Issuu on Google+

cmy k

Uyard›k, halk grevine do¤ru ilk ad›m Yaklafl›k 2 milyon kamu çal›flan› 25 Kas›m’da hayat› durdurdu. KESK öncülü¤ünde gerçekleflen 1 günlük uyar› grevi ülke genelinde oldukça etkili oldu. Ulafl›m hizmetleri durma noktas›na gelirken hastanelerde acil servis hizmetleri d›fl›nda hizmet verilmedi. Okullarda ifl b›rakan ö¤retmenlere, ö¤renciler de destek verdi. Birçok okulda veliler ö¤rencileri grev nedeniyle okula göndermezken, illerde yap›lan eylemlere ö¤retmenlerle ö¤renciler el ele kat›ld›. Vergi daireleri vergi toplamad›. Posta hizmetleri yap›lmad›. Otoyol gifleleri çal›flmad›. Üni-

versitelerde greve yo¤un kat›l›m sa¤lan›rken, birçok üniversitenin kap›s›na grev ve boykot pankartlar› as›ld›. Kamu çal›flanlar›n›n grevi, sabah erken saatlerde trenlerin sefere ç›kmamas› ile bafllad›. ‹stanbul ve Ankara baflta olmak üzere tüm ülkede tren seferleri durduruldu. Bal›kesir’de hareket etmek isteyen treni durduran befl sendikac› k›sa bir süre gözalt›nda tutuldu. ‹stanbul’da sabah›n erken saatlerinden itibaren iflyerleri önünde, mahallelerde toplanan grevciler yürüyüflleri Çapa ve Sir-

keci’de oluflturulan iki kolda toplanarak Beyaz›t Meydan›’na yürüdü. Beyaz›t Meydan›’nda yap›lan eyleme, yaklafl›k 20 bin kifli kat›ld›. ‹stanbul’daki eyleme ulafl›m zamlar›na karfl› tepkiler damgas›n› vurdu. Eyleme gelen binlerce kifli yap›lan zamlar› protesto için toplu tafl›ma araçlar›na paras›z bindi. Ankara’da ise yaklafl›k on bin kifli Ziya Gökalp Caddesi’nde toplanarak eylem yapt›. Ziya Gökalp Caddesi'nde toplanan kamu emekçilerine destek için yürüyen ö¤rencilere polis biber gaz› ile sald›rd›. Ö¤rencilerin tafl ve sopalarla karfl›l›k verdi¤i sald›r›da çok

say›da ö¤renci çeflitli yerlerinden yaraland›. ‹zmir’de Konak’ta yap›lan eylem oldukça coflkulu geçerken, kentte hayat adeta felç oldu. Yap›lan uyar› grevi tüm Türkiye’de hayat› durdururken, halk greve büyük destek verdi. Halk grev nedeniyle çocuklar›n› okullara göndermedi, hastanelere gitmedi, trenlere binmedi. Birçok mahallede ve kent merkezinde kamu emekçileriyle omuz omuza, paras›z e¤itim ve sa¤l›k talepleriyle yürüyerek bir halk grevine giden yolun ilk tafllar›n› döfledi.

15 Günlük Siyasi Gazete

Y›l 4 • Say› 94 • 26 Kas›m 2009 • 1 TL

Hiçbiriniz aklanamazs›n›z! Meclis kürsüsünden gerici faflist katliamlar› sözüm ona elefltiren AKP, siyasi gelene¤ini ve iktidar›n› o katliamlarda bizzat görev alarak inflaa etti. Muhalefetin faflistli¤i iktidar› demokrat yapmaz

Emekçinin ücreti yerinde sayarken ulafl›ma, do¤algaza zam yapan, muayene hizmetlerini paral› hale getiren, artan iflsizlik rakamlar›na ‘hamdolsun’ diyen AKP’yi kriz bahanesi aklayamaz

B‹NAL‹ YILDIRIM

ONUR ÖYMEN

‘Askerlik yan gelip yatma yeri de¤ildir’ diyen o, pompal› tüfekle DTP’li av›na ç›kanlara hak veren o, yüzlerce Kürt çocu¤unu hapse t›kt›ran yasay› ç›kartan o... Meclis kürsüsünden at›lan kardefllik nutuklar›na niye inanal›m?

Halk düflman›, gerici, floven, iflbirlikçi bir iktidar karfl›s›nda halk› savunaca¤›na halk düflmanl›¤›n› kendine bayrak edinen, hükümeti demokrat olmad›¤› için de¤il ‘yeterince’ faflist olmad›¤› için elefltiren muhalefeti halk ne yaps›n?

Y›llarca katliamlarla, faflist sald›r›larla ABD’nin hizmetinde yer al›p, flimdi de iktidar› Amerikanc›l›kla suçlayan MHP’ye kim inans›n? ‹lle de savafl, ille de ayr›mc›l›k diye bo¤az›n› y›rtan Bahçeli’yi kim ne yaps›n?

Aç›l›m›n bayraktarl›¤›na soyunup ortal›¤a düfltükten sonra, Tunceli’ye Dersim denilemez diyen, Habur’daki karfl›lama gösterisi karfl›s›nda aç›l›m olsun ama halk sevinmesin diyen Atalay’a kim güvensin?

Cumhuriyet tarihinin en a¤›r bilançolu tren kazalar›n›n ve en rezil dinleme vakalar›n›n sorumlusu olan ve bir türlü yerinden oynat›lamayan Y›ld›r›m’›n o koltukta oturmaya devam etmesine kim tahammül etsin?

Filistin bombalan›rken Türkiye-‹srail dostluk grubundan istifa etmeyen tek milletvekili olan, Dersim’in bombalanmas›na, analar›n a¤lamas›na “Atatürkçülü¤ü gere¤i” sahip ç›kan Onur Öymen’i kim ›slah etsin?

Fatma Genç

GDO açl›¤›n ta kendisi...

Tufan Sertlek

‹flçinin kalbine giden yol

Erhan Günefl

Okmeydan› direniflinin ard›ndan

Ferda Koç

Topu taca atmadan

Sayfa 9’da

BEfi‹R ATALAY

Sayfa 7’de

DEVLET BAHÇEL‹

Sayfa 5’te

DEN‹Z BAYKAL

Sayfa 2’de

N R. TAYY‹P ERDO⁄A

Yol belli, ad›mlar› h›zland›ral›m Sayfa3’te

Topbafl’›n zamm›na boykot ‹stanbul Büyükflehir Belediyesi’nin metrobüslere yapt›¤› zamma tepkiler giderek büyüyor. Tepkiler, para vermeden metrobüse binme eylemlerine dönüflürken eylemlerdeki yo¤un kat›l›m ‹stanbullular›n bu zamlar› geri ald›makta kararl› oldu¤unu gösteriyor ‹BB’nin 16 Kas›m’da yapt›¤› metrobüs zamlar›na karfl› bas›n aç›klamalar›yla bafllayan tepkiler, daha sonra halk›n genifl kat›l›m gösterdi¤i do¤rudan eylemlere dönüfltü. Zamlar› boykot eden binlerce ‹stanbullu metrobüslere para vermeden binmeye bafllad›. Halk›n paras›z ulafl›m hakk›n› kullanmas›na tahammül edemeyen ‹BB, eylemlerin yayg›nlaflmas›na metrobüs duraklar›na polis dikerek karfl›l›k verse de halk›n tepkisi karfl›s›nda ifllevsiz kald›.

Okmeydan› yol gösteriyor Okmeydan› Hastanesi’nde Dev Sa¤l›k-‹fl’e üye olduklar› gerekçesiyle iflten at›lan 18 tafleron sa¤l›k iflçisinin ifle geri dönme ve sendikal› çal›flma hakk› için bafllatt›klar› direnifl 45. gününde baflar›yla sonuçland›. Toplumsal muhalefetin son derece c›l›z cmy k

oldu¤u ve emek mücadelesi ad›na birkaç istisna d›fl›nda direnifllerden sonuç elde edememenin neredeyse kural haline geldi¤i göz önüne al›n›rsa tüm ülkenin gözü önündeki Okmeydan›’ndan gelen bu kazan›ma dikkatli bakmak gerekiyor.

Hükümet GDO’da geri ad›m att› ama AKP hükümeti taraf›ndan 25 Ekim günü ç›kart›lan ve GDO’suz ürünlerin ürün paketinde bunu belirtmesine izin vermeyen yönetmelik gelen tepkiler üzerine de¤iflti. Yönetmelik de¤iflti de¤iflmesine ama Mec-

lis’e getirilecek olan “Ulusal Biyogüvenlik Yasas›” ile GDO’lu tohumla üretimin serbest b›rak›lmas›n›n yolu aç›l›yor. Uzmanlar GDO’lu ürünlerin açl›¤a engel olmayaca¤› gibi ekolojik yaflam› da olumsuz etkileyece¤i görüflündeler.

Sayfa 3’te

‘Bu bizim üniversitemiz’ Avusturya’da harçlara yap›lan zamlar›n ard›ndan bafllayan ö¤renci eylemleri tüm Avrupa’ya yay›l›yor. 17 Kas›m’da Avrupa genelinde yaklafl›k 100 bin ö¤renci soka¤a ç›karak paras›z ve demokratik e¤itim hakk›n› savundu. Almanya’da ö¤rencilerin ders boykotuna e¤itim emekçilerinin örgütlü oldu¤u

GEW ve kamu emekçileri sendikas› Ver.di gibi sendikalar da destek verdi.


26 Kas›m 9 Aral›k

2 GÜNDEM GDO açl›¤›n ta kendisi… Fatma GENÇ Tar›m, do¤ada var olan ürünlerin toplanmas› ve ifllenmesiyle birlikte ortaya ç›km›flt›r. ‹nsan do¤aya müdahale eder, do¤adan ald›¤› ürünlere ifllem uygulayarak onu temel ihtiyaçlar›n› karfl›lamak için kullan›r. Tar›m›n en önemli ifllevi biyolojik yeniden üretim için beslenme ihtiyac›n› karfl›lamas›d›r. Kapitalizm de, bu ihtiyac› kar elde etmek amac›yla pazar için üretime çevirir. Tar›m›n en önemli ifllevi beslenme ihtiyac›n› karfl›lamas›d›r. Ürünler insanlar›n beslenmesi için üretilir. Bunun için de tar›m›n, en temel hak olan beslenme ihtiyac›n› karfl›lad›¤› için kimin yarar›na yap›ld›¤› çok önemlidir. Son dönemde tar›m ve tar›ma yönelik politikalar›n yeniden yap›land›rma sürecinde oldu¤u, Dünya Bankas›’n›n 2008 y›l› Dünya Kalk›nma Raporu bafll›¤›n› “Kalk›nma ‹çin Tar›m” koymas›ndan da anlafl›lmaktad›r. Tar›m›n tekrar önemli hale gelmesi bu alan üzerindeki denetimin ve üretimin kontrolünün nas›l sa¤lanaca¤› konusunu da gündeme getirmektedir. Tar›m›n kapitalistin yarar›na yap›labilmesi için kontrol edilebilir ve denetlenebilir olmas› gerekmektedir. Tar›m›n denetlenebilir olmas›n›n yollar›ndan biri kapitalizm öncesi biçimlerde oldu¤u gibi topra¤a el koymakt›r. Bugün, bu denetimi sa¤laman›n yollar›ndan bir di¤eri olarak da tohum görülmektedir. Sanayi üretiminde makinelerin oynad›¤› rolü tar›mda tohum oynamaktad›r. Yani tohum, tar›m›n en önemli üretim arac›n› oluflturmaktad›r. fiirketlere ba¤›ml›, üreticinin flirkete zorunlu k›l›nmas› için tohumun kimin elinde oldu¤u önemlidir. ‹flte tam da burada son dönemde hakk›nda önemli tart›flmalar yürütülen GDO (Geneti¤i De¤ifltirilmifl Organizmalar) devreye girmektedir. Aç›kça ifadelendirilirse; GDO çiftçi/köylü ve tar›msal üretim üzerindeki egemenlik kavgas›d›r. fiirketlerin çiftçiyi/köylüyü kendilerine ba¤›ml› k›lmak için oynad›klar› bir oyundur. Bu yeni bir oyun de¤il. Tohumu ele geçirmek için flirketler önce hibrit tohumlar›n› gelifltirdiler. Hibrit tohumlar› da 1960’l› y›llarda ABD’de “Yeflil Devrim” ad› verilen bir projeyle gelifltirilmiflti. Bu tohumlar› sunarken de dünyada bir milyon aç insan› gerekçe gösterdiler. Tohumlar›n verimlili¤i artt›rd›¤›n› iddia ettiler. Oysa bu tohumlar hem çok fazla suya ve gübreye ihtiyaç duymaktad›rlar hem de zirai mücadele ilaçlar› da bu tohumlara özeldi. Yani üretici, gübre ve zirai mücadele ilaçlar›n›n al›m› konusunda da tohumu veren flirkete ba¤›ml› k›l›nmaktad›r. Oysa hibrit tohumlar›n›n yapt›¤› tek fley ürünlerin besin baz›nda de¤il, kilo baz›nda art›fl›n› sa¤lamakt›r. fiimdi de tohumlar›n genlerini de¤ifltiriyorlar. fiirketler bitkinin genetik yap›s›n› de¤ifltirerek, bir kere olgunlaflt›ktan sonra bir daha filizlenmesini engelleyen bir gen gelifltiriyorlar. Bu ifllemden sonra elde ettikleri tohumlara patent al›yorlar ve tohumun sahibi oluyorlar. Çiftçi topra¤a bir kere bu tohumu ektikten sonra tekrar bu tohumu flirketten sat›n almak zorunda kal›yor. Böylelikle hem çiftçi ba¤›ml› hale getiriliyor hem de tohum yeni bir kar alan› haline geliyor. GDO’lar› da açl›¤a ve bugün yaflanan g›da krizine çözüm olarak sunuyorlar. Oysa GDO’lu olarak yetifltirilmifl ürünler insanlar›n beslenme hakk›na karfl› ciddi bir tehdit oluflturmaktad›r. Tar›msal üretime flirketler egemen oldu¤unda, GDO’lu ürünlerin açl›¤a çare olmaktan çok açl›¤› daha da artt›raca¤› ve sa¤l›ks›z olmalar› sebebiyle de sa¤l›k harcamalar›n› daha da artt›raca¤› aç›kt›r. (…) Tohumun üzerinde oynanan oyunlar bize Carol Delanay’›n Tohum ve Toprak kitab›n› hat›rlat›yor. “Erke¤in rahme tohumu b›rakan yarat›c›; kad›n›n da bunu besleyen toprak oldu¤una inan›l›r” diye bir cümle geçiyor kitapta. Tohum erkek, toprak da kad›nsa… Do¤a üzerinde kurulan egemenlik ile kad›n üzerinde kurulan egemenlik aras›nda kurulan ba¤ tam da burada kendini gösteriyor. Kapitalizm erkek yan›yla tekrar do¤aya ve kad›na direk müdahale ediyor. Tar›mda yo¤unluklu olarak ücretsiz aile iflçisi olarak kad›nlar çal›flmaktad›r. Tar›msal alanda kad›n›n tarladaki ve ev içi eme¤ine el koyan erkek ise; tar›ma erkek müdahalesinin yeni yüzü GDO’lard›r. Bu yeni yüzüyle kapitalizm “do¤a ana”n›n kendisine direk müdahalede bulunuyor ve yap›s›n› de¤ifltiriyor, yönlendiriyor ve istedi¤i gibi biçimlendiriyor. Çiftçiler kendi üretim araçlar› üzerindeki denetimlerini kaybederek, kapitalizmin kar h›rs›na teslim al›nmak isteniyor. Türkiye’de yap›lan tar›m tart›flmalar›nda küçük mülkiyet yap›s› itibariyle “topraks›z köylü hareketi” ç›kmayaca¤› söylenirdi, belki GDO’larla birlikte “tohumsuz köylü” hareketi ç›kar…

2009

Trabzon vicdan›n› onlarla sar›yor KTÜ Ö¤renci Kolektifi’nin gerçeklefltirdi¤i eylem tüm politik ezberleri bozdu, Trabzon’un ve ülkenin toplumsal vicdan›n oluflturulma mücadelesine bir tafl daha koydu. Ortado¤u halklar› da Türkiye’deki ilerici ve halkç› yoldafllar›ndan haberdar oldu Trabzon’u son y›llarda gazete manfletlerine tafl›yan olaylar bu güzel Karadeniz kentinde toplumsal ak›l ve vicdan›n Türkiye’nin birçok noktas›na göre çok daha fazla zedelendi¤ini gösteriyordu. Devrimci gençlere linç girifliminden Rahip Santoro cinayetine, oradan Hrant Dink’in katline kadar ad› bu kentle özdeflleflen olaylar, Trabzon’u toplumsal gericilik ve çetecilik aç›s›ndan çok daha özel bir yere oturtuyordu. Solun ve toplumsal muhalefetin uzun y›llard›r süren sistemli çabalarla çökertildi¤i kent adeta gerici fliddetin kalesi olmufltu. Ancak yine Trabzon’da bir süredir ilerici, devrimci gençlerin i¤neyle kuyu kazarak inatla yürüttükleri çabalar, bu kentle ilgili ezberleri bozmaya bafllad›. Trabzon’daki o gençlerden, özellikle de Ö¤renci Kolektifleri’nden bahsediyoruz… Kolektifçiler son dönemdeki ça-

l›flmalar›yla etkisi Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden ç›kan bütün bir kente, hatta ülkeye, hatta bölgeye yay›lan bir dinamik harekete dönüfltü. Onlar art›k Trabzon’un akl›n› ve vicdan›n› y›lmadan yeniden infla etmeye giriflmifl durumdalar. Trabzon ülkenin gündemine onlar sayesinde art›k sadece zalimin yan›ndaki gerici eylemlerle de¤il, mazlumun yan›ndaki ilerici ve halkç› eylemlerle de gündeme geliyor. Onlar› en son ‹srail Büyükelçisi’ni üniversitelerinden kovduklar› eylemlerinde gördük. Eylem yine tüm politik ezberleri bozdu, Trabzon’un ve ülkenin toplumsal vicdan›n›n oluflturulma mücadelesine bir tafl daha koydu. Gezinin bafllar›nda samimiyetsiz gerici gruplar›n yapt›¤› eylemlerin yerini ilerici, ‹srail Büyükelçisi Levy’nin ç›kt›¤› Karadeniz gezisi her ne kadar kafalarda soru iflaretleri yaratsa da, Levy gitti¤i her ilde plaketlerle karfl›land›. Siyoanti-emperyalist gençlerin nist ‹srail’in temsilcisini yumurtalarla üniversitelerine sokmayan KTÜ Ö¤renci Kolektifi üyeleri ise Özel Güvenlik Birimleri’nin sald›r›s›na maruz kald› eylemi al›yordu. Bu, kentte büyük bir çatlak yaratt› ve ‹sra- için de eylem, bu mücadelenin na- eylem üzerine d›fliflleri bakanl›¤›n- dar oldular. Kolektifçiler gazetemize gönderil’in emperyalist-siyonist politikala- s›l yürütülece¤i noktas›nda ö¤retici daki sözcüleri arac›l›¤›yla aç›klama r›na kimlerin gerçekten karfl› oldu- ve heyecan verici oldu. AKP kur- yapmak zorunda kald›. Eylem böy- dikleri aç›klamada mücalelerine her ¤unu, onlarla kol kola yürüyenlerin maylar›n›n eylem sonras›ndaki lece birçok Arap ülkesinde de gün- tür engellemeye ve bask›ya ra¤men yüzlerini ortaya koydu. Eylem son- aç›klamalar› ise AKP’nin ‹srail kar- deme gelmifl oldu. AKP bu ‘zor devam edeceklerini belirttiler. ras›nda Trabzon’daki birçok sa¤ fl›s›ndaki gerçek tutumunu deflifre durum’ karfl›s›nda net tav›r koya- “Yapt›k, yine yapaca¤›z” dediler. grubun eylemi elefltirmesi bunun etmek aç›s›ndan büyük önem tafl›- mazken baflta Filistin olmak üzere Hiç flüphemiz yok. Ve KolektifçiArap ülkelerinin halklar› da emper- ler bunu sürdürdükçe Trabzon’un kan›t›yd›. Öte yandan ABD ve ‹s- yordu. Eylemin etkisi yaln›zca Trabzon yalizm ve siyonizm karfl›s›nda Tür- ve Türkiye’nin ak›l ve vicdan›n›n rail’in politikalar›yla sorunu olan ancak bunlar› halkç› bir siyasetle ve Türkiye ile s›n›rl› kalmad› Or- kiye’de ilerici ve halkç› yoldafllara özgürleflmesinde onurlu ve zor bir birlefltirmeyen ulusalc› kesimler tado¤u’ya da yay›ld›. ‹srail devleti sahip olduklar›ndan yeniden haber- görevi yerine getirmifl olacaklar.

açl›¤a çare de¤il

Bitkilerin geneti¤i aflama aflama nas›l de¤ifltiriliyor?

Meclis’e getirilecek olan “Ulusal Biyo Güvenlik Yasas›” ile GDO’lu tohumla üretimin serbest b›rak›lmas›n›n yolu aç›l›yor. “GDO’lu ürün üretimi benim felsefemle ba¤daflmaz” diye demeçler veren Bakan Mehdi Eker ise söyledikleriyle çeliflmeye devam ediyor GDO’lu ürünler, AKP hükümetinin 25 Ekim’de ç›kartt›¤› GDO’lu ürün sat›fl›n› kolaylaflt›ran yönetmelikle tekrar gündeme geldi. GDO’lu tar›m›n Türkiye’de yap›l›p yap›lmad›¤› ya da ne kadar yap›ld›¤› konusunda kesin bir belirlilik yok. GDO’lu ürün üretmek yasal olarak yasak olmas›na ra¤men özellikle Tekirda¤ Bölgesi’nde GDO’lu kavun, Çanakkale taraf›nda da domates yetiflti¤i kulaktan kula¤a dolafl›yor. Türkiye’de sat›lan 800’e yak›n g›da maddesinin geneti¤i de¤ifltirilmifl bir organizma tafl›d›¤› da bilinenler aras›nda. AKP hükümeti taraf›ndan 25 Ekim günü ç›kart›lan ve ürünlerin ürün paketinde GDO’lu olup olmad›klar›n› belirtmesine izin vermeyen yönetmelik gelen tepkiler üzerine de¤iflti. Yeni yönetmelikte g›da veya yemin yüzde 0,5'ten fazla GDO içermesi halinde ithalat›na, ifllenmesine, nakline, da¤›t›m›na ve sat›fl›na izin verilmez hükmü, “GDO'lardan biri ya da birkaç›n› içerirse orana bak›lmadan GDO'lu olarak kabul

edilecek. G›da veya yem ‘izin verilmeyen GDO içermesi halinde’ ithalat›na, ifllenmesine, nakline, da¤›t›m›na ve sat›fl›na izin verilmeyecek” fleklinde de¤ifltirildi. Her ne kadar Geneti¤i De¤ifltirilmifl Organizmalarla (GDO) ilgili yönetmelik daha “k›rk›n›” doldurmadan de¤ifltirilse de yine de yeni yönetmelikle beraber GDO’lu ürünlerin ülkemize girmesi hem serbestlefltirildi hem de kolaylaflt›r›ld›. Hem de bu serbestlik ve kolayl›k, GDO karfl›tlar›n›n da do¤rular› olan “Islah yöntemi GDO’lu üretime göre daha verimli”, “GDO’lu üretim biyoçeflitlili¤e zarar verir” ile “GDO’lu g›da tüketmem”, “GDO’lu ürün üretimi benim felsefemle ba¤daflmaz” gibi sözleri medyada söyleyen Tar›m ve Köyiflleri Bakan› Mehdi Eker’in öncülü¤ünde yap›ld›. GDO üreticileri bu teknolo-

GDO’lu ürünler 30’a yak›n GDO’lu ürün çeflidi var ama bunun yüzde 99’unu m›s›r, soya, pamuk ve kanola oluflturuyor. GDO’lu ürünlerden m›s›r, endüstriyel kullan›m›n›n yan›s›ra hayvan yemlerinde ve biyoenerji için, kanola da tümüyle biyoenerji için kullan›l›yor. Ama Türkiye’de bitkisel

ya¤ tüketiminde de kanoladan yararlan›l›yor. Pamuk, tekstil için üretiliyor. Soya da genelde yem kar›fl›mlar›nda kullan›l›yor. Yani hem büyükbafl hem küçükbafl yem kar›fl›mlar›n›n en önemli ürünlerinden biri soya.

jinin hem açl›¤a hem de daha az tar›m ilac› gerektirdi¤i için çevre sorunlar›na çare olaca¤›n› iddia ediyor. Fakat bugüne kadar yap›lan üretime ve da¤›t›ma bak›ld›¤›nda, yap›lan testlerin ve yaflanan gerçeklerin durumun böyle olmad›¤›n› ortaya koydu¤u biliniyor. GDO’lu g›da üretimi patent haklar› gere¤i g›da tekellerinin inisiyatifinde oluyor. G›da tekellerinin GDO’lu g›da fiyatlar›n›n kontrolünü elinde tutmas›, dünyan›n gelece¤i aç›s›ndan daha fazla açl›k do¤urabilecek bir durum. Çevre sorunlar›na çare olmak flöyle dursun GDO içeren ürünlerin tohumlar›n›n çevreye kar›flarak, do¤al ürünleri etkiledi¤i, GDO’lu ürünlerin do¤al ortama yay›l›p yayg›nlaflmas› sonucunda böcek nüfusunun olumsuz etkilendi¤i ve tüm ekosistemin çökme noktas›na gelebilece¤i biliniyor. Ziraat Mühendisleri Odas› Baflkan› Gökhan Günayd›n ise konuyu Türkiye aç›s›ndan de¤erlendirirken artan nüfusa ve azalan ekilebilir alana ra¤men GDO’lu ürün ekiminin açl›¤a engel olamayaca¤›n› söylüyor. Günayd›n çözümün GDO’lu ürünler de¤il, sulanabilir alan varl›¤›n›n art›r›lmas›, tar›msal altyap› sorunlar›n›n çözülmesi, daha düflük maliyetle daha yüksek verimde üretim yap›labilmesi oldu¤unu savunuyor.

GDO’lu besinler GDO’lu soya: Soya ya¤›, sucuk, salam, sosis, köfte gibi k›rm›z› etin kullan›ld›¤› ürünler ve et suyu tabletleri, güveç yemekleri, flifl kebaplar, f›nd›k-f›st›k ezmesi, çikolatal› ürünler, pastac›l›k ürünleri, çeflitli unlu

mamuller, süt tozu, haz›r çorbalarda kullan›l›yor. GDO’lu m›s›r: GDO’lu m›s›rdan elde edilen niflasta bazl› tatland›r›c›lar, gazoz, kola, meyve suyu, m›s›r ya¤›, pasta ve baklava gibi ürünlerde, bebek mamalar› ve haz›r çorbalarda büyük ve küçükbafl hayvan yemlerinde kullan›l›yor.

Bitkilere yeni özellikler kazand›ran bir genin bitkiye aktarmada izlenen yol için bir tafl›y›c› kullan›l›yor ve genellikle bir bakteri seçiliyor, virüse eklenen antibiyoti¤e dayan›kl›l›k geniyle bakterileriyle yeni bitki gelifltirilip üretime geçiliyor. ‹flleyifl flematik olarak yukar›daki gibidir. (Ntvmsnbc.com’dan al›nm›flt›r)

10 soruda GDO Çiftçilerin hasattan tohumunu ay›rma hakk› ihlal ediliyor mu? n Tohumlar›n patentleme izni tohum flirketlerine verilerek, çiftçilerin hasattan tohuma ay›rma haklar› ellerinden al›n›yor. Bitki üretme hakk› bilindi¤i gibi ilk önce selektör dairelerinin kapat›lmas›, ard›ndan d›flar›dan tohum al›m›n›n serbest b›rak›lmas›yla k›smen budanm›flt›.

Canl›ya sahip olmak mümkün müdür ? n fiirketler y›llard›r do¤ada do¤al koflullarda yetiflen ve süreklili¤ini sa¤layan bitkilerin genleriyle oynad›ktan sonra bitkilerdeki de¤iflim nedeniyle patent alarak “Bitkinin sahibi benim ” diyerek bir tür gen korsanl›¤› yap›yor.

GDO verimlili¤i artt›r›r m›? n fiirketler, geneti¤i de¤ifltirilmifl ürünler “açl›¤a çare, çiftçiye bol kazanç getirir” diyorlar. Bu kocaman bir kuyruklu yaland›r! Birçok ülkede ve birçok ürün üzerinde yap›lan araflt›rmalarda ürünlerin veriminin düfltü¤ü görüldü.

Geneti¤i de¤ifltirilmifl tohumlar yoksullu¤a çare midir? n Bu da do¤ru de¤ildir. Hemen Paraguay’dan örnek verelim. Paraguay, geneti¤i de¤ifltirilmifl soya ekim alan› bak›m›ndan dünyada yedinci s›radad›r. Fakat Paraguay köylülerinin yüzde 40’› yoksulluk s›n›r›n›n alt›nda yaflamaktad›r.

‹laç kullan›m›n› azalt›r, ilaç fiyat›n› düflürür mü? n Örne¤in Arjantin’de yap›lan bir araflt›rmaya göre GDO’lu ürünler ekildikten sonra ihtiyaç duyulan zirai ilaç ihtiyac› 5 kattan fazla artm›flt›r. GDO’lu ürünlerin patentleri tekel oluflturan g›da flirketlerinde olaca¤› için fiyat inisiyatifi tamamen onlar›n elinde

olacak.

Geneti¤i de¤ifltirilmifl tohum üretimi topra¤a zarar verir mi? n Kimyasal girdilerin yan›nda geneti¤i de¤ifltirilmifl tohumlar›n da topra¤›n yap›s›n› bozdu¤u belirlenmifltir. Bacillusthurigiensisin (Bt)toksinleri geneti¤i de¤ifltirilmifl ürünlerin örne¤in m›s›r›n içinde % 25 oran›nda bulunmaktad›r. Bunlar topra¤› zehirler.

GD tohumlar biyolojik çeflitlili¤e zarar verir mi? n Do¤an›n kendi içinde oluflturdu¤u üretim zincirinin her bir halkas› di¤erine eklemlenerek do¤ay› ayakta tutar. Bu do¤an›n yaflam› için gereklidir.

Gen Mühendisli¤i baflar›l› m›d›r? n Sadece bitkisel üretimde de¤il hayvan yetifltiricili¤inde de kullan›lan ve genetik yöntemlerle elde edilen hormonlar felaketlere neden oluyor. Gen mühendisli¤i yöntemleriyle üretilen BST hayvan yetifltiricili¤inde tüketiliyor.

G›da kriziyle genetik tohum üreticilerinin iliflkisi var m›d›r? n Gelecek üç y›l›n temel besin maddelerinin g›da flirketleri taraf›ndan dünya borsalar›ndaki ifllemlerle sat›n al›nd›¤› söyleniyor. GD’li tohumlar›n g›da k›tl›¤›na ve g›da fiyatlar›n›n artmas›nda da etkili oldu¤u ortada.

Geneti¤i de¤ifltirilmifl ürünler sa¤l›kl› m›d›r? n Geneti¤i de¤ifltirilmifl soyan›n insanlarda alerji oluflturdu¤u kesinleflmifltir. Geneti¤i de¤ifltirilmifl patatesleri yiyen farelerin ba¤›fl›kl›k sisteminin ciddi biçimde bozuldu¤u da tespit edilmifltir. * Çiftçi-Sen‘in yaz›s›ndan k›salt›lm›flt›r


26 Kas›m 9 Aral›k

2009

GÜNDEM 3

Topbafl zamm›na boykot

‹stanbul Büyükflehir Belediyesi’nin metrobüs zamlar›na tepkiler giderek büyüyor, neredeyse hergün metrobüslere paras›z binme eylemleri yap›larak zamlar boykot ediliyor. Boykotlara halk›n kat›l›m› her geçen gün art›yor ‹stanbul Büyükflehir Belediyesi metrobüse 16 Kas›m günü zam yapt›. ‹BB Baflkan› Kadir Topbafl zamma gerekçe olarak maliyeti ve metrobüsü kullanan yolcu say›s›n›n çoklu¤unu gösterdi. Zamla birlikte metrobüs kullan›m bedeli 1,5 liradan 2 liraya ç›karken, indirimli biletler de 0,85 liradan 1 liraya ç›kt›. Ayl›k akbillerde s›n›r 200 biniflten 160’a indirildi. Metrobüse biniflte çift bilet uygulamas›na geçiflle birlikte zaten 160’a indirilen ayl›k binifl say›s› fiilen 80’e düflmüfl oldu. Zam varsa boykot da var Zamlara karfl› tepkiler ise gecikmedi. Metrobüs duraklar›na yap›lan yürüyüfller ve bas›n aç›klamalar› ile bafllayan tepkiler, metrobüslere akbil basmadan binme eylemlerine dönüfltü. TKP’li ö¤renciler 16 ve 17 Kas›m’da, Dayan›flmaevleri üyeleri de 19 Kas›m’da akbil basmadan Mecidiyeköy metrobüs dura¤›ndan metrobüslere bindi. 22 Kas›m’da ise Sefaköy metrobüs dura-

¤›nda buluflan Halkevleri, TKP, ÖDP, Al›nteri ve EHP üyeleri metrobüse paras›z binme eylemi yapt›. Halkevleri, Ö¤renci Kolektifleri ve Liseli Genç Umut 23 Kas›m’da Mecidiyeköy metrobüs dura¤›nda ulafl›m zamm›n› boykot etti. Kolektifçiler metrobüs dura¤›na gelirken Taksim’deki metroya da akbil basmadan bindi. Metrobüs duraklar›nda yap›lan konuflmalar sonucu bine yak›n kifli giflelerden akbil basmadan geçerek metrobüslere bindi. Halkevciler akbil basmadan metrobüse binme eylemlerinin ertesi gün de devam edece¤ini duyurdu. Halkevciler ve Kolektifçiler Mecidiyeköy metrobüs dura¤›nda 24 Kas›m günü de boykottayd›. Durakta bekleyen di¤er yolcularla birlikte ulafl›m zamm› protesto edildi. Halk›n paras›z ulafl›m hakk›n› kullanmas›na tahammül edemeyen ‹BB, çareyi metrobüs istasyonunu çevik kuvvetle doldurmakta buldu. Polisin tüm engelle-

meleri halk›n tepkisiyle karfl›laflt›. Halkevci ve Kolektifçiler turnikelere do¤ru yönelince polis turnikelerin önünü açmak zorunda kald›. Bunun üzerine durakta bekleyen di¤er yolcular da Halkevciler ve Kolektifçilerle birlikte metrobüse akbil basmadan bindi. ‹BB’ye yumurta Metrobüs zamlar›na karfl› yap›lan eylemler bas›n aç›klamalar› ve boykotlarla s›n›rl› kalmad›. Zamlar› protesto eden Halkevi üyeleri 20 Kas›m günü ‹BB binas›n›n girifl kap›s›n› yumurta ya¤muruna tuttu.

Zam Topbafl’a az geldi Tepkiler devam ederken Topbafl, belediye bütçe görüflmelerinde metrobüsü ucuz buldu¤unu belirtti ve yak›nda “ne kadar mesafe o kadar para” uygulamas›na geçilece¤ini duyurdu. ‹BB 1 Haziran’da ulafl›ma yüzde 15 zam yapm›fl ve 13 Haziran’da da akbillerdeki metrobüs aktarmalar›n› kald›rarak gizli zam yapm›flt›. ‹BB’nin ilk zamlar›na karfl› 11 Haziran’da yüzlerce kifli akbil basmadan metrobüslere ve metrolara binerek ulafl›m zamm›n› boykot etmiflti.

Metrobüs kaz›¤› Metrobüs hatt›, ‹stanbul’un trafik sorununa çare olaca¤› iddias›yla 77 günde yap›ld› ve 9 Eylül 2008’de hizmete aç›ld›. Hizmete aç›ld›¤› tarihten bugüne kadar metrobüs hatt›, t›pk› seçim dönemlerinde parke tafllar›n›n de¤ifltirilmesinde yafland›¤› gibi defalarca asfaltland›. Tanesi 1 milyon dolara al›nan 60 metrobüsün 37’si, hatt›n plans›z bir flekilde yap›lmas›ndan kaynaklanan trafik s›k›fl›kl›¤› ve metrobüs araçlar›nda oluflan ar›zalar sebebiyle ‹ETT garajlar›nda bekletiliyor.

Raylar eski tren yeni H›zl› tren kullan›lmaya bafllasa da alt yap› hizmetlerine gerekli harcamalar yap›lm›yor. Bak›m› yap›mayan raylar kazalara davetiye ç›kartmaya devam ediyor. Ankara-Eskiflehir seferini yapan h›zl› tren 12 Kas›m’da Eskiflehir yak›nlar›nda raydan ç›kt›. Kazada ölen ya da yaralanan olmad›. Ulaflt›rma Bakan› kaza için “Ciddi bir konu de¤il” dedi. 22 Temmuz 2004 günü Sakarya’n›n Pamukova ilçesindeki h›zl› tren kazas›nda 42 kifli ölmüfltü

Metrobüs çilesi Ana arterlerdeki di¤er otobüs hatlar›n›n iptal edilmesiyle birlikte metrobüslerle kapasitesinin üzerinde yolcu tafl›nmaya baflland›. Böylece ‹stanbullular›n metrobüs maceras› çileye dönüfltü. Ayr›ca ana ulafl›m arterlerinde ya emniyet fleritleri kapat›larak ya da yollar daralt›larak yap›lan hatlar, trafik s›k›nt›s›n› çözmek bir yana yeni trafik sorunlar› yarat›yor. Ulafl›m altyap›s› yolcu tafl›ma kapasitesine göre planlanmayan ve yeterince genifl olmayan istasyonlar özellikle ifle gidifl gelifl saatlerinde h›nca h›nç doluyor. Duraklardaki y›¤›lmaya karfl› metrobüs say›s› artt›r›l›nca da trafik yavafllayarak durma noktas›na geliyor. Yolun dar olmas› ise, herhangi bir metrobüs ar›za yapt›¤›nda hatt›n tamamen t›kanmas›na sebep oluyor. Böylece trafi¤i rahatlatma iddias›yla yap›lan metrobüsler ‹BB’nin ulafl›m politikas›n›n iflas etti¤ini gösteriyor.

Yol belli, ad›mlar› h›zland›ral›m

T

Erdo¤an, Kürtleri CHP ve MHP ile korkutarak kendi aç›l›m siyasetine ikna etmeye çal›fl›yor. Ancak çal›flmalar›n ilkbahar sonuna kadar devam edece¤ini söyleyerek hem parti içinde hem de seçmen kitlesi aç›s›ndan bu konudaki ifllerinin ne kadar zor oldu¤unu itiraf etmifl oluyor. AKP’nin istiflare toplant›s›nda söylenenler bunun aç›k ifadesi. Bu arada AKP, ‹zmir’de DTP konvoyuna yap›lan sald›r›y›, tahrik unsuru olarak niteledi¤i konvoyun Kürt niteli¤ine ba¤lad› ve faturay› Kürtlere kesti. Hala aç›l›m›n psikolojik haz›rl›¤›n›n a¤›rl›kla yafland›¤› bu süreçte belli ki bu tür sahneleri görmeye devam edece¤iz. Bu sahnelerin tam da DTP’nin Öcalan’›n cezaevi koflullar›ndaki de¤ifliklikle ilgili itirazlar›n› dile getirdi¤i günlerde olmas› manidar. AKP, Kürt sorunundaki aç›l›m›n s›n›r›n› CHP üzerinden çizdi. Aç›l›m CHP raporlar›n› (SHP’nin 1990 ve CHP’nin 1996 Tunceli ve 1999 Do¤u-Güneydo¤u raporlar›) aflmayacak. Yani anadilde e¤itimi kapsamayacak, s›n›r› Kürtçe seçmeli derste kalacak. “Kürtlerin kendi özel okullar›nda anadilde e¤itim yapabilme” noktas›na kadar bile ilerlemeyecek. Ancak Kürt halk› da bar›fl taleplerini her gün sokaklarda ifade etmeye devam ederek sürecin do¤rudan siyasal muhatab› oldu¤u gerçe¤ini canl› tutuyor. Sol siyasal güçler aç›s›ndansa, Kürt hareketinin söylem ve eylemlerini onaylamakla yetinmeyi saymazsak, sürece “analiz etmenin” ötesinde müdahil olma s›k›nt›s› çekildi¤i aç›k. Bu s›k›nt›y› giderecek, özellikle bat›da y›llard›r ekilen ›rkç› ve floven tohumlar› söküp atacak ve (en son ‹zmir’de oldu¤u gibi) her zaman yedekte tutulacak olan flovenist provokasyonlar› bofla ç›kartacak aktif bir politik hatt›n yarat›lmas›, bu t›kan›kl›¤›n afl›lmas›nda anahtar olabilir. ‹lerici toplumsal muhalefet örgütleri ve emek örgütleri aç›s›ndan görev, floven politikalar karfl›s›nda, baflta emek zemini olmak üzere kardeflleflme düzlemlerini infla etmek. AKP de emek örgütlerinin bu zeminin flimdilik en önemli örgütleri oldu¤unun fark›nda. Bu yüzden “aç›l›m” s›ras›nda KESK’teki Kürt emekçi önderlerini hedef alarak böyle bir zeminin inflas›n› engellemeye çal›flt›. Solda yaflanan tart›flmalarsa, Kürt sorununda sosyalistlerden baflka eflitlikçi ve özgürlükçü tutum alabilen bir siyasal yaklafl›m bulunmad›¤›n› aç›kça gösterdi. Gerek liberalizmin gerekse ulusalc›l›¤›n ideolojik etkisindeki sol etiketli yaklafl›mlar›n ilerici kitleler üzerindeki etkisinin k›r›lmas› için sosyalistlerin do¤ru yaklafl›m› güçlü biçimde öne ç›kartacak ad›mlar› acilen atmas› gerekli. ‹stanbul’daki büyük Alevi mitingi ise geçti¤imiz hafta sonu onbinlerce kiflinin kat›l›m›yla gerçekleflti. Ancak en son olarak yaflanan Onur Öymen

vakas›na ra¤men bile Alevilerin CHP’den kopabilmesi de, CHP’yi de¤ifltirebilmesi de kolay görünmüyor. CHP’den kopabilmek alternatif ba¤›ms›z bir siyasal insiyatif yaratmak anlam›na geliyor. Bir Alevi partisi kurmak ve 10 Aral›k hareketi gibi yeni sol liberal giriflimlerle birlikte “gerçek sosyal demokrat parti” iddias›yla kurulacak partilerle birleflmek gibi seçenekler aras›nda kesinleflmifl bir tercih ortada görünmüyor. CHP’yi de¤ifltirme ihtimali ise Baykal taraf›ndan çoktan ortadan kald›r›lm›fl durumda. Asl›nda Alevilerin yüzünü sola dönerek ve düzend›fl› bir insiyatif alarak ilerici ad›mlar atabilmesi mümkün. Ancak Alevi ço¤unlu¤unu karakterize eden model tam da Kemal K›l›çdaro¤lu taraf›ndan temsil ediliyor: ‘Müzmin AKP karfl›t›, Kürt sorununda Baykal’la özdefl, Alevi konusunda sadece talepkar ve siyasal iktidar iddias›ndan yoksun bir CHP partizan›’. Oysa Aleviler tarih boyunca düzend›fl›na itilmifl olmalar› nedeniyle düzen karfl›t› bir gelene¤e sahip olmufl, devrimci hareketlerle bir duygudafll›k içerisinde olagelmifllerdir. Aleviler siyasal idealleri do¤rultusunda ba¤›ms›z ve düzend›fl› bir insiyatif almad›kça “zorunlu din dersleri kald›r›ls›n, Diyanet la¤vedilsin ve Mad›mak müze olsun” talepleri, ilerici özelliklerine karfl›n, AKP’vari aç›l›mlar›n etraf›nda çak›l› kalacak. AKP de bunu gördü¤ü için, 2010 y›l›n›n ilk yar›s›nda bu konuda ad›mlar at›laca¤›n› söyleyerek Alevi aç›l›m›ndaki umutlar› sürdürüyor. Alevi Çal›fltay› ile ilgili komisyonlar kurulmas›, Alevi dedelerine ödenek verilmesi, din kitaplar›n›n yeniden düzenlenmesi gibi konular› tart›fl›yor, hatta aç›l›m›n s›n›rlar›n› Romanlara kadar geniflletiyor. Kürt Aç›l›m›, Alevi Aç›l›m› gibi konular etraf›nda bir gündem mühendisli¤i yap›larak baflka gündemlerin bast›r›lmas› sa¤lanabiliyor. Hükümet Kürtlere ra¤men Kürt Aç›l›m›, Alevilere ra¤men Alevi aç›l›m› gibi gündem mühendisli¤i teknikleriyle insiyatifi elde tutmaya çal›fl›rken GDO, 2010 bütçesi, asgari ücret, zamlar (toplu ulafl›m, elektrik, do¤algaz vd), sa¤l›kta ve e¤itimde hak gasplar› gibi halk›n gerçek gündemlerini bast›rmaya çal›fl›yor. T. Erdo¤an, “geliyorlar GDO’dan bindiriyorlar, geliyorlar öbür taraftan domuz gribinden. Bunlar› art›k gündemimizden düflürmemiz laz›m” diye s›zlanmakta kendince hakl›. Çünkü o da biliyor ki, GDO tart›flmas› AKP’nin tar›mdaki Amerikanc› y›k›c› politikalar›n› ve g›da politikalar›n› sorgulamaya kadar ilerleyecek. (GDO’lar›n yüzde 90’› ABD kökenli tekeller taraf›ndan üretiliyor). Domuz gribi konusunda ise gündem Baflbakan›n da katk›lar›yla hala afl› olup olmamaya s›k›flt›r›lm›fl durumda. Baflbakan kendisinin ve ailesinin risk grubunda bulunmad›klar› için afl› olmayaca¤›n› söylerken asl›nda bir gerçe¤i itiraf ediyor. Domuz

gribi gibi salg›n hastal›klarda en büyük riski, yoksulluk, dengeli ve yeterli beslenememek, kötü yaflam koflullar›, sa¤l›k hizmetine ulaflamamak oluflturuyor. Kral dairelerinde a¤›rlanan baflbakan›n ve ailesinin böyle bir sorunu yok. Salg›na karfl› çözüm, okullar›n tatil edilmesi ya da sadece ilaç tekellerine milyon dolarlar kazand›ran afl›lama ile s›n›rl› de¤il. Sorunun özü herkese insanca yaflayabilece¤i yeterli ücretle yaflam koflullar›n›n ve sa¤l›k hizmetine eriflebilme olanaklar›n›n sa¤lanmas›nda. Sorunun as›l çözümü, salg›n hastal›klar›n en ciddi yay›lma alan› olan okullarda e¤itime yeterli bütçe ayr›lmas›, yeterli say›da ve kadrolu hizmetli personel istihdam edilmesi. Okullara su, sabun, temizlik ihtiyaçlar›n sa¤lanmas›, okullarda sa¤l›k personeli bulundurulmas› gibi son derece basit ve olmas› gereken koflullar›n gerçeklefltirilmesi. ***

2010 Bütçesi ya da nereden geliyor bu de¤irmenin suyu? AKP hükümeti krizin Türkiye’yi çok az etkilemifl oldu¤unu iddia etse de üretim sektörü 13 ayd›r gerilemeye devam ediyor. Milli gelir düflüyor ve bütçe 2001 krizinden sonra tarihinin en büyük a盤›n› veriyor. Resmi rakamlarla 3 milyona ulaflan iflsiz say›s› gerçekte 6 milyonu geçti. Ama iflsizlik ödene¤inden yararlanan iflçi say›s› sadece 279 bin. TÜ‹K rakamlar›na göre Türkiye her sabah uyand›¤›nda yiyecek ekme¤i olmayan 1 milyon 400 bin vatandafla ve resmi yoksul ilan edilen 12 milyon 170 bin kifliye sahip. 2010 bütçesi AKP’nin ekonomi politikalar›n›n ve tercihlerinin foto¤raf›n› veriyor. Bütçe açl›k, yoksulluk ve iflsizli¤i tali sorunlar olarak görerek, sermayenin ihtiyaçlar›na göre biçimlendiriliyor. Dolayl› vergiler, yani tüketimden al›nan vergiler vergi gelirlerinin üçte ikisini oluflturuyor. Böylece vars›llar›n biriktirdikleri servet tümüyle vergi d›fl› b›rak›l›yor. Gelir vergisinin büyük bir k›sm›n›n ücretlilerden al›nd›¤› da düflünülürse, sermayenin büyük karlar› vergilendirilmiyor. AKP hükümeti ise, 2010 bütçesinde a盤› kapatmak için ard› ard›na zam yapmaya girifliyor. Bir sonraki y›l yap›lacak olan genel seçimler de düflünüldü¤ünde 2010 y›l›nda AKP’nin hem yoksullaflt›rma politikalar›na h›z verece¤i, hem de halk›n ümü¤üne daha da basmak için sa¤l›k, e¤itim, yerel yönetimler ve istihdam alan›nda yap›sal düzenlemelere dönük ad›mlar ataca¤› belli. ‹stanbul’da metrobüs ücretlerine ve elektri¤e yap›lan fahifl zamlar, do¤algaza yap›lmas› planlanan yüzde 50’nin üzerindeki zam iflin daha bafllang›c›. Yani bu sürecin kapkaçç›lar›, Topbafl ve di¤erleri iflbafl›nda olacak. Temel yaflamsal ihtiyaçlara yönelik bu sald›r›lar, direnifl barikat›n›n nereye kurul-

mas› gerekti¤ine de iflaret ediyor. Katk› paylar›, ulafl›m zamlar›, enerji zamlar›… Metrobüs zamlar›na karfl› solun ortak eylemde de¤ilse bile ortak ak›lda birleflerek bafllatt›¤› basit eylemler, uzun zamand›r gelifltirmeye çal›flt›¤›m›z muhalefet çizgisi aç›s›ndan olumlu iflaretler say›lmal›. 25 Kas›m grevi gerek örgütlenme süreci, talepleri, bileflenleri, gerekse kitleselli¤i ile önemli sonuçlar ortaya koydu. Binlerce kamu emekçisi ülkenin dört bir yan›nda ifl b›rakarak, alanlarda kitlesel biçimde AKP’nin yoksulluk ve gericilik politikalar›na karfl› tepkisini ifade etti. Kamu çal›flanlar› hareketinin ilk y›llar›ndaki kitleselli¤i ve coflkusunu hat›rlatan bu güçlü ses güvencesiz iflçilerin, grevi boykotla selamlayan gençli¤in, mahallelerden haklar›na sahip ç›kan yoksullar›n sesiyle birleflti. KESK’in 1 günlük uyar› grevi, KESK içerisinden gerçekleflen bozucu etkilere ra¤men, krize karfl› ilk büyük eylem olarak sadece kamu çal›flanlar›n›n de¤il, ücretlisi, sözleflmelisi, tafleron iflçisi tüm çal›flanlar›n taleplerini ortaklaflt›rabildi¤i ölçüde baflar›l› politik sonuçlara ulafl›labilece¤ini gösterdi. E¤itim, sa¤l›k, ulafl›m, vergi daireleri, belediyeler k›sacas› neoliberalizm taraf›ndan piyasalaflt›r›lan tüm kamusal hizmetler alan›nda kamu çal›flanlar›n›n mücadele hedefleri tüm yoksul emekçi kesimlerin talepleriyle ortaklaflt›. Dolay›s›yla verilen mücadele de, bu grev de halk›n do¤rudan öznesi oldu¤u bir halk grevinin gereklili¤ini ve olanaklar›n› gösterdi. Bu eylemlerin ve mücadelenin bileflenlerininse haklar› gasp edilen tüm emekçiler ve yoksullar oldu¤u aç›k. Emekçilerin ve mücadelenin yolu, y›llarca kamu emekçilerine bask› uygulayan, asl›nda egemenlerin uygulad›¤› politikalar›n destekçisi olan ve tek varl›k nedeni kamu emekçilerinin fiili-meflru-militan mücadele çizgisini ortadan kald›rmak olan baz› “sendika”lardan geçmiyor. Kimi “fikri sabit” anlay›fllar›n tüm bozucu dirençlerine ra¤men, toplumsal hareket sendikac›l›¤›, güçlü bir sendikal hareketin de, güçlü bir halk hareketinin de gelece¤ine iflaret ediyor. Kamu emekçilerinin mücadele tarihi KESK ve ilerici emek örgütlerinin do¤ru bir temelde ve do¤ru politikalarla örgütlendi¤inde tüm emekçilerin taleplerini ortaklaflt›rarak toplumsal bir harekete dönüfltürme gücüne sahip olduklar›n› gösteriyor. Bütün bunlar, AKP hükümetinin emekçilere yönelik sald›r›lar›n› her alanda h›zland›rd›¤› bir dönemde, farkl› alanlardan geliflen emek ve hak mücadelelerinin birleflerek iktidara meydan okuyacak, geri ad›m att›racak ve onu alafla¤› edecek bir potansiyel tafl›d›¤›n› göstermektedir. fiimdi gerekli olan, bu politik ufukla, hak ve emek mücadelelerini bütünlefltirecek bir çizginin yarat›lmas› ve devrimci önderli¤inin oluflturulmas›d›r.

Halk›n ulafl›m hakk› sermayeye yol olmaz Alp Tekin Babaç atb@sendika.org Yollarda her geçen gün onlarca insan ölüyor. ‹nsanlar›m›z trafik kazalar›ndan de¤il yanl›fl ulafl›m politikalar›ndan dolay› ölüyor. AKP hükümeti ise ulafl›m politikalar›yla övünüyor. Ulafl›m politikalar› tarih boyunca devletin emperyalist kapitalist sisteme eklemlenme biçiminin sembolü olmufltur. Bugün de AKP ulafl›m politikalar›yla bu misyonu devam ettiriyor. ‹lk olarak Abdülhamit döneminde yap›lan demiryollar›, Osmanl›’n›n sömürgelefltirilmesinin simgesi oldu. O dönemde yap›lan demiryollar›, Osmanl› topraklar›ndaki kömür, pamuk gibi hammaddelerin limanla ba¤lant›s›n› sa¤l›yordu. Cumhuriyet döneminde ise “demir a¤lar” olarak tan›mlanan demiryollar›, ulusal ekonomi inflaas›n›n simgesi oluyordu. 1950’li y›llarda Marshal Planlar› çerçevesinde h›z verilen karayolu yat›r›mlar›, Türkiye’nin iki kutuplu dünyada emperyalist kapitalist kampa entegrasyon sürecinin alameti farikas›yd›. 1980’lere gelindi¤inde petrol krizi sebebiyle tüm dünya karayolu yat›r›mlar› durdurulurken, Türkiye’de otoyollar yap›lmaya baflland›. Böylece neoliberalizmle yeni yeni tan›flmaya bafllayan Türkiye halklar›, efl zamanl› olarak otoyollarla da tan›flt›. 2000’li y›llarda neoliberal politikalar giderek olgunlafl›yordu. Bu dönemin nevi flahs›na münhas›r yol biçimi ise bölünmüfl yol ya da AKP’lilerin tabiriyle “duble yol” oldu. AKP hükümeti duble yollar›n trafik kazalar›n› azaltt›¤›n› iddia etse de durum tersini gösteriyor. Trafik kazalar› azalmad›¤› gibi ço¤al›yor, ayr›ca maliyeti yüksek olan duble yollar›n bedeli de halk›n s›rt›na yükleniyor. Bugün yolcu tafl›mac›l›¤›n›n yan›s›ra mal tafl›mac›l›¤›n›n da sa¤land›¤› duble yollar, tafl›tlar›n daha h›zl› gitmesini sa¤lasa da herhangi bir güvenlik önlemi al›nmad›¤› için kaza riskini azalm›yor. Ülkemizde yollar, sermayenin ç›karlar› do¤rultusunda ve güvenlik(*) sebebleriyle yap›l›yor. Petrol s›k›nt›s›n›n yafland›¤› dönemde otoyol yap›m›na giriflilmesi, ekonomik krize karfl›n getirisinden çok götürüsü olan bölünmüfl yol yap›m›; kriz içerisindeki petrol flirketlerine, inflaat ve otomotiv sektörüne nefes ald›rman›n arac› oluyor. Yaflanan sel felaketlerine ra¤men 3. köprü ›srar› da bunun bir kan›t›d›r. AKP’nin duble yol ata¤› petrol endüstrisinin, inflaat flirketlerinin ve otomotiv sektörünün ekme¤ine ya¤ sürerken, halk nezdinde gösteriflten ibaret kal›yor. 2002’den beri yap›lan yollar neredeyse her sene onar›lmak zorunda kal›yor. Çünkü, sadece basit bir yol geniflletme çal›flmas› yap›l›yor. AKP döneminde, y›lda 2 bin kilometre bölünmüfl yol yap›l›yor ancak her y›l 18 bin kilometre asfalt tamiri yap›l›yor. Örne¤in, Avrupa ülkelerinin ço¤unda oldu¤u gibi, yollarda a¤›rl›kl› olarak beton kullan›lm›fl olsayd›, hem daha az petrol ithal edilecekti hem de yollar 20 kat daha dayan›kl› olacakt›. Ülkemizin ulafl›m altyap›s›n›n neredeyse tamam›n› oluflturan karayolu tafl›mac›l›¤›, pahal› ve güvensizdir. Karayolu yap›m›nda kullan›lan asfalt petrolden elde edilir ve petrol gerek tafl›mac›l›¤› gerekse de ifllenmesi bak›m›ndan masraf› yüksek olan bir hammaddedir. Maliyetten kaç›nan idareler, kalitesiz yollar yaparlar, bu da yollar›n ve yollarda kullan›lan araçlar›n bak›m maliyetini artt›r›r. Öte yandan karayolunda kullan›labilen tafl›tlar benzin ile çal›fl›r ki, bu da yine petrole iflaret eder. Kesintisiz her yere ulaflabilmesi bak›m›ndan avantajl› olan karayolu, trafik kazalar› sebebiyle telafisi imkans›z zararlar oluflturmaya en yatk›n ulafl›m biçimidir. Karayollar›n›n, yük tafl›mac›l›¤› konusunda da maliyeti yüksektir. Yol sath› ne kadar genifl olursa olsun, araçlar›n kapasitelerinin küçük olmas› maliyeti artt›r›r. Her yeni yol ya da artan flerit say›s›; demiryolu ya da deniz yolu etkinlefltirilmedi¤i için yeni trafik problemleri ortaya ç›kart›r. Karayoluna nazaran, çok daha ekonomik ve güvenli olan demiryoluna yat›r›m halen yap›lm›yor. Yat›r›mlar yap›lsa da cüzi miktarda kal›yor. Bu durum raylar de¤iflmedi¤i için h›zl› trenlerin raydan ç›kmas›na sebep oluyor. Ayr›ca üç taraf› denizlerle çevrili olmas›na ra¤men, deniz yollar› Türkiye’den daha az geliflmifl baflka bir ülke daha yoktur. ‹nsan yarar› gözetilerek yap›lan toplu ulafl›m; ölüm riskini ve maliyeti en aza indirdi¤i için, bireysel ve kâr amac› güden ulafl›mdan çok daha tercih edilebilir durumdad›r. Yollar yap›l›rken petrol endüstrisinin, otomotiv ve inflaat flirketlerinin ç›karlar› yerine halk›n ulafl›m hakk› gözetilmelidir. Yollar, halk›n paras›z, güvenli ve sa¤l›kl› biçimde ulafl›m› esas al›narak yap›lsayd›; ne büyük maliyetlere gerek olurdu ne de milyonlarca insan›m›z hayat›n› kaybederdi. (*)Yollar sadece sermaye ç›kar› gözetilerek yap›lm›yor. Devlet, herhangi bir bölgeyi kontrol alt›nda tutmak, orada oluflabilecek herhangi bir itaatsizli¤i gidermek ad›na, kolluk güçlerini bölgeye kolay flekilde sevk etmek için de yol yapm›flt›r.


26 Kas›m 9 Aral›k

4 GÜNDEM

2009

‹ZM‹R’DE TKP’L‹LERDEN EYLEM

TK‹P ÜYES‹NE YARGISIZ ‹NFAZ

R‹ZE’DE YASADIfiI HES PROJES‹

BEBE⁄‹ B‹LE GÖZALTINA ALDILAR

Ö⁄RETMENLER GÜNÜ’NDE

ABD askerlerine yumurta

Alaattin Karada¤ katledildi

Senozlulardan HES eylemi

Kars ve A¤r›’da KESK’e bask›

Sürgün ö¤retmene destek

ABD savafl gemisi USS Bataan ‹zmir liman›na demir atarak 3 bin 500 asker ile kentte üç günlük mola verdi. ABD askerleri ‹zmir sokaklar›nda e¤lenirken, baz› esnaflar›n kap›lar›na ABD bayra¤› asmas› dikkat çekti. ABD askerlerinin bulundu¤u bar›n önünde toplanan TKP’liler ise askerlere yumurta atarak bu durumu protesto etti.

TK‹P üyesi Alaattin Karada¤, 19 Kas›m akflam› ‹stanbul Esenyurt’ta katledildi. Emniyet Müdürü Hüseyin Çapk›n, Karada¤’›n polisle girdi¤i çat›flma neticesinde öldü¤ünü iddia ederken, görgü tan›klar› polislerin Karada¤’a atefl açarak yaralad›klar›n›, ard›ndan bir sivil polis taraf›ndan katledildi¤ini ifade etti.

Rize’nin Çayeli ilçesi Senoz Vadisi Koruma Platformu taraf›ndan ‹stanbul Ba¤larbafl›’nda düzenlenen eylemde yöredeki hidroelektrik santraller (HES) protesto edildi. Platform sözcüsü Mustafa Aky›ld›z HES’lere karfl› dava açt›klar›n› ve kazand›klar›n› ancak projeleri yürüten firmalar›n yasad›fl› biçimde çal›flmalar›n› sürdürdü¤ünü söyledi.

Tutuklu KESK üyeleri için 14 Kas›m günü Kars’ta düzenlenen eyleme polis sald›rd›. Polis sald›r›s› sonucu 32 KESK üyesi gözalt›na al›n›rken, KESK üyesi bir kad›n kuca¤›ndaki bebe¤iyle birlikte gözalt›na al›nd›. A¤r›’da ise KESK üyeleri, 25 Kas›m grevi için halka ça¤r› yapmak amac›yla duyuru yaparken polis engeliyle karfl›laflt›.

E¤itim-Sen ‹stanbul fiubeleri Fatih Adliyesi önünde bir bas›n aç›klamas› yaparak, AKP kadrolaflmas›na boyun e¤medi¤i için dava aç›lan ö¤retmen ‹lkay Özalp’e destek oldu. Dava gününün "24 Kas›m Ö¤retmenler Günü" olmas› yap›lan destek eylemine ayr› bir anlam katarken, eylemde 25 Kas›m Grevi’ne de ça¤r› yap›ld›.

Kardefllik emek ister Meclisteki “tarihi” oturumda görüldü ki, egemenler iktidar›yla muhalefetiyle seçimlere kilitlenmifl, tirbünlere sesleniyor. Somut bir ad›m yok, bol bol laf var. AKP’nin süreçte sermayeye aktif rol vermesi ise, aç›l›m›n halk›n de¤il sermayenin “Kürt sorunu”nu çözmeyi hedefledi¤ini kan›tl›yor 13 Kas›m 2009 Cuma günü Meclis’te k›yamet kopmad›. Oysa o gün Meclis tarihinin en önemli oturumlar›ndan biri yap›l›yordu. AKP hükümetinin “Milli Birlik ve Kardefllik Projesi” olarak adland›rd›¤› “Kürt aç›l›m›” görüflülecekti. Sokaklarda gerilim sürekli t›rmand›¤› halde, Meclis’te “yaprak k›m›ldam›yordu”. fiehit aileleri, CHP, MHP ve baz› dernekler, “aç›l›m” karfl›t› floven gösterileri t›rmand›rm›flt›. Zaman zaman bu gösteriler, Kürt düflmanl›¤›na ve kitlesel linç vakalar›na dönüflüyordu. Ufak tefek a¤›z dalafllar›n› saymazsak, normal zamanlarda sudan bahanelerle olay ç›karan, birbirlerinin üzerine yürüyen milletvekillerini bir itidal, bir sakinlik kaplam›flt›. ‹flin s›rr› Baflbakan Erdo¤an kürsüye

ç›k›nca çözüldü. Erdo¤an, Meclis’e de¤il, halka seslendi¤ini söyledi. Muhalif parti milletvekillerini, yani TBMM’yi muhatap alm›yordu. Kürt oturumu, izlenme rekorlar› k›ran bir televizyon program›na, bütün partilerden konuflmac›larsa ekranlar› bafl›ndaki seyircilere seslenen propagandac›lara dönüflmüfltü. Birbirlerini mat etmeye, halktan puan toplamaya çal›fl›yorlard›. Anlafl›lan, 2011 seçim konuflmalar› bu dönem erken bafllam›flt›. Sistemin s›n›rlar› görüldü Bu manzara, rejim aç›s›ndan halk›n en yüksek siyasal iradesi olan TBMM’nin, ülkenin en acil sorunu olan Kürt sorunu karfl›s›ndaki iktidars›zl›¤›n›n itiraf›d›r. Ülkenin temel sorunlar› karfl›s›nda yo¤unlaflarak ciddi, güvenilir çal›flmalar yapmas› gereken Meclis, aç›kças› görevsizlik karar› veriyordu. Topu gelece¤e f›rlat›yor, yetersizli¤ini, bofl kardefllik laflar›yla, ›rkç›-floven kahramanl›k nutuklar›yla ve ciddi sol bir muhalefetin olmad›¤› koflullarda demokrasi ve aç›l›m nutuk-

lar›yla geçifltiriyordu. Üstelik bu tutum, liberal sivil toplum kurulufllar›, TOBB, TÜS‹AD, MÜS‹AD gibi sermaye örgütlerince ve iktidar yanl›s› medya organlar›nca, “tarihte bir ilk”, “bu bir devrim”, “tabular y›k›l›yor” gibi destek aç›klamalar›yla da olumland›. Çünkü onlar aç›l›m›, Türkiye’nin Ortado¤u’da ve sermayenin bölge pazarlar›nda önünün aç›lmas› olarak de¤erlendiriyorlar. Oysa 13 Kas›m 2009 Cuma günü Meclis oturumunda olumlanan, Kürt düflmanl›¤›n›n, flovenizmin ve ›rkç›l›¤›n artmas›d›r. ‹ki kardefl halk›n her geçen gün birbirine düflman hale getirilmesi ve buna sürekli pirim verilmesidir. Hiç arkas› kesilmeyen ölümler, askeri operasyonlar, çocuk ölümleri ve sürekli dolan hapishanelerdir. Demokratik hak ihlalleri, Kürt dili üzerinde bask›lar ve sürekli artan hak gasplar›d›r. Çünkü Meclis, temel görevi ve elinde oldu¤u halde bu sorunlar› çözmeye çal›flmay›p laf oyunlar›yla ifl geçifltirdi. Laf de¤il somut ad›m gerek Bu “tarihsel oturum” bir kez daha gösterdi ki, aç›l›m flovlar› ve floven k›flk›rtmalar›n yafland›¤› böyle bir dönemde halklar›n kardeflleflmesi, laf de¤il emek ister. Her iki halk›n

Aç›l›m›n “sivil” aya¤›n› sermaye temsilcileri oluflturuyor. Kürt sendikac› ve halk önderlerine göz açt›rmayan AKP aç›l›m turlar›n› patronlarla sürdürüyor.

yoksul emekçi s›n›flar› ve onlar›n örgütlü iradesi kendi kardeflleflme ve bar›fl içinde bir arada yaflama sorununu sahiplenmeden bu yönde ciddi çal›flmalar yap›lamaz. AKP’nin “Yaradandan ötürü sevgi gösterdi¤i” Kürtlerin liberal-tek ümmetçi aç›l›ma ihtiyac› yok. Yine Kürtlerin, CHP ve MHP’nin dayatt›¤› “tek milletçi” kardeflli¤ine de ihtiyac› yok. Kürtlerin eflitli¤e, özgürlü¤e, demokrasiye ve ellerini uzatt›klar›nda hemen yan› bafl›ndaki kardefl halk›n emekçi ellerine ihtiyac› var.

Kardefllik isteyen bunu yapmaz Polis, 19 Kas›m’da Terörle Mücadele Kanunu (TMK) ma¤duru çocuklar için TBMM önünde Kay›p Harfler Masal› adl› oyunlar›n› oynamak isteyen Sahne D›fl› Sokak Tiyatrosu’na, ‘Buras› Meclis, sahne de¤il’ diyerek izin vermedi. Hükümet, “aç›l›m” kapsam›nda yüksek cezalara çarpt›r›lan çocuklar›n ma¤duriyetini gidermeyi ele al›rken, polisin tiyatro gösterisine karfl› tahammülsüzlü¤ü dikkat çekti. Tiyatro ekibi, oyunlar›n› Yüksel Caddesi’nde sergiledikten sonra “Oyunumuza izin vermeyen, bir oyundan korkan bu zihniyet elbette tafl atan çocuklardan da korkacakt›r. Biz TMK ma¤duru çocuklar için özgürlük istiyoruz. Çocuklar çocuktur efendiler!” diyerek da¤›ld›.

Universiteden baflka her fleye benziyor Üniversiteleri birer AVM’ye çeviren uygulamalar karfl›s›nda üniversiteliler eyleme geçti. Yap›lan zamlara karfl› Sivas Cumhuriyet, Y›ld›z Teknik ve ‹stanbul Teknik Üniversitelerinde eylemler ve boykot vard›, ögrenciler isyandayd› Üniversiteleri iflletme sayanlar›n fikri ilerlemeleri üniversiteleri adeta birer Al›fl Verifl Merkezi’ne (AVM) çevirdi. Kantinler Bebek’teki lüks kafeteryalar› aratmazken, kampuslerin içinde bofl bulunan her yer birer ma¤azaya çevriliyor. Biraz da abartarak Rektörlükler yak›nda ö¤rencilerin nefes almalar›na dahi bir ücret belirleyecekler diyesi geliyor insan›n. Üniversiteliler elbette bu durum karfl›s›nda sessiz kalm›yorlar. Onlar da örgütledikleri boykotlarla, eylemlerle üniversitelerin birer iflletme olamayaca¤›n› cümle aleme gösteriyorlar. Sivas’ta kantin boykotu Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde 14 Kas›m’da Ö¤renci Kolektifleri

kantin zamlar›na karfl› bir eylem yapt›. Kolektifler Merkez Kafeterya’da zamlar› protesto etmek için bir tiyatro gösteri düzenlediler.

Y›ld›z’da ödev flifresi var Y›ld›z Teknik Üniversitesi’nde ise ilginç bir geliflme yafland›. Üniversite yönetimi bir ilke imza att›. Ö¤ren-

cilerin ödev yapabilmek için flifre alarak bir siteye girmeleri gerekiyor. Yaln›z bu site hemen özel bir flirkete devredildi. Ö¤renciler bu siteye girebilmek için bu özel flirkete 55 TL para ödemek zorundalar. Ö¤renciler de bu durumu yapt›klar› eylemle protesto etti. Ö¤renciler uygulamay› protesto etmek için derslere girmediler. Rektörlük henüz geri ad›m atmad›. Ö¤renciler ise eylemlerini sürdüreceklerini söyledi. ‹TÜ’de 2 günlük uyar› boykotu ‹TÜ’de ise yüksek kantin fiyatlar›na karfl› 19-20 Kas›m’da 2 günlük uyar› boykotu örgütlendi. Boykota kat›l›m yüksek olurken ö¤rencilerle kantin sahipleri aras›nda zaman zaman gerilim yafland›.

Aç›l›ma sadece Baykal inan›yor AKP taraf›ndan gündeme getirilen aç›l›m konusuna en sert muhalefet CHP ve MHP’den geliyor. MHP’nin geleneksel çizgisi göz önüne al›n›nca bu çizgiyle tutarl› bir politik tav›r ald›¤› söylenebilir. Fakat aç›l›ma karfl› ›rkç› söylemin dozunu perde perde artt›ran CHP’nin muhalefetini ve itiraz gerekçelerini anlamak mümkün de¤il. Aç›l›m konusunda AKP henüz tek bir somut ad›m atmazken, aç›l›m oturumu diye lanse etti¤i TBMM görüflmelerinde dahi demokratik bir özün bulunmad›¤› ortaya ç›kmas›na ra¤men Baykal AKP’yi yeterince faflist olmamakla elefltiriyor. “Öcalan’› muhatap al›yorlar, Ulus devleti temellerinden sars›yorlar, teslim olmaya de¤il teslim almaya geldiler (kandil grubunun geliflini kastederek)” Baykal’›n

son bir ayda aç›l›m konusunda yapt›¤› de¤erlendirmelerden birkaç›. AKP’nin aç›l›m konusunda bolca reklam, biraz edebiyat ve bolca tarihi gönderme d›fl›nda henüz hiçbir ad›m atmad›¤› düflünülünce Baykal ve CHP’nin aç›l›ma dair neyi görüp neye itiraz etti¤i merak konusu.

Allah ‘iyili¤ilini’ versin Tayyip

Hasta mahpuslara özgürlük!

Kad›köy’de kurulan Halk Kürsüsü’nde “Allah belan› versin Tayyip” diyen Alper Atefl’le birlikte lise ö¤rencisi M.B.G.’ye de “Baflbakana hakaret” suçlamas›yla dava aç›ld›

Kanser hastas› Güler Zere tahliye edildi ancak hapishanelerdeki hasta mahpuslara yönelik muayene ve tedavi engeli sürüyor. ‘39 a¤›r hasta mahpus’, tahliye edilmedikleri için ölümü bekliyor

Halkevleri’nin Kad›köy’de kurdu¤u Halk Kürsüsü’nde yapt›¤› konuflma yüzünden hakk›nda “Baflbakan’a hakaret” suçlamas›yla dava aç›lan Alper Atefl’le birlikte lise ö¤rencisi M.B.G.’ye de ayn› suçtan dava aç›ld›. Halkevleri’nin krizin y›k›m›na karfl› halk›n tepkilerini dile getir-

‹nsan Haklar› Derne¤i’nin aç›klamas›na göre Türkiye’deki hapisanelerde 2009’daki hasta mahpus say›s› 300 civar›nda ve bunlar›n 39’u a¤›r hasta. Bunlar›n 10'u kan-

mek amac›yla kurdu¤u Halk Kürsüsü’nde konuflanlar AKP’nin krize karfl› politikalar›n› elefltirerek, elektrik ve do¤algaz zamm›ndan iflsizli¤e, üniversite harçlar›ndan pahal›l›¤a kadar tüm sorunlar›n› dile getirmiflti. Kürsüde konuflan Alper Atefl, “Tüpümüz bitti, banyo yapmaya arkadafl›ma gidiyorum. Bu halde yafl›yoruz. Tayyip Allah belan› versin” demiflti. Atefl’in ard›ndan konuflan M.B.G. ise AKP’nin ‹srail politikas›n› elefltirerek, “Neden Konya’daki ‹srail pilotlar›n›n e¤itimine ve anlaflmalara son vermiyorsun? Böyle mi olu-

yor kahramanl›k? O zaman Allah belan› versin!” demiflti. Çevrede bulunan polisler Atefl ve M.B.G.’nin konuflmalar› üzerine tutanak tutarak, Atefl ve M.B.G.’yi “Baflbakan’a hakaret etmekle” suçlad›. Hakaret etmedi¤ini ve Atefl’in konuflmas›ndan etkilendi¤ini ifade eden M.B.G., “Hakaret diye anlafl›lm›fl. Öyle de¤ildi. Bir çaresizlik durumuydu. Sadece sitem ettim” dedi. Gültepe Endüstri Meslek Lisesi’nde okuyan 17 yafl›ndaki M.B.G.’nin duruflmas› Kad›köy 1’nci Çocuk Mahkemesi’nde görülecek. Alper Atefl ise 10 Mart 2010’da Kad›köy 4’üncü Sulh Mahkemesi’nde hâkim karfl›s›na ç›kacak.

ser hastas›, 3'ünün belden afla¤›s› felçli, 3'ü Vernike Korsakoflu, di¤er 13'ü kemik erimesi, tümör gibi de¤iflik hastal›klar tafl›yor. Bu mahpuslar›n tedavileri hapishane koflullar›nda yeterince yap›lamad›¤›ndan, hastal›klar› giderek a¤›rlafl›yor. Hasta mahpuslar›n yan›s›ra 2009’da 9’u hastal›ktan 21 kifli hayat›n› kaybetti. Hayat›n› kaybeden 12 kifli için “intihar etti” denilse de intihara gerekçe gösterilemedi. 2008’de de 37 ki-

fli hayat›n› kaybetmiflti. Hasta mahpuslar›n ço¤unun muayenesi gerek jandarmalar gerekse hapishane personeli taraf›ndan engelleniyor. Kelepçeli ve asker nezaretinde muayene olmak istemeyen mahpuslar›n tedavileri yap›lm›yor. Baz› doktorlar kelepçeli muayeneyi reddetse de mahpus, jandarma taraf›ndan kelepçeli muayeneyi kabul eden doktorlara götürülüyor. Bunun d›fl›nda sadece Kürtçe bilmek, doktora “han›mefendi” fleklinde hitap etmek de muayene yap›lmamas›n›n gerekçelerinden. Mahpuslar›n hastal›klar› ancak yak›nlar›n›n mektuplar›ndan ö¤renilebiliyor. Muayeneleri engellenen mahpus say›s›n›n daha fazla olabilece¤i ihtimalini güçlendiriyor.


26 Kas›m 9 Aral›k

2009

‹NSANCA YAfiAM 5

Halk yürüdü y›k›mlar rafa kalkt› Kocaeli’nin Gebze ilçesindeki Adem Yavuz ve Cumhuriyet mahalleleri sakinleri 2 Haziran’dan beri kentsel dönüflüm projesine karfl› mücedele veriyor. Daha önce üç kere Gebze Belediyesi önünde eylem yapan mahalleliler 13 Kas›m günü, Kocaeli Büyükflehir Belediyesi’ne yürüdü. Belediye Baflkan›yla görüflen mahalleliler projenin rafa kald›r›ld›¤›na dair söz ald›lar. Bu, Adem Yavuz ve Cumhuriyet mahallerinde yürütülen bar›nma hakk› mücadelesinin ilk kazan›m› oldu Gebzelilerin 13 Kas›m’da Büyükflehir Belediyesi önünde yapt›klar› eylemden sonra Belediye, mahallelilerin r›za göstermedi¤i hiçbir de¤iflikli¤in mümkün olmad›¤›n› söyledi. Büyükflehir Belediyesi’nin sözüne karfl›n Gebze Belediyesi somut bir aç›klama yapmad›. Mahalleliler ise, kentsel dönüflüm projesi iptal edilinceye, evlerinin y›k›lmama garantisi verilinceye kadar mücadelelerini sürdüreceklerini belirtiyor. Kad›nlar yine en önde Cumhuriyet Mahallesi’nde bar›nma hakk› mücadelesinin bafl›n› kad›nlar çekiyor. Kad›nlar, efllerinin ve

‹flçinin kalbine giden yol Tufan Sertlek Dev Sa¤l›k-‹fl Genel Sekreteri

Meryem Gündüz 1977 y›l›nda Çay›rova’ya gelmifl. Bölgeye ilk yerleflenlerden Gündüz; elektrik, su, kanalizasyon, yol gibi hizmetleri mahalleliler olarak kendi çabalar›yla yapt›klar›n› söylüyor.

akrabalar›n›n itirazlar›na ra¤men evleri ve gelecekleri için mücadeleye kat›lm›fllar. Mücadeleden önce haklar›n›n fark›nda olmayan kad›nlar flimdi Ar›zl›l› depremzedelerin s›k›nt›s›n› da payla-

fl›p onlara ve di¤er y›k›m ma¤durlar›na destek olunmas› gerekti¤ini belirtiyor. Mahalleli kad›nlar, Büyükflehir’in sözlerini seçim yat›r›m› olarak görüyorlar. Çay›roval›lar, evlerine

nas›l sahip ç›kmalar› gerekti¤ini kendi yöntemleriyle bulmufllar. Proje ilk gündeme geldi¤inde muhtarl›¤›n önünde toplanan binlerce mahalleli ilk tepki olarak mahalle içinde bir yürüyüfl

yapm›fl. Daha sonra mücadelelerini dayan›flma içinde sürdürmek için bir dernek kurmufllar. Gebze, Dikmen’i örnek al›yor Mahalleliler derneklerini

Kocaeli halk› depremzededen yana Ar›zl›l› depremzedeleri konutlar›ndan at›p bürokratlar› yerlefltirmeye çal›flan Valilik, konutlar›n› polis ablukas›na alsa da, medya yoluyla kent çap›nda depremzedeleri karalama kampanyas› yürütse de, ço¤unluk depremzedelerden yana Kocaeli’nde 21 Kas›m günü eski milletvekilleri, akademisyenler, avukatlar, kurum baflkanlar› ve mühendisler bir araya gelerek Bar›nma Hakk› için Demokratik Müdahale Giriflimini oluflturdu. Giriflim Ar›zl›’da depremzedelerden yana olma konusunda görüfl birli¤ine vard›. Giriflim, depremzedelerin yaflam koflullar›na iliflkin yapt›¤› araflt›rmaya

dayanarak depremden önce kirac› olanlardan yerlefltirildikleri konutlar için ayl›k 220 milyon lira istenirken, depremden önce ev sahibi olanlardansa 75 lira al›nd›¤›n› söylüyor. Giriflim ayr›ca, Do¤al Afet Yönetmeli¤i’nde kirac› lehine olan hükümlerle birlikte konut hakk› üzerinden bir dava açmay› hedefliyor. Giriflim, Ar›zl› konutlar›n›n flartl›

hibe oldu¤unu ve hukuki mücadelenin yan›nda depremzedelerin ak›beti için çözüm önerilerini de tart›flt›rmay› hedefliyor. 14 Kas›m’da, depremzedeler ile görüflen Vali, 2011’e kadar depremzedeye dokunulmayaca¤›n› söyledi ve depremzedelere TOK‹ konutlar›n› önerdi. Depremzedeler hiçbir koflulu belli olmayan TOK‹ konutlar›n› kabul etmedi.

Domuz

kurduktan sonra y›k›mlar karfl›s›nda evlerini savunanlar› araflt›rm›fl ve Dikmen Vadisi halk›n›n verdi¤i mücadeleyi görmüfller. Gebzeliler, Dikmenlileri daha yak›ndan takip ederek nas›l mücadele ettiklerini gömüfller. Sonras›nda da kendi yöntemleriyle mücadelelerine h›z kazand›rm›fllar. Sadece evlerine sahip ç›kmak için de¤il, mahallelerinde olmayan sa¤l›k oca¤›, krefl, pazar yeri, çocuk park› için de mücadele edilmesi gerekti¤ini savunan Adem Yavuz ve Cumhuriyet mahalleleri sakinleri, 5 Aral›k’ta bir dayan›flma etkinli¤i yapacak.

Engelleyemezsiniz! Halkevleri Engelli Haklar› Atölyesi 22 Kas›m günü ‹stanbul’daki Baflbakanl›k Çal›flma Ofisi önünde eylem yapt›. Engelliler, sakatl›k maafl›n›n asgari ücret seviyesine çekilmesi gerekti¤ini söyledi. Engellilerin istihdam sorununa da de¤inen Engelli Haklar› Atölyesi, devlette engellilere ait olan bofl kadrolar›n doldurulmas›n› talep etti. Engelliler ayr›ca özgür imza haklar›na dokunulmas›n›n insanl›k d›fl› bir durum oldu¤unu da ifade etti. Engelliler, 4. Özürlüler fiûras›'nda Engelliler Konfederasyonu Baflkan› Turhan ‹çli’nin u¤rad›¤› sald›r›n›n, AKP’nin engellilere olan tutumunu yans›tt›¤›n› söyledi. fiûra’da baflbakan’›n korumalar›, ‹çli’ye sald›rm›fl ve susturmaya çal›flm›flt›. Atölye, engellilerin kendileriyle ilgili kararlarda söz ve karar hakk›n›n k›s›tlanmamas› gerekti¤ini dile getirdi.

‹flgalin sorumlusu domuz gribinden zengin oldu

Gribi Domuz gribi afl›s› neden tart›flma yarat›yor? Domuz gribi afl›s› tart›flmas›n›n iki ana nedeni var: Birincisi, 1976’da ABD’de bir askeri üste bafllayan domuz gribi salg›n› üzerine ülke çap›nda 40 milyon kiflinin afl›lanmas›. Bu afl›lama kampanyas› sonucu 400 kiflide kas güçDomuz gribi afl›s›n›n güveni- (canl› virüs, katk›l›, katk›s›z) afl› süzlü¤ü ve felce kadar giden bir hastal›k (gulirli¤i tart›flmas›na cevap olabile- uygulanm›flt›r. Çin Halk Cumillane barre sendromu) görülmesi ve bunlarcek net sonuçlar gelmeye baflla- huriyetinden al›nan bilgilere gödan 30’unun ölmesi. d›. re 11 milyon kifli afl›land›ktan ‹kincisi ise, Körfez Savafl› Sendromu olaDünya Sa¤l›k Örgütü’nün sonra 15 kiflide ciddi yan etki rak isimlendirilen bir hastal›k. 1991’de Körfez son aç›klamas›na göre: Domuz görüldü ve 2 kifli öldü. AlmanSavafl›’nda askerlik yapan ABD ve ‹ngiltereli gribi [‹nfluenza A/H1N1v] 206 ya’da katk›l› ve katk›s›z 2 ayr› askerlerde daha sonra çeflitli flikayetler ve afl› ›smarlanmas› ve de katk›s›z hastal›klar ortaya ç›kar. Bu flikayetler aras›nda ülkeye yay›lm›fl ve 15 Kas›m 2009 itibariyle 6770'den fazla afl›lar›n orduda ve devlet görevyorgunluk, kas kontrolu ve denge kayb›, belölüme neden oldu. Örgüte göre lilerinde kullan›lmas›n›n planlanlek sorunlar› yan›nda multipl skleroz gibi mas› üzerine Almanya T›p Birhastal›klar saptan›r. Baz› araflt›rmac›lar bu tab- 65 milyon kifliye çeflitli tipte li¤i (Türkiye’deki lodan, afl›daki katk› maddesi TTB’nin benzeri) skualeni sorumlu tutar. fiu anda “Özellikle yoksulluk nedeniyle, yekatk›s›z afl›lar›n geABD’de skualen kullan›m› yabeler ve çocuklara sakt›r ve afl› da de¤ifltirilmifltir. terli ve sa¤l›kl› beslenme, bar›nma, yap›lmas›n› önerdi. Türkiye’deki domuz gribi Domuz gribi afl›s›nafl›s›n›n içinde de skualen bulu›s›nma koflullar›, temiz yaflam alanda kullan›lan katk› nuyor. Skualen katk› maddesi lar› ve çal›flma ortamlar› olmayan, AB ülkelerinde baflafl›da daha az virüs kullanarak ka afl›larda y›llard›r daha yüksek ba¤›fl›kl›k sa¤lamasa¤l›k hizmetlerine paras›zl›k nedekullan›lmaktayd› ve ya yarar. Böylece daha çok afl› de bu nedenle doüretilebilmektedir. Ancak, bilim niyle ulaflamayan on milyonlar, en muz gribi afl›s›n›n insanlar› aras›nda Skualenin yan büyük ve as›l risk grubudur” da normal mevsim etkiye yol aç›p açmad›¤› konu2009 H1N1 Virüsü ‘Domuz Gribi’ Salg›n› ve gribi afl›s› ile benzer sunda görüfl birli¤i yok ve Yoksulluk Toplant›s› Sonuç Bildirisi ‘nden yan etkisi oldu¤u AB’de 10 y›ld›r milyonlarca düflünülüyor. doz afl›da kullan›lm›flt›r.

Afl›lama kampanyalar›nda neler oluyor

Donald Rumsfeld Afganistan ve Irak sald›r›lar›n›n fikir babas› ve de Irak’ta Ebu Garip Cezaevinde Irakl›lara yap›lan iflkencelerin de sorumlusu. Ayn› Rumsfeld domuz gribine karfl› kullan›lan 2 ilaçtan birinin patentine sahip olan firman›n en büyük orta¤›. Rumsfeld bu flirkette büyük bir hisseye sahip ve domuz gribi salg›n›ndan sonra serveti 10 milyon dolar civar›nda art›fl gösterdi. Bu tablo bize ilaç flirketlerinin bu ifli halk›n sa¤l›¤› için de¤il de kar elde etmek için yapt›¤›n› aç›kça gösteriyor. Di¤er türlü dünyada milyonlarca insan›n ölümüne sebep olan birinin sa¤l›¤›m›z› düflünüp ilaç üretimi yapt›¤›n› düflünmek mümkün de¤il.

Kimler afl› yapt›rmal›? Domuz gribi afl›s›n› Kas›m ay›n›n bafl›ndan itibaren grip hastal›¤› geçirenlerin yapt›rmas›na gerek yok. Sa¤l›kl› eriflkin nüfus risk grubu içerisinde de¤il. fiu anda risk grubuna afl› yap›lmas›n› önermek d›fl›nda bir seçene¤imiz yok. K›sa vadede elimizdeki silah bu afl›. Yan etkilere ise yarar ve zarar hesab› ile yaklaflmak zorunday›z. Sonuç olarak: fieker, ast›m, kronik bronflit, kalp yetmezli¤i gibi sürekli hastal›¤› bulunanlar; kanser tedavisi ya da vücut direncinin azalt›c› ilaç kullananlar, gebeler ve 6–36 ay aras› çocuklar e¤er hala grip geçirmediyse afl› yapt›rmas›nda yarar olan grubu oluflturuyor. Gebeler ve çocuklarda seçenek varsa katk›s›z afl› yapt›rmak en iyi seçenek gibi görünüyor.

Devrimci Sa¤l›k ‹flçileri Sendikas›’na üye olduklar› için iflten at›lan ‹stanbul-Okmeydan› Hastanesi iflçileri ile dayan›flma için 18 Kas›m’da etkinlik düzenlenmiflti. Etkinlikten birkaç gün önce direnifl baflar›yla sonuçlan›p iflçiler iflbafl› yap›nca “dayan›flma flenli¤i” “zafer flöleni” haline geldi. Etkinli¤e aileleriyle gelen iflçiler marfllar› ve türküleri birlikte söylediler, halay çektiler. Bir ara sanatç› Fevzi Kurtulufl Avusturya ‹flçi Marfl›’n› söylemeye bafllay›nca yumruklar›n› havaya kald›rarak yapt›klar› yürüyüfl görülmeye de¤erdi. Sosyalizm kelimesini hiç yüksünmeden ba¤›ra ba¤›ra söylüyorlard›. “Direne Direne Kazand›k” diye ba¤›r›rken yüzlerindeki hakl› gurur anlat›lacak gibi de¤ildi. Allah’›n tafleron iflçilerine bakar m›s›n›z? Nereden nereye!... Dün paspas›n bezi kadar k›ymeti olmayanlar bugün haks›zl›k düzenine baflkald›r›da millete örnek olmaya çal›fl›yorlar. ‹flte sadece bir iflçi olmaktan “s›n›f bilinçli iflçi” olmaya geçifl böyle bir fleydir. Dün “sadece ekme¤imi kazanay›m da baflka bir fley istemem, ne ben kimseye bulaflay›m, ne kimse bana” diyen s›radan bir vatandaflken bugün çolu¤unun, çocu¤unun ihtiyaçlar›n› karfl›layabilmek, ailesinin yüzüne bakabilmek için düzenle kavga etmek zorunda kald›¤›n› görünce kavgadan kaçmayan “iflçi s›n›f›” mertebesine yükselmektir s›n›f bilinci. Bunlar› düflünürken geçti¤imiz aylarda iflçi meseleleriyle ilgili kat›ld›¤›m bir toplant›da benim gibi misafir olan bir konuflmac›yla sohbetimizi hat›rlad›m. 55 yafl civar›nda, 1970’li y›llarda iflçi mücadelelerinde bulunmufl bir kifliydi, bu mevzulara da çok kafa yormufl, yaz›lar› yay›nlanan, emek harcayan birisi… Biraz umutsuzca iflçilerin s›n›f bilincine kavuflmas›n›n önündeki engellerden bahsediyor, alçak sesle flöyle m›r›ldan›yordu: “Herhalde gidip ›srarla, anlataca¤›z, anlataca¤›z, yay›nlar›m›z› okutaca¤›z… Baflka yolu yok.” Haks›zl›¤a karfl› mücadele eden devrimcilerin halka gerçekleri anlatma meselesi eskiden çok önemsenirdi. Zira 1980 öncesi dönemde devrimcilerin söyleyecekleri sözleri devrimcilerden baflka kimse a¤z›na almazd›. Devrimciler devrimci, milliyetçiler faflist, fleriatç›lar fleriatç›, zenginler zengin, yoksullar yoksul… Kimse kimsenin rolünü çalmaz, herkes kendi diliyle konuflurdu. Devrimcilerin söyledi¤i sözler SÖZ idi ve namuslu, dürüst bütün emekçilerin, yoksul halk›n kap›s›n› açard›. Evet SÖZ kap› açard›. Oysa bugün hepimiz biliyoruz ki, “at izi it izine kar›flm›fl” durumda. Herkes demokrat, herkes laik, herkes milliyetçi, herkes insan haklar› savunucusu… Herkes ‹srail’e düflman, ABD’den nefret ediyor. Sözün hiçbir ay›r›c› özelli¤i yok. Binbir kanall› televizyonlardan, gazetelerden, internetten çuvalla söz ak›yor insanlar›n beyinlerine… Art›k neredeyse herkes her fleyi biliyor ama sanki hiçbir fleyin fark›nda de¤iller… Söylemek istedi¤im art›k insanlar› tokat yemifl gibi sarsacak sihirli sözcüklerin olmad›¤›. Art›k SÖZ’ün kap› açacak gücü yok. Art›k ilmek ilmek örülecek bir mücadele var. Hayat›n gerçe¤inde yaflayan, bedenen ve ruhen bu gerçekli¤i paylaflan devrimcilerin mücadelesi. SÖZ art›k ancak MÜCADELEN‹N gitti¤i yere gidebilecek, MÜCADELE, SÖZÜ s›rt›nda tafl›yacak ve insanlar›n akl›na, kalbine götürecek. SÖZ ak›lda B‹L‹NÇ, yürekte ‹NANÇ olacak. ‹flçiler, emekçiler mücadeleyle bulufltukça yürekleri ve gönülleri aç›lacak. Aç›lan gönüllere eflitlik ve adalet mücadelesinin tertemiz havas› dolacak. G›rtla¤›m›za kadar zulme, haks›zl›¤a, riyakarl›¤a, namussuzlu¤a gömüldü¤ümüz bir dünyay› temizlemek için…

www.halkinsesigazetesi.net iletisim@halkinsesigazetesi.net 15 günlük Yayg›n, Süreli, Türkçe yay›nd›r.

n

Sahibi ve Sorumlu Yaz› ‹flleri Müdürü Umar KARATEPE n

Telefon-Faks 0 212 245 90 37 n

Adres Tomtom Mah. Örtmealt› Sk. 6/3 BEYO⁄LU/‹STANBUL n

Bas›ld›¤› Yer Taflbask› Matbaac›l›k Yay. ve Amb. San. Tic. Ltd. fiti. Bask› Tesisleri Kocaeli/‹zmit (0 262 335 45 29)


26 Kas›m 9 Aral›k

6 EMEK ‹flsizlik psikolojisinin metalaflt›r›lmas› Mustafa Eberliköse eberli@sendika.org

Son günlerde tart›fl›lan en önemli konulardan birisi de yükselen iflsizlik rakamlar› ve bunun sonucunda ortaya ç›kan psikolojik durum. Egemen cephe taraf›ndan iflsizlik, ya krizin geçici etkilerine ya da iflçilerin niteliksizliklerine ba¤lan›yor. Baflbakan ve Bakanlar ç›k›p “iflsizlik yok mesleksizlik var” diyor. Ard›ndan da mesleki gelifltirme kurslar› aç›yor, meslek liselerini “memleket meselesi” haline getirerek eme¤in “nitelikli” hale gelmesi için projelere imza at›yorlar. ‹flsizlik sorunu ve yaratt›¤› psikolojik durum da tart›flmalara konu oluyor. ‹flsizli¤in nedeni; tam da sermayenin istedi¤i biçimlerde kavramlara bulanarak iflçilerin kendi suçlar›ym›fl gibi ortaya konuyor. Sermaye sürekli olarak ucuz emek peflindedir. Bunun da yolu istedi¤i koflullarda ve “niteliklerde” kullanabilece¤i emek miktar›n›n haz›rda olmas›d›r. Artan iflsizlik ne Baflbakan› ne de patronlar› rahats›z eder. Tam tersine haz›rda, yani boflta bekleyen emek arz›n ne kadar çoksa bu sermaye için iyi bir durumdur. ABD’li sosyolog araflt›rmac› Richard Sennett kapitalist sistemin sürekli olarak küresel emek arz›n›, otomasyon ve yafllanma yönetimini öne sürerek iflçiler üzerinde ifle yaramazl›k kabusu yaratt›¤›n› ve yaratt›¤› kabus sayesinde sürdürdü¤ü ideolojik sald›r›da baflar›ya ulaflt›¤›n› tespit etmifl. Bugün Türkiye’de yaflanan iflsizlik kabusu da bundan baflka bir fley de¤il. E¤itim sistemi de bu amaca hizmet ederek; büyük say›larda istihdam edilemez e¤itimli genç ya da en az›ndan e¤itildikleri alanda istihdam edilemez gençler yarat›yor. “‹flsizlik psikolojisi” diyebilece¤imiz iflçiler üzerinde yarat›lan kabus, iflçilerin her an yaflad›klar› iflsiz kalma korkular›, iflsiz kal›nca aileleri ve çevreleri taraf›ndan baflar›s›zl›kla suçlanacaklar› düflüncesi güvencesizlefltirmenin de önünü aç›yor. ‹flçiler, sermayenin ideolojik sald›r›s› karfl›s›nda devletten sosyal güvence talep etmek yerine bireysel olarak kendini kurtarma derdine düflüyor ve kendisine dayat›lan her türlü bask›y› kabulleniyor. ‹flçilerin ifllerini bu flekilde koruma refleksi güvencesiz ve tafleron çal›flma biçimlerini büyütüyor. A¤ustos ay›na dair aç›klanan rakamlara göre istihdamdaki toplam 22 milyon 108 bin kifliden 10 milyon 105 bin kiflisini herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna kayd› bulunmadan ifline devam ediyor. Di¤er taraftan ise iflçilerin örgütsüzleflmesi, bireyselleflmesi ve korkular› yine sistem taraf›ndan metalaflt›r›larak, bu alana yönelik yeni bir pazar organize ediliyor. Organize edilen bu pazarda iflsizlik psikolojisi sorun alan› haline getirilerek, psikologlar yoluyla çözüm aran›yor. Bankalar ve finans kurulufllar› kollar› s›v›yor ve hemen mevcut çal›flanlara yönelik ileride iflsiz kalmalar› durumunda yararlanabilecekleri “iflsizlik teminatl› hayat sigortas›” piyasaya sürüyor. Türkiye’de ilk defa 2008 y›l›nda hayata geçen iflsizlik teminatl› hayat sigortas› ürünlerinde talep patlamas› var. Halkbank, Finansbank, Garanti, TEB, Akbank, Koç Finans, Cardif ve Genworth gibi flirketlerin hizmet verdi¤i sisteme bugüne kadar 1 milyon 800 bine yak›n kifli baflvurdu ve sisteme ödenen toplam prim miktar› 431 milyon liraya ulaflt›. Sermayenin bu ideolojik sald›rganl›¤› ve metalaflt›rma süreci karfl›s›nda iflçilerde oluflan güvensizlik sürekli savunma psikolojisi ile yaflamalar›na yol aç›yor. Savunma psikolojisi ise süreklilik kazand›¤›nda toplumsal çürüme ve çözülmeye neden oluyor. Bu da her gün bas›ndan takip etti¤imiz aile içi fliddet, cinayet, tecavüz gibi sonuçlar› ortaya ç›kar›yor. Bu noktada ilerici emek örgütlerine düflen görev, iflsizlik sorunu karfl›s›nda derhal harekete geçmektir. Sermaye nas›l ki iflsizlik kabusunu metalaflt›rarak daha ucuz iflgücü elde etmek için iflsizlik sorununu ilerici emek örgütleri de daha fazla ifl güvencesi daha fazla sosyal güvence taleplerini iflliyerek gündemine almal›d›r.

‹flçiler krize direniyor AKP’nin kriz politikalar› her gün birimizi daha iflsiz b›rak- Her gün ifl güvenceleri yok edilen, iflsiz b›rak›lan, ücretmaya, sofram›za giren bir dilim ekme¤i ufaltmaya ve biz- leri ödenmeyen ve açl›¤a mahkum edilen iflçiler ise dileri güvencesiz çal›flmaya mahkum etmeye devam ediyor renifllerini sürdürüyor

‹flsiz say›s› art›yor TÜ‹K taraf›ndan aç›klanan rakamlara göre son bir y›l içinde resmi iflsizlerin say›s› 927 bin kifli artarak 3 milyon 429 bin kifli oldu. ‹flsizlik oran› ise 3,2 puanl›k art›flla yüzde 13,4 seviyesinde gerçekleflti. Yine TÜ‹K'e göre, kay›td›fl› istihdam edilenlerin oran›, A¤ustos 2009'da 2008 y›l› ayn› dönemine oranla 0,4 puanl›k art›flla yüzde 45,7 oldu. Baflbakan Erdo¤an ise yükselen iflsizlik rakamlar› karfl›s›nda "En az iflsizlik bizim iflsizlik" diyerek kendini avutmaya çal›flt›.

Düzelece¤i iddia edilen ekonomik kriz devaml›l›¤›n› ve etkilerini sürdürüyor. Bafllang›çta bu kriz bizi te¤et geçer diyen Baflbakan Tayyip Erdo¤an bu günlerde de “en az zarar› biz görüyoruz” diyerek kendini ve halk› avutmaya çal›fl›yor. Oysa iflyerlerinde ve sokaklarda yaflanan gerçekler, halk›n art›k bu söylemlerle avutulamayaca¤›n› gösteriyor bizlere. Her gün iflten at›lma korkusuyla çal›flan, 5-6 ayd›r ücretlerini alamayan, sigortas›z çal›flt›r›lmaya mahkum edilen iflçiler için art›k b›çak kemi¤e dayand›. Gün geçmiyor ki yeni bir direnifl, yeni bir grev haberi duymayal›m. Emekçiler haklar› için sokaklar› ›s›tmaya bafllad›lar.

‹flçiler gemi iflgal etti Torgem tersanesinde ücretleri ödenmeyen Limter-‹fl Sendikas›na üye iflçiler bir direnifl bafllatt›. Direnifllerini Torgem tersanesi önünde kurduklar› çad›rda sürdüren iflçiler aileleriyle beraber yürüdükleri Kaymakaml›k’tan bir sonuç alamad›. 20 Kas›m’da Varkan Akdeniz isimli gemide çal›flan iflçiler ve ARK GEM‹ isimli tafleron flirketinde çal›flan kaynakç›lar gemiyi iflgal ettiler. Di¤er iflçilerin de çal›flmayarak destek verdi¤i gemi iflgaline polis müdahale etmeye çal›flt›.

Sanayi küçülüyor

DS‹ iflçileri yol kapatt›

Sanayi üretim endeksi 9 Kas›m’da 104,1 olarak aç›kland›. 2005 y›l›nda 100 birim mal üretildi¤i varsay›m›na dayal› bu rakam, bir ay öncesine göre üretimin de¤iflmedi¤ini, bir y›l öncesine göre ise yüzde 8,6 darald›¤›n› gösteriyor. Sektör baz›nda üretim rakamlar›na bak›ld›¤›nda ise daha vahim bir tablo ile karfl›lafl›l›yor. Son iki ay içinde giyim, ana metal, makine ve teçhizat, enerji, ka¤›t ve mineral ürünler sektörleri yüzde 10 daralma yafland›.

Mu¤la'n›n Bodrum ‹lçesi'nde, DS‹ 21'inci Bölge Müdürlü¤ü taraf›ndan 7 ay önce bafllayan Bodrum Acil ‹çme Suyu Projesi inflaat›nda çal›flan 200 iflçi, 5 ayd›r ücretleri verilmeyince eylem yapt›. fiantiye binas›n›n yolu, ifl makineleri ve kamyonlarla kapat›ld›. Firma yetkilisinin flantiyeden ç›k›fl›na izin vermeyen iflçiler, toplam 1 milyon 200 bin TL'ye yak›n alacaklar›n›n ödenmemesi halinde eylemlerini yükselteceklerini söyledi.

Sigortas›z iflçide art›fl

Sigorta haklar›n› istediler

‹flsizlik rakamlar› artt›kça milyonlarca çal›flan› iflsiz kalma korkusu sard›. Krizi her bak›mdan avantaja çevirmeyi bilen patronlar ise harekete geçti. Kimisi iflçiler üzerinde bask›lar› art›rarak maliyetleri azaltma yoluna giderken kimisi de iflsiz kalma korkusunu metalaflt›rarak yeni pazarlar oluflturdu. Maliyetleri azaltma derdine giren patronlar›n dayatmalar› sonucu sigortas›z çal›flma rakamlar› 10 milyon 105 bini buldu. ‹flsizlik teminatl› hayat sigortas› ürünlerine ise talep patlamas› yafland›. ‹lk defa 2008 y›l›nda hayata geçen sisteme bugüne kadar 1 milyon 800 bine yak›n kifli baflvurdu. Halkbank, Finansbank, Garanti, TEB, Akbank, Koç Finans, Cardif ve Genworth gibi flirketlerin hizmet verdi¤i sisteme ödenen toplam prim miktar› 431 milyon liraya ulaflt›.

Bir yandan iflçiler sigortas›z çal›flmaya mahkum b›rak›l›rken bir yandan da tepkiler büyüyor. ‹zmit’te bir flirkette çal›flan ve sigortalar› yap›lmayan iflçiler ifl b›rakarak duruma tepki gösterdi. S›rma–Pepsi ‹zmit Da¤›t›m’da çal›flan iflçiler, sosyal güvenlikten yoksun çal›flt›r›lmalar›na ve mesai ödemesi yap›lmamas›na tepki olarak ifl b›rakt›. Ahmet Ba¤›flo¤lu’na ait iflyerinde sigortalar›n›n yap›lmay›p mesailerinin ödenmedi¤ini söyleyen iflçiler, iflverenle tart›flt› ve çal›flmay› durdurdu. Geri dönmeyeceklerini dile getiren iflçiler, SGK’ya flikayette bulunacaklar›n› da duyurdu. ‹flçiler ifl b›rakmalar› karfl›s›nda kendilerine "haklar›m›z› ald›k" içerikli bir ka¤›t imzalatmaya çal›flan iflverenle uzun süre tart›flt›.

Özellefltirmelere karfl› tepki büyüyor fieker fabrikalar›n›n özellefltirilmesi için ihale süreci tamamlan›rken fieker-‹fl Sendikas› öncülü¤ünde iflçilerin eylemleri sürüyor, iflçiler 400 bin imzay› Baflbakan’a verilmek üzere sendikalar›na teslim etti fieker fabrikalar› özellefliyor. Özellefltirme ‹daresi Baflkanl›¤›'n›n (Ö‹B) 19 Kas›m’da ihaleye ç›kartt›¤› Türkfleker'e ait Çarflamba, Çorum, Kastamonu, K›rflehir, Turhal ve Yozgat fabrikalar› için 9 kurumun teklif verdi¤i, al›nan tekliflerin ‹hale Komisyonu taraf›ndan de¤erlendirilmesini müteakip, teklif sahipleri belirli bir program çerçevesinde pazarl›k görüflmelerine davet edilecekleri aç›kland›. fieker fabrikalar›n›n özellefltirilmesi karfl›s›nda direnen

iflçileri ise fleker fabrikalar›n›n bulundu¤u tüm illerde 15 Kas›m Pazar günü çeflitli eylemler yapt›. Yap›lan eylemlerin en büyü¤ü K›rflehir’de gerçekleflti. K›rflehir Ahi Stadyumu önünden

Emekliler harekete geçti Emekliler geçti¤imiz hafta yapt›klar› 4 günlük dönüflümlü açl›k grevinin ard›ndan toplad›klar› imzalar› Meclis’e götürdüler

Sinter direniflçilerine sald›r› Yaklafl›k 11 ayd›r direnifllerini sürdüren Sinter Metal iflçilerine fabrika müdürü ve adamlar› taraf›ndan 16 Kas›m günü sald›r› düzenlendi. Direniflçi iflçiler tehdit edildi. 13 Kas›m Cuma günü görülen ve Mart ay›na ertelenen “ifle iade davas›” sonras› iflçilerin daha beklemeyece¤ini

2009

düflünen Sinter patronu, iflçilerin hala direnmeye devam ettiklerini görünce, adamlar›n› kap› önünde eylem yapan iflçilerin üzerine yollad›. Patronun adamlar› tek kad›n direniflçi iflçi olan Lale Balta’ya filli sald›r› bulunurken di¤er iflçilere de silah göstererek tehditlerde bulundu.

‘Demokrasi ve emek mücadelesinden emekli olunmaz’ diyerek yola ç›kan D‹SK/Emekli-Sen üyesi emekliler insanca yaflam talepleri için mücadelelerini sürdürüyor. ‹nsanca yaflam talepleri için imza toplayan emekliler, 14 Kas›m’da da 4 gün süren dönüflümlü açl›k grevi yapt›lar. Açl›k grevinin bitiminde ise Ankara, ‹zmit, ‹stanbul, Bursa, Bolu ve K›rklareli Emekli–Sen yönetici ve üyeleri TBMM’ye yürüyüfl düzenlediler. 18 Kas›m’da yap›lan yürüyüfl sonunda emeklilerden oluflan 6 kiflilik heyet taleplerini ve imzalar›n› Meclis’e sundular. Emekliler, y›llard›r ç›kar›lmayan intibak yasas›n›n derhal ç›kar›larak emekli ayl›klar› aras›ndaki farl›l›klar›n giderilmesini talep ediyor. Tabiî ki emeklilerin talebi yaln›zca bununla s›n›rl› de¤il. Emekliler ayn› zamanda y›llard›r ödenmeyen TÜFE ve KEY alacaklar›n›, kamu çal›flanlar›na verilip, emek-

CHP’yi iflgal ettiler Karfl›yaka Belediyesi'nin iflten ç›kard›¤› Kent A.fi. iflçileri aileleriyle birlikte ‹zmir-Çankaya'daki CHP il binas›n› iflgal etti. ‹flçiler, ifle geri dönünceye kadar binay› terk etmeyeceklerini aç›klad›. Genel ‹fl Sendikas› ‹zmir 5 No’lu fiube Baflkan› Mehmet Ç›nar ise, iflçilerin eylemi, sendi-

yürüyüfle bafllayan fleker fabrikas› iflçileri Ahi Meydan›’na kadar yaklafl›k 2 bin kiflinin kat›ld›¤› bir eylem yapt›. Özellefltirme ihalesinin yap›ld›¤› 19 Kas›m’da ise fieker ‹fl Sendikas› Genel Merkezi fleker fabrikalar›n›n özellefltirilmesi hakk›nda bas›n aç›klamas› yapt›. fieker ‹fl Sendikas› Genel Baflkan› ‹sa Gök taraf›ndan bas›n aç›klamas› okunan eylemde fleker iflçileri "GDO'lu m›s›r flekeri istemiyoruz" pankart› açt›lar.

kan›n inisiyatifi d›fl›nda yapt›klar›n› söyledi. ‹flçilerden Mehmet ‹flçi yapt›¤› aç›klamada, “CHP bizi muhatap almad›, ancak bu flekilde muhatap alacaklar›n› düflündü¤ümüz için il binas›n› iflgal ettik” dedi. ‹flçi, taleplerini, “Biz iflimize geri dönmek istiyoruz” diye özetledi.

Zorlu’dan tehdit Geçti¤imiz hafta aç›klanan veriler ›fl›¤›nda AKP iktidar› döneminde 2002-2009 aras›nda elekti¤e yüzde 86.2 zam geldi¤i aç›kland›. Yap›lan elektrik zamlar›na karfl› halk›n tepkisi gün be gün büyürken fiyatlar›n art›fl kriterine dair bir aç›klama Zorlu Grubu’ndan geldi. Zorlu Grubu ad›na yap›lan aç›klamada elektrik özellefltirmelerinin sermayenin istedi¤i fiyatlara düflürülmemesi durumunda bunun ac›s›n›n halktan ç›kaca¤› belirtildi.

lilere verilmeyen ek ödemelerin emeklilere de verilmesini, emekli ayl›klar›n›n 6 ayda bir sadece TÜFE art›fl› kadar artt›r›lmas› uygulamas›na son verilerek ülkenin büyümesinden emeklilere de pay verilmesini ve emekli sendikalar›n›n taraf olarak kabul edilece¤i statü yasas›n›n biran önce ç›kar›larak emekliler ad›na toplu sözleflme yapmalar›n›n sa¤lanmas›n› istiyorlar.

Ücretli köle olmayaca¤›z Milli E¤itim Bakanl›¤›’n›n yetersiz atama politikalar›ndan ma¤dur olan yüzlerce ö¤retmen 23 Kas›m’da saat 19.00’da Taksim tramvay dura¤›nda buluflup Galatasaray’a kadar bir yürüyüfl düzenledi. Yürüyüfle, gelece¤in ö¤retmenleri olarak, ‹stanbul

Üniversitesi Hasan Ali Yücel E¤itim Fakültesi ve Marmara Üniversitesi Atatürk E¤itim Fakültesi ö¤rencileri de kat›ld›. Ö¤retmenler ad›na Ali R›za Çam bir bas›n aç›klamas› okudu. Eylemde e¤itim ekeçileri taraf›ndan haz›rlanan bir sokak tiyatrosuda sergilendi.

Emekliler kendilerine dair taleplerin yan› s›ra sa¤l›k hizmetlerinin piyasalaflt›r›lmas›na ve özellefltirilmesine de karfl› ç›karak toplumsal taleplerini ifade ediyor. 2010 bütçesinden kendilerine ayr›lan pay›n art›r›lmas›n› da talep eden emekliler, flehir içi ve d›fl› ulafl›mda indirimli seyahat imkan› ve emekliler için çeflitli tur ve organizasyonlar›n düzenlenmesini istiyorlar. Emekliler ad›na bir aç›klama yapan Emekli-Sen Genel Baflkan› Veli Beysülen kurulduklar› ilk günden bu yana engellemelerle karfl›laflt›klar›n› ifade ederek 14 y›ld›r hukuksuzlukla mücadele ettiklerini söyledi. Bu ülkenin emeklilere vefa borcu oldu¤unu dile getiren Beysülen, "Ülkeyi yönetenler bu vefa borcunu ödemek istiyorlarsa, emeklileri görmezden gelmek yerine, onlar›n insanca yaflamalar› için taleplerini kabul etmelidirler" dedi.

Migros’ta anlaflma var Türk-‹fl'e ba¤l› TezKoop-‹fl Sendikas› ile Migros Ticaret A.fi. iflverenli¤i aras›nda yürütülen toplu ifl sözleflmesi görüflmeleri greve günler kala anlaflmayla sonuçland›. Tez-Koop-‹fl Sendikas› T‹S sürecinde 24 Kas›m günü greve ç›kacaklar›n› ilan etmiflti. Migros iflve-

reninin yapt›¤› ça¤r›yla birlikte 21 Kas›m günü masaya oturuldu. Görüflmeler anlaflmayla sonuçland›. Anlaflma sonucuna göre Tez-Koop-‹fl üyelerinin T‹S'den do¤an farklar›n›n bir bölümünün bayram öncesi, kalan bölümünün de y›l sonuna kadar ödenmesi kararlaflt›r›ld›.


Zamlara karfl› Ankara’da miting yap›ld› Ankara’da aralar›nda Türk-‹fl, KESK, D‹SK ve TMMOB’nin de bulundu¤u çok say›da demokratik kitle örgütü ve siyasi parti 21 Kas›m’da “Krize, ‹flsizli¤e, Açl›¤a, Yoksullaflt›rmaya, Zamlara Hay›r” dedi 26 Kas›m 9 Aral›k

Ankara’da binler “Açl›¤a, Yoksullu¤a, ‹flsizli¤e ve Zamlara Hay›r” mitinginde bulufltu. 25 Kas›m’da gerçeklefltirilecek “halk grevine” ça¤r› yap›lan eylemde zamlar›n geri al›nmas›, sosyal güvenlik hizmetlerinin paras›z ve nitelikli olarak sunulmas›, iflten ç›karmalar›n durdurulmas›, fazla çal›flt›rma uygulamas›n›n yasaklanmas› gibi talepler öne ç›kt›. Saat 13.00’te Gençlik Park›’nda toplanarak Kolej Meydan›’na yürüyen yaklafl›k 3 bin kifli “25 Kas›m’da grevdeyiz”, “Krizin faturas› patronlara”, “AKP mezara halk iktidara”, “Paras›z e¤itim, paras›z sa¤l›k” sloganlar›yla taleplerini dile getirdi. Kolej Meydan›’nda gerçeklefltirilen miting devrim mücadelesinde yitirilenler an›s›na sayg› durufluyla bafllad›.

Zamlar geri al›ns›n, krizin faturas›n› patronlar ödesin Kürsüden ilk olarak 6 ayd›r tutuklu bulunan 22 KESK üyesinin serbest b›rak›ld›¤› duyurusu yap›ld›. Ard›ndan miting tertip komitesi ad›na konuflan KESK fiubeler Platformu Dönem Sözcüsü Tu¤rul Çulfa; krizin ard›ndan elektrik, su, do¤algaz gibi yaflamsal ihtiyaçlara yap›lan zamlar ve e¤itim, sa¤l›k gibi alanlarda yaflama geçen uygulamalar›n sermaye lehine, toplum aleyhine oldu¤unu vurgulad›. Zamlara, iflsizli¤e, güvencesizli¤e, sendikal bask›lara karfl› 25 Kas›m’da greve gideceklerini belirten Çulfa, tüm halk› greve destek vermeye ça¤›rd›. Miting, konuflmalar›n ard›ndan Grup Günyüzü’nün konseri ile sona erdi.

Tutuklu KESK’liler serbest Yasad›fl› örgüt üyeli¤i iddias›yla 5 ay 25 gündür 22’si tutuklu bulunan 31 KESK’linin yarg›land›¤› davan›n iki gün süren ilk celsesi 19-20 Kas›m tarihlerinde ‹zmir’de görüldü. 20 Kas›m gecesi geç saatlerde sona eren davan›n ilk duruflmas›nda tutuklu bulunan tüm KESK’liler tahliye edildi. Aralar›nda KESK Kad›n Sekreteri Songül Morsümbül, E¤itim-Sen Kad›n Sekreteri Gülçin ‹sbert, E¤itim-Sen eski Kad›n Sekreteri Elif Akgül Atefl, KESK eski Genel Sekreteri Abdurrahman Dafldemir’in de bulundu¤u 22 KESK’li tahliye edildi. Davan›n ikinci duruflmas› 2 Mart 2010'a ertelendi.

2009

EMEK 7

Okmeydan› yol gösteriyor Okmeydan›’nda iflten at›lan Dev Sa¤l›k-‹fl üyesi iflçiler 45 günlük direnifllerini zaferle sonuçland›rd›. Di¤er iflçi direniflleriyle dayan›flarak büyüyen Okmeydan› direnifli ülkenin her yerinde güvencesiz çal›flan iflçilere, iflsizlere, yoksullara yol gösteriyor Okmeydan› E¤itim ve Araflt›rma Hastanesi’nde sendikal› olduklar› gerekçesiyle iflten at›lan 18 iflçinin ya¤mur, çamur, so¤uk demeden 45 gündür sürdürdükleri direniflleri zaferle sonuçland›. Okmeydan›’nda kazanan asl›nda sadece 18 iflçi de¤ildi. Okmeydan›’nda kazanan her yerde filizlenen iflçi direniflleri, her yerde güvencesiz çal›flan iflçiler, kriz, sendikal› olmak gibi bahanelerle iflten at›l›p iflsiz kalanlar, dolu umutlarla bofl sofralar kuran yoksullard›. Okmeydan› E¤itim ve Araflt›rma Hastanesi’nde çal›flt›klar› tafleron flirketten ücretlerini alamad›klar› için Dev Sa¤l›k-‹fl Sendikas›’na üye olan ve yapt›klar› eylemle ücretlerini alan iflçilerin sevinçleri kursaklar›nda kalm›fl, 18 iflçi sendikaya üye olduklar› gerekçesiyle iflten ç›kart›lm›flt›. ‹flten ç›kart›lan iflçiler sendikalar›n›n deste¤iyle 2 Ekim’de bir direnifl bafllatt› ve tam 45 gün boyunca her gün sabah mesai bafllang›c›ndan akflam mesai bitimine kadar eylemleriyle hastane önünde çal›flma haklar›na sahip ç›kt›lar. Okmeydan› direnifli bir yol k›lavuzu oldu Okmeydan›’nda elde edilen zafer yaln›z bafl›na çal›flma hakk›n›n tekrar kazan›m› de¤il ayn› zamanda 45 gün boyunca yürütülen mücadele ile iflçi direniflleri için bir k›lavuz anlam› tafl›yor. 45 gün boyunca ya¤mura çamura so¤u¤a ra¤men direnifllerinden taviz vermeyen iflçiler yapt›klar› birçok eylemle de direnifllerini görmeyen gözlere göstermeyi, duymayan kulaklara duyurmay› baflard›lar. IMF

Sessiz ve seyirci kalmayaca¤›z

Türkiye’ye geldi, ellerinde pankartlar› toplant› yapt›klar› Kongre Vadisi’nin kap›s›na dayand›lar, ‹stanbul’da düzenlenen tüm mitinglere yanlar›na eflleri ve çocuklar›n› al›p geldiler, yetmedi Ankara’ya gittiler, hem de iki kez. ‹lkinde u¤runa mücadele ettikleri çal›flma haklar›n› di¤er hak mücadeleleriyle Halkevleri mitinginde birlefltirdiler, ikincisinde bu kez tafleron çal›flt›rmaya karfl› tüm Türkiye’den gelen bin tafleron sa¤l›k iflçisiyle birlikte TBMM’nin önüne kadar yürüdüler, taleplerini ilettiler.

‹flçiler direniflleri boyunca hiç yaln›z kalmad›lar. Okmeydan› direnifli di¤er devam eden iflçi direniflleriyle dayan›flarak büyüdü. ‹flçilerin direniflleri boyunca ayn› hastanede çal›flan SES üyesi sa¤l›k emekçileri iflçileri hiç yaln›z b›rakmad›. Konfederasyonlar› D‹SK de iflçileri hiç yaln›z b›rakmad›, her eylemlerinde yanlar›nda oldu. Ayn› flekilde ‹stanbul Tabip Odas›’ndan doktorlar iflçilerle direniflleri boyunca dayan›flmalar›n› sürdürdü. Okmeydan› Halkevi ise açt›klar› yoksul sofralar›na koyduklar› bir tas çorbay› her gün

ö¤len iflçilerle paylaflarak en güzel dayan›flma örne¤ini gösterdi. Direniflçi iflçilerden Fatma Çelik, “eme¤imize, hastanemize ve sendikam›za sahip ç›kt›k, kazand›k” sözleriyle asl›nda yap›lan direniflin özünü çok iyi anlat›yor. Okmeydan› iflçileri çoktan ifllerinin bafllar›nda sendikal› birer iflçi olarak çal›flmaya bafllad›lar bile.

D‹SK Baflkanlar Kurulu 18-19 Kas›m’da yap›lan toplant›lardan sonra zamlara karfl› bir kampanya yürütme karar› ald›. Türkiye'nin iflsizlik, yoksulluk, eflitlik ve özgürlük sorunlar› için “Sessiz ve seyirci kalmayaca¤›z” diyen D‹SK ad›na kampanya duyurusunu Genel Baflkan Süleyman Çelebi yapt›. Çelebi, iflçilerin “kiralanmas›” üzerine kurulu “Özel ‹stihdam Bürolar›”n›n yeniden gündeme geldi¤i, ‹flsizlik Sigortas› Fonu'nun sermayeye aktar›ld›¤›, Sa¤l›kta Dönüflüm Projesi'nin bir kaos yaratt›¤› ortamda Baflkanlar Kurulu'nun önemli kararlar ald›¤›n› ifade etti. Çelebi, “D‹SK, iflten ç›kar›lmalara ve zamlara karfl› 'AKP elini ekme¤imden çek. Zamlara hay›r' içerikli bir kampanya bafllat›lmas›n› kararlaflt›rm›flt›r” dedi. Çelebi, kampanya kapsam›nda afifller, bildiriler, iflyeri toplant›lar›, bas›n aç›klamalar›, pazar eylemleri, mahalle çal›flmalar› ve mitingler yap›laca¤›n› duyurdu. Çelebi, di¤er konfederasyon ve meslek örgütleri ile görüflmeler yap›laca¤›n› ifade etti.

Bursa’da iki saat uyar› yetti Bursa Uluda¤ Üniversitesi Hastanesi’nde çal›flan tüm tafleron iflçiler maafllar› yat›r›lmad›¤› için 17 Kas›m’da saat 8.00’den 10.00’a kadar oturma eylemi yapt›. Tafleron iflçilerin tamam›n›n kat›ld›¤› eylem sebebiyle ameliyathanede ameliyatlar yap›lamad›, poliklinik hizmetleri verilemedi. “Maafllar yat›r›ls›n”, “Tafleron sa¤l›¤a zararl›d›r” slo-

Direne direne kazand›k Okmeydan›’nda sendikal› olduklar› için iflten at›lan 18 tafleron sa¤l›k iflçisi ile dayan›flmay› büyütmek amac›yla düzenlenen gece, hafta içi elde edilen kazan›mla zafer gecesine döndü Dev Sa¤l›k-‹fl 18 Kas›m’da Ça¤layan’da bulunan Figaro Salon’da bir gece düzenledi. Saat 20.00’de bafllayan geceye yaklafl›k 300 kifli kat›ld›. Direniflteki Okmeydan› E¤itim ve Araflt›rma Hastanesi iflçileriyle dayan›flma amac›yla düzenlenen gece 16 Kas›m günü elde edilen kazan›mla coflkulu bir zafer gecesine dönüfltü. Tüm gece boyunca iflçiler “Direne direne kazand›k” slogan›n› att›. 45 gün ya¤mur çamur demeden onurlu bir direnifl yapan tafleron sa¤l›k iflçileri, direniflleri sonucunda elde ettikleri zaferlerini aileleriyle beraber kutlad›.

Okmeydan› iflçisi yaln›z de¤ildi Sinevizyon gösterimi ile bafllayan gecede “Krize karfl› tek yol s›n›f mücadelesi” pankart› aç›ld›. Geceye baflta D‹SK, SES ve TTB temsilcileri olmak üzere birçok kurum ve siyasi parti temsilcileri kat›larak iflçilere destek verdi. Dev Sa¤l›k-‹fl Genel Baflkan› Ar-

zu Çerkezo¤lu, D‹SK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, ifle dönen iflçilerden Fatma Çelik ve Dev Sa¤l›k-‹fl E¤itim ve Örgütlenme Uzman› Kamil Kartal s›ras›yla birer konuflma yapt›lar. Çerkezo¤lu’nun konuflmaya bafllad›¤› esnada Kartal Kofluyolu Yüksek ‹htisas E¤itim ve Araflt›rma Hastanesi’nde çal›flan Dev Sa¤l›k-‹fl üyesi tafleron sa¤l›k iflçileri salona, “Okmeydan› iflçisi yaln›z de¤ildir!” sloganlar›yla girdi. Daha sonra tüm iflçiler hep bir a¤›zdan “direne direne kazand›k” slogan›n› att›lar. Yap›lan konuflmalar›n ard›ndan s›ras›yla sanatç› Hilmi Yaray›c›, Beflik Halkoyunlar› Toplulu¤u, Fevzi Kurtulufl ve Eme¤e Ezgi müzik grubu sahne ald›. ‹flçiler ve aileleri sanatç›lar›n çald›¤› parçalarla halay çekti horon tepti. 45 gündür direniflte olan iflçilerden Nail ve Süleyman birer fliir okuyarak geceye renk katt›lar. Dayan›flma gecesi iflçilerin hep birlikte söyledi¤i marfllarla sona erdi.

ganlar›n›n at›ld›¤› eyleme hasta yak›nlar› da destek verdi. ‹flçiler maafllar yat›r›lmad›¤› taktirde ertesi gün de rektörlük önünde tekrar bir eylem gerçeklefltireceklerini söyledi. Oturma eyleminin ard›ndan bir bas›n aç›klamas› yap›ld›. ‹flçilerin eylemi hemen cevap buldu ve iflçilerin maafl› ayn› gün akflamüstünden itibaren yat›r›ld›.

K›z›lay baban›z›n mal› de¤il Geçti¤imiz sene K›z›lay’›n çeflitli birimlerinde ve Çapa K›z›lay Kan Merkezi’nde Dev Sa¤l›k-‹fl sendikas›na üye olduklar› gerekçesiyle iflten at›lan sa¤l›k emekçileri bafllatt›klar› hukuki mücadeleyi kazand›. Yarg›tay 9. Hukuk Dairesi’nde devam eden dava 5 Ekim’de sonuçlanmas›na ra¤men sa¤l›k emekçileri hala ifllerine bafllat›lmad›. Durumu protesto etmek

için 17 Kas›m’da Çapa K›z›lay Kan Merkezi önünde bir eylem yapan Dev Sa¤l›k-‹fl, K›z›lay yönetimine “K›z›lay baban›z›n mal› de¤il”, kafan›za göre davranmay›n, iflçilerin hukuki kazan›mlar›n› yerine getirin” mesaj› verdi. Eylemde bas›n aç›klamas›n› iflten at›ld›¤› günden bu yana mücadelesini sürdüren sa¤l›k emekçisi Funda Kelefl okudu.

Balcal›’da mücadeleye devam Tafleron çal›flt›rman›n yasaklanmas›n› isteyen Dev Sa¤l›k-‹fl’e üye 23 iflçi 13 Kas›m’da saat 8.30’da Çukurova Üniversitesi Balcal› Hastanesi Poliklinikleri’nin önünde bir araya gelerek 15 km uzakl›ktaki flehir merkezine tek s›ra halinde yürüdü. Çok say›da iflçinin ve sa¤l›k memurunun üniversite ç›k›fl›na kadar birlikte yürüyerek destek

verdi¤i 23 iflçiyi SGK önünde de birçok sendika ve kitle örgütü karfl›lad›. SGK önünde yap›lan eyleme polis müdahale ederek iflçilerin her birine Kabahatlar Kanunu gere¤i ceza kesmek istedi. Fakat iflçiler kararl› bir durufl göstererek polisin uygulamas›na müsaade etmediler. SGK önündeki bas›n aç›klamas›n› Mustafa Hotlar okudu.

Okmeydan› direniflinin ard›ndan Erhan Günefl Dev Sa¤l›k-‹fl E¤itim ve Örgütlenme Uzman›

Okmeydan› Hastanesi’nde Dev Sa¤l›k-‹fl’e üye olduklar› gerekçesiyle iflten at›lan 18 tafleron sa¤l›k iflçisinin ifle geri dönmek ve sendikal› çal›flma hakk› için bafllatt›klar› direnifl 45. gününde baflar›yla sonuçland›. Toplumsal muhalefetin son derece c›l›z oldu¤u ve emek mücadelesi ad›na birkaç istisna d›fl›nda direnifllerden sonuç elde edememenin neredeyse kural haline geldi¤i göz önüne al›n›rsa tüm ülkenin gözü önündeki Okmeydan›’ndan gelen bu kazan›ma dikkatli bakmak gerekiyor. Egemenlerin belirledi¤i siyasal gündemlerin bas›nc› alt›nda halk›n yaflamsal sorunlar›ndan gelen mücadele ç›k›fllar› kendi aralar›nda politik bir eksende birleflebilmifl de¤il ve do¤al olarak da egemenler üzerinde belirli bir siyasal bas›nç oluflturam›yor. Bunun gerçekleflebilmesi ise aç›k ki do¤ru sorunlar üzerinde do¤ru politik ç›k›fllarla tek tek mücadele mevzilerinin derinlefltirilmesinden ve ço¤alt›lmas›ndan geçmektedir. Okmeydan›’na bu temelde bak›ld›¤›nda “kazan›mdan” kastedilen fleyin sadece iflçilerin ifllerine geri dönmeleri olmad›¤› anlafl›lacakt›r. ‹flten ç›karmalar›n pervas›zca art›r›ld›¤› bir dönemde AKP’nin el alt›ndan yürüttü¤ü “sa¤l›kta maliyet azaltma” gündemine darbe vurulmufltur. Öte yandan tafleron çal›flt›rman›n dikensiz gül bahçesi olmad›¤›, baflta AKP olmak üzere Sa¤l›k Bakanl›¤›’n›n ve flirketlefltirilen hastane yönetimlerinin “bu iflten” kolayca s›yr›lamayaca¤› gösterilmifltir. Di¤er taraftan yüzlerce hastanede çal›flan yüz binlerce tafleron iflçi için mücadele inanc› güçlendirilmifltir. Geleneksel sendikal merkezler taraf›ndan gerek örgütlenmesi tercih edilmeyen gerekse örgütlenemez, yan yana getirilemez denilen tafleron sa¤l›k iflçilerinin örgütlenmesi için çaba harcayan Dev Sa¤l›k-‹fl, gerçekten de emekçi s›n›flar içerisinde örgütlü hareket etmesi en zor kategorilerden birisi olan tafleron sa¤l›k iflçilerini örgütlemifl, yan yana getirmifl ve bir direnifl bafllatm›flt›r. Bunda esas itibariyle garipsenecek bir yan yok. As›l dikkat edilmesi gereken nokta gerek gündelik yaflamlar› gerekse siyasal yaklafl›mlar› itibariyle gerici, faflizan, pragmatist ve ataerkil özellikleri son derece geliflkin iflçilerin (türbanl› ve türbans›z kad›nlar dahil) direniflteki iradi durufllar› ve politik geliflimleridir. “Ekmek kavgas› de¤il mi, bunda da garipsenecek bir fley yok!” denilebilir. Ama bundan önce iflçilerin mücadele süreci içerisinde nas›l de¤iflim gösterdiklerine, sadece kendi bireysel hayatlar›nda de¤il, toplumsal sorunlar üzerine de “bilinç s›çramalar›” yaflad›klar›na de¤inmek gerekir. Örne¤in domuz gribi vakalar›nda görüldü¤ü gibi tafleron sa¤l›k iflçileri ölümle en burun buruna olan kesimi oluflturmaktad›r. Keza ilk ölüm haberlerinin içerisinde 2 tafleron sa¤l›k iflçisi bulunmaktayd›. Okmeydan› iflçisi daha önce belki de dikkatini bile çekmeyecek olan bu konuda gösterdi¤i refleksle AKP’nin insana, emekçiye de¤er vermeyen yüzünü eylemlerinde görünür k›lm›flt›r. Bir baflka örnekte, “IMF Okmeydan› iflçisinin iflten ç›kart›lmas›d›r” slogan›yla kongre vadisine yürüyen Dev Sa¤l›k-‹fl üyesi Okmeydan› iflçileri bütün yoksullar›n, iflsizlerin sesi olmay› baflarm›flt›r. 18 Ekim’deki “Sa¤l›kta masal bitti!” mitinginin, 25 Ekim’de Halkevleri’nin "krizin yaratt›¤› toplumsal y›k›m karfl›s›nda haklar›m›z için birlefliyoruz" diyerek örgütledi¤i mitingin en dikkat çeken unsuru yine onlar oldu. Yine Halkevleri arac›l›¤›yla Okmeydan› halk› Okmeydan› iflçisiyle yoksul sofralar›n› 45 gün boyunca paylaflarak örne¤ine y›llard›r pek rastlanmayan “mücadele biçimlerine” yeniden hayat verdi. Dev Sa¤l›k-‹fl’te örgütlü Kofluyolu Hastanesi iflçileri bir an olsun Okmeydan› iflçilerinin yan›ndan ayr›lmad›lar. Okmeydan› direniflinin baflar›yla sonuçlanmas›n›n arkas›nda bunun gibi onlarca ayr›nt› bulunmaktad›r. Bu enerji kendisini 7 Kas›m’da Dev Sa¤l›k-‹fl’in Ankara’da düzenledi¤i sa¤l›kta tafleron çal›flt›rma karfl›t› mitingde net bir flekilde bir kez daha gösterdi. Dev Sa¤l›k-‹fl emin ad›mlarla s›n›f mücadelesinin en dinamik cephesini örüyor. Okmeydan› bu cephenin önemli bir zincirin olmufltur.


26 Kas›m 9 Aral›k

8 DÜNYA

‘Bu bizim üniversitemiz’ Avusturya’da harçlara yap›lan zamlar›n ard›ndan bafllayan ö¤renci eylemleri Avrupa’ya yay›l›yor. 17 Kas›m’da Avrupa genelinde yaklafl›k 100 bin ö¤renci soka¤a ç›karak paras›z ve demokratik e¤itim hakk›n› savundu

Avusturya’da bafllayan ö¤renci eylemlerinin 1968 ö¤renci hareketlerini and›rd›¤› ifade edilirken, eylemler Almanya’daki ö¤rencileri de harekete geçirdi. Almanyal› ve Avusturyal› ö¤renciler “e¤itimin ticarileflmesine hay›r” diyerek paras›z e¤itim hakk› için birçok kentte sokaklara döküldü. Ö¤renciler haftalard›r sürdürdükleri mücadeleye devam edeceklerini aç›klarken, Almanya E¤itim Bakanl›¤› geri ad›m atarak, kredilere zam yapaca¤›n› aç›klad›. Sermayeye de¤il bilime bütçe Avusturya’da E¤itim Bakan›’n›n 2008’de kald›r›lan harçlar›n tekrar yürürlü¤e konulaca¤›n› aç›klamas›n›n ard›ndan Viyana Üniversitesi büyük amfisinin (Audimax) iflgaliyle bafllayan ö¤renci eylemleri, Klagenfurt, Linz, Graz ve Salzburg kentlerindeki üniversitelerde amfi iflgalleriyle devam etti. Eylemlerin 1968 ö¤renci hareketine benzerli¤i ile dikkat çekerken, hükümetin e¤itim

politikalar›n› protesto etmek için düzenlenen yürüyüfle yaklafl›k 50 bin kifli kat›ld›. Ö¤rencilerin E¤itim Bakan›’na gönderdi¤i mektupta “bankalara ve ifl çevrelerine de¤il, üniversitelere kaynak aktar›lmas›”, “üniversitelerin demokratiklefltirilmesi” ve “harçlar›n kald›r›lmas›” talepleri öne ç›kt›. E¤itim sat›l›k de¤il Avusturya’n›n ard›ndan Almanya’ya yay›lan ö¤renci eylemleri s›ras›nda ö¤renciler, e¤itim koflullar›n›n iyilefltirilmesi talebiyle 35 kentte amfileri iflgal etti. Ö¤rencilerin ders boykotuna e¤itim emekçilerinin örgütlü oldu¤u GEW ve kamu emekçileri sendikas› Ver.di gibi sendikalar da destek veriyor. E¤itimin metalaflt›r›lmas›na karfl› olduklar›n› ifade eden ö¤renciler, e¤itim kurumlar›nda ekonomik kayg›lar›n yeri olmad›¤›n› vurguluyor. Eylemler Avrupa’ya yay›ld› Eylemlerin en çok Almanya ve Avusturya’da yo¤unlaflt›¤› bildirilse de, ‹ngiltere, Fransa, ‹sviçre ve Hollanda’da da amfilerin iflgal

edildi¤i ifade ediliyor. Almanya’da iflgalleri planlayanlar›n aktar›mlar›na göre Avrupa’da 93 flehirde protestolar›n ard›ndan üniversiteler iflgal edilmifl durumda. 100 bin ö¤renci sokaktayd› Ö¤renci eylemleri 17 Kas›m’da düzenlenen protesto gösterisiyle zirveye ulafl›rken, Almanya’n›n 50’ye yak›n flehri ile Avusturya’da birçok flehirde bü-

yük ö¤renci yürüyüflleri düzenlendi. Sadece Almanya’n›n baflkenti Berlin’de 20 bine yak›n ö¤rencinin kat›ld���¤› eylemler, Köln, Freiburg, Potsdam, Mainz kentleri ile Avusturya’n›n Viyana, Graz, Linz ve Innsbruck flehirlerinde yo¤unlaflt›. Her iki ülkedeki eylemlere kat›lan ö¤rencilerin say›s›n›n yüz bini geçti¤i tahmin ediliyor. Hükümetten geri ad›m

Almanya’n›n Niedersachsen Eyalet E¤itim Bakan› Lutz Stratmann üniversitelerdeki lisans programlar›n›n yeniden düzenlenece¤ini söylerken, Almanya Federal E¤itim Bakanl›¤› taraf›ndan 20 Kas›m’da yap›lan aç›klamada ö¤renci kredilerinin 1 Ekim 2010’dan itibaren önemli bir miktarda art›r›laca¤› ifade edildi. Her dört ö¤renciden birinin ald›¤› ö¤renci

Filistin yönetimi devlet kurumlar›n› oluflturarak tek tarafl› devlet ilan etmeye haz›rlan›yor. Yönetim BM’den destek aray›fl›n› sürdürürken, ABD bu giriflimi desteklemeyece¤ini aç›klad›. ‹srail ise yerleflimleri ilhak etmekle tehdit ediyor ‹srail’in iflgal alt›ndaki topraklardaki yerleflimleri geniflletmeyi durdurmamas› üzerine t›kanan bar›fl görüflmelerinden umdu¤unu bulamayan Filistin Yönetimi Baflbakan› Selam Feyyad tek tarafl› olarak devlet ilan etmeye haz›rland›klar›n› aç›klad›. Feyyad, Newsweek’e verdi¤i röportajda kurumsal yap›lanmay› tamamlayarak iki y›l içerisinde devlet kurmak için gereken bütün alanlarda yetkin kurumlar oluflturmay› planlad›klar›n› söyledi. Bu planlara her türlü kurumun dahil oldu¤unu ifade eden

Politeknik direnifli 36’nc› y›l›nda an›ld› Atina Politeknik Üniversitesi önünde toplanan binlerce kifli 36 kiflinin katledildi¤i Politeknik direniflini and› Yunanistan’›n baflkenti Atina’da Politeknik direniflinin 36’nc› y›ldönümünde binlerce kifli soka¤a ç›kt›. Atina Politeknik Üniversitesi önünde toplanan binlerce kifli emperyalizm karfl›t› sloganlarla ABD Büyükelçili¤i’ne yürüdü. Direnifl s›ras›nda hayat›n› kaybedenleri anmak üzere k›rm›z›ya boyanan ve üzerinde karanfiller bulunan bir Yunan bayra¤›n›n tafl›nd›¤› yürüyüfl, ABD büyükelçili¤i önünde sona erdi. Yürüyüflün sona ermesinden sonra polisin baz› anarflist gruplara sald›rmas› sonucu çat›flma ç›kt›¤› bildirilirken, eylemcilerin polise taflla karfl›l›k verdi¤i ifade edildi.

5’inci Enternasyonal önerisi n Venezüella’n›n baflkenti Karakas"ta düzenlenen Birinci Sol Partiler Uluslararas› Buluflmas›’n›n kapan›fl› s›ras›nda, Hugo Chavez’in ‘5. Sosyalist Enternasyonal’in kurulmas› önerisi gündeme getirildi. Chavez, 5. Sosyalist Enternasyonal’in, Karl Marx, Friedrich Engels ve Vladimir ‹lyiç Lenin’in düflünceleri ile Simon Bolivar, Francisco Morazan, Augusto Cesar Sandino, Ernesto Che Guevara, Salvador Allende, Maurice Bishop ve Camilo Torres gibi Latin Amerikal› devrimcilerin düflüncelerini kaynaflt›raca¤›n› söyledi. Bu zamana kadarki enternasyonallerin her birinin kendi konjonktürü oldu¤unu vurgulayan Chavez, flimdi dünyan›n birçok k›tas›nda ve ülkesinde ‘farkl› ve dayan›flma içinde bir toplum’ için sosyalistlerin umut bayra¤›n› yukar› kald›rd›¤›n› ifade etti.

K›br›s’ta iflçilere biber gaz›

Filistin’den tek tarafl› devlet haz›rl›¤›

Selam Feyyad

2009

Politeknik’in özgür savaflç›lar› Yunanistan’da 21 Nisan 1967’de darbe yaparak yönetime el koyan Albaylar Cuntas›’na karfl› Atina Politeknik Üniversitesi ö¤rencileri 14 Kas›m 1973’te üniversiteyi iflgal ederek direnifle geçti. Gençli¤in direniflinin ard›ndan birçok eylem gerçekleflirken, 16 Kas›m akflam› 40 binden fazla insan Genelkurmay binas› önünde gösteri yapt›. 17 Kas›m’da üniversiteye sald›ran darbeciler, üniversitenin duvarlar›n› tanklarla y›karak 36 ö¤renciyi katletti. Ancak halk direnifliyle zay›flayan Cunta, Temmuz 1974’te sona erdi.

Feyyad, örnek olarak merkez bankas› görevi yürüten bir mali ifller kurumu kurduklar›n› ve bu kurumun ABD’li denetçilerin denetiminden geçti¤ini belirtti. ‹nsanlar›n kendilerini ilk Siyonistlere benzetti¤ini söyleyen Feyyad, çevresindekilere sürekli “‹srail 1948’de kurulmad›. 1948’de devlet ilan edildi. Fakat bu devletin kurumlar› 1948’den önce vard›” dedi¤ini vurgulad›. BM’den destek aray›fl› Di¤er yandan Filistin Devlet Baflkan› Mahmud Abbas’›n tek tarafl› devlet ilan›

konusunda ABD ve Avrupa devletleri ile müzakere etti¤ini belirtiliyor. Filistin yönetimi ayr›ca BM Güvenlik Konseyi’nden 1967 s›n›rlar›nda bir Filistin devletinin ba¤›ms›zl›¤›n› isteyeceklerini aç›klad›. ABD’den ret, ‹srail’den tehdit ABD D›fliflleri Bakanl›¤› konuyla ilgili olarak “Filistin devletinin kurulmas›n› destekliyoruz. Ancak bunun en iyi yolu taraflar aras› müzakeredir” aç›klamas›n› yaparken, ‹srail yönetimi Bat› fieria’daki Yahudi yerleflimlerini ilhak etmekle tehdit etti.

kredisi en son 2008 y›l›nda yüzde 10 art›r›lm›flt›. E¤itim Bakanl›¤› ayr›ca ö¤renci kredisi ile birlikte yeni bir ulusal burs program› gelifltirmeyi planlad›klar›n› aç›klad›. Hükümet üniversitelere 34 milyon Avro ödenek ayr›laca¤›n› aç›klarken, ö¤renciler üniversitelerin ihtiyac›n›n bunun en az 30 kat fazlas› oldu¤unu ifade ederek mücadeleye devam edeceklerini ifade etti.

Barzani Kürt ordusu kuracak

Bat› fieria’da yerleflim mallar›na boykot ‹srail, iflgal alt›ndaki topraklarda Yahudi yerleflimlerini geniflletmeye devam ederken, Filistin yönetimi yerleflimlere karfl› ticari boykot bafllatt›. Filistin yönetimi halk› Bat› fieria’da yerleflim ürünlerini satan marketleri boykot etmeye ça¤›rd›. Yerleflimlerde üretilen ürünlerin Filistin pazar›n›n yaklafl›k yüzde 15’ini oluflturdu¤unu belirten yetkililer, sat›fl›n suç oldu¤unu ve bunun s›k› bir flekilde takip edilece¤ini aç›klad›. Stop the Wall kampanyas› koordinatörü Jamal Juma at›lan ad›m›n do¤ru oldu¤unu belirterek, “Filistinliler flunu diyecekler: ‘Evlerimizi y›kan buldozerlerin ve halk›m›z› öldüren mermilerin paras›n› ödemeyece¤iz!’.” dedi.

Pakistan’da operasyon bitti savafl sürüyor Pakistan yetkilileri Güney Veziristan’daki askeri operasyonlar›n baflar›ya ulaflt›¤›n› iddia etse de, ABD’nin insans›z uçak sald›r›lar› ve Taliban’›n intihar eylemleri devam ediyor Pakistan askeri yetkilileri Güney Veziristan’da büyük kent ve yerleflim bölgelerini kontrol alt›na ald›klar›n› aç›klad›. Ancak ABD’nin insans›z uçaklarla yapt›¤› sald›r›lar ve Taliban militanlar›n›n intihar eylemleri devam ediyor. Pakistan Askeri Sözcüsü Tümgeneral Athar Abbas, 18 Kas›m’da Sararogha kentinde gazetecilere yapt›¤› aç›klamada, Güney Veziristan’da 16 Ekim’de 28 bin askerle operasyon bafllat›lmas›ndan bu yana 500’den fazla militan›n öldürüldü¤ünü söyledi. Abbas, operasyonda 70 asker kaybettiklerini de belirtti. Pakistan operasyon s›ras›nda bas›n men-

suplar›n› bölgeye sokmad›¤› için, ölü say›s› ba¤›ms›z kaynaklarca do¤rulanam›yor. Di¤er yandan 19 Kas›m’da Pakistan'›n kuzeybat›s›ndaki Pefla-

ver kentinde düzenlenen intihar sald›r›s›nda en az 19 kifli öldü, 46 kifli de yaraland›. 20 Kas›m’da ise ABD’ye ait bir insans›z uça¤›n Pakistan’›n Afganistan s›n›r›nda gerçeklefltirdi¤i sald›r› sonucu 8 kiflinin hayat›n› kaybetti¤i bildirildi. BM'nin ‹slamabad ofisi, Pakistan ordusunun Güney Veziristan bölgesinde operasyonlar›n› yo¤unlaflt›rmas›yla sivil göçlerin art›fl gösterdi¤ini, flimdiye kadar 300 bin mültecinin kay›tlar›n›n yap›ld›¤›n›, kay›ts›zlarla birlikte bu say›n›n 400 bine ulaflt›¤›n› aç›klad›. BM, ulusal ve uluslararas› sivil toplum örgütlerine bölgeye yard›m ça¤r›s›nda da bulundu.

‹ran uranyumu Türkiye’ye göndermiyor UAEK baflkan›n›n “‹ran uranyumu Türkiye’de depolas›n” önerisi üzerine, Türk yetkililerin depolama kapasitesi oldu¤unu aç›klamas›na ra¤men ‹ran’dan gelen aç›klamalar olumlu de¤il Uluslararas› Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) Baflkan› Muhammed El Baradey’in, ‹ran’›n nükleer yak›t›n› Türkiye’de depolamas› önerisinin ard›ndan, ‹ran, nükleer program› çerçevesinde zenginlefltirdi¤i uranyumu yabanc› bir ülkede depolama önerisini reddetti. ISNA haber ajans›n›n haberine göre D›fliflleri Bakan› Manuçehr Mutteki, "Kesinlikle yüzde 3,5'lik yak›t›m›z› yurtd›fl›na göndermeyece¤iz, ama ‹ran içinde nükleer yak›tla

n Kuzey K›br›s’ta 30 sendika ve demokratik kitle örgütü, “göç yasas›n›” protesto etti. Binlerce kiflinin kat›ld›¤› eylemde polis ülke tarihinde ilk kez biber gaz› kulland› ve 16 kifliyi gözalt›na ald›. Meclis önündeki eylemde gazdan etkilenenler ve yaralananlar oldu. Meclis binas› ile TC Büyükelçili¤i önünden geçen yolu trafi¤e kapatan ve polis engelini aflmaya çal›flan sendikac›larla polis aras›nda gerginlik meydana geldi. Ç›kan arbedede 16 gösterici gözalt›na al›n›nca gerilim artt›. Eylemciler polise ve meclis binas›na yumurta, domates ve tahta parçalar› f›rlatt›. Baflbakan Dervifl Ero¤lu'nun foto¤raf›n›n bulundu¤u bir pankart da atefle verildi. Gerginli¤in artmas› üzerine polis, göstericilere biber gaz›yla sald›rd›.

de¤ifltirmeyi düflünebiliriz" dedi. Di¤er yandan, ‹ran’›n Uluslararas› Atom Enerjisi Kurumundaki (UAEK) Daimi Temsilcisi Ali Asker Sultaniye, Türkiye ile zenginlefltirilmifl uranyumun depolanmas› konusunda bir anlaflmay› düflünmeden önce “garantilerin” gerekli oldu¤unu söyledi. Sultaniye, ‹ran’da 200 hastane için zenginlefltirilmifl uranyuma ihtiyaç duyuldu¤unu belirterek, Tahran yönetiminin, karfl›l›¤›nda yak›t almas› yönünde

garantiler verilmedi¤i sürece zenginlefltirilmifl uranyumunu Türkiye’nin geçici bir süre depolamas›na izin vermeyece¤ini kaydetti.

n Federe Kürdistan Baflkan› Mesud Barzani'nin bürosundan yap›lan aç›klamada "birleflik bir Kürt ordusu" oluflturulaca¤› bildirildi. Barzani, Temmuz ay›ndaki seçimlerden sonra tüm partilerin anlaflmaya varmas›n›n ard›ndan bölgede, çekirde¤i peflmergelerden oluflacak birleflik bir ordu kurulmas› karar›n›n al›nd›¤›n› söyledi. Barzani, Amerikan delegasyonu ile yapt›¤› görüflmede, “Kürdistan’›n birleflik tek ordusunun olmas› benim ve Kürt halk›n›n bir dile¤idir” fleklinde konufltu. Irak Hükümeti ise Mesut Barzani'nin, "birleflik bir Kürt ordusu" oluflturma plan›na karfl› ç›karken, Kürt yönetimi Barzani'nin yanl›fl anlafl›ld›¤›n› belirterek, ‘’ordu de¤il peflmerge güçlerini birlefltirmek istiyoruz’’ aç›klamas› yapt›.

Madende patlama: 104 ölü n Çin'in kuzeydo¤usundaki Heilungjiang eyaletinde kömür oca¤›nda 22 Kas›m’da meydana gelen grizu patlamas›nda ölenlerin say›s›n›n 104'e ulaflt›¤› ifade edilirken 4 iflçinin halen göçük alt›nda oldu¤u bildirildi. Çin Merkez Televizyonu CCTV'nin haberine göre, patlaman›n nedenlerinin ortaya ç›kar›lmas› için çok yönlü soruflturma bafllat›ld›. Madenin müdürü, müdür yard›mc›s› ve baflmühendisi görevlerinden al›nd›. Grizu patlamas›nda ölen iflçilerin yak›nlar› oca¤›n ait oldu¤u flirket yetkililerini protesto ederek, kendilerine ifl cinayeti hakk›nda bilgi verilmemesine tepki gösterdi. fiinhua haber ajans›, yetkililerin 104 iflçinin öldü¤ü, 4 kiflinin mahsur kald›¤› söz konusu facian›n nedeni olarak yönetim zafiyetini ve güvenlik önlemlerinin yetersiz olmas›n› gösterdi¤ini bildirdi.

Kanl› futbol coflkusu n Cezayir milli tak›m›n›n Güney Afrika Dünya Kupas› elemelerinde karfl›laflt›¤› M›s›r’› 1-0 yenmesi nedeniyle Cezayir’de yap›lan sevinç gösterileri sonucunda 14 kiflinin öldü¤ü, 254 kiflinin yaraland›¤› bildirildi. El Cezire televizyonunun internet sitesindeki habere göre, halk›n Cezayir milli tak›m›n›n galibiyetini kutlamak için sokak ve yollara dökülmesi 175 trafik kazas›n›n meydana gelmesine neden oldu. Cezayirli futbolcular› tafl›yan otobüsün M›s›r’da tafllanmas› ve dört Cezayirli futbolcunun yaralanmas› Cezayir ile M›s›r aras›nda futbol krizine neden olmufl ve maç›n tarafs›z bir sahada oynanmas›na karar verilmiflti. Sudan’da oynanan maçta, Cezayir M›s›r’› 1-0 yenerek, 1986’dan bu yana ilk kez Dünya Kupas› finallerine yükseldi.


26 Kas›m 9 Aral›k

2009

DOSYA 9 Topu taca atmadan Ferda KOÇ ferdakoc@hotmail.com

Dersim Direnifli’nin önderi Seyit R›za’n›n mahkemede söyledi¤i sözleri Dersim’e b›rakt›¤› mirast›r: “Senin yalanlar›nla, hilelerinle bafl edemedim, bu bana dert oldu. Ben de senin önünde diz çökmedim, bu da sana dert olsun!” May›s 1932'de hükümet yeni bir yasa ç›kard›. Ülke topraklar› 4 gruba ayr›l›yordu: "l Numaral› m›nt›ka Türk kültürüne mensup nüfusun .yo¤un oldu¤u bölgeler; 2 Numaral› m›nt›ka Türk kültürü içinde asimile edilebilecek yerler; 3 Numaral› m›nt›ka Türk kültürüne mensup muhacirlerin serbestçe yerleflebilece¤i yerler; 4 Numaral› m›nt›ka s›hhi, maddi, harsi, siyasi, askeri, inzibati sebeplerle boflalt›lmas› flart, aç›kça iskan ve ikametin yasak oldu¤u yerler". 2 Ocak 1936’da bu yasaya bir yenisi eklendi: “Tunceli vilâyetinin idaresi hakk›nda kanun”. Yasa ç›kt›¤›nda “Tunceli” adl› bir vilayet yoktu. “Tunceli Vilayeti”’nin kurulmas›na iliflkin yasa, 4 Ocak’ta ç›kar›ld›. “Tunceli Yasas›”, bu ile Korgeneral rütbesinde bir Askeri Vali atanmas›n› ve bu valinin temyizsiz idam ve kitle halinde sürgün yapabilmesini öngörüyordu. “Türkiye’de ‘Zo’ diyenleri yok ettik, ‘lo’ diyenleri de ben yok edece¤im” diyen “Koçgiri Kasab›” Sakall› Nurettin Pafla’n›n damad› Korgeneral Abdullah Alpdo¤an, oluflturulan “yeni il”in ve Dersim, Bingöl, Erzincan ve Elaz›¤’› içine alan 4. Genel Valilik’in bafl›na atand›. At›lan bu ad›mlar›n amac›, 1935’te yasan›n tasla¤›n› haz›rlayan ‹smet ‹nönü taraf›ndan “imar ve temdin (medenilefltirme)” olarak tan›mlan›yordu. Yasa ç›k›p komutan atan›r atanmaz “imar” hareketi de bafllad›. “Dersim Direnifli”nin önemli merkezlerini kuflatan bir karakollar dizisi! Jandarma Genel Komutanl›¤›n›n belgelerinde giriflilen harekat›n izleyece¤i çizgi “cesaretle” ifade ediliyordu: “Dersim’in evvela ‘Koloni’ gibi nazar› itibara al›nmas›”, “icap eden yerlerde ‘Blok Havuzlar’ yap›lmas›” öngörülmüfltü. “Tunceli Harekat›”n›n “medenilefltirici” atefli, Beyaz Da¤’›n arka yüzündeki Hopik’e (havuz) doldurulan bin-

lerce insan›n kurflunlanm›fl ve yak›lm›fl cesetlerinde somutlaflt›. “‹syan” de¤il iflgal! Necip Faz›l K›sakürek’in rakam›yla 50.000 Dersimli’nin öldürüldü¤ü “Dersim Katliam›”n›n, Dersim’deki afliretlerin devlet otoritesine “isyan›” oldu¤u sav›n›n gerçekle bir ilgisi yok. Dersim’de hiçbir zaman bir “devlet otoritesi” kurulmam›flt›r ki “isyan” olsun! Dersim’de devlet otoritesi oluflturmaya yönelik giriflimler Tanzimatla bafllam›fl ve 193638’e kadar da bafllad›¤›yla kalm›flt›r. 1847’de “Vilayet Kanunu”nu çöpe atan, ’93 harbinde Ahmet Muhtar Pafla’ya “Dersime sefer olur, zafer olmaz” dedirten ve ‹mranl›’dan Dersime kadar uzanan bölgedeki Kürt afliretlerini fiilen devlet otoritesinin d›fl›nda tutmay› baflaran yüz y›ll›k baflar›l› bir “direnifl”tir Dersim’i “iflgal ve insans›zlaflt›rma” operasyonunun nedeni. Kürt uluslaflma sürecinin “Dersim ekseni”, büyük toprak mülkiyetinin olmad›¤›, dinin bir sömürü ve egemenlik arac›na henüz dönüflmedi¤i, yar› göçebe komüncülü¤ünün belirgin bir üstünlü¤ünün bulundu¤u bir toplumsal dokunun üzerinde geliflmesiyle ay›rt edilir. ‹flte bu yüzden, “Hamidiye Alaylar›” Dersim’in semtine u¤rayamam›flt›r. ‹flte bu yüzden 1915’te “kasab›n b›ça¤›ndan” kaçan 36 bin Ermeni’ye kucak açm›flt›r Dersim Kürdü. ‹flte bu yüzden Koçgiri’de isyan eden ve yenilen Kürt isyanc›lar› için s›cak bir s›¤›nak olmufltur Dersim… Yerleflik yaflant›s›n› korumak için “yabanc›” devlet otoritesini reddeden Dersim Direnifli, 20. yüzy›l›n bafl›nda Kürt milliyetçili¤i hareketlerinin geliflmesine paralel olarak, bir “yerli direnifli” olmaktan ç›kmaya, ulusçu bir nitelik kazanmaya bafllad›. 1921’deki Koçgiri ‹syan›’n›n “beyni” Alifler, Diyarbak›r’da kurulan Kürt Teali Ce-

miyeti’nin üyesi Ovac›kl› Baytar Nuri, Kürt-Alevi afliretlerini federatif bir yap› halinde birlefltirmek için Dersim’e yöneldiler. Dersim Direnifli’nin tart›flmas›z önderi Seyit R›za’n›n “kurmay heyeti”nde yer alan bu ilk “ihtilalci Kürt ayd›nlar›”, Koçgiri ‹syan› s›ras›nda özerk bir “Kürdistan Vilayeti”nin oluflturulmas› istemini ortaya koymufllar, daha sonra bu taleplerini “ba¤›ms›zl›k” do¤rultusunda gelifltirmifllerdi. Koçgiri, Dicle-Piran ve A¤r› isyanlar›n› kanla bast›ran devlet için Dersim bu yüzden mutlaka “fethedilmesi” gereken bir direnifl oda¤› haline gelmiflti. Dersim’i iflgal ve insans›zlaflt›rmaya yönelik çal›flmalar, 1927’de haz›rlanan MAH raporlar›ndan bafllayarak, 1930’daki Jandarma Genel Komutanl›¤›’n›n kolonizasyon raporuna kadar uzanan sistemli bir temele sahiptir. Dersim’in nas›l iflgal edilece¤i, imha ve insans›zlaflt›rman›n hangi yöntemlerle yap›laca¤›, sürgün edileceklerin listesi ve hangi yoldan nereye gönderilecekleri daha 1931’de bellidir. 1937 Direnifli ve Tertele 1936’da Dersim “yasak bölge” ilan edildi; girifl ç›k›fl izne ba¤land› ve stratejik merkezlerinde k›flla-karakollar infla edilmeye baflland›. Direniflçi Dersim afliretleri karakollar›n inflas›n› engellemek için karakollar› basarlarken, Seyit R›za ve Alifler General Alpdo¤an’a karakol inflas›n› durdurma ve Kürtlerin ulusal haklar›n› tan›ma ça¤r›s› yap›yor ve bölgedeki tüm afliretleri birlefltirme u¤rafl› veriyorlard›. K›fl›n gelmesiyle ara verilen karakol inflaatlar›, baharla birlikte yeniden bafllat›l›nca Dersimliler, 21 Mart’ta Harçik Suyu üzerindeki bir tahta köprüyü yakt›lar ve civardaki karakollar› bast›lar. Bunun üzerine Seyit R›za’n›n köyü ve çevre köyler bombaland›. K›sa bir süre sonra, babas› ad›na harekat›n durdurulmas› talebini iletmek üzere Hozat’a giden Seyit R›za’n›n o¤lu B›ra ‹bra-

Alifler: Kürt direnifllerinin bir uzun yürüyüflçüsü Yoldafl› Baytar Nuri (Nuri Dersimi) ve dostlar› Seyit R›za’yla birlikte Alifler, Kürt isyan ve direnifl tarihinin bir dönüm noktas›na damgas›n› vurmufl üç yi¤it direniflçi önderden biridir. Koçgiri’nin Ümraniye nahiyesinde bir çiftlikte do¤du. Sivas’ta ö¤renim gördü. Anadili Kürtçeyi ustaca kullanabilmesinin yan›nda, Türkçe, Frans›zca, ‹ngilizce ve Rusça bildi¤i söylenir. Koçgiri-Dersim yöresinde üyesi oldu¤u Kürt Teali Cemiyeti’nin flubelerini açt›. Jepin adl› gazeteyle ihtilalci fikirlerini yay›nlad›, Kürtçe deyifl ve fliirlerle “Kürtlük ve Kürdistan” davas›n› iflledi, propaganda yapt›. 1. Dünya Savafl›’nda Ruslar

Erzincan’› iflgal etti¤i s›ralarda, Dersim, Malatya, Sivas ve Koçgiri de Özerk Kürdistan’›n kuruluflu için mücadele etti. Bir milisle Ovac›k’› bas›p mevcut yönetimi y›karak bir Kürt yönetimi kurdu. Nisan’da toplanan Büyük Millet Meclisi’nden Özerk Kürdistan vaatlerine yönelik umudunu yitiren Kürtler, 1920 Temmuz’unda ayakland›. 1921 bahar aylar›na kadar çat›flmalar sürdü. Alifler çat›flarak Dersim’e kadar ilerleyen son direniflçiler aras›nda yer ald›. Alifler’in dikkat çeken bir özelli¤i de, bu süreçte, Kürt direniflçilerinin ya¤ma, talan yapmamalar› ve Türk halk›ndan masum insanlar› öldürmeme-

leri konusunda Zara’da bildiriler yay›mlamas›d›r. Alifler, 1937 Dersim isyan›n›n da önderleri aras›nda yer almaktad›r. Dersim katili General Alpdo¤an’›n deyifliyle, Dersim isyan›nda, “Seyit R›za’n›n eli koludur”. Yöre halk›na göre Alifler, Kürt afliretlerinin birlik ve dirli¤inden baflka bir fley istemezdi. Alifler, dönemin direnifl hareketlerinde istisna bir özelli¤e sahiptir. Kürt ayd›nlar›n milliyetçi hareketleri, ço¤unlukla k›rsal direnifllerle buluflmaz ve etkisini yitirirdi. Oysa bu okumay› çok seven ak›ll› yaman adam, Koçgiri ve Dersim direnifllerinin beyni ve teflkilatç›s›d›r.

him, dönüfl yolunda K›rgan’da Alpdo¤an’›n komplosuyla öldürüldü. Bunun üzerine Seyit R›za, K›rgan afliretinin merkezi Sin buca¤›n› ve karakolunu basarak direnifle do¤rudan do¤ruya kat›ld›. Seyit R›za ve Alifler’in bütün afliretleri bir araya getirme çabalar› sonuç vermedi. Halvori-Vank civar›nda bir araya gelerek yemin eden direniflçi afliretlerin say›s› 7 ile s›n›rl› kald›. Ordunun hava bombard›manlar› ve May›s’tan itibaren bafllatt›¤› katliamlar ve sürgünler, direniflçilerin “tarafs›z” afliretlere nüfuz etmelerini önlerken, do¤rudan do¤ruya direniflçi afliretler aras›nda pasifleflen, hatta devlet taraf›na geçenler ortaya ç›kmaya bafllad›. Buldu¤u bütün “çatlaklara” dalan Alpdo¤an, Seyit R›za’n›n ye¤eni Rehber’i sat›n alarak direniflin kalbine sokulma olana¤› elde etti. Ordunun giriflti¤i kitle katliamlar› sivil halk›n a¤›rl›kla Kalan ve Kutu deresindeki s›¤›naklara yerlefltirilmesine neden oldu. Haziran ay›nda Tujik da¤›n› iflgal eden ordu, da¤›n eteklerindeki ‹ksor Vadisi’nde kad›n ve çocuklar›n s›¤›nm›fl bulundu¤u ma¤aralar›n girifllerine beton dökerek veya içlerine bo¤ucu gazlar salarak binlercesini öldürdü. Yaflanan büyük trajediyi dünyaya duyurmak için Seyit R›za, Alifler’den Sovyetler Birli¤i’ne gitmesini istedi. Ancak Alifler yola ç›kmas›na birkaç gün kala Rehber ve çetesinin tuza¤›nda öldürüldü. A¤ustos’a gelindi¤inde direnen 6 afliretten yaln›zca ikisi sa¤ kalm›flt›: Seyit R›za ve Bahtiyarl› Sahan. Bahtiyarl› Sahan, Alpdo¤an’›n sat›n ald›¤› üvey kardefli taraf›ndan uykusunda öldürüldü. Seyit R›za ise Eylül bafl›nda Erzincan Valisi ile görüflmeye gitti¤inde tutukland› ve Elaz›¤’da idam edildi. Seyit R›za’n›n önderli¤indeki direniflin da¤›lmas›n›n ar-

d›ndan Dersim’in boflalt›lmas› plan›na geçilmesiyle, daha önce tarafs›z kalan baz› afliretler 1938’de direnifle geçmeye çabalad›larsa da etkili olamad›. Dersimi “boflaltma” hareketi, aç›k bir katliam, bir kitle k›r›m› olarak yafland›. Halk vadilere, derelere kaçmaya zorlan›p uçaklarla bombaland›. Köyler atefle verildi, kaçanlar kurflunland›. Kutu deresi, Laç, Haydaran ma¤aralar›, Ali Bo¤az›’nda yaflanan vahfleti Dersimliler “Tertele” olarak adland›rd›lar. “Tertele”nin Türkçe’deki tek karfl›l›¤› ise “Dersim Katliam›”… Tertele’nin failleri suçlar›n› unutturmaya çal›flt›lar. ‹smet ‹nönü, Celal Bayar, Kaz›m

Orbay, Sabiha Gökçen’in “resmi geçmifl”lerinden Dersim Katliam›nda oynad›klar› roller “ay›klanmaya” çal›fl›ld›. Dersim direniflçileri ise “uysal koyunlar” gibi gösterilmek istendi. ‹dam›nda görev yapan ‹hsan Sabri Ça¤layangil’in a¤z›ndan Seyit R›za’n›n “Kerbela evlad›y›z, günahs›z›z, ay›pt›r, zulümdür, cinayettir” diyerek sehbaya gitti¤i aktar›ld›. Seyit R›za’n›n mahkemede söyledi¤i sözleri Dersim’e b›rakt›¤› as›l mirast›r: “Senin yalanlar›nla, hilelerinle bafl edemedim, bu bana dert oldu. Ben de senin önünde diz çökmedim, bu da sana dert olsun!”

Ben fakir bir R›zo’yum Seyit R›za, Alevi ve Kürt ileri gelenlerinden, uzun y›llara yay›lan Kürt davas›n›n emektarlar›ndan ve Dersim Direnifli’nin önderlerindendir. 18 Kas›m 1937’de o¤lu ve 11 yoldafl›yla birlikte bir Pazar gecesi apar topar “yarg›lanarak” 83 yafl›nda idam edildi. Seyit R›za, hayat›n›n sonuna kadar Kürt halk›n›n birli¤i ve Özerk Kürdistan için mücadele etti. Yeni kurulmakta olan Ankara hükümeti zaten bu vaatlerle Kürtlerin deste¤ini alm›flt›. Daha önce de 1. Dünya Savafl›’nda Erzincan’da Ruslara karfl› Dersimlilerden destek istenmifl; hatta buradaki yararl›l›klar›ndan dolay› Seyit R›za’ya madalya ve “Dersim Generali” unvan› verilmiflti. Ama zaferden sonra gene her zaman oldu¤u gibi, Dersimliler, tehlikeli düflman olarak görülmeye baflland›. “Seyit R›za’y› meydana ç›kard›k. Hava so¤uktu ve etrafta kimseler yoktu. Ama Seyit R›za, meydan insan doluymufl gibi sessizli¤e ve bofllu¤a hitap etti: - Evlad› Kerbelay›h, bi hatay›h, ay›pt›r, zulümdür, cinayettir, dedi. Söyleyifl tarz› çok enteresand›. Çok etkiliydi. Haf›zalar›m›zdan ç›kmad›. Hitabet tarz› karfl›s›nda benim tüylerim diken diken oldu. Bu yafll› adam rap rap yürüdü. Çingeneyi itti. ‹pi boynuna geçirdi. Sandalyeye aya¤›yla tekme vurdu, infaz›n› gerçeklefltirdi.” (‹hsan Sabri Ça¤layangil’in An›lar›, ‹nfaz için Ankara’dan özel olarak gönderilen Emniyet Müdürü) Seyit R›za ölmeden önce son iste¤ini söyledi: -Beni o¤lumdan önce as›n, dedi. T›pk› Seyit R›za gibi Yusufanl› Kamer’de, “beni o¤lumdan önce as›n” dedi. O¤ullar›n› dara¤ac›nda görmek istemiyorlard›. Fakat görevliler tersini yapt›lar. Babalara son anlarda evlat ac›s› yaflatt›lar.

Sosyalistler, ezilen toplumsal gruplar›n ayr›mc›l›¤a, d›fllanmaya, bast›r›lmaya karfl› mücadelelerini, ‘toplumsal devrim’ sürecinin kaynaklar›, kurucu dinamikleri olarak ele al›rlar. Türkiye sosyalist hareketinin 196080’deki yükselifl dönemi, iflçilerin, Kürtlerin ve Alevilerin “kurtulufllar›n›” birlikte arad›klar› sinerjistik bir atmosferde yafland›. Örgütlü iflçiler+Aleviler+Kürtler, uzun y›llar sol hareketin s›rt›n›n yere gelmemesinin toplumsal matemati¤i oldu. Sosyalist hareket bu dinamikler aras›nda olumlu bir etkileflim kurmay› uzun zamand›r baflaram›yor. Topu taca at›p, “bask›lardan”, “devletin ayartmas›ndan”, her bir kesimin içindeki “kurtlardan”, sosyalist hareketin zay›fl›¤›ndan söz ederek “ne yapal›m, elden bir fley gelmiyor” demek tabii ki mümkün ve hatta inand›r›c›. Ama “mazeret” sunmak durumu de¤ifltirmiyor. Bu köstekleyici tablo sürdü¤ü sürece, ilerici toplumsal hareketin “toplumsal matemati¤i” sürekli “eksi bakiye” veriyor. Kürt özgürlük hareketinin “flöyle de¤il de böyle” olmas› halinde bu sorunlar›n afl›laca¤›n› söylemek “di¤erleri” için genel olarak daha kolay. Kürtlerle iflçi hareketi ya da Kürtlerle Aleviler aras›nda birinin “bir ad›m ileri”, di¤erinin “bir ad›m geri” atarak “uzlaflt›r›lmas›”, “birlefltirilmesi” yolunun gerçekçi olup olmamas› bir yana, ilerletici olup olmad›¤› dahi tart›fl›labilir. Yani Kürt hareketi bar›fl ve birlik mesajlar›n› daha inand›r›c› verirse veya iflçi hareketi Kürt hareketini “aç›ktan a盤a destekleyen” bir politik tutum al›rsa veya Aleviler, Kürtlerle “kimlik sorunu” ortak paydas› üzerinden buluflmaya öncelik verirlerse, eski günlerdeki sinerjistik etki yakalanabilir diyebilmek kolay de¤il. Bu tipte politik zorlamalar›n genellikle sözkonusu hareketlerin mevcut temelini daraltt›¤› ama bir baflka güç ve hareket alan› oluflturmad›¤› ortada. Üzerinde durdu¤umuz sorunun çözümünde mesafe almam›z› sa¤layabilecek genel bir yaklafl›m› geçen say›m›zda vurgulam›flt›k. Bütün dinamiklerin “geliflme özelliklerinin incelenmesi; bunlar içerisindeki ‘proleter hak hareketlerine özgü’ unsurlar›n ay›rt edilmesi ve di¤er hak mücadeleleriyle bu öz-nitelikler üzerinden yak›nsamalar›n yarat›lmas›...” Kürt hareketi içerisinde “proleter hak hareketlerine özgü” unsurlar gelifliyor mu? Elbette… Aksi maddenin tabiat›na ayk›r›. Bu hareket bir “yoksul halk hareketi”. Halk›n “kendine özgü” yoksullu¤unun belirleyici kayna¤› “ulusal bask›” siyaseti olsa da, bu yoksullu¤un muhatap oldu¤u gerçek süreç, neoliberal sömürge kapitalizminden baflka bir fley de¤il. Neoliberal sömürge kapitalizmi ise “yoksul”un “zay›f”›n› “seviyor”. Yani kad›nlar›, gençleri ve ezilen ulus bireylerini. Kürt hareketiyle, Türkiye toplumunun di¤er ilerici dinamikleri aras›ndaki kesiflim kümesini iflte bu noktalardan bafllayarak gelifltirmek, geniflletmek çok daha olas› görünüyor. “Kad›n hareketi” deneyimi bu bak›mdan çok anlaml› bir noktada duruyor. Kürt hareketinin “özgürlükçü” niteli¤i en çok Kürt kad›n›nda somutlafl›yor. Kürt kad›n›n “özgürleflmesi” ile Türkiyeli kad›n›n “özgürleflmesi” biri ulusal özgürlükçü, di¤eri s›n›fsal kurtuluflçu iki prati¤in buluflmas› anlam›na geliyor. Belki de bu sayede, ›rkç› bir temelde gelifltirilmek istenen “Cumhuriyetçi Kad›n” hareketi, bir türlü “tutmuyor.” Örgütlü iflçi hareketi “yeni iflçi kitleleri”ni örgütlemeye girifltikçe, iflçi s›n›f› hareketi içindeki “Kürt sorunu” ile daha yak›ndan muhatap oluyor. Kürt özgürlük hareketinin ayn› zamanda “Kürt iflçisinin özgürlük hareketi” haline getirilmesi ile Türkiyeli emekçinin kurtulufl mücadelesinin “flovenizmden kurtulufl” sorunu haline getirilmesi, yeni iflçi hareketinin gelifliminin “mütemmim cüzü” olarak beliriyor. “Ezilenlerin örgütlenmesi”nin bir tipini di¤er tipinin karfl›s›na de¤il de yan›na koyman›n yollar›n› bulmak, yeni iflçi hareketinin hem kendisine hem de Kürt özgürlük hareketine ileriye do¤ru ad›mlar att›rmas›n›n kaç›n›lmaz bir dura¤›n› oluflturuyor. Yoksullu¤a karfl› mücadelenin proleter anlay›fl› olan kamusal alan›n iflçi s›n›f›n›n (iflgücü piyasas›na en son kat›lan, en zay›f unsurun güçlendirilmesini hareket noktas› olarak ele alan) genel ç›karlar› temelinde yeniden yap›land›r›lmas› mücadelesinin “Kürt iflçi” için ifade etti¤i anlam›n tart›fl›lmas›, “halkç› kamusall›k” mücadelesinin “Kürtçe”ye çevrilmesi bu alandaki mücadelelerin bir baflka gelifltirilmesi gereken yönünü oluflturuyor. Örne¤in sa¤l›k hakk› mücadelesinin Kürt yoksullar› için ifade etti¤i özel sorunlar›n belirgin bir a¤›rl›k noktas› olarak ele al›nmas› halinde ortaya ç›kacak yeni-dinamizmi hesaba katmak gerekiyor. Ben sadece “tan›mlad›¤›m” sorun üzerine ilk akl›ma gelenleri not ediyorum. Bu tart›flmay› derinlefltirmek ise her bir alandaki devrimcilerin örgütlü çabas›na ba¤l›.

Zarife: Dersim da¤lar›nda emsalsiz bir Kürt k›z› Bu sefer bir akraba evlili¤inden Kürt kad›n›n›n ve Kürt halk›n›n kötü kaderini de¤ifltiren bir ortakl›k ç›k›yor. Zarife’yle Alifler, hem efl, hem ���dava arkadafl›” oluyorlar. Son nefeslerine kadar birbirlerine ‘heval’ (yoldafl) diye hitap ediyorlar. Dersim isyan›nda birlikte mevzilendikleri bir ma¤arada hain bir tuza¤a düflürülünceye dek, ömürlerini “Kürt afliretlerinin birli¤i ve ba¤›ms›z Kürdistan” davas›na ad›yorlar. Hükümet askerlerinin silahl› birlikleriyle ulaflamad›¤› Dersim da¤lar›nda, hain bir dost eliyle tuza¤a düflürülerek öldürülüyorlar. Kirveleri ve ayn› zamanda Seyit R›za’n›n ye¤eni olan

hain Rayber (Rehber), para karfl›l›¤› toplad›¤› adamlar›yla birlikte, Zarife ve Alifler’in mevzilendi¤i ma¤araya ziyaret aldatmacas›yla bask›n düzenliyor. Tuza¤a düflürüp öldürdükten sonra, kafalar›n› kesip, Dersim katillerinden General Abdullah Alpdo¤an’a sunuyor. Aln›ndan öpülerek ve 5 bin lira verilerek ödüllendirilen Hain Rayber, daha sonra mükafatç›lar› ve iflbirlikçileri taraf›ndan o¤lu Ali Haydar’la birlikte benzeri bir tuza¤a düflürülerek öldürülecektir. Rayber in tuza¤›n› sezen Zarife, Alifler’i uyarmas›na karfl›n yaklaflan sald›r›n›n önüne geçemez. Hevaller, kirvelerini çay, tütün ve yemekle karfl›lama ka-

rar› al›rlar. Ama Zarife, ayn› zamanda Dersim da¤lar›nda bir gerilla olman›n bilinci ve ihtiyat›yla silah›n› kuflanarak giriflir, katillerine çay ve yemek haz›rlama ifline. Tütünler sar›l›p sohbetler edilirken birden silahlar patlar. “fiaflalayan Zarife, kendisini eflinin üstüne atarak, ‘Ew hevalê min e, wî nekujîne!’(“Yoldafl›m o, onu öldürmeyin!”) diye feryat etmifl, fakat öldü¤ünü anlay›nca tabancas›n› çekerek hain Rayber’e atefl etmifl, mermi Vankl› Efendi’nin bafl›na isabet etmifltir. Rayber, silah›n› bu emsalsiz Kürt k›z›na da tevcih ederek, onu kocas›n›n cesedi üzerine cans›z düflürmüfltür.


26 Kas›m 9 Aral›k

10 K‹BELE

2009

Sesimiz birleflerek güçlendi Krizin, iflsizli¤in, yoksullu¤un sarst›¤› yaflamlar 25 Kas›m’da kad›n dayan›flmas›n›n gücüyle bulufltu. Kad›nlar düzenledikleri etkinliklerle ve eylemlerle krizin y›k›m›na, erkek fliddetine, baba bask›s›na, patron tacizine karfl› mücadele edecekleri mesaj›n› verdi 25 Kas›m Dünya Kad›na Yönelik fiiddete Karfl› Uluslararas› Mücadele Günü nedeniyle Türkiye’nin farkl› kentlerinde bütün bir haftaya yay›lan etkinlikler yap›ld›. Ankara Ankara Kad›n Platformu 25 Kas›m için iki haftaya yay›lan bir etkinlik program› haz›rlad›. Ankaral› kad›n örgütleri ve farkl› kurumlardan kad›nlar taraf›ndan oluflturulan Ankara Kad›n Platformu fliddete karfl› ilk eylemlerini devlet fliddetine dikkat çekmek üzere 14 Kas›m Cumartesi günü Sincan Kad›n Hapishanesi’nde yapt›. Ankaral› kad›nlar 17 Kas›m’da ise Büyükflehir Belediyesi’nin K›z›lay Güven Park’ta bulunan binas› önünde bulufltu ve belediyelere görev ve sorumluluklar›n› hat›rlatt›. Kad›nlar iyi ayd›nlat›lm›fl sokaklar, güvenli bir ulafl›m, s›¤›nma evleri ve krefl konusunda belediyelerin sorumluluklar›n› yerine getirmesi gerekti¤ini belirttiler. Belediye önünde yap›lan aç›klaman›n ard›ndan K›z›lay

Postanesi’ne yürünerek buradan belediyelere yaflanabilir bir kent için kad›nlar›n talepleri hat›rlat›ld›. 25 Kas›m öncesi Yüksel Caddesi’nde bilgilendirme stantlar› aç›ld›. 21 Kas›m günü Dikmen Vadisi Bar›nma Hakk› Bürosu'nda bir araya gelen Vadili kad›nlar, 22 Kas›m Pazar günü ise Dikmen Halkevi’nden kad›nlar, Kad›n Dayan›flma Vakf›’ndan Asl›han Öztürk’ün kat›l›m›yla fliddet hakk›nda söylefliler yapt›lar. Yine ayn› tarihte Yüksel Caddesi’nde Ankara Kad›n Platformu taraf›ndan aç›lan standlarda ‘Ezber Bozan Sözlü¤ü’ ve ‘Utanç Duvar›’ da¤›t›ld›. ‹stanbul 21 Kas›m Cumartesi günü Avc›lar Halkevi’nde tüm gün kad›nlar›nd›. Film gösterimiyle bafllayan etkinlik program› gösterim sonras› ‹stanbul Tabip Odas›’ndan Süheyla Ekemen, Avukat Dicle Matur ve E¤itim Sen 7 No’lu fiube yöneticisi Hikmet fien’in konuflmac› olarak kat›ld›¤› söylefliyle devam etti. Ayn› gün Sefaköy Halkevi’nde bir araya gelen kad›nlar Forum Tiyatro’yla tan›flt›. fiiddet kavram›n› bilince ç›kartan ve ezilenlerin tiyatrosu yöntemini kullanarak gerçeklefltirilen tiyatro çal›flmas› kad›nlar›n büyük ilgisiyle karfl›laflt›. 22 Kas›m Pazar günü Gaziosmanpafla Halkevi’nde Dr. Nazmi Algan’›n kat›l›m›yla kad›n sa¤l›¤› ve fliddet konulu bir söylefli düzenlenirken ayn› tarihte Kartal’da ise bir söylefli ile medya, kad›n ve fliddet tart›fl›ld›. 23 Kas›m Pazartesi günü ise ‹stanbul’un farkl› bölgelerinden Halkevci kad›nlar Halkevleri Genel Baflkan› ‹lknur Birol’un kat›l›m›yla fliddetin bilançosunu aç›klad›klar› bir bas›n toplant›s› düzenlediler. fiiddet vakalar›na iliflkin derledikleri dökümü kamuoyuyla paylaflan kad›nlar krizin y›k›m›na karfl› yoksul mahallelerde krefl, çal›flma hakk›, sa¤l›k oca¤› ve s›¤›nmaevi için mücadele edeceklerini belirtti. Ayn› gün akflam saatlerinde Kartal Kad›n Platformu bir meflaleli yürüyüfl ve ar-

d›ndan bir kad›n söyleflisi düzenledi. Eskiflehir Eskiflehir Halkevci Kad›nlar Meclisi 21 Kas›m Cumartesi günü açt›klar› stantla tüm kad›nlar› fliddete karfl› mücadeleye ça¤›rd›. Adalar Porsuk Bulvar›’nda saat 13.30’da aç›lan stantta bildiri da¤›tan Halkevci kad›nlara Eskiflehirli kad›nlardan ilgi büyüktü. Son zamanlarda krizle beraber artan fliddet olaylar›na dikkat çeken Halkevci Kad›nlar bu 25 Kas›m’da sokaklar› bofl b›rakmayacaklar›n› söyleyerek stant çal›flmas›n› bitirdiler.

Ayn› gün KESK Eskiflehir fiubeleri Çok Amaçl› Salon’unda, Sendika.Org yazar› Çi¤dem Çidaml› ve Anadolu Üniversitesi’nden Yar. Doç. Dr. Nadide Kark›ner’in kat›l›m›yla bir kad›n söyleflisi gerçeklefltirdi. Halkevci kad›nlar söyleflide kriz ve kad›n üzerine tart›flt›. Samsun Samsun’da Halkevci kad›nlar 25 Kas›mda ‘Evde ‹flte De¤il Grev’de’ ça¤r›s›yla bir bas›n aç›klamas› yapt›. 22 Kas›m Pazar günü saat 14.30’da Çiftlik Caddesi Süleymaniye Geçidi’nde buluflan Halkevci kad›nlar

25 Kas›m Kad›na Yönelik fiiddete Karfl› Mücadele ve Uluslararas› Dayan›flma Günü’nde KESK taraf›ndan düzenlenen greve at›fta bulunarak kad›nlar› talepleri için soka¤a ça¤›rd›. ‹zmir ‹zmir Gültepe Halkevi’nde 22 Kas›m Pazar günü düzenlenen söylefli ile kad›na yönelik fliddet tart›fl›ld›. Bir psikolu¤un ve bir avukat›n konuflmac› olarak kat›ld›¤› söyleflide kad›na yönelik fliddet farkl› boyutlarla ele al›nd›. Kad›nlar›n fliddet karfl›s›nda yapmas› gerekenler tart›fl›ld›.

Sokakta görünen güç: Ev iflçisi kad›nlar Evlerde temizlik ifli yapan, çocuk bakan ev iflçisi kad›nlar gayri insani çal›flma koflullar›na karfl› direnmek için örgütleniyor. Evlerden sokaklara do¤ru büyüyen bu yeni güç ilk eylemini iflten ç›kart›lan mücadele arkadafllar› için yapt›. Eylemin adresi bir ço¤unun iflyeri olan lüks bir siteydi ra yanlar›nda getirdikleri pankartlar› açarak hep bir a¤›zdan ba¤›rmaya bafllad›lar: “Köle de¤il iflçiyiz, iflçiyiz hakl›y›z kazanaca¤›z.” Bu eylem bir ilkti. Bugüne dek zengin mutfaklar›nda çal›flan, parayla çocuklara bakan, evleri temizleyen ve çal›flt›klar› evlerde insanca bir muameleden bile ço¤u zaman mahrum kalan-

Biz bulut olmasak Her kad›n›n bir dizisi vard›r. S›k› takipçisi olamayabiliriz ama flöyle bir fragman›na bakar›z en az›ndan ne var ne yok diye. Televizyon programlar›n›n ço¤u; reklamlar, diziler, e¤lence programlar›, sabah programlar› kad›n ezilmiflli¤ini derinlefltiren bir kültür yayar bunu da biliriz. Biliriz ama yine de kafam›z› boflaltmak, gülmek ve e¤lenmek ad›na izleriz bu programlar›n birço¤unu. Bir bulut olsam dizisi de farkl› ismi ve etkileyici müzikleriyle bir anda çok izlenenler aras›na giriverdi. Fragmanlar›ndan takip ederken bir iki bölümünü izler hale geldim. Konu flu; Narin (isminden belli) narin bir köy k›z›d›r. Narin deli bir amca o¤lu, karanl›k do¤uyu ayd›nlatmaya gelen bir adet iyi kalpli doktor ve bir köy ö¤retmeninin; ki her üçü de Narin’e afl›kt›r, oluflturdu¤u aflk üçgeninde savrulup durmaktad›r. Hayat›n› düzgün bir biçimde yaflamas›n›n tek koflulu olan bu üç adamdan birini seçme süreci izleyiciye anlat›lmaktad›r. Kad›n›n kurtuluflu sa¤lam bir erkek bulmaktan geçmektedir yaklafl›m› asl›nda dizinin temelini oluflturuyor ama benim bu diziyi elefltirmemin nedeni bunlar de¤il. Dizinin bir bölümünde Narin amcas›n›n o¤lunun tecavüzüne u¤rar, bir baflka bölümünde ö¤retmenle evlenir ve daha sonra kocas›n›n da tecavüzüne u¤rar. Tecavüz sahnelerini tüylerimiz diken diken olarak izleriz, nefret ederiz o adamlardan. Sonra? Sonra o adamlar Narin’e gelip ya özür dilerler, ya hasta olurlar; yani bir fley gelir bafllar›na. Ve iflte bence televizyonun en kirli oyunu bafllam›flt›r art›k. O tecavüzcü adamlar öyle müzikler eflli¤inde a¤larlar ki bir bakm›fl›m ben de a¤l›yorum adamlarla. Yani neredeyse Narin yak›n›m olsa, affet diyesim gelecek. Fonda ac›kl› ba¤lama na¤meleri. içimizi ac›tacak cinsten yak›n çekim planlar› derken. “E nolcak ki Mustafa’y› da affediversin, çocuk ne kadar çok seviyor onu, o kadar u¤raflt› olmay›nca tecavüz etti” dedirtiyorlar. (bkz. Tv dizi yorumlar›, www. canl›dizi.com) Bunu dedirten kim mi? Asmal› Konak’ta da ayn› fleyi yapan Meral Okay. Dizilerde kullan›lan müzikler art›k öyle bir sektörün konusu haline geldi ki, sanat kendisine bile ihanet halinde… Haz›rlayan: Selen Ad›var

lar›n eylemiydi, hatta onlar›n ilk eylemiydi. Çal›flt›klar› evlerde sosyal güvenceden yoksun, iflverenin keyfiyetine göre belirlenen çal›flma saatleri ve ücretlere mahkum edilerek çal›flan ev iflçisi kad›nlar bir süredir insanca koflullarda güvenceli bir ifl için örgütleniyordu. Kad›nlar ilk eylemlerini iflveren taraf›ndan gayri insani muameleye maruz b›ra-

k›lan, ücreti ve tüm haklar› gasp edilerek keyfi bir biçimde iflten ç›kart›lan bir arkadafllar› için yapt›lar. Arkadafllar›na site güvenli¤i arac›l›¤›yla iflten ç›kart›ld›¤›n› ileten, içerde kalan eflyalar›n› ve ücretini dahi vermeyen iflveren Zeynep Aslan’a karfl› yap›lan eylem sadece ona de¤il tüm ev iflçisi iflverenlerine uyar› niteli¤indeydi. ne dek yok say›

Teknik dünyan›n kad›nlar› bulufltu Mühendis, mimar, flehir planc›s› kad›nlar çal›flma yaflam›nda sorunlar›n› aflmak ve TMMOB örgütünün kad›n politikas›na yön vermek amac›yla kurultay düzenledi Türk Mühendis Mimar Odalar› Birli¤i’ne ba¤l› meslek odalar›ndan kad›nlar çal›flma yaflam› ve örgütlenme alan›nda yaflad›klar› sorunlar karfl›s›nda örgütlü mücadele için bir kurultay düzenledi. Kad›n mühendis, mimar, flehir planc›lar› için bir ilk olan kad›n kurultay› 21-22 Kas›m tarihlerinde ‹stanbul, Y›ld›z Teknik Üniversitesi Oditoryumu’nda yap›ld›. Marmara, Akdeniz, Karadeniz, ‹ç Anadolu, Ege ve Do¤u bölgesi olmak üzere toplam 6 yerel çal›fltayla ku-

PORTRE: LEYLA ZANA

15 Kas›m günü ö¤len saatleriydi. ‹stanbul’un zengin semtlerinden Tarabya’da özel güvenlikli bir sitenin önünde al›fl›lmad›k bir hareketlilik vard›. Birkaç kad›n sessiz bir telaflla sitenin güvenli¤inin biraz ilerisinde beklefliyorlard›. Bekledikçe de ço¤al›yorlard›. Siteye girenler ve ç›kanlar›n dönüp flöyle bir kafa çevirdi¤i bu kad›nlar biraz son-

Ezenlerin zulmü en s›radan görünenlerin içindeki isyan ateflini bile yakar

rultay haz›rl›klar›n› yürüten kad›nlar bu bölgelerden gelen 300’ü aflk›n kad›n›n kat›l›m›yla TMMOB örgütlülü¤ünün kad›n politikas›n› yön verecek kararlara imza att›. Kurultay’da çal›flma yaflam›na iliflkin düzenlemeler, do¤um ve emzirme izinlerinin uzat›lmas›, do¤um izninin yaln›zca kad›n›n de¤il ayn› zamanda erke¤in de faydalanmas›n› sa¤layacak ebeveyn izni haline dönüfltürülmesi, krefllerin iflyeri ve bölgesel bazl› aç›lmas›, krefl aç›lmas› için ön flart olan ifl-

Kürt siyasetinin önemli figürlerinden birisi olan Leyla Zana, Kürt kad›n hareketinin geliflimini ve hareket içerisinde kad›nlar›n özgürleflerek kendi kaderlerini nas›l ele ald›klar›n› gösteren önemli bir örnektir. Zana okuma yazma bilmeyen, erken yaflta evlendirilmifl köylü bir kad›ndan TBMM çat›s› alt›ndaki en cesur eyleme imza atm›fl önemli bir siyasi isime dönüfltü. Leyla Zana, 1961’de Diyarbak›r’›n Silvan ilçesinde do¤du, okula gitmek istemesine ra¤men henüz 14 yafl›nda, Kürt siyasi hayat›n›n etkili isimlerinden Mehdi Zana ile evlendi. 12 Eylül darbesinde Mehdi Zana’›n 14 y›l sürecek olan tutukluluk hayat›n›n bafllamas›yla beraber Leyla’n›n hayat› da de¤iflti. Henüz 19 yafl›ndayken iki çocu¤uyla beraber ‘d›flar›da’ kalan Leyla Zana hiç bilmedi¤i Türkçeyi ve okuma yazmay› eflini ziyaret için gitti¤i hapishane ziyaretleri s›ras›nda ö¤rendi. Bu dö-

yerinde çal›flan kad›n say›s› yerine çal›flan toplam kifli say›s›n›n temel al›nmas› ve TMMOB’nin bu mücadelelerde aktif rol almas› karar alt›na al›nd›. TMMOB’da kad›n kotas› Kurultaya sunulan TMMOB yönetim kurullar› ile organlar›nda kad›n kat›l›m›n› art›rmak için yönetim kademelerinde en az %35 kad›n kotas› uygulanmas› önergesi de TMMOB örgütlülü¤üne sunulmak üzere kad›nlar›n alk›fllar› aras›nda kabul edildi.

nemde kendisi gibi mahpus yak›n› kad›nlarla tan›flt›, onlarla birlikte mücadeleyi ö¤rendi. 1980’lerin sonunda efli Mehdi’yi ziyaret için gitti¤i hapishanede tutuklanarak iflkenceye maruz kalmas› Leyla’n›n hayat›n›n dönüm noktas› oludu. Kad›n oldu¤u için yaflad›¤› ezilmiflli¤e, gördü¤ü iflkence ve devlet fliddeti de eklenince yaflad›¤› sorunlar›n çözümü için bizzat kendisi inisiyatif almaya karar verdi. Kürt hareketine etkili bir biçimde kat›ld›. 1991’e gelindi¤inde genel seçimlerde aday oldu. Meclise seçim bölgesinden ald›¤› %84’lük oyla milletvekili olarak girdi. Leyla Zana Türkiye siyasetine damgas›n› vuran eylemini iflte bu seçimlerden sonra yapt›. Kirli savafl›n tüm h›z›yla sürdü¤ü bu dönemde yemin etmek için TBMM kürsüsüne ç›kan Zana yeminini Kürtçe “Bu yemini Türk ve Kürt halklar›n›n kardeflli¤i ad›na ediyorum” sözleriyle bitirdi. Kendisini linç etmek üzere ba¤r›flan ça¤r›flan onlarca erke¤in aras›ndan Meclis Genel Kurul

Kader de¤il, ifl kazas› Ölüm yine en güvencesiz olanlar› vurdu. H›z yapan üniversite ö¤rencisi çevredeki binalarda temizlikçi ve bak›c› olarak çal›flan üç kad›n›n bekledi¤i otobüs dura¤›na girdi. Kazada üç kad›n iflçi hayat›n› kaybetti. 20 Kas›m gecesi Kurtköy’deki villalarda çocuk bak›c›l›¤› ve temizlikçilik yapan üç kad›n, evlerine dönmek için otobüs beklerken, afl›r› h›z yapan bir araban›n dura¤a girmesiyle hayatlar›n› kaybetti. Görgü tan›klar› kazaya sebep olan Özel Okan Üniversitesi ö¤rencisinin afl›r› h›z yapt›¤›n›, bir süre sonra direksiyonun hakimiyetini kaybederek Formula Caddesi üzerindeki otobüs dura¤›na çarpt›¤›n› belirttiler. Kazada çevredeki villalarda çocuk bak›c›s› ve temizlikçi olarak çal›flan ve evlerine dönmek için otobüs bekleyen 45 yafl›ndaki Sultan Aydo¤an, 31 yafl›ndaki Melek Haskan ve 36 yafl›ndaki fiakire S›rt›kara hayatlar›n› kaybetti. Üç kad›n›n ölümü üzerine ‹mece Gündelikçiler Birli¤i kazan›n yafland›¤› yerde bir eylem yapt›. Eylemde üç kad›n›n ölümüne yol açan kazan›n trafik kazas› de¤il bir ifl kazas› oldu¤u belirtilerek ölümlerden Çal›flma Bakan›, yerel yönetim ve patronlar›n sorumlu oldu¤unu belirttiler.

Salonunda kararl› ad›mlarla yürüyen ve dönemin en cesur eylemini yapan bu genç kad›n›n sadece on y›l önce okuma yazma dahi bilmeyen, mahpushane kap›s›ndaki iki çocuklu genç kad›n oldu¤una inanmak imkans›zd›. Ezenlerin zulmü en s›radan görünenlerin, içindeki isyan ateflini yakmaya yetmiflti. Türkiye siyasal hayat›na yemin eylemiyle imzas›n› atan Zana, Mart 1994'te tutuklanarak Hatip Dicle, Selim Sadak ve Orhan Do¤an ile birlikte yasad›fl› örgüt üyeli¤iyle suçlanarak 15 y›l hapse mahkûm edildi. Bu dört isim özgürlüklerine AH‹M karar› sonucu ancak 2004 y›l›nda kavuflabildi.Serbest b›rak›ld›ktan sonra da siyasete devam eden Zana, bugün halen yapt›¤› konuflmalar ve kat›ld›¤› etkinlikler gerekçe gösterilerek yarg›lanmaya devam ediyor. Hakk›nda ard› ard›na ç›kan hapis cezalar› bulunuyor. Fakat o kendisi gibi ezilen milyonlar›n sesi olmaya devam ediyor.


cmy k

‹flçi filmleri rotas›n› yeni kentlere çevirdi. Festivalin Anadolu yollar›ndaki dördüncü y›l›nda iki yeni dura¤› var: maden iflçisinin kenti Zonguldak ve petrol emekçisinin yaflad›¤› Batman 26 Kas›m 9 Aral›k

Festival’in yolu uzuyor ‹flçi Filmleri Festivali, Kas›m ay›nda ç›kt›¤› Anadolu yolculu¤unu iki yeni flehirle sürdürdü.19-24 Kas›m tarihlerinde Batman ve Zonguldak eme¤in festivalini a¤›rlad›. S›rada Antalya, Adana, Mersin, Antakya, Eskiflehir ve Kocaeli duraklar› var. Zonguldak: Uluslararas› ‹flçi Filmleri Festivali’nin yolu 19-22 Kas›m’da madenciler kenti Zonguldak’tan geçti. Zonguldak Belediyesi,

Zonguldak Kültür ve E¤itim Vakf›, TMMOB Maden Mühendisleri Odas›, Makine Mühendisleri Odas›, Genel Maden ‹flçileri Sendikas› ve E¤itim-Sen Zonguldak flubeleri taraf›ndan düzenlenen Festival, 19 Kas›m akflam› gerçekleflen bir aç›l›fl töreniyle bafllad›. Festival kapsam›nda ‹flçi ve sinema söyleflisi düzenlendi, Hasan Seçkin'in emek karikatürleri sergilendi.

Batman: 20-24 Kas›m tarihleri aras›nda gerçeklefltirilen Festival’i Tek G›da- ‹fl, TMMOB ‹KK, Eczac›lar Odas›, Petrol-‹fl, Genel-‹fl, E¤itimSen Batman örgütlülükleri, Kadraj Kültür Sanat Derne¤i, Batman Tabip Odas›, ve Dev Sa¤l›k-‹fl bölge temsilcili¤i düzenledi. Festival’in aç›l›fl etkinli¤ine Sendika.Org yazar› Çi¤dem Çidaml› ve Halkevleri Genel Baflkan› ‹lknur Birol da kat›ld›.

2009

KÜLTÜR/SANAT 11

Kanl› yolun türküsü: “Malan bar kir” nsanl›k tarihine k›rm›z›lar›n en koyusuyla çizilmifl kara bir tablodur “Irk ‹mhas›- Soyk›r›m”. Kad›n, erkek, genç, yafll›, çocuk demeden kan ak›t›r, kan›n› ak›tamad›klar›naysa, evini, topra¤›n›, an›lar›n› s›rt›na yükletip bilinmez yollara koyar. Masa bafl›nda çizilen bu tablonun imzas›, yine ayn› masada ayn› kanl› ellerle at›l›r…

Kas›m ay›n›n ikinci yar›s›nda Türkiye fliirinin gizli kahramanlar›ndan biri an›l›yor. fiiirleri onlarca ezgiye hayat veren yazd›¤› fliirler dilden dile dolaflan, devrimci mücadelesini fliirine tafl›yan bir flair: Enver Gökçe Kas›m ay›n›n 19’u flair Enver Gökçe’nin 28. ölüm y›ldönümüydü. Gökçe Ahmet Arif’le beraber halk fliiri gelene¤ini Türkiye edebiyat›nda ustal›kla sürdüren büyük bir flair olarak an›l›r. Yaflam›na mal olacak kadar büyük bedeller ödemesine ra¤men sanat›nda ve yaflam›nda devrimci düflüncenin izini süren flairi anarken hayat› ve mücadelesini bir kere daha okumay› öneriyoruz. Faflistler camlara yürüdüler / Kürsüleri k›rd›lar, höykürdüler / T›¤ teber flah› merdan / “Tanr› Da¤› kadar Türktü bunlar / H›ra Da¤› kadar müslüman” / Ve de kanl› b›çakl› düflman Enver Gökçe 1920’de Erzincan’›n E¤in ilçesi’nde Çit Köyü’nde dünyaya geldi. Gökçe, henüz 9 yafl›ndayken ailesiyle beraber Ankara’ya göç etti. fiair lise y›llar›nda edebiyat ö¤retmeninin yönlen-

dirmesiyle Dil, Tarih ve Co¤rafya Fakültesi’ne girerek Türkoloji okudu. Üniversite y›llar›nda sosyalist fikirlerle tan›flan Gökçe, 1946’da faflizme karfl› mücadele amac› tafl›yan Türkiye Gençler Derne¤i'nin kurucular› aras›nda yer ald›. O dönem faflist ideolojinin güç kazanmas›yla beraber Türkiye Gençler Derne¤i faflist güçlerin hedefi haline geldi. Gökçe, kendi hayat›n› anlatt›¤› metinlerde derne¤e karfl› sald›r›y› “Biz o zaman safça, yirmi otuz kifli, bir odac›k yerde topland›k ve elimizde sopalarla gelenleri bekledik. Turanc›lar sald›rd›. Dernek y›k›ld› bir kaç saat içinde...” sözleriyle anlat›r. Bu sald›r› Fakültenin Önü fliirine konu olur. Bu gün görüfl günümüz / dost kardafl bir arada / telden tele mendil salla el salla…

Yaflanan sald›r›lar›n ard›ndan dernek faaliyetleri nedeniyle Enver Gökçe ve üç arkadafl› tutukland›. Enver Gökçe mahpusluk günlerini ise daha sonra Ezgi’nn Günlü¤ü ve Hasret Gültekin taraf›ndan iki farkl› yorumla seslendirilen Görüfl Günü fliiriyle anlatt›. Gökçe, dernek davas›ndan beraat etti, üniversite hayat› boyunca edebiyatla ilgilenmeyi sürdürdü, ünlü flair Neruda’n›n eserlerini Türkçeye çevirdi. Halkevleri taraf›ndan ç›kart›lan Ülkü dergisi için çal›flt›. fiair üniversiteyi bitirdikten sonra çal›flmaya bafllad›. Ankara ve ‹stanbul’da devlet yurtlar›nda çal›flt›. 1951 TKP tevkifatlar› bafllad›, onlarca kifliyle beraber Enver Gökçe’de tutuklan›p a¤›r iflkencelerden geçtikten sonra mahkemeye ç›kart›ld› ve 7 y›l hapis cezas›na bir sürede sürgün cezas›na mahkum edil-

di. Bu dönem zorlu hapishane koflullar› Gökçe’nin sa¤l›¤›n› tedavi edilemez biçimde bozdu. Gökçe hapishanede onlarca fliirden oluflan "Yusuf ile Balaban" destan›n› yazd›. Parça parça yazd›¤› bu çal›flmay› d›flar› ç›kartmay› baflarsa da onu emanet etti¤i Ahmet Arif eseri kaybetti. Hapishane günlerini anlatt›¤› bu meflhur çal›flmadan geriye Ahmet Kaya taraf›ndan seslendirilen

“Zaman akar, zaman geçer, / Zaman zindan içinde" dizelerinin de yer ald›¤› bölümler kal›r. Enver Gökçe hapishane y›llar›n›n ard›ndan açl›k ve yoksulluk çekti. Polisiye bask›n›n da etkisiyle köyüne döndü. fiair, ömrünün kalan k›sm›n› k›fllar› köyünde yazlar› ise sa¤l›¤› el verdi¤i ölçüde ‹stanbul ve Ankara’da geçirdi. 19 Kas›m 1981’de hayat›n› kaybetti.

‘Herkesi seveceksin’ Enver Gökçe konuflmac› olarak kat›ld›¤› bir söyleflide iyi bir sanatç› olman›n koflullar›n› flu sözlerle anlat›yordu:“…‹yi bir sanatç› olmak için önce, kendi halk›n› sevmek daha do¤rusu bu halk›n içinden bu halk›n en devrimci s›n›f›na ba¤l›l›k göstermek içtenlikle bunu yapmak flartt›r.

Hayat› tüm yönleriyle seveceksiniz. ‹yilik kötülükleriyle, pisli¤iyle, fakat seveceksiniz. Suyunu, da¤›n›, topra¤›n›, çevreyi de kendisi kadar her fleyini seveceksiniz. Bunu sevdi¤iniz bir sürede, bunlar› yap›tlar›n›za geçirebildi¤iniz ölçüde büyük ve yol gösterici olacaks›n›z. “

K›fl uykusundan uyanmak Bir incir çekirde¤ini doldurmaz insanlar Türkiye edebiyat›na yeni soluk veren yazarlardan biri olan Ayflegül Devecio¤lu üçüncü kitab›n› ç›kard›. 2004 y›l›nda Kufl Diline Öykünen’i, 2007 y›l›nda ise A¤layan Da¤ Susan Nehir romanlar›n› ç›karan yazar bu kitaplar›n›n ard›ndan öykülerinden oluflan üçüncü kitab› K›fl Uykusu da Ekim ay›nda yay›nland›. Romanlar›nda 12 Eylül’ün yaratt›¤› ölgün ve karanl›k gün-

leri anlatan Devecio¤lu bu kitab›nda da darbeyle beraber k›fl uykusuna yatmaya zorlanan toplumu tasvir ediyor. Kitapta yazar›n befl öyküsü; K›fl Uykusu, Veremli, Ziyaret, Bir Öykü Yazmal›y›m ile Beflmeflelik yer al›yor. Devecio¤lu bir röportaj›nda kitab›n› an-

lat›rken flu sözleri sarf ediyor: 'Öyküler gibi kitab›n ismi de ima etmiyor, aç›kça söylüyor. Biz bu ülkede yaralarla yafl›yoruz. 12 Eylül'ün hâlâ hüküm sürmesi, darbeci generallerin, iflkencecilerin yarg›lanmam›fl olmas› gibi...'

Tarih: 21 Mart 1937, yer: Dersim. Zaman›n bu tarihinde ve haritan›n bu noktas›nda, 90 bin Kürt katledilmifl ve niceleri göçe zorlanm›flt›. Bu katliam ve zoraki göç, farkl› dillere, dinlere k›sacas› kendinden olmayana karfl› beslenen, insan› insana k›yd›ran zavall› bir tahammülsüzlük örne¤idir. Ne ac›d›r ki dünya, çeflitli ülkelerde ve farkl› tarihlerde ayn› tahammülsüzlük örnekleriyle doludur. Yahudilere, Filistinlilere, K›z›lderililere, Ermenilere, Ukraynal›lara, Kamboçyal›lara, Bosnal›lara ve ülkemizde de Kürtlere beslenen… Peki ya bizler nas›l tahammül ederiz bunca ac›ya. Kimi zaman A¤›tlar yakar, kimi zaman da türküler besteleriz. Bazen bir kameran›n kadraj›nda “k›rm›z› kalem”le çizilen isimlerin pefline düfleriz… Pekiyi! Ya unutur muyuz yaflananlar›? Elbette hay›r. Bunlar “unutma” demektir asl›nda, kendimize ve bizden sonra gelenlere… fiivan Perwer, Dersim katliam›na atfen yazd›¤› “Malan Bar Kir” türküsünde “Tarihindeki bu kara tabloyu unutma” der. Asl›nda bir türküden ziyade bir hayk›r›flt›r “Malan Bar Kir”. Dersim de evi yak›lan, göçe zorlanan, can› al›nan Kürt çocuklar›n›n yaflamaya olan özlemidir. fiark›, evlerinin yüklenerek uzaklara sürülen binlerce insan›n yakt›¤› bir a¤›t niteli¤indedir. fiivan Perwer’in Helbesten Bijarti 2 adl› albümünde yer alan bu a¤›t flu sözlere sahiptir Evlerini yüklediler / yaylaya gittiler / deli deli liralar›m / ben deli de¤ildim / beni sen delirttin /deli deli liralar›m fiark›y› Tara Jaff da arp eflli¤inde yorumlam›fl, Fuat Saka da müzi¤in evrenselli¤i ve birlefltiricili¤ihi Malan Bar Kir yorumuyla ortaya koymufltur. Hayk›r›fllar t›pk› müzik gibi evrenseldir asl›nda. “Bremen Dayan›flma Korosu” “Türkülerde Anadolu” albümlerinde, yaflanan göç olgusunu ifllerken “Malan Bar Kir” türküsünü de seslendirir. Müzi¤in birlefltirici gücü ve evrenselli¤i bir kez daha kan›tlan›r. Çünkü onlar›n ülkelerinde, k›rkl› y›llara damgas›n› vuran, soyk›r›m›n en büyü¤ü yaflanm›flt›r… Ne yapmal›y›z? Biz, bütün dünyada ki tüm kara tablolara inat türküler yakmal›y›z. Unutmamak, unutturmamak ve umut yeflertmek için… Haz›rlayan: Dilek Ersoy

Tiyatro sanatç›lar› haraç mezat Selda Çiçek’in ilk filmi olan ‹ncir Çekirde¤ini, sinema tekni¤inden öte konusu ve dayan›flmayla üretilmifl olmas› de¤erli k›l›yor Sinema emekçisi Selda Çiçek’in ilk uzun metrajl› filmi ‹ncir Çekirde¤i gösterime girdi. Sinema Emekçileri Sendikas› Genel Sekreteri olan ve bugüne dek sanat yönetmeni olarak çok say›da film ve dizide görev alan Çiçek yönetmen koltu¤una geçti¤i bu ilk filmde kad›n intiharlar›na dikkat çekiyor. Mardin’de bir ailenin tek o¤lunun may›na basarak hayat›n› kaybetmesinin ard›ndan onun ölümünden kendini sorumlu tutan k›zkardeflinin intihar› ve hayatta kalan tek k›z kardeflin de ablas›n›n kocas›yla evlenmesinin üzerine kurulu olan öykü birbirinden farkl› kad›n profillerini anlat›yor. Kad›n intihalar› üzerine odaklanan

cmy k

filmde Özgü Namal ve Derya Durmaz baflrolde yer al›yor. Yönetmenin ilk filmi olmas›n›n dezavantajlar›, kendini filmin ak›c›l›¤›n›n sekteye u¤ramas› ve yer yer filmde kopukluklar yaflanmas›nda gösteriyor. Fakat yönetmen filmini baflta Kültür Bakanl›¤› olmak üzere hiçbir kifli veya kurumdan destek almaks›z›n çekti. Filmin oyuncular ücretlerini gifle has›lat› sonras› almay› kabul etti. Sinemada ilk filmini çeken ve bunun için toplumsal bir soruna odaklanan Çiçek’in çabas›n›n sinema dünyas›nda dayan›flmayla karfl›l›k görmesi filmi daha da anlaml› k›l›yor.

2010 Avrupa Kültür Baflkenti logosuyla her yerde karfl›lafl›yoruz art›k. Restore edilen bir yap›da, gösterimlerin yap›lamad›¤› y›k›m› bekleyen AKM’ nin önünde bir panoda, her türlü etkinlik afiflinin alt köflesinde, ‹stiklal Caddesi’ne yol yap›m› için konulmufl bir tabelada, restoranlarda servis peçetelerinin üzerinde. Hayal gücünün s›n›rlar›n› zorlayan pek çok alana girdi Avrupa Kültür Baflkenti reklamlar›. Slogan sahne senin

‹stanbul, peki sahnede gerçekte olup biten ne? ‹haleyle sanatç› çal›flt›r›l›r 9 Aral›k günü ‹BB, Merter’deki ek hizmet binas›nda bir ihale gerçekleflecek. Sanatç›lar 3. kez ihaleyle ‘sat›n’ al›nacak. Bütün tepkilere ra¤men Maliye Bakanl›¤› uygulamay› kald›rmamakta diretiyor. ‹BB fiehir Tiyatrolar› Müdürü Mehmet Acarca, “Maliye Bakanl›¤›n›n kadro talebine cevap vermesi uzun bir süreç” diyor, ancak muhtemelen bunu söylerken sanatç› ve teknik destek al›m› ihalesinin yeni olmad›¤›n› ve üç y›ll›k bir uygulama oldu¤unu unutuyor. Sanatç›y› tafleronlaflt›ran, sanat› meta olarak gören yöneticiler ba-

hanelerle, suçu birbirlerine atarak durumu geçifltirmeye çal›fl›yor. Sanatç›lar da bu durumu kabullenmeye bafll›yor, tepkileri azal›yor. Üstelik yöneticilerin kültür ve sanata ne kadar ‘önem’ verdiklerini anlat›p durduklar› 2010 Avrupa kültür baflkenti tan›t›mlar› aras›nda tiyatrocular, yaflad›klar›n› haks›zl›klar› anlatmak dururken, ‹stanbul 2010’un vitrinine oturmaya çal›fl›yor, ‹stanbul’u Pazarlama Sanat›’n›n baflrol oyuncusu oluyorlar. ‹flte 2010 Avrupa Kültür Baflkenti’nde sahnelenen oyun, ‘Sat›l›k Tiyatrocu.’ Hem de üç y›ld›r gösterimde. Art›k bu oyunun perdelerini kapatma vakti geldi de geçiyor.


Politeknikten Kurultay’a etkin kat›l›m TMMOB Ücretli-‹flsiz Mühendis, Mimar, fiehir Planc›lar› Kurultay›’n›n düzenlenme karar› al›nd›¤›ndan itibaren Devrimci Mühendis, Mimar ve fiehir Planc›lar›n›n birlikteli¤ini ifade eden Politeknik taraf›ndan özverili bir çal›flma yürütülerek kurultay süreçleri gelifltirilmeye çal›fl›ld›. Yerel kurultaylar› do¤rudan örgütleyen devrimci mimar, mühendis ve flehir planc›lar› 12-13 Eylül tarihlerinde Akçakoca’da düzenle-

dikleri kamp›n bir gününü kurultay ile ilgili kararlar›n tart›fl›lmas›na ay›rd› ve kurultaylara sunulan önerilerilerini ortaklaflt›rd›. Yerel kurultaylardaki tart›flmalarla güncellenen ve kurultayda kitapç›k olarak da¤›t›lan karar önerilerinden asgari ücret d›fl›ndaki hepsi kurultay kat›l›mc›lar› taraf›ndan kabul edildi. TMMOB içerisindeki emekten ve halktan yana mühendis, mimar ve flehir planc›lar›n›n tart›flma ve müdahale plat-

formunu oluflturmak için bundan 1 buçuk sene önce politeknik.org.tr sitesi kurulmufltu. Ücretli ve ‹flsiz Mühendis, Mimar ve fiehir Planc›lar› Kurultay›, TMMOB’nin daha güçlü ve daha örgütlü bir flekilde s›n���f mücadelesinin aktif bir bilefleni olmas› gerekti¤ini savunan devrimci mimar, mühendis ve flehir planc›lar›n›n etkin kat›l›m gösterdikleri bir süreç olarak gerçekleflti.

Mühendisler s›n›f mücadelesi için bir ad›m öne

TMMOB’DE TARIHI KURULTAY

Ücretli ve iflsiz mühendisler, 1976 y›l›ndaki Üçüncü Teknik Elemanlar Kurultay›’ndan tam 33 y›l sonra bir kez daha bir araya gelerek TMMOB içerisindeki ana mücadele dinami¤i olduklar›n› gösterdiler Aral›k 2008’den Haziran 2009’a kadar geçen 6 ayl›k sürede ifl arayan mühendis, mimar ve flehir planc›s› say›s› yüzde 33 artarak 14 bin 81’e yükseldi. Mühendislik ve mimarl›k fakültelerinden 2004 y›l›ndan sonra mezun olanlar›n yüzde 25’e yak›n› iflsiz, çal›flanlar›n ise yüzde 82,4’ü yoksulluk s›n›r›n›n alt›nda ücret al›yor. Böylesi bir tablo içerisinde krizin de getirdi¤i y›k›mla birlikte kölece çal›flma koflullar›na mahkum edilen mühendis, mimar ve flehir planc›lar› 14-15 Kas›m tarihlerinde TMMOB Ücretli ‹flsiz Mühendis, Mimar ve fiehir Planc›lar› Kurultay›’nda bulufltu. Binlerce emekçiye ulafl›ld› Çal›flmalar›na May›s 2008’deki TMMOB Genel Kurulu’nda al›nan kararla yaklafl›k bir y›l önce bafllanan kurultay kapsam›nda toplam 8 ilde (Adana, Ankara, Bursa, ‹stanbul, ‹zmir, Kocaeli, Samsun ve Zonguldak) yerel kurultaylar düzenlenirken, haz›rl›k toplant›lar›yla birlikte 5 bine yak›n ücretli ve iflsiz mühendise ulafl›lm›fl oldu. Yap›lan haz›rl›k çal›flmalar› içerisinde Bursa ve ‹stan-

bul’daki hareketlilik göze çarparken, kurultay sayesinde iflyerleri, fabrikalar ve sanayi siteleri ile do¤rudan temas kuruldu. Kurultaya yo¤un kat›l›m Tüm bu yerel çal›flmalar 14-15 Kas›m tarihlerinde ‹TÜ Maçka Kampüsü Mustafa Kemal Amfisi’nde gerçeklefltirilen kurultaya tafl›n›rken, iki gündeki toplam kat›l›m 800’ü aflt›. Kat›l›mc›lar iki gün boyunca ücretli mühendis, mimar ve flehir planc›lar›n›n çal›flma koflullar›, özlük haklar›, iflsizli¤in ve güvencesizli¤in mühendis, mimar ve flehir planc›lar›na etkileri, kad›n mühendis, mimar ve flehir planc›lar›n karfl›laflt›klar› sorunlar, örgütlenme ve sendikalaflma gibi bafll›klarda yerellerden gelen 40’tan fazla önergeyi oylayarak karara ba¤lad›. TMMOB Yönetim Kurulu Baflkan› Mehmet So¤anc› ve baz› yöneticilerin karar al›nmas›n›n önüne geçmek için gösterdikleri çaba ise kat›l›mc›lar taraf›ndan tepkiyle karfl›land›. Özellefltirme ve asgari ücret tart›flmas› Kurultayda haftal›k çal›flma saatinin 35’e indirilmesi mü-

cadelesinin yürütülmesi, haks›z yere iflten ç›kar›lan mühendis, mimar flehir planc›lar›n›n hukuksal mücadelesini yürütmek üzere hukuk bürolar› aç›lmas› ve TMMOB düzeyinde oluflturulacak bir dayan›flma fonundan yararlanmalar›n›n sa¤lanmas› gibi mücadele ve dayan›flmaya yönelik kararlar al›nd›. Özellefltirmeler ve mühendislik asgari ücreti ile ilgili karar önerileri ise uzunca süre tart›fl›ld›. Özellefltirmelere karfl› halktan yana bir kamulaflt›rma-

n›n olmas› gerekti¤i benimsenirken, asgari ücret için sunulan önerilerde gereken ço¤unluk sa¤lanamayarak karar al›namad›. Kurultay›n örgütçüleri kurultay›n en büyük eksiklerinden birinin bu karar›n al›namamas› oldunu belirtiyor. Daha güçlü ve örgütlü bir TMMOB için… 1976 y›l›ndan beri ilk defa TMMOB içerisinde ücretli çal›flan ve iflsiz mühendislere yönelik bu çapta bir etkinlik düzenlenmifl

oldu. TMMOB örgütlülü¤ünün yüzde 80’e yak›n›n› oluflturan emekçi mimar, mühendis ve flehir planc›lar›n›n mücadelesi için kritik öneme sahip olan kararlar May›s ay›nda TMMOB Genel Kurulu’na tafl›nacak. Buradan ç›kacak kararlar do¤rultusunda TMMOB’nin daha güçlü ve etkin bir çizgi izlemesi yolunda ad›mlar at›labilecek.

Devrimci Mühendis-Mimar fiehir Planc›lar› 25 Ekim’de Halkevleri’nin düzenledi¤i “Haklar›m›z için birlefliyoruz” mitingine de kitlesel biçimde kat›lm›flt›

Bu örgütte ifliniz ne?

Yapacak çok iflimiz var!

Üyelerinin yüzde 80’ini oluflturan ücretli ve iflsiz mühendislerin kurultay›nda TMMOB Baflkan›, adeta örgütünü karfl›s›na alarak flunlar› söyledi: “Kararlar oylanamaz, oylanmamal›d›r, kabul edilmemelidir.”

Bursal› kat›l›mc›lar, haz›rl›k sürecinde TMMOB’nin kitlesi ile bulufltu¤unu belirttiler: “Hiç temas etmedi¤imiz TMMOB üyelerine ulaflt›k. Bizlere, TMMOB bu konularla da u¤rafl›yor muymufl dediler”

Kurultay›n ilk saatlerinde yapt›¤› aç›l›fl konuflmas›nda, karar önergelerinin geç haz›rlanmas›, illerden delege olarak odalar›n seçti¤i kiflilerin gelmemesi ve önergelerin dilinin geri olmas› gibi gerekçelerle karar al›nmamas›n› isteyen So¤anc›, kurultay için gelen yüzlerce kiflinin iradesini bir anda yok saymaya çal›flt›. Kurultay kat›l›mc›lar› taraf›ndan gerek kürsü konuflmalar› gerekse alk›fllarla protesto edilen bu görüfl, seçilen divan taraf›ndan dikkate bile al›nmad›. TMMOB Yönetim Kurulu Baflkan› Bu durum Mehmet So¤anc› üzerine baflta Makine

Bursa’dan gelen bir kat›l›mc›n›n, kurultay sayesinde daha önce hiç temas edilmeyen TMMOB üyelerine ulafl›ld›¤› yönündeki sözleri kurultay›n gerçek amac›n› da özetliyordu. Bursa’da 5 ayl›k bir süreçte aktif bir çal›flma yürüten mühendis, mimar ve flehir planc›lar› kamu iflyerleri ve organize sanayi bölgelerinde yapt›klar› toplant›lar ile ücretli çal›flan mühendis, mimar ve flehir planc›lar›n sorunlar›n› ilk a¤›zdan dinleme f›rsat› buldu. Oluflturduklar› çal›flma gruplar› ve düzenledikleri paneller ile kurultay sürecini oldukça verimli geçiren Bursa delegasyonunun özverili

Mühendisleri Odas› ‹stanbul fiubesi yöneticileri olmak üzere 40-50 kiflilik bir grup kurultay› terk ederken, kendileri ile gelmeyen, odalarda çal›flan teknik görevlilerin isimlerinin belirlenmesini istediler. ‹kinci günde ise Elektrik Mühendisleri Odas› (EMO) Yönetim Kurulu Eski Baflkan› Hüseyin Yeflil taraf›ndan, yaklafl›k 60 kiflinin ad›n›n yaz›l› oldu¤u bir dilekçeyle kurultayda ö¤renci üyelerin de oy kulland›¤› ve karar alma süreçlerinin sa¤l›kl› olmad›¤› gerekçesiyle kurultay›n meflru olmad›¤› savunuldu. Dilekçede ad› geçenlerin bir bölümü Divana baflvurarak adlar›n›n habersiz yaz›ld›¤›n› belirtirken, bir k›s›m›n›n kurultaya hiç kay›t yapt›rmam›fl olmas› ve ‘dilekçe’ ad› alt›nda verilen ka¤›tta hiç kimsenin imzas›n›n bulunmamas› ise dikkat çekti. Kurultay haz›rl›klar› s›ras›nda tüm mali sorumlulu¤un EMO ‹stanbul fiubesi’ne b›rak›lmas› ile kurultay›n bütçesinin s›n›rl› tutulmas›na yol açan TMMOB Baflkan› ve baz› yöneticilerin kurultay s›ras›ndaki bu tav›rlar› kat›l›mc›lar taraf›ndan elefltirildi. Ayn› yöneticiler çeflitli illerden kurultaya kat›l›m sa¤lanmamas› için kat›l›mc›lar›n yol ve konaklama masraflar›n› karfl›lamaktan da imtina ettiler.

çal›flmas› kurultaya da aktif bir kat›l›m olarak yans›d›. Hemen hemen her gündemde söyleyecek sözü olan Bursal› kat›l›mc›lar, tart›flmalar›n zenginleflmesine katk›da bulundu. Kurultay›n yaratt›¤› çekim merkezi Bursa’da TMMOB içerisinde emekten yana tav›r alan mühendis, mimar ve flehir planc›lar›n› birlefltirerek, bir arada çal›flma kültürünü gelifltirdi. Bursa’dan gelen kat›l›mc›larla birlikte kurultaya kat›lan mühendis, mimar ve flehir planc›lar›n›n kurultay sonras› ortak görüflü ise, kurultay›n bir bafllang›ç oldu¤u ve daha yapacak çok ifllerinin oldu¤uydu.

Yolumuz Aç›k Olsun! politeknik.org.tr 14-15 Kas›m’da ‹stanbul, iflçi s›n›f›n›n birli¤i ve s›n›f hareketinin aya¤a kald›r›lmas› mücadelesi aç›s›ndan önemli bir etkinli¤e sahne oldu. TMMOB üyesi teknik elemanlar, çal›flma yaflamlar› ile ilgili sorunlar›n› masaya yat›rarak çözüm yolunda kararlar ald›lar. Kurultay, TMMOB’nin son y›llarda yap›lan en yüksek kat›l›ml› ve en nitelikli etkinliklerinden biri oldu. Bir meslek örgütü olarak TMMOB’ye de¤iflik s›n›fsal konumlardaki mühendis, mimarlar üye. Kamuda veya özel sektörde ücretli olarak çal›flan veya iflsiz olan teknik elemanlar, yüzde 80’lik oranla Birli¤in a¤›rl›kl› taban›n› oluflturuyorlar. Bu kesim, üretim araçlar›na sahip olmayarak ve emek güçlerini ücret karfl›l›¤› satarak çal›flmalar› dolay›s›yla nesnel olarak iflçi s›n›f› içinde yer al›yorlar. Son dönemde bu kesim, çal›flma koflullar›n›n a¤›rlaflmas›, ücretlerinin düflmesi, iflsizlikle daha fazla tan›flmalar› sonucu, iflçi s›n›f›n›n geleneksel kesimleriyle somut olarak daha fazla kader birli¤ine itilmifl durumda. Ancak, ücretli ve iflsiz teknik elemanlar, TMMOB’ye “üyeler” ama gerçek anlamda “örgütlü” de¤iller. TMMOB’de, y›llard›r bu kesime yönelik politikalar›n gelifltirilmemifl olmas› ve onlar› kapsayacak ad›mlar›n at›lmamas› sonucu bu yabanc›laflma ortaya ç›km›fl durumda. Teknik elemanlar mevcut halde sendikalarca kapsanam›yor. Sendikalar›n toplu ifl sözleflmesi yapt›¤› iflyerlerinde bile ya kapsam d›fl› tutularak ya da kendilerinin, eski seçkinci yaklafl›mlar› nedeniyle sendikalar›n uza¤›nda duruyorlar. Kurultay, sorunlar› giderek a¤›rlaflan ama henüz örgütlü çözümler ortaya koyamam›fl teknik elemanlar›n, öncelikle TMMOB örgütlülü¤ünü gelifltirerek önemli bir ad›m atmas›na vesile oldu. ‹ki y›l önce, konu bafll›klar› olarak benzeyen ancak somut kararlar al›nmas› hedeflenmeyen bir etkinlik, “Mühendislik, ‹stihdam ve Ücretlendirme Sempozyumu” ad› alt›nda yap›lm›flt›. 1974-7576 y›llar›nda, TMMOB öncülü¤ünde gerçeklefltirilen teknik elemanlar kurultaylar›ndan sonra, ilk defa somut bir mücadele program› ortaya koyulmufl oldu. Kurultay’›n temel bir yaklafl›m› teknik elemanlar›n di¤er emek güçleri ile beraber mücadele etmesinin vurgulanmas› oldu. Ancak iflyerlerinde yaln›zlaflm›fl bu kesimin dayan›flmac› bir tarzda sahiplenebilmesi ve örgütlü mücadeleye kat›lmas› için TMMOB’ye somut görevler de tarif edildi. Hukuk bürolar› kurulmas›, dayan›flma fonu oluflturulmas›, teknik elemanlar için ifl tan›mlar›n›n, yetki ve sorumluluklar›n›n ve özlük haklar›n›n belirlen-

di¤i tip sözleflmelerin TMMOB taraf›ndan haz›rlanmas› ve uygulanmas› için takipçi olunmas›, 6 saatlik ifl günü ve haftal›k en fazla 35 saatlik çal›flma gibi talepleri içeren 60’tan fazla önerge oylanarak karara ba¤land›. Ayr›ca yerel kurultaylarda da çok vurgulanan ve Kurultay kararlar›n›n yaflama geçirilmesine kritik öneme sahip TMMOB iflyeri temsilciliklerini yaflama geçirilmesi karar› al›nd›. Asgari ücret konusunda ise karar al›namad›. S›n›f› bölece¤i gerekçesiyle, TMMOB’nin hiçbir flekilde asgari ücret “talep etmemesini” isteyen önergeyle di¤er emek ve meslek örgütleriyle birlikte belirlenecek insanca yaflam ücretinin, TMMOB taraf›ndan asgari ücret olarak tespit edilmesini ve uygulanmas›n› isteyen önerge, 2/3 karar ço¤unlu¤una ulaflamayarak daha sonra tart›fl›lmaya b›rak›ld›. Kurultay› bir ideolojik pozisyon ve siyasi çizgi belirleme zemini olarak gören yaklafl›m ile somut kararlar› TMMOB’nin önüne koyarak bir mücadele program› oluflturmaya çal›flan yaklafl›m aras›ndaki fark, baflka baz› karar önergelerinde de ortaya ç›kt›. Verilen onca emek ortadayken TMMOB Baflkan›n›n ve baz› yöneticilerin, kimi önergelerden rahats›zl›k duyarak, karar al›nmamas› yönündeki müdahaleleri itibar görmedi. Bu müdahale, y›llard›r ücretli ve iflsiz mühendis, mimar, flehir planc›lar›n sorunlar›na duyars›z ve onlar› örgütlemekte yetersiz kalan, TMMOB yönetimlerindeki egemen anlay›fl›n geliflmekte olan dinami¤i de kavrayamad›¤›n› gösterdi. Emekçi kimlikleri ile Kurultaya kat›lan teknik elemanlar geleceklerini ellerine almak istediklerini dosta düflmana beyan etmifl oldular. Devrimci mühendis, mimar ve flehir planc›lar›, Kurultay fikrinin ortaya at›lmas› ve TMMOB Genel Kurulu’nda kabul edilmesi de dâhil olmak üzere, tüm süreci etkin biçimde sahiplendiler. Haz›rl›k döneminde, yerel kurultaylara oldu¤u gibi Kurultay toplant›s›na da, s›n›f›n bir parças› olarak teknik eleman hareketinin yeniden aya¤a kald›r›lmas›n›n bir ad›m› olarak müdahale ettiler. Somut kararlara ve görevlere dayanan bir mücadele program›n› ortaya ç›karabilmek için çaba gösterdiler. Bugün art›k bu program›n temelini atan Kurultay kararlar›, mücadelemizin meflru bir belgesidir. Bu çok önemi bir bafllang›çt›r, ama sadece bafllang›çt›r. Elimizdeki bu kararlar›n ba¤l› Odalar›n ve flubelerinin genel kurullar›nda ve TMMOB Genel Kurulu’nda, programatik hedefler olarak benimsenmesini sa¤lamak; gerekiyorsa tüzük, yönetmelik de¤iflikliklerinin yap›lmas›na yol açmak; ve birer birer hayata geçirilmesi için militan bir mücadele vermek görevi, en baflta bizim omuzlar›m›za yüklenmifltir. Yolumuz aç›k olsun! Hepimize kolay gelsin!


094