Issuu on Google+

SÝÝRT'TE KAHVEHANELER BÝLGÝ YUVASINA DÖNÜÞTÜ

YOÐUN KIÞI GERÝDE BIRAKIYORUZ

Bu yýl oldukça soðuk ve özellikle faza kar yaðýþlý V a l i l i ð i n geçen bir kýþ mevsimini yürüttüðü “Siirt geride býrakýyoruz. Okuyor, Sizin Son günlerde il okuma saatiniz yok mu? merkezinde oldukça sýcak K a m p a n y a s ý ve adeta baharý andýran bir çerçevesinde Siirt'te ki hava hakim. kahvehanelerde Ancak kýrsal kitaplýklar kurulmaya kesim için bunu söylemek baþlandý. mümkün deðil. Dün bile Ýlk etapta 5 Eruh Þýrnak yolu kapandý. kahvehanede kurulan Bu konuda geride kitaplýklarýn açýlýþý Vali býraktýðýmýz günlerde Musa Çolak, Vali Yardýmcýsý Gürbüz Saltaþ, Kültür ve Turizm Müdür Vekili çekilen zorluklarý ve bu zorluklarý aþmak için çaba harcayan kamu görevlilerini Remzi Uslu Milli Eðitim Þube Müdürü Cengizhan Baþaran ve diðer yetkililerin unutmamýz gerekir. Devamý Sayfa 6’da katýldýðý törenlerle yapýldý. Ýl Özel Ýdaresi; ekipleri köy ve mezra, Karayollarý 94 Þube ekipleri de devlet yollarý olarak adlandýrýlan il ve ilçe yollarýný ulaþýma açýk tutmaya çaba harcadýlar. Siirt, son yýllarda hiç görmediði kadar SAHÝBÝ Mehmet Esmeroðlu kar yaðýþýný bu yýl gördü. Karlý gün sayýsý yýllýk ortalama 9 gün bile GENEL YAYIN deðilken, bu yýl bunun üç dört katýna ulaþtýk. Doðal YÖNETMENÝ Ayhan Mergen olarak bu yýl kar mücadelesinde çalýþan kamu görevlilerinin daha çok yorulmasýna daha çok emek harcamalarýna yol açtý. Günler boyu ailelerinden uzakta kalan gece TÜRÜ: YEREL SÜREKLÝ YAYIN gündüz çalýþan Ýl Özel Ýdare Genel Sekreteri Mahmut web : www.umutgazetesi.net e-mail : umutgazetesi1@hotmail.com Tel: 0484 223 42 53 Kurtuluþ Yol Þube müdürü Ahmet Bülbül, Saha amiri Nezir Erten ile Karayollarý Þube þefi Savaþ Özevin, YIL : 8 FÝYATI 12 Kr (KDV DAHÝL) vekili Hasan Dað ve her iki kuruluþun isimsiz SAYI : 2153 28 MART 2012 ÇARÞAMBA kahramanlarý vatandaþýn gönlüde taht kurdu.

ÝLK ETAPTA 5 KAHVEHANEDE BÝRER KÝTAPLIK KURULDU

ZÜBEYDE HANIM LÝSESÝ FÝNAL ÝÇÝN DAMGAYI VURDU Zübeyde Haným Lisesi halk oyunlarý ekibi büyük bir baþarýya imza atarak Elazýð ilinde düzenlenen halk oyunlarý yarýþmasý stilize dalýnda bölge birincisi oldu. Bu Baþarýyla Zübeyde Haným Lisesi halk oyunlarý ekibi ,halk oyunlarýnda iki defa üst üste bölge birincisi olarak, Siirt halk oyunlarý tarihindeki en büyük baþarýya imza atmýþ oldu. Þubat ayýnda ilimizde düzenlenen yarýþmada il birincisi olan zübeyde haným lisesi halk oyunlarý ekibinin yarýþtýðý Sihoder, Elazýð ilindeki halk oyunlarý bölge yarýþmasýnda da bölge birincisi olarak, halk oyunlarý Türkiye finalleri yarýþmasýna katýlma hakký elde etti.

Geçen seneki yarýþmalarda da il birinciliði, bölge birinciliði ve Türkiye altýncýlýðý elde ederek büyük baþarýlara imza atan Zübeyde Haným Lisesi Halk oyunlarý ekibi gözünü Türkiye þampiyonluðuna Devamý Sayfa 6’da dikti.

ERUH, ÞIRNAK YOLU KARDAN DOLAYI KAPANDI ÞÝRVAN CEVÝZLÝK GRUP KÖY YOLUDA KAPALI Eruh Þýrnak karayolu kar yaðýþýndan dolayý kapandý. Þirvan ilçesine Cevizlik grup köy yolu da ulaþýma kapalý durumda. Karayollarý 94. Þube Þefi Savaþ Özevin gece meydana gelen aþýrý kar yaðýþýndan dolayý yolun ulaþýma kapandýðýný belirterek “Özellikle Bireneye tepesi mevkiinde meydana gelen aþýrý kar yaðýþý nedeniyle yolumuz gece geç saatlerde ulaþýma kapandý. Ekiplerimiz sabah erken saatlerden itibaren bu yolu ulaþýma kapanan bu yolu açma çalýþmalarýný sürdürüyor. Bir kaç saate kadar açýlacaðýný umuyoruz. Bunun yaný sýra gene bize ait olan Þirvan Cevizlik grup köy yolu da ayný nedenden dolayý ulaþýma kapanmýþ durumda. Ekiplerimiz bu yolda da çalýþmalarýna sürdürüyorlar.”dedi. Öte yandan Ýl Özel Ýdare Genel Sekreteri Mahmut Kurtuluþ kýrsal kesimde kar yaðýþýnýn devam ettiðini ve ancak þu ana kadar ulaþýma kapanan köy yolu olmadýðýný belirtti.

GÜNDEM

Ayhan Mergen Telfax :0.4 84.223 42 53 E-Mail :ayhan_mergen@hotmail.com

Çetin ve zahmetli bir kýþý geride býrakýyoruz. Vatandaþlarla birlikte konuyla ilgilenen kamu kurum ve kuruluþ personeli de alýþýk olmadýðýmýz sertlikte bir kýþý atlatýyor. Evdeki hesaplarda kamudaki hesaplarda aþýrý kar yaðýþýndan dolayý alt üst oldu. Konutlarda her yýl harcanan yakýt giderinin iki katýna yakýn fazla bir miktar harcandý. Kamuda da kar mücadelesi için ayrýlan bütçenin çok çok üstünde bir harcama yapýldý. Bildiðim kadarýyla, il özel idare bütçesinden karla mücadele için harcanan akaryakýt nedeniyle bir milyona yakýn bir kara delik oluþmuþ. Ancak kýþ yalnýz vatandaþ ve kamu bütçelerini sarsmakla kalmadý, bir kesim kamu personelinin de olaðanüstü gayretlerine tanýk etti bizleri. Bizler sýcak evlerimizde otururken karla mücadeleyi yürüten isimsiz kahramanlar vardý. Ýl Özel Ýdare Genel Sekreterliði ve Karayollarý 94 Þube personeli yorucu ve zahmetli günler geçirdiler. Zaman zaman çýð tehlikesi altýnda kaldýlar, zaman zaman donma tehlikesi geçirdiler, zaman zamanda kar körlüðüne yakalandýlar gözleri þiþti, ancak en iyi bir þekilde görevlerini yerine getirmeye çalýþtýlar. Tipiyle cebelleþtiler, görevlerini yaparken araçlarý ile birlikte uçurumlardan yuvarlanmamak için çaba harcadýlar. Günlerce evlerine gelemeyen, gece gündüz demeden çalýþan ve vatandaþlarýn ulaþýmlarýný rahat bir þekilde saðlamak için çaba harcayan bu görevliler vatandaþlarýn gönüllerinde taht kurdular. Vatandaþlarýn gönüllerindeki bu tahtý taçlandýrmakta Sayýn Valimize düþüyor. Her zaman tekdirden, çok takdirden yana bir tavýr sergileyen, kamu personelini motive etmeye çalýþan Sayýn Valimizin bu konuda gerekeni yapacaðýna olan inancýmýz tamdýr.


SAYFA - 2

28 MART 2012 ÇARÞAMBA

- GÜNCEL -

HAFIZ TAHA

Rahmetli Menderes'in þehit edildiði sene tahsili devam etti. Sonra askere gitti. Dönüþte çok sevd iði v e hür met e ttið i Mol la Bedreddin'in Ulu Camii'nde eðitimine devam etmiþti. Ýlim tahsiline, kitap okumaya doymuyordu bir türlü. Ýcazet aldý, artýk ehliyeti vardý, resmen hoca olmuþtu, ama bilgiye olan susuzluðu bir türlü dinmiyordu. Sonra müezzinlik görevi verildi kendisine ayný camide, hocasýnýn yanýbaþýnda, onun dizi dibinde… Askerliði bitmiþ ve memlekete dönmüþtü. Þark medreselerinde okutulan bütün dersleri tamamlamýþ, Bedreddin Hocasýnýn Ebdau'l-Beyan adlý kendi telif ettiði tefsiri baþtan sona kadar yanýnda okumuþtu. Ardýndan fýkýh, hadis ve tefsirle alâkalý kitaplar gelmiþti. Vatani görevini yaparken üstadýn talebeleriyle tanýþmýþtý. Ona kendisinden bahsetmiþlerdi. Yaptýðý hizmetlerden, ulu dâvâsýndan, büyük cihadýndan, üstün gayretlerinden, vazgeçilmez ideallerinden, kuþatýcý risalelerinden söz etmiþlerdi. Görmeden âþýk olmuþtu âdeta ona. Kalben, canü gönülden baðlanmýþtý. Ankara'ya gittiði günü hatýrladý. Akrabasý ve üstadýn has talebesi Said aðabeyi ziyaret etmiþti. Yarým asrý geçmiþti o ziyaretin üstünden. Said aðabey ona kýrmýzý ciltli bir kitap hediye etmiþti. Bu onun kaleme aldýðý ve üstadýný anlattýðý eserdi. Tarihçe-i Hayat'tý. Bir solukta okumuþtu. Üstadýn sevgisi iliklerine kadar iþlemiþ, muhabbeti bir anda bütün vücudunu sarývermiþti. Tillo'ya dönmüþtü daha sonra. Risaleleri hocasýna anlatmýþtý. Bedreddin Hoca, üstad ve eserlerinden övgüyle bahsetmiþti. Bu da iç in de ki kö zü al ev le nd ir mi þ, se vg iy i katmerleþtirmiþti. Hatta hocasý, talebelere ilim kitap larý nýn yanýs ýra risal eler i de okutm asýný söylemiþti. Said aðabeye çok þey borçluydu. Ona yeni bir ufuklar açmýþ, yeni deryalara daldýrmýþ, yeni bir dünyaya doðru kanatlandýrmýþtý âdeta. Üstadýn en has ve yakýn talebeleriyle tanýþtýrmýþtý daha sonra. O gün mahkemesi vardý. Mahkemeye gitmeden önce biraz uzanmýþ, sabah namazýndan sonra hafif bir uykuya dalmýþtý. Çok sýcak bir yaz günüydü . Sabah namazýn dan sonra rüyasýn da Hazret-i Peygamber'i görmüþtü. Fahr-i kâinatý rüyada görme þerefine ermiþti. Allah'ýn Resulünü hazýr bulmuþken ona zihnini meþgul eden soruyu yöneltmek ve cevap bulmak istedi. Elini defalarca öptü, öptü… Fýrsatý kaçýrmadan sualini seslendirdi: “Y a R as ul al la h, bu as ýr da ke nd im iz i n as ýl kurt arac aðýz ve muha faza edec eðiz ?” Sevg ili peygamberimiz, þöyle buyurmuþtu: “Korkmayýnýz!” Uyandýðýnda sevincine sýnýr yoktu. Hemen aðabeyleri ve kardeþleri buldu, onlara da rüyasýný anlattý. Aldýðý yorumlar, dinlediði intibalar hayýrlý bir rüya gördüðüne iþaretti. Bir baþka zaman yine çok sevdiði üstadýný gördü rüyasýnda. Yanýnda Said aðabeyi vardý. Said aðabey bir ara, “Keþke Üstad evlenseydi ve çocuklarý olsaydý” deyince kendisi hemen araya girip cevap vermiþti: “Üstadýn binlerce evlâdý var” dedi. Üstad Hazretleri elini ona doðru uzatmýþ ve “Ne güzel söyledi.” buyurmuþtu. Bir müddet sonra da “Bana dua edin” dercesine ellerini havaya kaldýrmýþtý. Medine'ye her gidiþinde kütüphane müdürü Ali Ulvi Kurucu ile muhabbet ediyordu. Ali Ulvi Bey iyi bir þairdi. Hatta ona bazýlarý “Ýkinci Mehmed Âkif” diye hitap ediyorlardý. Üstadýný anlattýðý þu mýsralar onundu: Milyonlarýn imanýný kurtardý cihadýn,

Par par yan ar ima nlý gönüllerdeki yâdýn. Ýmanlý nesiller seni takip edecektir, Yýllarca asýrlarca peþinden gidecektir Denizli kahramaný Hasan Feyzi'nin þiiri de yürek parçalayýcýydý. O mýsralarý hatýrlayýverdi: Hele ol nur-u Þerifin kime deðmiþse eðer, Küçücük zerre de olsa mah-i tâbân olacak Kab-ý Kavsey nden alýp dersimi bildim ki ayan, O güzel nuru bedi manevî sultan olacak Minarenin þ e r e f e s i n e g e l m i þt i . Bura dan meml eket ne kadar güzel görünüyordu. Tillo b üün mad di ve manevi havasýyla insaný büyülüyordu. Botan bütün cesametiyle akýyor, kurak topraklarýn bereketlenmesi için âdeta baþýný taþtan taþa vuruyor, çýrpýnýyordu. Ezana bir iki dakika varsa genelde þerefeyi baþtan baþa dolaþýyor, doðup büyüdüðü, olgunluk demini sürdüðü ve þimdi de yaþland ýðý bu kutlu beldede yaþadýk larýný düþünüyordu. Bu t efekkür d akikalarýnda h uzur buluyordu. Memleketin kendisi gibi ihtiyarladýðýný düþünmeye baþladý. Öyle deðil mi? Bir memlekette sadece insanlar mý yaþlanýyor? Hayýr binalar da eskiyor, kapýlar aþýnýyor, pencereler pörsüyor, duvarlar esniyor, bahçeler de târümar oluyordu. Velhasýl insanlarla birlikte köyler de, kasabalar da þehirler de, ülkeler de, dünya da kýsacasý bütün bir kâinat da yaþlanýyordu. Ve mukadder sona doðru hep birlikte dörtnala gidiliyordu. Ýkindi serinliði kuþatmýþtý Tillo'yu dört bir yandan… Baðlarda çalýþan, üzüm toplayan, tarlalarý süren tek tük insanlar vardý. Ýnþaatlar baþlamýþtý kazanýn dört bir yanýnda. O ise, eski güzelim tek veya çift katlý cas veya taþ evleri seviyordu. Çinko çatýlarý olan, damlarý sade ve mütevazý, cumbalý, hayatlý, kedili, ahþap kapýlarý nakýþlý ve tokmaklý eski evler… Ama onlarýn sayýsý giderek azalýyor, yerlerine Türkiye'nin her yerinde rastlanan modern binalar yükseliyordu. Gözlerini saða çevirdi Sultan Memduh'un makberini, Ýsmail Fakirullah ile Ýbrahim Hakký Hazretlerinin türbelerini gördü. Ýnsanýn içini ýsýtan, yüreðini aydýnlatan sade ve mütevazý bir yapýsý vardý türbenin. Sýcak, munis ve hoþ bir görüntüsü vardý. Sonra bakýþlarýný uzaklara çevirdi, “Kal'a'tül Üstad”ý gördü hayal meyal. Iþýk hâdisesini hatýrladý, Ýbrahim Hakký Hazretleri'nin hocasýna olan derin sevgisini, muhteþem hürmetini andý. O coþkunluðu, cazibeyi, cezbeyi, aþký, þevki, heyecaný ve helecaný düþündü. Sonra Siirt Ulu Cami'deki Hocasýný, Molla Bedreddin'i düþündü. Caminin minaresini kaplayan o güzelim Selçuklu çinileri gözünün önünde canlandý. O ne muhteþem, ne muazzam ve ne kadar mükemmel bir sanattý ya Rabbi! Püfür püfür fýstýk kokusu yayýlmýþtý her zaman olduðu gibi. Zaten Tillo'nun çevresi fýstýk aðaçlarýyla doluydu. Esen rüzgârla birlikte bir derviþ misâli bir o yana, bir yana sallanýp duruyorlardý. Eskiden býtým aðaçlarýydý bunlar. Sonra fýstýðýn daha pahalýya satýldýðýný duyan herkes býtýmýný fýstýða

çevirmiþti. Saatine baktý, vakit tamamdý. Sað elini sað kulaðýna götürdü ve Ezan-ý Muhamedi'yi okumaya baþladý: “Allahü ekber, Allahü ekber…. Allahü ekber, Allaaaaahü ekber….” Bundan daha doðru bir hakikat, bundan daha güzel ses, bundan daha mânidar bir eda, bundan daha sevimli bir sayha, bundan daha hakikatlý ve daha yanýk bir dâvet var mýydý? Allah en büyüktü, O en yüceydi. Bütün güçlerin üstünde gücü, bütün erklerin üstünde kuvveti vardý. Dilese bütün kâinatý bir lâhzada hâk ile yeksan edebilirdi. Kebir'di, Ekber'di. Ama O ayný zamanda Þefikti, müþfikti, Rahimdi, merhametliydi, Gafuru'r Rahim'di. Yakasýz temiz gömleðinin üstüne hâkim yakalý ince kumaþtan cübbesini giymiþti yine. Baþýnda yün kahverengi bir takke… Çoðu zaman da beyaz sarýk… Yaz kýþ benzer kýyafeti giyerdi. Soðuklarda gömleðin üstünde bir yelek… Bu sadece 'müezzinliðin' kýyafeti deðil, 'muallimliðin' de kisvesiydi. “Eþhedü en lâ ilâheillallaaaah….” Þehadet ederim ki, O'ndan baþka Ýlah yoktur. Aksini kim iddia edebilir? Kimin haddine O'na þerik koþmak, O'na ortak bulmak, itirazda bulunmak... “Eþhedü enne Muhammed'en Resulullaaaah…” Þehadet ederim ki Muhammed (s.a.v.) Onun kulu ve Resuludur. Buna yer gök, kuþlar kurtlar, bütün mahlukat þahit deðil mi? Gözleri çevreyi dolaþýrken aklý tefekkür seyahatindeydi… Arkasýndan “namaza” ve “felaha” çaðýran bölüm geldi ezanýn… Ve son ifade teslimiyet: “Lailaheillallah” Yanýk sesiyle okumuþtu her zaman olduðu gibi… Tarlalarý süren rençberler, üzüm toplayan kadýnlar, inþaatlarda çalýþan iþçiler, sokak baþlarýnda top oynayan çocuklar iþlerini güçlerini, hatta oyunlarýný býrakýp ezaný dinlemiþlerdi. Kendi aralarýnda konuþuyorlardý: - Hâfýz Taha okuyor deðil mi? - Elbette, Tillo'da bu kadar güzel ve yanýk sesli baþka müezzin var mý? - Haklýsýn, yok. Hâfýz Tâhâ Tillo'da bir tane. Allah kendisine saðlýk afiyet versin - Âmin… Ah bir de o okuduðu ilahiler yok mu, insaný alýp alýp bambaþka âlemlere, çok farklý diyârlara götürüyor… Allah saðlýk afiyet versin, Allah onu baþýmýzdan eksik etmesin. Devamý Sayfa 3’te


SAYFA - 3

28 MART 2012 ÇARÞAMBA

- GÜNCEL - BÖLGEDEN -

HAFIZ TAHA

Ezan bitmiþ, minarenin merdivenlerinden inmiþti. Camiye girdi, mihraba yöneldi, cemaate namaz kýldýrdý. Sonra odaya çekildiler. Yanýnda cemaatten birkaç kiþi ve birkaç talebe vardý. Þimdi ilim tahsil edeceklerdi. Ziyarete 'dýþardan' birkaç misafir gelmiþti. Hâfýz Tâhâ'nýn namýný duymuþlar, onu dinlemeye gelmiþlerdi. - Aziz hocam, misafirlerimiz okuduðunuz ezaný huþû içinde dinlediler. Ahmet Efendi, “Hayatýmda bu kadar güzel bir ezan dinlemedim.” diyor. Hâfýz Tâhâ Hocamýz lutfedip bir iki ilahî okurlar mý? diye soruyor: - Estaðfirullah, diye karþýlýk verdi Hâfýz Tâhâ. “El emr-ü fevka'l edeb.” Biz kim, ezaný güzel okumak kim… Hakkýný verebilmemiz mümkün mü? Olsa olsa bir neþve katýlmýþtýr. O da bir ilahî mevhibedir. Cenabý Erhamürrahimin, ezanýn ulviliðine letafet katýyor, bizleri teþvik edip, zayýflýklarýmýzý takviye ediyor. Allah bize hayrý nasip etsin. Ses de O'nun, söz de… Yeryüzü de O'na ait, semâvatta… Bizler zayýf mahluklarýz. O'nun emirlerini dinlediðimizde insan-ý kâmil oluruz. Aksi takdirde a'la-ý illiyinden esfel-i safiline düþeriz. Yani gökyüzünden iner, kuyularýn dibini boylarýz. Maazallah… Allah hepimize hidayet nasip eylesin.

Bi zi Ra bb im iz e ku l, Habibine ümmet kýlsýn. Ký sa bi r s ür e sessizlik oldu. Ýlim sohbeti baþl ayac aktý , lâki n bir kaside veya ilahi iste nmiþ ti kend isin den. Hâfýz Tâhâ bir parça ýlýk su içti, sonra gözlerini yumdu ve okumaya baþladý: “Derdimendim ya Resulallah devâ ol derdime…” Yanýk bir yüreðin iç sýzýþlarýydý dökülen naðmeler… Sesler de sözler de susmuþtu âdeta… Odayý derin ve lâhutî bir sükût kaplamýþtý… Dýþarýda ise yaprak kýmýldamýyordu. Bütün mahalle, bütün Tillo derin bir sessizliðe bürünmüþtü sanki. Hâfýz, okumaya devam ediyordu. Ýlahiler, kasideler ardý ardýna geldi. Þeyh Galip'ten, Niyazi Mýsrî'ye, Sultan Memduh'tan Fuzulî'ye, Ýbrahim Hakký'dan Ali Ulvi'ye, Yûnus Emre'den Hacý Bayram-ý Veli'ye geniþ bir yelpazede

dolaþtý durdu, odadakileri de bu ahenk yolculuðuna çýkardý. Tiftik battaniyenin örttüðü divanda oturanlar ve uzun, nakýþlý yastýklarýna dayananlar derin bir vecd ve istiðrak hâli içindeydiler. Bu ses ebediyetin sesiydi, ilahiler, ezelden gelip ebede doðru akýp gidiyordu. Yakýcý naðmeler, bir nehir gibi asýrlarý aþýp, ülkeleri dolaþýp dilden dile akýyor, yürekten yüreðe taþýyordu.

BATMAN VALÝSÝ AHMET TURHAN KÜTÜPHANELER HAFTASI ETKÝNLÝKLERÝNDE ÝL MÜDÜRLERÝYLE ÇOCUKLARI BÝRARAYA GETÝREREK KÝTAP OKUDU

1964 yýlýndan beri her yýl Mart ayýnýn son haftasý, kültür geleneði olarak kutlanan Kütüphaneler haftasýnýn bu yýl 48. si kutlanýyor. Bu kapsamda ilimizde düzenlenen etkinlikler kapsamýnda Sayýn Valimiz ilginç bir uygulamaya imza attý ve Ýl Müdürleri ile kitapsever öðrencileri bir araya getirerek kitap okudu. Kütüphaneler Haftasý etkinlikleri kapsamýnda Kültür Müdürl üðü kütüph anesin de kurula n uzun masada yüzlerce kitap okuyuculara sunuldu. Kitapsever öðrenciler ilgilerini çeken kitaplarý seçerek Kültür Merkezinin bahçesinde bulunan Anfi tiyatrodaki yerlerini aldýlar. Valimiz Sayýn Ahmet Turhan çocuklarý teþvik etmek amacýyla tüm Kurum Müdürleriyle birlikte anfi tiyatroya gelerek çocuklarla beraber bir müddet kitap okudu. Büyüklerle çocuklarýn birlikte kitap okumalarý, doyumsuz bir manzara oluþturdu. Ok ud uk la rý ki ta pl ar ý an la ta n ço cu kl ar kitaplardan anlamlý hikayeler öðrendiklerini ve bu hikayelerden çeþitli dersler çýkardýklarýný anlattýlar. Kimi çocuk, hikaye kahramanýndan sevmeyi, kimi pes etmeyip baþarmayý kimi küçük bir karýncadan dayanýþmayý öðrenmiþ. Va li mi z Sa yý n Ah me t Tu rh an , Kü lt ür Müdürlüðü konferans salonunda yaptýðý konuþmada okumanýn önemine tarihe vurgu yaparak deðindi. Turhan: “Tarihte güçlü uygarlýklarýn hep büyük kütüphaneleri olmuþ” dedi ve yapýlan kitap okuma

yarýþmasýnda en çok kitap okuyan 2 öðrenciye bilgisayar hediye etti. Sayýn Valimiz Ahmet Turhan eðitim adýna müjdeli haberler verdi. Bölgede terörden dolayý oluþan eðitim boþluðunu kýsa zamanda dolduracaklarýný ifade eden Turhan, hükumetin destek politikalarý kapsamýnda kýz çocuklarýnýn daha fazla okullaþmasý için yeni yurtlar inþa edileceðini, her ilçede 2 meslek lisesi yapacaklarýný, okul ve kütüphaneleri, ders dýþý zamanlarda vatandaþlara açacaklarýný ve gençlik merkezlerinde kütüphaneler oluþturacaklarýný söyledi. VALÝ AHMET TURHAN’IN KONUÞMASININ TAMAMI: Kütüphaneler haftasýný kutluyoruz. Tabi bu bizler için bir vesile. Okumanýn önemini, kütüphanelerin önemini hem halkýmýza hem çocuklarýmýza anlatmak açýsýndan güzel bir fýrsat. Tabi güneydoðu… yýllardan beri terör sýkýntýsý çeken bir bölgemiz. Terörle beraber eðitimde de ciddi boþluklar oluþmuþ. Biz bunu kýsa sürede tabiî ki hükümetimizin bölgeye verdiði önem ve okullaþma çerçevesinde kýsa sürede bu boþluðu gidermeye çalýþýyoruz. Çünkü eðer terörle mücadele etmek istiyorsak, yoksullukla, yolsuzlukla mücadele etmek istiyorsak eðitimde baþarýlý olmamýz gerekiyor. Bu kapsamda batman olarak güneydoðu insaný olarak gerçekten þanslýyýz çünkü gençlerimiz ve aileleri okumanýn önemini anladýlar. Belki derler ya idealleri gerçekleþtirmenin,

hayallerin gerçekleþmesinin en kolay yolu okumak… bu kapsamd a bölgede ki insanla rýmýzýn çocukla rýmýzýn okumalarý önündeki engelleri kaldýrmaya çalýþýyoruz. Bu kapsamda yeni okullarý n yapýmý, kýz çocuklarýmýzýn okullaþmasý için özellikle ortaöðrenim ve yükseköðrenimde okullaþmasý için yeni yurtlar yapýmý söz konusu bu hususta da epey mesafe aldýk. Özllikle her ilçemizde en az iki meslek lisesi söz konusu. Yine görüyoruz ki kütüphanelerimiz cývýl cývýl. Gençlerimiz, ço cu kl ar ým ýz ar tý k o ku yo r. Yi ne mi ll i e ði ti m bakanlýðýmýzýn bir politikasýnýn uygulamalarýný ger çek leþ tir ece ðiz ; oku lla rým ýzý vat and aþl arý mýz a açacaðýz. Kütüphanelerimizi vatandaþlarýmýza açacaðýz. Yeni projemizle kütüphanelerimiz okullarýn giriþinde olacak. Eskiler de imkan ölçüsünde okul giriþlerine alýnacak ve ders haricinde vatandaþlarýmýz buralardan yararlanacak. Yine çocuk larýmýzýn kitaba ula þmasý aç ýs ýn da n öz el li kl e ge nç li k me rk ez le ri mi zd e kü tü ph an el er ol uþ tu ru yo ru z. Be n ön üm üz de ki dönemlerde inanýyorum ki özellikle Batman olarak eðitimde çok ileri noktada olacaðýz. Çünkü gençlerimizde ýþýk var, ailelerimizde kararlýlýk var, biz de bu baþarýnýn el de ed il me si hu su su nd a g er ek en tü m a lt ya pý çalýþmalarýna devam ediyoruz. Ben inanýyorum ki okuduðumuz müddetçe, okuttuðumuz müddetçe hayaller gerçekleþecek.>B.V.


SAYFA - 4

28 MART 2012 ÇARÞAMBA

- BÝLÝM -

ENGELLÝLER ÝÇÝN MUCÝZE BULUÞ

T

ürkiye’de geliþtirilen ve engellilerin ayakta durabilmesini saðlayan tekerlekli sandalye, týp alanýnda çok önemli bir geliþme olarak kabul ediliyor. Tek Robotic Mobilisation Device adý verilen ci ha z, ba ca kl ar ýn ý ku ll an am ay an ki þi le ri n alýþveriþten ütüye kadar günlük iþlerini çok kolay bir þ e k i l d e gerçekleþtirme lerini saðlýyor. Ý s t a n b u l merkezli AMS Mekatronic þ i r k e t i tarafýndan geliþtirilen cihazý ilk olarak attan düþerek felç kalan Yusuf Aktürkoðlu denedi. 27 yaþýndaki Aktürkoðlu, “ A y a k t a

B

ilim insanlarý tarafýndan yapýlan yeni araþtýrmalar, Maya uygarlýðýnýn çökmesinde doða felaketleri kadar ‘kötü ruhlarýn’ da büyük bir rol oynamýþ olabileceðini öne sürdü. Antik Maya uygarlýðý bir zamanlar yaklaþýk 700 bin kilometreye varan topraklarýyla, modern Meksika’nýn güneyi ve Orta Amerika’nýn kuzey bölgelerine kadar yayýlmýþtý. Bu büyük uygarlýðýn bir zaman varlýðýný sürdürdüðü sýnýrlar içinde bugün Guatemala, Belize, El Salvador ve Honduras da yer alýyor. Mayalarýn altýn çaðýný, Klasik Dönem olarak bilinen M.S 250 ile 900 yýllarý arasýnda yaþadý. Bu dönemin sonunda, uygarlýk bugün hala tam olarak bilinmeyen nedenlerden dolayý gerileme sürecine girdi. Nüfus, ciddi ölçüde azalýrken, halk büyük þehirleri terk etti ve uygarlýðýn topraklarýndan geriye küçük bir parça kaldý. Bilim dünyasý, Mayalarýn çöküþünde en büyük etkenin ormanlarýn azalmasý olduðunu düþünüyor. Aðaçlarýn yok olmasýyla erozyon verimli topraklarý yok ederken, güneþin etkisini artýrmasý buharlaþmayý ve sonucunda kuraklýðý getirdi. Ancak Georgetown, Cincinnati ve George Mason Üniversite’si tarafýndan yapýlan yeni araþtýrmalar, Mayalarýn karþýlaþtýðý düþünülen doðal felaketlerin

durarak iþlerimizi görebilmek çok iyi bir þey çünkü hayatýmý z oturara k geçiyor . Normald e sadece yardým edildiði takdirde ayakta durabiliyoruz. Ama bu cihazý kullanarak istediðim zaman ayaða kalkabiliyorum. Aktürkoðlu ayrýca, ihtiyaçlarýný kendi baþýna giderebildiði için Tek’in kendisine özgürlük hissi verdiðini de söyledi. ZORLUKLAR ORTADAN KALKIYOR Tekerlekli sandalyeleri kullanan kiþiler, sandalyeye oturmaya çalýþtýklarý zaman yardým eden biri olmadýðý takdirde zorluk yaþayabiliyorlar. Ancak Tek bu tür zorluklarý ortadan kaldýrýyor. Uzaktan kumandayla kullanýlabilen Tek, kendisini kemerle baðlayan kiþiyi yukarý kaldýrýyor. Ardýndan kumanda ile yönlendirme yapýlabiliyor. Yaklaþýk 0.6 metre uzunluðunda ve 0.3 metre geniþliðinde olan Tek’in taþýnmasý son derece kolay. Bataryaya sahip olan cihazýn, üç günde bir þarj edilmesi gerekiyor. Tek’i tasarlayan mühendis Necati Hacýkadiroðlu, Reuters’a, “Engellilerin dar yollardan geçmesini, bizim gibi oturmasýný, banyoda ve mutfakta rahatça hareket etmelerini saðlayan bir cihaz geliþtirdik” dedi. Hacýkadiroðlu, Tek ile

uygarlýðýn tüm bögelerini ayný derecede etkilemediðini ortaya koydu. Terk edilen bazý yerleþimler yýllarca boþ kalýrken, diðer bölgeler çok daha uzun süre ayakta kalmayý baþardý. Klasik Dönem'de Maya topraklarý. Arkeologlar ise Mayalarýn, doðal felaketlerin yaný sýra sahip olduklrý kültürle de kendi sonlarýný hazýrlamýþ olabileceklerini belirtiyor. Bu düþünceye göre, zenginlik az sayýdaki ilahi krallardan oluþan elit bir tabakada toplanýyordu. Ancak liderlerin savaþlarda baþarýsýz olmasý veya mevsimsel kuraklýklarýn önüne geçememeleri sonlarýný hazýrlýyordu. Maya krallarýnýn çok eþliliði benimsemesi ve arkalarýnda birbirileriyle savaþan nesiller býrakmalarý da yolsuzluðun artmasýný saðlayan bir etken oldu. SU KAYNAKLARI SIKINTISI Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinin bu ayki sayýsýnda yer alan araþtýrmayý yürüten bilim insanlarý, Mayalarýn gerileme döneminde, bazý bölgelerdeki yerleþimler hýzla çökerken diðerlerinin nasýl ayakta kalabildiðini araþtýrdý. M.S 100-250 yýllarý arasýndaki sýkýntýlý dönem ile 750-950 yýllarý arasýndaki geliþmelerin yüksek ve alçak bölgelerde nasýl yaþandýðý incelendi. Bugüne dek uzanan veriler, Mayalarýn Yucatan Yarýmada’sý gibi alçak bölgelere kýyasla daha yüksek arazilerinde daha hýzlý bir çöküþ süreci yaþadýklarýný gösterdi. Aðýrlýklý olarak yaðmur suyuna baðýmlý olan bu bölgeler, alçak bölgeler gibi ýrmak ve nehirlere ve subatan olarak bilinen su kaynaklarýna eriþim saðlayamýyordu. Sonuç olarak, çok fazla iþçi gerektiren su taþýma sistemleri inþa etmek yerine, kuraklýk çeken Mayalar yüksek arazileri terk etti ve geri dönmedi. Buna karþýlýk, alçak bölgelerdeki Maya þehirleri politik ve ekonomik sýkýntýlara raðmen daha uzun bir süre ayakta kalmayý baþardý. LANETLÝ BÖLGELER

Z KALMAYIN U S T UMU Her Gün Yeni Bir Umut

1 Yýllýk Gazete Aboneliði Daðýtým Masrafý ile Birlikte 300 TL’dir.

engellilerin girmekte zorlandýklarý mekanlarý da kullanabileceðini ifade etti. DOKTORLAR TEST ETTÝ Klinik testlerden geçen Tek, doktorlardan övgü alan bir icat olarak kabul gördü. Doktorlar, Tek’in engelli insanlar için tehdit oluþturan þeker hastalýðý ve yavaþ kan akýþýndan kaynaklanan kalp rahatsýzlýklarý gibi saðlýk risklerinin de önüne geçtiðini belirtti. Tek’in henüz satýþýna baþlanmadý ancak, Yusuf kendisine çok faydalý olan icat hakkýnda bol bol haber görmeyi umduðunu söyledi.>Bilim.Org

Araþtýrmacýlara göre, Klasik Dönem’de Maya tanrýlarý ve ilahi krallar da çöküþe zemin hazýrlamýþ olabilir. Terk edilen yerleþimler, Mayalarýn gözünde zamanla lanetlenmiþ bölgelere dönüþtü. Mayalar, ormanlarýn kapladýðý lanetli bölgeleri yeniden elde etmek için, tanrýlarýn öfkesini çekmemeye dikkat ederek ritüeller düzenledi. Livescience’a konuþan Cincinnati Üniversitesi’nden Nicholas Dunning, “Mayalarýn çöküþünde kuraklýðýn ve diðer çevresel faktörlerin rol oynadýðý konusunda çok az þüphem var... Ayrýca, bu felaketlerin yaþandýðý bölgelerin de birbirlerinden farklý olduðu dikkat çekiyor. Orta bölgelerdeki yüksek bölgeler kuraklýða karþý çaresiz kalýrken, alçak bölgelerde suya eriþimi kolay olan yerleþimler çevresel olumsuzluklara daha dirençliydi” dedi. Dunning, Mayalarýn gerileme sürecinde kültürel faktörlerinde büyük rol oynadýðýný söyledi ve güçlü liderlik ile toplumun deðiþikliklere karþý gösterdiði esnekliðin, eski uygarlýklarýn nasýl sona erdiklerini anlamada belirleyici faktörler olduðuna dikkat çekti.>Bilim.Org

0,60 VASIF KADROSU TÜRÜ: YEREL SÜREKLÝ YAYIN

Günlük Baðýmsýz Gazete

SAHÝBÝ Mehmet ESMEROÐLU

Grafik Tasarým Baský

SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ Erdal TURÞAK

UMUT OFSET GAZETE VE MATBAACILIK

SAYFA EDÝTÖRÜ Ayhan MERGEN

MUHABÝR Davut AÐAH

Hami efendi Cad. Erden Apt. Altý 6/A SÝÝRT

MUHABÝR Mehmet Cahit YILMAZ

TELFAX: 0.484 223 42 53


SAYFA - 5

28 MART 2012 ÇARÞAMBA

- GÜNCEL -

KAPASÝTE KULLANIM ORANI TAHMÝNLERÝMÝZLE UYUMLU

B

SÝÝRT’TE ÝLK DEFA HÝZMETÝNÝZE SUNULMUÞTUR

ilim, Sanayi ve Teknoloji Bakaný Nihat Ergün, kapasite kullaným oraný verilerinin 2012 büyüme tahminleriyle uyumlu olduðunu bildirdi. Bakan Ergün, yaptýðý yazýlý açýklamada, Merkez Bankasý tarafýndan açýklanan Mart Ayý Kapasite Kullaným Oranýný deðerlendirdi. 2012 yýlý Mart ayýnda imalat sanayi genelinde kapasite kullaným oranýnýn beklentileri aþarak 73,1 seviyesinde gerçekleþtiðini hatýrlatan Ergün, verilerin geçen yýlýn ayný ayýna göre 0,1 puan azaldýðýný, bir önceki aya göre ise 0,2 puan arttýðýný kaydetti. Bu verilerle 2012 yýlýnýn birinci çeyrek performansýna dair ilk öncü göstergelerin ellerine ulaþtýðýný belirten Ergün, 2011 yýlýný, dünya krizlerle boðuþurken Türkiye'nin birçok temel alanda yüksek performans

g ö s t e r e r e k ta ma ml ad ýð ýn ý, yý ll ýk iþsizlik oranýnýn 2002 'den bu yana en düþük seviyeye geldiðini, kamu borçlarýnýn milli gelire or an ýn ýn da Av ru pa ü l k e l e r i n i n o r t a l a m a s ý n ý n neredeyse yarýsý civarýnda olduðunu ve bütçe açýðýnýn geliþmiþ ülkelerin çoðundan daha az olduðunu bildirdi. Ergün, ''Gelecek hafta açýklanacak büyüme verileri de Türkiye ekonomisinin baþarýlý performansýný teyit edecektir'' dedi. 2012 yýlý için hedeflerini de dünyadaki kü re se l ç al ka nt ýy ý v e T ür ki ye 'd ek i i ç dinamikleri dikkate alarak Orta Vadeli Programda belirlediklerini ifade eden Ergün, açýklamasýnda þunlarý kaydetti: ''Bu programda Türkiye'nin yüzde 4 büyü yece ðini söyl edik . Ayný prog ramd a Türkiye'nin temel büyüme dinamiklerini de gösterdik. Bu sayede tüm karar alýcýlarýn önünü görmelerini saðladýk. Bugün açýklanan imalat sanayi kapasite kullaným oraný verilerinin de 2012 büyüme tahminlerimizle uyumlu olmasý önemlidir. Ülkemiz 2012'de de tüm dünyada parmakla gösterilir bir performans sergileyecektir. Bu performansý sergilerken

çeþitli risklerle de karþý karþýyadýr. Aldýðýmýz kararlarda ve attýðýmýz adýmlarda bu riskleri de göz önüne alýyoruz. Karþýlaþtýðýmýz en önemli risk cari açýk konusu olmasýna raðmen geçen yýlýn ortalarýndan itibaren aldýðýmýz önlemlerle bu riski kontrol edilebilir hale getirdik. 2011 yýlý ortalarýnda yüzde 52'ler civarýnda olan ihracatýn ithalatý karþýlama oraný yýl sonunda yüzde 61 seviyesine yaklaþmýþtýr. Hükümet olarak cari açýðýn kýsa vadede risk olmaktan tamamen çýkarýlýp, sürdürülebilir seviyelerde devam etmesini, orta ve uzun vadede cari açýðýn yerini cari fazlaya býrakmasýný arzu ediyoruz. Bu amaçla teþvik sistemimizi yeniliyoruz. Tasarruflarý ar tý rm ak am ac ýy la bi re ys el em ek li li k sisteminde revizyona gidiyoruz. Kayýt dýþýlýkla mücadelemizi hýzlan dýrýyo ruz. Ar-Ge' ye, inovas yona ve markalaþmaya verdiðimiz desteði artýrýyoruz. Bu adýmlarla uzun vadede hem dýþa ba ðý ml ýl ýð ým ýz az al ac ak he m de ih ra ç ettiðimiz ürünler daha deðerli ve nitelikli hale gelecektir. Cari açýða karþý en önemli tedbirler aslýnda bu tür kalýcý adýmlardýr. Tüm bunlar ülkenin güvenli liman özelliðini perçinleyen ham lel erd ir. Tür kiy e ree l sek tör eli yle büyümektedir. Biz de reel sektörün önünü açmak için elimizden geleni yapýyoruz.'’ Ergün , siyas i istik rara kavuþ muþ, coðrafyasýnda etkili ve makro ekonomik dengelerini oturtmuþ Türkiye'nin hem yerli hem de yabancý yatýrýmcýlar için en cazip ülke olduðunu da ifade etti.

GÜL ÇAMAÞIR YIKAMA SALONU HÝZMETÝNÝZDE

HER TÜRLÜ ÇAMAÞIR, PERDE, YORGAN, BATTANÝYE, KOLTUK KILIFI, MASA ÖRTÜSÜ, ÇARÞAF TAKIMI, NEVRESÝM ÝTÝNA ÝLE YIKANIR, ONARILIR VE ÜTÜLENÝR UCUZ FÝYAT ÜSTÜN HÝZMET ANLAYIÞI GÜL ÇAMAÞIR SALONUNDA ÝLETÝÞÝM: Gsm:0 544 288 31 04 - Gsm:0 536 484 70 10


28 MART 2012 ÇARÞAMBA

SAYFA 6

- SPOR - GÜNCEL -

AMATÖR SPORCULARA EÞOFMAN VE SPOR AYAKKABISI YARDIMI YAPILDI Siirt'te amatör sporculara eþofman ve spor ayakkabýsý yardýmý yapýldý. Gençlik ve Spor Kulübü tarafýndan 125 adet eþofman ve spor ayakkabýsý Gençlik Hizmetleri ve Spor Ýl Müdürlüðüne teslim edildi. Atatürk Kapalý Spor Salonunda düzenlene daðýtým töreninde konuþan Gençlik Hizmetleri ve Spor Ýl Müdürü Hüsam Olgaç “Yapýlan bu yardýmlarla güreþten atletizm ve judoya kadar 18 deðiþik branþta müdürlüðümüze baðlý olarak spor yapan gençlerimiz müsabakalara daha iyi hazýrlanacaklar.

Bu yardýmlardan dolayý kulübümüzün yetkililerine teþekkür ediyorum.”dedi. Spor malzemeleri daha sonra Gençlik

Hizmetleri ve Spor Ýl Müdürlüðünde görev yapan antrenörlere teslim edildi.

SÝÝRT'TE KAHVEHANELER BÝLGÝ YUVASINA DÖNÜÞTÜ

Kitaplýklarýn açýlýþlarýný, kahvehane sahipleri ile birlikte yapan Vali Musa Çolak, açýlýþlarýn ardýndan vatandaþlarla birlikte kitap okudu ve sohbet etti. Ýlk etapta 5 kahvehaneye 300'er kitaptan 1500 adet kitap daðýtýldýðýný belirten Vali Musa Çolak; ''Amacýmýz okullarýmýzda dört ay önce baþlattýðýmýz ve büyük bir baþarýyla devam eden Siirt okuyor kampanyasýný bütün vatandaþlara yaymaktýr. Bu amaçla kitaplýðý bulunmayan cami ve mescitlerimizde kitaplýk kurulmasýný saðladýk. Olanlarý da ki ta p a çý sý nd an ze ng in le þt ir di k. Þi md id e va ta nd aþ la rý mý zý n za ma nl ar ýn ý yo ðu n ol ar ak geçirdikleri bir baþka mekan olan kahvehanelere yönelik bir çalýþma baþlattýk. Bir program dahilinde bütün kahvehanelerimizde birer kitaplýk oluþturarak vatandaþlarýmýzýn buralardan kitaba daha rahat

ul aþ ma la rý ný ve ki ta p ok um al ar ýn ý sa ðl am ay ý pl an lý yo ru z. Ýl k et ap ta , 30 0' er ki ta pt an 5 kahvehanemize toplam 1500 adet kitap daðýttýk. Önümü zdeki günle rde bu çalýþ malar ýmýzý diðer kahvehanelerde sürdüreceðiz. Am ac ým ýz , Sa yý n Cu mh ur ba þk an ým ýz Ab du ll ah Gü l' ün ba þl at tý ðý “T ür ki ye Ok uy or Kampanyasý”na en büyük desteði vermek ve insanlarýnýn bol bol kitap okuduðu, bilgili ve donanýmlý olduðu bir Siirt'e bir an önce kavuþmaktýr. Bu konuda Siirtli vatandaþlarýmýzýn gerek ilgiyi göstereceklerine inanýyorum. Asýrlar boyu bölgenin eðitim ve kültür merkezi olan Siirt'te buna uygun bir alt yapý var. Biz bu alt yapýyý harekete geçirerek ve vatandaþýmýzýn kitaba daha rahat ulaþmasýný saðlayarak, okuyan bir Siirt'e kavuþmuþ olacaðýz.”dedi. Kah veh ane ler de b ulu nan vat and aþl ara

ZÜBEYDE HANIM LÝSESÝ FÝNAL ÝÇÝN DAMGAYI VURDU Okul Müdürü idris Yolbaþ yaptýðý açýklamada; "Geçen sene yeni bir ekip olmamýza raðmen il birincilikleri bölge birinciliði ve Türkiye altýncýlýðý alarak büyük baþarýlara imza atmýþtýk. Bu sene de Ýl birinciliði ve bölge birinciliði elde ettik, ilimizi temsilen Türkiye finallerine katýlacaðýz. Bu baþarýlarýndan dolayý öðrencilerimizi ve halk oyunlarý eðitmenimiz Zakir Alp'ý kutluyorum. Bundan sonraki hedefimiz Türkiye finallerinde de bu baþarýlarýmýzý davam ettirmektir. Yolbaþ;" Halk Oyunlarý ekibimize büyük destekleri olan, Ýl Valimiz Sayýn Musa Çolak'a, Deðerli eþi

Gülsüm Çolak Hanýmefendiye, Milletvekillerimiz Afif Demirkýran ve Osman Ören'e Siirt Üniversitesi Rektörü Prof Dr. Recep Ziyadanoðullarý ve Deðerli eþi Prof. Dr. Berin Ziyadanoðullarý'na, Milli Eðitim Müdürü Yrd. Doç. Dr. Davut Okçu'ya, Siirt Barosu Baþkaný Av. Cemal Acar ve Ziraat Odasý Baþkaný Gündüz Tanýk, Atatürk Anadolu Lisesi Okul Müdürü Sait çevik'e, Okul Aile birliði Baþkanýmýz Misbah Yýlmaz ve Okul Aile Birliði yönetimimize teþekkür ediyorum."dedi. Siirt Zübeyde Haným lisesi Halk Oyunlarý ekibi Mayýs ayýnda Ýlimizi temsilen Türkiye finalleri yarýþmasýna katýlacak.

okuyacaklarý kitaplarý kendisi bizzat daðýtarak, bol kitap okumanýn yararlarýný anlatan Vali Çolak, engelli ve yoksul vatandaþlarýnda sorunlarýný dinledi ve çözüm bulunmasý için yetkililere talimat verdi.

HAFIZ TAHA

Tillo'nun manevi önderlerin den Sultan Memduh'un adýný taþýyan bu güzel camide… Çocukluð unu düþündü. H e n ü z küçücükken Kur'an-ý Kerim öðrenmiþti. 11-12 yaþlarýnda mukaddes kitabý ezberlemiþti. Ne günlerdi… Çocukluk, gençlik, olgunluk ve þimdi de yaþlýlýða doðru ilerleyen bir ömürdü bu. Uzun gibi görünen ama göz açýp kapayana kadar geçiveren yýllar, koca bir hayat… Daha 20-30 yýl önce kýzýl renkli bir sakal çerçeveliyordu yüzünü… Þimdi simâsýnýn çevresini beyaz kýllar kuþatmýþ durumda. Sadece sakal deðil, býyýklar da, kaþlar da aklaþýyordu birlikte. Bütün bunlar yaþýn ilerlediðini gösteren birer alamet deðil miydi? Ama bundan þikâyetçi deðildi. Çünkü “beyaz kýllar ölümün keþif kollarý”ydý ve ona ölümü daha sýk hatýrlatmak için birer vesileydi. Zira her geçen gün onu kabre yakýnlaþtýrýyor, öte alemde bulunan sevdiklerine olan mesafesini azaltýyordu. Merdivenleri yavaþ yavaþ çýkarken maziye dalýverdi. Molla Halil Hocasýný andý. Ondan ne kadar da çok istifade etmiþti. Sonra oðlu Molla Muhammed… Sarf ve Nahiv ilimlerini onun Devamý Sayfa 2’de yanýnda tahsil etmiþti.


28 Mart 2012 Çarşamba Günü Gazete Sayfaları