ARALIK 2023
N�D�N �����O�UZ PEO Kıbrıslıtürklere Kıbrıs Cumhuriyetinde çalişma hayatında karşılaşabilecekleri sorunları daha kolay bir biçimde çözebilmeleri, kuzeydeki ilerici sendikalarla ilişkilerini geliştirmek ve Kıbrıs sorununa kalıcı bir çözüm bulunmasına katkı koymak amacı ile Türk bürosunu oluşturdu.Büro ile iletişim kurmak için aşağidaki tel numaralarını ve email adresini kullanabilirsiniz.
EDITION 2023 No. 4
ERGADIGO VIMA iŞÇiNiN YOLU
Tel.No:99164535 22866433 email:resa.gockun@peo.org.cy
Archermou 29 1045 Nicosia Cyprus P.O. Box 21885
tel : 22866400 fax : 22866512
1Eylül Dünya Barış Günü DSF ye bağlı sendikalar tarafında ara bölgede kutlandı .Ortak deklerasyon ve DSF genel sektreterini mesajından sonra kutlamalar kültürel etkinlikle son buldu.Aşağıda Ortak açıklama ve DSF genel sekreterinin mesajını bulabilirsiniz ORTAK AÇIKLAMA 1 EYLÜL 2023 1939’da Nazi Almanya’sının tüm insanlığa karşı saldırısını başlattığı gün olan 1 Eylül’ü Dünya Sendikalar Federasyonu (DSF) hem Nazizm’in ve faşizmin milyonlarca kurbanının anısına hem de emperyalist saldırganlığın sonuçlarını hatırlatması için Sendikaların Barış için Küresel Eylem Günü olarak ilan etmiştir. Halklara ve barış içerisinde yaşama haklarına yönelik büyük tehlikeler ve tehditler nedeniyle uluslararası eylem günü günümüzde daha da fazla önem
Türkiye’de yaşanan depremler ardından toplanan bağışlar “Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği”ne teslim edildi PEO Genel Sekreteri Sotirula Haralambus başkanlığındaki PEO heyeti ile Dünya Sendikalar Federasyonu üyeleri Kıbrıslı Türk sendikaların (DEV-İŞ. KTÖS, KTOEÖS, KOOP-SEN, KTAMS, BES, DAÜ-SEN) temsilcileri dün bir araya gelerek, Türkiye'de yaşanan deprem faciasının ardından depremzedelerin ailelerine destek için toplanan
kazanmaktadır. Dünyamız enerji kaynaklarını ve pazarlarını kontrol etmeye yönelik rekabetlerin, müdahalelerin ve silahlı çatışmaların keskinleşmesiyle karşı karşıya bulunmaktadır. Artan saldırganlıklar, gerilimler ve yaptırımlar insanlığı yeni bir silahlanma yarışına doğru itmektedir. Emekçilerin yaşam koşullarını kötüleştiren neoliberal politikalarla, yoksullaşmayla, pahalılık ve enflasyonla karşı karşıya oldukları bir dönemde, hükümetlerin kaynakları sağlığa, eğitime ve sosyal yardıma yönlendirilmesi gerekirken, askeri harcamaları arttırdığı görülmektedir. Askeri harcamaların ve silahlanmanın arttırılması insanlık için çözüm değildir; tam aksine gerilimleri tırmandırmakta ve dünya barışını tehlikeye atmaktadır. Genel bir savaş ve nükleer silahların kullanılması tehlikesi artık görünür durumdadır ve bunun sonuçları tüm
bağışları teslim etti. Deprem faciasında yaşamlarını kaybeden Kıbrıslı Türk çocukların hatırasını yaşatma ve ailelerine eğitim bursları ve diğer şekillerde destek olma amacıyla aileleri, yakınları ve öğretmenleri tarafından kurulan "Şampiyon Melekler Yaşatma Derneği"ne PEO’nun üyeleri ile AKEL, POGO, EDON, EKA tarafından toplanan 15.655 avro teslim edildi. Bu vesileyle, Türkiye ve Suriye’deki deprem facialarının ardından yaptığımız çağrıya olumlu yanıt vererek madden ve temel ihtiyaç maddeleriyle katkıda bulunan herkese bir kez daha teşekkürlerimizi sunarız.
1
dünya için çok yıkıcı olacaktır. Çevrenin kâr amaçlı kontrol dışı sömürüsünden kaynaklanan iklimsel değişiklikler ve aşırı hava olayları tüm dünyada sosyal ve ekonomik eşitsizliklerin daha da artmasına yol açmaktadır. Bu durum milyonlarca insanı göç etme ve mülteci olma yönünde zorlamaya devam etmektedir. Barışın savunulması, NATO'nun ve tüm askeri ittifakların dağıtılması, savaşların ve müdahalelerin olmayacağı bir dünya için mücadelede Kıbrıs sınıf sendikacılığı hareketi sesini tüm dünya emekçileriyle birleştirmektedir. NATO halkların egemenliğine ve haklarına saygı göstermeyen ve emperyalist savaşlarla bağlantılı olan saldırgan bir örgüttür. NATO ile müttefiklerinin emperyalist planlarının sonuçlarını neredeyse elli yıldır yaşayan Kıbrıslı emekçiler savaşlarla sınanan tüm halklara desteklerini ifade etmekte, uluslararası hukuk ihlallerini kınamakta ve Ukrayna'daki savaşa derhal son verilmesini ve uluslararası hukuka dayalı barışçıl bir çözüm bulunmasını talep etmektedirler. İki lideri, Kıbrıs sorununun BM kararlarında belirtildiği şekilde siyasi eşitliğin olacağı iki bölgeli iki toplumlu federasyon biçiminde çözümüne bağlılıklarını elle tutulur bir biçimde yeniden teyit etmeye çağırıyoruz. Kıbrıs sorununun çözümü için görüşmeler Crans Montana'da kalınan yerden ve BM Genel Sekreteri’nin çerçevesi ile bugüne kadar varılan yakınlaşmalar kabul edilerek derhal yeniden başlatılmalıdır. Silahlanmaya ve emperyalist müdahalelere karşı çıkıp, sağlık, eğitim ve sosyal güvenliğe daha fazla harcama yapılması için, barış ve yeniden birleşme hedefiyle ortak mücadeleye devam edeceğimize dair güçlü bir mesaj vermek için tüm emekçileri 1 Eylül onuruna yapılacak etkinlikte bizimle birlik olmaya çağırıyoruz. 1 Eylül Barış İçin Sendikaların Uluslararası Eylem Günü Etkinliğinde Dünya Sendikaları Federasyonu Genel Sekreteri Pambis Kiritsis’in Konuşması 1 Eylül 2023 Ortak mücadele arkadaşlarımız, Burada gerçekleştirdiğiniz antiemperyalist, savaş karşıtı, barış ve yeniden birleşme etkinliğine Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu'nun dünyanın dört bir yanında 133 ülkedeki 105 milyondan fazla üyesinin yürekten ve mücadeleci selamlarını getiriyorum. 1 Eylül, Federasyonumuz tarafından Barış İçin Sendikaların Uluslararası Eylem Günü olarak belirlenmiştir. Bugün dünyanın her yerindeki sınıf sendikaları emperyalist savaşlara ve müdahalelere karşı seslerini birleştiriyorlar. NATO'nun ve tüm askeri ittifakların dağıtılmasını talep ediyorlar. Her halkın bağımsızlığına, egemenliğine ve izleyeceği yol hakkında kendisinin karar vermesi hakkına saygı gösterilmesini talep ediyorlar. Yaptırımlara, ablukalara, ekonomik savaşlara HAYIR diyoruz. Küresel kapitalist krizin giderek daha da derinleştiği, işsizliğin ve enflasyonun emekçilerin yaşam standartlarını acımasızca baltaladığı, demokratik ve sendikal özgürlüklerin tehdit edildiği, emekçilerin
haklarının ve sosyal hakların ne yazık ki uzlaşmacı ve sarı sendikaların gösterdikleri hoşgörü ve hatta aktif iş birliği ile sermaye ve temsilcileri tarafından ağır saldırılara maruz kaldığı bir dönemde, emperyalizmi besleyen ve savaşları doğuran sisteme emekçiler ancak örgütlü, kitlesel ve sınıfsal mücadeleleriyle meydan okuyabilirler. Emperyalist devletlerin ve çokuluslu tekellerin çıkarlarına değil, halklara hizmet eden farklı bir gidişatın önkoşullarını sadece örgütlü, kitlesel ve sınıfsal mücadeleleriyle yaratabilirler. Ortak mücadele arkadaşlarımız, Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu’nun üyeleri olan Kıbrıs'ın sınıf odaklı sendikalarının, emperyalist savaşların ve müdahalelerin olmayacağı, insanın insan tarafından sömürüsünden kurtulacağı bir dünyada özgür ve yeniden birleşmiş bir Kıbrıs için mücadelenin öncüsü ve omurgası olmasından gurur duyuyoruz. Biz Kıbrıslılar, NATO ve müttefiklerinin emperyalist komplolarının sonuçlarını birinci elden yaşadık. Dünya Sendikalar Federasyonu BM kararlarında belirtildiği şekilde siyasi eşitliğin olacağı, tek egemenliğe, tek vatandaşlığa ve tek uluslararası kimliğe sahip, iki bölgeli, iki toplumlu bir federasyon çerçevesinde Kıbrıs sorununun adil ve karşılıklı olarak kabul edilebilir bir çözüme kavuşturulması için verilen bu mücadelenin kararlı bir destekçisi olmuştur ve olmaya devam etmektedir. Askersizleştirilmiş, bağımsız, yabancı orduların ve üslerin olmayacağı, hamilerin ve vasilerin olmayacağı bir devlet için verilen bu mücadelenin kararlı bir destekçisi olmuştur ve olmaya devam etmektedir. • Yaşasın Barış ve Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi mücadelesi! • Yaşasın dayanışma ve halkların kardeşliği!
Dünya Mülteciler Günü ile ilgili DSF bildirisi 20 Haziran 2023 DSF, Dünya Mülteciler Günü vesilesiyle, 5 kıtanın 133 ülkesindeki 105 milyondan fazla üyesini, göçmenlerin dünyaya tam ve sorunsuz entegrasyonu için her sektörde ve her bölgede mücadelelerini güçlendirmeye ve sürdürmeye çağırıyor. Piyasaların, doğal kaynakların ve enerji yollarının kontrolü ve sömürüsü için emperyalist saldırganlığın, kapitalist barbarlığın, emek karşıtı ve halk karşıtı politikaların, açlığın, yoksulluğun, modern köle ticaretinin doğrudan ya da dolaylı olarak bizi zorlayan ana nedensel faktörler olduğu açıktır. UNHCR'ye göre en son veriler, dünya çapında zorla yerinden edilmiş 108 milyon insan olduğunu gösteriyor. Mülteciler, anavatanlarından koparılan ve çoğu durumda insanlık dışı koşullarda yaşadıkları, güvensizlikle karşı karşıya kaldıkları ve temel ihtiyaçlardan mahrum bırakıldıkları sözde ev sahibi ülkelerde son bulan en savunmasız sosyal gruplardan biridir. Mülteciler, ekonomik göçmenler ve zorla yerinden edilmiş tüm insanlar, kapitalist üretim için “yedek ordu” muamelesi görüyor; Kapitalistlerin üretimi artırması gerektiğinde, mülteciler ve göçmen-
2
ler, açlık maaşları ile güvencesiz ve sefil çalışma koşullarında ucuz işgücü olarak sömürülüyorlar. Tüm dünyada neo-Nazi ve faşist hükümetlerin yükselişiyle mültecilere yönelik saldırılar artıyor, mülteciler ayrımcılık ve nefret suçlarıyla karşı karşıya kalıyor, ayrıca neoliberal hükümetler mültecilerin girişini sınırlamak için mülteci ve halk karşıtı politikalar izliyor. Ülkeler, çoğu zaman uluslararası anlaşmaları ve insan haklarını ihlal ediyorlar.
Giderek artan servet bir avuç azınlığın elinde birikirken, milyarlarca insan işsizlik, güvencesizlik ve yoksullukla karşı karşıya kalarak hayatta kalma mücadelesi veriyor. Artan hayat pahalılığı ve temel ihtiyaç maddelerinin fiyatlarının sürekli artması, emekçilerin hayatını daha da kötüleştiriyor. Silahlanma ve askeri harcamaların arttırılması çözüm değildir, tam aksine dünya barışını tehlikeye atmaktadır. Jeostratejik çıkarları dayatmak için emperyalist müdahalelerin ölüm saçtığı ve milyonlarca insanı yerini, yurdunu terk ederek mülteci olmak zorunda bıraktığı günümüz koşullarında, dünyada barışın hâkim kılınması mücadelesinde emekçiler önemli bir role sahiptir. Uluslararası işçi sınıfı için bu sembol günde yaptığımız bu ortak açıklamamızla da, taksimle asla uzlaşmayacağımızı vurgulayarak, barışın hâkim olması ve vatanımızın yeniden birleşmesi hedefi-
Akdeniz'deki son trajedi birçoklarınım timsahın gözyaşı dökmesine neden oldu, Avrupalı liderler 750 mülteciyi nakledrken batan teknenin kurbanları için gözyaşı döküyor, ancak yine de askeri çatışmaları finanse ediyor ve mültecilerin bulunduğu ülkeye yaptırımlar uyguluyor. Akdeniz, Avrupa'da daha iyi günler arayan emperyalist savaşların ve kapitalist barbarlığın kurbanları için bir kez daha uçsuz bucaksız bir ıslak mezara dönüşüyor. Bu yüzden DSF,bir kez daha Dünya Mülteciler Günü vesilesiyle, 5 kıtanın 133 ülkesindeki 105 milyondan fazla üyesini, göçmenlerin dünyaya tam ve sorunsuz entegrasyonu için her sektörde ve her bölgede mücadelelerini güçlendirmeye ve sürdürmeye çağırıyor.
yle, ortak faaliyetlerimize ve mücadelemize devam edeceğimiz mesajını veriyoruz. Kıbrıs sorununa BM kararlarında belirtildiği şekilde, siyasi eşitliğin, tek egemenliğin, tek vatandaşlığın ve tek uluslararası kimliğin olacağı iki bölgeli, iki toplumlu bir federasyon çerçevesinde adil ve karşılıklı olarak kabul edilebilir bir çözüm için!Hamilerin ve vasilerin olmayacağı, askersizleştirilmiş ve bağımsız bir devlet için! Kıbrıs sorununun çözümü için görüşmeler Crans Montana'da kalınan yerden mümkün olan en kısa zamanda yeniden başlatılmalıdır, çünkü devam eden durağanlık, diyaloğun yokluğu ve yeni oldubittilere yol açılması ülkemizi nihai taksime doğru götürmektedir. İki lideri art niyetlerden ve gerginliğe yol açacak hareketlerden uzak durarak, tek hedefi Kıbrıs sorununun çözümü olacak görüşme sürecini bir an önce başlatıp devam etmeye çağırıyoruz. Kıbrıs sorununun çözümü ve ülkemizin yeniden birleşmesi ile herkes için birleşik çalışma koşulları ve birleşik bir ekonomi çerçevesinde, barış ve güvenlik koşullarına ulaşmak ve sosyal haklara eşit erişim için ortak mücadelelerimizi sürdüreceğiz. Öncü Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum sendikacıların bizlere emanet ettikleri emekçilerin sosyal hak ve kazanımlarını savunmak ve genişletmek için! Yeniden birleşme, sosyal adalet birlik, beraberlik ve dayanışma içerisinde mücadelemize devam ediyoruz.
Dünya Sendikalar Federasyonu Üyeleri PEO, DEV-İŞ, KTAMS, KTÖS, KTOEÖS, BES, KOOP-SEN ve DAÜ-SEN tarafından yapılan ortak açıklama 1 Mayıs 2023 Kıbrıs’ın emekçileri olarak dünya çapında emekçilerin mücadele ve dayanışma günü olan İşçi 1 Mayıs’ını bu yıl da kutlamaktayız. 1 Mayıs, tüm dünyada işçi sınıfı mücadelesinde bir semboldür, fedakarlıklarıyla dünya işçi sınıfı için mücadele sembolü olan Şikago isyanının öncü kahramanlarını saygıyla anma ve onurlandırma günüdür. Onların vizyonları yıllardır canlı kalmaya devam etmekte ve dünyanın her yerinde emekçilere yeni talepler ve mücadeleler için ilham vermektedir. Bu sembol günde, zorlu sınıf mücadelesi ile enternasyonalizm ve sınıf dayanışması ruhu içinde, Kıbrıs işçi sınıfı için temel kazanımlar elde etmeyi başaran yurdumuzun işçi hareketinin, Kıbrıslırum ve Kıbrıslıtürk öncülerini de saygı ve onurla anmaktayız. Küresel kapitalist kriz, sosyal ve ekonomik eşitsizlikleri dramatik ölçüde arttırdı ve Ukrayna'daki savaşın sonuçları, emekçiler için zaten zor olan durumu daha da kötüleştirdi.
3
Emekçilerin birliği, örgütlülüğü ve dayanışması ile mücadeleye devam! PEO Lefkoşa Örgütü’nün geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği 26. İlçe Kongresi’nin açılışını PEO Lefkoşa Örgüt Sekreteri Eftihios Papamihail yaptı. Kongreye katılan PEO Genel Sekreteri Sotirula Haralambus, PEO'nun ilçe düzeyinde çalışmalarını ve faaliyetlerini değerlendirip, işyerlerindeki örgütlülüğünü de inceleyerek, emekçilerin karşılaştıkları sorunların çözümü, yaşam ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi yönünde mücadeleleri daha da yoğunlaştırma açısından bu kongrenin önemini vurguladı. PEO Lefkoşa Örgütü’nün son kongresinin gerçekleştirildiği 2017 yılından bu yana önemli siyasi ve sosyoekonomik gelişmelerin yaşandığına işaret eden Sotirula Haralambus Crans Montana’da görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından Kıbrıs sorununda en uzun çıkmazın yaşandığına dikkat çekerek, bu durumda Türkiye’nin yeni oldubittilere yol açmaya, Kıbrıstürk toplumu üzerinde kontrolünü ve baskılarını yoğunlaştırmaya, Türkiye ve Kıbrıstürk liderliğinin iki devletli çözüm konusundaki ısrarını sürdürmeye devam ettiğinin altını çizdi. Kıbrıs sorununda süregiden çıkmaz ve tehlikeli durgunluktan tek çıkış yolunun, BM Genel Sekreteri'nin de defalarca belirttiği gibi, görüşmelerin Crans Montana’da kesintiye uğradığı yerden ve o zaman kadar varılan görüş birlikleri korunarak Guterres Çerçevesi temelinde yeniden başlatılması olduğunu ifade eden PEO Genel Sekreteri Sotirula Haralambus, BM kararlarında da belirtildiği şekilde siyasi eşitliğe dayalı iki bölgeli iki toplumlu federasyon çözümüne ulaşma yolunun açılması için görüşmelerin bir an önce başlatılması gerektiğini ifade etti. Görüşmelerin yeniden başlatılması ve çözüm yönünde motivasyon yaratılması için Kıbrıstürk toplumun yönelik olumlu bir gündem yaratılmasının gerektiğini söyleyen Haralambus, Kıbrısrum tarafının müzakerelerin yeniden başlatılmasını istediğine BM Genel Sekreteri’ni ikna etmesi için Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis’in sadece sözlü olarak değil fiilen de net tutumları ve somut girişimleriyle bunu yapması gerektiğini dile getirdi. PEO Genel Sekreteri içerisinden geçmekte olduğumuz bu zor dönemde de PEO’nun Kıbrıslıtürk ilerici sendikalarla birlikte gerçekleştirdiği ortak eylemlerde emekçileri bir araya getirmeye ve Kıbrıs sorununun acilen çözüme ulaştırılmasının gerektiğine dair ortak anlayışı inşa etmeye devam ettiğini belirtti. PEO Genel Sekreteri BM’nin Orta Doğu ile ilgili kararlarında öngörüldüğü gibi bağımsız bir Filistin devletinin yaratılması için, ateşkes ilan edilip savaşın ve işgalin sonlandırılmasını, Gazze’nin ablukasına son verilmesini talep eden dünyadaki
PEO’dan Filistin Büyükelçiliği’ne taziye ziyareti PEO Genel Sekreteri Sotirula Haralambus Filistin Büyükelçiliği’ne gerçekleştirdiği taziye ziyaretinde Gazze’de katledilen Filistinlilerin anısına açılan
taziye defterini imzaladı. Taziye defterine “PEO Filistin halkıyla dayanışma içindedir. Gazze’de çoğu kadın ve çocuk olmak üzere binlerce masum Filistinli sivilin hayatlarını kaybetmesinden duyduğumuz derin üzüntüyü dile getirirken, en içten başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz” diye yazan Sotirula Haralambus Gazze’deki hastanenin bombalamasının tüm insanlığı şok eden iğrenç ve barbarca bir suç olduğunu ifade ederek, binlerce insanın hayatını kaybettiği bu yeni kanlı döngüye ve Gazze’ye yönelik insanlık dışı ablukaya sona verilmesi için uluslararası toplumun derhal girişimlerde bulunması gerektiğinin altını çizdi. Yıllardır bunca acıları çeken Filistin halkının bugünlerde bir trajediyi daha yaşamakta olduğunu dile getiren PEO Genel Sekreteri yıllardır tüm Filistin halkına büyük acılar çektiren duruma son verilmesinin ancak 1967 sınırlarında başkenti Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasıyla ve Filistin ile İsrail’in yan yana barış içerisinde yaşamasını öngören ilgili BM kararlarına ve uluslararası hukuka dayalı siyasi bir çözümle mümkün olabileceğini belirtti. 20 ŞUBAT 2023 Başkanlık Konseyi Toplantısı Kıbrıslı DSF üyeleri Başkanlık Konseyi Toplantısı öncesi Lefkoşa'da, PEO genel merkezinde, DSF Genel Sekreterinin katılımıyla tüm Kıbrıslı DSF üyesi sendikalar bir toplantısı gerçekleştirildi. DSF Genel Sekreteri, Türkiye ve Suriye'de on binlerce kişinin ölümüyle sonuçlanan ve 40 Kıbrıslı Türk'ün de hayatını kaybedenler arasında yer aldığı feci depreme odaklanarak mevcut küresel gelişmeleri analiz etti. DSF nin Kıbrıslı üyeleri, 2023 Başkanlık Konseyi Toplantısının organizasyonunu tartıştılar ve hepsi de, BKT'toplantısının başarısı ve DSF'nin rolünün ve eyleminin güçlendirilmesi için ellerinden gelenin en iyisini yapmaya karar verdiler.
4
tüm güçlerle PEO’nun sesini birleştirdiğini vurgulayarak, İsrail ve Filistin halklarının yanı sıra, bunca yıldır büyük acılar çeken Ortadoğu ve Doğu Akdeniz bölgesinin tümü için de barış ve güvenliğe giden tek yol bu olduğunu ifade etti. Kongreye katılan DEV-İŞ Genel Başkanı Koral Aşam PEO Lefkoşa Örgütü’nün 26. İlçe Kongresi’nin yurdumuzun yeniden birleşmesi ve emekçilerin sömürüsüz, insanca yaşayabilecekleri ücret ve koşullar için verilen sınıfsal mücadeleye güç ve ivme katmasını diledi. İçinde bulunduğumuz coğrafyada emperyalist güçlerin halklara ve emekçilere sadece savaş, ölüm, gözyaşı, göç, işsizlik, yoksulluk, ırkçılık ve ayrımcılık yaşattığına işaret eden Koral Aşam “Dünyadaki ve bölgemizdeki tüm kirli savaşları bir kez daha lanetlerken, ezilen ve sömürülen dünyanın bütün halklarına ve işçilerine buradan bir kez daha dayanışmamızı iletiyoruz” diye konuştu. Bugün dünyada ve Avrupa’da sermaye ve neoliberal güçlerin emekçilere ve haklarına karşı saldırılarını yoğunlaştırmakta olduklarının altını çizen DEV-İŞ
tarafından girişi reddedilmişti. PEO, Türkiye'nin çözüm, yeniden birleşme ve sosyal adalet için mücadele eden güçlere yönelik eylemlerini kınıyor.
PEO olarak, barışın hakim olması ve Kıbrıs'ın çözümü ve yeniden birleşmesi için Kıbrıslı Türk kardeşlerimiz ile ortak mücadeleye olan bağlılığımızı yineliyoruz Otoriterliğe, Demokratik ve Sendikal Özgürlüklerin Kısıtlanmasına Hayır! Dünya Sendikalar Konfederasyonu’nun (DSF) Uluslararası Eylem Günü 3 Ekim vesilesiyle Kıbrıs’taki DSF üyesi sendikalar Lefkoşa'da KTAMS merkezinde bir panel etkinliği düzenlediler. “Otoriterliğe, demokratik ve sendikal özgürlüklerin kısıtlanmasına hayır!” sloganıyla gerçekleştirilen panele PEO, DEV-İŞ, KTAMS, KTÖS, KTOEÖS, DAÜ-SEN, BES, KOOP-SEN katıldı. Panelde konuşan PEO Genel Sekreteri Sotirula Haralambus 2023 yılında, Uluslararası Çalışma Örgütü'nün kuruluş belgesi olan ve emekçilerin örgütlenme ve temsil hakkının temel haklardan biri olarak kaydedildiği Philadelphia Bildirgesi'nin imzalanmasından 104 yıl sonrasında, Dünya Sendikalar Federasyonu’nun 3 Ekim Uluslararası Eylem Günü'nün odak noktasında demokratik ve sendikal özgürlükler meselesinin yer alıyor olmasının günümüzde sermayenin gücünü daha da genişletmek için burjuva demokrasisi açısından da önemli sayılan ilkeleri ve hakları kısıtlamaya çalışmaktan çekinmediğinin bariz bir kanıtını teşkil ettiğini söyledi. Sermaye ve onu temsil eden siyasi güçlerin bu faaliyetlerinde sözde modernleşme adına sınıf mücadelesinin yerine sonu gelmeyen sosyal diyalog politikasını ve teslimiyeti koyan küresel ve Avrupa düzeyindeki sendikal hareketin güçlerinden destek bulduğunun altını çizen Sotirula Haralambus, istihdam koşullarının düzenlenmesine sendikaların müdahalesini daha da sınırlamak amacıyla sendikal haklara yönelik saldırıyı yoğunlaştırmak için 2007'deki büyük kapitalist krizin ve Covid-19 pandemisinin sermaye tarafından kullanıldığını hatırlattı. Sendikacılara karşı önlemlerin ve saldırıların resmi devlet politikasının bir parçası olduğu diğer ülke ve bölgelere kıyasla Kıbrıs'ta daha iyi durumda olmamıza rağmen, bu durumdan etkilenmemiş olmadığımızı kaydeden Haralam-
Genel Başkanı Koral Aşam “İş güvencesi, uzun çalışma saatleri, taşeron çalışma biçimleri, daha az ücret ve sendikasızlaştırma politikaları yaygın bir şekilde tüm ülkelerde uygulanmaya devam ediliyor. Aynı zamanda en temel insan hakkı olan eğitim ve sağlık gibi kamu hizmetleri neoliberal anlayış sonucu paralı hale getiriliyor” dedi. DEV-İŞ Genel Başkanı “Kıbrıs’ta bulunacak çözüm şekli tektir; ne enosistir, ne taksimdir, ne de şimdiki statükodur. BM kararlarında ifade edildiği biçimde iki toplumlu, iki kesimli, tek egemenliği, tek yurttaşlığı, tek uluslararası kimliği olan, siyasi eşitliğe dayalı Birleşik Federal Kıbrıs’tır. Böyle bir çözüm bütün bölgeye ülkemiz Kıbrıs’a barış ve refah getirecektir” sözleriyle konuşmasını tamamladı. DEV-İŞ Başkanı Koral Assam ile dayanışma PEO, ülkeye girişi Türkiye tarafından yasaklanan DEV-İŞ'in başkanı Koral Aşam ile dayanışmasını ifade ediyor. Meslektaşımız Koral Aşam, Petrol-İş sendikasının genel kuruluna katılmak üzere diğer sendikacılarla birlikte İstanbul'a gidiyordu ancak görünüşe göre sendikal aktivizmi ve Kıbrıs'ın çözüm ve yeniden birleşme yanlısı olması nedeniyle Türk devleti
5
verecek ve ibret olacak şekilde cezalandıracak önlemleri devletten talep etmek demektir. Güneydeki işçilerin hakları için mücadele ederken dikkatimiz aynı zamanda ortak bir geleceğin koşullarını yaratmaya da odaklanıyor. Kıbrıs çözümünün ilkeleri ve aynı zamanda gelecekteki bir çözümde çalışanların haklarının ve sosyal hakların dayanmaları gereken ilkeler konusunda Kıbrıslırum ve Kıbrıslıtürk ilerici sendikal örgütlerin ortak bir anlayışa ulaşmalarını derinlemesine ve samimi diyaloğumuzla başardık. Bu başarı, ayrımcı güçlere karşı ortak eylemimizi üzerine inşa ettiğimiz temeli teşkil etmektedir” diye ekledi. Dünya Sendikalar Federasyonu'nun kuruluş günü olan 3 Ekim'i kutlarken, emekçilerin sınıf odaklı güçlerinin mücadeleci birliğinin emek dünyasının hakları için her gün verilen mücadelenin ve bu mücadelede destek ve dayanışma içerisinde olmamızın sermayenin saldırıları karşısında tek silah ve perspektif olduğunun çok net olduğunu belirten PEO Genel Sekreteri “Ortak mücadelelerimizin aydınlattığı bu yolda birlikte ilerlemekte kararlıyız” dedi.
bus, “Kıbrıs'ın AB'ye girmesiyle birlikte emekçilerin serbest dolaşımı ucuz iş gücü sağlamaya, toplu sözleşmeleri baltalamaya ve sendikasızlaşmayı öne çıkarmaya yönelik bir mekanizma olarak kullanıldı. Ekonomik kriz döneminde sermaye, sağ siyasi güçlerin desteğiyle ve yüksek oranlardaki işsizlikten de yararlanarak, büyük emekçi gruplarına düzensizleştirilmiş ve esnek çalışma biçimlerini dayatırken, emekçilerin yaşadığı korku ve güvensizliği de kullanarak örgütlenmemeleri konusunda baskı yaptı. Son yıllarda emekçiler anayasal olarak güvence altına alınmış örgütlenme haklarını talep ettiklerinde (örneğin Gazino ve Anytime şirketinde de yaşandığı gibi) emekçilerin örgütlenme hakkını tanımayı işverenlerin reddetmesi, baskı yapması, korkutması ve işten çıkarması gibi bir durum sürekli olarak söz konusudur” dedi. DİSİ'nin iktidara geldiği günden itibaren emekçilerin grev hakkının sürekli olarak işverenlerin hedefi haline geldiğini, grev hakkını suç saymaya yönelik çabaların sürüldüğünü belirten PEO Genel Sekreteri
PEO ve KTÖS bir araya geldi PEO Genel Sekreteri Sotirula Haralambus başkanlığındaki PEO heyeti Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Burak Maviş, Genel Başkanı Mustafa Baybora ve Basın, Yayın ve Propaganda Sekreteri Uğur Erilen’den oluşan KTÖS heyeti ile görüştü. KTÖS heyetinin PEO Genel Merkezi’ne gerçekleştirdiği ziyaret çerçevesinde yapılan görüşmede ülkemizde barış ve yurdumuzun yeniden birleşmesi faaliyetlerinde iki sendikal örgütün yakın işbirliğinin sürdürülmesi, sendikal ve sosyal haklar için mücadele, PEO ve KTÖS’ün üyesi oldukları Dünya Sendikalar Federasyonu’ndaki çalışmaları gibi ortak ilgi alanlarına ilişkin konular ele alındı. KTÖS heyeti Kıbrıslı Türklerin günlük yaşamları ve Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşları olarak tıbbi bakım ve sosyal sigorta konularında erişimleri ile ilgili konuları gündeme getirdi. Görüşmede iki toplum arasındaki iş birliğini güçlendirmeye yönelik çalışmalar bağlamında bu tür sorunların çözümüne yönelik ortak bir anlayış olduğu vurgulandı. PEO ve KTÖS bir araya geldi PEO Genel Sekreteri Sotirula Haralambus başkanlığındaki PEO heyeti Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Burak Maviş, Genel Başkanı Mustafa Baybora ve Basın, Yayın ve Propaganda Sekreteri Uğur Erilen’den oluşan KTÖS heyeti ile görüştü. KTÖS heyetinin PEO Genel Merkezi’ne gerçekleştirdiği ziyaret çerçevesinde yapılan görüşmede ülkemizde barış ve yurdumuzun yeniden birleşmesi faaliyetlerinde iki sendikal örgütün yakın işbirliğinin sürdürülmesi, sendikal ve sosyal haklar
sermayenin bunda başarılı olamamasının sebebinin emekçilerin güçlü tepkisi ve eylem birliği olduğunun altını çizdi. “Önceki ve şimdiki hükümetin durumu kayıtsızlıkla izleyip özünde işverenlerin emek karşıtı sendika karşıtı uygulamalarına arka çıkan tutumları özellikle önemli bir sorundur. Dolayısıyla bugün Kıbrıs'ta adanın güneyinde örgütlenme oranının önemli ölçüde azalması hiç de tesadüf değildir. Her iki emekçiden sadece biri toplu iş sözleşmesi kapsamındadır. Bu da emeğin değersizleştirilmesi ve çalışanların hakları olmadan ucuz emek gücü olarak kullanılması olgusunun daha da yaygınlaşmasına yol açıyor” diyerek konuşmasına devam eden Sotirula Haralambus “Kıbrıs’ta PEO olarak, insan onuruna yakışır çalışma koşulları, demokratik sendikal özgürlüklerin ve hakların korunması mücadelesi bizim de mücadelemizdir. Bu, ücretlerin ve istihdam koşullarının iyileştirilmesine yönelik çabaların sürdürülmesi, toplu iş sözleşmelerinin uygulanmasını zorunlu hale getiren yasal tedbirlerin talep edilmesi anlamına gelmektedir. Örgütlenmemiş olmaları nedeniyle emekçilerin karşılaştıkları baskı ve korkutma eylemlerine son
6
için mücadele, PEO ve KTÖS’ün üyesi oldukları Dünya Sendikalar Federasyonu’ndaki çalışmaları gibi ortak ilgi alanlarına ilişkin konular ele alındı. KTÖS heyeti Kıbrıslı Türklerin günlük yaşamları ve Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşları olarak tıbbi bakım
Kıbrıs işçi sınıfının ortak mücadeleleriyle yarattığı geleneğin mirasıyla sendikalarımız arasında kardeşlik ve meslektaşlık ilişkilerinin pekişmesine ve sendikalarımızın ortak eylemlerinin güçlenmesine kararlı bir şekilde katkıda bulundu. 1 Mayıs ortak kutlamaları, 1 Eylül Barış İçin Sendikaların Küresel Eylem Günü, Dünya Emekçi Kadınlar Günü gerçekleştirdiğimiz ortak eylemler Mehmet'in mührünü taşımaktadır ve tüm bunlar O’nun katkılarıyla gerçekleştirilmiş ve geliştirilmiştir. Son yıllar Mehmet ve ailesi için çok zor yıllardı. Çektiği sağlık sorunları nedeniyle o’nun her günü hayatı için verdiği çetin mücadelelerle geçiyordu.
ve sosyal sigorta konularında erişimleri ile ilgili konuları gündeme getirdi. Görüşmede iki toplum arasındaki iş birliğini güçlendirmeye yönelik çalışmalar bağlamında bu tür sorunların çözümüne yönelik ortak bir anlayış olduğu vurgulandı. Yoldaş Mehmet Seyis’in son yolculuğuna uğurlandığı törende PEO Genel Sekreteri Sotirula Haralambus tarafından yapılan konuşma 19 Ağustos 2023 – Lefkoşa Çok değerli, eşsiz yoldaşımız Mehmet Seyis'e veda etmek için Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler bugün burada bir araya geldik. Emekçilerin hakları için, barış ve Kıbrıs'ın yeniden birleşmesi için mücadele eden PEO ve DEV-İŞ camiası olarak, bugün önemli bir öncü yoldaşımıza veda ediyoruz. Mehmet Seyis tüm yaşam sürecinde öncü bir devrimciydi. Çalışma yaşamındaki kişisel tecrübeleri kendisini DEV-İŞ saflarında örgütlü sınıf mücadelesine götüren bir proleterdi. Yurdumuz ve Kıbrıslılar bölünmüş bir durumda olduğu sürece, yurdumuzun ve halkımızın bir geleceğinin ve perspektifinin olamayacağını çok çabuk anlayarak bunu mücadeleye ve eyleme dönüştüren gerçek bir Kıbrıslıydı. Günümüzde pek çok kavramın anlam ve önemini yitirdiği, ideolojik ve siyasi rakiplerimizin kasıtlı olarak sendikal ve siyasi mücadeleleri değersizleştirmeye veya önemsizleştirmeye çalıştıkları koşullarda, Mehmet Seyis gibi insanların hepimize sundukları kişisel örnek büyük önem taşımaktadır. Mehmet'i tanıyanlarımız O’nun devrimci faaliyetleri nedeniyle ağır bedeller ödemek zorunda kaldığını biliyorduk. Hayatının hiç de kolay olmadığını biliyorduk. Ama tüm hayatı boyunca Mehmet'i karakterize eden iki ana unsur olan sınıf bilinci ve hayatın diyalektik analizi temelinde O bu yolu bilinçli olarak seçmişti. Kıbrıslı Rum emekçiler için, PEO için Mehmet ortak mücadelelerimizdeki bir kardeştir. O, DEVİŞ lideri olarak, sınıfsal yönelim pusulasıyla ve
Ve daima yanında olan, kendisini tamamen O’nun bakımına adayan değerli yoldaşı Fatma ile birlikte bu mücadeleyi yiğitçe verdi. Bu yıllarda O’nu her ziyaretimizde karşımızda yaşam için direnen ve umut dolu bir insan gördük. Sağlık sorunu nedeniyle eve kapanmış olmasına rağmen, her şeyden haberdar ve her şeyin farkında olan, yüreği emekçilerin yanında ve onların mücadeleleri için atan bir insan gördük. Bugün PEO Genel Kurulu ve binlerce üyesi adına Mehmet Seyis’i son yolculuğuna uğurlarken, Kıbrıs'ımıza ve yurdumuzun emekçilerine sundukları için kendisine yürekten teşekkürlerimizi dile getiriyoruz. Bize bıraktığı miras çok ağır. Ama bunu omuzlarımızda yükseltmeliyiz. O’nun inancından aldığımız güç ve ilhamla birleşik federal bir Kıbrıs için mücadeleyi sürdürmeliyiz. Bağımlılıkların ve yabancı efendilerin olmayacağı, emekçilerin hakları için, sömürüden kurtulmuş bir dünya için omuz omuza, birlikte mücadele edeceği bir Kıbrıs için Mehmet'in vizyonunu gerçekleştirmekle yükümlüyüz. Uğurlar olsun değerli meslektaşım, Sen her zaman kalbimizde olacaksın. Emekçiler ve Kıbrıs'ımız için her yürüyüşte, her mücadelede yanımızda, bizimle birlikte olacaksın.
7
PEO ve DEV-İŞ Ortak Açıklama 15 Mart 2023 PEO ve DEV-İŞ Yürütme Kurulları bugün, 15 Mart 2023 tarihinde PEO Genel Merkezi’nde bir araya gelerek, iki sendikal örgüt arasındaki temaslar ve ortak faaliyetler çerçevesinde bir toplantı gerçekleştirdiler. Toplantıda, emekçilerin karşı karşıya oldukları sorunlar ele alındı ve işbirliğinin genişletilmesi için görüş alışverişinde bulunuldu. Ayrıca iki örgüt Kıbrıs sorunundaki mevcut durum hakkında da görüştüler. Aynı zamanda, Kıbrıs sorununun çözümüne, Kıbrıslırum ile Kıbrıslıtürk emekçilerin aralarındaki diyaloğa ve ortak faaliyetlerine ülkemizin Sendikalar Hareketi'nin katkısını güçlendirilmesi hedefiyle 2023 ortak faaliyet programının çerçevesini birlikte kararlaştırdılar. Bugün gerçekleştirdikleri toplantıda bir araya gelen PEO ve DEV-İŞ Türkiye'de yaşanan deprem faciasında ve Yunanistan'da yaşanan trajik demiryolu kazasında hayatını kaybedenlerin aileleriyle dayanışma içinde olduklarını ifade ettiler. İki örgüt yoksulluğun ve sosyal eşitsizliklerin artmasına keskinleşmesine yol açan küresel kapitalist krizin yol açtığı sonuçlarla tüm dünyada emekçilerin karşı karşıya olduklarını ve aynı esnada pahalılık ve enflasyonun emekçilerin yaşam düzeyini daha da kötüleştirdiğini kaydettiler. Aynı zamanda sermayenin ve neoliberal güçlerin mevcut koşullardan yararlanarak, işçi sınıfına ve sendikal harekete, sendikal özgürlüklere ve kolektif mücadeleye yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığına da işaret ettiler. Zengin kaynakların kontrolü hedefiyle devam eden emperyalist savaşlar ve müdahaleler emekçiler için büyük acılara, binlerce insanın hayatlarını kaybetmesine, milyonlarca insanın göç etmek ve mülteci olmak zorunda kalmasına neden olmaktadır. Daha fazla kâr uğruna çevrenin denetimsiz sömürüsü iklim değişikliğine yol açmakta ve gezegenin sürdürülebilir geleceğini tehlikeye atmaktadır. Uluslararası ilişkilerin militarize edildiği ve uluslararası hukukun bir kenara itildiği günümüzün uluslararası koşullarında, Kıbrıs sorununun barışçıl çözümü daha da zaruri hale gelmektedir. Diyaloğun yokluğu ve yeni oldubittilerin yaratılması yurdumuzun kesin taksimine yol açacağını dikkate alan PEO ve DEV-İŞ Kıbrıs sorununun içinde bulunduğu durgunluktan duydukları endişeyi ifade etmektedirler. Olumsuz gelişmelerin önlenmesi, iki toplum arasında anlaşmaya varılması ve Kıbrıs'ı yeniden birleştirecek bir çözüm için tek yol görüşme sürecinin Crans Montana'da kesintiye uğradığı yerden yeniden başlamasıdır. Kıbrıs'taki mevcut tehlikeli ve kırılgan statükoyu tersine çevirme çabası, ortak vatanlarının bölünmesinin olumsuz sonuçlarını yaşamaya devam eden emekçiler açısından büyük önem taşımaktadır. Kıbrıs sorununun barışçıl ve kapsamlı çözümü, Doğu Akdeniz
bölgesinde silahsızlandırmaya, barışın inşasına ve tüm bölge halklarının refahına katkıda bulunacaktır. İki örgüt tek egemenliği, tek vatandaşlığı ve uluslararası bir kimliği ve ilgili BM kararlarında belirtildiği şekilde iki toplumun siyasi eşitliğinin olacağı iki bölgeli iki toplumlu federasyon çözümü çabasına olan istikrarlı bağlılıklarını bir kez daha tekrarlamaktadırlar. Kıbrıs sorununa başka çözüm biçimleri tartışması son derece tehlikelidir, çünkü önümüzdeki asıl ikilem federasyon ile taksim arasındadır. Kıbrıslı emekçilerin kaderi ortaktır ve tek seçenek sınıfsal işbirliği, birlik ve dayanışmadır. Ülkemizin yeniden birleşmesiyle tüm çalışanlar için birleşik bir çalışma ilişkileri sisteminin ve birleşik çalışma koşullarının olacağı birleşik bir ekonomi çerçevesinde Kıbrıslırum-Kıbrıslıtürk emekçiler barış ve
güvenlik içerisinde çalışabilecektir. Her iki tarafta da yaşama geçirilecek olan 2023 ortak faaliyetler programı: • Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle ortak faaliyetler • Kavazoğlu ve Mişaulis’in anısına gerçekleştirilecek etkinliklere katılım • İlçeler ve meslek dalları düzeyinde bilgilendirme toplantıları organizasyonu • 1 Mayıs İşçi bayramında etkinlikler düzenleme ve ortak kutlama • 1 Eylül Sendikaların Barış İçin Dünya Çapında Eylem Günü’nü barış için mücadele eden diğer ilerici güçlerle işbirliği içerisinde kutlama • DSF tarafından Emekçilerin Dünya Çapında Eylem Günü olarak ilan edilen 3 Ekim etkinliğine ortak katılım Ayrıca Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kontrolündeki bölgelerde ihtiyaçları karşılamak üzere Kıbrıslıtürklerin istihdamı etmek amacıyla iki örgüt arasındaki işbirliğinin yoğunlaştırılması konusunda da mutabakata varıldı. 2022 yılı verilerine göre ……. Kıbrıslıtürkün PEO saflarına katıldığı kaydedildi. Son olarak iki örgüt daha iyi bir geleceğe, eşitlik ve adalet toplumuna, tüm evlatlarının yurdu, barışçıl ve yeniden birleşmiş bir Kıbrıs’a ulaşmaya yönelik ortak bir vizyonun gerçekleştirilmesi hedefiyle işçi sınıfının değerleri temelinde emekçilerin ortak eylemini ve faaliyetlerini güçlendirmekte anlaştılar.
8