Skip to main content

biz de variz

Page 1

15 - 31 ARALIK 2009 YIL 1 SAYI 18

EKONOM‹N‹N

YILDIZLARI SEÇ‹LD‹

G

aziantep Sanayi Odası (GSO) “2009 Ekonominin Yıldızları” Ödül Töreni, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in katılımı ile gerçekleştirildi. Dedeman Otel’de düzenlenen ödül törenine Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Gaziantep Valisi Süleyman Kamçı, Erzincan Valisi Abdülkadir Demir, Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey, milletvekilleri, ilçe kaymakamları ve belediye başkanları ile GSO Meclis Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, GSO Yönetim Kurulu Başkanı Nejat Koçer, GTO Başkanı Mehmet Aslan ile çok sayıda oda ve dernek temsilcisi ile davetliler katıldı. • devamı 2. sayfada...

ENGELL‹LER‹N ‹LK VE TEK GAZETES‹

N E T P Ö Ç J‹ R E N E ÇIKTI

G

aziantep Büyükşehir Belediyesi, Güney Kore merkezli CEV ENERJİ firmasının üstlendiği uygulamaya koyduğu “Katı Atık Düzenli Depolama Alanının Rehabilitasyonu ve CNG& Elektrik Üretim Tesisi Projesi” faaliyete geçti. Geçtiğimiz günlerde Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Asım Güzelbey’i ziyaret eden firmanın CEO’su Young Book Chung, başkana tesisin enerji üretim lisansının bir nüshasını takdim etti. Chung, ‘Gelen Güney Kore’li heyete sözlerinde durup krize rağmen Türkiye’de kurulan en hızlı tesisi olduğunu ancak esas başarının Belediye yetkililerinin başarılı takip ve destekleriyle olduğunu’ ifade etti.

TÜRK‹YE’DE B‹R ‹LK ENGELL‹LER DANIMA HATTI

0 342 232 32 52

www.bizdevarizgazetesi.com


2

Güncel Haberler

1. sayfadan devam. Gaziantep Marşı’nın ilk defa dinletildiği törende Nejat Koçer ve GSO Meclis Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, Bakan Şimşek’e, bakırdan bir pilavlık ve Gaziantep logosu hediye etti. Şimşek, hediyesini alırken ‘’Gaziantep fıstık gibi şehir’’ ifadesini kullandı. Törenin açılışında konuşan GSO Başkanı Nejat Koçer, Gaziantep’in başarısının en önemli değerinin olan ortak akıl olduğunu söyledi. Koçer şöyle konuştu: “Krizin birinci yılında bugün geriye baktığımızda çok zor bir yılı geride bıraktığımızı, ama zorlukların hala devam ettiğini görüyoruz. Tüm ekonomik değerlerin altüst olduğu, hiç kimsenin kendi krizi olmayan bir krizi yaşadık hep birlikte. Bugün krizin etkilerini hala tartışıyoruz. Türkiye’de sanayi üretimi, Ekim ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,5, bir önceki aya göre de yüzde 13,7 artış gösterdi. Gaziantep olarak bu süreçte, ihracatımızı koruduk ve en az işçi çıkaran şehir olduk. En fazla marka başvurusu yapan 5. kentiz. Markalaşmadaki başarımız ar-ge ve inovasyondaki çabalarımız bizi daha dayanıklı hale getirdi. Şehrin önüne koyduğumuz her projeden çok önemli sonuçlar elde ettik. İşte bu değişim ve dönüşüm Gaziantep sanayisini geleceğe taşıyacak. Yüksek teknoloji ve nanoteknoloji ile üretim yapan, kendi makinesini kendi üreten bir şehir olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Türkiye’nin krizde keşfettiği komşularla ticareti Gaziantep yıllardır özveri ile yaptı. Hala bankacılık sistemi olmayan bu ülkelerde var olmak kolay değildi. Irak ve Suriye başta olmak üzere Ürdün, Lübnan, Mısır, Suudi Arabistan, İran ve Afrika ülkeleri son 3 yılda Gaziantep’in en önemli kazancı olmuştur. 2001 yılından bu yana ihracat seferberliği kapsamında başlattığımız projemiz yüzlerce firmamızın dış ticaret departmanı ve elemanına sahip olmasını sağladı. 300’ün üzerinde dış ticaret elemanı yetiştirdik bu proje kapsamında. Bugün ihracattaki başarımızın altında çok önemli bir süreç var.

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşları

Krizde hükümetin verdiği KDV ve ÖTV indirimlerinden bile yararlanan sektörümüz olmamasına rağmen ayakta kalmaya çalıştık. Yaşadığımız tüm sıkıntılara rağmen moral ve motivasyonumuzu yüksek tutmaya çalıştık. Tüm değerlendirmelerimizi rakamsal sonuçlara göre yaptık, asla hamasi sözler sarf etmedik. Ama iyinin yanında sıkıntıyı da dile getirmek görevimiz. Bugün diyoruz ki; Ülkenin gündemi öncelikli olarak üretim ve istihdam olmalıdır, aş ve iş olmalıdır. İşsizlik bu ülkenin bir numaralı sorunu olmuştur. Düşen kapasitelerimizi artırmak ve yeni istihdam sağlamak için yeni adımlar atılması gerekmektedir. Sanayide değişim ve dönüşümün desteklenmesini, İç piyasadaki durgunluk için çareler aranmasını, Alacaklının alacağını tahsil edemediği bir ortamda ekonomik güvenlik için yeni düzenlemeler yapılmasını, Vergiyi ve katma değeri doğuran üretim yapan, istihdam yaratan işletmelerin moral ve motivasyonunun yüksek tutulmasını diliyoruz. Sanayi üretimindeki olumlu rakamları kalıcı hale getirmek ve büyümeye geçmek zorundayız. Kriz sonrası gelişecek pozitif ortama hazırlıklı olmalıyız.Krizi fırsata çevirmek mümkün. Büyümeyle birlikte yeni şeyler yapmak ve söylemek zorundayız. Dış ticaret gücümüzü arttırmalıyız. Ar-ge ve inovasyona önem vermeliyiz. Rekabet gücümüzü arttırmak için özellikle bu süreçte üretimlerimizde yenilikçiliği, kaliteyi, markayı uygulamalıyız. Akıllı yatırım yapıp, akıllı ürünler üretmek zorundayız. Rakiplerimizden farklı olmanın yolu bu faktörlerden geçiyor. Bugün başarıyı alkışlamak için buradayız. Ben sadece ödül alacakların değil, bu şehirde üretim yapan, istihdam yaratan her bir sanayicimin eline, yüreğine, emeğine sağlık diyorum. Tüm sanayicilerimizi kutluyor, hepsine teşekkür ediyor, onlarla gurur duyuyorum.” Konuşmaların ardından firmalara ödülleri verildi. Ödül töreninin sonunda ise “Gaziantep Marşı” hep birlikte okundu.

TÖRENDE ÖDÜL ALAN F‹RMALAR

• SANKO TEKSTİL İŞLETMELERİ SAN. VE TİC. A.Ş. • NAKSAN PLASTİK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. • GÜLSAN SENTETİK DOKUMA SANAYİ VE TİC. A.Ş. • MERİNOS HALI SANAYİ VE TİC. A.Ş. • SÜPER FİLM AMBALAJ SANAYİ VE TİCARET A.Ş. • ŞÖLEN ÇİKOLATA GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. • BEŞLER MAKARNA UN İRMİK GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. • ÇİMKO ÇİMENTO VE BETON SANAYİ TİCARET A.Ş. • GÜRTEKS İPLİK SAN. VE TİC. A.Ş. • AKTEKS AKRİLİK İPLİK SANAYİ VE TİC. A.Ş.

Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşları

Kalite seferberliği projemiz kapsamında yüzlerce firmamız İSO 9000 kalite belgesi sahibi oldu. Şehir olarak toplam kaliteye inandık ve bunu da ürünlerimize yansıttık. 1971 yılında ilk marka tescilini alan Gaziantep, 2003 yılına kadar 32 yılda 4 bin 800 marka ve patent tescili aldı. Başlattığımız markalaşma projemizle, son 6 yılda bu sayı iki katından fazlaya, yani 11 binlere ulaştı. İnovasyonda Anadolu’da ilk yola çıkan şehir olduk. ‘Yenilenin yenilmeyin’ dedik. Farklılaşmanın ve yenilikçi olmanın önemini anlattık. Türkiye’nin yenilikçi şehri olmaya aday olduk. Türkiye’de ilk defa GSO olarak 3 yıl önce inovasyon ödülleri vermeye başladık. Ve yenilikçi ürünlerimiz her yıl daha da artış gösterdi. 2008 yılında başlattığımız Ar-ge’de Gaziantep Atılımı projemizle Türkiye’nin en fazla ar-ge yapan şehri olmayı hedef koyduk önümüze. İki yılda 5 kat arttırdık TÜBİTAK’a olan proje başvurularını. Yolumuz uzun. Ama doğru yoldayız. Artık şirketlerimiz ar-ge departmanlarını kuruyor, ar-ge personeli istihdam ediyor. 2009 yılı Haziran ayında yeni teşvik sistemi ile birlikte Akıllı Sanayi projesini başlattık. Akıllı yatırım, akıllı üretim, akıllı rekabet dönemini hedef koyduk önümüze. Aklın en büyük sermaye olduğunu düşünerek, ‘aklınla bin yaşa’ sloganıyla Gaziantep sanayisinin gelecek vizyonunu ortaya koyduk Artık yaptığımız her işte aklı öne çıkarmak ve akıllı sanayi ürünlerini hedeflemek zorundayız. Oda olarak, şehrin değerlerine sahip çıkmak adına girdiğimiz bu yolda, baklavanın coğrafi tescilini Gaziantep’e kazandırdık. Bununla da yetinmedik ilk defa Türkiye’den Avrupa Birliği Komisyonu’na coğrafi işaret tescili için başvuran il olduk ve başvurumuz kabul edildi. Üniversite -sanayi işbirliğinde Türkiye’ye örnek olacak bir anlayışı hayata geçirmeye çalışıyoruz. Bunların yanında 10 yılda GSO olarak 35 fuar açtık Gaziantep’te. Bez çadırlarda başlattığımız fuarları, Türkiye’nin en modern fuar merkezine taşıdık. 5. Irak ve Komşu Ülkeler Fuarı’nı Mayıs 2010’da yine Gaziantep’te açağız.

bizde var›z

• SELÇUK İPLİK SAN. VE TİC. A.Ş. • KÖKSAN KÖKOĞLU GIDA VE TENEKE KUTU AMBALAJ • SAN.VE TİC.A.Ş. • ROYAL HALI İPLİK TEKSTİL MOBİLYA SAN. VE TİC. A.Ş. • ŞİRECİ TEKSTİL SAN. VE TİC. A.Ş. • KAŞMİR HALI SAN. VE TİC. A.Ş. • KAPLAN KARDEŞLER HALI SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. • ACARSAN MAKARNA UN GIDA SAN. TİC. A.Ş. • SAYINLAR GIDA MADDELERİ SAN. VE TİC. A.Ş. • BAYTEKS TEKSTİL SAN. VE TİC. A.Ş. • BEŞLER GIDA VE KİMYA A.Ş. • BEŞSAN MAKARNA GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. • YASİN KAPLAN HALI SAN. VE TİC. A.Ş. • UNAT YAĞ GIDA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. • TAT MAKARNACILIK SAN. VE TİC. A.Ş. • KARTAL TEKSTİL SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.

• PURE COTTON TEKS. SAN. VE TİC. A.Ş. • CANAN TEKSTİL SAN. VE TİC. A.Ş. • ERUSLU TEKSTİL SAN. VE TİC. A.Ş. • ÜNAL SENTETİK DOKUMA SAN. VE TİC. A.Ş. • BETAŞ MENSUCAT SAN. VE TİC. A.Ş. • HASIRCI TEKSTİL TİC. VE SAN. LTD. ŞTİ.

Hizmet Ödülü:

M.Atilla GÜNER GSO Meclis Başkan yardımcısı Durmuş İŞSEVER GSO Meclis Üyesi

Ar-Ge ve İnovasyon Ödülü:

• AKTEKS AKRİLİK İPLİK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. • AKMAKS SOĞUTMA VE ISITMA SAN. TİC. LTD. ŞTİ • ANADOLU MÜHENDİSLİK METALURJİ REFRAKTER SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. • ASIM SAMLI TARIM ÜRÜNLERİ İHRACAT İTHALAT VE TİCARET A.Ş. • BEŞSAN MAKARNA GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. • GÜNMAK GÜNEY DEĞİRMEN MAK. VE HELEZON SAN. TİC. LTD. ŞTİ. • GÜVEN MAKİNA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ • MİTAŞ GAZİANTEP MAKİNA İMALAT SAN. TİC. A.Ş. • NAKSAN PLASTİK SAN VE TİC A.Ş. • ÖRNEK MAKİNA SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ. • ÖZUN GIDA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ • POLAT MAKİNE-MUSTAFA POLAT • SANKO TEKSTİL İŞLETMELERİ SAN. VE TİC. A.Ş. MAKİNA ŞB. • ŞÖLEN ÇİKOLATA GIDA SAN. VE TİC. A.Ş.

• TİRYAKİ AGRO GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. • ÜNAL SENTETİK DOKUMA SAN. VE TİC. A.Ş. • ŞENOL İBANOĞLU -GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ • KURUMAN ENDÜSTRİYEL SOĞUTMA SİSTEMLERİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. • YENİGÜLER GIDA İNŞ. SAN. TİC. A.Ş. • DİRİLER MAKİNA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. • JAKARSAN MAKİNE SAN. VE TİC. A.Ş. • BULGURİUM GIDA SAN. VE TİC. LTD .ŞTİ. • DEPSAN OTOMOTİV METAL VE MAKİNE SAN. TİC. LTD. ŞTİ. • EMNİYET METAL SAN. VE TİC. A.Ş. • ENDERPEN PVC YAPI SAN. TİC. A.Ş. • ERUSLU SAĞLIK ÜRÜNLERİ • ROYAL HALI İPLİK TEKSTİL MOBİLYA SAN. VE TİC. A.Ş. • SÜPER FİLM AMBALAJ SAN. VE TİC. A.Ş. • ŞÖLEN ÇİKOLATA GIDA SAN. VE TİC. A.Ş.

Gaziantep Logosu Kullanım Belgesi alan firmalar:

• HAKSAL KURUYEMİŞ FISTIK EVİ • ULU FISTIKÇILIK İÇ VE DIŞ TİC.LTD. ŞTİ. • MİHAL RESTAURANT İŞLETMELERİ GIDA SAN. VE TİC. LTD.ŞTİ. • KURSAN GIDA PAZ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ • AYDINLAR GIDA SAN. VE TARIM ÜRÜNLERİ LTD.ŞTİ. • BEDİR UN SANAYİ A.Ş. • MERT OTOMOTİV SAN. VE TİC. LTD.ŞTİ. • MERT ÖZKELEŞ OTOMOTİV NAK. PET. TUR. SAN. İÇ VE DIŞ. TİC. LTD. ŞTİ. • AKINCIOĞLU BAKLAVALARI • SAHAN RESTORAN •TÜFEKÇİ MAKİNA


Güncel Haberler

bizde var›z

GAZİANTEP’İ ENGELLİ VATANDAŞLARIMIZ İÇİN YAŞANILABİLİR BİR KENT HALİNE GETİRMEK İÇİN ÇALIŞIYORUZ Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Asım Güzelbey İşitme Engelliler Basketbol takımına malzeme desteği yaptı.

3

YILDA 250 BİN HASTAYA HİZMET SUNULACAK 2008 yılında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımına başlanan Yaşam Hastanesi bir yıllık hızlı çalışmanın ardından hizmete giriyor. Ağustos 2009 tarihinde hastane binasının tamamlanmasının ardından tıbbi araç ve gereçleri monte edilen hastane hizmete hazır hale getirilmiştir. Yaklaşık 8 bin 500 metre kare kapalı alanı olan hastane 72 yatak kapasitesi, 12 yataklı çocuk bakım ünitesi, 5 genel yoğun bakımı, 5 acil gözlemi olmak üzere toplam 94 yatak kapasitesine sahip hastanede yılda 250 bin vatandaşa sağlık hizmetinin sunulması hedeflenmektedir. Büyükşehir Belediyesi Sağlık Daire Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, ‘Düztepe semtinde yaşayan vatandaşlarımızın sağlık sorunlarının çözümü için çağdaş hastanecilik anlayışı içerisinde tüm hemen hemen branşlarda hizmet sunabilecek Yaşam Hastanesinin tamamlandığı, çok yakında hizmete gireceği’ belirtildi.

Başkan Güzelbey, ‘Dünyada 500 milyon civarında özürlü bulunduğu, birçok ülkede her 10 kişiden birinin en az birinin fiziksel, zihinsel veya duygusal nedenlerle özürlü olduğu bilinmektedir. Ülkemizde 8,5 milyon kişinin özürlü olduğu ve durumun aileleri ile birlikte 25 milyon kişiyi yakından ilgilendiren toplumsal bir sorun olduğu üzücü bir gerçektir.

T

ürkiye Sakatlar Derneği Gaziantep Şubesi ve Gaziantep İşkur İl Müdürlüğü işbirliği ile düzenlenen ‘Ülkeme Katkı İçin Engelli Değilim’ projesinin tanıtımına katılan Başkan Güzelbey, Türkiye Sakatlar Derneği Gaziantep Şubesi tarafından kurulan ‘İşitme Engelli Basketbol Takımı’ sporcularına eşofman, ayakkabı, şort, T-Shirt, top ve çantadan oluşan çeşitli spor malzemesi hediye etti.

hdam gibi haklarını güvenceye almak ve rehabilitasyon programlarını geliştirmek önemlidir. Bu, başkalarına gereksinim duymadan yaşamlarını sürdüren, kendine yeten, üretken bireyler olabilmeleri için zorunludur.

Biz Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak bunun bilincinde olarak engelli yurttaşlarımızın yaşamını kolaylaştırmak Başkan Güzelbey, ‘Dünyada 500 milyon için atılacak adımlara önayak oluyoruz. Yerel civarında özürlü bulunduğu, birçok ülkede her 10 yönetimler ve kamu kurumları olarak bizler bu kişiden birinin en az birinin fiziksel, zihinsel veya konuda hassas olmanın ötesinde bilinçli olmalıyız’ duygusal nedenlerle özürlü olduğu bilinmekte- diye konuştu. dir. Ülkemizde 8,5 milyon kişinin özürlü olduğu ve durumun aileleri ile birlikte 25 milyon kişiyi Gaziantep’i engelli vatandaşlarımız yakından ilgilendiren toplumsal bir sorun olduğu için yaşanılabilir bir kent haline getirmek için üzücü bir gerçektir. çalışmalarını sürdürdüklerini söyleyen Güzelbey, engelli gençlerimiz için yapılan bütün faaliyetlerin Ülkemizde yaklaşık 8,5 milyon en- destekçisi olmaya devam edeceğiz’ diye konuştu. gelli vatandaşımız yaşıyor. Bunların büyük bir kısmı da temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor. BuKalender Plazada düzenlenen etkinliğe nun yanında planlanmamış şehirler de onların Gaziantep Valisi Süleyman Kamçı, Gaziantep yaşamını zorlaştırıyor. Çünkü şehirlerimiz, yıllar önce engelli vatandaşlarımız düşünülerek inşaa Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Asım Güzelbey, Oğuzeli Kaymakamı Mehmet Akif Celep, edilmemiştir’ dedi. Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Başkan Güzelbey, ‘Engelli yurttaşlarımızın Oğuzeli Belediye Başkanı Bekir Öztekin, GTO yeterlilik ve işlevselliklerini en üst düzeye Başkanı Mehmet Aslan, dernek üyeleri ve çıkarmak, eğitim, sağlık, toplumsal destek ve isti- yakınları katıldılar.

YALNIZ ŞEHRİMİZİN DEĞİL BÖLGEMİZİN DE ÖNEMLİ SAĞLIK MERKEZLERİNDEN BİRİSİ OLACAKTIR Sağlık Daire Başkanı Muhtar Akyol, ‘Yaşam Hastanesinde Kadın Hastalıkları, Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Genel Cerrahi, Dahiliye, Kardiyoloji, Gastroentoloji, Plastik Cerrahi, Cildiye, Beyin Cerrahisi, Ortopedi, Göğüs Hastalıkları, Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi, Göz Hastalıkları, Nöroloji, Üroloji dallarında hizmet verecek olan hastane gelişmiş laboratuar, MR, Kemik Dansitometresi, USG cihazları ile tetkik yapma gibi modern imkanlara sahiptir’ dedi. Akyol, ‘Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Asım Güzelbey’in öncülüğünde Gaziantep yeni ve modern bir hastaneye kavuşmuş bulunmaktadır. Hastanemiz yalnız şehrimizin değil bölgemizin de önemli sağlık merkezlerinden birisi olduğunu çok yakın zamanda kanıtlayacaktır’ diye konuştu.


Güncel Haberler

4

K

bizde var›z

Küçük öğrencilerden örnek davranış

adriye Abdulkadir Özgözöner İlköğretim Okulu 2-B sınıfı öğrencileri, Şahinbey Belediyesi’nin temizlik kampanyasına destek verdi. Küçük öğrenciler kampanyanın önemine vurgu yapmak için okul içi ve dışında çöp topladılar. İlçe belediyesi tarafından düzenlenen kampanyaya Türkiye Tabiatını Koruma Şube Başkanı Doğan Özdinç’te destek verdi. Özdinç, küçük öğrencilerle birlikte çöp topladı. Şahinbey Belediyesinin temizlik kampanyasına destek veren küçük öğrenciler daha temiz ve sağlıklı bir çehrede yaşamak istediklerini dile getirdiler. Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu tarafından başlatılan temizlik kampanyasına sonsuz destek verdiklerini açıklayan Kadriye Abdulkadir Özgözöner İlköğretim Okulu Müdürü Özcan Güvenç, öğrencilerin ortaya koyduğu bu davranışın büyüklere örnek olmasını temenni etti. “BU KAMPANYA TÜM ÇEVRELERCE DESTEKLENMELİ” Türkiye Tabiatını Koruma Şube Başkanı

Doğan Özdinç, Şahinbey Belediyesinin başlattığı temizlik kampanyasının tüm çevreler tarafından

desteklenmesini istedi. Doğanın korunması için çevre temizliğinin şart olduğuna dikkat çek-

en Doğan Özdinç, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’na bu konuda başlattığı

çalışmalardan dolayı teşekkür etti.

“LÜTFEN ÇÖPLERİMİZİ ÇÖP KUTU-

SUNA ATALIM”

Kampanyanın insanların temiz bir çevrede

yaşayabilmeleri için düzenlediğini dile getiren öğrenciler, “Belediyemizin düzenlediği kampa-

nyaya destek veriyoruz. Büyüklerimizin bizlere daha temiz bir çevre ve doğa bırakmasını istiyor-

uz. Evimizi ve okulumu temiz tutmalıyız. Çok iyi bilinmeli ki her türlü hastalık pis çevrelerde ortaya çıkar. Bizler bu nedenle bugün okulumuzun çevre-

sini temizliyoruz. Umarız yaptığımız bu çalışma büyüklerimize örnek olur” diye konuştular.

ŞAHİNBEYDEN GÖRME ENGELLİLERE BEYAZ BASTON DAĞITIMI

TÜRKİYE AİHM’DE YÜKSEK TAZMİNATLARA MAHKUM EDİLİYOR

Şahinbey Belediyesi 3 Aralık Dünya Engelliler Haftası kapsamında Görme engelli 200 dernek üyesine beyaz baston dağıttı.

Ş

ahinbey Kültür Merkezinde düzenlenen programa Şahinbey İlçe Kaymakamı

Ali Çınar, Şahinbey Belediye Başkanı Mehm-

et Tahmazoğlu, Belediye Başkan Yardımcıları, GÖRBİR Gaziantep Şube Başkanı Mehmet Aysel,

Türkiye Görme Engelliler Derneği Gaziantep Şube

Başkanı Ekrem Kılıç, Beyaz Baston Görme Engelliler Derneği Gaziantep Şube Başkanı Ali Rıza Bakır, Altı Nokta Körler Derneği Gaziantep Şube Başkanı Hacı Karabay ve dernek üyeleri katıldı.

Tüm üyeleri adına bir konuşma yapan

GÖRBİR Gaziantep Şube Başkanı Mehmet Aysel,

“engelli vatandaşlarımızın hakkını savunmak için en-

gelli olmaya gerek yok evinizde beş dakika elektrik gidip karanlıkta kaldığınızda kimseyi karanlıkta koy-

ma diyorsunuz ama biz yıllardır karanlıkta yaşıyoruz.

Engelli olmak bizim tercihimiz değildir. Bizler günlük yaşamlarımızda çeşitli sıkıntılar yaşıyoruz. Sağolsun

Şahinbey Belediye Başkanımız Mehmet Tahmazoğlu bu zamana kadar bizlere her konuda yardımcı oldu.

Bu günde yine bizleri hatırladı kendisine dernek üyelerimiz adına çok teşekkür ediyorum.”dedi.

Tüm engellilerin 3 Aralık Dünya Engelli-

ler Haftasını kutlayarak sözlerine başlayan Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, “bizler engelli vatandaşlarımızı yılda bir gün değil 365 günü

düşünüyor ve çalışmalarımızı o yönde sürdürüyoruz. Göreve geldikten sonra ilçemiz genelinde yeni yapılan tüm kaldırımları engelli vatandaşlarımızın kullanacağı şekliyle iniş ve çıkışı olacak şekilde yapıyoruz. Önümüzdeki günlerde de eski yapılan kaldırımlarıda engelli vatandaşlarımızın kullanacağı şekliyle düzenleyeceğiz. Geçtiğimiz aylarda Şahinbey Kaymakamlığımızla birlikte 30 engelli vatandaşımıza akülü tekerlekli sandalye dağıttık. Bugünde 200 engelli vatandaşımıza beyaz baston dağıtacağız. Bizler her zaman engelli vatandaşlarımızın yanındayız.”dedi. Program sonunda Şahinbey İlçe Kaymakamı Ali Çınar ve Başkan Tahmazoğlu dernek üyelerine baston dağıtımı yaptı.

Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nce (AİHM) çok yüksek tazminatlara mahkum ediliyor. Son olarak da bir trafik kazası sonucunda yüzde 100 özürlü hale gelen bir kişinin, başvurusu üzerine açılan davada Türkiye’nin 297 bin euroyu ödemesine hükmedildi. 2000 yılında Bursa’da geçirdiği trafik kazası nedeniyle yüzde 100 özürlü hale gelen Osman Yılmaz, Türkiye’de hukuk süreci sonucunda belirlenen tazminatın kendisine ödenmesinin devlet tarafından sağlanmadığı gerekçesiyle AİHM’ye başvurdu. AİHM, sonuçlandırdığı davada insan hakları ihlali olduğu kanısına vararak Türkiye’nin, Yılmaz’a maddi tazminat olarak 293 bin 149, manevi tazminat olarak da 3 bin 900 euro olmak üzere toplam 297 bin 49 euroyu ödemeye mahkum etti. >ANKA


bizde var›z

Güncel Haberler

5

“AB’YE ÜYELİĞİMİZ AB’NİN KÜRESEL AKTÖR OLMASINI DA BERABERİNDE GETİRECEKTİR” Toplantının açılışında bir konuşma yapan Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Başkanı Mehmet Aslan, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) tam üyeliği konusunda açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin AB’ye üyeliğini desteklediklerini ve Gaziantep’teki birçok kurum ve kuruluş ile el ele gayret gösterdiklerini kaydetti. “AB’ye tam üyelik Türkiye’nin lehine olacaktır. Özellikle ekonomi, insan hakları ve demokratikleşme konusunda büyük fayda sağlayacaktır diye düşünüyorum. AB’nin de Türkiye’ye ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Tam üyeliğimiz AB’ye yük olmaktan ziyade AB’nin küresel aktör olmasını da beraberinde getirecektir. Türkiye öyle eften püften bir ülke değildir. Türkiye AB için önemli bir ülkedir. Karşılıklı bir menfaat ilişkimiz var. Biz bir kıza talip olduk açıkçası, kızı verirler vermezler. Verirlerse kızlarına iyi bakarız ama vermezlerse esas olan bizim oğlanımızın iyi bir vaziyette olmasıdır. Biz o hale gelirsek bize kız çok. Esas olan o seviyeye gelmeyi sağlamaktır. Türkiye’nin AB’ye tam üyeliği konusunda muhatabımız Avrupa Parlamentosu’dur. İç siyasette AB üyesi ülkelerin liderlerinin söyledikleri bizi fazla ırgalamaz. Yeri geldiğinde bizler de söylüyoruz. Önemli olan anlaşma çerçevesinde üzerimize düşeni eksiksiz yapmamızdır. Demokrasimizin gelişmesi ve ülkemizin kalkınması için üzerimize düşeni fazlasıyla yapmamız gerektiğini düşünüyorum.” Türkiye’den alacağı çok şey var. Yani eninde sonunda AB, Türkiye’yi alacaktır. Birazcık kız Türkiye’nin AB fonlarından yeteri kadar tarafı naz ediyor o kadar” şeklinde konuştu. yararlanamadığını savunan Aslan, “Biz de ülke olarak AB fonlarına kaynak aktarıyoruz. Aldığımız “KÖTÜ GÜNLER GERİDE KALDI, fonlar itibarıyla ödediğimiz kaynağa henüz ZOR, SIKINTILI GÜNLER GERİDE ulaşamadık. Aldığımız fonlarla neler yapıldığını KALDI” günlük hayatta görebilirsiniz. Mesela biz GTO Toplantıya katılan KOSGEB Başkanı olarak birçok projeyi hayata geçirdik. Çok önemli Mustafa Kaplan da, Gaziantep’in sanayi ve ticaret kazanımlar elde ettik. Dünyaya açılımı sağlamak, alanında yakaladığı başarıya övgüler yağdırarak işletmeleri verimli hale getirmek için bu kaynaklar başladığı konuşmasında, ekonomik krizin ulaştığı önemli. AB’ye entegrasyon konusunda her alanda nokta hakkında bilgiler verdi. “Küresel kriz dehazırlıklı olmalıyız. Biz o noktaya geldiğimizde nilen bu tecrübe ortamında daralan ticaret, ihraAB’ye girip girmemek bizim gönlümüze olacak” catta görülen keskin düşüş ve bozulan beklentiler diye konuştu. nedeniyle yatırım ve tüketim harcamaları ertelen-

krizin etkilerinin azalma eğilimine girdiği görülmektedir. Bu gelişmeler yavaş ve istikrarsız da olsa toparlanma umutları yeşermektedir. Son açıklanan sanayi üretim endeksi rakamları da kalıcı bir iyileşmeden bahsedebileceğini göstermektedir. Yani kötü günler geride kaldı. Zor, sıkıntılı günler geride kaldı. Hiç bir kriz ilelebet sürmez. Krizler belli bir dönem alacaktır. Yapılan araştırmalara göre 18 ayı geçen kriz olmadığı görülmektedir. Geçen süreye bakıldığında krizi sonlandırdığımızı rahatlıkla söyleyebiliriz ama tartışmaları sürecektir. Yaşanan gelişmeler iyileşmenin kalıcı olacağı günlere işaret etmektedir.”

“KREDİLERİMİZLE KILCALLARDA KANIN DOLAŞIMINA KATKIDA BULUNDUK” KOSGEB olarak işletmelere kaynak sağlamaya çalıştıklarını dile getiren Kaplan, “KOBİ’lerin finansmana kolay ulaşmasını sağlamaya çalışıyoruz. Elimizdeki tüm kaynakları kullanma noktasında sonuna kadar kullanıyoruz. 2008 yılında sıfır faizli krediler verdik. Verdiğimiz kaynakların total fayda anlamında çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Verdiğimiz kredilerle kılcallarda kanın dolaşımına katkıda bulunduk. 2,5 milyar TL gibi bir rakamın bir ayda 100 bin işletmeye dağıtılmasının başvurularını aldık. Yoğun talep gördü. KOBİ’lerimizin nakit akışına önemli katkı sağlayacaktır” dedi.

Açılış konuşmalarının ardından Devlet Planlama Teşkilatı AB Bölgesel Programları Dairesi Başkan Vekili Serkan Valandova, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’ndan ekonomist Esen Çağlar, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı di. İktisadi faaliyetlerde azalma gözlendi. DünyaGaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. da etkin bir aktör olan ülkemiz de bu krizden et- AB Katılım Öncesi Yardım Aracı Merkez Başkanı Dr. Yavuz Coşkun da, Türkiye’nin; kendisinin kilenmektedir. Bu ortamın KOBİ’lerimizi tedirgin Mehmet Aydın ve Çukurova Üniversitesi Elektrikanlayamadığı kadar önemli bir ülke olduğunu etmesi de kaçınılmazdır” diyen Kaplan, sözlerini Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi belirterek, “Türkiye çok önemli bir ülke. şöyle sürdürdü:”Uygulanan parasal ve mali ted- Prof. Dr. Hamit Serbest, “Bölgesel Kalkınmada AB, Türkiye’siz asla yapamaz. Bizim onlar- birlerin katkısıyla 2009’un üçüncü çeyreğinde KOBİ’lerin Rolü” konulu panelde sunumlarını gerçekleştirdiler dan alacağımız çok şey olduğu gibi onların da

Başkan Tahmazoğlu’ndan duyarlı davranış

Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu örnek bir davranış sergileyerek, iş merkezi girişinde yaşayan ve yetkililerden yardım isteyen 75 yaşındaki Hasan Koç’u Gaziantep Valiliği işbirliği ile Gaziantep Huzur evine yerleştirdi.

Hasan Koç geçtiğimiz hafta yerel gazeteler aracılığı ile yardım istemişti. Hasan Koç’un bu

isteğine duyarsız kalmayan Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu zabıta Müdürlüğüne talimat vererek, huzur evine yerleştirilmesini

istedi. Şahinbey Belediyesi Zabıta Müdürlüğü

Ali Veli İş Merkezi girişinde iş merkezi ekipleri de Hasan Koç’u alarak Gaziantep Huzur sakinlerinin yardımları ile yaşamını sürdüren evine yerleştirdi.


6

Güncel Haberler ŞAHİNBEYDE GENÇLİK MERKEZİ AÇILDI

Şahinbey Belediyesi tarafından yapılan Mimar Sinan Gençlik Merkezinin resmi açılışını Maliye Bakanı Mehmet Şimşek yaptı. Mimar Sinan Mahallesinde hizmete açılan gençlik merkezi açılış törenine Maliye Bakanı Mehmet Şimşek yanı sıra, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Tanrıverdi, Ak Parti Gaziantep Milletvekili Fatma Şahin, Gaziantep Valisi Süleyman Kamçı, Şahinbey İlçe Kaymakamı Ali Çınar, Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu, Oğuzeli, Belediye Başkanı Bekir Öztekin, Kurum Müdürleri, Belediye Meclis Üyeleri, Muhtar ve vatandaşlar katıldı. Mimar Sinan Gençlik Merkezi açılış konuşmasını yapan Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, göreve geldikleri günden bu yana kamu kurum ve sivil toplum örgütleri ile işbirliği içinde olduklarını ifade ederek, “Gaziantep ilimizde genç bir nüfusa sahibiz, bu nedenle yatırımlarımızı geleceğimizin teminatı çocuklarımız için yapıyoruz. Bugün açılışını yaptığımız gençlik Merkezimizde 1500 öğrencimiz SBS VE ÖSS eğitimi almaktadır. Diğer sosyal tesislerimizde 1700 kursiyerimiz çeşitli kurslarda eğitim almaktadır. Belediye olarak sosyal alanda hizmet yapıyoruz. Şahinbey Kaymakamlığımız işbirliği ile 30 engelli vatandaşımıza akülü tekerlekli sandalye hediye ettik. Yine kaymakamlığımız ve zirve üniversitemiz işbirliği ile gençlerimizi evliliğe hazırlamak için evlilik okulu açtık. 200 görme engelli vatandaşımıza beyaz baston dağıttık. Yine toplum yararına çalışma kapsamında 168 vatandaşımıza iş imkanı ve 590 vatandaşımıza da günlük 15 TL almak şarttı ile çeşitli kurslarda eğitim verilmektedir.”dedi. Açılış konuşmasında birer konuşma yapan Gaziantep Valisi Süleyman Kamçı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Tanrıverdi, Gençlik Merkezinin Gaziantep’e sağlayacağı yararlardan bahsederek, Şahinbey Belediye Başkanımız gerçek anlamda sosyal belediyecilik yapmaktadır.

Böyle bir tesisi vatandaşın hizmetine sunduğu için kendisine ve ekibine teşekkür ediyoruz.”dediler. Açılış töreninde bir konuşma yapan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bugün açacağımız Gençlik Merkezinin sayesinde gençlerimiz eğitim alacaklar. Bildiğiniz gibi işsizliğin temel sorunu eğitimdir. Biz hükümet olarak en çok yatırımı eğitim alanına yapıyoruz. Bununla birlikte Üniversitelerimize ekstra kaynaklar sağlayarak eğitime yatırımlar yapmaktayız. Cumhuriyet tarihinde eğitime en çok yatırım yapan Hükümet AK Parti Hükümetedir” dedi. Gaziantep’teki yapılan çalışmaları da değerlendiren Şimşek, son dönemlerde yerel yönetimlerde Gaziantep’in büyük bir atılım içinde olduğunu söyledi. Mehmet Şimşek, Gaziantep’ birçok projeye imza atıldı. Bunlardan birisi de bugün açılışını yapacağımız Gençlik Merkezi. Bu gençlik merkezi eğitime destek verecek olan bir tesis. Bu nedenle başta belediye başkanımız olmak üzere tüm emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Daha sonra protokol üyeleri açılış kurdelesini keserek gençlik merkezini dolaştılar. Gençlik merkezinin gezen bakan ve davetliler, gençlerle sohbet ederek derse bir süre eşlik ettiler. Bakan Şimşek Gençlik merkezi içindeki teknolojik donanımı çok beğendiğini ifade ederek, gençlerden sıkı çalışarak başarılı olmalarını istedi. Gaziantep’in eğitimde başarılı olması gerektiğini de vurgulayan Şimşek, “Genç nüfus yoğun. Bunun için çok çalışarak iyi yerler kazanmalısınız” dedi. Gençlerle satranç oynayan Bakan Şimşek, merkezde bulunan golf salonunda da golf oynadı. Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’yla da bir masa tenisi maçı yapan, Maliye Bakanı Şimşek, masa tenisindeki başarısıyla dikkat çekti. Açılış anısına bir pasta kesilen Gençlik merkezinde, gezi sırasında bakan Şimşek’e kursiyerler tarafından el yapımı Türk Bayrağı hediye edildi.

bizde var›z

HZ. MUHAMMED’İN ÖRNEK OLACAK ENGELLİ İSTİHDAMI

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Çalışma Ekonomisi Bölümü Sosyal Siyaset Uzmanı Prof. Dr. Ali Seyyar, engelli sahabelerin toplumla iç içe olabilmesi için Hazreti Muhammed (sas) tarafından değişik konularda istihdam edildiğini söyledi. Bilecik’in Bozüyük ilçesinde Banu Çiçek Hanımlar Derneği tarafından düzenlenen “Hedef; Engelleri Aşmak” konulu konferansta konuşan Prof. Dr. Seyyar, Asr-ı Saadet’teki engelli sahabelerin yaşantısından örnekler verdi. Hazreti Muhammed(sas)’in, engelli sahabeleri toplumla sürekli olarak diyalog halinde ve iç içe olabilmeleri için, değişik alanlarda istihdam ettiğine dikkat çeken Prof. Dr. Seyyar, “Böylece onların aktif ve etkin olabilmelerinin zeminini oluşturmuştur. Özürlülüğün, hem Allah’a kul olmaya, hem de toplum hayatına tam olarak katılmaya bir engel olmadığını Allah’ın Resulü (s.a.v) böylece göstermiştir.” dedi. Günümüzdeki engellilerin önündeki engelleri aşabilmeleri için desteklenmesi gerektiğini söyleyen Seyyar, Hz. Muhammed(sas)’in ‘Kim bir engelliye 40 adım refakatçilik ederse o kişiye cennet vacip olur’ hadisini aktardı. Halk Eğitim Merkezi’nde ilçe halkının büyük ilgi gösterdiği konferansın sonunda sahneye çıkan bedensel engelli Ayhan Yarıcı, yaptığı tek kişilik gösteriyle izleyenlere keyifli dakikalar geçirtti. Konferans bitiminde Prof. Dr. Ali Seyyar, “Yıldızlar Engel Tanımaz” isimli kitabını sevenleri için imzaladı. >CHA

2 KİŞİLİK KONTENJAN İÇİN 274 ADAY Milli Eğitim Bakanlığı tarafından

Malatya Milli Eğitim Müdürlüğü’nde 2 engel-

li vatandaşın memur olarak görevlendirileceği sınava 274 engelli girdi. Malatya Milli Eğitim Müdürlüğü’nde 2 engelli vatandaşın memur olarak görevlendirileceği sınav Atatürk Kız

Lisesi’nde gerçekleştirildi. Sınav ile ilgili bilgi veren İl Milli Eğitim Müdürü Mehm-

et Bulut, beklentilerinin üzerinde müra-

caat olduğunu söyledi. Bulut, “Milli Eğitim

Bakanlığı’nın özürlü vatandaşlara yönelik açtığı bir sınavı gerçekleştiriyoruz. Milli Eğitim İl Müdürlüğümüz bünyesinde 2 engelli vatandaşımız memur olarak görevlendiril-

ecek” dedi. >BizimGazete


bizde var›z

Güncel Haberler

7

ÖZÜRLÜLERİN 17 YILLIK RÜYASI GERÇEK OLDU Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanımız Selma Aliye KAVAF’ın, Birleşmiş Milletler 64. Genel Kurulu’nda, BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme’nin onay belgesinin verilmesi ve İhtiyari Protokolün imzalanmasına ilişkin yaptığı açıklama şöyledir: “Hükümetimiz özürlü haklarında son olarak adeta bir devrim gerçekleştirmiştir. Bunu özürlü vatandaşlarımıza müjdelemekle gurur duyuyorum. Türkiye, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda özürlü haklarına ilişkin tarihi bir adım atmış; özürlülerin 17 yıllık hayali, AK PARTi iktidarında gerçeğe dönüşmüştür. Birleşmiş Milletler 64. Genel Kurulu’nda düzenlenen törende, Dışişleri Bakanımız Ahmet Davutoğlu, BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme’nin onay belgesini vermiş ve İhtiyari Protokolü imzalamıştır. Özürlülerimiz bundan böyle Türkiye’de iç hukuk yolları tükenince, tıpkı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi örneğinde olduğu gibi, Engellilerin Haklarına İlişkin Komite’ye başvurabileceklerdir. Sözleşme ile aynı zamanda diğer sözleşmelerde tanınan haklardan özürlülerin tam ve eşit olarak yararlanması konusunda alınması gereken tedbirler de açıklık kazanmış olmaktadır. Bu Hükümetimizin özürlülük alanında yaptığı reformların arkasında duracağının taahhüdüdür. AK PARTİ iktidarının sessiz bir devrimidir. Bu süreç bugünün değil, 17 yıllık bir özlemin ürünüdür. Bilindiği gibi, geçmişten günümüze özürlüler; eğitim hakkı, özgürce hareket edebilme, toplumda bağımsız yaşama, iş edinme, bilgiye erişim, uygun sağlık hizmetlerinden faydalanma, politik haklarını kullanma, kendi kararlarını alma haklarından mahrum bırakılmışlardır. Engelli Kişilerin Hakları Sözleşmesinin kabulüne kadar Birleşmiş Milletler pek çok kez özürlülük ve insan hakları konusunu müzakere etmiştir. Bu süreçte, 1982 yılında, Genel Kurul, ülkelerin gelişmişlik düzeyine bakılmaksızın özürlülerin toplumsal yaşama tam katılımını sağlamak

için, Özürlüler Dünya Eylem Programını kabul etmiş ve 1993-1992 yıllarını BM Özürlüler On Yılı olarak ilan etmiştir. Bu sürecin sonucunda hazırlanan ve amacı; özürlülerin tüm insan hak ve temel özgürlüklerinden tam ve eşit şekilde yararlanmasını teşvik etmek, korumak ve sağlamak, varlıklarından kaynaklanan onurlarına saygıyı güçlendirmek olan Birleşmiş Milletler “Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme”sini; ülkemiz Birleşmiş Milletler tarafından imzaya açıldığı tarih olan 30 Mart 2007 tarihinde 80 ülke ile birlikte imzalamıştır. Sözleşmeye ilk imza atan ülkeler arasında yer almamızın yanı sıra, konuya verdiğimiz önemin gereği olarak sözleşme’nin 3 Aralık 2008 Dünya Özürlüler Günü’nde 5825 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunmuş ve Bakanlar Kurulu’nun 27.5.2009 tarih ve 2009/15137 sayılı kararıyla da onaylanmıştır. Birleşmiş Milletler “Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme’sinin ihtiyari protokolün imzalanması süreci ise, Bakanlığıma bağlı Özürlüler İdaresi Başkanlığı’nın, söz konusu Sözleşmenin, ülkemizin insan hakları temelli özürlülük politikalarının gelişmesi ve güçlenmesine katkı sağlayacağı yönündeki değerlendirmesi çerçevesinde, 22.09.2008 tarih ve 1964 sayılı yazımızla başlatılmıştır. Sözleşmenin Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından imzalanarak onay sürecinin tamamlanması sonucunda, Birleşmiş Milletler 64. Genel Kurulu Sözleşme Etkinliği kapsamında düzenlenen törende, Dışişleri Bakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu, BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme’nin Türkiye’nin onay belgesini vermiş ve İhtiyari Protokolü imzalamıştır. İhtiyari Protokol ile kişi ve gruplara sözleşmenin uygulanmasını denetlemek üzere kurulan Engellilerin Haklarına İlişkin Komite’ye, iç hukuk yolları tükendikten sonra başvuru imkânı tanınması bu alanda atılmış çok önemli bir adımdır. Hükümetimizin ve yüce meclisimizin konuya olan desteği, özürlülerin toplumsal hayata onurlu, üretken ve bağımsız bireyler olarak tam ve eşit katılımının sağlanmasına yönelik çalışmalarımızı daha ileriye taşımak açısından güç kaynağı olmuştur. Çünkü Sözleşme ile diğer sözleşmelerde tanınan haklardan özürlü kişilerin tam ve eşit olarak yararlanması konusunda alınması gereken tedbirler de açıklık kazanmıştır. Özürlü kişilerin ekonomik, sosyal, siyasi ve kültürel yaşamdaki insan haklarının korunması

NEJAT KOÇER: “SANAYİ ÜRETİMİNDEKİ ARTIŞ UMUTLARIMIZI ARTTIRDI” Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Başkanı Nejat Koçer, sanayi üretiminin Ekim ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,5, bir önceki aya göre ise yüzde 13,7 oranında artmasının önemli bir gelişme, gelecek aylar için de önemli bir işaret olduğunu söyledi. Koçer, yaptığı açıklamada, Kasım ayı ile ilgili rakamlarda da aynı iyileşmenin geleceğini umut ettiklerini, Ekim ayıyla ilgili açıklanan bu sonuçların iyileşme umutlarımızı artırdığını belirtti. ***

Beklenen iyileşmenin son çeyrekte yavaşta olsa kendini göstermeye başladığını ifade eden Koçer, ‘’Açıklanan bu rakamlar Türkiye için çok anlamlıdır. Üretimin artması, istihdamında artacağına işarettir. Ekonomik tedbirlerin devam etmesi ve yeni tedbirlerin alınmasıyla birlikte 2010 yılı başından itibaren yeni bir sürece girebilmek için umutlarımız artıyor’’diye konuştu.

ve geliştirilmesi kapsamında şekillenmesine katkı yapacak olan Sözleşme, onların toplumsal yaşamda diğer bireylerle eşit koşullarda yer almasını teşvik etmesi ve sürdürülebilir kalkınma için vazgeçilmez bir grup olduğunu vurgulaması bakımından büyük önem taşımaktadır. Görüldüğü gibi, Türkiye’nin önemli sosyal sorunlarından biri olan özürlülük alanında da çağdaş yaklaşımlara uygun şekilde sağlam ve kararlı adımlarla ilerlemekteyiz. Hükümetimiz döneminde oluşturulan ve özürlülük alanında önemli kazanımlar sağlayan reform niteliğindeki mevzuatın; eğitim, sağlık, rehabilitasyon, istihdam, ulaşılabilirlik, uygun yaşam standardı ve sosyal koruma gibi bir çok alanda BM Özürlü Kişilerin Hakları Sözleşmesi ile uyumlu olması; Sözleşmenin imzalanması, onaylanmak üzere TBMM Genel Kuruluna getirilmesi ve ihtiyari protokolün imzalanması sürecini oldukça kısaltmıştır. Bu vesile ile iç hukukumuzun evrensel ilkeler paralelinde düzenlenmiş olduğunu görmemiz bizi ayrıca mutlu etmiştir. Hükümet olarak temel hedefimiz, özürlülerle ilgili tüm sorun alanlarının, temel insan hakları çerçevesinde, fırsat eşitliği sağlanarak, ayrımcı uygulamalara yer vermeksizin çözümlenmesi; özürlülerin üretken, istihdam edilen, saygıdeğer ve eşit haklara sahip birer birey olarak toplumsal yaşama tam katılımlarının sağlandığı bir Türkiye’nin oluşturulmasıdır. Bu büyük hedefe giden yolda destek veren herkese teşekkür eder, Birleşmiş Milletler “Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme’ sinin ve İhtiyari Protokolün, özürlü bireylerin topluma eşit ve tam olarak katılmalarına katkı sağlaması dileği ile Ülkemize hayırlı olmasını temenni ederim.”


Güncel Haberler

8

bizde var›z

KADINLAR KATKI PAYINDAN MUAF TUTULMAK İSTİYOR Geçimini sağlayan 15 bin ev kadınına tZL ödenek’ darbesi Türkiye’nin dört bir yanında kadınların kurduğu 60’a yakın kooperatif var. Kimi engellilere eğitim veriyor, kimi el sanatlarıyla uğraşıyor, kimi de dikiş işleriyle. Amaç hem ev kadınlarını iş hayatına kazandırmak hem de bir nebze olsun aile bütçesine katkıda bulunmak. Zaten birçoğu sosyal ve kültürel çalışmalarda bulunuyor. Hükümet, kooperatiflere üye olmak için gereken ortaklık payını 100 kat artırdı. Bu durum yoksul ev kadınlarının üye olduğu 60 civarındaki kooperatifi vurdu. Kadınlar, kendilerinin kapsam dışı tutulmasını istiyor. Türkiye’nin dört bir köşesindeki yaklaşık 15 bin dar gelirli ve eğitimsiz ev kadını, kadın kooperatifleri sayesinde sosyal ve ekonomik hayata katılma şansı elde ediyor. Ancak sayıları 60’ı bulan ve giderek daha çok

değerini 1 TL’den 100 TL’ye çıkarması, kendi yağında kavrulmaya çalışan kadın kooperatiflerinin kâbusu oldu. Kararın uygulamaya konması ile birlikte çocuk eğitimi, meslek kursları ve sosyal-kültürel çalışmalar alanında faaliyet gösteren toplam 60 kadın kooperatifi, maddi sıkıntı nedeni ile kapanma noktasına gelecek. Ev kadınları hükümetin yapı, tüketim veya taşıma alanlarında faaliyet gösteren büyük kooperatiflerin sermaye birikimini artırmak için bu yola başvurduğunu ancak kendilerinin de aynı kapsama alınmasının yanlış oluğunu belirtiyor. Kadınlar, kadın koopilgiyle karşılanan kadın kooperatifleri, hükümetin eratiflerinin yasa değişikliğinden muaf tutulması ‘ödenek’ kıskacına takılmış durumda. Bakanlar için bayram sonrası başta Kadın ve Aileden Sokurulunun Temmuz sonunda aldığı bir kararla ko- rumlu Devlet Bakanı Selma A. Kavaf olmak üzere operatiflere üye olmak için gereken ortaklık payı hükümet yetkililerinin kapısını çalacak..

ŞAHİNBEY EVLİLİK OKULU AÇTI Şahinbey Belediyesi, Şahinbey Kaymakamlığı ve Zirve Üniversitesi işbirliği ile evlilik okulu açtı. Şahinbey Belediyesi Kültür Merkezinde düzenlenen evlilik okulu açılış paneline Şahinbey İlçe Kaymakamı Ali Çınar, Gaziantep Zirve Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Kısa, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Ak Parti Şehitkamil İlçe Başkanı Cuma Güzel, Gaziantep Baro Başkanı Avukat Aziz Canatar, İl Özel İdare Genel Sekreteri Cafer Yılmaz, Şahinbey Belediye Başkan Yardımcıları, Muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.

E

vlilik Okulu’nun açılış konuşmasını yapa Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, belediyelerin görevinin, yol, park ve kaldırımı yapmaktan ibaret olmadığına dikkat çekti. Sosyal projelerde de vatandaşa hizmet götürmenin belediyenin görevi olduğunun altını çizen Başkan Tahmazoğlu, bu çerçevede sosyal amaçlı birçok projeyi hem Şahinbey Kaymakamlığı hem de sivil toplum kuruluşları ile sürdürdüklerini ifade etti. Evlilik müessesini önemsediğini belirten ve bunun için de evlilik okulunu başlattıklarını ifade etti. Başkan Tahmazoğlu, “Şunu gördük ki, evlenmek için gelen çiftlerimiz önemli bir hayat yolculuğuna çıkarken bu iş için hazır değiller. Bu işin eğitimini almıyorlar, en basitinden bir bilgisayar veya daktilo kullanmak için dahi aylarca kursa gidip eğitimi alınıyor ancak hayat yolculuğu gibi bir yolculuğa çıkmaya hazırlanırken bu işin eğitimi alınmıyor. Gençlerimizi evlilik hakkında bilgilendirmek istedik. Fikrimizi Zirve Üniversitesi Rektörü Prof. Dr Adnan Kısa ve Şahinbey Kaymakamı Ali Çınar ile paylaştık. Onlarında desteğini alarak bu işe başladık.” dedi. Evlenecek çiftlerin, Zirve Üniversitesi’nden gelecek hocalar tarafından kursa alınacağını belirten Başkan Tahmazoğlu, “Kursun amacı, gençlerimizin hayata hazırlanmasına yardımcı olmak. Evlilik Okulu deyince insanlar, ‘beylere hanım, hanımlara bey mi bulacaksınız’ diyorlar. Bu bir çöpçatanlık müessesi değil. Evlenmek için belediyemize müracaat eden nişanlı çiftlerimiz bu eğitimlere alınacak. Bu bir başlangıç ileride evli çiftlerimizi de bu okula kabul edeceğiz. Bu okulun faydasının olacağına inanıyorum.” diye konuştu.

dikkat çekti. Kısa, “Bizde üniversite olarak üzerimize düşen görevi en iyi şekilde yerine getirmek istiyoruz. Evlilik, aile birliği adına önemli bir müessese. Bu okulda aile birliğinin önemi göz önüne alınarak kuruldu. Kurs sonunda gençlere evlilik ehliyeti verilecek. Üniversite olarak kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapıyoruz. Sosyal sorumluluk projelerine akademik anlamda destek olabilmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı. Şahinbey Kaymakamı Ali Çınar da Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’nun, şehrin önemli sorunlarına dikkat çekmek için çalıştığını belirterek, “Diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliği ve ruh birliği yapmaya gayret ediyor. Başkanımızı kutluyorum. Vatandaşlarımızda uzatılan elleri boşta bırakmıyorlar onlara da teşekkür ediyorum.” dedi. Gençlere milli ve manevi değerlerini aktarmasını isteyen Çınar, bunun yapılacağı yerin de evlilik okulu olduğunu ifade etti. Çınar, “Gençlerimize bu okula davet ediyorum. Bilgi ve donanıma sahip olmayan gençlerimiz ilk aylarında dahi sorunlarla karşılaşıyor. Bu okuldan alınan bilgilerle daha sağlıklı evlilikler olacağına inanıyorum.Toplumumuzda anne ve babanın rolü çok önemli. Anne ve baba adayı gençlerimizin de kendilerini gelişmesi lazım.” diye kaydetti.

Yapılan konuşmalar ardından Zirve Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Doç. Dr. Fatih Töremen, Zirve Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayhan Uçar, Zirve Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Durhan ve Eğitim Fakültesi Öğretim Zirve Üniversitesi Rektörü Prof. Dr Ad- Görevlisi Uzman Ahmet Cezmi Savaş tarafından nan Kısa ise güzel bir projeye imza atıldığına katılımcılara evlilik hakkında bilgiler verdiler.

Kurtlar Vadisi’nin en unutulmaz sözü İşte vadi fanatilerinin unutmadığı o replik... Star TV tarafından www.startv.com.tr’de düzenlenen “Kurtlar Vadisi’nin En Unutulmaz Sözü” anketi sona erdi.

Yedi ayrı sözün yarıştığı anket, dizi fanatiklerinin Polat Alemdar’a ait “Ben soru sormam, hesap sorarım” repliğini unutamadığını ortaya çıkardı.

Hafızalara kazınan replikler Ankette yarışan sözlerin aldıkları oylara göre sıralaması şöyle: 1- “Ben soru sormam hesap sorarım.” Polat Alemdar (yüzde 17) 2- “Kurtlarla yaşayan ulumayı öğrenir.” Polat Alemdar (yüzde 15) 3- “ıki kişinin bildiği sır değildir.” Aslan Akbey (yüzde 16) 4- “Sonunu düşünen kahraman olamaz.” Polat Alemdar (yüzde 15) 5- “Ne sevdiğim için yaşayabiliyorum, ne vatan için ölebiliyorum.” Polat Alemdar (yüzde 14) 6- “Ölüm ölüm dediğin nedir gülüm? Ben senin için yaşamayı göze almışım.” Polat Alemdar (yüzde 13) 7- “Devlet cinayet işlemez, idam eder.” Doğu Eşrefoğlu (yüzde 10)


Güncel Haberler

bizde var›z

9

MUHTARLARIN DESTEĞİNE İHTİYACIMIZ VAR Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Asım Güzelbey, meclis salonunda düzenlediği Muhtarlar toplantısında sorunları dinledi ve muhtarlarla görüş alış verişinde bulundu.

G

aziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen projeleri içeren bir sunum yapan Başkan Güzelbey, sanayi şehri olarak anılan Gaziantep’in 2004 yılından bu yana kurumlarla, sivil toplum örgütleri, muhtarlarla sürdürülen titiz çalışmaları sonunda bir değişim öyküsü yaşandığını anlattı. Gaziantep’te gözle görülür bu değişimin sanayi ile paralel bacasız sanayi olan turizmi alanında meyvelerini vermeye başladığını, bu turizm hamlesinde muhtarlarımıza düşen büyük görevler olduğunu söyledi. Sosyal sorumluluk çerçevesinde başta valimiz, kaymakamlarımız, muhtarlarımız ve diğer kuruluşların desteğine, yaratılacak sinerjiye çok ihtiyaç olduğunu belirten Başkan Güzelbey, ‘Gaziantep’imizi bir turizm şehri haline getirdiğimiz zaman işsizlik sorununu büyük ölçüde çözümlemiş olacağız’ dedi. Karkamış’ın Gaziantep için büyük

bir şans olduğunu, restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından Yesemek, Rumkale, Zeugma mozaikleri ile şehir, bölge ve dolayısıyla ülkemiz için değerli bir turizm potansiyeli ortaya çıkacaktır’ diye konuşan Güzelbey, ‘Restorasyon ve kültür projelerinde Avrupa Birliği fonlarını son derece verimli kullanan bir belediye olduklarını, bu fonları nasıl kullanacağını bilemezken biz milyonlarca euro hibe fon kullandık’ dedi. Toplantıda söz alan muhtarlar Başkan Güzelbey’e şehre yaptığı büyük katkılardan dolayı teşekkür ederek, Büyükşehir Belediyesinin verdiği desteklerden çok memnun olduklarını söylediler. Büyükşehir, Şahinbey ve Şehitkamil belediye başkanlarını taleplerini aktaran muhtarlar, ilçe kaymakamları ile de sorunlarını paylaştılar. Kendilerine yöneltilen soruları yanıtlayan

Belediye Başkanları eksikliklerin giderilmesi için gerekli çalışmaların yapılacağı sözünü verdiler. Toplantıya, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Asım Güzelbey, Şahinbey Kaymakamı Ali Çınar, Şehitkamil Kaymakamı Mehmet Aydın, Oğuzeli Kaymakamı Mehmet Akif Celep, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu, Oğuzeli Belediye Başkanı Bekir Öztekin, Gaziantep Muhtarlar Dernek Başkanı Ökkeş Titiz ve 3 merkez ilçeye bağlı muhtarlar katıldılar.

Görme engelli öğrenciler 24 Kasım Öğretmenler gününü unutmadı. Kimi öğrenciler biriktirdikleri harçlıklarla aldıkları küçük hediyelerle kendileri gibi görme engelli olan öğretmenlerini unutmadığını gösterirken, kimi öğrenciler de şarkı ve şiir hediye ettiler. Şehitkamil İlçesi’ne bağlı Gap Görme Engelliler İlköğretim Okulu’nda 24 Kasım Öğretmenler Günü farklı yaşandı. Çoğu maddi durumu yetersiz öğrenciler imkanları ölçüsünde harçlıklarını biriktirip aldıkları hediyeleri aralarında görme engellilerin de bulunduğu öğretmenlerine büyük bir coşkuyla verdi.

Kimi öğrenciler öğretmenlerine havlu, çanta, kazak gibi çeşitli hediyeler verirken, hediye alamayan bazı öğrenciler de şarkı ve şiir ile bu özel günü kutladılar. Okulu’nda İngilizce öğretmenliği yapan görme engelli Mine Punar’ın öğrencileri, öğretmenler gününü İngilizce kutlayarak jest yaptı. Bu jest karşısında çok mutlu olduğunu söyleyen Punar, en güzel öğretmenler günü hediyesini aldığını söyledi. Punar’ın öğrencileri arasında bulunan 12 yaşındaki görme engelli öğrenci Yusuf Kurt, öğretmenler günü marşı ve şarkı söyleyerek

öğretmenine imkanları doğrultusunda hediye verdi. 5. sınıf Özel Eğitim öğretmeni görme engelli Ayşe İzci’ye de, öğrencileri hediye vermeyi ihmal etmedi. Öğretmenler gününü kutlayarak ellerini öpen görme engelli öğrenciler çeşitli hediyeler verdi. Bu hediyeler karşısında duygulanan İzci, “Öğrencilerimin mutlu olması ve aldıkları eğitimle bir şeyler öğrenmesi benim için en büyük hediyedir. Bu davranış karşısında çok mutlu oldum. Görmesem de bu sevinç bana yeter. Öğrencilerimi ileride öğretmen olarak görmek istiyorum” dedi.

Başkan Güzelbey toplantının ardından Büyükşehir Belediyesi yemekhanesinde kaymakamlar, belediye başkanları ve muhtarların katıldıkları bir yemek düzenledi.

Öğretmenlerini görmeseler de unutmadılar Gönül gözüyle kutladılar

GÜNDER YÖNETİM KURULU BAŞKANI VE

ÖZEL İLK YAŞAM ÖZEL EĞİTİM VE REHABİLİTASYON MERKEZİ KURUCUSU SAYIN YENER DOĞRUER İN BABASI SAYIN MUSTAFA DOĞRUER ( KONAK MUSTAFA) HAKKIN RAHMETİNE KAVUŞMUŞTUR.

MERHUMA ALLAHTAN RAHMET KEDERLİ AİLESİNE BAŞSAĞILIĞI DİLERİZ. BİZ DE VARIZ AİLESİ


Güncel Haberler

10

HANIMLAR EV YANGINLARINA KARŞI BİLİNÇLENDİRİLİYOR

G

aziantep Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi tarafından ev hanımlarına yönelik ‘Ev Yangınlarına Karşı Alınması Gereken Tedbirler’ konulu eğitim programı başladı. Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Eğitim Salonu’nda düzenlenen eğitim toplantısında Ev Yangınlarının nedenleri, yangınlarda dikkat edilmesi gereken hususlar ve müdahale yöntemleri hakkında teorik bilgilerin verilmesinin ardından konuyla ilgili bir slayt gösterisi sunuldu. İtfaiye Daire Başkanı Mustafa Karakuş yaptığı açıklamada, ‘Ev yangınlarının tüp patlaması ve parlaması, sigara izmariti, sobalardan sıçrayan kıvılcım, ütü, elektrik kontakları gibi temel sebeplerden kaynaklandığını, evlerde bu cihazlar ve sobaları kullanırken çok dikkat etmek gerektiğini söyledi.

Karakuş, Verdikleri eğitimin temel amacının itfaiye gelinceye kadar alınması gereken temel tedbirleri kapsadığını ifade ederek, Yangınların oluştukları anda yapılması gereken ilk şey Alo 110 İtfaiye hattının aranması. Ardından vatandaşlarımızın boyutuna göre çıkan yangının yayılmaması, daha ciddi boyutlara ulaşmaması için alabilecekleri temel tedbirler olduğunu buradaki eğitim programımızda öğretiyoruz’ dedi. Mustafa Karakuş, ‘Ev hanımlarını kapsayan bu eğitim programlarımızın ilkini 08-09-10 Aralık tarihlerini kapsayacak şekilde düzenledik. Ev hanımlarına yönelik olarak düzenlediğimiz bu eğitimlerin sadece bayanlara yönelik olarak sınırlı kalmayacağını, kapsamını genişleterek daha geniş periyotlara yaymayı, böylece daha fazla vatandaşımızı bilgilendirmeyi hedefliyoruz’ diye konuştu.

bizde var›z

TÜM ÜNİVERSİTELERDE ENGELSİZ EĞİTİM SEFERBERLİĞİ YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Atilla Eriş, engelli öğrencilerin fiziki, mimari, eğitim ihtiyaçlarını ve bunlarla ilgili planlamaları yaparak üniversitelerle sıkı bir diyalog içinde olmayı hedeflediklerini belirterek, “2012’ye kadar tüm çalışmalarımızı bitirip artık tüm üniversiteler engelsiz üniversite hüviyetine kavuşmuş olsun diyoruz” dedi. YÖK Yürütme Kurulu Üyesi ve Özürlü Öğrenciler Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Eriş, 2006 yılında Yükseköğretim Kurumları Özürlüler Danışma ve Koordinasyon Yönetmeliği’nin çıkarıldığını anımsatarak, Özürlü Öğrenciler Komisyonu’nun da bu yönetmeliğe göre kurulduğunu anlattı. Bu yöndeki çalışmalara, Ankara’da bulunan Engelsiz Yaşam Derneği’nin ODTÜ ile yürüttüğü ‘Engelsiz Üniversite’, ‘Engelsiz Anıtkabir’ ve ‘Engelsiz Sokak’ gibi projelerin ilham verdiği kulislerde konuşuluyor. YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Atilla Eriş, üniversitelerin temsilcileriyle, Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu’ndan yetkililerle engelsiz üniversite için ilk büyük toplantılarını yakın bir zamanda yaptıklarını söyledi. Üniversitelere ‘Engelsiz Üniversite Birimi’nin kurulması için yazı gönderdiklerini belirten Eriş, Ankara, Anadolu, Gazi, Boğaziçi gibi üniversitelerde bu birimin kurulduğunu ve ileri düzeyde çalışmalarını sürdürdüklerini kaydetti. Eriş, bu birimlerin öğrencilerin ihtiyaçlarını tespit ettiğini, onların ihtiyacına göre sınıflarda düzenleme yaptıklarını anlatarak, “Ayrıca birimi aktif olarak çalışan üniversitelerin web sayfasında bilgilendirme yapılmakta, öğrencilerin o üniversiteyi tercih edip etmemesi ile ilgili olarak önceden bilgi alınması sağlanmaktadır” dedi.>Hürriyet

300 BİN NÜFUSLU KARATAŞ’IN ARITMA SORUNU ÇÖZÜLÜYOR 2.Atıksu Arıtma Tesisi Bayındırlık ve İskân Bakanı Mustafa Demir tarafından açıldı.

B

ayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir tarafından açılışı gerçekleştirilen 2. Proje olan Karataş-Kızılhisar-BüyükşahinbeySerince Kolektör Hattı ve 2.Atıksu Arıtma Tesisi projesi ile 300 bin nüfusun atıksularının kapalı sistemle uzaklaştırılarak bertaraf edilmesi sağlanması hedefleniyor. Bakan Demir yaptığı konuşmada, ‘Başkanımız ve Genel Müdürümüze üretken yerel yönetim anlayışlarından dolayı tebrik ve teşekkür ediyorum’ dedi. Demir, ‘Gaziantep büyümeye devam ediyor, bu ölçekte projelerin büyüyen Gaziantep’te gerçekleştirilmesi yerel yönetimlerle merkezi hükümetin uyumunu ortaya koyması açısından da büyük önem arz etmektedir’ diye konuştu. Gaziantep’in alt yapı çalışmaları ile, çevre, ulaşım ve diğer çalışmalar konusunda çok güzel

bir denge kurduğunu, bütün çalışmaları ayrı ayrı projelendirerek gerçekleştirdiğini, Gaziantep’te büyük farklılıklar yaşandığını, tarihi dokunun canlandırılması için yapılan çalışmaları takdir ettiğini’ söyleyen Demir, ‘300 bin kişinin atıksuyunun arıtılması için son sistem, kaliteli bir teknoloji ile yapılmış tesisten birçok ilde hiç yokken Gaziantep 2.sini hizmete sokuyor ve 3.sü için de düğmeye basmış durumda’ dedi. Gaziantep Valisi Süleyman Kamçı, ‘İlimizdeki atıksu tesislerinin çoğaltılması çok önemli bir konudur. Günümüzde ekonomi ve çevre sorunlarının boyutlarını hepimiz bilmekteyiz. Yerel yönetimlere çevre sorunlarının çözümü konusunda çok iş düşmektedir. Başkan Güzelbey ve ekibini bu çalışmalarından dolayı kutluyorum’ dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Asım Güzelbey, ‘Alt yapıya yatırım yapmak belediyeler için

görünmeyen, bu nedenle riskli yatırımlardır ama hiçbir zaman bu şekilde düşünerek popülist davranmadık. Bugün bu tesislerin 2.sinin açılışını yapıyoruz. Halkımızın parasını harcarken çok titiz davranıyoruz. Son bir yıl içerisinde yaptığımız yatırım toplamının 100 Milyon TL’sini alt yapı yatırımları için harcadık. İyi proje hazırlamak kadar iyi üstlenici firma ile çalışmak da çok önemli, Özalp İnşaat bu noktada bizim için çok büyük bir şans oldu. Firma yetkililerine özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum’ dedi. GASKİ Genel Müdürü Fahreddin Uslusoy, ‘2.Atıksu arıtma tesisi ile şehir nüfusunun %96’sının atıksularını arıtma kapasitesine ulaşmış oluyoruz. 3.Tesisin hizmete girmesi ile Yüzde yüzlük arıtma sağlamış olacağız’ dedi. İller Bankası kredisi ile yaptığımız bu projeye katkılarından dolayı İller Bankası Genel Müdürü Sayın Hidayet Atasoy’a teşekkür ediyorum. İleri biyolojik teknoloji ile kurduğumuz tesisimiz 35 milyon TL’ye mal oldu. Bu maliyetin 15 milyon TL’si tesis, 20 milyon TL’si ise isale hatları için harcandı’ diye konuştu. Amacımız halkımızı sağlıksız ve çevre kirliliğine yol açan olumsuz şartlardan kurtarmaktır. Bu proje ile Karataş-Kızılhisar-BüyükşahinbeySerince yerleşim birimlerinin atıksularının topografik olarak şehir deşarjına akışının mümkün olmaması nedeniyle bu bölgelerde açığa akan atıksuların kapalı sistemle uzaklaştırılarak bertaraf edilmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir’ dedi.


bizde var›z

Güncel Haberler

11

Empati Derneğinden Gaziantep’e okul müjdesi “21. Yüzyıl standartlarında donanıma sahip okul yaptıracağız “ 2010’u eğitim yılı ilan eden Empati Sosyal Sorumluluk ve Eğitim Derneği bu alandaki en önemli faaliyetini açıkladı. Yapılan açıklamada Gaziantep’e bir okul yaptırma müjdesi veren Empati Sosyal Sorumluluk ve Eğitim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Topçuoğlu “2010’u eğitim yılı ilan ettiğimizi daha önce açıklamıştık. Gaziantep fotopersonel Sayın Süleyman Kamçı ile görüşerek Gaziantep’te bir ilköğretim okulu yaptırma kararımızı ilettik. Şimdi bu okulu yaptırabilmek için çalışacağız “dedi.

E

ğitimin Ulusal Kalkınma hamlesinin en önemli unsuru olduğunu ifade eden ve 2010’u eğitim yılı ilan ederek bütün kurum ve Kuruluşları Eğitime destek vermeye davet eden Gaziantep Empati Sosyal Sorumluluk ve Eğitim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Topçuoğlu Gaziantep’e bir okul yaptırma müjdesi verdi. Empati Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Topçuoğlu başkanlığında düzenlenen toplantıya dernek üyelerinin tamamı katılarak oy birliğiyle okul yaptırma Kararı aldı. Toplantıya Zeynep Konukoğlu, Hale Konukoğlu, Ceren Severoglu Uğurluer, Melike Yüksel, Hacer Özil, Didem Ozansoy, Aylin Burnukara, Tuğba Özdil, Melis Özkarslı, Seçil Güdemezoğlu, Burcu Koçer, Aybuken Yıldırım, Özge Balık, Tuğba Ozan ve Elif Yılankırkan katıldı. Dernek tarafından yaptırılacak olan okulla ilgili çalışmaların startını verdiklerini ifade eden Başkan Topçuoğlu “Yöne-

tim Kurulumuz ve dernek üyelerimizle ortak gerçekleştirdiğimiz toplantıda Gaziantep’e yakışır bir okul yaptırma Kararı aldık. Derneğimizin okul yaptırma isteğini Fotopersonel Süleyman Kamçı’ya ilettik. İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzle koordineli çalışarak okul ihtiyacı olan bir bölge tespit etmeye çalışıyoruz. Az olduğu bir bölgede veya okulu olmayan bir köyde derneğimizin ismini taşıyacak bir okul yaptıracağız İnşaatı Okullaşma oranının çok, Okulumuzun inşaatını tamamlayarak Eğitime Açılmasını sağlayacağız. Gaziantep’e yakışır örnek bir ilköğretim okulu yaptırmayı planlıyoruz. 21. Yüzyıl standartlarında eğitim teknolojileriyle donatılmış bir kurum olacak ve. Okulumuzu yaptırabilmek için ben ve dernek üyesi arkadaşlarımız gece gündüz çalışacağız. Okulun şimdiden Gaziantep’e ve Türkiye’ye hayırlı OLMASINI diliyorum. Insanların vatanları ve ulusları için çalışmaları

kadar huzur verici bir olay yok. Bu ülke bizim ve ülke insanlarımızın yüksek standartlarda bilgi donanımına kavuşması tek Dileğimiz. “Dedi. Empati Sosyal Sorumluluk ve Eğitim Derneği tarafından inşa ettirilecek olan okulla ilgili olarak okullaşma oranının en az olduğu bölge seçimini isabetli bir karar olarak nitelendiren vatandaşlar “Hayırseverlerimizin inşa ettirecekleri Okulları yaptırırken varoşları tercih etmeleri çok önemli. Empati Derneği Başkan ve üyelerini kutluyoruz. Merkezi bölgelerde okullaşma oranı yüksek ama Kırsal kesimde ve özellikle bazı köylerde yok. Empati Derneğinin bu çalışmalarının eğitimi ağzından düşürmeyen bir çok kurum ve kuruluş tarafından örnek alınmasını diliyoruz “yorumunu yaptılar. Dernek Yönetim’inin Yer Belirleme çalışmasını kısa bir sürede tamamlayarak inşaat faaliyetlerine başlayacakları da öğrenildi.

B‹ZDE VARIZ GAZETES‹

SANKO HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI’NA PLAKET

sunduklarını anımsatan Konukoğlu, şöyle devam etti: ‘’Örneğin, Marmara Depremi’nde, hiçbir kimseden ve kurumdan talep olmamasına rağmen, televizyonda gördüklerimden etkilendim ve işyerine gelmeden zamanın Valisi Sayın Muammer Güler’i ziyaret ederek, ‘ne yapabilirim’ diye sordum. Yapılan görüşmeler sonrasında 2,2 milyon dolar nakdi, bir miktar da ayni yardımda bulunduk. Topluma hizmet hasletimizdir. Bu anlayıştan dolayı ‘Dünyada Türkiye, Türkiye’de Gaziantep’ diyerek yatırımları planlıyoruz. Eğer Gaziantep’te yatırım ortamı yoksa komşu iller başta olmak üzere diğer illere yöneliyoruz. Gaziantep ve Gaziantepliler ile bugünlere geldik, Gaziantep’te yaşamayı da çok seviyoruz. Ben bu noktada tüm sanayiciler adına babalarımıza teşekkür ediyorum. Eğer onlar şirketlerini İstanbul’a taşımış olsalardı, bugün burada bu konuşmaları yapamazdık. Onların sayesinde bugün Türkiye’de işsizliğin en az yaşandığı ile Gaziantep olmuştur. El birliği ile Gaziantep’i daha da ileriye taşıyacağımıza inanıyorum.’’

YIL :1 SAYI : 18 ‹MT‹YAZ SAH‹B‹ ‹smail TUNÇ SORUMLU YAZI ‹LER‹ MÜDÜRÜ Ahmet Faruk BOZDEM‹R ADRES Kozanl› Mah. Kastel Ba› Sk. No: 12 B ahinbey - GAZ‹ANTEP YAYIN SÜRES‹ 15 GÜN TASARIM Kadir AKARSU BASKI EFE TANITIM MATBAACILIK Kocao¤lan Mah. Kenan Evren Blv. No:35 Kat: 2 Tel: 0 342 225 32 60 GAZ‹ANTEP

Gaziantep Zeugma Rotary Kulübü, SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu’na ‘’Meslek Hizmet Ödülü’’ verdi, Paul Haris rozeti taktı. Kulüp Başkanı Emre Arol, SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu’nun, sanayiciliğinin yanı sıra, sosyal sorumluluk uygulamaları ile topluma örnek bir kişilik olduğunu söyledi. Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yavuz Coşkun ise Abdulkadir Konukoğlu’nun her zaman örnek alınacak tavırlar sergilediğini belirterek, ‘’Hiç tanımadığı, kim olduğunu sormadığı bir hasta için acilen gereken karaciğerin Ankara’dan Gaziantep’e getirilmesi amacıyla özel uçağını tahsis etmesi, Abdulkadir Konukoğlu’nun, sosyal sorumluluk ifadesi uygulamalarından yalnızca birisidir’’ dedi. Katılımcıların ayakta alkışladığı SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu da teşekkür konuşmasında, SANKO’nun bugünlere yoğun çaba ve azimle geldiğini kaydetti. Kazançlarını toplumla paylaşmaya özen gösterdiklerini ve bu amaçla kurdukları Sani Konukoğlu Vakfı aracılığı ile önemli hizmetler

Toplantıya, Gaziantep Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nejat Koçer ve Gaziantep Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aslan da katıldı.


12

Güncel Haberler

bizde var›z

BAKAN KAVAF‘DAN 3 ARALIK DÜNYA ÖZÜRLÜLER GÜNÜ MESAJI

1992 yılında BM Genel Kurulu tarafından Dünya Özürlüler Günü olarak ilan edilen 3 Aralık tarihinin, toplumun özürlüler konusunda bilgi sahibi olmasında ve kamuoyu duyarlılığının oluşturulmasında büyük önemi bulunmaktadır. Her geçen yıl artan bir umut ve heyecanla kutladığımız 3 Aralık Dünya Özürlüler Günü, bir yandan özürlülerin yaşadığı sorunları ve bu konuda yapılması gerekenleri öne çıkarırken, öte yandan bu büyük toplumsal sorunun çözümü yolunda devlete, yerel yönetimlere, sivil toplum kuruluşlarına ve tek tek tüm bireylere düşen görevleri de hatırlatmaktadır. Dünyada, özürlülük konusu evrensel normlara oturtulmuş ve devletlere bu alanda önemli sorumluluklar yüklenmiştir. Türkiye‘de nüfusun yüzde 12.29‘unu oluşturan yaklaşık 8,5 milyon özürlü vatandaşımızın hakları, başta Anayasamız olmak üzere çeşitli yasalar ve uluslararası sözleşmeler ile güvence altına alınmıştır. Hükümet olarak temel hedefimiz; özürlülerle ilgili tüm sorun alanlarının; temel insan hakları çerçevesinde, fırsat eşitliği sağlanarak, ayrımcı uygulamalara yer vermeksizin çözümlenmesi, özürlülerin üretken, istihdam edilen, saygıdeğer ve eşit haklara sahip birer birey olarak toplumsal yaşama tam katılımlarının sağlanmasıdır. Bu hedefe ulaşmanın temel unsuru da devletin ve toplumun tüm kesimlerinin hizmet ve uygulamalarda özürlülerimizin ihtiyaçlarını dikkate alarak bir bütün halinde ve işbirliği içinde çalışmasıyla mümkündür. Özürlüler alanında sistemli bir yapı oluşturma çalışmalarına ilk olarak hukuk alanındaki düzenlemeler ile başladık. Evrensel insan hakları ilkeleri çerçevesinde, özürlülerimizin sorunlarının çözümü için yeni sosyal politikalara ve özürlüleri ilgilendiren mevzuatın yeniden düzenlenmesine duyulan ihtiyaçtan hareketle başlatılan çalışmalar sonucunda 07.07.2005 tarihinde 5378 sayılı Özürlüler Kanunu yürürlüğe girdi. Kanun ile, alanda ihtiyaç duyulan tanımlar literatüre kazandırıldı. Böylece bu alanda büyük ölçüde dil birliği sağlandı.

Özürlüler Kanunu ile özürlülüğün önlenmesi, sağlık, eğitim, rehabilitasyon, istihdam, bakım, ulaşılabilirlik, sosyal güvenliğe ilişkin sorunların çözümü ile özürlü bireylerin her bakımdan gelişmesi, toplumsal hayata tam katılımlarının sağlanması ve bu hizmetlerin koordinasyonu için gerekli düzenlemelerin yapılması yasal çerçeveyle belirlendi. Kanun, ilkesel düzeyde ve bütüncül karaktere sahip biçimde özürlülük alanında temel hak ve hizmetlerden yararlanma, fırsat eşitliği yaratmanın yanı sıra, özürlülere yönelik hizmet sunumu ve uygulamalarda belirli bir standardın sağlanmasında da bağlayıcı olmuştur. Özürlüler Kanunu, ülkemizde 1400‘den fazla maddeden oluşan bir Özürlülük Hukuku alanını oluşturmaktadır. Kanun, özürlülerin karşılaştıkları ayrımcılıkla mücadele edilmesi, alınacak kararlar ve verilecek hizmetlerde özürlünün, ailesinin ve gönüllü kuruluşların katılımcı olmasının sağlanması ve özürlüye sunulacak hizmetlerde aile bütünlüğünün korunması ilkelerini esas almaktadır. Ayrıca, özürlü kişilerin, tüm insan hak ve özgürlüklerinden eşit şekilde yararlanmasını teşvik etmek, korumak, sağlamak ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirmeyi amaçlayan BM Engellilerin Hakları Sözleşmesi, 30 Mart 2007 tarihinde taraf devletlerin imzasına açıldığında ülkemiz de imzalayan ilk ülkeler arasında yer almıştır. Bununla birlikte hükümetimiz özürlü haklarında devrim niteliğinde bir adım atmış, BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme‘nin İhtiyari Protokolü’nü imzalamıştır. Bu protokol sayesinde özürlü vatandaşlarımız bundan böyle Türkiye’de iç hukuk yolları tükenince, Engellilerin Haklarına İlişkin Komite’ye başvurabileceklerdir. Çalışmalarımız, özürlülerimizin toplumsal yaşama katılımında ön şart olarak kabul edilen istihdamın arttırılması başta olmak üzere, her alanda devam etmektedir. Hak eksenli özürlüler politikamızın gereği olarak özürlülerimizin toplumsal yaşama tam katılımları yönünde ihtiyaç duyulan hukuki düzenlemeler

özürlüler yasası ile sınırlı kalmamış, ülkemizde ilk defa sunulan evde ya da özel kurumlarda bakım hizmeti ve ödeneği ile ilgili duyulan ihtiyaç nedeniyle, kişilerin sosyal güvencesi olmaması şartı kaldırılmıştır. Yine, 2022 sayılı Kanuna göre yersiz yapılan ödemelerin geri istenmesi sonucu icrai takibat yapılan özürlülerimizin borçlarını ceza ve faizleri ile terkin eden Kanun, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmiştir. Özürlü çalıştıran işverenleri teşvik etmek için özürlü çalışanların sigorta primlerinin hazine tarafından karşılanması temin edilmiştir. Ayrıca Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile isteğe bağlı erken emeklilik uygulaması bütün sigortalılar için standart hale getirilmiş ve ilk defa kendi hesabına çalışan özürlüler ile bakıma muhtaç çocuğa sahip kadın çalışanlara erken emeklilik hakkı sağlanmıştır. Sosyal devlet ve çağdaş bir toplum olmanın gereği olarak hukuki düzenlemeler sonrasında Engelsiz Türkiye projesi ile ülkemizde kamu kurum ve kuruluşlarında özürlülerle ilgili hizmetlerde çalışanlar, sivil toplum örgütleri ve vatandaşlarımız özürlülük konusunda bilgilendirilmektedir. Stratejik planlamalarla “önce insan” ilkesinden hareketle, özürlüler konusunda bilinç, sadece kanunlarda yer alan hükümlerin uygulanması ile değil, yazılı olmayan toplumsal kuralların da tüm vatandaşlarımızca benimsenmesinin sağlanması ile mümkündür. Özürlü kardeşlerimizin toplumsal yaşamda üretken ve onurlu bireyler olarak yer almalarını sağlayacak en önemli süreçlerden biri olan istihdamın artırılması, sürdürülebilir ve verimli kılınmasına yönelik olarak yeni yöntem, politika ve düzenlemelere duyulan ihtiyaçtan hareketle 16–20 Kasım 2009 tarihleri arasında, ana teması “istihdam” olan Dördüncü Özürlüler Şurası gerçekleştirilmiştir. Şura sonrası 2010 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Tasarısının TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmesi sırasında yapılan bir değişiklik ile kamuda ilk defa işe alınacak özürlülerle ilgili istisnai düzenlemeye gidilmiştir. 1 Ocak 2010 tarihinde yürürlüğe girecek söz konusu düzenleme ile kamudaki özürlü istihdamı, kadro sınırlamasının dışında bırakılmıştır. Kanun gereğince dolu kadro sayılarının yüzde 3‘ü oranında özürlü çalıştırmak zorunda bulunan, ancak bu yükümlülüklerini kadro sınırlaması ve diğer nedenlerle yerine getiremeyen kamu kurum ve kuruluşları, 2010 yılı içerisinde özürlü kontenjanlarının tamamını doldurabileceklerdir. Özürlülük, sosyal hayatı engelleyen bir kusur değil, desteklenmesi gereken bir durum olarak kabul edilmelidir. Bakanlığım ve ilgili kurumlarımız bu gerçekten yola çıkarak, alanı sürekli kontrol altında tutacak ve değişen şartlara ve ihtiyaçlara göre, tedbirlerini sürekli yenileyecektir. Temel hedefimiz, özürlü vatandaşlarımızın her türlü imkân ve hizmete en az herkes kadar ve ihtiyacı oranında ulaşabildiği bir Türkiye‘dir. Özürlüler alanındaki sorunların, tüm tarafların ve toplumun el ele vererek birlik içinde çözülebileceğine olan inancımla ve kutladığımız Dünya Özürlüler Günü vesilesiyle tüm özürlü kardeşlerimize saygılarımı ve sevgilerimi sunuyorum. Selma Aliye KAVAF Devlet Bakanı


bizde var›z

BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ ? • İşitme özürlülerin eğitim ve iletişimlerinin sağlanması amacıyla, ülkemizde ilk kez Türk İşaret Dili Sistemi oluşturulması amacıyla başlatılan çalışmalar devam etmektedir. • Üniversite sınavına giren özürlü öğrenciler için gerekli fiziksel düzenlemeler yapılmaktadır. Ortopedik ve görme özürü bulunanlar için uygun düzenlenmiş sınav mekanları hazırlanmakta, görme özürlüler ve az görenler için 30 dakikalık ek sınav süresi verilmekte, sınav sorularını okuyacak ve söylenecek yanıtları yazacak uygun eğitimde ve düzgün diksiyonlu “yardımcı refakatçi” eşliğinde sınava girme olanağı tanınmaktadır. . • Devlet Demir Yolları özürlülere şehirlerarası seyahatlerde %20, Türk Hava Yolları ise yurt dışına seyahatlerde %40, yurt içi seyahatlerde %10 indirim uygulamaktadır. Türkiye Denizcilik İşletmelerine ait Kruvaziye Seferler ve iç hatlarda özürlüler için %20 indirim uygulaması bulunmaktadır . Özürlülerin kullandıkları araçlar için ayrılmış park yerlerine usulsüz olarak park edenlere iki katı oranında para cezası uygulanmaktadır . Sosyal güvencesi bulunmayan ve ailesi ekonomik yoksunluk içinde bulunan bakıma muhtaç özürlülere evlerinde veya kurumda bakım hizmeti verilmeye başlanmıştır. Bu hizmetlerin iki asgari ücrete kadar olan kısmı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından ödenecektir . Muhtaç durumda olan özürlüler için, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarınca da ayni ve nakdi yardımlar yapılmaktadır. Büyükşehir belediyeleri ve belediyelerce, şehir içinde kendilerince sunulan ya da denetimlerinde olan toplu taşıma hizmetleri özürlülerin erişilebilirliğine uygun olması zorunluluğu getirilmiştir. • Özürlünün sahip olduğu bir evi Emlak Vergisinden muaf tutulmuştur. Ücretli çalışan özürlülerle, tüccar sınıfına girmeksizin sebest meslek sahibi olan özürlülere gelir vergisi indirimi uygulanmaktadır. Bu indirim bakmakla yükümlü özürlü yakını bulunanlar için de geçerlidir. Karayolu taşımacılığında 6-12 yaş arası çocuklar ile yaş şartı aranmaksızın özürlüler için bilet ücreti % 50 indirimli düzenlenir. Özürlü üniversite öğrencilerinin öğrenim hayatlarını kolaylaştırmak amacıyla üniversitelerimizde Özürlüler Danışma ve Koordinasyon Merkezleri kurulmuştur. Yükseköğrenim gören başarılı ve ihtiyaç sahibi özürlü öğrencilere, Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından öncelikli olarak Öğrenim Kredisi, Katkı Kredisi ve Yurt Tahsisinden yararlanmaları sağlanmaktadır. • Sosyal güvencesi olan özürlülerin tedavi, muayene, ilaç, tetkik ve ortez-protez ihtiyaçları bağlı oldukları sosyal güvenlik kuruluşu tarafından, sosyal güvencesi olmayanların ihtiyaçları ise yeşil kart kapsamında karşılanmaktadır. • Özel tertibatlı araç kullanan özürlülerle, % 90 ve üzerindeki bir oranda özür derecesine sahip bulunanların aldıkları otomobiller “Özel Tüketim Vergisi” ve “Motorlu Taşıtlar Vergisi”nden muaftır. Ayrıca özürlülerin yurt dışından ithal etmiş oldukları özel tertibatlı otomobiller ile el ve ayak fonksiyonunu tamamen kaybetmiş olması nedeniyle araç kullanamayan kişilerin ithal etmiş oldukları araçlar da her türlü vergiden istisnadır. Kamuya açık her türlü yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel alt yapı alanları ile binaların, özürlülerin erişebilirliğine uygun duruma getirilmesi zorunluluğu vardır. Ücretli çalışan özürlülerle, tüccar sınıfına girmeksizin sebest meslek sahibi olan özürlülere gelir vergisi indirimi uygulanmaktadır. Bu indirim bakmakla yükümlü özürlü yakını bulunanlar için de geçerlidir. Özürlüler Kanunu ile ilk defa özürlülere karşı yapılan ayrımcı uygulamalara ceza hükmü getirilmiştir

Güncel Haberler

13

ÇALIŞAMAMAK SOSYAL BİR ÖLÜMDÜR “Karanlığı yırtmak bir kez üretmeye bakar” 3 Aralık Dünya Özürlüler günü yaklaşıyor. Tüm Dünya’yı kasıp kavuran Küresel Ekonomik krizin ülkemizdeki istihdam koşullarını da olumsuz yönde etkilediği şüphe götürmez bir gerçek. Engellilerin iş dünyasında bu krizin yarattığı etki ise kuşkusuz çok daha derin. Normal şartlarda zaten ciddi istihdam sorunlarıyla karşı karşıya bulunan engelliler, krizin de etkisiyle iş bulma ve çalışarak üretme umutlarını büsbütün kararttı. Ancak her şeye rağmen yılmayan, üretmekten ve üreterek yükselmekten vazgeçmeyen engelliler de var etrafımızda. Adı Sonay Kaplan, 1983 Sivas doğumlu. Ortopedik engelli olan Sonay, çalışma azmiyle toplumdaki herkese örnek olabilecek engellilerden biri. %45 oranında özürlü olan Sonay, 3 yıl önce tanıştığı İstanbul Özürlüler Müdürlüğü İstihdam Birimi sayesinde işe yerleşen özürlülerden. Bir süre İSÖM’ün meslek edindirme kurslarına devam eden Sonay, ilk zamanlarda umudunu karartanlar arasında yer aldığını söylüyor. “Çalışma hayatına başlayınca bu kaygıların yersiz olduğunu anlıyorsunuz.” diyen Sonay, “İngilizcem yoktu, bilgisayar bilgim o kadar yeterli değildi, meğer özürlülerin iş hayatındaki asıl engeli bunlarmış.” sözleriyle anlatıyor durumu. 9 ay önce ulusal bir bankada çalışmaya başlayan Sonay, girdiği 2009 ÖSS’de de başarılı olarak halkla ilişkiler bölümüne kayıt yaptırdı. 1974 Giresun doğumlu ve iki çocuk babası Yunus Başgör ise Ortopedik Engelli. İstihdam Birimi vasıtasıyla bir Anonim Şirkete mali işler personeli olarak işe başlayan Başgör’ün özürlü bireylerin iş hayatındaki yeri ile ilgili söyledikleri ise oldukça dikkat çekici. İşte Başgör’ün o sözleri: “En büyük engeller, özürlü bireye toplum tarafından fırsat verilememesi, özürlü bireyin kendisini hem psikolojik olarak hem de mesleki yeterlilik olarak çalışma hayatına hazırlayamaması. Çalışamamak esasında sosyal bir ölümdür. Bir işe yaramadığını üretemediğinizi düşünmektir. Siz, üretken bir hale geldiğinizde toplum içinde bir yer edindiğinizi hissediyorsunuz. Zaten insan kaynakları yetkilileri, sizin ne olduğunuzla değil neye sahip olduğunuzla ilgileniyor, sizin önce yeteneklerinize bakıyor. Bu yönüyle özürlünün de kendi zihninde oluşturduğu engeli aşması gerekli, kendisini özrüyle değil yeteneğiyle görebilmeli.” >Haberler

TÜM VATANDAŞLARIMIZIN KURBAN BAYRAMINI KUTLAR HAYIRLARA VESİLE OLMASINI DİLERİZ KATILIM A.Ş.


14

KISSADAN HISSE

G

bizde var›z

Dostluk ipini koparmayın

enç adam iyi bir terziymiş. Bir dikiş makinesi ve küçücük bir dükkânı varmış. Sabahlara kadar uğraşıp didinir ama pek az para kazanırmış. Çok soğuk bir kış gecesi dükkanı kapatırken elektrik sobasını açık unutmuş ve çıkan yangın onun felaketi olmuş. Artık ne bir işi varmış ne de parası. Günler boyu iş aramış ama bulamamış... Yük taşımış, bulaşıkçılık yapmış, yine de evinin kirasını ödeyecek kadar para kazanamamış. Sonunda ev sahibinin de sabrı taşınca, küçük bir bavula sığan eşyalarıyla sokakta bulmuş kendini... Mevsim kış, hava ayaz olsa da genç adamın köşedeki parktan başka gidecek yeri yokmuş. Bir sabah iş arayacak derman bulamamış bacaklarında. Açlıktan ve soğuktan bitkin bir şekilde bankta otururken, kocaman bir araba yanaşmış kaldırıma. Arka kapıyı açmaya çalışan şoförü kızgınlıkla yana itmiş arabadan inen yaşlı adam, “Yalnız bırakın beni, parkta dolaşırsam belki sinirim geçer” diye söylenmiş. Zengin bir işadamı olduğu her halinden belli olan ihtiyar, birkaç adım attıktan sonra bankta titreyen terziyi görmüş. Terzi, adamın üzerindeki paltoya bakıyormuş dikkatle. Birden siniri geçiveren ihtiyar, “Zavallı adamcağız kim bilir nasıl üşüyordur, ona nasıl yardım etsem acaba?” diye düşünmeye başlamış. Oysa terzinin düşlediği paltonun sıcaklığı değilmiş. O, çok kalın ve kaliteli bir kumaştan

üretilen bu paltonun sahibine hiç de yakışmadığını ve onun vücuduna uygun şekilde dikilmediğini düşünüyormuş. Yaşlı işadam, terzinin yanına yaklaşıp, “Ne o evlat, bu ayazda parkta donmuşsun. İstersen paltomu sana verebilirim” deyince, “Hayır, teşekkür ederim. Ben sadece bu paltonun size göre olmadığını düşünüyordum. Kumaşı fazla kalın ve sizi olduğunuzdan şişman göstermiş” diye yanıt vermiş terzi. Yaşlı adam bu cevabı alınca hayli şaşırmış. Çünkü o da üzerindeki paltoya onca para ödediği halde kendisine bir türlü yakıştıramıyormuş. “Soğuktan titrerken nasıl böyle bir şeye dikkat edebiliyorsun?” diye soran yaşlı adam, “Ben terziyim” yanıtını alınca “Benimle gel, hayat hikayeni yolda anlatırsın” diyerek arabaya bindirmiş bizim terziyi. Bu karşılaşma, terzinin hayatındaki dönüm noktası olmuş. Böyle yetenekli bir insanın işsiz ve evsiz kalmasına çok üzülen iyiliksever yaşlı adam, terziye bir dükkan açmasına yetecek kadar para vermiş. Bunun karşılığında tek istediği kendi giysilerini bu genç adamın dikmesiymiş. Terzi yeniden bir işe hem de kendi işine başlamanın heyecanıyla deliler gibi çalışmaya başlamış. Bu arada yaşlı işadamı da desteğini esirgemiyor, onu kendi çevresinden zengin kişilerle tanıştırarak yeni siparişler almasını sağlıyormuş. Küçük dükkân önce kocaman bir modaevine dönüşmüş, sonra da pek çok ünlü marka için üretim yapmaya başlamış. Terzi artık “ünlü işadamı” diye anılır olmuş. Bir gün ihtiyar adam onu ziyarete gitmiş. Terzi çok büyük bir iş bağlantısı yapmak üzere yurt dışına gidecekmiş ve uçağa yetişmesine az bir zaman varmış. Biraz sohbet ettikten sonra yaşlı adam birde n

fenalaşmış, kalp krizi geçiriyormuş. Hemen bir ambulans çağırılarak hastaneye kaldırılmasını sağlamış. Yeni işadamımız ise büyük işi kaçırmak istemediği için uçağa yetişmiş. Yaşlı adam krizi atlatmış ve uzun süre hastanede yatmış, bir yandan da sadece bir kez telefon ederek durumunu soran terziyi bekliyormuş. Fakat terzi daha çok para kazanmak için oradan oraya koştururken bir türlü yaşlı adamı ziyarete gidememiş. Aradan o kadar uzun bir süre geçmiş ki bu sefer de utancından yaşlı adamın kapısını çalamaz olmuş. Bir süre sonra terzinin işleri yolunda gitmemeye başlamış. Fabrikalarını kapatmak zorunda kalmış ve elinde kala kala yine küçücük bir dükkan kalmış. Utana sıkıla yaşlı adama koşmuş hemen nerede hata yaptığını sormak için. Son derece kırgın olan ihtiyar yine de onu kabul etmiş ama anlatacağı öyküyü dinledikten sonra hemen çıkıp gitmesini istemiş. Ve başlamış anlatmaya: “Bir zamanlar fakir bir oduncu varmış. Ormandaki bir kulübede yaşar ve odun keserek hayatını kazanırmış. Bir gün kulübesinde yangın çıkmış ve bu yangın bütün ormanı kül etmiş. O çevrede kimse ona güvenip iş vermeyince, çıkınını alan oduncu, eşeğine binip yola koyulmuş. Ağaçların arasında yürürken birinin kendisine seslendiğini duymuş. Başını kaldırınca konuşanın bir bülbül olduğunu görmüş. Bülbül ona “Senin haline çok üzüldüm, şimdi öyle bir büyü yapacağım ki eşeğin çok güzel şarkı söylemeye başlayacak, sen de onunla gösteriler yapıp çok para kazanacaksın” demiş. Gerçekten de eşek birbirinden güzel şarkılar söylemeye başlamış. Oduncu o şehir senin bu kasaba benim dolaşıp eşeğine şarkı söyletiyor ve herkes onları izlemek için birbiriyle yarışıyormuş. Oduncu ve şarkı söyleyen eşeği bütün ülkede ünlenmişler. Bir gün yine bir gösteriye yetişmek için koştururlarken, bülbülün yardım isteyen sesini duymuş oduncu. Bir kedi bülbülü yakalamış ve yemek üzereymiş. Şöyle bir duraklamış ama gösteriye gitmemeyi, onca parayı kaçırmayı gözü yememiş, arkasına bakmadan kaçmış oradan. Gösteri başladığında ise eşeği her zamanki gibi güzel şarkılar söylemek yerine sadece bir eşeğin çıkarabileceği sesleri çıkarmış. Oduncu kendisini şarlatanlıkla suçlayan izleyicilerin elinden canını zor kurtarmış. İşte o zaman bülbül ölünce büyünün bozulduğunu anlamış. Ben de senin bülbülündüm ve sen beni öldürdün, büyü de o yüzden bozuldu. Keşke güzel giysiler dikerken dostluk ipliğini koparmasaydın...” Öyküyü dinleyince hemen çıkıp gitmiş terzi, çünkü söyleyecek bir sözü yokmuş... Dostluk iplerinizi koparmamanız dileğiyle.......


Güncel Haberler

bizde var›z

15

Hristiyan ve Yahudi

Roma’da dünyaca ünlü San Pietro Kilisesi’nde büyük bir pazar ayini... Görkemli bir dinsel tören.. Papa bile katılıyor. Koskoca meydan mahşer yeri gibi. Kilisenin içi de dışı da tıklım tıklım. Bu arada kilise kapısında iki adam özellikle dikkati çekiyor. Ikisinin de boynunda kocaman birer levha asılı. Birinde “Ben koyu bir Hristiyanım, lütfen bana yardım ediniz” yazılı. Ötekinde ise sadece “Ben koyu bir Yahudiyim” yazıyor. Tabii ki kiliseden çıkanlar Hristiyan olduğunu ifade eden adama yanaşıyorlar ve ellerini ceplerine atıp cömertçe bir şeyler veriyorlar. Yahudi olduğunu ifade eden adamda ise siftah yok. Bu arada kiliseden çıkan iyi niyetli biri “Yahudiyim” yazısı taşıyana sokuluyor. “Bana bak kardeş” diyor, “..dürüstlük iyi bir şey, ama binlerce Hristiyan kiliseden çıkarken, senin Yahudi olduğunu böyle aleni olarak ifade etmen kanımca hiç de akıllıca bir hareket değil. Bak kimse sana para da vermiyor zaten.. Bence çıkar o yazıyı boynundan, sen de şu Hristiyan gibi...” deyince; boynunda “Yahudiyim” yazılı adam “Hristiyanım” yazılı olana dönüp sesleniyor: - Heey! Salamon! Herife bak be! Gelmiş bize ticaret öğretiyor..

Sobadaki hikmet

Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 m. kadar yukarda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar. Kimyacı, “adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış”; fizikçi, “adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş”; jeolog, “burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanin taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangin olasılığını azaltmayı amaçlamış”; matematikçi, “sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış”; antropolog, “adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş”. Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar., Adam cevap verir: - “Boru yetmedi.”

Delik Delin

Uçak fabrikasında yeni bir tasarım. Herşey mükemmel. İlk test uçuşu fakat uçağın kanatları gövdeyle bağlantı yerinden kopuyor. Tüm ekip enkazın başında. Birisi “kanatla gövdenin birleştiği yerlere delik delin” diyor. Yeniden hesaplamalar, iki yıllık çalışma, test uçuşu. Ne yazık ki akıbet aynı. Kanatlar yok. Fabrikaya taşınan enkazın başındaki acayip adamdan aynı öneri. “Delik delin kardeşim.” Üçüncü denemenin de akıbeti aynı olunca proje sorumluları acayip adamın dediklerini uygularlar. Sonuç tam bir BAŞARI. İnanılmaz bir sağlamlık. Acayip adamı fabrika içinde bulurlar ve proje müdürünün önüne getirirler. “Biz bu kadar Profesör ve Mühendis, bilim adamı çözemedik, sen çözdün bu sorunu; kimsin sen?” Adamcağız sıkılarak: “Tuvalet temizleyicisiyim, kahrolası tuvalet kağıtları hiç bir zaman delikli yerlerinden kopmazlar da!”.


Turn static files into dynamic content formats.

Create a flipbook
biz de variz by ismail tunç - Issuu