Issuu on Google+

AVRUPA İŞLERI KOMISYONU BAŞKANI:

ÖZEL Fransa Parlamentosu Avrupa İşleri

Komisyonu Başkanı Danielle Auroi, yolsuzluk soruşturması sonrası sürecin Türkiye’nin AB üyeliği için olumsuz etkileri olacağını söyledi. Sürecin Türkiye’nin AB üyeliğine etkilerini de değrlendiren Komisyon Başkanı, ‘‘Bizim beklentimiz Türkiye’nin demokrasinin daha fazla yaşandığı bir ülke olması ve hızlı bir şekilde AB’nin bir parçası haline gelmesi. ’’ ifadelerini kullandı. -FERHAN KÖSEOĞLU GÜNDEM 06

‘FRANSA ARTIK TÜRKIYE’NIN AB ÜYELIĞINI ENGELLEYEN BIR ÜLKE DEĞIL’

HABER

-

Zaman France’a konuşan Danielle Auroi, hükümetin emniyette gerçekleştirdiği yeni atamaları eleştirerek, “Bu kadar hızlı değiştirilmesi kafalarda soru işareti bırakıyor. Neyi gizlemek için bu kadar acele hareket ediliyor?’’ ifadelerini kullandı. DANIELLE AUROI

17 - 23 OCAK 2014 N° 298 Prix : 2,5 €

WWW.ZAMANFRANSA.COM

İŞTE RESMI NÜFUSUMUZ

611 BIN 515

Düşünülenin tersine ekonomik kriz ve işsizlik, gençlerin meslek olarak askerliğe yönelmesini teşvik etmiyor.

Fransız ordusu, gençleri ikna etmekte zorlanıyor

Konsolosluk kayıtlarına göre Fransa’da yaşayan Türklerin sayısı 611 bin 515’e ulaştı. Son dönemde ciddi bir nüfus artışının yaşandığına dikkat çeken Paris Büyükelçisi Tahsin Burcuoğlu, Avrupa’da Almanya’dan sonra en çok Türk nüfusun yaşadığı ülkenin Fransa olduğunu belirtti.

-

Konsolosluk kayıtlarına göre, Fransa’da yaşayan Türklerin sayısı 611 bin 515 olduğu açıklandı. Aralık 2010’da T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müşavirliği’nin hesaplamalarına göre Fransa’da yaşayan Türk nüfusu 553 bin 973 olarak belirlenmişti. 2013 senesine gelindiğinde 57 bin 542’lik bir artışın

-

Askeri Şartları Değerlendirme Yüksek Komitesi (Haut Comité d’Evaluation de la Condition Militaire (HCEM)) tarafından yayınlanan son raporunda, düşünülenin tersine ekonomik kriz ve işsizliğin, gençlerin meslek olarak askerliğe yönelmesini teşvik etmediğini ortaya koydu. Askeri yetkililer bu durumu, günümüz gençlerinin daha az maceracı olmasına ve daha yerleşik işlere yönelmesine bağlıyor. Fransa 1996’da Cumhurbaşkanı Jacques Chrirac döneminde sivil askerlikten, profesyonel orduya geçiş yapmasıyla, Fransız silahlı kuvvetleri personel ihtiyacını karşılamak için her sene 15 bin yeni genç askere ihtiyaç duyuyor.-GÜNDEM 04

Türk okulu müdüründen casusluk suçlamasına yalanlama Educ’active Koleji Müdürü Abdurrahman Demir bazı basın yayın organlarında ‘Cemaat üyesinden casusluk itirafı’ başlıklı ve kendisini hedef alan haberlerin asılsız olduğunu söyledi. Yaşananları ‘akıl almaz bir iftira’ kampanyası olarak nitelendiren Demir, France 24 kanalına 10 Ocak’ta verdiği ropörtajda söylediklerinin çarpıtıldığını ifade etti. -GÜNDEM 08

yaşandığı ve de Fransa’da bulunan Türk vatandaşlarının sayısı 611 bin 515 olduğu öğrenildi. Nüfus artışının nedenleri arasında aile birleşimleri çerçevesinde Fransa’ya gelenler, yeni doğanlar ve yaklaşan Türkiye yerel seçimleri için yurt dışında oy kullanmak için yaptırılan adres bildirim kayıtları gösteriliyor. -VEDAT BULUT GÜNDEM 03

Haşhaşi benzetmesine büyük tepki

-

FRANSALI TÜRKLER FACEBOOK’TA BULUŞUYOR Sosyal paylaşım sitesi Facebook, Fransalı Türklerin de favorisi. Facebook’ta kurulan Fransız-Türk gruplarında bir araya gelen Fransalı Türklerin büyük bir bölümü sırf Facebook kullanabilmek için bilgisayar alıyor ve internet kullanmayı öğreniyor. -VEDAT BULUT GÜNDEM 07

İki sezon aradan sonra Fransa Birinci Ligi’ne dönen Monaco bu sezon şampiyonluk peşinde -SPOR 20 Zaman Okur Hattý: 01 42 00 19 36

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın 17 Aralık’ta başlayan yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarının ardından Hizmet Hareketi ve mensuplarına karşı kullandığı ağır dil, insaf ölçülerini aşmaya başladı. Daha önce miting ve toplantılarda ‘örgüt, çete, virüs, ajan, ihanet şebekesi, maşa, inlerine gireceğiz’ gibi çirkin ifadeler kullanan Erdoğan, hakaretlerini iftira boyutuna vardırdı. Erdoğan, dün partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, bütün dertleri yaşatmak olan Hizmet mensuplarını, Selçuklular döneminde ortaya çıkan ve uyuşturucu içerek ölüm emri verilen kimseleri ortadan kaldıran tarihteki ilk terör örgütü ‘Haşhaşiler’e benzetti. -GÜNDEM 10

Fransa’da nüfusun azalmasına neden olan doğumlardaki düşüş sürüyor. -GÜNDEM 02


02 GÜNDEM

17 - 23 OCAK 2014 ZAMAN FRANCE

2013’te doğum oranı geriledi INSEE tarafından açıklanan rapora göre, Fransa’da doğan ve ölenler arasında 300 bin kişilik bir fark var.

Fransa’da nüfusun azalmasına neden olan doğumlardaki düşüş sürüyor. Ulusal İstatistik ve Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü (INSEE) tarafından yapılan demografik rapora göre, doğurganlık oranında yüzde 1,34 oranında bir düşüş yaşandı. SELIM BEDER PARIS 66 milyon nüfuslu Fransa’da geçen sene 810 bin bebek dünyaya geldi. Ulusal İstatistik ve Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü (INSEE) tarafindan yayınlanan rapora göre, 2010 senesinden itibaren, Fransa’da yaşayan kadın başına doğurganlık oranı, 2013’te yüzde 1,34 azalarak ilk defa yüzde 2’nin altına düştü. Geçen sene Fransa’da ölen kişi sayısı ise 772 bin olduğu açıklandı.

-

Raporu yorumlayan uzmanlar, düşüşe rağmen bu rakamların endişe verici olmadığını, 2008 senesinde cereyan eden ekonomik krizden sonra Avrupa genelinde doğurganlık oranında düşüş yaşandığına dikkat çekti. Uzmanlar, Fransa’da uygulanan sosyal ve aile politikaları sayesinde doğurganlık oranının, nüfusun yenileme düzeyi olan 2,1 rakamına yakın olduğunu söylüyor.

Fransa, İrlanda ile birlikte Avrupa Birliğin’de en yüksek doğurganlık oranına sahip ülkeler arasında gösteriliyor. Fransa, Avrupa toplam nüfusunun % 13.1’ni teşkil ediyor. Fransa’yı % 12.7 ile İngiltere, % 11,9 ile İtalya takip ediyor. Almanya ise % 16,1 ile Birliğin en kalabalık ülkesi.

ORTALAMA YAŞAM SÜRESI YÜKSELIŞTE Ortalama yaşam süresi bir önceki seneye kıyasla yeniden arttı. Fransa’daki ortalama yaşam süresi kadınlar için 85, erkekler içinse 78,7 yıl olduğu ifade edildi. Diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, Fransa’da da kadınlar ve erkekler arasındaki ortalama yaşam süresindeki fark azalıyor.

09 Ocak’ta yapılan son zamla birlikte, 6.50 Euro’ya çıktı.

Fransa’da sigara paketlerine zam -

Fransa’da son bir yıl içinde sigaraya yapılan art arda zamlar ve en son yeni yılın ilk haftasında yapılan yeni zam ile sigara paketinin fiyatı 6.50 Euro’ya çıktı. Gazete Fransa’da 2013 yılında satılan sigara adetin sayısın 47.5 milyon yaklaşık 2.5-3 Milyon paket sigara olduğunu açıkladı. 2014 yılı içinde yeniden yapılması düşünülen yeni zamla beraber sigara paketin fiyatı 7 Euro’ya çıkması bekleniyor. Fransız tütün esnafı ise tiryakilerde azalma olmadığı yalnız ülkeye çok miktarda kaçak sigarayla beraber, elektronik sigara tüketimin artmasına dikkat çekti.

Airbus, Boeing’i geride bıraktı -

Avrupalı uçak üreticisi Airbus, 2013 yılı satış raporlarını açıkladı. Açıklamada, 2013 yılında alınan net sipariş rakamlarıyla Airbus’un Amerikalı rakibi Boeing’i geride bıraktığı kaydedildi. Avrupalı uçak üreticisi, 2013 yılında bin 619 uçak siparişi alırken, iptallerle bu sayının bin 503 olarak gerçekleştiği belirtildi. Buna karşılık Boeing’e toplamda verilen sipariş miktarının bin 531 olduğu, iptallerle bu sayının ise bin 355’e gerilediği ifade edildi. 2013 yılında Airbus, 626 uçağı tamamlayıp sahiplerine teslim ederken bu sayı Boeing’de bu sayı 648 olarak gerçekleşti. 2013 yılında Türk Hava Yolları da Airbus’la Türk sivil havacılık tarihinin en büyük uçak sipariş anlaşmasını imzalayarak, şirketten 117 uçak talep etmişti. Avrupalı uçak üreticisi, son rakamlarla 100 koltuktan büyük uçakları kapsayan dünya pazarının yüzde 51’ini eline geçirmiş oldu. Airbus Yönetim Kurulu Başkanı Fabrice Bregier, mükemmel bir başarı kaydettiklerini vurgulayarak pazarın iyi yönetildiğini söyledi.


03 GÜNDEM

17 - 23 OCAK 2014 ZAMAN FRANCE

Fransa’da yasal statüyle ikamet etmeyen Türk vatandaşlarının da eklenmesiyle, Fransa’da yaşayan Türklerin sayısının 800 binleri bulacağı tahmin ediliyor.

Taksi şoförlerinin eylemleri, başkentteki ulaşımı büyük ölçüde aksattı.

Paris’te taksi şoförleri yine grevde -

Fransa’da yaşayan Türklerin nüfusu 611 bine ulaştı Konsolosluk kayıtlarına göre Fransa'da yaşayan Türklerin sayısı 611 bin 515’e ulaştı. Son dönemde ciddi bir nüfus artışının yaşandığına dikkat çeken Paris Büyükelçisi Tahsin Burcuoğlu, Avrupa’da, Almanya'dan sonra en çok Türk nüfusun yaşadığı ülkenin Fransa olduğunu belirtti.

-

Konsolosluk kayıtlarına göre, Fransa'da yaşayan Türklerin sayısı 611 bin 515'e olduğu açıklandı. Aralık 2010 senesinde T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müşavirliği’nin hesaplamalarına göre Fransa’da yaşayan Türk nüfusu 553 bin 973 olarak belirlenmişti. 2013 senesine gelindiğinde 57 bin 542’lik bir atışın yaşandığı ve de Fransa’da bulunan Türk vatandaşlarının sayısı 611 bin 515 olduğu öğrenildi. Nüfus artışının nedenleri arasında aile birle-

şimleri çerçevesinde Fransa'ya gelenler, yeni doğanlar ve yaklaşan Türkiye seçimleri için yurt dışında oy kullanmak için yaptırılan adres bildirim kayıtları gösteriliyor.

RESMI ADRES BILDIRIMLERI, FRANSA’DA YAŞAYAN TÜRK SAYISINA NETLIK KAZANDIRIYOR Yurt dışında oy kullanmaya yönelik yasal düzenlemenin ardından konsolosluk ve dış temsilciliklerde oy kullanmanın önü açılmış oldu. Yeni düzenleme çerçevesinde seçimlerde oy kullanmak isteyen va-

tandaşların bulundukları ülkelerin konsolosluklarında yurt dışı seçmen listesine kayıt olmaları ve resmi adres bildiriminde bulunmaları gerekiyor. Fransa’daki bütün konsolosluklarda, Mart 2013 tarihinden itibaren vatandaşlardan resmi adres bildiriminde bulunmaları isteniyor. Yapılan resmi adres bildirimleri sayesinde Fransa'da yaşayan kayıtlı Türk sayısının resmi makamlar tarafından güncellendiği ifade ediliyor. Güncellenen yeni rakamlara göre Marsilya Başkon-

soloğu görev bölgesinde kayıtlı Türklerin sayısı 61 bin 714, Lyon Başkonsoloğu görev bölgesinde 129 bin 62, Strasbourg Başkonsolosluğu görev bölgesinde 134 bin 139 ve Paris Başkonsolosluğu görev bölgesinde ise bu rakam 269 bin 90 olduğu açıklandı. 611 bin 515 olduğu belirtilen Fransa'da yaşayan resmi Türk nüfusunun, Fransa’da yasal statüyle ikamet etmeyen Türk vatandaşlarının da eklenmesiyle, bu sayının 800 binleri bulacağı tahmin ediliyor.

Paris’li taksi şoförleri, katma değer vergisindeki artışları ve taşımacılık şirketlerinin özel şoförlerle (VTC) hizmet vermesini protesto etmek için greve gitti. Taksi şoförleri, başkent Paris'te araçlarıyla “barikat oluşturarak” yolları trafiğe kapattı. Taksi şoförleri, seslerini kamuoyunu daha fazla duyurabilmek için, Orly ve Roissy havaalanlarında yol kapatma eylemi yaptı. Daha sonra, uzun kortejler halinde araçlarıyla kent merkezine hareket eden taksi şöförleri, trafiği felce uğrattı. Eyleme, yaklaşık 700 taksi şoförü katıldı. Eylem sırasında, taksicilerin trafikte seyreden bir özel taşımacılık şirketine ait bir araca zarar verdikleri öğrenildi. Taksi şoförleri, müşteri almak için 230 bin Euro’yu bulan ticari taksi plakaları edinmek zorunda olduklarını, ancak VTC’lerin 120 Euro lisans bedeli ödeyerek aynı taşımacılık hizmetini verdiklerini söylüyor. Bu durumda haksız bir rekabet ortamı oluştuğunu öne süren taksi şoförleri, hükumetten bu durumun önüne geçilmesi için daha geniş bir yasal çerçeve istiyor.

Fransa’da belediye başkanına yolsuzluk gözaltısı FERHAN KÖSEOĞLU Paris'in güneyinde yer alan Corbeil-Essonnes'ın Belediye Başkanı Jean-Pierre Bechter, oy satın alma, karapara aklama, rüşvet ve görevi kötüye kullanma suçlamasıyla gözaltına alındı. Paris Savcılığı'nın yürüttüğü soruşturma dahilinde Pazartesi günü de 5 kişi gözaltına alınmıştı. Suçlamaların hedefindeki isim eski Corbeil-Esonnes Belediye Başkanı ve Halk Hareket Birliği (UMP) Senatörü Serge Dassault ise senatör olduğu için yargılanamıyor. Fransa'nın önemli gazetelerinden Le Figaro'nun da sahibi olan Dassault'nun dokunulmazlığının kaldırılarak yargılanması yönünde Senato'ya yapılan başvuru ise reddedildi. Bechter'in ofisinden yapılan açıklamada, soruşturma neticesinde doğruların ortaya çıkacak olmasından dolayı belediye başkanınn mutlu olduğu kaydedildi. Bechter'in adalete güvendiği vurgulandı. Açıklamada, soruşturmanın gizliliğinin tamamen ihlal edildiği de savunulurken, Senatör Serge Dassault'un da yargı manipülasyonu ile karşı karşıya kaldığı öne sürüldü. Jean-Pierre Bechter ve Serge Dassault'a yakın kaynaklar ise Mart ayında yapılacak belediye seçimlerini hatırlatarak, İçişleri Bakanı Manuel Valls'ın aynı bölgeden belediye başkan adayı olduğunu açıklamasından hemen sonra gelen operasyonun masum olamayacağını ifade etti.

-


04GÜNDEM Fransız ordusu, gençleri ikna etmekte zorlanıyor 17 - 23 OCAK 2014 ZAMAN FRANCE

Askeri Şartları Değerlendirme Yüksek Komitesi (Haut Comité d’Evaluation de la Condition Militaire (HCEM)) tarafından yayınlanan son raporunda, düşünülenin tersine ekonomik kriz ve işsizliğin, gençlerin meslek olarak askerliğe yönelmesini teşvik etmediğini ortaya koyuyor. Askeri yetkililer bu durumu, günümüz gençlerinin daha az maceracı olmasına ve daha yerleşik işlere yönelmesine bağlıyor.

Düşünülenin tersine ekonomik kriz ve işsizlik, gençlerin meslek olarak askerliğe yönelmesini teşvik etmiyor.

-

Fransa 1996’da Cumhurbaşkanı Jacques Chrirac döneminde sivil askerlikten, profesyonel orduya geçiş yapmasıyla, Fransız silahlı kuvvetleri personel ihtiyacını karşılamak için her sene 15 bin yeni genç askere ihtiyaç duyuyor. Askeri Şartları Değerlendirme Yüksek Komitesi (Haut Comité d’Evaluation de la Condition Militaire (HCEM)) tarafından yayınlanan son raporda, düşünülenin tersine ekonomik kriz ve işsizliğin, gençlerin meslek olarak askerliğe yönelmesini teşvik etmediğini ortaya koyuyor. Askeri yetkililer bu durumu, günümüz gençlerinin daha az maceracı olmasına ve de daha yerleşik işlere yönelmesine bağlıyor. Askeri kaynaklar, yeni teknolojilerin yol açtığı görme ve işitme problemlerinin, aşırı kilo gibi çeşitli sağlık sorunlarının genç nesilde daha sık görüldüğünü ve bu sebepler yüzünden her sene yaklaşık 5 bin başvurunun elendiğini ifade ediyor.

ÖNEMLI IHTIYAÇLAR Fransa’da yapılan tasarruf politikası gereği, Fransız Savunma Bakanlığının bütçesinde de önemli kısıntılar yapılmış olsa da, kurum personel ihtiyacını karşılamak için her sene 33 yaşını aşmamış 30 bin gence ihtiyacı var. Aktif nüfusta, işsizlik oranının % 10 olduğu Fransa’da, gençlerin kariyer için orduya ilgi gösterecği düşünülebilir. Ancak, Askeri Şartlar Değerlendirme Yüksek Komitesi (HCEM) tarafından yayınlanan son raporda, Fransa’da mevcut kriz ve işsizlik oranının, gençlerin orduya yönelmesini teşvik etmediğini ileri sürüyor. Rapora göre, açık bir pozisyon için ortalama başvuran sayısının yalnızca 1,5 olduğunu ve bu sayının nitelikli personel istihdam edilmesine engel teşkil ettiği ifade ediliyor. Rapor ayrıca, silah altına alınan sözleşmeli personelin % 27’sinin ilk 6 ayda kurumdan istifa ettiğini belirtiyor. GENÇLERI ÇEKMEK IÇIN GIRIŞIMLER Fransa’da önemli iş sahalarından birisi olan Fransız silahlı kuvvetleri, her sene nitelikli personel istihdam

etmek için medyada dikkat çekici kampanyalar düzenliyor.

ORDU SOSYAL ASANSÖRÜN IŞLEDIĞI AZ SAYIDAKI KURUM ARASINDA GÖSTERILIYOR Silahlı kuvvetleri çalışanlarına, iş gücü piyasasında var olan diğer mesleklere kıyasla iş garantisi, cinsiyet eşitliği gibi bir takım sosyal avantajlar sağlıyor. Ayrıca, rütbesiz personele verilen maaş asgari ücretin biraz üzerinde olup (1200 Euro), katılım primlerinin yani sıra (Primes à l’engagement) ulaşım, konaklama ve yemek gibi sosyal avantajlar sağlıyor. HALK ARASINDA SILAHLI KUVVETLERIN IMAJI IYI Fransız Silahlı Kuvvetleri, toplumda olumlu bir imaja sahip ender kurumlar arasında gösteriliyor. 2011’de Harp Okulu Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (INSERM) tarafından yapılan bir ankette öğrencilerin % 80’nin orduya duyduğu güveni ifade ediyor. Buna ek olarak , orduyla özdeşleşmiş cesaret, disiplin, hiyerarşi gibi değerlerin gençler tarafından da paylaşıldığı iddia ediliyor. ANCAK BU ARGÜMANLAR GENÇLERI IKNA ETMEYE YETMIYOR Ordu halk arasında bu iyi imajına rağmen, iş hayatı ve özel hayatı dengeleme zorluğu, operasyonlar çerçevesinde mesleki hareketlilik gençleri cezbetmiyor. Ayrıca IRSEM’in yaptığı araştırmaya göre, gençlerin %36’sının askeri meslekleri tehlikeli bulduğunu ifade ediyor. ÖLÜM KORKUSU, KIRMIZI ÇIZGI Ordu, kurum olarak takdir edilse de, bazı konularda Fransızlar orduyla ideolojik uyuşmazlık yaşıyor. Ulaşılabilirlik ve mesleki hareketlilik artık Fransız toplumu tarafından kabul görmüyor. Ayrıca gençler bir önceki kuşaklardan farklı olarak, ülkenin milli çıkarları için dahi olsa hayatını riske etmeyi reddediyor Ölüm korkusu, Fransızlar için kırmızı bir çizgi. Dolayısıyla, askeri personeller gibi tehlike ve risk arz eden mesleki gruplar, Fransızlar tarafından pek kabul görmüyor.


06GÜNDEM

17 - 23 OCAK 2014 ZAMAN FRANCE

AVRUPA İŞLERI KOMISYONU BAŞKANI:

‘Fransa artık Türkiye’nin AB üyeliğini engelleyen bir ülke değil’ Zaman France’a konuşan Danielle Auroi, hükümetin emniyette gerçekleştirdiği yeni atamaları eleştirerek, ‘’Bu kadar hızlı değiştirilmesi kafalarda soru işareti bırakıyor. Neyi gizlemek için bu kadar acele hareket ediliyor?’’ ifadelerini kullandı. FERHAN KÖSEOĞLU PARIS Fransa Parlamentosu Avrupa İşleri Komisyonu Başkanı Danielle Auroi, yolsuzluk soruşturması sonrası sürecin Türkiye’nin AB üyeliği için olumsuz etkileri olacağını söyledi. Sürecin Türkiye’nin AB üyeliğine etkilerini de değrlendiren Komisyon Başkanı, ‘‘AB, Türkiye ile müzakere sürecini sürdürüyor. Bizim beklentimiz Türkiye’nin demokrasinin daha fazla yaşandığı bir ülke olması ve hızlı bir şekilde AB’nin bir parçası haline gelmesi. Ama tabii ki bu süreç Türkiye’nin hanesine olumlu olarak yazılmıyor.’’ ifadelerini kullandı. Fransa’nın birkaç ay önce blokajını kaldırdığı 22. fasıl üzerindeki görüşmelerin başladığını da hatırlatan Auroi, bunun önemli bir işaret olduğunu belirtti. Türkiye ile AB arasında geri kabul anlaşmasıyla başlayan vize serbestisi görüşmelerinin de önemli ve olumlu adımlar olduğunu ifade eden komisyon başkanı, Türkiye-AB arasında devam eden ortaklık ilişkisine Gezi Parkı ile başlayan sürecin gölge düşürdüğünü söyledi. Auroi, gazetecilerin tutuklanması, göstericilerin maruz kaldığı kötü tutumun negatif bir izlenim oluşturduğunu vurguladı.

Fransa’dan Türkiye’ye “kaçak göç” eleştirisi

-

-

FRANSADA YAŞANSAYDI, SORUMLULAR ERTESİ GÜN AZLEDİLİRDİ Yolsuzluk soruşturmasıyla başlayan süreçte yaşananların da problem oluşturduğunu söyleyen Danielle Auroi, “Biz Türkiye ile AB sürecinde yeni fasıllar açmıştık. Özellikle demokratikleşme için esas teşkil eden fasıllar daha da derinleştirilmeli. Bizim beklentimiz, Türkiye’nin yeniden bu konulara çalışması, demokrasi eksenine girmesi. Türkiye’nin bu konuda gerekli adımları atacağına inanıyorum.’’ ifadelerini kullandı. Yolsuzluk soruşturmasının Fransa’da yaşanması halinde söz konusu bakanların ertesi gün

FERHAN KÖSEOĞLU PARIS Fransa Parlamentosu Avupa İşleri Komisyonu, Avrupa Birliği’nde yaşanan kaçak göç sorunu ile ilgili raporunu yayınladı. 2000’den beri Yunanistan’ın Batı Avrupa’ya mülteci akınının geçiş noktası olduğu vurgulanırken bunda “vize kolaylığı politikası” güden Türkiye’nin de rolünün olduğu savunuldu. Ayrıca raporda, Türkiye’nin Yunanistan’la 2002 yılında imzaladığı geri kabul protokolüne bağlı kalmadığı vurgulanırken uygulamanın yüzde 5’in altında kaldığı belirtildi. Raporda AB’ye yasadışı yollarla girmiş 54 farklı ülkeden mülteci olduğuna dikkat çekilirken, 2012 verilerine göre bunların çoğunluğunu Afganistan ve Pakistan vatandaşlarının oluşturduğu kaydedildi. Rapörtör, Yunan asıllı Fransız milletvekili Marietta Karamanli’nin yaptığı açıklamada, son dönemde Avrupa Birliği ile Türkiye arasında yasadışı göçün önlenmesi konusundaki işbirliğinin önemli ölçüde arttığını belirtti. Türk tarafının yasadışı göçle mücadelede gösterdiği gayrete dikkat çeken Karamanli, Yunanistan’ın bu mücadeleyi Türk polis ve askerinin yardımı olmadan sürdürmesinin zor olduğunu aktardı. Tüm bu güzel işbirliğine rağmen sorunların da devam ettiğini söyleyen Fransız milletvekili, ‘’Türkiye’nin vizelerle ilgili politikası yasadışı göçü artırıyor, problem oluşturuyor.’’ vurgusunda bulundu. Karamanli, THY’nin ucuz ve direkt uçuşları sayesinde İstanbula kolaylıkla ulaşan mültecilerin sadece birkaç yüz kilometre katederek Yunanistan sınırına ulaştığını söyledi. Türkiye AB ilişkisini de değerlendiren Karamanli, Avrupa’nın hiçbir zaman Türkiye’ye sırtını dönmemesi gerektiğini belirtti. Fransız milletvekili, ‘’AB, Türkiye’de atılan reform adımlarına ve insan haklarına katkıda bulunması gerekir. Türkiye için yapılan her şey Türk halkı içindir.” ifadelerini kullandı.

Fransa Parlamentosu Avrupa İşleri Komisyonu Başkanı Danielle Auroi, Fransa’nın artık Türkiye’nin AB üyeliğine engel bir ülke olmadığını söyledi.

görevden alınacağını da sözlerine ekleyen milletvekili, ülkesinde birkaç ay önce yaşanan Cahuzac olayını hatırlattı ve vergi kaçırmakla suçlanan bakanın hemen görevinden istifa ettiğini söyledi. Türkiye’de hükümetin önemli bir kısmının yolsuzluk suçlamalarına hedef olduğunu hatırlatan Auroi, yapılması gerekenin gazetecilerin fikirlerini özgürce ifade edebilmesinin önünü açmak, göstericilerin eylem hakkına müsamaha göstermek ve yolsuzluk soruşturmasının bir sonuca bağlanmasını beklemek olduğunu söyledi.

‘FRANSA ARTIK TÜRKİYE’NİN AB ÜYELİĞİNİ ENGELLEYEN BİR ÜLKE DEĞİL’ Cumhurbaşkanı François Hollande’ın 27 Ocak’ta Türkiye’ye gerçekleştireceği ziyareti de değerlendiren Fransa Parlamentosu Avrupa İşleri Komisyonu Başkanı Auroi, ülkesinin uzun yıllar Türkiye’nin AB üyeliğini engelleyen üye

olarak lanse edildiğini, ama şimdi üyeliği engelleyen değil aksine görüşelim fikrini ileri süren bir ülke olduğunu kaydetti. Fransız siyasetçi, Türkiye’nin bu haliyle AB’ye üye olması halinde şeffaflığın daha hızlı gerçekleşeceğine inandığını da kaydederek ‘‘Ama şimdi herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeli; diyaloğa daha fazla önem gösterilmeli.’’ ifadelerini kullandı. Fransa’nın Türkiye’ye uluslararası değerler olan özgürlük, eşitlik ve kardeşliği elbette hatırlatacağının da altını çizen Danielle Auroi, ‘‘Biz Türkiye’nin üzerine düşen yükümlükükleri yerine getirebileceğine ikna olduk. Şimdi bunu toplumun geneline yayarak göstermesi gerekir. Bu süreçte sivil toplum kuruluşları, gazeteciler ve göstericilerin haklarına sayı konusunda daha dikkatli olması gerekiyor. Bu konuda Türkiye’nin atacağı daha çok adım olduğunu düşünüyorum.’’ ifadelerini kullandı.

KAÇAK GÖÇMENLERİN YÜZDE 30’UNUN HEDEFİ ALMANYA Raporda 2010 ile 2012 yılları arasında tüm Schengen bölgesinde yakalanan kaçak göçmenlerin yüzde 80’inin Yunanistan’dan AB’ye giriş yaptıkları aktarıldı. Kaçak göçmenlerin Yunanistan’ı Batı Avrupa’ya geçiş noktası olarak kullandığı vurgulanırken, 2010-2012 yılları arasında Yunanistan’a sığınma talebinde bulunanların oranının sadece yüzde 1 olduğu belirtildi. Buna karşılık kaçak göçmenlerin yüzde 30’u Almanya’ya yüzde 14,5’i ise Fransa’ya sığınma talebinde bulundu. 2012 yılında AB genelinde iltica talebinde bulunan sığınmacı sayısının 332 bini bulduğu, bu oranın 2011’e göre yüzde 10 artdığı kaydedildi. Fransa Parlamentosu Avrupa Komisyonu raporunda yasadışı göçle mücadele için 4 Aralık’ta Avrupa İçişleri Komisyonu’nda ele alınan Eylem Gücü’ne de (Task Force) atıfta bulunuldu. İspanya’dan Kıbrıs’a kadar kurtarma ve deniz güvenliğinden sorumlu olan birimin; sınır güvenliği, güney ülkelerine yardım, yasadışı göçle mücadele ve başta Suriyeliler olmak üzere mültecilerin yeniden yerleştirilmesi görevlerini de üstleneceğine dikkat çekildi.


07 GÜNDEM

17 - 23 OCAK 2014 ZAMAN FRANCE

NEVZAT CEYLAN Şimdi Sabırlı Ve Soğukkanlı Olma Zamanı

Fransalı Türkler Facebook’ta buluşuyor

Sosyal paylaşım sitesi Facebook, Fransalı Türkleri buluşturmaya devam ediyor. Fransa’da yaşayan çok sayıda göçmen, Facebook’ta kurulan Fransız-Türk gruplarında bir araya geliyor. Fransalı Türklerin büyük bir bölümü sadece Facebook için bilgisayar ve internet kullanıyor.

VEDAT BULUT PARIS Dünyanın en büyük sosyal paylaşım ağı Facebook, Fransa’da yaşayan Türkler tarafından da yoğun bir şekilde kullanılıyor. Fransa’nın değişik şehirlerinde yaşayan Türkler, Facebook çatısı altında buluşuyor. Türkiye’deki akraba ve arkadaşları ile görüşme imkanı bulan Türkler, anılarını, yeni doğan çocuklarını ve değerli buldukları her şeyi, sevdiklerinin beğenisine sunuyor.

-

FACEBOOK GRUPLARI FRANSALI TÜRKLERI TEK ÇATI ALTINDA BULUŞTURUYOR Facebook’ta oluşturulan ve Fransalı Türkleri buluşturan grupların sayısı her geçen gün artıyor. Göçmen Türkler tarafından yaygın bir şekilde kullanılan bu gruplardan öne çıkan ‘Turcs de France’ın 35114 üyesi var. Grup, Fransa genelinde yapılan bütün etkinlik ve faaliyetleri, ‘duvara’ yazılan kısa mesajlar sayesinde yaklaşık 35 bin kişiye ulaştırabiliyor. Bu sayıya grup üyelerinin takipçileri ve kişisel paylaşımları da eklenince, ortaya saniyeler içinde binlerce kişinin gerçekleştirdiği bir bilgi alışverişi çıkıyor. Bu sayede yapılması planlanan herhangi bir organizasyon, kısa bir zamanda hedef kitleye ulaşmış oluyor. Fransalı Türklerin Facebook’ta bir araya getirmeye çalışan bir diğer grup ise Tous Les Turcs De France. Bu grubun da 11.895 üyesi bulunuyor. Facebook üzerinde Türkiye kökenliler tarfından oluşturulan

Facebook’ta oluşturulan ve Fransalı Türkleri buluşturan grupların sayısı her geçen gün artıyor.

başlıca gruplar : Jeunes Turcs De France - On Est Tout Fiier D’etre Turc - Turk Dogdum Turk yasarim - Le Maroc Defie La turquie, qui aura le plus de fans? - VDT (Vie de Turc) - Turquie - Turkey. Bütün bu grupların ortak amacı ise Türk toplumunu yakından ilgilendiren olayları ve Fransa genelinde Türklerin gerçekleştireceği sosyal etkinlikleri duyurmak olarak açıklanıyor.

KONSOLOSLUKLAR DA FACEBOOK’TA Fransalı Türklerin hayatını kolaylaştıran önemli bir gelişme de konsolosluk ve resmi kurumların açtıkları resmi Facebook sayfaları oldu. Paris, Lyon, Marseille ve Strasbourg başkonsoloslukları bütün duyurularını Facebok üzerinden paylaşıyor. Öte yandan Fransa Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’nin (DİTİB) Facebook sayfası şu an 2 bin 175 kişi tarafından takip ediliyor. Gerek konsolosluklar gerekse de DİTİB etkinlik ve duyuruları Facebook üzerinden paylaşıyor. Bu sayfalar, vatandaşların soru, öneri ve fikirlerini daha kolay ilettikleri bir kanal olarak da dikkat çekiyor. DERNEKLER, ÜYELERINE FACEBOOK ILE ULAŞIYOR Facebook’un artık iletişim ve sosyal paylaşım alanında bir çığır açtığını kabul eden dernekler Facebook’u daha etkin kullanma kararı almış durumda. Artık neredeyse Fransa’da hizmet veren her derneğin bir rsmi Facebook sayfası bulunuyor. Bu sayfalar üzerinden dernekler gerçekleştirdikleri faaliyetleri ve duyurularını ilan ediyor. FACEBOOK’TA HABER ZAMAN FRANCE’DAN TAKIP EDILIYOR Sosyal paylaşım alanında bir devrim gerçekleştiren Facebook’un, toplumun hemen her kesiminden ve farklı siyasi görüşlere sahip bireyleri aynı çatı altında buluşturuyor. Facebook’ta Fransa ve Türkiye gündemini takip etmek isteyen Fransalı Türklerin adresi ise Zaman France’ın Facebook sayfası. Kuruluşundan bu güne hem Fransa hem Türkiye gündemini sayfalarına taşıyan Zaman France’sın Facebook sayfası, Türklerinin düzenlediği etkinlikleri de yakından takip ediyor. Fransızca ve Türkçe olmak üzere iki ayrı sayfası bulunan Zaman France’ın, Fransızca yayın yapan Facebook sayfası 42 bin 576 kişi tarafından takip ediliyor. FACEBOOK’TA SANAL DILENCILERE DIKKAT! Yüz binlerce Avrupalı Türkün kullandığı Facebook, dolandırıcılar için de bulunmaz bir nimet. Facebook'ta yeni arkadaş olduğunuz kişinin gerçek hayatta usta bir dolandırıcı olma ihtimalini hiç düşündünüz mü? Avrupalı ve Fransalı Türkler Facebook üzerinden her geçen gün artan dolandırıcılık olayları ile karşılaşıyor. Milyarlarca kayıtlı kullanıcısı bulunan Facebook’un artık borç para isteyenlerin “Sanal dilencileri” var. Yeni arkadaş oldukları kişilere hesap numaralarını veren ve kendi hesaplarına para yatırılmasını isteyen dolandırıcılar Fransalı Türkleri bıktırmış durumda. Ancak bu yöntem artık öylesine demode oldu ki çaresiz dolandırıcılar da kurbanlarını kandırmak için yeni yolların arayışına girmiş durumdalar.

Türkiye’de kaynaklanan sebeplerden dolayı toplumumuz kaygılı ve huzursuz. Başbakan ve Camia arasındaki huzursuzluk devam ediyor. Ortam biraz yumuşar gibi olunca sanki gizli bir el tekrar ortalığı alevlendiriyor. Bana göre iyi bir kurmay zekası tarafından düzenlendiği kesin olan bu büyük fitneyi en az zararla atlatmamız için soğukkanlı olmalıyız. Bu sıkıntılar bittiği zaman birbirimizin yüzüne bakabilmeliyiz. Bunun için derin izler bırakacak söz ve hareketlerden sakınarak bu fitnenin bitmesi için bol bol dua etmeliyiz. Benim esas korkum, oluşturulan bu suni sürtüşmenin aynı zamanda ülke aleyhine büyük bir operasyonu gizlemesi ihtimalidir. Bilhassa emniyet teşkilatındaki tasfiyeler bana bunu düşündürüyor

TASFİYELER KORKUTUYOR Emniyet teşkilatında çalışan binlerce amir ve polisin yerleri değiştirildi. Bu insanların şahsi mağduriyetleri bir tarafa, özellikle terör masasının tecrübeli elemanları sürülerek etkisizleştirildi. Oysa Türkiye’nin yakın tarihine baktığımız zaman emniyette yapılan tasfiyelerin planlı yapıldığı ve memleket için çok kötü sonuçlar doğurduğunu gördük. Rahmetli Özal, PKK meselesinden dolayı hem iç güvenlik gereği hem de askeri kaynaklı muhtemel darbelere karşı denge unsuru olması açısından Emniyet Teşkilatını eğitim, istihbarat ve lojistik açısından ciddi bir güç haline getirmişti. Bu emniyet güçleri PKK ile mücadele de büyük bir üstünlük kazanmış, inisiyatifi ele almıştı. Bundan rahatsız olan derin yapılar faaliyete geçerek fırsat kollamaya başlamışlar ve istediklerini Mesut Yılmaz hükumeti zamanında yapmaya muvaffak olmuşlardı. Envanter bahanesi ile emniyetin ve özellikle terörle mücadelede büyük başarılar sağlayan özel harekat timlerinin elindeki bütün ağır silahlar alınarak bu birlikler tasfiye edildi. Ondan sonraki gelişmeler, PKK terörünün geldiği seviye, sebep olduğu can ve mal kayıpları herkesin malumu. ULUDERE SENDROMU Terör durdurulamayınca AK Parti zamanında tekrar polis ve jandarmadan özel harekat birlikleri oluşturuldu. Bunlar da aynı üstünlüğü sağlayınca yine derin güçler faaliyete geçerek Uludere’de 34 vatandaşımızı yanlış istihbaratla katlettirdiler. Sonuç yine aynı. Özel birliklerin tasfiyesi. Şu anda Doğu ve Güney Doğu’dan gelen haberler hiç iç açıcı değil. KCK yapısının mahalli seçimlerde yedi vilayette seçimleri kazanarak hükumetle sınırları belirsiz pazarlıklara hazırlandığı iddia ediliyor. Bu açıdan baktığımızda tasalanmamak, korkmamak mümkün değil. Eğer korktuğumuz olaylar cereyan ederse bundan en çok Başbakanımızın ve Türkiye’nin zarar göreceği muhakkak. Hakan Fidan’la birlikte Başbakan’ın nezdinde MİT, Emniyet teşkilatının yerini almıştır. Kendisini onlarca suikastten kurtardığı söylenen ekip gözden düşürülerek uzaklaştırılmıştır. Oysa gelişmelere bakıldığı zaman MİT’in duruma hakim olduğunu söylemek çok zor. Fişlemelerde çok başarılı olan teşkilat ne hikmetse Reyhanlı bombacılarını takip etmesine rağmen engelleyememiştir. Kendi memurları Suriyeli muhalif albayı Esad’a para karşılığı satmışlardır. On dört ay süren, 17 aralık operasyonu hakkında ise haber alamamıştır. Nasıl oluyorsa İranlı Zerrab’ı takip ediyor ama savcılığın soruşturmasını öğrenemiyor. Başbakan’a bağlı olmasına rağmen hiçbir darbeyi Başbakan’a haber vermemekle meşhur bir teşkilatın, Genel Kurmay’dan kendisine devredilen en gelişmiş GES sistemi ile bütün Ortadoğu’yu dinleme kapasitesine sahip olmasına rağmen bu kadar hata yapmasını hayra yormak mümkün görünmüyor. n.ceylan@zamanfrance.fr


08GÜNDEM

17 - 23 OCAK 2014 ZAMAN FRANCE

Türk okulu müdüründen casusluk suçlamasına yalanlama Educ’active Koleji Müdürü Abdurrahman Demir bazı basın yayın organlarında ‘Cemaat üyesinden casusluk itirafı’ başlıklı ve kendisini hedef alan haberlerin asılsız olduğunu söyledi. Yaşananları ‘akıl almaz bir iftira’ kampanyası olarak nitelendiren Demir, France 24 kanalına 10 Ocak’ta verdiği ropörtajda söylediklerinin çarpıtıldığını ifade etti.

-

Fransa’nın başkenti Paris’te Türk kökenli girişimciler tarafından açılan Educ’active Koleji Müdürü Abdurrahman Demir, hakkında yayınlanan ‘Cemaat üyesinden casusluk itirafı’ haberini yalanladı. Müdür Demir, Takvim, Oda Tv ve Fırat Haber Ajansı’nın uluslararası haber kanalı France 24’ün 10 Ocak’ta kendisiyle yaptığı ropörtajı çarpıttığını açıkladı. Paris Valiliği’ne bağlı polis istihbaratı Türkiye masası yetkililerinin okulla ilgili bilgi aldığını belirten Demir, Paris’teki bütün Türk kökenli cami ve dernek yetkililerinin de aynı masayla görüştüğünü söyledi. Educ’active Müdürü, Fransa’da açılan her okulun, valiliklere bağlı polis istihbarattan güvenlik izni alma zorunluluğu olduğunu bildirdi. Casusluk yaptığı iddiasını ‘akıl almaz bir iftira’ olarak niteleyen Demir, “Biz haberde yazdığı gibi eski istihbarat kurumu RG ile değil, Paris Valiliği’ne bağlı polis istihbaratında Türkiye masası yetkilileriyle görüştük. Zaten RG ile görüşmemiz mümkün değil; zira yıllar önce bu kurum lağvedildi. Ancak Türkiye kökenli göçmenler tarafından kurulmuş bütün dernek yetkilileri aynı polis istihbarat masasıyla görüşüyor. Okulumuz hakkında bilgi alan Türkiye masası, aynı şekilde Paris’te Türk camileri ve dernek başkanlarını da ziyaret ediyor.” dedi. Haberin Takvim tarafından manipüle edildiğini belirten Demir, “Casusluk suçlaması yapanların haberi hiç okumamış olması lazım. Türkiye’de siyasi gelişmelerin ardından okulla ilgili bir şüphe var mı sorusuna cevaben Fransız yetkililerin bir endişesi olmadığını açıkladım. Bu hassas ya da gizli bir bilgi değil.” şeklinde konuştu. Fransa’da faaliyet gösteren her okulun valiliklere bağlı polis istihbaratından güvenlik gerekçesiyle görüştüğünü anlatan Demir, “Fransa’da bir okul açıldığı zaman 3 kurumun onayı gerekiyor. Binayla ilgili izin için belediye, pedagojik kısım için valiliğe bağlı eğitim akademisi, güvenlik için valiliğe bağlı polis istihbarat kurumu. Fransa’da faaliyet gösteren her okul özellikle kuruluş esnasında güvenlikten sorumlu istihbarat yetkilileri ile görüşür. Ben de Fransa’da devlet yetkililerinin okulumuzla ilgili hiç bir güvenlik endişesi olmadığını izah etmek amacıyla France 24 muhabirine bu bilgiyi verdim. Eğer bu casusluk itirafıysa, Fransa’da okul açan herkes casus.” dedi. Demir, Paris’te 5 yıldır eğitim veren 240 öğrenci kapasiteli Educ’active’in bölgesindeki en iyi okullardan biri kabul edildiğini sözlerine ekledi.


09GÜNDEM

17 - 23 OCAK 2014 ZAMAN FRANCE

GYV: Camiaya örgüt suçlaması yapanlar belge ortaya koymalı Fethullah Gülen Hocaefendi’nin onursal başkanlığını yaptığı Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı, yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun ardından yaşanan gelişmelerle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

-

Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı (GYV), bir basın toplantısı düzenleyerek son dönemde yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Hizmet Hareketine yönelik ağır itham ve suçlamalara tepki gösteren GYV Başkanı Mustafa Yeşil, “Almak değil vermek üzerine kurulmuş bir çete gördünüz mü?” diye sordu. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Haşhaşiler benzetmesiyle ilgili, “Hizmet 50 yıllık süre içinde hesabını halka veren gönüllü teşkilattır. Haşhaşiler gibi karanlık tarihe geçmiş, uyuşturucu kaçakçılığı olan ve Nizamülmülk’ün öldürülmesi ile sonuçlanan bir yapı ile Hizmet’in benzetilmesi kabul edilemez.” ifadesini kullandı. Beşiktaş Conrad Otel’te düzenlenen basın toplantısında konuşan GYV Başkanı Mustafa Yeşil, 17 Aralık’ta meydana gelen yolsuzluk operasyonlarının direkt olarak camia ile ilişkilendirilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Çete, örgüt ve paralel yapılanma diyerek milyonların gönül

verdiği Hizmet hareketinin töhmet altında bırakıldığını, camiaya iftira atıldığını belirten Yeşil, “Hizmet’in görünen insanlarını suçlamak için hukuk çerçevesinde kalarak bir delil ortaya sunmanız gerekir. Aksi takdirde yapacağınız her iş, McCarthy dönemini hatırlatır.” dedi. Yeşil, önceki akşam internete düşen Hocaefendi’nin ses kayıtlarının illegal bir şekilde dinlendiğini, içerikte hiçbir suç unsuru olmadığını ve devletin mutlaka dinleme yapanları bulması gerektiğini kaydetti. Mustafa Yeşil’in açıklamaları özetle şöyle: Erdoğan'sız Ak Parti istendiği iftiradır “8-10 yıla yakın vesayetçi dönemin ardından AK Parti, demokrasi adına ciddi adımlar attı. İnanç ve fikir özgürlüklerinin altının çizilmesi, vesayete karşı mücadele, AK Parti’yi desteklememizin en önemli sebepleri arasında yer alıyor. Dershanelerin kapatılması, lağvedilmesi kamuoyunda, bu ilkelerle kazanılmış hamle, mesafe ve değerlerin kaybe-

Yargıya müdahale sürerse AB süreci durabilir -

Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu’nun Liberal partili üyesi Andrew Duff, rüşvet ve yolsuzluk soruşturmalarının karartılmasına yönelik girişimlerin katılım müzakerelerinin durdurulmasına yol açabileceğini söyledi. İngiliz siyasetçi, kuvvetler ayrılığı ilkesinin ihlal edildiğini vurguladı. Yolsuzluk ve rüşvet iddialarının soruşturulmasının engellenmesine yönelik girişimlere Avrupa Birliği (AB) içerisinden bir tepki daha geldi. Brüksel merkezli ABHaber’e konuşan Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu üyesi İngiliz vekil Andrew Duff, “Eğer yargıya müdahale devam ederse TürkiyeAB müzakere sürecinin durdurulması gündeme gelir.” dedi. Avrupa Parlamentosu (AP) Liberal grubuna mensup olan Duff, “17 Aralık sonrası yaşananlar bize Türk devletinde bir kriz olduğunu gösteriyor. Bir kaos ortamı var. Erdoğan, tüm gücü elinde toplamak istiyor. Basın, yargı vesaire.” ifadelerini kullandı. Daha önce de hem AP hem de AB Komisyonu’ndan hükümete soruşturmaların seyrini etkileyecek gayri hukukî müdahalelerden kaçınması ikazı gelmişti. ABHaber’e yaptığı değerlendirmelerde Hizmet Hareketi’nin devlet idaresinde modern hukuk ve demokratik ilkeler çerçevesinde şeffaflık talebine de değinen Duff, “Fethullah Gülen, Türkiye’de yolsuzluğa karşı. Bence haklı.” şeklinde düşüncelerini ifade etti. İngiliz siyasetçi, “Avrupa Parlamentosu Türkiye raporuna 17 Aralık süreciyle ilgili çok sayıda değişiklik önergesi verildi. Tüm bu gelişmeleri (17 Aralık sonrası) Gezi Parkı ve yeni bir anayasa yapılamaması noktasında değerlendirmeliyiz.” dedi. Duff, Ergenekon süreciyle ilgili sorulan sorulara ise, “Ergenekon yargı süreci şüpheli. Güvenilebilir bir yargılama süreci olmadığı birçok kuşkuları barındırdığı ortada” cevabını verdi. Duff’ın açıklamaları AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Stefan Füle’nin Hâkimler ve Savcılar Yüksek

Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu üyesi İngiliz vekil Andrew Duff, “Eğer yargıya müdahale devam ederse Türkiye-AB müzakere sürecinin durdurulması gündeme gelir.” dedi.

Kurulu’nda (HSYK) yapılmak istenen değişikliklere yönelik ikazının üzerine geldi. Almanya Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Cem Özdemir ise dün yolsuzluk operasyonu ile ilgili değerlendirmelerde bulunurken, “Türkiye’de tam olarak hukuk devleti ne yazık ki işlemiyor. Yolsuzluk kim tarafından yapılmış olursa olsun ister bakan, ister bakanın oğlu, ister bir hoca... Hiç kimse yasanın üstünde değildir. Bunu (yasaları) bir kere çiğnerseniz zaten kimse yasalara saygı göstermez.” uyarısı yaptı. Türkiye’nin kendisine Rusya’yı örnek aldığı izlenimi edindiğini söyleyen Özdemir, bunun iyi olmadığını düşündüğünü belirtti.

AVRUPALI YARGIÇLAR: HÜKÜMET YARGI ÜZERINDE HAKIMIYET KURMAK ISTIYOR Yirmi iki Avrupa ülkesinin yargıç derneklerini temsil eden Demokrasi ve Özgürlükler İçin Avrupalı Yargıçlar Birliği (MEDEL), Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) yapısını değiştirmeyi öngören yasa tasarısına tepki gösterdi. MEDEL’den yapılan yazılı açıklamada, söz konusu tasarısıyla hükümetin yargı üzerinde hakimiyet kurmayı amaçladığı ifade edildi.

dilmesi endişesine yol açtı. Bu bir sektörü kaybetmek değil, demokratik kazanımlarla ilgisi olmayan ‘acaba geriye mi gidiyoruz’ endişesini taşıyan bir yaklaşımdır. Hizmet, bugüne kadar tepkilerini demokratik çerçevelerde, sivil bir kuruluş olmanın ilkeleri içinde kalarak göstermiştir. Operasyonlarla birlikte zarar ve dış ayak vurgusu yapıldı. Cemaatin alternatif arayış içine girdiği, Erdoğan’sız bir AK Parti istediği asla hakikate dayanmamaktadır. 17 Aralık’ta meydana gelen yolsuzluk operasyonlarının direkt olarak camia ile ilişkilendirilmesi kabul edilemez. Zaman zaman yolsuzluklar olmuştur. Daha önceki dönemlerde de olmuştur. Yolsuzlukların ortaya çıkışı ile birlikte söylem son derece inciticidir. Zira Hizmet bugüne kadar sivil çerçevesi içinde kalma hassasiyeti gösterdi. Hizmet, 50 yılda hesabını halka veren bir gönüllü teşkilattır. Attığı her adımı milyonların önünde atmıştır.


10 GÜNDEM ABDÜLHAMIT BILICI

İsrail üzerinden itibarsızlaştırmak! Toplumun Filistin’e duyduğu sempati ve İsrail’in politikalarına tepkisinden yararlanarak, hedefe konulan birilerinin “İsrail işbirlikçisi” yaftasıyla gösterilerek kolayca karalanabileceği ve eski derin devletin bunun için eylem planları hazırladığı belgeleriyle anlatmıştık. Yıllardır derin yapıların karalama listesinde olan Hizmet Hareketi’ni özellikle dindar kesim nezdinde yıpratmak isteyenlerin, gizli plan ve yalan haberler dışında sığındığı tek konu, Fethullah Gülen’in Mavi Marmara faciası sonrası yaptığı küçük bir eleştiri. (3 yıl önce “Yönteme eleştiri, şehitlere taziye” başlıklı yazıda bu konu ele alınmıştı.) Hocaefendi’nin sözlerini anlayan oldu, anlamayan hatta çarpıtmakta ısrar edenler de oldu. Bu da açık bir toplumda gayet doğal. Herkes aynı düşünmek zorunda değil. Ama 31 Mayıs 2010’da insanî yardım gemisi Mavi Marmara’ya uluslararası sularda İsrail’in gerçekleştirdiği hukuk dışı saldırıda 9 vatandaşımızın şehit olduğu hadisenin, 4 bakanın istifa ettiği rüşvet ve yolsuzluk skandalı vesilesiyle hatırlanması birçok açıdan ilginç. Birincisi, AK Parti’nin hiçbir zaman İsrail karşıtı bir çizgisi olmadı. Başbakan Erdoğan, 2005’te İsrail’i ziyaret etti; Yahudi lobisinden ödül almakta sakınca görmedi. Gazze saldırısı ve Mavi Marmara’ya kadar ilişkiler öyle iyi idi ki Ankara bu sayede Filistin ve Suriye’nin İsrail’le sorunlarını çözmek için arabulucu oldu. Yetkililer bunu, “Bölgede herkesle konuşabilen tek ülke” diye öve öve anlatıyordu. İkincisi, yöntemi eleştirse de Gülen’in yaşanan faciaya bakışı, olaydan hemen sonra verdiği taziyede netti: “Filistin’de yaşanan drama son verebilmek beklentisiyle yola çıkan, uğradıkları müessif saldırıda hayatlarını kaybederek şehit olan insanlarımıza Allah’tan rahmet diler, başta aileleri olmak üzere, milletimize ve bütün insanlığa taziyelerimi bildiririm.” Hizmet’in, kendisini imha etmeye çalışan bir rejime karşı bile mevcut kanunlar çerçevesinde “müspet hareket”i tavsiye eden Bediüzzaman’dan beri, sokak eylemlerine ve her tür şiddete karşı olduğu hatırlanırsa yöntem eleştirisini de anlamak güç değil. Kimse bu yönteme uymak zorunda değil ama demokratik çerçevede bu özgün duruşa saygı duymak şart. Üçüncüsü, Hocaefendi’nin Mavi Marmara’daki tutumunu eleştiren birçokları, geçen 3 yılda camianın iç-dış birçok etkinliğine katılıp destek vererek Hizmet’i büyük övgülerle takdir etti. Camianın “İsrail

işbirlikçisi” olduğu yolsuzluklar ortaya çıkınca mı anlaşıldı, yoksa dert başka mı? Dördüncüsü, olay sonrası seviye düşürülse de Türkiye-İsrail diplomatik ilişkisi kesilmediği gibi, krizi çözmek için de gizli açık temaslar sürdü. Mart 2013’teki özür öncesi, krize rağmen İsrail’den gelen turist sayısı önceki yıla göre yüzde 117, ihracat yüzde 44 artmıştı. İki ülke arasında, çoğu THY’ye ait her hafta 67 uçak seferi mevcut. Yani hadiseden sonra hükümet, İsrail ile tüm köprüleri atmış da camia buna itiraz etmiş gibi durum yok. Beşincisi, Obama’nın devreye girmesiyle İsrail özür dileyip tazminat ödemeyi kabul ederken, Erdoğan da şehit ailelerinin İsrail’e karşı Türkiye ve dünyada dava açmayacağı şartını kabul etmiş oldu. Tarafların kamuoyuna yaptığı açıklamada “adem-i mesuliyet” denen bu şart açık. Buna göre Türkiye’nin devlet olarak dava açmayacağına ve mağdur ailelerin de İsrail ve İsrailli askerler hakkındaki yasal haklarından feragat ettiğine dair bir anlaşma yapılacak. Ama aileler buna karşı. Mesela şehit Furkan Doğan’ın babası, “vazgeçmeyiz” diyenlerden. Mazlumder’in konuya bakışı da aynı: İsrail ve Türkiye’nin yapacağı “Tazminata karşılık yargı bağışıklığı” anlaşmasının parlamentodan geçerek, uluslararası antlaşma formatına sokulacağı, böylece Anayasa’nın 90. maddesine atfen faillerin yargı bağışıklığı kazanarak cezasız bırakılacağı iddia edilmektedir. Bu, ne evrensel hukuk ne anayasa ne de ceza hukukunun temel ilkeleriyle bağdaşır.” Özellikle ABD, İsrail ve tüm dünyaya meydan okuyarak seçime giderken böyle bir anlaşmayı Meclis’e getirmek çok zor. Ama Obama’nın kredisini kullanarak sağladığı özrün gereği olan ‘normalleşme’ geciktikçe de ABD ile ilişkiler zarar görmekte. Son anda gemiye binmekten vazgeçen bazı AK Partili vekilleri ve A. Dilipak’ın “sadece hükümette olan Mavi Marmara yolcu listesinin, İsrail askerlerine nasıl geçtiği” iddiasını saymasak bile bu tablo, dış politikada Türkiye’nin alanını daraltmanın yanı sıra kaygıların haklılığını gösteriyor. Gerçekler böyle iken sanki tek sorun Gülen’in 3 yıl önceki bir sözüymüş gibi tezvirat yapmak, utanç verici. Sivil kanaat önderi Hocaefendi’nin görüşüne katılmayanların elini tutan yok: Gelinen noktanın çok parlak olduğunu düşünenler, müminlere iftira atmakla uğraşacaklarına İsrail’le tüm ilişkileri kessin, hatta donanmayı derhal Gazze’ye göndersin! a.bilici@zaman.com.tr

17 - 23 OCAK 2014 ZAMAN FRANCE

Haşhaşi benzetmesine büyük tepki Başbakan Tayyip Erdoğan’ın 17 Aralık’ta başlayan yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarının ardından Hizmet Hareketi ve mensuplarına karşı kullandığı ağır dil, insaf ölçülerini aşmaya başladı.

-

Daha önce miting ve toplantılarda ‘örgüt, çete, virüs, ajan, ihanet şebekesi, maşa, inlerine gireceğiz’ gibi çirkin ifadeler kullanan Erdoğan, hakaretlerini iftira boyutuna vardırdı. Erdoğan, dün partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, bütün dertleri yaşatmak olan Hizmet mensuplarını, Selçuklular döneminde ortaya çıkan ve uyuşturucu içerek ölüm emri verilen kimseleri ortadan kaldıran tarihteki ilk terör örgütü ‘Haşhaşiler’e benzetti. Dinleyenleri şoke eden çirkin yakıştırma, toplumda adeta infiale yol açtı. Tarihçiler, ilahiyatçılar ve siyasetçiler, şaşkınlıkla karşıladıkları benzetmeyi toplumun huzuru adına “tehlikeli” bulurken, milleti kamplara bölerek daha fazla germemesi

için Erdoğan’ı insafa ve aklıselime davet etti. Bir süre önce AK Parti’den ayrılan eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Başbakan’ın saygın kişi ve çevrelere karşı kullandığı üslubu, akıl ve vicdanla bağdaştıramadığını vurguladı. BBP lideri Mustafa Destici, Başbakan’ın açıklamaları için ‘kabul edilemez’ yorumunu yaparken gazeteci yazar Ali Bulaç, söz konusu söylemi tehlikeli bulduğunu bildirdi. İlahiyatçı yazar Prof. Dr. Suat Yıldırım, “Haşhaşi nitelendirilmesi insafla bağdaşlaştırılması mümkün olmayan bir iftiradır. En yetkili mahkemelerden geçerek muhkem kaziye halinde, beraatten sonra böyle bir isnatta bulunmak hukuken de suçtur.” ifadelerini kullandı.

organize telekulak skandalı -

Yolsuzluk soruşturmasının başladığı 17 Aralık’tan itibaren Hizmet Hareketi’ni hedef alan iftira ve karalama kampanyalarına telekulak skandalı eklendi. Hükümet ve AK Parti’ye yakın medya kuruluşları ile internet ve sosyal medyadaki timler, Fethullah Gülen Hocaefendi’nin telefon konuşmalarının yer aldığı illegal kayıtları manşetlerine ve sosyal medya kampanyalarına taşıdı. Ekim, Kasım, Aralık 2013’te yapıldığı

anlaşılan ses kayıtlarında Hocaefendi ile konuşan isimler, bazı işadamlarıyla ilgili değerlendirmeleri paylaşıyor. Kayıtlardan birinde Bank Asya’yı batırmaya yönelik kumpasa karşı alınması gereken önlemler görüşülüyor. Hocaefendi’nin avukatı Nurullah Albayrak, Twitter’da yasa dışı kayıtları yayınlayan esatce rumuzlu Esat Burak Uzundere, WUattack isimli kullanıcı ile Yeni Akit Gazetesi hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda

bulundu. Albayrak, yazılı açıklamasında ise şöyle dedi: “Bugün görülmüştür ki, gerek iç hukuku gerekse evrensel hukuk kurallarını hiçe sayan illegal bir yapı vardır. Bu yapı, dinleme yapma imkânına sahip ve yasayla koruma altına alınmış devlet kurumlarında aranmalıdır. Daha önce de hukuksuz dinleme ve izleme yapıp bunları medya organlarında yayınlayarak insanları mağdur eden ‘Ankara’nın karanlık dehlizlerindeki’ bu illegal yapı şimdiye kadar ortaya çıkarılmamıştır. Devletin bütün imkânlarına rağmen bu illegal yapıyı ortaya çıkarmayan sorumlular, bundan sonra işlenecek benzer suçlardan hukuken ve ahlaken sorumlu olacaklardır.”


11 TOPLUM

Educ’Action Eğitim Merkezi, Beziers Zinga Zanga gösteri merkezinde Uğur Işılak’ın katıldığı bir konser düzenledi.

17 - 23 OCAK 2014 ZAMAN FRANCE

Sanatçı Uğur Işılak, Educ’Action Eğitim Merkezi’nin dersliklerini ziyaret etti.

Educ’Action Eğitim Merkezinden Uğur Işılak konseri Educ’Action Eğitim Merkezi, Uğur Işılak’ın katıldığı bir konser düzenledi. Beziers Zinga Zanga gösteri merkezinde düzenlenen konsere yaklaşık 500 kişi katıldı. Sanatçı konser öncesinde hayranlarıyla da bir araya geldi.

-

Beziers’de bulunan Educ’Action Eğitim Merkezi Uğur Işılak konseri düzenledi. Konser öncesinde, Zaman gazetesinin abone kampanyası dolayısıyla Beziers’de bulunan Osman Usta, süren abonelik kampanyası çerçevesinde yürütülen çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Usta, gazetenin Fransa’da yaşayan Türkler tarafından sahiplenmesi ve de gazeteyi yapan ekibin titiz gayretleri sonucunda 13 bin tiraja ulaştığını ifade etti. Osman Usta, Zaman France gazetesinin belli bir ihtiyacı karşılamak için yayın hayatına başladığını ve de burada yaşayan Türk toplumunun sesi olduğunu söyledi. Konuşmanın ardından, sahneye Uğur Işılak çıktı. Işılak, Beziers Zinga Zanga konser salonunu dolduran yaklaşık 500 kişiye, 2 saat süren konserinde birbirinden güzel besteleriyle eğlenceli bir akşam yaşattı. Konser bitiminde açıklama yapan Işılak, “Bu etkinliklerin, eğitim kurumları tarafından yapılması benim açımdan çok önemli. Eğitim merkezleri hem Avrupa’da hem de Fransa’da çok faydalı işler yapıyor. Bu kurumlara herkesin destek vermesi gerekiyor.”, şeklinde konuştu.

Saint-Die Mehmet Akif Camii üyeleri, Hz Muhammed (s.a.v.) tarafından fetih edilişinin 1383. yılı anıldı.

St-Die’de Mekke’nin Fethi anıldı MUSTAFA KEPENEK ST-DIE Saint-Die Mehmet Akif Camii Türk-Fransız Dostluk Cemiyeti lokalinde, Mekke’nin Fethi programı düzenlendi.Katılımın yoğun olduğu programda, 31 Aralık 630 tarihinde, Mekke şehrinin İslam peygamberi Hz Muhammed (s.a.v.) tarafından fetih edilişinin 1383. yılı anıldı. Saint-DieDes-Vosges Diyanet Camii’nin din görevlisi tarafından okunan Kuran-ı Kerim ile başlayan program, Bischwiller Yunus Emre Camii’nden gelen din görevlisi İsmail Hakkı Çolak tarafından yapılan sunumla devam etti. Kuran tilaveti ve sunumdan sonra, etkinliğe katılanlar Çağrı filmini izledi.

-


12 KÜLTÜR

17 - 23 OCAK 2014 ZAMAN FRANCE

Paris’in altında 6 milyon insan iskeleti Paris’in üstü kadar altı da turist çekiyor. Ahmet Kaya ve Yılmaz Güney’in mezarının da bulunduğu Pére Lachaise; Chopin, Oscar Wilde, Moliére, Balzac, Jim Morrison, La Fontaine ve Proust gibi isimlerin sessiz misafirhanesi. Dar koridorlarına sağlı sollu 6 milyon insan iskeletinin istif edildiği Catacombre yeraltı mezarlığı ise Fransız tarihinin geçmişi üzerine suskun bir dinleti sunuyor.

-

Fransa’nın başkenti Paris her yıl 30 milyondan fazla turisti ağırlayan; müzeleri, sanat galerileri, ünlü lokantaları ve alşveriş merkezleriyle cazibesini günbegün artıran bir şehir. Herkesin adını sıkça duyduğu Louvre Müzesi, Champs-Elysées (Şanzelize) ve Eyfel Kulesi’nde dolaşmak yerine adımlarımızı her yıl binlerce turisti ağırlayan ölülerin dünyası iki ünlü mezarlığa doğru sıklaştırıyoruz. Müze kültürünü mezarlıklarına da taşıyan Fransızlar ünlü isimleri buluşturdukları 42 hektarlık Pére Lachaise ve yerin onlarca metre altındaki Catacombre isimli toplu yeraltı mezarlığına turist çekmeyi başarıyorlar. İlk olarak tarihi eser kapsamındaki Pére Lachaise mezarlığındayız. Girişi ücretsiz ve ortasında büyük bir kilise bulunan Pére Lachaise 70 bin kişi kapasiteli, ancak bugüne kadar 1 milyondan fazla insan gömülmüş. Her yaştan gruplar halinde gelen yerli ve yabancı turistlerin ilgi göstereceği birçok ünlü isim burada yatıyor. Önemli kişilikleri ziyaret ederek ve mezarı başında hayat hikâyesini anlatarak geçmişi yâd ediyorlar. Birçoğumuzun henüz kendi devlet, din ve kültür adamlarımızın mezarlarının yerini bilmediğimizi düşünürsek bu ziyaretlerin ne kadar an-

lamlı olduğu ortaya çıkıyor. Paris’in merkezindeki mezarlıklar 18. yüzyıl sonlarında kapatılınca mezar ihtiyacını şehir dışında karşılamayı düşünen Fransızlar, buraya ilkin 5 yaşında bir kız çocuğunu gömmüşler. 1804 itibarıyla sadece 13 mezar taşı bulunan bu mezarlığa Parisliler merkez dışında kaldığı ve fakir bir bölgede olduğu için gömülmeyi istememiş. Haliyle mezarlığa ilgiyi artırmak için mezarlığa 1817’den sonra Moliére ve Honoré de Balzac gibi dünyaca tanınan ünlü isimleri taşımaya başlamışlar. Haliyle bir süre sonra da Parislilerin rağbet ettiği ünlü bir mezarlığa dönüşmüş Pére Lachaise. Napoléon’un dine daha yakın ve dinden beslenen bir duruş sergileme arzusu mezarlıklara da yansımış ve şehre dinî sembollerin hakim olduğu mezarlıklar yapılmış. Tabii herkesin hangi dinden olursa olsun, o dinin kurallarına göre gömülme hakkını tanıması da peşinden gelmiş. Hıristiyan, Yahudi ve Müslüman insanların bir aradalığı yer üstünde olmasa bile toprak altında bir medeniyetler buluşmasına işaret ediyor. 1871’deki iç karışıklıklar sırasında yoğun çatışmaların yaşandığı mezarlık, çocukluğumuzun ünlü masalcısı La Fontaine ile komşusu Moliére’e ev sahipliği yapıyor.

Ünlü edebiyatçı Honoré de Balzac, ABD’li şarkıcı Jim Morrison, Fransız aktör ve şarkıcı Yves Montand, romancı Colette, ünlü müzisyen Chopin, Proust, Edith Piaf’ın da mezarlarının bulunduğu Pére Lachaise’de 2000 yılında vefat eden Ahmet Kaya ile Yılmaz Güney’in mezarı da yer alıyor. Oscar Wilde’ın mezarlığı ise gençlerin en çok rağbet gösterdiği yer. Wilde’ın anıt mezarı renkli kalemlerle yazılan aşk sözcüklerinden ve mezar taşını öperek poz verenlerden geçilmiyor. Hayat ve ölüm bu tarihî mezarlıkta iç içe yaşıyor.

YERALTINDA 6 MILYON KAFATASI Paris’in en ilginç yerlerinden bir tanesi de Catacombre yeraltı mezarlığı. 1810 yılında açılan ve yerin onlarca metre altında, Paris evlerinin yapımında kullanılan taşların çıkarıldığı 1,7 km uzunluğundaki eski taş ocağının daracık koridorlarından başlıyor yolculuk. 10 dakikalık bir yürüyüşün ardından sağlı sollu kafataslarının ve bunlara ait kemiklerin odun gibi istif edildiği ürpertici bir manzara çıkıyor karşınıza. Kemiklerle ve kafataslarıyla poz veren insanların bundan ne kadar ibret aldığı tartışılır elbette ama bu ölüler şehrinde kendinizi tuhaf duygular hissedeceğiniz aşikâr.

6 milyon kafatasının ve insan kemiğinin burada işi ne?

-

Hikâyesi Ortaçağ’a kadar uzanıyor bu mezarlığın. Ortaçağ’da ölüleri yakma prensibine dayalı Paganizm karşısında Hıristiyanlık üstün gelince ölülerin gömülmesi gerekliliği ortaya çıkar. Yaklaşık 700 yıl devam eden bu süreç milyonlarca ölünün Paris’te açılan mezarlıklara sığmaması sonucunda yönetimi çaresizliğe sevk eder. Hıristiyanlığı yeni kabullerinden dolayı ölülerin defni konusunda yetersiz bir bilgi ve kültür sahibi olan Fransızlar ellerindeki cesetlerle ortalıkta kalıverir. Gömme işlemlerinin çok sağlıklı yapılamaması nedeniyle artık sistemin çökme evresine geldiği 18. yüzyılda cesetler, Paris’te büyük salgın hastalıklara davetiye çıkarır. Bir yandan hastalıklar diğer yandan şehrin planı için yapılan imar faaliyetleri Paris’i bir çıkmaza sürükleyince mezarlıkların hepsinin bir yere taşınması fikri ortaya atılır. Bunun için de şehrin altında bulunan kilometrelerce uzunluktaki taş ocakları hedef olarak belirlenir. 280 km uzunluğa ulaşan taş ocakları bugün elbette kullanılmıyor ama 1,7 km’lik kısmına 6 milyon iskelet refakat ediyor. Yılda ortalama 200 bin kişinin ziyaret ettiği Catacombre’nin giriş fiyatı 8 Euro. Aman dikkat! Bazıları gibi hatıra olsun diye birkaç kemik parçası ve kafatasını çantaya atmayın sakın. Çıkışta çantalar kontrol ediliyor.


YOSUN SAÇLIYIM 17 - 23 OCAK 2014 ZAMAN

SEVDIĞIMIZİ SöYLEYELİM ünlerden bir gün genç bir delikanlı Sevgili Peygamberimiz’in, (sallallahu aleyhi ve sellem) yanına geldi. O’nunla sohbet etti. Bu sohbet sırasında çok ama çok sevdiği bir arkadaşından bahsetti. Biricik Peygamberimiz, “O arkadaşın senin bu duygularını biliyor mu?” diye sordu. Genç, “Hayır, bilmiyor.” deyince Peygamber Efendimiz, “Öyleyse onun yanına git. Bu sevginden onu haberdar et ve onu sevindir.” buyurdu.

üz diğer kaplumbağalara Merhaba arkadaşlar, ben Kaplumbağa. Gördüğün bir kere! Evet, kafamda görbenzemiyorum değil mi? Benim yosun saçlarım var sanıyorlar ama her tür müzik dükleriniz yosun! Saç stilimden dolayı beni rockçı i Avustralya’da bulunan İsmim dinlerim. Asıl adım Mary River Kaplumbağası. sayesinde suyun altında lar kanal daki Mary Nehri’nden alıyorum. Vücudumuz güzel havayı soluruz. çıkıp ine yüzey su olarak oksijen alabiliriz. Ama düzenli genellikle paslı kırmızı veya Renkli ve güzel desenli olan arkadaşlarım olsa da sizlerle:Nesli tükenmekte kahverengiyiz. Üzüleceğiniz bir bilgiyi de paylaşayım um. Lütfen hem bize hem de olan hayvanlar listesinde de ikinci sırada yer alıyor . Hoşça kalın. bakın diğer hayvan arkadaşlarımıza çok iyi

Derslerime çalışmak için bir sebep daha epimiz okulda daha başarılı olmak için çabalıyoruz. Fakat sınavlardaki yüksek notlarımızdan daha önemli bir şey var. O da dinimize uygun davranışlarda bulunmak. Yani Allah’ın sevdiği insan olmak için yarışmak. Biricik Peygamberimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem), öğütlerine hangimiz uyarsa, o en başarılı olacak. Allah (celle celaluhu) çalışkanları sevdiği için çalışmalıyız mesela. Annemizi, babamızı Allah’ın sevgisini kazanmak için daha çok sevmeliyiz. Böylece hem daha başarılı olacağız hem de sevgimiz katlanarak artacak. Deneyin göreceksiniz!


Kürsü

B U S AY FA M . F E T H U L L A H G Ü L E N H O C A E F E N D İ ’ N İ N S O H B E T V E YA Z I L A R I E S AS A L I N A R A K H A Z I R L A N M A K TA D I R .

haftanın duası

Destekleyenimiz, yardım edenimiz ve koruyup kollayanımız Sen ol! Ne olur, biz âciz ve muhtaç kullarını hüsrana uğramış zavallılar gibi eyleme, onların düştükleri acıklı durumlara maruz bırakma… Âmin.

{{

sözün özü

Ancak, ister ilim adına yapılan araştırmalarda, isterse inanç ve ibadet dünyasıyla alâkalı hususlarda olsun, mârifetullah ufkuna ulaşmak nazarî akılla değil; amelî akılla mümkün olacaktır. Zira insan, inancını ancak ibadet ü taatla tabiatının bir parçası ve derinliği hâline getirebilir.

İkindi Sohbetleri

Sabret! Allah’ın

Vaadi Kesindir… “O

halde sabret! Çünkü Allah’ın vaadi kesindir. Sakın ona (Kur’an’a) inanmayanlar Seni paniğe düşürmesin, Seni dayanaksız bulmasın ve Seni endişelendirmesin.” (Rûm, 30/60) Ayette Cenab-ı Hak, Efendimiz’e, istedikleri mucizeyi getirse bile inanmak yerine “siz bâtıl peşindesiniz” diyen ve netice itibariyle bu gerçeği kabul etmedikleri için Allah’ın, kalplerini mühürlediği insanlara karşı sabretmesini emretmektedir. Aslında bu ifadeyi, sabır adına dayanılması gerekli olan her hususa hamletmek mümkündür. Ancak burada “Fasbir - Sabret” ifadesiyle ileriye matuf Cenab-ı Hakk’ın kendisine vadettiği şeylerin gerçekleşmesini intizar içinde sanki bir kuyunun dibine atılmış ve sizi şu kadar zaman sonra gelip çıkaracaklar denen biri gibi günleri, saatleri, dakikaları sayması nev’inden Efendimiz’den de zamanın eziciliğine ve çıldırtıcılığına karşı sabretmesi istenmektedir. Evet, ayette gelecek adına yakîn (kesin inanç) taşımayan, hayatlarını hep zan ve tahminlere bina eden insanların davranışları karşısında Efendimiz’in endişe duymaması istenmektedir ki, bunun anlamı bu tür insanlar karşısında, sen sıradan insanlar gibi davranamazsın; onlar herhangi bir musibet karşısında bağırıp-çağırabilir; ama sen öyle yapmamalısın zaten yapmazsın. Düşmanların baskısı altında şöyle mi etsem böyle mi etsem alternatif arayışına girmemelisin girmezsin çünkü bu davranışlar hafifliktir. Hafiflik Senin semtine sokulamaz. Evet, Sen hafiflikten münezzeh ve Müberrasın. Yine el âlemin insan şahsiyetine, insan onuruna dokunabilecek olumsuz bazı sözleri vardır ki Sen onlara tenezzül edip kullanmamalısın. Yani Senin mecburi bir yolun vardır; o da Allah’ın dinini tebliğ etmek, bu uğurda başına gelen şeylerin O’ndan geldiğini bilmek demektir ki Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bu tür hafifçe davranışlara, seviyesizce hallere hiçbir zaman düşmemiştir.

REHBER, KITAP VE SÜNNETTIR Bu ifadeyi biz kendi hesabımıza almamız gerekirse, eğer yapılan bir hizmet

Muhammedî ruh, Muhammedî mana etrafında örgüleniyorsa baştan çok iyi planlanmalı, her şey Kitap ve Sünnet yörüngeli olmalı ve asla yanlış iş yapılmamalı. Bütün bunlar yapıldıktan sonra da eğer bir kısım olumsuzluklarla karşı karşıya kalınırsa o zaman da bağırıp-çağırılmamalı, atf-ı cürümle başkaları karalanmamalı, niye bu böyle deyip kadere taş atılmamalı; ağır, vakur, ciddi bir davaya kilitlenmiş bir mü’min vakarı ve ciddiyeti ile hareket edilmelidir. Evet, Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) o gün yakîni olmayan, hayatlarını zan ve tahmine bina eden insanlardan çok çekiyor ve onlar tarafından sıkıntılara maruz kalıyordu. Allah (Celle Celaluhu) da O’nun hayatının yakîne bina edildiğini, dolayısıyla kendisine ne vaad edilmişse hepsinin gerçekleşeceğini, her şeyleri havada olan o insanların bir şey yapamayacaklarını müjdeliyordu. Yine ayette geçen “îkan” kelimesin-

1 Bizim mecburi yolumuz; Allah’ın dinini tebliğ etmek ve bu uğurda başa gelebilecek şeylerin O’ndan geldiğini bilmektir.

2 Bir hizmet Muhammedî ruh etrafında örgüleniyorsa her şey baştan kitap ve sünnet yörüngeli olmalı ve asla yanlış iş yapılmamalı.

3 Olumsuzluklar karşısında bağırıpcağırılmamalı; ciddi bir davaya kilitlenmiş bir mu’min vakar ve ciddiyeti ile hareket edilmiştir.

den o tür baskıların sadece inanmayanlardan değil Efendimiz’e inanan insanlardan da gelebileceğine işaret olduğu söylenebilir. Evet, o gün Müslümanlar O’na bir şey çektirmemişlerse ileride mutlaka çektireceklerdir. Zira bu ifade ile adeta Efendimiz’e, Senin yakınlarının ve yakın arkadaşlarının bir takım problemler çıkarması Seni endişeye sevk edebilir ki Sen buna da hazır olmalısın. Çünkü dâhili sarsıntı, peygamber istikrarına, peygamber iradesine menfi tesiri olmasa da tedbirli olunması gerekli olan bir hadisedir. Nitekim bazı mülahazalar, peygambere tâbi olan o çok önemli insanları bile karşı karşıya getirmiştir ki böyle bir meseleden endişe duymamak mümkün değildi. Ve Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bu mevzuda dişini sıkıp sabrederken o gün ona misal teşkil edecek başka bir olay da yoktu. Onu ya firasetiyle, fetanetiyle seziyor veya ona onları Allah bildiriyordu.

ALLAH’IM! BIRBIRIMIZE DÜŞÜRME… Hz. Üstad’ın bu mevzudaki içten sürekli heyecanı; Necip Fazıl’ın “bana oturup evde ağlamak düşer” demesi ve fakirin çok defa, “Allah’ım! Benim canımı al, şu insanların birbirine karşı tavrını görmeyeyim” demem bu endişedir ki sabredilmiyor, bizi aşıyor ve çok ciddi sarsıyor. Mesela bir arkadaşın başka birini küçük bir gıybetle yermesi, birinin yanlış hareketi âidiyet itibariyle içe dönükse bu sizin iflahınızı keser. Ben hapishanede kaldığımda tehditlere maruz bırakıldığımda ve firari iken “Allah’ım, canımı al, demedim. Ama bazı Müslümanların birbirlerine karşı anlayışta beklenen performansı göstermemesi karşısında defaatle “Allah’ım! Emanetini alabilirsin; efkârıyla dağınık, birbirini çekiştiren, birbirinin etini yiyen bir toplumu görmektense etlerimi yerin altında akreplerin, yılanların yemesini tercih ederim” dedim. Nitekim bugün dahi hiç terk etmediğim dualardan biri de, mal-menal, evlad-ü iyal ikbal istemekten ziyade “Allah’ım! Düzenimizi, birlik ve beraberliğimiz bozma, ümmet-i Muhammedi kaynaştır, birbiriyle bütünleştir ve onları birbirine düşürme.” duasıdır.

Fasıldan Fasıla

Taklîdî ve Tahkîkî İman

-

Taklit, bir işin hakikatini araştırmadan, görüp duyduklarını doğru sayıp yaşama demektir. Bu kelime, boyuna takılan gerdanlık manasına gelen “kılâde” sözcüğüyle aynı kökten gelmektedir. Boyna bir şey takılıp çekilmeye, birine uyup arkadan gitmeye ve kişinin kendi şahsiyeti, görüşü ve iz’anıyla yaşamamasına, kanaat ve düşüncelerinde daha ziyade başkalarının tesiri altında bulunması haline denilmektedir. Bu mesele imana vurulduğunda, imanın taklit veya tahkikli olması karşımıza şu hususları çıkarır: İmanın tahkîkî olabilmesi için, Allah’a imana götürecek vesilelere başvurulması gerekmektedir. Bizi imanla, imanın erkânıyla mükellef kılan Allah, kâinat kitabı gibi muhteşem bir kitabı nazarımıza sunmuş ve bu kâinat kitabında geniş harflerle yazılan büyük hakikatleri, mahiyetlerimize fihrist şeklinde derç etmiştir. Dışta (âfâkî) ve/veya içte (enfüsî) bir araştırma neticesinde, “Allah birdir” hükmüne vardığımız zaman bu tahkîkî bir hükümdür. Bir hâkimin/savcının bir meseleyi su yüzüne çıkarmak için olabildiğine geniş bir tahkikat yapmasına hukuk dilinde “tevsî-i tahkikat” denir ve bu araştırma, hâkimi daha az yanıltmış olur. Bunun gibi biz de kâinat ve kendimiz hakkında geniş araştırmalarımız neticesinde bir hükme varmakta ve bu hükümle, kâinat-Allah ve insan-Allah münasebetini kavrama ve bu kavrayış neticesinde iman etmeye tahkîk yolu diyoruz. Ve böyle bir yolla/yollarla elde edilen îmanı da tahkîkî iman kabul ediyoruz. Bu imanı elde edenler, hayatın her lahzasında marifetten ne hüzmeler alırlar ve Allah’tan ne büyük iltifatlar görürler. Dahası arkadan gelenler de onları taklit ederler. Ancak taklit etme konumunda olan insanlar, imanları kalplerinde tam oturaklaşmadığından kanaatlarına dokunacak, yakînlerini sarsacak, iz’anlarını alt-üst edebilecek bir hadiseyle karşı karşıya kaldıklarında bazen bağlandıkları hakikatlerden vazgeçebilirler. Tahkîkî imanın pratik hayatta canlı misali, başta Sahabe-i kiram ve ondan sonra da düşünerek Müslüman olan mütefekkir kimselerdir. Sahabe-i kiram, hayatın ağır tekâlüfü karşısında çok rahat yaşıyorken, kulluk mükellefiyetlerini üzerlerine almaları mevzuunda bela ve musibetler karşısında hiç sarsılmamışlardır. Hatta dehrin bütün hadiselerine ve dünya devletlerine meydan okurken, bütün sıkıntılara göğüs germiş ve asla dinlerinden dönmemişlerdir. Çünkü onlar, imanlarını tahkîkî olarak elde etmişlerdir.

his dünyası

Bu gelen bahar Hem bahtıma hem ikbalime ışık yağıyor,Bir yerde gurûb, bir yerde de güneş doğuyor. Hız kesiyor o eski gurbetler yavaş yavaş, Sulh çizgisinde kalb ve kafa arası savaş... Aşk ve sevgi, kinleri, nefretleri aşıyor, Herkes yitirdiği eski cennete koşuyor. Ufukta şafak, artık gece gerilemede, Yırtılıyor zulmetler her yerde perde perde. Tülleniyor ruhlarımızda sevdalı bir yaz, Ne çıkar sanki biraz sertçe esmişse poyraz. Güller açıyor, her yanda bülbül nağmesi var, Dünkü renkleriyle geliyor bu gelen bahar M. Fethullah Gülen


15 AILEM

17 - 23 OCAK 2014 ZAMAN FRANCE

Çocuklar arasında salgın haline gelen internet oyunları, çocukların ders başarıları ve aile ile olan ilişkilerini de olumsuz yönde etkiliyor.

Teknoloji öğrenmeyi zayıflatıyor Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Uzmanı Atilla Altun, bilgisayar oyunları, sosyal medya ya da internet üzerinden sunulan dil ve gülen surat gibi simge kullanımlarının çocuklarda öğrenmeyi zayıflattığını söyledi.

-

Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Uzmanı Atilla Altun, bilgisayar ve internetin çocuklara sunduğu imkanların yanında bazı olumsuz etkilerinin de olduğu ifade etti. Altun, günümüzde çocukların doğdukları gibi televizyon, bilgisayar, cep telefonlarının yanında şimdi de tablet bilgisayarların etkisi altında bırakıldığını belirterek, “Bilgisayar oyunları, sosyal medya ya da internet üzerinden sunulan çeşitli içerikler, çocukların bilgisayar başında dersleri dışında uzun zaman geçirmelerine neden oluyor. Bilgisayar başında uzun zaman geçiren çocuklar kendilerini ifade etme ve sosyal hayatta etkili olma konusunda güçlük çekiyor. Ayrıca çocukların ders başarıları ve aile ilişkileri de olumsuz etkileniyor. İnternet ortamındaki kısaltmalı dil ve gülen surat gibi simge kullanımları da çocukların öğrenme becerilerini ve süreçlerini zayıflatıyor” dedi. İnternet ve bilgisayar teknolojileri bilgiye en kısa sürede ulaşmamızı, bilgiyi paylaşmamızı sağlayan dünyanın en zengin kütüp-

hanesi olduğuna dikkat çeken Altun şunları kaydetti: “Bilgisayar da internet de fayda zarar dengesinden bakıldığında dünya üzerindeki bir çok teknolojik gelişme gibi nötr etkiye sahip. Yani kullanılan yere, kullanan kişiye, kulanım şekline ve süresine göre fayda zarar durumu değişiyor. Eğer çocuğunuz dış dünyadan kopuyor, sorumluluklarını yerine getirmiyor ve günün çoğunu bilgisayar başında geçiriyor ise bilgisayar bağımlısı demektir ve uzmanlarca tedavi edilmesi gerekir. Bilgisayar ya da internet bağımlısı çocuklar sanal dünya içinde kaybolmuş gibidir. Bu çocukların kendilerini ifade etme ve sosyal hayata adapte olma konusunda da oldukça güçlük çeker, arkadaş edinmeleri güçleşir. Okullarını, ödevlerini ve görevlerini ihmal ederler. Bilgisayar ya da internet bağımlısı çocukların kişilik gelişimleri sağlıklı değildir. Bilgisayarın başında uzun zaman harcadıkları için fiziksel gelişimleri, sosyal ve psikolojik gelişimleri de problemlidir. Günümüzde çocukların her şeyi

internet ortamında hızlı bir şekilde gerçekleştirebilmesi, hem eklemlerini hem de yazı yazma becerilerine etki eder. Saatlerce parmaklarla dokunmatik ekran kullanmak çocukların hem yazı yazma becerilerini olumsuz etkiler hem de eklemlerine ciddi zararlar verir. Her şeyi hızlı gerçekleştirmeye alışan çocukların yazı yazma ve öğrenme becerileri zayıflar ve çocuklar yavaş yazmaya başlar.” Altun sohbet odalarının mesaj panolarındaki ve cep telefonu mesajlarındaki noktalama işaretleri olmayan, özensiz kısaltmalı dil kullanımları ile gülen surat gibi simge kullanımları da, okuma yazma becerilerine zarar verdiğine işaret ederek, “Mesajlaşma sonucunda kısaltmalı yazmaya ve okumaya alışan çocuklar, bu yazım tarzının etkisi altında kalır, yazma ve okuma problemi yaşarlar. Ayrıca internette bulunan yoğun bilgilerin içerisinde doğruluktan uzak, bilimsel olmayan, yalan içerikli, kafa karıştırıcı bilgilerde bulunmaktadır. Geniş araştırma yapmadan

bu bilgilerle karşı karşıya kalan çocuklar bu bilgileri gerçekmiş gibi öğrenebilmekteler. Çocuklar, özellikle ev ödevlerini internetten aldıkları bilgileri düşünce süzgecinden geçirmeden, kitap, gezi gözlem gibi araştırma yöntemlerini kullanmadan kopyala yapıştır yöntemi ile emeksiz yapabiliyor. Bu da bilgilerin zihindeki etkisini ve kalıcılığını azaltıyor. Sürekli aynı konumda oturan ve tekrarlayan el hareketleriyle bilgisayar başında zaman geçiren çocukların eklemleri de ciddi zararlar görür. Bu problemlerin ortaya çıkmasında çocukların oturma pozisyonları, klavyenin durduğu yer, ekranın parlaklığı, oturduğu sandalyeye kadar birçok etmen etkili. İnternetin zararlı etkilerinden korunma konusunda anne babalar ve bizlere ciddi görevler düşüyor. Bu aşamada günümüz anne babalarının belki de en büyük görevlerinden bir tanesi çocuklarının internette karşılaşabilecekleri tehlikelere karşı önlem almak, onları uyarmak ve bilgilendirmek” diye konuştu.


16 SAĞLIK

17 - 23 OCAK 2014 ZAMAN FRANCE

Yüksek tansiyondan ‘Renal Denervasyon’ ile kurtulun Acıbadem Adana Hastanesi Kardiyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kemal Batur, en az 3 ilaç kullanılmasına rağmen tansiyonun düşürülemediğini ancak yeni tedavi olan Renal Denervasyon ile yüksek tansiyonun düşürülebileceğini söyledi.

-

Prof. Dr. Batur, yaptığı açıklamada, 40 ila 60 dakika süren operasyon sonrası yüksek tansiyon hastalarının kan basıncında önemli oranda düşüş sağlandığını, hiçbirinde ciddi veya olağan dışı yan etki gözlemlenmediğini kaydetti. Batur, bu yöntemin dünyada beş, Türkiye’de ise iki yıldır uygulandığını ve ilk tedavi sonuçlarının da umut verici olduğunu belirterek, “Hipertansiyon (yüksek tansiyon) hastalarının sempatik adı verilen sinirleri tipik olarak fazla aktif çalışıyor. Bu durumda kan basıncını artırıp aynı zamanda kalp, böbrek sinirlerinin seçici şekilde yavaşlaması için “Renal Denervasyon” adı verilen bir teknik uygulanıyor. Bu teknik, kan basıncının yükselen hormonların böbrek tarafından üretimini azaltıyor ve aynı zamanda kalp, böbrekler ve kan damarlarında daha fazla zarar oluşmasına karşı da koruma sağlayabiliyor. Renal Denervasyon yöntemi, doktorlara kontrol edilemeyen hipertansiyon için birçok fayda sağlayan yenilikçi bir tedavi seçeneği sunuyor. Bunlar, kan basıncında belirgin azalma, güvenli, kısa süreli ve genel anestezi gerektirmeyen tedavi imkanı, ayrıca hızlı iyileşme süresi ve minimum yan etki olarak da sıralanabiliyor” dedi. Batur, hipertansiyon denilen yüksek kan basıncı, vücuttaki dolaşımı sırasında kanın arter duvarlarına uyguladığı

Uçakla seyahatte kulak sağlığınıza dikkat edin Uçak yolculuğu sırasında kulak uğuldamasının kalıcı işitme kaybı ile sonlanabileceği hiç aklınıza gelir miydi? Beş duyu organımızdan biri olan kulağımız uçak yolculuğu esnasında çeşitli sebeplerle zarar görebilir. Uçuş sırasında görülebilecek bu olumsuz durumları alacağınız bazı tedbirlerle ortadan kaldırabilirsiniz. Memorial Şişli Hastanesi KBB Bölümü’nden Prof. Dr. Sami Katırcıoğlu, akut nezle, alerjik nezle, sinüzit gibi hastalıkların östaki borusunun açılma fonksiyonunu bozarak uçuş esnasında ortakulak basıncının dengelenmesini engelleyeceğini söyledi. Dış kulak yolunda oluşan basınç değişikliklerinin kulak zarında bombeleşme ve çökme gibi olaylara sebep olacağını belirten Katırcıoğlu, “Östaki borusunun basıncının, denkleme olayında yeterli olamaması kişide, kulakta dolgunluk, ağrı ve işitme azalmasına yol açar. Bu fonksiyon bozukluğu çeşitli hastalıklar esnasında daha da belirginleşir.” dedi.

Prof. Dr. Batur 40 ila 60 dakika süren Renal Denervasyon operasyonu sonrası yüksek tansiyon hastalarının kan basıncında önemli oranda düşüş sağlandığını söylüyor.

basınç kuvvetini ölçüttüğüne dikkat çekerek şunları kaydetti: “Herkesin kan basıncında günlük dalgalanmalar yaşanabiliyor, ancak bu değişiklikler genellikle geçici oluyor ve sağlığımız üzerinde uzun süreli etkisi göstermiyor. Ancak sürekli yüksek olan kan basıncı, kalbi kapasitesinden fazla çalışmaya zorluyor ve yaşamı tehdit edici olabiliyor. Tıpkı çok yüksek hava basıncının tekerleğe zarar vermesi gibi, yüksek kan basıncı da atardamarlara hasar verebiliyor. Yüksek kan basıncı kalp yetmezliği, inme (felç), böbrek yetmezliği koroner kalp (kalp-damar) hastalığı, göz sorunları, kalp kası kalınlaşması, ritim sorunları, aort denen en büyük damarın yırtılması ve diğer sağlık sorunlarına neden olabilen ciddi bir durum olarak karşımıza çıkabiliyor”. Henüz bu konuda yayımlanmış kesin bir veri olmasa da, yapılmış olan klinik çalışmalardaki hasta seçim kriterlerinin baz alınabildiğini anlatan Batur, “Hasta idrar söktürücü içeren en az üç ya da daha fazla ilaç almasına rağmen tansiyonunu kontrol altına alamıyorsa Renal Denervasyon uygulanabiliyor. Ayrıca, yapısal böbrek damar anomalisi ile böbrek yetmezliği olan hastalarda, böbrek damar çapı ve uzunluğu yetersiz olan hastalarda, son altı ay içinde kalp krizi ve inme geçirmemiş hastalarda öneriliyor” diye konuştu.

Göz tembelliğinde erken teşhis önemli -

Göz tembelliğine neden olan şaşılık, kırma kusuru ve katarakt gibi önemli hastalıkların erken teşhis edilmesi, kontrol takipleri ve ailenin de durumun önemini kavrayarak yapacakları kapama tedavisi, tedavinin temelini oluşturduğunu belirten Ayoğlu, göz tembelliği tedavisinin çocuk yaşlarda yapılmasının önemli olduğunu vurguladı. Dr. Ayoğlu, “Göz tembelliği tedavisinde birkaç yöntem kullanılmaktadır. Öncelikle eğer varsa, hastadaki kırma kusuru gözlükle düzeltilmektedir. Diğer bir tedavi şekli ise kapatma tedavisidir. Kapama tedavisi iyi gören gözün tam veya kısmi zamanlı kapatılması esasına dayanır. Penalizasyon tedavi ise, iyi gören gözün görmesi ilaçla azaltılıp, az gören göze cam ilavesi ile görmenin arttırılması esasına dayanır.” bilgisini veren Dr. Ayoğlu, şunları kaydetti: “9-55 yaş arası görmesi en az 0,20 seviyesinde olan, gözlerinde kayması olmayan, gözün arka kısmında bozukluk olmayan kişilerde göz tembelliği tedavisinde Nörovizyon tedavisini uygulayabiliyoruz. Hasta için herhangi bir yan etkisi ol-

mamakla beraber uygulaması oldukça kolay bir tedavidir. Sadece hastaların bilgisayar kullanmasını bilmeleri gerekmektedir. Tedavi yaklaşık 40 seans sürmekte ve her seans yaklaşık 45 dakika sürmektedir. Sistem 1-2 seans sonra kişinin görme seviyesini belirleyerek hastaya özel ödev oluşturur. Her kontrolden sonra doktor tarafından hastaya ait muayene bulguları girilerek, hastanın tedaviye ait gelişim profili belirlenir. Tedavinin başarısı için seanslar haftada 3 kez uygulanmalıdır. Düzenli seanslar ve düzenli doktor kontrolleri sayesinde yaklaşık 3 ayda tedaviden başarılı sonuçlar alınmaktadır. Cam tedavisi, 5-9 yaş arası çocuklarda klasik kapama tedavisi prensibine göre çalışan, özel bir cihaz yardımıyla haftada 2-3 seans olmak üzere hastane ortamında yaklaşık 10 seanslık programlar şeklinde uygulanan bir yöntemdir. Herhangi bir cerrahi girişimi ya da ilaç kullanımını gerektirmez, her seans yaklaşık 30 dakika kadar sürer ve etkinliği kanıtlanmıştır. Klasik kapama tedavisinin yerini almaz, tedaviye yine kapama tedavisi ile devam edilmelidir.”

Göz tembelliği için uygulanan kapama tedavisi, iyi gören gözün tam veya kısmi zamanlı kapatılması esasına dayanıyor.


17 AILEM

17 - 23 OCAK 2014 ZAMAN FRANCE

Evliler, bekârlara göre daha mutlu

‘2012 Yılı İstatistiklerle Aile’ verilerine göre Türkiye’de evliler, bekârlara göre daha mutlu. Geçtiğimiz yıl 603 bin 751 çift dünyaevine girerken, eşlerin sorumsuz davranması şikâyetiyle de 123 bin 325 çift boşandı. Verilere göre evde tek başına yaşayanlar gençler değil, 65 yaş üzeri yaşlılar.

-

Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de evli bireyler bekârlara göre daha mutlu. 2012 yılında evli kişilerin yüzde 63,9’u mutlu iken, bekârlarda bu oran yüzde 52,9’da kalıyor. Buna karşın evlenme yaşı önceki 10 yıla göre artarak erkeklerde 26,7’ye, kadınlarda da 23,5’e yükseldi. Ortalama hanehalkı büyüklüğü illere göre incelendiğinde ise 2012 yılı itibarıyla ilk sırada 7,9 kişi ile Şırnak, son sırada ise 2,8 kişi ile Çanakkale yer alıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) “2012 Yılı İstatistiklerle Aile’’ verilerine göre, Türkiye’de hanehalkı sayısı 19 milyon 842 bin 850, ortalama hanehalkı büyüklüğü ise 3,7 oldu. Rapora göre Türkiye’de evli bireyler, bekârlara göre daha mutlu. 2012 yılında evli kişilerin yüzde 63,9’u mutlu iken, evli olmayanlarda bu oran yüzde 52,9’da kaldı. Bireyleri en çok aileleriyle sağlıklı olmaları mutlu ediyor. Bireyleri en çok ailelerinin mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı, 2012 yılında yüzde 69,6. Bireyleri en çok çocuklarının mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı yüzde 13,9, eşlerinin mutlu ettiği-

Aile içi tartışma, çocukta gece korkularına sebep olabilir!

NAMAZ VAKİTLERİ

Ayşe Hanım, 3 yaşındaki kızının geceleri korkup ağlayarak kendi odasında uyumaması üzerine pedagoga başvurur. Aile ve çocukla görüşen uzman, çocuğun anne-babasının tartışmalarından etkilendiğini görür ve çifti bir danışmana yönlendirir. Bir süre sonra küçük kızın uykusu düzene girer. Uzman Psikolojik Danışman Yasemin Yalçın Aktosun, “Çocuk anne ve babası arasında geçen tartışmalara şahit olursa ‘Şimdi bana ne olacak?’ ve tartışmalar büyüdüğünde veya arttığında da ‘Ya ayrılırlarsa?’ gibi kaygılara kapılır. Çünkü ebeveyn, çocuk için güven mekanizmasıdır.” diyor. Aktosun’a göre çocuk en sevdiği bu

ni ifade edenlerin oranı ise yüzde 7 oldu. 2012 yılında 603 bin 751 çift evlendi. Erkeklerde ortalama ilk evlenme yaşı 2001 yılında 25,5 iken 2012 yılında 26,7’ye yükseldi. Kadınlarda ise ortalama ilk evlenme yaşı 2001 yılında 22,2 iken 2012 yılında 23,5’e yükseldi. Evlilikler genelde aile ve akraba çevresinden ya da komşu ve mahalle çevresinden tanıştıkları kişilerle yapılıyor.

hanehalkı büyüklüğünün 3,7 olduğu aktarılan araştırmaya göre ortalama hanehalkı büyüklüğü illere göre incelendiğinde, 2012 yılı itibarıyla ilk sırada 7,9 kişi ile Şırnak yer alıyor. Şırnak’ı 7,4 kişi ile Hakkâri, 6,6 ile Muş, 6,5 ile Siirt ve 6,4 ile Van izledi. Ortalama hanehalkı büyüklüğünün en düşük olduğu il ise 2,8 kişi ile Çanakkale. Çanakkale’yi 2,9 kişi ile Balıkesir ve Eskişehir, 3 kişi ile Burdur ve Muğla takip etti.

AİLELER AKŞAM YEMEKLERİNDE ARTIK TEK BAŞINA YAŞAYANLARIN YARISI YAŞDAHA SIK BİR ARAYA GELİYOR LILAR üyelerikı Araştırmada, hanehal Hanedeki yaşlıların yüzde 22,7’si çobir sık sık rinde nin akşam yemekle cukları ile birbirlerine destek olduk80,8, yüzde araya gelme oranının ları için, yüzde 13,7’si ise gelenek ve gelaraya bir sabah kahvaltısında görenekler gerektirdiği için çocukları olduğu 64,6 yüzde me oranının da ile birlikte yaşadığını söyledi. Yaşlı2012 sayısı çift kaydedildi. Boşanan ların yüzde 30,9’u da çocuklarıyla eşle, olurken 325 yılında 123 bin mutlu yaşadığını ifade etti. ası davranm ilgisiz rin sorumsuz ve Yaş gruplarına göre tek kişilik olarak nedeni a en önemli boşanm kları incelendiğinde, tek bahanehal eşlerinin için belirlendi. Erkekler ların yüzde 49,3’ünü 65 yaşayan şına ası davranm ailelerine karşı saygısız yaştaki kişiler oluşyukarı daha ve şiddet ise için (yüzde 10), kadınlar yaşayan kadınlabaşına Tek turdu. önemli e dereced (yüzde 20,8) ikinci ve daha yukarı 65 58,5’ini yüzde rın şti. gerçekle olarak boşanma nedeni rken erkekoluşturu kişiler yaştaki sayısıkı hanehal Türkiye’deki olarak kaldı 32 yüzde oran bu lerde a ortalam 850, bin nın 19 milyon 842

iki önemli insanın birbirlerine zarar verebildiğini görünce kendisi de zarar görme endişesine kapılıyor. Bu yüzden içten içe ‘Beni koruyabilecek kimse kalmadı’ düşüncesi oluşuyor. Gecelerin çocuk için yalnızlığın habercisi olduğunu dile getiren Aktosun, bu çocuklarda gece korkusunun başlayacağını belirtiyor ve şöyle konuşuyor: “Tartışma içinde büyüyen çocuk, gün içinde gerilim yaşayacağı gibi, uyuduğu zaman da aynı gerilimi yaşar. Ne yapması gerektiğini ve başına neler geleceğini bilememenin kaygısıyla korkulu rüyalar görür. Bu sebeple ebeveynler hiçbir şekilde çocuklarının yanında tartışmamalı, birbirlerine veya çocuklarına

karşı şiddet uygulamamalı.” Tartışmaları çocuğun olmadığı bir alanda yapmanın önemini vurgulayan Uzman Pedagog Mehmet Teber ise “Tartışma sonrasında çocuğa bir açıklama yapmak doğru olur. Eğer bu tartışmaların sonu gelmiyorsa ailenin bu konuda yardım almasında fayda var. Tartışma sırasında çocuğu korkutan ses yüksekliği, hakaret ve şiddettir. Bunların olmadığı bir tartışma, çocuğa tartışma kültürünü öğretir. Bu nedenle yüksek sesli tartışmalar ayrı alanda yapılmalı.” diyor. Çocuğun korkulu rüyaları için de şiddet içerikli TV programı ya da bir fobi olabileceğini kaydediyor.

PARİS

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

BORDEAUX İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

ORLEANS

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

CAEN

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

17.01.2014 18.01.2014 19.01.2014 20.01.2014 21.01.2014 22.01.2014 23.01.2014

06:40 08:33 13:08 15:08 06:39 08:32 13:08 15:09 06:39 08:31 13:08 15:10 06:38 08:30 13:09 15:12 06:37 08:29 13:09 15:13 06:37 08:28 13:09 15:14 06:36 08:27 13:09 15:15

17.01.2014 18.01.2014 19.01.2014 20.01.2014 21.01.2014 22.01.2014 23.01.2014

06:47 08:31 13:19 15:33 06:46 08:30 13:20 15:35 06:46 08:29 13:20 15:36 06:45 08:29 13:20 15:37 06:45 08:28 13:21 15:38 06:44 08:27 13:21 15:39 06:44 08:26 13:21 15:40

17.01.2014 18.01.2014 19.01.2014 20.01.2014 21.01.2014 22.01.2014 23.01.2014

06:41 08:31 13:09 15:13 06:40 08:30 13:10 15:14 06:39 08:29 13:10 15:16 06:39 08:29 13:10 15:17 06:38 08:28 13:11 15:18 06:38 08:27 13:11 15:19 06:37 08:26 13:11 15:21

17.01.2014 18.01.2014 19.01.2014 20.01.2014 21.01.2014 22.01.2014 23.01.2014

06:51 08:45 13:18 15:17 06:51 08:44 13:19 15:19 06:50 08:43 13:19 15:20 06:49 08:42 13:19 15:21 06:49 08:41 13:20 15:22 06:48 08:40 13:20 15:24 06:47 08:39 13:20 15:25

STRASBOURG İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

ANNECY

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

LIMOGES

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

MARSEILLE İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

17.01.2014 18.01.2014 19.01.2014 20.01.2014 21.01.2014 22.01.2014 23.01.2014

06:18 08:10 12:46 14:47 17:10 18:30 08:36 06:17 08:09 12:46 14:48 17:11 18:31 08:37 06:17 08:08 12:47 14:50 17:12 18:32 08:38 06:16 08:08 12:47 14:51 17:14 18:34 08:39 06:15 08:07 12:47 14:52 17:15 18:35 08:40 06:15 08:06 12:47 14:53 17:17 18:37 08:41 06:14 08:05 12:48 14:55 17:19 18:39 08:42

17.01.2014 18.01.2014 19.01.2014 20.01.2014 21.01.2014 22.01.2014 23.01.2014

06:21 08:07 12:52 15:03 17:25 18:45 08:16 06:21 08:07 12:53 15:04 17:27 18:47 08:17 06:20 08:06 12:53 15:05 17:28 18:48 08:18 06:20 08:05 12:53 15:07 17:29 18:49 08:19 06:19 08:04 12:54 15:08 17:31 18:51 08:20 06:19 08:04 12:54 15:09 17:32 18:52 08:21 06:18 08:03 12:54 15:10 17:34 18:54 08:22

17.01.2014 18.01.2014 19.01.2014 20.01.2014 21.01.2014 22.01.2014 23.01.2014

06:41 08:26 13:12 15:23 17:45 19:05 00:00 06:40 08:26 13:12 15:24 17:46 19:06 00:00 06:40 08:25 13:13 15:25 17:48 19:08 00:00 06:39 08:24 13:13 15:26 17:49 19:09 00:00 06:39 08:24 13:13 15:28 17:51 19:11 00:00 06:38 08:23 13:13 15:29 17:52 19:12 00:00 06:37 08:22 13:14 15:30 17:53 19:13 00:00

17.01.2014 18.01.2014 19.01.2014 20.01.2014 21.01.2014 22.01.2014 23.01.2014

06:21 08:02 12:55 15:15 17:37 19:07 00:00 06:21 08:02 12:56 15:16 17:38 19:08 00:00 06:20 08:01 12:56 15:17 17:39 19:09 00:00 06:20 08:00 12:56 15:18 17:40 19:10 00:00 06:19 08:00 12:57 15:19 17:42 19:11 00:00 06:19 07:59 12:57 15:20 17:43 19:12 00:00 06:18 07:58 12:57 15:21 17:44 19:13 00:00

LYON

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

RENNES

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

LILLE

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

MACON

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

17.01.2014 18.01.2014 19.01.2014 20.01.2014 21.01.2014 22.01.2014 23.01.2014

06:26 08:12 12:58 15:09 17:31 18:51 00:00 06:26 08:11 12:58 15:10 17:32 18:52 08:12 06:25 08:10 12:58 15:11 17:34 18:54 08:13 06:25 08:10 12:59 15:12 17:35 18:55 08:15 06:24 08:09 12:59 15:14 17:37 18:57 08:16 06:24 08:08 12:59 15:15 17:38 18:58 08:17 06:23 08:07 12:59 15:16 17:39 18:59 08:18

17.01.2014 18.01.2014 19.01.2014 20.01.2014 21.01.2014 22.01.2014 23.01.2014

06:55 08:46 13:24 15:27 17:49 19:09 00:00 06:55 08:45 13:24 15:28 17:50 19:10 00:00 06:54 08:45 13:24 15:29 17:52 19:12 00:00 06:53 08:44 13:25 15:30 17:53 19:13 00:00 06:53 08:43 13:25 15:32 17:55 19:15 00:00 06:52 08:42 13:25 15:33 17:56 19:16 00:00 06:51 08:41 13:25 15:34 17:58 19:18 00:00

17.01.2014 18.01.2014 19.01.2014 20.01.2014 21.01.2014 22.01.2014 23.01.2014

06:39 08:37 13:05 14:58 17:20 18:40 00:00 06:39 08:36 13:05 14:59 17:22 18:42 08:37 06:38 08:35 13:05 15:01 17:24 18:44 08:38 06:37 08:34 13:06 15:02 17:25 18:45 08:39 06:37 08:33 13:06 15:03 17:27 18:47 08:40 06:36 08:32 13:06 15:05 17:28 18:48 08:41 06:35 08:31 13:07 15:06 17:30 18:50 08:42

17.01.2014 18.01.2014 19.01.2014 20.01.2014 21.01.2014 22.01.2014 23.01.2014

06:27 08:14 12:58 15:07 17:29 18:49 08:15 06:27 08:13 12:58 15:08 17:31 18:51 08:16 06:26 08:12 12:58 15:09 17:32 18:52 08:17 06:25 08:12 12:59 15:11 17:33 18:53 08:18 06:25 08:11 12:59 15:12 17:35 18:55 08:19 06:24 08:10 12:59 15:13 17:36 18:56 08:20 06:24 08:09 12:59 15:14 17:38 18:58 08:21

METZ

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

MULHOUSE İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

VALENCE

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

BEZIERS

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

17.01.2014 18.01.2014 19.01.2014 20.01.2014 21.01.2014 22.01.2014 23.01.2014

06:25 08:18 12:52 14:52 17:14 18:34 08:35 06:24 08:17 12:53 14:53 17:15 18:35 08:36 06:24 08:17 12:53 14:54 17:17 18:37 08:37 06:23 08:16 12:53 14:55 17:18 18:38 08:38 06:22 08:15 12:53 14:57 17:20 18:40 08:39 06:22 08:14 12:54 14:58 17:21 18:41 08:40 06:21 08:13 12:54 14:59 17:23 18:43 08:41

17.01.2014 18.01.2014 19.01.2014 20.01.2014 21.01.2014 22.01.2014 23.01.2014

17.01.2014 18.01.2014 19.01.2014 20.01.2014 21.01.2014 22.01.2014 23.01.2014

06:25 08:09 12:57 15:11 06:25 08:08 12:58 15:12 06:24 08:08 12:58 15:14 06:24 08:07 12:58 15:15 06:23 08:06 12:59 15:16 06:23 08:06 12:59 15:17 06:22 08:05 12:59 15:18

17.01.2014 18.01.2014 19.01.2014 20.01.2014 21.01.2014 22.01.2014 23.01.2014

06:30 08:11 13:04 15:23 06:30 08:10 13:04 15:24 06:29 08:10 13:05 15:25 06:29 08:09 13:05 15:26 06:28 08:08 13:05 15:27 06:28 08:08 13:06 15:28 06:27 08:07 13:06 15:30

17:30 18:50 00:00 17:32 18:52 00:00 17:33 18:53 00:00 17:35 18:55 00:00 17:36 18:56 00:00 17:38 18:58 08:30 17:39 18:59 08:31

06:19 08:09 12:48 14:52 06:18 08:08 12:48 14:53 06:18 08:07 12:48 14:54 06:17 08:06 12:49 14:56 06:16 08:06 12:49 14:57 06:16 08:05 12:49 14:58 06:15 08:04 12:49 14:59

17:56 19:29 00:00 17:57 19:30 00:00 17:58 19:31 00:00 18:00 19:32 00:00 18:01 19:33 00:00 18:02 19:34 00:00 18:04 19:35 00:00

17:14 18:34 08:30 17:16 18:36 08:31 17:17 18:37 08:32 17:19 18:39 08:33 17:20 18:40 08:34 17:22 18:42 08:35 17:23 18:43 08:36

17:36 18:56 00:00 17:37 18:57 00:00 17:38 18:58 00:00 17:40 19:00 00:00 17:41 19:01 00:00 17:43 19:03 00:00 17:44 19:04 00:00

17:34 19:07 00:00 17:35 19:08 00:00 17:36 19:09 00:00 17:37 19:10 00:00 17:39 19:11 00:00 17:40 19:12 08:12 17:41 19:13 08:13

17:40 19:00 00:00 17:41 19:01 00:00 17:43 19:03 00:00 17:44 19:04 00:00 17:46 19:06 00:00 17:47 19:07 00:00 17:49 19:09 00:00

17:45 19:15 00:00 17:46 19:16 00:00 17:48 19:17 00:00 17:49 19:19 00:00 17:50 19:20 00:00 17:51 19:21 00:00 17:53 19:22 00:00


18 BULMACA

17 - 23 OCAK 2014 ZAMAN FRANCE

Ördek

Bir TV dizisi

Eşlik etme

Yersiz söz, pot

Üstü düğümlü küçük bez torba

Kontrölör

Bir deri hastalığı

60 saniye

Hayvanların iç organları

Beyaz

10

Gemiden verilen tehlike işareti Mukavva

Trabzon ilçesi

Dernek toplantı yeri Güney Amerika devesi

Türk Malı (kısa) Arap alfabesinde yatık yazı Platinin sembolü

Kabaca evet

Yad etme

Titreşim Din bilgini

Not tutulan takvimli defter

Notada durak işareti Tahılın tarladaki adı

Üzülmek, yakınmak Ticaret eşyası Latife

5

Okullarda yapılan eğlenceli gösteri

Kütahya’nın bir ilçesi Osmanlı saltanat sancaklarından biri

Dantel, nakış ipliği yumağı

Altının sembolü

Yiğit Milimetre (kısa)

Fas’ın plaka işareti

“… Poyrazoğlu” (tiyatro sanatçısı)

1

Kimsesiz

İman etmek

Yayvan sepet

Bizmutun sembolü

Cep telefonu mesajı

Paylama

“… İleri” (edebiyatçımız)

Bir sayı

İtalya’nın başkenti

Ayın parlaklığı

Baş

Satrançta bir taş

Tahta bölme perdesi

Su kabağından yapılmış maşrapa

Peygamberimizin (sas) saklandığı mağara

Askerlikte bir rütbe Takımın gözde oyuncusu

Bilim

Karışık renkli

Etken, faktör

Güzel kokulu kahve türü

Kur’an’da bir sure

Vücut ısısı

Azeri çalgısı

Orta Karadeniz’de dağ Aşırı sevgiyle bağlı olan

Yanardağ püskürtüsü Muğla’nın ilçesi Troit bezi Mersin ilimizin eski hastalığı adı Çukur tabak

ÜMİT BURNU Kur’an’da bir sure

6

İktisatçı

Ağaç dalından yapılmış düdük Şart edatı

2

Radyumun sembolü

4

Yastık, yatak doldurma lifi Bir tas

Voltamper (kısa)

Balıkçı teknesi kaptanı

Pamuklu bir kumaş

Birbiriyle yarışan kimselerden her biri

Gömleğin boyun bölümü

Sindirim sistemi bilimi

Çerkezlerin bir kolu Belli tonu olmayan beste

Götürü, toptan satış

İri taneli zeytin

Üstteki Afrikalı lider Dikenleri zehirli bir balık

Ermiş, evliya

Şifalı bir bitki

Gömme

NELSON MANDELA

Hindistan’da yaygın bir din

Ziraat

7

Alttaki rahmetli lider

Bir renk

Asaf halet çelebinin eseri

Gaz giderici bir bitki

Jetonlu telefon

Romanya’nın plaka işareti

Belirti

Terör Bir nota

Arapçada “ben”

Otlak Güney Afrika’nın uç noktası (ortada)

Oksijenin sembolü Büyük zoka Kötüleme Yağ fabrikası, yağhane Balık yakalama filesi

Söz

Saat, fiyat çizelgesi Bunama

İçinde kan dolaşan kanal

Yönetim

Kolsuz bir üst giysisi Arkalıksız, minderli, uzun sedir

Bir nota

Kilometre (kısa)

Küçük

Geniş olmayan

S.Arabistan’da bir kent

Bir zaman birimi

Şehzade eğitmeni

Selenyumun sembolü Terlemekten deride çıkan kabarcıklar

Yazım Nispet

Gemiler yol gösteren ışık kulesi

Tespih başlığı Bayramdan bir önceki gün

Haysiyet, şeref

Hane Bacakların yere basan bölümü

Yeni olmayan Elekten geçirme Hattatların kullandığı kum

Kısırlık, verimsizlik

Salata bitkisi

Geçmiş

YASER ARAFAT 11

Pozitif elektrot

Yabancı

Yapı arazisi

Anlamlı işaret

Yemek

Seslenme ünlemi

Kokulu bir bitki

Binek hayvanı

Uzaklık anlatır

Yapım işleri

Altın

11

10

9

8

7

5

4

fi‹FRE KEL‹ME

3

Mısır’ın başkenti

2

Lütuf, iyi davranma

1

Hayat arkadaşı

Hızlı, süratli Boyun eğme

Kaçma, kaçış

Açıkgöz, kurnaz

Hala (halk ağzı) Askeri harekât merkezi Sözlük

3

Elbise

Kur’an’da bir sure

İmamlık

Lâhza

İnleyen

İlişkin

Ülkemizin bir bölümü

Süpürgeotu

Kırılmış taşla yapılan yol

Bir cins kartal

Mesafe

Bir petrol bölgemiz

Mahkeme kararı belgesi

9

İsyan eden

Araştırıp bulma, sağlama

Üzüntü sözü

8

Hak aşığı

Dökme demir

Antalya’nın bir ilçesi

Güney Afrika plakası

6

Taşıt elektrik deposu

Anadolu’da kurulmuş eski bir medeniyet


19 BULMACA Otomobildeki yumuflatmal›k

17 - 23 OCAK 2014 ZAMAN FRANCE

M›zm›z, sevimsiz

Makinde yap›lan iflleme

Kadife

Hak afl›€›

Alınan ilacın miktarı

Yüzün rengi

Tropikal bölge a€ac›

Tespih bafll›€›

Kütahya ilçesi

MEHMET ASLANTUĞ

Ankara ilçesi Maç›n rakaml› sonucu

Hayk›rma

Arap alfabesinde yat›k yaz›

fiiir türü Terzi ustas›

Uzakl›k anlat›r

Yak›fl›r, uygun Ba€ budama b›ça€› Arap alfabesinde bir harf

Dolayl› anlat›m

Güçlü, kuvvetli

Yatak giysisi

Ticaret eflyas›

Anlam, mana

Kalp at›fl›nda düzensizlik

Gemi omurgas›

Özür

Gübre, tezek

Duman rengi

At üretme çiftli€i

Rakam

Ukrayna baflkenti

Kabu€u ay›klanmam›fl pirinç

Kaplumba€a kabu€u

Tok olmayan

Ahret ile ilgili

P›r›lt›l› giysi pulu

Yasaklama

Boyutlar Sular›n alçalmas›

Anahtar

Samsun'un ilçesi

“... Sürmeli” (aktör)

Baban›n k›z kardefli

Bir say›

Yumuflak bafll›

Adalet

Tutuflturucu madde

Eskiflehir ilçesi Masa lambas›

Aylardan biri

Hay›r kurumu

Ay takviminin 2. ay›

Akdeniz anemisi

Çavuflkuflu, hüthüt

Büyük kamyon

Lokmanruhu Kuzey Amerika'da göl

Gelir getiren mülk

Zehir

Sanayi

Kiloamper (kısa)

Üstteki aktör

Bayanların ziynet eşyası

Kurnaz hayvan Kökboyas›

Kahve kremas›

‹stanbul'un tarihi bir semti

Havaland›rma Söylenti

Aç›kta, meydanda

Bir renk

‹klimleme ayg›t›

Ö€ütülmüfl tah›l

El ile dokunma

Arjantin plakas›

Örnek, kal›p

Türlü fleylerin kar›fl›m› Bayan giysisi

Sodyumun simgesi

Valide

Ata

Hindistan'da yetiflen a€aç Uçurum

‹stem d›fl› kas hareketi

Uykusu hafif Kayak

Gö€üs

Bir organ›m›z

Basit flekerlerin genel ad› Satrançta özel bir hareket

Meslek, u€rafl

Bir tür bafll›k

En h›zl› koflan hayvan

Bir ba€laç

Bir nota

ARZUM ONAN

Fen bilimlerinin bir dal› Terlemekten ç›kan kabarc›klar

Zeytinya€l› bir yemek

PUZZLE BULMACA

SUDOKU KOLAY

SARMAL

Difl kiri Sahip

Haz›r

Saz›n en ince teli

Dereden tepeden

Bir yasa adam›

Ya€murkuflu

Hitit

Taneli bir meyve

Çal›flma (Eski dil)

Ad›l

Zengin köy adam›

Askerler

Tümör

Metal paranın resimli tarafı

Çizgili, ince, pamuklu kumafl

Elinizdeki gazeteniz

Doktor (kısa)

Tahta, metal çelik perde

S›vac› tahtas›

Yar›fl kay›€›

Çobanaldatan kuflu

Deri hastal›€›

Alttaki aktris

Çikolatal› tatl›

Ölüm

U S K U N A

ZOR

ORTA

E K İ L İ

‹ÇE DO⁄RU

100-96 Bir pamuk türü 95-92 Adana’nın bir ilçesi 91-86 Beşi bir yerde olan 85-80 Bir yerde oturanlar, sakinler 79-75 Devre 74-70 Odun, taş ve metal malzemelere biçim vermeye yarayan ve oymacılıkta, ahşap işlerinde, mobilya sektöründe kullanılan bir gereç 69-67 Madeni ip 66-61 Tarihle ilgili 60-56 At bakıcısı 55-50 Yaradılış, huy, karakter 49-45 Kırgız destanı 44-40 Su yolu 3935 Ordu’nun bir ilçesi 34-30 İlahi Komedya’nın yazarı 29-25 Alışverişte hile yapmak 24-19 Elazığ’ın eski adı 18-15 Bacağın yere basan bölümü 14-10 Türkülerde adı çok geçen bir kuş 9-4 Asya’da bir göl 3-1 Bir otomobil parçası

ÇOK ZOR

Afla€›daki sözcükleri birer puzzle parças› gibi yerlerine yerlefltireceksiniz.

Sudoku bulmacalam›zda ki her sat›r, her sütun ve 3x3’lük her kutuya, 1’den 9’a kadar rakamlar yerlefltirilecektir. Her sat›r, her sütun ve 3x3’lük kutu bölümlerinde 1’den 9’a kadar say›lar bir kez kullan›lacakt›r.

SÖZCÜK MERD‹VEN‹ Merdivenin ilk basama€›ndaki SAHUR sözcü€ününü son basamaktaki TESİS sözcü€üne ulaflmak için birer harf de€ifltirin

SAHUR

T‹R EK

DIfiA DO⁄RU

A N A D U T

TESİS

ÖR N

1-6 Deneyimsiz, acemi, genç 7-11 Şehir dışında olan kırsal yer 12-17 “Doğa ...” (aktris) 18-21 “... İstanbul” (Yahya Kemal Beyatlı’nın ünlü şiiri) 2226 Açık 27-31 Orkestrada davul, zil çalınan tahta 32-36 Tarlayı sürerek dinlenmeye bırakmak 3742 Karayemiş 43-47 Şive 48-52 Elektrikte akım şiddeti birimi 53-59 Güneşten ve yağmurdan korunmak için kullanılan araç 60-64 Büyü 65-71 Vücudu gelişmiş olan 72-77 Tabure 78-83 Tahsisat 84-88 Çok eski zamandan kalmış, arkaik 89-94 Net, ağ 95-100 Eski bir işkence aracı

ÇEM‹fi YEM‹fi YEM‹N YEMEN YEMEK YELEK YEDEK

2 HARFLİ AS CA FE IS İZ KA MI MU NA OK OL PA RA SU ŞU UT 3 HARFLİ AHU AKA AMA AME HAC HAZ ISI İLE İMA İTA KET KOM KUP LEH MİL ULU ZAM ZUM 4 HARFLİ AMAÇ ANİF ARAZ AZAR BOLU BORA DOLU DOST ETAP FİDE

GARP İZİN MAZİ OKAR OPUS OTEL PLAN RACİ ROKA SUNA TARH URAY UŞAK ZADE 5 HARFLİ AÇICI AHİZE AKİDE ARİZA ÇEPEL ECENE EKİLİ EKMEL GEYİK HUKUK KIPTİ

MACAR OCUMA POLAR SARAY TARİH ZALİM 6 HARFLİ AKINCI AKSATA ALAÇIK ANADUT DERECE FIŞKIN ITTILA KUZGUN OLİVİN SEKOYA SİMURG USKUNA


f20 spor

KATAR’DA YAZIN OYNANACAK DÜNYA KUPASI KIŞA ALINIYOR

FIFA Genel Sekreteri Jerome Valcke, 2022’de Katar’da düzenlenecek Dünya Kupası’nın 40 dereceyi aşkın yaz sıcaklarında yapılmayacağını söyledi. Fransız Radyosu’na konuşan Valcke, organizasyonun 15 Kasım ile 15 Aralık arasında belirlenecek bir tarihte düzenleneceğini açıkladı. Valcke konuyla ilgili şöyle konuştu: “15 Kasım’dan aralık ayının sonuna kadar Katar’da hava koşulları futbol oynamak için uygun oluyor. Bu tarihler arasında sıcaklık 25 derece ortalamasında seyrediyor. Bu da futbol oynamak için mükemmel bir ortam.”

‘ALTIN TOP’ ÖDÜLÜNÜ GÖZYAŞLARIYLA ALDI

Aylardır kimin kazanacağı merakla beklenen FIFA 2013 Altın Top ödülünün sahibi belli oldu. Real Madrid’in yıldızı Cristiano Ronaldo 2. kez ödülün sahibi oldu. Portekizli oyuncu, ‘Altın Top’ ödülünü teslim alırken gözyaşlarını tutamadı. 17 - 23 OCAK 2014 ZAMAN FRANCE

MONACO SIKI TAKIPTE İki sezon aradan sonra tekrar Fransa Birinci Ligi’ne dönen Monaco FC, tecrübeli teknik adam Claudio Ranieri yönetiminde aldığı başarılı sonuçlar sayesinde lider PSG ile birlikte şampiyonluğun en büyük adayı. İSA DEARİ PARİS Fransa’nın güneyinde bulunan Monoca Prensliği’nin temsilcisi AS Monaco FC, iki yıl aradan sonra döndüğü Fransa Birinci Ligi’nde başarılı bir sezon geçiriyor. 2011 senesinde kulübün üçte ikisini satın alan Rus İş adamı Dmitri Evguenievitch Rybolovlev, transfer sezonunda Monaco’ya yıldız futbolcuları çekmek için harcadığı yüksek bonservis bedelleriyle de dünya basınında adından sıkça söz ettirdi. Lige Bordeaux’yu deplasmanda yenerek, moralli başlayan Monaco, sonrasında üst üste galibiyetler alarak, bu sezon rakiplerinin korkulu rüyası oldu. 12 hafta boyunca hiç yenilmeyen Kırmızı Beyazlılar, yalnızca Fransa’nın kuzey temsilcisi Lille’e karşı puan kaybetti. Maçı 2-0 kaybeden Monaco ilk yenilgisini almış oldu. Lig’in diğer güçlü takımlarına karşı da başarılı sonuçlar alan Monaco FC, PSG ile berabere kaldı, Olimpik Marsilya, Olimpik Lyon ve Saint Etienne’e karşı ise 3 puan’ı alan taraf oldu. Geçtiğimiz hafta deplasmanda Montpellier ile berabere kalan Monaco FC çıktığı 20 lig maçında

-

Geçtiğimiz yaz Atletico Madrid’den 60 milyon euro’ya transfer edilen Radamel Falcao kulüp tarihinin en pahalı oyuncusu oldu.

42 puan toplayarak lider PSG’nin 5 puan gerisinde bulunuyor. Vatikan’dan sonra Dünya’nın en küçük ikinci bağımsız devleti olan Monako Prensliği, futbol müsabakalarında, Fransa topraklarında olmamasına rağmen Fransa Futbol Federasyonu’na üye tek profesyonel futbol kulübü. Yaklaşık 40 bin kişinin yaşadığı Monako’da, AS Monaco FC futbol külübü maçlarını 18.500 kişilik kapasiteye sahip Stade Louis II’de oynuyor. Louis II Türk futbol severlerin de yakından tanıdığı bir stat. Uluslararası birçok turnuvaya ev sahipliği yapan stat, 2000 yılında temsilcimiz Galatasaray’ın UEFA Süper Kupası finalinde Real Madrid’i 2-1 yendiği maçı da ağırlamıştı. 1924 yılında Monako Prensliği’nde birkaç takımın birleşmesiyle kuralan Monaco FC, 1932 yılında Fransa liglerinde mücadele etmeye başladı. 1953 senesinde, birinci lige yükselen kulüp, sekiz yıl sonra Fransa Birinci Ligi’nde ilk şampiyonluğuna ulaştı. Toplamda yedi defa Fransa Lig’i, beş defa da Fransa Kupası’nı kazanan Monaco Fransa Lig tarihinde en çok lig şampiyonluğuna ulaşan 5’nci kulüp konumunda. Lig’de gösterdiği başarıyı Avrupa kupalarında pek gösteremeyen Kırmızı Beyazlılar, 1992 yılında Arsene Wenger yönetimin-

de Avrupa Kupa Galipleri Kupası’nda ikinciliğe ulaştı. 2004’te bu kez Didier Deschamps yönetiminde, Şampiyonlar Ligi’nde mücadele ettiği C grubunu lider bitiren Monaco bir üst turda Rus temsilcisi Lokomotiv Moskova’yı eleyerek çeyrek finalde İspanyol devi Real Madrid ile eşleşti. Çeyrek finalde Real Madrid’i, daha sonra da yarı finalde Chelsea’yi eleyerek Monegasklar büyük bir sürprize imza atmıştı. Finalde FC Porto karşısında, 3-0 yenilerek, turnuvayı ikinci sırada bitirmiş ve kulüp tarihinin en büyük başarısına imza atmıştı.

BU SEZONUN TRANSFER REKORTMENI MONACO Monaco FC, bu sezon yaptığı flaş transferlerle de adından çokça söz ettirdi. İki yıl aradan sonra tekrar yükseldiği Fransa Birinci Ligi’nde şampiyonluk planları yapan Monaco, bu sezon transfere çok ciddi bütçe ayırdı. Monaco FC, Atletico Madrid’den transfer ettiği Radamel Falcao’ya 60 milyon, Porto’dan James Rodriguez’e 45 milyon ve Joao Moutinho’ya 25 milyon Euro bonservis bedeli ödeyerek transfer döneminde en fazla para harcayan takım oldu. Monaco’yu, bu sezon Gereth Bale’yi 100 milyon Euro’ya transfer

eden Real Madrid takip etti. Monaco FC ayrıca Barcelona’dan Eric Abidal, Malaga’dan Jérémy Toulalan, Real Madrid’den Ricardo Carvalho, FC Sevilla’dan Geoffrey Kondogbia ve Anzi Mahackale’den Lacina Traore’yi transfer ederek oldukça güçlü bir kadro oluşturdu.

MONACO’DA IZ BIRAKANLAR Birçok yıldızın yolu Monaco FC’den geçti. 1973 -1980 yılları arasında Monaco forması giyen Arjantin asıllı İtalyan oyuncu Delio Onnis çıktığı 263 maçta 223 gol kaydederek, Monaco tarihinde en çok gol atan oyuncu olarak tarihe geçti. Tam 755 maçta forma giyen Fransız kaleci Jeal-Luc Ettori ise Monaco’da en uzun süre forma giyen oyuncu. Monaco’da yıldızlaşan oyuncular arasında, Türk futbol severlerin de yakından tanıdığı Shabani Nonda’ da var. Bu listeye, Thierry Henry, David Trezegued, Fabien Barthez, Ludovic Giuly, Fernando Morientes, Gorge Weah, Emmanuel Petit, Javier Saviola ve Jürgen Klinsmann gibi oyuncular da eklenebilir.


21 SPOR

17 - 23 OCAK 2014 ZAMAN FRANCE

Ronaldinho’nun kulübü Atletico Mineiro’yla mukavele yenileyerek, Ronaldinho’nun Beşiktaş’a transfer söylentileri son buldu.

Kartal’ın Ronaldinho hayali bitti

-

Beşiktaş, transferi için uzun süredir yoğun uğraş verdiği Ronaldinho’da hayal kırıklığı yaşadı. Brezilyalı yıldız, 2014 itibarıyla sözleşmesinin bittiği Atletico Mineiro’yla mukavele yeniledi. Temsilcimizle aynı renkleri paylaşan Siyah-Beyazlıların başkanı Alexandre Kalil, ülke basın mensuplarının, “Ronaldinho kalıyor.” haberlerini doğruladı. Yetenekli orta sahayla devam edeceklerini açıklayan deneyimli yönetici, Twitter hesabında, “Gürültü canımı sıkıyor; ama herkesin sevdiği adam kalıyor, yeniledik.” yazdı. Flaş gelişme, kulübün resmî internet sitesinden de kamuoyuna duyuruldu. Beşiktaş camiasının günlerdir büyük bir heyecanla beklediği Ronaldinho cephesindeki sürpriz, taraftarları da fazlasıyla üzdü. Siyah-Beyazlıların başkanı Fikret Orman, yakın geçmişteki beyanatında, “Bu işin parayla ilgili olduğunu düşünmüyorum. Ronaldinho’nun amacı, 2014 Dünya Kupası’nda Brezilya Millî Takımı’nın kaptanlığını üstlenmek. Gelmek istiyorsa üçüne beşine bakmaz.” ifadelerini kullanmıştı. Orman’ın demeciyle umutlanan çoğunluk, 34 yaşındaki starın ülkesinden ayrılmamasıyla sosyal paylaşım sitelerinde tepkilerini dile getirdi. Yaklaşık bir hafta İstanbul’da kalan, bu süreçte İkinci Başkan Ahmet Nur Çebi’yle görüşen Ronaldinho’nun ağabeyi ve menajeri Roberto Assis kanadı da konuştu. Assis’in Türkiye’deki iş ortağı Ayhan Yeşilbaş, imzaların atıldığını belirtti. Öte yandan Beşiktaş, sezonun ikinci yarı hazırlıkları için Antalya’ya geldi. Havaalanında 30 kişilik Siyah-Beyazlı taraftar grubu Manuel Fernandes’e tepki gösterdi. sesleri yükseldi. 25 futbolcudan oluşan kadroda Eneramo, Mehmet Akgün, Gökhan Süzen, İbrahim Toraman ve Sezer Öztürk yoktu.

Türkiye Futbol Federasyonu futbol direktörü Fatih Terim, profesyonel liglerde görev yapan teknik adamlarla Antalya’da bir araya geldi.

Terim, Türk futbolunun reçetesini yazdı Profesyonel liglerde görev yapan teknik direktörlerle Antalya’da buluşan Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, Türk futbolunun rönesansa ihtiyacı olduğunu söyledi.

-

Antalya Belek’te teknik direktörlerle yapılan toplantının ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Terim, “Bize değişiklik yetmez, rönesans, devrim lazım. Artık sorunları hepimiz biliyoruz. Artık teşhisten çok öteye gittik. Tedavi, hem de radikal bir şekilde tedavi gerekiyor. Hepimiz bunda birleştik. Söylemden ziyade eylem zamanıdır.” dedi. Sezon planlamasının yanı sıra teknik direktörlerin fikrini almak için toplantı yaptıklarını dile getiren AyYıldızlı hoca, “Milli Takım’ın 2016 Avrupa Şampiyonası’ndaki iki seneki bölümde ne zaman kamp, ne zaman

maçı, ne zaman kulüplerden futbolcu alacağız, ne zaman göndereceğiz gibi bilmeleri gereken tüm bilgileri kendilerine aktardık. Bu arada da özellikle ağustos ayında herhangi bir maç yapamıyoruz. Hazırlık maçı gözükmüyor. Direkt eylülde şampiyonaya başlıyoruz. O yüzden konuyu kendilerine bildirdik.” diye konuştu. Terim, daha sonra güncel konuların ve sıkıntıların ele alındığını ifade ederken yabancı kontenjanı hakkında ise şunları söyledi: “Yabancı konusunda bir karar alınacaksa teknik adamlara mutlaka sorulmalı. Şu an ben ne dersem doğru olmaz. Bu karar birlikte hemfikir olarak verilmeli. Yabancı sı-

nırında kendi ülkemize göre dengeyi bularak karar vermeliyiz.” A Milli Takım’ın teknik patronu, kendisi için önemli konunun ne olduğu yönündeki bir soru üzerine de şöyle konuştu: “Ben burada en son akademik teknik direktörleriyle bir araya geleceğim. Esasında Türk futbolunun sorunu orada. Yani oraya çok önem vermeliyiz. Eğiticilerin eğitilmesi, iyi eğitici, doğru eğitici konuları, genç oyuncu gelişimi, genç oyuncu yetiştirilmesi çok önemli. Herhalde en az Avrupa Şampiyonası kadar önemli olan bu noktalar için bastık düğmeye ama orada çok hızlı hareket etmek istiyoruz. Arka-

daşlarımdan çok değişik görevler isteyeceğim. Çünkü bu Milli Takım hepimizin Milli Takım’ı.” Antalya Belek’te teknik direktörlerle yapılan toplantının ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Terim, “Bize değişiklik yetmez, rönesans, devrim lazım. Artık sorunları hepimiz biliyoruz. Artık teşhisten çok öteye gittik. Tedavi, hem de radikal bir şekilde tedavi gerekiyor. Hepimiz bunda birleştik. Söylemden ziyade eylem zamanıdır.” dedi. Sezon planlamasının yanı sıra teknik direktörlerin fikrini almak için toplantı yaptıklarını dile getiren Ay-Yıldızlı hoca, “Milli Takım’ın 2016 Avrupa Şampiyonası’ndaki iki seneki bölümde ne zaman kamp, ne zaman maçı, ne zaman kulüplerden futbolcu alacağız, ne zaman göndereceğiz gibi bilmeleri gereken tüm bilgileri kendilerine aktardık. Bu arada da özellikle ağustos ayında herhangi bir maç yapamıyoruz. Hazırlık maçı gözükmüyor. Direkt eylülde şampiyonaya başlıyoruz. O yüzden konuyu kendilerine bildirdik.” diye konuştu. Terim, daha sonra güncel konuların ve sıkıntıların ele alındığını ifade ederken yabancı kontenjanı hakkında ise şunları söyledi: “Yabancı konusunda bir karar alınacaksa teknik adamlara mutlaka sorulmalı. Şu an ben ne dersem doğru olmaz. Bu karar birlikte hemfikir olarak verilmeli. Yabancı sınırında kendi ülkemize göre dengeyi bularak karar vermeliyiz.” A Milli Takım’ın teknik patronu, kendisi için önemli konunun ne olduğu yönündeki bir soru üzerine de şöyle konuştu: “Ben burada en son akademik teknik direktörleriyle bir araya geleceğim. Esasında Türk futbolunun sorunu orada. Yani oraya çok önem vermeliyiz. Eğiticilerin eğitilmesi, iyi eğitici, doğru eğitici konuları, genç oyuncu gelişimi, genç oyuncu yetiştirilmesi çok önemli. Herhalde en az Avrupa Şampiyonası kadar önemli olan bu noktalar için bastık düğmeye ama orada çok hızlı hareket etmek istiyoruz. Arkadaşlarımdan çok değişik görevler isteyeceğim. Çünkü bu Milli Takım hepimizin Milli Takım’ı.”


22 SPOR

17 - 23 OCAK 2014 ZAMAN FRANCE

MÜSLÜMAN ÜLKEDE OYNAMAK ÇOK RAHATLATICI Galatasaray’ın ara transfer döneminde kadrosuna kattığı ilk futbolcusu Boşnak İzet Hajrovic oldu. 22 yaşındaki Müslüman oyuncu dün sağlık kontrolünden geçirildi. Sarı-Kırmızılılarda oynayacağı için mutlu olduğunu belirten Bosnalı yıldız, en kısa zamanda da Türkçeyi öğreneceğini söyledi.

-

Balyoz ve Ergenekon davaları konusunda yaşanan gelişmeler, Galatasaray’ın önceki gün göstermesi durumunda değerini Avrupa’dan men edilen fenerbahçe ile Beşiktaş’a umut oldu. İstanbul’a getirdiği yeni ikiye katlayabileceğini iddia etti. transferi İzet Hajrovic, dün sağlık kontrolünden geçti. Boşnak AILESI, SAVAŞTAN KAÇMIŞTI futbolcu, Ulus Liv Hospital’daki Galatasaray’ın yeni transferi İzet sağlık taramasında Sarı-Kırmızılı Hajrovic’in ailesi Türkiye’ye yaformayı giyeceği için gurur duy- bancı değil. Boşnak futbolcu, İsviçre’ye göç duğunu söyledi. 22 yaşındaki Saraybosna’dan KARE BULMACA 1 2 3 4 5 6 7 genç orta saha oyuncusu, “Kü- eden Hajrovic ailesinin ilk oğlu ola1 Brugg şehSOLDAN SA⁄A çüklüğümden itibaren Galatasa- rak 1991’de İsviçre’nin 1. Foto€rafta görülen “Nun Masallar›”, “‹simle Atefl aras›nda”, “Yusuf İkinci Dünya ray ile ilgili çok şey duymuştum. rinde dünyayailegeldi. Züleyha” gibi eserlerin sahibi yazar›m›z - Y›k›k, viran. 2. Dört yafl›2 na kadar olan difli manda - Kimi evraklara yasal geçerlilik kazand›ran, Makedonya’dan Galatasaray büyük tarihi olan bir Savaşı sırasında kendine özgü belli bir statüsü olan kamu görevlisi - Sanat ö€reticisi Mesafe. 3. Su riye'nin baflken ti - Ö€retim - Tombul, genç irisi. 4. Eski sığınan Hajkulüp. Burada olduğum için çok kaçarak Türkiye’ye 3 Türklerde hükümdarlara ve aile mensuplar›na verilen unvan - Eskiden giyilen düz yayıllara kal›, önü iliklikadar bir tür ceket - Atefl böce€i - Endonezya'n›n mutluyum. Her şey mükemmel, rovic ailesi, 1980’li plaka iflareti. 5. Rütbesi olmayan asker - Mersin'in bir ilçesi - Ay› bal›4 Futbola bek iyi bir stat ve tesislerimiz var. En ülkemizde yaşadı. €›. 6. Gaze te ile birliktesol verilen magazin, spor vb. gibi ilave - Misket limonu - Basit flekerlerin genel ad› - Sivrisine€e benzer bir tür küçük sialtyapısında önemlisi, bize koşulsuz destek olarak Grasshoppers nek - Irmaklar› geçmekte kullan›lan sal. 7. Derinin iç ve d›fl yüzeyleri5 5. Ceza Dairesi’nin şike davasına ni kaplayan doku - Süs olarak kulA lan›lan, ziynet alt›n› taklidi sar› renkliYargıtay 2011 yılında veren tutkulu taraftarlarımız var. başlayan Hajrovic, pul. 8. Sinirli - Fransa'da bir kent - Bir soru sözü. 9. Yeniçeri oca€›n›n,henüz son noktayı koymamış olması bir padiflaÖzellikle h›n gözeticili€ini ya pan as ker s›n›f› - Fatih Sultan Mehmed'in ‹sbu seG.Saray’a geldiğim için çok takıma yükseldi. 6 tanbul'un fethi s›ras›nda kulland›€› dev topu yapan Macar usta. 10. Te- ihtimalleri takım yeniden gündeme getirdi. yönelik şanslı ve mutluyum.” dedi. zon hücuma mel, esas - Kocaetkili - ‹spanyoloyun lar›n sevinç ünlemleri. 11. Bu€day, m›s›r gibi tah›llar›n yenmek için ateflte kavrulmuflu - Dren - Küçük ma€a3 ra. Temmuz sürecinde Fenerbahçe ve 7 Müslüman bir ülkede fut- tarzıyla beğeni12. Birtoplayan nota - Siyaha yaİzet, k›n koyu 15 yeflil. 13. Futbolda on sekiz çizgisi içinhukuk danışmanlığını yapmış olan de yap›lan kural d›fl› harekete verilen ceza - Bir nota - GüBeşiktaş’ın reflte bir 4 asistlik perforbol oynamanın kendisi maçta 6 gol ve oyun. 14. Yabanc› bir haber ajans›n›n k›saltmas› - Hizip - Çaresiz, zaAvukat Emin Özkurt, konuyla ilgili çarpıcı 8 vall›.22 15. Soy lu - Bezmifl, usan m›fl - Yararl›, iyi, güzel ifller. 16. Süsü, yaşındaki İzet açısından rahatlatıcı mans sergiledi. gösterifli olmayan - Kabu€unun üstü pürtüklü, lezzetli bir türaçıklamalarda turfluluk bulundu. 17 Aralık’tan bugüne h›yar - Tenis oy nama ara c›. 17. Bölüfltürme - Kekli€in boynundaki sisağ kanatta bir durum olduğu- Hajrovic, genellikle 9 yah halka - Eski dilde üzüm - Boyac›l›kta kullan›lan Hint zamk›. 18. Enyaşanan gelişmelerin Balyoz ve Ergenekon gibi kullandığı nu da dile getiren görev yapıyorgelve- Deetkin reden büyük, ›rmaktan küçük akarsu - ‹talya'n›n baflkenti - Noyanı sıra şike davası için de bir umut tada durak iflareti - Eski dilde yüz, surat. 19. Gözleri görmeyendavaların - Yanar10 Hajrovic, sözleri- sol ayağıyla dikkat da€ a€z›çekiyor. - Kontrol. 20. fiart edat› - Futbolda topun kaleye girmesiyle ışığı haline geldiğini hatırlatan Avukat Özkurt, kazan›lan say› - Hamle - Seher vakti - Aylardan biri. ni şöyle tamamgelişmelerin alacağı şekle göre Fenerbahçe’ye 11 YUKARIDAN AfiA⁄IYA IDDIASI ladı: “Müslü- ‘VEYSEL SARI GALATASARAY’DA’ 1. Atasözü gibi kullan›lan, beyit veya dize - Karadeniz'in kuzeönümüzdeki yinde bir sezon Şampiyonlar Ligi’ne gitme man olduğum Galatasaray’ıniçdenizEskişehirspor’un - Leopar - So€urma, emme. 2. Bir ticaret senedinin arkas›na 12 hakkı yaz›lan kefillik - Yak›lmak için haz›rlanm›fl iri saman - S›cak bir içecek doğabileceğini söyledi. Özkurt’a göre Sarı ile döaniçin içim çok milli futbolcusu türüVeysel - Tayin etme. 3. Taban, fleme, yer - Türkiye ile s›n›r› ülkelerin kulübün yanı sıra Beşiktaş’ın da topraklar› için de oturan SiyahTürk vatandafllar›na serbestçe gidipSarı-Lacivertli gelmeleri Ancak rahat. Bir de laştığı öne sürüldü. 13 için verilen belge - Bir ilimiz. 4. Sanat - Çanakkale'nin bir ilçe si - AnUEFA’ya başvuruda bulunup men edildikleri voleybol gibi sporlarda servis at›fl› s›ras›nbir ilçesi. 5. Tenis, bu iddiaları yalanBoşnakçada Kırmızılı kulüptalya'n›n da topun a€a de€mesi - Derin yaralar›n tedavisinde, yara içine sal›nan dair yıllara tazminat talep etmeleri de söz ko14 da kullandığı- ladı. Galatasaray’ın steril gaz beKayserisporlu zi fleridi - Bir tür otomobil yar›fl› - Paltoya benzer bir tür üstlük. 6. Mant›k - Su yosunu - Kurnaz hayvan - Lübnan'›n planusu ka iflare- olabilir. Özkurt, şu tahmini yaptı: “Türmız merhaba, Salih Dursun ve ti. 7.Bucasporlu Çok az, çok seyrek - Umut Gemileri, farkl› iki su düzeyinin birinden öte15 Birliği’nin önerisi hayata geçerse, geçirmek için yap›el lan sıkışara havuz - Küçük yay›k - Ba€ kütükiye €ü. 8. TeBarolar inşallah, maşallah Gündoğan içinkinisnekulübüyle oynanan alan - Bromun simgesi - Cet. 9. Bir düflünce veya karar› Yargıtay, Özel Yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza €enmeyeyandan rek karfl› ç›kmaSarı- Yard›m. 10. Ba€›ms›z olarak, kendili€ingibi Türkçe kelimeler biliyorum. tığı öğrenildi.bedenÖte 16 - Ç›ng›rak - Radyumun sim den KARE BULMACA kararını 1 gesi. 11.2 O yer -3Bir renk4- EskiMahkemesi’nin 5 top- 6 7 8 9 görevsizlik 10 11 12gerekçe13 14 yarı rak ikinci ürünlerinden ondahazırlık bir oran›nda al›nan vergi. 12. Cehennem - RoTürkçemi ilerleyen zamanlarda Kırmızılı takım, siyle dosyayı tekrar ve bu sefer normal manya'n›n plaka iflareti - Atefl. 13. Lutesyumun simgesi - Müs lümanbozup 17 daha da geliştireceğim.”SOLDAN SA⁄A çalışmalarını gerçekleştirmek 1 as›ll›laiçin ülkelerde oturan Yunan ra verilen ad - ‹hsan, lütuf. 14. Derli topyerel lu kampına -s›nDin gil“Yu - Emile Zola'n›n bir roman›. 15. Hayvan›n bafl› ile yapt›€› mahkemeye gönderebilir. Ayrıca, şike 1. Foto€raftayeni görülen “Nunbugün Masallar›”, “‹sim le Atefl ara da”, suf gidiyor. Antalya Bu arada Galatasaray’ın Dörtyatefl›bir ile Züleyha” gibi eserlerin sahibi yazar›m›z - Y›k›k, vivurufl ran. 2. -Dört - - Kesim hayvanlar›na vurulan damga. 16. Osmanl› 18 yargılanan ve Özel Yetkili İstanbul davasında na kadar olan difli manda - Kimi evraklara yasal geçersaray lilik ka zanda d›ran, lar›n kad›nlara2ayr›lan bölüm - Davran›fllar› sert ve kaba olan transferi İzet Hajrovic’i Napoli, kendine özgü belli bir statüsü olan kamu görevlisi - Hedef Sanat ten ö€revur ticima. si - 17. Temiz, namuslu - Mandolin m›zrab› - Dört teker 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nden ceza alan Aziz 3. Suriye'nin baflken ti - Ö€retim AÇIKLADI, - Tombul, genç 4. Eski- Gümüfl. ANTALYA AMRABAT ŞAŞIRTTI lekli iri elsi.arabas› - Japon Lazio ve Sivasspor’un Me dasafe.istediği 19 3 18. Boyun e€me - Çürük, temelsizMaran Türklerde hükümdarlara ve aile mensuplar›na verilenlirik unvan - Eski-den dram› Keten ve yünden dokunan kumafl - Su. 19.Yıldırım ta ve Serdal Adalı gibi isimlerin de tekrar Park Başkanı giyilen düz yakal›, önü ilikliMedical bir tür ceket - Atefl böce€iAntalyaspor - Endonez ortaya çıktı. Futbolculuk dönekam›fl›n danya'n›n elde edilen, bebek mamas› yap›m›nda kullan›lan un plaka iflareti. 5. Rütbesi olmayan asker - Mersin'in birYaz›m, ilçesi edebiyat. - Ay› bal›-20. Toplumu kaplayan ani dehflet duygusu - Tar yargılanma la fare20 imkânı ortaya çıkabilir.” Galatasaray’ın minde Fenerbahçe ve Beşiktaş’ta €›. 6. Gazete ile birlikte veriGültekin len magazin, spor Gencer, vb. gibisiila-ve ketmad li- desi4- A€›r, kal›n, dayan›kl› ve sa€lam. Bir- Mis besin UEFA disiplinine sevk edilen kulüplerin monu - Basit flekerlerin genel ad› - Sivrisine€e benzer bir tür küçük siHollandalı futbolcusu Nordin forma giyen menajer Ali nek - IrGüneş, maklar› geçmekte kul lan›lan sal. 7. Derinin iç ve d›fl yüzeyleri5 ve kişilerin yeni başvuru hazırlıklarına şimdini kaplayan doku - Süs olarak kullan›lan, ziynet alt›n› taklidi sar› renkli kiraladıklarını açıkladı. “Hajrovic’in sezon başıpul. bedeli 3sa'da birAmrabat’ı 8. Sinirli - Fran kent - Bir soru sözü. 9. Yeniçeri oca€›n›n, den başlamalarını öneren tecrübeli hukukçu, padiflah›n gözeticili€ini yapan asker s›n›f› -“Galatasaray Fatih Sultan Mehmed'in yönetimi ‹sGencer, de, milyon Euro idi. Onu Sivasspor’a 6 tanbul'un fethi s›ras›nda kulland›€› dev topu yapan Macar usta. 10. TeÇÖZÜMLER SUDOKU “Yeniden yargılama gibi bir ÇÖZÜMLER‹ durum hayata mel, esas - Koca - ‹spanyolAmrabat’a lar›n sevinç ünlemleri.bu 11. Bu€transferi day, m›s›r gi- bildirdi.” önerdim. Ama İtalya’dan Napobi tah›llar›n yenmek için ateflte kavrulmuflu - Dren - Küçük ma€ara. geçerse, bu takdirde Fenerbahçe için birta7 Bir notaoldu - Siyaha yak›n dedi. koyu yeflil. 13. Futbolda on sekiz çizgisifutbolcu içinSarı-Kırmızılı Amli ve Lazio oyuncuya 12. talip de yap›lan kural d›fl› harekete verilen ceza - Bir nota - Güreflte bir kım hukukî yollar çıkacağına ve UEFA’ya yaptığı Yabanc› bir haberrabat ajans›n›nise k›saltTwitter mas› - Hizip - üzerinden Çaresiz, zave fiyatı birden arttı. oyun. 5 14.milyon 8 vall›. 15. Soylu - Bezmifl, usanm›fl - Yararl›, iyi, güzel ifller. 16. Süsü, 2014-2015 yılına ilişkin men cezasının kaldı“İstanbul’a terifli olmayan - Kabu€uaçıklamada, nun üstü pürtüklü, lezzet li bir tür turfluluk dönüyoEuro’ya yükseldi.” diyegöskonuştu. h›yar - Tenis oynama arac›. 17. Bölüfltürme - Kekli€in boynundaki sirılması için başvuruda bulunma hakkı doğa9 iyi Güneş ayrıca Hajrovic’in yah halka - BosEski dilde üzümrum. - Boyac›l›kİnşallah ta kullan›lan Hint Galatasaray’da zamk›. 18. Encağına inanıyorum.” dedi. gel - Dereden büyük, ›rmaktan küçük akarsu - ‹talya'n›n baflkenti - Nove başarılı bir sezon geçiririm.” na Milli Takımı ile 2014 Dünya tada durak iflareti - Eski dilde yüz, surat. 19. Gözleri görmeyen - Yanar10 da€ a€z› - Kontrol. 20. fiart edat› - Futbolda topun kaleye girmesiyle ifadelerini kullandı. Kupası’nda iyi bir performans kazan›lan say› - Hamle - Seher vakti - Aylardan biri. NAZAN BEK‹RO⁄LU

F.Bahçe ile Beşiktaş’a Avrupa yolu açılabilir

8

9

10

-

Eşlik etme

Üstü düğümlü küçük bez torba

Kontrölör

Bir deri hastalığı

Hindistan’da yaygın bir din

Ziraat

Çerkezlerin bir kolu Belli tonu olmayan beste

Pamuklu bir kumaş

İktisatçı

Hayvanların iç organları

Beyaz

10

Gemiden verilen tehlike işareti

Mukavva

Götürü, toptan satış

Birbiriyle yarışan kimselerden her biri

Baş

Azeri çalgısı

Yanardağ püskürtüsü Muğla’nın ilçesi

Bir cins kartal Elbise

İ

Ö T

Kötüleme

İnleyen Söz

Küçük Bir zaman birimi

Yazım Nispet

İ

Yapı arazisi Yemek

Hayat arkadaşı

E Ş

E Z

Kaçma, kaçış İlişkin

Kilometre (kısa)

İ Elekten geçirme Hattatların kullandığı kum

İ

Bunama

F

İ

Lütuf, iyi davranma

S

Geniş olmayan

Kırılmış taşla yapılan yol Saat, fiyat çizelgesi

Terlemekten deride çıkan kabarcıklar

İ

Tespih başlığı

İ A

Anlamlı işaret

Seslenme ünlemi Binek hayvanı

I

K

H

İ M M E T

fi‹FRE KEL‹ME

Üzüntü sözü

E N E Araştırıp bulma, sağlama

İ

Süpürgeotu Lâhza

S.Arabistan’da bir kent Selenyumun sembolü

Bir nota

A

Mesafe

Bir petrol bölgemiz

Yabancı

Kolsuz bir üst giysisi

İ

Arkalıksız, minderli, uzun sedir

İ

K

L

Hane

İ

E V

Mısır’ın başkenti

A U D A

18 E K Peygamberimizin (sas) saklandığı mağara

19 A S Vücut ısısı

Romanya’nın plaka işareti

E

20 A V E

P

S

Yüzün rengi

L İ K E N

Ba€ budama b›ça€› Arap alfabesinde bir harf

Belirti

İ

O

Mahkeme kararı belgesi

Z

Ülkemizin bir bölümü

İ

Anadolu’da kurulmuş eski bir medeniyet

T A R A

C İ M Dolayl› anlat›m

Güçlü, kuvvetli Ticaret eflyas›

B

İ M A Masa lambas› Samsun'un ilçesi

Yatak giysisi Eskiflehir ilçesi Tok olmayan

P

Ay takviminin 2. ay› Rakam

H

D

B

R

R

A

A

F

Z

N

F

Geçmiş

Kokulu bir bitki Uzaklık anlatır

İ

R E Z

L

A B A J U R ‹stanbul'un tarihi bir semti

Y

Kahve kremas› Ad›l

Üstteki aktör Kurnaz hayvan

Yumuflak bafll› Yasaklama

‹klimleme ayg›t›

M A T E

A Ğ A

Bir renk

K L İ M A Hitit Bir organ›m›z

E T İ

E L Meslek, u€rafl

Satrançta özel bir hareket

Gö€üs Basit flekerlerin genel ad›

A L Ya€murkuflu Kayak

M U T İ

Bir yasa adam› Valide

Söylenti

Aç›kta, meydanda

R İ V E

El ile Ö€ütülmüfl dokunma tah›l Örnek, kal›p

Z E F İ R

Hayk›rma kare bulmaca Terzi ustas›

Bayan giysisi

A V U K A anaGram T K A P bulmaca Ata

K A L İ N İ S

S İ N E

R O K

Ukrayna baflkenti

İ K

M E H M E

A L İ Z A R İ N Zengin köy adam›

Bir say› Ahret ile ilgili

Tutuflturucu madde

Haz›r

Difl kiri

fiiir türü

Metal paranın resimli tarafı Ankara ilçesi

S

Sahip Bir ba€laç

I

A

N

F

S

S

L

T A

A

T

B

A

S

E

L

Y

E

A

O

K

R

İ

E

H

A N I K

Terlemekten ç›kan kabarc›klar

D

Tümör

Askerler

S K O R

Arap alfabesinde yat›k yaz›

Uzakl›k anlat›r Aylardan biri

Adalet

Adam olana Uçurum bir söz yeter. Uykusu hafif

C

Sodyumun simgesi

N A

Hindistan'da yetiflen a€aç

Y A R

Bir tür bafll›k

‹stem d›fl› kas hareketi

F

ARZUM ONAN

PeTek bulmaca

P E 1. SPoyraz. E 2. KHarabe. 3.ÇEzkaza. İ 4.TZaruri. A 5. Karkas. 6. Uzamak. 7. Bir nota

Fen bilimlerinin bir dal›

SUDOKU İ Ş Z İ ÇÖZÜMLER‹ R İ S İ L Saz›n en ince teli

Doktor (kısa)

T U R A

En h›zl› koflan hayvan

Mahdut. 8. Endaze. 9. Eziyet. 10. Toyaka. 11. Hikaye. 12. Turgay. 13. M Korner. A T14. Parter. E M15. Ararot. A T16. Hellim. İ K 17. Alagaş. 18. Oklava. 19. Lapina.Zeytinya€l› 20. Arhavi. 21. Vildan. 22. Kardaş. 23. Varmak. 24. Haranı. 25. İ Sıvama. K bir yemek P İ 27.Lİmralı. A 28.KAmiral. İ 29. Ahlaki. 30. Sandal. 26. Manama.

E M E

S

Hızlı, süratli

E R

İ

SÖZCÜK AVI

Aşa

SÖZcÜk aVI Hasret içinde bir kor / Gitmek kolay kalmak zor / Ayrılık acısını / Hsor / D Rhep beklendi E Nasıl çektim bana Yıllar yılaAeklendiS/ Yolların

T

İ

Ç

İ alIn

SÖZcÜk merdİVenİ B- MAHİR R - TAHİRİ - TEHİR İ - TESİRİ - TESİSK SAHUR - MAHUR

İ

N

D

İ

E

BİLLU O K

L

R caZİb M

Y

A

Sarmal bulmaca R A G N İ T M İÇe doĞru Torlak – Yaban – Rutkay – Aziz – Aleni – Baget – Nadas – Taflan – Aksan – Amper – Şemsiye – Sihir – Atletik – Sekmen – Ödenek – A F Y K G I A Eskil – Şebeke – Falaka dIŞa doĞru Akala – Feke – Beşlik Sekene O – DönemR– Keski T – Tel – Tarihi Z –N İ – SeyisA – Meşrep – Manas – Kanal – Fatsa – Dante – Gabin – Elaziz – Ayak – Turna – Baykal - Rot

YASER ARAFAT

I

Maç›n rakaml› sonucu

Gemi

Z E R I

M S

M

mana

T

K A H

K

E K A B A

Kütahya ilçesi

Tahta, metal çelik perde

Fok. 6. Ek - Lim Gübre, - Oz -omurgas› Kumuç - Pot. 7. Epitelyum“... Sürmeli” - Penes. 8. Asabi tezek - UrK ban. 10. üretme E Lyon R - Ne. E 9. TSolakAtçiftli€i E Asal M - Er R - Ole. E 11.(aktör)Kavur Aga -LAkaçİ‹n. 12. La - Nef ti. 13. Penalt› - Si - Kle. 14. AP - KlikBoyutlar - Biçare. 15. Asil Baban›n k›z Sular›n kardefli alçalmas› 16. Sade - Kor niflon - Kaplumba€a Ra ket. C 17. Tak simZ- Ala İ- ‹nebRK Bizar A - Ha V seKamabunat. A L A E €u ay›klan- H m›fl pirinç Lük. 18. Mania - Çay - Roma - Es - Ru.kabu€u 19. Ama - Krater - Denetim. Anahtar Çavuflkuflu, Büyük hüthüt İ 20.giysiP›r›lt›l›puluSa -AGol -ÇAtakA- TanR- Mart. İ B İ B İ K kamyon Lokmanruhu YukarIKuzey dan afia⁄IYa Gelir getiren da Azak - Pars - Mas. 2. Aval Akdeniz 1. NefliAmerika' mülk - Kes - Salep - Atama.Kiloamper de 3. Ze min göl anemisi (kısa) P Zehir - Ada E na.İ4. ArR- GeliEboluSanayi- Akse Aki. 5.KNetA- FitilR- Ralli - SaT- Pasavan Bayanların ko. 6. Eseme - Alg - Tilki - RL. 7. Ender - Lok - At›k - Omça. 8. Kort ziynet eşyası T T Br A- Ata.S9. ‹tiLraz -A‹nayet. N10. TResenU- ZilĞ- Ra. A K I 11. Ora - Ak - Aflar. 12. mu - RO - Od. Havaland›rma 13. Lu - Rum - Nimet. 14. Usturup Taneli birlu - Aks - Nana. Çal›flma meyve A Ta Y E T A E R A J N A R dil) re - En. 16. Harem - Nobran - ‹sabet. 17. Ak 15. Tos - Çeyrek -(Eski‹ba Arjantin plakas› Ram - Fos - Dereden Çekçek - Sim. 18. No - Flanel - Ma. 19. Ararot tepeden L LiPeteEnara-tür. M İ S A Türlü fleylerin R 20. Panik - Gekar›fl›m› leni - Et - Kunt.

Salata bitkisi

I

Yar›fl kay›€›

S›vac› tahtas›

1. Nazan Bekiro€lu - Ha rap. 2. Evere - Noter - Usta - Ara. 3. fiam Anlam,

N A N E Altın

Çizgili, ince, pamuklu kumafl

V

Tropikal bölge a€ac›

Çikolatal› tatl›

- AruA sek - L Ri. 5. Nefer İ M TedArisatR- ToraEman.T 4. ‹lig - Set Mre E H- Ana AmurK-

M A Z

S A F E R

İ N Ö N Ü

A L A Ç A M Kökboyas›

Özür Duman rengi

Hay›r kurumu Kalp at›fl›nda düzensizlik

N E Gemiler yol gösteren ışık kulesi

D

İ B İ J O

Ölüm

Yak›fl›r, uygun

N S 17

L

Elinizdeki gazeteniz

Tespih bafll›€›

Alınan ilacın miktarı

A R Z U M O N A Sol Ndan Sa⁄a M A K A S T A R

Su kabağından yapılmış maşrapa

M S 16

O

Deri hastal›€›

Çobanaldatan kuflu

M›zm›z, sevimsiz

L Ü G A T

A K A M E T

E Y

Ğ

Alttaki aktris

MEHMET ASLANTUĞ

İ

O S 15 N

V

Makinde yap›lan iflleme

R A M İ

Bacakların yere basan bölümü

Hala (halk ağzı) Askeri harekât merkezi

K A Sözlük

D A M A R Boyun eğme

Y

Oksijenin sembolü

A R A

İmamlık

E R

M E D

S Kısırlık, verimsizlik

İçinde kan dolaşan kanal

M A L A T B

T

S

A N A R Ş

Arapçada “ben”

P

L E

14

A

E M R E

G U A T R

Ç E L

M A K A D A M

F E

E L E M E İ

Dökme demir

A T E H

A R

Yapım işleri

K

R A R

D A R

M L A Bayramdan bir önceki gün Yeni olmayan

Antalya’nın bir ilçesi

İ M E V

Yönetim

Şehzade eğitmeni

A R S A

U Y A N

Büyük zoka Güney Afrika plakası

N A L A N

A N O T

O N U R Açıkgöz, kurnaz

Yağ fabrikası, yağhane Balık yakalama filesi

U F A K

A S R Pozitif elektrot Haysiyet, şeref

Z E M

L E Ğ

U R B A Kur’an’da bir sure

L

M E R A ÇÖZÜMLER

E M R E

A S

İ Terör

Hak afl›€›

E R

Kadife

K

1

9

Hak aşığı İsyan eden

Asaf halet çelebinin eseri

N

13

Otomobildeki yumuflatmal›k

Balıkçı teknesi kaptanı

11

A K Ü

M Bir nota

ÜMİT BURNU

8

Otlak Güney Afrika’nın uç noktası (ortada)

K

10

Gaz giderici bir bitki

İ

9

A L

Troit bezi Mersin ilimizin eski hastalığı adı Çukur tabak

7

Boşnak futbolcu İzet Hajrovic, Galatasaray’da ve Müslüman bir ülkede futbol oynamanın kendisi açısından mutluluk verici olduğunu söyledi.

N

5

Karışık renkli

Güzel kokulu kahve türü

K A M E R Taşıt elektrik deposu

1

Bilim

Kur’an’da bir sure

16

12

11

Jetonlu telefon

Askerlikte bir rütbe

Takımın gözde oyuncusu

6

Bir renk

Ticaret eşyası

Latife

Etken, faktör

F A N A T Kur’an’da bir sure

Okullarda yapılan eğlenceli gösteri

4

T

Üzülmek, yakınmak

5

Orta Karadeniz’de dağ Aşırı sevgiyle bağlı olan

Yad etme

Not tutulan takvimli defter

Notada durak işareti

3

M

H A

Altının sembolü

Titreşim

Tahılın tarladaki adı

2

Kabaca evet

Platinin sembolü

Kütahya’nın bir ilçesi

Osmanlı saltanat sancaklarından biri

Dantel, nakış ipliği yumağı

Din bilgini

Milimetre (kısa)

Türk Malı (kısa) Arap alfabesinde yatık yazı

8

L A Fas’ın plaka işareti

Kimsesiz

İman etmek

“… Poyrazoğlu” (tiyatro sanatçısı)

Yiğit

1

L

Trabzon ilçesi

3

P A Dernek toplantı yeri Güney Amerika devesi

Voltamper (kısa)

İtalya’nın başkenti

Cep telefonu mesajı

Paylama

Yayvan sepet

Bizmutun sembolü

Bir sayı

Gömleğin boyun bölümü

Ayın parlaklığı

“… İleri” (edebiyatçımız)

Satrançta bir taş

K

Ağaç dalından yapılmış düdük Şart edatı

2

Radyumun sembolü

4

Yastık, yatak doldurma lifi Bir tas

İri taneli zeytin

Sindirim sistemi bilimi

Şifalı bir bitki

Gömme

Tahta bölme perdesi

Üstteki Afrikalı lider Dikenleri zehirli bir balık

Ermiş, evliya

60 saniye

7

Bir TV dizisi

Yersiz söz, pot

6

YUKARIDAN AfiA⁄IYA

Ördek

15

11

1. Atasözü gibi kullan›lan, beyit veya dize - Karadeniz'in kuzeyinde bir içdeniz - Leopar - So€urma, emme. 2. Bir ticaret senedinin arkas›na yaz›lan kefillik - Yak›lmak için haz›rlanm›fl iri saman - S›cak bir içecek türü - Tayin etme. 3. Taban, döfleme, yer - Türkiye ile s›n›r› ülkelerin B ran Türk G vatandafl Ç lar›na ser T bestçe giSdip gelme Vleri topraklaYr› içinde otu içinKveriA len bel kale'nin R ge A- BirDilimiz. A 4. YSanatI - ÇanakA D bir İ ilçeGsi -EAn- L talya'n›n bir ilçesi. 5. Tenis, voleybol gibi sporlarda servis at›fl› s›ras›nD si E- Derin F yaralar›n K teAdavisin R de,AyaraHiçineAsal›Lnan İ da topunSa€aEde€me steD ril gaz toya benzer E beziF fleriİdi -NBir tür oto Kmobil I yaTr›fl› -IPalK S birİ tür P üstlük. 6. Mant›k - Su yosunu - Kurnaz hayvan - Lübnan'›n plaka iflareNELSON MANDELA N l› iki O suMdüzeİyininSbirinTden öte- S ti. 7. ÇokRaz, A çok seyrekE- GeKmileOri, fark kine geçirmek için yap›lan ara havuz - Küçük yay›k - Ba€ kütü€ü. 8. TeS A K A T A T N K A R T O nis oynanan alan - Bromun simgesi - Cet. 9. Bir düflünce veya karar› be€enme Ba€›m Ryerek A karKfl› ç›kİ maP- Yard›m.K10. A Fs›z Aolarak, ken O dili€in- S den - Ç›ng›rak - Radyumun simgesi. 11. O yer - Bir renk - Eskiden topSda al› E nanLvergi. E 12. Cehen A nem L - İRorak ürünAlerinTden ondaCbir oran›n man 13. Lu man A Y Oya'n›n F plaka ifla B retiİ - Atefl. K E Stesyumun R simEgesiZ- Müs O lüN ülkelerde oturan Yunan as›ll›lara verilen ad - ‹hsan, lütuf. 14. Derli topR A V Alu N E 15. M Hay A van›n bafl› A ile J yapAt›€› N - DinA gil - Emileİ Zola'n›nUbir Lroman›. te bir - Kesim O K A L vurufl - TDörtM E Khayvan İ lar›na N vurulan Y dam E ga.R 16. İOsman N l›M saraylar›nda kad›nlara ayr›lan bölüm - Davran›fllar› sert ve kaba olan M A PHedef T ten vurM S Anamus M luE- Man Rdolin E m›zrab›A- Dört teker M -A ma. Ü 17. Temiz, lekli el arabas› - Gümüfl. 18. Boyun e€me - Çürük, temelsiz - Japon A E A Ş A K A lirik dram› - Keten ve yünden dokunan kumafl - Su. 19. Maranta A M İ kam›fl›n L dan elde edilen, bebek mamas› yap›m›nda kulMlan›lan O un K -A Yaz›m, edebiyat. 20. Toplumu kaplayan ani dehflet duygusu - Tarla fareE K E L si - İBir besin maddesi - A€›r, kal›n, dayan›kl› ve sa€lam. T A R L Alttaki rahmetli lider

NAZAN

kare bulmaca Soldan Sa⁄a 1. Nazan Bekiro€lu - Harap. 2. Evere - Noter - Usta - Ara. 3. fiam Tedrisat - Toraman. 4. ‹lig - Setre - Arusek - Ri. 5. Nefer - Anamur Fok. 6. Ek - Lim - Oz - Kumuç - Pot. 7. Epitelyum - Penes. 8. Asabi Lyon - Ne. 9. Solak - Urban. 10. Asal - Er - Ole. 11. Kavurga - Akaç ‹n. 12. La - Nefti. 13. Penalt› - Si - Kle. 14. AP - Klik - Biçare. 15. Asil -

I

A

K

N

A

C

N

I

R ÇEKÇ P S

N

F

I

I

T

A

N

K

A

N

S

L

I

L

Ç

E

B

K

K

E

A

T

İ

G

L

E

G

İ

Ç

İ

B

A

E

R

İ

Z

A

N

L

N


OSMANOĞLU AILESININ ACI GÜNÜ Osmanlı padişahı Sultan 5. Murad Han’ın torunu olan Sultanzade Celal Refik İris’in 88 yaşındaki eşi Telgüzar İris, geçen hafta toprağa verildi. Topkapı Aile Kabristanı’na defnedilen İris hakkında Abdülhamid Han’ın 4. kuşak torunu Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu, Osmanoğlu ailesinden birini daha kaybettiklerini söyledi.

Dünyaca ünlü 25 fotoğraf ustası ‘Türkiye’de Zaman / Time in Turkey’ projesi kapsamında Edirne’den Van’a Anadolu’nun dört bir yanını fotoğraflamıştı.

Grand Central’de terminal açılan ‘Türkiye’de zaman’ fotoğraf sergisi için düzenlenen resepsiyonda New York federal milletvekili Clarke, Today’s Zaman Genel Yayın Yönetmeni Bülent Keneş’e plaket takdim etti.

Zaman, Anadolu’yu

New York’a taşıdı -

Zaman Gazetesi tarafından düzenlenen proje, Türkiye’deki yolculuğunun ardından Londra, Brüksel, Atina, Selanik, Viyana, Berlin gibi şehirlerde fotoğraf severlerle buluştu. Serginin son durağı New York oldu. Tarihî mekânlardan

ı z ı m ı r a l j a t n Ava sunuyoruz sizlere Uzman ekibimiz, yılların tecrübesi, Dana yaprak, Kıyma, Tavuk, Hindi ve diğer döner çeşitlerimizi kaliteden taviz vermeden Avrupa‘nın her yerindeki müşterilerimize sunuyoruz.

Grand Central Terminal’de açılan sergi onuruna önceki akşam bir resepsiyon düzenlendi. Türk ve yabancı davetlilerin bir araya geldiği gecede konuşma yapan New York Federal Milletvekili Yvette Clarke, fotoğraflarla Türkiye’de yaşayan insanların hayatını dünyaya gösterme şansı yakalandığını söyledi. Clarke, “Bu eserlerin her gün bir milyon Amerikalının kullandığı Grand Central Terminali’nde sergilenmesinden dolayı hepinizi tebrik ediyorum. Ayrıca projeye katılan 25 fotoğrafçıya da Türkiye’yi bu mekana taşıdıkları için kutluyorum. Bunlar çok önemli çalışmalar.” diye konuştu. Clarke, ayrıca, ABD Temsilciler Meclisi adına Zaman Gazetesi’ne bir plaket verdi. Today’s Zaman Genel Yayın Yönetmeni Bülent Keneş de, “Türkiye’ye davet edilen usta fotoğrafçılar hiç tereddüt etmeden ülkemize gelip günlerce çekim yaptılar. Dünyanın en büyük şehirlerinden biri olan İstanbul’dan Anadolu’nun en ücra köylerine kadar yol aldılar. Farklı kültürlere ve her kesimden insanlara objektif doğrulttular. Sonunda Türkiye’yi görsel anlamda en iyi anlatan çalışmalardan biri ortaya çıktı. New York, bu görsel yolculuğun yirminci ve son durağı.” ifadelerini kullandı. Türkiye’yi 5 kez ziyaret ettiğini belirten New York Milletvekili Steven Cymbrowitz ise Grand Center Terminali gibi prestijli bir mekânda fotoğraf sergisi düzenlemenin büyük önem taşıdığını dile getirdi. Cymbrowitz, New York Eyalet Meclisi adına Zaman Gazetesi’ne bir takdir plaketi sundu. Geceye fotoğraf dünyasının önemli isimleri Anthony Suau, Thomas Hoepker, Robert Stevens, Ken Schles, Jason Eskenazi, Rena Silverman, Alexa Grace ile New York Times art direktörü Nicki Kalish ve John Grimwade de katıldı. Katılımcılar konuşmaların ardından sergilenen eserleri inceleyerek bilgi aldı. Grand Central Terminal’de 6 gündür sergilenen ‘Türkiye’de Zaman’ yarına kadar gezilebilecek.

Barbaros Hayrettin Paşa araştırma gemisi, Rumların yakın takibinde

A L

A

‫ﺣﻼل‬ H

L

E

H

Damak Kebab Sp. z o.o.

Karolina, ul. Urocza 1, 05-303 Mińsk Mazowiecki Telefon: +48 25 75 86 801 • Faks: +48 25 75 86 801 Mobil: +48 784 359 586 kebab@damakkebab.pl • www.damakkebab.pl

L A L

Rum basını, Barbaros Hayrettin Paşa araştırma gemisini yakından izlemeye devam ediyor. Rum gazeteleri, araştırma gemisinin beraberindeki başka bir gemiyle dün Güzelyurt Körfezi’nde bulunduğu yazdı. Geminin, adanın kuzeybatısındaki deniz bölgesinde giderek yaklaşmakta olduğunu iddia eden Rum gazeteleri, radara göre, geminin dün Güzelyurt Körfezi ile Türkiye’nin Anamur bölgesindeki kıyıları arasında hareket ettiğini öne sürdü. Gazetelere yansıyan haberlerde, geminin adanın kuzey ve batısındaki araştırmalarını sürdürdüğü iddiaları yinelendi.


Tr n°298