= := .. := ..
ODTii Atatiirkt;ii Dii,iince
Topluluuu
VaVln Organl .............................................................................. ,
SaVI: 20 Bahar2001
Degerli dii,iin dostlan; ODTO AtatorkgO DO§Onc e Toplulugu YaY In o rganldlr. ODTO ADT Adina Sahibi: Yavuz GOKIRMAK Yon. Kur. B§k. Yazi i:.leri Muduru: Cane r t;AKMAK YaYI" Kurulu: Lem i ATALAY Sedat AYR IK Cane r t;AKMAK Ayg in DENiz M e lih DURUKAN Gokgen SOYDEM iR Erhan YEGE NOGLU Dergi C;::ah:.rna Grubu
Onur AKOVA H akan AKT AY t; ise m ALTUG Lemi ATALAY Sedat AYRIK Burg in BAL Hanife BENZER Se rkan BERBEROGLU Mehmet Sabri BiLici Cane r t;AKMAK H akan DEMiRAY Ayg in DENiz M e lih DURUKAN Canan ESK i Yavu z GOKIRMAK Ozan HO s n O GOREt; Utku Ula§ iN CE G Olnur KOCAPINAR Engin KOt; O s man t;ag la r OZBEN Seg kin OZDEM i R Furkan OZTO RK Sezgi n OZTURK M ustafa Ke m a l S IKK IN Gokgen SOYDEMiR Al i $AHiN Se lin T A NRIOVEN t;ag rl TURUNt; Te kin YAGC I Erha n YEGENOG LU
Dergimizin 20. saYlslnl sizlerle payla§manm mutlulugunu ve gururunu ya§amaktaYlz. Bu saYlmlzda, Oniversitemizin kurulu§unun 50. YIII olmasl ve dergimizin 20. saYlsma ula§masl onuruna olu§turdugumuz bolOmler ve TOrkiye'nin sorunlanna Kemalist bakl§ aglslyla gozOmler ortaya koyan makaleler yer almaktadlr. Egemenligin sadece be§ Yllda bir miliete gegtigini dO§Onen zihniyetin uzla§madan uzak, sivil toplumu saymayan politikasl sonucu TOrkiye belirsiz bir gelecege dogru sOrOklenmektedir. Cumhurba§kanl segim sOrecinde son ana kadar aday glkmaYI§I, ardlndan glkan adaym sadece 3 ki§inin iradesiyle belirlenmesi bugOnkO kaos ortamml yaratml§tlr. Demokrasiyi kendisine bir arag olarak gordOgOnO ifade eden dO§Once bugOn kendi siyasi iradelerini milli irade olarak gevresine kabul ettirmeye ve bunu demokrasinin bir geregi olarak gostermeye gall§maktadlr. Bu yapllanlara kar§1 TOrkiye bir uyanl§a gegmi§, Olkemiz tarihinin en bOyOk mitinglerini Ost Oste gergekle§tirmi§tir. Sivil toplumun sadece segimden segime soz sahibi olmadlgml, toplumu ilgilendiren bUlOn kararlarda, milietin soz sahibi oldugunu gordOk. TOrkiye'nin uzun Ylliardlr mOcadele ettigi teror gOnOmOzde varilgml ve eylemlerini sOrdOrmeye devam etmektedir. ABD'nin Afganistan'a ve Irak'a girerken one sOrdOgO tertirle mOcadeledeki duyarililgml, TOrkiye'nin Ylliardlr mOcadele ettigi PKK terorOne kar§1 gostermemesi ABD'nin terorle mOcadeledeki samimiyetin ortaya koymaktadlr. TOrkiye'nin bu konuda somut gozOmleri olu§turmasl ve bunu en klsa zamanda uygulamaya koymasl gerekmektedir. Ulkemizde Ost Oste i§lenen cinayetler toplumdaki huzur ortammm olu§masma engel olu§turmakta ve toplumda kutupla§malara yol agmaktadlr. TOm degerlerden Oston olan insan hayatlnln, bu kadar basitmi§gesine elierden almmasl ve yetkili kurumlann bu olaylar kar§lslnda kendisinde higbir sorumluluk gormeyi§i toplumda bir otorite bo§lugu olu§turmu§tur. Bu bo§lugun doldurulmasl igin bu ortama nasll gelindigine dair degerlendirmeler yapllmail, gerekli onlemler ailnmaildlr. iginde bulundugumuz bu durum kar§lsmda Omitsizlige kapllmayan Kemalizmi ozOmsemi§ inanml§ tom yurtta§lan bizimle birlikte gail§maya davet ediyoruz. Dostga kailn ...
Kapak Fotograf: OzgOn Fotograf Baskl : Omit Of set Matbaaclilk Kaz lm Ka ra bekir Cad. N o : 41 - 1 iskitler - ANK 0 .3 1 2 .38 4 26 27
ISSN : 1303-3999 A ltl ayda bir yaY lnlanlr. D erg id e yaY lnl anan yazl larl n so ru m lul ugu yaz l sa hipl er in e a ittir. Kaynak gost e rilerek yazl la rdan a llntl yap ll a bilir. YaYIn Ida re M e rkezi : C iOd e m Mah . Ye n i Esenke nt S ites i 0 1e!j S io k N o: 1 3 Cankaya - ANK. Te l : 0 .31 2. 285 71 3 6
8. Geleneksel Demokralik Cumhuriyel Oniversileleri Platformu Ogrenci Kongresinden
dii,iin ileti§im Atatiirk~ii
Bursa
, Dii§iince Toplulugu Kiilriir i§leri Miidiirliigii, Tel : 0312 210 60 II Belge~: 0312210 79 50 e-posta: wwwadt@odtu.edu.tr Genel ag sayfasl: wWIV.dusun.odtu.edu. tr
Barl§~ETiN
eI16207@yahoo.com Ordu Fidan KURUCU 045222527 59
Fransa Mehmet AKTAY mehmetaktay@hotmail.com
Ku§adasl Re§at ERGUVAN 053225795 52 MugJa EminARIK 02522129864 izmir Ban§ KUTAHYA 0532792 79 61
istanbul CanerBAKIR cbakir@ku.edu.tr Hamit E. GbNULDA~ 05326024795
Almanya Erman KU~UKKARACA kucukkaracaer@hotmail.com ABD Barbaros ~ETiN barbaroscetin@yahoo.com
Avustralya Ferruh DiN~KAL ferruh@oprnhome.com.au isvi~re Cahit~ER~i 0041817561576
••
•
I~INDEKILER
KORESELLE~ME ..........................................................3 Nazlm CUVEN<;
OOTO 50. VIL DZEL BDLOMO ................................ 70 MUSTAFA KEMAL'i OO~ONMEK
............................ 72
KEMAL KUROA~ .......................................................... 7 dii,iin sorular / yamtlar
KOCAELi ONivERSiTESi AOK
............................ 75
TORKivE EKONOMisiNE TOPLU BiR BAKI~
OOTO AOT 06'-07' OA NE VAPTI? ............................ 76
SORULAR - DNERiLER ..............................................20 Prof. Dr. Fikret ~ENSES Behruz <;iNici ..........................................................25
dii,iin sorular / yamtlar KEMALizM'iN BiLiMSEL VE KOLTOREL TEMELLERi ................................................................30 Huseyin Evren ARIK MONOROS ATE~KESi ve MUSTAFA KEMAL PA~A ............................................34 Yrd. DoC;. Dr. Orhan <;EKi<; TORKivE'NiN AB OVELiGi .......................................42 Ban~ KUTAHYA TERORizM .............................................................. 46 Yavuz COKIRMAK ULUSALCILIK VONONOEN OiLiN ONEMi ..............52 Cokc;en SOYDEMiR KEMALisT FELSEFENiN TEMELi LAiKLiK ..................54
dii,iin bildiri AKLINI KORPORATizME BOZMAK ..........................58 Ban~ <;ETiN 20. SAVI DZEL
........................................................66
OOTO AOT Mezunlaflyla dii,iin Ozerine Soyle§i .... 68
=
••
KURESELLE~ME * Nazlm COVENc;
(Nazlm GUVENQ, Gunduz AKTAN, Ban§ KUTAHYA) Gegmi§ten gelecege bir gagda§la§ma ideolojisi Kemalizm 1. Oturum
GOndOz 8ey'e bu son derece bilgilendirici konu§masmdan mOrO te§ekkOr ediyorum. Degerli arkada§lanm, GOndOz Bey hem Irak konusunda hem de Avrupa Birligi konusunda Olkenin yOz yOze oldugu slcak gOndemin ba§ slralannl i§gal eden sorulara aydmllk getirdi. Ben konu§ulan perspektifi biraz daha geni§letmek istiyorum. GOncel sorunlanmlzm OstOne glkarak daha genel gergevede ikinci bir boyutla, oyle soyleyeyim, olaya deginmek istiyorum. Bunu iki nedenden dolaYI yapmak istiyorum: Birincisi, Lemi arkada§lmlz 21.YOzYllda AtatOrkgOIOgOn gagda§ dOnya igin onemini de vurguladl. Gergekten de AtatOrk'On dOnya gorO§O, 21. YOzYIlda sadece TOrkiyeYi degil dOnyaYI da aydmlattl. 90yle bir benzetme yapaylm; 20. YOzYIlda AtatUrk'On dOnya go-ro§o bir hilal gibiydi, bir yanm ay gibi TOrkiye'yi , . klsmen dOnyaYI aydmlattl. bzellikle de baglmslzllgml
kazanma mOcadelesi veren halklara 1§lk tuttu , fakat ba§ta TOrkiye olmak Ozere bu aym OstO kara bulutlarla kaplandl. Qogu zaman TOrkiye'de bile goremez olduk, ama biz bu bulutlan daglttlglmlzda aynen bu aym hilal olmaktan glklp dolunay haline gelmesi gibi 21. YOzYIlda da AtatOrkgO dOnya gorO§O gergekten boyle bir ozellik kazanacaktlr. Buna kesinlikle gOveniyoruz, gOvenebiliriz. Yeter ki biz OstOmOze dO§enleri yerine getirelim. Burada da yine AtatOrkgO dOnya gorO§OnO yanll§lanndan daha dogrusu yanll§ yorumlanndan anndlrmamlz gerekir. QOnkO bir klslm resmi AtatOrkgOler, bu dOnya gorO§OnO gok yanll§ ' yonlere gekerlerken, kendi igimizde de ulusalcl, yurtsever, gergekten de samimiyetle AtatOrk'e gonOI vermi§ arkada§lanmlz arasmda da, kOreselle§me konusunda, farkll dO§Onceler var hatta bazen bence yanll§ olan gorO§ler var. 9imdi ben konuyu kOreselle§me bazmda ele almak istiyorum. KOreselle§me, iginde ya§adlglmlz donemin bir gergegi ve her gOn gOnlOk ya§amlmlzda
(* Ara§t lrmac i - Yazar, Gazetec i 15 Ara ll k 200 6 tarihind e duze nl edig imi z Gegm i§ten Ge lecege Bir t;:agda§ la§ ma ideo loj is i Kema li zm Sempozy umundan ... )
3
da kar§1 kar§lya kaldlglmlz, yOz yOze oldugumuz bir uygulamaya koyduklan bir §ey degildrr. Yani herhangi bir devlet kalklp da, 1980'Ierden sonra, "artlk sorun, dolaYlslyla gok iyi bilmemiz gerekir. kOreselle§me uygulayallm" dememi§tir, diyemez de. ikinci bir neden; dOnya, soguk sava§m Cokuluslu §irketler de bu gOce sahip degildir. Bu bitmesiyle birlikte, ki bunu fazla kanll olmayan bir tamamen kapitalizmin, daha dogrusu serbest pazar dOnya sava§1 diye niteleyebiliriz, yeni bir doneme girdi ekonomisinin, kendi dogal geli§me sOreci iginde ve bu donem, §u anda israil'in LObnan'a saldlrlsl yahut ortaya glkml§, yani uluslann ve §irketlerin iradeleri Irak'taki geli§meler bir IV. DOnya Sava§I'nm, gok daha dl§mda fakat onlann Ozerlerine aldlklan bir durumdur. slcak gok daha kanll bir dOnya sava§mm, bir yeniden Onlar kendi ihtiyaglan dogrultusunda bu sOreci payla§lm sava§mm on vuru§malannm ya§andlgl bir yonlendirmeye gall§maktadlr. KOreselle§me gibi dogal bir dinamigi, ekonominin dogal gidi§ini, emperyalizm donem ve bunda kOreselle§menin bOyOk roW var. gibi siyasal bir yakla§lmdan ve sozgelimi ABD'nin ortaya attlgl Yeni DOnya DOzeni stratejisinden ya da KOreselle~me gibi dogal bir daha sonra BOyOk Ortadogu Projesi'nden aYlrt etmek gerekir. KOreselle§me, ekonomik boyutuyla para-maldinamigi, ekonominin dogal para dedigimiz sOrecin sonucu gibidir. Yani mall veriyorsunuz, onun satl§mdan gelen paraYI tekrar gidi~ini, emperyalizm gibi sermayeye yatlnyorsunuz.
siyasal bir yakla~Imd~~ ve sQzgelimi ABD'nin ortaya attIgI Yeni DOnya DOzeni stratejisinden ya da daha sonra BOyOk Ortadogu Projesi' nden aYIrt etmek gerekir. KOreselle~me, ekonomik boyutuyla para-mal-para dedigimiz sOrecin sonucu gibidir.
KOreselle§me nedir? Ne oldugunu, ne olmadlgml anlatmaYI 20 dakikaya slgdlrmam takdir edersiniz ki gok zor. Ben sadece en temel noktalanyla, konu ba§IIklanyla, en ozlO olacagml umdugum §ekilde dile getirecegim. Bildiginiz gibi sosyal olaylar tarihsel olaylar kabaca 3 boyutta geli§ir: Ekonomik, politik ve kOltOrel boyutlar. KOreselle§me bunun gok tipik orneklerinden biridir. KOreselle§menin kOltOrel boyutu Ozerinde az duracaglm. Daha gok ekonomik ve politik boyutlannl biraz agmaya gall§acaglm. Bir kere §unda emin olmamlzda yarar var: KOreselle§me asia ABD'nin, Batlll Olkelerin ya da birkag bOyOk gok uluslu §irketin siyasi veya afaki bir kararla ba§lattlklan,
I
4
}
$imdi burada bir yeniden Oretim soz konusudur. Bu sOreci yeniden belirtmemiz gerekiyor. Konu §irketler bazmda da, devlet bazmda da boyle. Mikroekonomi dOzeyinde de, makroekonomi dOzeyinde de bir yeniden Oretim soz konusu. Yeniden Oretimi aynen tekrarlayamazsmlz. Aynen tekrarlarsanlz sadece yerinizde sayml§ olursunuz. COnkO ekonominin bir de kar haddinin azalmasl dedigimiz bir yasasl var. COnkO bir sOre sonra birinci saykll, ikinci saykll, OgOncO saykll derken, bu mikro dOzeyde §irketler bazmda, bir devletin ulusa ekonomisi bazmda, kar haddiniz ya da priminiz dO§er. Bunun onOne gegmek igin sizin yeniden Oretim sOrecini daha geni§, daha bOyOk bir olgekte gergekle§tirmeniz gerekir. i§te 0 zaman devreye pazarda rekabet giriyor, ba§ka rakipler giriyor, sizin bun Ian a§abilmeniz igin bir: pazan geni§letmeniz; iki: pazara sundugunuz mallarda maliyeti dO§Ormeniz, karllllgi artlrmaniZ yahut yeni OrOnler sunmanlz gerekmektedir. i§te burada yeniden Oretim sOreci var, fakat sonugta boyle bir durumla kar§1 kar§lyaYlz. $imdi aS11 dikkat etmemiz gereken nokta §udur: gOnOmOz aglsmdan, 21. YOzYl1 aglsmdan 1980'Ierde yOkselmeye ba§layan, 1990'Iarda yaygmla§an ve 2000'Ierde gergekten dl§ansmda kalamayacaglmlz bir sOreg sonucu - ki bunun da TOrkiye aglsmdan ve AtatOrkgOIOk aglsmdan onemine birazdan deginecegim- boyle bir gergekle hem ekonomik hem de politik alanda hatta kOltOrel alanda
==============41• . [1#11,.-============ yuz yuzeyiz. Burada gormemiz gereken: kapitalizmin, bir dogal geli§im sureci oldugudur. Burada, 21. YuzYllda, kureselle§me ile birlikte §oyle bir aynlma ortaya glktl: Kldemli kapitalist ulkeler, ki biz bunlara emperyalist ulkeler diyoruz, Batlll ulkeler, bir de yeni kapitalistle§en ulkeler. $imdi bunlann arasmda bir geli§ki meydana gelmektedir. Yani ABD, ingiltere, Fransa, Almanya gibi bugun kldemli alan-ben kldemli diyorum ama siz buna isterseniz ihtiyar da diyebilirsiniz, eski emperyalist ulkeler de diyebilirsiniz, ulkeler kar§lsma §imdi geng, diri, daha ag, yeni kapitalistle§en ulkeler glklyor: gin, Hindistan. Ama burada kapitalist sozu de, gin'i du§ununce dogru olmuyor, "pazar ekonomisini benimseyen ulkeler" demek bilimsel olarak daha dogru olur. gin'i bugun Komunist Partisi yonetiyor ama gin 1989'dan, ekonomi siyasetini degi§tirdiginden ve pazar ekonomisi gergegini kabul ettiginden beri, gok klsa bir zaman igerisinde dunya ekonomisine yon veren bir hale geldi. Keza bir Hindistan, Guney Kore, Rusya gibi ulkeler, bunlann araslnda Turkiye'yi de sayabiliriz, kapitalist yontemlere ba§vuran ulkeler, pazar ekonomisine aglar ve saldmyorlar. Aynen I. Dunya Sava§1 ve II. Dunya Sava§I'ndaki gibi. $imdi I. Dunya Sava§1 ve II. Dunya Sava§I' ndaki geli§ki, bugun igin kldemli dedigimiz kapitalist ulkeler arasma girmi§ bulunuyor, ingiltere, Fransa, a donemin gergevesi iginde kapitalizme ve rejime ilk gegmi§ ulkelerdendir. Almanya, italya sonradan gelmi§ ve onlann pazarlannl ellerinden alml§tlr. Bu I .Dunya Sava§I'na mal olmu§tur. Ama tabii buna ge§itli siyasi gerekgeler gosterenler de vardlr; fakat genelinde ekonomik planda bu geli§ki yatlyor. 3. Dunya Sava§1 diye nitelendirebilecegimiz soguk sava§ doneminde olaym ekseni ekonomiden ziyade siyasi rejimler uzerine kaydl. Bir tarafta komunist partilerin ba§ta oldugu ulkeler, obur tarafta bildigimiz kapitalist dunya ... Bu sava§, bu mucadele, Sovyetler Birligi'nin halen bu ulkelerde pazar gergegini gok kofi.i uygulamaslyla sana ermi§tir. $imdi 3. Dunya Sava§I'nl geride blraklp donuyoruz, dunya sava§lannda geli§ki ekseni yeniden ekonomik degerde bir payla§lm rekabetine, payla§lm sava§ma yoneldi. Burada, bir kldemli, eski Avrupa, Amerika,
Japonya gibi kapitalist ulkelerin dunyasl, bir de yeni gelen, ag ve dunya pazarlannl i§gal eden bir pazar ekonomileri gergegi var. $imdi, kOreselle§me aslmda gogumuzun sandlgl gibi Batl'nm istedigi, Batl'nm i§ine gelen bir §ey degildir. Belki ba§langlgta a yonde kullanabiliyorlardl 1980'Ierin ba§mda; ama bugunku dunyada, 2006-2007'nin dunyasmda hem Avrupa bundan §ikayetgi, hem Amerika bundan §ikayetgi. Belki yaklnda goreceksiniz; onlar, korumaclilk onlemlerine gegecekler hatta bunun adma 'yurtsever ekonomi, yurtsever kapitalistlik' diyorlar. Milliyetgilik laflnl artlk kullanlmda kugumsemeye, Turkiye gibi ulkelere, koti.i bir anlamda yamamaya gall§lyorlar; fakat kendileri bu ulkelerden daha fazla 'milliyetgilik' yaptlklannda bunun adml 'ekonomik yurtseverlik' koyuyorlar. Bundan sonra aynca bahsedelim. $imdi burada bir noktaYI izah edeyim and an sonra Turkiye'ye gegelim. 1970'Ierde gin'de kultur devriminin ardmdan Klzil Kitap'm goru§lerinin yaYlldlgl bir donem vardl. Bu slrada bir slogan vardl kendi devrimlerinden hareketle. Diyorlardl ki "Dunyada devrim, klrlann kentleri ku§atmaslyla olu§acaktlr." Onlar dunya ulkelerini, kentleri, Avrupa , Amerika gibi batlll dedigimiz sanayi ulkeleri; dOnyanm klrlan olarak da geli§mekte alan ulkeleri goruyorlardl. Tabii bunu siyasi planda boyle dO§Onuyorlardl. Ama a goru§ ve onun uzantllan kabul gorurken 1980'Ierin sonunda gin tarafmdan terk edildi, gin Komunist Partisi tarafmdan. 90'Iardan itibaren gin KomOnist Partisi, pazar ekonomisi kullanmaya, Batl'ya, kapitalist Olkelere kendi silahlyla vurmaya ba§ladl. $u anda sadece gin degil; ama gin, Hindistan, Brezilya, Guney Kore, Tayland ve ekliyorum TOrkiye, Batl'YI ekonomik planda ku§atmaya ba§ladl. Gergekten dunyamn klrlan, dunyanm kentlerini ekonomik planda ku§atlyor. Onumuzdeki be§ YII, on YII iginde batldan feryat figan yukselecek, §u anda da yukseliyor, italya mesela, bir gok sanayi sektoru orada kapamyor. Onlar "delokalizasyon" dedigimiz olay ekseninde sanayilerini ba§ka ulkelere kaydmyorlar. $irketler kendilerini bu §ekilde kurtanrken §irketlerin bulunduklan ulkeler bundan dolaYI bOyOk krize giriyor, sosyal patlamalar meydana geliyor. Gelelim Turkiye'ye ... Birgok §eyi atlayarak gegtik. Turkiye, Yillarca Amerika ba§ta olmak Ozere, 5
1
===========::4• . tinii!.~=========== Batl'nln empoze ettigi bir yanll§ ekonomi politikasl izledi. Bize dendi ki, 1950'Ierden itibaren, "siz sanayile§meyi falan blrakm, siz ihracatl blrakm ihtiyaclnlz alan mal/an Dike iginde Dretin. " Bunu~ adlna da 'ithal ikamesi' dediler. Yani biz ithal mallan Ulke iginde ikame ediyoruz. DI§andan almak yerine ihtiyaclmlz oldugu kadannl alip kendimiz imal ediyoruz, ama bu kadar. DI§anya satmak yok! Yani ~iyelim ki daktilo makinesi: Fasit. Biz Fasit'i eskiden Isveg'ten ithal ederdik artlk burada kurdugumuz bir tabrikada Uretiyoruz, ama aynl YII Fasit daha ileri bir modele gegmi§, 0 yok. Ba§ka bir 6rnek de aym d6nemde, Argelik. Biz ig pazar ihtiyaclna, gereksinimine buzdolabl , gama§lr makinesi Uretiyoruz; takat teknoloji ilerliyor, batlli §irketler daha geli§mi§ modelleri piyasaya sUrUyorlar ve biz hem kendi insanlmlzl geri modellere mecbur ediyorduk hem de §irketlerimizin gUcUnU slnlrliyorduk. Bu yanli§tlr. Bakln, bize ithal ikamesi gerekgesini dayatan, telkin eden , kabul ettiren Amerika Birle§ik Devletleri, 1950'Ierde 1960'Iarda GUney Kore Singapur, Tayland, Hong Kong gibi Ulkelere- ki b~ Ulkelerin cograti konumlan 6nemli, yanlannda Kuzey Kore , Kuzey Vietnam ve Cin var- pazarlannl agtl ve onlara dl§ pazara y6nelik ekonomiyi telkin etti. Aynl §ekilde Japonya'ya da pazarlannl agtl. 1950'lerden, 1960'Iardan itibaren Singapur gibi Ulkeler, Amerikan p~zarlar.lnl i§gal ettiler, Batl pazannl i§gal ettiler ve gok yukseldller. Ama siyasi nedenlerle Amerika onlara pazarlannl agarken TUrkiye gibi Ulkelere ithal ikamesi telkin edildi. Biz 19S0'Ierden itibaren bunu gegtik ve k~r~selle§me dogrultusuna, yani dUnya ekonomisiyle blrllkte }a§ama dogrultusuna adlmlar attlk. (Buna Turgut Ozal yanli§ yakla§tl.) Burada, birtaklm yanli§lar yapllml§ olabilir, ama kendimizi onlardan kurtarabiliriz.
Diinyanln neresinde bir Tiirk giri~imcisi, bir Turk bilim adami, bir Tiirk sanatC;lsl varsa ve eser veriyorsa, miicadele ediyorsa bizim savunma slnlnmlz oradan gec;iyordur ve 6
Tiirkiye, 21 .YiizYllda bu anlamda bir vizyona sahip olursa, bir diinya devleti vizyonunu kendine rehber ahrsa, amac; ahrsa 0 zaman Atatiirkc;iiliik dolunay olur ve Tiirkiye, bugiin kar~1 kar~lya bulundugumuz bas it siyasi bunahmlar ic;inde debelenmez. Ben tek bir §ey s6yleyecegim: ~undan emin olabilirsiniz ki UstUnUze tankla geliyorlarsa sadece tanksavar silahlarla kendinizi koruyamazslnlz. Sizin de t~nklannlz ol(Tiali, bizim de tanklanmlz olmali yani blzler dUnyada varliglmlZI g6stermeliyiz. Bakln 1920'Ierde iilkemiz i~gal altlndayken bir slogammlz va.~dl. Ne diyorduk: " Hattl miidafaa yoktur, sathl ~.udafaa vardlr. 0 satlh biitiin vatandlr." ~imdi bu s~yleme, bu slogana sadlk kallrken, ki kalmallYlz, blr anlamda yanll~ yapanz. Bu slogan bize dar geliyor. Tiirkiye'yi 0 zamanki Misak-I Milli slmrlannda savunamaYlz. Atatiirk~iilerin slogam, bugiiniin kiiresel diinyaslnda, "HaUl miidafaa yoktur, sathl miidafaa vardlr. 0 satlh biitiin diinyadlr" olmalldlr. Diinyanln neresinde bir Tiirk giri§imcisi, bir Tiirk bilim adami, bir Tiirk sanat~lsl varsa ve eser veriyorsa, miicadele ediyorsa bizim savu~ma SlnlrlmlZ orad an ge~iyordur ve Tiirkiye, 2~ .YuzYllda bu anlamda bir vizyona sahip olursa, bir dunya devleti vizyonunu kendine rehber allrsa, ama~ allrsa 0 zaman Atatiirk~iiliik dolunay olur ve Tiirkiye, bugiin kar§1 kar§lya bulundugumuz bas it siyasi bunallmlar i~inde debelenmez.
Ir=====================================
••
••
ODTU'NUN 50. YILINDA Sorular / Yanltlar * Prof. Dr. Kemal
dii,iin:
bncelikle AtatOrk ve ekonomi politikasl hakkmdaki dO§Oncelerinizi sormak istiyoruz. Kemal KURDA~: AtatOrk hakkmdaki dO§Oncelerim §oyle; insanhk baklmmdan AtatOrk'On iki bOyOk ozelligi var: Bir; dOnyada Kurtulu§ Sava§1 veren ve ba§anya giden ilk hareketi 0 organize etmi§, o ba§latml§, 0 ba§anya ula§tlrml§. Bu gok zor bir hareket ama lehte olan bOtOn faktorleri ke§fedip, mobilize edebilmi§, sonra memleketin bOtOn gOcOnO -ne kadar gOcO varsa i§te, ashnda pek fazla gOcO de yok- kendi etrafmda toplayabilmi§ hedefine yonlendirmi§ bir adam. Bir de; muazzam biryetenek, askeri yetenek, tecrObe gegirmi§ bir yetenek. 0 yetenekle Qanakkale Sava§I'nln kahramanl; Qa ~akKale'den sonra doguda Ruslara kar§1 ~areketleri var. GOneye giden, gOneydeki ricat eden , Osmanh Ordusu'nu Halep'te durdurur ve ingilizler' e tokat atar. Zaten kalsa, harp uzasa, ingilizleri orada,
KURDA~
gene 0 durdururdu. Boyle mOstesna bir yetenek, bunu Kurtulu§ Sava§I'nda sahneye koyabilmi§, istememi§ aslinda, harpten nefret eden bir adam. Sakarya'dan donO§te, "Yahu, istesek de istemesek de, gene galiba, biz en iyi bu harp i§ini beceriyoruz." demi§. byle az bulunur bir yetenek. Fakat aym zamanda da mOstesna bir ilim kafasl olan bir adam. Mesela Qanakkale' den sonra Diyarbaklr'da bir kolordu komutanligl verilir. Kulp ve Lice'de iki tOmeni vardlr. Lice'dedir karargahl, Diyarbaklr'm kuzeyinde, 0 bolge ~eyh Sait'in isyan ettigi ana bolgeydi. Mustafa Kemal orada, Osmanli ordusunu organize eder. Ruslara kar§1 Bitlis'e bir hareketi var. Fakat orada akli nerededir, biliyor musunuz? Irak'ta Asurlular'm Nineve §ehrinin oldugunu duyar Mustafa Kemal. Kumlar altmda bOyOk ~ir §ehir varml§, ingilizler onunla ilgileniyormu§. Ingilizler, Bagdat'tan yukanya yOrOyorlarken HEger geQ kaftrsam, ben bir daha 0 §ehri goremem. " demi§. Rus Cephesi'nde de taarruz bekliyor Ruslar' dan. Onlan ~apana dO§Orecek planml yapml§. Kurmay Ba§kanl Izzettin Bey'e planml vermi§, "Ben Musul'a gidiyorum.
(* Eski OOTO RektorO)
7
I
oeski harabeyi, a tarihi yeri gorecegim. " demi§. Harp esnasmda 15 gUn oraYI ziyaret etmi§. Ve Nineve §ehrini, henUz toprakta, kumlar i~indeyken , ne kadar ~Ikml§ , 0 tetkik etmi§. "Burada bilyilk bir uygarflk var. " demi§. Bir kurmay albay, 0 zaman general tabii , harpler i~inde yeti§mi§ bir adam ama bir arkeoloji merakllsl ve bUyUk sezgisi olan bir arkeolog. Ondan sonra biliyorsunuz TUrkiye'de arkeoloji devrimini 0 ba§latml§tlr. TUrkleri arkeolojiye, eski uygarllklara, 0 uygarllklan kendi paylanna ytineltmi§tir. Btiyle bir adam ondan sonra devlet kurmu§, ku rdugu devlet de harika. Bir kere sava§1 enflasyonsuz YUrUtmU§. Sava§tan sonra TUrkiye 30 YII onun idaresinde. Asllnda idare ondadlr, ismet Pa§a ba§vekildir ama idare Mustafa Kemal'dedir. Devleti enflasyona sUrUklemeden , dl§ bor~lan yava§ yava§ tideyerek kapitUlasyonlardan, her §eyden kurtanlml§ bir ekonomi yaratml§. Kalkmma hlzl ~ok iyi, dUzgUndUr. QUnkU hi~bir kuru§unu israf etmemi§tir. BugUn TUrkiye eline ge~en 10 kuru§un g'unu tuketime harclyor. Hatta daha komigi , dl§andan bor~lamyor, getirdigi parayla Mercedes ithal ediyor. istanbul'daki beyefendilerin altma Mercedes veriyor. Her taraf Mercedes, BMW. MUthi§ bir israf var. Mustafa Kemal'in en bUyUk israfl neymi§? Haftada iki kere fasulye pilav yermi§, onu ~ok severmi§. Efendim, ekonomi politikasl, son derece saglamdlr. Ekonomik politikada enflasyonun ve dtiviz kurunun tinemini anlaml§. DI§ yardlmslz kalkmma olabilecegini anlaml§ ve onun mekanizmaslnl kafaslnda geli§tirmi§. ismet Pa§a'nm ban a anlattlgl §udur: "Araltk aymda ben ve maliye vekili, a ytlm bilton tahsilatmt, rakamlannt toplar, umumiyetle 11 ayltk rakamlannt toplar, 12. aymkini de tahmin ederiz, sonra da i§te geqen ytlm, yani iqinde bulundugumuz ytlm biltqe gelirleri §unlar, deriz. Onilmilzdeki ytl iqin ben almm a rakamlan, Mustafa Kemal'in yanma qtkanm, tetkik eder. ". ismet Pa§a , Mustafa Kemal'e hakikaten hayrandl ama belli 8tmezdi, dl§ alemde mUstakbel bir cumhurba§kanl havasmda idi, fakat kendi odada yalnlz kaldlgl zaman "0 benim §efimf" deyip dururdu . Evinde de, her tarafta Mustafa Kemal'in resmi vardl. Ben bir gUn evinde ona takllml§tlm , "Pa§am bizi gozlilyor" diye, "Tab;;, 0 benim §efim, 0 olmasaydt ben olur muydum? $imdi olsa gene benim §efimdir" dedi. i§te Mustafa Kemal 8
tetkik eder, tahsilatl sorarml§, bu b'tit~e rakammdan maa§lan dU§er, ondan sonra harclrahlan dU§er, devletin yapmasl zorunlu masraflan aymrlarml§. Ondan sonra bir para artarsa onu da demiryollan fonuna aYlnrlarml§. ismet Pa§a anlatlyor: "Biltqeyi oyle yapanz ama ytl iqinde nedense hani dil§ilnmilyor ki, ekonominin geli§mesi var, yilzde yanm da olsa bir enflasyon var, tab;; biltQe hastlatt artar. Aynca mali sistemin etkinle§mesi de var. Binaenaleyh, a donemde her ytl biltqe gelirleri bir ytl evvelden bir miktar fazla olur. " Onlar sadece bUt~e Yllinm ge~mi§in i tavan aldlklanndan YII i~inde hep bUt~e fazlasl vermi§lerdir. "Onu da, a biltqe fazlasmt hemen demiryollan fonuna aymrdtk. $imdi ogrendim, biz de yatmm yaptyormu§uz, bizim yapttgtmtz da yatmmmt§. " dedi. Hep btiyleydi bUt~e, yani son derece mazbut bir bUt~e , gitgide etkinle§en bir ekonomi, sonra yatlnmlannda da tincelikleri ~ok iyi benimser Ataturk. Demiryollanna 0 dtinemde tincelik vermi§ ~UnkU , TUrkiye'nin birligini onun koruyacagml hissediyor. TUrkiye'de pek az ~evrede yol var, pek az ~evrede demiryolu var. Hep at slrtmda gitmi§ler. Ordular mesela 150 kilometrelik bir mesafeyi bugUn 2 saatte gidiyor degil mi, onlar 2 ayda ge~mi§ler neredeyse. Yok, yol yok. Daglardan, katlr slrtlannda harekat yapml§lar ve kar§1 tarafl da yenmi§ler. Bir ara ilk aldlklan otomobilleri i§letmesini, ganimet aldlklan otomobilleri Qanakkale'de i§letmesini bilememi§ler, neyse sonra Almanlardan birka~ yardimci gelmi§. Bu §artlarda Mustafa Kemal her a~ldan bUyUgUn Ustunde bUyUk not almaya hak kazanml§ bir deha. Fakat bence onun esas bUyUk erdemi, devlet adamllgmda. Askerligi de Allah vermi§ ona ama eger Mustafa Kemal devlet adamllgmda ktitu olsaydl, adi bir devlet adaml olsaydl , unutulurdu. Onun devlet adamllgl; ekonomi politikasl, egitim politikasl, tarih politikasl, kUltur politikasl, mUzik politikasl, her dU§Uncesi bUyUk bir devrim. KUltur devrimi; odur O'nu esas dUnyada bUyUk yapan. Mustafa Kemal TUrkiye'yi kurtarml§, ona bir uygarllk devrimi yaptlrml§, onu uygarllkta ileriye atml§. Kadmlann klyafetini degi§tirmi§, ama 0 aslmda kafa degi§mesi, yalmz klyafet degi§mesi degil. Bir insan neslinin yansma uygarllgml veriyor. "Laytk 01 buna " diyor. Egitim sistemi son derece pozitif, mesela lisede,
Bahkesir Lisesi'nde okurken hocalanmm 5-6 tanesi Fransa'ya lise ogretmeni olmak Ozere yollanml§, Fransa'da diploma alml§ adamlardl. Yani Fransa'da lise ogretmeni olarak yeti§mi§, Bahkesir Lisesi'ne ogretmen olarak verilmi§ti benim hocalanm. Hepsi de fevkalade adamlardl. Ama dO§Onebiliyor musunuz, lisede §imdi gocuklara hoca bulamlyorlar. Bizim orada hocalanmlz vardl, hem de yansmdan fazlasl Fransa'da, Almanya'da okumu§, dil bilen, 0 memleketlerde lise ogretmenligi yapml§, sonra memleketine getirilmi§, devletin yeti§tirdigi adamlar. Egitimin onemini bu derece anlayan, dOnyada ba§ka devlet adaml yoktur. Sonra ayn bir oiaYI da var: 1930'larda, 20'Ierde devlet bOtgesinde en bOyOk pay egitime gider TOrkiye'de. Ya askeriyeye, askeriyeye gok az gider. TOrkiye 20 YII askeriyede bir kl§la bile yapmaz. Muzaffer bir ordunun kumandam orduyu ikna etmi§tir ki; sivil hayatta, ekonomik hayatta geli§medikge orduyu, kl§la yaparak, iyi ayakkabllarla gaglnp yOrOterek bir yere giremezsin. Onun igin mesela 1932'de ben Manisa'dayken asker kl§lalan hala eski Osmanh devrinden kalml§, Ylkllml§ kl§lalardl. Yeni kl§lalar higbir yerde yapllmaml§. Askerin klyafetinin de %1O'u iyiydi. DI§anya izne veya resmi gegite glkacaklara dOzgOn klyafet giydirilirdi. Ama bOtOn dOnya da korkardl. .. TOrk ordusundan, bOtOn dOnya korkardl aglkgasl, niye? Bu ordu bundan kotO hallerde zafer kazanml§ ve oyle bir zafer kazanml§ ki herkes §a§lrml§. Nasll kazanml§ ya, gangl yok! izmir'e gankslz girmi§ler.izmir'e girecek kltalan, son gOn, izmir'e yakm Mustafa Kemal Pa§a diye bir nahiyede segerler askerler. CariQI olan, uzun boylu, geni§ omuzlu erlerden kltalar yaplhr, izmir'e onlar sokulur. Boylece izmir'in kltalannm gangl var. Boyle zafer kazanml§ bir ordu var, ba§mda 0 kumandan var. Efendim bOtgesini 30 YII sadece son derece zaruri ihtiyaglara aylnyor. Ordu 1940'a kadar Yunan'dan alman ganimetle idare etmi§tir. Ama devletini yapml§tlr i§te; demiryollanm yapml§tlr, ilk sanayile§mesini yapml§tlr. Batlh iktisatgllar az geli§mi§lere hep bir §ey telkin ederler: "Efendim dl§ yardlm olmadan, yabanci sermaye gelip motivasyon saglamadan kalkmma olmaz." Yalan, i§te Mustafa Kemal dl§ yardlm almadan TOrkiye'yi kalkmdlrml§tlr. odevirdi en hlzh kalkmdlglmlz. /
Tabii ki bOtOn dOnya hayran kalml§tlr bu adama. Siz 0 donemi bilmezsiniz, bOtOn dOnya TOrkiye'ye gelirdi, bOtOn dOnya devlet adamlan, krallan. Mustafa Kemal bir kere dl§an glkmaml§tlr. Cok merak edilen adam O. ismet Pa§a ile bir dostlugumuz oldu ama Mustafa Kemal'i gordOgOm kadanyla bile yerinde duramayan, kafasl flnl fin I donen bir adamdl. Bir gOn, Montro Antla§masl daha yeni yapllml§, reisicumhur, dl§i§leri bakamm istanbul'da kar§llaml§, Ankara'ya getirmi§, onunla ilgilenmi§. Diger bakanlar, ismet Pa§a falan, 0 dl§i§leri bakamm mecbur oluyorlar kar§llamaya. Biz de goluk gocuk gardaYlz. 0 da oradan bir yan kapldan glktl, 0 yan kapmm onOnde biz vardlk. Biz AtatUk'On etrafml sardlk, 0 bize baktl, biz ona baktlk. 1935 Ylh henOz saghgl da var OstOnde. Yanmda, Afet Hamm'l, flnl flnl oyle muhte§em bir adam. Ondan sonra hepsini aldl pe§inden, bindiler arabaya gittiler, 0 kadarclk gordOm. Seyahate nadiren glkardl. Clktlgl zaman resmini biriktirirdik, ahrdlk. Bu adam naslldlr, ne hale girmi§, ordunun arasma girer, kimse ordunun resimlerine bakmaz, ona bakar. Oyle bir etkili adam ki yani, sanki orduyu da hipnotize eder. Zaten mOthi§ bir itiban var asker nezdinde. Kurtulu§ Sava§I'm da ashnda o itibarla yapml§tlr. Mustafa Kemal; San Pa§a, Anafartalar Kahramam, Anburnu Kahramam diye duyuldugu anda, Anadolu toplanml§tlr O'nun etrafmda, alternatifleri dO§Onmemi§tir. Sultan multan, halife malife onlann hepsi bir tarafa atllml§tlr. COnkO 0, yOz binleri harbe sevk etmi§ ve zaferle taglandlrml§tlr onlann hepsini. Sonra higbirinin hayatml beyhude sarf etmemi§tir. Bir yerde bOtOn alaya "Oleceksiniz, sizden sonra gelecekler bu cepheyi tutacak. " demi§. Ba§ka bir yerde de "Bir tane dahi (jfum istemiyorum. " demi§. COnkO orada dO §manl kolayca yenecegini dO§OnOyormu§. Gosteri§ igin adam oldOrtmemi§. MOthi§gOvenyaratml§ bir adam. Ekonomi politikasl son derece rasyoneldir. Hig bOyOk laf etmemi§tir. Bir kere TOrkiye'de Mustafa Kemal doneminde Yllda yanm enflasyon bile yoktur. DI§ta da doviz kurunu bir yerde tespit etmi§, kontrol etmi§tir. Doviz kurunu biraz daha rahat tutabilirdi ama o kadar da ince bekleyemezsin. Aglk vermemi§izdir, borglanmaml§lzdlr. Mustafa Kemal doneminde, genelde borg bdemi§izdir. Osmanh borglanm da Lozan'da bize bdettirmek istemi§lerdir. ismet Pa§a 9
I
taksim etmi§tir. Yunanistan, SUriye, Irak; herkes birer pay alml§tlr. Biz de bir pay alml§lzdlr. Gene bize kazlk atml§lardlr. Onun son taksitini de 54'te ben hazinedeyken odedik. Wolfs diye bir ticaret ata§esi vardl, ingiliz, geldi son taksitini almaya. "Bir viski getirmeden sokmam" dedim. Sonra viski igtik ve bdedik taksitini. Ama 54' te 0 taksiti zor bdedik. Ondan evvelki taksitleri Mustafa Kemal doneminde hep tlklr tlklr bdemi§izdir. 54 taksitinde slklldlk. COnkO Adnan Bey'in israfl ba§laml§tl. Oradan biriktir, buradan biriktir, 0 taksiti verdik. Onun igin dOnyada mOthi§ itiban vardl TOrk Lirasl'nm , TOrk insanmm. Boyle bir donem Mustafa Kemal'in donemi. Yatmmlarda da sanayile§meyi gok etkin bir bigimde yapabilmi§tir. TOrkiye'nin 1920' de bOtOn i§gOcO bir kOgOk un fabrikasml geviremeyecek kadar az, TOrkiye'de i§ gOcO yok, hig sanayile§me yok, i§te bu durumda, iyi ko1O sanayile§me kurmu§tur Ata1Ork. 1943'te TOrkiye temel ihtiyaglannl kendi sanayi kaynaklanndan saglayan bir memleket idi. DI§ alemde higbir maceraya girmedi. Girdik ama biz bir kur§un atmadan Fransa'YI maglup ettik, HataY'1 aldlk. Mustafa Kemal manevrasml yaptl, Fransa'YI OrkOttO. 0 §artlan biliyor i§te, Kurtulu§ Sava§I'na girerken de tahlillerini yaplyor. Mesela Rusya'da ihtilal olmasmm lehimize bir faktor oldugunu biliyor. Rusya, ihtilalcilerin elindeyken Batl'nm bize hOcum etmeyecegini biliyor. ingilizler, Rus'u, Yunan'l sOrecek Os1OmOze. COnkO ingilizler, hep Batl'YI, Ruslara dayanmakla tehdit etmi§, onlarla oyle oynaml§tlr. Ermenilerle de ... Ruslar Kafkaslar' dan a§agl inene kadar Ermenilere KaZim Pa§a tam hucum etmemi§tir. inmi§tir Ruslar Kafkaslar'a, Ermeniler edepsizle§ince iki taraftan slkl§tlrml§lz onlan biz. Ama sonra gene Batl hatta Rusya, bizim aleyhimize 0 fukaralan kullamr. iki tarafa da yazlk olmu§tur. Yani bu topragm adamlan ... Siz Ermenileri yakmdan tanlr mlslmz? TOrkge §arkl soylerler, TUrkge'yi iyi kullamrlar. Adetlerimizin gogunda onlann payl vardlr, onlann hayatlannda da bizim paYlmlz vardlr. Amerika'ya gitmi§ Ermenilerin bOyOk klsml hala TOrkge konu§ur. GOney Amerika'dakiler hele tamamen TOrkge konu§urlar. Ben Montovideo'da bir Ermeni grubuna rastladlm. Montovideo resimleri satlyorlardl. Biz de bir parkl dola§lyoruz hammla, gigeklerle ilgileniyor her zamanki gibi. Hanlml gaglrdlm: "Gel, bak resimlere." diye. Bir anda adamlar baglrmaya ba§ladllar: "Gelin, bakm burada 10
Tilrkqe bi/en biri var." diye. Benim etraflma geldiler, TOrk oldugumu anlaymca gok sevindiler, neredeyse beni havaya kaldlracaklardl. "Biz Tilrk'uz, bizim sefirimiz Buenos Aires'tedir, Montovideo i/e Buenos Aires'i istanbul Bogaz/ geni§liginde bir nehir aymr. Yani Arjantin'e gitmek Montovideo'dan yanm saatlik gemi seyahatidir. Onun iqin butOn bayramlara biz gideriz; Cumhuriyet Bayram/'na, 30 Agustos'a. E/qi/igin bize haz/rlam/§ oldugu yemekleri olur.." dediler. Onlar Ta§naklara gok klzlyorlar "Bizi 0 Ta§naklar du§man yapt/lar, kendileri sonra kaqt/lar." demi§lerdi Montovideo'da , hatta onlann deyimiyle: "S/v/§t/lar." "Evde ne konu§uyorsunuz?" diye sorduk, "Tilrkqe konu§uyoruz, qocuklanm/za Tilrkqe ogretiyoruz." diyorlar. Bu olay 1958'de oluyor Montevideo'da, ki bir klsml TOrkiye'den 1920'de aynlml§lar, yani 38 YII sonra, Montevideo'da, bir Ermeni, gocuguna TOrkge ogretiyor, kendisi de TOrkge konu§uyor.
Fransa Hatay'dan c;ekildikten sonra, once bir devlet kurulmu~tur, sec;imler yapllml~tlr ve artlk bir meclisi vardlr. Mecliste 25 milletvekilinden 11' i Ermeni, kalanlar Turk. Fakat 0 meclis oybirligiyle "Biz Mustafa Kemal'in Turkiye'sine katlhnz." karannl aldl. Osmanh'ya degil, Mustafa Kemal'in Turkiye'sine. Evet nerede kalml§tlk, Mustafa Kemal §artlan ne kadar iyi e10t ediyor? Mesela Hatay meselesi. ismet Pa§a tela§ta, 'Mustafa Kemal bizi Fransa i/e harbe sokacak', diye. Mustafa Kemal bunu duyunca, Klllg Ali'nin amlannda gorOIOyor, gok memnun oluyor. "ismet Pa§a boyle du§unuyorsa, Frans/zlar da boyle du§unur, korkarlar" diyor. "Oysa onlar benle harbe girer mi hiq, yakmda Almanlarla harbe girecekler ve en
===========~• . tinii!.~=========== fazla iki seneye kadar Almanlar hazl[llklannt bitirsinler, bunlar hOcum edecekler. " diyor. Ingilizler' in, Franslzlar' In higbirinin uyanmadlgl, gormedigi §eyi, Mustafa Kemal gorUyor. "Bu sene hOcum etmezler, daha eksikleri var." diyor. Almanlann eksiklerini de biliyor. "Daha bir sene Oretimlerini arttJracaklar, bir seneden sonra, ikinci senede harp glkacak. " diyor. "ismet Pa§a da boyle dO§OndOgOne gore Franslzlar da korkmaktadlrlar. $im.di bu korkuyu lehimize gevirmek gerek. " diyor. Sonra Ismet Pa§a'ya haber veriyor: " Ben gOneye iniyorum. " Yani Hatay'a girecek. "Oradaki kltalara emrediniz hazlrllklanm yapsmlar. BatOn kabineyi toplaymlz. ve bana Eski§ehir'de katJIImz. "Tabii kabine tela§ta, Ismet Pa§a tela§ta. Onlar Ankara'dan tr~ne biniyor, Mustafa Kemal istanbul'dan biniyor. Ismet Pa§a Mustafa Kemal ile bulu§unca, "Pa§am, biz Fransa ile harbe giremeyiz." diyor. Mustafa ~emal de "Hangi enayi soyledi sana onu? Baglr Ismet baglr, duysunlar Franslzlar. Ama biz enayi miyiz ki harbe girelim. Git Ankara'ya de ki: Ben Pa§a'ya harbe giremeyiz, dedim; ama beni dinlemedi, gitti. " Fransa ertesi gUn bizimle masaya oturuyor ve biz HataY'1 allyoruz masada. CUnkU Mustafa Kemal objektif, her oiaYI degerlendiriyor. Hissi olan, insam gok seven bir adam; fakat devlet idaresini tamamen mantlk, bilgi, bilim kllavuzlugunda yUrUtUyor. Fransa Hatay'dan gekildikten sonra, once bir devlet kurulmu§tur, segimler yapllml§tlr ve artlk bir meclisi vardlr. Mecliste 25 milletvekilinden 11'i Ermeni, kalanlar TUrk. Fakat 0 meclis oybirligiyle "Biz Mustafa Kemal'in TOrkiye'sine katllmz." karannl a.ldl. Osmanll'ya degil, Mustafa Kemal'in TUrkiye'sine. I§te boyle bir adamdl Mustafa Kemal. Ekonomi politikasl da son derece mantlkll, bir kuru§ israfa mUsaade etmemi§. Me§hurdur §u sozU: "Biz bunlan mOdebbir* bir tOe car gibi ga!J§sm diye kurduk, gordOm bunlar memur olmu§." demi§. SUmerbank falan igin soylUyor bunlan. "Bunlan tasfiye etmeli. Biz niye kurduk bunlan? Bunlar bu i§e girecekler, Oretecekler, kar edecekler, 0 karlar!yla ba§ka-yatmmlara gegecekler, bu sah~YI ozel keslme I(efecekler, onlar i§letecekler." Ve Ismet Pa§a'ya, -;'Sen bunlan takdis ediyorsun; ama bunlar i§lerini beceremiyor. Biz bunlan bunun igin mi kurduk?" demi§. ismet Pa§a'yla aralannda gok bUyUk fark var.
Zaten ikisini yan yana koyup dinlediginizde gbrUyorsunuz ki biri hoca, biri henUz bgrenci.
dii,iin: Uzmanllk alammz iktisat ve bu alanda hem yurtiginde hem yurtdl§lnda gall§tlnlz, TUrkiye'nin ekonomik gizgisini ve §imdiki ekonomi politikaslnl nasll degerlendiriyorsunuz? K. KURDA~ : TUrkiye'nin uyguladlgl ekonomik politika Turgut bzal'dan beri, yanll§ ~.uldugum bir politikadlr. Daha ilk gUnlerde Turgut Ozal'ln yanll§ yapmakta oldugunu anlaml§ ve ona hUcum etmi§imdir. 0, buraya belli bir pr~~ramla g~ldi. Ba.~I~, bir piyasa ekonomisinde en etklll mekanlzma dovlz kurudur. Dbviz kuru, piyasa ekonomisinin ig fiyatlan ile dl§ fiyatlan araslnda baglantlYI kurar, 'muadelet~' derdik eskiden, 'comparibility' sini kurar, gellr dagillmindaki adalete yakla§lml olu§turur ve ekonominin reel anlamda kalklnmaslnl olu§turur, sanayile§meyi belirleyen faktbrlerden biridir. Piyasa ekonomisi demek, zaten fiyat ekonomisi demektir ve 0 fiyat ekonomisindeki en bnemli fiyat dbviz kurudur, dbviz kuru bir fiyattlr. Orada bir hata yaptln ml 0 ekonomi mutlaka Ylkillr, 0 iflah olmaz. DUnya bunu bilir, iyi iktisatgl bunu bilir. Onun igin II. DUnya Sava§I'ndan sonra dUnyada uygulanacak ekonomik politikanln prensipleri kurulurken, ki 0 1948 Bretton Woods' da kuruldu, bu i§in ba§lnda, konu§malann ba§lnda Keynes vardl. Keynes ciddi ve gok tecrUbeli bir iktisatgldlr. Ama aynl zamanda gok zeki bir profesbrdUr. TecrUbeleriyle dbviz kurunun bnemini gok iyi bilen, gok iyi idrak etmi§ bir adam. 0 zaman ortaya atllan prensip §udur: Dbviz kuru 30'Iu Yillarda gok kbtUye kullanlldl. 19. yUzYllda dUnyada dbviz kuru diye bir §ey yoktu, altln para vardl. Altln paranln kuru yoktur. igindeki miktarla orantlll olarak birbirleriyle degi§tirilirdi paralar. Kur, kaQit paralann birbirleriyle degi§me oranldlr. 3 Mark-1 Dolar. Bu, iktisattaki arkada§lannlzln bgrendigi 'rate' dir. Dbviz kurunun onemini insanllk 1920'Ierde anlaml§tlr. Biiyiik bir enflasyon var Avrupa'da, ekonomiler hlzla doviz kurunu ~Igrmdan ~Ikanyor; ~iinkii enflasyon, ekonomide talebi arttlrarak ihra~ mallarmm dl~ pazardan i~e donmesi sonucunu verir. Maliyeti arttmr, rekabeti zaYlflatlr ve de dl~ pazarlann mallarmm i~ pazara gore ucuzlamasml saglar, enflasyonu kabartlrsan, ithalatl te~vik eder, tiiketimi te~vik eder falan. Bir 11
mazarratl (zarar) vardlr; Keynes bunu bildiginden demi~tir ki: "30'/arda herkes devaliiasyon yaparak i§siz/igini kom§usuna ihrag efti." Sen devalUasyon yapmca rekabet pazannda liste ~Iklyorsun, kom~unun ekonomisi batlyor. Daha ~ok ihracat yaplyorsun. 0 senden daha fazla mal ahyor, sen ondan daha az mal ahyorsun. DI~ a~lkveriyor 0, sen vermiyorsun. Boylece doviz rezervleri azahyor, fabrikalan kapamyor, i~sizlik artlyor. ~imdi, bu i§sizlikten kurtulmak igin Avrupa'nm yaptlgl, birbiriyle rekabet halinde devalUasyon yapmaktl. Fabrikalanm gall§tlrmak igin devalUasyon yaplyordu memleketler. o zaman fabrikalar tekrar gall§lr hale geliyorlardl. Bundan insanllgl kurtarmak igin, Bretton Woods'da dendi ki: Higbir memleket tek ba§ma 'competitive' olarak dbviz kurunu devalUe edemez, biro iki, her memleket yeni dUnya dUzenine girerken para fonundan bir kota allr, sermayeden pay allr. Bu pay, onun milli Uretim gUcUne gbre belirlenir. Milli Uretim gUcUnU belirlemek igin onun dl§ bdemelerini dengeye getiren gergekgi kur esas allmr. gUnkU siz dbviz kurunu a§aglya atarak adaml zengin gbsterebilirsiniz. Onu bildiginden Keynes demi§tir ki: "Her memleketin para fonuna bir sermaye koyacaglz, her memleket bana gelecek, ondan bir kota alacak. Kota allrken oturacaglz, 3 ay, 5 ay, 8 ay onun ekonomisini dengeye getirecek d6viz kurunu hesap edecegiz. Eger dengede ise, anormal faktorler varsa onlan temizleriz, bir 'equilibrium rate' bulacaglz", tabir onundur. Bu tabiri TUrkiye'ye ben getirmi§tim, bizimkiler hala anlamadl. Mesela 1 Mark-1 Dolarsa, kimse 50 Pfennig-1 Dolar kurunu kabul edip, milli gelirini yUksek gbsterip, para fonundan bUyUk kat a allp, idare meclisine hakim olup bne gegemezdi, bu oyunu oynayamazdl. Senin kurun nedir? 1 Mark-1 Dolar. DI§ bdemelerini, cari i§lemlerini dengeye getiren, sermaye hareketleri hig katllmadan, onlar finansman sektbrUdUr, bir ekonominin birYllda Urettigi dbviz arzma ve dbviz talebine gbre beliren kur, ekonomiyi dengede tutan kurdur. Bu kura gbre senin milli gelirini hesaplanz, kotam hesaplanz para fonundaki. Sen bu 'equilibrium rate' ini degi§tiremezsin; ama degi§irse her sene benimle konsUltasyona oturursun. Bakanz kuruna. Tabi nasll anlanz kurunun dengeden uzakla§tlgml? Cari i§lemler aglk verirse, kur dengeden uzakla§ml§ demektir. TUrkiye onu da birtUrlU idrak edemiyor, "Efendim, cari 12
i§lemler aglk verirse ne olur?", her §f!y olur, cari i§lem aglk veriyor demek, kurun zaten suni demektir, dU§Uk demektir, kendi parana fazla deger veriyorsun demektir. Bir de tersi olur. Bazl ekonomilerin daha ba§langlgta cari i§lemleri fazla verir. 0 zaman da a kur az degerlenmi§ derler, 'under-valued' denir. Yani para az degerlenmi§ manasmdadlr. ~imdi milletler para fonuna Uye olurken DUnya Bankasl'na, 'equilibrium rate' belirlenirdi ve her sene kontrol edilirdi. Eger cari i§lemlerde aglk varsa, a memlekete denirdi ki: "Gel konsilltasyona, senin d6viz kurunda bir zaytflama var. Bunun sebebi ne?" Eger bunun sebebi gegici bir sebepse bu sefer denirdi ki, "bu gegici sebebi ortadan kaldlr; vergileri artflr, biltgeni daha kilgilk yap". Bu tedbirlerle eger cari i§lemlerdeki aglk kaldlnlamazsa; yani dbviz kurundaki fazla degerlendirilmi§lik ortadan silinemezse, eski tabirle izale edilemezse ve bu aglk devam ederse, a memleket mUtemadiyen dbviz rezervinden k~yba ugruyor demektir. 0 memlekete denir ki: "Arkada§ sende 'fundamental disequilibrium' var." 'Temelli bir dengesizlik', bu da Keynes'in tabiridir. Binaenaleyh "D6viz kurunu bir operasyonla dilzenleyeceksin." ve onu buna mecbur ederlerdi. Bbylece devalUasyon, ekonomi politikasmda hata yap an memleketlerin hatalannl dUzeltmeleri igin emirle yapllan bir hareket olurdu. Kimse kendi ba§ma devalUasyon yapamazdl. Yani 30'Iann a 'competetive' devalUasyonu olamazdl. Ama bazl memleketler a dbnemde, birazclk da hinlik yaparak, kurlanm dengede degil de, 'under-valued' yapml§lardlr. Neden? ihracatta daha ba§langlgta UstUnlUk kazanmak igin. Mesela Almanya ve Japonya demi§lerdir ki: "Biz maglup memleketleriz, sanayimizi yeniden kuracaglz. Bize iyi, az degerlenmi§ kur verin. " Normalde 2 Mark-1 Dolar olmasl gerekirken 1946'da 4.5 Mark-1 Dolar olarak belirlendi kur. Japonya'da 350 Yen-1 Dolar belirlendi. Yani onlar 'under-valued exchange rate' ile girdiler bu son dbneme. Bbylece her iki memleket de ihracata dbnUk bir kalkmma modeli ile i§e ba§ladllar ve dUnyaYI zapt ettiler. Kisa sUrede her ikisi de kalkmdl. Batl da magluplara, hadi byle olsun, kendi paralan gUglU diye verdi bu imtiyazl. Sonradan, 15-20 sene sonra anladllar ki adamlar bUtUn dUnyaya kaZlk atml§lar. 4 Mark-1 Dolar ile Almanya dUnyaya hakim, 350 Yen-1 Dolar ile Japonya bUtUn ihrag pazarlanna hakim. Biliyorsunuz, Almanya'YI zorladllar. Japonya'ya mUzakere mUzakere, en sonunda fukara Japonya razl
oldu. 150 Yen-1 Dolar oldu. Ona da raZi olmadllar. Japonya'YI aQlk verdirene kadar, 85 Yen-1 Dolara kadar kurunu a§aglya Qektiler. Japonlar zannettiler ki ekonomide 'adjustment' yaparak biz bu kuru dUzeltiriz. Yapamadllar. Ve Japonya'da son 10 senedir duragan ekonomi var. Onu hep sbylerim; dbviz kuruyla oynayarak ben bugUn ingiltere'yi batlnnm. Mesela euro. 1 Euro-1 Dolar idi. 1 Euro-1.5 Dolar olsun, Avrupa hiQ ihracat yapamaz. Zaten 1.3 oldu, Avrupa nasll baglrdl "Biz bu kurla ihracat yapamaYlz" diye. Almanya baglrdl, BelQika baglrdl. A§aglya Qekmeye Qall§lyorlar. Halbuki biz 25 Ylldlr Turgut bzal yUzUnden hep fazla degerlenmi§ kur sbylUyoruz, en fakir memleketlerden biriyiz. 'Tilrk parasl deger/enmi§." ~imdi bunu niQin yaptllar? ilk neden, Bretton Woods' da bir sistem kuramadllar. Birinci neden Keynes'in vicdanll, bilinQ sahibi bir adam olmasldlr. ikincisi de, bir sosyalist kamp vardl kar§llannda. Yani Bretton Woods' da bir kapitalist, bir sosyalist kamp vardl. Kapitalist kamp insanllk tarihinde 400 Ylldlr ilk defa mUstemlekeler kuramadl. Hatta 130-140 eski mUstemlekesini de kaybetti, onlar yeni devletler oldu, mUstakil devletler. Sbzde onlann ekonomileri de mUstakil oldu. Keynes'in sistemi bunlan savunuyordu. Sosyalist blok da bu sistemin az geli§mi§leri korudugunu anladl, hissetti. Onlar da kendileri hata yaptllar, komUnizm egoizmi, ya da gururu, 1 Ruble-1 Dolarml§. Rusya uzun sUre bu kuru korudu sonra 20 Ruble-1 Dolar, tutunamadllar. Rusya'YI aS11 Batl Qbkertmedi, ekonomi politikalan Qbkertti. Ama Batl ile Dogu blogu arasmda denge kaldlgl sUrece Bretton Woods uygulandl.Yalnlz 50'Ierden itibaren Rusya'da zaaf alametleri ba§ladl, ekonomik zaaf. Sanayilerini kurdular, fakat 0 sanayi dUnyanm hiQbiriyle rekabet edemiyor, verimi dU§Uk, verimi yok, maliyetleri Qok yUksek,kalitesiz. Sonradan da Rusya'nm rejiminin olmadlgl, artlk yUrUyemeyecegi anla§lldl. Ve sosyalist kampus sbkUlmeye ba§ladl. Sosyalist blok sbkUlmeye ba§laymca Batl IiteratUrUnde geli§mi§ Ulkelere dbviz kurlannm dengede muhafazasmm Batl'ya kar§1 yapllml§ bir hakslzllk oldugu tezi i§lendi. Ve bu ekonominin Batl kapitalizminden yararlanmasml engelledigine dair tez yaYlldl. Ve en sonunda §u dendi ki: / "Biz bu sistemi degi§tire/im." CUnkU Bretton Woods' dan, dbviz kurunu bbyle tespitten sonra az geli§mi§lerin sermaye ihtiyacmda bir regulariteye baglaml§tl. Bir DUnya Bankasl kuruldu. Geli§mi§
memleketler 0 bankaya paralar koymaya mecbur edildi. Bir para fonu kuruldu, ona da bir sermaye koydular. Para fonu az geli§mi§lerin cari i§lemlerinin geQici aQlklanm finanse etti. DUnya Bankasl da uzun vadeli yatmmlanna katkl yaptl. Aym zamanda Bretton Woods'un Qok ilginQ birtarafl vardlr. Geli§mi§ Ulkelerin her YII milli gelirinin bir yUzde muayyen oranml kimisinin %3, %4 - bir fona aylnp az geli§mi§lerin yatlnm fonuna aktarmaya mecbur tutuluyordu. Mesela 60'larda, 50'Ierde Batl'da en Qok mUnaka§a §uydu; isviQre, isveQ gibi hUmanist memleketler milli gelirinin % 4 'UnU, az geli§mi§lerin yardlm fonuna aYlnyorlar. ingiltere %0,5'ini aYlnyor. Aynca 0 %0,5'i de veriyor mu? Vermiyor. Verdigini kime veriyor, eski mUstemlekecilere veriyor. Amerika da %0,75 aymyor. Kendi tabi adamlanna veriyor. Bize de verirdi 0 aralar. 60'Iarda Batl, az geli§mi§lere yardlm iQin -devletten devlete yardlm mantlkll degildir - dUnya ekonomilerini, piyasa ekonomilerini kullamyor. 0 slralarda dUnyada muthi§ fon var. Sermayeler, slcak paralar Qlkmaya ba§ladl. Dediler ki: ';4z ge/i§mi§/er gitsin/er piyasa/anndan bu/sun/ar birader, dev/etler biltc;e/erinden az geli§mi§/ere yardlm ic;in bir yilzde muayyen oramnda para aYlrmasm/ar." Bu aslmda az geli§mi§lere verilen 0 paraYI yemek demek. Ondan sonra yine dediler ki : ';4z geli§mi§/er sermaye piyasa/armdan gitsin/er kredi a/sm/ar." Nasll alsmlar? Alamazlar. 0 zaman §unu sbylediler az geli§mi§lere bun Ian ben hep takip ederim, yazanm TUrkiye'de, ama bazl arkada§lar "Kema/ Kurda§ Bey bir §ey/er soylilyor ama kendisi saYlk/tyor gibi konu§uyor. " diyor. Halbuki ben burada olan pisligi TUrkiye'ye anlatmaya Qall§lyor, "Dilnya degi§iyor, kazlk hazlr/amyor." diyorum. Neyse devam edelim; ba§ladllar §unu sbylemeye "Karde§im sen, tamam artlk benden medet umma, ben sana biltc;emden para aytrlp, yattrlm ic;in sana yilz mi/yon do/ar, be§ yilz milyon do/ar vermem. Sen gir NewYork Borsasma, gir Wall Street'e, Lombark Street'e gir. Oradan tahvil C;lkar, para a/. " Onun iQin ne yap? Bir; sana para yatlracak adam, senin memleketine gelirken sermaye hareketlerinin serbestle§tirilmesini ister. iki; senin gUvendigi bir banka sistemin olmall. Birader mUsaade et, yabanci Batl bankalan senin memleketine serbestQe girsinler, §ube aQsmlar, mali piyasalannl geni§letsinler. UQ; sana gelecekleri zaman da kar hesaplarlar, yabanci sermaye. Eger bir slcak 13
para New York Borsasl'nda, enflasyon + %5 reel bir kar ediyorsa ama sen buna %5 kar verirsen, kimse gelmez sana. Niye gelsin ki, New York Borsasl'nln guveni var. Sen buna yuksek reel faiz vereceksin. Binaenaleyh az geli~mi~lere diyorlar ki : "Sen yilksek faiz sistemini getir ki, adam gelsin, yabancl bankalan sok ki, gelsin, sermaye piyasastnllibere et ki, gelsin." i~te boyle birtaklm ~eyler, ondan sonra bUtun
bunlan yaptlktan sonra doviz kuru a~aglya dogru gider. BuWn ithalatlnl, ihracatlnllibera et, doviz kurunu blrak artlk, kan~ma. Yabanci sermaye gelir, banka sistemi kanallyla Turkiye'yi arz eder. Misal doviz arzl artlnca, doviz degeri yukselir.Yani geli~mi~lerin fazla dege rlenmi~ doviz kurunu mecbur etmek hareketi bu. $imdi bu hareketi yaplnca ne olur, fazla degerlenmi~, sen competi pazannda zaYlflarsln, ihrag pazannda. Birtaklm ihracat sektorleri yava~ yava~ zaYlflar. Sen bu sistem igerisinde yeni yatmm yapamazsln. Cunku yeni yatlnmln, urettigin malin maliyeti yuksek olur. Di~an satamazsln, igeride de satamazsln. Yani bu donemde gordugumuz buyuk faciaYI konu~ahm. $imdi bu tavsiyeyi, azal, 83'te iktidara geldi, gunu gunune yaptl, ben evvela anlamadlm O'nu, - herkes bilir ben Turgut'a hig guvenmemi~imdir- bakln ne yaptl: 1983 Kaslm'lnda Turgut azal segimi kazandl, geldi, hukumetini kurdu. 84 Ylh igin butge haZirlanml~tl ve 84 Yllinda Turkiye' de enflasyonun % 15'Iere indirilmesi ongoruluyordu. Cunku evvelde % 30'a indirmi~tik, Adnan Bey doneminde. azal, Turkiye'den kagml~tl ya bir ara, 0 zaman Adnan.~ Maliye Vekilligi yaptl, enflasyonu disiplinle indirdi. Ozal gelir gelmez onun haZirladlgl bUtgeyi aldl, giderlerini %102 artlrdl. Higbir yeni vergi koymadl 0 sene igin. T~bii bu ~artlar altlnda 0 butge muazzam bir aglk verdi. I~te bu geldigi programln birinci yaptmmlydl. Ekonomide buyuk bir aglk veriyorsun , bu ~u demektir; doviz kurunu oldugu gibi tutarsan cari i~lemlerinde aglk verirsin, ama dbviz kurunu a~aglya da itersen gok aglk verirsin. 0 zaman dl~anya borglanacaksln, peki ne yapacaksln? Enflasyon igin butgenden aglk vereceksin, piyasadan para toplayacaksln. azal hemen bir beyanat verdi: "Biz bu sene ilk defa devlet biltgesi igin piyasaya girecegiz, tahvil glkaracaglz. " Ondan sonra 250 milyonluk tahvil glkardl. Ondan evvel biz 25 milyondan fazla tahvil 14
glkarmaml~tlk.
Sen slcak para Sana gelsin mi istiyorsun? Yuksek faiz ver, yuksek faiz nasll vereceksin? BUtgeni aglk yap, bUtgen igin piyasadan para topla, ona yuksek faiz ver. i~te boyle yaptl. Sonra banka sistemini libere etti. BUtun yabancllar, 84 Ylhnda Turkiye'ye sivrisinekler gibi u~u~tuler, geldiler. Benim de birtaklm eski dostlanm var Para Fonu'ndan, onlar da geldi. Bana ba~vurdular .. . "Bana ba~vurmanlza hig gerek yok, sizin hepinize bu adam agtl kapllan, gidin Ankara'ya" dedim. Ama Ankara'da da gene ru~vet aldllar onlardan, geldiler bana: "Bizden ru~vet istiyorlar Kemal" dediler. Ondan sonra devlet tahvil glkardl. Cunku Para Fonu ve bUtun dunyada slcak para donerken, slcak para Turkiye'ye geldigi zaman bunu satlp, TUrk Liraslna gevirecek. 0 Turk Liraslnl ne yapacak? Bir; eger sizin bir devlet piyasanlz varsa, devlet tahvili, oradan tahvil allr. Binaenaleyh devlet tahvili piyasasl yoksa onu geli~tirir. i~te azal onu yaptl. Eger bir menkul sermaye borsanl~ varsa oraya girerler, yoksa "onu da kurunf" derler.l~te bunlar hep adlm adlm yaplldl. Tabi bu arada bankalann libere edilmesi var dedik ya, bu gelen bankalar Turkiye'yi methettiler: "Tilrkiye dogru yolda ... " Yuksek faiz verince kendiliginden birtaklm slcak para geldi. "Tilrkiye gok verimli bir memleketti~ yatmmlar igin idealdir. .. " dediler. Turgut da 84'te Istanbul Menkul Sermaye Borsaslnl kurdu. "Efendim, Tilrkiye'ye en bilyilk ihtiyag bir menkul sermaye borsasldlr. " dediler, ben de " Bu borsaYI kurarsantz Tilrkler burada yapamaz -yani sermaye fonlan kurulur, yatmmlara oradan likit fon altrstn- Tilrkiye'de kimse parastnl 0 kanalla yatmma yatlrmaz. Grasl kumarhane olur. Yabancllann paralannt getirip oynacaklan yer olur. Yapllacak iยง degil, bu sermaye higbir iยงe yaramaz. " dedim. Yabanci zenginler - yalmz bunlar kendilerine gok muhte~em binalar yapacaklar, ofisler yapacaklardl, ellerine bedavadan para gegecekti. Bir kanun glkardllar, her muameleden bir parga gocuk paYI aldllar. ayle ortbas ettiler. Bir kere menkul sermaye borsasl kuracakslnlz, devlettahvilleri borsasl kullanacakslnlz, yuksek reel faizleriniz olacak, sermaye hareketlerini libere edeceksiniz ve ondan sonra butUn ekonominin mal ve hizmet aklmlanm libere edeceksiniz ve doviz kurunun belirlenmesini piyasaya blrakacakslnlz. Tum bu tedbirlerden sonra azal 87'de "D6viz kurunu artlk piyasa belirleyecek. " dedi. Piyasa belirleyecek demek dl~ardan gelen slcak
para belirleyecek demektir. 0 sene 88'de TUrkiye'nin dbviz kuru %50 dU§tU. MUthi§ bir aglk verdi, fakat byle bir dbviz geldi ki TUrkiye'ye. Bizim §a§kmlar "Efendim, Kemal Bey sen neyi tenkit ediyorsun? Her tarafta, kafamlzm DSWnde d6viz ur;uyor, dolar ur;uyor." dediler. Bak hatta bir tanesi var gok almdlm, benim tamdlglm bir geng gocuk. Bir makale yazdI. "Kemal Bey lahmacuncu. " dedi. Ekonomi degi§mi§, fa kat ben hala eski lahmacunculardanml§lm. Bana eski kafa demek istiyor. $imdi ise 0 §ahsm ne oldugu belli degil. Bir gUn dogru yazlyor, ikinci gUn .. . Evet, kaldlglmlz yerden devam edelim, bUtUn i§ alemi ellerindeki paraYI hemen devlet tahviline yatlrdl, yUksek faizler aldl, bazlsl da borsada oynadl. Ve TUrkiye slrf sermayesini, likit sermayesini bu operasyon iginde oynatlp, dbvizle oynadl. Yani ellerinde dbviz varsa dl§andan dbviz getirdiler. Dbviz henUz yUksekken TUrk Lirasma gevirdiler. Devlet tahvili aldllar veya borsaya yatlrdllar. Borsa yUkseldi tabi talep kuruldu. Ondan sonra beklediler, dbviz dU§tU. Bir altl ay sonra, mesela 1 dolara 1800 TL alml§lardl, altl ay sonra 1300 liraya 1 dolar aldllar. TUrk parasl deger kazandl sbzde. Biliyorsunuz bir dbnem halkl da sokaga sevk ettiler. "TDrk parasmm degerini dD~Drtmeyiz, dD~Dren haindir." falan diye. Nerdeyse top atacaklardl sokaklarda.
geviren, tahvile yatlran ... Onun igin devletin yUksek faizlerle bUtge aglgl verip, 0 bUtge aglgmda istedigi kadar israf yapmasma, TUrkiye'de kapitalist slmf hig kar§1 glkmaml§tlr. Yeter ki bUtge aglk versin, sen tahvil glkar, yUksek faizli olsun. Halbuki bankacllar 0 reel faiz oranml pazarllk ediyor. Ona gbre tahvil glkanyorlar. YUksek tahvil, yUksek reel faiz olsun. Veya bu paralanm biriktirip ofisler kurdular, menkul sermaye borsasmda yatmm yaplp hisse senetlerini yUkselttiler. Dbviz dU§tUgU anda hisse senetlerini satlyorlar, ellerine yUkselmi§ TUrk Lirasl gegiyor. Onunla ucuza dbviz aliyorlar. 1000 dolar yatlrdllarsa 1500 dolar gegiyor ellerine, hatta 2000 dolar. Onu da kaglnyorlar. Ve bunu hem TUrk yaplyor hem yabanci yaplyor. TUrkiye'de de bbyle bir spekUlatbr sermaye grubu, bUyUk sermaye te§ekkUI ediyor. Hig bilmedigimiz adamlar, mesela Sirkeci' deki otomobil yedek pargasl satan ama sattlgl yedek pargalardan epeyce likit fonu olan adam , dbvizle oynayarak, tahville oynayarak, hlzla sermaye piyasaslyla oynayarak zenginle§iyorlar. MeselaAydm Dogan.
Bu sistemde aslmda dUnya kapitalizminin birle§mesi de vardlr. Bu operasybnu bir memlekete getirdin mi yabanci sermaye gelir, onun ihracatl bulamr, ithalatl patlar, sanayi durur, i§sizlik artar, tasarruf kaybolur, yatlrlm kaybolur ama bir spekUlasyonla geli§en bUyUk sermaye te§ekkUI eder, Finans kapitalizmi geli~iyor ve yUksek bir kapital. Iki slmf kapital olur TUrkiye'de. Batl tabi bunlann yIlhk kazan<;lan blgUlerine gbre gok zengin, bir de gok fukara. TUrkiye'de bu oldu. Turgut bunu bir gUn gok methetti da spekillasyon dozu <;ok kimse anlamadl niye methettigini. i§te hedef bu, Batl yilksek oldugundan ekonomide aleminin hedefi budur. BUtUn dUnyada aym oldu yalnlz. DUnyada 1980'den beri kapitalizm bir kUgUk zUmre milli gelirin dagIlI~lndaki halinde gok zengin bir grup yaratlyor. Genel olarak, finans kapitalizmi geli§iyor ve tabi bunlann yillik adaletsizlik <;ok bilyilyor. kazanglan da spekUlasyon dozu gok yUksek Tilrkiye'de, 80' den bu yana, oldugundan ekonomide milli gelirin daglli§mdaki gok bUyUyor. TUrkiye'de, 80'den bu yana, eskiden <;ok zengin ile fakir adaletsizlik eskiden gok zengin ile fakir arasmda 6 kat ile 7 kat araslnda 6 kat ile 7 kat fark fark varken, §imdi 18 kat fark var. En zengin gok zengin, Batl blgUlerinde zengin, en fakir de gok fakir ve varken, ~imdi 18 kat fark var. bir de muazzam bir i§siz kUtlesi. Turgut'un 88'de bu " liberasyonu getirmesinden sonra muazzam bir fabrika Bbylece TUrkiye'de bir kapitalist zUmre kapanmasl oldu, 10-12 bin fabrika. Buna deniyor ki; te§ekkUI etti, tlpkl dl§andaki spekUlatbr gibi, dl§andaki "Efendim bekliyoruz ekonomi rahata kavu~acak, parasml TUrkiye'ye getiren, dbvizini TUrk Lirasma enflasyon azalacak, i~sizlik azalacak." Bu §artlar 15
altlnda i§sizlik katiyen azalmaz bilakis artar. Sen her gOn biraz daha i§sizligi arttlracak bir sistem uyguluyorsun, intihar ediyorsun. Bunun zaten Batl'da ismi, §imdi yeni somOrgele§me hareketidir. GOney Amerika bunu yutmadl. COnkO onlar Batl'nln oyunlanm hep gormO§lerdir. Batl bir §ey getirdi mi; Meksika, Arjantin hep sorarlar, hatta uzman tutarlar ne demek bu diye. Mesela, liberasyon gelince GOney Amerika huylandl, bu yeni bir somOrgele§me hareketi diye. Batl'da diyorlar ki, eski mOstemlekelerin kendi ekonomilerini idare edemiyorlarml§, bu beyler idare ederler. Bunlann kurtanlmasl, kendi ekonomilerini normal mOstemleke dOzeyine getirilmesidir. Tamam, normal bizi de getirdiler. Yani boyle giderse OIke, ne bugdaYln1 Oretebilir ne de ba§ka bir §eyini Oretebilir, higbir sanayi kalmaz. Bu intihardlr.. Gegenlerde Sanayi Bakam beni bir toplantlya gaglrdl, ben bir ara Sanayi Bakanhgl yapml§lm, eski sanayi bakanlanm bir toplantlya gaglrttl, Bir taklm yaYlnlar yapml§ faaliyetlerini anlatlyorlar, i§te kag ki§iyi gaglrml§ kag dakika konu§mu§, hepsini istatistige baglaml§ bunlann. "~unu yaptlm, bunu ettim" diyorlar. Ben §unu dedim, "Bir devletin temel politikalan yanfl~sa; mesela temel mali iktisat politikalan iktisat i1minin temellerine aykmysa, bir piyasa sisteminin mantlgma aykmysa istediginiz kadar bakanlar kendi sahalarmda r;afl~smlar havada kasnak donerler istedigini alamazlar, aldlklan da klslr sonur;lar olur Tilrkiye'de de boyle. 20 Ylldlr Ozafdan beri, Tilrkiye, liberasyon politikasml, size anlattlglm intihar politikalanm uygulUyOl Bu politikayla aslmda Tilrkiye gerr;ekten intihar ediyol Bu sistem ile Tilrkiye'nin biltiln reel kesimlerinde dO§il§ val Tanm battl, sanayi batlYor, hayvanclflgi baltaflyol Siz ise miltemadiyen rakamlan suni yilkseltiyorsunuz, milli geliri nasll r;ogaltlYorsunuz? Doviz kurunu bu d/~ardan gelen spekillasyonlarla a§agwa itiyorsunuz. Doviz kurunu 1800, 1900, 2500 dOzeyinde gerr;ekken siz 1300'e indirirsp.niz Tilrkiye'de hir; kimse yatmm yapmaz. Ba§vekiliniz tenkit ediyol Tilrk sanayi cemiyeti! Ba§vekiliniz hesap bilmiyor, hesap yapmlYor konu§urken. Siz sanayicisiniz, paranlz olsa, doviz kuru 1300 iken yatmm yapar mlSlnlZ yapmazsmlz. Eger beni mil§avir tutarsanlz 'sakm yapmaym' derim. Niye r;Onkil 1300 dolardan yapacagmlz zaman, yani, mal 1300 dolardan 16
ilreti/digi zaman 1300'ten satarsamz maliyetini kar§llayamazsmlz, rekabet edemezsiniz, ir; pazarda satamazsmlz, yabancl mal ucuza gelil Ama Rusya'nm istikran daha iyi, nispeten doviz kurlan daha reel. Tilrkiye'de siz bu vaziyette batacaksmlz" TOrkiye her an bir Arjantin olabilir, olmasln ama olmasa da sOrOnOyoruz. Allah'tan dOnyada aZlclk bir kriz olmu§, bunlar panige kaplldllar, dtiviz hani biraz oynadl ya, 510 sanayici biraz klplrdadl. Ashnda TOrkiye'de denge kuru 2600-2700'lerdedir ve onun igin de suni kurun sanayi Ozerindeki tazyiki fazladlr. Adam, ktiylO, tarlaslnda bugday Oretmiyor. Soruyorum, "Beyim" diyor; "Biz eve yetecek kadar Oretiyoruz, artlk ticaret ir;in ilretmiyoruz, r;OnkO satllmtyor pazarda". Hayvanclilkta, bOtOn Dogu, Dogu Anadolu mahvolmu§. Ali Bey, "Ama Kemal Bey" diyor; "§imdi Dogu'da hayvanclll{jt kalkmdlrmak ir;in muazzam bir hareket yaptyoruz. " Dedim ki; "Hayvanclflk OIdO, kim OIdOrdO, siz o{dilrdilnilz. Bir taraftan OIdOrdOnOz §imdi de para koyuyorsunuz. Para da bulamazsmlz, gOnkO battlnlz siz." BOtgesinin %50'si faize giden bir memleket, nereden para bulacak. Sonra geldi yamma Ali Bey: "Soylediklerine te§ekkOr ederim." dedi. Ben de "Kabineye bunlan ilet. "dedim. Ne oldu bilmiyorum. Bir de TOrkiye'de yan§ma rekabeti yok. Bir ekonomi dengede farz edin, ben de bir sanayiciyim; bir mal Oretiyorum, 0 malin dOnya fiyatl benim dl§lmda belirir, malin dOnya fiyatl dOnyada belirir. Mesela, benim mahmln Onitesi 1 dolardan satlhr, farz edelim. Eger benim,demek ki ben bunu satarsam 1 dolar alacaglm ve dtiviz kuru 2000 ise 2000 TL alacaglm, maliyetim azsa, maliyetim 2000'nin altmdaysa ben bu mah Oretirim. 2000' deyse gene Oretirim ama benim maliyetim karslz 2000'i gegmeye ba§larsa bunu Oretmem, batanm gUnkO. Benim maliyetim 2000 diye 2300'ten alamam, dolar oldugu yerde duruyor, hatta dU§Uyor bizde oldugu gibi. Mesela; evvelce 2000 ediyordu, §imdi 1300 ediyor. ~imdi kagldlnlzl kaleminizi aim hesap edin, btiyle bir sanayici ne yapar? Dtiviz kurum 2000'di, maliyetim arttl, kanm ba§a ba§tlr, gok gOze!. Siz §imdi dtiviz kurunu indiriniz 1500'e. DOnya fiyatl olarak benim mahm bir dolar, TUrkiye'deki dolann fiyatl 1500'e inmi§, ne yapanm ben? Bir; maliyetimi dO§Ormeye gah§mm, bir taklm adamlan glkannm, i§sizlik artar. Bir taklm adamlara kUlfet getiririm 8 saat yerine 12 saat gah§tmnm. Sendika isyan eder, kavga glkar. Maa§ artl§lannl hig
yerine getirmem, sendikayla i§ veren kavgasl glkar. BuWn bunlar kar§llamazsa, butun bu §eylerle maliyetimi 1800'den 1600'e du§urdum ama dolar 1300 mesela gene kar§llamlyor, ne yapanm 0 zaman? Bi.itun i§gileri glkannm i§sizlik artar, fabrikaya kilit vururum. Bir sure hammaddeyi dl§tan getirtirim maliyetimi bbyle ucuzlatmaya gah§mm, yani mantar sanayicisi olurum. Bir sure sonra 0 da kar§llamaz kapatlnm. 0 zaman ya sanayimi kapatmm ya mantarclhga dbnerim. Gelirim du§er, vergim azahr, maliye bakanmlz bagmr, "vay efendim dzel kesim vergi kagakglllgl yap/yor" diye. "Ne yapsm adam yumurta ml satsm?" dedim. Anlayacagmlz gibi, Turkiye'nin bugunku metaneti, getirilen sistemdeki zaaflara. Batl gok korkung bir sistem yarattl hem dl§tan gelen sermaye, ekonomiyi gbke~tiyor hem kendi sermayesi, ig sermayeyi gbkertiyor. Ig kapitalist parasml Turkiye'ye getirerek Turkiye'de % 50 kar ediyor. Turkiye hem yabanclya gok buyuk faizler, karlar bduyor, spekulasyon karlan; hem kendi adamlanna. Bbylece mutemadiyen fakirle§iyor. Tabi fakirle§eceksin, sen daha da fakirle§eceksin Hindistan' maltma du§eceksin.
K. KURDA~: Kammca OOTO bu 50 Yllda gok buyuk ba§anlar kazandl. Ben bu dbnemde Turk sanayisinin igindeydim. Tiirkiye, sanayi alanmda ~ok biiyiik hamleler yapll, bu hamleleri yapan Orta Dogulu ~ocuklardlr. Yatmmlann %90'1 onlar tarafmdan organize edilmi§tir, planlanml§tlr ve yapllml§tlr. Bugiin, Tiirk sanayisinin de finans kesiminin de kaptanlan Orta Dogulu ~ocuklardlr. Ama Orta Oogulular, politikaya nispeten az girdiler, girenleri de iglerinde daha zaYlf olanlandlr; smlfta iyi olabilir ama pratikte zaYlftlr. Babacan var mesela.
dii,iin:
Bugunlerde bzgurlukle bagda§tmlan bir turban meselesi var. 1960'Iarda OOTO' de surekli bzgurluk ortaml olu§masl igin surekli gall§ml§slmz. Bu turban konusunda ne du§unuyorsunuz?
K. KURDA~: Ortadogu gocugu medeni bir insan, Batl'yla temas etmi§, onun igin Turkiye'den farkh, Turkiye'ye faydall. Bu gocuklann turban sorunu yok, gocukluk bu. 0 zaman, insan kafasma pe§tamal bagladl diye namuslu mu olur? 0 zaman , giyinen insanlann hepsi namuslu olur ama hepsi soyunuyor icabmda. Yani bunun namusla ne alakasl var. Bunlar, dii,iin: Asllnda kur hareketleriyle dini istismar edenlerin savunduklan §eyler. Ortadogu zenginle§tik, ama bbyle bir §ey yok, sanal bir oyun gocugunun bunlarla i§i olmaz, Ortadogu gocugu ba§ma ne brttugune degil, bilimde ne yaptiQma bakar, bu? K. KURDA~: Yok. Yaptlgl §u; milli geliriniz 400 Mustafa Kemal'e bakar, ondan feyz ahr. katrilyon, bir sene sonra yine gelirihiz 400 de kalml§, fiyatlar, % 10 artml§. Milli geliri cari fiyatl ile 440 dii,iin: Gunumuz ekonomisini ve klsa olmu§. Ashnda milli gelirde bir artl§ yok. Nufus dbnem yolculugunu konu§tuk, bir de cumhuriyetin arttlgma gbre adam ba§ma milli gelir du§er. Ama kurulu§ Yillanndaki ekonomi politikasmdan bahseder adamlar hile yaplyorlar. Oiyorlar ki "bizim bu arada misiniz? dbviz kurumuz 1800'den 1300'e du§tu. Ben 440 ahnm yani enflasyon paYI 440'1 1300'e bblerim. K. KURDA~: Mustafa Kemal'i Ataturk yapan Benim milli gelirim dolar bazmda % 40 artml§ olur. ekonomi politikasldlr. Adam az geli§mi§ bir Ben hep sbyledim milli gelir kendi paraslyla hig memleketten dl§a hig borglanmadan, borg bdeyerek, artmazsa dbviz kuruyla %40 arttlysa hiledir, bir yardlm almadan, eski borglan tasfiye ederek istikrar yanll§llk vardlr, bir sanal oyun var demektir. Yapm iginde muthi§ bir ekonomik kalkmma saglaml§tlr. Aym hesaplanmzl, sizler iyi bgencilersiniz. zamanda gagda§la§ma hareketini saglaml§tlr. Bunu
, dii,iin:
Gunumuzde de devam eden ve 5Q~lerden bu yana ulkeyi etkileyen bir kar§l-devrim , s'Oreci var. Bu suregte, Ataturk devrimlerinin korunmasmda, bu kazanlmlann korunmasmda, OOTO'nun, bgrencisiyle, akademisyeniyle daha etkili olmasl gerekmez mi? OOTO'luler bugun nerede?
yapabilen adam yok, §imdi butun bu cehalete, butun duz tarihlere ragmen Ylkllmamamlz ondandlr. ~a§lnrsmlz mesela Endonezya'mn Guney Kutbu'na bakan yerine gidersiniz, Cokgakar diye bir kbye, adam eger davet etmi§se, girersiniz gay igmeye. Odasmda Mustafa Kemal resmi gbrursunuz. Biliyor musunuz, 1492'den yani Amerika'nm ke§finden sonra, 300 YII 17
400 YII dunyada istiklalini kazanan hig bir memleket yok. Hep mustemlekele§mi§. Bir biz, bir Mustafa Kemal hareketi, bir memleketi bzgurluge kavu§turmu§tur. 1914 Harbi'nde dunya toprak sahasmm yuzde seksen be§i iki devletin: Fransa ve ingiltere. Birinci Dunya Harbi'nde iki buyuk degi§iklik oldu. Rusya'da sosyalist bir ihtilal oldu, 0 bir taklm milletleri uyandlrdl. Bir de AtatUrk'un ihtilali oldu. BuraYI ele gegirdik zannettiler, tam istanbul'da villa kurma hayalleri varken ... Evvela Mustafa Kemal'e kar§1 gok edepsizdiler fakat sonra O'nu takdir etmi§lerdir; fakat 0 takdir Mustafa Kemal'in devlet adamligmadlr. Zaten bizi de Lozan'da hep §u umitle alaya alml§lardlr. "Sen §imdi istiklal diyorsun, devlet diyorsun; ama on paran yok. Yarm kalkmmak iqin benden para isteyeceksin." ~artlannl bildirmi§ler. ~imdi dikte ettiler. Kurzon'un dedigini yaptllar. Oyle iyi yaptllar ki insanlan aptalla§tlrdllar, herkes fakirle§ti ama ne oldu nasll oldu anlamadlk.
ediyorlardl. "Pa§am nasll becerirsirtiz bu i§i?" Tabii, ingiltere - Fransa 0 zamanln duvel-i muazzaml aleyhimize. Diyor ki "Rusya'da ihtilal var. Ruslar Katkaslara indigi zaman biz oradan sOrekli yardlm alacaglz. Katkaslara inene kadar da direnecegiz. Sonra biz Rus yardlmtyla battya epeyce bir hamle getiririz. Ermeniyi tastiye ederiz. " Onlan kullanlyor. Bu fikrin ben higbir Turk profesbrunce i§lendigini duymadlm. ~imdi bu sefer Batllilar bunu sbyluyor, neymi§ efendim, AtatUrk sosyalist olmu§. HaYlr, efendim, Rusya'YI daha iyi kanalize edebilmek igin zekasma bakar mlsmlz.
Ilk seneler yatInm yapacak hi<; bir i~adaml yok Tiirkiye'dej ama devlet eliyle <;ok kahcl yatlnmlar yaplhyor. Yani 0 d6viz kurunda Tiirkiye istese ihracat dahi yapabilecek halde 30'larda. Zaten dl~ta a<;lk vermiyoruz, i<;erde miithi~ bir istikrar, miithi~ bir mali disiplin ... Vergilerde hamleler var, ada let sistemi ba~tan ba~a reform edilmi~. Tiirkiye' nin yaptlgl sosyal reformun adalettedir biiyiik klsml.
ilk seneler yatlnm yapacak hig bir i§adaml yok Turkiye'de; ama devlet eliyle gok kalici yatlnmlar yapillyor. Yani 0 dbviz kurunda Turkiye istese ihracat dahi yapabilecek halde 30'larda. Zaten dl§ta aglk vermiyoruz, igerde mUthi§ bir istikrar, mUthi§ bir mali disiplin ... Vergilerde hamleler var, adalet sistemi , ba§tan ba§a reform edilmi§. Turkiye'nin yaptlgl sosyal reformun adalettedir buyuk klsml. Hala 0 medeni kanun yururlukte. Onu yapan hocamlz Mahmut Esat Bey. Mahmut Esat, isvigre Kanunu'nu tercume etmi§tir; ama ne guzel etmi§tir. Hem onu hem borglar kanununu, Turkiye'ye iki senede mal etmi§lerdir. 24'te yapml§tlr; demek ki seksen senedir bu kanun , bUtun kadm haklannl tanlyan, bizi insanllglmlza getiren kanundur. Son yollannda sarho§tu Mahmut Esat. Ataturk'e byle hayran ki AtatUrk blunce kendini kaybetmi§. isvigre'de okuyor. Yunan'm izmir'e glktlgml anlaymca diplomasml alir almaz izmir'e geliyor. Babasl Ku§adasl'nda giftlik sahibi. Babasmm yanma gidiyor ve hemen civar giftliklerle birlikte bir mufreze kuruyor. Yunan'l Ku§adasl'na sokmuyor. Yunanillar Ku§adasl'na hig girememi§tir. italyanlan da yanmda tutuyor. Menderes Nehri'nin guneyine Yunan hig inememi§tir. Aydm'a da Yunan girdigine girecegine pi§man olmu§tur. Mustafa Kemal i§te bu mucadeleyi yap an Mahmut Esat Bey'i sonra Ankara'ya getiriyor. Adalet Bakanl yaplyor. QOk zeki bir adamdl ama alkolle de birlikte Ataturk'un blumunden sonra kendini toparlayamadl.
AtatUrk'un ekonomi du§uncesi hakkmda bizim profesbrlerimiz hep Zlrva yazarlar. Yani adaml bir tUrlu anlamlyorlar. Adam 0 kadar realist ki. .. Samsun'a gitmeden bnce hep yakm arkada§lan §uphe ifade
Siz gocuklar, Ataturkgu Du§unce Toplulugu'sunuz, yani bir bzgur du§unce toplulugusunuz. Ozgur, bilimsel ve dogrusu 0 bazda da inangll du§unce toplulugusunuz. ~imdi mesela
.
18
Mustafa Kemal'in elinde boyle bir Oniversite olsa yapllamayacaktl. 0 duruma gelince ili§kiler faydaslz muazzam bOyOk hamleler yapardl. Hem bu gocuklan olur zevki kagar. Sonra da blraktlm. Blraktlktan sonra allrdl, neleryapardl. .. Ozaman, hig elemam yok. Zaten da hep tembih ettim, beni kimse gegirmeyecek, bildiri Osmanll'da okumu§ kag ki§i var ki? MOhendisi yok, yaymlanmayacak. Yalmz giderken agaglara baklp miman yok, teknisyeni yok, efendim, sivil kadrolar hig glkmak istedim. yok, asker biraz var. Boyle bir mOessesesi olsa, bu ~imdi burada beni bugOnlerde me§gul eden gocuklan allr mOesseseyi ona gore kullanlrdl. Onun bir §ey var. Ben dogrusu, buralarda "ben yaptlm igin hep insan pe§inde olmu§tur ve insam yeti§tirmek pe§inde olmu§tur. 0 devrin de iyi mOesseselerine buralan" gibi laflar etmem ama i§te beni sevenler iltifat sahip glkml§tlr: MOlkiye, Harbiye, Tlbbiye ve 0 devrin olsun diye '0 kurdu' falan derler. Son 5-6 senedir de aydm elemam MOlkiyeli, Harbiyeli, Tlbbiyeli... 0 mOtemadiyen burada tartl§llIyor: "Kim kurdu?" Ben donem teknik Oniversite yok tabii, biliyorsunuz 0 kurmadlm. i§te bilmem, burada on binlerce insan gall§lyor, evrakl, dokOmanlan var buranm, sor, oradan zamanlar daha kurulmaml§tl.. ogren. Zaten herkes birkag senedir yaZlyor buraYI kimin kurdugunu. Ben kurmadlm. Benim binlerce dii$iin: Soz gelmi§ken; sizin MOlkiye'deki ogrencim, hocam, idarecim birlikte kurduk. Ben de ogrencilik Yillanmzdaki gall§malanmzl okuduk, gok burada gall§tlm. Bu TOrkiye'de yapllan bir §eydir: ozverili gall§ml§smlz, kendinizi geli§tirmi§siniz. Tartl§ma. ~imdi burasl ba§an kazandl ya, bir sOrO Bizlere onerileriniz nedir? insan "BuraYI bilmem kim kurdu" diyor. Ba§an kazanamasaydl higbirisi sahip glkmayacaktl. K. KURDA$: Cocuklar cesur olun ve inancmlzl uygulaym. Sonradan mOkafatl geliyor. inamn, gOnkO dii$iin: Cok te§ekkOr ederiz Kemal Bey, sizle benim hayatlm bir sOrO insam korkuttu. Bana bir sOrO konu§mak bOyOk §ans ve deneyim oldu bizim igin. insan "Yaa yapar mlsm?" falan dedi yani nispet verdi. Ama ben hep dOzgOn oldum. HOkOmet hata yaptl K. KURDA$: Cocuklar, konu§tuk sizinle. hOkOmete soyledim, cesurca fikir savundum ve istediginiz klsml yaymlaym ama ogrenmenizi dogrusu sevdigim insana kar§1 da "Ben seni gok istiyorum. Kurulan tuzak gok feci. Hem dl§andan sevdim ama yanll§sm 0 yOzden sana kar§1 glkacaglm" gelen para sizin igin zehir hem de igerdeki sermaye dedim. darllgl zehir. 0 da bOyOk kazanglar sagllyor. Boylece
dii$iin:
Kitabmlzl nasll yazmaya karar verdiniz "OOTO Ylllanm'l? K. KURDA$: Aslmda hig yazmazdlm eskiden, ben Oniversitede gall§tlm, gall§tlm, gall§tlm. Oogrusu hig dO§Onmedim ne olacak. Sonra i§te aynldlm. Aynldlglm yerden hig Wren istemem. Bir yere girerken Wren yaptlrmam, aynllrken de toren yaptlrmam. Bu kitabm sonunda arkada§lanma "Allahalsmarladlk" dedim, yamma rektorO aldlm yOrOdOm. Gegen biri demi§ ki: "Kagtl 0 Oniversiteden, kimse gegirmedi onu"demi§. Ben isteseydim burada bir sOrO insanl toplarplm. /
Olaylan, insanlann anlamamazllgl bOyOtOyor. Ben niye kagaYlm ki? Ben burada istifaml verdigim zaman muazzam bir direnme oldu, istifaml geri alaYlm diye, almadlm, 'bitti bu i~' dedim. Yani hakikaten artlk
tam bir aynm var ama toplum genelinde mOtemadiyen zaYlfllk, i§sizlik, gldaslzllk hakim. Yani gittikge okullanmlzm camml bile alamlyoruz. Gldalannl alamlyoruz. Her §ey olmO§, bitmi§. Cok kotO. bnOne bir an evvel gegmek lazlm, higbir §ey dinlememek lazlm. Sizler dOzelteceksiniz bu bozukluklan. Cok te§ekkOr ediyorum. Kendinize iyi bakm. Yann bir yOrOyO§ var zannediyorum barakadan kampOse ko§acak mlslmz?
dii$iin:
Ko§abildigimiz kadar ko§acaglz,
yOrOyecegiz. K. KURDA$: Biz geriden takip edecegiz. Biz 46 YII evvel onun ilkini yaptlk. Benim rektor oldugumun 10. Yillydi ....... Vine aym heyecanla yOrOyecegiz. Siz ko§un, artlk boyle olacak, sizler ko§acaksmlz, bizler geriden takip edecegiz.
19
••
•
•
•
•
TURKIYE EKONOMISINE TOPLU BIR BAKI~ •• • SORUNLAR - ONERILER * Prof. Dr. Fikret ~ENSES iktisadi konular, TOrkiye'de de ozellikle son ~eyrek yOzYllda toplumsal gOndem i~inde onemli bir yer tutmaya ba~laml~tlr. Bu zaman dilimi, genel bir kOreselle~me soylemi i~inde TOrkiye iktisat politikalannln, dl~a a~lk piyasa ekonomisi yorOngesinde koklO bir bi~imde donO~tUrOldOgO bir donemle ortU~mektedir. Bu donemde, uluslararasl finans kurulu~lannm oneri ve destegiyle bir~ok geli~mekte olan Olkenin de iktisat politikalanm benzer bir dogrultuda donO~tUrmesi , genel olarak neoliberal iktisat politikalan olarak niteleyebilecegimiz bu donO~OmOn TOrkiye'de de "se~eneksiz tek yol" olarak sunulmasma katklda bulunmu~tur. Bu yazmm amaCI, genel okuyucu kitlesi i~in TOrkiye ekonomisinin belli ba~1I sorunlanm topluca ve ana hatlanyla ortaya koymak ve ~Ikl~ yollanna ili~kin oneriler geli~tirmektir. Sorunlar TOrkiye ekonomisinin kar~1 kar~lya bulundugu sorun alanlan O~ ana ba~lIk altmda toplanabilir. ba~llca
Stratejik Yakla§lm Eksikligi
dogrultusunda onemli bir donO~Om ge~irmi~lerdir. Ekonominin hemen hemen tUmOnO onemli ol~Ode etkileyen bu donO~Om, ana hatlan Olkenin ozgOI ko~ullan Ozerinde odaklanml~ bir kalkmma stratejisi yerine, "her yerde, her zaman ge~erli" oldugu pe~inen kabul edilmi~, dOnya ekonomisinin en gO~1U unsurlannm ~Ikarlannl on planda tutan, uluslararasl dOzlemde "simetrik olmayan gO~ ili~kilerini " sOrdOrmeyi ama~layan bir bakl~ a~lsmm uygulamaya konmasl ve dOnya ekonomik dOzeninin bu .J dogrultuda yeniden bi~imlendirilmesi amaci ~er~evesinde ger~ekle~tirilmi~tir. bu
bakl~ a~lsl
TOrkiye ekonomisinin ~eyrek yOzY11i a~an bir sOredir gosterdigi geli~menin ana dogrultusu, yerel bakl~ a~llannm etkisizle~tirilerek geri plana itildigi bu sOre~ i~inde belirlenmi~tir. Bu sOre~, neoliberal iktisat politikalannm olumsuz sonu~lanna ve artan ele~tirilere kar~m kesintisiz devam etmi~tir. Orta ve uzun donem kalkmma stratejilerinin belirlenmesinde oncO bir ral oynamasl beklenen Devlet Planlama Te~kilatl da, bu etkisizle~tirme sOrecinden nasibini alml~ , kalkmma planlan Be~inci Be~ Yllilk Plan'dan ba~layarak cldeta ekonominin neoliberal politikalar dogrultusunda bi~imlendirilmesinin bir araci haline getirilmi~tir. iktisat politikasl olu~turma ve uygulama sOre~lerinin ana dogrultusunun dl~andan belirlendigi bu sOre~, yerel aktorlerin Olke sorunlanna kar~1 ilgisinin azalmasma ned en olmu~ , sorunlann ortaya konma ve ~ozOm araYI~1 sOre~lerini sekteye ugratml~tlr.
TOrkiye ekonomisi, 1980 Yllmdan bu yana, DOnya Bankasl ve Uluslararasl Para Fonu gOdOmOnde neoliberal iktisat politikalannm iktisadi ya~amm hemen her alanma yaYllarak hakim kllmdlgl bir donem ya~amaktadlr. DI~ ticaret, yabanci dogrudan yatlrlm ve finansal aklmlann serbestle~tirilmesi, kamu iktisadi kurulu~lannm ozelle~tirilmesi ve daha genel istikrarslzllk anlamda devletin ekonomi i~indeki rolOnOn azaltllmasl, bu dogrultuda atllan en belirgin adlmlar Neoliberal donO~OmOn en temel ama~lan arasmda yer alml~ , ancak bunlarla smlrll kalmaml~tlr. arasmda yer almasma kar~m , ekonomik istikrann i~gOcO piyasalan, tanm ve sosyal gOvenlik, sagllk, saglanmasl bu donO~OmOn en ba~anslz oldugu egitim gibi sosyal sektorler de serbest piyasa aglrllkll alanlardan birisini olu~turmu~tur. Son birka~ YII oncesine kadar TOrkiye sOrekli, hlzll ve degi~ken oranll (* Orta Dogu Teknik Unive rsi tes i iktisat Bti IOmO)
20
============4I• . tiftii!.~=========== enflasyon yanmda bUyUme oranlan aglsmdan da istikrarslz bir gbrUnUm iginde olmu§tur. Bu istikrarslzllk, sermaye hareketlerinin serbestle§tirildigi 1989 Ylhndan sonra daha da artml§ ve TUrkiye 1994, 2000 ve 2001 Yillannda toplumsal ya§amda derin izler blrakan ve kriz boyutlanna varan istikrarslzllkla kar§1 kar§lya kalml§tlr. Benzer krizlerle kar§1 kar§lya kalan kimi Ulkelerin aksine, TUrkiye, yeniden hlzll bUyUme sUreci igine girerek krizlerden daha hlzla glkabilme ba§ansl gbsterebilmi§se de "slk slk krize giren Ulke" gbrUntUsUnden kurtulamaml§tlr. Son Yillarda enflasyon hlzmda saglanan belirgin dU§U§ ve bUyUme oranlanndaki artl§ da bu gbrUntUde kahcl bir degi§iklik yaratamaml§tlr. DI§ ticaret aglgmm ve buna bagh olarak cari i§lemler aglgmm gok yUksek oranlara glkmasl, ig ve dl§ borg stogunun yUksek boyutlara ula§masl, enflasyon oranmm yeniden hlzlanma egilimi igine girmesi, bu olumsuz gbstergelerin yabanci sermaye gevrelerinde yaratmasl olasl gUvensizlikle birlikte degerlendirildiginde, yeni bir derin istikrarslzllk dbnemi ve hatta kriz beklentisini gUglendirmektedir. Yerel kaynaklar yerine, bUyUk blgUde istikrarslz ve spekUlatif amagh yabanci finansal aklmlara ve yabancllann gayrimenkul ve bzelle§tirmeye bagh ahmlanndan kaynaklanan dogrudan yabanci sermaye aklmlanna dayah bir birikim sUreci benimsenmi§ olmasl istikrarslzhk beklentilerini kbrUkleyen bir nitelik ta§lmaktadlr.
dogru ge§itlendirilememesi sonucunda, ihracat, tekstil-giyim ba§ta olmak Uzere az saYlda sektbr Uzerinde yogunla§maya devam etmi§tir. Bu agldan baklldlgmda, TUrkiye'nin, uluslararasl rekabet gUcU aglsmdan, bir yandan dU§Uk Ucretli Ulkeler, diger yandan da kendisinden daha ileri teknolojik dUzeye eri§mi§ geli§mekte olan Ulkeler arasmda slkl§lp kaldlgl sbylenebilir. Kisa sUrede ihracat yaplsmda kbklU bir degi§iklik gergekle§tirilememesi durumunda ihracat artl§lannm, bzellikle gbrece dU§Uk Ucretli Ulkelerin artan rekabeti kar§lsmda, sUrdUrUlebilmesi giderek gUgle§ecektir.
Hlzh buyumenin yoksullukla ba~ etme konusunda olumlu etkiler yaratamadlgl, saghk ve egitim gibi sosyal sektor gostergelerinde de kayda deger bir iyile~me saglayamadlgl ve Turkiye'nin bu gostergeler a~lslndan uluslararasl slralamalarda olduk~a .geride kaldlgl gorulmektedir.
Biiyiimenin Niteligi ve Kisa Erimli Ekonomi Gegmi§ Yillardaki hlzh nUfus artl§mm yanslmalan ve mevcut nUfus artl§ hlzmm da sanayile§mi§ Ulke Giindemi artl§ oranlannm oldukga Uzerinde olmasl, i§gUcU TUrkiye ekonomisinin son geyrek yUzYllda piyasalan Uzerinde arz ybnlU bUyUk bir baskl gergekle§tirdigi bUyUme, gergekle§en ortalama yaratmaktadlr. BUyUmenin istihdam yaratmayan bUyUme oranlan aglsmdan olumlu bir gbrUnUm bzellikler ta§lmasl i§gUcU piyasalan Uzerindeki sergilese de, bUyUmenin kaynaklannm gUvensizligi ve baskmm daha da artmasma neden olmaktadlr. Tanm ula§llan bUyUme oranlannda gbzlenen dalgalanmalar sektbrUndeki gbzUlme, sanayi sektbrUnUn slnlrh yanmda, bUyUmenin bigimi ve diger bzellikleri istihdam katklsl; istihdamm, kentsel enformel sektbrde dU§Uk verimlilik ve dU§Uk Ucretli kesimler Uzerinde aglsmdan da bnemli olumsuzluklar igermektedir. TUrk Lirasl'nm yabanci paralar kar§lsmda a§1rI degerli yogunla§masma yol agmaktadlr. Bu durum, biryandan olmasma kar§m ihracat hlzla artml§, ancak bu durum kaYlt dl§1 ekonominin boyutlannl artlnrken diger belirl( agllardan kaygl verici bzellikleri beraberinde yandan bnemli sosyal sorunlan beraberinde Ja§lml§tlr. ihracatm bnemli blgUde ithalata baglmh getirmektedir. i§sizlik, bzellikle geng nUfus igin yUksek olmasl, bu dbnemde gok bUyUk boyutlara ula§an dl§ oranlara ula§ml§tlr. Egitim gbrdUgU alandan farkh ticaret aglgma katklda bulunmu§tur. ihracat yaplsmm alanlarda gah§an bnemli bir kesimin varhgl ve yUksek katma degerli ve teknoloji-yogun sektbrlere kadmlann i§gUcUne katilim oranlannm bzellikle
================================================~i
21
kentlerde hala gok dU~Uk olmasl, i~gUcU tamamlayamadan hizmet sektbfU aglrllkll bir piyasalannm diger kaygl verici bzellikleri arasmda yer ekonomik yaplya gegi~in dogal slkmtllanyla kar~1 almaktadlr. Enformel sektbrUn istihdam yaratma kar~lya kalml~tlr. olanaklannm da smlrslz olmadlgl gbz bnUne allndlgmda, i~gUcU piyasalanndaki sorunlann Dneriler bnUmUzdeki Yillarda daha da artmasl beklenebilir. TUrkiye'de gelir daglliml ve yoksullukla ilgili istatistiksel verilerin gUvenilirligi tartl~malldlr. Son Yillara ili~kin resmi veriler bu konulardaki geli~melerin olumlu oldugunu gbstermekte ancak bu sonuglann dogrulugu "kavram, ybntem, veri ve yorumlama" sorunlanyla kar~1 kar~lya olduklan igin veriler hakli ele~tirilerle kar~lla~maktadlr. Gergegi yanslttlklan konusunda ciddi ku~kular uyandlran bu veriler dahi, gelir e~itsizliklerinin ve yoksullugun bnemli boyutlara ula~tlgml gizleyememektedir. Ornegin, Aralik 2006'da yaymlanan resmi verilere gbre, 2005 Yllmda nUfusun yUzde 0.87'si aglik smlnnm, yUzde 20.5'i ise yoksulluk smmnm altmda ya~amaktadlr. Bu kaygl verici tablo kar~lsmda da, hUkUmetlerin bUyUk blgUde, ba~ta DUnya Bankasl olmak Uzere, uluslararasl kurulu~lar tarafmdan geli~tirilen yakla~lmlannm dar smlrlan iginde kaldlklan gbzlenmektedir. Bu yakla~lmlar, gelir ve bzellikle servet dagillmmi tartl~malann dl~mda blraklrken, yoksullukla mUcadele konusunda sadece hlzli bUyUmeden ve yoksul kesime devlet ve sivil toplum brgUtleri araclliglyla ayni ve parasal transferlerden medet ummaktadlr. Hizil bUyUmenin yoksullukla ba~ etme konusunda olumlu etkiler yar:ltamadlgl, saglik ve egitim gibi sosyal sektbr gbstergelerinde de kayda deger bir iyile~me saglayamadlgl ve TUrkiye'nin bu gbstergeler aglsmdan uluslararasl slralamalarda oldukga geride kaldlgl gbrUlmektedir. Bazllanna yukanda, bu yazl kapsammda ancak klsaca deginilebilen orta ve uzun erimli bnemli sorunlara kar~m, neoliberal politikalann hakim oldugu son geyrek yUzYllda TUrkiye ekonomi gUndemi aglrllkla faiz-kur-borsa-finans piyasalarl ybrUngesinde klsa dbnem unsurlar tarafmdan belirlenmi~tir. Bu gUndem iginde tanm ve sanayi gibi sektbrlerin sorunlan kendilerine yeterince yer bulamaml~, TUrkiye sanayile~me sUrecini 22
Yukanda ana hatlan kabaca belirlenen sorunlann gbzUmU, neoliberal politikalann bu sorunlara gbzUm bulmak bir yana daha da aglrla~tlrdlgl noktasmdan hareketle bugUnkUnden birgok agldan farkli bir iktisat politikasl yakla~lmml gerektirmektedir. Bu farkll yakla~lmm en temel unsuru neoliberal politikalann "her yerde, her zaman gegerli" oldugu varsaYlmma dayali yakla~lml yerine iktisat politikalannm Ulkenin bzgUI ko~ullannl bn planda tutan, Uzerinde geni~ bir toplumsal uzla~ma saglanml~ bir kalkmma stratejisi gergevesinde belirlenmesi olmalldlr. Bu stratejinin makro, sektbrel, , mikro (firma) ve uluslararasl dUzeyleri kapsayan sistemik bir yakla~lmla tasarlanmasma bzen gbsterilmelidir. Kalkmma sUrecinde devletin rolU sorusunun bu strateji Uzerinde yapllacak tartl~malann merkezinde yer almasl beklenebilir. Bir gbzlemcinin gok garpici bir bigimde belirttigi gibi, bu konudaki tartl~malar piyasa ml, devlet mi sorusu yerine devletin ekonomiye ne blgUde ve ne bigimde mUdahale etmesi gerektigi, devlet mUdahalesinin etkinliginin devlet ve piyasa ba~anslzllgml en aza nasll indirgeyecek ve makroekonomik istikran gbzeten bir bigimde nasll artmlabilecegi sorusu Uzerinde odaklanmalidlr.
Bu
~en;evede, dl~a
tumuyle a~lk bir dl~ ticaret politikasl yerine belirli sektorlerdeki bebek endustrilerin yine belirli surelerle korunmaslna izin veren kontrollu bir dl~ ticaret rejiminin uyguianmasl du~unu lebilir. Bu yakla~lm, adeta bir serbest piyasa feti~izmi izleyen ve devletin hareket alanml olabildigince
daraltmaYI farklldlr.
ama~layan
bugOnkO yakla§lmdan
~ok
sermayesini artlrmasl, sanayide yeniden yapllanma ve yeni bir atllim ve ona bagll olarak ihracat yaplslm yOksek katma degerli ve teknoloji yogun sektbrlere dogru degi§tirebilmesi i~in de gereklidir. Sanayile§me sOrecinde yeni atilimiann ger~ekle§tirilmesi TOrkiye'nin ba§ta Avrupa Birligi olmak Ozere diger ekonomik gruplarla i§birliginin ve bOtOnle§mesinin bugOnkOne klyasla daha saglam bir zeminde ger~ekle§mesine yol a~abilir.
Tilrkiye' nin teknolojik aityapi eksikliklerini daha fazla gecikmeden tamamlaYlp fiziksel sermaye birikimi Servet ve gelir e§itsizliginin azaltllmasl ybnOnde yanlnda kapsamh bir egitim atllacak adlmlarla birlikte, sanayile§meye ivme reformuyla insan sermayesini kazandlrmasl beklenen bu dogrultudaki bir kalkmma stratejisinin dogrudan ve dolayli olarak diger artirmaSI, sanayide yeniden sektbrlerde hlzll istihdam artl§lanna yol a~masl ve yapllanma ve yeni bir atlhm ve yoksullugun azaltllmasma bnemli katkllar saglamasl beklenebilir. Yolsuzlukla mOcadele de etkin devlet ona bagh olarak ihracat mOdahalesi odakll bu kalkmma stratejisinin bnemli yaplslnl yilksek katma degerli unsurlan arasmda yer almalldlr. ve teknoloji yogun sektorlere BugOnkO uluslararasl dOzenin bu dogrultudaki bir kalkmma stratejisinin uygulanmasl bnOnde bnemli dogru degi~tirebilmesi i<;in de engeller olu§turmasl, ~eyrek yOzYllilk uygulamaslyla gereklidir. . temel kalkmma sorunlanna ~bzOm olu§turmadlgl BugOnkO yakla§lmln, i§letmelerin karllilk durumuna ve kalkmma i§levlerine bakllmakslzm, her ne pahaslna olursa olsun bzelle§tirilmesini benimseyen tutumunun aksine, bu yeni yakla§lm i~inde devletin, uluslararasl piyasalardaki geli§meler 1§lgmda stratejik sektbrlerin belirlenmesinden, belirli alanlarda etkin kamu i§letmeciligine kadar uzanan bir alanda bnemli kalkmmaci i§levler Ostlenmesi beklenebilir. Bu ~er~evede, dl§a tomOyle a~lk bir dl§ ticaret politikasl yerine belirli sektbrlerdeki bebek endOstrilerin yine belirli sOrelerle korunmasma izin veren kontrollO bir dl§ ticaret rejiminin uygulanmasl dO§OnOlebilir. Bunun gibi, yakm ge~mi§te ya§anan krizlerin bnemli nedenlerinden birini olu§turan klsa erimli dl§ finansal aklmlann denetim altma almmasl, dogrudan yabanci sermaye aklmlannm kalkmma stratejisinin temel bir unsuru olarak, istihdam ve ihracat yaratma ve teknolojik yenilik hedeflerine /' ybnlendirilmesi dogrultusunda bnlemler almabilir. TOrkiye'nin teknolojik aityapi eksikliklerini daha fazla gecikmeden tamamlaYlp fiziksel sermaye birikimi yanmda kapsamli bir egitim reformuyla insan
gbrOlen neoliberal politikalannm kar§lsmda yeni se~eneklerin tasarlanma sOrecini duraksatmak §byle dursun, aksine hlzlandlrmalldlr. iktisat politikalanmn 1980 Yllindan bu yana dogrudan veya dolayll olarak uluslararasl kurulu§lann gOdOmOnde belirlendigi bir Olkede bu ybnde atllacak adlmlann olumlu ulusal ve uluslararasl yanslmalan olacaktlr. Uluslararasl finans kurulu§lannm gbrO§ ve bnerileri yerine Olke ekonomisinin temel payda§lannln gbrO§leri dogrultusunda belirlenen bbyle bir stratejinin kalkmma sorunlan etrafmda yeni bir ulusal heyecan yaratmasl · beklenebilir. Neoliberal politikalann klsa sOrede bir~ok Olkede yaygmla§ml§ olmasl farkll uygulamalann da uluslararasl dOzlemde de olumlu "kartopu" etkileri yaratmasl beklenebilir. Bir~ok diger geli§mekte olan Olkenin de TOrkiye'deki kalkmma sorunlanyla kar§1 kar§lya olmasl, neoliberal kOreselle§menin uluslararasl dOzlemde ~ok ciddT bblO§Om sorunlan yaratml§ olmasl, kOreselle§me kar§ltl gO~lerin §imdiden ula§tlklan etkin konum ve bilimsel dOzlemde de son Yillarda sanayile§meye ve diger orta ve uzun dbnem hedefleri bn plana ~Ikaran kalkmmaci yakla§lmlann ivme kazanml§ olmasl bu
dogrultudaki geli§meler araslnda degerlendirilebilir. Kimi Latin Amerika Ulkelerinde son Yillarda gozlenen ve uiusiararasl finans kurulu§lanna kar§1 kayda deger tepkiler de igeren farkll iktisat politikasl arayl§ ve uygulamalan bu dogrultudaki geli§melerin bir habercisi olarak degerlendirilebilir.
KAYNAKLAR 1) Boratav, K. (2006), Gelir dagilimilizerine zevzeklikler, Sol, 31 Arallk
2006, http://www.sol.org.tr/index.php ?yazino = 6709 -24k 2) Broad, R. (2006), Research, knowledge , and the art of 'paradigm maintenance': the World Bank's Development Economics Vice-Presidency (DEC), Review of International Political Economy, Vol. 13, No.3, August. 3) Harrigan , C. Wang and H. EI-Said (2006), The economic and political determinants of IMF and World Bank lending in the Middle East and North Africa, World Development, Vol. 34, No.2, February, pp. 247-270. 4) Rupert, M. (2005) , Reflections on some lessons learned from a decade of globalisation studies, New Political Economy, Vol. 10, No. 4, December, pp. 457 -478. 5) $enses, F. ve z. bni§ (2005) , Rethinking the Emerging PostWashington Consensus: A Critical Appraisal , Development and Change, 2005,36 (2): 263-90. 6) $enses, F. ve E.Taymaz (2003 ), "Unutulan Bir Toplumsal Ama~ : Sanayile§me Ne oluyor? Ne Olmail?, iktisat Ozerine Yazilar II, iktisadi Kalkmma, Kriz ve istikrar, Oktar TDrel'e Armagan, ileti§im: istanbul, i~inde , 429-61. 7) Shafaeddin, S. M. (2005), Towards an Alternative Perspective on Trade and Industrial Policies, Development and Change, 36, (6), 1143-1162.
24
,
Sorular / Yanltlar * Behruz <.;iNici
dii$iin:
gevresel, kultOrel degerleri korumasl bnemi de vardlr. Mimarllk gizgide ve §ekilde zevk arayan bir sanat olamaz. Mimar, eserinin fonksiyonlan yanmda hizmet verdigi ulkenin sosyal ve ekonomik yaplsmm gergeklerinde de derinligine bir anlaYI§a sahip olmalldlr. Mimarllk statik bir duzenleme degildir; sosyal, ekonomik, kultLirel ve estetik igeriginde dinamik bir duzendir, bir suregtir. Mimari sadece bigimde degil, bunun btesindedir. Ancak uzulerek Behruz CiNici: Oegerli du§un grubu uyeleri, sbylemek isterim ki; gunumuzde mimarllk, ulkenin AtatOrkgu can karde§lerim, sanat ve kultOr tablosunun gok Iragmda durmakta, hatta gbrulemeyen bir noktasmda ve sisler igindedir. Mimarllk kariyerinin ta§ldlgl sorumluluklar Bu durum §uphesiz aCldlr, aCllldlr Tu rk mimarllgl sadece yapllar tasarlamak degildir ku§kusuz. Bu igin ... Oysa, insanllk tarihinin bilinen tOm uygarllklan Tannsal sanatm henuz bir duvarclslYlm derken, mimari eserleriyle amllr. Bence; toplumlan motive eden mimarllga ula§ma yolunda hala ko§makta oldugumu ug ana sanat vardlr: Mimar/tk, §iir ve musiki. Mimarllk belirtmek isterim. Bir mimar olarak ya§ayall, 52 YII bir devletin, bir toplumun sanat anlaYI§lm, ideolojisini, oluyqr. Bu oldukga uzun gbrulebilir ama konu felsefesini ve kultOrunu betimler. Bilim ve du§unce ~imarllk olunca bu hig de bbyle degildir. Zira bu sureg iginde geli§ir. Yuce Atamlz mimarllgl be§ duyuya hitap "bile, mimarllga §bylece dokunabilmeye dahi yetmiyor. eden bir sanat olarak tanlmlaml§: "Mimarltk HavasstMimarllgm, in§aat dunyasml bigimlendirmedeki Hams'e hitap eden sanatttr" demi§tir. Mimar/,g,n bi/im bnemi kadar, gok bnemli olduguna inandlglm ve sanatm sentezi o/dugunu, diger sanat dallannmonu tamam/adtgmt soy/eyen de yilce onderimizdir. ( * Orta Dogu Tekni k Uni ve rsites i Mimarl ) OOTO Yerle§kesi, Erzurum AtatOrk Oniversitesi Yerle§kesi, TBMM Halkla ili§kiler Binasl ve Milletvekilleri Sitesi, Taksim Meydam gibi gok bnemli projelere imzasml atml§, yanm aSlrllk mimarllk gegmi§ini arkasmda banndlran bir mimar olarak bir konu§manlzda "Ben 70 kusur ya§lannda olmama ragmen olsa olsa bir duvarci kalfasIYlm." demi§siniz. Size gbre mimarllk nedir, bah seder misiniz?
25
Mimarllk bir dil, birtarih, bir kOltordOr. insan, zaman ve mekan, mimarllgm anatomisidir. insan: Bir fenomen, antropomorfik bir merkez... Zaman: Bir tempo; gegmi~, bugOn ve gelecek ... Mekan: sonsuzdur. Kent ve insanla bOtOnle~me mimarllk anlaYI~lmm temelidir. 1961 Yllinda OOTO Yerle~kesi projesini kazanarak ~u anda iginde egitim gbrdOgOmOz yapllan gergekle~tirdiniz. 1965 Yllmda bir Alman dergisinin (Boumeister) 'TOrk Rbnesansl' olarak niteledigi ve 1970 Yllma kadar hakkmda dl~ kaynakll 16 makale yazllan OOTO Yerle~kesi projesinden biraz bah seder misiniz? OOTO sizin igin ne ifade ediyor?
dii,iin:
benim ic;in. Kampiis'iin 1960'lardaki yan~maslnda Ata ve 0' nun genc;lige dair sozleri bizlere yol gostermi~tir. Asii merkez olan stadyum' un ~ekilleni~i genc;ligi simgeler. Aile' deki igdeler Atamlzln en sevdigi agac; tiirii oldugu ic;in yerlerine elimizle dikilmi~tir .
B. CiNici: 18 Yilim OOTO KampOsO'nde gegti. Bunlarm nasll yaratlldlklarmm roman! seyir Burada pek gok ilkler yaratlldl. Badireler atlatlldl, maceralar ya~andl. Mekanlar bOyOk big Ode ilk kez defterlerimdedir. OOTO, benim opus-magnum burada gergekle~tirilen glplak betonlarla brOldO. ba§yapillmdll:' OOTO genel kentsel tasanml, 2 Konkuru kazandlglmlzda Ben 28 ya~lmda, Altug km'lik bir omurga yayalar yolu ... Yapllann i~ine dalan ~Ikan 1§lgm dengesi i~inde mekanlanmla Hanlm da 25'inde idi. gerilim saglayan tlpkl eski istanbul sokaklan gibi Oiger ilklere gelince: meydanclklan, ~Ikmazlanyla tabii bir de sesleriyle ... Havuzlar, su ~anaklanm ... Yagmurlu • Qlplak betonun devaml olarak -precastbeton bgeler geli~tirildi. Pencereler - sbveler - havalarda onlara katllan ~ortenlerim kampiisiin standardize edilmi~ beyaz beton bloklar v.s. - bunlar sesleridir. §imdi pek ~ogu akmlyor §aklrdamlyor! Her fakiilte ve yapisl sizi uzaklardan ~aglrlrdl. 40 yllI Olkede prefabrik sanayinin bncOleridir. a§kmdlr geli§en Alle'ye e§lik eden aga~lar ... Burada Ala ve Rektiir Kurda§ ilham • Polyester ve pleksiglas sanayinin geli~imi ve kaynaklanmlzdlr. Ala ve Kurda§ bu beldeyi buradaki ~effaf kubbeler. simgeleyen kutsal ruhlardlr benim i~in. Kampiis'iin 1960'Iardaki yan§masmda Ata ve O'nun gen~lige • Elektrikli ISltlcllar (unit - heater'ler) dair sozleri bizlere yol gostermi§tir. ASII merkez olan stadyum'un §ekilleni§i gen~ligi simgeler. Alle'deki • ilk alOminyum dograma uygulamasl vs. igdeler Atamlzm en sevdigi aga~ tiirii oldugu i~in Oiger ybnden i~giligin kalifiye hale getirilmesi burada yerlerine elimizle dikilmi§tir. Yan~ma sonucu Kent'in saglandl. ilk gagda~ teknik ~artnameler burada yaplmmdaki he Ie 0 ilk 8 YII var ya ... Geceli gOndOzlO yaZlldl. Olkede lSI santralinden - yurtlara uzanan gall~an bOyOk ~antiye ... 0 gOnkO bozklr bugOn i~te bOyOk kilometrelerce kanallarla gagda~ aityapi brnegi gbzler bnOnde. Can Qinici 2 ayllktan itibaren burada verildi. bizlerleydi. Mimarllk ve onunla bOtonle~en idari Bilimler FakOltesi, kafeterya, bgretim Oyesi lojmanlan ve bazl laboratuarlar yapllanmdlr, digerleri 70 kadar Burada Ata ve Rektor ge~itli yapl, yurtlar, gar~1 v.s... Bunlara 'beton Kurda~ ilham kaynaklanmlzdlr. gocuklanm' dedigim bilinir. OOnya mimarllgl igin gok bnemli Sir Banister Fletcher's in A History of Ata ve Kurda~ bu beldeyi Architecture 28.ci basklsmm 1451. sahifesinde simgeleyen kutsal ruhlardlr TOrkiye'den cumhuriyet dbneminin 7 miman arasmda 26
ve 4 eserimle anllinm. OOTU Kampusu, Mimarlik Fak., TBMM Camii...
edici sistemlerden uzak, ana felsefeden, Archlardan, yonlendirici §eflerden yoksun.
Eser, 1962'Ierde belirmeye ba§lamaslyla uluslararasl pek gok yaym ve otoritenin dikkatini gekti, yaYlnlarda kapak oldu. 1966'da American Progressive Arch dergisi 'Cinicilerin Tasanml' adli makalesinde, OOTU Mimarllk Fakultesi yaplsmm, Unlu Paul Rudolf'un Yale'deki benzerinden gok daha ba§anll oldugunu yazar. ingiliz Yayml Views and Reviews dergisi eseri, 'Turk Ronesansl' olarak niteler. Oevammda italyan yayml ve digerleri takip eder. Alman dergileri - Baumaster ve Bauen + Wohnen ve digerleri de ... Pek gok unlU mimar kalklp Ankara'ya ziyarete gelirler, sonra unlU kritikgi Prof. Jeodicke, isvigreli Muhleistein da unlU yaymml takiben bizzat ziyarete gelir. Bu arada Burhaniye Ar-tur sitesine kadar uzanlr. Holiandali unlu Van den Broek OOTU'yu inceler ilk betonlan ve mimarlik fakultesini over. Universiteyi ziyaret eden pek gok devlet ba§kanl arasmda 1966'da Hindistan Cumhurba§kanl da vardlr.
• Mimarllk fakultelerine giri§te eskiden oldugu gibi mutlaka yetenek smavlan olmall.
dii3iin:
Bir konu§manlzda universitelerde mimarllk hocalannln tatbikatml yapacaklan projeler uretmediklerinden ve ogrencilerine bu projeleri gosterip tartl§ma ortaml olu§turmadlklanndan yakmml§slnlz. Size gore mimarllk egitimi nasll olmall ve universitelerimizde bu konu hakkmda neler yapllabilir? B. CiNici: Ounya mimarllk egitiminde yapllan ge§itli ara§tlrmalara burada girmek olanakslz. Fakat bilimsel ve sezgisel olmak uzere iki yakla§lm arasmda goru§ler gidip gelmektedir. Ozetle henuz bir anla§ma saglanamaml§tlr. Mimar/iQtn Wm bilim ve bilgilerden yarar/anan bir sanat o/dugu bir gergek ama Groce'un dedigi gibi hur olmayan bir sanat. insan ihtiyaglan, mal sahibi, idareler gibi faktorlerden etkilenen yonleri var. Vine de zaman, mekan faktorleriyle §ekilienen tek sanat dall. Her §eyden once top/um/ann sosya/ ve killWre/ yaplfanna bag/I bir o/gu, i§ veren killWrDne gene/de gevre kD/WrDne bag/I bir fenomen ... Mimarlik meslegi ve egitiminin sorunlan, toplum -sarunlanndan soyutlanamaz. Son Ylliarda buyuk bir mimar enflasyonunun olu§tugu ulkemizdeki mimarllk egitimini yorumlamak-yargllamak isterim. Universitelerde egitim programlan yaratlclligl te§vik
• Egitim suresi igin 4 YII gok az, ustelik hemen imza yetkisi tanmmasl gok olumsuz, uygar ulkelerin hig birinde boyle degil. Bu sureg en az 7 YII: 5 YII bitirme, ara, bir YII staj devresi sonu bir YII daha egitim + meslek odalannca yonlendirilen smavlar (Teknik + Hukuksal + San'at + Mimarliktarihi aglrlikli v.s.) • Oerhal bilgisayarlara sanlmak hata, bu sanalliktan yana degilim. EI gizimi ile gorerek, bakarak yakla§mak §art. Bilgisayar en sonra ... Uygulamada yararli, yaratlcllik igin zararli . • EI ve kalemle farkli teknikler uzerinde gall§malar yapllmall. Model yaplmclllgl ile desteklenmeli. • Tasanm, kuram, tarih ve anatomi onemli. Vitruvius usta gibi du§unuyorum. Bana soruldugunda mimarllk, universitelerin dl§ma glkanlmali derim, zira bu i§ sadece akademik degildir. Segilenler derhal deneyimli burolarda gall§maya ba§lamall. Matematik, geometri, tarih, resim, heykel gali§malan V.S .. gerekli tum dersler okulianna giderek, ge§itli egitim sureglerini takiple edinilmeli. Mimarlikta akademik unvanlara da kar§IYlm, Yuksek Muhendislik filan gibi diplomalara da. Mimar olmaya bakmali, gali§mall. • Gergek ustalara, bilirki§ilere ihtiyag var. • Flrsat buldukga once kent ve gevre algllanmall. Seyahatlerde daima gizilmeli. .. Yalnlz fotograf gekmek yeterli degil. • Sonra dl§ ulke gezileri §art. Kanada Quebec Universitesi'nce bir zamanlar TUrk mimar Prof. Aygen Torune r'in uyguladlgl yontem ilging idi. Surduruldugunu umanm. " , • Stajlar onemli, konulannda Ylliar iginde en az 15 gunlUk uygulamall olarak gali§llmall.
27
Bir ani ve hatlrlatma: Bizim ku§ak, iTO 1950'Ii B. CiNici: Ankara, yonetim degi§ikligi sonucu Yillarda Ta§kl§la'da 1. slmf ortalanndan itibaren dunyada planll olarak yapllan ilk ba§kenttir. Ancak atblyelerin kar§lsmda ki§isel i§lerini de kursulerde aradan geGen 75 YII sonra Atsana, ozerkle§tirilen yurUten hocalar tarafmdan davet allr, geceler boyu Kazakistan Devleti ve Cumhurba§kanl Nazarbeyev'in yanlannda projelerini Gizerdi, derslerimizle iG iGe. yarattlgl 2. ba§kent olmu§tur. Ataturk'un; Sonralan hocalara ozel i§ alma yasagl getirildi, imparatorluktan bir cumhuriyet yaratmak kadar, yeni bir ba§kent yaratma ugra§llan, oncelikle Gok boyutlu tatbikatGI hocallk da boylece kalmadl. goru§leri Turk §ehirciligine; ulke, bOlge, kent olGeginde Maddeleyecek olursam, yeni boyut ve degerler kazandlrml§tlr. Ata'nm yaptlgl en I. Mimarllk egitiminde on planda yer almasl onemli i§lerin ba§mda merkezin istanbul'dan gereken uygulama ve ara§tlrmalar Gagm gerisinde Ankara'ya ta§mmasl vardlr. Bu olaym en ba§ etkinlikleri ve du§unceleri arasmda Orta Anadolu'nun geli§mesini bulunuyor. saglamak var. 1882'de yaptlklan bir Ebniye Kanunu olmu§tur; ah§ap evleri yangma kar§1 korumaya II. Merkezi ve baglmslz kurulu§lar §eklinde organize edilmesi gereken ara§tlrma ve yoneliktir, §ehirciligin esas prensipleriyle ilgisi yoktur. dokumantasyon merkezlerinin deney §antiyelerinin ~ehir ve kasaba imar konulannm Gok yonlu eylemler iGinde ulke kalkmmaslyla da ilk kez ozde§le§tiren de olu§turulmasl ve geli§meleri ihmale ugraml§tlr. 0 ... Cumhuriyet devrinde kalkmmaya engel olan tUm III. ingiltere'de klasik universitesi dl§mda nedenlerin ara§tlrllmasma ba§lamlml§tlr. Olkenin tek mimarlar birliginin ozel mimarllk okulu Architectural tek vilayetlerden ibaret olmadlgma bir 'ButUn' olduguna Association var. Zengin kutUphaneli, ak§am ilk kez i§aret eden de o. derslerinin de verildigi Londra'mn mUtevazi, guzel ve 1933' de ilk yapl- yollar kanunu ile bilimsel sempatik bir kartiyesinde kentle bUtunle§mi§ 110 Yllilk lisansustu, master, doktora verilen ilginG ve Gall§malar ba§laml§, aityapi sorunlanna inilmeye gUGlu bir mimarllk okulu. Okulun kaynagl ogrenci ba§lanllml§tlr. paralan, yaymlar ve unlu matbaasmdan saglamyor Ankara'nm ba§kent olarak ilan edildigi gun Hocalar ogrenci tarafmdan seGiliyor. Sene ba§mda 20 AtatUrk: "Efendiler; artlk vatan imar istiyor, veta istiyor. - 30 ki§ilik ekipler halinde ogrenci kar§lsma Glkillyor, iJim ve maritet yilksek medeniyet istiyor." diyerek bo§ zamanlan da hiG yok, bence ornek allnmalldlr. duzenli imar ve yaplla§ma hareketlerine geGilmesini IV. ilk ve orta ogretim surecinde mimarllk ister. i§e Ankara'dan ba§lamak gerekiyordu. 1923'te mesleginin tanltlml, ogrencinin bu hedefe Ankara iG ve dl§ kale slmrlanm Gok az a§an bir arazi parGasl ustUne yerle§mi§ orta halli bir kasaba yonlendirilmesi, egitimde program, metod, sureG ve gorunumundeydi. istasyon - Ulus ve tekrar kademeler yon un den ozellikle ulkemizde pek Gok istasyon'dan §ehrin iGlerine giden yoldan ba§ka duz aGmazlar, tutarslzllklar iGinde ogretim kadrolannm giden tek yol yoktu. Ba§kenti yapacagl gorevde kurulu§u, yeti§tirilmesi ve niteliklerinin modern §ehircilik anlaYI§1 iGinde planlama yapabilecek organizasyonu gereklidir. bir uzman da ulkede yoktu. ilk olarak Karl Lorcher'e bir plan yaptlnldl. Yetinilmedi 1928'de daha kapsamll dii$iin: dii$iin grubu olarak uluslararasl bir konkur aGlldl. Birinciligi Prusyall ba§kentimizde olu§an Garplk kentle§meden, Gagdl§1 Jansen aldl , Ata 26 ki§ilik jurinin ba§mdadlr, diger §ehircilik anlaYI§mdan ve estetigi bozan mimari dereceleri Fr. Brix ve Jausseley payla§tl. Ankara iGin yapllardan rahatslzllk duydugumuzu belirtmek Jansen gorevi ustlendi. Ata, imar planlan hazlrlamrken istiyoruz. 1960'Iardan sora Ankara'da Gall§malannl verdigi direktiflerle katklda bulunuyordu. Jansen, yurUtmu§ bir mimar olarak, Ankara'mn Cumhuriyet Ankara Palas - Belvu - Ziraat Bankasl uGgenini ana Donemi'nden itibaren §ehircilik anlammda geGirdigi caddeye baglayan yollan gosteriyordu. Ata "Bu degi§imlerden Gok klsa olarak bahseder misiniz? yollann vazifesi nedir, bu binalan caddeye Glkarmak 28
degil mi? " der. Hepsini silerek kendisi bir tek yol gizer. "Bu tek yol aynl gbrevi yapar. Eski yollardan artan arsa pargalan etrafmdaki bina ve bahgelere katacaksmlz." ve bu fikrini estetik ve ekonomik ybnlerden savunur, hesaplar yapar. Jansen sorar: "Bir ~ehir planml tatbik edebilmek kadar kuvvetli idareniz var ml?" AtatOrk hafifge klzar: "Biz koca devleti 7 dOvelin elinden kurtarml~lz. 0 orta gag saltanatml yeni gag devletine dbnO~tOrmO~Oz" der. Mimar Semih Bey'i plan lama mOdOrlOgOne getirir. Bu planda eski bblge korunur. Yeni~ehir Mahallesi kurulur(yeni bir mahalle). Bu da Olkede kuru Ian ilktoplu konut brnegidir.
Falih Rltkl Atay "Bir ~ehir Yapmak" ba§hkh yazlslnda c;e§itli slklntIian aC;lklayarak planh imara yalnlz Ata' nln ilgi gosterdigini soyler. Hilkilmetler ise haYIr. .. Ylliar sonra Ankara' da Jansen maalesef hakh C;lkml§ durumda. Bugilnkil politikacIiar Ankara' mlzdan Ata'mlzln izlerini silmekte ve halka gorillmemi§ Izdlraplar ya§atmaktadlr. Bu durumlarla bir kostebek aglna sokulan gilzel Ankara' mlzln adl artIk Gokc;ekara olmah diye dii§ilnmekteyim ilzillerek.
da ismet Pa~a direktifleriyle te~ekkOI etmi~tir (BugOn yok) . Hastanenin burada yapllmasl dogru mu olmu~tur? Fakat plan tatbikatlnda gene Ide spekOlatbrler ve bazl belediye erkamnm glkardlgl zorluk ve slkmtllarla kar~lla~lr. AtatOrk sonuna kadar bunlarla mOcadele etmi~tir. Falih Rlfkl Atay "Bir ~ehir Yapmak" ba~lIkll yazlsmda ge~itli slkmtllan aglklayarak planll imara yalmz Ata'nm ilgi gbsterdigini sbyler. HOkOmetler ise haYlr ... Yillar sonra Ankara'da Jansen maalesef hakll glkml~ durumda. BugOnkO politikacllar Ankara'mlzdan Ata'mlzm izlerini silmekte ve halka gbrOlmemi~ Izdlraplar ya~atmaktadlr. Bu durumlarla bir kbstebek agma sokulan gOzel Ankara'mlzm adl artlk Gbkgekara olmall diye dO~Onmekteyim OzOlerek. Sizinle gbrO~melerimizde sivil toplum brgOtlerinden bzellikle gOnOmOz TOrkiyesi'nde laik ve demokratik cumhuriyetimizin savunulmasmda bu brgOtlere olan ihtiyagtan bahsettiniz. Bizler de siz gibi kendi uzmanllk alanlanmlzda 'en iyiler' olup bu yolda gall~maYI kendimize hedef alan bir topluluguz. Bu konudaki gbrO~lerinizi okurlanmlzla payla~lr mlslmz?
dii$iin:
B. CiNici: Bu konudaki gbrO~lerim sOrmekte ve daima sOrecektir. Tek slkmtlmlz bnce meslek odalanmlzln sessizligi ve eylemde gekinceli davram~landlr. Konulann Ozerine gOven, sebat ve cesaretle gidilmelidir. AtatOrkgO bir grup olarak en iyiler olacagmlzdan ku~kum yok. Zaten bunun igindir ki bilinen son derece yogun gOnlerim arasmda Ata'ya olan duygulanmla, her an yanmda olarak, sizlerle bvOnerek sizlere zaman aYlrdlm.
dii$iin: dii$iin grubu olarak zamanmlzl bize
aYlrdlgmlz igin gok 1930'Iann ba~lnda Hermann Jansen kolayllklar dileriz tarafmdan yapllan Ankara plam, planlamanm ilk ku~agmm farkll egilimlerinin olgun ve yumu~ak bir sentezi gibidir. Ye~il , amtsalllk, ana akslar, i~lev ayn~masl, konut adalan ve lojmanlar, higbirisi abartllmadan ve digerine egemen olmadan gOrOltosOzce yan yana getirilmi~lerdir. AtatOrk, 'Jansen plam bOtOn bzellikle anlattlgmda bOyOk ne~e ile dinler. Ozellikle trafik konulannl begenir. Kav~ak fikirlerinde daima Jansen'i destekler. Hacettepe Parkl
te~ekkOr
eder,
gall~malanmzda
==================================================~I
29
•
•
••
,
KEMALIZM'IN BILIMSEL VE •• •• • KULTUREL TEMELLERI * Huseyin Sozlerime, slk tekrarlanan bir gergegi dile getirerek ba§layacaglm. 20. yLizY11i tanlmlarken , Lilkelerinde toplumsal dLizeni degi§tirme savlyla ortaya glkan liderlerin gagl oldugunu soylemek yanll§ olmaz. Birgok Lilke , bir lider etrafmda bLiyLik donLi§Limler gegirdi, ancak bugLin hakll bir gururla soyleyebiliyoruz ki, tUm bu liderler iginde kurdugu sistem tamamlyla ayakta olan , Lilkesinin insanlan tarafmdan hala sevgi ve hayranllkla amlan tek isim Mustafa Kemal.
Evren ARIK mezhep aynmlan on planda, birgok bolgede ortak kultLirel birikim uzerinde ban§ iginde ya§ama umudu neredeyse yok gibi gozukuyor; Mustafa Kemal'in bundan 80 YII once neyi ba§ardlgml unutmamak, unutturmamak gerek.
Birincisiyle ba§larsak, bilimsel ve teknolojik geli§me, tarih boyunca, insanllgm du§unce evriminin yeni ufuklara yol almasmda bLiyuk pay sahibi oldu. 17. yuzYlldan itibaren patlama yapan bilimsel atilimlaria Franslz Devrimi'nin ve aydmlanmanm e§ zamanll 10 Kaslmlarda, all§lk oldugumuz igin fark olmasl rastlantl degildi. etmiyoruz belki, e§i olmayan bir ulusal mutabakatla Ronesans ile birlikte insana olan guven geri . ve igtenlikle gLinlLik ya§antlmlza bir dakika ara veriyoruz ve onu hatlrllyoruz. Defalarca gitmi§ olsak geldi, aklm dogaYI aglklayabilecegi inanci yerle§ti, bile, Anltkabir'i her ziyaretimizde etkileniyoruz. dog malar bir kenara blrakllarak gergege ula§mak Modern zamanlarda ba§ka kimseye nasip olmayan amaglandl. Bu ortamda du§unsel ge§itliligin yolu aglldl. Pozitif bilimler de uzerlerine dLi§eni yerine bu bagllllgm , unutulmaz olmanm Slrrl nerededir? getirdiler; bilim adamlannln doga olaylannl Tabii boylesine kitlelere mal olmu§ bir insan igin aglklamaktaki ba§ansl, insanllgln ozguvenini, bu soruya herkes kendi yanltml verecektir. Ben bugLin, iyimserligini ve evrensel dogrulan bulma iddiasml gok boyutlu bir yanltl olduguna inandlglm bu soruya, zirveye ta§ldl. iki agldan cevap vermeye gail§acaglm. Birincisi, Kemalizm.inigineoturdugubilimselgergeve.ikincisi de Lizerinde bigimlendigi kLiltUrel birikim. Nigin bilimsel geli§melere ko§utlugundan bahsetmek istiyorum? QLinkLi , onun gorLi§lerinin modasmm gegtigi, artlk geride kaldlgl slkga dile getirilir oldu , oysa Kemalizm'in , gagmm bilimsel geli§me hlzmdan destek alan gok guglu bir ig dinamigi var, bunu vurgulamak gerek. Nigin kLiltLirel kokenlerinden soz aglyorum? Qunku bugun her yerde kar§lmlza medeniyetler gatl§masma dair tezler glklyor, etnik milliyetgilik ve ( * ODTO ADT Mezun)
30
Tilm bu geli~meler 1~lglnda, Kemalizm'in bi<;imlenmesinde, sozilnil ettigim bu yeni bilim anlaYI~lnln da etkili oldugunu dil~ilnilyorum. Mustafa Kemal -her ne kadar kimilerince bir dil~iln adaml olarak kabul edilmese ve yaptlklan yalnlzca
eylemsel boyuta indirgense debilimin evrim silrecini en iyi anlaml~ devlet adamlanndan biridir ve bunu illkesinin ko~ullanna ba~anyla uygulaml~tlr .
Kemal -her ne kadar kimilerince bir dU~Un adaml olarak kabul edilmese ve yaptlklan yalnlzca eylemsel boyuta indirgense de-bilimin evrim sUrecini en iyi anlaml~ devlet adamlanndan biridir ve bunu Ulkesinin ko~ullanna ba~anyla uygulaml~tlr.
Mustafa Kemal, en ba~ta, kendisinden bnceki ideolojilerin dogmatikligine kar~1 glkml~, esnek ve uygulanabilir bir model yaratml~tlr. Cagda~ uygarllk dUzeyine ula~manm farkll yollannm da olabilecegini gbstermi~, ekinsel ve ekonomik devrimi bir arada yUrUtmesiyle deyim yerindeyse ezberi bozmu~tur.
Cok dogal olarak, kapsamll, iddiall ve evrensellik iddiasmdaki ideolojileri bu dbnemde gbrUyoruz. Dbnemin dU~Unce aklmlan keskin bir Kitabmlz, programmlz yak diyenlere "Biz belirlenimcilik igeriyordu, nasll ki Newton fiziginde bir nesnenin konumunu ve hlzlm bildigimizde ba~ka bir yapallm siz yazarsmlz." ya da "Ulusumuzun maddi ve andaki yerini de bilebiliyorsak, toplumsal manevi gereksinimleri dogrultusundaki i~lem ve gbzUmlemeler de her zaman, her durumda gegerli eylemlerimizle sbzlerin ve kuramlann bnUnde gitmeyi alma savmdaydl , toplumsal a~amalar kalln gizgilerle tercih ettik. " demesi, bir eylem adammm pratikliginin btesinde, bilingli bir segimdir ve toplumsal degi~me gizilmi~ti. kuramma ciddi bir katkldlr. Burada, bilim ve ideoloji arasmdaki ili~kiyi biraz daha netle~tirmekte yarar var. Tarihte tum bUyUk bilimsel geli~meler, kendi paradigmalannl yaratarak egemen olduklan dbnemin dU~Unce kallplannl belirlediler. Somut brnek vermek gerekirse; klasik fizikte sUrtUnme he saba katllmaz, aynl dbnemde ekonomide farkll birimler ya da bblgeler arasmdaki all~veri~lerden dogan i~lem/devir maliyetleri de hesaba katllmadl. Ama bugUn he saba katillyor, sUrtUnmenin katlldlgl gibi. Bunun igin iktisatgmm fizikteki geli~meleri birebir takip etmesi gerekmiyor tabii, kastedilen, bilimsel geli~melerin, dbnemlerinin dU~Unsel ufkunu belirledigidir. Tekrar tarihsel akl~a dbnersek, 19. yUzYllm ikinci yansl ve 20. yUzYII, devrim niteliginde geli~melerle bilimde yeni bir paradigmanm kapllanm agtl. Var alan kuramlann tUm olaylan aglklamaya yetmedigi anla~lldl, uzam ve zamanm mutlakllgl sorgulanmaya ba~landl. Kuantum mekanigi ve gbrelilik teorileri ortaya glktl, belirsizlik, olaslilklar ve kaos~n doganm bir pargasl oldugu, doganm samldlgl ,.~adar kesin kurallarla devinmedigi gbrUldU.
Vine, ezberi bozan bir
ba~ka
ybnU, tum bu dbnU~UmU gergekle~tirirken demokrasi idealinden asia vazgegmemesi, onu yalmzca daha sonra slrasl gelecek bir a~ama olarak dU~Unmemesi, ilk gUnden !tibaren demokratik bilinci olu~turmaya gall~masldlr. Ilk meclisi kurmasl , tum zorluklara kar~m tUm kararlan meclisle almasl ve parlamenter gelenegi yerle~tirme gabasl, gok partili ya~am giri~imleri, yazdlgl yurtta~lIk bilgileri kitabl, sivil bir toplum kurma gabalan vb. onun demokrasi idealini gbzler bnUne serer. Onemli bir ba~ka nokta; "hayatta en hakiki mUr~it ilimdir" sbzUnde gerc;ek yerine yol gbsterici anlammda milrยงidi segmesi de rastlantl degildir. Bilimi bir feti~ ya da ula~llacak bir amag olarak degil, gagda~ uygarllk yolunda bir arag olarak tanlmlayarak gagml bir kez daha a~ml~tlr.
Segkinci bir tavlr sergilememi~ , dogru bildiklerini kitlelere dayatmaml~tlr. Komplekssizdir. Evrensel gbzUmler getirdigini iddia etmemi~tir. Vine modernitenin Ylkici ve yaYllmaclliga yol agan ybnUnU onda gbrmeyiz. Bir politikacldan beklenmeyecek bir igtenlikle dUnya ban~mm olabilirligine inamyordu, TUm bu geli~meler 1~lgmda, Kemalizm'in bigimlenmesinde, sbzUnU ettigim bu yeni bilim Cevre ve kadm haklan bilinci, dbneminin gok anlaYI~mm da etkili oldugunu dU~UnUyorum. Mustafa btesindedir.
================================================~
31
Vine, her §eyin sahibinin devlet olmasl gerektigine inamlan bir dbnemde, yeni kurumlan elden geldigince bzel ya da bzerk bigimde kurmaya gall§masl slradl§ldlr. i§ Bankasl, Anadolu Ajansl ve TUrk Dil ve Tarih Kurumlan brneklerden birkagl.
"TUrkiye halkma, din ve Irk aylrt edilmeksizin, vatanda§llk baklmmdan TUrk denir" ifadesi, samnm durumu bzetliyor.
Bunu yaparken, hem sbzUnU ettigimiz kUltUrel birikimi gUn yUzUne glkarmaYI, hem dil ve tarih Sonugta Kemalizm bir modernite ideolojisidir, gall§malanyla bz benligimizi bizlere tekrar hatiriatmaYI, ku§kusuz ki aS11 kaynagl aydmlanma gagldlr, ancak hem de gagda§ ve aydm bir toplum yaratmaYI hem dU§Unsel geli§melerin etkisi hem de bnceki amagladl. deneyimlerin bilgisiyle, bzeliikle ybnteme getirdigi Arkeolojik kazllara gok bUyUk bnem verildi, yeniliklerle, modernitenin en olgunla§ml§ halierinden amag bu topraklann her §eyiyle bizim evimiz oldugunu, biri oldugunu sbylemek, samnm yanll§ olmaz. henUz vatan kavramml igselle§tirme §ansl bulamaml§ ev sahiplerine anlatmaktl. Tarih kitaplanna ilk gaglar Kemalizm'in bilimsel gergevesinden bbylece bahsettikten sonra, Uzerinde bigimlendigi kUltUrel girdi. birikime gegmek istiyorum. Bir brnek olarak, Mustafa Kemal'in Rahatllkla sbyleyebiliriz ki, Mustafa Kemal'in en bUyUk "Dumlupmar'da Troyalllann intikamml aldlk" dedigi ba§anlanndan biri, bin Yllilk bir birlikte ya§ama sbylenir. Bunu dogrulayamasak da, bu zarif gbndermenin 'Mustafa Kemal'in dU§Uncesine uygun iradesini modern bir ulus devlete dbnU§tUrmesidir. oldugunu sbyleyebiliriz.
ilk tanmlli yaplldlgl, ilk kentin kuruldugu, tarihin ilk dU§UnUrlerinin yeti§tigi, yUzYlliar boyunca saYlslz uygarllgm kav§ak noktasl olmu§, hemen her kentinde farkll bir medeniyetin izlerine rastlayabilecegimiz bu topraklara 11. yUzYlldan itibaren TUrkler'in yerle§tigini gbrUyoruz.
Vine dbnemin ders kitaplanndan da anla§llacagl gibi, artlk ba§ka topraklar, ula§llmaz hayaller pe§inde ko§mayacak, dUnyanm geri kalamyla ban§ iginde, huzurlu ve mutlu bir ya§am sUrecektik, gergekten yerle§ik olmaya karar vermi§tik. Burada bir yabancmm, Benoist-Mechin'in gbrU§UnU sizlerle payla§mak isterim:
Devraldlglmlz mirasl bin YII boyunca zenginle§tirdik, beraberimizde getirdigimiz "TUrk halkl, Batlll Ulkelerin hayatml uzun bzeliiklerimizle harmanladlk ve ortaya ho§gbrUyle zamandan beri ko§ullandlran §eye ilk defa Gazi'yle yogrulmu§ gbz kama§tmci bir kUltUrel birikim glktl. sahip oldu: Uzerinde kbk salacagl bir toprak, kendisine ait bir vatan. Bunlar TUrkler igin tUmUyle yeni bir §ey, i§te Mustafa Kemal, bu mirasl yaYllmacl ve Irkgl bugUne kadar hissetmedigi bir heyecan kaynagl idi. bir hlrsa kurban etmemi§tir. Ne var bunda, normali bu Vaktiyle sultan igin topraklar fethetmi§ti; sonra onlan degil mi diyebilirsiniz, haYlr, 0 zamanlar degildi. ybnetmi§, savunmu§, i§letmi§ti, yine sultan igin. Ama 1920'Ierde normal olan, kendi dogrulannm ve Irkmln asia Bogdan'da ya da Bosna'da, Suriye'de ya da UstUnlUgU sonucuna vanp yaYllmacl bir politika Filistin'de oturdugu topraklarla igtenlikli baglar izlemekti. Ban§gl, demokratik bir sivil toplum kurmaml§tl. ~imdi, gok zamandlr kendisinden kurmaya gall§mak degil. esirgenen §eye sahipti: Uzerinde ocagml kurabilecegi dUnyanm kUgUk bir pargasl." Mustafa Kemal, ulus anlaYI§ml ortak iradeye ve kUltUrel gegmi§e dayandlrdl. Takdir edersiniz ki, bu, modern bir ulus devlet olmanm da bn ko§uludur. Vine, atllan bu temelier TUrk kavramml da, Anadolu topraklan Uzerinde sayesinde dUnyanm en sorunlu bblgesinde 80 Ylldlr "kederde, klvangta" dayanl§ma iginde olan insanlann topraklanmlzda herhangi bir sava§ gbrmeden ortak adl olarak kabul etti. 1924 Anayasasl'ndaki ya§lyoruz. 32
============4I• . tinii!.~=========== Ek olarak, Turk Oil ve Tarih Kurumlan'nm kurulmasl da ulus bilinci yaratmamn kilometre ta§lanndandlr. Bu kurumlar ug onemli ozellikleriyle Turk Oevrimi'nin en segkin yapltlan arasma girdiler: Halka ulusal ozguven vermeleriyle ulus bilincine yaptlklan katkl, akademik bir ara§tlrma merkezi olarak du§un dunyasma yaptlklan katkl ve kurulu§ bigimleriyle sivil toplumculuga yaptlklan katkl.
kopru oldugumuzdan, Oogu'yla Batl'YI bir araya getirebilecegimizden, medeniyetleri bulu§turabilecegimizden bahsediyoruz. Boyle yaparak esasen medeniyetler gatl§masma hizmet ediyoruz, belki diger dogu ulkelerini incitiyoruz, 80 Yllhk eserimize slrt geviriyoruz, Ihmh islam ulkesi imajml kabul ediyoruz.
Halbuki yapmamlz gereken, Israrla laik Aynca, soylemeye gerek yak belki am a, yonumuzu one glkarmaktlr, bu gatl§manm yapayhgml, gunumuz dunyasmdaki gatl§malann gozumunde pek arkasmdaki plan Ian anlatmaktlr, dunya ban§1 igin kimsenin aklma gelmiyor, a yuzden belirtelim, bu gelinen en ileri noktanm ulus devletler duzeyinde birliktelik igin laiklik ilkesi de olmazsa olmaz bir oldugunu, bundan geriye, daha kuguk pargalara donu§un, daha gok sava§ ve kandan ba§ka bir §ey onko§uldu. getirmeyecegini vurgulamaktlr.
Oysa biz, Mustafa Kemal'in Turkiye Cumhuriyeti, zaten 20. yuzYlldaki deneyimimizle asii kavganln medeniyetJer ya da dinler araslnda olmadlglnln kanltlYlz.
21 . yuzYllda, gagm sorunlanyla ba§ edebilmek igin, dunyanm birgok bolgesindeki slkmtllann benzerleriyle kar§lla§mamak igin gagda§, surekli devrimci, yeniliklere aglk, binlerce Yllhk bir kultUrel birikimin uzerine oturmu§ ulus-devletimizi guglU ve saghkh bir bigimde ayakta tutmamlz gerekiyor. Gegen yuzYlhn ba§mda gozdugumuz sorunlara geri donmek bize bir §ey kazandlrmayacak.
Uygarhk tarihine 20. yuzYlldaki katklmlz, modernite sure~lerinin dl§mda kalml§ bir Ulkenin de Uzerinde gokga durdugum kultUrel zenginlikten treni yakalayabilecegini gostermek ve tum somurge bahsederken, gunumuzdeki tartl§malarla ilgili gok dunyasmm ozgurlUge giden yolunu a~maktl. onemli bir noktaYI belirtmek isterim. Oikkat ederseniz, 21. yuzYlldaki katklmlz ise, her yonuyle geli§mi§ Turkiye medeniyetler gatl§masma gozum olabilir gibi bir tUmce kurmuyorum. Boyle bir §ey soylemeye bir ulke olarak, treni ekonomik olarak da yakalamak ve ihtiyaclmlz yak, tam tersine boyle soyleyerek oyuna toplumlann yapay aynmlann pengesinde aCI gekmedigi bir dunya yaratmanm yolunu agmak olabilir. geliyoruz. Yeter ki bugune kadar ba§ardlklanmlzm farkmda olallm Bugun dunyada yaratllmaya gah§llan ortamda, ve kendimize guvenelim. farkhhklann ulus temelinde biraraya gelmesinin olanakslz oldugu gosterilmek isteniyor, gatl§maYI onlemekten bahsederken kullamlan dil, bizzat gatl§malann altyaplslm hazlrhyor. Yeni yuzYlldaki payla§lm sava§1 bu gatl§malann uzerine oturtulmak isteniyor.
Te§ekkur ederim.
./
Oysa biz, Mustafa Kemal'in Turkiye Cumhuriyeti, zaten 20. yuzYlldaki deneyimimizle aS11 kavganm medeniyetler ya da dinler arasmda olmadlgmm kanltlYlz. Ancak ne yaplyoruz, surekli 33
MONDROS ATE~KESi ve MUSTAFA KEMAL PA~A * Yrd.
Do~. Dr. Orhan <;EKi<;
Mondros Ate§kes Anla§masl imzalanml§ ve ordulara teblig edilmi§tir. Ate§kesten yana olan komutanlann ba§mda gelen Mustafa Kemal Pa§a, ate§kesin bu haliyle imzalanml§ olmasma §iddetle muhalefet etmekte, bu anla§manm igerdigi ball maddeler nedeniyle Olkenin klsa sOrede ba§tan ba§a i§gal edilebilecegine dikkati gekmeye gali§maktadlr. Ancak sesini kimseye duyuramayacaktlr. Oysa, bu sava§m kaybedildigini Mustafa Kernal Pa§a, EylUl 1917'den beri soylemekte, gereksiz insan kaybmm onOne gegmek igin hatta Almanya'YI beklemeden "miinferiden" ban§ yollanmn aranmasmm zorunlu oldugunu savunmaktadlr. O'na gore; imparatorluk nasll olsa dagllacaktlr. Hig degilse Anadolu'yu kurtarmak igin vakit gegirmeden hazlrllklar yapllmalidlr. Sava§ suglusu saYllan Talat Pa§a Kabinesi istifa etmi§, Sultan Vahdettin, hOkOmeti kurma gorevini Tevfik Pa§a'ya vermi§tir. Ne var ki bu slkmtlli gOnlerde herkes sorumluluktan kagtlgl igin, bu hOkOmet kurulamaml§tlr. Oysa, klsa bir sOre sonra Olkeye gelecegi bilinen i§gal kuvvetlerinin kar§lsmda dinamik ve kararli bir hOkOmetin varligml zorunlu goren Mustafa Kemal Pa§a, boyle bir hOkOmette sorumluluk almaya ham ve isteklidir. Sultan Vahdettin'e a§agldaki telgrafl gondererek "bakan olmak istedigini" aglkga ifade edecektir: " Seryaver Hazret-i $ehriyar-i Naci Beyefendi'ye (Gayet Mahremdir) Talat Pa§a Kabinesi'nin mef/uq bir halde, Tevfik Pa§a hazretlerinin de muayyen bir kabine te§kilinde mO§kOlata maruz bulunmakta oldugunu haber altyorum. ( * Maltepe Onivers itesi Ataturk il ke leri ve inkliap Ta rihi )
34
"
Ordular muharebe kudretinden mahrum ve zaten mevcut kuvvetler mOdafaadan aciz bir hale getirilmi§tir. DO§man hergOn daha mOsait ve ezici §artlar ihraz etmektedir. MOttefikan olmadtQi takdirde mOnferiden ve behemahal sulhu takarrur ettirmek lazlmdlr. Bunun iqin fevtolunacak bir an dahi kalmaml§tlr. Aksi takdirde memleketin kamilen elden qlkmasl ve devletimizin gayri kabili telafi mehalike maruz kalmasl, uzak ihtimal degildir. Muhterem Padi§ahlmlza olan sadakat ve merbutiyetim ve vatammm temini selameti itibariyle arz ederim ki, Sadaretin izzet Pa§a Hazretleri'ne tevcihi ve O'nun d~ esasl Fethi (Okyar), Tahsin, Rauf (Orbay), Canbulat (Ismail), Azmi, $eyhOlislam Hayri (UrgOplO) ve acizlerinden mOrekkep bir kabine te§kil etmesi zaruridir. Bu zevatm vOcuda getirecegi kabinenin vaziyete hakim olabilecegi zan ve itikadmdaYIm. izzet Pa§a Hazretleri size isimlerini saydlglm zevata mOracaat ettigi takdirde teshilata mazhar olabilir zannederim. MOnasip ise bu zevatm $evketmeap Efendimiz'e awm rica ederim. 1 FahriYaver-i Hazret-i $ehriyari Mustafa Kemal Bu telgrafm Ozerinde tarih yoktur. Ancak geli§melerden, bu tarihin 11 veya 12 veya 13 Ekim 1918 olmasl olaslligl yOksektir. 2 Gergekten de kabine kurmakta zorlanan Ahmet izzet Pa§a, Mustafa Kemal Pa§a'nm onerdigi bu isimlerle temas kuracak ve hOkOmet kurulacaktlr ama , Mustafa Kemal Pa§a bu hOkOmete almmayacaktlr. ~una gok OzOlmO§t~r. Adana Menzil MOfetti§i Albay Omer LOtfi Bey'i Istanbul'a Rauf Bey'e gonderir,
ben neden kabineye almmad,m?" diye, adeta ve yetkiyle itilaf Devletleri'nin kar§lsmda MUtareke hesap sorar. Sadrazam A. izzet Pa§a'nm Rauf Bey'e bu Masasl'na kendisi oturmak istiyordu . Ate§kes konudaki yanltl §byledir: anla§masl imzalanlrken, bu anla§mamn ko§ullannl kendisi tartl§maliydl. Oysa Saray ve Sadrazam aynl "Suriye Cephesi'nde i§ler iyi gitmiyor, birlikler kanlda degildi. Mustafa Kemal Pa§a gibi son derece dilzensiz olarak geri qekiliyordu. Cevat (9obanlt) vatansever oldugu tum ordu ve Ulke tarafmdan bilinen , Pa§a komutasmdaki 8. Ordu'nun cephesi yartlml§, onuruna son derecede dU§kUn ve egilip bUkUlmeyi 20.000 dolaymda erimiz §ehit veya esir olmu§tu. Bir bilmeyen bir karaktere sahip bir komutandan ziyade, tek Mustafa Kemal Pa§a bazl birliklere hflkim mUzakere masasmda daha diplomatik bir Uslup olabilmi§, onlart muntazam bir §ekilde Adana- kullanmaya yatkm bir ki§ilik sergileyebilecek bir iskenderun hattma qekebilmi§ti. 0 cephedeki en temsilciye ihtiya~ vardl. Bu gbrev Rauf (Orbay) Bey'e kldemli ve gilvendigimiz komutandl. Y,ldmm Ordulart verildi, Mustafa Kemal Pa§a kabine dl§mda blraklldl. Grup Komutanltgl'na getirmeyi dil§ilndilgilm iqin Sadrazam Ahmet izzet Pa§a, kendisine istanbul'a qaglrmadlm, Harbiye Nazlrllgl'na getirmedim. ,, 3 gbnderdigi ve gbnlUnU almak istedigi anla§llan telgrafmda ", .. Bart§tan sonra birlikte olmamlzl AlIah 'm Ger~ekten de 30 Ekim gUnU Mustafa Kemal Iiltfedecegini umartm ... " derken, Mustafa Kemal Pa§a karargahl ile birlikte Katma'dadlr ve Ylldmm Pa§a'nm verdigi yanlttan klrgm oldugu anla§lliyordu: Ordulan Grup Komutanligl'na getirildigi telgrafml 0 "... bart§tn qabuk gelmeyecegini, bart§a kadar qok buhranlt ve onemli durumlar kar§lsmda kalacaglmlzl gUn alml§tlr. ve bu gilqlilkler iqinde vatamma ciddi hizmetler etmenin milmkiln oldugunu anladttJtm iqindir ki Diger bir gerc;ek ise, ic;inde Harbiye Nezareti makamml istemi§tim. Yoksa, bart§a Mustafa Kemal Pa§a'nln yer ula§abildikten sonra onun huzur ve silkunu iqinde Harbiye Nezareti vazifesini benden qok milkemmel aldlgl hic;bir hukumetin, Sevr yapacak degerli kimseler oldugunu bilirdim. Buna nazaran, bart§tan sonra bulu§maYI hiq de zorunlu Anla§masl' nl imzalamaya hatta gerekli gormilyorum. ,,4 H •••
cesaret edemeyecegi gerc;egidir. Bu durum kar§lslnda, hukumetin ic;ine du§ecegi krizi kestirmek zor ama, kendisinin buyuk bir olaslhkla tutuklanlp Malta 'ya surulmu§ olacagl ihtimali uzak degildir.
Mustafa Kemal Pa§a 0 son derecede buhranli gUnlerde kabineye girmek i~in acaba neden bu kadar ~stekliydi? Herkes gbrevden ka~arken , bu nedenle 'hUkUmetler bir tUrlU kurulamazken, 0 neden Harbiye Bakanl olmak adma ad eta ugra§ veriyordu? CUnkU ordunun kendisine baglanmasml istiyordu ve 0 gU~le
Ne kadar bfke yUklU oldugu , bu satirlardan a~lk~a gbrUlmektedir. Eger Harbiye Bakanl olabilseydi , bu yakm ~ag tarihimizi nasll etkilerdi sorusunu mutlaka irdelemeliyiz. Bu konuda hemen sbylenebilecek ilk §ey, ku§kusuz Mondros Ate§kes Anla§masl'nl, bilinen i~erikle imzalamaYI kesinlikle reddedecegi ger~egidir. Zira, imzalanan bu anla§manm pek ~ok maddesine a~lk~a kar§1 ~Ikml§ ve bu yUzden de Sadrazamla ~ok sert yazl§malara giri§mi§tir. Nitekim bunun sonucu , komuta ettigi Ylldlnm Ordulan Grup Komutanligl'nm lagvedilmesine (kaldmlmasma) kadar gidecektir. 5 Diger bir ger~ek ise, i~inde Mustafa Kemal Pa§a'nm yer aldlgl hi~bir hUkUmetin, Sevr Anla§masl'm imzalamaya cesaret edemeyecegi ger~egidir. Bu durum kar§lsmda, hUkUmetin i~ine dU§ecegi krizi kestirmek zor ama, kendisinin bUyUk bir olaslilkia tutuklanlp Malta'ya sUrUlmU§ olacagl ihtimali uzak degildir. Zira, ilerdeki geli§melerden biliyoruz ki, Mondros'u imzalayan Rauf 35
Bey bile gOnO geldiginde ingilizler tarafmdan tutuklamp Malta'ya sOrOlecektir. i~gal kuvvetlerinin higbir direni~ veya itiraza sabn yoktur.
hOkOmete dam~madan, kendi inisi),atifini kullanarak yanltlnl verdi: Hiskenderun'a zorla girmeye kalkarsamz askere 'ate§' emri verdim" dedi.
Malta'ya sOrOlenleri gO nO geldiginde Mustafa ingilizler durumu HOkOmet nezdinde protesto Kemal kurtaracaktlr ama kendisi Malta'ya sOrOlseydi , etmekte gecikmediler. Olay Saray'da ve hOkOmet O'nu Malta'dan kim kurtanrdl , i~te bu sorunun kolay gevrelerinde bomba etkisi yaptl. Ylldlnm Ordulan Grup biryamtl yoktur. Komutam Mustafa Kemal Pa~a ile HOkOmet arasmdaki ipler, Mondros'un uygulanmasmdan kaynaklanan pek 30 Ekim 1918 Car~amba gOnO, Ege gok slkmtl nedeniyle bir sOredir gerilmi~, ~imdi ise bu Denizi'ndeki Limni Adasl'nm Mondros Limanl'na gerginlik iskenderun yOzOnden doruk noktasma demir atml~ bulunan Agamemnun Zlrhllsl'nda, itilaf ula~ml~tl. Devletleri adma ate~kes anla~masml imzalamak Ozere masaya oturan Amiral Galthorpe'un kar~lsma, Olaylann ba~langlcl, Sadrazam Ahmet izzet Osmanh Devleti adma oturan ki~i Mustafa Kemal Pa~a Pa~a'nm 31 Ekim gOnO tom ordulara gonderdigi olabilseydi, bu anla~manm 7. maddesi itilat Devletleri gOvenliklerini tehdit edecek bir durumun a~agldaki emrin teblig edildigi gOnlere dayanmaktaydl: ortaya r;lkmasl halinde, herhangi bir stratejik yeri i§gal hakkma sahip olacaktlr." gibi bir hOkmO igeriyor HYlldmm Ordular Grubu Komutanl!{j!'na olamazdl. Zira, Mustafa Kemal Pa~a en gok bu Karargah-I Umumi 2729 hOkmOn anla~madan glkanlmasl geregi Ozerinde itilat Devletleri ile imzalad!{j!mlz mOtareke duruyor, aksi halde bu madde i~letilerek memleketin sudan sebeplerle ba~tan a~agl i~gal edilecegine §artlan a§aglda bildirilmi§tir. Bu emrin almmaslYla birlikte her ordunun kendine ait hususlan derhal dikkati gekmeye gah~lyordu. uygulamasl lazlmdlr. Bu konuda IOzum gorOldOkr;e Mondros Ate~kesi'nin imzalanmasmdan ar;lklama ve talimat verilecektir. hemen sonra, uygulamadan dogan slkmtllar kendini derhal gostermeye, Mustafa Kemal Pa~a'nm Sadrazam ve Ba§kumandan degindigi hususlar birer sorun olarak belirmeye Erkan-I Harbiye Reisi ba~laml~tl. ingilizler 3 Kaslm gOnO Musul, 6 Kaslm izzet" gOnO de KerkOk kapllanna dayandllar ve bolgeden sorumlu olan 6. Ordu Komutam Ali ihsan Sabis ilerde, 10 Nisan 1926 tarihinde Cumhuriyet Pa~a'dan her iki petrol kentini bo~altmasml talep gazetesinde yaymlanacak olan anllannda Gazi Mustafa ettiler. Dogal olarak Ali ihsan Sabis Pa~a, ate~kesin Kemal, 0 gOnleri ~oyle ozetleyecektir: 6 imzalanml~ olmasl nedeniyle askeri harekatm devam etmemesi gerektigi Ozerind~ durarak, itiraz etmi~ti. HBu emrin ekinde gonderilen mOtareke ingilizler, hOkOmetine sor. .. "dediler. istanbul'dan §artlan herkesce malumdur. Onu ben size tekrar gel en talimat Ozerine Sabis Pa~a Musul ve KerkOk'O ingilizlere teslim etti. Buna ragmen, ba~langlgta etmeye IOzum gormOyorum. Bu mOtareke maddelerini ba§tan sona kadar tetkik ettikten sonra bende olu§an direni~ gosterdigi igin, ona tahsis edilen bir trenle istanbul'a getirildi, Haydarpa~a'ya iner inmez kanaat §u idi: Devlet-i Aliye-i Osmaniye bu mOtareke ile kendini kaYltslz ve §artslz dO§manlara teslim tutuklandl ve Malta'ya sOrOldO. etmeyi kabul etmi§tir. Yalmz kabul etmi§ degil, ingilizler aynl tutu mia, 8 Kaslm gunu dO§manlarm memleketi istilasl ir;in ona yardlma da iskenderun'a geldiler. Bolgeden 7. Ordumuz soz vermi§tir. Bu beni r;ok hazin dO§Oncelere sevketti. sorumluydu ve komutam Mustafa Kemal Pa~a'ydl. istedim ki istanbul HOkOmeti'ni biraz aydmlataYIm. Benzer taleple kar~lla~an Mustafa Kemal Pa~a , Buna r;al!§tlglml zannederim ... " H •• •
H •• •
36
=============4• . tinii!.~=========== Gergekten de buyuk bir enerjiyle ve inatla 1. Taros Tilnelleri'nin hilaf Kuvvetleri tarafmdan gall~ml~tlr. ~imdi 0 belgelere birlikte bakallm; ilk kez, i§gali yalntz bir muhafaza mahiyetini haizdir. i§letme 3 Kaslm 1918 Pazar gunu Sadrazam'a ~u yanltl faaliyeti kontrol altmda olarak size aittir. Miltareke metninde yalntz Taros Tilnelleri konu edilmi§ ve gonderir: yazllml§tlr. Eger Amanos Tilnelleri'ni de i§gal etmek isterlerse miltareke metninde yalntz Taros yaztll iiAdana3. 11. 1918No:565 oldugundan bahisle Amanos 'un i§gal edilmemesinde Ba§kumandanltk Kurmay Ba§kanltgl'na, Israr edilir ve durum Genel Karargaha rap or edilir. Miltareke §artlarml kapsayan emirlerini i§gal kuvvetlerinin nereden gelecegi ve miktan ingiliz aldlm. Her ordunun kendine ad hususlan derhal tatbik Komutant tarafmdan bildirilir... " etmesi emir buyuruluyor. Uygulamaya ba§layabilmek igin, §artlarm gok genet alan bazl maddelerinin Ba§kumandanltk Erkan-I Harbiye Reisi aglklanmasma mecburiyet gorilyorum. Soz konusu izzet". maddeleri slrayla arzedecegim. Mustafa Kemal Pa~a aldlQI yanlttan hig 1. Madde 10. Taros Tilnelleri'nin milttefikler memnun kalmaml~tlr. Metinlerin iginde yer alan her tarafmdan i§gali maddesinin aglklanmasl lazlmdlr. sozcuk uzerinde ozenle durmakta, yanll~ anlamaya yol Taros Tilnelleri denen tOneller en son agllan iki agabilecek ifadeleri tek tek ele allp bu konularda Harbiye'yi ve Hukumet'i uyarmaya gall~maktadlr. tOneldir. i§gal edilecek yalntz bunlar mldlr? A~aQldaki yanltl verir: i§galin mahiyeti, a k,s,mdaki hatttn i§letilmesini de kapsamakta mldlr? Yoksa, muhafaza tertibatmdan ml ii PEK ACELEDiR ibaret kalacaktlr? BilsbiltOn ayn bir grup te§kil eden Amanos Tilnelleri Adana 5.11.1918 de bu meyanda mldlr? Taros Tilnelleri'ni tutacak i§gal kuvvetlerinin miktan C:4/5.11.1918tarihve567/1505No'luemir nedir ve nereden gelecektir? .. 1. Taros Tilnelleri'ni i§gal edecek kuvvetin miktan ingiliz Komutanllgl tarafmdan bildirilir Ylldmm Ordular Grup Komutant buyuruluyor. Bu kuvvet mesela icabmda biltOn Mustafa Kemal" Anadolu'yu taht-I hilkmilne gegirecek derecede dahi Mustafa Kemal Pa~a'nln sorulan 4 ayn madde olursa milsaade edilecek midir?... halinde daha da uzaYlp gidiyor, aynca 7 madde Pek ciddi ve samimi olarak arz ederim ki, halinde yaptlQI bir dokumde de almaYI du~unduQu miltareke §artlanndaki art niyetli anlama ve tedbirleri saYlyordu. uygulamalan ortadan kaldlracak tedbirleri alma dan Enver Pa~a'dan sonra, Sultan Vahdettin ordulan terhis edip ve ingilizlerin her dedigine boyun Mustafa Kemal Pa~a'nln tavsiyesine uyarak egecek olursak, ingilizlerin ihtiraslannm onilne "Ba~kumandan Vekili" unvanlnl kaldlrml~, onun gegmeye imkan kalmayacaktlr. yerine "Ba~kumandanllk Kurmay Ba~kanIlQI" unvam kullanllir olmu~tu. Sadrazam izzet Pa~a aym zamanda Y,ldmm Ordular Grup Komutant Mustafa Kemal" bu unvanl ta~lyordu. izzet ~a~a'nln yanltl gecikmedi: istanbul Hukumeti'nin ve Saray'ln itilaf "' Devletleri kar~lslnda tam anlamlyla teslimiyetgi ve Harbiye 4/5.11.1918567/150 onursuz bir politika izliyor olu~unu Mustafa Kemal Pa~a igine sindiremiyor, ii ... ingilizlerin her dedigine Ylldmm Ordular Grubu Komutanltgl'na boyun egecek olursak, ingilizlerin ihtiraslarmm onilne C:3. 11. 1918tarihveharekat565 37
geqi/eme-yecektir ... " diyerek isyan ediyordu. Yurdunu ve ulusunu SlnlrSIZ blgUde seven bir komutan olarak, daha ba~ka ne yapabilirdi ki! Ostelik 0 kadar komutan araslndan, bir tek ondan itirazlar yUkseliyordu. ingilizleri klzdlrmamaYI temel politika olarak belirleyen Sultan Vahdettin igin Mustafa Kemal Pa~a'nm bu glkl~lan affedilir gibi degildi. Nitekim, affetmeyecektir.
ingilizler iskenderun' a bir misafir gibi giriyorlardl. ~ehri daha sonra Franslzlara devredecekler ve iskenderun Sancagl' na Tilrk Askeri ancak 5 Temmuz 1938'de girebilecekti. Misafirlik bu kadar uzun silrecek, bu gilzel kentimizi kurtarmak Mustafa Kemal Pa~a 'ya degil ama bu kez olilmil pahaslna Atatilrk' e nasip olacaktl. Kriz, iskenderun yUzUnden doruga tlrmandl. Birkag gUnden beri ingilizlerin iskenderun'a asker glkaracaklan sbzU dbnUp dola~lyordu. Aslmda MUtareke 9artlanna aykm olan bu tutuma Mustafa Kemal Pa~a tepki gbsteriyor, anla~llan ate~kesteki 7. maddenin i~letiliyor olmasml ise hakll bulmuyordu. Bu durumda bile O'nu ikna etmek Sadrazama Sadrazamln konuya ili~kin olarak gbnderdigi talimat a~agldaki gibiydi:
dU~Uyordu.
"4. 11. 1918 tarih/i ve Sadaret Kona(JI 650 No'/u rapora: 5.11.1918 YI/dmm Ordu/ar Grubu Komutan/f9ina
MDtareke madde/erine gore ingi/iz/erin iskenderun'u i§ga/e hak ve sa/ahiyet/eri yoksa da, Ha/ep civaflndaki ordu/aflnt bes/emek iqin 38
iSKENDERUN'dan istifade etmek istemeleri de hakll bir talep mahiyetindedir. MDtareke metninde bir hayli maddeyi dDze/tmey/e i/giJi o/arak vaktin dar/f9indan do/aYI bize ya/mz sozlD aqlk/ama ve garanti verebi/en ingiJiz de/egesinin bu centi/men/igine kar§lltk bir cemi/e o/mak ve Yunanistan'm faaliyet sahasma qlkan/mamastnl temin ve ko/ay/a§tlrmak Dzere iSKENDERUN /imanmdan ingiliz/erin erzak vesaire nak/iyatl hususunda istifade ve iskenderunHa/ep yo/unu tamir edebi/me/erine mDsaade ve bu konuda ordunun vaziyetince de bir mahzur gormilyorum. Bu /iman ve yo/dan istifade/erini temin etmek/e iskenderun liman ve §ehrini kendi/erine terk etmi§ o/muyoruz. Uman ve §ehir vine bizde ka/acak, hDkDmet-i askeriye ve mDlkiyemiz her §eyimiz vine yerli yerinde bu/unacak, onlar yalmz limandan ve yoldan Sift bir misafir sltatlyla istitade edebileceklerdir. Durumun taratmlzdan ingiliz Suriye Ordusu Komutamna bildirilmesi rica olunur. Sadrazam ve Ba§kumandan/lk Erkan-I Harbiye Reisi izzet. " Koskoca Osman Ii Devleti bylesine sinmi~, bylesine ufalml~, kendi kabuguna bylesine gekilmi~ti ki, devletin Ba~bakanl ve Genelkurmay Ba~kanl konumundaki komutan, dU~manln iskenderun'a girme arzusunu hakli buluyor, bunda bir mahzur gbrmUyor, bu limandan sadece bir misafir olarak yararlanacaklannl sbyleyebiliyordu. Mustafa Kemal Pa~a'nm bu konuda gbsterdigi hassasiyette ne kadar hakll oldugunu tarih gbsterecekti. ingilizler iSkenderun'a bir misafir gibi giriyorlardl. gehri daha sonra Franslzlara devredecekler ve iskenderun Sancagl'na TUrk Askeri ancak 5 Temmuz 1938'de girebilecekti. Misafirlik bu kadar uzun sUrecek, bu gUzel kentimizi kurtarmak Mustafa Kemal Pa~a'ya degil ama bu kez blUmU pahasma AtatUrk'e nasip olacaktl. Mustafa Kemal Pa~a aldlgl yanlt nedeniyle son derecede klzgm ve UzgUndU. Mutareke ko~ullannl bile riske sokacak bir karar aldl ve bu karannl Genelkurmay'a ve bbylece de Sadrazam'a yani HUkUmete bildirdi:
"Geeiktiren idam Olunur Adana No: 579 Ba§kumandanltk Kurmay ba§kanllgma,
Harbiye Riyaseli Celilesi'nin direkiiflerine uygun hareket etmedigim takdirde birgok ithamlar altmda kalmakllglm tabii bulundugundan, komutaYI hem en teslim etmek iizere yerime tayin buyuracagmlz Aftl saat ara He alman biri aqlk, digeri §ifre/i 5. 11. 1918 zatm siiratle emir ve tebligini hassaten islirham tarihli iki adet telgrafta belirtilenleri ve §ifreli olanm da ederim. iqerigini tatbik iqin durmaya ve dD§Dnmeye IDzum gordDgDmD itiraf ederim. Ylldmm Ordular Grup Komutam ingilizlerin Halep civarmdaki ordulaflm Mustafa Kemal " beslemek igin iskenderun'dan istifade etmek istemeleri hakh degildir. 9DnkD ingilizlerin eline Nihayet olan olmu§, Mustafa Kemal Pa§a gok geqmi§ bulunan Halep vHayetinde ve yalmz Halep kesin bir tavlrla HOkOmetin ve Genelkurmaym emrine §ehrinde milyonlarea erzak olduktan ba§ka, kar§1 glkarak, emre itaatsizlik etmi§tir. HOkOmet adma §artnamenin 21. maddesine gore gerqekten talimat veren Sadrazamm yani ba§bakamn, ingilizlerin Halep'teki ingiliz ordusuna ia§eee yardlm etmek lazlm iskenderun'a glkmalanna izin vermesini isteyen kesin gelirse, pek qok erzaka sahip bulunan Kilis, Antep emrine ragmen 0, askere bu takdirde "ate§" emri havalisinden ozel tertip ve tedbirlerle erzak satllabilir. verdigini aglkga ifade etmektedir. Sizi temin ederim ki, maksat Halep'teki ingiliz ordusunu ia§e etmek olmaYlp, iskenderun'u i§gal Bu tavlr elbette bir "ulusgu" taVlrdlr ama ve iskenderun-Kmkhan-Katma yoluyla hareket askerlik kurallanna da, hiyerar§iye de aykmdlr. Bunu en ederek Antakya-Diricemal-Ahterin hattmda iyi bilen Mustafa Kemal Pa§a, bir taraftan ki§iliginden bulunan 7.0rdu'nun gekilme yolunu kesmek ve bu higbir bdOn vermemekte, bte yandan bu yaptlgmm orduyu 6. Ordu'ya Musul'da yaplldlgl gibi teslimden askerlige slgmayacagmm bilinci iginde, gbrevden kagmamayacak bir vaziyete sokmakilr. ingilizlerin almmasml talep etmekte, komutaYI ve orduyu, Ermeni qetelerini bugDn islahiye'de faaliyete geqirmi§ dolaYlslyla iskenderun'u derhal teslim etmek Ozere bir TOrk Komutanm isminin kendisine bildirilmesini olmalan bu zanna kuvvet vereeek mahiyettedir. "...hassaten rica" etmektedir. ipler kopmu§tur. Saray, ingiliz delegesinin centilmenligini ve buna HOkOmet, Genel Kurmay, i§galciler, tam bir §a§kmllk kar§lllk bu tarzda §irinlik gosterilerini idrak ve igindedirler. Sadrazam Ahmet izzet Pa§a gok sert yamt takdir nezakelinden yoksun bulundugumu arz verir: ederim. "Ylldmm Ordular Grubu Komutanl@na DolaYlstyla tarafmlzdan istenilen hususun ingiliz Harbiye6.11.1918 7.11.1918 Suriye Ordusu Komutam'na tebligine yardlmcl olamayacaglm igin oziir dilerim. iskenderun'a her c: 781 ve 782 §ifreye ne sebep ve bahane ile asker glkafllmasma te§ebbiis edecek ingilizlere ate§le kar§lllk 1. iskenderun'a glkacaklara kar§1 tarafmlzdan silah verilmesini ve 7. Ordu'ya halen bulunulan hatta kullanma emri verilmi§ olmasl devlelin siyaseline gayet zaYlf bir ileri karakol tertibatl btrakarak, ve memlekelin menfaatlerine kaliyen aykm biiyiik bir klsmml hareket ettirerek Kilikya hududu oldugundan, bu yanll§ emrin derhal diizeltilmesi tavsiye olunur. MDtareke §artlanntn yanll§ igerisine girmesini emir ettim. yorumundan ve yanll§ uygulama ve qe§itli tabirlerden / / ingiliz~erin igfalkar muamele, teklif ve kaynaklanan problemler gorDlmD§tDr. Miitarekede bu -'hareketlerini Ingilizlerden ziyade hakll gosterecek gayri miisait maddeleri kabul ettiren gaflet degil, ve buna kar§lllk §irinlik gosterilerini igerecek kali maglubiyelimizdir. De vIet, iqinde bulunulan emirleri uygulamaya yaratlll§lm miisait durumun gerektirdigi siyasi giri§imlerde bulunmakta olmadlgmdan ve halbuki Ba§kumandanllk Erkan-I ve muvaffakiyet Dmidi vermektedir... Bununla beraber, 39
============41• . (1#11,.-============ pek nazik olan iginde bulunulan durumda §artlann mOnaka§a ve geeikmeye tahammO/{j olmaYlp, ordulara taraflmlzdan verilen talimatlara kati surette uyulmasl gerekir. .. Sadrazam Ahmet izzet"
konusunda ~Ikardlgl zorluk Uzerin ~ , ingilizlerin ~ok klzdlgml, General Allenby'nin belirleyecegi sUre i~inde iskenderun teslim edilmedigi takdirde, §ehrin zorla i§gal edilecegini Amiral Galthorpe'un bildirdigini soguk bir ifadeyle belirtiyor, Mustafa Kemal Pa§a'dan veri len emirleri tartl§maslz ve derhal uygulamasml istiyordu: "8.11.1918 No: 24
Mustafa Kemal Pa§a, yaptlgl hakll fakat sert uyanlara kar§1 Sadrazam'dan gelen yamtlardan, emri altmdaki Ylldmm Ordulan Grubu'nun kaldmlacagml anlaml§tl. Zaten Ate§kesin hUkUmlerine gore de beklenen buydu. Hi~ degilse, henUz "gU~" elindeyken, mutarekenin belli hUkUmlerinin a~lkllga kavu§masma ~all§lyordu. Bu ~lkl§lannm ingilizler tarafmdan biliniyor oldugunun elbette bilincindeydi. Bu ned en Ie ~ok yakmda ingilizlerin hl§mma ugrayacagml da tahmin ediyordu. Ama yurt sevgisi her §eyin UstUndeydi.
Bu. gidi~in dogal sonucu olarak Istanbul Hilkilmeti, elbette Saray'ln onaYlyla Paris' e gonderdigi bir heyetle, 10 Agustos 1920 tarihinde Paris'in banliyosu Sevr'de, Sevr Anla~masl' nl imzalayacak, bu anla~manln getirdigi hilkilmlere de nza gostermi~ olacaktl. Buna razl olmayan bir Mustafa Kemal Pa~a' nln onderliginde tek bilek-tek yilrek haline gelen bir ulus ise, Sevr'i Ylrtlp atacak ve yerine Lozan Anla~masl' nl koyacaktl. Bu ~lkl§lar nedeniyle ingilizlerin basklsl gecikmedi ve Ahmet izzet Pa§a, iskenderun 40
7. Ordu Komutanllgtna BugOn Britanya HOkOmeti'nden aldlgl emre uygun olarak Visamiral Galthorpe, iskenderun §ehrinde General Allenby taraftndan bildirileeek mOddet zarftnda teslimini talep ve aksi takdirde soz konusu generalin §ehri eebren i§gal edeeegini ve iskenderun'daki birlik komutantmlza gerekli emir ve talimattn ivedilikle verilmesini yazlp, bu konuda matarekenin I 7.nei, 1O.neu, ve 17.nei maddeleriyle beyan olunup §ehri teslim teklifine hak ve salahiyeti oldugu ve harbe devamdan mutlak surette aeiz bulundugumuz bir emri a§ikar ve iskenderun §ehri igin, gOg bela imzalanmastna muvaffak oldugumuz matarekenin feshedilebileeegi meydanda olmakla, mOraeaat vukuunda §ehrin tahliye ve teslim olunmasl konusunda da ieap edenlere sOratie bildirilmesi lazlmdlr. iskenderun Limant'ndan ve Halep yolundan istifade edebileeekieri teklif edilmi§ken, boyle deh§et/i bir eevaba maruz kalmakllglmlzln, iskenderun Komutanllgl'na itilaf Devletleri'nin ilk mOraeaatlannda taraflmlzdan sert ve soguk bir eevap almalanntn da tamamen etkisi oldugu kuvvetle akla geldiginden, gev§eklik gostermemek §arttyla bu aezimizin nazan dikkatte bulundurulmasl ve soz ve i§lerimizin buna uydurulmasl memleketin selameti igin gok gereklidir. Sadrazam ve Ba§kumandanllk Erkan-I Harbiye Reisi Ahmet izzet" BUtUn bu direni§lerinin sonucunda 8 Kaslm 1918 gUnU aldlgl bir ba§ka emirden, "Ylldmm Ordulan Grup Komutanllgl'ntn kaldlnldlgml" ogrenecek olan Mustafa Kemal Pa§a'nm bOylece adeta kolu, kanadl klnlacak ve oylece istanbul'a avdet etmesi kendisinden istenecektir. HUkUmet ve Saray, ba§ka tUrlU bu krizi
a§amayacaklanm anlaml§lardlr. Bu konuda Sadrazama gtinderdigi son ve uzun yamtmm son paragrafl, adeta gelecek gUnlerin de habercisi gibidir: "Adana 8. 11. 1918 Sadrazam izzet Pa§a Hazretlerine
Tarih, bu iki anla§ma arasmdaki sUrecin adml "Turk Kurtulu~ Sava~I" olarak kaYlt dU§tu.
KAYNAKCA ve NOTLAR: 1)
Bilhassa tarafmlzdan yakmen bilinir ki, ben her ne hal ve vaziyette bulunursam bulunaYlm, dogru olduguna inand!t}!m ve icap edenlere arz ve bildirilmesini memleketin selameti icabl kabul ettigim gorD§lerime uymaktan kendimi allkoyma gDcDnde degilim. Mustafa Kemal" Artlk imzasl sadece "Mustafa Kemal"dir. Ordu Komutanllgl, ordusu elinden alinarak son a erdirilmi§tir. i§te Mondros Ate§kes Anla§masl imzalandlgl gUnlerde, istanbul'da SaraY'ln , HUkUmet'in ve hatta Genel Kurmay'm iginde bulundugu durum, tum aglkligl ile budur. Kisa bir sUre sonra da ate§kesin 5.nci maddesi geregi olarak tum ordular cephanesiyle birlikte dU§mana teslim edilmeye ba§lanacak, Ulke tam da Mustafa Kemal Pa§a'nm tahmin ettigi gibi ba§tanba§a i§gal edilmeye ba§lanacaktlr. Bu gidi§in dogal sonucu olarak istanbul HUkUmeti, elbette Saray'm onaYlyla Paris'e gtinderdigi bir heyetle, 10 Agustos 1920 tarihinde Paris'in banliyosu Sevr'de, Sevr Anla§masl'm imzalayacak, bu anla§manm getirdigi hUkUmlere de nza gtistermi§ olacaktl. Buna razl olmayan bir Mustafa Kemal Pa§a'nm tinderliginde tek bilek-tek yUrek haline gelen bir ulus ise, Sevr'i Ylrtlp atacak ve yerine Lozan Anla§masl'nl koyacaktl.
2)
3) 4) 5) 6)
Orhan ~ekig , imparatorluktan Cumhuriyete TUrk Kurtulu§ Sava§1 Belgeseli, s.99, Orge Yaymlan, istanbul,2001. Bu telgrafln tarihi , olaylann akl§lna bakllacak olursa, 11 , 12 veya 13 Ekim 1918 Olmalldlr, glinkli; Sadrazam Talat Pa§a'mn istifasl 5 Ekim 1918; yeni kabine kurma gdrevi verilen Tevfik Pa§a'nln kabineyi kuramayacaglnl bildirmesi 11 Ekim 1918; Ahmet izzet Pa§a'nln yeni kabineyi kurdugu tarih ise 14 Ekim 1918'dir. Orhan ~ekig , a.g.e: s.100. Orhan ~ekig , a.g.e. s.100 Dr. ismet Gdrglilli , AtaWrk'On Anllart, s. 149, Bilgi Yaymevi,Ankara, 1997. Bu anllar Cumhuriyet gazetesinde yaYlnlanmaya 15 Mart 1926 tarihinden itibaren ba§lanacaktlr. Amlann Mondros Ate§kes Anla§maslnln uygulanmaslndan dogan sorunlara ili§kin bdllimlinlin yaYln1 ise, 10 ve 11 Nisan 1926 glinleri olmu§tur.
Miffi 6iCincin ayakta fta~6~iveuyantk
// 6ufunmasl -qin cfil ve tarili u.9nltufa ~maya mec6uruz. 41
============41• . (1#11,.-============
.. . . ... . TURKIYE'NIN AB UYELIGI ~
* Ban§ KUTAHYA Degerli konuklar, Sevgili dinleyiciler
haberimiz yok. i§te bunlan soyledikten soma benim konu§mama gerek kalmlyor ama kalabailgl kar§lmda gorunce yerime de Ismdlm, izninizle birkag §ey daha soylemek istiyorum.
AB konusunda konu§mam bekleniyor, malum bir suredir gok hareketli ve hararetli gunler ya§lyoruz. Ama tarihten ogrendigim, muhtemelen bazllannlzm Avrupa Birligi hakkmda sizin bilmediginiz da bildigi bir bilgi aslmda konu§mama gerek kalmadlglnl gosterdi. ~imdi bunu hepinizle bilgiler veremem , onunuze bu i§i gozecek, Turkiye'yi bir anda AB igine alacak sihirli teoriler uretemem, ya da payla§acaglm ve ba§kabir §ey anlatmayacaglm. izlenmesi gereken adlmlan formulize edemem. Bu Bizim AB'yi konu§mamlza gerek yok gunku yuzden anlatacaklanm beklentinizi kar§llamayabilir. tam 150 Ylldlr zaten AB uyesiyiz. Sanmm bunun arka Bugun beni rahatslz eden ve onemli olduguna planml anlatmam yeterli olacaktlr. 1839'da Tanzimat inandlglm bir konuyu gundeme getirecegim. Fermanl'nI ilan etmi§iz ve Avrupall olma yonunde Toplumumuzda birtaklm sorulann sorulmadlgml, bu birtaklm adlmlar atml§lz fakat Avrupa; fermandaki yuzden bazl cevaplann olu§madlgml fark ediyorum. vaatleri az buluyor, daha fazlasml istiyor. Cunku belki klasik olacak ama dogru yanltlan vermemiz igin once dogru sorulan sormamlz gerekir. 1854'te Avrupa ile muttefik olarak Kmm Sava§I'na giriyoruz, Rusya 1855'te ate§kes istiyor. Boyle du§unuyorum gunku, AB hakkmda 1856'da Ali Pa§a, Paris Antla§masl'nI imzalamaya Turkiye toplumunda sadece iki soru ve bu iki soruya giderken bir de antla§manm altma eklenecek bir verilen dort alternatif cevap var: ferman gotUrur. Bu fermana gore i§kence yasaklanacak, cezaevleri Islah edilecek, halka din 1. AB'ye girmeli miyiz? Evet, HaYlr hurriyeti verilecek ve vergi reformu yapllacaktl. Aynca 2. AB bizi allr ml? Evet, HaYlr Islahat Fermanl denen bu metinde 301. maddenin kaldlnlacagl, 0 gunden yakla§lk 60 sene soma olacak Benim bir vatanda§ olarak AB hakkmda duydugum, vahim olaylan Ermeni soyklnml §eklinde tanlyacagml , algllayabildigim, onume konan yegane du§unce bigimi Klbns adasmdaki haklanndan gelecekte feragat budur. Bunun haricinde bir taklm teknik tartl§malar, edecegini de belirtmi§ olabilir. komisyon raporlan, delegasyonlar, taslaklar, muzakere maddeleri de gundeme geliyor fakat vatanda§ Ahmet, i§te 18 ~ubat 1856'da yaymlanlp Paris Mehmet igin bunlar fazla kafa kan§tlncl. Turkiye Antla§masl'nln ekine ili§tirilen Islahat Hatt-I toplumunun AB hakkmda bir psikanalize ihtiyaci Humayun'u sayesinde daha da gagda§la§tlk ve buna oldugunu du§unuyorum. Bugun size soyleyeceklerim kar§lilk Avrupa, 30 Mart 1856'da bizim "Avrupa bununla ilintilidir. Devletler Konseyi" uyesi oldugumuzu duyurur. 0 gunun liberal gazetelerinin ba§ilklan §u §ekildedir: Bir an igin kendimizi bugun AB hakkmdaki tUm "AVRUPADAYIZ" "MERHABAAVRUPA" . tartl§malann dl§ma glkarallm. Konuya biraz yukandan bakailm ve §u soruyu tekrar sorailm; "Amag nedir?". Yani arkada§lar tam 150 Ylldlr uyesi Turkiye'de uzun suredir kaYlp olan soru budur. AB'ye oldugumuz bir birlige girmeye gail§lyoruz da girmek her ne kadar amaclmlzml§ gibi gorunse de bir ,
,
(* OOTO AOT Mezun. 15 Ara ll k 2006 tarihinde duzenled igimiz Gegm i§ten Ge lecege Bir C;;agda§ la§ma ideo lojisi Kema lizm Sempozyumundan .. .)
42
amag olamaz. Olsa olsa bir aragtlr, bir yontemdir. Neye arag? Bunun arkasmda yatan amag ne, AB aracml neye ula§mak igin kullanacaglz? Sizlerden ricam benim soyleyeceklerim esnasmda lutfen bu sorulara kuguk cevaplar araym ve hatta ufak bir kagldm ko§esine not aim, daha sonrasmda bunlan kullanacaglz. Arkada§lar her toplulugun bir kurulu§ felsefesi vardlr. Buna kan-koca veya aile gibi kuguk birimler de dahildir, bir organizasyon butunu olarak Turkiye Cumhuriyeti de dahildir, daha da buyutursek topluluk olarak AB de dahildir. Yani kurulduklan ortak bir deger sistemi, ortak amaglan, hedefleri vardlr. Bu amag ve degerler onlerine glkan gundelik sorunlara bakl§ aglslnl belirler, gozum yollannm segeneklerini belirler, hayatlannl sistematize eder. ili§kilerini durustlUk ve onur temeline oturtmu§ bir ailenin gegim slkmtlslnl a§makta kullanacagl yol ile ili§kilerini ekonomik rahatllk uzerine kurmu§ bir ailenin gegim slkmtlsml a§makta kullanacaklan yol farklldlr. ilk ailemizin ya§antlsmda herhangi bir hlrslzllk vs. olmazken ve gerekli zamanlarda kemerini slklp birikim yaparken ikinci de bunlar goz ardl edilebilir. Ya da temel degeri insan olan bir devletin bir taklm konulara yakla§lml ile temel nedeni din olan bir devletin yakla§lml farklldlr. Bu ornekleri niye verdim? Konuyu getirmek istedigim nokta §udur; Turkiye - AB ikilisindeki sorunlann gozumundeki yol yine iki tarafm degerleri ile slnlrlldlr. Yani once hedefinizi, amacmlzl ve gerek devlet gerekse birlik olarak degerlerinizi ortaya koyarsmlz ve ardmdan soracaglnlz sorulann cevaplan kendiliginden gelir. Mesela "Turkiye AB'ye girmeli mi?" Cevap; Turkiye'nin degerlerini ya§amasmda, hedeflerine ula§masmda AB yardimci olacaksa girmeli. "AB Turkiye'yi almall ml?" Amaglanna ve degerlerine uygunsa almall.
Turkiye'nin amaci tanlmlnda herkesin du§uncesinde mutlaka farkllilklar olacaktlr. Ben toplum ve devlet bUtununde amaci kendimce §oyle belirledim; cumhuriyetin baglmslzllgml ve guvenligini korumak, sosyal hukuk devleti yaplsml surekli geli§tirmesini saglamak ve ekonomik glkarlannl en ust seviyeye glkararak refah devleti olmak. Tum bu degerleri birkag cumle ile ifade edip toplumun zihnine kazlyan bir andere yol gostericiye nicedir sahip degiliz. "Ey ulusum, hedefin gagda§ uygarllk seviyesine glkmaktlr, bunun igin hayatmdaki en gergek yol gosterici bilimdir. Gengler birinci goreviniz cumhuriyet ve baglmslzllglmlzl sonsuza dek korumaktlr. Askeri zaferlerinizi de ekonomik zaferlerle taglandlrmadlkga kaybetmeye mahkumsunuz" diyerek temel ilkelerimiz gizilmeyeli gok oldu. i§te bu yuzden artlk sorulanmlzl kaybettik, cevaplanmlz ise her yerden gelen etkiye aglk. ~imdi ki§isel olarak belirledigim amaci tekrarlaYlp sordugum soruya geri donecegim • Cumhuriyetin baglmslzllgml ve guvenligini korumak • Sosyal ve hukuk devleti yaplsmm surekli geli§mesini saglamak • Ekonomik glkarlann en ust seviyeye glkartarak toplumsal ve bireysel refaha ula§mak. Bunu bir §ablon olarak du§unuyorum ve AB'yi bunun uzerine yerle§tiriyorum. ~imdi tekrar soruyorum, AB bu amaglara ula§makta etkin bir arag mldlr? Cevabl yine size blraklyorum. Bu sorulann cevaplannl siz arka planda du§unurken ben birkag alt ba§lIga deginmek ve yeni sorulan kurcalamak istiyorum.
Cumhuriyetin baglmslzllgl ve vatanm guvenligi dedik. AB'nin kureselle§menin parlak gocugu ve Tabii bu noktada ilk akla gelecek soru §udur: gorkemli urunu oldugunu hep i§itiriz. Bunun yanma bir "Turkiye'nin toplum ve devlet olarak hedefi, amaci de kureselle§menin ulus devletleri Ylkacagml, alt nedir?" Onder Mustafa Kemal'den sonra kim bize " kimlikleri, etnisiteyi vurgulayarak yeni yonetim §ekilleri Yuce' Turk ulusu, hedefin §udur, var olu§ amacm ortaya glkaracagl soylentilerini eklersek AB'nin ilk .budur" demi§tir? Ya da daha aClklisl kim "Kuguk bakl§ta ulusal egemenligimize kastl oldugunu Amerika olmak, Adriyatik'ten Qin Seddi'ne kurulacak du§unebiliriz. Fakat acaba AB hep bizdeki liberal Turk dunyasmm kalbi olmak" gibi yanll§ hedeflerin taraftarlannm anlattlgl gibi imparatorluk - ulus devletkureselle§me §eklinde basamaklandmlan suregte bir yanmda dogru bir yol gizmi§tir? 43
safha ml? Yoksa aslmda ulus devlet formunu degi§tirmeden sadece ulus devletlerin ortak glkarlannl tin plana koyarak olu§turduklan bir ittifak ml? Bu sorunun tartl§llmaya deger oldugunu dO§OnOyorum. QOnkO bu gOnkO haliyle bir kOreselle§me safhasl olarak gtirOlen AB'nin kurulu§ sistematigine bakarsanlz, diger segenek daha yakm gtirOnOyor. QOk klsaca bu sistematige deginmek istiyorum. Bilindigi Ozere AB, 6 Olkenin bir araya gelerek kurdugu Avrupa KtimOr - Qelik Toplulugu'nun gekirdeginden glkar. Bu gekirdegi meydana getiren ikisi gOvenlik, biri ekonomik Og neden slralayacaglm:
devletinden ne bekliyoruz? AB bunrara ula§mamlzda ne §ekilde yardimci olur? 3 Ekim'de mOzakerelerin ba§lamasmm hemen ardmdan gazete ba§llklanna bakmca aslmda ne bekledigimizi ortaya koyabiliyoruz. Ba§llk "Merhaba Avrupa" 150 YII tincesiyle gagn§lm yaplyor. Altmda bir kutucuk "Bundan sonra hayatlmlz nasll degi§ecek?" Maddeler: • • • • •
i§sizlik bitecek, Kokladlglmlz hava, igtigimiz su temiz olacak, Aglkta yiyecek satllmayacak, Ktiyler cazip hale gelecek, Cadde Ozerindeki evlerin pencereleri ses gegirmez hale gelecek, ~ehirlerin alt yapisl tamamlanacak, Hastane kuyruklan bitecek, Her, tigrenci yabanci dil tigrenecek, Sadece kadm ve gocuk haklan degil, hayvan haklan da geli§ecek, tarlalarda otlayan hayvanlar rahatslz olmasm diye §ehirler arasl yollara ses duvarlan gekilecek.
• KtimOr ve gelik gibi sava§ teknolojileri igin gok temel hammaddelerin i§letilmesini ulusal devletlerden allp bir Ost otoriteye devretmek, btiylelikle Ost otoritenin • denetimiyle bir silahlanma yan§mm tinOne • gegilmesi • • iki ezeli dO§manm Almanya ve Fransa'nm, • tekrar bir gllgmllga yol agmasml engellemek, bunlan aynl gatl altlnda birle§tirmek mOmkOnse potansiyel i§ birligine dtinO§turmek • II. DOnya Sava§1 sonrasmda gtikmO§ Avrupa Arkada§lar sosyal devletten anladlglmlz ekonomisinin ayaga kaldlrllmasl igin buysa, hayatlmlzda degi§mesini bekledigimiz §eyler ekonomik bir birlik kurmak bunlarsa gergekten acmacak haldeyiz. QOnkO gergekten slgla§ml§lz. Ama kazanmaYI bekledigimiz bunlarsa, bir yandan da umutluyum gOnkO Bu a~ldan baktlglnlzda AB' nin §eyler bunlar igin Klbns'l vermemize, Ermenilere soyklnm TOrkiye a~lslndan en karh yaplldlgml kabul etmemize gerek yok, kolumuzu zaten bunlan ba§annz. Demek ki Avrupall yonO ekonomik gibi geliyor. klplrdatlrsak olmamlza ramak kalml§.
Zaten bu yOzden de piyasalar, i~ ~evreleri AB 'yi ne pahaslna olursa olsun destekleme egiliminde.
Bunlardan glkardlglm sorular §unlardlr: Qagda§ uygarllk seviyesinde sosyal devlet nedir, neler yapar? Hukuk devletinin tizellikleri nelerdir, adalet duygusu bu topluma nasll yeniden kazandirillr? AB'nin bunlar igin bize saglayabilecegi imkanlar nelerdir?
GtirdOgOnOz Ozere bunlann higbirinde ulus Gelelim son konuya; AB'nin, TOrkiye'nin devleti eritmek, temellerini gOrotmek bulunmuyor. i§te ekonomik glkarlan ve refah devleti olmasl ytinOndeki bu yOzden de soruyorum, AB kOreselle§menin bir degerlendirmesine. AB tipi bir yapllanma Oye Olkelerin uzantlsl ml yoksa bir ittifak ml? ekonomisine dolayll ve direk etkilerde bulunur. i§ gOcOnOn pahall ama sanayinin geli§mi§ oldugu Avrupa Peki gelelim sosyal-hukuk devleti yaplsmdan Olkelerinde, artlk yatlrlml ve Oretimi ekonomik agldan alglladlglmlza. Arkada§lar biz sosyal devletten, hukuk fayda saglamayan i§leri, i§ gOcOnOn ucuz oldugu 44
ulkelere yatlrmak, urunu gumruksuz ve ucuz bir Stizlerimin ba§mda stiylemi§tim ki bugun size §ekilde ulkesine getirmek bir kardlr. Yatmm yapllan AB guncel degerlendirmeler yapmayacaglm , stratejiler uyesi ise yeni olu§an i§ alanl sayesinde ihracat yapar, gizmeyecegim, cevaplar, gtizumler vermeyecegim, para kazanlr, istihdam olu§ur. sorular verecegim. Qunku inanlyorum ki AB'ye bu sorulann cevaplannl buldugumuz gun girecegiz. Bu agldan baktlgmlzda AB'nin Turkiye Qunku Avrupall olmak, gagda§ uygarllklar seviyesinde aglsmdan en karll ytinu ekonomik gibi geliyor. Zaten bulunmak bir biling meselesi, kimlik sorunudur. Bu bu yuzden de piyasalar, i§ gevreleri AB'yi ne pahasma bilince eri§tigimizde toplum olarak Avrupall olacaglz. olursa olsun destekleme egiliminde. Fakat saym AB'ye girmek, uyelige kabul edilmek ise bizim igin ba§bakammlzm gegen bir konu§masmda neredeyse tinemi olmayan bir formaliteden ibaret olacak. Hatta 0 stiyleyeyazdlgl gibi "Egemenlik bila kayd-I §art gun AB'ye ihtiyag duymuyor olabilecegiz. piyasalanndlr" gtizuyle olaya yakla§lrsak Turkiye'nin amaglanndaki, hedeflerindeki diger noktalan Qunku §u anda AB uyeligine kabul edilmemiz Turkiye'den gok Avrupa'nm sorunudur. Avrupa er ya da gtirmezden gelmi§ oluruz. geg bunu fark edecektir. Bu farkmdallk olu§ana dek i§te buradan glkaracaglmlz soru , ekonomi, Turkiye'nin yapmasl gereken §ey degerlerini, guvenlik, haklar - tizgurlukler §eklinde hedeflerini ortaya koymak ve AB uyesi olsun olmasm koyabilecegimiz sac ayaklannda ekonomi bizim igin bu ytinde gall§maktlr. Qunku AB hegemon gug olmak ne kadar tinemli olacaktlr? Her §eye ragmen, buti.in istiyorsa Turkiye'nin olmazsa olmazllgml kabul tavizleri verip gelecek dl§ yardlmlan , agllacak i§ edecek, "muaslr medeniyet seviyesine yukselmi§" Turkiye'yi Klbns, Ermeni meselesi, azmllk sorunu, alan Ianni ml beklemeliyiz? du§unce tizgurlugu gibi tin §artlar olmakslzm uye olarak alacaktlr. Bizim bugun verecegim tidunler <;iinkii Avrupah olmak, sadece kurban pazarllgmda kotanlml§ haklar olarak c;agda~ uygarhklar seviyesinde ellerinde kalacaktlr.
bulunmak bir bilinc; meselesi, kimlik sorunudur. Bu bilince eri~tigimizde toplum olarak Avrupah olacaglz. ~u ana kadar sorduklarlml klsaca toparlamak istiyorum arkada§lar:
1. Amaclmlz ne? Bundan 50 sene soma Turkiye'yi nasll gtirmek istiyoruz? Qocuklanmlzm buyumesini istedigimiz ulke nasll bir ulke? 2. AB bu hedefleri yakalamamlzda bize ne §ekilde, ne kadaryardimci olur? 3. AB egemenligin bir kenara blrakllmasl mldlryoksa bir ulusal ittifak mldlr? 4. Qagda§ uygarllk seviyesinde sosyal hukuk devletinin i§levi nedir? AB'den bu konuda ne bekliyoruz? 5. Nereye kadar ekonomi?
ingiltere AB uyeligi yolunda iki defa General de Gaulle tarafmdan aglkga reddedilmi§, uyelige kabul edilmeyecegi duyurulmu§tur. Fakat De Gaulle sonrasmda, ingiltere degil ama §artlar degi§tigi igin uyelige almml§tlr. Yann Merkel - Chirac olmayacak, yerlerinde ba§kalan oturacaktlr. Bu oturacak ki§ilere Turkiye §imdiden yatlrlm yapmall , Avrupa'daki Turklerde bu ytinde bir biling yerle§tirmeli ve AB'nin siyasi geleceginde kendisi igin elveri§1i konjonkturu beklemelidir. Beklerken de ne klrmlzl gizgilerinden tidun vermeli ne de gagda§ uygarllk seviyesinde bulunmak igin zaten yapmasl gereken reformlardan vazgegmelidir. inatla, sablrla ve gall§kanllkla ama ba§ta belirledigimiz amaglan surekli gtiz tinunde tutarak, bunu insanlann kafasma mlh gibi gakarak uygarllk ytinunde ilerlemelidir. AB olsa da olmasa da. Te§ekkur ederim.
45
••
•
"
TERORIZM Kaynagl, Veri ve Zamanl Belli Olmayan Bfiyfik Dfi§man * Yavuz GOKI RMAK Terbrizm; belki de insanllk tarihiyle ya§lt Dian, birlikte ya§amaya all§tlglmlz ve bize zarar vermedigi surece gbrmezden geldigimiz bir kavram. Turkiye'nin BO'Ii Yillardan bu yana iginde bulundugu ortamdan dolaYI a§ina oldugumuz terbrizm, 11 Eylul saldlrlslyla birlikte dunya gundemine de oturdu.
11 Eylill saldlnlanndan sonra Avrupa' nln c;e~itli yerlerinde gerc;ekle~tirilen saldlnlar sonucunda devletler bir gerc;egin farklna vardllar. Bu gilne kadar 'ba~kaslnln sorunu' olarak gorillen terorizmin, her an her yerde kar~lla~I1abilecek bir sorun oldugu goriildii.
11 Eylul saldlrllan sonucunda ABD'nin ba§lattlgl terbrist aVI ve sonrasmda gergekle§tirilen 'demokrasi vaatli i§galler', terbr-terbrizm-terbrist gibi kavramlan surekli konu§ulur hale getirdi. 11 Eylul Terbr; a§1rI korku, deh§et anlamma gelir. saldlrllanndan sonra Avrupa'nm ge§itli yerlerinde Terbrizmin ise siyasi amaca ula§mak igin terbrun bir gergekle§tirilen saldlnlar sonucunda devletler bir ybntem olarak kullanllmasldlr. Bu tamm, gogu terbrizm gergegin farkma vardllar. Bu gune kadar 'ba§kasmm tanlmlyla geli§meyen bir tanlmdlr fakat gok genel sorunu' olarak gbrulen terbrizmin, her an her yerde ifadeler igermesinden dolaYI pratikte kullanl§1I degildir. kar§lla§llabilecek bir sorun oldugu gbruldu. Her Mesela, terbr tanlmmda yer alan "a§ln korku" devletin kar§lla§abilecegi bu soruna kar§1 uygulanan ifadesindeki a§lrIlik neyi ifade etmektedir, bu korkuyu politikalarda ise, ortak tanlm eksikligi gbze batlyor. olu§turmakta kullamlan araglar nelerdir, bir eylemin Qok kli§e bir tabirle, bir devletin terorist dedigine terbrist bir eylem DimasI igin kimlere ybnelmesi gerekir ba§ka birdevletkahraman diyebilmektedir. gibi sorular akla takllmaktadlr. TDK'ye gbre terbrizm, "Siyasi bir amaca u/a§mak iqin ylfdlrma hareketlerini Turkiye'nin uzun Yillardir mucadele ettigi PKK dilzenli bir biqimde kullanma, tedhi§qilik." olarak terbru uzerinde konu§madan bnce, terbrizmin tanlmlanml§tlr. Tammda yer alan "duzenli" ifadesinden tammma bakmak faydall olacaktlr. Ne yazlk ki hareket edecek olursak §u soru akla takillyor, "Tek ve terbrizmin genel geger birtanlml yapllamaml§tlr. Farkll duzenli olmayan eylemleri bir terbr eylemi olarak tanlmlarda ortak ybnler gbrmek mumkun, ama bir tanlmlayamaz mIYlz?". Vine ba§ka bir tammda tanlm uzerinde mutabakata varmak terbrle mucadele "masum sivillere ybnelik" bir hareket olarak degerlendiriliyor terbrizm, yine §byle bir soru igin hayati bnem ta§lmaktadlr. (* Orta Dogu Teknik Uni versites i. ADT. 15 Ara ll k 2006 tarihinde dOzenledigimiz Gegmi§ten Ge lecege Bir Qagda§la§ma ideolojisi Kemalizm Sempozyumundan ... )
46
sorulabilir, "Masumiyet nedir, masum olmayan sivillere ybnelik hareketler terbrizm degil midir?". Ya da sivillere ybnelik bir hareket oldugunu belirten bir tanlmm ardmdan, "Silahslz askerlere yaplllrsa terbrizm olmaz ml?" sorusu sorulabilir. Tanlmlarda bu tip ufak noktalardan ~Ikan buyuk sorunlar var. Konuyla ilgilenen ~evrelerin i~inden ~Ikamadlgl gene I tanlm sorununa ben de girmeyecegim, tammlarda yer alan ortak bzellikler uzerinden kafalarda "terbrizm " tanlml §ekillendirmeye ~all§acaglm.
Teror orgiitleri, eylemleriyle sempatizanlanna cesaret, kar~ltlanna da korku vermek isterler. Bir teror eyleminin ba~ansl verdigi zararla ya da kar~1 tarafln kaYlplanyla degil, ula~tlgl ve etkiledigi kitle ile 01<; ii Iii r.
Amacml ger~ekle§tirmek ybnunde eylemler yap an brgutler; u~ak ka~lrma, kundaklama , bombalama, suikast ve silahll mucadele gibi farkll ybntemler benimseyebilirler. Bu ybntemlerin ortak bzelligi, hepsinin kitleler uzerinde bir baskl olu§turma amaci gutmesidir. Terbr brgutleri , eylemleriyle sempatizanlanna cesaret, kar§ltlanna da korku vermek isterler. Bir terbr eyleminin ba§ansl verdigi zararla ya da kar§1 tarafm kaYlplanyla degil, ula§tlgl ve etkiledigi kitle ile bl~ulur. Bunun i~in yapllan eylemlerde se~ilen hedefler bu amaca ybneliktir. Ses getirecek eylemler yapmak i~in hedef se~imine dikkat ederler. Kitleleri korkutma amaci guden eylemlerde ortak ybn, eylemlerin halkl korkutmaya ybnelik olmasldlr. Sivil blumleri terbrist eylemler sonucunda slk~a kar§lla§llan bir durumdur. Ama sivil blumu olmadan da toplumu korkutmakve eylem yapmak mumkundur.
Kitleye ula§ma noktasmda, HSBC binasma yapllan saldlnYI hatirlatmak isterim. Yapllan bomball Terbrizm, siyasi bir ama~ guder. Yaptlgl saldm ardmdan, enkaz yerinde bir anda biten eylemlerle toplumu ve sistemi Ylpratmaya ~all§lr ve haberciler, kopan insan uzuvlan arasmda yururken, artlk dayanma gucu kalmayan sistemden isteklerini deh§et i~inde ya§ananlan anlatlyorlardl. Yapllan eylem almak i~in ~abalar. Siyasi ama~lanm ger~ekle§tirmek klsa bir zaman zarfmda bitmi§se de etkisi, yapllan i~in eylemler yap an brgut, zamanla amacmdan yaymlarla surekli arttlnlml§tlr. Bu brnek terbr brgOtu sapabilir. Mesela kapitalizm ve emperyalizme kar§1 a~lsmdan 'ba§anll' olarak adlandmlabilecek bir geli§en bir hareket, kar§1 oldug u kavramlann eylemdir. Haberin tanlml, haberciligin ~er~evesi ayn bir merkezinde bulunan gu~ler yaranna ~all§an ta§eronlara dbnu§ebilirler. Bunun i~in , belki de en tartl§manm konusu olmalldlr fakat bu noktalar da guzel brnek olarak, bize yabanci olmayan PKK uzerinde du§unmeyi gerektirecek kadar bnemlidir. gbsterilebilir. Kurulu§ konu§malarmda ABD'nin Halkm, haber alma bzgurlugu etkilenmeden verilen emperyalizmine gandermeler yapan ve Marksist haberlerin terbrun amacma hizmet etmeyecek §ekilde bir ~izgide kuru Ian argut, ABD'nin bu tip duzenlenmesi gerekmektedir. politikalarmda bir piyon halini alml§tlr.lrak'taki ABO Terbr brgOtleri eylem bi~imi olarak silahll aglrllgl ve Turkiye'nin tUm kar§1 politikasma ragmen brgOt rahat~a varllgml surdurebilmektedir. OrgOtun bu mucadeleyi de benimseyebilirler. Vine PKK brneginde ortamda emperyalist ABO kar§ltl oldugunu gbrebilecegimiz bu ybntem ulkemizde 1980'Ii Yillardan beri uygulanmaktadlr. Fakat 30 YII gibi uzun bir sure, du§unmek ger~ek~i degildir. /
47
duzenli bir orduya kar§1 silahll mucadele vermek, planll bir brgotlenme olmadan mumkun degildir. Bolgenin fakirligini ve azgeli§mi§ligini de savlan arasma koyan PKK'nm, bir tetige basmanm bile "milyarlarla" ifade edildigi bir ortamda, 30 yll boyunca bOyle pahall bir mucadeleyi nasll yurttugu de onemli bir sorudur.
Terorizmin, diinya sahnesinde giinden giine daha onemli roller almaslnda bu tanlmslzhk kadar devletlerin siyasi hesaplan da etkilidir. Sorunlar, dogru tanlmln yapllmaslyla ~bzulebilir. Oaha bnce de belirttigimiz gibi terbrizmin ortak bir tanlml yok, bu tanlmslzllk ortammda da ne yazlk ki terbrizm hayatml devam ettiriyor. Terbrizmin , dunya sahnesinde gunden gune daha bnemli roller almasmda bu tanlmslzllk kadar devletlerin siyasi hesaplan da etkilidir. iki devletin kar§llIkll bir sava§ yurotmesi ~ok maliyetli ve ~ogu zaman sonu~suz kalan bir ybntemdir. Bundan dolaYI devletler, terbrist brgotler araclliglyla diger devletle ilgili faaliyetlerini surdururler. Oevletlerin zaman zaman terbr brgotlerini desteklemeleri, uluslararasl hukukta buyuk bir sorundur. TERORO BESLEYEN NEDENLER
Terbrist brgotlerin ortaya ~Ikl§ iddialan vardlr. Onceden de belirttigimiz gibi bu iddialardan sapmalan muhtemeldir. Ama taraftar toplamak i~in propaganda yapan brgut, baZi noktalar uzerinden hareket eder. Bu a~mdan terbru hakll kllmayan fakat onu besleyen bazl nedenler vardlr. Ornegin baskl altmdaki insanlar, bu basklya kar§1 ~Iktlgml iddia eden bir brgote sempatiyle 48
" bakabilirler. Bu basklYI ortadan kaldlrmak, brgote bir darbe vuracaktlr. Terbru besleyen nedenleri, brnekte aktardlglm bakl§ a~lslyla incelemek faydall olacaktlr.
Terbrun tanlmlnl yaparken nedenlerine deginmedim, burada terbru bir olgu olarak nedenlerinden ayn tutuyorum. Bir olaym teror eylemi olup olmadlgl yontemine, kimlere yoneldigine ve amacma bakarak anla§llmall, i§in i~ine nedenleri girmemelidir. Ulkemizde bu yanll§a du§en baZi ~evreler var, PKK'nm eylemleri tartl§llIrken konu bir §ekilde bu eylemlerin nedenlerine geliyor. Bence hi~bir neden masum sivillerin ya§ama hakkml elinden alacak kadar "kabul edilebilir" degildir, olamamalldlr. Teroru hakll kllacak nedenler one surmek temelde bir ~eli§ki ifade eder, ~unku genelde insan haklan noktasmdan ~Ikan eylemler, en temel hak olan ya§ama hakkml hedef allr bir noktadadlr. Zaten PKK'ya ve yaymlanna bakacak olursak, kendilerini "gerilla" olarak tanlmlarlar. Gerilla, dilzenli bir orduya kar§1 kil~ilk birlikler hfJlinde ~atl§an, hafif silahlarla donatllml§ topluluktur. Bu tammla ama~lanan, brgotun sivilleri blduren bir terrbr brgut(j olmadlgldlr. Fakat bombalanan belediye otobusleri, ara~lar ve binalar; basllan kbylerde bldurulenler, PKK'nm bir terbr brgut(j oldugunu gbsterir. Terbru besleyen nedenlerden bahsederken, PKK brneginden gitmek istiyorum. Oaha bnce de belirttigim gibi 'nedenler' terbru me§ru kllmaz. Ama unutulmamasl gereken bir nokta da, bir insanm terbrist olmasl, masumlan bldurmesi i~in bir§eylere inanmasl gerekir, bbyle bir ruh haline sahip olmasl gerekir ki bu vah§ete dayansm. i§te bu noktada terbru besleyen nedenler bnemlidir. Terbr brgotu propaganda yaparken bazl savlar bne surer, bu savlar ki§iyi etkiler. ~imdi PKK
terorOnO besleyen bazl etkenlere klsaca deginmek
Cumhuriyet'in ilk Yillannda yapllmak istenen istiyorum. Bu etkenler teker teker ele almdlgmda bir 'toprak reformu' bu feodal dOzeni YlkmaYI sonuca ula§mak zor olur, fakat bir bOtlin halinde amagllyordu. Fakat ne yazlk ki feodal yap I soz konusu. degerlendirildiginde daha net bir resim kar§lmlza glkar dO§Oncesindeyim. PKK terorOnO besleyen maddeleri Zaman igerisinde, devletin gorevlisi olarak klsaca §oyle slralayabiliriz : gall§an vatanda§lann , bolgedeki yurtta§lara kar§1 tutumu da bugOnkO durumlann olu§umunda etkilidir. • Balgesel ekonomik azgeli§mi§lik Kemalist milliyetgiligi yanll§ anlayan ve bundan dolaYI • Van Feodal yapmm devaml yanll§ uygulamalarda bulunan gorevliler, yoredeki halk • Mill iyet~ iii k adI aIt In da, ya nII § tarafmdan devlet olarak algllanml§lardlr. Bundan dolaYI sergilenen tutum devlete mal edilmi§tir. Bu ruh hali uygulamalar iginde olan yurtta§lanmlz da PKK kaynakll • Balgedeki uluslararasl politik hesaplar propagandalarla etkilenmi§lerdir. PKK'YI ozellikle • Egitimin yetersizligi kurulu§unda besleyen belki de en onemli neden, bu Ulkemizin dogu-gOneydogu bOlgesi , diger yanll§ tutumdur. Milliyetgiligi, Irkglilk olarak algllaYlp, bolgelere oranla ekonomik baklmdan geri kalml§tlr. farkll etnik kokenlere farkll muameleler yap an ki§iler Bolge ekonomisini gOglendirmek ve kendi kendine yeter bir hale getirmek igin zaman zaman giri§imlerde bulunulsa da, ba§anll olunamaml§tlr. Ozellikle son zamanlarda tanm ve hayvanclilk yok seviyesine
mutlaka cezalandlrllmalldlr. Feodal yaplyla da baglantlll olan egitim sorunu
da onemli bir yer tutmaktadlr. Ulus kavrammm egitim araclliglyla verilemedigi Olkemizde, egitim her gelen inmi§tir. Bu ortamda bolgenin ekonomik iskeleti, iktidann oyuncagl haline gelmi§tir. Bundan dolaYI kagakglilk ve Oniversite merkezli ticaret Ozerine kurulmu§tur. Uretimin olmamasmdan dolaYI kendi gerekli ilk egitimi almayan bireyler, ne yazlk ki planll bir propagandayla yonlendirilebilirler. Egitimin kitleye kendine yetemeyen bOlgede nOfus, ekonomik agldan ula§mamasmda, devletin zaman zaman yetersiz umutsuzdur. kalmasl kadar, PKK'nm da etkisi olmu§tur. Van feodal yapmm, iginde bulundugumuz donemde bolgede hakim yapl olmasl, bolge aglsmdan bir §ansslzllktlr. Van feodal yapi igerisinde ya§ayan halk, aganm yonlendirmeleriyle hareket eder. Elinde bir oy potansiyeli oldugu igin politik ili§kilerin igine de giren agalar, bolge politikasmda soz sahibidirler. Bu yan feodal yapmm sonucu olarak hala ozgOr yurtta§ kimligi kazanamaml§ bireyler, ekonomik yonden de baglmslz olmadlklan igin feodal beyler tarafmdan yonlendirilebilmektedirler.
=
Bolgenin uluslararasl politikadaki konumuna da bakacak olursak, bu sorunun sadece TOrkiye'nin bir ig sorunu olmadlgml gorebiliriz. Ozellikle PKK'nm ortaya glktlgl Yillardaki iki kutuplu DOnya'YI incelemek gerekir. Kurulu§ a§amasmda SSCB'nin destegini aldlgl iddia edilen argot, geli§mesini bOyOk oranda Suriye'de saglaml§tlr. Hatta Dr. Ali Nihat OZCAN'a gore Abdullah Ocalan'l 1979'da Suriye'ye gatOren ki§i KGB'nin Ortadogu Ba§ Sorumlusu Primakov'dur. Sonraki donemlerde yurtigindeki orgotlenmesinin otesinde 49
============4• . [lftI1 . •-============ , Irak, Suriye ve iran'daki kamplanyla bir gUG haline gelen PKK, Avrupa'da kurdugu merkezlerle de dikkat Gekmektedir. Sovyetlerin dagllmasmdan soma bblge uzerine uzun vadeli planlar yapan Amerika'nm da bblgedeki bu brgutten haberdar olmamasl kammca imkanslzdlr. OrgOtun §u anda iGinde bulundugu duruma yazmln ilerleyen klslmmda bir daha deginecegim . Burada vurgulamak istedigim bir nokta, bblgede bu kadar politik hesaplar varken, PKK olgusunu uluslararasl bu hesaplardan uzak tutmanm gerGekdl§loldugudur. Kemalist Ulus~ulukve PKK'nm Bugunu PKK tarafmdan kullamlan ve bazl kesimlerce yanll§ anla§llan-anlatllan "Kemalist UlusGuluk"a deginmek faydall olacaktlr. Kemalist ulus~uluk, soyIrk temeli uzerine oturtulmaml§tlr; kurtulu§ sava§lnI birlikte yapml§, ortak bir ge~mi§i , dili olan Anadolu halkl, Turk ulusu kimliginde toplanml§tlr. Kemalist ulusGuluk, farkllilkian aynllk olarak degil zenginlik olarak gbrur.
Dogu-Guneydogusu' nda ya~anan olaylar, sadece iC; dinamiklerle aC;lklanamayacak, bir sosyo-ekonomik sorundur.
mantlkll birtarafl yoktur. Ne bblgenin hepsi Kurt kbkenli yurtta§lanmlzdan olu§ur, ne de her Kurt kbkenli yurtta§lmlz aynllkGldlr. Sorunu "Kurt Sorunu " olarak adlandlrmanm bazl sakmcalan vardlr. Bu tammdan hareketle PKK'nln tamamen Kurt kbkenli yurtta§lanmlzdan olu§an bir olu§um oldugu izlenimi Glkar ve daha da kbtosu her Kurt kbkenli yurtta§ sorun olarak gbrulebilir. Bu da bizim ulusGuluk anlaYI§lmlzla Geli§ir. Ote yandan bu tammm yaplldlgl gunlerde, Saym Recep Tayyip Erdogan tarafmdan "UlusGulugu yeniden tanlmlama" Gabalan da unutulmamalldlr. Yeniden tanlmlama ugra§lan iGinde; etnik farkllilkian ortaya Glkararak, farkllilkian kbrukleme ve aynllklan "harclmlz dindir" sbylemiyle ortadan kaldlrma fikri, bir ulus anlaYI§mdan Gok ummet anlaYI§ldlr.
Bu sorun etnik bir temele dayanmadlgl i~in, soruna "Kurt Sorunu ' demenin mantlkh bir tarafl yoktur. Ne b61genin hepsi Kurt k6kenli yurtta~lanmlzdan olu~ur, ne de her Kurt k6kenli yurtta~lmlz aynhkC;ldlr. Turkiye 1990'Iann ilk yansmdan itibaren PKK'YI askeri anlamda bitirmi§tir. 1980'Ierde, ortaya Glktlgl dbnemde Saym Ozal tarafmdan "UG be§ Gapulcu " olarak tanlmlanan brgOt, bu ileri gbru§lu siyasi anlaYI§ sayesinde buyumu§tor. Ulkemiz, 30 YIII a§km bir suredir PKK ile mucadele halindedir.
Dogu-Guneydogu'da ya§anan olaylara da bu aGldan bakmak gerektigini du§unuyorum. Yukanda bu olaylan besleyen nedenlerden bahsettikten soma §u sonuca ula§abilirim. Ulkemizin DoguGuneydogusu'nda ya§anan olaylar, sadece iG Turkiye gUGlu oldugu askeri alanda PKK'ya dinamiklerle aGlklanamayacak, bir sosyo-ekonomik kar§1 ustOnlOk kazanml§tlr. Ama bu ustonluk uzun sorundur. Tamml dogru yapmak Gbzume bizi bir adlm zamanll ve planll politikalarla desteklenmedigi surece daha yakla§tlrlr. Bu sorun etnik bir temele ba§an geGici olacaktlr. Abdullah Ocalan'm yakalanlp dayanmadlgl iGin, so,runa "Kurt Sorunu " demenin Turkiye'ye getirilmesiyle ba§layan yeni dbnem de , 50
incelenmelidir. PKK, bu tarihten itibaren siyasi kanadma aglrllk vermi§tir. Avrupa'daki bazi devletler, PKK'YI teror orgiitfi olarak tammalarma kar§m, aym orgfitfin fark!! isimdeki olu§umlarlnl desteklemeleri, ~ozfimfi zorla§tlrmaktadlr. Terorle mficadele konusunda hi~ de samimi olmayan bu tutum, dfinyada teror sorununun ~ozfimfi onfindeki belki de en bfiyfik engeldir. Turkiye azelinde terare bakacak olursak, gazum igin gerekenler teraru besleyen nedenlerin ortadan kaldmlmasl ve etkili bir dl§ politikadlr. PKK'mn yeni olu§umu gaz ardl edilmemelidir, azellikle Irak'taki pargall durumdan dolaYI kendine rahat bir hareket sahasl bulan argot, tekrar terarist eylemlerine ba§layacaktlr. Dunyaya baktlglmlzda ise, internetin ve diger ileti§im araglannm geli§mesiyle, yeni bir daneme girerken belki de bizleri bekleyen en an em Ii sorun 'terar' sorunudur. Devletlerin samimi olmayan tutumlan sonucu desteklenen orgfitler, medyanm tutumu ile etkisi artan eylemler ve internet sayesinde propagandasml ~ok daha kolay yapan teror orgfitleri goz onfine almdlgmda, 21. yfizYllm bir "Teror Cagl" olacagml soylemek ka~mllmazdlr.
51
••
••
ULUSALCILIK YONUNDEN ' •••• • DILIN ONEMI * Gok~en SOYDEMiR "Bir Olkeyi yonetme gorevini bana verseler, hig ku~kusuz dili gozden gegirmekle i~e ba~lardlm. QOnkO dil yetersiz ise sozcOkler ileti~imi saglayamaz, dO~Once anlatllamaz. Odevler geregince yapllamaz; tore, ekin bozulur. Tore, ekin bozulursa, adalet yanll~ yola sapar. Bu durumda halk ne yapacagml, i~in nereye varacagml kestiremez. i~te bunun igindir ki, higbir ~ey dil kadar onemli degildir." Konfigyus "TOrk ulusunun dili, TOrkge'dir. TOrk dili dOnyada en gOzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir. Onun igin her TOrk, dilini gok sever ve onu yOkseltmek igin gall~lr. Bir de, TOrk dili, TOrk ulusu igin kutsal bir hazinedir. QOnkO, TOrk ulusu gegirdigi bunca tehlikeli durumlarda ahlaklnln, geleneklerinin, anllannm, glkarlannm ozetle bugOn kendi ulusalllgmi yapan her ~eyin dili araclllglyla korundugunu gorOyor. TOrk dili, TOrk ulusunun kalbidir, bellegidir.,,1 Mustafa Kemal ATATURK
Oil, ulusalhk
i~in
vazge~ilmezdir ~ilnkil
toplumun kendi i~inde ileti~imini saglayan, gilnlilk hayattan bilime, felsefeye, sanata kadar kendine ozgil her adlmlnda kullandlgl ara~tlr. GorOldOgO gibi, dil oyle hassas bir konu ki, M.O. 500'10 Yillarda ya~aml~ bir dO~OnOr ve (* Orla Dogu Teknik Oniversilesi , ADT)
52
20.yOzYllda ya~aml~ bir devlet adamma aynl endi~eleri ya~atlp , aym gozOm yollannl Orettirebiliyor. Peki dil nedir ve nigin, Konfigyus'un da belirttigi gibi, bir devlet adammm i~e ba~layacagl noktadlr? "Qok gene I bir anlatlmla dil; dO~Once, duygu ve isteklerin, bir toplumda ses ve anlam yonOnden ortak olan ogeler ve kurallardan yararlanllarak ba~kalanna aktanlmasml saglayan gok yonlO geli~mi~ bir oge diye tammlanmaktadlr ... BOWn bunlann dl~lnda da dil; toplumu, ulusu olu~turan ve ulusalllgi saglayan ana etkenlerden ' biri olarak da onem ta~lmaktadlr." 2 GorOldOgO gibi dil, ulusu olu~turan vazgegilmez ortak ogelerden biridir. Dil, ulusallik igin vazgegilmezdir gOnkO toplumun kendi iginde ileti~imini saglayan, gOnlOk hayattan bilime, felsefeye, sanata kadar kendine ozgO her adlmlnda kullandlgl aragtlr, DO~Onsel Oretimi de iginde banndlran toplumsal ilerlemede, en az sosyal, ekonomik, siyasal ~artlar kadar etkilidir.DiI; bugOne yOzYlllar oncesinin kalltlannl ileten, iginde gegmi~imizi, bugOnOmOzO buldugumuz, gelecegimizi bulacaglmlz, ku~aklar arasl bir arag olmakla da tarihsel bir sorumluluk ta~lr." ilk donemlerdeki uluslan ancak dilleri yoluyla tamyoruz. Onlann entelektOel karakterleri ancak dilin yaplsmda kendilerini gosterirler. Bunlan, ulusun tinsel gOcOnOn OrOnO olarak gormeli ve aym zamanda ulusu bu OrOnlerden tanlmalldlr.,,3Toplumla dilin birbirleri Ozerindeki etkileri kar~llIklldlr. Toplum dili olu~turur, geli~tirir; dil de toplumun dO~Onsel/kOltOrel geli~imine yardimci olur, toplumun ulus kimligi kazanmaslnl saglar. "Her ulusla~ma , her bilinglenme ve baglmslzllk kazanma sOreci, bir 'dilde ulusalla~ma' gaba ve aklmml da -ba~ka bir deyi~le- bir dil devrimini de igerir." 4 Dilin bireylerin dOnya gorO~OnO, dolaYlslyla toplumlarln dOnyaya bakl~lnl olu~turdugunu dO~OnOrsek, dil baglmslzllgmdan ayn bir ulusal baglmslzllk dO~OnOlemez. Baglmslz bir dil, baglmslz bir ulus olmanm onko~ullanndan biridir." Bir ulusun baglmslz saYllmasl dil, dO~Once ve duygu alanlannda da baglmllilktan kurtulmaslyla olur. " 5 DolaYlslyla dil
devrimi ve dilde yenile§me hareketleri Ulusal Kurtulu§ butunlOgumuzun korunmasmdan ge~tigi kadar; Sava§I'nm kultOrel anlamda bir devaml niteligini ta§lr. ulusal dilimizin korunmasmdan da ge~mektedir. Oil devrimini Kemalizm'in ulusguluk i1kesinden ayn OolaYlslyla, dile gerekli ozenin gosterilmesi ve du§unemeyiz. "i§te dil devriminin anlaml, en klsa toplumda duyarllilk olu§turulmasl konusunda en tamml §udur: Toplumun Turkgeyle du§unup kendini buyuk gorev biz AtatUrk~u gen~lere du§mektedir. Bir dogru anlatmasl" kendisi dl§mda olup bitenleri dogru OOTU AtatUrk~u Ou§unce Toplulugu uyesi olarak, anlaYlp algllamasl. Dili hertoplumun ulusal kimligidir. gerek dergimiz 'Ou§un' araclllglyla, gerek Uretken olan bir ulus neyi yapml§sa, adml da kendisi hazlrladlglmlz sozlOklerle, gerekse kamuoyu koyar.. . Siyasal agldan da kulturel agldan da yaratarak bu gorevi verine getirmeye ~ah§lyor; devrimlerin temelinde yatan ilke ulusal degerlerinin AtatUrk~u her gencin de dile onem vermesi ve ozen bilincindeki toplumun evrensel degerleri bilgiyle gostermesi gerektigini du§unuyorum. harmanlamasldlr. Mustafa Kemal ulusgulugunun temelinde bu du§unce yatar. ,,6 Bir toplum du§unun ki Yillarca suren sava§lardan yorgun du§mu§, ummet bilinciyle ya§ar, buyuk bir gogunlugu egitimsizdir, aydmlyla(!) halkl farkll dillerde konu§ur. Ve bu toplumda bir devrim du§unun ki aydm kesimle halk birbirini anlayabilsin, insanlar dillerinin guzelliginin, bneminin, bzgunlugunun farkma varabilsin . Bu toplum Turk toplumu,bu devrim dil devrimidir. ".. . Cumhuriyet dbnemine girildigi zaman dil-ulus, dil-kultur ve dil devrim baglantlsmm ortaya koydugu sonuglar ve Turkgenin tarihigeli§me ko§ullan baklmmdan iginde bulundugu yetersiz durum, Turk diline yeniba§tan egilmeyi gerektiriyordu. " 7 Bu baglamda dilin du§unceyi, du§uncenin kultOru, kultOrun toplumu §ekillendiriyor olu§u, dil devriminin cumhuriyet devrimleri igerisindeki bnemini daha iyi anlamamlzl saglar.
Kaynak~a: 1) 2)
3) 4)
5) 6) 7) 8)
iNAN Afet, Prof.Dr.A., 1969, Medeni Bilgiler ve Ataturk'un EI Yazllan , Turk Tarih Kurumu Baslmevi, sf 19 TURAN $erafettin, 1996, Turk Devrim Tarihi Cilt 3 Bolum 2, Bilgi Yaymlan , sf 97 AKARSU Bedia, 1998, Dil-KultOr Baglantlsl , inkilap Kitabevi , sf 52 ERi$EN Satl, Ekim 1979, Turk Dili Dergisi SaYI 337, Ulusal Baglmslzllk ve Dil, sf 200 bZDEMiR Emin, 1969, Erdemin Ba§1 Dil, TDKYaymlan, Sf 48 bZEL Sevgi, Dil Sevgisi, Du§un 18-Bahar 2005, sf 96 KORKMAZ Prof.Dr. Zeynep,1974,Cumhuriyet Doneminde Turk Dili, Ankara Dil ve Tarih-Cografya Fakultesi Yaymlan, sf 42 ATATORK Mustafa Kemal (bnsoz), MAKSUDi Prof.Dr. Sadi, 1930, GeGmi§teki, Bugunku ve Gelecekteki Yazi Dilimiz Ozerine Du§unceler, Turk Ocaklan'mn Yaym Dizisi.
Ulusal baglmslzllk sava§lmlzm aym yonde, farkll yollardan surdugunu du§unursek, dilimiz i~in ba §latllml§ olan baglmslzllk sava§lnI da surdurmemiz ka~mllmazdlr. "Milli his ile dil arasmdaki bag gok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olmasl milli hissin geli§mesinde ba§lIca etkendir. Turk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki, bu dil §uurla i§lensin. Ulkesini, yuksek baglmslzllgml korumasml bilen Turk milleti, dilini de yabanci diller boyundurugundan kurtarmalldlr. ,,8
AtatUrk'un hedef olarak belirledigi ~agda§ medeniyetler seviyesine ula§abilmenin yolu ulusal egemenligimizin, ulusal baglmslzllglmlzm, ulusal =
53
===========~• . tinii!.~=========== •
•
•
II
KEMAllST FElSEFENIN TEMEll • • LAIKllK * dii$iin bildiri Saym Rektbr, Saygldeger Konuklar, Oegerli Ogrenci Arkada§lar, Oncelikle ulkemiz gundeminin hlzll degi§tigi ve bnemli geli§melerin oldugu bu dbnemde, bu geli§melerin Kemalist bir bakl§ aglslyla degerlendirilmesine olanak saglayan Uludag Oniversitesi Rektbrlugu'ne ve Ataturkgu Ou§unce Toplulugu'na te§ekkur ederiz. OOTO Ataturkgu Ou§unce Toplulugu olarak ulkemizde suregelen laiklik tartl§malanndan dolaYI bu kavramm yeterince anla§llmadlgl ve yorumlandlgl kanlsmdaYlz. Bu nedenle sunumumuz laiklik uzerine olacaktlr. Sunum konusuna gegmeden bnce Kemalizm uzerinde duracaglz.
dii$iin
grubu olarak ulkemizin sorunlanna gbzum bnerileri sunma amacml ta§lmaktaYlz. Bu amag dogrultusundaki gall§malanmlzda kendimize Mustafa Kemal Ataturk'un sbz ve eylemlerini rehber almaktaYlz. Olkemizin gagda§la§ma modeli olan Kemalizm'i gegmi§in bekgiligi olarak degil, ulkemizin sorunlanna gunun degi§en ko§ullanna gbre gbzum uretmede rehber olarak gbruyoruz. Bize gbre; "Kemalizm; yurdumuzun kendi ko§ul/armdan dogan ve geli§en, tam baglmslzllk ve Misak-I Milli temel/eri iizerinde yiikselen, i~inde evrensel degerler barmdlran, ulusal bir ~agda§la§ma modelidir." 1 Kemalizm.bilimsel birtaklm gergeklik du§uncelerinin, degi§en gagln ko§ullanndan etkilenmesini yadslmaml§, gagmm bilim anlaYI§ml gok iyi kavraml§tlr. Obnemin bilimsel gall§malan gbz bnune almdlgmda, gagm bilimsel yakla§lmlan yerini zamanla belirlenimci nedensellikten, olaslilksal nedensellige blrakml§tlr. Cagm bilim anlaYI§lnI ve 20.
yy. bilimini tanlmlayan bgeleri, Kemalizm'in surekli devrimcilik, pragmatizm, esneklik ve ko§ullara gbre hareket edebilme gibi bzelliklerinde gbrebiliriz. 2 Bu da Kemalizm'in dogmatiklikten uzak, Turk ulusuna bzgu, uygulamalardan dogan bir gagda§la§ma modeli olmasml saglaml§tlr. Kemalizm'in bir ilkesi olan laikligin akillarda soru i§areti blrakmayacak kadar duru bir §ekilde anla§llmasl gerektigi kanlsmdaYlz. Laik sbzcugu eski Yunanca'da dinle ilgili olmayan anlamma gelen "Iaikos" sbzcugunden gelmektedir. Genellikle din ve devlet i§lerinin birbirinden aynlmasl §eklinde tanlmlanan laiklik, aynl zamanda "din ve vicdan bzgurlugu" anlamma da gelmektedir. Laiklik, ki§iye, din konusunda bzgurlUk tanmmasml ve bu bzgurlugun korunmasml saglamaktadlr. Laiklik, higbir kimseye ve zumreye dini inanclndan bturu aYricallk gbsterilmemesini ve baskl uygulanmamaslnl, toplumun her bireyinin hangi inangtan olursa olsun, aYni kurallara uymasml ve yasalar bnunde e§it hak ve bzgurlUklere sahip olmasml bngbrur. Laiklik tanlmmm puf noktasl, devletin herhangi bir inancm bteki inanglara baskl yapmasml bnlemesi gbrevidir. 3 Laik bir devlette, din ki§ilerin ozel ya§amlan ile ozel ya§amlarmm diizenlenmesi ile ilgi/i bir konudur. Laik bir devlet, dinsel kural/ara gore diizenlenme zorunlulugu bulunmayan bir devlettir. 4 Bundan dolaYI laiklikle beraber, toplumsal ya§amda akll ve bilim bncu kllmlr. Bbylece demokrasi igin gerekli ortam hazlrlanml§ olur. Laik olmayan bir toplumda demokrasiden bahsetmek mumkun olamaz. Ou§unce bzgurlugunu esas allp ve farkll du§uncelerin uzla§masma dayanan demokrasi ilkesi ile dogrulugu sorgulanamayacak kutsal kabullerin uzerine kurulu dinsel du§unceler siyasi uygulamada bir arada
(* Bu bildiri toplulugumulca 1 MaYls 2006 tar ih inde gergekle~en 2. Ulusa l AtatOrkgO DO ~O n ce Toplulu klan C;;a ll ~taY ' lnd a s unulmu ~tur.)
54
denli direni~ gostermesinin yam slra Kurtulu~ Sava~1 slrasmda hilafet yanillannm sava~a ve onderlerine kar~1 glkmasl, dinsel guglerin gagda~la~ma yolunda bir engel olarak gorulmesine yol agml~tlr. Bu yuzden Laiklik, ilk olarak batlda slmflar arasl otorite Cumhuriyet'in ilk Yillannda laiklik yalnlz din ve devlet gatl~malan sonucu ortaya glkml~tlr. Ortagag i~lerinin aynlmasl olarak degil, devletin tutucu ve Avrupaslnda dinin devlet yonetimi uzerindeki bagnaz du~uncenin ortadan kaldmlmasl ve din hakimiyeti soz konusuydu. Papalann imparatorlara konusunda yetkin ki~ilerce dinin ogretilmesi igin dini tag giydirmesi bunu kanltlar nitelikteydi. Aynl kurumlann denetlemesi bigiminde uygulanml~tlr. zamanda bazl imparatorlann Papa ile gatl~tlgl ve bu imparatorlann egemenligi dogrudan tanndan aldlgl Boylece laikligin yeni kurulan Cumhuriyet'in en iddia etligi de oluyordu. Boylece 17. yuzYllm ba~lanna temel unsurlanndan biri haline getirilmesi amaglanml~ kadar Avrupa dini ve siyasi gatl~malara sahne olmu~, ve devrimler aklm ve bilimin 1~lgmda, laiklik ilkesi Protestanllk mezhebi Katolik kilisesinin a~m basklsma dogrultusunda birer birer hayata gegirilmi~tir. Geng Cumhuriyet laik niteliklerini ilk olarak 3 Mart 1924 ' te birtepki olarak ortaya glkml~tl. kabul edilen "Og Devrim Yasasl" ile kazanml~tlr. Bu <;agda~la~ma, kaynaklan US~u yasalarla $eriye ve Evkaf Bakanllgl kaldlnlml~, egitim ve ogretim birligi saglanml~, halifelik makaml bir bi~imde kullanarak ~agda~ kaldlnlml~tlr. Mustafa Kemal Ataturk, kendisine halifeligin teklif edilmesi olaymdan bahsederken hilafet bir toplum kurmaYI ama~ konusundaki goru~unu ~u sozlerle belirtir. bulunamaz. Bu yuzden, din ve siyasetin birbirinden aynlmasl, hem demokrasi hem de laiklik ilkesinin uygulanabilmesi igin temel ko~uldur.
edinen bir eylemdir. Ortagag ' da Avrupa ' ya egemen olan Roma imparatorlugu ve Hlristiyanllgm gelenek ve kurallan, 17. yuzYllin ba~lannda , ozellikle ulus-devletlerin dogu~unu simgeleyen Vestfalya Antla~masl ile yerini ulusal glkarlann korunmasl anlaYI~ma blrakml~tlr. Bunun igin din ve devlet i~lerinin birbirinden aynlmasl gerekmekteydi. 5 Boylece devlet i~lerinde din kurallannm yerine ulusal glkarlann esas allnmasl d u~uncesi ortaya glkml~tlr. Bu arada islam dunyasmda ise Yavuz Sultan Selim'in 1517 ' de halife unvanml almasmdan itibaren Osmanll imparatorlugu padi~ahlan, din konusunda da dunyadaki tUm Muslumanlann onderligini yapmaya ba~laml~tl. Bu donemde orfi kurallann dini kurallara uygunlugunu da ilmiye slmfl denetlemekteydi. ilmiye smlfmm yetkileri gergekten gok geni~ti. Degi~im yanllsl padi~ahlann oldurulmesi ve II. Mahmut'un Yenigeri Ocagl ' nl, ancak ilmTye slmfl ile anla~arak kaldlrabilmesi bunlara birer ornekti. 6 Boylece ilerici gugler her zaman kar~llannda ilmiye slmfml bulmu~ ve bu smlf egitim ve adalet gibi alanlarda surekli bozu kluk ve gerilemeler yaratml~tlr. Osmanll Donemi ' ndeki degi~im gabalanna dinT smlflann bu =
"Bay/aT, aglk ve kesin soy/emeliyim ki, Miisliiman ha/kl bir halite korku/ufju ile ufjraยงtlfmaYI ve kandlfmaYI siirdiirmek gabasmda o/an/aT, ya/mz ve ancak Miisliiman/arm ve ozellik/e Tiirkiye 'nin diiยงman/andlr. Boy/e bir oyuna kapi/mak da ancak ve ancak bilgisizlik ve aymazllk belirtisi o/abilir. 7 H
Kemalist laikligin bir diger onemli ozelligi de gagda~la~mayla birlikte hareket etmesidir. Bu nedenle laikligi sadece din ve devlet i~lerinin birbirinden aynlmasl olarak gormek gok klslr bir bakl~ aglsldlr. Prof. Dr. Suna Kili ' ye gore gafjdaยง/aยงma, kaynak/an usgu bir bigimde kullanarak gafjdaยง bir top/um kurmaYI amag edinen bir ey/emdir. 8 ~agda~la~ma temel olarak ileri duzeyde bir teknoloji ve bilimin var olmasma, ya~ama usgu bir bakl~m ve toplumsal ili~kilerde laik anlaYI~m egemen olmasma, kamu i~lerinde adalet duygusunun varllgma ve ulusal devlet bigiminin yaygm olarak benimsenmesine dayamr. Kemalizm'in devrim modeli, gagda~la~ma felsefesi igerdigi igin laiklige her zaman ihtiyag duymu~tur ve duyacaktlr. Ataturk ' un kendi mirasl olarak akll ve bilimi blrakmasl da surekli gagda~ kalmaYI hedefleyen laik du~unce yaplsmm sonucudur. 55
============-• . tinii!.~=========== Kemalist laikligi diger ilkelerle birlikte degerlendirdigimizde laikligin bnemi ve anlaml gok daha iyi anla§llacaktlr. Ahmet Taner KI§lali ' nm bu konudaki tespiti gok yerindedir; "Milliyetgiligin on ko§uludur; giinkii laiklik olmayan verde on em ta§lYan oge ulus degil, inananlarm olu§turdugu iimmettir. Devrimciligin on ko§uludur; giinkii laikligi kabul etmemi§ bir toplumda, bilimin ve gagm gereklerinin gerisinde kalml§ kurumlart degi§tirmenin tartl§masl bile genellikle yapllamaz. Halkglllgm on ko§uludur; giinkii bir din devletinde halkm istekleri degil, dinsel segkinlerin dii§iinceleri onemlidir. ,, 9 Cumhuriyetimiz gegen zaman iginde ya§anan birgok tehlikeye kar§m, temelindeki bu laik esaslan korumaYI bilmi§tir. Gunumuzde ise laikligin bnemi gok ge§itli agllardan ele almabilir. Bunlar; 1) Bireyaglsmdan, 2) Toplumsal ve kulturel agldan , 3) Devlet ybnetimi aglsmdan, 4) Egitim ve bgretim aglsmdan §eklinde slralanabilir.
Laiklik dini devre dl~1 blrakmak degil, din adlna baskl yapmak, lor kullanmak isteyenleri devre dl~1 blrakmak demektir. Laiklik, birey aglsmdan din ve vicdan bzgurlugu anlamma gelmektedir ve laiklik bu bzgurlukleri anayasal guvence altma allr. Birey, laiklik sayesinde istedigi dini segme veya segmeme hakkma sahip olur. Burada laiklige kar§1 olanlann bne surdugu tezlerden biri olan "birey laik olamaz" tezine deginmek gerekir. Biz, dii,iin grubu olarak, bu du§uncenin altyaplsmda, laikligin dinsizlik olarak algllatllmak istenmesinin yattlgl du§uncesindeyiz. Oysa, laiklik dini devre dl§1 blrakmak degil, din adma baskl yapmak, zor kullanmak isteyenleri devre dl§1 56
blrakmak demektir." 10 Bu anlamda laik devletten yana olan bireye de laik birey denir. Laiklik, toplumsal hayatta aklm ve biliminbn plana glkmaslnl, bbylece toplumsal ya§amln dogmalardan uzak olmasml saglar. Aynl zamanda laiklik, toplum igerisinde farkll inanglara sahip olan insanlann bir arada ya§amasml, ulusal bir kultur olu§turabilmesini saglar ve inang faklillgmdan dogabilecek gatl§ma ve ayn§malan bnler. Gegmi§te laikligin bu birle§tirici bzelliginin ve ulusguluga bu anlamda yaptlgl katkmm yadsmmasl, Kahramanmara§ ve Corum olaylan gibi aCI olaylann ya§anmasma yol agml§tlr. Gunumuzde de laiklik bir din gibi gbsterilerek toplum, laikler ve MusiUmanlar gibi sanal bir bblunme yaratllmaya gall§llmaktadlr. Cumhuriyet'in ilk Yillannda ya§anan Menemen OlaYI da, yakm zamanda ya§anan Sivas Katliaml da bu gabanm bir urunudur. Ancak laiklik, bir dizi hiyerar§ik degerlerden, insana ne yapmasl ve ne yapmamasl gerektigini emreden kurallardan olu§maz, devletin insana inanglan konusunda baskl yapmamasml ve ba§kalan tarafmdan baskl yapllmasml bnlemeyi igerir.11 Daha bnce de belirttigimiz gibi laiklik, din ve vicdan bzgurlugunun teminatldlr. Bu anlamda laiklik bir din olarak gbsterilemez ve Muslumanlann laik olamayacagl gibi bir sav kesinlikle kabul edilemez. Egemenligin ulusa ait olmasl, bireylerin kul olarak degil, yurtta§ olarak kabul edilmesini bngbrur. Bu da ancak dinin siyasetten aynlmasl ile gergekle§ir. Laiklik ilkesi ile egemenlik gbkten yeryuzune indirilmi§, halk egemenligi saglanml§tlr. Laiklik ilkesi dogrultusunda, devlet igerisinde tarikat benzeri yapllanmalar asia kabul edilemez. Cunku bu yapllanmalar devletin hiyerar§ik duzenini hige saYlp, kendi duzenini kurmaYI amaglar. Aynl zamanda, yine bu yapllanmalar, toplum igerisinde inang farkilliklanndan dogan ayn§malan yaratacagl igin ulus bilincine ve yurtta§lik olgusuna da tamamen ayklndlr. Bu konuda yine her zaman oldugu gibi Mustafa Kemal Ataturk'un sbzune kulak vermemizin yeterli olacagl gbru§undeyiz. "Tiirkiye Cumhuriyeti, §eyh/er, dervi§ler, miiritler ve meczuplar memleketi olamaz; en dogru, en hakiki tarikat, tarikat-I medeniyedir; medeniyetin emir ve talep ettigini yapmak insan olmak igin kafidir." 12
Laiklik, egitim ve ogretimin kalipla§ml§ dO§Onceden uzak, bilimsel bir igerige sahip olmasl igin de son derece onemlidir. Bilim SlnlrSIZ bir sorgulamaYI gerektirir, din ise dogmatiktir, sorgulaYlcl bir yakla§lma kapalidlr. Bu anlamda bilim ile ugra§masl ve dolaYlslyla sOrekli sorgulamasl gereken yerlerde, egitim ve ogretim kurumlannda, herhangi bir dinin etkili oimasl kesinlikle dO§OnOlemez. Demokrasi §ehidi Ahmet Taner KI§lali' nm da belirttigi gibi gogunlugu tUrbanll ogrencilerden olu§an bir smlfta laikligi ozgOrce tartl§abilmek yada derse tUrban ile giren bir ogretmenin slnlfmda bir ogrencinin laikligi savunma cesareti gosterebilmesi ne kadar mOmkOn olabilir? 13 Cumhuriyetimizin temel niteliklerinden olan laiklik, yine Cumhuriyetimizin varligml sOrdOrebilmesi igin gok bOyOk bir one me sahiptir. GOnOmOzde laikligin din kar§ltligl olarak gosterildigini ve toplumumuzda laik-MOslOman gibi gergekdl§1 ve tehlikeli aynmlann yapllmaya gall§lldlglnl gormekteyiz. Aynca laiklik ilkesi, katl laiklik uygulandlgl gibi temelsiz savlarla tUrban ekseninde tartl§maya agllmak istenmekte ve bu ilkenin igerisi bo§altllmaya gali§llmak istenmektedir. Biz, dii$iin grubu olarak, laikligi ba§11 ba§ma bir gagda§la§ma felsefesi olarak gordOgOmOzO tekrar belirtiyoruz. DolaYlslyla boylesine klslr ve yapay tartl§malarda bulunmak yerine, toplum ya§antlsmda akll ve bilimi temel allp gagda§ bir Olke olma yolunda ilerlemeye gaba gostermenin gerekliligi ortadadlr. gOnkO TOrkiye Cumhuriyeti'nin kurulu§ felsefesini belirleyen laiklik ilkesi toplumca benimsenmeden gagda§ uygarlik OlkOsOne ula§llamaz.
Kaynak~a: (1) (2) (3) (4) (5) (6) (7) (8) (9) (10) (11) (12) (13) (14)
TOZOK, OOTO Ataturkgu Ou~unc e Toplulugu , Madde III, s.1. ARIK, E. ,Bilim-ideoloji-Pragmatizm-Surekli Oevrimcilik, du~un 12. saYI,s.36 KONGAR, E., Oemokrasi ve laiklik, Remzi Kitabevi, s.142 KI$lALI, A.T. , Kemalizm. laiklik ve Oemokrasi, imge Kitabevi , s.152 OYMEN, 0., Ulusal Clkarlar, Remzi Kitabevi , s.27 Kili, S.,Ataturk Oevrimi Bir Cagda~la~ma Modeli, i~ Bankasl Kultur YaYlnlan, s.299 ATATORK, M.K.,Baslma HaZirlayan:VEliOEOEOGlU H.v. ,Sbylev Cilt 1-2 Cumhuriyet Kitaplan , s.393 Kili ,S. ,age,s.138 KI$lALI, A.T. , age,s.37 KI$lALI, A.T. , Siyasal Sistemler Siyasal Catl~ma ve Uzla~ma, imge Kitabevi ,s.74 KONGAR, E., age, s.52 ATATORK, M.K. , AtatLirk'un Sbylev ve Oemegleri, TUrk inkllap Tarihi Enstitusu YaYlnlan, 1961 KI$lALI, A.T. , Ben Oemokrat Oegilim, imge YaYlnevi, s.253 KiLi , S., age,s.215
Son olarak AtatOrk'On §u sozOne yer vermek istiyorum; "YaptlYlmlz ve yapmakta olduyumuz devrimiz amaCI, Tiirkiye Cumhuriyeti halkml tamamen r;ayda§ ve bunun anlam ve bir;imi He uygar bir toplum haline ula§tlrmaktlr. Devrimimizin temel Hkesi budur. Bu gerr;eyi kabul edemeyen dil§ilnil§leri yok etmek zorunludur. $imdiye kadar ulusun beynini paslandlran, uyu§turan bu dil§ilnil§te bulunanlar olmu§tur. Herhalde dil§ilncelerde yer alan bo§ inanr;lar tamamen atllacaktlr. Onlar r;lkartlmadlkr;a beyne gerr;eyin 1§lklartm yerle§tirmek olanakslzdlr. ,,1 4
=
57
•
AKLINI KORPORATIZMLE BOZMAK * Ban§ <;ETiN Sosyal bilimler igin de higbir maddenin ittihat ve Terakki Cemiyeti Nedir? yoktan var olmayacagml savunan fizik yasalan gegerlidir. Higbir toplum , degi~im, yenilenme ve ittihat ve Terakki Cemiyeti temel olarak II. devrim hareketleri kendi kendine bir anda ortaya AbdUlhamit'in baskici yonetimine kar~1 1889'da glkml~ bir geli~me olarak irdelenemez. Muhakkak ki kurulmu~, temel amaci me~ruti yonetimi yeniden her sosyal olgunun ortaya glkl~1 kendiden onceki saglayarak, Mithat Pa~a Anayasasl'nl yeniden siyasal ve kUltUrel konjonktUrden beslenmi~ veya yUrUrlUge sokmak olan gizli bir orgUttUr. Bu anlamda etkilenmi~tir. Jon TUrklerin Yeni Osmanlilar ile bir fikir birligi iginde olduklan soylebilir. Bu nokta Avrupall tarihgilerin bu iki TUrk Oevrimi'ne de bu bakl~ aglslyla kadroyu bizden farkli olarak adlandlrmalannda da yakla~manln dogru oldugunu dU~UnUyoruz. BaZi ortaya glkar. "Avrupa'da gerek I. Me~rutiyet igin gall~an aydlnlanmlzln yaptlgl gibi 1923 oncesini tamamen Namlk Kemallerin ku~agma, gerekse II. Me~rutiyet igin yokmu~ gibi dU~UnUp Osmanli'YI toptan reddetmek, gali~anlara JPn TUrk denildigi halde, TUrkiye'de Jon yapacaglmlz tarihsel yorumlann dogrulugunu TUrk deyince daha gok 1889'dan sonraki donemde, II. a~lndlricl bir unsur olacaktlr. TUrk Oevrimi Me~rutiyet igin gaba gosterenler anla~llmaktadlr. ilk tartl~maslz ki; yakla~lk 600 YII egemenligi devrimci ku~ak ise TUrkiye'de daha gok Yeni sUrdUrmU~, yan teoktarik, monar~ik bir din-tanm Osmanlilar diye tanlmlanmaktadlr. Tunaya, yeni imparatorlugundan gagda~, laik bir cumhuriyet Osmanlilar hareketine, Avrupa'da Jon TUrk denilmi~ yaratml~tlr. Cumhuriyet kadrolan tarafmdan olmasmdan hareketle, 1889'dan sonraki aklm igin, Osmanli'dan kalan birgok siyasal, sosyal yapl ikinci Jon TUrk deyimini de kullanml~tlr." 1 iki grupta en tasfiye edilmi~tir. Ama unutulmamasl gerekir ki, temel hedef olarak kendilerine anayasal dUzenin AtatUrk ve arkada~lan sonugta Osmanll'nln kurulmaslnl segmi~lerdir. yeti~tirmi~ oldugu asker-sivil bUrokratlardlr. Aslmda 1889'da kurulan orgUtUn adl ittihad-I Bu nedenle TUrk Oevrimi'nin daha IYI Osmani'dir. "Askeri Tlbbiye'de kuru Ian bu orgUtUn anla~llmasl igin Cumhuriyet oncesi TUrkiye'nin kuruculan bu okuldaki ogrencilerden ishak SUkuti, siyasal, sosyal, ekonomik yaplsmm incelenmesi Mehmet Re~it, Abdullah Cevdet, ibrahim Temo ve gerektigini dU~UnUyoruz. Ornegin Kemalist HUseyinzade Ali'dir. ,,2 . ittihad-I Osmani, 1895'te milliyetgilik anlaYI~1n1 Ziya Gokalp'in yarattlgl Paris'de Jon TUrk orgUtlenmesi yUruten Ahmet Rlza ile dU~Unce aklmlanndan ve yine Kemalist kadrolann birle~erek Osman Ii ittihat ve Terakki Cemiyetini'ni bilime va mantlga verdigi onemi, ittihat ve Terakki'de kurmu~tur. istanbul'daki kadrolann Ahmet Rlza ile kendini etkili bir ~ekilde gosteren pozitivist bulu~malannl saglayan temel olay Ermeni Oireni~i ile birikimden tamamlyla baglmslz olarak ilgili yaymladlklan bildiridit Bu konuda T. Qavdar'm degerlendirmek pek mUmkUn degildir. gorU~U ~u ~ekildedir: "ibrahim Temo'nun bildirisi bin nUsha basllml~tl. Ogrenciler, asker-sivil bUtUn Bu yazmm ilk bolUmUnde ittihat ve Terakki yurtseverler arasmda bUyUk ilgi ile kar~llandl. Ne ki, Cemiyeti'nin kurulu~u, siyasal duru~u ve blraktlgl AbdUlhamit de olumsuz yonden aynl ilgiyi gostermi~ti. dU~Unsel miras irdelenecektir. 1923 oncesi Nitekim geni~ bir tutuklama i~lemine giri~ildi. OrgutUn toplumsal, ekonomik durum klsaca aglklandlktan birgok Uyesi tutuklandl, Ulkenin degi~ik yorelerine sonra Kemalist ekonomi anlaYI~I , uygulaman ve sUrgUn edildi. Bunlann onemli bolUmU bir yolunu korporatizm tartl~ma'iah ele almacaktlr. bularak dl~ Ulkelere kagtllar ve Paris'te bulunan Ahmet 58
Rlza ile ili§ki kurdular. Boylece i~ ve dl§ Jon Turk hareketi arasmda 0 gune degin gorulmeyen bir bag kurulmu§ oluyordu,,3 ittihat ve Terakki Cemiyeti Ozerine Bazl Kiifiik Saptamalar • iTC ile ilgili yapllmasl gereken en onemli saptama bu hareketin hi~bir zaman homojen bir yapi olarak algllanamayacagl ger~egidir. Cemiyet i~inde bir ~ok farkli goru§ ve gruplar mevcuttur ve daha onemlisi 1895'i kurulu§ kabul edersek daha 1902'de toplanan ilk kongrede ciddi bir ayn§ma ortaya ~Ikml§tlr. Konu hakkmda TZ. Tunaya'mn goru§lerinin onemli oldugunu du§unuyoruz: 'Jon Turk hareketi, zamanm cari manasmda (bugunku anlamda olmasa dahi) bir siyasi parti halinde taazuv etmemi§tir. Filhakika, 1878-1908 seneleri arasmda imparatorluk i~inde ve dl§mda, gizli veya a~lk, ~e§itli Jon Turk cemiyetlerinin kurulmu§ oldugu malumdur. ikinci Jon Turk hareketi tek tek Jon Turkler'in birle§mesini ifade etmedigi gibi, sozu ge~en derneklerin de birligini ifade etmemi§tir. Jon Turkler Paris'te topladlklan iki kongrede muayyen bir hareket birligini saglaml§ saYllmazlar. 1902 Kongresi aynlmak i~in toplanml§ insanlann eseridir. Filhakika bu kongreden sonra, iki cemiyetin kurulduguna §ahit olunmu§tur: Terakki ve ittihad Cemiyeti ve Te§ebbils-i $ahsi ve Adem-i Merkeziyet Cemiyeti. Ahmed Rlza ve Prens Sabahaddin Beylerin liderlikleri altmda kurulmu§ olan bu cemiyetler Jon Turk Birligi'ni par~alaml§lardlr. Kismi ve pek muvakkat bir birle§me ikinci Jon Turk Kongresi'nde (Paris, 1907) zorla saglanabilmi§tir. Aslmda Jon Turkler bir siyasi birlik veya partinin kurulmasl i~in zaruri tecanusten mahrumdurlar. Ozetlenmi§ olan fikirleri de, keza hareket birligi saglayacak derecede vazlh ve tam olmadlgl gibi mu§terek bir aksiyon programl vaslflanna da sahip degildi.,,4 T Cavdar Jon Turkler arasmdaki bu farkli goru§ gruplanm §u §ekilde smlflaml§tlr: ,
.' a) b) c) d) =
Ahmet Rlza ve Me§revet Gazetesi Murat Bey ve Mizan Abdullah Cevdet ve i~tihad Osmanli Gazetesi ~evresi
e) f)
Prens Sabahattin'de somutla§an aklm ~uraYI Ommet grubu,,5
Bu ozde§ olmayan yapllanmanm onemli bir saptama oldugunu du§unuyoruz. Bu nedenledir ki; ittihat~llar i~in net bir siyasi tanlmlama yapmak pek olasl degildir. Prens Sabahattin tarafmdan bakarsanlz Jon Turkleri "liberal" Ahmet Rlza tarafmdan bakarsanlz "devlet~i" olarak algllayabilirsiniz. Fakat ittihat~llar liberaldi veya devlet~iydi gibi bir goru§un dogruluk paYI olduk~a du§uk olacaktlr.
Bu anayasaici C;izgi tabii ki 0 zamanki ko~ullar ic;inde saygl gosterilmesi gerekecek kadar "ilerici" bir gorii~tiir. Fakat eski diizenin (hilafet ve saltanat) bir anlamda savunuculugunu yapmalan ve tabiki emperyalizme kar~1 net bir duru~ gostermemeleri ittihatc;lIan Mustafa Kemal ve Cumhuriyet kadrolan ile kar~lIa~tlnldlglnda oldukc;a "gerici" yapar. • "Rejim degi§ikliginin 1923'te degil de 1908'de ittihat~llar tarafmdan yaplldlgl goru§une,,6 de katllmak mumkun degildir. 1923'de ger~ekle§en devrimin temeli Osmanll imparatorlugu'nun hukumdarllgma son verip, egemenligin halifesultandan almarak millete verilmesi ve bu millet egemenligi esasmm ustone laik bir cumhuriyetin kurulmasldlr. Oysa ki; ittihat~llarda bu §ekilde bir devrimci goru§ yoktur. iTC'nin ana sava§lml imparatorluk topraklan uzerinde anayasal bir duzen kurmak uzerine olmu§tur. Hilafete ve saltanata kar§1 net bir tavlr almamalan nedeniyle de hilafet~i ve Osmanlici olarak nitelendirilebilirler. (Hatta Suavi Aydm ittihat~llann aYlricl ozelliklerini dort madde ile 59
ozetlerken , UgUncU maddede de Cemiyetin gok aglk 1907'deki kongrelerinde, "ihtilalcMigi, mUnhaslran bir §ekilde Osmanilci oldugunu ifade eder7) Bu eski ordu ihtilali, hatta ordu darbesi esasma dayandlran,,13 dUzeni bir baklma korumaya yonelik dU§Uncenin en ittihatgllan, Mustafa Kemal'e referans olacabilecek somut gostergelerinden biri de 1895'de hazlrlanlp, kadar "modernist" oldugunun savlanmaslnln kabul edilen Cemiyetin nizamnamesinin dordUncU olanakslzligl a§ikardlr. maddesidir. ~oyle ki; "dordUncU madde ile Osmanll saltanatmm ve hilafetinin me§rulugu ve devamllllgi Pozitivizm Nedir? gUvence altma almmakta, ancak hukuka aykm Pozitivizm, 19. yUzYllda Fransa'da ortaya davranmalan halinde hanedan Uyeleri hakkmda hukuken ve kanunen gereken her tUrlU i§lemin glkml§ bir dU§UngU ve felsefe aklmldlr. Kurucusu Franslz dU§UnUr August Comte'dur. Olguculuk adlyla yapllacagl belirtilmektedir"B da bilinen aklm daha sonra tUm klta Avrupa'smda etkili Bu anayasaici gizgi tabii ki 0 zamanki ko§ullar olmu§tur ve Stuart Mill ve Ernest Mach gibi onemli iginde saygl gosterilmesi gerekecek kadar "ilerici" bir dU§UnUrleri de etkilemi§tir gorU§tUr. Fakat eski dUzenin (hilafet ve saltanat) bir Pozitivizm temel olarak bilimsel bilgilerin yani anlamda savunuculugunu yapmalan ve tabiki olgulann dl§mdaki tUm verileri gegersiz ve toplumun emperyalizme kar§1 net bir duru§ gostermemeleri ittihatgllan Mustafa Kemal ve Cumhuriyet kadrolan ile geli§imini anlamak igin uygunsuz sayar. Bu nedenle de gorU§, deneysellige bUyUk onem verir. Oeneysellikle kar§lla§tmldlgmda oldukga "gerici " yapar. 'Jon TUrklerin emperyalizm kar§lslndaki tutumlan da kanltlanamayacak tUm diger gorU§ ve yakla§lmlar bilgi tutarli gorUnmemektedir. Yabanci Ulkelerin Osmanli olarak kabul edilmekten uzaktlr. imparatorlugu'nun ig i§lerine ve genel siyasasma "Comte metafizigi yani bir otoriteye kan§malannl §iddetle protesto ederken, gerek Ahmet dayandlnlan, tartl§maslz kabul edilen bilgileri tUmUyle Rlza grubu, gerekse Prens Sabahattin ve arkada§lan bo§ bilgiler olarak degerlendirir. Ona gore ister idealist, eylemlerinin ba§ansl igin zaman zaman dl§ Ulkelerin ister maddeci olsun, deneyi yadslyan tUm ogretiler kendilerini arkalamasml, daha dogru bir deyimle kendi metafiziktir ve felsefeden metafizigi tUmUyle atmak amaglan adma Ulkeye mUdahale etmelerini bir gereklidir. Onun yerine bilim konmalidlr ve bu nedenle gereksinim olarak ileri sUrmU§lerdir. "g Pozitivizm bir bilim felsefesidir. ,,14 bz olarak ittihat ve Terakki'nin genel duru§u iginde burjuva-liberal ve ilerici bir yaplya sahip oldugu A. Comte toplumlann geli§imini de ge§itli gorU§Undeyiz. Franslz Oevrimi ve sonrasmdaki fikir periyotlara aymr. Kendi dU§UngUsUnden onceki aklmlanndan oldukga etkilendikleri goz onUne alinlrsa donemi tam amen metafizik gagl olarak algllar ve kayda bu son derece normal bir durumdur. (Hatta IZ. deger bulmaz. Tunaya'ya gore Jon TUrkler de gizli Karboni metotlanyla hareket etmek isteyen TUrk Ancak II. OUnya Sava§I'nda bu dU§UngU bazl jakobenleridir10) ciddi kar§1 tezlerle kar§lla§acaktlr. Kar§lt gorU§Un en onemli temsilcisi ingiliz dU§UnUr Karl Popper'dir. Fakat "sosyal ve ekonomik alanda gok muhafazakar ve otoriter gorU§leri olan AtatUrk'U Karl Popper 1950'Ierde ortaya modernizm noktaslna getiren , ittihatgllann "yanll§lanabilirlik olgUtU" diye bir kavramla ortaya kamuoyundaki etkileridir,,11 soylemi de kelimenin tam glkacak ve deneysel bilimlerde tUmevanm metoduna anlamlyla son derece sakat ve mesnetsiz bir gorU§tUr. kar§1 glkacaktlr. Amasya Genelgesi'ni yaYlnlayarak "Ulusun baglmslzllglnl yine ulusun azim ve karan ittihat~llar Pozitivist miydi? kurtaracaktlr. Bunun igin Sivas'ta bir genel kongre toplanacaktlr "12 karannl TUrk milletine duyuran Oaha once de belirtildigi gibi Franslz Mustafa Kemal'i "gok muhafazakar ve otoriter"; Oevrimi'nden oldukga etkilenen Jon TUrkler -ki, daha 60
sonra birle§erek ittihat ve Terakki Cemiyeti adml alacak iki dernegin Franslz Devrimi'nin 100. Ylldbnumunde kurulmalan raslantl degildi. 15- dogal olarak pozitivist gbru§ten de etkilendiler.
1908-1918 arasl dbnemde ortaya glkan siyasi galkantllar ve ig buhranlardlr. Oyle ki; Osman Ii egemenligi ve devlet otoritesi tarihinin en gugsuz gunlerini bu dbnemde ya§aml§tlr. Enver Pa§a ve bir grup subay arkada§mm Bab-I Ali binasmm ana toplantl Konu ile ilgili T. Timur'un gbru§lerini bnemli salonuna girmeleri, Harbiye Nazlrl Nazlm Pa§a'YI buluyoruz: "Osmanll burokratlan ve aydmlan Batl'nm bldurmeleri ve Kamil Pa§a' YI silah zoruyla istifa ustUnlugunu aglklayacak ve bize aktanlacak bir sihirli ettirmeleri devlet otoritesinin iginde bulundugu aciz degnek aramakla me§gulduler. Oysa pozitivizm ve durumu ortaya koyan en iyi brnektir. Osman Ii ybnetimi dayandlgl bilim anlaYI§I, hem Batl'nm ustUnlugunu ve hatta Turkiye Cumhuriyeti bu dbnem dl§mda higbir aglklamak hem de Hlristiyanliga bula§maml§ olmak zaman yirmi-otuz ki§inin ba§bakanligl baslp ybnetime erdemlerine sahipti. Toplumsal ahenk fikri ile de, el koyabilecegi kadar gugsuz bir hale du§memi§tir. smlfsal agldan her turiU uzla§maya elveri§1i olan Devlet otoritesinin ugradlgl erozyonun bir diger kuguk burjuva bzlemlerine cevap veriyordu. Bu gbstergesi de 11 Haziran 1913'de Sadrazam Mahmut yuzden Jbn-Turklerden itibaren etki alam geni§ledi. Ve ~evket Pa§a'nm, Beyazlt'taki Harbiye Nezaretin'den A. Comte'un programl, ittihat (order) ve Terakki Bab-I Ali'ye gitmek uzereyken arabasmda vurularak (progress) flrkasmm adl olarak benimsendi,,16 bldurulmesidir. Koca bir imparatorlugun sadrazaml (ba§bakanl) Beyazlt Meydam gibi §ehrin merkezi olan Yazmm ba§mda da belirtildigi gibi ittihatgllan bir yerde bldurulebilmi§tir. iglerinde farkli du§unce gruplan oldugu igin toptan "pozitivist" olarak da tanlmlamak mumkun degildir. Devlet ybnetimindeki bu ve benzeri aciziyet brnekleri elbette ki; halka da yanslml§tlr. Girilen 1920 Oncesi Siyasa/ Durum sava§larda alman maglubiyet ve hezimetler de gbz bnune alimrsa halkta olu§an bu umutsuz ve olumsuz Eger 19 MaYls bncesi durumu aynca hava da Mustafa Kemal ve arkada§lannm i§lerini daha aglklamak gerekirse Mustafa Kemal'in Nutuk'u samnz da zorla§tlran olaylardlr. ki en guzel tasfiri bizlere sunuyor: "Osmanli Devleti'nin iginde bulundugu grup, I. Dunya Sava§I'nda yenilmi§, ittihat~l/ar ve Milli Miicade/e Osmanli Ordusu her tarafta zedelenmi§, §artlan aglr bir ate§kes anla§masl imzalanml§, Buyuk Sava§'m Oncelikle §u gergegi vurgulamak gerekir ki; uzun Yilian boyunca millet yorgun ve fakir bir ittihatgllann ybnetimi ellerinde bulundurduklan dbnem durumda. Milleti ve memleketi I. Diinya Sava~I'na imparatorluk igin tam bir gbku§ dbnemi olmu§tur. siiriikleyenler, kendi hayatlannl kurtarma ittihatgllann bu gbku§un tamamen bnune gegmesi kayglsma dii~erek memleketten ka~ml~lar. belki ellerinde degildi, fakat halkm gbzunde bir gbku§le Saltanat, Hilafet makammda oturan Vahdettin soysuzla§ml§, §ahslnl ve bir de tahtlnl e§deger haline gelen bir kadro ile yeni bir kurtulu§ koruyabilecegini hayal ettigi algakga tedbirler hareketi yaratmak da haliyle olanakslzdl. "ittihatgl ara§tlrmakta. Damat Ferit Pa§a'nm ba§kanllgmdaki idarenin sorumsuz ve maceraci davram§1 yuzunden hukumet aciz, haysiyetsiz ve korkak. Yalmz, Padi§ahm Birinci Dunya Sava§1 memleketimiz igin felaketle iradesine boyun egmekte ve onunla birlikte kendilerini sonuglanlnca, buWn ittihatgllar itibarlannl kaybetmi§lerdi. Ozellikle harbin sorumlusu olarak koruyabilecekleri herhangi bir duruma razl." gbrulen subaylar halk nezrinde gok antipatik bir duruma du§mu§lerdi. S. Selek'in yazdlgl gibi bir Siyasi olarak gbzardl edilemeyecek bir boyut da Osmanll Devleti'nin §artlan oldukga aglr olan iki ordunun halkma bu derece sevimsiz gbrundugu pek nadirdir." Mustafa Kemal de bu dogrultudaki gbru§u antla§maya (Mondros ve Sevr) imza koymasldlr. nedeniyle gerek Cumhuriyet bncesi gerekse Batlli ulkelerce "kb§eye slkl§tlrllml§llk" Cumhuriyet sonrasl dbnemde ittihatgllara her zaman durumu kadar bnemli olan bir ba§ka siyasi olgu da uzak durmu§tur. (ittihatgllarla son bir hesapla§ma
=
61
1926 izmir Suikastl sonrasmda yapllml§tlr.) Bu aynmm en somut §ekilde ortaya glktlgl an Sivas Kongresi'nin bncesidir. ~byle ki; Sivas Kongresi'ne katllmanm bn ko§ullanndan biri "ittihatgl olamamak" olarak konulmu§tur. "Sivas Kongresi'nde, kongreye butun katllanlarca edilecek bir yemin kabul edildi. Bu yeminin metni §byleydi: 'Saadet ve selameti vatan ve milletten ba§ka higbir maksadl §ahsi takip etmeyecegime, ittihat ve Terakki Cemiyeti'nin ihyasma gali§mayacaglma, mevcut flrakl siyasiyeden higbirinin emeli siyasiyesine hadim olmayacaglma vallahi billahi.." §eklinde devam ediyordu. Aglklanmaya gali§lldlgl bu nedenlerden bturu ne 1923 Devrimi, 1908 Hareketi'nin bir devaml ve tamamlaYlclsldlr, ne de Kemalist kadrolar ittihatgllann agtlgl yoldan ilerleyen tamamlaYlcl kadrolardlr. Bu iki grup ybntemleri, amaglan , araglan , du§unceleri birbirinden farkli; ilerici, yurtsever insanlardlr. ilerici ve yurtsever bzelliklerinin tek ortak noktalan oldugunu du§unuyoruz. Konu uzerinde Ahmad Feroz'un §u gbru§u dikkat gekici mahiyettedir: " Cumhuriyet reformlanna gogu zaman, ittihatgllann ba§lattlklannm devaml gbzuyle bakllir. Bu yakla§lm su reklilik yanllsamasl diye adlandlnlabilir, gunku ittihatgllar reform konusunda tutucuydular. Pragmatik reformlarla amagladlklan, imparatorlugu ve halifesultan gevresinde yapllanml§ kurumlan kurtarmaktl. Cumhuriyet ise, gbrecegimiz gibi kbktenciydi. Ancak, ne kadar devrimci olurlarsa olsunlar, yokluktan yeni bir varlik yaratamazdl. Ne kuracaksa gegmi§in toplumsal, kuramsal ve kulturel temelleri uzerine kuracaktl. Yeni bir duzen, ister feodalizmin yerine gegen kapitalizm olsun, ister kapitalizmin yerini alan sosyalizm olsun, toplumsal kurumlan bir kalemde silip yerlerine yoktan var ettigi yenilerini koyamaz. Her yeni duzen gibi Cumhuriyet de yeni toplumun kurulmasmda gegmi§in mirasml ham madde olarak almak ve bunlan kendi yarattlgl yeni toplumsal ve kulti.irel gergeklikle bile§tirmek zorundaydl." Kemalist Ekonomi 1923 sonrasl uygulanmak istenen ekonomi politikalan ve Kemalist kadrolann bu konularda aldlgl stratejik kararlar da dbnemin ko§ullan gbzardl edilerek irdelenemez. Osmanll'dan alman ekonomik yapi veya 62
Lozan Antla§masl ile uygulanan gumruk politikalan gibi bnemli tarihsel olgulan gbzden kaglnrsak, bu Kemalist ekonomi uzerine yapacaglmlz tahlilleri olumsuz ybnde etkiler. Genel bir durum degerlendirmesi olarak Ahmet Nohutgu'nun gbru§lerini bnemli buluyoruz: "Osmanll imparatorlugu, bilimsel, sosyal ve ku lti.i rei geli§melere kapali hanedan aglrlikli ybnetim sistemi yuzunden merkantalizm, sermaye birikimi ve ticari sermayesinin sanayi sermayesine dbnu§umunden olu§an Sanayi Devrimini ya§ayamaml§, dolaYlslyla Batl turu bir feodalite ve aristokrasiden ug veren burjuva temelli ekonomik geli§menin ve kapitalist dbnu§umun dl§mda kalml§tlr. Ybnetimdeki bagnazlik ve tutuculuk bturu sava§larda kaybetmi§ ve sonugta 1854'te ilk borcunu alml§, sonra da borcunu bdemek igin borglanml§tlr. Sonunda 1881 Muharrem Kararnames ~ ile Duyun-u Umumiye kurulmu§ ve dl§ devletlere hazinemizi ve ekonomimizi ybnetme tekeli verilmi§tir. Osmanli'nm zaten kendi para i§lerini yurutup ekonomik hukumranligml surdurecegi bir merkez bankasl yoktu. Onun yerine 1860'Iarda ingiliz sermayesiyle kurulup sonradan Fransa'nm da ortak oldugu Osmanli Bankasl vardl ve paraYI bu kurum baslyordu. imparatorluk 1. Dunya Sava§I'na girdiginde Alman bonolan kar§lligmda basllml§ para emisyonu 1.5 milyon lira idi. Sava§ sonunda emisyon 158 milyon Ii ray aglktl. Kar§llikslz bu kadar para korkung bir enflasyon yarattl. Ustelik Almanlar da yenildikleri igin bizim para basarken guvence ettigimiz bonolanm ingiliz ve Franslzlara devrettiler. ingiliz ve Franslzlar da ellerindeki para emisyonumuzun bir klsml olan bonolan koz olarak kullanarak Lozan'da 1929'a kadar gumruk vergisi koymama maddesini koydular. Yani Madencilik
123 milyon
kuru~
Elektrik, Havagazl, Su
343 milyon
kuru~
Tuti.in vb. Tekeller
309 milyon
kuru~
imalat Sanayi
265 milyon
kuru~
Toplam
1.040 milyon
kuru~
1923'te cumhuriyetimiz kuruldugunda siyasal olarak Osmanli'dan kopmamlza ragmen ekonomik olarak kopmaml§ ve Osmanll kadar aglk bir ekonomiye
mahkum edilmi§tik. Vani yakla§lk 6 YII boyunca en ufak bir sermaye giri§inin olmadlgl, yogun sermaye glkl§mm oldugu ve hig gUmrUk ve koruma duvannm olmadlgl ekonomik bir kulvarda at ko§turmamlz gerekiyordu. "
Bu tamamen Anadolu merkezli, Anadolu' nun kendine ozgii gen;ek ve §artlanndan ortaya <;;Ikml§ bir programdlr. Bir ba§ka degi§le bu ekonomi politik aydinianmaci ve ilerici bir kadronun ge<;;irdigi en aClmaslz tecriibe ve Ylklmlardan sonra kendine hedef koydugu "bir kan§ fazla §imendifer" soylemidir. Osmanll'dan alman bu ekonomik yapi A. Nohutgu tarafmdan da belirtildigi gibi bir kapitalist dbnU§Um igin uygun degildi. Sermaye birikimi yak denecek kadar azdl , var alan sermaye de yabanci men§eliydi ve yetersizdi. Merkantilist politikalannm uygulanmaml§ olmasl da hem merkezi bir ekonomi politik sistemin hem de para politikasmm bnUnde ciddi birtarihi olgu olarak yer almaktaydl.
Oysa ki; Osmanll'nm ya§adlgl gbkU§ dbnemi, milli bir ekonominin kurularak devletin bncUIUgUnde bir sanayile§menin ba§latllmasl zorunlulugu ve bunun ba§at ko§ullanndan biri olarak da kapitUlasyonlann kaldmlmasl gergegi bUyUk bir aydm kesiminde kabul gbrmU§tUr. Ornegin Tanzimat ku§agmm bnemli devlet adamlanndan, Osmanll donanmaslnln bile bzelle§tirilebilecegi gbrU§UnU savunabilecek kadar liberal bir dUnya gbrU§Une sahip Ali Pa§a vasiyetinde §u tespitte bulunmaktadlr: "BUtUn olanaklan kullanarak ithalatl klsltlamak gerekir. Verli sanayimiz daha iyi kalitede ve daha ucuza mal Ureten yabanci sanayi tarafmdan bldUrUlmU§tUr." Benzer bir durum tespiti 1922 Yllmda Mustafa Kemal tarafmdan da dile getirilmi§tir: "BugUnkU ekonomik yoksulluga bizi mahkum eden, ortadan kaldlrdlglmlz kapitUlasyon feceatml hatirlatmadan gegemem. Biliyorsunuz ki, memleketimiz ekonomik te§kilat ve gevre itibariyle kuvvetli bir durumda bulunmuyordu. Ferdi ekonomi degerleri de serbest rekabet sava§ma dayanacak dereceye ula§maml§tl. Tanzimat'm agtlgl serbest ticaret dbnemi Avrupa rekabetine kar§1 kendisini savunamayan ekonomimizi bir de ekonomik kapitUlasyon zincirleri ile bagladl. Te§kilat ve ferdi deger baklmmdan ekonomi alanmda bizden gok gUglU olanlar bir de fazla olarak ayncallkll mevkiide bulunuyorlardl. Kazang vergisi vermiyorlar, gUmrUklerimizi ellerinde tutuyorlardl. istedikleri zamanda istedikleri e§yayl, istedikleri ko§ullar altmda memleketimize sokuyorlardl. BUtUn ekonomik bblUmlerimize bu sayede salt egemen olmu§lardl"
Bu durumlar altmda veri len kararlar da son "1913 Yllmda yabanci sermayenin yurtigi derece aglktlr ve isabetlidir. Oncelikle kapitUlasyonlar dagillmi §u gbrUnUmdeydi: kaldmlacak sonra da devletin bncUIUgUnde bir sanayile§me (kapitalistle§me) sUreci ba§latllacaktlr. GbrUldUgU gibi Ulkedeki en etkin sermaye grubu Bu ekonomik programm devletin bncUIUgUnde olarak gbzUken yabanci sermaye bile bu sanayile§me uygulanmasl ne liberalizm dU§manllgmdan, ne solidarist korpotatizm bzentisinden ne de sosyalist bir sorunun gbzecek gapta degildir." ideolojik gerekgeden kaynaklanmaktadlr. Bu tamamen Anadolu merkezli, Anadolu'nun kendine bzgU gergek Cumhuriyet kadrolannln bir an bnce sanayile§mek, ekonomik dbnU§UmU saglamak ve §artlanndan ortaya glkml§ bir programdlr. Bir ba§ka istenci ile bu sermaye birikimi sorununu beraberce degi§le bu ekonomi politik aydmianmaci ve ilerici bir degerlendirmezsek ortaya Cumhuriyet'in kurucu kadronun gegirdigi en aClmaslz tecrUbe ve Ylklmlardan seg kinlerinin intelligentsia'smm koyu liberalizm sonra kendine hedef koydugu "bir kan§ fazla §imendifer" sbylemidir. A§ar vergisinin kaldmlmasl , dU§manl oldugu gibi garplk gbrU§ler glkabilir. =-
63
tanmsal uretimin kredilerle suratli bir §ekilde destelenmesi (Tanmsal kredi Cumhuriyetin ilk Yillannda suratle artml§tlr. 1924'de 17.040 liradan, 1930'da 35.715 liraya yukselmi§tir), 1927 tarihli Te§vik-i Sanayi Kanunu hep bu baglamda degerlendirilmelidir.
Kemalist halkglilk aglsmdan bnemli bit ral oynar. Ancak Gbkalp'in solidarist korporatist du§uncesindeki ge§itli temalann ve kavramlann yalnlz tek-parti dbneminde degil bugune kadar Cumhuriyet Turkiye'sindeki siyasal, kulturel ve kurumsal yapllann gergevesini gizdigi gbru§une de katllmadlglmlzl belirtmek isteriz. Bizce bzet olarak "Smlfslz, ayncallkslz, kayna§ml§ bir "Burada belirtmek gerekir ki Turkiye'deki kitleyiz" sbylemi olan dayanl§maclilk garpltllarak tekelcilik uygulamasmm Batl'daki tekelci kapitalizm ile esasen oligar§ik bir yapl uzerine kurulu bir duzen olan higbir ilgisi yoktur. Tekelci kapitalizm, Batl'da rekabet korporatizm vurgulamalanna maruz kalabilmektedir. mekanizmasmm, sermaye yogunla§masl sonucu Bu nedenle dikkatli incelenip, dogru degerlendirilmesi olarak, banka ve sanayi sermayesini birle§tiren bir gerekmektedir. Buti.inle§tirici ve birle§tirici bir ideoloji mali oligar§i lehine bozulmasl ve devlet aygltmm bu oldugunu vurguladlglmlz Kemalizm'in gok guzel bir oligar§inin bir araci haline gelmesiyle dogmu§tur. brnegi olan dayanl§maclilk teorisi, toplumu bir Oysa Turkiye'deki tekelcilik, tam tersine, kapitalizmin organizmaya benzeterek her bir parganm kendine has geli§memi§ olmasmdan kaynaklanml§ ve kapitalizmi bzelligi oldugunu vurgulayarak, ancak bu pargalann bir geli§tirmek igin bir arag olarak kullanllml§tlr." 1935 uyum igerisinde gall§maslyla bu organizmamn sagllkll Yllmda izmir Fuan'nm aglll§mda iktisat Vekili Celal olacagml savunur. Bayar'm agZindan sbylenen Mustafa Kemal'in §u Smlfslz bir kitle olma sbyleminin smlflan sbzleri Kemalist ekonomi modeli adma adeta bir reddeden bir gbru§ oldugu fikrine de katllamlyoruz. manifesto niteligindedir: "Turkiye'nin tatbik ettigi devletgilik sistemi, 19'uncu aSlrdan beri sosyalizm Cunku bu nokta daha gok bir hedef hatta bir ulusguluk, nazariyatgllannm ileri surdugu fikirlerden almarak ulus olma ideali olarak du§unulmelidir. Konu hakkmda tercume edilmi§ sistem degildir. Bu, Turkiye'nin Ahmet Makal da bu gbru§u desteklemektedir. Makal'a ihtiyaglanndan dogmu§, Turkiye'ye has bir sistemdir. gbre: "Turkiye'de halkglilk ideolojisi gergevesinde Oevletgiliginin bizde manasl §udur: Fertlerin hususi vurgulanan smlfslz toplum, var olandan gok, var te§ebbuslerini esas tutmak, fakat buyuk bir milletin ve olmasl istenen topluma delalet etmektedir. Bu geni§ bir memleketin bUtun ihtiyaglanm ve birgok baglamda ele allndlgmda, dayanl§maclilk -ki §eylerin yapllmadlgml gbz bnunde tutarak, memleket Turkiye'deki halkglilk daha gok bu bigimde tezahur iktisadiyatlnl devletin eline almasl. Turkiye etmi§tir- bir Cumhuriyetgi-Turk kimligin olu§turulmasl Cumhuriyeti Oevleti, Turkiye vatanmda aSlrlardan beri igin gerek duyulan sosyal ideolojiyi saglaml§ kendi te§ebbusleriyle yapllmaml§ olan §eyleri bir an olmaktadlr" evvel yapmak istedi. Ve gbruldugu gibi, klsa bir zamanda yapmaya muvaffak oldu. Bizim takip Ziya Gbkalp'in ulusal "ugra§ derneklerinin" ettigimiz bu yolliberalizmden ba§ka bir sistemdir." kurulmasl gerektigi gibi du§unceleri oldugu dogrudur. Gbkalp, ulusal dayanl§manm guglendirilmesi igin Anadolu'nun bznel ko§ullanndan yurtla, uygarllkla, ugra§la ilgili ahlakm guglendirilmesi, kaynaklanarak uygulanan bu ekonomi politigin ne bir yukseltilmesi gerektigini du§unmektedir. Ve bu gbru§u korporatizm uygulamasl ne de bir liberalizm ile Kemalist kadradan bir taklm farkll du§unceleri du§manllgl olarak tammlanabilecegini du§unuyoruz. oldugu gbrunmektedir. A. Makal, Gbkalp'in meslek Kaldl ki bu sistem yine ittihatgllardan devralman esasma dayall olarak brgUtlenmi§ korporatif toplum milliyetgi ve korporatist bir du§unu§ tarzmm tasanmlna Cumhuriyet ybneticilerince ragbet yanslmasl da degildir. edilmedigini belirtmektedir, ki biz de bu gbru§e Solidarizm, Ziya Gbkalp ve Korporatizm katllmaktaYlz. Tartl§malan Solidarizm, Kemalizm du§uncesi igerisinde hig tartl§maslz bnemli bir yere sahiptir. Ozellikle 64
Aynca belirtmek isteriz ki mesleki temsil 1.Meclis'te hararetli bir §ekilde tartl§llml§tlr. Ozellikle ittihatgllann destegine ragmen konu hakkmda Mustafa
Kemal'in aQlk tavlr koymasl nedeniyle boyle bir dOzenleme yasala§amaml§tlr. "Ali ihsan Bey ve arkada§lan, mesleki temsil ilkesi konusunda Atatork'O ikna etmeye Qall§ml§lar, ancak bunda ba§anll olamaml§lardlr. AtatUrk'On bu tavnnda, Meclis iQerisinde ittihatQllann egemenligini klrma dO§Oncesi yanlnda , mesleki temsil konusundaki degerlendirmeleri ral oynaml§ olmalldlr. AtatOrk, 1920'Ierin sonunda, 1930'Iann ba§mda yaptlgl degerlendirmelerde, "Oemokrasiye Muhalif Asri Cereyanlar" ba§lIgl altmda OQ dO§Once aklmml slralamaktadlr. Bunlar, "Bol§evik nazariyesi, ihtilalci siyasi sendikalizm ve menfaatlerin temsili nazariyesi"dir. AtatOrk, bu degerlendirmede, Meclis'in mesleki temsil esasma gore olu§turulmasl gorO§OnO sayle ele§tirmektedir: "Menfaatlerin temsili nazariyesi; muhtelif meslek ve san'at ve i§ adamlan, cemiyet iQinde, ayn ayn birer zOmre, birer kOQOk cemiyet halinde dO§OnOIOrse her bir zOmrenin birbirinden farkll menfaatleri vardlr. Binaenaleyh, diyorlar ki; her hususi menfaat sahibi gruplar, ayn ayn, mecliste kendilerini temsil etmelidirler. Bu takdirde, intihap, millet efradmm ekseriyeti tarafmdan degil, gruplar tarafmdan ve gruplann haiz oldugu menfaat derecesinde vuku bulacaktlr. Mecliste, bu gruplann birkaQI birle§ip, iktidar mevkiine geQince, yalnlz kendi menfaatleri lehine Qall§acaklardlr. Buna kim mani olacaktlr?" SonuQ Bu yazlda Kemalizm ve 1923 Oevrimi'nin 1908 Hareketi'nin bir devaml oldugu, devrim oncesinde mevcut olan ozgOr ve liberal ortaml ortadan kaldlrarak yerine korporatist bir dOzen getirdigi gibi genellikle belirli bir klslm aydm tarafmdan dile getirilen gorO§lere kar§1 bir yamt verilmeye Qall§llml§tlr. Umanz ki, bu yazl daha sonraki, daha detayll ara§tlrmalara en azmdan bir ba§langlQ noktasl olu§turabilir.
Kaynak~a: 1) 2) 3)
4) 5)
AK$iN Sina, Jon Turklerve ittihatve Terakki, imge Kitabevi, sf. 26 AK$iN Sina, age. ,sf. 29 ~AVDAR Tevfik, Turkiye'nin Demokrasi Tarihi, imge Kitabevi , sf. 56 TUNAYA Tank Zafer, Turkiye'de Siyasal Geli§meler, istanbul Bilgi Universitesi YaYlnlan , sf.1 02 ~AVDAR Tevfik, Turkiye'nin Demokrasi Tarihi, imge Kitabevi, sf.
57 6) 7) 8) 9) 10) 11)
KANSU Aykut , www.radikal .com .tr / haber.php? haberno = 156980 AYDIN Suavi, Cumhuriyet'e Devreden Du§unce Mirasl Tanzimat ve Me§rutiyet'in Birikimi, ileti§im yaYlnlan, sf.118 AYDIN Suavi, age, sf. 118 ~AVDAR Tevfik, age, sf. 89 TUNAYA TankZafer, age, sf.103 KANSU Aykut , www.radikal.com.tr/ haber.php? haberno = 156980
12)
OZANKAYA Ozer, Atatork'un Uygarllgl Katklsl , du§un dergisi, sayl 18, sf.
13) 14) 15)
AK$iN Sina, age., sf. 99 Temel Britannica Cilt 14 sf.138 AHMAD Feraz, Cumhuriyet Ansiklopedisi , Yapi Kredi YaYlnlan , sf. 2 TiMUR Taner, Turk Devrimi ve Sonrasl, imge Kitabevi, sf. 104 Mustafa Kemal ATATURK, Nutuk, Alfa YaYlnlan, sf.5 PALMER Alan, Son Ugyuz YII Osmanll imparatorlugu, Turkiye i§ Bankasl KultorYaYlnlan, sf. 221 PALMER Alan , age, sf. 221 TiMUR Taner, age, sf. 16 KONGAR, Emre, AHMAD Feraz, Cumhuriyet Ansiklopedisi , Yapi Kredi YaYlnlan , sf.
16) 17) 18)
19) 20) 21) 22) 7 23) NOHUT~U Ahmet, Atatork Donemi Ekonomi Politikalanna Genel Bir Bakl§, du§un dergisi, s. 13, sf. 38 24) ~AVDAR , Tevfik, Milli Micadele'ye Ba§larken SaYllarla Durum ve Genel Gorunum 1, Cumhuriyet Kitapaln, sf. 49 25) BELGE, Murat, Radikal Gazetesi, 30.10.204 26) ~AVDAR , Tevfik, Turkiye'de Liberalizm, imge Kitabevi , sf.28 27) 21 . yy'da Kemalizm'in Siyasi ve Ekonomik Arenadaki Veri, du§un dergisi, sy. 14, sf. 35 28) TiMUR Taner, Turk Devrimi ve Sonrasl, imge Kitabevi , sf. 82 29) TiMUR Taner, age, sf. 86 30) KURU~ , Bilsay, Mustafa Kemal Doneminde Ekonomi, Bilgi YaYlnevi , sf. 136 31) PAR LA, Taha, Ziya Gokalp, Kemalizm ve Turkiye'de Korporatizm , ileti§imYaYlnlan, sf. 208 32) ATALAY, Lemi, KemalizmveHalkglllk. du§undergisi. sy. 18,sf.13 33) MAKAL, Ahmet, Turkiye'de Tek Partili Donemde ~all§ma ili§kileri, imge Kitabevi, sf.52 34) GOKALp, Ziya, Turkgulugun Esaslan, inkllap Kitabevi, sf. 84 35) MAKAL, Ahmet, age, sf. 80 36) MAKAL, Ahmet, age, sf. 93
. Sonu9ta ~izim goru§umOze gore korporatizmin Izmir Iktisat Kongresi de dahil olmak Ozere Cumhuriyet Tarihi iQerisinde bir uygulama alanl yoktur. ==
65
••
20. SAYI aZEl Napolyon: "SUngUlerle her §ey yapllabilir, ama Uzerine oturulamaz. " diyor ve Ahmet Taner KI~LALI bu sbzU §byle yorumluyor: "Higbirtoplumsal hareket, dayandlgl toplum kesimlerinin olanaklannl a§amaz. Her bnder, ne kadar bUyUk olursa olsun belirli bir toplumsal tabana dayanmak zorundadlr ve dayandlgl, dayanmak zorunda oldugu 0 toplumsal tabanm gUcUnU ne blgUde harekete gegirebilirse, 0 blgUde ba§anll saYlllr." Bu sbzden de yola glkarak, Mustafa Kemal AtatUrk'Un sbzlerini, devrimlerini, planlannl inceledigimizde, O'nun yaptlklannm toplum igin hep daha ileriyi hedeflemesinden kaynaklandlgml gbrebiliriz. 20. saYlmlzda, gegmi§ dergilerimizden belirli konularda derlemeler yaparak, Mustafa Kemal ATATORK'Un dU§Uncelerinin daha iyi anla§llmasma, toplum tabanmm gUglendirilmesine katklmlz olacagml dU§UnUyoruz. **Kemalizm, yurdumuzun kendi ko§ullannda dogan ve geli§en; tam baglmslzllk, anti-emperyalizm ve Misak-I Milli temelleri Uzerinde yUkselen, iginde evrensel degerler banndlran ulusal bir gagda§la§ma ideolojisidir. (SaYI14,00TO AOT) **Oogulu sbmUrge toplumlarlnda baglmslzllk direni§ini ba§latan bnderler, bu hareketleri ve sonrasmda Mustafa Kemal'i brnek aldlklannl bvUnerek aglklaml§lardlr ... Ba§ka bir deyi§le Kemalist hareket daha 1920'Ierden ba§layarak sonraki Yillarda bu etkileriyle evrensel bir nitelik kazanmaya ba§laml§tlr. (saYI18, Dr. Mustafa Albayrak)
da sbmUrUlmesine kar§ldlr. (saYI 19, Mustafa Kemal Slkkm) ** Olke igerisinde Irk, din, mezhep farllilkianna ho§gbrUyle yakla§an ve toplumun degi§ik kesimlerinin benzerliklerini bn plana glkaran bir ulus anlaYI§lnI savunan Kemalizm, toplumdaki farllilkian devlet bUnyesinde kurumsalla§tlrma amaci ta§lmaz. (saYI 9, Evren Kurt) ~imdi
de Kemalizm'in temel ta§lannl olu§turan; temel ilkeler, egitim ve sanat gibi ge§itli konularda ;gUncelligini hala koruyan sbzleri aktanyoruz: **TUrk devrimi, yalnlz yeni ve demokratik bir ulusal devlet olan TUrkiye Cumhuriyeti'ni kurmakla kalmaml§, bunun yanmda aile, egitim, ekonomi ve UstUn degerler gibi toplumsal yapmm bUtUn bteki bgelerini de uygar insanllga brnek olacak bir bigimde demokratikle§tirmi§tir. (saYI 9, Prof. Dr. Ozer Ozankaya) **Kemalizm, gagmm bilim anlaYI§ml gok iyi kavraml§, gergekgi ve esnek bir bakl§ aglslyla TUrk Oevrimi'nin temel ta§lannl yerine oturtmu§tur. Oevrimin amacml her zaman gegerli olabilecek dinamik bir gergevede belirlemi§ , ybntemini de insanllgm geli§imine gbre bigimlenebilecek §ekilde tasarlaml§tlr. (saYI14, OOTO AOT)
**Eger biz bugUne gelirken elde edilmi§ olan ** AtatUrk'Un ba§lattlgl baglmslzllk, bzgUrlUk kazanlmlann nasll bir mUcadeleyle elde edildigini ve uygarllk ko§usundaki bayragl O'nun ilke, inang ve bilirsek, yann bunlann geriye de gidebilecegini amaglanyla yeti§en geng Mustafa Kemaller artarak, 'tamam, bundan sonra geriye dbnU§ olmaz' bir gig gibi gogalarak akll, bilim ve gagda§ degerlerle aymazllglnln bizi geriye de gbtUrebilecegini donanml§ olarak sonsuza kadar hep daha yUkseklere unutmaml§ oluruz. (saYI9, Prof. Dr. Toktaml§ Ate§) ta§lyacaklardlr .(saYI18, Ahmet Nohutgu) **Oemokrasinin halkm ybnetimi oldugunu , **Kemalizm, her ne olursa olsun, diger halka ragmen degil, halkla beraber halk igin ybnetmek Ulkelerin varllklannl s'omUrmeye ve kendi varllklannm oldugunu , milletin de vekilin de bilmesi ve kabul etmesi 66
gerekiyor. M.K.AtatOrk ve tOm Kuvay-i Milliyeciler **20. yUzYllm diger devrimlerinden farkll gibi. (saYI7, Tevfik Klzgmkaya) olarak Kemalizm, demokrasiyi yalmz ileride ula§llacak bir amag olarak degil; aym zamanda gagda§la§manm **Kemalizm smlfsal bir hareket degildir ve bir araci olarak gormektedir. (saYI 9, Prof. Dr. Ahmet olmamalldlr. Bu yUzden halkm bir kesimine hitap Taner KI§lall) edemez. Halkm tamamml kucaklamak ana hedefidir. Bunun igin ilk §art gereksiz saldlrganllktan **Kemalist egitimin ozU ; dinsel etkilerden kagmmaktlr. Halkglilk ise bu konuda bize yol annml§, bilimsel , laik, aydmianmaci niteligidir.Yazl gosterecek en onemli ilkedir. (saYI7, Ankara OAOT) devrimi, ogretim birligi, dilde anla§ma gabalan, ozerk Universite ... hep bu amaca giden yolun kilometre **Kemalist ulusguluk gergevesinde ulusu ta§landlr. (saYI9, Talip Apaydm) olu§turan insanlann etnik kokeni ne olursa olsun her birey e§ittir ve mens up oldugu Irksal kokene gore **Cumhuriyet'in kadln Igln anlaml ayncallkll bir hakka sahip degildir. (saYI 17, OOTO "varolmak"tlr. Cumhuriyet, kadmm esaret zincirinin AOT) klnlmasldlr. Bu nedenle gagl geriye ta§lmak isteyenlere kar§1 oncelikle mUcadele etmesi gereken kadmlardlr. ** AtatUrk'Un ulus anlaYI§1 iginde Irkglilk (saYl1 0, $enal Sanhan) yoktur. Bin Yllda olu§mu§ olan bir kUltUrUn ortak degerlerinin payla§lml anlaYI§1 vardlr. Bu nedenledir ** Ne yazlk ki siyasi partiler bugUn genglere, ki , bir zamanlar AtatUrk'Un ulusguluk anlaYI§ma kar§1 kurultayda pan kart asacak, el ilam dagltacak destekler sava§ vermi§ olan baZi Irkgl milliyetgiler zaman gozUyle baklyor. Bunun klnlmasl siyasete gengligin de igersinde gUnah glkarml§lardlr. (saYI 10, Prof. Dr. a§llanmasl gerekli ... Gengligin heyecanl ve ozverisi, AhmetTaner KI§lall) toplumun beklentileriyle ortU§tUgUnde gok daha mutlu bir Ulke yaratmamn aityapisma kavu§mu§ olacaglz. **Mustafa Kemal bUtUncUI bir baglmslzllktan (saYI11, Mustafa Balbay) yana oldugunu §oyle belirtmi§tir: Tam baglmslzllk denildigi zaman, elbette siyasal , ekonomik, askeri , **TUrkiye igin ulusu kadar onemli bir ba§ka mali, adli, kUltUrel vs. her konuda baglmslzllk deger de cumhuriyettir. Genglige hitabede gorUldUgU kastolunmaktadlr. Bu saydlklanmm herhangi birinde baglmslzllktan yoksun olmak,gergek anlamlyla butUn gibi AtatOrk, bu en kutsal degeri, yakm arkada§lanna, baglmslzllktan yoksun olmak demektir. (saYI 7, GO 'ne zaman ba§mlz slkl§lrsa mutlaka ve yalnlz ona gidin' dedigi ismet Pa§a'ya veya kendi kurdugu, Uzerine iiBF Kerem Gokten) titredigi partisine, hatta ve hatta gozbebegi TUrk **M.K.AtatOrk'Un hem 20. yy'm tek ba§anll halkma bile emanet edememi§, ancak ve ancak devrimcisi,hem de 21. yy'm uygar insanllgl igin yol genglikten Umit var olmu§tur. CUnkU bilmektedir ki, gosterecek gUgte bir bilge devlet adaml olabilmesi , ancak ve ancak geng ve dinamik dU§Uncedir ki 0 ulusal egemenlik ilkesinin dogru tanlmma ula§abilmi§ muhte§em eserin bekgiligini, ideolojik kallplar iginde ve bu ilkeye dUrUstlUkle bagll kalml§ olmasmdan donmadan, sUrekli gagda§la§tlrarak, sUrekli yenileyerek yapabilsin. (saYI 12, Prof. Dr. Segil Karal kaynaklanlr. (saYI9, Prof. Dr. Ozer Ozankaya) AkgUn) **Bir Ulkede demokrasinin olu§abilmesi ve ** AtatOrk'Un dl§ politika ilkeleri onun dUnya i§leyebilmesi igin gereken 4 temel unsur vardlr: Bu unsurlardan birincisi, yUksek bir gelir dUzeyidir. gorU§UnU yansltlr. Bu dUnya gorU§UnU Ug noktada ikincisi, ileri bir egitim. OgUncUsU, ileti§im ve ula§lm toplamak mUmkUndUr. Bunlar; "tam baglmslzllk, sorunlannm gozUlmU§ olmasl. OordUncUsU de, ulusal egemenlik, batlllla§mak" olup bir yerde Milli orgUtlU bir toplum olu§masldlr. Bu 4 unsur olmadlkga MUcadele'nin altyaplslm da olu§turur. (saYI 10, Ban§ Kutahya) demokrasi olmuyor. (saYI9, Prof. Dr. Toktaml§ Ate§) 67
**KUreselle§me kar§lsmda ulusal degerler one yapi olu§turulmalidlr. (saYI9 , Prof. Dr. Yakup Kepenek)
~Ikanlmali,
gel ~ en
bir toplumsal
smlf~lligl
esas alml§tlr.
sUrekli yenilenen ve
**Ger~ekle§tirilen devrimler ne Liberalizm gibi bireyciligi ne de Sosyalizm gibi Bunlardan farkli olarak ulus temelinde yUkselmi§tir. (saYI9, OOTO AOT)
OOTO AOT Mezunlanyla dii3iin Ozerine Soyle~i gerekiyor. Burada katklsl olan herkes, bunun i~in ~ok onemli. Mustafa Kemal'in askeri lisede 52 sayl ~Ikardlgl gazete gibi. Bu da bizim gazetemiz, bizim dergimiz. Sir §eyi unuttum. dii$iin, bizim Ban~ KOTAHYA: Arkada§lar, dii$iin, benim ekolUmUzUn adl bunu belki duymu§sunuzdur. Ama biz dl§anda kendimizi OOTO AOT olarak tanlmlamlyoruz ~ocuklanmdan birisi. Evren'e de sorun, O'nun zamanmda ~Ikan dii$iin de onun ~ocugudur. Bu sadece. dii$iin, grubu olarak tanlmllyoruz. boyle gider ... Bu duygusal yanl bir yana, dii$iin, TUrkiye'de bir dii$iin grubu var arkada§lar. QUnkU OOTO AOT'nin yaym organldlr. OU§UndUklerini herkes OOTO'IU degil, herkes AOT'li degil. Benim yayacagl, yaygmla§tlracagl yegane olmasa bile en ~anllUrfa'daki arkada§lm benimle aynl §eyi degerli ileti§im ara~lanndan birisidir. i§te bugUn dU§UnUyorsa, ve 'evet ben bu derginin soylediklerinin internet var, web sitemiz var, e-posta gruplanmlz var, arkasmdaYlm' diyorsa 0 da benim grubumun i~ i nde, forumlar var. Ama bizim zamanlmlzda bunlar yoktu ve dii$iin grubunun i~erisinde. dergimiz, bizim i~in 0 anlamda tekti. Ama §unu da dii$iin: QOk te§ekkUr ediyoruz. soyleyecegim; benim i~in ge~erli bu, kUWphanemde bulundurup zaman zaman goz gezdirdigim, altml B. KOTAHYA: Ben ~ok te§ekkUr ediyorum ~izdigim, fikir aldlglm bir dergi ya da bir yazl benim i~in arkada§lar. internette yaZllandan daha ge~erlidir. 20. saYlsma ula§an dii$iin i~in olduk~a emeginizin ge~tigini gorUyoruz. 20. saYlmlz ve dii$iin'le ilgili neler payla§mak istersiniz?
dii$iin:
OOTO AOT olarak bir defa herkesin emegi herkes ko§u§turuyor, herkes ya yazl bulmak i~in ~ali§lyor, ya gidip matbaasmda sabahllyor, dizgisinde bir §eyler yapmaya ~ali§lyor. Herkes bir §eyler yapmaya ~all§tlgl i~in OOTO AOT'nin ger~ekten yani ger~ek anlamda bebegi... TUm TUrkiye'ye ula§masl ... Sadece TUrkiye'ye degil biz yurtdl§ma da gonderiyoruz. · Yurtdl§mda da temsilcilikler var. Yapacaglmlz §ey arkada§lar, fikirlerimizi mUmkUn oldugunca fazla insana duyurmak, fikirlerimizi fazla insana duyurmak i~in de dii$iin Un yaYllmasl ge~iyor,
68
Evren ARIK: dii$iin, hakikaten bizim i~in ~ok ozel, mutlaka sizin i~in de oyledir. Ben topluluga girdigimde 9. saYlsmm haZlrliklan Yard!. Siz §imdi 20. saYlslnl ~Ikanyorsunuz. Ben hep Yillar boyunca §una inandlm. Bu topluluk hangi i§i yaparsa yapsm, ne ile ugra§lrsa ugra§sm en bUyUk, en gUzel UrUnUnUn dii$iin olduguna her zaman inandlm. Bizim yapmaya ~ali§tlglmlzm en temel araci oldu her zaman. BugUn 20. saYlsma geldi. ilk ba§langlclnl dU§UnUyorum. Biz ilk ba§ta bu dergiyi bu hale getirirken belli standartlardan asia taviz
vermeyeceglmlze inandlk . KO~Ok bir kaglt ~Ikarmlyoruz. Buraya yazl yazanlar ciddi yazllar yazacaklar. Akademik ortamlarda kabul edilebilir yazllar yazacaklar. Ve biz kendi gbrO§lerimizi bbyle ortaya koyacaglz diye ba§ladlk. QOk sevindigim bir §ey var. Bunca saYldan sonra hala bu standartlan kaybetmi§ degiliz. Bu birinci nokta. Bu, derginin ciddiyetini korumak demek. ikincisi bu derginin kalitesini korumak. Bize, 'niye bu kadar kaliteli, ku§e kaglda baslyorsunuz' diyenler oldu. Ama biz eger kendimizi kabul ettirmek, gbrO§lerimizi yaymak istiyorsak bunu olabildigince ciddi bi~imde yapmaktan, elimizdeki tOm olanaklan kullanarak yapmaktan yana olduk. dii,iin'On bbyle bir ybnO var.
§ey olmadl. Biz her zaman bu toplumun i~inden geldigimizi, onun degerleriyle hareket ettigimizi savunduk ve yarattlglmlz bu OrOnO de onlara al~akgbnOIiOIOkle sunmaYI ba§arabilmeliyiz. Bunca saYldan sonra bir marka degeri de yarattlglmlzl dO§OnOyorum, bunu da korumak ve kullanmak gerek.
dii,iin'On
20.saYlsmda bzel bir bblOm olu§turarak dO§Onceye emek vermek ve 0 emegi okur kitlemize sunmak hakll gururunu ya§lyor, Olkemizde dO§Onceye emek vermi§ bir devlet adammm, bir sanat~mm dizelerine, aym dilekleri payla§arak, O'nu anarak yer veriyoruz:
Bir §eyler olacak yann dii,iin'On ~ok ~ok bnemli bir ybnO, benim Ouru§undan belli i~in belki de en bnemli ybnO, belki ~ok arkada§lm i~in Klrdaki atlann de byledir, bizim toplulugumuzun Oyeleri i~in bir okul Bulutlann ko§usundan belli i§levi gbrmesi. Biz, hepimiz, ciddi sbylOyorum yazl Kazl§mdan kbstebeklerin topragl yazmaYI onunla bgrendik. Bu dergiye yazmaya ba§layarak, bu derginin standartlanna uymaya Kanncalann tela§mdan belli ~all§arak, kaynak~all yaZl yazmaya ~all§arak, yaZl Bir§eyler olacak yann yazmayl bgrendik. Barl§, Korhan, diger Belki birtomurcuk arkada§lanm ... Hep bu yoldan ge~erek yazl yazmaYI Belki bir agacm dO§en yapragl bgrendiler. Bizim i~in bu anlamda bir okul oldu. Benim Belki de bir ~ocuk yazdlglm herhangi bir yaZlda kaynak~anm O~te birini gene dii,iin olu§turdu. Ve 0 dergilere §byle bir Pek 0 kadar gbremesek de uzagl bakmak ger~ekten bizim toplulugumuzun hareketini de Ku§lann u~u§undan belli bzetliyor. TOrkiye'de bu dOzeyde bu i§i yOrOtebilen, Bir§eyler olacak yann Kemalist brgOtler i~inde, tek brgOt oldugumuzu ObOr gOnden bnemsi sbyleyebiliriz. Hem dO§Oncesinden taviz vermedi, hem Yanndan bnemli BOlent ECEViT ~Ikma sOresini bozmadl. Hala ~Iklyor. Aksamaya ugramadl. Bu sOrekliligi saglamak hakikaten ~ok zor. Bu, topluluk i~in de ge~erli, dii,iin i~in oldugu gibi. dii,iin bunu ba§ardl. Bence en bnemli bzelligi, bizim i ~in okul i§levi gbrmesi ve bu sOrekliligi saglamasl. TOrkiye'nin bir~ok yerine ula§masl bizim i~in hala hayati bnemde. Artlk internet Ozerinden sanal dOnyanm yaygmla§masl belki bu tOr §eylere ilgiyi azalttl diye dO§OnOlebilir. Ama hala yeterince dergi okuyoruz. Ve TOrkiye'nin her yerinde sanal dOnyaya ula§ma imkanl OOTO gibi degil. 0 yOzden bizim temel brgotsel hedeflerimiz i~inde dii,iin'On tOm TOrkiye'ye ula§tmlmasl ~abasl, hatta bu yurtdl§1 da olabilir, mutlaka sOrmeli. QOnkO biz se~kinci bir bakl§ a~lsmda olmadlk. GbrO§lerimizi topluma dayatacaglz gibi bir =-
69
••
••
••••••
ODTU 50. Yll OZEl BOlUMU Orta Oogu Teknik Oniversitesi ulkenin kalkmmasma katklda bulunmak ve sosyal bilimlerle, fen bilimleri alanmda eleman yeti§tirmek amaclyla 1956 Yllmda "Orta Oogu Yuksek Teknoloji EnstitUsu" adlyla egitime ba§laml§tlr. Egitime Klzllay'da bulunan kuguk bir bina ve meclisin arkasmdaki barakalarda ba§layan okulumuz 1963 Yllmda ulkemizin ilk yerle§kesi olan bugunku yerine ta§mml§tlr. Bugune kadar 80000'den fazla mezun veren Orta Oogu Teknik Oniversitesi §u an be§ fakultede 21000 bgrencisiyle 47lisans programl yurUtmektedir.
Bbyle bnemli bir gbrevi ustlenen bir universitede okuyan bgrencilerin de bu sorumlulugun farkma varmalan ve Ulu Onder Ataturk'un gizdigi yolda durmakslzm yurumeleri gerekmektedir. AtatUrk'un dunya gbru§unu bilen, hayatml inceleyen herkes, AtatUrk'un genglige, Cumhuriyeti ya§atacak olan degerleri koruyacak ve onlan ilerletecek olan aS11 gug olarak baktlgml bilir. Buyuk Onder'in genglige bu kadar guvenmesinin en bnemli sebebi, dogru egitim alml§, ki§iligi oturmu§ bir gengligin neler yapabilecegini kavraml§ olmasldlr. O'na gbre dogruyla yanll§1 aYlrabilecek, kulturlu, yeterli vatanda§lIk bilincine Bugun OOTO, ulkenin en buyuk ve en iyi eri§mi§, gall§kan, vatansever, bilime inanan, okuyan, kendini geli§tiren, U1kenin sorunlanyla ilgilenen, bu universitelerinden biri olarak anllmakta, bir yandan sorunlara somut ve kalici ~ozumler uretebilen bir ulkenin can daman olan sanayisine ve henuz gengligin ba§aramayacagl higbir §ey yoktur. Olkenin geli§mekte olan bili§im sektbrune muhendis ve geleceginde, bilimsel, endustUriyel ve sosyal ybnetici yeti§tirmekte, bir yandan da gelecegimizi kalkmmada bu kadar bnemli bir gbrevi ustlenen §ekillendirecek olan bgretmen adaylannm ve sosyal universite gengliginin, bzellikle OOTO gengliginin bilimcilerin geli§imine katklda bulunmaktadlr. Bu Ataturk'un kendisine verdigi sorumlulugun farkma durumda Turkiye'de bir gok alanda diger universite ve varmaSI , gagda§ medeniyetlerin seviyesini yakalamak kurulu§lara bnculuk yapan OOTO'nun , ulkenin ve gegebilmek igin son derece bnemlidir. Bu amaca geleceginde bnemli bir yere sahip oldugunu sbylemek ula§abilmek igin her universite bgrencisinin bu yolda yanll§ olmaz. ilerlemeye gabalamasl gereklidir. 70
Ne var ki gUnUmUzde Universite gengligi igin durum tam olarak da bu §ekilde degildir. Yanll§larla dolu bir egitim sisteminde yeti§en geng, fikirlerinin geli§meye ba§ladlgl dbnemde kendisini ba§ka alanlarda yeti§tirmeye gall§maktansa, var olan segenekler arasmdan en iyisini segmeye odakll, salt bilgiye dayanan bir egitim sistemine ayak uydurmak zorunda kalmaktadlr. Sonunda smavdan yUksek puan alan, kafasl gelecegiyle ilgili soru i§aretleriyle dolu bgrenci ODTO'yU -biraz da i§ bulma kayglslylakendisine yeni §eyler katabilecegi bir yer olarak degil de, slkici egitim sisteminden bir kagl§ yolu, bugUne kadar kar§lsma glkan bUtUn problemleri gbzecek sihirli bir degnek olarak gbrUyor. Sonu~ta, ba§ka sorunlan ~ozmek i~in sorumluluk allma girmesi ve kendini geli§tirmek i~in ~abalamasl gereken bir ~ok iiniversiteli, iiniversite ortammm tahmin ettiginden farkll oldugunu goriip umutsuzluga kapillyor ve kendini kurtarma yollannl aramaya ba§lIyor. Oiger taraftan Universite gagma kadar yeterli bilgi aityapisma ula§amaml§ bir gok geng ise, yeni bir hayata ba§lamanm verdigi heyecanla degi§ik aklmlann etkisine kolayca girebiliyor. Psikoloji, sosyoloji, felsefe konusunda yeterli aityapisl olmayan, u~ fikirlerden ka~lrIlml§ ve diizgiin bir tartl§ma kiiltiirii edinememi§ bir ~ok ogrenci, iiniversitenin getirdigi ozgiir ortamda ger~ek~ilikten uzak, diinyaYI sadece siyah ve beyaz olarak goren siirekli ele§tirip hi~ bir somut ~oziim onerisi iiretemeyen fikirlerin etkisine kapillyor. Bbyle bir ortamda OOTO AOT ba§kalanndan medet ummaktansa, . kendi sorunlanm gbzebilen, ba§kalanna da yardimci olup yol gbsterebilen, bir yandan kendini ifade ederken ba§kalannm da fikirlerine saygl gbstermeyi bilen, dengeli bir genglik yaratabilmek igin gali§maktadlr. Toplulugumuz bir yandan dUzenledigi sbyle§iler, toplantllar, sempozyumlarla, 20. saYlsma ulu§an dii'$iin'le, bildirileri ve ara§tlrmalanyla OOTO bgrencisini belli bir biling dUzeyine ula§tlrmaya gali§lrken; bir taraftan da bUWn bu i§lerin planlanmasl , organize edilmesi ve yUrUtulmesi a§amasmda gall§an bireylere, kendilerini geli§tirme ortaml sunmakta ve onlara olasl sorunlan bnceden gbrmeyi, gbzmeyi , taklm gall§masl yapmayl, yeni insanlarla ili§ki kurmaYI, ara§tlrma =
yaplp yazl yazmayl , zamanl kontrol etmeyi bgrenmeleri konusunda flrsatlar sunmaktadlr. Bu gall§malannm yanmda OOTO AOT ekonomik zorluklar gekilen bblgelere dUzenli olarak kitap-yardlm kampanyalan dUzenlemekte, bir yandan Ulkemizin kanayan yarasma gbzUm Uretmeye gali§lrken, diger taraftan da gelecegin ybneticilerinin konu hakkmda daha duyarli davranmasml saglamak igin emek harcamaktadlr. Binden fazla Uyesi olan toplulugumuz yeni Uyelerini dUzenli olarak OOTO AOT Mezunlanyla bir araya getirerek yeni Uyelerin, mezunlann deneyimlerinden faydalanmalan igi ortam saglamaya, OOTO bgrencisinin kendini geli§tirmesi, kendine gUvenen, duyarll, kimlikli, ki§ilikli, ileri gbrU§IU ve bilgili bireyler olarak mezun olmasl igin bUtUn gUcUyle gali§maya, Ulu Onder'in gizdigi yol ilerlemeye devam etmektedir. Bu baglamda OOTO'nUn 50. Yllim geride blraktlgl bugUnlerde Universitemize damgasml vurmu§ iki bUyUk insam, OOTO'nUn dU§Unsel miman Rektbr Kurda§ ve yapisal miman Behruz Qinici'yi bu bzel bblUmde dU§Un'e konuk ettik. 21 Kaslm 1961'de, OOTO'de rektbr olarak gbreve ba§layan Kemal Kurda§, 8 YII boyunca rektbrlUk gbrevini yapml§ ve bu dbnemde OOTO bir yUkseli§ dbnemine gegmi§tir. Oevr-i Saadet olarak amlan bu dbnem OOTO'nUn uluslararasl dUzeyde bir Universite olmasmda bnemli bir dbnUm noktasl olmu§tur. Kurda§'la birlikte OOTO'de rekbrlUk krizi son a ermi§ ve istikrar dbnemi ba§laml§tlr. Kurda§'m rektbrlUge gelir gelmez ilk yaptlgl gall§malar kampUs ile ilgili olmu§tur. OOTO KampUsUnUn planlanmasl igin agllml§ olan yan§maYI kazanan mimar Behruz ve Altug Qinici ile 23 Kaslm 1961'de gbrU§mU§ ve gall§malann bUyUk bir hlzla ba§lamasml istemi§tir. OOTO'nUn ilk agaglandlrma gall§malan da yine Kemal Kurda§ dbneminde ba§laml§tlr. 3 Aralik 1961 tarihinde kampUste ilk agaglandlrma gali§masl yapllml§, bugUn Ankara'nm can daman olan OOTO ormanmm ilk adlml atllml§tlr.
71
·
MUSTAFA KEMALII
.. ..
DU~UNMEK
~
*Hakan AKTAY
Mustafa Kemal'i dU§Unmek, Safranbolu'nun, Bursa'nm pembe ah§ap evlerinde Yeni dogmu§ bir bebek aglamasmda hani. Birdirbir oynaYI§lannda parke ta§1 do§eli Dar sokaklarda gocuklann. Perde arkasmdan Sevdigi gocugu gozetlemelerinde Gencecik klzlann. Sirkeci'de, Haydarpa§a'da aynllgl haber veren ouzun sireninde kara trenlerin Ve yere dU§U§Unde iki damla gozya§mm Ana yUreginden kopup gelerek, TUm Anadolu kadmlannm ... Mustafa Kemal'i dU§Unmek, Topuklannl birbirine vurarak hani Kendinden emin asker selammda ba§1 dik, Geni§ koridorlu, yUksek tavanll smlflarda, Harbiye Mar§I'nm satlr aralannda $am'm 0 tozlu yollannda yahut Selanik'in 0 insanl aglatacak kadar HUzUnlU limanmda Ve gericilige dogru yUrUyen okararll bakl§lannda Qagda§la§maYI rehber edinen oyUrekli insanlann ... Mustafa Kemal'i dU§Unmek, Bitmek bilmeyen engellerle dolu yollann, insanl yiyip bitiren GIUmcUI hastallklann Istlrabmda Bir silah sesinde hani Trablusgarp'tan GzgUrlUge garplp yankllanacak olan Yakla§lk bir on YII kadar sonra. Zlrhll gemilerin karanllgmda hani RUzgannda Qanakkale'min aydmllga esen Aynall gar§lsmda aQitlar yakan Analann ellerinde, (* Orla Dog u Tekni k On ive rsi l es i, ADT)
72
GIUme gozleri aglk giden, HenUz hayalleri bile ye§ermemi§ Anadolu yigitlerinin dU§Uncelerinde, Cehenneminde cennete donU§en Anafartalar'm ... Mustafa Kemal'i dU§Unmek, MU§'un engebeli yollannda cephane ta§lyan Kagnllann 0 tatll glclrtlsmda, Filistin'de, Halep'te, Para ugruna karde§lerini bogazlayan insanlann giQIlgmda, Son nefesinge, son bir dilek olarak ya§aml arzulayan Titrek seslerinde, ogUne kadar ya§adlklanm sanan , Hig dogmaml§lann ... Mustafa Kemal'i dU§Unmek, Bogaz'mda istanbul'umun §afak sokerken Bir kara leke gibi amagslz duran Demir Ylgmlannda Ve Halig'e yanslyan mavilikte hani, inangta "Geldikleri gibi giderler!"sozUnU soyleten Bandlrma'da, Samsun'a dogru yola glkan kaderinde yurdumun, Dalgalannda 0 hlrgm Karadeniz'in, izmir'in isyanmda hakslzllga kar§1 Kur§unlannda milletin bagnndan kopup gelen Hasan Tahsin'lerin ... Mustafa Kemal'i dU§Unmek, Baglmslzllga dogru giderken pusularda, Erzurum'da, Vatanm kalbine donerken bir insan olarak Telgraflann 0 yakici slcakllgmda. Sivas'ta, Ulusa gUvenmenin insam saran huzurunda, imkanslzllklar iginde gUrleyen 0 sesin ihti§ammda KuvaYI Milliye'nin .. .
Mustafa Kemal'i du§unmek, Selammda Segmenlerinin Ankara'mm, ouGsuz bucakslz bozkmnda hani, Turk'un azim ve kararilligmda Tum dunyaya bir daha bgretilen. Topragma yagmur sonralan du§en Kokusunda keskin Uygarliga insanlik dersi veren Ba§kentimin ... Mustafa Kemal'i du§unmek, Uzaktan gelen tatli su sesinde Sakarya'mm, Kan klrmlzl biten GiGeklerinde Yirmi iki gun yirmi iki gece suren, Olumle kallm arasmdaki 0 ince Gizgide. Gelecekte dogacak binlerce Gocuguna asnn , Binlerce destan blrakan hikayesinde isimsiz kahramanlann ... Mustafa Kemal'i du§unmek, Kocatepe'de, Dumlupmar'da, Kalbi heyecanla atan Analann dualannda, Asilliginde Anadolu kadmlannm. Efelerin demir sertligindeki bakl§lannda Ve izmir'in harabeye dbnmu§ ah§ap evlerinden Akdeniz'e dogru esen meltemin Gbzya§lannl dindiren tesellisinde, Arifesinde Gok klsa zamanda gelecek olan Zaferlerin .. .
Tarihi, Ylkllan masallan altl yuzYlldlr anlatllan; Buyuk tarihini Turklugun,unutlurulan ... Kadmlanm, Hakkml bdeyemeyecegimiz Anadolu kadmlanmn Haklanm tum dunyadan bnce almalannl. Okullannl yurdumun, Fikri hur vicdam hur insanml Demir aglanm bir uGtan bir uca, Fabrikalannl, Tiyatrolannl , Yannml onurlu ve aydmlik ... Mustafa Kemal'i du§unmek bir kere daha, Anadolu'dan dunyaya bakarken , O'nun kurdugu du§uncenin dalgaslyla Yukselirken insanlik Bilimin rehberliginde uygarliga dogru, Her turlu bo§ inanGtan uzak Mutlu bir gelecegin bncusu olarak Ya§amak Mustafa Kemal gibi, Mustafa Kemal'ce, Ya§adlgmm farklna varmak ...
Zaferleri du§unmek, 1 Kaslm'l , Korkaklann yenilgisini, Kafalann bzgurle§mesini karanliga inat. KubilaY'I, Geri kalml§liga kar§1 akan Kanml Kubilay'm Ve bir gelecek ugruna feda edilmi§ ogenceGik ba§ml. Ba§lan Kastamonu'da Cagda§liga verilen selamlan §apka Glkararak, TurkGe'yi , TurkGe ifade etmeyi du§uncelerini,
73
Z
au i
KE
l K
E
RE BAGLI OLAN ••
DTU NCi, OGRETiM OVELER" VE P
SONELiNE
RILAR DiLER•••
••••
•
•
KOCAELI UNIVERSITESI ADK 2001 Yllmda kurulan kulubumuz 2004 Yllmda ya§anan bazl slkmtllardan dolaYI asklya almml§tlr. 2 sene asklda kalan kulUbumuz 2006-2007 ogretim Ylh ba§mda yaptlglmlz giri§imler ve yoneticilerimizin guvenini kazanmamlzla birlikte tekrar faaliyetlerine (yeni bir yonetim ve uyelerle) ba§laml§tlr. Kulubumuzun yeni yonetimi ; faaliyetlerini kurumsalla§mak , ya§anan olaylann tekrar gergekle§memesi ve ogrencilerimizin akhndaki sivil toplum du§uncesini saghkh bir duruma getirmek igin gall§malanna oldukga dikkatli devam etmektedir. KulUbumuzun temel ve ebedi amaci KEMALizM'i ogrencilerimiz ve halklmlz arasmda yaymak, Cumhuriyetimizi tUm tehditlere kar§1 korumak ve geli§tirmektir. Bu amaci gergekle§tirmek igin bizlere gerekli olan destegi sagladlklan igin Rektorumuze, Rektor Yardlmcllanmlza, Oanl§mammlza ve en gok da
gall§malanmlza gerek katilimianyia gerekse yardlmlanyla destek olan tUm ogrenci arkada§lanmlza te§ekkur ediyoruz. Gergekle§tirdigimiz Faaliyetler; -Anltkabir Ziyareti (80 ki§i ile gergekle§tirildi) -Oniversitemiz AtatUrk ilke ve inkllaplan Tarihi Bolumu ile gergekle§tirilen Oevrim Tarihi film ve belgesel gosterimleri YapmaYI Planladlklanmlz; -Canakkale Gezisi -Nisan aymda bir konser -MaYls aymda bir soyle§i -MaYls aymda bir genglik §oleni -internet sitemizin haZirlanmasl -Oiger universitelerde gergekle§tirilecek kongre ve gah§taylara etkin katlhm saglamak
Resim, kuWbilmilz Yonetim Kuru/u Ba§kan ve YardJmcJst'nm RektOrilmilz Prof. Dr. Sezer KOMSUOGLU'na yaptJQJ ziyaretin hatJrasJdJr. 75
, "Ge~mi§ten Gelecege Bir Aydmlanma ideolojisi KEMALizM" konulu sempozyumumuzdan ....
I.Oturum: Ol§ Politika: • E. Buyukelgi Gunduz AKTAN • Gazeteci-Yazar Nazlm GOVENC • OOTO AOT 2001 YIII Onur Oyesi Ban§ KOTAHYA
II.Oturum: Kemalizm.in Ou§unsel Temelleri: • Prof. Dr. Suna KiLi • OOTO AOT 2002 Ylli Onur Oyesi Evren ARIK • OOTO AOT Oanl§ma Kurulu Oyesi Hakan OEMiRAY
1I1.0turum: ig Politika: • Prof. Dr. ~erafettin TURAN • OOTO AOT 1993 Ylli Mezunu Caner BAKIR • OOTO AOT Ybn.KrI.B§k.Yrd.sl Yavuz GOKIRMAK
Guz Donemi Etkinliklerimiz ...
"Atatiirkgu Ou§unce'de Ekonomi" konulu etkinligimizde Oevlet Eski Bakanl Masum TORKER ile birlikteyiz ...
76
Tuncay OZKAN'm katllimlyla gergekle§tirdigimiz "Cumhuriyet'in temeline yapllan saldlrllar kar§lslnda baslnln duru§u " konulu aglll§ etkinligimizden ...
Ara§tlrmacl-Yazar ilknur Guntiirkun KALlPCl'nln konu§maci olarak katlldlgl "igimizde biri ATATORK" konulu, ATA'mizm 125. Oogum Ylldbnumu anlSlna duzenledigimiz etkinligimizden .. .
==========:4.·'41ii!.~========== Bahar Dtinemi Etkinliklerimiz ...
KKTC Kurucu Cumhurba§kam Rauf Oenkta§ ve gazeteci-yazar Nur Batur'un konu§maci olarak katlldlgl "Klbns Sorunu" konulu konferanstan:
20-22 Nisan tarihleri araslnda dOzenledigimiz Canakkale gezisi'nden ...
Radikal Gazetesi yazan Murat Yetkin ve Milliyet Gazetesi yazan Fikret Bila'nln katilimlyia gergekle§tirdigimiz "TOrkiye'nin gOndemi Ozerine degerlendirmeler" konulu konferanslmlzda birlikteyiz ...
Oegerli bilim adaml Prof. Dr. Ahmet Taner KI$LALI'mn katledili§iniri 7. Yllinda onu sayglyla ve bzlemle amyoruz ...
14 Nisan Tandogan Mitinginden ...
OOTO ADT olarak 18. Kurulu§ YlldbnOmOmOz amaclyla resmi Wren igin Amtkabir'deyiz ...
Amasya Oniversitesi AOK'nm TOrkiye'nin sorunlan Ozerine dOzenledigi k~nferansa konu§maci olarak katlldlk ...
OOTO AOT olarak TOrk Oevrimi'ne ve sahip glkacaglz. Atam'lzm huzurundaYlz ...
8. Geleneksel Demokratik Cumhuriyet Oniversiteleri Platformu Ogrenci Kongresinde sunumumuzu yaparken .. .
=
77
, Duzenli olarak ger~ekle~tirdigimiz
OOTO AOT Ybnetim Kurulu Ba§kam Yavuz Gbklrmak'm katilimlyia "Kemalist Bakl§" konulu I. Per§embe Toplantlmlzdan ...
Per~embe
Toplantllanmlz ...
OOTO Tarih BolOmO Ogretim Oyesi Dr. Recep Boztemur'un katilimlyia "Cumhuriyetin ilk Yillanndaki demokratikle§me hareketleri
Oo~.
ger~ekle§tirdigimiz
OOTO AOT Ybnetim Kurulu Ba§kan Yardimcisl Caner Qakmak'in konu§maci olarak katlldlgl "Ortadogu'nun Geli§imi ve TOrkiye'nin RoIO " ba§likll III. Per§embe Toplantlmlzdan .. .
II. Per§embe Toplantlmlzdan .. .
Donem
i~inde
duzenledigimiz kUlturel, sanatsal, sosyal)ve sportif etkinliklerimiz ...
OOzenli olarak gittigimiz sanatsal etkinliklerimizden biri "Tosca" operaslndaYlz ...
Etkinlik sonrasl yemekteyiz ...
78
~enda
Albayrak'm katllimlyla
ger~ekle§tirdigimiz
Etkinlik tamtlml i~in a~tlQlmlz sergiliklerimizden ...
Etkili ileti§im Semineri'nde beraberiz ...
Bu dbnem 7.'sini dOzenledigimiz Geleneksel Yardlm Kampanyamlzln afi§i YOksel Caddesi'nde ...
Toplulugumuzdaki arkada§llk ortamlnm bir yanslmasl. ..
Evet, Atatiirk suyludur! ... Eger Tiirk i~yisi, batl'daki gibi, yocuk ya~ta yeraltmda giinde 14-16 saat yah~tlgl donemler ya~amaml~sa; bir oy hakkt iyin bile, Franslz i~yisi gibi, 59 Yll kanh bir sava~lm vennek zorunda kalmaml~sa bunun sUylusu odur! Eger Turk kadml yasal olarak erkegine e~itse, "kole" degilse, seyme ve seyilme hakkml, Franslz kadmmdan bile once elde etmi~se; kadmlar bugiin Turkiye'de vali, bakan, ba~bakan bile olabiliyorsa bunun sUylusu odur! Eger ayIk havadaki klasik muzik konserlerini onbinlerce geny izliyorsa bunun sUylusu odur! Eger 1923'lerde ortayag karanhgmda ya~ayan bir toplum, bugiin 21. yUzyIlm aydmhgma bir olyude yakla~ab ilmi~se bunun sUylusu odur! Atatiirk'un sUylan sayrnakla bitlnez. "Ben AtatiirkyuyUm ve laikim" diyerek, din derslerinin zorunlu olmasl hukmiinu anayasaya koydurtan, Alevi'nin, Hrristiyan'm, Yahudi'nin, "Sunni inancl"m ogrenmesini zOlunlu hale getiren, Mannaris'teki emekli adam suysuzdur! Sokaktaki adama kUfreden suyludur. Atatiirk'e kUfreden suysuzdur.
Kitap, Tiirk Devrim Tarihi'nde, olaylan butUn yonleriyle ele almaktadlr. 1. ciltte 'imparatorlugun C;okU~iinden Ulusal Direni~e', 2. ciltte 'Dlusal Direni~ten Tiirkiye Curnhuriyetine' degin olup bitenler incelenmi~ti. 'Yeni Turkiye'nin Olu~umu'na aynlan 3. cildi ise oylumu nedeniyle 2 bolume ayll1na zorunlulugu dogmu~tu . 'C;agda~hk Yolunda Yeni Tiirkiye' ba~hkh 4. cildin birinci bolumunde 1938'den 1950'ye uzanan dalgalanmalar degerlendirilmektedir.
TURK DEVRiM TARiHi
Osmanll siyasal sisteminin en belirgin ozelligi ku~kusuz Saltanat ve Hilafet kurumudur. Bu kmumlar yapmm yagda~ devlet sisteinine geyi~teki yeri ve oneminin yeterince algllanamadlgl, hatta politik beklentiler ugruna zaman zaman yanh~ yorumlandlgl goriiYebilmektedir. Ancak Halifeligin kaldll1lmaslyla geryekle~en yagda~ Curnhuriyet devrimi ve Laik hukuk sistemi; insan du~iincesinin binlerce yIlhk evriminin sonucudur. Gunumuz siyaset teorisyenleri aylsmdan gelinen nokta ise; tarihi seriiveni bilinmeden yapllan yorumlann, toplumsal olay ve olgulan degerlendinnede saghkh sonuylara gotiinnedigi geryegidir. Bir doktora yah~maSl olan bu kitapta, Cumhuriyet devriminin en onemli a~amalanndan biri olan "Halifeligin Kaldll1lmasl ve Turkiye'de Laiklik" konusu incelenmektedir. Saltanat ve Hilafet kadar Atatiirk, Turk Devrimi ve Laiklik uzerine du~iinceye dalanlann, bu eserdeki bilgi ve belgelerle tarihi yeniden okuyarak, gunumuze dersler ylkaracaklan muhakkaktlr...