve işidir artık. Marks Malthus’un abartmayı “iş” edindiği tespitini yapmış, bu günün vülger iktisatçısının “işi” ise Dünya kapitalizminin devamını sağlamaktır, bunun için düşünce biliminin gücünü kullanır. IMF ekonomipolitikçilerinin reçetelerindeki “kemer sıkma” tedbirlerini hatırlarsak, ilk sırada işçi sınıfının ücretlerini düşürmek vardır. Son günlerde asgari ücretin yüksek olduğu görüşünü dayatmaya başladılar. Onlara bakılırsa ücretler fiyatları artırmakta, fiyat artışları da ücretleri artırmaktadır. Böyle bir dogmayı bilimin vazgeçilmez vargısı olarak sunmaktadırlar. Halbuki ekonomi-politiğin geçmişteki parlak hizmetlerini göz önünde tutan biri bunun hiçte ekonomi bilimi ile ilişkisinin olmadığını bilir. 20

Gerçekte ise ücret artışları kapitalistin maliyetini artırır, dolayısıyla kapitalistin karını azaltır. Metaın değerinde ise bir değişiklik olmaz. Meta değerler fiyatlara dönüşür. (Fiyat metaın değerinin para cinsinden adıdır…Ed) IMF ekonomi-politiğinin bu ücretfiyat teorisi artı-değer sömürüsünün üstünü örtmeye yaramaktadır. Zaten asıl amaç ta budur. Vülger ekonomi-politiğin üçlü formülü vardır. Emek-ücretler, sermaye-kar, toprak-toprak rantı şeklinde ifade ederler. Formülasyonda ilk yazılanlar ikinci yazılanların, yani üç büyük sınıfın gelirlerinin kaynağıdır der bayağı (vülger) iktisatçı. Gerçekte olanın ise bunun uzaktan yakından ilişkisi yoktur. Ücretler, emekgücü metaının satışının karşılı elde edilir. Karın ve toprak rantının kaynağı ise ücretliemekçinin, kapitaliste karşılıksız –bedava- olarak ürettiği artı-değerdir. İşte bütün bu teorileştirmeler kapitalist toplumun gerçek ilişki ve yasalarının üstünü


Proleter Aralık 2006 Sayı:35 sınıfının onların karşısına örter yada rekabetin kapitalistlerin kafasında bilimsel sosyalizmin teorisi ile donanmış olarak çıkmasına yarattığı yanılsamaları dile ölümüne karşı çıkmak, onlar getirir. Kapitalistlerin maiyeti için yaşamsal bir sorundur. konumundaki ekonomiEkonomi politik biliminin politikçilerden yansız, bilimsel gelişmesi işçi sınıfının sınıf çalışma beklemek, materyalist çıkarları doğrultusunda bilgi teorisini ya bilmemek yapılan bilimsel çalışmalarla yada reddetmekle olur. mümkün olacak, zenginleşme İnsanların bilincini belirleyen bilimi olarak yok oluşunun toplumsal varlıklarıdır. tohumunu içinde taşımaktadır. Bilinçleri toplumsal varlıklarını Kapitalist sınıf belirlemez. toplumsal Bu tarihi toplumsal gerekliliğini7 istediği kadar koşullarda ekonomi biliminin 7 gelişmesi, çıkarları “Bir ülkenin ekonomik olarak sağlıklı statuquo’nun kazanmasından ve sürdürülebilir büyümesinin en önemli şartlarından biri, stratejik yana olan sınıf ve sınıf büyümeye odaklanmış ve bu kesimlerinin temsilcilerinin potansiyele sahip işletmelerin çalışmalarıyla mümkün bulunmasıdır. Bu işletmeler yeni iş olmadığı görülüyor. Bunlar alanları yaratırlar, toplumları ancak burjuva düzenin desteklerler ve sosyal gelişmeye büyük önem verirler. Böyle işletmelerin savunuculuğunu yaparlar. bulunmadığı bir açık Pazar ekonomisi Bunun için bilim kapitalist düşünülmez. sınıfın ve temsilcilerinin Bu işletmelerin arkasındaki dışında gelişebilirdi; öyle de temel itici güç “girişimciler” şu ortak oldu. Marks ve Engels özellikler sayesinde farklılıklar yaratabiliyorlar: ekonomi-politiğin bilimsel -Kararlılar güçlü vizyonları vargılarının geliştirilmesinin var ve bu vizyonu çalışanlarına kapitalizmin egemen sınıfının aktarabilen liderlik vasıflarına sahipler. varlığına son vermeyi Risk alıyorlar. Başarısızlıklara karşın gösteriyordu. İşte bunun için yılmıyorlar.” (Osman Dinçbay. Ernest&Young Türkiye Genel Müdürü. komünizmden korktular. İşçi 08.01.2007 Milliyet)

21


www.proleter.org

Vülger ekonomi-politikçinin ağzından kulakları sağır edercesine tekrarlayıp dursun, bilimin gelişmesi kaçınılmaz sonlarını işaret ediyor. N.IŞIK Aralık 2006 OKURLARDAN ÖZEL GÜVENLİK GÖREVLİLERİ VE ÇALIŞMA KOŞULLARI: Güvenlik görevlileri A.K.P. Hükümetinden daha önce var olan 2445 sayılı yasayı 5188 şeklinde çıkartarak, Kamu kurum ve kuruluşlarının yanında diğer büyük işletme sahiplerinin, özel sektörlerin hizmet satın alabilmeleri için çıkartıldığı, aynı zamanda 657 sayılı yasaya tabi yardımcı hizmetler kadrosunun kaldırılması; A.B. Emperyalizminin Türk burjuvazisine ve Hükümetine bir program dahilinde sürekli telkin ve dayatması devletin küçültülmesi politikası, özelleştirmelerle birlikte tüm burjuva hükümetlerinin uyguladıkları politikalardır.

Osman Dinçbaş “girişimci” (kapitalistin) başka özelliklerini de sıralamış. Başında bulunduğu kuruluş 1986’dan bu tarafa yılın “girişimcisi” yarışması düzenliyor.

22

5188 sayılı yasa devletin polis teşkilatına dayandırılmış bir anlamda polisin yardımcı kolluk kuvveti durumundadır. Yasada polis teşkilatına tanınan yasa hükümlerinin tamamı özel güvenlik kanunu yasasına da tanınmıştır.Özelleştirilmiş kurumlardaki personelin,<Norm kadro> uygulamasıyla çalışanların önüne ya emekli olmak yada bir başka kurumdaki personel açığının giderilmesine ilişkin kurumlar arasında tayin ve atama, siyasal kadrolaşma,sendikasızlaştırma amacını taşımaktadır. Çıkartılan yasada özel güvenlik görevlisi en az orta ve dengi okul mezunu,iki yıllık üniversite mezunu diye belirtilmiştir. 5188 sayılı yasaya tabi tüm çalışanlar iç işleri bakanlığına bağlı şehirlerde ise valiliğe bağlanmış özel güvenlik şube müdürlüğünün kontrolü ve denetimindedirler. A.K.P. Hükümeti döneminde çıkartılan bu yasa sermaye sahibi burjuvaziye devlet hazinesinden nemalanmak ; yani millet vekili yakını bakan ve üst düzey bürokrat tabakasına ve yakınlarına kıyaktır.Örneğin: X kurumu ihale açarak güvenlik hizmeti satın alacak ihale şartnamesinde belirtilen devletin kurumunda güvenlik olarak çalışan bir kişi yani kadrolu güvenlik elemanının maliyeti 1.050 ile 1.100 YTL dır. Giyim, yol, yemek ve SSK Primleri dahildir. Kurumlar açtığı ihalelerde ise en az fiyatı verene


Proleter ihaleyi vermektedirler. İhaleyi kazanan şirket ise çalışanına 450 ile 470 Y.T.L. ödemektedir. Şirketler ortalama en düşük ücretli sigortası 135 YTL,yol, yemek, yok giyim şirkete ait toplamda bir çalışanına 550 ile 560 YTL maaş verilmektedir. Bu koşullar altında bir kurumdan hizmet satın alan bir şirket güvenlikçi başına 450 ile 500 YTL kar kazanıyor. Birde bu kurumun her şehirde bağlı müdürlüklerinin olması 3.000’e yakın güvenlik ihtiyacının bulunması şirketin karının katlanarak artması demektir. Güvenlik görevlisi olabilmek için önce aranan şartların sonra açılacak sınava yatırılması gereken para+ sınav kazandıktan sonra Devlet hastanelerinden alınacak sağlık raporu için 500 YTL ile 200YTL arasında değişmektedir. Valiliklerin sertifika için 250 YTL, ayrıca yaka kartına da 250 YTL ödenerek ortalama bir güvenlik görevlisi olabilmek için 1.500YTL’yi gözden çıkarmanız gerekmektedir. Özel güvenlik görevlilerinin çalışma koşulları ve iş yaşamlarına ilişkin durumları: Öncelikle çalışan güvenlik görevlilerinin çoğunluğu orta lise ve dengi okul mezunu çalışma biçimleri şirketlerin ve kurumların kendi keyfi yönetmenliklerine dayanmaktadır. Vardiya sistemine göre 3 vardiya gerektiğinde 12-24 işin koşullarına göre 1 güne 1 gün olarak çalıştırılmaktadır. Çalışanlar işsizler ordusuna dahil bireyler olduğu gibi

Aralık 2006

Sayı:35

lise mezunu genç kız ve erkek kimileri evli-bekar köyünden çıkmış akraba yanlarında kalan,üniversiteden ayrılmış gençler, polis emeklisi askerlikten atılanlar subay okulundan ayrılanlar v.b. dir. Bunlardan biriyle yaptığım konuşmada <:Neden subayken;memur olmuşken - istifa edip böyle bir yere geldin? (-X... Askeri subaylık sınavını yüksek puanla kazandım aileden gelen bir eğitimle subaylığı tercih etmiştim. Subay okulunda eğitim süresince tüm öğrencilere ;EL BEBEK GÜL BEBEK misali değer veriyorlar. Ast Üst ilişkinde öğrenciler daha değerlidir. Yemeğinden giyimine, davranış biçimi bile özenle seçilir. Vatan evladı gençlerin bu ülkenin geleceği Mustafa Kemal Atatürk’ün Askeri bir deha, devlet ve millet adamı olma hedefinde örnek bir kişilik, saygınlık itibar ve ölümsüzlük abidesi olduğu öğretilirdi, Mezun olduğumda B.T.R.’ci komando oldum. Görev yerim mecburi hizmet yeri olarak 2 yıl Güney Doğu da yapıyordum. B.T.R.’ci olduğumuz için önce biz gidiyoruz. P.K.K. pusu kurmak pusu atmakla görevliyiz. Bir diğer anlamda da önce bizler öne sürülüyoruz. Okulda anlatılanlarla Doğuda yaşanılanların hiçbir alakası yok; Karargah komutanları erler üzerinde çatışmalarda ölenler için söyledikleri: “üç iki öndeyiz”, “beş üç öndeyiz” gibi şeyler. Şerefsizler sanki derbi maçına gitmişlerde maçtan sonraki sohbet

23


www.proleter.org şirketlerinde çalışanların çoğu konusu gibi ölen gençler üzerinde şirketlerden hoşnut değil, bir çoğu böyle konuşuyorlar. Ailemle olan ücret ödemeleri yüzünden sıkça ilişkilerim bozuldu, gizlilikten dolayı şirketler arasında mekik dokuyor. aileme sürekli yalan söylemek zorunda kalıyorum. Hemen herkes benim için potansiyel terörist olarak Bir keresinde bekar bir güvenlikçi iki düşünmek zorundasın, bir pusu aylık ücretini alamadığından atmak aylar alabiliyor, insani herkese borçlu olduğunu kirayı ihtiyaçlarınızı bile ödeyemediği için gündüz evin karşılayamıyorsunuz. Tim’de görevli camını açık bırakarak gece arkadaşına bile güvenemezsiniz; nöbetten geldiğinde eve camdan Psikolojik baskı sürekli vardır. Birde girdiğini,-kendi evime hırsız gibi basında gördüğün paşaların, giriyorum, bakkalı gördüğümde generallerin şehit ailelerinin cenaze yolumu değiştiriyorum herkese karşı törenlerindeki bildik, tanıdık ve artık yalancı durumuna düştüm. Kendime usandığımız iki yüzlü sözleri göz olan güvenimi yitiriyorum diyor. yaşları ölen binlerce gencin Çalışanlar şirkete gidip maaşlarını üzerinde kazandığı itibar ve istediklerinde bin türlü bahanelerle saygınlıkları, kan emicilikleri beni ücretlerini alamadıklarını artık tiksindirdi. Terörün çıktığından söylüyorlar. Bu bayramda bu yana hangi paşanın oğlu hangi generalin, zenginin oğlu öldü ben çocukların ellerine tutuşturulan hiç görmedim dayanacak gibi değil harçlık gibi 15.20 YTL verdiklerini ağabey bende istifa edip çıkıp bu yüzden kavgaların çıktığını sıkça geldim. Sivil hayata alışmak benim şirket değiştirmek zorunda için çok zor oldu, bir süre sinir kaldıklarını söylüyorlar. Kısacası yatıştırıcı haplar kullandım. işsizler ordusunun iş bulabilenleri Şimdilerde güle biliyorum. Gülmeyi açlık ve sefaletin içinde bula unutmuştum ben ağabey. Bir diğer bildikleri işlerin kötü koşullarına bile güvenlikçi ise köyde çalışma bakmadan ellerindekileri ne boyun koşulları yok, toprak arazi var ama eğiyorlar. Tüm ezilen sınıfların neye yarar sigortası için bu işi kurtuluşu kendi sınıf birliklerini yapıyorum dedi. Bir diğeri ise asıl kurmak , Kendi adına bağımsız sınıf mesleğinin bu olmadığını galeride hareketi oluşturmalıdır. İŞÇİ çalıştığını sigortam ödensin diye bu SINIFININ KURTULUŞU KENDİ işi de ek iş olarak yapıyorum. Bir ELİNDEDİR: YAŞASIN DEVRİM başkası evli çocuk sahibi eşinin VE SOSYALİZİM. sakat olduğunu hastane ve ilaç parası çıkartmak, çocukların geçimi Bir Okur. mecburum diyor. Güvenlik

24


35-PROLETER