Issuu on Google+

Siirt 'te havaya silah sýkan bir kiþi emniyeti alarma geçirdi. Silah sýktýktan sonra olay yerinden kaçmaya çalýþan þahsa, oradan geçmekte olan polis ekipleri de silah sýktý. Olay yerinde kan izlerine rastlandý. Olayýn ardýndan polis ekipleri zýrhlý araçlarla olay yerini ablukaya aldý. Gece saatlerinde Siirt Üniversitesi merkez kampüsünün arka tarafýnda bulunan inþa halinde 7 katlý bir apartmanýn damýndan kimliði belirsiz bir kiþi uzun namlulu silahla üç el ateþ açtý. Görgü tanýklarýnýn siyah tiþörtlü olduðunu belirtikleri þahýs apartmanýn yanýndaki motosikletle kaçarken oradan geçmekte olan polis ekipleri silah sýktý.Olay yerinde taze kan izlerine rastlandý.Polis ekipleri daha sonra apartmaný ve önündeki boþ tarlayý zýrhlý

araçlarla ablukaya aldý.Apartman ve önündeki boþ tarla didik arandý . Bomba uzmaný polis köpeklerde aramaya katýldý. E m n i y e t Müdürlüðünden üst düzey bir yetkili olayý çok yönlü ol ar ak ar aþ tý rd ýk la rý ný belirtti. Yetkili “Apartmanýn damýndan uz un na ml ul u si la hl a havaya üç kurþun sýkan þahýs, daha sonra

SAHÝBÝ Mehmet Esmeroðlu GENEL YAYIN YÖNETMENÝ Ayhan Mergen

TÜRÜ: YEREL SÜREKLÝ YAYIN

web : www.umutgazetesi.net 30 TEMMUZ 2012 PAZARTESÝ

e-mail : umutgazetesi1@hotmail.com YIL : 8

SAYI : 2258

Tel: 0484 223 42 53

FÝYATI 12 Kr (KDV DAHÝL)

apartmanýn yanýnda bulunan bir motosikletle kaçmaya çalýþýrken, o esnada olay yerinden geçmekte olan polis ekipleri tarafýndan görülüyor ve yakalanmasý amacýyla kurþun sýkýlýyor. Ancak siyah tiþortlu þahýs olay yerinden kaçýyor. Apartmanýn yanýnda yeni kan izleri var. Ekibimiz muhtemelen þahsý yaralamýþtýr. Bütün hastaneler uyarýldý. Apartman ve çevresi olasý bir bomba tuzaðýna karþý didik didik arandý. Bunun yaný sýra dikkatleri buraya çekerek baþka yerlere saldýrma ihtimaline karþýda bütün kritik noktalarda tedbirler arttýrýldý. Þahsýn aranmasýna diðer semtlerde de devam ediliyor.” Dedi. Polis ekipleri yaklaþýk bir saat süren aramanýn ardýndan olay yerinden ayrýldý.

BAÞARILI OLAN 33 POLÝS MEMURUNA SERTÝFÝKALARI DAÐITILDI Siirt Emniyet Müdürlüðünün hizmet içi eðitim çalýþmalarý kapsamýnda düzenlemiþ olduðu “Terörizme Karþý Önemli Yerlerin Korunmasý” kursu sona erdi. Siirt'e yeni atanan personelin katýldýðý kursu baþarýyla bitiren 33 polis ve baþ polis memuruna sertifikalarý düzenlenen törenle daðýtýldý. Ticaret ve Sanayi Odasýnda düzenlenen sertifika töreninde konuþan Emniyet Müdür Yardýmcýsý Alpaslan Öztürk, geçen yýl 26 dönem halinde düzenledikleri kursu personellerinin büyük bir bölümünün baþarýyla bitirerek sertifika adlýðýný hatýrlattý. Öztürk “Geçen yýl 26 dönem halinde düzenlediðimiz bu kurs ile personelimizin çok önemli bir bölümü bilgilerini tazeleme ve reflekslerini geliþtirme imkaný buldu. Bu kurslarý ilimize yeni atanan personelimize yönelik olarak düzenlemeye devam edeceðiz. “ dedi. Tören, kursu baþarýyla bitiren 33 personele sertifikalarýnýn daðýtýlmasý ve hatýra fotoðrafýnýn çekilmesi ile sona erdi.

Siirt Ýl Müftüsü Faruk Arvas ve beraberindeki heyet Siirt Valisi Musa Çolak'a Ramazan ayý nedeniyle bir nezaket ziyaretinde bulundu. Siirt Ýl Müftüsü Faruk Arvas, "Sayýn Valimizin Ramazan ayýný tebrik etmek, Ramazan ayýnda yaptýðýmýz çalýþmalar, düzenleyeceðimiz Kur'an ziyafeti ile iftar yemeðine davet etmek ve Türkiye Diyanet Vakfý'nýn bastýrmýþ olduðu tanýtým kitapçýklarýný sayýn Valimize sunmak için bu ziyareti gerçekleþtirdik. " dedi. Devamý Sayfa 3’te

Siirt Belediye Baþkaný Selim Sadak, 2012 hizmet yýlý kapsamýnda yol yapým ve düzenleme çalýþmalarý kapsamýnda Conkbayýr Mahallesinde devam eden çalýþmalarý denetledi. Belediyeden yapýlan yazýlý açýklamada 2012 hizmet yýlý kapsamýnda yol yapým ve düzenleme çalýþmalarý kapsamýnda Conkbayýr mahallesin Þeyh Tirki tepsi civarýnda devam eden çalýþmalarý Fen Ýþleri Müdürlüðü teknik ekibi ve belediye meclis üyeleri ile birlikte denetleyen Siirt Belediye Baþkaný Selim Sadak daha sonra mahalle sakinleri ile bir araya gelerek yurttaþlarýn hizmetler konusundaki görüþ ve önerilerini aldý.


SAYFA - 2

30 TEMMUZ 2012 PAZARTESÝ

- GÜNCEL -

KRAL HEYKELÝ GÜNYÜZÜNE ÇIKTI K

ültür ve Turizm Bakaný Ertuðrul Günay, Hatay'ýn Reyhanlý ilçesi Demirköprü köyü yakýnlarýnda bulunan Tell Tayinat höyüðünde ortaya çýkarýlan Hitit dönemine ait olduðu tahmin edilen kral heykelini basýn mensuplarýna tanýttý. Günay, Hatay Arkeoloji Müzesi'nde, Toronto Üniversitesi'nden Prof. Dr. Timothy Harrison baþkanlýðýnda yapýlan kazý çalýþmasýnda ortaya çýkarýlan eserin tanýtýmý için düzenlenen törende, Hatay için önemli bir gün yaþandýðýný söyledi. Harrison baþkanlýðýndaki ekibin 2004 yýlýndan bu yana bölgede kazýlarýný sürdürdüðünü ifade eden Günay, bölgede çalýþan ekibe bulduklarý eser nedeniyle ülke, dünya ve arkeoloji bilimi, tarihi adýna teþekkür etti. Günay, ekibin Haziran ayýnýn sonunda çok önemli ve ''Anadolulu figürler'' bulduklarýna dikkati çekerek, þunlarý kaydetti: ''1,5 metre yüksekliðinde, yaklaþýk 1,5 ton aðýrlýðýnda 2 buluntu ortaya çýkarýldý. Bir tanesinin bilimsel bilgilere göre, bir kral heykelinin üst kýsmý olduðu anlaþýlýyor. Sakallý, bukleli saçlý, kollarýnda özel bir takým bileklikler var. Bir elinde mýzrak, bir elinde baþak tutarak hem savaþmayý hem üretmeyi, kendi halký için þiar edindiði simgeleniyor, anlaþýlýyor. Heykelin arka kýsmýnda yazý var. Hemen yanýnda da bir kanatlý boða ve aslan heykeli var. Bunlar milattan bin yýl önceye kadar tarihleniyor. Yani günümüzden 3 bin yýl önceye kadar gidiyor. Bu bölgede Geç Hitit dönemlerinin önemli anýtsal eserleri olduðu bu buluntulardan da anlaþýlýyor. Zaten önceki yýllarda da benzer bazý buluntular ortaya çýkarýlmýþtý'’ ''Anadolulu önemli bir heykel'’ Bölgeden, gelecek kazý döneminde de buna benzer güzel eserlerin ortaya çýkarýlacaðýna inandýðýný kaydeden Günay, ''Anadolu'da her yýl çeþitli eserler buluyoruz. Sevinçle ifade etmek istiyorum, ama bu oldukça Anadolulu bir buluntu. Roma, Yunan eseri devamý deðil. Ya da batý Anadolu'da gördüðümüz eserlerden oldukça farklý. Bölgeyi çaðrýþtýran bölgeyi simgeleyen motifler bulunan Anadolulu önemli bir heykel.

Baz alt taþ ýnd an ya pý lm ýþ . Gö zl er i de takma, ayrýca özel taþtan yapýlmýþ siyah beyaz. O kralýn da gözleri etkileyici ki, özel olarak vurgulanmaya çalýþýlmýþ. Heykelin alt yarýsý ne yazýk ki þu anda bulunamadý. Tahrip olmuþ bir ölçüde. Ancak, üst y arýs ý bil ekle rden yukarýsý sapasaðlam vaziyette'' diye konuþtu. Baka n Ertu ðrul Gü na y, þu an Ha ta y Arkeoloji Müzesi'nde bulunan eserin, kazý ve müze ekibi tarafýndan rehabilite edileceðini, iyileþtirileceðini ifade ederek, yakýn bir gelecekte de eserin teþhire çýkacaðýný bildirdi. Hayallerinin 1 yýla kada r Hata y Arke oloj i Müze si'n de bu eser i serg ilem ek oldu ðunu anla tan Güna y, þunl arý kaydetti: ''Biz Gazian tep'te dünyan ýn en büyük mozaik müzesini yapmýþtýk, þimdi Türkiye'nin en büyük arkeoloji müzesini Hatay'da yapmaya ça lý þý yo ru z. Bu ra da da ço k sa yý da mo za ik sergilenecek. Bugün burada bulunan ünik bir eser. Benz eri olma yan, ben þimd iye kada r hiçb ir müzemizde hatta yurt içinde ve dýþýnda bu kadar ken din i if ade ede n bi r kr al h eyk eli , he m bileklerindeki hem ellerindeki simgeler hem göz farklýlýklarýyla bu kadar görkemli gösteriþli ve özellik verilmiþ bir heykel hemen hemen görmedim.'' Kazý ekibi BM gibi Günay, tarih, kültür, arkeoloji ve turizmin toplumlarý tanýþtýran kaynaþtýran e tkinlikler ol du ðu na di kk at i çe ke re k, Te ll Ta yi na t höyüðündeki 47 kiþilik kazý ekibinin, Birleþmiþ Milletler (BM) gibi olduðunu belirterek, ekipte Kanada'dan Türkiye'ye kadar pek çok ülkeden uzmanlarýn yer aldýðýný söyledi. Kazý ekibinin birlikte çalýþarak, insanlýðýn geçmiþini bilmek ve geleceðini aydýnlatmak için

ortak bir çaba sarf ettiðini vurgulayan Günay, bu çabanýn hem bu bölge hem ülke hem de dünya için berekete dönüþmesinin tek þartýnýn Atatürk'ün söylediði gibi ''Yurtta barýþ dünya da barýþ'' olduðunu kaydetti. Günay, barýþ olursa tarihe, bilime, kültüre, arkeolojiye, turizme daha fazla kaynak ayrýlabileceðini, bunun barýþ ortamý içerisinde insanlýða bir bereket olarak dönmesinin saðlanabileceðini dile getirerek þöyle devam etti: ''Hem ülkemizin barýþ içerisinde geliþmesini tüm kalbimle diliyorum hem de hemen yakýn komþumuzdaki kardeþimiz, dostumuz akrabamýz olan birçok insanýn yaþadýðý Suriye'deki olaylarýn sona ermesini, halkýyla barýþýk, halkýnýn duyarlýlýklarýna dikkat gösteren bir yönetimin iþ baþýna gelmesini, hem Suriye'nin hem Türkiye'nin hem de bütün bölgenin rahat nefes almasýný bütün kalbimle diliyorum'’ Günay, daha sonra Hatay Valisi Mehmet Celalettin Lekesiz, Antakya Belediye Baþkaný Lütfü Savaþ, AK Parti Hatay Milletvekili Orhan Karasayan ve kazý baþkaný Harrison ile heykelin arkasýnda yer alan yazýda isminin ''Suppiluliuma'' olduðu anlaþýlan kral heykelini basýn mensuplarýna gösterdi. Günay daha sonra Arkeoloji Müzesi'nde yer alan ve Tell Tayinat höyüðünden daha önceki kazýlarda ortaya çýkarýlan eserler hakkýnda müze yetkililerinden bilgi aldý.

HERKESÝN 'BENÝM' DÝYECEÐÝ ANAYASA HAZIRLIYORUZ M

aliye Bakaný Mehmet Þimþek, Türkiye'nin hak ve özgürlükler anlamýnda katettiði mesafe ile sorunlarý çözeceklerini, bu nedenle herkesin ''benim anayasam'' diyeceði bir anayasa hazýrladýklarýný söyledi. Bakan Þimþek, Kozluk ilçesinde eþi tarafýndan terk edilen 14 çocuklu Muhsine Güldü'yü evinde ziyaret etti, sokakta çocuklara oyuncak daðýttý. Daha sonra Tepecik Erkek Yatýlý Bölge Ýlköðretim Okulu bahçesinde muhtarlar ve kanaat önderleriyle iftar yemeðinde bir araya gelen Bakan Þimþek, Batman Üniversitesi bünyesinde ilk yüksekokulun Kozluk'ta kurulacaðýný belirtti. Ýlçede yeni devlet hastanesinin hizmete girdiðini, eski hastane binasýnýn da kýz meslek lisesi olacaðýný kaydeden Þimþek, geçen yýl 16 yerleþim birimine içme suyu götürüldüðünü, 51 kilometre asfalt yol ve 2 köprü yapýldýðýný bildirdi. Kozluk'ta 250 kiþinin çalýþtýðý konfeksiyon atölyesini büyüteceklerini, teþvik desteði vereceklerini ve yeni hükümet konaðýný yapacaklarýný aktaran Þimþek, eðitimden saðlýða kadar her hizmeti

yapacaklarýný anlattý. Makamlarýn gelip geçici olduðunu ifa de e den Þim þek , ko nuþ mas ýný þöy le sürdürdü: ''Amacýmýz buralarda eserler býrakmaktýr. Kürt sorununu çözmek için elimizden geleni yapýyoruz. Hemþehrim Hakkari'de bana Kürtçe matematik kitabý verdi. Birçok yerde Kürt dili ve edebiyatý bölümleri açýldý. Karde þlik hukuk u içeri sinde geri kalan sorunlarý çözmemiz lazým. Fitneye

fesada hiçbir zaman izin vermememiz lazým. Ýnanýyorum ki; Türkiye'nin hak ve özgürlükler anlamýnda katettiði mesafe ile sorunlarý çözeriz. Bu nedenle herkesin 'benim anayasam' diyeceði bir anayasa hazýrlýyoruz.'’ Þimþek, muhtarlarýn sorunlarýný bildiðini, kendisine iletilen bütün sorunlarý çözeceklerini dile getirerek, ''Yeter ki bölgede fitne fesada yer vermeyelim. Yeter ki huzur olsun. Biraz bardaðýn dolu tarafýna bakalým'' diye konuþtu.


SAYFA - 3

30 TEMMUZ 2012 PAZARTESÝ

- GÜNCEL -

MÜFTÜ ARVAS'TAN VALÝ'YE RAMAZAN ZÝYARETÝ

Ziyaretten duyduðu memnuniyeti dile getiren Siirt Valisi Musa Çolak, "Ramazan ayýnýn öneminin vatandaþlarýmýza aktarýlmasýnda Müftülüðümüze büyük görevler düþmektedir. Ramazan ayý yardýmlaþma ve dayanýþmanýn arttýðý, fakirlerin, muhtaçlarýn ve komþularýn daha fazla gözetildiði müstesna bir aydýr. Ramazan ayýnýn Siirtlilere ve Ýslam alemine hayýrlar getirsin." þeklinde konuþtu. Siirt Müftüsü Faruk Arvas, Siirt Vali Yardýmcýlarý Gürbüz Saltaþ ve Mustafa Pala'yý da ziyaret ederek Ramazan aylarýný tebrik etti.

Telfax :0.4 84.223 42 53

ÝL GENEL MECLÝSÝ AÐUSTOS 2012 OLAÐAN TOPLANTISI YAPILIYOR

Siirt Ýl Genel Meclisi, Aðustos 2012 ayý olaðan toplantýsý, 01 Aðustos 2012 tarihinde saat 14.00'te diðer günlerde ise oluþacak gündemleri görüþmek üzere, toplam

Çarþý Camii Ýmam Hatibi

5 gün süreyle, Meclisce belirlenecek saatlerde; Ýl Özel Ýdaresine ait, ÖZBEL Ýþhaný binasýnýn 7'nci katýnda yer ala n, Ýl Gen el Mec lis i top lan tý salonunda toplanacaktýr.

ÝSTANBUL AJANS, MEGA KENTÝN NABZINI TUTUYOR Ýstanbul Valiliði “Ýstanbul Ajans” adýyla bir tablet gazete yayýnlamaya baþladý. Eski ve unutulmaz valilerimizden Hüseyin Avni Mutlu'nun Ýstanbullulara seslendiði gazetede, slogan “Þehirde ne varsa artýk tablette.'’ Vali Mutlu yazýsýnda özetle Ýstanbul'un geleceðinin, güçlü Türkiye'nin geleceðini oluþturduðunu söyledi. Gazetenin yayýn hayatýna baþlamasý nedeniyle Vali Mutlu'nun da katýldýðý bir tanýtým toplantýsý düzenlendi. Gazetenin genel yayýn yönetmenliðini deneyimli gazeteci ve radyo- televizyoncu kardeþimiz Bekir Kaplan yapýyor. Gazeteye yayýn hayatýnda baþarýlar diliyoruz.

Zira tövbe ettikten sonra tekrar günaha geri dönmek Allah'a verilen sözü tutmamaktýr. Hem günaha piþmanlýk duymamak ve onu yapma isteði içinde bulunmak hem de Allah'ýn (c.c.) baðýþlamasýný istemek hem riyakârlýk hem de O'na karþý saygýsýzlýktýr. Deðerli Kardeþlerim! Yüce Allah, birçok ayet-i kerimede bizleri tövbeye davet etmekte ve bunun nasýl olmasý gerektiðini de þöyle açýklamaktadýr: “Ey iman edenler! Allah'a içtenlikle tövbe edin. Belki Rabbiniz sizin günahlarýnýzý örter ve peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandýrmayacaðý günde, Allah sizi, içlerinden ýrmaklar akan cennetlere sokar. Onlarýn nurlarý önlerinden ve saðlarýndan aydýnlatýr, gider. “Ey Rabbimiz! Nurumuzu bizim için tamamla, bizi baðýþla; çünkü senin her þeye hakkýyla gücün yeter” derler.” Ayeti kerimeden de anlaþýlacaðý üzere Allah'a “Nasuh” bir tövbe ile tövbe edilmelidir. Bu da; içten, samimi ve günahlara dönmemek üzere yapýlan tövbedir. “Tövbe-i Nasuh nedir? diye sorulduðunda Peygamberimiz (s.a.s.), kulun yapmýþ olduðu günaha öyle piþmanlýk duymasý, Allah'a özrünü öyle arz etmesidir ki, sütün memeye tekrar dönme ihtimali olmadýðý gibi, kiþinin o günaha tekrar dönmemesidir diye cevap vermiþtir.” Muhterem kardeþlerim hepimizin tövbesinin tövbe-i Nasuh olmasýný temenni ederken, Sohbetimi þu ayet-i kerimenin meali ile bitirmek istiyorum. “Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuþ kullar kýl. Soyumuzdan da sana teslim olmuþ bir ümmet kýl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi kabul et. Çünkü sen, tövbeleri çok kabul edensin, çok merhametli olansýn.”

FUTBOL SAHASI ALT YAPI TERÂVÝH NAMAZI ÇALIÞMALARINA HIZ VERDÝ Siirt'te spor tesislerinin yapýmý çalýþmalarýna aðýrlýk veriliyor. Valilikten

yapýlan

yazýlý

açýklamada,

Gençlik

Hizmetleri ve Spor Ýl Müdürlüðünce sportif faaliyetlerde alt yapý eksikliklerini gidermek amacý ile, sentetik çim yüzeyli,

drenajlý,

tel

örgülü

koþu

pisti

olan

futbol

sahasýnýn ihalesinin yapýldýðý ve 30.07.2012 Pazartesi günü ise yer teslimi yapýlacaðý bildirildi. Açýklamada

soyunma

odalarý

ve

500

seyircili

portatif tribünün yapýmý için Proje ve Ýhale çalýþmalarýnýn hýzla

devam

ettiði,

“Futbol

Sahasý”nýn

2012-2013

sezonunda, sporcularýmýzýn çalýþmalarýna yetiþtirilmesi planlandýðý belirtildi. Açýklamanýn

son

bölümünde

futbol

sahasýnýn

bitmesi ile ildeki futbol müsabakalarý, daha rahat bir ortamda oynanacaðý vurgulandý.

Terâvih namazý Ramazan ayýna mahsus sünneti müekkede bir namazdýr. Terâvih, kelime olarak ''Terviha '' kelimesinin cem'i (çoðulu) dur. Terviha; bir müddet istirahat etmek manasýna gelmektedir. Terâvih namazýnýn her dört rek'atýný kýlýp selam verdikten sonra bir müddet oturulduðu için Terâvih Namazýna bu isim verilmiþtir. Ýmam-ý Buhari'nin, Hz. Zeyd bin Sabit'ten r.a. rivayetine göre; Peygamber efendimiz Ramazan- ý þerifte i'tikâf için Mescid-i Nebevi'nin içinde hasýrdan bir hücre yaptýrdý. Ramazan-ý þerifin son on gecesinde buradan çýkarak, birkaç (iki veya üç) gece cemaatle hem yatsý, hem de terâvih namazýný kýldý. Daha sonra Peygamber efendimiz, kendisiyle birlikte Teravih namazý kýlmak üzere, Sahâbe-i Kiramdan birçok kimsenin katýldýðýný görünce bir gece yalnýz yatsý namazýný kýldýrýp bu hasýrdan yapýlan hücresine (odasýna) çekildi, terâvih namazý kýldýrmak için, Sahâbe-i Kiram'ýn yanýna çýkmadý. Rasûlüllâh'ýn hücresinde sesi duyulmayýnca onun uyuduðunu zanneden Eshab-ý Kiram'dan bâzýlarý, Peygamber efendimiz uyansýn ve Terâvih namazý için çýksýn diye öksürmeðe baþladý. Devmaý Sayfa 4’te


SAYFA - 4

30 TEMMUZ 2012 PAZARTESÝ

- GÜNCEL -

TERÂVÝH NAMAZI

Bunun üzerine efendimiz hücresinden çýkýp, kendisini bekleyen Sahâbe-i Kirama hitap ederek buyurdular ki; ''Cemaatle teravih namazý kýlmak hususunda sizde gördüðüm bu istek ve iþtiyak devam etmektedir. Fakat cemaat halinde bu ibadete devam ederken terâvih namazýnýn farz kýlýnmasýndan, farz kýlýndýktan sonra da hepinizin bu namazý cemaatle edâ etmeye gücünüzün yetmemesinden korktum. Ey insanlar bu namazý evlerinizde kýlýnýz. Farz namazlardan baþka (sünnet ve Nafile) namazlarý kiþinin evinde kýlmasý daha faziletlidir.'' Peygamber efendimizin zamanýnda ve ondan sonra Hz. Ebu Bekir'in r.a. hilâfeti döneminde ve Hz. Ömer'in r.a. hilafet döneminin bir kýsmýnda teravih namazý münferit olarak kýlýnmaða devam edildi. Daha sonra cemaatle de kýlýnmaða baþlandý. Hz. Ömer'in r.a. Beytülmâl (maliye) emini olan Hz. Abdurrahman b. Abdü'l- Kâri' r.a. Demiþtir ki; Bir ramazan gecesi Hz. Ömer r.a. ile mescide çýkmýþtýk. Mescidde halk kendi baþýna ve ayrý ayrý terâvih namazý kýlýyordu. Kimi de namaz kýlarken arkasýnda bir kýsým insanlar ona uyuyordu. Bu durumu gören Hz. Ömer r.a.: ''Öyle zannediyorum ki, bunlarý bir imam arkasýnda toplarsam daha güzel olacak,'' dedi. Gerçekten de azmetti, ertesi gün Hz. Übey Ýbni Kâ'b'ý r.a. terâvih imamý tâyin edip, cemaati onun arkasýnda topladý. Böylece terâvih namazý cemaatle kýlýnmaða baþlandý. Sonra bir gece Hz. Ömer'le r.a. mescide çýkmýþtým. Ýnsanlar Hz. Übey r.a. ile beraber namaz kýlýyordu. Hz. Ömer r.a. halkýn büyük bir vecd ile namaz kýldýklarýný görünce; ''Bu ne güzel bir adet oldu. Fakat namazlarýný gecen in son una er teley ip, þu anda u yuyan larýn (ký lac akl arý Ter avi h) nam azý þim di kýl anl arý n namazýndan daha faziletlidir.'' Dedi. (O anda terâvih namazý kýlanlar, namazlarýný) gecenin ilk saatlerinde kýlmakta idiler. Yine Hz. Ömer r.a. erkeklere Hz. Übey'i r.a. terâvih imamý tâyin ederken, kadýnlara da terâvih namazý kýldýrmak üzere Hz. Süleyman ibni Ebi Hasme'yi r.a. vazifelendirdi. Hz. Osman r.a. ise, Halifeliði döneminde erkekleri de kadýnlarý da bir arada toplamýþ, ayrý ayrý namaz kýlmalarýna lüzum görmemiþtir. Tabii ki teravih namazýnýn cemaatle kýlýnmasýna devam edilmiþtir. Hem de Hz. Ömer r.a. zamanýnda kýlýndýðý gibi yirmi rek'at olarak, her rek'atte yaklaþýk yüzer âyet okunarak ve kýyamýn uzamasýndan dolayý asâya dayanarak terâvih kýlýndýðýný Beyhakî, Hz. Saib'den r.a. rivayet etmiþtir. Hz. Ali r.a. halký, cemaatle terâvih namazý kýlmaða daimâ teþvik etmiþ ve: ''Ömer r.a. mescidlerimizi terâvih namazýnýn feyziyle nasýl nurlandýrýp þereflendirdi ise Hz. Allah da c.c. onun kabrini öyle nurlandýrsýn ''diye dua etmiþtir. Hz. Ebu Hureyre r.a. diyor ki: Rasülüllah s.a.v. efendimiz, farz olduðunu emretmeksizin Terâvih namazýný kýlarak ramazan gecelerini ihya etmeyi teþvik eder ve: ''Her kim Hz. Allah'ýn c.c. vereceði sevaba inanarak ve mükâfatýný umarak Ramazan gecelerini ihya ederse, (Teravih namazýný kýlarsa) geçmiþ (te iþlemiþ olduðu) günahlarý baðýþlanýr.'' buyururdu. Bu ve benzeri Hadisi Þerif'lerden anlaþýldýðýna göre, Ramazan ayýna mahsus bir ibadet olan Terâvih

Z U S T UMU

namazýnýn mânevi hazzý yüce, ecri ve mükâfatý çok fazladýr. Teravih namazý hem erkekler, hem de kadýnlar için Sünneti Müekkede'dir. Yirmi rek'at olmasý ve cemaatle kýlýnmasý (yukarýda anlattýðýmýz gibi) Hz. Ömer'in ictihadý ve Eshâbý Kiram'ýn icmâ'ý ile r.a. sabittir. Teravih namazýnýn Mescidi Nebevi'de cemaatle yirmi rek'at olarak kýlýnmasýna Eshabý Güzîn'den hiç kimse karþý çýkmamýþtýr. Peygamber efendimiz: ''Siz benim sünnet ime ve benden sonra Halifelerimin sünnetine uyunuz, onlarýn sünnetine uymak vaciptir.'' Buyurarak Hulefâyi Raþidîn' in uygulamalarýnýn, yaptýklarý icraatlarýn kendi sünneti gibi sünnet olduðunu ifade buyurmuþtur. Bu hususta deðiþik düþünen kardeþlerimizin mânevi yýkýma uðramamalarý için hiç deðilse, Kitab ve Sünnet gibi edillei Erbaa (dört delil) ya dâhil olan Ýcma-ý ümmet ve Kýyas-ý fukâhâ'ya karþý çýkmamalarýný, bin dört yüz senedir Müslümanlarýn yaþadýklarý Ýslâm'a ters düþen ifadele rde bulunar ak sýrf dikkat çekmek pahasýna Müslümanlarýn nezih ve berrak itikatlarýný bulandýrmaktan uzak durmalarýný tavsiye ederiz. Bu ra da Ým am -ý Âz am Eb u Ha ni fe 'n in (Rahmetullâhi aleyh) kuvvet ve kat'iyyet ifade eden bir sözünü nakledelim: Ýmam -ý Ebu Yusu f, hoca sý Ebu Hani fe Hazretlerine Teravih namazýnýn hükmünü ve Hz. Ömer r.a. tarafýndan nasýl bir delile dayanýlarak yirmi rek'at olm ak ve cem aat le kýl ýnm ak sur eti yle ort aya konulduðunu sormuþtu. Hocasý Ýmamý Âzam Hazretleri de bu soruya cevap olmak üzere þöyle demiþtir: "Teravih namazý kýlmak, þüphesiz bir sünnet-i müekkededir. Hz. Ömer r.a. bu namazýn cemaatle yirmi rek'at kýlýnmasýný ne zatî ictihâdý ile kendi tarafýndan çýkarmýþtýr, ne de asrý saâdet'te uygulanmayan dinî bir

emri ortaya koymuþtur. Hz. Ömer r.a. bunu elbette kendince ma'lum olan þer'î bir asla ve peygamber efendimizin bir vasýyyetine dayanarak emretmiþtir.'' Teravih namazý cemaatle mescidde kýlýnýnca en bü yü k h us us iy et i d e C um 'a na ma zý gi bi Müslümanlarý bir araya toplamasý ve inanan insanlar arasýnda cemaat ruhunu te'sis etmesi olur. Biraz da Teravih namazýnýn ameli yönü üzerinde duralým. Teravih namazýný ikiþer rek'at olarak kýlmak, her iki selamdan sonra bir müddet oturmak, bu arada efendimize salât ve selâm getirmek en güzel þeklidir. Bu gün memleketimizde ki uygulama dört rek'atte bir selamla kýlýnmasý þeklindedir. Ýstenirse altý, sekiz ve daha fazla rek'at olarak, bir selâmla da kýlýnabilir. Yalnýz bu þekilde kýlýnan Teravih namazýnda dikkat edilecek husus, her iki rek'atte bir oturmak, tahýyyâttan son ra 'Allâhümme salli ve Allâhüme barik' Duâlarý, ayaða kalkýnca da 'Sübhaneke ve Eûzü besmele'' okumaktýr.. Teravih namazýnýn vakti yatsý namazýndan sonra olup, yatsý namazý kýlýnmadan teravih kýlýnmaz. Ýmama Yatsý namazýnda yetiþemeyen kimse (imam teravih kýldýrýyorsa bile) önce yatsý namazýný kýlar, sonra imama uyarak teravih namazýna devam eder. Yat sý nam azý nda n önc e ter avi h nam azý kýlýnamamasý ile alâkalý Hanefi Fakîh'lerinden Ýmamý Natýfî'nin þöyle bir fetvâsý vardýr: Cem aat e bir ima m abd est siz old uðu nu unutarak yatsý namazýný kýldýrsa, sonra baþka bir imam abdestli olarak teravih namazýný kýldýrsa, daha sonra yatsý namazýný kýldýran imamýn abdestsiz olduðu öðrenilse, hem yatsý, hem de teravih namazý yeniden kýlýnýr. Hz. Allah c.c. kýldýðýmýz ve kýlacaðýmýz Namazlarýmýzý, tutuðumuz ve tutacaðýmýz oruçlarýmýzý dergâh-ý izzet'inde kabûle þâyân kýlsýn!

KALMAYIN

Her Gün Yeni Bir Umut

1 Yýllýk Gazete Aboneliði Daðýtým Masrafý ile Birlikte 300 TL’dir.

0,60 VASIF KADROSU TÜRÜ: YEREL SÜREKLÝ YAYIN

Günlük Baðýmsýz Gazete

SAHÝBÝ Mehmet ESMEROÐLU

Grafik Tasarým Baský

SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ Erdal TURÞAK

UMUT OFSET GAZETE VE MATBAACILIK

SAYFA EDÝTÖRÜ Ayhan MERGEN

Hami efendi Cad. Erden Apt. Altý 6/A SÝÝRT

MUHABÝR Davut AÐAH

TELFAX: 0.484 223 42 53


SAYFA - 5

30 TEMMUZ 2012 PAZARTESÝ

- GÜNCEL -

A

ile ve Sosyal Politikalar Bakaný Fatma Þahin, sosyal sorumluluðun, tarihten gelen bir miras olduðunu belirterek, gençlerin mutlaka Darülaceze'ye gelip bu atmosferi görmesi ve yaþamasý gerektiðini kaydetti. Þahin, Darülaceze'de düzenlenen iftarda yaptýðý konuþmada, ramazanýn sadece midelerin boþ býrakýldýðý bir ay olmadýðýný; zenginin yoksulu anlamasý, kötü alýþkanlýklardan uzaklaþýlmasý ve kiþinin iyiliðe yönelmesi için bir fýrsat oluþturduðunu söyledi. Darülaceze'nin, kilise, havra ve caminin ayný avluda buluþtuðu bir mekan özelliði taþýdýðýna iþaret eden Þahin, Sultan Abdülhamid'i anlamak için burayý görmek ve bu mekanýn inceliðini iyi analiz etmek gerektiðini kaydetti. Bakan Þahin, ''Sultan Abdülhamid Han, vizyonu ve ufkuyla insanlýða hizmet edebilmenin büyük bir baþarý örneðini burada göstermiþtir. Dili, dini, mezhebi, inancý, cinsiyeti ne olursa olsun kimsesizse, ihtiyacý varsa devletin þefkat elini göstermenin ne kadar önemli olduðunu o zaman diliminde bize göstermiþtir'' diye konuþtu. Tarihin, köklü geçmiþlerinin üzerlerine büyük bir sorumluluk yüklediðini ifade eden Þahin, Bakanlýðýnýn çalýþmalarý hakkýnda bilgi verdi. Yoksulluðu azaltmanýn, kimsesizlerin ana babasý olmanýn, yaþlýlarýn taleplerini yerine getirmenin en büyük görevleri olduðunu söyleyen Þahin, ''Ýhtiyacýmýz olan þey birbirimizi sevmek; birbirimize statüye, zenginlik fakirliðe göre,

makamlara göre deðer vermemek. Merhamet, þefkat, hoþgörü, dayanýþma ve ka rd eþ li k to pl um u de ðe rl er in i di pd ir i tuttuðumuz zaman bizi kimse yýkamaz. Biz bütün dünyaya örnek oluyoruz'' dedi. Konuþmasýnýn ardýndan gazetecilere deðerlendirmelerde bulunan Bakan Þahin, 117 yýl önce Darülaceze gibi bir yapýyý hayata geçiren atalarýn evlatlarý olduklarýný be li rt er ek , sö zl er in i þö yl e sü rd ür dü : ''Öncelikle gençlerimize, çocuklarýmýza bu vakýf medeniyetini öðretmemiz, yaþamalarýný saðlamamýz gerektiðini çok önemsiyorum. Sos yal sor uml ulu k ded iði miz þey biz e tarihimizden gelen bir miras. Ge nç le r mu tl ak a bu at mo sf er i görmeli, yaþamalý. Ýlla mali destek vermeyle sadaka olmaz. Yaptýðýnýz bir davranýþ, en

küçük bir destek de bir sadakadýr, o da bir sosyal sorumluluk tur. Bütün Ýstanbul'd a yaþayan halkýmýzý buraya davet ediyorum.'’ Bakan Þahin'e, Darülaceze sakinlerinden Mustafa Dündar Gürger'in, üzer ine D arül acez e'ni n ''þ efka t kap ýsý' 'ný re sm et ti ði po rs el en ta ba k i le Su lt an Abdülhamid kolyesi hediye edildi. Ýftara, Bakan Fatma Þahin'in eþi Ýzzet Þahin, Ýstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Da rü la ce ze M üe ss es e Mü dü rü N ev za t Bayhan, Türkiye Sü ryani Katolik Patr ik Vekili Yusuf Sað, Ýstanbul Rum Patrikliði Basýn ve Halkla Ýliþkiler Bürosu'ndan Peder Dositheos Anaðnostopulos, Darülaceze içindeki caminin imamý Mehmet Mertal ve Darülaceze sakinleri katýldý.


30 TEMMUZ 2012 PAZARTESÝ

SAYFA 6

- GÜNCEL -

11 30 Temmuz 03:12 05:07 12:29 16:20 Ramazan Pazartesi

21:11

HER GECE BÝR CAMÝDE TERAVÝH

Ayhan Mergen Telfax :0.4 84.223 42 53 E-Mail :ayhan_mergen@hotmail.com

Ramazan ayýný, hilâli görmedikçe veya sayýyý ikmal etmedikçe öne alýp baþlatmayýn. (Hilali görüp veya sayýyý tamamladýktan) sonra müteakip hilâli görünceye veya sayýyý tamalayýncaya kadar orucu tutun

Çarþý Camii Ýmam Hatibi Telfax :0.4 84.223 42 53

Ýnsan hem iyiliði ve güzelliði hem de þerri ve kötülüðü temsil eden yönüyle iki zýt durumu bünyesinde birleþtiren bir özelliðe sahiptir. Ýnsanlarýn günah iþlemekten uzak olmalarý mümkün olmayacaðýna göre her hangi bir günah iþlendiðinde yapýlmasý gereken; hemen tövbe ile bu günahtan kurtulmaktýr. Eðer insan günahlarla iç içe yaþamaya devam ederse zamanla günahýný günah olarak görmez ve bunu normal bir durum olarak algýlamaya baþlar. Ýþte bu, günahýn manevi dünyamýzý kaplamasý halidir. Günahlar, Rabbimizle aramýzdaki sevgi baðýný ve iletiþimi zayýflatýr. Tövbe, Allah ile sevgi baðlarýmýzý yeniden tesis etmek, günah ile kirlenen gönül dünyamýzý yeniden temizlemektir. Tövbe, kulun günahýný ve hatasýný terk edip dua ve niyaz ile Rabbinden baðýþlanma dilemesi ve O'na dönmesidir. Sevgili Peygamberimiz insanoðlunun her birinin günah iþleyebileceðini ama günahkârlarýn en iyisinin tövbekârlar olduðunu ifade etmiþtir. Ayrýca Sevgili Peygamberimiz kendisinin de Yüce Allah'a günde en az yetmiþ kere tövbe ve istiðfarda bulunduðunu belirtmiþ ve bizlere de; “Ey insanlar, Allah'a tövbe edin“ buyurmuþtur. Tövbe kulun içinde bulunduðu kötü durumdan ve günahlardan uzaklaþýp Allah(c.c.)'a yönelmesi anlamýna geldiðine göre bu anlayýþla baðdaþmayan bir þekilde, sadece sözle; “iþlediðim günahlara tövbe ettim” demesi ve arkasýndan da yine ayný günahlarý tekrar tekrar iþlemesi, gerçek anlam da tövbe etmek deðildir. Devamý Sayfa 3’te

Kuyumcular Çarþýsýnýn üst tarafýnda bulunan çok eski bir cami. Bir kaç yýl önce yýktýrýlýp, Ahlat taþýndan yeniden inþa edildi. Teravih namazýnda imamýn namaz kýldýrdýðý bölüm tamamen doluydu. Yan tarafta neredeyse yarýya kadar dolmuþtu. Çarþý içinde kaldýðý için bu camide çocuk ve yaþlýlar yoktu. Cemaat profili de mahalle camilerine göre deðiþikti. Namazýn ardýndan kendisini bir çayhaneye atacak genç ve orta yaþlýlar çoðunluðu oluþturuyordu. Nitekim namazýn bitiminde cami bir anda boþaldý. Namaz yaklaþýk 40 dakika sürdü. Cami temiz ve bakýmlýydý.

4)- Oruç, zenginleri fakirlere karþý insaf ve merhamete celbeder. Yardýmlaþma hissini kamçýlar. Ýnsafsýzlýk ve merhametsizlik dertlerini nurlandýrýr, aydýnlatýr. Hep tok gezen kimseler, oruca baþlayýnca açlarýn halinden haberdar olmaya baþlarlar. Ýnsanlar, maiþet yani hayat þartlarý cihetinde muhtelif suretler de yaratýlmýþlardýr. Bir imtihan vesilesi de hiç þüphesiz mal ve imkan durumudur. Dünya ve ahireti insana cennet yapmak gayesi ile gönderilen ilahi nizamlar; zenginle fakir arasýndaki uçurumlarý asgariye indiren prensipleri belirlemiþlerdir. Bu prensiplerin birisi, Yüce Yaratýcý'nýn, zenginden fakire merhamet ve ihsan, fakirden zengine karþý hürmet ve itiatý temin edecek zekat ve sadaka gibi esaslardýr. Eðer oruç olmasa nefisperest çok zenginler bulunabilirki, açlýk ve fakirlik ne kadar elemli, ýzdýraplý bir þey olduðunu ve fakirlerin þefkate ne kadar muhtaç odlularýný idrak edemezler. Ýþte eðer Ýslam'ýn þartlarýndan biri olan ve zengin-fakir her müslümanýn tutmaða mecbur olduðu oruç ile nefislere açlýk çektirmek mecburiyeti olmazsa; cemiyetteki dengeyi saðlayacak, iyi halli insanýn þefkat vasýtasýyla fakirlere yapmaya mükellef olduðu iyiliði ve yardýmý yapamaz, yapsa da tam olamaz, çünkü hakiki o açlýk durumunu kendi nefsinde hissedemez. Demek Yüce Ýslam dini, sosyal hayatta tarih boyunca bütün ahlaksýzlýðýn, ihtilallerin, anarþinin ve karýþýklýðýn menþei olan ''Ben tok olduktan sonra baþkasý açlýktan ölse bana ne'' zihniyetini kaldýrmak için zekat ve yardýmlaþma gibi prensipleri getirmiþtir. Ýslam insanlýða bu önemli görevi yaptýrabilmek Ýçin de açýn acýnacak acý halini bizzat yaþatarak, kavratmayý amaçlayan ve neticede de sosyal hayatý uçurumlardan uzak tutarak zenginle fakir arasýnda sevgi, hürmet dayanýþmayý kardeþlik ve baðlýlýðý artýran oruç reçetesini sunmuþtur. Devam Edecek

Gençlik Hizmetleri ve Spor Ýl Müdürü Hüsam Olgaç, Judo da 55 kg da Balkan Þampiyonu olan sporcu Adem Aykut'u ödüllendirdi. Valilikten yapýlan yazýl açýklamada, Bulgaristan 'ýn Slýven þehrinde 06 Temmuz 2012 tarihinde 9 ülkeden toplam 250 sporcu ile baþlayan ve 08 Temmuz 2012 sona eren, 18 sporcu ile katýldýðýmýz, Balkan Þampiyonasýnda Yýldýz Milli Takýmýmýz 1 altýn, 1 gümüþ ve 8 bronz olmak üzere toplam 10 madalya kazandýklarý hatýrlatýldý. Takýmda yer alan Siirtli sporcu Adem Aykut'un 55 kgda altýn madalya kazandýðý hatýrlatýlan açýklamada Gençlik Hizmetleri Ve Spor Ýl Müdürü Hüsam Olgaç'ýn antrenör ve sporcuyu makamýnda kabul ederek cumhuriyet altýný ile ödüllendirdiði ve kutladýðý belirtildi. Olgaç yaptýðý konuþmada ''Siirt olarak, bölgede, Türkiye'de, Avrupa'da, Balkanlar'da ve Dünya'da çok önemli dereceler ve Þampiyonlar çýkardýk. Artýk siz antrenör ve sporcularýmýzý olimpiyatlarda görmek istiyoruz.'' Dedi.


30 Temmuz 2012 Pazartesi Günü Gazetesi