Page 1


HABEREXEN RAMAZAN

2

www.haberexen.com


HABEREXEN RAMAZAN

Ramazan

“O öyle bir aydır ki evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennem ateşinden kurtuluştur.”

Hoşgörü dini olan İslam’ın, toplumsal dayanışmayı zirveye çıkardığı ay olan ve on bir ayın sultanı olarak adlandırılan Ramazan geldi çattı. 9 Temmuz’da başlayan Ramazan, Ay takvimi olan Hicri takvime göre dokuzuncu ayın adıdır. Kur’an-ı Kerim’de bin aydan daha hayırlı olduğu belirtilen Kadir Gecesi’nin de bu ay içinde bulunması, Ramazan Ayı’nın Müslümanlar tarafından on bir ayın sultanı olarak adlandırılmasına neden olmuştur.

Kur’an Ayı Ramazan Kutsal kitabımız olan Kur’an-ı Kerim’in Ramazan Ayı’nda indirilmiş olması bu ayı diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerinden biridir. Yüce Allah (c.c) Kur’an’da “Ramazan Ayı insanları kurtulmuş yoldan götüren, doğruyu yanlıştan ayıran Kur’an’ın indiği aydır.” (Bakara, 185) buyurmuştur. Peygamber Efendimiz(s.a.v)’in okumamızı sürekli teşvik ettiği Kur’an-ı Kerim, Allah (c.c) tarafından biz insanlara öğüt vermek ve yol göstermek için bu ayda gönderilmiştir. Bu ayda inmiş olmasından olsa gerek Müslümanlar Ramazan Ayı’nda her zamankinden daha fazla Kur’an okumaya özen gösterirler. Bireysel olarak da yapılabilen bir ibadet olan Kur’an-ı Kerim okumak, Ramazan Ayı boyunca camilerde, mescitlerde veya evlerde toplu olarak da okunabiliyor. Günde bir cüz okuyarak Ramazan Ayı sonuna kadar Kur’an’ı hatim etmiş olan Müslümanlar kıldıkları Teravih namazıyla da oruçlarını taçlandırırlar. Kur'an-ı Kerim, ramazan ayının Kadir Gece­si'nde indirilmeye başlan­mıştır. Kadir gecesi ramazan ayının 27. gecesi olarak bilinir. Yüce Allah Kadir Gecesi'nin "Bin aydan daha hayırlı" olduğunu haber vermiştir. Peygamberimiz de "Kim inanarak ve sevabını Allah'tan umarak Kadir Gecesi'ni değerlendirirse geçmiş günahları bağışlanır" (Buhari) buyurarak, bu gecenin önemi­ni belirtmiştir.

www.haberexen.com

3


20:26

20:22

20:19

20:28

20:37

20:28

20:47

İLK İFTAR

20:59 20:47

HABEREXEN RAMAZAN

Sinop

Edirne İstanbul

Çorum

Ankara

Eskişehir

İzmir

Aksaray

H

er yerde karmaşa, gözyaşı ve hüzün, gönüller bir ışık huzmesine hasret. Tıpkı susuz toprakların yağmur hasretiyle kavrulduğu gibi. Derken o geldi; Rahmet zamanı, umut zamanı... Yenilenmenin, umutları tazelemenin, yeniden dirilişin zamanı. Ruhlar ve Melekler ikliminin perdesi açıldı şimdi. Semaya kalkan eller rahmetle dolacak. Mübarek Ramazan, hoşluğu unutan dünyamıza hoş geldi. Gökler ötesinden süzülüp 4

www.haberexen.com

gelen nurun, zifiri karanlığa bürünmüş dünyamızı güneş gibi aydınlatarak gündüze çeviren baharın son fasılasıdır Ramazan-ı Şerif…

Orucun Faydaları

Oruç Ahlâkımızı Güzelleştirir Sürekli Allah(c.c) hatırlatan ve sorumluluk duygusunu geliştiren oruç, kalbimizi kötü duygu ve düşüncelerden temizler, başkalarına fenalık yapmaktan korur. Oruç insanlara en güzel ahlaki

davranışları kazandırır.

Oruç İnsana Sabırlı Olmayı Öğretir Oruç tutarak belirli bir süre yeme, içme veya karı-koca ilişkisine karşı koyan kişi, hayatta karşısına çıkabilecek güç­ lüklere karşı daha güçlü olur. Oruç vesi­lesiyle öğrenilen sabır, insa­ nın acılara ve sıkıntılara dayanmasını kolaylaştırır, iradesini güçlendirir ve gerektiğinde haksızlıklara karşı

03:02

03:14

03:32

03:27

03:37

03:54

03:35

03:40 04:00

İLK İMSAK

Antalya


Samsun Ordu

Amasya

Giresun

19:43

20:01

19:53

20:04

20:09

20:11

20:15 20:04

20:19 20:19

HABEREXEN RAMAZAN

Rize

Trabzon

Tokat Iğdır

Diyarbakır

mücade­leden yıl­ma­yan bir karaktere kavuşturur.

(s.a.v) şöyle buyuruyor: “Oruç tutunuz, sıhhat bulu­nuz.”

Oruç Tutmak İnsanı Sağlıklı Yapar Yılın on bir ayında yorulan sindirim organları oruç sayesinde dinlenir. Bilim insanları orucun sağlık yönünden insan vücuduna birçok fayda sağladığını belirtmişlerdir.

Nobel Tıp Ödülü sahibi, Fransız bilim insanı Doktor Aleksi Karel ise orucun insan sağlığına yaptığı olumlu etkiyi şu şekilde belirtiyor: “Oruç sırasında vücutta depo edilmiş besin maddeleri harcanır, sonradan bunların yerine yenileri gelir. Böylece vücutta bir yeni­ lenme olur. Oruç sağlık bakımından çok faydalıdır.”

Orucun insan sağlığı açısından önemini Peygamber Efen­di­miz Hz. Muhammed

02:42

02:49

03:10

02:52

02:51

02:59

03:10 03:36

03:10 03:03

Hatay

Oruç, Merhamet ve Yardım Duygularını Geliştirir Hayatında açlık nedir bilmeyen varlıklı bir kimse, yoksulların çektiği açlık ve sıkıntıyı gereği gibi anlayamaz. Fakat bu kişi oruç tutarsa açlığın ne olduğunu anlar ve yoksulların sıkıntılarını yüre­ ğinde daha iyi hisseder, onlara karşı şefkat ve merhamet duyguları uyanır. Bunun sonucu olarak da yoksul­lara yardım elini uzatır, sıkıntılarını gidermeye çalışır. www.haberexen.com

5


HABEREXEN RAMAZAN

Bin Aydan

Daha Hayırlı Bir Gece Kur'an-ı Kerim, ramazan ayının Kadir Gecesi'nde indirilmeye başlanmıştır. Kadir gecesi ramazan ayının 27. gecesi olarak bilinir. Yüce Allah Kadir Gecesi'nin "Bin aydan daha hayırlı" olduğunu haber vermiştir. Peygam­ berimiz de "Kim inanarak ve sevabını Allah'tan umarak Kadir Gecesi'ni değerlendirirse geçmiş günahları bağış­ lanır" (Buhari) buyurarak, bu gecenin önemini belirtmiştir.

Orucun Önemi İslam’ın beş şartından biri olan Rama­ zan Ayı’nda oruç tutmak hicretin ikinci

yılında farz kılınmıştır.Niyet edilerek, tanyerinin ağarmaya başlamasından itibaren akşam güneş batıncaya kadar yemeden, içmeden ve karı-koca ilişkisinde bulunulmadan yerine geti­ rilen oruç, insanlara sabrı öğreten bir ibadettir. Kur’an-ı Kerim’in bu ayda inmeye başlaması, bin aydan daha hayırlı sayılan Kadir Gecesi’nin bu ay içinde olması ve insanı kötü düşüncelerden, dışımızı çirkin davranışlardan arındıran Oruç’un bu ayda tutulması nedeniy­ le Müslümanlar için kutsal sayılan

Ramazan Ayı için Allah(c.c) şöyle buyuruyor, “Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Ola ki, korunup sakınırsınız.” (Bakara, 183) Bizi dünyada kötülüklerden, ahirette cehennemden koruyan ve günahla­ rımızın bağışlanmasına vesile olan Oruç hakkında Peygamber Efendimi (s.a.v) şu müjdeyi veriyor: “Kim inanarak ve mükâfatını Allah (c.c.)’tan bekleye­ rek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.”

Oruç İle İlgili Kavramlar Niyet Orucun kabul olması için niyet etmek şarttır. Ramazan orucuna akşamdan kuşluk vaktine kadar niyet edilebilir. Normalde oruca sahur yemeğini yedikten sonra niyet edilir. Ancak sahurda uyanamayıp imsak vaktinden sonra kalkan bir kişi, güneş doğmuş olsa bile kuşluk vaktine kadar niyet edebilir. Ancak kişinin imsak vaktinden sonra orucu bozacak bir şey yapmamalı. Bir diğer durum ise sahura bilinç­li olarak kalkmak istemeyenlerle alaka­ lıdır. Sahura kalkmak istemeyen kişi akşamdan sonra bir gün sonraki oruca niyet edebilir, geceleyin kalkıp tekrar niyet etmesine gerek kalmaz. Sahur yemeği veya sözlü bir beyana dayanmayan niyet esasen kalp ile olur. Bir diğer deyişle geceleyin, yarın oruç tutacağını kalbinden geçiren kişi niyet etmiş sayılır. Oruç tutmak düşüncesi ile sahur yemeğine kalkan kimsenin bu düşüncesi de niyet olarak sayılır. Kalben ve zihnen yapılan niyet oruç için yeterli olmakla birlikte aynı duygu ve düşüncelerin dil ile “Niyet ettim Ramazan-ı Şerif’in yarınki orucuna” diyerek dışa vurulması oruç tutacak kişi için daha da hayırlıdır.

6

www.haberexen.com

Sahur Tan yerinin ağarmaya başladığı imsak vaktinin gelmesi ile başlayan oruç süresince yemek yenmez, içecek içilmez ve orucu bozacak şeylerden uzak durulur. Bu nedenle oruç tutacak kişi için imsak vaktinden önce yemek yiyebileceği, içecek içebileceği zaman dilimi ayrılmıştır. Sahur olarak adlandırılan bu vakitte kişi bir gün sonraki oruç için hazırlanıp niyet edebilir. Sahurda kalkıp yemek müstehabtır. Sevgili peygamberimiz Muhammet (s.a.v): "Sahurda yemek yiyiniz, çünkü sahur yemeğinde bereket vardır." buyurmuştur. Sahur yemeği, oruca dayanma gücü verir. Duaların kabul edildiği vakit­lerden biri de sahur zamanıdır. Sahura kalkan bir oruçlu, dilekleri için dua etmeli ve Allah (c.c)'tan günahlarının bağışlanmasını istemelidir.

İftar İmsak vaktinde başlayan oruç, akşam güneş batıncaya kadar devam eder. Güneş batınca yemek ve içmek suretiy­ le oruç açılır. Orucu açmaya iftar denir. Oruç ibadetini tamamlayıp iftar vaktine yetişen kimse bundan büyük bir mutluluk ve sevinç duyar. Tuttuğu orucun mükâfatını almak üzere, kıyamet gününde Allah(c.c)'ın huzuruna vardığı zaman en büyük sevinci tadacaktır. Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyuruyor: "Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri iftar ettiği vakit, diğeri de Allah'a kavuştuğu zamandır." İftar vakti yapılan duaların geri çevrilmeyeceğini, Allah tarafından kabul edileceğini Peygamber Efendimiz bildirmiştir.


HABEREXEN RAMAZAN

www.haberexen.com

7


HABEREXEN RAMAZAN

Sadece Bedenimiz Değil

Nefsiniz de Oruç Tutmalı! İftar vaktinde şu duayı okumak sünnettir: "Allahümme leke sumtü, ve bike âmentü, ve aleyke tevekkeltü, ve alâ rızkıke eftartü, ve savmel'ğadi min şehri ramazane neveytü, fağfir lî ma kaddemtü ve mâ ahhartü" Anlamı: "Allahım, senin rızan için oruç tuttum, sana inandım, sana güvendim, senin rızkınla orucumu açtım. Ramazan ayının yarınki orucuna da niyet ettim. Artık benim geçmiş ve gelecek günahlarımı bağışla!"

Oruç Nasıl Tutulur Oruca niyet ederek imsak vaktinde başlayan kişi, orucu bozacak herhangi bir davranışta bulunmadan akşam güneş batıncaya kadar görevini yerine getirip, güneşin batmasıyla birlikte de yiyip içmek suretiyle orucunu açınca oruç tutmuş sayılır. Oruç süresince orucu bozacak davranışlardan uzak durmak orucun ana kuralıdır. Orucu Bozan Davranışlar Oruçlu olduğunu bildiği halde kasten; 1) Yemek, içmek, (ister gıda maddesi, isterse ilaç olsun) 2) Cinsi ilişkide bulunmak 3) Sigara içmek orucu bozar, kaza ve kefareti gerektirir. Kaza: Bozulan orucun yerine gününe gün oruç tutmaktır. Kefaret: Bozulan bir gün orucun yerine iki ay veya altmış gün peş peşe oruç tutmaktır. Ramazan ayında niyet ederek oruca başlayan bir kimse özürsüz olarak bile bile yiyip içse veya cinsi ilişkide bulun­ 8

www.haberexen.com

sa orucu bozulur. Bozulan bu orucun gününe gün kaza edilmesi, ayrıca oruç özürsüz olarak ve bile bile bozulduğu için de kefaret tutması gerekir. Başlanan bir orucu bilerek bozmanın dünyadaki cezası kefarettir. Yani altmış gün birbiri ardınca oruç tutmaktır. Herhangi bir sebeple kefaret orucuna ara verilir veya eksik tutulursa yeniden başlayıp altmış günü kesintisiz tamamlamak lazımdır. Kadınlar kefaret orucu tutarken araya giren âdet günlerini tutmazlar, âdet halleri bitince ara vermeden temiz günlerinde oruca devam ederek altmış günü tamamlarlar.

Oruca Kaza Gerektiren Durumlar 1) Yenmesi mutad (normal, alışılmış) olmayan ve ilaç olarak da kullanılmayan şeyleri yutmak, (toprak, kâğıt, pamuk gibi) 2) Buruna ilaç çekmek 3) Kulağın içine yağ damlatmak 4) Abdest esnasında ağzına ve burnuna su alırken kendi elinde olmayarak boğazına su kaçmak 5) Ağzına aldığı renkli ipliğin boyası tükürüğe geçip, boyanan bu tükürüğü yutmak 6) Zorla orucu bozulmak 7) Ağız dolusu kusmak (Kendi isteği ile) 8) Akşam vakti girmediği halde, akşam oldu zannederek iftar etmek 9) İmsak vakti geçtiği halde, İmsak'a daha vardır zannederek yemek. Orucu Bozmayan Durumlar 1) Oruçlu olduğunu unutarak yemek, içmek, (unutarak yiyip içerken oruçlu olduğunu hatırlarsa hemen ağzını yıka­ yıp oruca devam eder, oruçlu olduğunu hatırladıktan sonra boğazından aşağıya

bir şey geçerse orucu bozulur.) 2) Kulağına su kaçmak 3) Göze ilaç damlatmak 4) Gece yıkanması gerekirken sabah­ leyin yıkanmak 5) Kendi isteği olmayarak kusmak 6) İhtilâm olmak (yani uyurken cünüp­ lük hali meydana gelmek) 7) Kan aldırmak 8) Kendi isteği olmayarak boğazına toz, duman girmek 9) Ağzındaki tükürüğü yutmak

Oruçluya Mekruh Olan Durumlar 1) Bir şeyin yutmadan tadına bakmak, (eğer kadının kocası, yemeğin tuzundan dolayı karısına anlayışsız davranır, huzursuzluk yaparsa, kadın yutmadan yemeğin tuzuna bakabilir.) 2) Tükürüğünü ağzında biriktirip yutmak, (eğer ağzında biriktirdiği tükürüğü dışarı çıkardıktan sonra yutarsa orucu bozulur.) 3) Kendini zayıf düşürecek derecede kan aldırmak, ağır işlerde bulunmak. Ramazanda Oruç Tutamayanların Yapması Gerekenler Oruç tutmayacak kadar hasta olanlar, hastaya bakanlar, Ramazan ayında yolculuk yapanlar, gebe veya emzikli olanlar, aşırı yaşlılar ve düşkünler, aybaşı hali veya loğusalık halinde bulunan kadınlar Ramazan ayında oruç tutmazlar. Aybaşı hali veya loğusalık ha­linde olan kadınlar ile emzikli ve gebe olan kadınlar, bu özürleri sona erdikten sonra ve Rama­zan ayı dışında oruçlarını kaza ederler.  Yolcular, yolculukları bitince oruçlarına başlarlar. Ramazan ayında tutamadıkları  oruçlarını Rama­ zan ayın­dan sonra tutarlar.


HABEREXEN RAMAZAN

RAMAZAN BAYRAMININ ÖNEMİ Ramazan Bayramı, müminlerin bir ayı ibadet ve oruçla, Kur’an ve namaz ile geçirip affedilmiş olarak Kadir Gecesinden çıkmanın ve Allah’ın rızasına uygun amel işlemenin sonucun­ da sevinçlerini ve tebriklerini ifade etmenin adıdır.

Oruç Tutan Bir Kimsenin Dikkat Etmesi Gerekenler Oruç, Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak için yapılan bir ibadettir. Oruç tutmak bir anlamda gün boyu ibadet halinde olmak demektir. Oruç tutarak Allah'ın bir buyruğunu yerine getirmek insanı Allah'a yaklaştırır. Bu nedenle oruç tutan bir kimse, söz ve davranışlarında daha dikkatli olması gerekir.

Bayramlar, toplumların yaşamında anlamlı günlerdir. Bu nedenle bu günler sevinç ve neşe içinde kutlanır. Bayram hazırlıkları bir hafta öncesinden başlar. Her tarafı tatlı heye­ can sarar. Alış verişler yapılır. Yeni elbiseler alınır. Bayramda ikram edilmek üzere baklava ve börekler yapılır. Evler temiz­ lenerek bayram hazırlıkları tamamlanır.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) bu konuda şu uyarı­ larda bulunur: "Kim kötü ve davranışları bırakmazsa, onun yeme­sini içmesini terk etmesine Allah'ın ihtiyacı yoktur." (Tirmizi) "Oruç kalkandır. Sizden biriniz oruçlu olduğu bir günde kötü söz söylemesin, kavga etmesin. Ona biri sataşır veya kötü söz söylerse, 'ben oruçluyum' desin" (Buhari)

Oruç Tutarken Nelere Dikkat Etmeliyiz? Peygamberimizin bu uyarıları doğrultu­sunda bi­linçli bir şekilde oruç tutan kimse; kötü söz ve kötü davranışlardan uzak durmaya özen göster­ melidir. Ailesi, arkadaşları ve çevresindeki­lerle iyi ilişkiler içinde olmalıdır. Yaptığı kötü dav­ ranışların, tuttuğu orucun değerini ve sevabını azalttığının bilinciyle hareket etmelidir. Oruç tutar­ ken dikkat etmemiz gereken başka bir konu da temizliktir. Özellikle ağız ve diş temizliğine özen göstermeli, bu konuda başkalarını rahatsız edecek davranışlardan kaçınılmalıyız. Ayrıca çevremizde oruç tutan insanlar olduğu gibi, tutmayanlar da olabilir. Tutma­yanlara karşı saygı ve hoşgörüyle yaklaşmamalıyız. Müslümanlar Ramazan Ayı’nın Sonunda Niçin Bayram Yaparlar? Müslümanlar ramazan ayını; Allah'ın emirlerine uyarak ibadet, güzel ahlak ve hayırlı işler yaparak geçirirler. Bu bir ayı oruçla ve ibadetle geçirmenin ve Allah'ın rahmetine nail olmanın ümit ve sevinci üç gün bayram yaparak yaşarlar.

Bayramın birinci günü, sabahleyin erkenden kalkılır. Abdest alınıp temiz elbiseler giyilerek camiye gidilir. Camide ce­ma­ at­le bayram namazı kılınır. Bayram namazı kılındıktan sonra genellikle barış, sevgi ve güncel konuları içeren "Hutbe" dinlenir. Daha sonra toplu halde dua edilir. Camide veya cami çıkışında Müslümanlar birbir­lerinin bayramını tebrik ederler. Erkekler camiden dönünce, aile bireyleri arasında bayramlaşma yapılır. Küçükler büyüklerin ellerinden öperek, hayır dualarını alırlar. Büyükler de küçüklere değişik hedi­ yeler vererek, onları sevindirirler. Bayram süresince en yakın komşulardan başlamak üzere, eş, dost, akraba ziyareti yapılır. Dargınlar barıştırılır, yoksullar, kimsesizler gözetilir. Hastalar ziyaret edilir. Uzakta bulunan akraba ve dostların bayramları çeşitli iletişim araçlarıyla kutlanır. Ayrıca vefat etmiş olan yakınların kabirleri ziyaret edilir. Burada onlar için Kur'an okunur ve dua edilir. www.haberexen.com

9


HABEREXEN RAMAZAN

Sevinçlerin Paylaşıldığı Mukaddes Gün

Toplumsal barış açısından oldukça önemli bir yere sahip olan bayramlar sevinç günüdür. Topluca kılınan bayram namazları Müslümanlar arasındaki birlik ve beraberliğin en güzel örnekle­rindendir. Bayramlar Müslümanları birbirine yaklaştıran, dargınlıkları ortadan kaldıran, kar­ deşlik duygularını kuvvetlendi­ren önemli günler olarak öne çık­mak­ta­ dır. Dini bayramlarımızın toplum barışı açısından önemini Samsun İl Müftüsü Yrd. Doç. Dr. Hayrettin Öztürk’ten dinledik. Bayramların, Allah’ı bir, Peygamberi bir, Kitabı bir, aynı kıbleye yönelen, aynı heyecanı taşıyan Müslümanların sevinçlerini paylaştığı mukaddes bir gün olduğunu belirten Öztürk, “Çok mübarek bir gün olan bayramda, kutsal mekânlar olan camilerde topluca ibadet etmenin şuuruna eren Müslümanların arşa yükselen tekbir sesleri, kalp­ lerimizdeki imanın açık bir delilidir. Yan yana gelerek, omuz omuza vere­ rek cemaat halinde kılı­nan bayram namazları Müslümanlar arasındaki birlik ve beraberliğin en güzel göstergesidir.” dedi.

Düşmanla savaşın küçük cihat, nefisle savaşın ise büyük cihat oldu­ ğuna vurgu yapan Öztürk, “Bu müca­ delede mü’minler büyük bir zafer kazanarak kulluk imtihanında gösterdikleri başarının sevinci­ni taşırlar. Mü’minler, Allah’ın emrini yerine ge­tirmek maksadıyla bir ay boyunca imsak vaktinden akşama kadar en tabii hakları olan yemeyi, içmeyi terk ederek 10

www.haberexen.com

insanı adeta melekleşti­ ren oruç ibadetinin ma­nevi zevkini duyarlar.” dedi. Yüce Allah’ın, Kur’an-ı Kerim’de “Şüp­ hesiz mü’minler birbiri ile kar­deştirler; öyle ise dargın olan kardeş­le­ri­ nizin arasını düzeltin” diye bildir­diğini söyleyen Samsun İl Müftüsü Yrd. Doç. Dr. Hayati Öztürk, “Bütün Müslümanların kardeş olduğu bil­diril­miştir ve birbiri ile dar­gın olanlar varsa, bunların aralarının düzeltilmesi diğer Müslümanlara görev olarak verilmiştir” diyerek toplumsal barışın önemine vurgu yaptı. Müslümanların birlik ve beraberli­ ğinin üzerine titreyen Peygamber Efen­ dimiz (s.a.v)’in de din kardeşliğine gölge düşüren davranışlardan sakın­ manın gereğine dikkat çektiğini belirten Öztürk bu durumu şöyle özetliyor, “Bir Müslü­ manın din kardeşi ile üç günden fazla dargın dur­ması helal olmaz” diye buyrulmuştur. Müslümanların arasının açılmasına ve toplumda birlik ruhunun zayıflamasına sebep olan kin, haset ve düşmanlık duygularını kalp­lerimizden söküp atarak bunların yerine insan sevgisini ve kardeşlik duygularını yerleştirip, dar­ gınlıklara son verdiğimiz takdirde bayramın asıl gaye­ sine ulaşacağının altını çizen Öztürk, “Dinimiz bütün Müslümanları tek bir vücut olarak kabul eder. İnsan vücudunun bir tarafında meydana gelen rahatsızlığı vücudun diğer kısımları hissettiği gibi, dünyanın neresinde olursa olsun herhangi bir Müslüman’ın karşılaştığı sıkıntıyı da diğer Müslümanların yüreklerinde hissetmesi gerekir. Bugün en çok muh­ taç olduğumuz şey bu şuura sahip olmaktır.” dedi. Hayrettin Öztürk, “Peygamber Efen­ dimizin telkin ettiği ve bizim için bir kurtuluş reçetesi olan ahlaki anlayış

budur. Nüfusu bir milyarı aşan İslam âleminin, bugün dünyanın birçok ye­rinde zulüm ve vahşet altında inle­ yen Müslümanların feryatlarını dindirebilmesi bu şuura ermekle mümkün olacaktır.” diyerek birlik ve beraberli­ ğin önemine dikkat çekti. “Bayramlar, bütün Müslümanların ortaklaşa sevin­ diği mutlu ve mübarek günlerdir. Her­ kesin bu sevinci paylaşabilmesi için çevre­mize bakmamız büyük önem taşımaktadır.” diyen Öztürk, durumu büyük şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un mısrala­rıyla özetliyor: “Hiç sıkılmaz mısınız Hazret-i Peygamberden? Ki uzaklardaki bir mü’mini incitse diken, Kalb-i pâkinde duyarmış o musibetten acı, Sizden elbette olur rûh-u Nebi dâvacı.”

Bayram münasebetiyle karşılaştığı­ mız kişilere güler yüz göstermek, fakir­ lere yardımda bulunarak onları sevindir­ mek ve din kardeşlerimizin bayramını tebrik etmek gerektiğini hatırlatan Samsun İl Müftüsü Öztürk, anne-baba, büyükler ve dostların ziyaret edilme­ si, ölüler için sadaka verilmesi, kabir­ lerin ziyaret edilerek Kur’an okunması ve dua edilmesi, küskünlükleri bırak­ mayı, hediyeleşmeyi ve özellikle de çocukları hediyelerle sevindirmeyi bayram münasebetiy­le yapılması gereken başlıca görevler arasında saydı.


HABEREXEN RAMAZAN

www.haberexen.com

11


HABEREXEN RAMAZAN

Yurdumuzda büyük bir coşku ve manevi heyecan içinde karşılanan Ramazan ayı “On bir ayın sultanı” olarak nitelendirilir. Sabırla birlikte hoşgörü, paylaşma ve dayanışma gibi duyguların doruğa çıktığı Ramazan ayın­da hayırsever kişi veya kuruluşların geniş kalaba­ lıklara verdikleri iftar yemekleri ile dostluk ve kardeşlik duyguları güçlendirilir. En zengin masaların kurulduğu Ramazan ayında sahur ve iftar menüleri özenle seçilir. Dini görevini yerine getirmenin heyecanı ve mutluluğunu yaşayan Müslümanlar, zengin yemek çeşitleriyle donatılan sofralarını dost ve akrabalarıyla payla­ şarak Ramazan ayının anlam ve önemini vurgularlar.

Coşkunun zirveye ulaştığı gece olan ve bin aydan daha hayırlı diye nitelenen Kadir Gecesi’nde camilerin içi ve dışı cemaatle dolar.

12

Yurdumuzun birçok şehrinde top sesiyle duyurulan İftar vaktinde cadde ve sokakların boş kalması da Ramazan ayına verilen değerin bir başka göstergesidir. Teravih namazı için camileri dolduran Müslü­ manlar en güzel sesli hafızlardan Kur’an-ı Kerim’i dinlerken, minarelerin şerefelerindeki kandiller ve Ramazan ayına has olarak yazılmış mahyalar

www.haberexen.com

yaşadığımız çevreye ayrı bir güzellik katar. Gençlerin ve çocukların teravih namazı için camileri doldurması karşısında tepkisiz kalamayan büyükler hem duygulanır hem de geleceğe daha ümitle bakarlar. Normalde Perşembe geceleri yanan kandiller Ramazan geceleri sürekli yanar. Sadece çevre­ sini aydınlatmakla kalmayan minarelerdeki bu kandiller aynı zamanda kalpleri de aydınlatarak huzurla doldurur. Ülkemizi tamamıyla etkisi altına alan Ramazan havası, televizyonlarda veya radyolarda hazırlanan özel Ramazan programlarıyla bütün bir ulusla paylaşılır. Coşkunun zirveye ulaştığı gece olan ve bin aydan daha hayırlı diye nitelenen Kadir Gecesi’nde camilerin içi ve dışı cemaatle dolar. Bu mübarek gecenin bereketinden yararlanmak isteyen müminler geceyi ibadet ve dualarla geçirir. Ramazan ayını özel kılan bir diğer özelliği ise Müslümanların zekat ve fitrelerini bu ayda verme­ leridir. Verilen zekat ve fitrelerle fakir ve kimsesiz­


HABEREXEN RAMAZAN

lerin ihtiyaçları karşılanır. Yoksulların sevindirilmesi bu aya başka bir anlam kazandırır. Zengin fakir kaynaşmasına vesile olur. Bayrama kadar devam eden Ramazan coşkusu esnafın da işlerinin düzelmesine yardımcı olur. Ramazan Bay­ ramı’nın yaklaşmasıyla canlanan çarşı ve pazarlardan bayram için hediyelikler ve giyecekler alınır. Kalabalık cemaatlerle kılınan bayram namazının ardından Müslümanlar birbir­ leri ile bayramlaşır. Bu bayramlaşma dost, hısım ve akrabaların evlerde birbirlerini ziyareti ile devam eder, bu ziyaretlerde misafirlere genellikle, şeker, çikolata ve tatlı ikram edilir. Bayramda çocuklar hediyelerle sevindirilir. Yoksul­lara yardım edilerek gönülleri hoş edilir. Dargınlar barıştırılır. Ölülerin kabirleri ziyaret edi­ lerek ruhları için Kur'an-ı Kerim okunur ve dua edilir. Müslüman bir ülke olan Türkiye’de bu manevi havayı camilerden sokak ve caddelere kadar her yerde hissedersiniz. www.haberexen.com

13


HABEREXEN RAMAZAN

e d ’ Meşe R E L K İ L E Y İ R A İFT R I Z A h

Değişmez ın r la r a t f İ Kalabalık z i isin en dresi l t yük tesisi e ü v b a n D e e in A şe’y Ramazan’da da ür esi’n Meşe Kült deniz Bölg ftarda Me

İ

Kara Tesisleri larına, nde tutan asında, de­ r k li ü u e n lt i o ü in K K . iğ e ır ş ll Me için haz r- olma öze çların ar o k a a ğ ir a m b n il u ih ş s z e e y ti n em orasy­ o­nu, y k e d i; r n le iyi hizme vdikleriyle birlikte e is n s n e e T orta­ yrederke la, yenil se aileleri ve n’u ve Karadeniz’i se ltür Te- niz manzarasıy menüsüyle ve nezih y­ en su Kü iste miş tamda Sam imkânı sunan Meşe r zenginleştiril ayrıcalıklı hissetmek ta if ış m n a ırlamakta. iftar yapm azan’a özel hazırla ıra yem­ mıyla kendini ğ a im s v e m tm ıs sisleri, Ra aşçı tabaklarının yan sunuyor. konuklarını dör nı a e m2 açık ala 5 6 menüleri v a ve eşsiz bir manzar mal et9 6 e v lı kân­ kapa ğ e ih gözde me 0 metrekare yeşil bir do üçük misafirlerini d larınızın 0 n 7 e 9 n u ’ n 45 msu ek uk Tesis içind Kültür Tesisleri, çoc e kapalı ile 9 yıldır Sa eşe Kültür Tesisleri, ürk v şe M a T meyen Me an geçirebileceği açık ından olan ye sahip restoranınd unar­ r la m si­te ini s güvenle za işilik kapa ndine özgü lezzetler rilerine sahip. k a d a ın r la ke şte oyun alan yfi e mutfağının ilik Cafe’sinde mü . K ik z ü M iş Canlı if- ken, 300 k aşatmakta a r y in i n g f n o y e e S z k r n e ış a mav İftard ’a özel hazırlanm dikkat nargile ve se le iy n a is z v a r e s a da ra­ Ram z ın r u s la r n i u o s in y u r s k a le aniz isafir ü ve k iftar org pabilecek kapasiteye tar menüs Kültür Tesisleri, m r. Uzun lı a b la a K o ya li şe çeken Me a da yalnız bırakmıy getirdiği hatlıkla ev sahipliği ür Tesisleri, tecrübe r n ült unu­ iftardan so sonra iftar yapmanın rmanlık sahip olan Meşe K adrosuyla k t e m iz n o h ta k areli eli ve süren oruç bin metrek rlarında geze­ mutfak person aşatmaya hazır. 4 3 r te is ry rku rehaveti yürüyüş pa semaver çayını tulmaz bir ifta n a n lu u b el aland­ a e mükemm üziklerle atabi­ d iz n e s r te lı m rek is diğiniz can le in d n e k r içe lirsiniz.

14

www.haberexen.com


HABEREXEN RAMAZAN

2 34 bin m u ğ u ld o arasıyla Kurulu un manz s e m a S şem sisleri’nd ve muhte Meşe Kültür Te ümkün. ken fi m dikkat çe ünü brunch key k tesisi g i ik ü n b yü haftanın esi’nin e lg ö e Kültür B iz n tan Meş tu Karade e d a, n li e lliğini n arasınd olma öze emyeşil ağaçları dekoras­ ;y ilenen Tesisleri sıyla, yen enüsüyle ve ra a z n a deniz m rilmiş m lı hisset­ nginleşti e z , u n i ayrıcalık o y in d n e k amıyla larını dört nezih ort n konuk ta. e ­ y te is k k me ağırlama mevsim

www.haberexen.com

15


HABEREXEN RAMAZAN

Ramazan'ı Ramazan, aşk, şevk, manevi haz ve kalbî duygularla ibadetlerin yerine getirildiği coşku zamanıdır: Aşkın aldı benden beni Bana seni Gerek seni Ben yanarım tün ü günü Bana seni gerek seni, diyen Yunus’a; Seni sevmek imiş âlemde her zevk ü sefâ ancak Senin derdine dûş olmak imiş derde devâ ancak, diyen Hulûsî’ye; Eşrefoğlu Rûmi senin Yansın aşk odına cânın Aşk oduna yanmayanın Kalbi sâfî olmaz imiş, diyen Eşrefoğlu Rûmî’ye iştirak etme ve Nefs elinden âvâreyim Hırs elinden bîçâreyim Gayrı kime yalvarayım Al gönlümü Sen’den yana deme zamanıdır Ramazan.

Farkındalık zamanı Ramazan’a az bir süre kaldı. Vakit, kalbimizin ve gönlümüzün heyecanla yaptığı çağrıya daha fazla kulak verme vaktidir. Bahar yağmurları gibi gönlümüzü canlandıracak ve arındıracak ilâhî rahmet ve feyizlere kucak açma zamanındayız. Zira ilâhî rahmetin her zaman açık olan kapısının, insanlara 16

www.haberexen.com

muhteşem bir çağrı yaptığı özel bir zamandır Ramazan.

içeren Kur’an bu ayda indirilmeye başlanmıştır. (Bakara Sûresi, 185)

Ramazan, Rahmet ve bereketin esası olan Kur’an’ın indirilmeye başlandığı aydır: Ramazan öyle bir aydır ki, insanlar için hidayet rehberi olan, onları doğru yola ulaştıran ve hak ile bâtılı birbirinden ayıran delilleri

Ramazan, çağdaş ifadesiyle, farkında­ lık oluşturma zamanıdır. İnsanın, ilâhî övgüye mazhar olduğu ezel sohbe­ tinden, ebed yolculuğuna farkındalık için fırsattır. İnsanın hem kendi iç dünyasına yönelme, hem de geçmiş ve


HABEREXEN RAMAZAN

Anlamak Prof. Dr. Abdurrahman HAÇKALI

Giresun Üniversitesi, İslâmi İlimler Fakültesi Dekanı

geleceğinin muhase­besini yapma ve ibadetlerinde bilinçlenme fırsatıdır. “Ruhunu arındıran kurtuluşa ermiş, onu günah­larla kirleten/karartan hüsrana uğramıştır” (Şems Sûresi, 9-10); Ruhunu arındıran ve Rabbini anarak ona ibadet eden kurtuluşa erecektir. (A’lâ Sûresi, 14-15) âyeti kerimele­ rinde ifadesini bulan mane­vi arınma, en çok da Ramazan’da gerçekleşir. İşte Müslüman, bunun farkında olarak

Ramazanı değerlendirir. İslâm’ın meşru kıldığı ibadetlerin ortak amacı insanın manen arınması ve yücelmesidir. Ey inananlar, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, günah­ lardan sakınasınız diye oruç sizlere de farz kılındı (Bakara Sûresi, 183) âyeti kerimesi, aslında orucun farz kılınma amacını da izah ediyor. İnsan bedeninin beslenmeye ihtiyacı olduğu gibi, ruhunun da beslenmeye ihtiyacı vardır.

Onun gıdaları Allah’ı anmak, ibadetler ve helallerdir; haram ve günahlardan uzak durmaktır. Bu nedenle Müslüman, hasta olsa bile, oruçtan kaçmanın değil oruç tutmanın imkânını araştırır. Bu fırsatı kaçırmamanın yollarına bakar. Bu rahmet ayının her anını değerlendirmeye çalışır. Ramazan ayı, gündüzüyle ve gece­siy­le değerlen­dirilmesi gereken bir zaman

www.haberexen.com

17


HABEREXEN RAMAZAN

dilimidir. Zira her iyi­liğe, kat kat karşı­lık verildiği bir aydır. Gündüzleri oruç ile değerlendirildiği gibi, Ramazanın geceleri de, Hz. Peygamber’in Sünnetiyle sabit olduğu üzere, namaz ile değerlendirilir. Bu açıdan bakıldığında, Ramazan gecele­rinde kılmış olduğumuz nâfile namaz/ Terâvîh namazı çok önemlidir. Bu nedenle Terâvîh namazı hakkında yapılan tartışmalar yersizdir. Esas, bizim bu namazı ne kadar kaliteli kıldığımız hususunda düşünmemiz gerekir. Ramazanı değerlendirme konusunda Hz. Pey­gamber o kadar özen göster­miştir ki, son on günü itikâfa girmiş ve zaruri ihtiyaçları hariç vaktini tamamen mescitte geçirmiştir. O, bütün Ramazanlarını böyle değer­len­dirmiştir. Nesâî’de geçen rivayetle­rin de gösterdiği gibi, Hz. Peygamber, Ramazan ayını ihya etmeye insanları teşvik etmiştir. Tabiidir ki Ramazan’ın temel özelliği orucudur. Bir hadisi şerifte şöyle buyurulmaktadır: Ademoğlunun her ameline karşılık kat kat sevap veri­lir. Bir iyiliğe karşı on mislinden yedi yüz misline kadar. Allah buyurdu ki: Yalnız oruç müstesna, Çünkü o benim içindir ve mükafatını da ben veririm. (Yani onun mükafatı diğer amellerden çok fazladır.) Oruçlunun iki sevinç zamanı vardır. Biri iftar ettiği, diğeri rabbine kavuştuğu zamandır. Ramazan sosyalleşme ayıdır. Birey­ciliğin ve toplumdan uzaklaş­manın son derece yaygınlaştığı günümüz­de, insa­ nımızın bir araya gelme­sinin güzel bir vesilesidir. İftarları, terâ­vihleri, akşam sohbetleri ve özellik­le bayram­laşmalarıyla Ramazan haya­tımıza çok önemli bir katkıda bulunur. Oruç, nefsi eğitmenin önemli bir yoludur. Çağımızı tanımlayan kavramlar­dan biri de hazcılıktır. Hazların peşin­ de koşmak, insanlığın en yaygın problemidir. Kimi vicdana dokundu kimi cism ü cana, Zevk namına ne yaptımsa peşi­ man oldum, diyen şair de hazcılıktan şikayetçidir. Hazları kontrol etme ve onlara esir olmama yönünde çok ciddi bir alıştırmadır oruç. Fıkıh ve ilmihal kitaplarında oruçla ilgili hükümler mevcuttur. Bunlara riayet etmek elbette önemlidir. Ancak, ibadetlerimiz konusunda samimiyet ve ihlası yakalamaya çalışmalıyız. Zira ibadetin kalitesi ihlas, samimiyet ve aşktadır. Bu düşüncelerle, bütün okuyucularımın Ramazan ayını teb­ rik eder, onu en güzel şekilde değerlen­dirmelerini dilerim. 18

www.haberexen.com


HABEREXEN RAMAZAN

www.haberexen.com

19


HABEREXEN RAMAZAN

Yöresel

Ramazan Gelenekleri Ramazan ayında insanlar yalnızca ibadetlerini değil, gelenek ve göreneklerini de daha yoğun yaşar. Ancak bu gelenekler Ramazan’ın ruhuna uygun olarak her zaman yardımlaşma ve paylaşma üzerinedir. Her bölgede, her ilde, hatta her köyde bu aya özel gelenekler, kendine özgü görenekler, oyunlar, adetler, kültürler mevcut. Ramazan'ın insana kattığı bu paylaşmaya ve yardımlaşmaya dayalı ruh halinin en güzel örnekleri belki de bu gelenek ve görenekler. Bölgede en çok bilinen ve yıllardır devam ettirilen birkaç geleneği inceleyelim hep birlikte:

Sele Sepet Top Kandil (Samsun/Bafra) Sele sepet top kandil geleneği Samsun’un Bafra ilçesinde Ramazan ayının on dördüncü günü akşam ezanından sonra başlar ve teravih namazına kadar devam eder. Geleneğe adını veren “Sele Sepet” rengârenk ve kat kat görünüme sahip olan bir fenerdir. İçerisinde bir mum yanan ve sele sepet adı verilen bu fenerleri ellerine alan çocuklar akşam ezanından sonra gruplar halinde ya da tek başlarına küçükten büyüğe doğru, boy sırasına geçerek ev ev dolaşırlar. Çocukların ellerindeki fenerler sayesinde gece bir anda aydınlanırken henüz gruplara katılmamış çocuklar çağırılır: Mahallede şenlik var / Bize geldi etraf dar / Sele sepetleri alın / Çıkın yola ey çocuklar Belirli bir düzen içinde evleri gezmeye başlayan çocuklar ilk durakta şu maniyi söylerler: Sele sepet top kandil / Aç kapıyı ben geldim / Ayda yılda bir kere / Evinize ben geldim / On bir ayın sultanı / Geçiyor Ramazan ayı / Açın kapınızı bize / Amca, hala, teyze, dayı Bu maniyi duyan ev sahipleri kapıları çocuklara açar ve onlara; gündüzden hazırladığı yöreye özgü üzümlü veya cevizli olarak hazırlanan nokullardan ikram eder. Hamur işi bir yiyecek olan nokulun yanı sıra çeşitli şekerler para, üzüm, incir, gibi ikramlarda bulunurlar. Ev sahiplerinden aldıkları hediyeleri yanlarında taşıdıkları sepetlere biriktiren çocuklar mani söyle­yerek ziyarete devam ederler: Ey! Ev sakinleri / Verin bize telkinleri / Sele sepet geçiyor / İkram edin şekerleri Sele sepet geleneğinde fazla toplanan hediyeler ve paralar çocuklar için birer övünç kaynağıdır. Bu gelenek Bafra’da halen sele sepet şenliği adı altında devam ettirilmektedir.

20

www.haberexen.com


HABEREXEN RAMAZAN

2.

Cami Önü Yemegi (Samsun/Salıpazarı/Konakören Köyü)

Samsun’un Salıpazarı ilçesine bağlı Konakören köyün­de Ramazan ve Kurban Bayramları’nın ilk günü öğle namazından sonra cami önünde bayram yemeği yenir. (F:7, 8, 9) Hemen her evden gelen yemekler önce cami bahçesinde son sini gelene kadar bekletilir. Ramazan bayramı için çıkarılan yemekte kalabalık daha fazla olup kurban bayramında çıkan yemek biraz daha az kişiyle yapılmaktadır. Bunun sebebi ise köylülerin kurbanlarını şehre inip kesmeleridir. Bayram yemeğine sadece erkekler katılmaktadır. Daha önceleri davullar çalınarak, güreşler yapılarak bir kutlama şeklinde gerçekleştirilen gelenek yetmişli yıllara kadar sürmüştür. Bugün ise sadece cami önünde bayram yemeğinin yenilmesi şeklinde gelenek sürdürülmek­tedir. Yemekte genellikle etli pilav, yoğurt, kompos­to verilir.

3.

Ramazan Bandosu (Amasya)

Ramazan bandosu; Amasya’da yaklaşık yüz elli yıldır devam eden bir gelenektir. Geleneğin temeli 1860’lı yıllara dayanmaktadır. Şehrin ortasında yükselen Amasya Kalesi’nde şekillenen bu geleneğin hikâyesi şu şekildedir; eskiden Amasya’nın bir mahallesinde Hıristiyanlar, diğer mahallesinde Müslümanlar yaşamaktadır. Ramazan ayı geldiğinde tüm halkın bundan haberdar edilmesi için bir davul zurna ekibi kurulmuştur. Bu ekip o dönemde padişahın da emri ile Ramazan ayı boyunca mahalle mahalle dolaşarak halka konser vermiştir. Zamanla şehirde yaşayan Hıristiyanların yapılan gürültüden rahatsız olması ile bir bando takımı kurularak; mahalle mahalle gezmek yasaklanmış Harşena kalesine çıkılıp konser veril­meye başlanmıştır. O günlerde başla­ yan bando geleneği bu günlerde de halen devam etmek­tedir. Ban­do ekibinin görevi Ramazan ayının birin­ci günü başlayıp otuz gün boyunca devam eder. Bando ekibi, Ramazan ayının ilk günü sahurdan bir buçuk saat önce Harşena Kalesi’ne çıkar ve buradan saba­ hın seher vaktinde Amasya halkına konser verir. Sahurun bitmesine yarım saat kala aşağı inerler ve bu defa da mahalle mahalle gezerek halka sahur sofralarında müzikle eşlik

ederler. Bandocuların görevi sahurdan sonra da bitmez, iftarda da aynı görev devam eder. İletişim araçlarının günümüzdeki seviyesine ulaşmadan önce halktan biri bandodan herhangi bir parça isteyeceği zaman kalenin dibi­ne gelerek yukarı tarafa bağırırmış. Günümüzde ise cep telefonu ile bu ihtiyaç karşılanmaktadır. İftar vakti­ ne kısa bir süre kala kaleden inen bandocular üstü açık bir otobüse binerek tüm şehri dolaş­maktadır.

Bando geleneği bayram da gerçekleştirilmektedir. Bayram namazı öncesi Harşena Kalesi’nde bir top patlatılır, namazdan sonra yine bir top patlatılır. Namazın bitmesiyle bando ekibi ikiye ayrılır. Bir grup kaleye çıkarken diğer grup ise mahalle mahalle gezerek konser verir, halkla bayramlaşır ve bahşiş toplar. Çocuklara ait olan bu geleneğe, bazen büyüklerin de katıldığı görülür. Çocuklar kendilerine katılan ve yanlarında bulunan büyüklerine çok sevinerek, kendi aralarında bilmece sorup, tekerleme ve mani söyleyerek gecelerini tamamlarlar. www.haberexen.com

21


HABEREXEN RAMAZAN

3.

uygulamadır.

Âmin Bagırma (Amasya/Tasova/Sepetli Köyü)

Yöresel

Ramazan Gelenekleri

Âmin Bağırma geleneği, Amasya’nın Taşova ilçesine bağlı Sepetli köyünde, Ramazan ayının 14’ünü 15’ine bağlayan gece, Ramazan ayının ortasının geldiğini köy halkına haber vermeye yönelik yapılan bir

Köyde Ramazan ayının 15’i geçtiğinde komşular birbirlerine iftar yemeğine giderler. Ayrıca Ramazan ayının 15’i günü iftarlarını yapan çocuklar mahallede buluşup, köyü dolaşarak evlerden un, yağ, yumurta, peynir, çökelek gibi börek malzemeleri isterler. Böreklik malzemeleri isterken de şu sözleri söylerler: Âmin bana hak Ramazan / Hoş bin bana hak ramazan / Cennette var bir pınar / Ondan içen huriler / Allah Allah dediler / Yağ verenin kızı olsun / Yumurta verenin oğlu olsun / Âmin Âmin… Yeni cami direk ister / Söylemeye yürek ister / Benim karnım tok ama / Arkadaşlar börek ister / Âmin Âmin. Çocuklar topladıkları böreklik malzemeleri daha önceden kararlaştırdıkları eve götürürler, evin hanımı çocuklara börek yapar, çocuklar hep birlikte böreği yer ve kalanı aralarında pay ederler daha sonra da evlerine dağılırlar.

4.

Helesa (Sinop) Helesa, Sinop iline özgü bir ramazan ritüeli olup, ortaya çıkışı konusunda yaygın bir efsane anlatılmaktadır. Efsaneye göre, kış mevsimlerinde Karadeniz’de yelken açan gemiler sığınacak üç liman bulurlarmış. Bu limanlar, Temmuz, Ağustos ve Sinop’muş. Fakat Temmuz ve Ağustos limanları fırtınalı zamanlarda dalgaları engelleyemedikleri için gemiler Sinop limanına yanaşırmış. Böyle fırtınalı günlerin bi­rinde bir gemi Sinop limanına yanaşır. Haftalarca limanda kalır ve gemicilerin kumanyaları biter. Gemiciler de karaya çıkıp insanlardan yiyecek dilenmek istemezler. Geminin kaptanının aklına bir fikir gelir ve eline feneri alıp ev ev mani söyleyerek dolaşır ve yiyecek içecek toplar.

Bugünden sonra bu uygulama Sinop’ta gelenek hâlini alır ve her Ramazan ayının on beşinden başlayarak her akşam Helesa’ya çıkılır. Yörenin gençleri, fenerlerle, mumlarla süsledikleri kayıklarıyla kıyıya çıkarlar. Akşam iftardan sonra bu kayıkları dörder beşer kişi omuzlarına alıp mahalleye gelirler. Kayığı her evden görülecek şekilde açık bir alana koyarlar ve her evin kapısının önünde Helesa manisinden parçalar söyleyerek bahşiş toplarlar. Evlerden Helesacılara bahşişler atılır ve bu bahşişler bir mendilin içine koyulup, düştüğü yer görülsün diye mendilin ucu yakılır. Helesa manilerinden iki örnek şöyledir: Bismillahla başlayalım / Ayva dalı taşlayalım / Bu yıl burada kışlayalım / Helesa yelesa / Heyemola yusa hop Altımızda çürük minder / Altını üstüne dönder / Aman beyim bahşiş gönder / Helesa yelesa / Heyemola yusa hop Toplanan bahşişler bir hayır kurumuna bağışlanır. Helesa geleneği uygulaması tam bir şenlik havasında geçer ve hâlen Sinop’ta bütün canlılığıyla yaşatılmaktadır.

5.

Bayram Sofrası (Tokat/Erbaa/Çevresu Köyü)

Tokat’ın Erbaa ilçesine bağlı Çevresu köyünde yıllardır yaşatılmakta olan cami avlusundaki bayram sofrası kurma geleneği, yakın köyler içerisinde sadece bu köyde cami bulunmasından dolayı diğer köylerdeki insanların bayram namazı kılmak için bu camiye gelmeleri üzerine başlamıştır. Köyler arasında ulaşımın uzun sürmesi sebebiyle bayram namazından çıkan diğer köylerin halkına Çevresu köylüleri tarafından bayram sofrası kurulmaktadır. Bayram sabahı erken kalkan köyün hanımları; börekler, yöresel çorbalar, helvalar yaparlar. Bayram sofralarında genellikle melemen, pancar pekmezi, üzüm pekmezi, kabak tatlısı, reçeller, peynirler ve kızartma çeşitleri yer alır. Cami avlusuna gidecek tepsiler hazırlanır, çaylar demlenir. Bayram namazının hemen arkasından camiden çıkanlar, evlerine gitmeyerek bahçede düzenli bir şekilde sıra olurlar. Camiden en son çıkanlar ilk çıkanların bayramını kutlayarak sıraya geçerler. Böylece herkes birbirinin bayramını kutlar. Daha sonra da camiye gelen ailelerden birer kişi evlerine koşar ve hanımlar tarafından hazırlanan tepsileri camiye götürür. Hazırlanan bu sofralar cami bahçesinde yenilmesine rağmen hava şartlarından dolayı bazı bayramlarda sofralar caminin içine de kurulabilmektedir. 22

www.haberexen.com


HABEREXEN RAMAZAN

www.haberexen.com

23


HABEREXEN RAMAZAN

Bir Sosyal Yardımlaşma Sistemi:

Zekât ve Fitre S

evgi, saygı, dayanışma, yardımlaşma ve pay­laşmanın doruğa ulaştığı Ramazan ayı, İslam dininin hoşgörü dini ve sosyal bir din olduğunun da en güzel kanıtlarından biridir. Her ibadetinde derin manalar taşıyan İslam dini, Ramazan orucuyla sabrı öğretirken zekât ve fitre ile de yardımlaşmayı ve paylaşmayı öğretmektedir. İnsanları, meslekleri, eğitim durumları, ekonomik gelirleri ve benzeri sosyal statüleri ile değer­ lendirmeyen dinimiz, zekât ve fitre ile toplumsal dayanışmanın dünya üzerindeki en güzel örneklerinden birini oluşturmaktadır.

Zekât Nedir İslam’ın beş şartından biri olan zekât vermek Hicret’in ikinci yılında farz olmuştur. Zekât, dini ölçülere göre zengin olan Müslümanların seneden seneye malının veya parasının kırkta birini fakir olan Müslümanlara vermesidir. Kur’an-ı Kerim’de namaz ile birlikte otuz yedi yerde geçen zekâtın üzerinde bu kadar çok durulması dinimiz açısından büyük önem taşıdığını göstermektedir. Zekâtın Faydaları Zekât, kalbi cimrilik hastalığından, malı fakirin hakkından temizleyen, zenginlerde şefkat ve merhamet duygularını geliştiren bir ibadettir. Zekât sayesinde fakirlerin kalbindeki haset ve kıskançlık ortadan kalkar. Kendilerine yardım eden zenginlere karşı sevgi ve saygı meydana gelerek toplumda birlik ve kardeşlik kuvvetlenmiş olur.

Aldığı zekât parasını günah yolunda harca­yacak veya israf edecek olan kimselere değil, gerçek ihtiyaçları için harcayan fakirlere vermek daha iyidir.

24

İslâm Dini, toplumun dertlerini tedâvi eden, ihtiyaçlarını karşılayan birçok esaslar getirmiştir. Allah'ın emri olan zekât, bir sosyal yardımlaşma sistemidir. Zekât malın büyümesini ve bereketlenmesini sağlar. Zekâtı verilen serveti, yok olmaktan, kötü insanların zararından Allah korur. Sevgili Peygamberimiz şöyle buyuruyor: "Mallarınızı zekât ile koruyunuz."

Kimlere Zekât Verilir Fakirler: Dini ölçülere göre zengin sayılmayan, nisâb miktarı malı olmayan kimselerdir.

www.haberexen.com

Yoksullar: Hiçbir şeyi olmayanlar. Borçlular: Borcundan fazla nisâb miktarı mala sahip olmayanlar. Yolcu: Memleketinde malı olduğu halde yolda parasız kalan, elinde bir şey bulunmayan kimselerdir. (Bunlara memleketlerine varacak kadar zekât verilebilir.) Allah Yolundakiler: Bunlar Cihad veya Hac için yola çıkıp parasız kalanlar ile işini gücünü bırakıp kendisini ilme vermiş olan kimselerdir.

Zekât Verirken Şu Sırayı Gözetmeli Önce kardeşler, kardeş çocukları, amca, hala, dayı ve teyze, sonra diğer akraba ve komşular, bunlardan sonra mahallesinde ve oturduğu memleketteki fakirler. Aldığı zekât parasını günah yolunda harcayacak veya israf edecek olan kimselere değil, gerçek ihtiyaçları için harcayan fakirlere vermek daha iyidir. Kimlere Zekât Verilmez Ana, baba, büyük ana ve büyük babalara, Oğluna, oğlunun çocuklarına, kızına, kızının çocuklarına ve bunlardan doğan çocuklara, Zenginlere, Müslüman olmayanlara, Karı-koca birbirlerine. Sadaka-i Fıtır (Fitre) Nedir Fıtr sözlükte “orucu açmak”, fıtra da “yaratılış” anlamına gelmektedir. Türkçe’de fitre şeklinde söylenen “fıtır sadakası” dini bir terim olarak şöyle tanımlanabilir: Ramazan bayramına kavu­ şan ve temel ihtiyaçlarının dışında belli bir miktar mala sahip olan Müslümanların kendileri ve velâ­yetleri altındaki kişiler için yerine getirmekle yükümlü oldukları malî bir ibadettir.


HABEREXEN RAMAZAN

Fıtır sadakasına baş zekâtı ve beden zekâtı da denmek­tedir. Bu isimlendirme­ler onun şahsa bağlı, şahıs başına konmuş bir malî yükümlülük olması özelliğine dayanmaktadır. Fıtır sadakası, Ramazan orucunun farz olduğu hicrî 2. yılın Şâban ayın­ da, zekâttan önce farz kılınmıştır. Dinî bir yükümlülük oluşunun dayanağı hadis­lerdir. Bu hadisler aynı zamanda Hz. Peygamber (s.a.v) devrindeki fıtır sadakası uygulamalarını da gös­ termek­tedir. Sadaka-i fıtır (Fitre), Rama­zan ayında fakir­ lere verilen bir sadakadır. Bayramdan önce veril­ mesi iyidir. Bayram günü veya daha sonra da verilebi­lir. Dini ölçü­ lere göre zengin olan kimsenin, hem kendisi­ nin, hem de erginlik çağına gelmemiş olan çocuklarının fitrelerini vermesi vaciptir. Borcundan ve aslî ihti­ yaçlarından başka en az nisab miktarı malı veya onun değerinde parası olan Müslüman’ın fıtır sadakası vermesi vaciptir. Buna kısaca "Fitre" denilir. Sadaka-i Fıtır’ın vacip olması için zekâtta olduğu gibi malın üzerinden bir yıl geçmesi ve artıcı nitelikte olması şart değildir.

Fitre gıda maddesi olarak verilebileceği gibi para olarak da veri­ lebilir. Fit­reyi alacak kişi için hangisi daha yararlı ise o şekilde vermek en uygun şeklidir. Bir fitre yalnız bir fakire verilir, ikiye bölünmez ya da paylaştırılamaz. Fakir, birden fazla fitreyi kabul edebilir. Fitre tıpkı oruç gibi niyet edile­ rek gerçekleştirilen bir ibadet­tir. Ancak bunun fitre olduğunu fakire söylemek gerekmez, içinden niyet etmesi yeterlidir. Fitre verilecek kişiler zekât verileceklerle aynı kriterlere sahip olmalıdır. Bir özürden dolayı ramazanda oruç tutmayanlar da, nisap miktarı mal veya paraya sahip iseler fitrelerini vermekle yükümlüdürler. Varlıklı Müslümanlar fitre vermek suretiyle fakirlere bayram sevin­ cini tattırırlar. Böylece, hem borcunu ödemiş, hem de sevap kazanmış olurlar. Fitre vermek, orucun kabul edilmesine, ölümün şiddetinden ve kabir aza­bından kurtulmaya vesile olur.

www.haberexen.com

25


HABEREXEN RAMAZAN

Asr-ı Saadet'te Ramazan Sahabe ve Ramazan

A

shab-ı kiram Ramazan’da coşkulu bir ibadet iklimine girerdi. Kendileri oruçlarını ve diğer ibadetlerini itina ile yerine getirdikleri gibi aileleri ve çocuklarını da bu şuurla yetiştirirlerdi. Hz. Ömer Ramazan’da sarhoş olan birini şöyle uyarır: “Yazıklar olsun sana! Bizim çocuklarımız bile oruç tutmaktadır. (Buhari) Oruç tutmak için Ramazan ayını bekleme­yen Sahabeler, Ramazan hari­ cindeki vakitlerde de nafile ibadetlere bilhassa oruca çok önem vermişlerdir. Pazartesi-Perşembe, eyyam-ı biyz gibi belirli vakitlerde ve buldukları her fırsatta oruç tutmuş­lardır. Hanım

sahabelerden Rubeyyi’ bint-i Muavviz diyor ki: “Biz aşure orucu tutardık. Küçük çocuklarımıza da tuttururduk. Mescide gider çocuklara yünden oyuncaklar yapardık. Onlardan biri yiyecek için ağladığında bu oyuncağı ona verir ve iftar vaktine kadar beklemesini sağlardık.” (Buhari) Peygamber Efendimizin buyurduğu gibi sadaka ve zekâtlarını da bu mübarek ayda veren Sahabeler, büyük küçük, kadın erkek, her bir hür veya köle üzerinden sadakalarını verirlerdi. Allah Resulü’nün “Ramazan ayında yapılan umre tam bir hac sayılır, yahut da benimle birlikte yapılmış bir haccın yerini tutar” buyurması sebebiyle saha­

beler Ramazan ayında daha fazla umre yapmaya gayret etmişlerdir. Ramazan ayında bulunan ve bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesini ihya etmek her Müslümanın arzusudur. Cenab-ı Hak zamanını gizli tuttuğu için Peygamber Efendimiz ve ashabı Ramazan’ın son on gününde itikâfa girer­lerdi. Bu, Resulallah (s.a.v)’ın sünneti idi. Hz. Ayşe’nin haber verdiğine göre, Resul-i Kibriya Efendimiz Ramazan ayında, ibadet hususunda diğer aylarda görülmeyen bir gayret içerisinde olurdu. Ramazan’ın son on gününde ise, kendisini daha fazla ibadete verirdi. Bu günlerde geceyi ihya eder, ailesini uyandırırdı. (Buhari)

Peygamber Efendimizin Ramazan Geceleri

I

badet için gece gündüz ayrımı yapmayan Peygamber Efendimiz, Ramazan gecelerini de hp ibadet ve dualarla geçirirdi. Bir süre dinlenen Peygamberimiz istirahat ettikten sonra uyanır ve namazla, zikirle, istiğfarla, duayla meşgul olurdu. Hz. Ayşe, Peygamberimizin Ramazan geceleri ibadetlerini şöyle anlatıyor: “Ramazan’ın son on günü girince Resulallah (s.a.v) geceleri ibadetle değerlendirirdi. Ailesini de ibadet etmeleri için uyandırırdı. İbadet için diğer zamanlardan daha fazla gayret gösterirdi.” Bazı ibadetlerin aile bütünlüğü ve aile beraberliği içinde yapılması ve yaşanması daha zevkli

26

www.haberexen.com

ve tatlıdır. Çünkü aynı ortamı, aynı yuvayı ve aynı duyguları paylaşan aile bireyleri ibadet­lerde de birlikteliği gerçekleştirirlerse, huzur ve mutlu­ lukları daha artar. Öte yandan Ramazan ayının son on gece­sinden birisi de gecelerin sultanı olan Kadir Gecesi’dir. Peygamberimiz, Kadir Gecesi’nin bu gecelerde aran­masını tavsiye ediyor, uyanık ve ayık kalmayı teşvik ediyor, kendileri de bizzat uygulayarak bizlere örnek olu­yordu. Bu son on gecede Ramazan ayına özgü bir ibadet türü daha vardır. Buna “itikâf” adı verilir. Hz. Ayşe’nin anlattığına göre, “Resul-i Ekrem Efendimiz, Ramazan’ın son on gününde itikâf

ederdi. Bunu vefat edinceye kadar böylece devam ettirdi.” Bu konuda diğer bir hadis de şöyle: “Resulallah (s.a.v) Ramazan’ın son on gününde, vefatına kadar itikâfa girdi. Vefatından sonra da hanımları itikâfa devam ettiler.” İtikâf, kelime anlamıyla bir yerde beklemek demektir. Dini anlamıyla da, bir Müslümanın dış dünya ile ilgisini keserek bir mescitte ibadet niyetiyle bir süre durmasıdır. İtikâf sünnettir. Bir bel­ dede bir Müslüman bu sünneti işlerse, diğer Müslümanlar sorumluluktan kurtulurlar. Bunun için ülkemizde bazı camilerimizde bu sünneti işleyenler olduğu gibi, Mekke ve Medine’de daha yoğun bir şekilde işlenir.


HABEREXEN RAMAZAN

www.haberexen.com

27


HABEREXEN RAMAZAN

Ramazanda

Yöresel Tatlar Şüphesiz ki Ramazan ayının en büyük özelliklerinden biri de özenerek hazırlanmış iftar ve sahur sofralarıdır. Her ne kadar Ramazan’da yemekleri lezzetli yapan ibadet etmenin verdiği huzur ve paylaşmanın getirdiği bereket olsa da, her yöre kendine has yemeklerini çıkarır ön plana. Öyle bir aydır ki bu Anadolu insanı önceden hazırlık yapmaya başlar. Çorbalıklar, yemeklikler, böreklikler ve dahası On Bir Ayın Sultanı’na yakışır şekilde karşılar bu mübarek ayı. İşte bu mübarek ayda soframızda sıkça yer bulan yöresel tatlar:

Çarsamba Kıvratması (Samsun) Ye ilırmak’ın suladığı verimli topraklarıyla ünü tüm ülke­mize yayılmı olan Çar amba’nın Ramazan sofralarındaki deği ­ mezlerinden olan kıvratma özellikle bayram sabahının vaz­ geçilmezi. Buğday ununa, yoğurt, su, yumur­ ta, sıvı yağ, 1 çay ka ığı karbonat katılarak kulak memesi kıvamına getirilir. Yumurta büyüklüğünde

olacak ekilde bir tepsiye konularak dinlendirilir. Yarım kilo eker ile fındık içi birbirine karı tırılarak dinle­ nen hamur ni astasıyla bir­ likte oklava yardımıyla açılır. Açılan yufkanın üzerine fın­ dık içi yeteri miktarda ser­ pilerek oklava ile rulo haline getirilir ve sıkı tırılarak yağ­ lanmı tepsiye dizilir. Daha sonra yarım paket eritilen mar­ garin tepsiye dizilen ruloların

• 1 su bardağı yoğurt • 1 su bardağı sıvı yağ • 1 su bardağı su • 1 çay kaşığı karbonat

• 3 adet yumurta • ½ kg nişasta • ½ paket margarin • 1 kg çekilmiş fındık

Hazırlanışı

üzerine fırça ile sürülerek üzeri kızarıncaya kadar pi irilir. • ½ kg toz şeker • 1 kg buğday unu

Kaygana (Trabzon) Ramazan ayının iki öğününden biri olan sahurun öne çıkan yemeklerinden biridir kaygana. Bol yumurtalı oluşu ve tok tutma özelliği kaygananın sahurda tercih edilmesinin en büyük özelliği. Yumurtaları bir kaseye kırın ve çırpmaya başlayın. Biraz çırptıktan sonra tuz, un ve karbonatı da

ekleyin. İyice yıkanmış ve ince ince kıyılmış maydanozu ekleyip yoğurun. Yoğururken kıvamı tutturmak için azar azar su ekleyin. Yoğurduğunuz hamur boza kıvamına gelince kızgın yağ bulunan tavaya bir kepçe alıp dökün. Yaklaşık bir santimetre kalınlığında olan hamuru arkalı önlü olacak şekilde orta ateşte kızartın.

• 4 adet yumurta • 2 yemek kaşığı un • 2 yemek kaşığı mısır unu

• Alabildiği kadar su • 3-4 dal maydanoz • 2 çay kaşığı karbonat

Hazırlanışı

28

www.haberexen.com

• Tuz


HABEREXEN RAMAZAN

www.haberexen.com

29


HABEREXEN RAMAZAN

Yufka Böreği (Ordu) İftar sofralarının olmazsa olmazlarından olan tatlıların yeri ayrıdır. Bölgede yaygın olarak tüketilen tel kadayıfı, bir de Giresun usulü ile deneyin.

Hazırlanışı

pişirin ve dinlenmeye bırakın. Tam soğumadan ılık haldeyken üzerine şerbetini ilave edip soğu­ maya bırakın. Arzu ederseniz üzerine çekilmiş fındık dökerek servis edebilirsiniz.

Kadayıfları tepsiye düzgün bir şekilde döşeyin. Üzerine tereyağı parçalarını dağıtarak fırına sürün. Kadayıflar pembeleşinceye kadar

Şurubun Hazırlanışı: Şeker ile suyu bir tencerede bal haline gelinceye kadar kaynatın. Kaynayan şerbeti soğumaya bırakın.

• ½ kg. kadayıf • 4 yemek kaşığı tereyağı • Çekilmiş fındık

Şurubu İçin: • 5 bardak şeker • 5 bardak su

Kıymalı Sinop Nokulu (Sinop) Sinop’un en yaygın yemeğidir. Bir börek çeşidi olan Sinop Nokulu bilhassa dini bayramlarda ikramın en başında yer alır. Ramazan ayı içinde ve Ramazan bayramında da hemen her aile nokul yapar.

Hazırlanışı

Un, su, tuz karışımıyla yoğrulan hamur kulak memesi kıvamına gelince dinlenmeye bırakılır. Diğer tarafta ince doğranmış soğanlar yağla sararıncaya kadar kavrulur. İçine yine başka bir tencerede • Un • Su • Tuz • Maya • Yağ

30

www.haberexen.com

önceden kavrulmuş kıyma ilave edilir. Karabiber ile tuzda konarak içi hazırlanmış olur. Arzuya göre karanfilde ilave edilebilir. Hamur orta büyüklükte parçalara bölünür ve oklavayla açılır. Açılan yufka yağlanır, üzerine hazırlanan içten bir miktar konup dağıtılır. Yufka ortadan ikiye bölünerek ayrı ayrı olarak içle birlikte rulo şeklinde yuvarlanır. Yağlanmış tepsiye nokullar döşenir ve bıçakla üçer cm aralarla yarı yarıya kesilir. Böylece hem birbirinden kopmaz hem de içi pişmiş olur. Üzerine İç Malzemesi: • Soğan • Kıyma • Tuz • Karabiber

yumurta ve arzuya göre çörek otu serpilerek orta ısıdaki fırında pişirilir.


HABEREXEN RAMAZAN

www.haberexen.com

31


HABEREXEN RAMAZAN

Erişteli Pilav (Amasya) Zengin Osmanlı mutfağının küçük bir kesitini sunan Amasya mutfağı, Ramazan ayında özellikle sahurda tercih edilen eri teli pilavla dikkat çekiyor. Tok tutma özelliği nedeniyle sahurda tercih edilen eri teli pilav genellikle ho afla birlikte servis edilir.

Hazırlanışı

Un, su, tuz karı tırılarak yumu ak hamur hazırlanır. Yumruk büyük­ • ½ kg. un • Tuz

lüğünde bezeler yapılır. 3 milimetre kalınlığında açılır 3 santimetre geni liğinde eritler halinde kesi­ lir. Şeritler tekrar 2 mm ince ince kesilir. Kurumaya bırakılır. Fırında pembele inceye kadar kızartılır. Diğer tarafta 2 saat önce tuzlu ılık suda ıslatılmı pirinç süzgeçle el değmeden hoplatılarak yıkanır. Tereyağı eritilir, kaynamı 3 su bardağı su ilave edilir. Tuzu atılır yıkanmı pirinç ve eri te ilave edilerek pilav pi irilir. • 2 su bardağı su • 2 su bardağı pirinç

Ramazan Çöreği (Tokat) Tokat’a has bir lezzet olan Ramazan çöreği iftar sofra­ larının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Nohut mayasından üre­tilen çöreklerin Ramazan ayında çok tercih edilmesinin sebebi ise şeker, tansiyon ve mide rahatsızlıklarına iyi gelmesidir. Tokat Ramazan çöreğinin haz­ mı kolaylaştırma özelliği de vardır. • Un

Mayanın Hazırlanışı

100 gram nohut 12 saat boyunca suda bekletilir ve acı suyunu atar. Daha sonra elde kalan su maya olarak kullanılır.

Çöreğin Hazırlanışı

Mayalanan hamur yuvarlak şekilde açılır ve üzerine önceden hazırlanan yumurta sarısı sürü­ lerek odun ateşinde pişirilir. Yıkanmış pirinç ve erişte ilave

edi­lerek pilav pişirilir.

• Doğal nohut mayası

• Yumurta sarısı

Keşkek (Çorum)

32

Geleneksel bir Çorum yemeği olan Keşkek köy düğünlerinin vazgeçilmez tatları arasında yer alır. Sofrada ayrıcalıklı bir yere sahip olan keşkek Ramazan ayında ve dini bayramlarda da listenin başında yer alır. Ramazan ayında sabah erken saatte hazırlanıp güveçle odun ateşinde fırına konulan keşkek iftara kadar ağır ağır pişer.

Hazırlanışı

• ½ kg. yarma (gendirme) • ½ kg. koyun eti • 2 adet soğan

• 2 yemek kaşığı tereyağı • 1 yemek kaşığı tuz • 1 çay kaşığı kırmızıbiber

www.haberexen.com

Yarmalar akşamdan ıslatılır. Güveç tencereye (Toprak tencere) 2 kaşık yağ konulur. Soğanlar ince ince kıyılır. Et, biber, salça, tuz 1 su bardağı sıcak su ilave edile­rek 15 dakika kayna­ tılır. Yarma yıkan­dıktan sonra 10 su bardağı sıcak ile birlikte tencereye ilave edilir. Kaynamaya başladıktan sonra ateş kısılır. Tencerenin kapa­ ğı kapatılıp hamurla kapağın etrafı kapatılır. Bir parmak sığacak kadar

delik bırakılır, buhar çıkması için kısık ateşte 2 saat pişirilir. • 11 su bardağı su


HABEREXEN RAMAZAN

www.haberexen.com

33


HABEREXEN RAMAZAN

İftar sofralarının assolisti

TATLILAR Tatlılar güzel bir yemeğin ardından vazgeçilmez öğünler olarak görülür. “Tatlı yiyelim, tatlı konuşalım” diyerek hoş sohbetlerin bahanesi yapılır. Güzel ve unutulmaz anlar tatlı­ larla taçlandırılır. Düğünler, buluşmalar, iftar sofraları tatlısız düşünülemez. Türk mutfağı diğer kategorilerde olduğu gibi tatlılar yönünden de zengindir. Tatlı çeşitleri bölgelere göre farklılık gösterir. Kimi yerde şerbetli ve ağır tatlılar tercih edilirken, kimi yörelerde sütlü tatlılar ağırlıktadır. Helvalar, meyveli tatlılar ve dondurmaları da unutmamak gerekir. Samsun’da da güzel tatlı yapan yerler var. Şerbetli tatlılarda Gaziantepli İmam Usta, Usluoğlu Baklava; sütlü tatlılarda Bolulu Hasan Usta, Mado Cafe ve Özsüt size tavsiye edebile­ ceğimiz mekânlar arasında...

Ramazan Ramazan’da tatlılar arasında güllacın ayrı bir yeri vardır. Tül gibi beyaz yapraklarıyla bir gelini andıran güllaç, naif, sade, asil ve hafif bir tatlı. Güllaç için söylenen bu betimlemeler boşuna değil. Nişastadan çok ince şekilde açılan güllaç yufkaları çok kuru ve kırılgan oluyor. Bu malzemeden yapılan tatlı da öyle; pek nâzenin. Güzel bir güllacın püf noktaları var elbette. Öncelikle güllaç yapraklarının çok taze olmasına dikkat edilmeli. İncecik açılmış güllaç yapraklarına yedirilecek sütün miktarı ve sıcaklığının ayarı da çok önemli. Taze olması ve hemen tüketilmesi gerekiyor. Aksi halde pelteleşiyor ve tadı kaçıyor. Ramazan’ın bu özel tatlısına tarihte ilk kez Timurlenk zamanında rastlıyoruz. 34

www.haberexen.com


HABEREXEN RAMAZAN

Tatlılarının Kraliçesi; Güllaç Ancak bugünkü halini Osmanlı döneminde aldığı biliniyor. 93 Harbi (1878) dönemlerinde Abdullah Efendi, güllacı Kırım’dan Osmanlı saraylarına taşımış. Doğuda ve batıda örneğine rastlanmıyor. Tamamiyle Osmanlı’ya has bir tatlı.

“Tatlı Yerken Dikkat!”

Tatlı seçerken ve tüketirken de dikkat edilmesi gereken bazı hususlar var. Özellikle Ramazan’da tatlı tüketimi artıyor. Ağzımız tatlansın derken sağlığımızdan olmamak için yapmamamız gere­ kenleri Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Aliye Özenoğlu anlattı: “Rama­ zanda iftarı hurma ile açmak alışkanlıktır. Hurma şeker, posa, karbonhidrat, potasyum ve magnez­ yum için iyi bir besindir. Uzun açlıktan son­ ra hafif düşme eğiliminde olan kan şekerinin tekrar normale yükselmesine katkıda bulunabi­lir.

Ancak, hurma tüketiminin 2-3 tane ile sınır­ landırılması yararlı olur. Çünkü kan şekerinin ani ve fazla yükselmesi insülin hormonu salgısını da uyararak daha fazla yemeye ve böylece yağ depolarının artmasına yol açacaktır. Ayrıca, uzun süreli açlıktan sonra meyve suyu, meşrubat, komposto, reçel ve tatlıların fazlaca tüketilmesi kan şekerini önce yükseltip, daha sonra hızla düşürerek tekrar yeme isteğini uyara­ caktır. Bu nedenle, iftarda şekerli yiyecek ve içecekleri ölçülü tüketmeye dikkat edilmelidir.

“Rama­zanda iftarı hurma ile açmak alışkanlıktır. Hurma şeker, posa, karbonhidrat, potasyum ve magnez­yum için iyi bir besindir. Uzun açlıktan son­ra hafif düşme eğiliminde olan kan şekerinin tekrar normale yükselmesine katkıda bulunabi­lir.

Tatlı tüketiminin iftardan 2-2.5 saat kadar sonra ve küçük porsiyonlar halinde olması, çeşit olarak sütlü ve meyveli tatlılar olması kabul edilebilirse de her gün alışkanlık haline getirilmesi sağlık bozucu olabileceğinden sakınılmalıdır.” www.haberexen.com

35


Türk mutfağının yanı sıra dünya mutfağının da eşsiz lezzetlerini sofralarınıza taşıyan Medikent Otel, kusursuz servis anlayışıyla kendinizi ayrıcalıklı hissettirecek.”

A

son yıllarda önemi fark edilen antik mağara ve höyüklerin yanında 10 kilometrelik Atakum Plajı sayesin­ de de önemli turizm dinamiklerine sahip.

Karadeniz‘in en büyük şehri, kültür ve ticaret merkezi Samsun, operası, 30 sinema salonu, anfi tiyatro etkin­ likleri ile bir yandan bölgenin kültür merkezi olma özel­liğini barındırırken,

Samsun’un elit kenti, Türkiye’nin en güzel kıyı şeritlerinden Atakum sahilinden yer alan Medikent Otel, mo­dern binası ve eşsiz donanımıyla misafirlerini ağırlıyor. Şehir merke­zine 4 dakika, havaalanına 20 dakika, alışveriş merkezine yürüyüş mesafe­ sindeki otel, üst düzey standartlarda tamamı deniz ve orman manzaralı delux, teras bağlantılı, aile suiti ve geniş standart sınıflarda 32 oda ve 72 yatak kapasitesiy­le misafirlerini

kademi Grup bünye­ sindeki Medikent Otel, 32 odası ve 200 kişilik restoranı ile başta sağlık turizmi olmak üzere Sam­ sun’un tanıtımında önemli bir rol almaya talip. Samsun’un önem­ li markaları arasındaki yerini kısa sürede alan Medikent Otel, şehrin seçkin imkanlarından yararlanmak isteyenleri ağırlamaktan memnuniyet duyuyor.

36

www.haberexen.com

ağırlıyor. Medikent Otel, iş ve eğlence amaçlı her türlü etkinliğe ev sahipliği yapabilecek olanakları sizlere sunu­ yor.

Medikent Otel Hİzmetlerİ Kahvaltı Salonu:

100 Kişilik kapasiteye sahip kahvaltı salonumuz Masmavi Karadeniz’in eşsiz manzarasıyla; güne merhaba demenin en keyifli yeri! Kahvaltı büfesinin tüm dünya mut­ faklarından seçilen zengin menüsü ile güne enerjik başlayın. Siz taba­ğınızı lezzetli yiyecekler ile doldurur­ken istediğiniz taze meyve suyu masanıza servis edilmiş olacaktır. 


maya hazır.

Çeşitli ihtiyaçlar düşünülerek hazır­ lanan Osmanlı, Anadolu ve Trakya toplantı salonlarında her türlü kapalı mekan organizasyonlarınızı gerçekleştirebilirsiniz. Medikent Otel çeşitli aktivitelere ev sahipliği yapabilecek seviyede ortalama 220 kişilik kapasiteye ulaşan 3 adet top­lantı salonuna sahip.

Osmanlı Salonu :

Bistro:

Samsun’un buluşma noktası olma­ ya aday olan iki farklı bölümden oluşan Bistro’ da Dünya mutfağını kapsayan zengin yiyecek menüsü ve daha önce tatmadığınız lezzetli içecekleri bulabileceksiniz. Otelin tüm alanlarında ücretsiz  wire­ less hizmetinden yararlanabilir­siniz.  

MEDİKENT OTEL, SAYISIZ ORGANİZASYON ALTERNATİFİ SUNUYOR

Samsun Medikent Otel organizasyon ihtiyaçlarınız için sayısız alternatif sunuyor. Toplantı, Konferans, Sem­ pozyum, Eğitim, Brifing, Lans­man, Toplu yemek ve benzeri her türden organizasyonunuza ev sahipliği yap­

Sinema düzeninde 120, Sınıf düzenindeki toplantılarınızda 60 kişilik toplantı ihtiyaçlarınızı cevap­ layabilecek olan Osmanlı Salonu Anfi düzeninde dizayn edilmiş ve teknolojinin son gelişmeleri takip edilerek düzenlenmiştir.

Teknik Ekipmanlar:

Barcovision Ses sistemleri Görüntüleme sistemleri DVD Player Sound Mixer Flipchart Laser Pointer Mikrofon seçenekleri (Telsiz, Yaka, Kablolu) Sahne ses-ışık-görüntü sistemleri Kürsü

Trakya VIP Salonu:

Trakya salonu VIP servis vermek üzere Bürokrat Masa düzeninde 20 kişilik kapasiteli dizayn edildi. Salonda

Dev ekran LCD TV, Ses sistemi, Görüntüleme sistemi, Barco­vision, DVD Player, Sound Mixer, Mikrofon Seçenekleri Bağım­sız WLAN ve Kablolu İnternet Bağlantısı mevcut.

Anadolu Salonu:

Sinema düzeninde 36 kişiyi misa­ fir edebildiği Anadolu Salonunda Ses sistemi, Görüntüleme sistemi, Barcovision, DVD Player, Sound Mixer, Mikrofon Seçenekleri ve Bağımsız WLAN bağlantısı mevcut. Tüm Toplantı molalarında kendine ait fuaye alanında sizleri bekleyen sıcak ve soğuk içecekler ve lezzetli cookie­ ler ile toplantılarınıza lezzet ve keyif katmayı hedefliyoruz.

ODALAR

Stresli günün ardından huzurlu ve rahat bir ortam yaratmak adına oda­ larda 200 kanallı uydu bağlantılı radyo ve TV kanalları, 24 saat oda hizmet alabileceğiniz oda servisi, hizmet dahilinde odaya kahvaltı servisi, çamaşır yıkama, ütüleme, kuru temizleme servisleri, odaya gün­ lük gazete servisi ve birçok hizmetleri bünyesinde bulundu­ran Medikent otel müşterine 1. sınıf kalitede hizmet vermekte. Hijyen garantisi dahilinde 2 ay içinde tekrar konaklama durumunda kişiye özel havlu-bornoz servisi VİP araçla havaalanı transferi Ücretsiz vale ve otopark servisi www.haberexen.com

37


HABEREXEN RAMAZAN

Geçmişten Günümüze Mahya Geleneği Rahmet ve bereket ayı olan Ramazan ayı, aynı zamanda tatlı telaşların da yaşandığı bir aydır. Bu tatlı telaş yalnızca evle sınırlı kalmaz, şehrin sokaklarına taşar. Sokağa taşan bu telaş ve hazırlıklardan birisi de hiç şüphesiz ki camileri süsleyen, gece­ mizi aydınlatan mahyalardır.

nek olarak kalmıştır. Eski zamanlarda fazlasıyla karmaşık ve zahmetli bir iş olan mahya kurma işi, şu an ampullerle çok daha kolay şekilde yapılabiliyor. Eskiden minarelerin şerefeleri arasına gerilen kalın bir halata halkalar, kancalar ve yüzlerce kandil asmak gerekirdi.

Günümüzde eski kadar bir anlam ifade etmediği dile getirilse de daha eski dönemlerde Ramazan coşkusunun, rahmetinin ve faziletinin bir yansıması gibiydi mahyalar. Yüzyıllardır süregelen bir gelenek olan mahyaların yanışını halk merakla beklerdi.

Diğer taraftan, iftardan teravih biti­ mine kadar en çok iki saatlik bir zaman aralığında bu kandilleri yakmak da son derece zor bir işti. Hele de kışa rastlayan ramazanlarda şerefelerde çalışmak büyük fedakârlık isterdi. Mahyacılar her akşam ayrı bir mahya kurmak için gün boyu çalışmak zorundaydılar. Yaptıkları tasarımlara göre kandil sayısını ve her kandilin ip üzerindeki yerlerini tespit ederlerdi. Makaralı iplere düğümler atarlar, istenilen görüntünün kusursuz elde edilebilmesi için provalar yaparlardı. İftardan sonra da minare şerefelerinden, kandiller teker teker gergin halata salıverilir ve ışıklı kompozisyon elde edilirdi.

Bir caminin iki minaresi arasına gerilen halattan küçük kandillerin anlamlı bir yazı olacak şekilde dizilmesi ile başlayan mahya kültürü şu an ampullerle devam etmekte. Kullanılan teknoloji değişse de mahyaların maksadı aynı kalmıştır yüzyıllardır. Bu gelenek Allah’a şükrün yanında, insanları iyiliğe yöneltmek, sevaba teşvik etmek ve çocuklara Ramazan ayını sevdirmek gibi amaçlar taşır. Minarelerde kandil yakma geleneği yaygın olan İslam âleminde, mahya ve mahyacılık Osmanlı’ya has bir gele38

www.haberexen.com

Her gece değişik mahya kurmak için yarışan ve tasarımlarını gizli tutan mahyacıların o akşam ne yazacaklarını halk büyük merakla beklerdi. Hatta

ilk kandillerin halata salıverilmesiyle tahminlerde bulunmaya başlarlardı. Mahyacılar ramazanın ilk on beş günü yazılı, ikinci on beşinde resimli mah­ yalar kurarlardı. Özellikle ramazanın on beşini çocuklar sabır­sızlıkla beklerlerdi. Akşamları “yandan çarıklı”, “piyade kayığı”, “çifte kayık”, “kule”, “salıncak” gibi tasvirleri sonsuz bir keyifle seyrederlerdi. Yazılı mahyalarda ise genellikle “Ya Şehr-i Ramazan”, “Ya Kerim”, “Allah”, “Bismillah”, “Elhamdülillah” ibareleri kullanılırdı.

Bugüne gelince Kullandığımız teknoloji ne kadar ilerlemiş olursa olsun akşam vakitle­ rinde mahyaların sıcaklığı aranıyor. “Oruç tut sıhhat bul” sözü ile oruca teşvik eden mahyalar, “Müminler kardeştir” yazısı ile bizleri hoşgörüye, dayanışmaya imrendiriyor. Ampullerin dizilmesiyle yapılan elektrik mah­yaları bu işle uğraşan sanatkâr sayısını da hızla tüketti. Bir zamanlar bin bir meşakkatle hazırlanan mahyalar, çok daha kolay yöntemlerle ve daha kısa sürede hazırlansa da gönlümüze hitap etmeye devam ediyor.


HABEREXEN RAMAZAN

www.haberexen.com

39


HABEREXEN RAMAZAN

Oruçla Ortaya Çıkan Bazı Sağlık Sorunları ve Çözüm Önerileri Kabızlık

Susuzluk, daha az yemek yeme ve lifli (posalı) besinleri yeterince tüketmemek kabızlığa neden olur. Suyu ve sıvıyı yeterli almak, posası zengin besinlerle (kepekli ekmek, bulgur, baklagiller, sebze ve meyveler) beslenmek ve fiziksel hare­ketleri kısıtlamamak bu durumun önlenmesine yardım eder. Meyvelerden erik, armut, kayısı ve incir kabukları ile birlikte taze veya kuru olarak ya da komposto şeklinde tüketildiklerinde daha etkili olabilir. Her yemekte mutlaka salata ile birlikte, tam tahıllı ekmek, bulgur, mercimek veya diğer baklagillerden en az birisinin bulunmasına dikkat edilmelidir.

Sindirim güçlüğü ve şişkinlik

İftara yakın akşam üzeri saatlerinde bazı kimselerde şeker düşüklüğü gözlenebilir. Hipoglisemiye bağlı halsizlik, sinirlilik, baş ağrısı, konsantrasyon güçlüğü, ellerde titreme ve soğuk terleme gibi belirtiler görülebilir.

Fazla miktarda yemek yeme, kızartılmış ve fazla yağlı besinler tüketmek, lahana ve diğer turpgiller, gazlı içecekler bu duruma neden olabileceğinden size dokunan besinlerden uzak durmanız gere­ kebilir. Ayrıca çok hızlı yemek yeme ve yemek esnasında fazla konuşmak daha fazla hava yutma­ ya neden olacağından şişkinlik ve gaz şikayetlerine yol açabilir. Bu soruna meydan vermemek için ye­ mekte az konuşmaya, yavaş yemeye, iyi çiğnemeye ve yemekleri sağlık pişirme kuralarına göre hazırlamaya dikkat edilmeli.

Sersemlik halsizlik ve yorgunluk Tuz ve su alımının azalması ve sıcak dönemlerde bu kaybın artması sonucu gelişen halsizlik ve yorgun­ luk hissi sizi uzun yaz günlerinde oruçluyken old­ ukça etkileyebilir. Özellikle yaşlılar, yeni oruca başlayan çocuklar ve zayıf bünyeli kişiler bu du­

rumdan daha çok etkilenir. Bu tür bir so­ runla karşı­laş­ mamak için oruçlu olmadı­ğı saatlerde yeterince su ve sıvı tüketimi yapılmalı. Su kaybı en aza indirmek için fazla terlemeye yol açacak aktivitelerden ve sıcaktan kaçınılmalıdır.

Kas krampları Kalsiyum, magnezyum, ve potasyum yetersizliği kramplara neden olur. Bu minerallerden zengin sebze ve meyveler, süt ve süt ürünleri, et gurubu besinlerin yeterince tüketilmesi bu eksikleri ve buna bağlı şikayetleri önler

Şeker düşmesi (Hipoglisemi) Özellikle iftara yakın akşam üzeri saatlerinde bazı kimselerde şeker düşüklüğü gözlenebilir. Hipog­ lisemiye bağlı halsizlik, sinirlilik, baş ağrısı, kon­ santrasyon güçlüğü, ellerde titreme ve soğuk ter­ leme gibi belirtiler görülebilir. Sahura kalmadan oruç tutmak ve sahurda çok fazla şekerli ve beyaz unlu besinler (beyaz ekmek, kabuksuz pirinç gibi) tüketmek de buna neden olabilir. Bu duruma yol açmamak için sahurda kompleks karbonhidratlardan zengin besinlerle birlikte, pro­ tein ve sağlıklı yağlar yönünden yeterli ve dengeli bir diyet ile beslenilmeli.

Oruç Tutmak Kimler İçin Sakıncalı? Hipertansiyonu, kalp-damar ve böbrek hastaları, insüline bağımlı diyabeti, ül­ ser veya gastriti olanlar, psikolojik problemi olanlar ve ilaç kullanan hastalar için uzun süreli açlık olumsuz etkilere neden olabilir. Bu hastalıklar ilaç ve di­ yet tedavisi gerektirdiğinden doktor ve diyetisyen önerilerine dikkat edilme­ lidir. Ramazan’da gebe ve emzikli kadınların, yaşlıların, ağır işte çalışanların dikkatli olması ve oruç tutmalarının sakıncalar doğurabileceği bilinmelidir. 40

www.haberexen.com


HABEREXEN RAMAZAN

Sağlıklı Bir Oruç İçin Neler Yapılmalı? Ramazan’da hem sağlığınızı iyileştirmek, hem de kilo artışını durdurabilmek için işte birkaç öneri:

S

ahursuz oruç tutmak metabolizma hızını yavaşlatır. Mutlaka sahura kalkın. İmsak vaktine yarım saat kala yemeğe başlayın ve imsakla yemeyi bitirin. Yemek bitince hemen uyumayın, bir saat oyalanabilinirseniz iyi olur. Sahurda kahvaltı etmek en iyi tercihtir aslında. Özellikle protein oranı yüksek olan peynir, yumurta, süt veya yoğurt gibi yiyecekleri seçin. Beraberinde mevsim meyvelerinden 2 porsiyon tüketmeniz iyi olur. Sahurda çay ve kahve içmemek önemli. Çünkü bu içecekler vücuttan su atar ve gün boyu su dengeniz olumsuz etkilenir. İftarda çok fazla ve ağır yiyecekleri bir anda yememek gerekir. Öncelikle küçük bir kase çorba, avuç içi büyüklüğünde pide ve peynir ile başlangıç yapın. Bir saat sonra 4-5 yemek kaşığı zeytinyağlı sebze yemeği, 1 tane fırında tavuk baget veya köfte gibi bir et yemeği yiyin. Her iftarda büyük kase mevsim sebzelerinden yapılmış salata ile 1 kase yoğurt veya cacık yemeyi adet haline getirin. Yemeğe salata ve yoğurt gibi hafif yiyeceklerle başlamak, açlık duygusunun yatıştırılması ve daha az yemek için birebirdir. Yatmadan 2 saat önce en az 2 porsiyon meyve (1 tane şeftali, 1 tane armut gibi) yemeye özen gösterin. Yemeklerinizin yanında bol bol su içmeye gayret edin. Gerek iftar gerek sahur olsun, mümkün olduğu kadar esmer undan yapılmış ekmekleri tercih etmek, pirinç yerine bulgur, beyaz makarna yerine kepekli makarna ve haftada 2-3 defa kuru baklagil yemek iyi olur. Mümkün olduğu kadar kızartmalardan, hamur işlerinden, şerbetli ve hamurlu tatlılardan, gazlı

içeceklerden, yağ oranı yüksek çerezlerden uzak kalın. Bu şekilde beslenme, hem lif alımınızı dengede tutar, hem de vitamin, mineral açısından zengindir. Bütün ramazan ayı boyunca bunlara dikkat ederseniz kilo kontrolünüz daha kolay olur, beraberinde hazım sorunları yaşamazsınız. Ömrünüze ömür ka­ tarsınız.

Yemek bitince hemen uyumayın, bir saat oyalanabilinirseniz iyi olur. Sahurda kahvaltı etmek en iyi tercihtir aslında. Özellikle protein oranı yüksek olan peynir, yumurta, süt veya yoğurt gibi yiyecekleri seçin. Beraberinde mevsim meyvelerinden 2 porsiyon tüketmeniz iyi olur. Sahurda çay ve kahve içmemek önemli.

Ramazan ayında sağlıklı zayıflamanız için örnek iftar ve sahur önerisi

SAHUR

• 2 dilim ekmek • 1 haşlanmış yumurta • 1 dilim peynir • Domates, salatalık, biber, maydanoz • 1 şeftali / 1 armut / 1 bardak taze meyve suyu (üçünden birini tercih etmelisiniz • 1-2 bardak su (çay içilmemeli)

İFTAR • • • • •

1 kase çorba 1 dilim ekmek 5-6 yemek kaşığı sebze veya et yemeği 1 kase cacık, yoğurt, hoşaf Bol salata

İFTAR SONRASI ÖĞÜN

• 1 bardak süt / ayran / yoğurt (üçünden birini tercih etmelisiniz) • 1 büyük şeftali • 4 kayısı www.haberexen.com

41


HABEREXEN RAMAZAN

Hayırlı Ramazanlar HİCRİ: 1434

SAMSUN İLİ RAMAZAN İMSAKİYESİ

MİLADİ: 2013

Tarih Imsak Gunes Ogle Ikindi Aksam Yatsi Hicri 09 Temmuz 2013 Sa 03:03 05:03 12:47 16:45 20:19 22:07 1 Ramazan 10 Temmuz 2013 Ca 03:04 05:04 12:47 16:45 20:18 22:07 2 Ramazan 11 12 13 14 15 16 17 18

Temmuz 2013 Temmuz 2013 Temmuz 2013 Temmuz 2013 Temmuz 2013 Temmuz 2013 Temmuz 2013 Temmuz 2013

Pe Cu Ct Pa Pt Sa Ca Pe

03:06 03:07 03:08 03:09 03:11 03:12 03:13 03:15

05:04 05:05 05:06 05:07 05:07 05:08 05:09 05:10

12:47 12:47 12:47 12:48 12:48 12:48 12:48 12:48

16:45 16:45 16:45 16:45 16:44 16:44 16:44 16:44

20:18 20:17 20:17 20:16 20:16 20:15 20:14 20:14

22:06 22:05 22:04 22:03 22:02 22:01 22:00 21:59

3 Ramazan 4 Ramazan 5 Ramazan 6 Ramazan 7 Ramazan 8 Ramazan 9 Ramazan 10 Ramazan

19 20 21 22 23 24 25 26

Temmuz 2013 Temmuz 2013 Temmuz 2013 Temmuz 2013 Temmuz 2013 Temmuz 2013 Temmuz 2013 Temmuz 2013

Cu Ct Pa Pt Sa Ca Pe Cu

03:16 03:18 03:19 03:21 03:22 03:23 03:25 03:26

05:11 05:12 05:13 05:13 05:14 05:15 05:16 05:17

12:48 12:48 12:48 12:48 12:48 12:48 12:48 12:48

16:44 16:44 16:44 16:44 16:43 16:43 16:43 16:43

20:13 20:12 20:12 20:11 20:10 20:09 20:08 20:07

21:57 21:56 21:55 21:54 21:52 21:51 21:50 21:48

11 Ramazan 12 Ramazan 13 Ramazan 14 Ramazan 15 Ramazan 16 Ramazan 17 Ramazan 18 Ramazan

27 28 29 30 31 01 02 03

Temmuz 2013 Ct Temmuz 2013 Pa Temmuz 2013 Pt Temmuz 2013 Sa Temmuz 2013 Ca Agustos 2013 Pe Agustos 2013 Cu Agustos 2013 Ct

03:28 03:30 03:31 03:33 03:34 03:36 03:38 03:39

05:18 05:19 05:20 05:21 05:22 05:23 05:24 05:25

12:48 12:48 12:48 12:48 12:48 12:48 12:48 12:48

16:43 16:42 16:42 16:42 16:41 16:41 16:40 16:40

20:06 20:05 20:04 20:03 20:02 20:01 20:00 19:59

21:47 21:45 21:44 21:42 21:41 21:39 21:37 21:35

19 Ramazan 20 Ramazan 21 Ramazan 22 Ramazan 23 Ramazan 24 Ramazan 25 Ramazan 26 Ramazan

03:41 03:42 03:44 03:45

KADİR GECESİ 05:26 12:48 16:40 05:27 12:48 16:39 05:28 12:48 16:39 05:29 12:48 16:38

19:58 19:56 19:55 19:54

21:34 21:32 21:30 21:29

27 Ramazan 28 Ramazan 29 Ramazan 30 Ramazan

04 05 06 07

Agustos Agustos Agustos Agustos

2013 2013 2013 2013

Pa Ca Pe Cu

Trabzon 15 dk. Önce Giresun 10 dk. Önce

Ordu 8 dk. Önce Tokat 4 dk. Önce

Amasya Aynı Anda Çorum 3 dk. Sonra

Sinop 7 dk. Sonra

DERGİ HABEREXEN’in Ücretsiz Ekidir. Marka Evi Ajans ve Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti. Adına İmtiyaz Sahibi

Mustafa ÇAKIR

SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ

Ahmet AK

HABER MERKEZİ

Mustafa BİLİK, Cüneyt YAŞAR, Mert Volkan Gün

42

www.haberexen.com

HALKLA İLİŞKİLER

HUKUK DANIŞMANLARI

BASIM YERİ

REKLAM REZERVASYON

YÖNETİM YERİ ADRESİ

www.haberexen.com

Tel : 0 362 432 64 64 Faks : 0 362 435 47 77 Mail : abone@haberexen.com Rezervasyon Tel: 0 362 432 64 64 Rezervasyon Mail: reklam@haberexen.com

AV. Hakan KARADUMAN AV. Hasan Tahsin ŞENGUL AV. Adem AKSOY Ulugazi Mh. 19 Mayıs Bulvarı Sarı Konaklar Apt. No: 16/1-3 SAMSUN

Erol Ofset Ltd. Şti. Pazar mh. Necati Efendi Sk. No: 43 / SAMSUN Tel: 0 362 431 98 96 Bu dergi, basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.


HABEREXEN RAMAZAN

Fark yaratan konsepti ve eşsiz tatları ile, Samsun’un en yeni mekanı İFTAR MENÜSÜ ‡åIWDU7DEDä×

(Pastırma, hurma, zeytin, peynir, kayısı, incir)

‡dRUED

(Mercimek, günün çorbası)

‡6DODWD

(Mevsim salata, çoban salata)

‡$QD<HPHN

(Tamamı güveçte hazırlanmış 6 çeşit ana yemek, döner, iskender, adana, et şiş)

‡3LODY ‡7DWO×

(Sütlaç, kadayıf, şekerpare)

‡0HçUXEDW

(Cola, Fanta, meyve suyu, ayran)

‡6X ‡dD\

Gazi Şubesi

25,00 TL Kişi başı

: 19 Mayıs Mh. Gazi Cd. No:63 (eski YKM yanı) İlkadım / Samsun Tel : 432 1 432 - 432 8 432

ÇOK YAKINDA Adliye Şubesi : Kılıçdede Mh. Cumhuriyet Cd. No:167 (yeni Adliye yanı) İlkadım / Samsun Tel : 230 0 111 - 230 0 112

www.haberexen.com

43


HABEREXEN RAMAZAN

44

www.haberexen.com

Haberexen #45 Ramazan Temmuz 2013  

Haberexen Ramazan Temmuz 2013

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you