Issuu on Google+

16 // HZRN’13

// EMMA WATSON COPPOLA’YLA YETİŞKİNLİĞE İLK ADIM // PATLAYAN AMPULLERİN CÜMBÜŞÜ // TUTANKHAMON BİR FİRAVUN, NASIL SERİ KATİL OLUR? // NIKOLAY TIKHOMİROV YER ÇEKİMİNİ İPTAL EDİYOR // MAREK HALTER: ÖLÜMSÜZ OPTİMİST


// 01. EMMA WATSON COPPOLA’YLA YETİŞKİNLİĞE İLK ADIM // 02. PATLAYAN AMPULLERİN CÜMBÜŞÜ // 03. TUTANKHAMON BİR FİRAVUN, NASIL SERİ KATİL OLUR? // 04. NIKOLAY TIKHOMİROV YER ÇEKİMİNİ İPTAL EDİYOR // 05. MAREK HALTER: ÖLÜMSÜZ OPTİMİST


01. EMMA WATSON:

<<

Coppola’yla yetişkinliğe ilk adım Kendisini Harry Potter serisiyle tanıdığımız ve çocukluktan, ergenliğe, oradan da yetişkinliğe adım atışını hep beraber izlediğimiz Emma Watson, artık 23 yaşında genç bir kadın. Ünlü yönetmen Francis Ford Coppola’nın kızı Sofia Coppola’nın The Bling Ring filminde rol alan Watson, bütün dünyaya Harry Potter’ın geride kaldığını ve artık büyüdüğünü göstermek istiyor. Premiere’in söyleşisi.

The Bling Ring için, Sofia Coppola’nın neden sizi seçtiğinizi biliyor musunuz? Sonuç olarak, kağıt üzerinde, role baktığımızda akla gelecek ilk insan siz olmayabilirsiniz… Emma Watson: Evet katılıyorum, bu rol için en az uygun olan aktrislerden biriydim! Ama bilmek lazım ki, Sofia ile bir araya gelişimiz Bling Ring hakkında değildi. İlk görüşmemiz daha çok birbirimizi tanıma adınaydı, gerçekten çok sevdiğim bir yönetmenle tanışmak istiyordum. Bu randevudan kısa bir süre sonra, içinde Sofia’dan bir mektubun bulunduğu, filmin senaryosunu yolladılar. Sofia benden küçük bir deneme yapıp, video yollamamı istiyordu. Bu rol size, alışık olduğumuzun dışında bir imaj sağladı…


Evet ama bunun stratejik bir karar olduğunun düşünülmesini istemem. Ben bu şekilde işlemiyorum. Ana fikir Sofia’yla çalışmaktı. Bana herhangi bir teklifle gelebilirdi, her halikarda evet derdim! Böyle bir role denk gelmem ayrıca harika bir şey oldu! Nasıl oluyor da, sizin gibi her yönüyle iyi bir İngiliz bir anda, alışveriş ve Paris Hilton hastası, kaliforniyalı bir bir “Valley Girl - Vadi kızı”na dönüşebiliyor?

aktörlerin aralarında vakit geçirebilmesi için düzenledi. Bu bana çok yardımcı oldu çünkü Claire Julien’i daha yakından tanıma fırsatı buldum. O gerçek bir Kaliforniyalı. Bana insanların gündelik hayatına girmiş kelimeleri ve Los Angeles argosunu öğretti. Aksanımı geliştirmek için özel bir hocayla çalıştım, bol bol reality show seyrettim ve tabii ki ‘direk dansı’ dersi aldım!

Ta m d a b u n d a n b a h s e d e c e k t i m … Kariyeriniz için herhangi bir strateji belirÖnemli olan, karakteri gerçekçi hala getir- lemediğinizi söylüyorsunuz ama yine de mekti. Nicki o kadar ağıza alınmayacak Emma Watson’ın halkla ilişkileri ve filmin şeyler söylüyor ki, bir klişeye ve karikatüre tanıtımının arkasında sağlam bir strateji düşme tehlikesi vardı. Onun için de psiko- var gibi. Fragmanlarda sizi sıklıkla gece lojisini, aldığı eğitimi, çevresini ve içinde kulübünde dans ederken ya da direk dansı büyüdüğü ideolojiyi iyi bilmem gerekiyordu. yaparken görüyoruz… Bunun dışında Sofia, çalışma saatlerimizi,


Oysa bu kareler filmde sadece bir kaç saniyeden ibaret. (gülüyor) Verdiğiniz mesaj çok net: Hermione artık büyük bir kız oldu. Okul yılları geride kaldı. Tabii ki öyle. Ama herşeyi kontrol etmiyorum.

bölümü daha iki yıl önce piyasaya çıktı? Evet ama ne yapabilirim? Bana yine de çok uzun bir zaman önceymiş gibi geliyor. İnsanların hafızalarında çok taze olmasını anlıyorum ama benim bir bakıma sayfayı çevirmem gerekiyordu. Son filmden sonra üniversiteye gittim ve derslere girdim. Bu yeni hayata ayak uydurmak biraz zamanımı aldı.

Bir kaç hafta önce GQ dergisinin İngiltere baskısının kapağındaydınız. İçerikteki oldukça seksi fotoğraflar da tezimizi The Bling Ring’den sonra Darren doğrular nitelikte. Bu yine de sizin kont- Aronofsky’nin Noé filminde oynadınız. Bundan, güzel zevklere sahip olduğurolünüzde olan bir şey, öyle değil mi? nuzu gözlemliyoruz… Bu aslında çok ilginç bir hikaye. GQ dergisinden ilk teklifi aldığımda, gerçekten bu Evet, önümdeki bir sonraki proje de Guillermo del Toro’nun bir filmi olacak. çekimi yapmak istemiyordum. Fena değil, değil mi? Kendimle ilgili böyle bir imaj vermek istemiyordum. Ama sonra GQ’nun kapağında Bu meslekte size yol gösterecek, mentoryer almanın Nicki’nin hayali olacağını larınız, akıl hocalarınız var mı? düşündüm ve ona bunu borçlu olduğumu düşünerek teklifi kabul ettim… Sonra Evet var. “Charlie’nin Dünyası” filminin tabii ki Harry Potter’dan sonra, The Bling yönetmeni Stephen Chbosky bunlardan Ring’in ve bu fotoğrafların çok konuşula- biri, sonra mesela Emma Thompson var. cağını tahmin ediyordum. Onun için de Guillaume del Toro da bir mentor olma kendime “Tamam, oyunu oynayalım ama yolunda ilerliyor. Son zamanlarda beraEmma’dan ziyade Nicki karakteri altında” ber vakit geçiriyoruz. Kendisinden çok şey dedim. Bu benim kontrolü elimde tutma öğreniyorum. şeklim olabilir. Sofia Coppola’nın filmindeki rolünüzün, Dünya genelinde insanların sizinle kariyerinizi radikal bir şekilde değiştiçok yakın ilişkileri var, on yıl boyunca receğini düşünüyor musunuz? Sizinle gözleri önünde büyümenizi seyrettiler. çalışmamış olan yönetmenler size farklı bir gözle bakabilecekler mi? Ailelerinin bir parçasıymış gibisiniz. Bu çok hoşuma gidiyor. Benim için de Harry Potter hayatımın bir parçası oldu. Bugün artık bunlar biraz geride kaldı. Gerçekten mi? Oysa Harry Potter’ın son

Umarım öyle olur. Sanırım Bling Ring gelecekte yapmak istediğim filmlerinin iyi bir örneğini veriyor. Sadece iyi bir aktris olduğumun düşünülmesini istemiyorum, izleyicilerin zevklerime de, kararlarıma da


6

güvenmelerini istiyorum. Yani, şu ya da bu filmi yapıyorsam, o filme gerçekten inandığım için yaptığımı bilmelerini istiyorum. Mekanik bir şekilde çekimleri arka arkaya sıralamak istemiyorum. Eğer kapımın çalınması için uzun süre beklemem gerekiyorsa, benim için sorun değil. Önümde uzun bir süre var. n


02.

<<

PATLAYAN AMPULLERİN CÜMBÜŞÜ Fikir, Jon Smith’e ait. Topladığı ampullerin

Daha önce bir çok kez

içerisine boya, şeker

patlayan ya da kırılan

ya da tüy gibi farklı

bazı nesnelerin, kaliteli

maddeler koyan Smith,

kameralarla çekilmiş

bunların patlamasıyla

fotoğraflarını görmüştük

ortaya çıkan cümbüşü

ama muhtemelen

resmetmiş.

patlayan ampullerden fışkıran rengarenk boyaları, şekerleri ya da bilyeleri hiç görmemiştik.


03. TUTANKHAMON

Bir firavun nasıl seri katil olur?

<<

Büyük bir kobra yılanı sessizce arkeologların kampına yaklaşır. Sürüngen, bir çadıra girer ve… Howard Carter’ın kanaryasını bir hamlede yutar! Firavunun mezarının açılEski Mısır’ın en önemli firavunlarından, masından bir kaç gün önce yaşanan bu olay, Batılı arkeologları pek endişelendirmese görkemli altın maskesiyle tanıdığımız de, Mısırlı işçilerin büyük bir bölümünün kazı alanını terk etmesine yol açar. Evvelden Tutankhamon, onlarca kişinin ölümüne mi beri, yılanların firavunların mezarlarını yağmacılardan koruduğuna inanır Mısır halkı. yol açtı? 1922’de mezarının açılmasından Şimdi bir şekilde firavunun uykusu bölünecektir. Howard Carter ve kazıları başlatan sonra ortaya çıkan “Firavunun laneti” Lord Carnarvon kendilerine yapılan uyarıları kaale almaz ve 26 Kasım 1922 günü Lord Carnarvon arkeoloji ekibinin üzerine Tutankhamon’un mezar odasına girilir. çöktü. Bugünkü analizler, efsanenin inanırlığını sarsıyor.

TuTANkHAmON’uN HAZİNESİ Arkeolog Howard Carter yaptığı buluşu günlüğüne şu sözlerle yazar: “İlk başta hiç bir şey görmüyordum. Odadan çıkan sıcak


hava elimdeki mumun ateşini hareket ettiriyordu. Sonra gözlerim alıştıkça, şekiller oluşmaya başladı: garip hayvanlar, heykeller, tahtlar, kutular, bastonlar, tabutlar ve her yerde parıldayan altın vardı”. Odanın uç tarafında, firavunun iki heykeli ve bir kapı dikkati çeker: mezara el değmemiştir. Bu ikinci odaya 17 Şubat 1923’de girilir. Mavi fayanslar ve altınla kaplı duvarların ortasında, üç tabutun iç içe geçmesiyle korunan, Tutankhamon’un üç bin yıldır dokunulmamış mumyası bulunmaktadır. Göz kamaştırıcı buluş, Mısır’da olduğu kadar bütün dünyada da yankı uyandırır. Firavunun büyüsü Mezarın açılmasından yalnızca altı hafta sonra, firavunun laneti ortaya çıkar ve

Lord Carnarvon yüksek ateşten çok kısa sürede ölür. O anda herkesin aklına mezar odalarının girişindeki yazı gelir: “Bu mezara giren herkesi ölüm yakalayacaktır”. Tutankhamon’un laneti, mezarın açılışını takip eden on yıllar boyunca okurların merakını uyandırdı. Belgelerle ve yazılarla toplanan deliller, Tutankhamon’un mezarında bulunanların ölüm nedenlerini de bir araya getirme fırsatı oldu. Kanadalı Mısır bilimci Prof. La Fleur, aynı yıl mayıs ayında, Carnarvon’un kardeşi kolonel Herbert ise eylül ayında ölür. Bir sonraki sene, ekipte bulunan arkeolog Hugh Evelyn-White ve radyolog Douglas Reed son nefeslerini verirler. 1939’da Howard Carter’ın ölümüne kadar toplam 27 kişi hayatını kayeder. Bilim insanları mantıklı bir


zayıf olan Lord Carnarvon, virüs taşıyan bir sivri sineğin yarattığı kan zehirlenmesinden Kısa sürede gelen bunca ölüm haberi en çılgın ve yüksek ateşten ölür. Herbert, Londra’da teorilerin ortaya çıkması için de zemin yara- bir diş ameliyatından sonra yaşanan komptır elbette. Bazıları mumyalama işleminde likasyonlar yüzünden hayatını kaybeder. kullanılan badem yağının zamanla siyanüre Evelyn-White özel hayatında yaşadığı sorundönüştüğü savunur, bazıları ise mumyanın lardan dolayı intihar eder. arsenik içerdiğini. Arkeologların, uyumakta olan toz ve virüslerin yol açtığı akciğer prob- Arkeolog ekibinin başındaki Howard Carter, lemlerinden öldüğünü düşünenler vardır, neresinden baksanız 15 yıl daha yaşar. Her ne ya da mezarda bulunan öldürücü mantar kadar bilim adamları ölümlere bir açıklama alerjilerinin. Ama ne olursa olsun bugün getirse de, hayatını kaybedenlerin hiç biribilim adamları, lanet tezini geri çevirerek nin ecelleriyle ölmemesi “Tutankhamon’un her ölüme bir açıklama yapılabileceğini ve laneti” efsanesinin günümüze kadar gelmevirüs ya da mantar gibi oluşumların müm- sine neden oldu. n kün olmadığını düşünüyor. Sağlığı zaten

açıklama arıyor

12


04.

NIKOLAY TIKHOMIROV:

<<

Yer çekimini iptal ediyor

Rus fotoğrafçı Nikolay Tikhomirov, Zero Gravity adlı projesinde konu mankenlerini uçurarak yer çekimini tamamen iptal ediyor. Yaratıcı dekorların arasında, konularını denizlerin derinliklerinde süzülürmüşcesine havada özgürce hareket ettiren Nikolay Tikhomirov, fotoğraflarını nasıl gerçekleştirdiğinin püf noktalarını ise bir profesyonel sır olarak saklamayı tercih ediyor


05. MAREK HALTER:

Ölümsüz optimist <<

Paris Match: Okurlarınıza, Steven Spielberg’e “Doğrucular” üzerine film yapmasını önerdiğiniz zaman aldığınız 5 yaşında Varşova’dan ailesiyle Nazi cevabı mı veriyorsunuz? “İyi fikir! Buyrun yapın” Biraz basit görünüyor! zulmü nedeniyle kaçan ve yıllar sonra önemli bir yazar olarak Avrupa’nın Marek Halter: Tabii ki kolay değil ama kimsenin yardımını beklemeden önde gelen düşünürleri arasına işe koyulmak lazım. Hiç bir zaman giren Marek Halter son kitabında başaramayacağımızı düşünerek kötümser olmamak lazım. insanları inandıkları değerler için harekete geçmeye çağırıyor. Yahudi Karşınızdaki insanlara karşı her zaman aynı şekilde davranıyorsunuz. Sizin için ve İslam tarihi uzmanlarından biri sokaktaki çöpçü ile Putin ya da Papa’nın olan ve geçtiğimiz yıllarda İsrail ve bir farkı yok… Filistin arasında barış için yoğun

Pozisyonları ne olursa olsun ben insanlara saygı mesai harcayan Halter, iktidardaki duyuyorum çünkü benim söyleyeceklerim üzerinde bir etkisi olmuyor. Mesela 2012’de politikacıların da güzel bir portresini Putin’le yaptığımız görüşmeyi ele alırsak: çiziyor. Paris Match’ın röportajı Kremlin’de oturuyoruz. Ben bir çay istedim,


o ise bir sütlü çay. Aynı dili konuşuyoruz, bu bir çok engeli ortadan kaldırıyor. Bir an ayağa kalkıp pencereye yaklaşıyorum ve açıyorum. Bana “Ne yapıyorsunuz?” diyor, “Büronuzdan manzaraya bakmak istiyorum” diyorum. Pencerenin karşısında bir duvar var. “Sizin de probleminiz bu” diyorum kendisine. Bana çok zekice “İktidara gelen her politikacı önünde bir duvar görür” diyor. Bunun için iktidardaki insanlar bizim gibi aydınları kabul eder, görüşlerini açmak, duvarın arkasındakini görmek için.

hitap ediyorum. Kendisine St. Petersburg’daki Fransız üniversitesinin 20. yılından ve oradan mezun 25.000 kişiden bahsederken “bu insanların bazıları bugün size karşı gösteri yapıyor. Ne düşünüyorsunuz?” diye soruyorum. Tilki olan Putin, onlara “eğer gösteri yapabiliyorsanız, benim sayemdedir” diyor. Sonrasında bana teşekkür etti. Aynı teşekkürü onu cilalayan Gergiev’e etmedi mesela.

1984’te Mitterrand’la olan görüşmeleriniz daha az başarılı olmuş, Avrupa Kültür Fransa’da DeGaulle’den beri bütün Derneği projeniz suya düşmüştü. Her Cu m h u r b a ş k a n l a r ı y l a t a n ı ş t ı n ı z . ne kadar Mitterrand ilgili gözükse de, Söylediklerinizi hepsinde gözlemlediniz Simone Veil pek de yüz vermemişti… mi? E v e t . A y a k k a b ı l a r ı n ı c i l a l a y a n Evet belki ben de biraz patavatsızdım sanırım. danışmanlarından dolayı gerçekleri Ya da kendimden çok emin. Seçimler görmüyorlar. Putin’in her sene “Halkla yaklaşıyordu. Simone Veil galibiyetini diyalog” adlı ve 25 milyon kişi tarafından Mitterrand’a hediye etmek istemedi. Bu takip edilen bir programı var. Her ufuktan güzel proje suya düştü ve üzgün olan insanlar, sorular soruyor ve bu onun çok Mitterrand, bana kızdı. Öncelikle doğrudan Mitterrand’ı görmeye h o ş u n a g i d i y o r. gideceğime belki de Programda konuklar önce Simone Veil’le da var, bunlardan görüşüp onu ikna biri de benim. Kafkas etmem gerekirdi. Bu bir Yahudi olan, eski sayede en azından, başbakanlardan başarmak kaçınılmaz Primakov ve orkestra hale gelmişti! şefi Mariinsky’yle beraber oturuyorum. Hiç bir zaman okula Müzisyen arkadaşın gitmemiş olmak ona çok bilmiş mı size cesaretinizi bir üstten bakma verdi? edasıyla konuşması… beni sinir ediyor. Hayır, cesaretimi beş Sıra bana geliyor. yıl boyunca beraber “Merhaba Fransa” yaşadığım ve çok fakir diyor Putin. Ben olan Kokand’daki d e o n a “ Se v g i l i , Özbek çapulculardan Vladimirovitch” diye


aldım. Onların dikkatini çekebildiğimin güçleri severdi… farkına varmıştım. Onlara “Üç Silahşörler”i anlatıyordum. Bu beni korudu. Bir bakıma, Yasser Arafat, Şimon Peres ve İzak onlarla kelimelerimle mücadele ediyordum. Rabin’le neredeyse barış misyonunuzu başarıyordunuz… Sanırım bana özgüvenimi veren bu oldu. Bu hikayeleri nereden biliyordunuz? O Evet. O zamanlar bugüne nazaran daha fazla barış şansı vardı çünkü her iki taraf zamanlar 10 yaşında bile değildiniz… Küçükken, silahşörler hakkında resimli bir da laikti. Peres’le Arafat ilk defa, burada bu kitabım vardı. Yahudi bir şair olan annem, koltukta tanıştılar. Daha sonra Arafat beni bana 4 yaşındayken okumayı öğretmişti. arayıp “Arkadaşınız Peres iyi bir insan ama Beni büyük bir kemancı olarak hayal barış yapabilmek için benim karşımda bir ediyordu, biraz Yehudi Menuhin gibi, ama generale ihtiyacım var!” dedi. Rabin’i ikna diğer bir yandan da misafirlerinin önünde etmekte zorlandım. Ama bir kere karar büyük Polonyalı şairlerin kitaplarını verdikten sonra sonuna kadar gitmeye çalıştı. okuyabilmem bir o kadar önem taşıyordu. Ta ki öldürülene kadar. Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat’a yakındınız… Karım Clara ve beni, Sakkara piramidi yakınlarına götürürdü. Şaşlık yer birbirimize hikayeler anlatırdık. Hasidi hikayelerine bayılırdı. Biraz mistik bir şekilde, ruhani

S ı k l ı k l a “ Ya h u d i d i re n i ş i ” n d e n bahsediyorsunuz. Bugün, bir Filistinli size kendi halkının, yasa dışı bir i ş g a l k a r ş ı s ı n d a k i d i re n i ş i n d e n bahsetmediğiniz için kızabilir mi? Evet, bu hakkında kitap yazılmasını hak


eden bir konu. Yasser hayattayken ona dedim ki: “Hem şanslısın hem de şanssız. Şansın şu ki, karşında Yahudilerden başka bir halk olsaydı, kimse senden bahsetmezdi”. Mesela Kürtlere bakın: yaklaşık 40 milyon nüfusa sahipler, bir dilleri, bir kültürleri, bir gelenekleri var ama onlardan kim bahsediyor? Kimse! “Peki şanssız yanım neymiş?” diye soruyor Arafat. “Eğer karşında başka bir halk olsaydı, devletini çoktan kurmuştun” dedim. Yahudilere karşı ses yükseltmeyi kimse göze alamıyor. Bir nefret ama bir o kadar da hayranlık var. Hala bu düşüncede miyiz? Evet. Bu dünyanın büyükleri için, Putin dahil, bu durum geçerli. Çinliler için mesela, bu dünyada iki tane önemli halk var: biri kendileri, diğeri Yahudiler. Bu iki halk iki bin yılı aşkın süre boyunca geleneklerini kaybetmeden, dillerini ve alfabelerini değiştirmeden yaşayan halklar. Burada ciddi bir kendini üstün görme var ama! Bu ciddi bir problem evet, Filistinliler bunu gördü. Zengin elitleriyle kendilerini… Arap Orta Doğunun Yahudileri olarak tanımlıyorlar! Ama aslında zaten var! Bu dünyanın kurban halkları arasında kendilerine bir yer edinmeye çalışıyorlar. Peki “seçilmiş halkın” Filistinlilere karşı zalimce tutumu hakkında ne düşünüyorsunuz?

19

Her zaman söyledim, Yahudiler de herkes gibidir. İçinde sahtekarlar, eşkiyalar ve aptallar var. Ben Gourion Altı Gün savaşından sonra söyle demişti: “Tanrıya şükür savaşı

kazandık ama şimdi, o topraklardan geri çekilmemiz lazım, çünkü biz işgalci olmak için yaratılmamışız.” Maalesef kendisi iktidarda değildi. Genel kanıya karşı baş kaldırmak çok zordur. Bir yandan da İsrail’de rezervist askerler, işgal edilmiş topraklara turistik geziler düzenleyip anlatıyor “Bakın bunları biz yaptık, ve bunlar iyi şeyler değil”. Bunu nerede görebiliriz? Analistler çok karamsar, barış neredeyse imkansız diyorlar. İki tarafın da hükümetini yakından tanıyan biri olarak bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Eskiden laikti. Bugün ise iki taraf yok, artık üçüncü bir taraf var: o da tanrı. Zamanında Sedat bana “bir toprağı ikiye bölebiliriz ama Tanrı’yı asla” diyordu. Her iki taraf da kendi Tanrısını öne çıkarmaya çalışıyorsa o Tanrı’dan kurtulmamız gerekir. Nasıl yapmalı? Sorun da bu.


Ama bugün mesela banliyö gençlerine, İslam diliyle konuşulması gerektiğini söylüyorsunuz…

nefret etmiyordu, tersine beni hoş ve gelecek vaadeden biri olarak görüyorlardı. Bugün bazıları çok önde olduğumu, megaloman olduğumu düşünüyorlar. Bir arkadaşım bir gün “Belki demeyi öğrenmelisin” dedi. Haklıydı. Herşeye cevabı olan biri karşı tarafı sinirlendirir. Kendimi düzeltmeye çalışıyorum.

Tanrı’dan kurtulamadığım için, en azından birini tanık olarak kullanmak istiyorum. Yahudi kadınlar hakkında yazdığım üçlemeden sonra şimdi bir yenisine başladım. (Muhammed’in karısı Hatice hakkında yazdığı el yazılarını gösteriyor). Sahip olduğunuz ünde ve tecrübede Fark ettim ki, çok sorunlu olan Fransa hala artık siz mi yazılarınızı kapı kapı banliyölerinde çocuklara Voltaire’in, dolaşıyorsunuz? Diderot’un düşüncelerini anlatıyorlar. İyi de bu onların tarihi değil ki. Fransa’nın hatası, Tabii ki! Bir sürü fikrim var ve onları o çocukların iyi birer Fransız olmaları için gerçekleştirmek için çok yoğun çalışıyorum. kendi tarihlerini unutturmaya çalışmaktı. Buna asılıyorum. Yeni jenerasyonda eksik Oysa zaten onlar iyi Fransızlar, çocukları olan da o zaten: benim gördüğüm gençler bizi güldürüyor. Fransa’daki yeni kuşak yetenekli, ama yetenekleriyle herşeyin hemen komdeyenlerin yüzde 80’i Kuzey Afrika’dan olacağını sanıyorlar. Hayır çalışmak lazım! geliyorlar. Topluma entegreler ama asimile 1967’de Orta Doğu için barış komitesini kurduğumuzda gençler her şeyi yapıyorlardı, değiller. Bu böyle gayet iyi bence. afiş asıyor, bildiri dağıtıyor ve bunun için Bugün artık çok tanınıyorsunuz ve size harcadıkları zamanı saymıyorlardı bile. Maalesef bugün işten zevk almak kayboldu. karşı bazı sesler yükseliyor… Bu çok kötü bir şey. Bugün bir parti bir Evet tanınmış olmak güzel bir şey ama afiş asmak istediğinde gidip para vererek sıkıcı da bir yanı var. Eskiden kimse benden birilerini buluyor. n

20


Haftaya görüşürüz:)

16 // HZRN’13


Haftasonu I 16haziran