Skip to main content

Bülten-12 (Haziran 2015)

Page 1

NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

1


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

Merhaba Sayın Okurlarımız, Namık Kemal Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bülten ekibi olarak onikinci sayımızda yer verdiğimiz makale ve haberlerle alanımızdaki gelişmeleri sizlerle paylaşmaya devam ediyoruz. Öncelikle ilk basımımızı gerçekleştirmiş olduğumuz Sempozyum Özel sayımızı Tekirdağ ili dışında Bursa, Denizli ve Kayseri illerinde bulunan Biyomedikal Mühendisliği bölümlerine ve oralarda bulunan bazı hastanelere ulaştırabilmiş olmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu sayımızın içeriğinde ise, ilk olarak basit gördüğümüz örümcek ağında saklı olan mucizevi özellikleri ve bu alanda yapılan çalışmalara, biyomalzeme hakkında ve bu konuyla ilgili terimlere, doğayı inceleyerek doğada var olan kompleks teknolojileri insanların problemlerine çözüm getirebilmek amacıyla taklit etme bilimi olan Biyomimetik’e yer verdik. Giyilebilir teknolojiler serisinin üçüncü yazısında teknolojik giysilerden bahsetmeye devam ediyoruz. Güneşin doğal olarak ürettiği ışık spektrumunun UV ışınımı olmaksızın belli bir kısmını veren medikal bir cihazla ışık tedavisi yöntemini anlatmaktayız. Güncel haberlerden oluşan tekno haber ve sizler için hazırlamış olduğumuz eğlence köşemizi her zaman olduğu gibi sizlerle buluşturuyoruz. Sizin için yeni hazırlamış olduğumuz hayat kurtarma köşemizde hayatımızda büyük önemi olan ilk yardım konularını ele almaya başladık. Bu sayımız için bizlere yardım eden özellikle İsmail DEVECİOĞLU ve diğer hocalarımıza, emeği geçen, bizimle çalışan tüm bülten ekibindeki arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Ayrıca basım için bize yardımlarını esirgemeyen ana sponsorumuz Çorlu Eğitim ve Spor Vakfı Kız Öğrenci Yurdu’na, CCG Performance‘ye ve diğer sponsorlarımıza da teşekkür ediyoruz. Diğer sayılarımızda buluşmak ümidiyle… Saygılarımızla.

Hülya AŞÇIOĞLU

Şerife ÇELİKBAŞ

2


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

Haziran 2015

3


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

ÖRÜMCEKLERİN GÜCÜ ADINA

Kaynak: http://www.f5haber.com/yedi-renk-haber/orumcek-aginin-sirri-cozuldu-haberi-4428075/

Örümcekler yüzyıllar boyunca ağlarını, çevreden gelebilecek tehlikelerden kendilerini, yumurtalarının etrafına sararak da yavrularını korumak ve avlanmak için kullanmaktadırlar. Örümceğin ürettiği ağın malzemesi, ipektir. İnsanlar örümcek ipeklerini geçmişten bu yana sağlıktan tekstile kadar birçok alanda kullanmışlardır. Yunanlılar örümcek ipeklerinin yaraları iyileştirdiğine, antibiyotik görevi gördüğüne ve kanın pıhtılaşmasını sağladığına inanmışlar ve kanın akışını durdurmak için bandaj olarak kullanarak enfeksiyon kapmasını önlemişlerdir.Yeni Gine’de ise bazı kabileler yağmurdan korunmak için örümcek ağıyla yapılan şapkalar kullanmışlardır. Bazı Güney Pasifik Adaları’nın yerlileri ise balık avlarken örümcek ağını kullanmışlardır. Peki, örümcek ipeğini bu kadar çok alanda kullanmasına olanak sağlayan özellikleri nelerdir? Öncelikle örümceklerin ürettiği ipek, kendi uzunluğunun dört katı kadar esneyebilmektedir. Bu esneklik kullanılan malzemenin özel yapısından kaynaklanmaktadır. Yüksek miktarda neme maruz kaldıklarında suyu emebilmektedirler. Emilen su %100 nemli ortamda %50 oranında ipeği küçültmektedir. Esnek olmasında etkili olan başka bir faktör ise örümceklerin örme işlemi sırasında ağlarının üzerine küçük damlalar ekleyerek bunların yapıştırıcı görevi görüp basıncı dengelemesi ve damlaların içerisinde iplikleri sıkıştırarak esneklik payı bırakmasıdır. Bu pay, ipliklerin

Kaynak: http://www.aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/3683----rumcek-aginin-sirri-c--zuldu

4


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

esnekliğini artırmanın yanı sıra kopup yırtılmasını engellemektedir. Ayrıca örümcek ağları üzerlerindeki yapışkan maddelerin elektriksel özellikleri sayesinde de ağlar esneyebilmektedir. Örümcek ağları yakınlarından elektrik yüklü bir cisim geçtiği zaman esnemekte ve bu durum örümceğin avını yakalamasını kolaylaştırmaktadır. Ağlar son derece hafiftirler. Örneğin, dünyanın etrafını örümcek ipeğiyle sararsak ağırlığı sadece 320 gram gelir. Bu kadar hafif olmasına rağmen çok dayanıklı ve çelikten beş kat daha sağlamdır. Aynı zamanda biyobozunur, çevre dostu ve tamamen geri dönüşebilir biyopolimerdir. Örümcek ipliklerin hammaddesi örgülü helezonik aminoasit zincirlerinden oluşan keratin adlı proteindir. Bunun yanı sıra az miktarda şeker, yağ gibi organik moleküller ve çevresel faktörlere bağlı olarak belli miktarda su içerir. Keratinin esnek hidrojen bağlarla bağlanmış aminoasitlerden oluşması ipeğe esneklik kazandırmaktadır. Ağlar yapısal olarak merkezden dışa doğru gerilmiş olan ışınsal teller ve çevrel tellerden oluşmaktadır. Işınsal teller çevrel tellere kıyasla daha az esnek ve daha serttir. Bu dayanıklılık için gereklidir. Çevrel teller ise darbe ve sarsıntılara karşı koruyabilmek için yapısında yüksek oranda yumuşak protein demetleri bulundurur. Bu iki proteinin yapıtaşları birbirlerine karmaşık olarak bağlıdır ve ağır yük altında olduğunda da kopmadan yüksek oranda uzamasını sağlar.Proteinler örümceğin arka tarafındaki 6 kesede katmanlar halinde toplanır. Örümcek ağ yapacağı zaman sıvı halde olan bu proteinler küçük bir kanaldan dışarıya çekilmekte ve havayla temas ettiği anda çelik gibi sertleşmektedir. Ama ipeklerin dayanıklı ve sağlam olmasını sağlayan özelliği ağ tellerinin içinde düzenli bir şekilde dizilmiş proteinlerdir.

Kaynak: http://www.futura-sciences.com/magazines/nature/infos/actu/d/zoologie-secrets-resistance-soie-araignee-enfin-reveles-28466/

Yapay olarak üretilecek ipeklerin, aynı özellikleri göstermesi için bu proteinlerin kombinasyonunun en uygun biçimde ayarlanması gerekir. Birçok araştırma grubu örümcek ağlarını hem moleküler hem de makro düzeyde hesaplamalı modeller ile araştırmaktadırlar. Araştırmalarda ağların yüz milyonluk evrim süreci içinde gerçekten de ideal bir sert/yumuşak yapılı protein oranına ulaştığını moleküler düzeydeki simülasyonlarla da kanıtlamışlardır. Ayrıca araştırmacılar bu modeller ile ışınsal ve çevrel tellerin birleşiminden ortaya çıkan tasarımın sadece esnek, sağlam, işlevsel olmadığını aynı zamanda ağda meydana gelecek hasarlara karşı onarabilecek yapıda olduğunu kanıtlamışlardır. Bu sayede örümcek ağlarının bütünlüğü korunabilmektedir.

Işınsal ve çevresel tellerin tahmin edilen moleküler yapısı

Kaynak: http://www.futura-sciences.com/magazines/nature/infos/actu/d/zoologie-secrets-resistance-soie-araignee-enfin-reveles-28466/

5


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

Örümcek ipeği üretmenin üç olası yolu vardır. İlk olarak ipeği örümceklerden özütlemek denenmiştir. Ancak toplanan örümcekler bir arada olduklarında birbirlerini yeme eğiliminde oldukları için bu yol çok etkili ve verimli olmamaktadır. Bu nedenle bilim adamları kimyasal olarak ya da Rekombinant DNA teknolojisiyle örümcek ipeği üretmeye çalışmaktadır. Bu yöntemler için ipeğin aminoasit dizilimi belirlenmiş ancak kimyasal olarak ipek üretirken ipeğin ilk üretildiğinde sıvı olup havayla temas edince katı hale dönüşmesi üretimi zorlaştırmıştır. Diğer bir zorluk ise ipeğin yapısında spidroin 1 ve spidron 2 olmak üzere iki tip protein bulunması ve bunların birbirinden bağımsız çalışmasıdır. Rekombinant DNA teknolojisi kullanılarak yapılan araştırmalarda ise bakteri ve maya kullanılarak ancak az miktarda üretilebilen ipek proteinin sürekli olması sağlanamamıştır. Bu zorluklar şu anda bu yöntemlerle endüstri uygulamalarında kullanılabilecek üretim yapılmasına olanak vermemektedir. Bunun için Kanada’da bir biyoteknoloji firması bu yöntemlere alternatif olarak örümcek ipeği genini keçilere aktararak ipek liflerini bu yolla üretmeye çalışmaktadır. Bunun için keçiden elde edilen sütteki ipek proteinini izole edilerek lif haline getirilmiştir. Elde edilen ipek gerçek örümcek ipeğe benzemektedir fakat bir litre sütten 2-15 gram ipek elde edilmesi henüz istenilen aşamaya gelinemediğini göstermektedir. Bir grup araştırmacı daha güçlü ve dayanıklı ipek üretebilmek için az miktarda metal eklemiş ve topladıkları örümcek ipeklerini vakum tankında kuruttuktan sonra önce metal buharına ardından su buharına maruz bırakmışlardır. Bu işlemi yüz kere tekrarlarken her tekrar arasında bazı ipek fiberlerine mekanik test uygulamışlardır. Bunun sonucunda metale maruz bırakılan ipeklerin sekiz kat daha güçlü hale geldiklerini gözlemlemişlerdir. Fakat doğal örümcek ipekleriyle karşılaştırınca yarı-doğal yollardan üretilen bu ipeklerin hala fark edilebilir derecede güçsüz oldukları tespit edilmiştir. Bundan sonraki hedef üretilen ipeklerin kalitesini doğal örümcek ipeğinin seviyesine yükseltebilmek ve üretimdeki verimi daha da artırmaktır.

Kaynak: http://www.plasticstoday.com/articles/genetically-engineered-silk-eyed-coating-implants0319201301

Eğer yapay olarak örümcek ipeklerini üretebilirsek birçok alanda devrim niteliğinde uygulamalar yapılabilecektir. Bu alanlardan biri de şüphesiz sağlık sektörü olacaktır. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarda örümcek ipeğinin vücut içerisine yerleştirilen implantların sebep olduğu gibi bir reaksiyona sebep olmadığı anlaşılmıştır. İşte bu sebeple örümcek ipeğinin doku uyumlu yapay tendon ve bağların üretilmesinde, hassas ameliyatlar için biyobozunur ve alerji yapmayan ameliyat ipliklerinin üretiminde, ilaç salınım sistemlerinde, damar yaralanmalarının tedavisinde ve daha birçok ileri teknoloji ürünü tıbbi malzemenin üretiminde kullanılabileceği düşünülmektedir. İpeğin ıslandığında %50 oranında büzüşme özelliğinden yola çıkarak yapay kas oluşturulmaya çalışılmaktadır. Süper büzülme olarak tanımlanan bu özelliği ile örümcek ipeği tıpkı insan kası gibi belli bir oranda hareket edebilme kabiliyetine sahiptir.Bu çalışma başarılı olursa örümcek ipeğini robot ve mikroçip teknolojisinde kullanılması söz konusu olabilir.

http://intuitivesurgical.com/company/media/images/davinci_si_ima

6


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

Başka bir araştırmada ipekten insan kemiğine benzer yapılar elde edilmesi sağlanmıştır. Bu yapıları oluşturmak için kullanılmasında tercih edilmesinin nedeni ipeğin çekme ve sıkıştırmaya karşı dayanıklı olması ve insan vücuduyla uyumlu olmasıdır. Yüksek ısıya ve canlı içerisindeki koşullara dayanıklılık gösteren bu malzemeler parçalandıklarında da zararsız aminoasitlere dönüşmektedir. İnsan kemiğini oluşturan kemik matrisi, hidroksiapatit ve kolajenden oluşur. Bu matris kemik hücreleri tarafından doldurularak kemik ve kemiksi yapılar oluşturulmaktadır. Bu araştırmada kemik matrisi ipek proteininden oluşturularak, etrafını da kemik iliğinden alınan kök hücrelerle doldurularak insan kemiğine benzer yapılar elde etmişlerdir.

Kaynak: http://marcusbrillius.hubpages.com/hub/Osteoporosis-the-brittle-truth

Başka bir çalışmada ipeğin elektronik protezlerde kullanılabileceği düşüncesinden yola çıkılarak ipek böceği ve örümcekten 5 mikrometre kalınlığındaki ipekler üzerinde deney yapılmıştır. Bu deneyde bilim insanı ipek tellerini su keseciklerine bağlamıştır. Böylece uzun dalgaboyundaki ışınlar ipeğe yönlendirilmiş ve iyi şekilde yansıtılan ışının ipeğe veri taşıyabileceğini tespit edilmiştir. Bunun sonucunda optik fiberlerin çok titiz bir şekilde düşük maliyetle medikal cihazlar üretilebilme imkanı oluşmaktadır. Başka bir araştırma alanı ise ipek tabanlı polimerler üzerinedir. Bunun için zamanla doku tarafından emilebilen ipek proteinleri kullanılmaktadır. Buradaki amaç ilk olarak ipeği protez olarak kullanmak daha sonrasında bunun doku ile kaynaşmasını sağlamaktır. Bu çalışmalarda ilerleme kaydedilmesi halinde bilim insanları sakatlıkların önüne geçmeyi düşünmektedirler. Sonuç olarak örümcek ipeğinden üretilen malzemelerin hem maliyetleri düşük olacak hem de kullanılan malzemeler hasar alıp zarar görmeyecek ve organlarımıza çok yakın esnekliğe ve rahatlığa sahip olacaktır.

Büşra ÖZTÜRK 3. Sınıf Öğrencisi KAYNAKÇA: http://www.mailce.com/plastikten-esnek-celikten-dayanikli-orumcek-ipegi.html(11.04.2015) http://arsiv.mugekny.com/?p=262(11.04.2015) http://www.acikbilim.com/2013/05/dosyalar/dogadan-bilime-yeni-bir-ilham-orumcek-aglari.html(11.04.2015) http://alicosar.com/blog/2014/03/12/orumcek-agi-gelecegin-teknolojisi/(11.04.2015) http://www.bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/orumcek-aglari-ve-elektrik(11.04.2015) https://bilisimwap.wordpress.com/2012/10/22/ipekten-elektronik-protezler-uretilecek/ (11.04.2015)

ages.html

7


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

BİYOMALZEME NEDİR? Biyomalzeme; vücudun işleyişine yardımcı olmak insan vücudundaki canlı dokuların işlevlerini yerine getirmek ya da desteklemek amacıyla kullanılan doğal ya da sentetik malzemelerdir. Biyomalzemeler, sürekli ya da belli aralıklarla vücut akışkanlarıyla (örneğin kan) temas ederler. Bu yüzden vücuttaki dokularla uyumlu ve dokulara zarar vermeyen özellikte olmalıdır. Vücudumuz, savunma mekanizmasıyla, içerisine giren herhangi bir yabancı cisim veya canlıyı hemen tehdit olarak algılamakta ve onu çeşitli şekillerde etkisiz hale getirmeye çalışmaktadır. Dolayısıyla vücuda yerleştirilen herhangi bir malzeme yabancı bir tehdit olarak algılanarak vücuttan atılmaya çalışılacaktır. Biyouyumluluk, vücut içerisinde kullanılan bir malzemenin yabancı olarak algılanmadan kendisinden beklenen fonksiyonu problemsiz bir şekilde yerine getirmesidir. 'vücutla uyuşabilir' bir biyomalzeme, kendisini çevreleyen dokuların normal değişimlerine engel olmayan ve dokuda istenmeyen tepkiler (iltihaplanma, pıhtı oluşumu, vb) meydana getirmeyen malzemedir. Biyomalzemelerin tüm bu zor koşullara dayanıklı olması gerekir. Bir biyomalzeme vücuda yerleştirildiğinde, zamanla vücut içerisinde pek çok reaksiyon meydana gelir. Bunlar;  Dokulardaki proteinlerle biyomalzeme arasında meydana gelen etkileşimler,  Bağışıklık sisteminin harekete geçirilmesi,  Akyuvar sayısının artması,  Kan pulcuklarının birbirlerine yapışması ve tümör üretimi şeklinde sıralanabilir. Bu reaksiyonlar, biyomalzemenin insan vücudu içerisinde çalışmasına önemli derecede etki eder. BİYOMALZEMENİN ETKİLERE GÖRE SINIFLANDIRILMASI

1.Biyotolere Etki Biyomalzeme uygulandığı bölgede, sınırlı fibröz doku ile çevrelenme durumunda biyotolere etkiden söz edilir.( Biotolere: Materyalle uzak osseointegrasyon sağlar.Yapılan labaratuvar çalışmalarında toksik reaksiyona neden olduğu saptanmıştır.)Günümüzde kullanılan çoğu biyomalzemede bu durum görülmektedir. 2.Biyoinert Etki Biyomalzeme, uygulandığı kemik dokuyla arada sınırlı fibröz bir doku olmadan birleşir. Çoğu zaman biyomalzemeler uygulandıkları dokuyu, dokularda kendilerine uygulanan metaryali etkilemek çabasındadırlar. Biyoinert etki, bu tür etkileşimlerin görülmediği biyomalzeme-doku ilişkisine verilen addır. Çok sayıda araştırmacı gerçekte biyoinert bir biyomalzeme olmadığına inanmaktadır. 3.Biyoaktif Etki Biyomalzeme, uygulandığı dokuda, benzer hücrelerin oluşumuna yardım etmesi durumunda biyoaktif etkiden söz edilebilir. 4.Toksik etki Ortopedi ve travmatolojide kullanılan biyomalzemeler birçok testten geçtikten ve biyouyumluluğu onaylandıktan sonra kullanım alanına girmektedirler. Tüm bu testlere rağmen biyomalzemelerin allerjik, immün, nonimmün , mutajenik, kanserojenik ve inflamatuar etkileri olabilir. Bu yüzden kullanılacak biyomalzemenin test sonuçları çok önemlidir.

BİYOMALZEME ÇESİTLERİ METALİK BİYOMALZEMELER

Kaynak: http://www.adananumuneeah.saglik.gov.tr/wp-content/ uploads/2014/01/klk2-300x209.jpg Kaynak: http://www.nethabercilik.com/images/news/40190.jpg

8


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

Sahip oldukları kristal yapıları ve güçlü metalik bağlar sayesinde metal alaşımlar, biyomalzemeler arasında en çok tercih edilen malzemelerdendir. Eklem protezi, kemik yenileme malzemesi ve dental uygulamalarda kullanıldığı gibi kalp-damar cerrahisinde kalp kapakçığı ve yapay kalp parçaları gibi uygulama alanları da vardır. Biyometalik malzemeler yüksek mukavemete sahiptirler. Son yıllarda geliştirilen biyometalik malzemelerin korozyona karşı olan direnci de son derece arttırılmıştır ve daha biyouyumlu hale getirilmiştir. Ayrıca üretim yöntemlerinin gelişmesiyle de yorulma dayanımı ve kullanım ömürleri son derece arttırılmıştır. Biyometalik malzemeler farklı kullanım alanlarının dışında en yaygın olarak teşhis ve tedavi amaçlı kullanılan tıbbi cihazlarda kullanılmaktadır. Kalp pilleri ve işitme cihazları bunlara örnek olarak verilebilir.

Seramik biyomalzemelerin yaklaşık 50 yıllık bir geçmişi vardır. İnorganik malzemelerin önemli bir grubunu oluşturan bu malzemeler sağlık sektöründe çok çeşitli uygulamalarda kullanılır. Alüminyum oksit, biyoaktif cam ve hidroksi apatit biyouyumlu seramik malzemelere örnek verilebilir.  Mikroorganizmalara,  sıcaklığa,  çözücülere,  değişken pH değerlerine ve yüksek basınçlara karşı iyi dirençler gösterirler. Bu özellikleri nedeniyle de dişçilikte dolgu malzemesi, porselen kaplama ve protez parçalarında sıkça kullanılmaktadır. Biyoseramikler ‘‘biyoinert’’ ve ‘‘biyoaktif’’ olmak üzere iki grupta incelenirler. Biyoaktif seramikler doku ve implant arasında kimyasal bağ oluşumuna izin verirken biyoinert seramikler izin vermezler. Yapısal işlevlerine göre ise biyoseramikler üçe ayrılır Oksit seramikler (Alümina, Zirkonya) Oksit Seramikler: Bu seramikler inert yapıda olan ve oksijen iyonlarının oluşturduğu düzlemde metal iyonlarının dağılmasıyla oluşan polikristalin kristallerdir. Cam-Seramikler Cam ve cam seramikler: Silika temelli seramiklerdir. Cam seramikler Lityum / Alüminyum veya Magnezyum / Alüminyum kristallleri içerir. Biyocamdaysa silika gruplarının bazıları kalsiyum, fosfor veya sodyum ile yer değiştirmiştir. Bu camlar implant ve doku arasında kimyasal bağlanma gerçekleştirir. Kalsiyum-Fosfat Seramikleri Kalsiyum-fosfat seramikleri: Kalsiyum ve fosfat atomlarının çoklu oksitleri şeklindeki yapılardır. Hidroksi apatit, Tri kalsiyum fosfat, (emilebilir) ve okta kalsiyum fosfat bu yapılara örnek verilebilir.

Kaynak: http://www.ceramaret.ch/images/subject/alumina.jpg

SERAMİK BİYOMALZEMELER

KOMPOZİT BİYOMALZEMELER Dokular genel olarak sert ve yumuşak dokular olmak üzere ikiye ayrılırlar. Sert dokulara örnek olarak kemik ve diş, yumuşak dokulara örnek olarak kan damarları, deri ve bağlar verilebilir. Metaller ve seramiklerin ‘‘elastiklik modülü’’ diye tanımlanan sertlik dereceleri insan vücudundaki sert dokulara oranla 10-20 kat daha fazladır. Ortepedik cerrahide karşıla-

Kaynak: http://www.dentangora.com/webkontrol/icerik_yonetimi/ icerikicon/Zirkonyum%20Kaplama%20Nedir_icerikicon_4.jpg

9


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

larlar. Ayrıca, kompozit malzemelerin bileşimi değiştirilerek, implantın vücuttaki kullanım alanlarına göre, mekanik ve fizyolojik şartlara uyum sağlamaları kolaylaştırılabilir. Kompozitler genel olarak ortopedi ve diş hekimligi uygulamalarında kullanılmaktadır. Diş implantlarında kullanılan kompozitin kırılgan olmaması, ortopedide kullanılan kompozitin elastiklik modülünün kemikle uyuşumu, korozyona ve aşınmaya dayanıklı olmaları ve kullanım sürelerinin uzun olmaları en önemli avantajlarıdır. Ortopedik malzemelerin seçiminde, üretilebilirlik, şekil verilebilirlik, kullanım esnasında maruz kalınacak gerilmelere karşı dayanım, biyouyumluluk, toksik etkisi ve vücut sıvılarının korozif etkilerine karsı dayanım gibi özellikleri ön plana çıkmaktadır. Ortopedik malzemelerin vücutta kullanım yerleri, kişinin ağırlığı ve günlük aktiviteleri göz önüne alınmak suretiyle belirlenecek mekanik yüklere göre, dayanım saglayacak mekanik özellige sahip malzeme seçimi yapılmalıdır. Karbon fiber, modern teknoloji ürünü ipliksi dokuya sahip çok dayanıklı bir maddedir. Karbon fiberin ipliksi yapısı bu maddeye üstün bir mukavemet verirken, çok sert olarak bilinen çelikten dahi daha dayanıklı olmasını sağlar. Karbon fiber çelikten yaklaşık olarak 5 kat daha hafif Olmasına rağmen 3 kat daha dayanıklı bir maddedir. Polisülfon; çekme, basma ve sürtünme dayanımları çok yüksek bir malzemedir. Bu polimerden yapılan ürünler özelliklerini -150°C ile 150°C arasında 1 yıldan fazla koruyabilir. Asit, baz ve tuz çözeltilerine direnç gösteren bu malzeme deterjan, yağ ve alkollerden etkilenmez

Kaynak: http://english.cri.cn/mmsource/images/2010/12/17/paragames1.jpg

şılan en büyük problemlerden biri kemik ve implantın sertlik derecesinin birbirini tutmamasıdır. Bu gibi problemlerde implant, kemiği aşındırarak zamanla deforme eder. İmplant kullanımındaki tüm bu yapısal sorunları ortadan kaldırmak amacıyla liflerle güçlendirilmiş polimer malzemeler yani polimer kompozitler kullanılmaktadır. Kompozit malzemeler ‘‘matris’’ olarak adlandırılan bir malzeme içerisine güçlendirici malzemelerin nanometrik boyutta katılmasıyla hazırlanır ve sonuçta bünyesinde bulunan malzemelerin özelliklerini tüm yapıda gösteren bir malzeme elde edilmiş olur. Kompozit farklı iki ya da daha fazla sayıda malzemenin sınırlarını ve özelliklerini koruyarak oluşturduğu kompleks yapıdaki malzemelere denir. Kendisini oluşturan malzemelerin özelliklerini taşıdığı için güçlüdürler. Kompozitler yüksek dayanıma sahiptir ve biyomekanik alanda kullanılanları genellikle kemikle uyuşan elastiklik modülüne sahiptirler, bu sebeple ortopedik uygulamalar için uygundurlar. Kompozitler kullanıldığı alanda mekanik ve fizyolojik şartlara kolay uyum sağ-

BİYOMALZEMENİN KULLANIM ALANLARI Kendilerine verilen üstün mekanik ve kimyevî hususiyetlerinden dolayı, metal ve alaşımlar biyomalzeme olarak pek çok sahada insanlığa hizmet etmektedir. Özellikle diş ve kalça protezlerinde, kas-iskelet sisteminde ve kalp kapakçıklarında yaygın olarak kullanılmaktadır. Hemen herkesin karşılaştığı diş dolgusu, köprü veya protez uygulamalarında pas-

lanmaz çelikler, kobalt-krom alaşımları, dental amalgam ve son zamanlarda titanyum alaşımları kullanılan biyomalzemelerdir. Özellikle titanyum, hafif olması, dokularla asidik reaksiyonlara girmemesi ve biyouyumluluğunun yüksek olması sebebiyle diğer biyomalzemelere oranla son zamanlarda daha çok tercih edilmeye başlanmıştır.

10


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

Kaynak: http://biyomedikal.kocaeli.edu.tr/genel_image011_0000.jpg

Yasenya TARSUSLU 1. Sınıf Öğrencisi KAYNAKÇA: https://www.google.com.tr/url?sa=t&rct=j&q=&esrc=s&source=web&cd=1&cad=rja&uact=8&ved=0CBsQFjAA&url=http%3A%2F% 2Fwww2.bayar.edu.tr%2Fmuhendislik%2Fmakine%2Fburak.ozhan%2FBiyomekanik%2Fsite%2Fbiyomekanikodevler% 2Fimplant.pptx&ei=fS0oVYazE8SuU-mGg6gE&usg=AFQjCNFbM_Jd7fE6Hf1Xt9tD112AKORnGg&bvm=bv.90491159,d.bGg(18.04.2015) http://www.bilgiustam.com/biyomalzeme-vucutta-kullanilan-yapay-malzemeler-2/(18.04.2015) http://www.sizinti.com.tr/konular/ayrinti/biyomalzemeler-temmuz-2011.html(18.04.2015) http://www.makinatek.com.tr/arsiv/yazi/gunumuzde-biyomalzeme-uygulamalary(18.04.2015) http://bilisim-bilim.tr.gg/Biyomalzeme-nedir-f (18.04.2015).htmhttps://www.google.com.tr/url? sa=t&rct=j&q=&esrc=s&source=web&cd=1&cad=rja&uact=8&ved=0CBsQFjAA&url=http%3A%2F%2Fwww2.bayar.edu.tr%2Fmuhendislik% 2Fmakine%2Fburak.ozhan%2FBiyomekanik%2Fsite%2Fbiyomekanikodevler%2Fimplant.pptx&ei=fS0oVYazE8SuUmGg6gE&usg=AFQjCNFbM_Jd7fE6Hf1Xt9tD112AKORnGg&bvm=bv.90491159,d.bGg http://www.bilgiustam.com/biyomalzeme-vucutta-kullanilan-yapay-malzemeler-2/(18.04.2015) http://www.sizinti.com.tr/konular/ayrinti/biyomalzemeler-temmuz-2011.html(18.04.2015) http://www.makinatek.com.tr/arsiv/yazi/gunumuzde-biyomalzeme-uygulamalary(18.04.2015) http://bilisim-bilim.tr.gg/Biyomalzeme-nedir-f-.htm(18.04.2015)

11


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

BİYOMİMETİK : DOĞANIN TASARIMI İnsanlar yüzyıllardan beri doğayla iç içe olmaktadır. Bu birliktelik bizi doğadan korunma ve birçok yenilik düşünme ihtiyacını doğurmuştur. Bu ihtiyaç ise doğayı gözlemleyerek yeni fikir ve icatları beraberinde getirmiştir. Günümüzde "biyomimetik" olarak bilinen aslında anlam olarak yabancı olsak da pek yabancı olmadığımız bir bilim dalıdır. Biyomimetik literatürde; doğayı inceleyerek doğada var olan kompleks teknolojileri insanların problemlerine çözüm getirebilmek amacıyla taklit etme bilimidir. Doğada var olan sistemleri taklit ederek nanoteknoloji, robotik, yapay zeka, tıbbi endüstri ve savunma sanayi gibi birçok alanda kullanıyoruz. Biyomimetik kavramı, ilk defa Montanalı bir yazar ve bilim gözlemcisi olan Janine M. Benyus tarafından ortaya atılmıştır. Türkçe karşılığı "biyotaklit" olan bu kavram daha sonraları birçok bilim insanı ve mühendislerin ilgi odağı haline gelmiştir. Biyomimetik hakkında yapılan en önemli yorumlardan biri şöyledir : "Biyomimetiğin ana teması tabiattan model, ölçü ve akıl olarak öğrenecek çok şeyimiz olduğudur. Bu araştırmacıların ortak noktası doğadaki tasarıma saygı göstermeleri ve insanların problemlerinde bunları kullanarak ilham almalarıdır." Bugün pek çok bilim insanı bir konu hakkındaki projelerine başlamadan önce, bunun

doğadaki örneklerini araştıriyi manevra yapabilmemakta ve çalışmalarını bunlaleri ra göre yapmaktadır. Temelinde "doğa teknolo Merkezi ısıtma ve havajik ilerleyişin eşsiz bir yapı landırma sisteminin en taşıdır" sloganıyla bize kosiyi termit kulelerinde koca bir dünyanın kapılarını 680 C olması aralar adeta. Bilim insanları  En gizli radarların, yagün geçtikçe başka bir buluşrasanın çok-frekanslı la karşımıza çıkıyor ve bunlaileticisi ile kıyaslandırı insanlığın hizmetine sunuğında çok zor duyulmayor. Tabi ki birçoğunu doğası ya ve canlılara borçluyuz.  Eşi olmayan bir insan Binlerce türler arasından hanicadı olarak görülen gi biri hayranlık yaratmıyor tekerleğin bile dünyanın ya da merak uyandırmıyor en eski bakterisinin insanoğlunda. Peki bunca dokamçısını yürüten küğayı taklitle elde edilen tekçük dönel motorda nolojilerin kaçının farkındamevcut bulunması yız?  Işık saçan alglerin vüBiomimicry adlı kitabın cut fenerlerini aydınlatyazarı Janine M.Benyus, domak için kimyasalları ğada gördüğü mübir araya getirmeleri kemmellikler üze Kutup balıkları ve kurrinde düşünerek, bağaların donduktan doğadaki modellerin sonra yeniden hayata taklit edilmesi gerektiğine inanmış. Onu böyle bir yaklaşımı savunmaya yönelten örneklerden bazılarına bir göz atalım şimdi:  Arı kuşlarının yaklaşık 10 gramdan daha az bir yakıtla Meksika Körfezi’ni geçebilmeleri  Karıncaların onlarca kilo ağırlığı, ormandaki ölümcül sıcaklarda taşıyabilmeleri  Yusufçukların en iyi helikopter- Kaynak: https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images? lerden daha q=tbn:ANd9GcQfO8-PvZ6prOvtEEC90Rt1Y7lMBtws3KGGHAApu93_1g8b-oR

12


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

dönmeleri ve organlarının buzdan hasara uğramasını engellemeleri  Bukalemun ve mürekkep balığının, bulundukları ortamla tam bir uyum içinde olacakları şekilde anında derilerinin renklerini, desenlerini değiştirmeleri  Arılar, kaplumbağalar ve kuşların haritalar olmadan kıtalar arası mesafeleri göç etmeleri  Balinalar ve penguenlerin oksijen tüpü olmadan dalmaları  Proteinlerin üretimini şifreleyen DNA’nın çift sarmalının hız ve kapasitesi  Fotosentezin yılda 300 milyar ton şeker üretimiyle dünyanın en büyük kimyasal operasyonunu gerçekleştirmesi Bütün bunlar doğanın hayranlık uyandıran binlerce tasarım ve mekanizmalarından sadece birkaçı. Hayatımızda kullandığımız önemli icatları düşünürsek mesela. Örneğin bir yolcu uçağı; kuşların uçuşları modellenerek yapılmıştır. Peki ya helikopterlerin yusufçuktan taklit edildiğini

Haziran 2015

göz ardı edebilir miyiz? Tabi ki hayır. Bugün her yıl milyonlarca kişi tarafından ziyaret edilen Paris' in simgesi Eiffel Kulesi de bir biyomimetik tasarımdır. Nasıl mı? 301 metre yüksekliğindeki bir demir yığınının 1889 yılından beri ayakta kalması aslında düşünülecek olursa çok da şaşırtıcı değildir. İnsan uyluk kemiği model alınarak tasarlanılmıştır. Uyluk kemiği, insanın en hafif, uzun ve dirençli kemiğidir. Kulenin yapılmasında esin kaynağı olan kemik, Eiffel Kulesi’nde olduğu gibi, içerisi uzun ince liflerle dolu boru şeklinde sarmal ve boşluklu bir yapıya sahiptir ve bu sayede dayanıklı, esnek, hafif ve rüzgar faktöründen etkilenmeyen havalandırmalı bir sistem haline gelmiştir. Küçücük bir kemikten ilham alınarak, Eiffel Kulesi gibi devasa bir mimarı yapı ortaya çıkmıştır sonuç olarak. Biyomimetiğin kimliğini yansıtan diğer bir dikkat çeken örnek ise, 1965 yılında DuPont şirketinin, aynı kalınlıktaki çelik bir telden beş kat daha sağlam, daha hafif ve karbon kökenli liflerden oluşan bir malzeme üretmiş ol-

masıdır. Bu malzeme, bazı bilgisayar oyunlarında bile kendine yer verilen Kevlar’dır. Herkesin bildiği kurşungeçirmez yelekler ve araç zırhları, birçok kat üst üste Kevlar lifinin dokunmasıyla oluşturulan kumaşlardan yapılmıştır zaten. Bu hayret verici sağlamlığa sahip olan malzemenin temel taşı nedir sizce? Şaşırtıcı olacağını bilerek söylüyorum ki, sadece ve sadece örümcek ipeği! Yani kevlar, örümcek ipeğinin kimyasal yapısından ilham alınarak üretilmiş bir malzemedir ve güzel bir biyomimetik örnektir. Günlük hayatta her zaman görüp de içindeki bilimi fark edemediğimiz, elimizle bazen bozup attığımız örümcek ağının marifeti işte bu malzeme! Görüldüğü gibi, biyomimetik doğanın bir yansıması, doğayı bilime uyarlama olgusudur. Artık 20. yüzyılların sonuna gelindikçe bilim insanları doğayı yalnızca estetik olarak taklit etmekle kalmayıp moleküler düzeyde de çalışmalar hız kazanmıştır. Doğadaki kusursuz düzen, detaya inildikçe daha da şaşırtıcı bir boyut kazanır.

Kaynak: http://dogalhayat.org/wp-content/uploads/2014/01/0afc779ab85e7bee70bb574f71498010-1389315694.jpg http://www.turkiyeinovasyonhaftasi.com/files/images/content/news/2014-05-15/yuksekhizlitren.jpg

13


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Dünyada çağımızın haberleşme aracı olarak kullanılan bilgisayarlardaki yazılımlara ne demeli peki. Sürekli olarak kullandığımız bilgisayarlara internet üzerinden ya da farklı yollardan virüs bulaşıyor. Pek çok firma network sistemlerini virüs gibi tehlikelerden korumak için birçok farklı yolları denemiştir. Nasıl insan vücudu bakteri ve virüslere karşı savaşarak bağışıklık kazanmaya çalışıyorsa aynısı bilgisayarlarımız için de geçerlidir. Bu tarz çalışmaları sürdüren merkezlerden biri de New York'ta bulunan, IBM'in Watson Araştırma Merkezi'ndeki virüs yalıtım laboratuvarıdır. Burası, öldürücü virüslerle çalışan yüksek güvenlikli bir mikrobiyoloji laboratuvarıdır. Ayrıca burada, şimdiye kadar tanımlanmış 12.000 bilgisayar virüsünü teşhis edebilecek, aynı zamanda virüsü güvenli bir şekilde bilgisayarlardan izole ve yok edebilecek programlar üretilmektedir.Araştırmacılar insan bağışıklık sistemini moleküler düzeyde inceleyerek aynı modeli elektronik cihazlara da uygulamak için bir çok yazılımlar üretmiştir. Bu-

Haziran 2015

radan da anlaşıldığı gibi insanlar teknolojik olarak çaresiz duruma düştüklerinde doğada bunun çözümü olabileceğini fark ederek, sorunu aşabilmiştir. Son yıllarda biyomimetik alanının en büyük çalışmalarından birisi ise Z-Man Projesidir. Proje ABD Savunma Bakanlığı İleri Araştırma Projeleri Ajansı (DARPA) tarafından yürütülmektedir. Devasa bütçeli "süper asker" yaratma düşüncesiyle yola çıkılan projede bir kertenkele türü olan Geckolar örnek alınıyor. Gecko kertenkeleleri tropikal iklimde yaşayan, müthiş tırmanma yeteneğine sahip bir sürüngen tipidir. Geckoları diğer kertenkele türlerinden ayıran şey bu canlıların bırakın düz bir duvara tırmanmayı, bir tavanda bile tepetaklak hareket edebilmesidir. Canlının bunu nasıl başardığını ise ancak nanoteknoloji kullanılarak çözülebiliyor. İncelenen ayak yapısında her iğne ucu kadar bir alanda 5000 mikro tüye sahip olduğu görülmüştür. Bu da her ayakta ortalama yarım milyon tüy anlamına gelmektedir. Daha da ilginci bu tüy-

Kaynak: http://www.elektrikport.com/uploads/content/Resim1(13).jpg

14

lerinde sayıları 400 ile 1000 arasında değişen tüycüklere ayrılmasıdır. Bu tüycükler Gecko her hareket ettiğinde yüzeyle zayıf bir çekim kuvveti oluşturur. Aslında bir tür Van der Walls kuvveti oluşturan Gecko bu kuvvet sayesinde rahatlıkla istenilen her düzeyde yer çekimine meydan okuyarak hareket edebilmektedir. İlk olarak 2010 yılında proje 70 kilo ağırlığında bir askerin 8 metrelik duvarı tırmanmasında kullanıldı ve başarılı olundu. Şimdi amaç tam teçhizatlı toplam 136 kiloluk bir askerin bu engeli aşabilmesi. Proje her ne kadar askeri bir proje olsa da uzay araştırmaları, enerji, sağlık gibi sektörlerde de kullanılması amaçlanıyor. Biyomimetik yukarıdaki örnekler dışında:

Kaynak: http://hi-news.ru/wp-content/ uploads/2006/10/wallclimbing_robot.jpg


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

Kaynak: https://jmfalcon.files.wordpress.com/2013/04/3003143_f520.jpg?w=698

 Tırtılların hareket mekanizmalarından esinlenerek doğal motorlar,  Yalıçapkını kuşlarının suya dalış şekilleri örnek alınarak hızlı trenlerin üretimi,  Timsahın sert derisinden fiberglass teknolojisi elde edilerek deniz taşıtları, otomotiv ve mimaride kullanılması,  Pıtraklardan esinlenerek özellikle ayakkabılarda çok kullanılan cırt cırtlı bant (velcro) üretilmesi,  Tavus kuşlarının tüylerinden taklit edilerek toksik olmayan, tamamen ışığın yansımasıyla renk kazanan levhaların üretilmesi,  Köpek balığı derisinden örnek alınarak suya karşı direnci azaltan mayoların üretilmesi,

Sineklerin kornealarından esinlenerek ışığı ve ısıyı en az yansıtan güneş panellerinin üretilmesi,  Yağmur ormanlarında yaşayan lotus bitkisi sayesinde kendi kendini temizleyebilen gökdelenlerin inşası,  Hiçbir çarpışma olmadan yapılan devasa çekirge sürüsü göçünden trafik kazaların önüne geçebilecek sistemlerin yapılması, gibi birçok teknolojileri hayatımıza sokarak sorunları çözerken doğadan fazlasıyla destek aldığımızı adeta gözler önüne serer. Tüm bu anlatılanlar, farkında olsak da olmasak da biraz daha hassas ve dikkatli bakışlarla doğada keşfedilmeyi bekleyen birçok sistemin var olduğunun bir işareti, bir kanıtıdır.Her ne kadar şu an için doğanın tasarımına kabataslak yaklaşabilsek de onun yol göstericiliği dahi dünyamız teknolojisi için büyük önem taşımaktadır.

Sertan ERDOĞAN 3. Sınıf Öğrencisi KAYNAKÇA: http://www.ebiyoloji.org/biyoloji/makaleler/286-biyomimetik-biyomimikri-nedir (02.04.2015) http://bilimhakkinda.com/biyomimetik-bilimi/ (02.04.2015) http://forum.donanimhaber.com/m_4004223/tm.htm# (03.04.2015) http://www.harunyahya.org/tr/Kitaplar/570/biyomimetik-teknoloji-dogayi-taklit-ediyor/chapter/6229 (04.04.2015) http://teknolojikarastirmalar.com/pdf/tr/05_2010_1_2_89_568.pdf (04.04.2015) http://www.elektrikport.com/teknik-kutuphane/teknolojinin-dogayi-taklidi-biyomimetik-ve-z-man-projesi/4384# (04.04.2015) http://www.canlihaber.com/dogadaki-gizem-biyomimetik-52yy.htm (04.04.2015)

15


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

GİYİLEBİLİR TEKNOLOJİLER-3 Yazı dizimizin üçüncü bölümünü yazarken ikinci yazıdaki gibi günümüze yakın haberlerden değil de daha popüler ve marjinal haberleri derleyip size sunmak istedim. Özellikle gözden kaçırdığım haberler olmuş ve onları paylaşmadan edemedim. Quadro yerli akıllı gözlük… Yerli bir akıllı gözlüğümüz varmış da haberimiz yokmuş. Önceki bölümlerde ağırlıklı olarak yabancı kaynaklı teknolojik gelişmeler yayımladığımın farkında ve bundan dolayı üzüntü duymaktaydım. Yerli ürünlerin -tam olarak yerli olmasa da- ortaya çıkması ve haber değeri taşımasından oldukça memnunum. Ortaya karışık, yerli-yabancı bir bölümü umarım, zevkle okursunuz. NYMİ: KALP RİTMİNİZLE KİMLİĞİNİZ TESPİT EDİLSİN | WEBRAZZI.COM | 24 EYLUL 2014 Şifre, parmak izi ya da retina tanımayla kimlik tespitine aşinayız. Kalp ritminin kimlik doğrulamak için kullanılması fikri ise Nymni giyilebilir cihazını geliştiren Bionym’e 14 milyon dolar yatırım getirdi. Kalp ritimlerinin tıpkı parmak izi gibi kişiye özel olduğu gerçeğinden yola çıkan Nymni akıllı bir bileklik olarak tasarlanmış. Cihazı ilk giyindiğinizde, kimliğinizi tanımlamak için elektrodiyagram (ECG) sensörüne parmağınızla dokunarak bir elektrik devresini tamamlamış oluyorsunuz. Yani Nymni kalp ritimlerini değil, bu aktivitenin yarattığı elektrik akımını ölçebilmesi sayesinde kalp ritim kimliğinizi belirliyor. Ve aslında kişiye özgü olan da bu akım. İçindeki jiroskop ve ivmeölçer sayesinde aktivitenizi izleyen Nymni, etrafınızdaki bağlantılı cihazları da hareketinizle kontrol etmenizi sağlıyor. Cihazın en havalı taraflarından biri de bu. Aşağıdaki videoda görebileceğiniz gibi, cihaz arabanızın kapısını ya da ofis bilgisayarınızı açmak, temassız ödeme işlemleri yapmak gibi şifre gereken birçok işlem için kullanılabiliyor. Yakın gelecekte daha fazla bağlantılı hale gelmesini beklediğimiz akıllı ev konsepti içinde de Nymni kendine bir yer buluyor. Bugüne kadar 10 bin adet ön sipariş aldığı belirtilen cihazın bu sonbaharda piyasaya çıkması planlanıyor. İncelemek isterseniz https://www.nymi.com/ Sitesinde satış bölümü aktif olup 149$’dan satış yapılıyor. Video: https://youtu.be/jUO7Qnmc8vE Resim: http://cdn.eteknix.com/wp-content/uploads/2013/12/nymi-hero.png

ELEKTRONİK DÖVME: VÜCUDUNUZ KONTROL ALTINDA | WEBRAZZI.COM | 22.09.2013 Yaklaşık 2 yıl önce haberi çıkmış bir ürün olmasına rağmen hala esrarengizliğini koruduğunu söyleyebilirim. Deri üzerine yapılan elektronik dövme ile kişinin vücut sıcaklığını ölçebildiklerine dair makaleyi yayınlayan John Rogers, The Verge‘e açıklamada bulunmuştu. Elektronik dövme ile ölçülen vücut sıcaklığı, termometrelerden daha hassas olduğu için kişinin sağlık ve psikolojik durumu hakkında yardımcı olacak bilgiler sunuyor. John Rogers’ın ekibi ile yaptığı hassas termometre, 250.000 dolar değerindeki termal kızılötesi kamerayla aynı görevi yapıyor ama elektronik dövmenin maliyetinin sadece kuruşlarla ifade ediliyor. Vücut sıcaklığındaki 2000’de 1’lik değişimi bile ölçebilen elektronik dövme, özellikle vücut sıcaklığını kontrol edememe hastalığı bulunan kişilerin anlık değişimlerini gözlem altında tutulabilecek. Elektronik dövme bu hastalığa sahip insanlar dışında kan akışı, damar genişlemesi ve daralması gibi hastalıklarla yaşa16


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

ğa sahip insanlar dışında kan akışı, damar genişlemesi ve daralması gibi hastalıklarla yaşayan insanların da sağlık durularını sürekli izleyebilecek. Rogers’ın üzerinde durduğu konulardan birisi de ameliyat olan kullanıcının bu dövmeyi yaptırması ile yaranın kapanma hızını ve durumunu doktorun anlık olarak takip edebilecek olması. Elektronik dövme şu an için dikkatleri üzerine çekse de bu sadece başlangıç. Daha sonrasında her bir organ için ayrı sensörler oluşturulması gerekiyor ama iç organlara da kademeli uygulanabileceği düşünülüyor. Dövme yaptıracaklar için elektronik dövme ne kadar tercih sebebi olur bilmiyorum ama bilim kurgu filmlerinde senaryolanan hayata yavaş yavaş yaklaştığımızı düşünüyorum. Resim1: https://stephenrees.files.wordpress.com/2014/01/dezeen_biostamp-temporary-tattoo-electronic-circuits-by-mc10-2.jpg Resim2: http://2.bp.blogspot.com/-5sPmdxkptKE/US8wuf5FT9I/AAAAAAAAbNg/xGQ5IJjH0ew/s1600/tatuaggio-elettronico-1.jpg

PTT, HGS İÇİN APPLE WATCH UYGULAMASI GELİŞTİRDİ | WEBRAZZİ.COM

Apple Watch farklı model seçenekleriyle giyilebilir cihazlar alanına 24 Nisan’da giriş yapacak ama Apple’ın uygulama tarafındaki gücü yine kendini gösteriyor. Tanıtımda gösterilen küresel uygulamalar bir yana Türkiye’de de bir çok bankanın Apple Watch uygulaması geliştirdiğini gördük. Henüz haberini aldığımız uygulama haberiyse kamusal alandan geliyor. Türkiye genelinde 4 binden fazla şubesi olan PTT, geliştirdiği Apple Watch uygulamasıyla Hızlı Geçiş Sistemi (HGS) gişesine yaklaştığınız zaman saatinizin ekranında bakiyenizi görüntüleyip, tek bir dokunuşla yükleme gerçekleştirmenize imkân tanıyor. Aslında PTT, hgs.epttavm.com üzerinden ve parmak izi tanıma özelliğiyle güncellenen mobil uygulamalarıyla kolayca HGS ödemesi yapma imkânı sunuyordu. Apple Watch uygulaması bu teknolojik kolaylıklarda PTT’yi bir adım daha ileri götürmüş oluyor. Daha önce de epttavm.com ile e-ticarete adım atan PTT, son dönemde ptttv.com.tr adresinde bir video paylaşım sitesi de açtı. Androidli akıllı saatler için de uygulama gelecek Apple Watch uygulamasını PTT adına geliştiren Ülkem Bilişim A.Ş.’den aldığımız bilgiye göre, Androidli akıllı saatler için de bir HGS uygulaması geliştiriliyor. Apple Watch piyasaya çıktığında HGS uygulamasını indirebilirsiniz ama Androidli akıllı saatler sahiplerinin biraz daha beklemesi gerekecek. Resimler: PTT.GOV.TR

17


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

MADE IN TURKEY AKILLI SAAT QUADRO | TEKNOLO.COM | 15 MART 2015 Akıllı gözlük denince akla gelen ilk ürün Google Glass. Şu an her ne kadar çıkacağı tarih üzerine net bir bilgi verilmese de, ülkemizden de Google Glass’a benzer bir ürün yakın zamanda raflarda yerini alacak. Tesla Teknoloji firmasının Quadro markası adı altında sunacağı akıllı gözlükler, firmanın geliştirdiği akıllı saatlerin ardından giyilebilir teknolojiler pazarında sunacağı ikinci ürün olacak. 13 Nisan’da satışına başlanacak olan Quadro Akıllı gözlükler ile 15MP ye kadar fotoğraf çekebilecek, 1080P formatında video kaydedebilecek ve bunları yaparken müzik dinlenebilecek. Bluetooth ve Wi-fi bağlantı seçeneklerine sahip Quadro akıllı gözlüklerle gözlükteki görüntüyü telefon üzerinde Live Stream takip etmek, ya da görüşmeleri gözlükle yapmak mümkün olacak. Böylelikle Google Glass ile yapılmaya çalışılan ama kesintiye uğrayan canlı yayınlar Quadro ile çözülebilir. Model seçeneğine göre 4-6 Saat arasında kullanım imkanı sunan Quadro akıllı gözlükler 4 farklı model ile satışa sunulacak. Fiyatının 149$ ile 349$ arasında olacağı belirtilen ürünün özelliklerine aşağıdan ulaşabilirsiniz. Quadro Smart Glass 3HD Özellikleri; Kayıt Açı Aralığı: 142 Derece Geniş Açı Kamera DV Kayıt Kalitesi: 1920*1080P (MT0330 Lens) Video Formatı: MOV H264 Fotoğraf Çözünürlüğü: 4352*3264 (14M Pixel) Kayıt Hızı: 30 fps Bluetooth: Bluetooth 4.0 Wireless: 802.11b/g/n Bellek: 32GB’a kadar MicroSD TF Kart Desteği Kullanım Süresi: 4 Saat (Tam şarj ile) Gözlük Rengi: Siyah Cam Rengi: Polarized UV400 protection yah (Sarı, Mavi, Şeffaf, opsiyonlar) Cam Değiştirme: Var Kutu İçeriği: Taşıma Kutusu, Kullanım Kılavuzu, USB kablo, Şarj Cihazı, Temizleme Bezi

Si-

Resimler: www.quadrocomputer.com

İlk bakışta belleğinin ve fotoğraf kalitesinin Glass’a göre daha yüksek olduğunu görüyoruz. Kullanım süresinin daha az olmasıyla birlikte, Full HD video çekiminde şarjın ne kadar dayanacağı da merak konusu. Giyilebilir teknolojileri ile an itibariyle pek iç içe olamasak da çok yakında siber insanlar olacağımız kesin. Albert Einstein’ın korkulu rüyası olan “Teknolojinin İnsana Hükmetmesi” distopyasını ne yazık ki yaşamaya başladık. Teknoloji, size değil; siz, teknolojiye hükmedin.

Enes ÖZTÜRK 1.sınıf Öğrencisi 18


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

IŞIK TEDAVİSİ 1988 yılından bu yana İsviçre'de BIOPTRON AG tarafından üretilen, güneşin doğal olarak ürettiği ışık spektrumunun UV ışınımı olmaksızın belli bir kısmını veren medikal bir cihazdır. Işık Terapisi vücudun yenilenme ve dengelenme kapasitesini desteklemeye, böylece vücudun kendi iyileşme potansiyelini ortaya çıkarmasına doğal bir şekilde yardımcı olur. Işık Terapi Sistemi teknolojisi tıp dünyasınca kabul edilmiş ve yaygın şekilde kullanılmakta olan kullanıcı dostu, etkili, ilaç kullanımı gerektirmeyen medikal bir cihazdır. Dünya çapında 26 yılı aşkın bir süre boyunca yapılmış olan klinik araştırmalar sonucunda hem ameliyat sonrası yaraların iyileşmesinde hem de akut ve kronik yaralanmalara karşı koruyucu tedavi uygulamalarında destekleyici olduğu gösterilmiştir. Düşük maliyetlidir ve evde kullanıma uygunudur. Sistemin, hiç bir yan etkisi tespit edilmemiştir. IŞIK TERAPİSİNİN ÇALIŞMA PRENSİBİ Işık Tedavisi, vücudun iyileştirici kapasitesini destekleyerek doğal bir rol oynar ve bu yüzden vücudun dışarıdan herhangi bir zararlı kimyasal etken madde almadan kendi iyileşme potansiyelini ortaya çıkarmasına yardımcı olur. Vücutta ağrı ya da acı yaratan yanık, yara gibi herhangi bir deformasyon durumunda dış ortamdaki zararlı mikroorganizmalar korumasız hale gelen bu bölgeye yerleşmeye başlarlar. Bioptron ışınları ilk önce mikrosirkülasyonu hızlandırıp ATP ve oksijen artışını sağlar. Yaralı bölgeye gönderilen temizleyici fagositozlar zararlı maddeleri etkisiz hale getirip muhtemel ikinci bir komplikasyonun da önüne geçilmesini sağlarlar. Bioptron ışınlarının diğer bir faydası da bağ dokunun ana maddesi olan ve yaraların iyileşmesinde işlevi olan kollajen adlı proteinin yapımından sorumlu hücreler olan fibroblastların sayısını ve etkinliğini arttırmaktır. Böylece dokunun iyileşme süreci doğrudan hızlandırılmış olur. IŞINLARININ ÖZELLİKLERİ POLARİZE Işınları Brewster aynaları sayesinde yaklaşık %95 derece oranında polarize ışıktır. Işık dalgaları paralel düzlemde hareket 

Kaynak:www.bioptronturkiye.com

 POLİKROMATİK ( ÇOK RENKLİ) Çok renkli BIOPTRON Işık spektrumu, 480 -3.400 nm arasındaki görünebilir ışık ve kızılötesi ışığın bir kısmını içerir. Elektromanyetik spekturum kansorejen UV radyasyonu içermez!

Kaynak: www.bioptronturkiye.com

19


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

İNKOHERENT (SENKRONİZE OLMAYAN) Lazer ışığının aksine ışık tedavisi ışığı bağıntısız veya faz dışı bir ışıktır. Bu, dalgaların senkronize olmadığı ve deriye zarar verebilecek invaziv (Cilde zarar veren) yapıda olmadığını gösterir.

Kaynak:www.bioptronturkiye.com

DÜŞÜK ENERJİ Işınlar işleme tabi tutulacak bölgeye sabit bir yoğunlukla ulaşır, bu da cihazın genellikle düşük derecede enerji uygulamasını mümkün kılar. Dakikada 2,4 joule/cm² lik düşük enerji yakıcı lazer uygulamalarıyla kıyas edilemeyecek kadar düşük ve zararsızdır.

Kaynak:www.bioptronturkiye.com

IŞINLARIN BİYOSTİMÜLATİF ETKİLERİ Işınların yukarıda bahsedilen polarize, polikromatik, inkoherent ve düşük enerji özellikleri bir araya geldiğinde,ışın uygulanan bölgede hafif-duyarlı hücre içi yapıları ve molekülleri pozitif bir şekilde uyarır. Işınların bu etkileri hücrede zincir reaksiyonları başlatır ve sadece tedavi edilen cilt bölgesi ile sınırlı olmaksızın tüm vücudu kapsayabilen ikincil yanıtları tetikler. Işık Terapisi insan savunma sistemi süreçlerini olduğu gibi reparatif ve iyileştirici süreçleri de uyarır ve modüle eder. Işık Tedavisi, vücudun iyileştirici kapasitesini destekleyerek doğal bir rol oynar ve bu yüzden vücudun dışarıdan herhangi bir zararlı kimyasal etken madde almadan kendi iyileşme potansiyelini ortaya çıkarmasına yardımcı olur. Işık Terapisi Kullanım Alanları Yara Tedavisi : • Travma sonrası oluşan yaralar • Yanık yaraları • Venöz bacak yaraları • Ameliyat sonrası yaralar • Bası / Yatak yaraları

Romatoloji : • Osteoartrit • Romatizmal artrit • Eklem ağrıları Fizyoterapi : • Bel ağrısı • Omuz ve boyun ağrısı • Karpal tünel sendromu • Skar dokusu

Ömer BAYRAM 1. Sınıf Öğrencisi

KAYNAKÇA :

http://www.bioptronturkiye.com( 09.04.2015) British Journal of Plastic Surgery dergisinde yayınlanmış bir makale.( 09.04.2015) Karpal Tünel ağrılarında Bioptron terapisi üzerine Photomedicine and Laser Surgery dergisinde çıkan bir makale.( 09.04.2015)

20


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

TEKNO-HABER KÖŞESİ AKCİĞER KANSERİNE YARIM SAATTE TEŞHİS “Endobronşial Ultrasonografi (EBUS) cihazı” EBUS cihazı sayesinde, yarım saat içinde kişinin akciğer kanseri olup olmadığı ameliyatsız tespit edilebiliyor.

Zamandan kazandırıyor,gereksiz işlemlerin önüne geçiyor Erer, EBUS cihazının avantajları hakkında şunları söyledi: "Biz kapalı yöntemle ışıklı aletle girip baktığımızda tümörün yayılımını görüp oradan parça alabiliyoruz. Bu parça tümörlü doku içeriyorsa hastayı boşu boşuna ameliyata sokmuyoruz. Kaldı ki tümör lenf bezlerine yayılmışsa tedavi gecikiyordu çünkü cerrahi müdahale sonrasında hastanın iyileşmesini bekliyorduk. Yaklaşık yarım saat süren bu yöntemle hasta, sabah geliyor öğlen gidiyor. Hastanede yatmasına gerek kalmıyor. Birkaç gün içinde de sonuç çıktığında kemoterapi, radyoterapi alacaksa bu planlanıyor. 2011 yılından bu yana 2 binin üzerinde hastaya bunu uyguladık. Ege bölgesine hizmet veriyoruz. Doğru tanı koyma oranımız da dünyayla benzer, % 90 oranında."

Kaynak: http://www.ntv.com.tr/saglik/akciger-kanserine-yarimsaatte-teshis,ykKpcUN-M02yusslpkWpug

İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde kullanılan EBUS cihazı, akciğer kanserine kısa sürede ve ameliyatsız teşhis imkanı sunuyor. Hastanenin Bronkoskopi Ünitesi Sorumlu Hekimi Onur Fevzi Erer, normalde hastadan ameliyat ile alınan parçanın incelenmesi sonucu tespit edilen akciğer kanserinin geliştirilen yeni yöntemle ameliyata gerek kalmadan tespit edileceğini söyledi.Kanserin teşhisi , tanısı ve hangi boyutta ilerlediğinin öğrenilmesinin hastaya yaklaşık 1 ay kaybettirdiğini dile getiren Erer, kanser veya tümörlü dokunun ne kadar yayıldığını bilmenin hastanın tedavisini planlamak adına çok önemli olduğunu vurguladı. Her kanserde olduğu gibi akciğer kanserinde de sürenin öneminin büyük ölçüde önemli olduğunu işaret eden Erer, hastanelerinde kullandıkları Endobronşial Ultrasonografi (EBUS) cihazı ile cihazı sayesinde tanı ve evrelemeyi tespitte ameliyatı ortadan kaldırdıklarını ve süreci kısalttıklarını vurguladı.EBUS cihazıyla ışıklı bir aletle solunum yollarını değerlendirdiklerini, aynı zamanda aletin ucunda ultrasonun olduğunu ifade eden Erer, solunum yollarının yanındaki organlarda da büyümüş lenf bezleri, tümör dokusunu tespit ettiklerini, kanser yayılımının olup olmadığını görebildiklerini kaydetti.

Kaynak: http://www.ntv.com.tr/saglik/akciger-kanserine-yarim-saatte -teshis,ykKpcUN-M02yusslpkWpug

Günde 2 paket sigara içen kişiye EBUS’la akciğer kanseri tanısı EBUS cihazı teşhis yöntemiyle akciğer kanseri olduğunu öğrenen Ahmet Çevik günde 2 paket sigara içtiğini,sol bacağındaki ağrı sebebiyle hastaneye gittiğini hastanede kanında kirlenme tespit edilip tedaviye başlandığını anlattı.Kendisine EBUS cihazıyla yapılan işlemle akciğer kanseri tanısı konulduğunu ifade eden Çevik, "3-4 gün içerisinde tanı konuldu, tedaviye başladım. Şu anda kendimi daha iyi hissediyorum. Ameliyata gerek kalmadan tanı konulması çok mutlu etti beni" dedi.

21


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

terdikleri gayreti anlatan YYÜ Rektörü Prof. Dr. Peyami Battal, YYÜ'nün benzer projeler ile birlikte bölgenin en güçlü üniversitelerinden biri olduğunu gösterdiğini söyledi. Doktorasını tamamlayan bilim insanlarının istihdam edilmeleriyle ciddi bir potansiyel oluşturmaya başladıklarını kaydeden Battal, şöyle konuştu:"Bu son çalışma, Milli İlaç Projesi'nin ikinci adımı. Belki üçüncü ve dördüncü adımıyla beraber daha net ve etkin şekilde sonuçlanmış olacak. İnşallah bunların sonraki aşamaları devam edecek. Bizim iddiamız, üniversitemiz, önümüzdeki yakın gelecekte Türkiye'deki üniversiteler içerisinde çok ön sıralarda yer alacak. Çok güçlü bir potansiyele sahibiz. Bunlar daha işin başlangıcı. Ama daha etkin projelere hep birlikte şahit olacağız."

"YERLİ İLAÇ" İÇİN TESTLER BAŞLADI Yüzüncü Yıl Üniversitesi Kimya Bölümü, TÜBİTAK ve Avrupa Birliği desteklerini alarak diğer ilaçların yerine %100 yerli ilaç üretimi üzerine hazırladığı "Tiyenokarbazol türevlerinin sentezi ve karakterizasyonu" projesiyle çalışmalarına başladı.

Kaynak.http://www.yenisafak.com.tr/hayat/milli-ilac-icin-hareketegecildi-2120494

Türkiye’nin 2023 hedeflerinden birini gerçekleştirme yolunda ki ilk adımlarından birini Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arif Kıvrak başkanlığındaki araştırma grubu attı. Araştırma grubu TÜBİTAK'ın ulusal kaynaklarla desteklenmiş araştırma projelerinin Avrupa düzeyinde koordinasyonunu sağlamak ve Avrupa bilim insanlarının ortak çalışmalarını desteklemek amacıyla kurulan Bilim ve Teknolojide Avrupa İşbirliği'ne (European Cooperation in Science and Technology (COST) ikinci projesini sundu. "Tiyeno-Dibenzotiyofen Türevlerinin Sentezi İçin Uygulanabilir Metotların Geliştirilmesi, Antioksidan, Antifungal, Antimikrobiyal Kapasitelerinin Belirlenmesi ve İlaç Metabolize Eden Enzimler Üzerine Etkilerinin İncelenmesi" araştırması ile COST tarafından kabul edilen grup bu yeni projeleri ile yerli ilaç üretimi yolunda ilk farmakolojik araştırmalara da başladı. Hedef yeni bir ilaç keşfi Yeni ilaç keşfi için bu potansiyele sahip organik maddelerin sentezi, izolasyonu ve yeni modellerinden en az birinin ileriki yıllarda ilaç olarak kullanılması hedefleniyor.Araştırma grubunun çalışmalarını ve gös-

Kaynak: http://www.ntv.com.tr/saglik/yerli-ilac-icin-testlerbasladi,ofgehpQmZ0Gc9G_SxiG84w

Milli ilaç için ikinci adım atıldı Geliştirdikleri ve tasarımını yaptıkları malzemelerin literatürde bulunmadığını ve bu sebeple öneminin büyük olduğunu anlatan Kıvrak , "Diğer taraftan biyolojik özellik olarak da antiviral, antifungal aktivitelerini test edeceğiz. Buradaki en büyük amacımız, sentezlediğimiz, tasarladığımız, elde ettiğimiz bu yapılardan bir tanesinin ileride 'milli ilaç' olarak piyasaya çıkması. Türkiye'nin ana hedeflerinden olan 2023 Milli İlaç Projesi'ne bizim de bir katkımız olsun istiyoruz. Biz öncelikli olarak, antimikrobiyal ya da antifungal aktiviteye sahip yapıların sentezlenmesini tamamlayacağız. Ardından ana hedefimiz, bunları daha da genişleterek kanser tedavilerinde kullanılabilme potansiyeline sahip yeni yapılar elde etmektir" diye konuştu.

22


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

Projede görevli Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Metin Konuş ise ilaç metabolize edebilen enzim sistemleri üzerine yoğunlaşarak bu sistemler üzerindeki etkileri analiz edeceklerini söyledi.Proje kapsamında Kimya Bölümü'nün

ürettiği moleküllerin Yrd. Doç. Dr. Aslıhan Kurt Kızıldoğan tarafından test edileceğini hatırlatan araştırma görevlisi Dr. Can Yılmaz da antimikrobiyal, antifungal etkilerinin yanında bazı önemli metabolik işlemler üzerindeki etkilerini de ölçeceklerini belirtti.

HİÇ KESİ YAPILMADAN BÖBREK TAŞINDAN KURTULDU

Kaynak: http://www.urotip.com.tr/wp-content/uploads/ fleksibl_ureteroskop.jpg

Uzun süre sırt ve karın ağrısı şikayetleri yaşayan Medine Özdöğen’in hastaneye başvurması ile yapılan tetkikler sonucu, her iki böbreğinde de taş olduğu belirlendi. Memorial Dicle hastanesine başvuran Özdöğen’e burada Üroloji Bölümü’nden Op. Dr. Mehmet Yariş tarafından “Fleksible Üreteroskopi” yani kesisiz böbrek taşı ameliyatı yapıldı. Vücutta herhangi bir kesi oluşturmayan ve endoskopik olarak ifade edilen ameliyat ile 1 saatte böbrek taşlarından kurtulan Özdöğen operasyondan bir gün sonra da taburcu edilerek normal yaşamına döndürüldü. ANNE OLMAK İÇİN AMELİYAT OLDU

Kaynak: http://www.bobrektasinasildusurulur.net/wp-content/ uploads/2014/07/B%C3%B6brek-Ta%C5%9F%C4%B1-Ameliyat% C4%B1-1-213x300.jpg

Böbreklerindeki taşlar sebebiyle hamilelik planlarını ertelemek zorunda kalan Özdöğen, "Anne olmayı çok istiyordum. Ancak doktorlar, böbreklerimdeki taşlar nedeniyle bunun riskli olabileceğini söyledi. Daha önce böbreklerimdeki taşlar için başka bir hastanede ESWL yani taş kırma işlemi de yapılmış ama başarılı bir sonuç alınamamıştı. Memorial Dicle Hastanesi'nde ise fleksible üreteroskopi işleminin yapılabileceğini öğrendiğimde ise hemen kabul ettim. Çünkü ben de bir sağlık çalışanıyım ve bu yöntemin hastaya nasıl bir konfor sağladığını biliyorum. Ayrıca en önemlisi işlem vücudumda kesi oluşmadan yapılacaktı. 1 saat süren ameliyat sonrasında böbreklerimdeki taşlar kum haline gelerek yok oldu. Artık doktorumun önerisi ile bol su içerek, böbrek sağlığımı korumaya çalışacağım. Ağrılardan kurtuldum. En önemlisi de bebek sahibi olabileceğim için çok mutluyum" dedi.

Kaynak: http://cabiralan.com/wp-content/uploads/2013/05/ RIRS5.jpg

23


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

Ameliyatı yapan Op. Dr. Mehmet Yariş, Fleksible üreteroskopi ameliyatının endoskopik olarak idrar yolundan girilerek, idrar kanalındaki ve böbreklerdeki taşları lazerle parçalama ve yok etme şeklinde gerçekleştiğini belirtti. Açık cerrahiye göre hastaya çok büyük kolaylık sağlayan yöntem hakkında bilgi veren Op. Dr. Mehmet Yariş "Fleksible üreteroskopi, vücutta herhangi bir ameliyat kesisi oluşturmadan yapılmaktadır. 1 gün sonra hasta taburcu olarak normal yaşamına geri dönebilmektedir. Hastamız da bu işlem sonrası 1 günde taburcu olarak sağlığına kavuştu. Artık gebeliğinin önünde hiçbir engel kalmadı" dedi.

Kaynak: http://img.sondakika.com/haber/719/hic-kesi-yapilmadanbobrek-tasindan-kurtuldu-7171719_x_9902_o.jpg

İTALYAN CERRAHTAN DÜNYA’NIN İLK KAFA NAKLİ Rusya’nın Vladimir kasabasında tekerlekli sandalyeye bağlı olarak yaşayan 30 yaşında bilgisayar uzmanı olan Valeriy Spiridonov, İtalyan cerrah Sergio Canavero’nun gerçekleştirmeye hazırlandığı dünyadaki ilk kafa nakline ‘evet’ dediğini açıkladı. Valeriy Spiridonov “Öyle de böyle de öleceğim. Hiç değilse umutla hayata veda etmiş olurum” dedi. İtalyan cerrahın kafa nakli projesine olur diyen Valeriy, gelecek yıl 11.2 milyon doların (yaklaşık 29 milyon lira) bulunması ile gerçekleşecek 36 saat sürecek ameliyatla kafasını sağlam bir vücuda naklettirecek.

Kaynak: http://www.dunya.com/d/other/1-531.jpg

Rusya’da Werdnig-Hoffman sendromu ile dünyaya gelen, doğuştan kaslarının %90’ı çalışmayan Valeriy Spiridonov cerrah Sergio Kanavero’ya güveninin tam olduğunu belirterek düşüncelerini Komsomolskaya Pravda gazetesine anlattı; “Doğduğumda doktorlar aileme bende Werdnig-Hoffman hastalığı bulgusunu tespit ettiklerini söylemiş. Taşralı ailem ilk başta bunun ne anlama geldiğini bile bilmiyormuş. Sonradan bedenin hareket kabiliyetine sahip olmayacağını öğrenmişler.

Kaynak: http://i.ensonhaber.com/resimler/diger/vergijpg_650_1.jpg

24


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

sek. Öbür taraftan ise zaten günlerim sayılı. Bu yüzden bir daha tartıp biçmeden evet kararını aldım. Dönüşü yok dedi.”

Kaynak:http://i.ensonhaber.com/resimler/diger/vergijpg_4650.jpg

Doktorlar belki iki yıl yaşar dedikten sonra beni onlara teslim etmiş. Aradan 30 yıl geçti. Ben hala yaşıyorum, ama günlerim sayılı. Bedenimde başımdan aşağı çalışır halde ancak birkaç kas kaldı. Yakında bu beden iflas edecek. Bu yüzden İtalyan doktorun nasıl bir ameliyata hazırlandığını öğrendiğimde ona ilk ulaşan ben oldum. Kendisi de hastalığımı inceledikten sonra teklifimi kabul etti. İlk defa yapılacak ve bilim kurgu filmini çağrıştıracak ameliyatın son derece tehlikeli olduğunu biliyorum. Ameliyat masasında kalma ihtimali yük-

Kaynak:http://i.ensonhaber.com/resimler/diger/ chelseajpg_3285.jpg

Gerekli finansal desteğin sağlanmasıyla 150 doktor ve hemşirenin katılımı ile gerçekleşecek operasyonda, donör vücudun beyin ölümü gerçekleşmiş, sağlıklı bir kişi olması gerekiyor. İtalyan cerrah, operasyon sırasında hastanın ve donör vücuttan kesilen omuriliklerin ‘polietilen glikol’ isimli yapıştırıcı benzeri madde ile birleştirileceğini söylüyor.

Ceren ARSLAN 2. Sınıf Öğrencisi

Elif ÇANKAYA 2. Sınıf Öğrencisi

KAYNAKÇA : http://www.yenisafak.com.tr/hayat/milli-ilac-icin-harekete-gecildi-2120494 (15 Nisan 2015, 13:15) http://www.ntv.com.tr/saglik/yerli-ilac-icin-testler-basladi,ofgehpQmZ0Gc9G_SxiG84w (15 Nisan 2015) http://www.sondakika.com/haber/haber-hic-kesi-yapilmadan-bobrek-tasindan-kurtuldu-7171719/ [08.04.2015 Çarşamba 21:54] http://www.sabah.com.tr/diyarbakir/2015/04/07/hic-kesi-yapilmadan-bobrek-tasindan-kurtuldu [07.04.2015 Salı 11:01] http://t24.com.tr/haber/dr-frankenstein-aradigi-kafayi-buldu,293050 [09.04.2015 Perşembe 12:12] http://www.haberturk.com/saglik/haber/1063797-2016-yilinda-yapilmasi-planlanan-ilk-kafa-naklinin-donoru-olmak-istiyor [09.04.2015 Perşembe 09:53] http://www.dunya.com/dunya/ulkeler/kafa-nakli-icin-gonullu-oldu-258705h.htm [09.04.2015 Perşembe 12:52] http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/saglik/28688633.asp [09.04.2015] http://www.ensonhaber.com/italyan-cerrah-dunyanin-ilk-kafa-naklini-yapacak-2015-04-09.html [09.04.2015 Perşembe 09:13] http://www.trtturk.com/haber/akciger-kanserine-30-dakikada-tani-sansi-124135.html (16 Nisan 2015 12:05)

25


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

HAYAT KURTARMA KÖŞESİ Bütün insanlar trafik,iş ve ev kazaları gibi durumlarlar geçirebilir ya da bunlara şahit olabilir.Birçoğumuz ilk yardım gerektiren bu gibi acil durumlarda nasıl davranmamız gerektiğini bilmiyor,telaşa kapılıyor, hiçbir şey yapamıyoruz ya da en kötüsü yardım edeyim derken işleri daha kötüye götürebiliyoruz. Bu yüzden ilk yardım bilgisi almamız çok önemli.Bu yeni köşemizde de ilk yardım uygulamalarından, olay anında yapmamız ya da yapmamamız gereken şeylerden bahsedeceğiz. Bu sayımızda, sizlere genel tanımlar ve ilk yardımcının özellikleri gibi konuları aktarmaya çalışacağım.

İLK YARDIM ve ACİL TEDAVİ Herhangi bir kaza veya hayatı tehlikeye düşüren bir durumda, sağlık görevlilerinin yardımı sağlanıncaya kadar, hayatın kurtarılması ya da durumun kötüye gitmesini önleyebilmek amacı ile olay yerinde, tıbbi araç gereç aranmaksızın mevcut araç ve gereçlerle yapılan ilaçsız uygulamalara ilk yardım, acil tedavi ünitelerinde ve ambulanslarda yaralılara, hekim ve sağlık personeli tarafından yapılan tıbbi müdahalelere de acil tedavi denir. Acil tedavi bu konuda ehliyetli kişilerce gerekli donanımla yapılan müdahale olmasına karşın, ilkyardım bu konuda eğitim almış herkesin olayın olduğu yerde bulabildiği malzemeleri kullanarak yaptığı hayat kurtarıcı müdahaledir. İlk Yardımın Öncelikli Amaçları  Hayati tehlikenin ortadan kaldırılması,  Yaşamsal fonksiyonların sürdürülmesinin sağlanması,  Hasta/yaralının durumunun kötüleşmesinin önlenmesi,  İyileşmenin kolaylaştırılması İlk Yardımın Temel Uygulamaları .

Kaynak: http://www.benimyuvam.com/sayfa_goster.asp?sayfa=468(05.04.2015)

İlkyardım temel uygulamaları Koruma, Bildirme, Kurtarma (KBK) olarak ifade edilir.

26


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

Koruma

Kaynak: http://www.erzincan.pol.tr/Sayfalar/Olayyeri-Inceleme-ve-Kimlik-Tespit-Sube-Mudurlugu.aspx(12.04.2015)

Kaza sonuçlarının ağırlaşmasını önlemek için olay yerinin değerlendirilmesini kapsar. En önemli işlem olay yerinde oluşabilecek tehlikeleri belirleyerek güvenli bir çevre oluşturmaktır

Bildirme

Kaynak: http://www.aksam.com.tr/guncel/acil-durumda-tek-numara-112-olacak/haber-219924(12.04.2015)

Olay / kaza mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde telefon veya diğer kişiler aracılığı ile gerekli yardım kuruluşlarına bildirilmelidir. Türkiye'de ilkyardım gerektiren her durumda telefon iletişimleri, 112 acil telefon numarası üzerinden gerçekleştirilir.

27


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

112’nin aranması sırasında nelere dikkat edilmelidir?

       

Sakin olunmalı ya da sakin olan bir kişinin araması sağlanmalı, 112 merkezi tarafından sorulan sorulara net bir şekilde cevap verilmeli, Kesin yer ve adres bilgileri verilirken, olayın olduğu yere yakın bir caddenin ya da çok bilinen bir yerin adı verilmeli, Kimin, hangi numaradan aradığı bildirilmeli, Hasta/yaralı(lar)ın adı ve olayın tanımı yapılmalı, Hasta/yaralı sayısı ve durumu bildirilmeli, Eğer herhangi bir ilkyardım uygulaması yapıldıysa nasıl bir yardım verildiği belirtilmeli, 112 hattında bilgi alan kişi, gerekli olan tüm bilgileri aldığını söyleyinceye kadar telefon kapatılmamalıdır.

Kurtarma (Müdehale) Olay yerinde hasta / yaralılara müdahale hızlı ancak sakin bir şekilde yapılmalıdır.

İlkyardımcının müdahale ile ilgili öncelikli yapması gerekenler nelerdir? 

Hasta / yaralıların durumu değerlendirilir (ABC) ve öncelikli müdahale edilecekler belirlenir,  Hasta/yaralının korku ve endişeleri giderilir,  Hasta/yaralıya müdahalede yardımcı olacak kişiler organize edilir,  Hasta/yaralının durumunun ağırlaşmasını önlemek için kendi kişisel olanakları ile gerekli müdahalelerde bulunulur,  Kırıklara yerinde müdahale edilir,  Hasta/yaralı sıcak tutulur,  Hasta/yaralının yarasını görmesine izin verilmez,  Hasta/yaralıyı hareket ettirmeden müdahale yapılır,  Hasta/yaralının en uygun yöntemlerle en yakın sağlık kuruluşuna sevki sağlanır (112) (Ancak, ağır hasta/yaralı bir kişi hayati tehlikede olmadığı sürece asla yerinden kıpırdatılmamalıdır). İyi bir ilkyardımcı; insan vücudu ile ilgili temel bilgilere sahip olmalı, önce kendi can güvenliğini korumalı, sakin, kendine güvenli ve pratik olmalı, eldeki olanakları değerlendirebilmeli, olayı anında ve doğru olarak haber vermeli (112’yi aramak), çevredeki kişileri organize edebilmeli ve onlardan yararlanabilmeli, iyi bir iletişim becerisine sahip olmalıdır.

28


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

Kaynak: http://www.saglik.gov.tr/TR/dosya/1-78703/h/ilkyardimuyg.pdf (10.04.2015)

İlk yardımcının yapması gereken işlemler hayat kurtarma zinciri şeklinde listelenmiştir. Son iki halka ileri yaşam desteğine aittir ve ilkyardımcının görevi değildir.    

1.Halka - Sağlık kuruluşuna haber verilmesi 2.Halka - Olay yerinde Temel Yaşam Desteği yapılması 3.Halka - Ambulans ekiplerince müdahaleler yapılması 4.Halka - Hastane acil servislerinde müdahale yapılmasıdır

İlk Yardımın ABC si Nedir?

Kaynak: http://www.ahder.org/ilk-yardimin-abcsi-nedir(12.04.2015)

Bilinç kontrol edilmeli, bilinç kapalı ise aşağıdakiler hızla değerlendirilmelidir: A. Hava yolu açıklığının değerlendirilmesi B. Solunumun değerlendirilmesi ( Bak-Dinle-Hisset) C. Dolaşımın değerlendirilmesi (Şah damarından 5 saniye nabız alınarak yapılır)

29


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

!! 30 YILDIR YANLIŞ İLKYARDIMIN ACISINI YAŞIYOR !! Kendisine uygulanan yanlış ilk yardım nedeniyle 30 yıldır tekerlekli sandalyeye mahkum olan Mustafa Şahin, şimdi insanlara ilk yardımın önemini anlatmaya çalışıyor. Keles Yazıbaşı köyünde 1982'de traktörle tarlaya pancar sökmeye giderken kaza yaptıklarını anlatan Şahin, şunları söyledi: "Traktör ile araziye gidiyorduk. Ölümlü kaza yaptık. Bize ilk müdahale edenler karga tulumba olarak araçlara koyup hastaneye götürdüler. Eğer güzel bir şekilde müdahale edilip, sedye yapılsa veya iki tahta bulunarak sedye gibi bizi sabit bir şekilde hastaneye taşısalardı şu anda engelli değildik." Kaza sonrasında omuriliğinde yaşadığı kopma sonrasında 30 yıldan bu yana hayatımızı tekerlekli sandalye ile sürdürdüğünü kaydeden Mustafa Şahin, şu uyarılarda bulundu: "Eğer insanların başına böyle bir kaza gelirse, bilinçsizce müdahale etmesinler. Orada bilgili biri varsa o müdahale etsin, bir sedye veya tahta gibi sabit bir araçla hastaneye götürsünler. Yoksa benim gibi bu şekilde birilerini sakat bırakabilirler."

KAYNAK: HABERLER.COM ( 8 Eylül 2012 Cumartesi 14:30)

!!İLK YARDIMIN ÖNEMİNİ KAVRAYALIM TÜM İNSANLARA KAVRATALIM!! !!Acil Yardım telefonu 112’yi HİÇBİR ZAMAN gereksiz aramayın ki, acil yardıma gerçekten ihtiyacı olanlar aradıklarında bu telefona ulaşabilsinler!! Şerife ÇELİKBAŞ KAYNAKÇA:

2. Sınıf Öğrencisi

http://www.saglik.gov.tr/TR/dosya/1-78703/h/ilkyardimuyg.pdf(12.04.2015) http://www.gundemim.net/wp-content/uploads/2013/04/7078186-slider.png(12.04.2015) http://ailehekimligi.gov.tr/yal-ve-oezuerlue-bakm.html(12.04.2015) http://www.haberler.com/yanlis-ilk-yardimin-acisini-30-yildir-yasiyor-3923374-haberi/(12.04.2015)

30


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

4. BİYOMEDİKAL MÜHENDİSLİĞİ ÖĞRENCİ SEMPOZYUMUNUN ARDINDAN Namık Kemal Üniversitesi Çorlu Mühendislik Fakültesi Biyomedikal Teknolojileri ARGE Topluluğu ve öğretim üyeleri tarafından düzenlenen “4.Biyomedikal Mühendisliği Öğrenci Sempozyumu” 25-27 Mart 2015 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Namık Kemal Üniversitesi Rektörlük Konferans Salonu’nda başlayan sempozyumun ikinci günü Çorlu Mühendislik Fakültesi’nde son günü ise Tıbbi Cihazlar ve Malzeme Fuarı EXPOMED 2015 Tüyap Kongre Merkezi Karadeniz Salonu’nunda gerçekleştirildi. Sempozyum, Biyomedikal Teknolojileri Araştırma ve Geliştirme Topluluğu Başkanı Erdi Dede’nin konuşması ile başlarken, Topluluk Başkanı Erdi Dede sempozyumu lisans ve ön lisans öğrencilerinin Biyomedikal Mühendisliği alanında bilgilerini geliştirmek amacıyla düzenlediklerini belirterek sempozyumun gerçekleştirilmesinde başta Topluluk Başkan Yardımcısı Okan Öztürk olmak üzere emeği geçenlere teşekkür etti. Biyomedikal Mühendisliği Öğrenci Sempozyumu Başkanı Yrd. Doç. Dr. Hale Pınar Zengingönül de, “Bu yıl 4’üncüsünü gerçekleştirdiğimiz Biyomedikal Öğrenci Sempozyumu her yıl farklı anlamlar taşıyor. Biz bu çalışmaları öğrencilerimizin daha fazla pratikte yer almaları açısından önemsiyoruz” diyerek, yıl içerindeki projelere imza atan öğrencileri kürsüye davet ederek tebrik etti.Çorlu Mühendislik Fakültesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü Başkanı Doç. Dr. Betül Taşdelen ise konuşmasında, “Bugün burada açılışını yapmakta olduğumuz sempozyum geleceğimizin güvencesi gençlerimiz tarafından gerçekleştirilmesi açısından çok anlamlı buluyorum” diyerek sempozyumun başarılı geçmesi temennisinde bulundu.Sempozyumun ilk gününde Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Suna Erdoğan, Nanoilaç Taşıyıcı Sistemlerin Medikal Görüntülemede Kullanımları hakkında merak edilen birçok noktaya değindi. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Profesörü Prof. Dr. Üstün Aydıngöz, NASA’daki deneyimlerini öğrencilerle paylaşarak Astronotların uzaydaki fizyolojik ve anatomik değişimlerine değindi. Siemens Klinik Pazarlama Müdürü Ali Levent Kurtoğlu, şirketlerin yürüttüğü ekonomik stratejilerden ve Diagnostik Görüntülemede Geleceğin Trendleri’nden bahsetti. Tümdef Danışma Kurulu Başkanı Mehmet Ali Özkan, Sağlık Bakanlığı İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’ndan Ömer Faruk Kuru, Tekirdağ Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Uzm. Dr. Mustafa Dönmez Medikal Sektörün sıkıntıları ve Çözüm Önerileri adlı panelde bir araya geldi.

31


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

Mehmet Ali Özkan, Ali Levent Kurtoğlu’na Siemens adına yaptığı reklam için topluluğa yüklü bağış yapması gerektiğini savunarak konuşmasına başladı. Ömer Faruk Kuru tıbbi cihaz alım,bakım ve onarım için şartname hazırlanmasının önemini vurguladı. İstanbul Bilgi Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Dekanı Prof. Dr. Ata Akın bilim ve felsefeyi birleştirerek katılımcıların ilgi odağı oldu.Sempozyumun ikinci gününe Platin Sponsorumuz Nüve A.Ş 26 Mart 2015 Perşembe günü sabah saatlerinde Nüve Bölge Bayisi İndem A.Ş. temsilcileri ile uygulamalı eğitim için büyük bir titizlikle cihaz kurulumları yapıldı. Hazırlıklar tamamlandıktan sonra sabahki oturum başladı.Nüve A.Ş. Halkla İlişkiler ve Eğitim Müdürü Nur Karakum Okbay Nüve A.Ş. tanıtarak sektördeki önemini vurguladı. Hemen ardından Nüve A.Ş. Ar-Ge Müdürü Yusuf Çetinkaya büyük bir sabırsızlıkla beklenen sertifikalı eğitimi gerçekleştirdikten sonra geleceğin mühendisleriyle izlenilmesi gereken adımlardan bahsetti ve soruları büyük bir içtenlikle cevapladı.Sektörün temsilcilerinin öğrencilerle ikram eşliğinde birebir iletişim kurabildiği bir saatlik arada cihaz tanıtımları yapıldı.Öğleden sonraki oturum Siemed Tıbbi Sistemler’in Teknik Servis Müdür Yardımcısı Burak Dede ile Satış ve Pazarlama Müdür Yardımcısı Hakkı Gökhan Yararbaş’ın sunumu ile başladı. Söyleşi şeklinde devam eden oturumda sektöre adım atılırken dikkat edilmesi gereken hususlar ön planda tutuldu. Sempozyumun üçüncü günü ise NKÜ Biyomedikal Mühendisliği Bölümü Başkanı Doç. Dr. Betül Taşdelen bölümü tanıtan sunumunun ardından farklı üniversitelerden gelen katılımcılar olduğunu belirterek sempozyumun ulusallaşma yönünde hedefini başarıyla tamamladığını söyledi. Yeditepe Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Gökhan Ertaş, Biyomedikal Mühendisliği eğitimindeki inovasyonlardan bahsetti. Açılış konuşmalarından sonra kürsüyü Sağlık Bakanı Danışmanı Metin Genç aldı. Biyomedikal Mühendisliği’nin alt dalı olan Klinik Mühendisliği’nin Geleceği adlı sunumunda tıbbi cihaz piyasasından, Sağlık Bakanlığı Şehir Hastaneler Projesi’nden ayrıca Sağlık Bakanlığı’nın izlediği politikalardan bahsetti. GE Healthcare Türkiye BT Ürün Müdürü Derya Akbaş, Bilgisayarlı Tomografi’nin gelişiminden bahsederek günümüzdeki önemini konu aldı. AVM Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Mehmet Yağmur, şirketini tanıtarak medikal sektöre nasıl tutunduğunu anlattı geçen seneki proje yarışmasına sponsor olan AVM Sağlık Hizmetleri bu sene yine ödül sponsoru olmuştur. Barış Ünlü, Biyomedikal Mühendisliği’nin Türkiye’deki geçmişi ve iyi bir Biyomedikal Mühendisi olmanın şartlarından bahsetti aynı zamanda yerli tıbbi cihazın üretim aşamalarından ve sosyal medya kullanımının önemini vurguladı.Bir saatlik aradan sonra Marmara Üniversitesi Fen ve Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Nilhan Kayahan-Apohan Doku Mühendisliğinde Kullanılan Nanofiber Yapı İskeleleri hakkındaki bilimsel araştırmalarını anlatarak bu araştırmalarda yardımcı olan takım arkadaşlarına teşekkür etti.

32


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

Güney A.Ş. Genel Müdürü Dr. A. Barış Haznedaroğlu implant sektöründeki Biyomedikal Mühendisliği’nin yerini somut bir şekilde ifade etti. Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Enstitüsü Temiz Odalar Sorumlusu Ahmet Turan Talaş 3D Yazıcı’nın avantajları ve medikal sektördeki kullanım alanlarına dair örnekler verdi, davetinden dolayı Okan Öztürk’e teşekkürlerini iletti. Ege Üniversitesi Hastanesi’nden Nurten Atay, laparoskopik cerrahinin tarihini anlattı, da Vinci Robotik Cerrahi’ye ülkemizde ilgilerin arttığını belirtti. Teknik kısım için yerini Cordamed Biyomedikal Mühendislik firmasından Serkan Yılmaz’a bıraktı. Serkan Yılmaz Cordamed’i tanıtarak yıllık da Vinci ameliyat sayısından ve da Vinci’nin avantajlarını anlattı. Öğrenci Poster Bildirisi için 3 farklı üniversiteden akademisyenler ve 3 farklı firma temsilcileri juriyi oluşturdu. Yapılan oylamalar neticesinde Biyomedikal Mühendisliği’nde Yenilikler adlı Öğrenci Poster Bildiri Yarışması’nda 2 postere ikincilik ödülü verildi. Ödüllü Poster Yarışması’nda dereceye giren posterler sırasıyla; 1-) Öznur Gül (Nükleer Tıpta Görüntülemede Kullanılan Biyobozunur Polimerik Parkitüllerin Üretimi ve Tc-99’la İşaretlenmesi 2-) Mehmet Aydınlık – Ayhan Kara (Cardio-Spect Kit Üretimi İşaretlenmesi ve Kalite Kontrollerinin Yapılması) 2-) Bahar Ateş – Pelin Birdal (Yatalak Hastalarda Oluşan Yaraların Giderilmesini Sağlayan Yara Örtüsü Üretimi ve Karakterizasyonu 1.ve 2. Olan yarışmacılar ödülleri takdim edildikten sonra, tüm yarışmacılara katılım sertifikası verildi. Kapanış olarak sempozyum başkanı Yrd. Doç. Dr.Hale Pınar Zengingönül emeği geçen tüm yönetim kurulu üyelerine,NKÜ Biyomedikal Mühendisliği Bülten ekibine ve bölüm hocalarımızdan Yrd. Doç. Dr. Sarkis Sözkes ve bölüm başkanımız Doç. Dr. Betül Taşdelen’e teşekkürlerini belirterek programı sonlandırdı.

33


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

BÜLTEN BULMACASI

1) Mühendislik ve işletmecilik bilgilerini kullanarak sağlık bakım teknolojisininverimli olarak kullanılmasını sağlayan kişidir. 2) Satın alınacak mal,hizmet ve yapım işlerinin özelliklerinin belirtildiği teknik dökümanlardır.Aynı zamanda satın alınan mal kullanıldığı sürece başvurulan dökümanlardır. 3) Delik ve yırtığı uygun bir parça ile onarma,kapatma. 4) Çene kemiğine yerleştirilen ve protezlere destek için yapılan yapay diş kökleridir. 5) Bağlantı ,ilişki 6) Makaslama zorlamasına tutulan kimi katıların sürekli akış özelliği. 7) Malzeme ve vücut sıvılarının kimyasal etkileşimi ve bu etklileşimin fizyolojik sonuçlarının vücuda ne kadar zarar verip vermediğidir. 8) Önceden hazırlanmış bir maske kullanarak silikon devre levhası (wafer)üzerinde kaplı olan fotorezistin ekillendirilmesi işlemidir. 9) Kalp kası 10) Belirlenmiş koşullar altında,doğrulupu bilinen bir ölçüm standardını veya sistemini kullanarak diğer test ve ölçüm aletinin doğruluğunun ölçülmesi,sapmalarının belirlenmesi ve doküman haline getirilmesi için kullanılan ölçümler dizisidir. Geçen sayının çözümleri: 1-Defibrilatör 2-Endokrin sistem 3-homeostaz 4- spongiyöz kemik 5Davinci robotu 6-pulseoksimetre 7-biyomalzeme 8-ampütasyon 9-ex 10-hidrojel

34


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

Bunları Biliyor muydunuz?

*

Vücudumuzda 25 milyar oksijen alıcı kırmızı kan yuvarlakları

bulunmaktadır. Bunları bir yüzey üzerine yayacak olursak 2570 metre karelik bir alanı kaplar.

*

Kalbimiz normal olarak dakikada 70-72 kere atar. Bu atışa göre 70 yaşındaki insanın kalbi 2500 milyon kere atmış ve bu süre içinde de 167.561.600.000 kilo kan damarlarımıza pompalamıştır.

*

Normal bir insan vücudunda bulunan elektrik 25 Wattlık bir lambayı dakikalarca yakabilir.

*

Tek bir dakika içerisinde 1025 cm küplük havayı içimize çeker 4 kilograma yakın kanı vücudumuz içinde devrederiz.

*

Yapılan araştırmalara göre 6 dakika su altında kalabilir 20 dakika nefesimizi tutabilir sıfırın altında 103 derecelik bir soğuğa karşı koyabiliriz. 30 gün aç 110 saat da uykusuzluğa dayanabiliriz.

*

İnsan doğduktan bir kaç gün sonraya kadar hiç birşey duymayacak kadar sağırdır.

35


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

*

Eğer çok şiddetli hapşırırsan, kaburgalarından birini kırabileceğini.

*

Düzenli olarak fazla miktarda alınan flor yarar yerine dişlere leke yaparak zarar verir.

*

Çikolatalı süt çocuklar için protein kalsiyum ve vitamin açısından iyi bir besin kaynağı olup dişler için de hiçbir zararı yoktur.

*

10 yaşına kadar her çocuğun kalsiyum açısından günde 3 bardak süt içmesi gerekir.

*

Bir kişinin hayatı boyunca 6 ile 10 kez kanser hücreleri oluşabilir.

*

Radyasyon kanser hücrelerini yok ederken; sağlıklı hücre, doku ve organları da yakar, yaralar ve zarar verir.

*

Kemoterapi ve radyasyon kanser hücrelerinde mutasyona neden olabilir ve dirençlerinin artarak yok edilmelerini zorlaştırabilir. Cerrahi işlem de kanser hücrelerinin başka taraflara atlamasına neden olabilir. KAYNAKÇA: http://www.bilgievi.gen.tr/frmContent.aspx?ContentID=5737

36


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

KARİKATÜRLER

37


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

Uğur Deniz KOÇ 1. Sınıf Öğrencisi KAYNAKÇA: http://www.selcukerdem.com/

38


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

KÜNYE EDİTÖR Hülya AŞÇIOĞLU Şerife ÇELİKBAŞ TASARIM SORUMLUSU Erdi DEDE YAZARLAR Büşra ÖZTÜRK Ceren ARSLAN Elif ÇANKAYA Enes ÖZTÜRK Ömer BAYRAM Sertan ERDOĞAN Şerife ÇELİKBAŞ Uğur Deniz KOÇ Yasenya TARSUSLU HAKEMLER Nazlı ÖZDEMİR Gamze ÖZER İLETİŞİM hlyascioglu@gmail.com serifecelikbas@yahoo.com

39


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

40


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

ÇORLU EĞİTİM VE SPOR VAKFI KIZ ÖĞRENCİ YURDU HAKKINDA                   

YURT ÖZELLİKLERİ Yurdumuz deprem yönetmeliğine uygun inşa edilmiştir. Odalarımız 2 , 3 , 4 , 5 ve 6 kişiliktir. Profesyonel güvenlik ile 7/24 parmak okuma sistemi ile kontrollü giriş – çıkışlar Odalarda kişiye ait giysi dolapları , ayakkabılık , kitaplık ve mini buzdolapları mevcuttur. Hafta sonu ücretsiz açık büfe kahvaltı. Hafta içi kahvaltı ve akşam yemeği ( Tercihe göre ) Gün boyunca sürekli tazelenen ücretsiz sıcak çay. Su ihtiyacınızı karşılayabileceğiniz ücretsiz su sebilleri. Teras – Dinlenme , TV keyfi Mutfak Etüt Odası Ücretsiz çamaşırhane (Kurutma makineleri , ütü) Tüm odalarda sıcak su ve 7/24 internet (kablosuz ağ) Isıtma (Doğalgaz) Kesintisiz elektrik (Jeneratör) Yangın alarmları Bahçe keyfi Ulaşım yurdun hemen önünde bulunan otobüs durağından istediğiniz yere rahatça gidebilirsiniz.( şehre ve alışveriş merkezlerine yürüme mesafesindedir.)

www.corluegitimsporvakfi.org Çorlu Eğitim ve Spor Vakfı Yönetim Kurulu

41


NKÜ Biyomedikal Mühendisliği

Haziran 2015

ÇORLU EĞİTİM VE SPOR VAKFI ATATÜRK KIZ ÖĞRENCİ

0282 692 6363

0541 5959 859

Muhittin Mahallesi Bahriye Üçok Bulvarı No:25 Çorlu(Eski Zafet Koleji Karşısı)(4 Nolu Otobüs Hattı)

/EgitimveSporVakfiAtatrk.yurt

.corluegitimsporvakfi.org 42


Turn static files into dynamic content formats.

Create a flipbook
Bülten-12 (Haziran 2015) by Erdi Dede - Issuu