Skip to main content

Bülten-11 (Sempozyum Özel)

Page 1

NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

1


NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

Merhaba Sayın Okurlarımız, BİYOMED-TEK ARGE Topluluğu’nun bülten ekibi olarak öncelikle sempozyum özel sayımızı çıkarmış ve ilk basımımızı gerçekleştirmiş olmaktan mutluluk duyuyoruz.Bu sayıda da yer verdiğimiz makale ve haberlerle alanımızdaki gelişmeleri sizlerle paylaşmaya devam ediyoruz. İçinde bulunduğumuz sektörün ülkemizdeki önemini ne kadar biliyorsunuz? Öncelikle bu sorumuzun cevabını ilk makalemizde bulabilirsiniz. Teknolojinin hızla ilerlediği bu zamanlarda hayatımıza robotik bir dokunuşla dokunan Da Vinci Robotu’nu, ilaçları kolayca içmemizi sağlayan ve renkleriyle bize cazip gelen kapsüller konusunu ele aldık. Bir önceki sayımızda da bahsettiğimiz teknolojinin elbiseye bile dönüştüğü bu son zamanlarda Giyilebilir Teknolojiler II yazımızla teknolojinin bu konuda geldiği son noktayı sizlere aktardık. Sonraki makalemizde biyomedikal dendiğinde akla gelen ilk terimlerden biri olan protezin; doğuşu, gelişimi ve bazı çeşitlerini size anlattık. Topluluğumuzun düzenlemiş olduğu 4. Biyomedikal Mühendisliği Öğrenci Sempozyumu hakkında kısa bir bilgiye ve katılımlarından dolayı tüm katılımcılarımıza teşekkürlerimize yer verdik. Bültenimizin son kısmında ise her sayımızda bulunan günümüzdeki son gelişmeleri içeren tekno-haber köşesi ve sizler için hazırladığımız eğlence köşesi bulunmakta. Bu sayımız için bizlere yardım eden hocalarımıza ve emeği geçen, bizimle çalışan tüm bülten ekibindeki arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Ayrıca basım için bize yardımlarını esirgemeyen ana sponsorumuz Çorlu Eğitim ve Spor Vakfı Kız Öğrenci Yurdu’na, CCG Performance ‘ye ve diğer sponsorlarımıza da teşekkür ediyoruz. Diğer sayılarımızda buluşmak ümidiyle… Saygılarımızla.

Hülya AŞÇIOĞLU

Şerife ÇELİKBAŞ

2


NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

3


NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

TÜRKİYE’ DE MEDİKAL SANAYİNİN GÜCÜ Sağlık Bakanlığı’ nın sağlık politikasını bilmeyenimiz yoktur, devlet ile özel sektör ortaklığı vasıtası ile şehir hastaneleri oluşturmak, gelecek yıllarda yerli cihaz üretimini artırarak cari açığı indirgemek istenmektedir. Bu oluşumlar hastaneleri yüksek yatak kapasiteli, tıbbi cihaz bakımından donanımlı, fiziki şartları elverişli hale getirerek ve yerli cihazların ihracat oranını artırarak Türkiye ’yi sağlık üssü yapma çabalarıdır. Doğruyu söylemek gerekirse bu çabalamayı takdir etmek ve bu planlamanın ortağı olmak gerekir. Çerçeveyi büyütüp etrafımıza baktığımız zaman dünyada klinik araştırma pazarı 100 milyar doların üstündeyken Türkiye’ nin bu pazardaki payı 30 milyon dolardır. Bu rakam Türkiye gibi bir ülke için çok düşüktür. Dışa bağımlılık oranının yüksek seyrettiğini göz önüne alırsak özellikle elektronik cihaz ithal eden ülkeler için ithalata harcanılan para ülke ekonomisi için çok ciddi bir yük teşkil etmektedir ve doğal olarak cari açığı doğurmaktadır. Türkiye’ nin medikal malzeme ve tıbbi cihaz ihracatı 200 milyon dolar, ithalatı ise 2 milyar dolardır. Bu rakamlar ışığında sektörde %90 oranında dışa bağımlı olduğumuz anlamına gelmektedir. Gelin bir de Türkiye’ ye nispetle küçük olan bir ülke olan İsviçre’yi inceleyelim; İsviçre medikal sektörde çalışan 1600 şirketi ile 15 milyar dolar ciro yapmakta, 51 bin kişilik istihdam sağlamakta ve 8 milyar dolar gibi bir ihracat gerçekleştirmektedir. Tıbbi cihazlar katma değeri yüksek ürünlerdir, medikal malzeme konusunda ülkemiz büyük bir iç pazara sahiptir. Ülkemizde her sene onlarca hastane açılmakta, Sağlık Bakanlığı ise şehir hastaneler gibi projelere imza atmaktadır. Bu kadar büyük bir iç pazara sahip ülkemizin tıbbi cihazlar için daha ciddi yatırımlara yönelmesi gerekmektedir. Medikal sanayinin gelişimi sektörle yakından ilgili olan Biyomedikal Mühendisliği’ nin gelişimiyle entegre bir durumdadır. Her sektörde girişimci, sermaye, işgücü ve alana ihtiyaç vardır. Bu ihtiyaçları organize ettiğiniz takdirde ise tecrübe sahibi Biyomedikal Mühendisleri çalıştığı ve yürüttüğü görevleri ile kurumu adım adım büyütecektir. Kurum büyürse rekabet doğar, rekabetle beraber farklı arayışlar ortaya çıkar. Örneğin ArGe faaliyetleri ile üretim sektöründe üst sıralarda olmasını sağlarken, yerli üretimle de ithalatı azaltmak ülke ekonomisine büyük bir katkı sağlar. Medikal Sanayinin Geliştirilmesinde Ar-Ge Çalışmalarının Payı Yapılan çeşitli araştırmalarda ülkelerin Ar-Ge faaliyetlerindeki yükseliş ile verimlilik artışları arasında güçlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Ar-Ge faaliyetleri, bilgi birikiminin artırılmasına yönelik yapılan yatırımların yeni teknolojilere veya mevcut fiziksel ve beşeri kaynakların daha etkin kullanımına dönüşmesi şeklinde ifade edilmektedir. OECD tarafından Ar-Ge; sistematik bir temele dayalı olarak beşeri, toplumsal ve kültürel bilgi birikimini artıran yaratıcı faaliyetlerin yürütülmesi ve bu bilgi birikiminin yeni uygulamalarda kullanımı olarak tanımlanmaktadır.

4


NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

Dünyada Ar-Ge giderlerini GSMH’ nın yüzde 4’üne kadar yükselmiş ülkeler vardır. Bu oran ülkemizde henüz yüzde 1’e yaklaşmıştır. Dahası gelişmiş ülkelerde bu kaynağın %70-%80’i özel sektör, % 20-%30 kamu tarafından kullanılırken bizde bu oranlar tersinde gerçekleşmektedir. Bu yüzden ülkemizde özel sektörün Ar-Ge’ye daha çok kaynak ayırması sağlanmalıdır. Ayrıca firmalarımız teşvik olmaksızın Ar-Ge yapmama eğiliminden vazgeçmelidirler. Maalesef firmalarımızın birçoğu hem yatırımı hem de Ar-Ge çalışmalarını teşvikten faydalanarak yapmak peşinde koşmakta ve enerjilerinin önemli bir kısmını bu işler almaktadır. Teşvik olmaksızın Ar-Ge’ye kaynak ayırmak neredeyse kimsenin aklına gelmemektedir. Oysa gelişmiş ülkelerde bu duruma rastlamak mümkün değildir. Üniversite-Sanayi İşbirliği Sistemine Geçilmeli Bir insan her konuda uzmanlaşamazsa, bir üniversite de her alanda uzmanlaşamaz. Bu yüzden ilgili alanlarda ilgili teknolojilerde; nükleer enerji, nanoteknoloji, biyoteknoloji, kompozit malzemeler, ileri üretim teknolojileri, otomotiv sanayi, tıbbi cihazlar, ulaşım teknolojileri vb. iyi bir paylaşımla üniversiteler kısa zamanda gıpta ile bakılan kurumlar haline gelecektir. Diğer taraftan interdisipliner çalışmalar artırılmalıdır. Ar-Ge, çok boyutlu multidisipliner bir çalışma gerektirir örneğin; bir tıbbi cihaz üretmek istiyorsanız anatomi, biyoloji, fizik, kimya, malzeme bilgisi, mekanik tasarım, elektronik tasarım, yazılım bilgisi vs. gerekecektir. Bütün bu yeteneklerin tek bir insanda ya da firmada toplanması pek mümkün değildir. Bu yüzden disiplinler, üniversiteler ve firmalar arası işbirliği imkânları artırılmalıdır.

Okan ÖZTÜRK KAYNAKÇA : Yased -Uluslarası Yatırımcılar Derneği: Türkiye Sağlık Sektörü Raporu Fırat Kalkınma Ajansı –Medikal Sanayi Potansiyeli Çalıştayı Sonuç Bildirgesi

5


NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

ROBOTİK DOKUNUŞ Da Vinci denilince akla ilk gelen şey büyük ihtimalle Leanordo da Vinci’dir. Ancak ilerleyen zamanlarda yerini onun robot çizimlerinden ilham alınarak tasarlanan da Vinci Robotu’na bırakması çok da küçük bir ihtimal değil. Öyle ki her geçen gün hayatımıza bir adım daha giriyor.

Robotik Cerrahinin Doğuşu Robotik cerrahi teknolojisinin geliştirilmesi ilk olarak NASA tarafından uzaya gönderilen astronotların uzayda uzaktan tedavi edilebilmesi fikri ile başlamıştır. NASA araştırmacıları, sanal gerçeklik sistemini araştıran mekanik mühendisler ve Standford Üniversitesi’nde çalışan robotik teknoloji uzmanlarının işbirliği ile geliştirilmiştir.

Robotik Cerrahi Nedir Robotik cerrahi, çağımızın yeni akımı olan minimal invazif cerrahi uygulamalarında karına açılan deliklerden kamera ve robotik kolların vücuda sokulması mantığıyla bilgisayar destekli çalışan bir sistemdir. Burada amaç hastaya yapılması gereken cerrahi işlemlerin, hastanın kalbini durdurmadan, küçük kesiklerle dokulara en az zarar verecek ve en zor operasyonlarda bile en yüksek başarı ve iyileşme sağlayacak şekilde uygulanmasıdır.

Da Vinci Robotu Da Vinci Robotu; 3 boyutlu kamera, cerrahi enstrümanlar ve cerrah konsolu olarak 3 bölümden oluşmaktadır.

1) 3 Boyutlu Kamera Robotik cerrahi sistemlerinde 3 boyutlu optik görüntü elde edilebilmekte ve derinlik hissi algılanabilmektedir. Robotik cerrahinin optik sisteminde 2 gözümüze ayrı ayrı gelen yüksek çözünürlüğe sahip 2 adet fiber optik kablo ile görüntü algılanmaktadır. Görüntü 10 - 12 kat büyütülebilmektedir. Da Vinci Si serisinde sistemin en gelişmişi HİGH DEFİNİTİON(HD) teknolojisinin kullanılması ameliyat sırasında derinlik hissi sağlayarak cerrahın ameliyat alanını ve doku anatomisini daha ayrıntılı ve net görmesini sağlamaktadır.

2) Cerrahi Enstrümanlar(slave unite) Robotik Kollar Ameliyatın gerçekleşmesini sağlayan robotik kolların bağlı olduğu hasta başı ünitesidir.4 veya en yeni sistemde 5 adet robotik kola bağlanan interaktif cerrahi aletlerden oluşan bu sistem hastaya küçük kesikler açılarak vücuda sokulur.Robot kolların merkezde olanı teleskopu tutma, bir diğeri dokuyu tutma, çekme ve dikiş ipini izleme gibi ek işleri yaparken kalan 2 tanesi cerrahın sağ ve sol kol işlevini görerek ameliyatın gerçekleşmesini sağlar. Kolların ucundaki cerrahi aletlerde bulunan Endowrist (mekanik bilek özelliği) teknolojisi eklem görevi görüp bilek hareketlerinin 540 dereceye kadar yapılabilmesine olanak sağlamaktadır. Bu cerrahi enstrü-

http://intuitivesurgical.com/company/media/images/davinci_si_im

6


mages.html

NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

manlar 7 kademeli(pitch, yaw, insertion, internal pitch, internal yaw, rotasyon ve tutuş) hareket özgürlüğüne sahiptir. Tüm bu özellikler robot kolların bilek hareketlerini taklit ettiğini ve hatta insan bileğinin yapamadığı kendi ekseninde 2 defa dönme hareketine olanak sağladığını da göstermektedir. Bu aletlerin minimal boyutta olması cerrahın erişiminin olmadığı bölgelere sorunsuz erişmesine olanak sağlamaktadır.

3) Cerrah Konsolu( Master Unite, Surgeon’s Console) Konsolda robotik kolların kontrolünü sağlayan cerrahın parmak larını yerleştirdiği 2 adet el tutacağı, ayaklarını yerleştirdiği 4 adet pedal ve bir adet ekran bulunur. Ameliyat bölgesini 3 boyutlu gören cerrah ,endowrist enstrümanları ve kamerayı ellerinin ve ayaklarının yardımıyla eş zamanlı komutlar vererek kontrol edebilir. Cerrahın el hareketleri kontrol kolları üzerindeki hassasiyeti yüksek hareket algılayıcılarını tetikler ve hareketleri uzak bir konumdaki aletlerin uçlarına iletilir. Cerrahın konsolda oturarak çalışması uzun süren ameliyatları yorulmadan yapmasına olanak sağlar. Konsolda bulunan, hem cerrahın ellerini hastanın içindeki aletlere doğrudan bağlayan insan-makine ara yüz sayesinde hem de cerrahın ellerinin altına yerleştirilen 3D ekran sayesinde cerrah, el-göz koordinasyonu ve manipülasyonlar sırasında sezgisel uyumluluk(intuitive motion) yakalar ve ellerini hastanın içindeymiş gibi hisseder. Da Vinci sistemi konsoldaki cerrahın el hareketlerini interaktif robot kollara filtreleyerek aktarır. Enstrümanların mikro hareketleri, da Vinci sisteminin bilgisayar işlemcisi tarafından kontrol edilerek yoğun operasyon hassasiyeti sağlamak için milyonlarca güvenlik kontrolünden geçer. Sistem cerrahın el hareketlerini oranlayan motion scaling (hareket ölçeklemesi) özelliği ile cerrahın el hareketlerini enstrüman uçlarına mikro düzeyde iletilmesini sağlamaktadır. Bu sayede sistem el titremelerini filtreler, her manevranın cerrahın kontrolünde olmasını sağlar ve robot kolların kendiliğinden hareket etmesini engellemiş olur. Yeni geliştirilen da Vinci Si sisteminde 2 adet cerrah konsolu bulunur. Bu konsollar eğitim ve yardımlaşma amacıyla geliştirilmiştir. Cerrah ameliyat sırasında eğitim konsolunun kontrolünü belirli oranda değiştirerek operasyonun uygulamalı öğrenilmesini sağlar. Yardımlaşma amacıyla kullanıldığı zamanlarda cerrahlar farklı bölgelerde koordineli çalışabilirler. Ayrıca cerrah konsolu ve robot kollar fiber bağlantılı olduğu için dünyanın her hangi bir yerinde cerrah konsolu robot kollara bağlanıp ameliyat yapılabilir. Bu ilerleyen zamanlarda istediğimiz cerrah tarafından yer önemli olmaksızın bulunduğumuz şehirde ameliyat olabileceğimizi göstermektedir. Geliştirilen bu teknoloji, cerrah tarafından yönetilen ameliyatın ulaşılması imkansız doku bölgelerinde dahi 3 boyutlu görüntü ile çok açılı hareket kabiliyetine sahip robotik kollarda en ufak titreme olmadan hayati manevralarla gerçekleştirilmesini sağlayan çağımızın en ileri cerrahi teknolojisidir. 7


NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

Önemli Noktalar     

Ameliyatı gerçekleştiren cerrahın laparoskopik ve robotik deneyiminin üst düzeyde olması esastır. Ameliyat esnasında robot özel örtülerle kaplanarak mikroplardan arındırılır. Robotik kolların uçlarına yerleştirilen endowist enstrümanların belirli kredilerde çalışması kolların deforme olmadan değiştirilmesi amacını taşımaktadır. Da Vinci ile başlayan bir ameliyat da Vinci ile bitmek zorunda değil herhangi bir komplikasyon durumunda açık ameliyata geçilebilmektedir. Robot kollarının yaptığı her hareket kodu fiber kablolarla bağlı olduğu merkez tarafından kontrol edilmektedir. Bu da oluşabilecek her türlü olağandışı bir hareket kodunun merkez tarafından tespit edilip gerekli onarım ve bakım için teknik servis göndererek cihazın herhangi bir arızaya sebebiyet vermesini engellemek içindir.

Robotik Cerrahinin Kullanım Alanları      

Üroloji(Prostat,Böbrek, Piyeloplasti) Kalp ve Damar Hastalıkları Genel Cerrahi(Kolon,rektum, Obezite) Jinekoloji KBB Tiroit Hastalıkları

Avantajları            

İyileşme süresinde kısalma Daha az komplikasyon Hastanede kısa yatış süresi Günlük aktivitelere hızlı dönüş Kan kaybında azalma Daha küçük yara izi Kanser kontrolü Enfeksiyon riskinde azalma Ağrıların azalması Daha kısa sonda süresi Daha iyi idrar kontrolü Uzaktan ameliyat imkanı

Şekil1:Endowrist;mekanik bilek özelliği

Erdi DEDE

Hande DİRLİK

KAYNAKÇA: Thoracic Surgery, Cardiothoracic and Vascular Department, Robotic Multidisciplinary Center, University Hospital of Pisa, Italy *Universitätsklinik für Thoraxchirurgie Universitätsspital Bern, Switzerland http://www.cordamed.net/ (13.03.2015) http://www.doktorsitesi.com/ (13.03.2015) http://www.florence.com.tr/ (13.03.2015) http://www.acibadem.com.tr/ (13.03.2015) http://www.davincirobotik.com/ (13.03.2015) http://www.anadolusaglik.org/tr/ (13.03.2015) http://www.toraks.org.tr/ (13.03.2015) http://www.ulusalcerrahidergisi.org/ (13.03.2015) https://www.fatihatug.com (13.03.2015)

8


NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

İLAÇ KAPSÜLLERİ Kapsüllerin ana maddesi jelatindir. Jelatin, kollajenin kısmi hidrolizi ile elde edilir. Koyun ve öküz gibi hayvanların kemik, boynuz ve derileri ile balık kemiklerinde bulunur. A ve B tipleri vardır. A tipi jelatin, kollajenin asit hidrolizi ile elde edilir. İzoelektrik noktasının pH değeri 9’dur. B tipi jelatin, kollajenin alkali hidrolizi ile elde edilir. İzoelektronik noktasının pH değeri 4,5’tur. KULLANILIŞ NEDENLERİ  Toz ilaçların kolay sunulması,  Kolay ve kesin dozaj sağlanması,  Kolay kullanılabilir olması, tat ve koku maskelemesi,  Vücutta kolay dağılması,  İyi tahammül,  Renkli olmalarından dolayı ilaçları karıştırma tehlikesinin azaltılması,  Islatma, kurutma gibi işlemlerden imalat işlemlerine başvurulmaması. JELATİN KAPSÜL TİPLERİ

Standart Kapsül

Coni-SNAP Kapsül

SNAP-FIT Kapsül : Kilitli kapsüllerdir. 2 tane kilit mekanizması vardır.

Coni-SNAP Supro Kapsül

9


NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

YUMUŞAK JELATİN KAPSÜLLERİN HAZIRLANMA YÖNTEMLERİ:  El ile hazırlama,  Makinelerle hazırlama,  Damla metodu ile hazırlama, SERT JELATİN KAPSÜLLERİN (KAPAKLI KAPSÜLLER) HAZIRLANMA YÖNTEMLERİ:  Özel makinelerde yumuşak kapsüller gibi hazırlanırlar.  Jelatin kütlesi plaklar haline getirilir. Aletlere oturtulur. Alttan sıcak hava akımı sağlanır. Yumuşamayan jelatin, kalıbın şeklini alır. SERT JELATİN KAPSÜLLERİN NUMARALANDIRILMASI Kapsül No Dolum Hacmi 000 1.37 ml 00 0.95 ml 0 0.68 1 0.50 2 0.37 3 0.30 4 0.21 5 0.13 YARI KATI MATRİKS TİPİ PREPARATLARIN SERT JELATİN KAPSÜLLERE DOLDURULMASI İŞLEMİ Bu preparatların sert jelatin kapsüllere doldurulması işlemi için kullanılan makinalar geleneksel toz doldurma makinalarında yapılan değişiklilerle oluşturulmuştur. Yarı Katı Matriks Tipinde Formüle Edilen Kütlenin Önemli Fiziksel Özellikleri :  Viskozitesi  Yüzey gerilimi  Erime noktası Sert Jelatin Kapsüllerin Doldurulmasında Dikkat Edilecek Hususlar  Tozların akıcılığı,  Nem,  Partiküllerin şekli ve büyüklüğü,  Karışımın homojenitesi. SERT JELATİN KAPSÜLLERE YARI KATI MATRİKS MATERYALLERİ DOLDURMA YÖNTEMLERİ Tiksokap Yöntemi: Etkin maddelerin yardımcı maddelerle birlikte tiksotropik özelliğe sahip dispersiyonları hazırlanır ve karıştırılarak akıcı hale getirilir. Kapsüllere doldurulan dispersiyon bir süre sonra sızmayan ve akmayan jel oluşturur. Termokap Yöntemi: Yardımcı maddeler eritildikten sonra etkin madde ilave edilir. Karışım katılaşmaya yakın bir sıcaklığa gelince kapsüllere doldurulur. Karma Yöntem: İki yöntem bir arada kullanılır. SIVI VE YARI MATRİKS TİPİ FORMÜLASYONDA KULLANILAN YAĞLAR VE MUMLAR  Bitkisel yağlar; zeytinyağı, pamuk yağı, mısır yağı, soya yağı, fındık yağı.  Hidrojene bitkisel yağlar; hidrojene soya, yer fıstığı, hint, Hindistan cevizi yağları.  Bitkisel katı yağlar; karnuba mumu, kakao yağı.

10


NKU Biyomedikal Mühendisliği

     

Sempozyum Özel

Hayvansal katı yağlar; balmumu, lanolin, balık nefsi. Hidrokarbonlar; sıvı parafin, vazelin. Yağ asidi alkolleri; setil alkol, stearil alkol. Yağ asitleri; streaik asit, laurik, miristik asit. Silikonlar Witepsol, suppocire.

SERT JELATİN KAPSÜLLERE SIVI VE YARI KATI MATERYALLERİN DOLDURULMASININ AVANTAJLARI  Segrasyon (ayrışma) meydana gelmez.  Zor çözünen etkin maddelerin katı dispersiyon (dağılma) halinde verilmeleri mümkündür.  Üretimde çapraz buluşma ve tozlaşma azalır.  Birim dozun etkin madde içeriğindeki değişimleri azalır.  Formülasyon basittir.  Üretim yöntemi basittir.  Kontrollü salım elde edilebilir.  Neme duyarlı etkin maddenin stabilitesini arttırır.  Pilot üretim ile fabrikasyon üretimi arasında hata farkı hemen hemen hiç yoktur. KAPSÜL DOLDURMADA KULLANILAN ALETLER El Presleri; laboratuvarda kullanılır. Makinalar;  Yarı otomatik makinalar  Otomatik makinalar

DOZAJ SİSTEMLERİ  Levha dozajı  Helezon dozajı  Tıkama  Borucuk dozajı

Ömer BAYRAM KAYNAKÇA: İstanbul Üniversitesi Farmosötik Teknoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Oğul ARAMAN’ın ders notları

11


NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

Biyomedikal Teknolojileri Araştırma ve Geliştirme Topluluğu (BiyomedTek AR-GE) Bölümümüz Namık Kemal Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliğini, üniversitemiz içinde ve dışında, en iyi şekilde temsil etmek, tanıtım faaliyetleri ve sosyal aktiviteleri düzenlemek ve yürütmek olan topluluk misyonumuz, Namık Kemal Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği’ni Türkiye’ye tanıtmak biyomedikal mühendisliği öğrencilerinin kişisel ve mesleki gelişimine katkı sağlamak olan topluluk vizyonumuz doğrultusunda 2012 yılından beri düzenlenmeye devam ettiği, gelenekselleşmiş ve dördüncüsü düzenlenmekte olan 4.Biyomedikal Mühendisliği Öğrenci Sempozyumu çok kapsamlı bir şekilde olup başta öğrenciler ve bu alanla ilgilenen kişilere olmak üzere her sene daha da genişleyen bir kitleye hitap etmektedir. Biyomedikal alanında ülkemizin seçkin akademisyenlerinin konuşmacı olarak katılacağı, çeşitli medikal firmaların ürün tanıtımı yapacağı, medikal sektör temsilcilerinin deneyimlerini paylaşacağı ve öğrencilerin projelerini poster şeklinde sunabileceği bir platform oluşturarak Biyomedikal Mühendisliği lisans öğrencilerinin mesleki ve bilimsel yetkinliklerini artırmak amacıyla öğrenci – sektör buluşmasını sağlamaktadır.

Erdi DEDE

12


NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

Bu sene 25-26-27 Mart tarihlerinde 3 gün sürecek olan sempozyumun ilk günü; Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Merkez Kampüs Rektörlük Konferans salonunda, ikinci günü; Çorlu Mühendislik Fakültesi Konferans salonunda, üçüncü günü ise İstanbul’da Tıbbi Cihazlar ve Malzeme Fuarı EXPOMED 2015’te gerçekleşecek. Topluluğumuzun sempozyumda yer vermiş olduğu güzel bir ayrıntı ise sempozyumun üçüncü günü İstanbul Tıbbi Cihazlar ve Malzeme Fuarı EXPOMED 2015’te olacak poster sunumları, o günkü konuşmacılardan oluşacak bir juri ile öğrencilerin projelerinin oylanmasıdır. Oylama sonucu birinci, ikinci ve üçüncü olacak projelere çeşitli hediyeler verilecek olup diğer tüm katılımcılar sertifikalandırılacaktır. Poster sunumlarının konusu “Biyomedikal Mühendisliği’nde Yenilikler” olarak belirlenmiştir. Bu konunun seçilmesiyle lisansın her aşamasındaki öğrencilerin bir araya gelerek Biyomedikal Mühendisliği’nin insan yaşamındaki değişimlerini ve gelecekte nasıl bir değişimlerin bizi beklediğini ele alıp sorunların çözümüne değinmek ve bilgi alışverişi için uygun bir ortam yaratılmış olacak. Önceki sempozyumlarımız ve şu anki sempozyumumuz için emeği geçen hocalarımıza, öğrenci arkadaşlarımıza tebriklerimizi sunuyor; sempozyumumuza katılan ilgili kişilere, poster sunumları için katılım gösteren öğrenci arkadaşlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.

Hülya AŞÇIOĞLU

13


NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

GİYİLEBİLİR TEKNOLOJİLER II Bir önceki bölümde olduğu gibi yeni, yepyeni ürünleri tanıtıp, ürünler perspektifinden geleceğe bir bakış yapacağız. Önceki yazımı hazırlarken, sizinle beraber ben de çok şey öğrenmiş, şaşırmış ve geleceğe yönelik umutlarımı daha da üst bir seviyeye çıkartmıştım. Zaman, hızla değişiyor; gelecek, geçmiş oluyor. Bu hızı yakalayabilecek miyiz?

SOSYALLEŞTİREN TİŞÖRT: SOCIAL TEXTILES | Teknolo.com | 7 Şubat 2015 Yeni bir ortama girdiniz, ama kimseyi doğru düzgün tanımadığınız için haliyle ne konuşacağınızı da bilmiyorsunuz. Fluid Interfaces tarafından geliştirilen bir tişört aracılığıyla artık benzeri sosyal etkinliklerde daha etkin olabileceksiniz. Sosyalleşme sürecinin daha eğlenceli ve sancısız geçirilmesi amacıyla hayata geçirilen Social Textiles tişörtleri, giyilebilir teknolojinin yararlı kullanımlarına dair güzel bir örnek oluşturuyor. İletken kumaş, Arduino, titreşim motoru ve ısı algılayıcı gibi materyaller kullanılan tişört, akıllı telefonunuz ile Bluetooth aracılığıyla eşleşiyor. Tişört, bulunduğunuz ortamda aynı tişörtü giyen diğer katılımcılar hakkında veri topluyor ve topladığı veriler doğrultusunda etrafınızda aynı ilgi alanlarına sahip ya da aynı okula gittiğiniz biri varsa, buna tepki veriyor. Bu kişilerle omuza dokunma ya da el sıkışma gibi fiziksel bir etkileşime girdiğinizde, tişört üzerindeki yazılar siliniyor ve belirlediğiniz ortak alan gözüküyor. Tişörtün, özellikle konuşacak bir konu bulmakta zorluk yaşayanlar için tetikleyici bir rol oynadığını söyleyebiliriz. Video: https://vimeo.com/108854109

ÇOCUKLAR İÇİN AKILLI SAAT | Teknolo.com | 6 Mart 2015 Artık bir şekilde akıllı saat marketinde yer almak isteyen üreticiler, farklı yaş aralıklarına da hitap etmeye çalışıyor. Ambit Networks adlı bir firma AmbyGear adında geliştirdiği akıllı saat ile ebeveynler çocuklarını hem takip edecek hem de onların eğitimine katkıda bulunacak. AmbyGear’ın Genel Özellikleri Saatte yerleşik olarak bulunan GPS özelliği aracılığıyla ebeveynler kolaylıkla çocuklarının nerede olduğunu öğrenebilecek. Tek bir farkla, kendini huzursuz ya da kaybolmuş hisseden çocuklar, Finder uygulaması aracılığıyla aynı özellikten yararlanıp, ebeveynlerini bulabilecekler. Yine Filip 2’de olduğu gibi ebeveynler, çocukları için Geofence oluşturup, onların önceden belirlenen sınırları terk edip etmediklerini kontrol edebilecekler. Ebeveynlerin hoşuna gidebilecek diğer bir özellik de: takvim uygulaması. Bu uygulama aracılığıyla çocuklar, gün içerisinde yapması gereken işleri kolaylıkla takip edebiliyor. AmbyGear’da bir ödül sistemi geliştirilmiş; bu sisteme göre ebeveynler çocuklarına bir görev ve bu göreve uygun bir ödül seçiyor. Anlaşılacağı üzere bu akıllı saatin çalışma mantığı, ödül sistemi üzerine kurulu. Çocuklar günlük aktivitelerini yerine getirerek puan topluyor ve bu puan, harçlığa zam, oyuncak ya da artık belirlenen ödül ne ise, ona erişmek için kullanılıyor. Video: https://vimeo.com/118563465

14


NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

AKILLI SAATLER ÖZGÜRLEŞİYOR | Teknolo.com | 23 Şubat 2015 Bu pazarda farkında olabileceğiniz gibi, akıllı telefonlarımız ana cihaz olurken akıllı saatlerimiz yan cihazlarımızdır. Bu düzeni değiştirmek isteyen Neptune şirketi, akıllı saat ve telefon ikilisiyle piyasaya giriyor. Neptune Duo, Hub ve Pocket olmak üzere iki ayrı cihazdan oluşuyor. Hub, yani akıllı saat, Android Lollipop işletim sistemine sahip ve bir akıllı telefonun tüm özelliklerini bünyesinde barındırıyor. Hub’ın teknik özellikleri kısaca;  4 çekirdekli işlemci,  4G,  Bluetooth,  Wi-Fi,  GPS,  NFC şeklinde sıralanabilir. Neptune Duo ikilisinde akıllı telefonun yerini alan cihaz ise Pocket. Pocket, 8 MP arka ve 2 MP ön kameraya sahip olan 5 inç boyutunda bir ekran. Hub’a bağlanarak saatte yürütülmekte olan işlemlere yalnızca bir arayüz görevi üstlenen Pocket, düşük maliyetli ve değiştirilebilir olduğundan kaybolmasından korkmanıza da gerek kalmıyor. Üstelik kullanıcının kişisel bilgilerinin tamamı Hub’da depolandığından, Pocket’lar kullanıcılar arasında değiştirilerek de kullanılabiliyor. Video: https://www.youtube.com/watch?v=H9LyQmADrS4

MICROSOFT’TAN AKILLI ATKI | Teknolo.com | 31 Ocak 2015 Geçtiğimiz günlerde Stanford Üniversitesi’nde düzenlenen bir konferansta tanıtımı yapılan bu teknoloji; akıllı bir atkı. Microsoft, yavaş yavaş modaya da el atmaya başlıyor. Henüz prototip aşamasında olan atkı, bir uygulama aracılığıyla kullanıcıyı ısıtabiliyor ve onu titreşim yoluyla uyarıyor. Ürünün modüler olması ise öne çıkan diğer özelliklerinden biri. Sıcaklık ve titreşim modüllerinin değiştirilebilir olması, kullanıcının rahatlığı açısından çok önemli bir faktör. Ayrıca ileride atkıya farklı modüllerin de entegre edilebileceğini düşünürsek, ürünün işlevselliği bir hayli artacaktır. Atkıda, bakır iletkenli tafta (bir tür kumaş) ve endüstriyel keçeden imal edilen altıgen malzemeler kullanılmış. Ürün, şimdilik tedaviye yönelik teknolojilerin geliştirilmesi amacıyla akademik çalışmalar için kullanılacak, yani bu atkıyı yakın zamanda piyasada göremeyeceğiz. Ama giyilebilir teknoloji piyasası büyümeye devam ediyor, bu ürün olmasa bile ileride benzer işlevlere sahip başka bir atkı ya da bere piyasaya düşecektir.

LECHAL AKILLI AYAKKABI | Teknolo.com | 24 Temmuz 2014 Amerika’da eğitim almış iki Hint vatandaşı girişimcinin 2011 yılında kurduğu Ducere Technologies tarafından geliştirilmeye başlanan Lechal; normal bir ayakkabıdan farklı olarak, sizi ayaklarınıza gönderdiği titreşimle yönlendiriyor. Ayakkabıyı diğer bluetooth ile çalışan giyilebilir cihazlar gibi cep telefonunuza bağlıyorsunuz ve ürünün Google maps ile entegre olarak çalışan iOS, Android ya da Windows uyumlu uygulamasına nereye gitmek istediğinizi belirtiyorsunuz. Ardından cebi 15


NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

nizden telefonunuzu çıkarmanıza hiç gerek kalmadan, ayakkabınıza gelen titreşimlerle sağa ve sola dönerek belirttiğiniz yere gidebiliyorsunuz. Şirketin kurucularından olan Krispian Lawrence, ayakkabıyı akıllı bileklik ve saatlerden farklı bir yere koyuyor. Ayakkabı kullanma mecburiyetinin ürüne avantaj sağladığını, saat ve bileklik gibi aksesuar olmadığının altını çiziyor. Ürünün asıl amacı, görme engellilerin hayatını kolaylaştırması. Bu bakımdan Lechal’i sosyal sorumluluk projesi olarak görmek doğru olacaktır.Sosyal sorumluluk açısını bir yana koyarsak keşfe çıkmayı seven tracking tutkunları için hayatı kolaylaştırabilecek bir ürün. Zorlu parkurlarda yürürken durmadan navigasyona bakmak yerine, ayakkabının yönlendirmesiyle yürüyüş keyfi hiç bozulmuyor. Video: https://www.youtube.com/watch?v=ucK6jhdRlUY Son bir genel toparlama yaparsak, bu piyasanın avantajları ve dezavantajlarından bahsetmek isterim.

Giyilebilir Teknoloji ve Avantajları Teknolojinin bize sunduğu bu imkânların bizler için aslında sayısız faydası vardır. Bunlardan belli başlarına bakarsak:  Bu ürünler birçok işi aynı anda yapma imkânı sunarak vakitten kazanç sağlamamıza yardımcı olur.  Oturarak geçirilen saatleri kısaltarak daha mobil hâle gelme fırsatı verir.  Yalnız iş anlamında gelişmeyen giyilebilir teknoloji bizlere başka imkânlarda sunar. Giyim anlamında şu an oluşum aşamasında olan masal okuyan tişörtler üreterek tüm kitleye hitap eder.  Uzun yazılar ya da mesajlar yerine sesli algılama sistemi ile haberleşmede kolaylık sağlar.

Giyilebilir Teknoloji ve Dezavantajları Bu kadar olumlu yanı olan bir teknoloji ağının dezavantajları olur mu? Demeyin. Elbette var:  Daha çok gezen, gören ve inceleme yönünde başlayan insan yaşamı artık mobil aygıtlara bağlı kalır. Bu da her şeyin bir komut ile yapılmasından dolayı yaşamı sıradanlaştırır.  Kullanabileceğimiz özel gözlükler, sesli komutu algılayan cihazlar, telefonlar derken her yanımızı saracak olan bildirimler bizi bedenen ve zihnen yorabilir.  Artık ulaşılmaz olmak neredeyse imkânsız hâle gelmektedir.  Özel yaşamın gizliliği ne yazık ki artan teknoloji ağı ile azalır.  Yer bildirimleri, mesajların görülüp görülmemesi ya da yapılan her işlemin diğer kişiler tarafından görülmesi gibi durumlar hayatımızı kolaylaştırıyor gibi gözükse de zorlaştırabilir.  Şu an geldiği noktada görüşme imkânı sunarken, yalnızca kişilere fiziksel teması sağlayamaz. Bu da doğal bir şeydir. İki duruma da bakılınca avantajları da dezavantajları da kişiden kişiye değişiklik gösteren kavramlar haline dönüşür. Yıllarca izlediğimiz filmlerde bulunan teknolojiye ulaşmak hepimizi heyecanlandırıyor kuşkusuz. İlerleyen zaman ile giyilebilir teknolojinin hayatımızda ne kadar yer edeceğini ve bize neler sunacağını göreceğiz.

Enes ÖZTÜRK

16


NKU Biyomedikal Mühendisliği

PROTEZ Protez doğuştan veya çeşitli nedenler sonucu işlevini yerine getiremeyen uzuvlar için tasarlanan materyallerdir. Protez, hayatımızı daha iyi bir şekilde devam ettirebilmemiz için gerekli olan materyallerdendir. Şu anda proteze ihtiyaç duymadığınızı düşünebilirsiniz ama yaşadığınız dünyada bir dakika sonra bile başınıza bir kazanın gelmeyeceğini ve proteze ihtiyaç duymayacağınızı garanti edemezsiniz. Bu nedenle protez-ortez alanındaki yapılan çalışmalar canlıların hayatını ilgilendirdiği için büyük bir öneme sahiptir. Protezin tarihsel olarak gelişiminin Milattan Önce’ye dayandığı düşünülmektedir. Eski çağlarda tanrıları memnun etmek için kendi kollarını, ayaklarını kesen insanlar bu inanışlar sonucunda uzuv kayıpları (ampütasyon) yaşamıştır. Ayrıca cüzzam, kangren gibi pek çok hastalıkta, hasta olan bölgenin vücuttan uzaklaştırılmasıyla iyileşebileceği düşünülerek ampütasyon yapılmıştır. Ayrıca Fransa ve İspanya‘ da mağara duvarlarında 36.000 yıllık sakat bir elin resmini gösteren çizimlere rastlanmıştır.

M.Ö. ait olduğu düşünülen protez

Herodot’ un M.Ö. 484 yılındaki kayıtlarına göre ilk ampütasyon Pers askeri olan Hegesistratus ’un başına gelmiş ve kaybettiği ayağının yerine ağaçtan bir protez ta-

Sempozyum Özel kılmıştır. Karanlık çağlarda kullanılan protezler genellikle ağır ve maliyeti yüksekti. Uzuv eksikliğini gidermek için tahta bacak ve demir kanca kullanımı yaygındı. Protezler, savaşçıların eksik noktalarını düşmandan saklamak amacıyla kullanıldı. Bu nedenle görsellik önemliydi. Protez alanındaki en önemli katkılardan birini Fransız cerrah Ambroise Pare (15101590)yaptı. Pare diz gibi kıvrılan bir bacak ve ayaktan oluşan diz üstü protezi yapmıştır.1696 yılında Hollandalı cerrah Verduin ilk serbest diz eklemli ve bacak kısmı ahşap olan bir diz altı protezi geliştirdi I. Dünya savaşından sonra en önemli gelişme diz altı protezlerde yaşanmıştır. Bu protezlerde genellikle deri, kösele, bakır ve çelik kullanılmıştır. Protez alanındaki asıl önemli gelişme II. Dünya savaşı sonrası yaşanmıştır. James Pott 1800 yılında Pare’ nin yaptığı dizüstü protezini eklemli olarak yeniden tasarlamıştır. Yapılan bu protez Waterloo savaşında ayağını kaybeden Anglesea Markisini tarafından kullanılmıştır.1950 yılında Danimarka’da ISPO (International Society Prosthetics and Orthotic) olarak bilinen Uluslararası Protez ve Ortez derneği kuruldu. Her geçen yıl protez alanında önemli gelişmeler kaydedilmektedir. TÜRKİYEDE PROTEZ GELİŞİMİ Türkiye’de protez-ortez alanındaki gelişme II. Abdülhamid döneminde yaşanmıştır.1898 yılında tıp okulunu denetlemesi için getirilen Bonn Üniversitesi

17

Cerrahi Profesörü Dr. Robert Rieder’in, denetim sırasında belini ve bacağını kırması nedeniyle protez ve ortez çalışmaları için bir atölye kurulmuştur. II. Abdülhamid’in Maliye Bakanı(Masarif Nazırı) Sadettin Paşaya üç ampütasyon yapılmıştır. Bu nedenle Paris’ten iki defa protez getirilmiştir. Protez maliyetinin artması sonucu II. Abdülhamid bu işlemlerin ülkede yapılmasını istedi. Bu nedenle dört subay Paris’e protez-ortez alanında eğitime gönderildi. Düzenli olarak ilk protez atölyesi Tersane-i Alatı Nazikiye adı ile Bahriye Çarkçısı Yüzbaşı Hüseyin Rıfat öncülüğünde kuruldu ve 1914 yılında Gülhane Hastane ’si bünyesine taşındı. I. Dünya savaşı sırasında proteze olan ihtiyaç arttı. Bu nedenle Hilal-i Ahmer (Kızılay) tarafından Bahriyeli Kazım Elgün eğitim için Viyana’ ya gönderildi.1928’ de Kifidis Beyoğlu’nda özel protez-ortez atölyesini açmıştır.1961 yılında Gülhane Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği kurulmuştur.1965 yılında Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu’nda protez-ortez atölyesi açılmıştır.1993’ de Ankara Üniversitesi Dikimevi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’ nde protezortez laboratuvarı kuruldu. Günümüzde protez-ortez alanındaki çalışmalar devam etmektedir. PROTEZ ÇEŞİTLERİ Günümüzde gelişen teknolojiyle birlikte protez çeşitleri de farklılık gösterir. Bu protezlerden bazılarını aşağıdaki şekilde tanımlayabiliriz.


NKU Biyomedikal Mühendisliği Bacak ve Ayak protezleri: Protezler gerçekleştirdikleri işlevlere göre kalça, dizüstü, diz altı protezleri ve ayak protezleri gibi isimlendirilirler. Diz altı protezleri: Diz altı ile ayak bileği arasındaki güdüklere (ampütasyon sonucu vücutta kalan parçadır) uygulanan protez çeşididir. Diz altı protezlerini modüler ve klasik olarak ayırabiliriz. A)Modüler protez de çelik, alüminyum, titan veya karbon gibi malzemeler kullanılır ve klasik protezlere göre daha pahalıdır. Bütün parçaları sökülüp değiştirilebilir bu nedenle ömrü daha uzundur. B)Klasik diz altı protezlerinde alüminyum, deri ve polyester reçineleri kullanılır. Tek bir parçadan oluştuğundan dolayı modüler protezde olduğu gibi bir parça değişimi söz konusu değildir. Bu nedenle klasik protezlerin tercih edilme oranları azalmaktadır.

Modüler Diz Altı Protezi

Hasta Üzerine Uygulanması

Sempozyum Özel

Dizaltı Güdüğü

Klasik Dizaltı

Protezi Protezin Uygulanmış Hali

Total kalça protezi:Kalça eklemlerinin uyumunun bozulması, kireçlenme, kıkırdak kaybı ve kalça ekleminin işlevini yerine getirememesi sonucunda uygulanan protez çeşididir. Total kalça protezi metal ve plastik yuva, metal mop, metal sap olarak bölümlere ayrılır.

Total kalça protez örneği

Dişlerde kullanılan protezler: Sabit Protez: Köprü, kuron, kaplama olarak isimlendirilirler. Köprü: Bir veya birden fazla diş eksikliği olan kişilerde bu boşlukların etrafındaki dişlerin küçültülerek, bu dişlerden destek alınarak boşlukların doldurulma işlemidir.

Köprü işlemi yapılan dişler

Kuron: Çürük kırık veya başka bir nedenle kötü durumda olan dişlerin küçültülüp üzerinin kaplanması işlemidir.

Hareketli Protezler: Hasta tarafından takılıp çıkarılabilen protezlerdir. Total protezler: Kişinin kendisine ait hiç dişinin kalmadığı durumlarda, alt ve üst çene dokusu üzerine yapılan protez çeşididir.

Total protez örneği

Diş üstü protezler: Kişinin ağzında birkaç diş ve kök olması durumun uygulanan protez çeşididir.

Gamze ÖZER KAYNAKÇA: http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/28/39/332.pdf (14.03.2015) http://www.formed.com.tr/Tr/ortopedik_urunler/1/prote z(14.03.2015) http://www.serefaktas.com/kalca-cerrahisi/total-kalca-protezi (14.03.2015) http://www.atesparlar.com/content/tam-protezler (14.03.2015) http://www.tavsiyeediyorum.com/makale_11208.htm (14.03.2015) http://www.turkprot.org/turkiyede-protez-ortez-alaninin-tarihsel-gelisimi,2,29 (14.03.2015) http://www.kalcaprotezi.org/sayfalar.3697.kalca-protezi-tarihcesi.html (14.03.2015) http://www.doktorsitesi.com/makale/sabit-protez-nedir (14.03.2015) http://www.hisarhospital.com/tr/uniteler/unitedetay_sub/133/460/Hareketli-Protezler (14.03.2015) http://www.izmitortopedi.com/?git=sayfa&id=7 (14.03.2015)

18


NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

Tekno-Haber Köşesi MEME KANSERİNDE ERKEN TEŞHİS İÇİN: MAMOGRAFİ Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Sabahattin Aslan; meme kanserinin teşhis edilmesinde en önemli yöntemin mamografi olduğunu açıkladı. Son zamanlarda gündemde sıkça konusu geçen meme kanseri ile ilgili bilgi veren Doç. Dr. Sabahattin Aslan her 8 kadından 1 inin meme kanseri olduğunu söyledi. Meme kanserinin kadınlarda en çok görülen kanser çeşidi olduğunu söyleyen Aslan "Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kötü huylu bir hastalıktır. Tüm dünyada kadınların korkulu rüyası halinde olan meme kanseri, yılda yaklaşık 1 milyon vakayla yeniden karşımıza çıkmaktadır. Türkiye'de ise bu sayı 10 bin ile 30 bin arasındadır. Bir kadının hayatı boyunca meme kanserine yakalanma riski yüzde 12 civarındadır. Bu da her sekiz kadından birinde meme kanseri görüleceği anlamına gelmektedir" dedi. Türkiye genelinde yapılan araştırmalara göre meme kanseri teşhislerinin %20 sinin 40 yaşından küçük bayanlarda görüldüğünü kaydeden Doç. Dr. Sabahattin Aslan "Meme kanserinin erken teşhisinde taramalarda da kullanılan mamografi altın standarttır. Mamografi 40 yaşından itibaren 50 yaşına kadar iki yılda bir, 50 yaşından sonraki kadınlarda da yılda bir çekilmesini öneriyoruz. Meme kanseri erken teşhis edildiği taktirde tamamen tedavi edilebilir bir hastalıktır" dedi. Erken teşhis için mamografinin şart olduğunu vurgulayan

Aslan "Mamografi, meme muayenesinde saptanamayacak kadar küçük anomalilerin belirlenmesi amacıyla düşük dozda çekilen bir meme röntgen filmidir. Mamografi meme kanserinde erken teşhis için oldukça önemli; çünkü kendi kendine ya da hekim tarafından yapılan muayenelerde ancak 1,5 - 2 cm ve daha büyük boyutlu kitleler saptanabilirken, mamografi meme içindeki değişiklikleri 0,5 cm altında dahi tespit edebiliyor. Bu da tanı ve tedavinin 2 yıl önce başlaması anlamına geliyor. Mamografi özel bir röntgen cihazı ve düşük doz ışın kullanılarak çekiliyor.” şeklinde açıklama yaptı.

19


NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

HANGİ KADIN NE KADAR ARALIKLARLA MAMOGRAFİ ÇEKTİRMELİ?

 Hiçbir risk faktörü olmayan kadınların, periyodik aralıklarla meme cerrahına muayene olarak, 40 yaşın üzerinde iki yılda bir, 50 yaşın üzerinde yılda bir mamografi çektirmeleri gerekmektedir. Uzak akrabasında kanser varlığı ya da erken adet görme ve geç menopoz gibi hafif risklere sahip kadınların 40 yaşın üzerinde yılda bir mamografi çektirmeleri gerekmektedir.

20

Anne, kardeş, kız çocuk gibi birinci derece akrabasında kanser varlığı gibi ciddi bir risk söz konusu olan kadınlar, 35 yaş üzerinde düzenli mamografi çektirmeleri gerekmektedir.


NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

15 DAKİKADA EBOLAYI TESPİT EDEN TEST

bulunup bulunmadığını belirleyerek hızlı bir şekilde hastanın izole edilmesine ve tedaviye başlanmasına olanak sağlıyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), özellikle Batı Afrika’da binlerce kişinin ölümüne neden olan ebola virüsünü 15 dakikada tespit edebilen testin kullanımını onayladı. İngiliz yayın kurumu BBC’nin yaptığı habere göre ABD'li Corgenix şirketi tarafından hazırlanan ''ReEBOV'' adı verilen test, kullanılan yöntemlere göre daha hızlı fakat kesinliği daha az sonuçlar veriyor.

LABORATUVAR ORTAMINDA EN AZ 12 SAAT SÜRÜYORDU Mevcut yöntemlerle yapılan testlerde laboratuvar ortamında virüsün genetik yapısından parçaların kan içerisinde olup olmadığı araştırılıyor. Kesin sonucun alınması için geçen süre 12 ile 24 saat arasında değişim gösteriyor. Corgenix şirketi tarafından hazırlanan test ise kanda virüse ait başka parçaları arıyor. Uygulanırken elektrik bağlantısına ihtiyaç duymayan test, enerji nakil şebekelerinin olmadığı uzak yerlerde de kullanılabiliyor. Bu yöntem, kişiden elde edilecek ilk sonuçlara göre ebola virüsünün ilk belirtilerinin

Batı Afrika’da test ile ilgili yapılan denemelerde başarı şansı %92 olmuş, buna rağmen DSÖ mümkün olduğu durumlarda hızlı testin ardından geleneksel yöntemler ile sonucun doğrulanması uyarısında bulundu. Son zamanlarda Liberya, Sierra Leone Ve Guinea' de 128 yeni Ebola vakası tespit edildi. Özellikle Batı Afrika’da görünen salgında 23.250'den fazla kişi virüsle enfekte olurken, 9.380'i hayatını kaybetti

Ceren ARSLAN KAYNAKÇA: http://www.habercil.com/( 13.03.2015) http://www.haberler.com/meme-kanserinde-erken-teshis-icin-mamografi-sart-7041162-haberi/ (18.03.2015) http://www.ensonhaber.com/ebolayi-15-dakikada-tespit-eden-test-2015-02-20.html (18.03.2015) http://www.canlihaber.com/ebolayi-15-dakikada-tespit-edecek-kan-testine-onay-65996h.htm(18.03.2015)

21


NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

KALP ve DAMAR HASTALIKLARINA KARŞI DAMARLARI AÇAN NANOROBOTLAR ABD’li bilim insanları, damar tıkanıklığına yol açan plaklara yapışıp saldıkları bir proteinle damarları açan mikroskobik robotlar üretti. Bilim kurgu filmlerini aratmayacak nitelikte olan bu mikroskobik robotların kalp ve damar hastalıklarında yeni bir dönem açması bekleniyor. Boston’da yürütülen bu deneyde denek farelerin damarlarına mikroskobik robotlardan enjekte edildi. Hedefine sapmadan giden nanodronlar (insansız robotlara verilen isim) tıkanıklığı gidermekte başarılı oldu.

yapılan ilk deneylerin sonuçlarına göre tıkalı durumdaki damarların birçoğunda önemli oranda rahatlama tespit edildi. Enjekte edilen protein dronlarının yüzde 70’i, başarılı bir şekilde Annexin A1 proteinlerini saldı ve plakları eritti. NANODRONLAR İŞLEVİNİ TAMAMLADIKTAN SONRA VÜCUT İÇİNDE KALMAYA DEVAM EDECEK Mİ? Dronların çoğunluğu 5 haftalık sürecin ardından vücutta hiçbir yan etki bırakmayarak çözündü. Dr. Farokhzad “Tıp heyecan verici gelişmeler kaydediyor. “Nanotıbbın (mikroskobik teknolojilerden yararlanan tıp) geleceği son derece parlak” dedi. Dronların, daha güçlü proteinlerle kuvvetlendirilerek insanlar üzerinde deneneceği belirtiliyor.

Nanorobot (temsili)

Nanodron (temsili)

MİKROSKOBİK ROBOTLAR NASIL ÇALIŞIR? Dronlar, (insansız, uzaktan kontrol edilen) ilk olarak daha önceden belirlenen bölgelerdeki damarların iç kısmına tutunuyor. Dronlar, damar tıkanıklığına sebep olan plaklara yapışıyor ve içlerindeki Annexin A1 proteinlerini damara salıyor. Görevi ısı etkisi yaratmak olan Annexin A1’in yaydığı inflamasyon (ısı artışı) etkisi sayesinde, kalp damar hastalıklarına neden olan kolesterol ve kalsiyum plakları eriyor. Fareler üzerinde

YÖNTEMİN İŞE YARADIĞI BAŞKA BİR HASTALIK VAR MI? Bu yöntemin damar sertleşmesi olarak da bilinen ateroskleroz tedavisinde çığır açabileceğini söyleyen Kolombiya Üniversitesi’nden Profesör Ira Tabas da “Damar sertleşmesi kronik bir hastalık olduğu için hastalar uzun yıllar ilaç almak zorunda kalabiliyor. Oysa bu dronlar daha kısa süreli ve etkin bir tedavinin kapısını açabilir.” yorumunda bulundu.

22


NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

OBEZİTEYİ BİTİREN CİHAZ Vücuda yerleştirip iştahı kesen ve %20 zayıflatan VBloc adlı cihaz FDA’ nın onayını alıp piyasaya sürüldü. ABD’de Gıda ve İlaç İdaresi’nden (FDA) onay alan ve obeziteye kesin çözüm getiren implant, iştahı bastırıyor ve kişinin gereğinden fazla besin almamasını sağlıyor. Daha önceleri obezite hastalarının başvurduğu ameliyatlara en zahmetsiz alternatifi üreten VBloc cihazı üç yıl önce hayvanlar üzerinde denendi ve başarılı sonuçlar alındı. ABD’li EnteroMedics isimli ilaç firması tarafından geliştirilen VBloc, karındaki periton boşluğuna yerleştirilecek ve sinirden VBloc cihazı

Vagus siniri solunum hızını, kalp atış ritmini, sindirim sistemindeki asitlerin ve diğer sıvıların salgılanmasını ve bağırsağın kasılmasını düzenliyor. Ayrıca, insan vücudunun nasıl işlediği bilgilerini beyne gönderiyor. Avustralya ve ABD’deki laboratuvarlarda denenen cihazı 12 ay süresince kullanan hastalar en az %20 oranında kilo kaybetti. Hastaların 1/3’ü üçte biri ise % 30 oranında kilo verirken, tansiyon, kolesterol ve kalp ritminde de düzelme kaydedildi. Cihazı geliştiren ekip, elektriksel uyarıların yanı sıra, kimyasal tepkilerin izlerinin takip edilmesinin daha hassas bir yol olduğu görüşünde. Cihazın hiçbir yan etkisinin olmadığını da araştırmacılar sonuçlarına ekledi. ABD ve Avustralya’nın yanı sıra İngiltere’de de kullanılmaya başlanan cihaz, hastane istirahatı gerektirmediği için Ulusal Sağlık Hizmetleri tarafından karşılanabilir ve 90 dakika süren operasyonun bedeli 19 bin dolar olarak belirlenmiştir.

geçen iştah sinyallerinin elektriksel ve kimyasal izlerini okuyacak. Daha sonra beynin vagus sinirine bu elektrik sinyalleri iletilecek. Beyin ise aldığı bu sinyallerle bir yemekten sonra bağırsak sisteminden aldığı sinyallerin aynısını alacak ve bu sinyaller daha fazla yenmemesini, bağırsakların dolu olduğunu söyleyecek.

Elif ÇANKAYA

KAYNAKÇA: http://www.sabah.com.tr/saglik/2015/02/21/damarlari-acan-nanorobotlar (21.02.2015) http://www.medikalakademi.com.tr/kalp-damarlari-acan-nanorobotlar/ (22.02.2015) http://www.teknolojigundem.com/bilim-haberleri/obeziteyi-kesin-bitiren-cihaz-661584.htm#

23

(23.02.2015 )


NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

AKILLI KANSER AMELİYAT BIÇAĞI İngilitere’de bilim adamları kanser cerrahisinde devrim gibi bir buluşa imza attı. iKnife yani bıçak adındaki elektrikli ameliyat bıçağı operasyon sırasında kesilen dokuyu anında analiz ederek kanserli olup olmadığını cerraha bildiriyor. 500ün üzerinde ameliyatta başarıyla denenen buluşun resmen onaylandığında çığır açması bekleniyor.

man bir kütle spektrometresine aktarılıyor ve burada kanser yapısı anında analiz ediliyor. Ekranda yeşil uyarı çıkarsa hücre sağlıklı, kırmızı uyarı ise kanserli anlamına geliyor. Akıllı bıçağın mucidi Doktor Zoltan Takats cihazın neşterin cerrahi dünyasına ilk girdiği zamanki gibi bir çığır açacağını savunuyor. Akıllı bıçak özellikle beyin ameliyatlarında çok önemli olacak. Zira tümörün nerede bittiği, hangi dokunun çıkarılacağı beyin cerrahisinde çok kritik. Buluş 2010-2012 yılları arasında Macaristan’da 3 hastanede 91 hasta üzerinde uygulandı ve akıllı bıçak tüm hastalardaki kanseri doğru şekilde tespit etti.

Elektrikli ameliyat bıçağı dokuyu kestiğinde çıkan duman kanserli hücreleri ele veriyor. iKnife, yani akıllı bıçak İngiltere İmperial College’da bilim adamlarının geliştirdiği devrim gibi bir buluş. Akıllı bıçak kanser ameliyatlarında cerrahların en büyük yardımcısı olmaya hazırlanıyor. Kanserli hücrelerin yerini tam olarak bilemeyen cerrahlar tekrar ameliyat endişesi ile bazen gereğinden fazla dokuyu kesip çıkarmak zorunda kalıyor. Fakat akıllı bıçak artık kanserli hücreleri tanımaya imkan veriyor. Elektrikli bıçakla kesilen dokudan çıkan du-

Buluşun Almanya ve İngilitere’deki ameliyatlarda uygulama sayısı 500′ün üzerine çıkıyor. Akıllı bıçak ve bağlı olduğu ekipmanın maliyeti şimdilik 380 bin doları geçiyor. Fakat icat ticari olarak piyasaya girerse bu fiyat düşecek. Uzmanlar akıllı bıçak üzerinde daha fazla çalışma yapılması gerektiğini vurguluyor.

Oğuzhan GÖKMEN

KAYNAKÇA: http://www.trthaber.com/haber/saglik/tumoru-bulan-akilli-bicak-gelistirildi-93977.html(13.03.2015)

24


NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

EĞLENCE KÖŞESİ Bülten Bulmacası

1-)Kalbin normal dışı atımını tekrar normal kalp ritmine dönmesini sağlayan araçtır. 2-)Canlılarda sistemler arasındaki uyumlu çalışmayı sağlayan özel maddeler olan hormonların sağlandığı sisteme denir. 3-) Bir organizmanın içinde yaşadığı ortamla madde alış verişi yaparak kendi iç ortamını belli sınırlar arasında dengede tutması. 4-) Dallanmış ve birbirine ağ gibi bağlanmış kemik trabeküllerinden oluşur. 5-) Bilgisayar temeline dayanan minimal invaziv - yani en düşük düzeyde zarar vererek cerrahinin uygulanmasını sağlayan robotik sistemdir. 6-) Dispozible olan problar hastanın parmak ucuna, alnına, kulak memesi üzerine yerleştirilerek dokudan geçen ışık yardımı ile oksijen saturasyonunu ölçen cihazdır. 7-) İnsan vücudundaki doku hasarlarının ve kayıplarının neden olduğu işlev kaybını düzeltmek için kullanılan malzemlere verilen addır. 8-) Vücudun çıkıntı biçimindeki herhangi bir organının, özellikle de kol ve bacakların tamamen ya da kısmen cerrahi yöntemlerle kesilip alınmasına denir. 9-) Tıp dilinde ölmek. 10-) Suyu yüzde 99,9 oranında emen doğal veya sentetik polimerlerden oluşan büyük molekül zincirleridir. Bulmacamızın cevaplarını bi sonraki sayımızda bulabilirsiniz. 25


NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

Gençler, Cesaretimizi güçlendiren ve sürdüren sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve kültür ile, insanlık değerinin, vatan sevgisinin en değerli örneği olacaksınız. Mustafa Kemal Atatürk Başkaları için zor olanı yapmak kabiliyetli olmaktır; kabiliyetliler için imkânsız olanı yapmak da, dâhi olmaktır. Henry Frederic Amiel Her şey aynı nefesten alır: Hayvanlar, insanlar, ağaçlar… Hayvanlar olmazsa insanlar ne yapar? Tüm hayvanlar gitse insanların ruhu büyük bir yalnızlığa boğulur; insanlar yalnızlıktan ölür. Kızılderili Reisi Seattle Onun güzelliğini herkes görüyorsa o bence az güzeldir. Herkes biliyorsa o bence hiç güzel değildir. Onun güzelliğini yalnız ben görüyorsam bu sevgidir. Yalnız ben biliyorsam bu aşktır. Hiç kimse görmüyorsa bu yalnızlıktır. Özdemir Asaf Aklın güzelliği dil ile, dilin güzelliği söz ile, kişinin güzelliği yüz ile, yüzün güzelliği göz ile belli olur. Yusuf Has Hacip Bende 1 yumurta var, sende 1 yumurta var. Ben sana 1 yumurta versem, sen bana bir yumurta versen, bende 1 yumurta sende 1 yumurta olur. Bende 1 bilgi var, sende 1 bilgi var. Ben sana 1 bilgi versem, sen bana 1 bilgi versen, bende 2 bilgi, sende de 2 bilgi olur. Konfüçyüs Bizi güçlü yapan yediklerimiz değil, hazmettiklerimizdir. Bizi zengin yapan kazandıklarımız değil, muhafaza ettiklerimizdir. Bizi bilgili yapan okuduklarımız değil, kafamıza yerleştirdiklerimizdir. Francis Bacon Düşün; Her şey üstüne üstüne geliyorsa eğer, Belki de sen ters gidiyorsundur. Dostoyevski İyi bitirmek, iyi başlamaktan daha üstündür. Ovidius Kitaplar, hiç solmayacak şifalı bitkilerdir. Herrick

26


NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

Çevrendekileri alçaltarak değil, kendini gerçekten yücelterek büyüyebilirsin. Reich Büyük işler sanki hiç ölmeyecekmiş gibi çalışmakla başarılabilir. Vanvenarues Bu dünyaya istediğimiz gibi gelmedik, Bu Dünya’dan istediğimiz gibi gidemeyiz. Ömer Hayyam Adalet topaldır, ağır ağır yürür, fakat gideceği yere er geç varır. Mirabeau Eğitim, ruhun bu gücünü ‘iyi’ den yana çevirme ve bunun için en kolay, en şaşmaz yolu bulma sanatıdır. Yoksa ruhta görme gücünü vermek değil; çünkü güç onda kendiliğinden vardır; ama kötü yöne çevriktir. Bakılmayacak yana bakmaktır. Eğitim onu yalnız iyi yana yöneltir. Platon Sadece yasalar ifade özgürlüğünü garanti edemez. Herkesin kendi düşüncesini, cezalandırma olmaksızın açıklayabilmesi için toplumda hoşgörü mevcut olmalıdır. Albert Einstein Kalabalıklara bakın, azimle yürüyenlere herkes yol verir. Halid Ziya Uşaklıgil Denizi seviyorsan dalgaları seveceksin, Uçmayı istiyorsan düşmeyi de bileceksin! Korkarak yaşarsan, sadece hayatı seyredersin. Friedrich Nietzsche Yaratıcılık, var olan en büyük başkaldırıdır. Osho Gece en karanlık ve ebedi göründüğü zaman gün ışığı en yakındır. Her gecenin bir sabahı vardır. Halide Edip Adıvar İnsan tebessümle, gözyaşı arasında gidip gelen bir sarkaçtır. Lord Byron

Hayriye KUMAL

Uğur Deniz KOÇ

Şerife ÇELİKBAŞ

KAYNAKÇA: http://www.e-sehir.com/siirler/siir718.html#.VQMlLHysWVc(13.03.2015) http://www.gencgelisim.com/v2/kategoriler/27-liderlik-stratejileri/1376-liderlerden-buyuk-sozler.html (13.03.2015) http://www.genelarsiv.com/sozler/unlu-yazarlarin-ozlu-guzel-sozleri-manidar-sozler.html(13.03.2015) http://www.yenimakale.com/ataturkun-genclik-ile-ilgili-sozleri.html(13.03.2015) http://www.guzelsozlerin.com (13.03.2015)

27


NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

KÜNYE EDİTÖR Hülya AŞÇIOĞLU Şerife ÇELİKBAŞ TASARIM SORUMLUSU Erdi DEDE YAZARLAR Bahar DEMİRHAN Büşra GÖNÜL Büşra ÖZTÜRK Ceren ARSLAN Elif ÇANKAYA Emrah TOHUMCU Enes ÖZTÜRK Erdi DEDE Gamze ÖZER Hande DİRLİK Hayriye KUMAL Hülya AŞÇIOĞLU Oğuzhan GÖKMEN Okan ÖZTÜRK Şerife ÇELİKBAŞ Uğur Deniz KOÇ HAKEMLER Emine BOSTAN Nazlı ÖZDEMİR ÇEVİRMENLER Aylin EROĞLU Ömer BAYRAM Yasenya TARSUSLU İLETİŞİM hlyascioglu@gmail.com serifecelikbas@yahoo.com

28


NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

29


NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

30


NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

SEMPOZYUM SPONSORLARI PLATİN SPONSORLAR

GÜMÜŞ SPONSOR

BRONZ SPONSOR

31


NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

32


NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

33


NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

34


NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

ÇORLU EĞİTİM VE SPOR VAKFI KIZ ÖĞRENCİ YURDU HAKKINDA Doğup büyüdüğümüz, feyiz aldığımız, ülkeye büyük değerler yetiştiren, tarihine baktığımızda şerefli bir geçmişe sahip olan Çorlu’muza; şükran borçlarımızı ödemek için Çorlu’ muz Eğitim ve Spor camiasında sosyal dayanışma, yardımlaşma, ahenkli ve verimli beraberlik sağlayabilmek, bunların maddi manevi birikimini köklü Eğitim ve Spor camiasında toplayabilmek arzu ve heyecanı ile Türk Medeni Kanunun ve 903 sayılı kanun hükümlerine göre 13.01.1989 yılında ÇORLU EĞİTİM VE SPOR VAKFI adı altında bu vakıf kurulmuştur. Çorlu Eğitim ve Spor Vakfı Kız Öğrenci Yurdu olarak Temmuz / 2012 yılında Muhittin Mh. Bahriye Üçok Bulvarı Cd. Sağlık Koleji Karşısı No:25 Çorlu adresinde faaliyete geçmiştir. Yüksek öğrenimden önce veya yüksek öğrenime devam safhasında maddi imkânsızlıkları nedeni ile eğitimlerini sürdüremeyecek durumda bulunan başarılı öğrencileri nakdi ve aynı yardımlar yaparak öğrenme, barınma, beslenme ve diğer ihtiyaçlarını gidermek, eğitim ve kültür seviyelerini yükseltmeyi sağlamaktır. Eğitim kurumlarının hizmet, seviye ve kapasitesinin geliştirmesine katkıda bulunmaktır. Türkiye’de çağdaş ve en ileri eğitsel sistemlerin uygulanmasına ve Türk toplumuna yararlı yurtsever vatandaş yetiştirmesine katkıda bulunmaktadır. Katkı ve destek veren kişi ve kurumlara şükranlarımızı sunarız. www.corluegitimsporvakfi.org Çorlu Eğitim ve Spor Vakfı Yönetim Kurulu

35


NKU Biyomedikal Mühendisliği

Sempozyum Özel

36


Turn static files into dynamic content formats.

Create a flipbook
Bülten-11 (Sempozyum Özel) by Erdi Dede - Issuu