Ataturk i
Uluslararasl anlaYI?, i?birligi ve ban? yolunda c;aba gostermi? ustun bir ki?i, olaganustu reformlar gerc;ekle?tirmi? bir devrimci, somurgecilik ve emperyalizme kar?1 sava?an ilk lider, insan haklanna sayglll dunya ban?1n1n oncusu, butun hayatl boyunca insanlar araslnda renk, din ve Irk aynml gozetmeyen e?siz bir devlet adami,
Turkiye (umhuriyeti'nin Kurucusu.
UNESCO'nun, AtatUrk'un 1981 yilmdaki 100. Dogum Ylldbnumu dolaYlslyla yaptlg l tanlm
“Kemalizm, yurdumuzun kendi koşullarından doğan ve gelişen; tam bağımsızlık, anti-emperyalizm ve Misak-ı Milli temelleri üzerinde yükselen, içinde evrensel değerler barındıran ulusal bir çağdaşlaşma ideolojisidir.”
ODTÜ ADT
9. Geleneksel Demokratik Cumhuriyet Üniversiteleri Platformu Öğrenci Kongresi’nden
Değerli düşün Dostları; Topluluğumuzun kuruluşunun 20. yılında, dergimizin 22. sayısıyla bir kez daha sizlerle buluşmanın mutluluğunu ve gururunu yaşamaktayız. Zamanın getirdiği değişen şartları yorumlayarak, Kemalist bakış açısıyla günümüz sorunlarına çözümler üretmeye çalışan ODTÜ Atatürkçü Düşünce Topluluğu, “düşün” 22. sayıda yer alan makale, söyleşi ve bildirilerde işlenen konuları bilimsel bir temelde ele alarak Kemalist düşünceye katkıda bulunmaya çalışmıştır. Küresel anlamda gündemin sürekli yoğun olduğu bir senede, yaz aylarında Rusya Federasyonu ve Gürcistan arasında yaşanan savaş, her an sıcak gelişmelerin yaşanabildiği bir coğrafyada bulunan Türkiye’nin, bölgesinde barış ve istikrarı koruma konusunda, güçlü kalması gerektiğini bir kez daha göstermiştir. İnsan haklarının ve demokrasinin artarak tartışıldığı 21. yüzyıl dünyasında, ülkelerin, çıkarlarını korumak için binlerce masum insanın yaşama özgürlüğünün elinden alındığı silahlı savaşları gerçekleştirmek yerine uluslararası güvenlik ve barış örgütlerini etkin bir şekilde kullanıp bu örgütlerin karar mekanizmalarında yer alabilecek şekilde dış politikada güç sahibi olmalarını sağlayacak gelişimleri göstererek söz konusu çıkarlarını korumaları gerektiğini düşünmekteyiz. Artan terör olayları sonrasında, bazı illerde Doğu kökenli vatandaşlarımıza karşı yapılan saldırılar, çözümü konusunda yıllardır etkisiz kalınan terör sorununun beraberinde farklı sorunları da doğurabileceğini göstermiştir. Son zamanlarda hem siyasi hem de askeri üst düzey yetkililerce, alınan salt askeri önlemlerin terör sorununu çözme konusunda yeterli olmadığının dile getirilmesini önemli bir gelişme olarak değerlendirmekteyiz. Bahsedilen bu yetersizlik terör sorununun çözümüne yönelik geliştirilecek geniş kapsamlı sosyal, kültürel ve ekonomik politikalarla giderilmelidir. Türkiye gündemini çok fazla meşgul eden konulardan bir diğeri, siyasi iktidarı hukuk dışıyollarla düşürmeyi amaçlayan çete tarzı örgütlenmelerin olduğunun iddia edilmesi ve halen bu konuda işleyen yargı sürecidir. Demokratik bir rejimde hukuk dışı yollarla, var olan siyasi iktidarı ortadan kaldırmaya çalışmak kabul edilebilir bir davranış değildir. Bu anlamda, iddia muhattaplarının suçluluğu yargı kararıyla kanıtlandığı taktirde cezalandırılmaları doğaldır ve bu karara hukuk devletine inancı olan herkesin saygı göstermesi gerekir. Tüm ekonomilerin küresel ekonomiye gittikçe bağlılığının arttığı bir çağda küresel bir krizin ülke ekonomilerini etkilememesi düşünülemez. Bu durumda yapılması gereken, krizin etkilerinin olacağını kabul etmek ve bu etkilerin toplumun her kesimi tarafından eşit bir şekilde karşılanmasını sağlayacak düzenlemeleri yapmaktır.
odtuadt.com
Bundan önceki 20 yıllık süreçte yaptığımız çalışmaların gururuyla sizleri bu genç aile ile birlikte çalışmaya davet ediyoruz. Dostça kalın…
düşün, Güz’08
1
KiTLE iMHA SiLAHLARI ve Ol~ POLiTiKA dii$iin Sorular / Yanltlar DoC;. Dr. Mustafa KiBAROGLU
61
"3. Dunya Sava?/nI bilmiyorumi ama 4. Dunya 5ava~1 ta?/arla/ sopa/arla olacak. "
TORKiYE'NiN Ol!? POLiTiKASI OZERiNE BiR OEGERLENOiRME dii$iin Bildiri
dii$iin Say' 22, Guz 2008 Dergi
72
C;ah ~ ma
Grubu:
Ahmed Kutalml~ AK I ~ Orkun AKMANLAR Hakan AKTAY Sedat AYR IK
Caner C;:AK MAK
Huseyin C;:iFT<; i
BOGAZic;:i ONivERSiTESi ATATORKC;:O OO!?ONCE KULOBO
76
Emre DED E
Melih DURUKAN Esr a
eLiusTAoGLU
Hakan EREK Yavuz GOKIRMAK
OOTO AOT 2008-2009 ETKiNLiKLERi 8. GELENEKSEL YAROIM KAMPANYASI
22
77 80
KEMALizM'iN OLU~UMUNOA BiR SORE<;: KAORO HAREKETi Prof. Dr. Temuc;in Faik ERTAN "Kadrocula r, i~ politikada onerdikleri devlet~ilik, planli kalklnma ve slnljslz-aY flcalikslz toplum ~ozumleriyle ve dl~ politikada one surduk· leri merkez-~evre kuramlyla ozg un bir ak,mln temsilcileri olmu~/ar dlr."
29
27 MAYIS ve 1961 ANAYASASI OZERiNE BiR iNCELEME Prof. Dr. Ser;il KARAL AKGON "27 May,s'ln getirdigi Anayasa, bugun hala Turkiye Cumhuriyeti'nin ~ag da~ hukuk devleti olmaslnln guvencesi."
Dzan H. GOREe; Canan KELE~ GUJnur KOCAPINAR
Engin KOC; Duygu KO~OKEKMEK~ i Emine Ale v ORBAY Sezgin OZTORK Umut OZTO RK Gok~en Ay~en SOYDEMIR
UgurTEK iNER Olgu ONAL
BaharYAlC;IN Seyit Cern YIL M AZ OnurVOKSEL
Dergi Temsilcilikleri: BURSA I Barl~ C;ETiN el 16207@yahoo.com OROU I Fidan KURUCU 0452 225 27 59 KU~ADAS' / Rejat ERGUVAN 0532 357 95 52 MU~LA I Emin ARIK a 252 212 98 64 iZMiR I Ban~ KOTAHYA
o S32 792 79 61 ISTANBUL I Caner BAK IR cbakir@ku.edu.tr Hamit GONOLDA$ 05326024795 ALMANYA/ Erman KO<;OKKARACA kucukkaracaer@hotmail.com ABO I Barbaros <;ETiN barbaroscetin@yahoo.com AVUSTRALYA I Ferruh DiNt;:KA L ferruh@optuhome.com.au is vi~ RE / (ahit ~ER~i 0041817561576 Baskr Tarihi: 3 Mart 2009 YaYIn jdare Merkezi: i~~i 810klarr Mah. 421. Sok.
No: 177/10 <;ankaya I ANKARA
1.rJ.(J
9vli[[etin 6agnndan temiz 6ir nesi[ yeti~iyor. <Bu eseri ona 6zrak,acagzm ve gozum ark,ada k,a[mayaca~
www.odtuadt .com/yardimkampanyasi
- - - - - - - - + I 2 (ctl.LCUMHURiVET'TEN 27 MAVIS'A iSMET iNONO ve DEMOKRASi*
* Sezgin bZTORK I ODTU AtatOrk~u Du~unce Toplulugu ismet inonu, Osmanh imparatorlugu'nun ~oku~ donemine tanlk olmu~, daha sonra Milli Mucadele Yilianyia birlikte yeni Turkiye Cumhuriyeti'nin kurulu~unda ve geli~mesinde onemli gorevler ustlenmi~tir. inonu, Kurtulu~ Sava~I'nda Batl Cephesi Komutanhgl gorevini ba~anyla yurutmu~, bunu takiben Lozan Ban~ Konferansl'nda ba~ delege slfatlyla yeni Turk Devleti'nin kurulu~unu ilan etmi~tir. Kurulan bu yeni devletin yonetim ~ekli cumhuriyet olarak belirlendikten sonra; ba~bakanhk, cumhurba~Â kanhgl, muhalefet partisi liderligi gorevlerinde bulunarak Turkiye Cumhuriyeti'nin elli yilina yon vermi~tir. Bu sure~ boyunca, onemli gorevleri ustlenmi~ olmasl nedeniyle dogal olarak pek ~ok konuda da ele~tirilere maruz kalml~tlr. Bu ele~tirilerden en onemlisi inonu'nun demokrat"hgl uzerinedir. inonu, bazl ~evreler taraflndan
"diktator" olarak nitelenmi~, bazl ~evrelerce de onun demokrathglna inanllml~tlr. Bu yazlnln kaleme allnl~ amaCi da Turkiye Cumhuriyeti'nin ilk elli yilina etki eden ismet inonu'nun uzun siyasi hayatl boyunca demokrasiye bakl~ a~lslnl degerlendirebilme ktir. Yazlnln geri kalan k,smlnda inonu'nun AtatOrk ile olan ili~kilerineve bazl ki~i selozelliklerine deginilecek ardlndan da AtatOrk Donemi, Cumhurba~kanhgl Donemi ve 27 Mayls Darbesi'ni de i~ine alan muhalefet doneminde kendisinin demokrasiye bakl~ a~lsl ve demokrasi anlaYI~1 degerlendirilmeye ~ah~lIacaktlr. ismet inonu'nun sahip oldugu bazl niteliklerin, onun siyasi kimliginin olu~maslnda kendisine yardlmCl oldugu soylenebilir. Konumu geregi inonu, hayatl boyunca ~ok defa Atatlirk ile k ar~lIa~tlrllml~ ve onun ikinci adam olmanln
E
e
;;
•
il
~
o
dli,lin. G Oz'08
5
-2(<tlIL- I - - - - -- - - - - - : iitesine ge~emedigi ve Ataturk'un yanmda bir giilge olmaktan kurtulamadlgl pek ~ok kez di le getirilmi~tir. Onun zaman zaman bu kar~da~tl nlmalardan rahats lz oldugu dogrudur. Ancak iniinu'nun buyuk hayranlik duydugu, "vel inimetim" dedigi Ataturk ile hi~bir zaman rekabet i~i ne girmedigi de bir ger~ektir. Bir ba~ka deyi~ l e iniinu'nun zaten, ikinci adam olmaktan iiteye ge~mek gibi bir niyetinin oldugu siiylenemez. AtatUrk ile aralannm a~ddlgl siiylentilerinin 01dugu diinemde yapdan bir CHP grup top lantlsmda Sa lih Bozok siiz alarak bu siiylentileri di le getirmi~ ve iniinu'den konuyla ilgili bir a~lk l ama yapmaslnl istemi~tir. Bunun uzerine iniinU'nun yaptlgl konu~mada " ... Bendenizin terbiyeli bir adam oldugunu bilirsiniz. Benim resmi i~ l erim de oldugu gibi, hususi hayatlmda da Ataturk benim velinimetimdir. En muhim resmi hayatlmda ve kar~da~tlglm hadiselerin hepsinde, muvaffak olmam i~in Ataturk'un ~ok emegi ge~mi~tir. .. '" demesi, AtatUrk ile aralannda bir iktidar mucadelesinin olmad lgml an lamak i~in
~at(jrk'e
gore daha sakin bir ki~ilige sahip olmasl, birlikte verdikleri mucadele boyunca Ataturk'un daha hlzll karar alan, curetkar ki~iligini dengeler bir rol oynaml~tlL
---.J
iinemlidir. iniinu birlikte ~ali~tlgl muddet~e AtatUrk'e bagll kalml~ ve sadakat beslemi~tir. Ancak bu durum, onun AtatUrk tarafmdan yiinetilen bir giilge oldugu ~eklinde algdanmamaI,d,r. iniinu, iinem li bir konuda karar almadan iince 0 konuyu iyice du~unur, kafasmda derin bir degerlendirme yapar, ancak bu ~ekilde bir so nuca vamdl. 0, AtatUrk ile kendisi arasmdaki en iinem li farka deginirken, AtatUrk'un gu~lukleri dogrudan uzerine giderek a~masma kar?1n kendisinin gu~lukleri yorarak yenen biri oldu gunu belirtmi?tir-' AtatUrk'e giire daha sakin bir ki?ilige sahip olmasl, birlikte verdikleri mucadele boyunca AtatUrk'un daha h,zli karar alan, curetkar
6
Guz'08
°
ki?iligini dengeler bir rol oynaml?tlr. hi~bir zaman giilge bir adam olma dlgl gibi, ba?bakanIl gl diineminde bir devlet kulturu olu?turmaya ~al ' ?'rken AtatUrk'un, iniinu hukumetine d,?an dan yapmaya ~all?tlg l mudahalelere de zaman zaman tepki giistermi?tir. Bu yuzden, AtatUrk ile hi~bir zaman rekabet etmeye ~ali?madlgml belirtmekle beraber, on un iyi bir denge adaml oldugunu siiyleyebiliriz. Aynca bu denge adammln insanlar arasmda uyum ve ileti?ime verdigi iinem ve yeni ?eyleri iigrenmeye giisterdigi sablr; denge rejimi olarak tanlmlanan demokrasiyi insan lann bir ya?am bic;imi haline getirmesi i~in c;abalad lgl y dl arda ona yard lm edecektir.
Ataturk Donemi ismet ,iniinu, henuz Ataturk hayattayken c;ok partili rejime gec;ilmesi taraftan idi. Bu gec;i~in iizeliikleAtaturk hayattayken olmaslnl istiyordu c;unku AtatUrk'un karizmas l ve otoritesi sayesinde, yapdan devrimlerin bu gec;i? a?amasmda zarar giirmeyecegine ya da en az zarar giirecegine inanlyordu. iniinu, muha lefet partisi olarak kuru Ian Terakkiperver Cumhuriyet Flrkasl'nm kapatdmasl hakkmda olumlu du?unmuyor ve ?u degerlendirmeyi yaplyordu: "Bizim, Takrir-i SukOn Kanunu'nun uygulanmasmda uzuntU duydugumuz i?lerden birisi, kar~1 politik kuru lu? uzerinde karar alm ak zorunda kali?lmlzdlr. Biiyle bir zorunluga du?memek i~in ne kadar kendimizi zorlad,g ,m,z, ve ne kadar c;aba harca dlglmlZl ba?ka flrsatlarla anlatml?tlm."3Aynl ?e kilde ikinci bir tecrube olan Serbest Cumhuriyet Flrkasl denemesinde ydmadan son una kadar gidilmesini savunan zor da olsa bu gec;i? surecinin bir an iince tecrube edilmesinden yana olan vine ismet iniinu'dur. 0, Serbest Flrka kapatddlktan sonra bu flrka hakklnda ~u degerlendirmeyi yapacaktl: "Bir defa Serbest Flrka kurulmu? 01duktan sonra bunun kaldlrllmasmm iyi olacagml da hic;bir zaman du~unmedim. Guc;lukleri yard !. Fakat bu gu~lUk l eri biz AtatUrk'le beraber yenebilirdik ... Kar~1 kar?,ya iki parti 0 zaman yerle?mi? olurdu. Ben bu kanaati muhafaza ettim.
-
-
-
-
-
-
AtatOrk, ilk tehlikeleri gordukten sonra bu goru?e asia itibar etmedi. Halbuki iktidan da blrakabilirdik ... AtatOrk sagdl. iktidardan daha kolay ayrdlrd lk. Boyle te?ebbusler yapddlgl zaman sa lim i?lemesini saglamak laz,md,r. Salim i?lemesi temin olunduktan sonra iktidar degi?mesi, endi?e duyulacak, ?a?dacak bir ?ey degildir. Boyle kabu l etmeden te?ebbuse ge~mek yan li ?tlr. Serbest Flrka te?ebbusunun devam etmesi, ?uphesiz bir~ok slkmtdan da devam ettirecekti. Bilha ssa inkdaplann zarar gormesi, aksamasl soz konusu olacaktl. Ama bilahare benim ya lnl z ba?lma ugra?tlglm olaylarla, AtatOrk'le beraber ugra?mak sayesinde gu~lukleri ye nmek daha kolay olacaktl. .. Tek parti uzerinde tecrube yapddlktan sonra, bizde demokratik rejim olmaz, olmayacaktlr kanaatine varmamak laz,md,r. Butun mahzurlan meydana ~I ktlktan sonra bile tereddut gostermemelidir. Esas mese la daha ba?larken dogacak neticelere katlanacaglz dive karar vermektir' Goruldugu gibi AtatOrk'un Serbest Flrka konusunda duydugu ve dile getirdigi endi?elere ragmen inonu bir an once ~ok
----+-I2(<t:l ,Lmuhalefet denemelerini kapatarak hata ettiklerini dile getiren inonU'nun istedigi gibi Ataturk hayattayken ~ok partili rejime ge~i? saglanamadl. AtatOrk'un olumunden sonra inonu 'nun i?inin daha zor oldugu soylenebilir. C;unku bir yan dan 0 gune kadar yapdan devrimlerin zarar gormesini engellemek bir ya ndan da demo kra tik rejim i hayata ge~irmek ko la y olmayacaktl. Ama 0 yap dan bu devrimlerin demokrasi ye engel olmadlgml, aksine demokrasinin ya?amasl i~in mutlak gerekli olduklannl du?unuyordu. Dna gore zaten yapdan devrimlerin amaci demokratik bir rejimin kurulmaslydl. inonu'nun, demokrasi deneyimin in ya?and lgl yd larda yaptlgl bir radyo konu?masmda "AtatOrk reformlannm sadece kapali bir rejimle korunabilecegini sanmak buyuk bir hatadlr... Kapall bir rejim altmd a ba?anlan reformlar, ancak demokratik bir rejimde ~Ikan f,rtmalara dayanabilirse ya?ayab ilir. "s demesi, devrimlerinin amacml demokrasi olarak gordugunun gostergesidir. Cumhurba~kanllgl
Ataturk'un olumunden sonra Cumhurba?kaolan inonu'ye CHP tarafmdan "M illi ~ef ve degi?mez ba?kanllk" unvanl veri lmi ?tir. inonu'nun bu unvanl benimsemesinin, oncesinde demokrasiye yaptlgl vurgularla ve hatta vine aynl donemde yapt lgl uygulamalarla ~eli?tigi du?unulebilir. Demokratik bir rejimde bir siyasal partinin degi?mez bir ba ?ka nmm olmasl ya da herhangi birinin Milli ~ef ilan edilmesi bugunun penceresinden baktlglmlzda kabul edilebilir bir durum degildir. Fakat inonu 'nu n bu unvanl kabul etmesi ve benimsemesinin altmda yatan sebepleri anlamak ancak donemin ko?ullannl deijerlendirebilmekle mumkundur. Dnun, AtatOrk'un sahip old uiju karizma ve otorite sayesinde ~ok partili ha yata ge~i? surecinde ya?anabilecek 50runlan a?manm daha kolay olacaijml du?unduiju belirtilmi?ti. DolaYlslyla AtatOrk'un olumuyIe beraber olu?abilecek bir otorite bo?luijunun giderilebilmesi, inonU'nun Milli ~ef unvanlnl kabul etmesinin altmda yatan sebep olarak nI
partili rejime ge~i?i sag layabilmek i~in kar?da?,labilecek butun gu~luklere daya nma sabnnl ve kuvvetini kendinde goruyordu. inonu, muhalefet olmadan iktidan kontrol etmenin gu~lugu nun farkmdaydl. Serbest F,rka'nm kurulu?unun altmda da bu farkmdallk yatlyordu ancak bu deneme de ba?anslzlikla son u~landl. Boylece,
Donemi
-2(( 1 . soylenebilir. <;OnkO 0 demokrasiye gec;i~in ad 1m adlm olacagma inamyor ve bu sOrec;te onceden kazandml~ degerlerin kaybolmamasl ic;in donemin ~artlarma gore bir otoritenin gerekli oldugunu dO~OnOyordu. Burada onemli olan nokta, AtatOrk'On sahip oldugu otoritenin kaybolmaslyla ismet inonO'nOn olu~turmak istedigi otoritenin hangi amac;la kullandacak olmasldlr. ismet inonO'nOn bu Onvanl sonrasmda kendi istegiyle b,rakmas, ve vi ne kendi iradesiyle c;ok partili hayata gec;i~i saglamasl goz onOne almdlgmda; bu otoritenin totaliter bir rejimin diktatorO olmak amaCl yla olu~turulmadlgl gorOlecektir. Aynca, AtatOrk'On olOmOnden sonra, kazandan degerlerden vazgec; ilecegi yonOnde soylentilerin C;lkmaslyla Cumhurba~kanl olarak TBMM'de
r-;;:staki; Grup'un demokratik rejim kurma konusunda yetersiz oldugu nasI! bir ger~ekse, amaci totaliter bir rejim kurmak olan bir ~efin, i~in hemen ba~lnda, mecliste bir muhalefet organl yaratmak istemeyecegi de bir 0 kadar ger~ektir.
-.-J
yaptlgl ilk konu~mada ozellikle devrimlerin Turk ulusu ic;in onemine vurgu yapml~ olmaslyla, inonO'nOn dolduracagl makamda birincil gorev olarak nevi gordOgOnO ve olu~turmaya c;ali~Â tlgl otoriteyle nevi amac;ladlgml anlayabiliriz. ismet inonO Cumhurba~kanligl gorevini yaptlgl 1938-1950 ydlan arasmda TOrkiye'de c;ok partili rejimin kurulmasmda en onemli rolO oynaml~tlr. AtatOrk'On olOmu sonrasma denk gelen bu donemde CHP iktidan ve inonO totaliter bir rejim kurma amaci gOtmemi~tir. Demokrasiye gec;i~in kademe kademe olacagma inanan inonO, oncelikle "MOstak ii Grup" adlyla meclis ic;e ri sindeki milletvekillerinden olu~an 21 ki~ilik bir grup olu~turulmasml saglaml~tlr. MOstakil Grup, iktidann uygulamalanm denetleme ve
8
I dii~iin, GLiz'OS
ele~tiri
yapma gorevini Ostlenecekti. Grubun
Ba~kan Vekili Ali R,za Tarhan'm inonO tarafm-
dan tayin edilmesi, inonO'ye oldukc;a yakm bir isim olmasl ve MOstakii Grup'un var oldugu sOre zarfmda CHP'ye kar~1 ciddi bir muhalefet sergilememesi, bu grubun demokratik bir rejim kurmada yeterli bir giri~im olmadlgml anlamaya yetecektir. Ancak bu sebeplerden dolaYI kimi c;evrelerce yapay ve gostermelik bir muhalefet olarak adlandlnlan bu grubun varllg l, tOm etkisizligine ragmen, gelecek ic;in ipucu ve rme noktasmda onemlidir. <;OnkO MOstakii Grup'un demokratik bir rejim kurma konusunda yetersiz oldugu nasd bir gerc;ekse, amaci totaliter bir rejim kurmak olan bir ~efin, i ~ in hemen ba~mda, mecliste bir muhalefet orgam yaratmak istemeyecegi de bir 0 kadar gerc;ektir. Kaldl ki, inonO'nO~ amaci yapay bir muhalefet olu~tur mak degil, erken oldugunu iddia edenler olsa da AtatOrk doneminden itibaren dile getirdigi CHP dl~mda ikinci bir partinin kurulabilmesini ve bu partinin siyasi hayata eklemlenmesini sag lamaktl. inonO, Abdi ipekc;i ile yaptlgl bir soyle~ide nic;in c;ok partili rejimi tercih ettigini ~oyle aC;lkI,yor: "Beni c;ok partili hayata sevk eden sebeplerden birisi de yapdan icraatm, Cumhuriyet'in ne dereceye kadar memlekete mal oldugunu tecrObe etmek ihtiyaci idi. Akl,m,z ba ~lm lz da dermanlmlz yerinde, gOcOmOz, kuvvetimiz mevcut iken, mOesseselerin yer le ~mi~ olduklanm ciddi olarak ke~fetmek bizim ic;in IOzumludur kanaatindeydim. Bu ancak, c;ok partili rejime, serbest hayata girdikten sonra belli olabilirdi.'" Meclis ic;ince ba~la ya n bireysel muhalefetlerin ardmdan, Fuat KoprOIO ve Adnan Menderes'in CHP'den uzakla~tlrllmaslyla inonO'nOn istedigi ikinci bir partinin kurulma a~amasl da ba~ladl ve bu ikili dl~mda Celal Bayar ve Refik Kora ltan 'm da kuruculugunu yaptlgl Demokrat Parti 7 Ocak 1946 tarihinde CHP'nin kar~lsmda muhalefet partisi olarak yerini aldl. inonO bu muhalefet partisini olumlu kar~daml~ ve Demokrat Parti'nin muhalefette kaldlg l sOre boyunca Cumhurba~kam olarak tarafslz olmaya c;aba gostermi~tir. Ancak 0 donemde, belediye
-------------+-12{~1.1-see;imlerinin 4 ay one almmaslyla DP tarafmdan yaym lanan ve DP'nin see;imlere katdmayacagml bildiren genelgede de "Cumh urba ~kanl' nln CHP Genel Ba ~ kanl olmasl yuzunden tarafslz davra namayacag l, bu yuzden Cumhurba~kanligl ile CHP Genel Ba~kanligl'nm aynlmasl gerektigi'" dile getirilmi~tir. Asllnda inonu 1947 ydmda CHP ve DP'nin arasmda ipler iyice gerildiginde bu iki parti arasmda sorunlan e;ozme konusunda tarafslz kalml~, verdig i beyannamede "Mu-
yatlmdaki vazifelerin hie; birini kaale almadan soyleyebilirim ki, oldugum zaman Turk milletine iki eser blrakml~ olacaglm. Bunlardan biri koy okullan, digeri de muteaddit partilerdir (e;ok partili rejim). ;;unu ilave edeyim ki, yakm arkada~lanm tarafmdan kuru Ian Demokrat Parti, memlekete bugun taazzu v etmi~ ve tutunmu~Â tur. Devlet resi si slfatlyle her iki tarafa da, tarafslz gozle bakmak mecburiyetindeyim ... '" Bu sozlerden anla~dacagl uzere, ismet inonu CHP iktidannm sonra ermesi pahasma da olsa demokratik rejimin deva milligi konusunda kararli bir duru~ sergilemi~, CHP'nin iktidan kaybettigi 1950 see; imlerine kadar hem partilileri hem de halkl, iktidar degi~iminin demokratik rejimlerdeki olaganligl konusuna all~tlrma ya e;ali~ml~tlr. inonu'nun iktidar ve muhalefet arasmdaki ustlendigi denge kurucu rolUnden bahsettikten sonra, Milli ;;ef doneminin demokratik ae;ldan fazlaca ele~tirilen Varlik Vergisi kanununa deginmek faydall olacaktlr. Varlik Vergisi II. Dunya 5ava~1 masmda uygulamaya konan bir servet vergis iydi. Bu kanuna gore il ve ile;elerde kurulacak komisyonlarca belirlenen mukelleflerden vine bu komisyonlann belirledigi miktarlarda bir defalik vergi almacaktl. Amae; zor sava~ ~artlan yuzunden ekonomik yonden gue;lUk e;eken devletin bu gue;lugunu azaltmak ve vi ne sava~ doneminde ortaya e;lkan karaborsacdlk ve pahaliligl engellemekti. Almacak vergileri belirlemek uzere vali, kaymakam, ticaret odalan uyeleri, defterdarlardan olu~an komisyonlar kuruldu. Ancak komisyon uyelerine tanman klsa su re ve ve rilen yetkiler, bu ve rgileri belirleme noktasmda bilimsellikten uzak keyfiyete bagli bir e;ali~ma yapdmasma neden oldu. Ozellikle, MuslUman ve gayrimuslimler arasmda yapdan hakslz aynmlar ve mukelleflerin gelirleri ile odemekle y ukumlU blrakddlklan ve rgi miktarlan arasmdaki orantlslzliklar, bu kanunun uygulanmasl a~amasmda bilimsel bir yol izlenmediginin gostergeleridir. 50z konusu kanunun dogurdugu koW sonue;lar konusunda Oyme n'in goru~lerine yer vermek gerekir: "Varlik Vergisi, sava~ slrasmdaki devletin paraili~kilerde
halefet emniyet ie;inde ya~ay acak ve iktidann kendisini ezmek niyetinde olmadlgmdan musterih olacaktlr. iktidar, muhalefetin kanun haklanndan ba~ka bir ~ey du~unmediginden emin olacaktlr.'" diyerek hem iktidar basklsmdan ~ikayet eden DP'ye guvence vermeye e;ali~ml~ hem de CHP'nin ihtilal mantlglyla e;ali~makla sue;ladlgl DP'ye mucadelesini demokratik e;ere;evede surdurmesi konusunda ince bir tavsiyede bulunmu~tur. Buna ek olarak in onu'nu n, CHP'nin 7. KurultaYI'nda Cumhurba~kanllgl gore vi dolaYlslyla tarafslz olmasl gerektigini dile getirerek CHP Genel Ba~kanligl 'na ba~ka birinin see;ilmesini istemesiyle, demokratik hayata gee;i~in bu zor a~amasmda oynamak istedigi denge rolUnun geregini ve rine getirmeye e;all~tlgl gozden kae;mamalidlr. ;;evket 5ureyya Aydemir'in ilgi e;ekic i olarak niteledigi, inonu 'nun daha Ekim 1946'da Antakya'da yaptlgl bir konu~ma da, on un ikinci bir partiye bakl~ml gorebilmek ae;lsmdan onemlidir: " BuWn siyasi ve askeri ha-
Guz'08 I 9
-2(<t. ! L + - - - - - - - - - - - I ya ihtiyaci ve paha li llkla mucadele zorunl uluiju aC;lsmdan c;ok hakli bir resmi gerekc;esi olsa da, gerek vatanda~lar arasmdaki etnik, dini vel veya keyfi aynmcillija yonelen uygu lumalan, gerekse teknik zaaflanyla c;ok saijlikslz 50nuc;lara yol ac;ml~tl. "'0 Buna ek olarak vergisini odeyemeyen mukelleflerin c;all~ma kamplanna gonderi lmesi de M ill i ~ef do neminde uygulanan bu kanunun doijurduiju saijllkslz sonuc;lan gormek ic;in yeterlidir. Henuz demokratik bir rejimin uygulanmasma ba~lanmadan ya~anan bu olaym, demokratik aC;ldan ele~tiri l mesi verine vatanda~lar arasmda yarattlijl e~itsizlik yonunden ele~tirilmesi daha saijllkll olacaktlr. <;unku ikinci Dunya Sava~I'nl ic;ine alan bu donemde demokratik bir rejimin varliijmdan soz edilemeyeceiji aC;lktlr. Bu kanun, sa v a~ sonrasmda
c;ok partili hayatl tecrube etmeye hazlrlanan Milli ~ef doneminin en fazla tartl~lIan konu lan ndan biri o l mu~tur. Ancak, DP'n in kur u l u ~u ve 1946 sec;imleriyle ba~layan, 1950'de de CHP iktidannm sona ermesiyle sonuc;lanan surec; ic;in gerekli ad lmlar vine bu donemde atllml~tlr.
Muhalefet Donemi 1946 sec;imleri sonrasmda DP'nin aleyhinde bazl yolsuzluklarm yaplldlijl gorulmu~ ve DP bu konuda iktidar partisine cidd i ele~tiriler yapml~-
t lr. Ancak 1950 sec;im lerinden once, C;lkanlan yeni kanunlar ile muhalefetin siyasal faaliyet alanl geni~letilmi~ti. Aynl ~ekilde basm uzerin deki denetim de gev~etilmi~, ele~tiriler daha ozgur ~eki l de dile getirilir olmu~tu. Aynca hem CHP hem de DP'nin uzerinde anla~maya vardlijl yeni bir sec;im kanunu kabul edilmi~ti. 14 Mayls'ta yapllan gene l sec;im Bernand Lewis'e gore durust, duzenli ve sakin oldu ve iktidann el deiji~tirmesi, en eski ve en guvenli demokrasilerde gene I olarak goru lenlerden fazla tela~ veya olay olmakslzln cereyan etti ll Sec;im 50nuc;larma gore Demokrat Parti %54.91, Cumhurivet Halk Partisi ise %41.05 oy alml~, boylelikle DP sec;imden birinci parti olarak C;lkml~tl. KoklU demokrasilerde iktidann oy c;oijunluijunu alan parti lehine el deiji~tirmesi olaijan kar~lIanan bir durum<!ur. Ancak Turkiye'deki 1950 sec;imi ve sec;im sonuc;lan, koklU bir demokrasinin olaijan ko~ullan ic;inde deijerlendirildiijinde bazl gerc;ekler atlanabilir. <;unku bu sec;imi gerektiren ko~u l lan ortaya atan, hazlrlayan, 27 yll boyunca iktidan elinde bulundurmu~ bir partinin ba~kanldlr. Aynca, bir milli ~efin, idare ettiiji tek parti rejimin i Ylkarak, iktidannl kaybetme ihtima li doijuracak yeni bir rejimi desteklemesi ve sec;imi kaybedi~ini en buyuk zaferi olarak yorumlamas l, slk rastlanan bir durum deijildir. Sec;imden once ismet inonu'nun arkada~lanna aktardlijl ~u sozler on un hem sec;imlere hem de sec;imlerin sonrasma nasll baktlijl konusunda onemli ipuc;lan veriyor: "i~te demokrat ik sisteme girdik. Sec;imler olacak. Sec;imlerde dovu~e ceijiz, candan dovu~eceijiz ... Ama sec;imler bir defa bittikten sonra lafyok. Mil let kimi sec;erse onlar '4' yll vazife gorecek. Yen iden sec;im devresine girdikten sonra yeniden dovu~eceijiz!"12 Sec;im sonrasmda her ne kadar inonu'nun elindeki gucu ku llanarak iktida n blrakmayacaijl soylentileri C; lksa da yukandaki sozlerinden de anla~lIacaijl uzere ismet inonu'nun hic;bir zaman boyle bir du~unceye kapllmadlijml soylemek gereki r. Dankwart A. Rustow'a go re inonu, dunyada ancak bir diktatorde bulunabilecek guc;ten, demokrasiyi mumkun kllmak uzere fe-
- - - - - ------+-I 2(<t:l .Lragat eden tek devlet adaml olmanln e~siz onuruna sah iptir.13 Bu noktada, Turki ye'de demokratik rejimin kurulmaslnln Batl 'nln dayatmas l sonucu gerc;ekle~tigini iddia eden giiru~e de deginmek gerekir. <;:ok partili hayata gec;ilmesini, tamamen dl~ dinamiklerin etkisine baglayan bu giiru~un anlamSlZliglnl Kong ar ~u ~ekilde dile getiriyor: "Unutmayallm ki, on un (iniinij'nun) c;agda~lan, Sovyet ler Birligi 'nde Stalin, Portekiz'de Salazar, ispanya'da ise Franko'd ur. Salazarve Franko'nun Batl dunyaslyla butunle~Â mi~ ulkelerin liderleri oldugunu du~unurseniz, ismet Pa~a ' mn demokrasi ye gec;i ~in i, Batl'nln
r;:ndi iktidarma son vererek DP'ye iktidar olma yolunu a~an bir partinin, ~imdi muhalefet partisi olarak geleceginden endi~e duyar hale gelmesi, DP'nin beklenen demokratik a~lIlmlari yapmadlgmm bir gostergesidir.---.J zorunlu dayatmasl olarak giirmenin yanli~ligl nl da fark edersiniz." 14 Gerc;ekten, diinemin iC; ve dl~ politikadaki geli~melerinin etkisini giiz ardl etmemekle beraber, Turkiye'de kademe kademe demokratik hayata gec;i~in tamamlanma sl iniinu'nun sabn ve anlaYI~1n1n eseridir. iniinu sec;imleri kaybettikten sonra, cumhurdiineminde ve kaleten yurutUlen CHP ba~kanligl giirevini tekrar alml~, bir anlamda siyasi kariyerinin en ust noktaslndan inip muhalefet liderligine soyunmu~tu. ;;imdi, kurdugu demokraside ta~lann verine oturmasl ic;in muhalefet partisi lideri olarak vi ne kendisine buyuk giirev du~tugunun bilincindeydi. iniinu iincelikIe, daha iince CHP'nin yaptlgl gibi, muhalefetin y a~atdmasl konusunda DP'nin de samimi olmasl gerektigini vurguladl. <;:unku bu ye ni iktidar ve yeni rejim ile birlikte devrimlerden iidun verilmemesi ve tekrar tek parti sistemine geri diinulmemesi muhalefetin va rllgl y la dogrudan ilgiliydi. ba~kanligl
Demokrat Parti iktidan boyunca ya~andan bazl kritik surec;leri degerlendirmek bu diinemde iniinu'nun demo kras i konusunda nasd bir duru~ sergiledigini anlamaya yardimci olacaktlr. Oncelikle iktidannln hemen ba~lnda hem DP'nin hem de Ba~bakan Adnan Menderes'in CHP'ye yii nelik yaptlgl ele~tirilerin yam slra dogrudan iniinu'nun ~ahslna yaptlgl ele~tiriler ve siiylenen siizler iniinu 'yu zor bir demokrasi deneyi minin bekledigini giisteriyordu. <;:unku kimi DP' liler taraflndan iniinu'nun huzursuzluk yarattlgl siiyleniyor hatta tlpkl halife gibi yurt dl~1 edilmesi gerektigi bile iddia ediliyordu. Halk Evle ri 'nin ve Millet Partisi'nin kapatdma51, iniinU'nun C;lktlgl yurt gezilerinden birinde, Balikesir'e gitmek uzereyken, iniinu'ye kar~1 ho~ olmayan da vranl~ lann sergi lenm es i ve bunun uzerine valinin guvenlik gerekc;esiyle Balikesir'e gelmekten vazgec;mesi ic;in iniinu'ye ricada bulunmasl, iktidann muhalefet partisine tahammulu konusunda du~undurucuydu. iniinu 'nun izmir'de yaptlgl konu~manln ardlndan CHP, bu Ballkesir ola Ylnl mecl ise ta ~ lyln ca Adnan Menderes bu konu hakklnda konu~urken "". Dunku diktatiirun, bugun huzurunuza C;lkarak, vatanda~ hak ve hurriyetlerinin mudafii vazife sini uzerine almasl gulunc;tUr." di ye rek iniinu 'ye yukle nmi~, daha sonra siizlerine ~u cumlelerle devam etmi~tir: "ismet Pa~a, hlrsl ic;in bu memleketi bir ba~tan iiteki ba~a ate ~e vermek isteyen adamdlr l Pa~a, yete r artlk l Millete blrakln idareyjl" lS Menderes'in CHP'nin meclise ta~ldlgl konu uzerine vine mecliste sarf ettigi bu siizlere bakddlglnda dogrudan iniinu 'ye kar~ 1 bir tutum sergilendigi ortadlr. Ancak unutulmamalldlr ki, DP'ye iktidar yolunu ac;an da II. Dunya Sava~1 slraslnda Turki ye'yi slcak sava~a dahil etmeme ba~anslnl giisteren de muhalefetin gelecegi konusunda teminat isterken Menderes taraflndan "diktatiir" ve "memleketi ate~e vermek isteyen adam" olarak nitelenen iniinu 'dur. Demokratik rejimlerin sagllkll yurutU lebilmesi ic;in, bu rejimin kurumlan ve ki~ileri araslnda olmasl gereken diyalog ve ho~giiru ortamlnln iinemi buyuktur. Ancak Menderes meclis kursusunde iizellikle
E
~ 45
•,
45o
Guz'08
11
-2{(~L -+----------------] InonO'den "ya~1I zat, sa~lan ak pak" gi bi sozcOklerle bahsediyo r, inonO'nOn artlk CHP'den aynlmasl gerektigini Israrla vurgul uyordu. Bu tOr ki~ise l sa id In lara rag men inonO her zaman meclis ~atlsl altmda sakin ligini korumu~, sablrll davranmas ml bilmi~tir. ~OnkO ona gore: "iktidarla muha lefet arasmd aki mOnasebet, ~uursuz bir ~ek i~m e ve dala~ma halinde soys uzla~lrsa, demokratik rejimin atisi (gelecegi) yoktUr. "16 Uzun bir tek parti doneminin kapall rejimini Ylka bilmi~ bir parti olarak DP'ye TOrki ye'de demokratik kO ltO rO olu~turm a ve ya~atm a anlammda on emli gorevler dO ~Oy ordu. Ancak demokrasi soy lemiyle iktidara ge le n DP 'ni n kendisi nd en beklene n demokratik a~dlmla n yaptlgml soylemek zordur. Ke nd i iktidanna son vererek DP'ye iktida r olma yo lunu a~an bir partinin, ~ imdi muhalefet partisi olarak geleceginden endi~e duya r hale gelmesi, DP'nin bek lenen demokratik a~dlmlan yapmadlg lnm bir gostergesidir. Buna ek olara k ~Ikanlan ye ni kanunlann iktidara, 25 ydml doldurmu~ hilkimlerin, Oniversitelerdeki profesorlerin, gorevine so n verebilme yetkisini vermesi, ye ni se~im yasas lyla beraber muhalefetin rad yod an fayda lanmasmm engelle nm esi , basma getirilen klsltlamalar yeni kurulmu~ demokrasi ye zarar verir nitelikteydi. TOm bunlar olurken inonO, muhalefete yone lik ya pdan baskdann, yarglya, basma getirilen kls ltlama lann demo krasi ye zarar ve rdigini her flrsatta vu rgulaml~ hatta daha sonra 1961 Anayasasl ile birlikte kurulacak olan Anayasa Mahkemesi 'ne ihti y a~ oldugunu 1954 se~im le rinden once dile getirmi~tir. Ismet inonO gordOg O yanl l~lan dil e getirmekten ~ekin medigi gibi muha lefet ya pmanm iktidan sa lt e le ~t irme k anlamm a gelmedigini de bili yo rdu . Onun bir parti li de ri olarak mutlaka v atanda~ lann oyla nna ihti ya Cl ya rd!. Ancak ismet InonO pek ~ok konuda dile getirdigi e le ~ti ri le ri bas it bi r oy kayg lsl yla yap maml ~ , ozellikle ulusal ~I karlan ilgi lendiren konularda demokras in in bi r ge reg i olarak iktidardaki parti ile ortak hareket edilebilecegini gostermi~tir. 1955 yd mda ya~ a-
12
L. !!!!;~
I
inono bu soyledikleriyle ihtilal yapmanm aksine, DP'ye, yapllma ihtimali alan bir ihtilali me~ru gosterebilecek davranl~lardan, uygulamalardan ka~lnmasl gerektigi yonOnde uyarllarda bulunmu~~ ~agnsl
nan 6-7 Eyl OI olaylannm ardmdan ismet inonO mecliste yaptlgl konu~masmda ~oyle diyordu : " BugOn millet ve devlet olarak, ~ an ve ~eref Ie parlayan varllglmlzl sa vunmaya mecburuz. Elbirligi ile, adaletle talihimizi kurtarmallYlz. BOyOk Millet Meclisi, temiz bir vatan kaygusunun kaynagl olara k, bOtOn milletin ga yretl eri ni eger ist,erse kendi etrafmda toplayabilir."17 inonO'nOn, TO rk iye'de ve dOnyada bOyOk ya nkl uyandlran olaylar hakkmda once bu sozleri sarf ederek iktidara elbirligi ile ~all~ma onerisinde bulunmasl onun, oy ka yg lsl olan slradan bir muhalefet lideri olmadlgml, Olkenin imajml ilgilendiren boylesi bir konuda muhalefet kimliginden kurtulup devlet adaml kimligiyle ha reket edebildigini gosteri yor. inonO' nOn bu da v ranl~l, birilerinin DP'yi 6-7 EylO l olaylannt bilmekle su~ladlgl, DP'nin de bu olaylan komOnistlerin ~Ikardlgml iddia ettigi bir ortamda sergilemi~ oldugunu bilmek; gergin gOnlerde demokrasiye yaptlgl katklYI anlama kta yardl mCl olacaktlr. 1957 se~imlerinde oy kaybma ugramasma ragmen vine iktidannl sOrdOren DP 'n in lideri Menderes'in, demokrasi hakkmda soy led ig i ~ u sozler dO ~ OndOrOcOdOr : "Demokrasi ekzotik bir ~i~ek gib idir. Onu serlerde, saksd arda muhafaza ederek yeti~tirmek lazlmdlr. Hulasa demokras i, art lk bir bah~l vanm eline veri lmelid ir. "18 Demokrasi yi bir bah~l va nm eline ve rmek demek birinin kontrolOnde bi r demokrasinin y a~anma Sl demekti. Ancak, in onO 'nOn TOrkiye'de kurmak istedigi demokrasi, ge leceg i bi r k i ~i nin ellerinde olacak bir rejim degildi . Zaten ya~ adlgl gOnO degil ge le cegi d O~O nen bir lide r ol ara k tek parti
- -- - - - - - - - - - l - I 2 (<tl.Lrejiminin daha fazla slirdlirmek istememesinin altmda yatan neden bu rejimin ulusun gelecegi a~lsmdan ilerde sakmca doguracagl dli~lince siydi. Ama glin ge~tik~e, inonli'nlin olu~turma ya ~alr~t lgl demokrasi anlaYI~mdan uzakla~lldl gl ve hem muhalefetin hem de diger kurumlarrn lizerinde basklnm arttlgl bir ger~ektir. Ozellikle inonli'nlin yurt gezilerinde kar~rla~tlgl olaylar, maruz kaldlgl ~iddet ortaml ve hem muhalefeti hem de baslnl denetlemekle gorevlendirilen ve olaganlistli yetkilerle donatllan Tahkikat Komisyonu'nun kurulmasl demokrasinin gelecegi konusunda inonli'yli daha da dli~lindlirlir olmu~tu. inonli; ~Iktlg l yurt gezilerinde kendisine atrlan ta~lara, online ~ekilen bariyerlere, "gel me " dive uya rrlmasma aldlrr~ edip, sinerek, siyasi sahneden ~ekilecek biri degildi . <;linkli 0 zaten demokratik rejimi kurarken tlim bunlarr goze alml~tl. Ancak burada onem li olan nokta, ya~an llan tlim bu gerginliklere, liniversitelerde ~ Ikan olaylara, DP'nin nasI I baktlgldlr. DP ~ Ik an blitlin bu olaylardan, kurmu~ oldugu baskldan muhalefeti sorum lu tutuyor, CHP'nin ihtilal yontem le rini kullandlgml iddia ediyordu. Ancak demokrasilerde muhalefet partisi liderinin miting yapmasmm ihtilal yontemi kuliandlgl anlamina ge lm edigi a~lktlr. Ka ldl ki inonli yaptlgl konu~malarda ~ok fazla ihtilal gormli~ bir nesil olarak kendilerinin demokrasiye olan baglrllklarrnl, inan~larrnl, demokratik rejimi takip yo lundan ayrrlmayacaklarrnl her flrsatta dile getiriyordu. inonli Tahkikat Komisyonu kurmaktaki amacm bir baskl idaresi yerle~tirmek old ugunu iddia ediyor ve bu komisyonun demokrasiyle, insan haklarryla bagda~madlgml anlatmaya ~a11~lyordu. Ancak baskl ortamlna getirdigi sert ele~tiriler, iktidar taraflndan darbe istedigi yonlinde yansltrl lyordu. Ozellikle Menderes bunu ~ok fazla dile getirir o lmu ~tu. Mecliste yaprlan bir oturumda inonli darbe su~lamalarr hakkmda ~unlarr soy lemi~tir: " ... ~ im di biz tekrar ihtilal usullinli tatbik ederek, ihtilal yol u ile iktidara gelecegiz; ne olacak? ... En bliyli k derece ile azami derecede muvaffak olsak, 1938'de, 1940'ta, 1945'te va rdlglmlz neticeye varacaglz .
Bu vaziyetten biz memnun degildik. Bu vaziyet, bu ihti lal rejimini biz demokratik rejime ~evir mek i~in ~ok gli~llik ~ektik. Bizim boyle bir harekete tekrartevesslil etmemizde mana yoktur, mantlk yoktur. ~imdi, ihtilal, iktidarr bir defa eline ge~irmi~ olanlar tarafmdan yaprllyor... 5e~imle iktidara geliyor. Devletin vaslta larrna el koyuyor; se~imle gitmek ihtimali ufukta gorlildli mli ben buradan gitmem tela~ma dli~liyor ... Eger bir idare, insan haklarrnr tanlmaz, baskl rejimi kurarsa, 0 memlekette ayaklanma olur. Buna mahal vermemek i~in, idarelerin demokratik yolda olmasl, insan haklarrnln y lirlirllikte olmasl ~a rttlr ... Eger insan haklarr yli rlitlilmez, vatanda~ haklarl zorlanlrsa, baskl rejimi kurulursa ihtilal behemehal [muhakka kl olur... "19 inonli bu soylediklerinin ardmdan bahsettigi ihtilal i~inde kendi le rinin bulunmasmln mlimklin olmadlglnl vurgulaml~tlr. Aynl konu~ma smda ~u soyledikleri gelecegi yonelik ciddi bir uyarr niteligindeydi: "~imdi arkada~lar, ~artlar tamam oldugu zaman, milletler i~in ihtilal me~ ru bir haktlr... ihtilal ni~in yaprllr? ... Eger ihtilal vatanda~ i~in ba~ka ~Ikar yo l yoktur, kanaati zihinlere ve butlin mliesseselere yerle~irse, me~ ru bir hak olarak kullanrlacaktlr. Bund an i~tinap [ka~mmakl kabi l degildir. " Bu soz ler inonli'nlin slire~ boy unca yapmaya ~a l l~tlklarrndan, soylemlerinden baglmslz bir ~ekilde degerlendirildiginde on un bir darbe ~agrrsl yaptlgl dli~linli lebilir. Ancak 27 Mayls darbesinden bir y rl kadar once CHP tarafmdan yaymlanan ilk Hedefler Bildirisi'nde yer alan; bir anayasa mahkemesinin kurulmasl, basm ozglirlliglinlin yasalarla glivence altma almmasl, nispi temsil yonteminin se~im l erde uygulanmasl, liniversite ozerk li gi gibi pek ~ok konudaki demokratik istekler, za ten bir darbe ortammm olu~masml engelieme ye ve demokratik rejimi gli~lli krlmaya yonelik isteklerdi. inonli bu soy ledikleriyl e darbe ~ag rrSI yap manm aksine, DP'ye, ya pllma ihtimali olan bir darbeyi me~ru gosterebilecek davranl~lardan, uygulamalardan ka~mmasl gerektigi yo nlinde uyarrda bulunmu~tur. Ka ldl ki inonli yaba nci gazetecilerle yaptlgl bir toplantlda or-
E
~ ;;
•,
;; o
dii~iin, Guz'08 \13
dunun politikaya kan~masml onaylamadlklannI, ordunun yapacaijl bir mUdahale ile iktidara gelmek istemediklerini a<;lk a<;lk ifade etmi~tir.
27 Mayls Askeri Darbesi Ancak inonU bUtUn <;abalanna raijmen DP'yi yeni bir se<;ime gitme konusunda ikna edememi~ ve yukanda bir k,sm, veri len konu~masm da dediiji gibi de kendilerinin i<;inde bulunmadlklan bir askeri mUdahale ile 27 Mayls 1960 tarihinde DP iktidanna son verilm i ~t ir. ismet inonU'nUn bu askeri darbeye nasd baktlijl konusunda 27 Mayls sabahl inonU'yU arayan Orgeneral Cemal GUrsel'in soyled iklerini bilmekte fayda olacaktlr: "Size kar~1 kusurluyuz Pa~am. Hareketimizi size onceden haber vermedik. Verseydik bizi bundan caydlrmak isteyeceijinizden korktuk. Ama ba~ka <;are kalmaml~tl." 20 Bu cUmlelerin, orduyu darbe yapmaya te~vik ettiiji iddia edilen ve yapdan darbenin i<;inde yer almakla su<; lanan inonU'ye kar~l, ordunun yoneticis i tarafmdan soylenmi~ olmasl bu iddialarm da anlamslz olduijunu gostermektedir. inonU yap dan mUdahalenin ardmdan tekrar demokratik rejime donUlmesi i<;in, ordunun sayg l gosterdiiji biri olarak kendisine onemli gorevlerin dU~tUijUnUn farkmdaydl ve ona gore de davrandl. Ordunun demokrasiye mUdahalesinden sonra hem CHP hem de inonu bu mUdahalenin i<;inde olmakla su<;lanml~tlr. CHP'nin i<;inde bulunan kimi Uyelerin yapdan mUdahaleyi CHP iktidannm yo lunun a<;dmasl olarak yorumlad lijl doijrudur. Ancak inonU hi<;bir zaman bu gorU~e katdmadlijl ve destek vermediiji gibi Milli Birlik Komitesi ile aralannl bozmaya <;a ll ~anlara da bu flrsatl vermemi~ti r. Ona gore bu saatten sonra yapdmasl gereken, orduyu bir an once se<;imlere gitmesi konusunda ikna etmekti. Ordu darbeyi yaparken ayaijmm tozuyla geldiijini yine ayaijmm tozuyla doneceijini soy lem i~ti. Bu en k,sa zamanda demokrasiye geri donuleceijin i bildirmek anlamma geliyordu. Ancak Milli Birlik Komitesi'ndeki Alpaslan TUrke ~ gibi kimi subay-
14
I dil$i1n, Guz'08
lar se<;imlerin yapdmasma kar~lyddar. On lara gore siyasiler devlet yonetimini becerememi~ti ve dolaYlslyla bu gorevi halkm sorunlannl <;ozene kadar askerleryani kendileri ustlenmeliydiler. Komite'nin ba~kanl Cemal Gursel ise se<;imlerin yapdmasl ve yonetimi n sivil idareye blrakdmasl taraftan idi. Kurulan bilim komisyonunun beklenen surede anayasay, hazlrlayamamasl se<;imlerin ertelenmesinde bahane olarak gosterilse de bu ertelemenin altmda komite i<;indeki goru~ aynllklarmm payl buyuktU. Bu aynllklann yoijun ya~andlijl bir zamanda 9 Ey lUI gUnU inonU yaptlijl bir konu~mada ~unlan soyledi: "CHP'nin bir an ewe I iktidara gelmek hlrslyla sab,rs,z ve tela~11 olduijunu sanmak yanll~ bir te~hisin bir ba~ka yUzUdUr. Tabii bu te~histe bana atfedilen bir ihtiras ba~llca rol oynuyor. Benim i<;in siyasi hayatta bir faninin heves edebileceiji bUtUn ikballer arkadadlr ve benim Uzerimde tesirleri gUnlUk hayatm basit bir hadisesi kadar bile ehemmiyetli deijildir."21 inonU'nUn bu sozleri hem se<;imi istemeyenlere hem de onu se<;im istediiji i<;in flrsat<;llIkla su<;layanlara cevap niteliijindeydi. Cumhurba~kanllijl, ba~bakanllk gibi gorevlerde bulunmu~ biri olarak inonU 'nUn demokrasiye vurula n darbeden pay kapmaya <;all~tlijml iddia etmek onun bu demokrasi i<;in gosterdiiji <;abalan gormezden gelmek olur. Zaten inonU'nun dU~UndUijU CHP'nin iktidar olmaSl ya da olmamasl deijil bin birzorlukla kurulmu~ demokratik rejimin devam edip etmemesiydi. MUdahalenin hem en ardmdan, bir an once se<;imlerin yapdmasl yonUnde tavnnl belirten in onu, komitenin i<;indeki bu konudaki aynllijm Cemal GUrsel'in dU~Uncesi yonUnde sonu<;lanmasma katklda bulunarak 1961 Ekim'inde se<;imlerin yap dabilmesinde onemli rol oynaml~tlr. 27 MaYls'ta yap dan askeri mUdahale hakkmda Menderes'e yone ltilen inonU'nUn bu darben in i<;inde bu lunup bulunmadlijl so rusuna Menderes'in verdiiji cevap ~96o'ta yapdan bu darbe ile inonu arasmdaki ili~kiyi ozetler niteliktedir: "Zannetmiyorum. AtatUrk mektebinden yeti~enler orduyu politikaya hi<;bir zaman sok-
maml~lardlr.
Vakla iktid ardan du~tugunden beri ismet Pa ~a bizi daima birtaklm mevhum (hayaIi) kuvvetlerle tehdit etmi~tir. Fakat on un bu kadar kendini kaybedecegini ve prensipleri dl~ma ~ Ikacagml, bir sa ndalye ugruna memlekette bbyle bir ~ Iglr a~ac a gml tahmin etmiyorum. "" Sonu~
Cumhuriyet dbneminde inbnu, ne Ataturk ile birin ci adam olma ya n ~ ma girmi~tir ne de AtatUrk'un bir gblgesi o lmu~tur. Kimi zaman Ata tUrk'te n fa rkli du~undugu noktalar olduysa da hayatl boyuncaAtaturk'e buyuk birsaygl beslem i~t ir. inbn u, AtatUrk'un blumu sonrasl dbnemi, kendi di ktatbrl ugun u kurabilecegi bir flrsat olarak gbrmenin aksine ~agd a~la~ma yo lunda yap ilan devrimlerin amacml iyi bzumsemi~ bir lidero lara k, zamanl geldik~e demok ratik a~illm lar ger~ekle~tirerek ~ok partili haya ta ge~i~te en bnemli roW oy naml~tlr. inbnu 'nun Cumhurba~ kanllgl gbrevini surdugu y illan bugunku anlamlyla demokratik bir dbnem olarak tanlmlamak mumkun degildir. Ancak bu dbnemi Avrupa'nm kimi ulkelerinde kuru Ian t otaliter rej imlerle bir tutmak da dogru bir saptama olmayacaktlr. <;:unku bir liderin iktidannl deva m ettirme gucu va rken bir muhalefet organmm ku rulmasma izin verip onun la iktidar yan~ ma girmesi ve hatta se~im yo luy la kaybettigi iktidan sorunsuz devretmesi, gucu tek elde toplayan baskici bir rej im kurma amaclyla bagda~mayacagl a~lktlr. in bnu demokratik rejimin bnunu a~tlgl andan itibaren sablrla, bu rejimin sa glikli bi r ~ek ilde su rdurulm esi ve sekteye ugratilmamasl konusu nda ~all~ml~tlr. inbnu 'nun AtatUrk'ten aldlgl mi rasl ~ok partili rejimi kurarak ta ~ l a ndl rma s l, Ataturk'un ~u sbzleriyle beraber degerlendirildiginde koyulan hedefe ula~ildlgml gbsteriyor: " Mi ll i egemenlik esasma dayanan ve bze llikle cumhuriyet id aresine malik bulunan memleket lerde siyasi pa rtilerin va rllgl tabi id ir. Turkiye Cumhuriyeti'nde de siyasi partilerin va rligl tabi idir. Turk iye Cumhuriyeti'nde de birbirini de·netfeyen partilerin kurulacagma ~uphe yo ktur."
KAYNAK,k 1.
KOC;AK eemil, Turkiye'de Milli ~ef Ddnemi (1938- 1945)
Cift 1, ileti~im Yaymlofl, Istanbul, 2007, 5.103-104. 2.
HEPER Metin, ismet iNONO Yen; Bir yorum Denemesi,
Tarih Vakfl Yurt YaymJar" Istanbul, 1999, 5.46. 3. 4. 5. Hi! Yaym,
HEPER Metin, a.g.e., 5.159. HEPER Metin, a.g.e., 5.162-163. AHMAD Ferol, Demokrasi $urecinde Turkiye 1945-1980, iStanbul, 2007, s. 265.
6.
jpEKC;f Abdi, {nonii Atatiirk'ij An/atJyof, Diinya Kitapfofl,
Istanbul, 2004, s.40.
7.
ALBAYRAK Musta/a, TUrk SiyasiTarihinde Demokrat
Part; (1946-1 960), Phoenix Yaymevi, Ankara, 2004, 5.83.
8.
AYDEMiR Sureyya $evket, Ikinci Adam II. Cilt, Remzi
Kitabevi, istanbul, 1991, 5.462. 9. AYDEMIR Sureyya ~evket, a.g.e., 5.474. 10. OYMEN Altan, Bir Oonem Bir~ocuk, Dogan Kitappllk, Istanbul, 2005, 5.347-348. 11. LEWIS Bernard, Modern TUrkiye'nin Oluiumu, TUrk Tarih Kurumu Yaymlafl, Ankara, 1998, 5.317. 12. TURAN ~erafettin, TUrk Devrim Tarihi 4. Kitap Bfrind BolUm ~agda~lIk Yolunda YeniTUrkiye, Bilgi Yaymevi, Ankara, 199,
5.272. 13. HEPER Metin, i5met inonu Yeni bir Yorum Deneme5i, Tarih Vakfl Yurt Yaymlafl, Istanbul, 1999, 5.8. 14. KONGAR Emre, Tarihimizle Yuzleimek, Remzi Kitabevi, istanbul, 2006, 5.191. 15. AYDEMIR Sureyya ~evket, Ikind Adam III. (ilt, Remzi Kitabevi, istanbul, 1988, 5.124. 16. AYDEMiR Sureyya ~e vket, a.g.e., s.40-41. 17. TURAN ~erafett;n, ismet inonu Ya~aml, Donemi ve Ki~jfjgi, T. ( KUltUr Bakanllgl Yaymlafl, Ankara, 2000, 5.346. AYDEMiR Sureyya ~evket, Ikind Adam Iff. Cilt, Remzi 18. Kitabev;, Istanbul, 1988, 5.356. 19. HEPER Metin, ismet INONO Yen; Bir Yorum Denemesi, Tarih Vakfl Yurt Yaymlafl, Istanbul, 1999, 5.185-1 86. 20. TOKER Metin, Demokrasimizin ismet Pa?a'll Yillan 1944-1973. Yafl Silahll Van KUlahli Bir Ara Rejim 1960-1961, Bilgi Yaymevi, Ankara, 1991, 5.11. TOKER Metin, a.g.e., s.141. 21. 22. HEPER Metin, ismet iNONO Yeni Bir yorum Denemesi, Tarih Vakf' Yurt Yaymlafl, Istanbul, 1999, 5.191.
E
8 ~,
-g
dii~iin, G uz'08
I 15
-2(<t~I. -+---------~ KEMALizM SOSYAL DEMOKRASi MiDiR?*
* GUlnur KOCAPINAR I ODTU AtatUrk~U DU?Unce Toplulugu Kemalizm ve sosyal demokrasi, benzerlik· Ie rind en yo la ~Ik darak, birbirine "donU?mU?" ideolojiler olarak gorUlmektedir. Ne var ki bu iki ideoloji arasmda benzerlikler kadar farkllllk· lar da bulunmaktad lr. Bu yazlda, Kemalizm ile sosyal demokrasi arasmdaki baglantl ve bu iki ideo lojinin birbirinden nasd aynldlgl incelene· cektir. Sosyal demokrasi, TUrkiye'ye Kemalizm yo· luyla girmi? ve donem donem Kemalizm 'in uy· gulama modeli haline gelmi?tir. bzellikle BUlent Ecevit'in CHP 'nin genel ba?kanllgml yUrUttOgU 1970'lerdeki uygulamalannda sosyal demokrasi anlaY I?mm Kemalizm ile bagda?tlrlldlgl ve eko· nomi, politika, toplumsal ya?a m gibi konularda Kemalizm'in pratikteki hali olarak kabul edildi·
16
Guz'08
gi gorUlmektedir. Fakat bu tOr durum lar, sosyal demokrasi ile Kemalizm'in sa lt aym ideoloj iler oldugunu veya Kemalizm'in ancak sosyal de· mokrasi yo luyla hayata ge~iri l ebilecegini gos· termemektedir. Bu iki ideoloji, bir~ok benzer noktasl olsa da tarihsel olarak ortaya ~ l kl? l a n, i~ine dogduklan toplumla n n ya pdan ve dolaYI· slyla sorunlara ve gereksinim lere kar?1 geli?t ir· dikleri yontemleriyle birbirinden aynlmaktad lr. bnce likle, sosyal demokrasi ve Kemalizm'in ortaya ~Ikl? sUre~ l eri Uzerinde durmak fay· dall olacaktlr. Sosyal demokrasi, 19. yUzydda Avrupa'da olu?maya ba? laml? ve bu donemde bir~ok Avrupa Ulkesini etkisine alml? bir ideolo· jidir. Donemin dUnya ko?ullanna bakdd lgmda, Avrupa'nm i~inde bulundugu paradigmanm aglr·
- - -- - -Ilk noktasl olan libera lizm ile vine bu donemlerde hlzll bir yOkseli?e ge~meye ba?layan sosyalizm arasmda bOyOk ~eki?me le rin ya?anmakta oldugu gozlenmektedir. Liberalizmin getirdigi "kapitalist ekonom i" yonteminin, sosyalizmde bOyOk oneme sahip olan "emek"e zararlar verdigi fikirlerinin ortaya ~Iktlg l, i?veren ve i?~iler arasmda ezen ve ez il en gibi oranlarln kurulmaya ba?landlgl bu sOre~te, sosya l demokrasi anlaY I?1 ?ekillenmeye ba?laml?tlr. Sosyalizmin, liberalizme kar?1 artmaya ba?layan bask darl ve dOnya ~apmda bir devrim isteyen yap lsl, sosyal demokrat larm dO?Once sistem in i olu?turan temel unsurlardandlr. Sosyal demokrasi anlaY I?Im orta ya ko yanlarln genet olarak savunduklarl fikirler, libera lizm ve sosyalizm arasmda bir " arabulucu"ya gereksinim duyuldugu olmu?tur. Sosyalizm, liberal etkiler altmda ~ali?an kesimin bOyOk sorunlar ya?ad lgml, ~all?ma ko?ullarlnm kotO, sOrelerinin faz la oldugunu savunan ve bu sorun larln ortadan kaldlrllabilmesi i~in tek ge-
----+-I2{<t:1.L-
nO a~ml?tlr. Devrimci verine daha evrimci bir modeli temel ala n sosyal demokrasi anla YI?1 ile ~ali?an kesimlerin haklarlnm arttlrllmasl, ko?ullarlnm iyi le?tirilmesi ve boylece i?veren kesimiyle arasmda bu lunan u~urumun ortadan kaldlrllmasl hedefle nmi?tir. Olu?um sOrecinde ulusal degil evrense l bi r ideoloji olarak yap danml ? olan sosya l demokrasinin, Kemalizm'le en temel farklarlndan biri bu noktada ortaya ~Ik maktadlr: Kemalizm, ortaya ~Ikl? sOreci iti bariyle teme l olarak ulusal yaplya sahip bir ideolojidir. Donemin ko?ullarlnm gerektirdigi bi~imde, TOrk toplumunun ihti ya~larina uygun ?ekilde olu?turulmu?tur. Teme li ndeki hedef, on ce Olke i~indeki sorunlarln ortadan kaldlrdmasl ve Olke ?artlarlnm iy ile?tirilmesidir. Suna Kili'nin "TOrk ulusunun tarihi, toplumsal yapl sl, ekini [kOltOrO], i~ ve dl ? geli?meler, deneyim birikimi, kar?da?tlg l sorunlar ve bu sorunlarln nasd ~ozOm  lenebi lecegi gibi ya?amsal ve ulusal nedenler AtatOrk~OlOgOn hem CizOnO hem de temelini olu?turmaktadlr.'" sozleri de Kemalizm ve top-
~ma lizm'de
hedef olarak belirl enen ugra~I, slnlfsal tabakalan yakln seviyelere ula~t lrmaktan ziyade, toplumu bir butun olarak kalklndlrmaya ~al l~mak olmu~tur.
---.J
~erli
uygulamanm evrensel boyutlara ula?acak bir devrim oldugunu ongoren bir ideolojidir. A. Taner KI? lali 'nln "Iibera li zm ve sosyalizmin sentez i bir ideoloji'" olarak tammladlgl sosya l demokrasi de, bu baglamda, sosyalizmi ve li beralizmi orta yo ld a bulu?turabilecek yontem lerin daha faydali olacagml vurgu lama ktadlr.
Te mellerin i Marksist ide oloji den alan sosyal demokrasi, zaman i~inde degi?iklik lere ugraml? ve bu ideolojiden aYrllml?tlr. Ornegin sosyal demokrasinin, evrimi devrime yeglemesi ona daha ozgOn bir yapl saglaml? ve Marksizm'den farkli bir ideoloji olarak yoluna devam etmesinin onOE
8
",•
~
'6o
Guz'08
17
-2r~L ~I------------------~cr lum arasmdaki be li rgin etkile~imi ortaya koymaktadlr. Kema lizm 'in ortaya <;Iktlgl donemde, once likli olarak bir ulusla~ma surecinin yakalanmasl ve ulus dev let olma yonundeki <;a li ~ma l a nn h,z kazanmasl gerekm i ~t i r. Yeni bir devletin kuru lmaslyla ba~la ya n bu surecin devam ldl gmm sag lanabilme si i<;in , ulke i<;i <;a li ~ma l a r Kemalizm ile sistematik bir hale soku lmu ~t u r. Fakat bu sistematikl ik, dogmatiklige donu~memi~, aksine pragmatist bir yaplyla, gereksinimlere, esnek ve geli~ime a<;lk bir yontemle yak la?dml?tlr. Bunlann ya nm da, Kemal izm. in. ulusal ola ra k dogmu? bir ide oloji olsa da, diger ulke ler uzerinde buyuk bir etk isi old ugunun bel irti lmesi de onem li ola caktlr: "Ataturk Devrim Mode li ve AtatO rk<;uluk, ulusal bir eylem ve ideoloj idir. Ancak AtatOrk Devrim Modeli 'nin ozel li kle geli?mekte olan ulkel ere ses lenen evrensel bir mesajl da vardl r. 0 da ?udur: Ba?anll, saglam bir kalkmma modeli olu ?turmak i<;in ulke ger<;eklerini, ulkenin birikimini dikkate almak, ulkeye, oze ve ulke insanma dayanmak gerek ir."3 Fakat Kemalizm.in i<;erdi gi evrense llikl e sosyal demokrasinin ama<;lad lgl everense ll ik arasmda <;,kl? yonunden buyuk farklar bulundugu goz ardl edi lm emelidir. Sosya l demokrasinin ongordugu ve tum dunyadaki <;ali?an kesimleri i<;ine alacak ?eki ld e plan ladl gl evrimse l degi?im verine, Kemalizm'de her ul ken in ke ndi i<;indeki yap 's,nm ge li ?imi on plana <; Ikan lml ?tlr. Kema li zm, geli?memi? ve gel i?mekte olan ulkeleri kendi i<; dinamikleri kapsammda etk il em i?, ayn l zamanda dunya gene lin e a<;dabi ldig i i<;in de evrense llik boyutunu kazanml?tlr.
is:lfsal olarak daha kotu ko~ullara sahip olan kesimlerin tetiklemesiyle ~ekillenen sosyal demokrasi, dogu~ amacmda, slnlfsal duzey farklillklannl daha e~itlik~i bir duzleme ~ekmeyi banndlrml~tlr.
18
I dii~iin, GLiz'OS
--.J
Sosyal demokrasi ve Kemalizm arasmdaki bir diger aynm da i<;inde dogduk lan toplumlann ya pdanndaki farkl dlkl ardlr. Sosya l demokrasinin ortaya <;Ikmaya ba? ladlg l Avrupa ulkelerinin toplumsal yapdan , ulusal ozell ikl eri ve ge<;irdikleri tarihsel sure<;ler, Turkiye'deki yapldan farkll ozel li klere sahiptir. Donem Avrupa'smda,
ekonomik yond en tabakala?ml? daha smlfll bir toplum yapls l gorulmektedir. Olke sorunlan da genel olarak bu smlfsa l <;atl?ma lardan kaynaklanml? ve uretilen <;ozumler de bunlann ortadan kald lnlm asma yon elik olm u?tur. Smlfsal olarak daha kotu ko?ullara sahip olan kesimlerin tetiklemesiyle ?ekillenen sosyal demokras i, dogu? amacmda, smlfsa l duzey farkldl klannl daha e~ i t lik<;i bir duzleme <;ekmeyi banndlrml?tlr. Aynl zamanda, smlfsa l aynmm daha be li rg in oldugu diger ulkelerle de ortak sorun lar ya?anml~ ve tarihsel geli~ i mlerinin getirdig i ozelliklerle ulusl a~ma a?amalannm buyuk k,smm, tamamlaml? bir yaplya sa hip olan bu ulkelerde, evren se l boyutlan kapsayacak du~unce sistemleri ortaya <;Ikmaya ba?laml?tlr. Bununla baglantdl olarak, li beralizrT) ve sosyalizm gibi vine evrensel bir amaca ve uygu lama alanma sahip olan ideolojileri sentezlemey i temel alan sosya l demokrasi de slnlfsal sorun lan ulusal boyutta degil, dah a kapsamli ?ekilde irde leme yo lun a gitm i?tir. Tabakala?manm belirgin oldugu ulkelerde, sosyal demokrasi bu kavraml Ylkmaya ve daha kayna?ml? bir toplum yapls l olu?turma ya yone lmi?tir.
- - - - ------I-I2{( lLKemalizm a~lsmdan baklldlgmda ise, ortaya toplumun yapIsmda Avrupa'daki gibi Slntfsal birtabakala?ma giirulmemektedir. Bu nedenle de ideoloji i~inde olu?turulan temel yakla?lmlar, smlfsa l bir yaplya yiine lik olmaml?tlr. Hedef olarak belirlenen ugra?l, sm lfsal tabakaIan yakm seviye lere ula?tlrmaktan ziyade, toplumu bir butOn olarak kalkmdlrmaya ~all?mak olmu ?tur. Bunun yanmda, geli?mi? ulkelerin ula?maYI ba?ardlgl duzeyi yaka layabilmek i~in de toplumsal yapmm her kesimine hitap edecek ?ekilde devrimler yap tlml ?tlr. Sosyal dem okrasi, gene I olarak geli?me surecini buyuk iil~ude tamamlaml? ulkelerde, var olan ~at l ?malara ~iizum bulma amacmdayken; Kema lizm. ge li ?mede dunyanm hlzml yakalayamaml? ve kapalt kalml? bir toplumu can land lrmaYI ve ileri ta?lmaYI hedeflemi?tir. Yuzytllar suren bir toplum anlaY I?mm Ylktlm asl ve ve rine daha <;agda? bireylerden olu?an, dunya ko?ullannt irdeleyip geli?melere ayak uydurabilecek yaplda bir halkm ortaya ~Ikabi lme si temel almml?tlr. ~Iktlgl
Kar?tla?tlklan sorun ve gereksinimlere kar?1 geli?tirdikleri ~iizum ve iineriler de Kema lizm ve sosyal demokrasi araslndaki farklardandlr. Tarihsel sure~lerinin ve olu?tuklan top lum yap llannm farkltllklan, Kemalizm ve sosyal demokrasinin farklt konu la ra yogunla?mas l durumunu ortaya ~Ikarm l ?tlr. Sosyal demokrasi, sorunlann
en buyuk kaynagml ekonomik e?itsizlikler ile gel ir daglltmlndaki dengesizlikler olarak giirmu? ve bu problemler ortadan kaldlnllrsa toplumsal, siyasal ve yapisa l sorunlann da ortadan kaldtrtlabile cegini savunmu?tur. Dogu? amacmda da banndlrdlgl bu giiru?u ile i~inde "sosya l ada let" gibi kavramlar banndlrsa da ~iizum iineri lerini genel olarak ekonomik duzeyde yapm l?, toplum
I
Ecevit, sosyal demokrasinin Marksist kokenine saygl duydugunu belirtmi~ fakat Tiirkiye'deki uygulamalarda bu koken iizerinden degil, Atatiirk~ii bir koken iizerinden gidilmesi gerektigini vurgulaml~~
refahl i~in ekonomik refahm en temel unsur 01dugunu vurgulaml?tlr. Ekonomik kalkmmanm, ulkesel ve butunsel kalkmmanm anahtan oldugu anlaYI?1 sosyal demokrasinin egemen giiru?u olmu?tur. Kemal izm ise, guttOgu kalkmma politikastnl sa lt ekonomik duzeye indirgememi?, ekonominin yanmda bireylerin du?unsel ve kulturel kalktnmalannm da toplum yaptlanmasl i~inde elzem oldugu giiru?unu benimsemi?tir. <;all?malanna bu du?unce sistemiyle yiin veren Kemalizm'de ama~, butOnsel bir kalkmma ile toplumun ~agda?la?ma ve ilerleme yo lund a hlz kazanmaslnt saglamak ve geli?mi? ulkelerIe Turk toplumu arasmda 0 diinemde bulunan farkl kapatmak olmu?tur. Sanata, bilime, geleneklere, dile ve top lum sal ya?amtn duzenine verilen iinem, tOmden bir aydmlanmaYI yakalayabi lme k i~in atllml? ad lml ardan saytlmaktad lr. Sosyal demokrasi ve Kema lizm 'in temelde birbirinden ayn lm astnl saglayan iizellik ler olsa da benzer noktalan da giizden ka~lnlmamalldlr. Yaztnm ba?tnda belirtildigi gibi, bu iki ideoloji arasmda etkile?imler ya?anm l?, gunumuzde de
E
8 -E
•o
-E o
Guz'08
119
-2(<t:.!L -+---------~ ya~anmaya devam etmektedir. Olkemiz ko~ulla
nndan dogan Kemalizm.in. sosyal demokrasi ile baglantlsml KI~lall, "TOrkiye'de sosya l demokrat ideolojinin Kemalizm ile girmeye ba~ladlgml soylemek yan li~ olmaz. Genel ve e~it oy hakkl, sekiz saatlik i~ gOnO, ~e~itli sosyal sigortalar, gelir dOzeyine gore degi~en vergi sistemi, paraslz egitim hep sosyal demokrat dOnya gorO~OnOn yans lm alan olarak ger~ekle~mi~tir. "4 sozleriyIe belirtmi~tir. i~lerinde banndlrdlklan "sosya l devlet" ozelligiyle, Kemalizm ve sosyal demokrasi arasmdaki en yakm dO~Once yontemi belirlenebilmektedir. iki ideolojinin de ama~lanndan biri toplumsal refah seviyesini arttlrmaktlr. Konuyla ilgili olarak, BOlent Ecevit'in 1970'lerde uygulamaya ~a li~tl gl politikalanndan bahsetmek yerinde olacaktlr. Bu donemde, Kemalizm ve sosyal demokrasi harmanlanmaya ~ali~ dml~ ve sosyal demokrasi anlaYI~I, Kemalizm'in pratige dokOlmesi konusunda uygulanmaya ba~lan ml~tlr. Ecevit, bu uygulamalar esnasmda bir~ok defa, sosyal demokrasinin Marksist kokenine sayg l duydugunu belirtmi~ fakat TOrkiye'deki uygulamalarda bu koken Ozerinden degil, AtatOrk~O bir koken Ozerinden gidilmesi gerektigini v urgulaml ~t lr. Ecevit'in, pratikteki bu farklillktan yola ~ Ikarak, "demokratik sol" olarak tarif ettigi bu yontem lerin temel amacl, iki ideolojinin de i~inde banndlrdlgl "halkm refahml arttlrmak" ~abasml hayata ge~irebilmek olmu~ tur. Halkm refahml arttlrabilmek i~in yap dm as l gereken en gerekli uygulama, oncelikle "halk" merkezli bir sistem o lu ~turmaktan ge~mekte dir. Halkm, i~inde hatta merkezinde oldugu bir sistemde, katilimci ve geli~meye a~lk bir yapl kurmak; halkm oneminin yadsmd,g, ve kul konumuna iti ldigi sistemlerde bunu olu~turmak tan daha kolaydlr. Halkm merkezde bulunmasmm ve bireylerin kayna~ml~ olmaslnln onemi, "Halkm egemenligi ve imtiyazslz, ayncalikslz bir toplum olma anlayl~l, cumhuriyet ve demokrasi kavramlannm da bu manada ~agda~ bir sosyal demokrasi gorO~OnOn de temel ta~ldlr."5 sozleriy le de ozetlenmektedir. Baskl rejimlerinin ortadan kaldlnldlgl ve toplumsal dO~Oncenin
20
I dii~iin. GOz'08
on plana ~Ikanldlgl boyle yonetimler, hem 505ya l demokrasinin hem de Kemalizm'in yaplsma uymaktadlr. BOlent Ecevit'in de bu benzerlikten yola ~Ikarak olu~turdugu sistemde "refah devleti" ozellikleri on plana ~Ikml~tlr. Fakat bu refah devleti yontemi, salt sosyal demokrasi yaplsmdaki refah devleti olarak uygulanmaml~, Olke yaplsma uygunluk gosterecek bi~imde bir yontem izlenmi~tir. Burada, BOlent Ecevit'in "Herhangi bir model, Olke ko~ullan goz onOnde tutularak ve kendi i~inde tutarli olarak uygulanlrsa ba~ardl sonu~lar verebilir."· sozOnden de hem Kemalist ideolojinin hem de kendi doneminde on un uygulaYlClsl olmaya ~ali~ml~ olan Ecevit'in
I
Sosyal demokrasi ve Kemalizm araslnda bulunan benzerliklerin en a~lk goruldugu, Bulent Ecevit etkisindeki bu sure~te, her iki ideolojinin de sekteye ugradlglnl ve hedeflerine ula~amadan silindiklerini soylemek dogru olmayacak~ sosya l demokrasinin Olkede nasd kullandmasl gerektigine dair fikirleri anla~llmaktadlr. Ecevit doneminin en belirgin ozelliklerinden biri, ilk kez ismet inonO'nOn bahsettigi, Kemalizm'in "ortan m solu"nda oldugu gorO~OnOn temellendirilmesi ve geli~tirilmesidir. Bu konuda da Ecevit'in sosyal demokrasi anlaYI~mdan faydalandlgl gorOlmektedir. Doneminde, kendisine " Halk~1 Ecevit" Onvanlnl kazandlracak olan politikalan da bu iki ideolojiyi sentezleyerek olu~turan Ecevit, toplumun ihtiya~lanna cevap verebi lmek i~in once ona kendini ifade ~ansml vermek gerektigini vurgulam l~ ve topyekun bir geli~menin de ancak bu sayede yakalanabilecegini belirtmi~tir. Politikalanna da bu dogrultuda yon veren Ecevit, ornegin, "Kalkmma koylOden ba~layacaktlr."7 diyerek de bir~ok donemde geri plana atdan ve halkm bOyOk bir bolOmOnO olu~turan koylOlere verilmesi gereken one-
-----------+-I2{(~Lmi vurgulaml~tlr. Toplumsal bir uyam~1n ya~a nabilmesi i~in Olkenin her kesiminde egitimi yayglnla~tlracak ve verimini arttlracak, sosyal imkanlar ile toplumsal etkile~imi ve geli~imi tetikleyecek, halkln "merkez"de olmaslna imkan veren siyasal katlliml arttlracak ~ali~malann yapilmasl gerektigi Ozerinde durulmu~ ve bun Ian ger~ekle~tirmek i~in de "koykent" projeleri hazlrlanml~tlr. Aym donemde, bunlann yamnda, Anayasa'nln kaglt Ozerinden kurtanlip daha 50mut ve toplumsal dOzene daha yakln hale getirilmesi, Ecevit'in deyimiyle "ger~ek demokrasi" i~in yalmz bilimsel ve siyasal i~erikleri banndlran bir demokrasi anlaYI~lndan ziyade, bun lann yanlnda sosyal oze de sahip bir demokrasi anlaYI~1n1n olu~turulmasl, adalet kavramlnln toplumsal huzuru en Ost seviyeye ~Ikaracak ~ekilde doldurulmasl gibi bir~ok fikir de olu~ turulmu~tur. Teori ve uygulama konusunda ba~anll sonu~lann alinabilmesi olaslliglnln arttlgl bu tarihlerde, Kemalizm ve sosyal demokrasi uygun ~ekilde harmanlanabilmi~ olsa da her proje hayata ge~irilememi~ ve donemin getirdigi ekonomik kriz, partiler arasl sert ~eki~meler ve askeri mOdahaleler gibi sorunlardan dolaYI Ecevit'in asil hedefledigi bOtOnsel kalklnmaya tam anlamlyla ula~ilamaml~tlr. Fakat bu sonu~, Kemalizm'in kendini tOkettigi veya ba~anslzli ga ugradlgl savlanm dogrulamamaktadlr. 505yal demokrasi ve Kemalizm araslnda bulunan benzerliklerin en a~lk gorOldOgO, BOlent Ecevit etkisindeki bu sOre~te, her iki ideolojinin de sekteye ugradlglnl ve hedeflerine ula~amadan silindiklerini soylemek dogru olmayacaktlr. ~u anki dOnya ko~ullan da hem Kemalizm'in hem sosyal demokrasinin canlillglnl gostermesi ile bu savlan ~OrOtmektedir.
termemektedir. Ortak degerlerinin bulunmasl, bu iki ideolojinin harmanlanmaslna ve birlikte kullanilmaslna olanak saglasa da her donemde ve her ko~ulda bu birlikteligin saglanabilecegi savlan dogru olmayacaktlr. Degi~en dOnya ko~ullanna ve ortaya ~Ikan yeni ihtiya~lara, 50runlara kar~1 kendi i~ dinamiklerine gore tepki verecek olan bu iki ideolojinin salt aym dO~Once sistemi olarak tabir edilmesi, uzun sOre~lerden ve geli~me a~amalanndan ge~mi~ olan bu ideolojilerin tek tek varliklanm yadslmak olacaktlr. Kemalizm de sosyal demokrasi de kendi i~inde tutarli iki farkli ideoloji olarak ortaya ~Ikml~tlr ve donem donem bir araya geliyor olmalanmn, kendi yapllanndan par~alar kaybettikleri veya birbirlerine donO~tOkleri anlamlnda yorumlanmaSI, bu ideolojilerin temel degerlerine zarar verecektir.
1·
K/§lafl, Ahmet Taner, Siyasal Sistemfer, Imge Kitabevi,
5. 92.
2- Kifi, Suno, AtaWrk Devrimi, Bir r;agdo§lo§ma Modefi, TUrkiye I§ Bankosl KUlWr Yaymlofl, 5.1 74. 3 - KiIi, Suno, a.g.e. 5. 174. 4- KI§lall, Ahmet Taner, a.g.e. s.105.
5- ,etin, Baol, dOlOn Dergisi, sayl. 18, 5.44. 6- Ecevit, aUlent, Mithat Pal O ve TUrk Ekonomisinin Torihsel Silreci, DemokratikSof Parti Yaym" 5.93.
7- Ecevit, aulent, Demokratik Solda Temel Ka vramlor ve 50runlar, TUrk MatboaClllk Sanayi, s.40.
50nu~ olarak, Kemalizm ve sosyal demokrasi, yukanda belirtildigi gibi, benzer noktalar i~erse de yapl ve yontemleri baklmlndan birbirinden temelden aynlan ideolojilerdir. i~erik olarak, yakln anlaYI~lar ~er~evesinde toplanabilmeleri ikisinin birbirine muhta~ veya birbirini tamamlayan dO~Once sistemleri oldugunu gos-
E
8
{i
•,
"8
dO,On, Guz'08
I 21
1
-2{t:lu-+1
- - - - - - ----!"
KEMALizM'iN OLU~UMUNDA SiR SORE<;: KADRO HAREKETi *
* Prof. Dr. Temu ~in Faik ERTAN I Ankara Universitesi Turk in kila p Tarihi EnstiWsu Muduru
GiRi~ Devrim; var olan siyasa l, hukuksal, t oplumsa l, ekonomik ve kulWrel yap mm hlzla, Wmuyle ve zorla degi~tirilmes idi r. Turki ye'de de 1923 y' Imdan itibaren hemen her alanda hlzll bir degi~im ve diinu~um sureci ba~laml~tlr. Ancak Tu rk Devrimi olarak ad la nd lrdl gl ml z bu degi~im su recini, Mustafa Kemal Pa~a'nm Sams un'a ayak basmasml ya da Cumhuriyet'in il anm l ba~langl~ saya rak ele all p degerlendirmek tarih biliminin ger~ekleriyle bagda~maz. Hemen her toplumsal, siyasal ve ekonomik olayda oldugu gibi, Turk toplumunun 20. yuzyilm ba~lannda Mustafa Kema l AtaW rk'u n ii nderli ginde ger~ekle~Â tirmi~ oldugu degi~im ve donu~umun tarihsel kiikleri, nedenleri ve gerek~eleri vard ,r.
22
I dii$iin, Guz'08
Osma nll Devleti'nin son yuzy ilmd a h,z kazanan ~agda~la~ma hamleleri sonucu, si yasal, ekonomik ve top lumsa l yapl, esk iye ve geleneksel yap lya bir daha ge ri donulmeyecek kadar gu~lu temellere oturtulmu~tu. Ancak, Osmanll ~agda~la~masmm 1839'dan sonraki gorunWsu, devletin Av rup a'nm bask lsl ve etkisi altma girmesiyle neredeyse birebir paralellik arz etm i ~Â tiro 1839 yilmdaki Tanzimat Fermanl'nm ay m donemde canll llgmi koruyan Mlslr Valisi Meh met Al i Pa ~a' nm isyan mm ~ozumuyle olan ilgisi; 1856 Isla hat Fe rmam'n m Klrlm Sava~1 Slrasmdaki ing ili z ve Fra ns lz yardlmlan y la dogrudan ii gili olmasl; 23 Ara llk 1876'da Kanun -u Esasi 'nin ilanmm Balkan bunallml nedeni yle Avrupa'dan ge lebi lecek baskilann goguslenmek istenmesinin bir sonucu olmasl, 19. yuz y ildaki ii nemli
- - - - - - - - - - + - I 2 (<tl ,Lduzenlenmelerin i~ dinamiklerden ~ok dl~ dinamiklerin etkisiy le ha yata ge~irildigini gostermektedi r. Birinci Dunya Sa va~I'na giri~ ve bu sa v a ~ m yenilgiy le sonu~lanmasl, Osmanll Devleti 'nin siyasal omrunun sona ermesine yol a~ml~tlr. Burada, Osman II Devleti'nin ~agda~la~ma ~a balannm yetersizligine bagll olarak tarih sahnesinden silinen bir imparatorluk olara k ele alm-
I Misak-I Milli, sava~ slraslnda ve sonraslnda Turkiye'nin hareket noktaslnl, temel ekonomik ve siyasal politikalannl belirleyen, bu nedenle de askeri zafer sonraslnda da anlamlnl ve onemini yitirmeyen bir belgedir,:...j masl, sorgulanmasl gereken bir goru~tUr. Eger bu dogru ise; Alman, Avusturya-Macaristan ve Rus imparatorluklan'nm Ylkdmasmm, dagdmasmm ve buralardaki monar~ilerin ~okmesinin nedenleri de bir ba~ka gozle irdelenmelidir. 0 5manll Devleti 'nin de i~inde bulundugu bu dort imparatorlugun Birinci Dunya Sa v a~I'ndan zararla ~Ikan dev letler oldugu ger~eginin gozden ka~lnlmamasl gerekir. Ylkdan imparatorluklann hi~birinde siyasal, ekonomik ve toplumsal duzen artlk eskisi gibi olmaya caktlr. Burada Osman II Dev leti'nin ~oku~u ve verine kurulan ulusal Turk devletinin durumu, sa va~m galip devletlerine ve monar~iye verilen mucade Ie a~lsmdan ay n bir yere sahiptir. Birinci Dunya Sa v a ~ I ' mn maglup devletleri, kendileriyle imzalanan antla~malan kaYltslz ~ artslz kabul ederek ya da mucadeley i erteleyerek bekleme i~ine girerken Anadolu'da Mondros ve Sevr'e kar~1 ciddi bir direni~ ba~laml ~tlr. Bu direni~ Birinci Dunya Sava~I ' nm 1918 ydl sonlannda sona erdigi goru~unu de ~urutmektedir. Ba~ta Avrupa olmak uzere dunyamn diger yorelerinde sa v a~ sona
ererken Dogu Akdeniz'de ba n ~ m kuru ld ugunu soy lemek im ka nslzdl r. Turkleri n 1919 y dmdan itibaren ba~lattl g l ve klsa zam anda orgutlu si yasal gu~ ve duzenli ordu ile y urutUl en m ucadele, sadece siyasal ve askeri ba sk da ra kar~ 1 degildir. Misa k-I Milli 'd e de ifad e edildi gi gibi, bu direni~ aym zamanda Batl 'nm eko nomi k ta hakkumune de (basklsma da) ka r~ 1 g e li ~tirilmi ~t i r. Misak-I Mill i klsa vadeli ol ara k hamlana n ve ge~ici ~o zuml er i~ eren bi r be ige de gild ir. Sa v a~ slrasmda ve sonrasmd a Turkiye'nin hare ket noktas ml, temel ekonomik ve siyasal polit ika lann l belirleyen, bu ned enl e de askeri zafer sonrasmda da anlamml ve onemini yitirmeye n bir be lgedir. As keri zaferin siyasa l ve ekonom ik sonu~la nmn almmasmm a ma~l a n d l g l Lozan, bu a~ l dan Turkiye i~in hayati onem ta ~ l y an bi r ko nfe ranstlr. Batdl devletl er, kuru Ian ye ni Turk Devleti 'nin Osm anll 'dan f arkll tem ell er ve ilke ler uzerinde in ~a edildigin in f arkmd a olduklan i~ in , daha ~ok ekonomik ~ Ikarlannm devam llll gm i sag layacak go ru~lerde n odun vermek i stememi ~t i r. ingiltere'nin Bog azl ar ve Musul konusundaki Israrlan da kla sik anlamda bir araz i sorunu degildir. Hem Bog azlar hem de Musul, ingil iz ekonom ik ~ I k a r lan a~ l s md an v a zge~i l mez yerlerdir. Ancak konferan s boyun ca Turk iye'yi ekonomik a~ldan ilgilendiren temel konul ar kapitulasyon lar ve bo r~ lar ol mu ~t u r. Turk t arafl bu konularda istedi klerini elde etme ko nus unda daha hassa s ve Israrcl olmu~tur. Sonu ~ta da ufak tefek puruzler dl ~ md a ist ed igi so nucu elde etm i ~tir. · Lozan Ban ~ I ' nm imza lanm asmdan sonra Turki ye'deki yon etim, dl ~ta n ~ok i ~e ag lrl lk v ermi ~ ve 1923 ydmd an itibare n kok lu duzenlemelere y on e l mi~t ir. Ancak (umhuriyet'in ilk ydlannda, alt yapldan ~o k ust yaplyl il gi len di ren alanlarda kokl u duzenl eme lere g i dilm i ~ ve uretim ili~ k ilerinin d e g i ~t i rilmesi konusuna oncelik verilm e mi ~t i r. Bund a, ye ni den yap danma ya engel olan i~ unsurla r kadar, ikti da n n once lig i siyasal rejimi, daha dog ru su (umhuriyet'i, saglam temellere ot urtma gayretl erinin de roW 01-
* Lozan B a rl~ Konfera nsl, kesinti lerle birl ikte 20 Kaslm 1922'd en 24 Temmuz 1923'e kadar deva m etm i ~ti r. Su konfe rans sirasmdaki 96ri.i~· mel erde Turkiye Misak· , Mi ll i'ye uygun bir politi ka YI hayata ge~irmeye c;all~ml~tlr. Bunun la birl ikte Hatay, Musu l ve Bogazlar konulannda bekl eni len sonut; ah na mam l ~tlr
dii$iin, GLi z'08
I 23
-2(<t~L-+----------l mu~tur.
1930'lu y dlar, Tlirkiye'de ekonomik ve toplumsal alanlarda yeni stratejilerin belirlenmesi i~in ciddi ~aba lann gorlildligli bir donemdir. 1923-1931 yd lan arasmda, Tlirki ye izmir iktisat Kongresi'nde alman kararlarm etkisiyle aglrllkll olarak ozel sektore dayall bir ekonom ik politika izleyen ve genellikle de list yap ly la ilgili koklli donli~limleri ger~ekle~tiren Tlirkiye, 1931 ydmdan itibaren dev let mlidahaleciligine yonelmi~ ve yen i bir ekonomik politikayla kalkmma hamlesine oncelik vermeye ba~laml~tlr. 1923'ten itibaren huku k, egitim ve toplumun glindelik hayatlyla ilgili ~ok saYlda yen iligi hayata ge~iren Tlirki ye i~in 1930'lu Yillar, ekonomik kalkmmaya oncelik ve ri len ve bir devrim ideolojisi liretilmesi i~in ~aba sarf edilen bir donem olarak ele almabilir.
~o
yllindan itibaren yeni bir devlet ve toplum modeli, yeni bir ekonomik politika ve biitiin bunlara dayanllarak ozgiin bir devrim ideolojisi gayretlerine hlz verilmesi, basln-yaYln faaliyetlerinde gozle goriiliir bir artl~ olmasl sonucunu dogurmu~tur.
---.J
Tlirki ye'nin 1930 oncesinde ekonomik alanda koklli dlizenlemelere yone lmesinde ve bir anlamda ekonomik kalkmma i~in daha ger~ek~i projeleri hayata ge~irmesinde birtaklm enge ller ortaya ~Ikml~tlr. Bunlardan en onemlisi, Lozan Antla~masl'nda ye r alan ekonomik slnlrlamalardlr. Lozan'da kapitlilasyonlar ve diger imtiyazlann ka ldlnlmaslyla ilgili olarak kabul edilen 5 yd llk ge~i~ sliresi, Tlirkiye'nin 1929 y dma degin, ekonomide yapisa l dlizenlemeler yapmasml, daha da onem lis i milli ekonomisini koruyabilmek i~in tedbirler almasml ve buna uygun glimrlik politikalan belirlemesini enge llemi ~tir. 1
24.1 diiljiin, Guz'08
Bu nedenle, Lozan'da belirlenen smlrlamalarm kaldmlacag l yd olan 1929, Tlirkiye'de iktidann yeni ekonomik ve toplumsal hamleleri ve gelecege donlik olarak olu~turulan projeleri hayata ge~irmek i~in umutla bek led igi bir yddlr. Ancak aynl yd ABD'de ba~layan ve blitlin kapitalist dlinyaYI olumsuz etkileyen ekonomik bunallm, Tlirkiye'de de ci ddi hayal klnkllklan yaratm l~ ve 1929 y dl yla ilgili olan olumlu beklentil erin yerini umutsuzluga blrakmasma yol a~ml~tlr. ' 1929 Dlin ya Ekonomik Bunallml 'nm olumsuz etkisinin devam ettigi glinlerde, Serbest Cumhuriyet Flrkasl'nm kurulmaslyla ba~Â layan demokrasi denemesinin ba~anslzllkla sonu~ l anmasl3 ve ardmdan geli~en Menemen Olayl, iktidan ekonomik ve toplumsal geli~im i~in yeni onlemler almaya zorlaml~tlr. Tlirkiye'de 1931 ydmdan itibaren devletbirey ili~kisinin ye niden gozden ge~irilmeye ba~landlgl ve bunallmm da zorlamaslyla ekonomik politika olarak devlet mlidahaleciliginin on plana ~Ikanldlgl soy lenebilir. Aslmda devlet mlidahaleciligi bu donemde sadece Tli rkiye i~in degil, bunallmdan ~Ik l ~ yolu arayan ~ok saYlda geli~mi~ lilke i~in de tercih ed ilen bir ekonomik politika olmu~tur. Bu arada, Ulusal Kurtu lu ~ Sava~1 sonrasmda Osmanll izlerinin si linm esi yolundaki tasfiye ve yenile~me hareketleri, aza larak da olsa, 1930 ydmdan sonra da devam etmi~tir. Bu donemde tasfiyesi en fazla ses getiren iki Osmanll kurumu, Tlirk Ocaklan' ve Darlilflinun olmu~tur. Tlirk Ocak lan'nm kapatdmasl, Tlirkiye'de yeni tarih anlaYI~mm bir yanslmasl ve sonucu olarak algdanabilecegi gibi, iktidann siyasal yapdanmasmm ve propagandasmm bundan boyle Halkevleri vas ltasl yla hayata ge~iri le ceg in in de habercisi olmu~turS Buna benzer bir geli~me, Darlilflinun 'un kapatdmasl ve yerine istanbul Universitesi 'nin a~dmasmda da gorlilmli~tlir6 Blitlin bunlardan hareketle, Halkevleri ve istanbul Universitesi'nin Cumhuriyet'e ozgli, yeni bir toplum ve insan modelinin yaraba~layan
- - --
- --------+-12(ctl,L-
tdmasl hedefine yo nelik olarak olu~turulan, kOItOr ve ideoloji yOklO kurumlar olduklannl one sOrmek hi~ de abartdl bir yo rum degildir. 1930 ydmdan itibaren yeni bir devlet ve toplum modeli, yeni bir ekonomik politika ve bOtOn bunlara dayamlarak iizgOn bir devrim ideoloji si olu~turma gayretlerine h,z ve rilmesi, basmyaym faaliyetlerinde gozle gorOIOr bir artl~ 01masl sonucunu dogurmu ~tur. Bu diinemde, 1931 y dmda ~Ika nlan basm yasasmm da getirdigi belirli slmrlama lar ~er~evesinde, iktidann bizzat kendisi, iktidara yakm ~evreler ve iktidann ~e~it li uygulama lan so nunda tasfiyeye ug -
I Kadrocular, i~ politikada
rev (Tok in) ve Burhan Asaf (Beige) gibi ~a hlslann ortak ~ali~ masl y la yay m hayatlna atdan Ka dro Dergisi, 1930'lara damgasml vuran ve gOnOmOze degin zaman zaman gOndeme gelen Kadro Hareketi 'nin ilk ve en iinemli halkasml te~kil etmektedir. 1932 Yl linm ilk aymda yaYlmladlklan "Kadro" adl veri len yaym organl ile 1935 yd mm ba ~ ma kadar ge~en sOrede, O~ yd boyunca dO~ Oncelerini se rgileme f,rsat, bulan Kadrocu lar, i~ politikada iinerdik leri devlet~ilik, planli kalkmma ve smlfslz-ayncalikslz toplum ~iizOmleriyle ve dl ~ politikada one sOrdOk leri merkez-~e v re kuramlyla ozgOn bir aklmm temsilcileri olmu~Â la rdlr. Kadrocular, dOnyadaki temel ~eli~kinin smlflar arasmda degil, somOren ve somOrOlen Olkeler arasmda oldugunu sav unmu~l a rdlr. Merkez-~evre kuraml olarak da bilinen ve daha so nraki ydlarda azgeli~mi~ Olkelerin kalkmmasl i~in onerilen bu kuraml, TOrkiye'de ilk sistemle ~tirenler Kadrocu lar olmu~lardlr.
onerdikleri devlet~ilik, planll kalklnma ve slnlfslz-ayrlcallkslz toplum ~ozumleriyle ve dl~ politikada one surdukleri Kadro'nu n yay,mland,g, 1932-1934 y dlanmerkez-~evre kuramlyla ozgun bir nm ko~ul lann a bakddlgmda; on ydml dolduraklmln temsilcileri olmu~lardlr.---.J mu? olan Cumhuriyet'in kitlelerin ekonomik ve raml~
gruplar tarafmdan ~ok saYlda gazete ve dergi yay m ha yatma atdml~tlr. • Oyle ki, Serbe st Cumhuriyet F, rkas,'nm kapanma sl ya da kapat dm asma ve iktidarda bulunan Cumhuriyet Halk Partisi 'n in, de vlet~ il ig i teme l ilke lerden biris i olara k benimsemesine ve tek parti ye da yall iktidann kurumsalla~masma kar~m, liberal ~evre l erin ortadan ~ekildiklerini ve bir anlamda tOmO yle sindiklerini soy lemek zordur. Basm-yaym ha yatmda farkli dO~Onsel ~ev reler arasmda yogun bir polemik ortammm dogma sma kar~ m, bOtOn tartl~malarda iktidara ve uyg ulamalanna sert ele~tiriler yo neltilmemesine iizen giisterilmi~tir.
KADRO HAREKETi ve DERGiSi ~evket SOre yya (Aydemir), Vedat Nedim (Tor), Yaku p Kad ri (Karaos manoglu), ism ail Hu s-
sosyal sorunlanm ~ozemedigi; Serbest Flrka denemesinin ba~anslzligl sonucu bu sorun lar yumagmm iktidar tarafmdan fark edildigi; tOm dOnyamn 1929'da ba~la ya n ekonomik kriz ile bogu ~tugu ve dolaYlsly la da TOrkiye'nin, gerek cumhuriyet rejimini gO~lendirmek, gerek devrim ilkelerini topluma benimsetmek ve gerekse ekonomik krizin etkilerinden slyn lmak amaclyla ekonomik, sosyal ve siyasal ~ozOmler i~in araYI~lara yoneldigi giirOlmektedir. Ancak Cumhuriyet'in, ilk on y dma damgasml vuran beklentiler, bu beklentileri bo~a ~Ikaran i~ ve dl~ bunallmlar ve bu bunallmlardan kaynaklanan ha ya l klnkliklan bazl aydmlann ~ozOm araYI~ l anna yii nelmelerine neden olmu~tur. Kadro Ha reketi de i~te boyle bi r hayal k,nkl,g,nm OrOnO olarak ortaya ~Ikml~tlr. CHP dl~mda ortaya ~ Ikara k, mevcut iktidann daya nd,g, ve "Kemalizm" adl ve rilen "i nkdilbm
* 1930'lu yillarda etkili alan haftallk ya da aylrk dergilerden bazdan ~unlard lr : Kadro, Yeni Adam, Yeni Tu rk, (Iglr, OlkO, Fikir hareketleri, Kooperatif, Varllk, Muhit, Orhun. Aym d6nemde Hakimiyet-i Milliye, Cumhuriyet, Mi lliyet, Vakit, Akin gibi gi.inlGk gazeteler de vardl.
Guz'08
25
-2f~jll-+----------!J ideolojisini" sistematik bir ?ekilde geli?tirme i?ini gonullU olarak ustlenen Kadroculara, bu ~aba lannda en buyuk tepki belki de CHP i~inden gelmi?tir. Ozellikle Recep Peker ve ~evresi, ideoloji olu?turma i?inin parti ye ait oldugunu iddia ederek Kadro'ya tepki gostermi?lerdir! Aynca sermaye ~evresinin en onemli temsilcisi sayilan i? Bankasl'nln onde gelenleri ve liberal-demokrat aydlnlar da Ka droculara kar?1 ~lkml?lardlr. 8 Bu kesimlerin CH P ve ozellikle de AtatLirk nezdinde yapml? old uklan giri?imlerin Kadro Hareketi 'ni zaYlflattlglna ?up he yoktur. Kadrocu du?unce, kapitalizmin adaletsizligi ve e?itsizligi ile Marksizm'in bu adaletsizligi ve e? itsizl igi orta dan kaldlrma konusundaki yetersizligi uzerine kurulmu? ve geli?tirilmi?tir. Ka drocu yazarlara gore, dunyadaki tum ulusal ve ul us lara rasl e?itsizliklerin, bir ba?ka deyi?le i~ ve dl? ~e l i?k ilerin temelinde kapitalist sistem yatmakta dlr. Kapitalizmi 19. ve 20. yuzyil ba?lanndak i vah?i niteligi ile degerlendiren Kadrocu la r, 1929 y illnda orta ya ~Ikan ekonomik bunal,mln da etkisiyle, kapitalist sistemle ilgili her turlu siyasa l, sosyal ve ekonomik degere tepki gostermi?lerdir. Marksizm'e ise proletarya diktatorlUgunu hedeflemesi ve milli kurtulu? hareketlerine ye terince onem ve rmemesi nedeniyle soguk bakml?lar ve kapitalizmden kaynak lanan sorunlan ~ozmek te yete rsiz oldugunu ileri surmu?lerdir. YaYln land'gl donemde ve sonraki ydlarda ~e?it li kesimler taraflndan olduk~a sert bir ?ekilde Marksist 01makla su~lanan Kadrocular, zaman zaman da bunun tam aksi olarak "donek, ajan" gibi olumsuz yak l?tlrmalarla kar?1 kar?,ya kalml?lardlr. Marksist olarak
dil : Dij~unce, eylem vb.de aWlya kal;mayan, Illmh, itidallL
26
I dii!iiiin, Guz'08
su~lanmalanndaki temel etken ~evket Sureyya ve Vedat Nedim gibi yazarlann eski Turkiye Komunist Partisi (TK P) uyesi olma lan ve tarihsel materyalizmi bir yontem olarak kullanma lan iken, TKP'den aynlml? olma lan da donek olarak
I
Devlet~ilik
ilkesini Ataturk gibi pragmatik ve mutedil a~ldan ele almayan Kadrocular, bu ilkeyi sadece ekonomik olarak degil, daha ileri bir ~ekilde yeni sosyal, ekonomik ve siyasal nizam olarak degeriendirmi~lerdir. Bu yonuyle Kadrocu devlet~ilik, klasik devlet mudahaleciliginden , daha ileri bir duzeni hedeflemekted~
su~lanmalannda etkili olmu?tur. Oysa Kadrocular ger~ekte Marksist ideolojinin tam aksi goru?ler de sunmu?lardlr. Bunun en ~arpici ornegi, Marksizm'in, milli kurtulu? hareketlerini, slnlf mucadelelerinin bir peyki (uydusu), bir rezervi olarak gormesine ?iddetle kar?1 ~Ikmalandlr. Bu niteligi yle enternasyonale kar?1 da olumsuz tutum sergileyen Kadrocular, slnlfsal degil, ulusal bir ideoloji olu?turmaya ~a ll ?ml? l ardlr. Oyle ki, Kadro'ya gore temel ~eli?ki emek - sermaye ~e li?kisi degil, somurgeci ulkelerle somurulen ulkeler araslndaki ~e li ?kidir. Bu nedenle her ?eyden evvel ezen ve ezilen uluslar araslndaki bu e?itsizlig in ortadan ka lkmas l ge rekme ktedir.
Kadrocu lann asd istedigi slnlfslZ, ayncalikSIZ ve kayna?ml? bir toplum ya ratmaktlr. Bu nihai hedef goz onunde tutuldugunda, Kadro du?uncesinin, mevcut Kemalist iktidann hedefleri yle de tamamen ortu?tLigu gorulmektedir. Kad ro 'ya gore, bu hedefe ula?maYI saglayacak yega ne yo l ise "dev let~ilik "tir. De v let ~i lik ilkesini Ataturk gibi pragmatik ve mutedi l* a~ldan ele
-
- - - - - - - - - + I2{<Ll,Lalmayan Kadrocular, bu ilkeyi sadece ekonomik olarak degil, daha ileri bir ~ekilde yeni sosyal, ekonomik ve siyasal nizam olarak degerlendirmi~lerdir. Bu yiinUyle Kadrocu devletc;ilik, klasik devlet mUdahaleciliginden daha ileri bir dUzeni hedeflemektedir. Vine Kadroculann sundugu devletc;ilik, Sovyet Rusya'daki gibi proletarya diktatiirlUgUnU saglamla~tlracak ve italya'daki gibi burjuva sm,f, lehine dUzenlemeler yapacak bir sistem de degildi. En aC;lk ifadeyle devletc;ilik, TUrkiye'nin ic;inde bulundugu iC; ve dl~ ko~ul lardan dogan, kapitalizm ve sosyalizme kar~1 bir sec;enek olarak geli~tirilen ve kalkmmada
I Devlet~ilik ilkesini AtatUrk gibi pragmatik ve mutedil* a~ldan ele almayan Kadrocular, bu ilkeyi sadece ekonomik olarak degil, daha ileri bir ~ekilde yeni sosyal, ekonomik ve siyasal nlzam olarak degeriendirmi~lerdir.
---.J
Uc;UncU yo l olarak iinerilen bir sistemdir. Kadro'nun 1 Ocak 1932'de yaymlanan ilk say,smm, ilk sayfasmda yer alan yazl, derginin nic;in yaym hayatma atdd,gm" yaym politikasml ve ileriye diinUk hedeflerini giistermesi ac;,smdan iinemlidir. Aynca ilk saylda ve ilk sayfada yer alan bu yazldan hareketle Kadro'nun niteligi ile ilgili olarak yorum ve degerlendirmelerin de yap ddlgl dU~UnUlUrse, siiz konusu aC;lklamanm aynen aktanlmasl konuya 1~lk tutacaktlr.
KADRO** "TUrkiye, bir inkllap hareketi inkllap durmadl.
i~indedir.
Bu
BugUne kadar ge~irdigimiz hare ketler, ?ahit oldugumuz muazzam klyam manzaralan, onun yalmz bir safhasldlr. Bir ihtilal ge~irdik. ihtital inkltabln gayesi degil, vas,tas,d,r.
**
Bu ihtital safhaslnda dursaydlk inkllab,m,z akim kalirdl. Halbuki 0; geni?liyor, derinle?iyor. o henUz son sozUnU soylemi?, son eserini vermi? degildir. Tesviye edilmi? bir zemin UsWnde yarlnki TUrk cemiyetinin, kendine has ve kendine uygun binasl kurabilmek i~in, inkltablmlz, derinle?me ve geni?leme istikametindedir. inkllap bitaraf bir nizam degildir. Onun i~inde ya?ayanlann, taraftar olsunlar veya olmaslnlar, ona intibak etmeleri laZlmd,r. inkllap, ona taraftar olanlann iradelerine, taraftar olmayanlann iradelerinin, kay,ts/z ve ?artslz, baglanmasl demektir. inkllabln irade ve menfaati, inkllabl duyan ve yUrUten azlik, fakat ?uurlu bir avangardln, azlik fakat ileri bir KADRO'nun iradesinde temsil olunur. Bu kadro, inkllabln ?eniyetinden ~/kanlan ve onun seyrine uygun bir ?ekilde izah edildik~e ?ekille?en ve nazariyele?en prensipleri kendine ?uur edinir. inkllabln derinle?mesi demek, her ?eyden evvel, bu prensiplerin ve onlann ijadesi olan inkllap ahlak ve disiplinin, ileri kadronun dimaglndan gen~ neslin, ?ehir halklnln ve koyWnUn dimaglna inmesi ve yerle?mesi demektir. TUrkiye bir inkllap i~indedir. Bu inkltap kendine prensip ve onu ya?atacaklara ?uur olabilecek bUWn nazar! ve fikr! unsurlara maliktir. Ancak bu nazar!ve Jikri unsurlar inkllaba iDEOLOJi olabilecek bir Jikriyat sistemi i~inde terkip ve tedvin edilmi? degildir. Gerek milli mahiyeti gerek beynelmilei ?Umul ve tesirleri itibariyle, tarihin en manali hareketlerinden biri olan inkllablmlZln, zatinde mUndemi~ bu ileri Jikir ve prensip unsurlanm, ?imdi inkllabln seyri i~inde ve onun icaplanna uygun bir ?ekilde izah i?i, bugUnkU TUrk ink/lap mUnevverligine dU?en vazijelerin en acil ve en ?ereflisidir. inkllablmlZln, her biri ayn ayn klymettar ve orijinal olan bu fikir ve nazariye unsurlanm birer birer izah edildik~e, bu esaslar inkllap nesli i~in kriteryumlar olacak, yeni ve standartla?m/? inkllap~1 tip boyle dogacaktlr. Bu tip her nerede,
Kadro, Aylrk Fiki r Mecmuasl, SaYI: 1, II. Kanun, 1932, s. 1
dii~iin, GLiz'08
I 27
-2(<t~L -+-------her ne ~era it altmda alursa alsun, kar~J/a~t1gf her inkflap sahasmda, aym hadiseyi ay m kriteryumlara vuracak, aym ol~Olerde dO~Onecek, aym neticelere varacak ve in kJ/abm kendisine has CiHANI TELA KKiTARZI boy le vOcut bulacaktfr. HOlasa; Cihanm bin bir ~e~it hadisata gebe ala n bugOnkO esrarengiz gidi~i i~inde, mukadderatmf kendi inkJ/abmm mukadderatma baglay an inkJ/ap neslimizin m uhta~ aldugu in kJ/ap ~evkini her zaman uyamk tutma k ve inkflabfmlZln bir bakf~ta idrakimizi durdurur g ibi gorOnen ca~kun ve mOrekkep cereyanma da ima hQkim kalabilmek i~in, anun prensiplerin i hududu muayyen kriteryu mlar ~eklin de bilmey e, benimsemey e ve benimsetmey e mecburuz. KADRO, BUNUN IC;IN C;IKI YOR .. "
KAYNAK,A :
1- YOkselOfken, AtaWrk ve Iktisat, TUrkiye ii Bankosl Yay., Ankara, 1981, 5.101.
2¡ Osman Okyar, "Devletfiligin Doguiu
N ,
Forum, Sayl: 211,15
ucak 1963, 5.11.
3- Serbest Cumhuriyet Firkasl i~in baklnlz; r;etin Yetkin, TOrkiye'de Tek Part; Yonetimi (1930-1945), Istanbul, 1983. 4- Turk Ocak{Q(J hakkmda genii bUg; ifin bkz. YusujSQnnay, TUrk Milfiyetfiliginin Tarihi Geliiimf ve Turk Deakian (1912- 1931),
Istanbul, 1934. 5- Halkev{eri j~in bakmlz. And r;efen, Halkev/eri, Gundogan Yay. Ankara, 1990, 5.105-113.
6- Abdvrrahman 'aycl, "AtatUrk, Btlim ve Oniversite AtatOrk Araitlfma Merkez; Oergisi, SaYI: 16, s. 64-65; Ayflca Oniversite reformu i~in bakmlz: Horst Widman, AtatOrk Oniversitesi Reformu, (~ev. A. Kazancigil-S. Bozkurt), Istanbul, 1981. N
,
7- Yakup Kadri Karaosmanoglu, Zoraki Diplomat, iletiiim Yay., Istanbul, 1984, 5.45-46. 8- Stefanos Yerasimos, Azgeliimiilik Surecinde TUrkiye, Istanbul, 1980, s. 685; Dogan AvC/oglu, TUrkiye'nin Duzeni, I. Kitap, Istanbul, 1975, s.451. Yararlamlan diger kaynaklar: '" ACAOCLU, Devlet ve Fert, Istanbul, 1933. '" AYDEMIR, ~evket Sureyya, Suyu Arayan Adam, Ankara, 1965 '" AYDEMIR, ~evke t Sureyya, Ink/lap ve Kadro, 3. Baskl, Istanbul,1986. * BOSTANCI, Naci, Kadrocular ve Sosyo-Ekonomik Garuileri, KultOr 8akanl!gl Yay., Ankara, 1990. '" EL/~/N, Emin TUrk, Kemalist Devrim Ideolojisi, istanbul, 1980. * ERTAN, Temu~in Faik, Kadrocular ve Kadro Hareketi, KDitOr Bakanllgl Yay., Ankara, 1994. '" KADRO Dergisi, 36 SaYI, 3 Glt, 1932- 1934. * SAYILGAN, Ajlan, Solun 94 Yill (1871 -1965), Ankara, 1967. '" TEKELI, Ilhan -Selim flkin, Kadroculafl ve Kadro'yu Anlamak, Tarih Vakil Yurt Yay., Istanbul, 2003. * TEVETOCLU, Fethi, TUrkiye'de Sosya/ist ve Komunist Hareketler(1910-1960), Ankara, 1967. '" r6KIN, Ismail Husrev, TUrkiye'de Kay Iktisadiyatl, 2. Baskl, Istanbul, 1990. * TOR, Vedat Nedim, Kema/izmin Draml, 2 . Baskl, Istanbul, 1973. * TORKE~, Mustafa, Kadro Hareketi, Imge Yaymevi, Ankara, 1999. '" YANARDAC, Merdan, Turk Siyasal Yaiammda Kadro Hareketi, Istanbul, 1988.
28
I dU,Un, Guz'08
-
-
-
- - - - - - - - + -I2(<tl,L-
27 MAYIS VE 1961 ANAYASASI OZERiNE BiR iNCELEME*
* Prof. Dr. Se~iI KARAL AKGUN IOrta Dogu Te knik UniversitesiTarih BolUmU Ba?kanl Tarih boyunca yonetenlerin ve yonetilenlerin toplumsal degi?imler kar?lslndaki tutumu, degi?im in tUrU ve yayg lnlik oranlyla birle?erek kimi zaman bunalimlara, kimi zaman sava?lara, kimi zaman ayaklanmalara, kimi zaman da askerin veya sivilin ba?rolU Ustlendigi ihtilallere yol a~ml?tlr. ihtilaller, insanlann siyasal bir yapl i~inde ya?amaya ba ?lamalan kadar eskiyse de nedenleri ve getirileri hep farkli olmu?tur. Ancak temelde, yUrU rlUkteki dUzene isyandan daha yaygln bir ba?kaldlnYI temsil etmi?lerdir. TUrkiye'de Cumhuriyet'in kurulmaslndan sonra ilk ihtilal olan 27 Mayls da 1960'ta TUrk Silahll Kuvvetleri'nin Anayasa'nln bazl noktalarlnl goz ardl eden Demokrat Parti yo netimine kar?1 eyleme ge~erek Ulke yo netimine el koymaslydl. Bu eylem, toplumun yaygln katllimlnl i~erme-
siyle ihtilal, anayasa degi ?ikligi getirdiginden de 0 zamanki soylemiyle inkilap olarak ad landlnidi. Resmi tatilli "bayram" yapildl. Cumhuriyet Tarihi ders kitaplarlna eklendi. Ama zaman i~in deki siyasal geli?melerle darbe olarak da tanlmlandl. Kitaplardan ~Ikanldl. Harekete yol a<;an siyasal ve toplumsal slklntilan <;ozecegi umularak getirilen Anayasa da degi?imlere ugradl. Kimi zaman bol geldigi, kimi zaman IUks oldugu soylendi, rafa kaldlnldl, sonunda bUsbUtUn kaldlrlldl. Ne var ki anilan ve acilan y illarla kUllense de sade 20 yil yU rU rlUkte kalan Anayasa'yla getirilen toplumsal haklarla <;agda? kurumlar, TUrk toplumuna 27 Mayls'ln gUnUmUze uzanan armaganl oldu. Burada, ne adla anillrsa anllsln TUrk tarihi-
dii~iin, Guz'08 I 29
nin bnemli bir kesiti olan 27 Mayls'l tetikleyen ve sonu~lannl ana hatlanyla ele alarak gunumuz Turkiyesi 'nin ybnetim ve hukuk sisteminde izleri ya~ayan 1961 Anayasasl'nm hazlrlanl~l y la getirilerine deginerek 0 dbnemi ya~amaml~lann 27 Mayls'l bir butUn olarak ele almalanna bir katkl yapabilmeyi umm aktaYlm . geli~meleri, olu~umunu
27 Mayls'm ~ok erken saatlerinde ger~ek le~en askeri hareketin temel nedenleri ~ok gerilere gitse de yakln nedenleri, Cumhuriyet'in ku rulu~undan beri ulke ybnetimini elinde tutan CHP'nin, iktidan 14 Mayls 1950'de se~imi kazanan Demokrat Parti 'ye (DP) blrakmasmdan sonra olu~maya ba~ladl. 1946'da katlldlgl ilk se~imde DP 'nin ybnetim koltugunda degilse de halkm gbnlUnde taht kurmasl, sade yillarca bu koltukta aynl partinin oturmasma bir tepki degildi. Birinci Dunya Sava~1 sonunda i~gale ugrayan Turk topraklannda ulusun egemenligini saglamak uzere TBMM kurulurken ulkede saltanat ve halifeligin surmesini yeg leyenler vardl. Mecliste ikinci Grup olarak brgutlenen bu kimseier Cumhuriyet'i ve Turk Devrimi'ni soguk kar~lIaml~lardl. Ama kurtulu~ kazandlran AtatUrk'e duyulan hayranllk ve sevgi baglmslzllgm co~ku suyla birle~ince, ybne tim degi~ikligine ve getirilen yenil iklere buyuk bir kar~1 koyma olmaml~tl. Ne var ki iki kez siyasal parti deneyimiy le sesini duyuran ikin ci Grup, daha devrim bzumsenmeden dunyaYI sarsan ekonomik bunallmm ve II. Dunya Sava~I'nm Turkiye'ye uzanan etkilerini hele AtatUrk'un b lUmu ile ~ekind igi kale de Ylk lImca, iyi degerlendirdi. Degi~en ko~ullarda brgutlenerek Cumhurba~kanl se~ilen ismet inbnu ve partisini boy hedefi yapmakta hi~ zorlanmadl. Gunah ke~isi yaptlgl Turk Devrimi'ni yuzylllann geleneklerini Ylkmakla su~larken sava~la gelen maddi zorluklan da devrim i uygulamakta olan CHP hukumetine yuk lem esi de zor olmadl. Halk bu ikiliyi seferberlik, slkl ybnetim, temel tUketim maddelerinin vesikayla satllmasl gibi olumsuzluklardan sorum lu tutarken yeni olu~umun laiklik ba~ta gelmek uzere devrimin
30
I dii$Un, Guz'08
getirilerini hedef alan her sbzunu ba~ta c i etti. inbnu'nun halkl sablrla egitip aydm latmak ye ri ne laik cumhuriyeti ancak kendisinin koruyabilecegini du~unerek iktidar koltuguna slkl slklya yapl~masl, bu ara muhalefetin silahlannl kullanmak gibi bir yol se~mesi, en bu yuk ya nllglsl old u: Kar~ltlannm laikligi yok sayan sbzler verip toprak ve tanm konulannl i~leyerek slrtml halkm ~ogunlugu olan kby lUye, tutuculara yas ladlgml gbrunce 0 da aynl konulara odaklandl. Ama Ogrenim Birligi Yasasl'ndan Kb y EnstitUleri 'ne kadar ulkeyi ~agda~ lIga ta~ l yacak ara~lardan bdun ler vermesi bekledigi oylan getirmedi. Tersine, CHP'ye guveni sarstl. Meclisteki liberal ekonomi yani ll an, gundeme getirilen c;ift~iyi Topraklandlrma Kanunu'nu Bol~e v iklik niteleyip hukumeti klyaslya ele~tirdiler. Bu gruptan Celal BaY,ar, Adnan Menderes, Fuat Kbprulu ve Refik Kora lta n 12 Haziran 'da CHP 'ye uyan 01mak uzere yaymlad lklan unlu Di:irtlu Takrir'den klsa bir sure sonra, 7 Ocak 1946'da Demokrat Parti'yi kurudular. 1946 sec;iminde ciddi varllk gi:isteren yeni part i hlzla guc;lenirken CHP, bir yll boyunca y itirdigini geri kazan abi lmek i~in
~abaÂ
lad I. Bunun i~in Dunya Bankasl'na ve IMF'ye uyelikle Turkiye 'nin batlya ekonomik entegrasyonunu, ABD'nin komunizm tehlikesine
-
- - - - - - - l -I2(<t. 1Lkar~1 geli~tirdigi Truman Doktrini ve Marshall
Planl ~en;evesinde yardlm anla~masml' sagladl. Hatta, din bilgileri dersaneleri a~dmasml, ilkokullara istege bagli din dersleri koyulmasml, yen i Kuran ve imam Hatip kurslan ve 1949 y dmda da Ankara Oniversitesi'ne bagli il ahiyat Fakultesi kurulmasml' hatta turbelerin a~dmasml bile sagladlysa da 1950 se~imlerinde ancak 69 mebus ~Ikarabildi. Boylece, Turk Devrimi'nden odun ler soz vererek gu~lenen DP'n in 408 mebusla iktidara geldigi 14 Mayls gunu, 27 Mayls'a
I "Siz isterseniz halifeligi bile geri getirirsiniz." diyen Ba~bakan'ln tutumu "Ben bu millete odunu aday gostersem, onu bile me bus se~t iririm."e dondii.
---.J
giden yo lun ba~langlcl oldu. Bu yol, eski yonetime tavlr alarak do~endi: DP'nin kuruculanndan Celal Bayar, ismet Cumhurba~kanligl'm devraldlgmda onunla bakan ve ba~bakan olarak payla~tlgl siyasa l ge~mi~i, birlikte aldlklan siyasal ve ekonomik kararlan, attlklan imzalan ~oktan unuttugundan CHP ile kopruleri kolayllkla Ylkabildi. Pa~a'dan
DP'nin on ydllk iktidannm tek ba~bakanl olan Adnan Menderes'in ilk hukumet programml a~lkladlgl soylevinde, CHP Aydm Milletvekili iken slk slk kendisini ke~fett igini soyled ig i Ataturk'un' adl hi~ ge~memi~ti. Zaten boylece, onun adl gibi ilkeleriyle kurumlanndan da hlzll bir uzakla~ma ba~ladl. 15 Haziran 'da 18 yddlr Turk~e okunan ezanm, sonra anayasanm dili eskiye donduruldu. Menderes'in 15 yd mufetti~i oldugu Halkevleri'nden gen~ligi ele ge~irmeye yo nelik fa~ist kurulu~lar olarak soz edip "Pa rtile r i~in birer utanma konusu te~kil ediyorlardl.'" diyerek 1~lk sa~an bu aydmllk kurumun kapatdmasml saglamasl da ilk ydm co~kusuyla tepkisiz eriyip gitti. Olkeyi II. Dunya Sava~I'na sokma-
dlgl i~in halkm "<;:ocuklarlm lzl babaslz blrakmadl" diyerek sanldlgl in onu'yu "bize ekmegi bile ves ikayla yedirdi." dive amlan kimse yaplp CHP ile birlikte kamu oyunun gozunde du~urmek de DP'nin bir hedefi oldu. Sava~ ekonomisinin zorladlgl Milli Korunma Kanunu ile unlu Varlik Vergisi'n in kat I onlem leri belleklerde tazeyken bu hedefe de hemen ula~ddl. DP'nin oylann % 92 .28'ini kazand,g, 1954 sadece 31 mebus ~ Ikarab ilen CHP ve ismet Pa~a ele~tirileri eyleme dokuldu. Gelibolu'daki in onu heykelinin belediye karanile Ylktlrllmaslyla ba~layan 5 heykel Ylkmalar k,sa zamanda AtatOrk heykellerine de yoneldi. DP tarafmdan desteklenen tarikat~dar heykellere salladlklan kazma larla asd hedefleri olan ~ag da~, laik, ozgur du~unceyi Ylk amadlk larlnl gorduk~e sa ld, rdan ~ogaltmca Meclis'ten Ataturk'u Koruma Yasas l ~Ika nidI. Ama hukumetin bu yasay, ~ lk amken6 daha se~imle ri y le,
~ok gu~lenmekÂ
ten ba~ka hedefi olmadlgl da ~ar ~abuk anla~ddl. Ba~langl~ta DP Grubu' na "Siz isterseniz halifeligi bile geri getirirsiniz." diyen Ba~bakan'm tutumu " Ben bu millete odunu aday gostersem, onu bile mebus se~t iririm."e donduk~e, NATO'ya uye olabilmek i~in meclisten yetk i alinmad an Turk askerinin gonderi ld igi' Kore Sava~I'nda onca can yitiri lin ce, birden geli~en Amerikan dostlugu ve ikili anla~malar ba-
dii~iin,Guz'08
131
glmslzllktan odunler ve Ba~kent sokaklarrna motosikletler uzerinde cakayla dola~an Amerikall MP'leri (Askeri Polis) getirince, tUketime yonelik itha lat ulkenin altrn ve doviz stoklarrnl eritince, bir~ok kimse ilk gunlerde co~kuyla alkl~ladlklarr DP'yi sorgulamaya ba~ladl. Hukumet fonlarrnln kullanlm onceliginde oy sandlgl gozetildiginden programdaki uretime donuk
r;;yar'ln ABD'ye yaptl!)1 gezi donu~unde ozentiyle "Turkiye ku~uk Amerika olacaktlr." demesi, partiye buyuk Turkiye olmak isteyen duyarll vatanda~larin sitemlerini getirdi.
--.J
politikanln kaglt uzerinde kalmasl, b6ylece, tarrm sektorunun kalklnamamasl, ulusal gelirin artmamasl, fiyatlarrn du~memesi, yok luklarrn ~oga ll p soz verilen ekonomik ~izg inin yaka lanamamasl sorgularr derinle~ti. Olumsuzluklar bu kadar degildi. Ornegin, Bayar'rn ABD'ye yaptlg l gezi donu~unde ozentiyle "Turkiye ku~uk Amerika olacaktlr." demesi, part iye buyuk Turkiye olmak isteyen duyarll vatanda~larrn sitemlerini getirdi. Klbrrs sorunu Londra'da tartl~rllrken istanbul ve izmir'de patlayan 6-7 Eylul Olaylarr slrasrnda 6nlem allnmadlglndan gayrrmuslim vatanda~larrn yagmalan lp Ylkllan evleri, kiliseleri ve i~ yerleri i ~in yuz milyon liraya yakrn tazminat odemek zorunda kalmaSl; hukumetin CHP'nin Ulus gazetesi dahil mal varl,grn a el koymasl, olup bitenin yazrlmamasl i~in basrna sansur getirmesi, buna uymayan gazete le ri kapatmasl, gazetecileri tutuklatmasl, 1957 se~iminde DP'ye oy vermeyen K lr~ehir'i il~e yaparak cezaland,rmas" hakim atamalarryla oynayarak yarglya, derslere yansltrlan siyasi klsltlamalarla universiteye, partizan uzakla~t l r malaria da burokrasiye el atmasl, iktidarr adlm ad,m Ylpratmaktaydl. Tlrmanan ho~nutsuzlugun yarattlgl guven-
32
I dii~iin. GLiz'08
sizlik, Irak'ta baskici kralilk rejiminin askeri ihtilalle devrilmes i uzerine ihtilal fobisine donu~un ce hukumet, hala ~ogunlugun destegine sahip oldugunu kanltlamak pe~ine du~erek 1959 YIII ba~rnda gizli adl Demokrat Parti olan Vatan Cephesi'ni kurd urdu. Zorunlu katrllmlar ve hayali isimlerle ~ogaltrlan uyelerin listesini her gece tekelinde tuttugu radyoda okuttuysa da guvensiz li kten kurtu lamadl. Aynl yrlln sonunda 9 subaYln darbe giri~imiyle su~lanarak gozaltlna alrnmasl, bu duygunun uzantlslydl. Olay, 5 ayllk tutukluluk sonunda subaylarrn biri hari~ beraatlarryla sonu~landlysa da yonetimden rahats,zl,k, boylece orduya da uzandl. Halk gibi, artlk Cumhuriyet'in bek~isi olan Turk ordusu da tedirgindi. Ha kllydl da. DI~ bor~lar tlrmanlr devlet ileri gelenleriyle yakln baglantrll yolsuzluk soylentileri yayrllrken, 1958 yazrnda Turk paraslnrn u~ mi~linden fazla du~urulup degerini y itirmesi, halk arasrnda klplrdanmalar ba~ latml ~tl. Sovyetler Birligi'nin Orta Dogu ulkeleriyle ili~ kilerini geli~tirmesi uzerine hukumetin ABD ile 1959 ba~rnda imzalanlp hemen yururlUge giren; ama 14 ay sonra meclise getirilen ikili anla~ma
imzalayarak Turkiye'yi komunizme kar~1 silahla korumasl i~in bu ulkeye Turk topraklarrnda askeri us le r, tesisler kurma hakkl ve bunla rla gelen ayrrcallklarvermesi, yonetimin sayglnllglnl iyice sarsml~tl8 Amerika 'n ln, komunizm fobisi yara tarak geli~tirdigi ye~iI ku~ak projesiyle iktidarrn
----------+I2{<t~L gozunde Misak-I Milli sl mrlanm koru yan gu ~ ol uvermesi, Kurtulu~ Sa va~ I ' nm zaferini saijlaml ~ , k,vancm, y a ~ aml~ ordunun ve ulusun kabul edebileceiji bir ~ey deijildi. Ama demokrasiden sapmak, anayasaYI ~iijnemek pahasma da olsa iktidarda kalmak, bunun i~in CHP'yi susturmak, hukumetin saplantlsl olmu~tu. Nitekim, 1959 y ill yia ba ~layan erken se~ im soylentileri uzerine yurt gezi sine ~ I kan in onu'nun U~ak'ta ba ~ ma ta ~ atllmasl, ' istanbul 'a geldiijinde Topkapl 'da kalabaliijm arasma ye rle~tirilen kimselerin sa ldlrlsma uijrama sl , Kayseri'ye girmesini on lemek uzere bindiiji treni durduracak askeri birlik gonderilmesi, artlk saij duyusunu yit irmi ~ hukumetin duzenlemeleriydi. Halkm ve askerin bu olaylann her birinde buyu k tepki gostermesi, hu ku mete ~ok ciddi uyan lardl. Bu uya nlan deijerlendirmektense CHP 'yi ka patlp ba sml susturmaY I se~en hukumet, muhalefeti her yo nuyle irdeleyerek bunu saijlayacak gerek~e le r bulunma sl i~in asker ve sivi l tUm adli yetkileri elinde tutacak, neredeyse yargl organl yetkileri y le donatllml ~ Tahkikat Komisyonu'nu da i ~e ren yasay , 27 Nisan'da meclisten ~Ikart tlnnca lO, Ataturk ilkelerinin ve anayasanm ~iij nenmesini ho~ goremeyen gen~li k, sokaija doku ldu . bijrenc ilerin uzerlerine gon derilen polise kar~1 koymas lyla olaylar umulmadlk h,z ve ol~ude buyuyunce hukumetin danl~ma gereijini duyduiju istanbu l Uni versitesi Hukuk Fakultesi profesorlerinden Ali Fuat Ba~gil, Bayar ve Menderes'i uyararak anayasa ile ~eli~en yasa nm ge ri almmasml, oijrencilere kar~1 gu~ kullanll mamasml hatta hukumetin ~eki lm esini onerd i. l1 Bir uyan da deijini len yasan m anayasaya ve insan haklanna ayklrl olduijunu vurgulayarak belli ko ~u ll arda ihtilalin me~ru bir hak olduijunu hatlrlatlp " Bu yo lda devam ederseniz sizi ben bile kurtaramam." diyen in onu 'den geldi. Meclisin inonu'nun sozlerin in tutanaklardan ~Ikarllmas l ve 12 oturum toplantllara kat llmam as l kara rma ge n ~liij in tepkisi, 28 Nisan Olaylan olarak tarihe ge~ti. 0 gun istan bul 'da universite oij ren ci leri ve hoca lannln ~oijunun katlld lijl eylemde Rek-
tor S,d,k Sami Onar kar~lt gruplar tarafmdan tartaklanlp yaralanlrken, polise ate~ emri ve rilince Orman Fakultesi oijrencisi Turan Emeksiz olduruldu . E ~ zamanll olara k Ankara'da Siyasal Bilgiler Fakultesi po li s tarafmdan tarandl. Bir ~ok oijrenci yara landl, bir 0 kadan da tutuklandl. Hukumetin slkl yonetim , sokaija ~Ikma yasaij l ve basma sansur getirmesi, anayasaya ayklrl yaptlnmlannl derslerde dile getiren profesorle ri Bakanlik emrine almasl, eylem yapan un iversitelerin tatil edilmesi, Klzll ay Meydam 'nda be ~ ki ~ iden kalaba ll k gruplann bir arada bulunmasmm engellenmesi uzerine 5 May ls sa at 5'te KlZl lay'da unlu 555 K Mitingi duzenledi. Halkm hala sevgi gostereceijini umarak kalabaliija giren Menderes tartaklandl. Arabayla ka~lrIldl. Gen ~ lerin bir araya gelmesinden korkulduiju i~in ilk kez 19 Ma y ls gosterileri yapllmamaslnm 12 ardmdan Ha rp Okulu oijrenci le rinin Lozan Meyd anl 'na hi~ beklenmeye n 21 Mayls Yuruyu~u'nu kimileri umut, kimi le ri sev in ~, kimileri de kayglyla izledi. Bu olaylaruzerine istifa ya yonelen Ba~bakan'l Ba ya r'm durdurmasl, Turkiye'nin tarihini deiji ~ tirdi. Git gide daha da gerilen Ankara'dan adeta ka~arcasma Ege Bolgesi'ne giden Menderes, un ive rsite hocalanndan "kara cubbe lil er" dive soz ettiiji Turgutlu konu~masmm hal ka son sesleni ~ l erinden biri old uijunu bilmiyord u. 0 ara ozellikl e gen~ kademeleri ~oktan ka y naya n Silahli Kuvvetler de, ihti lalin son hazlrllklannl yaplyordu. Kilit kadro du~uk rutbeli subay lardan o lu ~ma kla birlikte, hiyerar~i geleneiji gozeti lerek orduda say ilip sevilen ve hukumete ters du~ tuijunden mav,s ba~mdan beri zorun lu izine gittiiji izmir'de emekl iliijini beklemekte olan Ka ra Kuvvetl eri Komutam Orgeneral Cemal Gursel'in hareketin lideri olmasl benimsenmi ~ti ."
Ordu Yonetime EI Koyuyor Bugun anla~lImasl ~ok gu~ bir gormezli kle iktidann halkm ve Ka ra Kuvvet leri Ko mutam 'nm uyanlanm dikkate almamasl, Tu rkiye'yi ordu-
E
8 '0
•,
'0o
dii~iin, Guz'08 1..1.3
-2(U L-+-------------< lURK DROUSU VAIIH OA~INOA
Silihh kuvvetlerimiz btiltin Y 111'11" idareyi liilen
nun yonetime el koydugu 27 Mayls sabahlna getirdi . R a d yo I a rd a hareketin hi~ bir ~ahls veya zumreye kar~1 olmadlgl, ulkenin temel duzenine, dl~ politikaslna bir degi~iklik getirmedigi duyuru lurken anayasay , " ihl al"den sorumlu tutu Ian Cumhurba~
kam, Ba~bakan, bakan larla baz l DP milletvekilleri goza ltlna almdliar. Aydmlann buyuk ~o gunlugu, ordunun yonetime el koymasm l son y lilarda Turk Devrimi 'nden veri len odunlerle sarslimak istenen Ataturk~ulUgun zaferi olarak gorduler. Eylemin sozcusu olan Milli Birlik Komitesi'nin (MBK) dikta heveslisi olmadlgml kamtlamak i~in, ustlendigi siyasal sorum lulu ga ve risklere kar~m en k,sa zamanda se~ime gidilecegini hemen duyurmas l, 14 kar~1 ihtilal 01madan cuntalann gitmeyeceginden kayglianan yurek lere su serpti. Rad yo duyurulan yu rdun her tarafmda co~ kuyla kaynayan buyuk halk Ylgmlannl sevin~ gosterileri yle sokaklara doktUyse de Cemal Gursel og le ye dogru izmir'den Ankara'ya gelene kadar Tumgeneral Cemal Madanoglu'nun liderli ginde geli~en harekete hukuksal daya nak saglamak en onde gelen zorunluluktu . Bunun yam slra MBK'yi bekleyen iki ~ok onem li i~ daha vardl: Bunlann ilki, hukukun ustUnlugunu onde tutan, iktidara topluma baskl yapma olanagl vermeyerek eski yonetimde dogan bunalimlan on leyecek yeni bir anayasa hazlrlanmasl ydl. ikincisi de anayasay, ~ignemekle su~lanarak goz
34
I dii~iin, Guz'08
altma almml~ DP'lilerin yarg lianlp cezalandlnlmalanydl. Ancak, her ikisinin de alt yaplsl ancak koklu hukuk bilgisi 1 ~ lgmda haZirlanabileceginden konunun uzmanlanna danl~maYI gerektiriyordu. ilgin~tir ki yeni bir anayasa gerektigine Cema l Gursel ~ok once i~aret etmi~se de ihtilal oncesi bu yonde bir hazlrlik yap lim aml~tl. Hemen 0 sabah Madanoglu'nun tan,d'g' bir profesorun onerisiyle istanbul Universitesi Hukuk Fakultesi'nin Ankara'ya ~aglrd lgl 7 ogretim uyesini 15 ilim Heyeti olarak gorevlendirmesiyle anayasa hazlrliklan ba~laml~tl. MBK uye lerinin adlannm halka duyurulmasl geregine i~aret eden Rektor Onar'm ba~kanli gmdaki ilim Heyeti, beklenen hukuksal dayanagl olu~turmak uzere 24 sa at i~inde "Anayasa On Projesi H~zlrlama Komisyonu'nun Te sbit Etti gi Esaslar"16 ba~ligml ta~l y an bir rapor hazlrladl. 29 Mayls'ta yay mlanan rapor, hareketin anayasayl ~igneyerek yasa lll gmi yitirmi~ olan iktidara kar~1 yap lid,gm, a~lkliyor, so rumlulann goz altma alimp yarglianmalan i~in yuksek yarg l orgam kurulacagml, ge~ici bir hukumet kamu hizmetlerini yu ruturken hazlrlanacak yeni anayasa ve se~im yasasl ile en k,sa zamanda se~ime gidilip yonetim in demokratik yontem le sivile devredilecegini bildiriyordu. Raporda Ankara Universitesi'nden ogretim uyelerinin de katllacagl bir komisyonun ilkin ge~ici bir anayasa, daha aynntlil ~ali~mayla da Yargltay, Danl~tay, Sayl~tay, Askeri Yarg l'dan, basm ve barolar gibi sosya l kurumlardan uzmanlann ve MBK'nin ve
--------t-I2{(~Lhukumetin suzgec inden ge~erek 17 " ha kiki hukuk devleti fikrini ger~ekle~tirecek" bir anayasa hazlrlanacagl ye r alml~tl. MBK, Ataturk~u ~izgide, lai k, ~agda~ hukuk devleti yonetimi saglayacak kurumlarla ~ift meclisli parlamentoya yer ve ren bir anayasa hamlatarak en klsa zamanda se~im le yo netimi sivile devretmekte kararllydl. 18 Ne var ki ~ok ge~meden sozler degi~ip beklentiler ortaya ~Ik maya ba~la y lnca bunun sandd lg l kadar kolay ve ~abuk olamayacagl an l a~ddl. Bazl subaylar birka~ bakan ll ga da olsa asker ge lmesini onerirken ydlardlr ekonomik ve sosya l reformlarla ulkeyi geli~tirecek bir ihtilal du~le y en Alparslan Turke ~ ve dokuz ki ~ ilik grubu, tasanlarlnl ger~ekle~ti rebilmek i~in uzun sure kalmak istegiyle bakanIlklara talip oldu. Bu oneriye hocalardan slcak bakanlar oldu ysa da Madanog lu ~ok sert tepki gosterince Gursel 'in Devlet Ba~kanl, Ba~bakan, Milli Savunma Bakam ve Silah ll Kuvvetler Ba~ komutam; Turke~'in Ba~bakanlik Muste~an 01 masl ve iki bakan dl~lnda hukumetin sivillerden kurulmaslnda uzla~ddl. Meclisin feshi, partilerin siyasal etkinliklerinin durduru lmasl, kapali un iversiteler ve gazetelerin a~dmasl , tutuklu gazeteci lerin sa ll nmasl kararla~tlrlldl. 19 Ama uzla~ ma kalicl olamadl. ilk gunlerin co~kusu duru lup bayram havasl ge~ince anla~mazliklar birbirini izledi ve 3 ayda ne ana yasa yapdabild i, ne de s e~ime gidildi. ilim Heyeti 'nin 5 Haziran'da tamamladlgl 27 maddelik " Ge ~ ici Ana yasa " MBK'de en ~ok da komiteyi olu~turacak l ar uzerinde bir hafta tartl~lldlktan sonra "1924 tarih ve 491 say dl Te~ kilatl Esasi ye Kanunu'nun bazl hukumlerinin ka ldlrllma sl ve bazl hukumlerinin degi~tirilme si hakklnda ge~ici kanun " olarak 12 Haziran'da kabu l edi ldi. 1924 Te~kilatl Esasiye Kanunu'nu esas alan klsa ama ozlU metinde yasam ay urutme-yargl organlannln konumuyla iktidan se~imle TBMM 'ye devredene kadar MBK'nin yasama yetki sini ta~l y acagl belirtilmi~, Devlet Ba~kan l 'nln ve Bakanlar Kurulu'nun yetki ve
gorevleri tammlanml~tl. 20 DP'li samklann durum Ianni ara~tlnp kararlan kesin olan Yuksek Ada let Diva nl ' na iletecek Yuksek Soru~turma Kuru lu kurulacagl, idam kararlannln Mili Birlik Kom itesi 'nin onaYln1 gerektirdigi, metnin bir ihti lal yasasl oldugunu hatlrlatan hukumleriydi. Kom ite 'nin 38 uyesinin adlan da ilk kez burada ve hi~ birinin rutbesi belirtilmeden a~lklanml~tl. Bu, sadece dort generalli Komitenin askeri hiyerar~i gozetmeden ortak hareket etme istek ve kararldlglnl gosterse de tOrlU anla ~maz liklar MBK'nin gucunu y itirmesine hatta bolunmesine yo l a~acaktl.
Anayasa Tasanlan Ge~ici Anayasa yururlUge gird ikten sonra, Ankara Hukuk Fakultesi 'nden dort ogretim uyesinin de katddlgl heyet 4,5 ay ~a l l~arak yurutme uzerinde bir denetim o lu ~turacak Millet Mecli si ve Cumhuriyet Senatosu ile ikili meclis sistemi ve Anayasa Mahkemesi'ne yer ve ren 200 maddelik anayasa tasanSln1 haZiriadl. Tasanda Universite, Radyo ve Haber Ajansl, Milli Muze ve Kutup hane ile Opera, Konservatuar, Opera, Merkez Bankas l ve iktisadi Devlet Te ~ekku ll er i ozerk kurumlar yap dml ~t l. Kamu, ki~i ve basin ozgurlugu ne, sosyal haklar ve guvencelere yo netimi kontro lsu z blrakmayacak aynntdl mad delerle ~ok geni~ yer ver ilmi~ti. 21 Ancak uyeler ikili Meclis, anadi l, siyasi parti ler ve in onu'nun onerisiyle MBK uyelerinin omur boyu se nator olm aslnda anla~amadlglndan incelenmek uzere MBK'ye muhalefet ~erhleri ile sunulmu~tu. 22 Boylece kamuoyunun guveninin sarsddlgl Onar Kom isyon u'nun tasansl olu dogmu~tu.
As linda, 27 Mayls'ln ihtilalcileri yeni bir anayasa gerektigini du~unmu~, ama Kurucu Meclis uzerinde durmaml~ la rdl. Oysa hedeflen en demokrasinin anayasaYI geni~ tabanli bir Kurucu Meclis'in onaylamaslnl gerektirdigi ilk tasan hazlrlan lrken kavranml~t l. Ustelik 1920 ydlnda Ataturk de ilkin TBMM 'nin Kurucu Meclis ad lY-
dii~iin, Gliz'OB
I 35
-2{<t:~I -+-------~ la kuru lm asm l du~unmu~, bunu Nutuk'ta "Ben ilk yazdlglm musveddede meclisi muessisan tabirini kullanml~tlm." sozleriyle a~lk l aml~tl. Ancak, bu meclisin oncelikli gorevi Turkiye'y i du~man i~galinden kurtarmak oldugundan 0 a~amada rejime yo nelik tartl~malarla milli mucadele gucunun zaYlflatmamak i~in bu isimden vazge~ ilme sini uygun gormu~tu. 23
~o maddede toplanan hiikiimleri, sadece klsa ve oz olarak genel prensipleri i~eren bu tasarmm onemli bir ozelligi, 1924 Anayasasl'ndaki gibi egemenligi meclisin temsil etmemesiydi.
-.-J
Kurucu Mecli s du~uncesi, istanbul Komisyonu 'nun anayasa ta sa n sml hazlrlarken ya ptlgl ankete Siyasal Bilgiler Fakultesi idari ilimler En stitUsu 'nun yanlt olarak hazlrladlgl baglmSIZ anayasa tasansmda ortaya atdml~tl. il ki gibi toplumun huzur, guven ve gonencini saglayacak demokratik hukuk devletini sosya l temelleriyle kurmaYI hedefleyen bu ta san , daha dar alanllydl:" 110 maddede toplanan hukumleri, sadece klsa ve oz olara k genel prensipleri i~eren bu tasannm onemli bir ozelligi, 1924 Anayasasl'ndaki gibi egemenligi meclisin temsil etmemesiydi. Anayasaya daha ~agda~ bir kimlik kazandlran bu degi~ iklik mecli steki saYisa l ustUnlUgune guven le DP'nin ~ I kardlg l yasa lar ve baskici yonetiminin getirdigi bunalim anlmsanarak yap dml ~tl. ilkinden farkll olarak gu~lu bir yu rutme orgam bulunan bu tasanda sosyal haklar, devletin odeviydi." Buyuk emek urunu olan ve iktidann anayasaYI kendi ~Ikan na kullanmasma duyulan tepkinin izlerini ta~l van iki tasan da yururluge koyulama ymca 1961 Anayasasl'nl Kurucu Meclis a~ddlktan sonra, u~uncu komisyon hazlrlayacaktl.
36
I dUIliUn, GUZ'OS
Eminsular ve 147'ler, 14'ler Sorunu Demokrasi ye donu~ i~in beklenen anayasa gecikirken MBK de i~inden sarsdmaktaydl. Bayram havasmdaki ilk gunlerden sonra 2 Ag ustos'ta 235'i general yak la~lk 5000 subaym 'ordudaki kabankligl gidermek' gerek~esiy Ie emekli edilmesi, Eminsular (Emekli inkdap Suba ylan) olarak andacak ~ogu gen~ asker magdurlar ya ratml~tl. UstUne 27 Ekim 'de 147 ogretim uyesinin neden gosterilmeden i~ten almmasl " kamuoyunu hem ~a~lrtm l~, hem urkutmu~, bir ~ok kimseyi de kustUrmu~tu. Hocalar i~in yaydan masonluk, komunistlik, Demokrat Parti'ye yakm lik soylentilerinin ya m slra 0 slralar hlzla ~ali~an kulak gazetesinde en ~arpici ba~lik " bilimsel yetersizlik"ti. Ancak, 28 Ordinaryus Profesorlu listedeki ogretim uyelerinin ~ogu, ara~tlrmala n ve yaym lany la dunyaca tanmml~, uluslararasl bilim odulleri alml~, ogrencileri ve meslekta~lan tarafmdan sevilip saydan kimselerdi " Bu olaylar MBK'nin ve 27 Mayls'm halkm buyuk klsmmm gonlundeki yerini onemli bi~imde etkiledi. Usteli k bu olumsuzluklara bir de MB K'nin i~inden sarsdmaslnm urunu 14'ler oiaYI eklendi: MBK en ge~ 1961 y dl sonbahannda yonetimi yeni iktidara blrakacagml 28 yansltan programml 16 Ey lUl'de yaymladlgmda bunu saglayacak butUnlugu ~oktan y itirmi~ti. MBK'yi par~alayacak bolUnme, Alparslan Turke~ ve grubunun daha kalici i~ler yapmak uzere birka~ yd siyaset sahnesinde ka lmak isteginden kaynaklanml~tl. 27 MaYls'tan ~ok oncelere uzanan du~uncesi rag bet gormeyince Turke~ Ba~bakan Ya rdlmclligl 'nda n ~ekilmi~, tam 0 ara Gursel'i ve hukumeti istifaya zorlaYlp yeni bir komite kurmaYI planladlgl ogrenilmi~ti. Bunun uzerine MBK, 13 Kas lm gunu Komite'nin lagved ildigini ve Alparslan Turke~'le birlikte 14 uyesinin emekli edilerek yurt dl~mda gorevlere atandlglm duyurdu 30 Nedenleri uzerine tartl~malar hi~ bitmeyen bu u~ ~ok olay, beklenmedigi kadar uzayan Yasslada duru~ma-
-
-
-
- - - - - - - - - + - I2(( lIL-
Ian ile birle~ince 27 Mayls hareketi halkm gozUnde eski yeri ni bir daha bulamadl.
Kurucu Meclis ve 1961 Anayasasl 14'ler olaymdan hemen sonra Cemal GU rse l 22 Uyeli yeni MBK'yi, bu komite de ~ok yaygm bir tabandan olu~an Temsilciler Meclisi'ni, aynca, MBK Uyeleri ile Temsilciler Meclisi Uyelerini i~eren Kurucu Meclis'i kurdu.31 Kurucu Meclis, 6 Ocak 1961 gunu m~aa tl henUz tamamlanml~ yeni Meclis binasmda (bugUnkU bina) torenle a~lIdl. ilk i~ olarak anayasaYI ve se~im yasasml hazlrlayacak 20'~er ki~ilik komisyonlar se~ildi. ilk toplantlslm 10 Ocak gUnU yapan Anayasa Komisyonu, Ankara Oniversitesi Dil ve Tarih Cografya FakUltesi Profesorlerinden, TUrk inkllap Tarihi EnstiWsU'nUn de kurucusu ve MUdUrU olan Enver Ziya Karal'l ba~kan se~erek ~all~maya ba~ladl. Karar geregi Komisyon'un hazlrlayacagl anayasa tasansl Temsilciler Meclisi'nde, MBK'de, Kurucu Meclis birle~ik oturumlannda tartl~lIacak, kabul edilince referandumla oylanacaktl. <;:ok yogun bir ~all~ma doneminden sonra anayasa ongorUldUgU gibi mart ayl ba~mda tamamlanlpTemsilciler Meclisi Ba~kanllgl 'na sunuldu. Ba~langlCl
157 madde ve 10 ge~ici maddeden olu~an anayasanm en bUyUk ozelligi, ulusun 1924 Anayasasl'nda ancak TBMM eliyle kullanabildigi egemenlik hakkml "anayasanm koydugu esaslara gore yetkili organlar eliyle" kullanmasl idiY Toplumun mecliste oy ~ogun lugunu elde tutan siyasal partinin tutsagl olmasml onlemek amaClyla Cumhuriyet Senatosu ve yargl baglmslzllgml saglayan Anayasa Mahkemesi gibi kurumlar getiren bu nokta, asllnda 1961 Anayasasl'nl en ileri konuma ta~lyan ozellikti. Oniversite ozerkligi, basm ozgUrlUgU, sendikalar, toplu sozle~me, grey hakkl gibi ~agda~ olgular, e~itligin, demokrasinin, insan haklannm gUvencesi olarak anayasada yer alml~tl. Bu kurumla~ma, Cumhuriyet'in dayanagl olan ilke-
I
Ba~langlCl
ge~ici
157 madde ve 10 maddeden olu~an anayasanln en biiyiik ozelligi, ulusun 1924 Anayasasl'nda ancak TBMM eliyle kullanabildigi egemenlik hakklnl "anayasanln koydugu esaslara gore yetkili organlar eliyle" kullanmasl ~
lere, ozellikle laiklige DP yo netiminde ya~a n dig I gibi iktidann Slrt ~evirmesini engellemek amaclyla, anayasanm "".millet egemenliginin, AtaWrk devrimlerine bagllligm tam ~uuruna sahip olarak; insan hak ve hUrriyetlerini, milli dayam~mayl, sosyal adaleti, ferdin ve toplumun huzur ve refahml ger~ekle~tirmeyi ve teminat altma almaYI mUmkUn kllacak demokratik hukuk devletini, bUWn hukuk ve sosya l temellerle kurmak i~in" ."33 hamlandlgl belirtilerek a~lk lanml~, i~eriginde AtaWrk ilkelerinin her birine ayn vurgu yapllarak rejimin temeli olduklan hatlrlatllml~tl.
1961 Anayasa'sl ile TUrkiye'de ilk kez bu temel yasaya sadece vatanda~lann temel haklanm slralayarak gUvenceye alan bir paket olarak yakla~lImaYlp bir sosyal devlet anla Y I~1 one ~I kanlml~t l. Bunun devlete yurtta~lann sadece sagllk ve gonencini saglamaktan oteye, 505yal ada let i~inde kalkmmaYI sag lama yUkUmIUIUgU getirdigi, "sosyal ve iktisadi haklar ve odevler" klsmmda a~lklanml~tl. 34 Bu yeni bakl~ a~lsl ile Temsilciler Meclisi Genel Kurulu'ndaki gorU~melerde yen i bir kurum olan Anayasa Mahkemesi'yle Senato'nun yetkileri, MBK Uyelerinin Tabii Senator olmasl, iskan projeleri dogrultusunda bazl topraklann, ormanlann ve kamu hizmeti niteligindeki ozel giri~imlerin devletle~tirilmesi, ~ift~inin topraklandlnlmasl konulan tartl~llml~tl. Bazl tartl~mal ar da sozcUklere odaklanml~, ornegin anayasa tanlmlamrken ~oven bir ~agn~lm yapmamasl i~in "milliyet~i" verine "milli" sozUnUn kullamml ile
dii$iin, Guz'08
I 37
-2{<t:l.L--+-1
- - - - - - -1
yabanCi ulkelere Turkiye'nin sosyalist duzene gittigini du~undurecegi one surulen "sosyal" sozcugu i~in saatlerce konu~ulmu~tu 35 Ama bu gibi sorunlar, tasannm ~ok sesli incelenmesinin dogal getirileri, demokrasinin de geregiydi. bngorulen takvime uygun olarak 27 Mayls'ta Kurucu Meclis'te yapdan oylamada yeni anayasa kabul edildi. Aynl oturumda, referandumdan once her ile u~ Temsilciler Meclisi uyesinin gidip aydmlatici toplantdarla anayasanm i~erigini halka tanltmasl kararla~tlnlml~tl. Turk toplumunun 1876 ydmda anayasal yonetimle tam~足 ml~ olmasma kar~m toplumsal bilin~lenmeyle baglantdl olan bu yontemi ozumsedigini one surmek pek olasl degildi. Halka ger~ek anlamda bilin~lenmenin yolu, ancak Cumhuriyet'in duyu rulmasmdan sonra laik, bilimsel, ulusal egitimi getiren 3 Mart 1924 bgrenim Birligi Yasasl ile a~llml~tl. Ama gunumuz gibi, 1961'de de bu yasanm ne kadar uygulanabildigi tartl~ma goturmekteydi. Bu nedenle anayasanm halka ilk kez kar~da~tlgl referandumdan once tlpkl genel se~im propagandasl gibi programla anlatllmasl onemi bir zorunluluktu. Oylamada yuksek katl1,m ve ~ok saYlda "evet" oyu saglanmasl anayasanm ya~ am guvencesi olacaktl. Devlet babanm ongordugu nu sorgusuz kabul etmeye all~lkTurk halkmm, ~Ikarlanna sahip ~lklP korumaya all~tl足 racak bu anayasa i~in olumsuz propagandalara kap dmadan sandlk ba~ma gidip oy kullanmasl gerekiyordu. Bu da halkl bu yo nde bilin<;lendirmesi beklenen tanltma gezilerini ~ok onem li yapm l~tl.
Anayasa, 9 Temmuz gunu halk oyuna sunuldu. Ne var ki getirdigi kurumlar ve bireysel hak ve ozgurluklerle <;ok onemli bir <;agda~la~足 ma belgesi olan anayasa, beklenen toplumsal destegi bulamadl. Oy kullananlann ancak % 60.42'si "evet" oyu kullanml~tl. Bu, oylamaya katdanlann bazdarmm Anayasa'ya 27 Mayls'm, hatta ordunun anayasasl olarak yakla~masmm, DP yanldannm, Yasslada maijdurlannm, hemen kl~lasma donecegini soyleyen askerin git gide siyasete Ismdlgml, yen i bir baskl rejimine ge~ il-
38
I dll$lIn, Guz'08
, digini du~unmeye ba~layan kimselerin "haYlr" oyu kullanmasl sonucuydu. Olumsuz oylann bir k,sm, da olanlann sorumlusu gorulen CHP'yi cezalandlrmak i<;indi. Nitekim bu duygu 4 EylU l'de Kurucu Meclis'in son bulmasmdan sonra 15 Ekim'de yap dan se~ime CHP'ye sadece % 34.8 oy verilmesiyle yansldl. se~im sonu~lannm siyasal etkisi olabilecegi du~unulerek Yasslada kararlannm se<;imden once a<;lklanmasl, hele u~ idam karannm uygulanmasl da ku~kusuz CHP'ye oy kaybettirmi~ti. Sonu~:
Askeri darbeler tarihinde gorulmeyen bir ~e足 kilde yonetimin kar~1 ihtilalsiz sivile blrakddlgl 27 Mayls hareketi, ara~tlrmacdann degerlendirmelerine a~lk olarak tarih sayfalannda kaldl. Ancak, getirdigi anayasa, bugun hala Turkiye Cumhuriyeti'nin <;agda~ hukuk devleti olmaslnm guvencesidir. AtatUrk ilkelerinin her birine yer ve rip korumaya alan 1961 Anayasasl, sagladlgl geni~ sosyal haklan "Iuks" goren 12 Mart Donemi Ba~bakanl Prof. Dr. Nihat Erim tarafmdan ilk kez, sonra da slk slk degi~tirildi. Okur yazarllgm egitim samldlgl, <;ok kez siyasete alet edilen egitim sistemi yuzu nden bir turlu bilimin 1~lgma ula~amayan halkl yonlendiren <;Ikarcl siyasilerin topluma ya~attlgl bunallmlann sorumlusu hep anayasa olarak goruldu. sonunda 27 Mayls'l da tarih kitaplanndan <;Ikartan 12 Eylul askeri yonetim i tarafmdan kaldlnldl. Ama getirdigi ozgurluklerin ozellikle i~ ve bilim ya~amma yanslmasl, Turk toplumuna onceden tanlmadlgl du~un dunyasma a~dma olanagl sagladl. Send ikal haklarla i~<;i, anayasal guvencelerle memur, ~eviri ve telif yaymlarla her ya~ m gen~lerinin ufkunun geni~lemesiyle geri donu~u olmayan ileri noktaya va nllrken 1961' in anayasal kurumlanna 12 EylUl Anayasasl'nda bile yer verild i. Unutmamak gerekir ki bu kurumlar hala Turkiye Cumhuriyeti'nin temel ilkelerinin, oy <;okluguna sahip yonetimler tarafmdan sarsdmasml on leyen asli hukuk kaleleridir.
- - - - - - - - - - + I 2 ((!l,LKAYNAK<;k
1- Akalm, Ciineyt,
Ba~ardJk'mAnasl
'AdioAvrupa ', BirMilIet
Uyamyor, Yon: Atilla ilhan, 1st. 2005, s.42.
2· Turon, $erafettin, TUrk Devrim Tarihi, cift 4/1, 1st. 1999, s. 102-115.
3-
Aydemi" $evket Siireyyo, Menderes'in Draml 1st. 1993
5.90. 4- Ibid.s.196, 245-46, 250.
5-
Ko~ai,
Sadi, AtatOrk.'ten 12 Mart'a, 1st 1977, 5.236.
6- Celal Bayar, ;smet Bozdog'm derJedigi "8oivekifim Adnan
Menderes" kitabmda ( (ist, baskl tariM yok-s.151-152) Tican; tar;katmdan bOikam Pifavogfu do i)inde almak uzere 23 tarikat)mm tutuklanarak mahkemeye sevkedildigini, pkanfan yasamn do bir gecede 17 Atatiirk biistiiniin bile kmfdlgl attornl 50na erdirdigini -veri/en cezalardan SOZ etmeden-yazmakla birfikte sDzde din ad/no veri/en odiinlerle ne tarikatfarm koku kazmm/~, ne de AtaWrk'un an/sma safdlrlfar durufmuitur. 7- Aydemir, ~evketSureyya, a.g.e. 1st 1993 5.484. 8- Ipekt;i, Abdi, Omer Sami COiar, Ihtilalin h;yuzu, 1st. 1965, 5.234; ~evket Sureyya Aydemir de TUrkiye'nin baglmslzhgmdan verilen en buyuk odunler olan ikm anlaimalara ikinci Adam (Olt III) ve Menderesin Draml (5. 484),nda ~ok geni~ yer vermektedir. 9- Aydemir, ~evket Sureyya, Ikinci Adam, 1st. 1968, Olt III s. 402, 382 (eiitfi kaynaklarda Uiak olaymm CHP taraJmdan DP'yi Ylpratmak i~in duzenlenen bir aldatmaca oldugu one suriifmuiWr. Bunlara ornek olarak Ali Fuat Baigil'in Franslzca olarak da yaymladlgl 27 MaYls ihtilafi ve Sebepleri 1st. 1966 kitabmlgosterebiliriz. 10- Feridun, Dr. Server, Anayasalar ve Siyasal Belgeler, 1st. 19625.64-65, Bu, 7468 saYlb 13 maddefi Kanundu. 11- Bai9il, Ali Fuat, 27 Mayls Ihtilafi ve Sebepleri, 1st. 1966 5.128-138. 12- Geleneksel19 Mayls gosterileri, 26 Haziran'da biiyuk cOiku i~inde yaplldl. 13- Karavelioglu, Kamil, Bir Devrim Iki Darbe, 27 MaYls, 12 Mart, 12 Eyliil (1st 2007) 5.108. 14- MBK uyesi Kamil Karavelioglu kitabmda (5.62) "Yonetime ihtilalle gelmek, sonra yonetimi se~imle devir etmek 3000 sene evvel ancak Kartaca'da olmuitur" satlrlanyla ger~ekten uygulanan bu sozun onemini vurgular. 15- Adl Nedim Erguven olan bu proJesorun onerdigi kimseler Istanbul Oniversitesi proJesorleri Slddlk Sami Gnar, Naci -!'ensoy, Huseyin Nail Kubab, Hufzl Vefdet Ve/idedeoglu, Raglp SarICa, Tank ZaJer Tunaya, Ismet Giritli ve Muammer Raiit Sevig idi. Aydemir, ~evket Sureyya, ihtilafin Mantlgl, 5.379. 16- Feridun, Dr. Server, a.g.e. 5.65-68 (Raporun tam metni i~in) . 17- Hazlrlanacak yeni anayasanm boyle bir denetimle ger'rek demokratik kimlik kazanacagl dUiuncesine 27 Mayls'l yansltan yabancl yaymlarda, ornegin, Walter F. Weiker, Amerikab, Franslz, Rus Gozuyle 1960 TUrk Ihtilali, (~ev. Mete Ergin, 1st. 1957 s. 85) kitabmda yer verifmiiti. 18· Ko~a~, Sadi, a.g.e. 5.457. 19- ;pek~i-Coiar, a.g.e. s.261. 20- T.c. MBK Kanunlar Dergisi Oft 43, 1961, 5.1-3, 27 maddelik 1 No.lu ge~ici yasa (Resmi Gazete ile ilani:l4.6.1960-saYI
Bahri SavCl, Muammer Aksoy ve Vakur Versan'dl. 23- Kemal AtatUrk, Nutuk, 1st. 1950 Cilt I 5.421. 24- Sanca, Murat, a.g.m. 5.86-87. 25- Tanor,Biilent, Anayasa Hukukunda Sosyal Haklar, 1st. 1978. s.183. 26- T.C. MBK Kanunfar Dergisi Olt 43, 1961, s. 56-57, s. 266. 27- Beyaz Kitap, 147"'ler Mes'efesi ( 1st. 1962) Prof Reiat Kaynar'm 147'ler ve Hakslzllk bail/kb makalesi s. 344-345. 147'ler kamu oyunun, ogrenciferin, yabancl universitelerin tepkiferine kar~m demokratik duzen yerleiene kadar universiteye donemediler. 28- Feridun, Dr. Server, a.g.e. s.82-90, Resmi Gazete, 16 Eyliil 1960. 29- Karavelioglu, Kamil, a.g.e. 5.93. 30- Ku~uk, Sami, Rumeli'den 27 May/s'a, 1st. 2008 s.74 v.d. 31- 12 Haziran tarihli ve 1 No.fu ge~ici yasaya 157 SaYIII ek yasayla Kurucu Meclis, 158 Nolu yasayla da Temsilcifer Meclisi ku· rufdu. 32- Soysal, Mumtaz, Anayasaya Giris, Ank. 1968, s.160. 33- OzWrk, Kazlm, TUrkiye Cumhuriyeti Anayasasl, izahli, Gerek~eli, BelgeU ve Maddelere Gore Tasnifli ButUn Tutanakfan fie, I~ Bankasl KiilWrYaymlan, 1st. 1966. 34- Soysal, Mumtaz, a.g.e. 5.150 v.d. Soysal, bu tartlimalarm TUrkiye'de 1951 sonrasmm sag-sol tart/imalarmm yani toplumun yap/Sln/ degiitirmek isteyen ve istemeyenferin ayn~malarmm bailangICI saYlfabifecegini yazar . 35- Enver Ziya Karal'm ozel ariivinden notlar. 36- T.C Kurucu MeclisiTutanak Dergisi, Olt 1 5.27,21.6.1961 s.109-130.
10525).
21- Sanca, Murat, 27 MaYls1960'dan 1961 Anayasasmm Haz/rlan/ima KadarGe~en Donemde Anayasa Hareketleri, Cumhuriyet Doneminde Hukuk, 1st. 1973, s.74, 86. 22- Feridun Server, a.g.e. 5.167-205 Ankaralifar ilhan Arsel,
Guz'08
39
-2{<t:lIL-+1
- - -- - - -----!
DEVLET BA~KANININ DOGRUDAN HALK TARAFINDAN SEC;iLMESi ve TORKiYE ORNEGi *
* Do~.
Dr. PmarAK<;ALlI Orta DoijuTeknik Universitesi Siyaset Bilimi ve KamuYbnetimi BbiUmu Giri~
Bu yazmm amacl, devlet ba ~ kanmm doijrudan halk taraflndan se~ilmesi konusunu, Turki ye'de bu alanda ya~a nan son deiji~iklikler ~er~evesinde ele almaktlr. <;all~manm ilk k,sminda, dev let ba~kanmm se~ilmesi ve yetkileri konusunda k,sa bir tartl~maya yer verilecek, daha sonra dev let ba~kanmm doijrudan halk tarafmdan se~i ldi iji ba~kanllk ve ya n -ba~ kanllk sistemleri, demokrasi ve siyasal istikrar a~lsm dan incelenecektir. Son k,s,mdaysa Turkiye'deki son geli~meler 1~lijmda bazi deijerlendirmelere ve sonu~ veri ne ge~ebilecek bazi gbzlemlere ye r ve rilece kti r.
baklldlijl zaman devlet ba~kanmm se~ilmesi nin en yaygm u~ yolunun; halkoyu ile doijrudan se~im, yasama organl tarafmdan se~im ve bir se~im kurulu tarafmdan se~ im olduiju gbrulmektedir. Ancak devlet ba~kanl hangi ybntemle se~i lmi~ olursa olsun, devlet ba~kanmm yetk i ve sorum luluklan en az nasll se~i ldi iji kadar bnem ta~lmaktadlr. Deiji~ik sistemler bu konuda deiji~ik uygulamalara ye r vermektedir. Genel olarak, halkm devlet ba~kanml doijrudan se~tiiji ba~kanllk ve ya n - ba~kanllk sistemlerinde devlet ba~kanmm geni~ gbrev ve yetkileri vardlr. Bu sistemlerde devlet ba~kanmm roW sembolik olmanm ~ok btesindedir. Parlamenter sistemlerde ise durum tam tersidir; devlet ba~kanmm roW olduk~a slnlrll ve semboliktir:
Bugun dunya uzerindeki dev let sistemlerine * Ancak bu noktada, her zaman oldugu gibi slradl~1 durumlann oldugu da gaz online ahnmalldlr, ornegin Irlanda'da halk taraflndan set;ilmesine ragme n, devlet ba~kanmm rolu semboliktir, ote yandan yasama organl ta rafmdan sec;ilen Guney Afrika Devlet Ba~ kanl, guC;lii yetkilerle donatdml ~ siyasal bir akt6rdur.
40
I dii~iin. Guz'08
-
- - - - - - - - - - - - - r - I2{<tl,LDevlet ba?kanmm halk tarafmdan se<;ilip se<;ilmemesi, kendi i<;inde tek ba?ma ele almmasmm <;ok da anlamll olmadlgl bir konudur. Bu konu, ya beraberinde ya da hemen ardmdan "sistem degi?ikl igi" tartl?malanm da getirmektedir. Bu gene I <;er<;eve i<;inde ele almmadlgl surece, dev let ba?kanmm nasd se<;ildiginin tartl?dmasl buyuk ol<;ude yetersiz kalacaktlr. Turkiye'de Cumhurba?kam'nm halk tarafmdan dogrudan se<;ilmesini savunanlann temel sav lanndan biri, buyontemin "daha demokratik" oldugu yonundedir. Ancak bu sa y, uzun donemde Turkiye Cumhuriyeti Dev leti 'nin hukumet bi<;iminin degi?tirilmesine yol a<;acak bir surecin ilk adlml olarak da gorulebilir. Bu <;er<;evede, parlamenter sistemden once yan-ba?kanllk sistemine, daha sonra da ba?kanllk sistemine ge<;ilmesi gundeme gelebilir. Turkiye'de bu tur bir sistem degi?ikligini isteyenlere gore, " Parlamenter sistemdeki tlkamkllklan ve sorunlan a?mada, demokrasinin kesintisiz geli?mesine olanak tanmmasmda ya da yurutmenin istikrannm saglanmasmda ba?kanllk sistemi model olarak benimsenmelidir. Bu ger<;ekle?emiyorsa, hi<; olmazsa yan ba?kanllk sistemine ge<;ilebilir." Prof. Dr. Ercan Eyuboglu'na gore, "Turkiye 'de ne zaman yeni siyasal rejim ara YI?lan gundeme geise, gozler once Fransa'ya <;evrilir; dogrudan Amerika Birle?ik Devletleri'nin ba? kanllk rejimini oneremeyenler, Fransa'nm yan-ba?kanllk sistemini <;ozum olarak one surerler." 1 Tum bu tartl?malann daha iyi anla?llabilmesi i<;in yazlmlzm bu klsmmda, halkm devlet ba?kanml dogrudan se<;tigi ba?kanllk ve yanba?kanllk sistemlerinin temel ozelliklerinin klsaca anlatdmasl yararll olacaktlr. Daha sonra, bu ozelliklerin 1?lgmda adl ge<;en sistemlerin "daha demokratik" ve yurutme orgam a<;lsm dan "daha istikrarll" olduklan savlan tartl?dacaktlr. Bu tartl?malann, sozu edilen modellerin Turkiye a<;lsmdan uygulanabilirligi konusuna da a<;lkllk getirmesi ama<;lanmaktadlr.
Demokrasi ve Siyasal istikrar A~lsmdan Ba~kanhk Sistemleri * Ba?kanllk sistemi, Amerika Birle?ik Devletleri 'nde dogmu? ve uygulamaya konmu? bir devlet yonetimi modelidir. Orta ve Guney Amerika, Afrika ve Orta Asya'nm bazl ulkeleri de bu modeli benimsemi?lerdir. Ba?kanllk sistemi, genel olarak gu<;ler aynllgl ve fren-denge mekani zmalan ilkelerine dayanlr. Gu<;ler aynllgl ilkesine gore, devletin u<; temel organl olan yasama, yurutme ve yargmm gorev alanlannm net bir bi<;imde belirlenmesi ve tammlanma51 gerekir. Buna gore, y asama organmm temel i?levi, ulkey i yonetecek yasalan <;Ikarmak; y urutme organmm temel i?levi, bu yasalan yururlUge veya uygulamaya koymak; yargl organmm temel i?levi de yasalann uygulama ya konmasml denetleyerek <;Ikabilecek sorunlan ve yanll? uygulamalan tespit edip bu yasalara uymayanlan cezalandlrmaktlr. Bu yapl, hi<;bir dev let organmm bir digerinin gorey, yetki ve sorumluluk alanma girmemesi i<;in gerekli gorulur. Fren ve denge mekanizmalan ise, devletin u<; temel organmm, gu<;ler ay nllgl ilkesi ile smlrlan belirlenmi? olan yetkilerini kullanlrken bu yetkilerin dl?ma ta?mamalan i<;in olu?turulmu? yasal duzenlemeleri i<;erir. Bu ilkeye gore yasama, yurutme ve yargl organlannm hi<;biri digerine ustun olamaz, digerinin gorevini ustlenemez ve digerinin yetki alanma slzamaz. Bu tOr durumlann frenlenmesi ve bu u<; orgamn dengeli bir bi<;imde i?levlerini yerine getirmeleri, sistemin sagllkll i?leyebilmesi i<;in gereklidir. Burada, fren ve denge mekanizmalannm hi<;bir bi<;imde yasama, yurutme ve yargl organlannm hiyerar?ik bir ili?ki i<;inde olmasl anlamma gelmedigi, tam tersine bu u<; devlet organlnm birbirleri ile i?birligi ve i?bolumu i<;inde <;all?masmm ama<;landlgl vurgulanmalldlr. Ba?kanllk sisteminin u<; temelozelligi vardlr. Bunlardan ilki, hem yurutmenin ba?1 olan ba?kanm, hem de yasama organmm ayn ay n ve birbirinden baglmSIZ bir bi<;imde dogrudan dogru-
* Bu klslmda yer alan g6r[j~le r "Siyasal istikrar ve Ba~kanhk Siste~ .i; Amerika Birl.e~jk Devletleri brnegi" adll :na,kalemden bsaltilara~ alrn m l~tl r. Daha detayl! bilgi i<;in bk z. Ba~kanllk 5istemJeri ve Turkiye: Ulkeler, DeneYlmler ve Kar~lIa~tlrmall Anall z, Ihsan Kamalak (der.) Istan bul: KalkedonYayrn Cl llk, 2007, 55 . 59-89.
dii$iin. GLiz'OB
I 41
ya halk tarafmdan se~ilmesidir. Bu baglamda, her ikisinin de me?ruiyet temelleri halkm oyu oldugu i~in, ba?kan ve yasama organl birbirine baglmll degildir. Buradaki temel yak la?lm, yurutmenin ba?1 olan ba?kan ile yasama organmm ya lmzca kendilerine ait olan belirli giirevleri yerine getirmeleri ve kendi yetki lerini kullanmaIan gerektigidir. Bu baglamda yasa lan yapma giirevi ve yetk isi olan yasama orgam uyelerinin, yasa lan yurutmeye koymak la yukum lu yurutme organl (ba?kan ve altlndakiler) ile organik bir bag i~inde olmalan mumkun degildir. Bir diger deyi?le, yasalan yapan lar ve yururlUge koyanlar aynl ki?iler olamaz. Ba?kanllk sisteminin ikinci temel iizelligi, hem ba?kanm, hem de yasama orgam uyelerinin birbirlerinden farkll ama belirli diinemler i~in se~ilmeleridir. Hem ba?kan, hem de yasama organl uyeleri giirev surelerinin bitimine dek i?ba?mda kallrlar. Ba?kanm yasama organma kar?1 siyasal sorumlulugu olmadlgl i~in (bu sorumluluk se~menlere kar?ldlr) yasama, ba?kam giirevden alamaz " Yani, ba?kanm giireve ba?layabilmesi ve giirevde kalabilmesi yasamanm onayma bagll degildir. Benzer ?ekilde, yasa ma da siyasal a~ldan ba?kana kar?1 sorumlu degildir ve ba?kan tarafmdan feshedilemez. Se~im Ie giireve gelen yasama organl uyeleri de tlpkl ba?kanm kendisi gibi giirev surelerinin bitimine dek i?ba?mda kallrlar. Ba?kanllk sisteminin u~uncu ve son temel iizelligi, ba?kanm neredeyse tek ba?ma yurutmeyi temsil etmesidir. Ba?kanllk sisteminde yurutme organl ba?kanm egemenliginde ve gudumundedir. Ba?kan, devletin tUm kademelerinde iinemli atamalan yapar, kabineyi ve kendisine hizmet verecek kadroyu kendi olu?turur. Bu ki?ileri istedigi zaman giirevden alma ve bu ki?ilerin verine ye ni insanlan atama yetkis ine de sahip olan ba?kan i ~in kendi kadrosu ve kabine yalmzca dam?man konumundad lr. Son karar ba?kana aittir. Ba?kanllk sisteminin bu iize llikleri nin, istik-
rarll bir yu rutme organl yaratmasl ve daha demokratik bir sisteme yo l a~masl gibi bazl avantajlan oldugu iine surulmu?tUr. Daha iinceki klslmda belirtildigi gibi, ba?kanllk sisteminde yurutme nin ba?1 olan ba?kan, belirli bir sure i~in se~ilir ve 0 surenin bitimine dek giirevinde kallr. Bu durumun yurutmenin surekliligi ve uygulamaya konan politikalann devamllllgi a~lsmdan avantajll oldugu, bunun da siyasal istikran beraberinde getirecegi iine surulmektedir. ilk bakl?ta dogru gibi giirunen bu giiru?un, daha yakmdan ve farkll boyutlanyla incelenmesi gerekir.
___ . . . .
~
• • • • R.
~<>M
CHANGE
Ba?kanllk sisteminde, ba?kanm giirev suresinin son una dek (~ok olaganustU durumlar dl?mda) i?ba?mda kalmasl, bu sisteme aym zamanda bir katlilk da getirmektedir. Ba?kan, halkm ve/veya yasama organmm destegini yitirse ve otoritesinin me?ruiyeti kalmasa bile yurutmeyi elinde tutmaya devam edecek; herhangi bir yasal mekanizma ile bu katlilk yum u?atdama yacak veya a?damayacaktlr. Bi r diger deyi?le sistem, destegini ve me?ru otoritesini yitirmi ? bir lideri giirevden uzakla?tlnp veri ne halkm destegin i arkasma alan bir lideri i?ba?ma getirecek esneklige sahip degildir. Bu durumda, siyasal istikrann siyasal istikrarslzllga diinu?ebilme potansiyelinden siiz edilebilir. Ba?kanllk sistem inde giirev suresine bagll olan bu katdlgm tersine i?lem es i de mumkun olabilir. Bir ba?kan ~ok ba?anll olsa ve halk
* Bu noktada, ba~kanm gorevin i kotDye kulianmasl ve/veya vatana ihanet etmesi gibi ~ok ender g6rLilen durumlarda yasamanm ba?kanl g6revden uzakla?tlrma ("azletme") yetkisine sahip oldugu belirtilmelidir.
42
- - - - - --------I--I2(<tl .Lr;;~kan"k
sistemi, destegini ve me~ru otoritesini yitirmi~ bir lideri gorevden uzakla~tlrlp yerine halkln destegini arkaslna alan bir lideri i~ba~lna getirme esneklige sahip degildir. Bu durumda, siyasal istikrann siyasal istikrarslzllga doni.i~ebilme potansiyelinden soz edilebilir.
Bunun en belirgin ornegi, yasama organlnln ba~kanl gorevden alma yetkisidir. Ba~kanllk sisteminin en ba~anll uygulamasl olan Amerika Birle~ik Devletleri'nde yalnlzca iki ba~kan (Andre w Johnson ve Bill Clinton) i~in bu sure~ ba~ latllml~, her ikisinde de Kongre'nin ust kanadl olan Senato'da karar i~in gerekli olan u~te iki ~ogunluk saglanamaml~tlr.
*
sistemini daha demokratik bulan-.-J lann one surdugu bir diger tezin de
taraflndan deste klenmeye devam edilse bile en fazla iki kere se~ilebilir. ikinci donemin sonunda tekrar aday olamaz ve gorevinden ay nlmak zorunda kallr. Benzer ~ekilde, ba~kanllk sistemi ba~kamn ve yasama organlnln halk taraflndan dogrudan ancak ayn ayn sureler i~in se~ildigi bir yonetim modelidir. Yurutme ile yasama birbirlerine kar~1 sorumlu degildir ve aralannda dogabilecek bir anla~mazllkta sistem tlkanmakta ve bir "~Ik maz" olu~maktadlr. Sistemin bu tlir ~Ikmazlan ~ozmek i~in bir mekanizmasl yoktur. Boyle bir durumda, kararlann alinmasl veya uygulanmasl ya gecikecek, ya da hi~ ger~ekle~emeyecek; bu da v ine uzun donemde siyasal istikran zedeleye bilecektir. Ba~kanllk
sistemini savunanlann bir diger tezi de bu sistemin "da ha demokratik" olmasldlr. Buna gore, ba~kanllk sisteminde gu~ler aynllgl ve fren-denge mekanizmalan daha iyi i ~ ler. Buna ek olarak, ba~kanln dogrudan se~ilmesi de yurutmenin ba~lnl belirlemede hal kin daha ~ok soz sahibi olmasl ~eklinde degerlendirilir. Gu~ler aynllgl ger~ekten de ba~kanllk sisteminde daha belirgindir, ancak bu durum yasama ve yurutme ara slnda bir anla~mazllk ~Ikmasl duru munda sistemi ~Ikmaza surukleyerek tlkamkIlk ya ratabilir. Fren ve denge mekanizmalanna ge lince, uyg ulamada kimi durumlarda ba~kan uzerinde ki frenle y ici ve dengeley ici unsurlar ba~kanln lehine olmak uzere etkisiz olabilir. * Watergate skandali sonraslnda gorevinden azledilme si
Ba~kanllk
ba~kanln
dogrudan se~ilmesi oldugu belirtilmi~ti . Ancak Amerika Birle ~i k Devletleri'nde 2000 y llinda ger~ekle~tirilen ba~kanllk se~imlerinde George Bush ile AI Gore'un aldlgl oylar birbirine ~ok yakin ~Ikml~ ve Florida eyaletinde oylar ye niden ve bu sefer elle sayllml~tl. Bu sure~ mahkemeye yanslm l ~ ve iki parti araslndaki yasal surtu~me nedeni ile ba~kanln kim olacagl uzun bir sure belirlenememi~ti. ' Sonu~ olarak, 2000 se~im lerinde AI Gore daha fazla se~menin oyunu alml~ olmaslna ragmen se~imi George Bush kazanm!~tl. Bu durum, Se~im Konseyi'nde Bu sh'a oy ve ren ikinci se~menlerin daha fazla olmasl sonucu ortaya ~Ikml~tl. Se~im Konseyi'nde buyuk eyaletler aleyhine bir deng esizlik oldugu ve bun un da kimi durumlarda 2000 se~imle rindeki gibi sonu~lara yol a~tlgl belirtilmelidir. Ornegin, New York eyaletinde bir ikinci se~men i ~in 550,000 ki~i oy kullanlrken, bu oran Guney Da kota eyaletinde 232,000'e du~mektedir' Bu noktada, 2000 se~imlerinde ortaya ~Ikan soru nun Amerikan tarihinde il k olmadlglnl da vu rgulamak gerekir. 1824 yllinda Andrew Jackson, 1876 yllinda Samuel J. Tilden ve 1888 YIlinda da Grover Cleveland rakiplerine klyasla daha az se~meni n oyu ile ba~kanllk koltuguna oturmu~lardl 4 Bu durumda, ornegin, Amerika Birle~ik Devletleri'ndeki uygu lama ya bakarak de vlet ba~kamm halkln se~mesinin mutlak ~e kilde " daha demokratik" se~im sonu~ l a nna yol a~acagl tezinin sorun lu oldugu ortadadlr. Se~im yasalan ve bazl kurumsal duzenlemeler se~im sonu~lannln daha az demokratik olmaslna bile neden olabilmektedir. Bu tlir bir sonucun siya-
kesinle~en Richard Nixon, surecin resmi olarak sonu<;lanmaslnl beklemeden istifa
et mi~tir .
dii~iin, Guz'08 I 43
- 2(<tl'L-+1- - -- - - - - . . . : . sa l isti krar a~lsmdan problemli olacagl a~lktlr.
Demokrasi ve Siyasal istikrar A ~lslndan Yarl·Ba~kanllk Sistemleri Ya n -ba ~ kanllk sistemi, ilk ba~anli ornegi 1958 Anayasasl ile Fransa 'da ha yata ge~mi~ bulunan bir devlet yonetme modelidir. Bu model, dah a so nra Finlandiya, Polonya, Romanya ve Rusya Fe derasyonu gibi bazi Olkelerde de uyg u lanml ~t l r. Yan-ba~kanllk sistemi, Fransa 'nm ken dine ozgO i ~ ko~ullan sonucu ortaya ~Ikml ~ bi r sistemdi r. Fran slz si yasal tarihi incelendiginde goze ~ a rpan en temel nokta, ozellikle 1789 Devrimi ' nden sonra Olkenin ini ~ ~lkl~lara, ~ al kantdara ve ~a tl ~ malara sahne olmasldlr. O~On cO Cumhuri yet (1 875-1940) ve DordOncu Cumhuriyet (1 946-1958) donemlerinde yOrOtmenin so n derece zaY lf, yasamanmsa ~ok gu~lu olmaSl, Ol keyi i ~t e ve dl~ta ist ikrarslzllga mah kum etm i~tir. 1958 ydmda Fran slz Parlamentosu 'nun alt kanad l ol an Ulusal Meclis, OnlO Franslz Gene ral Charles de Gaulle 'u devlet ba~kanl slfat ly la go reve ~aglrdlgmda Ol ke ozelli kle Cezayir so runu yOzOn den i~ sa va~ln e~igine gelmi~ti 5
r7ar l. ba ~ kan l lk sistemleri ba~kanllk ve pa rl a menter sistemlerin o lu ml u v e olumsuz yonlerini har manla m ak ve karma bir sistem o lu~ t u r mak amaclnl glider .
--1
kl ba~kanlik sistemlerinde oldugu gibi halkm dogrudan se~erek i~ba~ma getirdigi bir devlet ba~kanl vardlr. Bu ki~i tarafSIZ degil, bir siyasi partinin genel ba~kanl ve aglrllgl olan bir siyasal aktordOr. Yan-ba~kanlik sistemlerinde devlet ba~kanl, parlamenter sistemlerde sahip oldugu tOm genel yetkilere sahiptir (devletin ba~1 olma, Olkenin ve ulusun butOnlOgunu temsil etme, silahll ku vvetlerin ba~1 olma, bO y Okel~ileri atama ve kabul etme, bazl su~lulan affetme gibi). An cak, bu yetkilere ek olarak, devlet ba~kanmm yasama, yurOtme ve yargl organlannm i~le y i~i ne ili~kin onemli yetkileri de vardlr. Devlet ba ~ kanl yOrOtmenin i~indedir, yasama sOrecinin bir par~asldlr, yarglda pek ~ok atamaYI ger~ekle~ tirir. Yan-ba~ k anlik sistemlerinde yurOtmenin diger onemli ki~isi ba~bakandlr. Ba~bakan, tlpkl parlamenter sistemlerde oldugu gibi yasama organmda ~ogunluga sahip olan partinin genel ba~kanldlr ve devlet ba~kanl tarafmdan atanlr. HOkOmeti olu~turan ba~bakan ve kabine Oyeleri yasama organl i~inden ~Ikar, yasama organl tarafmdan gOvenoyu alarak goreve ba~lar ve siyasal sorumluluklan da yasama organlna kar~l dlr. Bir diger deyi~le, yasama, tlpkl parlamenter sistemlerde oldugu gibi hukumeti gOvensizlik oyu ile dO~Orebilir. Devlet ba~kanlnm dogrudan se~ili y or olmasma kar~m, ba~bakan ve bakanlar dola yli olarak yasama organl tarafmdan belirlenirler, halkm bu sOrece olan etkisi ve katdlml ise dola ylidlr.
Yan-ba~kanlik
De Ga ulle, Fran sa'nm parlamenter geleneginin ~o k da dl ~ m a ~I k madan, ancak yOrutmenin karar alma ve bu kararlan uygulama sOre~leri baklmmdan gucunun artlrlla cagl bir sistem olu~ tu rulmasml uygun bulmu~ ve hazlrlanan yeni anayasada bunun sag Ian mas I yolunda pek ~ok yeni duzenlemeye g idilmi~tir. Yan- b a ~ kanlik
yurutme ni n iki
44
sisteminin en temel ozelligi olmas ldlr. Bir yan da tlP-
ba ~ 11
I dii,iin. Gi..iz'08
sistemleri ba~kanllk ve parlamenter sistemlerin olumlu ve olumsuz yonlerini harmanlamak ve karma bir sistem olu ~turmak amacml gOder. Burada temel hedef, her iki sistemin de 'o lumlu yonlerini veya avantajlannl bir ara ya getirmektir. An cak yakmdan bakddlgmda bu sistemlerin de kendi i~lerinde belli sorunlan oldugu gorulebilir. Oncelikle, devlet ba~kanl ile ba~bakanm ya da parlamentoda ~ogunlugu elinde tutan milletvekillerinin farkll partilerden olmasl durumunda iki ba~1i olan yOrOtme erki
- - - - - - - - - + - I 2 {( l.L-
bUnyesi i~erisinde anla~mazliklar, uyu~maz Ilklar ve kimi durumda siyasi krizlerin ortaya ~Ikma olasillgl artml~ olacaktlr. Dogrudan halkoyu ile dev let ba~kanligl koltuguna oturmaya hak kazanml~ ve me~ruiyetini halktan alan bir de vlet ba~kanl ve yine hal km oyu ile yasama organma gonderilmi~ mi lletveki llerinin sUrtU~me halin de olmasl sisteme zarar ve rebili r ve siyasa l istikran zedeleyeb ilir. Fransa'da bu durum zaman zaman ortaya ~Ikmakta ve bu donemlerde ba~baka n m de vlet ba~kanl ka r~ l smdaki gUcU arttl gl i~in yU rUtm e organmd aki iki ba~ lill k daha da belirginle~mektedir. ate yandan, yan -b a~kan llk sistemlerinde ge nel olarak gozlemlenen egi lim, devlet ba~ kan mm zaman i~erisinde gUcUnU artlrmaSI ve ba~bakanl golgede blrakmasl yo nUnde olmaktadlr. Bu durum Fra nsa gibi gU~IU parlamenter gelenegi olan Ulkelerde bi le boyled ir. ate yandan parlamento gelenegi ~ok gU~1U olma ya n, demokratik, katilimc i ve ~ogulcu bir kUltUrU tarihsel ko~u llar i ~eris ind e geli~tirememi~ ve yerl e~tirememi~ Ulkelerde y an-ba~kanlik sistemi, fi ili durumda gUcUn de vlet ba~kanmm elinde to plandl g I ve adeta bir tUr diktatorlUge donU~en bir sistem olarak kar~lmlza ~Ikmaktadlr. Bun un en tipik ornegi bugUnkU Sovyet ardill Orta Asya cumhu ri yetle ridir. Bu Ulkelerde dev let ba~ka nmm hem ba~bakan hem de parlamentolar kar~lsmda tartl~maSIZ bir bi~imde daha gU~1U oldugunu soylemek olas ldlr. ate yanda n Rusya
Fed erasyo nu 'nda da devlet ba~kanm m gUcU yasama, yUrUtme ve yarglda ba~bakana gore ~ok daha fazladlr. Rusya Devlet Ba ~ kanl, Amerikan Ba ~ka nl ' nda bile olma ya n ba zl yetki lerle donatilml~tlr. arnegin, federal hUkUmetin bUt~esi ve vergilendirme ile ilg il i olarak dev let ba~kanmln yasama organmm ~Ikardlgl yasalar Uzerinde mutlak veto yetkis i vardlr. i ~ i~leri, DI~i~leri ve Savu nma Bakanliklan ile Federal GUve nlik Konseyi de dogrudan devlet ba~kanmm altmda ona ba gli olarak ~a li ~ lrlar. Rusya'da devlet ba~kanl gorevden azledilebilir, ama buna ili ~ kin yasal sUre~ sonu~ l anamayacak kada r uzu n, karma~ l k ve zordur' Bu tOr ozell ikler goz onUnde tutuldugunda yan- ba ~kan li k sistem le rin in de kendi i ~lerinde demokratik geli~ im i ve siyasa l istikran saglamakta yeterli olamayacak lan one sUrUlebilir.
Turkiye'deki Son Geli~meler 1~lgmda Bazi Degerlendirmeler TUrki ye'de 31 May ls 2007 tarihinde TUrkiye BUyUk Millet Meclisi (TBMM),nde kabu l edilen ve daha so nra 21 Ekim 2007 tarihinde dUzenlene n refera ndumd a ona ylanan anayasa deg i ~ik ligine gore cumhurba~kanl artlk halk tarafmdan be~ y illi gma dogruda n se~i le cekt ir. Ayn l ki~i en fazla iki kere bu gorevde bulunabilir (Madde 101). Genel oyla ya pilacak se~imlerde ge~erli oylann salt ~ogun l ugunu alan aday cum h urba~ kanl olacaktlr. Ilk oylamad a bu ~ogun luk sag la namazsa bu oylamaYI izleyen ikinci paza r gUnU ikin ci oylama ya pilacaktlr. Bu oyl ama ya ilk oylam ada en ~ok oyu alml~ bulunan iki aday katlla cak ve ge~erli oyla nn ~og unlu gunu alan aday cumhurba~kanl se~ i lecektir.
Bu yen i dUzenlemelerin ne tOr ya nslmalan olabilecegin in saglik li bir bi~i md e tartl~ilmasl i~in oncelikle 1982 Anayasas l'n m bu konudaki genel tutu muna deginmek gerekir. 1982 Anayasasl , ana hatl an ile parla menter sistem i benimsemek le beraber cum h urba~kanmm konumunu gU~lendirmi~ ve on u; yasama, yUrUtme ve yargl
dii~iin, GLiz'OB I 45
-2{<t) 'IL-+1
- - - - - - - - - - . : ,
alanlannda pek c;ok yetki ile donatml~tlr (104106. maddeler). Bu baglamda Turkiye'nin 1982 Anayasasl ile parlamenter sistemin tipik bir ornegi olmaktan tam da bu nedenle (yani devlet ba~ kanmm "sembol ik" rolunun sona ermesi aC;lsmdan) zaten C;lkml~ oldugu one surulebilir. Buna ek olarak, son duzenlemelerden sonra Turkiye artlk yan-ba~kanlik sistemine parlamenter sisteme gore daha yakmd lr.
I Turkiye'nin bugunku bolUnmu~lUk ortamlnda aZlnllk oyu ile se~ilmi~ bir cumhurba~kanlnln halkl ve devleti ne ol~ude temsil edecegi ya da bu makamln aglrllglnl ve onemini ta~lylp ta~lyamayacagl da belli degild:..J Ancak bu durum Turkiye'nin demokratikle~ me surecini geli~tirebilecek, bu surece olumlu katklda bulunabilecek ve yu rutmede istikran saglayabilecek midir? Kanlmca bu sorulara olumlu ya nlt vermek zordur. bncelikle devlet ba~kanml "halkm dogrudan sec;mesi", adaylann belirlenmesinin halk tarafmdan ve/veya halkm dogrudan katlliml ile gerc;ekle~meyecek olmaSl nedeni yle, one suruldugu gibi demokratik bir ac;lIlm saglamayabilir. Yeni duzenlemeye gore cumhurba~kanl adaylannm belirlenmesi en az 20 milletvekilinin bir adaYI onermesi ile gerc;ekle~ir. DolaYlslyla herhangi bir yurtta~ kendi ba~ma aday olamaz, sivil toplum orgutleri veya parlamento dl~mdaki herhangi bir grup da aday oneremez. Bu durumda slkmtl yaratabilecek bir diger konu da Turkiye'nin son yirmi yll ic;inde ya~a makta oldugu sosyal, kulturel, siyasal ve ekonomik kutupla~malar ve toplumsal bolunmelerle ilgi lidir. Ne yaz lk ki ulkemiz son donemde toplumsal uzla~madan c;ok toplumsal c;atl~ma lann ve gerginliklerin yaygmla~masma tanlk
46
I dii$iin, G uz'08
olmaktadlr. Son donemde halkl bir arada tutan ya da tutmakta oldugu varsayllan degerlerin ciddi olc;ude Ylprandlgl, Turkiye Cumhuriyeti Devleti'nin temel niteliklerinin tartl~ma konusu haline geldigi ve bazl gruplann bu niteliklere aC;lkc;a kar~1 C;lkarak bu nitelikleri degi~tirmek istedigi bir gerc;ektir. Bu tOr bir ortamda yapllacak cumhurba~kanligl sec;imlerinde salt c;ogunlugun saglanmasl kolay gozukmemektedir. Bu durumda sec;imlerin iki turlu olmasl olaslligl oldukc;a fazladlr. ikinci tur, ilk turda en yuksek oyu alml~ iki aday arasmda gec;ecek ve bu iki aday arasmdan daha yuksek saYlda gec;erli oy alan ki~i cumhurba~kanl olacaktlr. Bu durumda halk tarafmdan sec;ilse bile halkm buyuk bir klsmmm desteklemedigi bir aday da bu makama gelebilir. Bir diger deyi~le, Turkiye 'nin bugunku bolUnmu~lUk ortammda azmllk oyu ile sec;ilmi~ bir cumhurba~kanmm halkl ve devleti ne olc;ude temsil edecegi ya da bu makamm aglrliglnl ve onemini ta~lylp ta~lyamayacagl da belli degildir. En az bunun kadar onemli bir diger sorun da yurutmenin iki ba~1i oldugu bir sistemde kutupla~malann artmasl olaslllgldir. Cumhurba~ kanmm halk tarafmdan sec;ildigi sistemlerde aday olan ki~iler siyasal kimlikleriyle (ornegin bir partinin genel ba~kanl olarak) halkm kar~Is ma C;lkar. Bu sistemlerde cumhurba~kanm dan tarafslz olmasl sistemin temel mantlgl goz onune almdlgmda beklenemez. Devletin ba~1 olan cumhurba~kanl ile hukumetin ba~1 olan ba~bakanm her ikisinin de siyasal birer kimlige sahip olmalan, ozellikle farkll ya da Zit egilimleri temsil etmeleri durumunda uzla~ma yerine c;atl~mayl beraberinde getirebilecektir. Cumhurba~kanl ile ba~bakanm aynl veya benzer egilimleri temsil etmesi durumunda ise "c;ogunl uk diktatorlugu"nun ortaya C;lkmasl olaslllgi vard,r. Bu kavramm, siyasal tarihimizde c;e~itli donemlerde tipik orneklerine ne yazlk ki rastlamaktaylz.
- - - - - - - - - - + 1 2 (<tl ,LSonu~
Verine
YazlmlZIn ba~mda da belirtildigi uzere, Turkiye'de ya~anan son degi~iklikler yalnlzca cumhurba~kamnm farkll bir yontemle se,ilmesi anlamma gelmemekte, sistemin temel yaplslnm degi~ebilecegi bir yone dogru gidilmektedir. Daha once de vurgulandlgl gibi, Turkiye Cumhuri yeti artlk bir y an-ba~kanlik sistemine ,ok daha yakmdlr. Kisa ve uzun donemde, hazlrlikSIZ ve alelacele yapllan bu degi~iklik, devletin tUm kurumlannm yaplsml, i~le y i~ini, birbirleri ile olan ili ~ ki s ini etkileyebilecektir. Vine daha once incelendigi uzere, devlet ba~kanmm halk tarafmdan dogrudan se,ildigi ba~kanlik ve yan ba~kanlik sistemlerinin kendilerine ozgu sorunIan oldugu ve bu sistemlerin demokrasi ve istikrar konusunda parlamenter sistemlerden ke si n olarak daha avantajli sayllmasmm sorunlu bir y akla ~ lm oldugu da goz onune almmalidlr. istikrarll bir hukumet ve engellerinden anndlrllml~ bir demokra si, kurumlan saglamla ~tlnlml ~ ve ozellikle yargl alanmda denetim mekanizmaIan gu,lendirilmi~ parlamenter sistemlerde de pekala ula~lI a bilecek hedefl erdir. Aynca unutulmamalldlr ki, demo krasinin geli~mesi ve si yasal istikrann saglanmasl sadece sistem degi~ikligi ile ger,ekle ~ emez . Toplumun sosyal, ekonomik, politik, ta r ihsel ve kultUrel yaplsl bu sure,te ,ok daha onemli rol oynayan etkenlerdir. Prof. Dr.
rs:;-run hangi sistemin daha iyi oldugu degil, ulkelerin kendilerine ozgu ko~ullarlnda ve belirli donemlerinde hangi sistemin 0 ulkeler i~in daha uygun o ldugudur. Kanlmca Turkiye i~in i ki ba~11 bir yurutme, tarihinin bu noktaslnda ~ozecegi one surulenden ~ok daha karma~lk so runlara yol a~abilecek bir yaplyl o rtaya ~Ikarma potansiyeline sahiptir. ~
Zafer Oskul'e gore, " ...demokratik bir sistemin istikrarli bir bi,imde i~leyebilmesinde etkili olan birden fazla faktor vardlr ve hukumet sistemi, bunlar i,inde en az etkili olamdlr. '" Burada sorun hangi sistemin daha iyi oldugu degil, ulkelerin kendilerine ozgu ko~ullannda ve belirli donemlerinde hangi sistemin 0 ulkeler i,in daha uygun oldugudur. Kammca Turkiye i,in iki ba~1i bir yurutme, tarihinin bu noktasmda , ozecegi one surulenden , ok daha karma~lk sorunlara yol a,abilecek bir yaplyl ortaya ,Ikarma potansiyeline sahiptir.
KAYNAKr;A , ~.
Erean Eyiiboglu, "FronSQ: Porfamen ter Bir VI. Cumhuriyet'e
009ru, Ba~kanllk Sistemleri ve TUrkiye; Olke/er, Deneyimler ve Kar~da~ tlrm a !J Aoaliz, ihsan Kama/ok (der.) is tanbul: Kalkedon Yay mH
,,"k, 2007, 5.94. 2- Vaton, 3 Kaslm 2002, 5.16. 3- B. Miroft R. Seidelman ve T. Swanstrom, Th e Democratic Debate: An Introduction to American Politics, Boston: Houghton
Mifflin Company, 2002, 5.2. 4- L Berman ve BA Murphy, Approaching Democracy, New jersey: Prentice Hall, 2003, 5.370.
Franslz tarihi ile i/gi/i olarak daha de tayll bi/gi j~in ~u iki baktlabilir: 1) Martin A. Schain, Mpolitics in France, HCom_ parative Politics Today: A World View, G. A. Almond, B. Powe{{, K. Strom, 1. Dalton (der.) 2004, 55 . 207-259; 2) J. Blondel, "The Government of France, "Introduction to Comparative Governmen t, M. Curtis (de r.), 2003,5.123-1 70. 6- Rusya Federasyonu ife ifgifi olarak daha detayft bifgi i~in iU iki ~aft imaya bak/labilir: 1) T. F. Remington, "Politics in Russia," Comparative Politics Today: A World View, G. A. Almond, B. Powell, K. Strom, J. Dalton (der.) 2004, ss. 367-416; 2) R. E. Kanet ve J. S. Reshetar Jr., "The Government of the Russian Federation, " Intro duction to Compara tive Government, M. Curtis (der.), 2003, 5.357425. 5-
~a"imaya
7- Zafer Oskul, " Giri~, " Ba~kan l lk 5lstemleri ve Turkiye: 01 keler, De neyimle r ve Kar~lIa~t l r mall An aliz, Ihsan Kamalak (der.) Istanbul : KalkedonYaYlnclllk, 2007, s.1 6, vurgu bana alt.
dii$iin, Guz'08 I 47
KEMALizM ve 21. VOZVILDA TORKivE
dii,iin Bildiri *
* ODTO Atatijrk~u Du?unce Toplulugu Merhaba Arkada?lar, bncelikle ODTO At atU rk~u Du ?u nce Toplu lu gu olarak, bi ze burada konu?ma fJrsatl sunan Ylld,z Teknik Oni vers itesi AtatUrk~u Du?unce Toplulugu Ku lubu'ne te?ekkur ederiz. ODTO ADT ola rak, bize veri len sure ic;inde, "21. Yuzy dd a Ke malizm 'in Uyg ulamalan " konusunda du?unce le rimiz i payla?mak istiyo ruz. Sunumumuzda iincelikle Kemal iz m' i yo ruml amaya, ardmdan da 21. yuzy d Tu rk iye's inin durumunu bu ideoloji ekseninde a~lklamaya ~a li ?acaglz. Eskiden oldugu gibi gunumuzde de Kema -
48
I dii$iin, G Liz'08
lizm'in bi r ideoloji olup olmadlg l tartl ?dma ktad Jr. Genel anlamda, "ideoloji ler, toplumsal gereksinmeleri kar?dayan, 0 gereksinme leri duyan kesimlerce benimsenmi?, kendi i~lerinde tutarll inan~ sistem le ridir.'" Bilim ve id eoloj il erin tarihte birbiriyle baglantdarmm ~ok gu~1U oldugu, toplumsal yak la?,m la nn diinem le rin in bilim paradigmasl uzerinde yukse ldi gi a~lktJr. 2 20. yuzyd iincesi bi li mi degerlendirdigimizde doganm neden-sonu~ ili?kisine dayal l kes in yargdar ekseninde a~lklandlglnl siiyleyebi liriz. "20. yu zyda gelindiginde ise artlk topluma, siyasete ve ekonomiye yak la?,mla nn yen i bilim anlaYI?mm etkisi altmda geli?tigini giiruyoruz. Artlk dogmatizm yeri ni pragmatizme, belirlenimc i nedensellik ye rin i olasdlksa l nedensellige bJrakmaktadJr. "3 Diinem diinem ortaya ~Ikan
-----------+-I2(<t~Lideolojisi olarak ortaya ~I k an Kemalizm .eele~ti ri getirilirken ya da Turk Devrimi diger devrimlerle kar~ da ~tlnllrken bu ger~egin atlanmamasl gerekir. Ancak baz l ~evrelerce Turk Devrimi' nin "tepeden inmeci " olmak la su~ l anmasl bizce, biraz once orta ya konan ger~egin atlanma smdan kaynaklanmaktadlr. He r devrimin, kendinden once yapdan devrimlerden etkilenmesi dogald,r. AtatOrk de mutlaka Franslz Devrimi'nden ve bu devrimin yaydlgl du?uncelerden fa ydalanml~tlr. Ancak farkil cografya ve kultOrJerdeki devrimleri gerektiren ko~u llar birbirinden r;;:malizm'i bu baglamda farkil oldugundan vine bu devrimlerin ger~ek le?me sure~leri de birbirinden farkil olacaktlr. degerlendirdigimizde onun, Fransa'da uzun bir sure~ boy unca, eskimi~ siya20. yiizydda ortaya ~Ikan bir si kurumlann, degi~en ko~ullara ayak uyduraideoloji olmakla birlikte, i~inde mamaSI devrim i tetikleyen unsur olmu~tur. Bu barlndlrdlgl degerler sayesinde anlamda Turk Devrimi'nin Franslz Dev rimi'nden 21. yiizYl1 Tiirkiye'sinin sorunlarlna farkl, devrimin itici gucunu onder kadrolann o l u~turmasldlr. Donemin Turki ye'sinin ko~ullan da ~i:iziimler iiretebilecek bir ideoloji oldugunu dii~iiniiyoruz~ degerlendiri ld iginde, sanayi devrimini, kentle?meyi yaka l ayamaml~ birulkenin ~agl yakalamasl dogrultusunda evrim surecini hlz landlran adlmideo loji yi gunumuze ta~l y an onemli bir ozelliIan onder bir kadronun oncuJjjgunde atmasl gidir. AtatOrk'un her flrsatta, yazdan bir kuram anla?,lama yacak bir durum degildir. Eger, tepeverine akll ve bi limi yol gosterici olarak i~aret den inmeci kavraml yukanda degin il en ozell iketmes i goz onune ailndlgmda, Kema lizm'in saler degerlen dirilerek devrimi ~ek l en tarif etmek hip old ugu bu ozelligin bir tesaduf olmadlgl da amacly la kullanlilyorsa bir baklma anla?dabilir. anla~dabilir. ODTU ADT olarak, Kemalizm 'i bu Ancak bu ka vramm altmm, Turk Devrimi'nin ve baglamda degerlendirdigimizde onun, 20 . yuzKema lizm 'in halk~1 bir temeli olmadlgl savlanyy dd a ortaya ~Ikan bir ideoloji olmakla birli kte, la doldurulmasl, devrimin ger~ekle?tigi ulkenin i~inde banndlrdlgl degerJer sayesinde 21. yuzyd ko~u ll annm ve Kema lizm'in insana ve bir butOn Turkiye'sinin sorunlanna da ~ozum l er uretebi- olarak topluma verdigi onem in gormezden gelecek bir ideoloji oldugunu du~unu yoruz. Bizce linmesi anlamml ta~Ir. Ahmet Taner KI~lail 'ya "Kemalizm, y urdumuzun ko~ullanndan dogan gore, Turkiye orneginde oldugu gibi, geri ka lve ge li ~en; tam baglmslzilk, anti-emperya lizm ml~ ulke devrimleri oncelikle Batl'daki evrim ve Misak-I Mi lli temelleri uzerinde yukselen, surecini ka~lrml~ insanlan degi~tirme y i, yeni i~inde evresel degerler banndlran ulusal bir insanl yaratma YI ama~ l ar. <;unku devrim bunu ~a gda~la~ma ideolojisidir. '" Yaptlglml z bu tager~ekle?tirebi l diginde, yaratdan bu yeni insan nlmdan yo la ~Ikarak ~unu soyleyebiliriz ki; Keda 0 ulkedeki geri kalml?ilk k,slr dongusunu k,malizm, bugun ya~ad l glmlz topraklarda yarabilecek temel gu~ olacaktlr. ' Bu ~er~eveden ~a y an in sanlann ihti y a~lanndan dogmu~ bir Turk Devrimi'ni degerlendirdigimizde, bu yd ideolojidir. Her toplumun k ar~ da ~tlgl sorunlar, Cumhuriyet'in 85 . ydmm kutlanl yor olmasl, eky a~adlgl cografya, kultO rel yaplsl birbirinden sik lik lerine ragmen demokratik rejimin her gefarkildlr. DolaYlslyla Turk Devrimi'ne ve devrim ~en gun biraz daha gu~lenmesi, devrimin yeni ideolojileri de bu baglamda degerlendirdigimizde, toplumlann ihtiya~lannl kar~damak i~in evrense l doktrinler sunan ideolojilerin yanmda Kemalizm'in zamanm getirdigi degi~ken ko~ul lara gore hareket edebilmesi onun bir ideoloji olmad lgl anlamma gelmedigi gibi aksine bu oze ll igin Evren Ank'm deyimiyle Kema lizm 'in bir ba~ansl oldu gu soylenebilir. Ba~ka bir deyi~ Ie Kemalizm ' in degi~mez, keskin il ke ler sunmamasl ve dogmatik bir yap lya sahip olmamas l bu
E
e
;; •, .;; o
diiljiin, Guz'08
I 49
- 2.(<fJIL -+1- - - - - - - - - - - - : , insanml ya ratabild ig in in gostergesi say llabilir. Devrim bu ye ni insanml yaratmaya c;a li ~ lr ken, bir ideoloji sunmakla beraber, insanlara bir doktrin da yatmaml~, izlenmesi gereken re c;eteler sunmaml~; sorgulaYlcl, yeni fikirlere aC;lk, kendi kendine yetebilen bir toplum olu~turmaYI hedeflemi~tir. AtatOrk'Un devrim ogretmenlerinden "ak li hUr, vicdam hUr, irfanl hUr" bireyler yet i~tirmele ri ni istemesinin altmda ya tan sebep, iradesini ozgUr bir ~ekilde kullanabilen, ulusal egemenligi elinde tutabilecek bir to plum yaratma dU~Uncesidir. C;:anakkale Sava~1 ile ba~laYlp 1938 Kaslm'l na kadar olan sUrec;te Mustafa Kemal AtatUrk'Un insanlara bUyUk bir gUven a~ lI adlg l, bu gUvene da ya li ola rak da toplumun gozU nde kitleleri arkasmda sUrUkleyebile cek bir karizma sl oldugu, askeri ve siyasi gUcU de elinde bulundurabilecegi dU~UnUldUgUnde; donemin ~ artlannda total iter bir rejim kurabilecek gerekli arac;lara sahip oldugu da soy lenebilir. Ancak AtatUrk, halkl tek bir fikir etrafmda toplamaya c;a li ~a n bu rejimlere benzer bir rejim kurma amaci gUtmemi~, buna bagli olarak da
~ ideolojinin
uyguianmasl konusunda, bu ideolojinin degi~mez tek ideoloji olarak kullanilmamasl, total iter bir rejimin ortaya rrlkmamasl ve diger ideolojilerin ya~ama alanl bulmasl noktaslnda tinemlidir.
---.J
farkll fikirlerin ve dUnya gorU~lerinin dogmasma da ze min ha z lrlaml ~t lr. Totaliter rejimlerin uyguladlgl "tek parti ci lik", " ideolojik teror" veya "askeri gUcUn tekelde tutulmasl" gibi yo ntem lerin kullanllmaml~ olmasmm da Kema li zm.in ula~maya c;ali~tlgl bu halk profil inin ortaya C;lkmasma ya rdi mc i oldugu soylenebilir. Bi r ideolojinin uygu lanmasl konusunda, bu ideo lojinin degi~mez te k ideol oji olarak dayatllmamasl,
t ot aliter bir rejimin ortaya C;lkmamasl ve diger ideolojilerin ya~ama alanl bulmasl noktasmda onemlid ir. Cumhuriyet Donemi'n i bu baglamda degerlendirdigimizde, Kema lizm'in ay nl konuda farkli dU~Uncelere uygulama flrsatl tamm as l ve kendini ye nileyebilmesi, bu farkli gorU~lerin de hayatta kalmasma olanak saglaml~tlr. GUnUmUze baktlglmlzda, TUrkiye 'de f arkli siyasi gorU~ler, farkll ideolojiler halen varligml sUrdUrebiliyorsa, hatta Cumhuri yet' in sahip oldugu te mel degerlere dahi kar~1 gorU~ olu~turulabi liyo rsa, bu devrimin ya da Cumhuriyet Donemi TUrkiye's inin farkli go rU~leri gUC; kullanarak yok etme, sindirme politikasl gUtmed ig in in bir gostergesi sayllabilir. Kema lizm' i degerlendirdikten sonra ~ imdi de 21. yUz.y ll TUrkiye's inde ya~a nan bizce onemIi baZi so runlara ve yaratllmaya c;ali~lIan kavram karga~alanna deginmek istiyoruz. Oncelikle, TUrki ye gUndemini c;ok fazla me ~ gul eden, siya si iktidan hukuk dl~1 yollarla dU~Urmeyi amac;lava n c;ete taw orgUtlenmelerin oldugunun iddia ed ilmesi ve halen bu konuda i~leyen yargl sU reci hakkmda fikrimizi belirtmekle ba~layalim. Kemalizm, c;agda~, katilimci demokrasiyi ongorUr. Saglikli bir demokrasinin va r olabilmesi de hem siyasal hem de sosyal alanda u z la ~ 1 ve diyalog ortammm saglanmaslyla, demokrasinin bir havat taw olarak benimse nebilmesiyle mUmkUndUro " Demok rasinin bUtOn felsefesi, mantlgl, dengeleri ve kurumlan, gerilimleri bir ~iddet yaratmak noktasma varmadan, demokrasinin olagan yontemleriy le ve demokrasi c;erc;evesinde c;ozUmlenmesine donUktOr.'" Demokrasiy i kar~ It gUc;lerin yasal ve ban~C;1 c;evredeki ozgUr mUcade le si olarak tammla ya n ismail Cem'e gore dem okras inin kapllan, ancak ~ iddete ve ~id det yo ntemlerine, onerilerine kapalidlr.' Bu noktadan hareketle, hukuk dl~1 yo llarla, var olan siyasi iktidan ortadan ka ldlrmaya c;a li ~mak, demokratik rejimin kabul edebilecegi bir da vra m ~ degildir. Ancak, bugUn ya~a nllan sUrec;te, siyasi iktidan ~i ddet kullanarak devirmeyi planladlgl idd ia edilen ki~iler yargl sUrecin den gec;er-
----------------~I2r~L ken, iizellikle bazl medya organ lan taraflndan Kemalizm'in bir darbe ideolojisi ymi~ gibi yans ltdmaslyla bir kavram karga~asl yara tdmaktad,r. i~lendigi iddia edilen su<;lann muhataplannln su<;lu olduklan kanltlandlgl takdirde eezalandlnlmalan dogaldlr ve ya rglnln vereeegi kara ra hukuk devletine inanel olan herkesin saygl giistermesi gerekir. Aneak, bu iddialardan faydalanarak demokrasinin bir ya~am bi<;imine diinu ~Â turulmesi hedefini ta~lyan, demokrasiyi ayakta tutaeak sivil toplumun gu<;lenmesini ama<;layan Kemalizm'in darbe ideolojisi oldugunu siiylemek, Ahmet Taner KI~lali'nln deyimiyle zaman zaman demokrasiyi kesintiye ugratan "orduyu 55 yd sonraslnda bile kl~laslna di:inmek zorunda blrakan Kemal izm "e' hakslzlik olur. Bugun Turkiye 'nin yuzle~tigi i:inemli sorunlardan biri de teriir sorunudur. Ozellikle son zaman larda PKK'nln ger<;ekle?tirdigi bazl eylemler ve bu eylemlerin arkaslndan toplumda olu?an huzursuzluklar teriir so rununun derinlemesine du?unulmesi gerektigini bir kez daha hatlrlatml? oldu. Bugun askerlik gi:irevini yerine getirirken teriir yuzunden ya?amlnl yitirenlerin ya? gruplanna baktlglmlzda, bu ki?ilerin dogduklan zaman da var olan bir sorun yuzunden hayatlannl kaybettikleri gi:iruleeektir. Konuya bu a<;ldan yakla?tlglmlzda, onlarea y ddlr suregelen bu sorunun <;iizumu konusunda ortaya bir irade konulamam l? olmasl, teriir sorununun bugun de devam etmesine zemin hazlrlaml?tlr. Teri:ir i:irgutleri, ama<;lanna ul a?abi lmek i<;in, planll ve bilin<;li bir ~ekilde, geni? toplum kesim lerine korku ve ydglnllk salabilmek adlna ?iddeti ara<; olarak kullanlrlar. DolaYlslyla teriirle mueadelede, devletin guvenlik birimlerinin, bu ?iddeti n kar?lslnda onu engelleyeeek silahli i:in lemleri alma Ian dogaldlr. Turkiye ve PKK iirneginde 01dugu gibi, ?iddetin, silahlann konu?tugu ve dolaYls ly la du?uneenin var olamadlgl bir zeminde devlet, teriirle silahli mueadelesini surdurmelidir. Aneak bug un eksik kallnan nokta, bu silahli mueadele surerken Turkiye'de teriiru olu?turan ve besleyen ko?ullann ortadan kaldlrllamamasl
ya da bu konuda gerekli iradenin ortaya konulamaml? olmas,d,r. " PKK teri:ir i:irgutOnu besleyen ko?ullan k,saea ?i:iyle Slralayabiliriz: Biilgesel ekonomik azgeli?mi?lik, yan feodal yaplnln devaml, milliyet<;ilik adl altlnda yapdan yanll? uygulamalar, bi:ilgedeki uluslararasl politik he saplar, egitimin ye tersizl igi.'" Teriir iirgutOnun propaganda arael olarak kullanabileeegi bu olumsuz luklar ne kadar <;ok ise iirgutOn ihtiyae l
I
Demokrasinin blitlin felsefesi, mantlgl, dengeleri ve kurumlan, gerilimleri bir ~iddet yaratmak noktaslna varmadan, demokrasinin olagan yontemleriyle ve demokrasi .. er .. evesinde .. ozlimlenmesine donliktlir_1 olan teri:i rist profilini olu?turmasl ve iirgute katd,m, artlrmasl da 0 kadar kolay olaeaktlr. DolaYisly ia bugun teriirle mueadelede, iirgutOn dl? desteklerinin ve mali kaynaklannln kesilmesinin yanlnda, bir insanln teri:irist olmasl i<;in yapdan propagandalann beslendigi ko?ullan ortadan kaldlrmak, aynea Turkiye'deki teri:ir ve teriirist psikolojisini <;iizebilmek adlna bilim dunyaslndan faydalanmak gerekmektedir. Universiteler ba?ta olmak uzere devletin, teriirle mueadele konusunda sahip oldugu butun mekanizmalan bir butOnluk i<;inde i?letmesi, elindeki potansiyeli verim li bir ?ekilde kullanmasl yukanda bahsettig imiz ko?ullan ortadan kaldlrmada iinemli bir adlm olaeaktlr. Diinem diinem silahli gu<; anlamlnda PKK'nln buyuk ya ralar almaslna ragmen tam anlamlyla etkisiz hale getirilememi? olmaslnln altlnda, bug un slk slk dile getirildigi gibi, teri:irle askeri mueadele sahasl dl?lnda bir mueadele verilmemi ? olmasl yatmaktad,r. KI?lall'ya giire "Teri:irizm, giderek toplumdaki ileti?im kanallarlnl tlkar ve bir kutupla?maya ned en olur. Mantlgln degil duygulann iine <;Iktlgl biiyle bir ortamda, kitleler genellikle devletin
E
3
~
,•
'g
dii~iin, Guz'08 I 51
-2{UL --+--------~ ,
ye lleri gOce donO~turebilmi~ devletler oldugunu gorebi liriz. Ornegin Sovye tler Birligi 'nin dagilmasmdan sonra Rusya, enerji konusundaki verilerini, yani cografya ve teknolojisini birle~tirip bunlan ekonomik alana da dokmesiy le uluslararasl boyutta ciddi bir guC; konumuna gelmi~tir. Dunya c;apmda gOC; olabilme konusunun yanmda onemli olan bir diger konu da ulke C;lkarlan c;e rc;e ves inde hareket edebi lme ktir. Tam bag Ims,zl,k ka vrammdan bahsedilirken, ozellikle ulus devletlerin, kureselle~me paradigmasl ic;inde yo l alan dunyada, ekonomik, toplumsal ve siyasal aC;ldan pragmatist davranmasl gerekl idir. Kem alizm'i n de temel aldlgl bu pragmatist anODTO ADT olarak, yukanda degindigimiz iC; la YI~ c;erc;evesinde, dunya daki olay ve olu~umlar politika konulannm yanmda bugun c;e~it li c;evartl ve eksi yo nlerden degerlendirilmeli, kararlar bu degerlendirmeler sonucu ve rilm elidir. Bunrelerce slkc;a tartl~ilan "tam baglmslzlik" konusuna da deginmek istiyoruz. Oncelikle, Olkeler larla bagl,a ntill olarak, tam baglmslzligm, dOnya nm geri kalanmdan izole olmakla ay m anlaml ta~lmadlgml, aksine diger Olkelerle y ukanda beTam baglmslzllk kavramlndan lirttigimiz yonde kurulacak ili~ki lerin bu baglmbahsedilirken, tizellikle ulus slzliga guC; vereceg ini soylemek mumkundur. devletlerin, kureselle~me Aynl ~ekilde, dunya c;apmda geli~melere yon veren orgut ve kuru lu ~ lann karar mekanizmaparadigmasl i~inde yol alan lannda bulunabilmenin de ulkenin uluslararasl dunyada, ekonomik, toplumsal ve arenadaki gucOne katkl saglayacagl ve boylece siyasal a~ldan pragmatist ulke ic;inde ve devletle r arasmda ya~anabile davranmasl gereklidir. ~ cek sorunlara daha etkin mudahalesine olanak verecegi soylenebilir. Bu konuda, son gunlerin onemli geli~melerinden olan, Turkiye'nin, arasl ili~kilerde guC; unsurlanmn onemi uzerinBirle~mi~ Milletler GOvenlik Konseyi'ne gec;ici de durmak faydall olacaktlr. Olkelerin guC; konusundaki kapasitelerini o lu~tu ran etmenler; tarih, cografya, nufus ve kultUr gibi sabit veGunumuz dunyaslnda, karar riler ve ekonomik, teknolojik, askeri kapasite verme yetkisini elinde gibi potansiyel veriler olmak Ozere c;e~itlilik bulundurdugu takdirde, gostermektedirU Birbirinden baglmslz olma yan bu potansiye lle rin istikrarli politikalar dahiTurkiye'nin ba~ka devletlerle linde verimli ~ekilde kullanilamamasl, gOnOmuz ili~ki i~inde olmasl, dtinem ko~ullannda dl~ politikada yap ila cak en ciddi dtinem kar~lllkll anla~malar zaaflardand lr. Bu zaafm olu~mamasl ic;in, iC; ve yapmasl, ya da tinemli dl~ politika konu lannd a i~levsel ozellige sahip uluslararasl tirgutlerin karar olan kurumlann da y am~ma ic;inde c;all~masl ve mekanizmalannda bulunabilme taktik adlmlann uzun va deli stratejiler c;erc;evesinde atilm asl gerekir. Dunya devletlerine bak~abasl,baglmslzllktan tidun tlglmlzda, onde gelenlerin, ellerindeki potansivermek olarak algllanmamall~ yanmda yer al,r ve en sert onlem le rin destekc;isi kesilirler."l0 Ozellikle son zamanlarda ya~anan teror saldlrllannm ardmdan birkac; farkli ilde C;'kan etnik temelli kavgalar ya da c;atl~malar da mantlgm degil duygulann konu~tugu boyle bir ortamm zaman zaman olu~tugunu kamtlar niteliktedir. TOrkiye'de ya~ayan farkli etnik gruplann c;ok eskiye da ya nan koklu bir birliktelikleri oldu gu ve olmasl gerektigi yadsmamayacak bir gerc;ektir. Ancak terorOn kulland lgl ~iddetin, bu birliktelige zarar ve rmesini engellemek, bugunun Turkiye'sinin uzerinde durmasl gereken onemli bir konudur.
I
I
52
I dii~iin, Guz'08
-
- - - - - - - - - + - I2{<t:l,Luye olmasl, Turkiye i~in uiusiararasl alanda dahaaktif olabilme flrsatlnl ya kaiamasl a ~ lslndan iinemlidir. Sonu~ olarak, gunumuz dunyaslnda, karar verme yetkisini elinde bulundurdugu takdirde, Turkiye'nin ba~ka devletlerle ili~ki i~inde olmasl, diinem diinem kar~illkli anla~malar yapmaSI, ya da iinemli uiusiararasl iirgutlerin karar mekanizmalannda bulunabilme ~abasl, baglmslzllktan iidun vermek olarak algilanmamalidlr.
1K/~ LALf, A. Taner, Kemafizm, Laikfik ve Demokrasi, imge Kitapevi, 5.19. 2ARIK, Evren, Bilim, Ide%p, Pragmotizm, Siirekfi Devrimcifik, dii~i.in Oergisi, 5.12, 5[34. 3ARIK, Evren, Bilim, ideoioji, Pragmatizm, Siirek/i Devrim dii~ i.in
cilik,
4-
Oergisi, 5.12, 5/34. rOzOK, oorO Atatijrk~i.i Du~iince Top fulugu, Madde Iff,
5.1. 5KI$ LALI, A. Taner, Kemalizm.Laiklik ve Demokrasi, Imge Kitapevi,5.63. 6(EM, ismail, Ge,i~ D6nemi TDrkiye'si 1981-1984, Cern
Yaymevi, s.20. 7-
(EM, Ismail, Ge,i~ Danem; TUrkiye's; 1981-1984, Cern
Yaymevi,5.21. 8KI$LALf, A. Taner, Kemafizm, Laiklik ve Demokrasi, Imge Kitapevi, 5.73. 9GOKIRMAK, Yavuz, Terorizm, di.i~iin Oergisi, 5. 20, 5/49. 10- KI$LALf, A. Taner, Siyasal Sistemler, Imge Kitapevi, s.48. 11 - DAVUTOGLU, Ahmet, Stratejik Derinlik, Kure Yaym{arl,
s. 17.
E
e
~,
'8
dii~iin, Gliz'08
lS3
,
KAZAK ve CZBEK ULUSLARININ OLU~UMU ve TARiH EGiTiMiNiN ROLO *
* Do<; . Dr. Emre GURBUZ I Orta Dogu Teknik Universitesi Tarih BiilUmu
Sovyetoloji ve Orta Asya C;:all~malan Ozerine 1991 ydmda Sovyet Sosyalist Cumhuri yetler Birligi (SSCB) par<;a lanlrken, Orta Asya'da da be ~ baglmslz cumhuri yet orta ya <;Iktl. Ba glmslzllk diinemine kadar bu biilgede yapdan ara~Â t lrmalar ve buras l hakkmda toplanan bilgi ler yetersizdi. BaglmSlZllkla birlikte biilge, Dogu Blogu dl~mdan ara ~tlrmacdara da kapilanm araladl ve aradan ge <;en y illarda hem bu biil genin Sovyet diinemindeki du rumu hakkmda ki bilgi eksiklikleri giderilmeye hem de biilge ulkelerinin bugunku durumu ara~tlrllma y a ba~landl. 1990'larda ilk giri~im l er slrasmda ortaya <;Ikan temel sorun lardan biri, on y dlar boyunca - Turki ye dahil - Batl 'da, Orta As ya ustune geli ~ti ri -
* Orneg~n
Bunun sonucunda, 2000'li y dlarda daha gen<; bir akademisyen ku~agl, Soguk Sa v a~ paradigmasmm dl~mda yeni bir anla Y I~la urunler vermeye ba~ladl. Soguk Sava~ diinemi Sovyetolog Ian¡ ve on lann iigrenc il erinden sonra ortaya <;Ikan bu gruptaki akademisyen ler, tlpkl kendilerinden iinceki ku~aklardan Sovyetologlar gibi, elbette homojen bir grup o l u~turmu y orlardl. " Orta Asya'yl nasd daha iyi ka vrayabiliriz? " 50 rusuna verilen farkll yamtlar yiintem, yorum ve sonu<; a<;lsmdan fark ll <;all~ma l ar doguruyor. Kamm ca, bugun Batl'da sosyal bilim lerin yiintembilimde katettigi mesafeden yararlan-
Richard Pipes, Robert Conquest, Helene Carrere d'Encausse, Zbigniew Brzezinski, Alexandre Bennigsen, Chantal Lemercier-
OuelqueJay.
54
len kuramlann ve bun larl a baglant lll bek lenti lerin biilge ger<;eklig iy le iirtij~memesiydi.
I dii~iin, GLiz'OS
- - - -------+-I2(<tl,Lmak, Sovyet diinemi ar~ivlerinde ~all~abilmek ve biilgede ya~aylp buraYI i~eriden, orada ya~ayan insanlann giizOnden tam maya ~all~mak ya~ananlan ve bugOnO kavramak i~in bize iinceki ku~aklardan daha uygun ara~lan sunacaktlr. Bundan iinceki ku~aklann elinde bu bi le ~im yoktu. SSCB'de de pek ~ok alanda (temel bilimler, fen bilimleri, dilbilim, arkeoloji gibi) ~ok nitelikli bilim insanlan ~Iksa da tartl~ma iizgOrlOgOnOn eksikligi nedeniyle sosyal bilimlerde yiintem konusunda Batl'daki kadar geli~me kaydedi lememi~ti. Batl 'da ise y ine siyasi yiinlendirme siiz konusu olsa da bu herkesi baglayan bir k,s,t degildi. Siyasi kaygilann dl~lnda kalma ya ~all~an nitelikli eserler de ~Ik l yordu ancak asil sorun kaynaklann ve biilgeye eri~imin slmrllllglydi. Ku~kusuz, neresi olursa olsun ~all~mak i~in se~tigimiz biilgede bir sOre ya~aml~, ha yata
kan~ml~ olmak, Batill (ya da milli yet~ i, isiamci vs.) iinyargllanm lzdan olabildigince kurtulup i~eriden bir bakl~ olu~turabilmemiz a~lslndan gereklidir. Diger biilgeler Ozerine yapilan ~all~ malar ve ara~tlrmalardan olu~an ~ok geni~ bir literatOr olu~mu~ken, uzun sOre kapall kutu olarak kalmalan nedeniyle Sovyet Olkeleri Ozerine yapilan ~all~malar a~lslndan bu ~ok daha gereklidir; ~OnkO bu biilgeyle ilgili bilgileryakm zamana kadar bOyOk oranda devrimden sonra aynlan mOltecilere, k,smense ikinci DOnya Sava~I'nda Almanlann tutsaklanna, ele ge~irdikleri ar~ivle re ya da biilgeye yapilan slnlrll, kontrollO gezilere dayamyordu.
Baglmslz Orta Asya Cumhuriyetlerinin Dogu~u ve Tarih~ilik
Batl'da Orta Asya hakkmdaki dO~Oncelerin ger~eklerden kopukluguyla ilgili ilgin~ bir iir-
nek olarak, SSCB Ylkilmad an iinceki diineme ve bu diineme ait iinem li bir kitaba deginmek yerinde olur. 1970'lerin sonunda Sovyet birlikleri Afganistan'a henOz girmemi~ken Fransa'da
bir kitap yaYlm la nml~tl. SSCB 'nin Afganistan'a girdigi 1979 yilmda kitap ingilizce olarak da basildl. Bu kitabm temel iddiasl, SSCB' nin, Orta Asya'daki MOslOman halklann ayak lanmasl sonucunda y,kilacag,vd,. Diinemi biraz hatlrlaya1,m: 1978'de Afganistan'da Sovye t destekli bir yiinetim iktidara gelmi~ ve Olkeyi sekOlerle~tir mek, "ilerletmek" i~in giri~imlerde bulunmaya ba~laml~tl (toprak reformu, kadln haklan vs.). Klrsal alanda bu Sovyet destekli, ilerlemeci ve ateist yiinetimin yarattlgl tepki mOcahitlerin bir direni~e giri~mesini tetikledi . Bu geli~me, diinemin Amerika Birle~ik Devletleri Ba~kanl Carter hOkOmetinde giirevli Brzezinsk i'de, SSCB'yi za Yl flatacak bir formOI buldugu dO~Oncesini dogurdu: "MOcahitleri destekleyerek SSCB'yi, tlpkl ABD'nin 1965-73 arasmda 'Vietnam batakllgl' na dO~tOgO gibi, Afganistan batakllgma ~ekmek." SSCB, Brzezinski'nin bekledigi gibi, 1979'da Afganistan'a girdi. Pakistan'daki kalaballk mOlteci kamplanndan akan ya rd,m ve insan gOcOyle Afganistan'da direni~in "temelleri " ("kaide"leri) ve bunun OstOnde farkll islami grup lan kapsayan esnek bir direni~ agl olu~tu ruldu. i~te kitap tam bu yillarda yazillyor ve SSCB' nin yumu~ak karnmln Orta Asya'daki MOsiOman halklar oldugu ve sava~la degil ama nOfus artl~1 nedeniyle MOslOmanlann parti, ordu ve Oretim birimlerinde yOkselerek Batill egemen grupla ~atl~ma i~ine girecegi tezini ortaya atlyordu. Kitabm yazan ciddiye almmasl gereken, en iinem li Sovyetologlardan biri olan Helene Carrere d'Encausse idi. Kitap, "kehanet"leriyle hem takdirtoplaml~ hem de daha iincesinden de dile getirilen "Rus mezalimi altmda ezilen MOsIOman halklar"a dayall formOIO yeniden gOndeme sokmu~tu. Ben de 0 diinemden bunun para lelinde olabi lece k, SSCB'nin iinOmOzdeki yOzyilda MOslOman olacaglna dair ya da ikinci adamln birTOrk oldugunu (Haydar Aliyev) guru ria haber ve ren gazete yazilan hatlrllyorum.
Tam
0
diinemde hatta
0
aylarda, Afganistan
E
8
;; ,• 1J
dii~iin, Guz'08 I 55
sava~1
bu projeye ilk kez ger~ekle~tirilebilirlik kazandlnyor ve Afganistan'daki sava~m Orta Asya'ya ta~mabilecegi umuluyordu. Bu formul ya da "haya l" Afganistan Sava~1 oncesi Turkiye'de de va rdl. Sava~, isyanm orada sava~an, yuksek nufus artl~1 nedeniyle artlk ordunun yakla~ lk u~te birini olu~turan, "Musluman" Sovyet askerleri araclliglyla Afgan istan'dan Orta Asya'ya yayllarak orada da bir istikrarSlZlik yaratllabilecegi umudunu dogurdu. Batl'da egemen yakla~lma gore, Orta Asya, ibadet edemedikleri i~in ezilen, merkezdeki ~ogunluk gibi Rus (ya da Avrupali) olmayan, Turk (ya da Tacik) olduklan i~in Moskova'daki karar mekanizmalanndan dl~lanml~, geri kalml~ insanlardan olu~an ozgurl e~tirilecek bir yaplya sahipti. i~te bu "Rus ilerlemeciligi"nin en ~ok zulmunu ~ekmi~ bolge, OrtaAsya, SSCB'nin en zaYlfhalkasl olarak gorulUyordu. Zaman i~inde yak l a~lk on yll kadar atlaYlp SSCB'nin daglldlgl 1991'e bakacak olursak, Moskova'nm cumhuriyetler uzerindeki gucu erozyona ugrarken, sureci tetikleyen, yuka ndaki beklentiye gore buna ilk tepkiyi vermesi beklenenlerin Orta Asya degil, Baltlk cumhuriyetleri oldugunu goruruz (Litvanya, 1990). Orta Asya cumhuriyetlerinin baglmslzliga ge~i~i ise 1991 sonuna dogru ger~ekle~ti. Yani bu cumhuriyetler bekleyip slranm sonuna ge~meyi tercih ettiler. SSCB'nin Rusya dl~mda kalan so n uyesi Kazakistan'm 16 Aralik 1991'de baglmslzligml ilan etmesinin ardmdan Rusya 18 Aralik'ta Ukrayna ve Belarus ile birlikte SSCB'nin resmen daglldlglnl ilan etti. SSCB 'nin Y lklll~lnm kitabm yaza n d'Encausse' u nasll etkiledigi de aslmda ilgin~ bir durum olu~turuyor. VarsaYlm lan SSCB'nin diger ko~esinde ger~ekle~se de, sebep nufus art l ~ly l a ilgili olmasa da, dagllma beklediginden ~ok once de olsa, saptamalan tutmayan herhangi biri gibi degerlendirilmedi. Sadece SSCB'nin Ylkllab ilme olaslll gmdan ve bunda ulus faktorunun onem in-
56
I diiljiin, Guz'08
den soz etmi~ olmasl dahi populerliginin artmasma yetti. Herha lde bu durum bile diger "bolge uzmanlan"nm saptama lannm hedeften ne kadar uzaga du~tugunu gosterir. Pek ~ok Sovyetolog'un beklemedigi bir do-
Kazakistan ve Ozbekistan'ln sin Irian Moskova'da harita ba~lnda ~izilmi~ "yapay" olu~umlar oldugu kabul edilecek olsa dahi, aradan ge~en yillarda bu ~izilen slnlrlar ve onun i~inde in~a edilen ulusal aidiyetler ger~eklik kazanml~ gor(jn(jy~
nemde ve beklemedigi bir cihetten (nedenden) Sovyetler'in dagilivermesi ve Orta Asya cumhuriyetlerinin surece katllmadaki ~e kincesi belki ba~ta dl~andan bakanlar i~in ~a~lrtlclydl. Ancak Gorba~e v doneminde bolgede milliyet~i olu~umlar ortaya ~Ikml~ olsa da aynligm yaratacagl sorunlar, aynllk sonrasmda izlenecek yol konusundaki kararslzllklar, yo netimin de muhalif gruplann da inisi yatif almasml ya da baglmslzllk taraftarlarmln toplumsal taban bulmaslnl enge llemi ~ gorunuyor. Bunlar tabii ki konunun uzmanlan da olsa dl~andan bakanlar a~lslndan o zaman i~in ongorulebilir olgular degildi. Baglmslzllk sonraslnda Ozbekistan ve Kazak istan, esk i Komunist Partili kadrolar liderliginde kendilerine ye ni birer yol arayl~lna giri~ti ler. Bunu da Sovyet doneminde ~izilmi~ slnlrlar i~inde surdurmeyi tercih ettiler. Kadrolar ve kimi kurumlarda -h er iki ulkede degi~en oranlarda olsa da- sorun la r, 1990'larda Rus ya'da ya da Klrglzistan'da ya~ andlgl gibi bir kaos i~ine du~ulmeden ola bildigince istikrar i~inde ~ozul meye ve piyasa ili~kilerinin egemen oldugu, dunya piyasalanna entegre olunacak bir done-
-----------+-I2(<tJIl~ me ge~i lmeye ~a ll ~ ildl . Her ne kadar yakm zama na kadar bu devletlere, smlrlan Moskova'da harita ba~mda ~izilmi~ yapay olu~umlar olarak bakilsa da, baglmslzllktan sonra bu cumhuriyetler ~izilmi~ smlriar i~in de kararll ulus-devletler olarak yollanna devam ettiler. Bunun "yapay" bir o lu~um oldugu kabul edilecek olsa dahi, aradan ge~en yillarda bu ~i zilen sm lrlar ve onun i~inde in~a edilen ulusal aidiyetler ger~eklik kazanml~ gorunuyor. Bunda diger etkenlerie birlikte, belki onlardan da ~ok, tarih egitimin bir rolu oldugu kanl smdaYlm. Bu ulkelerin du~tligu ideolojik bo~luk i~inde tarih anlaYI~I, vata nda~lanna gerekli guveni verecek ~ekilde (gurur duyulacak bir ge~ mi~) ve gelecek hedefleri i~in temel olu~turacak bi~imde baglmslzllktan sonra ye niden onemle ele almmaya ba~landl. Bunu yaparken de aynl Sovyet doneminde oldugu gibi ~izilen slnlrlar i~indeki tarih, ulke tarihi (bolgesel, teritoryal tarih) esas almdl. Ancak bun un i~i doldurulurken one ~Ika n ki~iler ve tarihi olaylarda degi~iklikler ya~andl. Sovyet doneminde yazarlar, sanat~l lar, ~airler, bilim insanlan ornek almacak tarihi ki~ilikler olarak one ~Ikartillrken hanlar, beyler halkl ezen feodal despotlar olarak anillyordu. Baglmslzllktan sonra hanlar, beyler, kuru Ian devletler, Rus <;:arilgl'na kar~1 isyanlar ve yirminci yuzyilm milliyet~i aydmlan tarih sa hnesinde en saygm yerleri aldilar. Tarih egitimi ge~mi~le gelecek arasmda bir kopru in~a ederek kimlik olu~turulmasl a~lsm dan ~ok temel bir role sahiptir. Derste ogrenilen aynntilar sonradan unutulsa da, ge~mi~ten gelen bir dizge i~inde ki~inin neyin par~asl oldugu du~uncesinin, "b iz" tarafllllgmm ve onunla ilgili ortak reflekslerin verilebilmesi i~in tum gen~ lerin ortak bir tarih egitiminden ge~mi~ olmasl zorunlu gorulur. Ta rih ders kitaplan bu egitimin merkezinde yer aldlklanndan ~ok dikkate deger kaynaklardlr. bte yandan bu kitaplann i~ tliketim i~in, dl~a kapall olarak hazlrlanmasl ve yurtdl~mdan okurlar hatta pek ~ok ara~tlrmaclE
8
'6
•,
'6o
lar i~in bir "di l engeli"ne sah ip olmas l nedeniyle, bunl ar nasil bir kimlik olu~turulmaya ~all~rldlgl konusunda daha a~lk ipu~lan ta~lr. Burada deijineceijim iki ulkeden Ozbekistan'da ders kitaplann l yurtdl~ma ~ Ikarmanm dahi yasak olduijunu belirtecek olursam, sanlCIm konunun hassasiyeti daha iy i anla~illr. i~eriden bir bakl~la ~ imdi ye kadar kapall
olan bu ulkeleri anlayabilmek i~in burada Orta Asya'da one ~ Ikan iki ulkeye deijineceijim: Kazakistan ve bzbekistan.
Kazaklann Tarihi Yukanda da belirtildiiji gibi bugun, eski Sovyet ulkelerinde temel hatlanyla Sovyet doneminde benimsenen bolge tarihine (teritoryal) daya ll bir tarih anlaYI~1 kabul gormeye devam ediyor. Bununla baijlantill olarak, orneijin Kazakistan'm en buyuk kenti ve eski ba~ken ti Almatl'nm en onemli meydanml (Respublika Alanl) bundan 2500 y il once Kazakistan'da ya~aml~ iskitler'den ya da Sakalar'dan kalma bir "A ltm Adam" heykeli sus luyor. Meydanm merkezinde ~ok yuksek bir sutunun ustlinde ye r alan "Altm Adam"m M.b. yakla~lk altmci yuzyilda ya~aml~, bugunku Kazakistan slnlrlan i~inde u ~ ayn yerdeki kurganlardan ~Ikml~ ve iskitler'e ya da Sakalar'a ait oldugu du~unulu yor. Heykelin ~evres inde yer alan, yakla~lk iki metre yuksekl ikteki tun~ plakalar da iskit-Sa ka
-2(t:l,L -t---------~ di:ineminden ba?laYlp, Kazak Hanligl 'nln ortaya ~l k l~l, Sovyet di:inemi gibi sekiz adet plakayla devam edip, baglmslz Kazakistan'l temsil eden Nazarbayev' in Cumhurba?kanl oldugu di:inemden bir plaka yla sona eri yor. Heykelin ~evresin de ise Kazakistan tarihinden i:inemli kesitleri gi:isteren on par~alik bir pano dizisi yer aIIY0r.
~Irlar,
1924'te ~izilmi~ olsa da, o slnlrlar tarih kitaplarlndaki haritalarda ge~mi~e dogru yansltillp, bu slnlrlar i~indeki insanlar, alimler, arkeolojik buluntular, tarihi eserler Kazaklarln kendi tarihlerinin, kimliklerinin kurucu unsurlarl olarak kabul ediliyor.
luntular, tarihi eserler Kazaklann kendi tarihlerinin, kimliklerinin kurucu unsurlan olarak kabul ediliyor. Slnirlann dl~lnda kalanlar ise tarihin de dl~lnda kaliyor, daha dogrusu "bizim tarihimiz", "ulkemizin tarihi" olarak slnlflandlrllanln dl?lnda kallyor; bunlar "dunya ~aplnda" i:inem ta?lyorsa, en iyi ihtimalle her i:igrencinin aldlgl ikinci bir tarih dersinin, "Dunya Tarihi" dersinin alan Ina giriyor. Bu sayede Kazak kavimlerinin ortaya ~Ikl~lndan i:ince bugunku Kazakistan topraklannda ya~ayan Farabi gibi tarihi ki~iler ya da Kazakistan'da ya?adlgl kabul edilen Dede Korkut gibi ger~ek ya da hayali ki?iler de "Kazak bu yukleri " araslnda yerlerini all yorlar. Bugun Kazaklar, kendi tarihlerini Sovyet
---.J
Bu meydan suslemelerine, ~ok dikkat ~ekme yen kenardaki oturma yerleri gibi duran ta~lara i ~ lenmi ? ka va resimlerini de ekleyebiliriz. Ba?kentin en merkezi verine, ge~it ti:irenlerinin, kutlamalann yapddlgl meydana konulmak i~in se~ilen bu semboller elbette ki Kazakistan tarihinde aglrlik verilen olgulan da gi:izler i:inune seri yor. Bunlar Kazakistan 'ln kendi vatanda?lanna tarihi dege rleri olarak nevi sunmaYI se~ tigini gi:isteriyor. Kazakistan ve Klrglzistan'da yaygln olarak kullandan kava resimleri milattan i:ince ki di:inemlere da yanlyor. Sovyet di:ineminde yazdml? Kazakistan tarihine ya da bugunku herhangi bir Kazakistan tarihi kitablna baktlglnlzda da gi:irdugunuz, ta? devrinden gunumuze kesintisiz bi~imde akan bir "ulke tarihi"dir. Okul kitaplannda da gelecegin vatanda ?lanna bi:iylelikle, ge~mi~ten gunumuze 0 ulke topraklannda ya~aml?, ki:ikeni, dini, dili ne olursa olsun tOm halklan kapsa yan birtarih bilinci i ~ inde kimlik algls l verili yor. Slnlrlar, 1924'te ~izilmi? olsa da, 0 slnlrlar tarih kitaplannda ki haritalarda ge~mi?e dogru yansltdlp, bu sl nlrla r i~indeki in sanlar, alimler, arkeolojik bu-
58
di:inemindeki gibi bir bi:ilgenin tarihi olarak yeniden yazarken, arkeolojik kazdarda elde ettikleri veriler dogrultusunda guru ria, bugunku Kazakistan'da yakla~lk 30.000 yddlr insanlarln ya?adlglnl, bunlann yerle~imler kurdugunu anlatlyorlar. Rusya'daki ilk uygarllgln ortaya ~Ikmaslndan daha i:ince Kazakistan'da yerle?imlerin ortaya ~Ikmasl, Kazak tarihinin Rus tarihinden hi~ de geri kalmadlglnl, hatta ondan daha ki:iklU oldugunu gi:isteren bir kanlt olarak gi:irulu yor. Antik ~aglardan itibaren bugunku
-------------------+I2r~L Kazakistan'da ya~aml~ tum topluluklar, ister Hint-Avrupall olsun ister Ural-Altay grubundan olsun Kazak tarihinin birer pa,,;asl olarak ele almlYor. Ancak bu bblgesel tarih anlaYI~mda, 9.e~mi~te Altm Orda i~inde beraber yer aldlklarl Ozbeklerle aralanndaki ortak tarih bnemsizle~iyor.
Ozbekistan'daki tarih~iligin durumu da bununla benzerlik ta~lyor. Ozbek olarak adlandlrlIan kavimler bugunku Ozbekistan'a 16. yuzyi!m ba~mda kuzeydeki steplerden geliyorlar. Ancak Ozbekler i~in de bugun tarihlerini anlatlrken AItm Ordu dbnemi ya da Kazaklarla ortak tarihleri pek bnem ta~lmlyor.
Ozbekistan Tarihyazlml Ozbekistan'daki tarih de Sovyet dbneminde bir soyun, yani Ozbeklerin degil, Ozbekistan'm tarihi olarak kurgulanml~tlr. Bu durum, baglms,zl,ktan sonra da ge~erliligini korumaya devam etmektedir. Bunun en ~arpici brnegi herhalde bugun Ozbekistan'm milli kahramanl olarak Timur'un kabul ediliyor olmasldlr. Timur, Sovyet dbneminde bir feodal despot olarak gbruldugunden tarihi ki~ilikler arasmda olumsuz ~bhrete sahipti. Ancak baglmslzllktan sonra Timur bir anlamda rehabilite edildi. Bununla da kalmmadl, Ozbekistan topraklanna en gbrkemli dbnemini ya~atml~ ve Ozbekistan'daki Semerkand kentini Orta Asya ile Ortadogu'nun merkezi yapml~ olan Timur baglmslz Ozbekistan'm en bnemli tarihsel figuru konumuna yukseltildi. Bugun Ozbekistan'm ~e~itli ~ehirlerinde, ama en bnemlisi ba~kentinin ana meydanmda, Timur'un at ustUnde heybetli bir heykeli yer allyor. Aynl meydanda daha bnce slraslyla "Orta Asya fatihi" ve Turkistan vilayetinin valisi von Kaufmann'm, ardmdan Stalin'in heykelinin, sonra da Marx'm bustUnun yer alml~ olmasl, meydanm ve Timur'un tarihi bnemini herhalde daha da belirginle~tirir. Bu, aynca Ozbekistan'm yak in tarihinin de bir bzetini sunuyor.
I
Bir ulus-devletin tarihini nasI! yazdlgl, ulusal kahramanlan olarak kimleri se~tigi, devletin siyasal tercihleriyle yaklndan i lintilidir. "Nasi! bir gelecek hedefliyorsanlz, ona gore bir ge~mi~ kurgularslnl~
Sonu~ Olarak: Ozbekistan,
Kazakistan ve Tiirkiye'de Tarih Son olarak, Turkiye tarihinin nasi! bgretildigine k,saca ve ~ok basitle~tirerek deginecek olursak, herhalde bu fark daha da belirginlik kazanlr. Bbylelikle, sadece bblge tarihine degil, Turkiye tarihine de belki farkll bir a~ldan bakmamlz mumkun olur. Bilindigi uzere Turkiye'deki tarih kitaplannda tarih, Anadolu'nun antik ~aglyla ba~lar, sonra i~ Asya'ya atlar ve oradan Turklerin yuruyu~unu takip ederek tekrar Anadolu'ya gelir. Bu yuruyu~ slrasmda Turkler Musluman olunca, islam'm dogu~u ve yaydmasl da ayrl bir konu olarak okul kitaplannda yerini allr. Burada u~ temel unsur¡ . ' Turkluk, Islam ve Anadolu (Turkiye) olarak gorunuyor. Her birinin ge~mi~i hakkmda az ~ok bilgi verilir, ancak her a~amada yeni bir unsur eklenince, bu yeni unsura sahip olmayan topluluklar ikinci plana du~er. Ornegin antik ~agdan sonraki donemde gozler i~ Asya'ya ~evrilince, Anadolu golgede kallr; Turkler MuslUman olduktan sonra Musluman olmayanlar, Turkler Anadolu'ya girdikten sonra ise, Musluman ve Turk de olsalar Anadolu dl~mdakilN gblgede kallr. Hatta Kazan Tatarlarl gibi Karahanldar'la aym donemde ya da biraz daha once Musluman olan kavimler de Turklerin Anadolu'ya yuruyu~ yollarlnm dl~m da kaldlklanndan golgede kallrlar. Dolay,s'yla, Turkiye'de okutulan tarih bir soyun go~unun ve
diiliiin, Guz'08
I 59
, gb~ yo lunda edindigi niteliklerin (islam) tarihi olarak anlatllir.
Oysa Ozbekistan ve Kazakistan'daki gibi tarih ya pacak olsaydlk, 0 zaman bizim "ulusal kahramanlanmlz" araslnda ku~kusuz antik ~ag da Ege klyi!anmlzda ya~am l~ filozof, saglik~1 ve mimarlardan; Ko nstantin, Justinyen gibi imparatorlara kadar pek ~ok ki~i de yerini alacaktl. Sunun yanlnda Attila, Og uz Han gibi bugunku Turki ye slnlrlan dl~lnda kalml~ Ylglnla ismi ve "16 Turk Devleti"ni ancak dunya tarihi okuyor olsaydlk bilecektik ve 0 zaman da onlan uzaktaki devletler ve onlann hanlan, komutanlan olarak tanlyacaktlk. Sir ulus-devletin tarihini nasi! yazd lgl, ulusal kahramanlan olarak kimleri se~tiiji, k,saca ge~mi~ini nerede aramaya karar ve rdiiji, Turkiye, Ozbekistan, Kazakistan brneklerinde olduiju gibi, devletin siyasal tercihleriyle yak lndan ilintilidir. Farkli bi~imlerde ~ok tekrarlanml~ bir sbzdur: "Nas i! bir gelecek hedefliyorsanlz, ona gbre bir ge~mi~ kurgularslnlz." (lIke t arih i yapma yoluna giren ulkelerin kendi slnlrlannln ate yanlnl "atekilerin tarihi" olarak gbrmeleri tarihi buWnselliiji i~inden ~Ikardlgl, ge~mi~te varolmayan slnlrlara hapsettiijinden dar bir yak la ~lma sahip. Ancak Turkiye'de olduiju gibi ulke tarihini bir yana blrakmak da ya~a dlijlmlz topraklan tanlmamamlz, bu topraklarla bag kurmamamlz, buraYI sahiplenmemiz a~lsln dan ~ok ciddi eksiklikler ve bir Wr ya banclla~ma yaratlYor. DolaYlslyla, tarihi sadece bir soyun ge~mi~ine baglamaYlp, onun da getirdiiji zenginlikle birlikte, Kazakista n ve Ozbekistan'da olduiju gibi ya~adlijlm lz topraklann ge~mi~ini de sahiplenmemizde ya rar var.
Yarariamlan Kaynaklar:
Bennigsen, Alexandre & Lemercier-Quelquejay, Chantal, (1964) The Evolution of the Muslim Nationalities of the USSR and t"f'!ir Linguistic Problems, Central Asian Research Center, London; Robert Conquest (1962) The Last Empire, Ampersand, London; Helene Carrere d'EncaU5S€ (1994) "The National Republics Loose
Their Independence, "ed. Edward Allworth, Central Asia: 130 Years of Russian Dominance, Duke University Press, Durham. d'Encauss€, Helene Carrere (1981), Decline of an Empire, The Soviet Socialist Republics in Revolt, Harper, Colophon Books: New York.
Elias, N., (1972) A History of the Moghuls of Central Asia Being the Tarikh-i Rashidi of Mirza Muhammed Haidar, Dughlat, Curzon Press: London. Haugen, Arne, (2003), The Establishment of National Republics in Soviet Central Asia, Palgrave, Chippenham; Karasar, Hasan Ali, (2002), "Chicherin on the Delimitation of Turkestan: Native Bolsheviks versus Soviet Foreign Policy. Seven Letters from the Russian Archives on Razmezhevanie," Central Asian Survey, 21 (2), 199-209. Kazakistan ve Kazaklar, KolektiJ, (2007) Selenge Yaymla(J. , KhaUd, Adeep (2001), "Nationalizing the Revolution in Central Asia," A State of Nations: Empire and Nation-Making in the Age of Lenin and Stalin, (ed.) Suny, Ronald Grigory & Martin, Terry, Oxford University Press: New York. Kumekov, B., "About the Term Kazak", Kozybaev, M. K. (der.), (1998), History of Kazakhstan Essays, A/maty, Ministry of Scinece-Academy ofSciences of the Republic of Kazakstan-fnstitute of History and Ethnology Named by Ch. Ch. Valikhanov, Gylym: Almaty, i<;inde, s. 53-61. • Saray, Mehmet, (1994) Rus/?gali Devrinde Osmanli Devleti ife TUrkistan Hanltklan Arasmdaki Siyasi Miinasebetler (17751985), TUrk Tarih Kurumu: Ankara: 24. Suny, Ronald Grigor (1998), The Soviet Experiment: Russia, the USSR, and the Successor States, Oxford University Press: New York. Temur, A., (der.), (1986), Mogo/larm Gizli Tarihi, TUrk Tarih Kurumu: Ankara.
---------l-I 2(<{,~L KiTLE iMHA SiLAHLARI ve DI~ POLiTiKA
dii$iin Sorular /Yanltlar *
* Do~. Dr. Mustafa KiBAROGLU I Bilkent Un iversitesi Uluslararasl ili~kiler Bolumu dii,iin: Saym Kibarogl u oncelikle ~imdiye kadar ya ptlgmlz, bilimsel te melli, aydmlatici ~ali~malann l z i ~in "dii,iin" grubu ola rak te~ek ku r ederiz. Bir~ok ba~liglmlZ var; sizin de uzmanllk ala-
nmlz olan "Kitle imh a Silahlan ve bu si lahla nn yay llma sl so runu " konusundan ba~la yacak olursak, kitle imha silahlannm uluslarara sl duzeyde bir tanlml var ml? Bu konuda tarihsel sure~ nasll i~ le di7
M.Kibaroglu: "Kit le imha Silahlan " dedigimiz zaman nukleer, kimyasa l ve biyolojik silahlar akla geliyor. Bunlara son donemde rad yolojik serpinti yapmaya yara yacak madde le ri de katabiliriz. Tum bu si lah lar as lmd a birbirin-
den ~ok farkli ozel likle r arz eden silahl ar. Ama bundan once, kon vansiyo nel ve kon va nsiyone l olmayan silahlar ola rak yap ll an genel bir aynml a~lklamak gerekir. Konvansiyon kel im esi , uzerinde hemfikir olunmu~, an l a~maya va nlml~ demektir. Bu anlamda, ko nvansiyone l silah lar; tank, top, tufek gibi ordulann hemen hepsinin envante rind e bulunan silahlar olarak tanlml anlr. Bunun ya nmda; nukl eer, kimyasal ve biyolojik silahlar, askeri terminoloji a~ l smdan ve sa va~ m da kendine ait hukuku ve ahlakl a~lsmdan dege rle ndirild iginde, toplu kly lm ara~ l an olarak tanlm land,g, i~in ve bu silahlar hedef gozetmeksizin sa v a~a taraf olan-o lmayan tum kitle leri yok edebi lecek maddeler olduk lan i~ in, bunlara ger~ek an lamda silah denilip denilemeyecegi ve kabu l gormu~ bir silah tanlmmm bun lara uyup
E
8
~
~
• E
~
o
dUliun, Guz'08
I 61
- 2(<tl'L-+1
-
- - - - - ------!
uymayacagl uzerine hemfikir olunamadlgl i~in kitle imha silahlanna konvansiyonel olmayan silahlar denir. Nukleer silahlann patlama derecelerinin ne derece etkili oldugunu anlayabilmek i~in bir ornegi ben hep derslerimde kullanlyorum. Nagasaki'ye atilan bombanln a~lga ~Ika rdlgl enerji 19 kilo ton dinamitin patlamaslna e~de ger. Yani bunu ~oyle soyleyebilirim: Yuk ta~lma da kullanilan 19 bin adet kamyonu dinamitle doldurup aynl anda patlatlrsak boyle bir enerji elde edebiliriz. Bunlar il k ve en basit seviyedeki nukleer silahlardl. Zaman i~inde ozellikle termonukleer silahlar (Hidrojen Bombalan) denilen silahlann iyile~tirilmesiyle herbiri 5-6 bin tane Hiro~ima veya Nagasaki 'deki bombalan kendi bunyesinde banndlrabilecek silahlar imal edildi, yani 2-3 milyon adet kamyon dolusu dinamitin patlamaslna e~deger bir enerji. Bir donem dunyada toplam nukleer ba~llk say,slnln 130 bine yakln oldugunu ve bunlann her birinin Hiro ~ima'daki bombadan binlerce kez gu~lu 01 dugunu du~unursek dunyanln ne kadar buyuk bir tehdit altlnda oldugunu ve bunlann hala ~ok ciddi sorunlar te~kil ettigini du~unmek gerekir. Bence insanllgln butun i~ini gucunu blraklp bu i~le ilgilenmesi ~ok onemli ve gerekli. Kimyasal silahlann kullam ld lklan ortam lardaki etkileri; havanln, gune~in, ruzgann veya diger iklimsel ko~ullann etkileriyle k,sa surede ~ok aza indirilebilir. Biyolojik silahlann etkilerinin giderilmesi biraz daha zor; iklim ko~u ll a rln a dayamkll bazl mikroplann ya~amlanna devam
~.
Sava~I'nl
Dunya bilmiyorumj ama IV. Dunya Sava~1 ta~larla, sopalarla olacak.
---.J
etmeleri ve zamanl gelince kendisine temas eden canlilarda hastallk ya pmalan mumkun. Burada belki birka~ yuzyillik etkiden soz edi-
62
I dii,iin. Guz'08
yo ruz fakat nukleer silahlar yog un olarak kullanilml~sa, bunlann havadaki par~aclklannln onbin lerce yilda yan omurlerine ula~tlklannl du~unursek ortamdaki rad yoaktivitenin tamamen kaybo lma sl mil yonlarca yil alabilir. Kaldl ki Hiro~ima ve Nagasaki 'ye birer bomba atild ,g, i~in belki bugun insanllk bunun etkisini ya~a madlglnl du~unebilir. Ama eger soguk sava~ta ki bazl tehditler ger~ekle~se veya onumuzdeki donemde nukleer silahlann kullamlmaslna yol a~an bir tak,m sure~ler ger~ekle~ip bunlar ~ok sa Yld a kullanildlgl takdirde dunyada muhtemeldir ki y a~anacak bir ortam kalmaz. Ogrencilere aCI bir ger~egi hep anlatl yo ruz . Einstein'e so rmu~lar: " III.Dunya Sa va~1 nasil olacak'" dive. o da: " III. Dun ya Sa va~I ' nl bilm iyorum; ama IV. Dunya Sava~ 1 ta~larla, sopalarla olacak." demi~ . Tabi kendisinin de bir miktar sorumlulugu oldu, gu bu sure~ten ge~ de olsa uzuntu duymasl kendi adlna olum lu bir ~ey. Tarih se l sure~te baktlglmlzda ozel li kle biyo lojik silahlann insanllk tarihi kadar eski oldugunu goruyoruz. Bazl zehirlerin, viruslerin (veba virusu) belli bir bolgede y a~ayan insanlan hasta etmek ve ordan ka~lrmak i~in tarih oncesi ~ag larda da kullanildlgl biliniyo r. Ki myasal silahlar dedigimiz zaman; ilk not edilen kimyasal silah ku ll amml I. Dunya Sa va~1 s,raslndad,r. Bu donemde, ~ok k,sa surede sinir sistemini etkileyerek olumlere sebep olan Klorin gazlnln kullanlm l soz konusu. Bunun kullanilmasl zaten sava~1n bitiminde Cenevre Konvansiyonu'nun da belki buna bir tepki olarak ortaya ~Ikmaslna sebep olmu~tur. Nukleer silahlar dedigimiz zaman ~ok yakln bir tarihe geliyoruz: 1945 . ABD, II. Dunya Sava~1 boyunca Alman ve Japonlann ortak olarak, Ruslann da kendi bunyesinde geli~tirmekte olduklannl istihbar ettikleri nukleer silah l geli~tirebilecek ve uretebilecek kapasiteye, Manhatton Projesi ~er~e vesinde hem Avrupa'dan bazl bilim adamlanm Amerika'ya getirerek hem kendi bunyesindeki bilim adamlannl bu projeye sevk ederek 1945 yillnda ula~ml~tlr. Bu alanda ~all~malar da bild iginiz gibi gunum uzde bir~ok
--------+I2{<t~L Olkede devam etmektedir.
dii$iin:
Kitle imha Silahlan'nm yay llma sl 50rununu iin leyecek uluslararasl iil<;ekte <;ali~ma lar yapllml~ mldlr ve varsa yapllan bu <;ali~ma lar ne iil<;Ode ba~anll olmu~tur?
M.Kibaroglu: Bu konuda ilk yapllan <;a li~ma Cenevre Konvansiyonu (1925) oldu. Bu konvansiyon I. DOnya Sava~1 slrasmda kimyasal silah lann kullanllmasma tepki olarak yaplldl. Burada iinemli olan, bu konvansiyona taraf olan Olkelerin kimyasal si lahlann Oretilmemesine ve kullanllmamasma dairtaahhOtlerine uygun davranlp davranmadlgml kontrol edecek bir mekanizmanm yoklugudur. BaglaYlcl anla~malara taraf olan Olkeler anla~maya giire davranmak zorun-
si ve benimsenmesi yiinOnde <;ok ciddi siyasi, ekonomik ve mali kaynaklannl harcamaktadlr. Bunun bir<;ok ornegi veri lebilir. Bu konuda en onemli an la ~malardan bir tanesi de klsaca "NPT" olarak bilinen "NOk leer Silahlann Yayllmasmm bnlenmesi Antla~mas l "dlr. 1968 yllmda imzalanlp 1970 y llmda yOrOrlOge girmi~tir. NPT uyannca, 1 Ocak 1967'ye kadar bir nOkleer dOzenek patlatml~ Olkeler nOkleer si laha sa hip devlet statOsO kazandl. Bu Olkelerin nOkleer silah l var ve antla~mada kalarak nOkleer silahlannl ellerinde tutabilirler. Ama 0 antla~ma hOkOmlerince bir devlet 31 Aralik 1966'dan once bir nOkleer dOzenek pat latmaml ~sa ve antla~maya da taraf olmak istiyorsa 0 zaman nOkleer silaha sahip olmayan devlet statUsOnO alma k ve hi<;bir zaman nOkleer si lah yapmayacagl yiinO nde bir taahhOte girmek zorunda . Ant la ~maya taraf olan ve nOkleer silah yap-
dadlr. Her anla~manm klsltla Ylcl hOkOmlerinin yanl slra bir de bu klsltlaYlcl hOkOmlerin yerine getirilip getirilmedigini denetleyici, yani taraf olan Olkelerin verdikleri siizO tuttuklannm dogrulanmasml saglayacak hOkOmlerin olm asl gerekir. Bu alanda <;ali~an, si lah lanm aya kar~1 olan ve silahslzlanmaY I destekleyen bilim adamlan, akademisyenler, hOkOmetler dl~1 iirgOtler ve hOkumetlerin olu~turdugu iirgOtler var. DOnyadaki her devletin her an sOrek li olarak si lahlanma pe~inde ko~tugunu dO~Onmek dogru olmaz. Bir<;ok devlet, silahlanmaya kar~1 durdugu gibi, bunun ba~ka Olkeler tarafmdan da sOrdOrOlme-
mayacagl konusunda taahhOde giren Olkelerin kazanacaklan veya kendilerinin geli~tirecek leri nOkleer teknolojinin sOrekli olarak ban~ <;11 ama<;1i kallp kalmadlgml kontro l edecek ve bunu denetleyecek kurum olarak, 1957'de kurulmu~ olan Uluslararasl Atom Enerji si Ajansl'na (UA EA) bir giirev veri lmi ~tir. UAEA bu gorev <;er<;evesinde antla~maYI imzalaYlp taraf olan Olkelerin sahip olduklan veya olacaklan nOkleer tesislerde daha <;izim a~amasmdan ba~layan yap lm ve daha sonra da Oretim a~amalannda devam eden dOzenli veya dOzensiz denetleme hakkma sahiptir. Biiylece, bu ulkelerin nOkleer tekno lojiyi tamamen ban~<;11 ama<;1i ml kullandlklan, yoksa bazl flrsatlardan istifade ederek gizli bir ~ek ilde askeri kullanlma donO~tUrme <;abasmda ml olduklan kontrol edilecektir. Biyolojik silahlar konusunda da klsltlaYlcl var. Biyolojik Silahlar Konvansiyonu 1972 yllmda imzalandl, 1975 y llmda yOrOrlOge girdi. Cenevre Konvansiyonu'nda oldugu gibi Oretim, kullanma ve stok lama konusunda yasaklaYlcl hOkOmler var ama bun Ian denetleyici mekanizma yok. Biyolojik silah Oretimi ya antla~malar
diil$iin. G Liz'08
63
- -1
- 2(<L.1L- + - - - - - - -, pilabilecek tesislerin (i l a~ firmalannm tesisleri olabi lir) surek li denetlenmesi gerekir. Fakat bu denetlemeler, hem i~ surecini y a v a~lataca k bazi faktorler i~erir hem de denetley ici ki~ilerin son dere ce gizli slrlan banndlran ila~ sanayindeki firma Ian denetlemeleri slrasmda bu slrlannm a~lga ~Ikmasma sebep olabilecek sonu~lar ortaya ~Ikarab il ir. Bu da dl~an S1Zdlgmda buyuk ticari kaYlp lara neden olabilir. 0 yuzden, hala bi yo lojik silahlar konusunda ulke lerin bu silahlan yaplp yapmadlklanm, geli~tirip geli~tirmedik lerini veya stoklaYlp stoklamadlklannl tUmuyle kontrol edecek etkili bir mekanizma maalesef yok . Kimyasa l si lahlar konusunda ise 1993 yil lnda imzalanan ve 1997 senesinde yururluge giren Kimyasal Silahlar Konvansiyonu ile taraf olan ulkelerin ge~mi~te urettikleri kimyasal silah Ianni tutmalanna da izin verilmi yor. Bunu da Kimyasal Silahlann bnlenmesi brgutU (OpeW) denet liyor. Ama ~unu unutmamak lazlm: Ge rek biyo lojik silahlar, gerek kimyasal silahlar ve gerekse nukleer silahlar yok edilmek istenildigi zaman ~ok kolayllkla yok edilebilecek silahlar degil. Nukleer silahlarda bu sorun ~ok daha buyuk. Ki myasal silahlann bazl ba~ka kimyasallarla etkilerinin ortadan ka ldlrilmas l ve atlk madde olarak bir ye rl erde stok lanmasl mumkun ama bunlar i~in ~ok buyuk araziler, tesisler, masraflar gerekiyor. Belki yuz bin lerce ton kimyasal silah uretmi~ olan Sovyetler Birligi ve eski Sovyet cumhuri yetlerin i~indeki silahlann ne kadar 01 dugu, nerede oldugu tam olarak bilinmeyen ve tUmunun yok edilmesi ~ok uzun yillar alacak bir sure~ ve bu ulkelerin bu konuda kararlillklannl devam ettirmesi gerekiyor.
dii$iin: Sovyetl er
Birligi sonrasl donemde, 0 cografyada yapilan nukleer ~all~malann yeterince denetlenemedigi biliniyor. Gunumuzde kuresel anlamda da tehdit unsuru olmaya ba~layan teror orgutlerinin Sovyet do neminde ureti len silah lan ele ge~irme olaslligl var mldlr? Boyle bir durum soz konusu olursa bunun Turkiye'ye
64
ve dunyaya etki leri neler olur> Bu duruma kar~1 nas il on lem ler almak gerekir? M.Kibaroglu: Sovyetler Birligi dagildlgl gun konuyla ilgili herkesin aklmdaki en onemli soru lar, " Eski Sovyet cografy asmdaki Kitle imha Silahlan ve bunlann yaplmmda kullanilan maddeler korunabi lecek mi? Bu si lah lan yapmak i~in gereken bilimsel bilgi ve tekno loji ne olacak, burada gu ven altmda olacak ml? Bu silahlar bazl devletlerin ya da devlet dl~1 aktorler olarak tammlanan teror gruplannln eline ge~ecek mi>" gibi sorulardl. Bu konuda ~ok ciddi adlmlar atildl. Bu onlemlerin ilki en ba~mda bu sureci ongoren ve ~ok hamllkll olan Amerika Birle~ik Dev letleri Senatosu'ndan geldi. Bu onlemlerle eski Sovyet ler Birligi cografyasmdaki kitle imha silahlannm bulunduklan depolann, bunlann yaplmmd a kullanilan laboratuvar ve maddele rin bulunduklan depolann ve bilim adamlannm birtaklm devlet dl~1 gruplarm eline ge~mesinin enge ll enmesi hedeflendi. Bu ama~ l a Amerikan
Senatosu milyarlarca dolar para harcaml~tlr. Bunu ya parken bazl tesislerin de emni yet tedbirlerini, guvenlik tedbirlerini de arttlrml~tlr. Fiziki koruma imkanlanm, elektronik ve diger tedbirleri in~a etmi~ l erdir, silah yap lmmda kullanilan maddeler daha guven li bolgelere ta~m ml~tlr ki bu ta~lma, son derece tehlikeye a~lktlr.
-
- - - - - - - - - + -I2{<t:l.LTa~lma
slrasmda sadece olabilecek bir kazayla maddelerin ~evreye zarar verme olasillgma kar~I degil, bir saldlnya ugrama ve teror gruplannm eline ge~mesi ya da devlet i~inde kendi otoritesini ilan eden paramiliter gruplann eline ge~me si olasillgma kar~1 da onlemler almml~tlr.
Sovyetler Birligi dagildlktan sonra 0 cografyanm en temel sorunu, merkezi otoritenin kaybolmasl ve be lki de ondan da onemlisi 0 gune kadar merkezi otoritenin oldugu donemlerde bile kitle imha silahlan konusunda ~ok saglikli bir envantere sahip olmamasl idi. Bir~ok devlet ve devlet dl~1 aktorler, merkezi otoritenin ortadan kalktlg l ekonomik, siyasi ve diger unsurlar i~inde zafiyet ta~lyan eski Sovyet cografyasma ula~arak oradaki bilim adamlannl, teknolojiyi, silah yaplmmda kullanilan maddeleri ele ge~irmeye yonelik ~abalar i~inde olmu~ l ardlr. Bununla birlikte bir~ok ka~ak~illk olaymda ciddi oranlarda hammadde ka~lnldlgml goz onunde bulundurmak lazlm. Bu sebeple, terorizmin, mucadele edilmesi son derece buyuk zorluk lar i~eren bir olgu oldugunu ve sadece bir ulkenin kendi i~inde degil, ulkeler arasmda da ~ok ciddi koordinasyonla imkan kabiliyet lerin ortakla~a kullanilmasml zorunlu kilan bir mucadele gerektirdigini du~unursek, bir de buna kitle imha silahlanyla teror yapilmasl olaslligml katarsak ~ok ciddi bir tehditle kar~1 kar~lya ge ldig imi zi goruruz. ~unu unutmamak gerekir: Tehditin iki boyutu vardlr; bir tanesi imkan, kabiliyetler, yetenekler; bir digeri de niyetlerd ir. Teror gruplannm kitle imh a sil ahlanna sahip olduk lan takdirde, kitle imha si lah lannl toplumlar uzerinde ku llanma ktan sakmacaklannl du~[jnemeyiz. Belki bazl gruplar bunu kullanmak istemeyebilirler, ~unk[j ideolojik bazl hedefleri vardlr, bolgesel baz l hedefleri vardlr. Bugun kuresel o l ~ekte ~ok kapsamll saldlnlar yapabilen teror gruplannm, bu silah lara sahip olma yonunde birtaklm a~lk lamalar yaptlklannl, isteklerini ve niyetlerini or. taya koyduklannl du~unursek ve bu maddelere
eri~imin
artlk eskisi kadar zor olmadlgml hatta bunyelerinde bulunabilecek bazl bilim adamlannm veya bilimsel birikime sahip olan ki~ilerin destekleriyle bu silahl yapma yol una gidebilecegini du~unursek, ki bunlann askeri anlamda ~ok sofistike si lahlar olmasl gerekmeyebilir, bu gruplann kitle imha silahlannl kullanarak toplumun bazl kesimleri nezdindeki desteklerini kaybetmek istemeyebilecekleri ihtimaline kolayca ula~abiliriz. Belki de bugun kaba saba denilen bazl maddeleri kitle imha silahl olarak kullanllabilecek bazl patlaYlcl duzenekleri patlatarak
Teror orgiitlerinin kitle imha silahlanna ula~maslnl engellemenin en onemli yolu istihbarat alanl~ ~evreye,
insanliga buyuk zarar verme imkanlan vardlr. Tabi butUn bunlann olmasml engellemenin en onemli yolu istihbarat alanldlr. i~birligi yapmak bir de tabii ki bu gibi silah lann yayilmasml on lemeye yonelik NPT gibi anla~mala nn denetleme rejimlerinin gu~lendirilmesini saglamaktlr. En gu~lu an la ~malardan biri olarak gosterilen Kimyasal Silahlar Konvansiyonu'nu etkin kilmakta dahi bugun birtaklm siyasi sebepler dolaYlslyla zorluklar ya~anlyor. Biyolojik silah larda henuz bir denetleme mekanizmasl yok, nukleer silahlarda 1970'lerde olu~turulan zorunlu denetleme mekanizmasmm a~ lklar verdigi 1990'larda goru lmu ~ ve daha gu~lu bir denetleme mekanizmasl geli~tirilmi~tir; ama ulkelerin buna taraf olm alan zorunlu degil. Bazl ulkeler NPT bunyesindeki " Ek Protokol" olarak bilinen g[j~lendirilmi~ denetleme mekanizmaslnl kabul etmiyorlar ve Ek Protokol'u imzalamlyorlar, ya da imzalasalar bile, onaylamlyorlar ve taraf olmuyorlar. Zaten onaylayan ulkelerin de ~ogunluk la bu konuda bir tehdit olarak degerlendirilmeyen ulkeler oldugunu goruyoruz. Fakat tehdit yaratan ulkelerin veya teror gruplan yla baglantlsl oldugu du~unulen ulkelerin bu
dii!;iin. G uz'08
I 65
- -'1
-2(<t~L -I----1- - - - ,
Devletleri'nin destegiyle elde etmeye ba~laml~ tlr. Bu ozellikle 70'li yillarda Arap-israil sava~1 olan Yum-Kippur Sava~I'ndan sonra OPEC krizinin ortaya C;lkmasl, petrol fiyatlannm 3-4 kat artmasl, bu surec;te iran ;;ahl'nm daha onceden beri algiladlgl bir taklm tehditler veya bolgesel guC; olma du~uncesi c;erc;evesinde nukleer alana c;ok buyuk yat lrlm yapma ihtiyacml dogurmaslyla paralel olarak daha kurumsal bir ya plya burunmu~tUr. Bu yatlnmlann Almanya, Fransa ve Amerika tarafmdan c;ok ciddi olarak te~vik edildigi en hassas teknolojiler olan uranyum zenginle~tirme ve plOtonyum ayn~tlrma teknolojilerini de ve rmek konusunda devlet ba~kan Ian seviyesinde iran'a ziyaretlerde bulunduklan tarihi bir gerc;ektir. Ama islam Devrimi'nin gelmesi, ardmdan Amerika'yla ve israil'le ili ~ki lerin bozulmasl, ba~ta Amerika'nm baskilan sonucunda Avr~pa ulkelerinin de yanm kalan sozle~melerini bitirmek konusunda c;ekinik davranmasl sonucu, 80'li yillarda c;ok fazla mesafe kat
gibi klsltlaYlcl yukumlulOkler altma girmekten de sakmdlgml goruyoruz ki bu da tabi gelecek h;in endi~eleri arttlnyor.
dii,iiD: DI~ politikada etkin olabilmek ic;in ulke politikalannln tutarli bir stratejisinin olmaSl gerektigi ve ulkenin de guC;lu olup caydirici niteligi bulunmasl gerektigi bir gerc;ek. Nukleer c;all~malar alanlnda etkin olma yo lunda ciddi adlmlar atan kom~umuz iran ornegi uzerinden de du~unursek, ulkeler dl~ politika anlammda gucu kitle imha silahlannda aradlgl ic;in mi bu silahlan edinmeye ihtiyac; duyar? M.Kibaroglu: Bugun iran isl am Cumhuriyeti gerek Cumhurba~kanl seviyesinde gerekse bakanlar, diplomatlar, akademisyenler seviyesinde hep ~unu soylOyor: " Biz nukleer enerjiyi tamamen ban~c;iI amac;larlarla geli~tiriyoruz. o yuzden dunyanm bizden korkmaslna sebep yok." Tabi bu kadar ust seviyede ve resmi kimlige sahip olan ki~ilerin soylediklerine "Kul liyen yalandlr." diyen ki~i, bunun gerc;ek bilgilerini ortaya koymak zorunda. Ama uluslararasl ili~ kilerde her ~ey in ispatmm olmadlgml da unutmamak gerekir. Bugun resmi anlamda nukleer silaha sahip olmasl onaylanml~ olan ulkeler; mesela Fransa bile, nukleer silah yaptlgl donemlerde "Ben bu silahl yaplyorum." dive ortaya C; lkmaml~tlr. Hic;bir ulke ben nukleer silah yaplyorum dive aC;lklama yapmaml~tlr. Hatta Fran sa'da yetk ililer "Haylr, oyle bir ~ey yok. Biz sadece ban~c;iI amac;la kullanacaglz." di ve aC;lklamalar yapml~tlr. iran'm aC;lklamalanna tabi itibar etmek zorundaYlz ama sonuc; itibariyle, ulkelerin aC;lklamadlklan bir taklm geli~mele ri zaman ic;inde gerc;ekle~tirebilme olasillgml da dikkate almak durumunda Ylz. iran, islam Devrimi'nden c;ok once, donemin ABD Ba~ka nl Eisenhower'm 1953'teki "Ban~ ic;in Atom" konu~masmdan sonra, nukleer teknolojiye ilgi duymu~tur. Aynl zamanda bu, Turkiye dahil birc;ok ulkenin ilgi duydugu bir teknolojidir. iran bu yo ndeki ilk kazanlmlannl da 1950'le rin ortalanndan itibaren vine Amerika Birle~ik
66
I dii$iiD, G uz'08
I
antla~malardan
iran, dogan haklarlnl kullanmaktadlri ama bu haklann kullanilmasl slraslnda elde edecegi kapasiteyle zaman i~inde kendi kendine yeterli bir gU~ olarak ortaya ~Ikabilir ve bu gU~ siyasi karara bagll olarak askeri boyutlanyla da kullanllab~
ed ilmedi. Zaten 80'1i yillar iran 'm Irak Sava~I'yla ugra~tlgl yillardl ve nitekim 0 donemde ne Dogu ne Batl diyen iran 'da, Batl'ya olan baglmlillk artar du~uncesi ile nukleer teknoloji ye ba~ta dini liderler olmak uzere soguk bakilml~tlr. Ama Irak-iran Sava~I'nln gidi~atl, enerji sorunlannm ya~anmasl, petrol ihracatma yap ilan baskilann artmasl gibi sebep lerle ve Devlet Ba~kanl Ha~imi Rafsancani'nin de dini lider Ayetullah Humeyn i'yi etkilemesi sonucu tekrardan bu konuda bir giri~im yapml~ lardlr. Fakat hangi ka-
-
- - - - - - - - - - - + - I2{<Ll.Lplyl <;alml~larsa, arkasmda Amerika'nm oldugu bir basklyla kar~lIa~ml~lar ve bu konu, once li kle Rafsancani'nin Gorba<;ev'le yapt lgl sozlU anla~ maya, Gorba<;ev'in devam edememesi sonras l bilahare Yeltsin'le yapllan 1995'teki an l a~maya kadar ileri a~ama l ara gidememi~tir. 8 Ocak 1995'te Rusya ile iran islam Cumhuriyeti arasm da ki nUkleer alandaki i~birligi anla~ maSI, aslmda iran ' m taraf oldugu ve nUkleer silahlann yayllmasmm on le nmesi anla~masmdan dogan haklannm kullanlmmdan ibaret bir anla~ mad,r. Burada, bu anla~masmm yapllmasml ele alarak, ya da i<;erigine bakarak hi<; kimse herhangi biranla~manm ihlal edildiijini ya da iran'm yanli~ bir anla~maya imza att lijml soy leyemez. Ama tabi her an l a~manm i<;eriiji kadar, onun nasll kullanlldlijl da onemli. Ozellikle benim 0 donemde dikkatimi <;eken husus; iran 'm nUkleer mUhendislik dall ba ~ta olmak Uzere ve nUkleer fizik alanl gibi her sene 20 ila 30 kadar master ve doktora ogrencisini Rusya'daki Unive rsitelere gondererek kendi kendine yeterli olacak bir nUk leer alt yaplyl geli~tirecek bir bilimsel kadro edinme <;abas ldlr. 1995'te ya zd lg lm, "Is Iran going nuclear' " yani "iran nUkleer silah sahibi olacak m!?" ba~ li kli makalede soylediijim gibi iran an l a~ma l ardan doijan hak lannl kullanmaktad ,r ama bu haklann kullanllmasl slrasmda elde edeceiji kapasiteyle zama n i<;inde kendi kendine yeterli bir gU<; olarak ortaya <;Ikabilir ve bu gU<; siyasi karara bagli olarak askeri boy utlanyla da kullamlabilir. iran bunu kullanmadlijml ve kullanma yacaijml soylUyor ve bugUnkU durumda iran 'm henUz askeri anlamda nUk leer bir gUce sahip olduijunu soylemek mUmkUn de iji ldir. Fakat bun un zaman i<;inde nasll geli~e ceiji TUrkiye'yi de yak mdan ilgilendiren bir konudur, <;UnkU TUrki ye ve iran, 1639 Kasr-I ~irin Ant l a~masl'ndan bu yana smlrlann bazl dUzenIe me ier haricinde deiji~medigi iki Ulkedir. DolaYis ly ia iran' la tarihsel yakmliij lm lz ve karde~ l ik boyutunda ili ~kilerimiz bu lunmaktad lr. Fakat, be ll i bir rekabetin de olduiju ve ozellikle islam Devrimi'nden sonra Kema list TUrk iye'yle islam
Devrimi 'ni yapm l ~ olan iran arasmdaki ili ~kilerin 80'li ve oze ll ik le 90'1, y illarm ilk yanlanna kadar <;ok sorunlu olduiju yadsmamaz bir ger<;ektir. ira n'm olasl nUkleer gUce sah ip olmasl du rumunda, bu Ulkeyle TUrkiye arasmda <;ok uzun y illar var olan dengenin iran lehine deiji~mesi gibi bir sUre<; de soz konusu olabilir. Bu dengenin onlann lehine deiji~m esi nin nasll bir sonu<; getirecegini, bunu istismar edip etmeyecek lerini veya bu kaygly la TUrkiye'nin buna nasll bir tepki verecegini bugUnde n ongormek kolay degildir. Bu tepki bugUne kadarki sUrecin bu ndan sonra nasll devam edeceijine, bunun TUrkiye'de na sll algllanacagma bagll olarak degi~ir. Benim bu konudaki tahminimi soracak olursan lz; iran nUk lee r gU<; olma konusunda onem li bir a~ama kat etmi~tir. Si lah sahibi deijildir; ama bugUn kar~1 kar~lya ka ldlij l sorun lann yanmda dUnyaya verm i~ olduiju gorUntU ve ozel li kle kendi bolgesinde (yani Korfez Bolgesi'nde) <;ok ciddiye alm an bir Ulke konumun a geldigi a<;lktlr. Yani ira n adeta nUkleer silahl varml~ gibi ciddiye almmaktadlr. 0 yU zden iranll yetk ililerin daha ileride bUyUk sorunlar yaratmasl muhtemel ola n nUkleer silahlan Uretme a~amasma gitmeyebi leceklerini, daha doijru su bu a~amanm bUtUn unsurlanm biraraya getireb ile cekle rini, ama silahl biraraya get irmek ko nu sunda nihai karan almayabileceklerini ve bunun da uluslararasl ban~ ve gUvenlik a<;lsmdan iran ile yap llan gorU~melerde bir koz olarak ku ll anllab ilecegini dU~UnU yoru m .
E
e
'0
•o
'0o
dii!;iin. G uz'08
I 67
I
-2(<L~L -+--------~ ~unu unutmamak gerekir, iran hem yakln <;evresinden hem de artlk kom~u konumuna gelmi~ olan Amerika Birle~ik Devletleri'nden ve tabi israil'den <;e~itli tehditler algdamaktadlr ve buna kar~1 nukleer gu<; sahibi olma sl yo nunde hem i<;eriden hem dl~andan baskdara maruz kalmaktadlr. Eger iran'ln uzerindeki bu te hdit unsuru azaltdlrsa Amerikan Ba~kanl her seferinde iran'l vurmakla tehdit etmekten vazge<;er ve iran'ln da nukleer tesislerinin ve <;all~malannln denetlenmesinin daha a<;lk ~eki lde yap dma slna izin vermesi saglanlrsa bu tehdit ve oiaYIn boyutlan <;ok alt seviye lere indirilebilir. Bu da hem bolge ban~1 a<;lslndan hem de Turkiye-iran ili~Â kileri a<;lslndan <;ok onemli bir geli~me olur. Aksi takdirde "eger iran nukleer silah sahibi olursa" gibi bir ifadedeki 'eger'in altlnl <;izmekte yarar vardlr.
iran bug un nukleer silaha sahip degil ve 01mayacaglnl ifade ediyor. Tabi ki biz bir ulkeyi su<;lamak konumunda degiliz. Ama gelecekte iran anla~madan <;Iklp 0 done me kadar anl a~may l a saglanan hukumleri istismar ederek nukleer silah sahibi oldugu takdirde, Turkiye'de
68
I dUliUn. G liz'08
bir<;ok insan, bizim bu anla~malara niye taraf oldugumuzu veya iran'ln anla~malara taraf olarak kendisine veri len haklan kullanlp kapasite elde etmesini, daha sonra flrsatlnl buldugunda Kuzey Kore gibi anla~madan <;Ikmaslnl ve nuk-
I
Bilimsel olmanm en onemli ko~ullarlndan bir tanesi sebep-sonu~ ili~kisini ~ok dogru kurmaktlL Turkiye'nin guneydogusundaki yapl teroru ortaya ~Ikarlrken sebep mi yoksa bir ~ekilde yaratilan teror orgutUnun esinlendigi bir sonu~ mu? lee r silah yapmaslnl sorgulayabilir. 0 zaman Turkiye'nin bundan kotU etkilenip etkilenmeyeceg i ve Turkiye'nin de aym yola gitmesinin gerekli olup olmadlgl yonunde sorular sorulmaya ba~lanabilir. Ama ben Turkiye'n in iran bu silaha sahip olsa bile apar topar ve <;ok hlzll bir tepki gostererek nukleer si lah yapmak gibi bir yo la gitmesini hem dogru bulmuyorum hem de boyle bir ad,m atacaglnl tahmin etmiyorum . Bu tahminimi gu<;lendiren unsurlann bir tanesi Turkiye Cumhuriyeti'nin sahip oldugu ba~ka imkan ve kabiliyetlerdir. Yani nukleer tehditler nukleer si lahlarla kar~danlr dive bir kural bulunmamaktadlr. Turkiye'nin hem cografi, hem askeri, hem ekonomik birtaklm unsurlan vardlr; taraf oldugu birtaklm antla~malar ve ittifa klar vardlr veya siyasi olarak yone ldigi durumlar vard lr. Bunun otesinde en onemlisi Turkiye'n in devlet gelenegi vard lr. Bu devlet gelenegi dolaYlslyla Turkiye'nin ger<;ekten bu seviyede stratejik duzeydeki onemli ve bana gore <;ok ciddi sorunlan beraberinde getirecek olasl adlmlan atmakta oyle <;ok aceleci davranmayacaglnl, durumu <;ok iyi degerlendirecegini, surecin nasd i~le yeceg ini ve ne yone gidebilecegini ongormeye <;a ll ~acag lnl tahmin ediyorum. Ancak, umudunu
I
- - - - --------+---I2{<t:l,Lkaybettigi ve kendi ba?lna bu sorunla ba? ba?a kalacaglnl iingiirdugu takdirde belki de biiyle bir ~aba i~inde olabilecegini de siiyleyebiliriz. Fakat bir~oklannln Turkiye'ye atfettigi gibi " iran yaparsa ertesi gun Turkiye de bu yo la girer." gibi bir du?uncenin Turki ye'ye uygun bir davranl? 01madlglnl du?unuyorum.
teriir iirglitlinlin bundan faydalandlglnl iddia eden de. Bil imsel olmanln en iinemli ko?ullann dan bir tanesi sebep-sonu~ ili?kisini ~ok dogru kurmaktlr. Tlirkiye'nin glineydogusundaki yapl teriirli ortaya ~Ikamken sebep mi yoksa bir ?ekilde yaratdan teriir iirglitunun beslendigi bir sonu~ mu? DolaYlslyla buna dikkat etmekte fayda var. Bir~ok giisterge Tlirkiye'nin 0 cografyaslndaki ?artlann diger cografyalannda da va r oldugunu ama oralarda 0 dlizeyde ve 0 yogunlukta teriir faaliyetlerinin olmadlglnl ya da teriir iirglitline katilimiann 0 dlizeyde olmadlglnl giisteriyor.
dii,iin:
bnceki sorulanmlzda teriir iirgut le rinden ve teriirizm sorunundan bahsetmi?tik . Tabi bu konuyla mucadele ~ok yiinlO ~iizumler gerektiriyor. Sizin Turki ye'deki teriir sorununa ~iizum iinerileriniz nelerdir acaba? M.Kibaroglu: Ke?ke herkese a~ lklaYlp da "Bu ~ok ge~erli bir iineridir ve yerine getirin" diyebilecegimiz ve yerine getirildigi takdirde sorunu ~iizecek bir iinerimiz olsa. Ama tabii ki akl,m,zdan bir~ok konu ge~iyor. Bize giire bu mucadelenin ileri a?amalara ula?dmaslnl sag layacak, teriirle mucedeleye h,z kazandlrabilecek adlmlar da var. bncelikle ?unu belirtmek isterim ki senede bin askeriniz ?ehit oluyorsa, bu say I yuze inince tolere edilebilir demek konuya ~ok saYlsal ve ahlaki olmayan bir a~ldan bakmak anlamlna gelir ki bu yan ll?a kimsenin du?memesi gerekir. Teriirizm Turkiye'nin asllnda iiteden beri bildigi; ama iizellikle Erm eni teriir iirgutu ASALA'nln dunyanln ~ok saYlda ulkesinde 30'dan fazla diplomatlmlzl veya dl? temsilciliklerde ~all?an insanlmlZI iildurmesiyle gundemimize gelen ve 70'li y dlarda i~ anar?iyle birtaklm iirgutlerin dahil oldugu boyutuyla devam eden ve 80'li ydlara gelince de PKK teriiruyle h,z kazanan bir sure~. Yakla?,k 40 yddlrTurkiye bu konuyla i~ i~e ve onb inlerce vata nda ?ln l kaybetti. Bu vatanda? lar araslnda tabii ki teriir iirgutlerine uye olan ve aileleri halen bu ulkenin vatanda?' olan insanlar da var, 0 yuzden bu rakaml blitUn bu boyutlanyla da dikkate almak gerekiyor. PKK teriirlinlin ortaya ~lkl?lyla ilgili ~ok degi?ik teoriler var. Bunu, Tlirki ye'nin 0 biilgesinde bir geri kalml?llk sorununun besledigi veya ortaya ~Ikard lg l bir konu olarak giiren de var,
I
Senede bin askeriniz ~ehit oluyorsa, bu saYI yuze inince tolere edilebilir demek konuya ~ok saYlsal ve ahlaki olmayan bir a~ldan bakmak anlamlna gelir ki bu yanll~a kimsenin du~memesi gere~
Turkiye'nin, iizellikle Soguk Sava? diineminde, buglin de ~e?itli ~Ikar ~atl?malarlnln kesi?tigi hatlar lizerinde olmasl, yani ~ok iineml i bir jeopolitik konumunun olmasl; Tlirkiye ile a~lktan a~lga mlicadele edemeyecek bazl lilkelerin bu ortamlan istismaredecek birtaklm grupla?malar ve iirglitlenmeler kurmaslna ve bunlan finanse etmesine, lojistik imkanlar saglamaslna neden olmu?tur. Soguk Sava? boyunca Tlirkiye'nin gerek Suriye'yle gerek Irak'ia bir ~atl?maya girmesi NATO lilkelerinin kabul edebilecegi bir durum degildi. Tli rkiye, bu ve buna benzer nedenlerden dolaYI, glineydogusunda ve Irak-iran Slnln lizerinde ~ok ciddi oranda asker konu?landlrmaml?tlr. Nitekim oradaki biilgeler, Slnlr adlna olsun, glivenlik adlna olsun, kuzeydoguya yani Sovyetler Birligi 'ne bakan ve 0 yiine yiinelik askeri yapd anma sebebiyle zaYlf kalml?tlr. Suriye ve Irak zaman i~ inde bunu istismar etmi?lerdir.
du un, G liz'08
I 69
-2{<tl'L-+-1- - - - - - - • En ba~ta Suriye'nin zaten teriir iirgutune nasli destek verdigi 1998'de ya~an an krizde, on lann da kabul ettigi ~ekilde, ortaya <;lkml~tlr. Tabi bu etkiler varken iirtulU sava~ denen yani a<;lktan a<;lga sava~ yapamayan Ulkelerin diger Ulkelere teriir iirgUtleri yoluyla darbe vurma <;abalan TUrkiye Uzerinde de giizlenmi~tir ki bunlann i<;inde Suriye iirnegi de vardlr. Olkeler araSl boyu tta bu sorunlann diplomatik yo llarla <;iizUme kavu~turulmasl, teriirle mucadele konusunda ge<;erli bir yiintem olacaktlr dive dU~UnUyorum. Olke i<;inde de ortaya atlian iineriler, Ulkenin bir klSmlnln biilUnmesi sonucunu iingiiren <;iizUmlerse, herhalde bunun arkaslnda TUrki ye' de <;ok fazla insan bulunmaz dive dU~unUyorum. Onun dl~lndaki siyasi <;iizUmlerin de herkes taraflndan tartl~lilp ortaya <;lkartlimasl, mUmkUnse teriirUn bu yolla engellenmesi tabii ki en ideal <;iizum olacaktlr.
de olan bir Ulke. TUrkiye 'yi , dl~ politikaslnda birtaklm geli~imlerle bunu uygulamaya <;all~Â maSl ve gerek nUfuzuyla gerekse dahil oldugu bir taklm sorun larla GUvenlik Konseyi'n in dogal olarak se<;ilmesi gereken Uyelerinden biri olarak giirUyorum. Bu konuda <;ok ciddi bir <;aba sarf edildigi ve <;ok ba~anll bir sonu<; elde edildigini du~UnU yorum. Bu tabi sadece TUrkiye'nin uluslararasl ortamda kazanacagl prestijden ibaret degil. <;Unku TUrkiye sahada bilek gUcuyle sa -
diil;iin:
Son olarak, gUncel konulara deginecek olursak, TUrkiye'nin Birle~mi~ Milletler GUvenl ik Konseyi Ge<;ici Oyes i olmasln ln TUrki ye'ye ne gibi katklian olacaktlr ve bu katkliann teriirle mucadelede nasli getirileri olur?
~sada olmak ve masaya hazlr gitmek, masadaki flrsatlan diplomatik alanda iyi degerlendirmek, ,<ok onemli.
M.Kibaroglu: Ben 0 gUnUn <;ok iincesinde yani bu konuyla ilgili TUrkiye'nin adayllgl gunde me geldigi zaman hep ~unu siiyledim: "Ben TUrk vatanda~l olmasam dahi TUrki ye'nin Birle~Â mi~ Milletler GUvenlik Konseyi Ge<;ici Oyeligi'ni desteklerdim." <;unku Turkiye iizellikle son diinemdeki siiylemiyle ve giri~imleriyle, yak ln ge<;mi~te ve bugUn, istikrarslZllk biilgeleri olan Balkanlar, Kafkaslar, Orta Asya ve Orta Dogu araslndaki biilgede istikrar ya ratma <;abasl i<;in-
va~l
kazanan ama masada kay bed en bir Ulke olarak bilinir ge<;mi~imizde. Masada olmak ve masaya hazlr gitmek, masadaki flrsatlan diplomatik alanda iyi degerlendirmek, <;ok iinemli, burasl da bunun i<;in en iinem li kuru llardan biri. Ornegin, Birle~mi~ Milletler Ana ~artnamesi sava~l gayri yasa l, gayri hukuki kabul eder ve buna 2 tane istisna koyar. Bir tanesi me~ru mudafaadlr. Bir tanesi de ancak Birle~mi~ Milletler GUvenlik Konseyi'nin karar almasl sonucu gU<; kullanlmlnln yasa l olmasldlr. Yani dUnyada gU<; ku llanlmlnl gerektigi takdirde yasal olarak karar alabilecek olan tek me~ru merci ve sorunlara bu a~amaya gelmeden siyaseten <;iizebilecek kapasiteye ve donanlma sahip tek kurulun i<;inde oluyorsunuz. iki y li i<;in bile olsa Turkiye en aZlndan ge<;mi~teki birtaklm konulannl anlat-
-
-
- -----------+-I2{U L-
riki yd i~in bile olsa Turkiye en aZlndan ge~mi~teki birtaklm konulannl anlatmak adma ve bunlann kailci etkilerini saglamak adlna oradaki Konsey'deki diger daimi ulkelerle etkile~ime girebilece~
ancak bunlara bu kadar bir oneride bulunma hakk,m,z oldugunu du~unuyorum ve bunu da sizin aracillgmlzla kendilerine eger okurlarsa iletmek isti yorum. bilgilerinizi bizimle payla~tl gmlz i,in ,ok te~ekkurler. Bundan sonraki <;ali~ malannlzda kolayllklar dileriz.
dii$iin : Degerli
M.Kibaroglu: Ben te~ekkur ederim . mak adma ve bunlann kalic i etkilerini saglama k adma ora daki Konsey'deki diger daimi ulkelerle etki l e~ime girebi lecek . Bunu ,ok iyi degerlen dirmesi gerekiyor. Unutulmamasl gereke n bir konu da aynl donem e denk gelen ve belki de bu sebeple bazi ulke lerin de destekledigi Turk iye'n in Ul us lararas l Atom EnerjisiAjansl (UAEA)Yonetim Kurulu'nun da uyesi se<;ilmesi. Bu iki kurulun en onemli gundem maddesi iran'm nukleer programl olacaktlr. Burada Turki ye hem uluslararasl ban ~ ve istikrara katklda bulunacak ~ekil de hem de kendi ulusal guvenligini saglayacak ~ekilde -sadece iki yil li k donem i<;in degil gelecek donemlere de etk ileri olacak saglam likta- muzakerelerde bulunabi lir. Bu sebeple Turki ye' nin bu iki kuruldaki konumunu <;ok iyi kullanmas l gerekiyor. Bu bir flrsattlr ve hem ge<;mi~te anlatamadlglmlz konulan birebir anlatmak hem gelecekte gidebileceg i yollan ~imdiden tayin edecek onem li unsurlan belirleyecek birtaklm adlmlan atmak adma ,ok onemli. Turki ye' nin Birle~mi~ Milletler Guvenlik Konseyi uyeligi son derece onemli bir kozdur. Bu iki yil il k sure, as lmd a, goz a,lp kapayana kadar ge,ecek bir suredir. Ama Turk diplomasisini hem tarihten, gec;mi~ten gelen birikimiyle hem de ,ok zorlu bir tak,m mucadelel eri ba~anyla vermi~ birtaklm ornekleriyle goz onune aldlglmlzda, Turki ye'n in ulusal <;Ikarlannl siyasilerle diplomatlann e~ gudumlu olarak ,ok iyi kullanabileceklerine inanlyorum. Yeter ki hem siyasiler hem diplomatlar bu konuda kararll olsun lar. Bizlerin de akademisyen olarak
du un, Guz'08 I 71
-2(~~L -+-1- - - - - - -•
TURKivE'NiN DI~ POLiTiKASI UZERiNE BiR DEGERLENDiRME
dii,iin Bildiri *
• OOTO Ataturk~u Ou~unce Toplu lugu bncel ikl e bu ~all~taYI duzenleyen ve bize boyle onem li bir konuda konu~ma flrsat l sunan Konya Sel~uk Oniversitesi AtaWrk~u Ou~unce Topluluiju'na te~ekkur ederiz. Sunumumuzun temel amacl, Turkiye'nin dl~ politikasml Ataturk~u bir bakl~ a~ lsl yla deije rlendirmekt ir. GunumUz siyasal yap lsmda, devletler i~in dl~ politikanm onemi yads mamayacak kadar bUyUktur. Bilindiiji gibi her devlet; kendi nufusu, coijrafi konumu, kUIWre l ve ekonomik dinamikleri doijrultusunda, ~Ikarlanna uygun bir dl~ politika yUrUtmek durumundad,r. DUnya genelinde uygulanan dl~ politika siyasa lan incelendiijinde; ku~Uk, bUyUk ve orta bUyUklUkteki devletlerin teme l olarak birbirlerinden farkll yontemler izlediiji gorUlmektedir.
72
I dii!;iin, GOz'08
BUyuk devletler, yeryUzU ol~UsUnde ~Ikarlannl koruyabilmek i~in uygulad lijl politika lan me~ ru bir tabana oturtma gereiji duymayabilirken, orta bUyUklUkteki devletlerde durum biraz daha faklldlr. Bolgesel ~Ikarlan daha aijlr basan orta bUyUklUkteki devletler, bolge dl~1 baijlantllan ve bolgesel ~Ikarlan arasmda aklici bir denge kurmak durumundadlr. Orta buyUklUkteki devletler kategorisindeki TUrkiye'nin de kendi dinamikleri ~er~evesinde me~ruiyet tabanll bir dl ~ politika izlemesi aklici bir yakla~ lmdlr. Bu politikanm uygulanabilmesi i~in AtatUrk'Un dl~ politika ilkelerinden olan tam baijlmslzllijm oneminin gCiz ardl edilmemesi gerektiijini dU~UnU yo ruz . ileti~im ve ula~lm olanaklannm hlz la geli~tiiji
ve buna baijll olarak toplumlar arasmdaki etkile-
- - - - - - - - - + - I2(<tl.L~im in arttlijl
gunumuzde, tam baijlmslzll k kavraml dunyanm geri kalanmdan izole olmak ~eklin de algllanmamalldlr. Tarih boyunca toplumlar, kar~lIa~tlklan sorunlara kendi niteliklerine gore ~ozum onerileri geli~tirmi~ l erdir. "Farkll nitelikte ve duzeyde bunallmlarla yuz l e~mek zorunda kalan toplumlarm bazllan bu bunallmlan i~ine kapanarak, bazllan ise stratejik bira~ lI ma ile bunallmlara meydan okuyarak a~maya ~all~lrlar. Ana kltalann merkezinde ya da coijrafi a~ldan stratej ik konumda bulunan veya kulWrel a~ldan zengin bir yaplyl i~ in de banndlran toplumlann, dl~ etken lere tepki olarak i~e kapanmalan, orta ve uzun vadede ~ozum uretici deijildir.'" Bu baijlamda, anak ltalann kesi~im noktasmda ve enerji yollan uzerinde bu lunan, boijazlara sahip olan; yillardir ciddi sorunlar ya~ayan Ortadoiju, Kafkasya ve Balkan toplumlanyla coijrafi
I;;"kiden fiili anlamda bir yaklnllk, slnlr kom;;ulugu, devletlerin dl;; pol itika siyasalannl bnemli blc;ude etkilerken, gunumuzde teknolojik atillmlar ve kureselle;;me sureciyle birlikte, bblge dl;;1 guc;lerin de devletlerin dl;; politikalannl etkiledigini gbrmekteyiz.
ve kulWre l yakm ll k i~inde bulunan, Anadolu'nun binle rce yll il k mirasm l i~inde barmd,rmas, sebebiyIe kultu rel a~ l dan o l duk~a zeng in bir yaplya sahip olan Turkiye'nin i~ine kapanarak bunallmlan a~a mayacaijl a~lktlr. Boyle bir coijrafyada i~e kapanan ve surekli i~ tehdit unsurla n nl tartl~an Turkiye'nin, derin li ijine bir ~ozu l meye suruklenme ihtimali artar. Buna kar~m Turkiye, en yakm havzasmdan ba~ layarak coijrafi ve ku lWre l bunal lm etmen lerini bir dl~ politika deiji~keni olarak kapsamll birdeijerlendirmeye tuttuijunda ve bu deijerlendirmeyi stratejik bi r a~lIlma donu~Wrmeyi ba~ardlijmda, bu etmenleri bir gu~ unsuruna ~evirme ~ansma sahiptir2
"Aynca baijlmslZilijl 'tam tarafslzllk' il e kagerekir. Tam baij lmsl z devletler, tam tarafslz devlet statusunde olmak zorunda deijildir. bnemli olan nokta, dl~ ili~kileri duzenlerken, devletin karar verme yetkisini elden ~Ikarmayacak bir dengeyi koruyabilmekti r. Birtaklm kar~lI l kll yukumlenmelere raijmen, devletin kaderi uzerinde doijrudan doijruya etk isi olan hayati kararlarda, ba~ka devletlerin 'evet' veya 'haYIr' demelerine baijll bir duruma du~u l memi~se tam baijlmslzllktan soz edi lebil ir; aksi halde baijlmllilk durumu vardlr."3 Bil gi ak l ~m m ve ileti'iimin hi~ olmadlij l kadar ivmelendiiji ve buna baijll olarak uretim mode llerinin hlzla deiji'itiiji dunyamlzda, devletlerin arasmdak i ili'ikiler, kar'illlkil yapllan anla'imalar, baijlm s,zl,ktan odun vermek olarak algllanmama ll dlr. n~tlrmamak
Eskiden fiili anlamda bir yakln ll k, smlr kom'iuluiju, devletlerin dl'i politika siyasa lannl onemli o l ~ude etkilerken, gunumuzde tekno lojik atilimlar ve kurese li e'ime sureciyle bi rli kte, bolge dl'il gu~lerin de devlet lerin dl'i po liti kalannl etkilediijini gormekteyiz. Cumhuriyet' in ilk yilianna baktlijlmlzda, Turkiye'nin dl'i politikasmm, kuzeyde SSCB'de n, guneyde ingiltere ve Fransa etkis indeki yonetimlerden, batl da ise Ege adalannda konumlanml'i olan italya'nm varllijmdan doijrudan etkile ndiijini go rebiliriz . Ancak bugun bu gibi devletlerin uluslararasl ili'iki lerde etkisini hissetmek i~in f iili bir ya kmllk gerekmed iij i a~ l kt l r. Bu sebep le, ulkelerin uluslararasl alandaki etkis i, gun umuzde salt askeri ve ekonomik gu~le ol~ulememek te; bilgiye sahip olm a, bilgiyi yonetme ve kar'I' tarafm karar alm a mekan izma lannd a etkili olabilme gibi kavram lar git gid e daha slk gundeme gelmektedir. Bu su re~te, dev letlerin ve toplumlann kurumsa l ve kulturel yap llan, birer uluslararasl gu~ deiji'ikeni olarak onem kazan maktadlr. Bu yuzden Turkiye, ulusa l ~ Ik a rlannl koruma konusunda, dunya devletle ri y le ili'ikilerinde, karar mekanizma lannm kendi lehine ~a l l'iabilmesini saijlayacak uluslararasl kuruIU'ilarda etkin bir rol alm ak i~in ~abalama lldl r.
73
- 2(( lIL -I-1- - -- - -- - -1 Gunumuzde, c;ok saylda devletin bir araya gelerek ol u~turdugu uluslararasl kurulu~lar giderek iinem kazanmaktadlr. Uluslararasl alanda guC;lu olmak isteyen Turki ye de biilgesel ve kuresel bu tur ku rulu~lann karar alma mekanizmalan ic;inde yeri ni alabilmelidir, Bununla birlikte Turk iye, bu olu~um lara katdma surecinde ulusal C;lkarlannl giizetme kararilliglni da giisterebilmelidir, Turkiye'nin Avrupa Birligi ile muzakere surecini, bu c;erc;evede degerlendirmek gerektigini du~unuyoruz, Bilindigi gibi Turki ye, uye olma amaclyla uzun yd lardlr Avrupa Birligi ile ili ~kiler ini surdurmektedir, Bu surec;te giiru~melerin, iize llikle son y dlarda taraflann kar~llikli C;lkarlanni giizeten zeminden kaYlp AB'nin Turki ye'ye dayatmasl haline diinu~tugu giizlemlenmektedir, Bu ~artlar altlnda Turkiye'n in, birlikle olan ili~kilerini, ulusal C; lkarlannl koruyabilecegi c;erc;eveye oturtmasl; Ermen i soykl nml iddialan, Klbns sorunu ve teriirizm gibi konularda kendi te zle rini savunabilecegi zemini olu~turmasl gerekir, Turkiye, ulusal C;lkarlanni savunmanln yanlnda k,rm,z, c;izgilerini de netle~tirmeli ve iizellikle teriir iirgutO PK K konusunda AB'nin ve AB uyelerinin bu c;izgileri ihlal etmesine giiz yummamalid,r. Aynca Turkiye'nin dl~ politikaslnda iinemli yere sahip Avrupa Birligi konusunun, gerek basin gerek bazl sivil ve siyasi kurulu~lar taraflndan bir iC; politika malzemesine diinu~turuldugu giirulmektedir, Bu surec;te Avrupa Birl igi ile yurutu len muzakerelerin sadece siyah-beyaz c;erc;eveden degerlendirilmesi ve bun a bagli olarak Turkiye aC;lslndan salt bir hezimet ya da kurtulu~ olarak algdanmasl, bizce gerc;ekc;i bir yak la~lm degildir, Bunlann dl~lnda Avrupa Birligi'ne sec;enek olarak farkll biilgelerde kurulmu~ ya da kurulabilecek, Ortadogu, Kafkasya ya da Balkan Birligi gibi olu~umlann ic;ine girilmesi gerektigi fikri ortaya atdmaktadlr. Bizce, Turkiye ac;,slndan degerlendirildiginde bu tOr olu~umlar birbirinin sec;enegi degil, tamamlaYlclsl olmal,d ,r, Tum bun lara ek olarak, gunumuzde c;oktan bitmi~ olan soguk sava~ mantlglyla dl ~
74
politika uretilmesinin yanll~ oldugunu du~u nuyoruz, "Bugunun dl~ politika uygulamalan, tOm hesaplann diger kutba kar~1 yap lldlgl iki kutuplu dunya anlaYI~lndan; c;ok kutupluluga kaymaktad lr, '" Bu yuzden gec;mi~ anlaYI~la bugunun dl~ politikaslnl yorumlamak bize giire dogru bir yakla~lm degildir, "Burada Kemalist bir bakl~ aC;lslyla yap dmasl gereken ise gec;mi~ te yap llan uygulamalann tekrarlanmasl degil, AtatOrkc;u ilke ve temellerin gunun ko~ullanna giire degerlendirilmesi ve uygulama alanlannln bilimsel ve rilere, tarihsel gerc;eklere, ~u anki ko~u llara ve Turki ye'n in bu ko~ullar ic;erisindeki konumuna giire belirlenmesidir,'" Zira dunyada ko~ullar degi~mekte ve her an yen i siyasal ve ekonomik yapdanma lar olu~makta dlr, Bu ~a rt lar altlnda, dunyadaki son geli~meleri, teknolojideki ivme,lenmeyi , uretim ve tOketim sureci n-
Kemalist bir bakl~ a~lslyla yapdmasl gereken ise ge~mi~te yapdan uygulamalarln tekrarlanmasl degil, Ataturk~u ilke ve temellerin gunun ko~ullarlna gore degerlendirilmesi ve uygulama alanlarlnln bilimsel verilere, tarihsel ger~eklere, ~u anki ko~ullara ve Turkiye'nin bu ko~ullar i~erisindeki konumuna gore belirienmeSid~ deki degi~meyi, ulkenin stratejik, cografi, tarihi ve kultOrel ko~ullannl giiz iinune alarak bun lan yeniden yorum lama gucunu giisteremeyen toplumlarin dl~ politikada ciddi bir atllim yapmasl mumkun degildir, "C;:unku hic;bir du~ungu (ideoloji) ve dl~ politika siiy lemi kendi ba~lna, toplumlan tarih iitesi bir konuma slc;ratamaz, cografya iitesi bir bo~luga yerle~tiremez,"6 Son olarak konumuzla ilgil i bazl guncel ta rtl ~-
- - -- - - - - - - + - I2(<tl .
L
malar hakkmda fikirlerimizi belirtmek istiyoruz . Kosova 'nm baglmslzllgmm bir~ok ulke tarafmdan tanmmasl ve buna tepki olarak Ru sya'nm, iizellikle son gunlerde Gureistan'm aynlik~1 biilgeleri Abhazya ve Guney Osetya'ya baglmslzIlkian yolunda destek verebileeegini a~lklamasl, dun yanm ~e~itli yerlerinde baglmslzlik ve tanmma konulannda sorun ya~ayan biilgeleri tekrar gundeme getirmi~tir. Bu s ure~te Turki ye, Klbns konusundaki hakll tezlerini dunya kamuoy una du yurabilmek i~in orta ya ~Ikan bu f,rsat, degerlendirmelidir. Bununla beraber Turkiye, siizde Ermeni Soy klnml iddialannm lobieilik ~ali~ma lany la giderek daha fazla gundeme getirildigi bu gunl erde, bu konuda uzun yillardir izledigi salt siiylem uzerine kurulu pasif tutumdan slynlmalld lr. Diger taraftan kendi guvenlikleri siiz konusu oldugunda hi~bir yaptlnmdan ~ekinme yen ulkelerin ve uluslararasl kurulu~lann, teriir iirgutO PKK konusunda ~ifte standart uygulamalan ~eli ~ kili bir durum yaratmaktadlr. Bu konumda Turkiye, PKK'ya fiilen ya da siiylemlerle destek veren ve PKK'YI teriir iirgutleri liste sine almayan ulkelere gerekli yaptlrlmlan uygulamali ve bu konudaki kararllllgmi sonuna kadar devam ettirmelidir. Gundem hakkmda deginmek istedigimiz diger bir konu ise enerji yollan baglammd a Turkiye'nin konumudur. Dunya genelinde enerji uretim ve tOketim eografyalan ineelendiginde bir kiipru durumunda bulunan Turki ye, Rus ya'ya baglmli olmaktan ~ekinen devletler tarafmdan alternatif bir enerji yolu olarak algllanmaktadlr. Bu durumda Turkiye'nin, iizellikle enerji uretieisi ulkelerle daha yakm ili~kiler kurmasl ve enerji dagltlml konusunda yiinlendiriei bir ulke konumuna y ukselebilmesi i~in gerekli teknik ve diplomatik alt yaplyl olu~turma yolundaki ~ali~malara daha fazla iinem vermesi, aklillea bir yakla ~ lm olaeaktlr.
-
teknik olanaklan bilimsel yiintemlerle ~iizum lenmeli ve degi ~ mekte olan dunyada ko~ul larla ger~eklerin iirtu~tOruldugu yeni a~lIlmlar uretilmelidir. Bizee, Kemalist bakl~ a~lslnm sundugu dl~ politika ilkeleri, ulkemizin dl ~ sorunlanna ~iizum uretebileeek ve yeni a~lIlmlar sagiayabileeek gu~tedir. "AtatOrk diinemi dl~ politikasmda da dayanllan bu ilkeler, kendini uygulamada a~lk~a belli etmi~tir. Belirlenilen y uksek strateji, bir~ok ulus ve ulkenin tersine yayllmael degildir ve Ataturk'un 'yurtta ban~, dunyada ban~ ' siizleriy le iizetlenebilir. Evrensel boyutta da ulusal boyutta da son dereee insanell (humani st) olan bu y akla~lmln Erol Mutereimler'e giire a~lIlml ~udur: i~te kendi dinamiklerine dayanmak, biilgesel ittifaklarla milli guvenligini peki~tirmek ve buradan aldlgl gu~le duny a si yasetine yiin veren ulkeler arasmda yer almak . Bu yuksek stratejinin iingiirdugu insanell yakla~lml, saldlrganligml korumu~ ve bunu tarihte a~lk~a ya da gizli bir ~ekilde belli etmi~ diger stratejilerle kar~lIa~tlrdlglmlzda, Turk Devrimi 'nin her alanda ~ok saglam evrensel temellere oturmu~ oldugunu giirebiliriz.'"
KAYNAKr;A
1. Davutoglu A., Stratejik Derinlik: 23. baskl (istanbul: Kiire yoymlarl2oo1),5. 555. 2. D.g.e. , 5.558. 3. Ahoy M" AtaWrk ve Tam Baglmslzllk, (Ankara : Giindogan yaym(afI1990) 5.13. 4. Sander 0 ., SiyosiTarih II. Cilt (Ankara: Imge 14. Bask! 2005),
5.331-333. 5. Kiitahya B., AtaWrk'ten Gelecege
DI~
Politika
Di.i~ i.in say/lD,
5.8.
6. Davutoglu A, D.g. e., 5.560.
7. Kiito hya B., Q.g.e., 5. 4.
Sonu~ olarak, teknolojik olanaklann fa zlaea ivmelendigi ve uretim sure~lerinin degi~ meye ba~ladlgl dunyada, uluslararasl ili ~ kiler gundemde git gide daha fazla yer kaplamak.tadlr. Bu sure~te ulkemizin eografi, kultOrel ve
dii$iin. Guz'08
I 75
- 2(<tl'L-+-1 -------~ BOGAZi<;i ONivERSiTESi ATATORK<;O DO~ONCE KULOBO
ilk olarak 1993 senesinde kurulan Bogazi~i Universitesi Ataturk~u Du~unce Kulubu, 2003'te pasif duruma ge~mesinin ardmdan Haziran 200Tde yeni ytinetimi ve uyeleriyle yeniden aktif ya~ama ge~mi~tir. Bugun ~ail~malannl sevi yeli bir ~ekilde yuruten BUADK'nin kulubun eski ytinetim kurullan, uyeleri ve eylemleriyle hi~bir baglantlsl yoktur. Bogazi~i
Universitesi Atatlirk~u Du~un ce Kulubu olarak Kemalizm.iilerici bir ideoloji olarak gtiruyor ve degi~en ko~ullar i~inde, surekli ve akilci bir yenilenmeyi kendimize yol gtisterici bir ilke olarak benimsiyoruz. Bu dogrultuda Kemalizm'i belli bir zaman surecinde yapllanlar olarak smlrlandlrmayarak, Ataturk~u du~uncenin gunumuz Turkiye'sinin sorunlarma ~tizumler uretebilecegini du~unuyoruz. AmaClmll, aklm ve bilimin tinculugunde; Turkiye
76
I dii~iin, Guz'08
Cumhuriyeti'nin demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti yap,s'nl, btilunmez butliniUgunu benimseyerek; insanlann din, dil, Irk, cinsiyet, slnlf aynml gtizetmeksizin e~it haklara sahip oldugunu savunarak Ataturk ilke ve devrimlerini dogru yorumlamak ve Ataturk~uluk ile ilgili kas,tl, yaratlian yanil~ anlamlandlrmalara engel olmaktlr. Bu du~uncelerle yola ~Ikan BUADK yeniden kuruldugu tarihten bu yana Bogazi~i Universitesi'nde ~ok ba~anll konferanslara, Ataturk ilkelerini tanltma ve gundemi yorumlamaYI hedefleyen bultenlere, film ve belgesel gtisterimlerine, fotograf sergilerine, gezilere, anma etkinliklerine ve ~e~itli egitimlere imza atml~tlr. BUADK, bu etkinliklerini ~e~it lendirerek ve geli~tirerek tinumuzdeki dtinemlerde de surdurmeyi ama~lamaktadlr.
20. KURULU~ YILDONUMU ET K iNLiGi
"OC; DESTAN"
---.J
'Neyimiz varsa, eger baglmslz bir dev/et kurmu~sak; hiir vatanda~/ar o/mu~sak; ~erefli insanlargIN do/ajlyorsak; yurdumuzu batmm pen{esinde0. vicdammlZl ve cfii~iince/erimizi dqgunun pen(:esmden kurtarmlfsak; ~u deniz/ere bizim oiye bakJyot; bu toprak/arda ana bagrmm slcak/;gml duyuyorsak; be/ki nefes ahyorsak; hepsin~ her~eyi30Agustos Zaferine bor{/uyuz. ' tJ{"OES7AIV
Katkilanndan dola YI, Ankara Devlet Qpera ve Balesi Genel MUdUrlUgU'ne ve Orkestra ;iefi Saym Naci OZGUC;'e te~ekkUrlerimizi sunuyoruz.
~DTO ATATORK~O DO~ONCE TOPL~LUGU 2008-2009 GOZ DONEMi ETKiNLiKLERi--.J
1
L
I
8. GELENEKSEL YARDIM KAMPANYASI ORDU HACIOSMANLI iLKOGRETiM OKULU
Amasya Oniversitesi ve Bilkent Oniversitesi Ataturkc;u Du~unce Topluluklan ile birlikte gen;ekle~tirdigimiz
bu kampanya kapsammda, okulu ziyaretimiz sirasinda bizleri yalnlz
blrakmayan Aybastl Kaymakaml SaYIn Mehmet bZER'e ve
toplanan yardlmlann okula ula~tlnlmaslnda destek clan Aybastl Belediye Ba,kanl Sayln Fehmi KOP~OK'e te~ekk(jrlerimizi sunuyoruz .
Okul iiijrencilerinin ve ailelerinin kullanabilmeleri amaClyla 5000 par~a yeni klyafet ...
Kitapliklar, k,rtasiye malzemeleri ve 3500 kitap ile birlikte yeni bir kutuphane ...
24 bilgisayar, yansltlm (projeksiyon) aleti ve perdesi, ses sistemi, DVD oynatici ve bilgisayar masalanyla yeni bir teknoloji slmfl. ..
<;:all~malan devam eden 9. GelenekselYardlm
Kampanyasl kapsammda toplanan yard lmlar, Hakkari Konurdereyam ilkiiijretim Okulu'na ula~tlnlacaktlr.
Aynntlli bilgi i~in : http://dusun.org .tr/ya rd i m ka m pa nyasi
POLiTiK PSiKOLOJi - ABDOLKADiR <;:EviK Politik PSikoloji; buyuk gruplann, kitlelerin, uluslann birbirleriyle olan ili~kileriniele alarak bu ili~kilerde rol oynayan yan psikolojik etmenleri degerlendirmektedir. Politik Psikoloji, bunun yam slra, buyuk gruplar ve uluslarla bunlann liderlerini ve liderler arasmdaki ili~kilerin psikolojik boyutlannl incelemektedir. Ulusal ve uluslararasl ili~kilerdeki davranl~lann yuzeysel degerlendirilmesi ve gorunur psikolojik sorunlardan daha ~ok, altta yatan, derinlenmesine incelemeyle anla~lIan motivasyonlar, politik psikolojinin ~all~ma alamdlr ve bu kitap da bu konuya odaklanan ilk ~ali~malardan biri olarak one ~Ikmaktadlr.
Turgut Ozakman
DiRiLi~ - TURGUT 6ZAKMAN Kurtulu~ Sava~I'nln ta~ kaplsl, giri~i olan <;:anakkale Sava~I'nm destanl. ..Tarihin en eski milletlerinden birinin ate~ten ge~erek, kan i~inde, bir daha uyumamak, benligini unutmamak, kandlnlmamak, somurulmemek, eZilmemek, olmemek uzere ~Iglik ~Igliga dirili~i. ..
DIRILiS<;anakkale 1915 roman
<;:anakkale Sava~1 hi~ boyle yazdmadl.Turgut Ozakman'm, 353 baskl yaparak milyonlarca okura ula~an ~u <;:dgm Turkler kitabmm da i~inde bulundugu u~lemenin ilk kitabl. Tum yeni nesillere e~i olmayan bir armagan daha. Yazann, <;:anakkale ile ilgili dunyadaki butOn kitaplan, internet sitelerini tarayarak ydlarca uzerinde ~ali~tlktan sonra, ucuz kahramanlik hikayelerine, ~ovence anlatlma yer vermeden kaleme aldlgl, olaganustO zaferin hikayesi.
SOSYAL ETKiLER - NURAY SAKALLI ODTO Psikoloji Bolumu ogretim uyesi Nuray Sakalll'mn ogrencilerine oldugu kadar sosyal psikolojiyle ilgilenen herkese seslenmek i~in kaleme aldlgl Sosyal Etkiler, insanlann neden gruba uyduklanndan, ali~veri~lerde satl~1 artlrmak i~in hangi yontemlerin kullanddlgma ve politikacdarm, reklamcllarm halkl etkilemek i~in hangi yollara ba~vurduguna kadar, gunluk hayatta slklikla kar~lla~tlglmlz sorulann yanltlanm anyor. i~inde ya~adlglmlz toplumda her zaman yuz yuze kaldlglmlz
sosyal etki, sosyal kurallar, sosyal baskl, grup etkileri, uyma, rica lara boyun egme, emirleri du~unmeden yerine getirme, gu~, lider ve liderlik, azmlik etkileri, tutum degi~imi gibi konularla ilgili sosyal psikoloji ~ali~malan okura kolay, anla~dlr bir dille sunuluyor.