Page 1

DİŞ DOSTU’NDAN

Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri’nde Mükemmeliyetçilik Anlayışının Gelişmesini İstiyor ve Bu Amaçla Rehberlik Ediyoruz!

D

Selda Alemdar Dinçer

Diş Dostu Derneği Genel Sekreteri salemdar@disdostu.org

eğerli Diş Dostu okuyucuları... “Hijyen Bölümü” ile karşınızdayız. Bu sayımızda konusunun uzmanı birçok konuk dişhekimi ve sevgili Kutsi ile sizlere ulaşmayı arzu ediyoruz. Önemli bir süreçten geçiyoruz. Türkiye değişiyor, değişmek zorunda. Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri’nde verilen hizmetlerde de yenilenmek ve gelişmek zorunda. Tüm dünyada kalite anlayışının gittikçe pekiştiği düşünülürse Türkiye’deki insanımız da en iyi şartlarda “dişhekimliği hizmeti” almalıdır diye düşünüyoruz. Derneğimiz 2009 yılında katıldığı “Ulusal Kalite Süreci” ile birlikte en önemli sorumluluklarından biri olarak koruyucu hekimlik uygulamaları yanında diş kliniğine gelen hastayı ve tüm klinik çalışanlarını enfeksiyon hastalıklarından üst düzeyde koruyacak bir “Rehber” olduğunu belirlemişti. Bu yaklaşımla 2011 yılı başında ISO 9001:2008 esas alınarak “Diş Dostu Kalite Onay Belgeli Klinikler” oluşmasında kullanılacak “Yönetim El Kitabı” oluşturuldu. Tüm dişhekimlerimizin kullanımına sunuyoruz. Hijyen, bir klinikte Kalite Standartları’nın oluşmasında önem verilmesi gereken unsurların başında gelir. Minimum hijyen kriterlerinin uygulanmadığı bir klinikte hem hastalar hem de çalışanlar enfeksiyon riski altındadır. Aletlerin uluslararası kabul edilmiş koşullarda sterilize edilmiş olması, ağzınızda kullanılan suyun filtrelenmiş olması, temiz eldiven, ağız maskesi, önlük gibi kıyafetlerin kullanılması, sağlık ekibinin tüm üyelerinin HBV aşısı yaptırmış olması, tüm atıkların belirlenen bir yönetmelik dahilinde atılması ve genel temizlik kurallarına uyulması hem sizin için hem de tüm sağlık ekibi için çok ama çok önemlidir. Bulunduğumuz her ortamda temizliği

NİSAN 2011

1

arıyoruz. Hele hele bu bir sağlık kuruluşu ise önem vermemiz gereken konuların başında “kliniğimizin sağlık koşullarına uyması” gelmelidir. Uluslararası Diş Dostu logosu dişhekimleri ile iş birliği yaparak, bu rehberin dişhekimleri tarafından benimsenmesini sağlamak için bilgilendirici çalışmalar yapıyor. Diş Dostu logosunu kullanmaya hak kazanan dişhekimleri öncelikle kendi istekleri ile kliniklerinin Türkiye Akreditasyon Kurumu’ndan akredite sistem kalite denetleme firması UDEM tarafından Diş Dostu Kriterleri’ne göre değerlendirilmesini sağlıyor ve bu şekilde belirlenen iyileştirmeye açık alanlar Diş Dostu Derneği Bilimsel Danışma Kurulu tarafından görüşülüp, dişhekimine rehberlik ediliyor. Tüm kriterler gözden geçirildikten sonra Diş Dostu logosu kullanılabiliyor. Amacımız ağız ve diş sağlığı hizmet standartlarını en üst düzeye giterecek sistemin kurulmasını sağlayarak hastayı korumaktır. Bu gelişmeyi destekleyecek nitelikte bir etkinlik olarak 31 Mayıs 2011 tarihinde Türkiye Kalite Derneği (KALDER), Sağlıkta Kaliteyi İyileştirme Derneği (SKİD) ve Diş Dostu Derneği olarak 2001 Avrupa Kalite Ödülü almış İsviçreli dişhekimi Dr. Roger Harr’ı İstanbul’da ağırlıyoruz. Detaylı bilgiyi www.disdostu.org adresimizden alabilirsiniz. Diş Dostu olarak yeni bir haberimiz daha var. Diş Dostu web sitemizi yeni projemizle birlikte yeniledik. Son teknolojiyi kullanarak hızlı ve kullanışlı bir site yaptık. Dişhekimlerinin hastaları ile paylaşabileceği baskıya hazır Diş Dostu Dergisi, broşürler, dokümanlar, e-bülten dosyası ve filmler var. Keyifle ziyaret etmeniz dileği ile... Saygılarımla... Selda Alemdar Dinçer


Müzik Dünyasının

“Romantik Prensi”

KUTSi Derleyen: Ebru Demirel

NİSAN 2011

2


B

u sayımızdaki Hoş Sohbet konuğumuz imza attığı başarılı işlerle adından sıkça söz ettiren ve oyunculuk kariyerinde emin adımlarla ilerleyen Kutsi. Efendiliği ve sıcak tavırlarıyla beğeni toplayan, romantik şarkıların başarılı yorumcusu Kutsi’yle siz Diş Dostu okurları için müzik, oyunculuk, hayat ve gelecek hakkında samimi ve keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz? 2000 yılında İstanbul’a geldim. Öncesinde Ankara’da bar programları yapıyordum. Akdeniz ve Ege Bölgesi’ndeki eğlence yerlerinde sahne aldım. Poll Production by Polat Yağcı imzalı 5. albümümle sizlerle birlikteyim. Müzik aşığı bir adamım. Enstrümanlara ve özellikle de gitara aşık bir adam olarak müzik, hayatımın her noktasında var. Elimden gelenin en iyisini, en samimi şekilde yansıtmaya çalışıyorum.

Bir Ankaralı olarak İstanbul’a adapte olmakta güçlük çektiniz mi? İlk zamanlar adapte olmakta zorluklar çektim elbette. Özellikle orada yaşadığım anılar, arkadaşlarım ve ailemi bir anda bırakıp gelmek benim için zor oldu. Herkesin yaşadığı zorlukları ben de yaşadım. Zaten zorlukları yaşamadan başarıya ulaşılmıyor.

Herkesin hayatında bir dönüm noktası vardır. Sizin dönüm noktanız ne oldu?

toğraf sanatçısı da olabilirdim. Kısacası bir şekilde görsel anlamda ne varsa yapmaya çalışırdım. Görsel yeteneğimin iyi olduğuna inanıyorum ve hayatı resimlendirmeyi çok seviyorum.

Benim dönüm noktam “Sana Ne” isimli albümümdü. İlk albümümü 2000 yılında çıkarmıştım ve 2005 yılında “Sana Ne” albümümü yayınlayana kadar hit şarkılar yazmak için çok büyük çabalar sarf ettim. Çıkış şarkımız olan “Sana Ne” isimli şarkıya Tülay İbak yönetmenliğinde video klip çekmemizle başladı her şey. Klibin yayınlanmasıyla gelen intibalar beni çok mutlu etmişti. “Allah’ım sanırım bu albümü herkes çok sevecek.” dedim.

Tema olarak aşkı ele alırsak ayrılık acısı kaçınılmaz bir gerçek. Yaşanmışlıklar, yaşanmışlıkların içerisinde acı-tatlı hatıralar, sevinçler... O başka bir şey, başka bir boyut. Elime gitarı aldığım zaman o anki duygularımı, kelimeleri notaya dökmeye çalışıyorum. Sonrasında ise onları aranje edip en iyi şekilde dinum. leyicilerime sunmaya çalışıyorum.

Profesyonel anlamda müzik yapmaya ne zaman başladınız?

Müzik yaparken sizi en çok mutlu eden şey nedir?

Profesyonel olarak 1992-1993 yıllarında müzik yapmaya başladım. O zamanlar müzik yaparak paramı kazanıyordum ve hayatımı o şekilde idame ettiriyordum. Sahne tozu yutmadan olmuyor. Çok iyi orkestralarla birlikte çalıştık. İyi bir gitarist ve solist olmaya büyük bir özen gösterdim.

Konserler, insanlarla iç içe olduğum ğum yerler... Bunlar mutlu ediyor beni. kıla“Müzik yaparken acaba bu şarkılacek rı büyük kitlelere ulaştırabilecek um miyim?” gibi sorular soruyorum kendime. Zaten bunun cevabını da rdiTürkiye’nin birçok yerinde verdionğim konserlerde görüyorum. Koninser sırasında şarkılarımı yüz binak lerin ağzından aynı anda duymak ir büyük bir mutluluk ve müthiş bir haz veriyor bana.

Müzikle uğraşmasaydınız ne iş yapardınız? Ya iç mimar olurdum ya da ressam. Yine sanatın dalı olan bir şeylerle uğraşırdım. Resim yapmaktan büyük zevk alıyorum. Fo-

Müziğinizi yaparken size ilham veren unsurlar nelerdir?

NİSAN 2011

3

Çok sevilen ve beğenilen bir yorumcusunuz. Olmak istediğiniz yerde misiniz? Olmak istediğim yerdeyim diyebilirim. Şarkılarımın dinlendiğini, söylendiğini ve insanlar tarafından sevildiğini gördükçe daha da mutlu hissediyorum. Müzik yapma isteğim daha da artıyor. Müzik sonsuz bir şey, basit bir yol değil. O sonsuzlukta, müziğin sonsuzluğunda yaşamayı seviyorum.

Kutsi’nin müziği neyi tanımlar? Güzel bir soru. Kutsi’nin müziği gitar kompozisyonunu, gitar tınısını tanımlar. Ben gitar aşığı bir adamım. Tabii bütün enstrümanları çok severim ama gitarın yeri bende bambaşkadır. Kutsi’nin müziği gitarla söyleşmesi gibidir.


sunuldu albümlerim. Albümün “Bambaşka” adını almasının sebebi, şarkının içinde gitar kompozisyonuyla birlikte bağlama kompozisyonunun da olmasıydı. Kısacası müzikalitesi yüksek ve her zaman dinlenebilecek şarkıları dinleyicilere sunmaya çalıştım. Bu da beni en çok mutlu eden şey oldu.

İlk albümünüzü 2000 yılında çıkardınız. Keşfedildiğiniz dönem ise tam 5 yıl sonrası... Sizce o dönemler eksik olan neymiş?

Dinleyiciler albümünüzü neden alsınlar? “Neden” sorusunun cevabını sizden alabilir miyiz?

Tanımadığınız insanlara müziğinizle öyküler anlatmak nasıl bir duygu?

Neden almadılar ki :) Şarkıların internetten dinlendiği ve bilgisayarlara indirildiği bir dönemdeyiz. Albümün hazırlık aşamasında birçok insan emek sarf ediyor, bu iş sayesinde para kazanıyor. Albüm üzerinde büyük bir emek ve özveri var. Zaten albümü aldıktan sonra neden aldıklarının farkına varacaklar.

Aslında bu duyguyu onlara sormak lazım. Çünkü ben tüm samimiyetimle başımdan geçen ya da hayal ettiğim olayları, gerçekleşmiş ya da gerçekleşmesi mümkün olan olayları müziğimle ifadelere dökmeye çalışıyorum. “Onlarla birlikte şarkı söyleyip kalp atışlarını sahneden duymam” bu soruya en güzel cevaptır.

“Doktorlar” dizisi neden sona erdi?

İsminizi şair Ahmet Kutsi Tecer’den aldığınız doğru mu?

Yeter ama 100 bölüm oldu artık. Aslında öyle bir kutsal görevi üstlendiğim için inanılmaz mutluyum. Ne kadar zor ve kutsal bir görev olduğunu hastanede 3 yıl yaşayarak gördüm. “Doktorlar” efsane dizi olarak akıllarda kalan bir dizi oldu.

Televizyonda başka projeler de olacak mı?

Eksik olan bir şey vardı. Güzel şarkı ile hit şarkı. Güzel şarkı adı üstünde güzel ve dinlenebilir olan şarkıdır ama hit şarkı olduğu an, profesyonelliğin ve sorumluluğun başladığı andır. Hit şarkının arkasında durmak, o şarkıyla birlikte güzel bir duruş sergilemek ve bir önceki albümü aratmamak çok önemli.

Yeni dizi projeleri tabii geliyor ama şu an üzerinde çalıştığım albümün çalışmaları yüzünden hem sıcak bakıyorum hem de bakamıyorum. Performansımın tamamını müziğe ayırarak yaza iyi bir albümle girmek için çok çalışıyorum. Tabii televizyon programları da olacak ama her şeyin zamanında olması taraftarıyım.

“Bambaşka” albümü dinleyiciler tarafından çok beğenildi. Bu albümü diğer albümlerinizden “bambaşka” yapan nedir?

Oyunculuk müziği olumsuz etkiliyor mu?

Bir önceki albümümü aratmaması için elimden geleni yaptım. Yine gitar kompozisyonu üzerine kurulu bir albüm oldu ve yine Ceyhun Çelikten, Suat Aydoğan ve Mert Ali İçelli gibi aranjörlerle çalıştım. Şunu fark ettim ki ne kadar az enstrüman kullanırsanız o kadar geniş ve samimi bir sound elde ediyorsunuz.

Albümü ilk elinize aldığınızda size hissettirdiği duygu neydi? Bir albümün adı çok önemlidir. Albümünüz müzik marketlerde dinleyicilere ulaştığında hem görsel açıdan insanlara güzellik sunmalı hem de adıyla akıllarda soru işareti oluşturmalı... Benim “Sana Ne” isimli albümümden beri “Aynı Şehirde Nefes Almak Bile Bana Yetiyor”, “Aynadaki Yüzünün Karşılığı Benim” ve “Bambaşka” gibi hep farklı isimlerle

ziği hiç değişmeyecek ve onlar hep kendi türlerinde ekol olmaya devam edecekler. Bülent Ortaçgil ve rahmetli Tanju Okan ile birlikte ile birlikte sahne almayı, Sezen Aksu ve Zuhal Olcay ile birlikte düet yapmayı çok isterdim. Zaten aynı ülkede aynı şehirde kalbi müzik için atan insanlarız. Bir gün, bir şekilde yollarımız müzik için kesişecek.

Etkiliyor tabii etkilememesi söz konusu değil. Ben “Doktorlar” dizisinde oynarken iki albüm yayınladım. İkisini bir arada çok zor yürüttüğüm zamanlardı. 3-4 saatlik uykuyla dizi çekimleri, ardından stüdyo çalışmaları çok zor oluyordu. Şarkılarımı Gebze-İstanbul yolları arasında yaptım.

Oyunculuğa ilk başladığınız zamanlarda ne tür zorluklarla karşılaştınız? Zorluklarla karşılaşmam çok doğal. Çünkü herhangi bir akademik geçmişim veya çok geniş bir tecrübem olmadı açıkçası. Nasıl hissettiysem öyle oynadım. En samimi, en doğal halimi ekrana yansıtmaya çalıştım.

Herhangi bir engel olmadığını varsayalım, müzik tarihinde kiminle birlikte çalışmayı hayal ederdiniz? The Sun Express ile bir dünya turnesinde birlikte olmayı çok isterdim. Çünkü onların mü-

NİSAN 2011

4

Evet, doğrudur. Çünkü kendisi dedemin edebiyat öğretmeni ve dedemi de çok severmiş. Rahmetli dedem bana edebiyat öğretmeni Ahmet Kutsi Tecer’in ismini koymuş. Böylesine güzel bir şairin adını taşıdığım için mutluyum.

Müziğin dışında nelerden hoşlanırsınız? Fotoğraf çekmeyi, resim yapmayı çok seviyorum. Playstation oynamaktan büyük zevk alıyorum. Şu sıralar tenise başlamak istiyorum.

Sizi en çok ne güldürür? Birçok şey... Stüdyoda kayıt esnasında dilim sürçtüğünde ya da canlı yayın sırasında şarkının sözlerini unuttuğumda... Kısacası bir çok durumda...

Dişhekimleri ile aranız nasıl? 6 ayda bir mutlaka diş kontrollerimi yaptırıyorum ve dişlerime özen gösteriyorum. Herkesin de bu konuya önem vermesini tavsiye ediyorum. Bütün dişhekimlerine sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum.

Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı? Bu röportajın yayınlanmasında emeği olan herkese, dinleyicilerime ve tüm sevenlerime sonsuz teşekkürlerimi gönderiyorum. Son olarak da şunu söylemek istiyorum: “Hayatın neresinde olursam olayım, mutsuzluğa kapıldığımda ve hayatın gerçekleriyle karşılaştığımda bile bu albümü alıp dinlediğiniz ve yüzümüzdeki gülümsemeye sebep olduğunuz için teşekkür ederim”.


ADVERTORIAL

Sterilizasyon Kontrolünün Önemi S

terilizasyon işleminin doğru ve güvenilir bir biçimde yapılması sağlık kuruluşlarında enfeksiyon riskini azaltan temel etkenlerdendir. Kabul edilebilir sterilite güvence düzeyini sağlayacak ölçüde, ortamın sporlar dahil olmak üzere tüm mikroorganizmalardan arındırılması işlemine “sterilizasyon” adı verilir. Sterilizasyon üniteleri hastanenin tüm birimlerinden gelen kirli malzemelerin toplandığı ve bir dizi işlem sonunda malzemelerin yeniden kullanılabilir hale getirildiği merkezlerdir. Cerrahi girişimlerde kullanılan alet ve malzemeler uygun yöntemlerle steril edilmeli ve sterilizasyon aşamaları standartlara uygun malzemelerle kontrol edilmelidir. Üniteye gelen aletlerin iyi bir şekilde temizlenmiş olması başarılı bir sterilizasyon süreci için en önemli adımdır. Aletler temizlenmeden hiçbir şekilde steril edilemez. Sterilizasyon aşaması için kullanılan en yaygın yöntem buhar ile sterilizasyondur. Yöntemin yaygın olmasının nedeni buharın malzemelere iyi penetre olabilmesidir. Etkin bir buhar sterilizasyonu için buharın tüm yüzeylere penetre olması gerekir. Buhar sterilizasyonunun güvencesi için sterilizasyon kontrol aşamalarının tümünün yerine getirilmesi gerekmektedir. Ön vakumlu buhar sterilizatörlerinde günlük cihaz performans kontrolü “Bowie&Dick Testi” adı verilen kullanıma hazır test paketleri ile gerçekleştirilir. Testin amacı yeterli hava tahliyesi ve etkin buhar penetrasyonunun gözlemlenmesidir.

Günümüzde buhar sterilizatörlerinin performansını ölçümlemek amacıyla sterilizatörlerin tüm kritik parametrelerini ölçen ve bu parametreler ile ilgili detaylı, kesin ve objektif sonuç veren “Elektronik Test Sistemi” kullanılmaktadır. Ölçülen değerler; sıcaklık, zaman, basınç, buhar içinde hava kalıntısı ya da yoğunlaşmamış gazların varlığıdır. Sterilizasyon çevriminin monitörize edilmesinde yük kontrolünün önemi büyüktür. Yük kontrolü “Biyolojik İndikatörler” ile yapılır. Hızlı sonuç veren “Biyolojik İndikatörler” sterilizasyon başarısına ilişkin kesin ve net konfirme sonucu floresan ışıma yöntemi ile flash çevrimler için 1 saatte, buhar çevrimleri için 3 saatte ve etilen oksit çevrimleri için 4 saatte verirler. Paket içi kontrol “Kimyasal İndikatör/Entegratörler” ile yapılır. Sterilizasyon çevrimine yerleştirilen her bir paketin içine “Kimyasal İndikatör/Entegratör” mutlaka konulmalıdır. Paket içi indikatörler kullanılan sterilizasyon yöntemindeki tüm kritik parametrelerin sağlandığını göstermelidirler. Buhar sterilizatörlerinde kritik 3 parametre sıcaklık, zaman ve doymuş buhardır. “Sınıf 5 Kimyasal Entegratörler” en gelişmiş ve en güvenilir paket içi kontrol indikatörleridir. Sterilizasyon kontrol aşamalarının ayrı ayrı dokümante edilmesi, gerçekleştirilen sterilizasyon işleminin sonucunu doğru ve güvenilir kılar.

NİSAN 2011

5

Sterilizasyon monitörizasyonunda kullanılan tüm indikatörlerin ilgili standartlara uyduğunu gösteren bağımsız test raporlarının aranması, güvenilir sterilizasyon sonuçları için son derece önemlidir. Benek Civelek 3M Medikal Ürünler Bilimsel Aktiviteler Koordinatörü


DİŞİNİZE TAKILANLAR

Muayenehane Standartlarında Sterilizasyondaki Kaçaklar

D

iş tedavisinde kullanılan aletlerin yıkanması, steril edilmesi, galoş kullanımı, ünitlerin dezenfeksiyonu, tek kullanımlık ürünler, dezenfektanlar, cleanerlar, poşetleme cihazları.... Bütün bunlar artık bir muayenehanenin olmazsa olmazları yani standartları. Bu standartların sağlanması hekim için oldukça fazla çaba gerektirmekte ve maddi harcamaya sebep olmaktadır. Fakat sterilizasyon öyle hassas bir konudur ki yapılan basit hatalarla bozulmakta ve çabalar boşa gitmektedir. Bir muayenehanenin kapısından girişten başlayarak muayene koltuğuna oturup kalkıncaya kadarki aşamada sterilizasyonu bozan pek çok unsur vardır. Kaçakların oluşmasına neden olan bu alanları aşama aşama genel olarak hep beraber gözden geçirelim: • Galoş kullanımı: Galoş sepetleri aralarında biraz mesafe kalacak şekilde yerleştirilmelidir. Kirli ve temiz yazıları sepetlerin üzerinde yazılı olmalıdır. Bu tedbirlerin yanı sıra yardımcı personel tarafından belirli zaman aralıklarında galoşların karışıp karışmadığı kontrol edilmelidir. Böylece kirli galoş temiz tarafa atılıp, bir sonraki hastanın kirli galoş ile içeri girmesi önlenmiş olur. • Muayenehanenin havalandırmasının tam yapılması gerekir. Kapıdan içeri girildiğinde ilaç ve dezenfektan kokularının yanı sıra damlacık enfeksiyonu dediğimiz mikroorganizmaların havada uçuşmasının engellenmesi için her tedaviden sonra koltuk dezenfeksiyonuna paralel havalandırmanın da yapılması gerekir. Havalandırma yok ise muayene odasının cam-

ları açılıp havalandırma sağlanmalıdır. • Diş ünitlerinin dezenfeksiyonu tam yapılmalıdır. Kaçakların olduğu bölgeler aeratör başlıkları, hava-su şırıngası, mikromotor parçaları, ünitin tablası, pamuk ruloların ve frezlerin kaplarıdır. Bu bölgeler kontaminasyona son derece müsaittir. Özellikle pamuk ruloların ve frez kutularının kontrolleri mutlaka yapılmalıdır. • Refrektör de ünit üzerinde kontaminasyona en müsait alanlardan biridir. Hasta ağzında çalışırken ağızdan sıçrayan artıkların ilk sıçrayacağı yer refrektördür. -Özellikle hasta sirkülasyonunun yoğun olduğu ve üst üste hasta alımının yapıldığı durumlarda- hastanın ilk karşılaştığı ve baktığı yer refrektördür. Işık yanınca damla damla tüm artıklar direkt göze çarpar ve kliniğin itibarını zedelemesinin yanı sıra ciddi bir kaçak sebebidir. Bu nedenle refrektörün ön yüzeyi ve tutacak kısımları streçlerle sarılmalı ve dezenfektanla silinmelidir. • Diğer bir kaçak alanı da şüphesiz ki kreşuardır. Kreşuarı her hastadan sonra temizlemek standarttır. Ama özellikle cerrahi işlemler sonrasında özel solüsyonlarla derinlemesine temizlemek gerekir. Kullanım sonrasında kreşuarın suyu bir süre açık bırakılıp, akıtılarak artıkların temizlenmesi sağlanmalıdır. • Tükürük emiciler tek kullanımlık olduklarından oldukça güvenilirdirler. Peki tükürük emicinin yerleştiği kısım her hastadan sonra dezenfekte ediliyor mu? Her hastanın eliyle tuttuğu bu kısımlar mutlaka dezenfekte edilmelidirler. • Hastalarımızın başlarını yasladıkları kısımlar özellikle yaz aylarında terle kontamine olurlar. Bu

nedenle tetiyer başlıkları da dezenfeksiyona tabi tutulmalıdırlar. Tetiyer kılıfı kullanılıyorsa ideal olanı her hastadan sonra değiştirmektir. • Bir muayenehanede gerçekleşen en büyük kaçağın eldiven kullanımında yaşandığını düşünmekteyim. Eldiven hem hastayı hem de hekimi koruyan bir bariyerdir. Bu nedenle eldivenin ele takılmasından kullanım aşamasına kadar geçen sürede bir dizi kurala mutlaka uyulmalıdır. Eldiven ile dolap kapakları açıp kapatmak ya da çalan cep telefonuna dokunup tekrar hasta ağzına dönülmesine kaçak gözüyle bakılmasının yetersiz olacağını düşünmekteyim. Eldiven kullanımı sadece hekimin ya da yardımcı personelin kendisini hastadan ya da ortamdan gelen mikroorganizmaya karşı koruma amaçlı değildir. Aynı koruma koltuğa oturan hasta için de geçerlidir. Bu nedenle eldiven kullanımında kaçaklara göz yumulmamalıdır. Büyük kliniklerde ya da birden fazla yardımcı personelin çalıştığı muayenehanelerde oluşan kaçakların en önemli sebebi çalışan personelin arasındaki iletişimsizliktir. Görev tanımlarının tam yapılmaması, eğitimlerin tam verilmemesi bütün bunlara sebep olmaktadır. • Muayene koltuğunun hazırlanması, toplanması, zaman zaman tatbikli canlandırma yapılması, yardımcı personelin hastanın yerine geçerek empati kurması, tedavi koltuğuna ve muayenehaneye hastanın gözünden bakması kendini geliştirmesi açısından oldukça fayda sağlayacaktır. Zaman zaman yapılacak eğitimler bu konuda yazılan makale ve dökümanların paylaşımı bu standardın oturmasını sağlayacak, kaçakları önleyecektir. Dt. Güzin Kösedağ Kırsaçlıoğlu

NİSAN 2011

6


KISA KISA

Tasarım Soru Sormak ve Çözmektir...

M

imari ve iç mimari proje tasarım ofisi olarak 2006 yılında kurulan ve bu tarihten itibaren çeşitli şehirlerde mimari ve iç mimari projelere imza atan Maya Mimarlık, vizyonunu günden güne yenileyerek farklı kitlelere hizmet vermeye devam ediyor. 2007 yılından itibaren yurt dışında da tasarımlarıyla boy göstermeye başlayan Maya Mimarlık kadrosuna tasarım gücü yüksek, genç, donanımlı mimar ve mühendisler ekleyerek daha büyük ölçekli projelere imza atabilecek konuma gelmiştir. 2008 yılından itibaren yaptığı proje ve tasarımların yanı sıra uygulama sahasında da faaliyet göstermeye başlayan Maya Mimarlık bu bugün çok yönlü kadrosuyla mimari/iç mim tasarım & projelendirme, anahtar teslim mari ve uygulama, 3 boyutlu görselleştirme & anim masyon, logo tasarımı & markalaştırma olm üzere fiziki ve dijital alanlarda anahtar mak te teslim hizmetler verebilmektedir. www.dizaynmaya.com ww H Halaskargazi Cad. Nuri Paşa Apt. No: 45 K Kat: 1 Harbiye/İstanbul Te Tel: 0 212 231 9204 Fa Faks: 0 212 231 9206

ADR Travel Avantajlarıyla Tanışın... ADR Travel çok cazip tur seçenekleri ile sizleri bekliyor... Yurt Dışı Turları 65 ülkeye yurt dışı tur seçenekleri çok özel fırsat ve avantajları…

Ücretsiz Yurt Dışı Eğitim Danışmanlığı İngiltere, Amerika, Kanada ve Avrupa’da yurt dışı eğitim, sertifika ve dil okulları...

Yurt İçi Turları

Vize Hizmetleri

Size özel 500 + yurt içi paket tur fiyatları... Karadeniz, Ege, GAP, Anadolu turları...

ADR’ye danışın!

Tüm konsolosluklarda vakit kaybı yaratan birçok formalite işlemden sizi kurtararak tüm bu işlemleri sizin adınıza yapar, konsoloslukta sizi temsil eder. Sizin adınıza vize takibi yapmak konusunda tam yetkilidir!

İstanbul Şube Halaskargazi Cad. Nuri Paşa Apt. No: 45 Kat: 1 Harbiye/İstanbul Tel: 0 212 231 9204 -05 Faks: 0212 231 9206 destek@adrsakaryatravel.com.tr

Merkez Şube Atatürk Bulvarı No: 33 Kat: 1 Daire: 1 Adapazarı/Sakarya Tel: 0 264 271 7112 Faks: 0 264 271 7113 bilgi@adrsakaryatravel.com.tr

Kanada Göçmenlik Hizmetleri

NİSAN 2011

8


Alışverişten önce

“dentalışveriş”

Hangi ürün? Hangi fiyata? Nereden alınır? Aradığınız pek çok ürün bilgisi bu rehberde... • Kategorilere göre indekslenmiş yüzlerce ürün • Güncel ürün fiyatları, kampanyalar, yeni ürünler • Ürün bilgileri ve firma bilgileri • 10.000 dergi, ücretsiz dağıtım • Rehber aynı anda www.dentalisveris.com'da


YAŞAMA AÇILAN PENCERE YAŞAMA ATILAN İLK ADIMLARLA ÇOCUĞUNUZUN DİŞLERİ KORUMA ALTINDA

Dişhekimimiz Mikrop Bulaştırmamak için Ne Yapıyor? Dr. Oktay Dülger, Prof. Dr. Güven Külekçi Derleyen: Ebru Demirel

A

ynen hastanede olduğu gibi dişhekimi kliniklerinde de mikrop bulaştırılabilir. “Dişhekimimiz mikrop bulaştırmama önlemlerini alıyor mu?” sorusu yıllardır herkesin kafasını kurcalar. Sonuçta ağız içinde işlem yapılır ve herhangi bir hastalığın bu yolla bulaşmaması gerekir. Üstelik ağzımıza değecek aletler temiz olmasından öte mikropsuz yani steril olmalıdır. Peki bunu kontrol edebilir miyiz? Hekimimize bunu sormamız doğru mudur? Yoksa bize kızar diye susmalı mıyız? Bu konu dişhekimliğinde işin görünmeyen ama maliyeti büyük olan kısımlarından biridir. Hastaya temas eden veya ağzına değen birçok şey tek kullanımlıktır ve hemen atılır (hasta önlüğü, bardağı, tükürük emici vb.). İşin “mutfağı” denilen yeniden kullanılabilir aletlerin bir sonraki hasta için steril olarak hazırlanması ise büyük uğraş, titizlik, zaman ve masraf gerektiren üstelik

dişhekiminin sorumluluğunda olan önemli bir kısmıdır. Sorun aslında büyüktür. Çünkü sizden önce o koltuğa oturup tedavi olmuş hasta acaba bulaşıcı herhangi bir hastalık taşıyor muydu? Eğer öyleyse bu hastalık oradaki ortamdan ve kullanılan aletlerden size de bulaşmasın diye yeterli önlemler alınmış mıdır? Teknoloji ilerledikçe çözüm olarak sunulan uygulamalar da hızla gelişmektedir. İçiniz rahat olsun. Çünkü günümüzde bilgi ve teknoloji ile gelinen nokta, size herhangi bir hastalık bulaşmayacağını kanıtlayacak kadar ileri düzeydedir. Aslında bu konu dişhekimliğinin bir kısmı da değil, bütünüdür.

İnfeksiyon Kavramları Dişhekimi, dişhekimliği öğrencisi, dişhekimi yardımcısı, hastalar ve diş teknisyeni arasında birbirinden edinilen infeksiyonlara “çapraz infeksiyon” denir. Bu tür infeksiyon tıptaki “hastane

NİSAN 2011

10

infeksiyonu” ya da “nosokomiyal infeksiyon”un karşılığıdır. Çapraz infeksiyon ve hastane infeksiyonu dişhekimliği ve tıp çalışanları yönünden “meslek hastalığı”dır. 2007 yılından beri sağlık hizmetlerinin verilme çeşitliliği (hastane, ayakta ya da evde bakım vb.) göz önünde tutularak sağlık hizmetiyle ilişkili infeksiyon (health care associated infections) tanımı yapılmıştır. Sağlık hizmetiyle ilişkili infeksiyon ilk randevu sırasında var olmayan ya da kuluçka evresinde olmayan, infeksiyöz bir etken nedeniyle ya da bu etkenin toksinlerine karşı gelişen bir reaksiyon nedeniyle oluşan infeksiyondur. Son yıllarda sağlık hizmetiyle ilişkili infeksiyon hastalıkları sayısının arttığına ve bu durumun hastane infeksiyonlarında çoğul ilaç dirençli mikroorganizma türlerinin ortaya çıkma sorununun bile önüne geçmekte olduğuna dikkat çekilmektedir. Diğer sağlık hizmetlerinde olduğu gibi dişhekimliği hizmeti de çapraz infek-


YAŞAMA AÇILAN PENCERE YAŞAMA ATILAN İLK ADIMLARLA yüzden dişhekimleri ve yardımcıları tüm aşıları olur, kurallarına uygun olarak takip ÇOCUĞUNUZUN DİŞLERİ KORUMAaksatmadan ALTINDA eder ve kaydını tutarlar. İş kısıtlaması gerektiren durumları bilirler. Uygun kişisel koruyucu donanımları (önlük, eldiven, maske, gözlük, siperlik vb.) kullanırlar. Günün başında hasta tedavisi öncesi, hasta tedavisi sonrası ve günün sonunda standart infeksiyon kontrol önlemleri doğrultusunda iş yaparlar. Kısacası dişhekimliğinde infeksiyon kontrolü dişhekimliğinin her uygulamasının doğal bir parçası olarak yerine getirilmelidir. Dişhekimliğinde hem çalışanlar hem hastalar için her an var olan infeksiyon riskini ortadan kaldıran güvenli bir ortam ve çalışma düzeni sağlanmalıdır. siyonu önleme sorumluluğu taşır. Bir bulaşmanın infeksiyonla sonuçlanabilmesi için “beş halkalı infeksiyon zinciri”nin kesintisiz olması gerekir. Bu halkalardan bir tanesi eksik olursa infeksiyon gerçekleşmez. Gerçekleşmemesini sağlamaya yönelik girişimlere “infeksiyon kontrolü” denir.

İnfeksiyon Kontrolü Dişhekimliğinde bulaşıcı hastalıklardan korunma, toplu adı infeksiyon kontrolü olan birtakım uygulamalar dizisi ile gerçekleşir. Amaç infeksiyon zincirinin kırılmasıdır. İnfeksiyon zincirinin kırılması için birincil yaklaşım olan “asepsi”; mikroorganizmaların bir yerden bir yere bulaşmasını en aza indirmek ya da tamamen engellemektir. İkincil yaklaşım olan “dekontaminasyon”; kontamine olmuş vücut, çevre yüzeyleri, hava, alet ve gereçlerden mikroorganizmaları uzaklaştırmak/öldürmektir. İnfeksiyon kontrol işlemlerinde temel ilke, her hastayı bir infeksiyon hastası olarak kabul etmek ve herkes için

aynı işlemleri aynı titizlikle uygulamaktır. İnfeksiyon kontrol uygulaması hastaya göre değil, işlemlere göre yapılır. Bu standart infeksiyon kontrolüdür. Standart çapraz infeksiyon kontrolü dişhekimi, yardımcısı, diş teknisyeni ve hasta arasında infeksiyon etkenlerinin transferinin önlenmesi için alınan tüm önlemlerin toplamıdır. Modern, sistematik, bilimsel temelli ve etkisi klinik olarak kanıtlanmış pratik ve etkili yöntemlerin dikkatli kullanımını içerir. Dişhekimliği tedavi uygulamalarının çoğu ağız-diş dokularının infeksiyonuyla ilgilidir. Bu infeksiyonu veya kaynağını ortadan kaldırma girişimlerinde kullanılan aletlerin tek kullanımlık olmayanları, bir başka hastada kullanılmadan önce iyi bir temizlik ve sterilizasyon işleminden geçmektedir. En büyük risk infeksiyon etkenlerinin transferinin hastadan sağlık personeline geçmesidir. Bu sebeple dişhekimleri ve çalışanları öncelikle kendi sağlıkları açısından alınacak tüm önlemlere karşı aşırı titizlik gösterirler. Bu

Dişhekimimize ve Yardımcısına Neler Sorabiliriz?

İnfeksiyon kontrol önlemleri hakkında sorular sormak hastanın en doğal hakkıdır ve hatta sormalıdır. Sağlık çalışanlarının hepsi, özellikle de dişhekimleri işin bu görünmeyen kısmını seve seve detaylı bir şekilde anlatmaktan keyif alacaklardır. Çünkü bunun altında büyük bir emek, masraf ve zaman harcanmasıyla oluşmuş; dünya çapında katı kurallara bağlı bir bilgi ve uygulama yatmaktadır. Dişhekimi infeksiyon kontrolünü bir “risk yönetimi” ya da “toplam kalite yönetimi” olarak ele alır. Dişhekiminin yapması gereken kendi uygulamasına yönelik özel infeksiyon kontrol programı yazmak, personelini periyodik olarak bilgilendirmek, uygulamaları kontrol etmek, düzenli kayıtlar oluşturmak, bilgileri güncel tutmak ve dış denetime her an açık olmaktır. Dünyada gelişmiş ülkelerde hastaların dişhekimlerine aşağıdaki şu beş soruyu yöneltmeleri çeşitli sağlık kuruluşları tarafından önerilmektedir: Muayene ya da tedaviniz sırasında kullanılacak döner aletler ve malzemeler dahil her türlü alet, araç ve gereç steril edilmiş midir? Kullanılan sterilizasyon cihazı otoklav mıdır? Dişhekiminiz ağzınıza girecek veya temas edecek her aleti önceden sterilize etmiş olmalıdır. En güvenilir sterilizasyon cihazı basınç altında su buharı ile yüksek sıcaklıkta sterilizasyon sağlayan otoklavdır. Dişhekimliğinde kullanılan her türlü alet, araç ve gereç otoklavda belli bir sürede 2 atmosferde 134°C’de steril edilebilir. Dişhekimi, döner başlıkları ve aletleri de otoklavda steril etmiş olmalıdır. Döner aletlerin sadece dışının silinerek temizlenmesi yeterli değildir. İçinin de steril olması gerekir. Dişhekiminin otoklavı yoksa ve sterilizasyon cihazı olarak sadece kuru sıcak hava sterilizatörü kullanıyorsa her türlü alet ve malzemesini steril edemiyor demektir.

NİSAN 2011

11


YAŞAMA AÇILAN PENCERE Dişhekiminiz sterilizasyon cihazının düzgün çalıştığını yani içine sokup çıkardığı alet ve malzemenin steril olup olmadığını nasıl biliyor? Sterilizasyon cihazlarında sterilizasyonun gerçekleşip gerçekleşmediği çeşitli yöntemlerle kontrol edilmelidir. Otoklav bir anlamda bilgisayardır. Cihazın ulaştığı sıcaklık, basınç ve süre her kullanımda çıktı olarak alınabilir. Otoklavın diğer mekanik kontrol testleri, günün başında otoklav boşken yapılması gereken ön vakumla tüm havanın boşaltılıp sterilizasyonu sağlayan buharın içi oyuklu aletlere ya da tekstil malzeme içine girebileceğini gösteren testlerdir. Otoklavın her kullanımında her alet, araç ve gereç paketi üzerinde ve içinde belli sıcaklık ve sürede renk değiştiren çeşitli kimyasal göstergeler de kullanılmış olmalıdır. Hatta alet paketlerinin üzerinde daha ileri bir yöntem olarak sterilizasyon tarihini, kimin ve ne şartlarda yaptığını belirten işaret, damga veya barkodlar bulunabilir. Bu bilgi bir başkasında kullanılmış aletlerin sterilizasyona girmeden tekrar kullanılmasını da engeller. Mekanik ve kimyasal göstergelere ek olarak belirli sürelerde cihazların biyolojik kontrolü de yapılmalıdır. Sterilizasyon cihazının biyolojik kontrolü, insan sağlığına zarar vermeyen öldürülmeye dirençli bakteri sporları ile yapılır. Cihaz eğer dirençli bakteri sporlarının ölmesini sağlıyorsa “düzgün çalıştırılıyor” demektir. “Biyolojik kontrol” yani “spor testi” sterilizasyonun en güvenilir kanıtıdır. Periyodik olarak her hafta ya da her ay yapılması gereken bir testtir. Ancak implant ameliyatı için kullanılacak her türlü malzeme, alet ve araç gerecin girdiği sterilizasyon işlemine ilişkin sterilizasyonun mutlaka başarıldığını gösteren bir spor test belgesi olmalıdır. Dişhekimi muayenehane ya da klinikleri piyasadaki çeşitli biyolojik testleri kendi kendilerine uygulayabilecekleri gibi yıllardır İstanbul Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Ağız Mikrobiyolojisi Laboratuvarı tarafından uygulanan “Posta ile Spor Testi” uygulamasından yararlanıyor olabilirler. http://www.istanbul. edu.tr/dishekimligi/akademikbirimler/temel/ mikrobiyoloji/tanitim_mikrobiyoloji.pdf adresinden detaylı bilgiye ulaşılabilir.

YAŞAMA ATILAN İLK ADIMLARLA ÇOCUĞUNUZUN DİŞLERİ KORUMA ALTINDA

Dişhekiminiz ve yardımcıları önlük, eldiven, maske, gözlük gibi kişisel koruyucu bariyerler kullanıyor mu? Dişhekimi tarafından her hastaya yeni eldiven kullanıldığından şüpheniz olmasın. Özellikle ağızdan sıvıların sıçramasına yol açacak işlemler yapılacaksa maskeler de her hastada tüm çalışanlar tarafından değiştirilir. Herkes önlük veya iş kıyafeti giyer. Artık eldivensiz çalışan dişhekimine

rastlamak mümkün olmadığı gibi kan ile yoğun temasın olacağı ameliyat işlemlerinde çok daha geniş önlemlerle her tür yüzey örtülmektedir. Her hastadan sonra yüzeyler dezenfekte ediliyor mu ya da koruyucu örtüler değiştiriliyor mu? Dişhekiminiz ve yardımcıları, iki hasta arasında elleriyle tutma olasılığı olan her yüzeyi dezenfektanla silerler. Böylece kirlenmiş alanlardan hastaya mikrop geçişi önlenir. Her hastadan sonra yüzeyleri dezenfekte etmek yerine dişhekimi veya yardımcısının çalışma sırasında eliyle tutma olasılığı olan klinik yüzeyler koruyucu şeffaf örtü ya da folyo ile kaplanabilir ve her hastada bu örtüler değiştirilebilir. Bu yöntemle hem dezenfekte edilecek yüzey azalacak hem de zamandan kazanılacaktır. Diş tedavisi işlemleri sırasında tam olarak korunduğunuz konusunda kaygılarınız varsa veya alınan önlemlerin az olmasından rahatsızsanız bunu dişhekimi veya yardımcısına bildirerek aletlerin kullanıma hazırlanma yerini de sorabilirsiniz. Günümüz dişhekimliğinde hastaların bu tür kaygılarını önlemek için sterilizasyon odası dışardan izlenebilir dizaynda olabilir. Unutulmaması gereken dişhekimliğinde infeksiyon bulaşma riski sadece hasta yönünden değil, çalı-

NİSAN 2011

12

şanlar yönünden de çok önemlidir. Standart infeksiyon kontrol önlemleri hasta tedavisi sırasında sadece hasta için değil, çalışanlar için de güvenli bir ortam sağlar. Dişhekiminiz ve yardımcısı hastalık geçişini engellemek için yapılanları göstermekten mutluluk duyacaklardır. Soru sormaktan çekinmeyin ve olası her kaygınızı belirtin ki sizi tam olarak aydınlatabilsinler. Günümüzde birçok sağlık kuruluşu, yaptıkları uygulamaları ve infeksiyon kontrol protokollerini uluslararası standardizasyon veya akreditasyon kurumlarına onaylatarak sağlık hizmetlerini vicdana bırakılmış olmaktan kurtarıp kurallara bağlamaya çalışmaktadır. Dişhekimliğinde ülkemizde bu konuda dişhekimlerine yardımcı olacak bir uygulama Diş Dostu Derneği tarafından gerçekleştirilmekte olan “Diş Dostu Klinik” uygulamasıdır. Detaylı bilgiye www.disdostu.org sitesinden ulaşabilirsiniz. Sağlık Bakanlığınca dişhekimliği infeksiyon kontrol önlemleri yakında bir yönetmeliğe ve denetime kavuşacaktır. Sağlıcakla kalın... Kaynaklar 1- Külekçi G. Dişhekimliği infeksiyon kontrolünde sürveyans, 6. Ulusal Sterilizasyon Dezenfeksiyon Kongresi Kongre Kitabı, 2009; 327-37. www.das.org.tr 2- Külekçi G, Dülger O, Ergin U, Dişhekimliğinde otoklav, TDBD, Aralık/Ocak 2005; 91: 73-86.


TREND SAĞLIK

Dişhekimliğinde Kişisel Koruyucu Yöntemler Prof. Dr. Serdar Çintan Derleyen: Ebru Demirel

G

ünümüz dişhekimliğinde infeksiyon kontrolünü sağlamak amacıyla birçok yöntem geliştirilmiştir. Bunlar ünit ve diğer aletlerin dekontaminasyonunu sağlayan sistemlerin kullanılması, dezenfeksiyon ve sterilizasyon yöntemlerine eksiksiz uyulması, tek kullanımlık malzemelerin kullanımı, tıbbi atıkların doğru yöntemlerle uzaklaştırılması, aseptik çalışma ortamının sağlanması gibi önlemlerin

Dişhekimliğinde kullanılan cihazlar ve çalışılan ortamın hem kontaminasyon riskinden olabildiğince uzak tutulması hem de kontamine olan yüzeylerin aseptik hale getirilmesi gereklidir. yanı sıra koruyucu giysiler giyilmesi, eldiven, maske ve gözlük kullanılması olarak özetlenebilir. Dişhekiminin uygulaması gereken kişisel korunma yöntemlerinden bazıları şu şekilde sıralanabilir: • El yıkama ve el bakımı • Eldiven kullanımı • Maske kullanımı • Göz ve yüz koruyucu kullanımı • Koruyucu giysiler

El Yıkama ve El Bakımı Doğru yöntemlerle yıkanmayan eller mikroorganizmaların yayılmasında çok önemli bir rol oynarlar. Ellerin doğru yıkanması temel bir hijyen kuralı olarak sadece dişhekimini değil, yardımcılarını, hastaları ve bu birey yakınlarının korunmasında da katkı sağlar. Eller yıkanırken izlenecek aşamalara kısaca bir göz atalım:

Güne Başlarken Yapılan El Yıkama İşlemi • Tüm takılar, saat vs. çıkarılır. • Ellerdeki küçük kesik, sıyrık veya yaralar su geçirmez yara bandıyla kapatılır. • Eller, tırnaklar ve kolların dirsekten aşağı bölümleri sıvı antimikrobiyal bir el yıkama ajanı ve yumuşak bir fırça ile 1 dakika süreyle temizlenir. Bu aşamada eller belirli bir teknikle yıkanır. Her hareket 5 kez yinelenir.

El Yıkama Tekniği • Avuç içleri yüz yüze, • Sağ avuç içi sol elin sırtı üzerinde, • Sol avuç içi sağ elin sırtı üzerinde, • Parmaklar iç içe geçecek şekilde, • Parmak sırtları zıt avuç içinde, • Baş parmaklar daire hareketleri ile • Avuç içleri dairesel hareketlerle ovalanır. Bu işlem sonrasında eller akan suyun altında 10 saniye kadar durulanır. Eller ve kolların dirsek altında kalan bölümleri germisid bir ajan ile 20 saniye yıkanır. Daha sonra 10 saniye kadar durulanır. Eller ve kollar kağıt havlu ile kurulanır ve batarya aynı havlu ile tutularak kapatılır. Kliniklerde dirsek temasıyla veya fotosel tekniği ile çalışan bataryalar tercih edilmelidir.

NİSAN 2011

14


TREND SAĞLIK Gün İçinde Yapılan El Yıkama İşlemi • Eller ve kollar sıvı antibakteriyel bir el yıkama ajanıyla 20 saniye kadar yıkanır ve ardından 10 saniye kadar durulanır. • Kağıt havlu ile eller ve kollar kurulanır.

Cerrahi İşlem Öncesi El Yıkama İşlemi • Eller ve kollar antimikrobiyal bir ajan ve steril bir fırça veya sünger ile 5-7 dakika arasında fırçalanır ve durulanır. • Eller veya kollar durulanırken suyun dirseklerden aşağıya akması sağlanır ve böylece yıkanan bölgelerin yeniden kontamine olmasının önüne geçilmiş olur. • Steril havlu yardımıyla parmak uçlarından başlanarak eller ve kollar kurulanır. Tüm bu el yıkama yöntemlerinden sonra eldiven giyilir. Eller sadece eldiven giyilmeden önce değil, eldiven çıkarıldıktan sonra da yıkanmalıdır. Yapılan çalışmalar eldiven altında kalan floranın direnç kazandığını ve bu direnç artışının saatte 4.000 kat kadar olabileceğini göstermiştir. Buna bağlı olarak cilt üzerinde iritasyon oluşabilmektedir. Doğru yöntemlerle el yıkamak hastalık oluşturan mikroorganizmaların yayılmasını önler, kontaminasyon yapan mikroorganizmaların sayısını azaltır ve eller yardımıyla bulaşabilecek infeksiyonların önlenmesinde önemli bir ilk adımdır.

Eldiven Kullanımı El yıkanmasında uyulacak bu tekniklerin dışında el hijyeni ile ilgili görüşleri 2 başlık altında ele alabiliriz:

Genel Görüşler Eller gözle görülebilir kirlilik ya da kan veya diğer potansiyel olarak infeksiyöz materyallerle kirlendiği zaman antimikrobik olmayan ya da antimikrobik bir sabun ve su ile yıkan-

malıdır. Ellerde görülür bir kirlilik yoksa alkol bazlı bir el solüsyonu da kullanılabilir.

El Hijyeni Endikasyonları • Ellerde görülür kirlilik olduğunda • Kan, tükrük ya da solunum salgılarıyla kontamine olması muhtemel objelere çıplak elle dokunulduğunda • Her hastayı tedavi etmeden önce ve tedavi bittikten sonra • Eldivenleri giymeden önce • Eldivenleri çıkardıktan hemen sonra Ağız cerrahisi işlemleri için steril cerrahi eldivenleri giymeden önce cerrahi el hijyeni yapılmalı veya antimikrobiyal bir sabun ya da sabun ve suyla eller yıkandıktan sonra eller kurulanmalı ve uzun süreli etki için alkol bazlı cerrahi bir el solüsyonu kullanılmalıdır. Sıvı sabun ya tek kullanımlık kapalı kaplarda ya da yeniden doldurulmadan önce yıkanıp kurutulmuş olan kapalı kaplarda muhafaza edilmelidir. Kısmen boşaltılmış kaplar yıkanmadan tekrar doldurulmamalıdır.

Özel Görüşler • El yıkanmasına bağlı deri kuruluğunu önlemek için el losyonları kullanılmalıdır. • El için kullanılacak losyonlar ve antiseptik solüsyonların eldivenle uyumu göz önüne alınmalıdır. • Tırnaklar düz ve kısa kesilmiş olmalı, kenarları dikkatle temizlenmeli ve eldiveni yırtması önlenmelidir. • Yapay tırnak kullanılmamalıdır. • Eldivenin giyilmesini zorlaştıracak ya da

NİSAN 2011

15


TREND SAĞLIK Maske Kullanımı

eldivenin ele uyumunu bozacak takılar kullanılmamalıdır. Dişhekimliğinde eldiven kullanımı son 10 yılda yaygın hale gelmiş ve dişhekimi bir vücut boşluğunda eldivensiz tedavi yapan tek hekim olmak gibi açıklanması güç bir durumdan kurtulmuştur. Bugün dişhekimliği kliniklerinde eldiven kullanımı ile ağız içi sıvılarla ve mukoz membranlarla temas ortadan kalkmış ve buna bağlı olarak kontaminasyonlara karşı etkili korunma sağlanmıştır.

Hasta Muayene ve Tedavi Eldivenleri Günümüzde hasta muayenesi veya çeşitli tedavi işlemlerinde kullanılacak eldivenler şöyle sıralanabilir: • Steril lateks eldivenler • Steril lateks muayene eldivenleri • Vinil eldivenler • Non steril lateks muayene eldivenleri • Non steril vinil muayene eldivenleri • Pudrasız eldivenler • Hipoallerjenik eldivenler

İş Eldivenleri : • Kalın lateks eldivenler • Ağır veya ince nitril eldivenler • İnce kopolimer eldivenler • İnce plastik şeffaf eldivenler Lateks muayene eldivenleri dişhekimliğinde en sık kullanılan eldivenlerdir. Farklı boy ve renklerde bulunabilirler. Pudralı veya pudrasız olabilirler. Bu eldivenler parmak uzunluğu veya el ayasının genişliğine göre farklı boyutlarda üretilirler. Bazı bireylerde eldivenlere karşı aşırı duyarlılık gelişebilir. Bu gibi durumlarda pudrasız, vinil veya neopren eldivenlerin yanı sıra pamuklu iç kılı-

fı olan eldivenler tercih edilmelidir. Cerrahi işlemlerde kullanılacak olan lateks steril eldivenler daha pahalıdırlar ancak ellere daha uyumlu otururlar ve daha detaylı işlemlerin yapılmasına da olanak sağlarlar. Bu eldivenler yüksek koruma sağlarlar ve ellere tam oturması için yarım veya buçuklu numaralarla da üretilirler.

“Doğru yöntemlerle el yıkamak, hastalık oluşturan mikroorganizmaların yayılmasını önler.” Vinil muayene eldivenleri yapılan işleme kısa ara verilmesi gereken durumlarda kullanılabilirler. Bunlar muayene eldivenlerinin üzerine kısa bir süre giyilebilirler, yıkanmaları ve bir kez daha kullanımları son derece yanlış ve sakıncalıdır. İş eldivenleri tek kullanımlık değildir. Kontamine alanların ve cihazların temizliği, atıkların toplanması gibi durumlarda kullanılırlar. Bu eldivenler kolayca yırtılmayan dayanıklı eldivenlerdir. Yıkanabilir, dezenfekte ve steril edilebilirler. Tüm eldivenlerin yapısında çok minik, gözle görülemeyen delikler bulunur ve bu nedenle bir süre kullanıldıktan sonra geçirgen olmaya başlarlar. Dişhekimliğinde kontamine ağız içi sıvılarıyla temas edilen uzun süreli işlemler sırasında eldivenleri bir veya birkaç defa değiştirmek gerekebilir. Ayrıca yırtılmış, delinmiş, rengi solmuş ve yıpranmış eldivenler kesinlikle kullanılmamalıdır.

NİSAN 2011

16

Dişhekimliğinde maskeler ağız içi sıvılardan kaynaklanan damlacıkların ortama yayılması veya direkt teması ile oluşabilecek kontaminasyonu engellemek amacıyla kullanılmaktadırlar. Maske sadece dişhekimi tarafından değil, yardımcıları tarafından da kullanılmalıdır. İyi bir maske yüze tam oturmalı, rahat olmalı, kenar uyumu tam olmalı, solunumu zorlaştırmamalı, dudaklara ve burun deliklerine temas etmemeli, cildi irite etmemeli, koruyucu gözlüklerde buharlaşmaya neden olmamalı ve kokmamalıdır. Günümüzde maskeler çeşitli materyallerden üretilmektedir. • Kağıt • Bez • Köpük • Fiberglas • Diğer sentetik materyaller Kağıt, bez veya köpük maskeler aerosol etkiyi cam veya sentetik fiberlere göre daha az filtre ederler. Maskenin yüze tam oturması filtre etkisinin düzeyini olumlu yönde etkiler. Maske tedavi prosedürü bitince hemen çıkarılmalı ve lastiği indirilerek boyun etrafında kesinlikle bekletilmemelidir. Maske her hastada değiştirilmeli, uzun süreli işlemlerde gerekirse yenisi takılmalıdır. Uzun süreli kullanımda solunan hava ve aerosol etkiyle maskenin koruyucu etkisinin azalacağı akıldan çıkarılmamalıdır. Kaynaklar 1. Cambazoğlu M.: Çalışma Ortamının Temizliği ve Kişisel Koruyucu Yöntemler ile İnfeksiyon Kontrolü. Dişhekimliğinde İnfeksiyon Kontrolü. TDB Dergisi. Özel. 58, 69-72, 2000. 2. Çintan S., Demirel K.: Muayenehane Pratiğinde İnfeksiyon Kontrolü. Güncel Dosya: İnfeksiyon Kontrolü. Dişhekimliğinde Klinik. 13, 77-81, 2000. 3. Külekçi G., Çintan S., Dülger O.: Dişhekimliği Açısından Adım Adım İnfeksiyon Kontrolü. TDB Dergisi. Özel. 58, 91-93, 2000. 4. Çintan S.: Kişisel Korunma Yöntemleri. 20. ANKEM Klinikler ve Tıp Bilimleri Kongresi, Dişhekimliğinde İnfeksiyon Kontrolü Kursu Kitabı, 45-47, 2005. 5. Külekçi G.: Dişhekimliğinde İnfeksiyon Kontrolünün Geçmişi ve Bugünü. 20. ANKEM Klinikler ve Tıp Bilimleri Kongresi, Dişhekimliğinde İnfeksiyon Kontrolü Kursu Kitabı, 06-17, 2005. Külekçi G.: Dişhekimliğinde İnfeksiyon Kontrolü Rehberi. TDB İstanbul Dişhekimleri Odası Eğitim CD’si, 2007.

2011 Nisan Sayısı İnfeksiyon Kontrolü Özel Sayısı  

Dİş Kliniklerinde İnfeksiyon Kontrolü Özel Sayısı

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you