Issuu on Google+

İrfan Koleji öğrencilerini bekliyor

Şule Koleji geleneği devam ettirdi

Sayfa 3

Sydney’de 2013 eğitim-öğretim yılında faaliyete başlayacak olan İrfan Koleji’nde tüm hazırlıklar tamam. Fairfield semtindeki yeni kampüsünde eğitim verecek olan İrfan Koleji öğrencilerini bekliyor.

GÜVENİLİR HABER

1.00 AUD

Issue: 60

Geçtiğimiz hafta HSC sonuçlarının açıklanması ile Şule Koleji öğrencilerinin bekleyişi son buldu. Şule Koleji üstün HSC performansıyla bir kez daha NSW’de en iyi okullar arasına girmeyi başardı.

Milliyet

Sayfa 3

www.milliyet.com.au

The largest circulating Turkish Newspaper in Australia

08 JANUARY 2013

AUSTRALIA

2012’den akılda kalanlar

SAĞLIK

Başbakan Erdoğan'dan 'İmralı' açıklaması

POLİTİKA

12 Eylül, 28 Şubat mahkemede 2012 Türkiye nin darbecilerle hesaplaşma suç örgütleriyle mücadele yılı oldu. >>04

MAGAZİN

Biz öyle bir Kanuni tanımadık Muhteşem Yüzyıl ın tarihi şahsiyetleri çarpıttığı iddaası gündeme damgasını vurdu.

DÜNYA

'Terörle mücadele ederiz, siyasetçiyle müzakere ederiz' Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Gabon, Nijer ve Senegal'i kapsayan gezisi öncesinde Atatürk Havalimanı'nda açıklama yaptı ve gazetecilerin sorularını cevapladı. Erdoğan "AK Parti iktidarında Öcalan'a ev hapsi gibi bir şey asla olmayacak" dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İmralı ile yaşanan sürece ilişkin, 'Bu, yeni başlamış bir süreç değil. Buradaki gayretimiz, terörle mücadelede başarılı olabilmektir' dedi. Erdoğan, Gabon, Nijer ve Senegal'i kapsayan Afrika turu kapsamında Gabon'un başkenti Libreville'ye hareketi öncesinde Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nde basın toplantısı düzenledi. Bir gazetecinin, İmralı ile yaşanan sürece ilişkin sorusu üzerine Erdoğan, 'Bu yeni başlamış bir süreç değil. Bizim buradaki gayretimiz, terörle mücadelede başarılı olabilmektir. Huzur ve refahı tam manasıyla ülkemizin dört bir köşesine getirebilmektir' diye konuştu. Başbakan Erdoğan, konuyla ilgili olarak, olayın kendileri açısından 'devlet'

ve 'siyaset' ayağı olduğunu kaydederek, şunları söyledi: 'Bunu bilmeyenler, anlamayanlar var. Siyasetle, hükümetle veya hükümet etmeyle devleti yönetmeyle devlet mekanizmalarının çalıştırmasını arasındaki inceliği ayırt edemeyen siyasetçiler var. Biz burada bu inceliği koruyarak bir yol takip ediyoruz. Burada da daha önce başladığımız bir süreci devam ettirmenin gayreti içerisindeyiz. Bu konuyla ilgili yurt içi ve yurt dışında daha önce hükümet ederken, siyasetin enstrümanları vardır ve bu enstrümanlarını da kullanır. O da nedir? Devletin mekanizmaları içerisindeki enstrümanlardır. Bu konuda da en önemli enstrüman her zaman için istihbarat teşkilatıdır. İstihbarat teşkilatı özellikle yürütmenin en

önemli ayağıdır; bunu da içeride ve dışarıda en ideal şekilde kullanmanın gayreti içerisinde olmuştur. Bu, dünyanın her yerinde böyledir. Sadece terörle mücadelede kullanmaz, asayişte de kullanır. Çok farklı etkili olmak istediği alanlarda da kullanır. Bizler de şu anda bu adımı attık, atıyoruz ve atacağız.' Bu esnada gelişmeler yaşandığını belirten Erdoğan, ‘Bu gelişmeler esnasında dikkat edilirse bizler, şu anda siyasetçi olarak böyle bir görüşmenin içinde olmadık, olmuyoruz’ dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bir yolculuğunda, ‘Terörle mücadele ederiz,

siyasetçiyle müzakere ederiz’ ifadesini kullandığını aktarırken, müzakereyle görüşmelerin farklı şeyler olduğunu kaydederek, ‘Görüşmeleri yaparsınız. Görüşmeler esnasındaki

gelişmelere göre de adımınızı atarsınız’ diye konuştu. >>04

GÜNCEL

Anne ve babası trafik kazasında ölen Elif Zeynep bebek 25 saat sonra uçurumda sağ bulundu. >>04

SANAT

Sayfa 6

Arap Baharı’nın kritik ülkesi Mısır, Mübarek diktatörlüğüne son verdi. Mursi cumhurbaşkanı oldu. >>04

19 yaşındaki Uğur Acar Türkiye’de ilk yüz nakli yapılan isim oldu. >>04

Yılın son mucizesi Zeynep bebek

Obama’ya Türk dostu bakan

Mübarek’in ardından Mısır’da Mursi dönemi

Türkiye de ilk yüz nakli

Bozkırın tezenesi hayata veda etti Türk Halk Müziğinin usta ozanı Neşet Ertaş’ı kaybettik. >>04


Milliyet

02 GÜNDEM

AUSTRALIA

CÜNEYT ÖZDEMİR Radikal

Kürt sorunu yoktur, Marslılar sorunu vardır!

T

ürkiye’nin Kürt sorunu değil Türk sorunu vardır” vecizesini duyanlar Kürtlerin en büyük sorununun Marslılar olduğunu sanır. Ne zaman yıllardır akan kanın durdurulması için birileri adım atıyor, ne zaman fakir halk çocuklarının savaşına dönen bu savaşın bitirilmesi için görüşmeler başlıyor, ne zaman birazcık umut, birazcık hevesle buluşuyor, kamufle oldukları çukurdan kafalarını yukarı çıkarıyorlar. Sanki bunca yıldır bütün bu sorunun bir numaralı müsebbibi ‘bazı’ Türkler değilmiş gibi “Türkiye’nin Kürt sorunu değil Türk sorunu vardır” vecizesini dolaşıma sokuyorlar. Bu lafları duyan da bunca yıldır Kürtlerin en büyük derdinin Marslılar olduğunu düşünebilir. Bu ülkede en gaddarların bile mağdurlaşma kabiliyetleri öylesine büyük ki bu sınırsız cüret karşısında her seferinde ağzınız açık izliyorsunuz. Bir rezil, bir de haksız olamıyorsunuz bu memlekette. Fakir halk çocukları cenaze kaldırmaktan yorgun bitap düşmüşken, şehitlerimiz hep fakirdenken, dağda ölen PKK’lıların sayıları on binleri bulmuşken bu tuzu kuruların en büyük korkusu ‘Kürt meselesinin çözümü’. Zulalarında hep bir ‘ama’ saklı. Tek başına sorunun çözülmesi kesmiyor, karşılığında başka bedeller ödenmesi gerekiyor. Nasıl Kıbrıs meselesini kilitleyip, çözümsüzlüğe mahkûm edip yıllarca koskoca bir halkı dünyadan yalıttılarsa aynı şeyi Kürt sorununda da yapmaya çalışıyorlar. Zulüm bunlara yetmiyor. Yetmeyince bir türlü bitmiyor. * Elbette muhalefetin çözümsüzlüğe kilitlenmiş dilini unutmayalım. “Neden bize haber vermiyorlar”dan başlayıp “Görüşmeler açık yapılmalı ama...” bahaneleriyle barışın önüne takozları koyuveriyorlar. Bu ülkeye barış gelecekse bu barışı sadece hükümet değil muhalefet de getirecek. Barış gibi bazı temel konularda konsensus sağlayabilmenin de bir siyaset biçimi olduğunu unutmamak gerekiyor. Barış gelecekse basınıyla, muhalefetiyle, hükümetiyle hep beraber getireceğiz. Bu yüzden CHP’nin son olarak hükümete destek vermesi, AK Parti’nin değil CHP’nin hesabına artı yazacaktır. * PKK ile yapılan barış görüşmelerinin gelip dayanacağı yer, memleketteki özgürlükler ve bireysel haklardır. Yeni anayasadır. Basın özgürlüğüdür. Kişisel hakların güvenceye alınmasıdır. Bu görüşmeler başarıyla sonuçlanırsa sadece Kürtler bazı haklar kazanmayacak, Türkler de çok daha demokratik bir ülkede yaşayacaklar. Bu masadan başarıyla kalkılırsa çok daha farklı bir ülkede yaşayabiliriz. Hayali bile cihana değer yahu, hayali bile... * Eskiden nasıl yaparlardı bilmiyorum ama şu aralar birilerinin kalitesini anlamak için o kişinin adına bir Twitter hesabı açmanız yeterli. Haklarında yapılan en ufak espride bile bu Klark Kent görünümlü adamların içinden süper kahramanlar yerine süper kalitesiz adamlar çıkabildiğine tanıklık edebilirsiniz. Bunu gördükten sonra yapabileceğiniz iki şey var: Foyaların bu kadar hızla dökülmesine hayret etmek ve uzaktan bakıp bu hallerine gülmek. * Yılbaşı gecesi Victoria’s Secret defilesini izlediğimden bu yana Bruno Mars’ın hastasıyım. Yeni Michael Jackson’ımız diyebilirim. Müziği 90’ların tınısını taşısa da dinamizmi 2020’lere bizi götürüyor. En son Victoria’s Secret defilesinde söylediği iki parça ile bütün dünya onunla beraber Christmas ve yeni yıla girdi. Not edin, bu çocuk ileride çok büyük adam olacak. * Milliyet gazetesinin tefrika halinde yayımladığı ‘Uzaklar 2’nin Antarktika seferi son zamanlarda okuduğum en ilham verici yazı dizisi. Osman ve Sibel Atasoy’u, böyle bir yolculuk yapıp bizimle paylaştıkları için bir kez daha kutlamak ve hepimiz adına ‘Hayallerimizin Kaptanı’ unvanını kendisine vermek isterim. * Son zamanlarda beni en çok etkileyen haberlerden biri, Arda Kural’ın durumu. Gencecik, başarılı bir dizi oyuncusunun Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları’na ulaşan hikâyesinden çıkarılacak çok ders var. Hastalığının arkasında tam olarak ne var kestirmek kolay değil; ama emin olun, şöhret ile baş edememesinin de rolü büyüktür. Türkiye’de özellikle televizyon sektöründe garip bir şöhret ağı var. Düne kadar ne yaptığını bilmediğiniz insanların dizilerde, programlarda bir gecede şöhrete kavuşmalarını izliyoruz. Öyle böyle bir şöhret değil, sokakta yürünemeyecek bir ilgiden bahsediyorum. Pohpohlamalar, kendini dünyanın merkezinde sanmalar ve çok ünlü bir abimizin deyişiyle ‘kendini bir kuşun kanadından kopmuş bir tüyün gökyüzüne yükselmesi’ gibi hissetmeler. Oysa sahnenin arkasında yapımcıların ödemedikleri paralar, onca şöhrete rağmen hemen dolmayan cüzdanlar ve bunun insanı sürüklediği müthiş bir buhran var. Sokakta yürüyemeyecek kadar ünlü bir oyuncunun kontörü olmadığı için arkadaşlarını arayamadığı bir şöhret düzeninden bahsediyorum. Baş etmek kolay değil. Bu oyuncuların hayatı bazen oynadıkları dizilerdeki senaryolardan çok daha trajik olabiliyor. Hay bin yalan dünya!

Milliyet AUSTRALIA

Sahibi : Milliyet Australia PTY LTD Adres : 1, 27 Auburn Rd. Auburn 2144 NSW Australia Tel : 02 8971 2206 Email : info@milliyet.com.au

Tasmanya: Binlerce kişi yangın yüzünden mahsur Tasmanya adasında çıkan ve kontrol altına alınamayan yangınlar yüzünden binlerce kişi mahsur kaldı.

Çoğu Hobart'ın doğusundaki küçük yerleşim merkezi Dunalley'de olmak üzere en az 100 ev yandı. Yöredeki polis karakolu ve okul da yanan binalar arasında. Hobart'ın güneydoğusundaki Tasman yarım adasına giden ana karayolu ulaşıma kesildi. Çoğu turist olmak üzere binlerce kişi tarihi Port Arthur yöresinde mahsur kaldı. Bazı ada sakinleri yangın yüzünden plajlara sığındı. Bölgeye deniz yoluyla yiyecek sevkedildi ve yüzlerce kişi gemilerle tahliye edildi. Avustralya'nın birçok bölgesinde büyük bir sıcak dalgası yaşanıyor. Tasmanya'nın yönetim merkezi Hobart'ta sıcaklığın 41 dereceye ulaşmasıyla bir rekora ulaşıldı. Sydney'deki BBC muhabiri Nick Bryant, Avustralya'nın güneydoğusundaki geniş bir alanda, yaklaşık dört yıl önce 173 kişinin ölümüyle sonuçlanan 'Kara Cumartesi'den bu yana yaşanan en kötü yangınların sürdüğünü bildiriyor. Bölgeyi etkileyen sıcak hava dalgasının yanı sıra şiddetli rüzgarların ve kuraklığın da yangınlara zemin hazırladığı, Tasmanya'nın durumdan en kötü etkilenen bölge olduğu kaydediliyor. Hava sıcaklığının düşmesine rağmen Tasmanya'da dördü kontrol dışı olmak üzere 40 ayrı yangın hala devam ediyor. Avustralya’da en son 2009’da Victoria eyaletinde çıkan yangında 170 kişi ölürken, 2 bin ev yanmıştı.

Kör adalet: Hamburger ekmeği çalmanın bedeli 1 yıl hapis NSW Eyaleti’nin Parkes kasabasında Aborjin kökenli bir genç, bir paket hamburger ekmeği çaldığı için 12 ay hapis cezasına çarptırıldı. Suçun işlendiği 2011 yılında 17 yaşında olan Sam Davies, Temmuz ayında çocuk mahkemesinin karşısına çıktığında, sulh hâkimi olabilecek en yüksek ceza olan 12 ay hapse karar verdi; fakat şartlı tahliyeye dâhil olmayan süreyi 1 aya kadar düşürdü. Oysa Aborjin kökenli olmayan suç ortağı hakkında 12 ay denetimli ser-

bestlik kararı verilmişti. Ardından Ekim ayında bölge hâkimi Davies hakkındaki cezayı bozarak onun iyi halden 6 ay tutuksuz yargılanmasına karar verdi. Söz konusu vaka ve benzerleri, Eyalette giderek gözle görünür hale gelen gelişigüzel ve tutarsız cezalandırma kalıplarıyla ilgili kuşkuları arttırıyor. Yerli gençler diğerlerine göre daha kolay hüküm giyerken; hapis cezaları kasaba ve çevre yerleşimlerde şehir merkezlerine göre belirgin bir artış gösteriyor.

100'üncü yıldönümünde Çanakkale için maç Avustralya basınında çıkan bir habere göre iş adamı İsmail Özsoy, Çanakkale Savaşı’nın 100’üncü yıldönümünde İstanbul’da bir dostluk maçı düzenlemek için, “Türk hükümetinden yüzde 90 destek aldığını” açıkladı. Avustralya’nın en köklü gazetelerinden Sydney Morning Herald’da yayınlanan habere göre, bu ülkede doğan Türk asıllı iş adamı Özsoy, Gelibolu çıkarmasının 100’üncü yıldönümünün anılacağı 25 Nisan 2015’te İstanbul’da uluslararası bir dostluk maçı düzenlemeyi düşünüyor. Avustralya ve Yeni Zelanda’da her 25 Nisan’da “Anzak Günü” adıyla anma törenleri

düzenleniyor. HANGİ TAKIMLAR OLACAK Ankara’dan ve altı Türk şirketinden “yüzde 90” destek aldığını belirten Özsoy, Avustralya Futbol Ligi’ndeki iki kulüp olan Collingwood ve Essendon ile görüşmeleri sürdürüyor. Olumlu sonuç çıkmazsa başka kulüplerle masaya oturacağını belirten Özsoy, Türk futbol takımlarının adını ise vermedi.

08 January 2013

ZEYNEL ENGİN z.engin@milliyet.com.au

Geçen bir yılın ardından...

M

illiyet Australia olarak yaklaşık 1 yıl önce sizlerle beraber çıktığımız bu yolculukta 1 yılı devirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Aradan geçen 13 aydan sonra arkamıza baktığımızda hedeflediğimiz amaçların bir çoğuna ulaştığımızı görüyoruz. 4 Kasım 2012 tarihinde yayınladığımız ilk sayımızla Avustralya Türk basınına yeni bir soluk, yeni bir hareket getirmeyi hedeflemiştik. Yıllardan beri Avustralya’da yayın hayatına devam eden Türk gazeteleri alışagelmiş rutinde yayınlarına devam ediyor, reklam arası haber vermeye çalışıyordu. Kişisel emeklerle hazırlanan, toplumu birinci derecede ilgilendiren haberler maalesef çok azdı. Uluslararası olduğunu iddia eden ve bununla gurur duyan bazı basın organları, ellerindeki birçok imkana rağmen bir web sitesine bile sahip değildi. Haberler, internet sitelerinden alınıp hiç kontrol edilmeden gazetelere konuyordu. Milliyet Australia’nın yayın hayatına başlamasıyla ufakta olsa bazı şeyler değişti. Yazılı Türk basınının üstündeki ölü toprağı biraz silkelendi çünkü rekabet gittikçe kızışmıştı. Web sitesine sahip olmayan büyük medya kuruluşları -her ne kadar basitte olsa- hemen web sitelerini hayata geçirme telaşına girdi. Milliyet Australia’nın magazin ekini görenler, hemen kendileri de çeşitli ekler çıkarmaya başladılar. Her zaman olduğu gibi rekabetten karlı çıkan yine okuyucu oldu. Avustralya’daki Türk toplumu artık eskisinden daha güzel, içeriği daha dolu gazeteleri okuma fırsatı yakaladı. Bütün bu gelişmelerde bir nebzede katkımız olduğuna inanıyor ve bundan dolayı gurur duyuyoruz. Umarım bu rekabet gazetelerin kalitesini yükseltmeye devam eder ve bundan kazançlı çıkan yine okuyucular olur. Öte yandan içerik olarak kendini geliştiremeyenler ise maalesef reklam fiyatlarıyla oynayarak rakip gazetelerin kapanmasını hedeflediler ancak bu stratejiden orta ve uzun vadede kendilerinin zararlı çıkacaklarını anlamadılar hala da anlamıyorlar. Hiçbir işletmede fiyat düşürerek yapılan rekabet başarı getirmez. Belki çok kısa vadede başarı gibi gözükür ancak orta ve uzun vadede işletmenin kendi ayağına kurşun sıkması demektir. Harvard Business School’dan Prof. Michael Porter bu konuda şu güzel tespiti yapmış “ Rakibiniz de aynı şeyi yapabilecek durumdayken fiyatları düşürmek sadece aptallıktır ” Türk medyası açısından geçtiğimiz yıla şöyle kısaca baktıktan sonra birazda yeni yılda gerçekleştirmek istediklerimizden bahsedelim. Yeni yıl herkes için yeni umutlar, yeni planlar ve yeni beklentiler demek. Bizde yeni yılla birlikte yeni yılın getirdiği bazı yeniliklerle karşınızda olmayı hedefliyoruz. Bunlardan bir tanesi şu anda elinizde tuttuğunuz gazetede yer alan bazı ufak mizanpaj değişiklikleri. Sizlere daha kaliteli, daha görsel bir gazete sunmak için dünya medyasında yer alan gelişmeleri ve araştırmaları takip ediyoruz. Poynter Institute adlı araştırma kurumu gazetecilik üzerine yaptığı çalışmalarıyla biliniyor. Bu araştırmalardan birinde uzun yıllar yüzlerce küsur okur üzerinde bir deney geliştirmişler. Araştırmada gözlüklere konulan özel bir kamera ile okurun göz hareketlerini tespit ediyorlar ve bu hareketlere göre gazete mizanpajında kullanılmak üzere bazı raporlar hazırlanıyor. Bizde bu raporlar ve günümüz trendleri ışığında tasarımımızda bazı değişiklikler yapmaya çalıştık. Okuması kolay, sade ve enerjik bir çizgi ile karşınıza çıkmayı hedefledik. Öte yandan yerel yazar kadromuzu zenginleştirme çalışmalarımız devam ediyor. Şubat ayı itibariyle çok değerli bir Türk akademisyeninin aramızda olacağı bilgisini sizlerle paylaşabilirim. Bir diğer yeniliğimiz ise “Sizin köşeniz” bölümü. Önümüzdeki haftalardan itibaren siz değerli okuyucularımızdan gelen köşe yazılarını gazetemizde sizin imzanızla yayınlamayı planlıyoruz. Türkiye, dünya ya da Avustralya gündemi, siyaset ya da spor, fark etmez, düşüncelerinizi yazın, içinizdeki köşe yazarını ortaya çıkarın, yazılarınızı tüm Türk toplumuna ulaştıralım. Bu konuda detaylı bilgileri gazetemiz sayfalarında bulabilirsiniz. Mevcut web sitemizi ise teknolojik gelişmelerine paralel olarak güncelliyoruz, en son teknolojik trendlere göre dizayn edilen, okuyucu dostu web sitemiz yakında hizmetinizde olacak. Bulmaca meraklılarını sevindirecek bir haber, 2013 yılında ödüllü bulmacalarımız yeniden başlayacak, bizi takip etmeye devam edin. Son olarak Avustralya Türk medyasında bir ilki gerçekleştirmek için bütün gayretimizle çalışıyoruz. Fizibilite çalışmalarımız sonuçlanmadan bunun ne olduğunu şimdilik açıklamayalım, sonra birileri bundan da kendine pay çıkarmasın…

Reklamlarınız için Organizasyonun 3 milyon dolara mal olacağını belirten Özsoy dostluk maçı fikrini ilk kez 2010’da ortaya atmıştı. Avust-

Editor in Chief: Zeynel Engin E: z.engin@milliyet.com.au

Director: Seid Moniri E: seid@milliyet.com.au

Sydney Reklam: T: 0412 896 091 E: info@milliyet.com.au

Melbourne Reklam: Atlas Film Production T: 0421 887 469 E: melbourne@milliyet.com.au

Wollongong Temsilcisi ve Reklam: Şenol Hoşgörür T: 0410 833 784 E: wollongong@milliyet.com.au

Brisbane Temsilcisi ve Reklam: Yıldıray Aslantaş T: 0401 398 922 E: brisbane@milliyet.com.au

ralya ve Yeni Zelanda’nın ragbi milli takımları aynı tarihte bir dostluk maçı yapmayı daha önce kararlaştırmıştı.

Melbourne Temsilcisi: Recep Şakar T: 0409 309 842 E: recepsakar@milliyet.com.au Grafik & Tasarım: Ixir Design Studio E: info@ixir.com.au Basım Merkezi: New Age Printing Pty Ltd. A: 25 Clyde St. Rydalmere NSW 2116

0412 896 091

Milliyet Australia gazetesinde yayınlanan köşe yazılarından ve çizimlerden doğabilecek her türlü hukuksal sorumluluk tamamen yazar ve çizere aittir. Milliyet Australia gazetesinde yayınlanacak her türlü reklam bilgilerinin doğruluğu ve sorumluluğu yasal olarak reklam veren kişi veya kuruma aittir, Milliyet

Australia gazetesi hiç bir sorumluluk taşımaz. Milliyet Australia gazetesinde yayınlanmak istenen okuyucu mektubu ve duyurularda açık adres ve telefon numarasının bulunması zorunludur, bu yazılar gazetemizin değerlendirmesi sonucu yayınlanabilir.


08 January 2013

Milliyet

HABER 03

AUSTRALIA

CAN DÜNDAR

İnce ağ üstünde zorlu trapez

Milliyet

T

ürkiye’nin gidişatını, İmralı kosterinin hareket kabiliyetinden anlıyoruz: Koster limandaysa “hava” bozuk demektir; açılıyorsa işler yolunda... Önceki gün “hava”, muhalefetine son verdi ve aylardır mahsusçuktan bozuk taklidi yapan koster, nihayet İmralı’ya gidebildi. *** “Hava” neden değişti? Başbakan’ın çevresi diyor ki: “PKK, 2012’de hezimete uğradı. Silahla sonuç alamayacağını gördü. Şimdi silah bırakma için müzakere yapılıyor.” Buna hakikaten inanıyorlarsa safdillik, bizim inanmamızı bekliyorlarsa zekamıza haksızlık... Büyük fotoğrafta tablo pek öyle gö-

rünmüyor: PKK, 2012’de Güneydoğu’da belli merkezlerde vurup kaçmayı değil, çatışarak kalmayı, yerel üsler kurmayı deneyecek güce ulaştı. Açlık grevleriyle bölgede ve Meclis’te gündem yarattı. Bitirme aşamasında Öcalan’ın liderliğini onaylattı. En önemlisi, Suriye ve Irak’taki gelişmelerle bölgede manevra alanını genişletti. Yani konjonktürel olarak en elverişli döneminde... MİT Müsteşarı’nın, bu kadar hayati bir konuda evvela parti liderlerini veya Meclis’i bilgilendirmesi iyi olmaz mıydı? Önce büyükelçilerin bilgilendirilmesi de konunun uluslararası boyutunun

önemini gösteriyor. *** Madem sonunda barış için Öcalan’la müzakere noktasına gelinecekti, niye bu, ilk yakalandığı aşamada yapılmadı da 13 yıl beklendi; arada onca can yitti? Madem “Devlet, terörü sona erdirmek için her şeyi yapar”dı, niye ısrarla “Devlet, terör örgütüyle müzakere etmez” tezinde diretildi? Başbakan, daha 4 Aralık’ta “BDP çözümün bir parçası olmak yerine terörün bir parçası oldu” diyerek dokunulmazlıklarının kaldırılmasını istiyordu. Bir ayda ne oldu da 4 Ocak’ta BDP, “çözümün bir parçası”na dönüşüverdi? Erdoğan, haziranda “Biz olsak Öcalan idam edilirdi” diyordu. 6 ayda ne değişti de “Asmayalım, besleyelim”

noktasına gelindi? Sürecin zayıf halkası, başkanlık hesapları içinde sürekli yalpalayan bu politikadır. *** Yine de silahlar yerine insanların konuşması iyidir, barış için atılan her adım desteklenmelidir. Sürecin, bizzat Başbakan tarafından kamuoyuna haber verilmesi, gözönünde sürdürülmesi yerindedir. Şimdi hükümet, uçları çok farklı direklere bağlı, incecik bir ağın üzerinde, hiç güvenmediği bir partnerle trapez yapıyor: İmralı, Kandil, Washington, Brüksel, Bağdat, Erbil, Şam, Tahran... Herhangi birinin ağın ucunu bırakması, süreci tehlikeye sokacaktır. Ama hepsinden önemlisi Türkiye

halkının ikna edilmesidir. Dünyanın benzer tecrübeleri gösteriyor ki, bu tür müzakerelerde toplumsal mutabakat elzemdir. Hükümet, silahların bırakılması karşılığında atacağı adımların, örgüte taviz değil, demokrasinin ve evrensel hukukun icabı olduğunu anlatabildiği ölçüde yol alabilecek, kamuoyunun desteğini sağlayabilecektir. Öyle olursa bu süreç, sadece KCK’lıları değil tüm siyasi tutukluları, sadece PKK’lıları değil kanlı bir sürecin suça itilmiş bütün aktörlerini, sadece örgüt mensuplarını değil “örgüt üyesi” diye hapse tıkılmış herkesi kucaklayabilir. Ve hukuksuz bir devrin ardından, yepyeni bir sayfa açılmasına önayak olabilir.

İrfan Koleji öğrencilerini bekliyor Sydney’de 2013 eğitim-öğretim yılında faaliyete başlayacak olan İrfan Koleji’nde tüm hazırlıklar tamam. Fairfield semtindeki yeni kampüsünde eğitim verecek olan İrfan Koleji, Melbourne’de 20 yıldan fazla bir süre eğitim veren İlim Koleji’nin eğitim alanındaki bilgi ve birikimini Sydney’e getirmede kararlı. var. Müfredat olarak Avustralya Eğitim Bakanlığı’nın verdiği müfredatı uyguluyoruz. Bu müfredata ek olarak öğrenciler Türkçe, Arapça, İslami Bilimler ve Kur’an-ı Kerim’den oluşan 4 adet özel ders daha alıyorlar” dedi. Fairfield’te Elizabeth Drive ve Duff Road’un kesiştiği yer-

İrfan Koleji sınıfları

de eğitime başlayacak olan İrfan Koleji ‘nde öğrenciler için Sydney’in tüm semtlerine servis imkanı da sağlanacak. Okul ücreti olarak çok uygun koşullar ve ödeme planları sunduklarını söyleyen yetkililer, öğrenci ücretini 2013 yılı için $ 1500 olarak belirlediklerini, ihtiyaç sahibi ai-

leler içinde ellerinden gelen maddi kolaylıkları sunduklarını belirttiler. Kayıtlarla ilgili bilgi almak isteyen okuyucularımız http://www.facebook.com/irfancollegensw adresli facebook sayfasından ya da 0414 556 571 nolu telefondan Ahmet Taslak’tan bilgi alabilirler. İrfan Koleji eğitim kadrosu

İrfan Koleji ile ilgili son gelişmeleri İrfan Koleji Business Manager’i Ahmet Taslak’tan aldık. Öğrencilerin eğitim alacağı sınıfların hazır olduğunu söyleyen Taslak, bu sene 160 kişilik bir kontenjan ile

eğitime başlayacaklarını, şu anda Türk toplumundan tahminlerinin üzerinden bir ilgi gördüklerini açıkladı. Yeni bir okul olmaları nedeniyle bazı velilerin kendilerine çeşitli soru işaretleriyle geldiğini

* Koruyucu diş hekimliği, * Implant tedavisi (vidalı diş), * Eğri dişlerin düzeltimesi (orthodontist tedavi), * Kaplama ve köprü yapılması, * Kanal tedavisi,

124 Bankstown City Plaza Bankstown NSW 2200 Tel : 02 9709 8714

temsil edilecektir. 68 üyeli “Danışma Kurulu”na Sydney'den Sayın İzzet Anmak, Melburne'den Sayın Ekrem Özyürek ve Sayın Kazım Ateş seçilmişlerdir. “Yurtdışı Vatandaşlar Danışma Kurulu”na seçilen tüm vatandaşlarımızı Milliyet Australia olarak tebrik ederiz. Ekrem Özyürek

ÜCRETSİZ http://www.sydneydentalclinics.com.au

TÜRKÇE KONUŞAN DİŞ DOKTORUNUZ DR. MORTAZA FAYYAZİ HİZMETİNİZDE...

Tayfun Özdemir

Tayfun Özdemir adlı öğrencinin aldığı ‘AllRounder’ başarısı tüm Koleji sevindirirken diğer öğrencilerede güzel bir örnek oldu. Tayfun Özdemir beş derste de band-6 (90 üstü puan) alarak bu başarıyı elde etti. Matematik alanında Javeria Jamal 100 tam puan alarak zor bir başarıya imza attı. Daha önceki yıllarda da matematik dalında birçok başarılı öğrenciyi yetiştiren Şule Koleji bu geleneği devam ettirdi. Öte yandan Türkçe dersinde Leyla Yavuzlar’ın eyalet dördüncülüğü ile de dil alanında ayrı bir başarı elde edildi. Bireysel başarıların haricinde okul ortalamasında da büyük bir başarı elde eden Şule Koleji öğrencilerinin %55’i HSC sınavında 80 ve üzeri puan aldı. Genel olarak alınan bu yüksek puanlar okulun derecesini yükseltmiş ve İngilizce, Hukuk ve Bilgisayar dahil olmak üzere bir çok derste okul öğrencileri eyelet ortalamasının üzerinde başarı göstermiş oldu.

M. Ali Karamemiş

Üyeleri T.C. Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı tarafından seçilen “Yurtdışı Vatandaşlar Danışma Kurulu” Onur üyeleri ve Kurul üyelerinin listesi açıklandı. Melburne’dan Sayın Mehmet Ali Karamemişin "onur üyeleri kuruluna" seçildiği listede Avustralya’da üç vatandaşımızla

Orthodontist tedavi ( tel takımı, eğri dişlerin düzeltilmesi ) konusunda ilk muayenemiz

Javeria Jamal

Yurtdışı Türkler Danışma Kurulu Avustralya temsilcileri belirlendi

Kazım Ateş

* Takma diş yapılması, * Estetik diş hekimliği, * Çocuk diş tedavileri, * Dişlerin temizlenmesi ve beyazlatılması, * Diş eti hastalığının tedavisi

Geçtiğimiz hafta HSC sonuçlarının açıklanması ile Şule Koleji öğrencilerinin heyecanlı bekleyişi son buldu. Şule Koleji üstün HSC performansıyla bir kez daha NSW’de en iyi okullar arasına girmeyi başardı.

Hasan Sayar’a ödül

söyleyen Taslak, “ İrfan Koleji, Melbourne’de 20 yıla aşkın süredir başarı ile faaliyet gösteren İlim Koleji’nin Sydney’de bir devamı olarak görev yapacaktır. Arkamızda deneyimli bir eğitimci kadrosu

67-73 Main Street Blacktown NSW 2148 Tel : 02 8678 9719

Şule Koleji geleneği devam ettirdi

İzzet Anmak

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Melbourne Fahri Temsilcisi Hasan Sayar, çok kültürlülüğe yaptığı katkılardan dolayı Victoria Çok Kültürlülük Komisyonu tarafından ödüllendirildi. Hasan Sayar’a ödülü 18 Aralık Salı günü Victoria vali konağında yapılan bir törende takdim edildi. Toplumsal çalışmalar verdiği destek ile tanınan Hasan Sayar KKCT Melbourne temsilciliğinin yanı sıra Victoria Diller Okulunun da yöneticilik yapıyor. Melbourne

Mekke’nin Fethi gecesi Mahmut Toptaş

Milli Görüş Teşkilatı tarafından düzenlenen Mekke’nin Fethi Gecesi 31 Aralık 2012 gecesi Guildford Camii’nde gerçekleşti. Ayasofya Camii eski imamı, gazeteci, yazar Mahmut Toptaş’ın konuşmacı olduğunu gece Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Öğrencilerin hazırlamış olduğu tiyatro gösterisinden sonra kısa bir konuşma yapan Milli Görüş Teşkilatı NSW Başkanı Abdulkadir Sula, önümüzdeki haftalarda Milli Görüş Teşkilatı Avustralya Başkanı olarak görevine devam edeceği bilgisini konuklarla paylaştı. Daha sonra sahneye çıkan Mahmut Toptaş “fetih” konulu bir konuşma yaptı. Fetih’in esas olarak gönüllerde yapılmasını gerektiğini söyleye Toptaş, “Osmanlı yüzyıllardır gönülleri fethederek cihana hakim oldu. Önemli olan ülkeleri fetih etmek değil, gönülleri fetih etmektir. Sizler bu gurbet ellerde tavır ve davranışlarınızla komşularınıza örnek olmalı, onların gönüllerini fetih etmelisiniz” dedi. Gece yapılan ikramlarla son buldu. Sydney


Milliyet

04 TÜRKİYE

AUSTRALIA

2012’nin ardından akılda kalanlar POLİTİKA 12 Eylül, 28 Şubat Balyoz mahkemede 2012 Türkiye’nin darbecilerle hesaplaşma suç örgütleriyle mücadele yılı oldu. Ankara Özel Yetkili Savcının 12 Eylül 1980 askeri darbesiyle ilgili soruşturmada dönemin MGK üyeleri Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya telefonla aranarak ifade vermeye çağrıldı.

İki ismin bu hafta içinde soruşturmayı gizli yürüten Ankara Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcına aşama aşama ifade vereceği belirtildi. Savcının, Evren ve Şahinkaya'ya 12 Eylül döneminde yaşanan işkenceler için emir verilip verilmediklerini soracağı ifade edildi.

MAGAZİN

Biz öyle bir Kanuni tanımadık Muhteşem Yüzyıl ın tarihi şahsiyetleri çarpıttığı iddaası gündeme damgasını vurdu. Muhteşem Yüzyıl dizisi, en üst düzeyde tartışıldı. Başbakan Erdoğan, Kütahya konuşmasında, tarihi şahsiyetleri çarpıtarak ekrana taşıyanları açıkça eleştirdi. Ekranların en çok izlenen dizilerinden biri olan Muhteşem Yüzyıl dizisi ve o dizideki gerçek tarihi kişilikler için çizilen profiller, toplum vicdanını yaraladı. Dizi, başta Türk toplumunun kanaat önderleri, ünlü yazar ve tarihçiler, sivil toplum kuruluşları olmak üzere geniş bir kesim tarafından eleştirilirken Başbakan Erdoğan’ın eleştiri oklarından da nasibini aldı. Erdoğan, “Bunlar ecdadımızı ‘Muhteşem Yüzyıl’daki gibi tanıyor. Biz öyle bir Kanuni tanımadık” derken konu Meclis’de tartışıldı. Başbakan Erdoğan ise konunun ciddiyetini şu sözlerle dile getirmişti: Biz 7 milyarlık bu dünyanın içinde yaşıyoruz. Bizim görevimiz nedir, bunu çok iyi biliriz. Ecdadımızın at sırtında gittiği her yere biz de gideriz; her yerle biz de ilgileniriz. Ama bunlar, televizyon ekranındaki ecdadımızı zannediyorum o Muhte-

Bozkırın tezenesı hayata veda etti. Türk Halk Müziğinin usta ozanı Neşet Ertaş ı kaybettik. Vefatıyla bütün Türkiye yi yasa boğan Türk Halk müziği bestecisi söz yazarı ve yorumcu Neşet Ertaş tedavi gördüğü hastenede 74 yaşında

şem Yüzyıl dizisindeki gibi tanıyor. Öyle bir ecdadımız yok. Biz öyle bir Kanuni, öyle bir Sultan Süleyman tanımadık. Biz öyle bir Kanuni tanımadık, onun ömrünün 30 yılı at sırtında geçti. Sarayda o gördüğünüz dizilerdeki gibi geçmedi. Bunu çok iyi bilmeniz lazım...

saat sonra ekipler tarafından bulundu. Minik mucize, Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’in talimatıyla Ankara GATA’ya sevk edildi. Zeynep

vefat etti. Türkülerin büyük ustası her kesimden insanın gönlünü titretmeyi başarmış olan Ertaş Süleyman Demirel in cumhurbaşkanı olduğu dönemde kendisine sunulan ‘’Devlet Sanatçısı’’ ünvanını ‘’hepimiz devletin sanatçısıyız’’ diyerek Kabul etmemişti.

SAĞLIK Türkiye de ilk yüz nakli 19 yaşındaki Uğur Acar Türkiye de ilk yüz nakli yapılan isim olarak karşımıza çıktı. Türkiye’nin ilk yüz nakli Ahmet Kaya dan alınan yüzün 19 yaşındaki Uğur Acar a nakledilmesiyle gerçekleştirildi. Yine aynı kişiden alınan iki kol ve sağ bacak ise başka birine nakledildi.

GÜNCEL Yılın son mucizesi Zeynep Bebek Anne ve babası trafik kazasında ölen Elif Zeynep bebek 25 saat sonra uçurumda sağ bulundu. 2012’nin son trajik kazası ve ardından gelen mucize Muğla’da meydana geldi. Datça Hava Radar Mevzi Komutanlığı’nda görevli Astsubay Ahmet Murat Birdane’nin aracı uçuruma yuvarlandı. Kazada astsubay ile eşi can verdi. 1 yaşındaki kızları Elif Zeynep Birdane ise kazadan 25

bebeğin tüm masrafları da Genelkurmay tarafından karşılanacak.

DÜNYA Mübarek in ardından Mısır da Mursi dönemi Arap Baharı’nın kritik ülkesi Mısır, Mübarek diktatörlüğüne son verdi. Mursi cumhurbaşkanı oldu. Kuzey Afrika’yı kasıp kavuran ‘Arap Baharı’nın en kritik ülkesi Mısır, Mübarek’in 30 yıllık iktidarının ardından sandığa gitti. Müslüman Kardeşler’in Hürriyet ve Adalet Parti si yüzde 47.18 oy oranı ile birinci parti oldu ve Müslüman Kardeşler’in desteklediği Muhammed Mursi cumhurbaşkanı olarak seçildi.

SANAT

Başbakan Erdoğan'dan 'İmralı' açıklaması

TEŞEKKÜR Yakın zamanda açılan "Sehzade Kebab ve Bakehouse" işyeri açılışımıza uzaktan ve yakından teşrif eden ve telefonla arayan, mail ve facebookta bizlerle duygularını paylaşan, çiçekleriyle bizleri onurlandıran Avustralya Milli Görüş Teşkilatları Bölge Başkanı Abdulkadir Sula, Milli Görüş Meadow Haights Şubesi Başkanı Ahmet Eroğlu, Moriland Türk Derneği Başkanı Cemal Akdeniz, Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu Başkan Yardımcısı Serdal Çınar, Kırşehire Gönül verenler grubu temsilcisi Süleyman Yıldırım, İlim Koleji Öğretmeni Hasan Güreşen, İlim Koleji Müdür Yardımcısı Doğan Akın, Selimiye Vakfı Genel Koordinatörü Ali Güngör,Tek Foods Muhittin Tercan, Sultan Helal Foods Necmi Kul, Complete Financial Care Ali Yıldırım, gazeteci, yazar, yorumcu Kazım Ateş, Sydney Mahmut Karaca ailesi, Fehmi Siper Ünal ailesi, İlkay Başarır, Hüseyin İlanbey ailesi, Dünya Gazetesi Editörü Fahrettin Arı, basınımızın Milliyet Australia, Yeni Devir, Zaman, Dünya Melbourne temsilcilerine, 3zzz 92.3 Türk Radyosu Koordinatörü Mahmut Eren ve toplumuza teşekkürlerimizi bildirir teşekkürlerimizi ve saygılarımızı sunarız.

Birinci sayfadan devam

Daha önce 'Oslo olayı' olduğunu ancak şu anda gündemlerinde Oslo'nun bulunmadığını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti: 'Gelecekte buna benzer farklı gelişmeler olabilir mi? Olabilir. Önünü kapamanın da bir anlamı yok. Oslo olmaz da başka bir yer olur. Biliyorsunuz Avrupa, bölücü terör örgütünün siyasi ayağıdır, kendi içinde siyasi ayağıdır. Onlar şu anda İmralı'ya karşı farklı yaklaşmaktadır, daha farklı yaklaşmaktadır. Bu hassasiyetleri, incelikleri görmemiz lazım. Eğer bu hassasiyetleri, bu incelikleri iyi görecek olursak ve burada ülkemizdeki gerek sivil toplum kuruluşları olsun gerek yazılı görsel medya olsun eğer burada el ele verebilirsek başarılı oluruz. Ama şu ana kadar olduğu gibi el ele vermemekte direnirsek, biz hala el ele vermiş değiliz onu söyleyeyim, ne yazılı gör-

sel medyadan gerekli desteği alıyoruz ne sivil toplum kuruluşlarından... Bölücü terör örgütüyle böyle mücadele olmaz. Bu konuda herkesin üzerine düşeni yapması gerekir. ' Bir gazetecinin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'Biz geçmişteki bütün hatalara karşın olarak Adalet Kalkınma Partisi'ne yeni bir kredi açıyoruz. Çözün terör sorununu' sözlerini nasıl değerlendirdiğini sorması üzerine Erdoğan, 'Anamuhalefet partisi diyor ki: 'Kredi veriyoruz'. Kendisi muhtac-ı himmet bir dede, nerede kaldı gayrıya himmet ede... Sen nereye kredi vereceksin, sen krediye muhtaçsın. Hangi krediyi vereceksin? 'Bu işin çözüm yeri Meclis'tir' diyor. Meclis'te bununla ilgili bugüne kadar çok bilgiler verildi. Fakat yenilen pehlivan güreşe doymamış. Bunlar, buna doymuyor' diye konuştu.

“Sizin köşeniz” Önümüzdeki haftalardan itibaren siz değerli okuyucularımızdan gelen köşe yazılarınızı gazetemizde sizin imzanızla yayınlayacağız. Türkiye, dünya ya da Avustralya gündemi, siyaset ya da spor, fark etmez, düşüncelerinizi yazın, içinizdeki köşe yazarını ortaya çıkarın, yazılarınızı tüm Türk toplumuna ulaştıralım. 550 kelimeyi geçmeyecek Türkçe karakterlerle yazılmış köşe yazınızı, size ulaşabileceğimiz iletişim bilgilerinizle birlikte

info@milliyet.com.au adresine gönderin, düşüncelerinizi tüm Avustralya öğrensin.

08 January 2013

MÜJGAN KİM mujgankim@milliyet.com.au

Y

İki bin 13

eni bir yıla girdikte günleri birer birer devirmeye başladık bile. Zaman o kadar hızlı akıyor ki günler, aylar derken yıllar geçiyor. Yeni başlangıçlar yaşarken o anki gazla hep iyi dileklerde bulunuruz, sözler veririz ama bir kaç gün sonra unutur gideriz. Her yeni yılın ilk gününden itibaren herkese güzellikler getirmesi tüm insanlığın tek isteği tabi. Şimdiye kadar, tüm insanlık tarihinde sanırım her yıl aynı temenniler edilmiştir ama bu temennileri uygulamadığımız rakam olarak tarihte ileri gidip, insanlıkta geriye gitmemizden bellidir. Biz yine de dünyaya iyi dileklerimizi dileyelim ve insan olarak ta ilerlememiz için neler yapabiliriz bir düşünelim. Mesela: - Yollarında kaybolmuş insanlara karşı anlayışlı olalım. Cehalet, kibir, kıskançlık, öfke ve açgözlülük kayıp bir ruhtan kaynaklanır. Onlar bu dünyada fiziksel olarak yaşarlar ama ruhları aslında bedenlerinde değildir. Ruhları bile kendilerinden kaçan bu insanlara karşı sabırlı olalım. Onlara onlar gibi davranmak problemi çözmez bunu bilelim. - Kendini, kendi kendine araştır ve keşfet. Başkalarının senin yolunu senin için belirlemelerine izin verme. O senin, sadece senin yolundur. Diğerleri, en yakınların, en sevdiklerin o yolu seninle birlikte yürüyebilirler ama hiç kimse o yolu senin için yürüyemez. Doğru yolunu bul ve senin olan hayatını yaşa. - Yeryüzü üzerindeki herşeye saygılı ol, ister insan, ister hayvan, isterse bitki, hatta sadece bir madde olsun. - Herkese kişisel ifadeleri için izin ver. Diğer insanların düşüncelerini, isteklerini ve sözlerini onurlandır. Başka birinin sözünü asla kesme, alay etme ya da taklidini yapıp dalga geçme. - Başkalarına asla kötü bir şekilde konuşma. Evrene bıraktığın negatif enerji sana katlanmış olarak geri döner. Ağzınızdan çıkan lafa dikkat edin. Güzel bir şey söylemeyecekseniz hiç konuşmayın daha iyi. Şikayetçi, dırdırcı, olumsuz, aksi, inatçı biri olmayı bırakın yoksa hayat size hep öyle biri olmanız için fırsatlar ve olaylar çıkaracak, sizi rahat ve huzurlu bırakmayacaktır. - Kötü düşünceler zihinsel, bedensel ve ruhsal hastalıklara sebep olur. İyimser ol. Küçük şeylerden de mutluluk çıkar. Görmesini bildikten ve bakış açını değiştirdikten sonra herkes ve herşey seni mutlu edebilir. Mutsuzluktan değil mutluluktan beslenen olmaya çalış. - Herkes hata yapar ve tüm hatalar bağışlanabilir. Allah bile bütün nankörlüğümüze rağmen affediciyken bizlerin birbirimizin hatalarına karşı hoşgörüsüz olmamız hoşgörülecek birşey değil. - Çocuklar geleceğimizin tohumlarıdır. Onların yüreklerine sevgi ek. Nasıl yetişirlerse insanlığın geleceğide öyle olur. - Başkalarının kalplerini incitmekten kaçın. Verdiğin acının zehiri sana geri döner. Zehirlenen, ölen ve kalbi kararan sen olursun. - Her zaman, her şartta dürüst ol. Dürüstlük büyük bir meziyettir. Kendi eylemlerinin sorumluluğunu üzerine al. Yani önce kendine karşı dürüst ol. - İyi talihini başkaları ile paylaş. Senden daha şansız olanlara yardım et, şefkatli ol. İyilik yap ve bundan kimseye bahsetme. - Sevgi elini önce sen uzat ve en son sen bırak. Önce sen selam ver, son mesajı sen yaz. - Bol bol gülümseyin, asık bir surattan hiç kimse hoşlanmaz hatta aynaya baktığınızda kendiniz bile. - Karşınızdaki kişiyi anlamaya çalışın. Bazen canınız sıkılsa da arada sırada canınızın sıkılması yararlıdır. Bırakın canınız sıkılsın. - Tanımadığınız insanların bile gözlerinin içine bakarak ve içten gülümseyerek merhaba deyin. İyiler aynı şekilde karşılık verecek, kötüler ne yapacağını şaşıracak. Şaşırtın onları. - Ne geçmişle, ne gelecekle, içinde bulunduğunuz anı yaşamayı öğrenin, yani ne 2012 ve öncesi ile, ne 2014 ve sonrası ile, siz bu yıl sadece 2013 ile ilgilenin. Ve iki bin 13 gibi farklı olun.

Ertuğrul Günay'dan ecdat bombası Kültür ve Turizm Bakanı Günay , başkanlık sistemine karşı çıkarak "Partili cumhurbaşkanı kamplaşma yaratır" dedi. "Biz padişahlar üzerinden ecdadımız diye gidersek çocuklarımıza çok mahcup da olabiliriz" diye konuşan Günay, Şeker Portakalı ile Fareler ve İnsanlar'a yapılan sansür için 'densizlik' ifadesini kullandı.

Sehzade Kebab ve Bakehouse

TRT Türk’de yayınlanan “Görüş Farkı” programına katılan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ’dan sert açıklamalar geldi. Türk Dizilerinden övgüyle söz eden Günay, “Muhteşem Yüzyıl” ve “ecdat” tartışmasına farklı yaklaştı: “Biz padişahlar üzerinden ecdadımız diye gidersek çocuklarımıza çok mahcup da olabiliriz. Kanuni Sultan Süleyman iktidar hırsıyla oğlunu boğdurdu. Ecdat olarak Padişahları değil, Yunus’u, Hacı Bektaş’ı anlatalım.”


08 January 2013

Milliyet

TÜRKİYE 05

AUSTRALIA

SÜLEYMAN ÜNAL s.unal@zaman.az

Kıymetini az bildiklerimiz

B

üyük bir kurumun Yönetim Kurulu Başkanı, odasından çıktıktan sonra uzun koridorun ortasına gelince, müdürlerden ikisinin duvara yaslanmış vaziyette, karşılıklı sohbet ettiğini görünce, “İşinizin başında değilsiniz, bari koridoru daraltmayın” demiş ve yoluna devam etmiş. “Koridoru daraltan” iki müdür ise şirket bünyesinde kilolarıyla tanınan ama başında bulundukları işlerini de iyi yapan isimler olarak biliniyor. Şirket Başkanı aslında onlara kilo vermelerinin önemini anlatmak için zaman zaman yaptığı uyarılardan birini ince bir mizahla ve farklı şekilde bir kere daha hatırlatmış. Günümüzün dünyasında sağlığımızın kıymetini ve değerini maalesef bilmiyoruz. Elimiz ayağımız sağlam, gücümüz ve sıhhatimiz yerindeyken onu korumak için çalışmak bir yana, ona zarar vermek için adeta kendimizle yarış içindeyiz. Bu sebeple, belli bir yaştan sonra da hastalıklar bir bir değil “topluca hücuma geçerek” geçmişte koruyamadığımız “sıhhat kalesini” çökertmek için hareket ediyor. Kilo problemi maalesef çok kimsenin ve son yüzyılın önemli derdidir. Bir çok hastalığa davetiye çıkaran fazla kiloları azaltmak için çeşitli yollar deneyenler var. Tabii olmayan ve doktor tavsiyesi dışında kullanılan ilaç veya yöntemlerin insanlara verdiği büyük zararlarla ilgili haberleri sürekli okuyorsunuz. Oysa, en kestirme yolun istisnai durumlar hariç “yeme ve içmeyi azaltmak olduğunu” tüm doktorlar anlatıyorlar. Neticede, “mide kapısındaki bekçinin” içeriye girenlere uygulayacağı geçiş kontrolü, midenin ve vücudun rahat olmasını sağlayacaktır. Bizler sık sık bekçiyi izne çıkarıp, ortalık karışınca kontrol yapsın diye çağırmaya kalktığımız için kilo vermek de, vücudu hastalıklara karşı korumak da zor oluyor. İnsan, hasta olunca vücudunun veya bir uzvunun kıymetini anlıyor. Dişlerinizden birisi ağrıdığı zaman, geceyi atlatıp sabaha çıkıncaya kadar yaşadıklarınızı en iyi siz bilirsiniz. Meselenin bir başka yönü ise, hastalanan insan başkalarını daha iyi anlamaya başladığı için hastalık bir nimettir. Çünkü, gözü ağrıyıp bir gün tek gözle gezen insan, iki gözü olmayan insanın durumunu anlar, kolu kırılan birisi yaşadığı birkaç aylık sıkıntı esnasında bir kolu veya bacağı olmayanı anlar. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Neticede, insan sahip oldukları nimetin güzelliğini “olmayınca” daha iyi kavrıyor, fakat önemli olan sahipken o nimetlerin değerini bilmek ve korumak. Zaman zaman yaşadığımız kazalar, aslında çevremizde hep olan ve adına “engelli” dediğimiz insanların durumunu fark etmemize vesile olabiliyor. Önceki gün, Megafun isimli özellikle çocuklara hitap eden oyun ve eğlence merkezinin açılışına katıldım. Mekanın büyüklüğü, içindeki oyun ve eğlence aletlerinin özelliği, gelenlere sunulan imkanlar vesaireden daha çok, engelli ve kimsesiz çocukların açılış vesilesiyle çağrılmış olmaları hoşuma gitti. Basın mensupları da çağrılarak yapılan açılışta, engelli yavrulara yemek ikramından sonra onlarla birlikte eğlence merkezinin resmi açılışı yapıldı. Daha sonra engelli çocuklardan bazıları başlarındaki öğretmenle, bazıları ise görevlilerin yardımıyla onlara hediye edilen kartlarla istedikleri kadar oyun oynadı ve hediye kazandılar. Kazandıkları hediyeleri kucaklarına alırken gözlerindeki sevinç görmeye değerdi. Herhangi bir kısıtlama konulmadan istedikleri gibi eğlenen çocuklara yapılan bu güzel hareket ve düşünmelerinden dolayı ilgilileri tebrik ediyorum. Umarım bu hareket diğer şirketlere de örnek olur. “İnsanların içindeki iyilik tohumlarını yeşertmek” sadece devletin değil, hepimizin vazifesi. İyilik tohumu yeşeren bir ülkede açan “iyilik çiçeklerini” gördükçe, devlet de, millet de, fertler de mutlu olur.

Osmanlı Köyü Yaşlılar Evi’nde görev alacak temizlik şirketi aranmaktadır. İlgilenen şahısların 25/01/2013 tarihine kadar ilgili makama müracaat etmeleri gerekmektedir. Detaylı bilgi için müracaat Osmanlı Köyü Yaslılar Evi’nde Müdiresi Kezban Özsoy kezban@ottomanvillage.com.au Phone:03 9309 75 62 Address: 66 Coleraine St Broadmeadows 304

Buldan BDP’nin muhatap listesini açıkladı

Çevik Bir ifade verdi

BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan , Kürt sorunun çözümü için üç muhatap olduğunu belirterek, “Sayın Öcalan, BDP ile Kürt halkı ve gerillalar muhatap alınmalıdır. Bir tarafı dışında bırakırsanız süreçten olumlu sonuç çıkmaz'' dedi. Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Grup Başkanvekili Pervin Buldan, partisinin Yalova Olağan İl Kongresi'nde yaptığı konuşmada, BDP Batman Milletvekili Ayla Akat ile Mardin Bağımsız Milletvekili Ahmet Türk 'ün, İmralı'da Abdullah Öcalan ile görüşmesini değerlendirdi. Buldan, Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmenin Kürt halkını umutlandırdığını belirtti. BDP Grup Başkanvekili Buldan, şöyle konuştu: ''Kürt halkı olarak diyoruz ki, biz artık statüsüz yaşamak istemiyoruz. Biz artık kendi anadilimizde eğitim ve öğretim hakkını elde etmek istiyoruz. Kürtler artık kendi kültürünü yaşatabilsin istiyoruz. Biz Kürtler diyoruz ki, dağda eline silah alan ve bir halkın özgürlüğü için mücadele eden çocuklarımız, kardeşlerimiz artık ovaya insin ve siyaset yapsın. Sayın Öcalan özgürlüğüne kavuşsun.

Eşref Bitlis'in ölümüyle ilgili Çevik Bir ifade verdi. 28 Şubat soruşturması kapsamında tutuklu bulunan dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Çevik Bir, TMK’nın 10. maddesi ile görevli Cumhuriyet savcısı Hüseyin Şahin’e, Orgeneral Eşref Bitlis’in ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında ifade vermek üzere Ankara Adliyesi’ne getirildi. Eşref Bitlis’in ölümüyle ilgili soruşturmada ifade veren Çevik Bir adliyeden ayrıldı.

Türk: İmralı'nın talepleri zorlamaz Beklenen bu süreçte iki gün önce yaşanan gelişme hepimizi umutlandırdı.'' Öcalan'��n artık muhatap kabul edildiğini ifade eden Grup Başkanvekili Buldan, ''Biz bunun adını müzakere ve diyalog süreci olarak söy-

lemek için henüz erken olduğunu düşünüyoruz. Yapılan bir istişaredir, bir görüş alış verişidir. Bundan sonra gelişecek olan süreç içerisinde üç kesim birden muhatap alınmak zorundadır. Biri Sayın Öcalan, TBMM'de

BDP'liler, Kürt halkı ve dağda özgürlük mücadelesi veren gerillalar muhatap alınmalıdır. Bir tarafı içine alıp bir tarafı dışında bırakırsanız bu süreçten olumlu sonuçlar çıkaramazsınız'' ifadelerini kullandı.

Erdoğan’dan Esad’ın sözlerine sert tepki!

Davutoğlu'ndan Yunanistan'a uyarı

Başbakan Erdoğan Pazar günü açıklama yapan Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'ın sözlerini değerlendirdi. Erdoğan Esad'ın yapması gerekenlerin altını çizdi. Başbakan Erdoğan yedi ay sonra halkının karşısına çıkan ve açıklamalarda bulunan Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'in sözlerine çok sert tepki gösterdi. Erdoğan Esad'ın yapması gerek tek şeyin halkın iradesine uyması gerektiğini açıkladı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'in Pazar günü yaptığı açıklamalara ilişkin, ''Bombalarla, uçaklarla, halkını bombalayarak öldüren bir insanın bu noktadaki tavsiyelerinin demokratik olması diye bir şey düşünülemez. Karşısındakileri, El Kaide veya terörist diye ifade etmek suretiyle hedef saptırmaktadır'' dedi. Erdoğan, Gabon'daki temasları kapsamında Başbakan Raimond Ndong Sima ile görüştü. Görüşme ve anlaşma imza töreninin ardından Erdoğan ve Sima ortak basın toplantısı düzenledi. Başbakan Erdoğan, açıklamalarının ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'in dün yaptığı açıklamalara ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine Erdoğan, Esed zorla ayakta durmaya çalışan bir kişi durumunda olduğunu ve zulme devam ettiğini belirtti.

BUNU DEMOKRAT İNSAN MI YAPIYOR? Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: ''Bombalarla, uçaklarla, halkını bombalayarak öldüren bir insanın bu noktadaki tavsiyelerinin demokratik olması diye bir şey düşünülemez. Karşısındakileri, El Kaide veya terörist diye ifade etmek suretiyle hedef saptırmaktadır. Şu anda Esed devlet terörü estirmektedir ve bu devlet terörü neticesinde 50 bin insan ölmüştür. 600 bin civarında insan Suriye'yi terk etmiştir. Suriye içinde 2,5 milyon insan evlerini terk etmiştir. Bunu demokrat olan bir insan mı yapıyor? Bunu devlet terörü estiren bir insan yapıyor. Böyle bir insana güvenip de

İmralı görüşmesi sonrası BDP durum değerlendirmesi yapmak üzere Meclis'te basına kapalı olarak toplandı. Toplantı bitiminde, 3 Ocak'ta yapılan İmralı görüşmesine katılan isimlerden Mardin Bağımsız Milletvekili Ahmet Türk'ten kısa bir açıklama geldi. İmralı'nın taleplerinin devleti zorlamayacak türden olduğunu belirten Türk, süreçten umutlu olduğunu söyledi. BDP Milletvekili Ayla Akat Ata ve Ahmet Türk geçen hafta Perşembe günü Öcalan’la görüşme gerçekleştirmişti. Görüşmenin ardından Cuma günü BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Ahmet Türk, Ayla Akat Ata ve Van Bağımsız Milletvekili Aysel Tuğluk Diyarbakır’da görüşmeyi değerlendirmişti.

Suriye'den kaçanlardan kim geriye dönebilir? Demokrasiye yönelik açıklamalarına kim inanır? Şu anda Suriye Ulusal Koalisyonu dünyada 100'ün üzerinde ülke tarafından tanınmış vaziyette. Acaba Beşşar'ı tanıyan kaç ülke kaldı? Bunu iyi değerlendirmek lazım. Beşşar için tek çare var, halkın iradesine saygı duymaktır ve halkın iradesi neyi istiyorsa ona uymaktır''

BALYOZ PLANI DAVASININ GEREKÇELİ KARARI Başbakan Erdoğan, Balyoz Planı davasındaki son gelişmelerle ilgili değerlendirmesinin sorulması üzerine de ''Ben gerekçeli kararın bütününü görmeden bir değerlendirme yapmam yanlış olur. Kaldı ki konuyla ilgili olarak yargı kendi kararını verecektir, henüz ne kadar verdiğini de bilmiyorum. Daha önce bu konularla ilgili bazı açıklamalarım da var. Temenni ediyorum ki bir an önce nihai kararı versinler'' değerlendirmesinde bulundu.

'Çiller örgütü deli saçması' Eski başbakanlardan Tansu Çiller, özel örgüt kurduğu, bu örgütün uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı ve faili meçhul cinayetlere karıştığı yönündeki iddiaların deli saçması olduğunu söyledi. "Çiller örgütü iddiaları deli saçmasıdır. 28 Şubat'ta asıl hedef bendim. Yüce Divan'a gönderilmekle tehdit edildim..." Bu açıklama eski başbakan Tansu Çiller'den geldi. Meclis Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu'nun rapor ekinde yer alan ''MİT Raporu''ndaki çarpıcı iddialara yanıt veren Tansu Çiller, özel örgüt kurduğu, bu örgütün uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı ve faili meçhul cinayetlere karıştığı yönündeki iddiaların deli saçması olduğunu söyledi. Milliyet gazetesine konuşan Çiller, "28 Şubat savcısı davet ettiğinde bunların belgelerini gördüm. En üst düzey kişilerin imzası var. 'Tan-

su Çiller siyaseten yok edilmelidir' diyor" diye konuştu. Tansu Çiller, Necmettin Erbakan’ın istifasının ardından hükümet kurma görevinin kendisine değil de Mesut Yılmaz’a verilmesinden de askeri sorumlu tuttu. Çiller, “Yılmaz koalisyon önerdiğinde, bunu kim istiyor dedim, apolet işareti yaptı. Koalisyon kurmazsam, Yüce Divan’a gönderilme tehdidi aldım ama ben hayır dedim ve dik durdum” ifadelerini kullandı. Tansu Çiller ayrıca, “O gün başbakan olsaydım, bugün merkez sağ çökmemiş olurdu” iddiasında da bulundu.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Yunanistan'ın Ege Denizi'nde petrol arama çalışması başlattığı haberleriyle ilgili açıklama yaptı. Davutoğlu, şunları kaydetti: "Kesinlikle takip ediyoruz. Yunan basınına yansımadan önce de bu konuda zaten Yunanistan ile aramızda istişare kanalları mevcut. Değerli dostum Dimitri ile son görüşmelerimizde, bütün Türk-Yunan ilişkilerini konuştuk. Tek taraflı adımlardan, böylesi kritik dönemlerde kaçınılması gerektiği kanaatini taşıyoruz. Türkiye ile Yunanistan arasında epeydir yürüyen görüşmeler var. Olumlu bir atmosfer var ilişkilerimizde. Dolayısıyla bu günlerde Türkiye-Yunanistan ilişkileri bu ivmeyi kazanmışken bütün adımları istişare içinde birlikte atmamız önem taşır. Tabii herkes kendi ulusal pozisyonunu biliyor, karşılıklı tezlerimizi biliyoruz. Böyle bir durumda Türkiye de mukabil adımlar atar ama buna ihtiyaç hissedilmeyeceğini ümit ediyorum. Görüşmeler ve diğer kanallarla zaten Yunanistan ile aramızda işleyen mekanizma var."


Milliyet

06 DÜNYA

AUSTRALIA

İBRAHİM KARAGÜL

08 January 2013

Obama’ya Türk dostu bakan

YeniŞafak

İmralı görüşmeleri ve büyük hesaplar

S

uriye'deki iç çatışma bittiği anda Irak bölünecektir. Yine de kesin konuşmayalım; bölünme ihtimali tahminlerden çok daha fazla olacaktır, diyelim. Böyle bir bölünme şüphesiz Irak'la sınırlı kalmayacaktır. Irak bölününce Suriye de bölünecektir. Belki Suriye ile Irak'ın Sünnileri birleştirilecektir. Dış müdahale olmazsa, Suriye'deki iç çatışma, rejim mücadelesi ya da iktidar mücadelesi, tahminlerden çok daha uzun sürecektir. İddianın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini o zaman göreceğiz. O tarihe kadar Irak içindeki iktidar çatışmaları bir şekilde kontrol altında tutulacaktır. Irak işgalle, Suriye iç savaşla harabeye döndükten, bu iki ülkenin insanları birbirine karşı onlarca yıllık kin-nefret biriktirdikten sonra parçalanma sancılarıyla yeni bir hesaplaşma başlayacaktır. Aslında bunları 2003 yılında Irak için tartışıyorduk. Şimdi Suriye için de tartışıyoruz. O zamanlar 'çevresel şartların uygunluğu'ndan söz edilirdi. Sonra gördük ki, 'çevresel şartlar' sadece Irak'la sınırlı değil, bölge ile ilgiliymiş. Şimdi bu 'çevresel şartlar'ın Suriye boyutunun gerçekleşmesini bekliyoruz. İki ülke dışında, 'olgunlaşması' gereken hangi mesele var? Akla ilk gelen şey Kürt meselesi. Ortadoğu'nun hatta Türkiye'nin geleceğini belirleyecek, bölgesel güç haritasını yeniden şekillendirecek ölçüde büyük bir mesele bu. Bölgeye rengini verecek, fiziki haritaları da değiştirecek kadar büyük. Bu yüzden de, Kürt meselesi sadece Kürtlerin, sadece bölge ülkelerinin meselesi değil, küresel ölçekte değişikliklere etki edecek bir meseledir. Günlük düşünüyoruz. Günübirlik çözümler ve taktiklerle boğuşuyoruz. Yüzyıla dönük meseleleri, iç politik manevralara sıkıştırıyoruz. Oysa Arap Baharı bölgeyi, küresel ekonomik ve siyasi ağırlık merkezlerinin değişmesi dünyayı değiştiriyor. Ülkelerin pozisyonları yeniden tanımlanıyor, dostluklar ve düşmanlıklar yer değiştiriyor. Yeni ülkeler, topluluklar tarih sahnesine çıkıyor, gücüne erişilemez sanılan ülkeler sarsılıyor. Bu dönemde büyük hesap yapanlar kalıcı olacaktır. Ne kadarını başardıkları hiç önemli değil. En azından başarmaya adandıkları bir hesap olanlar güçlenecektir. Son aylarda Irak iç çatışmalarını, petrol paylaşımına ayarlı gibi görünen Erbil-Bağdat ayrışmasını, kimlik eksenli iktidar kavgalarını, Suriye'de yaşanan acımasız mücadele ile birlikte değerlendirdiğimizde, bölgenin geleceğini nelerin beklediğine ilişkin az çok bir resim gözümüzde canlanmaya başladı. Belki birkaç yıl içinde bu resim netleşecek. PKK ve terör meselesini çözmeye ayarlı çabaları özellikle bugünlerde böyle okumaya başladım. Türkiye ile K. Irak arasında yaşanan ve bütün dünyanın dikkatini çeken yakınlaşmayı da, bu yakınlaşma ile bağlantısı olduğuna inandığım terör meselesi-İmralı görüşmelerini de… Batı medyası, TürkiyeK. Irak yakınlaşmasını bölgenin güç haritasını değiştirecek kadar önemli olduğunu yazıyor. Bu yakınlaşma, Kürtlerle yakınlaşmaya dönüşürse, olağanüstü bir enerji açığa çıkacaktır ve herkes bunun farkında. Bugünlerde pek kimse bunu ihtimal dahilinde görmüyor. Öfke ile bakıldığı için böyle bir ortaklığın mümkün olmadığı düşünülüyor. Ancak Irak ve Suriye'nin parçalanmasının son aşaması Türkiye'nin parçalanmasıdır. Bu parçalanmayı önlemenin tek yolu da böyle bir güç ortaklığıdır. Mümkün mü? Bence mümkün. Türkiye-K. Irak bu kadar yakınlaşabiliyorsa, terör devre dışı bırakıldıktan sonra bu yakınlaşmanın çok daha kapsamlı bir ortaklığa dönüşmesi de mümkündür. Bu yüzden, İmralı görüşmelerini, bölgenin geleceğine yönelik boyutu ile de ele almakta fayda var. 'Türk-Kürt-Sünni' şeklinde sloganlaştırmıştık bunu. Şu an yadırgansa da, bölgenin geleceği bu formüle göre şekilleniyor. Bu yüzden, son görüşmeler herkes için, şiddetin ötesinde anlamlar ifade ediyor ve her zamankinden daha önemli.. Başarılı olursa, Türkiye'yi de yeni bir 'kuruluş sözleşmesi'ne yönlendirecek bir süreçtir bu.

ABD Başkanı Barack Obama’nın, Leon Panetta ‘nın yerine Savunma Bakanlığına eski Cumhuriyetçi senatör Chuck Hagel’i aday göstereceği belirtiliyor.

Chuck Hagel Amerikan medyasında yer alan haberlere göre, üst düzey bir ABD'li yetkili, Obama'nın hem savunma bakanı hem de CIA direktörü adayını yarın açıklamayı planladığını söyledi. Evlilik dışı ilişki yaşadığının ortaya çıkması nedeniyle geçen kasım ayında görevinden istifa eden eski CIA Direktörü David Petraeus'un yerine, Beyaz Saray Terörle Mücadele ve İç Güvenlik Danışmanı John Brennan ya da şu anda CIA direktörlüğü görevini vekaleten yürüten Michael Morell'in getirilmesinin düşünüldüğü ifade ediliyor. Obama'nın, Savunma Bakanlığı için ise Hagel üzerinde karar kıldığı kaydedildi. Hagel'in Obama'nın yeni kabinesinde iki partililik tablosunu yansıtacağı ve Obama'nın çok güvendiği bir isim olduğu belirtiliyor. Ancak, Vietnam Savaşı gazisi olan Hagel'i, aday gösterilmesi halinde Senato'daki onay süreci pek kolay

İRAN VE HAMAS İsrail yanlısı Kongre üyeleri ve Yahudi lobisi, Hagel'i özellikle, İran ve Hamas'a karşı geçmişte takındığı tavırlar nedeniyle eleştiriyor. Hagel, 2007 yılındaki bir röportajında Yahudi lobisinin Washington yönetimi üzerindeki etkisini eleştiren sözleriyle bu çevrelerin tepkisini çekmişti. Özellikle Cumhuriyetçiler, Hagel'i, senatörlük yıllarında İran'a tek taraflı yaptırımlara ve İran Devrim Muhafızları'nın terör örgütü olarak nitelendirilmesine karşı çıkmakla, İran'la doğrudan diyaloğa girilme-

sini ve İsrail'in Hamas'la doğrudan müzakere etmesini savunmakla ve AB'ye Hizbullah'ı terör örgütü ilan etmesi çağrısını içeren mektubu imzalamayan 12 senatör arasında yer almakla suçluyor. Senato'daki etkili Cumhuriyetçi senatörlerden Lindsay Graham, Hagel'in olası adaylığını ''şoke edici'' olarak niteleyerek, Hagel'in dış politika konularında ''ana görüşün dışına çıkmış'' biri olduğunu savundu.

Graham, Hagel için, ''Cumhuriyetçi Parti ile bağlarını çoktan kopardı. Savunma Bakanı olarak onaylanması halinde, ülkemizin tarihinde İsrail'e karşı en muhalif savunma bakanı olacak'' ifadesini kullandı. Vietnam'da geçirdiği zamanın, Hagel'in savaşlara bakışını şekillendirmesinde etkili olduğu belirtiliyor. 2006 yılındaki biyografisinde savaşlara dair, ''savaş korkunç birşey, zafer değil, sadece acılar getirir'' ifadesini kullanan Hagel, eski başkan George W. Bush döneminde de Irak savaşına karşı çıkmış, hatta 2008 yılında Obama ile Irak'a gitmişti. Hagel, Obama'nın 2009 yılında Afganistan'a ilave asker gönderme kararını da eleştirmişti. Vietnam savaşında kardeşi Tom ile birlikte savaşan Hagel, kardeşiyle birlikte toplamda 5 ''mor kalp madalyası''na layık görülmüştü. Hagel, 2011 yılındaki bir demecinde, ABD Savunma Bakanlığı'nın 'ge-

reğinden fazla büyük olduğu ve küçültülmesi gerektiği''ni söylemişti. Hagel, eşcinseller konusunda da, 1998 yılında, ABD'nin Lüksemburg büyükelçiliğine aday gösterilen, eşcinsel olduğunu gizlemeyen James Hormel'in adaylığına, eşcinsel olması nedeniyle karşı çıkmıştı. Ancak, Hagel, daha sonra tutumundan dolayı özür dilemişti.

ATATÜRK HAYRANI Bunun yanında, Hagel, TürkAmerikan ilişkilerinin güçlü savunucularından biri. Atatürk'e hayranlığıyla bilinen Hagel, bir konuşmasında Atatürk'ü 21. yüzyılın en değerli liderlerinden biri olarak tanımlayarak, Atatürk'ün ABD'deki okullarda öğretilmesi gerektiğini söylemişti. ABD'deki Ermeni lobisi de Hagel'in bakanlığına karşı duruyor. Çünkü, Hagel, 1915 yılı olayları konusunda Türkiye'ye yakın çizgiye sahip.

İran'dan, Esad'in önerisine destek İran, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'in, bu ülkedeki sorunu çözmeye yönelik planını desteklediğini bildirdi. İran'ın resmi haber ajansı IRNA'nın haberine göre, Dışişleri Bakan Yardımcısı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'in çözüm planıyla ilgili olarak, 'Esed'in çözüm önerisi, bölgesel ve uluslararası desteği almaya layık' ifadesini kullandı. Esed'in önerisinin, Suriye'de son haftalarda sağlanan 'kısmi istikrar ve emniyet için önemli adım olduğunu' ileri süren Abdullahiyan, 'Bu plan,

CIA’de bir ilk ladığı ve bu kişilerin hayatlarını tehlikeye attığı gerekçesiyle 30 ay hapis yatacak.

SU TAHTASINI İLK KABUL EDEN

ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı’nın (CIA) 66 yıllık tarihinde ilk kez bir ajan, gizli bilgileri medyaya sızdırdığı gerekçesiyle hüküm giydi. John C. Kiriakou (48) adlı ajan, serbest muhabirlik yapan bir gazeteciye, iki ajanın kimliğini açık-

geçeceğe benzemiyor. Hagel, 2009 yılında Senato'dan ayrılmasından bu yana Cumhuriyetçilerin de sert eleştirilerine maruz kalmıştı. Eski senatör, geçmişteki bazı söz ve eylemleri nedeniyle özellikle Yahudi lobisi ve eşcinsel hakları savunucularının itiraz ettiği bir isim.

Barack Obama

Mahkemede suçunu itiraf ettiği için alt sınırdan ceza alan Kiriakou daha önce de istihbaratı ilgilendiren önemli ifşaatlarda bulunmuştu. El Kaide zanlılarına “su tahtası” yöntemiyle işkence yapıldığı iddiasını doğrulayan ilk ABD yetkilisi de Kiriakou olmuştu. Kiriakou 2007 yılında, El Kaide lideri Usame Bin Ladin’in yardımcısı Ebu Zübeyde’nin bu yöntemle sorgulandığını açıklamıştı. Şimdi ABD’de bazı liberaller, “işkencecilerin değil, işkenceyi medyaya sızdıranların cezalandırıldığını” savunarak son karara tepki gösteriyor.

tamamen yerli bir plandır' dedi. Suriyeli yetkililerin, plana son şeklini vermeden önce İran, Çin ve Rusya ile de istişarede bulunduklarını belirten Abdullahiyan, kapsamlı olarak değerlendirilebilecek ve şiddeti durdurmaya yardım edecek önerinin, tüm gruplarca temel olarak kabul edileceğini savundu. Abdullahiyan, 'Bu öneri, Suriye halkının istek ve hedeflerinin demokratik çerçevede

gerçekleşmesine yardım edebilir' ifadesini kullandı. Suriye'deki gerçek muhaliflerin halk içinde yerleri olduğunu anlatan Abdullahiyan, 'Bu grupların, sadece siyasi çözüme inandıklarını, insanların öldürülmesine ve ülkenin viran edilmesine şiddetle karşı çıktıklarını' söyledi. Abdullahiyan, 'silahlı muhaliflerin ise genelde terörist gruplardan oluştuğunu, bunların bir kısmının dışarıdan geldiklerini diğerlerini ise bazı ülke-

ler tarafından örgütlendirilip silahlandırıldığını' iddia etti. Esed'in, ömür boyu görevde kalma niyetinde olmadığını sürekli ifade ettiğini hatırlatan Abdullahiyan, halk tarafından seçilen Esed'in 2014'e kadar Suriye'nin yasal Devlet Başkanı olduğuna dikkati çekti. Abullahiyan, 'Biz, Suriye halkının yeni anayasaya göre demokratik yollarla vereceği karara saygı duyacağız. Bu, Esed de olabilir, yeni bir isim de olabilir' diye konuştu.

Hüseyin Emir Abdullahiyan

Google Başkanı Schmidt, Kuzey Kore’de

Venezuela’da iktidar mücadelesi başladı

Dünyanın en büyük internet şirketlerinden biri Google'ın Başkanı Eric Schmidt'in, en kısıtlayıcı internet politikalarından birine sahip Kuzey Kore'yi ziyaret ettiği bildirildi. Schmidt, aralarında ABD'nin eski New Mexico Valisi Bill Richardson ve Google Ideas düşünce kuruluşu başkanı Jared Cohen'in de bulunduğu heyette yer alıyor. Richardson, daha önce yaptığı açıklamada ziyareti 'özel bir insani misyon' olarak tanımlamış ve Kuzey Kore'nin siyasi, ekonomik ve askeri yetkilileriyle bir dizi görüşme yapacaklarını belirtmişti, ancak grubun Kuzey Kore'deki 4 günlük

Muhalefet partisinden milletvekili Julio Borges, düzenlediği basın toplantısında, Meclis Başkanı Diosdado Cabello ile Chavez'in 11 Aralık'taki ameliyattan önce bazı yetkilerini devrettiği ve karizmatik liderin halefi olarak görülen yardımcısı Maduro ile arasında büyük bir rekabet olduğunu iddia etti. Borges, "Devlet Başkanı Hugo Chavez, Küba'da canıyla uğraşırken yardımcıları burada iktidar kavgasına giriştiler" dedi. Borges, Cumartesi günü meclisten yan yana çıkan ve halk önünde kucaklaşan Maduro imle Cabello'nun şov yaptığını ileri sürdü. Eski Başkan Yardımcısı Elias Jaua ise, sosyal paylaşım sitesi Twitter'den yaptığı açıklamada ülkenin işbirliğine duyduğu ihtiyacın altını çizerek, "Birlikte

programı bilinmiyor. Schmidt'in ziyaret sırasında bağışta bulunması, Richardson'ın ise Kuzey Kore'de tutuklu bulunan Amerikan vatandaşlarıyla ilgili görüşmeler yapması bekleniyor. ABD Başkanı Barack Obama yönetimi, Schmidt'i eleştirmiş ve ziyaretin Kuzey Kore ve diğer Asya ülkeleri tarafından farklı algılanabileceğinden duyduğu endişeyi dile getirmişti. ABD ve müttefikleri, aralık ayında uzun menzilli füze deneyerek BM Güvenlik Konseyi kararlarını ihlal eden Kuzey Kore'ye daha sert yaptırımlar uygulanmasını istiyor.

çalışmak ve birlik olmak zorundayız" dedi. 11 Aralık'taki ameliyatından bu yana medyada yer almayan, fotoğrafı yayımlanmayan Chavez'in sağlık durumu, ülkede spekülasyonlara neden oluyor. Muhalefet, hükümeti gerçekleri saklamakla suçluyor.


AİLE ve SAĞLIK

08 January 2013

NURUNNİSA KARTAL ENGİN

Yeni yılda düzenli egzersiz yapacağım

nurunnisa@milliyet.com.au

U

zun bir aradan sonra tekrar merhaba. Yeni bir yılla birlikte hemen hemen hepimiz kendimizle ilgili yeni kararlar alırız, kendimize daha kararlı olacağımıza dair sözler veririz. Yeni alınan kararlar arasında sağlıklı beslenme ve düzenli spor yapma genelde ilk sıralarda yer alır. Eğer sizde 2013’te düzenli spor yapmaya karar verenlerdenseniz bu yazı ilginizi çekebilir. Spor yaparken temel beslenme ilkelerini göz ardı etmezseniz yaptığınız egzersizlerden maksimum etkiyi alırsınız. 1. Karbonhidratların enerji kaynağınız olduğunu unutmayın Bedeniniz karbonhidratlarla çalışmaktadır ve günlük beslenme düzeninizin karbonhidrat açısından zengin gıdalar içermemesi, kendinizi yorgun hissetmenize ve egzersizler sırasında kolaylıkla bitkin düşmenize neden olacaktır. Peki size enerji sağlayacak karbonhidratlar nelerdir? Esmer pirinç, tam

07

buğday unundan makarna, kepekli ekmek, tahıl, meyve, havuç, mısır, patates gibi nişastalı sebzeler ve baklagiller iyi karbonhidrat kaynaklarıdır. Biliyor musunuz? Esmer pirinç karbonhidratlar açısından patatesten daha zengindir - yani kaslarınızı güçlendirecek karbonhidratlar arıyorsanız- tabağınıza daha çok esmer pirinç koymalısınız. Bu noktada aklınıza karbonhidratlar kilo aldırmaz mıydı sorusu gelebilir? Yukarıda bahsettiğim gıdaları düzenli spor yapanlar çekinmeden tüketebilirler çünkü bu kişilerin metabolizması hareketsiz yaşamı benimsemiş bir bireyin metabolizması gibi yavaş çalışmaz ve bu yüzden de karbonhidratları düzenli spor yapanlar çekinmeden tüketebilirler. 2. Egzersizden önce hafif yiyin Bedeninizde mevcut bulunan karbonhidrat miktarı önceki günlerde yediklerinizin ve egzersiz alışkanlıklarınızın yansımasıdır. Egzersizden önce yediğiniz yemekler ya da atıştırmalıklar ek enerji sağlamakta ve egzersiz sırasında

açlığı ya da bitkinliği önlemeye yardımcı olmaktadır. Protein ve karbonhidratlar egzersiz sırasında güç ve enerjinizi korumada yardımcı olur. Egzersiz sırasında kan şekeri dengesini sağlamak ve kondisyonunuz için tercihiniz posa içeriği yüksek, vitamin ve minerallerce zengin olan kompleks karbonhidratlar olmalı ki kan şekerinizi yavaş yavaş yükseltsin. Egzersize başlamadan 1 saat önce hafif bir atıştırmalık tüketmelisiniz. Miktarı iyi ayarlamak gerekir, egzersiz sırasında çok aç ve çok tok olmak performansınızı olumsuz yönde etkiler. 3. Egzersiz sonrası beslenme Egzersiz sonrası fazla yemek eğiliminizi engellemek için kaslarda harcanan glikozu yerine koymak gerekir. Bunun için ise sporun bitiminden yarım saat içinde kendinize kompleks karbonhidrat+yağsız ama kaliteli protein +potasyum içeren bir öğün hazırlamanız gerekir. Tam tahıllı ekmek, kepekli pirinç, kepekli makarna, yağsız et, tavuk, balık, lahana, brokoli gibi potas-

yum içeren yeşil yapraklı sebzeler, kayısı, badem, fındık ve süt ve süt ürünleri bol miktarda potasyum içerir. Egzersiz sonrası beslenme sadece kasların tamiri için kullanılacak ve yağ olarak depolanmayacaktır. 4. Her gün Omega3 yağı alın Omega-3 yağ asitleri kalp sağlığı, normal büyüme ve gelişme ile genel sağlık için önem taşımaktadır. Araştırmalar omega-3 yağ asitlerinin iltihabı azaltarak ağır bir egzersizden ya da yarışmadan sonra iyileşme süresini kısaltmaya yardımcı olabildiğini gösteriyor. Omega-3 yağlarının en yaygın ve yararlı formları somon, beyaz ton, uskumru ve sardalya gibi yağlı balıkların yağında bulunmaktadır. Son olarak, egzersiz esnasında önce karbonhidratlar, sonra proteinler ve en son yağlar enerji olarak harcanır. Yapacağınız egzersiz metabolizmanızı hızlandırmanız yanında birkaç gün geçtikten sonra iştahınızın azalması için de etkili olacaktır. Yapılan araştırmalar eg-

zersiz yaparken yeteri kadar C vitamini alanların daha fazla yağ yakabildikleri yönünde. C vitamininin günde maksimum 1000 mg ve tercihen bölünmüş dozlarda alınması önerilmektedir. Fazla tüketildiği zaman idrar yoluyla dışarı atılır ancak fazla C vitamini böbrekleri yorar, böbreklerde taş oluşumuna, ishale ve alerjik reaksiyonlara neden olabilir, tek seferde 500mg’dan fazla alınmamalıdır. Egzersiz öncesinde, sırasında ve sonrasında mutlaka sıvı tüketmeliyi unutmamalısınız. Terleme ile birlikte tuz da kaybedeceğiniz için egzersiz sonrası madensuyu içerek bu eksikliği telafi edebilirsiniz. Kaliteli ve sağlıklı yaşamın formülünün egzersiz olduğu artık kesinlik kazanmış durumda. Yeni yılla birlikte hareketsiz yaşamınızdan sıyrılıp düzenli spor yapmaya başlayabilirsiniz. Egzersizlere başlar başlamaz kendinizi daha zinde ve sağlıklı hissetmeye başlayacağınızdan hiç şüphem yok. Sağlıklı ve hafif kalın.

KARPUZUN FAYDALARI r e s n Ka ı n a düşm Yaz mevsiminin vazgeçilmeyen meyvesi olan karpuzun pek çok yararı bulunur. Karpuzda bulunan laykopen maddesinin kansere karşı koruyucu etkisi bulunuyor. Vücutta biriken sodyumun

ma ili ı t s A tk e ı ş kar atılmasını sağlayan karpuz, kan basıncını da dengeliyor. Karpuz, vücuttaki atık maddelerin dışarı atılmasına yardımcı oluyor. Sağlıklı zayıflamadan, kan basıncının dengelenmesine,

Son araştırmalara göre, kadınlar annelerinin menopoza girdiği yaşa bakarak kendi doğurganlıkları hakkında daha iyi fikir sahibi olabilecek.

kadar çok sayıdayararı olan karpuzun yaz mevsiminde bol bol tüketilmesi önerilmektedir. Karpuz bedeni temizleyici özelliğe sahiptir. Karpuzun %95′i su olduğundan böbrekleri çok iyi çalıştırmaktadır.

İdrar söktürücüdür. Böbrekteki üre ve ürat tuzlarını temizleyici özelliği vardır. Bunun dışında kum dökme, taş düşürmeye de etkilidir. Bol bol B, C vitamini ve antioksidan içermektedir. İçeriğin-

deki yüksek potasyum ve Beta Karoten maddesi sayesinde kalp krizine karşı koruyucu özelliği bulunur. Yemekten hemen sonra tüketilen karpuz, şişkinlik ve sindirim zorluğu meydana getirir.

Karpuzu açken tüketmek, içerdiği faydalardan azami şekilde yararlanılmasını sağlar. Bu nedenle karpuzun yemeklerden çok önce veya yemeklerden epeyce sonra tüketilmesi gerekir.

Pratik bilgiler Buzdolabınızdaki kötü kokulara son Buzdolabınızı ne kadar temiz tutarsanız tutun, zaman zaman hoş olmayan kokular alırsınız. Bunu önlemek için, küçük bir tabağa üç dört limon dilimi koyun ve buzdolabının en alt gözüne yerleştirin. Ancak her sabah dilimleri yenilemeyi unutmayın.

Hareketli olun, sağlıklı yaşayın

Günde 30 dakikanızı herhangi bir fiziksel aktiviteye ayırarak, gelecekte hayatınızı tehlikeye sokacak önemli rahatsızlıkların önüne geçebilirsiniz. Egzersiz yapmayan insanlar çoğunlukla bunun için zaman ve enerji ayıramadıklarından yakınır. Uzmanların bu konudaki ortak görüşü; egzersiz yapmanın vücuttaki enerjiyi azaltmadığı, aksine artırdığı yönünde. Bu durumda yapılacak tek şey; egzersiz için günde en az 30 dakika ayırabilmek. Kronik rahatsızlıklardan korunmak için en etkili yöntem, fiziksel aktiviteleri düzenli olarak uygulamak. Yapılan araştırmalara göre; fiziksel olarak aktif olan kişilerin, olmayanlara oranla kalp krizi geçirme riskleri yarı yarıya azalıyor. Her gün 30 dakika düzenli olarak fiziksel aktivitede bulunan kadınların göğüs kanserine yakalanma riski yüzde 60 oranında azalıyor.

Doğurganlık yaşı anneden anlaşılır mı? Danimarkalı araştırmacılar anneleri erken menopoza giren kadınlarda yumurta sayısının anneleri menopoza geç giren kadınlara oranla çok daha az olduğunu belirledi. Yumurta sayısı az olunca gebelik şansı da azalıyor. Yaşları 20 ile 40 arasında değişen 527 kadın üzerinde yapılan araştırmanın sonuçları Human Reproduction adlı tıp dergisinde yayınlandı. Kadınlar, yumurtalıklarında ömür boyu sahip olacakları tüm yumurtalarla birlikte doğuyorlar. Bu yumurtalar ergenlikten sonra düzenli aralıklarla vücuttan atılıyor. Bu durum her kadında farklı olan menopoz yaşına kadar sürüyor.

'Her kadın farklı' Araştırmacılar deneklerindeki yumurta rezervini belirlemek için tıbbi alanda kabul gören iki ayrı ölçüt kullandı. Bunların her ikisine göre de anneleri 45 yaşından önce menopoza giren kadınlarla, 55 yaşından sonra menopoza giren kadınlar arasında yumurta rezervi açısından fark görüldü. Geçmişteki araştırmalar, kadınların doğurganlığının menopozdan 20 yıl önce azalmaya başladığına işaret ediyordu. Buna göre, 45 yaşında menopoza giren bir kadının doğurganlığı 25 yaşından itibaren inişe geçebiliyor. Araştırmacılara başkanlık eden Dr Janne Bentzen, "Bulgularımız yumurtalık rezervinin kalıtsal unsurlardan etkilendiği fikrini des-

tekliyor, ancak bunu takip edecek başka uzun vadeli araştırmalar yapılması gerek" diye konuştu. İngiltere Doğurganlık Birliği sözcüsü Jinekolog Dr. Valentine Akande da, araştırma sonuçlarının yararlı olduğunu ancak kadınların anneleri erken menopoza girdiği için aşırı endişelenmelerine gerek olmadığını söyledi. Her kadının farklı olduğunu kaydeden Akande, şu anda doğurganlık süresini tam olarak tespit edecek bir test bulunmadığını belirtti. Doktorların bu konudaki önerisinde bir değişiklik yok: Ne kadar erken denenmeye başlanırsa gebelik şansı da o kadar yüksek. Kadınların genelde en doğurgan olduğu yaşlar 18 ile 31 arası.

Fındıklı kurabiye MALZEMELER 1 su bardağı çekilmiş fındık 1 paket oda ısısında tereyağı 1 su bardağında biraz eksik pudra şekeri , 1 tatlı kaşığı tarçın 3 çorba kaşığı nişasta 1 paket kabartma tozu Yumuşak kıvamlı bir hamur olacak şekilde un

YAPILIŞI Önce yağ ve pudra şekeriyle başlayıp diğer malzemeleri de ekleyerek yumuşak kıvamlı bir hamur elde ediyoruz. Hamurumuzdan parçalar koparıp yuvarlıyoruz yağlı kağıt serdiğimiz tepsiye dizilen kurabiyelerimizi 170 derece fırında 35 dakika kadar pişiriyoruz. Kurabiyelerimiz biraz soğuduktan sonra pudra şekeri, tarçın ve fındık kırığı karışımına buluyoruz. Bu malzemelerle 36 adet kurabiye çıktı bereketli bir tarif.


MAGAZİN

08

Serdar Ortaç evleniyor mu ?

08 January 2013

Cem Yılmaz'ın oğlunun adı neden Kemal?

Türkiye'nin sevilen komedyeni Cem Yılmaz, 5 aylık oğlu ve eşi Ahu Yağtu ile Paris dönüşü merak edilen soruları yanıtladı. Yılbaşı tatilini oğlu ve eşi Ahu Yağtu ile Paris'te geçiren ünlü komedyen Cem Yılmaz, dönüşte gazetecilerin sorularını yanıtladı. Cem Yılmaz eşi Ahu Yağtu'dan 10 dakika önce terminalden çıktı. Ünlü komedyen Milliyet gazetesinin sorularını yanıtladı. ''Babalık kolay değil, duygulu bir şey'' diyen Cem Yılmaz, Mustafa Kemal Atatürk’ü çok sevdiğiniz için oğlunuzun adını Kemal koyduğunuz söylendi, doğru mu? sorusuna ''Evet tabii ki doğru, aynen'' cevabını verdi. Komedyen vizyona giren gösteri DVD'si için ''Gişede ne beklentim olacak? İzlensin yeter, inşallah Kemal de uğurlu gelir'' dedi.

Yıllardır "Güvenebileceğim, beni mutlu edecek kız bulamıyorum" diye dert yanan Serdar Ortaç, Litvanyalı Chloe Loughnan ile evlilik kararı aldı. Müjdeli haberi veren isim Ebru Gündeş oldu! 20'NCİ SANAT YILINDA

Ebru Gündeş, 20'nci sanat yılını, sahneye çıktığı Günay Restaurant'da kutladı! Ünlü sanatçıyı, bu özel gecesinde eşi Reza Zarrab ile Serdar Ortaç, Esra Erol ve Nur Yerlitaş gibi yakın dostları yalnız bırakmadı. Gecenin olayı ise; Ebru Gündeş'le Serdar Ortaç'ın 'Bilsem ki' adlı şarkıyı beraber okudukları sırada aralarında yaşanan diyalogdu. "İLK KEZ AÇIKLIYORUM"

Sahneye çıkan Ortaç, söze Gündeş'i överek başladı: "Ebru benim elimden ilk tutan, plakçısına götürüp bana destek olan kişidir. Cezaevine düştüğümde, babam öldüğünde hep o yanı başımdaydı" dedi ve ekledi: "Onu çok seviyorum ve o da artık evli!" Bu sözler üzerine Gündeş, müjdeyi verdi: "İlk kez açıklıyorum Serdar da Chloe ile evleniyor!"

Rihanna ve Justin Bieber İstanbul'da! Daha önce de İstanbul'da konser veren Rihanna, ikinci konserini İnönü Stadı'nda yapacak. Yıkılmadan önce tüm hayranlarına unutulmaz bir konser verecek. Bu organizasyon Pozitif Live ile gerçekleşecek. Konser 31 Mayıs'ta olacak. Justin Bieber ise, dünya turnesi kapsamında Purple Concerts organizasyonuyla hayranlarıyla buluşacak. Bu buluşma 23 Mayıs'ta gerçekleşecek.

Teoman vefasız çıktı Sanat dünyasının çılgın kadını, söz yazarı ve besteci Aysel Gürel'in anısına hazırlanan 'Ayselim' adlı albüm için hazırlıklar son sürat devam ediyor. Tarkan'ın Firuze'yi, Ajda Pekkan'ın 'Ayıpsın Ayıp'ı söyleyeceği albümün bir sürprizi de Teoman'dı. Müziği bırakmadığı zamanlarda 'Aysel Gürel için ben de şarkı söylerim' diyen Teoman, bu fikrinden vazgeçti.

MADDİ KAZANÇ YOK Bugün'den Okan Işık'ın haberine göre; Aysel Gürel'in kızları Müjde Ar ile kardeşi Mehtap Ar'ın koordinasyonunda hazırlanan albümün yapımcısı Murat Yıldırım zehir zemserek şu açıklamalarda bulundu: "Müziği bırakmadığı günlerde bize seve seve şarkı söyleyeceğini ifade etmişti. Ancak şimdi telefonlarımıza bile çıkmıyor. Kendisine ulaşamıyoruz. En azından 'Hayır' demesi bile bir cevaptır. Bundan sonra Allah yolunu açık etsin. Bu işte kimse bir kuruş maddi kazancı yok. Ölmüş herkese iyiliği dokunmuş bir insandan bahsediyoruz. Vefa herkese bir gün lazım olacaktır."

Levent Kırca yine ağzına geleni saydı! İşçi Partili Levent Kırca katıldığı törende yine verdi veriştirdi. İktidardan muhalete kadar herkesi eleştirdi... CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik sözleriyle gündeme gelen sanatçı Levent Kırca, bu kez kendisini mahkemeye veren ve aralarında Sezen Aksu ile Ali Poyrazoğlu'nun da bulunduğu sanatçılara 'Tüh Allah cezanızı versin' dedi. Levent Kırca, İmralı ile yapılan görüşmelerle ilgili hükümete 'açık çek veriyorum' diyen Kılıçdaroğlu'nu da eleştirdi. Kırca, "Bir muhalefet lideri 'sana açık çek veriyorum' diyorsa gerçekten o sandala binmiştir. Dilerim o sandal fırtınaya dayanamaz ve batar." diye konuştu. İşçi Partisi Bursa İl Başkanlığı tarafından Ördekli Kültür Merkezi'nde düzenlenen üye katılım töreninde konuşan İşçi Partisi MYK Üyesi Levent Kırca, hükümet ve muhalefet partilerini eleştirdi. TUVALETE GİDECEK ZAMANIM YOK

Geçtiğimiz ay, İstanbul Bostancı Kültür Merkezi'nde düzenlenen toplantıda Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik sözleri tepkilere sebep olan Kırca, "Kim şey yapar Amerika'yı, sever, kim sever Amerika'yı? Hiç kimse, lanet olsun o Amerika'nın boynu altında kalsın kardeşim." dedi. Kırca şunları kaydetti: "Bunlar bir kayığa bindi, imamın kayığına ben bineceğim, bunlar tabuta bindi haberleri yok. İktidar partisi de muhalefet partileri de ortada. Bugün bu partilerin başkanlarına bakınız herhangi birisi Doğu Perinçek'in tırnağı olabilir mi? Ondan iyisi var mı? Ben buradayım, ben buraya geldim, doğru yerdeyim. Ben buraya gelirken beni bu kadar çalıştıracaklarını şerefsizim tahmin etmiyordum. Aman verin kardeşim.

Öyle toplantılar olmuştur ki tuvalete gidememişimdir, eczaneden bez alıp bezleyeceğim ulan vallahi böyle çalışıyorum. Gece toplantıdan çıkıyorum, yatıyorum sabah yataktan alıp toplantıya gidiyorum. Durun tuvalete gideyim, tuvalete gitmeye bile zaman yok dostlar. Söz konusu cumhuriyet." TÜH ALLAH CEZANIZI VERSİN

İşçi Partisi'ne katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Levent Kırca, kendisini sözlerinden dolayı mahkemeye veren sanatçılara yüklendi. Levent Kırca, şunları söyledi: "Sanat aleminden niye 10 parmakla sayılacak kadar insan var da başkası yok? Neredeler bunlar? Neredeler? Televizyona çıkıp birer ikişer 'hükümetin yaptıklarını çok beğeniyoruz, çok takdir ediyoruz' diyorlar. Tüh Allah cezanızı versin. Ben bunları parmağıma doladım, deşifre ediyorum. Bunların arkası çorap söküğü gibi gelir arkadaşlar. Ben bunları gördükçe sanatçılığımdan utanıyorum. Ben Ali Poyrazoğlu'na böyle yaptığı için vatan haini dedim burada bir kez daha söylüyorum. Atatürk'ün düşmanı Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanı benim de düşmanımdır arkadaş. Şimdi Sezen Aksu'su, Ali Poyrazoğlu, Halit Ergün'ü ve birkaç tanede yengeç yengeç yaklaşanlar var. Beni mahkemeye vermişler, ne büyük onur, ne büyük şeref. Adama 'vatan haini' diyorsun bunun üstüne gidiyor, mahkemeye veriyor ben o mahkemeyi kaybederim. Mahkeme hükümetin mahkemesi, yandaş bir mahkeme, yandaşlaştırılmış bir adalet var. Adalet yok bu ülkede yok. Bunların beni mahkemeye vermesi şereftir, ben o parayı bunların yüzüne

atarım, kaybettiğim zaman. Ben hiçbir şey kaybetmem ama onlar yüzlerindeki kara lekeyi, cumhuriyet düşmanlığını asla silemezler ve onunla gömülürler" KÜRTLERİ ÇOK SEVİYORUM, ALEVİLERE HAYRANIM

Gençliğin arkasına düşeceklerini belirten Levent Kırca, "Bugün ne yazık ki iktidarın durumu malumdur, muhalefet partilerinin durumu da malumdur. Kılıçdaroğlu'nu fazla şekilde, biraz da sert şekilde eleştirdim. Bu benim cesaretimi, bu benim doğru sözlülüğümü gösterir. Halk partisiyle, Halk partiliyle bir

Sen yeniden bugün bir açılımın peşine düşersen yeniden ülkeyi bölme planının peşindesin demektir. Bir muhalefet lideri 'sana açık çek veriyorum' diyorsa gerçekten o sandala binmiştir. Dilerim o sandal fırtınaya dayanamaz ve batar. Hepinize çok güveniyoruz. Yarınlar bizim olacak. Bedavaya iş yok, gayret göstermek zorundayız." şeklinde konuştu.

sorunumuz yok. Kendi arkadaşlarımızı da eleştiriyoruz ve bizi de eleştiriyorlar. Eleştirmeyen toplantılar gelişemezler. Ne oldu? Kaç yıldır geçti aradan. Kürtleri çok seviyorum, size itirafta bulunayım, ben hele Alevilere hayranım abi, hayranım Alevilere.

grup anadolu İLE 2013’E MERHABA Deniz ve Seher Şimşek’in organize ettiği yılbaşı eğlence gecesine katılan bütün misafirler 2013 yılına coşkulu ve eğlenceli bir şekilde merhaba dediler. Organizasyonun kusursuz olduğu dikkatlerden kaçmadı. Yılbaşı eğlencesinde tam bir aile ortamı yaratılmış, çocuklar için küçük oyun alanı bile oluşturulmuştu. Aile büyükleri gönüllerince eğlenirken küçük çocuklar da bu oyun alanında doyasıya eğlendiler. Gelen misafirlere yemek servisi yapılırken sahnede Levent gitarıyla birbirinden güzel seslendirdiği parçalara hayat verdi. Levent’in Türkiye’den yeni gelmesi ve dolayısıyla sahnedeki duru-

şu ve seslendirdiği parçalara geceye ayrı bir renk kattı. Levent`in programından sonra sahneyi Ferah aldı. Güzelliği ve sergilemiş olduğu dansıyla izleyen misafirleri adeta büyüledi. Gecede bütün masaların üzerinde yaklaşık 50 şarkı ve türküden oluşan bir kitapçık bulunuyordu. Bu kitapçığın sayesinde sevdiği şarkıları söylemek isteyen misafirler sahnede hünerlerini sergilediler. Bir çok misafir zevkle sahneye çıkıp sevdiği şarkıyı veya türküyü seslendirmenin mutluluğunu yaşadı. Ayrıca geceye katılan misafirler için çok özel hediyeler hazırlandığı da dikkatlerden kaçmadı.

Gecenin sponsorları olan başta Milliyet Australia gazetesi, Arzum Market, Rana’s Rugs and Manchester, Ender Kekilli, Hair of Istanblue, Australian Beauty Clinic firmaları tarafından hazırlanan hediyeler şanslı kişilere dağıtılırken heyecan doruktaydı. Son olarak Grup Anadolu sahne aldı. Seslendirdiği güzel şarkı ve türkülerle geceye damgasını vuran Grup Anadolu ve solisti Seher Şimşek, tüm misafirlerin 2013 yılına coşkuyla girmesini sağladı. Programını sabah’a karşı iki buçuğa kadar devam ettiren Grup Anadolu ve Seher Şimşek, bütün misafirlerden tam not alarak geceyi tamamladı.


08 January 2013

Milliyet

DÜNYA 09

AUSTRALIA

Esad'a en ağır eleştiri onlardan geldi!

HINCAL ULUÇ

Her şey, bir şeyi hatırlatıyorsa eğer..

Sabah

Y

ani kendime ne kadar yakıştıramasam da, yaşlanıyorum dostlar.. Hani, Antalya dönüşü, evimde uyandığım ilk sabah gazetemi önüme yaymış ve okumaya başlamıştım ya.. O zaman anladım.. Müdürüm Erdal Şafak’ın “Hayat, Ölüm ve Araf”üçlemesinin ilki bana neler hatırlattı.. İki gün yazdım.. Erdal’ın yazısının devamı hâlâ çıkmadı, çünkü sayfası, “Tam sayfa” ilanlarla kaplı.. Benim sorunumu çözen şefim, kendi sırtını kaşıyamadı, görüyorsunuz.. Hemen yanında Emre Aköz’ün yazısı da, öyle bir günümü hatırlattı ki.. İşte bu hatırlamalar, yaşlandığımı hatırlattı bana.. Ne alaka?.. Efendim şu alaka.. Gençken “Bana her şey seni hatırlatıyor” derdik.. Öyle biri olurdu haya-

tımızda çünkü.. Düşen yapraktan başlayarak.. Eee!.. Şimdi yok!.. Ne var?.. Her şeyin hatırlattığı bir şey.. Öyle uzun yaşamış, öyle biriktirmişiz ki anıları, yoldan gürültüyle bir kamyon geçse, bir şey hatırlatıyor. Yani!.. Her şeyin hatırlattığı bir şey varsa hayatınızda, uzun yaşamış, yani yaşlanmışsınız demektir.. Emre, “İntihar ettiren baş ağrısı” başlığı atmıştı, çarşamba yazısına.. Saldırdım.. Niyesini anlayacaksınız.. 54 yaşında bir kadın oğluna “Ben bu baş ağrısı ile yaşayamam” diyor.. Oğul ertesi sabah kalkıyor ki, annesi kendisini pencereden atmış. Emre “Evet, intihar ettiren baş ağrısı olur” diyor ve bilimsel anlatıyor.. Bunlar tek taraflı ağrılar. Başın yarısında, bilhassa göz çev-

resinde. 15 dakika da sürüyor, saatlerce de. Doğum sancısından beter bir ağrı yapıyor. Bu ağrıya tahammül edemeyen hastalar intihar edebiliyor. Hepsi etmiyor, çünkü çıldırtan derecede ağrı krizleri ender.. Hastalık niye başlıyor, ne zaman, niye bitiyor, belli değil. Sonra tekrar edebiliyor.. Tıp dünyası uzun zaman bu ağrıyı migren sanmış, ama değil. Migrenin aksine bu daha çok erkeklerde oluyor. Kesin tedavisi yok. Tekrarı engellenemiyor.. Niye saldırdım yazıya, bir nefeste okudum?. Dinleyin o zaman.. Erkekçe’yi çıkarmak için İstanbul’a taşındığım yıllar.. Oyak Sitesi’nde bir apartmanın sekizinci katında yaşıyorum.. Bu tek taraflı ağrı musallat oldu.. İlaç falan kâr etmiyor.. Bir öğleden sonra başım ağrıma-

ya başladı gene.. İşten ayrıldım eve döndüm.. Perdeleri indirip uzanacağım.. Sessizlik ve karanlık iyi gelirmiş derler ya migrene.. İki de aspirin attım. Bana mısın demedi, ağrı artmaya başladı.. Baş ağrısı çok çektim, ama böylesi değil.. Ölecek gibi hissediyorum kendimi.. Ölecek gibi.. O hale geldim ki, “Ölsem de kurtulsam” demeye başladım.. Ölüm.. Kurtuluş.. Bu iki sözcük, zonklayan beynimde birbirine öyle yapıştı ki.. Salona çıktım.. İşte koca pencere orda.. Aç!.. Kendini aşağı bırak ve kurtul acıdan.. Pencereye yürüyordum, telefon çaldı.. Hayatımı kurtaran telefon.. Konuşacak halim yok ama açtım.. Serpil arıyor.. Yazı İşleri Müdürüm.. Demirtaş.. “Ölüyorum baş ağrısından” de-

dim.. “Ne yapsam fayda etmedi..” “Buz koy” dedi Serpil.. “Buz koy ağrıyan yere, seni rahatlatır!..” Telefonu kapadım, mutfağa koştum.. Buzluğu dolaptan çıkardım, buzları tencereye döktüm, sonra bir plastik poşete boşalttım. Ağzını düğümledim. Torbayı yastığın, kafamı da torbanın üstünde koydum.. Beynim dondu iki dakika sonra.. Hiçbir şey hissetmez oldum.. Sızmışım.. Gözümü açtığımda dört saat falan geçmişti. Plastik torba su doluydu artık, ılık su.. Ve başımda ağrı yoktu, izi vardı sadece.. Yarım baş ağrılarım on sene falan daha sürdü, sonra kayboldu.. Ama o intihar ettirecek derecede krizi bir daha yaşamadım. Ağrı bir daha o düzeye çıkmadı.. Emre, bilimsel yazısında, bire bir beni yazmıştı!..

İsrail'in Hamas politikası değişti Filistinli siyasi analistler, İsrail 'in son saldırılarından ve karşılaştığı misillemeden sonra Hamas 'ı yok etme politikasının değiştiğini savundu. Hamas-İsrail ilişkileri konusunda görüşlerine başvurduğu Filistinli siyasi analistlerin ortak görüşü İsrail'in Hamas'a karşı tutumunun değiştiği yönünde. İsrail'in 14 Kasım'da Gazze 'ye yönelik başlattığı ve 8 gün süren saldırılardan sonra, Fi-

listin-İsrail çatışmasının boyutunun değiştiğini savunan Gazze'deki El-Ezher Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Muhaymir Ebu Sade, ''Bu savaş Gazze'deki direnişin caydırıcı tepki göstermesi açısından başarılıydı. Dengeler nisbeten

de olsa yerine oturdu. İsrail'in Hamas'a karşı yürüttüğü politikada da gözle görülür bir değişim yaşandı'' dedi. Mısır 'ın arabuluculuğunda ateşkesle sonuçlanan saldırılardan sonra, İsrail'in kesinlikle karşı çıktığı Gazze'ye inşaat

malzemesi girişine izin verdiğini kaydeden Ebu Sade, ''İsrail, ateşkes sonrası, inşaat malzemelerinin girişine, balıkçıların da avlanmalarına müdahale etmemeye başladı'' diye konuştu. Hamas'ın İsrail'e karşı 'sınır' değil 'varlık' mücade-

Yedi ay sonra halkına seslenen Suriye Devlet Başkanı Esad'ı İngiltere Dışişleri Bakanı çok sert eleştirdi.

lesi verdiğini belirten Siyasi Analist Talel Okel, ''Önümüzdeki günlerde Hamas'ın lehinde bir takım gelişmeler yaşanabilir'' ifadesini kullanarak, ''Hamas adı, uluslararası terör örgütleri listesinden kaldırılabilir. Özellikle Arap Baharı sü-

recinde, Müslüman Kardeşler Teşkilatı aktif bir rol oynadı. Hamas da Teşkilat'ın Filistin kanadı. Ancak ben, Hamas'ın bir arabulucu olmadan İsrail'le doğrudan müzakereyi kabul edeceğini sanmıyorum'' değerlendirmesinde bulundu.

İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'in bugün yaptığı konuşmayı "ikiyüzlülük" olarak tanımladı. Hague, Esed'in konuşmasının ardından resmi twitter hesabından, "Esed'in konuşması ikiyüzlülüğünün ötesindeydi. Suriye'deki ölümler, şiddet ve baskı kendi eseri. Reform konusundaki boş vaatlerle kimseyi kandıramaz" diye yazdı.

ELLERİ YETERİ KADAR KANLI Esed'in konuşmasından önce ise İngiltere Başbakanı David Cameron BBC'ye yaptığı açıklamada, Esed'in görevini bırakması gerektiğini söyleyerek, "Ellerinde yeteri kadar kan var" dedi.

Seri İlanlar ELEMAN ARANIYOR

SATILIK RESTAURANT

SATILIK İŞYERLERİ

SATILIK KEBAB DÜKKANI

Melbourne Collingwood’ta bulunan Türk restaurantı için mutfakta ahçımıza yardım edecek dinamik ve tecrübeli bayan eleman aranıyor. İletişim için lütfen

Canberra’nın kalbi Manuka’da 30 senedir hizmet veren, birçok ödüle sahip, 90 kişi kapasiteli

Sydney CBD’de büyük ofis binaları altında yer alan, food court pozisyonunda, Türk ve Akdeniz mutfağından yemekler yapan iki ayrı dükanlarımız satılıktır. Biri haftada 5 gün, diğeri 7 gün açıktır. İlgilenenlerin asağıdaki numaradan aramaları rica olunur.

Sydney Road üzerinde bulunan haftanın 6 günü açık, haftalık geliri $ 8500, haftalık kirası $ 780 olan, çok karlı iş yerimiz pazarlığa açık olmak üzere $ 120.000 satılıktır. ilgilenenlerin 0416 116 601’den Kenny’i aramaları rica olunur.

0450 001 345

ten Hakkı ustayı arayın.

ALANYA Restaurant

emeklilik dolayısıyla satılıktır. İlgilenenlerin 02 6295 9678 nolu telefonu aramaları rica olunur.

0452 632 626


10

Milliyet

SPOR

AUSTRALIA

Terim: Transferleri bugünü değil, yarını düşünerek yapıyoruz

08 January 2013

Avustralya Açık Tenis Turnuvası’nda iki Türk tenisçi

Antalya'nın Alanya ilçesinde devre arası hazırlıklarını sürüren Galatasaray, Alanyaspor ile yaptığı hazırlık maçını 6-2 kazandı. Maç sonunda basın açıklaması yapan Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, eski ve şöhretli futbolcuları kabul eden teknik heyet olmadıklarını belirterek, transferleri sadece bugünü değil, geleceği de düşünerek yaptıklarını söyledi. Devre arası kampını Alanya'da gerçekleştiren Galatasaray, Oba Stadı'nda Alanyaspor ile hazırlık maçı yaptı. Galatasaray ilk yarı zorlandığı Alanyaspor karşısında ikince yarı da rakibini rahat geçerek 6-2'lik skora ulaştı. Maç sonunda açıklamalarda bulunan Teknik Direktör Terim, gazetecilerin Galatasaray'ın transfer çalışmaları hakkındaki sorularına da cevap verdi. Kulüp Başkanı Ünal Aysal ve yöneticilerin transfer için çalıştığını söyleyen Terim, "Transfer için birkaç isim verdim kendilerine. Sayın başkanım isterse bunu açıklar. Takıma katkıda bulunacak oyuncular transfer etmek istiyoruz. Transfer yapmak için transfer yapmadık ve yapmayacağız. Transferde sadece bugünü değil, geleceği de düşünüyoruz. Ben Galatasaray'ın karar verirken bundan sonraki geleceğini de düşünmek zorundayım. Öyle

her yüksek rakamlı oyuncu bize çok büyük katkı sağlayacak diye bir kaide de yok. Bizden sonra da Galatasaray'ın her türlü geleceğini düşünmek zorundayım.' dedi. Galatasaray'a fayda sağlayacak bir oyuncuya kesinlikle hayır demediğini ifade eden Terim, iyi futbolcuya, takıma katkıda bulunacak oyuncuya 'Hayır' dediğinin hiç görülmediğini dile getirdi. Çıkan bazı haberlere hayret ettiğini belirten Terim, "Quaresma konusunda ben kendim söyledim. Onun dışında bir yaklaşımımız olmadı. Düşünebiliyor musunuz ben Sneijder'e evet desem 5'ti, 1 hafta sonra evet demediğim için 15 olmuş. Dolayısıyla olmayan transferlerin suçu bende. Biz eski, şöhretli futbolcuları kabul eden teknik heyet değiliz. Böyle bir şey yok.' diye konuştu. Bir karar verdiğinde ona sahip çıktığını dile getiren Terim, şimdiye kadar yaptıkları işin kötü ol-

madığını kaydetti. Galatasaray'a seviye atlatacak oyuncuları seçmeye dikkat ettiklerini belirten Terim, mümkünse de geri dönüşü alan oyuncular istediklerini ifade etti. 6 ay, 1 sene oynamamış futbolcu istemediklerni aktaran Terim, Galatasaray taraftarının kendilerine güveni ve inancını bildiğini ve ona göre davrandığını anlattı. "ALANYA'DA İLGİ VE ALAKADAN ÇOK MEMNUNUZ" Alanya'da muhteşem bir tesiste kamp yaptıklarını ifade eden Terim, ilçede ilgi ve alakadan çok memnun olduklarını kaydetti. Alanya'da 3-4 günlük bir kısa çalışma yapabildiklerini vurgulayan Terim, "Bugün de güzel bir hazırlık maçı yaptık. Alanya'ya da başarılar diliyorum. Yarın da Antalya'ya gidiyoruz. Orada 5-6 gün daha çalıştıktan sonra son bir hazırlık maçıyla İstanbul'a gidiceğiz' şeklinde konuştu.

Marsel İlhan ve Çağla Büyükakçay Avustralya Açık tenis turnuvasında Türkiye’yi temsil edecek. 14-27 Ocak tarihlerinde Melbourne’da yapılacak olan Avustralya Açık’ta yer alabilmek için, Marsel İlhan 9 Ocak, Çağla Büyükakçay 10 Ocak Perşembe

günü ilk eleme maçlarına çıkacak. Elemelerde 3 maçı başarı ile tamamlamaları durumunda ana tabloda yer alma hakkı elde edecek olan Marsel ve Çağla sıcak havaya rağmen günde 2 antrenman yaparak ana tabloya girmek için hazırlanıyorlar. Melbourne

Sinan Bolat'ın kararı 'Ada'yı şok etti!

1-17 FEBRUARY 1-3 Feb, Brisbane Lyric Theatre www.qpac.com.au | Tel: 136 246

11-12 Feb, Sydney Capitol Theatre Ticketmaster.com.au | 1300 723 038

16-17 Feb, Canberra Theatre CanberraTheatreCentre.com.au | (02) 6275 2700

Fulham, Belçika'nın Standard Liege takımında forma giyen A Milli file bekçisi Sinan Bolat'a kanca atmıştı. Ancak Mark Schwarzer'in yedeği olarak düşünülen Sinan'ın kendisine gelen teklifi reddettiği belirtildi. 6 ay sonra serbest kalacak olan Sinan için Belçika temsilcisine 1 milyon euroluk bir rakam öneren Fulham, Sinan'dan gelecek

haberi bekliyordu. Ada basınında yer alan haberlere göre; Sinan, Fulham'ın yaptığı teklife sıcak bakmayarak 'İngiltere' kapılarını kapattı. Deneyimli kalecinin menajeri Kısmet Eriş yaptığı açıklamada, "Sinan, İngiltere'de oynamayacak" dedi. Bu kısa ve net sözler nedeniyle büyük bir şok yaşandı. Reddedilen teklif karşısında "Büyük günah" başlığı atıldı.

Samet Aybaba’dan çarpıcı açıklamalar Antalya'da yaptığı hazırlık kampı çerçevesindeki hazırlık maçında Alman ekibi Wolfsburg ile karşılaşan Beşiktaş ve 2-0 mağlup olan Beşiktaş'ta teknik direktör Samet Aybaba, mücadelenin ardından açıklamalarda bulundu.

İZ BIRAKACAK BİR HEDİYE….

A remarkable gift

“A mesmerizing performance, reclaiming the divinely inspired cultural heritage of China.”

5000 yıldır Çin de kültür ilahi bir hediye olarak takdim edil—Donna Karan, Creator of DKNY di. Bu görkemli gelenek sayısız sanatçı ve şair tarafından 5,000 YEARS in China, cul- China, world’s finest kadar.. classical uzunORzaman devam ettirildi, ta kitheunutulana “Demonstrating the highest realm in the arts, ture was heralded as a divine Chinese dancers, all-original orVegift. şimdi New York merkezli Shen Yun performans sanat bu Shen Yun Büyüleyici inspires the performing arts world.” bir performans, Its glory was long the inspira- chestral compositions, gorgeous görkemli hediyeyi sizepoets, geri getiriyor. Bu unutulmaz —Chi Cao, lead actor in Mao’s Last Dancer tion of countless artists and handcrafted costumes, and strik- gösterisi — Donna Karan, Creator of& DKNY principal dancer with Birmingham Royal Ballet until this heritage was nearly lost … ing animated backdrops come tosizi modern dünyanın karmaşasından uzaklaştıracak, uzun gether in one spectacular perforToday, New York-based zaman devam edecekShen olan farklı bir enerji ile dolduracak. Yun Performing Arts brings this mance. “A beautiful show! Fantastic!” LetgiftShen Yun sizleri eski Çin’nin bilgelik dolu zamanlarına to you. It takes the audience Enter a world of heavenly wonÇok birThegösteri —Joy Behar,güzel Co-host of ABC’s View doğru yolculuğa çıkaracak... Dünya’nın enheroic iyi Çinli dansout of bir the clamor of the modern der, imperial drama, and worldbüyüleyici and enriches lives in power- ve legends, a worldeşliğinde where the good Joy Behar, Co-host of ABC’s The View çıları kostümler müzikler muhteşem “The—ancient Chinese wisdom ful, lasting ways. and the righteous always prevail, bir gösteriyi sizler için sergileyecekler. it conveyed will not only benefit the Chinese people, and where beauty and purity have Let Shen Yun take you on a jourGüzelliğin ve saflığın asla kaybolmadığı, iyiliğin ve dürüstlünever been lost... but also the whole world.” ney where the wisdom of ancient ğün her daim var olduğu destansı bir dünyaya sizleri davet —Ted Kavanau, founding Senior Producer of CNN Headline News ediyoruz.

F

*All individuals’ quotes originally published by The Epoch Times and NTDTV.

ALL-NEW SHOW World’s Top Classical Chinese Dancers Original Music With Live Orchestra Animated Backdrops & Exquisite Costumes Presented by: Falun Dafa Association of NSW Inc.

FOLLOW SHEN YUN:

ShenYun2013.org

Aybaba açıklamasında takımın hazırlıklarına ve Gökhan Süzen’in transferine değinerek, “Antrenman programı yüklüyoruz oyuncularımıza ve diğer sakatlığı olan arkadaşlar çalışıyorlar. Sol tarafla ilgili bazı sıkıntılar vardı. Gökhan beğendiğimiz oyuncu, sezon başında da istemiştik ama olmamıştı.” dedi. Tecrübeli teknik adam başka transfer olup olmayacağıyla ilgili soruya, “Mevcut kadromuzu boz-

mayacak tipler arıyoruz. Kimse vermek istemiyor iyi oyuncuları tabi ki. İkinci yarı daha zorlu olacak, sert maçlar olacak. Biz tempomuzu yükselteceğiz. Rakipler oyun sistemini değiştirecek, puan almak için saldıracak, biz de mücadele edeceğiz.” şeklinde cevap verdi. Samet Aybaba, sakatlığı bulunan Manuel Fernandes’in ise ligin ilk maçına yetiştirilmeye çalıştığını söyledi.


08 January 2013

Milliyet

SPOR 11

AUSTRALIA

Gelmeden ‘FEDA’ dedi

Dirk Kuyt’tan çarpıcı açıklamalar

Beşiktaş Yönetimi’nin, İstanbul Büyükşehir Belediyespor’un sol kanat oyuncusu Gökhan Süzen’i 2 saatlik toplantı sonucunda ikna ettiği ortaya çıktı. Kendisini 5 kulübün istediğini ifade eden Gökhan Süzen’in Beşiktaşlı yöneticilerden yıllık 1.5 milyon Euro istedi. Kulübünün bütçesine göre hareket ettiklerini belirten Futbol Komitesi’nden Sorumlu Yönetici Tamer Kıran, daha sonra Gökhan’a yıllık 800 bin Euro ve maç başı olmak üzere toplam 1 milyon Euro’yu bulan bir teklif sundu. Beşiktaş’ın ekonomik sorunları nedeniyle yıllık 1,5 milyon Euro istemekten vazgeçen Gökhan Süzen’in ikna olması siyah beyazlı yöneticileri sevindirdi.

KOCAMAN’A İHTİYACIMIZ VAR...

Nadal Avustralya’da yok

Fenerbahçe'nin Hollandalı yıldızı Dirk Kuyt, ikinci devre için takımının kamp yaptığı Antalya'da bir basın toplantısı düzenledi. Sözlerine Takım içinde yer alan her oyuncunun elinden gelenin en iyisini yapabileceğinin farkında olduğunu söyleyerek başlayan Kuyt, "Burada olmaktan dolayı mutluyum. Çok güzel bir tesisteyiz. Sezonun ikinci yarısı için hazırlıklarımız devam ediyor. Takım için özellikle güneşli günlerde çalışmak önemlidir. Sezonun ikinci yarısını heyecanla bekliyoruz. Avrupa’da özellikle iyi işler yaptık. Aynı şekilde Türkiye Kupası’nda da iyiydik. Ancak lig de daha yapacak çok işimiz var. Ama takımdaki oyuncular ve hocamız yani bu ekipte olan herkes daha iyisini yapabileceğimize emin ve çalışıyoruz" diye konuştu. "Hepimizin Aykut hocaya ihtiyacı vardı" Karabükspor maçı sonrası Aykut Kocaman'ın istifasını açıklamasıyla yaşananları da değerlendiren Kuyt, "Herkes, ligde son oynadığımız Karabükspor maçından sonra hayal kırıklığına uğradı. Söylediğim gibi ligde daha da iyi bir yerde olmalıydık. Maçtan sonra duygusal bir ortam vardı. Şu ana kadar çok şey söylendi bu konuda. Ama her şeyden önemlisi; hepimizin hocamıza ihtiyacı var. Bu nedenle bizimle olduğu için mutluyuz. Hocamız takım için önemli biri. Benim için de çok önemli biri. Amsterdam’a benim için gelen birisiydi ve transfer döneminde Fenerbahçe’ye gelmemi istedi. Beni ikna edenlerden birisi idi. Bizim için zor bir dönemdi ama daha da kuvvetlendik. Birbirimize daha da çok yaklaştık. Oyuncuların daha fazla sorumluluk alması gerekiyor" şeklinde konuştu. "Önemli olan futbolun dilini bilmek" Takımda yaratılacak kadro derinliği hakkında da fikirlerini paylaşan Hollandalı yıldız, "Her takımda olduğu gibi kadroyu ge-

nişletmek önemlidir. Takıma yardımcı olabilecek her oyuncu, her zaman takımdadır ve başımızın üstünde yeri var. Futbolda bugünlerde sezon içerisinde çok fazla maç yapılıyor. Bunu 11 kişi ile yapmak çok zor. Bence en az 22-23 iyi oyuncuya ihtiyaç var. Yarıştığımız platformlarda mücadele etmek için geniş kadroya ihtiyaç var. Biz de 3 kulvarda rekabetteyiz. Oyuncuya ihtiyaç olması normal. Futbolun özü budur ve kabul etmek gerekir. Sow için de şunu söylemek isterim; iyi oynadık. Sow’un bana yaptığı asistler var, ben de ona gol pasları verdim. Bazen kültür vs. gibi şeyler önemli değildir, eğer futbolu biliyorsanız ve aynı dili konuşuyorsanız birbirinizi bulabilirsiniz. Sow ile aramızda böyle bir ilişki var ve daha iyisini yapabiliriz. Biraz daha üstüne koymaya ihtiyacımız var. Şu ana kadar iyi gittiğini düşünüyorum ve hepimiz iyi çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. "Şampiyon olmak için büyük şansımız var" Sezon içinde yapılan hatalardan ders almak için kampın etkili olduğunu da belirten Kuyt, "Hatalardan ders almak için vakit var. Takım olarak inanıyoruz ki 6 puan geride olsak bile şampiyon olmak için büyük şansımız var. Hatalardan ders almamız gerektiğini biliyoruz. Biz kaliteli bir takımız. Yaşadığımız olumsuz şeyler geride kaldı. Sezonun ikinci yarısını bekliyoruz. Özellikle burada yaptığımız gibi iyi çalışarak, başarılı olacağız" diye konuştu. "Öncelikle her zaman dürüst olmalıyız" Raul Meireles’in cezasına ilişkin de bir açıklama yapan yıldız oyuncu, “İnsanların şunu anlaması gerek; futbol duygusal bir oyun. Oyuncular, hakemler, teknik heyet ve taraftarlar için de zordur. Bence saygı göstermek ve dürüst olmak çok önemli.

Ben Meireles ile maçtan sonra konuştum. ’Ben yaptığım hatalardan dolayı cezalandırılmaya hazırım ama yapmadığım şeylerden dolayı ceza almak istemiyorum’ dedi. Bu çok önemlidir. Birbirimize karşı dürüst olmalıyız. Caner için de aynı şey geçerlidir. Hakem hata yapabilir. Ama bazen de maçtan sonra özür dileyerek ’hata yaptım’ demek gerekir. Kadıköy’deki son karşılaşmada hakeme saygım var, ben hata yaptım ve yanıma geldi ve ’bunu yapma’ dedi ben de; ’sen haklısın hata yaptım’ dedim. Ona karşı bir saygı duydum

ve o da bana saygı duydu. Bu durum Türk futbolu için önemli bir durum. Günün sonunda hep beraberiz. Türk futbolu için bu yaşadığımız için çok olumlu görüyoruz” dedi. “Genç oyuncularımızın hepsi yetenekli” Takımda yer alan genç oyuncuların çok yetenekli olduğuna ifade eden Dirk Kuyt, Türkiye ile Hollanda’daki futbol altyapısına ilişkin, “Hollanda’daki altyapı okulları, dünyada olmayan sisteme sahip. Bizim ülkemizde 16-17 yaşında çocukların A takımda oynaması normaldir. Bu

Hollanda kültürünün çok önemli bir parçasıdır. Hollanda altyapısında yetişen oyuncuların en önemli anahtarıdır. Bence bizle birlikte genç oyuncular da burada çok önemli performans gösterdi. Ama sorun bence A takıma yükselmek. Bu, burada Hollanda’dan çok daha zor. Bu nedenle Hollanda buna açık bir ülke olduğu için genç oyuncuların Hollanda’da oynayabilirler. Oyuncularımız çok iyiler ve A takımda maç da oynadılar” diye konuştu. “Başarımızı devamlı hale getireceğiz” Takım içindeki her oyuncunun birbirini sevdiğini, özellikle de Aykut Kocaman’a saygı duyduğunu belirten başarılı oyuncu, “Herkes Aykut Kocaman ile çalışmak istediğini ortaya koydu. Olumsuzluklardan ders alırsak, bu süreçten daha kuvvetli çıkarız. Birbirimizle konuşma şansı buluruz. Biz de bu olumsuz durumdan, olumlu bir şeyler bulmak istiyoruz. Bundan eminiz. Antrenmanlar da bunu gösteriyor. Birbirimizi seviyoruz. Türkçe derslerimiz de var. Bu defa da Türk oyuncular İngilizce dersi almaya başladı ve herkes doğru yolda olduğumuzu hissediyor. Ligdeki olumsuzluklardan da bahsettik. Ama bazen küçük detaylar, fark yaratır. İyi maçlar oynadık. Ama bunun devamlı olacağını gösterme zamanı geldi. Bu da bizi başarıya götürecektir” diye konuştu. “Türkiye Ligi kaliteli bir lig” Türkiye Ligi’nin kaliteli takımlardan oluştuğunu da dile getiren Hollandalı oyuncu, lig içinde yaşanacak sorunların aşılması konusunda ortak bir çalışmanın yürütülmesi gerekliliğini vurgulayarak, “Futbol duygusal bir oyun. Ama sadece Fenerbahçe için değil. Maç özetleri, maç içindeki pozisyonlar izleniyor. Sadece bizim takımımıza özgü

değil, daha genel bir durum. Bütün hakemler, oyuncular, hocalar bu durumun daha iyiye götürebiliriz. Türkiye Ligi, iyi ve kaliteli takımlar var. Hakem konusunda bir sorun varsa, daha iyiye götürebilir. Ancak sadece hakemler için de konuşmak yanlış, genel olarak söylemek gerekir” ifadelerini kullandı. “Hocam bana inandı” Aykut Kocaman’ın kendinse güvendiğini de dile getiren Kuyt, “Doktor bana Karabükspor maçında oynamamın çok zor olduğunu söylemişti. Ben oynamak için her şeyi yapmak istediğimi söyledim. Belki 45-60 dakika sahada kalırım dedim. Benim için çocuklarımla tatile daha önce çıkmak kolay olandı. Ama ben böyle birisi değilim. Eğer takımı arkada bırakırsam kendimi iyi hissetmem o yüzden böyle bir şey yapmadım. Son cuma günü de aynı şey oldu. Hocamızın önceliklerinden bir tanesi aile ortamı. Hocam bana izin verdi ve beni anladı. Bu benim için ve ailem için önemliydi. Burada oyuncular birlikte çalışıyorlar ve bolca zaman geçiriyoruz. Hocam bana inandı, güvendi ve izin verdi. Ben de ona gerekli karşılığı vererek zamanında döndüm” dedi. “Benim için her şey futboldur” Futbolu bıraktığında futbolun içinde olacağını ifade eden tecrübeli oyuncu, “Önümde uzun bir süre var. Futbolu bırakma konusunda çok konuşmam. Futbolu bıraksam dahi futbolun içinde kalmak istiyorum. Aykut Kocaman’a saygım var ve iyi çalışıyoruz. Geleceğin ne getireceğini bilemeyiz. Oynadığım oyundan keyif almak ve dinç kalmak benim için önemli olan. Bunun için her gün çalışıyorum. Ama geleceği görmüyorum. Söylediğim gibi futbolun içinde kalmak istiyorum. Beni için her şey futboldur” şeklinde konuştu.

Rafael Nadal , Avustralya Açık tan mide virüsü nedeniyle çekildiğini açıkladı. Abu Dabi deki Mubadala Dünya Teniş Şampiyonası ndan midesindeki bir virüs nedeniyle çekilen İspanyol raket, yaptığı basın toplantısında Doha’daki hazırlık turnuvasında ve Avustralya Açıkta da mide virüsü sebebiyle mücadele etmeyeceğini açıkladı. Eski dünya bir numarası , Şubat ayıyla beraber ATP Dünya Turu na geri dönmeyi planladığını söyledi. Rafael Nadal , Haziran ayında Wimbledon ikinci turunda Lukas Rosol a beş sette kaybettiğinden beri korta çıkmadı. Dizindeki tendonlarda oluşan iltihaptan dolayı Londra 2012 Olimpiyat Oyunları ve ABD Açık başta olmak üzere birçok büyük turnuvadan çekilmiş ve dünya sıralamasında dördüncü sıraya gerileyerek ilk kez bir yılı ilk ikinin dışında tamamlamıştı.

Sneijder’e yeni formül Cimbom, Sneijder’i aynı Felipe Melo’da yapıldığı gibi kiralama yöntemiyle renklerine katmak için İnter’e teklif götürdü. G.Saray Başkanı Ünal Aysal’ın, Braga maçı öncesi Fatih Terim’e “İster misin?” diye sorduğu Hollanda’lı Wesley Sneijder’in yaklaşık 30 milyon Euro’luk maliyeti için yeni formül üretildi. Hesaplamalara göre yıllık kazancı 5 milyon Euro olarak düşünülen Sneijder’e 4.5 yıllık sözleşme karşılığında 22.5 milyon Euro önermeyi planlayan Aslan, kulübü İnter’e ise bonservisi için 7.5 milyon Euro vermeyi gözden çıkardı. Ama yüksek maliyet nedeniyle, Çizme ekibine tıpkı Felipe Melo’nun Juventus’tan transferindeki gibi, ‘kiralık’ teklifi yapıldı.

Trabzonspor taraftarlarından protesto Trabzonspor'un taraftar grupları, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) yönetimi ve kurullarını istifaya davet etti. TFF'nin İstinye'deki binası önünde toplanan bordo-mavili taraftarlar, federasyon başkanı Yıldırım Demirören, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ve federasyon kurulları aleyhine tezahüratta bulundu. İstanbul'un 7 farklı bölgesinde organize olarak otobüslerle İstinye'ye gelen Trabzonspor taraftarları için TFF binası önünde yoğun güvenlik önlemleri alındı. Ellerindeki döviz ve meşalelerle TFF'ye tepki gösteren bordo-mavili taraftarlar, basın açıklaması yaptı. Açıklamada, futbolda şike davasının sonuçlarının gündemden kaldırılmasıyla ilgili ciddi bir çalışmanın olduğu savunularak, "Yapılanları unutmayıp, unutturmayacağız. Mevcut federasyon yetkililerinin hakkımızı verdikten sonra da koltuklarında oturmaması için mücadelemiz sürecektir. Bu vesile ile TFF Yönetim Kurulu ve heyetlerinin görevlerin-

den istifa etmesini tüm kamuoyu adına istiyoruz" denildi. Galatasaray ile oynanan Spor Toto Süper Lig maçında atılan patlayıcı madde nedeniyle sahalarının kapatıldığı hatırlatılan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Bu taraftarın kulübü ile sadece gönül bağı varken yaptıkları, tüm kulübü ve camiayı bağlayabiliyor ama 7 maçta şike yapmış olan kulüp başkanları ve yöneticileri yüzünden kulübe ceza verilmiyor. Bizim Trabzonsporlular olarak isteğimiz, tenekeden ibaret bir kupa değil, o tenekenin içindeki adalet, emeklerimiz ve temiz alın terimizdir. Şike ve ahlaksızlık nedeniyle bir kulüp temize çıkarılmaya çalışılmaktadır. Ancak Türk adaletinin terazisini değiştirmeye kimsenin gücü yetmemiş ve de yetmeyecektir." TFF binasına siyah çelenk bırakan Trabzonspor taraftarları, açıklamanın ardından dağıldı.

YARIM YILI 3 MİLYON EURO Sneijder için İnter ile pazarlıklar sürerken, İtalya’da yıllık kazancı vergiler çıktığında 6.5 milyon Euro’yu bulan Hollandalı’ya da sezon sonuna dek 5 aylık süre için 2.5 milyon Euro önerildi. Mayıs’ta devreye girecek satın alma opsiyonuyla İnter’e 7.5 milyon Euro teklif eden Aslan, kiralama bedeli olarak da 500 bin Euro’yu gözden çıkardı. Teklif kabul edilirse, G.Saray’ın Sneijder’i satın alma opsiyonu kendilerinde olmak üzere yarım sezon için 3 milyon Euro’ya mal etmesi bekleniyor. Sneijder eğer beklenen katkıyı sağlarsa satın alınacak.


GÜVENİLİR HABER

Issue: 60

Milliyet www.milliyet.com.au

08 JANUARY 2013 | $1.00

AUSTRALIA

1 Avustralya Doları : Türk Lirası

Amerikan Doları

Euro

İngiliz Sterlini

Alış : 1,85 Satış : 1,88

Alış : 1,04 Satış : 1,06

Alış : 0,79 Satış : 0,80

Alış : 0,64 Satış : 0,66

İNTERNET SİTESİ OLMAYAN TÜRK FİRMASI KALMASIN!

20 yıllık tecrübe ile kaliteden ödün vermeden hizmetinizde

DL boyutundaki broşürlerde kampanya

1000 adet çift taraflı kartvizit sadece

5000 adet $ 449

$ 99

0404 485 066

design studio

.com.au

www.ixir

Tüm Boya işleriniz için kaliteli işçilik uygun fiyatlar

02 9674 4014

$ 199’dan başlayan fiyatlarla bir web sitesine sahip olabilirsiniz...

ixir

SSN Masters Paıntıng

ödemede kolaylık


Milliyet Australia v60